Teacher training

315 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Aday öğretmenlerin MEB aday öğretmen yetiştirme programına yönelik tutumlarının ve mesleki öz yeterliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, Siirt il merkezi ve ilçelerine bağlı devlet okullarında (anaokulu, ilkokul, ortaokul ve lise) aday öğretmen olarak görev yapan öğretmenlerin aday öğretmenlik programı ile ilgili tutumlarının ve özyeterlik inançlarının incelenmesidir. Araştırmada aday öğretmenlerin 2015-2016 eğitim öğretim yılı itibariyle uygulamaya konan MEB Aday Öğretmen Yetiştirme Programına yönelik tutumlarının ve mesleki özyeterlik inançlarının belirlenmesi amacıyla tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim öğretim döneminde Siirt il merkezi ve ilçelerinde görev yapan 587 aday öğretmen oluşturmaktadır. Tüm aday öğretmenlere ulaşılmış ve olumlu dönüt alınan toplam 476 kişi araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Aday Öğretmen Bilgi Formu", "Aday Öğretmen Tutum Ölçeği" ve "Öğretmen Özyeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin istatistiksel analizinde SPSS 20 paket programı kullanılmıştır. Aday öğretmenlerin kişisel bilgilerinin dağılımı frekans ve yüzde ile gösterilmiştir. Araştırmada kullanılan Aday Öğretmen Tutum Ölçeği ve Öğretmen Özyeterlik Ölçeğinden alınan puanların normal dağılıma uyma durumlarının incelenmesinde Kolmogorov-Smirnov testi yapılmış olup, her iki ölçekten elde edilen puanların normallik şartını sağlamadığı belirlenmiştir. Bu sebeple gruplar arası farklılığın araştırılmasında nonparemetrik testler kullanılmış olup, Mann-Whitney U testi ve Kruskal-Wallis H testine başvurulmuştur. Üç ve üçten fazla gruplu değişkenlerde farklılaşan grupların tespitinde parametrik olmayan çoklu karşılaştırma testlerinden Dunn's testi kullanılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin analizinde %95 güven aralığı dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır. Sonuç olarak Siirt ilinde görev yapan aday öğretmenlerin; 2015-2016 Eğitim Öğretim yılı itibariyle uygulamaya konan MEB Aday Öğretmen Programına yönelik tutumlarının olumlu yönde olduğu ve mesleki öz yeterliklerini yüksek düzeyde algıladıkları belirlenmiştir. Ayrıca aday öğretmenlerin çeşitli değişkenlere göre özyeterlik ve tutumlarının anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Aday Öğretmen Yetiştirme Programı, Mesleki Öz Yeterlik, Aday Öğretmenlik

Aday öğretmenlerEğitim programlarıMesleki yeterlilik+4
Abdusselam Acar
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

Video-mediated lesson planning conversations of pre-service language teachers in a transnational virtual exchange project

The virtual exchange (VE) projects in language teacher education programs have become widely utilized sets of activities due to their potential affordances for teachers to develop a variety of skills and competences in technology-mediated settings. To this end, this study explores how pre-service language teachers (PSTs) make use of a VE project and VE-based teacher education activities in a trilateral exchange environment. The participants were pre-service language teachers based in Türkiye, Germany and Sweden in the VE project. All the activities were completed online and the ultimate goal for the PSTs was to create a shared lesson plan collaboratively in their teams. The data included the screen-recordings of the PSTs' video-mediated interactions, written outputs and the collaborative products that they created during the course of the project. The study used multimodal conversation analysis as the research methodology and treated every piece of the data in terms of an emic and participant-relevant perspective. The line-by-line analyses of participants' video-mediated interactions showed that the PSTs use what they have experienced during the VE project as a resource to shape their own lesson plans in-and-through their lesson planning conversations. They do so by deploying retrospective or immediate orientation to their shared experiential practices while supporting or proposing lesson plan idea, which results in a collaborative pedagogical decision about their shared product in-situ. The study demonstrates that the PSTs potentially transform the VE project into an experiential learning setting promoting their professional development, thus bringing new insights into language teacher education and virtual exchange.

Candidate teachersLesson plansConversation analysis+5
Semih Ekin
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

From arguables to learnables: Resolving disagreements and creating learning opportunities in L2 methodology classroom interaction in a teacher education context

Pre-service teachers (PSTs) engage in various intellectual and social practices such as learning to teach, negotiating beliefs and developing identities, studying a subject matter, and becoming a part of the community of teachers. Within this process, PSTs interaction with their peers and teacher trainers in teacher education classes may play a role in negotiating and shaping their pedagogical and their professional beliefs around arguable matters. However, there are only a handful of studies that investigate L2 teacher education classroom interaction in general and language teaching methodology classes in particular, which aim at building PSTs' pedagogical knowledge. Considering the body of literature suggesting the importance of classroom interaction for learning and teaching, this study aims to explore the interactional resources an L2 teacher educator uses during arguable episodes in a "Teaching English Language Skills" course. Using multimodal conversation analysis for the examinations of 19.5 hours of video recordings, the study details four main interactional resources used by the teacher educator during arguable sequences: reformulations, agreement-prefaced disagreements, understanding checks, and invoking sources of expert knowledge. The findings show how these resources create an opportunity for teacher learning by promoting learnables. The study has implications for pre-service language teacher education and L2 classroom interaction. Keywords: classroom interaction, conversation analysis, L2 methodology courses, arguables, learnables

Conversation analysisIn-class interactionDiscussion+7
Ali Anaç
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

English language student teacher anxiety in online and face-to-face practicum

Language learning is an indispensable part of the current educational system. Researchers and educators are striving to discover the most effective methods of teaching and acquiring additional languages. In addition to studies on second language acquisition (SLA), extensive research has been conducted on various factors influencing this process, including affective factors such as anxiety. Numerous studies have explored anxiety in relation to foreign language learning, teacher and teaching anxiety, and the impact of anxiety on the teaching and learning processes. However, insufficient attention has been given to investigating EFL student teacher anxiety, necessitating further research in this area. Therefore, the present study aims to uncover EFL student teacher anxiety during their teaching practice and examine the changes in anxiety levels experienced by pre-service English teachers over time. A mixed-methods approach employing a sequential explanatory design model was adopted for this study. A total of 182 EFL student teachers participated, providing quantitative data through a 5-point Likert scale called the Foreign Language Student Teacher Anxiety (FLSTA) scale. Additionally, 14 participants were involved in qualitative data collection, which included interviews and reflective journals. The collected data were analyzed statistically to obtain descriptive and explanatory results. The findings revealed that participants in each group (junior and senior students in online practicum, and senior students in face-to-face practicum) exhibited a moderate level of anxiety. Furthermore, the sources of anxiety and the solutions to alleviate anxiety levels varied across different educational settings.

Candidate teachersLanguage anxietyAnxiety+6
Ramazan Yetkin
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının astronomi konusundaki kavramsal anlamalarının belirlenmesi

Bu araştırmada sınıf öğretmenlerinin ve sınıf öğretmeni adaylarının temel astronomi konularında kavramsal anlamalarının saptanması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda betimsel tarama modelinde nicel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak iki aşamalı sorulardan oluşan Astronomi Kavram Testi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını Ankara ilinin merkezinde yer alan sınıf öğretmenleri ile Hacettepe Üniversitesi ve Gazi Üniversitesinde öğrenim gören sınıf öğretmeni adayları oluşturmuştur. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistik, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin Astronomi Kavram Testi'nden aldıkları toplam puanların sınıf öğretmeni adaylarınınkinden daha yüksek olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin astronomi konularındaki kavramsal anlamalarının okutulan sınıf seviyesi, cinsiyet, mesleki kıdem, mezun olunan kurum, öğrenim durumu, baba öğrenim durumu ve anne öğrenim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Sınıf öğretmeni adaylarının astronomi konularındaki kavramsal anlamaları baba öğrenim durumu ve anne öğrenim durumu değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermezken; sınıf seviyesi ve cinsiyet değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermektedir. Ayrıca sınıf öğretmeni adaylarının kavramsal anlamaları ile akademik not ortalamaları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür. Araştırma sonuçları sınıf öğretmenlerinin ve sınıf öğretmeni adaylarının astronomi konularında çeşitli kavram yanılgılarına sahip oldukları yönündedir.

Aday öğretmenlerAstronomiKavram yanılgısı+3
Ömer Faruk Çevik
Hacettepe University
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

A critical evaluation of pronunciation teaching in an ELT department in Turkey

Growing evidence has confirmed that pronunciation is essential for effective communication despite its various degrees of importance across teaching contexts. In Turkey, English teacher trainees usually receive little or no pronunciation instruction in primary/secondary education and take the Listening and Pronunciation I course in tertiary education. Given the particular significance of pronunciation for effective communication, this study evaluated the state of pronunciation teaching at the English Language Teacher Education Program of a state and research university within the scope of the course. The study adopted a mixed-methods case study and collected qualitative and quantitative data (e.g., diagnostic tests, focus group and semi-structured interviews, course evaluation survey, and instructional/institutional documents) from the undergraduate and graduate students, the course instructor, and non-native expert lecturers during emergency online education. Descriptive, inferential, and thematic analyses revealed varying degrees of pronunciation knowledge (moderate), perception (minor), and production (large) of the teacher trainees. However, specific knowledge gaps and problems with segmentals and suprasegmentals persisted. The undergraduates and graduates suggested convergent and divergent remarks about the course evaluation components. The study also reported congruent and contrasting findings with the remedial and expert judgment approaches. The teacher trainees found the evaluated course adequate or inadequate, depending on their diverse expectations. Ultimately, pedagogical and methodological suggestions were made.

Candidate teachersProgram evaluationPronunciation+5
İbrahim Halil Topal
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının cinsel eğitime yönelik algıları ve hazırlık düzeyleri: Öğretmen eğitimi için doğurguları

Bu araştırma, öğretmen adaylarının cinsel eğitime yönelik algıları ve hazırlık düzeyleri: öğretmen eğitimi için doğurgularının incelenmesi amacıyla, araştıma problemlerine uygun olan nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni ile yürütülmüştür. Araştırma, çalışma grubu kolay örnekleme yöntemi ile bulunan 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Hacettepe Üniverisitesi Eğitim Fakültesinde Okul Öncesi Öğretmenliği, Fen Bilimleri Öğretmenliği ve Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık 2. ve 4. sınıfta öğrenim gören toplam 12 öğretmen adayının gönüllü katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanan veriler, betimsel analiz yöntemi çözümlenmiştir. Veri analizi sonucunda cinsel eğitimin tanımı, cinsel eğitime yönelik ders alma durumu, öğretmen adaylarının cinsel eğitime yönelik bilgi ve deneyimleri, cinsel eğitim dersinin etkililiğine yönelik öneriler, öğretmen eğitiminde cinsel eğitim dersinin olma durumu, cinsel eğitimin dersi konularının öğretimlerinin yetkinlik ve yeterlik düzeyi, cinsel eğitim konuları, cinsel eğitimi verebilecek kişiler, cinsel eğitimin yaşı, cinsel eğitim dersine yönelik hizmet öncesi öğretmen ihtiyaçları, cinsel eğitim konularını öğretmede karşılaşılabilecek zorluklar, ideal bir cinsel eğitim programı ve diğer hususlar olmak üzere 13 tema oluşturmuştur. Elde edilen bulgular doğrultusunda oluşturulan temaların analizi yapılması sonucunda; öğretmen adaylarının öğretmen eğitimi programında cinsel eğitim dersinin olmamasından dolayı öğretmen adaylarının cinsel eğitim hakkında algılarının ve hazırlık düzeylerinin yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, yapılan araştırmada da cinsel eğitimin öğretmen eğitimi programlarında yaygınlaştırılmasına ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Bu araştırma ile ortaya konulan sonuçların, Türkiye'deki öğretmen eğitimi programlarında cinsel eğitimin yaygınlaştırılmasına, cinsel eğitime ilişkin gelecekte yapılacak çalışmalara ve alan yazına katkı sunması beklenmektedir.

Aday öğretmenlerCinsel eğitimHizmet öncesi eğitim+1
Pınar Demirel
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Intercultural communicative competence, communication apprehension and willingness to communicate levels of English language instructors

This study aims to examine the Intercultural Communicative Competence (ICC), Communication Apprehension (CA) and Willingness to Communicate (WTC) levels of English language instructors and if there is any relationship among these constructs. The study also explores whether there is a relationship between demographic factors and the aforementioned constructs. Based on these purposes, data of the study which a quantitative method design were collected from a total of 108 English language instructors working at the School of Foreign Languages of 8 different universities in Turkey. Data analyses revealed that English language instructors had average ICC, CA and WTC. In addition, ICC, CA and WTC of English language instructors were significantly correlated. Regarding the demographic factors, it appeared that age, gender, years of teaching, educational background and time spent in a foreign country had no statistically significant effect on ICC, CA and WTC levels of English language instructors. Nevertheless, a noteworthy outcome related to the amount of time spent in a foreign country was that as the amount of time spent in a foreign country increased the mean values of Intercultural Communicative Competence increased while the mean values of Communication Apprehension decreased. Overall, the study puts forward significant implications for language teacher education departments, professional development programs, curriculum developers, language teaching institutions and language teachers.

Language teachingLanguage-cultureIntercultural communication+7
Sezer Ünlü
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

An exploration into the collaborative experiences of L2 pre-service teachers in online practicum

Pre-service teachers acquire authentic classroom experience through School Experience and Teaching Practicum courses in the final year of their undergraduate education. In this learning to teach process, prospective teachers are in constant collaboration with university-based supervisors, school-based cooperating teachers, peer student teachers and learners. However, studies on the contributions of these stakeholders to collaboration from the perspectives of student teachers themselves are rare in the literature. To address this gap, this study describes collaborative experiences of prospective English language teachers with other stakeholders during their practicum. Data depicting the collaborative nature of an online practicum taking place during Covid-19 pandemic were collected through semi-structured interviews and open-ended questionnaires. Five student teachers supervised by the same faculty member participated in the study, representing various cases across primary, secondary, and high school levels, and in the form of solo or paired placement. Qualitative analysis uncovered the dynamics of collaborative experiences of student teachers. Although the field experience was based on the triangular teacher training model suggested by the Faculty-School Partnership Protocol, the model was reported to be not realised and student teachers showed different patterns of collaboration to compensate for the missing participant(s). This dissertation highlights collaborative facets of student teachers' practicum experiences and underscores the impact of interactive online practicum engagement on field experience quality. It emphasizes the role of clear policies in fostering effective collaboration, enhancing the practicum, and elevating teacher education quality.

Candidate teachersForeign language educationForeign language teaching+6
Fatma Büşra Yıldırım Altınok
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital hikâye anlatımı ile kapsayıcı eğitim bağlamında beden eğitimi öğretmen eğitimi: Bir eylem araştırması çalışması

Bu eylem araştırmasında, dijital hikâye anlatımının (DHA) beden eğitimi öğretmen adaylarının kapsayıcı eğitim bağlamında mesleki gelişimlerine katkısı incelenmiştir. Ayrıca, beden eğitimi öğretmen adaylarının oluşturdukları dijital hikâyelerin öğretmen eğitimcileri tarafından nasıl alımlandığını keşfedilmiştir. Bu amaçla araştırmaya 28 haftalık bir müdahale programına gönüllü 6 beden eğitimi öğretmen adayı ve onlarla çalışan 4 öğretmen eğitimcisi katılmıştır. Bu araştırmada nitel bir yaklaşım benimsenmiştir. Veriler, öğrenme topluluğundaki yarı yapılandırılmış odak grup görüşmelerinin ardından edinilen seslerin kayıtları alınarak, DH'lerin metinleri deşifre edilerek ve alandaki gözlem notları tutularak toplanmıştır. Veri setinin analizi için tematik analiz gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulguları, DHA'nın dâhil edilmesiyle öğretmen adaylarının kapsayıcı eğitimin bileşenlenlerini kendi deneyimleri üzerinden anlamalarının ve okullardaki uygulamalarını daha kapsayıcı hâle getirmenin değerini, görev sorumluluklarını fark etmelerinin mümkün olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda öğretmen adaylarının kapsayıcı eğitimi, mesleklerinin özü olan hareket ile kendilerinin bağımlı ve bağımsız yaşam kalitesi olarak ortaya koydukları alanlarda sunabilecekleri katkıları anlamlandırabildikleri görülmektedir. Ayrıca DHA'nın dâhil edilmesi, öğretmen adaylarının dinlenmesini sağlayarak üniversitede aldıkları eğitimin daha kapsayıcı olmasına katkıda bulunmaktadır. DHA ile kapsayıcı eğitim olarak özetlenebilecek bu uygulamanın hem öğretmen eğitimcilerinin kendi uygulamaları üzerine yansıma yapması hem de öğretmen adaylarının sesinin duyulması açısından eylem araştırmasının odağında olan "Kendi uygulamalarımızı nasıl değiştirebiliriz?" sorusuna özgün cevapları ortaya çıkardığı söylenebilir. Diğer yandan öğretmenlerin profesyonel sermayelerine vurgu yapan Hargreaves, A., & Fullan, M. (2012), derslerdeki başarı ve kanıtın öneminin yanında standart testlerde gösterilen beceri artışının ölçülmesi hiçbir zaman öğretmenin asıl büyüsü olan çocukların neşeyle sınıfa gelmesi, onların yaşamlarının geri kalanı için edinecekleri ilgi alanları ile buluşması ve zora düştüklerinde onları ayağı kaldırması hikmet ve görkeminin önüne geçmemesi gerektiğini ifade etmektedir(Hargreaves, A., & Fullan, M. ,2012, S.10). Yazarlara göre asıl sorun olan kanıtların kullanılması değil ama sayısal veri, teknolojik araç, gereç ve dar bakışlı test odaklı hedef takıntısının getirdiği işlevsizliktir. Asıl işlevsel olan ise tüm öğrenciler için öğrenme ve başarıyı geliştirmek, onların refahlarını ve karakterlerini geliştirmek ve avantajlı olanlar ile dezavantajlı sosyal geçmişe sahip olanlar arasındaki farkı kapatmaktır (Hargreaves, A., & Fullan, M. ,2012, S.13). Öğretmenin standart eğitimden ziyade öğrencilerin bireysel farklılıklarının farkında olarak dahil edilmesinde etkili olabilmesi için öğretmen eğitimi sırasında özellikle dezavantajlı öğrencilerin dahil edilmesiyle ilgili yenilikçi yaklaşımlar ile tanışmasının, kendi çözümlerini üretmesinin önemli olduğu söylenebilir. Aynı zamanda Hargreaves, A., & Fullan, M. (2012)' öğretmenleri ve öğretimi geliştirmek için öğretmenlerin içinde bulunduğu koşulları ve parçası oldukları topluluk ve kültürlerin geliştirilmesi gerektiğini ifade etmektedir (Hargreaves, A., & Fullan, M. ,2012, S.45). Bu yüzden bu araştırma kapsamında güven ortamı oluşturarak deneyimlerin anlatılması ve anlatılan deneyimlerin daha geniş çevrelerle paylaşılmasına imkan tanıyan atölye temelli Dijital Hikaye Anlatımı aday öğretmenlerin ve öğretmenlerin içinde bulundukları kültürlerin iyileştirmesine katkıda bulunmak amacıyla yenilikçi, yaratıcı ve güçlendirici bir yaklaşım olarak kullanılması planlanmaktadır. Bu sayede aday öğretmenler dezavantajlı grupların yaşam kalitelerinin iyileştirilmesi için yalnızca bireysel bilgi edinmekle kalmayacak aynı zamanda aktif yaşam yoluyla yaşam kalitesinin iyileştirilmesinde bir değişim elçisi olarak hikayelerini daha geniş çevrelerle paylaşıp kültürel dönüşüme öncülük edebileceklerdir. Bu kapsamda araştırmanın amacı, öğretmenlerin ve aday öğretmenlerin bireylerin farklılarını göz önünde bulunduracak şekilde dijital hikâyeleriyle aktif kaliteli yaşamı nasıl anlamlandırdığını incelemektir.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiBeden eğitimi ve spor yüksekokulları+6
Özgür Yaşar Akyar
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet öncesi İngilizce öğretmen eğitiminde çok kültürlü eğitime yönelik bir olgubilim çalışması

Bu çalışma, İngilizce öğretmen adaylarının çok kültürlü eğitime ilişkin görüşlerinin, yeterlik algılarının ve deneyimlerinin incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma desenlerinden biri olan olgubilim deseni ile yürütülen araştırma, Ankara ilindeki üç devlet üniversitesinin 2017-2018 bahar döneminde İngilizce öğretmenliği lisans programlarında öğrenim gören toplam 30 son sınıf İngilizce öğretmen adayının gönüllü katılımıyla gerçekleştirilmiştir. İngilizce öğretmen adaylarından oluşan çalışma grubu, ölçüt örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış bireysel görüşme formu aracılığıyla elde edilen veriler, içerik analizi ile çözümlenmiştir. Bulgularda, öğretmen adaylarının çok kültürlü eğitime ilişkin farkındalıklarının olduğu, öğrenme-öğretme sürecinde çok kültürlü eğitimin gerekliliğine inandıkları ve çok kültürlü eğitim yaklaşımına sahip öğretmenlerin belirli mesleki ve kişisel özelliklere sahip olmaları gerektiği ortaya konulmuştur. Ancak öğretmen adaylarının, öğrenme-öğretme sürecinde çok kültürlü eğitimin yansıtılmasına ilişkin olarak kendilerini yeterli hissetmedikleri tespit edilmiştir. Bu bulgular ışığında, çalışmaya katılan son sınıf İngilizce öğretmen adaylarının, hizmet öncesi eğitim sürecinde çok kültürlü eğitime ilişkin edindikleri bilgi ve becerilerin yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Son sınıf İngilizce öğretmen adaylarının çok kültürlü eğitime yönelik görüşleri, yeterlik algıları ve deneyimlerine ilişkin olarak yürütülen bu çalışma ile ortaya konulan derinlemesine ve bütüncül sonuçların, Türkiye'deki öğretmen yetiştirme programlarında çok kültürlü eğitime ilişkin gelecekte yapılacak iyileştirme çalışmalarına ve ilgili paydaşlara katkı sunması beklenmektedir.

Hizmet öncesi eğitimMesleki eğitimStaj+6
Sinem Çalışkan
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İngilizce öğretmen adaylarının görüşleri çerçevesinde öğretmen eğitiminde 21.yüzyıl becerilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, son sınıf İngilizce öğretmen adaylarının 21.yüzyıl becerilerine yönelik yeterlilik algıları, 21.yüzyıl becerilerinin kazanılmasına verdikleri öneme yönelik görüşleri ve lisans eğitimleri süresince aldıkları derslerde 21.yüzyıl becerilerinin yansımalarına ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Tarama deseninde yürütülen bu çalışma, Ankara ilinde bulunan devlet üniversitelerinin İngilizce öğretmenliği lisans programında 2017-2018 bahar döneminde öğrenim gören 233 son sınıf İngilizce öğretmen adayıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın veri toplama aracını, araştırmacılar tarafından geliştirilmiş "21.Yüzyıl Becerileri Yeterlilik Algısı Ölçeği", "21.Yüzyıl Becerilerine Sahip Olmanın Önemi Anketi" ve "Eğitim Fakültesi Derslerinde 21.Yüzyıl Becerileri Anketi" olmak üzere üç farklı veri toplama aracının birleşiminden oluşan "İngilizce Öğretmen Adaylarına Yönelik 21.Yüzyıl Becerileri Formu" oluşturmaktadır. Araştırma verileri, betimleyici istatistik yöntemleri ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, araştırmaya katılan öğretmen adaylarının kendilerini sırasıyla "kültürlerarası beceriler", "öğrenme ve yenilenme becerileri", "kariyer becerileri" ve "yaşam becerileri" yeterli hissettikleri tespit edilmiştir. 21.yüzyıl becerilerine sahip olmanın önemine ilişkin bulgularda ise, öğretmen adayları sırasıyla "öğrenme ve yenilenme becerilerine", "yaşam becerilerine", "kültürlerarası becerilere" ve "kariyer becerilerine" sahip olmaya önem vermektedirler. Ayrıca, İngilizce öğretmen adayları aldıkları hizmet öncesi eğitimi, 21.yüzyıl becerilerinin kazandırılması açısından yeterli bulmadıklarını belirtmişlerdir. Bu sonuçlardan hareketle, 21.yüzyıl becerilerinin, İngilizce öğretmenliği lisans programına, tüm bileşenler dikkate alınarak istendik ve kasıtlı öğrenme yaşantıları oluşturacak şekilde entegre edilmesi önerilmektedir.

21. yüzyılAday öğretmenlerDil eğitimi+7
Arzu Aydın
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi ve sınıf öğretmenliği öğretmen adaylarının üstün yetenekli öğrencilere yönelik STEM eğitimi öz yeterlilik düzeylerinin incelenmesi: İstanbul Aydın Üniversitesi örneği

STEM eğitimi öğrencilerin kurgulayarak ve yaşayarak 21. yüzyıl becerileri kazandırılmasını hedefleyen, öğrencinin kendini sorgulama, hata bulma ve de bulunan hataya karşı alternatif yeni çözüm yolları bulmasını amaçlayan bir eğitim modelidir. Üstün yetenekli öğrencilerin gelişimlerinin desteklenmesi ile sosyal duygusal ihtiyaçlarına yönelik etkili bir müfredatın olması oldukça önemlidir. STEM eğitimi ile ilgili literatürde yerli ve yabancı kaynaklarda yeterli sayıda araştırma ve yayının olmaması bu konu hakkında çalışma yapmaya yönlendirmiştir. Bu çalışma ile okul öncesi öğretmenleri ve sınıf öğretmenlerinin öz yeterlilik düzeylerinin ölçek yardımı ile incelenmesi amaçlanmıştır. Okul öncesi ve sınıf öğretmenliği öğretmen adaylarının STEM eğitimi ile fen, teknoloji, mühendislik ve matematik etkinliklerine yönelik öğretmen adaylarının öz yeterlilik düzeyini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada çalışma grubunu İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde okul öncesi ve sınıf öğretmenliği bölümünde öğretim gören 250 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarının üstün yetenekli öğrencilere yönelik bilgi sahibi olma, akademik yayınları takip etme, STEM etkinliklerini uygulayabilmelerine ve öz yeterlilik düzeylerine yönelik sorular ile ölçek hazırlanmıştır. Sonuçlar öğretmenlerin demografik bilgileri ve taslak tutum ölçeğinden elde edilen veriler ile birlikte SPSS 19.0 programına girilmiştir. Bu çerçevede, madde havuzu 37 maddelik taslak ölçek haline getirilmiştir. Bu taslak ölçekle, okul öncesi öğretmenlerinin matematiksel gelişimlerini teşvik etmeye yönelik öz yeterliliklerini ölçmekte yeterli olup olmadığı konusunda, iki eğitim bilimleri uzmanı, bir ölçme değerlendirme uzmanının görüşlerine başvurulmuştur. Öğretmen adaylarının sınıf öğretmenliği bölümü ile okul öncesi bölümü arasında STEM eğitimine yönelik ilişkisine bakıldığı ve sınıf öğretmenliği bölümünde okuyan öğretmen adaylarının öz yeterlilik düzeylerinin daha yüksek çıktığı görülmektedir. Diğer taraftan 3. sınıf ve 4. sınıfta okuyan öğretmen adaylarına yönelik öz yeterlilik düzeyleri arasında anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. STEM eğitimini alan öğretmen adayları ile STEM eğitimi almayan öğretmen adaylarının öz yeterlilik düzeylerinin karşılaştırıldığımız zaman, STEM eğitimi alan öğretmen adaylarının kendisine daha çok güvendiği, mentörlük yapabileceği, tasarımlarda bulunabileceklerine yönelik anlamlı farklar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle öğretmenlerin öz yeterlik düzeylerinin yüksek çıkması öğrencilerin bu becerilerini geliştirmesi adına önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: STEM Eğitimi, öğretmen eğitimi, öz-yeterlik düzeyi.

Aday öğretmenlerOkul öncesi çocuklarOkul öncesi öğretmenler+7
Vildan Durmuş
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin matematik öğretmenliğini tercih etme isteği nedenleri

Bu çalışmanın amacı üniversite sınavına hazırlanan ve matematik öğretmenliği bölümünü seçmeyi düşünen öğrencilerin seçimlerinde etkilendiği faktörleri belirlemektir. Bu doğrultuda çalışma nitel araştırma yöntemlerinden odak grup görüşme tekniğine uygun olarak düzenlenmiştir. Bu görüşmeler çerçevesinde uygun bir ortamda öğrencilerin konuyla ilgili algıları ve dikkat çekmek istedikleri durumlar tartışma konusudur. Bu araştırma 2018-2019 Eğitim - Öğretim yılında Van ilinin İpekyolu ilçesindeki özel bir eğitim kursunda matematik düzeyinde sınava hazırlanan 20 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar yaş, cinsiyet, sosyoekonomik, kültürel, çevresel, bilimsel, medyatik, web tabanlı vs. özellikleri dikkate alınarak amaçlı örnekleme ile seçilmiştir. Katılımcıların her birine araştırma hakkında önceden bilgilendirme yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin bu meslek tercihi ile ilgili görüşleri ele alınmıştır. Bu doğrultuda öğrencilerin kararlarında etkili olan faktörlerden bazıları şunlardır: • Ailesinde ve yakın çevresinde bu mesleği seçenler • Ailesinin eğitim düzeyi • Eğitime katkıda bulunabileceğini düşünmesi • Sosyal yönünün güçlü olması • Öğretmenine olan sevgisi • Kutsal bir meslek olduğu düşüncesi • Kişinin web tabanlı incelemelerde bu mesleğe olan ilgisi • İş garantisi

MatematikMatematik eğitimiMeslek seçimi+7
Songül Gün
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 2006-2017 yılları arasında kimya öğretmen eğitimi alanında yayınlanmış yüksek lisans ve doktora tezlerinin içerik analizi

Bu çalışmanın amacı Türkiye'de 2006-2017 yılları arasında kimya öğretmen eğitimi alanında yayınlanmış olan yüksek lisans ve doktora tezlerinin içerik analizini gerçekleştirmektir. Gazi Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi'nde tamamlanmış 36 yüksek lisans ve 30 doktora tez çalışması belirlenen değişkenler kullanılarak içerik analizine tabi tutulmuştur. Değişkenler arasında yazarın cinsiyeti, çalışılan kimya konusu, kavramsal çerçeve, örneklem türü ve büyüklüğü, araştırma yöntemi ve türü, veri toplama araçları ve analiz yöntemi, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yer almaktadır. Araştırma sonuçlarına göre kadın araştırmacılar, hem yüksek lisans hem de doktora tez çalışmalarına erkek araştırmacılara oranla daha fazla katkı sağlamışlardır. Kimya öğretmen adayları yüksek lisans ve doktora tezlerinde en fazla çalışılan örneklem grubu olmuştur. Bunun yanında yüksek lisans tezlerinde daha çok nicel araştırma yöntemleri, doktora tezlerinde ise nitel araştırma yöntemleri tercih edilmiştir. Kimya öğretmen eğitimi alanında çalışılan yüksek lisans ve doktora tezlerinde en fazla kullanılan nicel veri toplama araçları ölçekler olurken, veri analiz yöntemi olarak en fazla t-testi kullanılmıştır. Yüksek lisans tezlerinde en fazla kullanılan nitel veri toplama aracı görüşmeler, veri analiz yöntemi ise betimsel analiz olarak tespit edilmiştir. Doktora tezlerinde ise nitel veriler sıklıkla görüşmeler yardımıyla toplanmış ve analiz yöntemi olarak en fazla içerik analizi tercih edilmiştir. Çalışmanın bulguları alanyazın ışığında tartışılmış ve bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Kimya öğretmen eğitimi, yüksek lisans tezi, doktora tezi, içerik analiz

Bilimsel araştırmalarDoktoraDoktora tezleri+7
Doğan Uzunbaz
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

1970'li yıllarda görev yapan öğretmenlerin dilinden öğretmenlik mesleği: Sözlü tarih araştırması

Eğitim sistemleri, ülkelerin geleceklerini inşa etmek için vatandaşlarını eğitmek ve onları iyi birer vatandaş yapmak amacıyla kendi bünyelerinde oluşturdukları yetiştirme programlarıdır. Bu programların amacı, o ülkede yaşayan bireylerin eğitimini, gelişimini sağlamak ve onları nitelikli birer insan gücü olarak topluma ve ülkeye kazandırmaktır. Yapılan bu çalışmanın amacı1970'li yıllarda görev almış öğretmenlerin öğretmenlik mesleğini seçme nedenlerini, okudukları bölüme ve mesleğe giriş koşullarını, mezun oldukları okul türlerini, karşılaştıkları sorunları, halkın mesleğe bakışını ve yaşam koşullarını; onların kendi ifadelerine dayanarak değerlendirmeyive bu değerlendirme sonucunda yetişen yeni nesil öğretmen adaylarına mesleğin geçmişiyle ilgili bilgi ve deneyimleri aktarmaktır. Bu sayede şimdiki ve gelecek nesillere ışık tutacak olan öğretmen adaylarının geçmişte yaşanılanlardan dersler çıkarmalarını, bu çıkarımlarla mesleklerinde gelişme göstermeyi ve ideal öğretmen olma yolunda ilerlemelerini sağlayarak tarih bilimini bir eğitici olarak görmeleri hedeflenmektedir. Araştırmanın verileri sözlü anlatılardan oluşmaktadır. Araştırmada toplamda 20 öğretmenle görüşülmüştür. Yapılan çalışmada 1970'li yıllarda öğretmenlik mesleği ve bu mesleği icra eden kişilere ait verilerin elde edilebilmesi için sözlü tarih yöntemine başvurulmuştur. Görüşmecilere veri toplama aracı olarak açık uçlu yarı yapılandırılmış görüşme soruları yöneltilmiş olup; çalışma sonunda alınan cevaplar daha önce konu üzerinde edinilen bilgiler ışığında betimsel olarak yorumlanmış ve görüşmecilere ait fotoğraflar gibi bazı görsel materyallerden yararlanılmıştır. Mülakatlar sırasında öğretmenlerden izin alınarak ses kaydı yapılmıştır. Mülakat esnasında araştırmaya katılan öğretmenlerin mülakat sorularına verdikleri cevaplar ses kaydına alınarak Word dosyasına aktarılmıştır. Daha sonra görüşme yapılan öğretmenlerin verdikleri cevaplara kodlamalar yapılmıştır ve veriler analiz edilmiştir. Gizlilikesası gereği çalışmaya katılan öğretmenlerin gerçek isimleri kullanılmamıştır. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar şöyle ifade edilebilir: 1970'li yıllarda üç farklı okuldan (Öğretmen Okulları-Eğitim Enstitüleri-Yüksek Öğretmen Okulları) mezun olan öğretmenlerin öğretmenlik mesleğine ilişkin önemli deneyimleri aktarılmıştır. Bu deneyimler yetişen öğretmen ve öğrenci kalitesi, mesleki sorunlar ve bu sorunların çözümüne yönelik bilgiler içermektedir. Bu sebeple 1970'li yıllarda öğretmenlik mesleğinin gelişmesi yolunda aktarılan bu deneyimlerden öğretmen yetiştirme, mesleki sorunlar, mesleki gelişim konularına yönelik çalışmalarda faydalanılabilir.

Eğitim tarihiMesleki eğitimMesleki gelişme+4
Aziz Can Altınok
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin pedagojik formasyon derslerinden yararlanabilme düzeyleri

Bu araştırma öğretmenlerin pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerini amaçlamaktadır. Araştırmada nicel yöntem kullanılmıştır. Araştırma evreni 2019-2020 eğitim öğretim yılında Uşak ili merkez ilçedeki ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan 3047 öğretmenden uluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Uşak ili merkez ilçede görev yapan 350 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada öğretmenlerin pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerini belirlemek amacıyla Karamanoğlu (2010) tarafından geliştirilen '' Öğretmenlik Meslek Bilgisi Derslerini Değerlendirme Anketi '' kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde yüzde, aritmetik ortalama, frekans, standart sapma değerleri hesaplanmış, tek yönlü varyans analizi ve t-Testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerinin alt boyutlarından olan 'derslerin işlenişi' alt boyutunun "Katılıyorum" düzeyinde, 'öğretmenlikte kullanma' alt boyutunun "Kısmen Katılıyorum" düzeyinde ve 'derslerin içeriği' alt boyutunun "Kısmen Katılıyorum" düzeyinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, cinsiyet değişkeninin pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerinde kadınlar lehine, branş değişkeninin ise Okul Öncesi branş öğretmenleri lehine anlamlı bir farklılık oluşturduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin pedagojik formasyon derslerinden yararlanma düzeylerine ilişkin görüşleri arasında kıdem, mezun olduğu üniversite ve formasyon alma biçimi bakımından anlamlı farklılık oluşmadığı sonucuna varılmıştır.

Eğitici eğitimiPedagojik formasyonÖğretmen yetiştirme+1
Ferit Gülhan
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen eğitimindeki çevrimiçi öz, akran ve öğretim elemanı dönütlerinin amaç, işlev ve sunuş yolu açısından zamanla değişiminin incelenmesi

Bu araştırma, Web-Tabanlı Otantik Değerlendirme Sisteminde (Web-ODS) Fen Bilgisi öğretmen adaylarına sunulan öz, akran ve öğretim elemanı dönütlerinin; amaç, işlev ve sunuş yolunun zamanla nasıl değiştiğini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada durum çalışması desenlerinden "boylamsal iç içe geçmiş tek durum deseni" kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan veriler; 18 Fen Bilgisi öğretmen adayının (N=18) Öğretmenlik Uygulaması dersi kapsamında işledikleri Fen bilimleri dersi video kayıtlarının değerlendirilme sürecinde; Web-ODS'de sunulan öz, akran ve öğretim elemanı dönütlerinden oluşmaktadır. Verilerin analizi sürecinde; öz, akran ve öğretim elemanı dönütlerinin "amaç, işlev sunuş yolu" kategorileri açısından incelenmesi için geliştirilen "Dönüt Kontrol Listesi" kullanılmıştır. Sunulan dönütler "amaç, işlev ve sunuş yolu" ana kategorileri altında 14 alt kategoride incelendikten sonra kullanılma sıklıklarına göre frekans ve yüzdelik değerler hesaplanmıştır. Elde edilen bulgular, Fen Bilgisi öğretmen adaylarına sunulan çevrimiçi öz, akran ve öğretim elemanı dönütlerinin; (i) "amaç" kategorisi açısından çoğunlukla "Hedef ve Performans" odaklı olduğu ve zamanla önemli bir değişimin meydana gelmediğini, (ii) "işlev" kategorisi açısından öz dönütlerin süreç boyunca genellikle "Doğrulayıcı dönüt", akran dönütlerinin çoğunlukla "Ayrıntılı ve Doğrulayıcı dönüt" türünde olduğunu ve öğretim elemanı dönütlerinin ise "Düzeltici dönüt" türünden süreç içerisinde "Yapılandırmacı dönüt" türüne doğru bir eğilimin oluştuğunu ve (iii) "sunuş yolu" açısından öz, akran ve öğretim elemanı dönütlerinin büyük bir kısmı "Yönlendirici" yollarla verilirken süreç içerisinde "Kolaylaştırıcı" sunulma yoluna doğru bir eğilim oluştuğu belirlenmiştir. Çalışmanın sonuçları; çevrimiçi sistemlerde kullanılacak değerlendirme araçlarının asenkron ortamlarda tartışılarak yapılandırılmasının, pilot değerlendirme uygulamaları yapılmasının ve dönütler üzerinden kurulacak etkili iletişim süreçlerinin, çevrimiçi dönütlerin niteliği üzerinde önemli bir katkısı olduğunu ortaya koymuştur.

Aday öğretmenlerAkran değerlendirmesiAkran dönütü+6
Fatma Tural
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevrimiçi öz ve akran geribildirimlerinin biçimlendirici olma eğilimlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; fen bilgisi öğretmen adayları tarafından ''Bilimsel Araştırma Yöntemleri'' ve ''Fen Öğretimi Laboratuvar Uygulamaları'' dersleri kapsamında çevrimiçi sistemde yazılan geribildirimlerin ne düzeyde biçimlendirici olduğunu araştırmaktır. Araştırmaya Uşak Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü, Fen Bilgisi Öğretmenliği 3. sınıfta öğrenim gören 17 öğretmen adayı (13 kadın ve 4 erkek) katılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı ''karma yöntem'' benimsenmiştir. Araştırmanın nitel kısmı olan yazılı geribildirimlerin ''Biçimlendirici Geribildirim Değerlendirme Rubriği (BGDR)'' ile analizinden nicel veriler elde edildiği için çalışmanın tasarımı ''dönüşümlü karma tasarım (conversion mixed designs)'' olarak belirlenmiştir. Ayrıca araştırmanın nitel kısmı iç içe geçmiş tekli durum çalışması olup nicel kısmı boylamsal özelliğe sahip, deneysel olmayan kesitsel bir biçimde yürütülmüştür. Nicel verilerin analizinde ise Friedman Sıralamalı İki Yönlü Varyans Analizi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Çalışma bir eğitim öğretim yılı boyunca devam etmiştir ve öğretmen adayları her aşamada sürece aktif katılmıştır. Web-ODS' ye yüklenen görevler öğretmen adayları tarafından geribildirim ve puanlama olmak üzere değerlendirilmiştir. Öğretmen adayları geribildirimlere göre görevlerini revize etmişlerdir. Araştırma bulguları öz ve akran geribildirimlerin ilk değerlendirme görevinden son değerlendirme görevine doğru biçimlendirici olma adına gelişim gösterdiğini ortaya koymuştur.

Aday öğretmenlerAkran dönütüBiçimlendirmeci değerlendirme+6
Fethiye Teke
Uşak University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

Pre-service and in-service English language teachers' self-efficacy beliefs and metacognitive awareness

This study aims to examine teacher self-efficacy and metacognitive awareness of preservice and in-service English language teachers and if there is any relationship between their self-efficacy beliefs and metacognition. The study also explores whether there are any similarities or differences between these groups in light of a number of demographic factors and other associated factors suggested in the existing research. Considering these purposes, data of the study which is in a mixed-method design were collected at one of the leading state universities in Turkey with participation of 96 senior students at English Language Teaching (ELT) department and 53 English lecturers working at the School of Foreign Languages of that university through valid and reliable scales on the variables and semi-structured interviews. Data analyses revealed that both groups had high levels of self-efficacy and metacognitive awareness, and there was a strong relationship between self-efficacy and metacognitive awareness. Furthermore, there was no statistically significant difference between these two groups in the related variables. As for demographic factors, it emerged that gender, years of experience or academic achievement were not effective in leading a difference among the groups. Additionally, qualitative data revealed factors affecting pre-service and inservice English language teachers' self-efficacy beliefs and metacognition either positively or negatively. To this end, while undergraduate education and teaching practice were reported to affect pre-service teachers' self-efficacy and metacognition, low level of student motivation was considered as the main factor for in-service teachers. Overall, this study proposes significant implications for language teacher education and teaching profession. Keywords: teacher self-efficacy, metacognitive awareness, ELT, teacher education

Candidate teachersMatacognitive awerenessBranch teachers+5
Ümran Üstünbaş
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının fen, teknoloji, mühendislik, matematik (FeTeMM) entegrasyonuna yönelik özyeterlik algılarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, eğitim fakültelerinde FeTeMM ile ilişkili alanlarda öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının FeTeMM eğitimine ilişkin özyeterliliklerinin belirlenmesidir. Bu amaçla, araştırmacılar tarafından bir ölçek geliştirilmiştir. Alanyazın taraması ve uzman görüşlerinin ardından hazırlanan ölçeğin pilot uygulaması, 2018-19 eğitim öğretim yılında Ankara ilindeki üç büyük devlet üniversitesinde ilgili alanların son sınıfında öğrenim gören 200 hizmet öncesi öğretmen adayıyla yapılmıştır. Pilot uygulama sonucunda elde edilen veri beş faktör altında yorumlanmıştır. Bu faktörler; FeTeMM farkındalığı ve ilgisi, matematik bilgisi, mühendislik ve mühendislik tasarım süreci, öğretim stratejileri ve teknoloji kullanımı olarak adlandırılmıştır. Ortaya çıkartılan yapının geçerliğinin sağlanması amacıyla, Ankara ilindeki bir büyük devlet üniversitesinin eğitim fakültesinde, ilgili alanların son sınıflarında öğrenim gören 190 hizmet öncesi öğretmen adayıyla bir uygulama daha yürütülmüştür. Çalışmanın verileri doğrultusunda araştırmacılar tarafından hizmet öncesi öğretmen adaylarının FeTeMM özyeterliklerini belirleme amacıyla geliştirilen ölçekten toplanan verilerin geçerli ve güvenilir olduğu görülmüştür. Çalışmadan elde edilen veriler, bağımsız örneklemler için t-testi ve bağımsız örneklemler için tek yönlü varyans analizinden yararlanılarak test edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, FeTeMM ile ilişkili bir etkinliğe katılmanın FeTeMM farkındalığı ve ilgisini, mühendislik tasarım süreçlerine ilişkin bilgi birikimini ve teknoloji kullanımını etkilediğini göstermiştir. Ayrıca öğretim stratejileri ve FeTeMM farkındalığı ile ilgisinin cinsiyet değişkenine göre fark gösterdiği tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra öğrencilerin öğrenim gördükleri bölümlerin, mühendislik ve mühendislik tasarım süreçlerine ilişkin sahip oldukları algıları etkilediği belirlenmiştir. Farklı not ortalamasına sahip öğrencilerin FeTeMM farkındalığı ve ilgisine yönelik düzeyleri arasında da istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmıştır. Çalışmanın bulguları doğrultusunda, araştırmacılara, politika yapıcılara ve paydaşlara gelecek araştırmalara ve uygulamalara yönelik öneriler sunulmuştur.

Aday öğretmenlerFeTeMMÖlçek geliştirme+3
Hamdican Yıldırım
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

A comparative conversation analytic study on pre-service teachers' trouble design in micro teachings and actual troubles in pre-school efl classrooms

Micro-teaching has been a widely utilized technique in teacher training programs, and a considerable amount of research has been published on micro-teaching practices. However, there has been little research involving actual-teaching practices besides micro-teaching in the investigation process in a comparative manner. Considering this lack of literature by adopting a conversation analysis informed teacher training framework (i.e., IMDAT) that aspires to pre-service teachers‟ classroom interactional competence, 50 English pre-service teachers' both micro-teaching performances in the faculty classrooms and actual-teaching performances in preschool classrooms were video-recorded within the scope of an obligatory course named Teaching English to Young Learners. A data-driven and line-by-line multimodal conversation analysis of the 37-hour data revealed a previously unexplored phenomenon named as designed troubles. Accordingly, the conformity of the troubles in micro-teaching sessions designed by the pre-service teachers with the preschool students' actual troubles was investigated in this study. Consequently, the study has shown that the pre-service teachers' knowledge of the interactional architecture of real classrooms and the interactional repertoires of the student profile is inextricably intertwined with the authenticity of the designed troubles and micro-teaching practices. Moreover, the study found that the pre-service teachers were confronted with more various trouble types and utilized numerous interactional resources in their actual-teachings. Therefore, this study underlines the significance of integrating classroom interactional patterns into the teacher training programs to raise the pre-service teachers' awareness of classroom language and prepare them for the potential interactional troubles they might encounter during their future careers.

Candidate teachersConversation analysisMicro teaching+7
Fatma Feyza Öztürk
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Sesbilgisel Farkındalık Mesleki Gelişim Programı'nın okul öncesi öğretmenleri ve çocukları üzerindeki etkisi

Araştırmanın amacı Sesbilgisel Farkındalık Mesleki Gelişim Programı'nın; öğretmenlerin sesbilgisel farkındalık bilgisi, sesbilgisel farkındalık etkinliklerini uygulama düzeyleri ve çocukların sesbilgisel farkındalık becerileri üzerine etkisini incelemektir. Araştırma öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desende planlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu belirlemek için amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Çalışma grubunu, 34'ü deney, 33'ü kontrol grubu olmak üzere 67 çocuk ve deney grubunda 2, kontrol grubunda 2 olmak üzere 4 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Deney grubundaki öğretmenlere Sesbilgisel Farkındalık Mesleki Gelişim Programı uygulanmıştır. Program sürecinde altı eğitim oturumuna ek olarak, sesbilgisel farkındalık etkinlik uygulamalarında öğretmenlere koçluk yapılarak geri bildirimlerde bulunulmuştur. Öğretmenlere toplamda 5 saatlik bir eğitim verilmiştir ve yaklaşık 10 saat koçluk yapılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak Öğretmen Sesbilgisel Farkındalık Bilgisi Ölçme Aracı ve sınıf içi uygulamaları değerlendirmek amacıyla ise Sesbilgisel Farkındalık Uygulama Kontrol Listesi kullanılmıştır. Çocuklardan elde edilecek veriler ise Erken Çocukluk Dönemi Fonolojik Duyarlılık Ölçeği (EÇDFDÖ) ile toplanmıştır. Çocukların ifade edici dil ve genel isimlendirme becerileri kontrol değişken olarak alınmış ve Erken Okuryazarlık Testi ile ölçülmüştür. Öğretmenlerden elde edilen veriler başarı yüzdesi hesaplanarak değerlendirilmiştir. Çocuklardan elde edilen veriler ise ANCOVA, bağımlı ve bağımsız gruplar için t testi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda programın öğretmenlerin sesbilgisel farkındalık bilgisi ve buna yönelik etkinlikleri uygulama düzeylerini artırdığı görülmüştür. Bununla birlikte deney ve kontrol grubunda yer alan çocuklar arasında sesbilgisel farkındalık toplam puanları ve EÇDFDÖ'nün alt boyutları için anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Bu bulgular sonucunda Sesbilgisel Farkındalık Mesleki Gelişim Programı'nın etkililiği ortaya koyulmuştur.

Hizmet içi eğitimHizmet içi eğitim programlarıMesleki gelişme+5
Nurbanu Parpucu
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessEN

A case study on pre-service English teachers' formative assessment teacher cognition

This dissertation explores student teachers' construction of formative assessment teacher cognition with a sociocultural perspective in language teacher education context. The current study has three focal points to investigate: the factors influencing the construction of pre-service language teachers' formative assessment cognition, how the construction process of formative assessment teacher cognition progresses, and how sociocultural resources mediate the construction process of formative assessment teacher cognition. With these aims, a holistic single-case study was adopted as the research design. A total of eight senior student teachers of English constituted the participants of the present case study. The data were collected through multiple sources including reflective journals, documents (lesson plans), semi-structured interviews, classroom observation (field notes), and pre-observation and post-observation conferences. The collected data were analysed through a grounded content analysis and sociocultural discourse analysis. The analysis resulted in three major factors as the main sources of pre-service language teachers' formative assessment cognition: prior language learning experiences, teacher education, and contextual factors. The findings also indicated that the construction process of formative assessment cognition progressed through six main major shifts: dissonance, exploration of teaching-related beliefs, self-examination, re-examination of alternatives, approval, and integration. In this construction process, sociocultural means like mediation and cognitive/emotional dissonances were also detected and explained in relation with the findings. In the light of the results, pedagogical implications for L2 teacher education, teacher cognition, and formative assessment were provided.

Candidate teachersCognitionFormative assesment+3
Dilara Somuncu
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2021
00

Related subjects