Opinions of students
470 theses under this subject heading
Öğrencilerin matematiğe karşı görüş ve davranışları: PISA 2022'den kanıtlar
Bu araştırma, öğrencilerin matematiğe yönelik görüşleri ile matematiği öğrenmek için sergiledikleri davranışları belirlemeyi ve bu görüş ve davranışların bazı demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından gerçekleştirilen Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2022 Türkiye örneklemi kullanılmıştır. Araştırmada 7.250 öğrenciye ait veriden yararlanılmıştır. Araştırmada nicel veriler ile çalışılmış veri seti uygun istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin matematiğe yönelik görüşleri ile bu derse ilişkin çaba düzeyleri frekans ve yüzde gibi betimsel istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Ayrıca, cinsiyet değişkenine göre gruplar arasında anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek amacıyla Mann-Whitney U testi uygulanmış; kardeş sayısı, anne ve baba eğitim düzeyi gibi çoklu grupların yer aldığı değişkenler için ise Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Bulgular, öğrencilerin matematiğe yönelik görüşlerinin, kaygı odaklı olduğunu göstermiştir. Cinsiyet ile anne ve baba eğitim düzeyinin öğrencilerin kaygı düzeylerinde anlamlı farklılıklar oluşturduğu; kardeş sayısının matematiğe yönelik kaygı düzeyinde etkili olamadığı belirlenmiştir. Öğrencilerin matematik öğrenmek için gösterdikleri davranışların olumlu çabalar içerdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte cinsiyet, kardeş sayısı, anne ve baba eğitim düzeyinin öğrencilerin matematiği öğrenmek için sergiledikleri davranışlarında anlamlı farklılıklar oluşturduğu da belirlenmiştir. Bu bulgulardan hareketle öğrencilerin matematik öğrenmek için belli bir düzeyde kaygıya sahip olmalarının matematik öğrenmek için gösterecekleri davranışları olumlu etkildiği söylenebilir.
11. sınıf rehberlik programının öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırma, ortaöğretim 11. sınıf rehberlik programına ilişkin öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla yapılan tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Siirt il merkezinde bulunan 25 devlet okullarında öğrenim görmekte olan ortaöğretim 11. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, 863 ortaöğretim 11. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Topçu (2014) tarafından geliştirilen "Okul Rehberlik Programı Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Katılımcıların ölçeklere vermiş olduğu yanıtların veri girişleri yapılarak betimsel istatistik ile puan ortalamalarının karşılaştırılması için T Testi, Mann Whitney U, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis analiz yöntemleri uygulanmıştır. Öğrencilerin ölçekte yer alan, alt boyutlara göre görüşlerinin değerlendirildiği çalışmada elde edilen sonuçlara göre yanıtların puan aralıkları doğrultusunda, öğrencilerin yanıtlarının tüm alt boyutlarda orta düzeyde olduğu görülmektedir. Öğrencilerin demografik değişkenlerine göre rehberlik programına ilişkin alt boyutların karşılaştırılması analizlerinde, öğrencilerin daha önce rehberlik ve psikolojik danışmanlık biriminden hizmet alıp almama durumu, lise türü, not ortalaması ile anne ve baba eğitim düzeyi bakımından anlamlı ölçüde farklılaştığı bulunmuştur.
Ortaöğretim 9. sınıf matematik dersi öğretim programının CIPP Modeli ile öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırma, 2017-2018 yılında uygulanan ortaöğretim 9. sınıf matematik dersi öğretim programını ve programın uygulanışını öğretmen ve öğrencilere uygulanan anket doğrultusunda değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın katılımcılarını Siirt il merkezinde resmi ortaöğretim kurumlarında görev yapan 149 matematik öğretmeni ve bu okullarda okuyan 324 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Fer ve Aközbek (2008) tarafından geliştirilen "Lise 1.sınıf Matematik Öğretim Programını Değerlendirme Anketi Öğretmen ve Öğrenci Formu" kullanılmıştır. Programın bağlam boyutuna yönelik öğretmenlerden elde edilen verilere göre; programdaki amaç ve kazanımların öğrencilerin gelişim özelliklerine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ders içeriklerinin azaltıldığı ve içerisindeki kuramsal bilgilerin yeterli olduğu ancak kazanımlara ayrılan sürenin yetersiz olduğu sonuçlarına varılmıştır. Girdi boyutuna yönelik; kaynak ve materyallerin öğrenmeyi kolaylaştırdığı, ders kitabındaki kazanımların anlaşılır olmadığı, kitabın sıkıcı olduğu ve programın öğretmen odaklı olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Süreç boyutuna yönelik; programda bireysel etkinliklere yer verildiği ve bu etkinliklerin sıkıcı olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Ürün boyutunda ise programın öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarına cevap vermediği, ancak matematiksel beceri gelişimine katkı sağladığı sonuçları elde edilmiştir.
Ortaokul öğretmen ve öğrencilerinin uzaktan eğitimle işlenen Türkçe derslerine yönelik görüşleri
Bu araştırmada Covid-19 salgını sürecinde uzaktan eğitimle işlenen Türkçe derslerine ilişkin Türkçe dersi öğretmenlerinin ve ortaokul öğrencilerinin Türkçe uzaktan eğitim derslerine ilişkin görüşleri incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan kesitsel tarama deseni kullanılmıştır. Araştırma verilerini toplamak için anket yöntemine başvurulmuştur. Oluşturulan anket formunda "Ortaokul Öğrencileri Uzaktan Eğitim Algıları Ölçeği", "Öğretmenlerin Uzaktan Eğitime İlişkin Görüşlerini Belirleme Ölçeği" ve demografik sorular yer almaktadır. Araştırmanın evrenini ve örneklemini Batman il merkezindeki ortaokullarda çalışmakta olan 206 Türkçe öğretmeni ve bu okullarda eğitim gören 400 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin görüşleri özelinde cinsiyet değişkenine göre kadın öğretmenlerin lehine anlamlı bir farklılık bulunduğu, öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin görüşlerinin medeni durumlarına göre bekâr öğretmenler lehine olduğu, öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin görüşlerinin eğitim seviyesine göre ise lisans mezunu öğretmenler lehine gerçekleştiği, ayrıca öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin görüşlerinin mesleki kıdem değişkenine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin uzaktan eğitim algılarının ebeveyn durumlarına göre farklılığı incelenmiş; öğrencilerin uzaktan eğitim algılarının ilkokul mezunu annelere sahip öğrenciler lehine gerçekleştiği, öğrencilerin babalarının eğitim durumuna göre ise farklılaşmadığı sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin uzaktan eğitim algılarının çalışma odası olup olmama durumuna göre ise farklılaşmadığı, uzaktan eğitim yerine yüz yüze eğitimi tercih ettiği, yüz yüze eğitimi uzaktan eğitime göre daha yararlı bulduğu; EBA/TV'de işlenen derslerin öğrencilerin seviyelerine uygun olduğu, EBA/TV uygulamasının tek başına yeterli olmadığı ayrıca öğrencilerin EBA/TV derslerinde kendi ders öğretmenlerini istediği sonuçlarına ulaşılmıştır.
Gerçekçi matematik eğitiminin 7. sınıf eşitlik ve denklemler konusunda öğrencilerin başarılarına etkisi ve öğrenci görüşleri
Bu çalışmanın amacı 7. Sınıf cebir öğrenme alanında bulunan eşitlik ve denklem konusunun öğretiminde GME'nin öğrenci başarısına etkisini ve GME'ye ilişkin öğrencilerin görüşlerini incelemektir. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma modeli kullanılmıştır. GME'nin 7. sınıf denklemler konusunda öğrencilerin başarılarına etkisini incelemek amacıyla nicel araştırma yöntemi, GME'ye yönelik öğrencilerin görüşlerini incelemek amacıyla ise nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılı Siirt ilinin Merkez ilçesi Alparslan Ortaokulu 7. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Uygulama yapılacak sınıfların belirlenmesi için okul müdüründen 7. Sınıfta okuyan öğrencilerin bir dönem önceki matematik not ortalamaları istenmiş ve öğrencilerin matematik not ortalamaları sınıf bazında incelenmiş olup matematik not ortalamalarının normal dağıldığı SPSS21 paket programı yardımıyla görülmüştür. Bu nedenle öğrencilerin not ortalamaları birbirine en yakın olan iki sınıfı almakta sakınca görülmemiştir. Araştırmacı belirlenen iki sınıf arasından deney ve kontrol grubunu belirlemek amacıyla kura yöntemine başvurmuştur. Kura sonucunda 7/A sınıfı kontrol grubu olurken, 7/C sınıfı deney grubu olmuştur. Deney ve kontrol gruplarının başlangıç seviyelerini ve matematik başarıları arasında anlamlı bir fark olup olmadığını görebilmek için her iki sınıfa da başarı testi öntest olarak uygulanmış ve aralarında anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Deney grubundaki öğrenciler GME'ye yönelik hazırlanmış olan etkinlikler ve materyaller ile ders işlerken kontrol grubu öğrenciler MEB ders kitabı tabanlı öğretim ile ders işlemişlerdir. Uygulama sürecinin tamamlanmasının ardından deney grubu öğrencilerden gönüllü olanlara "GME'ye yönelik öğrenci görüş formu" verilmiştir. Form aracılığı ile öğrencilerin görüşleri içerik analizi yapılarak incelenmiştir. Nicel veriler sonucunda deney grubundaki öğrencilerin başarılarının kontrol grubundaki öğrencilerin başarılarına göre anlamlı düzeyde arttığı saptanmıştır. Nitel veriler sonucunda ise öğrenciler matematik dersine yönelik ilgilerinin ve tutumlarının olumlu yönde etkilendiği, ön yargılarının azaldığı, eğlenerek öğrendikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: GME, Eşitlik ve Denklem, Akademik Başarı, Öğrenci Görüşler
8.sınıf Türkçe ders kitabı etkinliklerinin yaratıcılığa katkısına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı 8. Sınıf Türkçe ders kitabı etkinliklerinin yaratıcılığa katkısına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda öğretmen ve öğrencilerle görüşmeler yapılmış ve öğretim süreci gözlemlenmiştir. Nitel araştırma yöntemi ve olgu bilim deseni kullanılan araştırmanın çalışma grubu Ardahan il merkezi ve merkez ilçeye bağlı köylerdeki ortaokullarda çalışan on yedi Türkçe öğretmeni ve bu okullarda öğrenim gören yirmi üç öğrenci olarak belirlenmiştir. Öğretmen ve öğrencilerle yapılan görüşmeler yarı yapılandırılmış görüşme formları ile sağlanmış ve on yedi okulda araştırmacıyla birlikte bir Türkçe öğretmeni de öğretim sürecini gözlemlemiştir. Görüşme verileri içerik analizi tekniğiyle, ders gözlem formu verileri ise betimsel analiz tekniğiyle analiz edilmiştir. Ayrıca ders gözlem formunda gözlemcilerin elde ettiği veriler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre yazma becerisine yönelik etkinlikler yaratıcılığı desteklerken, diğer Türkçe ders kitabı etkinlikleri sürekli kendini tekrar ettiği ve çoğunlukla bilgi ölçtüğü için yaratıcılığa yeterli düzeyde katkı sunamadığı söylenebilir. Öğretmen ve öğrencilerin TDÖP ile ders kitabı etkinliklerine yönelik önerileri ise etkinliklerde dramatizasyon gibi aktif katılım gerektiren uygulamalara yer verilmesi, ders ortamlarının zenginleştirilmesi, kendini tekrar eden aynı tür soru kalıpları yerine etkinliklerde çeşitlilik sağlanması ve iş birliğinin ön plana çıkarılması şeklinde sıralanabilir.
İngilizce öğretiminde teknoloji destekli materyal kullanımına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri
Teknolojinin etkileri eğitim alanına yansımakta ve özellikle son yıllarda öğretim programlarında teknoloji destekli materyallere yer verilmektedir. Bu çalışmanın amacı ortaöğretim İngilizce öğretim programında teknoloji destekli materyallere ne sıklıkla yer verildiği, en çok hangi teknoloji destekli materyallerin kullanıldığı ve bu materyallerin kullanımının sınıf içindeki yansımalarına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubu 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Keçiören ilçesinde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı Anadolu liselerinde yer alan 9., 10., 11. ve 12. Sınıf İngilizce öğretmenleri ve 9., 10. ve 11. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmada öğretmen ve öğrenci görüşlerine etkili bir şekilde ulaşabilmek amacıyla nicel ve nitel verilerin toplandığı karma yöntem kullanılmıştır. Nicel veriler araştırmacı tarafından hazırlanan anket, nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Anketten elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak, yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler ise içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular analiz edildiğinde hem öğretmen hem de öğrenci görüşleri arasında paralellik gözlemlenmiştir. Öğretmenler ve öğrenciler teknoloji destekli materyal kullanımı sayesinde İngilizce öğretim sürecinin kolaylaştığını, kalıcı öğrenmeler meydana geldiğini ve motivasyonu arttırdığı yönünde görüşler bildirmişlerdir. Ayrıca teknoloji destekli materyallerin derslerin farklı aşamalarında kullanıldığı, öğretmenlerin ve öğrencilerin en çok kullandığı teknoloji destekli öğretim materyalinin akıllı tahta olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen verilerin, MEB program geliştirme uzmanlarına, alan uzmanlarına ve öğretmenlere, ortaöğretim İngilizce öğretim programında teknoloji destekli materyallerin kullanımına ilişkin önemli katkılar getirmesi beklenmektedir.
Sosyal adalet liderliği, okul yaşam kalitesi ve okula aidiyet duygusu ilişkisi
Bu araştırmada, sosyal adalet liderliği, okul yaşam kalitesi ve okula aidiyet duygusu arasındaki ilişkinin öğrenci görüşlerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmaya 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında Ankara'nın dokuz ilçesinde bulunan toplam 52 resmi lisedeki 2553 öğrenci katılmıştır. Araştırmada "Sosyal Adalet Liderliği Ölçeği", "Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği" ve "Okula Aidiyet Duygusu Ölçeği" kullanılmıştır. Öğrencilerin değişkenlere ilişkin görüşleri ortalama ve standart sapma hesaplamaları olarak sunulmuş ve çeşitli değişkenlere göre anlamlı bir farklılık olması durumu t-testi ve tek yönlü ANOVA ile çözümlenmiştir. Ayrıca, değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesinde Pearson momentler çarpımı korelasyon katsayıları kullanılmıştır. Araştırmada, bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesinde hiyerarşik lineer modelleme (HLM) tekniğinden faydalanılmıştır. Araştırma bulguları şu şekilde özetlenebilir; öğrencilerin okul müdürlerinin sosyal adalet liderliği, okul yaşam kalitesi ve okula aidiyet duygusuna ilişkin algıları orta düzeyinde bulunmuştur. Alt boyutlar kapsamında, en yüksek ortalamanın fırsat ve başarı boyutunda, en düşük ortalamanın ise katılım boyutunda olduğu gözlenmiştir. Araştırma kapsamındaki değişkenlere ilişkin öğrenci görüşleri çeşitli değişkenlere göre incelendiğinde, cinsiyet, aile aylık gelir durumu, okulun bulunduğu bölgenin gelişmişlik düzeyi, okul türü ve okulun büyüklüğüne göre manidar şekilde farklılaştığı saptanmıştır. Bir başka bulguya göre öğrencilerin sosyal adalet liderliği, okul yaşam kalitesi ve okula aidiyet duygusuna ilişkin algıları arasında orta ve yüksek düzeyde pozitif yönlü manidar ilişkiler bulunmuştur. Öğrencilerin okula aidiyet duygusu üzerinde etkili olan okul ve öğrenci düzeyi değişkenler incelendiğinde okul düzeyinde katılım; öğrenci düzeyinde ise eğitim beklentisi, sosyal bütünleşme, genel doyum ve öğretmen değişkenlerinin manidar etkisi olduğu görülmüştür.
İlköğretim 5 ve 6. sınıflarda seçmeli derslerin seçim sürecinde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri
Ulusların ve toplumların en değerliği zenginliği ve mirası nitelikli insan gücüdür. Bu potansiyelin etkili bir şekilde kullanımı gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin eğitim harcamalarının başat yatırımlar arasında olmasının neredeyse birincil sebebidir. Nitelikli insan gücüne sahip olmak için öğrencilerin daha iyi öğrenebileceği ortam ve fırsatlar yaratmak gerekir. Okullarımızda zorunlu derslerin yanı sıra demokratik anlayışla bireylerin ilgi ve yeteneklerine uygun tercih yapabildikleri seçmeli ders uygulaması bu amaca hizmet etmektedir. Bu çalışmanın amacı; 2005 yılından beri var olan seçmeli ders uygulamasını ortaokullarda görev yapan yöneticiler ve seçmeli derslere giren öğretmenlerin, ilköğretim 5 ve 6. sınıf öğrencilerinin ve velilerinin görüşlerine göre incelemek, elde edilen bulgular ile problemlere çözüm önerileri sunarak tartışmaktır. Araştırmanın evreni; 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılında, İstanbul ilinin Bayrampaşa ilçesindeki devlet ortaokullarında 5 ve 6. sınıfta okuyan öğrenciler ve velileri, seçmeli derslere giren öğretmenler ve bu okullardaki yöneticilerdir. Araştırmanın örneklemi ise İstanbul ili Bayrampaşa ilçesi Ali Ülker Ortaokulunda öğrenim gören otuz altı 5 ve 6. sınıf öğrencisi, yedi 5 ve 6. sınıfta öğrencisi olan veli, on dört 5 ve 6. sınıflarda seçmeli derslere giren öğretmen ve Bayrampaşa ilçesinde bulunan altı ortaokul yöneticisini kapsamaktadır. Bu araştırma nitel araştırma yaklaşımı ile hazırlanmıştır. Araştırmanın verileri görüşme tekniği ile toplanmıştır. Katılımcılara seçmeli derslerin seçim sürecinde karşılaştıkları sorunlarla ilgili görüşleri ve bu sorunlara çözüm önerileri getirmek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme soruları sorulmuştur. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Analizlere baktığımızda, seçmeli derslerin seçiminde öğrenciler üzerinde ailelerinin etkisinin oldukça fazla olduğu belirlenmiştir. Veli ve öğrencilerin ders içerikleriyle ilgili yeterince bilgilendirilmedikleri saptanmıştır. Seçmeli derslerin sayıca fazla olmasıyla birlikte ikili öğretim yapan okullarda derslik ve öğretmen eksikliği açığa çıktığı, bu nedenle istenilen derslerin seçilemediği belirlenmiştir. Sınıf mevcutlarının fazla olduğu, seçmeli derslere ait ders kitaplarının ve materyallerinin olmadığı, öğretmenlerin konuyla ilgili hizmet içi eğitim almadığı ve notla değerlendirmenin öğrenciler üzerinde kaygıyı artırdığı ifade edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular ve ulaşılan sonuçlardan hareketle; seçmeli ders uygulamalarında gerekli öğretmen, materyal ve fiziki ortamın sağlanması, öğrencilerin istedikleri dersleri alabilmelerine fırsat sağlayacak ortam oluşturulması ve seçmeli derslerin içerik ve amaçlarına yönelik bilgilendirmelerin zamanında yapılması gerektiği söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Seçmeli dersler, ilköğretim, eğitim, 4+4+4
Mimari özellikleri farklı ilk ve ortaokullardaki öğrenci ve öğretmenlerin okullarının bina ve bahçeleri hakkındaki görüşlerinin incelenmesi
Bu çalışmada mimari özellikleri farklı okullarda ki öğrenci ve öğretmenlerin okul binaları ve bahçeleri ile ilgili görüşleri araştırılmıştır. Araştırma İstanbul ilinde bulunan mimari özellikleri farklı olan üç ilkokullda 47 öğretmen ve 240 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Gerekli izinler alındıktan sonra alt düzeyde, orta düzeyde ve üst düzeyde olmak üzere üç okul seçilmiştir. Seçilen bu okullarda bulunan öğrenci ve öğretmenlere anket çalışması yapılmıştır ve bazılarıyla da görüşme tekniği uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, düşük düzey mimari özelliklere sahip okullarda 40 şube, 2 okul öncesi sınıfı, 38 ilkokul sınıfı, 4216 okul mevcudunun olduğu bildirilmiştir. Okulda kütüphane, yemekhane ve spor salonu bulunmamaktadır. 5 idareci odası, 1 özel eğitim sınıfının olduğu, fakat rehberlik odasının bulunmadığı belirtilmiştir. Kantinde okulun bahçesinde büfe şeklinde bulunmaktadır. Sınıflarda donanımın eksik olduğu, bazı sınıfların kendi imkanları ile projeksiyon aldığı bildirilmiştir. Tahtalarının eski ve tebeşirli olduğu, sıraların yetersiz olduğu, koridorların küçük ve temiz olmadığı, havalandırmanın yetersiz olduğu belirtilmiştir. Okul bahçesinde de oyun alanlarının, yeşil alanların olmadığı, temizliğin yetersiz olduğu, okul bahçe duvarlarının çok yüksek olduğu belirlenmiştir. Orta düzey mimari özelliklere sahip okullarda 12 şube ve 230 kişinin bulunduğu belirlenmiştir. Okullarda müzik sınıfı, spor salonu ve konferans salonu bulunmaktadır. Sınıflarda projeksiyon, internet, laptop bulunmaktadır. Koridorlar geniş ve aydınlatması yeterlidir. Panolar yeterlidir ve güncel durumdadır. Öğretmenler odası yeterli genişlikte bulunmaktadır ve televizyon ile bilgisayar bulunmaktadır. Taekwon-do, jimnastik, basketbol, voleybol ve futbol için kullanışlı salonlar, müzik odaları vardır. Kütüphanesi bulunmaktadır. Tuvaletler temiz ve her katta bulunmaktadır. Okul bahçesinde oyun alanları bulunmaktadır ve yeterli genişliğe sahiptir. Yeşil alanlar yeterli seviyede bulunmaktadır ve okul bahçelerinde gerekli olan temizliğin yapıldığı belirlenmiştir. Yüksek düzey mimari özelliklere sahip okullarda 36 derslik ve 806 kişi bulunmaktadır. Okulda revir, kütüphane, yemekhane, spor salonu, kantin, çay ocağı, 2 tane rehberlik servisi ve 40 bilgisayarın olduğu bilgisayar sınıfı bulunmaktadır. Koridorlar ve merdivenler geniştir, kütüphane vardır, tuvaletler temiz durumdadır, okulda yemekhane bulunmaktadır. Okul bahçesinde oyun alanları ve yeşil alanlar yeterli seviyede, temiz durumda ve çevre düzeni vardır. Araştırma sonuçlarına göre okullarda eksik olan bölümlerin ve malzemelerin Milli Eğitim bakanlığına bildirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması gerektiği belirlenmiştir. Binaların yapımında gerekli mimari özelliklerinin olması gerektiği, okulun renginin öğrenciler ve öğretmenler tarafından belirlenmesi, sınıfların ve çevre düzeninin öğretmenler ve öğrencilerin fikirleri alınarak yapılması gerektiği önerilmektedir.
Öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterliklerine ilişkin öğrenci görüşleri
Öğretme öğrenme etkinliklerinin etkili olabilmesi için öğretmenlerin sınıf yönetimi konusunda gerekli bilgiye sahip olmaları ve sınıflarında uygulayabilmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, öğrenci görüşlerine göre öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterliklerini belirleyebilmektir. Araştırmada karma yöntem olarak nicel ve nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Nicel Araştırma, 2014-2015 eğitim öğretim yılı Kasım 2014 ile Şubat 2015 tarihleri arasında İstanbul ili Kadıköy ilçesindeki ortaokulların 5. 6. 7 ve 8. sınıflarında öğrenim gören 1016 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma verileri "Öğretmenlerin Sınıf Yönetimi İlkelerine Uyma Düzeyini Belirleme Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemleri olarak frekans, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise İstanbul Kadıköy ilçesindeki ortaokulların 5. 6. 7. ve 8. sınıflarda öğrenim gören 50 öğrenci ile Mart 2015, Nisan 2015 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nitel bölümünde görüşmeler yapılmıştır. Nitel araştırma verileri içerik analizi yardımıyla değerlendirilmiştir. Araştırmanın nicel verilerine göre, öğretmenlerin "öğretmen öğrenci ilişkilerine uyma" "eğitim öğretime yönelik ilkelere uyma" boyutlarında belirtilen maddelere "orta" düzeyde uydukları görülmüştür. Öğrenciler, öğretmenlerinin sınıf yönetimi ilkelerine genel olarak "orta" düzeyde uyduklarını belirtmişlerdir. Ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin sınıf yönetimi ilkelerine uyma düzeylerine ilişkin öğrenci görüşleri arasında cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılıklar görülmüştür. Sınıf değişkenine göre öğrenci görüşleri arasında anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Nitel araştırma sonuçlarına göre ise, öğrenciler öğretmenlerinin sınıfta esprili, eğlenceli olmasını istemektedir. Öğrenciler notla ödüllendirilmek istemekte, ceza olarak uyarılmak, affedilmek istemektedir. Öğrenciler, öğretmenlerinin dersi eğlenceli etkinliklerle, oyunlarla anlatmalarını istemektedir. Araştırma bulgularına göre, öğretmenlere sınıf yönetimi ile ilgili hizmet öncesi ve hizmet içinde uygulama ağırlıklı eğitimler verilmesi, sınıf içi istenmeyen davranışların önlenmesine ve daha etkili bir eğitim öğretim faaliyetinin gerçekleştirilmesine katkı sağlayabilir. Araştırma bulgularının öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterliklerinin geliştirilmesi ve etkili sınıf yönetimi konusunda önemli faydalar sağlayacağı beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Sınıf, Yönetim, Sınıf yönetimi, Öğrenci, Davranış,
Fen Bilimleri dersinde araştırma-sorgulamaya dayalı uygulamaların etkileri
Öğrencilerin eğitim hayatı boyunca edindikleri bilgi ve becerilerini günlük hayatlarında da uygulamaları ve geliştirmeleri beklenmektedir. Yeni bilgi ve becerilerden bir tanesi 2005 yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığınca uygulamaya konulan yapılandırmacı öğrenme kuramının temele aldığı uygulamalardan biri öğrencinin merkeze alındığı araştırmaya dayalı öğrenme yaklaşımıdır. Çalışma, 4. sınıf öğrencilerine araştırma-sorgulamaya dayalı öğrenmeye temel oluşturan bilimsel süreç becerilerinin 5E modeline uygun olarak yapılan uygulamalarla kazandırılması, 4. sınıf öğrencilerinde fen bilimleri dersine karşı görüşlerindeki değişiklikleri belirlemek, öğrenme ortamı algısındaki değişiklikleri tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla 2013-2014 eğitim-öğretim yılının I. döneminde İstanbul ilinin Küçükçekmece ilçesinde bulunan Munis Faik Ozansoy İlkokulu 4. sınıfta olan 54 öğrenci ile çalışma yürütülmüştür. Bu araştırma nicel araştırma yöntemi olan deneysel yöntemle gerçekleştirilmiştir. 15 adet 5E Modeline uygun olarak 'Maddeyi Tanıyalım' ünitesindeki araştırma-sorgulamaya dayalı fen deneylerinin uygulamasından önce ve sonra 16 sorudan oluşan Bilimsel Süreç Becerileri ön test ve son test şeklinde uygulanmıştır. Deneylerin bitiminden sonra 'Maddeyi Tanıyalım' ünitesi ile ilgili öğrencilerin görüşlerini saptamak için 5 sorudan oluşan Öğrenci Görüşleri anketi uygulanmıştır. Öğrencilere öğrenme ortamı algısındaki değişiklikleri tespit etmek amacıyla deney uygulamalarını gerçekleştirmeden önce sürecin başlangıcında ve tüm deneylerin bitiminde resim yaptırılmıştır. Bilimsel süreç becerileri testinin verileri öğrenci görüşleri anketinin verileri SPSS programında frekans ve yüzdelik analiz ile hesaplanmıştır. Öğrencileri çizdikleri resimler alt başlıklarla kodlanarak içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Resim analizleri araştırmacılar ve resim analizleri konusunda alanda uzman bir Yrd. Doç. tarafından analiz edilmiştir. Sonuçlar değerlendirildiğinde öğrencilerin fen deneyi uygulamalarından sonra bilimsel süreç becerilerinden gözlem yapma, sonuç çıkarma, değişkenleri belirleme ve kontrol etme, verileri yorumlama, sınıflama ve ölçme becerilerinin geliştiği, deneyleri yaparken dersten zevk aldıkları, görüşlerinin olumlu olduğu ve kalıcı öğrenmelerin gerçekleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin yaptıkları ilk ve son resimler karşılaştırıldığında öğretmenin rehberlik rolünün açığa çıktığının, araştırmaya dayalı deney uygulamalarının işbirliğine dayalı, somut materyallerle gerçekleştirildiğini ve öğrencilerin deney malzemelerini deney uygulamalarında öğrendikleri tespit edilmiştir. Öğretmen deney uygulamalarında öğrencileri destekleyici, ilişkilerinde olumlu dil kullanması deneylerin öğrencilere aktarılmasında oldukça önemli olduğu kanısına varılmıştır. Eğitim fakültelerinde sınıf öğretmenlerine yönelik öğretim yöntem ve teknikleri dersinde araştırmaya dayalı öğrenme ya da farklı yöntem ve teknikler uygulamalı olarak gerçekleştirilmelidir. Ayrıca öğretmenlere bu konuda uygulamalı hizmet içi eğitimleri verilmelidir. İlköğretim 4. Sınıf öğrencilerine yönelik Fen Bilimleri dersinde yaratıcı düşünmeye yönelik etkinlikler eklenmeli ve etkinliklerin uygulanışı öğretmenlerle birlikte gerçekleştirilmelidir. Anahtar Kelimeler: Araştırma-sorgulamaya dayalı öğrenme, bilimsel süreç becerileri, fen bilimleri öğretimi, öğrenci görüşleri.
The effects of social media on democracy and political polarization in Turkey from the perspective of Turkish students
The usage of the internet and social media in Turkey is constantly growing, simultaneously, traditional news outlets are getting weaker. This situation indicates an alteration in the republic's information landscape. Social and political polarization was always portrayed in the political scene in Turkey. Even when the power shifted, the division remained sustained. This study aims at finding if there is a link between social media and political polarization in Turkey. To reach the goals of this study and collect needed data, qualitative and quantitative approaches were applied. A questionnaire was designed and distributed to (370) Turkish university students. The questionnaire using google forms consisted of 25 (multiple-choice, Likert scale, and an open question), conducted during the period (April 26 - May 16). The sample consisted of university students across undergraduate, graduate, and Ph.D. levels in Turkey aged between 18 – 50+. An online focus group discussion was well applied to have a more in-depth understanding of the research problem. It was conducted with six students also from different university education levels. The results of the study showed that the perspectives of the Turkish Students were that social media had a weak to moderate effect on political polarization in Turkey. Furthermore, the results of the study indicated that the studied sample of Turkish students does not rely on social media platforms to obtain political news, and most of them do not follow political leaders on social media. In addition, communication platforms did not encourage Turkish students to express themselves, as well as an indication that social media algorithms have contributed to a medium degree in creating filter bubbles through the content they suggest to users.
Mühendislik eğitiminin öğrenci bakış açısıyla değerlendirilmesi: İTÜ örneği
Dünya mühendislik eğitiminde meydana gelen gelişmelerin yanı sıra teknolojik ve endüstriyel ilerlemeler göz önünde bulundurulduğunda; mühendislik programlarının sürekli gelişim çerçevesinde yeni yaklaşımları geliştirmesi ve uygulaması ihtiyacı doğmuştur. Mühendislik eğitiminin öğrenciler için daha motive edici, ilgi çekici ve katkı sağlayıcı hale getirilebilmesi için, başlangıç noktası olarak eğitimin hem ders içerikleri hem de ders programları kapsamında öğrencilerin öğrenme deneyimlerinden faydalanılarak yeniden şekillendirilmesi gerekmektedir. Ülkemizdeki mühendislik eğitiminin farklı bir anlayışla ele alınması, öğretme tekniklerinin de değiştirilmesiyle birlikte tasarım ve problem çözme yaklaşımın ön plana çıkması ve bu olgunun eğitim sürecine yerleştirilmiş ve yayılmış olması hedeflenmelidir. Bu tez çalışmasında 2014-2015 eğitim-öğretim yılında tüm mühendislik programlarında öğrenim gören öğrencilerin öğrenme şekillerini etkileyen etmenlerin saptanması ve eğitim yöntemlerinin geliştirilebilmesi hususunda öğrencilerin ve öğretim üyelerinin yeni gelişen koşullar karşısındaki davranışları dikkate alınarak, tasarım ve problem çözme yaklaşımı ile öğretimin nasıl gerçekleştirilmesi gerektiği ilk kez değerlendirilmeye alınmıştır. Tez çalışmasının amacı kapsamında, izlenen yöntemsel yaklaşım da şu şekildedir: - Farklı disiplinlerde farklı performans gösteren öğrencilerin öğrenme yaklaşımlarının belirlenmesi, - Farklı mühendislik dallarında eğitim veren öğretim üyelerinin, öğrencilerden alınan geri bildirimlere yönelik bakış açısının değerlendirilmesi, - Problem çözme ve tasarım odaklı öğretme ve öğrenme yaklaşımının belirlenmesi ve başarısının ölçülmesi. Tez kapsamında değerlendirmeye alınan anket; farklı disiplinlerden, farklı performans gösteren (genel not ortalaması dağılımlarına göre) öğrencilerden seçilerek oluşturulmuş 3 ayrı gruba (4,0 ≤ GNO < 3,0; 3,0 ≤ GNO < 2,0; GNO ≤ 2,0 (Gözetim listesi) uygulanmış olup, toplam 1209 kişi tarafından cevaplanmıştır. Anket çalışması sonucunda elde edilen bulguların istatistiksel analizleri kapsamında SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 23.0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel anlamda değerlendirilmesi aşamasında; anket sorularının hazırlanması sırasında etkili olan ana başlıklardan yararlanılarak, sorular gruplar halinde incelenmiştir. Çalışma verilerinin değerlendirilmesinde hem tanımlayıcı istatistiksel metotlardan (frekans, yüzde, ortalama, standart sapma) hem de bağımsız örnekler (independent samples) t testinden, Tek Yönlü (One Way) ANOVA testinden ve farklılığa sebebiyet veren grubun tespitinde de Tukey testinden yararlanılmıştır. Bazı sorular için, değişkenlerin birbiriyle ilişkili olup olmadığının değerlendirilmesi amacıyla çapraz tablolar oluşturulmuş ve ki-kare testi yardımıyla yorumlanmıştır. İki niceliksel verinin karşılaştırılmasında, normal dağılım gösteren durumlarda, Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Genel güvenilirlik için Cronbach's Alpha katsayısı hesaplanmıştır. Elde edilen bulgular; % 95 güven aralığında ve % 5 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Analitik ve istatistik olarak elde edilen verilerin daha net şekilde ifade edilebilmesi ve aynı zamanda verilere dair anlaşılır yorumların yapılabilmesi açısından öğretim üyesi ve öğrenci görüşleri de dikkate alınarak değerlendirmeler yapılan yorumlar aşağıda maddeler halinde sıralanmaktadır: - Anketin genelinde kadın katılımcılar tüm soruları detaycı ve titiz yaklaşımlarıyla da bağlantılı olarak daha dikkatli şekilde cevaplamış olup; bu durum algılarının erkeklere oranla daha yüksek olduğu sonucuyla örtüşmektedir (Soru 51). - Anketi dolduran 2., 3. ve 4. sınıfta okuyan öğrencilerin oranları neredeyse aynıdır ve toplam olarak katılımcıların % 79,8'ini oluşturmaktadır (Soru 53). - Anketin temel ayrım noktası, anket gruplarının not ortalamasına göre belirlenmiş olmasıdır (3.0 - 4.0; 3.0 - 2.0; Gözetim Listesi). Anketin genelinde Gözetim Listesinin algısı, diğer iki grupla bariz farklılıklar barındırmaktadır. Bazı sorular bağlamında gözetim listesinin aksine, 3.0 – 4.0 arası ortalamaya sahip grup da farklı algılara sahip olduğunu göstermiştir. - Anket katılımcısı öğrencilerin büyük çoğunluğu Anadolu Lisesi mezunudur (% 58,9). Bu durumu Özel / Devlet Fen Lisesi mezunları (% 15,6) takip etmektedir (Soru 58). - Lise eğitimlerini aldıkları ya da diğer bir deyişle İstanbul Teknik Üniversitesine geldikleri şehir ve bölgeye göre ayrım yapıldığında; anketi yanıtlayan öğrencilerin çok büyük bir kısmı İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi ve Ege Bölgesinden, diğer geri kalanı ise çoğunlukla Akdeniz, İç Anadolu ve Karadeniz Bölgelerinden gelmektedir (Soru 56). - Ankete katılan öğrencilerin büyük çoğunluğunun ikamet yerinin İstanbul olması, ailesiyle kalmayı tercih edenlerin oranının yüksek olmasıyla sonuçlanmaktadır (Soru 56 ve Soru 59). - Anne-baba eğitim seviyesi açısından değerlendirilme yapıldığında, öğrencilerin babalarının eğitim seviyesi annelerine oranla daha üst düzeydedir. Babaların büyük çoğunluğu üniversite mezunuyken, anneler ise lise mezunudur. Tam tersi şekilde eğitim almamış ya da sadece okur-yazar olma seviyeleri bakımından annelerin yüzdesi babalarınkine oranla oldukça yüksektir (Soru 60). - Aile ortalama aylık gelirlerine göre sınıflandırıldığında, üniversitemiz genel profili orta sınıf ekonomik gelir düzeyine sahip ailelerden gelen öğrencilerden oluşmaktadır. Bu durumla da bağlantılı olarak, öğrenciler hem eğitimsel hem de yaşamsal alanlara yönelik finansal ve ekonomik desteği çoğunlukla ailelerinden ya da buna ek olarak kredi ve burs yoluyla almaktadır. Ayrıca eğitim desteğini kendi kendine çalışarak sağlayanların oranı da oldukça yüksektir (Soru 62 ve Soru 63). - Öğrencilerin bildikleri yabancı diller sorulduğunda; beklenildiği üzere büyük çoğunluk İngilizce, bunu takip eden şekilde Almanca ve Fransızca bilmektedir. Yabancı dil öğrenilen yerler olarak da ortaokul-lise eğitimi aldıkları okullar ve İTÜ Hazırlık Sınıfı yaklaşık olarak aynı oranları paylaşarak en yüksek yüzdelere sahiptir (Soru 34 - 38, Soru 67, Soru 68, Soru 69). Öğrencilerin mühendislik mesleğini seçmeleri konusunda etkili olan faktörlerin arasında sahip olduklarını ve mesleği daha iyi yapabilmelerini sağlayacağını düşündükleri analitik düşünme yetenekleri, kendilerini iyi yetiştirme ve iyi eğitim alma olanakları, mühendislik mesleğine olan ilgileri, meslekten ziyade okumak istedikleri üniversiteyi seçmiş olmaları ve son olarak temel ve doğa bilimlerine olan ilgileri en yüksek puanladıkları seçenekler olarak karşımıza çıkmaktadır (Soru 4 - 7). - Katılımcı öğrencilerin lisans eğitimleri sonrası iş bulma süreçlerinde en etkili ve kritik olan faktörün "özgür çalışma ortamı" olduğu sonucuna varılmıştır. Diğer etkili olan faktörler de aldıkları puanlara göre sırasıyla; maaş, iş güvenliği, terfi fırsatları, firma imajı ve kurumsallığı, ayrıcalıklar/avantajlardır (Soru 7). - Katılımcı öğrencilerin büyük çoğunluğu bölümlerinden mezun olduklarında iş bulma kaygısı taşımamaktadır (Soru 6). - Öğrencilerin büyük çoğunluğu mühendislik dallarında okuması hususunda yakınları teşvik edebileceğinin yanında bölümünde okumaktan memnun olduğu, eğitim gördükleri mühendislik dalını sevdiklerini, bölümlerini isteyerek seçtiklerini ve tekrar seçme şansı olması durumunda yine aynı bölümü seçeceği gibi sonuçlara varılmıştır (Soru 1, Soru 2, Soru 9). - Anket sonuçlarına göre mühendislik alanındaki iş başvurularında not ortalamasının bir seçilme kriteri olmadığı ve bu konuda öğrencilerin algısı da görülmüştür. Ayrıca 4 senelik lisans eğitimlerinin mesleki manada yeterliliği sağlamadığı gibi çarpıcı bir sonuca da varılmıştır. Bu durumla bağlantılı olarak da artık sadece aldıkları lisans unvanıyla yetinmeyip, öğrencilerin büyük çoğunluğu yüksek lisans eğitimine devam etmektedir (Soru 9). - Mezun olan öğrencilerimizin büyük çoğunluğu, uluslararası nitelikte, özel sektörde ve büyük ölçekli firmalarda çalışmak istemektedir. Ayrıca kendi şirketini kurmak isteyenlerin oranı da azımsanmayacak yüzdeye sahiptir. Bunları takiben araştırmaya yatkın olanların akademik kariyer yapmak istemeleri ve teorik bilginin direkt uygulamadaki akışının gözler önüne serildiği üretim kısmında çalışmak isteyenler de yakın oranlara sahip olup, diğer kariyer seçenekleri arasında yer almaktadır (Soru 8, Soru 17, Soru 18). - Anket katılımcısı öğrencilerin, anket genelinde en düşük puan verdikleri sorular "Akademik Danışmanlık" ile alakalı olanladır. Öğrencilerin çoğunluğunun akademik danışmanı ile sıklıkla görüşemediği hatta bir kısmının hiç görmemiş / tanışmamış olduğu, görüşmelerin planlı olmadığı, mesleki anlamda ilerleme ve gelecek planları hakkında aklına takılan sorulara yardımcı olunmadığı gibi sonuçlara varılmıştır. (Soru 14 - 16). - Öğrencilerin tercih ettikleri öğretme tekniklerinin kapsamında pratik uygulamalar, laboratuvar uygulamaları, stajlar, seminerler ve proje uygulamaları yer almaktadır (Soru 17, Soru 18). Anket sonuçlarından yola çıkarak, "İTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü" odak grup olarak seçilmiş ve öneri geliştirilebilmesi hususunda bu bölüme özel olarak 3 ayrı (Takım çalışması, Laboratuvar dersi ve Tasarım Bitirme Projesi) rubrik oluşturulmuştur. Rubrikler sayesinde hem öğrencilerin belirtilen konulardaki performansları ölçülerek iyileştirmeler yapılmış, hem de günümüzün olmazsa olmaz kriterlerinden olan sürekli gelişme çerçevesinde ölçme-değerlendirme yöntemi geliştirilerek öğrencilerimizin bundan sonraki mesleki yaşantılarında daha donanımlı hale gelmeleri hedeflenmiştir.
Gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımının 10. sınıf veri, sayma ve olasılık ünitesinin öğretiminde öğrenci başarısına etkisi ve öğrenci görüşlerinin incelenmesi
Araştırmanın amacı, GME yaklaşımına dayalı öğretim yönteminin 10. sınıf "Veri, Sayma ve Olasılık" ünitesinin öğretiminde öğrenci başarısına etkisini incelemek ve bu yaklaşıma dayalı öğretim yöntemi hakkında öğrenci görüşlerini ortaya koymaktır. Bu araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel aşamasında, deneysel araştırmalarda kullanılan ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen modeli kullanılmıştır. Gruplardan deney grubundaki öğrencilere GME yaklaşımına dayalı öğretim yöntemi, kontrol grubuna ise geleneksel yaklaşıma dayalı öğretim yöntemi (düz anlatım ve soru-cevap) uygulanmıştır. Araştırmanın nitel aşamasında ise durum (örnek olay) çalışma modeli kullanılmıştır. Çalışma 2018-2019 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında Van ili Gevaş ilçesinde bulunan MEB'e bağlı bir lisenin 10. sınıfında öğrenim gören 60 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama araçları; her iki gruba öğrencilerin başarısını ölçmek için "Veri, Sayma ve Olasılık Başarı Testi" (ön test-son test) ve deney grubundaki öğrencilere GME yaklaşımına dayalı öğretim yöntemine ilişkin görüşlerini belirleyebilmek için yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Hazırlanan başarı testinin pilot uygulaması 9. ve 11. sınıfta öğrenim gören toplam 93 öğrenci ile yürütülmüştür. Başarı testinin pilot uygulaması sonucunda cronbach alfa güvenirlik katsayısı .87 olarak bulunmuştur. Nicel verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler t-testi ve ilişkili örneklemler t-testi kullanılmıştır. Sonuçlar p=.01 anlamlılık düzeyine göre değerlendirilmiştir. Görüşme formundan elde edilen verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak, GME yaklaşımına dayalı öğretim yöntemi, geleneksel yaklaşıma dayalı öğretim yöntemine göre öğrenci başarısında daha etkili olduğu gözlenmiştir. Aynı zamanda öğrencilerin GME yaklaşımına dayalı öğretim yöntemi hakkında olumlu görüşler ifade ettiği de tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler Gerçekçi matematik eğitimi, veri, sayma ve olasılık, öğrenci başarısı ve görüşleri.
Ortaokul öğrencilerinin internet kullanımına ilişkin görüşlerinin dijital vatandaşlık kapsamında incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, devlet okulu ve özel okul öğrencilerinin dijital vatandaşlık kavramına yönelik görüşlerini karşılaştırmak, benzerlik ve farklılıklarını ortaya koymaktır. Bu çalışma, nitel yöntemle yapılan bir durum (vaka) çalışmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu, Van İli İpekyolu İlçesi' nde eğitim veren Özel Çınar Ortaokulu 8. Sınıf Öğrencilerinden 20 öğrenci ile Van İli Edremit İlçesi' nde Eğitim veren Mehmet Akif İnan Ortaokulu' nun 8.Sınıf Öğrencilerinden 20 öğrenci olmak üzere 40 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verileri, nitel veri toplama araçlarından görüşme tekniği kullanılarak yarı yapılandırılmış görüşme formu yardımıyla elde edilmiştir. İçerik analizi yöntemi ile araştırma verileri çözümlenmiştir. Devlet okulu ve özel okul öğrencileri arasında belirgin bir farklılık gözlenmemiş, dijital vatandaşlık boyutlarına yönelik öğrenci görüşleri birbirine benzerlik göstermektedir. Elde edilen verilere göre öğrencilerin tümünün interneti kullandığı, daha çok cep telefonlarıyla erişim sağladıkları, interneti en çok eğlence amaçlı kullandıkları görülmektedir. Öğrencilerin genelinin internetten alışveriş yaptıkları gözlenmiş, daha çok bilindik sitelere girdikleri görülmektedir. İnternette sahip olunan haklar konusunda öğrencilerin tamamının hak ve sorumluluklara uygun davrandıkları gözlenmektedir. Öğrenciler internet aracılığıyla daha çok akrabalarıyla ve arkadaşlarıyla görüştükleri görülmektedir. Bazı öğrencilerin oyunlar vasıtasıyla tanımadıkları kişilerle de görüştüklerini söyledikleri görülmektedir. Öğrenciler özel bilgilerini kimseyle paylaşmadıklarını belirtmektedirler. Öğrencilerin çoğunun bilişim suçlarından haberdar oldukları gözlenmektedir. İnternetin aşırı kullanımının beraberinde getirdiği sorunlardan haberdar olan öğrenciler, bu durumları; aşırı kilo alma-obezite, bağımlılık, göz rahatsızlıkları, şiddet, çevreye zarar verme, zorbalık, kas-iskelet rahatsızlıkları, baş ağrısı ruhsal bozukluklar, sinir bozuklukları, yorgunluk, tembellik, sosyalleşememe, dikkat dağınıklığı ve odaklanamama, radyasyona maruz kalmak olarak ifade etmektedirler. Anahtar Sözcükler: Dijital vatandaşlık, dijital vatandaşlığın alt boyutları, sosyal medya, internet
Ortaokul öğrencilerinin katıldıkları FeTeMM içerikli okul dışı etkinlikler ve bu etkinlikler sırasında yaptıkları grup çalışmaları ile ilgili düşünceleri
Bu çalışmada, ortaokul öğrencilerinin katıldıkları Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (FeTeMM) içerikli okul dışı etkinlikler ile ilgili düşünceleri ve bu etkinlikler sonrası öğrencilerin yaptıkları grup çalışmaları hakkındaki görüşleri incelenmiştir. Çalışma kapsamında ortaokul öğrencilerine yönelik bir "Bilim Şenliği" düzenlenmiş ve çalışmaya 2015- 2016 eğitim öğretim yılında bir ortaokulda öğrenim gören 20 öğrenci katılmıştır. Katılımcılar şenlik sürecince belirlenen 6 etkinliği gerçekleştirmişlerdir. Etkinlikler başlamadan önce ve tüm etkinlikler bittikten sonra öğrencilere açık uçlu soruların yer aldığı formlar uygulanmıştır. Her etkinlik bitiminde ise öğrencilerin etkinliği grup çalışması bağlamında değerlendirdiği bir üçlü likert tipi ölçek uygulanmıştır. Uygulanan formlardan elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Likert tipi ölçeğin analizinde ise betimsel analizler yapılmıştır. Yapılan incelemelerin sonucunda, öğrencilerin ölçekteki maddelere verdikleri cevapların ortalamalarının tüm etkinlikler için "çok iyi" düzeyde olduğu ve FeTeMM içerikli okul sonrası etkinliklerin grup çalışmalarına ve öz değerlendirmeye olumlu yönde yansıdığı görülmüştür. Açık uçlu soruların yer aldığı formlar incelendiğinde ise öğrencilerin FeTeMM içerikli etkinlikleri beğendikleri ve bu etkinlikler ile kavramları daha iyi anladıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca öğrencilerin çoğunluğu meslek tercihlerini FeTeMM alanlarında yapmak istediklerini belirtmişlerdir.
Öğretmen adaylarının çocuk haklarına yönelik görüşlerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Günümüzün modern toplumunda üzerinde hassasiyetle durulması gereken önemli konulardan biri de çocuk ve çocuk haklarıdır. Bu bağlamda eğitim fakültelerinde öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi'ni ve sözleşmenin temel ilkelerinin ne kadarını biliyor ve benimsiyor olduklarını öğrenmek araştırmanın konusunu oluşturmuştur. Bu araştırmanın amacı, eğitim fakültelerinde öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının çocuk haklarına yönelik görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın hedef evrenini, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Akdeniz Üniversitesinin eğitim fakültelerinde öğrenim görmekte olan tüm öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışma grubunu ise 2016-2017 eğitim öğretim yılı içerisinde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Akdeniz Üniversitesinin eğitim fakültelerinde öğrenim gören ve basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenen 1271 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada öğretmen adaylarının çocuk haklarına yönelik görüşlerini saptamak amacıyla veri toplama aracı olarak Kaya (2011) tarafından geliştirilen Öğretmen Adaylarının Çocuk Haklarına İlişkin Görüşleri adlı anket formu kullanılmıştır. Ölçme aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm, araştırmaya katılanların kişisel bilgilerinin yer aldığı kısımdır. İkinci bölüm ise anket sorularının bulunduğu kısımdır. Ankette uç değerlerin olup olmadığı kontrol edilmiştir. Ardından geçerli ve güvenilir analizler yapabilmek için eksik verilerin olup olmadığı kontrol edilmiş, ölçekte kayıp verilerin bulunmadığı gözlenmiştir. Normallik varsayımlarının sağlanıp sağlanmadığının kontrol edilmesi için veri setinde yer alan tüm maddeler için ayrı ayrı çarpıklık-basıklık katsayısı incelenmiştir. Dağılımın normal olmadığına ve parametrik olmayan testlerin kullanılmasına karar verilmiştir. Dolayısıyla katılımcılardan elde edilen görüşler arasında kişisel değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olup olmadığının belirlenmesi için SPSS paket program yardımıyla non-parametrik testlerden Mann Whitney-U ve Kruskall Wallis testi ile betimsel istatistiklerden frekans ve yüzde hesaplamaları kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarından çoğunun Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi'ni okumadığı ve daha önce çocuk hakları ya da insan hakları ile ilgili bir eğitim almadıkları saptanmıştır. Öğretmen adaylarının maddelere verdikleri yanıtlardan elde edilen sonuçlara göre cinsiyet, öğrenim görülen üniversite, öğrenim görülen program türü, yaşamının çoğunu geçirdiği yerleşim yeri, sınıf düzeyi, branşını severek seçme ve ailelerinin gelir durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıkların olduğu saptanmıştır.
Üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin matematik öğretmenliğini tercih etme isteği nedenleri
Bu çalışmanın amacı üniversite sınavına hazırlanan ve matematik öğretmenliği bölümünü seçmeyi düşünen öğrencilerin seçimlerinde etkilendiği faktörleri belirlemektir. Bu doğrultuda çalışma nitel araştırma yöntemlerinden odak grup görüşme tekniğine uygun olarak düzenlenmiştir. Bu görüşmeler çerçevesinde uygun bir ortamda öğrencilerin konuyla ilgili algıları ve dikkat çekmek istedikleri durumlar tartışma konusudur. Bu araştırma 2018-2019 Eğitim - Öğretim yılında Van ilinin İpekyolu ilçesindeki özel bir eğitim kursunda matematik düzeyinde sınava hazırlanan 20 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar yaş, cinsiyet, sosyoekonomik, kültürel, çevresel, bilimsel, medyatik, web tabanlı vs. özellikleri dikkate alınarak amaçlı örnekleme ile seçilmiştir. Katılımcıların her birine araştırma hakkında önceden bilgilendirme yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin bu meslek tercihi ile ilgili görüşleri ele alınmıştır. Bu doğrultuda öğrencilerin kararlarında etkili olan faktörlerden bazıları şunlardır: • Ailesinde ve yakın çevresinde bu mesleği seçenler • Ailesinin eğitim düzeyi • Eğitime katkıda bulunabileceğini düşünmesi • Sosyal yönünün güçlü olması • Öğretmenine olan sevgisi • Kutsal bir meslek olduğu düşüncesi • Kişinin web tabanlı incelemelerde bu mesleğe olan ilgisi • İş garantisi
Teknolojiye dayalı yürütülen Türkçe derslerinin öğretmen ve öğrenci görüşleri bağlamında değerlendirilmesi
Bu araştırma, teknolojiye dayalı yürütülen Türkçe derslerinin öğretmen ve öğrenci görüşleri bağlamında değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemiyle yapılan bu araştırmanın çalışma grubunu; Van ili, İpekyolu ilçesinde bulunan altı ortaokulda görev yapan 12 Türkçe öğretmeni ve bu öğretmenlerin derslerine girdiği 24 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın bulguları Türkçe öğretmenlerinin derslerinde teknolojiyi kullanma durumlarıyla ilgili öz değerlendirmeleri ve teknoloji destekli yürütülen Türkçe derslerinin etkililiği ile ilgili öğretmen ve öğrenci görüşlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında hem öğretmenler hem öğrenciler teknoloji kullanımının faydalı olabileceğini ifade etmişlerdir. Teknoloji kullanımının, öğrenme isteğini artırdığı, öğrenme materyallerinin daha çok duyuya hitap edecek şekilde etkileşimli olmasını sağlayabildiği, öğrenme kaynaklarının niceliği ve niteliğinin geliştirilmesine katkı sunduğu; ayrıca dört temel dil becerisi edindirme sürecinde yardımcı olabildiği görülmektedir. Öğretmenler tarafından teknoloji kullanımının dört temel dil becerisinden en çok dinleme becerisine katkı sağladığı belirtilmektedir. Öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun teknoloji kullanımı konusunda kendini kısmen yeterli veya yetersiz hissettiği görülmektedir. Öğrencilerin görüşlerine dair sonuçlara bakıldığında öğrenciler, teknoloji ile işlenen dersleri salt öğretmen anlatımıyla işlenen derslere tercih ettiklerini söylemektedir. Teknoloji destekli sürdürülen derslerin, dersleri sıkıcılıktan kurtardığı ve daha eğlenceli hale getirdiği de öğrencilerin büyük bir çoğunluğu tarafından belirtilmektedir. Öğretmenler ve öğrenciler teknoloji kavramını kolaylık tanımı üzerinden yapmakta ve zamandan tasarruf sağladığını ifade etmektedir. Ayrıca öğretmenler EBA'dan yararlandıklarını belirtirken öğrenciler de ders işleme sürecinde en çok EBA'daki içeriklerden faydalandıklarını belirtmektedir.
Ortaokul öğrencilerinin dinleme becerilerine ilişkin karşılaştıkları sorunlar üzerine bir inceleme
Bu çalışmanın amacı, öğretmen ve öğrenci görüşlerinden hareketle ortaokul öğrencilerinin dinleme sorunlarını ve bu sorunların kaynaklarını tespit etmek, bu sorunlara ilişkin öğretmenlerin çözüm yollarını ve çözüm önerilerini belirlemektir. Bu amaç çerçevesinde derinlemesine veri toplamak için nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak da nitel veri toplama tekniklerinden yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışma grubunu, Van merkez ilçelerinden Tuşba ve İpekyolu'nda bulunan 5 ortaokulda görev yapan 10 Türkçe öğretmeni ve 10 ortaokul öğrencisi oluşturmuştur. Çalışma grubunun seçiminde tecrübenin önemli olduğu düşünüldüğünden öğretmenlerin 3 yıl ve üstü görev yapmış olmaları göz önünde bulundurulmuştur. Görüşmelerle elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Analiz güvenirliği için kodlayıcı güvenirliğine başvurulmuştur. Çalışmanın bulguları dinleme sorunları, dinleme sorunlarının kaynakları, dinleme sorunlarına ilişkin öğretmenlerin çözüm yolları, dinleme sorunlarına ilişkin öğretmenlerin çözüm önerileri ve öğrencilerin görüşlerine göre dinleme sorunları başlıklarından oluşmaktadır. Araştırma sonucuna göre ortaokul öğrencilerinin dinleme sorunları genel olarak ortaya konulmuştur. Öğretmenlerin görüşlerinden hareketle aileden, çevreden, hazırbulunuşluktan, konuşmacıdan, dinleyiciden, eğitim ve dinleme materyalinden kaynaklı dinleme sorunları olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenler bu sorunları nasıl çözdüklerini belirtmişler ve bu sorunların çözüm yollarına ilişkin detaylı öneriler getirmişlerdir. Öğretmenlerin çözüm yolları ve çözüm önerileri dinleme sorunlarının kaynağında belirtilen temalar çerçevesinde sunulmuştur. Dinleme sorunları ve bu sorunların kaynağına ilişkin öğrenci görüşleri ise aile, çevre, hazırbulunuşluk, dinleyici ve dinleme materyali temalarında ortaya çıkmıştır. Dinleme sorunları ve bu sorunların kaynağına ilişkin öğretmen ve öğrenciler arasında benzeyen ve farklılaşan yönler olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları alan yazında yapılan diğer araştırmalarla farklı açılardan tartışılmıştır.
Kimya öğretmen adaylarının yeşil kimya konusundaki görüşlerinin incelenmesi
Yeşil kimya kimyasalların zararlı etkilerini azaltıcı ve çevre kirliliği ölçüsünü azaltmak için gereksinimleri ortaya çıkaran kimyada oldukça yeni bir alandır. Bir başka deyişle, çevreye dost ürünler kullanılmasını ve sürdürülebilir enerjinin kullanılmasını amaçlayan bir daldır. Daha temiz bir dünya için bireylerin yeşil kimya konusunu bilmesi ve çevre üzerindeki katkılarının farkında olması gerekmektedir. Bu bireylerin yetiştirilmesinde kimya öğretmenlerinin rolü büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle geleceğin öğretmenleri olacak olan kimya öğretmen adaylarının yeşil kimya konusunda eğitilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, dört hafta süren yeşil kimya etkinliklerinin kimya öğretmen adaylarının yeşil kimya konusundaki gelişmelerine nasıl katkı sağladığını incelemektir. Çalışmanın çalışma grubu 2019-2020 eğitim- öğretim yılı güz döneminde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde Kimya Öğretmenliği programının son sınıfında öğrenim gören 13 kimya öğretmen adayından oluşmaktadır. Bu çalışmada araştırma deseni olarak nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Yeşil kimya etkinlikleri probleme dayalı öğrenme yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Veriler yeşil kimya etkinlikleri uygulanmadan önce ve uygulandıktan sonra olmak üzere iki kez gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır. Görüşme formunda altı adet açık uçlu soru yer almaktadır. Çalışmadan elde edilen veriler içerik analizine tabii tutularak yeşil kimya teması altında kodlar belirlenmiştir ve belirli kategoriler altında birleştirilerek çalışmanın bulguları sunulmuştur. Elde edilen sonuçlara göre yeşil kimya konusunda verilen eğitim uygulamaları sayesinde öğretmen adaylarının yeşil kimyaya dair görüşlerinin olumlu yönde geliştiği sonucuna varılmıştır. Bulgulardan yola çıkılarak öğretmen adaylarına yeşil kimya konusunda kimya öğretmen eğitimi ders programlarında ders olarak okutulması ile kimya öğretmen adaylarının daha çevreci birer öğretmen olmalarında ve gelecekte yeşil kimya konusunda bilinçli bireyler yetiştirilmesinde katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Kırsal kesimde öğrenim gören 8. sınıf öğrencilerinin matematiksel modelleme hakkındaki görüşlerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı, kırsal kesimde öğrenim gören 8. sınıf öğrencilerin matematiksel modelleme hakkındaki görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Araştırma örneklemini 2019-2020 eğitim öğretim yılının güz döneminde, Mardin ilinin Mazıdağı ilçesine bağlı bir köy okulu olan Karalanı Ortaokulu 8. sınıfında öğrenim gören 16 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrencilere matematiksel modelleme etkinlikleri uygulanmıştır. Bu araştırmada nitel durum çalışması kullanılmış. Araştırma verileri; matematiksel modelleme etkinlikleri, üç ısındırma, üç tane de modelleme probleminden oluşmaktadır. Öğrencilere uygulanan matematiksel modelleme etkinlikleri sonrasında yapılandırılmış görüşme formu uygulanarak betimsel analiz yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda öğrenciler; matematiksel modelleme etkinliklerinin sınıfta karşılaştıkları problemlerden çok farklı olduğunu, bu problemlerin günlük yaşamla bağlantılı olduğunu, seçenek sayısının fazla olduğunu, ezberden uzak, kendilerinin aktif, öğretmenin yol gösteren olduğunu ve yaparak yaşayarak öğrenmek gibi özelliklerinin olduğunu ifade etmişlerdir. Öğrenciler, modelleme etkinliklerinde grup çalışması aracılığıyla çeşitli fikirlerin ortaya çıktığını, fikir alışverişi yapabildiklerini, iş birliği içinde anlaşarak çalıştıklarını, sosyal iletişinin gücünün arttığını ve sonuca daha kısa sürede ulaştıklarını ifade etmişlerdir. Çalışmamıza katılan öğrenciler, matematiksel modelleme etkinlikleri, öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerinin, yaratıcı düşünme, mantık ve muhakeme gücünün artmasında, kalıcı öğrenme ve sosyal iletişimi sağlaması açısından faydalı olacağını ifade etmişlerdir. Çözüm yollarının fazla oluşu, grup içinde fikir uyuşmazlığı, bu tür problemlere aşina olunmayışı ve işlemsel zorluklar bu süreçte yaşadıkları zorluklar olarak ifade etmişlerdir. Anahtar sözcükler: model, modelleme, matematiksel modelleme, matematiksel modelleme etkinlikleri
Sosyal bilgiler dersinde tartışmalı konuların öğretimi ile ilgili öğrenci görüşleri
Bu araştırmanın amacı, ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin tartışmalı konular hakkındaki görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Manisa ilindeki ortaokullarda okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, Manisa ili Demirci ilçe merkezinde bulunan toplam 5 adet devlet ortaokulunun 7. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırma anketinin yapım aşamasında tartışmalı konulardan oluşan madde havuzu oluşturulmuş, uzman görüşleri doğrultusunda 5'li likert tipinde 20 madde olarak son halini almıştır. Anket 203 öğrenciye uygulanmış, uygulamadan elde edilen veriler SPSS 22 programına girilmiş ve analiz edilmiştir. Ankette yer alan bütün maddelerin aritmetik ortalamaları, standart sapmaları ve frekansları belirlenerek tablolaştırılmış ve tek tek yorumlaması yapılmıştır. Öğrencilerin hangi konuların sınıfta tartışıp tartışılmayacağına yönelik görüşlerinin çeşitli değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini ortaya çıkarmak amacıyla "Mann Whitney U" ve Kruskal Wallis H" testleri uygulanmış, sonuçların yorumlanmasında ,05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre öğrencilerin sınıfta tartışmak istediği konuların başında sırasıyla; İnsan Hakları, Çok Kültürlülük, Seçim Sistemi, Hayvan Hakları ve Basın Özgürlüğü gelmektedir. Öğrencilerin sınıfta tartışmak istemediği konular ise Terör ve Şiddettir. Araştırma sonuçları çeşitli değişkenlere göre incelendiğinde; cinsiyete göre (M1 Askerlik Sistemi, M3 Cemaatler, M5 Fanatizm ve M11 Klonlama), kitap okuma (M20 Tv Yayınları),baba eğitim (M3 Cemaatler, M4 Çok Kültürlülük), anne eğitim (M1 Askerlik Sistemi, M3 Cemaatler ve M11 Klonlama), baba meslek (M3 Cemaatler, M5 Fanatizm, M10 İnternet ve M16 Seçim Sistemi), anne meslek (M3 Cemaatler) ve aile gelir (M10 İnternet) durumuna göre değişik maddelerde anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda sosyal bilgilerde tartışmalı konularda öğrenci görüşleriyle ilgili bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Bu araştırmaya öğretmen görüşleri de eklenerek öğrenci ve öğretmen görüşlerini kapsayan daha detaylı bir çalışma veyahut aynı çalışmaya nitel desen eklenerek daha derinlemesine bir araştırma yapılabilir.