Opinions of students
413 theses under this subject heading
8. sınıf İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük konularının öğretiminde öğrencilerin tarihsel meraklarına ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Bu tez çalışmasında, 8. Sınıf öğrencilerinin T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük konularına dair merak ettiği unsurların ortaya çıkarılması ve merak nedenlerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu tez çalışmasının problemi, T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük konuları çerçevesinde 8. sınıf öğrencilerinin merak ettiği kişi, olay, dönem ve yere dair tarihsel merakları nasıldır? Bu çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2020-2021 eğitim-öğretim yılı Denizli ilinde MEB'e bağlı bir özel okulun 8. Sınıf öğrencilerinden oluşan 31 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Bu tez çalışmasından elde edilen bulgulara göre öğrenciler tarafından en çok merak edilen kişiler; Mustafa Kemal Atatürk, Kazım Karabekir ve İsmet İnönü olmuştur. Öğrenciler tarafından en çok merak edilen olaylar, sırasıyla Milli Mücadele dönemi savaşları ve TBMM'ye karşı çıkan isyanlar olmuştur. Öğrenciler tarafından en çok merak edilen yerler; Milli Mücadele dönemi cepheleri, Selanik ve Çanakkale olmuştur. Öğrenciler tarafından en çok merak edilen dönemler, Milli Mücadele dönemi ve Atatürk'ün hastalık süreci ve ölümü olmuştur. Bu tez çalışmasından elde edilen bulgulara göre erkek karakterlerin, kadın karakterlere göre daha fazla merak edildiği görülmektedir. Kadın karakterlerin ihmal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin daha çok kendi ülkesindeki karakterleri merak ettiği, bunun da normal bir durum olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Zira bireylerin kendi tarihini merak etmeleri normal bir durumdur. 8. sınıf öğrencilerinin, T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük konularında askeri ve siyasi tarihe yöneldikleri görülmektedir. Tarih öğretiminin, sosyal, dini, sanatsal-edebi, kültürel tarafının hiçe sayılıp ihmal edildiği ve tarihin askeri-siyasi çerçeve içine sıkıştığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırmadan elde edilen bulgulara göre, sonuç olarak 8. sınıf öğrencilerinin merak ettiği dönem, kişi ve olay arasında bir paralellik görülmektedir. Anahtar kelimeler: merak, T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük, tarihsel merak
Öğrenci ve öğretmen görüşlerine göre ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin soru sormaya yönelik tutumlarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, İlköğretim 4. Sınıf düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin soru sormaya yönelik tutumlarını belirlemektir. Araştırma karma yöntem desenlerinden, keşfedici sıralı karma yöntem deseni ile yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini belirlerken, amaçlı örnekleme yaklaşımlarından maksimum çeşitlilikten örneklemeden yararlanılmıştır. Araştırmanın nitel kısmının katılımcıları 9 öğrenci ile 7 öğretmen; nicel kısmının katılımcıları ise ölçek geliştirme çalışma grubunu 203 öğrenci ,örneklem grubunu 334 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak,"Yarı-Yapılandırılmış Öğretmen Görüşme Formu","Yarı-Yapılandırılmış Öğrenci Görüşme Formu" ve "Soru Sormaya Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Öğretmenlerle yapılan görüşmeler sonucunda, soru soran öğrenci özelliklerinden, öğrencilerin soru sorduğu durumlardan, öğrenci sorularının niteliğinden, öğretmenlerin soru soran öğrenciye yaklaşımından, soru sormayı engelleyen ve teşvik eden durumlardan söz ettikleri görülmüştür. Öğrencilerle ise, derslerde soru sorma davranışlarının nelerden ve nasıl oluştuğundan, soru sormanın gerekliliğinden, soru sorulduğu an hissedilen duygulardan ve soru sormalarını engelleyen durumlardan bahsettikleri görülmüştür. Araştırmanın nicel kısmında ise nitel verilerin içerik analizi yöntemiyle incelenmesiyle öğrencilerin soru sorma süreci ile ilgili olduğu kabul edilen ifadeler tutum cümlesi olacak şekilde yazılmıştır. Uzman görüşü ve pilot uygulama işlemleri sonucunda 39 maddeden oluşan Soru Sormaya Yönelik Tutum Ölçeği'nin taslak formu oluşturulmuştur. Taslak form uygun örnekleme yöntemiyle seçilen 203 ilkokul 4. sınıf öğrencisine uygulanmıştır. Uygulanan ölçeğin faktör yapısının incelenmesi amacı ile açımlayıcı (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) çalışmaları ile madde analizi ve güvenirlik çalışmaları gerçekleştirilmiştir. 39 madde üzerinde gerçekleştirilen faktör analizi sonucunda, on beş madde analizlerden çıkartılarak 24 soruluk beşli likert tipi ölçme aracının son haline ulaşılmıştır. 'Soru Sormaya Yönelik Tutum Ölçeği' 334 öğrenciye uygulanmıştır. Analizler sonucunda soru sormaya yönelik açık olma düzeyleri yüksek, soru sormaya yönelik kaygı duyma düzeyleri düşük bulunmuştur. Öğrencilerin en çok soru sorduğu derslerin Matematik ve Fen dersleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Yüz yüze ve harmanlanmış öğrenme ile yürütülen İngilizce derslerinin öğrencilerin akademik başarısı ve doyumu açısından incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, yüz yüze öğrenme ile harmanlanmış öğrenme modellerinin İngilizce öğretimindeki etkililiğini çok boyutlu olarak incelemek ve her iki modelin öğrenen başarısı ile öğrenci doyumu üzerindeki etkilerini karşılaştırmalı bir bakış açısıyla ortaya koymaktır. Dijitalleşmenin yükseköğretimde giderek belirginleşen etkisi, çevrim içi bileşenlerin pedagojik tasarıma entegrasyonunu zorunlu kılmakta; böylece harmanlanmış öğrenme, yalnızca teknolojik bir tercih olmaktan çıkıp öğrenme-öğretme süreçlerini yeniden yapılandıran stratejik bir model niteliği kazanmaktadır. Ancak alan yazın, bu iki modelin etkililiğini bütüncül bir yöntemle karşılaştıran ampirik çalışmaların sınırlı olduğunu göstermekte; özellikle hazırlık sınıfı bağlamında öğrenci başarısı, bilişsel alt beceriler ve öğrenci doyumuna ilişkin bulguların tutarlı bir çerçevede sunulmadığı görülmektedir. Bu gerekçeyle araştırmada karma araştırma deseni kullanılmış ve nicel bulgular nitel verilerle derinleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2023–2024 akademik yılında Muş Alparslan Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu'nda öğrenim gören 47 hazırlık sınıfı öğrencisi oluşturmaktadır. Deneysel süreçte harmanlanmış öğrenme grubu Web 2.0 araçları, çevrim içi içerikler, etkileşimli etkinlikler ve dijital öğrenme yönetim sistemiyle desteklenmiş bir öğretim sürecine katılmış; yüz yüze öğrenme grubu ise geleneksel öğretim yöntemleriyle öğrenimini sürdürmüştür. Veri toplama sürecinde İngilizce akademik başarı testi, öğrenci doyumu ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşmeler kullanılmış; nicel veriler parametrik istatistiksel analizler, nitel veriler ise betimsel ve içerik analiz yoluyla çözümlenmiştir. Nicel bulgular, genel akademik başarı açısından iki model arasında anlamlı bir fark bulunmadığını ortaya koymuştur. Bununla birlikte alt beceri analizleri, harmanlanmış öğrenme modelinin özellikle okuma ve dinleme becerilerinde kayda değer bir avantaj sunduğunu; buna karşın gramer başarısında anlamlı bir farklılık oluşmadığını göstermiştir. Öğrenci doyumu verileri ise harmanlanmış öğrenme grubunun genel doyum, içerik-yöntem yeterliği, erişilebilirlik ve değerlendirme boyutlarında anlamlı ölçüde daha yüksek puanlar aldığını göstermektedir. Nitel bulgular, harmanlanmış öğrenmenin öğrenen özerkliğini desteklediğini, esneklik sağladığını, öğrenme materyallerinin çeşitliliğini artırdığını ve öğrenen motivasyonunu güçlendirdiğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte öğrencilerin teknik erişim sorunları, internet bağlantı problemleri ve zaman yönetimi güçlükleri yaşadıkları tespit edilmiştir. Yüz yüze öğrenme modeli ise anında geri bildirim, öğretmen-öğrenci etkileşiminin yoğunluğu ve sınıf içi düzen açısından güçlü yönleriyle öne çıkmıştır. Araştırma sonuçları, harmanlanmış öğrenmenin genel başarı üzerinde yüz yüze öğrenmeye göre üstün bir etki göstermemekle birlikte, bilişsel alt becerilerde ve özellikle öğrenci doyumunda anlamlı pedagojik avantajlar sunduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular, harmanlanmış öğrenmenin yükseköğretimde İngilizce öğretimine uyarlanmasında öğrenen özerkliği, esneklik, teknoloji entegrasyonu ve pedagojik farklılaştırma açısından önemli bir potansiyeli işaret etmektedir. Anahtar Kelimeler: Harmanlanmış Öğrenme, Yüz Yüze Öğrenme, Öğrenci Başarısı, Öğrenci Doyumu, İngilizce Öğretimi, Eğitim Teknolojileri.
Yabancı uyruklu ilkokul öğrencilerinin eğitim-öğretiminde yaşanan sorunlara ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri
Bu araştırmanın amacı, Eskişehir ili ilkokullarında öğrenim gören yabancı uyruklu ilkokul öğrencilerinin eğitim-öğretiminde yaşadıkları sorunları, bu sorunların kaynaklarını ve sorunlara yönelik çözüm önerilerini öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda ortaya koymaktır. Nitel bir araştırma olan çalışmadaki veriler, Eskişehir il merkezinde bulunan sekiz ilköğretim okulunda toplam yirmi bir sınıf öğretmeni ve yirmi dört yabancı uyruklu öğrenci ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırma verileri, içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır: •Yabancı uyruklu öğrencilerin yaşadıkları genel sorunlar ana teması altında, "Dışlanma", "Dil ve Kültür Farklıkları", "Uyum", "Çevreyle İlişkiler", "Ekonomik Sorunlar" ve "Politik Sorunlar" alt temaları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin; Türk örf- adetlerine ve okul kurallarına uyum sağlamadıkları ve Türkiye'yi kabullenemedikleri, yeni hayatlarına uyum sağlayamadıkları, kendi yakınları ile gruplaştıkları ve kapalı bir biçimde yaşadıkları, öğretmen ve akranları ile iletişim kuramadıkları, ten renkleri ve uyrukları nedeniyle zaman zaman yabancı görülüp, dışlandıkları ve öğrencilerin özgüven sorunları yaşadıkları ve yalnızlaştıkları tespit edilmiştir. •Yabancı uyruklu öğrencilerin eğitim-öğretim sürecinde yaşanan sorunlar ana temasında, "Dil ve kültür farklılığı", "Temel dil becerileri", "Anlama", "İfade etme ve yorum yapma", "Programın gerisinde kalma" ve "Akademik başarısızlık" alt temaları belirlenmiştir. Elde edilen verilerden hareketle öğrencilerin, öğretmenini, arkadaşlarını ve çevresindekileri anlamadıkları, iletişim kuramadıkları, kendi duygu ve düşüncelerini ifade edemedikleri ve derslere katılamadıkları, derslerde programın gerisinde kaldıkları ve çoğunlukla öğrencilerin başarısız oldukları sonuçlarına ulaşılmıştır. •Eğitim-öğretim sürecinde yaşanan sorunların kaynakları ana temasında; "Öğrenciden kaynaklanan sorunlar", "Öğretmenden kaynaklanan sorunlar", "Aileden kaynaklanan sorunlar" ve "MEB ve devletten kaynaklanan sorunlar" temalarına ulaşılmıştır. •Öğrenciden kaynaklanan sorunlar ise; "Dil bilmeden eğitim sistemine dâhil olma", "Ara sınıflarda eğitime başlama" "Uyum sorunları yaşama", "Derslere ilgisizlik", "Algıda gerilik" ve "Disiplini bozma" olarak belirlenmiştir. •Öğretmenlerden kaynaklanan sorunlar; "Öğrenci ve aileleri ile iletişimsizlik", "Öğretim teknikleri ve mesleki yeterlilik", "Ölçme-değerlendirme", "Sorunlara çözüm üretmeme" ve "Evrensel bir dil bilmeme" olarak ortaya çıkmıştır. •Aileden kaynaklanan sorunların; "Ailenin maddi durumu", "Ailenin eğitim durumu", "Okul idaresi ve öğretmenler ile iletişimsizlik", "Çocuğa gereken ilgiyi göstermeme" ve "Eğitim ve gelecek planı eksikliği" olduğu belirlenmiştir. •MEB ve devletten kaynaklanan sorunlar ise; "Politik kaynaklı sorunlar", "Eğitim sistemi kaynaklı sorunlar", "Program kaynaklı sorunlar" ve "Türkçe kurs ve materyal eksikliği" olarak tespit edilmiştir. •Yabancı uyruklu öğrencilerin eğitim-öğretiminde yaşadıkları sorunların çözümüne yönelik ortaya konan öneriler, "Öğrencilere", "Öğretmenlere ve Okullara", "Ailelere" ve "MEB'e ve devlete" yönelik öneriler olmak üzere dört tema altında toplanmış ve bu temaların oluşturduğu alt temalar ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Dil, Yabancı Uyruklu Öğrenciler, Eğitim-Öğretim Süreci, Eğitimde Yaşanan Sorunlar
Çevrimiçi ortamda oluşturulan dijital öyküleme etkinliklerine ilişkin öğretmen adayları ve ilköğretim öğrencilerinin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı çevrimiçi dijital öyküleme etkinliklerinin Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri (BÖTE) öğretmen adayları tarafından ilköğretim altıncı sınıf öğrencilerine uygulanması sürecinde öğretmen adayları ve öğrencilerin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırma durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) bölümünde öğrenim gören sekiz dördüncü sınıf öğretmen adayı ve Eskişehir Özel Çağdaş İlköğretim Okulu 47 altıncı sınıf ilköğretim öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk aşamasında BÖTE bölümü dördüncü sınıfında öğrenim gören öğretmen adaylarına 2012-2013 güz döneminde dijital öyküleme etkinliklerine yönelik eğitim verilmiş, ikinci aşamasında ise öğretmen adayları 2012-2013 bahar döneminde öğretmenlik uygulaması dersi kapsamında Eskişehir Özel Çağdaş İlköğretim okulunda öğrenim gören ilköğretim altıncı sınıf öğrencileri ile çevrimiçi ortamda dijital öyküleme etkinliklerini gerçekleştirmişlerdir. Araştırmanın verileri gözlem, yarı yapılandırılmış görüşmeler, günlükler, öğrenci ürünleri ve video kayıtları aracılığıyla elde edilmiştir. Ayrıca dijital öyküleme etkinliklerinin ilköğretim öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerinin gelişimine etkisini belirlemek amacıyla bir anket kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre ilköğretim altıncı sınıf öğrencileri dijital öyküleme etkinliklerinin 21. yüzyıl becerilerini geliştirdiğini düşünmektedirler. Öğrenciler ayrıca dijital öyküleme sürecinde internet bilgilerinin güvenirliğinden emin olamadıklarını, araştırdıkları konularla ilgili yeterli kaynağa erişemediklerini ve teknik sorunlarla karşılaştıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmen adayları ise dijital öyküleme etkinliklerinin hem kendilerinin hem de öğrencilerin 21. yüzyıl becerilerini geliştirdiğini düşünmektedirler. Ayrıca etkinlikler yoluyla birçok konu ile ilgili bilgi edindiklerini, öğretmenlik becerileri konusunda deneyim kazandıklarını ve etkinliklerin çevrimiçi ortamda gerçekleştirilmesinin uygulama sürecinde birçok kolaylık sağladığını ifade etmişlerdir. Diğer taraftan uygulama sürecinde dijital öyküleme etkinliklerin uzun sürdüğünü, zamanın yeterli olmadığını ve öğrencilerin isteksiz olduklarını belirtmişlerdir. Öğretmen adayları ayrıca dijital öykülemenin öğrencilere hem içerik bilgisi kazandırdığı hem de öğrencilerin teknolojik becerilerini geliştirdiği için bilişim teknolojileri dersine uygun olduğunu ve dijital öykülemeyi gelecekte eğitim hayatlarında kullanmayı düşündüklerini ifade etmişlerdir. Anahtar sözcükler: Dijital öyküleme, teknoloji entegrasyonu, 21.yüzyıl becerileri
Öğretmen adaylarının sosyal medyadaki etik davranışlara ilişkin görüşlerinin incelenmesi: Eskişehir ili örneği
Teknolojinin gelişmesiyle ve yaygın kullanılmasıyla birlikte etik dışı davranışlarda bulunmak daha kolay bir hal almıştır. Gerek maruz kalınan olaylar gerekse gözlemlenen davranışlar baz alınarak aslında etik olmayan pek çok davranış normalleşmiş, çok sayıda insan tarafından sıklıkla yapılır hale gelmiştir. Genel olarak iletişim ortamı anlamına gelen medyanın bilgi paylaşım ortamı olduğu da söylenebilir. Bilginin paylaşımı kavramı bir bakıma bilgi yayımı anlamına gelmektedir. Medyanın haber vermek, bilgilendirmek, eğlendirme, eğitmek, denetlemek gibi temel işlevlerinin olduğu düşünüldüğünde, paylaşılan haberin ya da bilginin doğruluğu, güncelliği, kişilik haklarına saygı gösterip göstermediği, gizliliği gibi etik sorunlar söz konusu olabilmektedir. Bu noktada gerek bireysel olarak gerek ortam açısından etik ilkelere dikkat etmek önemlidir. Medyanın yeni hale düşünüldüğünde, insanların artık basılı medyadan başka çevrimiçi ortamları ve sosyal medyayı haber ve bilgi edinme amaçlı kullandıklarını görülmektedir. Bu noktada medya etiği dışında bilgisayar etiği, internet etiği ve çok sayıda insan tarafından kullanılan ve etik dışı davranışlara çok kolay sebep olabilen sosyal medya etiğinin üzerinde durulmalıdır. Bilgi çağında, etik sorunlar Mason (1986) tarafından gizlilik, doğruluk, fikri mülkiyet ve erişim olmak üzere dört temel başlık altında ele almaktadır. Bu modelin temel alındığı bu araştırmanın temel amacı öğretmen adaylarının sosyal medyadaki etik davranışlarına ilişkin profillerini ortaya koymaktır. Araştırma kapsamında öğretmen adaylarının tercih edilmesinin iki önemli sebebi bulunmaktadır. Bunlardan biri sosyal medyayı en yaygın kullanan gurubun 18-29 yaş aralığında olan bireyler olması, ikincisi ise gelecek nesillere model olacak olan öğretmen adaylarının bu konuda görüşlerinin ve sergiledikleri davranışların önemli olmasıdır. Ayrıca alan yazındaki çalışmalar incelendiğinde çalışmaların pek çoğunun etik sorunlardan gizlilik üzerine olduğu görülmektedir. Bu durum göz önüne alındığında araştırma sosyal medya etiğine bütüncül bir bakış sağlamak açısından önemlidir. Araştırma, öğretmen adaylarının sosyal medyadaki etik davranışlarını yordayan değişkenleri belirlemeye yönelik olarak tarama modelinde desenlenmiştir. Araştırma kapsamında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesinde Eğitim Fakültelerin okuyan toplam öğrencilerden 3488 öğrenciye ulaşılmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından hazırlanmış olan 35 maddelik veri toplama aracı öğrencilere uygulanmış, uygulama sonrasında da toplam 23 öğrenci ile üç farklı grupta odak grup görüşmesi yapılmıştır. Odak grup görüşmelerinde araştırmacı tarafından yazılmış olan etik ikilem senaryoları kullanılmış ve öğrencilerin bu senaryolar üzerinden tartışmaları sağlanmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel veriler SPSS paket programı yardımıyla, nitel veriler ise içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular, gizlilik, doğruluk, fikri mülkiyet ve erişim boyutlarındaki ele alınan değişkenler açısından farklılık görüldüğünü ortaya koymaktadır. Cinsiyet değişkeni açısından incelendiğinde kadınların özellikle fikri mülkiyet ve erişim boyutlarında erkeklere göre daha hassas davrandıkları görülmektedir. Alan değişkeni açısından maddeler incelendiğinde istatistiksel anlamda farklılık çıkmasına rağmen bu farkın katılımcıların sayılarından kaynaklandığı düşünülmektedir. Boyutlardaki maddeler incelendiğinde özellikle fikri mülkiyet ve erişim konusunda sınıf düzey açısından daha keskin farklılıklar gösterdiğini sonucu dikkat çekmektedir. Veriler kullanılan forum sayısına göre incelendiğinde ise fazla sayıda forum kullanan katılımcıların daha fazla etik davranma eğiliminde oldukları görülürken bu sonucun tam tersine internette fazla vakit geçiren katılımcıların etik dışı davranma eğilimlerinin arttığı görülmüştür. Yapılan odak grup görüşmelerine göre ise öğrencilerin birkaçı dışında hepsinin kendilerine sağlayacakları faydaların etik davranışlarının önüne geçtiği, kendi menfaatleri söz konusu olduğu zaman etik dışı davranmaktan çekinmeyebilecekleri yapılan görüşmelerden elde edilen sonuçlar arasında olduğu söylenebilir. Araştırma sonucunda araştırma süreci ve elde edilen bulgular göz önüne alınarak uygulama ve araştırmaya dönük öneriler sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Etik, Öğretmen adayları, PAPA, Sosyal medya etiği,
Ortaöğretimde okul terkinin bireysel ve kurumsal nedenleri: Şanlıurfa ili örneği
Bu çalışmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin okul terkine ilişkin temel gerekçelerini, öğrenci görüşlerine dayalı olarak bu gerekçeleri nasıl meşrulaştırdıklarını, bu gerekçeleri üreten bireysel ve örgütsel faktörleri ortaya çıkarmak ve bunlara ilişkin çözüm önerileri geliştirmektir. Araştırmanın evrenini 2014-2016 eğitim-öğretim yılı Şanlıurfa ili ve merkez ilçelerinde okulu terk etmiş öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmada, nicel ve nitel araştırma yönteminin birlikte kullanıldığı karma bir model benimsenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre bireysel faktörler içerisinde öğrencinin geçmiş yaşantıları ve bazı demografik değişkenlerin; kurumsal faktörler içerisinde aile yapısının, finansal ve insan kaynaklarının, öğrencinin terk ettiği okulun bileşimi ve akranların okul terkinde etkili olduğu söylenebilir. Okul terk sorununun çözümünde uyumlu politikalar geliştirmek için politik düzeyde farklı bakanlıklarca bütüncül politikaların üretilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda müfredat dışı etkinliklerin bakanlıkların yerel temsilcileriyle koordine edilmesi, okul aile işbirliğinin Eğitimde Şartlı Nakit Kayıt Transferi Programına odaklanılarak geliştirilmesi, ortaöğretimde müfredat yapısının yeniden düzenlenmesi ve okul terki konusunun okul geliştirme programlarında önemli bir konuma ulaştırılması uygulamay dönük önerilerden bazıları olarak verilebilir.
Sosyal bilgiler öğretiminde edebî ürünlerin kullanımı ve değer aktarımındaki katkılarına yönelik öğretmen adaylarının görüşleri
Araştırmanın amacı Sosyal Bilgiler öğretiminde edebî ürünlerin kullanımı ve bu ürünlerin değer aktarımındaki katkılarına yönelik öğretmen adaylarının görüşlerinin belirlenmesidir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmada, 2015 - 2016 eğitim-öğretim yılı Bahar Döneminde "Sosyal Bilgilerde Sözlü ve Yazılı Edebiyat İncelemeleri" dersini alan 21 öğretmen adayı ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiş ve ders kapsamında yaptıkları 72 ders planı doküman incelemesi tekniği ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde, NVivo11 paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, öğretmen adaylarının çeşitli edebî ürünleri okumayı sevdikleri ve okumaya zaman ayırdıkları; ancak bazılarının sosyal medyadan kaynaklı olarak okumayı ihmal ettikleri, öğretmen adaylarının edebî ürünlere ilişkin tam bir tanım yapamadıkları ve çoğunlukla edebî ürünlerin tanımını yaparken çeşitli edebî türlere örnekler vererek ya da edebî ürünlerin özelliklerine değinerek tanım oluşturmaya çalıştıkları, öğretmen adaylarının Sosyal Bilgiler dersi içinde yer alan tarih, coğrafya, vatandaşlık, ekonomi, vb. pek çok konuda edebî ürünlerin kullanılabileceğini ifade ettikleri, öğretmen adaylarının çoğu Sosyal Bilgiler Öğretim Programında edebî ürünlerle olan ilişkilendirmelerin yetersiz olduğunu belirttikleri tespit edilmiştir. Ayrıca, en çok 7. sınıf düzeyinde, şiir, öykü ve fıkra türlerinden faydalanarak ders planları hazırladıkları ve duyarlılık, vatanseverlik ve saygı gibi değerler ile ilişkilendirmelere gittikleri tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına dayalı olarak Sosyal Bilgiler Öğretim Programında sözlü ve yazılı edebî ürünlere ve değer ilişkisine daha fazla yer verilmesi gerektiği söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Sosyal bilgiler, Edebî ürün, Değer, Öğretmen adayı.
İlköğretim ikinci kademede branş derslik sistemi uygulamasına ilişkin idareci, öğretmen ve öğrenci görüşleri: Malatya ve Elazığ örneği
Araştırmanın temel amacı, İlköğretim ikinci kademede Branş Derslik Sistemi uygulamasına ilişkin idareci, öğretmen ve öğrenci görüşlerini alarak değerlendirmektir. Araştırmada nicel ve nitel metotların birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, tarama modeli, nitel boyutunda ise, durum çalışması deseni kullanılmıştır.Araştırmanın çalışma evrenini 2011 ? 2012 eğitim-öğretim yılında Malatya ve Elazığ il merkezinde belediye sınırlarında bulunan ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi yedi ilköğretim okulu ve üç özel ilköğretim okulunda görev yapan idareciler, ikinci kademe öğretmenleri ve ikinci kademe öğrencileri oluşturmaktadır. Malatya il merkezi belediye sınırlarında altı adet resmi ilköğretim okulunda ve bir özel ilköğretim okulunda branş derslik sisteminin uygulandığı tespit edilmiştir. Elazığ'da ise bir devlet okulu ile iki özel okulda bu sistemin uygulandığını tespit etmiştir. Bu ilköğretim okullarının tamamına ulaşılarak 12 idareci ile görüşme yapılmış, 113 öğretmen ve 2221 öğrenciye anket uygulanmıştır. Bu okullardan birinde (Malatya-Mehmet Emin Bitlis İ.Ö.O.) öğretmenler anketleri doldurmak istemedikleri için, öğretmen anketleri dokuz okulda uygulanmıştır. Öğrenci anketleri ise okulların tamamında uygulanmıştır. İki okulun idarecileri görüşme yapmak istemedikleri için, idareci görüşmeleri sekiz okulda yapılabilmiştir.Araştırmada nitel verilerin toplanması amacıyla, idarecilere Branş Derslik Sistemine ilişkin görüşlerini almak için yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Nicel verilerin toplanması için, öğretmen ve öğrencilere Branş Derslik Sistemine ilişkin görüşlerini almak üzere anketler uygulanmıştır.Araştırmada toplanan nicel veriler bilgisayar paket programıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizlerinde, her bir madde ile ilgili olarak öğretmenlerin ve öğrencilerin görüşlerinin frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapmaları tablo halinde verilmiştir. Ayrıca öğretmenler için cinsiyet, mesleki kıdem, okul türü, devlet okulu öğretmenleri için eğitim türü (normal-ikili), branş derslik sistemi ile ilgili bir hizmet içi eğitime katılma durumlarına göre; öğrenciler için ise cinsiyet, sınıf düzeyi, okul türü, devlet okulu ise eğitim türü (normal-ikili) göre branş derslik sistemi ile ilgili görüşleri arasında anlamlı bir fark olup olmadığı istatistiksel tekniklerden bağımsız gruplar için t-testi ve tek faktörlü ANOVA, Scheffe (post Hoc) ile yoklanmıştır. Çalışmada nicel verilerin analizinde anlamlılık düzeyi p?.05 olarak alınmıştır. Görüşme yöntemiyle elde edilen nitel veriler betimsel analize ve içerik analizine tabi tutulmuştur. Branş Derslik Sistemini uygulayan okullarda fotoğraflar çekilerek, çalışma içerisinde uygun yerlerde kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, genel anlamda öğretmenlerin branş derslik sistemine dair daha olumlu düşünceleri olduğu, buna karşılık öğrencilerin branş derslik sistemine dair olumsuz düşüncelerinin daha ön planda olduğu; devlet okulunda öğrenim gören öğrencilerin, özel okulda öğrenim gören öğrencilere göre branş derslik sisteminin olumsuz yönlerine daha çok vurgu yaptığı ortaya çıkmıştır. Özel okul idarecilerinin branş derslik sistemine dair görüşlerinin devlet okulundaki idarecilere göre daha olumlu olduğu; bazı devlet okulu idarecilerinin uygulamada karşılaşılan sorunlar nedeniyle branş derslik sistemi uygulamasından vazgeçmek istedikleri ortaya çıkmıştır. Ayrıca özel okullarda koridorlarda öğrenci dolaplarının olması, Branş Derslik Sistemini öğrencinin tüm gün sınıf sınıf çanta taşıdığı bir eziyet olmaktan çıkarmıştır. İlaveten, özel okullarda tam gün ve daha az sayıda öğrenciyle eğitim yapılması da branş derslik sistemi açısından bir avantajdır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Branş Derslik Sistemi, Eğitim Ortamları, İlköğretim okulları
Sosyal bilgiler 6. ve 7.sınıf öğretim programlarının öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi
Günümüzde her alanda çok hızlı bir değişim yaşanmakta ve bu değişim eğitim sistemlerini de etkilemektedir. Eğitimde yaşanan değişimler öğretim programlarında da değişimi kaçınılmaz kılmaktadır. 2005 -2006 eğitim öğretim yılından itibaren Sosyal Bilgiler Öğretim Programında değişiklik yapılmış ve yapılandırmacı yaklaşım esas alınarak yeni öğretim programı hazırlanmıştır. Yeni programla; öğrenmeyi öğrenen, haklarını ve sorumluluklarını bilen, evrensel değerleri benimsemiş ve kendi kültürüne sahip çıkan etkili vatandaş yetiştirilmesi amaçlanmaktadır.Bu araştırma ile, Yeni Sosyal Bilgiler Öğretim Programı ve öğrenme-öğretme süreci değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre yapılmıştır. Öğretim programına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri iki farklı ölçekle alınmıştır. Öğrencilere yönelik ölçekte 47, öğretmenlere yönelik olan ölçekte ise 46 madde bulunmaktadır. Her iki ölçekte Likert tipindedir.Araştırmanın evrenini Kütahya il merkezinde bulunan ilköğretim 6. ve 7. Sınıf öğrencileri ve Kütahya il merkezinde görev yapan Sosyal Bilgiler Öğretmenleri oluşturmuştur. Örneklemi ise Kütahya il merkezinde bulunan ve seçkisiz yöntemle belirlenen 14 ilköğretim okulu oluşturmaktadır. Belirlenen bu okulların 6.ve 7. sınıf öğrencileri araştırma kapsamına alınmıştır. Yine il merkezinde görev yapan 30 Sosyal Bilgiler öğretmeni araştırmanın örnekleminin bir bölümünü oluşturmuştur ve Sosyal Bilgiler Öğretim Programına yönelik görüşleri alınmıştır. Verilerin analizi için SPSS kullanılmıştır. Veriler yüzde (%), frekans (f), Anova ve T testi ile çözümlenmiştir.Anket sonuçlarına göre, öğrencilerin Sosyal Bilgiler Programına karşı olumlu tutum içerisinde olduğu, dersin konularını beğendikleri görülmektedir. Öğretmenler de programı ana hatlarıyla olumlu bulmaktadırlar.Anahtar Kelimeler: Program, Sosyal Bilgiler, Yapılandırmacı Yaklaşım.
Okul öncesi çocuklarının karakter ve karakter özelliklerine ilişkin veli ve öğretmen görüşlerinin incelenmesi
Karakter özelliklerinin kazanılmasında okul öncesi dönemdeki yaşların temel olduğu bilinen bir gerçektir. Karakter gelişimi ailede başlamakta olup okul ile resmi bir boyut kazanmaktadır, bu nedenle velilerin ve okulun birbirini destekleyecek nitelikte olması son derece önemlidir. Bu desteğin belirlenmesi için velilerin ve öğretmenlerin bu konudaki fikirlerini bilinmesi gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı okul öncesi çocuklarının karakter ve karakter özelliklerine ilişkin veli ve öğretmen görüşlerinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Karma araştırma yöntemi ile hazırlanan bu araştırmanın çalışma grubunu 2013-2014 eğitim öğretim yılında Adıyaman ili merkez ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı yedi bağımsız anaokulu, bir özel anaokulu ve dokuz ilkokula bağlı anasınıflarında görev yapan okul öncesi öğretmenler (n=78) ve bunların sınıflarında bulunan çocukların velileri (n=79) oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formları ile elde edilmiştir. Araştırmanın verileri Mann- Whitney U-testi ve Kruskal Wallis H testi ve içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, okul öncesi öğretmenleri ve velilerin çocukların karakter özelliklerine ilişkin görüşlerinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Ancak karakter kavramı ile ilgili görüşlerinde farklılıklar ortaya çıkmıştır. Ayrıca, karakter özellikleri bakımından çocuklarda gözlemledikleri ve beklentileri konusunda da velilerin ve öğretmenlerin farkı görüşler belirttikleri ortaya çıkmıştır. Bulgular sonucunda, velilerin çocuklarının karakter özelliklerinin gelişiminde öncelikli sorumluluğu kendilerinde gördükleri ortaya çıkmıştır. Bununla beraber, öğretmenler çocukların karakter özelliklerinin gelişiminde velilerin rolü hakkında farklı görüşler dile getirmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Karakter ve karakter özellikleri, okul öncesi eğitim, veli, öğretmen
A study on the effectiveness of a blended learning model in English language learning in higher education: Student attitudes and opinions
The unprecedented development of Information and Communication Technology (ICT) tools in recent years has led to the spread of new models in English education. In addition to traditional face-to-face teaching, the 'blended learning' model of education, which was created by incorporating online resources into and out of the classroom, has been widely applied in recent years. From this point of view, the aim of this study is to evaluate students' attitudes and opinions about the blended learning model realized through a virtual classroom environment created through the Easyclass website (Easyclass, n.d.). This study was conducted in a state university for 15 weeks with 61 vocational school students with a beginner level of English. In this study, mixed method research design was used. Blended Learning Environment Scale developed by Cabı and Gülbahar (2013) was used to collect quantitative data. Semi-structured interviews were conducted with 10 volunteer students to collect qualitative data. These interviews were analyzed using content analysis. For the analysis of quantitative data, descriptive statistics were made with SPSS 23 program. There are 55 items in the scale with four factors: Online Learning (OL), Face-to-face (FtF) learning, Blended Learning (BL), and Technical Issues. The obtained data revealed that the students favored FtF learning the most (Mean=4.35) compared to BL and OL models. The students have the highest perceptions of 'learning with the guidance of the instructor' (Mean=4.60). With regards to the BL model, it was revealed that they have a very positive approach (Mean=4.15). As for online learning, although the students are quite positive, their ratings are relatively lower than those of FtF and the BL model (Mean=3.64). Regarding online learning, 'getting instant feedback from the instructor' has the highest rating (Mean=4.03). With respect to technological issues, it was found that the students do not have negative perceptions as they stated they rarely had technology-related problems (Mean=2.51). Student interviews indicated that they found the BL model in English lessons quite useful and motivating. They stated that the BL enhanced their vocabulary and grammar knowledge the most. They believed that getting feedback from the instructor outside the classroom and doing self-assessment exercises helped improve their English language learning. The triangulation of the qualitative and quantitative data of the study revealed that the vocational school students had quite high perceptions towards utilizing a blended learning model via a learning management system for English language learning in higher education. Keywords: Blended learning, online education, virtual classroom, ELT, WEB 2.0 tools
Cezayir'de yabancı dil olarak Türkçe öğretenlerin ve öğrenenlerin eğitsel kısa film materyalinin öğrencilere sağladığı dilsel ve kültürel kazanımlara ilişkin görüşleri
Cezayir 2 Üniversitesinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin ve öğreticilerin eğitsel kısa film materyalinin öğrencilere sağladığı dilsel ve kültürel kazanımlara ilişkin görüşlerinin belirlenmesine yönelik sorulara cevap arayan bu çalışma nicel desende bir tarama araştırmasıdır Çalışmanın evreni, Cezayir 2 Üniversitesinde Türkçe öğreten 22 öğretici ve bu üniversitede Türkçe öğrenen 100 öğrenciden oluşturmaktadır. Bu araştırmada, Cezayir'de yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin film materyalinden yararlanma durumlarına ve bir dil öğrenme aracı olarak film materyalinin dil gelişimine ve kültür vii aktarımına katkısına ilişkin görüşler belirlenmiştir Bu çalışmanın amacı; yabancı dil olarak Türkçe öğretim sürecinde film materyalinin yaygınlaşmasına, öğrencilerin dil yetilerinin gelişmesine, öğrencilerin Türk kültürünü daha iyi tanımalarına, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanına bilimsel katkı sağlamaktır.
Necdet Levent'in Elele, Yemeni ve Efe eserlerinin düzenlenerek viyola eğitiminde kullanılabilirliğine yönelik öğretim elemanı ve öğrenci görüşleri
Viyola eğitiminde Türk bestecilere ait eserlerin kullanımına yönelik araştırmalar incelendiğinde, eserlerinin zorlu pasajlar ve ileri teknikler içermesi ile notasyonuna ulaşmada yaşanan sorunlar nedeniyle bu eserlerin özellikle müzik eğitimi ana bilim dallarında viyola eğitiminde kullanımının oldukça sınırlı olduğu görülmektedir. Bu nedenle viyola eğitimde öğrencilerin de seslendirebileceği orta düzeyde Türk eserlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak gerçekleştirilen araştırmada Necdet Levent'in flüt için bestelediği Elele, Yemeni ve Efe parçalarının viyola eğitiminde kullanımına yönelik düzenlenmesi ve bu yolla da ulaşılabilir Türk viyola repertuvarına katkı sağlanması amaçlanmıştır. Araştırmada Necdet Levent'in Elele, Yemeni ve Efe parçalarını viyola eğitimine kazandırmak amacıyla viyola teknikleri gözetilerek düzenlenmiş, eğitimde kullanılabilirliğine yönelik öğretim elemanı ve öğrenci görüşleri alınmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu amaçsal örnekleme yönteminden uygun örnekleme deseni esas alınarak belirlenmiş ve gönüllülük esasına dayalı çalışmaya katılmayı kabul eden müzik eğitimi ana bilim dallarında görev yapan 7 viyola öğretim elemanı ve 8 viyola öğrencisi ile oluşturulmuştur. Öğretim elemanı ve öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış, elde edilen veriler içerik analizi yöntemi kullanılarak çözümlenerek tema ve kodlara ayrılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerden viyola için düzenlenmiş Necdet Levent'in Elele, Yemeni ve Efe parçalarının viyola eğitimine katkı sağlayacak, çağdaş Türk viyola repertuvarını genişletip, zenginleştirecek, öğrencilerin motivasyonlarını arttıracak, tonal ve modal duyumu geliştirecek, bireysel çalgı eğitimi viyola dersi kazanımları ile tutarlı ve kazanımların gerçekleşmesine yardımcı, Türk müziğini tanıtıcı ve seslendirmeye yönelten eserler olduğu tespit edilmiştir. Anahtar sözlükler: çağdaş Türk müziği, Efe, Elele, eser düzenleme, Necdet Levent, viyola, viyola eğitimi, Yemeni.
Psikolojik danışman adaylarının yaşamda anlama ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, psikolojik danışman adaylarının yaşamda anlama ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmaya 2017-2018 eğitim öğretim yılında bir devlet üniversitesinin Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü'nde öğrenim görmekte olan 29 psikolojik danışman adayı katılmıştır. Çalışma, psikolojik danışman adaylarının yaşamda anlamı nasıl algıladıkları, yaşamda anlamın oluşmasında nelerin etkili olduğu ve hayattan neler beklediklerini belirlemek amacıyla nitel araştırma modelinde tasarlanmıştır. Araştırmada veri toplama araçlarından yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Yapılan görüşmeler araştırmacı tarafından yazılı hale dönüştürülmüştür. Veriler bilgisayar ortamına aktarıldıktan sonra verileri çözümlemek için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarında psikolojik danışman adaylarının yaşamda anlamını etkileyen kişisel, çevresel ve duygusal temalar tespit edilmiştir. Yaşamda anlamı olumlu yönde etkileyen faktörlerin yanı sıra yaşamda anlamın oluşmasına engel olan temalar da ortaya koyulmuştur. Ayrıca yaşamı anlamlı bulan ve yaşamın anlamsız olduğunu düşünen kişileri etkileyen faktörler tespit edilmiştir. Temalar içerisinden en çok yaşamda anlama yönelik kişisel faktörler başlığında alt tema oluşturulmuştur. Psikolojik danışman adaylarına göre yaşamda anlamı etkileyen kişisel etmenler; bireyin seçim yapabilme özgürlüğü, kişisel inançlar, başarılı olmak, kişinin kendini geliştirmesi, keyif veren etkinlikler, kişinin kendini keşfetmesi, sağlık, hayata olumlu bakma, hedef, sorumluluk ve örnek insan olmaktır. Psikolojik danışman adaylarının en fazla sosyal çevre ve etkileşim gibi alt temalarda paylaşımda bulunduğu görülmüştür.
The attitudes and opinions of pre-service English teachers towards Kurdish-Turkish bilingual education in Turkey
This study investigated attitudes and opinions of pre-service English teachers towards Kurdish-Turkish bilingual education in Turkey. The participants of this mixed-methods study were 153 students from the Foreign Language Education Department of a high-ranked state university in the Marmara Region of Turkey. The instrument, "Bilingual Education Attitudes and Opinions Survey" included demographic information followed by 20 items for the quantitative, and 3 open-ended questions for the qualitative part of the study. The instrument was refined based on the feedback of 6 experts following the pilot study. Then it wasreshaped and reformatted before it was used in the study. The quantitative data was transferred to Statistical Program for Social Sciences (SPSS), version 20 for statistical analyses. The reliability of scores (Cronbach's α) was .84, a high level of reliability. The qualitative data was transferred to Microsoft Office Word Program, 2013 version for content analysis and thematic analysis. The statistical analyses revealed that a high percentage of the participants (44 %) had high positive attitudes towards Kurdish-Turkish bilingual education in Turkey. The regression analyses showed that men had positively higher attitudes than women whereas ethnicity was not a significant predictor of the attitudes. The content and thematic analysis indicated that some participants were of the opinion that bilingual education in Turkey could have some advantages in terms of school and academic success, human rights, psychological benefits, and cultural diversity. On the other hand, some participants were of the opinion that bilingual education in Turkey could provoke conflicts, cause separation, affect other minorities negatively and be abused by some people. Some participants also thought that some necessary steps including educating the staff and raising public awareness should be taken to initiate bilingual education, prevailing the peace within the country. Keywords: Bilingual Education, Mother Tongue, Kurdish-Turkish, Attitudes, Opinions.
Fatih Projesine ilişkin öğrenci, öğretmen ve veli görüşleri
Bu araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından "Fırsatları Artırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi" kısaca FATİH Projesi olarak adlandırılan çalışmanın uygulandığı kurumlardan birindeki etkililiğini ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Nitel yöntemlerden ise en çok kullanılanları olan görüşme ve gözlem tercih edilmiştir. Veri toplama aracı olarak ise araştırmacı ve danışmanının birlikte geliştirdiği yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlem formu kullanılmıştır. Görüşme formu her bir paydaş grubu için ayrı ayrı ve grubun özelliğine uygun sorulardan oluşacak şekilde üç farklı form olarak düzenlenmiştir. Görüşme formları için ayrıca uzman görüşü alınmıştır. Bu sayede FATİH Projesi'nin uygulayıcıları olan paydaşlardan en detaylı bilgiler elde edilmeye çalışılmıştır. Gözlem formunda ise FATİH Projesindeki öğretim teknolojilerinin kullanılma sıklığına yer verilmiştir. Araştırmada, durum çalışması tekniği kullanıldığı için örneklem seçilmemiş, bunun yerine bir çalışma grubu oluşturulmasına karar verilmiştir. Bu amaçla 2012-2013 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Avrupa yakasındaki FATİH Proje'si kapsamında projenin başından bu yana projede yer alan bir lisede görev yapan 3 idareci, 7 öğretmen ve okulun 10 öğrencisi olmak üzere toplam 20 kişi çalışma grubu olarak seçilmiştir. Görüşmeler araştırmacı tarafından çalışmanın yapıldığı okulda birebir olarak yapılmıştır. Gözlemler ise araştırmanın yapıldığı okulda ve öğrencilerin kaldığı yurtta yine araştırmacı tarafından yapılmıştır. Çalışmada her bir paydaş grubu ile yapılan görüşmeler ayrı ayrı ele alınıp incelenmiş olup gözlem formları ile birlikte irdelenmiştir. Sonuç ve öneriler kısmı ise tüm paydaşların ve araştırmacının ortak görüşünü ifade edecek şekilde düzenlenip çalışmanın sonunda ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: FATİH Projesi, Öğretim Teknolojisi, Durum Çalışması
Eğitim fakültesi lisans öğrencilerinin çokkültürlülüğe ve çokkültürlü eğitime dair görüşleri
Bu çalışma, çokkültürlülük ve çokkültürlü eğitim kavramlarından yola çıkarak hazırlanmıştır. Çokkültürlülük, çeşitliliği kabul etmek ve kültürleri tek bir kültür altında toplamak yerine, eşit bir şekilde yaşamalarını sağlamaktır. Çokkültürlü eğitim ise öğrencilerin farklılıklarını yadsımadan onları önemsemesi ve eşit bir ortamda eğitimin devam etmesini sağlayan bir süreçtir. Çokkültürlü eğitim, bir süreç içerisinde eğitimsel bir reform hareketidir. Çokkültürlü eğitimde öğrencinin ırk, etnik kimlik, sosyal sınıf gibi farklılıklarından dolayı herhangi bir fırsat eşitsizliği yaşamaması savunulur. Bu doğrultuda ilgili alanyazın taranmış ve literatür oluşturulmuştur. Çalışmanın amacı İstanbul'daki eğitim fakültesi lisans öğrencilerinin çokkültürlülüğe ve çokkültürlü eğitime dair görüşlerini belirlemektir. Bu kapsamda eğitim fakültesi lisans öğrencilerinin cinsiyet, etnik kimlik, üniversite türü (özel/devlet), bölüm ve sınıf düzeyi değişkenlerine göre görüşleri arasında anlamlı farkların olup olmadığı incelenmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup, Mann Whitney U Test ve Kruskal Wallis Test analizlerine başvurulmuştur. Çalışmada verileri toplayabilmek için bir anket geliştirilmiştir. Anketin geçerlik ve güvenirlik analizleri için pilot uygulamalar yapılmıştır. Alana kazandırılan bu anketin uygulanması sonucunda, 967 katılımcı ankete cevap vermiştir. Anketin sonuçlarına göre eğitim fakültesi lisans öğrencilerinin çokkültürlülüğe ve çokkültürlü eğitime dair görüşleri olumlu çıkmıştır. Anketin üçüncü bölümünde yer alan ve ölçek özelliği gösteren kısım 3 ayrı faktöre ayrılmıştır. Bunlar; çokkültürlü eğitimin sonuçları, üniversite eğitiminin çokkültürlü eğitime etkisi ile eğitim ve adalet şeklindedir.
İlköğretim 6, 7 ve 8. sınıflar seçmeli ders programlarının öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi
ÖZET İLKÖĞRETİM 6, 7 VE 8. SINIFLAR SEÇMELİ DERS PROGRAMLARININ ÖĞRETMEN VE ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ DOĞRULTUSUNDA DEĞERLENDİRİLMESİ Büğe Sonay TAŞ Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Adil TÜRKOĞLU Ekim- 2004, 132 sayfa Bu araştırma ilköğretim 6, 7 ve 8. sınıflar seçmeli ders programlarını öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda değerlendirmek amacıya yapılmıştır. Tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın amaçlarına uygun olarak öğretmen ve öğrencilerin, seçmeli derslerin amaçlan, içeriği, öğrenme öğretme süreçleri ve değerlendirme süreçlerine ilişkin görüşleri ile seçmeli dersler programı uygulamalarına ilişkin genel görüşleri alınmıştır. Çalışma, Adana ili merkez ilçeleri Seyhan ve Yüreğir' deki ilköğretim okullarında yapılmıştır. Küme örnekleme yöntemi ile 17 ilköğretim okulu örnekleme alınmıştır. Örneklem okulların SED' leri de göz önüne alınarak belirlenmiş böylece evreni temsil etme düzeyi artırılmaya çalışılmıştır. Çalışma, bu okullardaki seçmeli derslere giren öğretmenler ile 8. sınıf öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Okutulan her bir seçmeli ders için farklı bir şubeye anket uygulanmıştır. Bu araştırmada kullanılan anket formu araştırmacı tarafından, uzman görüşlerine başvurularak hazırlanmıştır, Anket formu iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde kişisel bilgilere ilişkin sorular, ikinci bölümde seçmeli derslere ilişkin sorular yer almıştır. Öğretmen ve öğrenci anketleri genel olarak aynı olmakla birlikte farklı sorulara da yer verilmiştir.n Araştırma sonucunda okutulan seçmeli derslerin okul idaresi ve öğretmenler kurulu tarafından belirlendiği görülmüştür. Öğretmen ve öğrenciler yeterli olanaklar sağlanır ise bu derslerin öğrenciler tarafından seçilmesi gerektiğini düşünmektedir. Genel olarak seçmeli derslerin öğrenciler için gerekli ve yararlı olduğu ifade edilmiştir. Buna karşılık hem öğretmen hem de öğrencilerin seçmeli derslerin daha da verimli yürütülmesini istedikleri belirlenmiştir. Ders anlatımında genellikle düz anlatım ve soru cevap yöntemleri kullanılmaktadır. Değerlendirme yöntemi olarak da en çok yazılı yoklamalar ve yazılı anlatımın kullanıldığı görülmüştür. Seçmeli dersler programında yenileşme ve gelişme çalışmalarına ihtiyaç duyulduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Seçmeli dersler, ilköğretim okulu, öğretim programı, program değerlendirme
Okul öncesi eğitim alan ve almayan öğrencilerin ilkokuma yazmaya geçiş sürecinin, öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi(nitel bir araştırma)
Bu araştırma, okul öncesi eğitim alan ve almayan ilköğretim birinci sınıföğrencilerinin, ilkokuma yazmaya geçiş sürecini, öğretmen ve öğrenci görüşleridoğrultusunda değerlendirmek amacıyla yapılmış nitel bir çalışmadır. Araştırmada,öğrencilerin okul öncesi eğitim alma durumlarının, ilkokuma yazmaya geçiş sürecineolan etkisi, öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmeye çalışılmıştır.Araştırma, 2005-2006 eğitim-öğretim yılında, Adana il sınırları içinde yer alanfarklı sosyo-ekonomik düzeydeki 6 ilköğretim okulunda yapılmıştır.Araştırmanın çalışma grubu, farklı sosyo-ekonomik düzeydeki 6 ilköğretimokulundaki 60 tane birinci sınıf öğrencisi ile 15 öğretmenden oluşmaktadır. İlköğretimbirinci sınıftaki 60 öğrenci ile birinci sınıfı okutan 15 öğretmenin görüşleri alınmıştır.Okul öncesi eğitim almış olmanın, ilkokuma yazmaya geçiş sürecini nasıletkilediğini betimleyecek şekilde sorular içeren görüşme formları hazırlanmıştır. Buformlar, uzman görüşlerine başvurularak, araştırmacı tarafından yarı yapılandırılmışolarak düzenlenmiştir.Verilerin çözümlenmesinde, kişisel bilgi formlarından elde edilen nicel verilerinçözümlenmesinde, sayı ve yüzde hesapları kullanılmıştır. Nitel veriler için de betimselanaliz yapılmıştır.Ulaşılan bulgular aşağıda özetlenmiştir.1. Anne babaların eğitim düzeyi arttıkça, öğrencinin okul öncesi eğitim kurumunagitme oranı artmaktadır.2. Araştırmaya dahil olan öğrencilerin ailelerinin aylık geliri arttıkça, okul öncesieğitim kurumuna giden öğrenci sayısı da artmaktadır.3. Okul öncesi eğitim alan ve almayan öğrencilerin büyük çoğunluğu bitişik eğikyazıyı güçlük çekmeden yazabilmektedir.4. Okul öncesi eğitim alan öğrenciler, okul öncesi eğitim almayan öğrencilere göreokula daha donanımlı gelmektedir.5. Okul öncesi eğitim kurumları, çocukları, okula ve okul kurallarınahazırlamaktadır.Anahtar Kelimeler : İlkokuma Yazma Öğretimi, Okul Öncesi Eğitim
Yıldız Teknik Üniversitesi Hazırlık Sınıfı öğrencilerinin kendilerine sağlanan öğretimin niteliğine ilişkin görüşleri
Bu araştırma, 2002-2003 öğretim yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Hazırlık sınıfı öğrencilerinin kendilerine sağlanan öğretimin niteliğine ilişkin görüşleri alınarak uygulanmakta olan İngilizce programının yeterlilikleri ve yetersizliklerinin saptanması amacı ile yürütülmüştür. Araştırmanın evreni, 2002-2003 öğretim yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Hazırlık Okulu öğrencileridir. Öğretimin ikinci yarıyılındaki öğrencilerden 259 öğrenci (%16.1) araştırma örneklemini oluşturmuştur. Bu araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen 47 soruluk bir anket yoluyla elde edilmiştir. Araştırmada kullanılan ankette hazırlık öğretiminin genel özelliklerine (7 soru), hedeflerine (7 soru), içeriğine (28 soru) ve ölçme değerlendirme sürecine (5 soru) ilişkin 47 soru bulunmaktadır. Anket güvenirliği için Wilcoxon ve Kappa uyum testleri ile iç güvenirlik için Cronbach-Alpha güvenirlik hesabı yapılmıştır. Bunlara göre, anket yüksek düzeyde güvenirlik ve iç tutarlılığa sahip bulunmuştur. Anketle elde edilen verilerin yüzde ve frekans hesaplamaları SPSS (Statistical Package For Social Sciences) bilgisayar programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Hazırlık sınıfı öğrencileri, öğretimin genel özelliklerine ilişkin olarak, öğretimin toplam süresini, programda yer alan 'Temel Ders' (Course Book) ve 'Yazma' (Writing) ders sayılarını yeterli bulmakta; ancak, 'Dilbilgisi' (Grammar) ve 'Okuma' (Reading) ders sayılarının yeterli olduğunu düşünmemektedirler; öğretimde devam zorunluluğu da yabancı dil öğrenimi için gerekli görmektedirler. Hazırlık öğrencileri, İngilizce okuduğunu anlama ve yazma becerisi kazandıklarını düşünmektedirler; ancak, dinlediğini anlama ve düşüncelerini anlatma konusundaki yeterliklerinden emin olmadıklarını belirtmektedirler. Öğrenciler akademik kaynakları izleyecek dil yetkinliğine ulaşmadıklarını; fakat, öğrendikleri İngilizce'nin lisans eğitimindeki ileri İngilizce dersleri için iyi bir temel oluşturacağını düşünmektedirler. Hazırlık programında 'Temel Ders' (Course Book) ve 'Okuma' (Reading) ders kitaplarının öğrenim gereksinimlerini karşılamak için yetersiz kaldığı, 'Dilbilgisi' (Grammar) ve 'Yazma' (Writing) ders kitapları ile 'Çalışma Kağıdı' (Worksheet) çalışmalarının öğrenim gereksinimlerini yeterli düzeyde karşıladığı; ancak görsel ve işitsel materyallerin kullanımının yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. IIIHazırlık okulu öğrencileri, öğretmenlerinin ders içi etkinliklerde ve sınıf yönetiminde belirgin yetersizlikleri olduğunu düşünmektedirler. Öğrenciler, ölçme ve değerlendirme sürecine ilişkin olarak ise, sınavları içerik, puan dağılımı ve uygulama sıklığı açısından yeterli bulmakta, ancak, sınavların bilgi düzeyini ölçmedeki yeterliliği konusunda görüş birliği içinde değildirler. Araştırmanın bulgularına göre, hazırlık programında kullanılan ders kitaplarının öğrenci geri bildirimi ile yeniden gözden geçirilmesi, derslerin görsel ve işitsel materyallerle zenginleştirilmesi; öğrencilerin İngilizce dinleme ve konuşma becerilerinin geliştirilmesi için ders içerik ve işlenişinin 'öğrenen merkezli' ve 'iletişime dayalı öğretim' ilkeleri doğrultusunda yeniden düzenlenmesi; öğretmenlerin sınıf yönetimi konusunda bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi amacı ile hizmet içi seminerlerin daha sık düzenlenmesi gerekliliği belirtilmiştir. IV
Avrupa Dil Gelişim Dosyası uygulamasının öğretmen ve öğrenci görüşleri açısından değerlendirilmesi
Bir dil öğrenme aracı olarak, Avrupa Konseyi tarafından Konsey üyesi ülkelerde dil öğrenimi alanında ortak bir anlayışın oluşturulmasını ve öğrenen özerkliği yönünde bir adım atılmasını sağlamak amacıyla geliştirilen Avrupa Dil Gelişim Dosyası, 1998 yılı itibari ile üye ülkelerde deneme amaçlı olarak uygulanmaya başlamıştır. Bu çalışmada, Avrupa Dil Gelişim Dosyası' mn Terakki Vakfı Özel Şişli Terakki İlköğretim Okuhı'nda gerçekleştirilen pilot uygulamasının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Değerlendirmenin yapılabilmesi için, 6. sınıf düzeyinde öğrenim görmekte olan 231 öğrenci ve uygulamayı yürüten 7 ingilizce öğretmeninin görüşlerine başvurulmuştur. Öğrenci ve öğretmen görüşlerim almak amacıyla araştırmacı tarafından 18 sorudan oluşan öğrenci anketi ve 23 sorudan oluşan öğretmen anketi geliştirilmiş ve uygulamanın yapıldığı 2003-2004 öğretim yılının sonunda öğrenci ve öğretmenlere uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen öğretmen ve öğrenci görüşleri yüzde ve frekans hesapları yapılarak tablolaştınlmış ve yorumlanmıştır. Öğrenciler, Avrupa Dil Gelişim Dosyası'nın öğrenen özerkliğinin gelişmesine katkı sağladığım ifade etmişler ancak Avrupa Dil Gelişim Dosyası'nın sınıf içi dil öğrenme süreçlerinin iyileştirip iyileştirmediği konusunda kararsız kalmışlardır. Öğrenciler, ayrıca, uygulama için geliştirilmiş olan Avrupa Dil Gelişim Dosyası'nın kullanışlı olduğunu düşünmektedirler. Öğretmenler ise, Avrupa Dil Gelişim Dosyası'nın öğrenen özerkliğinin gelişmesine ve sınıf içi dil öğrenme süreçlerinin iyileştirilmesine katkı sağladığı yönünde görüş belirtmişlerdir. Ayrıca öğretmenler, uygulama için geliştirilen Avrupa Dil Gelişim Dosyası'nın kullanışlı olduğunu ve dersi planlama ve yürütme sürecini kolaylaştırdığım ifade etmişlerdir. vm
Mimari özellikleri farklı ilköğretim okullarındaki öğrenci ve öğretmenlerin okullarının bina ve bahçeleri hakkındaki görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmada, mimari özellikleri farklı üç ilköğretim okulundaki öğrenci ve öğretmenlerin okullarının bina ve bahçeleri hakkındaki görüşleri ayrıntılı olarak incelenmeye çalışılmıştır. Araştırma, 2008-2009 Eğitim- öğretim yılında, Adana İli Merkez Seyhan ve Yüreğir ilçelerindeki resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenler ile bu okullardaki 4.- 8. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Örneklem seçimi içinse Adana il Milli Eğitim müdürlüğünden, müfettişlerden, öğretmenlerden alınan bilgiler doğrultusunda mimari özellikleri bakımından iyi, orta ve alt düzeyde üç okul belirlenmiştir. Daha sonra bu üç okuldaki tüm öğretmenlere ve 4.- 8. sınıflardan seçkisiz olarak belirlenen birer şubedeki öğrencilere anket uygulanmıştır. Araştırmada ayrıca, bu üç okuldan farklı branşlardan beşer öğretmen ile 4.-.8. sınıf düzeyinde ikişer olmak üzere onar öğrenci gönüllülük esasına göre belirlenerek, bu bireylerle görüşmeler yapılmıştır. Bu bağlamda anket uygulamasına 439 öğrenci ile 96 öğretmen katılırken, görüşmelere ise 15 öğretmen ile 30 öğrenci katılmıştır.Veriler, araştırma kapsamında geliştirilen ? Okul Bina ve Bahçelerine Atfedilen Metaforlar Anketi? (OBBAMA) ve yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre, Okul bina ve bahçesinin genel görünümünün ve fiziki mekan uygunluğunun, eğitim-öğretim kalitesini etkilemede önemli bir faktör olduğu kullanıcı görüşleri doğrultusunda ortaya çıkmıştır. Okulun bina ve bahçesinin yeterli olarak kabul edildiği okullarda öğrenci ve öğretmenler daha çok olumlu temalar altında metafor üretmiş ve olumlu anlamda görüş bildirirken, bina ve bahçenin yeterli olarak kabul edilmediği okullarda ise öğrenci ve öğretmenler daha çok olumsuz temalar altında metafor üretmiş ve olumsuz görüş bildirmişlerdir. Mimari özelliklerin düzeyi olumlu anlamda arttıkça öğretmen ve öğrencilerin okullarına karşı olumlu tutum geliştirdikleri söylenebilir.Araştırma sonuçları doğrultusunda okullardaki gerekli olmasına rağmen bulunmayan bölümlerin il milli eğitim müdürlüğünce oluşturulacak bir komisyon tarafından tespit edilmesi ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın bundan sonra yapacağı projelerde eksik olan bu bölümlere yer vermesi gerektiği söylenebilir. Ayrıca binaların yapı aşamasında ve bahçe düzenlemesi sürecine mimarlar, mühendisler, eğitimciler ve çocuk gelişimcilerinin de katılması, kullanılan ve yapılacak olan okullarda renk seçiminin öğretmenler ve öğrenciler tarafından yapılması, sınıf ve çevre düzenlemelerinde öğretmen ve öğrencilerin fikirlerinin alınması önerilmektedir.Anahtar Kelimeler : Metafor, Okul Binası , Okul Bahçesi, Okul Bina ve Bahçelerine Atfedilen Metaforlar Anketi (OBBAMA)
Öğretme-öğrenme sürecinde geribildirim: Dördüncü ve beşinci sınıf öğretmen ve öğrencilerinin görüşlerine göre sınıfta geribildirim kullanımının değerlendirilmesi
Bu araştırma öğretme-öğrenme sürecinde geribildirimin: Dördüncü ve Beşinci Sınıf öğretmen ve öğrencilerinin görüşlerine göre sınıfta geribildirim kullanımını, işlevlerini; öğretmen görüşlerine göre karşılaşılan güçlükleri ortaya çıkarmak amacı ile yapılmıştır. Araştırma nicel yöntemin (anket) kullanıldığı bir çalışmadır.Araştırmanın evrenini Hatay ili Altınözü ve İskenderun ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilköğretim okullarının dördüncü ve beşinci sınıflarında görev yapan sınıf öğretmenleri ve bu sınıflarda okuyan öğrenciler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi 150 sınıf öğretmeni ve 210 öğrenciden oluşmaktadır.Veriler, araştırma kapsamında geliştirilen anket aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler (frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma), kay kare analizi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularından elde edilen sonuçlar şöyle özetlenebilir:Sınıf öğretmen ve öğrencilerinin geribildirim ve işlevleri hakkındaki görüşlerine ilişkin yapılan frekans dağılımı sonucundan; öğretmen ve öğrencilerin benzer görüşte oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Cinsiyet, mesleki kıdem, sınıf mevcudu ve öğrencilerin sosyo-ekonomik durumuna göre öğretmenlerin geribildirim hakkındaki görüşlerinin de farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.