Secondary schools
1,555 theses under this subject heading
Türkçe dersi ortaokul öğrenci çalışma kitaplarındaki etkinliklerin söz varlığı üzerine bir araştırma
Öğretim sürecinde belirlenen hedeflere ulaşmada en önemli materyaller ders kitaplarıdır. Bundan dolayı hazırlanan ders kitaplarının dersin hedef ve kazanımlarına uygun olması ve yeterli niteliklere sahip olması gerekmektedir. Hem öğretmen hem de öğrenci için temel başvuru kaynağı olan Türkçe ders kitapları hedeflenen bu amaçlar doğrultusunda hazırlanmalıdır. Türkçe öğretiminde ders kitapları dil becerileri ile zihinsel becerilerin gelişiminde belirleyici öneme sahiptir. Bireyler arası iletişimde kişinin sahip olduğu kelimeler, anlama ve anlatma becerisini doğrudan etkilemektedir. Bu becerinin en temel kaynağı olan ders kitaplarındaki söz varlığı çalışmamızın temel konusudur. Bu noktadan hareketle "Türkçe Dersi 6, 7 ve 8. Sınıf Öğrenci Çalışma Kitaplarındaki Etkinliklerin Söz Varlığı ve Kelime Grupları" incelenmiş ve bu unsurların öğrencilerin seviyesine uygun olup olmadığı değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dil, Ders Kitabı, Söz, Söz Varlığı, Kelime Grupları.
Öğretmenlerin algılarına göre yöneticilerin güç kaynakları ile çatışma yönetimi stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul ve ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin algılarına göre okul yöneticilerinin sahip oldukları örgütsel güç kaynakları ile çatışma yönetim stilleri arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Araştırmanın evrenini, 2016-2017 öğretim yılı, Şırnak ili ve bağlı köylerinde görev yapan 775 ilkokul ve ortaokul öğretmeni; örneklemini ise 381 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada yöneticilerin örgütsel güç kaynakları düzeyini ölçmek amacıyla "Örgütsel Güç Kaynakları Ölçeği", yöneticilerin çatışma yönetimi stillerinin düzeyini ölçmek amacıyla "Rahim Örgütsel Çatışma Ölçeği II" olmak üzere iki farklı ölçek kullanılmıştır. Ölçekler aracılığı ile toplanan verilerin çözümlenmesinde istatistiksel analiz programı kullanılmıştır. Ölçeklerden alınan puanlara ait frekans, aritmetik ortalama ve yüzde değerleri hesaplanmıştır. Ortalama puanlar arasındaki farkların anlamlılığını test edebilmek amacıyla, bağımsız gruplar t-testi uygulanmıştır. Değişkenlerin yordama düzeyini tespit edebilmek amacıyla çoklu regresyon analizi uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi ,05 olarak alınmıştır. Araştırma verilerinin analiz edilmesi sonucunda, öğretmen algılarına göre yöneticilerin sahip oldukları güç kaynaklarının, çatışma yönetim stillerini anlamlı bir biçimde yordadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Güç Kaynakları, Çatışma Yönetimi, Çatışma Yönetimi Stilleri.
Dönüşümsel öğrenme modelinin 6. sınıf fen bilimleri dersinde öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimlerine ve bilişötesi farkındalıklarına etkisi
Dönüşümsel öğrenme, deneyimlerin, yapısal farklılıkların oluştuğu; duygu, düşünce ve davranış değişikliklerinin yeni bakış açılarının meydana geldiği aşama olarak tanımlanabilir. Dönüşümsel öğrenme, bilişsel yapıda gerçekleşir. Bu süreçte alışkanlıklarda, bakış açılarında ve bireyin algılarında farklılıklar meydana gelmektedir. Bu farklılıklar bireyin bilişötesinde yeniden bir döngü içinde yapılandırılmaktadır. Birey bilişötesini kullanarak yapılandırdığı her bilgiye eleştirel yaklaşmakta, yeni karşılaştığı olayların çözümü için bu bilgileri kullanmaktadır. Bu sebeple dönüşümsel öğrenme yoluyla elde edilen bilgiler bireyin bilişsel yapısında sürekli sorgulanmakta, ve yeni durumlara uygulanmak üzere transfer edilmektedir. Buradan hareketle araştırmada dönüşümsel öğrenme modeli ile yapılan uygulamaların bireyin eleştirel düşünme ve bilişötesi farkındalıklarına etkisi araştırmanın problem cümlesi olarak belirlenmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubu, İstanbul ili Güngören ilçesindeki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Mustafa Kemal Ortaokulunun 6/F ve 6/H sınıflarında okuyan 60 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubu 31, kontrol grubu da 29 öğrenciden oluşmaktadır. Baskın-az baskın karma yöntemin kullanıldığı araştırmanın veri toplama aracı California Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği, Bilişötesi Farkındalık Ölçeği, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve öğrenci günlükleridir. Araştırmada verilerin analizi için dağılımın normal olduğu maddelerde parametrik testler; yarı yapılandırılmış görüşme formunda elde edilen verilerin analizinde betimsel ve içerik analiz yöntemleri kullanılmış, doküman incelemesi yolu ile de alıntılar yapılmıştır. Araştırmanın analizlerinden elde edilen bulgulara göre, bazı sonuçlar şöyle sıralanabilir: Dönüşümsel öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulan, deney grubu öğrencilerinin ön test ve son test bilişötesi farkındalık puanlarının ortalaması arasında deney grubunun son test puanlarının lehine anlamlı bir farklılaşma görülmüştür. Dönüşümsel öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulan, deney grubu öğrencilerinin ön test ve son test eleştirel düşünme eğilimleri puanlarının ortalaması arasında anlamlı düzeyde bir farklılaşma görülmüştür. Bu bulgulara göre dönüşümsel öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulan deney grubu son test öğrencileri, dönüşümsel öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulmayan kontrol grubunun son test öğrencilerine oranla daha yüksek puanda oldukları tespit edilmiştir. Dönüşümsel öğrenme modeli etkinliklerinin öğrencilere, farklı kaynaklardan araştırma yapma alışkanlığı kazandırdığı görülmüştür. Öğrencilerin çeşitli kaynaklardan elde ettikleri bilgileri bir araya getirerek, yeni fikir/düşünce elde edebildiği, bu düşünce/fikirleri tartışmakta, gerçek yaşam bilgileri ile ilişkilendirebildiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dönüşümsel Öğrenme, Eleştirel Düşünme, Bilişötesi Farkındalık.
Drama etkinliklerinin 7. sınıf öğrencilerin Türkçe dersi konuşma becerisi ve kaygısına etkisi: Karma yöntem araştırması
Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin, Türkçe konuşma becerilerini geliştirme, konuşma kaygılarını giderme, Türkçe dersine olumlu tutum geliştirmede drama yönteminin etkisini belirlemek ve drama uygulamalarına ilişkin görüşlerini incelemektir. Bununla birlikte cinsiyet, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, not ortalaması, kitap okuma durumu gibi bağımsız değişkenlerin sonuçlar üzerinde bir etkisinin olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmada deney ve kontrol grupları oluşturulmuş ve deney grubuyla 10 haftalık bir çalışma yapılmıştır. Araştırma sonucunda deney grubu öğrencilerinin Türkçe konuşma becerisi ön test-son test verileri arasında son test lehine anlamlı bir farkın olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Deney grubu öğrencilerinin Türkçe konuşma kaygısı ön test-son test başarı puanları arasında son test lehine yaklaşık 4 puanlık bir fark olduğu sonucuna ulaşılmışsa da bu farkın istatistik açısından anlamlı bulunmamıştır. Deney grubu öğrencilerinin Türkçe dersine yönelik ön test-son test tutum puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca elde edilen bulgular ışığında deney grubu öğrencilerinin drama yöntemini öğretim yöntemi olarak benimsedikleri, drama yöntemine yönelik yüksek oranda tutum geliştirdikleri sonucuna ulaşılmış, bu yöntemin konuşma becerilerinin gelişiminde önemli rol oynadığı bulgularda yüksek oranda ifade edilmiştir. Cinsiyet, not ortalaması, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, kitap okuma durumu gibi bağımsız değişkenlerin Türkçe konuşma becerisi düzeyleriyle bir ilişkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Drama Yöntemi, Türkçe Öğretimi, Konuşma Becerisi, Konuşma Kaygısı.
Satranc-ı Urefa'nın eğitsel bir oyun olarak uyarlanmasının 6. sınıf öğrencilerinin kelime öğretimine ve Türkçe dersi tutumlarına etkisinin incelenmesi (Siirt ili örneği)
Bu çalışmada, Satranc-ı Urefa'nın eğitsel bir oyun olarak uyarlanmasının 6. sınıf öğrencilerinin kelime öğretimine ve Türkçe dersi tutumlarına etkisi incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, 2017-2018 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde Siirt il merkezinde MEB'e bağlı bulunan Şehit Öğretmen İsmail Çelik Ortaokulu'nun 6. sınıfının iki farklı şubesinde eğitimine devam eden toplam 48 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma, nicel ve nitel tekniklerin birlikte kullanıldığı karma araştırma yönteminin iç içe gömülü deseninde tasarlanmıştır. Araştırmanın nicel boyutu, gerçek deneysel modellerden biri olan ön test ve son test kontrol gruplu seçkisiz desene göre tasarlanmıştır. Araştırmada seçkisiz olarak atanan deney ve kontrol grubu bulunmaktadır. Deney grubunda (n=24) eğitsel oyun uygulamaları doğrultusunda kelime öğretimi gerçekleştirilirken kontrol grubunda (n=24) geleneksel öğretim ekseninde ders işlenmiştir. Her iki grupta, bütün işlemler araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, nicel veri toplama araçları olarak "Kişisel Bilgi Formu", katılımcıların kelime bilgisi düzeylerinin ölçümü için Wesche ve Paribakht (1996) tarafından geliştirilmiş ve Ateş & Sis (2016) tarafından Türkçeye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış olan "Kelime Bilgisi Ölçeği", Türkçe dersine yönelik tutumların belirlenmesi için Ünal & Köse (2014) tarafından geliştirilen "Türkçe Dersi Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda veri toplama aracı olarak "Öğrenci Görüşme Formu" kullanılmıştır. Satranc-ı Urefâ oyununun tespiti ve kelime öğretiminde kullanılabilecek modern uyarlama çalışması sürecinde doküman analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Nicel verilerin analizi için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 programı; nitel verilerin analizi için betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırmada, eğitsel oyun yönteminin 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarı ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığının artması ve Türkçe dersine yönelik tutumlarının olumlu anlamda değişmesi noktasında geleneksel öğretime göre daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca eğitsel oyuna dayalı kelime öğretimi ve Satranc-ı Urefa oyunundan uyarlanarak kelime öğretiminde eğitsel bir araç olarak kullanılabilirliğini incelemek amacı doğrultusunda geliştirilen Kelime Safarisi oyunu ve oyun araçlarına ilişkin deney grubu öğrencilerinin görüşlerinin belirlenmesi amacıyla uygulanan görüşme formundan elde dilen bulgulara göre Kelime Safarisi'nin eğitsel bir oyun aracı olarak uygulanabilir olduğu, kelime öğretiminin eğitsel oyunla zenginleştirilmiş öğrenme ortamında eğlenceli, yapıcı, kalıcı ve eğitici bir şekilde gerçekleştirilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda uygulama ve ilgili konuda çalışma yapacak araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Dil, kelime, kelime öğretimi, Satranc-ı Urefa, eğitsel oyun
Ortaokul öğrencilerinin okuma motivasyonları ile Türkçe dersi akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi (Bingöl ili örneği)
Bu araştırma öğrencilerin okuma motivasyonu ile Türkçe dersi akademik başarıları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla Bingöl iline bağlı Sultan Abdulhamid Han Ortaokulu öğrencilerinin Türkçe dersi akademik başarıları ile okuma motivasyonları arasındaki ilişki incelenmiştir. Nicel yöntemlerden biri olan tarama ile yürütülen bu araştırma Sultan Abdulhamid Han Ortaokulunun 5, 6, 7 ve 8. sınıflarının A/B/C şubelerinde eğitim gören 395 öğrenciden elde edilen verilere dayanmaktadır. Öğrencilerden veri elde edilirken 29 maddeden oluşan dört seçenekli likert tipi Türkçeye uyarlanan okuma motivasyonu ölçeğinin analiz sonuçları, öğrencilerin 2018-2019 yılı sonunda elde ettikleri Türkçe dersi ortalamaları ile karşılaştırılmıştır. Araştırma alt problemleri kapsamında öğrencilerin okuma motivasyonları ile Türkçe dersi akademik başarıları arasında; cinsiyete, sınıf düzeyine, anne ve baba eğitim düzeyine, evinde kütüphane bulundurma durumuna ve okul öncesi eğitim alma durumuna göre bir farklılaşma olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde öğrencilerin cinsiyete, anne ve baba eğitim düzeyine göre anlamlı bir farklılaşma tespit edilmemiş; sınıf düzeyine, evinde kütüphane bulundurma durumuna ve okul öncesi eğitim alma durumuna göre anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarından hareketle araştırmaya ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okuma, Motivasyon, Akademik Başarı, Bingöl, Türkçe Dersi.
Ortaokullardaki mülteci öğrencilere yönelik öğretmen ve öğrencilerin tutumlarının incelenmesi
Bu araştırma, ortaokullardaki mülteci öğrencilere yönelik öğretmen ve öğrencilerin tutumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde bulunan toplam 97 ortaokulda görev yapan 3645 öğretmen ve yine bu okullarda öğrenim gören 85518 ortaokul öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, basit seçkisiz random (rastgele) yöntemiyle seçilen Gaziantep ili Şahinbey ilçesindeki 27 ortaokulda görev yapan 814 öğretmen ve bu okullarda öğrenim gören 1218 öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada öğretmenler için "Mülteci Öğrenci Tutum Ölçeği" ve öğrenciler için ise "Mülteci Öğrencilere Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada, verilerin analizinde betimsel istatistik tekniklerinden frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız örneklem t-testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin, ortaokullardaki mülteci öğrencilere yönelik tutumlarının "iyi düzeyde" olduğu saptanmıştır. Buna ilaveten, öğretmenlerin mülteci öğrencilere iyimser yaklaştıkları, anlayışlı oldukları, kendilerini onların yerine koyarak onları anlamaya çalıştıkları ve yaşadıklarından dolayı onlara önyargısız yaklaşarak adil davrandıkları tespit edilmiştir. Bununla birlikte, mülteci öğrencilerin dil farklılığı öğretmenler için sorun oluşturduğu, bu durum mülteci öğrencilerin sınıfa uyumlarını zorlaştırdığı ve öğretmenlerin mülteci öğrencilerin eğitiminde kendilerini yeterli görmedikleri belirlenmiştir. Araştırmaya katılan ortaokul öğrencilerinin, sınıfındaki mülteci öğrencilere yönelik tutumlarının "orta düzeyde" oldukları ancak "iyi düzeyde" olmadıkları tespit edilmiştir. Ortaokulda öğrenim gören öğrenciler, mülteci öğrencilerin Türkçe'yi öğrenmelerinden mutlu oldukları, onlara bir yabancı gibi davranmadıkları, aynı dine mensup olmanın gereği olarak onlara yardımcı oldukları, mülteci öğrencilerin derslerinde başarılı olmaları kendilerini mutlu ettiği ve onlara Türkiye'yi tanıtmaktan da memnun oldukları saptanmıştır. Buna karşın, ortaokul öğrencilerinin ileriki eğitim-öğretim hayatlarında, okulda ve okul dışı günlük hayatlarında mülteci öğrencilerle arkadaşlık etmeye çok istekli olmadıkları ve benzer şekilde sınıf içinde yapılan eğitsel etkinliklerde mülteci öğrencilerle aynı grupta yer almak istemedikleri ortaya çıkmıştır. Ortaokul öğrencilerinin, mülteci öğrencilere yönelik tutumları, araştırmada kullanılan bağımsız değişkenlerinde; cinsiyete göre anlamlı farklılıkların olduğu, sınıf düzeyine göre anlamlı farklılıkların olmadığı, sınıfında mülteci olma veya olmama durumuna göre anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir.
Sekizinci sınıf Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin öğrencilerin seviyelerine uygunluğu açısından öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırmada, Türkçe Dersi Öğretim Programı (2019) kapsamında hazırlanan 8. sınıf Türkçe ders kitaplarında yer alan metinlerin öğrenci seviyesine uygunluğunun öğretmen görüşleri doğrultusunda incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, alanında uzman kişilerden görüş alınmış ve araştırmanın amacına uygun 5'li likert tipinde, 35 maddeden oluşan bir ölçek (anket) geliştirilmiştir. Geliştirilen ölçeğin KMO Faktör analizi (.943), güvenirlik katsayısı (cronbach-alpha) .97 bulunmuş bu nedenle ölçeğin geçerli ve güvenli bir ölçme aracı olduğuna karar verilmiştir. Araştırmada Türkçe öğretmenlerinin 8. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan metinler hakkındaki görüşleri anket tekniği kullanarak elde edilmiştir. Bu kapsamda Siirt merkez ilçe, ilçe ve köylerinde görev yapan 158 Türkçe öğretmenine 35 maddeden oluşan anket uygulanmıştır. Anket uygulanması sonrası elde edilen veriler istatiksel analiz programıyla analiz edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin cinsiyet, mezuniyet ve sosyoekonomik değişkenleri baz alındığında ders kitaplarına yönelik görüşlerinde anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ancak katılımcıların hizmet süresi esas alındığında; katılımcılar arasında metinlerin öğrenciye katkısı ve metinlerin öğrenci seviyesine uygunluğu açısından anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. 8. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan metinlerin; öğrenci seviyesine uygun, öğrenci ilgi alanlarını yansıtan, güncel konuları ve öğrencinin dil becerilerini geliştirici biçimde hazırlandıkları sonucuna varılmıştır.
Ortaokullarda görev yapan öğretmenler ve yöneticilerin rehber öğretmen/psikolojik danışman hakkındaki görüşleri
Bu araştırmanın temel amacı, ortaokulda görev yapan öğretmen ve yöneticilerin rehber öğretmen/psikolojik danışman hakkındaki görüşlerini incelemektir. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Olgubilim deseninin kullanıldığı çalışma grubunu 40 öğretmen ve 25 yönetici olmak üzere toplamda 65 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Veri toplama aracından elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Analizler sonucunda öğretmen ve yöneticilerin genel olarak; rehber öğretmen/psikolojik danışman kavramına ilişkin olumlu bir görüşe sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra olumsuz görüşlerin olduğu da görülmüştür. Öğretmenler "rehber öğretmen/psikolojik danışmanı" destekleyen, yol gösteren, kolay iletişim kurulan, problem çözen kişi olarak tanımlamaktadır. Yöneticiler ise benzer şekilde kolay iletişim kurulan, psikolojik destek veren, yol gösteren, destekleyen ve problem çözen kişi olarak tanımladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Genel olarak hem öğretmen hem de yöneticilerin rehber öğretmen/psikolojik danışmana ilişkin görüşlerine bakıldığında, çalışma koşullarının farklı olmasına, okula katkı sağlamamasına ve bu öğretmenlerin okul içinde görev ve sorumluluklarının azlığına vurgu yaptıkları görülmüştür.
Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerin öğrencilerin okuduğunu anlama becerisini geliştirmeye etkisi
Bu çalışma ortaokul 5-8. sınıflarda okutulan Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin değerlendirme bölümündeki okuduğunu anlama sorularının, öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerine etkisini incelenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme yapılarak betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Çalışmada Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerde 1928 soru incelenmiş, incelenen soruların 964 tanesi okuduğunu anlama sorusu olarak değerlendirilmeye alınmıştır. Bu sorular Türkçe Öğretim Programı'ndaki okuma kazanımları dikkate alınarak kazanımların bilişsel basamakları tespit edilmiş, kazanımların bilişsel düzeyi belirlendikten sonra kazanımlara uygun hazırlanan sorular dört sınıf düzeyinde okuma öncesi, okuma sırası ve okuma sonrası etkinlikler şeklinde değerlendirilmiştir. Son olarak Türkçe ders kitabında bulunan okuduğunu anlama sorularının sınıf ve yaş düzeylerine uygunluğu açısından değerlendirilmiş, Chall'ın gelişim basamaklarına göre yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda ortaokul 5-8. sınıf düzeyinde en fazla kavrama ve hatırlama basamaklarında sorular sorulduğu görülmüştür. Soruların Türkçe Öğretim Programı'ndaki kazanımların hedeflediği bilişsel beceri seviyelerine uygun olarak hazırlandığı sonucuna ulaşılmıştır. Sınıf ve yaş düzeyi arttıkça soruların temsil ettiği bilişsel beceri seviyelerinde azalma olduğu görülmüş, ayrıca sorular hazırlanırken öğrencilerin sınıf ve yaş düzeylerinin dikkate alınmadığı sonucuna da ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Ders kitabı, Etkinlik, Okuma
KKKTC 5. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan metinlerin çocuk edebiyatı bağlamında incelenmesi
Ders kitapları ve kitaplarda yer alan metinleröğrencilerin eğitim sürecinin önemli bir parçasıdır. Bu noktadan hareketle de ders kitaplarında yer alan metinlerin seçimi yapılırken hassas davranılmalıdır. Öğrencilerin Türkçeye ait bilgilerinin oluştuğu ve geliştiği ders olan Türkçe dersi ve haliyle Türkçe ders kitabı anadil öğretimi açısından da oldukça önemli bir konumdadır. Türk dilini doğru aktarmasının yanında kitapta yer verilen metinlerin de çocuğa ve çocuk edebiyatına uygun olması gereklidir.Doküman incelemesi yöntemiyle yapılan araştırmada, 2018 yılında basılmış olan KKTC Türkçe ders kitabında yer alan metinlerin biçim ve içerik yönünden çocuk edebiyatına uygun olup olmadıkları irdelenmiştir. Söz konusu çalışma sadece okuma metinleriyle sınırlandırılmış olup 48 metni kapsamaktadır. Bu metinler çocuk edebiyatının biçim ve içerik özellikleri kapsamında tek tek değerlendirilmiştir. Araştırmamızın sonucunda, metinlerin çoğunlukla çocuk edebiyatı özelliklerine uygun olduğu gözlemlenmiştir. Fakat bazı metinlerde yazım yanlışları, noktalama yanlışı, görsel içerik uyumsuzluğu, çocuklar açısından olumsuz örnek teşkil edecek; şiddet, ölüm gibi ifadelere rastlanmıştır. Sonuç olarak KKTC 5. Sınıf Türkçe ders kitabının genel itibariyle çocuk edebiyatına biçimsel ve içerik açısından uygun olduğu ancak daha özenli ve yanlışsız olması gerektiği kanaatine varılmıştır.
5E öğrenme modeline dayalı öğretimin 7. sınıf öğrencilerinin matematik başarısına ve matematiksel düşünme becerisine etkisi
Bu çalışmada 7. sınıf cebir öğrenme alanının 5E Öğrenme Modeli ile öğretiminin öğrencilerin matematik başarısına ve matematiksel düşünme becerisine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Diyarbakır ili Kayapınar ilçesindeki bir devlet okulunda 7. sınıfta öğrenim gören 40 deney ve 40 kontrol grubu olmak üzere toplam 80 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desende tasarlanmıştır. Araştırmanın uygulama kısmı 6 hafta sürmüştür. Uygulama süreci boyunca dersler deney grubu ile 5E Öğrenme Modeline göre geliştirilen ders planlarıyla işlenirken, kontrol grubunda ise dersler mevcut öğretim yöntemlerine göre işlenmiştir. Araştırmanın verileri 'Cebirsel İfadeler Öğretimine Yönelik Matematik Başarı Testi' ve 'Matematiksel Düşünme Ölçeği' kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde bağımsız örneklemler t-testi ve bağımlı örneklemler t-testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda 5E Öğrenme Modeli ile eğitimin, öğrencilerin cebirsel öğrenme alanındaki matematik başarılarını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin matematiksel düşünme becerileri puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olduğu; deney grubunda matematiksel düşünmenin etkilerinin kontrol grubundaki öğrencilere göre daha fazla olduğu tespit edilmiştir. 5E Öğrenme Modelinin öğrencilerin matematiksel düşünme becerilerinin gelişmesine daha olumlu bir katkı sağladığı söylenebilir. 5E Öğrenme Modelinin matematik eğitimi alanındaki örnekleri sınırlı olmakla beraber matematik eğitiminde yapılan uygulamaları başarılı sonuçlar vermektedir. Bundan dolayı bu modelin matematik eğitimi alanındaki diğer konularda da uygulamaları artırılabilir. Bu araştırma bulgularının 5E öğrenme yaklaşımlarına dayalı olarak gerçekleştirilecek çalışmalarda öğrencilerin profillerinin daha iyi ortaya konmasında önemli katkı sağlaması umulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Matematik Başarısı, Matematiksel Düşünme, Mevcut Öğretim Yöntemi, Ortaokul Öğrencileri.
8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları ile motivasyon ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırmada, 8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları ile motivasyon ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca öğrencilerin matematik öz yeterlik, motivasyon ve kaygı düzeyleri cinsiyet, anne-baba eğitim düzeyi, aile gelir düzeyi, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre incelenmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Batman ilinde bulunan 64 devlet okulunun 8. sınıfında öğrenim gören 9811 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 9811 öğrenci arasından random yöntemiyle seçilen 10 ortaokuldaki 550 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Matematik Öz Yeterlik Ölçeği, Matematik Dersine Yönelik Motivasyon Ölçeği ve Matematik Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), pearson momentler çarpımı korelasyon analizi kullanılmıştır. Matematik öz yeterlik algısı, matematik dersine yönelik motivasyon ve matematik kaygısı arasındaki ilişki path analizi ile hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ile matematik dersine yönelik motivasyonları arasında pozitif yönde ve orta düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Matematik öz yeterlik algıları ile matematik kaygıları arasında negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Matematik dersine yönelik motivasyonları ve matematik kaygıları arasında negatif yönde ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ve matematik kaygıları cinsiyet, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve bir önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermiştir. Fakat öğrencilerin matematik öz yeterlik algıları ve matematik kaygıları anne-baba eğitim düzeyi ve aile gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Öğrencilerin matematik dersine yönelik motivasyonları anne eğitim düzeyi, okuldaki matematik kursuna katılım durumu ve bir önceki dönem matematik karne notu değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterirken cinsiyet, baba eğitim düzeyi ve aile gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Path analizi sonucuna göre, 8. sınıf öğrencilerinin matematik öz yeterlik algıları arttıkça öğrencilerin matematik dersine yönelik motivasyonu artmakta, matematik kaygı düzeyleri ise azalmaktadır. Anahtar Kelimeler: Matematik dersine yönelik motivasyon, Matematik öz yeterlik algısı, Matematik kaygısı, Ortaokul öğrencileri.
Matematik dersinde değerler eğitimine yönelik ortaokul matematik öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, matematik dersinde değerler eğitimine yönelik ortaokul matematik öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesidir. Bu doğrultuda ortaokul matematik öğretmenlerinin değerler eğitimi bağlamında; Matematik Dersi Öğretim Programı (MDÖP), ortaokul matematik ders kitabı ve gerçekleştirilen öğretim hakkındaki görüşlerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile 2020-2021 eğitim öğretim yılında Batman ili merkez ilçesindeki resmi ortaokullarda görev yapan 20 matematik öğretmeninden oluşmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme metodu uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda MDÖP'de değerler eğitimine az yer verilmesi öğretmenlerin matematik dersinde değerler eğitimine yer verme düzeyini olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin, MDÖP'de değerler eğitimi konusuna daha geniş yer verilmesini ve öğrencilerin akademik başarılarının yanında öğrencilerde genel eğitimsel değerlerin de oluşmasını sağlayacak şekilde kendilerine rehberlik edilmesini bekledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Matematik ders kitaplarında matematiksel kazanımlarla ilgili problemlere yer verildiği, değer içeren etkinlik ve problemlere yeteri kadar yer verilmediği tespit edilmiştir. Matematik ders kitaplarında değer içerikli etkinlik ve problemlerin olmasını, günlük hayat ile ilgili etkinlik ve problemlerin sayısının artırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Genel eğitimsel değerleri benimsemiş bireylerin yetiştirilmesinde matematik dersinin değerler ile ilişkilendirilmesinin gerekliliği tespit edilmiştir. Öğretmenlerin matematik dersinde değerler eğitimi ile ilgili kök değerleri en çok günlük hayat problemleri ile ilgili içeriklerde kullandıkları belirlenmiştir. MDÖP ve matematik ders kitaplarının değer eğitimi açısından yetersizliği, öğrenci velileri ve okul idaresinin öğrencilerin akademik başarılarına odaklanması, MDÖP'nin değer eğitimine zaman ayıramayacak kadar geniş olması ve değerler eğitimi ile ilgili hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim almamış olmaları öğretmenlerin matematiği değerler ile ilişkilendirmede yaşadıkları zorluklar olarak belirlenmiştir.
Ortaokul matematik öğretmenlerinin sınav soruları ile beceri temelli matematik sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'ne göre analizi
Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), yayımladığı 2023 Eğitim Vizyonu belgesiyle Türk eğitim sisteminin geleceğini hangi temeller üzerine inşa edeceğini açıklamıştır. Bu belgede geçen sınav sorularının uygulama, analiz, sentez boyutlarında ve 21. yüzyıl becerileri olarak yaygınlaşan "eleştirel düşünce, karmaşık problem çözme ve yaratıcılık" gibi becerilerin kullanılmasıyla çözülebilecek düzeyde olması amaçlanmaktadır. Bu araştırmanın amacı; ortaokul matematik öğretmenlerinin sınav soruları ile MEB tarafından yayımlanan beceri temelli matematik sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi (YBT)'ne göre hangi bilgi birikimi ve bilişsel süreç boyutlarında yer aldığını belirlemektir. Bu araştırmada nitel yöntemlerden doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda MEB tarafından yayımlanan 5., 6. ve 7. Sınıf beceri temelli testlerdeki matematik soruları ile ortaokul matematik öğretmenlerinin sınav soruları iki kodlayıcı tarafından YBT'ye göre analizi yapılarak sınıflandırılmıştır. Araştırma sonucunda MEB'in beceri temelli matematik soruları YBT'de bilgi boyutu bazında daha üst bilişsel seviyeleri ölçerken, matematik öğretmenlerinin soruları ise olgusal ve kavramsal seviyedeki daha düşük bilişsel seviyeyi ölçtüğü bulgusuna varılmıştır. Bilişsel süreç boyutuna göre araştırmanın sonucuna baktığımızda ise MEB'in beceri temelli matematik sorularının %90'ı ağırlıklı olarak anlama, uygulama ve çözümleme seviyesinde olup %10'u ise değerlendirme ve yaratma seviyesindedir. MEB'de hatırlama basamağında hiç soru yer almamıştır. Ortaokul matematik öğretmenlerinin hazırladıkları sorularda ise, soruların %99,9'u hatırlama, anlama ve uygulama basamağında olup sadece bir soru çözümleme basamağındadır. Bu sonuçlardan hareketle MEB'in beceri temelli matematik soruları, öğrencilerin daha üst becerilerini ölçen soru seviyesinde yer alırken ortaokul öğretmenlerinin soruları, öğrencileri bir üst sınıfa üstbilişsel becerilerle taşımayıp beceri temelli soruları da barındıran LGS 'ye yeterli ölçüde hazırlamamaktadır. Öğretmen sınav soruları ile MEB'in beceri temelli matematik soruları YBT'nin bilgi birikimi ve bilişsel süreç boyutu açısından dengeli ve uyumlu hale getirilirse, daha üst düzey becerileri ölçen uluslararası sınavlarda (PISA ve TIMSS gibi) ülke olarak daha başarılı sonuçlar elde edilmesi beklenilebilir. Anahtar Kelimeler: Beceri temelli matematik soruları, matematik eğitimi, sınav soruları, Yenilenmiş Bloom Taksonomisi
8. sınıf matematik ders kitabı sorularının matematiksel süreç becerilerine göre incelenmesi
Bu araştırma 2018-2019 eğitim-öğretim yılından itibaren 5 (beş) yıl süre ile ders kitabı olarak okutulacak olan 8. sınıf matematik ders kitabında yer alan açık uçlu, çoktan seçmeli ve etkinlik maddelerinin matematiksel süreç becerilerini temsil etme dağılımları incelenmiştir. Söz konusu matematiksel süreç becerileri, NCTM (2000) tarafından belirlenen ve MEB (2013)'in Matematik Dersi Öğretim Programı'nda önemi vurgulanan ve öğrencilere kazandırılması hedeflenen muhakeme ve ispat, iletişim, ilişkilendirme ve temsillerdir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi modeli ile yürütülmüştür. Araştırmanın dokümanı olan ders kitabındaki tüm ünitelerde yer alan "etkinlik", "öğrendiklerimizi uygulayalım" ve "ünite değerlendirme" testlerindeki maddeler Hunsader ve ark. (2014) tarafından geliştirilen ve araştırmacı tarafından revize edilmiş olan Matematiksel Süreçleri Değerlendirme ve Kodlama Çerçevesi (MSDKÇ) formuna göre analiz edilerek bulgulara ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular ders kitabında yer alan maddelerin matematiksel süreç becerilerini temsil etme dağılımlarının çeşitlilik gösterdiği görülmüştür. Matematiksel iletişim becerisinin diğer becerilere oranla daha fazla temsil edildiği söylenebilir. İletişim becerisinin temsil düzeyi etkinliklerde %96, açık uçlu sorularda %68, çoktan seçmeli sorularda ise %62 olarak tespit edilmiştir. Özellikle açık uçlu ve çoktan seçmeli sorularda muhakeme ve ispat becerisinin temsil düzeyinin çok düşük olduğu görülmüştür. Araştırma bulgularına dayalı olarak, matematik ders kitaplarının hazırlanmasında matematiksel süreç becerilerinin de bir kriter olarak ele alınması gerektiği düşünülmelidir.
Ortaokul 8.sınıf öğrencilerinin konuşma becerilerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Konuşma hayatın her alanında çok büyük bir paya sahiptir. Bireyin kendini ifade etmesinin yollarından biridir. Konuşma yeteneği sayesinde birey başkalarıyla iletişime geçebilmekte ve kendini ifade edebilmektedir. Yapılan bu araştırmada, ortaokul 8.sınıf öğrencilerinin konuşma becerilerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla araştırmanın temelini oluşturan problem ve alt problemlere dayalı olarak nicel araştırma yöntemi benimsenerek gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemi çerçevesinde kullanılan araştırma desenlerinden tarama araştırması kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında 33 madde ve 5 alt boyuttan oluşan Ortaokul Öğrencileri İçin Konuşma Kaygısı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma, Siirt ilinde öğrenim gören ve ortaokul 8.sınıfa giden 810 öğrenciye ulaşılıp elde edilen verilere dayanmaktadır. Verilerin analiz edilmesinde ise öğrencilere ait kişisel bilgilerin analizinde yüzde (%) ve frekans (f) değerleri kullanılmıştır. Araştırma kapsamında şu alt problemlere ulaşılmıştır. Bunlar öğrencilerin konuşma becerilerinin; cinsiyet değişkenine, evlerinde kütüphane olup olmama durumlarına, okudukları kitap sayısına ve ailenin ekonomik durumuna göre konuşma becerisi ve kaygıları arasında bir farklılık var mıdır? sorularına yanıt aranmaya çalışılmıştır. Çalışma bulguları neticesinde öğrencilerin konuşma becerileri ile cinsiyetleri, evlerinde kütüphane olma durumları ve kitap okuma sayısı durumlarına göre anlamlı bir fark bulunurken ailenin ekonomik durumuna yönelik bir farklılaşma tespit edilmemiştir. Araştırma sonuçlarından yola çıkılarak ileriye dönük yapılacak olan araştırmalar ve araştırmacılar için önerilerde bulunulmuştur.
Okul sporlarına katılan ve katılmayan ortaokul öğrencilerinin sosyal-duygusal ve ahlaki gelişimlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı okul sporlarına katılan ve katılmayan öğrencilerin Sosyal-Duygusal ve ahlaki gelişimleri arasındaki farkı incelemektir. Araştırma, nicel yöntem desenlerinden genel tarama modelinde bir betimsel araştırma olarak yürütülmüştür. Araştırmanın verileri Van İlindeki ortaokullarda öğrenim gören 7. ve 8. sınıf öğrencilerinden toplamda 627 katılımcıya ''Sosyal-Duygusal ve Ahlaki Gelişim Ölçeği'' ile ''Kişisel Bilgi Formu'' uygulanarak toplanmıştır. Analiz sonucunda okul sporlarına katılan öğrencilerin Sosyal-Duygusal ve ahlaki gelişimlerinin okul sporlarına katılmayan öğrencilere göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Okul sporlarına katılım ile sınıf düzeyi, disiplin cezası alıp almama durumu, aile gelir düzeyi ve çoğunlukla büyüdükleri yer değişkenleri birlikte Sosyal-Duygusal ve ahlaki gelişim üzerinde anlamlı farklılık oluşturmaktadır. Anne ve baba eğitim düzeyi ise yalnızca Sosyal-Duygusal ve ahlaki gelişim üzerinde anlamlı farklılık göstermektedir. Spor yapılan süre ve spor branşlarının da Sosyal-Duygusal ve ahlaki gelişim ile ilişkili olduğu görülmüştür. Araştırmadan elde edilen bulgular literatür bağlamında tartışılmış ve konuyla ilgili öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okul Sporları; Sosyal Gelişim; Duygusal Gelişim; Ahlaki Gelişim
Ortaokul öğretmen ve öğrencilerinin uzaktan eğitimle işlenen Türkçe derslerine yönelik görüşleri
Bu araştırmada Covid-19 salgını sürecinde uzaktan eğitimle işlenen Türkçe derslerine ilişkin Türkçe dersi öğretmenlerinin ve ortaokul öğrencilerinin Türkçe uzaktan eğitim derslerine ilişkin görüşleri incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan kesitsel tarama deseni kullanılmıştır. Araştırma verilerini toplamak için anket yöntemine başvurulmuştur. Oluşturulan anket formunda "Ortaokul Öğrencileri Uzaktan Eğitim Algıları Ölçeği", "Öğretmenlerin Uzaktan Eğitime İlişkin Görüşlerini Belirleme Ölçeği" ve demografik sorular yer almaktadır. Araştırmanın evrenini ve örneklemini Batman il merkezindeki ortaokullarda çalışmakta olan 206 Türkçe öğretmeni ve bu okullarda eğitim gören 400 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin görüşleri özelinde cinsiyet değişkenine göre kadın öğretmenlerin lehine anlamlı bir farklılık bulunduğu, öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin görüşlerinin medeni durumlarına göre bekâr öğretmenler lehine olduğu, öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin görüşlerinin eğitim seviyesine göre ise lisans mezunu öğretmenler lehine gerçekleştiği, ayrıca öğretmenlerin uzaktan eğitime ilişkin görüşlerinin mesleki kıdem değişkenine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin uzaktan eğitim algılarının ebeveyn durumlarına göre farklılığı incelenmiş; öğrencilerin uzaktan eğitim algılarının ilkokul mezunu annelere sahip öğrenciler lehine gerçekleştiği, öğrencilerin babalarının eğitim durumuna göre ise farklılaşmadığı sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin uzaktan eğitim algılarının çalışma odası olup olmama durumuna göre ise farklılaşmadığı, uzaktan eğitim yerine yüz yüze eğitimi tercih ettiği, yüz yüze eğitimi uzaktan eğitime göre daha yararlı bulduğu; EBA/TV'de işlenen derslerin öğrencilerin seviyelerine uygun olduğu, EBA/TV uygulamasının tek başına yeterli olmadığı ayrıca öğrencilerin EBA/TV derslerinde kendi ders öğretmenlerini istediği sonuçlarına ulaşılmıştır.
Ortaokul matematik öğretmenlerinin matematik öğretiminde karşılaştıkları sorunlara ilişkin bir araştırma
Bu çalışmanın amacı ortaokul matematik öğretmenlerinin matematik öğretimiyle ilgili yaşadıkları problemlere ilişkin görüşlerini betimlemektir. Bu amaç çerçevesinde matematik öğretmenlerinin cinsiyet, kıdem ve mezun oldukları okul türü gibi değişkenler doğrultusunda, matematik öğretimiyle ilgili karşılaştıkları sorunlar ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın bu amacını gerçekleştirmek için karma yöntem tercih edilip çalışmayla ilgili ortaya atılan sorunlar için nicel ve nitel metotları eş zamanlı ve birbirini tamamlayacak biçimde beraber kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Batman il merkezinde görev yapan ortaokul matematik öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutundaki örneklemi, basit seçkisiz örnekleme ile seçilen 263 ortaokul öğretmeni oluşturmaktadır. Nitel kısımda ise tabakalı amaçsal örnekleme yöntemine göre belirlenen 20 öğretmene ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler betimsel istatistik metodu ile analiz yapılmıştır. Verilerin analizinde; tanımlayıcı istatistikler; iki değişkenli gruplar için bağımsız örneklemler t testi, üç ve daha fazla değişken gruplar için ise tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) ve Tukey testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda öğretmenlerin kıdem ve cinsiyet değişkenlerine göre matematik öğretimiyle ilgili yaşadıkları problemler arasında anlamlı bir değişkenin olduğu sonucuna varılmıştır. Bu farka mezun olunan okul değişkeninde rastlanmadığı yönündedir. Nitel sonuçların nicel sonuçları destekler nitelikte olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
8.sınıf Türkçe ders kitabı etkinliklerinin yaratıcılığa katkısına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı 8. Sınıf Türkçe ders kitabı etkinliklerinin yaratıcılığa katkısına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda öğretmen ve öğrencilerle görüşmeler yapılmış ve öğretim süreci gözlemlenmiştir. Nitel araştırma yöntemi ve olgu bilim deseni kullanılan araştırmanın çalışma grubu Ardahan il merkezi ve merkez ilçeye bağlı köylerdeki ortaokullarda çalışan on yedi Türkçe öğretmeni ve bu okullarda öğrenim gören yirmi üç öğrenci olarak belirlenmiştir. Öğretmen ve öğrencilerle yapılan görüşmeler yarı yapılandırılmış görüşme formları ile sağlanmış ve on yedi okulda araştırmacıyla birlikte bir Türkçe öğretmeni de öğretim sürecini gözlemlemiştir. Görüşme verileri içerik analizi tekniğiyle, ders gözlem formu verileri ise betimsel analiz tekniğiyle analiz edilmiştir. Ayrıca ders gözlem formunda gözlemcilerin elde ettiği veriler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre yazma becerisine yönelik etkinlikler yaratıcılığı desteklerken, diğer Türkçe ders kitabı etkinlikleri sürekli kendini tekrar ettiği ve çoğunlukla bilgi ölçtüğü için yaratıcılığa yeterli düzeyde katkı sunamadığı söylenebilir. Öğretmen ve öğrencilerin TDÖP ile ders kitabı etkinliklerine yönelik önerileri ise etkinliklerde dramatizasyon gibi aktif katılım gerektiren uygulamalara yer verilmesi, ders ortamlarının zenginleştirilmesi, kendini tekrar eden aynı tür soru kalıpları yerine etkinliklerde çeşitlilik sağlanması ve iş birliğinin ön plana çıkarılması şeklinde sıralanabilir.
Ortaokul öğrencilerinin matematiksel üstbiliş farkındalıklarının rutin olmayan problem çözme becerilerine etkisi
Bu çalışmanın amacı ortaokul öğrencilerinin matematiksel üstbilişsel farkındalıklarının, rutin olmayan problem çözme becerisine etkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemi Gaziantep/Şahinbey ilçesindeki bir ortaokulda öğrenim gören 1 tane deney ve 2 tane kontrol grubu olmak üzere 84 tane 7. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Yarı deneysel çalışmalardan denkleştirilmemiş kontrol gruplu ön test-son test deseni kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak matematiksel üstbiliş farkındalığını ölçmek için ''Matematiksel Üstbiliş Farkındalık Envanteri'', rutin olmayan problem çözme becerisini ölçmek için araştırmacı tarafından oluşturulan çoktan seçmeli ''Matematik Başarı Testi'' ve deney öğrencilerinin görüşlerini almak için oluşturulan ''görüşme soruları'' kullanılmıştır. Nicel analizde IBM SPSS22 yardımıyla Simple t testi, Anova testi ve nitel analiz için de nitel içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Matematiksel üstbiliş farkındalığı kazandırma çalışmaları yapılan deney grubunun matematik başarı testi ve matematiksel üstbiliş farkındalık envanterlerinin ön test son test puanları arasında anlamlı bir farklılık oluşmuş iken normal öğretim yapılan kontrol 1 ve kontrol 2 grubunun ilk test son test puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Deney grubu öğrencilerine sorulan görüşme sorularından alınan verilerin nitel analizinden deney grubu öğrencilerindeki en fazla gelişme problem çözme becerisinde olmuştur. Problem çözme süreçlerinde öncelikle problemi anlamaya yönelik bir gelişme görülmüş, bunun ilk zamanlarda problemi çözme süresinde bir yavaşlamaya yol açtığı ancak daha sonraki süreçlerde önemli ölçüde problem çözümünü kolaylaştırdığı görülmüştür. Problem çözme sürecinde iki tip stratejinin ağırlık kazandığı tespit edilmiştir. Öncelikle ilk strateji olarak daha önceden çözmüş oldukları problemlere benzetme, ikinci strateji olarak da eğer bu durum istenilen etkiyi yaratmıyorsa yeni strateji belirlemeye yöneldikleri görülmüştür.
Ortaokul Türkçe ders kitaplarının bilim ve teknolojiye yer verme yönüyle değerlendirilmesi
Bilimsel gelişmeler ve teknoloji, insanın ve toplumun hayatında, eğitim öğretim sürecinde gün geçtikçe yerini ve ehemmiyetini artırmakta, kendine her zamankinden daha fazla yer bulmaktadır. Bu sebeple öğrencilerin, çağa uygun bilimsel gelişmeleri; telefon, tablet ve bilgisayar gibi teknolojik araç gereçleri doğru biçimde tanıyıp anlayarak bunlardan, eğitim ve öğrenme sürecinde azamî seviyede faydalanması beklenir. Nitelikli yeniliklerle nitelikli teknolojik araç gereçler, nitelikli eğitim öğretime katkı sağlayacak ve bu da nitelikli insan gücüne dönüşecektir. Türkçe' nin ana dili olarak öğretiminde en çok kullanılan malzeme ve unsurlarından biri olan Türkçe ders kitaplarının da bilimsel ve teknolojik kavramlara paralel ve uyumlu olarak hazırlanması, eğitim ve öğretim süreçlerinin daha etkin ve öğrencilerin de ilgi ve meraklarını daha artırıcı şekilde olmasına katkı sunabilir. Bilimsel ve teknolojik gelişmelere uygun olarak tasarlanıp tertip edilen öğrenme süreçlerinde, öğrenci başarısına olumlu yönde büyük etkisinin olduğunu ortaya koyan birçok araştırma yapılmıştır. Türkçe ders kitaplarında bilimsel ve teknolojik kavramlara yer verilip verilmediğinin incelendiği bu çalışmada; ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitapları, belge incelemesi yoluyla değerlendirilmiştir. Konu ve temalarda, metinlerde, hazırlık çalışmalarında, etkinliklerinde, görsellerde ve değerlendirme çalışmalarında bilimsel ve teknolojik kavramlara yer verilip verilmediği, TDÖP ile belirlenen Konu Önerileri ve Yetkinliklere göre incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Eğitim ve Öğretim, Bilim ve Teknoloji, Ders Kitapları, Türkçe
Gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımının 8. sınıf ortaokul öğrencilerinin görsel matematik okuryazarlıklarına, matematik öz-yeterlik algılarına ve akademik başarılarına etkisi
Bu çalışmanın amacı Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımının, Görsel Matematik Okuryazarlığına, Matematik Öz-Yeterlik Algısına ve akademik başarıya olan etkisini inceleyip bu yaklaşıma yönelik öğrenci görüşlerini almaktır. Diyarbakır ilinin Hani ilçesine bağlı bir devlet okulunda gerçekleştirilen bu araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemleri aynı anda kullanıldığından karma desenli bir araştırmadır. Araştırmanın nicel kısmında ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Ölçme aracı olarak Olasılık Başarı Testi, Görsel Matematik Okuryazarlığı Ölçeği ve Matematik Öz-Yeterlik Ölçeği kullanılmıştır. Söz konusu testlerden elde edilen veriler; normallik analizleri, ilişkili ve ilişkisiz örneklemler t-testi yapılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunda 27'si deney grubunda, 25'i kontrol grubunda olmak üzere toplam 52 öğrenci yer almaktadır. Araştırma sonucunda; akademik başarı değişkenini açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunurken, Görsel Matematik Okuryazarlığı ve Matematik Öz-Yeterlik algısı değişkenleri açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Çalışmanın nitel kısmında ise içerik analizi kullanılmış, yarı yapılandırılmış Öğrenci Görüşme Formu aracılığıyla öğrencilerin Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımına yönelik görüşleri alınmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğrenciler Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımıyla ilgili: "Günlük hayatta kolaylık sağladığı", "Soyut durumların somut hale getirilmesine yardımcı olduğu", "Matematiği eğlenceli bir hale getirdiği" ve "Öğrenme kalıcılığını sağladığını" gibi ifadelerde bulunmuşlardır. Sayıları az da olsa bazı öğrenciler kendileri dışındaki grupların gürültü yaptıklarını bu nedenle bazen "Odaklanamama" sorunu yaşadıklarını belirtmişlerdir. Öğrencilerin çoğu, matematik dersinin kazanımlarında Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımının kullanılması gerektiğini, bazı öğrenciler ise her konunun öğretiminde bu yaklaşımın kullanılmaması gerektiğini ifade etmişlerdir. Öğrencilerin çoğunluğunun Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımına yönelik olumlu görüşlere sahip oldukları görülmüştür.