Sakarya

142 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İnternet tabanlı coğrafi bilgi sistemi (CBS) yazılımları ile tarımsal veritabanı yönetimi: Sakarya ili örneği

Coğrafi Bilgi Sistemlerinin (CBS) kullanım alanları giderek artmakta ve farklı meslek disiplinleri, kullanıcı grupları (kişisel, kurumsal, vb.) tarafından da yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Toplanan verilerin dahili bir sistem içerisindeki bilgisayarlarda kalması yerine, internet erişiminin CBS ile birleştirilerek, istenen verinin internet aracılığıyla kullanıcılara aktarılması ve paylaşımı sağlanabilmektedir. Bu çalışma; coğrafi bilgi sistemi yazılımında üretilecek verilerin, internet tabanlı CBS yazılımı ile tek bir sistem altında toplayarak, kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda internet üzerinden sunulması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma için tarım ve tarımsal faaliyetlerin temelini oluşturan arazi ve su kaynakları verilerinin oluşturulması ve sunulması hedeflenmiştir. Verilerin üretiminde "Netcad GIS", internet üzerindeki sunumları için "CommunityWalk" yazılımları kullanılmıştır. Arazi verilerini oluşturmak amacıyla, Netcad GIS yazılımında sayısallaştırması yapılan 1/25.000 ölçekli topoğrafik haritalar ile Ikonos uydu görüntüleri altlık olarak kullanılarak, Sakarya il sınırları içerisinde bulunan tarım arazileri (mutlak, marjinal, dikili ve özel ürün), yerleşim alanları, orman, mera, göl, kumluk ve bataklık gibi genel coğrafi alanların sayısal alan verileri ile haritaları, il, ilçe ve mahalle düzeyinde üretilmiştir. Yapılan bu çalışma sonucunda, ilin toplam yüzölçümü 479.2 km2 olarak bulunmuştur. İl yüzölçümünün, %36,58'si orman, %10,27'si yerleşim ,%1,12'si göl, %1,35'si kumluk, %0,04'ü bataklık alan, %1,21'i meradır. Toplam tarım alanı 2368578686,50 m2 olup, il yüzölçümün %49,43'ünü oluşturmaktadır. Bu alanların %30,54'ü mutlak tarım alanı, %44,51'i dikili tarım alanı ,%24,27'si marjinal tarım alanı ve %0,67'si özel ürün arazisidir. Üretilen bu verilerin CORINE arazi örtüsü ile karşılaştırması yapılarak, her iki çalışma verilerinin birbirine yakın olduğu görülmüştür. Ikonos uydu görüntüleri ile yapılan çalışma verilerinin hassasiyet ve doğruluk payının yüksek olduğu ve arazi kullanım alanlarının tespitine yönelik yapılacak olan çalışmalarda yersel ayrım gücü oldukça yüksek olan Ikonos gibi uyduların kullanımın önemli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışma için örnek olarak seçilen Selahiye Mahallesindeki parsellerin nitelik, alan, eğim, yükseklik, arazi sınıfı, arazi kullanımı, büyük toprak grubu bilgilerini içeren parsel bazlı veri tabanı oluşturulmuştur. Su kaynakları ve su yapılarına ait veriler DSİ Genel Müdürlüğü'nün çalışmalarından temin edilmiştir. Yapılan tüm çalışmalar sonucunda elde edilen veriler, internet tabanlı bir CBS yazılımı olan CommunityWalk üzerindeki haritalarda gösterilmiştir. Haritalarda bulunan açıklayıcı bilgilerin yanı sıra arazi fotoğraflarının da eklenmesiyle, sistem görsel olarak desteklenmiştir. Yapılan çalışmalar neticesinde elde edilen verilerin tek bir sistem üzerinde toplanarak erişime açık hale getirilmesiyle etkin bir veri tabanı yönetimi sağlanmıştır. Kullanıcılar talep ettikleri verilere sistemde oluşturulmuş internet (Web) linkleri üzerinden, herhangi bir CBS yazılımına ihtiyaç duymadan, sadece internet bağlantısı ile hızlı ve kolay ulaşabilmektedirler. Sistemdeki verilerin güncellenmesi mümkün olup, tüm bu işlemler için herhangi bir ücret ödenmesi gerekmemektedir.

Arazi kullanımıCoğrafi bilgi sistemleriSakarya
Birsen Altıntaş Aliosmanoğlu
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sakarya ilinde balık tüketim alışkanlıklarının belirlenmesi

Balıklar zengin protein ve mineral içeriği sayesinde insan sağlığı açısından oldukça önemlidir. Türkiye'nin üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen balık tüketiminde istenilen seviyeye ulaşılamamıştır. Bu çalışmanın Sakarya ili Serdivan ilçesinde yapılmasının sebebi; Serdivan ilçesinin merkez ilçeden sonra en kalabalık, nüfus artış hızı en yüksek ve nüfus yoğunluğu en fazla olan ilçe olmasıdır. Ayrıca yapılan araştırmalara göre Türkiye'de deniz ürünlerinin en fazla üretildiği iki bölge olan Marmara ve Karadeniz Bölgesine yakın olması, Sakarya Üniversitesi'nin ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi'nin ilçe sınırları içerisinde yer alması Serdivan ilçesinin seçilmesinde önemli ve etkili olan faktörlerdendir. Bu bölgede daha önceden böyle bir çalışma yapılmadığı için, Sakarya ili ve ilçesinde yapılmış ilk çalışma niteliğindedir. Yapılan bu çalışmada Sakarya ili Serdivan ilçesinde yaşamakta olan bireylerin balık tüketim alışkanlıkları ve balık tüketimine etki eden çeşitli faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma 92 erkek ve 81 kadın olmak üzere toplamda 173 bireyle yüz yüze anket tekniği uygulanarak yapılmıştır. Balık tüketim tercihleri incelendiğinde %88,40'ı balık tükettiğini ve %11,60'ı balık tüketmediğini, tüketmeme sebebi olarak %34,78 ile balık tüketim alışkanlığının olmadığını belirtmişlerdir. En çok tüketilen deniz balığı türü %60,7 ile hamsi, tatlı su balığı ise %57,2 ile alabalıktır. Pişirmede en çok tercih edilen yöntem ise %34,44 ile yağda kızartmadır. Tüketicilerin %79,72'si balığı kışın, %16,18'i sonbaharda tüketmeyi, satın alma yeri tercihi olarak %60,10'u balığı balıkçıdan almayı tercih etmektedirler. Ankete katılanların %76,90'ı balık satın aldıkları yerden memnun iken, %23,10'u ise memnun olmadıklarını ve bunun en önemli nedeninin ise ortamın hijyenik olmaması olarak açıklamışlardır. Katılımcıların balık eti tüketim kriterleri incelendiğinde, balık etinin sağlıklı ve lezzetli olmasından dolayı tercih ettiklerini belirtmişlerdir.

Balık etiBalık tüketimiSakarya+2
Betül Civelek
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Adolesanlarda yazılı ve görsel medyanın beslenme ve fiziksel aktivite durumuna etkisi

Bu araştırma, adolesanların yazılı ve görsel medyanın beslenme ve fiziksel aktivite durumuna etkisinin saptanması amacı ile tanımlayıcı araştırma olarak planlanıp yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini Mayıs 2017-Haziran 2017 tarihleri arasında Sakarya ilinde bulunan Sakarya Serdivan Mithatpaşa Anadolu Lisesi ve Özel Sakarya Uğur Değişim Anadolu Lisesi 9. Ve 10. sınıflarında öğrenim gören 14-17 yaş aralığında 182 öğrenci oluşturmaktadır. Beslenme alışkanlıkları, medyanın beslenme ve fiziksel aktivite durumuna etkisi için daha önce yapılmış bilimsel çalışmalardan yararlanılarak araştırmacı tarafından 25 soruluk bir anket düzenlenmiştir. Bu kapsamda kişisel bilgileri, beslenme alışkanlıkları, sosyal medyanın etkileri ve fiziksel aktivite durumları sorgulanmıştır. Anketler araştırmacı tarafından açıklama yapılarak uygulanmıştır. İstatiksel hesaplamalarda SPSS 20 programı kullanılmış olup bulguların değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatiksel metodlarınyüzde, frekans dağılımı, ki-kare test ve mann whitney u test istatistiği analizleri kullanılmıştır. P değerinin 0,05'ten küçük olduğu durumlarda gruplar arası fark anlamlı kabul edilmiştir. Elde edilen bulgular değerlendirildiğinde öğrencilerin %54,5'inin öğün atladıkları, en çok atlanılan öğünün ise %63,3 ile kahvaltı olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin medyadan etkilenerek zayıflama ya da kilo verme girişiminde bulunması ile cinsiyetler arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (P<0,05). Okulların medyada yer alan cips ve enerji içecekleri ile ilgili yazı/haberlerden etkilenme durumları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (P<0,05). Öğrencilerden düzenli fiziksel aktivite yapanların günlük ortalama 62,15 dakika fiziksel aktivite yaptıkları bulunmuştur. Bu konu üzerinde daha çok araştırma yapılmasına ihtiyaç duyulmakla birlikte bilimsel çalışmalarla desteklenmiş bilgiler ışığında, adolesanların ve ailelerinin beslenme eğitimi ile desteklenmeleri, adolesanların yazılı ve görsel medyadaki beslenme ve diyet konularını bilinçli bir şekilde takip etmeleri ve adolesanların fiziksel aktivite konusunda teşvik edilmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir.

BeslenmeBeslenme durumuErgenler+5
Güleyfe Beyza Yıldırım
Haliç University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgilendirme ve yönlendirme tasarımı bağlamında otogar grafikleri ve bir uygulama

Bu çalışmada, her geçen gün karmaşıklaşan bilgiye ulaşma ve bu çerçevede yönünü bulma bağlamında otogar grafiklerini incelemek, sorunlarını belirlemek, belirlenen sorunların çözümü için öneriler geliştirmek ve bu bağlamda bir uygulama sistemi tasarlamak amaçlanmaktadır. Bu tez çalışmasının önemli hedeflerinden biri, bilgilendirme ve yönlendirme işlevini gerçekleştirirken, bilgiye ulaşımı kolaylaştıran, yeniliğe ve teknolojiye açık, mekan kimliğine uygun bir bilgilendirme ve yönlendirme tasarımı gerçekleştirmektir. "Bilgilendirme ve Yönlendirme Tasarımı Bağlamında Otogar Grafikleri ve Bir Uygulama" adıyla hazırlanan bu tez çalışması, altı bölüm halinde ele alınarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın 1. Bölümünde bilgilendirme ve yönlendirme tasarımı ile ilgili kavramlar incelenmiş, 2. Bölümünde grafik tasarım ve mekan bağlamında bilgilendirme ve yönlendirme tasarımlarının temel ilke ve öğeleri irdelenmiştir. 3. Bölüm'de bilgilendirme ve yönlendirme tasarımlarının uygulama alanları araştırılmış ve alt başlıklar halinde detaylandırılarak ele alınmıştır. 4. Bölümde Dünyadan ve Türkiye'den belirlenen bazı otogarların bilgilendirme ve yönlendirme tasarımları grafik tasarım ilke ve öğeleri bakımından incelenmiş; 5. Bölümde ise Sakarya ili "Sakarya Büyükşehir Terminali" için, kentin kimliğiyle uyumlu yaklaşım ve ögelerle tasarlanan otogar bilgilendirme ve yönlendirme tasarımları gelişim süreçleriyle açıklanarak sunulmuştur.

Bilgilendirme tasarımıGrafik tasarımıGrafikler+4
Şevval Ay
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebe meslek mensuplarının birey-örgüt uyum düzeylerinin tükenmişlik ve iş tatmini üzerine etkisi: Sakarya ili örneği

Günümüzde önemli bir yere sahip olan muhasebe mesleği her geçen gün teknolojinin gelişmesiyle de daha çok önem kazanmaktadır. Dünyadaki bütün şirketler ve kurumların özel olsun kamu olsun bütün sektörlerin kesinlikle kullandığı ve başvurduğu bir araçtır diyebiliriz. Şirketlerin faaliyetlerini sürdürebilmeleri muhasebe sayesinde gerçekleşir. Teknoloji ilerledikçe muhasebe mesleği sistemi de gelişen teknoloji ile paralel bir şekilde gelişmektedir. Çalışmada birey örgüt uyum düzeylerinin tükenmişlik ve iş tatminine etkisini incelemiş bulunmaktayız. Çalışmanın ilk bölümünde muhasebe kavramı ve tarihsel gelişimine değinilmiştir. İkinci bölümde ise örgüt kavramı, birey örgüt uyumu, tükenmişlik ve iş tatminine ilişkin konulara değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise Sakarya ili muhasebe meslek mensuplarında tükenmişlik ve iş tatmininin olup olmadığının ölçümü yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, muhasebe meslek mensuplarının birey-örgüt uyum düzeylerinin tükenmişlik ve tükenmişlik alt boyutları olan duyarsızlaşma, kişisel başarı hissinde azalma ve duygusal tükenme üzerine etkisinin olmadığı, birey örgüt uyum düzeylerinin iş tatmini ve iş tatmini alt boyutlarından olan dışsal tatmin üzerine etkisinin olduğunu ve iş tatmini alt boyutu olan içsel tatmin üzerine etkisinin olmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Tükenmişlik Sendromu, Muhasebe, Birey-Örgüt Uyumu, İş Tatmini, Sakarya ili

Birey-örgüt uyumuMuhasebeMuhasebe+4
Emrah Demir
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde bulunması gereken egzersiz ve çocuk oyun alanları ile halkın bu alanlardan beklentilerinin belirlenmesi (Sakarya İli örneği)

Bu çalışmanın amacı, Bu çalışma Adapazarı'nda bulunan egzersiz ve çocuk oyun alanlarının tespit edilmesi ve bu alanların beklentileri karşılama durumlarının belirlenmesidir. Ayrıca yapılacak olan çalışma ile çocuklar ve yetişkinlerce ihtiyaç duyulan yeni egzersiz ve çocuk oyun alanlarının, beklentiler göz önünde bulundurularak tespit edilmesi ve yerel yönetimlerin bu yönde bilgilendirilmesi de amaçlamaktadır. Araştırmaya, 2015-2016 yılında Sakarya'da yaşayan egzersiz ve çocuk oyun alanlarını kullanan, Sakarya ili merkez ilçelerinden (Adapazarı, Serdivan ve Erenler ilçesi), kolayda örnekleme tekniği ile belirlenen ve çalışmaya gönüllü olarak katılan toplam 1374 kişi katılmıştır. Veri toplama aracı araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ile geçerliği ve güvenirliği yapılan "Beklenti Ölçeği (Kısa Form)" kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, geçerlik için temel bileşenler faktör analizi, bağımız gruplarda t-testi, ANOVA ile birlikte post hoc analizi olarak Tukey testi ve karşılaştırmalar için ki-kare testi yapılmıştır. Gerçekleştirilen analizlerde anlamlılık düzeyi 0.05 olarak belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, halkın belediyelerden beklentilerinin cinsiyete, spor yapma durumuna, spor tesislerinin yeterli olma durumuna, mesleğe, gelir durumuna, spor sıklığına, ilçelere ve eğitim durumuna göre farklılık gösterdiği görülmektedir. Sonuç olarak halkın sporla ilgili olarak belediyelerden beklentileri farklı özelliklere göre değişkenlik göstermektedir. Bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yerel Yönetimler, Egzersiz, Çocuk Oyun Alanları

EgzersizOyun alanlarıSakarya+4
Halil İbrahim Genç
Kütahya Dumlupınar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenci ve öğreticilerine göre Kuran kurslarının amaçlarını gerçekleştirme düzeyi: Sakarya örneği

İnsanın din ile ilişkisi hayat boyu devam eden bir süreçtir. Örgün eğitimde insanlar belirli bir yaşa kadar din eğitimi süreçlerine dahil olurken yaygın din eğitiminde yaşam boyu bir eğitim süreci öngörülmektedir. Bu yönüyle yaygın din eğitimi kapsam ve uygulama boyutları itibariyle bireyler açısından önemli bir katkı potansiyeline sahiptir. Türkiye'de resmi olarak planlı ve programlı bir şekilde yaygın din eğitiminin yapıldığı en önemli kurumlardan biri Kuran Kurslarıdır. Kuran Kursları farklı öğretim programlarıyla toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaç ve beklentilerine uygun olarak yaygın din eğitimi faaliyetleri gerçekleştirmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı, kurslardaki bu din eğitimi etkinliklerinin verimli ve sistemli olabilmesi için son yıllarda program geliştirme çalışmaları başlatmış, bu kapsamda 2004 yılında hazırlanan öğretim programı 2012-2013 öğretim yılından itibaren temel ve ek öğretim programları şeklinde Türkiye genelinde uygulamaya konulmuştur. Bu çalışmada Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından uygulanmaya başlayan "İhtiyaç Odaklı Kur'an Kursları Öğretim Programı" amaçlarının gerçekleşme düzeyinin öğrenci ve öğretici görüşleri doğrultusunda (Sakarya ili örneğinde) incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada döküman incelemesi ve nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Sakarya ili merkez ilçelerdeki Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Kur'an Kurslarında görev yapmakta olan 10 kadın Kur'an Kursu öğreticisi ile bu kurslarda eğitim alan 14 yetişkin kadın öğrenciden oluşmaktadır. Verilerin toplanması için iki farklı yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış ve çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen önemli bulgulardan bazıları şöyledir. ihtiyaç odaklı kuran kursları öğretim programı yeterli öğrenci sayısını tamamlayamama, esnek ders saatlerinin prratikte zorlayıcı olması gibi çeşitli sebeplerle amaçlarını tam olarak gerçekleştirememektedir. Kuran öğrenme ve okuma, öğrencilerin kursa gelişlerinde en etkili etkenlerin başında gelmektedir. Öğrenciler Meal, Tefsir ve Arapça gibi derslerin programda yer almasını talep etmekdirler. Öğreticiler öğretim sürecinde sınırlı sayılabilecek yöntem ve teknikler kullanmaktadırlar. Kurslarda sistemli bir ölçme değerlendirme çalışması yapılmamaktadır. Kuran kursları öğrencilerin sosyalleşme süreçlerine olumlu katkılarda bulunmaktadır. Kurs süreci öğrencilerin farklı düşüncelere karşı olumlu tutumlarını arttırmaktadır.

Din eğitimiEğitimcilerKur'an-ı Kerim+5
Hatice Zengin
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel kimlik bağlamında Sakarya mutfağı: Abhaz mutfağı incelemesi

Tarih boyunca kimlik meselesi daima sorun teşkil eden bir durum olmuştur ve kendini her dönem farklı şekillerde göstermiştir. 'Ben kimim' sorusuna verilen 'biz buyuz' tanımlaması kimliğin inşasında önemli bir katman olarak karşımıza çıkmaktadır. Kimlik ve kültürel kimlik yaşayan bir süreç olan hafıza kavramı ile toplumların kimlik oluşumunda en önemli etkene dönüşmüştür. Bu çalışmada kültür, kültürel kimlik ve Sakarya ilinde yaşayan etnik gruplardan olan Abhaz halkının yeme içme alışkanlıkları konu edilmiştir. Geçmişten günümüze Sakarya ilinde birçok farklı etnik grup iç içe ve huzur ile yaşamaktadır. Bundan dolayı Sakarya mutfak kültürü geniş bir yelpazeye sahiptir. Abhaz'lar da Sakarya'ya Kuzey Kafkasya'dan zorunlu göçe maruz kalmış bir Adige (Çerkez) halkıdır. Bu bağlamda Sakarya da yaşayan Abhaz halkının yemek kültürünü ortaya çıkarmak amacıyla yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler kapsamında elde edilen veriler tez çalışmasında sunulmuş ve Abhaz mutfak kültürüne ait bilgiler sunulmuştur. Araştırmada Abhaz halkının karbonhidrat ağırlıklı olarak beslendikleri belirlenmiş, bunun yanında protein bazlı olarak genellikle kümes hayvanlarını ve küçükbaş hayvan eti de tükettikleri bilgisine ulaşılmıştır. Bu bilgiler ışığında bugün Sakarya da yaşayan Abhaz'lara ait yeme içme alışkanlıkları ve geçmişten günümüze bu alışkanlıklardaki farklılıkların neler olduğu sunulmaya çalışılmıştır. Çalışmada Türk Mutfak Kültürünün bir parçası olan Abhaz Mutfağının tanınırlığını sağlamak, mutfak kültürümüze kazandırmak ve mutfak kültürümüzün zenginleşmesini sağlamaktır. Gastronomi alanında ürünleri çeşitlendirerek ülkemizin bu alandaki potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Anahtar kelimler: Abhaz mutfağı, Etnik gruplar, Gastronomi, Kültürel kimlik, Sakarya mutfağı.

AbhazyaEtnik gruplarGastronomi+4
Kübra Erbil
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sakarya ili mısır tarlalarında yabancı otlar ile ilgili sorunların belirlenmesi

Marmara Bölgesinin verimli topraklarına sahip olan Sakarya ili, mısır üretimi bakımından önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada Sakarya ilindeki mısır tarlalarında sorun olan yabancı ot türlerini tespit etmek, bu yabancı otlara karşı uygulanan yabancı ot mücadele yöntemlerini belirlemek, ayrıca yabancı otlar ve mücadelesini etkileyeceği düşünülen faktörleri ortaya çıkarmak amacıyla 2019 yılında üreticilerle görüşülerek anket çalışması yapılmıştır. Çalışma kapsamında Sakarya ilinin Adapazarı, Erenler, Akyazı, Hendek, Serdivan, Söğütlü ilçelerindeki 50 mısır üreticisine yöneltilen 22 anket sorusunun cevapları değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; yapılan anket çalışmalarına göre mısır üreticilerinin %70'i yabancı otların tarlalarda orta derecede sorun olduğunu, %40'ı Sorghum halepence (L.) Pers. (Kanyaş)'in ve %32'si Echionochloa crus-galli (L.) P.B. (Darıcan)'nin tarlada en çok karşılaştıkları yabancı otlar olduğunu, bu türlerin verim kaybına ve hasat sırasında zorluklara neden olduklarını belirtmişlerdir. Üreticilerin %80'i yabancı otlara karşı kimyasal mücadeleyi tercih ettiklerini, bu amaçla herbisitleri daha çok çıkış sonrası dönemde uyguladıklarını, %66'sı nicosulfuron ve dicamba+tritosulfuron etkili maddeli herbisitleri tercih ettiklerini, %70'i tavsiye dozuna uymadıklarını ve %32'si ise tavsiye dönemine uymadıklarını belirtmişlerdir.

HerbisitlerMısırSakarya+1
Saliha Gözde Ağdacı
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fındık kurdu (Curculio nucum L. col.: curculıonıdae)'nun Düzce ve Sakarya'daki mevcut durumunun belirlenmesi

Fındık kurdu, Curculio nucum fındıkta zarar yapan böcek türleri arasında yer almaktadır. Bu çalışmada, Düzce ve Sakarya illerinde C. nucum'un yaygınlık oranı, ergin popülasyon yoğunluğu ve larvalarının neden olduğu delikli fındık oranı araştırılmıştır. Araştırmalar 2020 ve 2021 yılında toplam 29 fındık bahçesinde yürütülmüştür. Zararlıya ait en yüksek ortalama yaygınlık oranları Düzce ve Sakarya illeri için sırasıyla %40 ve %50 olarak belirlenmiştir. Diğer taraftan, bazı yerlerde yaygınlık oranları %100'e kadar ulaşmıştır. Düzce için 2020 ve 2021 yıllarında on fındık ocağı başına düşen ortalama ergin sayısı 0.57 ve 0.63 iken, bu oranlar Sakarya için sırasıyla 0.25 ve 0.64 olarak belirlenmiştir. Lokasyon bazında en yüksek ortalama ergin sayısı Düzce için 1 ve Sakarya için 2 adet olarak tespit edilmiştir. En yüksek ortalama ergin sayısı belirlenirken bahçeler düzeyine inildiğinde ise Düzce'de 10 ocak için ergin sayısı 4 adete, Sakarya'da ise 2 adete kadar çıkmıştır. Hasat sonrası yapılan incelemelerde larvaların önemli ölçüde meyve hasarına neden olduğu tespit edilmiştir. 2020 sezonunda delikli fındık meyvesi Düzce'de ortalama %2.93 ve Sakarya'da ortalama %3.07 iken, 2021 sezonunda bu oranlar Düzce için %5.63 ve Sakarya için %4.36'ya çıkmıştır. Sonraki üretim sezonlarda ekonomik kayıpların önüne geçebilmek için zararlı popülasyonunun takip edilmesi ve zararlının kontrol altında tutulması önemlidir.

DüzceFındıkFındık kurdu+5
Ercan Çöpoğlu
Düzce University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarına yönelik uygulanan sosyal politikalar: Sakarya ili örneği

Türk tarihinde geçmişten günümüze şehit ve gazi kavramıının son derece önemli bir yere sahip olduğu görülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti devleti sosyal devlet olma ilkesi gereği çeşitli terör olayları ve savaşlar sonucunda şehitlerin yakınları veya bu olaylar sonucunda engelli durumuna gelen gaziler ve onların yakınlarına yaşadıkları travma sonucunda hayatlarına devam edebilmeleri amacıyla çeşitli sosyal politikalar geliştirilmiştir. Ekonomi, sosyal, psikoloji vb. birçok alanda geliştirilen sosyal politika uygulamaları zaten dezavanjlı gruplar arasında yer alan şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarının maddi anlamda yaşam kalitelerini iyileştirirken sosyal açıdan da dayanışmayı arttırdığı, bu sebeplede son derece önemli bir yere sahip olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmada uygulanan sosyal politikalar, şehit yakını, gazi ve gazi yakınları tarafından algılanan yeterlilik düzeyleri ve var olan eksikliklerin giderilmesine yönelik çözüm önerilerine yer verilmiştir. Yapılan literatür taramasında sağlanan sosyal politikalar konusunda oldukça az çalışmaya rastlanılmıştır. Sakarya ilinde ikamet eden 20 şehit yakını, gazi ve gazi yakınına yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile görüşme yapılmış ve yapılan araştırma sonucunda devlet tarafından sağlanan sosyal politikaların yeterli düzeyde olduğu fakat özellikle ekonomik anlamda daha da geliştirilmesi ve günümüz şartlarına uyarlanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca şehit ve gazi çocuklarının eğitim seviyelerinin genelde düşük olduğu ve bu durumun sosyal ve psikolojik hayatlarını etkilediği tespit edilmiştir.

Gazi yakınlarıGazilerSakarya+2
Sevgi Nalbantoğlu
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sakarya ili Beşköprü (Sangarios, Justinianus Köprüsü)'nün koruma ve restorasyon önerisi

Bu çalışma, Sakarya ili, Adapazarı merkez ilçesinde ve Çark Suyu'nun kolları üzerinde yer alan, Doğu Roma (Bizans) İmparatoru Justinianus döneminde (h.d. M.S. 527-565) yaptırılarak günümüze kadar ulaşabilmiş olan Beşköprü ve ek yapılarını konu etmektedir. Çalışma, köprü ve yapılarının mevcut durumunun belgelenerek araştırılmasını, elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi sonucu hazırlanan restorasyon önerisini içermektedir. Söz konusu çalışmaları içeren, metin ve çizimlerden oluşan tez çalışması, 9 bölümden oluşmaktadır. Amaç, kapsam ve yöntemi anlatan giriş bölümüyle başlayan çalışmanın, 2. Bölümünde tez konusu köprü ve yapılarının bulunduğu bölgenin coğrafi ve tarihi bilgilerine yer verilmiştir. 3. ve 4. Bölümlerde köprü ve ek yapılarının tarihi verileri ile mevcut durumunun tanımı yapılmıştır. Tarihi ve teknik verilerin analizlerinin anlatıldığı 5. Bölümden sonra, 6. Bölüm benzer örneklerin değerlendirilmesiyle elde edilen karşılaştırmalı çalışmalar ve sonuçları, 7. Bölüm 5 ve 6. Bölümlerin değerlendirilmesiyle sunulan restitüsyon önerisi ile devam etmektedir. Koruma kararları ve müdahalelerin belirlendiği restorasyon sürecinin anlatıldığı 8. Bölümden sonra, tez çalışması 9. Bölüm olan sonuç ve önerilerle bitirilmiştir.

KorumaRestorasyonSakarya
Ceren Üste
Gazi University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
11
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin, eğitlence açık alan rekreatif etkinliklere katılımının çevre tutumu üzerine etkisinin incelenmesi (Sakarya ili örnek çalışma)

Bu çalışmanın amacı Ortaokul öğrencilerinin, eğitlence açık alan rekreatif etkinliklere katılımının çevre tutumu üzerine etkisinin incelenmesi (Sakarya İli Örnek Çalışma) ve duyarlılık düzeylerindeki farkın belirlenmesidir. Çevre duyarlılığı tüm toplumu ilgilendiren, etkileri gelecek nesilleri ve belki de tüm dünyayı etkileyebilecek bir olgudur. Literatür çevre duyarlılığı ve çevre ile ilgili eğitimler arasında direkt bir ilgi olduğunu ortaya koymaktadır. Bu eğitimler çocukların bilişsel (bilmek, anlamak, algılamak, farkında olmak), duyuşsal (duygular ile alakalı olan kızgınlık, hoşlanma ve üzülme gibi) ve psikomotor (koordinasyon yani birden fazla organın aynı anda birlikte çalışmasını gerektiren vücut, kas, zihin ve yapılacak iş arasındaki eşgüdüm) öğrenme alanlarına hitap eder. Çocuklarda bu değerlerin oluşması, çevre koruma ve çevre dostu davranışların gösterilmesi anlamına gelir. Gelecekte çocuklarımıza yaşanılabilir bir dünya ile her açıdan daha nitelikli bir hayat bırakmak için, çevre koruma eğitimleri desteklenmelidir. Çalışmaya 2021-2022 eğitim ve öğretim yılı içerisinde Sakarya ili Serdivan İlçesi Mehmet Sadık Eratik Ortaokulunda öğrenim gören 110 denek gönüllü olarak katılmıştır. Deney grubunu oluşturan öğrenciler birbirinden farklı açık alan rekreatif etkinliğe, toplam 24 (12 si teorik ve 12 si uygulamalı), 12 hafta boyunca haftada birer kez (bir teorik ve bir uygulama) olacak şekilde, katılmıştır. Teorik dersler 1 saat, uygulamalı dersler 2 saat olacak şekilde verilmiş, teorik derslerde sadece o hafta uygulanacak etkinliğe ilişkin tanıtım, güvenlik ve hareket tarzlarına ilişkin bilgiler verilmiştir. Verileri toplamada araç olarak, "Kişisel Bilgi Formu" ve toplam dört alt boyutu olan '' Ortaokul Öğrencilerine ilişkin Çevresel Tutum Ölçeği" ön test ve son test şeklinde uygulanmıştır. Verileri analiz etmede ise, SPSS 23 programı kullanılmıştır. Araştırmada iki bağımsız grup arasındaki karşılaştırılmalar için t-testi ve ön ve son test karşılaştırmaları için ise paired sample t test analizleri kullanılmıştır. İstatistiksel analizler neticesinde deney grubunun son testindeki davranış alt boyutu, düşünce alt boyutu, duygu alt boyutu, eylemde bulunmaya isteklilik ile çevresel duyarlılık puanlarının ön test sonuçlarına göre istatistiksel açıdan anlamlı bir şekilde çoğaldığı belirlenmiş ancak kontrol grubunda herhangi bir farklılık görülmemiştir. (p<0,05). Sonuç itibariyle, ortaokul öğrencilerine uygulatılan ve 12 hafta süresince devam eden açık alan çeşitli rekreatif etkinliklerin çevresel duyarlılıkları üzerinde etkisinin varlığından söz edilebilir. Anahtar Kelimeler: Açık Alan Rekreasyonu, Çevre Tutumu, Eğitlence, Rekreasyon

Açık alanlarEğitlenceOrtaokul öğrencileri+5
Murat Şen
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sakarya'da bir inşaat sahasında çalışan işçilerin çalışma koşulları ile iş kazası geçirme durumları ve ilişkili etmenler

İnşaat Şantiyesinde İş Kazası Geçirme, Meslek Hastalığına Yakalanma Sıklığı ve İlişkili EtmenlerBu çalışmanın amacı, Sakarya'da toplu konut idaresine yapılan inşaat sahasında çalışan işçilerin çalışma koşulları ile iş kazası geçirme durumları ve ilişkili etmenleri belirlemektir.Atlas Yapı Sanayi Ve Ticaret A.Ş. ile Erdinç Ltd. Şti. İş Ortaklığının TOKİ Sakarya ili 1208 konut ve camili inşaatı şantiyesinde 2009 yılında yapılan tanımlayıcı/kesitsel türdeki çalışmada tüm evrene ulaşılmıştır (247 kişi).İnşaat işlerinde çalışan işçilerin % 15'inin iş kazası geçirdiği belirlenmiştir. İş kazaları en çok düşme şeklinde olmuştur. İş kazaları 24 yaş ve altında olanlar ve 45 yaş ve üzerinde olanlar; inşaat işlerinde 1 yıldan az, 31 yıldan daha fazla çalışanlar, artık çalışmak istemeyenler, özel yaşamında sorun yaşayanlar, sağlık sorunu olanlar ve yapılan işin sağlığına zarar verdiğini düşünenlerde daha fazla sıklıktadır.Çalışmanın sonuçları genel olarak literatürde yer alan inşaat işlerindeki iş kazası sıklıkları ve ilişkili etmenler ile benzerdir. İş kazasında etkili olduğu belirlenen etmenleri de içeren çalışma sonuçları çözüm önerisi getirilmesi amacıyla, işçilerin çalışma koşullarının düzenlenmesi, iş kazalarının azaltılması için işyeri yönetimine sunulacaktır

Meslek sağlığıSakaryaYapı işleri+6
Ayhan Yaşar
Gazi University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sakarya ilinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerin zihinsel engelli çocukların kaynaştırma yoluyla eğitimlerine ilişkin tutumlarının incelenmesi

Bu araştırma Sakarya ilinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan çocukların kaynaştırma yoluyla eğitimlerine ilişkin tutumlarını saptamak amacıyla yapılmıştır.Araştırma örneklemini, Sakarya ilinde bulunan, zihinsel yetersizliği olan öğrencilerle kaynaştırma eğitimi yapmış ve 2009-2010 öğretim yılında kaynaştırma eğitimi uygulaması yapan M.E.B.'na bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında görev alan 106 okul öncesi eğitim öğretmeni oluşturmuştur.Araştırmaya katılan öğretmenlerin kaynaştırma eğitimine ilişkin tutumlarını belirlemek amacıyla, ?Zihinsel Engelli Öğrencilere Yönelik Öğretmen Tutumları Ölçeği? ve öğretmenler hakkında bilgi edinmek üzere araştırmacı tarafından geliştirilen ?Öğretmen Anket Formu? kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 13.0 istatistiksel paket programı yardımıyla analiz edilip yorumları yapılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulardan, okul öncesi öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan öğrencilere yönelik genel ve kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarının, öğretmenlerin; yaşına (p=0,909>0,05), öğretmenlik süresine (p=0,524>0,05), medeni durumuna (p=0,928>0,05), çocuk sahibi olma durumuna (p=0,456 >0,05), bitirdiği okul türüne (p=0,374>0,05), özel eğitim dersi alma durumuna (p=0,476>0,05), özel eğitim ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılım durumuna (p=0,935>0,05), kaynaştırma eğitimi ile ilgili ders alma durumuna (p=0,519>0,05), kaynaştırma eğitimi ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılım durumuna (p=0,159>0,05) ve kaynaştırma eğitimi verirken destek alma durumuna (p=0,380>0,05) göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir.Araştırmada elde edilen diğer bulgular incelendiğinde ise, öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan öğrencilere yönelik genel tutum ölçeğinde en yüksek eğilimi 42 yaş ve üzeri (p=0,855>0,05, SO=58,94), evli (p=0,788>0,05, SO=70,42), çocuk sahibi olan (p=0,174>0,05, SO=72,00), fakülte mezunu (p=0,458>0,05, SO=56,33), özel eğitim dersleri alan (p=0,257>0,05, SO=70,86), kaynaştırma eğitimi ile ilgili bir ders alan (p=0,492>0,05, SO= 71,03), kaynaştırma eğitimi ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılan (p=0,315>0,05, SO=72,09) ve kaynaştırma eğitimi verirken destek alan (p=0,849>0,05, SO=70,46) okul öncesi öğretmenlerinin gösterdiği saptanmıştır.Ayrıca, kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarda ise en yüksek eğilimi; 18-25 yaş arası (p=0,862>0,05, SO=57,06), bekar (p=0,580>0,05, SO=74,88), çocuk sahibi olmayan (p=0,785>0,05, SO=74,48), fakülte mezunu (p=0,495>0,05, SO= 56,44), özel eğitim ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılan (p=0,946>0,05, SO=74,32), kaynaştırma eğitimi ile ilgili bir ders alan (p=0,674>0,05, SO= 74,68), kaynaştırma eğitimi ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılan (p=0,112>0,05, SO=76,54) ve kaynaştırma eğitimi verirken destek alan (p=0,112>0,05, SO=76,15) okul öncesi öğretmenleri göstermişlerdir.Okul öncesi öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan çocuklar için genel tutumu arttığı zaman kaynaştırma eğitimine ilişkin tutumlarının da bundan etkilendiği ve aynı yönde güçlü bir şekilde artış (r=0,575, p=0,000<0,01) gösterdiği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yetersizliği Olan Çocuklar, Zihinsel Yetersizliği Olan Çocuklar, Özel Eğitim, Okul Öncesi Eğitim Öğretmenleri, Kaynaştırma Eğitimi

Engelli çocuklarEğitimKaynaştırma eğitimi+5
Ülkü Zağlı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretmenlerinin konuşma becerisi yeterliklerine ilişkin bir durum çalışması (Sakarya örneği)

Sözlü dilin ayırıcı özellikleri, onu insanın günlük yaşamı, eğitim yaşamı ve iş yaşamı için vazgeçilmez kılmaktadır. Sesini mesleki bir araç olarak kullanan öğretmenler, özellikle Türkçe öğretmenleri için bu becerinin etkili biçimde kullanılması ayrıca önem taşımaktadır. Oysa öğretmenlerin yetiştirilmesi sürecinde, konuşma becerisinin yeterince geliştirilemediği, öğretmen adaylarıyla yapılan çalışmaların temel bir bulgusu olarak öne çıkmaktadır. Diğer yandan hizmet içi Türkçe öğretmenleriyle yapılmış çalışmaların da olmadığı dikkat çekmektedir. Bu doğrultuda araştırmada Türkçe öğretmenlerinin konuşma becerisi yeterliklerine ilişkin bir durum belirlemesi yapmak amaçlanmıştır. Araştırmada ilk olarak katılımcı Türkçe öğretmenlerinin konuşma becerisinin söyleyiş alt boyutuna ilişkin yeterlikleri; daha sonra ise kendi konuşma becerisi yeterliklerine ilişkin değerlendirmeleri ele alınmıştır. Durum çalışması olarak tasarlanan araştırmada iki tür veri toplanmıştır. İlki Türkçe öğretmenlerinin belirlenen konuşma metinlerini seslendirmeleriyle elde edilen konuşma verisi; ikincisi Türkçe öğretmenlerinin kendi konuşma becerisi yeterliklerine ilişkin değerlendirmelerine yönelik yarı yapılandırılmış görüşme verisi. Araştırmaya veri sağlayan katılımcılar, Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda görev yapan 2'si erkek, 18'i kadın toplam 20 Türkçe öğretmenidir. Katılımcılar, araştırmaya gönüllü olarak katılmışlar ve farklı deneyim yıllarına sahiptirler. Metin sesletme verileri, bir sesbilim, bir de Türkçe eğitimi uzmanı tarafından değerlendirilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmelerde ise Türkçe öğretmenlerinin konuşma yeterliği ve derslerdeki konuşmaları konusunda görüşleri alınmıştır. Bu görüşmelerden elde edilen veriler, içerik çözümleme türlerinden tematik çözümleme kullanılarak iki araştırmacı tarafından çözümlenmiştir. Sonuç olarak metin sesletme verilerine dayalı bulgulardan yola çıkarak katılımcı Türkçe öğretmenlerinin söyleyiş becerisi açısından (en az 1 en çok 4 puan alınan bir derecelenmede 2,1 puan ile) geliştirilebilir düzeyde oldukları görülmüştür. Katılımcıların kendi konuşma becerisi yeterliklerini değerlendirmeleri sonucunda elde edilen bulgulara göre ise Türkçe öğretmenlerinin çoğunun kendi konuşma becerisini yeterli bulmadığı ve bu yetersizliği lisans eğitimi sırasında aldıkları konuşma eğitimi derslerinin yetersizliğine bağladıkları; birçoğunun ders sırasında tekdüzeliğe düşmediği görüşünde olduğu; kendi konuşma hızlarını ortalama olarak tanımladıkları; bazılarının derslerindeki konuşmalarında solunum denetimlerini sorunsuz sağlayamadığı; çoğunun ses sağlığını koruma konusunda çok az bilgiye sahip olduğu ve farenjit sorunu yaşadıkları sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: konuşma becerisi yeterliği, Türkçe öğretmeni, söyleyiş, ses eğitimi.

KonuşmaKonuşma becerisiMesleki yeterlilik+6
Ömer Kaya
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sakarya ili bitkisel örücülük ürünleri üzerine bir araştırma

ÖZET Araştırma; Sakarya İli bitkisel örücülüğünün günümüzdeki durumunu, bitkisel örücülüğün tarihçesini, kullanılan hammaddeleri, kullanım özelliklerini elde edilmelerini kullanılan araç gereçleri, hammaddelerin hazırlanmasını, oluşturulan ürünleri ve üretim tekniklerini tespit etmek amacıyla planlanıp yürütülmüştür. Ayrıca, bitkisel örücülükte kullanılan tekniklerde araştırma kapsamındadır. Araştırmanın materyalini; bitkisel örücülük ile ilgili literatür taranmasından elde edilen bilgiler, Adapazarı İl Merkezinde bitkisel örücülük ile uğraşan bireyler ve bu bireylerce üretilen ürünler oluşturulmuştur. Araştırmanın sonuçları şöyle özetlenebilir; Sakarya İli'nde bitkisel örücülükte söğüt ve fındık ağacının genç, düzgün, yaş ve ham dalları kullanılmaktadır. Bitkisel örücülük hammaddelerinin hazırlanmasında ve üretim tekniklerinde; kargaburnu, çekiç, biz, kerpeten, bıçak, makas, testere, törpü ve balta kullanılmaktadır. Fındık genelde ürünlerin iskeletlerinde nadiren de örgüde, söğüt ise örgüde kullanılmaktadır. Sakarya İli'nde ana gereç olarak kullanılan söğüt çubuklarının, ortalama uzunluğu 25.30 cm, ortalama inceliği dip bölümünde 46.13 mm, orta bölümünde 31.07 mm'dir. Eğme etkisine karşı ise söğüt çubuğu yüksek dayanım vermiş ve % 5'lik NaOH çözeltisi ile işlem gören söğüt dayanımında düşme görülmüştür. Sakarya İli'nde üretilen bitkisel örücülük ürün çeşitleri olarak; ekmek sepeti, meyve sepeti, patates-soğan sepeti, servis sepeti, bebek yatağı, çocuk çantası, bebek koltuğu, sehpa, abajur, gazetelik, şişelik, dekoratif sepetler, ayakkabılık, telefonluk, sandık, saksılık, çerçeve, şapka, çamaşır sepeti, hayvan sepeti, nişan sepeti, piknik sepeti, kuş kafesi, tabure, bisiklet sepeti ve koltuk tespit edilmiştir. Yörede; ürünlerin örülmesinde yuvarlak veya oval başlama ve bir alt bir üst tekniğinde tabanla başlanmakta, bazen de kontrplak taban olarak seçilmiştir. Gövde de en çok tekleme tekniği, kenar temizliklerinde ise en çok üçlü düz örgü kullanılmaktadır.Bireyler ördükleri ürünlerde sipariş olursa vernik veya boya kullanmakta, istek olmadığı taktirde doğal bırakılmaktadır. Ürünler sipariş üzerine çalışılmakta ve bireyler elde ettikleri geliri aile ekonomisine ek katkı olarak kullanmaktadırlar. Bitkisel örücülük ürünleri taşınma ve kolay temizlenme özelliğinden dolayı dayanıklı, kullanışlı ve geniş kullanım alanına sahiptir. Hammaddelerin, boş iş gücünün değerlendirilebilmesi ve ekonomiye katkısı olan bitkisel örücülük, her yaşta, her cinste ve öğrenim düzeyindeki bireylerin yapabileceği, zevkli uğraş haline getirilebileceği ve sempati duyularak kullanılan el sanatı olma özelliğine de sahiptir. Günümüz kullanım alanlarına uygun tasarlanmış olan ürünler Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi El Sanatları Eğitimi Bölümü Bitkisel Örücülük Atölyesinde oluşturulmuştur. Bu ürünler tasarım aşamasından yapım aşamasına kadar öğrencilerin ve araştırmacının bitkisel örücülük konusunda aldıkları eğitim sonucunda ortaya çıkartılmıştır. Çeşitli bitkisel örücülük teknikleri, değişik malzemeler kullanılarak oluşturulmuştur. Ayrıca; araştırmacı yaptığı literatür taraması, görüşme tekniği ve bilgi formları doğrultusunda ürün tasarlamış, değişik malzeme ve teknikler ile ürünleri oluşturmuştur.

Bitkisel örücülükSakaryaÖrme sektörü+1
Esra Akgül
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

27 Mayıs darbesinin Sakarya basınına yansımaları

27 Mayıs 1960 Askeri darbesi Türk siyasi hayatının en önemli dönüm noktalarından biridir. 27 Mayıs darbesi ile beraber Türk halkın büyük desteği ile yönetime gelen Demokrat Parti'nin on yıllık iktidarı son bulmuş ve Cumhuriyet tarihinde darbelerin ve askeri vesayetin önünü açan yeni bir süreç ortaya çıkmıştır. 27 Mayıs'ın ortaya çıkardığı siyasi, sosyal, ekonomik vb. etkileri ise halkın tamamında hissedilmiştir. 27 Mayıs darbesinin bu etkilerini halka hissettiren en önemli araç ise dönemin en yaygın kitlesel iletişim ve haberleşme aracı olan gazeteler sayesinde olmuştur. Ulusal ve yerel düzeyde yayın yapan gazeteler sadece 27 Mayıs darbesi ile ilgili gelişmeleri aktarmakla kalmamış, askeri yönetimin ortaya çıkardığı korku ikliminde darbeden ve darbecilerden yana tavır almıştır. Gazeteler darbe ile ilgili haberleri ve gelişmeleri sevinç ifade eden büyük punto ve manşetlerle aktarmıştır. Ele aldığımız bu çalışmada Sakarya basınının 27 Mayıs darbesini nasıl karşıladığını ve nasıl etkilendiğini, dönemin yerel gazetelerine yansıyan haberler doğrultusunda değerlendirilmeye çalışılmıştır. 27 Mayıs sonrası Sakarya basını, 27 Mayıs darbesini büyük sevinç ile karşılamış ve darbeden inkılâp diye bahsetmiştir. Darbe sonrası tüm yurtta olduğu gibi Sakarya'da da yönetimin değişmesiyle beraber gazetelerinde yayın politikaları da değişmiştir. Darbe sonrası yer alan haberlerde Demokrat Parti ve Demokrat Parti'liler hain, darbeyi gerçekleştiren asker ve ordu ise kahraman ilan edilmiştir. Sakarya'da 27 Mayıs darbesine dair kutlama ve miting haberleri gazetelerde tam sayfa olarak verilmiştir. Gazetelerde yer alan köşe yazılarında ise halka 27 Mayıs darbesinin haklılığı anlatılmaya çalışılmıştır. Hazırlanan bu çalışmada genel olarak 27 Mayıs darbesinin Sakarya basınına yansımaları ele alınmıştır.

27 Mayıs 1960 ihtilaliAskeri müdahaleBasın+5
Kadir İnekçioğlu
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Orta Sakarya Vadisinin (İnhisar-Osmaneli arası) flüvyal jeomorfolojisi

Kuzeybatı Anadolu'nun en büyük akarsuyu olan Sakarya Nehri, orta çığırında Orta Sakarya Platoları olarak bilinen bölgenin sularını akaçlamaktadır. Sündiken Dağları'nın batıdaki Sakarya vadisine doğru alçalarak plato görünümü kazanan bu bölümü; tektonik bakımdan, kuzeyden Kuzey Anadolu Fay Zonu, güneyden ise Eskişehir-İnönü Fay Zonu olarak bilinen ve ülkemizin en aktif fay zonları arasında yer alan iki doğrultu atımlı fay zonu arasında bulunmaktadır. Çalışma alanı, Orta Sakarya Platoları jeomorfolojik ünitenin en batı kısmında bulunmaktadır. Sakarya Nehri'nin D-B uzanışının K-G yönüne doğru değiştiği bu kesimi, bölgenin tektonik ve jeomorfolojik evriminin ortaya konulabilmesi açısından son derece önemli jeomorfolojik birimleri (plato yüzeyleri, boğazlar, vadi yamaçları, seki sistemleri ve akarsu yatağı vb.) kapsamaktadır. Bu çalışmada, bölgenin ana jeomorfolojik üniteleri arasında dikkat çeken ve özellikle İnhisar-Osmaneli arasında gelişmiş olan akarsu seki sistemleri ve boğazlar detaylı bir şekilde incelenmiştir. Çalışmanın amacı, seki sistemleri ve boğazların oluşumunda etkili olan süreçleri, Kuvaterner dönemindeki bölgesel/yerel tektonik aktivite ve küresel iklim değişikliklerine bağlı Karadeniz'deki seviye değişmeleri bağlamında ortaya koymaktır. Çalışmada; jeomorfoloji çalışmalarındaki ayrıntılı saha gözlemleri, sedimantolojik ve stratigrafik yorumlama gibi klasik yöntemlerin yanı sıra, morfometrik analizler, coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama teknikleri gibi modern yöntemlerde kullanılmıştır. Ayrıca, "Optik Uyarmalı Lüminesans (OSL)" tarihlendirme yöntemi kullanılarak, ilk defa bu bölgede bir tarihlendirme çalışması yapılmış ve seki sistemleri kronostratigrafik bir çerçeveye oturtulmuştur. Çalışma sahasında, ana morfolojik birimleri boğazlar (Hamitabat, Şeytankaya, Darca ve Paşalar Boğazı) ve bunların kontrolünde gelişen seki sistemleri oluşturmaktadır. Sakarya Nehri'nin vadi tabanından itibaren birkaç seviye halinde izlenen seki sistemleri; Yakacık'ta dört (+10 m, +18 m, +34 m ve +52 m), Hamitabat'ta üç (+12 m, +24 m ve +36 m), Gemiciköy'de iki (+10 m ve +19 m), Küçükyenice'de iki (+9 m ve +21 m) ve Selimiye'de dört (+9 m, +24 m, +37 m ve +50 m) seviye halinde tespit edilmiştir. Bu seki sistemlerinin jeokronolojik özelliklerinin ortaya konulabilmesi için yapılan üç OSL tarihlendirmesi sonucunda ise 158.03 ± 12.93 ka, 150.97 ± 8.49 ka ve 55.07 ± 4.57 ka olmak üzere üç farklı yaş elde edilmiştir. Seki seviyelerinin uzun dönemli yükselim hızı ise Hamitabat yakınlarında 0.22 ± 0.03 mm/yıl, Gemiciköy yakınlarında 0.18 ± 0.03 mm/yıl ve Küçükyenice çevresinde ise 0.14 ± 0.03 mm/yıl olarak hesaplanmıştır. Buna göre birbirinden farklı konum ve yükseltiye sahip olan sekiler Orta-Geç Pleyistosen'den itibaren sabit bölgesel hızı ortalama 0.18 ± 0.03 mm/yıl olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla elde edilen OSL yaş sonuçları, çalışma sahasında en az son 158 bin yıldan beri devam eden bölgesel yükselmeye karşılık akarsu yarılmasını ortaya koymaktadır. Buna göre seki sistemlerine ait depolar, kabaca 50-160 ka arasında değişen zamanlardaki biriktirme ve gömülme süreçlerine işaret etmektedir. Denizel İzotop Evreleri'ne (MIS) göre, söz konusu tarihlerden genç olan Geç Pleistosen'deki MIS3c'ye (interglasyal), yaşlı olanların ise Orta Pleistosen sonlarındaki MIS6b'ye (interstadyal) karşılık gelmektedir. Buna göre Sakarya Nehri, göreli ılık, nemli geçen interglasyal ve interstadyal dönemler boyunca yatağında birikim yapmıştır. Buna karşılık, soğuk ve/veya soğuk-sıcak geçiş dönemlerinde ise yatağını kazarak sekileri oluşturmuştur. Elde edilen tarihlemeler, akarsu yatağının kazılımı için ise "Penultimate Buzul Maksimumu" ve "Son Buzul Maksimumu"nu işaret etmektedir. Bunun yanı sıra, çalışma sahası içerisindeki jeomorfolojik birimlerin kantitatif olarak değerlendirebilmesi ve morfometrik özelliklerinin açıklanabilmesi için çeşitli morfometrik analizlerden yararlanılmıştır. Analiz sonuçları, bölgedeki tektonik aktivitenin drenaj sistemi üzerinde önemli etkileri olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, Orta-Geç Pleyistosen'den günümüze kadar geçen zaman içerisinde Sakarya Nehri vadisinin orta çığırında boğazların kontrolünde gelişen seki sistemleri, hem bölgesel/lokal tektonik etkilerin ortaya konulması hem de bölgenin jeomorfolojik gelişiminin aydınlatılması açısından önemli jeomorfolojik ve sedimantolojik veriler sunmuştur. Bu çalışma, Sakarya Nehri vadisinin orta çığırındaki seki sistemlerinin daha çok bölgesel/lokal tektonik ve kısmen de global iklim değişmelerinin kontrol ettiği karmaşık yapılı bir sistem içerisinde geliştiğini ortaya koymuştur.

Flüvyal jeomorfolojisiJeomorfolojiSakarya+1
Ebubekir Karakoca
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin sosyal sorumluluk algılarının incelenmesi (Sakarya ili örneği)

Bu çalışma sosyal sorumluluk kavramının gelişimini inceleyerek hemşirelerin katılımı ile kurumsal sosyal sorumluluk anlayışını sağlık sektöründe örneklendirmektir. Çalışma kapsamında hemşirelerin sosyal sorumluluk algılarını ölçmek ve bu algının demografik özelliklerle nasıl bir etkileşim içinde olduğunu belirlemek amacıyla Sakarya ilinde bulunan kamuya bağlı hastanelerde görev yapan 300 hemşireye demografik bilgiler ve sosyal sorumluluk ifadeleri içeren anketler dağıtılmış, 250 adet anket geri dönerek araştırmaya dahil edilmiştir (geri dönüş oranı %83,3). Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların genel puan ortalaması 3,13 çıkmış ve hemşirelerin kurumsal sosyal sorumluluk anlayışına sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca hemşirelerin sosyal sorumluluk algılarının cinsiyet, eğitim durumu ve kıdem değişkenlerine göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir.

HemşirelerHemşirelikKurumsal sosyal sorumluluk+5
Nesrin Ünlü
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sakarya'da yaşayan Bulgaristan muhacirlerinin yemek kültürü ve yemek tariflerindeki standartların belirlenmesi

Mutfak kültürü insanla var olan ve insanın yaşatmasıyla varlığını sürdürecek bir olgudur. Mutfak kültürünün unutulmaması, gelecek nesillere aktarılması için akademik çalışmaların önemi büyüktür. Köklü bir geçmişe ve mutfak kültürüne sahip olan Bulgaristan muhacir mutfağına ait olan yemeklerin literatüre kazandırılması için bu çalışmaya gerek duyulmuştur. Bu araştırmada, Sakarya'da yaşayan Bulgaristan muhacirlerinin yemek kültürlerinin incelenmesi, yemek tariflerinde bir standart olup olmadığının tespit edilmesi ve nihai olarak yemek tariflerinde bir standart oluşturulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda, Bulgaristan muhacir mutfağını oluşturan yemek tarifleri hakkında nitel veri toplama yöntemlerinden görüşme tekniğine başvurularak ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak veriler toplanmıştır. Araştırma kapsamında Sakarya'da yaşayan 15 Bulgaristan muhaciriyle yüz yüze görüşmeler yapılarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen verilerden muhacir mutfağına ait 72 tane yemek tarifine ulaşılmıştır. Tarifine ulaşılan yemekler dâhil etme hariç tutma ölçütleri kullanılarak azaltılmış ve 15 tanesinin standart tarifleri belirlenmiştir. Standart tariflerin oluşturulmasının, muhacir mutfağına ait yemeklerin unutulmasını engelleyeceği ve mutfak kültürünün yaşatılması konusunda yarar sağlayacağı düşünülmektedir.

BulgaristanBulgaristan TürkleriGöçmenler+6
Ömer Berke Curoğlu
Afyon Kocatepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Sakarya il genelinde aile sağlığı merkezlerinde çalışan aile hekimlerinin tükenmişlik düzeyi ve ilişkili faktörler

ÖZET GİRİŞ VE AMAÇ: 2010 yılında tüm ülke genelinde aile hekimliği uygulamasına geçilmiş olup günümüze kadar bu uygulamadan bir çok revizyon yapılmıştır. Bu revizyonlar kimi zaman sistem içerisinde çalışan aile hekimlerinin günlük pratiğini ve çalışma hayatını olumlu etkilese de bir kısım uygulamalar beraberinde çeşitli zorluklar getirmiştir. Her meslek grubunda olduğu gibi hekimlikte de tükenmişlik görülebilmektedir. Özellikle birinci basamak hekimleri yaklaşım modeli itibariyle buna daha yatkın olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı da, Sakarya ilindeki aile hekimlerinin tükenmişlik seviyeleri ve tükenmişlik durumlarına etki eden faktörleri tespit etmek ve bu probleme bölgesel anlamda ışık tutmaktır. YÖNTEM: Çalışmamız 1 Nisan 2025 ile 31 Mayıs 2025 tarihleri arasında Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı'nda yapılmıştır. Veri toplama aşamasında tarafımızca hazırlanan anket formları aile hekimlerine teslim edilmiş, bir hafta sonra kendilerinden teslim alınmıştır. Hazırladığımız anket formu üç bölümden oluşur. Birinci bölüm Ek-2 formu olup katılımcının sosyodemografik verilerin alındığı, ikinci bölüm Ek-3 formu olup katılımcının tükenmişlik durumuyla ilişkili olduğu düşünülen faktörlerin sorgulandığı ve üçüncü bölümde Maslach Tükenmişlik Ölçeği'nin bulunduğu ve tükenmişliğin ölçüldüğü bölümdür. Anketler aracılığı ile toplanan veriler SPSS programı kullanılarak istatistiksel değerlendirilmesi yapılmıştır. BULGULAR: Çalışmaya Sakarya da aile hekimi olarak görev yapan 346 kişiden 219 (%63.29)'unun katılımı sağlandı. Katılımcıların büyük çoğunluğu duygusal tükenmişlik, duyarsızlaşma ve kişisel başarı alt ölçeklerinde orta ve yüksek derecede tükenmişlik puanları aldı. Temel demografik verilerden yaş ile kişisel başarı arasında pozitif yönlü zayıf korelasyon, aile hekimi olarak çalıştıkları yıl ile duygusal tükenmişlik durumu arasında pozitif yönlü zayıf korelasyon bulunmuştur. SONUÇ: Çalışma, aile hekimlerinin tükenmişlik düzeylerinin ekonomik, psikososyal ve çalışma koşullarına bağlı faktörlerden etkilendiğini göstermiştir. Gelir yetersizliği, yüksek iş yükü, şiddet ve mobbing gibi olumsuz etmenler tükenmişliği artırmaktadır. Ayrıca, performans kriterleri ve takdir eksikliği hekimlerin motivasyonunu olumsuz yönde etkilemektedir. Bu bulgular, tükenmişliği azaltmaya yönelik çok boyutlu ve kapsamlı müdahalelerin gerekliliğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Aile hekimliği, Sakarya, tükenmişlik

Aile hekimliğiSakaryaTükenmişlik
Ufuk Yavuzyiğit
Sakarya University
2025
11
Master'sOpen AccessTR

Sakarya ili Soğucak yaylası Collohmannia, Neoliodes ve Oribotritia (Acari: Oribatida) türleri üzerine sistematik araştırmalar

Toprak, bir çok organizmayı barındıran karmaşık bir ekosistemdir. Toprak ekosisteminde yaşayan eklembacaklıların %40' ı akarlardan oluşturmaktadır. Oribatid akarlar orman topraklarında hem birey hem de tür saıysı bakımından en zengin hayvan grubunu oluştururlar. Toprak organik maddesinin parçalanmasına ve ayrışmasına, humus sentezine, mantar ve bakterilerin toprak içerisinde yayılmasına katkıda bulunarak toprağın biyolojik verimliliğinde önemli rol oynarlar. Bazı oibatid türlerinin asit yağmurları, hava kirliliği ve toprağın işlenmesi gibi toprak ekosistemleri üzerinde insan aktivitelerin ekolojik etkisinin göstergeleri biyoindikatörler olarak önemli oldukları bilinmektedir. Bu sebeple ülkemiz oribatid akarlarının biyoçeşitliliğinin belirlenmesi önem arzetmektedir. Oribatid akarların morfolojik tanımları, sırttan ve karından görünümleri ve bacak yapıları esas alınarak yapılmaktadır. Sırt kısmı notogaster ve prodorsum olmak üzere iki bölgeden oluşmaktadır. Karın kısmı ise genitoanal ve epimeral bölge olmak üzere iki bölgeden oluşmaktadır. Epimer plaklarının şekli, gental ve anal plakların kıl donanımı ve büyüklükleri, ağız parçalarını içeren kamerostom ve subkapitulumun yapısı ve kıl donanımı sistematik bakımdan öneme sahiptir. Ülkemizdeki oribatid akar biyoçeşitliliğinin ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların artması gerekmektedir. Türkiye oribatid akar (Acari, Oribatida) faunası yeterince çalışılmamıştır, Dünya çapında bilinen oribatid akar sayısı 11.000'in üzerinde iken bu sayı ülkemizde sadece 250 civarındadır. Bu araştırmanın temel amacı, 1100 metre yüksekliğinde ve Sapanca'ya 17 kilometre uzaklıkta bulunan Soğucak yaylası oribatid akar faunası (Oribotritia, Neoliodes ve Collohmannia cinsleri) hakkında ilk verileri elde etmektir. Yüksek tür yoğunluğu ve çeşitliliğine sahip eski orman alanları, çalılıklar, akarsu kıyılar gibi doğal alanlar diğer toprak faunaları için rezerv teşkil ettiklerinden korunmaları önemlidir. Çok çeşitli bitki örtüsü ile zengin bir biyotopa ve korunmuş alanlara sahip olan Sakarya ili Soğucak yaylasından alınan toprak örnekleri Biyoloji bölümü Akaroloji labaratuvarına getirilerek birleştirilmiş Berlese-Tullgren huni düzeneklerine yerleştirilmiştir. Bir hafta ışık kaynağı altında bekletilen toprak örnekleri içerisindeki Oribotritia, Neoliodes ve Collohmannia cinslerine ait oribatid akarlar düzeneğin alt kısmındaki %70'lik etil alkol içeren toplama şişelerine düştükten sonra Olympus SZX51 tipi stereo mikroskop altında pipet ve iğneyle yardımı ile ayıklanmıştır. Oribatid akarları temizlenmesi ve ağartılması laktik asitte, incelenmesi ise Leica DM 1000 tipi ışık mikroskobunda gerçekleştirlmiştir. Tür teşhisleri Balogh ve Balogh (1992), Weigmann (2006) ve Walter ve ark. (2014)'a göre yapılmıştır. Taksonların morfolojik özelliklerinin incelenmesi için Sakarya Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümünde bulunan JEOL JSM 6060 LV taramalı elektron mikroskobu kullanmıştır.Bu tez çalışmasında Soğucak Yaylasından tespit edilen toprak akarı türleri Oribotritia (O.) krivolutskyi, Neoliodes theleproctus ve Collohmannia gigantea'ya ait çeşitli vücut yapılarının ışık mikroskobu incelemeleri ile ölçümler yapılmış, taramalı elektron mikroskobu görüntüleri alınmış, yakın türler ve daha önce ülkemizden kaydedilen türler ile karşılaştırılması yapılmıştır. Sakarya ili Soğucak Yaylası toprak akarları Oribotritia, Neoliodes ve Collohmannia (Acari: Oribatida) cinsleri üzerinde yapılan araştırmalarda: Oribotritia (O.) krivolutskyi Liu, Niedbała et Starý, 2011, Neoliodes theleproctus (Hermann, 1804) ve Collohmannia gigantea Sellnick, 1922 türleri terpit edilmiştir. Tespit edilen türlerin elektron mikroskobu görüntüleri verilmiştir. Yarıkozmopolit bir dağılıma sahip olan Neoliodes theleproctus türü Türkiye'de daha önce Yozgat ilinde Per ve arkadaşları tarafından 2015 yılında kaydedilmiştir. Holarktik zoocoğrafik bölgede yayılış gösteriren Collohmannia gigantea türü ise Türkiye'de daha önce Baran ve Bezci tarafından 2017 yılında Amasya ilinden kaydedilmiştir. Oribotritia (O.) krivolutskyi türü daha önce Liu, Niedbała ve Starý tarafından 2011 yılında Dünyada sadece Kafkasya'dan (Azerbaycan) kaydedilmiştir. Yapılan bu çalışma ile dünya genelinde ikinci olarak Türkiye'den kayıt altına alınmıştır.

BiyoçeşitlilikEkosistemOribatida+2
Ecenur Güven
Sakarya University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sakarya ili ekoturizm potansiyelinin belirlenmesi

Günümüzde kırdan kente göç ile birlikte kentsel alanlarda hızla artan nüfus, insanların dar alanlarda yoğun nüfus baskısı altında yaşamalarına neden olmaktadır. Bu durum şehir alanlarında birçok mekânsal sorunu da beraberinde getirmektedir. Bu sorunlardan birisini de kişi başına düşen yeşil alanların azlığı ve insanların rekreatif faaliyetlerindeki meydana gelen kısıtlılıklar oluşturmaktadır. Covid 19 salgını esnasında bu durum tüm büyükşehirde de bir kez daha kendisini göstermiş insanların doğaya ve kırsal alanlara olan ilgisi artmıştır. Doğal kaynakların korunmasına ve kırsal kalkınmaya katkıda bulunan, turizm endüstrisinin en çekici alt kümesi Ekoturizm'e gösterilen ilgi ise bu dönemde katlanarak artışına devam etmiştir. Ekoturizm; artan dünya nüfusunun çevreye vermiş olduğu tahribatı en aza indirgemek ve doğal alanları gelecek nesillere de en iyi şekilde aktarabilmek amacıyla hızla yayılış gösteren bir alternatif turizm çeşidi olarak karşımıza çıkmaktadır. Ekoturizm ayrıca, kültürel değerlere sahip çıkmayı, yerel halkın da yapılan faaliyete destek vermesini ve uyum sağlayarak bölgenin tanıtımında ve gelişiminde rol almasını sağlamaktadır. Çalışma sahamız olan Sakarya ili coğrafi konumu ve doğal güzelliklerindeki çeşitlilik ile son yıllarda ekoturizm faaliyetlerinin canlanmaya başlaması ile dikkat çekmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, Sakarya ilindeki potansiyel ekoturizm alanlarını Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ve Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) kullanarak belirlenmesidir. Bu amaçla ekoturizmin gelişimine etki eden coğrafi faktörler belirlenmiş, ağırlıklı çakıştırma analizi kullanılarak sonuca ulaşılmıştır.

Alternatif turizmAnalitik hiyerarşi süreciCoğrafi bilgi sistemleri+6
Fethiye Kaya
Sakarya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00

Related subjects