Science lesson
688 theses under this subject heading
Dönüşümsel öğrenme modelinin 6. sınıf fen bilimleri dersinde öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimlerine ve bilişötesi farkındalıklarına etkisi
Dönüşümsel öğrenme, deneyimlerin, yapısal farklılıkların oluştuğu; duygu, düşünce ve davranış değişikliklerinin yeni bakış açılarının meydana geldiği aşama olarak tanımlanabilir. Dönüşümsel öğrenme, bilişsel yapıda gerçekleşir. Bu süreçte alışkanlıklarda, bakış açılarında ve bireyin algılarında farklılıklar meydana gelmektedir. Bu farklılıklar bireyin bilişötesinde yeniden bir döngü içinde yapılandırılmaktadır. Birey bilişötesini kullanarak yapılandırdığı her bilgiye eleştirel yaklaşmakta, yeni karşılaştığı olayların çözümü için bu bilgileri kullanmaktadır. Bu sebeple dönüşümsel öğrenme yoluyla elde edilen bilgiler bireyin bilişsel yapısında sürekli sorgulanmakta, ve yeni durumlara uygulanmak üzere transfer edilmektedir. Buradan hareketle araştırmada dönüşümsel öğrenme modeli ile yapılan uygulamaların bireyin eleştirel düşünme ve bilişötesi farkındalıklarına etkisi araştırmanın problem cümlesi olarak belirlenmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubu, İstanbul ili Güngören ilçesindeki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Mustafa Kemal Ortaokulunun 6/F ve 6/H sınıflarında okuyan 60 öğrenci oluşturmaktadır. Deney grubu 31, kontrol grubu da 29 öğrenciden oluşmaktadır. Baskın-az baskın karma yöntemin kullanıldığı araştırmanın veri toplama aracı California Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği, Bilişötesi Farkındalık Ölçeği, yarı yapılandırılmış görüşme formu ve öğrenci günlükleridir. Araştırmada verilerin analizi için dağılımın normal olduğu maddelerde parametrik testler; yarı yapılandırılmış görüşme formunda elde edilen verilerin analizinde betimsel ve içerik analiz yöntemleri kullanılmış, doküman incelemesi yolu ile de alıntılar yapılmıştır. Araştırmanın analizlerinden elde edilen bulgulara göre, bazı sonuçlar şöyle sıralanabilir: Dönüşümsel öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulan, deney grubu öğrencilerinin ön test ve son test bilişötesi farkındalık puanlarının ortalaması arasında deney grubunun son test puanlarının lehine anlamlı bir farklılaşma görülmüştür. Dönüşümsel öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulan, deney grubu öğrencilerinin ön test ve son test eleştirel düşünme eğilimleri puanlarının ortalaması arasında anlamlı düzeyde bir farklılaşma görülmüştür. Bu bulgulara göre dönüşümsel öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulan deney grubu son test öğrencileri, dönüşümsel öğrenme modeli uygulamasına tabi tutulmayan kontrol grubunun son test öğrencilerine oranla daha yüksek puanda oldukları tespit edilmiştir. Dönüşümsel öğrenme modeli etkinliklerinin öğrencilere, farklı kaynaklardan araştırma yapma alışkanlığı kazandırdığı görülmüştür. Öğrencilerin çeşitli kaynaklardan elde ettikleri bilgileri bir araya getirerek, yeni fikir/düşünce elde edebildiği, bu düşünce/fikirleri tartışmakta, gerçek yaşam bilgileri ile ilişkilendirebildiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dönüşümsel Öğrenme, Eleştirel Düşünme, Bilişötesi Farkındalık.
Uzaktan eğitim sürecinde fen öğretimi: Bir delfi çalışması
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte eğitimin sadece yüz yüze ya da okulda olma zorunluluğu ortadan kalkmıştır. Günümüz şartlarında eğitim, zaman ve mekâna bağlı kalmadan herkese ulaşma imkânı bulmuştur. Eğitimin her kesimden insana ulaşmasında etkili olacak bazı yaklaşım ve yöntemler bulunmaktadır. Bu yaklaşımlardan biri de uzaktan eğitimdir. Bu bağlamda Fen eğitimi uzaktan eğitim yaklaşımı kullanılarak gerçekleştirilen disiplinlerden biridir. Hayatımızın her alanında yer alan fen öğretiminin etkili ve verimli olması oldukça önemlidir. Buradan hareketle mevcut araştırmanın amacı, uzaktan eğitim sürecinde yürütülen fen öğretiminin etkililiğini artırmaya yönelik uzman görüşleri doğrultusunda bütüncül bir bakış açısı geliştirmektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan Delfi tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini daha önce uzaktan eğitim sürecinde aktif rol almış 2021-2022 eğitim öğretim yılında, Türkiye'nin 7 farklı bölgesinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet okullarında görev yapan 14 Fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacının hazırlamış olduğu yarı yapılandırılmış görüşme formu ve bu formdan elde edilen veriler neticesinde düzenlenen anket kullanılmıştır. İlk turda alınan yanıtlar içerik analizi tekniği ikinci, üçüncü ve dördüncü turda alınan yanıtlar ise betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda uzaktan eğitim sürecinde fen öğretiminin etkililiğini artırmaya yönelik 7 tema bağlamında 35 kriter belirlenmiştir.
Fen bilimleri öğretmenlerinin kişisel yönelimleri ile bireysel yenilikçilik (İnovasyon) düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı fen bilimleri öğretmenlerinin kişisel yönelimleri ile bireysel yenilikçilik (inovasyon) düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Betimsel türdeki bu araştırmada nicel araştırma yaklaşımlarından ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2022-2023 eğitim öğretim yılında İstanbul, Siirt ve Elâzığ başta olmak üzere birçok ilde, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullarda görev yapan 424 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin elde edilmesinde "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği", "Kişisel Yönelim Bildirimi Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırma sorularını cevaplandırmak için betimsel istatistikler raporlanmış, t-testi, ANOVA, korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin kişisel yönelim bildirimi ölçeği alt boyut puan ortalamaları arasında orta ve yüksek düzeyde, pozitif yönde ve anlamlı derecede bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sırasıyla sezgisellik, sorgulama ve yaratıcılık yönelimleri diğer yönelimlerinden yüksek bulunmuştur. Öğretmenlerin kişisel yönelimlerinin cinsiyet, herhangi bir TÜBİTAK projesine dahil olma ve çalışılan okullarda yenilikçi fikirlerin desteklenme durumu değişkenlerine göre anlamlı derecede farklılaştığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin bireysel yenilikçilik ölçeği genel puan ortalamalarına göre yüksek seviyede yenilikçi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin çoğunluğunun yenilikçilik seviyelerinde yüksek seviyede, yenilikçilik kategorilerinde ise öncü ardından sorgulayıcı kategorilerinde olduğu belirlenmiştir. Öğretmenlerin bireysel yenilikçilik düzeylerinin eğitim düzeyi ve çalışılan okullarda yenilikçi fikirlerin desteklenme durumu değişkenlerine göre anlamlı derecede farklılaştığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin çalışkanlık, bilimsellik, yaratıcılık ve sezgisellik yönelimlerinin bireysel yenilikçiliğin yaklaşık olarak %38'ini yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışkanlık ve bilimsellik alt boyutlarından kaynaklı bir artışın, bireysel yenilikçilik ölçeği toplam puanındaki azalma ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca yaratıcılık ve sezgisellik alt boyutlarından kaynaklı bir artışın, bireysel yenilikçilik ölçeği toplam puanındaki artış ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda alanyazına öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bireysel Yenilikçilik, Eğilim, Eğitim, Fen Bilimleri Öğretmeni, İnovasyon, Kişisel Yönelim, Yenilik
Fen bilimleri dersinde aktif öğrenmeye dayalı etkinliklerle yapılan Ters-Yüz Sınıf modelinin incelenmesi
Bu çalışmada, "Madde ve Isı" ünitesi kapsamında aktif öğrenme etkinlikleriyle yürütülen ters yüz sınıf (TYS) modelinin öğrencilerin akademik başarılarına, kalıcılığa, üstbilişsel farkındalıklarına ve özyeterliklerine etkisini incelemek ayrıca uygulamaya yönelik öğrencilerin ve velilerin görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma, 2021-2022 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminde Ankara'daki bir devlet okulunda 6. sınıf düzeyinde iki şube deney grubu (n=55), iki şube kontrol grubu (n=50) olmak üzere, toplam 105 öğrenciyle yapılmıştır. Deney grubuna TYS modeli uygulanmış, kontrol grubunda mevcut öğretim programına göre dersler yürütülmüştür. Çalışmada karma yöntem desenlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Çalışmanın nicel boyutunda yarı deneysel deneme modeli olan ön test-son test kontrol gruplu model kullanılmış olup veri toplama aracı olarak "6. Sınıf Madde ve Isı Başarı Testi, Çocuklar İçin Üstbilişsel Farkındalık Ölçeği ve Fen ve Teknoloji Dersi Özyeterlik Ölçeği" uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda, deney grubu öğrencilerinin TYS uygulamasına yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla durum çalışmasından yararlanılmıştır. Ayrıca görüş formu aracılığıyla çalışmaya katılan öğrenci ve velilerin görüşleri alınmıştır. Çalışmanın nicel verileri SPSS-23 programı ile analiz edilmiştir. Nitel veriler ise içerik analizi ve betimsel analizle açıklanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilere göre TYS modelinin öğrencilerin akademik başarılarını, kalıcılığı, üstbilişsel farkındalıklarını ve özyeterliklerini deney grubu lehine artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin ve velilerin TYS modeline ilişkin genel olarak olumlu görüş bildirdikleri ve nitel verilerin nicel verileri desteklediği belirlenmiştir. TYS modelinin öğretimin etkililiği bakımından öğrencilere önemli katkılar sağladığı görülmüştür. Çalışmada TYS modelinin başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için öğrencilerin teknolojik araç ve internet erişimine sahip olmaları ve öğrencilerin videoları izleyip ön öğrenmelerini yaparak sınıfa gelmeleri gerektiği ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.
İlkokul üçüncü sınıf fen bilimleri Beş Duyumuz ünitesine yönelik bilgilendirici çocuk kitaplarının değerlendirilmesi
Çocuk edebiyatında, bilgilendirici çocuk kitapları önemli bir yer tutmaktadır. Öğrencilerin ve öğretmenlerin, öğretim sürecinde bilgilendirici çocuk kitaplarından faydalanmaları eğitim sürecini zenginleştirebilir. Bilgilendirici çocuk kitaplarından öğrenciler istedikleri zaman faydalanabilecekleri gibi fen bilimleri, sosyal bilgiler ve matematik dersinde de öğretimi pekiştirmek amacı ile kullanılabilecek materyallerdir. Bu çalışmada ilkokul 3. sınıf fen bilimleri "Beş Duyumuz" ünitesine yönelik bilgilendirici çocuk kitapları seçkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Betimsel analiz ile sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmanın çalışma materyalleri belirlenirken ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmış olup "Beş Duyumuz" ünitesine yönelik seçilen kitap seçkisi, araştırmacı tarafından oluşturulmuş değerlendirme formu ile incelenmiştir. Yerli ve yabancı kitaplar, kitapçılarda yer alan kitaplar, yayınevleri, okul ve sınıf kitaplıklarındaki kitapların araştırılmasından sonra, konu ile ilgili 35 kitaba ulaşılmış olup, kitaplar analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda TÜBİTAK ve Teleskop Yayınevinin bilgilendirici türde en çok yayın yaptığı, yabancı yazarların, yerli yazarlara göre daha çok kitap yazdığı ve 2015 yılından sonra bilgilendirici kitapların daha yaygınlaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Yazarların çoğu deneyimli, kitaplar ise bilimsel ve günceldir. Kitapta yer alan bilimsel metodun basamakları yaş düzeyine göre oldukça yüksek bir oranda verilirken, doğadaki sebep-sonuç ilişkilerinin yeterince kurulamadığı görülmüştür. Kitapların giriş kısmında konu ile ilgili tanıtıcı bilgiye yer verilmesi bakımından oran oldukça düşük iken, kitabın sonunda ek bilgiye yer verilme oranı daha yüksektir. İç ve dış resimleme özellikleri bakımından kitapların yeterli olduğu görülmüştür. Kitaplarda, "Beş Duyumuz" ünitesinin kazanımlarının tamamına yer verilmediği tespit edilmiştir. Kitapların zorluk seviyesi bakımından punto, resim-metin oranı ve cümledeki kelime sayısı incelenmiştir. İncelenen kitapların yarısından azının tamamen 3. sınıf öğrencileri için uygun olduğu görülmüştür. Anahtar sözcükler: Çocuk edebiyatı, bilgilendirici çocuk kitapları, fen bilimleri dersi, 3.sınıf, beş duyumuz ünites
Türkiye'de fen bilimleri dersi öğretim programlarının tarihçesi, gelişimi ve eğilimler (1923-2023)
Bu çalışmanın amacı Türkiye'deki 1923-2023 yılları arasında uygulamaya koyulan ilkokul Fen Bilimleri dersi öğretim programlarının tarihçesini, gelişimini, değişimini ve eğilimlerini; programın bileşenleri açısından incelemektir. Çalışmanın yöntemi nitel araştırma yöntemi, deseni doküman analizi desenidir. Çalışmanın verilerini Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar olan süreçte uygulanan ve uygulanmakta olan ilkokul fen bilimleri dersi öğretim programlarının yazılı metinleri oluşturmuştur. İlgili dokümanlardan elde edilen nitel veriler betimsel analiz tekniği ile incelenmiştir. Alan yazında öğretim programlarının bileşenleri temele alınarak programda ilgili bileşenlerle bağlantılı olan kategoriler oluşturulmuştur. Program bileşenleri açısından; (1) dersin adı, (2) program geliştirme sıklığı, (3) program geliştirme ilkeleri, (4) program geliştirmeyi gerekli kılan nedenler, (5) program geliştirme ekibi, (6) temel eğitim felsefeleri, (7) program tasarımı yaklaşımları, (8) program geliştirme modelleri, (9) hedef yazma yaklaşımları, (10) içerik düzenleme yaklaşımları, (11) öğrenme-öğretme yaklaşımları, (12) ölçme-değerlendirme yaklaşımları olmak üzere 12 kategori belirlenmiş ve belirlenen kategorilere göre analiz yapılmıştır. Programlarda ders isimlerinin yıllara göre değişiklik gösterdiği, programların geliştirilmesi ve güncellenmesinde belirli bir sistem izlenmediği, program geliştirme ilkelerinin çoğunlukla gözetilmediği ancak en fazla 1926 Programında program geliştirme ilkelerine yer verildiği, programlarda program geliştirme ekibinde görev alan kişilere 2004 Programı dışında yer verilmediği, program geliştirme modellerinin bu programlarda uygulanmadığı ancak Millî Eğitim Bakanlığı'nın geliştirdiği program geliştirme modelinin uygulandığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: program geliştirme, eğitim programları, program tarihçesi, fen bilimleri dersi öğretim programı
TGA yöntemine dayalı işbirlikli grup çalışmalarındaki söylemsel yapıların incelenmesi
Bu çalışmada beşinci sınıf Fen Bilimleri dersinde TGA yöntemine dayalı işbirlikli grup çalışmaları sırasında grup üyelerinin etkileşimsel rollerinin neler olduğunu, grupların akıl yürütme şekillerini, söylem desenlerini ve öğretmenin etkileşimsel müdahalelerini inceleyebilmek için video ve ses kaydı aracılığıyla veri toplanmış ve söylem analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme yöntemi kullanılarak oluşturmuştur. Araştırma sonucunda a) öğrencilerin etkileşimsel rolleri "Birlikte anlamayı teşvik eden" ve "Birlikte anlamayı engelleyen roller" olarak kodlanmış ve görülme sıklıkları belirlenmiştir. b) Grup çalışması sırasında açığa çıkan rollerin grupların akıl yürütme şekillerini etkilediği görülmüştür. Yüzeysel akıl yürüten gruplarda görev dışı konuşmaların sıkça yer aldığı, derinlemesine akıl yürüten gruplardaki öğrencilerin ise iş birlikli çalışma sırasında bilgiyi birlikte yapılandırdığı, birbirlerinin fikirlerini geliştirdikleri ve detaylandırdıkları görülmüştür. c) Yüzeysel ve derinlemesine akıl yürüten gruplara öğretmenin etkileşimsel müdahalelerinin farklı olduğu belirlenmiştir. Bulgulara göre öğretmenin genel olarak derinlemesine akıl yürüten gruplarda en fazla öğretici müdahalede bulunduğu, yüzeysel akıl yürüten grupta ise en fazla yeniden yönlendirici müdahalelerde bulunduğu gözlenmiştir. d) Öğrencilerin grup içi etkileşimlerinde genellikle üçlü desen görülürken öğretmenin sürece dahil olduğu zamanlarda etkileşimde zincir deseninin ortaya çıktığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, işbirlikli grup çalışması sırasında grup rollerinin belirlenmesi ve grupların akıl yürütme şekillerinin ortaya konması; grup dinamiklerini anlama ve öğrencilerin işbirlikli öğrenme stratejilerini geliştirme açısından önemlidir. Öğretmenin etkileşimsel müdahaleleri öğrencilerin daha derinlemesine düşünmelerini ve fikirlerini açıklamalarını teşvik ederek söylem desenlerini zenginleştirebilir. Bu nedenle hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimlerde işbirlikli grup çalışmalarında öğretmen müdahalelerinin etkisinin çalışılması öğretmen eğitimlerinin kalitesinin artmasını sağlayacaktır.
Sorgulamaya dayalı fen eğitiminin öğrencilerin bilimsel sorgulama ve sorgulayıcı öğrenme becerilerine etkileri
Bu çalışmanın amacı, sorgulamaya dayalı fen öğretimi yaklaşımının öğrencilerin bilimsel sorgulama becerilerine gelişimini ve fene yönelik sorgulayıcı öğrenme becerileri algılarına etkilerini belirlemektir. Çalışma nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya Ankara ili, Çubuk ilçesinde bulunan taşımalı eğitim yapan öğrencilerin bulunduğu bir devlet okulunda 5.sınıfta okuyan iki şubeden toplam 50 öğrenci katılmıştır. Araştırmada ön test ve son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Bir deney ve bir kontrol grubunun oluşturulduğu araştırmada 'Işığın Yayılması' ünitesi kapsamında, 24 saatlik uygulama süresi belirlenmiştir. Ayrıca, pandemi sürecinden dolayı uygulamanın yapılabilmesi için ders planları ve uygulama süreci çevrim içi eğitim, hibrit eğitim ve yüzyüze eğitim durumları için ayrı ayrı düşünülerek planlanmıştır. Araştırmada uygulama öncesi ve sonrasında ortaokullarda eğitim gören 5.sınıf öğrencilerine ölçekler uygulanarak öğrencilerden veri toplanmış ve öğrencilerin bilimsel sorgulama ve sorgulayıcı öğrenme becerileri hakkındaki görüşlerine ulaşılmıştır. Araştırmada veriler, 'Fene Yönelik Sorgulayıcı Öğrenme Becerileri Algı Ölçeği' (FYSÖBAÖ) ve 'VASI-Views About Scientific Inquiry' anketi ('Bilimsel Sorgulama Süreçleri Hakkında Görüşler Anketi') kullanılarak toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, sorgulamaya dayalı yaklaşımla verilen fen eğitiminin öğrencilerin bilimsel sorgulama becerilerinin gelişimi ve fene yönelik sorgulayıcı öğrenme becerileri algılarına etkilerini ortaya koymuştur. Araştırma sonunda elde edilen bulgulara göre; sorgulamaya dayalı fen eğitimiyle işlenen derslere katılan öğrencilerin sorgulayıcı öğrenme becerileri algılarının ve bilimsel sorgulama düzeylerinin arttığı ve bu artışın istatistiksel olarak da anlamlı bir fark yarattığı bulunmuştur.
Fen bilimleri dersi eğitiminin oyunlaştırılmış e-öğrenme ortamlarıyla desteklenmesinin motivasyon ve başarıya etkisi
Teknolojinin her geçen gün geliştiği ve bilginin katlanarak arttığı günümüz dünyasında fen bilimleri öğretiminde başarılı olabilmek için gelişmeleri yakından takip etmek gerekmektedir. Sorgulayan, araştıran, kendi kendine öğrenebilen bireylerin yetiştirilebilmesi için fen bilimleri öğretiminde öğreneni süreç içinde aktif kılmak daha da önemli hale gelmekte, 'dijital yerliler' olarak adlandırılan günümüz yeni nesil öğrenenlerine yeni öğretim ortamlarının tasarlanması kaçınılmaz görünmektedir. Bu bağlamda çağımızda yaşanan dijital dönüşümlerin bir getirisi olarak hayatımıza giren e-öğrenme, elektronik medya kanallarıyla öğretimin gerçekleştirilmesidir. Bununla birlikte 2010 yılından beri popülerleşmeye başlayan oyunlaştırma kavramı, her ne kadar dijital sistemler ve kullanıcılar arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi ve onları motive etmeyi amaçlayan bir teknik olsa da eğitim alanında da yerini almaya başlamıştır. Bu çalışmada fen bilimleri eğitiminde öğrencilerin oyunlaştırılmış bir e-öğrenme ortamıyla desteklenmesinin öğrenenlerin akademik başarılarına ve motivasyonlarına etkisi araştırılmaktadır. İlköğretim düzeyindeki öğrencilerle gerçekleştirilen bu araştırmanın bulgularının fen bilimleri eğitiminde oyunlaştırmanın öğretim programına entegrasyonunda yol göstereceği düşünülmektedir. Araştırma nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yöntemle yürütülmüştür. Nicel veriler ön test – son test yarı deneysel desen kullanılarak akademik başarı testi ve motivasyon ölçeği ile, nitel veriler ise görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin oyunlaştırılmış e-öğrenme ortamıyla desteklenmesinin öğretim programının önerdiği yöntemlere göre akademik başarılarını ve motivasyonlarını artırdığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ortaokul fen bilimleri ders kitaplarının yenilikçi düşünme bağlamında değerlendirilmesi
Yaşadığımız çağda hâkim olan anlayış bireylerden beklenen beceri ve tutumları değiştirmekte ve şekillendirmektedir. Yapılan güncellemeler sayesinde eğitim sistemi, nitelikli insan gücünün temini noktasında bu değişim sürecine dâhil olur. Eğitimin değişen hedeflerine uygun olarak öğretim programlarının yenilenmesi ders kitaplarının güncellenmesini kaçınılmaz kılmaktadır. Çağımızın bireylerden beklediği 21. yüzyıl becerilerinden biri olan yenilikçi düşünme, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2018 yılında yapılan değişiklikle Türk eğitim sisteminde yerini almıştır. Bu araştırmanın amacı 2018 yılında değişen Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programına göre güncellenen ortaokul fen bilimleri ders kitaplarının alana özgü becerilerden yenilikçi düşünme becerisi bağlamında değerlendirilmesidir. Araştırmada 2020 yılında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Kırıkkale ilinde ortaokullara dağıtılan Fen Bilimleri 5, 6, 7 ve 8. sınıf ders kitapları incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Alan uzmanlarının görüşleri ile son hali verilen dokuz anahtar kavram (buluş, düşünme, fikir üretme, hayal etme, keşif, özgün, tartışma ve tasarım) belirlenmiştir. Seçilen ders kitaplarında anahtar kavramlar taranıp, öğrenme alanlarına göre frekansları hesaplanmıştır. Ayrıca Öğretim Programı ünite açıklamalarında yenilikçi düşünme becerisi kazandırmayı amaçlayan 5, 7 ve 8. sınıf düzeyinde dört ünite ve bu ünitelerin etkinlikleri belirlenmiştir. Bu etkinliklerin yenilikçi düşünme alt boyutlarına (yaratıcılık, girişimcilik, problem çözme ve merak) göre yeterlikleri incelenmiştir. Sonuç olarak; yenilikçi düşünme becerileri ortaokul düzeyinde Fen Bilimleri ders kitapları içeriklerinde, anahtar kavram bağlamında yeterli düzeyde temsil edilmektedir. Yenilikçi düşünme becerileri alt boyutları bağlamında öğretim programında belirtilen ünite ve etkinliklerden; 5. sınıf 3. ünite etkinliklerinin yetersiz, 7 sınıf 5 ünite etkinlikleri yetersiz, 7. ünite etkinliklerinin yeterli, 8. sınıf 5. ünite etkinliklerin yeterli olduğu saptanmıştır.
Fen bilimleri ders kitaplarındaki etkinliklerin alana özgü beceriler yönünden sınıflandırılması
Bu çalışmada 2018–2019 eğitim-öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurumu tarafından onaylanıp, yayınevleri tarafından basılmış olan ilköğretim 5, 6, 7 ve 8. sınıf fen bilimleri ders kitaplarında yer alan etkinliklerin, 2018 yılı fen bilimleri öğretim programında belirtilen beceriler yönünden incelemesi yapılmıştır. Alana özgü beceriler öğretim programında üç ana kategoriden oluşmaktadır. Bunlar bilimsel süreç becerileri, yaşam becerileri ve mühendislik becerileridir. Bu kategorilerin altında toplam 15 adet beceri programda belirtilmektedir. İlköğretim 5, 6, 7 ve 8. sınıf fen bilimleri ders kitaplarındaki etkinlikler tek tek incelenerek öğretim programında belirtilmiş olan bu becerilerden hangilerine hitap ettiği tespit edilmiştir. Becerilerin belirlenmesi aşamasında altı farklı uzman kitaplardaki tüm etkinlikleri inceleyerek görüşlerini bildirmişlerdir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Etkinliklerin incelenmesi sonucu ortaya çıkan veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. İçerik analizi için belirlenmiş olan alt kategorilere bakılarak analiz tamamlanmıştır. İnceleme sonucunda, ilköğretim 5, 6, 7 ve 8. sınıf fen bilimleri ders kitaplarındaki etkinliklerde sorgulanan 2018 fen bilimleri öğretim programında belirtilen alana özgü becerilerin ünitelere ve sınıf seviyelerine göre durumları saptanmıştır. Kullanım sıklıkları frekans ve yüzde tablolarına işlenerek, ünitelere göre becerilerin dağılımı gözlemlenmiştir. Sınıf düzeylerine göre alana özgü becerilerin dağılımı belirlenmiştir. Bilimsel süreç becerileri, yaşam becerileri ve mühendislik becerilerinin ünitelere göre ve sınıf seviyelerine göre kullanımları saptanmıştır. Ulaşılan sonuçlar doğrultusunda da çeşitli öneriler yapılmıştır.
Farklı bilgi kaynaklarından edinilen bilgilerin sosyobilimsel konularda oluşturulan argümantasyonların kalitesi ve fen başarısı üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın amacı 8. sınıf öğrencilerinin farklı kaynaklardan bilgi edinmelerinin bilimsel tartışma sürecinde ürettikleri argümantasyonların kalitesi ve fen başarıları üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışma 2017-2018 eğitim-öğretim yılında, Ankara'nın Altındağ ilçesindeki bir kamu ortaokulundaki 36 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Baz istasyonları ve genetiği değiştirilmiş organizmalar sosyobilimsel konularında uygulamalar yapılmıştır Tartışmacı Anketi (TA) ve Biyoteknoloji Akademik Başarı Testi (BABT) katılımcılara uygulanmış, elde edilen verilere göre birbirine denk üç grup oluşturulmaya çalışılmıştır. Öğrencilerin sosyobilimsel konulara ilişkin görüşlerini belirlemek için kavram karikatürleri kullanılmıştır. Her bir gruba, bilgi edinme kaynakları (araştırma, sunum, röportaj) rastgele atanmıştır. Her bir grup içerisinde TA ve BABT puanları bakımından homojen, sosyobilimsel konulara ilişkin görüşleri açısından heterojen üçer kişilik dört alt grup oluşturulmuştur. Önce küçük grup tartışmaları, ardından toplu sınıf tartışmaları yapılmıştır. Argümantasyon süreçleri ses kayıt cihazıyla kaydedilmiştir. Nitel verilerin analizi içerik analizi yoluyla, nicel analizler ise ön test ve son test puanlarının karşılaştırılmasıyla yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, tüm gruplarda en fazla ikinci seviyede argümantasyon üretilmiştir. İkinci seviyeden sonraki düzeylerde frekansların giderek azaldığı görülmüştür. En kaliteli sözlü argümantasyonlar araştırma grubunda üretilirken, röportaj grubu kalite bakımından diğer iki grubun gerisinde kalmıştır. Ön ve son uygulama süreci karşılaştırıldığında, son süreçte daha fazla sayıda ve daha kaliteli argümantasyonların üretildiği gözlemlenmiştir. Konu içerikleri bakımından incelendiğinde, baz istasyonları konusunda daha fazla ve daha kaliteli argümantasyonlar üretildiği tespit edilmiştir. Nicel verilere göre, farklı kaynaklardan bilgi edinen gruplardaki öğrencilerin akademik başarılarının biraz arttığı fakat grupların erişi puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark oluşmadığı görülmüştür. Bu bağlamda tüm bulgular tartışılmış, elde edilen sonuçlar doğrultusunda çalışmaya özgü çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Fen Bilimleri dersinde araştırma-sorgulamaya dayalı uygulamaların etkileri
Öğrencilerin eğitim hayatı boyunca edindikleri bilgi ve becerilerini günlük hayatlarında da uygulamaları ve geliştirmeleri beklenmektedir. Yeni bilgi ve becerilerden bir tanesi 2005 yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığınca uygulamaya konulan yapılandırmacı öğrenme kuramının temele aldığı uygulamalardan biri öğrencinin merkeze alındığı araştırmaya dayalı öğrenme yaklaşımıdır. Çalışma, 4. sınıf öğrencilerine araştırma-sorgulamaya dayalı öğrenmeye temel oluşturan bilimsel süreç becerilerinin 5E modeline uygun olarak yapılan uygulamalarla kazandırılması, 4. sınıf öğrencilerinde fen bilimleri dersine karşı görüşlerindeki değişiklikleri belirlemek, öğrenme ortamı algısındaki değişiklikleri tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla 2013-2014 eğitim-öğretim yılının I. döneminde İstanbul ilinin Küçükçekmece ilçesinde bulunan Munis Faik Ozansoy İlkokulu 4. sınıfta olan 54 öğrenci ile çalışma yürütülmüştür. Bu araştırma nicel araştırma yöntemi olan deneysel yöntemle gerçekleştirilmiştir. 15 adet 5E Modeline uygun olarak 'Maddeyi Tanıyalım' ünitesindeki araştırma-sorgulamaya dayalı fen deneylerinin uygulamasından önce ve sonra 16 sorudan oluşan Bilimsel Süreç Becerileri ön test ve son test şeklinde uygulanmıştır. Deneylerin bitiminden sonra 'Maddeyi Tanıyalım' ünitesi ile ilgili öğrencilerin görüşlerini saptamak için 5 sorudan oluşan Öğrenci Görüşleri anketi uygulanmıştır. Öğrencilere öğrenme ortamı algısındaki değişiklikleri tespit etmek amacıyla deney uygulamalarını gerçekleştirmeden önce sürecin başlangıcında ve tüm deneylerin bitiminde resim yaptırılmıştır. Bilimsel süreç becerileri testinin verileri öğrenci görüşleri anketinin verileri SPSS programında frekans ve yüzdelik analiz ile hesaplanmıştır. Öğrencileri çizdikleri resimler alt başlıklarla kodlanarak içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Resim analizleri araştırmacılar ve resim analizleri konusunda alanda uzman bir Yrd. Doç. tarafından analiz edilmiştir. Sonuçlar değerlendirildiğinde öğrencilerin fen deneyi uygulamalarından sonra bilimsel süreç becerilerinden gözlem yapma, sonuç çıkarma, değişkenleri belirleme ve kontrol etme, verileri yorumlama, sınıflama ve ölçme becerilerinin geliştiği, deneyleri yaparken dersten zevk aldıkları, görüşlerinin olumlu olduğu ve kalıcı öğrenmelerin gerçekleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin yaptıkları ilk ve son resimler karşılaştırıldığında öğretmenin rehberlik rolünün açığa çıktığının, araştırmaya dayalı deney uygulamalarının işbirliğine dayalı, somut materyallerle gerçekleştirildiğini ve öğrencilerin deney malzemelerini deney uygulamalarında öğrendikleri tespit edilmiştir. Öğretmen deney uygulamalarında öğrencileri destekleyici, ilişkilerinde olumlu dil kullanması deneylerin öğrencilere aktarılmasında oldukça önemli olduğu kanısına varılmıştır. Eğitim fakültelerinde sınıf öğretmenlerine yönelik öğretim yöntem ve teknikleri dersinde araştırmaya dayalı öğrenme ya da farklı yöntem ve teknikler uygulamalı olarak gerçekleştirilmelidir. Ayrıca öğretmenlere bu konuda uygulamalı hizmet içi eğitimleri verilmelidir. İlköğretim 4. Sınıf öğrencilerine yönelik Fen Bilimleri dersinde yaratıcı düşünmeye yönelik etkinlikler eklenmeli ve etkinliklerin uygulanışı öğretmenlerle birlikte gerçekleştirilmelidir. Anahtar Kelimeler: Araştırma-sorgulamaya dayalı öğrenme, bilimsel süreç becerileri, fen bilimleri öğretimi, öğrenci görüşleri.
Fen bilgisi öğretmenlerinin, öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları ile özyeterlilikleri arasındaki ilişki
Bu araştırmada; Fen Bilgisi Öğretmenlerinin öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarıyla özyeterlilik algıları; cinsiyet, yaş, görev yapılan okul türü, okuldaki pozisyon, mesleki görev yılı, en son mezun olunan öğretim programı değişkenleri açısından incelendi. Bu araştırmanın örneklemi İstanbul İli Başakşehir ilçesinde görev yapmakta olan toplam 103 (E:30 K:73) Fen Bilgisi öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada, "Ögretmen Özyeterlilik Ölçegi" ile "Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği" uygulandı. Araştırma sonucunda Fen Bilgisi öğretmenlerinin mesleki görev yılı, yaş, görev yapılan okul türü ve cinsiyete göre özyeterlilik inancı ve mesleki tutum anket sorularında anlamlı biçimde farklılık olduğu belirlendi. Özyeterlilik ve alt başlıklarında meslek görev yılının etkili olduğu, tutum da ise okul türünün önemli olduğu tespit edildi. Ayrıca öğretmenlerin özyeterlilik inancıyla mesleğe yönelik tutumları arasında pozitif yönde orta düzeyde bir korelasyon olduğu tespit edildi.
İlkokul üçüncü sınıf müfredatının çocuklar için felsefe (P4C) metoduna göre incelenmesi
Tez beş bölümden oluşmaktadır. Bu beş bölümde ilkokul üçüncü sınıf müfredatının çocuklar için felsefe (p4c) metoduna göre amaç ve kazanımlar üzerinden bir incelenme ve öneri çalışması gerçekleştirilmiştir. Birinci bölümünde çocuklar için felsefe (P4C) metodunun tanımı, tarihçesi, amaçları, P4C yönteminin uygulama boyutu, öğretmenin rolü ve yöntemin kurucusu olan Lipman'ın oluşturduğu tüm eğitim öğretim kademelerini kapsayan müfredat yapısı sunulmuştur. İkinci bölümde ise MEB'in öğretim program (müfredat) amacı, değerleri, yetkinlikleri ve felsefesi hakkında bilgi verilecek ve temel derslerin (Türkçe, Hayat Bilgisi, Fen Bilgisi, Matematik) programları detaylı bir şekilde incelenerek sunulmuştur. Üçüncü bölümünde ise tezin yazımında hangi araştırma yöntemin kullanıldığı açıklanmıştır. Tezin dördüncü bölümünde ilk iki bölümde sunulan bilgiler dahilinde iki yapının eğitim dünyasındaki duruş ve ilkelerinin benzerlik ve uygunlukları sahada yapılan çeşitli akademik çalışmalarla desteklenerek sunulmuştur. Sonuç kısmında ise alana dair önerilerle birlikte genel değerlendirme yapılmıştır.
Ortaokul fen bilimleri ders kitaplarında yer alan etkinliklerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik yaklaşımına uygunluğunun incelenmesi ve öğretmen görüşleri.
Yenilenen 2018 fen bilimleri öğretim programına, fen bilimleri alanın dışında matematik, mühendislik, teknoloji disiplinlerinin de entegre edildiği görülmektedir. Programdaki bu disiplinler arası birliktelik, günümüzde gittikçe önemi artan STEM yaklaşımıyla tanımlanmaktadır. STEM öğrenme ve öğretme sürende uygulanan çeşitli etkinliklerle dikkat çeken bir yaklaşımdır. Bu durumlar göz önünde bulundurularak bu çalışma, 2018-2019 eğitim öğretim yılında okutulan ortaokul fen bilimleri beş, altı, yedi ve sekizinci sınıf ders kitaplarında yer alan etkinliklerin STEM yaklaşımına uygunluğunu incelemeyi ve bu konuda öğretmenlerin görüşünü almayı amaçlamıştır. Bir STEM etkinliğinde olması beklenen temel kriterlerden; "STEM disiplinleri arası entegrasyon", "bilim temelli yaşam problemi", "üst düzey bilişsel becerilerini ve 21.yy. becerilerini içerme", "etkinliğin uygulandığı öğretim yöntem – teknikleri" ve "etkinliğin sonunda bir ürün elde edebilme ve etkinlik sonlarında sorulan etkinlik değerlendirme sorularının, STEM yaklaşımındaki ölçme-değerlendirme anlayışına uygunluğu" bakımından incelenmiştir. Ders kitaplarında etkinlikleri incelemede, alan araştırıma desenlerinden betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın diğer problem durumu olan ders kitaplarında yer alan etkinliklerin STEM etkinliklerine uygunluğu hakkında öğretmen görüşlerinde ise nitel araştırma desenlerinden olgu bilim (fenomenoloji) kullanılmıştır. Çalışmanın veri toplama araçları: Araştırmacılar tarafından 2018-2019 akademik yılında beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci sınıf ilköğretim fen bilgisi ders kitaplarında Bilim, Mühendislik ve Girişimcilik Faaliyetlerini değerlendirmek için geliştirilen "STEM Etkinlik Analizi Ölçeği" kullanılmıştır. Fen bilimleri öğretmenlerinin ders kitaplarındaki etkinlikleri STEM etkinliklerine uygunluğu hakkındaki görüşlerini almak için 63 katılımcı fen bilimleri öğretmenine "Açık Uçlu Anket Formu" uygulanmıştır. Gönüllü on katılımcının açık-uçlu anket formuna verdikleri cevapları detaylı bir şekilde incelemek için yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Son olarak, bu gruptan gönüllü üç fen bilimleri öğretmeninin ders kitaplarında yer alan etkinlikleri uyguladığı dersler "yapılandırılmamış gözlem" ile izlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, fen bilimleri ders kitapları öğretim programında yer alan değişikliklere rağmen etkinliklerde bu değişimler entegre edilememiştir. Bununla birlikte, disiplinler arası entegrasyonu sağlayabilen ve bilim temelli yaşam problemi içeren etkinlik sayısı azdır. Etkinliklerinin büyük oranda bilişsel alanın uygulama basamağında yer almasına rağmen 21.yy. becerilerinden; problem çözme, eleştirel düşünme, yaratıcılık, girişimcilik ve üretkenlik gibi becerileri geliştirebilecek etkinlik sayısının yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Etkinliklerde, genellikle deney yöntemi kullanılmaktadır fakat proje tabanlı öğrenme veya işbirlikli öğrenme gibi STEM eğitiminde sıklıkla kullanılan yöntemler tercih edilmemiştir. 2018 fen bilimleri öğretim programında özgün ürün geliştirmekten bahsedilmesine rağmen ders kitaplarında etkinliklerin sonunda genellikle bir ürün elde edilmemektedir. Çalışmanın bir başka bulgusu, etkinlik değerlendirme soruları incelendiğinde, soruların genel olarak sonuç değerlendirme odaklı bilgi ve anlama düzeyinde olduğu ve disiplinlerarası kavramsal entegrasyonun göz ardı edildiğidir. Ayrıca ölçme aracı olarak açık uçlu sorular kullanılmıştır. Öğretmenlerin bu temalar temelindeki görüşleri çalışmanın bulgularıyla büyük oranda tutarlıdır. Fen bilimleri öğretmenleri ders kitabı etkinliklerini; STEM etkinliklerine uygun olmadığını, etkinliklerin günlük yaşamla ilişkilendirilemediğini ve disiplinler arası kavramsal entegrasyonu sağlanamadığından bahsetmişlerdir. Dahası, onlar etkinlik değerlendirme sorularının kavramsal entegrasyon ölçebilme düzeyini yetersiz bulduklarını belirtmişlerdir.
Ortaokul öğrencilerinin fen öğrenme yaklaşımlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi (Van ili örneği)
Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin fen öğrenme yaklaşımlarını bazı değişkenler açısından incelemektir. Çalışmanın türü nicel araştırma türlerinden olan tarama araştırmasıdır. Bu doğrultuda öğrencilerle alakalı bazı bilgiler elde edilmiş ve öğrencilerin öğrenme yaklaşımları cinsiyet, sınıf düzeyi, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, ailenin gelir düzeyi, sevilen ders, kitap türü, okuduğu kitap sayısı, ev ve çalışma odası değişkenlerine göre incelenmiştir. Bu çalışmaya 2018-2019 eğitim öğretim yılında Van ilindeki devlet ortaokullarının 5.6.7 ve 8. sınıflarında öğrenim gören ortaokul öğrencileri katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen bir "kişisel bilgi formu" ve bir de Lee ve diğerleri (2008) tarafından geliştirilen Aydın ve Damar (2014) tarafından Türkçeye uyarlanan likert tipi "Fen Öğrenme Yaklaşımları Ölçeği" kullanılmıştır. Fen öğrenme yaklaşımları ölçeği 5-li Likert tipi olup '1-kesinlikle katılmıyorum' ile '5- kesinlikle katılıyorum' arasında değişen seçenekler sunmaktadır. Ölçek, derin güdü, derin strateji, yüzeysel güdü ve yüzeysel strateji olmak üzere 4 faktörden oluşmakta ve 24 madde içermektedir. Bu çalışmadaki nicel verilerin analizi için frekans, yüzde, Man Whitney U ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Fen öğrenme yaklaşımları ölçeğinin toplamından elde edilen puanların ortalaması 81,88 olarak bulunmuştur. Bu rakamın daha rahat yorumlanabilmesi için bu puan madde sayısına bölündüğünde 3,41 değeri bulunur. Bu değer de katılıyorum şeklinde yorumlanmıştır. Bu bulgudan çalışmaya katılan öğrencilerin fen öğrenme yaklaşımlarının iyi düzeyde olduğu sonucuna ulaşılır. Öğrencilerin fen öğrenme yaklaşımları çalışmada incelenen değişkenlere göre karşılaştırıldığında anne eğitim düzeyi, sevilen kitap türü, ev ve çalışma odası değişkenlerine göre çalışmada yer alan öğrencilerin fen öğrenme yaklaşımları farklılık göstermezken (P>.05) Sevilen ders değişkenine göre derin güdü alt boyundaki anlamlı farklılığın olduğu, bu farklılığın ise fen dersini en çok seven öğrenciler ile Türkçe, matematik, İngilizce ve sosyal bilgiler dersini seven öğrenciler arasında fen dersini en çok seven öğrenciler lehine olduğu görülmüştür (P<,05). Sevilen ders değişkenine göre yüzeysel strateji alt boyundaki anlamlı farklılığın Türkçe dersini en çok seven öğrenciler ile din dersini en çok sevenler arasında Türkçe dersini en çok sevenler lehine, matematik dersini en çok seven öğrenciler ile fen dersini en çok seven arasında matematik dersini en çok sevenlerin lehine, matematik dersini en çok seven öğrenciler ile din dersini en çok sevenler arasında matematik dersini en çok sevenler lehine, fen dersini en çok seven öğrenciler ile din dersini en çok seven arasında fen dersini en çok sevenler lehine, ingilizce dersini en çok seven öğrenciler ile din dersini en çok seven öğrenciler arasında ingilizce dersini en çok sevenler lehine, sosyal dersini en çok seven öğrenciler ile din dersini en çok sevenler arasında sosyal dersini en çok seven öğrenciler lehine olduğu görülmüştür (P<,05). Kitap sayısı değişkenine göre derin güdü alt boyundaki anlamlı farklılığın aylık 5 kitap okuyan ile 1, 2 ve 4 kitap okuyan öğrenciler arasında 5 kitap okuyan öğrencilerin lehine olduğu görülmüştür (P<,05). Gelir değişkenine göre yüzeysel strateji alt boyundaki anlamlı farklılığın 4000 TL üzeri gelire sahip olan aileler ile 0-1000 TL ve 3000-4000 TL arası gelire sahip olan aileler arasında 4000 TL üzeri gelire sahip olan aileler lehine anlamlı farklılık olduğu görülmüştür (P<,05). Baba eğitim durumu değişkenine göre yüzeysel strateji alt boyundaki anlamlı farklılığın okuma-yazma bilmeyen babalar ile ortaokul mezunu, lise mezunu ve üniversite ve üstü mezunu babalar arasında okuma-yazma bilmeyen babalar aleyhine, üniversite ve üstü eğitim düzeyine sahip babalar ile okur-yazar ve üniversite mezunu babalar arasında üniversite ve üstü eğitim düzeyine sahip babalar lehine olduğu görülmüştür (p<,05). Sınıf düzeyi değişkenine göre derin güdü alt boyundaki anlamlı farklılığın 5. Sınıf ile 7. Sınıf arasında 5. Sınıf lehine, 6. Sınıf ile 7. Sınıf arasında 7. Sınıf lehine, 7. Sınıf ile 8. Sınıf arasında 7. Sınıf lehine olduğu görülmüştür. (P<,05). Cinsiyet değişkenine göre yüzeysel güdü haricinde toplam ve diğer alt boyutlarda farklılığın kadınların lehine olduğu görülmüştür (P<,05).
FeTeMM destekli araştırma sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımının 7. sınıf öğrencilerinin kavramsal anlama ve bilimsel yaratıcılıkları üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, FeTeMM Destekli Araştırma Sorgulamaya Dayalı Öğrenme Yaklaşımı'nın, 7. sınıf öğrencilerinin kavramsal anlama ve bilimsel yaratıcılıkları üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmada, kontrol gruplu ön test ve son test yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, 2018-2019 eğitim öğretim yılında, Van İlinin Erciş İlçesinde bulunan bir ortaokulda 35' deney ve 29'u kontrol grubunda olmak üzere toplam 64 öğrenci ile yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak; Kavramsal Anlama Testi (KAT), Bilimsel Yaratıcılık Testi (BİYAT) ve Yarı Yapılandırılmış Öğrenci Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel veriler; Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, Mann Whitney U Testi, Bağımlı ve Bağımsız T-Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler ise içerik ve betimsel analize tabi tutularak çözümlenmiştir. Araştırma bulgularına bakıldığında, deney ve kontrol gruplarının KAT ve BİYAT son test puanları arasında deney grubu lehinde anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Aynı zamanda BİYAT orijinallik, esneklik ve akıcılık alt boyutları ayrı ayrı incelendiğinde, deney grubunun son testi lehinde anlamlı bir farkın olduğu tespit edilirken, kontrol grubunun ön-son test puanları arasında ise anlamlı bir farkın olmadığı görülmüştür. Diğer taraftan deney grubu ile yapılan görüşmelerde öğrenciler, etkinliklerin eğlenceli olduğunu, heyecan oluşturduğunu, mutlu hissettirdiğini, iş birliğini ve takım ruhunu aşıladığını, bilgileri yaparak yaşayarak öğrendiklerini ifade etmişlerdir. Dolayısıyla FeTeMM etkinliklerinin öğrenciler üzerinde olumlu yönde etki gösterdiği görülmüştür. Sonuç olarak, FeTeMM destekli Araştırma Sorgulamaya Dayalı Öğrenme Yaklaşımı'nın 7. sınıf öğrencilerinin deney grubunda, kavramsal anlamalarında ve bilimsel yaratıcılık kabiliyetlerinde artış sağlamıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara bağlı olarak, ortaokul ve lise düzeyine uygun Mühendislik Tasarım Süreci basamaklarının belirlenerek, FeTeMM destekli öğretim yapılması önerilmektedir. Ayrıca okulöncesi öğretim kademesinde FeTeMM etkinliklerinin sınırlı olması nedeniyle bu alanda çalışmalar yapılabilir. Anahtar sözcükler: araştırma sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımı, bilimsel yaratıcılık, FeTeMM, kavramsal anlama, 7. sınıf öğrencileri
Fen bilimleri öğretmenlerinin FeTeMM ve sosyobilimsel konular ile ilgili görüşlerinin incelenmesi
İçinde bulunduğumuz yüzyılın bir gerekliliği olarak, öğrenilecek bilgiler çok yönlü düşünerek, sorgulayarak mevcut bilgilerimizle yapılandırılarak elde edildiği düşünülmektedir. Bu becerilere sahip bireyleri yetiştirmek öğretim programlarının amaçları arasında bulunmaktadır. Bu öğrenci profilini elde ederken yapılması gereken ilk adım, Fen Bilimleri dersi ile diğer alanlar arasında disiplinler arası bir bağ kurabilmektir. Bu disiplinler arası yaklaşımlardan en fazla bağ kurulabilecek olanlar Teknoloji, Mühendislik ve Matematik alanlarıdır. Son yıllarda, disiplinler arası entegrasyonun sağlanabilmesi için Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programında değişiklikler yapılmıştır. Yapılan bu değişikliklerle birlikte, bu disiplinlerin derinlemesine öğrenilmesine olanak oluşturan, öğrenilen bilgilerin günlük yaşam ile ilişkilendirilmesini sağlayan ve 21.yy yaşam becerilerine olumlu etkileri olan FeTeMM eğitimi 2017 yılında öğretim programlarına dâhil edilmiştir. Bu eğitimin istenilen düzeyde başarılı olabilmesi için öğretmenlerin bu eğitim yaklaşımına yönelik görüş ve bilgilerinin araştırılması gerekmektedir. Bu kapsamda araştırmanın ilk amacı fen bilgisi öğretmenlerinin FeTeMM eğitimi hakkındaki bilgi ve görüşlerinin araştırılması olarak belirlenmiştir. Eğitim sisteminin daha da iyiye gidebilmesi için diğer önemli nokta fen bilimleri dersinde öğrenilen bilgilerin günlük yaşamda kullanılabilmesidir. Fen bilimleri dersinde öğrenilen Sosyobilimsel konular ile bu bilgilerin günlük kullanılmasını kolaylaştırmaktadır. Sosyobilimsel konular, öğrencilerin çevrelerinde gerçekleşen durumlarla iç içe olmalarını ve bu sayede onların dersi daha kolay anlamlandırmalarını sağlar. Bununla birlikte, Sosyobilimsel konular bireylerin sadece düşünmelerini ve tartışmalarını değil aynı zamanda sosyal gelişimlerine de katkı sağlamaktadır. Bu bakımdan öğrencilerin Sosyobilimsel konularda yeterli seviye gelebilmeleri için öğretmenlerin bu konulardaki bilgi ve görüşlerinin araştırılması gerekmektedir. Böylelikle bu çalışmanın ikinci amacı olarak, fen bilimleri öğretmelerinin Sosyobilimsel konular hakkındaki bilgi ve görüşlerin araştırılması olarak belirlenmiştir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseni ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemi ise, Van İline bağlı Merkez ilçelerinde (Tuşba, İpekyolu ve Edremit) görev yapan 50 Fen Bilimleri öğretmenin gönüllü katılımı ile gerçekleşmiştir. Araştırmada veriler, açık uçlu anket, yarı yapılandırılmış görüşme ve gözlem tekniği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizi nitel analiz yöntemlerinden içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonrasında bulgular kendilerine ait kategoriler altında kodlanarak belirtilmiştir. Çalışma sonucunda Fen bilimleri öğretmenlerinin STEM ve Sosyobilimsel konular ile ilgili yeterli alan bilgisine sahip olmadıkları belirlenmiştir. Ayrıca onların STEM eğitimini ve Sosyo bilimsel konularını sınıf ortamlarında uygulamada zorluklar yaşadıkları gözlenmiştir. Özellikle, FeTeMM eğitiminde öğretim yöntem/stratejileri kullanmada ve öğrencilerin değerlendirilmesinde fen bilimleri öğretmenlerinin çoğunun yeterli olmadıkları bulunmuştur. Çalışma ile ilgili öneriler tartışılmıştır.
Fen bilimleri dersinde öğretim materyali olan şarkıların kullanılmasının öğrencilerin başarı, tutum ve kalıcılık üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, 6. sınıf Fen Bilimleri dersi "Vücudumuzdaki Sistemler" ünitesi öğretiminde, materyal olan şarkıların kullanılmasının öğrencilerin ders başarısına, bilgilerin kalıcılığına ve derse olan tutumlarına etkisini incelemektir. Araştırmada yöntem olarak ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Gaziantep ilinde yer alan MEB'e bağlı Karacaoğlan ortaokulunda 2018-2019 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 6. sınıf öğrencilerinden, deney (N=35) ve kontrol grubu (N=33) olarak belirlenmiş 68 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; araştırmacı tarafından geliştirilen Vücudumuzdaki Sistemler Başarı Testi (VSBT) ve Geban vd., (1994) tarafından geliştirilen Fen Bilgisi Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca başarı testi 4 hafta sonra kalıcılık düzeyini belirlemek için Kalıcılık Testi olarak tekrar uygulanmıştır. Araştırma sürecinde "Vücudumuzdaki Sistemler" ünitesine ait konular deney grubunda Fen Bilimleri öğretim programında yer alan öğretime ek materyal olarak şarkıların kullanımıyla işlenirken, kontrol grubuna ise şarkı kullanılmadan geçerli müfredata uygun etkinlikler ile öğretim yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizi SPSS 25 programında yapılmıştır. Başarı ve tutum ölçek puanlarının karşılaştırılmasında deney ve kontrol grupları için bağımsız örneklem t-testi ve deney ve kontrol grubunun kendi içindeki puanlarının karşılaştırılması için eşleştirilmiş t-testi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; "Vücudumuzdaki Sistemler" ünitesine ait konuların öğretiminde materyal olarak kullanılan şarkıların öğrencilerin akademik başarısını arttırdığı ve konuya ait bilgilerin kalıcılığının istenilen düzeyde olmadığı görülmüştür. Ayrıca Fen Bilimleri dersine yönelik tutumlarının her iki grup için olumlu yönde artış olduğu görülmüştür.
Biyoteknoloji konusunun öğretiminde argümantasyona dayalı etkinliklerin etkisi
Teknolojideki gelişmeler ile biyoteknolojinin önemi de her geçen gün artmaktadır. Yenilenen Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı‟nın günümüz şartlarına göre güncellenmesi nedeniyle çalışmanın argümantasyona dayalı etkinliklerle yapılması çalışmanın özgünlüğü bakımından önemlidir. Bu çalışmada, biyoteknoloji konusunun öğretiminde argümantasyona dayalı etkinliklerin etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma, Van ilinde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören 9 kız, 12 erkek olmak üzere 21 kişilik 8. sınıf öğrencilerinden oluşan bir şubede yürütülmüştür. Çalışmada karma yaklaşım kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Biyoteknoloji Bilgi Anketi(BİBA), Biyoteknoloji İlgi Anketi (BİA), argümantasyona dayalı etkinliklerin öğretiminde öğrencilerin görüŞlerini tespit etmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen Mülakat Formu kullanılmıştır. Çalışmanın nicel verileri ,"Biyoteknoloji Bilgi Anketi (BiBA)" ve "Biyoteknoloji İlgi Anketi (BĠA)", nitel verileri ise "Yarı yapılandırılmıŞ mülakat formu" ile toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler normal dağılım göstermediğinden non-parametrik (parametrik olmayan) testlerden Wilcoxon Signed Ranks testi uygulanmıştır. Nitel veriler ise içerik ve betimsel analize tabi tutularak analiz edilmiştir. Argümantasyon temelli etkinliklerle biyoteknoloji konusunun öğretiminde öğrencilerin biyoteknolojiye yönelik bilgilerinde , biyoteknolojiye yönelik ilgilerinde ve biyoteknolojiye yönelik görüşlerinde olumlu yönde katkı sağlamıştır. Öğrencilerin derse aktif katılımlarında, argümantasyon sürecinde bilgilenmeleri, tartışmalara katılma isteklerinde, argüman oluşturma süreçlerinde, biyoteknolojiye yönelik yaratıcı düşünebilmeleri sağlanmıştır. Bu bilgiler ışığında öğrencilere Fen Bilimleri konularını daha anlamlı öğretebilmek için somut ifadelere yer veren, öğrencileri aktif kılan etkinliklerle ders saati artırılarak etkinlik temelli kazanımlara yer verilmesi önerilmektedir. Anahtar sözcükler: argümantasyon, biyoteknoloji, 8. sınıf öğrencileri
Girişimcilik odaklı STEM etkinliklerinin 7. sınıf öğrencilerinin girişimcilik becerilerine ve STEM tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı Saf Madde ve Karışımlar ünitesinde uygulanan girişimcilik odaklı STEM etkinliklerinin 7.sınıf öğrencilerinin girişimcilik becerileri ve algılarına, STEM algılarına ve tutumlarına, fen bilimleri dersine yönelik ilgilerine etkisini incelemektir. Araştırmada karma yöntem desenlerinden ''iç içe gömülü desen'' kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2019-2020 eğitim öğretim yılı, güz dönemi Van ili merkez ilçesinde yer alan bir devlet okulunda 7.sınıfta öğrenim görmekte olan 23 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında 6 haftalık bir eğitim sürecini içeren modüller geliştirilmiştir. Araştırmada nicel ve nitel veri toplama araçları birlikte kullanılmıştır. Öğrencilerin girişimcilik becerilerine ve STEM tutumlarına dair nicel veriler Fen Tabanlı Girişimcilik Ölçeği ve STEM Tutum Ölçeği kullanılarak elde edilirken, öğrencilerin girişimcilik algılarına, STEM algılarına ve Fen Bilimleri dersine karşı olan ilgilerine ilişkin nitel veriler ise görüşme ve bağımsız kelime ilişkilendirme testi kullanılarak toplanmıştır. Nicel veriler Wilcoxon işaretli sıralar testi ve ilişkili örneklem t testi kullanılarak analiz edilirken nitel veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, girişimcilik odaklı STEM etkinliklerinin öğrencilerin girişimcilik becerilerine ve STEM tutumlarına ait puanlarında artış sağladığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan girişimcilik odaklı STEM etkinliklerinin grup çalışmaları açısından bazı güçlükler ortaya çıkardığı için takım becerileri puanlarında düşüş yaşanmıştır. Araştırmanın nitel verilerinden elde edilen bulgularda ise öğrencilerin girişimcilik odaklı STEM etkinlikleri sonrasında girişimcilik kavramına yönelik daha fazla bilgi kazandıkları ve algılarının arttığı ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan öğrencilerin etkinlikler sonrasında STEM'in doğasını daha iyi kavradıkları ve STEM'i daha çok proje oluşturma süreci olarak algıladıkları görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin büyük bir çoğunluğu girişimcilik odaklı STEM etkinlikleri içeren Fen Bilimleri dersini daha eğlenceli ve öğretici bulduklarını ifade etmişlerdir.
Velilerinin duyuşsal alanla ilgili fen bilimleri öğretmenlerinden beklentilerinin tespiti
Bu araştırma, değişim ve gelişmede topluma öncülük yapacak olan öğretmenlerden, öğrenci velilerinin Fen Bilimleri öğretmenlerinden duyuşsal alanla ilgili beklenti özelliklerinin ne olduğunu ve nasıl olması gerektiğini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, Van merkezde yer alan; 15 Temmuz Şehitleri İmam Hatip Ortaokulu'ndan 60, Zeve Ortaokulu'ndan 80, Bardakçı Ortaokulu'ndan 50, Fevzi Şengüller Ortaokulu'ndan 60 ve Mustafa Kemal Ortaokulu'ndan 70 toplamda beş farklı ortaokulunda yedinci ve sekizinci sınıfta öğrenim gören 320 öğrenci velileri ile yürütülmüştür. Öğrenci velilerinin öğrencisinin dersine giren Fen Bilimleri Öğretmenlerinden duyuşsal alanla ilgili özelliklerin beklentisi konusunda 5'li Likert tipi "Duyuşsal Alan Tutum Ölçeği (DATÖ)" ve ''Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu'' kullanılmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesinde içerik ve betimsel analizden yararlanılmıştır. Veliler Fen Bilimleri öğretmenlerinden, öğrencilerine örnek olacak toplumun kadim değerleriyle barışık ve uyumlu öğretmen profiline sahip olmalarını ve bu özellikleri de akademik başarıdan daha fazla dikkate alarak öğrencilere anlatarak değil, bir fiil yaşayarak kazandırmalarını beklemektedirler. Öğretmenlerin ortaokul 7. ve 8. Sınıf öğrencilerine ne kadar rol model olduğu ile ilgili daha detaylı çalışmalar yapılabilir.
Cumhuriyetin ilanından günümüze kadar geçen sürede ilköğretim birinci kademe fen bilgisi programlarının içerik ,yöntem ve felsefe açısından karşılaştırılması
Fen ve Teknoloji programında yapılan değişikliklerle çağın şartlarına uygun biçimde fen eğitim yaşantıları oluşturulması amaçlanır. Değişikliğin temel sebebi eğitim felsefesinin değişmiş olmasının yanında günün şartları gereği yetiştirilmek istenen bireylerin önceki dönemlere göre farklı olmasının gerekliliği söylenebilir. Sayılanlar gibi daha farklı birçok gerekçe olmasına karşın programlarda değişiklik yapılmasının temel gerekçesini bu şekilde belirtmek mümkündür.Günümüzden Cumhuriyet'in ilan tarihi olan 1923'e kadar baktığımızda Türkiye'de 1924, 1926, 1936, 1948, 1968, 1992, 2000 ve 2004 yıllarında genel hatlarıyla fen bilgisi eğitim programlarının değiştirildiğini görmekteyiz. Buradaki değişikliklerin tam olarak neden ve sonuçlarının anlaşılabilmesi için tarihsel olayların iyi analiz ve karakterize edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada Cumhuriyet döneminin başından günümüze İlköğretim 1. kademe 4 ve 5. sınıflarda okutulan şu anki adıyla Fen ve Teknoloji dersiyle ilgili program çalışmaları kendi içerisinde karşılaştırılmaya çalışılmıştır. Karşılaştırmalar daha çok amaçlar, üniteler ve hedefler (davranışlar veya kazanımlar), öğrenme ortamlarıyla ölçme ve değerlendirme boyutunda yapılmaya gayret edilmiştir.Çalışma mevcut dokümanlar çerçevesinde yapılmıştır ancak ulaşılamayan dokümanlar için konu ile ilgili alanda yapılan çalışmalardan faydalanılmıştır. Çalışmanın temel yöntemi doküman analizi olduğu için mevcut programların analizi yukarıda belirtildiği gibi amaç, üniteler, öğrenme ortamları, değerlendirme boyutları çerçevesinde yapılmıştır.Sonuç olarak program amaçlarının genel olarak birbiriyle örtüştüğü gözlenmiş, başlangıçtaki programlar felsefe açısından daha çok daimicilik ve pragmatizm boyutunda iken son programların öğrenci merkezli olmaya başladığı görülmüştür. Özellikle 2004 programı daha çok yapılandırmacı yaklaşım dikkate alınarak yapılmaya çalışılarak ölçme - değerlendirme boyutunda güncel ölçme araçlarının seçilmesine gayret edilmiştir.