Social networks
273 theses under this subject heading
Sosyal ağları kullanım amaçları ve tüketici karar verme tarzları arasındaki ilişki: Y kuşağı üzerine bir inceleme
Zaman içerisinde hızlı gelişen teknoloji ile beraber sürekli artan ihtiyaçlar bir kısım sosyal medya araçlarının ortaya çıkmasını ve gelişmesini sağlamıştır. Son yıllarda ortaya çıkan bu iletişim araçları artık günümüzde özellikle Y kuşağı bireyleri arasında oldukça popüler bir hal almıştır. Bireyler internet ve sosyal ağlar sayesinde yeni iletişim kanalları keşfetmiş ve kullanmaya başlamıştır. Bu sebeple sosyal ağların kullanım amaçları ile tüketicilerin karar verme tarzları arasındaki ilişkinin nasıl olduğu bir merak konusu olmuş ve çalışmada bu konuya ışık tutmayı amaçlamıştır. Bu Çalışmada Çukurova Üniversitesinde öğrenim gören ve çalışan Y kuşağı bireylerinin sosyal ağları kullanım amaçları ile tüketici karar verme tarzları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlamıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışma kapsamında yer alan katılımcıların sosyal ağları kullanım amaçları ile tüketici karar verme tarzlarının farklı ölçek boyutları arasında ilişkiler olduğu saptanmıştır.
Bilişim teknolojileri öğretmen adayları arasında çevrimiçi sosyal ağların öğretim amaçlı kullanımı
Bu çalışmanın temel amacı, bilişim teknolojileri (BT) öğretmen adaylarının yoğunlukla kullandıkları çevrimiçi sosyal ağların (ÇSA'ların) öğretim amaçlı kullanımını bir yenilik olarak kabul etme süreçlerinin değerlendirilmesidir. Bu genel amaç doğrultusunda, katılımcıların ÇSA sitelerinin öğretim amaçlı kullanımına ilişkin gereksinimlerinin belirlenmesi; bu gereksinimler paralelinde ÇSA'lar ile harmanlanmış bir öğrenme ortamının hazırlanması; uygulama deneyimlerine ve ilgili alanyazına uygun bir ölçek geliştirilmesi; geliştirilen ölçek yardımıyla bilişim teknolojileri öğretmen adaylarının var olan durumlarının belirlenmesi ve uç değerlere sahip durumların derinlemesine incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmada, karma desenli yöntemler arasından eşzamanlı çoklu desen yaklaşımı kullanılmıştır. Genel amaca yanıt verebilmek için çalışma, dört aşamadan oluşmaktadır. Çalışmanın ilk aşamasında öğrencilerden ayrıntılı bilgi elde edebilmek ve bu bilgiler doğrultusunda ölçek maddeleri geliştirebilmek için Anadolu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi (BÖTE) Bölümü öğrencilerinden 2011-2012 öğretim yılı bahar döneminde açılan BTÖ426 Proje Geliştirme ve Yönetimi II dersini alan 53 öğretmen adayından veri toplanmıştır. İkinci aşamada öğretmen adaylarının belirttiği gereksinimler doğrultusunda, yüz yüze derslerin ÇSA'lar üzerindeki etkinliklerle desteklendiği harmanlanmış bir öğrenme ortamı sunulmuştur. Harmanlanmış öğrenme ortamında yapılan etkinlikler 2011-2012 öğretim yılı bahar dönemi boyunca (14 hafta) sürdürülmüştür. Çalışmanın üçüncü aşamasında, bir önceki aşamadan elde edilen veriler ışığında "Çevrimiçi Sosyal Ağların Öğretim Amaçlı Kabulü ve Kullanımı" ölçeği geliştirilmiştir. Ölçek geliştirme ve faktör analizi için Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi BÖTE öğrencilerinden veri toplanmıştır. Bir sonraki aşamada ölçek, Türkiye genelinde var olan durumun belirlenmesi amacıyla, seçilen yedi devlet üniversitesinin BÖTE bölümlerinde okuyan birinci ve dördüncü sınıf öğrencilerine gönderilmiştir. Örneklem seçiminde, "2012 Sosyal Bilimler Alanında Üniversitelerin Sıralaması Raporu"nda yer alan sıralamadan her alt kümeyi temsil edecek seçkisiz örneklemler alınması süreci izlenmiştir. Gönderilen ölçek, 567 birinci ve dördüncü sınıf öğrencisi tarafından yanıtlanmış ve %66,36 geri dönüş oranı sağlanmıştır. Bu aşamanın bir uzantısı olarak uç değerlere sahip üniversitelerin öğrencilerinden çok düşük ya da çok yüksek kabul etme ve kullanım düzeyine yol açan etmenler hakkındaki görüşleri alınmıştır. Bu aşamadaki nitel veriler, uç değerlere sahip üniversitelerde seçkisiz olarak belirlenen ikisi birinci sınıf ikisi de dördüncü sınıf olmak üzere toplam dört BÖTE bölümü öğrencisinden toplanmıştır. Çalışmanın nicel verileri anketler ve ölçek yardımıyla, nitel verileri ise gözlem, yarı-yapılandırılmış görüşme, odak grup görüşmesi ve ÇSA etkinlik kayıtları yardımıyla toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS 20 yardımıyla betimsel istatistikler, açımlayıcı faktör analizi ve parametrik testler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada istatistiksel anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir. Ayrıca LISREL 8.0 yardımı ile ölçek verileri üzerinde doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen nitel veriler ise, içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Gerek sınıf içi uygulamalardan gerekse ölçekten elde edilen bulgular eşliğinde BT öğretmen adaylarının ÇSA'ları öğretim amaçlı olarak kabul ve kullanım durumlarının performans beklentisi, çaba beklentisi, sosyal etki ve kullanma niyetlerinden etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Geliştirilen ölçekte bu faktörlerin varyansın %64,37'sini açıkladığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular eşliğinde, BÖTE öğrencilerinin ÇSA'ları öğretim amaçlı olarak kullanmaya ilişkin olumlu yaklaşım sergiledikleri gözlemlenmiştir. Araştırmaya katılan BOT öğretmen adaylarının ÇSA'ların öğretim amaçlı kabul ve kullanımına ilişkin ortalama puanlarının cinsiyet ve üniversite bağlamında farklılaştığı görülmüştür. Araştırmada irdelenen bir diğer değişken sınıf düzeyidir. Gerçekleştirilen çözümlemeler sonucunda, sınıf düzeyi değişkeninin kabul ve kullanım üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Üniversite ve sınıf düzeyi değişkeninden elde edilen bulgular, var olan BÖTE bölümü öğretim programlarının öğrencilerin benimseme düzeylerini etkileyip etkilemediği sorusunu akla getirmiştir. Farklılığın doğasını belirlemek amacıyla uç değerlere sahip üniversitelerdeki öğrencilerle yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler sonucunda, var olan BÖTE bölümü programlarının ÇSA'ların öğretim amaçlı kabul ve kullanımı üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak, var olan farklılığın, üniversitelerde görev yapmakta olan öğretim elemanlarının kendi derslerinde ÇSA'ları öğretim amaçlı kullanma düzeyleriyle açıklanabildiği görülmüştür.
Uzaktan Eğitim Lisansüstü Programlarının Teknoloji boyutunun yapılandırılması:Dönüşümcü sosyal ağ sentezi
Bu çalışmada, Uzaktan Eğitim yöntemi ile yürütülecek Uzaktan Eğitim Lisansüstü Programlarının Teknoloji boyutunun yapılandırılmasına ilişkin bir model geliştirilmesi amaçlanmıştır. Öğrenme ve iletişim boyutlarının da göz önünde bulundurulduğu bu süreçte, Öğrenenin öğrenme süreci Dönüşümcü Öğrenme Kuramı ile, iletişim süreci ise Sosyal Ağ Kuramı ile ele alınmıştır. Uzaktan Eğitim Lisansüstü Programlarının Teknoloji boyutunun ilk kez yapılandırılması konusunda, var olan Sosyal Ağ Kuramı yaklaşım ve yöntemleri yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle, bu çalışmada "Sosyal Ağ Sentezi" kavramı tanımlanmış ve uygulanmıştır. Nitel bir durum çalışması olan bu araştırmada, Delphi yöntemi kullanılarak Uzaktan Eğitim alanındaki uzmanların görüş ve deneyimlerinden yararlanılmıştır. Bu bağlamda, araştırmanın verilerini toplamak üzere her iki kuramın birlikte ele alındığı bir kuramsal dizey geliştirilmiş ve kuramsal dizeye bağlı olarak sorular üretilmiştir. İlk iki Delphi turunda, Dönüşümcü Öğrenmenin gerçekleşmesine ilişkin geliştirilecek Sosyal Ağda yer alması gereken Aktörlerin kimler ya da neler olması gerektiği sorgulanmıştır. Sonraki iki turda ise Öğrenen ile bu Aktörler arasındaki İlişkiler ve her bir ilişkinin özelliklerinin nasıl olması gerektiği araştırılmıştır. Elde edilen bulgulara dayanarak Öğrenenin merkezde olduğu ben-merkezli Sosyal Ağ yapısı ortaya konmuştur. Bu bağlamda, Sosyal Ağın, genel olarak Uzaktan Eğitim ve Teknoloji odağındaki Akademik ve Uygulamaya dönük Aktörlerden oluşması gerektiği bulunmuştur. Sosyal Ağda Öğrenenin bu Aktörler ile kuracağı İlişkilerin ise çoğu çift yönlü simetrik olmalı, tek yönlü ilişkilerde ilişkiyi başlatan taraf Öğrenen olmalıdır. İlişkilerin çoğu güçlü ve çok güçlü düzeyde, periyodik ya da sürekli özellik taşımalıdır. Bunun yanısıra Öğrenenin zamanının büyük kısmını bu ilişkilere ayırması gerekmektedir. Bu çalışmada, son olarak araştırma sonucunda ortaya konan Sosyal Ağ yapısının gerçekleşmesine ilişkin önerilere yer verilerek Sosyal Ağ Sentezi Modeli geliştirilmiştir. Söz konusu modelin Uzaktan Eğitim alanında kurumlara, araştırmacılara ve öğrenenlere yol göstereceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Uzaktan Eğitim, Uzaktan Eğitim Alanındaki Programlar, Uzaktan Eğitim Programlarının Teknoloji Boyutu, Model, Dönüşümcü Öğrenme Kuramı, Sosyal Ağ Kuramı, Sosyal Ağ Sentezi.
Çevrimiçi sosyal ağların yabancı dil eğitimini destekleme potansiyeli: Facebook örneği
Bu araştırmada sosyal ağ sitelerinin yabancı dil eğitimini destekleme potansiyelinin ortaya çıkartılması hedeflenmektedir. Bu bağlamda araştırmacı tarafından dünyanın çeşitli bölgelerinden öğrenen, öğreten ve anadili hedef dil olan katılımcıların yer aldığı "FaceLearning" adlı çok uluslu bir Facebook grubu oluşturulmuştur. Bu grup bünyesinde öğrenen ve katılımcıların daha önceden belirlenen veya doğal ortaya çıkan konular çerçevesinde hedef dilde iletişim ve etkileşim kurmaları sağlanmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden fenomelojik durum çalışmasının kullanıldığı bu araştırmada nitel anket ve görüşmelere ek olarak FaceLearning sayfası alıntılarından elde edilen verilerin söylem analizi, sosyal ağ sitelerinin, Facebook örnekleminde, yabancı dil eğitimi sürecinde destek araç olarak kullanılmasının öğrenme üzerine olumlu ve olumsuz etkileri olduğunu göstermektedir. Potansiyel olumlu etkiler arasında öğrenme bağlamında yapılandırılmamış öğrenme fırsatları sağlama ve işbirlikli öğrenme olanakları sunma yer almaktadır. Yabancı dil eğitimi bağlamında ise olumlu etkiler yabancı dil öğrenimine karşı olumlu tutum geliştirmeye katkı sağlama, yabancı dil öğrenme motivasyonunu arttırma, anlamlı dil etkinlikleri sağlama ve hedef dile maruz kalma fırsatları sunma yer almaktadır. Bunun yanı sıra, sosyal bağlamda öğrenme ortamına olumlu etkiler arasında ise öğrenen-öğrenen ve öğrenen-öğreten ilişkilerini geliştirme fırsatları sunma ve kültürel farkındalık gelişimine katkı sağlama yer almaktadır. Bunun yanı sıra, öğrenme üzerine olumsuz etkiler arasında aktif katılımın düşmesi, amaçtan sapma, siber zorbalığa maruz kalma, güvenlik ve gizlilik endişeleri ve son olarak teknik problemler gibi olumsuz etkilere rastlanmıştır.
Sosyal paylaşım ağlarında gençlerin sosyalleşme ve kimlik inşası süreçleri: Facebook örneği
Bu çalışmanın amacı, Eskişehir'de yaşayan 15-24 yaşları arasındaki gençlerin Facebook kullanım pratiklerini ortaya koymak; ağ üzerindeki sosyalleşme biçimlerini ve kimlik inşası süreçlerini incelemektir. Karma desenin benimsendiği bu araştırmada, nicel ve nitel veri toplama teknikleri birlikte kullanılmıştır. Böylece, 2013 yılının Ağustos ve Ekim ayları arasında, 402 genç ile anket çalışması yapılmıştır. Ayrıca 6'sı yüz yüze ve 3'ü çevrimiçi olmak üzere toplam 9 genç ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve 8'inin izinleri alınarak Facebook profilleri incelenmiştir. Nicel veriler, Spss programında frekansları alınarak, Ki-kare, Mann Whitney-U testi ve Spearman korelasyon analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Bulgular, bildiğimiz anlamdaki sosyalleşme pratiklerinin dönüşmesinde, küçülen yeni medya araçlarının önemli rol oynadığını ortaya koymuştur. Bununla birlikte, Facebook kullanımına ilişkin belli pratiklerin cinsiyete ve yaşa göre farklılaştığı bulgulanmıştır. Örneğin, Facebook'u yeni insanlarla tanışma aracı olarak gören erkek kullanıcılar kadın kullanıcılardan, 15-19 yaşları arasındaki kullanıcılar ise 20-24 yaşları arasındaki kullanıcılardan fazladır. İlişki durumu, e-posta, tel numarası ve adres bilgileri gibi daha özel bilgiler erkeklerde ve alt yaş grubunda daha fazla paylaşılmakta; Facebook'taki arkadaş sayısı ise, yine alt yaş grubundaki kullanıcılar için önemli bir kimlik göstergesi olarak ön plana çıkmaktadır. Dolayısıyla, Facebook'taki kimlik inşası ve sosyalleşme süreçlerinde, toplumsal cinsiyete ve yaşa ilişkin farklılıkların belirleyici olduğu söylenebilir. Ayrıca Facebook'ta paylaşılan beğeni alanları da, bireyin kültürel sermayesi ve sosyo-demografik özelliklerine ilişkin önemli işaretler vermektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Paylaşım Ağları, Facebook, Sosyalleşme, Kimlik İnşası.
Sosyal medyada otosansür: Facebook örneği
Herkesçe kabul edildiği gibi İnternet, iletişimin geçmişe göre daha kolay gerçekleşmesine yardımcı olmaktadır. Dünyanın küçüldüğü algısını da beraberinde getiren bu görüş, bu küçük dünya içindeki etkileşimlerin daha hızlı ve etkin biçimde gerçekleşmesine yaramaktadır. Bu açıdan bakıldığında, sosyal medya kavramı da bireylerin etkileşim hızına katkı sağlayan bir olgu olarak dikkat çekmektedir. Ancak iletişimin başatlığına paralel olarak ilerleyen denetim kavramı da, İnternet ve sosyal medyanın gelişimine ayak uydurmayı başarmış; farklı yollarla İnternet'in sunduğu özgürlük alanının sınırlanması yolunda kimi adımlar atmıştır. Sansür kavramının karşılayabileceği sınırlamalar, bariz denebilecek biçimlerde İnternet ve sosyal medyanın yarattığı hareketlenmeler dâhilinde de görünür olmuşlardır. Sansürün doğal bir sonucu olarak görülebilecek otosansür de bireylerin sosyal medyadaki etkileşimleri üzerinde söz sahibi olma potansiyeli nedeniyle günümüz Internet dünyası içinde önemli bir yer teşkil etmeye başlamıştır. Bu çalışma da Facebook örneği üzerinden sosyal medyadaki otosansür eğilimlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, gözetim ve suskunluk sarmalı bağlamında, çevrimiçi anket ve yarı yapılandırılmış görüşme aracılığıyla Facebook kullanıcılarının davranışlarını inceleyerek otosansür davranışlarını ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Havayolu işletmelerinin sosyal paylaşım sitelerindeki sayfalarında elektronik müşteri sadakati oluşturulabilmesine etki eden faktörler
Günümüzde teknoloji alanında yaşanan hızlı gelişmelerle beraber, işletmelerin pazarlama plan ve faaliyetleri bu doğrultuda yeniden şekillenmeye başlamıştır. Bu yeni şekillenme, sosyal medya sitelerini ortaya çıkarmış ve bu sayede işletmelerle müşteriler arasında interaktif bir iletişim ortamı oluşmuştur. Bu duruma havayolu işletmeleri de kayıtsız kalamamış ve işlemlerini, soysal medya ortamına taşımaya yönlendirmiştir. Sosyal medya siteleri sayesinde havayolu işletmeleri, farklı özelliklere sahip müşterilerle iletişime geçerek onların istek ve ihtiyaçlarını belirleyebilmekte, sorunlarına anında müdahale edebilmekte, hizmetleri ile ilgili en güncel bilgileri onlarla paylaşabilmektedir. Söz konusu faaliyetler de kullanıcıların tekrar bu sayfaları ziyaret etme niyetini, bir diğer ifade ile elektronik sadakati olumlu yönde etkileyebilmektedir. Bu bağlamda çalışma; havayolu işletmelerinin sosyal medya sitelerinde yer alan sayfalarında, elektronik sadakat yaratma çabaları üzerinde etkili olduğu düşünülen kişiselleştirme, etkileşim, sayfa tanınırlığı, online zevk alma, kullanılabilirlik, üye profili, e-memnuniyet, aidiyet duygusu, sosyal bulunuşluk, online işletme itibarı, değişim maliyeti, e-güven değişkenleri ile e-sadakat arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaya odaklanmaktadır. Araştırma kapsamında 5'li Likert ölçeği ile hazırlanan anket gerçekleştirilmiştir. Anketler, Türkiye'de faaliyet gösteren havayolu işletmelerinin, sosyal paylaşım siteleri olan Facebook ve Twitter'daki sayfalarını takip eden 490 kişiye uygulanmıştır. Verilerin analizi amacıyla Mann-Whitney U, Kruskal Vallis ve Korelasyon Analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; söz konusu değişkenler ile e-sadakat arasında pozitif ve anlamlı ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Facebook'taki marka sayfalarının kadınlar tarafından takip edilmesine yönelik kullanım ve doyumlar yaklaşımı çerçevesinde bir inceleme
Bu çalışmada, kitle iletişim araçlarını karşısında izleyici olarak konumlanan bireyin kendi ihtiyaç ve arzularını gidermek adına, bilinçli olarak medya tercihi yapışı ele alınmıştır. Tüketim toplumu tartışmaları bağlamında, bireyin izleyiciden tüketiciye dönüşme süreci ve reklamların bu amaca aracılığı tarihsel bir arka plan dahilinde tartışılmıştır. Yeni iletişim teknolojilerinin beraberinde gündelik yaşamın bir parçası haline gelen sanal ortamlar ve bu ortamların tüketici için konumlandırılışı, reklamcılık uygulamaları odağında irdelenmiştir. Kartopu örneklem yöntemi ile ulaşılan kadın internet kullanıcıların, çalışmanın amaç sorularından yola çıkılarak hazırlanan ankete verdikleri cevaplar Kullanım ve Doyumlar Yaklaşımı bağlamında değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: Sosyal ağlar, reklamcılık, kadın tüketiciler, Kullanım ve Doyumlar Yaklaşımı
Sosyal paylaşım sitesi Facebook aracılığı ile gerçekleştirilen görsel kültür çalışmalarının ortaokul 3. sınıf öğrencilerinin resimsel anlatımlarına yansıması
Bu araştırmanın amacı, sosyal paylaşım ağı olan Facebook ile gerçekleştirilen görsel kültür çalışmasının ortaokul 3. sınıf öğrencilerinin resimsel anlatımlarına yansımasını belirlemektir. Sosyal ağ içinde görsel bombardımana maruz kalan çocuk, bu görselleri kendi resminde bilinçli ya da bilinçsiz olarak kullanabilmektedir. Facebook'un bu görsel çeşitliliği sağlayan sosyal medya araçlarından biri olduğu bilinmektedir. Bu görsel çeşitlilik görsel sanatlar eğitimi dersinde gerçekleştirilen uygulamalı çalışmalara olumlu bir biçimde yansıyabilir. Facebook üzerinden kapalı grup oluşturularak sanal sınıf ortamında görsel kültür çalışması yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda; sadece ortaokul 3. sınıf öğrencilerinin katılabileceği kapalı bir grup oluşturulmuştur. 26 Eylül 2013 tarihinde araştırmacı uygulama yapacağı sınıfın görsel sanatlar dersine girerek, uygulama için açılmış olan grup hakkında öğrencilere bilgi vermiş, paylaşımların sadece Picasso teması ile sınırlandırıldığı belirtmiştir. Gruba öğrencilerin üye olması araştırmacının kontrolünde gerçekleşmiştir. Uygulamaya 18 erkek, 12 kız olmak üzere 30 öğrenci ile başlanılmıştır. 30 Eylül - 6 Ekim 2013 tarihleri arasındaki bir haftalık süreç boyunca, Facebook üzerinden oluşturulan kapalı grup içerisinde Picasso ile ilgili bilgi, resim, video vb. paylaşımlar yapılmasına izin verilmiştir. Diğer hafta ise, Facebook' da ki paylaşımlardan yola çıkarak edindikleri görsel kültür kazanımları doğrultusunda resim yapmaları istenmiştir. Ayrıca araştırmanın amaçları doğrultusunda öğrencilerin uygulamaya ilişkin görüşlerini almak amacı ile yazılı doküman yoluyla görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Yapılan uygulama sonucunda, öğrenci resimleri ile Picasso resimleri iki alan uzmanı tarafından karşılaştırılarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin uygulamaya yönelik görüşlerini almak amacı ile yazılı görüşme yapılmıştır. Öğrenci görüşleri belirlenen temalarla ilişkilendirilerek incelenmiş; tematik analiz yoluyla çözümlenmiştir. Araştırmanın sonucuna göre; sosyal paylaşım ağındaki paylaşımlar öğrencilerin resimsel anlatımlarına yansıdığı görülmüştür. Öğrencilerin görsel kültür kazanımları hem yazılı görüşlerde hem de yaptıkları resimlerde görülebilmektedir. Dolayısıyla, öğrencilerin görsel kültürünün geliştiği sonucuna varılabilir. Öğrencilerle yapılan yazılı görüşmeler sonucunda, hem görsel kültür konusunu inceleme hem de bu konuyu kendi bakış açıları ile yorumlayarak anlamaya çalışma eğilimleri görülmüştür. Sosyal paylaşım ağı üzerinden gerçekleştirilen görsel kültür çalışmaları sırasında araştırmacı, uygulama süresince öğrencilerin konu ile ilgili paylaşımlarına olumlu dönütler vermeye özen göstermiştir. Bu bağlamda uygulamanın öğrenciler açısından hem eğlendirici hem de öğretici olduğu söylenilebilir. Ayrıca öğrenciler sosyal paylaşım ağı üzerinden işlenen dersi geleneksel sınıf anlayışından farklı bulmuşlardır. Anahtar Kelimeler: Medya, Facebook, Görsel Kültür, Sanat Eğitimi
İnternet ve sosyal ağlar dolayımlı gündelik yaşam pratikleri: üniversite gençliği üzerine bir alan araştırması (Anadolu Üniversitesi özelinde Fen Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İletişim Bilimleri Fakültesi ve Porsuk Meslek Yüksekokulu örnekleri)
Bu çalışmada, internet ve sosyal dolayımlı gündelik yaşam pratikleri tartışmaya açılmıştır. Geçmişten günümüze, internet teknolojilerinin göstermiş olduğu gelişmeler ele alınarak; yeni teknolojilerin olumlu ve olumsuz özellikleri irdelenmiştir. Enformasyonel kapitalizm ile birlikte, bilgi teknolojilerinin güdümünde işleyen gündelik yaşam içerisinde; internet teknolojilerinin ne gibi etkileri olduğu tartışılmıştır. Kuramsal tartışmalar ve çalışmanın amaç soruları doğrultusunda belirli tematik kategoriler oluşturulmuştur. Bu kategoriler, Anadolu Üniversitesi'nden örneklem olarak seçilen öğrencilerle yapılan yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmelerin bulgularına göre değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: İnternet, sosyal ağlar, gündelik yaşam, gençlik kültürü
Ergenlerin internet ve problemli internet kullanım davranışlarının bazı psiko-sosyal özellikler açısından incelenmesi
Bu araştırma, ergenlerin internet kullanım davranışlarını ortaya koymayı ve problemli internet kullanım davranışının bazı psiko-sosyal özellikler ile ilişkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu temel amaç kapsamında, ergenlerin internet kullanım davranışları, internette kimlik denemeleri yapma durumları, sosyal paylaşım sitesi (Facebook) kullanımları, internet kullanımının yaşamlarına etkisine yönelik algılamaları betimlenmekte ve ergenlerin psikolojik ihtiyaçları, kimlik statüleri, heyecan arama ve yaşam doyumu düzeylerinin problemli internet kullanım düzeylerinin önemli bir yordayıcısı olup olmadığı ortaya konmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu, Eskişehir il merkezindeki devlet liselerinde öğrenim gören 2729 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmanın verilerini toplamak için Problemli İnternet Kullanım Ölçeği-Ergen, Temel İhtiyaçlar Ölçeği, Benlik Kimliği Statüleri Ölçeği, Arnett Heyecan Arama Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği ve Kişisel Bilgi Anketi kullanılmıştır. Verilerin analizi ise betimsel istatistikler ve hiyerarşik regresyon analizi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulguları ergenlerin önemli bir kısmının internete en çok evdeki bilgisayardan bağlandıklarını, en çok akşam bağlandıklarını, çoğunlukla haftada ortalama 1-5 saat arasında internet kullandıklarını göstermiştir ve internet uygulamalarının kullanımı açısından ise en çok sırasıyla genel bilgi arama, oyun ve chat için kullanımın olduğu ve interneti en çok eğlenceli zaman geçirmek için kullandıkları bulunmuştur. Ergenlerin internette başka biri gibi davranarak kimlik denemeleri yapma sıklıkları açısından ise asla kimlik denemesi yapmayanların oranı % 32,50, bazen yapanların oranı % 66,40 ve sık sık yapanların oranı ise % 1,10'dır. İnternette çoğunlukla yapılan kimlik deneme biçimi ise hayali biri gibi davranma olarak belirlenmiştir. Ayrıca, ergenler çoğunlukla insanları daha kolay tanımak için ve daha kolay konuşmak için internette kimlik denemeleri yaptıklarını ifade etmişlerdir. Yine, ergenlerin % 90,70'inin Facebook kullanıcısı olduğu ve Facebook kullanmalarının temel nedeni olarak ilk sırada "sohbet etmek" olduğu ortaya çıkmıştır. Ergenlerin internetin yaşamlarına etkisine yönelik algılamalarına ilişkin ise ergenlerin % 50'si internetin arkadaşlarıyla ilişkilerini, % 33'ü günlük rutinlerini tamamen olumlu etkilediğini belirtmişlerdir. Ergenlerden % 28'i internetin sağlığını, % 27'si öğretmenlerle ilişkisini, % 26'sı okul performansını ve aile ilişkisini tamamen olumlu etkilediğini belirtmiştir. Araştırmada, regresyon analizi sonuçları dağınık, kararsız ve başarılı kimlik statülerinin, güç ve sevme/sevilme psikolojik ihtiyaçlarının, heyecan arama ve yaşam doyumu niteliklerinin problemli internet kullanımında önemli yordayıcılar olduğu ve bu değişkenlerin birlikte toplam varyansın % 20'sini açıkladığı ortaya çıkmıştır. Araştırmada kız ergenlerin problemli internet kullanımının yordayıcıları; sevme/sevilme ve güç ihtiyaçları, başarılı, kararsız ve dağınık kimlik statüleri ve heyecan arama olarak belirlenmiştir. Bu değişkenler birlikte toplam varyansın % 17'sini açıklamıştır. Erkek ergenlerin problemli internet kullanımının yordayıcıları ise sevme/sevilme ve güç ihtiyaçları, başarılı ve dağınık kimlik statüleri, heyecan arama ve yaşam doyumudur. Bu değişkenlerin birlikte toplam varyansın % 16'sını açıkladığı ortaya çıkmıştır. Kızlar ve erkekler ayrı ayrı incelendiğinde hemen hemen aynı yordayıcıların önemli olduğu görülmüştür. Sadece kızlarda yaşam doyumu, erkeklerde kararsız kimlik statüsü problemli internet kullanımının önemli yordayıcısı değildir. Anahtar Sözcükler: Problemli internet kullanımı, internet bağımlılığı, psikolojik ihtiyaç, kimlik statüsü, heyecan arama, yaşam doyumu, ergen
Blogalan kullanıcılarının blogalan deneyimlerine ve etkileşimlerine yönelik algısı
Bu çalışmanın temel amacı blog yazarlarının ve kullanıcılarının blogalan deneyimini nasıl algıladığı ile birlikte bloglarda etkileşimi hangi araçların artırdığını ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda 18 blog yazarı ve 251 blog kullanıcısının demografik özellikleri, İnternet ve blog kullanım alışkanlıkları, bloglarda etkileşim amacıyla kullandıkları araçlar ve uygulamalar irdelenmeye çalışılmıştır. Bu araştırmada nitel ve nicel veri toplama yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Blog yazarları ile çevrimiçi görüşme yapılırken blog kullanıcılarına çevrimiçi anket uygulanmıştır. Araştırma sonucuna göre blog yazarlarının ve kullanıcılarının blogalanı büyük oranda bilgi ve deneyim paylaşım alanı olarak algıladığı; buna ilave olarak, blog kullanıcılarının eğlenmek/vakit geçirmek için blogları ziyaret ettiği açığa çıkmıştır. Blog yazarları ve kullanıcıları, yoğun olarak e-posta ve toplumsal ağlar aracılığıyla etkileşim kurmakta; blog kullanıcıları blog içeriğine yorum yazarak ve içeriği toplumsal ağlarda paylaşarak içeriğe katkı sağlamaktadır, içeriği geliştirmektedir. Bununla beraber araştırma sonuçları, blogalanda görsel ve video paylaşımı, sayfa tasarımı, hipermetinselliğin etkileşim üzerinde olumlu etkileri olduğuna işaret etmektedir. Anahtar sözcükler:Blogalan, blog, etkileşim, Web 2.0, yeni medya, toplumsal ağ
The consequences of consumer engagement in social networking sites
Consumer engagement is increasingly becoming one of the important issues in the competitive business environment. Both researches and practitioners are focusing on how consumer engagement can be enhanced through different channels. The emergence of social networks has significantly caused a shift in consumer behaviors and brand relationships. With its unique features and structure, Social Networking Sites (SNS) offer an upper advantage to build consumer brand relationships and instant consumer engagement. Although researchers and practitioners are giving so much importance to consumer engagement, there is still a need to understand how engagement affects consumer behavior. Therefore, this study set out to determine the consequences of consumer engagement in SNS. It further viewed consumer engagement as a multi-dimensional concept comprising behavioral, cognitive and emotional dimensions and as such the hypotheses were aimed at determining how each of the three dimensions of consumer engagement affect the individual consequences of consumer engagement such as brand loyalty, satisfaction, commitment and trust in SNS. The study used a quantitative research design and developed a model that was based on the hypotheses developed vi for the study. It used a questionnaire survey to collect data from Anadolu University students in summer school. Facebook is chosen as a case for this study. 400 questionnaires were collected and the analyses were conducted with the 387 valid questionnaire. The research data was analyzed by SPSS program 20.0 version. The results suggest that emotional and behavioral consumer engagement dimensions were significant predictors for brand loyalty; emotional consumer engagement for satisfaction, cognitive and behavioral consumer engagement for commitment, while behavioral and emotional engagement dimensions were found to be significant predictors for trust. In sum, the study suggests brand loyalty, satisfaction, commitment, and trust to be possible consequences of consumer engagement in an online platform such as Facebook in our case. Keywords: Consumer Engagement, Social Networking Sites, Loyalty, Trust, Satisfaction, and Commitment.
The investigation of visual culture practices focused on social network on visual art teaching
It is possible to mention a world that various, complex and innumerable images take place in where communication mediums and environments rapidly advanced in paralel with technologic developments. Individuals need to understand the surrounding images and their rational, sensual, and conceptual structures to be able to understand, judge and change this world. In accordance with this necessity, the development of critical thinking skills and interpretive attitude become more important provided by and art education approach focused on of visual culture. Within this scope, the purpose of this research is to determine how social network-focused visual culture studies can be developed and implemented in studio courses in the curriculum of Fine Arts High Schools. This research was designed as an action research and implemented in Drawing course in the first 4 weeks of Fall semester in 2015-2016 academic year, and 2D Fine Arts Studio course in the following 10 weeks. The data of the research were collected in a period of 14 weeks, between the dates of October 8, 2015 and January 18, 2016. The participants of the study were nine 11th grade students who attended the social network oriented visual culture practices in these two courses and the researcher herself as the instructor the activities. The data of the research were collected through the researcher's reflective journals, video recordings of the course sessions, students' reflective journals, semi-structured interviews, document reviews and WhatsApp. Reseacrch data were analyzed in content analysis through using NVivo Pro 11. There are five themes attained in the context of the research findings; 'The Perception of Visual Culture', 'The Process of Development of Visual Culture Practices', 'The Usage of Social Network', 'The Learning Outcomes of Visual Culture', and 'Opinions Related to Visual Culture Practices'. Keywords: Visual culture, Social network, Visual arts education, Critical pedagogy.
Yeni toplumsal hareketler bağlamında dijital aktivizm: Dijital feminizm örneği
Toplumsal Paylaşım Ağları ve Internet Teknolojileri insanlığın ve sosyal hayatın pek çok önünü etkilediği gibi Toplumsal Hareketlere de yeni bir yön vermiştir. Bu süreçten sokağa dökülen kadın hareketleri, feminizm ve Feminist Dernekler de etkilenmiştir. Bu çalışma Toplumsal Paylaşım Ağları ve Internet Teknolojilerinin Türkiye'de yer alan kadın hareketlerinin dernekler ve Dijital Aktivizm boyutuna olan etkilerini konu edinmiştir. Bu bağlamda örneklem kapsamında 4 Feminist Dernek ve 7 Feminist Dijital Aktivist Örgütlenme ile mülakat gerçekleştirilmiştir. Mülakatta dernekler ve Feminist Dijital Aktivistlerin kendilerini nasıl tanımladıkları, hareketlerinin başlangıç aşaması, vizyon ve faaliyet alanları, Toplumsal Paylaşım Ağlarını nasıl ve hangi amaçla kullandıkları, Toplumsal Paylaşım ağlarına olan bakış açıları sorulmuştur. Verilen cevaplar ile dernek ve Feminist Dijital Aktivistler karşılaştırmalı yöntemle analiz edilmiştir. Sonuçta Toplumsal Paylaşım ağlarından en çok Facebook ve hareketin kendisine ait olan Web sitelerinin kullanıldığı, Toplumsal Paylaşım Ağlarının en çok üyeler/destekçiler ile iletişim kurmak, daha çok kişiye ulaşmak, etkinlik ve kurumsal haber duyuruları yapmak gibi amaçlar için kullanıldığı tespit edilmiştir. Feminist Dijital Aktivistlerin Toplumsal Paylaşım Ağlarına daha çok olumlu anlam yüklediği görülürken Derneklerin Toplumsal Paylaşım Ağlarına daha ihtiyatlı yaklaştığı anlaşılmıştır. Neticede Türkiye'de başta Internet eşitsizliği sebebi ile Toplumsal Paylaşım Ağlarının kadın hareketine katkısının kısıtlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Dijital uzamda yaşamak: Twitter'da gündelik hayat
Basit ama basit olduğu kadar da açıklanması güç olan gündelik hayat, makinaların ve elektriğin ortaya çıkışıyla birlikte modernizmle de bağlantılı olarak farklılaşmış, zaman ve uzam nitelikleri ve bölümlenmeleri değişikliğe uğramıştır. Yeni medya araçları ve bu araçların dolayımıyla içerisine girilen dijital ağlar gündelik hayatımızın merkezinde yer almaya başlamış, aynı zamanda dijital uzamda bir gündelik yaşam pratiği oluşmasına neden olmuştur. Kullanıcıların makineler aracılığıyla içerisine dahil olduğu bir ağ olan Twitter'da, orada gerçekleşen yaşam, zaman, uzam, ritim gibi kavramlar değişikliğe uğramıştır. Bu çalışma dijital uzamda gündelik hayatın nasıl kurulduğuna odaklanmaktadır. Twitter, kullanıcının gündelik yaşam pratiklerini ağın içerisinde gerçekleştirdiği ve makinalar aracılığıyla bu ağa dahil olduğu bir dijital uzamdır. Bu uzamın gündelik yaşam pratiklerini keşfetmek amacıyla öncelikle Twitter'da, sosyal ağ analizi metoduyla 10 kişilik bir örneklem belirlenmiş ve bu örneklemin ürettiği içerik dijital etnografi metoduyla katılımlı olarak gözlemlenerek gündelik hayat sosyolojisi bağlamında analiz edilmiştir. Kendine ait bir ritim oluşturduğu gözlemlenen Twitter'da bir nevi dijital mahalle ortamı oluşmaktadır. Twitter'daki gündelik hayatta da taktikler üretilerek stratejilerin alaşağı edilmeye çalışıldığı, üretim ve tüketim biçimleri olarak ritmik pratikler eylendiği gözlemlenmiştir. Birbirine benzeyen insanların birbirinin takipçisi olma eğiliminin görüldüğü Twitter'da hayali bir cemaate içerik üretildiği, bazı durumlarda reel zamana bağlı kalındığı, bazı durumlarda da zamanın dönüştürüldüğü görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Twitter, Gündelik Hayat, Dijital Uzam, Sosyal Ağlar, Dijital Etnografi
Kümelerde yenilikçilik kapasitesi ile ağdaki konum arasındaki ilişkiler: Eskişehir-Bilecik-Kütahya seramik kümesi
Belirli bir coğrafik alanda yoğunlaşan işletmelerin oluşturduğu iş sistemleri olan kümeler doksanlı yıllardan itibaren farklı alanlardan araştırmacıların dikkatini çekmektedir. Bu çalışma, Türkiye seramik ürünler üretiminin yaklaşık %50'sini gerçekleştiren Eskişehir-Bilecik-Kütahya (EBK) Seramik Kümesinin yapısını, gelişimini, boyutlarını incelemeyi ve işletmelerin ağlardaki konumları ile yenilikçilik performansları arasındaki ilişkileri analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda kümede yer alan 56 işletme/kurum ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sosyal ağ analizi yöntemiyle kümedeki aktörlerin ticari ve informal ilişkilerini yansıtan ağ haritaları oluşturulmuş, buradan elde edilen verilerle de işletmelerin yenilikçilik performansı ve ağdaki konumları arasındaki ilişki Heckman Seçim Modeli ile tahmin edilmiştir. Çalışma bulguları, EBK Seramik Kümesinde yer alan işletmelerin değer zincirindeki temel faaliyetlere küme içinde erişebildiklerini, informal İlişkiler ağının ise az sayıda aktöre ve bağlantı sayısına sahip olduğunu göstermektedir. Buna ek olarak, işletmelerin sahip oldukları bağlantı sayılarını ifade eden derece merkezliliği ve ağdaki diğer aktörlere ne kadar kısa sürede ulaşabileceğini gösteren yakındalık merkezliliğinin işletmelerin yenilikçilik performansını arttırdığı görülmektedir.
Sınıf yönetimi kapsamında ilkokul öğrencilerinin eğitiminde sosyal ağların etkililiği
Günümüzde öğrenciler, dijital yerliler, öğretmenlerde dijital göçmen olarak kabul edilmektedir. Yeni yüzyılda değişen öğrenci ve öğretmen tanımlarıyla birlikte sınıf yönetimine yüklenen anlamda değişmektedir. Bu araştırmanın amacı sınıf yönetimi kapsamında eğitsel bir sosyal ağın ilkokul öğrencilerinin eğitiminde etkili kullanılabilirliğini incelemektir. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmış ve karma yöntem olarak açıklayıcı karma yöntem benimsenmiştir. Örnekleme olarak amaçsal örnekleme kullanılmıştır. Araştırma grubunu 2014-2015 eğitim-öğretim bahar döneminde Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı bir ilkokulda öğrenim görmekte olan 4. sınıf toplam 51 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın uygulama kısmında araştırma grubuna 5 hafta süreyle eğitsel sosyal ağ üzerinde ders ve ders haricindeki konularla ilgili, kaynak-materyal, ödev, derslerini destekleyici video paylaşmaları ve ders konularıyla ilgili etkileşimde bulunarak işbirliği kurmaları sağlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Sosyal Ağların Eğitimde Kullanım Ölçeği ve Sosyal Ağ Kullanışlılık Anketi ve eğitsel sosyal ağ üzerinde gerçekleştirilen sınıf içi etkileşimlerden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerin incelenmesinde betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonunda, katılımcılar eğitsel sosyal ağların yararlı bir araç olduğunu; eğitsel sosyal ağların öğrenci-öğrenci etkileşiminde oldukça yüksek seviyede olduğunu belirtmişlerdir. Kullanılan eğitsel sosyal ağ öğrenciler arasındaki iletişimi, kaynak-materyal paylaşımını ve yardımlaşmayı arttırdığını göstermiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar neticesinde sosyal ağların eğitimin farklı kademelerinde kullanılabileceğine yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Twitter gündem ağları: Twitter Türkiye gündemlerinin ağ toplumu kavramı üzerinden incelenmesi
Gerçekliğin inşa edilmesi hakikati görünmez kılar. Hakikatin görünmemesi durumu ise en çok göstergelerin en yoğun olduğu bu çağda karşımıza çıkıyor. Toplumsal gerçekliğin inşası da siber uzamda gerçekleşiyor. Siber uzamda, sosyal medya; sosyal medya için de Twitter yeni toplumsallığın bilinç dışını yansıtan en büyük araca dönüşüyor. Yeni toplumsallığın bilinç dışını keşfetmek için sosyal bilimlerin disipliner yaklaşımlarının odağı, bu uzamdaki insanın kendisine yöneliyor. Fakat, bu yeni insan görünmeden görebilmenin mümkün olduğu bir mekâna mensuptur. Bu sebeple sosyal medya toplumsallığının en yoğun görüldüğü mecra olan Twitter'da kullanıcılar aracılığıyla bu yeni insanın doğurduğu yeni topluma dair fikirler ortaya koyabiliriz. Bu tez çalışması da Twitter Türkiye odağında belirlenmiş olan gündemlerden yola çıkarak Twitter profillerini mercek altına almayı hedeflemektedir. Twitter'daki toplumsallığı açığa çıkarmak ve toplumu oluşturan özneleri incelemek için öncelikle gündemler üzerinden bir yaklaşım kurulmalıdır. Bu araştırmada hashtaglerden oluşan 4 adet gündem, gündem olma süreçleri ile bölüntülenerek seçilmiştir. Bu gündemler ile ilgili atılmış olan tweetler önce Twitter Gündem Analizine daha sonra Twitter Profil Analizine sokulmuştur. İncelenen tweetlerin sahibi olan kullanıcıların Twitter profilleri attıkları son 1000 tweet üzerinden analize tabi tutulmuştur. Bunun sonucunda ise en sık kullandıkları kelimeler kelime bulutu haline getirilerek yorumlanmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde R-Studio programı kullanılmıştır. Araştırma, Nitel araştırma desenlerinden temellendirilmiş kuram yaklaşımı ile tasarlanmış, Ağ toplumu kavramı ile kavramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Sonuçta temellendirilmiş kuramın kullanım hedefi olan kuram geliştirme araştırmanın sonunda ortaya çıkartılmıştır. Keşif nosyonunun ön planda olduğu bu araştırmada araştırmacı aynı zamanda bir katılımcı olarak kurgulanmış, analiz ve yorumlamalar için tecrübeleri araştırmaya dahil edilmiştir. Bu araştırmayla amaçlanan Twitter Türkiye'deki ağ toplumu yapısının nasıl incelenebileceği, Twitter gündemlerinin bu incelemeyi nasıl etkilediğini analiz etmek ve yöntemsel bir bakış açısı sunmaktır. Bu amaç doğrultusunda Twitter Gündem Ağları kavramı bir kuram olarak inşa edilmiş yöntemsel bir alternatif olarak literatüre sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Twitter, R-Studio, Gündem, Ağ Toplumu, Temellendirilmiş Kuram.
Türkçe öğretmenlerinin sosyal medyadaki dil kullanımlarının yazım (İmla) açısından incelenmesi: Facebook örneği
Türkçe öğretmenlerinin sosyal medya üzerinde kullandıkları yazı dilini noktalama işaretleri ve yazım kurallarının kullanımı açısından incelemeyi amaçlayan bu araştırmada amaca yönelik verilerin toplanmasında ve analizinde nitel yöntemler kullanılmıştır. Araştırma; temel nitel desenle modellenerek öğretmenlerin katılımıyla oluşturulmuş bir Facebook grubundaki gönderilerin noktalama ve yazım kuralları açısından incelenmesi üzerine kurulmuştur. Kırk binden fazla Türkçe ve edebiyat öğretmeni ile aynı dallardaki öğretmen adaylarının yanı sıra Türkçe eğitiminde çalışmalar yapan öğretim üyelerinin de bulunduğu Facebook grubunda araştırmacının alanyazın ve nitel yöntemler ışığında belirlediği ölçütler doğrultusunda 1596 gönderi incelenmiştir. Bu gönderi metinlerinin oluşturduğu veriler, araştırmacı tarafından oluşturulup uzman görüşünün de onayından geçen üç farklı kontrol listesi aracılığıyla toplanmış ve işlenmiştir. Facebook grubundan toplanan veriler tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgular noktalama işaretlerinin kullanımı, noktalama işaretlerinin yerinde ve doğru kullanımı, yazım hataları olmak üzere üç temaya ayrılmıştır. Temaları oluşturan kategoriler ve kategorilerin kapsamında yer alan kodlar örnekleriyle beraber sunulmuştur. Temalandırılarak sunulan bulgulardan sonuçlara ulaşılmıştır: Gönderilerin büyük çoğunluğunda noktalama işaretleri kullanılmış, bir kısmında noktalama işaretleri hiç kullanılmamış, bir kısmında da kısmen kullanılmış ya da noktalama işareti yerine duygu simgesi kullanılmıştır. Gönderilerde noktalama işaretleri yerinde ve doğru kullanım açısından incelendiğinde noktalama işaretlerinin hiç kullanılmamasından, noktalama işaretlerinin gereksiz ve yanlış kullanılmasından, noktalama işareti yerine duygu simgesi kullanılmasından, noktalama işaretlerinin arasında bulunmayan işaretlerin kullanılmasından, noktalama işaretlerinden önce ve sonra dikkat edilmesi gereken boşluklardan kaynaklanan noktalama hataları tespit edilmiştir. Gönderiler yazım hataları açısından incelendiğinde birleşik sözcüklerin yazımı, büyük harflerin yazımı, eklerin yazımı, kısaltmaların yazımı ve sözcüklerin yazımı ile ilgili yazım hataları tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Noktalama işaretleri, sosyal medya kullanımı, Türkçe öğretmenleri, yazım kuralları.
Aile içi iletişime Facebook'un etkisi: Kütahya örneği
Aile toplumun izdüşümü olan son derece önemli sosyal bir kurumdur. Geleceğin toplumunu oluşturacak çocuklar, aile içinde doğup büyümekte ve içinde bulunduğu aileye göre şekillenmektedir. Günümüzde Facebook?un insanlar ve toplumsal hayat üzerinde bir çok farklı etkisi olmakla birlikte bu çalışmada farklı bir perspektif getirilerek Facebook?a aile içi iletişime etkisi yönüyle bakılmıştır.Bu araştırmada, bilgisayar ve internet kullanımının yaygınlaşmasıyla toplumsal ortamların yerini sanal toplumsal ağlara bırakması konusu üzerine odaklanılmıştır. İnternetin bir ürünü olan sosyal medya kullanımının yaygınlaşması, tüm dünyada etkili olduğu gibi Türkiye?de de bireylerin sosyal yaşantısı ve iletişim becerilerinde değişime neden olmuştur. Bu noktada Türkiye?de en fazla kullanıcı kitlesine sahip bir toplumsal paylaşım sitesi olan Facebook ve aile içi iletişime etkisi incelenmiştir. Araştırmada Facebook?un bireylerin sosyalleşmesinde nasıl bir etkiye sahip olduğu, Facebook kullanıcılarının siteyi daha çok ne amaçla kullandığı, sitede geçirilen zamanın ne kadar olduğu, Facebook üzerinden aldatma olgusu ve bunların aile içi iletişime etkisi ele alınmaktadır. Anahtar Kelimeler: Aile İçi İletişim, Sosyal Medya, Facebook, Sosyalleşme, Sözsüz İletişim, Sanal İletişim, Sosyal Paylaşım.
Sosyal ve beşeri sermayenin karar verme davranışı ile ilişkisi: Bilişim sektöründe görgül bir araştırma
Bireyler karşılaştıkları problemlere çözüm bulmak için hem deneyimlerinden hem de sosyal ilişkilerinden faydalanarak kendileri açısından en etkin kararı vermeye çalışırlar. Benzer şekilde, yöneticiler de kendi sosyal ve beşeri birikimlerinden faydalanarak organizasyonları için doğru tercihler yapma ve etkin kararlara ulaşma amacı güderler. Literatürde karar verme davranışında sosyal ve beşeri etkiye ait daha önceki çalışmalara bakıldığında, karar veren kişinin sahip olduğu bilgi ve birikim (tecrübe); kararın rasyonalitesi ve rasyonel karar tercihleri; sınırlı seçenekler arasından en etkin karar tercihleri gibi karar davranışlarının kendisine odaklanıldığı görülmektedir. Sosyal ve beşeri sermaye konuları hakkındaki literatür de bu kavramların farklı acılardan ele alındığını göstermektedir. Sosyal sermayenin ekonomik hayata etkisi, sahip olunan beşeri ve sosyal ilişkilerin bilgiye erişim ve yeni bilgi yaratmadaki rolü, ve bu tur ilişkilerin boyut, yön, nitelik gibi çeşitli yönleriyle çalışılması incelenen konular arasındadır. Bu çalışmanın amacı, hızlı ve değişken bir sektör olarak bilinen bilişim sektöründeki üst düzey yöneticilerin, karar verme davranışlarındaki sosyal ve beşeri sermaye etkisini anlamaya çalışmak ve karşılaşılan çeşitli durumlarda yöneticilerin karar tercihlerini ortaya çıkarmaktır. Yöneticilerin karar vermesi gereken durumlar, rutin ve rutin olmayan, sorun türleri için programlanmış veya programlanmamış, karar türü açısından da kurumsal – stratejik, yönetsel – operasyonel kararlar olarak ve sosyal sermayenin boyutları açısından içsel – dışsal, yatay – dikey, mikro – makro, güçlü – zayıf ilişki şeklinde tanımlanmaktadır. Beşeri sermaye ise, bireyin (yöneticilerin) tecrübe ve deneyimleri ile sahip oldukları yetenekler olarak betimlenmektedir. Bu araştırmada, karar verme davranışında sosyal ve beşeri sermaye etkilerinin incelenmesi amacıyla nicel bir çalışma yapılmış ve ilgili ağ düzeneğinde aktörlerin merkezilik konumları (merkezde veya merkezden uzakta olmaları) belirlenmiştir. Daha sonra ise karar davranışlarındaki tercihleri derinlemesine analiz yapabilmek amacıyla yarı – yapılandırılmış görüşme tekniği aracılığıyla nitel bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Yapılan bu çalışma ile gündelik hayatta sık sık karşılaşılan ekonomik hayattaki sosyal ilişkilerin karar davranışına etkisini daha iyi anlamlandırmak ve literatüre katkı sağlamak amaçlanmıştır. Ayrıca yeni araştırmacılar için karar verme davranışında yerleşik ilişkilerin sınırları belirlenmiş, değişkenlerini daha iyi izole etmeleri ve karar verme davranışına ilişkin modeller geliştirebilmelerine yardımcı olmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal sermaye, beşeri sermaye, karar verme, sosyal ağlar, bilişim sektörü
Markaların sosyal medya kullanımının tüketici davranışı üzerindeki etkileri
Gelişen teknoloji ile internet kullanımının günlük hayatta alışkanlık haline gelmesi ve kullanıcıların sosyal ağlar aracılığıyla iletişim kurması, sosyal medyayı vazgeçilmez hale getirmiştir. Sosyal medya; kullanıcıların interaktif iletişim kurarak diğer kullanıcılar ile irtibata geçmelerini sağlamaktadır. Kullanıcıların sosyal medya araçlarıyla paylaştıkları içerikler tüketicilerin davranışlarında ve yaratılan marka imajına karşı tutumlarda etkili olmaktadır. Markalar ise sosyal medya pazarlamasını kullanıp tüketicilerin isteklerini dikkate alarak marka imajlarını ve tüketicilerin kendilerine yönelik tutumlarını şekillendirmektedir. Tüketiciler bu aşamada kullanıcıların ve markaların oluşturdukları içeriklerden ve marka imajına karşı tutumdan etkilenerek satın almayı gerçekleştirebilmektedir. Bu araştırmada; markaların sosyal medya kullanımının tüketicilerde yarattığı tutum ve davranışlar araştırılmıştır. Araştırmanın teori bölümünde; sosyal medya, sosyal medya pazarlama, marka imajı, marka tutumu, tüketici davranışları üzerine literatür taraması yapılmıştır. Araştırma bölümünde ise; markaların sosyal medya araçlarının kullanımlarının tüketiciler üzerindeki etkilerini belirlemek amacıyla hazırlanmış anket, 465 sosyal medya kullanıcısı tarafından cevaplandırılmıştır. Verilen cevaplar sonucunda veriler SPSS programı yardımıyla analiz edilmiştir. Sonuç olarak, markaların sosyal medya kullanımlarının tüketicilerin davranışlarını etkilediği tespit edilmiştir.
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Twitter hesabı verilerine yönelik içerik analizi ve sosyal ağ analizi çalışması
Her alanda olduğu gibi bilgi bilimi ve kütüphanecilik alanında da ağ yapılarının günden güne daha karmaşık bir hal alması bu yapıların analiz edilmesine olan ihtiyacı artırmaktadır. Kütüphanelere sosyal medya yönetimi planlaması yaparken dikkat edilmesi gereken noktalarda öneriler geliştirmek amacıyla yapılan bu çalışma kapsamında Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi (CMK) resmi Twitter hesabı olan "@cb_kutuphane" etkileşim adı üzerinden içerik analizi ve sosyal ağ analizi yapılmıştır. Çalışmada içerik analizi yapılırken Twitter üzerinden geriye dönük verilerin çekilmesi için mevcut bir Twitter hesabının olması gerektiği için Twitter hesabı açılmıştır. Açılan hesap üzerinden geliştirici hesap talebinde bulunularak çalışmanın kapsam ve detayları ile başvuru yapılmıştır. Bu sayede çalışmada yapılacak betimsel değerlendirmeler ve içerik analizi basamağı için @cb_kutuphane hesabı üzerinden paylaşılmış olan 1632 adet tweet çalışma verisi olarak çekilmiştir. İkinci aşamada ise veriler Twitter üzerinden NodeXL programı yardımı ile elde edilen CMK resmi Twitter hesabı etkileşimleridir. Toplamda 19363 olan "@cb_kutuphane" adresi etkileşimleri 2022 yılının Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım ayları olmak üzere altı ay ile sınırlandırılmıştır. Çalışmada incelenen CMK resmi Twitter hesabının profesyonel bir şekilde ve belirli bir politika uyarınca yönetildiği saptanmıştır. Her geçen gün takipçi ile etkileşim sayısını arttıran açık ve erişilebilir profillere sahip olan CMK'ye ait sosyal medya hesaplarının, sunulan hizmetlere paralel olan ve istikrarlı bir şekilde yapılan paylaşımlarının diğer kütüphaneler için örnek teşkil edebileceği görülmüştür.