Socio-cultural impact

78 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Postmodernizmin Türk kamu yönetimine etkileri: Siyasal, ekonomik ve sosyo-kültürel açıdan bir inceleme

Aydınlanma Çağı ile birlikte etkili olan modernizm sürekli bir yenilik peşinde olmuş ve evrensel doğruların savunuculuğunu yapmıştır. Postmodernizm ise modernizm eleştirisi yaparak gelişim gösteren bir anlayıştır. Postmodernizm tanımı modernizmin eleştirisi, zıttı veya eklentisi olduğu şeklinde çeşitlilik göstermektedir. Postmodernizm tanımının kesin bir yargı ile yapılamaması modernizm den tam olarak kopuşunun gerçekleşememesi ile ilişkili olduğu söylenebilir. Postmodernizm gelenekleri savunarak evrensel bir doğrunun varlığını kabul etmemiş ve tek bir doğrunun olmadığını her bir bireyin düşüncesinin doğru olabileceği inancına sahip olmuştur. 1980'li yıllar öncesi modernizm anlayışının etkisinde olan Türk kamu yönetimi, çağın koşullarına cevap veremez bir hale gelmiştir. Gelişmeye ihtiyaç duyan Türk kamu yönetimi özellikle 1980'li yıllardan bu yana postmodern düşünüş biçiminden etkilenmeye başlamıştır. Postmodern fikirler Türk kamu yönetimini siyasal, ekonomik ve sosyo-kültürel alanda az da olsa etkilemeyi başardığı söylenebilir. Türkiye'de toplumsal yapıda çeşitli etnik kökenin varlığı siyasetçilere postmodernizmin benimsediği bütünleştirici söylemi kullanma imkânı sunmuştur. Postmodernizm, Türkiye'nin ekonomik hayatına liberal politikalarla yansımıştır. Türk kamu yönetimini yapısal ve işlevsel açıdan etkileyen postmodern kamu yönetimi kamu hizmetlerinde verimliliği ve etkinliği artırmıştır. Postmodernizm Türkiye'de sosyo-kültürel alanda bireyleri kitle iletişim araçlarının etkisiyle kültürel yabancılaşma ve tüketim kültürüne yönelttiği söylenebilir. Çalışmanın hipotezi: "Postmodernizm, 1980'li yıllardan itibaren Türk kamu yönetimini etkilemeye başlamış, ilerleyen yıllarda da siyasal, ekonomik ve sosyo-kültürel boyutlarla birlikte Türk kamu yönetiminin yeniden yapılanmasında önemli bir faktör olarak rol oynamıştır." Çalışmada tarihsel ve betimsel araştırma yöntemlerinden faydalanılmıştır. Türk kamu yönetiminin postmodernizm etkisiyle şekillendiği siyasal, ekonomik ve sosyo-kültürel alanları incelenerek hipotezin kanıtlanabilirliği değerlendirilecektir.

Ekonomik analizEkonomik etkiKamu yönetimi+5
Mine Güzel
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli göçünün Gaziantep şehrine sosyoekonomik ve sosyokültürel yansımaları

İnsanlık tarihi ile eşdeğer olan göç olgusu her çağda her milletin karşılaştığı bir durumdur. Sebeplerine göre değişiklik gösteren göç olgusu bireysel ve toplumsal çapta büyük etkilere sahip olmaktadır. Bu etkiler başlıca göç ettikleri toplumda siyasal politikaları, yerel kültürü, ekonomik sistemi ve toplum güvenliği gibi pek çok alana tezahür etmiştir. Yüzyılımızda Suriye'deki olaylar neticesinde yaşanan göç bu başlıca sorunları Türkiye topraklarına yansıtmıştır. Arap Baharı hareketlenmelerinin Ortadoğu ülkelerinde yayılmasıyla Suriye'nin hareketlenmelerden etkilenerek siyasal ve toplumsal tabanında çatışmalar yaşanması ülkede iç çatışma yaşanmasına sebep olmuştur. Bu çatışma sonrası milyonlarca insanın göç etmesi ile durum uluslararası bir krize dönüşmüştür. Türkiye'nin Suriye'ye sınır komşusu olması ve Avrupa ülkelerine girişte transit ülke aracı görmesi milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yapmasına sebep olmuştur. Genelde Türkiye'nin özelde Gaziantep'in göçün yansımasını fazlasıyla yasadığı bu sorunları ele alan bu çalışmada ise genel olarak sığınmacıların bölgeye sosyokültürel ve sosyoekonomik yansımaları ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Göç, Gaziantep, Sosyoekonomik, Sosyokültürel, sığınmacı,

GaziantepGöçlerGöçmenler+5
Zekeriya Tiryaki
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Beylerbeyi Sarayı ziyaretçi profili ve saray müzelerde ziyaretçiyi katılımcı boyuta taşıma konusunda bir eylem planı önerisi

Altı bölümden oluşan bu tezde, Beylerbeyi Sarayı Müzesi'nin halkla olan iletişimini güçlendirmek ve topluma geniş bir alanda hizmet veren bir kurum haline getirmek amacıyla eğitsel, sosyal ve kültürel etkinliklerin düzenlenmesinin gerekliliği saptanmış ve ziyaretçiyi katılımcı boyuta taşıyacak bir eylem planı önerilmiştir. Tez kapsamında birinci bölümde, insanların geçmişten günümüze müzeyle olan ilişkisine değinilmiş, müze ilişkisi içinde yer alan ziyaretçi, gönüllüler ve etkinliklerin tanımları yapılarak müzenin günümüzdeki konumu belirtilmiştir. Tezin ikinci bölümünde, müzeler ve müze ziyaretçileri hakkında daha ayrıntılı bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde, müze etkinliklerinin neler olabileceği, ziyaretçilerin bu etkinliklere ne şekilde katılabileceği incelenmiştir. Dördüncü bölümde, saray-müze tanımı doğrultusunda dünyadan ve ülkemizden saray-müze örneklerine bakılarak buralarda ziyaretçiyi katılımcı boyuta taşıma konusunda ne gibi etkinliklerin düzenlendiği saptanmış, yurtdışı ve yurtiçi saray-müzelerin karşılaştırılması yapılmıştır. Beşinci bölümde, Beylerbeyi Sarayı Müzesi'nin tarihçesi, idari yapısı, bahçe ve binaları, koleksiyonları, ziyaretçi profili ve etkinlikleri hakkında bilgiler verilerek etkinliklerin değerlendirilmesi yapılmıştır. Altıncı bölümde, Beylerbeyi Sarayı Müzesi'nde ziyaretçiyi katılımcı boyuta taşıma projesi kapsamında müze ziyaretçilerine uygulanan anketlerin değerlendirilmesi, yönetmeliklerin içeriği ve bunlar doğrultusunda müze için önerilen etkinlikler ve bu etkinliklerde görev alması tavsiye edilen elemanların nasıl sağlanacağı konularında çözümler getirilmiştir. Sonuç olarak, Beylerbeyi Sarayı Müzesi'nin çağdaş müzeler arasında yer alması için yurtdışı saray-müze örneklerinde olduğu gibi eğitsel, sosyal ve kültürel etkinliklere yer vermesi gerektiği ve müzenin bu etkinlikleri düzenlemesi için yeterli kaynaklara sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Müzenin tüm kaynaklarının halkın hizmetine sunulması müzeyi halka yakınlaştırarak tarih bilincinin yerleşmesini ve toplumun gelişimine daha çok katkıda bulunan bir kuruma dönüşmesini sağlayacaktır. III

Beylerbeyi SarayıEtkinlikKişilik profilleri+4
Ceylan Aydın
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşeri derneklerinin sosyo-kültürel uyuma etkisi

Bu çalışmada hemşeri derneklerinin üye profili ve hemşeri derneklerinin, üyelerinin sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal yaşama uyarlanmalarına etkileri analiz edilmeye çalışılmıştır.Bu araştırmanın örneklemini, Adana şehir merkezinde faaliyet gösteren 26 hemşeri derneğinden 109 kişi oluşturmaktadır.Dernekle ilişkili bilgi toplama amacıyla dernek gözlem formu, üyelerle ilgili değişkenleri ölçmek için 50 soru altında 169 maddeden oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin analizi için betimsel frekans dağılımı ve çapraz tablolardan yararlanılmıştır.Çalışma, mevcut bilgi ve gözlemler eşliğinde hemşeri derneklerinin özelliklerinin aktarılmasıyla başlamaktadır. Daha sonra tarama (görüşme) üzerinden elde edilen veriler eşliğinde üyelerin profilleri betimlenmekte ve hemşeri derneklerinin üyelerinin uyarlanma süreçlerine etkileri tartışılmaktadır.Analizler sonucunda hemşeri derneklerinin üyelerinin sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal yaşama uyarlanmalarına önemli derecede etki ettikleri görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Hemşeri (Hemşehri), Hemşeri Derneği, Sosyal Uyum ve Uyarlanma, Ekonomik Uyum ve Uyarlanma, Kültürel Uyum ve Uyarlanma, Siyasal Uyarlanma, Kimliksel Özdeşim ve Uyarlanma

DerneklerHemşehri cemaatleriHemşehrilik+4
Mustafa Fatih Çiçek
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyo-kültürel strateji ve projelerin PKK ile mücadelede etkisi

Türkiye yaklaşık 30 yıldır ulusal güvenliğini tehdit eden ayrılıkçı ve bölücü terörle mücadele etmektedir. Bu mücadelede her iki taraftan kaç kişinin öldüğü, kaç kişinin yaralandığı ve maliyetinin ne olduğu net olarak bilinmemektedir. Terörle mücadelede başarı için ortaya konan kavramlar ve stratejiler uygulamada ne kadar karşılığını bulduğu ise tam bir tartışma konusudur. Terörle mücadele adına son yıllarda özellikle sosyo-kültürel alanlarda bölge halkına yönelik çalışmalar dikkati çekmektedir. Bu çalışmada, günümüze kadar sosyo-kültürel alanda ayrılıkçı ve bölücü terörün önlenmesi maksadıyla ortaya konmuş projeler; raporlar, istatiksel veriler, üst düzey devlet yetkililerinin yazılı ve sözlü beyanları ışığında analiz edilmiş, başarı durumları belirlenmiş ve bu alanda yapılması gereken projeler ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışma neticesinde terörü önlemeye yönelik ortaya konan sosyo-kültürel projelerin terörü önlemede olumlu yönde etkili olduğu ancak tek başına yeterli olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Terörle mücadele, Strateji, Sosyo-Kültürel

PKKProjelerSosyokültürel etki+6
Mesut Yeşilyurt
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Gümüşhane ili kamu çalışanlarının turizme bakış açılarının tespit edilmesine yönelik bir araştırma

Bu araştırma Gümüşhane ili kamu kuruluşlarında çalışanlar tarafından turizm etkilerinin nasıl değerlendirildiğine ilişkin görüşlerini ortaya koymak ve turizm faaliyetlerine yönelik verdikleri destek düzeyinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla oluşturulan anket formu araştırma evrenini temsil eden 998 kamu çalışanına uygulanmıştır. Bu veri setindeki betimsel istatistikler, güvenilirlik ve geçerlilik analizleri SPSS 24.0 istatistik paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler AMOS 22.0 paket programı ile doğrulayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Yapılan güvenilirlik ve geçerlilik analizleri sonucunda yapısal modele en uygun faktör yapılarına ulaşılarak değişkenler yapısal modele dâhil edilmiştir. Araştırma sonucunda, Gümüşhane ili kamu çalışanlarının turizme yönelik görüşlerinin genel olarak ''olumlu'' yönde olduğu, yapılan analizler sonucunda Gümüşhane ili kamu çalışanlarının turizm gelişimine verilen destekte eğer pozitif etkiler varsa turizme karşı olumlu bir bakış açısı sergiledikleri sonucuna varılmıştır. Turizmin negatif etkileri gün yüzüne çıkarsa turizm gelişimine verilen destekte olumsuz bir bakış açısı sergileyecekleri de belirtilmiştir. Ancak turizmin negatif etkilerinde bulunan üç faktör bu derecelendirmede farklılık göstermektedir. Katılımcılar sosyo-kültürel ve çevresel negatif etkilerin olumsuzluklarını kabul etmeyeceklerini belirtirken ekonomik negatif etkilerde bir hoşgörü söz konusudur.

Ekonomik etkiGümüşhaneKamu personeli+4
Adile Bebek
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türk edebiyatındaki popüler romanların Yozgat ili Anadolu Öğretmen Lisesi öğrencileri üzerindeki etkileri

Sözlükte halkçı kelimesinin karşılığı olarak kullanılan popüler sözcüğü, yaygın, gündemde olan ve çok tanınan gibi anlamlara gelmektedir. Popüler roman ise, halk tarafından çok okunan ve gündemde olan roman olarak tanımlanır. Yazarın estetik gayeden çok ekonomik nedenlere dayalı olarak yazdığı bu romanlar; dil yönünden oldukça sade ve anlaşılır, konuları genellikle birbirine benzer, kısa sürede yazılıp kısa sürede unutulup giden romanlardır. Özellikle okur kitlesi gençler olduğu düşünüldüğünde bu çalışma ile lise öğrencilerinin üzerinde söz konusu romanların etkileri ele alınmıştır. Yozgat ilindeki, "Anadolu Öğretmen Liseleri" öğrencileri seçilmiştir. Bu lisenin seçiminde, pedagojik eğitime ağırlık verilmesi etkili olmuştur. Bu çalışma için Yozgat ilindeki bütün AÖL'ler tek tek gezilmiş ve edebiyat öğretmenleri ile görüşülerek öğrenciler üzerinde anket veri toplama yöntemi kullanılmıştır. AÖL'erdeki öğrencilerin popüler romanlara ilgisi araştırılmış, hangi yazarları ve popüler romanları okudukları sorgulanmış, popüler romanları okuma nedenleri incelenmiştir. Ayrıca popüler romanların öğrenciler üzerinde bıraktığı etkiler de araştırılmış ve sunulmuştur. Popüler romanların gençler üzerinde oldukça derin izler bıraktığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Popüler, popülizm, roman, popüler roman, etki, öğrenci, Anadolu Öğretmen Lisesi,

EdebiyatKültürel etkiLise öğrencileri+6
Fuat Sert
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İkinci Dünya Savaşında Kırgızistan ve Kırgızlar

Kırgızistan'ın 1917 Ekim Devrim'inden itibaren maruz kaldığı Sovyet sömürü düzenin yansımaları Kırgızlar adına köklü değişimlerin yaşanmasına neden olmuştur. SSCB siyasi otoritesini bölgede kurarken, Kırgız idarecilernibaskı altına almaya çalışmıştır. Kırgızistan'da Sovyet ideolojisinin sanayi, tarım, hayvancılık ve diğer üretim kollarındauyguladığı politikalar ve sömürü düzeni, Kırgızları derinden etkilemiştir. Eğitim, kültür ve sosyal alanda hayata geçirilen Sovyet uygulamarı, Kırgızistan'ın kültürel ve sosyal birikimini Sosvyet ideolojisi çerçevesinde değiştirmek üzere planlanmıştır. Ekim devrimi ile Kırgızistan devletinin kurulma süreci ve yönetiminde etkin olan SSCB, II. Dünya Savaşı sırasında Almanlara karşı verdiği savaşta Kırgızları da kullanmaktan geri durmamıştır. Moskova'ya kadar yaklaşan Alman birliklerine karşı en ön cephede Kırgız ve Kazak askerler sürülmüşlerdir. Bu askerlerin toplanma ve cepheye gönderilmeleri çok kısa sürede gerçekleşmiş, yeteri kadar askeri eğitim almadan düzenli ordu birliklerine karşı savaşmak durumunda bırakılmışlardır. Askeri tecrübesizliklerine rağmen çok sayıda kayıplar verme pahasına Almanların durdurulmalarında önemli rol oynamışlar ve Rus – Alman ordularının savaştığı birçok cephede bulunmuşlardır. Kırgızlar, bu süreçte SSCB'ye yalnız asker değil aynı zamanda gerekli sanayi, tarım ve gıda maddeleri desteğinin yanısıra gece gündüz toplumun bütün unsurları çalışmak suretiyle önemli bir iş gücü katkısı sunmuştur. SSCB'nin dağılmasıyla Kırgızistan bağımsızlığını kazanmıştır. Ancak SSCB'nin uluslararsı hukukta meşru görülen hakları Rusya Federasyonu'na verilirken, SSCB'den ayrılan diğer devletler gibi Kırgızistan'da Sovyetler'in çatısı altında kazanmış olduğu meşru haklarını kaybetmiştir.

BolşeviklerDünya Savaşı IIEkonomik etki+4
Yusuf Kılıçaslan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal fabrikanın çalışanları üzerindeki etkisi: Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası

Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle Türkiye'de sosyal fabrika kurma çalışmaları başlamıştır. Nazilli'de de bu fabrikalardan biri olan basma fabrikası kurulmuştur. Nazilli Basma Fabrikası çalıştığı süre boyunca çalışanlarına iş alanı dışında farklı faaliyetler yapmalarını sağlayacak bir ortam oluşturmuştur. Bu faaliyetler; sinema, balo, çay bahçesi, kreş vb. sıralanmaktadır. Türkiye'deki ilk sosyal fabrika olan Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası'nda çalışan kişilerin aileleri ve kendi üzerinde fabrikanın etkisi yapmış olduğumuz nitel çalışma sonucunda belirlenerek elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır. Çalışmada, sosyal fabrikanın sosyo kültürel etkilerinden yola çıkılarak fabrikanın işçilerin eğitim anlayışını etkileyip etkilemediği sorusuna araştırmada yanıt aranmıştır.

Aydın-NazilliFabrikalarSosyal fabrika+5
Duygu Dilek
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The psychosocial, political, economic, sociocultural and educational impacts of migration on Syrian migrants and host communities

This study had been conducted in order to give information about the Syrian War, its development, chronological events and its psychosocial, political, economic, sociocultural, and educational impacts of Migration on Syrian Migrants and Host Communities. There are several components of the Migration process and those had been explained and discussed specifically. It had been examined important concepts which are relevant to the topic and the theory of the Theorist Ravenstein had been explained with examples for being able to comprehend this movement more efficiently. He studied the laws of migration; "migration and distance", "migration and steps", "diffusion and absorption", "migration chains", "direct migration", "the difference between rural- and city-settlers" and "the difference between male and female". As Ravenstein analyzed and studied on the main components of migration, it is strongly intertwined with this study and the method. The main reason for conducting this study was the lack of studies and information of several impacts, especially psychosocial and sociocultural impacts of migration on Turks and Syrians. The importance of this study is that analyzing and comprehending these impacts provides a ground for solving problems and ensuring a peaceful environment for everyone. Moreover, it had been shared a detailed survey which had been translated to English, Turkish and Arabic and the results of the survey had been discussed one by one efficiently. Many Turks and Syrians from different backgrounds had shared their feedbacks about several statements about the past and current situation, thoughts and expectations for Syrians and Turks who are living together in Turkey. These feedbacks are beneficial to comprehend, analyze and find solutions regarding the general process. The results showed that both societies had been affected by this migration process and especially the integration process should be developed in order to ensure a more prosperous and peaceful standard of living.

Economic effectEducationEmigrants+7
Büşra Kırlangıç
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Feminist sosyal hizmet perspektifinden evlat edinme süreci: Ebeveyn deneyimleri

Bu tez, evlat edinerek çocuk sahibi olmuş anne ve babaların 'evlat edinme deneyimlerini' öğrenmek ve bu deneyimleri feminist sosyal hizmet perspektifi ile incelemek üzere yapılmış feminist bir araştırmadır. Araştırma kapsamında on iki (üç bekar ve dokuz evli) ebeveynle ve dört sivil toplum kuruluşundan yedi sivil toplum kuruluşu temsilcisiyle nitel görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın literatür bölümünde feminist sosyal hizmet, evlat edinmeye dair durum analizi, sosyo-kültürel bağlamda evlat edinme konuları incelenmiştir. Tezin ilk bölümünde dünya'da ve Türkiye'de feminist sosyal hizmetin gelişim sürecine, feminist sosyal hizmet bağlamında evlat edinmeye, evlat edinmeye dair durum analizine, uluslararası ve ulusal mevzuat kapsamında evlat edinmeye, evlat edinmenin sosyo- kültürel bağlamına, ikinci bölümünde araştırmanın yöntem kısmına, üçüncü bölümünde bulgularına ve son bölümde sonuç ve öneriler kısmına yer verilmiştir.

EbeveynlerEvlat edinmeFeminizm+3
Sabiha Rana Dayıoğlu Oyman
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin algılarına göre (TEOG) sınav başarısını etkileyen sosyo-kültürel ekolojinin incelenmesi: Gaziantep, Şahinbey örneği

Bu araştırmanın amacı; TEOG 1 Sınavı'na giren öğrencilerin bu sınavdan hareketle akademik başarılarını nasıl açıkladıklarını anlamaya çalışmak ve buna dayalı olarak bazı sonuçlara ulaşmaktır. Araştırma, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Gaziantep'te bir kamu ortaokulunda öğrenim gören 8. sınıf öğrencileriyle (n=30) gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma türlerinden örnek olay (durum çalışması) deseninde incelenen ve amaçlı örneklem kullanılarak elde edilen veriler, içerik analiziyle çözümlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulardan bazıları şöyledir: Başarı kaynaklarını en çok "kendisi"yle açıklayan alt, orta ve üst düzeyde başarılı öğrenciler; daha çok test çözme, genel konu tekrarı gibi çalışma yöntem-şekilleriyle dershane/birebir desteğini başarılarının nedeni olarak görme eğilimindedirler. Lise-üniversite hedeflerinin akademik başarılarını olumlu etkilediğini belirten üç düzey öğrenci grubu, başarı yeterliklerini ve bunu arttırma yaklaşımını kendilerinden kaynaklanan bir iç sebeple açıklama eğilimindedirler. Sonuç olarak " akademik başarı olgusu"nun, öğrencinin içinde bulunduğu sosyo-kültürel ekoloji içinde oluşan bütünsel (çok boyutlu) bir örüntünün önemli bir yan ürünü olduğu yargısına varılmıştır. Böylece, çağdaş yönetim yaklaşımlarının bir gereği olarak, eğitim örgütlerinin amaçlarını gerçekleştirmede örgüt içi dinamiklerin yanı sıra dış çevredeki etkenleri de yönetimin konusu olarak görmeleri gerekmektedir.

BaşarıGaziantep-ŞahinbeyOrtaokul öğrencileri+6
Gül Han
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Lozan'daki Türk heyeti üyelerinin Türkiye'nin siyasi ve sosyo-kültürel gelişimindeki rolleri

Birinci Dünya Savaşı'nın ardından imzalanan antlaşmaların sonuncusu olan Lozan Barış Antlaşması diğer barış antlaşmalarından (Versailles, Neuilly, Saint-Germain, Trianon) çok farklı özellikler taşımaktadır. Diğer barış antlaşmaları galip devletler tarafından mağluplara zorla imzalattırılmıştır ve çok ağır şartlar ihtiva etmektedir. Türkler ise kendisine dayatılan Sevr Antlaşmasını yok sayarak zorlu bir mücadeleye girişmiş ve 4 yıl süren bu mücadeleden zaferle ayrılmasını bilmiştir. Lozan'da Milli Mücadele'nin askeri safhasının devamı olan diplomatik ve hukuki bir savaş verilmiştir. Kasım 1922'den Temmuz 1923'e kadar süren ve her safhasında çok çetin müzakerelere sahne olan bu dönemde Türk Heyeti, tüm kadrosu ile özverili bir çalışma örneği göstermiş ve Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasına önemli katkılarda bulunmuşlardır. Lozan görüşmeleri sırasında Türk heyetinde görev alan delegelerin yanı sıra tüm müşavirler Türkiye'nin yetişmiş aydınları olduğundan Lozan Barış Antlaşması sonrasında da hizmetlerine devam etmişlerdir. Siyasi ve sosyal alanda önemli devlet görevlerine getirilen bu isimlerden bazıları başbakanlık, bakanlık, milletvekilliği, büyükelçilik gibi görevleri yürütmelerinin yanında sosyal ve kültürel alanda da önemli hizmetler vermiş ve eserler ortaya koymuşlardır. Bu çalışmada Barış Anlaşmasının müzakerelerinde görev yapan Türk Heyeti üyelerinin hizmetleri tüm yönleriyle ele alınarak Türkiye'nin sosyo-kültürel gelişimindeki rolleri ortaya konulmuştur.

Cumhuriyet tarihiLozan AntlaşmasıLozan Konferansı+7
Mehmet Bozaslan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni kurulan üniversitelerin şehir halkı tarafından algılanması (Kastamonu ili örneği)

Günümüz dünyasında çok yönlü bir kavram olarak gelişme fiziki, ekonomik ve sosyo-kültürel değişimleri içinde barındıran bir süreci ifade etmektedir. Bu noktada eğitim gelişen bir toplumun tüm unsurları üzerinde rol oynayan faktörlerden biri olarak görülebilir. Eğitim basamaklarının en üst noktasında yer alan üniversiteler ise hem eğitim sisteminin bir parçası olarak hem de bilgi toplumunda bilgiyi üreten merkezler olarak tüzel kişiliği, idari/akademik personeli ve öğrencileri ile bulundukları şehirlerin gelişim sürecine gerek fiziki ve ekonomik gerekse sosyo-kültürel boyutta katkıda bulunmaktadır. Literatürde üniversitelerin şehirlere katkılarını inceleyen araştırmaların genellikle üniversitelerin ekonomik etkileri üzerinde durduğu görülmektedir. Oysa üniversitelerin kurulmasıyla birlikte bulundukları bölgede hız kazanan ekonomik gelişme kadar üniversitelerin bulundukları bölgenin sosyo-kültürel yapısı üzerindeki etkileri de dikkat çekicidir. Diğer yandan ekonomik yapı ve sosyo-kültürel yapı etkileşim içinde bulunmaları nedeniyle birbirinden ayrı düşünülmemelidir.Araştırmanın amacı Kastamonu Üniversitesi'nin bulunduğu şehrin sosyo-kültürel yapısına yönelik katkılarının şehir halkı tarafından nasıl algılandığından hareket edilerek "2013-2014 eğitim-öğretim yılı içerisinde" tespit edilmesi ve halkın beklentileri doğrultusunda üniversitede yeni çalışmaların yapılmasına katkı sağlamaktır. 2006 yılı Türkiye için üniversitelerin ülke geneline yaygınlaştırılması açısından önemli bir dönüm noktasıdır. 01.03.2006 tarih ve 5467 Sayılı Yasa ile birlikte Kastamonu Üniversitesi'nin de içinde yer aldığı 15 yeni üniversite kurulmuştur. Bu araştırma kapsamında yeni kurulan bir üniversitenin şehir üzerindeki etkileri ölçülmeye ve hem şehrin hem de üniversitenin gelişim süreci açısından değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın özgün değeri, şehrin üniversiteyi algılayışından yola çıkarak Kastamonu Üniversitesi ile Kastamonu İli arasındaki organik ilişkiyi ortaya koyma çabası içinde olmasıdır. Anahtar Sözcükler: Kastamonu Üniversitesi, Şehirde Üniversite Algısı.

AlgıKastamonuSosyokültürel etki+2
Okan Keskin
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

1947-1960 arası Türkiye-Amerika ilişkilerinin sosyo-kültürel hayata etkileri

İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD ve Sovyet SSCB yayılma çabaları iki kutuplu bir çatışma alanı oluşturmuş, Türkiye bu iki kutuplu sahada SSCB'nin Montreux Sözleşmesi'nin güncellenmesi ve boğazların Karadeniz ülkeleri ile ortak yönetilmesine ilişkin talepleri karşısında ABD tarafını seçmiştir. Türkiye-ABD ilişkileri zamanla Türkiye'yi siyasi, ekonomik, askerî ve kültürel anlamda etkilemiş, Türkiye Atatürk dönemi ile başlayan ulusal bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesinden uzaklaşmıştır. Bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Atatürk sonrası dönemde Türkiye'de siyasi yapılanmada yaşanan değişimler, İkinci Dünya Savaşı ile birlikte çıkarılan vergiler ve bu vergilerin Türk toplumu üzerindeki yansımaları, kültürel alanda gerçekleştirilmeye çalışılan yeni devrimsel politikalar ve komünizme karşı Türkiye'nin aldığı pozisyon ele alınmıştır. İkinci bölümde Türkiye'nin İkinci Dünya Savaşı esnasında sergilediği politik duruş ve savaş sonrası Batı dünyası ile olan ilişkilerindeki yansımaları üzerinde durulmuş, ABD'nin komünizme karşı saha hakimiyeti oluşturma politikası ile birlikte uluslararası arenada Türkiye-Amerika yakınlaşması ele alınmıştır. İki ülke arasında imzalanan anlaşmalar, Türkiye'de çalışmalar yapan yabancı uzmanlar ve Truman Doktrini ve Marshall Planı ile ABD tarafından sağlanan iktisadi yardımlar tezin esas konusu olan sosyo-kültürel hayatı etkileyen temel konular olmuştur. Üçüncü bölümde ise Marshall yardımlarının alınması ve Türkiye'de uygulanması ile birlikte Türkiye'de artan Amerikan etkisi ele alınmış, bu etkinin eğitim, tarım, ulaştırma, sosyal hayat ve sinema gibi alanlarda oluşturduğu etkiler üzerinde durulmuştur. Genel olarak Türkiye'nin yörüngesini Batıya çevirmesi ile birlikte iç ve dış politikada yaşanan gelişmeler ve bu gelişmelerin Türk toplumu üzerinde yarattığı etki ve değişim incelenmiştir.

Amerika Birleşik DevletleriMarshall PlanıSosyokültürel etki+4
Şükrü Akdaş
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bölgesel ürünlerin sosyo-kültürel yapıya etkisi bağlamında kiraz yetiştiriciliği: Yeşilyurt örneği

Üretim faaliyetleri, üretimin yapısı ve üretim şekline bağlı olarak bulunduğu sosyal yapıyı çeşitli açılardan etkilemektedir. Bölgesel ürünler üretildiği bölgenin farklı alanlarına tesir ederek toplum yapısını şekillendirmektedir. Malatya ilinin Yeşilyurt ilçesinde kiraz yetiştiriciliği büyük bir öneme sahip olup sosyal yapının öğeleri arasında yer alarak yöreyi temsil eden simge halini almıştır. "Bölgesel Ürünlerin Sosyo-Kültürel Yapıya Etkisi Bağlamında Kiraz Yetiştiriciliği: Yeşilyurt Örneği"adlı çalışmada öncelikle üretim sürecinin toplumsal yapı boyutlarıyla kültüre etkileri ele alınmaktadır. Kiraz üretiminin toplumu değiştirme ve dönüştürme sürecinde etkilerinin yanı sıra manevi olarak büyük bir değere sahip olması irdelenmiştir. Çalışmanın temel amacı bölgesel ürünlerin sosyo-kültürel yapıya etkisinin sosyolojik açıdan ele alınması ve bu bağlamda Yeşilyurt'ta kiraz yetiştiricilerinin sosyo-kültürel açıdan değerlendirilmesidir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Konunun amacına ve yapısına uygun veri elde etmek amacıyla derinlemesine mülakat tekniği seçilmiş olup, evreni temsil eden örneklem grubundaki görüşmecilerle derinlemesine mülakat yapılmıştır. Bu kapsamda 20 kadın ve 20 erkek bireyden oluşan toplamda 40 görüşmeci ile yüz yüze görüşmeler yapılmış, görüşmelerin ses kayıtları sonraki bir süreçte yazıya dökülerek, betimsel analiz yöntemiyle veriler analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgular; kiraz yetiştiriciliğinin yörede ekonomik, sosyal siyasi, kültürel, iş ve çalışma şekli gibi gündelik hayattaki pratiklere etkisinin yanı sıra sosyo-kültürel yapıya tezahürlerinin olduğu görülmüştür. Bulgulardan hareketle, Yeşilyurt yöresinde kiraz meyvesinin farklı anlamlar içerdiği, kirazın meyve dışındaki kullanım alanlarının yaygın olduğu, kirazın yöreye olumlu ve olumsuz açıdan katkılarının yanı sıra yöreye sosyal açıdan dinamizm kattığı sonucuna varılabilir. Temelde sosyal yapı içerisinde kiraz yetiştiricilerinin kirazı işleme ve kirazdan ürün elde etme süreçlerinin yanı sıra birçok kültürel ve sosyal tezahürlerinde kiraza rastlanmıştır. Bireylerin kiraz yetiştirme sürecinde kimlik oluşumunda, sosyo-kültürel yaşamlarında özellikle de yeme-içme kılık-kıyafet, süs ve takı eşyaları, çeyiz eşyaları ve el işlemelerinde, sosyal ilişki biçimlerinde dayanışma birlik ve. beraberlik özellikle de yöreye farklı alanlarda katkıları açısından önem taşımaktadır. Kiraz meyvesinin yöredeki bireyler için farklı anlamlar taşıdığı ve sosyal hayatta yer edinen bir öğe durumunda olduğu bulgular arasında yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Bölgesel Ürün, Kiraz Yetiştiriciliği, Üretim, Tüketim, Kiraz Üreticiliği, Sosyal yapı, Kültür.

Bölgesel faktörlerBölgesel özellikGıda ürünleri+7
Esra Aktürk
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Arabesk müzikte vokal icra özellikleri

Bu çalışma, arabesk müzikte vokal icranın teknik ifade unsurlarını incelemeyi ve bu unsurların biçimlenişini, sosyokültürel, politik ve sosyoekonomik dinamikleri ele alan mevcut literatürden destekle değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Arabesk müziğe dair çalışmalar genellikle toplumsal yapılar, kültürel dönüşümler ve politik atmosfer çerçevesinde şekillenmiş; buna karşın vokal icra bağlamındaki teknik çözümlemeler büyük oranda ihmal edilmiştir. Bu doğrultuda hazırlanan çalışma, yalnızca mevcut boşluğu doldurmakla kalmayıp, literatürde sıklıkla kullanılan ve çoğu zaman belirsiz biçimde dolaşımda olan "arabeskleşme" kavramının daha bilimsel bir temele oturtulmasına da katkı sunmayı hedeflemektedir. Bu kapsamda oluşturulan analiz başlıkları; vokal performans, yorum biçimleri ve ses eğitimi konularını ön planda Türk müziği bağlamında ele alan çalışmalardan yararlanılarak yapılandırılmış, bunun yanı sıra geleneksel kategorilerle tanımlanamayan bazı karakteristik vokal uygulamalara da ayrıca yer verilmiştir. Araştırma, nitel yöntemle tasarlanmış, müzikal analiz ve bu kapsamda stil analizi metotları temel alınmıştır. Seçilen ses kayıtları notaya aktarılarak görsel destek sağlanmış, ifade çeşitliliği ve teknik uygulama açısından öne çıkan bölümler spektrogram görüntüleriyle desteklenmiştir. İnceleme, 1980'li yıllarda arabesk müziğin yorum kimliğini belirleyen sanatçılarla sınırlandırılmıştır. Bu doğrultuda, Muhammed Berdibek'in Belki de Dilimden Bu Şarkı Düşmez adlı çalışmasından referansla; Orhan Gencebay, Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur, İbrahim Tatlıses, Bergen, Kibariye, Neşe Karaböcek, Gülden Karaböcek, Kamuran Akkor, Mine Koşan ve Hakkı Bulut'a ait icra analizleri sürece dahil edilmiştir. Arabesk üslubun Türk sanat müziğindeki yansımaları bağlamında ise Zeki Müren'in farklı dönemlere ait icraları değerlendirilerek metne yansıtılmıştır. Çalışmada ayrıca, kadın sanatçılara özgü vokal stratejiler, toplumsal cinsiyet rolleri ve ataerkil yapının etkileri doğrultusunda ele alınmıştır. Bireysel imaj oluşturma, güçlü ses kullanımı, maskülen tınılar ya da kırılgan söyleyiş biçimlerinin yanı sıra nadiren de olsa erotize edilmiş kadın imajını çağrıştıran vokal tavırlar analiz sürecine dahil edilmiştir. Bununla birlikte, arabesk icralarda gözlemlenen dramatik tınılar ve duygusal yoğunluk, farklı biçimlerde ifade alanına yansıyan yorum özellikleri üzerinden, analiz sürecinin duygusal altyapıya odaklanan boyutunda değerlendirilmiştir. Ayrıca, çalışmanın genel çerçevesini desteklemek amacıyla, müzik sosyolojisi bağlamında geliştirilen kuramsal yaklaşımlara da başvurulmuştur. Bu doğrultuda, müzikal performans biçimlerini kültürel yapılarla temellendiren Kantometriks Projesi ile sanatçının icra üzerindeki özgün ve anlık müdahalelerini olanaklı kılan doğaçlama pratikleri, ilgili başlıklar altında değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, arabesk vokal icranın yalnızca teknik bir yapı olmadığını, aynı zamanda sosyokültürel ve kimliksel katmanlar taşıyan çok boyutlu bir ifade alanı sunduğunu ortaya koymaktadır.

Arabesk müzikEstetik deneyimPerformans analizi+2
Canan Olkun
Ankara Music and Fine Arts University · Müzik ve Güzel Sanatlar Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İlk dönem Abbâsî-Bizans ilişkileri' (sosyo-kültürel açıdan)

İslâmiyetin zuhurundan itibaren başta Hz. Peygamber olmak üzere onun ardından gelen diğer liderler, komşu devletleri İslâm'a davet etmek ve barış antlaşması yapmak üzere elçiler görevlendirdiler. Özellikle Hz. Peygamber, liyakatli ve muktedir kişiler arasından seçtiği elçiler sayesinde önemli diplomatik faaliyetler yürüttü. Hz. Peygamberden sonra Raşit Halifeler ve nihayet Emevîlerde bu geleneği sürdürdüler. Emevîlerin ardından yönetimi devralan Abbâsîler ise özellikle Bizans İmparatorluğu ile diplomatik münasebetler tesis ederek; siyasi, sosyal, ticari, ekonomik ve kültürel alanlarda da birçok faaliyet yürüttüler. İslâm dünyasına miladî 750'den 1258'e kadar egemen olan Abbâsî devleti, İslâm devletinin sınırlarını genişleterek birçok yeri fethetmiş ve bu kapsamda pek çok Bizans şehrini de topraklarına katmıştı. Böylece Müslümanlar, doğrudan Bizans kültür ve medeniyeti ile tanışma fırsatı buldular. Bununla birlikte, karşılıklı gidip gelen elçilik heyetleri ve liderlerin bizzat yürüttüğü tercüme faaliyetleri sayesinde, Bizans kültürü ile İslâm kültürü kısa sürede birbirinden etkilendiler. Öyle ki Bizanslılar ile Anadolu'da yapılan mücadeleler, Arap ve Bizans destanlarında dahi yerini aldı. Bizde çalışmamızda; farklı dünyalara mensup her iki devletin birbiri üzerindeki tesirlerini mümkün olduğunca ortaya koymaya ve değerlendirmeye gayret ettik.

AbbasilerAbbasiler DönemiBizans Dönemi+5
Hatun Polat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İsmet İnönü döneminde uygulanan iç politikanın iktisadi, sosyo-kültürel etkileri(1938-1950)

İsmet İnönü Döneminde Uygulanan İç Politika'nın İktisadi, Sosyo-Kültürel Etkileri (1938-1950) isimli çalışmada, dönemin siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatı incelenmiştir.Birinci bölümde İnönü'nün başbakanlığı yıllarında Atatürk'le aralarının açılmasına neden olan fikir ayrılıkları, başbakanlıktan ayrılışı, Atatürk'ün vefatı ile Cumhurbaşkanı seçilmesi, Milli Şef olması, dönemin hükümetleri, çok partili hayata geçiş ve muhalif partiler incelenmiştir.İkinci bölümde ise; dönemin iktisadi gelişmeleri ve toplum üzerindeki etkileri incelenmiştir. II. Dünya Savaşına girmediğimiz halde ekonomik olarak nasıl etkilendiğimiz, Milli Korunma Kanunu, Varlık Vergisi, Toprak Mahsulleri Vergisi, Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu ve uygulamaları incelenmiştir.Üçüncü bölümde ise; dönemin eğitim politikaları, köy enstitüsü ve halkevlerinin kuruluşu, amaçları, çalışmaları ve toplum üzerindeki etkileri incelenmiştir. Aynı zamanda bu dönemdeki sanat, Dil ve Tarih çalışmaları da incelenmiştir. Yine bu dönemde basının durumu ve yasaklar, Türkçülük-Turancılık ve Komünizm davaları da incelenerek çalışma tamamlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Milli Şef, Çok Partili Hayat, Milli Korunma Kanunu, Varlık Vergisi, Toprak Mahsulleri Vergisi, Köy Enstitüsü, Halkevleri.

Ekonomi politikalarıSosyoekonomiSosyoekonomik durum+4
Züleyha Çakmak Aşçı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Amerikan kolejleri ve bu kolejlerin Türk toplum yapısına sosyo-kültürel etkileri

Bu araştırma, Türkiye'de faaliyet gösteren Amerikan kolejlerinin ortaya çıkış gerekçelerini, eğitim-öğretim faaliyetlerinin genel özellikleri ile Amerikan kolejlerinin Türk toplum yapısına sosyo-kültürel etkilerini tespit etmeyi amaçlamaktadır.Alan araştırması modeline dayalı olarak gerçekleştirilen araştırma kapsamında, verilerin toplanmasında belgelerden yararlanma ya da doküman incelemesi kullanılmıştır. Araştırmanın problemine çözüm bulmak amacıyla American Board of Commissioner for Foreign Mission Arşivi, American Board Heyeti Arşivi, Başbakanlık Osmanlı Arşivi ve MEB Talim Terbiye Kurulu Arşivinde bulunan belgelerden faydalanılmıştır. Ayrıca konuyla ilgili yerli ve yabancı kaynaklar ile Amerikan okullarını kuran ya da bu okullarda faaliyet göstermiş olan kişilerin yayınlanmış araştırma ve anıları da araştırma kapsamında kullanılmıştır.Belgelerden ve dokümanlardan toplanan veriler değerlendirilmiş ve araştırmanın amaçları doğrultusunda çözümlenmiş ve anlamlandırılmıştır.Araştırma sonucunda, Türkiye'deki Amerikan kolejlerinin neredeyse tamamının Amerikan Board tarafından kurulmuş ve idare edilmiş olduğu ve bu kolejlerin öğrenci profillerinin özellikle Cumhuriyet öncesi dönemde bulunduğu bölgeye göre genellikle Rumlardan ya da Ermenilerden oluştuğu görülmüştür. Bu kolejlerin öğretim programlarında Osmanlı Devleti bünyesinde yaşayan gayrimüslimlerin dillerinin öğretimine de büyük önem verilmiş ve bunlara ait milli bir literatür oluşturmaya çalışılmış; bu çalışmalar, Amerikalı misyonerlerin basın yayın faaliyetleriyle desteklenmiştir. Öte yandan Amerikalı misyonerler ve bunların kurmuş oldukları kolejlerin çalışmaları, Türk toplumunda çeşitli maddi ve manevi kültürel unsurların da değişiminde etkili olmuştur.Anahtar Kelimeler: Amerikan Kolejleri, Amerikalı Misyonerler, Din Eğitimi, Dil Eğitimi, Basın Yayın Faaliyetleri, Kültürel Değişim.

Amerikan kollejleriAmerikan misyoner okullarıDil eğitimi+6
Baykal Biçer
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal, kültürel ve iletişimsel boyutlarıyla bir boşanma analizi

Bu çalışma, evlilik ve aile ilişkilerinin aile mahkemesinde beyan edilen boşanma gerekçeleri üzerinden yorumlanması ve aile mahkemesinin mekân incelemesidir. Katılımlı gözlemlerle ve derinlemesine mülakatlarla boşanma davası öncesinde, sırasında ve sonunda ulaşılan verilerin söylem analizi yapılarak, boşanma deneyiminin haritası çıkarılmaya, hukuk diliyle ifade edilen boşanma nedenlerinin gündelik dildeki karşılıkları bulunmaya çalışılmış; bu karşılıklardan hareketle boşanmanın toplumsal, kültürel, iletişimsel nedenleri ve boşanmadaki gösterenler üzerinden evlilik olgusuna ve aile yaşamına atfedilen anlamlar aranmıştır.Aile mahkemesi, bir hak arama, karşı-cezalandırma, performans sergileme ve mücadele mekânıdır.Boşanma söylemleri, eşler arasındaki duygusal sözleşmeyi örseleyen, tekrarlarla pekişen edimlere işaret etmektedir. Bu edimler ise zihniyet dünyasının, ekonominin, özgürlük-bağlılık-erdem diyalektiğinin, saygı görünümlü otorite gibi kültürel hızlandırıcıların ve evlenmenin doğasından kaynaklanan öngörülemez niteliklerin sonuçlarıdır. Aile söylemi karşısında kadın söyleminin öne çıkmaya başladığı, boşanma nedenlerinin sınıf farklılıklarına işaret etmediği görülmüştür.Toplumsal dayanışmada ailenin rolünün düşünülmesi kadar kişisel dayanışmada da ailenin rolünü de düşünmek gerekmektedir. Evlilik kararı, kişisel düzeyde bir ontolojik derinliğin kararı olmalıdır.Aile mahkemesinin sorun yaşayan çifti ayırma yeri olduğu kabul edilirse, çiftin sorunlarını çözecek, ilişkinin kurtarılmasına yardım edecek; dolaylı olarak mahkemelerin iş yoğunluğunun azalmasına ve yargılamanın kalitesinin artmasına yardımcı olacak uzlaşma kurumlarına ihtiyaç vardır. Aile mahkemelerinde gönüllülerin çalışmasının hukuki altyapısı hazırlanabilir. Aile mahkemelerinde sosyolog kadroları oluşturulmalıdır.Aile mahkemelerinde yapılacak özgün araştırmalar, dönüşen toplumsal koşullara uyan bir aile modelinin geliştirilmesinin ve mutlu birlikteliklerin gerekliliklerinin ipuçlarını verecektir.

BoşanmaEvlilikSosyokültürel etki+2
Hasan Ekmekçi
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Otomobilin toplum hayatına sosyo-kültürel etkileri: Elazığ örneği

ÖZET Yüksek Lisans Tezi * » - ' OTOMOBİLİN TOPLUM İIAYATÎNA SOSYOKÜLTÜREL ETKİLERİ: ELAZIĞ ÖRNEĞİ Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Ana Bilim Dalı 2000, Sayfa: X 1-222 Bu çalışma "Otomobilin Toplum Hayalına Sosyo-Kültürel Etkileri" konulu bir alan araştırmasıdır. Bu çalışma, otomobilin fert ve toplum hayatında olumlu ve olumsuz, önemli bir takım etkilerinin olduğu varsayımı üzerine kurulmuştur. Bu çalışma, sosyolojik olarak üzerinde pek durulmayan bir alanla ilgili olması yönünden orijinal bir nitelik taşımaktadır. I Arıştırmada, otomobil sahiplerinin yaş, cinsiyet, meslek, gelir düzeyi, öğrenim durumu gib< genel özelliklerinin yanında, sürücülük tecrübeleri, sosyal yaşantıları ve fiziksel çevreleri gibi bir takım değişkenlerin otomobilli hayattaki etkileri araştırılmıştır. Araştırmada, Elazığ il merkezinde oturan ve kendi otomobillerini kullanan 150 otomobil sahibine, 75 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler bir takım gözlem verileri ile de desteklenerek analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda; ele alınan değişkenlerin, otomobil sahiplerinin otomobile bağlı olarak ortaya çıkan bireysel, toplumsal ve ailevi problemleri ile, otomobile dair değerlendirmelerinin oluşumunda etkin olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, otomobilin pek çok avantajının yanında, önemli ölçüde olumsuz etkileri de beraberinde getirdiği görülmüştür. Bununla birlikte, otomobilin sosyal hayatımızda vazgeçilmez bir yere sahip olduğu gerçeği önemle tespit edilmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Otomobilli yaşam, Otomobilin sosyal hayattaki fonksiyonları, Otomobil merkezli ulaşım,. Alternatif ulaşım türleri, Otomobil kaynaklı problemler

OtomobilSosyal hayatSosyokültürel etki
Mehmet Karaca
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Vakfiyelere göre Tokat vakıfları: H. 1000 - 1200 / M. 1591 - 1785

Vakıf müessesesi, Osmanlı toplumunda sosyal hayatın düzenlenmesi, şehirlerin imarı, eğitimin ve kültürel hayatın gelişmesi gibi pek çok konuda, devlete hizmet etmiş bir müessesedir. Tokat da vakıf müessesesi yoluyla, dini, iktisadî, kültürel yönlerden gelişme kaydetmiştir. Tokat şehrine Türk-İslâm kimliği kazandıran camiler, medreseler, mescidler, köprü ve çeşmeler, hanlar; vakıf gelirleri ile ayakta kalmışlardır. Yine vakıflar yoluyla şehirdeki ticari hayat desteklenmiş, birçok zanaatkar, vakıf han ve dükkânlarda çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Tokat'ta H. 1000-1200 yıllarına ait vakfiyeler incelenerek, vâkıflar, cinsiyetleri, sosyal statüleri, vakıf kurma amaçları ve vakıfların yönlendiği alanlar açısından irdelenmiştir. Vakfiyelerde belirtilen şartlar, eğitim-öğretim ve dini hizmet amaçlı vakıflar yanında, tilâvet ve dua vakıflarının, bayındırlık ve sosyal hizmet amaçlı vakıfların bulunduğu; vakıf müesseseler inde çalışarak geçimlerini temin eden insanlar olduğu tespit etmemize yardımcı olmuştur.

Ekonomik etkiSosyokültürel etkiTokat+1
Aylin Tunca
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

İkinci Meşrutiyet döneminde sosyal ve kültürel alanlarda yapılan yenileşme haraketleri (1908-1918)

Meşrutiyet IISosyokültürel değişmeSosyokültürel etki+3
Muhittin Gül
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1985
00

Related subjects