Organizational stress
82 theses under this subject heading
Duygusal zekâ ve örgütsel stres: Osmaniye'de sağlık çalışanları üzerine bir araştırma
Duygusal zekâ bireyin hayatının her alanında karşısında çıkmaktadır. İnsan aklını yönlendirmede etkili olan bu zekâ tipi, iş hayatında da son derece önemlidir. Bunun yanında birey iş hayatında ve yaşamında stres baskısı altındadır. İş hayatında örgütsel stres olarak da adlandırılan bu sorun çalışanlar ve işletmeler açısından büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Hizmet sektörü içerisinde önemli bir yere sahip olan hastanelerde ise yapılan çalışmaların yetersiz olduğu görülmektedir. Bu çalışmanın amacı hastane çalışanlarında duygusal zekâ ve örgütsel stres arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Bu amaçla hazırlanan çalışmada öncelikle duygusal zekâ ve örgütsel stres kavramları üzerinde durulmuş, daha sonra bu kavramlar arasındaki ilişki incelenmiştir. Hastane çalışanlarının (n=147) duygusal zekâ düzeylerinin ölçülmesinde Petrides ve Furnham (2001) tarafından geliştirilen ve Deniz ve arkadaşlar (2013) tarafından Türkçe'ye uyarlanması yapılan ''Duygusal Zekâ Ölçeği kullanılmıştır. Çalışanların örgütsel streslerinin ölçülmesi için Şahin ve Durak (1995) tarafından hazırlanan "Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda örgütsel stres ve duygusal zekâ arasında, pozitif ancak zayıf (r=0,455) bir ilişki olduğu saptanmıştır.
Örgütsel stresin çalışan kadınların verimliliğine etkisi: Seramik sektöründe bir uygulama
Günümüzde örgütsel davranış alanında üzerinde durulan en önemli konulardan biri de strestir. İş ortamında belirli rol ve görevleri yerine getiren birey, örgüt ortamından kaynaklanan ?örgütsel stres? ile karşı karşıyadır. Bu kavram iş stresi veya mesleki stres olarak da adlandırılmaktadır.Örgütsel stres yöneticiler için, örgütsel davranış için önemlidir. Çünkü uzun süreli stres birey üzerinde fiziksel ve psikolojik olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Çalışanların sağlığı ve bağlı olarak örgüt zarar görmektedir. Örgütsel stres çalışanların işe devamsızlık etmelerine, işten ayrılmalarına neden olabilmekte dolayısıyla örgütün verimliliği bundan zarar görmektedir. Örgütte çalışanlardan birinin yaşadığı stres, diğer çalışanlara da zarar vermektedir. Kadın çalışanlar örgütsel stresin verdiği ağır darbeler sonucunda ciddi kişisel zararlar görmekte, fiziksel ve zihinsel problemler yaşamaktadır. Bu nedenle kadın çalışanların başarılı olmaları için örgütlerin, stres hastalığı karşısında bilinçlenmeleri, stresi kontrol altına almaları ve stresi optimum düzeyde tutmaları bir zorunluluk haline gelmiştir.Bu çalışmanın amacı örgütsel stres kavramının kadın çalışanların verimlikleri üzerinde etkisinin olup olmadığını sorgulamaktır. Bu bakış açısıyla, literatür incelemesi yapılmış her iki kavram doğru zemine yerleştirildikten sonra ilişkilendirilmiştir. Örgütsel stres-verimlilik ilişkilendirmesi için anket uygulaması, Kaleseramik Çanakkale Kalebodur Seramik San. AŞ'deki beyaz ve mavi yakalı kadın çalışanlar ile yapılmıştır. Toplam 136 iş görene 50 soru sorularak yapılan uygulamanın değerlendirilmesinde SPSS paket programından yararlanılmıştır.Araştırma sonucuna göre, örgütsel stresin kadın çalışanların verimliliği üzerinde bilimsel nitelikte etkisi vardır.Anahtar Kelimeler: Çalışan Kadınlar, Örgütsel Stres, Stres, Verimlilik.
İşletmelerde mobbingin örgütsel stresle ilişkisi ve bir özel banka çalışanları arasında uygulaması
Mobbing, işgörenin işyerinde bir veya birkaç kişi tarafından sistematik ve sürekli olarak aşağılanması, küçük düşürülmesi, gerekli bilgilere ulaşmasının engellenmesi, hakkında dedikodular çıkarılması gibi olumsuz davranışları içeren ve bu yolla işgörenin fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan rahatsız edilerek işi bırakmasına neden olan bir süreçtir. Araştırma, işletmelerde uygulanan mobbingin örgütsel strese etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır.Mobbing, çalışanlara, örgüte ciddi zararlar veren, anti sosyal davranışlar arasındadır. Mobbing, mağdurların sağlığını etkileyerek performanslarını düşürmektedir. Örgütlerde ise mobbing; verimliliğin azalması, işgören devir hızının artması, artan sigorta maliyetlerine yol açmakta ve bunların sonucu olarak örgüt sağlığını ciddi şekilde olumsuz etkilenmektedir. Bu bağlamda yapılan çalışmalarda mobbing sonucunda hem örgüt düzeyinde hem de işgören düzeyinde stresin arttığı görülmektedir.Araştırma ile ilgili literatür tarandıktan sonra araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmış olup, anketler basit tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilen 100 banka personele uygulanmıştır. Verilerin analizi sonucunda mobbing ile örgütsel stres arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Mobbing, Çalışan, Örgütsel Stres
Örgütsel ve bireysel stres kaynaklarının iş tatmini üzerine etkisi: Hava trafik kontrolörleri üzerine bir uygulama
ÖZET Bu çalışmanın temel amacı hava trafik kontrolörlerinin stres kaynaklarının, iş tatminlerine etkilerinin araştırılmasıdır. Bu doğrultuda ilk bölümde öncelikle stres kavramı, stresin benzer kavramlarla ilişkisi, belirtileri ve stres kaynaklan incelenmiştir. Stres kaynaklan; bireysel ve örgütsel stres kaynaklan olmak üzere iki başlık altında ele alınmıştır. İkinci bölümde iş tatmini kavramı, teorileri ve iş tatmini değişkenleri ile stresin iş tatminine etkileri açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise oluşturulan model çerçevesinde, belirlenen iki temel stres kaynağının kontrolörlerin iş tatminleri üzerindeki etkileri, yapılan uygulama çalışmasında ölçülmeye çalışılmıştır. Anket uygulaması, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü'ne bağlı 4 meydanda yapılmıştır. Türkiye genelinde görev yapan aktif kontrolörlerin % 30,39'una anket uygulanmıştır. Çalışmanın hipotezlerini analiz etmek için korelasyon,. Mesti ve çoklu regresyon testleri kullanılmıştır. Bu çalışmanın bulgularına göre, örgütsel ve bireysel stres kaynaklarının kontrolörlerin iş tatmini üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı saptanmıştır. Yönetsel stres kaynaklarının üç alt unsurundan sadece yönetsel stres kaynaklarının iş tatminini olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılırken, fiziksel ve iş yapısına ilişkin stres kaynaklarının iş tatminine etkisinin olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu bulgular ışığında, hava trafik kontrolörlerinin iş tatmin seviyelerini asıl azaltan unsurun bizzat işleri ile ilgili konuların olmadığı; aksine yönetimden kaynaklanan stres etmenleri olduğu neticesine ulaşılmıştır.
Dönüştürücü liderlik algısının örgütsel stres üzerine etkisi; Emniyet Müdürlüklerinde bir uygulama
Bu çalışma Emniyet Teşkilatında astların bakış açısıyla üstlerin sergilemiş olduğu dönüştürücü liderlik davranış biçimleri ile astlar üzerindeki örgütsel stresin etkisi incelenmiştir. Birinci bölümde geleneksel liderlik, dönüştürücü liderlik ve dönüştürücü liderlik özellikleri üzerinde durulmuş, ikinci bölümde stres, stresin belirtileri, kaynakları, örgütsel stres ve kaynakları gibi konularla yer verilmiş, üçüncü bölümde polis kavramı, polislik mesleğinin özelikleri ve polisin stresine ilişkin konulara değinilmiştir. Dördüncü bölümde ise Çankırı, Düzce, Aksaray, İzmir ve Bursa Polis Kolejinde görev çeşitli Emniyet Teşkilatı yönelik uygulanan anket analiz edilmiştir. Emniyet Teşkilatında çalışanların dönüştürücü liderlik algıları ile örgütsel stres düzeyi arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak amacıyla Çankırı, Düzce, Aksaray, İzmir Emniyet Müdürlükleri ve Bursa Polis Kolejinde görev yapan toplam 408 personele anket uygulanmış ve uygulanan anketlerin tamamı değerlendirilmeye alınmıştır. Araştırmada, İlk olarak, Emniyet Teşkilatı personelinin dönüştürücü liderlik algıları ile örgütsel stres kaynaklarının tespiti için ankete verilen cevaplar betimleyici analizlerle incelenmiş, sonrada dönüştürücü liderlik anketinde önceden belirlenen dört faktör ile örgütsel stres kaynaklarının birbiriyle olan ilişkisi araştırılmıştır.
Örgütsel stres ve performans ilişkisi (Bir uygulama)
Her örgüt bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulur. İnsanlara en iyi ve en kaliteli ürün ve hizmetleri sunmak ister. Ürün ve hizmetlerin kalitesi ise örgütün bünyesinde çalıştırdığı insanların kalitesine bağlıdır. Kalite insanla başlar. İnsan her örgütte ve her toplumda ana kaynaktır. Örgütlerin en iyi personeli işe almak, yetiştirmek, emeğinden, yeteneklerinden ve yaratıcılığından yararlanmak, iyi bir çalışma ortamı yaratarak çalışanlarının performansını artırmak, işlerinden tatmin olmalarını sağlamak, gelişmelerine imkan tanımak gibi pek çok sorumluluğu vardır. Büyük bir hızla gelişen ve değişen teknoloji çağında ve zor bir rekabet ortamında yer alan ve bu ortamda yaşamaya çalışan örgütlerin insana dönmesi ve hedeflerini gerçekleştirmek için insana yatırım yapması gerekmektedir. Örgütlerin sağlıklı yaşaması, çalışanlarının sağlıklı olması ile mümkündür. Oysa, birkaç yüzyıl öncesinden günümüze kadar gelen farklı biçimlere giren, farklı adlar alan, ancak anlamı ve etkileri hiç değişmeyen ve yüzyılın hastalığı olarak ifade edilen stres, sadece insan sağlığını değil, aynı zamanda örgüt sağlığını da tehdit etmektedir. Stres konusunda yapılan tüm çalışmaların odak noktasını da, bu hastalığın arkasındaki iyi yönleri bulmak, tanıtmak ve ondan yararlanmak oluşturmaktadır.
Örgütsel stres kaynakları ve çözümüne ilişkin öğretmen görüşlerinin belirlenmesi
Bu araştırmada öğretmenlerin örgütsel stres kaynaklarının belirlenmesi ve stres kaynaklarının ortadan kaldırılması için öğretmenler tarafından oluşturulan çözüm önerilerinin ortaya konması amaçlanmıştır. Araştırma nicel ve nitel yaklaşımın birlikte kullanıldığı karma desen modeline uygun olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni 2020-2021 eğitim öğretim yılında Yozgat ilinde kamu okullarında görev yapan 1450 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise bu evrenden basit tesadüfi yöntemle ulaşılan 160 öğretmen oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak Aslan (1995) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin Örgütsel Stres Kaynakları Anketi", araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretmen Stresi Üzerindeki Yönetici Etkisi Anketi" ve nitel araştırma kapsamında hazırlanan odak grup görüşme soruları kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik ve içerik analizinden yararlanılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar öğretmenlerin; yöneticilerin tutum ve davranışlarını, mesleksel görünümü, örgütsel olanakları, yükselme ve gelişme olanaklarını, velilerin tutum ve davranışlarını, öğrencilerin tutum ve davranışlarını, rol çatışması ve rol belirsizliğini, kararlara katılmayı, mesleksel güvenceyi, denetim biçimini, ı̇letişimi, çalışma koşullarını ve ı̇nsan ı̇lişkilerini örgütsel stres kaynağı olarak gördüğünü ortaya koymuştur. Yöneticilerin tutum ve davranışları, öğretmenler tarafından örgütsel stres kaynakları arasında en yüksek değeri almıştır. Yöneticilerin tutum ve davranışlarından kaynaklanan örgütsel stresin ortadan kaldırılması için öğretmenler tarafından getirilen önerilerin; öğretmenlerin ve yöneticilerin bazı davranışlarının değişmesi, Milli Eğitim Bakanlığı'nın yönetici seçim ölçütlerinin güncellenmesi, okul ikliminin düzenlenmesi, öğretmen ve yöneticilerin kendi memleketlerinde görev yapmalarının önlenmesi, sendika temsilcilerine eğitimler verilmesi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından mevzuat düzenlemesi yapılması ve denetim mekanizmasının işletilmesi başlıklarında olduğu görülmüştür.
Örgütsel stres kaynakları ve yönetimi: Yozgat Emniyet Müdürlüğü bünyesinde bir uygulama
Her çağın kendine göre sorunları olmuştur, yüzyılın en büyük sorunlarından bir tanesi strestir. Globalleşen dünyada, üretim ve hizmet alanlarında, iletişim ve teknolojide büyük ve hızlı değişimler yaşanmıştır. Bu değişimler devletleri, işletmeleri ve bireyleri kendisine uymaya zorlamaktadır. Stres, zorlanmaya sebep olan her türlü değişime uyum çabasıdır. Sürekli ve şiddetli olmayan olumlu stres bireyler üzerinde motivasyon sağlayıcı bir durum oluştururken, olumsuz stres kişilerde performans düşüklüğüne, depresyona, tükenmişliğe hatta intihara sebep olur. Stres kişileri etkilediği gibi örgütlerin verimlilik, etkinlik, rekabet gücü ve başarılarını da etkiler. Stres tamamen yok edilemese bile zararlı etkilerinin azaltılması gereklidir. Örgüt yöneticileri, stres kaynaklarını tespit ederek olumsuz etkilerini en aza indirmelidirler. Yapılan birçok araştırmada, polislik mesleğinin en çok stresli mesleklerden birisi olduğu ortaya konulmuştur.Tezde, stres kavramı anlatılarak, örgütsel stres kaynakları ve Emniyet Teşkilatındaki stres kaynakları sıralanmıştır. Ülkemizde ve diğer ülkelerde polis teşkilatındaki stres algısı ile ilgili çalışmalardan örnekler verilmiştir. Yozgat Emniyet Müdürlüğündeki 283 personel ile yapılan anket, istatistiksel analizlere tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda Yozgat Polisinin stres düzeyinin çok düşük olduğu, örgütsel bağlılıklarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Birimler arasında en yüksek risk grubunun Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü personelinin olduğu görülmüş, dalet algısı yüksek olan personelde örgütsel bağlılığın da yüksek olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Polis, Stres Kaynakları, Örgütsel Stres, Stres Yönetimi,
Özel okullarda görev yapan öğretmenlerin örgütsel stres düzeyleri ile mesleki performansları arasındaki ilişki Aydın ili Efeler ilçesi örneği
Bu araştırmanın amacı, özel okullarda görev yapan öğretmenlerin örgütsel stres düzeyleri ile mesleki performansları arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırmanın modeli, betimsel ve kıyaslamalı türde olup, ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Nicel yöntemde yürütülen araştırmanın evrenini; 2018-2019 öğretim yılında Aydın ili Efeler ilçesinde faaliyet gösteren ve ilk ve ortaokul kısmı bulunan özel öğretim kurumları oluşturmaktadır. Bahsi geçen 10 okulda 239 öğretmen görev yapmaktadır. Araştırmada örneklem kullanılmayıp, çalışma evreninin tamamı kullanılmaya çalışılmış; 118 öğretmenden geri dönüş alınmıştır. Verilerin toplanmasında; "Örgütsel Stres Ölçeği" ve "İşgören Performans Ölçeği" kullanılmıştır. Örgütsel stres ölçeği Solakoğlu (2007) tarafından geliştirilmiş olup 28 madde ve 5 alt boyuttan oluşmaktadır. Bu alt boyutlar, yapılan işin özelliği, maddi olanaklar mesleki ilerleme, terfi ve takdir, yönetici ve iş arkadaşları ile ilgili stres kaynaklarıdır. Ölçeğin geçerliği sağlanmış olmasına rağmen, veriler toplandıktan sonra doğrulayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Özel okullarda görev yapan öğretmenlerin mesleki performanslarına ilişkin durum ise İşgören Performansı Ölçeği ile tespit edilmiştir. İşgören performans ölçeği Sigler ve Pearson (2000) tarafından geliştirilmiş ve Çöl (2008) tarafından Türkçeye uyarlanmıştır.Toplanan verilerin istatistiksel analizleri, verilerin normal dağılımları halinde parametrik, verilerin normal dağılmaması halinde nonparametrik testlerle yapılmıştır. Katılımcı cevaplarının ortalamalara göre analizi değerlendirildiğinde öğretmenlerinin çoğunun orta düzeyde örgütsel stres yaşadıkları gözlemlenmiştir. Genel örgütsel stres düzeyi puanları, ortalamalara göre sonuçların kadınlar, evliler, yüksek lisans mezunları, ortaokul öğretmenleri ve 6 yıldan fazla süredir çalışanlar lehine daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırma bulguları örgütsel stres ve mesleki performans arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığını göstermiştir. Bu nedenle, ara değişkenler eklenerek veya araştırma yöntemi ve kullanılacak teknikler yeniden kurgulanarak analizin tekrar edilmesi, her iki değişkeni tetikleyen asıl unsur veya unsurların saptanması gerekmektedir.
Otel işletmelerinde ön büro çalışanlarının stres kaynaklarının belirlenmesi ve motivasyonlarına etkilerinin araştırılması: Marmaris örneği
Hizmete dayalı otel işletmelerinde sunulan hizmetler çalışanlar aracılığıyla verilmektedir. Otel işletmelerinde üretilen ürün genellikle hizmet olduğundan, otel işletmeleri ancak hizmet sunum süreciyle farklılaşabilmektedir. Otel işletmelerinde ön büro departmanı misafir ile çalışanın birebir iletişim kurduğu; misafirin karşılandığı, uğurlandığı ve misafire ilk izlenimin verildiği bölümdür. Ayrıca, ön büro departmanı, otel işletmelerinde departmanlar arasındaki bilgi akışından ve misafir memnuniyetinden sorumludur. Misafir memnuniyet düzeyi yüksek olan otel işletmeleri rekabetçi ortamda avantaj sağlayabilmektedir. Memnun ayrılan misafir, bir sonraki konaklamasında aynı otel işletmesini tercih edebilmektedir.. Dolayısıyla, otel işletmelerinde ön büro çalışanlarının performanslarının yüksek olması, kaliteli hizmet verebilmeleri; motivasyonlarının yüksek olması ve en az stres düzeyi ile çalışmaları çok önemlidir. Otel işletmelerinde ön büro çalışanlarının yüksek motivasyonla çalışması; stres kaynaklarının işletme tarafından belirlenerek; koşulların iyileştirilmesi ile mümkün olabilmektedir. Otel işletmelerinde misafir memnuniyetinin sağlanmasında büyük rol oynayan ön büro çalışanlarının ele alındığı bu çalışmanın temel amacı; Marmaris'te faaliyet gösteren otel işletmelerinde çalışan ön büro personelinin stres kaynaklarının belirlenmesi ve stres kaynaklarının ön büro personelinin motivasyonuna etkisini ortaya koymaktır. Ayrıca çalışmada ön büro personelinin cinsiyet, yaş, medeni durum, gelir durumu, pozisyon, otelcilik sektöründeki tecrübe, aynı otel işletmesindeki çalışma süresi ve turizm eğitimi alıp almama durumu gibi demografik özelliklerine göre stres kaynakları ve motive olma durumları arasındaki farklılıkları ortaya koymak alt amaç olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında verilerin toplanması için Marmaris ilçesinde faaliyet gösteren 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde çalışan ön büro çalışanları üzerinde anket çalışması yapılmıştır. Araştırmanın yapıldığı 2019 yılı Temmuz - Ekim ayları arasında toplam 420 ön büro çalışanına ulaşılarak veri toplanmıştır. Araştırma sonucunda otel işletmelerinde ön büro çalışanlarının stres kaynaklarının motivasyonları üzerinde etkisi olduğu belirlenmiştir.
Otel işletmesi çalışanlarında örgütsel stres kaynaklarının iş performansına etkisi: Kahramanmaraş'ta bir uygulama
Otel işletmeleri, doğası gereği emek yoğun ve insan gücünden beslenerek devam eden bir sektördür. Bu nedenle zor çalışma koşulları çalışanlar üzerinde olumsuz etkiler bırakabilmektedir. Uzun çalışma saatleri, ağır iş yükü ve benzeri durumlar çalışanların zihinsel ve fiziksel sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. İnsan ilişkilerinin yoğun olduğu hizmet sektöründe stres faktörlerini tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmadığından, turizm sektörü oldukça stresli bir meslek grubu alanı haline gelmektedir. Otel işletmelerinin eş zamanlı üretimi ve tüketimi nedeniyle, çalışan personel hızlı hareket etmeli ve farklı beklentileri ve talepleri karşılamalıdır. Beklentileri ve talepleri karşılama aşamasında, çalışanda stres yapıcı etkiler oluşabilmektedir. Şöyle ki çalışan personel aşırı seviyede kendini stres baskısı altında hissediyorsa kötü bir ruh haline bürünecek ve bu ruh hali de hem müşteri ile ilişkisine hem de hizmet kalitesine yansıyacaktır. Aşırı baskı altında hissetme, çalışanın işten ayrılmasında etkili olur, bu da otel işletmeleri tarafından istenmeyen bir durum olarak görülmektedir (Tekin, 2010: 21). Çünkü çalışanın işten ayrılması, işletmeler açısından doğrudan ya da dolaylı maliyetlere neden olacaktır. Bütün bu etkenler düşünüldüğünde stres faktörünün otel işletmeleri için kaçınılmaz bir tehlike unsuru olarak ortaya çıktığı ifade edilebilir (Yıldırım, 2010: 29). Çalışanların iş performansını etkileyen ana öğe işletme içerisinde karşılaşılan örgütsel strestir (Örücü vd., 2011: 2). İş ortamında yaşanılan örgütsel stres her zaman olumsuz değildir. Stresin olmadığı bir iş ortamı tekdüze çalışılan bir alan demektir. İşinde yoğunluk yaşamayan ve iş yerinde tekdüze bir ortamı olan çalışanın sağlıklı iş performansı göstermesi beklenemez. Belirli kademedeki stresin işletme üzerinde pozitif etkilerinin bulunduğu araştırmacılar tarafından belirtilmektedir (Yılmaz ve Ekici, 2003: 9). Bundan dolayı orta ya da yüksek seviyede stres yaşamak çalışanı tekdüzelikten uzaklaştırarak, çalışan üzerinde olumlu yönde etkiler oluşturacaktır (Yıldırım, 2010: 67).). Otel işletmelerinde stres dikkatlice yönetilmeli ki bundan hem işletme, hem de çalışanlar fayda sağlasın. Stres ve performans açısından dört farklı varsayımın olduğu bilinmekle birlikte bunlar kısaca; performans ve stres arasındaki ilişki birbirleriyle ters U şeklindedir, örgütsel stres iş performansını düşürebilmektedir, örgütsel stres iş performansını arttırabilmektedir ve örgütsel stresin iş performansı üzerinde hiçbir etkisi yoktur (Gökgöz, 2013: 60). Stres ve performans arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalarda dört farklı sonuç ortaya çıkabilmektedir (Yılmaz, 2006: 98; Ergül, 2012: 57; Gökgöz ve Altuğ, 2014: 521; Saltık, 2016: 53; Türkmen, 2016: 10; Özbozkurt ve Kırmızısaç, 2019: 290). Çünkü çalışanların iş yeri ortamı, iş ilişkileri, iş arkadaşları, misyon ve vizyonu, iş yerinden beklentileri, kişilik özellikleri ve iş yerinde karşılaşılan örgütsel stres kaynakları çalışanları farklı etkilemekte ve iş performanslarına farklı yansımaktadır (Gümüştekin ve Öztemiz, 2005: 283). Bu nedenle yapıcı veya olumlu örgütsel stres hem çalışan hem de otel için olumlu katkılar sunacaktır. Bu araştırmanın temel amacı Kahramanmaraş'ta faaliyette bulunan turizm işletme belgeli otel işletmesi çalışanlarında örgütsel stres kaynaklarının iş performansına etkisini araştırmaktır. Bu kapsamda 02.01.2020-15.04.2020 tarihleri arasında, Kahramanmaraş'ta faaliyet gösteren otel işletme çalışanlarına yönelik anket uygulaması yapılmıştır. Araştırmada otel çalışanlarının yaşadıkları örgütsel streslerin iş performanslarına etkisinin ne seviyede olduğu sorgulanmıştır. Hazırlanan anket formu; işin yapısı, fiziki şartlar, politik, işletme yapısı, işletme ilişkisi, vakit ve iş performansı olmak üzere yedi alt faktörden oluşmaktadır. Yapılan araştırmada nicel yöntemden faydalanılarak araştırmadan elde edilen verilerin standart sapma, aritmetik ortalama, frekans ve yüzde değerleri hesaplanmış ve değişkenler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla Kruskal Wallis H Testi ve Mann-Whitney U Testi yapılmıştır. Örgütsel stres faktörleri ile iş performansı arasında bir ilişkinin olup olmadığı için ise Spearmen Korelasyon Testi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuca göre Kahramanmaraş'ta faaliyet gösteren turizm işletme belgeli otel işletmelerinde çalışanların örgütsel stres düzeylerinin orta veya yüksek, iş performanslarının ise yüksek seviyede olduğu, çalışanların iş performansları ile çalıştıkları otelin niteliğine göre anlamlı farklılıklar bulunduğu tespit edilmiştir. Diğer yandan yaş, cinsiyet, medeni durum, çalışılan otelin niteliği, aylık ortalama gelir, çalışılan bölüm ve pozisyon, sektörde ve şu an ki otelde çalışılan süre değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilememiştir. Çalışmanın son kısmında ise elde edilen sonuçlar ışığında önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Otel İşletmeleri, Örgütsel Stres Kaynakları, İş Performansı, Kahramanmaraş
Örgütsel stres örgütsel bağlılık ve öğrenilmiş güçlülük ilişkisi üzerine bir araştırma
Stres bireylerin her anında karşılaşabileceği duygusal bir gerilimdir. İş ve özel hayatta streste maruz kalmamak neredeyse imkânsızdır. İnsanın, çoğu zamanının iş yerinde geçtiği göz önüne alındığında stresin araştırmalara konu olması kaçınılmazdır. Bireyler, örgütlerde yaşanan eşitsizlik, rol belirsizliği, zaman baskısı, iş yükünün fazla olması gibi nedenlerden dolayı strese maruz kalmaktadır. Örgütlerde yaşanan stres yöneticiler, çalışanlar ve örgütün çıkarları açısından oldukça önem taşımaktadır. Çünkü örgütsel stres; düşük motivasyona, düşük performansa, iş tatminsizliğe, çatışmalara, iletişim zayıflıklarına ve örgütsel bağlılığın zayıflamasına neden olmaktadır. Bireyin örgütte maruz kaldığı stres ile örgütsel bağlılığın zayıflaması, çalışanların işe devamsızlık yapmalarına ve işten ayrılmalarına neden olabilmektedir. Yani örgütsel stresin yaşanması hem bireye hem de örgüte zarar verebilir. Bu noktada stresle baş etmede öğrenilmiş güçlülük becerisi devreye girmektedir. Öğrenilmiş güçlülük, bireylerin stresle karşılaştıklarında devreye soktukları davranışsal ve bilişsel kontrol mekanizmalarının tümü olarak açıklanmaktadır. Örgütsel bağlılığı etkileyen stres kaynaklarıyla baş etmede öğrenilmiş güçlülük becerilerinin geliştirilmesinin fayda sağlayacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı; örgütsel stres, örgütsel bağlılık ve öğrenilmiş güçlülük arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Bu amaç çerçevesinde Karadeniz Bölgesi'nde faaliyet gösteren üniversitelerde çalışan araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi akademisyenler üzerinde yapılan araştırma sonucunda; örgütsel stresin örgütsel bağlılığı azalttığı görülmüştür. Ayrıca öğrenilmiş güçlülüğün örgütüsel stresi önleme noktasında etkisinin olduğu ve örgtüsel bağlılığı arttırıcı bir etkiye sahip olduğu da tespit edilmiştir.
Çift kariyerli eşlerde örgütsel stresin iş tatminine etkisi üzerine bir araştırma
Çağımızın modern hastalığı olarak kabul edilen stres her zaman olumsuz sonuçlar doğurmamakla birlikte çoğu kez yaşam kalitesini düşürerek iş kalite ve performansını olumsuz etkilemektedir. Bunun sonucu olarak iş hayatında istenmeyen birtakım olumsuzluklar yaşanabilmektedir. Özellikle iki eşin de çalıştığı durumlarda farklı stres nedenleri ortaya çıkabilmektedir. Bu noktada çift kariyerli eşlerin örgütsel stres düzeylerinin, örgütsel düzeyde yarattığı etkiler merak edilmektedir. Bu kapsamda çalışmanın amacı çift kariyerli eşlerin stres düzeylerinin iş tatmini üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç çerçevesinde çalışma Kastamonu'da görev yapan çift kariyerli eşler arasından seçilen 436 çalışanın üzerinde uygulamalı olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda çift kariyerli eşlerde iş stresinin iş tatminini olumsuz yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca iş stresinin alt boyutlarından iş yükünün iş tatminini anlamlı ve olumsuz; sosyal destek, beceri kullanımı ve karar serbestliğinin ise iş tatminini anlamlı ve olumlu bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Örgütsel Stres, Çift Kariyerli Eşler, İş Tatmini
Tükenmişlik ve iş tatmini arasındaki ilişki: Kule personeli üzerinde bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı çalışanları olumsuz yönde etkileyen tükenmişlik sendromunun düzeyinin belirlenmesi ve tükenmişliğin iş tatmini üzerindeki etkisinin incelenmesidir.Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm tükenmişlik kavramının, ikinci bölüm ise iş tatminini açıklandığı teorik kısımdan oluşmaktadır. Üçüncü bölümde ise çalışanların tükenmişlik düzeylerinin iş tatminleri üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla bir kamu kurumunda yapılan araştırmaya yer verilmiştir.Araştırmanın amacına uygun olarak 3 bölümden oluşan bir anket formu hazırlanmıştır. İlk bölüm çalışanların demografik özelliklerine ilişkin (yaş, cinsiyeti medeni durum, eğitim durumu ve çalışma süresi) sorulardan oluşmaktadır. Araştırmanın ikinci bölümünde çalışanların tükenmişlik düzeylerini belirlemeye yönelik 22 maddeden oluşan Maslach Tükenmişlik ölçeği kullanılmıştır. Anketin son bölümünde ise 36 maddeden oluşan Spector'un İş Tatmini ölçeği kullanılmıştır.Araştırmaya Esenboğa Havalimanında çalışan hava trafik, hava enformasyon ve hava muhabere birimlerinde vardiyalı olarak çalışan 171 kişi katılmıştır. Araştırma sonuçları, SPSS 15.0 programı kullanılarak değişkenlerin özelliğine göre korelasyon analizi, Mann-Whitney U testi ve Kruskall-Wallis H testi kullanılarak değerlendirilmiştir.Araştırma sonucuna göre, çalışanların tükenmişlik düzeyi ile iş tatmini arasında anlamlı ve ters yönde bir ilişki vardır ve tükenmişlik düzeyi artıkça iş tatmini azalmaktadır. Sonuçlar beklentilere uygun şekilde çıkmıştır. Ancak demografik faktörlerle tükenmişlik arasında anlamlı bir ilişki görülmemiştir.Anahtar Kelimeler:1.Tükenmişlik2.İş tatmini3.Örgütsel stres4.Stres
Yönetici ve öğretmenlerin örgütsel demokrasi algısı ile iş stresi düzeyi arasındaki ilişkinin incelenmesi
BBu araştırma yönetici ve öğretmenlerin çalışma hayatında yaşadıkları iş stres düzeyleri ile demokratik algıları arasındaki ilişkiyi belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma Isparta merkezdeki kamu okulunda görev yapan yönetici ve öğretmenler ile yürütülmüştür. Araştırma, ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı betimsel bir çalışmadır. Veriler House ve Rizzo tarafından geliştirilen ve Efeoğlu tarafından Türkçe 'ye çevrilerek uygulanan iş stresi ölçeği ve Geçkil ve Tikici tarafından geliştirilen örgütsel demokrasi ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre yönetici ve öğretmenlerin cinsiyetlerinin iş stresini anlamlı olarak negatif yönde yordadığı görülmüştür. Erkek katılımcıların iş stresine yönelik algı düzeylerinin kadınlara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bununla beraber yapılan analizler neticesinde yönetici ve öğretmenlerin meslekteki görev süresinin iş stresi algısını anlamlı olarak yordamadığı görülmüştür. Örgütsel demokrasinin alt boyutlarından olan katılım ve şeffaflık algısının, yönetici ve öğretmenlerin iş stresi düzeylerini anlamlı olarak yordamadığı görülmüştür. Ancak adalet algısının, anlamlı olarak yönetici ve öğretmenlerin iş stresi düzeylerini negatif yönde yordadığı gözlenmiştir. Bu bulgu yöneticilerin kurumda çalışanlara karşı adaletli tutumu arttıkça personelin iş stresinin azaldığı şeklinde yorumlanabilir. Eşitlik algısının anlamlı olarak yönetici ve öğretmenlerin iş stresi düzeylerini negatif yönde yordadığı gözlenmiştir. Bu bulgu kurumda eşitlik algısı arttıkça iş stresinin azaldığı şeklinde yorumlanabilir Hesap verebilirlik algısı anlamlı bir şekilde yönetici ve öğretmenlerin iş stresi düzeylerini pozitif yönde yordamaktadır. Bu bulgu hesap verebilirlik algısı arttıkça iş stresinin arttığı şeklinde yorumlanabilir. Yönetici ve öğretmenlerin yaptıkları iş karşısında her zaman hesap verebilir olması, denetleniyor olması ve tüm paydaşların yüksek beklenti içinde olması yönetici ve öğretmenlerin üzerlerinde baskı hissetmelerine neden olabilir. Araştırma bulgularından yola çıkarak yönetici ve öğretmenlerin yaşadıkları iş stresini azaltmaya ve kurumda demokrasi kültürünün gelişmesine yönelik öneriler sunulmuştur. AnahtarKelimeler: Demokratik Tutum, İş Stresi, Örgütsel Demokrasi, Yönetim
Örgütsel stresin iş motivasyonu üzerine etkisi (Banka çalışanları üzerinde bir araştırma)
Çalışanların işlerinde yüksek performans gösterebilmeleri için iş yerinde huzurlu, yaptığı işte yetkin, görev ve sorumlulukları belirgin ve motive edici bir ortama ihtiyaçları bulunur. Diğer bir deyişle, çalışan performansının düşmesine en önemli etki eden unsur iş motivasyonudur. İş motivasyonu çeşitli nedenlerden dolayı düşebilir, en önemli etkenlerden biri iş yerindeki stres düzeyidir. Bu çalışmada, örgütsel stres ve iş motivasyonu arasındaki ilişki bir banka çalışanları üzerinde uygulanan anketle ortaya konulmaya çalışılmıştır. Toplam 252 çalışana veri toplama aracında bulunan ölçekler uygulanmıştır. Toplanan veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda; çalışanın evli olması, çocuk sahibi olması, iş yerinde isteyerek çalışıp çalışmaması gibi unsurların onların iş motivasyonunu ve stres düzeylerini anlamlı derecede etkilediği saptanmıştır. Aynı zamanda stres düzeyi ile motivasyon düzeyi arasındaki ilişki de incelenmiştir. Çalışanların stres düzeyi ile dışsal motivasyon arasında anlamlı derece ters ilişki bulunmakla beraber, diğer hipotezleri destekleyici bulgular elde edilememiştir. Anahtar Kelime: Örgütsel stres, İş motivasyonu, İş memnuniyeti.
Örgütsel stres iş motivasyonu ilişkisi (Otel çalışanları üzerinde bir araştırma)
İşçilerin iş yerinde yüksek performans gösterebilmesi görev ve sorumluluklarının belirgin olmasının yanı sıra motive edici bir çalışma yerine sahip olmaları ile de mümkündür. Diğer bir deyişle çalışanların performansını azaltan en önemli faktör iş motivasyonudur. Bir çalışanın çalışma yerindeki iş motivasyonu farklı nedenlerden dolayı azalabilir, bu konudaki önemli etmenlerden biri de çalışma yerindeki stres durumudur. Bu çalışmada, örgütsel stres çalışan motivasyonu ilişkisi otel çalışanları bakımından ele alınmıştır. Toplamda 200 otel çalışanına veri toplama aracında yer alan ölçekler uygulanmıştır. Bu çalışmada elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Yapılan bu çalışmanın sonucunda, çalışanların çocuk sahibi olması, evli olması, iş yerinde isteyerek çalışması gibi durumlar gözetilmiş olup, çalışanların iş motivasyonu ve stresleri arasında anlamlı düzeyde ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan çalışan stresi motivasyon ilişkisi incelenmiştir. Otelde çalışan kişilerin stres kaynakları ile dışsal ve içsel motivasyonları arasında anlamlı derecede ters yönlü ilişkinin bulunduğu görülmüştür. Anahtar Kelime: Örgütsel stres, İş motivasyonu, Otel işletmeleri.
Çalışan kadınlarda örgütsel stres ve başa çıkma yolları (Bir kamu kurumu örneği)
ÖZET ÇALIŞAN KADINLARDA ÖRGÜTSEL STRES VE BAŞA ÇIKMA YOLLARI (BİR KAMU KURUMU ÖRNEĞİ) Onur YAŞAR Günümüz çalışma hayatında, üzerinde durulan en önemli konulardan bir tanesi strestir. Çalışma hayatında belirli rol ve sorumlulukları bulunan birey, örgüt ortamından kaynaklanan "örgütsel stres" ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu kavram iş stresi ya da mesleki stres olarak da adlandırılmaktadır. Diğer taraftan kadınlar, sadece kadın olmaları sebebiyle hem çalışma hayatına girişte, hem de çalışma hayatında erkeklere göre daha fazla sorunla karşılaşmaktadırlar. Bu sorunların temelinde kadınlara verilen toplumsal cinsiyet rolleri bulunmaktadır. Çalışan kadın bir taraftan ev ve iş yaşamı arasında denge kurmaya çalışırken diğer yandan birçok sorunla mücadele etmektedir. Bu tezin amacı; çalışan kadınların yaşamış oldukları örgütsel stres kaynaklarını tespit etmek ve bu stres kaynakları ile mücadele ederken bireysel ve örgütsel çözüm önerileri sunabilmektir. Bu amaçla uygulama için seçilen kamu kurumunun, Türkiye'de kadına karşı her türlü şiddetle mücadele ederken, kadının sosyal ve ekonomik statüsünü yükseltmek için çalışan bir kurum olması ayrıca önem arz etmektedir. Çalışma üç bölümden oluşmakta olup birinci bölümde, stres kavramı, bireysel ve örgütsel stres kaynakları, stresin belirtileri ve sonuçları ele alınmıştır. İkinci bölümde, kadının çalışma hayatına girişi, çalışma nedenleri, çalışan kadının Türkiye ve Dünyadaki durumu, kadının çalışma hayatında karşılaştığı sorunlar ve stresle başa çıkma yolları açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünde çalışan kadınların stres kaynaklarını ve stresle başa çıkma yollarını ortaya koymaya yönelik nicel araştırma yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Stres, Çalışan Kadın.
Örgüt içi stres faktörlerinin çalışanlarının `çatışma ve işten ayrılma eğilimleri' üzerindeki etkisi
Örgütsel stresin, çalışanların iş performansına etkisi ve İstanbul ilinde bir alan araştırması
Bu araştırmanın amacı, İstanbul ilindeki vakıf meslek yüksekokullarında çalışmakta olan akademisyenlerin örgütsel stres düzeyleri ile iş performansları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaçla hazırlanan anketlerden 340 tanesi değerlendirmeye alınmış, elde edilen veriler SPSS 24 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada akademisyenlerin örgütsel stres düzeyleri ile birlikte örgütsel stresin alt boyutları olan iş yükü, kontrol ve sosyal destek düzeylerinin de belirlenmesi için verilerin frekansları yorumlanmıştır. Çalışmada sonucunda akademisyenlerin örgütsel stres düzeyleri ile iş performansları arasında pozitif yönlü ilişki olduğu belirlenmiştir. Örgütsel stresin alt boyutlarından iş yükü ile iş performansı arasında pozitif anlamlı ilişki tespit edilirken diğer alt boyutlar olan kontrol ve sosyal destek ile iş performansı arasında anlamlı ilişki bulunmadığı tespit edilmiştir.
Örgütsel stresin çalışan performansı üzerine etkisi: Özel sektör banka çalışanları üzerinde bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, örgütsel stresin çalışan performansına olan etkisini incelemektir. Örgütsel stres faktörlerinin çalışanlar üzerinde olumsuz etkilere neden olduğu görülmektedir. Çalışanların iş doyumunun ve iş tatminin azalması ile verimin düşmesi, işe gitmede isteksizlik, işte hata yapma, işin niteliğinin düşmesi gibi örgüt ve çalışanlar için olumsuz durumların yaşanmasına neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı örgütsel stres faktörlerinin çalışan performansına olan etkisini incelemek ve olumsuz sonuçların oluşmasının engellenmesi bakımından katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Toplam 250 özel sektör banka çalışanının katıldığı çalışmaya ilişkin olarak yapılan araştırmada örgütsel stres kaynakları; bireyden kaynaklanan stres faktörleri, işin yapısından kaynaklanan stres faktörleri, örgütsel yapı ve politikalardan kaynaklanan stres faktörleri, örgüt içi fiziksel koşullardan kaynaklanan stres faktörleri, genel çevresel unsurlardan kaynaklanan stres faktörleri olmak üzere beş boyutta incelenmektedir. Çalışanların performans algısına yönelik ise iş başarısı ve iş doyumu olmak üzere iki boyutta incelenmektedir. Araştırmada çalışanların yaşadığı stres faktörlerinin birbiri ile anlamlı derecede ilişkili olduğu görülmektedir. Stres faktörleri ile performans arasındaki ilişki incelendiğinde ise, stres faktörleri ölçek puanı artarken performans algısı ölçek puanlarının da arttığı görülmektedir. Değişkenler arası ilişki anlamlı düzeydedir. Araştırmaya katılanların örgütsel yapı ve politikalardan kaynaklanan stres faktörleri, işin yapısından kaynaklanan stres faktörleri, örgüt içi fiziksel koşullardan kaynaklanan stres faktörlerindeki bir birim değişimin performans alt boyu olan iş başarısını etkilediği görülmektedir. Araştırmaya katılanların örgütsel yapı ve politikalardan kaynaklanan stres faktörleri, örgüt içi fiziksel koşullardan kaynaklanan stres faktörlerindeki bir birim değişimin performans alt boyu olan iş doyumunu etkilediği görülmektedir.
Devlet okullarında ve özel okullarda çalışan öğretmenlerin stres düzeyleri ile stresin faktörleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Çağımızda en çok yaşanılan olgulardan biri olan ve örgütsel alanlarda öğretmenleri de etkileyen stresin kontrol altına alınması eğitimin gelişimi için oldukça önemlidir. Çalışmanın ilk bölümünü stres ile ilgili kuramsal araştırmalar oluşturmuştur. İkinci bölümde devlet okulunda ve özel okulda çalışan öğretmenlerin örgütsel farklılıklarına değinilmiş; üçüncü bölümde ise konu ile ilgili daha önce yapılmış çalışmalara yer verilmiştir. Son bölümü çalışmanın uygulama kısmı oluşturmuştur. Araştırmanın amacı devlet okullarında ve özel okullarda çalışan öğretmenlerin mesleklerinde yaşadıkları iş stresi seviyelerini karşılaştırmak, iş stresi alt faktörlerinin birbirleriyle ve öğretmenlerin demografik bilgileriyle olan ilişkisini incelemektir. Araştırmada öğretmenlere, başında sosyo – demografik soruların yer aldığı bir iş stresi ölçeği uygulanmıştır. Araştırma İstanbul'un Bağcılar İlçesi'nde bulunan iki özel okuldaki ve bir devlet okulundaki ilk ve ortaokul öğretmenlerine uygulanmıştır. Araştırma sonucunda Bağcılar ilçesinde devlet okulunda ve özel okulda çalışan ilk ve ortaokul öğretmenlerinin stres düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler : Stres, İş Stresi, Öğretmen
Tükenmişlik sendromu, birey ve örgütsel yapılar
Çağımızın en önemli problemlerinden biri olarak ifade edilebilecek tükenmişlik sendromu; çalışan bireylerin iş hayatlarında kurdukları ilişkiler ve bu ilişkilerde yaşanan sorunlar nedeniyle ortaya çıkan olumsuzluklarla ilişkili bir kavramdır. Örgütler, hedeflenen bir amaca ulaşmak maksadıyla, bu amaca uygun tasarlama ve planlama ile yapılandırılan; faaliyetleri bir koordinasyon çerçevesinde yürütülen, bu faaliyetler yürütülürken başka diğer çevrelerle de ilişki içinde bulunan sosyal yapılardır. Bireyin tüm gereksinim ve dileklerini tek başına karşılayamayacağı gerçeği örgüt fikrini ortaya çıkarmıştır. Gelişen ve hızla değişen dünyada, çözümünde uzmanlık gerektiren sorunlar da bir hayli artmıştır. Bu sorunlar da çoğu zaman bireyler tarafından tek başlarına çözülememektedir. İşte bu nedenle çeşitli amaçlar çerçevesinde oluşturulan örgütler, toplumsal hayatın işleyişini belirleyici temel araçlar içinde sayılmaktadır. Çağımızda bireysel ve örgütsel değişimler ve gelişmeler tükenmişlik sendromunun oluşumunu ve sürecini etkilemekte, ortaya çıkan tükenmişlik sendromu ise hem bireyi hem de örgütü olumsuz yönde etkilemektedir.
Duygusal zeka ve örgütsel stres: Örgütlerde hemşirelerin duygusal zeka becerileri ve stresle başa çıkma düzeyleri arasındaki ilişki
İnsana dair birçok şeyi barındıran duygusal zekâ artık bireyin hayatının her alanında karşısına çıkmaktadır. Özel hayatında ve iş hayatında birey için duygusal zekâ vereceği kararları ve takınacağı tutum ve davranışları da belirlemektedir. Bir tepki olarak da nitelendirilebilecek olan duygusal zekâ, insanın aklının hayatını yönlendirmesine yardımcı olmaktadır. Özellikle de bireyin hayatının büyük bir bölümünün geçtiği iş hayatında duygusal zekâ son derece önemlidir. Bunun yanı sıra birey, iş hayatı içerisinde, hayatının geri kalanında da yaşadığı gibi stres baskısı altındadır. İş hayatında "örgütsel stres" olarak değerlendirilen bu sorun organizasyonlar ve çalışanlar için büyük bir tehdittir. Bu nedenle de her türlü stres çeşidi için çözüm arayışları söz konusudur. Bu yüksek lisan tezi, duygusal zekâ ve örgütsel kavramları temelinde, örnek bir olay olarak, hastanelerde çalışan hemşirelerin duygusal zekâ becerileri stres ile başa çıkma yöntemlerini araştırmaktadır. Bu nedenle de çalışmanın son bölümünde Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan 91 hemşirenin gönüllü katılımı ile gerçekleştirilen bir ankete yer verilmiştir. Bu anket aracılığı ile araştırmaya katılan hemşireler özelinde, çalışan bireylerin duygusal zekâ becerileri ve stresle başa çıkma düzeyleri arasındaki ilişkiyi araştırılmış, sonuçları değerlendirilmiştir.