Problems of teachers

88 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Suriyeli öğrencilerin Türk eğitim sistemine entegrasyonu projesi kapsamında geçici eğitim merkezlerinde görev yapan dil öğreticilerinin dil öğretirken karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri

Bu araştırmanın temel amacı ülkemizde geçici eğitim merkezlerinde Suriyeli öğrencilere eğitim veren dil öğreticilerinin karşılaştıkları sorunları tespit edip bu sorunlara çözüm önerileri getirmektir. Suriyeli öğrencilerin Türk eğitim sistemine entegre olma yolunda önemli bir görev üstlenen geçici eğitim merkezlerinde görev yapan dil öğreticilerinin sorunlarını tespit edip bu sorunlara çözüm üretmek yapılacak dil öğretiminin daha verimli gerçekleşmesini sağlayacaktır. Çalışmanın gerçekleştirildiği geçici eğitim merkezlerinde öğrenciler 1 ve 4. sınıf arasında öğrenimlerine devam etmekte olan öğrencilerdir. Geçici eğitim merkezlerinde öğrenimlerini tamamlayan öğrenciler, eğitim ve öğretimlerine Türk öğrenciler gibi normal okullarda devam etmektedir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma modeli olarak tarama modeli seçilmiştir. Çalışmada, belirlenen geçici eğitim merkezlerinde görev yapan dil öğreticilerine 12 sorudan oluşan açık uçlu ölçek uygulanmıştır. Veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda geçici eğitim merkezlerinde görev yapan dil öğreticilerinin dil öğretirken karşılaştıkları sorunların genel olarak; dilin fonetik yapısından kaynaklandığı, öğrencinin Suriye'de almış olduğu eğitimi Türk eğitim sistemiyle özdeşleştirmeye çalıştığı, öğrencilerdeki hazırbulunuşluluğun ve duyuşsal boyutun farklı olması ve materyal eksikliklerinin bulunması dil öğreticilerinin dil öğretirken en çok karşılaştıkları problemler olarak görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Geçici Eğitim Merkezi, Dil Öğretimi, Dil Öğreticileri

BütünleşmeDil öğretimiMülteciler+5
Devriş Beyhan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin engelli çocuklarla çalışan ücretli zihin engelliler sınıf öğretmenlerinin yaşadıkları sorunlar(İstanbul/Avcılar İlçesi)

Bu araştırmada, zihin engelli çocuklarla çalışan ücretli zihin engelliler sınıf öğretmenlerinin yaşadıkları sorunları belirlemek amaçlanmıştır. Bu araştırma öğretmenlerin gönüllü olarak katılımıyla, nitel araştırma tekniklerinden biri olan yarı- yapılandırılmış görüşmeler kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmaya İstanbul ilinin Avcılar ilçesinde görev yapan 16 ücretli zihin engeliler sınıf öğretmeni katılmıştır. Veriler temel düzey ve içerik analiziyle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda ücretli olarak çalışan öğretmenlerin her hangi bir üniversitenin, her hangi bir bölümünden ön lisans veya lisan mezunu oldukları, zihin engelli çocukların eğitimine ilişkin seminer veya hizmet içi eğitim almış olma şartının aranmadığı görülmüştür. Öğretmenler zihin engelli çocukların orta veya ağır düzeyde olmalarına göre farklı özelliklere sahip olduklarını sınıflarında zihin engelli çocuklarla birlikte zihin engeli bulunan otistik ve down sendromlu çocukların da bulunduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca, öğretmenlerin zihin engelli öğrencilere yönelik sınıf düzenlemelerini ve kullandıkları öğretim yöntemlerini öğrencinin ihtiyacına uygun biçimde yaptıkları fakat akademik beceri, soyut kavramları öğretme ve uygun olmayan davranışları düzeltmede zorlandıkları görülmüştür. Öğretmenler sınıfların yerlerinin uygun biçimde seçilmediğini, eğitim araç-gereç ve materyallerinin teminin de sıkıntılarının olduğunu belirtmişlerdir. Ailelerin çocukların eğitim sürecine katılımının yetersiz olduğu belirlenmiştir

Eğitim sorunlarıMesleki sorunlarSınıf öğretmenleri+7
Selda Kızılkaya
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek liselerinde çalışan öğretmenlerin kaynaştırmaya ilişkin sorunları, çözüm önerileri ve beklentileri

Bu çalışmada Mesleki ve Teknik Anadolu liselerinde çalışan öğretmenlerin kaynaştırmaya ilişkin sorunları, beklentileri ve çözüm önerileri araştırılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubu 2015–2016 eğitim öğretim yılında Kocaeli Derince Zehra Emine Öçgüder Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesinde farklı branşlarda 13 ve ayrıca Kocaeli Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde farklı branşlardan 13 olmak üzere toplamda 26 öğretmendir. Araştırmada, araştırmacı tarafından hazırlanan 10 sorudan oluşan görüşme soruları kullanılmıştır. Mülakat formlarından elde edilen bilgiler, sistematik bir hale getirilmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin isimleri kodlanarak (rakamsal), verdikleri yanıtlar değerlendirilmiştir. Betimsel analiz yapılarak elde edilen veriler yorumlanmıştır. Eğitimin kademeleri düşünüldüğünde zorunlu temel eğitim sonrasında engelli öğrenciler bireysel özellikleri dikkate alınarak genel veya mesleki eğitime yönlendirilmelidirler. Onların hayatta kendi ayaklarının üzerinde durmasını sağlayacak adımlar bu sayede atılmış olacaktır. Öğretmenlerin öğrencilerin sağlık durumlarını ve yetersizliklerini bilmeleri daha gerçekçi beklentiler geliştirmelerine ve buna uygun planlar yapmalarına yardımcı olur. Kaynaştırma uygulamalarına ilişkin olumlu öğretmen düşünceleri bu uygulamaların başarısını da getirecektir. Engelli olan her öğrencinin her şeyden önce bir çocuk olduğunu da asla unutmamak gerekir. Mesleki ve teknik eğitime devam eden kişilere programın amaçladığı kazanımlara işletme-okul işbirliği ile ancak ulaşılabilir. Bu kapsamda işletmelerin ihtiyaç duyduğu yeterliklere sahip bir meslek çalışanı için mesleki eğitim kendisini sürekli güncel tutmalı, programlar geliştirmeli, staj uygulamalarının verimliliğin sağlanması ve bu kapsamda gerekli düzenlemeleri yapması gerekmektedir. Okul-işletme işbirliğinde mezunların hayatlarını devam edecekleri iş kollarının beklentilerinin alınması ve yapılandırmanın bu beklentiler doğrultusunda yapılması verimliliğin sağlanması adına önemini korumaktadır. Hem okula hem de işletmeye dayalı bir sistem dinamik yapıda olmak zorundadır. Sadece teorik eğitimin verildiği bir meslek eğitimi düşünülemez. İşletmeler teorinin pratiğe dönüşmesini sağlayan uygulama ortamlarıdır. Bu yönüyle bir çeşit eğitim yeridir. Usta çırak ilişkisi temelli öğrencinin niteliğinin artırılmasında önemli roller üstleneceklerdir. Sadece ülkemizde değil Dünya genelinde işgücü piyasası istediği kriterleri iş görenlerde bulamamaktadır. Bu meslek eğitimin başarısını düşürmektedir. Bu sorunun birçok yapısal nedenden kaynaklı olduğunu düşünmek mümkündür. Ancak bireysel özellikler de ihmal edilmemelidir. Meslek eğitim bir beceri işidir. Kişilerin ilgileri göz ardı edilemez. Meslek seçiminde bu ilgiler dikkate alınmak zorundadır. Öyle ki kaynaştırma öğrencileri bu nitelikleri kazanmaya yönelik bireyselleştirilmiş bir meslek eğitim programına ihtiyaç duymaktadırlar. Bu yönüyle öğretmenlerin kaynaştırmaya tabi olan öğrencilere karşı tutumları ve algılamaları önemlidir. Öğretmen eğitim ortamında öğrenci üzerinde en etkili kişidir. Öğretmenin kaynaştırmaya ilişkin olumsuz tutum takınması sistemin doğru işlemesine engel olacaktır. Mesleki teknik eğitime devam eden kaynaştırma öğrencileri pek çok sorunla karşılaşmaktadırlar. Eğitim ortamında karşılaştığı sorunlar yanında, iş yerlerinde karşılaştıkları sorunlar çözülmelidir. Bunun için Mesleki ve teknik eğitime devam eden bir kaynaştırma öğrencisinin staj yaptığı yerlerde, iş atölyelerinde ortamın düzenlenmesi yanında öğrenciyle ilgili işverenlere bilgi verilmesi, mezuniyet sonrası iş olanaklarının araştırılması ve işe yerleştirilmesi özel eğitim hizmetlerinin başarısı için gereklidir. Bu çalışmada Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde çalışan öğretmenlerin kaynaştırmaya ilişkin sorunları, beklentileri ve çözüm önerileri incelenmiştir. Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde kaynaştırma uygulamalarının yapıldığı sınıfların durumları ile öğretmenlerin çalışma ortamlarına ilişkin eksikliklerinin giderilmesinde araştırma sonuçlarının katkısıyla çözüm önerilerinin sunulması hedeflenmiştir. Okullarda engelli çocukların kaynaştırma uygulamaları çerçevesinde bulundukları sınıflarında alacakları eğitimler için her okul uygun ortamı hazırlamak ve olumlu tutum sergilemek zorundadır. Yani özel eğitim etkinliklerinde başarı için öğretmen tarafından öğrencinin desteklenmesi gerekmektedir. Bu yönüyle öğretmen çok önemli bir role sahiptir, tutumlarının incelenmesi ve belirlenmesi gereklidir. Ayrıca, öğretmenlerin düşüncelerine göre kaynaştırmaya ilişkin uygulamalardaki zorluklar ve sorunların tespiti ve çözüm önerilerinin belirlenmesi gerek uygulayıcılara gerekse alan yazına katkılar sağlayacağı düşünülmüştür. Araştırma sonucunda; Öğretmenlerin öğrencilerin sosyalleşmesini desteklediği çalışmalar yaptığı, öğretmenlerin kaynaştırma öğrencilerine verdikleri eğitimden mutlu oldukları, ancak önemli bir çoğunluğun ise olumsuz etkilendiği, kaynaştırmaya ilişkin olarak öğretmenler, kendilerinden, engel türünden ve sitemden kaynaklanan sorunlar yaşadıklarını, sorunlarını çözmek için uzman yardımı aldıklarını, materyal hazırladıklarını ve derste tolerans gösterdiklerini, çalışılan okulların ve sınıfların kaynaştırmaya uygun hale getirilmesi gerektiği, ailelerle iletişime geçildiği ve işbirliği içinde çalışıldığı, öğretmenlerin diğer öğrencilere sorumluluklar verdikleri bilgilendirdikleri, yardım aldıkları ve sorunların çözümüne yönelik öneriler getirmişlerdir.

Kaynaştırma eğitimiLise öğretmenleriMeslek liseleri+3
Rumeysa Şen
İstanbul Aydın University
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yönetimi, örgütsel iletişim ve okul yönetiminde yönetici ve öğretmenlerden kaynaklanan sorunların incelenmesi

İlköğretim okullarının gerçek amaçlarına ulaşabilmesi, öğretmen ve yöneticilerin arasındaki ilişkilerin etkili olmasına bağlıdır. İlköğretim okullarındaki ilişkilerin sağlıklı olması için yöneticiler ve öğretmenler bir sistem oluşturarak eğitim-öğretim sürecini gözden geçirerek ve daha yaratıcı, daha yenilikçi bir yol izleyebilirler. Eğitim kurumlarında yönetim, yönetici kadrosunun en tepesinde bulunan müdürler tarafından koordine edilmektedir. Okul yöneticilerinin sahip olması gereken yeterlilik alanlarından biri, insanlar arası ilişkilerde, etkili iletişim becerilerine sahip olmadır. Esas itibariyle bu iletişim yazılı ve sözlü iletişim olmak üzere iki boyutta gerçekleşir. Bunun yanında okul yaşamında sözsüz iletişim de önemli yer tutar. İletişim sürecinde düşünceleri net bir şekilde ortaya koyma ve aydınlatma, çift yönlü iletişime önem verme, iyi bir dinleyici olma, bilginin paylaşılmasını sağlama, muhataba karşı duyarlı olma ve empatik davranma, dinleyenlerin ve okuyanların ihtiyaçlarını dikkate alma, göz önünde bulundurulması gereken bazı konulardır. Okul yöneticisi, öğretmenlere yararlı olacak öğretimsel kaynakların farkında olması gereken bir öğretim lideri olarak öğretmenlerin mesleki yönden gelişmelerini sağlamak için onlara fırsatlar tanımalı ve yardımcı olmalıdır. Türk Eğitim Sisteminin problemlerini, bizzat eğitimi üreten kişiler olan okul yöneticisi ve öğretmenlerin gözünden bakarak yapılan araştırmada öğretmen ve okul yöneticilerine göre eğitim sistemimizin yapısal çerçeve sorunları, politik çerçeve sorunları, insan kaynakları çerçevesinde belirlenen sorunlar ve sembolik çerçeve sorunları bulunmaktadır. Bu sorunların tespiti, kaynakları ve sorunlar için çözüm önerileri, yönetici ve öğretmenlerle yapılan yapılandırılmış anket çalışmasıyla ele alınmış, anket sonuçları ve veriler çalışmanın ikinci bölümünde ele alınmıştır. Bu sorunlar hem öğretmenler tarafından hem de okul yöneticileri tarafından birbiriyle örtüşecek şekilde dile getirilmekte ve her iki kesim de çözüm üretmek konusunda birbirine çok yakın öneriler sunmaktadır.

Eğitim sorunlarıEğitim yönetimiOkul yöneticileri+7
Fehmi Yeşilmen
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Göreve yeni başlayan öğretmenlerinin yaşadığı sosyal kültürel ve mesleki sorunlar

Bu çalışma, göreve yeni başlayan sınıf öğretmenlerinin sosyal, kültürel ve mesleki hayatta karşılaştıkları sorunları ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada desen olarak iç içe geçmiş tek durum deseni kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu Şanlıurfa ilinde görevli 30 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Çalışma grubunda yer alan 10 göreve yeni başlamış, adaylık süreci tamamlanmamış öğretmenin görev yaptığı sınıflarda gözlem yapılmıştır. Araştırmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşmelerle elde edilmiştir Göreve yeni öğretmenlerin yaşadıkları sorunlar; meslek öncesi eğitim, mesleğe başlama ve çevresel sorunlar olarak üç aşamada incelenmiştir. Bu çalışma, göreve yeni başlamış öğretmenlerin lisans öğrenimlerinde; sınıf öğretmenliği öğretim programında yer alan bazı derslerin, ilkokul 1-4. sınıfların eğitim öğretim programında yer almayışı sonucu ortaya çıkan sorunlar ile lisans programında mevzuat ve resmi yazışmalara yönelik ders içeriğinin olmayışından kaynaklı yaşanan sorunları ortaya çıkarmaktadır. Aday öğretmenlerin mesleğe başlama süreci ile ilgili; yönetici ve rehber öğretmenlerden gerekli rehberliği alınamadıkları, sınıf yönetiminde ve eğitim-öğretim sürecinde yetersiz kaldıkları, İstenmeyen davranışlarla baş edememe gibi sorunlar yaşadıkları görülmüştür. Aday öğretmenlerin çevre ile ilgili olarak, çevreye sosyal, kültürel uyum ve görev yapılan kurumun yapısı kaynaklı sorunlarla karşılaştıkları tespit edilmiştir. Bu sorunlar aday öğretmenlerin kendisinden, aldığı eğitimden, velilerden, çevreden ve kurum yapısından kaynaklanmaktadır.

Mesleki beklentiMesleki sorunlarSosyokültürel durum+6
Zübeyir Gökhan Doğan
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Korunmaya muhtaç öğrencilerin öğrenme ve öğretme sürecinde karşılaştıkları sorunların öğretmen görüşlerine göre incelenmesi

Korunmaya Muhtaç Çocuk (KMÇ) ; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile sınırları belirlenmiş, yaşadığı ve yaşattığı sorunlar nedeniyle, onları inceleyen alan uzmanlarınca ve nihayetinde mahkeme tarafından özel tedbirlere ihtiyaç duyduğuna karar verilen çocuktur (Çocuk Koruma Kanunu [ÇKK], 2005: madde 3). Bu araştırmada; haklarında koruma kararı verilerek Korunmaya Muhtaç Çocuk (KMÇ) kapsamına alınmış öğrencilerin öğrenme ve öğretme sürecinde karşılaştıkları sorunların öğretmen görüşlerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma betimsel tarama modeline göre düzenlenmiştir. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden olan iç içe geçmiş tek durum deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, KMÇ kapsamındaki öğrencilerin öğrenim gördükleri, üç farklı okuldaki, farklı sınıflarda görevli olan ve kendileriyle görüşme yapılan 8 erkek ve 10 kadın olmak üzere 18 öğretmen oluşturmuştur. Bu araştırmanın verileri, çalışma grubunda yer alan öğretmenler ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Ayrıca farklı sınıflarda; hem sınıf içerisinde hem de okul bahçesinde olmak üzere toplam 46 saat gözlem yapılmıştır. Gözlem yolu ile veri elde etmek amacıyla yarı yapılandırılmış gözlem formundan yararlanılmıştır. Gözlem sonuçları ile görüşme bulguları karşılaştırılarak geçerlik ve güvenirlik arttırılmaya çalışılmıştır. Görüşme yapılarak elde edilen veriler, gözlem yolu ile elde edilen bulgular ile uyumludur. Gözlem sonuçları, görüşme sonuçlarını desteklemektedir. Elde edilen veriler ışığında tema, kod ve alt kodlar oluşturulmuş, her biri alan uzmanları ile birlikte titizlikle incelenerek değerlendirilmiştir. Oluşan temalar; "öğrenme ve öğretme", "sosyalleşme ve uyum", "problem davranışlar" ve "öneriler" şeklindedir. Bu temalara uygun olarak kodlar ve alt kodlar oluşturulmuştur. KMÇ kapsamındaki öğrenciler tarafından, kanunun koruyuculuğunun istismar edildiği sonucuna ulaşılmıştır. KMÇ kapsamındaki öğrencilerin öğrenme öğretme etkinliklerine katılmaya istekli olmadıkları, akademik başarılarının düşük olduğu, sosyal etkinliklere katılmaya istekli oldukları ancak burada da sosyal etkinliğin/oyunun düzenini bozma eğiliminde oldukları belirlenmiştir. KMÇ kapsamındaki öğrencilerin; öğretmen ve arkadaşları ile birlikte diğer öğrenci velilerinin de sosyal kabulüne ihtiyacı olduğu belirlenmiştir. KMÇ kapsamındaki öğrencilerin hem okul ortamında hem yuva ortamında birbirlerini olumsuz etkileyebildikleri tespit edilmiştir. Arkadaşlarına karşı saldırganlık, kurallara uymama, okuldan kaçma, okul eşyalarına zarar verme gibi problem davranış sergileme eğiliminde oldukları belirlenmiştir. Okullar ile KMÇ kapsamındaki öğrencilerin kalmakta oldukları kurumlar arasında iletişim eksikliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Korunmaya Muhtaç Çocuk (KMÇ), öğrenme-öğretme süreci, karşılaşılan sorunlar

Eğitim sorunlarıKorunmaya muhtaç çocuklarÖğrenciler+5
Muhammed Mustafa Özbek
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi sürecinde çalışan kadın öğretmenlerin yaşadıkları sorunlar (Merzifon örneği)

2019 yılının sonlarında Çin'in Wuhan kentinde görülmeye başlanan Covid-19 virüsü, zamanla yayılmıştır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak kabul edilmiştir. Kıtalar arasında bulaşan Covid-19, birçok insanın ölümüne neden olmuştur. Halen daha etkisini devam ettiren Covid-19, sosyal mesafe, maske kullanımı, sokağa çıkma yasakları, iş yerlerinin kapatılması, seyahat yasağı, evden çalışma, uzaktan eğitim gibi birçok değişimi hayatlarımıza sokmuştur. Okullar eğitim öğretime ara vermiş ve uzaktan eğitime geçilmiştir. İnternet kullanımı ve teknolojiye olan ihtiyaç daha da artmıştır. Dışarıda olmanın tehlikeli olduğu bu dönemde, bireyler evinde zaman geçirmeye aynı zamanda işlerini evlerinden yürütmeye çalışmışlardır. İnsanlar içinde bulundukları bu yeni duruma adapte olabilme sürecinde zorluklar çekmektedirler. Çalışan kadın öğretmenlerin uzaktan eğitim süreci ile işlerini evlerinde devam ettirmeleri yaşadıkları özel alan ile çalıştıkları kamusal alanın birbirine girerek aralarındaki farkın silikleşmesi süreci incelenmiştir. Toplumsal cinsiyet rolleri ele alındığında ataerkil toplumun kadın üzerindeki baskıları ve zorlayıcı olması da araştırmada ele alınmıştır. Araştırmada nitel araştırma yönteminin temellendirilmiş kuramın açık kodlama aşaması ve bir diğer nitel araştırma yönteminin yaklaşamlarından biri olan etnografik araştırma benimsenerek derinlemesine mülakat tekniği ile 26 çalışan kadın öğretmen ile görüşmeler yapılmıştır. Kuramsal çerçevede Goffman'ın dramaturji yaklaşımı ele alınarak çalışma kapsamında çalışan kadın öğretmenlerin pandemi süreci boyunca yaşadıkları sorunlar iş hayatı, aile hayatı ve sosyal hayat olmak üzere üç ana tema altında incelenmiştir. İzolasyon ve karantina süreci devam ederken minimum düzeye inen sosyal iletişim alanlarının farklılaşması ve insanların sosyallikten pandemi nedeni ile uzaklaşmaları tespit edilmiştir. Aynı zamanda öğretmenlerin mesleklerine karşı yabancılaşma yaşadıkları görülmüştür. Daha rahat bir çalışma ortamı sunacağı düşünülen evden çalışma yönteminin kadınlar için daha zorlu bir sürece dönüştüğü pandemi sürecinin bireylerde kaygı ve korku düzeyini artırdığı ve hijyene verilen önemin arttığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Annelik, Covid-19, Çalışan Kadın, Home Office, Kadın, Kamusal Alan- Özel Alan, Öğretmenlik, Pandemi, Toplumsal Cinsiyet Rolleri.

COVID 19Evde çalışmaKadın sorunları+7
Ferhat Kaya
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Özel okullardaki psikolojik sözleşme ihlalleri

Bu araştırmanın amacı, özel okullarda çalışan öğretmenlerin karşılaştıkları psikolojik sözleşme ihlalleri ve bunun çalışana ve kuruma yansımalarını incelemektir. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı (yargısal) örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Katılımcılar farklı okullarda görev alan 5 müdür yardımcısı, 3 zümre başkanı 10 öğretmenden oluşmaktadır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Görüşmelerin beşi online (zoom), diğerleri ise yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma için bireysel görüşmelere ek olarak Bahçeşehir Üniversitesi'nde bir yüksek lisans dersinde seçilmiş 10 kişi ile odak grup görüşmesi yapılmıştır. Araştırmanın geçerlilik ve güvenirlilik çalışmaları için Miles ve Huberman (1994) nitel araştırma protokolü (görüşme notları, görüşme dökümü, uzun süreli etkileşim, katılımcı teyidi, uzman teyidi vs.) takip edilmiştir. Veriler içerik analiz yöntemi ile incelenmiş ve bulgular tablolaştırılarak katılımcı yanıtlarından alıntıların eşlik ettiği kategoriler altında sunulmuştur. Birinci araştırma sorusu için bulgular üç kategori altında toplanmış ve maddi beklentiler, duygusal beklentiler, kurumsallık başlıkları altında sunulmuştur. İkinci araştırma sorusu için bulgular üç kategori altında toplanmış ve iş-yaşam dengesi ihlali, mesleki alan ihlali ve profesyonellik ihlali başlıkları altında sunulmuştur. Üçüncü araştırma sorusu için bulgular dört kategori altında toplanmış ve psikolojik sözleşme ihlallerinin öğretmene, öğrenciye, veliye ve sektöre yansımaları başlıkları altında sunulmuştur. Özel okullarda çalışan öğretmenlerin karşılaştığı psikolojik sözleşme ihlallerinin öğretmenlerin kurumdan bekledikleri maddi beklentiler, duygusal beklentiler ve kurumsallıkla ilgili beklentiler ile gerçekte karşılaştıklarının farklı olmasından kaynaklandığı, bahsedilen beklentiler ile gerçeklerin birbiriyle örtüşmemesinden kaynaklandığı görülmüştür. Söz konusu psikolojik sözleşme ihlallerinin kuruma güvensizlik ve yüksek oranda öğretmen sirkülasyonu ile neticelendiği tespit edilmiştir.

Psikolojik sözleşmePsikolojik sözleşme ihlali algısıÖzel okullar+2
Melike Değer
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin yaşadıkları problemler

Öğretmen, eğitim sisteminin en önemli aktörlerinden biridir. Eğitim-öğretim faaliyetlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için, her şeyden önce, etkili hizmet üreten öğretmenlere ihtiyaç vardır. Öğretmenlerin etkili hizmet üretebilmesi içinse, iş ve çalışma koşulları elverişli olmalıdır. Türkiye'de özel öğretim kurumlarının çoğalması, uzun yıllardır, kamu politikaları aracılığıyla teşvik edilmekte ve bu politikaların sonucu olarak özel öğretim kurumu ve özel öğretim öğretmeni sayıları artmaktadır. Özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenler, iş ve kariyer güvencesi, statü, ücret, çalışma iklimi gibi çeşitli nedenlerle önemli problemler yaşamaktadır. Bu araştırmanın amacı, özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin yaşadıkları problemleri, bu okullarda görev yapan öğretmenlerin görüşlerine dayalı olarak, belirlemek ve çözümlemektir. Çalışma, durum çalışması deseninde nitel bir araştırmadır. Araştırmada veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak toplanmış ve içerik olarak analiz edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu özel öğretim kurumlarının okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan ve amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen 15 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında, araştırma bulgularına dayalı olarak, öğretmenlerin, maddi ve manevi anlamda farklı nedenlerle, özel öğretim kurumlarında görev yaptıkları, devlet kurumlarında görev yapan öğretmenlere göre çeşitli dezavantajlara sahip oldukları; ücret ve ekonomik haklar, iş güvencesi, çalışma iklimi ve koşulları, okul idaresi ve veliler ile ilişkiler konularında problemler yaşadıkları sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarına dayalı olarak, özel öğretim kurumu öğretmenlerinin yaşadıkları problemlerin çözümü için, devletin düzenleyici ve denetleyici olarak sorumluluk üstlenmesi; bu açıdan özel öğretim kurumu öğretmenlerinin, iş ve çalışma koşullarını, iş güvencelerini, statülerini ve ücretlerini düzeltmek ve geliştirmek üzere yasal düzenlemeler yapması ve uygulamaları kamusal mekanizmalar aracılığıyla etkili bir biçimde denetlemesi önerilmiştir.

Yeni kamu yönetimiÖzel okullarÖğretmen sorunları+1
Tuğçe Sinem Doğan
Ankara University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlk okuma yazma öğretiminde karşılaşılan sorunların değerlendirilmesi

Sınıf öğretmenlerinin ilk okuma yazmada karşılaştıkları sorunların araştırıldığı bu çalışmada Denizli ilinde 2022-2023 eğitim yılında 1. sınıf okutan sınıf öğretmenlerinin görüşleri araştırılmıştır. Araştırma betimsel tarama modelinde karma yöntem ve zenginleştirilmiş desendedir. Nicel verilerin toplanmasında Ülkeroğlu (2022) tarafından geliştirilen "Öğretmenlerin İlk Okuma Yazma Öğretiminde Yaşadığı Sorunlara İlişkin Algıları Ölçeği (İYS)" kullanılırken nitel veriler araştırmacı tarafından uzman görüş alınarak oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmada nicel veriler 163 öğretmenden toplanırken nitel veriler 13 sınıf öğretmeninden toplanmıştır. Alt boyutlar ve genel olarak ölçek verilerinin Cronbach's Alpha değerlerinin ,809 ile ,899 arasında olduğu ve verilerin güvenirlik düzeyinin yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Araştırmada öğretmenlerin ilk okuma ve yazmada yaşadıkları sorunların başında "Öğrencinin teknolojik araç gereçlere ilgisinin yüksek olmasının dikkat dağınıklığına neden olması" sorununu yaşadıklarını belirttikleri görülmüştür. Bunu "Öğrencinin çabuk sıkılması" izlerken en az yaşadıkları sorun ise "Ailelerin gerekli malzemeleri temin etmemeleri" olmuştur. Öğretmenlerin ilk okuma ve yazmada yaşadıkları sorunların alt boyutlar ve genel olarak en yüksek sorunun aile boyutunda yaşandığı görülmüştür. Bunu öğrenme boyutu ve öğretmen süreci boyutları izlemiştir. Genel ortalamanın ise katılıyorum düzeyinde olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin ilk okuma yazmada karşılaştıkları sorunların görev yaptıkları okulun sosyo-ekonomik düzeyi, cinsiyet ve mezuniyet düzeyi değişkenlerine göre farklılık göstermediği görülürken yaş, kıdem ve sınıfında sığınmacı öğrenci olma değişkenlerine göre farklılık göstermiştir. Sınıf öğretmenlerinin ilk okuma yazmada karşılaştıkları sorunların aile boyutunda yaşa göre 41 yaş ve üzerindeki öğretmenler ailelerle daha yüksek düzeyde sorun yaşamaktadır. Öğretmenlerin ilk okuma yazmada karşılaştıkları sorunların öğretmenlerin kıdemlerine göre aile boyutunda kıdemi 1-10 yıl olan öğretmenlerle kıdemi 16 yıl ve üstünde olanlar öğretmenler arasında 16 yıl ve üzerindeki öğretmenler lehine yüksek olarak anlamlı farklılık görülmüştür. Öğretmenlerin ilk okuma yazmada öğretmenlerin sınıflarında sığınmacı öğrenci bulunup bulunmaması durumuna göre öğrenme ve genel olarak ise okuma yazmada sınıflarında sığınmacı öğrenci bulunan öğretmenlerin sığınmacı öğrenci olmayanlara göre daha fazla sorun yaşadıkları görülmektedir. İlk okuma yazmada hazırlık aşamasında yaşanan sorunların başında okulöncesi eğitim alamama ön plana çıkmıştır. Bunu psiko-motor yetersizlikler izlerken en az ise öğrenci ilgisizliği sorunudur. Öğrenciden kaynaklanan sorunlardan en fazla görüleni öğrenci ilgisizliği ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite olarak ön plana çıkmıştır. Bunu hazırbulunuşluğu kazanmama izlerken en az ise uyum sorunları olmuştur. Ebeveynden kaynaklı sorunların başında yanlış tutum ve davranışlar ön plana çıkmıştır. Bunu veli ilgisizliği ve gereksiz müdahale sorunları izlemiştir. Öğretim ortamından kaynaklanan sorunların başında materyal eksikliği olarak ön plana çıkarken sınıfların kalabalık olması, yabancı öğrenciler ve uygun olmayan ortam sorunları bunu izlemiştir. Sığınmacı öğrencilerle ilgili sorunların başında dil-iletişim sorunu en çok vurgulanan sorun iken ilgisizlik ve devamsızlık sorunları bunu izlemiştir. COVID-19 etkilerine ilişkin olumlu ve olumsuz yargılar birbirine yakın olmakla birlikte etkisinin olmadığı yönünde görüş bildiren sayısı daha fazladır. İlk okuma yazmada karşılaşılan başka sorunlar; veli işbirliğinin yetersizliği, teknolojiyi fazla kullanmanın zararları, ders kitaplarının içeriklerinin yetersizliği ve yabancı öğrenci sorunu olarak ifade edilmektedir. İlk okuma yazmada karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik önerilerin başında veli-öğretmen işbirliğinin sağlanması gelmektedir. Önerilere ilişkin katılım sayıları birbirine çok yakın olmakla birlikte bunu okulöncesi eğitimin zorunlu olması, hazırbulunuşluk düzeylerinin arttırılması ve velilerin bilinçlendirilmesi önerileri bunu izlemektedir. Nicel verilerin bulgularıyla nitel verilerin bulgularının büyük oranda benzer olduğu ve ilk okuma yazmada yaşanan sorunların benzer olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Öğretmen, ilk okuma yazma, sığınmacı, öğrenci, ebeveyn

Okuma-yazmaOkuma-yazma öğretimiSığınmacı+5
Hatice Özen
Pamukkale University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir ilinde otistik çocuklarla çalışan özel eğitim öğretmenlerinin yaşadıkları sorunlar ve sorunların çözümüne ilişkin görüşleri

Bu arastırmanın amacı, Eskisehir ilinde bulunan otistik çocuklarla çalısan özel egitim ögretmenlerinin; (a) otistik çocukların özellikleri, (b) otistik çocuklarla çalısırken yasadıkları sorunlar ve (c) yasadıkları sorunların çözümüne yönelik yaptıkları çalısmalarla ilgili görüs ve önerilerini almaktır. Niteliksel olarak desenlenmis bu arastırmada, Eskisehir'de farklı kurumlarda çalısan ve gönüllü olarak arastırmaya katılan 16 ögretmenle yarı-yapılandırılmıs görüsmeler gerçeklestirilmistir. Yapılan görüsmeler için önceden görüsme formu hazırlanmıstır. Ögretmenlerin tümü ile ayrı ayrı uygun oldukları gün, saat ve yerde görüsmeler gerçeklestirilmis ve görüsmeler ses kayıt cihazı ile kaydedilmistir. Daha sonra dökümleri yapılan görüsmeler, betimsel olarak analiz edilerek bulgular sayısallastırılmıs ve niceliksel olarak sunulmustur. Arastırmanın sonucunda elde edilen bulgularda, ögretmenlerin hiçbirinin otistik çocukların egitimine yönelik ders almadıgını ve bir kısmının otistik çocukların egitimine yönelik seminer ya da hizmet içi egitimlere katıldıklarını belirttikleri ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, ögretmenlerin otistik çocukların en belirgin davranıssal özelliklerine iliskin çesitli görüsleri oldugu belirlenmistir. Ögretmenler otistik çocuklara yönelik sınıf ortamında yaptıkları düzenlemelere, otistik çocuklarla sınıfta gerçeklestirdikleri etkinlikler sırasında kullandıkları ögretim yöntemlerine, yöntemlerin etkililigine ve ögretimini yaptıkları becerilerin ve kavramların günlük yasamda islevsel olarak kullanımına yönelik yaptıkları çalısmalara iliskin birbirinden farklı görüsler belirtmislerdir. Bunlara ek olarak, ögretmenlerin büyük çogunlugu yeni kaynaklarda yer alan yöntemler hakkında bilgi edinmek istediklerini ve ayrıca, destek hizmetlere gereksinimleri oldugunu da belirtmislerdir. Arastırma kapsamında elde edilen bulgular, ögretmenlerin otistik çocuklarla çalısmalarına iliskin çesitli önerilerin gelistirilmesini saglamıstır. Öneriler arasında en fazla göze çarpanı, ögretmen yetistiren programlarda otistik çocuklara uygulanılabilecek yöntemlere iliskin derslere yer verilmesidir. Ayrıca, otistik çocukların ailelerine yardımcı olabilecek destek hizmet verilmesi ve bu hizmetlerin degerlendirilmesi de öneriler arasında yer almaktadır.

Engelli çocuklarEskişehirMesleki yeterlilik+5
Banu Kodal
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar öğretmenlerinin meslek yaşamlarında karşılaştıkları sorunlar: Eskişehir ili örneği

Günümüz bilgi toplumu teknolojiyi en iyi sekilde kullanmayı, teknolojiden en verimli sekilde yararlanmayı gerekli kılmaktadır. Bu da toplumsal gelisimi saglayacak bireylerin teknolojiyi en iyi sekilde ögrenmesini gerektirmektedir. Türkiye'de de bilgi toplumunun simgesi olan bilgisayara dayalı bilgi ve iletisim teknolojilerinin her alanda kullanımının yaygınlasması sonucu, okullarda alana yönelik egitim verilmesi gereksinimi dogmustur. Teknolojiyi anlayan ve kullanan bireylerin yetistirilebilmesinde ise ögretmenlerin bu alandaki yeterlilikleri önemlidir. Bu nedenle, egitim sistemimizde bilgisayar kullanımının ögretilmesi büyük önem tasımaktadır. Okullarda teknolojinin dolayısıyla bilgisayar kullanımının ögretilmesinde temel görev ögretmenlere özellikle bilgisayar ögretmenlerine düsmektedir. Bu yüzden, bilgisayar ögretmenlerinin egitim sistemi içindeki yerleri oldukça önemlidir. Bu arastırmanın amacı, ilkögretim ve liselerde çalısan bilgisayar ögretmenlerinin meslek yasamlarında karsılastıkları sorunların belirlenmesidir. Bu amaçla bilgisayar ögretmenlerinin ögretim, yönetim, teknik ve kisisel alanlarda karsılastıkları sorunlar belirlenmis ve bu sorunlar çesitli degiskenlere göre incelenmistir. Arastırmanın verileri, 2005?2006 ögretim yılında Eskisehir il merkezinde ve ilçelerinde çalısan 78 bilgisayar ögretmeninden arastırmacı tarafından hazırlanan anket aracılıgıyla toplanmıstır. Arastırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 10.0 (Statistical Package for the Social Sciences) programı kullanılmıstır. Verilerin çözümlemesinde istatistiksel teknik olarak ikili küme karsılastırmalarında Bagımsız Gruplar t-testi(Tek Örneklem t-testi)'nden, ikiden çok küme karsılastırmalarında ise, Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way Anova)'nden yararlanılmıstır. Uygulanan varyans analizi sonucunda elde edilen ?F? test istatistiginin anlamlı bulunması durumunda farklılıgın hangi gruptan kaynaklandıgını belirlemek amacıyla Tukey HSD (Tukey's Honestly Significant Difference Test) testi uygulanmıstır. Arastırmada yapılan istatistiksel çözümlemelerde anlamlılık düzeyi .05 olarak benimsenmistir. Arastırmadan elde edilen bulgulara göre, bilgisayar ögretmenlerinin ögretim, yönetim, teknik ve kisisel alanlarda yasadıkları sorunların cinsiyet, çalısılan okul türü ve kadro durumuna göre farklılık göstermedigi saptanmıstır. Bilgisayar ögretmenlerinin en çok teknik alanda, en az ise kisisel alanda sorun yasadıkları belirlenmistir. Bunun yanı sıra bilgisayar ögretmenlerinin teknik alanda yasadıkları sorunların hizmet yılına göre degistigi ve ögretim, teknik alanlarında yasadıkları sorunların ise mezun olunan fakülteye göre farklılık gösterdigi saptanmıstır.

Bilgisayar öğretimiMesleki sorunlarÖğretmen sorunları+1
Pınar Özoğul
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Neoliberal eğitim düzeninde prekarya pedagojileri ve simgesel şiddet: Durum çalışması

Amaç: Bu araştırmanın temel amacı, neoliberal ilkelerin eğitim alanındaki yansımalarını ve bu yansımaların bir sonucu olarak şekillenen "prekarya pedagojileri" olgusunu merkeze alarak, kamu ve özel okullarda farklı istihdam statülerinde görev yapan öğretmenlerin prekarizasyon süreçlerini nasıl deneyimlediklerini ortaya koymaktır. Çalışmada bu deneyimlerin simgesel şiddet mekanizmalarıyla nasıl ilişkili olduğu, hangi yollarla içselleştirilip meşrulaştırıldığı ve öğretmenlerin buna karşı geliştirdikleri direniş stratejileri incelenmekte, ayrıca istihdam politikalarının güçlendirilmesine yönelik öneriler geliştirilmektedir. Yöntem: Araştırma, nitel durum çalışması deseniyle yürütülmüştür. Çalışma grubunu, İzmir'in Gaziemir ilçesinde kamu okullarında (kadrolu, sözleşmeli, ücretli) ve özel okullarda görev yapan toplam 18 öğretmen oluşturmaktadır. Katılımcılar, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesiyle seçilmiştir. Veri toplama sürecinde yarı yapılandırılmış görüşmeler kullanılmış, görüşmeler ortalama 50 dakika sürmüş ve ses kayıtları deşifre edilerek alan notlarıyla desteklenmiştir. Verilerin analizinde tümevarımsal içerik analizi ile Gömülü Teori kodlama süreçleri (açık, eksenel ve seçici kodlama) izlenmiş, temalar veriden türetilmiş ve bulgular kuramsal çerçeveyle ilişkilendirilmiştir. Bulgular: Araştırmadan elde edilen bulgular, öğretmen deneyimlerini üç ana boyutta toplamıştır: Neoliberalizm, prekarya ve simgesel şiddet. Neoliberalizm boyutunda (1) eğitimde fırsat eşitsizlikleri, (2) rekabetin okul-toplum ilişkilerine etkileri, (3) özel okullaşmanın yayılmacı yapısı ve yapısal sorunları, (4) müfredatın piyasa temelli (neoliberalizm) kodlarla biçimlenmesi, (5) kaynak dağılımındaki yapılandırılmış yoksunluklar (eşitsizlikler) ve (6) öğretmen performansı ve değerlendirme sistemleri öne çıkmıştır. Prekarya boyutunda (1) iş güvencesi eksikliği ve belirsizlikler, (2) ağırlaşan çalışma koşulları ve mesleki yük, (3) ekonomik zorluklar ve sosyal hak kayıpları, (4) öğretmenlik kariyer basamakları ve mesleki gelişim algısı belirginleşmiştir. Simgesel şiddet boyutunda ise (1) politik-idari baskılar, (2) denetimin simgesel niteliği, (3) karar alma süreçlerinden dışlanma, (4) tanınma ve gelişim fırsatlarında alan eşitsizliği ile (5) alan içindeki otorite ve simgesel egemenlik ilişkilerinin yeniden dağılımı ortaya konmuştur. Sonuç ve Öneriler: Çalışmanın sonuçları, üç boyutta birbirini besleyen bir yapıyı göstermektedir. Neoliberalizm boyutunda; eğitim kamusal haktan satın alınabilir "hizmet/meta"ya indirgenmiş, gelir ve mekânsal ayrışma fırsat eşitsizliğini derinleştirmiş, bağış/aidat temelli finansman erişimde kırılmalar üretmiştir. Kamu kaynak tahsisi, nesnel gereksinim yerine politik etkiyle şekillenmiş, teşvikler/dönüşümler okulları pazar mantığına itmiş, veli "müşteri", okul "sağlayıcı"ya indirgenmiş, topluluk dayanışması zayıflamıştır. Özel okullaşma, ticarileşmeyi derinleştirip "gösteri" rekabetiyle eşitsizliği yeniden üretmiş, kamusal görevin piyasaya devri kabul edilemez bulunmuştur. Müfredat, sınav-piyasa uyumu ekseninde daralmış, temsil sorunları ve klişeler güçlenmiştir. Kaynak dağılımı, donanımsal yetersizlik ve işletme giderlerinin okul topluluklarına yüklenmesiyle bölgesel-yapısal "kaynak kıtlığı" yaratmıştır. Nicel çıktı merkezli performans-değerlendirme rejimi, öğretmenliği "teknik" işe indirgemiş, mesleki sermayeyi verimlilik-müşteri memnuniyeti ile yeniden tanımlamış, süreç sahada "piyasa odaklı" ve çoğu zaman güvenden yoksun algılanmıştır. Prekarya boyutunda; sözleşmeli/ücretli/kadrolu ayrışması statü ve aidiyeti aşındırmış, kariyer/yaşam planlamasında belirsizlik üretmiş, esnek istihdam ve performans rejimi güvencesizliği kurumsallaştırmıştır. Rekabet ve hesap verebilirlik görünmeyen emeği ve gözetimi artırmış, teknisyenleşmeyi hızlandırmıştır. Finansal ayrımcılık, ücret/hak ayrışmasını ve ek iş baskısını beslemiştir. Kariyer basamakları performans hiyerarşileriyle birleşince de-profesyonelleşme artmış, gelişim "yarış"a bağlanarak özerklik sınırlanmıştır. Simgesel şiddet boyutunda; politika-idari alan, alan/habitus üzerinden özerkliği sınırlandırmış, meşruiyet "yukarıdan" kurulmuştur. Gözetim- performans kültürü, görünmez fakat sürekli uygunluk baskısı üretmiş, değerlendirmeler "keyfî/güvenilmez" algılanmıştır. Öğretmenler karar mekanizmalarından dışlanmış, bu dışlanma otoriteyi zayıflatmıştır. Tanınma ve gelişim fırsatlarında adaletsizlik sürmüş, performans rejimi statü farklarını katılaştırmıştır. Aile habitusu ve piyasa mantığı, öğretmen otoritesinin toplumsal meşruiyetini aşındırmış, bilgi akışı ve pedagojik kararlar pazar göstergelerine hiyerarşik biçimde bağlanmıştır. Araştırmanın önerileri üç düzlemde toplanmaktadır. Politika bağlamında, eğitime kamu finansmanı yasal güvenceye alınmalı, GSYH'nin en az %6'sı eğitime ayrılmalı, özel okullardaki öğretmen hakları düzenlenmeli, kamuda sözleşmeli/ücretli istihdam kaldırılarak kadrolu ve güvenceli yapı tesis edilmelidir. Okul bağlamında, statülerinden bağımsız tüm öğretmenler eşit paydaş olarak karar ve görev dağılımına dâhil edilmelidir. Öğretmen-sendika bağlamında, istihdam türünden bağımsız kapsayıcı örgütlenme dili ve dayanışma mekanizmaları güçlendirilmelidir. Anahtar kelimeler: Neoliberal eğitim politikaları, Prekarya, Güvencesizlik, Simgesel şiddet, Öğretmenlik Meslek Kanunu, Öğretmenlik mesleği, Öğretmen

Neo-liberalizmSembolik şiddetToplumsal sınıf+7
Orbay Başaran
Eskişehir Osmangazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Challenges faced by english language teachers in teaching English to young learners in public primary schools

Knowing English has gained great significance since it is the lingua franca for global communication. Consequently, many countries introduced Teaching English to Young Learners in their primary curriculum to raise people with English competency. Owing to this decision many problems came out globally. The purpose of this study is to find out challenges faced by public primary school English teachers in Teaching English to Young Learners in a certain district of Istanbul from English teachers' and administrators' perspectives and encourages stakeholders involved that setting to suggest solutions to overcome the problems. As for the purpose of this study qualitative research design was implemented. The data was collected through open-ended questionnaire and semi-structured focus group interviews. Data was collected from 45 English teachers and 53 administrators from all 21 schools in that district. Results showed that challenges of English teachers are mainly about five themes: institutional, instructional, teacher-related, learner-related, and community-related challenges. Participants provided many applicable solutions to the problems. Moreover, the study proposed guiding implications. To illustrate, it provided evidence to the urgent need for training of primary school English teachers on TEYL in the certain context. It is found that the number of hours students are exposed to language should be improved, infrastructure at schools should be checked regularly, textbooks provided by the Ministry of National Education should be revised and include interesting, entertaining, hands-on activities to be used with young learners and TEYL curriculum should be applicable and simple. Besides, parents- school cooperation should be strengthened. Decisions, policy changes and adaptations on education should not be made suddenly without conducting the necessary actions to guarantee the effective implementations in classrooms. It is strongly recommended that the communication between administrators and teachers should be improved so that problems faced by teachers can be conveyed to upper management in order to solve them in communication with teachers. Key Words: Teaching English to Young Learners, challenges of teachers

Language teachingEducation problemsForeign language+5
Pervin Keskin
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Zorunlu yer değiştirmiş öğretmenlerin yaşadıkları sorunların belirlenmesi

Bu çalışma, öğretmenlerin zorunlu yer değiştirme (sürgün) sonucu yaşadığı sorunların belirlenmesi, kavramsal ve kuramsal çerçevede incelenerek ilgili literatürün taranması yoluyla gerçekleştirilmiştir. Günümüzde araştırmacılar tarafından incelenmeyen bir konu olan zorunlu yer değiştirme, öğretmenin psikolojisi, sosyal çevresi, özel yaşamı, öğretmenlik mesleğine bakışı üzerine yapılan bir araştırmadır. Okuldaki çalışma ortamının huzurlu ve verimin yüksek olmasında, okul yöneticisinin sahip olduğu niteliklerin belirleyici rol oynadığı birçok araştırmacı tarafından belirlenmiştir. Ayrıca ciddi olumsuz sonuçlar doğuran zorunlu yer değiştirmenin, nedenlerinin belirlenmesi ve önlemlerin alınması; sürgünlerde (zorunlu yer değiştirmede) okul yöneticisinin tutum ve davranışının sürece etkisi; bu araştırmaya ışık tutacaktır. Bu araştırmamda mobbingin tanımına, uygulayıcı ve mağdurlarının özelliklerine, mobbing ile başa çıkma yollarına, mobbingin "stres, özel yaşam, çalışma kalitesi" ne etkilerine değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Psikolojik şiddet, mobbing, psikolojik taciz, iş travması, iş stresi, işyerinde psikolojik yıldırma, iş yerinde duygusal taciz, psikolojik terör

MobbingRotasyonSürgün+4
Feride Sançmış
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Kaynaştırma öğrencisi olan ilköğretim öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimine ilişkin yaşadıkları sorunlar(Beykoz ilçesi örneği)

İlköğretim yıllarında kaynaştırma öğrencisi olan çocukların okulda geçirdikleri süre hayatlarının büyük bir kısmını kapsar. Bu yüzden okul ortamında aldığı eğitim davranışlarının olumlu yönde gelişmesinde çok önemli bir yer tutar. Böyle durumlarda sınıfında kaynaştırma öğrencisi olan öğretmenlerin sorunları tespit edip bu sorunların önlenmesini ya da en aza indirgenmesini sağlaması kaynaştırma öğrencilerinin başarısını arttıran en önemli unsurlardan biridir. Konuyla ilgili olarak bu araştırma; kaynaştırma öğrencisi olan sınıf öğretmenlerinin sorunlarının bilimsel araştırma yoluyla tespit edilip veri toplanması amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, İstanbul İli Beykoz İlçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilköğretim okullarında görev yapan 206 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında veri toplamak amacıyla iki bölümden oluşan bir anket kullanılmıştır. Anketin birinci bölümünde, çalışmaya katılan öğretmenlerin demografik bilgileri araştırılmış, ikinci bölümde ise rehberlik çalışmaları, BEP planları, sınıf araç gereçleri ve okulun fiziki durumuyla kaynaştırma öğrencilerinin eğitim durumuna ilişkin öğretmen görüşleri sorulmuştur. Araştırmanın sonucunda; "Sınıfında kaynaştırma öğrencisi olan sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları problemlerle" ilgili olarak genelde olumsuzluklar olduğu ortaya çıkmıştır. Bu olumsuzluklar; okulun fiziksel yapısının yetersizliği, sınıfların kalabalıklığı ve kaynaştırma öğrencilerinin sınıflara eşit olarak dağıtılmaması, BEP planının yapılmaması ya da öğretmenin BEP planı hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması, hizmetiçi eğitimin yetersizliği, rehberlik çalışmaları ve okuldaki kaynaştırma eğitimi için yapılması gereken diğer çalışmaların eksik olması, ailelerle gerekli iletişim halinde olunmaması ve ailelerin çocukları hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması, okulda kaynaştırma eğitimi için gerekli olan çalışmaların tam olarak yapılmaması ve okul idarecilerinin gerekli kolaylığı ve donanımı sağlayamaması şeklindedir.

Kaynaştırma eğitimiSınıf öğretmenleriÖğretmen sorunları+2
Neslihan Güzel
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Kız teknik ve meslek liselerinde görev yapan öğretmenlerin kulüp çalışmalarına yönelik tutumları ve bu çalışmalarda karşılaşılan sorunların incelenmesi (Kartal ilçesi örneği)

Bu araştırma, Kız Teknik ve Meslek Liselerinde görev yapan öğretmenlerin kulüp çalışmalarına yönelik tutumlarının ve bu çalışmalarda karşılaşılan sorunların incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu araştırmanın evrenini, 2013–2014 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Kartal ilçesinde bulunan Kız Teknik ve Meslek liselerinde görev yapan, 330 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada evrenin tamamına ulaşılmaya çalışıldığından örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Evrende bulunan 5 adet Kız Teknik ve Meslek Lisesinin tümüne gidilerek 330 öğretmenin tamamına ulaşılmış, 290 öğretmen uygulamaya katılmış, bunların arasından 19 kişinin formları, yarım bıraktıkları için elenmiş ve analizler 271 kişi üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplamak amacıyla "Kişisel Bilgi Formu" ve "Eğitsel Kulüp Çalışmalarına İlişkin Öğretmen Tutumları Ölçeği (Kılıçarslan, 2009)" kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler kodlanarak bilgisayar ortamında SPSS paket programı yardımıyla çözümlenmiştir. Ölçeğin birinci bölümüyle ilgili verilere ilişkin frekans ve yüzde dağılımı alınmış, öğrencilerin tutumlarının ve algılamalarının belirlenmesine yönelik olarak aritmetik ortalama ve standart sapma, tutumlar arasında farklılığı ortaya koyabilmek için ikili karşılaştırmalarda "t" testi, ikiden fazla değişken gruplarının karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Görüşler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı α = 0.05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır; Öğretmenlerin eğitsel kulüp çalışmalarına ilişkin tutumlarının cinsiyet değişkenine göre grupların aritmetik ortalamaları arasındaki farklılık sosyal katkı ve işlevsellik kaybı alt boyutlarında anlamlı bulunmazken, öğretmen istekliliği, öğrenci katılımı ve toplam ölçekte kadınlar lehine anlamlı bulunmuştur. Yaşlarına, medeni durumlarına, öğrenim durumlarına, branşlarına, kıdemlerine, kulüplerde görev alma süresine ve okulun imkânlarına göre farklılık bulunmamıştır. Öğretmenlerin eğitsel kulüp çalışmalarına ilişkin tutumlarının çalışma süresine göre grupların aritmetik ortalamaları arasındaki farklılık sosyal katkı ve öğretmen istekliliği alt boyutlarında anlamlı bulunmazken işlevsellik kaybı, öğrenci katılımı ve toplam ölçekte anlamlı bulunmuştur. Söz konusu farklılığın okuldaki çalışma süreleri 1-2 yıl olanlarla 5 ve üzeri çalışma süresine sahip olan grup arasında, 5 ve üzeri olan grup lehine anlamlı bulunmuştur. Öğretmenlerin eğitsel kulüp çalışmalarına ilişkin tutumlarının görev aldığı kulüp sayısına göre grupların aritmetik ortalamaları arasındaki farklılık sosyal katkı ve öğretmen istekliliği alt boyutlarında anlamlı bulunmazken işlevsellik kaybı, öğrenci katılımı ve toplam ölçekte anlamlı bulunmuştur. Söz konusu farklılığın 1-2 kulüpte görev alanlarla 5 ve üzeri kulüpte görev alan grup arasında, 5 ve üzeri olan grup lehine anlamlı bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Sosyal kulüp, Tutum, Kulüp, Rekreasyon faaliyetleri, Eğitici kol

KulüplerMeslek liseleriSosyal kulüpler+5
Fatma Didin Gedik
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki sorunları

Bu araştırmada ilköğretim okullarında beden eğitimi öğretmenlerinin mesleki sorunları tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma; Giriş, İlgili Literatür, Yöntem, Bulgular ve Yorum ile Sonuç, Tartışma ve Öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadır.Araştırmanın evrenini İstanbul ili Pendik ve Maltepe ilçesi ilköğretim okullarında görev yapan beden eğitimi öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklemi ise Pendik ve Maltepe ve ilçelerinden random yöntemi ile seçilen 63 okuldan 152 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada, Kişisel Bilgi Formu ve araştırmacı tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde Independent Samples Test, Non-Paremetrik MannWhitney-U Testi, Non-Paremetrik Kruskal Wallis-H Testi tekniği kullanılmış ve değişkenler arasındaki ilişki tespit edilmeye çalışılmıştır.Araştırma ile beden eğitimi öğretmenin cinsiyetine göre, yaşına göre, medeni durumuna göre, gelir durumuna göre, görev yapılan okulun türüne göre, okulun sosyo ekonomik düzeyine göre ve okuldaki öğrenci sayısına göre farklılık var mı? Ayrıca beden eğitimi dersine karşı idarenin, velinin, öğrencilerin beden eğitimi dersine bakışını öğretmenin gözüyle sorun olarak algılanıp algılanmadığı karşılaştırmaları yapılmıştır.

Beden eğitimiMesleki sorunlarÖğretmen sorunları+3
Tuğrul Sarmısak
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır'daki ilköğretim öğretmenlerinin özyeterlik düzeyi ve yaşadıkları iletişim sorunları

Bu araştırmanın amacı, Diyarbakır'daki ilköğretim öğretmenlerinin özyeterlik düzeyi ve yaşadıkları iletişim sorunlarını incelemektir.Araştırmanın evrenini, Diyarbakır'da görev yapan ilköğretim öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklemde ise, 2009-2010 öğretim yılında, Diyarbakır'da görev yapan 300 öğretmen yer almıştır. Verilerin çözümlenmesinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, t-testi, ANOVA varyans analizi, Levene testi analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda şu sonuçlar elde edilmiştir:Diyarbakır ilinde görev yapan kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere nazaran etkili iletişim özyeterlik algıları anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Program geliştirme boyutunda ise erkek öğretmenlerin özyeterlik algıları kadın öğretmenlere nazaran yüksek bulunmuştur.Sınıf yönetimi algısı düzeyi lisansüstü mezunu olan İlköğretim öğretmenlerin ön lisans düzeyi öğretmenlere göre anlamlı olarak özyeterliği yüksek bulunmuştur. Mesleki yeterlik için lisansüstü mezunu olan İlköğretim öğretmenlerin lisans düzeyi öğretmenlere göre anlamlı olarak özyeterliği yüksek bulunmuştur.Araştırmada katılımcıların öğretmenlerin yaşanan iletişim sorunları incelendiğinde sorunların başlıcaları öğretmenlerin görevleri dışındaki işlerde çalıştırılması ve öğretmenlerin izin ve sevk taleplerine olumlu cevap verilmemesi olarak görülmüştür. Öğretmenlerin, sınıf içi öğretimden başka, okulda kurulması gereken ve sorumluluk gerektiren komisyon çalışmalarında görev almak istememeleri ve öğretmenlerin değişim ve gelişime açık olmamaları ise önemsiz olan sorunlardır. Kadın ve erkek öğretmenler arasında iletişim sorunlarına ilişkin anlamlı farklılığa rastlanmıştır. Farklılığın kaynağını incelediğimizde ise erkek katılımcıların bayanlara nazaran sorunların fazla olduğunu düşündükleri sonucuna varılmıştır. 1 - 5 yıl kıdeme sahip bireylerin 5-10 yıl kıdeme sahip bireylere nazaran müdür ? öğretmen ilişkilerinde sorunları yüksek olarak düşündükleri sonucuna varılmıştır. Aynı şekilde 15- 20 yıl kıdeme sahip bireyler 5-10 yıl kıdeme sahip bireylere göre iletişim sorunlarının yüksek olduğunu düşünmüşlerdir. Lisans mezunlarının yüksek lisans mezunlarına göre okul müdürü-öğretmen sorunlarını yüksek olduğu görüşünde oldukları sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Özyeterlik, İletişim Sorunları, İlköğretim, Öğretmen.

DiyarbakırMesleki yeterlilikÖz yeterlilik+6
Dilek Umaz
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Fen ve teknoloji öğretmenlerinin uygulama çalışmaları yaparken karşılaştıkları engeller

Bu araştırmada, ilköğretim okulları, 2. kademede görev yapan fen ve teknoloji öğretmenlerinin uygulama çalışmaları yaparken karşılaştıkları engeller; fiziki ortam yeterlilikleri ve yöneticiden kaynaklanan engeller bakımından belirlenmeye çalışılmaktadır.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma anketi; İstanbul ili, Anadolu yakasında yer alan 3 ilçede bulunan devlet ve özel okul olmak üzere toplam 60 ilköğretim okulunda uygulanmıştır. Anket, ilköğretim okullarının sadece 2. kademede görev yapan fen ve teknoloji öğretmenlerine uygulanmıştır. Ankete 117 fen ve teknoloji öğretmeni katılmıştır. Anket formu iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde fen ve teknoloji öğretmenlerinin cinsiyet, kıdem, mezun olunan okul, bulunduğu okuldaki çalışma süresi, görev yaptığı okul türü, haftalık ders saati, sınıftaki öğrenci sayısı, bulundukları okulda laboratuvar olup olmadığı ve laboratuvardan yararlanma durumları gibi kişisel ve bağımsız sorular bulunmaktadır. İkinci bölümde ise fiziki ortamın sorgulandığı 13 ve yöneticiden kaynaklanan engellerin sorgulandığı 14 soru bulunmaktadır.Bu çalışma 6 bölümden oluşmaktadır; bunlar, giriş, ilgili yayınlar, yöntem, bulgular, sonuçlar ve önerilerdir. Elde edilen verilerin istatistikî çözümlemelerinde p<0.05 düzeyinde anlamlı bulunan sonuçlar tablolarla gösterilmiş ve değerlendirilmiştir. Anlamlı bir farklılık göstermeyen gruplar araştırma dışı bırakılmıştır.

Eğitim sorunlarıFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+6
Gülşah Ülgener
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu ve özel okullarda çalışan beden eğitimi öğretmenlerinin karşılaştıkları sorunların araştırılması (Sarıyer ilçesi örneği)

Bu çalışmanın amacı İstanbul'da (Sarıyer İlçesi örneği) özel ve kamu okullarında görev yapan, Beden eğitimi öğretmenlerinin beden eğitimi ve spor dersinde yaşadıkları sorunları araştırmaktır.Çalışmanın evrenini İstanbul ili örneklemini ise Sarıyer İlçesindeki kamu okullarında çalışan toplam 69 beden eğitimi öğretmeni oluşturmaktadır.Çalışmada öğretmenlerin görüş ve beklentileri 52 sorudan oluşan bir anket ile araştırılmıştır.Araştırma sonuçları İstanbul'da (Sarıyer ilçesi) Özel ve kamu okullarında görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin çalıştıkları okullarda fiziksel şartlar, öğrenci mevcudu, konusunda sıkıntı yaşadıkları bu sıkıntıların kamu okullarında çalışan beden eğitimi öğretmenlerinde daha yoğun olarak görüldüğü tespit edilmiştir

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiDevlet okulları+5
Akın Hoşkilimci
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin tarih konularının öğretiminde kullandıkları öğrenci merkezli yöntemlerle ilgili karşılaştıkları sorunlar

Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Tarih Konularının Öğretiminde Kullandıkları Öğrenci Merkezli Yöntemlerle İlgili Karşılaştıkları Sorunlarİlköğretimde Sosyal Bilgiler ve T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük derslerinde 2005 yılından itibaren uygulanmaya başlayan öğretim programları ve ders kitapları öğrenci merkezli yöntemlerin uygulanmasını hedeflemektedir. Bu dersler bireyin toplumsal var oluşunu gerçekleştirmesine yardımcı olacak ve yaşam boyu sürecek bir eğitim planı şeklinde yapılandırılmıştır. Değişimle birlikte çağın gerektirdiği bilgi ve donanıma sahip, sosyal yaşamda etkin, sorumluluklarını bilen vatandaşlar yetiştirmek amaçlanmaktadır. Ayrıca öğrencilerin kendi örf ve âdetleri çerçevesinde kültürel yönden gelişmesi, sağlıklı ve mutlu bir birey olarak yetişmesi de ulaşılmak istenen hedefler arasında yer almaktadır.Bu araştırmada ilköğretim sosyal bilgiler öğretmenlerinin tarih konularının öğretiminde kullandıkları öğrenci merkezli yöntemlerle ilgili karşılaştıkları sorunlar incelemektedir. Araştırma deseni olarak nitel araştırma desenlerinden ?durum çalışması deseni? ve durum çalışması desenlerinden ?iç içe geçmiş çoklu durum deseni? kullanılmıştır. Araştırma, 2010?2011 öğretim yılında Çanakkale il merkezi, ilçeleri ve köylerinde bulunan 14 devlet okulunda görev yapan 18 Sosyal Bilgiler öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama tekniği olarak ?görüşme? ve ?gözlem? teknikleri kullanılmıştır.Araştırmanın amacı ilköğretim ikinci kademede görev yapan sosyal bilgiler öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler ve T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük derslerinde yer alan tarih konularının öğretiminde kullandıkları öğrenci merkezli öğretim yöntemleri uygularken karşılaştıkları zorlukları ve sorunları incelemektir.Araştırma bulguları ilköğretim ikinci kademe sosyal bilgiler öğretmenlerin Sosyal Bilgiler ve T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük derslerinde tarih konularını öğretirken daha çok geleneksel yöntemleri kullandıklarını göstermektedir. Öğretmenlere öğrenci merkezli yöntem ve teknikleri uygulamaları önerilse de, öğretmenler derslerinde çeşitli nedenlerden dolayı öğretmen merkezli yaklaşımlara daha fazla yer vermektedirler. Bu nedenler arasında sınıf mevcutlarının kalabalık olması, okul imkânlarının yetersiz olması, programdaki konulara ayrılan sürenin kısıtlı olması gibi maddeler yer almaktadır. Sosyal bilgiler öğretmenleri yöntem ve teknikleri kullanırken de ders kitaplarının gerekli bilgi ve görsel materyali barındırmaması, öğrencilerin beceri, ilgi ve motivasyon eksikliği gibi sorunlarla karşı karşıya gelmektedirler. Ayrıca öğretmenlerin yöntem ve teknikleri uygularken çok fazla problemle karşılaşması yöntem ve tekniklerin etkili bir şekilde uygulanmasını zorlaştırdığı araştırmanın bulguları arasındadır.Anahtar Kelimeler: Öğretim Yöntemleri, İlköğretim, Öğrenci Merkezli Öğrenme, Sosyal Bilgiler Öğretimi, Tarih Öğretimi.

Ortaokul öğretmenleriSosyal bilgiler öğretimiTarih öğretimi+6
Serkan Ünal
Çanakkale Onsekiz Mart University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Alan değişikliği yapan öğretmenlerin karşılaştıkları mesleki güçlükler

Alan Değişikliği Yapan Öğretmenlerin Karşılaştıkları Mesleki Güçlükler Son yıllarda eğitim alanında yaşanan değişiklikler, milli eğitimde öğretmen istihdamı ve farklı alanlarda öğretmenlerin dağılımı sorununu ön plana çıkarmaktadır. Öğretmenlik mesleği; belli bir alana yönelik formasyona sahip, mesleki ve teknik bilgi, sosyal beceri gibi nitelikleri alana göre değişen bir meslek olarak tanımlanabilir. Bu nedenle üniversitelerin eğitim fakültelerinde verilen eğitim, branşlara göre farklılık gösterebilmektedir. Öte yandan mezuniyet sonrasında alan değiştiren öğretmenler, hem üniversitede kendi alanlara yönelik aldıkları bilgilerin kullanma alanının daralması problemi ile karşılaşmakta, hem de geçiş yaptıkları yeni alanın niteliklerine yönelik, eksikliklerini tamamlama konusunda bir takım sıkıntılar çekmektedir. Bu çalışmada, Kütahya ilinde görev yapan ve alan değiştiren öğretmenlerin, karşılaştıkları mesleki güçlük alanlarının ve bu alanların derecelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, Kütahya ili sınırları içerisinde ki okullarda çalışan ve alan değiştiren 236 öğretmen üzerinde anket uygulaması yapılmıştır. Ankette öğretmenlere kişisel bilgi formu ve mesleki güçlükler anketi uygulanmıştır. Daha sonra öğretmenlerin alan değişikliğinden memnun olma, alan değişikliğini destekleme, alan değişikliğinden pişman olma ve eski alanına geri dönme isteğine göre güçlük puanları kıyaslanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre alan değişikliğinden memnun olmayan, alan değişikliğini desteklemeyen, alan değişikliği yaptığı için pişman olan ve eski alanına geri dönmek isteyen öğretmenlerin; alan değişikliğinden memnun olan, alan değişikliğini destekleyen, alan değiştirdiği için pişman olmayan ve eski alanına geri dönmek istemeyen öğretmenlere göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha fazla güçlükle karşılaştıkları görülmüştür (p<0,05). Araştırma sonuçlarına göre, alan değiştiren öğretmenlerin karşılaştığı güçlükler, öğretmenlerin alan değişikliğinden memnun olmamalarına neden olmaktadır. Bu durumun ise eğitimde kaliteyi düşürdüğü ifade edilebilir. Anahtar Kelimeler: Alan değişikliği; branş öğretmenliği; öğretmenlik.

Alan değişikliğiBranş öğretmenleriMesleki sorunlar+2
Yusuf Kemal Yalımkılınç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin sınıfta karşılaştığı disiplin sorunları ve bunlara çözüm bulma stratejileri

Okullarda sınıfın düzenini bozan, eğitimi aksatan her türlü davranış istenmeyen öğrenci davranışı olarak kabul edilmektedir. Bu davranışlar eğitim öğretim sürecini olumsuz yönde etkilemekte ve öğretmenlerin mesleki tatmin düzeyini düşürmektedir. Bu araştırma, ortaokulda görev yapan branş öğretmenlerinin sınıfta karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışlarının görülme sıklığını ve bu davranışlara karşı kullandıkları baş etme yöntemlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Bursa ili Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım ve Mudanya ilçelerindeki toplam 202 ortaokulda görev yapan 5853 ortaokul branş öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım ve Mudanya ilçelerindeki 20 ortaokul ve bu okullarda görev yapan 606 öğretmen oluşturmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak Şenkulak (2010) tarafından geliştirilen İngilizce öğretmenlerinin sınıf içinde karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışlarını ve bunlara karşı uyguladıkları stratejilerin öğretmen görüşleri ile belirlenmesi amacıyla hazırlanan anket, araştırmacıdan izin alınarak kullanılmıştır. Veri toplama aracı üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde öğretmenlerin kişisel, görev ve sınıf yönetimi eğitimi bilgilerinin sorulduğu 8 madde, ikinci bölümde sınıfta karşılaşılan disiplin problemlerinin görülme sıklığının sorulduğu 36 istenmeyen öğrenci davranışı, üçüncü bölümde istenmeyen öğrenci davranışlarına karşı kullanılan 31 çözüm bulma stratejisi bulunmaktadır. Ankette 5'li likert ölçeği kullanılmış, verilerin analizinde frekans (f) yüzde (%) istatistiki bilgileri kullanılmıştır. İstenmeyen öğrenci davranışları ile karşılaşma sıklığının, öğretmenlerin cinsiyet, kıdem, mezun olunan fakülte, branş, mesleki alan eğitimi, hizmet içi eğitime katılma durumu ve hizmet içi eğitim programına katılma zamanı değişkenlerine göre dağılımı ve öğretmenlerin istenmeyen öğrenci davranışları için uyguladıkları çözüm bulma stratejilerinin dağılımı gösterilmiştir. Araştırmanın sonucunda; istenmeyen öğrenci davranışlarının dağılımının öğretmenlerin cinsiyet, kıdem, mezun olunan fakülte, branş, mesleki alan eğitimi, hizmet içi eğitime katılma durumu ve hizmet içi eğitim programına katılma zamanı değişkenleri bakımından benzer olduğu görülmüştür. Ayrıca istenmeyen öğrenci davranışları karşısında öğretmenlerin en çok kullandığı çözüm bulma stratejisinin 'öğrenciyi derse katmaya çalışırım' olduğu görülmüştür.

Branş öğretmenleriDisiplinOrtaokul öğretmenleri+4
Elif Selli Güven
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2020
00

Related subjects