Special education teachers

78 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sınıfında özel gereksinimli öğrencisi olan okul öncesi öğretmenlerinin doğal öğretim sürecine ilişkin bakış açılarının incelenmesi

Özel gereksinimli öğrencilerin gereksinimleri doğrultusunda düzenlemelerin yapıldığı ve akranlarıyla bir arada olabilecekleri ortamlarda eğitim almaları en doğal haklarıdır. Kaynaştırma uygulamaları sırasında tüm çocukların gereksinimlerini karşılayabilecek öğretim programlarının kullanılması önerilenler arasındadır. Önerilen yaklaşımlardan biri Doğal Öğretim Süreci (DÖS)'dir. DÖS, özel gereksinimli veya risk grubunda yer alan küçük çocukların beceriler kazanmasına ve kazanılan becerileri pekiştirmesine olanaklar sunan, öğretimin çocuğun günlük doğal yaşantısı içinde (okul ortamı için rutin, etkinlik ve geçişler, ev ortamı ve diğer doğal ortamlar) sunulduğu öğretimsel bir süreçtir. Bu araştırmada, sınıfında özel gereksinimli öğrencisi olan okul öncesi öğretmenlerinin DÖS'e ilişkin bakış açılarını belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma verileri nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma kapsamında Eskişehir il merkezinde bulunan üç anasınıfı ve üç anaokulunda görev yapmakta olan 15 okul öncesi öğretmeni ile görüşme yapılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler tümevarım yoluyla analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, okul öncesi öğretmenlerinin DÖS'ün temel özellikleri arasında yer alan çocuğun liderliğini ve ilgisini izlemeye yönelik bir bakış açısına sahip olduklarını göstermektedir. Yapılan görüşmeler sonucunda okul öncesi öğretmenlerinin özel gereksinimli öğrencilerine yönelik öğretimsel amaç belirlemede ve Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı hazırlamakta güçlükler yaşadıkları bulgusuna ulaşılmıştır. Diğer yandan, okul öncesi öğretmenlerinin aileler ve uzmanlarla işbirliği yapma konusunda yetersizliklerinin olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular okul öncesi öğretmenlerinin DÖS'de kullanılan strateji ve teknikleri, çevresel düzenlemeleri, ipuçlarını kısmen kullandıkları; ancak, kullanılan strateji ve tekniklerin sistematik bir şekilde kullanılmadığını ve öğretmenlerin bu konular hakkında eğitim gereksinimlerinin olduğunu ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Doğal Öğretim Süreci, Özel Gereksinimli Öğrenci, Okul Öncesi Eğitim, Kaynaştırma Eğitimi

Kaynaştırma eğitimiOkul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenler+5
D. Merve Tuna
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Kaynaştırma ortamında eğitim alan ı̇şitme engelli öğrencilere destek özel eğitim hizmeti sunan eğitimciye yönelik mentörlük sürecinin ı̇ncelenmesi

Öğretmenlikte mesleki gelişim; öğretmenlerin bilgi, beceri, değer ve tutumlarının gelişimini destekleyen, etkili öğrenme ve öğretme ortamlarının gelişimini sağlayan bir süreçtir. Öğretmenlerin meslek yaşamı boyunca hızlı ve sürekli gelişen akademik ve teknolojik yeniliklere uyum sağlayabilmeleri için planlı ve sistematik olarak yürütülen mesleki gelişim çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Son yıllarda, bu ihtiyaçlar sonucu sürekli mesleki gelişim kavramının ortaya çıktığı ve bu doğrultuda farklı düzenlemelerin bulunduğu bilinmektedir. Bu düzenlemelerden biri öğretmenlere yönelik mentörlük hizmetidir. Bu doğrultuda, ülkemizde özel eğitim öğretmenlerinin kuramsal bilgilerini ve öğretmenlik uygulamalarını geliştirmeye yönelik sunulan mentörlük hizmetinin, eğitim uygulamalarının niteliğini arttıracağı düşünülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de kaynaştırma uygulamaları hızla yaygınlaşmaktadır. Bu araştırma sonuçlarının, destek özel eğitim hizmetlerinde çalışacak öğretmenlere sunulan mentörlük hizmeti uygulamalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu araştırmanın amacı, kaynaştırma ortamında eğitim alan işitme engelli öğrencilere destek özel eğitim hizmeti sunan eğitimcinin mesleki gelişimine yönelik mentörlük sürecinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, destek özel eğitim hizmeti sunan eğitimciye yönelik mentörlük sürecinin nasıl gerçekleştirildiğine, mentörlük sürecinin paydaşlara katkılarına ve sürece yönelik katılımcıların görüşlerine odaklanılmıştır. Araştırma, mentörlük sürecinin sistematik, yansıtıcı ve döngüsel bir bakış açısıyla incelenmesi amacıyla eylem araştırması şeklinde desenlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları mentör olarak araştırmacı, destek eğitim odası öğretmeni, genel eğitim okulunda ilkokul dördüncü sınıfa giden işitme engelli iki öğrenci, tez danışmanı, işitme engellilerin eğitimi alanında uzman üç öğretim üyesinden oluşan geçerlik komitesi üyeleri ve genel eğitim sınıf öğretmenidir. Araştırma verileri; öğretmenin destek özel eğitim hizmetlerine yönelik uygulamaları, mentör ve öğretmenin görüşme kayıtları, geçerlik komitesi toplantıları kayıtları kullanılarak toplanmıştır. Ayrıca veri toplama sürecinde; ders planları, araştırmacı günlüğü, arşiv belgeleri ve toplantı tutanaklarından yararlanılmıştır. Veriler, araştırma sürecinde ve sonrasında araştırmacı ve geçerlik komitesi üyeleri tarafından sistematik ve eleştirel bir şekilde analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda; sürecin hazırlık, pilot uygulama, eşgüdümlü çalışma ve gelişim aşamalarından oluştuğu ortaya çıkmıştır. Hazırlık aşamasında, işitme engelliler öğretmeninin kaynaştırma ortamında çalışması bağlamında yeterlikleri alanyazından yola çıkılarak gözden geçirilmiştir. Hazırlık aşamasının ardından gerçekleşen pilot uygulama aşamasında, hem mentör hem de destek hizmet sunacak öğretmen ile sorunlar ve gereksinimler belirlenmiştir. Sonraki aşamada, mentör ile öğretmenin uygulamaları eş zamanlı gerçekleşmiştir. Bu son aşamada, mentörün planlamaya bakış açısını zenginleştirme, odaklanacağı geri bildirimleri seçme, stratejilere yönelik geri bildirim verme açısından gelişim gösterdiği ortaya çıkmıştır. Destek hizmet sunan öğretmenin ise destek özel eğitim hizmetini planlama, uygulama ve değerlendirme alanlarında gelişim gösterdiği görülmüştür. Araştırma bulgularından yola çıkılarak kaynaştırma ortamlarında görev yapacak öğretmenlerin mesleki gelişim süreçlerinin, bireysel gereksinimlere odaklı bir şekilde desteklenmesi gerektiği önerilebilir. Ayrıca mesleki gelişim yaklaşımı olarak mentörlük yeterliklerinin belirlenerek uygulamaların yaygınlaşmasına yönelik düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Mesleki gelişim, mentörlük, destek eğitim odası öğretmeni, işitme engelli öğrenci, kaynaştırma, eylem araştırması.

Destek eğitim odasıKaynaştırma eğitimiMentorluk+5
Elif Akay
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin özel eğitim sınıflarında yardımcı teknoloji kullanımına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, Ankara ve Eskişehir illerindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokul ve ortaokullardaki özel eğitim sınıflarında, özel eğitim iş ve uygulama merkezlerinde ve özel eğitim mesleki eğitim merkezlerinde görev yapan öğretmenlerin sınıflarında kullandıkları yardımcı teknolojilere ilişkin görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırma, 414 özel eğitim öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Yardımcı Teknoloji Kullanım Anketi kullanılmıştır. Veriler istatistiksel olarak analiz edilmiş, frekans ve yüzdelik dağılımları hesaplanmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde, amaçlar doğrultusunda non-parametrik testlerden Ki-Kare testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre çalışmaya katılan öğretmenlerin, yardımcı teknoloji kullanımının ankette yer alan bazı alt konularına ilişkin görüşleri cinsiyet, eğitim durumu, eğitim ortamı, lisans eğitimi sırasında yardımcı teknoloji eğitimi alma, internet ve bilgisayar teknolojileri ile ilgili olma, yardımcı teknolojiyle ilgili eğitime katılma, yardımcı teknolojilerden faydalanma durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermektedir. Öğretmenlerin büyük çoğunluğu yardımcı teknolojileri kullanmada kendilerini yeterli hissetmediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca öğretmenlerin en çok kullandıkları ve kullanışlı buldukları cihazlar, akıllı telefon, tablet, akıllı tahta ve dizüstü bilgisayar olarak belirlenmiştir.

Teknoloji kullanımıÖzel eğitimÖzel eğitim öğretmenleri+2
Oğuz Özdamar
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim öğretmen adaylarının ve öğretmenlerinin öz-yeterlik algıları ile kaygı ve tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada, özel eğitim öğretmen adaylarının ve özel eğitim öğretmenlerinin yeterlik algıları ile kaygı ve tükenmişlik düzeyleri çeşitli değişkenlere göre incelenmiştir. Katılımcıları, 212 erkek, 416 kadın özel eğitim öğretmen adayı ve özel eğitim öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla, "Kişisel Bilgi Formu", araştırmacı tarafından geliştirilen "Özel Eğitim Öğretmenliği Yeterlik Anketi", Spielberger ve arkadaşları (1970) tarafından geliştirilen, Türkçe uyarlaması Öner ve Compte (1983) tarafından yapılan "Sürekli Kaygı Ölçeği" ve Yellice-Yüksel, Kaner ve Şekercioğlu (2008) tarafından geliştirilen "Öğretmen Mesleki Tükenmişlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma modeli betimsel-bağıntısal olan bu araştırmada veriler SPSS 23 paket programı ile analiz edilmiştir. Betimsel analizlerin yanında, t testi, Anova ve Correlasyon analizleri de yapılmıştır. Araştırmanın bulgularında, yeterlik algısı puan ortalamalarına bakıldığında eğitim durumu, lisans programı ve okul türü değişkenlerinden elde edilen farkların istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmektedir. Kaygı puanları incelendiğinde cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim durumu, lisans programı, meslekte geçen yıl ve okul türü değişkenlerinden elde edilen puan ortalama farklarının anlamlı olduğu görülmektedir. Tükenmişlik puan ortalamalarına bakıldığında, cinsiyet değişkeni puan ortalamasının anlamlı olduğu görülmektedir. Yeterlik, kaygı ve tükenmişlik puan ortalamaları ilişkisel olarak incelendiğinde, yeterlik ile kaygı ve tükenmişliğin negatif yönlü bir ilişkisinin olduğu görülmektedir. Yeterlik arttıkça kaygı ve tükenmişlik azalmaktadır. Anahtar Sözcükler: Özel eğitim, Yeterlik, Kaygı, Tükenmişlik, Özel eğitim öğretmenliği

Aday öğretmenlerEğitim psikolojisiKaygı+6
Hamdi Gönüldaş
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıfında kaynaştırma öğrencisi bulunan okul öncesi öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimine yönelik rol algılarının belirlenmesi

İnsanlar arasında bireysel farklılıklar vardır ve her insan sahip olduğu bireysel özelliğine uygun eğitim alma hakkına sahiptir. Özel gereksinimli bireylerin de sahip oldukları gereksinim türüne ve düzeyine uygun eğitim alma hakları bulunmaktadır. Özel eğitim faaliyetleri içerisinde yürütülen uygulamaların başında kaynaştırma uygulamaları gelmektedir. Eğitim sistemi içerisinde önemli bir yere sahip olan kaynaştırma uygulamalarının amacına ulaşması ve başarılı sonuçlar elde edilmesinde öğretmenlerin büyük bir rolü bulunmaktadır. Literatürde kaynaştırma eğitimine ilişkin öğretmen görüş ve tutumlarının ele alındığı araştırmalar olmakla birlikte öğretmenlerin rol algılarının ele alındığı araştırmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Bu araştırmada sınıfında kaynaştırma öğrencisi bulunan okul öncesi öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimine yönelik rol algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında Eskişehir ilinde okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapmakta olan ve sınıfında kaynaştırma öğrencisi bulunan 19 okul öncesi öğretmeni katılmıştır. Bu çalışma nitel araştırma olarak desenlenmiş olup, verilerin analizinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin kaynaştırma eğitimine ilişkin rol algılarının belirlenmesinde araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi ile katılımcıların kaynaştırma eğitimine ilişkin rol algılarına yönelik temalar oluşturulmuştur. Öğretmenlerin rol algıları bu temalar çerçevesinde tartışılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmenler BEP hazırlama ve uygulama, özel gereksinimli öğrencinin sosyal gelişimini destekleme, özel gereksinimli öğrenci ile ilgili sınıftaki diğer çocukları ve ailelerini bilgilendirme ve özel gereksinimli bireyin ailesine bilgi aktarımında bulunma görevlerini kendi sorumlulukları olarak görmektedir. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi öğretmenleri, Kaynaştırma, Bütünleştirme, Rol algısı

Faydalılık algısıKaynaştırma eğitimiOkul öncesi eğitim+7
Mehmet Seçkin Gezer
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal öykü uygulaması kullanan özel eğitim araştırmacılarının konuya ilişkin görüş ve önerileri

Bu çalışmanın amacı, sosyal öykü uygulaması ile tez gerçekleştirmiş araştırmacıların sosyal öykü uygulamasına yönelik görüş ve önerilerinin belirlenmesidir. Araştırma toplam dokuz katılımcı ile dört farklı ilde gerçekleştirilmiştir. Araştırma nitel araştırma desenlerinden fenomonolojik desen ile yürütülmüştür. Araştırma bulguları yarı yapılandırılmış görüşmeler yolu ile toplanmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde, katılımcıların genel olarak sosyal öykü uygulamasının aşamaları hakkında olumlu görüş bildirdikleri görülmektedir. Katılımcılar, sosyal öykü uygulamasında bir kılavuzdan yaralandıklarını ve bu kılavuzun Crol Gray'in kitapları olduğunu ifade etmişlerdir. Katılımcılar, kullandıkları sosyal öykü hazırlama kılavuzunu hem rehberlik edici hem de sınırlandırıcı olarak görmektedirler. Sosyal öykü uygulamasını uygulayıcı dostu ve pratik olarak ifade eden katılımcılar, bilişsel düzeyi iyi olan çocuklarla çalışma zorunluluğunu sosyal öykünün zayıf yanı olarak nitelendirmektedirler. Katılımcılar, sosyal öykü uygulamasının hem normal gelişim gösteren bireyler hem de diğer tüm yetersizlik grupları ile etkili bir şekilde kullanılabileceğini ifade etmişlerdir. Sosyal öykü uygulamasının sınıf içi kullanımı için çoğunlukla kullanılamaz şeklinde görüş bildiren katılımcılar uygulamanın bireye özgü yapısından ve birebir öğretim düzenlenmesi gerekliliğinden dolayı sınıf içinde kullanılamayacağını ifade etmişlerdir. Ayrıca sosyal öykü uygulamasının geliştirilmesine yönelik görüş bildiren katılımcılar, sosyal öykü uygulamasının paydaşlara eğitim verilmesiyle geliştirilebileceğini dile getirmişlerdir Anahtar Sözcükler: Sosyal öykü, Türkiye'de sosyal öykü çalışmaları, Araştırmacı görüşleri, Özel eğitim.

Alan araştırmasıBilimsel araştırmalarSosyal öyküler+5
Mustafa Çakmak
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek lisesi öğretmenlerinin öğrenme güçlüğü hakkındaki bilgi düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde görev yapmakta olan öğretmenlerin öğrenme güçlüğü hakkındaki bilgi düzeyleri çeşitli değişkenler açısından incelenmiştir. 334 öğretmenin katıldığı araştırma Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerindeki Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama amacıyla "Öğrenme Güçlüğü Bilgi Formu" öğretmenlere araştırmacı tarafından bizzat ulaştırılmıştır. Öğretmenlerin öğrenme güçlüğüne dair bilgi düzeylerini ve bu bilgi düzeyine etki eden değişkenleri ortaya koymak amacıyla nedensel-karşılaştırma araştırması gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS 23 paket programı ile analiz edilmiştir. Betimsel analizlerle birlikte T testi ve ANOVA gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen analizler sonucunda öğretmenlerin branşlarının, kaynaştırma eğitimi kapsamında sınıflarında herhangi bir yetersizlik alanına sahip öğrencinin eğitim görmüş olmasının ve daha önce özel eğitimle ilgili bir hizmet içi eğitime katılmış olma değişkenlerinin öğretmenlerin öğrenme güçlüğüne dair bilgi düzeylerinde anlamlı bir etkiye sahip olduklarına ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin öğrenme güçlüğüne dair bilgi eksikliklerinin giderilmesi için lisans eğitimleri sırasında öğrenme güçlüğünün özel eğitim dersi haricinde bir ders olarak okutulması gerektiğine ve mezun olmuş öğretmenler için hizmet içi eğitime ihtiyaç duyulduğuna ilişkin verilere ulaşılmıştır.

Bilgi düzeyiHizmet içi eğitimMeslek liseleri+7
Erçin Kaçar
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim öğretmenlerinin özel gereksinimli bireylerin eğitiminde aile katılımı hakkında görüş ve önerileri

Amaç: Bu araştırmanın amacı, özel eğitim öğretmenlerinin özel gereksinimi bi- reylerin eğitimine aile katılımı hakkındaki görüş ve önerilerini öğretmenlerin deneyimle- rine dayalı olarak incelemektir. Yöntem: Bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji yaklaşımına göre desenlenmiştir. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Özel eğitim sınıflarında görev yapan ve ailelerle etkileşimde olan 22 özel eğitim öğretmeni ile yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşme soruları aracılığıyla katılımcıların aile katılımına ilişkin görüş ve önerileri belirlenmiştir. Görüşmeler sonucunda elde edilen ve- riler içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Yapılan veri analizi sonucunda beş tema ve 17 kategoriye ulaşılmış- tır. Düşünceler, uygulamalar, aile katılım düzeyi, güçlükler ve öneriler temaları kendi iç- lerinde kategorilere ayrılmıştır. Düşünceler teması, olumlu ve olumsuz olarak kategori- lere ayrılmıştır. Uygulamalar teması evde katılım, okulda katılım, hem evde hem okulda katılım ve diğer katılım uygulamaları olarak kategorilere ayrılmıştır. Aile katılım düzeyi katılım sıklığı, katılımı etkileyen değişkenler, katılan üyeler ve katılımın aile üyelerine göre dağılımı olarak kategorilere ayrılmıştır. Güçlükler teması aile ile ilişkili güçlükler, öğretmen ile ilişkili güçlükler ve diğer güçlükler olarak kategorilere ayrılmıştır. Öneriler teması iş birliği, eğitim, etkileşim ve uyarlama olarak kategorilere ayrılmıştır. Belirlenen bu tema ve kategoriler katılımcıların görüşlerinden yapılan alıntılar ve örneklerle açık- lanmıştır. Sonuç ve Öneriler: Araştırma sonunda katılımcıların, aile katılımını önemli gör- dükleri ancak aile katılımına yönelik programın olmadığı, katılımcıların aile katılımı ko- nusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları, aile katılımı düzeyinin yeterli olmadığı ve aile katılımının birçok değişkenden etkilendiği, aile katılımını gerçekleştirirken özellikle ai- leye ilişkin güçlüklerle karşılaştıkları sonucuna ulaşılmıştır. Özel gereksinimi bireylerin eğitimine aile katılımını arttırmak için aile eğitimlerinin tanılama sonrasında verilmesi, öğretmenlerle aile katılımına ilişkin hizmet içi eğitimlerin verilmesi, özel eğitim öğret- men adaylarının öğretmenlik uygulaması derslerine aile katılımı planlaması ve uygula- ması eklenmesi önerilmektedir. Anahtar kelimeler: aile katılımı, ebeveyn katılımı, özel gereksinimli birey, öğretmen, fenomenoloji

Aile katılımıÖzel eğitimÖzel eğitim öğretmenleri+3
Aslıhan Arslan
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim okul öğretmenlerinin mesleki tükenmişlik duygusu ve iş tatminleri arasındaki ilişki: Ankara ili örneği

Özel eğitim öğretmenliği özel bilgi ve beceri gerektiren bir alandır. Yapılan işin merkezinde engelli bireyler ve ailelerinin beklentileri olduğundan öğretmenlerin sorumluluğu daha fazla artmakta ve bu durum da öğretmenlerde aşırı stres yaratmaktadır. Bu nedenle farklı eğitim ortamlarında, değişik özür gruplarıyla çalışan öğretmenlerin tükenmişlik duyguları ile iş tatminleri arasındaki ilişkinin incelenmesinin önemli olduğu düşünülmüştür. Gelişim ve özellikleri bakımından akranlarından belirgin bir şekilde ayrılan çocukların eğitim ve öğretimini kapsayan tüm çalışmalar özel eğitim olarak tanımlanabilir. Tükenmişlik kısaca bireyin mesleğinde yaşadığı streslere verdiği içsel bir tepkidir. İş tatmini ise bireyin mevcut iş yaşantısından aldığı haz olarak nitelendirilebilir. Çalışmanın birinci bölümünde Türk eğitim sistemi içinde özel eğitimin yeri ele alınmış, tarihçesi, ilkeleri ve amaçları anlatılmış, özel eğitim öğretmenliği ve okulları hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde önce tükenmişlik kavramı üzerinde durulmuş, tükenmişlik modelleri, nedenleri, belirti ve sonuçları ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Aynı bölümde iş tatmini kavramı da ele alınmış, iş tatmini kuramları üzerinde durulmuş ve ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Ankara ilindeki 92 özel eğitim okulunda görev yapmakta olan 582 öğretmen üzerinde bir uygulamaya yer verilmiştir. Araştırma bulgularında özel eğitim öğretmenlerinin tükenmişlik düzeylerinde yaş, okul türü, istihdam vb. durumlarına göre anlamlı farklılıklar görülmüştür. İş tatmini düzeyinin ise yaş, istihdam durumu, çalışma yılı ve okul türü faktörlerine bağlı olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Aynı zamanda tükenmişlik düzeyi ile iş tatmini düzeyi arasında bulunan ilişki saptanmış ve yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Tükenmişlik, İş Tatmini, İş Doyumu, Özel Eğitim

TükenmişlikTükenmişlik duygusuÖzel eğitim+4
Sinan Tunçbilek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Bilim ve sanat merkezlerine öğretmen seçim standartlarının belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı; bilim ve sanat merkezlerine öğretmen seçimine ilişkin standartların oluşturulmasıdır. Standartlar oluşturulurken delphi tekniği kullanılmıştır. Delphi tekniği, uzman bir grubun görüşlerine başvurmak suretiyle, mevcut görüşlere kontrollü geri bildirim sağlayarak, mutabakata varılan güvenilir bir anket elde etme sürecidir. Bu çalışmanın uzman grubunu bilim ve sanat merkezleri öğretmen seçim süreçlerini başarı ile tamamlamış ve halen bilim ve sanat merkezlerinde görev yapmakta olan öğretmenler oluşturmaktadır. Çalışmada uzman grup belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Uzman grup içerisinde; 15 öğretmen, 6 yönetici ve alanda uzman 2 akademisyen olmak üzere toplam 23 kişi bulunmaktadır. Delphi tekniği 3 tur üzerinden uygulanmıştır. İlk turda 5'li likert ölçek kullanılmış, diğer turlarda ise mevcut performans göstergeleri üzerinde uzlaşı sağlanmaya çalışılmıştır. Bu çalışma neticesinde; kişisel özellik, ilgi ve istek, beceri, iletişim, akademik, teknoloji ve entelektüel düzey olmak üzere yedi standart alan belirlenmiştir. Belirlenen standart alanlara ilişkin görüşler analiz edilerek performans göstergelerine dönüştürülmüş ve uzmanların bu göstergeler üzerinde görüş birliği sağlama durumları ortaya konulmuştur. Yedi standart alanda, kişisel özellik (17), ilgi ve istek (8), beceri (14), iletişim (7), akademik (8), teknoloji (5) ve entelektüel düzey (5) olmak üzere toplamda 64 performans göstergesi elde edilmiştir. Elde edilen standartlar ve performans göstergeleri, öğretmenlerin kendilerini geliştirebilecekleri alanları bilmeleri ve iyileştirebilecekleri nitelikler konusunda özdenetim mekanizması oluşturabilmeleri açısından önem arz etmektedir.

Bilim ve sanat merkezleriKalite standartlarıPerformans+7
Fatih Kurt
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim okulu öğretmenlerinin örgüt kültürü ve yetkinlik algıları arasındaki ilişki

Bu çalışmada ''Özel Eğitim Kurumlarındaki Öğretmenlerin Örgüt Kültürü ile Yetkinlik Algıları Arasındaki İlişki'' belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırmanın evreni 2020-2021 eğitim öğretim yılında Kırşehir il merkezi ve ilçelerinde resmi ve özel, özel eğitim okul ve kurumlarında görev yapan 200 özel eğitim öğretmeni oluşmaktadır. Araştırmada evrenden örneklem alma yoluna gidilmemiş ve özel eğitim öğretmenlerinin tamamına ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın katılımcı sayısı 188 birim olarak gerçekleşmiştir. Veriler ''Örgütsel Kültür Ölçeği'' ve "Ohio Öğretmen Yetkinlik Ölçeği'' yardımıyla toplanmıştır. Veriler SPSS 25 paket programı yardımı ile çözümlenmiştir. Araştırma bulguları özel eğitim okul ve kurumlarında görev yapan öğretmenlerinin yetkinlik algıları ile okul kültürünün destek kültürü alt boyutu arasında 0,169; başarı kültürü arasında ise 0,148 düzeyinde pozitif yönlü düşük bir ilişki olduğunu göstermiştir. Öğretmen görüşleri arasında örgüt kültürü alt boyutlarına göre cinsiyet, yaş, eğitim durumu, kurumdaki çalışma yılı değişkenleri bakımından anlamlı bir farklılık bulunmadığı tespit edilmiştir. Destek kültürü algısı mesleki kıdem değişkenine göre anlamlı farklılıklar içermektedir. Buna göre görev süresi 0-5 yıl olan öğretmenlerin destek kültürü puan ortalamaları ile görev süresi 6-10 yıl ve 16 yıl ve üzeri olan öğretmenlerin görüşleri arasındaki puan farkının anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen bulgular ilgili literatür temelinde tartışılmış ve bulgulara dayalı olarak geliştirilen bazı öneriler de sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Örgüt kültürü, Özel eğitim, Yetkinlik

Akademik yetkinlikYetkinlikÖlçekler+4
Menduh Arslan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin iş doyumlarının ve özel eğitim anaokullarında görev yapmaya ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırma özel eğitim anaokullarında görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin iş doyumlarının ve özel eğitim anaokullarında görev yapmaya ilişkin görüşlerinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunun çalışma grubunu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Türkiye'deki resmi özel eğitim anaokulunda görev yapan 227 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Nitel boyutunun çalışma grubunu da Ankara ilinde bulunan iki özel eğitim anaokulunda görev yapan 10 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak nicel araştırma kısmında sekiz soruluk demografik bilgiler formu ve "Minnesota İş Doyum Ölçeği" kullanılmıştır. Nitel araştırma kısmında da uzman görüşleri alınarak geliştirilmiş olan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testi ve ANOVA analizi; nitel verilerin analizinde de içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bulgulara göre özel eğitim anaokulunda görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin dışsal doyumlarının yüksek, içsel doyumlarının orta ve genel doyumlarının ortalamanın üzerinde olduğu görülmektedir. MİD ölçeği ile özel eğitim anaokullarında görev yapmaya ilişkin görüşleri arasındaki ilişki incelendiğinde olumlu yanlarına daha çok vurgu yapan öğretmenlerin iş doyumlarının daha yüksek olumsuz yanlarına daha çok vurgu yapan öğretmenlerin iş doyumlarının daha düşük olduğu görülmektedir. Alt problemlerde ise okul öncesi öğretmenlerinin mesleki kıdemlerinin ve eğitim düzeylerinin artmasının iş doyumlarını olumlu yönde etkilediği ve 20-25 yaş aralığındaki öğretmenlerin iş doyumlarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Diğer alt problemlere ilişkin sonuçlar incelendiğinde okul öncesi öğretmenlerinin özel eğitim anaokuluna ilişkin görüşlerinin en çok eğitsel yönde olduğu görülmektedir.

AnaokullarıOkul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklar+7
Ayşe Nur Durmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan öğretmenlere psikolojik güçlendirme

Bu çalışmanın amacı; Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde görev yapan öğretmenlerin psikolojik güçlendirme algılarının hangi seviyede olduğunun ve psikolojik güçlendirmeye gereksinim durumlarının tespit edilmesidir. Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde görev yapan öğretmenlerin çalıştıkları eğitim merkezlerindeki fiziksel şartlar, personelin eğitim açısından yetersizliği, öğrencilerin özel durumları gereği yetersizlik türlerine ve derecelerine bağlı olarak eğitim gereksinimi ve sürekli olarak kendileri geliştirmek durumunda kalmaları gibi konular öğretmenlere stres yaşatabilmekte, onları psikolojik anlamda yorabilmektedir. Bu noktada öğretmenlerin gerek psikolojik durumları ve gerekse bu eğitim merkezlerindeki işleyiş bakımından psikolojik olarak güçlendirilmesinin önem taşıdığı görülmektedir. Bu araştırmaya Diyarbakır ilinde bulunan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde görev yapan öğretmenler dahil edilmiştir. Çalışmada olasılık temelli yöntemlerden basit seçkisiz yöntem ile seçilen 299 öğretmene kişisel bilgi formu ve psikolojik güçlendirme ölçeği uygulanmıştır. Ölçek verileri SPSS 24.0 istatistik programı aracılığı ile analize tabi tutulmuştur. Araştırma sonucuna göre, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde görevli öğretmenlerin genel psikolojik güçlendirme algıları ile anlam, yeterlilik ve özerklik algıları boyutları "yüksek", etki algıları boyutu ise "orta" düzeyde bulunmuştur. Cinsiyet ve medeni durum değişkenlerine göre öğretmenlerin psikolojik güçlendirme algı düzeyleri arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır. Buna karşın öğretmenlerin psikolojik güçlendirme algıları yaş, toplam çalışma süresi ve eğitim değişkenlerine göre istatiksel açıdan anlamlı farklılık bulunmuştur.

Psikolojik güçlendirmeRehabilitasyon merkezleriÖzel eğitim+3
Medine Yerlikaya
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Konaklama öğretmenlerinin özel eğitim alanı ile ilgili yaşadıkları güçlüklerin belirlenmesi ve kat hizmetleri eğitim modülü önerisi

Çalışmanın amacı Türkiye genelinde özel eğitim meslek okullarında Konaklama Hizmetleri alanında mesleki eğitim veren öğretmenlerin özel eğitim alanı ile ilgili yaşadıkları güçlükleri belirlemeye yönelik sorun tespiti yapmak ve yeni bir eğitim modülü önerisi sunmaktır. Türkiye genelinde 2017-2018 eğitim öğretim döneminde hafif düzeyde zihinsel engelli öğrencilere Konaklama Hizmetleri alanında mesleki eğitim veren 48 okul olduğu tespit edilmiştir. Bu okullarda görev yapan 48 Konaklama Hizmetleri Öğretmeni araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Araştırmaya 27 öğretmen katılmıştır. Lisans programlarının eğitim bilimleri derslerinde öğretilen tekniklerin neredeyse tamamı normal bireyleri eğitmeye yöneliktir. Fakat zihinsel engelli bireylerin öğrenme teknikleri, durumları ve özellikleri ile değerlendirme yöntemleri farklıdır. Araştırma sonuçlarında mezun olunan fakültelerin eğitim bilimleri derslerinde özel eğitim alanına yeterli pay ayrılmadığı sonucuna varılmış; özel eğitim meslek okullarında çalışan öğretmenlerin özel eğitim alanında hangi konularda güçlük yaşadıkları tespit edilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. İçerik analizi yönteminden faydalanılmış, konaklama öğretmenleri için 14 açık uçlu sorudan oluşan tam yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Tüm katılımcılar özel eğitim alanında farklı konularda güçlükler yaşadıklarını belirtmişlerdir. Belirlenen sorunların çözümlerine yönelik konaklama öğretmenlerinin zihinsel engelli bireylere beceri öğretimi süresince kullanabileceği Yanlışsız Öğretim Teknikleri ile hazırlanmış Kat Hizmetleri eğitimi örnek beceri eğitimi modül önerisi tasarlanmıştır. Literatürde özel eğitim meslek okullarında meslek öğretmenlerinin yaşadıkları zorlukları belirleyen bir çalışmaya rastlanmadığı gibi zihinsel engellilere yönelik beceri öğretiminde kullanılan öğretim teknikleri ile hazırlanmış bir modüle de rastlanmamıştır. Bu kapsamda çalışmanın Konaklama ve Seyahat Hizmetleri alanı olarak hem literatüre hem de pratiğe katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Eğitim sorunlarıKat hizmetleriKonaklama+7
Burcu Şener Yaldız
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri

Araştırmanın amacı özel eğitim öğretmenlerinin tükenmişlik düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından farklılaşma durumunu incelemektir. Yapılan çalışma nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama metoduna göre yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Maslach Tükenmişlik Envanteri–Eğitimci Formu kullanılmıştır. Araştırmaya 2020–2021 eğitim–öğretim yılında Elâzığ ilinde görev yapan 146 özel eğitim öğretmeni dahil edilmiştir. Araştırmanın sonucunda özel eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin cinsiyet, medeni durum değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Çalışılan okul kademesi değişkeninin ve tükenmişliğin genel puan ortalaması ile duygusal tükenme alt boyutunda anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. II. kademede görev yapan öğretmenlerin III. kademede görev yapanlara göre daha yüksek tükenmişlik yaşadığı göürülmüştür. Duygusal tükenme alt boyutunda I. kademede görev yapan öğretmenler III. kademede görev yapanlara göre; II. kademede görev yapan öğretmenler III. kademeye göre daha yüksek düzeyde duygusal tükenmişlik yaşadıkları belirlenmiştir. Özel eğitim lisans programı mezunu olma/olmama değişkeninin duyarsızlaşma alt boyutunda anlamlı bir fark göstermediği görülmüştür. Özel eğitim lisans programı mezunu olan özel eğitim öğretmenleri olmayanlara kıyasla daha yüksek düzeyde duyarsızlaşma yaşamaktadırlar. Mesleki kıdem değişkeninin duyarsızlaşma alt boyutunda anlamlı fark gösterdiği belirlenmiştir. 11-15 yıl arası çalışan öğretmenlerde duyarsızlaşmanın 1-5 yıl, 6-10 yıl ve 16 yıl ve üzeri çalışan öğretmenlere kıyasla daha az olduğu görülmüştür.

TükenmişlikTükenmişlik düzeyiÖzel eğitim+2
Damla Yıldırım
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Elazığ ve Malatya il merkezinde bulunan özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlerin tükenmişlik düzeyleri ve ilgili faktörler

1. ÖZETGünümüzde bireylerin her alanda kendini hissettiren zorlamalarla karşı karşıya olması, bireyin uzun süreli stres yaşamasına neden olarak tükenmişliğe dönüşebilmektedir. Bu araştırma, Elazığ ve Malatya il merkezinde bulunan özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerini ve ilgili faktörleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.Araştırmanın evrenini Elazığ ve Malatya il merkezinde bulunan özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenler oluşturmuştur. Araştırmada örneklem seçimine gidilmemiş evreni oluşturan toplam 252 kişi araştırma kapsamına alınmıştır. Araştırmaya katılmayı kabul etmeyen, uygulama esnasında izinli olan ve ankette cevaplanmamış soru bırakanlar araştırmaya dahil edilmemiş ve araştırma 225 (%89.3) öğretmenle tamamlanmıştır. Verilerin analizinde sayılar, yüzdelikler, bağımsız gruplarda t testi, ANOVA ve Tukey HSD kullanılmıştır.Elde edilen verilere göre; öğretmenlerin % 58.7'si 25-36 yaş grubunda ve %47.1'i kadındır. Öğretmenlerin duygusal tükenme puan ortalaması 11.12±6.39, duyarsızlaşma puan ortalaması 2.61±2.65 ve kişisel başarı puan ortalaması 7.58±4.18'dir. Araştırmada mesleğini isteyerek tercih etme, mesleği kendine uygun bulma, çalışma ortamından memnuniyet, okuldaki materyal sayısını yeterli bulma, ödül ve ceza sistemi, iş arkadaşlarından ve idarecilerden yaptığı işle ilgili destek görme, mesleğindeki verim düzeyi, mesleki bilgi ve becerilerini uygulayabilme gibi faktörlerin tükenmişlik düzeyini etkilediği bulunmuştur (p<0.05).Bu çalışmada özel eğitim alanında çalışan öğretmenlerin tükenmişliklerinin düşük düzeyde olduğu saptanmıştır. Ancak tükenmişlikte, mesleği isteyerek ve bilinçli bir şekilde tercih etmenin, çalışma ortamından memnuniyetin, mesleki bilgi ve becerileri uygulayabilme imkânının olumlu etkisi olduğu, okulun imkânlarının yetersizliğinin, iş arkadaşlarından, idarecilerden yeterli destek alamamanın, adil olmayan ödül ve ceza sisteminin tükenmişliğe olumsuz etkisi olduğu görülmüştür.Özel eğitim öğretmenlerinin meslekte daha verimli çalışmalarını sağlamak için çalışma ortamlarının çalıştıkları özür grubunun özelliklerine uygun olarak iyileştirilmesi, okul yöneticilerinin çalışanlarını desteklemeleri ve motive etmeleri, yönetici- öğretmen, öğretmen- öğretmen arası ilişkilerde sağlıklı iletişim kurulması önerilmektedir.Anahtar Sözcükler: Tükenmişlik, özel eğitim, öğretmen

ElazığMalatyaTükenmişlik+4
Evrim Çelebi
Fırat University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Zihinsel engelli olan ve olmayan öğrencilere eğitim veren öğretmenlerin tükenmişlik düzeyleri ile kişilik özelliklerinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı farklı alanlarda eğitim veren (Zihinsel engellilere eğitim veren öğretmenler ile zihinsel engeli olmayan öğrencilere eğitim veren öğretmenler) öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerini ve kişilik özelliklerini ele almaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı özel eğitim kurumlarında (Rehabilitasyon merkezi ve özel okul) çalışan öğretmenlerin tükenmişlik düzeylerinin ve kişilik özelliklerinin demografik değişkenlerle birlikte incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Osmaniye Merkez ili sınırları içinde bulunan zihinsel engellilere eğitim veren 9 rehabilitasyon merkezi ve zihinsel engeli olmayan öğrencilere eğitim veren 2 ilköğretim okulu olmak üzere toplam 11 özel öğretim kurumu oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini rastlantısal yöntemle seçilen 50 Zihinsel engellilere eğitim veren öğretmen ile 50 zihinsel engeli olmayan öğrencilere eğitim veren öğretmen olmak üzere toplam 100 öğretmen oluşturmaktadır. Tükenmişlik düzeyini ölçmek amacıyla Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ), Kişilik özelliklerini değerlendirmek amacıyla Hızlı Büyük Beşli Kişilik Testi (HBBKT) ve kişisel bilgiler için araştırmacı tarafından geliştirilen Sosyodemografi Veri Formu kullanılmıştır. Çalışmanın istatistiksel analizinde MTÖ ve HBBKT'inden elde edilen puanların aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Gruplar arasında anlamlı düzeyde fark olup olmadığını saptamak amacı ile ikili gruplarda Independent Samples T-Test, çoklu gruplarda One Way Anova analizi için One Way Anova, farkın kaynağını belirlemek için ise Post Hoc testi uygulanmıştır. Araştırmada tükenmişlik ile kişilik alt ölçeklerinin ilişkisini incelemek amacıyla Pearson Korelasyon katsayısı yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bilgiler analizinde, zihinsel engellilere eğitim veren öğretmenlerin, engelli olmayan öğrenciler eğitim veren öğretmenlere göre MTÖ duyarsızlaşma alt boyut puanları anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p=0,002). Çalışmada zihinsel engellilere eğitim veren öğretmenlerin, engelli olmayan öğrenciler eğitim veren öğretmenlere göre duygusal denge alt boyut puanları anlamlı olarak düşük bulunmuştur (p=0,036). Yaşa göre zihinsel engellilere eğitim veren öğretmenlerin duygusal tükenme düzeyinin 30-39 yaş grubunda diğer yaş gruplarına göre anlamlı olarak yüksek olduğu belirlenmiştir (p=0,015). Zihinsel engeli olmayan öğrencilere eğitim veren öğretmenlerde ise yaşa göre tükenmişlik alt ölçek puanları arasında anlamlı bir farklılık belirlenmemiştir. Zihinsel engellilere eğitim veren öğretmenlerin Hızlı büyük beşli kişilik testine göre uyumluluk, sorumluluk ve deneyime açıklık alt puanları zihinsel engelli olmayan öğrencilere eğitim veren öğretmenlere göre anlamlı olarak daha yüksek bulunurken (p=0,042, p=0,003, p=0,024), zihinsel engelli olmayan öğrencilere eğitim veren öğretmenlerin duygusal denge alt puanları zihinsel engelli olan öğrencilere eğitim veren öğretmenlere göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p=0,009). Her iki ölçekte de, cinsiyete göre zihinsel engelli ve zihinsel engelli olmayan öğrencilere eğitim veren kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre duygusal tükenme ve uyumluluk alt boyut ortalamalarının anlamlı olarak daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p= 0,013, p=0,007). Her iki ölçekte de, medeni duruma göre göre zihinsel engelli ve zihinsel engelli olmayan öğrencilere eğitim veren bekar öğretmenlerin evli öğretmenlere göre duygusal tükenme ve deneyime açıklık alt boyut ortalamalarının anlamlı olarak daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p= 0,016, p=0,006). Zihinsel engelli öğrencilere eğitim veren öğretmenlerin görev sürelerine göre yapılan karşılaştırmada 1-5 yıl arası görev yapan öğretmenler ile 11 yıl ve üzeri görev yapan öğretmenlerin duygusal tükenme alt boyut puanları arasında anlamlı farklılık saptanmıştır (p=0,025). 11 yıl ve üzeri görev yapan öğretmenlerde duygusal tükenmenin daha az olduğu belirlenmiştir. Zihinsel engeli olmayan öğrencilere eğitim veren öğretmenlerde ise görev süresi ile tükenmişlik alt boyutları arasında anlamlı ilişki belirlenmemiştir.

KişilikTükenmişlikTükenmişlik düzeyi+6
Taha Aşlamacı
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim mesleki eğitim merkezlerinde görev yapan öğretmenlerin okul-aile işbirliğine ilişkin görüşlerinin incelenmesi: Kayseri ili örneği

Bu çalışma, özel eğitim mesleki eğitim merkezlerinde görev yapan öğretmenlerin okul-aile işbirliğine yönelik görüşlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu Kayseri ili merkezinde yer alan Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı iki özel eğitim mesleki eğitim okulunda görev yapmakta olan 11 özel eğitim alan öğretmeni ve sınıf öğretmenliğinden alan değişikliği ile özel eğitime geçiş yapmış 9 öğretmen olmak üzere toplam 20 katılımcı oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Kişisel Bilgi Formu, Okul-Aile İşbirliği Durumları Soru Formu ve Okul-Aile İşbirliğine Yönelik Görüşme Soruları Formu kullanılmıştır. Araştırmada veriler nitel araştırma yöntemi doğrultusunda yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Çalışma verilerinin analizinde nitel araştırma tekniklerinden betimsel analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; okul-aile işbirliği; öğretmenlerin, öğrencilerin eğitimi açısından üzerinde önemle durdukları bir konudur. Bununla birlikte çalışmadan elde edilen diğer bir sonuç; okul-aile işbirliğinde yaşanan sorunlardır. Öğretmenler, okul-aile işbirliğinde talep eden tarafın sürekli bir biçimde kendileri olduğunu ve veliler tarafından işbirliğine yönelik bir girişimin olmadığını ifade etmektedirler. Aynı zamanda velilerin toplantılara katılmamaları, bireysel görüşmelere gelmemeleri ve çocuklarına karşı aşırı ilgisiz oluşları işbirliğini etkileyen önemli faktörlerdir. Çalışmadan elde edilen bu bulgular ilgili alanyazın ve uygulamalar çerçevesinde tartışılmıştır.

Okul-aile iş birliğiÖzel eğitimÖzel eğitim mesleki eğitim merkezi+2
Esra Koçak
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim meslek okulu öğretmenlerinin özel eğitimde mesleki eğitime ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Zihin yetersizliği olan bireylerin bağımsız olarak yaşayabilmesi, toplumda üretici ve verimli bir role sahip olabilmesi için meslek sahibi olması gerekmektedir. Meslek sahibi olmak için ise akademik beceriler, toplumsal yaşam becerileri ve bunların yanında iyi bir mesleki eğitim sürecinden geçmiş olması gerekmektedir. Bu araştırmada özel eğitim meslek okulu öğretmenlerinin özel eğitimde mesleki eğitime ilişkin görüşlerinin incelemesi amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemine dayalı olarak yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, İstanbul ili Milli eğitim müdürlüğüne bağlı özel eğitim meslek okullarında görev yapan 7 özel eğitim öğretmeni ve 8 meslek öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular betimsel analiz kullanılarak çözümlenmiştir. Katılımcı görüşleri doğrultusunda analiz edilen veriler tablo haline getirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler, meslek dersi programlarının amaçları ve içeriğinin meslek kazanımı için yeterli olduğu, öğretmenlerin meslek kazandırma sürecinde öğrenci ve donanım kaynaklı problemler yaşadığı sonucuna ulaşılmıştır. Zihin yetersizliği olan öğrencilerin birçok iş alanında çalışabileceği; meslek dersleri, bağımsız yaşam dersleri ve meslek ahlakı derslerinin iş sahibi olmayı kolaylaştıracak beceriler olduğu bunun yanında mezun olduklarında yeterli düzeyde mesleki beceriye sahip olduklarını ifade edilmiştir. İstihdam ile ilgili EKPSS' de düzenlemeler yapılması, atölye çeşitliliğinin arttırılması, özel sektör ve devlet kurumlarıyla işbirliği sağlanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin ailelerden beklentilerinin çocuklarıyla ilgili gerçekçi beklentiler içinde olmaları ve öğretmen veli iş birliğinin sağlanması; okul idaresinden beklentilerin ise materyal desteği ve istihdam alanlarına uygun atölyeler açılması şeklinde belirtilmiştir. Öğretmenlerden beklentilerin özel eğitim alanında kendilerini geliştirmeleri ve öğrenciyi tanımaları; bakanlıktan beklentilerin ise istihdam alanını genişletilmesi ve fiziki şartların iyileştirmesi şeklinde ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Özel eğitim meslek okulu, zihin yetersizliği olan birey, mesleki eğitim, istihdam

Mesleki eğitimZihinsel engelli çocuklarZihinsel engelliler+6
Mustafa Celep
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Özel gereksinimli öğrencilerle çalışan öğretmenlerin tükenmişlik düzeyleri ve algıladıkları sosyal destek arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı özel gereksinimli öğrencilerle çalışan öğretmenlerin tükenmişlik düzeyleri ve algıladıkları sosyal destek arasındaki ilişkiyi incelenmektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılı sürecinde online olarak özel eğitim okulları ve özel eğitim merkezlerinde çalışan 356 özel gereksinimli öğrenci ile çalışan öğretmenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri Kişisel Bilgi Formu, Maslach Tükenmişlik Envanteri-Eğitimci Formu ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmada veri toplama araçları ile elde edilen veriler SPSS 25 programı ile analiz edilmiştir. Katılımcılara ilişkin betimleyici istatistikleri yüzde ve frekans olarak sunulmuştur. Karşılaştırma analizleri için Mann-Whitney U, Kruskall Wallis H ve Ki-kare analizleri; ilişki bağlamında ise Spearman rho korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Tüm bulgular kapsamında yapılan değerlendirmelere sonuçlarına göre; özel gereksinimli öğrencilerle çalışan öğretmenlerin tükenmişlik düzeyleri arasında; cinisyet, medeni hal ve çalışılan engel grubu bağlamında anlamlı fark bulunmazken, lisanüstü mezunu öğretmenler lisans mezunlarından, özel kurumda çalışanlar resmi kurumda çalışanlardan, genel eğitim öğretmenleri özel eğitim öğretmenlerinden daha yüksek düzeyde tükenmişlik yaşamaktadır. Algılanan sosyal destek düzeyleri arasında; cinsiyet, eğitim durumu, görev yapılan kurum ve eğitim ortamı bağlamlarında anlamlı fark bulunmazken, evli öğretmenler bekar öğretmenlerden daha yüksek sosyal destek algısına sahip ve OSB olan çocukla çelışan öğretmenler ise diğer engel grupları ile çalışan öğretmenlerden daha düşük sosyal destek düzeyine sahiptirler. Son olarak özel gereksinimli öğrencilerle çalışan öğretmenlerin algılanan sosyal destek düzeyleri ile tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı ve negatif bir ilişki elde edilmiştir. Farklı bir ifade ile yüksek sosyal destek algısına sahip öğretmenler daha düşük düzeylerde tükenmişlik yaşamaktadırlar. ANAHTAR KELİMELER: özel eğitim, tükenmişlik, sosyal destek

Algılanan sosyal destekSosyal destekTükenmişlik+6
Fatmagül Günaydı
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim öğretmenlerinin öğretmenlik performanslarının değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı özel eğitim öğretmenlerin öğretmenlik performans düzeylerini ve demografik değişkenlerin öğretmenlik performansı üzerinde etkisi olup olmadığını belirlemektir. Araştırma kapsamında Türkiye'nin 14 ilinde görev yapmakta olan 354 özel eğitim öğretmeninden veri toplanmıştır. Veriler, Demografik Bilgi Formu ve Öğretmen Performans Değerlendirme Ölçeği ile toplanmış, betimsel istatistik yöntemleri ile analiz edilmiştir. Öğretmen Performans Ölçeği'nden alınan en düşük puan 97, en yüksek puan 170 olarak belirlenmiş alınan puanların ortalaması 145,84, standart sapma 13,9 olarak bulunmuştur. Araştırmada; özel eğitim öğretmenlerinin öğretmenlik performans düzeyinin ortalamanın üzerinde olduğu, bunun yanı sıra öğretmenlik performansının; yaş, çalışılan yetersizlik grubu, Milli Eğitim Bakanlığı'nın düzenlediği hizmetiçi eğitimlere katılma durumu ve görev yapılan okullarda düzenlenen hizmetiçi eğitimlere katılım sayısına göre farklılık göstermediği fakat cinsiyet, hizmet süresi ve görev yapılan okullarda düzenlenen hizmetiçi eğitimlere katılma durumu gibi demografik özelliklerin öğretmenlik performansı üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu bulunmuştur. Sonuçlar, alanyazın çerçevesinde tartışılmıştır.

PerformansPerformans değerlendirmeÖlçekler+4
Sibel Cesur
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bütünleştirmenin uygulanabilirliği ile ilgili sınıf öğretmenlerinin ve özel eğitim öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, sınıf ve özel eğitim öğretmenlerinin bütünleştirmenin uygulanabilirliği ile ilgili görüşlerini belirlemektir. Bu doğrultuda Kırıkkale İlindeki 20 farklı resmi okul ve eğitim kurumunda görev yapan 13 sınıf ve 13 özel eğitim öğretmeni ile görüşülmüştür. Görüşmeler 9-29 dakika arasında değişen sürelerde gerçekleşmiş ve ortalama görüşme süresi 16 dakika olarak kayıt edilmiştir. Araştırma nitel araştırma tasarımına göre tasarlanmış ve durum çalışması olarak desenlenmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmeler ile elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırma bulguları sınıf ve özel eğitim öğretmenleri olarak 2 grupta incelenmiştir. Araştırma verileri sayısal olarak frekans kullanılarak nicel olarak da sunulmuş ayrıca kesit sunma yöntemiyle de desteklenmiştir. Araştırma bulgularına göre sınıf ve özel eğitim öğretmenleri; özellikle paydaşların bilgi ve ilgilerindeki yetersizlikler, fiziki şartlardaki eksiklikler nedeniyle mevcut koşullarda Türkiye'de bütünleştirmenin uygulanamadığını, paydaşların konu hakkında eğitim almaları, okulların fiziki şartlarındaki eksikliklerin giderilmesi, bütünleştirme konusunda daha net adımlar atılması halinde zaman içerisinde uygulanabileceğini belirtmişlerdir. Türkiye'de bütünleştirme uygulamalarına yönelik yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı, mevcut yasal düzenlemelerin tam anlamıyla uygulanmadığı ve bunlarla birlikte katılımcıların önemli bir bölümünün ise bütünleştirme uygulamalarına yönelik yasal düzenlemeler hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları, okulların fiziksel ve eğitsel uyarlamalar açısından oldukça yetersiz olduğu, destek eğitim hizmetlerinin ayrışmaya ve etiketlenmeye neden olduğu, bütünleştirme felsefesini yansıtmadığı, öğretmenlerin ve diğer paydaşların bütünleştirme uygulamalarına yönelik bilgilerinin yetersiz olduğu ve uygulanabilmesi durumunda bütünleştirme uygulamalarının bireylerin akademik ve sosyal açıdan gelişimlerini olumlu etkileyebileceği araştırmanın bulguları arasındadır. Son olarak bütünleştirmenin başarıya ulaşabilmesi için paydaşların bütünleştirme konusunda bilgilendirilmeleri ve ihtiyaç duydukları danışmanlık, eğitim, personel, araç-gereç vb. desteklerin sağlanması, fiziki düzenlemeler için bütçeden kaynak aktarılması, yasal düzenlemelerin geliştirilmesi ve takibinin yapılması, bunların dışında toplumun farkındalık düzeyinin artması ve paydaşlar arasında işbirliği ortamının oluşması gerektiği sınıf ve özel eğitim öğretmenlerinin önerileri arasındadır. ANAHTAR KELİMELER: Uygulanabilirlik, Bütünleştirme, Öğretmen, Görüş

Bütünleşik eğitim programıBütünleştirmeSınıf öğretmenleri+2
Said Önder
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim öğretmenlerinin mesleki yetkinlik düzeyleri ile öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, özel eğitim öğretmenlerinin mesleki yetkinlik düzeyleri ile öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarını çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu Adana ve Mersin ilindeki özel eğitim okulları ya da sınıflarında görev yapmakta olan 270 özel eğitim öğretmeni oluşturmaktadır. Özel eğitim öğretmenlerinin, öğretmen mesleki yetkinlik düzeyini belirlemek için Kaner, Yellice Yüksel ve Şekercioğlu (2009), tarafından geliştirilen "Öğretmen Mesleki Yetkinlik Ölçeği" kullanılmıştır. Öğretmenlerin, öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarını belirlemek için Üstüner (2006) tarafından geliştirilen "Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda, özel eğitim öğretmenlerinin genel mesleki yetkinlik düzeyinin oldukça yeterli, öğretmen mesleki tutumunun ise olumlu olduğu görülmüştür. Öğretmen mesleki yetkinlik düzeyi ile öğretmenlik mesleğine yönelik tutumları arasında istatistiksel olarak pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu, bulunmuştur. Öğretmenlerin mesleki tutumlarının cinsiyet ve hizmet süresi açısından anlamlı farkın olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin mesleki yetkinlik düzeyinin ise yetersizlik ve okul türü açısından anlamlı farklılığın olmadığı görülmüştür.

Mesleki tutumTutumlarYeterlik+6
Defne Deniz Sarıköse
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim öğretmenlerinin kullandığı okuduğunu anlama stratejilerinin belirlenmesi

Hayatın her aşamasında farkında olarak ya da olmayarak gerçekleştirilen bir eylem olan okumak, aynı zamanda sistemli bilgiye ulaşmanın en kolay ve en kısa yoludur. Bireylerin akademik ve sosyal yaşamlarında kullandıkları en önemli becerilerden biri olan okumanın geliştirilmesi, okuduğunu anlama stratejilerinin kazandırılmasıyla mümkündür. Bu araştırmanın amacı, özel eğitim öğretmenlerinin derslerinde kullandığı okuduğunu anlama stratejilerini belirlemektir. Araştırmada aynı zamanda; okuduğunu anlama stratejilerini seçmeyi etkileyen unsurlar, okuduğunu anlama öğretiminde kullanılan materyaller, seçilen stratejilerin uygulama yöntemleri ve öğretimde kullanılan değerlendirme araçları hakkında veri toplanmıştır. Nitel araştırma yöntemlerden fenomenoloji modeli ile desenlenen bu araştırmanın verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Sinop ili Gerze ilçesinde görev yapan 10 özel eğitim öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışma grubunun belirlenmesinde kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Betimsel analiz yöntemi ile analiz edilen araştırmanın kapsam geçerliği için iki özel eğitim uzmanından görüş alınmış, soruların işlerliğini kontrol etmek için üç pilot görüşme gerçekleştirilmiştir. Pilot görüşmelerden sonra uygulamalar yapılmış, uygulama sonrası video kayıtlarının yazıya dökümünde dökümler incelenmiş ve doğrulanmış ve tema ve alt temalar belirlenmiştir Oluşturulan tema ve alt temalar özel eğitim uzmanı bir kişi tarafından kontrol edilmiş ve % 90 görüş birliği sağlanmıştır. Araştırma bulgularına göre, özel eğitim öğretmenlerinin derslerinde okuduğunu anlama konularında güdüleme ve duyuşsal stratejileri daha fazla kullandıkları, metinle ilgili soru üretme ve cevaplama, metni netleştirme (anlaşılmayan yerleri ve kelimeleri belirleme) stratejilerinden yararlandıkları belirlenmiştir. Ayrıca araştırmada katılımcıların okuduğunu anlama stratejilerini okuma öncesinde daha fazla, okuma sırasında ve sonrasında ise daha az kullandıkları gözlenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Özel Gereksinimli Birey, Özel Eğitim Öğretmenleri, Okuduğunu Anlama Stratejileri

Okuma stratejileriOkuma-anlamaOkuma-anlama becerisi+2
Özgür Özyurt
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00

Related subjects