Sustainable tourism
135 theses under this subject heading
Plaj destinasyonlarının sürdürülebilir yönetiminde ödül etkisi: Algarve örneği
Yaşamın her alanının endişesi haline gelen sürdürülebilirlik olgusu, artık destinasyon yönetimi bağlamında da olmazsa olmazlardan biridir. Hiçbir şeyin sonsuz olmadığı göz önüne alındığında, destinasyonların da başarılı bir şekilde varlıklarını devam ettirebilmeleri ve rekabet ortamındaki pozisyonlarını koruma ve/veya ileri taşıyabilmeleri, başarılı bir destinasyon yönetim sürecine bağlıdır. Turizmin en yaygın kullanılan arz unsurlarından birisi olan plajların da özerk destinasyonlar olarak düşünülmesi, plajların kendine has özelliklerinden dolayı koordineli bir destinasyon yönetimiyle yönetilmesini gerektirmektedir. Ekonomik getirisinin çok yüksek olduğu bilinen; ancak kesin olmayan plaj destinasyonları, aynı zamanda çeşitli canlı türlerine de evsahipliği yapan ekosistemler ve gerek yerli halkın gerekse ziyaretçilerin rahatlayarak rekreasyonel faaliyetlere katıldığı doğal güzelliklerdir. Dolayısıyla plaj destinasyonlarının yönetiminde, sürdürülebilirlik bir beklentiden çok gereklilik olarak görülmelidir. Dünya genelinde, plajların kalitesini gösterebilecek kurumsal veya özel çeşitli ödül programları ve sertifikalar mevcuttur. Bu araştırmanın çalışma alanını oluşturan ödül programı, Dünya'da Turizmin Oskarları olarak bilinen Dünya Turizm ve Seyahat Ödülleri'dir. Bu ödül kapsamında, ödül verilen kriterlerden birisi olan en iyi plaj destinasyonu ödülünü son 10 yılda sekiz kez kazanmış olan Portekiz'in Algarve bölgesinin ödülü kazanma sıklığı, bu çalışmanın çıkış noktasını oluşturmuştur. Buradan hareketle çalışmanın amacı, Algarve'nin sürdürülebilir destinasyon yönetiminde, kazanmış olduğu ödüllerin etkisi olup olmadığının araştırılması ve bir sürdürülebilir destinasyon yönetimi modeli oluşturulmasıdır. Bu bağlamda, fenomolojik bir desen ve nitel yöntemle yürütülmüş bu araştırma kapsamında; farklı amaçlı örnekleme yöntemleri kullanılarak, kamu kurumları, özel sektör, STK, akademisyen ve yerel halkı içeren farklı paydaş temsilcilerinden oluşan 27 katılımcıyla gerçekleştirilmiş yarı-yapılandırılmış derinlemesine mülakatlar ve gözlem kayıtları yoluyla veriler elde edilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre, Algarve'nin çevresel, sosyo-kültürel ve ekonomik anlamda destinasyon yönetimini sağladığı tespit edilmiştir. Bunda destinasyon yönetim örgütünün büyük rolü olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun yanında, Algarve'de ödüllerin devamlılığı, sürdürülebilir destinasyon yönetimi sürecinde bir motivasyon unsuru olmuştur. Buradan hareketle bir destinasyon yönetim modeli önerisinde bulunulmuş, araştırma bulguları tartışılarak uygulamaya ve araştırmacılara yönelik öneriler sıralanmıştır.
Termal turizmin sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda değerlendirilmesi: Kuşadası termal turizmi üzerine bir araştırma
Sağlık turizminin bir türü olarak görülen termal turizmde sürdürülebilirliğin sağlanması için herhangi bir termal kaynağın kesintisiz bir şekilde ana kaynaklara yüklenmeden, bozulmadan korunması ve verimliliğinin sağlanması gerekmektedir. Sürdürülebilir termal turizm ile bireylerin çevre üzerindeki etkisini azaltmak ve çevreyi koruyarak maksimum fayda sağlamak amaçlanmaktadır. Literatür taramasına bakıldığında termal turizmde sürdürülebilirlik konusunun önemli bir turizm destinasyonu olan Kuşadası özelinde çalışılmadığı görülmüştür. Kuşadası'nda bulunan termal kaynakların sürdürülebilirliği ve sağlık turizmi üzerine etkileri göz önüne alındığında yapılacak araştırmanın fayda sağlayacağı görülmektedir. Bu çalışmanın amacı Kuşadası termal turizmini sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda incelemek ve geleceğe yönelik önerilerde bulunmaktır. Araştırma da doğru sonuçlar elde etmek ve derinlemesine bilgi elde etmek için nitel araştırma yöntemi kullanılacaktır. Araştırmanın evrenini, uluslararası hastalara çeşitli sağlık hizmetleri sunan Kuşadası'ndaki termal turizm işletmeleri, yerel yönetimler, STK'lar oluşturmaktadır. Nitel araştırma yöntemi kullanılacağından örneklem büyüklüğü hesaplanmamıştır. Kuşadası'nda yer alan termal turizm işletme yöneticileri, yerel yöneticiler (Kaymakam, Belediye Başkanı) ve termal turizm ile ilgili STK yöneticilerinin tamamından randevu alıp yarı yapılandırılmış görüşme yapılması planlanmaktadır. Örnek büyüklüğü, termal turizmde sürdürülebilirliğe ilişkin verinin zenginliğini ve çeşitliliğini yakalamak için yeterli sayıda katılımcı dâhil edilerek veri doygunluğuna göre belirlenecektir. Araştırmada katılımcıların seçiminde amaçlı örneklem çeşitlerinden ölçüt örneklem kullanılacaktır. Veriler, termal turizm işletme yöneticileri, yerel yönetimler ve STK yöneticileri ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanacaktır. Görüşmeler yüz yüze gerçekleştirilecektir. Veri kaybı yaşanmaması için görüşmeler ses kayıt cihazı ile kaydedilecektir. Araştırmada nitel analiz yöntemlerinden betimleyici analiz yöntemi kullanılacaktır. Bu tür analizde amaç, elde edilen bulguları düzenlenmiş ve yorumlanmış bir biçimde okuyucuya sunmaktır. Araştırmada elde edileceği düşünülen muhtemel sonuçlar termal turizmde sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda ne derece hareket edilip edilmediğidir. Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda hareket ederken ortaya çıkacak sorunların neler olduğu ve çözüm önerilerinin neler olacağına yönelik sonuçların ortaya çıkması beklenmektedir.
Sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörleri ve küçük turizm işletmelerinin ekonomik performansı
Bu çalışmada sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörlerinin küçük turizm işletmelerinin ekonomik performansıyla ilişkisinin ortaya koyulması amaçlanmıştır. Sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörlerinin ve KTİ'lerin ekonomik performansı yapılarının belirlenmesinde kırsal turizm başarı faktörleri, destinasyon pazarlaması başarı faktörleri, işletme başarı faktörleri, turistik bölgelerde sürdürülebilirlik göstergeleri ve küçük turizm işletmelerinin sürdürülebilirlik göstergelerinden yararlanılmıştır. Bu bağlamda Eskişehir'de bulunan 330 küçük turizm işletmelerinin sahipleriyle/yöneticileriyle yüz yüze anket tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde çok boyutlu nicel veri analizi yöntemlerinden Yapısal Eşitlik Modellemesi'ne başvurulmuştur. Yapılan analizler sonucunda, sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörlerinden ve KTİ'lerin ekonomik performansından oluşan boyutlar belirlenmiştir. YEM analizi sonucunda sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörleriyle KTİ'lerin ekonomik performansı yapıları arasında anlamlı ilişkiler ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, şehirlerde turizmin sürdürülebilirliğinde öne çıkan başarı faktörleri belirlenmiş ve KTİ'lerin ekonomik performansıyla ilişkisi ortaya koyulmuştur. Bu doğrultuda yerel yönetimlere, bölgesel pazarlama örgütlerine ve işletme yöneticilerine şehirlerde turizm gelişiminin ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi hususunda öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, şehir turizmi, başarı faktörleri, küçük turizm işletmeleri, ekonomik performans, Eskişehir
Rekreasyon fırsat dağılımı ve planlamasında yöntem arayışları: Karaburun yarımadası örneği
Dünyada açık alan rekreasyon planlamasına ilişkin hem ekolojik dengenin gözetildiği hem de rekreasyon deneyimini yaşayan bireylerin tercih ettiği rekreasyon fırsatlarını yaygınlaştıran ve yeryüzünde her alana uygulanabilecek esnek bir planlama yöntemi ya da aracı bulunmamaktadır. Bu çalışmada rekreasyon arzı, kalitesi ve talebi temelinde, planlanan alanı belli sınıflara ayırarak ekolojik hassasiyete göre rekreasyon fırsatlarının ortaya konulması sağlanmıştır. Bunun yanı sıra rekreasyon kalitesi ve talebi de göz önünde bulundurularak; rekreasyon planlamasında alınacak kararların daha etkin ve kolay biçimde gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada nicel araştırma yönteminden faydalanılmıştır. Bu doğrultuda envanter çalışması ve kaliteye ilişkin değerlendirmeler için arazi sörveyine, rekreasyon talebini ortaya koymak için ise anket veri toplama araçlarına başvurulmuştur. Ayrıca hem çalışma alanının doğrulanması hem de mevcut verilerin kontrolü amacıyla gözlem veri toplama tekniğinden de yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda dünyanın tüm bölgelerinde uygulanabilir, esnek, ekolojik dengeyi gözeten ve aynı zamanda rekreasyon fırsatlarını maksimum oranda çeşitlendiren kapsamlı bir rekreasyon planlama yöntemi (CANROS) ortaya konmuştur. Bunun yanı sıra söz konusu yöntem İzmir-Karaburun Yarımadası'nda uygulanarak test edilmiştir. Söz konusu uygulama çalışması sonrasında Karaburun Yarımadası ve yeni rekreasyon yöntemi ile ilgili öneriler geliştirilmiştir. Bu araştırmada ortaya konan yeni yöntemin devlet, yerel yönetimler ve büyük alan işletmeleri tarafından rekreasyon planlamasında etkin bir çözüm aracı olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Rekreasyon planlaması, Turizm planlaması, Rekreasyon planlaması yöntemi, Rekreasyon fırsat dağılımı, CANROS
Wellness turizminde sürdürülebilirlik uygulamalarının tespitine yönelik nitel bir araştırma ve bir model önerisi: Afyon ili örneği
Tüm dünyada her geçen gün önem kazanan ?Sürdürülebilirlik? kavramı, kalkınmanın olduğu bölgelerde olumsuz etkilerin artması neticesinde geliştirilmiştir. Bu kavram, kalkınmanın ekonomik etkilerinin yanı sıra çevresel ve sosyal etkilerinin de dikkate alınmasını içermektedir. Bu çalışmada sürdürülebilirlik kavramı açıklanmakta, bu kavramın geçmişi ve turizm sektörü ile ilişkisine değinilmekte, sürdürülebilir wellness turizminin esasları ortaya konularak Afyon iline dönük sürdürülebilir wellness otelleri modeli önerilmektedir. Sonrasında wellness otelleri alanında gelecekteki trendler ve pazar gelişimi konusu ilgili somut öneriler geliştirilmektedir.Kıyı turizminde son 20 yılda ortaya çıkan çevresel ve sosyal problemler, eğer gerekli tedbirler alınmazsa, turizmin çeşitlendirilmesi süreci içinde alternatif turizm alanlarında da ortaya çıkabilecektir. Bu çalışmada görüleceği gibi sağlık ve termal turizm konusunda henüz gelişme içinde olan ve önümüzdeki dönemde hızla kapasitesi artacak olan Afyon ilinin muhtemel sürdürülebilirlik sorunları ortaya çıkmadan wellness turizmi açısından değerlendirilmesinde, oteller düzeyinde sürdürülebilirlik uygulamaları için kriterlerin belirlenmesinin gerekliliği ortadadır. Bu kriterlerin belirlenmesi ile halen kurulu ya da ileride kurulması planlanan wellness işletmelerine dönük önerilerin ve bir uygulama modelinin geliştirilmesi mümkün olabilecektir. Bu sayede Afyon ilindeki wellness otellerinin faaliyetlerinin daha sürdürülebilir olması için etkin bir uygulama aracı elde edilmiş olacaktır.Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, Sürdürülebilir Turizm, Wellness Turizmi, Sağlık Turizmi
Sürdürülebilir kent kavramına farklı bir bakış olarak yavaş şehirler (Cittaslow): Seferihisar örneği
Sürdürülebilirlik, ekosistemdeki yenilenemez kaynakların gelecek nesillere aktarılabilmesi için, insanın ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerinin sistemin taşıma kapasitesinin üzerine çıkmayacak düzeyde tutulması olarak tanımlanmaktadır. Sürdürülebilir kent ise, değişim ve gelişimin devamlılığını sağlamak amacıyla sosyo-ekonomik çıkarların çevre ile ilgili kaygılarla uyumlu hale getirildiği yerlerdir. Bu tanımlardan hareketle kentlerin sürdürülebilirliğini sağlamak için farklı yaklaşımlar geliştirilmiştir.Bu çalışmada sürdürülebilir kentleşme kavramına farklı bir bakış olarak ?Cittaslow (Yavaş Şehir)? yaklaşımı incelenmiştir. Bu çerçevede ilgili literatürün taranması yoluyla Yavaş Şehirleri ortaya çıkaran nedenler tespit edilmiş ve Yavaş Şehir olmak isteyen şehirlerin yerine getirmek zorunda olduğu kriterler ortaya konulmuştur. Ayrıca Cittaslow hareketinin tarihsel süreci ve dünya çapında yayılma durumu örneklerle incelenmiştir.Elde edilen veriler ve bilgiler ışığında, Cittaslow kriterlerinin sürdürülebilir kent bağlamında şehirleri fiziksel ve sosyo-kültürel olarak nasıl etkilediğini belirleyebilmek için Seferihisar incelenmiştir. Bu bağlamda Cittaslow'un sürdürülebilir bir kent modeli olarak ortaya konulup-konulamayacağı tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Cittaslow, Seferihisar, Sürdürülebilir Kent, Sürdürülebilirlik, Yavaş Şehir
Gaziantep'in ekoturizm potansiyelinin değerlendirilmesi: Sürdürülebilir turizm için ekoturizm rotasının belirlenmesi
Doğal ve kültürel değerlerin korunması, gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir yere sahip olan ekoturizmin popülerliği çevresel, kültürel ve ekonomik getirileriyle birlikte tüm dünyada giderek artmaktadır. Ekoturizm; toplumsal refahı önemseyen ve çevre korumacı bir turizm türü olup sürdürülebilir turizmin bir gerekliliğidir. Özellikle ekoturizm potansiyeline sahip alanların belirlenmesi, sürdürülebilir turizm kapsamında çeşitli turizm faaliyetlerinin de tanıtılmasında önem arz eder. Araştırmada, Gaziantep ilinin ekoturizm potansiyelinin değerlendirilmesi ve sürdürülebilir turizm için ekoturizm rotasının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma; elde edilen verilerden hem genellenebilir hem de derinlemesine sonuçlar elde etmek amacıyla karma yöntemler araştırması şeklinde tasarlanmıştır. Araştırma deseni olarak eşzamanlı/sıralı/yakınsayan desen kullanılmıştır. Araştırmanın amacını gerçekleştirebilmek için 22 kişiden oluşan iki farklı uzman grubuyla olmak üzere toplam 44 kişiyle görüşülmüştür. Araştırmada nicel veriler elde edilmesi amacıyla anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin istatistiksel analizleri SPSS 25.0 istatistik paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nitel veri setinin elde edilmesi amacıyla ise yarı yapılandırılmış mülakat tekniği kullanılmıştır. Elde edilen veriler MAXQDA Nitel Veri Analiz Programı kullanılarak analize tabi tutulmuştur.Yapılan araştırmanın nicel veri setiyle yapılan analizler sonucunda 6 değişken ve 27 alt ölçüt bulunan Ekoturizm Fırsat Yelpazesi ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın nitel veri seti ile yapılan analizleri sonucunda elde edilen verilerden yola çıkarak toplam 4 ana tema 14 kod ve 98 alt koddan oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın hem nicel veri setiyle hem de nitel veri setiyle elde edilen bulgular ışığında Gaziantep'te bulunan bu 15 ekoturizm alanı potansiyelinin yeterince kullanılmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Konaklama yapıları için oluşturulan sürdürülebilir sertifikasyon sistemlerinin mimari açıdan değerlendirilmesi
Bu tez kapsamında üzerinde durulan temel problem; günümüzde çevre kirliliğinin hızlaartması, konaklama yapılarının buna etkisi ve bu yönde oluşturulan sürdürülebilirlik sertifikasyon sistemlerinin mimari açıdan eksikliklerinin olmasıdır.Birinci bölümde ele alınan tez konusunda yapılan diğer çalışmalar ele alınarak literatürtaraması özetlenmeye çalışılmış, tezin amacı ve hipotezi anlatılmaya çalışılmıştır.Tezin ikinci bölümünde, kalite kavramı, kalitenin boyutları, uygulanabilirliği, toplam kalite yönetimi ve turizmde toplam kalite yönetimi ele alınmış, daha sonra mimarikalite ile toplam kalite yönetimi ilişkilendirilmiştir. Bu ilişkiler konaklama yapılarında kalite ve standartlar alt bölümü ile sonuçlandırılmıştır.Üçüncü bölümde Sürdürülebilir Mimarlık ve Turizm başlığı altında, sürdürülebilir mimarlık ilkeleri, sürdürülebilir mimarlığın değerlendirilmesi ve ilgili sertifikasyonyöntemleri ele alınmış, turizm sektöründe yer alan benzeri sistemlerle ilişkilendirilerek değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, bu sistemler mimari ölçütler ile desteklenmiş vekonaklama yapıları için sürdürülebilir bir sistem önerilmiştir.
Güney Antalya bölgesindeki gelişmelerin doğal çevre üzerine etkileri ve sürdürülebilir turizm olanakları
Bu çalışmada turizmin olumsuz çevresel etkileri plan, program, finansman ve işletme konularının birlikte ele alındığı ve Türkiye'nin ilk entegre turizm projesinin gerçekleştiği Güney Antalya Bölgesi ölçeğinde incelenmiş ve sürdürülebilir turizm olanakları araştırılmıştır. Çalışma önemli kıyı biyotoplannın belirlenmesi ve sürdürülebilir çevre yönetimleri olmak üzere iki farklı konuyu ele almıştır. Turizmin doğal çevre üzerindeki etkilerinden alan kayıplarının belirlenmesinde 1974, 1988, 1990, 1996 tarih ve 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planlarının karşılaştırılması ile yapılmıştır. Önemli kıyı biyotoplan kayıplarının tespitinde ise Avrupa Birliği Natura 2000 sistemine uygun biyotop haritalaması çalışması gerçekleştirilmiştir. Sürdürülebilir turizm olanaklarının belirlenmesinde seyahat firmaları, konaklama tesisleri ve günübirlik rekreasyon alanlarındaki su, enerji tasarrufu, atık ayrışımı gibi mevcut çevre koruma ve yönetimi çalışmaları incelenmiş ve özellikle otellerde sürdürülebilir turizm işletmeciliğine uygun mevcut bir alt yapının olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak 1970'lerden itibaren yaşanan turizm gelişmeleri ile kıyı kumulları ve ormanı niteliğindeki 519,3 hektarlık alanın turistik tesis alanlarına dönüştürüldüğü Beldİbi'nde 20,1 hektar, Göynük'te 32 hektar, Kemer'de 40,5 hektar kıyı kumulunun, benzer şekilde Beldİbi'nde 111,4 hektar, Göynük'te 43,1 hektar, Kemer'de 46 hektar ve Tekirova'da 12,2 hektar doğal kıyı ormanının yok olduğu belirlenmiştir. Ekolojik verilere dayanarak ortaya konulan sonuçlar ülkemizde kitle turizmi ile benzer sorunların yaşandığı diğer kıyı bölgelerimize örnek olacak ve olumsuz turizm etkilerinin kontrolünde etkin bir araç olarak kullanılan sürdürülebilir turizm işletmeciliği olanakları uzun vadede bölge turizmine ve turizm sektörüne katkılar sağlayacaktır.Anahtar Kelimeler: Turizm, Çevre, Güney Antalya, Biyotop, Sürdürülebilir Turizm
Özgecil değerlerin çevresel inançlar, çevresel kaygı ve çevresel sorumluluk davranışı üzerine etkisi
Turizm temelli aktiviteler bir destinasyon üzerinde olumsuz etkilere yol açabilmektedir. Turistlerin çevresel sorumluluk davranışını anlamak ve arttırmak bu etkileri azaltmada ve turizm destinasyonlarının sürdürülebilirliğini sağlamada hayati önemdedir. Bu çalışmanın amacı, yerli turistlerin çevresel tutumlarının çevresel sorumluluk davranışı üzerine etkisini ortaya koymaktır. Kesitsel tarama modelinden yararlanarak geliştirilen araştırma deseni kapsamında örneklemin belirlenmesinde, kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Antalya'da tatillerini geçiren yerli turistler ile yürütülen anket çalışmasından 555 geçerli anket elde edilmiştir. Araştırma sonucunda, literatüre dayalı olarak geliştirilen modeldeki değişkenler arasındaki pozitif ilişkiler ağı ortaya konmuştur. Çevresel özgecil değerlerin, çevresel inançlar, çevresel kaygı ve çevresel sorumluluk davranışı üzerinde direkt ve dolaylı etkisi saptanmıştır. Elde edilen bulgular, önceki literatür ile de desteklenmektedir.
Turizm mimarlığının yarattığı çevresel etkilerin değerlendirilmesi için bir yöntem
TÜRKÇE ÖZET Turizm yapılaşmasının oluşturduğu olumsuz çevresel etkileri önlemek için yapılaşma sürecinde kullanılacak bir yöntem oluşturmak bu tezin amacıdır. Geliştirilen yöntem ile aşağıdaki ah amaçlara ulaşıldı. Bunlar:. Turizm yapılaşmasında arsa kullanım planlamasının önemini vurgulamak,. Turizm yapılaşmasının varış noktalarında oluşturduğu olumsuz çevresel etkileri önlemek açısından, arsa kullanım planlamasını geliştirmek,. Turizm yapılaşmasının olumsuz çevresel etkilerini analiz edebilmek için turizm yapılaşmasının olumsuz etkilediği çevresel elemanlar ve elemanlar arası ilişkiler ile varış noktasının niteliğini oluşturan öğeler arasında ilişki kurmak,. Turizm yapılaşmasının varış noktalarında olumsuz etkilediği çevresel elemanlar ve elamanlar arası ilişkilerini bir sistem altında sınıflandırmak,. Varış noktasında planlanan ve tasarlanan turizm yapılaşmasının oluşturabileceği etkileri planlama sırasında belirlenmesine katkı sağlamak ve. Plancı ve tasarımcının turizm yapılaşmasının olumsuz etkilerini önlemek için araştırmalar yapmasına yol açmaktır. Birinci bölümde; tez çalışmasının konu alam ve kapsamı tanımlanmıştır. ikinci bölümde; tezin çalışma alam turizm mimarlığı, turizm yerleşmesi ve arsa kullanım planlaması ile mimari görüş açısından ilişkilendirilerek açıklanmıştır. Yöntemde kullanılacak olan ve geliştirilen arsa kullanım planlama sistemi grafik bir anlatım ile sunulmuştur. Üçüncü bölümde; turizm yapılaşmasının turizm yerleşmelerinde olumsuz etkilediği çevresel elemanlar ve elemanlararası ilişkiler bir sistem akında sınıflandırılmıştır. Dördüncü bölümde; yöntemin gerektirdiği çalışmayı yapmak için gerekli olan liste üretilmiştir. Liste aşağıdaki yöntem ile oluşturulmuştur.. Fiziksel ve sosyal çevre sürdürülebilir turizm tanımlan ile ilişkilendirilerek ilke düzeyinde olması gerek nitelikleri tanımlanmıştır.. Çevresel elemanların turizm yapılaşması ile olan ilişkileri incelenmiştir ve bu yapılaşmanın çevresel elemanları olumsuz etkilediği durumlar yayınlar aracılığı ile ortaya konmuştur.. Turizm yapılaşmasının etkilediği olumsuz çevresel elemanların durumu bir örnek olarak Uzungöl'de yapılan araştırma sonuçlan ile tartışılmıştır.. Turizm yapılaşmasında varış noktasının çevresel elemanlarını olumsuz etkilerden korumak için yapılması önerilen araştırmalar belirlenmiştir. Beşinci bölümde;turizm yapılaşmasının oluşturduğu olumsuz çevresel etkileri önlemek için bir yöntem önerilmiştir. Bu yöntem yardımı ile,. turizm yapılaşmasının yarattığı olumsuz çevresel etkilerin önlenmesi,. turizm yerleşmelerinde turizm yapılaşmasının çevresel etkilerinin arsa kullanım planlama yapısı içinde dikkate alınması ile çevresel sorunlar oluşturan kararların tekrarlanmaması,. turizm yapılaşmasının varış noktalarında olumsuz etkilediği çevresel elemanlar ve elemanlararası ilişkilerin bir sistem altında sınıflandırılması ve kurulacak olan veri tabanına bu sistemin yansıması,. var olan ve farkı yaratan çevresel kaynakların turizm yapılaşması tarafından tüketilmemesi ve gelecek nesillere aktarılması sağlanacaktır. Altıncı bölümde; çalışmanın sonuçları tartışılmıştır. XII
Sürdürülebilir turizmde yerel yönetimlerin rolü: Gaziantep örneği
Bu çalışma, sürdürülebilir turizm çerçevesinde yerel yönetimlerin rolünü Gaziantep ili örneğinde incelemeyi amaçlamaktadır. Küresel ölçekte artan çevresel, sosyal ve ekonomik baskılar, turizm faaliyetlerinin sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılmaktadır. Yerel yönetimler, bu dönüşümde politika üretimi, uygulama ve denetim süreçlerinde kritik aktörler olarak öne çıkmaktadır. Çalışma, nitel yöntemle yürütülmüş olup, Gaziantep'te turizmle ilgili kurumlarda görev yapan yerel yönetim temsilcileriyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi yoluyla değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulguları, yerel yönetimlerin sürdürülebilir turizm konusunda belirli politika ve stratejiler geliştirdiğini ancak uygulamada çeşitli yapısal ve finansal sınırlılıklar yaşandığını ortaya koymuştur. Ayrıca yerel halkla iş birliğinin yeterince kurumsallaşmadığı, katılımcı süreçlerin sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Gaziantep'in kültürel miras zenginliği ve gastronomi alanındaki potansiyeli dikkate alındığında, sürdürülebilir turizmin gelişimi için yerel yönetimlerin daha bütüncül, planlı ve kapsayıcı politikalar geliştirmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışma, Türkiye'de yerel düzeyde sürdürülebilir turizm uygulamalarının mevcut durumunu değerlendirme açısından literatüre katkı sunarken, politika yapıcılar ve yerel yöneticiler için de yol gösterici niteliktedir.
Gaziantep turizmi ve sürdürülebilirlik: Yerel halk bakış açısı üzerine bir araştırma
Bu çalışma Gaziantep mevcut turizmi ve sürdürülebilir turizmde Gaziantep'te neler yapılması gerektiğinin, yerel halk nezdinde değerlendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu Ekim 2014- Şubat 2015 tarihleri arasında Gaziantep şehir merkezinde yaşayan 424 yerel halk üzerinde gerçekleştirilmiĢtir. Anket sonuçları bilgisayar ortamında SPSS 16.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırmaya katılan Gaziantep halkının demografik özelliklerine yönelik sorular, frekans ve yüzde dağılımı ile test edilmiştir. Gaziantep mevcut turizm imkânları, Gaziantep turizminin güçlü ve zayıf yönleri ve sürdürülebilir turizmde Gaziantep'te yapılabilecekler konusunda yerel halkın algısının ölçülmesi ve deneklerin demografik özellikleri arasındaki ilişkilerin belirlenmesinde Bağımsız Örneklem T-Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (Anova) testlerinden faydalanılmıştır. Yapılan araştırmanın sonucunda yerel halkın Gaziantep turizmine bakış açısının genel olarak "olumlu" olduğu tespit edilirken, yemek kültürünün gelişmiş olması ile şehrin tarihi, kültürel yapı ve doğal güzelliklerinin korunmuş olması Gaziantep turizminin güçlü olduğu yönler şeklinde tespit edilmiştir. Bununla birlikte Gaziantep turizminin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla yapılması gereken en önemli unsurların başında tanıtım ve reklam faaliyetlerinin artırılması ve tarihi yapıların restore edilmesi olduğu sonucu tespit edilmiştir.
Sürdürülebilir turizm ve kentsel koruma ilişkisi: Kayseri Gesi Koruma Bölgesi örneği
Tarihsel süreç içerisinde insanoğlu yaşamış olduğu fiziksel çevreyi ihtiyaçları çerçevesinde şekillendirirken ortaya çıkardığı kültürü, sonraki gelecek nesillere aktarmakta, böylece günbegün çeşitlenen ve zenginleşen bir kültürel birikim oluşturmaktadır. Bu birikim, insanların geçmişini bilmesini sağlayan somut belgedir. Kültürel değerlerin dünya mirası olduğu, korunmasının ve ölümsüzleştirilmesinin insanlığın sorumluluğunda olduğu gerçektir. Tarihi çevreyi var eden örneklerin sorunları arasında, ekonomik ve sosyal şartlar sebebiyle eserlerin kendine özgü kullanımlarının devam edememesi yer alır. Turizm faaliyetlerinin sağlamış olduğu kullanım olanakları, kültürel ve doğal değerlerin korunarak yaşatılmasında önemli bir role sahiptir. Turizmin devamlılığı için kültürel mirasın tanınması, doğal kaynakların korunması ve yaşatılması gerekmektedir. Turizm, doğru yönlendirildiği zaman gerekli mali desteği yaratması ve ev sahibi toplumlara koruma konusunda bir motivasyon sağlaması açısından da önemlidir. Ancak turizmin ekonomideki olumlu etkilerinin yanı sıra olumsuz etkileri de vardır. Plansız bir turizm, çevresel, tarihsel ve kültürel değerlerin özgün niteliklerinin değişmesine, bozulmasına hatta yok olmasına yol açabilmektedir. Bu tehditlerin gerçekleşme ihtimali, sürdürülebilir turizm yaklaşımının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu çalışmada örneklem alan olarak seçilen Kayseri Gesi Koruma Bölgesi'nin (KGKB) sürdürülebilir turizm ilkeleri doğrultusunda korunması amaçlanmaktadır. Çalışmada karma yöntem kullanılarak nitel ve nicel araştırmalar yapılmıştır. Gesi Koruma Bölgesi (GKB), Kayseri kentinin merkez ilçelerinden olan Melikgazi ilçesine bağlı Kuzey Mahallesi, Güney Mahallesi ve Bahçeli Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. GKB özgün arazi yapısı ile farklı medeniyetlerin izlerini günümüze kadar taşıyabilen bir kültür merkezi olması nedeniyle seçilmiştir. Bu bağlamda, yapılan alan araştırması ve anket çalışmaları sonucunda, bölgenin güçlü ve zayıf yönleri ile fırsat ve tehditleri (GZFT) analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen verilerden GKB'nin sürdürülebilir turizm potansiyeline sahip olduğu; ancak, turistik potansiyelinin artırılması gerektiği, bunun için de sürdürülebilir koruma politikalarının sosyo-kültürel, çevresel ve ekonomik boyutta oluşturularak uygulanabilirliğinin sağlanmasının zaruri olduğu sonucuna varılmıştır.
Bölgesel kalkınmada turizmin rolü: Mardin örneği
Tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de bölgeler arası ekonomik dengesizlik sürekli olarak büyüyen ancak henüz çözülemeyen bir sorun haline gelmiştir. Hemen her dönemde bu farklılığı ortadan kaldırmak için kalkınma planları yapılmış ve bir kısım tedbirler alınmış olsa da yeterince etkili olamamıştır. Son yıllarda teknolojik gelişmeler ve artan seyahat imkânları insan hareketliliğini ve dolayısıyla turizmi çekici hale getirmiştir. Turizmde meydana gelen bu hareketlilik aynı zamanda ekonomik hareketliliği de beraberinde getirmiştir. Bu çalışmada, Mardin ilindeki turizmin gelişimi ildeki ekonomik faaliyetleri nasıl etkilediği ve bunun bölge ekonomisine nasıl yansıdığı araştırılmıştır. Bu bağlamda Mardin'de tesadüfî örnekleme yöntemiyle seçilen turizm sertifikalı otel yöneticilerinin bu konudaki görüşlerini belirlemek amacıyla 119 yöneticiye anket uygulanmıştır. Yöneticiler Mardin ilindeki turizmin gelişmesi direk olarak istihdamı etkilediği ve yoğun sezonlarda çevre illerden bile işgücüne ihtiyaç duyulduğu konusunda olumlu görüş bildirmişlerdir. Turizmin azalması durumunda ise hem Mardin ilinde hem de çevre illerde diğer bütün ekonomik sektörlerin olumsuz etkilendiği görülmüştür. Bu çalışmanın amacı, Mardin'in dil, kültür ve inanç turizmin ekonomik kalkınmasındaki önemini ortaya koymaktır. Turizmin gelişmesi için özellikle Mardin'in tarihi ve kültürel zenginliğinin daha çok tanıtılması gerekir. . Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Turizm, Ekonomik kalkınmada Turizm, Şehir Turizmi,
Kültürel mirasın sürdürülebilirliği kapsamında edebiyat turizminin yönetici ve tüketici perspektifinden değerlendirilmesine yönelik bir araştırma
Edebiyat, toplumsal olguları yansıtması bakımından her zaman değerli bir sosyolojik araç olmuştur. Sosyal olayların, bireylerarası ve kültürlerarası etkileşimler ile tarihin çeşitli dönemlerindeki toplumsal dönüşümlerin en önemli betimsel aracı olan edebiyat, bu anlamda turizm bilimi ile dolaylı, ancak bir o kadar da etkin bir ilişki halindedir. Edebiyat ve turizm arasındaki bu ilişki, gerek bir esere konu olmuş gerekse usta bir yazarın yaşamını sürdürdüğü şehirlere, kasabalara, mekânlara ve otellere turizm amaçlı seyahatlerin gerçekleşmesi için farklı bir motivasyon ve çekicilik unsuru sağlamaktadır. Klasik turizm anlayışının dışında hareket etmek isteyenler bugün uluslararası seyahatlerin yönünü belirlemede etkili olabilmektedirler. Edebiyat, turizmi teşvik edebilecek bir kültürel varlıktır ve günümüzde Fransa, İngiltere, İrlanda, Rusya gibi pek çok ülkede edebiyat turizmi uygulamaları mevcuttur. Önemi yukarıda açıklanmaya çalışılan edebiyat turizminin, otel işletmelerine ve turistlere nasıl bir deneyim kazandırdığının araştırıldığı bu çalışmanın temel amacı, edebiyat turizminin otel işletmelerinde nasıl ve hangi amaçlarla uygulandığını, otel işletmesine olan etkisini tespit etmek ve Türkiye'de edebiyat turistlerinin profilini işletmeci gözünden ortaya koymaktır. Ayrıca tüketicilerin edebiyat turizmine karşı tutumlarını da araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, İstanbul Sultanahmet Bölgesi'ni ziyaret eden ve yargısal örnekleme yöntemi ile seçilen, 450 turist üzerinde anket uygulaması yapılmış, turistlerin edebiyat turizmi hakkındaki görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Denizli'de yer alan Şiir Butik Otel örnek olarak seçilmiş ve birebir görüşmeler yapılarak örnek otel işletmesi yöneticilerinin perspektifinden edebiyat turizminin otel işletmelerine kazandırdığı deneyimler belirlenmiştir. Çalışama bir karma yöntem araştırmasıdır. Bu çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, çalışmanın problemi, amacı ve önemi, varsayımları ve sınırlılıkları açıklanmış, hipotezler belirlenmiştir. İkinci bölümde edebiyat turizmi ve edebi yer kavramları; edebiyat turistleri; edebi turizm çekiciliklerinin karakteristiği; edebiyat turizminin tarihi ve edebiyatın pazarlanmasına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise araştırmanın yöntemi ve metodu açıklanmıştır. Dördüncü bölümde, araştırma bulgularına yer verilmiş ve hipotezler sınanmıştır. Beşinci ve son bölümde ise, analizlerin sonuçları bir bütün olarak yorumlanmış ve sonuçlar doğrultusunda birtakım öneriler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kültürel Miras, Edebiyat Turizmi, Karma Araştırma, Tutum, Otel İşletmesi.
Başarılı bir destinasyon oluşturma sürecinde Kastamonu örneği
Gidilecek yer anlamı taşıyan destinasyon bir dizi rakip alternatifler arasından seçilecek bir turizm ürünüdür. Sürdürülebilir politika ve planlamalar sayesinde hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin memnuniyetini sağlamak başarılı bir destinasyon yönetiminin temel amacıdır. Bu çalışmada da, konunun önemine ilişkin, Kastamonu'nun mevcut durumu, bunun yanında destinasyon haline gelmesi için ve bu destinasyonun sürdürülebilirliğinin sağlanması için neler yapılması gerektiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Kastamonu il merkezinde bulunan paydaşların tümü evren bunlar arasında görüşme yapılanlar örneklemdir. Yöntem olarak bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden veri toplama ve görüşme tekniklerinden faydalanılmıştır. Bu kapsamda Kastamonu'nun destinasyon oluşturma kapsamında SWOT analizi yapılarak güçlü ve zayıf yönlerinin tespiti yapılmış, fırsat ve tehditleri belirlenmiştir. Ayrıca yapılan görüşmeler ile Kastamonu il merkezinde oluşturulabilecek destinasyon ve bu destinasyon ile ilgili destinasyon yönetim örgütünün yapısı hakkında paydaşların görüşleri ve önerilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Kastamonu il merkezinde bulunan paydaşların tümü araştırmanın evrenini, il merkezinde bulunan ve görüşme yapılan paydaşlar ise araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında yer alan merkezi yönetim, yerel yönetim, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve diğer kategorilerinin altında bulunan toplam on altı paydaş ile görüşülmüştür.Araştırma bulgularındaki genel görüş, Kastamonu'nun turizm potansiyelinin yeterli seviyede olmasına rağmen altyapı, tanıtım ve reklam eksikliğinin bulunması sebebiyle destinasyon oluşturulamadığı şeklindedir. Paydaşların bu konu hakkındaki verdiği cevaplardan da anlaşılabileceği gibi, Kastamonu'da oluşturulabilecek destinasyonun paydaşların kendi aralarında olan iletişim eksikliğinden kaynaklandığı söylenebilir. Araştırma sonuçlarının tüm ili kapsamaması araştırmanın sınırlılığıdır. Bundan sonraki araştırmalarda, tüm ili kapsayacak bir araştırmanın gerçekleştirilebilmesi için diğer ilçelerdeki belediyeler ve kaymakamlıklar başta olmak üzere yapılacak araştırmaya turizm ile ilgili tüm paydaşların dâhil edilmesi uygun olacaktır.
Yeniden işlevlendirilen tarihi yapılarda sürdürülebilirliğe etki eden çekicilik faktörleri
Süreç içerisinde hızla gelişen bilim ve teknoloji, birçok konuda olduğu gibi bireylerin sosyal yaşantısını da büyük ölçüde etkilemektedir. Özellikle sanayi devrimiyle birlikte bireylerin çalışma şartlarında, aile yapılarında, dünya görüşlerinde, inançlarında ve ihtiyaçlarında bir takım değişiklikler oluşmaya başlamıştır. Bu değişiklikler sonucunda birçok tarihi yapı işlevini kaybetmiş terk edilmiş ve atıl kalmıştır. Atıl kalan bu yapılar, turizmde sürdürülebilirliğin öneminin ortaya çıkmasıyla değer kazanmıştır. Bu doğrultuda yeniden işlevlendirme faaliyetleri gerçekleştirilerek kıt kaynakların korunması, kültürel sürekliliğin gerçekleştirilmesi ve yapıların çevresine sosyal, kültürel ve ekonomik katkı sağlaması amaçlanmıştır. Konuya ilişkin yapılan literatür taramasında tarihi yapıların sürdürülebilirliğini ancak yaşatılmaya devam ederek sağlayabileceği savunulmuştur. Bu bağlamda Kastamonu'da yer alan tarihi yapıların yaşatılması için tercih nedeni olmasını sağlayan çekicilik faktörlerinin neler olduğu sorgulanmıştır. Ayrıca bu faktörlerin katılımcıların demografik özellikleriyle anlamlı farklılıklar oluşturup oluşturmadığı anket tekniğiyle araştırılmıştır. İki bölümden oluşan anket, 2016 yılının Ekim ayında başlayarak 2017 yılının şubat ayına kadar Kastamonu'da otel olarak işlevlendirilmiş tarihi yapılarda konaklayan 405 misafire uygulanmıştır. Anketin ilk bölümünde çekicilik faktörleriyle alakalı 17 ifadeye yer verilirken, ikinci bölümde katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek amacıyla 9 soru sorulmuştur. Veriler SPSS 23 istatistik paket programıyla analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde "yüzde", "frekans" bağımsız iki değişken için "Spearman Korelasyon testi", bağımsız iki grup için "Mann Whitney U testi," bağımsız ikiden fazla grup için ise "Kruskal Wallis testi" kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre katılımcıların konak otelleri tercih etmelerine etki eden faktörlerin kültür, yaşam tarzı, meslek ve ekonomik durum olduğu, bu faktörler arasında pozitif yönlü ilişki olduğu ve bu faktörlerin turistlerin bireysel özelliklerinden, cinsiyet, eğitim durumu ve toplam aylık gelire göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Yeniden İşlevlendirme, Sürdürülebilirlik, Turizm, Turistik Çekicilik
Maden Deresi'ndeki yerel halkın kırsal turizme olan tutumunu belirlemeye yönelik bir araştırma
Kırsal turizm, kırsal bölgedeki doğal ve kültürel kaynaklarımızı tüm dünyaya tanıtırken aynı zamanda bölgenin kalkınmasına da katkı sağlamaktadır. Ancak beklenen faydaların gerçekleşebilmesi için kırsal turizmin olmazsa olmazlarından olan yerel halkın desteğinin alınması çok önemlidir. Bu araştırmada da Maden Deresi Yöresindeki yerel halkın turizme karşı tutumlarının ne yönde olduğunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Belirlenen amaca ulaşmak için öncelikle konuya ilişkin literatür taraması yapılmıştır. Araştırmanın uygulama bölümünde ise, bilimsel araştırmalarda sıkça kullanılan veri toplama yöntemlerinden anket tekniği tercih edilmiştir. Araştırmada Emiroğlu (2013)'nun kullanmış olduğu ölçekten faydalanılmıştır. Anket iki bölümden oluşmakta olup birimci bölümde 5 adet demografik soru bulunmakta, ikinci bölümde 5' li Likert Ölçekli 19 adet kapalı uçlu soru önermesi yer almaktadır. Araştırma verileri SPSS Paket Programı yardımı ile analiz edilmiş ve ulaşılan bulgular literatürden faydalanarak yorumlanmıştır. Yerel halkın kırsal turizme olan tutumunu tespit etmek için anket formundaki kırsal turizm hakkındaki ifadelerle ilgili frekans (ortaya çıkma sıkılığı) t-testi, one-way anova testi, ve açımlayıcı faktör analizinden faydalanılmıştır. Yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucu kırsal turizm tutumunu oluşturan üç boyutta toplam 17 ifade yer almaktadır. Ekonomik boyut 7, sosyo kültürel ve çevresel boyut da 5 ifadeden oluşmaktadır. Yapılan araştırmada elde edilen bulgulardan; yerel halkın turizm faaliyetlerinin ekonomik, sosyo-kültürel ve çevresel boyutuna olan tutumunun olumlu yönde olduğu anlaşılmıştır. Ancak yerel halkın doğal çevrenin ve kültürel yapının bozulacağı yönünde endişeler taşıdığını da belirtmek gerekir. Ayrıca yapılan analizler sonucunda yerel halkın bazı demografik özellikleriyle turizm faaliyetlerinin boyutları arasında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir.
Turizm paydaşlarının sürdürülebilir gelişmeye yönelik tutumları: Shahat şehri örneği
Turizm, dünyada ülkelerinin ekonomilerini canlandırmak için en önemli kaynak haline gelmiştir. Turizm, altyapıya yapılan muazzam yatırımları teşvik eder ve devletlerin, ekonomik fırsatları eşitlemeye yardımcı olarak ve kırsal sakinleri kalabalık şehirlere göçünü önleyerek iş fırsatları yaratmaya ve yerel halkın yaşam koşullarını iyileştirmeye yardımcı olacak ödemeler dengesini geliştirmelerine yardımcı olur (WTO, 2007)Libya ekonomisi hala büyük ölçüde petrole bağlıdır ve diğer sektörlerin gelir çeşitlendirilmesi noktasında geliştirilmesi gerekmektedir. Fakat turizm sektörü gibi alanlara devlet tarafından yeterli destek sağlanmamaktadır. Fakat uzun vadede yararlanabilmek için de turizmin gelişmesi sürdürülebilir olmalıdır. 1997 Berlin Deklarasyonu, "turizmin sürdürülebilir biçimlerine ulaşılmasının, plancıların, karar vericilerin ve paydaşların turizm gelişiminde sürdürülebilir eylemlere yönelik tutumlarını anlaşılması ilgili tüm paydaşların sorumluluğudur" şeklindedir." Çalışmanın amacı, paydaşların turizm gelişimine yönelik tutumları incelenerek ve anahtar paydaşların turizm için sağlayabileceği desteğin kapsamını tanımlayarak gelecekte Shahat Kentinde (SC) sürdürülebilir turizm gelişimi yaratma olasılığını araştırmaktır .Shahat şehri, birçok ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlarına çözüm bulabilmek için acil olarak kalkınma projelerine ihtiyaç duyan Libya'daki diğer şehirlerin benzeri olduğu için çalışma yeri olarak seçilmiştir. Bu çalışmada, yerel sakinler, turistler, hükümet sektörü ve özel sektör olmak üzere dört kilit paydaş grubu seçilmiştir. Araştırmacı, asıl verileri toplamak için "karma yöntem" kullanmıştır: Yerel sakinlerin ve turistlerin tutumlarını keşfetmek için anahtar bir yöntem olarak kullanılan anket kullanılmış, ve kamu ve özel sektörün tutumlarını araştırmak için görüşme yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca, araştırmacı gerçekleri gözlemlemek için bazı turistik bölgelere saha ziyaretleri yapmış ve ikincil verileri yayınlanan raporlar, çalışmalar, kitaplar, tablolar, resimler ve haritalardan elde etmiştir. Çalışma, turistik ürünlerin miktarı ve kalitesi bakımından kentte iyi turistik kaynakların varlığını doğrulayan bazı önemli bulgulara ulaşmış ve yerel ve küresel seviyelerde rekabet olasılığını tespit etmiştir. Ancak keşif, bakım, reklamcılık ve eğitim bakımından pek çok turistik bölge daha fazla dikkat ve ilgiye ihtiyaç duymaktadır.
Akıllı turizmin Türkiye'de uygulanabilirliği İstanbul örneği
Globalleşme, nüfus, sınırlı kaynak tüketimi, kentleşme, çevre kirliliği ve sert ekonomik rekabet koşulları gibi konulardaki hızlı artışlar küresel çaptaki yerleşim alanlarında birçok problemi de beraberinde getirmektedir. Özellikle nüfusun ve kentleşmenin yoğun olduğu şehirlerde sıklıkla görülen bu problemler şehirlerin kendilerine yetemediklerini ve bunun şehir sakinlerinin hayatlarını zorlaştırdığı örneği birçok farklı coğrafyadaki metropollerde açıkça görülmektedir. Bu sorunlar; ekolojik, demografik, ekonomik ve mekânsal boyutlarda akıllı, sürdürülebilir ve etkin çözümler gerektirmektedir. Bilişim ve iletişim teknolojileri, akıllı cihazlar ve sensörlerdeki gelişmeler, yerel yönetim ve şehir planlama kurumlarına kentsel problemlere karşı çözüm oluşturabilmeleri için kesin ve canlı verilere ulaşabilmelerini mümkün kılan bir yerleşim konsepti olan Akıllı Şehirleri ortaya çıkarmıştır. Akıllı şehir konsepti üzerine kurulmuş olan Akıllı Turizm modeli ile turizm değeri yüksek, nüfusun ve kentleşmenin yoğun olduğu büyük şehirlerde gelen ziyaretçilerin şehrin; yapısal, sosyo-kültürel, tarihi bütünlüğü ile günlük yaşamını bozmadan gelen bu ziyaretçileri ekonomik ve sosyal kazanç sağlamak için şehirde barındırmak ve şehrin olanaklarından her iki taraf için de en iyi şekilde faydalanmalarını sağlamaktır. Bu çalışmanın amacı, akıllı turizm modelinin Türkiye uygulanabilirliğini İstanbul ili üzerinden incelemektir. Araştırmada Türk turizm sektörünün bu yeni teknoloji bazlı turizm modeline bakış açısı ve uygunluğu irdelenmiştir. Bu bağlamda İstanbul ilinde bulunan turizm ve şehircilik alanında faaliyet gösteren 10 ana paydaş kurum araştırmaya dahil edilmiştir. Nitel yöntemlerin kullanıldığı bu çalışmada bahsi geçen kurumlardan seçilen üst düzey yöneticilere, görüşmelerde sorulan sorular neticesinde alınan veriler Türk turizminin İstanbul üzerinden Akıllı Turizm modeline uygunluğunu; altyapısal yeterlilik, uygulanabilirlik, gereklilik ve uygunluk, işletme ve çalışanların adaptasyonu, performans ve etkinlik, sürdürülebilirlik ve inovasyon & değer oluşturma gibi 7 boyuta değerlendirilerek veriler analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda İstanbul ilinin akıllı şehir alt yapısının tam olarak tamamlanmasa da bazı iyileştirme ve planlamaların yapılması ile akıllı turizm konseptinin uygulanabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Akıllı (Smart), Akıllı Şehir, Akıllı Turizm, Bilişim ve İletişim Teknolojileri, Teknoloji
Konaklama işletmelerinde kullanılan sertifikasyonların sürdürülebilir turizme etkisi
Günümüzde sürdürülebilir turizm olgusunun yaygınlaşması ve gelişimi için birçok çevresel ve kalite yönetim sertifikaları verilmektedir. Sertifikalar doğal kaynakların korunması, çevresel yönetim anlayışının sergilemesi ve çevreye daha az zarar veren ürünlerin tercih edilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu kapsamda çalışmanın konusu; gerekli yükümlülükleri yerine getiren kalite ve eko etiket sertifikasına sahip işletmelerin yönetim düzeyinde algılarıdır. Bu doğrultuda çalışmanın temel amacı; turizmde sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için konaklama tesislerine verilen çevre ve kalite sertifikalarının işletmelere pazarlama, misafir doluluk ve işletme verimliliği üzerindeki etkisini yönetim düzeyinde belirlemektir. Veri toplama sürecinde ilk olarak Türkiye'deki konaklama belgeli tesisler belirlenmiş, daha sonra bu tesisler arasında eko-etiket ve yönetim sistemi sertifikasına sahip işletmeler tespit edilmiştir. Üçüncü aşamada ise, sertifikalı tesisler arasında en çok belgeye sahip olunan işletmelerin yöneticileri ile sertifikaların pazarlama, misafir doluluk ve işletme verimliği etkisi üzerine görüşme gerçekleşmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; sertifikaların imaj, tanıtım ve pazarlama üzerindeki etkisi yönetim düzeyinde olumlu bulunmuştur. Bununla birlikte sertifikaların tek başına misafir doluluğa etkisinin olmadığı ancak maliyet giderlerini azaltıcı bir etkisi olduğu sonucuna varılmıştır.
Kastamonu doğal mirasının turizm potansiyeli ve sürdürülebilir doğa turizmi için bir yol haritası
Son yıllarda doğaya ait güzelliklerin insanlar üzerindeki etkisi ve çekiciliğinin yanı sıra bilgi, iletişim ve teknoloji alanındaki gelişmeler, seyahat sürelerinin giderek kısalmasını sağlayarak insanlarda yeni yerler görme ve farklı deneyimler yaşama isteği meydana getirmektedir. Deniz, kum ve güneşten oluşan klasik turizm anlayışının yanında farklı turizm çeşitleri ortaya çıkmış, doğa turizmi de bu turizm türleri arasında gittikçe önem kazanmıştır. Ancak bu ilginin doğal bir sonucu olarak sürdürülebilirlik olgusu genelde tüm turizm türleri için gündeme gelmiş, özellikle doğa ve doğaya dayalı turizmin sürdürülebilirliği diğer türlere kıyasla daha da önemsenmeye başlamıştır. Bu eğilimin temelinde gelecek nesillerin bozulmamış bir doğal çevre haklarının korunması kaygısı önemli bir rol oynamıştır. Ülkemizde doğa turizmi açısından zengin olan illerden biri de Kastamonu'dur. Kastamonu'da doğa turizminin daha fazla gelişmesi ve gelecekteki nesillerin mevcut kaynaklardan faydalanabilmesi için doğal mirasın, sürdürülebilir turizm ilkesiyle kullanılmasına özen gösterilmesi gereklidir. Bu çalışmada, Kastamonu'nun doğal mirası ve söz konusu mirasın sunmuş olduğu doğa turizmi potansiyelinin sürdürülebilirliğinin nasıl sağlanacağı ortaya konmak istenmiştir. Çalışmada Kastamonu'nun sahip olduğu doğal mirasın saptanabilmesi için öncelikle ilgili yazın derinlemesine taranmıştır. Çalışmada ayrıca söz konusu mirasın sürdürülebilirliği ilgili yazındaki yönetim modelleri ve doğa turizmine konu alanların yönetiminde söz sahibi bireylerin bakış açılarıyla ortaya konmuştur. Araştırmada ilgili yazın taramasının yanı sıra yapılandırılmış görüşme formları aracılığıyla toplanan veriler betimsel analiz tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda Kastamonu'nun doğal miras açısından zengin bir potansiyele sahip olduğu ve bunun sürdürülebilirliği içinde bilgilendirme, reklam ve tantım dışında gerekli alt yapı ve ulaşım sorunlarının etkin yönetimi için bir yol haritası ortaya konmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Doğa, Doğal Miras, Doğa Turizmi, Sürdürülebilir Turizm, Kastamonu.
Bir turistik çekim merkezi olarak ekoköyler ve ekoköylere tüketici yaklaşımlarını belirlemeye yönelik bir araştırma
Dünyada seyahat eğilimleri incelendiğinde, farklı turistik çekim merkezlerinin önem kazandığı dikkati çekmektedir. Sözkonusu bu çekim merkezleri içinde ?ekoköyler? de yer almaktadır. Ekoköyler, ekolojik, ekonomik ve sosyo-kültürel anlamda sürdürülebilir yerleşim modelleridir. Türkiye'deki uygulamalara bakıldığında, bilimsel anlamda bir ekoköy olmadığı belirlenmiştir. Ancak ekoköy hareketinin, ?ekolojik çiftlik? ler aracılığıyla yürütülmekte olduğu dikkati çekmektedir. Bu noktadan hareketle çalışmanın amacını ?ekoköy? ler oluşturmaktadır. Çalışmada öncelikle, ekoturizm ve ekoköyler incelenmiş, turistik bir çekim merkezi olarak sahip olması gereken özellikler ortaya konulmuştur. Ardından ekoköylere yönelik tüketici yaklaşımlarının belirlenmesine yönelik bir alan araştırması yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye' de Ege bölgesinde faaliyet gösteren ve Küresel Ekoköy Ağı (GEN)'na kayıtlı on adet ekoçiftlikte konaklayan tüketiciler oluşturmaktadır. Araştırma verileri, anket yöntemiyle toplanmış olup 420 yerli ve yabancı tüketiciye anket uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; ekoköyler 35-54 yaş arasında, eğitim seviyesi yüksek ve ortalama 30.000 TL ve üzeri yıllık gelire sahip kişiler tarafından talep edilmektedir. ?Sürdürülebilir bir yaşam biçimi olması? ve ?kırsal bir alanda otantik deneyim yaşamak fikri?, tüketicilerin ekoköyleri talep etmelerinde etkili olan en önemli unsurlar olarak belirlenmiştir. Çalışmada, tüketicilerin ekoköye ulaşımı ve köyde bulunmasını istedikleri konaklama, destek hizmetler ve çekiciliklerin neler olacağı saptanarak, geliştirilecek bir ekoköye ilişkin öneriler sunulmuştur.Anahtar SözcüklerSürdürülebilir Turizm, Ekoturizm, Ekoköy, Sürdürülebilir Yaşam, Kırsal Kalkınma, Tüketici Beklentisi.