Public beliefs

160 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Mevlevî Menakıbnameleri ve Mevlana'nın eserleri bağlamında Orta Çağ halk inançları

Halk inançları ile ilgili yapılacak çalışmalarda önemli bir yere sahip olan Mevlevî kaynakları gerek halk inançlarının içeriği gerekse yazıldığı dönem hakkında tarihî bilgiler sunması yönüyle son derece önemli eserlerdir. Halk inançları bir toplumun tarihî derinliklerinden beslenen, kültürel ve dinî geçmişinden izler taşıyan değerlerdir. Bu nedenle Türk halk inançlarının altyapısında eski Türk inançları, Şamanizm, Budizm, Zerdüştlük, Maniheizm, Musevilik ve Hıristiyanlık gibi dinî inançlardan kalıntılar bulunmaktadır. Türkler İslâmiyet'i benimsedikten sonra bile bu dinî inanışların etkilerini yaşamlarının her alanında canlı bir şekilde sürdürmeye devam etmişler ve bir kısmını da İslâmî bir görüntüye büründürmüşlerdir. İslâmiyet'in arkasına gizlenerek yaşatılmaya başlanan bu eski inançlardan kalan motifler, bir zaman sonra İslâmiyet'in bir parçasıymış gibi kabul edilmeye başlanmıştır. İslâmiyet öncesine ait inanç unsurlarının odak noktası olan, toplumun önde gelen şahsiyetlerine yüklenen özellikler İslâmî dönemle birlikte velîler etrafında yeniden hayat bulmuştur. Nitekim tüm bu sözlü inanç motiflerinin yazıya geçirilmiş hali olan menâkıbnâmeler halk inançlarının tespiti noktasında en önemli kaynaklar arasında yer almaktadır. Yapılan bu çalışmada kaynak eser olarak Feridun bin Ahmed-i Sipehsalar'ın Risale-i Sipehsalar, Ahmed Eflâkî'nin Menâkıbü'l Ârifîn, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin Mesnevî-i Şerif ve Fîhi Mâ Fîh, Yedi Meclis, Mektuplar ve Divân-ı Kebîr, isimli eserlerinden faydalanılarak İslâm öncesi eski Türk inançları, Kur'an-ı Kerim, hadîs, Kitab-ı Mukaddes ve Türk destanî mahsullerinden kaynaklanan inanç motifleri tespit edilerek Orta Çağ halk inançları tespit edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Halk, İnanç, Menâkıbnâme, Mevlevî, Velî.

Halk inançlarıKitaplarMenkıbe+5
Zeynep İrem Yiğit
Samsun Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tokat ili merkez köylerinden derlenen yer adlarının halk etimolojisi ve toponimi bağlamında incelenmesi

İnsanlık ve kültür tarihinde ortaya konulan pek çok ürün büyük ölçüde dil aracılığıyla aktarılmıştır. Bu bakımdan dil, insan ve kültür tarihi kadar eski ve bir o kadar da önemlidir. Buradan hareketle dil ve kültür arasında önemli bir ilişki vardır. Bu nedenle yapılan bu çalışmada dil ve kültür odaklı bir çerçevede yer alan toponimi konusu her yönüyle ele alınmıştır. Bunların en başında dil kültür ilişkisini anlamak ve ortaya koymak için folklordan yararlanılmıştır. Yeradları Türkçenin ses ve şekil özelliklerini içinde barındırdığı kadar halkın inancını, dünya görüşünü, yaşamını da içinde barındırmaktadır. Bu yeradları halkın kullandığı dil ve dil unsurları yani halk etimolojisi ve folklor bağlamında incelenip, çok disiplinli bir yapıyla birçok koldan ele alınmıştır. Ele alınan bu konunun bir disiplin özelinde aktarılması gerek nicelik gerekse nitelik açısından imkânsız olduğundan bu konu çok disiplinli bir bağlamda incelenmiştir ve aktarılmıştır. Sahadan elde edilen bulgular Tür ve Leksik-Semantik Sınıflandırma yöntemiyle gruplandırılıp tasnif ve tahlil edilmiştir. Bu çalışmada folklor ve adbilim çalışmalarında yaygın olarak kullanılan görüşme ve gözlem yöntemi ile birlikte elde edilen veriler derlenmiş ve tasnif edilmiştir. Bu çalışmada Tokat ili merkez köylerindeki 12 köy yerleşimi ve 211 yeradının incelenmesiyle yapılmıştır. Bu yeradlarının gerek kültüre gerek Türk diline sunduğu zenginliklerin kaybolmasının önüne akademik bir çalışma ile geçilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma ile yeradları folklor ve halk etimolojisi bağlamında incelenip yeni ve özgün bir sınıflandırma yöntemiyle sınıflandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Folklor, Adbilim, Yeradbilim, Halk Etimolojisi.

EtimolojiFolklorHalk hikayeleri+3
Fatih Erdem
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel bilginin değişim ve dönüşümü: Cudibey ve Elmaalan mahalleleri örneği

Geleneksel bilgi, belirli bir bölgeye ait atalardan kalan ve sözlü olarak nesilden nesle aktarılan inanış, düşünce ve eylemlerin bütünüdür. Bu çalışmanın amacı, Trabzon İli'nin Arsin İlçesi'ne bağlı Cudibey ve Elmaalan mahallelerindeki geleneksel bilgiyi tespit etmek ve incelemektedir. Trabzon'un 2012 yılında büyükşehir olmasıyla mahalle statüsüne kavuşan söz konusu bölge, hâlâ köy özelliklerini korumaktadır. Bununla birlikte, göç, teknolojik gelişmeler, eğitim durumunun yükselmesi ve kent olanaklarının kırsala yayılması gibi etkenler, geleneksel bilginin kuşaklar arasında değişim ve dönüşüm yaşamasına etkili olmaktadır. Tez kapsamında, Yöre'ye ait halk mimarisi, geçiş dönemleri, çocuk oyunları, halk takvimi, halk hekimliği, halk inanışları, tarımla ilgili uygulamalar ve mutfak kültürüyle ilgili geleneksel bili ve uygulamalar kaynak kişilerle yapılan mülâkatlar doğrultusunda, yukarıda bahsi geçen etkenler bağlamında analiz edilmektedir.

GeleneklerGeçiş dönemiHalk bilimi+6
Çiğdem Gürsoy
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kazakistan'da yaşayan Ahıska Türkleri'nin folklorunun incelenmesi

1944 sürgünü ile topraklarından sürgün edilen Ahıska Türkleri, dünyanın birçok yerine dağılmış ve buralarda yaşamlarını devam ettirmektedirler. Bu çalışmada "Kazakistan'da yaşayan Ahıska Türkleri'nin Folklorunun İncelenmesi" başlığı altında ilk bölümde sürgünden önceki Ahıska coğrafyasından bahsedildi. Daha sonra ise Ahıska Bölgesi'nin işgal edilmesi ve Ahıska Türkleri'nin sürgün edilmesinden bahsedildi. İkinci bölümde Kazakistan'da yaşayan Ahıska Türkleri'nin kültürü başlığı altında halk hikâyeleri, mâniler, ninniler, bilmeceler, değişmeler, türküler, dualar, ağıtlar, atasözleri ve destanlardan bahsedilerek örnekler verildi. Ayrıca Ahıskalı âşıklara yer verildi. Son olarak üçüncü bölümde ise öncelikle Kazakistan'da yaşayan Ahıska Türkleri'nin dini ve batıl inanışlarından, evlilik, doğum ve ölüm gibi geçiş dönemlerine ve daha sonra ise Ahıskalıların sosyal yaşantısına değinildi.

Ahıska TürkleriGeçiş dönemiHalk bilimi+5
Havva Uludağ
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Van/Gevaş'ta geçiş dönemleri

Halk kültürü, bireyin topluma uyum sağlamasına ve bireyin toplumda belli bir düzen oluşturmasına katkıda bulunur. Bu kültürün oluşmasında toplumun tarihi, sosyal yapısı ve gelenek, görenekleri etkili olur. Tüm bunlar bireyi bireye, aileyi aileye yakınlaştırırken aynı zamanda toplumun da kaynaşmasına ve ortak noktalarda buluşmalarına da kaynaklık eder. Çalışma Van'ın Gevaş ilçesindeki geçiş dönemi inanmalarını ve uygulamalarını ele almaktadır. İnsan hayatının en önemli geçiş dönemleri; doğum, evlenme, askerlik ve ölümdür. Geçiş dönemlerinde birey, yeni hayatına uyum sağlaması için birtakım uygulama ve ritüellerden geçer. Bunların amacı bireyin yeni durumunu kutsamak ve onu korumaktır. Geçiş dönemleri sadece bireyi değil aynı zamanda toplumun devamını sağlamak, korumak ve kutsamak içindir. Bundan dolayı bireyin geçmiş ve gelecek arasında köprü kurmasını da sağlar. Araştırmanın giriş bölümünde, araştırmanın konusu ve önemi, araştırmanın yöntemi, araştırmanın amacı anlatılmıştır. Araştırmanın birinci bölümünde kullanılan bazı kavramlar açıklanmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde araştırma alanı olarak seçilen Gevaş'ın tarihi, sosyal ve kültürel özellikleri hakkında bilgi verilmiş, böylelikle araştırma alanı tanıtılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde doğum, evlenme, askerlik ve ölüm başlıkları altında derlenen malzeme sunulmuş ve değerlendirmesi yapılmıştır. Malzeme sunulurken elde edilen bilgileri diğer Türk toplulukları ile benzerlikleri ve farklılıkları, mitoloji, din, gelenekle bağlantıları verilmeye çalışılmıştır. Bölümün ilk alt başlığı "doğum" olarak belirlenmiştir. Doğumla ilgili âdet ve inanmalar, doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası olarak ele alınmıştır. Bu dönemde birçok adet, gelenek, inanış ve ritüel vardır. Yeni duruma geçerken savunmasız olan bireyi korumak için de birtakım inanma ve pratikler vardır. Bölümün ikinci alt başlığı olarak belirlenen "evlenme" bölümünde düğün öncesi, düğün ve düğün sonrası olarak verilmiştir. Burada da yeni duruma geçişi kutsamak için birçok inanma, gelenek ve görenek vardır. Geçiş dönemlerinin üçüncü aşaması askerliktir. Askerlik öncesi, sonrası uygulamalar olarak ele alınmıştır. Diğer üç geçiş dönemine göre fazla uygulama ve inanış olmamakla beraber birtakım pratikleri ve inanmaları barından bir dönemdir. Geçiş dönemlerinin dördüncüsü olan "ölüm", dördüncü alt başlıkta ele alınmıştır. Ölümle ilgili âdet ve inanmalar, ölüm öncesi, ölüm sırası, ölüm sonrası sıralamasıyla anlatılmıştır. Çalışmanın sonuç kısmında genel bir değerlendirme yapılarak tez konusu tamamlanmıştır. Kaynaklar sözlü kaynak ve yazılı kaynak olarak verilmiştir. Anahtar Kelimeler : Geçiş Dönemleri, Doğum, Evlenme, Askerlik, Ölüm. Sayfa Sayısı : XV+250 Danışman : Prof. Dr. Zeki TAŞTAN

DoğumEvlilikGelenekler+6
Nuran Kartal
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Van hac folkloru

Türkiye'de hac ile ilgili akademik çalışmalar çoğunlukla ilahiyat alanında yapılmaktadır. Halk bilimi açısından hac folkloru ile ilgili çalışmalar sınırlılık göstermektedir. Bu çalışma, halk bilimi alanında yerel düzeyde hac folklorunu inceleyen bir araştırmadır. Çalışma giriş ile birlikte beş bölümden oluşmaktadır. Evrensel dinlerin tamamında; yaratıcıya ulaşma, tanrıya sığınma, bir vuslat beklentisi vardır. Kutsal mekânlara yapılan yolculuklar ve bu yolculuklar etrafında şekillenen ritüeller bu amacın gerçekleşmesini sağlamaktadır. Hac, kutsal mekân ve kutsal zamanın buluştuğu sembollerden oluşan bir ibadettir. Çalışmanın giriş bölümünde, araştırmanın konusu, amaç ve önemi ile araştırmada kullanılan yöntem ve teknikler hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde kavramsal çerçevede değinilen konu başlıkları açıklanmıştır. İkinci bölümde Van ilinin temel özellikleri tanıtılmıştır. Üçüncü bölümde hac kavramı temelinde, diğer dinlerde hac ve Türkiye'de hac ibadetinin seyri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın asıl konusunu oluşturan dördüncü bölümde ise hac ritüeli uygulamalarının Van ili özelinde nasıl şekillendiği incelenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın bu bölümünde, alan araştırması, gözlem ve mülakat teknikleri kullanılmıştır. Bu yöntemlerle elde edilen bulgular, veri analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Bu araştırmada elde edilen veriler değerlendirildiğinde hac uygulamalarının, toplumda hâlâ oldukça önem verilen bir ibadet olduğu tespit edilmiştir. Hac uygulamalarının inanç bağlamında yansımaları; toplumun eski gelenek ve göreneklere bağlılığının göstergesi olarak görülmüştür. Hac alışverişinin Van ilinden yapılmasıyla oluşan ticari yansımaları ve en çok satın alınan ürünlerin özellikleri de verisel bağlamda değerlendirilmiştir. Hac uygulamaları çerçevesinde Vanlı hac/umre yolcularının, hacca gidiş ve hac dönüşü gelenekleri de bu araştırmanın konusunun bir kısmını teşkil etmiştir. Hac/umre dönüşü yolcuların toplum içerisindeki konum ve izlenimleri de araştırmaya konu olmuştur. Bu araştırmayla; Van ilinde hac uygulamalarında, gelenek, inanç, uygulama ve anlatıları belirlenen örnekler üzerinde açıklanmaya çalışılmıştır.

HacHalk bilimiHalk inançları+4
Umut Bartın
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir ili Sivrihisar ilçesi (merkez) folkloru

ÖZET ESKİŞEHİR İLİ SİVRİHİSAR İLÇESİ (MERKEZ) FOLKLORU Tahsin ALTIN Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Haziran 2014 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Derya ÖZCAN Bu çalışmada Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinin (Merkez) folklor ve halk edebiyatı ürünlerinin derlenmesi ve incelenmesi üzerinde durulmuştur. Halk arasında varlığını sürdüren fakat yazılı kaynaklarda yer almayan bazı sözlü kültür ürünlerinin gelecekte de var olmasını sağlayabilmek için halk edebiyatı ve folklor ürünlerinin toplanıp, derlenip sistematik bir şekilde kayda alınması gereği gün geçtikçe daha da önem kazanmaktadır. İşte bu tezin yazılma amacı da buradan kaynaklanmaktadır. Sahip olduğumuz kültürel değerlerin farkına vararak, onların yok olmasına engel olmaktır. Halk bilimcilerin başlıca sorunlarından olan, hızla gelişen teknoloji karşısında tekdüzeleşen ve yok olmaktan ziyade anlamsızlaşan halk arasındaki inanışlar gittikçe dayandıkları manevi temeli kaybetmektedirler. Bu çalışmanın da amacı kaybolmakta olan folklor ürünlerimize yöresel olarak bir katkı yapmaktır. Tezde yer alan bilgilerin bir kısmı yazılı kaynaklardan büyük bir kısmı ise sözlü kaynaklardan elde edilmiştir. Kaynak kişilerimiz arasında genç olanlar da bulunmaktadır fakat büyük bir çoğunluğu genellikle belli bir yaş ortalamasının üzerinde olan kişilerdir. Bu durum da bize yapmış olduğumuz çalışmanın gerçekten bir işe yarayabileceğini göstermiştir. Çünkü gittikçe kaybolan halk deyişleri, inanışları vb. bu şekilde korunabilecek; gelecek nesiller arasında kullanılmasa bile geçmişte nasıl zengin bir sözlü kültürümüz olduğunu onlara öğretecektir. Sonuçta bu çalışma halk bilimi ürünlerinin toplanması açısından her ne kadar önemliyse bölge halkının geçmişine ışık tutması bakımından da ayrıca faydalıdır. Günümüzde, geçmişe nazaran folklor ürünleri varlığını koruyamasa da yaşamakta olanları burada ele almaya çalıştık. Anahtar Kelimeler: Sivrihisar, folklor, halk edebiyatı, Eskişehir, halk kültürü

El sanatlarıEskişehir-SivrihisarGeleneksel giysiler+6
Tahsin Altın
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Konya ili Selçuklu ilçesi halk inanışları

Çalışma Konya'nın Selçuklu ilçesindeki halk inanışlarının tespit edilip yöredeki yaygın halk inanışlarının derlenmesinden oluşmaktadır. Geçmişten günümüze gelebilmiş fakat yazılı kaynaklarda rastlanmayan bazı sözlü kültür ürünlerinin geleceğe aktarılmasını ve unutulmamasını sağlayabilmek için bu kültür ögelerinin derlenmesi ve kayıt altına alınması önem arz eden bir husustur. İşte bu tezin amacı da bu hususa katkı sağlayabilmek için sözlü kültür ürünlerinin toplanıp yazılı hale getirilerek onların yok olmasına engel olmaktır. Ayrıca bu çalışma ile inanışların halk yaşayışı üzerinde azımsanmayacak derecede etkilerinin olduğunun ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu tez aynı zamanda hızla gelişen teknoloji karşısında ne yazık ki değerini yitirmeyi sürdüren halk arasındaki inanışların dayandığı manevi temelleri korumak adına çalışılmıştır. Tezin oluşturulma aşamasında birçok yazılı kaynak taranmış ve elde edilen bilgiler ışığında 105 kaynak kişi ile yüz yüze görüşülmüştür. Tezde yer alan bilgilerin bir kısmı yazılı kaynaklardan büyük bir kısmı ise sözlü kaynaklardan edinilmiştir. Aynı zamanda sahada bulunularak gözlem metoduyla inanışların bir kısmının yörede halen yaşadığına tanık olunmuş ve bunlar fotoğraflanarak kayıt altına alınmıştır. Kaynak kişilerin büyük bir çoğunluğunun belli bir yaşın üzerinde olan kişilerden oluşması bize çalışmamızın daha iyi bir sonuç verdiğini göstermektedir. Çünkü bu husus günden güne kaybolmaya ve unutulmaya devam eden halk deyiş ve inanışlarını fazla bozulmaya uğramadan koruma altına aldığımızı göstermektedir. Bu çalışma ile zengin kültürümüzün bir parçası olan halk inanışlarının araştırıldıkça yenilerinin ortaya çıktığı ve kaynak kişiler ile görüşüldükçe daha çok inanışın hatırlandığı çok geniş ve ayrıntılı bir çalışma konusu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak tez çalışmamız yöresel halk inanışlarının derlenmesi açısından önemli olmakla birlikte geçmişe ışık tutması dolayısıyla da oldukça faydalıdır.

Halk inançlarıKonya-SelçukluTürk folkloru
Betül Onat
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak ve çevresi halk inanışları ve bu inanışların dinler tarihi açısından değerlendirilmesi

İlk insandan günümüze kadar insanlar her zaman bir şeylere inanma, onları kutsal kabul etme ihtiyacı duymuşlardır. Bu ihtiyacın sonucunda insanlar günlük hayatları başta olmak üzere hayatlarının her alanında birçok inanış ve uygulamayı benimsemiş, nesilden nesile aktararak bu inanış ve uygulamaların devam etmesini sağlamışlardır. Uşak ili, tarihin bilinen ilk dönemlerinden beri önemli medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir yerleşim bölgesidir. Anadolu'nun her bölgesinde olduğu gibi Uşak yöresinde de çok eskilere dayanan ve insanların hayatlarına tesir eden inanış ve uygulamalar bulunmaktadır. Bu inanış ve uygulamalar doğum, evlilik ve ölüm gibi hayatın çok önemli dönüm noktalarında belirgin bir durum arz etmektedir. Ayrıca insanların günlük hayatlarındaki pek çok konuda yaşamlarını kolaylaştıran ve tabiatta bulunan varlıklarla ilgili yaşadıkları tecrübeler sonucunda ortaya çıkan birçok inanış ve uygulama da bulunmaktadır. Bu çalışmamız sürecinde Uşak ilinde yaşayan halk inanışlarını araştırırken elde ettiğimiz bilgileri değerlendirdiğimizde bu inanış ve uygulamaların özellikle Türklerin İslam öncesi geleneksel inançlarının etkisiyle oluştuğu tespit edilmiştir. Buna ilaveten İslam'ın yasak olarak nitelediği inanışların İslamlaşma süreci boyunca terk edilmeye başlandığını ve bu tür inanış ve uygulamalardan uzaklaşmanın hala devam ettiğini söyleyebiliriz. İslam dinine aykırı olmayan inanışlar ise İslami bir hüviyete büründürülerek halk tarafından yaşatılmaya devam etmekte, Müslüman Türk kültürünün ortak değerleri olarak sahiplenilmektedir. Çalışmada Uşak ve çevresinde yaşayan halk inanışlarını sadece tespit ederek bu bilgileri aktarmanın çok faydalı olmayacağı düşüncesiyle, bu inanış ve uygulamaların Dinler Tarihi açısından değerlendirmesi de yapılmıştır.

Batıl inançlarDinler tarihiHalk bilimi+4
Vildan Başak
Uşak University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kemalpaşa ve çevresindeki dini ziyaret yerleri üzerine bir din sosyolojisi araştırması

Kutsalın tezahürleri, Anadolu inanç tarihinde genel olarak, mezar, yatır, türbe, makam ve çeşme gibi mekânlarda farklı uygulama ve ritüellerle yaşamaya ve varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Toplum içerisinde bulunan zengin uygulama ve ritüeller, toplumdaki farklı sosyal ve dini yapılar içerisinde çeşitlenmektedir ve bu durum dini ziyaret mekânlarının sosyo-kültürel bir çözümlemesini gerekli kılmaktadır. Zengin bir kültürel çeşitliliğe sahip olan İzmir İli Kemalpaşa ilçesi bu çalışmanın araştırma alanı olarak belirlenmiştir. Araştırma ile Kemalpaşa ve çevresindeki 21 ziyaret mekânındaki ziyaretçiler ve yerli halkla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak mekânlar incelenmiştir. Araştırma neticesinde elde edilen bilgiler tarafsız bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Çalışmanın bulguları ise Kemalpaşa ilçesinde bulunan ziyaret yerlerinin büyük bir çoğunluğunun Alevi/Türkmen gruplar tarafından benimsenmiş olduğu söylenebilir. Bu ziyaret yerlerinin yoğunluğunun ve uygulanan ritüellerin farklılığı ziyaret edenlerin din anlayışı ve sosyo-kültürel sermayelerine göre değişmektedir. Sünni bireyler ziyaret edilen mekânlarda genel olarak dualar okuyarak ziyaretini tamamlarken, Alevi/Türkmen bireyler, dualar etme, çaput bağlama, mum yakma, etrafta bulunan taş, tahta veya yapraklarla dileklerini sembolize ettikleri uygulamaları bulunmaktadır. Yine Alevi/Türkmen bireyler dileklerinin kabul olması sonrasında mekânı tekrar ziyaret ederek adaklarını adayıp çevredeki insanlarla paylaşarak kutlama ve şenlikler yapılmaktadır. Kemalpaşa'da ziyaret fenomeni yoğun olarak Aleviler tarafından çeşitli ritüellerle gerçekleştirilen bir halk inanışı uygulamalarıyla olmasına rağmen Sünni bireyler arasında da popülerliği az da olsa bulunmaktadır.

Din sosyolojisiHalk inançlarıMezarlar+4
Hicret Hatun
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyokültürel ve dinî boyutlarıyla Midyat Yezidileri

Mezopotamya bölgesinin kadim halklarından olan Yezidiler bazı noktalarda birçok dinden izler taşıyıp bazı noktalarda kendine has özellikleriyle göze çarpan dini bir gruptur. Yezidilik inancı ve bu inanca mensup Yezidiler hakkında geçmişe oranla son yıllarda daha fazla araştırma yapılmıştır. Ancak Midyat Yezidileri ve Müslümanlar arasındaki sosyokültürel ilişkilere dair bir araştırmanın yapılmamış olması bizi böyle bir çalışma yapmaya yönlendirmiştir. Yezidiler Midyat'ta birçok dinden insanla ilişki kurdukları gibi Müslümanlarla da sosyal ilişkiler kurmuşlardır. Bu ilişkilerin farklı dönemlerde nasıl bir boyut kazandığı merak edilmiştir. Bu çalışmada; bölgede yaşanan sıkıntıların, Yezidilerin yaptığı zorunlu göçlerin, iki gurubun da dini yapısının ilişkilere nasıl yansıdığının anlaşılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda öncelikle literatür taraması yapılıp Yezidilik ve Yezidi tarihine yer verilmiştir. Midyat Yezidileri ve Müslümanlarla ilişkileri konusunda literatür taramasına ek olarak görüşme, katılımlı gözlem yöntemleri kullanılmıştır. Bu çalışma 40 Yezidi ve 7 Müslüman ile yapılan görüşmeler sonucu elde edilen bilgiler esas alınarak hazırlanmıştır. Bu bilgiler ışığında Midyat'ta Yezidilerin uzun yıllar boyunca kendilerine has kültürel yapılarıyla dini inançlarını, bayramlarını, örf ve adetlerini yaşadıkları, burada yaşanan ekonomik, siyasi ve toplumsal sorunlardan bölgedeki diğer insanlar gibi etkilenmeleriyle birlikte azınlık durumda olmaları ve inançlarına yönelik ön yargılardan dolayı toplumsal açıdan daha fazla sıkıntı yaşadıkları görülmüştür. Bunlardan kaynaklı belli dönemlerde Yezidi ve Müslümanlar arasında büyük sorunlar yaşandığı gibi olumlu ilişkilerin kurulduğu, günümüzde geçmişte yaşanan problemlerin unutulup daha iyi ilişkiler kurulmaya çalışıldığı sonucuna varılmıştır.

Dinler tarihiGöçlerHalk inançları+6
Şeyma Deniz
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Şırnak ve çevresinde Cudi Dağı ve Nuh Tufanının halk inançlarındaki yansımaları

Pek çok dini inanışta yer alan tufan anlatıları özellikle Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslamiyet gibi inanan sayısı açısından kalabalık dinler için önem taşımaktadır. Dolayısıyla geniş bir nüfusa sahip olan bu dini inanışların ilgilendiği ve dinler tarihi disiplini içinde ele alınması gereken bir konu haline gelmektedir. Yukarı Mezopotamya içinde değerlendirilen Şırnak ve çevresinde bulunan diğer iller, kadim medeniyetler, farklı inançlar ve birbirine karışmış kültürleri içinde barındıran aynı zamanda esrarengiz atmosfere sahip bir bölgededir. Zengin bir kültür ve inanç farklılığının ortak bir noktası olan "Nuh Tufanı" özellikle bu topraklarda ayrıca önem atfedilen bir olaydır. İster mitolojik ister gerçek olduğu düşünülsün, "tufan" oldukça merak edilen ve üzerine yazılıp çizilen bir konu olmuştur. Birçok dini metinde konu edilmiş, mitolojiye yön vermiş, yazarlara ilham olup ressamlarca farklı şekillerde resmedilmiştir. Halkın zihnini öyle çok meşgul etmiştir ki zamanla halkın kültürü ve inançlarına da yansımıştır. Kültürlerle iç içe girmiş, yer yer bir kült olarak ele alacağımız bu mesele oldukça dinamik bir ortamda farklı şekillerde de değerlendirilmeye müsait bir konu olagelmiştir. Şırnak ve çevresinde Nuh Tufanı hakkında neler söylenip yazıldığı, olayın nasıl olduğuna dair halkın hafızasındaki resim anlaşılmaya çalışılmaktadır. Çok konuşulan ve yeri hakkında farklı rivayetleri bulunan bu meselenin halk inançlarına nasıl aksettiği, dini bir inanç olmasının ötesinde halk dininde nasıl bir yeri olduğu hakkında fikir sahibi olmaya gayret edilecektir. İlk bölümde kavramsal çerçeveye yer verilmiş, çalışmamıza konu olan başlıklarla bağlantısı olan kavramlar açıklanmıştır. Ayrıca araştırmanın konusu, amacı ve önemine yer verilmiştir. İkinci bölümde Şırnak ili ve çevresinin tarihi, arkeolojik verileri araştırılmıştır. Dolayısıyla ilk iki bölümde literatür taraması yapılmıştır. Üçüncü bölümde antik uygarlıklarda ve İbrahimi dini gelenekte tufan hadisesi konu edilmiştir. Asur, Sümer kaynakları, Tevrat ve Kur'an'da tufan olayının nasıl ele alındığı konusu araştırılmıştır. Nuh peygamber ve tufan olayının farklı kültürlerin bazılarında yer alan tufan kahramanları hakkında yaptığımız araştırmamızla ilgili sonuçlar ele alınmıştır.Dördüncü bölümde ise halk inançları için alan çalışması yapılarak ses kaydı ve foroğraf yardımıyla söylenti ve deyimler ele alınmıştır. Bu bölüm için soru-cevap, anlatım ve gözlem tekniklerinden faydalanılmıştır. Röportaj yapılacak olan kişilerin isim, yaş, eğitim durumu, doğum yeri ve tarihi kaydedilmiştir. Halk inançları bağlamında kutsal kabul edilen mekanların fotoğrafları çekilmiştir. Halk arasında bu mekanlara atfedilen kutsallığın sebebi ve sonuçları soru-cevap ve gözlem teknikleri ile araştırılmıştır. Halk dilinde bu kutsallığı içeren söz ve deyimler ses kaydı ile muhafaza edilerek yazıya geçirilmiştir.

Cudi DağıDinler tarihiHalk inançları+3
Nuriye Deniz
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Halk dini/dindarlığı olgusunun ziyaret fenomeni bağlamında Alevilik, Sünnilik, Süryanilik inançları açısından halkbilimsel incelenmesi: Diyarbakır, Siirt, Mardin örneği

Dinin halk kültürü boyutu ya da halk kültürünün dini boyutunu ifade eden halk dini, normatif yapıya sahip olmaması, anlatı merkezli olması ve etkiye açık olması sebebiyle kitabî dinden ayrılır. Bu ayrışma sonucunda çatışma içerisinde karşıt kültür oluşturabileceği gibi yapı olarak altında da kümelenebilir. Halk dininin karakterisitiği olan ziyaret fenomeni ise kökeninde yer alan ata/veli kültü inancı ile bir fenomen olarak manevî güç sayesinde çok önemli birer çekim merkezi olan kutsal mekânların türlü dilek ve amaçlar ve belli usullerle ziyaret edilmesini karşılar. Bu çalışmada, halk dini olgusu ziyaret fenomeni bağlamında ele alınmış dindarlık tipolojilerine yer verilerek halk dindarlığının kitabi dindarlıkla kurmuş olduğu dikotomik yapı üzerinde durulmuştur. Bu durum ortaya konulurken kutsal mekân deneyimi bütüncül şekilde ele alınmış, üç farklı inanç sisteminden kutsal mekân ritüellerine yer verilerek performatif sürece ve işlevselliğe dikkat çekilmiştir. Ayrıca anlatı boyutuna geniş yer verilerek performatif süreç ve işlevselliğin yanında metin merkezli bakış açısıyla keramet/mucize motiflerine ve motiflerin sembolik anlamlarına yer verilmiştir. Halk dini olgusunun halk yaşamının her alanına yansıyan bir olgu olması sebebiyle kutsal mekânlara fenomenolojik bakış çerçevesinde geniş kapsamlı bir çalışma yürütülerek kentleşme süreçlerinden toplumsal kurumlara, inanç turizminden dijital kültüre, manevi şifa arayışından geçiş dönemlerine, cinsiyet farklılaşmasından yeme-içme kültürüne inanış, anlatı ve ritüel kapsamında bir değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışma sonucunda halk dini olgusunun ziyaret fenomeni bağlamında araştırma sahasında oldukça canlı olduğu kitabi dinin alt ve karşıt kültür nitelendirmeleri ve müdahalelerine karşın varlığını sürdürdüğü görülmüştür.

AlevilikDindarlıkEski Türk inançları+7
Erdem Akın
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye ve Kazakistan'da geçiş dönemlerinin (doğum-evlenme-ölüm) karşılaştırmalı incelemesi

Kültür, bir milletin hazinesidir. Bu kültürel hazineye halkın ne kadar bağlı olduğu ve gelecek kuşaklara ne kadar aktarabildiği önemli bir unsurdur. Bu açıdan sözlü kültür ürünlerinin derlenip yazıya geçirilmesi kültürel değerlerin kaybolmasını önlenmektedir. Tezin giriş bölümde, çalışmanın konusunu, amacını, sınırlılıklarını, çalışmada kullanılan yöntem ve tekniklerinden bahsedilmiştir. Birinci bölümde Türkiye ve Kazakistan'daki geçiş dönemi çalışmalarından bahsedilmiştir. İkinci bölümde doğum geleneklerinden ve gerçekleştirilen ritüellerden örnekler verilmiştir. Doğum öncesi, sırası ve sonra yapılan ritüeller karşılaştırılmıştır. Üçüncü bölümde evlenme gelenekleri ritüelleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Son bölüm olan dördüncü bölümde geçiş dönemlerinin son safhası olan ölüm geleneği ritüelleri örnekler üzerinden karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Tezin sonuç bölümünde genel bir değerlendirmeye yer verilmiştir. Bu değerlendirmede Türkiye ve Kazakistan'da geçiş dönemleri ritüellerinin uygulanmasında benzerlikler ve farklılıklar incelenmiş ve bunlardan da örnekler verilmiştir. Değişimlerin sosyo-kültürel, coğrafi, siyasi ve teknolojik gelişmeler bağlamında ilişkisi de göz önünde bulundurularak değerlendirmesi yapılmıştır. Sonuç kısmında ulaşılan durum ise farklılıktan çok benzerliklerin ve ortak kültürel düşünce dünyasının olduğudur. Bu çalışmada yazılı kaynaklardan ve saha çalışmalarından elde edilen bilgiler, sistemli ve düzenli bir şekilde sınıflandırıldıktan sonra karşılaştırılmalı halkbilimi yöntemleri çerçevesinde analiz edilmiş ve değerlendirmesi yapılmıştır. Yazılı ve sözlü kaynaklardan elde edilen bilgiler, eski Türk inanç sistemlerinin izleri ve günümüze kadar gelerek değişmeleri bağlamında eldeki örnekler üzerinden bağlantısı kurularak değerlendirmelerde bulunulmuştur. Bu kültürel değer yargılarının Türk dünyası ile benzerlik ve farklılıklarının ortaya konulması ve ortak kültür birliğini ortaya koyması açısından Türk dünyası halklarının geçiş dönemi örneklerinden de yararlanılmıştır.

DoğumEvlilikGelenekler+7
Halil Çetin
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tekinsiz filmler: Alper Mestçi'nin gözünden korku anlatılarını izlemek

Korku, yeryüzünde 'canlılığın' ortaya çıkışından bu yana var olan kadim duygulardan biridir. Hissettirdikleriyle insanı kaçınmaktan tapınmaya kadar götüren, gücünü ise, hayatta kalma içgüdüsünden alan bu duygu, deyim yerindeyse ilk andan itibaren insan hayatında kendine yer bulmayı başarmıştır. Sanatta, sinemada ve edebiyatta bir tür olarak yerini sağlamlaştıran korku, görsel sanatın bir kolu olan sinema alanında Türkiye'de yirmi birinci yüzyıl başlarında ivme kazanmıştır. Temel kaynağını halk inançlarından alan ve genç bir kitleye hitap eden Türk korku sineması, sözlü kültür ürünlerini beyaz perdede görsel hikâyelere dönüştürmekle beraber izleyiciye korunaklı ortamda istediği duyguyu yaşama imkânı da sunmaktadır. Bu araştırmada, Türk korku sinemasında korku anlatılarından esinlenilerek korku deneyiminin gerçekleştirilmesi çalışılmıştır. Çalışmanın konusu olan filmlerin yönetmeniyle farklı yaş ve meslek gruplarına mensup yetmiş iki kişiyle yapılan görüşmelerde filmlere ilham olan ve kaynak kişilerin dinledikleri korku anlatıları derlenmiştir. Türk halk inançları içerisinde yaygın olarak görülen ve filmlerin de temel korku unsurunu oluşturan cin konulu korku anlatılarından örnekler seçilmiştir. Türk kültüründe aşina olunan bu anlatıların, sözün perdeye aktarımı yoluyla izleyiciye sunduğu yüzleşme tercihi ve verilmek istenen mesajlar tekinsiz kavramı ışığında analiz edilmiştir. Anahtar Sözcükler Korku Anlatıları, Türk Korku Sineması, Tekinsiz, Alper Mestçi

Halk inançlarıKorkuKorku sineması+4
Eren Zen Karaduman
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde halk inanışlarının yeri

Bu araştırmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitaplarında halk inanışı konularına ne sıklıkla ve ne şekilde yer verildiğinin tespitini yapmak halk inanışlarından nasıl faydalanabileceğine yönelik öneriler sunmaktır. Bu bağlamda çalışmada, Gazi Yabancılar İçin Türkçe, Yedi İklim Türkçe, Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe ve İstanbul Yabancılar İçin Türkçe ders kitaplarının B1, B2, C1 düzeyleri incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi kullanılmış olup verilerin çözümlenmesinde içerik analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Tüm kitaplarda tespit edilen halk inanışı bulguları yer veriliş şekillerine, görsel-içerik uyumuna ve öğrencilerin öğrendiklerini pekiştirecekleri etkinliklere göre değerlendirilmiştir. Yapılan inceleme sonucunda yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitaplarında yer alan halk inanışlarına yönelik bulgular tablolar halinde sunulmuştur. Söz konusu kitaplarda halk inanışlarına yer veriliş bakımından farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Yedi İklim Türkçe ders kitaplarında B1, B2, C1 seviyelerinin tümünde halk inanışı konularına yer verilirken Gazi Yabancılar İçin Türkçe ve İstanbul Yabancılar İçin Türkçe ders kitaplarında sadece B1, C1; Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe ders kitaplarında ise yalnızca B1 seviyesinde halk inanışı bulgularına yer verildiği tespit edilmiştir. Ders kitaplarında halk inanışlarının hangi beceriler içerisinde verildiğine bakıldığında ise en fazla okuma, en az ise dinleme becerisi aracılığıyla yer verildiği görülmüştür. İncelenen ders kitaplarının tamamında halk inanışlarına herhangi bir standart bağlamında yer verilmediği tespit edilmiştir. Ayrıca yer verilen halk inanışları içerisinde de ders kitapları arasında bir tutarlılık olmadığı görülmüştür. Kültürün en temel yansıtıcılarından olan halk inanışlarının ders kitaplarında belirli bir amaç gözetilerek verilmesi hem dil öğretimine hem de kültür aktarımını kolaylaştıracaktır. Bu bağlamda ders kitaplarında yer verilecek halk inanışlarının neler olması gerektiğine dair akademik çalışmalar yapılmalı ve belirlenecek bu inanışların seviyeler bağlamında hangi beceride nasıl verileceğine dair bir standart oluşturulmalıdır. Bu çalışma Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde çok fazla değinilmeyen halk inanışlarının ders kitaplarında nasıl ve ne oranda yer verildiğini tespit etmesi bakımından yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılmak üzere hazırlanan yeni ders kitapları için yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Halk İnanışları, Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi, Ders Kitapları, Kültürel Etkileşim.

Ders kitaplarıHalk inançlarıKültürel etkileşim+6
Mine Akdemir
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk halk kültüründe su

Dünya tarihinin ilk gününden itibaren doğada var olan her şeyin hayatta kalması için ihtiyaç duyduğu başlıca unsur sudur. Susuz bir hayatın sürdürülebilmesi imkânsızdır. Bu durum yaşamsal bir gereklilik olan suya diğer doğa unsurlarına kıyasla bir üstünlük sağlamıştır. Bu üstünlük zamanla kutsallığa dönüşmüş ve doğal bir gereksinim olan su, inançlara bağlı kültürel bir değer haline gelmiştir. Dünya kültürlerinin pek çoğunda suya bakış ve suyun işlevi benzerdir. Su, hangi inancın öğesi olursa olsun daima yaratımın, arınmanın, kutsallığın, tanrısallığın ve ölümün simgesi olmuştur. Sahip olduğu bu simgesel anlamlar, suyu pek çok inanç sisteminin ana öğesi haline getirmiştir. Dünya mitolojilerinde ve semavi dinlerde suyun üstlendiği roller ve bu roller dolayısıyla sahip olduğu anlamlar evrensellik kazanmış ve su simgeciliği denilen ve suyun bir kült olmasına yardımcı olan kavramı meydana getirmiştir. Su, Türk dünyası için hem bir yaşam hem de bir kültür hazinesidir. Türk halk kültüründe suyun yerini konu edinen bu çalışmada, Türk inanç sistemine ait inanış ve uygulamalar üzerinden Türklerin suya bakışı tahlil edilmiştir. Çalışmada, metin merkezli araştırma yöntemlerinden faydalanılmış, elde edilen veriler karşılaştırmalı yönteme başvurarak, işlevsel açıdan değerlendirilmiştir. Çalışmam, Türk boylarının mitolojilerinden edebi ürünlerine kadar birçok alanda suyun yerini tespit ve tahlil etme amacı ile hazırlanmıştır. Bu çalışmanın bizden sonra yapılacak olan inanç temelli kültür araştırmalarına katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Türk kültürü, Su, İnanç, Halk İnanışı, Edebiyat.

Halk bilimiHalk inançlarıHalk kültürü+3
Nagihan Baysal
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Doğum inançları ölçeği Türkçe formu geçerlilik ve güvenirlik çalışması

Doğum İnançları Ölçeği Türkçe Formu Geçerlilik ve Güvenirlik Çalışması Bu araştırma kadınların doğum hakkındaki temel inançlarını değerlendirmek üzere yurtdışında geliştirilmiş Doğum İnançları Ölçeği'nin Türk kültürüne uyarlanarak geçerlilik ve güvenirliğini belirlemek amacıyla yürütülmüş metodolojik tipte bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini S.B.Ü. Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği'ne başvuran, dahil edilme kriterlerine uyan ve araştırmaya katılmayı kabul eden tüm gebeler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklem sayısının alt sınırını, ölçekteki madde sayısının 5-10 katı kadar sayıda kişiye ulaşılması gerekliliği belirlemiştir. Gebeliğinde normal doğum yapmasına engel oluşturabilecek bir riski bulunmayan, 14. gebelik haftasını tamamlamış, 18 yaş üzeri, primipar, okuma-yazma bilen ve psikiyatrik herhangi bir bozukluğu olmayan 205 gebe ile çalışılmıştır. Veri toplama aracı olarak; araştırmacı tarafından hazırlanan, anne adaylarının sosyo-demografik özellikleri ile sağlık-hastalık öykülerini içeren ve toplamda 16 adet sorudan oluşan "Birey Tanıtım Formu" ve 11 maddeden oluşan "Doğum İnançları Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeğin geçerliliği için dil, kapsam ve yapı geçerlilikleri; güvenirliği için iç tutarlılık ve zamana göre değişmezlik analizleri yapılmıştır. Ölçeğin dil geçerliğinin sağlanması için her iki dili de bilen alanında uzman kişiler tarafından ilk olarak ölçeğin Türkçeye çevirileri, ardından orijinal dili olan İngilizceye geri çevirisi yapılmıştır. Çeviri işleminin ardından içerik geçerliğini belirlemek için uzman görüşleri alınmış, maddeler için verilen uzman puanları ile kapsam geçerlik indeksi (KGİ) Davis tekniğine göre hesaplanmış ve öneriler doğrultusunda maddeler üzerinde gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Ölçekteki tüm maddeler 0.78 değerinin üzerinde bulunmuştur. Bu bağlamda madde çıkarmaya ihtiyaç duyulmadan ölçeğin Türkçe formu oluşturulmuştur. Ölçeğe son hali verildikten sonra yazarın onayına sunulmuştur. Ölçeğin yapı geçerliliği için açıklayıcı faktör analizi (AFA) ile doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılmıştır. Analizler sonucunda 11 maddeli ölçeğin iki faktör altında toplandığı saptanmıştır. Ölçeğin güvenirlik analizleri doğrultusunda "Doğum doğal bir olaydır" alt boyutu iç tutarlılık düzeyi için Cronbach alfa katsayısı 0.890, "Doğum tıbbi bir olaydır" alt boyutu iç tutarlılık düzeyi için Cronbach alfa katsayısı 0.868 olarak belirlenmiştir. Zamana karşı değişmezliğin değerlendirildiği test-tekrar test uygulamasında sınıf içi korelasyon kat sayıları "Doğum doğal bir olaydır" alt boyutu için 0.993, "Doğum tıbbi bir olaydır" alt boyutu için 0.984 olarak belirlenmiştir. İki faktör arasındaki ilişki düzeyi negatif yönde 0.752 düzeyinde ve istatistiksel olarak anlamlıdır. Sonuç olarak; uyarlaması yapılarak literatüre kazandırılmış olan "Doğum İnançları Ölçeği'nin (DİÖ)" alanda kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir araç olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Doğum; İnanç; Ölçek

DoğumGüvenilirlik ve geçerlilikHalk inançları+5
Selin Ahsun
Ege University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova yöresi geçiş dönemlerinde mitolojik unsurlar

"Çukurova Yöresi Geçiş Dönemlerinde Mitolojik Unsurlar" başlıklı bu yüksek lisans tezinde, Çukurova sınırları içinde bulunan Adana, Hatay, Mersin ve Osmaniye illerinin doğum, sünnet, askerlik, evlenme, hac ve ölüm geçiş dönemleri ile ilgili gelenek, inanç ve ritüeller kitap, tez, makale ve bildiri metinleri taranarak tespit edilmiş, akabinde tespit edilen bu gelenek, inanç ve ritüellerin kökenleri incelenerek mitolojik ve arkaik motifler belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma toplam 12 bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışmanın konusu, amacı, yöntemi, sınırları verilmiş ve ardından çalışma sırasında yaşanan sorunlardan bahsedilerek çözüm önerileri sunulmuştur. Çalışmanın birinci bölümünde literatür değerlendirmesi yapılmış ve mitolojik unsur konulu çalışmalara değinilmiştir. İkinci bölümde, mitoloji ve geçiş dönemlerine ait kavramlar tanıtılmıştır. Üçüncü bölümde, çalışmanın coğrafi sınırlarını oluşturan Adana, Hatay, Mersin ve Osmaniye tarihi, coğrafi ve kültürel özellikleri açısından tanıtılmıştır. Dördüncü bölümde, gelenek, inanç ve ritüellere etkisi bağlamında eski Türk inanışları olan animizm, totemizm, Şamanizm, Budizm, Manihaizm ve Zerdüştlük inanışlarına yer verilmiştir. Beşinci bölümde gök cisimleri, su, yağmur, ateş, ocak, taş, toprak, ağaç, bitki, bitki ürünleri ve meyve ürünleri, madenler ve mağaraya ait gelenek, inanç ve ritüeller tabiat unsurları bağlamında ele alınmıştır. Altıncı bölümde mitolojik olağanüstü unsurlara değinilmiş, rüya, fal, ruhlar, ad verme, don değiştirme ve tenasüh motifleri üzerinde durulmuştur. Çalışmanın yedinci bölümünde at, kurt, deve, eşek vb. hayvanların mitolojik bağlamda tahlili yapılmıştır. Çalışmanın sekizinci bölümünde günler, bayramlar, kutsal aylar etrafında oluşan inanışlar değerlendirilmiştir. Dokuzuncu bölümde büyü unsurları verilmiştir. Onuncu bölümde kırmızı, sarı, siyah, beyaz, mavi, yeşil renkleri mitolojik olarak ele alınmıştır. On birinci bölümde formülistik sayılar olan bir, üç, yedi, yirmi, kırk, elli iki ve yıl dönümleri verilmiştir. On ikinci bölümde sağ/sol, aşağı/yukarı yönleri ele alınmıştır. Çalışmanın sonuç bölümünde geçiş dönemlerinde tespit edilen mitolojik unsurlar genel olarak değerlendirilmiştir. Çukurova yöresindeki geçiş dönemlerine ait gelenek, inanç ve ritüeller kadim dönemden kalma olup hâlâ geçiş dönemi odağındaki kişiye iyilik getirmesi ve kötülükleri defetmesi için uygulandığını söylemek mümkündür. Çalışmamız kadim dönem insanının görgü ve bilgilerinin bugün de geçerliliğini koruduğunu, geçiş dönemlerinde uygulanmakta olduğunu göstermek açısından önem arz etmektedir.

BüyüGeçiş dönemiHalk bilimi+7
Gizem Çelik
Mersin University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mersin ili Mut ilçesi halk kültürü araştırması

"Mersin ili Mut İlçesi Halk Kültürü Araştırması" isimli bu çalışma, Mersin'in Mut ilçesi ve çevresindeki köylerdeki yaşam döngüsünün temel bileşenlerine odaklanmaktadır. Bu bileşenler arasında doğum, sünnet, askerlik, evlenme, hac, ölüm gibi geçiş dönemleri ritüelleri, bu dönemlere bağlı inançlar ve uygulamalar, bayramlar, törenler, kutlamalar, halk inançları, geleneksel mutfağın özellikleri, halk bilgisi, oyunlar, eğlenceler, spor etkinlikleri, halk edebiyatı ürünleri ve canlı-cansız varlık adları bulunmaktadır. Çalışma dokuz bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm, Mut ilçesinin tarihi ve coğrafi özelliklerine odaklanarak çalışmanın amacını, yöntemini ve kapsamını açıklar. İkinci bölümde, doğum, sünnet, askerlik, evlenme, hac ve ölüm gibi yaşam döngüsü ritüelleri ile bunlara ilişkin inançlar ve uygulamalar ele alınmıştır. Üçüncü bölüm, dini bayramlar, milli bayramlar, kutsal aylar, günlere ve bereket törenlerine odaklanmaktadır. Dördüncü bölümde, halk inançları alt başlıklar halinde ele alınarak incelenmiştir. Beşinci bölümde, yiyecek türleri ve hazırlanma yöntemleri ele alınmıştır. Altıncı bölümde, halk bilgisi konusu işlenmiştir. Yedinci bölüm, oyunlar, eğlenceler ve spor etkinliklerine ayrılmıştır. Sekizinci bölüm, anonim halk edebiyatı, manzum ve mensur örnekleri ile âşık edebiyatına ayrılmıştır. Dokuzuncu bölüm ise çalışmanın son bölümünü "adlar" oluşturmaktadır. Yazılı ve sözlü kaynaklardan gelen bilgilerin sınıflandırılmasını ve düzenlenmesini içermektedir. Bu bilgiler üzerinde detaylı bir inceleme yapılmış, geleneksel adet ve inançların eski Türk inanç sistemleriyle ilişkilendirilme çabası gösterilmiştir. Çalışmanın sonunda, yöreye özgü kelimeleri içeren bir sözlük, fotoğraflar ve ilçenin haritası da yer almaktadır. Ayrıca, Mut ilçesi ve çevresindeki uygulamaların tarih içindeki değişimi ve günümüzdeki durumu da değerlendirilmiştir.

BayramlarGeçiş dönemiHalk bilimi+7
Nazife Sandal
Mersin University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Adana Tahtacılarında ölüm ile ilgili inanış ve ritüeller: Nergizlik köyü örneği

Çalışmada Adana'nın Karaisalı ilçesi Nergizlik köyü Tahtacılarının ölüm olgusuna yükledikleri anlam hayatın geçiş dönemleri bağlamında değerlendirilmiştir. Bireylerin, ölümü ve ölüm etrafında oluşan inanış ve ritüelleri nasıl anlamlandırdıkları araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Bu doğrultuda Adana Tahtacılarının ölüm öncesinde ölümün ön belirtisi olarak gördükleri olay, durum ve nesnelerin kültürel anlamları ile ölümden kaçınmak için yaptıkları ritüel ve uygulamaların toplumsal ve kültürel anlamları; ölüm sırası inanış ve ritüellerin sembolik anlamları; ölüm sonrası inanış ve uygulamalarının sembolik anlamları ve ölüm sonrası ritüellerinin kültürel ve toplumsal anlamları üzerinde durulmuştur. Çalışmanın temel amacı Nergizlik köyü Tahtacılarının ölümü ve ölümle ilişkili inanış, ritüel ve uygulamaları nasıl anlamlandırdığı; ölüme ilişkin bu anlamlandırmaların ne şekilde inşa edildiği ve tüm bu anlamlandırmaların katılımcıların anlam dünyasında nasıl bir yere sahip olduğunu anlamaktır. Nergizlik köyünde yaşayanların Alevi inancını yaşayan Tahtacı bir topluluk olması, topluluğun ölümü Alevi inanç dairesi içinde anlamlandırmasında etken olmaktadır. Çalışmanın kuramsal çerçevesini ölümün bir geçiş dönemi olmasının yanında içinde inanış ve ritüelleriyle birçok sembolü barındırmasından dolayı sembolik etkileşim kuramı oluşturmaktadır. Tahtacıların ölüme ilişkin anlamlandırmaları nitel araştırma yöntemiyle ele alınmıştır. Nergizlik köyünde ölüm konusuyla ilgili zengin bilgiler elde edilebilecek katılımcılara ulaşmak ve örneklemi belirlemek için örneklem olarak amaçlı örneklem tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi Nergizlik köyünde ikamet eden 41-83 yaş aralığında, 10'u kadın 6'sı erkek olmak üzere toplam 16 katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcılardan biri de cemevi dedesidir. Böylelikle toplam katılımcı sayısı 17'dir. Örneklemin tamamı hayatının belirli bir döneminde ağaç kesim işiyle geçimini temin etmiş ve etmektedir. Çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme ve yarı katılımlı gözlem teknikleri kullanılmıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler kodlama sürecine tabi tutulmuş ve veriler, ulaşılan tematik kodlarla analiz edilmiştir. Buna göre Nergizlik köyü Tahtacılarının ölüm öncesi, ölüm sırası ve ölüm sonrası inanış ve ritüellerinin içinde birçok sembolik anlamın olduğuna ve bu sembolik anlamların toplumsal etkileşim içinde belirli bir süreç dahilinde oluştuğu sonucuna varılmıştır. Topluluğun ölüme ilişkin inanç ve uygulamalarında geçmişten bu zamana özgün durumlarını koruduğu ancak bazı inanç ve uygulamaların geçmişten bugüne yavaş da olsa değişime uğradığı bazılarının da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu görülmüştür.

Adana-KaraisalıCenaze törenleriHalk inançları+4
Adem Şen
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Hacı Bektaş Veli Araştırma ve Uygulama Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Koçu Baba Ocağı'na ait bir risale (Çeviri yazı-inceleme-tıpkıbasım)

Anadolu'da yer alan Alevi-Bektaşi Ocaklarından olan Koçu Baba Ocağı'na XIX. yüzyılda hediye edilmiş bir el yazması, çalışmamızın ana konusunu oluşturmaktadır. Tezin birinci bölümünde Araştırmanın amaç, kapsam ve yöntemini açıkladıktan sonra Alevilik, Bektaşilik ve Kızılbaşlık hakkında verdiğimiz bir ön bilgiyle Alevilikte Ocaklar ve Koçu Baba Ocağı hakkındaki bilgileri de aktarmaktayız. Koçu Baba hakkında sözlü gelenekte ve tarihsel süreçte birçok tanımlama bulunmasının yanı sıra türbesinin önünde yer alan kitabesindeki bilgilerden Seyit Hasan Gazi olarak Hacı Bektaş Veli'nin amcasının oğlu olduğu ayrıca Abdal Musa'nın ve Mehemmed Abdal'ın babası olduğu şeklinde kayıtlar da mevcuttur. Hacı Bektaş Veli Dergâhına bağlı bir ocak olarak geçmişten bugüne Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde Koçu Baba soyundan gelen dedelerin talipleriyle cem ibadeti yaptığı bilinmektedir. Bu açıdan Koçu Baba Ocağı, bir ocak olarak veli kültü özelliği göstermesi, postnişinlerinin seyit olması ve taliplerinin yer alması bakımından Alevi-Bektaşi Ocak araştırmalarında da bilinen özelliklere sahip bulunmaktadır. Bu ocağa hatıra olarak emanet edilmiş eserin yazarı olan Muhammed Hamdullah Çelebi, Hacı Bektaş Veli Çelebilerindendir. Bu sebepten dolayı eserin yazarı olan Hamdullah Çelebi'nin tarihî kişiliği hakkında da araştırmamızda bilgiler sunmaya çalıştık. Araştırmalarımız esnasında tarihsel verilerin ve arşiv belgelerinin karşılıklı incelenmesi de tarihsel gerçekliğe ışık tutacağı için son derece önemlidir. Tezin ikinci bölümünde Osmanlı Türkçesi ile yazılmış olan el yazmasının Latin alfabesiyle yazımı ve günümüz Türkçesine aktarımını yapmış bulunmaktayız. 1814 yılında yazılmış olan eser, Hacı Bektaş Veli Dergâhının 1824 tarihinde Postnişini olduğu bilinen Şeyh Feyzullah Efendi'nin oğlu Muhammed Hamdullah Çelebi imzasını taşımaktadır. Söz konusu risalede erkânnâme ve tasavvufî konularına yer verilmektedir. Eserin son kısımlarında Hamdullah Çelebi'ye ait olduğunu düşündüğümüz şiirler yer almaktadır. Eserin bazı sayfalarının eksik olduğunu sayfaların sonundaki belirleyici kelimelerin bir sonraki sayfanın başında yer almaması ve metin bağlamındaki kopukluklardan anlamaktayız. Üç farklı sayfada yer alan mühürlerdeki "Abdühü's-Seyyid Muhammed Hamdullah" ifadesinden dolayı mühürlerin Muhammed Hamdullah Çelebi'ye ait olduğunu düşünmekteyiz. Nitekim üslubundan da anlaşılacağı üzere tarihsel manada yol gösterici olduğunu düşündüğümüz bir eseri çevirmiş bulunmaktayız. Yöntem olarak metinlerde geçen Arapça ifadelerin harf ve işaretlerini metne bağlılık esasına dayanarak olduğu haliyle yazmış bulunmaktayız. Bunun yanında Aleviliğin yol bilgisi olarak önemsediğimiz bazı konuların açıklayıcı bir şekilde sunulmasına özen gösterilmiştir.

Halk inançlarıMaddi kültürTürk halk edebiyatı+2
Nazmiye Sakarlı
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Hacı Bektaş Veli Araştırma ve Uygulama Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Şırnak ilinde halk inançları ve uygulamaları

Mitler, halk inançları, batıl inançlar ve uygulamaları, insanlık tarihine kadim zamanlardan beri eşlik eden fenomenlerdir. İnsanın merak güdüsü, sorularına cevap arayışı, mitlerin ve dinlerin ortaya çıkmasını tetiklemiştir. İnanç ve mitoloji birbirini beslemekte, birbirine veya dine dönüşebilmektedir. Doğuştan olmayıp sonradan öğrenilen halk inançları, çoğunlukla batıl inanç olarak bilinse de eski dinler ve yeni dinin birlikte karşılığı olup nesilden nesle aktarıla gelmiştir ve insan türünün tarih yolculuğunda kendisi ile beraber getirdiği inançla ilgili informel ve formel her şeydir. Mitler, çağdaş insanın da gelişim skalasında önemli bir yer işgal etmeye devam etmekte ve modern insan, günümüzde bile büyü, nazar, olağanüstü varlıklar ve uğursuzluğun varlığına inanmakta ve çıktığı bu mitik tarih yolculuğunda hayal gücünün matrislerini kıramayıp arkaik tepkiler vermeye devam etmektedir. Mitin evrensel dokusu, çağdaş insanın yaşamında temel işleyişini sürdürmektedir. Mit, günümüzde bile insanın en derin noktalarına sirayet etmekte ve onu harekete geçirme özelliğiyle günlük hayatını etkilemektedir. Halk inançları, mitlerin ve eski inanışların halkta bulunan yansımalardır. Halkbilim, halkın maddi ve manevi kültürel unsurlarına odaklanırken, halk inancı genel olarak toplumda var olan tüm inançları kapsar ve dinin halktaki karşılığıdır. Genelde günlük hayat ve maddi dünya ile ilgili olan ve bu konuda pratik çözümler sunan halk inançları, bunu yaparken teoloji, mitoloji, antropoloji, tarih ve hurafe ile batıl inançtan da yararlanmayı ihmal etmez. İnsanlar halk inançlarına umut, korku, bilim ve bilgi eksikliği, çaresizlik, gibi nedenler; güvenlik ihtiyacı, geleceği bilme arzusu, maddi ve manevi destek gibi amaçlarla başvurmaktadırlar. Şırnak bölgesi, halk inançlarının canlılığını ve güncelliğini koruduğu çok dinli ve tarihi bir coğrafya ve "Nuh Tufanı"nın kozmik merkezi kabul edilmektedir. Bu da, ait olduğu toplumun kültürel yapısını ortaya koyan bölgedeki halk inançlarına da yansımıştır. Bölgede halk inançları pratik ve ritüellerinin uygulanması, günümüzde eskiye nazaran azalmış da olsa hala halk inançlarına inanılmaya devam edilmektedir. Geçiş ritleri (doğum, evlilik, ölüm) ve uygulamalarının hala eski gelenek ve inançlara bağlı yapıldığı günümüzün Şırnak bölgesinde, özellikle halk hekimliğinin eski pratik ve uygulamaları yoğun bir şekilde uygulanmaya ve çeşitli sorunlar için türbe, kaplıca, şifalı çamur ve sular gibi ziyaret yerlerine gidilmeye devam edilmektedir.

Batıl inançlarDinler tarihiGeçiş dönemi+7
Hakim Zeyrek
Mardin Artuklu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Karakalpak Türkleri eski halk inanışları

Bu tez, Özbekistan Cumhuriyeti sınırları içerisinde Özerk olarak yaşayan Karakalpakların inanışlarını ele alır. Giriş bölümü Karakalpakların tarihini kısa bir şekilde irdeler. Birinci bölümde Karakalpakların sosyal ve ekonomik hayatları kısa bir şekilde ele alındıktan sonra, Karakalpakların inanışları incelenmektedir. İkinci bölümde Karakalpakların hayvan kültü irdelenmekte ve Karakalpakların yaşamlarında önemli rol oynamış başlıca hayvanlar teker teker ele alınmaktadır. Anahtar Kelimeler: Karakalpak Türkleri, İnanışlar, Karakalpak Gelenekleri, Halk Kültürü

GeleneklerHalk bilimiHalk inançları+2
Svetlana Madiyarova
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00

Related subjects