Textile sector

171 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Örgütsel bağlılık ve iş tatmininin çalışanlar tarafından algısı: Tekirdağ tekstil sektöründe bir uygulama

Bu çalışmada, tekstil sektöründe çalışanların örgütsel bağılık ve iş tatminini ölçülmeye çalışılmış ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde örgütsel bağlılığın tanımı, etkileyen faktörler, sınıflandırılması, yaklaşımlar, örgütsel bağlılık seviyeleri ve örgütsel bağlılığın sonuçları ile ilgili literatür çalışması yapılmıştır. İkinci bölümde ise, iş tatmininin tanımı, etkileyen faktörler, performans ve iş tatmini ilişkileri, iş tatmininin sonuçları, iş tatminsizliğinin sonuçları, örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişki ve Dünya'da ve Türkiye'de tekstil sektörü hakkında literatür çalışması yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise, Tekirdağ'da tekstil sektöründe çalışanların örgütsel bağlılıkları ve iş tatminleri ile ilgili bir uygulama yapılmıştır. Tekirdağ tekstil sektöründe çalışan yönetici ve çalışanlarına uygulanan anket sorularından elde edilen sonuçlar kullanılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmayla, çalıştığı kurumda verimli olan ve yeni kazanımlar sağlayan çalışanların, örgüte bağlılık hissetmesi ve iş tatmininin olması; devamsızlık, verimlilik, işten ayrılma, motivasyon, örgütsel vatandaşlık, örgütsel güven gibi kavramların örgütü etkilemesi nedeniyle çok önemlidir. Çalışanların, örgütsel bağlılıklarını ve iş tatminlerini artıracak uygulamalar sayesinde örgüt sektörde diğerlerinden farklılaşacak ve rekabet gücü artacaktır.

Tekstil sektörüÇalışanlarÖrgütsel bağlılık+1
Mehmet Ayrancı
Tekirdağ Namık Kemal University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma hayatında kadınlara yönelik cinsiyet ayrımcılığı: İstanbul Osmanbey semti tekstil firmaları örneği

Kadınların, iş hayatında karşılaştıkları cinsiyet ayrımcılığının tespit edilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılarak çözüm önerilerinin sunulması oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, tekstil sektöründe kadın istihdamında karşılaşılan sorunların ve yaşanılan cinsiyet ayrımcılığının ortaya konulmasıdır. Bu bağlamda yürütülen uygulama, kadınların yoğun şekilde istihdam edildiği tekstil sektöründe gerçekleştirilmiştir. Bu tez çalışması kapsamında, İstanbul'daki tekstil firmalarında kadınların yaşadığı sorunlar ve cinsiyet ayrımcılığı geliştirilen anket yardımıyla ölçülmeye çalışılmıştır. Yüz yüze ve online anket yöntemiyle 173 kadın çalışandan toplanılan veriler SPSS (Statistikal Package for Social Sciences) 24.0 paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın en önemli sonucu ise; katılımcıların kadın istihdamını etkileyen faktörlere katılma düzeyleri ile algıladıkları cinsiyet önyargıları arasında istatistiksel olarak anlamlı, doğru yönlü ve zayıf düzeyde bir ilişkinin olduğunun ortaya çıkmasıdır. Başka bir ifadeyle katılımcıların algıladıkları cinsiyet önyargıları arttıkça, istihdamı etkileyen faktörlerin öneminin de arttığı gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kadın İstihdamı, Cinsiyet Ayrımcılığı, Algılanan Cinsiyet Önyargısı, Tekstil Sektörü

AyrımcılıkCinsel ayrımcılıkKadınlar+6
Tuğçe Tüysüz
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tekstil işletmesinde meydana gelen iş kazalarında ergonomik faktörlerin etkisi

Ülkemizde inşaat, tekstil, maden gibi sektörler başta olmak üzere çok sayıda çalışan, engellenmesi mümkün ve yasalar ile engellenmesi şart olan kazalar ve meslek hastalıkları yüzünden ölmekte veya bu iş kazasının etkilerini hayatı boyunca yaşamaktadır. Bu çalışmada Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) 2016 yılındaki iş kazaları istatistikleri toplanarak tekstil sektöründeki kaza oranları incelenmiştir. Buna göre sektörün alt dalları olan tekstil ürünleri imalatı, giyim eşyaları imalatı, deri ve ilgili ürünler imalatı ile ilgili kaza dağılımları değerlendirilmiştir. Bulgular incelendiğinde ise tekstil sektörünün ürün imalatı yapılan işletmelerinde tekstilin diğer alt dallarına oranla iş kazalarının daha fazla olduğu görülmüştür. Bunun üzerine tekstil ürün imalatı yapılan bir tekstil firmasında 2015-2019 yılları arasında meydana gelen iş kazaları incelenmiştir. Çalışmada aylara göre meydana gelen iş kazası sayıları, vardiyalara göre meydana gelen iş kazası sayıları, bölümlere göre meydana gelen iş kazası sayıları, kazazedelerin yaş grupları ve kıdem yıllarına göre meydana gelen iş kazası sayıları bunların yanında bu kazaların nedenleri ve yaralanma türleri farklı kombinasyonlarla incelenerek ergonomik yönden etkilenme durumları değerlendirilmiştir. Ayrıca 2019 yılında yapılan iş hijyeni ölçümleriyle bölümlerdeki iş kazaları incelenerek ergonominin etkisi irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Termal Konfor, Tekstil Sektörü, İş Kazaları, Yaş, Kıdem

ErgonomiTekstil işletmeleriTekstil sektörü+3
Ayça Kılıç
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İSG uygulamalarının 6331 sayılı kanun öncesi ve sonrası uygulamaları tekstil sektöründe karşılaştırılmalı analizi

Buhar makinesinin keşfi ile birlikte üretim teknikleri geri döndürülemez bir sürece girmiştir. Üretimde makineleşmenin artması, üretimin Charles CHAPLİN'in yönettiği ve başrol oyunculuğunu yaptığı Modern Times (Modern Zamanlar) filminde anlatıldığı gibi monoton ve delice bir tempoyla yapılması ve artan talebi karşılamak için uzun mesai saatleri boyunca çalışma, iş kazalarını da beraberinde getirmiştir. Meydana gelen bu iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle yaralanmaların ve ölümlerin artması dikkatleri bu kaza ve hastalıkları önlemek için yapılması gerekenlere çevirmiştir. Çalışanların yaptıkları işle ilgili olarak sağlık sorunlarının ve mesleki risklerinin önlenmesi için yapılan sistemli ve bilimsel çalışmalar olarak tanımlanabilecek olan iş sağlığı ve güvenliği kavramı da bu sayede gündemimize girmiştir. Ülkemiz de iş sağlığı ve güvenliği alanında çıkarılan ilk yasal mevzuat olarak bilinen 1865 tarihli Dilaver Paşa Nizamnamesinin üstünden geçen 150 yıllık sürede, bu alanda çok sayıda kanun yönetmelik ve tüzük çıkarılmıştır. Ancak iş sağlığı ve güvenliği alanında gerek ölümlü iş kazalarının sayısında ki artış, gerekse bu alanda oluşan farkındalığın artması ve Avrupa Birliği Uyum Yasalarının da gündeme getirmesiyle ülkemiz bu konu ile ilgili çalışmalara ivme kazandırmış ve 30 Haziran 2012 tarih ve 28339 sayılı resmi gazetede ülkemizin ilk müstakil iş sağlığı ve iş güvenliği kanunu olma özelliğini taşıyan 6331 sayılı kanun yayınlanmıştır. ABD'li psikolog Abraham Maslow tarafından 1943 yılında yayınlanan ve Maslow Teorisi veya İhtiyaçlar Hiyerarşisi Teorisi olarak bilinen çalışmada insanın güvenlik ihtiyacının yeme içme uyuma gibi temel yaşamsal ihtiyaçlardan hemen sonra geldiği belirtilmektedir. Uyku harici gününün çoğunu işyerinde işini yaparken geçiren insanın emniyette olma duygusunu burada da hissetmek istemesi kadar doğal bir durum olamaz. Böyle bakıldığında iş güvenliği veya işyeri güvenliğinin temel bir insan ihtiyacı olduğu söylenebilir. Başlangıçta hammadde ve emek-yoğun bir sektör olan tekstil ve hazır giyim sektörü teknolojideki gelişmelerden payına düşeni almış ve sermaye ve teknoloji-yoğun bir sektör haline gelmiştir. Türkiye'de tekstil ve hazır giyim sektörü sağladığı büyük istihdam olanakları, üretim sürecinde yaratmış olduğu katma değer ve uluslararası ticaretteki ağırlığı sebebiyle ekonomik kalkınma sürecinde önemli rol oynayan bir sanayi dalıdır. Bunun yanında, ihracat gelirleri içindeki yüksek payı nedeniyle ülkemizin kolayca vazgeçemediği bir sektör olma özelliğini sürdürmektedir. Bu nedenle de iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları bu sektör için daha da önemli hale gelmektedir. Bu araştırmada hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren bir tekstil fabrikasında 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanununun uygulamaya geçmesiyle birlikte meydana gelen değişiklikler veya değişmesi arzu edildiği halde hiçbir değişiklik olmayan iş güvenliği uygulamaları ile işgörenin iş güvenliğine yönelik tutum ve davranışlarında meydana gelen değişikliklerin araştırılması amaçlanmıştır. Ayrıca günümüzde yürürlükte olan 6331 sayılı kanunla çalışanlara ve işverenlere getirilen yükümlülükler de sistematik olarak ele alınmıştır. Kanunun işçilere yansıması, onlar tarafından tespit edilen eksiklikler ve işveren açısından kanunun uygulamadaki zorlukları değerlendirilmiştir ve önerilerde bulunulmuştur. Araştırmanın uygulanabilmesi için İstanbul ili Ümraniye ilçesinde 1413.04 faaliyet kodu altında 300 çalışanı ile üretim yapmakta bulunan hazır giyim fabrikası seçilmiştir. Bu kapsamda teorik çalışma ile birlikte tekstil fabrikasında çalışan 60 mavi yakalı işgören ile anket çalışması yapılmıştır. Ankete verilen cevaplar genel olarak değerlendirilerek çalışanların 6331 sayılı kanunun öncesinde ve sonrasında ki iş güvenliği uygulamaları hakkında düşüncelerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Gerek yapılan bu çalışmadan elde edilen sonuçlar gerekse iş kazası istatistikleri ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarının henüz istenen düzeye ulaşmadığını göstermektedir. İş güvenliği sadece çalışanların değil her kesimin bilinçlenmesi gereken bir meseledir ve bu mesele sağlam bir zemine oturtulmadan çözülebilecek gibi değildir.

Hazır giyim sektörüMeslek hastalıklarıTekstil sektörü+3
Sezen Sırımsı Çetin
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Tarife ve kotaların uluslararası ticaret yapan KOBİ'lere etkisi: Bir çalışma konusu: Türk tekstil KOBİ'leri

Küreselleşmenin temel hedeflerinden biri, uluslararası ticaretin serbestleşmesidir. Türkiye'de ki ticaretin küreselleşmesi yolunda atılan ilk adım Gümrük Birliği Ankara Antlaşması ve katma Protokolü esas alarak 1 Ocak 1996 yılında gerçekleştirmiştir. Küreselleşme yönünde Türkiye'nin de içinde bulunduğu gümrük birliği antlaşması gibi antlaşmalar imzalandıktan sonra ekonomik ticari bütünleşmeler olmuştur. Ancak ekonomik ticari bütünleşmelerin içerisinde Türkiye yer almamıştır. Türkiye ve diğer ülkelerinde yer aldığı gümrük birliği antlaşması uluslararası ticaretin serbestleşmesinin önündeki engellerden biri olan ithalat – ihracatta alınan vergilerde, tarifelerde indirim sağlamaktadır ve kotalarda uygulanan sınırlamaların önemli ölçüde Gümrük Birliği antlaşması ile indirim sağlanmıştır. Gümrük Birliği antlaşması Türkiye'nin uluslararası ticaretini önemli ölçüde etkilemiş, sonuçları sayısal olarak da gözlemlenmiştir. Gümrük Birliği antlaşması Türkiye'nin uluslararası ticaretini etkilediği gibi uluslararası ticaret yapan işletmeleri de yakından ilgilendirmektedir. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Uluslararası Ticaret, Tarife, Kota, KOBİ.

KOBİKotaKüreselleşme+3
Gamze Akgöl
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türk tekstil sektöründe işe alım tekniklerinin çalışanların performanslarına etkileri

İşe alım süreçleri, işletmeler için kadroyu oluşturma ve geliştirme açısından gereklidir. Bu çalışmanın amacı Türk tekstil sektörüne işe alım süreçlerinde kullanılan tekniklerin çalışanların performansını ne şekilde ve ne düzeyde etkilediğini belirlemektir. Bu amaçla literatür taraması ve mülakat görüşmesi yönteminin uygulandığı çalışmada, işe alım teknikleri ile performans arasındaki ilişkinin kaçınılmaz olduğu sonucu elde edilmiştir. İşe alım tekniklerinden mülakatın diğer tekniklere oranla performansla daha yakından –yüksek düzeyde- ilişkili olduğu çalışmanın temel sonuçlarından birisidir.

PerformansPersonel seçimiTekstil sektörü+4
Gorkhmaz Hamzayev
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği Gümrük Birliği üyeliğinin Türkiye tekstil sektörü verimliliği üzerindeki etkisi

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik müzakereleri uzun yıllara dayanmaktadır. Günümüzde Türkiye'nin birliğe üyelik müzakereleri devam etmektedir. Henüz Türkiye'nin birliğe kabulü ile ilgili olumlu sonuç elde edilmemiştir. Ancak Türkiye Avrupa Birliği'ne kabul edilmemiş olmasına rağmen, Gümrük Birliği'ne kabul edilmiştir. Bu çalışmanın amacı Gümrük Birliği anlaşmasının Türkiye ekonomisine ve tekstil sektörü verimliği üzerine etkisinin incelenmesidir. Bu bağlamda bu çalışmada Türkiye'nin Avrupa Birliği ve Gümrük Birliği üyelik sürecinde gelişen olaylar incelenecektir. Ayrıca Türkiye'nin Gümrük Birliği'ne üyeliğinin Türk Dış Ticaretine ve Türkiye'nin tekstil ve hazır giyim sektörüne olan etkisi incelenecektir. Son olarak TOPSIS yöntemi kullanılarak Türkiye'nin Gümrük Birliği anlaşmasının öncesinde ve sonrasında ekonomik performansı değerlendirilecektir. Yapılan tüm bu incelemelerin sonucunda Türkiye'nin Gümrük Birliği anlaşmasını imzalamasının ekonomik açıdan olumlu sonuçlar doğurduğu, veriler ve literatür ile desteklenmiştir.

Avrupa BirliğiGümrük BirliğiHazır giyim sektörü+3
Büşra Dilruba Çolak
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Factors affecting the adoption of social media as a marketing tool: A case study of Turkish small and medium-sized enterprises operating in textile manufacturing sector

Within the previous years, Social media has been growing as crucial source of competitive advantage for most business organizations, especially small and medium-sized businesses (SME). Recently, researchers have been widely focusing on social media adoption in developed and developing countries. This study studies and analyzes the factors that influence the adoption of social media in Turkish textile manufacturing SMEs. Inspired by the technology acceptance model as well as other relevant researches in the same area, five factors that influence the adoption of social media in Turkey were classified as follows: Manager's innovativeness , perceived benefits, perceived ease of use, pressure from customers and competition. In order to validate the conceptual model, a number of 208 questionnaires (which were sent by emails) were collected from managers/owners of SMEs operating in textile manufacturing sector in Turkey. The obtained data was analyzed in SPSS and AMOS using the multiple regression method. The analyzed data findings showed that there was a significant positive relationship between the previously mentioned factors and the adoption of social media. Of all the five significant factors, Pressure from Customers has proven to have the greatest influence followed by Competition, Perceived Benefits, Manager's Innovativeness and Perceived Ease of Use. The findings of this research can help managers and businesses improve their customers' loyalty and satisfaction and gain competitive advantage by understanding the needs and expectations of their customers. Keywords: Adoption of Social media, SMEs.

Small and Medium Sized FirmsMarketingSocial media+1
Alıa Fıtyan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tekstil sektöründe nakit yönetimi: Sorunlar ve çözüm önerileri, örnek bir tekstil işletmesi üzerinde uygulama

Bir işletmenin operasyonel faaliyetlerini sürdürebilmesi likidite düzeyine bağlıdır. Likit sorunu yaşayan işletmelerin uzun vadede başarılı olmaları ve rekabet avantajı sağlayabilmeleri mümkün değildir. İşletmeler faaliyetlerini sürdürebilmek, gerekli nakit ihtiyaçlarını belirlemek ve sağlamak için çeşitli stratejiler geliştirmek, kaynaklarını en iyi şekilde yönetmek durumundadırlar. Bu anlamda işletmelerin rekabete devam edebilmesi açısından nakit yönetimi büyük önem taşımaktadır. Bu önem ile hazırlanan tezin amacı; KOBİ niteliğindeki S.G.S. Tekstil ve Hazır Giyim İşletmesi üzerinden, tekstil sektörünün nakit yönetimine ilişkin sorunlarını incelemek ve bu sorunlara uygun çözüm önerileri geliştirmektir. Tekstil ve hazır giyim sektörü Türkiye ekonomisine üretim, istihdam ve ihracat bakımından katkı sağlayan, dünya pazarlarında rekabet avantajı yaratan lokomotif olarak kabul edilmektedir. Bu sektörde yer alan tekstil işletmelerinin büyük çoğunluğu KOBİ niteliğindeki işletmelerden oluştuğundan tezin sonuçlarının diğer işletmelere de örnek teşkil edeceği düşünülmektedir. S.G.S. Tekstil ve Hazır Giyim İşletmesi'nin 2012-2017 yılları arasındaki finansal tablo kalemlerinden faydalanılarak likidite ile faaliyet oranları hesaplanmış ayrıca işletme yönetimi ile mülakat yapılarak nakit yönetimi stratejileri belirlenmeye çalışılmıştır. Hesaplanan likidite ve faaliyet oranları ile mülakat verileri karşılaştırılarak, işletmenin nakit yönetimine ilişkin sorunları belirlenerek çözüm önerileri geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Nakit, Nakit Yönetimi, Likidite, Tekstil

Hazır giyim işletmeleriHazır giyim sektörüLikidite+3
Günay Baba
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal tablolara uygulanan rasyo analizi ile hilenin tespiti, değerlendirilmesi ve tekstil sektöründe bir uygulama

Ülkemiz ve dünyadaki ekonomik dalgalanmalar ve değişiklikler sebebiyle, şirketlerin güçlü kontrol mekanizmaları kurma isteği, hızlı büyüyen şirketlerin büyümlerini istikrarlı ve sürdürülebilir hale getirme gayreti yanında, güçlü bir denetim ve analiz sistemi kurulmasını bir ihtiyaç haline getirmiştir. Çalışmada tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirket üzerinde, rasyo analizi tekniği ile hata ve hile tespitinin sağlanmasını uygulamalı olarak detaylıca açıklamaya çalıştık. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Muhasebe Hata ve Hile kavramları ile türleri ve yönetemlerine ilişkin literatür çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Rasyo analiz teknikleri , formülleri ve genel kabul görmüş oranları üzerinde çalışılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde uygulamaya yer verilmiştir. İnceleme yapılan tekstil şirletinin üç yıllık finansal tablolarına, ikinci bölümde açıkması yapılan rasyo analiz teknikleri uygunlanmış ve çıkan sonuçlara dayanarak kırmızı bayraların varlığı tespit edilmeye çalışılmıştır.Çıkan sonuçlara göre yapılması gerekenler hakkında tavsiyelere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tekstil , Hata ve Hile , Rasyon Analizi , Oran Analizi, Bağımsız Denetim

Bağımsız denetimFinansal tablolarHile+5
Nalan Gündüzalp Altıngöz
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of capital and labor on productivity on Turkish textile companies

The Turkish textile and clothing industry has contributed to the economic growth of Turkey for years now which has brought a considerable amount of output in business areas and world trade markets. The Turkish Textile companies played an important role in exportation, job availability and technological development. Due to the constant remark in the progressive industrial performance of the Turkish textiles and apparel industries which have improved daily life of people in the society. Hence the present study aims to analyze the effect of the relationship of labor and capital on the productivity for 8 different Turkish textile firms which covers a duration of 9 years from 2009 to 2017. Again, the 8 textile companies were chosen from Turkish Istanbul Chambers of Commerce 500 Largest companies, thus, gross added value was considered as the output are capital and labor ( number of employees ) as inputs. Capital and labor are the independent variables and gross value addition the dependent variable. The main objective of study applied correlation analysis to ascertain the strength of the relationship between the dependent and independent variables that is the relation between capital, labor and productivity. The regression analysis model analyzed the effect of change of capital and labor on the productivity for the Turkish textile and apparel industries. The findings from the analysis concluded that there is a relationship between capital and labor on productivity and capital and labor have an effect on the productivity for the Turkish textile industries from the peroid of 2009 to 2017 for the study. Keywords: Productivity, Textile industries in Turkey, Ready to wear, Output, Input.

Ready made wear industryReady wear sectorCapital+6
Max Dula Jaff
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Mobbing, örgütsel bağlılık ve iş tatmininin işten ayrılma niyeti üzerine etkisi: Bir tekstil firması örneği

Sürekli gelişen teknoloji, büyük bir hızla gerçekleşen küreselleşme sonucu bütün işletmeler yoğun bir rekabet içinde olup, bu yarışta geride kalmamak için kendilerini sürekli geliştirmek, son teknolojileri işletmelerine uygulamak zorundadır. Ancak bu yarışda başarılı olmak isteyen işletmeler öncelikli olarak kurum içinde sağlıklı, iletişimi kurabilen, çalışanlarının iş doyumuna önem veren ve sürekli öğrenen örgüt yapılarını kurmaya özen göstermelidir. 1980'li yıllardan sonra, bir çok araştırmaya konu olan mobbing (yıldırma) kavramı bu noktada önem arz etmektedir. Zira, mobbingin var olduğu örgüt yapılarında sağlıklı iletişimin kurulması, işgörenlerin iş doyumuna ulaşıp örgütsel bağlılıklarının artması söz konusu olmayacaktır. Yapılan birçok araştırma göstermiştir ki; işletmelerin verimliliği işgörenin motivasyon ve örgüte olan bağlılığı ile doğru orantılıdır, işgörenin motivasyon ve örgütsel bağlılığı arttıkça işteki verimi ve iş tatmini artmaktadır. Bu tez çalışmasınd öncelikle mobbing kavramı ele alınmış olup sırası ile örgütsel bağlılık ve iş tatmini konuları irdelenmiştir.Çalışmanın son bölümünde ise bir uygulamaya yer verilmiştir; İstanbul'da faaliyet gösteren bir tekstil firmasında rastgele seçilen departmanlardaki işgörenlere dört ayrı ölçek olmak üzere toplam 68 soruluk bir anket uygulanmıştır.Anket uygulanan katılımcı sayısı 215 olup geçerliliği test edilmiş toplam 201 katılımcı ile SPSS for Windows 22.00 ve AMOS22.0 programı kullanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır, kullanılan ölçeklerle ilgili güvenilirlik analizleri yapılmış ve cronbach's alpha değerleri hesaplanmıştır. Ayrıca ölçekler arası ve alt boyutlarda oearson korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmada kullanılan 4 adet ölçeğin AMOS programında ise doğrulayıcı faktör analizleri ayrı ayrı gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizlerin sonucunda; mobbinge uğradığnı düşünen işgörenin işten ayrılma niyeti artmaktadır, işgörenlerin örgütsel bağlılık düzeyi, işten ayrılma niyetlerini etkilediği görülmüştür.

MobbingTekstilTekstil sektörü+4
Ezgi Oylum Aras
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurum kültürü ve dönüşümcü liderlik tarzının ürün inovasyonu üzerindeki etkisi: Tekstil sektöründe bir araştırma

Değişimin olağanüstü hızı yaşandığı günümüzde, kurumların bu hıza ayak uydurabilmeleri için sağlam bir temele sahip olmaları gerekmektedir. Sadece teknolojik anlamda değil sosyal ve kurumsal yaşamın her düzeyinde değişim yaşanmaktadır. Bu değişimle başarabilmek kurum için doğru yapılanmış bir yönetim tarzı ve kültürü geçmektedir. Kurum kültürü, bir kurumu diğer kurumlardan farklılaştırır ve böylelikle kurumun algı, düşünce ve davranışını belirlemektedir. Kurum kültürü iç bütünleşme ve dış çevreye uyumu sağlayarak kurumun en alt kademesinden en üst kademesine kadar çalışanların felsefesini yansıtır. Bu kapsamda değerlendirilen kurum kültürü kurum üyelerince kabul edilip paylaşılan; varsayımlar, değerler, semboller, yorumlar, sloganlar, maddi kültür unsurları ve kurumsal uygulamaların bütününü oluşturmaktadır. Son yıllarda inovasyon, literatürde daha fazla araştırma yapılmasına ve iş dünyasında daha fazla yatırıma sebep oldu. Yaşanan teknolojik gelişmeler inovasyonu, iş dünyasının gündeminin ana maddelerinden biri haline getirdi. Kurum kültürü ise öteden beri ilgi çeken ve araştırılan bir kavram olma özelliğini devam ettiriyor. Bununla birlikte, kurum kültürü ile ilgili son yılların literatürüne bakılınca, inovasyon ile ilişkilendirilen birçok çalışma bulunmaktadır. Kurum kültürü ve inovasyonun birbiriyle ilişkilendirildiği birçok çalışma bulunmakla birlikte, inovasyonu destekleyen kurum kültürünün belirleyicileri konusunda bir görüş birliği bulunmamaktadır.Bu çalışmada dönüşümcü liderlik tarzının ürün inovasyonu üzerinde ki etkisini ele alırken diğer yandan dönüşümcü liderlik tarzının kurum kültürü ile ilişkisi de incelenmiştir. Çalışma beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Kurum Kültürü; ikinci bölümde, Dönüşümcü Liderlik Tarzı, üçüncü bölümde, Ürün İnovasyonu ele alınmıştır, dördüncü bölümde, literatürde yapılan ilgili çalışmalar ve son bölüm ise, araştırmanın sonuçları ortaya çıkartılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kurum Kültürü, Dönüşümcü Liderlik, İnovasyon

Dönüşümcü liderlikKurumsal kültürLiderlik+6
Ali Arafat
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Stratejik yönetim ve marka yönetimi arasındaki ilişkinin incelenmesi: Bir sektör uygulaması (Tekstil hazır giyim)

Dünyadaki rekabet ortamı yoğunluğunun giderek artmasına bağlı olarak; ürünler arasındaki belirgin olan farklar giderek azalmaya başlamıştır. Bu nedenle Strateji ve Marka kavramları daha da önem kazanmış, stratejik yönetim faaliyetleri ve marka yönetimi çalışmaları ön plana çıkmıştır. Stratejik yönetim, devamlı gelişim ve değişim içerisinde olan çevreyi kontrol edebilecek ve bu değişime uyum sağlayarak rakiplere üstünlük sağlamak için kaynakların etkili bir şekilde kullanılmasıdır. Marka yönetimi ise, bir marka yaratılmasından, marka adının ürünlere taşınması ve markanın satın alınmasına kadar geçen süreçteki tüm çalışmaları planlama ve yürütme olup pazar ortamında sürekli olarak işletmenin lider kalmasını sağlamaktır. Bu çalışmada, stratejik yönetim ve marka yönetimi arasındaki ilişki ile ilgili mevcut literatür incelenmiş ve bir sektör uygulaması yapılmıştır. Anket çalışması Koton tekstil firması çalışanları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın amacı stratejik yönetim faaliyetleri ve marka yönetimi çalışmalarının, stratejik büyüme üzerindeki etkisini ortaya koymak, değişkenlerin sürece etkisini araştırmaktır. Stratejik büyüme konusuna; çalışmanın birinci bölümünde yer alan stratejik yönetim içerisinde değinilmiştir. Konu beş bölüm olarak ele alınmış, birinci bölümde stratejik yönetim, ikinci bölümde marka yönetimi, üçüncü bölümde stratejik marka yönetimi, dördüncü bölümde uluslararası ve Türk hazır giyim sektöründe markalaşma ve beşinci bölümde de Koton'a ilişkin bilgilere yer verilmiş ve anket sonuçlarına bağlı analizler yapılarak elde edilen veriler yorumlanarak açıklanmaya çalışılmıştır.

Büyüme stratejileriHazır giyim sektörüMarka+5
Damla Demir
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Özel sektörde taşeron işletmelerinde insan kaynaklarının motivasyon sorunları ve tekstil sektöründe bir araştırma

Geçmişten günümüze yaşanan teknolojik gelişmelerle birlikte işletmeler, yoğun bir rekabet kapışmasına girmişlerdir. Rekabetin global bir boyuta gelmesi işletmelerin mali yüklerden kurtulmak için farklı stratejiler izlemesini doğurmuştur. Bu stratejilerden birisi olan taşeronluk, işletmelerin iş gören maliyetlerinden kurtulabilmesi için yeni bir istihdam yöntemi olmuştur. Taşeron işletmeler 4857 sayılı İş Kanununun 2. Maddesinde bir işletmede üretilen asıl işin bir kısmının, uzmanlık alanı gerektirmesinden dolayı, bu işin başka bir işletmeye yaptırılması, ancak bu iş için gerekli olan çalışanın, asıl işletme sahasında görev alması gerekliliği ile belirtilmiştir. Aynı zamanda da işletme sahipleri asıl işveren-alt işveren olarak ilişkilendirilmiştir. Taşeron işletmeler, yaşanılan ekonomik koşullar doğrultusunda zamanla asıl işletmeler için, uzmanlık gerektiren işlerin teslim edilinebileceği işletmeler olduğu fikrinden çıkılarak, işlerini yaptırdıkları bir pazar halini almıştır. Bu pazar ucuz ve güvencesiz istihdam sorunlarını da beraberinde getirmiştir. 1817 yılında içerik olarak kavram bütünlüğünü kazanmış olan insan kaynakları, günümüz rekabet ortamında işletmelerin amaçlarına ulaşmasında en önemli stratejik niteliği taşımaktadır. Özel sektör ve kamu sektörünün bir çok sebepten dolayı tercihi olan taşeron işletmeler, asıl işletmelere bir çok avantaj sağlarken bazı durumlar onlar için dezavantaja dönüşmektedir. Bu dezavantajlar çalışanların görev aldığı işteki maddi ve manevi yetersizliklerden kaynaklanmaktadır. Çalışanların yaşamış olduğu maddi ve manevi yetersizlikler motivasyon düşüklüğüne sebep olmaktadır. Bu motivasyon düşüklüğü asıl işletmelerin kalitesine de zarar verebilmektedir. Taşeron işletmeler bir çok sektörde olduğu gibi tekstil sektöründe de yer almaktadır. Tekstil sektöründe de bir takım çalışan sorunlarını da ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışmada tekstil sektöründeki taşeron işletme çalışanlarının motivasyon sorunları ele alınmıştır. Bu sorunların sebepleri katılımcılarla bire bir görüşmeler yapılarak incelenmiştir. Anahtar Kelimeler : Taşeron, Taşeron İşletme, İnsan Kaynakları, Motivasyon

Alt işverenMotivasyonTaşeron çalışanlar+2
Aysu Şahin
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Plastik sanatların tekstil ve moda ile ilişkisi

Moda olgusu; 'değişme-değişim' ve 'geçicilik' olmak üzere anlamlar taşıyarak yıllardan bugüne sürekli değişkenlik göstermesiyle bilinir. Bugün hayranlık duyulan moda yarın eskimiş, yıpranmış ve unutulmuş olabilir. Moda, kendi içinde kendi sürümleri ile birbirlerini yok eden tek disiplin ve sonu gelmeyen bir süreçtir İkinci Dünya Savaşı'ndan günümüze kadar olan dönem postmodern dönem olarak ele alınıyorsa da sürekli değişkenlik özelliği ona 'post' bir anlam katmış oldu. Moda kelimesinin, yıllar içindeki gelişimine bakıldığında ilk olarak asiller ve onların terzileri, daha sonra tasarımcılar ve modacıların birbirini takip ettiği görülür. Bu zaman diliminde moda anlayışı; tarih, sosyoloji, ekonomik fayda ve zararların incelenerek yorumlanmasını gerektirmektedir. Modayı oluşturan elemanları etkileyen birçok disiplin bulunmaktadır. Bunun başında sanat ve sanat akımları gelmektedir. Tarihsel süreç içerisinde sanatçılar, tablolarında olaylarla beraber giyim kuşam ve modayı da işlemişlerdir. Bu eserler yüzyıllar sonrasına ışık tutmaktadır. Popüler kültürün 1980'li yıllarda endüstrileşmenin yerleşmesi ve tüketim çılgınlığının yayılması ile modanın çalışma alanı dünya çapında gelişme göstermiştir. Terzilerin artık can çekiştiği bir ortamda hazır giyim endüstrisi ivme kazanmıştır. Yetenekli moda tasarımcıları, Milano, Newyork, Paris ve İtalya'daki ünlü markalar tarafından transfer edilmişlerdir. Ünlü markalar ve modacılar, modanın gelişimini takip ederek, minimalist veya abartı, modernist ya da klasik yaklaşımla modaya yön vermişlerdir. Moda sosyal öğrenme yöntemi ile taklit edilmiştir. Ünlüler, sporcular ve 1990'lı yıllarda 'görüngü' kelimesinin yaygınlaşması toplumların dikkatini çekmiştir. Yaşam tarzı ile taklit edilen fenomenler (görüngüler) çoğalmış, giydikleri, modaya yön vermiştir. Moda 1990'lardan sonra kendini kesin hatlı çizgilerden kurtararak daha özgün ve farklı çizgilerde yolculuğuna başlamıştır. Geçmişin modası ile geleceğin tasarımları birleştirerek yeni tasarımlar oluşmuştur. 2000'li yıllarda, gelişmekte olan ülkelerde, teknoloji kullanımının yaygınlığı ile tüm gelişmeler takip edilmiş kopyalama ve taklit etme oldukça yaygınlaşarak değişim en hızlı halini almıştır. 2010 yılından sonra, piyasalarda orijinal patentli ürünlerin yanı sıra kopyaları da üretilmiş, böylelikle çok pahalı veya 'haute couture' artık sadece asillere ve soylulara değil herkese ulaşılabilir kılıyordu. . Sokak modasının ve teknolojinin gelişmesiyle artık moda için sezonlar arasındaki süre kısalmış, aynı moda sezonu içinde başka sezon tasarımları da yer almaya başlamıştır. İnsanlar kendine yakışanı ve yaşadığı zaman diliminin ihtiyaçlarını esas alan en sağlıklı ve rahat giyimi tercih etmeye başlamışlardır. Moda sektörüne ilgi artmış, teknoloji ile ülkeler arasındaki giyim kuşam modaya dayalı farklılıkları yok olmaya başlamıştır. Bu farklılaşma bugün Kuzeydeki bir insanın Afrika desenleri kullanabilmesine olanak sağlarken, doğudan gelen kumaşlarla batılıların Japon desenleriyle giyinebilmesi de olağan hale gelmişti. Sanat tarihinden izleri günümüz modacıları defilelerine taşıyarak sanatın ölümsüzlüğünü ve modanın tekrar edilebilirliğini bir kez daha göstermiş olup gelişen çağımızda herkes ulaşılabilir hale gelmiştir. Bu çalışmada tarihsel bir okumayla moda ve sanat akımları arasındaki etkileşim sorgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Moda, Sanat, Akım, Tarih, Güncel, Süreç, Değişim

Giyim sektörüGiysi tasarımıModa+5
Ayça Ziyaretli
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hile riskinin ölçülmesi ve değerlendirilmesi: Tekstil sektöründe bir uygulama

Küreselleşme,bilgi teknolojisi ve artan rekabet tüm dünya ülkelerinde hile riskini arttıran temel unsurlardır.Hilenin işletmeler üzerindeki olumsuz etkisine karşın Türk tekstil sektörünün hileyi önlemek,ortaya çıkarmak ve karşılık vermek için geliştirilmiş bir sistemi yoktur.Bu çalışmanın temel amacı etkili bir iç kontrol ve kurumsal yönetim ilkelerinin tekstil sektöründe ne derece yer aldığından yola çıkarak hile riskinin ölçülmesi ve değerlendirilmesidir.Çalışmada sektöre yönelik önceden hazırlanan sorular departman çalışanlarına ve departman yöneticilerine mülakat yöntemiyle sorular sorularak cevap alınmaya çalışılmaktadır.Konunun hassasiyeti, kapsamı ve çalışmada kullanılan yöntem dolayısıyla çalışma 2 firmayla sınırlı tutulmuştur.Uygulama sonucunda, tekstili sektöründe uygulanan kontrollerin yeterli olmadığı sonucuna varılmaktadır.Hile riskinin önlenmesi ve ortaya çıkarılmasında önemli bir fonksiyon üstlenen iç kontrol ve kurumsal yönetim ilkelerinin işletmeler tarafından benimsenmesi ve bu sayede hile riskinin azaltılması sağlanmalıdır.

HileHileli işlemlerMuhasebe hata ve hileleri+4
Asuman Öksüz
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Örme makinelerinde aksesuar üretimi

İnsanlığın varoluşuyla birlikte ihtiyaçlarda çoğalmıştır. Bunların en başında yer alan örtünme ihtiyacıdır. İnsanlık tarihinin her döneminde temel gereksinim olan dokuma gibi giyimde kullanılan, kumaş yapısı dokuma, örme olarak ikiye ayrılır. Örme çok eski çağlara dayanır. Örme makinesi ilk 1539 yılında William Lee tarafından bulunmuştur. Endüstrinin gelişimiyle birlikte tekstilde kullanılan makinelerde oldukça ilerleme kaydedilmiştir. "Örme makinelerinde aksesuar üretimi'' başlıklı tez çalışması örme makinelerinde yapılan aksesuarların teknik açıdan incelenmesi ve değerlendirilmesini hedefler. Tez, giriş, örmenin tarihi, örme makinelerinin sınıflandırılması, örme makineleri ve çeşitleri, düz örme(triko) ve yuvarlak örme makinelerinde aksesuar üretimi için kumaş önerileri, aksesuarın tanımı, giyside ve ev tekstilinde kullanılan aksesuarlar ve tarihçeleri olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Tezin amacını, kapsamını ve yöntemini açıklayan giriş bölümünden sonra ikinci bölümde örmenin tarihi ve sınıflandırılması görsellerle desteklenerek açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, örme makineleri tanıtılarak, ayrıldığı sınıflar incelenmiştir. Bu bölümde makinelerin örmüş olduğu örgüler ve çeşitleri, fotoğraflarla desteklenerek anlatılmaktadır. Dördüncü bölümde ise, aksesuarlar incelenerek giyside aksesuar ve ev tekstilinde aksesuarlar araştırılarak açıklanmış, teknik açıdan değerlendirilip görsellerle ifade edilmiştir. Beşinci bölümde aksesuar üreten örme makineler araştırılarak görsellerle desteklenmiştir. Altıncı bölümde, örme makinelerinde üretilen kumaşların üretildiği yöntemler araştırılarak tasarım ve teknik açıdan değerlendirilerek fotoğraflarla desteklenmiştir.

AksesuarGiyim endüstrisiGiyim sektörü+7
Nurgül Yitmen
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

1970 sonrası teknolojik gelişmelerin moda ve tekstil sektörüne katkılarının araştırılması

Bu çalışmanın amacı, 1970 yılından sonra ortaya çıkan teknolojik gelişmelerin tekstil ve moda sektörüne katkılarını araştırmaktır. Bu kapsamda çalışmada öncelikle teknoloji, tekstil, moda ve tasarım kavramları açıklanmıştır. Sonra dünyada ve Türkiye'de tekstil sektörünün genel durumu incelenmiş ve sektörün tarihsel gelişimi kısaca anlatılmıştır. Ardından 1970 sonrasında ortaya çıkan teknolojik gelişmelerin tekstil ve moda sektörüne katkıları incelenerek, teknolojinin tekstil ve moda sektöründeki önemi açıklanmıştır. Son olarak teknolojik gelişmelerin moda tasarımına yansımalarına örnek olabilecek yenilikçi tasarım örnekleri incelenmiştir. Sonuç olarak 1970 sonrası ve özellikle de yirmi birinci yüz yıl itibariyle oraya çıkan teknolojik gelişmelerin tekstil ve moda sektörüne önemli katkılarının olduğu, bu katkılar sonucunda tekstil ürünlerini sadece örtünme gibi temel ihtiyaçları karşılayan ürünler olmaktan çıkarak çok fonksiyonlu ve günlük hayatı kolaylaştırıcı bir nitelik kazandığı söylenebilir. Çalışmada veri tabanları belgesel tarama tekniği ile taranarak ilgili kaynaklara ulaşılmış; bilgiler görsellerle desteklenmiştir.

ModaModa sektörüModa tasarımı+4
Burcu Türkel
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Giysi tasarımında geçmişe öykünme ve vintage giyim

Tekstil ve hazır giyim sektörü, özellikle 1980 sonrasında ihracata yönelik getirilen kalkınma politikası ile büyümeye başlayıp günümüze Türkiye'nin en büyük endüstri kollarından biri olarak gelmiştir. Ucuz pamuk ipliği imalatı, coğrafi konumun lojistik altyapılara elverişli olması, ürünlerin zamanında teslim edilmesi, üretimin yanında tasarım potansiyelinin de artması endüstrinin bu denli büyümesinin kanıtlarındandır. Ancak günümüzde Çin, Hindistan, Bangladeş gibi üretimin ve işçiliğin son derece ucuz olduğu ülkeler, Türkiye'nin rekabet gücünü zorlamaya başlamıştır. Bu gibi olumsuz durumlar karşısında Türkiye'nin katma değerli ürün oranlarını ve tasarım gücünü artırması kaçınılmaz olmuştur. Araştırmanın temel amacı, elde edilen verilerle giysi tasarımında geçmişe öykünme ve vintage giyim ile ilgili Katılım sağlayanların görüşlerinin ortaya konmasıdır. İfade edilen bu amaç doğrultusunda, Katılım sağlayanların vintage giyimi tercih etme sıklığı, vintage giyim ürünlerini tercih etmede markanın önemli olup olmadığı ve vintage giyimi bütçe açısından uygun bulup bulmadığı ile demografik özellikleri arasındaki ilişki ortaya konacaktır. Anahtar kelimeler: Giyim Tasarımı, Geçmişe Eğilim, Vintage, Giyim

Giysi tasarımıHazır giyim sektörüModa+6
Büşra Nur Ünal
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessEN

Customer retention dynamics of organized ready-to-wear textiles retailers in real and virtual markets

Customer retention dynamics have been receiving attention of the academic researchers especially for the last two decades. The challenging conditions of the swiftly increasing global competition have increased the importance of the customer retention concept in order to be able to foresee and react to the changes both in the competitive off-line and on-line business environment. This dissertation focuses on the customer retention strategy formulation among the marketing top level executives and senior management of the related companies. This study is an attempt to define the creation of customer retention intensions through explaining the proposed relationships between these dimensions based on the applications and ideas of the managers working at the leading organized ready-to-wear retailers of Turkey. A model is developed and related hypotheses are constructed based on the relevant academic literature and then tested through measuring attitudes of top management executives and marketing managers of leading organized ready-to-wear retailers in Turkey, who are members of United Brands Association and both active in off-line and online channels. The survey that has been conducted within this study employs an interval scale questionnaire, which has been applied online by sending an e-mail to each respondent including the website link of the survey and a scanned signed cover letter. The research findings provide useful implications to be considered on the way to sustain customer retention. The study is an attempt to reveal the attitudes of business professionals towards formulating inter-organizational customer retention strategies within the context of the proposed model in the dissertation.

Electronic marketingReady made wear enterprisesReady wear sector+7
Kemal Özkan Yılmaz
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bursa kumaş üretiminin günümüzde tekstil sektörü içindeki yeri

Türkiye'de pamuk tarımına dayalı olarak gelişmeye başlayan tekstil sektörü zamanla ihracat yapabilen bir sektör haline gelmiştir. Yıllar içerisinde artan kapasite ve yakalanan ihracat başarısı, Türkiye'yi dünyanın önde gelen tekstil tedarikçilerinden biri haline getirmiştir. Gelişen tekstil sanayisi, hammadde tedarikçisi olduğu hazırgiyim ve konfeksiyon sanayisinin de gelişmesini sağlamıştır. 1980'li yıllardan itibaren dünyanın belli başlı tekstil ve konfeksiyon ihracatçıları arasında yer alan Türkiye'de kumaş üretiminin yoğunlaştığı başlıca iller; Bursa, Denizli, İstanbul, İzmir, Adana, Kayseri, Mersin ve Uşak'tır. Bursa, ulaşım yollarının kesiştiği bir noktada bulunmasının yanında ipeğin üretim ve ticaret merkezi olmasıyla geçmişten günümüze öne çıkmış bir tekstil kenti özelliği taşımaktadır. Sahip olduğu bu nitelikleri, teknolojinin imkânlarıyla sürekli geliştiren Bursa, Türk tekstil sektöründe olduğu kadar dünya pazarında da önemli bir yere sahiptir. 20.yy.'a kadar ipek üretimi ve dokuması ile öne çıkan bursa'da; bölgesel savaşlar ve bu savaşların toplum üzerindeki ekonomik ve sosyal etkileri sebebi ile zayıflayan ipek üretim ve tüketimi Cumhuriyet döneminde Atatürk önderliğinde devlet sermayesi ile kurulan İpek iş, Merinos, Gemlik Suni gibi fabrikalar sayesinde tekrar canlanmıştır. İpek hammaddesinin doğal üretim sürecinden kaynaklı sıkıntılar sebebi ile 1930'lardan sonra Bursa'da Sentetik ipek ve yün üretimine ağırlık verilmiştir. Bursa'da tekstil sanayisinin gelişmesinde destek olan Kurumlardan Bursa Ticaret Ve Sanayi Odası (BTSO), ortak akıl ve strateji geliştirmek üzere kurulmuş olup, kurulduğu günden bu yanada tekstil sektörünün gelecek vizyonunu belirlemektedir. Kentin ekonomisine öncülük etmekte, Uluslararası Tekstil Ar-Ge Proje Pazarı Zirvesi ve diğer AR-GE çalışmalarına katkı sağlamakta ve Üniversite-Sanayi ortaklığını, geliştirmiş olduğu projelerle güçlendirmektedir. (BTSO) önderliğinde, teknik tekstil sektörlerinde inovasyona yönelik katma değerli üretimin güç kazanması amacıyla kurulan BUTEKOM Mükemmeliyet merkezi, sektörde yenilikçi fikirlerin hayata geçmesinde öncülük etmektedir. Gelişen teknolojinin imkânlarını kullanan Bursa dokuma kumaş sektörü, tekstil dokuma kumaş teknolojisindeki gelişmeleri yakından takip etmektedir. Bursa kumaş üretiminde neredeyse her sahada ilerlemiş durumdadır, ister ev tekstili, isterse giyim sektöründe başarılı işlere imza atmış firmalara ev sahipliyi etmektedir, fakat bu çalışma giysi kumaşı üzerine yoğunlandırılmış, araştırma o sınırlama çerçevesinde yapılmıştır.

BursaKumaşlarPamuk+5
İmran Güney
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket birleşmelerinin insan kaynakları yönetimi boyutunda incelenmesi ve tekstil sektöründe bir uygulama

Günümüz küresel rekabet ortamında işletmeler varlıklarını koruyabilmek ve sinerji oluşturabilmek amacıyla diğer işletmelerle birleşerek büyümeyi tercih etmektedirler. İşletmeler arasında gerçekleştirilen birleşme türleri ekonomik faaliyet alanlarına ve hukuki yapılarına göre farklılık göstermektedir. İşletmeler birleşme yoluyla kârlılıklarını artırmayı hedeflerken insan faktörünü de göz önünde bulundurmaları gerekmektedir. Farklı işletme kültürüne sahip olan çalışanlar aynı işletme bünyesi altında çalışmaya devam edecekleri için bu sürecin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesinde insan kaynakları yönetiminin önemi büyüktür. Bu çalışmada şirket birleşmelerinde insan kaynakları yönetiminin göz ardı edilmesiyle meydana gelebilecek sorunların etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada şirket birleşmeleri ve insan kaynakları yönetimi hakkında açıklayıcı bilgiler yer almaktadır. Uygulama Uşak ili tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin aynı sektördeki başka bir şirketi devralması yoluyla birleşen şirkette gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar istatistik programında analiz edilip yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Büyüme, Şirket Birleşmeleri, İnsan Kaynakları Yönetimi

BirleşmelerBüyümeBüyüme stratejileri+4
Esin Ceylan
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak ekonomisinin gelişim sürecinde tekstil ve dericilik sektörlerinin rolü

Tekstil ve dericilik sektörleri Türkiye ekonomisine önemli çıktı ve istihdam katkısı sağlayan, dış ticarette hatırı sayılır yer tutan iki önemli sektördür. Bu iki sektör, tarihsel süreçte ve günümüzde önemli ticari yol güzergâhları üzerinde bulunan Uşak İli ekonomisinde başlıca ekonomik faaliyet alanlarından olmuştur. Bu çalışmada Türkiye'de ve Uşak İlinde tekstil ve dericilik sektörlerinin yıllar itibariyle gelişimi ve sorunları incelenerek çözüm önerileri sunulmuştur. Tekstil ve dericilik sektörleri son yıllarda gelişen teknoloji ile birlikte giderek sermaye yoğun üretime kaymaya başlamışsa da halen ağırlıklı olarak emek yoğun üretim teknolojisi kullanılan ve bu nedenle ciddi istihdam sağlayan sektörlerdir. Bu yönüyle bu iki sektörün gelişmesi, gerek kentte gerekse Türkiye'de giderek yükselen işsizlik sorunu ile mücadele için önem arz etmektedir. Günümüzde her iki sektörün çözüm bekleyen ciddi sorunları mevcuttur. Tekstil ve dericilik sektörleri, kayıt dışı üretim ve istihdam, üretim teknolojisi, hammadde temini ve kalitesi, enerji ve işçilik ücretleri, reklam ve pazarlama, finansman, dış ticaret, ar-ge çalışmaları ve teşvik politikaları ile ilgili konularda önemli sorunlar yaşamaktadır. Bu sorunların uzun vadeli bir bakış açısıyla, kalıcı olarak çözüme kavuşturulması Türkiye ekonomisi ve bu sektörlerde önemli pay sahibi olan Uşak ekonomisi için ciddi getiriler sağlayacaktır. Uşak İlinin tarihsel süreçten gelen bilgi birikimi ve deneyimi ile rekabet üstünlüğüne sahip olduğu bu sektörlerde yeniden öne çıkması kentin yıldızını parlatacak ve kenti cazibe merkezi haline getirecektir.

DericilikEkonomiEkonomik büyüme+6
Murat Gür
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

Related subjects