SWOT analysis

93 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye`de ekolojik tarım ürünlerinin pazarlanması ve Rapunzel Ltd. Şt.`de yapılan uygulama

YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜ TÜRKİYE' DE EKOLOJİK TARIM ÜRÜNLERİNİN PAZARLANMASI VE RAPUNZEL LTD. ŞT'DE YAPILAN UYGULAMA Eren ÇAĞDAŞ İşletme Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eylül 2003 Danışman: Prof. Dr. Necdet TİMUR Ekolojik tarım, çevre korunmasına yönelik, tarımsal çevre kirliliğini önleyebilecek, insanlar üzerinde kimyasalların olumsuz etkilerini ortadan kaldırabilecek bir alternatif tarım yöntemidir. Günümüzde bütün dünya ülkelerinin üzerinde durduğu önemli konulardan biri tüketici sağlığı, diğeri ise çevre sorunlarıdır. Tüketici sağlığını ve çevreyi etkileyen önemli bir olgu da kimyasal girdilerin kullanıldığı konvansiyonel tarım ve ürünleridir. Konvansiyonel tarım ve tarım ürünlerinin artan olumsuz etkileri karşısında, ekolojik tarıma geçiş büyük bir önem kazanmıştır. Gelişmiş ülkelerde tüketicilerden ve çevre örgütlerinden gelen istekle ekolojik ürünlere talep başlamış, ekolojik tarıma geçilmiş ve ekolojik ürün pazarları oluşmuştur. Ekolojik tarım uygulamalarının ülkemize yabancı firmalar aracılığı ile girmesi sonucu, üretimi yapılan ekolojik ürün çeşitleri dış pazarların talebi doğrultusunda belirlenmektedir. Ancak son yıllarda Türk halkının sağlıklı ve güvenli beslenme konusunda göstermiş olduğu istek ekolojik tarım ürünlerinde iç pazarın oluşumuna olanak sağlamaktadır. Ekolojik tarım ürünlerinin önce üretilip sonra pazarlama şansı bulunmamaktadır. Talep edilen çeşitler, talep edilen miktarlarda ve belli şartlar altında üretilmektedir. Bu sistemin sonucu olarak yetiştirilen ekolojik tarım ürünlerinin üretim, ihracat ve iç pazardaki alım potansiyelini alıcı piyasalardaki talep belirlemektedir. Ekolojik tarım ürünleri konusunda Türk halkının bilgi sahibi olması ve bunun sonucu oluşacak talebin belirlenmesi, bu ürünlerin yurt içinde pazarlama olanaklarını ortaya çıkaracak ve bu ürünler için bir iç piyasa oluşturulması yönündeki çalışmaları yönlendirici bilgiler sağlayacaktır.

Organik tarımPazarlamaSWOT analizi+1
Eren Çağdaş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Kanal İstanbul Projesi'nin bölgesel deniz taşımacılığına etkisinin SWOT Analizi ile incelenmesi

Türk Boğazları, Doğu ile Batı'yı birbirine bağlayan bir özelliğe sahip olduğundan, geçmişten günümüze kadar stratejik bir konuma sahiptir. Gerek Karadeniz'e kıyısı olan ülkeler, gerek kıyısı olmayan ülkeler tarafından, İstanbul Boğazı dünya ticaretinde önemli bir rol oynamaktadır. Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nden sonra Türk Boğazlarından yılda geçen gemi sayısı 3000 civarlarındayken günümüzde artan rekabet ve ticaret koşulları, gemi sayısı, gemilerin yüksekliklerinin ve genişliklerinin büyümesi ile Boğazlardaki gemi trafiği de zaman zaman artmıştır. İstanbul Boğazı'nın girişinde oluşan gemi yoğunluğunun artışı ile beraber; bekleyen gemilerin bekleme sürelerinin de uzaması sorunu, dünya ticaretinin aksamasına neden olacaktır. Artan ticaret koşulları beraberinde İstanbul Boğazı için başlıca sorunları da gün yüzüne çıkarmaktadır. Bu tehlikeler İstanbul Boğazı'ndan geçen tehlikeli yük taşıyan gemilerin geçişlerinin çoğalmasından kaynaklanmaktadır. Olası bir kazada İstanbul Boğazı'nın güvenliğinin etkilenmesi ve kazanın çevreye vereceği olumsuzluklar olarak düşünülmektedir. İşte bu tehditleri en aza indirgemek ve zaman zaman oluşan gemi trafiğini hafifletmek amacıyla İstanbul için alternatif bir suyolu güzergâhının planlanması gerektiği görüşü ortaya çıkmış ve Kanal İstanbul Projesi gündeme gelmiştir. Bu çalışmada günümüzde çokça tartışılan bu projenin bölgesel deniz taşımacılığı açısından fırsatları, tehditleri, projenin güçlü ve zayıf yönleri SWOT analizi ile incelenmiş ve bölgesel deniz taşımacılığına etkisi araştırılmıştır. Belirlenen bulgular sonucunda değerlendirmeler yapılmış, önermelerde bulunulmuştur.

Deniz yolu taşımacılığıKanal İstanbulSWOT analizi
Tuğba Kiriş
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarının stratejik planlarında belirttikleri zayıf yönler ve bunların giderilmesine ilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın iki amacı vardır. Araştırmanın birinci amacı, ilköğretim okullarının stratejik planlarında belirttikleri zayıf yönleri ortaya çıkarmak; ikinci amacı, bu zayıf yönlerin giderilebilmesi için ilköğretim okullarında görevli yönetici ve öğretmenlerin çözüm önerilerini almaktır. Araştırmanın birinci aşamasında, Malatya Merkeze bağlı 39 ilköğretim okulunun stratejik planlarının GZFT(Güçlü, Zayıf, Fırsat, Tehdit) analizlerinde belirtilen zayıf yönler incelenmiştir. Bu okullar Malatya kent merkezindeki okulların %43?ünü oluşturmaktadır. Okulların stratejik planlarının incelenmesinde tarama yöntemi ve belge döküman inceleme tekniği kullanılmıştır. Hazırlanan tarama listelerinde tekrar edilen maddeler ve bunların sıklığı tespit edilmiştir. Araştırmanın birinci aşamasının bulgularına göre; okul fiziki yapısının eski olması ve bakıma ihtiyaç duyması, okul fiziki yapısının ve bahçesinin yetersizliği, çok amaçlı salonun bulunmaması, okul kütüphanesinin yetersizliği, ders araç-gereç ve teknolojik cihazların yetersizliği, sosyal, kültürel, eğitsel ve sportif faaliyetlerin istenen seviyede olmaması, okul hizmetlisinin nicelik ve nitelik açısından yetersizliği, okul veli işbirliğinin istenen düzeyde olmaması en çok vurgulanan zayıf yönler olarak saptanmıştır.Araştırmanın ikinci aşamasında, alan yazın incelenerek ve uzman görüşleri alınarak tespit edilen zayıf yönler beş temaya ayrılmıştır. İlköğretim okullarının fiziki yapıları(1), ilköğretim okullarında kullanılan ders araç ve gereçleri(2), ilköğretim okullarında düzenlenen sosyal, kültürel, eğitsel ve sportif faaliyetler(3), ilköğretim okullarının insan kaynakları(4) ve ilköğretim okullarının okul çevre ilişkileri(5), başlıklı temalardan oluşan zayıf yönler soru haline getirilerek, yönetici ve öğretmenlere bu zayıf yönlerin, zayıf yönler olup olmadığı sorulmuş ve bu zayıf yönlerin giderilebilmesi için çözüm önerisi istenmiştir. 70 yönetici, 240 öğretmen olmak üzere, toplam 310 kişi açık uçlu anket sorularına çözüm önerilerini yazmıştır. Katılımcıların belirtmiş oldukları çözüm önerilerinde tekrar edilen maddeler ve bunların sıklığı tespit edilmiştir.Araştırmanın ikinci aşamasının bulgularına göre; ilköğretim okullarında görevli yönetici ve öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu, stratejik planlarda belirtilen zayıf yönlerin, ilköğretim okullarının zayıf yönleri olduğunu doğrulamış ve bu zayıf yönlerin giderilmesi için çözüm önerisi belirtmiştir. Buna göre en çok tekrarlanan çözüm önerileri şöyledir; okul fiziki yapısının yeterli ve etkili olması için; okula ayrılan alan daha büyük olmalı, kapalı spor salonu yapılmalı, yeni bina ? ek bina yapılmalı, ders araç ve gereçlerinin yeterli ve etkili olması için; ders araç ve gereci ilgili kurumlar tarafından temin edilmeli - yeterli olmalı, okullara bütçe ayrılmalı, sosyal kültürel, eğitsel ve sportif faaliyetler için; fiziki alanlar uygun hale getirilmeli, velilere yönelik bilinçlendirme faaliyetleri düzenlenerek veli desteği sağlanmalı, öğrenciler motive edilerek başarılı öğrenciler ödüllendirilmeli, öğretmenler istekli, duyarlı olmalı ve faaliyetin önemine inanmalı, insan kaynağının yeterli ve etkili olması için; personel arasında işbirliği ve dayanışma olmalı, insan kaynağı ihtiyacı hizmet alımı yoluyla giderilmeli, ihtiyaç tespiti ve gerekli atamalar yapılmalı, görev dağılımı eşit ve adil yapılmalı, hizmet içi eğitimlerin sayısı ve niteliği artırılmalı, yönetici ve öğretmen atamalarında ölçme yöntemi etkili hale getirilmeli, amaca dönük ve donanımlı personel istihdam edilmeli, okul personeli işini sevmeli, özverili, sorumluluk sahibi, kendini geliştirme isteği ve fedakâr olmalı, okul çevre ilişkilerinin yeterli ve etkili olabilmesi için; velilere ve çevreye yönelik kurs, seminer vb. etkinlikler düzenlenmeli, çeşitli kurum ve kuruluşlar ziyaret edilmeli, ilişkiler güçlendirilmeli, okul veli işbirliği artırılmalı, ilişkiler planlı ve devamlı olmalıdır. Ülkemizde ve tüm dünyada ilköğretim okullarında ve eğitimin her kademesinde her zaman bir takım sorunlar ve eksiklikler olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Burada önemli olan bu sorunları veya eksiklikleri nasıl algıladığımız ve bunların giderilebilmesi için yapabileceklerimizdir. Bu sorunların veya zayıf yönlerin farkında olmamız, bunların giderilebilmesi adına sahip olabileceğimiz en önemli güçtür. Böyle bir farkındalığın olması ve bu amaçla stratejiler geliştirilmesi zayıf yönlerin ileride örgütün güçlü yönleri olarak ortaya çıkmasını sağlayabilir. Bu sorunları veya zayıf yönleri algılayış biçimlerimiz ve bu nedenle çözüm önerilerimiz farklı olabilir. Birimizin ak dediğine bir diğeri kara diyebilir. Sorunların veya zayıf yönlerin giderilebilmesi adına aynı şeyleri söylememiz mümkün değildir. Ancak eğitim alanında çalışan yönetici ve öğretmenlerin çoğunluğun bu konularda neler söylediğine ve yapılan bilimsel çalışmaların önerilerine kulak vermek gerekmektedir. Anahtar Kelimler: Okulların stratejik planları, GZFT(SWOT) analizi, okulların zayıf yönleri, yöneticilerin ve öğretmenlerinin çözüm önerileri.

Eğitim yönetimiProblem çözmeSWOT analizi+6
Ferhat Han
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Çorum ilinin şehir pazarlama potansiyelinin belirlenmesi

Pazarlama disiplininin alt dallarından biri olan şehir pazarlaması kavramı, günümüzde yaygın olarak pek çok akademik çalışmada kullanılmaktadır. Şehir pazarlaması ile bir şehrin refah seviyesi artırılabilir, şehir sakinlerinin yaşam memnuniyetleri yükseltilebilir, göç oranı azaltılabilir ve böylece şehrin daha yaşanılabilir bir yer olması sağlanabilir. Aynı zamanda şehir pazarlaması yerli ve yabancı turistlerin şehri ziyaret etmeleri için neden sunmakta, şehri yatırımcılar ve işletmeleriçin cazip kılmakta, bu sayede kalifiyeinsan gücünü kendisine çekmekte dolayısıyla yatırım yapılabilir ve ziyaret edilebilir bir şehir algısıile birlikte rekabetçi üstünlük sağlamaktadır. Tüm bu nedenlerden ötürü son zamanlarda şehir pazarlaması kavramı akademisyenler, araştırmacılar ve politikacılar tarafından önemsenen ve incelenen bir konu haline gelmiştir. Bu kapsamda çalışmanın amacı, Çorum ilinin şehir pazarlama potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Bu amaca uygun olarak öncelikle Çorum ilinin SWOT analizi yapılmış, daha sonra şehrin imajı ölçülmüştür. Ayrıca çalışmanın kapsamında Çorum ilinin şehir logosu ve sloganına yönelik önerileriler sunulmuştur. Çalışmadailk olarak Çorum ilinde yer alan kurum ve kuruluşlarla yüz yüze görüşülerek şehrin SWOT analizi yapılmıştır. Daha sonra şehrin imajını ölçmek için 1545 kişiye anket uygulanmış, dört farklı örneklem grubu belirlenerek bu gruplar arasında şehir imajı açısından faklılıkların olup olmadığı ölçülmüştür. Elde edilen veriler üzerinde tanımlayıcı istatistikler, keşifsel ve doğrulayıcı faktör analizi, anova analizi, regresyon analizi ve kümeleme analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucundaÇorum ilinin şehir imajı algısı orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. En yüksek ortalamaya sahip değişkenlerin doğa, sosyal ilişkiler ve güvenlik olduğu belirlenmiştir. Şehir imajı alt boyutlarından doğa, kültürel faaliyetler, turizm, eğlence ve boş zaman, güvenlik ve duygusal imajın dört farklı örneklem gruplarına göre farklılık gösterdiği ancak iş hayatı, ekonomik gelişmişlik, sosyal ilişkilerin gruplara göre farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Dört farklı örneklem grubu içinde yer alan Çorumlu olmayan ve Çorum'da yaşamayan kişilere ait şehir imajının şehri ziyaret etme niyeti üzerinde etkisi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca katılımcılar şehir logosunda renk olarak beyaz ve sarı rengin olması gerektiğini ilk tercihleri olarak belirtmişler, simge olarak ise leblebi, Hitit Tunç Güneş Kursu ve Saat kulesi simgelerini görmek istediklerini ifade etmişlerdir. Bunun yanı sıra olası şehir sloganında şehrin tarihine vurgu yapmasının uygun olacağını belirtmişlerdir.

SWOT analiziÇorumŞehir imajı+2
İlknur Tüfekçi
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji kaynaklarının Türkiye açısından swot analizi

Enerji, günümüzde insanoğlunun vazgeçilmez gereksinimlerinden olup yeterli düzeyde ve çevresel değerleri tehdit etmeyen enerji sağlama ve kullanma toplumların en önemli sorunudur. Dünya çapında giderek artan enerji talebinin büyük bir kısmı bir süre daha fosil yakıtlarla karşılanabilecektir. Ancak, petrol, kömür, doğalgaz gibi fosil enerji kaynaklarının rezervlerinin sınırlı oluşu ve zamanla tükenmesi tüm dünyayı yeni enerji kaynaklarının bulunmasına yöneltmiştir.Yenilenebilir enerji kaynakları, fosil yakıtların sahip olduğu arz güvenliğini tehdit etme, sera gazları salınımına sebep olarak iklim değişikliğine neden olma, dışa bağımlı olma, cari açığa neden olma gibi dezavantajlara sahip değildir. Aksine yenilenebilir enerji kaynakları doğal ve sınırsız olma, kaynak çeşitlendirilmesine katkıda bulunma, iklim değişikliğine neden olmama, dışa bağımlı olmama, istihdam meydana getirme gibi yönlerden olumlu özellikler sergilemektedir.Türkiye, önemli bir yenilenebilir enerji kaynak potansiyeline sahiptir. Bu çalışmada; Türkiye Açısından Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının SWOT Analizi yapılmakta, bu çerçevede güçlü ve zayıf yönler ile ortaya çıkması muhtemel fırsat ve tehditler belirlenmeye çalışılmaktadır.

Enerji kaynaklarıSWOT analiziYenilenebilir enerji
Hüseyin Koltukcu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının Şanlıurfa'nın turizm potansiyeline bakışı

Şanlıurfa, köklü tarihi ile zengin kültürel öğelere sahip bir kenttir. Özellikle semavi dinler açısından önem arz eden merkezlerinin Şanlıurfa'da bulunması, Şanlıurfa'yı inanç ve kültür turizmi açısından turistik cazibe merkezi haline getirmektedir. Şanlıurfa'da turizm alanında faaliyette bulunan kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının Şanlıurfa'nın turizm potansiyeline bakış açılarını belirlemek amacıyla yapılan bu çalışmayla ilgili kurum ve kuruluşların, Şanlıurfa turizminin gelişimine sağladıkları katkıları tespit etmek amaçlanmıştır. Bu kapsamda, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile 20 katılımcının görüşü alınmıştır. SWOT analizi tekniği kullanılarak Şanlıurfa ilinin turizmdeki mevcut durumu, ilin turizm konusundaki üstünlükleri ve zayıflıkları, fırsatları ve tehditleri belirlenmiştir. Katılımcıların kentteki turizmin gelişimine yönelik sundukları öneriler, araştırma sonucunda verilmiştir. Araştırma sonucunda dünyanın en eski tapınağı kabul edilen Göbeklitepe'nin Şanlıurfa'da olması, tarih boyunca birçok peygamberin Şanlıurfa'da yaşaması nedeniyle Şanlıurfa'nın peygamberler şehri olarak bilinmesi, inanç ve kültür turizmi alanında çok güçlü bir yer edinmesini sağlamıştır. Ayrıca yerel halkın peygamber geleneği olan misafirperverliği devam ettirmesi ve konukseverliği gibi birçok özellik, Şanlıurfa ilinin güçlü yönleri ve fırsatları olarak belirlenmiştir. Kentin jeopolitik konumu, savaş ve terör olaylarının yaşandığı bölgeye sınır olması, bölgede turizmin gelişmesine engel oluşturmaktadır. Bununla birlikte altyapı ve üstyapı bakımından ihtiyaçları karşılayamaması, nitelikli yatak kapasitesinin yetersiz olması ve kalifiye personel eksikliği, turizm bilincinin zayıf olması gibi olumsuzluklar, turizmin gelişimi için var olan tehditler olarak belirlenmiştir.

Dini turizmKültürel turizmSWOT analizi+5
Nazlı Özmen Arısoy
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Sur-kent ilişkisinin çevre düzenleme kriterleri açısından değerlendirilmesi

Özelliklerini yitiren ve anlam kaybına uğrayan tarihi kent mekanlarının nasıl yeniden okunabilir ve algılanabilir hale getirilebileceği, nasıl yeniden yaşamın içine çekilebileceği, bu mekanlarda bu bağlamda gerçekleştirilecek çözümlerin nasıl en nitelikli biçimde elde edilebileceği sorusu bu doktora tezinin çıkış noktasını oluşturmaktadır. Kent surları tarih boyunca kentin sınırlarını oluşturmaları, tarafından inşa edildikleri medeniyetin savunma sistemlerini ve çeşitli dönemlere ait mimarlık teknolojilerini yansıtmaları nedeniyle mimarlık tarihi açısından belge niteliği taşımaktadırlar. Fonksiyonlarını yitirdikleri günümüzde kentle olan ilişkilerinin tanımlanması, bu ilişkiden yararlanılması ve bu tarihi belge niteliğindeki anıtların çevrelerinin kent yaşamına katılması gerekliliği kaçınılmazdır. Bu bağlamda tez kapsamında ele alınan İstanbul Kara Surları gerek yapılan restorasyon çalışmaları, gerek koruma imar planında ele alınış biçimleri, gerekse yakın çevresindeki kent dokusunda meydana gelen bozulmalar ile yukarıda bahsi geçen sorunları birebir yansıtmaktadırlar. Tez kapsamında İstanbul Kara Surları'na dair yapılacak alan çalışması üç kuramsal bileşene dayandırılmaya çalışılmıştır. Öncelikle yeniden değerlendirme kavramı; anlamı, tarihsel süreç içinde incelenmesi, yeniden değerlendirmenin gerekçeleri ve tarihi çevrelerde, özellikle tezin konusunu oluşturan savunma yapılarında yapılan yeni tasarımlar ele alınmıştır. Daha sonra Sur ve kent ilişkisi ve bu ilişkinin tarihsel süreç ve kompozisyon açısından analizi yapılmış, kent surlarının sorunları tanımlanmaya çalışılmıştır. Özellikle alan çalışmasının konusu olan İstanbul Surlarının da yapıldığı dönem olan Theodosius dönemine dayanan tarihi ve ortak bir kültürün ürünü olmaları nedeniyle Selanik Kenti Surlarının incelenmesi uygun görülmüştür. Verona ise hem bir Ortaçağ kentinin özelliklerini taşıması hem de tarih içinde gereksinimler doğrultusunda genişleyerek İstanbul gibi farklı sur izlerini taşıması nedeniyle araştırmaya konu olmuştur. Alan çalışmasının altyapısını oluşturmak üzere ele alınan üçüncü bileşen ise çevre problemlerini ortaya koyan bir analitik yaklaşım olan SWOT analizidir. Öncelikle çevre analiz yöntemleri üzerinde durulmuş, basit SWOT analiz sistemi bu yöntemler ile beslenmeye çalışılarak sistemin tarihi çevrelerin analizinde kullanımı açıklanmıştır. Açıklanan kavramlar, incelenen örnekler ve kullanılan çevre analizi yöntemi ışığında, İstanbul Kara Surları ve çevrelerine SWOT Analizi yöntemi uygulanmış ve elde edilen veriler doğrultusunda sur ve çevrelerinde oluşturulacak mimari çözümler, bu çözümlerin nasıl daha nitelikli yaklaşımlarla oluşturulabileceği konuları tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tarihi çevre, Surlar, Çevre tasarımı, Yeniden değerlendirme, Swot analizi

SWOT analiziTarihi çevreYeniden değerleme+1
Feride Pınar Arabacıoğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Çankırı ilinde bazı orman köylerinde kırsal yoksulluğun dinamikleri

Bu yüksek lisans tezi Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Orman Mühendisliği Ana Bilim Dalı'nda hazırlanmıştır. Tezde kurak ve yarı kurak bir iklime sahip olan Çankırı ilindeki üç adet orman köyünde (Aşağıöz, Ayseki, Sarıkaya) kırsal yoksulluğunun neden ve sonuçları ortaya koyularak kırsal kalkınma önerileri geliştirilmiştir. Sürdürülebilir doğal kaynak yönetimini sağlamak üzere ormanların korunması, geliştirilmesi ve varlığının arttırılması hedeflerine ulaşmak için orman köylerinde yaşayan halkın ekonomik ve sosyal yönden kalkınmalarına katkıda bulunarak, orman köylüsünü belirli alanlarda bizzat üretici durumuna getirerek ormanlar üzerindeki olumsuz baskıyı azaltmanın yolları aranmıştır. Köylerin kalkınmalarına yönelik olarak güçlü yanlarını, zayıf yönlerini, fırsatlarını ve tehditlerini belirlemeye yönelik SWOT analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda 10 güçlü, 17 zayıf yön, 3 fırsat ve 4 tehdit unsuru bulunmuştur. Elde edilen veriler ışığında; yoksulluğun önlenmesi için, en önemli ekonomik girdinin sağlandığı hayvancılık sektörünün iyileştirilmesi gerektiği ve orman köyleri için en önemli gelir kaynağı olan ormancılık sektöründe halkın yeteri kadar istihdam sağlamadığı tespit edilmiştir. Çalışma alanında kişi başına düşen gayrisafi milli hasıla 3.750 $ olarak bulunmuştur.

Orman köyleriSWOT analizi
Küpra Saygın
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilenebilir enerjinin sürdürülebilir kalkınma üzerine olan etkisi elektrikli araçların SWOT analizi çerçevesinde incelenmesi

Bu çalışma, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir kalkınma arasındaki ilişkiyi derinlemesine inceleyerek, özellikle elektrikli araçlar örneği üzerinden somut bir değerlendirme yapmayı amaçlamaktadır. Günümüzde artan enerji talebi ve fosil yakıtların çevresel etkileri, yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini artırmıştır. Güneş, rüzgâr, hidroelektrik, jeotermal ve biyokütle gibi yenilenebilir enerji kaynakları, düşük karbon salınımı ve çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik rol oynamaktadır. Sürdürülebilir kalkınma, ekonomik büyüme, çevresel koruma ve toplumsal refahı dengeleyen bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Elektrikli araçlar, fosil yakıt tüketimini azaltarak sürdürülebilir ulaşım çözümleri sunarken, bu dönüşüm süreci altyapı, batarya geri dönüşümü ve teşvik mekanizmaları gibi çok yönlü gereksinimleri beraberinde getirmektedir. Tez kapsamında, yenilenebilir enerji politikalarının ekonomik, sosyal ve çevresel etkileri analiz edilerek, farklı ülkelerin enerji stratejileri karşılaştırılmıştır. Elektrikli araçların sektörel değerlendirmesi SWOT analizi ile ele alınarak güçlü ve zayıf yönleri, fırsatlar ve tehditler sistematik bir şekilde ortaya konulmuştur. Araştırmada, literatür taraması ve uluslararası kuruluşlardan elde edilen istatistikler ışığında, yenilenebilir enerji ve sürdürülebilir kalkınma arasındaki etkileşimin kapsamlı bir çerçevesi sunulmuştur. Sonuç olarak, enerji dönüşüm sürecinde karşılaşılan zorluklar ve fırsatlar değerlendirilmiş, politika yapıcılara ve yatırımcılara yönelik stratejik öneriler geliştirilmiştir.

Elektrikli araçlarSWOT analiziSürdürülebilir kalkınma+1
Melih Ünal
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sultandağı ilçesinin kırsal turizm potansiyelinin belirlenmesine yönelik bir çalışma

Dünyada değişen turistik tüketici davranışlarını yakından takip eden kurulum ve kuruluşlar yeni rekabet stratejileri geliştirmekte ve turizm alanında yeni atılımlar yapmaktadır. Kırsal turizmde bu atılımlardan biridir. Türkiye'de turizm endüstrisi kitle turizmi üzerine yoğunlaşmış durumdadır. Fakat Türkiye'nin tarihi ve kültürel değerleri, coğrafyası, doğal güzellikleri göz önüne alındığında turizmin deniz, kum, güneş üçlüsünden ibaret olmadığı görülmekte, ülkenin iç kesimlerinde de turizm çeşitliliği modellerinin uygulanabilir olduğu anlaşılmaktadır. Kırsal alanların ekonomik seviyelerini arttırmak ve turizm bölgelerinin alanlarını geliştirmek için birçok turistik aktiviteye ev sahipliği yapabilecek kırsal alanlar ön plana çıkmaktadır. Tarım alanlarının yoğun olduğu, kendine has doğal güzelliklerini içinde barındıran kırsal alanlar turizm çekiciliği açısından oldukça önemlidir. Kırsal Turizm, Ege ve İç Anadolu Bölgesini birbirine bağlayan ve bölgeler arasındaki geçiş özelliği taşıyan Afyonkarahisar iline termal ve kongre turizmi dışında çeşitlilik getirecektir. Bu çalışmada, bulunduğu konum ve doğal güzellikleri, tarıma dayalı ekonomisiyle Sultandağı ilçesi ele alınmakta, Sultandağı ilçenin kırsal turizm potansiyelini ortaya çıkarılması amaçlamaktadır. Ayrıca, Sultandağı'ndaki kırsal turizmin güçlü ve zayıf yönleri ile olası tehdit ve fırsatlarını belirleyerek bölgedeki genel kırsal turizme bakış açısının belirlenmesi hedeflenmektedir. Buradan hareketle, araştırmada, mümkün olduğunca fazla unsur hakkında bilgi edinme amaçlanmış gözlem, arşiv-doküman incelemesi gibi veri toplama yöntemlerinden faydalanılarak alanyazın taramaları yürütülmüştür. Nitel araştırma yönetimlerinden görüşme tekniği tercih edilmiş, 20 Mayıs-2 Haziran 2021 tarihlerinde 30 katılımcıyla yarı-yapılandırılmış derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler deşifre edilerek betimsel analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre Sultandağı ilçesinin kırsal turizm potansiyelinin mevcut olduğu, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel halkın kırsal turizm hakkındaki düşüncelerinin olumlu yönde geliştiği anlaşılmaktadır. Yerel halkın kırsal turizm faaliyetleri içerisinde yer almaya istekli olmaları, kırsal turizmin bölgede uygulanabilirliğini göstermektedir. Buradan hareketle çalışmada turizm karar vericilerine önerilerde bulunulmakta ve alan yazına katkı sağlanması beklenmektedir.

Afyonkarahisar-SultandağıKırsal bölgeKırsal turizm+4
Cihan Başol
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitimde stratejik plan SWOT analizi: Türkiye'deki devlet üniversitelerinin SWOT analizlerinin değerlendirilmesi

Küresel rekabetin hüküm sürdüğü dünyada işletmeler, kurum ve kuruluşlar kendilerine oluşturdukları stratejik planlar ile geleceği netleştirmek isterler. Geleceği netleştirmek isterken kuruluş iç ve dış çevresine hâkim olup onları da yönetmek ister. Stratejik planlar bu amaca fayda sağlamaktadır. Her kuruluş küresel bir evrende yaşamaktadır ve geleceği öngöremeyen stratejik planlar işletmelerin geleceğini aynı zamanda ömrünü de etkiler. Bu noktada da her kuruluşun amaçlarından birinin sürekliliği sağlamak olduğu hatırlanmalıdır. Stratejik planların oluşturulma aşamasında alınan kararlar gerçekçi ve ulaşılabilir olduğu sürece örgütlerin geleceğini aydınlatır. Ayrıca kararlar alınırken kuruluşun canlı olduğu unutulmamalıdır. Canlılar çevresel dinamiklerden etkilenip etkilendikleri ölçüde tedbir alırlar. Kuruluşlar da bu yönde hareket etmelidir. Özel sektörde olduğu gibi kamu sektöründe de alınan kararların ne derece uygulamaya geçtiği ve planların öngörülü olması verimliliği etkiler. Fakat özel sektörde uygulanan stratejik planlar ile kamu sektöründe uygulanan stratejik planlar arasında farklılıklar bulunmaktadır. Fakat stratejik planları başarılı kılmak için tüm paydaşları her iki sektörde de stratejik planlama sürecine dahil etmek gerekmektedir. Çalışmada stratejik planın önemi, amacı ve stratejik planlama ile ilgili terimler açıklanmıştır. Daha sonra stratejik planın uygulandığı alanları açıklarken dünyada ve Türkiye'deki uygulamalar açıklanmıştır. Türkiye'deki uygulamaları açıklarken özel ve kamu sektörü ayrı ayrı değerlendirilip kamu sektörü içerisinde üniversitelere dikkat çekmek amaçlanmıştır. Çünkü üniversiteler dinamizmin en yüksek olduğu yerlerdir. Stratejik planlar ile de bu dinamik yapıdan fayda umulmaktadır. Çalışmada Türkiye'deki devlet üniversitelerinin stratejik planlarında bulunan SWOT analizindeki zayıf yönleri ve tehditleri tespit edilerek planlar arasındaki temel benzerlikler ve farklılıklar saptanıp analiz edilmiştir.

Devlet okullarıEğitimEğitim planlaması+4
Dilek Özdemir
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gemi makine iç denetlerinde Paris Mou kriterleriylerisk analizi

İkinci dünya savaşı sonrasında artan dünya deniz ticaretiyle beraber özellikle büyük çevre kirliliklerine yol açan deniz kazaları görülmektedir. İlk büyük kazalardan sonra 1948 yılında kurulan Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) gemilerin seyir, liman, manevra, yük, gemi adamlarının can emniyeti ve yaşam standartları gibi tüm operasyonları belirlemektedir. IMO tüm dünyada bu operasyonların belirlenen standartlara uygunluğunu kontrol altında tutmak için geniş bir denet sistemi kurmuştur. Gemiler, bu denetler sonucunda performans sınıflarına ayrılmakla birlikte sonuçları ağır para ve zaman kayıplarına varan cezalarla karşılaşabilmektedir. Bu çalışmada şirketlerde görülen iç denet sistemlerini etkileyen parametrelerle birlikte, ceza ve aksaklıkların sebepleri ile önem dereceleri belirlenmiştir. Dünyanın ileri gelen denet kurumlarından biri olan Paris Mou denet sonuçlarında görülen ilk 20 aksaklık referans kabul edilerek analizler ve karşılaştırmalar yapılmıştır. Böylece bir iç denet sonucunda olası Paris Mou denetlemesi için dikkat edilmesi gereken işlere yaklaşımda bulunulmuştur. Çalışma sonucunda şirketlerin kendi iç yönetim kurallarını oluşturan Emniyetli Yönetim Sistemleri (EYS), Uluslararası Emniyetli Yönetim Kodu (ISM) kurallarının bilinmesi ve uygulanmasının önemli olduğu görülmüştür. Her işte önce can güvenliğinin öne çıktığı belirlenmiştir. Tüm gemi personelinin ekip ruhuyla iletişim kurarak, planlı kontrol ve bakımlarla can güvenliğini sağlayabileceği ve gemi performansını yüksek tutabileceği sonucuna varılmıştır. Emniyetli Yönetim Sistemleri kuralları belirlenirken ve iç denet formları hazırlanırken şirkette tüm çalışanların katılımının sağlanması ve çalışmalarda Analitik Hiyerarşik Yöntem (AHP) gibi yöntemlerin kullanılması, iç denet sonuçlarında belirlenen aksaklıkların yığılma noktalarının belirlenmesi, tüm iç aksaklıkların yüksek aidiyet duygusuyla çözümlenebilmesi için fikir paylaşımlarının kabul edilmiş yöntemlerle toplanarak değerlendirilmesi, güzel çalışmaların ödüllendirilmesi önerilmiştir.

Emniyetli yönetimGemilerRisk analizi+1
Ahmet Can Oruç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sağlık turizmi: Ülkeler arası bir karşılaştırma

Sağlık turizmi, fizik tedavi ve rehabilitasyon gereksinimi olan hastalarla birlikte uluslararası hasta potansiyelini kullanarak sağlık kuruluşlarının büyümesine olanak sağlayan bir turizm türüdür. Sağlık turizmi hastaların rahatlığını sağlamak için tıbbi seçenekleri sunmayı hedeflemektedir. Gelişmiş ülkelerdeki eğitim ve refah seviyesinin yüksek olmasına paralel olarak sağlık hizmetleri sunumu da yüksek maliyetli olmaktadır. Bu ülkelerde yaşlanan nüfusun sağlık ihtiyaçları ve sağlık giderlerinin payı sürekli artmaktadır. Sosyal güvenlik maliyetlerinin sürekli artması, sosyal güvenlik kurumlarını zorlamaktadır. Bu zorlukları aşmak için, gelişmiş ülkelerde bulunan sosyal güvenlik kurumları ve özel sigorta kurumlarının kaliteli tıbbi hizmet sunan ve coğrafik bakımından yakın olan ülkelerle paket anlaşmalar yaparak sağlık hizmetlerini düşük maliyetli alma çabaları görülmektedir. Bu çerçevede araştırmanın temel amacı; sağlık turizmin alanında Türkiye'nin hem coğrafi konumu hem de önemli maliyet avantajına sahip olduğu bazı gelişmiş ülkelerle SWOT analizi ile karşılaştırılarak sağlık turizminin gelişme olanaklarını ortaya koymaktır.

AlmanyaFransaSWOT analizi+7
Asiye Gölpek Karababa
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye-ABD ilişkilerinin uluslararası ticaret açısından analizi (2008-2018)

Bu araştırma ile Türkiye ve ABD dış ticaret ilişkilerinin 2008-2018 yılları arasındaki dönemi kapsayacak şekilde incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma sürecinde öncelikle Türk Amerikan ilişkileri ele alınmış, karşılıklı ticari anlaşmalar ve ilişkilerde karşılaşılan sorunlar ile ticareti geliştirmeye yönelik olarak atılabilecek adımlardan bahsedilmiştir. Bu bağlamda Türkiye ve ABD ekonomilerinin söz konusu döneme ait dış ticaret faaliyetleri ülkeler ve ürün grupları bazında incelenmiş, ayrıca her iki ülke ekonomisi büyüme, istihdam, enflasyon ve dış ticaret kapsamında karşılaştırılmıştır. On bir yıllık (2008-2018) bir periyod kapsamında yapılan çalışmada Türkiye-ABD arasındaki ticari ilişkilerin gelişimi ve geleceği ele alınmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde, 2008-2018 zaman diliminde Türkiye'nin en fazla ihracat ve ithalat yaptığı ülkeler arasında ABD'nin ilk 10 ülke içinde yer aldığı, 2014'ten bu yana ise Türkiye'nin toplam ihracattaki payının giderek artış gösterdiği belirlenmiştir. Bu süreçte ABD'den ithalat değerlerinde dramatik bir değişim yaşanmamasına karşılık ABD'ye yönelik olarak sürekli dış ticaret açığının oluştuğu saptanmıştır. Ekonomik yapı karşılaştırması açısından değerlendirildiğinde ise ABD'nin büyüme oranları düşük olmasına rağmen istikrarlı olduğu, Türkiye'nin ise dalgalı, değişken ve istikrarsız olduğu gözlenmiştir. İstihdam ve enflasyon açısından yapılan değerlendirme kapsamında ise ABD'nin 2008 krizinden Türkiye'ye oranla bu alanlarda daha fazla etkilendiği saptanmıştır. ABD istikrarlı bir şekilde iyileşme sergilerken, Türkiye'nin işsizlik oranlarında bir iyileşme olmadığı ve enflasyon oranının iki katına çıktığı gözlemlenmiştir. ABD ekonomisinin SWOT analizinde ABD'nin dünyanın en büyük pazarı olması, inovatif ve zengin kaynaklara sahip olmasına rağmen, güncelliğini yitirmiş altyapı sistemleri, yüksek maliyetli askeri müdahaleleri, siyasi kutuplaşmalar ve ticaretteki korumacı önlemlerinin tehdit olarak karşısına çıktığı görülmüştür. Son olarak, ABD ile karşılaştırmalı ihracat analizi, Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler (AKÜ) Katsayılarını belirlemede kullanılan Balassa Endeksi'ne göre incelendiğinde ise, Türkiye'nin 18 ürün grubunda güçlü açıklanmış karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olduğu ve ABD'ye ihracatını birçok farklı ürün grubunda arttırabilecek potansiyeli bulunduğu gözlemlenmiştir.

Amerika Birleşik DevletleriAçıklanmış karşılaştırmalı üstünlüklerSWOT analizi+6
Şerife Yenen Davir
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hatay Zenginler Mahallesi tarihi dokusunun kent kimliğine katkısının SWOT analizi ile incelenmesi

Bir kentin tarihi, geçmişte yaşatılan kültürlerin dinamikliği ve sürdürülebilirliği o kenti farklı değil kendi has ve özgün kılar. Günümüz kentlerin bu durumunu titizlikle korunması ve yaşatılmasıyla gelecek nesillere zengin bir kültürel miras ve kimlikli bir kent bırakmak demektir. Bu doğrultuda tez çalışması olarak "Antakya Zenginler Mahallesi Tarihi Dokusunun Kent Kimliğine Katkısının SWOT Analizi ile İncelenmesi" başlığı ile literatür çalışmaları ve kavramsal bölüm incelenmiştir. Çalışma kapsamının sonraki bölümünde Antakya kenti Zenginler Mahallesi'nin kent imgeleri haritası çıkarılarak analiz yapılmış ve önceki çalışmalardan kavramsal veri ve yöntemler açısından yararlanılıp Zenginler Mahallesinin Yapı, Sokak/Cadde ve Meydan bakımından Kimlik Kabul Kriteri çıkarılmıştır. Antakya 'nın en eski ve Roma dönemi kent merkezi olan çalışma sahası bu kriterler doğrultusunda SWOT Analizi yapılarak literatüre katkı sağlanmıştır. Ulaşılan sonuçlar neticesinde ve çalışmanın amacı olarak günümüz kentle birlikte Zenginler Mahallesi'nin kentin kimliğine katkısı ölçülmeye çalışılmıştır.

Hatay-AntakyaKent kimliğiSWOT analizi+1
Aybüke Aktemur
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir kalkınma sürecinde yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi ve Türkiye'de uygulanabilirliği

Sanayi devrimi sonrasında hızla başlayıp, küreselleşmenin artması ile birlikte ivme kazanan bilinçsiz kaynak tüketimindeki artış, kaynak devamlılığının ve yaşanılabilir bir çevrenin gelecek nesillere aktarılabilmesi için acilen önlem alınması gereken küresel bir çaba yaratmıştır. Bu çaba, bu günkü yaşam kalitesinin gelecekte devam ettirilebilmesi için, ekonomide üstel büyüme yerine merkezinde insanın yer aldığı ?sürdürülebilir kalkınma? modelini ortaya çıkarmıştır. Sürdürülebilir kalkınma, ekonomide sadece niceliksel değil aynı zamanda niteliksel bir gelişmenin gerçekleşmesinde önemli bir rol almaktadır. Büyümenin aksine, insanı araç olmaktan çıkartıp bir amaç haline getirmektedir. Bu amaç doğrultusunda, doğru nüfus politikaları, gelir adaletsizliğinin en aza indirilmesi, yoksulluğun önüne geçilmesi ve bilinçsiz göçün ortadan kaldırılması ilk hedeflerdir. Bunu başarabilmek için gerekli olan şartlar ise teknolojik atılım gerçekleştirerek beşeri sermayenin artırılması, toplumu bilinçlendirip çevrenin sürdürülebilir kılınması, enerji üretimini mümkün olduğunca bireyselleştirilip ve yenilenebilir enerjiye geçilip enerji ithalatını azaltarak enerjide bağımsızlığa ulaşılmasıdır. Bu çalışmanın amacı, ?Sürdürülebilir kalkınmayı sağlamada yenilenebilir enerji kaynaklarının rolü? nün belirtilmesidir. Bu amaçla yenilenebilir enerji kaynaklarının sürdürülebilir kalkınma açısından güçlü yanları, zayıf yanları, fırsat ve tehditleri incelenmektedir. İncelemeler sonucunda, yenilenebilir enerji kaynaklarının mevcut tehditleri ve zayıflıkları göz ardı edilmeden, fırsatlardan yararlanarak ekonomik sistem içersindeki yoğunluğunun artırılması, daha kararlı makro ekonomik politikalar uygulanmasını ve toplumsal refahın artırılmasında olumlu etki yapacağı görüşünü belirtmek yanlış olmayacaktır.

EnerjiEnerji kaynaklarıKalkınma+6
Emir Vural
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Renewable energy and sustainable development: SWOT analysis of Djibouti

From a general point of view, the imminent scarcity of fossil fuels, the need to fight against global warming, environmental consciousness and lastly importance of sustainable development of energy policy have put renewable energies at the centre of a strategic struggle for the world's future. The objective of this thesis is to find solutions for cheaper electricity and to recommend solutions to support the sustainable development of renewable energies in Djibouti. These solutions and recommendations are subjective and not quantitative. The country's existing electricity position is strongly deficit. 97% of the population's energy needs (mostly urban with more than 85%) are fulfilled by imports of petroleum products and 90% of Djiboutian households use kerosene as household fuel. The electricity coverage rate is very small, in the range of 30% (Fouad Aye, 2009). And yet, the country has a large potential in renewable energies. In order to ensure sustainable development, a stable energy supply at a reasonable cost is necessary. For Djibouti, the implementation of a long-term energy strategy is important. This will encourage energy conservation in Djibouti and the production of renewable, efficient and economical power systems. But can the access of renewable energy solve the electricity problems of the country? And how a better electricity can contribute to the sustaible development of the country? Those are the main questions to be answered on the energy field. In this thesis the Swot analysis is the tool used to carry out the research. Keywords: integration, renewable energy, energy planning, national energy balance Energy

DjiboutiElectricityEnergy+5
Hamda Mohamed Alı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Akçakoca ilçesinin turizm potansiyelinin değerlendirilmesi

Akçakoca ilçesi doğal zenginliği, tarihi, kültürü, rekreasyonel değerleri ve alternatif turizm olanakları açısından Batı Karadeniz Bölgesinin önemli turizm potansiyeline sahip destinasyon bölgelerindendir. Bu araştırmada Akçakoca ilçesinin turizm açısından güçlü ve zayıf yanları ile fırsat ve tehditlerini saptayarak ilçede turizmin gelişmesine yönelik önerilerin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda ilçe turizminin Fırsat, Üstünlük, Tehdit ve Zayıflık (SWOT) analizi yapılmıştır. Bölgedeki kaymakam, belediye başkanı, Akçakoca Turizm Tanıtma Derneği başkanı, dört ve beş yıldızlı otellerin yöneticileriyle görüşmeler yapılmıştır. SWOT analizi için veri toplamak amacı ile yarı yapılandırılmış mülâkat formu kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi türlerinden kategorisel analiz kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, Akçakoca ilçesinin turizm açısından en güçlü yönleri; zengin tarihi, coğrafi konumu, iklimi, doğal kaynakları ve bozulmamış çevresidir. İlçe turizminin en zayıf yönleri ise; bölge halkında yeterince turizm bilincinin gelişmemiş olması, tanıtım ve pazarlama eksikliği ile kurumlar arası koordinasyon ve iletişim eksikliğidir. Ayrıca ilçenin alternatif turizm olanaklarının olması ilçe turizminin en büyük fırsatı olarak görülürken, kentin turistik imajının zayıf olması Akçakoca turizminin en büyük tehdit unsuru olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Turizm, Akçakoca, Strateji, SWOT analiz

Düzce-AkçakocaSWOT analiziTurizm+3
Yusuf Altundaş
Düzce University
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Algı yönetiminde yumuşak güç uygulamaları: Türkiye örneği

21. yüzyıla kadar milliyetçilik, tek kutupluluk, kapitalizm, tüketim kültürü, kimlik, göç, sürgün, asimilasyon gibi siyasal, sosyal, ekonomik ve toplumsal faktörler hem ülkeler arasındaki ilişkileri hem de küresel düzeyde toplumları etkileyerek büyük dünya savaşlarının yaşanmasına sebep olmuştur. Savaşlar sonrasında ise iktidarların sert tutumu, artan toplumsal olaylar, ekonomik değişimler, teknolojik ilerlemeler ve bilimsel gelişmeler gibi nedenlerle yumuşamaya başlamış, bu unsurlar aynı zamanda siyasi bakış açısını da değiştirerek bir ülkeye duyulan antipati ve sempati gibi davranış kalıplarının oluşmasına zemin hazırlamıştır. Siyasi erklerin tüm dünyada barışı sağlamak için insani değerleri öne çıkartma girişimleri uluslararası ilişkilerde yeni diplomasi yöntemlerinin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Devletler, sağlamaya çalıştıkları dengelerle birlikte daha fazla insanı etkilemek, politikalarını meşrulaştırmak ve rıza üretmek maksadıyla kültüre ve sivil topluma daha fazla önem vermeye başlamıştır. Bu yeni düzende evrensel değerlere liderlik eden, dünya çapında derin kültürel bağlantılara sahip, güvenlik, refah ve adalet gibi değerleri üstün tutan devletler başkaları için kurguladıkları hikâyeleriyle cazibe merkezleri haline dönüşmüştür. Bu durumu tanımlamak üzere sert gücün zorlayıcı yapısında bulunan tehdit ve ekonomik yaptırımlar gibi yöntemlerin aksine bir güç unsuru olarak "yumuşak güç" kavramı ortaya konulmuş, bir devletin dış politika hedeflerine ulaşmak için pozitif çekim ve ikna kullanımını içinde barındıran bir iletişim biçimi olarak görülmüştür. Bu güç türü uluslararası çevrenin kültür, ideoloji ve kurumlar gibi faktörlerle doğasının değişebileceğini, böylece mevcut iktidar biçimlerinin yeniden yapılandırılması gerektiği düşüncesini içermektedir. Türkiye Cumhuriyeti de yumuşak güç alanlarında uygulamaya çalıştığı politik girişimlere 2000'li yıllarda yoğunlaşmış ancak yaşadığı ekonomik çalkantılar ve iç siyasi sorunlar nedeniyle bu güç türüne yeterince yoğunlaşamamıştır. Bunun yanında yabancı basın, lobicilik faaliyetleri ve sinema endüstrisinin geçmiş yıllarda yürüttüğü olumsuz algı yönetimi çalışmalarının etkisi ile birlikte jeopolitik alanının sorunları nedeniyle de istikrarlı ve aktif bir dış politika stratejisi izleyememiş, tüm bunların sonucunda da kendini arzu ettiği biçimde bir türlü ifade edememiştir. Bu düşünceden hareketle Türkiye'nin inşa etmek istediği olumlu imaja yönelik ortaya koyacağı çabalar pozitif algı yönetimi açısından son derece önemlidir. Ancak bu alanda kullanılacak araçlar ve değerler öne çıkartılmadan önce doğru bir imaj ve algı yönetimine ilişkin olumlu ve olumsuz hususların tespit edilmesi, gerçekleştirilecek uygulamaların yumuşak güç çerçevesinde değerlendirilmesi ve bunlara istinaden gelecek için bir yol haritası oluşturulması gerekmektedir. Bu çalışmada "yumuşak güç" olgusu Türkiye Cumhuriyeti'nin uygulamaya koyduğu stratejiler doğrultusunda oluşan potansiyel dâhilinde ele alınmış olup, mevcut kurumları ve uygulamaları ile yumuşak güç politikasında ne gibi girişimlerde bulunduğu ve yumuşak güç açısından cazibe unsuru olarak addedilen değerlere ne derecede önem verdiği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda PESTLE ve SWOT analizleri ile Türkiye'nin yumuşak güç kaynakları ve uygulamaları incelenmiş, ülkenin geleceği için bir yol haritası ortaya konmaya çalışılmıştır.

Algı yönetimiKimlik algısıPESTEL analizi+7
Öznur Nalçınkaya
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası ticarette blockchain kullanımının SWOT analizi ile değerlendirilmesi

Kripto para ve blockchain teknolojisi günümüz dünyasında teknolojik gelişmeler ile birlikte çok geniş kitlelere ulaşmıştır. Kripto paranın itibari paranın yerini alıp almayacağı yıllardır sürekli tartışma konusu olmuştur ve net bir bulgu elde edilememiştir. Kripto para fiyatlarındaki oynaklıklar, ülkelerin yaklaşımı ve manipülasyonlara açık olması tam olarak kripto paraya güven vermemektedir. Kripto paralara bazı ülkeler yakın dururken, bazı ülkeler uzak bir tavır izlemektedir. Kripto para ile birlikte blockchain sistemi de hızı, güvenliği, maliyeti ve üçüncü taraflara ihtiyaç kalmaması gibi özelliklerinden dolayı hayatımızda önemli bir noktaya gelmektedir. Blockchain sistemi sadece kripto para sistemlerinde değil hayatın hemen hemen bütün alanlarında kendine yer yapabilecek potansiyelde bir sistemdir. Blockchain teknolojisinin bir diğer ve en önemli özellikleri arasında görülen özelliği de ödemeler sisteminde kullanılabilecek potansiyelde olmasıdır. Bu tezde, kripto para ve blockchain sistemlerinin uluslararası ticarete entegrasyonu konusunda daha önce yapılan literatürdeki çalışmalar, örnekler incelenmiştir ve kripto para ve blockchain sisteminin uluslararası ticarete entegrasyonunun uygulanabilirliği amaçlanmış olup SWOT analizi yöntemine başvurulmuştur. Yapılan analizler ve araştırmalar incelendiğinde konu ile ilgili üzerinde hemfikir olunan ortak yaklaşımlar göze çarpmaktadır. Bu çalışmalar ışığında bakıldığında ülkelerin kısıtlamaları ve yaklaşımları sebebiyle mevcutta kullanılan kripto paraların uluslararası ticarete entegrasyonu konusunda net bir cevap bulunmamaktadır. Ancak kripto paralar ve blockchain teknolojisinin uluslararası ticareti daha hızlı ve ucuz hale getireceğinden ülkeler kendi kripto paralarını çıkarma hazırlıklarına başlamışlardır. Bu sayede uluslararası ticarette döviz kurları etkisi azaltılacaktır ve dünya çapında ödemeler daha hızlı ve kolay bir şekilde yapılacaktır. Diğer bir yandan blockchain teknolojisi ödemeler sisteminde de kullanılacak olup bu teknoloji ile yapılacak ödemelerde aracı veya merkezi bir otoriteye sahip olmaması sebebiyle banka ve finans kuruluşlarına ihtiyaç olmayacağını göstermektedir. Yapılan işlemlerin değiştirilemez olması sayesinde oluşan güvenlik uluslararası ticarette önemli bir faktör olacaktır. Mevcut kripto paralara oranla, blockchain sistemine ülkelerin bakış açıları daha olumlu yönde olduğundan ve yapılan çalışmalara bakıldığında yakın gelecekte blockchain sistemine geçişin yapılacağı görülmektedir.

BlockchainKripto para birimiSWOT analizi+1
Ahmet Burak Demir
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Büyükbaş hayvancılık işletmelerine yönelik swot analizi: Burdur il merkezinde bir araştırma

Bu çalışmada Burdur ili büyükbaş hayvancılık işletmelerinin stratejik analizleri yapılarak literatüre katkı sağlamak amaçlanmıştır. Bölgesel kapsamda bir araştırmadır. Süre ve ulaşımın kısıtlılığından dolayı Burdur genelindeki işletmelerin sadece bir kısmı araştırmaya dahil edilmiştir. Bu amaç doğrultusunda Burdur ilinde 30 büyükbaş hayvancılık işletmesi üzerinde yarı yapılandırılmış sözlü mülakat tekniği kullanılarak araştırma yapılmıştır. Çalışmanın başlangıcında Burdur İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden işletmelerin bilgileri ve adresleri alınmıştır. Bu sayede araştırmanın örnek toplama süreci daha kısa sürede gerçekleştirilmiştir. Belirlenen işletme sahipleri ile daha önce konuşulmuş ve görüşme için gün belirlenmiştir. Yapılan araştırma ile hayvancılık işletmelerinin güçlü ve zayıf yönleri ile işletmelere yönelik fırsat ve tehditlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda SWOT analizi tekniği kullanılmıştır. Yapılan SWOT analizi bulgularına göre elde edilen veriler SWOT matrisi üzerinde tablo haline getirilmiştir. Burdur ilinin büyükbaş hayvancılık işletmelerinin güçlü ve zayıf yönleri ile fırsat ve tehditleri maddeler haline getirilerek yazılmıştır ve tekrarlanma sayıları tablo üzerinde derecelenmiştir. Sonuç kısmında SWOT matrisi üzerinde tekrarlanma sayılarına göre büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde güçlü yönler ağırlıklı olarak işletmelerin kendi kaba yemlerini kendisi üretmesi şeklindedir. En yaygın zayıf yönler ise yetersiz teknoloji, ekipman eksikliği ve yüksek iş gücüdür. Fırsatların çoğunu ise bakanlıkların sağladığı teşvik ve destekler olarak sıralanmıştır. En büyük tehdidin yüksek girdi maliyetleri ve enflasyon-fiyat istikrarsızlığının olduğu görülmüştür. Yapılan bu araştırma her ne kadar sadece Burdur ilinde ki 30 işletmeyi temsil ediyor olsa da şehrin ve ülkenin genelini etkileyen ortak sorun ve avantajları da belirlemede katkıda bulunmuştur. Sonuç olarak bu çalışma, bölgesel bir araştırma niteliği taşıyor olsa da ülke çapındaki büyükbaş hayvan yetiştiriciliği içinde önem taşımaktadır.

SWOT analizi
Derya Güven
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet'in 100. yılında Elazığ ilinin spor stratejisi: stratejiden geleceğe 2023

Bu arastırmanın amacı, Elazıg ilinin sporla ilgili mevcut durumunu ortaya çıkarmak ve ilgili kuruluslardan elde edilen veriler ısıgında, spor ile ilgili bireylerle görüsmeler yaparak, çesitli anketler düzenleyerek veriler elde etmek ve bu veriler dogrultusunda Swot Analizi yardımı ile ortaya çıkan bilgileri de dikkate alarak, Cumhuriyet'in 100. yılında Elazıg ilinin spor stratejisini belirlemektir. Arastırmada veriler, konuyla ilgili çesitli kaynaklar toplanarak, spor ile ilgili bireyler ile görüsmeler yapılarak, arastırmacı ve alanın uzmanları tarafından gelistirilen ?l Spor Gelisim Stratejisi Anketi? kullanılarak elde edilmistir. Anket yoluyla elde edilen veriler, SPSS for Windows 13.0 paket programından yararlanılarak çözümlenmistir. Verilerin çözümlenmesinde frekans analizi, yüzde alma teknigi ve tematik yöntem kullanılmıstır. Arastırmadan elde edilen bulgularda, 2,54 ortalama ile ekonomik kaynakların yetersizligi, 3,54 ortalama ile sporcu seçiminde bilimsel kriterlerin kullanılmaması, 3,11 ortalama ile sporda hizmet kalitesinin düsük olması, 3,86 ortalama ile bütün spor branslarına ilginin aynı seviyede olmaması, 3,56 ortalama ile spor tesislerinin yetersizligi ve 2,44 ortalama ile aktif sporcu sayısının yeterli olmaması gibi sonuçlar ortaya çıkmıs ve bu arastırma sonuçları neticesinde, Elazıg ilinin spor konusunda mevcut durumu Swot Analizine dönüstürülmüstür. Elazıg ilinin sporda güçlü yönleri, zayıf yönleri, fırsatları ve tehditleri degerlendirilmis, bu bilgiler ısıgında stratejik amaç ve hedefler; Elazıg ili nüfus gelisim tahmini, spor kurumları ve spor kulübü stratejileri, sporcu stratejileri, hakem stratejileri, antrenör stratejileri, spor tesisi ve spor araç-gereçleri stratejisi, yönetici, ögretmen ve personel stratejileri, spor organizasyonu stratejileri ve genel spor stratejileri adı altında verilmistir. Ayrıca bu stratejik amaç ve hedefler: hazırlık dönemi (2007-2011 yılı), olgunlasmaya geçis dönemi (2012-2016 yılı ve 2017-2022 yılı) ve olgunluk dönemi (2023 yılı) olarak üç bölüm halinde verilmistir. Sonuç olarak gelismekte olan iller arasında bulunan Elazıg ilinde ?17 yıl sonra spor konusunda nasıl bir Elazıg'da yasayacagız?? sorusuna kapsamlı bir cevap vermek için bu stratejik hedeflerin acilen hayata geçirilmesi geregi ortaya çıkmaktadır. Bu stratejik hedeflerin gerçeklesmesi için alanında uzman kisilerden kurullar olusturulmalı ve bu stratejik hedeflerin gerçeklestirmesi saglanmalıdır. Bunun sonucunda, Cumhuriyet'in 100. yılına kadar bu stratejik hedefler gerçeklestirildigi takdirde, 2023 yılından sonra Elazıg ili sporda en hızlı kalkınan il statüsünde olacaktır. Anahtar Kelimeler: Strateji, Swot Analizi, Spor, Elazıg, 2023 Yılı

ElazığSWOT analiziSpor+1
Yunus Emre Karakaya
Fırat University · Institute of Health Sciences
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye emprenye endüstrisi, mevcut durum, sorunlar ve çözüm önerileri

Bu çalışmada, Türkiye'deki ahşap emprenye endüstrisinde faaliyet gösteren işyerlerinin sayısı, üretim kapasiteleri, kapasite kullanım oranları, üretim, dış ticaret, istihdam verileri incelenmiştir. Bu amaçla Türkiye'de basınç uygulanan yöntemleri kullanarak, sadece ağaç malzemeye emprenye işlemi uygulayan işletmeler (A grubu işletmeler) ve kereste üretimi veya dekorasyon gibi farklı alanda üretim yaparken üretimleri gereği veya başka bir sebeple özel bir tesis kurarak emprenye işlemi yapan işletmeler (B grubu işletmeler) araştırmanın çalışma kapsamına alınmıştır. Ayrıca hammadde tedarik eden firmalar ile tesis kurulumu yapan firmalardan, bünyesinde emprenye tesisi bulunduran şirketlerle ilgili veriler toplanmış, ulaşılabilen firmalara gidilip sorunları hakkında bilgi alınmıştır. Sorunları ve mevcut durumu tespit edebilmek amacıyla işletmelere yönelik anket uygulanmıştır. Mevcut durum ve sorunlar SWOT analizi yöntemiyle irdelenerek çözüm önerileri getirilmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak, toplam 73 işletmeden 56'sı anket uygulamasına katılarak bilgilerini bizimle paylaşmıştır. Bu 56 işletmenin 22'si A, 34'ü B grubu işletmedir. A grubu işletmelerin çoğunluğunun (% 36) Akdeniz Bölgesi'nde, B grubu işletmelerin ise çoğunluğunun (% 38) Ege Bölgesi'nde kurulmuş olduğu tespit edilmiştir. Kapasite değerleri, A grubu işletmeler için 142 800 m3 / yıl, B grubu işletmeler için 133 500 m3 / yıl ve toplam kapasitenin 276 300 m3 / yıl olduğu, ancak işletmelerin tam kapasite çalışmadıkları, buna neden olarak da öncelikle talep eksikliğini gösterdikleri görülmüştür. Pazarlama, istihdam, ağaç malzeme ve emprenye maddesi tedarikinin de sorunlar arasında olduğu belirlenmiştir. Emprenye sektörünü oluşturan tüm işletmelerin TSE'ye uyumluluğunun zorunlu hale getirilmesinin, ayrıca işletmelerin bir araya gelerek bir federasyon kurmalarının, kendi iç denetimleri için gerekli olduğu önerilmektedir.

EmprenyelerEmprenyeli odunOrman ürünleri+2
Kıvanç Bakır
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Katı atık yönetiminde sıfır atık yaklaşımının performans değerlendirmesi

Günümüzde döngüsel ekonomi yaklaşımı ile birlikte hem ulusal hem uluslararası alanda atıkların sıfır atık yaklaşımıyla yönetiminin önemi artmıştır. Sıfır atık yaklaşımıyla birlikte atıklardan en fazla fayda sağlanması amaçlanmaktadır. Bu konuda, atık üreticileri, karar vericiler, atık işleyenler gibi birçok paydaş etkin rol oynamaktadır. Dolayısıyla, sıfır atık yaklaşımının doğru uygulanması ve sistemdeki aksaklıkların giderilmesine yönelik çalışmalar yapılması gerekmektedir. Bu noktadan hareketle bu tezde, sıfır atık yönetimi ile ilgili mevcut durum irdelenmiş ve sistemin geliştirilmesine yönelik öneriler sunulmuştur. Öncelikle, ilgili paydaşlardan oluşan bir ekip ile birlikte SWOT analizi yapılmıştır. SWOT analizi çalışmasından elde edilen bulgularla sistemin geliştirilmesine yönelik alternatifler oluşturulmuştur. Söz konusu alternatifler TOPSIS ve VIKOR yöntemleriyle değerlendirilmiştir. En iyi alternatifler "geri dönüşüm sektöründeki lisanssız firmaların ve toplayıcıların lisans almasının sağlanması" ve "lisanslı tesis kurulumu ve atık toplama ekipmanları için teşvik verilmesi" olarak belirlenmiştir.

Atık yönetimiSWOT analiziSıfır atık+2
Ongun Koparal
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
00

Related subjects