Tourism species
111 theses under this subject heading
Bir alternatif turizm türü olarak yamaç paraşütü: Uçmakdere üzerine bir çalışma
Turizm faaliyetlerinin yılın diğer aylarına etki etmesi ve bundan dolayı, döviz girdilerinin veya turizmden elde edilen gelirlerin arttırılması için alternatif turizm faaliyetleri gündeme gelmiştir. Bir alternatif turizm türü olarak Tekirdağ ili Uçmakdere köyünde yapılan yamaç paraşütü potansiyelinden yeterince yararlanılamamış olması bu araştırma düşüncesinin doğuşuna sebep olmuştur. Araştırma sonucu elde edilen veriler ile SWOT analizi yapılmıştır. Bir alternatif turizm türü olarak yamaç paraşütünün, Tekirdağ Uçmakdere'deki faaliyetlerinin mevcut durumuna ilişkin, güçlü yönleri; yamaç paraşütü faaliyetleri yapılan bölgenin uçuş şartlarına uygun olması, bölgeye ulaşım kolaylığı ve İstanbul'a olan yakınlığı güçlü yönleridir. Zayıf yönleri ise; uçuş faaliyeti yapılan alanda konaklama, yeme içme, çevre düzeni, lavabo ve tuvalet ihtiyaçlarının yetersizliği zayıf yönleridir. Bunun yanında karşılaşılması muhtemel tehditler ise; yamaç paraşütü kalkış pistlerinde uçuş yapılmadan önce sporcuların sertifika kontrolü ve o an uçuşta kullanılacak paraşüt ekipman kontrolünün ilgili kişiler tarafından yapılmaması durumunda bölge imajına ve uçuş güvenliğine bir tehdit oluşturmaktadır. Karşılaşılması muhtemel fırsatları ise; bölgede yapılacak ve yapılması planlanan yamaç paraşütü faaliyetleri sonucunda sporcular, uçmak istiyen yerli ve yabancı turistlerin, bölgede bazı tüketim ihtiyaçları ortaya çıkacaktır. Bu ihtyaçları karşılayacak işletmelere ve bu işletmelerde çalışacak personellere ihtiyaç duyulacaktır. Bu yüzden bölgenin ekonomik potansiyeli artarak alternatif turizm gelirleri artacaktır. Anahtar Kelimeler: Alternatif Turizm, Yamaç Paraşütü, Uçmakdere.
Tekirdağ ilindeki kırsal turizm girişimcilik potansiyeli
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte uluslararası sınırların ortadan kalkması, özellikle tanıtım faaliyeletleri açısından sorun yaşayan ülkelerin, bölgelerin ve işletmelerin kendilerini potansiyel turistlere gösterebilmesi açısından önemli olmuştur. Gelenekselleşmiş tatil anlayışı olan deniz kum güneş turizmi dışında doğa turizmi, kırsal turizm, gastronomi turizmi gibi farklı turizm hizmet potansiyeline sahip olan Tekirdağ ili ülkemizin Avrupa ülkelerine yakınlığı sebebiyle coğrafi konum avantajına sahip olup, mevcut turizm potansiyelini artırarak özellikle kırsal alanlarda girişimcilik potansiyelinin artmasına zemin hazırlayacaktır. Çalışmada Tekirdağ ilinin kırsal turizm girişimcilik potansiyelinin mevcut durumu analiz edilmiş olup konu ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.
Bölgesel kalkınmada turizmin rolü ve önemi; Siirt örneği
Günümüzde ulusal veya bölgesel kalkınmanın gerçekleştirilmesi, ülke ekonomileri için vazgeçilmez öneme sahiptir. Bölgesel kalkınmanın gerçekleştirilmesi için bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi veya en aza indirilmesi, bütün ülkeler için olduğu gibi, ülkemiz için de büyük önem arz etmektedir. Türkiye'de kalkınma önündeki büyük engellerden biri, bölgesel dengesizliklerin var oluşudur. Bölgelerarası dengesizliği gidermede turizm, Türkiye'nin bu bakımından zengin bir coğrafyada olması hasebiyle, oldukça önemli bir politika aracı olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'de bölgesel kalkınmada turizmin önemi ve rolü, beş yıllık kalkınma planlamasında turizm teşvikleri, Siirt ilinin turizm potansiyeli ve Siirt ilinde turizm çeşitliliği üzerinde değerlendirmeler yapılmıştır. Yapılan saha çalışmasındaki bulgular, özellikle Siirt ilinin turizm çeşitliliği bağlamında önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bununla birlikte, Siirt ilinde turizm sektörünün potansiyelini yansıtmamasında pay sahibi olan sektörel sorunların yanı sıra şehirdeki altyapı sorunlarının giderilmesiyle, bölgede turizm sektörünün canlanacağı değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, Siirt ilinin kalkınmasında kullanılabilecek turizm politika önerileri sunmaktır.
Yöre değerleri merkezli turizm politikalarının geliştirilmesi: Edirne ili örneği
Turizm'in geçmişten günümüze kadar gelen tüm ülkelerin gelişmesinde en önemli faktör olduğu bilinen bir gerçektir. Turizm sayesinde ülkelere sağlanan ekonomik katkılar ülkelerin kalkınması amacıyla önemli bir faktör olmuştur. Dünya'daki diğer ülkelere göre medeniyetler diyarı olan Türkiye turizm konusunda daha fazla kaynağa sahip bir ülkedir. Türkiye'de bu zamana kadar yaşamış olan birçok medeniyete ait tarihi yapılar, yemekler, zanaatlar günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Tarihi geçmişi nedeniyle ülkemizin her ilinde farklılıklar bulunmaktadır. Bu farklılıklar birçok araştırmaya konu olmuş ve coğrafi işaret olarak adlandırılmıştır. Yapılan bu çalışmada da coğrafi işaretler yöresel değer olarak adlandırılmaktadır. Yöresel değerler bir bölgede bulunan o bölgeye özgün özelliğine sahip yapılar, yiyecekler ve ürünler olarak belirtilmektedir. Bu çalışmada turizm faktörünün ortaya çıkmasına en büyük etken olan turist kavramı işlenmiş ve insanların turizme katılmasına etki eden faktörlere yer verilmiştir. Turizmin dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeleri ve turist yoğunlukları incelenerek yıllar içerisindeki değişimleri ortaya konmuştur. İnsanların zaman içinde çeşitli istek ve beklentilerinden doğan farklı turizm faaliyetlerine yer verilmiştir. Değer kavramının günümüze kadar gelen farklı tanımlarıyla ve oluşmasına neden olan unsurları ile birlikte yöresel değerler kavramı ortaya çıkartılmıştır. Yöresel değerler kavramı kapsamında çeşitli illere ait değerlere yer verilerek, çeşitli politikalar ve bu politikaları geliştirmek amaçlı kurum ve kuruluşların üzerlerine düşen görevler belirtilmiştir. Turizm sektörü içerisinde yöresel değerler konusunda zengin bir yapıya sahip olan Edirne ili incelenerek turizmle ilişkisi ortaya konulmuştur. Edirne ilinde en önemli değerler olarak gösterilen şehrin simgesi haline gelmiş Selimiye Camii, Kırkpınar Yağlı Güreşleri, Edirne Tava Ciğeri, Mis Sabunu ve Badem Ezmesi gibi değerleri ele alınarak değerlerin turizme kazandırılması ve ekonomik açıdan faydalanabilmesi amacıyla başta Edirne Belediye Başkanı ve ilgili kişilerle derinlemesine mülakat yapılarak, değerler envanteri oluşturulmuştur.
Turistlerin Sinop ilinin alternatif turizm potansiyeline yönelik algılamalarının incelenmesi
Turizm 20. yüzyılın en önemli sektörlerinden ve bölgesel kalkınmada en etkili araçlardan biridir. Turizmin çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesi açısından uygulanan yöntemlerden biri de alternatif turizm olanaklarının geliştirilmesidir. Günümüzde, daha üst gelir, eğitim ve sosyal statüdeki kişilerin, beklenti ve ihtiyaçlarına cevap verebilmek ve hizmetlerde farklılaşarak turizm pazarından daha yüksek paya sahip olmak isteyen turizm arzı üreticileri, alternatif turizme yönelmektedir. Alternatif turizm tek tip bir turizm hareketliliğini önleyerek, turizm çeşitliliğini zenginleştirerek ve yeni fırsatlar yaratarak bölgesel ekonomik kalkınmaya katkı sağlamaktadır. Bu çalışma Sinop ilinin alternatif turizm potansiyelinin, yerli turist tarafından nasıl algılandığını belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmanın amacı doğrultusunda Sinop ilini ziyaret eden yerli turistlere yönelik bir alan araştırması gerçekleştirilmiştir. Araştırma veri toplama yöntemi olarak anket formu kullanılmış, araştırma evreni olarak belirlenen Sinop ilindeki yerli turistlere 421 anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Anket formları ile elde edilen veriler SPSS.21.0 İstatistik Paket Programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda ulaşılan bulgulara göre; Sinop'un alternatif turizm potansiyeline sahip olduğu, doğa turizmi ve kültür turizminin bölgede uygulanabilir alternatif turizm türleri olduğu, ancak sahip olduğu potansiyelini konaklama tesislerinin yetersiz oluşu, alt ve üst yapı eksiklikleri, tanıtım yetersizliği gibi faktörlere bağlı olarak yeterince geliştiremediği sonucuna ulaşılmıştır.
Kavramsal bir değerlendirme: Agro-turizm
Bu çalışma, agro-turizm kavramının tam olarak neyi karşıladığını tespit etmeyi ve kavram karmaşasını çözümleme amacıyla gerçekleştirilmiştir. Amaca ulaşabilmek için daha önce bu tür yapılmış çalışmalarda kullanılmış olan Kelime İlişkilendirme Testi (KİT) formu hazırlanmıştır. İskenderun Teknik Üniversitesi etik kurulu onayından geçen Kelime İlişkilendirme Testi (KİT)' inde "kırsal turizm, tarım turizmi ve agro-turizm" anahtar kelimeleri beşer kez alt alta yazılmıştır. Katılımcılardan 30sn içinde anahtar kelimelerin zihinlerinde çağrıştırdığı kelimeleri yazmaları ve her bir anahtar kelime ile ilgili bir cümle kurulması istenmiştir. Ayrıca katılımcıların Kelime İlişkilendirme Testi (KİT) demografik özelliklerine de yer verilmiştir. Nitel bir araştırma tasarımı benimsenen çalışmada amaca yönelik olarak kasti örnekleme tekniği kullanılmıştır. Bu doğrultuda 04-14 Mayıs 2021 tarihlerinde, Gaziantep Üniversitesi, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi, İskenderun Teknik Üniversitesi, Mersin Üniversitesi ve Osmaniye Korkutata Üniversitesi turizm fakülteleri, yüksekokulları ve meslek yüksekokullarında görev alan akademisyenlere e-mail ve görüşme yoluyla Kelime İlişkilendirme Testi "KİT" formunu doldurmaları istenmiştir. 21 Katılımcı çalışmaya katılmıştır. Daha sonra katılımcıların kırsal turizm, tarım turizmi ve agro-turizm kavramlarına verdikleri yanıtlara göre frekans çizelgeleri ve kavram ağı haritası oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda agro-turizm ve tarım turizminin aynı anlamları karşıladığı ve bunların kırsal turizmin bir alt dalı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca uluslararası literatürde agro-turizm kavramının Türkçe karşılığı "tarım turizmi" kavramını karşılamaktadır.
Yerel halkın ve çiftçilerin kırsal turizm üzerine algılarının incelenmesi: İzmir-Karaburun, Mordoğan örneği
Bu çalışmada, yerel halkın ve çiftçilerin kırsal turizm üzerine algılarının İzmir-Karaburun, Mordoğan örneğinde incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın ana materyalini, Mordoğan beldesinde yaşayan yerel halk ve çiftçilerle yapılan anket çalışmasından elde edilen veriler ile araştırma bölgesinde faaliyet gösteren kırsal turizm paydaşları ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler oluşturmuştur. Çalışmada oransal örnekleme yöntemi ile hesaplanan 103 yerel halk ile Tarım ve Orman Bakanlığı bilgi sistemine kayıtlı araştırma bölgesindeki tüm çiftçiler ile (65 çiftçi) anket çalışması yapılmıştır. Ayrıca yörenin kırsal turizm potansiyelinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunmak amacıyla 10 kırsal turizm paydaşı ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Araştırmada yerel halkın ve çiftçilerin kırsal turizm algılarının belirlenmesi için faktör analizi uygulanmış; yörenin kırsal turizm potansiyelinin politik, ekonomik, sosyo-kültürel, teknolojik, yasal ve çevresel boyutları ile değerlendirilmesi amacıyla da PESTEL analizi yapılmıştır. Kırsal turizm algılarının incelenmesi amacıyla anket yapılan yerel halk ve çiftçilere 61 önerme sunulmuş ve her bir önermeye katılma dereceleri likert ölçeği kullanılarak saptanmıştır. Yapılan faktör analizi sonucunda 42 önerme analiz dışı bırakılarak 19 önerme ile ölçülebilen altı boyut ortaya çıkmıştır. Bu boyutlar, ekonomik, sosyo-kültürel, çevresel, etkileşim, farkındalık ve yöresel gelişim boyutu olarak adlandırılmıştır. Bu boyutlar yerel halkın ve çiftçilerin kırsal turizm algılarını belirleyen temel faktörler olarak saptanmıştır. Bu 19 önermenin Cronbach alpha değeri 0,840 olarak hesaplanmış, bu 19 önermenin toplam varyansın % 73,29'unu açıkladığı saptanmıştır. Kırsal turizmin ekonomik boyutunun en önemli açıklayıcı faktör olduğu belirlenmiştir. Yerel halk ve çiftçiler arasında kırsal turizm algıları bakımından bir fark olup olmadığını ortaya koymak için Mann Whitney U testi yapılmıştır. Sosyo-ekonomik değişkenlerden cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim düzeyi, gelir seviyesi, hane halkı sayısı, çocuk sayısı, araştırma bölgesinde ikâmet etme süresi ve ikamet edilen evin mülkiyet durumu değişkenleri ile yerel halk ve çiftçilerin kırsal turizm algıları arasında istatistiki olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Araştırma bölgesinde kırsal turizm paydaşları ile yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen verilerden hareketle paydaş analizi yapılmıştır. Paydaş analizi ile bölgenin önemli bir kırsal turizm potansiyeli taşıdığı ancak hak ettiği ilgiyi görmediği, bu nedenle yörenin kırsal turizm potansiyelinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılması gerektiği ortaya konmuştur. Çalışmada yapılan PESTEL analizi ile araştırma bölgesinin kırsal turizm açısından şu anda içinde bulunduğu politik, sosyo-kültürel, ekonomik, yasal, teknolojik ve çevresel faktörlerin gelecekte nasıl etkileyeceği analiz edilmiştir. PESTEL analizi sonucuna göre kırsal turizmin; politik açıdan yöredeki kamu hizmetlerini artıracağı, ekonomik açıdan turistlerin yöredeki alışverişlerinin şehir esnafını olumlu etkileyeceği, sosyo-kültürel açıdan yerel halkın ve çiftçilerin kırsal turizm konusunda eğitimlerinin ve bilinç düzeylerinin artacağı, teknolojik açıdan Mordoğan'a yönelik kırsal turizm tanıtımlarının internet üzerinden yapılmasının daha fazla turiste ulaşma imkânını sağlayacağı, çevresel açıdan kırsal alanda trafik sorununu ortaya çıkaracağı ve yasal açıdan ise yörede tarihi ve yöresel dokunun bozulmaması için denetim ve yaptırımların artması gerektiği ortaya konmuştur.
Türkiye'de bisiklet turizminin mevcut durum ve potansiyel açısından değerlendirilmesi
Bisiklet turizmi, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere çok sayıda ülkede gelişmekte olan ve özellikle kırsal bölgelere çeşitli faydalar sağlayan bir özel ilgi turizmi çeşididir. Aynı zamanda, sürdürülebilir bir turizm türü olan bisiklet turizminin sağladığı faydalar dikkate alındığında, Birleşmiş Milletlerin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda Türkiye için de önemli bir fırsat olabileceği düşünülmektedir. Bu bağlamda, araştırmanın amacı Türkiye'nin bisiklet turizmi konusundaki mevcut durumunu ve potansiyelini belirleyerek bu potansiyelin değerlendirilebilmesine yönelik çeşitli önerilerde bulunmaktır. Belirlenen amaç doğrultusunda, öncelikle bisiklet turizmiyle ilgili literatür taraması yapılmış ve ardından veri toplama aşamasına geçilmiştir. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış soru formu aracılığıyla görüşme tekniği uygulanarak toplanmıştır. Nitel araştırma desenlerinden durum çalışması deseninde hazırlanan çalışmada, analiz yöntemi olarak içerik analizi ve betimsel analiz yöntemlerinden faydalanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda; Türkiye'de bisiklet turizminin mevcut durumu, bisiklet turizmine uygunluk ve Türkiye'nin bisiklet turizmi potansiyeli olmak üzere üç boyut elde edilmiştir. Türkiye'de bisiklet turizminin mevcut durumuna yönelik bazı olumlu noktalar bulunsa da genel olarak durumun olumsuz değerlendirildiği tespit edilmiştir. Bisiklet turizmine uygunluk boyutunda, bir bisiklet turizmi destinasyonunun sahip olması gereken unsurlar ve Türkiye'de bisiklet turizmine uygun bölgeler ortaya çıkarılmıştır. Ardından, potansiyel boyutuyla ilgili olarak Türkiye'nin önemli bir bisiklet turizmi potansiyeli olduğu tespit edilmiş ve bu potansiyelin değerlendirilmesine yönelik görüşler alınmıştır. Son olarak, elde edilen bulgular neticesinde bisiklet turizmi paydaşlarına ve araştırmacılara çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Kıyı turizminden alpinizme sürdürülebilir turizm (Burhaniye Edremit Kaz dağı örneği)
Alternatif turizm türleri içerisinde pek çok turizm türü yer almaktadır. Klasik turizm anlayışına (kıyı-kum-güneş) alternatif arayışlar ve çağın turizm istekleri doğrultusunda artık kıyı turizmi tek başına, özellikle maceracı ruhlu insanlar için yeterli gelmemektedir.Araştırmamızda öncelikle ?sürdürülebilirlik? kavramı incelenmiş, oluşumuna neden olan deklarasyon, toplantı ve organizasyonlardan bahsedilmiştir. Sürdürülebilirlik kavramının kökeninde yatan ?gelecek kuşakların hakkını gözetme? anlayışının dünya literatüründe nasıl yer ettiği detaylarıyla verilmeye çalışılmıştır.İlerleyen bölümlerde turizmin coğrafi amillerle ve özellikle fiziki coğrafya amilleriyle olan yakın ilgisi kurulmaya çalışılmış ve bu kapsamda sürdürülebilir turizmin doğada alternatif değer teşkil eden çeşitli elemanlarla olan yakın ilgisi gösterilmeye çalışılmıştır. Turizm üzerinde etkili olan örgütsel roller özellikle hükümet ve sivil toplum örgütleri ekseninde ki kurumsal yapıların, sürdürülebilir turizm üzerinde ne gibi etkilerinin olabileceği ya da olduğu irdelenmiştir. Turist istek, beklenti ve çeşitlilik taleplerinin, turizm pazarında farklılık oluşturmaması imkânsızdır. Nitekim maceracı turizm anlayışıyla birlikte, başkaları tarafından organize edilmiş tur seçenekleri ve her şey dâhil sistemlerin dışında, tamamen kişisel kararlarla gelişen bir turizm anlayışının giderek artan bir şekilde talep aldığı görülür.İndeksimizin genel perspektifinde, tümdengelim metodu benimsenmiş sürdürülebilirlik genel olarak incelenip turizmle bağlantısı kurulmuştur. Rekreasyon ve turizm kavramı açıklandıktan sonra, pek çoğu aynı zamanda boş zaman aktivitesi olan alternatif turizm türlerinin önemli bir kısmı incelenmiş ve genel geçer bilgiler verilmiştir.Sürdürülebilirlik ve turizmle olan bağıntısı incelendikten sonra, alanımızın turizm özellikleri tasnifi ve potansiyel analizleri yapılmıştır. Mevcut turizm türleri ve alanda potansiyel teşkil eden turizm türleri, özellikleri ile birlikte gözler önüne serilmiştir.Tez konumuz direkt olarak alan çalışması niteliği taşımamaktadır. Alanın turizm potansiyelinden ziyade, sürdürülebilir turizm üzerinde durulmaya çalışılmış, Türkiye'de kıyı turizmi ve alpinizmin bu kadar yakın mesafelerde yürütülebileceği ender alanlardan biri olması dolayısıyla, alan konunun somutlaştırılması adına örneklem seçilmiştir. Bu bilgiler ışığında hazırlanan araştırmanın son bölümünde örneklem alanıyla ilgili eksiklikler ve bu eksikliklerin çözümü için önerilerde bulunulmuştur.Temennimiz araştırmamızın Coğrafya Bilimine küçükte olsa bir fayda sağlaması ve Coğrafyacıların turizm planlamalarında daha etkin rollere sahip olmalarıdır.Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Kalkınma, Alternatif Turizm, Burhaniye, Edremit, Jeoturizm, Edremit Körfezi, Kaz Dağı.
Uşak ili turizm potansiyelinin belirlenmesi ve turizm senaryolarının oluşturulması
Geleneksel olarak kent turizmi sadece kent merkezlerinde bulunan tarihi, sanatsal ve doğal alanlar ziyaret edilerek, hediyelik eşya almak ve fotoğraf çektirmek şeklinde algılanırken, son yıllarda bu kavram "kent kimliğini tanıma, anlama ve kentin değerlerini yaşama" şeklinde değişim göstermektedir. Bu bağlamda araştırmacılar özellikle kent turizmi ve kentlerin turistik gücünü etkileyen "turizm potansiyelinin belirlenmesi ve turizm senaryolarının oluşturulması" konularına yönelmişlerdir. Bu araştırma "Uşak İlinin Turizm Potansiyelinin Belirlenmesi ve Turizm Senaryolarının Oluşturulması" amacı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma "nitel" bir çalışma olarak tasarlanmış olup, araştırmada "görüşme yöntemi" tercih edilmiştir. Görüşmede kullanılan sorular konu ile ilgili literatür taraması sonucunda ortaya çıkartılmıştır. Araştırmaya yönelik sorular açık uçlu olarak hazırlanmıştır. Bu bağlamda görüşmeler; "valilik, belediye ve üniversite yönetici ve personeli ile konaklama işletmeleri, seyahat acentaları, sivil toplum kuruluşları ve restoran işletmelerinin sahip/yöneticileri ile yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler analiz edilerek, beş tema altında toplanmıştır. Bu temalarda kendi içlerinde kodlara ayrılarak frekans sıklığına göre tablo haline dönüştürülmüş ve yorumlanmıştır. Araştırmaya yönelik katılımcılarla yapılan görüşmelerde ortaya çıkan sonuçlar aşağıda görülmektedir. Araştırmada Uşak iline yönelik "tarih, kültür, doğa, termal ve gastronomik" değerlerin öne çıktığı görülmüştür. Özellikle "Clandras köprüsü, Ulubey Kanyonu ve Taşyaran vadisi" ile doğa turizmi öne çıkmaktadır. Uşak iline yönelik tanıtım faaliyetleri; daha çok sanal olarak ve sosyal medya aracılığı ile gerçekleştirilmeye çalışıldığı görülmektedir. Ancak bu çalışmalar bireysel ve profesyonellikten uzak ve yetersiz görülmüştür. Kente gelen turistlerde memnuniyet sağlamaya yönelik daha çok kişisel ilgi ve bilgilendirme ortaya çıkmıştır. Uşak ili turizm potansiyeli olarak "Gastronomi" turizmi kapsamında hizmet veren profesyonel bir işletmenin olmadığı görülmüştür. Bu bağlamda gastronomik değer taşıyan bütün yemekleri kapsayan bir restoran bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Uşak, Turizm, Senaryo, Turizm Potansiyeli
Türkiye'de sağlık turizmine yönelik uygulamaların paydaş görüşleri ile değerlendirilmesi
Son yıllarda pek çok insan kendi ülkesine göre daha kaliteli, daha yüksek teknolojili ve daha ucuz sağlık hizmetine erişebilmek amacıyla farklı ülkeleri ziyaret etmektedir. Bu durum da alternatif sağlık turizminin önem kazanmasını sağlamıştır. Sağlık hizmetlerinin uluslararası düzeyde üretimi, tüketimi ve hastaların uluslararası düzeyde dolaşımı tarih boyunca her zaman var olmuştur. Ancak günümüzde bilgi ve iletişim teknolojisinin gelişmesiyle birlikte hız kazanan küreselleşme süreci uluslararası hasta dolaşımını daha da artırmış ve sağlık turizmi odaklı ciddi bir pazar yaratılmıştır. Sağlık turizmi; sağlık hizmetleri, oteller ve seyahat olmak üzere üç boyutu kapsamakta ve ortaya çıkan bu sektör cazip politikalar ve doğru pazarlama stratejileri ile katılımcı ülkeler için ekonomik büyüme ve altyapı geliştirmede önemli bir fırsat sağlamaktadır. Türkiyede tüm dünyada giderek artan bir ilgi gören sağlık turizmi konusunda faaliyet gösterebilecek düzeyde donanımlı hastaneleri, coğrafi konumu, sağlıkta dönüşüm projesi kapsamında uyguladığı politikalar ve bu doğrultuda sağlık hizmetleri sunumunda sağladığı gelişmeler ile lider bir ülke olmayı hedeflemektedir. Özellikle Afrika ülkelerine ve doğu bölgelerdeki komşularına bakıldığında Türkiye; sunmuş olduğu kaliteli sağlık hizmeti, yetişmiş insan gücü ve kullandığı ileri teknoloji ile sağlık turizmi açısından ön plana çıkmaktadır. Batı ülkelerinde ise bekleme sürelerinin çok uzun olması, sağlık hizmetlerinin göreceli olarak pahalı olması ve sigorta kapsamlarının her geçen gün daralmaya başlaması Türkiye'yi sağlık alanında cazip bir hale getirmektedir. Bu durum, nispeten yeni olan sağlık turizmi kavramının sektörel gelişiminin yanı sıra akademik olarak da gelişimine önem verilmesi ve daha sağlam teorik temeller üzerine oturtularak yol gösterici bir hal alması ihtiyacını kaçınılmaz kılmaktadır. Bu çalışmada Türkiye'de sağlık turizminin mevcut durumu, gelişim süreci, yaşanan aksaklıklar, gelişimi önündeki engeller ve tehditler ile karşılaşılabilecek fırsatlara yönelik değerlendirmeler yapılmıştır. Dünayda sağlık turizminde öncü olan ülkeler incelenmiş olup Türkiye'nin bu alandaki durumunun gelişmesi açısından yapılan içerik analizi çerçevesinde önerilerde bulunulmuştur. Sağlık Bakanlığı'ndan elde edilmiş verilerin tanımlayıcı istatistikleri ve araştırma kapsamında belirlenmiş kamu ve özel sektör sağlık turizm paydaşları ile yapılmış yarı yapılandırılmış görüşmelerin nitel analizlerine yönelik bulgular yer almaktadır. Bu çalışma, günümüze kadar sağlık turizmi ile ilgili yapılmış çalışmaların kapsamı incelendiğinde; Türkiye'de sağlık turizminin gelişimine ilişkin mevcut durumu uluslararası karşılaştırmalarla ortaya koyacak, geleceğe yönelik politikalara ışık tutabilmesi açısından önemli paydaş görüşlerini analiz ederek yorumlayacak ve bu doğrultuda tüm ilgili paydaşlara yararlı bilgiler sunabilecek kapsamlı bir çalışmaya ihtiyaç duyulması nedeniyle gerçekleştirilmiştir.
Corona virüsün medikal turizm üzerine etkileri: Betimsel tipte nitel sistematik derleme
İnsanlığın ilk dönemlerinden itibaren neredeyse her yüzyıl en az bir kez bir salgınla karşılaşılmıştır. Bu salgınlar ülkeleri birçok alanda çok kötü bir şekilde etkilemektedir. Ekonomik olarak kötü etkilenen sektörlerden en önemlisi turizm özellikle de medikal turizmdir. Medikal turizm sayesinde yurtdışında yaşayan vatandaşlar tarafından ülkeye döviz girdisi olduğundan gelir akışının kesilmesi ülke ekonomisine büyük bir yük oluşturmuştur. Bu çalışma Covid 19 salgınının medikal turizm üzerine etkisini betimsel tipte nitel sistematik derleme şeklinde analiz edicek bir tez çalışması özelliği gösterecektir. Bu bilgi ışığında inceleyeceğimiz çalışmaların başlangıç ve bitiş süreleri çok bir dar aralıktadır. Araştırma da yine de daha çok bilgi elde etme (derin araştırma yapılabilmesi amacıyla) Google Akademikte aralığımız 2010-2020 aralığında yayınlamış makaleler ve 2019-2021 arasında yazılmış YÖK Ulusal Tez Merkezi veri tabanı kullanılarak ulaşılmış olan tezlere yer verilmiştir. Bu bağlamda; sosyal, fen ve tıp bilimlerinden oluşan toplam 13 tez ve makaleye yer verilmiştir. Bu araştırmalar 5 parametre (amaç araştırma modeli veri toplama araçları verilerin analizi ve araştırma sonuçları) çerçevesinde incelenmiştir. En son kısımda yapılan bu sistematik derleme covid ve medikal turizm ile ,ilgili yapılacak yeni çalışmalara katkı sağlanacağı düşünülmektedir.
Medikal turizmde kültürlerarası duyarlılığın müşteri odaklılığa etkisinde entelektüel sermayenin aracılık rolü
Küreselleşme ile birlikte iletişim ve ulaşım imkanlarının gelişmesi, teknolojide gerçekleşen ilerlemeler, insanların istek ve ihtiyaçlarında yaşanan değişimlerin bir sonucu olarak turizmde çeşitliliğin arttığı görülmektedir. Turizm çeşitlerinden biri olan sağlık turizmi kapsamında daha kısa sürede, daha ucuz ve daha kaliteli sağlık hizmeti alma gibi nedenlerle başka ülkeleri tercih etme isteği medikal turizmin ortaya çıkmasında ve gelişmesinde etkili olmuştur. Medikal turizmde hizmet sunum esnasında farklı kültürlerden insanlar bir araya gelerek karşılıklı iletişim ve etkileşim içinde bulunur. Bu doğrultuda özellikle sağlık çalışanlarının kültürlerarası duyarlılık düzeyleri ve müşteri odaklı yaklaşımları önemli iki kavram olarak öne çıkmaktadır. Diğer yandan değere dönüştürülebilen her türlü bilgi şeklinde kavramlaşmış olan entelektüel sermaye, işletmelere önemli oranda rekabet avantajı sağlayan unsur olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada medikal turizm sağlık hizmeti sunumunda rol alan sağlık çalışanlarının kültürlerarası duyarlılıklarının müşteri odaklılığa etkisinde entelektüel sermayenin aracılık rolü incelenmiştir. Çalışma kapsamında İstanbul'da sağlık turizmi yetki belgesine sahip kamu ve özel hastane statüsündeki sağlık kuruluşlarında çalışan 622 kişiye yüz yüze veya online anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26.0 ve AMOS 22.0 istatistik paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmanın güvenirlik ve geçerlik analizi Cronbach's Alpha katsayısı, madde toplam korelasyonları ve doğrulayıcı faktör analizi ile incelenmiştir. Anketlerden elde edilen verilere ilişkin "t testi", "çok yönlü varyans analiz (ANOVA)", "TUKEY testi", ve "korelasyon analiz testleri" kullanılarak tanımlayıcı istatistik verileri değerlendirilmiştir. "Kültürlerarası duyarlılığın" "müşteri odaklılık" üzerindeki etkisinde "entelektüel sermayenin" aracılık rolü yapısal eşitlik modellemesi (YEM) kullanılarak tespit edilmiştir. Kültürlerarası duyarlılığın müşteri odaklılık üzerinde doğrudan etkisi 0,472, entelektüel sermaye üzerine doğrudan etkisi 0,544, entelektüel sermayenin müşteri odaklılık üzerinde doğrudan etkisi 0,317 olarak hesaplanmıştır. Modele göre kültürlerarası duyarlılık değişkeninin müşteri odaklılık üzerine, entelektüel sermaye değişkeni üzerinden kaynaklanan dolaylı etkisi 0,172 olarak tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular neticesinde kültürlerarası duyarlılığın müşteri odaklılık üzerindeki etkisinde entelektüel sermayenin aracılık rolü olduğu tespit edilmiştir.
Ayasofya'nın sembolizm açısından incelenmesi
İnsanlık varoluşundan beri birçok inanç sistemi oluşturmuş ve bu inançlar birbirlerinden sonsuz unsurlar alarak kendilerini yeniden ortaya koymuşlardır. Özellikle Hristiyanlık öncesi çoktanrılı inanışının hâkim olduğu Roma İmparatorluğu'nda Hristiyanlığın benimsenmesi sürecinde şiddetli baskılar ve yasaklar koyulmuştur. Hristiyan inancına sahip kişiler bu yasaklar döneminde inanç ve ibadetlerini gizli bir şekilde yaşamak ve yaymak zorunda kaldıklarından, inançlarını semboller ile ifade etmişler. Bu semboller inanış biçiminin sessiz ve herkes tarafından anlaşılamayan bir dili haline gelmiştir. Hristiyanlık, çoktanrılı dinin içinde şekillenmiş ve dönem insanının inanış biçimini yansıtan semboller ile gizil ve derin bir aktarıma dönüşmüştür. Doğu Roma İmparatorluğu Hristiyan geleneği üzerine inşa edilmiştir. Fakat çoktanrılı dinin düşünce yapısı Hristiyanlık ile iççice geçmiş ve kendini birçok Hristiyanlık eserinde ortaya koymuştur. Özellikle Doğu Roma'nın merkezi olan İstanbul bu düşünüş biçimiyle bezenmiştir. İmparatorluk kilisesi olarak inşa edilen Ayasofya'da bulunan Hristiyanlık öncesi semboller ve onların Hristiyanlık dönemi sonrasındaki anlamları bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm sembol ve sembolün bir alt alanı olan dini sembolün incelenmesi, ikinci bölüm Ayasofya'yı tarihi süreci açısından ele aldığımız bölüm ve üçüncü bölüm ise Ayasofya'nın sembolik açıdan öncelikli kavramsal olarak ardından kendinde var olan dini sembollerin Hristiyanlık öncesi ve sonrası dönemde sembolizm bakış açısıyla incelenmesi, kubbenin sembolik açıdan incelenmesi ve Ayasofya'da var olduğu düşünülen kutsal emanetlerin yine aynı bakış açısı ile incelenmesidir.
Aeneas Avrupa Kültür Rotası'nın turizm açısından değerlendirilmesi: Paydaş görüşleri
Kültür, toplulukların geçmişine ışık tutması ve gelecek kuşaklara aktarılmasından dolayı her zaman önemli bir kavram olmuştur. Kültür rotası olarak bilinen kavram da üzerinde antik kentleri, tarihi alanları ve önemli kişilerin geçtiği güzergahları barındırdığı için kültürel zenginliğe katkıda bulunmaktadır. Kültür rotası, geçmişte askeri, dini, ticari ve sosyal amaçlarla kullanılan ulaşım güzergahları ile bugün daha çok turistik amaçlarla geliştirilen güzergahların kültürel ve doğal mirasın korunması ve tanıtımı konusunda giderek işlevsel hale gelmesiyle güzergâh kavramı, kültürel rota şeklinde tanımlanmaktadır. Avrupa Konseyi tarafından sertifikalandırılan toplam 45 tane rota bulunmaktadır. Aeneas Avrupa Kültür Rotası da bu rotalardan biridir. Aeneas Rotası, Truvalı kahraman Aeneas'ın uğradığı limanlar ile arkeolojik bölgelerden oluşan, Türkiye dahil 5 ülkeyi (Arnavutluk, İtalya, Yunanistan ve Tunus) kapsamaktadır. Türkiye'den başlayan ilk deniz rotası olma özelliği ile birlikte 2021 yılında Avrupa Konseyi tarafından tescillenmiştir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı Aeneas Avrupa Kültür Rotası'nın kültür turizmine kazandırılmasında turizm paydaşlarının görüşlerini turizm açısından değerlendirmektir. Bu amaç kapsamında, nitel bir araştırma yöntemi olan görüşme tekniği kullanılmıştır. Görüşme sorularında yapılan analiz için maksimum çeşitlilik seçilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kültür Rotası, Kültürel Miras, Aeneas, Turizm
Sustainable tourism from the perspectives of local residents: The case of Büyükada
This paper aims to understand Büyükada residents' approaches and ideas dealing with sustainable tourism on the island. Residents have been divided into three categories: Residents who work in tourism related jobs, residents who work in jobs unrelated to tourism or have been retired and lastly, the authorities. In order to understand their attitudes towards economic, socio-cultural and environmental dimensions of sustainable tourism, a qualitative study has been conducted by employing face-to-face interview method. A total of 23 residents who have been living on the island for at least three years were interviewed in the study. These interviews were analyzed by using content analysis and the results were evaluated by considering the following variables: demographic characteristics, attitudes, values, beliefs, government plans and actions. Considering the results of this study, it can be said that different variables carry different approaches towards sustainability, residents who work in tourism related jobs mostly have concerns about economic sustainability, residents who work in jobs unrelated to tourism or have been retired mostly care about environmental and socio- cultural sustainability and authorities, while having an idea of sustainability like all other residents, lack a definitive approach, therefore are mostly ineffective. On the other hand, those residents with a higher level of education, who are relatively more affulent and have concerns about the future of the Island, have formed a city council to try to solve the problems by volunteering and made some successful attempts to divert tourism in the Island towards a more sustainable approach. Key words: sustainable tourism, sustainability, residents, and local residents, Büyükada
Dünya'da ve Türkiye'de yaşlı dostu turizm
Amaç: Dünya'daki üçüncü yaş turizminde öne çıkan ülkeler ile Türkiye'deki imkânlar ele alınıp ardından üçüncü yaş turizminin potansiyeli incelenecektir. Türkiye'deki ve diğer bazı ülkelerdeki üçüncü yaş turizmini inceleyerek karşılaştırma yapmak ve ileri yaş turizminin gelişmesi için eleştiriler sunmaktır. Bu çalışmada; üçüncü yaş turizmin tanımına ve dünya turizmi içerisindeki durumuna değinilmiştir. Çalışmanın Türkiye'de üçüncü yaş turizmini konu edinen yayınlardaki kısıtlı olan literatüre katkı sağlaması hedeflenmektedir. Gereç-Yöntem: Türkiye ve Dünya'daki yaşlı turizmi potansiyeli incelenecek olup çalışmada nitel araştırmalarda yaygın kullanılan doküman analizi tekniğinden faydalanılarak değerlendirmeler yapılmıştır. Bulgular: Yaşlılığın getirdiği sağlık ve sosyal sorunların giderilmesinde sağlık turizmi gibi maliyeti etkin çözümlere odaklanılmaktadır. Bütün bu nedenler ışığında, sağlık turizminin alt kollarından biri olan ileri yaş turizminin tüm dünya ülkeleri için son derece önem arz ettiği söylenebilmektedir.. Türkiye'deki ileri teknolojiye sahip sağlık kuruluşları, maliyet açısından daha uygun oluşunun yanı sıra iklimi ve tarihi zenginlikleri ile yaşlı turizmi alanında bir cazibe merkezi olabilecek potansiyele sahiptir. Sonuç: Üçüncü yaş turizmi gerçekleştirecek bireyler, seyahat edecekleri bölgeleri çeşitli özelliklere bakarak seçmektedirler. Bunlar: uygun iklim koşulları, sağlık hizmetlerinin kapsamlılığı, ucuzluğu, bölgeye ulaşım olanakları v.b. otel (tesis) sayısı, iklim, doğal faktörler, sağlık altyapısı, sağlık kurumları, sağlıkla ilgili doğal alanlar (termal, kaplıca v.s.) Dünyada ve Türkiye'de yaşlı dostu, üçüncü yaş turizmini olumlu yönde artırır. Anahtar Kelimeler: Sağlık, Turizm, Türkiye, Yaşlı.
Azerbaycan (Bakü)'de kongre turizm potansiyelinin değerlendirilmesine yönelik bir araştırma
Günümüzde küreselleşme ile birlikte artan teknolojik yenilikler diğer sektörlerde olduğu gibi kongre turizm alanına da pozitif etkisini göstermektedir. Yaşanan bu teknolojik yeniliklerle birlikte ulaşım maliyetlerinin azalması ve ulaşım imkânlarının kolaylaşması kongre turizmini devamlı gelişen turizm türlerinden biri konumuna getirmektedir. Bu gelişmeler göz önünde bulundurularak artık ülke genelinde kongre turizm alanına daha fazla dikkat gösterilmeye başlanılmıştır. Artan bu dikkat aynı zamanda turizm sektöründe yoğun rekabet ortamına neden olmaktadır. Dolayısıyla bu rekabet ortamında kongre turizminin uluslararası pazarlarda yer ve önemi artmıştır. Araştırmada uluslararası bir destinasyon niteliği taşıyan Azerbaycan (Bakü)'ün kongre turizm potansiyelinin değerlendirilmesi, kongre turizminin geliştirilmesine yönelik yaşanan sorunlar ve bu sorunlara çözüm önerilerinin nelerden ibaret olduğunun tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada nitel araştırma modeli ile yarı yapılandırılmış mülakat tekniği kullanılmıştır. Şubat ve Nisan 2020 tarihinde Bakü şehrinde 27 katılımcı ile yüz yüze mülakat gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kongre turizminin ülke genelinde geliştirilmesi, ülkenin MİCE destinasyonu olarak markalaşması, turizm ekonomisi üzerinde olumlu etki yaratacağı, kongre turizminin tanıtım ve pazarlama çalışmalarının, aynı zamanda alt ve üstyapı imkânlarında olumsuzluklar ortaya çıkan önemli sonuçlardan biridir. Bakü şehrinde kongre merkezlerinin sayıca yetersiz olması, mevcut kongre salonlarının daha çok otel bünyesinde olması ve kapasite yetersizliği dikkat çeken en önemli sonuçlardandır. Teknolojik donanım açısından Bakü geçen her gün kendini biraz daha geliştirmektedir. Ülke son yıllarda büyük uluslararası kongrelere ev sahipliği yapmaktadır. Anahtar Kelimeler: Turizm, Kongre Turizmi, MİCE, Bakü.
Turizm türü tercihi, turist tipolojisi ve kuşak ilişkisi: Bodrum'da bir araştırma
Küreselleşen dünyada devinim çok hızlı ve süreklilik arz etmektedir. Turizm sektörünün de diğer pazarlara göre daha dinamik olması turizm pazarının bölümlendirilmesi ve geleceğin koşullarına çok hızlı uyum sağlaması gereken uzun dönemli strateji geliştirilmesiyle mümkündür. Turizm pazarının bölümledirilmesi ve stratejilerin oluşturulmasında literatürde önceden beri turist tipolojilerinin ve turizm türlerinin incelendiği aşikârdır. Bu çalışmada Westvlaams Ekonomisch Studiebureau tarafından tanımlanan turist tipolojilerinin, turizm türleri ve nispeten daha yakın zamanda araştırılmaya başlanan kuşaklarla ilişkilendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırma verileri Muğla ili Bodrum ilçesini 2018 yılında ziyaret eden yerli ve yabancı toplam 671 katılımcıdan yüz yüze elde edilmiştir. Westvlaams Ekonomisch Studiebureau çalışmasının bulgularına göre aktif deniz aşığı, iletişim meraklısı tatilci, doğa izleyicisi, dinlenme arayan, keşfedici, aile odaklı güneş ve deniz aşığı, gelenekselci şeklinde sınıflandırılan turist tipolojileri ile Bebek Patlaması Kuşağı, X Kuşağı, Y Kuşağı, Z Kuşağı ve turizm türleri arasında anlamlı bir ilişki vardır. Birçok tipoloji arasından Westvlaams Ekonomish Studiebureau'nun seçilmesi ve turizm türleri içinde tarihi ve kültürel turizm, deniz turizmi, kongre turizmi, sağlık turizmi, yat turizmi, mağara turizmi, kayak turizmi, av turizmi, golf turizmi, inanç turizmi, SPA turizmi ve kruvaziyer turizm üzerinde durulması Bodrum'a gelen yerli ve yabancı turist profiline en uygun olması nedeniyledir. Bu bulguların sonucunda turizm pazar dinamiklerine göre daha hızlı ve etkili karar almayı sağlayan ipuçları sunulmaktadır.
Tüplü dalış turizmine katılan turistlerin güdüleri ve ilgilenimleri: Türkiye üzerine bir araştırma
Türkiye'nin ılıman kuşakta yer alması ve üç tarafının denizlerle çevrili olması, tüplü dalış etkinliğini ülke turizminin önemli bir bileşeni haline getirmiştir. Bu araştırma, Türkiye'de tüplü dalış etkinliğine katılan bireylerin güdülerini ve ilgilenimlerini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda veri toplamak için anket formu kullanılmış olup, hem yüz yüze görüşme tekniğinden hem de elektronik ortamlardan yararlanarak 311 katılımcıya ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, bireyleri tüplü dalış etkinliğine yönelten güdüler; "kaçış", "öğrenme", "imaj", "sosyalleşme", "kişisel mücadele" ve "macera" şeklinde tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra bireylerin etkinliğe karşı ilgilenimleri; "çekicilik", "yaşam tarzına yakınlık", "kimlik" ve "sosyal bağlanma" boyutlarıyla açıklanabilmektedir. Bireyleri tüplü dalış etkinliğine yönelten güdülerin, etkinliğe karşı ilgilenimleri üzerindeki etkisini ölçmek için çok değişkenli nicel veri analizi yöntemlerinden çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre, bireylerin tüplü dalış etkinliğine çekicilik düzeyinde ilgi göstermelerinde kaçış ve macera güdüsü etkiliyken, bireylerin bu etkinliği yaşam tarzına yakın olarak görmelerinde ise kaçış, öğrenme ve sosyalleşme güdüleri etkilidir. Ayrıca, bireylerin bu etkinliğe ilgi göstererek kim olduklarını sergileme yönünde hareket etmelerinde, kaçış, öğrenme ve imaj güdüleri etkili olmaktadır. Son olarak, bireylerin gösterdiği ilgi sonucu bu etkinliğe sosyal açıdan bağlanmalarında, öğrenme, sosyalleşme ve macera güdüsü etkili olmaktadır. Çalışmanın devamında gerek tüplü dalış etkinliğini konu edinen ileriki çalışmalara, gerekse turizm sektöründeki uygulayıcılara öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Macera Turizmi, Tüplü Dalış Turizmi, Güdü, İlgilenim, Türkiye
Turistik destinasyonlarda marka stratejileri: Eskişehir 2013 Türk Dünyası kültür başkenti
Turistik destinasyonlar, yaşanan yoğun rekabet ortamında farklı olabilmek ve rakip destinasyonların önüne geçebilmek için marka stratejileri uygulamaktadırlar. Turistik destinasyonların markalaşmasında kullanılan önemli stratejilerden biri, kültür gibi spesifik bir temaya odaklanarak farklılaşmak ve destinasyonun bir kültür başkenti olarak pazarlanmasıdır. Bugüne kadar devam etmekte olan Avrupa kültür başkenti, Amerika kültür başkenti gibi uygulamaların yanı sıra, 2010 yılında İstanbul'da düzenlenen Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları 10. Zirvesi'nde "Türk Dünyası kültür başkenti" uygulaması önerilmiş ve oybirliğiyle kabul edilmiştir. İlk kez 2012 yılında Kazakistan'ın başkenti Astana'nın Türk Dünyası kültür başkentliğine ev sahipliği yapmasının ardından, 2013 yılında Eskişehir Türk Dünyası kültür başkenti olarak seçilmiştir. Eskişehir'in sahip olduğu kültürel değerlere odaklanarak farklı ve kopyalanması zor bir markaya sahip olabilmesinde, 2013 yılında taşıdığı Türk Dünyası kültür başkenti sıfatı önem taşımaktadır. Çalışmada Eskişehir 2013 Türk Dünyası kültür başkenti sıfatının Eskişehir'in markalaşma sürecine etkisini değerlendirmek amacıyla karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Karma araştırma yöntemi aracılığıyla turistik destinasyonların marka stratejisi olarak bir kültürel mega etkinliği kullanmalarına ilişkin boyutlar araştırılmıştır. Stratejik ve kültürel uyum, yerel toplum desteği ve etkinliklerin kalitesi boyutları, Eskişehir 2013 Türk Dünyası kültür başkenti etkinlikleri katılımcılarına uygulanan anket tekniği ile araştırılmış ve yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak analiz edilmiştir. Müşterek planlama, medyada yer alma, etkinliğin ömrü ve geleneksel olması boyutları, Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı ile gerçekleştirilen derinlemesine görüşme yoluyla araştırılmıştır. Sonuçlar, Eskişehir ile organizasyonun stratejik ve kültürel açıdan uyum gösterdiğini, kaliteli etkinlikler gerçekleştirildiğini, yerel halkın organizasyona karşı olumlu yaklaştığını ve çeşitli paydaşları kapsayan müşterek planlamanın yapıldığını göstermekte ve bu unsurların Eskişehir markasına olumlu etki ettiğini ortaya koymaktadır. Ancak, Eskişehir'in turizm altyapısının ve organizasyon için tanıtım faaliyetlerinin yetersizliği, medyanın organizasyona ilgisinin az olması ve organizasyonun geleneksellik özelliği taşımaması nedeniyle Eskişehir 2013 Türk Dünyası kültür başkenti organizasyonu marka stratejisi olarak istenen etkiyi gösterememiştir. Araştırmanın sonuçları, marka stratejisi olarak bir mega etkinliği kullanmak isteyen turistik destinasyonlara pozitif olarak katkı sağlayacak unsurları tanımlama ve yönetme konusunda faydalı çıkarımlar sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Turistik Destinasyon, Marka Stratejileri, Türk Dünyası, Kültür Başkenti, Eskişehir
İzmir Karaburun Yarımadası gastronomi turizmi ürününe yönelik rotalarının coğrafi bilgi sistemleri ile belirlenmesi
Son yıllarda turistik tüketici davranışı kitle turizminden, özel ilgi turizmine doğru bir eğilim göstermeye başlamıştır. Turistlerin kendi ilgi alanları doğrultusunda seyahatlerini planlayabildikleri ve seyahatleri esnasında daha bireysel davranıp seyahatlerinden farklı deneyim elde edebilmeleri bu eğilimi desteklemektedir. Bu hareketliliğin sonucu olarak, özel ilgi turizmine olan talep artış göstermiştir. İlgi alanlarının belirleyici olduğu özel ilgi turizm hareketliliğine olan talebi fark eden destinasyon planlayıcıları ve özellikle gelişmiş ülkeler turizm rotalarını ön plana çıkarmıştır. Çalışmanın ana konusu, kendine has gastronomik değerlere sahip olan İzmir- Karaburun yarımadası ve yarımada üzerinde yer alan köylerde mevcut olan gastronomi turizm ürünü potansiyelinin envanterlenmesi ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) aracılığı ile gastronomi turizmi ürününe yönelik rotalarının oluşturulmasıdır. Bu çalışmada kullanılan veriler "Kırsal Kalkınmanın Sağlanması ve Sürdürülebilir Turizmin Desteklenmesi Amacıyla Agroturizm Fırsatlarının Değerlendirilmesi ve Belirlenmesinde Rekreasyon Fırsat Dağılım (RFD) Yönteminden Yararlanılması" başlıklı genel amaçlı Anadolu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi (BAP) tarafından desteklenerek Karaburun yarımadası'nda bulunan, merkez ilçe Karaburun, Mordoğan beldesi, Eski Mordoğan, Ardıç mahallesi, Çatalkaya mahallesi, Eğlenhoca köyü, Kösedere köyü, İnecik köyü, Kaynarpınar mahallesi, Aşağı Ovacık köyü, Yukarı Ovacık köyü, Eşendere mahallesi, Ambarseki köyü, Saip köyü, Saipaltı, Yayla köy, Küçükbahçe köyü, Bozköy, Tepeboz köyü, Yeniliman mahallesi, Haseki köyü, Sarpıncık, Hamzabükü mahallesi, Parlak köyü, Badembükü mahallesi, Salman köyü, Denizgiren mahallesi, Eğriliman mahallesi, Karareis mahallesi, Gerence, Ildırı köyü, Barbaros köyü, Kadıovacık köyü, Germiyan köyü, Gülbahçe mahallesi ve Balıklıova köyünden elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gastronomi, Gastronomi Turizmi, Turizm Rotaları, İzmir,Karaburun Yarımadası
Ziyaret amaçlarına göre turizm faaliyetlerine katılımın gayri safi yurtiçi hasılaya etkisi: Türkiye örneği
Bu çalışma, ziyaret amaçlarına göre turizm faaliyetlerine katılanların gayri safi yurtiçi hasılaya etkilerinin tespit edilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Çalışma kapsamında öncelikle alanyazın incelenmiştir. Sonrasında ise turizm ekonomisinin başlıklarıyla kavramsal bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Araştırma içerisinde Türkiye'ye gelen turistlerin "Türkiye İstatistik Kurumu" tarafından belirlenmiş ziyaret amaçlarına göre incelemeler yapılmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu verileri incelendiğinde Türkiye'deki turizm çeşitlerinin 7 ana başlık altında toplandığı görülmüştür. İlgili turizm çeşitlerinin 2003 ile 2021 yılları arasındaki değerleri alınarak veri seti oluşturulmuştur. Veri setinde yer alan değerler çeyreklik olarak ele alınmıştır. Araştırmanın temel çıkış noktası Türkiye'ye gelen turistlerin harcama yaptığı alanları ve harcama yaptığı dönemleri göz önünde bulundurarak uzun dönemde hangi ziyaret çeşitlerine ne gibi çalışmalar ve yatırımlar yapılması gerektiğini ortaya koymak ve bunu diğer uygulanmış başarılı politikalarla karşılaştırarak Türkiye Turizm sektörüne uyarlamayı amaçlamaktadır. Bunun yanında, üretilen politikalar ile her bir turizm çeşidi için dönemsel düzenlemeler yaparak ülke turizmini geliştirmeyi ve turizm faaliyetlerini 12 aya yaymayı amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında toplanan verilere öncelikle durağanlık testi uygulanmıştır. Durağanlık için alanyazında en çok kullanılan birim kök testlerinden biri olan Phillips-Perron testi seçilmiştir. Durağanlık testi sonrasında ilgili verilerle VAR modeli kurulmuştur. Devamında ise veriler arasında uzun dönemli ilişkilerin incelenmesi amacıyla Johansen eşbütünleşme analizi yapılmıştır. Eşbütünleşme analizden sonra ise değişkenler arasındaki ilişkinin yönünün belirlenmesi amacıyla Granger nedensellik testi yapılmıştır. Araştırma sonucunda da turizm sektörüne ve turizm sektöründe karar vericilere öneriler geliştirilmiştir.
Turistler ve destinasyonlarda sunulan kültürel miras arasındaki ilşkiyi belirlemeye yönelik bir araştırma: Troia örneği
Günümüzde, en hızlı büyüyen sektörlerden biri de turizmdir. Turizm aracılığıyla kazanılanı döviz girdisi, diğer sektördekilere göre daha önemlidir. Turizmden daha fazla gelir elde etmenin yolarından biri de turizmi çeşitlendirmekten geçmektedir. Bugüne kadar insanların özellikle tercih ettiği deniz, güneş ve kum turizmi, artık eskisi kadar cazip olmayıp, turist eğilimleri farklı turizm çeşitlerine doğru kaymaya başlamıştır. Turizmin, çeşitlendirilmesi yönünde yapılan çalışmalar günümüzde hızla artmaktadır. Bölgeler veya iller kendileri için en uygun turizm çeşidini seçme yoluna gitmektedir. Çeşitlendirmenin yollarından biri de ülkelerin kendi kültür miraslarını turizm amaçlı olarak ziyaretçilere sunmalarından geçmektedir. Bir ören yeri olarak Troya'ya bakıldığında; tarihsel ve kültürel açıdan oldukça zengin bir turizm potansiyeline sahip olduğunu görülmektedir. Günümüzde değişen turist eğilimleri de göz önüne alındığında, kültürel miras turizminin bölge turizmi için önemli bir turizm çeşidi olacağı düşünülmektedir. Çalışmada, Troya'da kültürel miras turizm kavramım, turistlerin satın alma davranışlarını ve turist tiplerini dikkate alarak, kültürel miras turizmine katılan turistleri anlamayı amaçlamaktadır. Çalışmada, Troya'ya gelen üç farklı kültürel turist tipi ortaya çıkmıştır. Birinci tip turistler, bölgeyi ve Troya'yı bilerek gelenler; ikinci tip turistler, bölgeyi bilerek gelen fakat Troya'yı bilmeyenler ve son turistler ise, bölge ve Troya hakkında hiç bilgi sahibi olmayanlardır. Çalışmada, ayrıca turistlerin günlük yaşam algılan da incelenmiş ve yine üç farklı kişilik tipi ortaya çıkmıştır. Bunlar, içe dönük kişilik tipi, dışa dönük kişilik tipi ve içice kişilik tipi olarak sınıflandırılmıştır. Böylece, bölgeye kültürel amaçlı gelen turistlerin daha iyi anlaşılması mümkün olacaktır.