Adıyaman
110 theses under this subject heading
Adıyaman ili yer adları üzerine bir inceleme
Tarihi M.Ö. 40.000 yıllarına dayanan, 'bereketli hilal' toprakları üzerinde yer alan, tarihte birçok medeniyetin yaşamış olduğu Adıyaman İli'nin yer adları üzerine yaptığımız bu tez çalışması; Kısaltmalar, Transkripsiyon, Giriş, I., II., III. IV. Bölüm, Sonuç , Öneriler, Kaynakça ve Özgeçmiş bölümlerinden oluşmaktadır. Yer adı çalışmaları, bir yer adından yola çıkarak orada yaşayan insanların doğal ortamla etkileşimlerini, ekonomik faaliyetlerini, sosyal hayatlarını, kültürel yapılarını, tarihi geçmişlerini, göç hareketlerini göz önünde bulundurarak önemli verilere ulaşır. "Adıyaman Yer Adları Üzerine Bir Dil İncelemesi" adlı yüksek lisans tez çalışmasında Adıyaman'ın merkez ilçesi de dâhil olmak üzere 9 ilçe ve 623 yerleşim yeri adı yapı ve köken bakımından incelenmiş, semantik olarak tasnif edilmiş ve oluşum biçimleri açıklanmaya çalışılmıştır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı, önemi, veri toplama teknikleri, metodu ve araştırmanın çerçevesi açıklanmıştır. I. Bölümde Adıyaman ve ilçeleri hakkında bilgilendirme yapılmış, il ve ilçelerin isimlerinin hangi kökenden geldiği ve anlamları incelenmiştir. Ayrıca tarih boyunca Adıyaman'da ikamet etmiş cemaatler, oymak, aşiret ve bölgeye hâkim olmuş devletler hakkında bilgiler verilmiştir. Adıyaman'ın coğrafi, fiziki, beşeri, ekonomik ve kültürel özelliklerine yer verilmiştir. II. Bölümde Adıyaman köy ve mahalle adları alfabetik olarak sözlük haline getirilmiş ve çalışmaya dahil edilen tüm yer adları tek tek açıklanmıştır. III. Bölümde Adıyaman'a bağlı bütün köy ve mahalle adları morfolojik ve sözdizimsel olarak incelenmiştir. IV. Bölümde ise Adıyaman ili tüm köy ve mahalleleri semantik olarak tasnif edilmiştir. Yine bu bölümde Adıyaman'ın tüm yerleşim yeri adları eski ve yeni adları ile birlikte alfabetik olarak liste şeklinde verilmiştir. Sonuç bölümünde ise bütün bu incelemelerin neticesinde Adıyaman yer adlarının kullanımıyla ilgili çıkarımlarda bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yer Adları, Toponimi, Adıyaman, Morfoloji, Gramer, Tasnif
Adıyaman yöresi petrol sondaj faaliyetlerinde üretken olmayan sürenin istatistik analizi
Petrol sondajı, zor ve ileri teknoloji gerektiren bir süreçtir. Gerek petrolün çıkarılması için yapılan sondaj çalışmaları esnasında, gerekse çıkarıldıktan sonra rafinerilere taşınıncaya kadar geçen süreç içerisinde kaynak israfını önleyici tedbirlerin alınması gerekir. Bu süreç içerisinde çeşitli nedenlerle kesintiye uğramış üretken olmayan süreler, önemli ölçüde zaman kaybı ve maliyet artışıyla sonuçlanacaktır. Üretken olmayan süre (ÜOS) analizi, birçok sektörde başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Süre analizi pek çok alanda mühendisler için önemli bir başvuru kaynağı olmuştur. Sondaj mühendisliği açısından bakıldığında sondaj faaliyetlerinin projelendirilmesi aşamasında olası belirsizlikleri indirgemek için iyi bir analiz yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Sondaj faaliyetlerinde sık görülen problemlerin tanımlanması, operasyonların performansındaki eksiklikleri azaltmak için düzeltici önlemlerin alınması açısından oldukça önem arz etmektedir. Özellikle zaman ve maliyetlerdeki belirsizlik oranının yüksek olduğu sondaj sahalarında üretken olmayan süre analizlerinin efektif şekilde uygulanması daha güvenilir bir sondaj projesi bütçesi planları oluşturulmasına önemli oranda katkılar sağlayacaktır. Bu çalışmada, toplam kesinti süresine yani üretken olmayan süreye odaklı sondaj performansları ele alınmıştır. Adıyaman yöresindeki 30 adet faal petrol kuyusu verileri kullanılarak ÜOS analizi yapılmıştır. Zaman dilimi olarak kuyu sondajı başlangıcı ile sondajın sonlandırılması arasındaki aşamalar dikkate alınmıştır. Sonuçların değerlendirilmesiyle, petrol kuyuları sondaj aşamasında iş ve emek kaybının önlenebilmesi için alınması gereken önlemler sıralanmış ve tavsiyelerde bulunulmuştur.
Adıyaman'da kadınlarda postpartum depresyon insidansı ve etkileyen faktörler
Araştırma, Adıyaman'da kadınlarda postpartum depresyon insidansı ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla ileriye yönelik kohort tipte yapılmıştır. Çalışmanın evrenini, Adıyaman il merkezindeki Aile Sağlığı Merkezlerinden sağlık hizmeti alan, 25-40 yaş aralığında ve gebeliği 27. gebelik haftası ve üzerinde olan kadınlar oluşturmuştur. Örnek büyüklüğünü hesaplamak için örneklem kriterlerine uyan 22 gebe kadınla pilot uygulama yapılmıştır. Pilot uygulama sonucu örnek büyüklüğü 122 olarak hesaplanmıştır. Araştırmanın verileri, Kişisel Bilgi Formu, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Durumluk ve Sürekli Kaygı Envanteri ve Edinburgh Doğum Sonrası Depresyon Ölçeği kullanılarak yüzyüze görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Kadınlarla doğum öncesi ve doğumdan dört hafta sonra olmak üzere iki görüşme yapılmıştır. Araştırma için Adıyaman İl Sağlık Müdürlüğü'nden ve Harran Üniversitesi Etik Kurul'undan yazılı izin, çalışmaya katılmayı kabul eden kadınlardan ise bilgilendirilmiş sözlü onamları alınmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; tanımlayıcı istatistiklerden yüzde, ortalama, standart sapma, tek değişkenli analizlerden Ki-kare, Man Whithney-U testi ve çok değişkenli analizlerden Lojistik Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada kadınların %13.5'inde postpartum depresyon olduğu belirlenmiştir. KadınlarınEndinburgh Doğum Sonrası Depresyon Ölçeği puanı ortalaması 7.11 (±5.04), Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçek puanı ortalaması 55.54 (±14.32), Durumluk Kaygı Envanteri puanı ortalaması 93.72 (±6.80) ve Sürekli Kaygı Envanteri puanı ortalaması 83.30 (±8.26) 'dur. Kadınların %11.5'i bebeğin evliliklerini olumsuz etkilediğini düşünmektedir. Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçek puanı ve Sürekli Kaygı Envanteri puanı düşük olanlar ile bebeğin evliliklerini olumsuz etkilediğini düşünenlerde postpartum depresyon düzeyi daha yüksektir (p<0.05). Ancak bebeğin evlilik üzerine olumsuz etkisi, postpartum depresyon riskini 5.3 kat artıran en önemli faktördür. Bu sonuçlar doğrultusunda; postpartum depresyonun önlenmesi için gebelerin sosyal destek faktörlerinin artırılması ve anksiyetelerinin azaltılmasına yönelik müdahalelerin planlanması, ebeveynlere doğum öncesi ve sonrası eğitim ve danışmanlıklar verilirken bebekle ilgili faktörlerinde dâhil edilmesi önerilmiştir.
Çifthisar Havzası ve yakın çevresinin (Adıyaman) kütle hareketleri açısından CBS tabanlı duyarlılık analizi
Yeryüzünün değişmesinde ve şekillenmesinde etkili olan doğal olaylardan bir tanesi kütle hareketleridir. Kütle hareketlerine duyarlık, günümüzde "kütle hareketine maruz kalan alanlar gelecekte de kütle hareketlerine maruz kalabilir" savından yola çıkarak kütle hareketlerinin gerçekleşme potansiyelinin belirlenmesidir. Duyarlılık haritaları, kütle hareketlerinin oluşumları üzerinde etkili olan günümüzdeki hazırlayıcı ve tetikleyici faktörlerin, gelecekte de etkili olabileceği düşünülerek hazırlanır. Duyarlılık analizi, alansal bazda yapılan kütle hareketleri çalışmalarında ilk adımı oluşturup, kütle hareketi oluşumuna ilişkin risk ve tehlikenin belirlenmesine yönelik çalışmaların yürütülmesinde etkin rol oynar. Araştırma sahası olarak seçilen Çifthisar Havzası ve çevresi Doğu Anadolu Bölgesinin, Yukarı Fırat Bölümünde yer almaktadır. İdari olarak Adıyaman ili Gerger ilçesi sınırları içerisinde kalan Çifthisar Havzası, Nemrut Dağı Milli Parkı'nın doğusunda yer alır. Gerger ilçe merkezi havzanın kuzeydoğusunda konumlanmıştır. Çifthisar Havzası ve yakın çevresinde kütle hareketleri belirlenmesi ve sahanın kütle hareketleri açısından duyarlılığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amacı gerçekleştirmek için parametre haritalarının ağırlıklı çakıştırtılması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma kapsamında litoloji, eğim, bakı, paleo kütle hareketleri, baraj gölüne yakınlık bitki örtüsü, yükselti, hazırlayıcı parametreler olarak; fay hatlarına yakınlık, yağış tetikleyici parametreler olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda sahanın kütle hareketleri duyarlılık haritası oluşturulmuştur. Bu haritaya göre sahada duyarsız alanlar 1,95 km2, çok az duyarlı alanlar 173,93 km2, duyarlı alanlar 249,54 km2, olarak hesaplanmıştır. Duyarsız alanda kütle hareketlerinin gerçekleşmediği, gerçekleşmiş hareketlerinin %17sinin çok az duyarlı alanlarda, %83'nün duyarlı alanlarda olduğu saptanmıştır. Sahada kütle hareketlerinin, stratigrafik olarak geçirimliliğin düşük olduğu formasyonların üzerine gelen jeolojik birimlerde, Adıyaman fayı tarafından yoğun bir şekilde parçalanmış dik yamaçlarda, yüksek eğimli çevresine göre yüksek yamaçlarda, geçmiş dönemlerde Fırat nehrinin alttan oyduğu yamaçlarda, günümüzde Atatürk baraj gölü kenarında nispi dalga aşındırmasının görüldüğü alanlar ile bitki örtüsünün olmadığı veya cılız olduğu alanlarda gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışma doğrultusunda üretilen duyarlılık haritası, alanda yürütülecek risk ve tehlike çalışmalarına öncülük edecek, özellikle de "Risk ve tehlike çalışmaları nerede yapılmalıdır?" sorusuna cevap olacaktır. Anahtar Kelimeler: Adıyaman, Gerger, Kütle Hareketleri Duyarlılık Analizi, Parametre Haritalarının Ağırlıklı Çakıştırılması Yöntemi, Heyelan
Adıyaman ilinin kültür turizmi potansiyeli ve alternatif kültür rota önerisi
Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Adıyaman aynı zamanda Türkiye turizminde de özel bir yere sahiptir. Konumundan dolayı geçmişten günümüze birçok askerî ve ticari faaliyetin odağında olan il, başta Kommagene uygarlığının tarihî mirası olmak üzere turizm açısından çekiciliğe sahiptir. Ancak söz konusu çekiciliklere yönelik gerçek anlamda bir potansiyel çalışması yapılamadığı için turizm alanındaki karar vericiler çoğu zaman lokal çalışmalar yapmak suretiyle ilin turizmini yönetmeye çalışmaktadırlar. Tam da bu nedenle ele alınan bu araştırma, bu amaca hizmet etmek için gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda çalışma temelde iki ayrı perspektiften ele alınmıştır. Bunlardan ilki ilin turizm potansiyelini ortaya koymak, diğeri ise alternatif kültür rotası belirleme çalışmaları yapmaktır. Bu kapsamda, Adıyaman'ın kültür-turizm potansiyelinin belirlenmesi, rotaların tasarlanması, uygun yolların belirlenerek alternatif rota oluşturulması ve oluşturulan rotanın haritalanması gerçekleştirilmiştir. Çalışma alanının; konaklama, ulaşım, altyapı gibi durumları belirlenerek bu imkânların geliştirilmesine yönelik öneriler oluşturulmuştur. Kentin turizm imajı nedir sorusuna cevap aranmış ve bu yönde kimlik kazanması için gerekli çözüm önerileri geliştirilmiştir. Ayrıca sürdürülebilir bir turizm yaklaşımı ile doğal ve kültürel varlıkların korunmasına yönelik çözüm önerileri sunulmuştur. Çalışma güzergâhımızda tümülüsler, anıt mezarlar, köprüler, lejyon yolları, hamamlar, camiler, eski ticaret yolları, kesme ve yığma tepeler, eski çağlardan kalan mağara yerleşmeleri ve mağara mezarları bulunmaktadır. Hazırlanan rota haritası çalışma sahası için ilk olma özelliği taşımaktadır. Ayrıca daha sonra hazırlanacak Adıyaman ve çevre iller için oluşturulacak rota haritaları ve tanıtımları açısından da örnek teşkil edecektir. Bu tez çalışması üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde kültür rotası kavramının tarihsel gelişimi, ikinci bölümünde Adıyaman ilinin genel özellikleri ve turizm potansiyeli hakkında bilgi verilmiş, üçüncü bölümünde ise anket uygulamasıyla elde edilen veriler analiz edilerek değerlendirmelerde bulunulmuştur. Adıyaman ilinin kültür turizmi potansiyelini belirleyerek alternatif kültür rota önerisinde bulunmak üzere yapılan anket çalışmasının evreni olarak Adıyaman ili, örneklem olarak da Adıyaman 18 yaşını doldurmuş kültür varlıklarının tamamını veya birkaçını gören yerel halk olarak belirlenmiştir. Çalışma 18 yaşından büyük ve her öğrenim seviyesine uygun bireylere uygulanmıştır. Anket; 188'i erkek, 162'si kadın olmak üzere toplam 350 katılımcıya uygulanmıştır. Sonuç kısmında özellikle Kommagene Kültür Yolu'nun doğa ve kültür turizmi odaklı turistik kullanımlarının geliştirilmesi ve Kommagene Kültür Yolu'nun bir kültür rotası olarak değerlendirilmesine yönelik olarak birtakım öneriler getirilmiştir.
Ergative as accusative case: Evidence from Adyaman Kurmanji
?Ergative as Accusative Case:Evidence from Adıyaman Kurmanji?This study aims to investigate the nature of ergativity in Adıyaman Kurmanji within the premises of the Minimalist Program. Adıyaman Kurmanji displays two alignment patterns depending on the tense. In non-past structures nominative alignment is observed whereas the past tense requires an ergative alignment. Based on these two types of alignments many linguists like Haig (2004), Thackston (2006), and Gündoğdu (2011) argue that Kurmanji is a split ergative language. Accordingly, the major aim of this study is to investigate the structure of the ergative pattern in Adıyaman Kurmanji.In this study, the initial step was to compare the ergative and nominative subjects in terms of certain tests like binding, scope and EPP to determine the phrase structure and where the subjects reside on the structure. Additionally, voice properties of the language were inspected as a background to the major claim. Based on the results of the tests applied and the motivation obtained from the data, it was argued that what has been called ergative in Adıyaman Kurmanji is, indeed, a passive structure diachronically reanalyzed as the past tense. According to Trask?s (1979) typology of ergative languages, there are two types of ergative languages, which labels as Type A and Type B. Based on this typology, we argue that Adıyaman Kurmanji falls into Type A where ergativity is the result of passive structure becoming obligatory diachronically. In order to incorporate our analysis into the Minimalist Program we adopt Collins? (2005) analysis of passives in English. Additionally, we argue that perfects in Adıyaman Kurmanji have a bi-clausal structure and display ergativity only because they accommodate a past tense CP.In addition to ergativity in Adıyaman Kurmanji, we investigated unbalanced coordination, which occurs as a by-product of ergativity in this language. We argue that unbalanced coordination takes place as coordination of two VPs. Moreover, coordination has a hierarchical structure rather than a flat one.
KOBİ'lerin finans kaynaklarından devlet destekleri ve teşviklerinin KOBİ'lerin performansları üzerine etkileri (Adıyaman-Gaziantep yöresinde ankete dayalı bir değerlendirme)
Bu çalışmada ülkemizde KOBİ'lerin genel finansman kaynakları ve devlet tarafından KOBİ'lere sağlanan destekler ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Devlet desteklerinin KOBİ'lerin performanslarına etkilerini ölçmek için Adıyaman ve Gaziantep illerinde faaliyet gösteren KOBİ niteliğindeki 168 işletmeye bir anket uygulama yapılmıştır. Uygulama sonucunda, KOBİ'lerin finansman araç çeşitlerinden yeterince yararlanamadıkları ve devlet desteklerinden faydalanma oranı düşük olmasa da, beklenen seviyeye ulaşamadıkları görülmüştür. Ayrıca, devlet desteklerinin işletmenin performansları üzerinde olumlu etkilerinin olduğu görülmüştür.
Adıyaman ilinin kalkınmasında öncü sektörler ve yerel dinamikler
Azgelişmişlik sorunu dünyada olduğu gibi Türkiye'de de önemli bir sorundur. Bölgesel dengesizlikler olarak ortaya çıkan bu sorun daha alt birimlere gidildikçe artmaktadır. Bunun sonucunda birçok ekonomik ve sosyal sorun ortaya çıkarken aynı zamanda mevcut kaynakların optimal kullanılması da sağlanamamaktadır.Bu sebeple azgelişmişlik sorununun çözümlenebilmesi için bölgesel ve daha alt birim bazında yapılacak çalışmaların artırılması gerekmektedir.Bu çalışmanın amacı, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan ve azgelişmişlik sorunu ile karşı karşıya olan Adıyaman ilinin sektörel yapısının incelenerek ilin üstün olduğu sektörlerin ortaya çıkarılması olmaktadır. Ayrıca yerel kalkınma dinamiklerinin etkilerini ortaya çıkarmaktır. Çalışmada, tarihsel, betimsel ve bağıntısal modeller kullanılmıştır. Araştırmada Adıyaman'ın ekonomik bir haritası çıkarılarak, ilin gelişmesinde karşılaşılan temel sorunların ortaya konulmasına çalışılmıştır.Bulgulara göre, Adıyaman'da tarım sektörü, altyapı olanaklarının geliştirilmesi ile turizm sektörü öne çıkan sektörler olmaktadır. Diğer yandan Adıyaman'da yerel kalkınma alanında örnek projelerin bulunması bir avantajdır. Ayrıca son yıllarda Adıyaman'ın ekonomik yapısında bir gelişme sözkonusudur. Ancak Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde sürdürülen projenin hızlı bir şekilde tamamlanması gerekmektedir.Anahtar Sözcükler: Azgelişmişlik Sorunu, Adıyaman, Sektörel Kalkınma, Yerel Kalkınma
Resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin sergiledikleri liderlik rollerine ilişkin algıları (Adıyaman ili örneği)
Değişim, toplumsal yapının kaçınılmaz bir gerçeğidir. Toplumda meydana gelen değişimler, toplumla etkileşim içerisindeki kurumların da değişimini gerektirmektedir. Her alanda olduğu gibi eğitim kurumlarında da, çok hızlı bir gelişme ve değişme süreci yaşanmaktadır.Değişen ve gelişen şartlara göre eğitim kurumlarının işlevlerindeki farklılaşmalar, öğretmenlerin rollerinde de farlılıklar ortaya çıkarmıştır. Eğitimsel değişmeleri okullarda gerçekleştirmek için öğretmenin çağı yakalamış, gelişme ve yeniliklere açık, kendini devamlı yenileyen bir yapıda olması gerekmektedir. Öğretmenlerden çağın ilerisinde bir eğitim anlayışına sahip olması beklenmektedir. Öğretmenlerin bu ihtiyaçlara cevap verebilmesi, oynadığı liderlik rollerindeki performanslarıyla bir koşutluk göstermektedir.Bu araştırma, resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin sergiledikleri liderlik rollerine ilişkin algılarını ortaya çıkarabilmeyi amaçlamıştır.Tarama modeline dayalı betimsel bir çalışma olan bu araştırmanın evrenini, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında, Adıyaman il merkezi sınırları içerisinde 38 resmi ilköğretim okulunda 1554 öğretmen ve 3 özel ilköğretim okulunda ise 53 öğretmen olmak üzere, toplam 1607 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, 19 resmi ilköğretim okulunda görev yapan 631 öğretmen ve 3 özel ilköğretim okulunda görev yapan 39 öğretmen olmak üzere, toplam 670 öğretmeni kapsamaktadır.Araştırmada, veri toplama aracı olarak, Beycioğlu (2009) tarafından geliştirilen `'Öğretmen Liderliğine İlişkin Algı ve Beklenti Belirleme Ölçeği-ÖLAB'' kullanılmıştır. Ölçekte, öğretmen liderliği Kurumsal Gelişme, Mesleki Gelişme ve Meslektaşlarla İşbirliği olmak üzere üç boyutta ele alınmıştır.Ölçek iki bölümden oluşmaktadır. Ölçeğin birinci bölümü, katılımcıların cinsiyeti, mesleki kıdemi, en son mezun olduğu okul türü, branşı ve çalışılan okul türü ile ilgili sorular oluşturmaktadır. İkinci bölümde ise, resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin sergiledikleri liderlik rollerine ilişkin algılarını 1-5 aralığındaki derecelendirmeye dayalı olarak ölçen 25 madde yer almaktadır.İstatistiksel analizlerde, ölçeğe verilen yanıtların standart sapması, frekansı, yüzdesi ve aritmetik ortalaması dikkate alınmıştır. Diğer yandan, maddelere verilen yanıtların bağımsız değişkenlere (cinsiyet, mesleki kıdem yılı, en son mezun olunan okul, branş ve çalışılan okul türü) ve alt boyutlara göre analizinde, 5'li derecelendirmeden elde edilen toplam puanlar esas alınmıştır.Resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin algıları arasında farklılık olup olmadığını karşılaştırmak amacıyla ikili karşılaştırmalarda %95 güvenirlikte t testi, Tukey testi ve Mann Whitney U testi; çoklu karşılaştırmalarda ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal Wallis uygulanmıştır.Araştırmada aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır:1. Resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin sergiledikleri liderlik rollerine ilişkin algıları `'Çok'' düzeyinde olup, bu algılar arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır.2. Resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin sergiledikleri liderlik rollerine ilişkin algıları, öğretmen liderliğinin; Kurumsal Gelişme, Mesleki Gelişime ve Meslektaşlarla İşbirliği boyutlarına göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir.3. Resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin sergiledikleri liderlik rollerine ilişkin algılarında, cinsiyet açısından anlamlı farklılık bulunurken, özel ilköğretim okulları için, anlamlı farklılık bulunmamıştır. Resmi ilköğretim okullarında, erkek öğretmenler kadın öğretmenlere kıyasla daha fazla `'lider öğretmen'' rolü oynamaktadırlar.Cinsiyet değişkeni açısından, resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin liderlik rollerinin `'Kurumsal Gelişme'' ve `'Meslektaşlarla İşbirliği'' boyutlarına ilişkin algıları arasında anlamlı farklılık bulunmakta, `'Mesleki Gelişim'' boyutu açısından anlamlı farklılık bulunmamaktadır. Erkek öğretmenlerin ?Meslektaşlarla İşbirliği? ve ?Kurumsal Gelişme? boyutlarına ilişlin algıları, kadın öğretmenlerin algılarından daha yüksektir.4. Kadın ve erkek öğretmenlerin sergiledikleri liderlik rollerine ilişkin algılarında, hem boyut ayrımı yapılmaksızın genel olarak, hem de öğretmen liderliğinin alt boyutları açısından, görev yapılan okul değişkeni (resmi ve özel ilköğretim okulları) bazında anlamlı farklılık bulunmamaktadır.5. Resmi ve özel ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin mezun oldukları okul değişkeni (eğitim fakültesi ve diğer fakülteler) açısından, liderlik rollerinin alt boyutlarında, öğretmenlerin sergiledikleri liderlik rollerine ilişkin algıları arasında anlamlı farklılık bulunmamaktadır.6. Eğitim fakültesi mezunu olan ve olmayan öğretmenlerin sergiledikleri liderlik rollerine ilişkin algılarında, hem boyut ayrımı yapılmaksızın genel olarak, hem de öğretmen liderliğinin boyutları açısından, görev yapılan okul değişkeni (resmi ve özel ilköğretim okulları) bazında anlamlı farklılık bulunmamaktadır.7. Resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin sergiledikleri liderlik rollerine ilişkin algılarında, branşları açısından anlamlı farklılık bulunurken, özel ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin algılarında anlamlı farklılık bulunmamaktadır. Branş değişkeni açısından, resmi ilköğretim okullarındaki öğretmenlerin `'Kurumsal Gelişme'' ve `'Meslektaşlarla İşbirliği'' boyutlarında branşı sınıf öğretmenliği olanların sosyal bilimler branşından olanlara kıyasla daha yüksek oranda `'lider öğretmenlik'' algısına sahip oldukları belirlenmiştir.8. Branş değişkeni açısından, resmi ve özel ilköğretim okullarındaki öğretmenlerin sergiledikleri liderlik rollerine ilişkin algıları boyut ayrımı yapılmaksızın bütünsel olarak değerlendirildiğinde, matematik ve fen bilimleri branşında özel ilköğretim okulları lehine anlamlı farklılık görülmekte olup, diğer branşlarda anlamlı farklılık görülmemiştir.9. Mesleki kıdem değişkeni açısından, resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin sergiledikleri liderlik rollerine ve bütün boyutlarına ilişkin algıları arasında anlamlı farklılık görülürken, özel ilköğretim okullarında anlamlı farklılık görülmemiştir. Mesleki kıdem arttıkça, öğretmen liderliği rollerine ilişkin algıların da arttığı belirlenmiştir.10. Mesleki kıdem değişkeni açısından resmi ve özel ilköğretim okullarında görevli öğretmenlerin boyut ayrımı yapılmaksızın genel algıları arasında, özel ilköğretim okulları lehine anlamlı farklılık bulunmaktadır. Buna göre; 6-10 yıl arası kıdeme sahip öğretmenlerin algıları arasında anlamlı farklılık bulunup, diğer kıdem gruplarında anlamlı farklılık görülmemektedir.Mesleki kıdem değişkeni açısından, resmi ve özel ilköğretim okullarındaki katılımcı öğretmenlerin algıları arasında `'Mesleki Gelişme'' ve `'Kurumsal Gelişme'' boyutunda anlamlı farklılık bulunmakta, `'Meslektaşlarla İşbirliği'' boyutunda ise anlamlı farklılık bulunmamaktadır. Buna göre; 6-10 yıl arası kıdeme sahip öğretmenlerin algıları arasında özel ilköğretim okulları lehine anlamlı faklılık bulunup, diğer kıdem gruplarında anlamlı farklılık görülmemektedir.Anahtar Kelimeler: Öğretmen, ilköğretim öğretmeni, liderlik, öğretmen liderliği.
Okul öncesi öğretmenlerinin mesleki etik davranışlar hakkındaki görüşlerinin incelenmesi: Adıyaman ili örneği
Bu araştırmanın amacı, Okul Öncesi Öğretmenlerin Mesleki Etik Davranışlar Hakkındaki Görüşleri'ni değerlendirmektir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Adıyaman il merkezinde bulunan resmi okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu araştırmanın örneklemini, Adıyaman il merkezinde yer alan resmi anasınıfı ve anaokullarında 2011- 2012 eğitim- öğretim yılında görev yapan 194 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Sakin (2007) tarafından geliştirilmiş olan Okul Öncesi Öğretmeninin Etik Davranışları Ölçeği (OÖEDÖ) kullanılmıştır. Ölçek 63 sorudan ve yedi alt boyuttan oluşmaktadır. OÖEDÖ 6'lı likert ölçeği şeklinde hazırlanmış ve Sakin (2007) tarafından geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Okul Öncesi Öğretmenin Etik Davranışlar Ölçeği (OÖEDÖ)'nin iç tutarlık katsayıları, Cronbach alfa (r= .893) güvenirlik değerlerine ulaşılmıştır. Ölçekte belirtilen okul öncesi öğretmenlerin etik kurallara uygun davranışları ne sıklıkta benimsediklerini belirlemeye yönelik düzenlenen 6'lı likert ölçeğinin yanıtları: `Hiç Katılmıyorum', `Çoğunlukla Katılmıyorum', `Biraz Katılmıyorum', `Biraz Katılıyorum', `Çoğunlukla Katılıyorum', `Tamamen Katılıyorum' şeklindedir. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 15.0 paket programı kullanılmış; frekans (f), yüzde (%) ve verilerin homojen dağılıp dağılmadıklarına göre, t-test, Varyans Analizi (ANOVA), Kruskall Wallis H gibi anlamlılık testlerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, değişkenler arasında anlamlı anlamsız ilişkiler bulunmuştur. Okul Öncesi Öğretmenlerin Mesleki Etik Davranışlarına İlişkin Görüşleri arasında, yaş, medeni durum, mezun olunan kurum, çalışılan okul türü, sahip olunan çocuk sayısı, babalarının öğrenim durumu, ekonomik durumlarına göre genelde farklılaşma olmadığı; toplam hizmet süresi, annelerinin öğrenim durumu ve kardeş sayılarına göre ise farklılaşma olduğu görülmüştür.Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Adıyaman, Malatya ve Şanlıurfa illerinde Geometridae (Lepidoptera) faunası ve sistematiği üzerine araştırmalar
Bu çalışma, 2015-2020 yılları arasında Adıyaman, Malatya ve Şanlıurfa illerinde yayılış gösteren Geometridae türlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma süresince Robinson ışık tuzağı, perde ışık tuzağı ve atrapla süpürme metotları ile araştırma bölgesinden toplam 2688 Geometridae ergin örneği elde edilmiştir. Yakalanan ergin örnekler etil asetatlı öldürme şişelerine alınıp öldürülerek saklama kavanozlarına aktarılmıştır. Araziden elde edilen ergin örnekler entomoloji laboratuvarına getirilmiş ve standart müze metotlarına uygun bir şekilde gerilerek teşhis işlemleri için Gaziantep Üniversitesi Biyoloji Bölümü Entomoloji Laboratuvarında bulunan böcek dolaplarında muhafaza altına alınmıştır. Teşhis işlemleri sonucunda Geometridae familyasından 4 altfamilya içerisinde, 54 cinse ait 99 tür tespit edilmiştir. Ayrıca, Adıyaman'dan 68 tür, Malatya'dan 58'tür ve Şanlıurfa'dan 16 tür bu çalışma ile ilk kez kayıt edilmiştir. Her bir tür için morfolojik tanımlamalar yapılmış ve ergin büyüklükleri verilmiştir. Ayrıca bu türlere ait ergin, kanat ve genital yapılarının fotoğrafları sunulmuştur. Bunun yanı sıra, literatürlere göre türlerin konukçu bitkiler ve zoocoğrafik yayılışları verilmiştir. Bu çalışmanın sonuçları, Türkiye Geometridae faunasının ve yayılışının belirlenmesine katkılar sunmuştur.
Adıyaman şehir turizminin mevcut durumu ve geliştirme stratejileri üzerine bir araştırma
Günümüzde fiziksel, sosyal ve kültürel kaynaklar açısından zengin olan şehirler yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak noktası haline gelmiştir. Bu durum birçok şehir ve ülkenin kalkınmasında itici bir güç oluşturmuştur. Bu araştırmanın temel amacı; Adıyaman ilinin şehir turizm potansiyelini belirlemek ve geliştirilmesine yönelik stratejileri belirlemektir. Bu amaca uygun olacak şekilde derinlemesine sonuç elde edebilmek için nitel yöntemler araştırması kullanılmıştır. Araştırmada nitel araştırma türlerinden biri olan durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama tekniği olarak yarı yapılandırılmış mülakat tekniği kullanılmıştır. Bu kapsamda 11 sorudan oluşan bir mülakat formu kullanılmıştır. Görüşme formları Adıyaman'daki turizm paydaşlarına (müze müdürlüğü, il kültür ve turizm müdürlüğü, turizm akademisyenleri, seyahat acenteleri, otel yöneticileri ve yerel halk) sorulmuştur. Görüşmeler Temmuz-Eylül 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler MAXQDA Nitel Veri Analiz Programı kullanılarak analize tabi tutulmuştur. Araştırma sırasında elde edilen verilerden yola çıkarak toplam 4 tema, 12 kod ve 4 alt kod oluşturulmuştur. Araştırmada elde edilen veriler ışığında Adıyaman'ın şehir turizmi potansiyelinin yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte Adıyaman'daki Nemrut Dağı'nın ilin en büyük turistik kaynak değeri ve çekicilik unsuru olduğu, Adıyaman'daki turizm faaliyetleri ile ilgili yapılan tanıtımların yetersiz olduğu ve Adıyaman'ın turizm altyapısının yetersiz olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca katılımcıların ifadelerine göre Adıyaman'ın kültür turizmi ile ön planda olması gerektiğine ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlardan hareketle kamu kurumlarına, özel sektöre, İl Kültür Turizm Müdürlüğü'ne ve akademisyenlere yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Adıyaman yöresi süt sığırcılığı işletmelerinde ahırların yapısal yönden mevcut durumları ve geliştirilme olanakları üzerine bir çalışma
Herhangi bir bölgede yapılacak olan hayvan barınağı, iklim, yapı sistemleri, yapı malzemesinin yöreden sağlanma olanakları ve yetiştiricilik sistemi gibi kriterler gözönünde bulundurularak planlanmalıdır. Bu araştırmada Adıyaman yöresindeki barınakların yapısal yönden mevcut durumları saptanmış ve yöreye en uygun sistemin serbest duraklı açık barınak olduğu belirlenmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda iklim koşullan ve barınak planlama kriterleri dikkate alınarak iki adet farklı kapasitede serbest duraklı açık barınak planı çizilmiştir.Anahtar Kelimeler: Hayvan Barınağı Planlanması, Süt Sığırcılığı Barınağı, Süt Sığın
Kahta kuzeybatısı (Adıyaman) tersiyer istifinin mikropaleontolojik incelenmesi ve ortamsal yorumu
Çalışma alanı, Adıyaman İlinin kuzeybatısında Kahta ve Besni İlçeleri civarında yer almaktadır. Bölgede Kretase yaşlı kırıntılı kireçtaşlarından oluşan temel üzerine diskordan olarak Geç Paleosen-Eosen yaşlı kiltaşı marn, kumtaşı düzeyleri yer almaktadır. Bu birimin üzerinde diskordan olarak Erken Miyosen yaşlı, bol fosilli resifal kireçtaşları gelmektedir. Bu birimin üzerinde uyumsuz konumda kumtaşı, marn, tüfit düzeylerinde oluşan Geç Miyosen yaşlı birim yer almaktadır. Bu çalışma, Germav, Fırat ve Şelmo Formasyonları olarak tanımlanan birimlerde gerçekleştirilmiştir.Yapılan araştırmada, 5 adet stratigrafik kesit ölçülmüş ve stratigrafik kesit ölçümüne uygun olmayan 4 istasyondan nokta örnekleme yapılmıştır. Bu kesitlerden ve nokta örneklemelerden 41 örnek derlenmiş, laboratuarda yıkama işlemine tabi tutulmuş ve planktonik foraminiferlerden 12 cins ve 36 tür tanımlanarak sistematikteki yerleri belirlenmiştir. Bu türlerin biyostratigrafik dağılımından yararlanılarak Turborotalia frontosa, Turborotalia possagnoensis Zonları ayırtlanmıştır. Ayrıca, ostrakodlardan 22 cins ve 39 tür tanımlanmıştır. Çalışma alanında yüzeyleyen birimlerin litolojisi, ostrakodların ortam belirleyici özellikleri ile planktonik foraminifer içeriği göz önünde bulundurularak, istifin genellikle epineritik, kısmen infraneritik ve batiyal derinlikteki deniz ortamında çökeldiği belirlenmiştir.
Adıyaman ilinin tarım dışı alanlarındaki tuğla-seramik hammadde kaynaklarının kullanım potansiyellerinin belirlenmesi
Adıyaman Bölgesindeki, tarım dışı alanlardaki toprak/kil hammadde kaynaklarının tuğla-kiremit-seramik üretimine uygunluğu araştırılmıştır. Bu nedenle, uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri ile Adıyaman-Merkez, Besni, Kahta, Samsat bölgesinde saptanan olası kaynak alanlarında alınan 13 farklı örnekte fiziksel, kimyasal, mineralojik ve sub-mikroskopik analizler yapılmıştır. Örneklerden hazırlanan tuğlalarda geleneksel ve güncel yöntemlerle üretimler gerçekleştirilmiş ve teknolojik deneylerle standartlara uygunluğu saptanmıştır.Ayrıntılı analiz ve üretimler sonrasında, Rzp ve Çmgz hammaddelerinin yüksek oranda kil, Smst-1 örneğinin ise yüksek oranda kireç içerdiği saptanmıştır. Bsn-1 ve Ekosan'nın pH değeri dışındaki diğer tüm örneklerde pH istenilen düzeylerdedir. Tuzluluk değerleri Ekosan ve Egrçy örneklerinin dışında kabul edilebilir değerler arasındadır. Organik madde içeriği tüm örneklerde TSE standartlarına uygun olan sınırlarda, düşük düzeyde saptanmıştır. Örneklerin tamamında baskın birincil mineral kalsitken smektit başat kil mineralidir. 900oC'de fırınlanan tüm örneklerde diyopsit ve gehlenit, 1040oC'de fırınlanan tüm örneklerde ise akermanit, diyopsit ve bredigit en yaygın yüksek sıcaklık mineralleri olarak belirlenmiştir.Tarama Elektron Mikrokobisi analizleri Hsnck-1 ve Kht-1 örneklerinde 1040°C'de ileri düzeyde sinterleşme olduğunu ortaya koymuştur. Buna karşın 900oC'de sinterleşme düşük kalmıştır. Teknolojik analizler sonrasında örneklerin plastiklik derecesinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Plastisite değerinin en yüksek ve en düşük değerleri arasındaki farkın yüksek oluşunun nedeni olarak örnekler arasındaki kil içeriği farklılığı gösterilebilir. Analizler sonrasında, Bsn-1, Bsn-2, Bsn-3, Smst-1 ve Smst-2 örneklerinin dışında kalan başta Rzp olmak üzere tüm örnekler tuğla ve kiremit üretiminde kullanılabilecek sınırlarda su emme, dayanım ve küçülme davranışları göstermiştir.Sonuç olarak irdelenen Adıyaman Bölgesinde tarım dışı alanlarda yer alan toprak/kil hammaddelerinin uygun karışımlar ile seramik, tuğla ve kiremit endüstrisinde kullanılabileceği ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kil, tuğla, Adıyaman, seramik teknolojisi, tarım dışı alanlar
Adıyaman Sağlık Yüksekokulu öğrencilerinin radyasyonun zararlı etkileri hakkında farkındalık düzeylerinin incelenmesi
Günümüzde önemli bir halk sağlığı sorunu olan radyasyonun zararlı etkileri henüz toplum tarafından iyi bilinmemektedir. Sağlık personelinin kendisini ve hizmet sunduğu insanları radyasyonun zararlı etkilerinden koruyabilmesi, hizmet sunumu esnasında gerekli önlemleri alması ve aynı zamanda bilgilendirici eğitimler verebilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Adıyaman Üniversitesi Sağlık Yüksek Okulu Hemşirelik ve Ebelik Bölümü öğrencilerinin radyasyonun zararlı etkileri hakkında farkındalık düzeylerini değerlendirmek amaçlandı. Araştırma, Adıyaman Üniversitesi Sağlık Yüksek Okulu'nda 2014-2015 eğitim - öğretim döneminde hemşirelik ve ebelik bölümleri 1,2,3. ve 4. sınıflarda öğrenim görmekte olan toplam 583 öğrenci ile görüşülerek tanımlayıcı kesitsel tipte yapıldı. Evrene ulaşım hızı %85,2 olarak gerçekleşti. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan sosyo-demografik değişkenleri içeren "kişisel bilgi anketi" ve güvenilirliği 0.88 olarak belirlenmiş olan "radyasyon tutum ölçeği" kullanılarak toplandı. Araştırmaya katılan öğrencilerden %81'i kız (472) %19'u ise (111) erkekti. Elde edilen veriler Kruscal Wallis, Anova, Levene, Bonferroni ve bağımsız gruplar t testleri kulanılarak analiz edildi. Araştırma verilerine göre hemşirelik öğrencilerinin, ebelik öğrencilerine oranla radyasyonun zararları hakkındaki farkındalıklarının daha yüksek olduğu (p=,000) ve birinci sınıf öğrencilerin diğer sınıf öğrencilerinden radyasyon farkındalıklarının daha yüksek olduğu görüldü (p=,000). Anne ve baba eğitim durumuna göre öğrencilerin radyasyon farkındalık düzeyleri annesi ilköğretim mezunu olan öğrencilerin annesi diğer öğrenim düzeylerine sahip öğrencilere oranla yüksek bulunurken (p=.030), baba öğrenim düzeyi lisansüstü mezunu olanların diğer öğrenim durumlarına göre anlamlı düzeyde düşük olduğu görüldü (p=,000). Katılımcıların "radyasyon tutum" ölçeği toplam puan ortalamalarına bakıldığında, öğrencilerin radyasyonun zararlı etkilerine yönelik farkındalıklarının yeterli düzeyde olmadığı şeklinde yorumlandı. Araştırma sonuçlarına göre, Sağlık Yüksekokulu öğrencilerinin radyasyon farkındalık düzeylerinin yükseltilmesine yönelik, Sağlık Yüksekokulu hemşirelik ve ebelik eğitim programlarının radyasyon zararlarına yönelik içeriklerinin yeniden düzenlenmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik öğrencileri, ebelik öğrencileri, radyasyon, farkındalık, eğitim
Aile işletmelerinde ikinci kuşaktan kaynaklanan sorunlar ve çözüm önerileri: (Sorunların birinci kuşağın görüşleriyle tespit edilmesine yönelik bir alan araştırması)
Bu araştırma Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adıyaman illerinde faaliyet gösteren aile işletmelerinde, ikinci kuşağın işletmeye katılması sonucu ortaya çıkan ikinci kuşaktan kaynaklanan sorunların analizinin yapılması ve bu sorunların çözümüne yönelik önerilerin ortaya konulması amacıyla hazırlanmıştır. Aile işletmelerinde ortaya çıkan sorunlar üzerine yapılan araştırmalar, aile işletmelerinde ikinci kuşaktan kaynaklanan sorunların işletmenin sürekliliğinin sağlanmasında ciddi problemler oluşturabileceğini ortaya koymaktadır. Bu aşamada en büyük dezavantaj özellikle birinci kuşaktan sonra işletme yönetimini devralacak olan ikinci kuşak aile üyesinin belirlenmesi ve yetiştirilmesini sağlayacak olan planlamanın yapılamamasıdır. Bununla birlikte yapılan araştırmalar 1/3'den daha az oranda aile işletmesinin birinci kuşaktan ikinci kuşağa geçebildiğini ve bunların ise ancak yarısının üçüncü kuşağı görebildiklerini ortaya koymaktadır. İkinci kuşaktan kaynaklanan sorunların analizi için Sanayi ve Ticaret Odalarına kayıtlı toplam 1142 aile işletmesine ulaşılmış 315 tanesiyle birebir görüşülmüş ve bunların 251'i değerlendirilmiştir. İnceleme sonucunda Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adıyaman illerindeki aile işletmelerinde ikinci kuşağın yönetime katılmasıyla beraber ikinci kuşaktan kaynaklanan sorunların neler olduğu incelenmiş ve çözüm önerileri geliştirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Aile İşletmeleri, İkinci Kuşak, İkinci Kuşaktan Kaynaklanan Sorunlar.
Örgütlerde bilgi yönetimi uygulamalarının örgüt kültürüne etkisi: Adıyaman Belediyesi örneği
Bu çalışma; Adıyaman ili Belediyesinde çalışanlarının bilgi yönetimi ve örgüt kültürünün karşılıklı etkileşimini incelemek üzere, bilgi yönetimi süreci ve uygulamalarının örgüt kültürü üzerinde olumlu, olumsuz etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel, tanımlayıcı tipte olan çalışmanın evrenini 22/06/2016-30/09/2016 tarihleri arasında Adıyaman Belediyesinde çalışan personel oluşturmaktadır. Evren içerisinde herhangi bir örneklem alınmamış olup, tümüne ulaşılmak istenmiştir. Ancak, 258 kişiye ulaşılmıştır, bu nedenle çalışmaya katılım oranı, %38,7 Araştırmanın verileri; sosyo-demografik özellikler örgüt kültürü ölçeği ve yönetim uygulamaları ölçeğinde oluşmaktadır. Elde edilen bulgulara göre Adıyaman belediyesinde bilgi yönetimi bu süreçlerinin birbirini etkilediği görülmüştür. Bilgi yönetimi uygulamalarının çalışılan pozisyon ile anlamlı farklılıklar görüldüğü tespit edilmiştir. Ayrıca bilgi yönetimi süreçleri örgüt kültürü ile pozitif orta kuvvetli bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırmamızda yapılan analiz ve değerlendirmeler sonucunda Adıyaman Belediyesi çalışanlarının bilgi yönetim uygulamalarını kullandıkları ve bilgi yönetim süreçlerini oluşturdukları görülmektedir. Bu bilgi yönetimi süreçlerinde aksayan yönlerin tespiti ve var olan sistemin daha iyiye taşınması için konu ile ilgili çalışmaların yapılması ve ihtiyaçlar doğrultusunda hizmet içi eğitimler ile personellerin farkındalıklarının arttırılması üstünde durulması gereken önemli hususlar olarak belirlenmiştir.
Tekstil sektöründe kümelenme: Adıyaman'da bir alan çalışması
Tekstil ve hazır giyim sektörü, hammadde olan elyafın nihai ürün olan giyim ve kullanım eşyası haline dönüşüm proseslerini kapsayan bir üretim sürecidir. Gelişmekte olan ülkelerin büyümesine ve kalkınmasına büyük rol oynayan tekstil sektörü, Türkiye'nin lokomotif sektörü olup ülkenin ihracatına büyük bir ivme kazandırmaktadır. Küresel rekabet koşullarında firmalara avantaj sağlayan kümelenme, aynı sektörde faal olan ve aralarında rekabet dışında işbirliği sağlayan tüm paydaşların aynı bölgede yoğunlaşmalarıdır. 1960'lı yıllardan itibaren yaygınlaşmaya başlayan kümelenmeler, işletmelerin yanı sıra bölgelerin yetenek ve dinamiklerini ortaya çıkarması bakımından önem ifade etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Adıyaman ilindeki tekstil kümelenmesi örneği özelinde tekstil sektöründe kümelenmenin mevcut durumunu araştırmak ve kümelenmenin sektöre kazandırdıklarını ortaya koymaktır. Çalışmada yöntem olarak literatür taramasının yanı sıra Adıyaman Tekstil Kümelenme Derneğine üye 12 işletmeye soru formundaki sorular yöneltilerek alınan cevaplarla mevcut durum ortaya konulmuş ve hipotezlere yönelik mülakat yapılmıştır. Araştırmanın Adıyaman ilindeki tekstil sektörü ile kısıtlı olması, çalışmanın sınırlılıkları arasında yer almaktadır. Elde edilen sonuçlar, Adıyaman tekstil sektörünün kümelenmenin avantajlarından yeteri kadar yararlanamadığını göstermektedir. Bunun yanı sıra kümelenme çalışmalarının başarılı olması için düzenli ve sürekli bir şekilde etkinliğin sağlanmasının gerekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Adıyaman il merkezindeki gebelerin gebelik ve anneliğe uyumlarının karşılaştırılması
ÖZET Nurten ÖZÇALKAP, Adıyaman İl Merkezindeki Gebelerin Gebelik ve Anneliğe Uyumlarının Karşılaştırılması, Hemşirelik Programı Yüksek Lisans Tezi. Gaziantep, 2018. Araştırma Adıyaman il merkezindeki gebelerin gebelik ve anneliğe uyumlarının belirlenmesi ve karşılaştırılması amacıyla ilişki arayıcı, kesitsel ve tanımlayıcı tipte planlanmıştır. Araştırma örneklemini 24 Aralık 2016- 28 Şubat 2017 tarihleri arasında Adıyaman ili Halk Sağlığı müdürlüğüne bağlı 17 Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran ve araştırma kriterlerine uyan farklı yaş grubundaki 308 gebe oluşturmuştur. Araştırmada veriler "Gebe Tanıtım Formu" ve "Prenatal Kendini Değerlendirme Ölçeği" kullanılarak toplanmış uygun istatistiksel yöntemler ile değerlendirilmiştir. Çalışmaya katılan gebelerin %62' sinin 21-30 yaş arasında, %54.2' sinin ilköğretim mezunu, %89.9' un çalışmadığı, %57.8'inin sosyal güvencesinin olduğu saptanmıştır. Gebeliklerin %94.5'inin istenen gebelik olduğu, %31.5'inin ise ilk gebelik olduğu ve %47.7'nin üçüncü trimesterde olduğu belirlenmiştir. Gebeliklerin çoğunluğunun planlı ve istenen gebelikler olduğu, gebelik ve annelik ile ilgili duygularının olumlu olduğu, sosyal destek ve bilgiyi en çok ailelerinden aldığı, plansız ve istenen gebeliklerinin gebelik ve annelik uyumunun arttırdığını, kadınların, annelik ve gebelik rol kabulünün orta seviyede olduğu, kadınların sosyal desteği ve bilgi seviyesi artıkça annelik ve gebelik rol kabulünün arttığı, sağlık profesyonellerinden bilgi alan gebe sayısı orta seviyede olmasına karşın gebelik ve annelik uyumunu arttırdığı belirlenmiştir. Annelerin yaş gruplarına göre gebeliğe uyumlarının benzerlik gösterdikleri saptanmıştır. Sonuç olarak ailelerin uygun gördüğü kişi ile evlenenlerin, plansız gebeliklerin, gebeye verilen bilgi ve sosyal desteğin gebelik ve annelik uyumlarını artırdığı, Adıyaman il merkezindeki gebelerin gebelik ve anneliğe uyumlarının benzerlik gösterdikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gebelik, annelik, uyum ve hemşirelik.
Suriyeli mültecilerin iş bulma aşamasında karşılaştıkları sorunlar (Adıyaman örneği)
Bu çalışmada Adıyaman'da yaşayan Suriyeli mültecilerin işgücü piyasalarına entegrasyonları için sosyo-ekonomik ve mesleki profilleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma genel tarama türünde yürütülmüş betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu, Adıyaman şehir merkezinde yaşayan 110 aile ve bu alilere mensup 493 kişi oluşturmuş ve katılımcıların %55.2'si erkek ve % 44.8'i kadındır. Örneklemin seçiminde kartopu örnekleme modeli kullanılmıştır. Mültecilerin mesleki profillerini belirmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen ve 28 maddeden oluşan anket uygulanmıştır. Anketler yüz yüze yapılan görüşme ile gerçekleştirilmiş ve Türkçe bilmeyen mültecilerden veri sağlamak amacıyla tercüman desteği alınmıştır. Verilerin analizinde yüzde, frekans ve çapraz tablo teknikleri kullanılmıştır. Adıyaman'da yaşayan Suriyeli mültecilerin yaş ortalamalarının çok genç olmasına karşın mültecilerin beşte birinin hiç eğitim almadığı, üçte ikisinden fazlası ise sadece temel eğitim aldığı ve bu nedenle mültecilerin sosyo-ekonomik durumlarının oldukça düşük olması nedeniyle iş bulmada zorluklar yaşadıkları, günlük geçici işlerde çalıştıkları, çok az gelir elde edebildikleri sonucuna ulaşılmıştır. Mültecilerden iş yaşamına katılacak kişi oranının yüksek olması nedeniyle onlara farklı alanlarda meslek kazandırılması, Türkçenin etkili bir biçimde öğretilmesi, informal becerileri olanların sertifikalandırılması, istihdam ve girişimcilik olanakları çeşitlendirilerek teşvik edilmesi, toplumsal ayrımcılığın azaltılması için çalışmaların yapılması yönünde öneriler geliştirilmiştir.
Kırsal yerleskelerde altyapı sistemlerinin karşılaştırmalı değerlendirilmesi: Adıyaman ve Kanada örneği
Bu araştırmada Adıyaman ili ve Adıyaman iline bağlı kırsal yerleşimlerin kanalizasyon sistemleri ve bu kanalizasyon sistemlerinin bölge sakinlerinin içme suyunu tedarik ettiği kaynak ile etkileşimi incelenmiş olup, bu durumların halk sağlığı açısından tehlike oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca, Adıyaman ili ve kırsal yerleşimleri ile Kanada'nın altyapı sistem verilerinin karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda köylerin yerel yönetim yetkilileri ile iletişime geçilerek bilgiler toplanmıştır. Elde edilen veriler ve TÜİK verileri ele alınmıştır. Ayrıca, Kanada'nın paylaşmış olduğu verilerin bulunduğu devletin resmi siteden alınan veriler ile Türkiye'nin verileri karşılaştırılmış olup Adıyaman ili ve kırsal yerleşkeler özelinde değerlendirme amaçlanmıştır. Bu araştırmanın örneklemini Adıyaman ili Merkez ilçesine bağlı 127 köy ve Kanada'nın 10 eyalet, 3 bölge oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Adıyaman ili merkez ilçedeki kırsal yerleşim yerlerinin %76'sinin kanalizasyon uzaklaştırma sisteminin olduğu ancak atıksu arıtma sisteminin olmadığı, bazı yerleşim yerlerinde ise kanalizasyonun sorun haline geldiği ve halk sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiği görülmüştür. Kanada'nın Kırsal yerleşkelerinin altyapı verileri incelenmiştir. Bazı altyapı çalışmalarının tamamlanmamış olmasına rağmen sağlık ve çevre açısından tehlike oluşturacak durum tespit edilememiştir. Bu sonuçlara Adıyaman kırsalında kanalizasyon sistemlerinin kurulması ve kanalizasyondan kaynaklanan halk sağlığı riskinin ortadan kaldırılması önerilmektedir.
Satın alınan konuta duyulan memnuniyete etki eden faktörler ve gelirin düzenleyici rolü: Adıyaman il merkezinde bir uygulama
Bu çalışmanın amacı; Adıyaman ilinde yaşayanların konut satın almalarını etkileyen faktörlerin satın aldıkları konuttan duydukları memnuniyete yönelik düşüncelerini ortaya çıkarmayı amaçlamıştır. Çalışma kapsamında konut satın almayı etkileyen faktörler ve satın alınan konuttan duyulan memnuniyet arasındaki ilişkide kişilerin gelir düzeyinin bu ilişkide düzenleyicilik rolünün bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Özellikle konut satın alan kişilerin memnuniyet düzeyleri kişilerin yaşamış topulumun kültüründen etkilenmektedir. Diğer taraftan satın alınan konuttan duyulan memnuyite yönelik kişilerin tutumlarının Türk kültüründe Batı kültüründen farklı olduğu düşünülmektedir. Bu doğrultuda Türk kültürüne uygun olarak bireylerin satın aldıkları konuttan duydukları memnuniyeti ölçmek için yeni bir ölçek geliştirilmiştir. Bu doğrultuda ilk olarak orijinal bir ölçeğin geliştirilmesi amacıyla temel kaynaklardan ve literatürde yer alan ölçek geliştirme çalışmalarından faydalanılarak; madde havuzunun oluşturulması, ölçeğin yapılandırılması ve ölçeğin değerlendirilmesinden oluşan üç aşamalı bir yöntem kullanılmıştır. Oluşturulan madde havuzu uzman görüşüne başvurulurak içerik geçerliliği sağlanmıştır. Daha sonra 119 kişiye pilot uygulama yapılmış ve temel uygulamaya geçilmesine karar verilmiştir. Adıyaman ilinde yaşayan ve konut sahibi 450 kişi ile yapılan anket formu yöntemiyle veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler istatistik yöntemlerle analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında kullanılan ölçeğin geçerliliği ve güvenilirliği sağlanmıştır. Bir sonraki aşamada, araştırma modeline uygun olarak geliştirilen 8 hipotez test edilmiştir. Hipotezlerin test edilmesinde Hayes Process Macro programından faydalanmıştır. İlgili programda model 4 yani düzenleyici etki analizine başvurulmuştur. Yapılan analizler sonucunda 5 hipotez desteklenmiştir. Bu çalışmada 52 maddeden oluşan "satın alınan konuttan duyulan memnuniyet ölçeği" ölçek geliştirme ve geliştirilen ölçeğin sahada uygulanmasını kapsayan iki aşamadan oluşmuştur.
Beslenme danışma merkezine başvuran obez bireylerin 3 yıllık izlem sonuçlarının ve yeme farkındalığı davranışlarının araştırılması
Bu çalışmanın amacı, Adıyaman'da bulunan bir Beslenme Danışma Merkezine başvurmuş olan obez bireylerin ağırlık kayıpları ile ilgili 3 yıllık izlem sonuçlarının, etkili etmenlerin ve yeme farkındalığı davranışlarının araştırılmasıdır. Araştırma, obez bireylerden diyet uygulaması sonucu %10 oranında ağırlık kaybeden ve araştırmaya katılmaya gönüllü, %62,7'si kadın ve %37,3'ü erkek olmak üzere 102 yetişkin birey arasında yapılmıştır. Katılımcılar 3 yıl sonra Beslenme Danışmanlığı merkezine yeniden davet edilip aynı uzman tarafından ve aynı ekipmanlar kullanılarak antropometrik ölçümleri alınmış; Framson ve arkadaşları tarafından geliştirilen Mindful Eating Questionnare (MEQ)'un Türkçeye uyarlanmış versiyonu olan yeme farkındalığı ölçeği-30 (YFÖ-30) kullanılarak yeme farkındalıkları ölçülmüştür. Katılımcıların yaş ortalaması 38.97±9.44 yıl olup diyet öncesi BKİ ortalaması 34,87±5,97 kg/m², diyet sonrası 28,70±6,58 kg/m², 3 yıl sonraki BKİ ortalaması 30,99±6,52 kg/m² olarak hesaplanmıştır. Katılımcıların %33,3'ü 3 yıl içerisinde kaybettikleri ağırlığın %19,7'sini daha kaybetmiş, %62,8'si kaybettiği ağırlığın %60,3'ünü geri kazanmış, %3,9'u ise diyet sonrası ağırlığını korumuştur. Ağırlığı azalan bireylerin yaş ortalamaları daha küçük (p<0.05), eğitim seviyeleri daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Tüm katılımcıların yeme farkındalığı genel skor ortalaması 3.31±0.47, ağırlığı azalanların 3.37±0.50, ağırlığı değişmeyenlerin 3.76±0.34, ağırlığı artanların ise 3.26±0.44 olarak saptanmıştır. Katılımcıların yeme farkındalığı genel skoru ile ağırlık yönetimi arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p>0.05). Ağırlığı azalanların yeme disiplini skoru ağırlığı artanlardan anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Ağırlık kaybeden obez bireylerin kaybettikleri ağırlığı uzun süre geri kazanmamaları için yeterli ve dengeli beslenmeyi ve egzersizi yaşam tarzı olarak benimsemeleri ve yeme farkındalığı konusunda bilinçlendirilmeleri ve izlenmeleri önemlidir.