Adıyaman
103 theses under this subject heading
Okul öncesi öğretmenlerinin mesleki etik davranışlar hakkındaki görüşlerinin incelenmesi: Adıyaman ili örneği
Bu araştırmanın amacı, Okul Öncesi Öğretmenlerin Mesleki Etik Davranışlar Hakkındaki Görüşleri'ni değerlendirmektir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Adıyaman il merkezinde bulunan resmi okul öncesi eğitim kurumlarında görev yapan okul öncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu araştırmanın örneklemini, Adıyaman il merkezinde yer alan resmi anasınıfı ve anaokullarında 2011- 2012 eğitim- öğretim yılında görev yapan 194 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Sakin (2007) tarafından geliştirilmiş olan Okul Öncesi Öğretmeninin Etik Davranışları Ölçeği (OÖEDÖ) kullanılmıştır. Ölçek 63 sorudan ve yedi alt boyuttan oluşmaktadır. OÖEDÖ 6'lı likert ölçeği şeklinde hazırlanmış ve Sakin (2007) tarafından geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Okul Öncesi Öğretmenin Etik Davranışlar Ölçeği (OÖEDÖ)'nin iç tutarlık katsayıları, Cronbach alfa (r= .893) güvenirlik değerlerine ulaşılmıştır. Ölçekte belirtilen okul öncesi öğretmenlerin etik kurallara uygun davranışları ne sıklıkta benimsediklerini belirlemeye yönelik düzenlenen 6'lı likert ölçeğinin yanıtları: `Hiç Katılmıyorum', `Çoğunlukla Katılmıyorum', `Biraz Katılmıyorum', `Biraz Katılıyorum', `Çoğunlukla Katılıyorum', `Tamamen Katılıyorum' şeklindedir. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 15.0 paket programı kullanılmış; frekans (f), yüzde (%) ve verilerin homojen dağılıp dağılmadıklarına göre, t-test, Varyans Analizi (ANOVA), Kruskall Wallis H gibi anlamlılık testlerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, değişkenler arasında anlamlı anlamsız ilişkiler bulunmuştur. Okul Öncesi Öğretmenlerin Mesleki Etik Davranışlarına İlişkin Görüşleri arasında, yaş, medeni durum, mezun olunan kurum, çalışılan okul türü, sahip olunan çocuk sayısı, babalarının öğrenim durumu, ekonomik durumlarına göre genelde farklılaşma olmadığı; toplam hizmet süresi, annelerinin öğrenim durumu ve kardeş sayılarına göre ise farklılaşma olduğu görülmüştür.Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Adıyaman, Malatya ve Şanlıurfa illerinde Geometridae (Lepidoptera) faunası ve sistematiği üzerine araştırmalar
Bu çalışma, 2015-2020 yılları arasında Adıyaman, Malatya ve Şanlıurfa illerinde yayılış gösteren Geometridae türlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma süresince Robinson ışık tuzağı, perde ışık tuzağı ve atrapla süpürme metotları ile araştırma bölgesinden toplam 2688 Geometridae ergin örneği elde edilmiştir. Yakalanan ergin örnekler etil asetatlı öldürme şişelerine alınıp öldürülerek saklama kavanozlarına aktarılmıştır. Araziden elde edilen ergin örnekler entomoloji laboratuvarına getirilmiş ve standart müze metotlarına uygun bir şekilde gerilerek teşhis işlemleri için Gaziantep Üniversitesi Biyoloji Bölümü Entomoloji Laboratuvarında bulunan böcek dolaplarında muhafaza altına alınmıştır. Teşhis işlemleri sonucunda Geometridae familyasından 4 altfamilya içerisinde, 54 cinse ait 99 tür tespit edilmiştir. Ayrıca, Adıyaman'dan 68 tür, Malatya'dan 58'tür ve Şanlıurfa'dan 16 tür bu çalışma ile ilk kez kayıt edilmiştir. Her bir tür için morfolojik tanımlamalar yapılmış ve ergin büyüklükleri verilmiştir. Ayrıca bu türlere ait ergin, kanat ve genital yapılarının fotoğrafları sunulmuştur. Bunun yanı sıra, literatürlere göre türlerin konukçu bitkiler ve zoocoğrafik yayılışları verilmiştir. Bu çalışmanın sonuçları, Türkiye Geometridae faunasının ve yayılışının belirlenmesine katkılar sunmuştur.
Adıyaman şehir turizminin mevcut durumu ve geliştirme stratejileri üzerine bir araştırma
Günümüzde fiziksel, sosyal ve kültürel kaynaklar açısından zengin olan şehirler yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak noktası haline gelmiştir. Bu durum birçok şehir ve ülkenin kalkınmasında itici bir güç oluşturmuştur. Bu araştırmanın temel amacı; Adıyaman ilinin şehir turizm potansiyelini belirlemek ve geliştirilmesine yönelik stratejileri belirlemektir. Bu amaca uygun olacak şekilde derinlemesine sonuç elde edebilmek için nitel yöntemler araştırması kullanılmıştır. Araştırmada nitel araştırma türlerinden biri olan durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama tekniği olarak yarı yapılandırılmış mülakat tekniği kullanılmıştır. Bu kapsamda 11 sorudan oluşan bir mülakat formu kullanılmıştır. Görüşme formları Adıyaman'daki turizm paydaşlarına (müze müdürlüğü, il kültür ve turizm müdürlüğü, turizm akademisyenleri, seyahat acenteleri, otel yöneticileri ve yerel halk) sorulmuştur. Görüşmeler Temmuz-Eylül 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler MAXQDA Nitel Veri Analiz Programı kullanılarak analize tabi tutulmuştur. Araştırma sırasında elde edilen verilerden yola çıkarak toplam 4 tema, 12 kod ve 4 alt kod oluşturulmuştur. Araştırmada elde edilen veriler ışığında Adıyaman'ın şehir turizmi potansiyelinin yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte Adıyaman'daki Nemrut Dağı'nın ilin en büyük turistik kaynak değeri ve çekicilik unsuru olduğu, Adıyaman'daki turizm faaliyetleri ile ilgili yapılan tanıtımların yetersiz olduğu ve Adıyaman'ın turizm altyapısının yetersiz olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca katılımcıların ifadelerine göre Adıyaman'ın kültür turizmi ile ön planda olması gerektiğine ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlardan hareketle kamu kurumlarına, özel sektöre, İl Kültür Turizm Müdürlüğü'ne ve akademisyenlere yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Adıyaman yöresi süt sığırcılığı işletmelerinde ahırların yapısal yönden mevcut durumları ve geliştirilme olanakları üzerine bir çalışma
Herhangi bir bölgede yapılacak olan hayvan barınağı, iklim, yapı sistemleri, yapı malzemesinin yöreden sağlanma olanakları ve yetiştiricilik sistemi gibi kriterler gözönünde bulundurularak planlanmalıdır. Bu araştırmada Adıyaman yöresindeki barınakların yapısal yönden mevcut durumları saptanmış ve yöreye en uygun sistemin serbest duraklı açık barınak olduğu belirlenmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda iklim koşullan ve barınak planlama kriterleri dikkate alınarak iki adet farklı kapasitede serbest duraklı açık barınak planı çizilmiştir.Anahtar Kelimeler: Hayvan Barınağı Planlanması, Süt Sığırcılığı Barınağı, Süt Sığın
Kahta kuzeybatısı (Adıyaman) tersiyer istifinin mikropaleontolojik incelenmesi ve ortamsal yorumu
Çalışma alanı, Adıyaman İlinin kuzeybatısında Kahta ve Besni İlçeleri civarında yer almaktadır. Bölgede Kretase yaşlı kırıntılı kireçtaşlarından oluşan temel üzerine diskordan olarak Geç Paleosen-Eosen yaşlı kiltaşı marn, kumtaşı düzeyleri yer almaktadır. Bu birimin üzerinde diskordan olarak Erken Miyosen yaşlı, bol fosilli resifal kireçtaşları gelmektedir. Bu birimin üzerinde uyumsuz konumda kumtaşı, marn, tüfit düzeylerinde oluşan Geç Miyosen yaşlı birim yer almaktadır. Bu çalışma, Germav, Fırat ve Şelmo Formasyonları olarak tanımlanan birimlerde gerçekleştirilmiştir.Yapılan araştırmada, 5 adet stratigrafik kesit ölçülmüş ve stratigrafik kesit ölçümüne uygun olmayan 4 istasyondan nokta örnekleme yapılmıştır. Bu kesitlerden ve nokta örneklemelerden 41 örnek derlenmiş, laboratuarda yıkama işlemine tabi tutulmuş ve planktonik foraminiferlerden 12 cins ve 36 tür tanımlanarak sistematikteki yerleri belirlenmiştir. Bu türlerin biyostratigrafik dağılımından yararlanılarak Turborotalia frontosa, Turborotalia possagnoensis Zonları ayırtlanmıştır. Ayrıca, ostrakodlardan 22 cins ve 39 tür tanımlanmıştır. Çalışma alanında yüzeyleyen birimlerin litolojisi, ostrakodların ortam belirleyici özellikleri ile planktonik foraminifer içeriği göz önünde bulundurularak, istifin genellikle epineritik, kısmen infraneritik ve batiyal derinlikteki deniz ortamında çökeldiği belirlenmiştir.
Adıyaman ilinin tarım dışı alanlarındaki tuğla-seramik hammadde kaynaklarının kullanım potansiyellerinin belirlenmesi
Adıyaman Bölgesindeki, tarım dışı alanlardaki toprak/kil hammadde kaynaklarının tuğla-kiremit-seramik üretimine uygunluğu araştırılmıştır. Bu nedenle, uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri ile Adıyaman-Merkez, Besni, Kahta, Samsat bölgesinde saptanan olası kaynak alanlarında alınan 13 farklı örnekte fiziksel, kimyasal, mineralojik ve sub-mikroskopik analizler yapılmıştır. Örneklerden hazırlanan tuğlalarda geleneksel ve güncel yöntemlerle üretimler gerçekleştirilmiş ve teknolojik deneylerle standartlara uygunluğu saptanmıştır.Ayrıntılı analiz ve üretimler sonrasında, Rzp ve Çmgz hammaddelerinin yüksek oranda kil, Smst-1 örneğinin ise yüksek oranda kireç içerdiği saptanmıştır. Bsn-1 ve Ekosan'nın pH değeri dışındaki diğer tüm örneklerde pH istenilen düzeylerdedir. Tuzluluk değerleri Ekosan ve Egrçy örneklerinin dışında kabul edilebilir değerler arasındadır. Organik madde içeriği tüm örneklerde TSE standartlarına uygun olan sınırlarda, düşük düzeyde saptanmıştır. Örneklerin tamamında baskın birincil mineral kalsitken smektit başat kil mineralidir. 900oC'de fırınlanan tüm örneklerde diyopsit ve gehlenit, 1040oC'de fırınlanan tüm örneklerde ise akermanit, diyopsit ve bredigit en yaygın yüksek sıcaklık mineralleri olarak belirlenmiştir.Tarama Elektron Mikrokobisi analizleri Hsnck-1 ve Kht-1 örneklerinde 1040°C'de ileri düzeyde sinterleşme olduğunu ortaya koymuştur. Buna karşın 900oC'de sinterleşme düşük kalmıştır. Teknolojik analizler sonrasında örneklerin plastiklik derecesinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Plastisite değerinin en yüksek ve en düşük değerleri arasındaki farkın yüksek oluşunun nedeni olarak örnekler arasındaki kil içeriği farklılığı gösterilebilir. Analizler sonrasında, Bsn-1, Bsn-2, Bsn-3, Smst-1 ve Smst-2 örneklerinin dışında kalan başta Rzp olmak üzere tüm örnekler tuğla ve kiremit üretiminde kullanılabilecek sınırlarda su emme, dayanım ve küçülme davranışları göstermiştir.Sonuç olarak irdelenen Adıyaman Bölgesinde tarım dışı alanlarda yer alan toprak/kil hammaddelerinin uygun karışımlar ile seramik, tuğla ve kiremit endüstrisinde kullanılabileceği ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kil, tuğla, Adıyaman, seramik teknolojisi, tarım dışı alanlar
Adıyaman Sağlık Yüksekokulu öğrencilerinin radyasyonun zararlı etkileri hakkında farkındalık düzeylerinin incelenmesi
Günümüzde önemli bir halk sağlığı sorunu olan radyasyonun zararlı etkileri henüz toplum tarafından iyi bilinmemektedir. Sağlık personelinin kendisini ve hizmet sunduğu insanları radyasyonun zararlı etkilerinden koruyabilmesi, hizmet sunumu esnasında gerekli önlemleri alması ve aynı zamanda bilgilendirici eğitimler verebilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Adıyaman Üniversitesi Sağlık Yüksek Okulu Hemşirelik ve Ebelik Bölümü öğrencilerinin radyasyonun zararlı etkileri hakkında farkındalık düzeylerini değerlendirmek amaçlandı. Araştırma, Adıyaman Üniversitesi Sağlık Yüksek Okulu'nda 2014-2015 eğitim - öğretim döneminde hemşirelik ve ebelik bölümleri 1,2,3. ve 4. sınıflarda öğrenim görmekte olan toplam 583 öğrenci ile görüşülerek tanımlayıcı kesitsel tipte yapıldı. Evrene ulaşım hızı %85,2 olarak gerçekleşti. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan sosyo-demografik değişkenleri içeren "kişisel bilgi anketi" ve güvenilirliği 0.88 olarak belirlenmiş olan "radyasyon tutum ölçeği" kullanılarak toplandı. Araştırmaya katılan öğrencilerden %81'i kız (472) %19'u ise (111) erkekti. Elde edilen veriler Kruscal Wallis, Anova, Levene, Bonferroni ve bağımsız gruplar t testleri kulanılarak analiz edildi. Araştırma verilerine göre hemşirelik öğrencilerinin, ebelik öğrencilerine oranla radyasyonun zararları hakkındaki farkındalıklarının daha yüksek olduğu (p=,000) ve birinci sınıf öğrencilerin diğer sınıf öğrencilerinden radyasyon farkındalıklarının daha yüksek olduğu görüldü (p=,000). Anne ve baba eğitim durumuna göre öğrencilerin radyasyon farkındalık düzeyleri annesi ilköğretim mezunu olan öğrencilerin annesi diğer öğrenim düzeylerine sahip öğrencilere oranla yüksek bulunurken (p=.030), baba öğrenim düzeyi lisansüstü mezunu olanların diğer öğrenim durumlarına göre anlamlı düzeyde düşük olduğu görüldü (p=,000). Katılımcıların "radyasyon tutum" ölçeği toplam puan ortalamalarına bakıldığında, öğrencilerin radyasyonun zararlı etkilerine yönelik farkındalıklarının yeterli düzeyde olmadığı şeklinde yorumlandı. Araştırma sonuçlarına göre, Sağlık Yüksekokulu öğrencilerinin radyasyon farkındalık düzeylerinin yükseltilmesine yönelik, Sağlık Yüksekokulu hemşirelik ve ebelik eğitim programlarının radyasyon zararlarına yönelik içeriklerinin yeniden düzenlenmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik öğrencileri, ebelik öğrencileri, radyasyon, farkındalık, eğitim
Aile işletmelerinde ikinci kuşaktan kaynaklanan sorunlar ve çözüm önerileri: (Sorunların birinci kuşağın görüşleriyle tespit edilmesine yönelik bir alan araştırması)
Bu araştırma Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adıyaman illerinde faaliyet gösteren aile işletmelerinde, ikinci kuşağın işletmeye katılması sonucu ortaya çıkan ikinci kuşaktan kaynaklanan sorunların analizinin yapılması ve bu sorunların çözümüne yönelik önerilerin ortaya konulması amacıyla hazırlanmıştır. Aile işletmelerinde ortaya çıkan sorunlar üzerine yapılan araştırmalar, aile işletmelerinde ikinci kuşaktan kaynaklanan sorunların işletmenin sürekliliğinin sağlanmasında ciddi problemler oluşturabileceğini ortaya koymaktadır. Bu aşamada en büyük dezavantaj özellikle birinci kuşaktan sonra işletme yönetimini devralacak olan ikinci kuşak aile üyesinin belirlenmesi ve yetiştirilmesini sağlayacak olan planlamanın yapılamamasıdır. Bununla birlikte yapılan araştırmalar 1/3'den daha az oranda aile işletmesinin birinci kuşaktan ikinci kuşağa geçebildiğini ve bunların ise ancak yarısının üçüncü kuşağı görebildiklerini ortaya koymaktadır. İkinci kuşaktan kaynaklanan sorunların analizi için Sanayi ve Ticaret Odalarına kayıtlı toplam 1142 aile işletmesine ulaşılmış 315 tanesiyle birebir görüşülmüş ve bunların 251'i değerlendirilmiştir. İnceleme sonucunda Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adıyaman illerindeki aile işletmelerinde ikinci kuşağın yönetime katılmasıyla beraber ikinci kuşaktan kaynaklanan sorunların neler olduğu incelenmiş ve çözüm önerileri geliştirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Aile İşletmeleri, İkinci Kuşak, İkinci Kuşaktan Kaynaklanan Sorunlar.
Örgütlerde bilgi yönetimi uygulamalarının örgüt kültürüne etkisi: Adıyaman Belediyesi örneği
Bu çalışma; Adıyaman ili Belediyesinde çalışanlarının bilgi yönetimi ve örgüt kültürünün karşılıklı etkileşimini incelemek üzere, bilgi yönetimi süreci ve uygulamalarının örgüt kültürü üzerinde olumlu, olumsuz etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel, tanımlayıcı tipte olan çalışmanın evrenini 22/06/2016-30/09/2016 tarihleri arasında Adıyaman Belediyesinde çalışan personel oluşturmaktadır. Evren içerisinde herhangi bir örneklem alınmamış olup, tümüne ulaşılmak istenmiştir. Ancak, 258 kişiye ulaşılmıştır, bu nedenle çalışmaya katılım oranı, %38,7 Araştırmanın verileri; sosyo-demografik özellikler örgüt kültürü ölçeği ve yönetim uygulamaları ölçeğinde oluşmaktadır. Elde edilen bulgulara göre Adıyaman belediyesinde bilgi yönetimi bu süreçlerinin birbirini etkilediği görülmüştür. Bilgi yönetimi uygulamalarının çalışılan pozisyon ile anlamlı farklılıklar görüldüğü tespit edilmiştir. Ayrıca bilgi yönetimi süreçleri örgüt kültürü ile pozitif orta kuvvetli bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırmamızda yapılan analiz ve değerlendirmeler sonucunda Adıyaman Belediyesi çalışanlarının bilgi yönetim uygulamalarını kullandıkları ve bilgi yönetim süreçlerini oluşturdukları görülmektedir. Bu bilgi yönetimi süreçlerinde aksayan yönlerin tespiti ve var olan sistemin daha iyiye taşınması için konu ile ilgili çalışmaların yapılması ve ihtiyaçlar doğrultusunda hizmet içi eğitimler ile personellerin farkındalıklarının arttırılması üstünde durulması gereken önemli hususlar olarak belirlenmiştir.
Tekstil sektöründe kümelenme: Adıyaman'da bir alan çalışması
Tekstil ve hazır giyim sektörü, hammadde olan elyafın nihai ürün olan giyim ve kullanım eşyası haline dönüşüm proseslerini kapsayan bir üretim sürecidir. Gelişmekte olan ülkelerin büyümesine ve kalkınmasına büyük rol oynayan tekstil sektörü, Türkiye'nin lokomotif sektörü olup ülkenin ihracatına büyük bir ivme kazandırmaktadır. Küresel rekabet koşullarında firmalara avantaj sağlayan kümelenme, aynı sektörde faal olan ve aralarında rekabet dışında işbirliği sağlayan tüm paydaşların aynı bölgede yoğunlaşmalarıdır. 1960'lı yıllardan itibaren yaygınlaşmaya başlayan kümelenmeler, işletmelerin yanı sıra bölgelerin yetenek ve dinamiklerini ortaya çıkarması bakımından önem ifade etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Adıyaman ilindeki tekstil kümelenmesi örneği özelinde tekstil sektöründe kümelenmenin mevcut durumunu araştırmak ve kümelenmenin sektöre kazandırdıklarını ortaya koymaktır. Çalışmada yöntem olarak literatür taramasının yanı sıra Adıyaman Tekstil Kümelenme Derneğine üye 12 işletmeye soru formundaki sorular yöneltilerek alınan cevaplarla mevcut durum ortaya konulmuş ve hipotezlere yönelik mülakat yapılmıştır. Araştırmanın Adıyaman ilindeki tekstil sektörü ile kısıtlı olması, çalışmanın sınırlılıkları arasında yer almaktadır. Elde edilen sonuçlar, Adıyaman tekstil sektörünün kümelenmenin avantajlarından yeteri kadar yararlanamadığını göstermektedir. Bunun yanı sıra kümelenme çalışmalarının başarılı olması için düzenli ve sürekli bir şekilde etkinliğin sağlanmasının gerekli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Adıyaman il merkezindeki gebelerin gebelik ve anneliğe uyumlarının karşılaştırılması
ÖZET Nurten ÖZÇALKAP, Adıyaman İl Merkezindeki Gebelerin Gebelik ve Anneliğe Uyumlarının Karşılaştırılması, Hemşirelik Programı Yüksek Lisans Tezi. Gaziantep, 2018. Araştırma Adıyaman il merkezindeki gebelerin gebelik ve anneliğe uyumlarının belirlenmesi ve karşılaştırılması amacıyla ilişki arayıcı, kesitsel ve tanımlayıcı tipte planlanmıştır. Araştırma örneklemini 24 Aralık 2016- 28 Şubat 2017 tarihleri arasında Adıyaman ili Halk Sağlığı müdürlüğüne bağlı 17 Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran ve araştırma kriterlerine uyan farklı yaş grubundaki 308 gebe oluşturmuştur. Araştırmada veriler "Gebe Tanıtım Formu" ve "Prenatal Kendini Değerlendirme Ölçeği" kullanılarak toplanmış uygun istatistiksel yöntemler ile değerlendirilmiştir. Çalışmaya katılan gebelerin %62' sinin 21-30 yaş arasında, %54.2' sinin ilköğretim mezunu, %89.9' un çalışmadığı, %57.8'inin sosyal güvencesinin olduğu saptanmıştır. Gebeliklerin %94.5'inin istenen gebelik olduğu, %31.5'inin ise ilk gebelik olduğu ve %47.7'nin üçüncü trimesterde olduğu belirlenmiştir. Gebeliklerin çoğunluğunun planlı ve istenen gebelikler olduğu, gebelik ve annelik ile ilgili duygularının olumlu olduğu, sosyal destek ve bilgiyi en çok ailelerinden aldığı, plansız ve istenen gebeliklerinin gebelik ve annelik uyumunun arttırdığını, kadınların, annelik ve gebelik rol kabulünün orta seviyede olduğu, kadınların sosyal desteği ve bilgi seviyesi artıkça annelik ve gebelik rol kabulünün arttığı, sağlık profesyonellerinden bilgi alan gebe sayısı orta seviyede olmasına karşın gebelik ve annelik uyumunu arttırdığı belirlenmiştir. Annelerin yaş gruplarına göre gebeliğe uyumlarının benzerlik gösterdikleri saptanmıştır. Sonuç olarak ailelerin uygun gördüğü kişi ile evlenenlerin, plansız gebeliklerin, gebeye verilen bilgi ve sosyal desteğin gebelik ve annelik uyumlarını artırdığı, Adıyaman il merkezindeki gebelerin gebelik ve anneliğe uyumlarının benzerlik gösterdikleri tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gebelik, annelik, uyum ve hemşirelik.
Suriyeli mültecilerin iş bulma aşamasında karşılaştıkları sorunlar (Adıyaman örneği)
Bu çalışmada Adıyaman'da yaşayan Suriyeli mültecilerin işgücü piyasalarına entegrasyonları için sosyo-ekonomik ve mesleki profilleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma genel tarama türünde yürütülmüş betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu, Adıyaman şehir merkezinde yaşayan 110 aile ve bu alilere mensup 493 kişi oluşturmuş ve katılımcıların %55.2'si erkek ve % 44.8'i kadındır. Örneklemin seçiminde kartopu örnekleme modeli kullanılmıştır. Mültecilerin mesleki profillerini belirmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen ve 28 maddeden oluşan anket uygulanmıştır. Anketler yüz yüze yapılan görüşme ile gerçekleştirilmiş ve Türkçe bilmeyen mültecilerden veri sağlamak amacıyla tercüman desteği alınmıştır. Verilerin analizinde yüzde, frekans ve çapraz tablo teknikleri kullanılmıştır. Adıyaman'da yaşayan Suriyeli mültecilerin yaş ortalamalarının çok genç olmasına karşın mültecilerin beşte birinin hiç eğitim almadığı, üçte ikisinden fazlası ise sadece temel eğitim aldığı ve bu nedenle mültecilerin sosyo-ekonomik durumlarının oldukça düşük olması nedeniyle iş bulmada zorluklar yaşadıkları, günlük geçici işlerde çalıştıkları, çok az gelir elde edebildikleri sonucuna ulaşılmıştır. Mültecilerden iş yaşamına katılacak kişi oranının yüksek olması nedeniyle onlara farklı alanlarda meslek kazandırılması, Türkçenin etkili bir biçimde öğretilmesi, informal becerileri olanların sertifikalandırılması, istihdam ve girişimcilik olanakları çeşitlendirilerek teşvik edilmesi, toplumsal ayrımcılığın azaltılması için çalışmaların yapılması yönünde öneriler geliştirilmiştir.
Kırsal yerleskelerde altyapı sistemlerinin karşılaştırmalı değerlendirilmesi: Adıyaman ve Kanada örneği
Bu araştırmada Adıyaman ili ve Adıyaman iline bağlı kırsal yerleşimlerin kanalizasyon sistemleri ve bu kanalizasyon sistemlerinin bölge sakinlerinin içme suyunu tedarik ettiği kaynak ile etkileşimi incelenmiş olup, bu durumların halk sağlığı açısından tehlike oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca, Adıyaman ili ve kırsal yerleşimleri ile Kanada'nın altyapı sistem verilerinin karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda köylerin yerel yönetim yetkilileri ile iletişime geçilerek bilgiler toplanmıştır. Elde edilen veriler ve TÜİK verileri ele alınmıştır. Ayrıca, Kanada'nın paylaşmış olduğu verilerin bulunduğu devletin resmi siteden alınan veriler ile Türkiye'nin verileri karşılaştırılmış olup Adıyaman ili ve kırsal yerleşkeler özelinde değerlendirme amaçlanmıştır. Bu araştırmanın örneklemini Adıyaman ili Merkez ilçesine bağlı 127 köy ve Kanada'nın 10 eyalet, 3 bölge oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Adıyaman ili merkez ilçedeki kırsal yerleşim yerlerinin %76'sinin kanalizasyon uzaklaştırma sisteminin olduğu ancak atıksu arıtma sisteminin olmadığı, bazı yerleşim yerlerinde ise kanalizasyonun sorun haline geldiği ve halk sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiği görülmüştür. Kanada'nın Kırsal yerleşkelerinin altyapı verileri incelenmiştir. Bazı altyapı çalışmalarının tamamlanmamış olmasına rağmen sağlık ve çevre açısından tehlike oluşturacak durum tespit edilememiştir. Bu sonuçlara Adıyaman kırsalında kanalizasyon sistemlerinin kurulması ve kanalizasyondan kaynaklanan halk sağlığı riskinin ortadan kaldırılması önerilmektedir.
Satın alınan konuta duyulan memnuniyete etki eden faktörler ve gelirin düzenleyici rolü: Adıyaman il merkezinde bir uygulama
Bu çalışmanın amacı; Adıyaman ilinde yaşayanların konut satın almalarını etkileyen faktörlerin satın aldıkları konuttan duydukları memnuniyete yönelik düşüncelerini ortaya çıkarmayı amaçlamıştır. Çalışma kapsamında konut satın almayı etkileyen faktörler ve satın alınan konuttan duyulan memnuniyet arasındaki ilişkide kişilerin gelir düzeyinin bu ilişkide düzenleyicilik rolünün bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Özellikle konut satın alan kişilerin memnuniyet düzeyleri kişilerin yaşamış topulumun kültüründen etkilenmektedir. Diğer taraftan satın alınan konuttan duyulan memnuyite yönelik kişilerin tutumlarının Türk kültüründe Batı kültüründen farklı olduğu düşünülmektedir. Bu doğrultuda Türk kültürüne uygun olarak bireylerin satın aldıkları konuttan duydukları memnuniyeti ölçmek için yeni bir ölçek geliştirilmiştir. Bu doğrultuda ilk olarak orijinal bir ölçeğin geliştirilmesi amacıyla temel kaynaklardan ve literatürde yer alan ölçek geliştirme çalışmalarından faydalanılarak; madde havuzunun oluşturulması, ölçeğin yapılandırılması ve ölçeğin değerlendirilmesinden oluşan üç aşamalı bir yöntem kullanılmıştır. Oluşturulan madde havuzu uzman görüşüne başvurulurak içerik geçerliliği sağlanmıştır. Daha sonra 119 kişiye pilot uygulama yapılmış ve temel uygulamaya geçilmesine karar verilmiştir. Adıyaman ilinde yaşayan ve konut sahibi 450 kişi ile yapılan anket formu yöntemiyle veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler istatistik yöntemlerle analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında kullanılan ölçeğin geçerliliği ve güvenilirliği sağlanmıştır. Bir sonraki aşamada, araştırma modeline uygun olarak geliştirilen 8 hipotez test edilmiştir. Hipotezlerin test edilmesinde Hayes Process Macro programından faydalanmıştır. İlgili programda model 4 yani düzenleyici etki analizine başvurulmuştur. Yapılan analizler sonucunda 5 hipotez desteklenmiştir. Bu çalışmada 52 maddeden oluşan "satın alınan konuttan duyulan memnuniyet ölçeği" ölçek geliştirme ve geliştirilen ölçeğin sahada uygulanmasını kapsayan iki aşamadan oluşmuştur.
Beslenme danışma merkezine başvuran obez bireylerin 3 yıllık izlem sonuçlarının ve yeme farkındalığı davranışlarının araştırılması
Bu çalışmanın amacı, Adıyaman'da bulunan bir Beslenme Danışma Merkezine başvurmuş olan obez bireylerin ağırlık kayıpları ile ilgili 3 yıllık izlem sonuçlarının, etkili etmenlerin ve yeme farkındalığı davranışlarının araştırılmasıdır. Araştırma, obez bireylerden diyet uygulaması sonucu %10 oranında ağırlık kaybeden ve araştırmaya katılmaya gönüllü, %62,7'si kadın ve %37,3'ü erkek olmak üzere 102 yetişkin birey arasında yapılmıştır. Katılımcılar 3 yıl sonra Beslenme Danışmanlığı merkezine yeniden davet edilip aynı uzman tarafından ve aynı ekipmanlar kullanılarak antropometrik ölçümleri alınmış; Framson ve arkadaşları tarafından geliştirilen Mindful Eating Questionnare (MEQ)'un Türkçeye uyarlanmış versiyonu olan yeme farkındalığı ölçeği-30 (YFÖ-30) kullanılarak yeme farkındalıkları ölçülmüştür. Katılımcıların yaş ortalaması 38.97±9.44 yıl olup diyet öncesi BKİ ortalaması 34,87±5,97 kg/m², diyet sonrası 28,70±6,58 kg/m², 3 yıl sonraki BKİ ortalaması 30,99±6,52 kg/m² olarak hesaplanmıştır. Katılımcıların %33,3'ü 3 yıl içerisinde kaybettikleri ağırlığın %19,7'sini daha kaybetmiş, %62,8'si kaybettiği ağırlığın %60,3'ünü geri kazanmış, %3,9'u ise diyet sonrası ağırlığını korumuştur. Ağırlığı azalan bireylerin yaş ortalamaları daha küçük (p<0.05), eğitim seviyeleri daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Tüm katılımcıların yeme farkındalığı genel skor ortalaması 3.31±0.47, ağırlığı azalanların 3.37±0.50, ağırlığı değişmeyenlerin 3.76±0.34, ağırlığı artanların ise 3.26±0.44 olarak saptanmıştır. Katılımcıların yeme farkındalığı genel skoru ile ağırlık yönetimi arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p>0.05). Ağırlığı azalanların yeme disiplini skoru ağırlığı artanlardan anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Ağırlık kaybeden obez bireylerin kaybettikleri ağırlığı uzun süre geri kazanmamaları için yeterli ve dengeli beslenmeyi ve egzersizi yaşam tarzı olarak benimsemeleri ve yeme farkındalığı konusunda bilinçlendirilmeleri ve izlenmeleri önemlidir.
Adıyaman Ağuiçen alevilerinde inançlar törenler ve geçiş dönemleri üzerine bir inceleme
Bu tez, "Adıyaman Ağuiçen Alevilerinde İnançlar Törenler ve Geçiş Dönemleri Üzerine Bir İnceleme" başlığı altında Alevilikle ilgili temel kavramlar, inançlar, cem ibadeti, kurban çeşitleri, törenler ve geçiş dönemleri üzerine yapılan bir çalışmadır. Yapmış olduğumuz bu çalışma, sahada yapılan derleme ve incelemeler neticesinde elde edilen bilgilerden meydana gelmektedir. Çalışmamız, giriş bölümü dâhil dört bölümden meydana gelmektedir. Giriş bölümünde yaptığımız çalışmanın önemi ve amacı, Adıyaman İli ve Alevilik hakkında bilgi verilmektedir. İkinci bölümünde, çalışmamıza konu olan Alevilik ve Adıyaman hakkında daha önceden yapılmış tezler, kitaplar ve makaleler hakkında kısa özetler verilmiştir. Üçüncü bölümde ise çalışmanın materyal ve yöntemi hakkında bilgiler verilmiştir. Dördüncü bölümde çalışmamızın bulgular ve tartışma kısmı bulunmaktadır. Bu bölümde, temel inanç kavramları, törenler, bayramlar ve geçiş dönemleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın sonuç kısmında ise çalışmamızın öne çıkan kısımlarına değinip ele aldığımız konulardan çalışmada ulaşılan sonuç belirtilip genel bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Sözcükler: Adıyaman, Alevilik, Cem töreni, Hz. Ali, geçiş dönemi, halkbilimi.
Kamu politikası oluşturulma sürecinde Adıyaman milletvekillerinin TBMM'de yasama faaliyetleri (2002-2015
Bu tez çalışması, kamu politikası aktörleri olarak 22. dönem, 23. dönem, 24. dönem Adıyaman Milletvekillerinin 2002-2015 yıllarında Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapmış oldukları yasama faaliyetlerini içermekte ve bu yasama faaliyetleri ile ilgili kamu politikası bağlamında değerlendirmede bulunmaktadır. Milletvekillerinin sosyal durumu, yaşları, eğitim durumları incelenmiş; kamu politikası aktörü olarak TBMM'de yaptıkları konuşmalar ve yasama faaliyetleri araştırılmıştır. Bu çalışmada 2002 ile 2015 yılları arasında milletvekillerinin yasama faaliyetleri, kamu politikası aktörü olarak, değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Tez çalışması hazırlanırken 2002-2015 yıllarına ait Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanak Dergileri incelenmiş, meclis tutanaklarından milletvekillerinin yasama faaliyetleri ile ilgili kayıtlar tespit edilmiştir. Bu çalışma, 2002-2015 yılları arasında TBMM'de görev yapan Adıyaman milletvekilleri ile sınırlandırılmıştır.
İlköğretim müfettişlerinin rehberlik görevlerine ilişkin sorunlar (Gaziantep ve Adıyaman illeri örneği)
ÖZET İLKÖĞRETİM MÜFETTİŞLERİNİN REHBERLİK GÖREVLERİNE İLİŞKİN SORUNLARI (Gaziantep ve Adıyaman İlleri Örneği) TAŞAR, H. Hüseyin Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Tez Yöneticisi: Prof. Dr. Hikmet Y. CELKAN Temmuz,2000,114 sayfa Bu araştırma, Gaziantep ve Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürlüklerinde görev yapan, İlköğretim Müfettişlerinin rehberlik görevlerine ilişkin sorunlarının ortaya çıkartılması amacıyla yapıldı. Bu amaçla 65 İlköğretim Müfettişi ile Müfettiş Yardımcısına anket uygulanmış olup,uygun doldurulmamış olması nedeniyle iki an ket değerlendirme dışı bırakılmıştır. Değerlendirmeye alman 63 İlköğretim Müfettişi ve Yardımcısının %15.8'i (10) kadın, %84.2'si (53) ise erkeklerden oluşmuştur. Araştırmanın bulgularıjlköğretim Müfettişlerinin kendi bildirimleri ile sınırlı kalmıştır. Verilerin istatistiksel çözümlenmesinde Ki Kare testi kullanılmış olup,yüzdelerden de yararlanma yoluna gidilmiştir. Bu illerde çalışan Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlaması ve Ekonomisi Anabilim dalı ile diğer bölümlerden mezun müfettişlerin rehberlik alanına ilişkin sorunları algılama düzeylerinin karşılaştırılması ve gruplar arası farkın tespiti için Ki Kare Çözümlemesi yapılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesi sonucunda;Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlaması ve Ekonomisi Anabilim dalı ile diğer bölümlerden mezun müfettiş grupları arasında; müfettişlerin: 1. Elverişsiz koşullarda çalıştıkları, buna rağmen verdikleri rehberlikte verimin yüksek olduğu, 2. Yetki ve sorumlulukları arasında eşitsizliğinin olduğu ve bunun rehberlik çalışmalarındaki verimi düşürdüğü, 3. İş yükü fazlalığının olduğu ve bunun da; rehberlik çalışmalarını olum suz etkilediği, 4. Soruşturma rollerinin,rehberlik rollerini olumsuz etkilediği, konularında anlamlı bir fark bulunmazken, 5. Görevleri esnasında mesleki etik değerlere uygun hareket etmedikleri,konusunda ise anlamlı bir fark gözlenmiş olup;"İlköğretim Müfettişleri görevleri esnasında mesleki etik değerlere uygun hareket etmemektedirler" hipotezi ret edilmiştir.
Adıyaman ili ve ilçelerindeki evliya anlatıları
Ölüm gerek beşeri gerekse semavi dinlerde hiçbir zaman için mutlak yok oluş sayılmamıştır. Bir dönemin tamamlanıp başka bir döneme geçişin bir kapısı olduğu düşünülmüştür. Ölümün korkunçluğu ancak bu şekilde sevimli hale getirilmeye çalışılmıştır. Öldükten sonra bile hayatın devamına inanan insanlık kendi yakınlarının, sevdiklerinin veya liderlerinin ölümlerinden sonra da kendileriyle bir şekilde irtibatlı olacakları inanışını doğurmuş ki bu da atalar kültünün oluşmasına neden olmuştur. İslamiyet'ten sonra da veliler kültünün doğmasının sebeplerinden birisi de bu atalar kültüyle bağlantılı inanıştır.İnsanların tabiat karşısında acizliği insanları her zaman için kendilerine sığınacak güvenli bir yer, güvenilir, güçlü varlıklara sığınma arayışlarına itmiştir. İlk inanışlara dikkat ettiğimizde tabiatın güçlü varlıklarının ilk tanrılar olarak seçilmesi insanlardaki bu arayışların sonucudur. Ölüm insanlarda gizemini koruduğu kadar zamanla insanları tanrısallaştırdığı da olmuştur. Toplumda saygıdeğer insanlar öldükten sonra da yarı-tanrı şeklinde dünyada yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Bu yarı-tanrı insanlar, insanların dar zamanlarında yardımlarına koşmuşlardır. İşte bilinçaltında yer edinmiş bu inanışlardan dolayı sıkıntısı olan insanlar bu atalardan yardım isteyerek muratlarına kimi kez ermişler. Bu da onların insanların nazarında daha da kutsallaşmalarına neden olmuştur. Bu atalar insanların rüyalarına girmeyi ihmal etmemiş ve böylece dünyada birlikte yaşadıklarını canlılara ispatlamaya çalışmışlardır.Bu atalar İslamiyet'ten sonra veliler adını almış ve onların etrafında oluşmaya başlayan bu tarz anlatılar zamanla çoğalmış ve çeşitlenmiştir. Bu çalışmadaki gayemiz veliler etrafında oluşturulan ve oluşturulmaya devam eden bu anlatıları türlerine göre ayırt edip sınıflandırmaktır.
Kentsel yoksullukla mücadelede kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları'nın rolü: Adıyaman kent yoksulları üzerinde bir alan araştırması
Bu çalışmanın amacı, kentsel yoksullukla mücadelede kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları tarafından yapılmakta olan sosyal yardımların etkinliğini, Adıyaman kent yoksullarına uygulanan araştırma neticesinde, onların diliyle ortaya koymaktır. Sosyal yardımların etkili bir şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması bir yandan milli kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayacak diğer yandan kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının yoksullukla mücadele çabalarını kolaylaştıracaktır. Bu düşünceden hareketle çalışmada, önce durum tespiti yapılmakta ardından konuyla ilgili eksikliklere değinilmekte ve yoksulluk sorununun çözümüne ilişkin öneriler sunulmaktadır.Bu çalışma, literatür taramasının ardından dört bölümden oluşacak şekilde planlanmıştır. Birinci bölümde yoksulluk çalışmalarına değinilmiş, yoksulluğun 'mutlak, göreli ve insani' olmak üzere çeşitli tanımları verilmiştir. Ardından kentsel yoksulluk konusuna geçilerek, yoksullukla sosyal dışlanma arasındaki ilişki açıklanmış ve yoksulluk sınırının hesaplanmasına değinilmiştir. İkinci bölümde, Türkiye'deki kentsel yoksulluk sorunu, kent yoksulluğunun gelişimi, toplumsal yapı, kentleşme süreci ve gecekondu kavramları etrafında ele alınmıştır. Yoksulluk oranları ve milli gelirin paylaşımı ise çeşitli sayısal verilerle ortaya konulmuştur. Bu bölümde ayrıca Adıyaman'ın tarihçesi, coğrafi konumu, nüfus yapısı, ekonomik özellikleri gibi Adıyaman'a dair tanıtıcı bilgilerin yer aldığı 'Adıyaman Kent Rehberi'ne yer verilmiştir. 'Yoksulluğun Azaltılmasında Kamu Kurumları ve Sivil Toplum Kuruluşları' başlıklı üçüncü bölümde, yoksulluk konusunun başta 1982 Anayasası olmak üzere mevzuatta ne şekilde ele alındığına değinilmiştir. Çalışmanın devamında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nın, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın, belediyelerin ve sivil toplum kuruluşlarının yoksullukla mücadelesi ele alınmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise, kentsel yoksullukla mücadele Adıyaman özelinde ele alınmıştır. Adıyaman Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Adıyaman Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Adıyaman Belediyesi Toplumsal Gelişim Merkezi olmak üzere kamu kurumlarının; Adıyaman Deniz Feneri Derneği, Adıyaman İnsani Yardım Derneği, Adıyaman Rahmet Eli Derneği ve Adıyaman Umut Işığı Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği olmak üzere de sivil toplum kuruluşlarının sosyal yardım faaliyetleri ele alınmıştır.513 yoksul hane reisine uygulanan anket çalışması neticesinde kadınların yoksulluğa düşme riskinin daha yüksek olduğu, başta konut olmak üzere yoksul hanelerin yaşam alanlarının yetersiz olduğu, yapılan sosyal yardımların yetmediği ve eğitimsizliğin yoksulluğun en başat sebepleri arasında yer aldığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca yoksulluğun çözümünde bireysel çabaların devam ettiği, kamuya güvenin ön planda olduğu, sivil toplum kuruluşlarının eskiye nazaran öneminin arttığı, kamu kurumu ve sivil toplum kuruluşu arasında tesis edilecek işbirliğinin çözüme daha fazla katkı sağlayacağı ortaya konulmuştur.Anahtar Sözcükler1. Yoksulluk2. Kentsel Yoksulluk3. Kamu Kurumları4. Sivil Toplum Kuruluşları5. Adıyaman6. Sosyal Yardım
Elazığ ve Adıyaman yöresinde sığırlarda ayak hastalıkları prevalansının araştırılması
Bu çalışmada; Adıyaman ve Elazığ yörelerinde, sığırlarda ayak hastalıklarının prevalansının araştırılması amaçlanmıştır. Bu yörelerde farklı yaş ve cinsiyette Adıyaman yöresinde 5000, Elazığ yöresinde 1000 baş olmak üzere toplam 6000 baş sığır, ayak hastalıkları ve tırnak deformasyonları yönünden incelendi. Adıyaman yöresindeki sığırlarda yapılan araştırmada 188 ayakta yalnızca tırnak deformitesi, 110 ayakta yalnızca ayak hastalığı görülürken, 164 ayakta ise tırnak deformitesi ile birlikte ayak hastalığı teşhis edildi. Elazığ yöresindeki sığırlarda yapılan incelemelerde 42 ayakta yalnızca tırnak deformitesi, 20 ayakta yalnız ayak hastalığı görülürken, 38 ayakta ise tırnak deformitesi ile birlikte ayak hastalığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak aritmetik ortalamaları alındığında Adıyaman yöresi sığırlarda ayak hastalıklarının prevalansı % 9,24, Elazığ yöresi sığırlarda ayak hastalıklarının prevalansı %10 olarak tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ayak hastalıkları, Prevalans, Sığır, Adıyaman, Elazığ
Adana, Mersin, Gaziantep ve Adıyaman illerinde koyun ve keçilerde theileria ve babesia türlerinin araştırılması
Bu çalışma, Adana, Mersin, Gaziantep ve Adıyaman illerinde koyun ve keçilerde Theileria ve Babesia türlerinin varlığı ve yaygınlığının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla, 2013/2015 yılları arasında bu illere gidilerek 421'i koyun, 379'u keçi olmak üzere toplam 800 hayvandan EDTA'lı tüplere kan örneği alınmış, alınan kan örneklerinden sürme frotiler hazırlanarak Giemsa ile boyanmış ve mikroskopta Theileria ve Babesia piroplasmları yönünden incelenmiştir. EDTA'lı kanlardan ekstrakte edilen Theileria ve Babesia piroplasm DNA'ları, RLB-F2 ve RLB-R2 primerleri kullanılarak PZR'de amplifiye edilmiştir. Elde edilen amplifikasyon ürünleri, Theileria ve Babesia soy ve türlerine özgü probların bağlandığı bir membran üzerinde hibridizasyona (RLB) tabi tutulmuştur. Kan örneği alınan hayvanlar aynı zamanda ixodid kene enfestasyonları yönünden kontrol edilmiş ve mevcut keneler toplanmıştır. Toplanan keneler stereo mikroskop altında incelenmiş ve tür identifikasyonları yapılmıştır. Doymuş dişi keneler, 28oC ısı ve %85 nispi nemi sağlayan etüvde tutularak yumurtlamaları sağlanmıştır. Yumurta kümeleri, Babesia türleri yönünden RLB ile incelenmiştir. Kan frotilerinin mikroskobik bakısında 45 koyun (%5,62) ve 11 (%1,37) keçi olmak üzere toplam 56 (%7) hayvan Theileria veya Babesia piroplasm formları yönünden pozitif bulunmuştur. Bölgedeki koyun ve keçilerin üç farklı Theilera (Theileria ovis, Theileria annulata, Theileria sp. MK), iki farklı Babesia türü ya da genotipi (Babesia ovis, Babesia sp.) ile enfekte oldukları belirlenmiştir. Babesia sp.'nin genetik karşılaştırması, bu genotipin 18S rRNA geni GenBank'taki mevcut bütün koyun ve keçi Babesia tür ve genotiplerinden açık bir şekilde farklılık göstermiştir. Bu izolatın, Babesia odocoilei ve Babesia sp. EU1 ile %98'e yakın bir benzerlik gösterdiği saptanmıştır. RLB yöntemi ile 800 örneğin 292 (%36,5)'sinin Theileria veya Babesia yönünden pozitif olduğu saptanmış, Theileria prevalansının %34,12 (273/800), Babesia prevalansının ise %6,62 (53/800) olduğu belirlenmiştir. Bölgedeki koyun ve keçilerde en yaygın kan parazitinin %31,12 ile T. ovis olduğu, bunu %5,75 ile B. ovis, %2,87 ile T. annulata, %0.87 ile Babesia sp. ve %0,25 ile Theileria sp. MK'nın takip ettiği görülmüştür. Babesia sp. sadece keçilerde, Theileria sp. MK ise sadece koyunlarda tespit edilmiştir. Bölgedeki koyun ve keçilerde diğer Theileria tür (Theileria lestoquardi, Theileria luwenshuni, Theileria uilenbergi) ve genotipleri (Theileria sp. OT1, Theileria sp. OT3) ile Babesia türlerine (Babesia motasi, Babesia crassa) rastlanmamıştır. Kan örneği alınan koyun ve keçilerden 546 adet kene toplanmış ve bunlar Rhipicephalus bursa, Rhipicephalus turanicus, Haemophysalis parva, Hyalomma excavatum ve Hyalomma anatolicum olarak teşhis edilmişlerdir. Yumurtlamak üzere etüve alınan doymuş erişkin dişi kenelerden 72 (36 R. bursa, 30 R. turanicus, 6 Hae. parva) yumurta kümesi elde edilmiş, bunlardan R. bursa'ya ait 2 yumurta kümesinde B. ovis tespit edilmiştir.
Performansa dayalı ücret sisteminin sağlık hizmetlerine etkisi: Adıyaman ili Eğitim ve Araştırma Hastanesi üzerine bir uygulama
Günümüzde, değişen rekabet ortamında düşük maliyetli, kaliteli ve etkili bir sağlık hizmeti sunmak, hastanelerin temel amacını oluşturmaktadır. Sağlık kurumlarının etkili ve verimli hizmet verebilmesi, hedef ve amaçların ulaşabilmesi; düzenli olarak performans ölçüm ve denetimlerinin yapılmasına ve değerlendirilmesine bağlıdır. Bu çalışmada, Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde performansa dayalı ek ücret sisteminin görevli sağlık personeline etkisi araştırılmış ve değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırmada konuyla ilgili yerli ve yabancı literatür taraması yapılarak bu alanda ortaya konmuş kitap, makale, araştırma projeleri, tezler ve internet dokümanları değerlendirilmiştir. Çalışma 01.09.2016-01.12.2016 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Performansa dayalı ücret uygulamasından hekimlerin %60 'ı yardımcı sağlık personelinin %80,7'si memnun değildi. Değinilen bulgularda çalışanlar arası ek ödeme miktar farkının yüksek ve bununda çalışanlar arası hoşnutsuzluğu arttırmakta olduğu görüldü. Ayrıca performans değerlemedeki en önemli sorunun motivasyon eksikliği olduğu sonucuna varıldı. Sistem içerisinde yer alan herkese adil bir performans uygulaması çalışanları mutlu edeceğinden iş motivasyonlarını arttırıcı bir etken olacaktır. Anahtar Kelimeler: İnsan Kaynakları Yönetimi, Performans, Performans Yönetimi, Sağlık Sektörü
Çöl tozlarının Elazığ Diyarbakır Adıyaman ve Şanlıurfa illerinde insan ve bitki üzerindeki etkileri
Dinamik etkenlere bağlı olarak 30° enlemlerinde veya karaların denizlerden uzak iç kesimlerinde oluşan sıcak çöller çalışmamıza konu olan çöl tozlarının ana kaynağını teşkil etmektedir. Genel atmosfer dolaşımı ve çeşitli meteorolojik olaylarla (rüzgârlar, gezici depresyonlar, konveksiyonel hareketler) toprak örtüsünden kopup atmosfere dâhil olan çöl tozları boyutlarına göre, (PM1, PM2,5, PM10) atmosferik taşınımı sağlayan rüzgârlar vasıtasıyla çok uzak bölgelere kadar taşınabilmektedir.Türkiye'nin çöl bölgelerine yakın olması, Batı Rüzgârları kuşağında ve Orta Enlem Siklonları'nın etki alanında bulunması çöl tozlarından daha fazla etkilenmesine neden olmuştur. Türkiye'ye özellikle Sahra Çölü, Suriye ? Ürdün Çölü, Suudi Arabistan Çölleri, Irak ve İran çöllerinden yoğun olarak gerçekleşen toz taşınımı en fazla Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde etkisini göstermektedir. Çalışma sahasındaki iller farklı morfolojik özelliklere sahip oldukları için çöl tozlarından farklı düzeylerde etkilenmektedir.Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde çöl tozlarının etkisinin bu kadar fazla olmasında bu yörenin çöl bölgelerine yakın olması, yer şekillerinin genel olarak sade olması yani taşınımı engelleyecek bir oroğrafik engelin olmaması en önemli etkendir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi boyunca kuzeye doğru taşınan çöl tozları; Doğu Anadolu Bölgesi'ne ulaştığında yükseltinin fazla olması ve engebeli dağlık sahaların uzanışına bağlı olarak etkisi azalmaktadır. Çalışma sahasını etkileyen çöllerin farklı toprak ve litolojik özelliklere sahip olmasına bağlı olarak bu çöllerden taşınan tozların kimyasal ve mineralojik yapılarında farklılıklar görülmektedir. Buna bağlı olarak tozların gerek bitkiler gerekse insan sağlığı üzerindeki etkileri de mevsimlere ve bölgelere göre değişiklik göstermektedir.Çöl tozlarının hareketleri ve etki alanının belirlenmesinde doğal faktörlerden topoğrafya, yükselti, bakı ile klimatolojik faktörlerden sıcaklık, nem, yağış, basınç ve rüzgârlar etkili olmaktadır. Bu faktörler çöl tozlarının etkilerinin geniş coğrafyalara yayılmasında veya sadece bir bölgeyle sınırlı kalmasında etkili olmaktadır.Çöl tozlarının taşınımı ve doğa üzerindeki etkileri şüphesiz ki yıl boyunca aynı şiddette ve yoğunlukta değildir. Meteorolojiden sağlanan verilere göre 2009?2012 yıllarında Elazığ, Diyarbakır, Adıyaman ve Şanlıurfa illerinde çöl tozları ilkbaharda Mart-Nisan-Mayıs; yazın, Haziran, Temmuz aylarında sonbaharda ise Eylül-Ekim aylarında daha çok etkili olmaktadır.Elazığ, Diyarbakır, Adıyaman ve Şanlıurfa illerinde çöl tozları insan sağlığı ve ekonomik faaliyetler ile doğal bitki örtüsü ve kültür bitkilerini önemli ölçüde etkilemektedir. Nitekim: Çöl tozu taşınımın yoğun olduğu dönemde astım, bronşit gibi solunum yolları hastalıklarından hastaneye başvuranların sayısında tozsuz günlere göre %20`ye varan artışlar yaşanmakta hava kalitesi ve görüş mesafesi düşmektedir. Yine çöl tozları bazı tarımsal bitkilerin stomalarını (bitkinin solunum yapmasını sağlayan gözenekler) tıkayarak verimi düşürmektedir. Ayrıca çöl tozları yaş veya kuru çökelme yoluyla toprağı demir (Fe2) bakımından zenginleştirerek gübre etkisi oluşturmaktadır. Bunun yanında çöl tozları insanların gündelik olarak kullandığı eşyalardan, yapılara kadar birçok alanı etkilemektedir.Bu çalışmada Elazığ, Diyarbakır, Adıyaman ve Şanlıurfa illerinde etkili olan çöl tozlarının insan sağlığına ve bitkilere etkisi değerlendirilerek bu konuda ortaya çıkabilecek sorunlara çözüm önerileri sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Çöl Kaynaklı Tozlar, Hava Kalitesi, İnsan Sağlığı, Bitki, Astım, Bronşit, Solunum Yolu Hastalıkları.