Traffic accidents
83 theses under this subject heading
Trafik suçlarının suç kuramlarındaki yeri ve sosyolojik analizi
Bu çalışmanın amacı trafik suçlarının suç kuramları içindeki yerini tartışmak ve temelinde yatan sosyolojik nedenleri incelemektir. Çalışma 2013-2014 yılları arasında Eskişehir'de yürütülen bir alan araştırmasının verilerine dayanmaktadır. Nicel yöntemi izleyen araştırmanın verileri 300 anketle toplanmış, SPSS yardımıyla çözümlenmiş ve 12 yarı yapılandırılmış görüşme ile desteklenmiştir. Araştırmada cinsiyet, yaş, eğitim, meslek ve gelir gibi değişkenlerin yanı sıra trafikte sürücü veya yaya olmanın trafik kazalarına ve trafik suçlarına yönelik düşünce ve davranışlar üzerindeki etkisini ortaya koymaya yönelik sorular sorulmuştur. Çalışmada ayrıca ölümlü veya yaralanmalı trafik kazası geçirmiş olma deneyiminin trafik suçlarına yönelik bakış açısı üzerindeki etkisi de araştırılmıştır. Bu amaçla, araştırmada özellikle kendileri veya yakınları ölümlü veya yaranmalı trafik kazası geçirmiş olan katılımcılarla geçirmemiş olan katılımcıların trafik kazaları ile trafik suçlarının nedenlerine ve çözüm önerilerine yönelik görüşleri karşılaştırılmıştır. Çalışmada trafik suçlarının sosyolojik nedenleri dört ana başlık altında toplanmaktadır. Bunlar; modern dünyanın maddi unsurlarıyla maddi olmayan unsurlarının eş zamanlı gelişmemesinin küresel ve ülke bazında yol açtığı sonuçlar, toplumda trafik kazalarına ilişkin kültürel bir hafızanın gelişmemiş olması, trafik suçlarının toplumda etnik, sınıfsal ve sosyal tüm kesimler ve gruplar tarafından işlenebilen bir suç olması ve son olarak trafik suçlarının kapitalist bir ekonomide satılabilir riskler olmamasıdır. Bulgular cinsiyet, yaş, eğitim, meslek ve gelir düzeyi gibi değişkenlerin trafik suçlarına yönelik düşünce ve davranışları etkilediğini ortaya koymaktadır. Öte taraftan bulgular, katılımcıların ölümlü ya da yaralanmalı trafik kazası geçirmiş olmalarının trafik kazaları ve trafik suçlarının nedenlerine ve çözüm önerilerine yönelik görüşleri üzerinde önemli bir etki yaratmadığını da ortaya koymaktadır. Trafik suçlarının ışık ihlalinden taksirle ölüme sebebiyet vermeye kadar uzanan farklı suç türlerini içinde barındırması birçok suç kuramının kavramsal bütünleşmesiyle açıklamayı gerektirmektedir. Dolayısıyla bu çalışmada trafik suçları caydırıcılık teorisi, rutin aktiviteler teorisi ile nötrleştirme teknikleri gibi bazı sosyal öğrenme ve süreç teorilerinin belirli kavramlarıyla açıklanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Suç, suç sosyolojisi, suç kuramları, trafik kazaları, trafik suçları
Kafatası ve omurga sütununun yaralanması sonucu meydana gelen travmalarda bilgisayarlı tomografi görüntüleme tekniği ile hasarlı yapıların morfolojik açıdan incelenmesi
Kafatası ve omurga travmaları, ülkemiz de dahil olmak üzere dünya genelinde can ve mal kaybı ile bunların yanı sıra ekonomik açıdan da kayıplara sebebiyet veren ciddi problemlerdir. Çoğunlukla motorlu taşıt kazaları kaynaklı olmak üzere; bu durumu düşme, darp, ateşli silah yaralanmaları, kesici ve delici alet yaralanmaları, iş kazaları gibi nedenler izlemektedir. Çalışmamızda; kafatası ve omurga travmasına bağlı yaralanma ve ölümler incelendi. Travmaya bağlı meydana gelen kırıkların çeşitli derecelerde sekele sebebiyet verme durumu ve ölümle ilişkisi belirlenerek, adli tıp polikliniğinde kayıtlı hastaların raporlarındaki travma nedenleri, travma bölgesi, kırık tipi ve eşlik eden patolojiler tanımlanarak, bunların birbirleriyle olan ilişkisini analiz etmeyi amaçladık. 01.01.2017 – 31.12.2020 tarihleri arasında Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği veri tabanında kayıtlı kafatası ve omurga travmasına maruz kalmış 18 – 75 yaş arasındaki 24 kadın ve 81 erkek olmak üzere toplamda 105 hastanın dosyasını ve BT raporlarını incelemek amacı ile 384 numaralı etik kurul izni ve Çorum İl Sağlık Müdürlüğü' nden hasta bilgilerine erişim izni alındı. Olgularda; cinsiyet, travmanın meydana geliş mekanizması, yaralanma bölgesi, çoklu bölge yaralanmalarının varlığı ve birbirleri ile ilişkisi, travmaya eşlik eden patolojilerin varlığı değerlendirildi. Excel'de hazırlanan verilerin analizi IBM SPSS Statistics 22.0 istatistik programı ile gerçekleştirildi. Chi Square (ki kare) ve Fisher Exact testleri ile kategoriler arası analiz gerçekleştirildi. Pearson korelasyon testi ile veriler arası analiz gerçekleştirildi, istatistiksel olarak p<0.05' i sağlayan değerler anlamlı kabul edildi. Çalışmamızda, en sık travma 51-60 yaş aralığında ve erkek bireylerde hesaplandı. En sık travma nedeni %48,6 (51 olgu) oranla trafik kazalarıydı. Kafatasında en çok lineer kırık tespit edildi. En fazla os frontale'de kırık gözlemlendi. Komplikasyon olarak en sık pnömosefali saptandı. Omurga bölgesinde en çok korpus bölgesinde kompresyon tipi kırık meydana geldi. En fazla lumbal vertebralarda kırık gözlemlendi. En çok eşlik eden komplikasyon medulla spinalis hasarı ve paraplejiydi. Tromboemboli ile C1, C4, C5 omurları arasında pozitif yönde, çok yüksek düzeyde, istatistiksel açıdan anlamlı (r=1,000; p<0,001) ilişki tespit edildi. Çalışmamızın hastanelerin Adli Tıp ve Acil Tıp birimlerine başvuran hastaların gözlem, tanı, tedavilerinde hekimlere yol göstermesi açısından fayda sağlayacağını düşünmekteyiz.
Türkiye'de 2020 öncesi trafik kazalarının değerlendirilmesi
Giriş ve Amaç: Trafik kazaları her yıl 1 milyondan fazla insan hayatını kaybetmesine ve 20-50 milyon kişinin yaralanmasına veya sakat kalmasına neden olmaktadır. Trafik kazası yaralanmaları küresel olarak önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu çalışmada meydana gelen trafik kazalarının sayısal analizi kullanılarak trafik kazasına karışan kişi ve araç sayıları ile hangi bölgelerimizde ve hangi zaman aralığında yoğunluk yaşandığının tespit edilmesi ve trafik kazalarının nedenlerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: TÜİK web sitesinin trafik kazası ve araç istatistiki verileri kullanılmıştır. TÜİK veri tabanından, 2016-2020 yılları arasındaki trafik kazaları analiz edildikten sonra tasnif edilmiştir. Veriler temel istatistik yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Bu çalışmada 2016-2020 yılları arası baz alınarak değerlendirildiğinde, ölümlü ve yaralanmalı kaza sayılarında 2019 ve 2020 yıllarında bir düşüş yaşandığı, motosiklet ile kazaya karışan sürücülerin büyük bir kısmının kaza sonrasında yaşamını kaybettiği, traktör kazalarında yüksek oranla kaza yerinde ölüm oluştuğu, ölümlü kazalarda erkeklerin %55,91' inin sürücü olarak, kadınların %65,08' inin yolcu olarak hayatını kaybettiği, trafik kazası neticesinde Türkiye'nin doğu bölümünde batı illerine göre daha düşük yaralanma ve ölüm oranının yaşandığı, ölüm oranının en yüksek olduğu yaş grubunun 65 yaş ve üzeri, yaralanma oranının en yüksek olduğu yaş grubunun ise 15 – 24 yaş grubu olduğu, ölüm ve yaralanma oranlarının yaz aylarında ve hafta sonlarında pik yaptığı gözlemlenmiştir. Sonuç: Trafik tedbirlerinin hafta sonu ve yaz aylarında arttırılması, kara yollarının iyileştirilmesi ile veriler dâhilinde daha etkili tedbirler alınması sonucunda trafik kazalarının azalacağı kanaatindeyiz.
2018-2021 yılları arasında Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen maluliyet raporlarının retrospektif olarak incelenmesi ve güncel yönetmelik/cetvellere göre yeniden değerlendirilmesi
Maluliyet raporlarının düzenlenmesi Adli Tıp pratiğinde önemli bir yer tutmaktadır. Trafik kazası, iş kazası gibi travmatik olaylara bağlı maluliyet hesabında olayın meydana geldiği tarihe göre farklı yönetmelikler kullanılmaktadır. Bu sebepten dolayı, aynı olay ve aynı yaralanmalara sahip kişiler arasında olay tarihi farklı olduğu için farklı maluliyet oranları hesaplanmaktadır. Bu çalışmada maluliyet hesabında kullanılan bu yönetmelikler incelenerek aralarındaki farkların saptanması ve bu farkların nasıl giderileceği hususunda çözüm önerileri sunulması amaçlandı. Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından 2018-2021 yılları arasında düzenlenmiş 359 olguya ait maluliyet raporları incelendi. Raporlarda yer alan tıbbi veriler ve hastane bilgi yönetim sisteminde yer alan tıbbi kayıtlar incelenerek her olgu için yaş, olay türü, ameliyat sayısı, hastane yatışı sayısı gibi olaya ait tıbbi özgeçmişi ve hangi arızalardan oran verilebileceğine ait veriler elde edildi. Her olgu için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği (ÇGMK cetveli) ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik (Engelli cetveli) hükümleri dikkate alınarak maluliyet oranları hesaplandı. Elde edilen veriler istatistiksel analiz yöntemleri ile analiz edildi. ÇGMK yönetmeliğinden alınan maluliyet oranların ortalamasının 16,9±24,7, Engelli yönetmeliğinden alınan maluliyet oranların ortalamasının ise 13,1±20,4 olduğu saptandı ve aralarındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptandı. ÇGMK cetvelinden alınan maluliyet oranları ile Engelli cetvelinden alınan maluliyet oranları arasında pozitif yönde güçlü düzeyde korelasyon (rho=0,808) olduğu saptandı. Oran verilerin arızaların dağılımına bakıldığında eklem hareket kısıtlılığı başta olmak üzere en sık lokomotor sistem arızalarından oran verildiği görüldü. Olgular onarlı yaş gruplarına ayrılarak incelenmesinde her iki cetvelde de yaş grupları arasında maluliyet oranı açısından anlamlı fark olmadığı saptandı.
Kas iskelet sistemi sonucu oluşan maluliyet durumunun "Amerikan Tıp Birliği (American Medical Association) yaralanma kılavuzu" ile ülkemizde yürürlükte olan "çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işlemleri yönetmeliği" cetveli ile olgular üzerinden karşılaştırılması ve öneriler
Giriş ve Amaç: Maluliyet kelimesinin sözlükteki karşılığı "sakatlık" olarak belirtilmiş olup herhangi bir kısıtlama veya bir şekilde bir insan için normal sayılan ölçüler dâhilinde bir faaliyet gerçekleştirme yeteneğinin eksilmesi ya da tamamen yitirilmesi durumudur. Bu çalışmada; 31.12.2020 tarihinden önce kas iskelet sistemi yaralanması nedeniyle Gaziantep Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalında "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği"ne göre maluliyet raporu düzenlenmiş rastgele seçilen 200 olguya ait yaralanma ve sekellerinin uluslararası alanda kabul görmüş Amerikan Tıp Birliği(American Medical Assocination) Kalıcı Engellilik Değerlendirme Kılavuzuna göre yeniden değerlendirilerek muayene ve oransal standardın sağlanmasına ışık tutmak ve uluslararası nitelikte ihtiyaç duyulan yeni düzenlemelere önerilerde bulunmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 31.12.2020 tarihinden önce kas iskelet sistemi yaralanması olan adli makamların istemiyle maluliyet raporu düzenlenmiş rastgele seçilen 200 olguya ait cinsiyet, olay tarihindeki yaş, olay türü, olay tarihi ile değerlendirme arasında geçen süre, başvuru merkezi, yaralanma türü, yaranın anatomik lokalizasyonu, operasyon öyküsü, sinir yaralanması eşlik edip etmediği, yaralanma ve sekellerinin "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" D ve E cetveline göre oransal karşılıkları, oran tespitinde takdir kullanılıp kullanılmadığı retrospektif olarak tarandı ve değerlendirildi. Amerikan Tıp Birliği(American Medical Assocination) Kalıcı Engellilik Değerlendirme Kılavuzu 5. Baskı kullanılarak yeniden oransal hesaplamalar yapıldı. Veriler SPSS programında değerlendirildi. Bulgular: Çalışma kapsamında değerlendirilen 200 olgunun %70.5'inin erkek, %29.5'inin kadın olduğu, en yüksek başvuru nedenini %96.5 ile trafik kazalarının oluşturduğu, en yüksek yaralanma oranının %49.5 ile izole alt ekstremite yaralanmalarına ait olduğu, maluliyet oranı hesaplanan olguların %66'sına takdir uygulandığı belirlendi. "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" D ve E cetveli ile AMA kılavuzuna göre elde edilen fonksiyon kayıp oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edildi. Sonuç: Elde edilen bulgular ışığında "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" cetveli, birçok ülkede kullanımda olan uluslararası nitelikteki AMA kılavuzuna göre eksiklikler barındırmaktadır. Ülkemiz için kişinin mesleğine ve yaşına göre maluliyet oranının tayin edilebileceği, ancak bunu yaparken sorgulamaya ve takdir kullanımına mahal vermeyen, trafik kazaları, iş kazaları, meslek hastalıkları, terör, vazife ve harp mallüllüğü gibi durumlarda tek başına kullanılabilecek, objektif ve güncel normlara uygun bir kılavuz oluşturmanın en doğru yaklaşım olacağı kanaatindeyiz.
2018-2021 tarihleri arasında "sinir sistemi" yaralanması nedeniyle "çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü tespit işlemleri yönetmeliği cetveli"ne göre maluliyet raporu düzenlenmiş olguların Amerikan Tıp Birliği (American Medical Association) yaralanma kılavuzuna göre değerlendirilmesi
Giriş ve Amaç: Adli Tıbba göre özürlülük; vücutta meydana gelen ya da getirilen yaralanmaların veya kişilerin çalıştıkları meslek ile ilgili fiziksel ve kimyasal etkenlere bağlı olarak meydana gelen rahatsızlıkların iyileşme döneminden sonra, olaya bağlı sekel halindeki arızaların, kişinin mesleği ve yaşı göz önüne alınarak değerlendirilmesidir. Bu çalışmada; 2018-2021 tarihleri arasında sinir sistemi yaralanması nedeniyle Gaziantep Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalında "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği"ne göre maluliyet raporu düzenlenmiş 219 olguya ait yaralanma ve sekellerinin uluslararası alanda kabul görmüş Amerikan Tıp Birliği(American Medical Assocination) Kalıcı Engellilik Değerlendirme Kılavuzuna göre yeniden değerlendirilerek muayene ve oransal standardın sağlanmasına ışık tutmak ve uluslararası nitelikte ihtiyaç duyulan yeni düzenlemelere önerilerde bulunmak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 2018-2021 tarihleri arasında sinir sistemi yaralanması olan adli makamların istemiyle maluliyet raporu düzenlenmiş 219 olguya ait cinsiyet, olay tarihindeki yaş, olay türü, olay tarihi ile değerlendirme arasında geçen süre, başvuru merkezi, yaralanma türü, operasyon öyküsü, epileptik nöbet geçirme öyküsü, trepenasyon operasyonu eşlik edip etmediği, yaralanma ve sekellerinin "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" D ve E cetveline göre oransal karşılıkları, oran tespitinde takdir kullanılıp kullanılmadığı retrospektif olarak tarandı ve değerlendirildi. Amerikan Tıp Birliği(American Medical Assocination) Kalıcı Engellilik Değerlendirme Kılavuzu 5. Baskı kullanılarak yeniden oransal hesaplamala yapıldı. Veriler SPSS programında değerlendirildi. Bulgular: Çalışma kapsamında değerlendirilen 219 olgunun %69.4'ünün erkek, %30.6'sının kadın olduğu, en yüksek başvuru nedenini %95.89 ile trafik kazalarının oluşturduğu, en yüksek yaralanma oranının %44.75 ile izole kafatası yaralanmalarına ait olduğu, maluliyet oranı hesaplanan olguların %17.35'inin olaydan sonra en az 1 kez epileptik nöbet geçirdiği belirlendi. "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" D ve E cetveli ile AMA kılavuzuna göre elde edilen fonksiyon kayıp oranları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edildi. Sonuç: Elde edilen bulgular ışığında "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" cetveli, birçok ülkede kullanımda olan uluslararası nitelikteki AMA kılavuzuna göre eksiklikler barındırmaktadır. Ülkemiz için kişinin mesleğine ve yaşına göre maluliyet oranının tayin edilebileceği, ancak bunu yaparken sorgulamaya ve takdir kullanımına mahal vermeyen, trafik kazaları, iş kazaları, meslek hastalıkları, terör, vazife ve harp mallüllüğü gibi durumlarda tek başına kullanılabilecek, objektif ve güncel normlara uygun bir kılavuz oluşturmanın en doğru yaklaşım olacağı kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler: Adli Tıp, maluliyet, yönetmelikler, AMA kılavuzu, trafik kazası
Trafik kural ihlallerinde sürücü kusurlarının İslam Ceza Hukuku açısından değerlendirilmesi
Günümüz hukukunda ele alınan trafik kanunları kendine mahsus yönetmelikle yürütülmekte ve kural ihlalleri de bu kapsamda cezalandırılmaktadır. Bazı durumlarda özellikle yönetmeliği aşan hallerde, kişilerin ve toplum menfaatlerinin devreye girdiği durumlarda, cari hukuk sisteminin genel ve özel hükümlerinin icra alanı bulduğu muhakkaktır. Trafik kural ihlalleri sebebiyle maddi zararlarda maddi tazmin yoluna gidilebilirken cana ve beden bütünlüğüne zarar verilmesi hallerinde kişiler hem maddi cezaya hem de özgürlükten mahrum edilmek için hapis cezasına çarptırılabilmektedir. Son zamanlarda yapılan ceza artırımları sürücülerin kurallara daha titiz uymaları noktasında fayda sağlamaktaysa da denetimlerin eksik olduğu ya da denetimin yapılamadığı durumlarda vicdan, ahlak ve din olgularının zayıflığı gibi sair saikler sebebiyle sürücüler tarafından kural ihlalleri gerçekleştirilebilmektedir. İslam ceza hukuku bu noktada hem dini hem de şer'i olarak ortaya koymuş olduğu kurallar bütününe uyulması şartıyla kişileri her iki cihanda da selamete ulaştırmayı temin eder. Bu tezimizde trafikte sürücüler tarafından yapılan trafik ihlallerinin günümüz hukukundaki cezalarını ve İslam ceza hukukundaki karşılıklarını ele almaya gayret ettik. Bunu yaparken kazalarda ve ihlallerde en büyük etken olan irade faktörünü şematik hale getirerek meydana gelebilecek ihlal neticelerinin sebeplerini ortaya koymaya çabaladık. İhlalleri tek tek olmasa da trafik kural ihlallerinde meydana gelebilecek ihtimallere değinmek suretiyle kişilerin mesuliyetlerini İslam Ceza Hukuku açısından izah etmeye çalıştık. Oluşturulan şemalar kapsamında ihtiyaç halinde konulacak kuralların ve bu kuralların ihlalleri neticesinde ortaya çıkabilecek neticelerin İslam Ceza Hukuku'ndaki yerinin tespitini kolaylaştıracağı kanaatindeyiz. Netice olarak trafik kurallarının ve ihlalleri neticesinde ortaya çıkan durumların günümüz cari hukuk sistemiyle alakalı olduğu kadar İslam Ceza Hukuku'yla da yakından alakalı olduğunu ve hatta daha derin bir ilişkiye sahip olduğunu söyleyebiliriz.
Trafikte olay yönetimi ve süreç tahmini: İstanbul TEM otoyolu örneği
Karayolları üzerinde meydana gelen trafik kazası, araç arızaları, tekerlek patlaması, yük dökülmesi, yakıt bitmesi gibi olaylardan dolayı öngörülemeyen trafik tıkanıklıkları ortaya çıkmakta veya mevcut olan tıkanıklığın düzeyini artırmaktadır. Bu sorunun çözümü veya etkisinin azaltılması planlı, sistematik ve iyi koordine olmuş insan, kurum ve teknik kaynakların verimli kullanılmasını sağlayan bir olay yönetimi ile mümkün olabilecektir. Trafikte olay yönetimi, uygulanacak olan stratejinin belirlenmesi açısından olay sürecinin başlangıçtan son aşamasına kadar önceden tahmin edilmesini gerektirmektedir. Buna uygun olarak da, olayın meydana geldiği andan trafiğin normal haline dönünceye kadar geçecek süreç verimli bir şekilde yönetilerek olayın olumsuz etkileri en az seviyeye indirilebilmektedir. Bu amaca yönelik olarak tez çalışması kapsamında, İstanbul TEM Otoyolu üzerinde meydana gelen trafik kazası verileri elde edilmiştir. Bu kaza verileri, K-ortalama kümeleme yardımıyla olay sürelerine göre kısa, orta ve uzun olmak üzere üç gruba ayrılmıştır. Kaza verileri ve grup özelliklerinden faydalanarak, CHAID ve C&RT Karar Ağacı metodları ile olay süresi tahmin modelleri oluşturulmuş ve test edilmiştir. Test sonuçlarında, her iki model için tahmin doğruluğu %76'nın üzerinde bulunmuştur. Bu sonuçlara göre, oluşturulan her iki modelin kullanılabilir oldukları görülmüştür.
İstanbul Kadıköy C bölgesinde meydana gelen trafik kazalarının coğrafi bilgi sisteminde incelenmesi
Toplumsal hayatın vazgeçilmez bir parçası olarak karsımıza çıkan seyahat etme ihtiyacı, ulastırma sistemleri olgusunu da beraberinde getirmektedir. Sosyal, ekonomik ve teknolojik alanlardaki gelismelere paralel olarak, insanların daha rahat ve daha konforlu yasama ve zamanı ekonomik kullanma istekleri, yeni ulasım alternatiflerinin kesfedilerek kullanılmasına neden olmaktadır. Ulasım sektörü, günümüzde insanlarımıza oldukça fazla alternatif sundugu halde; toplu tasıma özelligi tasıyan ve daha güvenli olan demiryolu, deniz ve havayolu yerine ülkemizde yogunlukla karayolu tercih edilmektedir. Su an için ülkemizde yolcu tasımacılıgının % 95 i, yük tasımacılıgının ise % 90 ı karayolu ile gerçeklestirilmektedir. Ülkemizde yük ve yolcu tasımacılıgının büyük bir bölümünün karayoluyla gerçeklestirilmesi gerek sürücü gerekse yol kapasitelerinin yetersizligi gibi nedenlerde eklenince, trafik kazaları dünya ortalamasını çok üzerinde olmaktadır. Bu çalısmada, ülkemiz nüfusunun %15'nin, araç sayısının ise yaklasık %23.8'nin bulundugu stanbul ili sınırları içerisinde meydana gelen trafik kazalarının genel degerlendirilmesi yapılmıs olup ve stanbul Anadolu yakasında (stanbul C Bölgesi) meydana gelen trafik kazaları CBS (Cografi Bilgi Sistemi) ortamında detaylı olarak degerlendirilmistir. Bu kapsamda, stanbul genelinde meydana gelen trafik kazaları genel olarak degerlendirilmesinin ardından stanbul Anadolu yakasında (C Bölgesinde) meydana gelen trafik kazaları kazanın meydana geldigi yer, hava durumu, kazaya karısan araç sayıları gibi veriler farklı yıllar için grafik olarak irdelenmistir. Ayrıca C bölgesi Kadıköy ilçesi sınırları içerisinde yer alan D-100 karayolu, Sahil Yolu, Bagdat Caddesi, Minibüs Yolu ve bazı ana arterler üzerinde meydana gelen kazalar CBS' ye aktarılarak incelenmistir. Yapılan bu incelemede her bir kesim üzerinde meydana gelen trafik kazaları bilgileri girilmis (kaza sayısı, ölü sayısı, yaralı sayısı gibi) trafik kaza bilgileri hesaplanarak CBS de sorgulaması yapılmıstır. Sonuç olarak, çalısma kapsamında stanbul C Bölgesinde 2003 yılında meydana gelen 25.098 adet kaza ve kazaya karısan 51.343 adet araç için, 2004 yılında meydana gelen 52.576 adet kaza, ve kazaya karısan 103,213 adet araç için ve 2005 yılında ilk 8 ayda meydana gelen 37.383 adet kaza ve kazaya karısan 73.383 adet araç için degerlendirme yapılmıstır. CBS`de yapılan degerlendirmelerden trafik kazalarının C bölgesi Caddelerine göre dagılımı ortaya konulmus, trafik kazası açısından riski yüksek olan bölgeler tespit edilmistir. Anahtar Kelimeler: Cografi Bilgi Sistemi, Trafik Kazaları, stanbul, Kadıköy C Bölgesi, Veritabanı.
Kerkük il merkezinde bulunan çevre yolu güvenliği ve geometrik standartlarının incelenmesi
Karayolları ülkemizde en popüler ulaşım şeklidir. Karayolu tercihinin yüksek olması araç sayısının artmasına ve dolayısıyla trafik yoğunluğunda artışa neden olmaktadır. Trafik yoğunluğundaki artış trafik kazalarının yaşanmasına neden olmaktadır. Yol güvenliğinde iyileştirilme, trafik kazalarını ve kazalardan kaynaklanan kayıpları azaltacaktır. Irak İstatistik Bürosu'na göre trafik kazalarına yol açan faktörler arasında yol faktörü neredeyse yok denebilecek kadar düşüktür. Fakat gelişmiş ülkelere baktığımızda yol faktörlerine bağlı kaza oranlarının yüksek olduğunu görüyoruz. Meydana gelen kazalarda yol kaynaklı kusurların tespiti, istatistiklere yansıyan diğer faktörleri de azaltacaktır. Bu çalışma, Kerkük'ün merkezindeki yol geometri standartlarını ve yol güvenliğini araştırarak, incelenen ve ters yatay kavislere sahip olan yollarda en düşük geometrik standartlara sahip iki bölümü tanımlamaktadır. Materyaller yol kesiminin ilgili kurumlarından temin edilmiştir. Proje tarafından belirlenmiş yol kesit verileri (mühendislik hızı, yatay kurp yarıçapı, geçiş eğrisi, yatay kurp uzunluğu, çıkma, eğim, düşey kurp uzunluğu elde edilir. Projedeki değerlerin uygulamadaki değerlerden farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için saha çalışmaları da yapılmıştır. Saha gezisi sırasında belirlenen bölümlerde güncel bir yol haritası temin edilmiştir. Elimizde bulunan bu harita ile projede yer alan değerler karşılaştırılmıştır. Veriler farklı ise, mevcut değer kabul edilmiştir. Ulaşılan değerler geometrik standart tablo ile karşılaştırılmıştır. Geometrik standart tabloda düz kesitler dikkate alınmıştır. Yol bölümlerinin belirlenmesi için geometrik kriterler tespit edildikten sonra, ilgili kurumlardan bu yol bölümlerine ilişkin dört yıllık trafik kazası verileri elde edilmiştir. Trafik kazası oluşum kalıpları ile geometrik kriterler arasındaki ilişki incelenmiş ve sonuçlar ortaya konmuştur.
Uygulamada taksirle yaralama ve öldürme suçları: Trafik kazaları
5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu "Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar" başlığı altında ulusal ve uluslararası temel haklardan biri olan taksirle yaralama suçunu düzenleyerek, kişilerin vücut dokunulmazlığını yasal olarak korunma altına almıştır. TCK'nın 22. maddesi taksirin tanımı ve devam eden fıkralarında basit ve bilinçli taksir ayrıca, TCK 21/2'de olası kast kavramları düzenlenmiştir. Trafik kazalarının sebebi olan eylemlerin taksirin bir şekli olan bilinçli taksirle mi yoksa kastın bir şekli olan olası kastla mı işlendiği konusunda ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Mülga 765 sayılı TCK'da trafik kazaları genel olarak kusur oranıyla açıklanmışken günümüz yargı kararlarında artık bu eylemlerin bazılarının taksirden daha ağır istisnai bir sorumluluk olan olası kast alanına sokulmaya başlanılmıştır. Bunun sebebi hiç şüphesiz sürücülerden kaynaklı ihmaller zincirinin fazlalığı sonucunda meydana gelen trafik kazalarının artması ve bunun sonucunda ölüm sayılarındaki artış yaşanması caydırıcılık için daha ağır yeni bir derece oluşturulmasına neden olmuştur. Bu nedenle kanun koyucu ceza artırımı ve trafik kazalarını taksirden kastın bir derecesi olan olası kasta dahil etmek yoluyla caydırıcılığı sağlamakla birlikte ayrıca kazaların azaltılması bakımından sürücüler için de tehdit algısı oluşturmaya çalışmıştır. Trafik kazalarından kaynaklı ölüm ve yaralama suçunda hukuka uygun bir cezaya hükmedilmesi için her iki kavramın net bir ayrımının yapılması önem arz etmektedir. Resmi istatistiklere göre trafik kazalarının yüksek oranı ve sonuçları karşısında hem devlet hem de toplum açısından tehlikeliliğini devam ettirmektedir. Tezin amacı, bu suçta caydırıcılığın yanında taksirli suç ile olası kast konusundaki kafa karışıklığını azaltmak, kanun maddesinin daha basit ve anlaşılabilir bir şekilde ifade edilmesini sağlamak için öğreti ve uygulamada eksik olarak ifade edilen hususları incelemek, tartışmak ve çözüm önerileri sunmaktır.
Trafik kazası sonucu anabilim dalımıza başvuran maluliyet olgularının irdelenerek değerlendirilmesi
Giriş ve Amaç: Klinik adli tıp uygulamalarının önemli bir alanını; kişilerdeki bedensel ve ruhsal kayıpların ve oranlarının ortaya konması oluşturmaktadır. Her geçen yıl trafiğe çıkan araç sayısındaki artış aynı zamanda kazaları, yaralanmaları ve maluliyetleri de artırmaktadır. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi, oluşan bu zararı gidermekle yükümlü olduğundan, oluşan kayıplar ve oranların bilinmesi gerekmektedir. Çalışmamızda, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'mıza trafik kazası sonucu maluliyet raporu almak için başvuran olguların sosyodemografik ve tıbbi özellikleri, kazaya ait özelliklerin maluliyet üzerine etkisi, maluliyet raporları konusunda olguların farkındalık durumu ve rapor hazırlanırken dikkat edilmesi gereken unsurlara dikkat çekmek amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'mıza Haziran 2019-Haziran 2020 tarihleri arasında maluliyet raporu almak için başvuran olgulara anket çalışması yapılmıştır. Anketten elde edilen cevaplar ve düzenlenen maluliyet raporları birlikte değerlendirilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular değerlendirilirken istatistiksel analizler için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 25.0 programı kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmamıza 641 olgu katılmıştır. Olguların 476'sı erkek(% 74,3), 165'i (% 25,7) kadındı. Yaş aralığı 2 ila 76 yaş arasında olup yaş grupları açısından 20-29 yaş grubunun en yüksek oranda olduğu saptandı. Kazaların dağılımı aylara göre en sık Eylül ayında, mevsimlere göre en sık sonbahar mevsiminde, gün ışığına göre en sık gündüz aralığında olduğu görüldü. Araç tipine göre en sık motosiklet kazalarının (% 45,2) olduğu saptandı. Araç içi trafik kazalarında üst ekstremite yaralanmalarının, motosiklet ve yaya kazalarında alt ekstremite yaralanmalarının daha yüksek olduğu görüldü. Kazadan sonra olguların % 93,1'inin (n:597) hastaneye yattığı, % 74,6'sı (n:478) ameliyat geçirdiği tespit edildi. Maluliyet oran ortalaması % 17,4 'dü. Maluliyet raporlarının en sık Kas-İskelet Sistemine ait arızalar (% 95,2) sebebiyle düzenlendiği izlendi. Sonuç: Trafik kazaları, önemli bir halk sağlığı sorundur. Bu nedenle, trafik kazalarını en aza indirmek ve ölümleri, yaralanmaları ve buna bağlı maluliyet durumlarını azaltmak için çaba gösterilmelidir. Düzenlenen maluliyet raporlarının adil ve tutarlı olabilmesi için uygulama birliğinin sağlanması gerekmektedir. Adli Tıp ve diğer uzmanlık alanlarında görev yapan hekimlerin birlikte çalışarak ortak bir yaklaşım geliştireceği, bilimsel ve uluslararası literatüre uygun bir yönetmelik hazırlanmalı, değişen güncel tedavi yaklaşımları göz önünde bulundurularak düzenli olarak revize edilmelidir. Anahtar Kelimeler: Adli Tıp, Maluliyet, Tazminat, Trafik Kazası, Yaralanma.
Destekten yoksun kalma tazminatında işletenin kusurunun karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortasında sigortacının sorumluluğuna etkisi
Ölümle sonuçlanan trafik kazalarında işletenin destek olduğu veya ileride destek olacağı kişilerin ölüm nedeniyle uğradıkları zararın tazmin edilmesi gerekir. Bu zarara destek yoksunluğundan doğan zarar denir. Söz konusu zararın tazmininde işletenin kusurunun sigortacı tarafından ödenecek tazminata ne şekilde etki edeceği hususu önem arz etmektedir. Zira işletenin sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri sigorta teminatı kapsamı dışında bırakılmıştır. Diğer bir deyişle işletenin tam kusurlu olduğu yani kastının ya da ağır ihmalinin bulunduğu trafik kazalarında destek görenler destekten yoksun kalma tazminatı talep edemez. Buna karşılık kusurun kazazedeler arasında paylaşıldığı durumlarda destekten yoksun kalma tazminatı açısından ölenin kusuru tazminattan indirim sebebi olarak karşımıza çıkar.
Investigation of the effects of Vision Zero approach on road traffic safety: Gaziantep
Vision Zero strategy was developed as an effective solution to traffic accidents and the number of injuries and fatalities in Sweden in 1997 and spread worldwide. Turkey is among the ten countries constituting almost half of the global traffic accident deaths. Turkey started to implement Vision Zero strategies and activities in 2013, such as infrastructure enhancements including double-lane highways, law and enforcement revisions, post-crash emergency response, and care, and realized positive results. Previous studies have examined these applications for inter-urban roads but not inner-city streets. In this study, the effect of vision zero applications was investigated for the first time in Turkey on urban roads in Gaziantep. Speed controls applied for speed control, the first cause of traffic accidents in Turkey and the world, were evaluated. Only one year after the start date of speed inspections, an 87.5 % decrease in traffic accidents in urban death rates was determined. As a result of the coup in Turkey in 2016, the EDS system was turned off for security reasons. There has been an increase of five times in urban death rates in traffic accidents in the following year, 2017. Later, due to various administrative reasons, only red light violation cameras were put into service, and speed corridor enforcements were not implemented. During this period, an 37,5 % decrease was observed in the urban death rates in traffic accidents, according to 2015 results. Key Words: Vision Zero, Road Safety, Traffic Accidents, Speed Enforcement, Red- light Violation
Acil servise motosiklet kazası ve araç içi trafik kazası nedeniyle başvuran hastaların travma skorlarının ve prognozunun karşılaştırılması
Amaç: Bu çalışmada acil servise araç içi trafik kazası veya motosiklet kazası ile başvuran çoklu travma hastalarının travma skorlarını ve prognozlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışma Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisi'ne çoklu travma ile başvuran 100 araç içi trafik kazalı ve 75 motosiklet kazalı olguda yapıldı. Olguların ISS, AIS, GKS, prognozları ve klinik özellikleri kaydedilmiştir. Bulgular: Olguların araç içi trafik kazası grubundakilerin %75 i erkek %25 i kadın, motosiklet kazası olgularının %94,7 si erkek %5,3 ü kadın idi. Yaş ortalaması araç içi trafik kazası ile başvuran olgularda 37,29 ± 16,02 saptanırken motosiklet kazalı olgularda 37,85 ± 15,40 saptanmıştır. En sık yaralanma bölgesi araç içi trafik kazalı olgularda %76 motosiklet olgularda ise %74,6 ile ekstremite yaralanması olduğu belirlendi. Travma skorları incelendiğinde GKS ortalaması araç içi trafik kazalı olgularda 13,30 +-3,56 motosiklet kazalı hastalarda 13,0+-3,09 dur. ISS ortalaması is araç içi trafik kazasında 24,28+-16,69 saptanırken, motosiklet kazalılarda 22,25+-17,32 saptanmıştır. Abbreviated Injury Score (AIS) karşılaştırıldığında araç içi trafik kazalı hastalarda 3,59 ± 1,20, motosiklet kazalı hastalarda 3,40 ± 1,26 saptanmıştır. Travma skorları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Araç içi trafik kazalı olgularda cerrahi girişim oranı %24, motosiklet kazalı olgularda %13,3 saptandı. Olguların her iki grubunda da mortalite %8 saptandı. Sonuç: Motosiklet kazalı ve araç içi trafik kazalı olgular incelendi. İki grup arasında anlamlı fark saptanmadı. Bu durumun çalışmanın kısa süreli, tek merkezli ve sadece multitravmalı hastaları kapsamasına bağlanabilir.
Karayolu kaplama türlerinin iyileştirilmesinin trafik kazalarına etkisinin araştırılması (Kastamonu örneği)
Bu tez çalışmasının amacı, trafik yükü, iklim ve zamanla üstyapıda meydana gelmesi kaçınılmaz olan bozulma türlerinin incelenmesi, bakım onarım yöntemlerinin açıklanması ve karayolu üstyapı kaplamasının iyileştirilmesinin trafik kazalarına etkisinin istatistiksel verilerle ortaya konmasıdır. Çalışma kapsamında kaza oluşumunu azaltmak ve trafik güvenliğinin artırılması için oluşan bozulma türlerine göre yol üstyapı kaplamalarında yapılan bakım onarım ve iyileştirme çalışmaları detaylı olarak açıklanmıştır. Trafik kazalarının önlenmesinde kaplamanın en önemli özelliği yol yüzeyinin kayma direncidir. Bu çalışma kapsamında üstyapı kaplama yüzeyinde kayma direncinde azalmaya neden olan tekerlek izinde oturma, cilalanma, kusma gibi farklı bozulmalar meydana gelen üç farklı yolda sürtünme direncinin arttırılmasına yönelik yapılan sathi kaplama çalışması, bitümlü sıcak karışım çalışması, yol yüzeyini pürüzlendirme çalışması Kastamonu örneği ile incelenmiş ve trafik kaza istatistikleri üzerine etkileri incelenmiştir. Yolun servis kabiliyeti arttırmaya yönelik ve trafik kazalarını önlemeye yönelik mevcut uygulanan yöntemlerin başarılı olduğu ancak bazı yönleriyle yolun olumsuz etkilendiği, bu sebeple yeni yöntemlere ihtiyaç duyulduğu ortaya çıkmış olup ülkemizde yeni denenmeye başlayan microsurfacing uygulaması açıklanmıştır.
Kapasite, güvenlik ve maliyet analizi ve geliştirilmesi ile optimize edilmiş kavşak tipini belirleyen program üretilmesi
Yoğun kullanımı olan karayollarında kavşaklar ulaşım açısından çok önemli bir rol teşkil etmektedir. Karayollarının yoğun kullanımı ister şehirler arası ve isterse şehir içi yollar da olsun trafik artışını da beraberinde getirmektedir. Bu aşamada trafikte seyreden araç ve sürücüler için kullanılan yolun trafik kapasitesi ve güvenlik parametreleri öne çıkmaktadır. Tez kapsamında şehirler arası ve şehir içi yollarda karayolunu kapasite ve güvenlik olarak etkileyen önemli faktörlerden biri olan kavşakların seçiminde yol gösterecek bir model geliştirilerek, bu model yine tez kapsamında yapılan bir yazılım ile desteklenmektedir. Modeli oluşturan bilgisayar yazılımı ile birlikte kavşak tipi belirlenmesi çalışması maliyet ve güvenlik parametreleri açısından optimize edilerek aynı zamanda tüm çalışmaların bir veritabanında toplanarak konsolide edilmesi sağlanmaktadır.Karayolu, Güvenlik ve Maliyet modelinde, kavşaklar kapasite ve güvenlik açılarından ayrı ayrı değerlendirilip çıkan sonuca göre de maliyet açısından kavşağın yapıma elverişli olup olmadığı incelenmektedir. Bu değerlendirilmeler yapılırken trafikte uygulaması olan aynı seviyeli ve farklı seviyeli tüm kavşak tipleri dikkate alınmaya, trafik güvenliği açısından kavşakları etkileyen tüm güvenlik parametreleri incelenmeye ve olası tüm maliyetler dahil edilmeye çalışılmaktadır. Sonuç olarak bir Kapasite , Güvenlik ve Maliyet Modeli oluşturularak bu model bir yazılım olarak bilgisayar ortamına taşınmıştır.Anahtar Kelimeler : Kapasite, Güvenlik, Maliyet, Kavşak, Karayolu, Yazılım
Ankara şehir içi otobüs kazalarının analizi ve bölge risklerinin belirlenmesi için bir çok ölçütlü karar modeli
Bu çalışmanın amacı trafik kazalarına neden olan faktörleri, bunların risk değerlerini ve kazaya sebep olan durumları önceden tespit ederek, ölümlerin, geçici ve kalıcı sakatlıkların, iş gücü ve maddi hasarların oluşmasını engellemektir. Bu amaç doğrultusunda, çalışmada trafik kazalarının nedenlerinin belirlenmesi ve riskli durumların tespiti için bir karar metodolojisi ve bunun ışığında bir model oluşturulması hedeflenmiştir. Model trafik kazalarına neden olan faktör ve alt faktörleri kapsamaktadır. Bölgeye bağlı kaza riski (BKR) düzeyini belirlemede ve faktör ve alt faktörlerin ağırlıklarının tespitinde Bulanık Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yöntemi kullanılmış belirlenen risk değerleri ve gerçek kaza verileri üzerinden veri madenciliği tekniklerinden biri olan karar ağaçları algoritmalarından CHAID kullanılarak kurallar oluşturulmuştur. Model Ankara İlinde faaliyet gösteren EGO Genel Müdürlüğüne bağlı toplu taşıma araçları baz alınarak geliştirilmiş ve kurum kapsamında bulunan beş bölge üzerinde uygulanmıştır. Geliştirilen model yapılacak değişikliklerle farklı kurumlar ve işletmelerde de rahatlıkla kullanılabilecek yapıya sahiptir.
Kastamonu İnebolu devlet karayolunda meydana gelen trafik kazalarının incelenmesi
Trafik kazaları gün geçtikçe daha büyük bir halk sağlığı problemi haline gelmektedir. Kazaların oluşmasında en büyük etkenin insan hatalarından kaynaklandığı değerlendirilmektedir. Karayolu kullanıcılarının trafik kurallarının tamamına uyduğu takdirde yaşanacak trafik kazalarında en az %50'lık bir düşüş sağlanacağı öngörülmektedir. Ayrıca kazaların arttığı anlar incelendiğinde; kazaların trafik yoğunluğunun arttığı zamanlarda daha fazla olduğu, bu dönemlerde alınacak ilave önlemlerle de meydana gelebilecek kazaların engellenebileceği değerlendirilmektedir. Bu çalışmada, D-765 İnebolu Devlet Karayolu üzerinde 2016-2020 yılları arasında meydana gelen trafik kazalarına ait trafik kolluğunca düzenlenmiş trafik kazası tespit tutanakları incelenmiştir. Elde edilen veriler değerlendirilerek grafikler hazırlanıp yorumlanmıştır. Adı geçen yolda beş yılda 311 ölümlü yaralamalı trafik kazası meydana gelmiş, 36 kişi yaşamını yitirmiş ve 747 şahıs ise yaralanmıştır. Bu çalışma sonucunda yapılacak öneriler ile bu güzergâhtaki kazaların önlenmesine yarar sağlanılması, böylece can ve mal kayıplarının azaltılması hedeflenmektedir.
Kara yolu güvenlik sistemlerinin trafik kazalarına etkisi: Zonguldak – Bolu il sınır örneği
Dünyadaki gelişmeler ve teknolojinin hızlı bir şekilde gelişmesi, insanlığı daha konforlu, güvenilir ve hızlı ulaşım imkânlarına zorlamıştır. Bu gelişmeler sonucunda, karayolları da içinde olmak üzere ulaştırma ağlarının yapımı ile ilgili bütün kuruluşlar, ulaştırma ağındaki güvenlik sistemlerinin önemini ilk sıraya almalı ve bu sistemlere hassasiyet içerisinde büyük önem vermelidir. Ulaştırma Mühendisliği'nin en önemli konularından biri olan Ulaştırmada Güvenlik Sistemleri, en fazla çözüm aranan konular arasında olmuştur. Ülkemizde alternatifler içerisinde en fazla tercih edilen ulaştırma şekli kara yoludur ve bu özelliğinden dolayı, artan nüfus sayısı ile birlikte, teknolojide yaşanan gelişmeler ve taşıt sayısının artması, doğrudan trafik yoğunluğunda artışa neden olmaktadır. Yoğunluktaki artış da trafikte olumsuzlukların yaşanmasına sebep olmaktadır. Dolayısıyla, söz konusu insan güvenliği olan ve bu amaçla can güvenliğini sağlamak için üstünde durulması gereken konu 'Karayolları Güvenlik Sistemlerinin Trafik Kazalarına Etkisi' konusudur ve bunun araştırılması, çözüme sunulması gerekmektedir. Bu tez çalışmasında, kara yolu güvenlik sistemlerinden aktif ve pasif güvenlik sistemlerinin tanınması, ayırt edilmesi ve ihtiyaç duyulan kesimlere doğru şekilde uygulanması amaçlanmıştır. Aktif ve pasif güvenlik sistemleri, ekonomik olmayan sistemlerdir. Bundan dolayı bu sistemlerin uygulanmasında ilgili kişiler tarafından yapılan çalışmalarla verimli sonuçlar alınması gerekmektedir. Ekonomik olmayan bu sistemlerin kullanılması için kriterler açıklanmış ve bu kriterlerle araç ve gereçlerin toplanmasında ve kurulmasında önem gerektiren noktalar ile bu malzemelerin düzenli bir şekilde sisteme uyarlanması amaçlanmıştır. Ayrıca gelişen bilgi ve teknoloji ile Akıllı Ulaştırma Sistemleri'ndeki uygulamalar ile karayollarında ışıklandırma konusunda araştırma yapılarak güvenlik sistemi uygulamaları araştırılmıştır. Genel olarak, karayolları güvenlik sistemleri Kastamonu Karayolları Bölge Müdürlüğü sorumluluğunda bulunan Zonguldak - Bolu il sınırı arasındaki yollarda incelenmiş olup, trafik kazalarının yoğun olarak yaşandığı alanlar tespit edilerek ihtiyaç duyulan noktalara bu sistemlerin etkisi araştırılmış, çözüm önerileri sunularak, ileri dönemlerde oluşabilecek trafik kazalarının önüne geçilmesi planlanmaktadır
Toplumda bazı sürücülerde trafik kültürü
Bu araştırmada amaç toplumda bazı sürücülerin trafik kültürü ile ilgili davranışlarını saptamak ve bu davranışlarda etkili olan bazı özellikleri betimlemektir.Bu araştırma kapsamında tümüyle bu araştırmaya özgün 33 adedi trafik kültürü ile ilgili tutumlara ilişkin, 13 adedi trafik kurallarını bilme ile ilgili durumları içeren, 9 adedi sürücü özellikleri ve 20 adedi diğer olmak üzere 75 sorudan oluşan bir anket geliştirilerek kamu ve özel sektör çalışanlarından Türkiye genelinde 1246 kişiye e-posta gönderilerek web üzerinden uygulanmıştır. Ayrıca incelenenlerden sürücü olarak kendilerini değerlendirmeleri istenmiştir.Ankete katılanların trafik kültürü ile ilgili tutumları ve trafik kurallarını bilme ile ilgili durumları 100 üzerinden değerlendirilmiş ve ayrıca cinsiyet, yaş, meslek, eğitim durumu, aylık gelir durumu, çalıştıkları iş alanının karayolu ile ilgili olup olmama durumu, sürücü belgesi sahibi olma durumu, sürücülük tecrübesi, son bir yılda trafik cezası alma durumu gibi bazı tanımlayıcı özelliklerine göre de değerlendirilmiştir. Katılımcılardan %28.5'i (355 kişi) kadın ve %71.5'i (891 kişi) ise erkektir. İncelenenlerin ortalama yaşı 42.6 ± 10.2, sürücülük tecrübesi ise 15.6 ± 10.6 yıldır. Katılımcıların trafik kültürü ile ilgili tutum puanlarının yaşla, gelir seviyesiyle, sürücülük tecrübesiyle arttığı ve trafik cezası almayanların alanlara kıyasla daha iyi olduğu, meslekle, eğitimle, çalıştığı kurumun karayoluyla ilgili olmasıyla ilişkisi olmadığı belirlenmiştir. Buna ilaveten katılımcıların trafik kurallarını bilme ile ilgili durumlarının ise eğitimle, gelir seviyesiyle, sürücülük tecrübesiyle arttığı ve trafik cezası alanların almayanlara kıyasla daha iyi bildikleri ve yaşla, meslekle ve çalıştığı kurumun karayoluyla ilgili olmasıyla ilişkisi olmadığı bulunmuştur. Ayrıca pek çok yayında da değinildiği gibi erkeklerin kadınlara kıyasla daha riskli araç kullandıkları belirlenmiştir. İnceleneler trafik kültürü ile ilgili tutumlarından 100 üzerinden 78.2 ± 13.2 puan alarak orta durumda, trafik kurallarını bilme ile ilgili durumlarından 100 üzerinden 67.7 ± 15.4 puan alarak kötü durumdadır. Sürücülerin kendilerine verdikleri notun ortalaması ise 83 ± 13.4 olarak iyi durumdadır. Bu veriler ışığında sürücülerin kendilerini olduklarından daha iyi gördüğü söylenebilir.
Ankara'da meydana gelen ölümlü trafik kazalarının adli tıp açısından incelenmesi
Bu çalışma, trafik kazasına bağlı olay yerinde meydana gelen ölümlere ek olarak, trafik kazası sonrası hastaneye taşınırken, hastanede tedavi görürken ve taburcu edildikten sonra meydana gelen ölümlerin de içerisinde yer aldığı, gerçek ölüm oranlarının saptanması ve Türkiye İstatistik Kurumu verilerindeki eksikliğin vurgulanması amacıyla planlanmıştır.01.01.2007-31.12.2007 tarihleri arasında Adli Tıp Kurumu Ankara Şube Müdürlüğü'nce ölü muayeneleri yapılan toplam 1395 ölüm olgusundan, Ankara'nın merkez ve çevre ilçelerinde meydana gelen trafik kazalarına bağlı 482 ölüm olgusu çalışmaya dahil edilmiştir.Çalışmada, araç içi trafik kazasına bağlı ölüm olgularının % 70.1'inin (117) ve araç dışı trafik kazasına bağlı ölüm olgularının % 78.4'ünün (247) olay yerinin dışında meydana geldiği saptanmış (toplam 364 olgu) ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05).TÜİK verilerine göre Ankara ilinde 2007 yılında trafik kazaları sonucu toplam 290 kişi ölmüş, 14778 kişi yaralanmıştır. Çalışmamızda tespit ettiğimiz, olay yeri dışında meydana gelen 364 ölüm olgusu, yaralanan bu 14778 kişi arasından Ankara'nın çeşitli hastanelerine götürülen ve buralarda ölen olgular olup 290 rakamına dahil değildir. Bunlar da eklendiğinde genel toplamın 290 değil 654 olacağı anlaşılmaktadır.Karayolları Trafik Kanunu Tasarısı'nda, Sağlık Bakanlığı'nın görevleri arasında, trafik kazalarında yaralanıp sağlık kuruluşlarına sevk edilenlerden otuz gün içerisinde ölenlerin kayıtlarının tutulması ve bu bilgilerin Emniyet Genel Müdürlüğü'ne gönderilmesi yer almaktadır. Ancak trafik kazasına bağlı ölüm olayı, kazayı takip eden sonraki aylarda da gerçekleşebilir. Dolayısıyla öyküsünde trafik kazası bulunan tüm ölüm olgularına adli ölü muayenesini takiben otopsi yapılmalı ve otopsi sonucunda ölüm ile trafik kazası arasında nedensellik bağı kurulduğu sürece, kazanın üzerinden geçen zamana bakılmaksızın ölümün trafik kazasına bağlı olduğu kabul edilmelidir.Anahtar kelimeler: Trafik kazası, Ölüm, İstatistik
Elazığ'da 2008-2012 yılları arasında otopsisi yapılan trafik kazalarının değerlendirilmesi
ÖZET Ulaşım sektörü, günümüzde insanlara demiryolu, denizyolu, havayolu gibi oldukça fazla seçenek sunmasına rağmen, ülkemizde daha çok "karayolu ulaşımı" tercih edilmekte bunun sonucunda da; kazalar nedeniyle ölümler, yaralanmalar, sakat kalmalar ve büyük ekonomik kayıplar meydana gelmektedir. Trafik kazası sonucu ölen kişilerden elde edilen bulguların bilinmesinin trafik kazalarına bağlı ölüm ve yaralanmaların azaltılmasına katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. Bu nedenle; trafik kazası sonucu ilimizde ölü muayene ve otopsisi yapılan olgularda mortalite ve morbiditeyi etkileyen veriler ortaya konulup trafik güvenliğini etkileyen konularda önerilerde bulunulması amaçlanmıştır. Çalışmamızda; 01.01.2008 – 31.12.2012 tarihleri arasında Fırat Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalınca ölü muayene ve otopsisi yapılan araç içi ve araç dışı 422 trafik kazası olgusu; yaş, cinsiyet, kazanın olduğu gün ve mevsim, kazanın gerçekleştiği olay yeri, ölen kişilerin trafikteki konumu (sürücü, yolcu, yaya), otopsi yapılıp yapılmadığı, kazaya karışan aracın yolcu ve sürücü için güvenlik tedbirlerinin durumu (emniyet kemeri, hava yastığı vb.), kazaya karışan olguların alkol ve uyutucu-uyarıcı madde durumları, ölümün gerçekleştiği yer, hastanede yatış süreleri, ölen kişilerde tespit edilen yaralanma bölgeleri ve ölüm nedenleri ile ilgili veriler değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 17.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmamızdaki 422 olgunun 322'si (%76.3) erkek, 100'ü (%23.7) kadın olup, yaş ortalamaları 43.5±23.9 yıldır. Trafik kazalarına bağlı ölümlerin en sık 20-49 (%48.4) yaş grubunda ve 161 (%38.2) olgu ile en fazla yaz mevsiminde görüldüğü saptanmıştır. Olguların 388'ine (%91.9) otopsi işlemi uygulanmış olup, sürücülerin %16.9'unun alkollü olduğu, yerleşim yeri içindeki kazaların 140'ı (%70) araç dışı, yerleşim yeri dışındaki kazaların ise 185'i (%83.3) araç içi trafik kazaları olduğu, olguların 260'ı (%61,6) hastenede öldüğü ve en sık baş yaralanmalarının ölüme neden olduğu tespit edilmiştir. Trafik kazalarının önlenebilmesi için, yaz mevsimi gibi tatil dönemlerinde trafik denetim ve kontrolleri sıklaştırılmalı, yaya güvenliği için gerekli önlemler alınmalı, ulaşım sistemleri arasında dengeli dağılım sağlanmalı, alkol ile beraber etkin bir şekilde uyutucu-uyarıcı madde kontrolleri yapılmalı ve emniyet kemeri gibi taşıt güvenlik sistemlerinin kullanımının teşvik edilmesinin trafik kazalarında ölüm ve yaralanmaları büyük oranda azaltacağı kanaatine varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Trafik kazaları, otopsi, adli tıp
Mersin il merkezinde 2006-2009 yılları arasında meydana gelen trafik kazalarının incelenmesi.
Son yıllarda, ülkemizde ulusal bir problem haline gelen trafik kazaları, doğal afetlerden daha fazla sosyal ve ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Bu yüzden, trafik kazalarının önlenmesinde özellikle iller bazında yapılan çalışmalar önem kazanmaktadır. Bu çalışmanın amacı Mersin ilindeki trafik kazalarının nedenlerini araştırmak ve çözüm önerileri sunmaktır.Bu konulardaki veriler Mersin Trafik Denetleme ve Tescil Şube Müdürlüklerinden sağlanmıştır. İncelemede; meydana gelen ölümlü ve yaralanmalı kazaların üçte birinin motosikletlerle meydana geldiği, çarpışma türü kazaların daha fazla olduğu ve kazaların en fazla 12:00?17:00 saatleri arasında görüldüğü saptanmıştır.Bu sonuçlar doğrultusunda, yaya ve araçların bağlantılarını azaltmak için yaya alt veya üst geçitlerin yapılması, trafik işaretlerinin görünür hale gelmesinin sağlanması amacıyla yol kenarlarından daha çok yol üstlerine konulması, kavşak bölgelerine girişlerde hız kesici önlemlerin alınması önerilebilir.