Voter behaviour
93 theses under this subject heading
Siyasal iletişim faaliyetlerinin seçmenin oy verme davranışı üzerine etkisi; İstanbul örneği
Siyasal iletişim aktif siyasal yaşamın şüphesiz en önemli faaliyetlerindendir. Siyasal rakiplere karşı avantaj sağlama, siyasi yapıların söylemlerini ve icraatlarını topluma anlatma, ideolojilerin perçinlenmesi gibi amaç ve çabalar toplumla iletişim halinde olma zorunluluğunu beraberinde getirmiştir. Siyasal aktörlerin toplumla gerçekleştirdikleri iletişim, yapısı ve siyasi mesajlarla örüntülü olması bakımından siyasal iletişim olarak tanımlanmaktadır. Siyasal iletişim faaliyetleri, özellikle seçim dönemlerinde yoğun bir şekilde gerçekleştirilmekte, olağan dönemlerde de devam ettirilmektedir. Bu faaliyetlerin şüphesiz en belirgin amacı, hedef kitle üzerinde etki yaratmak ve bunun sonucunda oyunu alarak iktidarını tesis etmektir. Siyasal iletişim faaliyetlerinin, seçmenin oy verme davranışı üzerine etkisinin, İstanbul örneği üzerinden araştırıldığı çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, siyaset ve siyasete karşı geliştirilen farklı yaklaşımların yanı sıra siyasal ideolojiler gerekli literatür araştırılmasının ardından ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise iletişim kavramı, iletişim türleri, yöntemleri ve siyasal iletişimin ilişkili olduğu alanlar ile siyasal iletişimin alanı da gerekli literatür araştırmasının ardından ele alınmıştır. Çalışmamızın üçüncü ve son bölümünde ise, siyasal iletişim faaliyetlerinin seçmenin oy verme davranışı üzerindeki etkisi, Beşiktaş ve Fatih ilçelerinde anket yöntemi ile gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarından oluşmaktadır. Bu bölümde, seçmenlerin medya ortamlarını takip etme sıklıkları, gerçekleştirilen siyasal iletişim faaliyetlerinin oy verme kararlarına etkisinin olup olmadığı, kanaat önderlerinin oy verme davranışına etkisi gibi değişkenler araştırılmış ve sonuçları çizelgeler ve yorumlarla aktarılmıştır. Üç bölümden oluşan çalışmamız, siyasal iletişim faaliyetlerinin seçmenin oy verme davranışı üzerindeki etkisini ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır.
Seçmen davranışı ve seçmen davranışı üzerinde etkili olan faktörlerin incelenmesi: İstanbul ili örneği
Demokratik rejimle yönetilen ülkelerde seçmenlerin amacı, isteklerinin gerçekleşmesi ve kendilerine yakın olan siyasi partilerin, lider ve adayların başarılı olup toplumu yönetmesi için oy kullanmaktır. Siyasi partilerin amacı ise, minimum harcama ile maksimum oy alarak iktidar olmaktır. İktidara gelinebilmesi için; seçmenlerin istek ve ihtiyaçlarının doğru tespit edilmesi, bu istek ve ihtiyaçların karşılanması için uygulanan politikaların doğru stratejiler ile ortaya koyulması, seçmenlere ne şekilde ulaşılacağı ve onların nasıl ikna edileceğinin tespit edilmesi, başarıyı elde etmek için en uygun yöntemin ne olduğu ve ne şekilde uygulanacağı ve sayılan tüm bu hususların seçmenleri nasıl ikna edeceği konularıyla siyasal pazarlamanın ilgilendiği değerlendirilmektedir. Siyasal pazarlama; siyasilerin, en yüksek oy potansiyeline ulaşmak ve seçimlerin kazananı olmak için kullandıkları tekniklerin tümü olarak ifade edilmektedir. Siyasi arenada pazarın tüketicisi konumunda olan seçmenlerin, oy verme davranışlarında önemsedikleri değişkenlerin, günümüzde eskiye göre daha çok farklılaştığı ve boyutlarının değişkenlik gösterdiği görülmektedir. İstanbul'daki seçmenlerin davranışlarını etkileyen faktörlerin ortaya koyulması amacını taşıyan bu çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın uygulama kısmında, bahsi geçen faktörlerin, seçmenlerin oy verme davranışları üzerindeki etkisini tespit etmek üzere, İstanbul ilinde seçmen yeterliliğine sahip olan 450 katılımcıdan elde edilen anket bilgileri doğrultusunda, SPSS 25 istatistiksel analiz programı kullanılmış, sosyo demografik ve ekonomik bilgiler ve anket soruları ile ilgili analizler yapılmış olup, ardından anket soruları ile siyasal pazarlama iletişimi faaliyetleri, bireylerin aile ve yakın çevreleriyle ve seçmen memnuniyeti ile bağlantılı olacak şekilde, seçmenlerin oy verme davranışlarını etkileyen faktörlere ilişkin yorumlar ve çıkarımlar yapılmıştır. Çalışma, bulguların değerlendirilmesi ve gelecek çalışmalara yönelik önerilerle tamamlanmıştır. Araştırma bulgularının İstanbul'da yaşayan seçmenlerin oy verme davranışlarının çeşitli istatistikler ve analizler sonucuyla nasıl ve ne şekilde değiştiğini ortaya koyarak, bu seçmenlerin oy verme davranışlarını etkileyebilecek stratejiler konusunda, siyasilere ve siyasal propaganda yöneticilerine yol gösterici olacağı düşünülmektedir.
Şırnak'ta seçmen davranışı (1973-2019)
Bu çalışma, 1973-2019 yılları arasında Şırnak il genelinde seçmen davranışlarını konu edinmektedir. Bu bağlamda 1973'ten 1990 yılına kadar ilçe statüsünde olan Şırnak genelindeki (milletvekilliği, referandum) seçimleri incelendikten sonra, 1990 ve 2019 yılları arasında ise il statüsünde olan Şırnak'ın genel (milletvekilliği, referandum ve cumhurbaşkanlığı) seçimleri ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir. Siyasal aktörlerin yaş, cinsiyet, doğum yerleri, eğitim durumları ve aday oldukları siyasi partiler, il genelinde siyasi parti tercihleri, seçimlere katılım oranları, oy kaymaları, partilerin konumlandığı siyasi yelpazeler, seçmen tercihlerini yönlendiren toplumsal ve politik ortam gibi konular kritize edilip seçmen davranışı correspondence analiz yöntemi ile anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Ayrıca 2014 ve 2019 yerel seçimleri Şırnak merkez ve tüm ilçelerin seçim sonuçları üzerinden, seçmen davranışlarında yaşanan değişim ve dönüşümler, seçmen tercihlerini yönlendiren yerel ve ulusal politik ortam ile özgün dinamikler bütüncül bir perspektifle anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Özetle Şırnak seçmeni 1973'ten 2000'li yıllara kadar gerçekleşen genel seçimlerde sosyolojik yaklaşım modelinin ön gördüğü şekilde seçmen davranışında bulunurken, 2000'den 2019 yılına kadar ise sosyo-psikolojik yaklaşım modeline göre siyasal pratiklerde bulunmuştur. Son olarak 2019 yerel seçimlerinde Şırnak seçmen davranışları rasyonel yaklaşım modeli ile açıklanabilmektedir
Siyasal pazarlama unsuru olarak sosyal medyanın seçmen davranışlarına ve seçmen sadakatine etkisi: Ankara ili özelinde bir araştırma
Teknolojinin gelişmesi ve globalleşme ile siyasal partilerin stratejilerinde büyük değişim yaşanmaktadır. Bir strateji unsuru olan siyasal pazarlama, araç olarak sosyal medyayı etkin bir biçimde kullanmaya başlamıştır. Kitleler üzerinde sosyal medyanın etkisi ve kullanım düzeyi arttıkça siyasal pazarlamanın değeri ve siyasi parti seçim sonuçlarına etkisi de artmaktadır. Bu çalışma; siyasal pazarlama ile sosyal medya arasındaki ilişkilerin güncel durumunu araştırarak, sosyal medya kullanımının siyasi partilerin stratejilerinde önemli etkiler oluşturduğunu saptamak amacıyla yapılmıştır. Yöntem olarak anket uygulaması tercih edilmiştir. Bulgular istatiksel olarak SPSS analizleri ile değerlendirilip sonuçlandırılmak suretiyle, öneriler ile birlikte, ayrıntılı şekilde yorumlanmıştır. Yapılan bu çalışmada; Siyasal Pazarlama Unsuru Olan Sosyal Medyanın Seçmen Davranışları Ve Seçmen Sadakati Üzerinde Etkisi araştırılmıştır. Sosyal medya araçları içerisinde, Facebook, Twitter, Instagram, kullanan bireyler araştırmaya dahil edilmişlerdir. Bu amaçla Ankara ilinde ikamet eden, yaşları 18 ve üstü olan 275 kadın, 232 erkek olmak üzere toplamda 507 katılımcıya hazırlanan ölçekler uygulanmıştır. Uygulanan ölçekler bu araştırma için geliştirilen "Siyasi Pazarlama Tutum Ölçeği", "Seçmen Bağlılığı Ölçeği", Seçmen Tatmini Ölçeği", "Seçmen Sadakati Ölçeği", "Seçmen Davranışlarını Ölçme'' ölçeğinden oluşmaktadır. Bu ölçeklerin kullanılması sonucunda elde edilen veriler istatistik yöntemleri ile analiz edilmiştir. Yapılan analizlerde pozitif bulgulara ulaşılmıştır. Bu bulgular doğrultusunda araştırmaya katılanların yaş ile sosyal medya mecrası kullanımı arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Çalışmadan elde edilen veriler ışığında sosyal medyanın siyasi pazarlama bağlamında seçmen davranışları üzerinde önemli etkisi olduğu saptanmış ve siyasi partiler açısından stratejik değeri ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Siyasal Pazarlama, Sosyal Medya, Seçmen Davranışları
The impact of the media on voters' behaviour and turnout in the US 2020 presidential elections
This study has enlongated on the impact of the media on voters' behavior and turnout in the US 2020 presidential elections. The study defines the media (old and new) as any means of transmitting information which is done through the various forms, devices, and systems that make up mass communications, including newspapers, magazines, radio stations, television channels, and the internet. Thus, despite the media pivotal role in voters' behavior and turnout; hence, partisan media was displayed in American culture i.e., falsehood and disinformation. Where video cuts are altered for noxious purposes and to show bogus film and control general feelings. The study engaged both primary and secondary sources of data as collated data were analyzed using (SPSS version 21.0) software package. Statistical analyses include frequency distribution tables, simple percentages, Chi-Square. Based on the sample size, 400 questionnaires were administered to respondents in the United States via Google forms through a sharable web link (using a randomly convenient sampling technique) and 375 questionnaires were duly recovered for analysis. Thus, two hypotheses were raised so as to evaluate the effect of the media on citizens' conduct and turnout in the US 2020 official races as such; H1: Null Hypothesis is therefore rejected while the Alternate hypothesis is accepted; hence establishing that during an election campaign, vote intentions for a party increase when the tone of media coverage for that party gets particularly positive, especially among those most attentive to the media (Field Report, 2022). In addition, Null Hypothesis (Ho2) is therefore rejected while the alternate hypothesis accepted proving that the consumption of both new media and old media in the 2020 Presidential elections had a significant effect on a person's likelihood to engage in the political process by voting. Based on these findings, the study suggests adequate policies and programs to open access to and increase Internet users seems it will contribute to greater political awareness and participation of the public. Also, American government should continually regulate citizens used of the social media. Furthermore, candidates and aspirants should be protected and there should be regular condemnation of hate speech, misinformation, and disinformation
1980 sonrası dönemde Kütahya ve Afyonkarahisar'da seçmen davranışı: CHP örneği
CHP, Türkiye'de siyasal sistemin kurulmasının ve çok partili siyasal hayatın inşa sürecinin en önemli aktörüdür. Devlet kuran parti olarak da önemli bir misyonun taşıyıcısıdır. Cumhuriyetin kurulma sürecinde gerçekleştirilen devrimler CHP aracılığıyla gerçekleştirilmiş ve CHP, modern bir toplumun ve Türk demokrasisinin inşa sürecinde doğrudan yer almış bir tek siyasal parti olma ayrıcalığını üstlenmiştir. Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasında temel bir görev üstlenen ARMHC'nin kadroları üzerinde yükselen CHP, kuruluşundan 1950 yılında gerçekleştirilen seçimlere kadar olan yaklaşık 27 yılda, ülkeyi tek başına yönetmiştir. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı, devlet inşa etmiş önemli bir siyasal aktörün, bugün geldiğimiz noktada etkisiz bir konuma evrilmesinin altında yatan nedenleri araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, Afyonkarahisar ve Kütahya'da CHP'ye oy veren seçmenle, oy vermeyen seçmenin CHP algıları çözümlenmeye çalışılmıştır. Her iki seçmen kitlesinin CHP algıları üzerinden, özellikle 1980 Askeri Darbesi sonrasında yaşanan değişim ve dönüşümlerin, seçmen tercihlerini belirlemedeki etkileri analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda seçmenlerin CHP'ye ilişkin düşünceleri üzerinden güncel kutuplaşma ve neredeyse sabitlenmiş oy oranları çözümlenmeye çalışılmaktadır.
The determinants of voting behavior in Turkey: A micro-level analysis for the period 2012-2014
This thesis examines that the factors that shape party preferences in Turkey by estimating an individual vote intention function for the period 2012-2014. The dependent varible is party preferences of the respondents. It consist of seven categories including AKP, CHP, MHP, BDP, other, indecisive and no vote cases. Our model also includes several socio-demographic and socio-economic, identity, region, party preferences in the previous election and economic voting variables as independent variables. The economic variables consist of retrospective-prospective and pocketbook-sociotropic hypotheses of economic voting theory. Micro data from 21 identical electoral tendency surveys which conducted between 2012 and 2014 are used in empirical analysis. Multinomial logit model is used employed in the empirical analysis. Multinomial logit estimates of voting intention function reveal that economic voting is present in Turkey in the sense that both pocketbook and sociotropic evaluations affect the likelihood of voting for the incumbent party. In other words, the economic perceptions and expectations of Turkish voters influence their likelihood of voting for the currently-ruling AKP. The last vote choice seems to be the most important and critical variable in explaining and predicting the vote. As far as identity variables concerned, sect, the degree of religiosity, lifestyle are most important factors with the economic variables and the last choice on party preferences. Region, education level, age and gender have relatively less importance. Working status, income level and settlement have little effect on voting decision and are found to be insignificant in most cases.
Yerel seçimlerde seçmenlerin oy verme davranışlarını etkileyen faktörlere ilişkin bir uygulama: Trabzon Büyükşehir Belediyesi örneği
Yapılan çalışmamızda sosyodemografik özelliklerin seçmenin oy kullanma davranışı üzerinde etkisinin ne yönde olduğu incelenecektir. Seçmenler oy verme davranışında bulunurken, bu davranışa etki eden, etnik ve demografik özelliklerle sosyoekonomik faktörlerin seçmene sağlayacağı getiriler veya götürülerin neler olduğunu düşünerek oyunu kullandığı görülmektedir. Buradan hareketle de Demografik yapının oy verme davranışı üzerinde etkisini bu etkininde seçmen beklentisini ne yönde etkilediğini belirleme amacı güdülmüştür. Bu etkiyi belirlemek amacıyla, Seçmen davranışına dayalı yapılan bilimsel çalışmalar, "sosyolojik yaklaşım", "Sosyopsikolojik yaklaşım" ve "Ekonomik yaklaşım" ile beraber olmak üzere üç temel başlık altında incelenmiştir ve açıklanmıştır. Bu çalışmanın sonucunda ise şu bulgulara ulaşılmıştır; 1- Seçmenlerin yapmış olduğu davranışlar sonucunda umdukları beklentileri büyük oranda gerçekleşmediği ve seçim sonrası beklenilen gerçekliğe ulaşılamadığı görülmüştür. 2- Seçmen davranışı üzerine önemli bir yere sahip olan ekonomik politikalar, seçmen davranışı ve beklentileri üzerinde önemli bir etkisinin olduğu görülmüştür. 3- Cinsiyet bazında ise kadın ve erkek seçmenlerin arasında beklentilerin farklılaştığı görülmüştür. 4- Yaş grupları arasında ise seçmen davranışlarından hareketle beklentilerin değişkenlik gösterdiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Seçmenlerin Beklentileri, Kültürel Faktörler, Ekonomik Faktörler, Seçmen Tercihleri, Seçmen Davranışı Modelleri.
Belediye ve yerel seçim çalışmalarında halkla ilişkiler ekseninde gerçekleştirilen sosyal sorumluluk faaliyetlerinin seçmen davranışına etkisi (Atakum ilçesi örneği)
Atakum İlçesi'nde belediyenin ve yerel seçimlerde halkla ilişkiler ekseninde gerçekleştirilen sosyal sorumluluk çalışmalarının seçmenin oy davranışına etkisinin incelenerek, seçmenin oy davranışında ; sosyal sorumluluk projelerinden mi, seçmenin lidere olan sempatisinden mi, ideolojik görüşlere göre mi, parti bilinci ile mi oy kullanmakta olduğunu tespit etmek, hangi projelerin halkın tercihini daha çok etkilediğini gözlemleyerek sorularla çözümü aranmaktadır. 30 Mart 2014 yerel seçimi, Atakum İlçesi örneği üzerinden seçmen davranışı ile sosyal sorumluluk çalışmalarının arasındaki ilişkilerin sosyolojik, sosyo-psikolojik ve ekonomik açıdan seçmen davranışına etkileri araştırılmıştır. Araştırmaya Atakum İlçesi'nde gerçekleştirilerek 420 kişi katılmıştır. Araştırma kapsamında anket uygulanmış ve anket sonuçları Statistical Packages for the Social Sciences (SPSS 16.0) programı kullanılarak istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yerel Yönetim, Belediye, Yerel Seçim, Halkla İlişkiler,Sosyal Sorumluluk, Seçmen Davranışı
Politik pazarlama bağlamında belediye başkanlarının performanslarının genel seçimlerde mensubu olduğu partilere etkisi: Atakum Belediyesi örneği
Siyasi partilerin yerelde en etkili birimleri belediyeler olduğu kabul edilmektedir. Bu yönden bakıldığında siyasi partilere belediyelerin etkisi olduğu söylenmekte ve hizmetleri ile vatandaşların memnuniyetleri karşısında oy verme eğilimini belediye başkanının mensup olduğu partiye karşı olumlu hale getirdiği düşünülmektedir. Belediyelerin verdiği hizmetleri ölçen, onlara olumlu veya olumsuz geri bildirim yapanlar bu hizmetten faydalanan vatandaşlardır. Beklentilere göre değerlendirme yapan vatandaşların demografik özelliklerine göre bu beklentiler değişmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, Samsun merkezde bulunan Atakum Belediyesi sınırları içinde yaşayan vatandaşların belediye hizmetlerinden memnuniyet derecelerinin ölçülmesi ve bu memnuniyet derecesinin ilçede oy kullanan vatandaşların ilçe belediye başkanının mensubu olduğu partiyi tercihte etkisinin olup olmadığını araştırmaktır. Bu çalışmanın temel sorusu ise "Belediye başkanlarının performanslarının genel seçimlerde mensubu olduğu partinin oy oranını nasıl etkilemektedir?" olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda ilgili belediye başkanının performansının bağlı olduğu partiye olumlu etkisi olduğu ve vatandaşın performansa göre partiyi tercih ettiği sınanmaktadır. Çalışmanın amacına yönelik olarak Atakum İlçesi sınırları içinde yerleşen ve oy kullanabilen vatandaşlara yüz yüze görüşme tekniği ile nicel araştırma yöntemi olan anket uygulaması yapılmıştır. Elde edilen veriler istatiksel paket program kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular, belediyenin vatandaşların fiziksel ihtiyaçlarını karşılamasının, yapılan hizmetlerin vatandaşa sosyal ve ekonomik açıdan katma değer katmasının belediye başkanını tercihte etkisi olduğunu ve de bu etkinin partiye oy vermede olumlu katkı sağladığını göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Belediye, Siyasi Pazarlama, Vatandaş Memnuniyeti,Belediye Başkanı, Siyasi Parti
Kadın seçmenlerin oy verme davranışları üzerinde etnisite etkisi: Sivas ili örneği
Bu çalışma, özelliği gereği Siyaset Bilimi, Halkla İlişkiler, Siyasal İletişim alanlarının en çok üzerinde durduğu meselelerden biri olan oy verme davranışlarını etkileyen temel faktörler üzerinde durmaktadır. Meselenin doğru ortaya konulabilmesi için ilk önce seçmen davranışlarını oluşturan temel teorilerin ifade edilmesi bir zorunluluk olarak görülmüştür. Bu temel teorilerden hareketle; Sosyolojik Yaklaşım (Columbia Ekolü) ve Sosyo Psikolojik varsayımlara dayanarak değişkenler içerisinden etnisite kavramı ve kadın seçmenler ele alınmıştır. Sosyolojik yaklaşıma göre, politik tercihlerin belirlenmesinde sosyal özellikler ve bölünmeler belirleyici rol oynar. Seçmenlerin dinsel, etnik ve mesleki farklılıkları sosyal bölünmelerin temel kaynağıdır. İnsanlar yeryüzünde var olduğu günden beri daima toplu halde yaşamışlardır. Tüm sosyolojik analizler tarih süreci boyunca göstermiştir ki bireyler tek yaşayamamakta ve bir topluluğa ihtiyaç duymaktadır. Toplu halde yaşayan insanların, hem kendi aralarındaki düzeni, hem de diğer topluluklarla aralarındaki düzeni sağlayacak bir düzenleyiciye ihtiyaçları vardır. Toplumun içerisin de diğerlerine baskın gelen, bilgi ve becerileri ile onların üzerinde bir otorite oluşturan ve ayrıca topluma yön verebilen insanlar lider olarak ortaya çıkmaktadırlar. Lider, diğer insanlarla ilişkili olarak ortaya çıkmaktadır. Hiç kimse tek başına ve kendi kendine lider olamaz. Lider olan kişi bir sosyal grubun bir parçasıdır. Toplum ve grup içerisinde bazı kişiler daha baskın olabilir. Önemli konularda bu kişilerin etkinliği devam ederse, muhtemelen bunlardan biri lider olur. Ancak kişiyi lider yapan durumun gerekçeleri değişirse, lider de değişebilir. Her zaman en etkin kişi de lider olamaz. Diğer bir söylemle lideri durum da tayin edebilir (Şerif, 1996: 211). Koşullar dikkate alındığında liderlerin seçimi, yalnız siyasal erklerin belirlenmesi açısından önem arz etmemekte olup, aynı zamanda toplumsal yapının analizi açısından da siyaset bilimi, halkla ilişkiler gibi birçok ana bilim dalının ilgisini çekmektedir. Çalışmanın konusunu etnisite kavramı teşkil etmektedir. Bu kavram İnanç, ideoloji, geçmiş dönem çalışmaları ve eşten etkilenme gibi değişkenler göz önünde bulundurularak açıklanmaya çalışılmıştır.
Türkiye'de yerel yönetimlerde seçmen davranışını etkileyen faktörler: Beşikdüzü Belediyesi örneği
Yerel yönetimlerde seçmen davranışı konusu çok boyutlu bir konudur. Bu konu ekonomik, kültürel, sosyal, psikolojik, dinsel gibi birçok unsura bağlı olarak değişmektedir. Başka bir ifadeyle seçmen davranışına etki eden, seçmeni karar alma sürecinde etkileyen ve onu yönlendiren pek çok faktör bulunmaktadır. Şimdiye kadar bu faktörlerin birçoğu çeşitli araştırmalarla incelenmiş ve yorumlanmıştır. Ancak bu faktörler arasında etnik, dinsel ve kültürel faktörler, adayların ifadeleri ve eylemleri, adayın kişisel ve fiziksel özellikleri ve nefret söylemleri olarak nitelendirilebilecek faktörler son zamanlarda daha yeni yeni çalışmalara konu olmaktadır. Bunların yanı sıra seçmeni sınırlı ya da görece olarak etkileyen de pek çok faktör bulunmaktadır. Bu faktörler de çalışmamızın içeriğinde, başlıklar altında yer almaktadır. Seçmen davranışı, bir ülkenin yönetim sisteminin belirlenmesinde ve yerel yönetim faaliyetlerinin sürekliliğinin sağlanmasında başat bir konudur. Seçmenin karar alma sürecinde yaşadığı birçok sorun bulunmaktadır. Konu ile alakalı birçok araştırma yapılmış ve yayınlar oluşturulmuştur. Ancak seçmen davranışı güncel bir konu olduğundan seçim süreci ve seçmeni etkileyecek olan faktörler ülkeden ülkeye, seçimden seçime ve ülkenin toplumsal yapısına göre değişmektedir. Bu nedenle, seçmeni etkiyen faktörle diğer çalışmalarda eksik kalmaktadır. Seçmenlerin karar verme sürecinde yaşadığı sorunlar, seçmenin oy verme davranışını etkileyen faktörler ve seçmenin davranışlarını sınırlı şekilde etkileyen faktörlerin temel alınarak hazırlanan bu çalışmanın teorik ve uygulama olmak üzere iki yönü bulunmaktadır. Çalışmanın teorik kısmında yerel yönetim kavramı, türleri, özellikleri, yerel yönetimlerin önemi ve işlevleri olarak kavramsal çerçevesine dikkat çekilmektedir. Sonrasında seçmen davranışını açıklayan kuramsal modeller ve yaklaşımlar ele alınmakta bu model ve yaklaşımların temel dinamikleri ve nitelikleri üzerine ayrıntılı bilgi verilmektedir. Bir sonraki bölümde Türkiye'deki seçmen davranışlarının dönemsel niteliklerini, dönüşümleri ve seçmenin etkilendiği faktörler ele alınmıştır. Çalışmanın uygulama kısmında ise seçmen davranışına etki eden faktörler, tutum ve algıları tespit edilmeye çalışılmış, istatistiksel analizler sonucunda elde edilen bilgi ve bulgular sonuçlarıyla birlikte yorumlanmış ve konuyla ilgili gerekli öneriler de bulunulmuştur.
Seçmen tercihlerinde siyasal pazarlama uygulamalarının etkilerinin demografik özelliklere göre karşılaştırılması: Mersin ilinde bir uygulama
Hizmet ve ürünlerin piyasaya sunulmasında pazarlamadan yararlanıldığı gibi siyasi faaliyetler yürütülürken de pazarlama kullanılmaktadır. Siyasal pazarlamada asıl amaç bir düşüncenin ya da bir kişinin pazarlanmasıdır. Siyasal unsurları temsil eden siyasal partiler, liderler ve adaylar rakiplerine göre daha yüksek oy potansiyeline ulaşıp seçimi kazanmak amacıyla seçmenleri etkilemek zorundadırlar. Teknolojideki gelişmeler ve küreselleşmenin etkisiyle siyasi partilerin programları ve söylemleri birbirlerine benzemeye başlarken ideolojiler de eski önemini yitirmektedir. Bu durum siyasi partileri seçmen yapısı ve özelliklerini bilmeye ve değişik pazarlama stratejileri geliştirmeye itmektedir. Bu çalışmada Mersin ili seçmenlerinin tercihlerinde siyasal pazarlama uygulamalarının etkisinin demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediği ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu hedef doğrultusunda 150 seçmenle yüz yüze anket uygulaması yapılmıştır. Toplanan veriler ışığında uygulanan farklı istatistiksel analizler neticesinde ulaşılan bilgi ve bulgular, sonuçlarıyla beraber yorumlanmış ve birtakım akademik ve pratik politika önerilerinde bulunulmuştur. Sonuç olarak siyasi partiler seçmen tercihlerini etkileyebilmek adına seçmenlerin demografik özelliklerini dikkate alıp farklı siyasal pazarlama uygulamaları geliştirmelidirler. Anahtar Kelimeler: Siyasal pazarlama, seçmen tercihleri, demografik özellikler, parametrik olmayan istatistik
Kürt seçmen davranışının politik ekonomisi: İstanbul Bağcılar ilçesi örneği
This dissertation examines Kurdish voting behavior and shifts the focus from identity politics to class-based cleavage. It analyzes the reasons behind the Kurdish political preferences between the HDP and AKP in Bağcılar and Istanbul. With its multi-research methodology both employing statistical methods and political ethnography, this dissertation argues that class divisions and socioeconomic differentiation among the Kurdish electorate significantly influence their voting behavior. The statistical analysis shows that as the income and education levels increase, Kurdish voters are more likely to support the HDP and less likely to support the AKP. This means that the Kurdish poor and the most disadvantageous and precarious segments of Kurdish working-class support the AKP, whereas the relatively better-off Kurdish working class and/or upwardly-mobile Kurdish segments support the HDP. The fieldwork in Bağcılar shows that the AKP and the HDP use different types of linkages and articulations in mobilizing different Kurdish classes and class segments. Departing from the fieldwork, I argue that the AKP is a clientelistic machine-party addressing both redistribution and recognition matters for the Kurdish poor, whereas HDP is a contentious movement-party addressing grievances and relative deprivation of upwardly-mobile Kurdish segments.
Türkiye'de yaşlılara yönelik sosyal yardım politikaları ve bu yardımların yaşlı bireylerin siyasal algı, tutum ve tercihleri üzerine etkisi: Söke örneği
Yaşlılık dönemi zaman kavramının insan yaşamı üzerinde etkisinin en çok hissedildiği dönemdir. Modernleşme ile birlikte gelişen sağlık koşullarının etkisiyle yaşlı nüfusunun giderek arttığı bilinmektedir. Yaşlı nüfusun artması daha çok sosyal politikalara ihtiyaç olduğunun bir göstergesidir. Aynı zamanda yaşlı bireylerin seçmen olduğu gerçeği de göz ardı edilmemelidir. Bu çalışmanın amacı yaşlılara yönelik sosyal yardım politikalarını incelemek, bu yardım politikalarının yaşlı bireylerin siyasal algı, tutum ve tercihleri üzerinde etkilerini betimsel olarak incelemektir. Çalışma grubu, Aydın Söke ilçesinde yaşayan, 3294 sayılı kanun kapsamında oluşturulan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından sağlanan yardımlardan yararlanan otuz 65 yaş ve üstü bireylerdir. Çalışma grubumuz rastgele seçilmiştir. Çalışma grubumuz Söke ilçesi evreninde amaçlı örneklem doğrultusunda tipik örneklem belirleme yöntemiyle örneklem belirlenmiştir. Çalışmamız nitel araştırma teknikleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Tarafımızca hazırlanan görüşme formları ile ilk başta pilot görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sonrasında gerekli düzenlemeler yapılarak katılımcılar ile görüşülerek veriler toplanmıştır. Toplanan veriler MaxQda programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda ulaşılan sonuçlar 'Sonuç' bölümünde derlenmiştir. Sosyal yardımlardan faydalanan yaşlı bireylerin (N 30) ifadelerine göre 'sosyal yardımların siyasi eğilime etki etmesi' kodu sıklıkla kullanılmıştır. Ayrıca ekonomik olarak sıkıntı yaşayan yaşlı bireylerin çözüm yolu olarak ilk 'Devlet Kurumu'na başvurdukları ifadesi en sık kullandıkları ifadelerden olmuştur. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Sosyal Politika, Sosyal Yardım, Yaşlılık, Yoksulluk, Siyasal Tutum, Siyasal Tercih, Siyasal Algı.
Aday imajının seçmen tercihi üzerine etkisi Yılmaz Büyükerşen örneği
Gelişen ve değişen dünyamızda artık insanlar sahip oldukları ve insanlara gösterdikleri imajları ile tanınmaktadırlar. İmaj artık hayatımızın vazgeçilmez ve bizi biz yapan bir öğesi haline gelmiştir. Bireyler gerek iş hayatlarında gerekse de sosyal hayatlarında kendilerini farklı kılacak bir imaj arayışı içine girmiş bulunmaktadır. İmaj öğesinin sosyal hayatımıza bu denli girmesi onun başka alanlara da etki etmesine yol açmıştır. Bu alanlardan biri de siyasettir. Değişen dünya yapısına uygun olarak artık siyasette değişime uğramaya başlamıştır. Daha önceleri parti ve partililik kavramları ön plandayken günümüzde bireyselleşmeye de uygun olarak aday kavramı ve aday imajı hususu öne çıkmaktadır. Artık seçmenler oy verme tercihlerinde partiden çok adaya yönelmeye başlamışlardır. Bu da aday imajı kavramının öne çıkmasını ve seçmen tercihlerini etkilemesini sağlamıştır.Bu çalışmanın amacı oluşturulan siyasi kampanyalarda aday imajının kadın ve erkek seçmen tercihlerine ne derece etki ettiğini belirlemektir. Bunun içinde Eskişehir'de yapılan 2009 yerel seçimleri baz alınarak Yılmaz BÜYÜKERŞEN'in kadın ve erkek seçmenler gözündeki imajı belli başlı liderlik ve aday imajı teorilerine göre incelenmiştir. Bu inceleme Eskişehir'de 50 kadın ve 50 erkek ile yüzyüze gerçekleştirilen alan çalışması verilerine dayanmaktadır.
Genç seçmenin oy verme davranışında lider etkisinin değerlendirilmesi: AK Parti ve CHP gençlik kolları örneği
Demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından olan seçim, tarihsel süreç içerisinde yöntemler ve uygulanma biçimleri ile farklılık göstermiştir. Günümüze kadar birçok farklı seçim sistemi uygulanmış olsa da seçmen tercihlerini etkileyen faktörler hususunda büyük çaplı değişikliklere rastlanılmamıştır. Kimi zaman yaşanılan ekonomik ve siyasi problemler veya toplumsal bilincin tam olarak oluşmadığı dönemlerde bireylerin düşüncelerini özgür ifade edememe durumu söz konusu olmuştur. Ancak gelişen demokrasi anlayışı ile birlikte seçim sistemlerinde bireylerin özgür karar alabilme yolları açılmıştır. Özgür karar alabilme ayrıcalığı ile beraber, seçmen davranışını etkileyen pek çok faktörden söz edilebilmekle birlikte seçmenin siyasi lider ya da aktöre ilişkin algısı oy verme davranışını biçimlendiren bir etken olarak son zamanlarda daha fazla öne çıkmaktadır. Bu çalışmada, seçmen davranışını etkileyen faktörlerden biri olan siyasi lider algısı, iki siyasal partinin gençlik kolları üyelerinin görüşleri ile özellikle genç seçmen boyutuyla incelenmiştir. Geleneksel yollarla siyasete katılan gençlerin seçilmesinin sebebi seçmen davranışını analizi konusunda deneyimleri ve birer genç olarak siyasi düşünceleri doğrultusunda, genç seçmenin oy verme davranışının siyasi lider imajı ile ilişkisi analiz edilmeye çalışılmıştır. Nitel bir araştırma olarak tasarlanan bu çalışmada, iktidar partisi (Ak Parti) ve ana muhalefet partisi (CHP) genel merkezlerinde görev yapan toplam dokuz genç ile gerçekleştirilen derinlemesine görüşmeler sonucunda elde edilen bulgular nitel araştırma yazılım programlarından NVivo12 yardımıyla içerik analizine tabi tutularak kodlama ve kategorizasyon aşamaları sonucunda üç ana tema altında alt temalar oluşturulmuştur.
Türkiye'de siyasal reklamların dönüşümü: 1983-2018 dönemi genel seçimleri üzerine bir araştırma
Seçmenler, seçim süreçlerinde oy verme davranışlarını sergilerken mutlaka dolaylı olarak veya doğrudan kimi faktörlerden etkilenmektedirler. Siyasal tercihlerini şekillendiren bu faktörlerden biri ve en önemlilerinden birisi de hiç şüphesiz medyadır. Medyanın kişiler üzerindeki yansımalarını ortaya koyan birçok araştırma da kanıtlamıştır ki, bireylerin herhangi bir konuda veya durumda kanaat oluşturabilmeleri için, davranış ve tutumlarının şekillenmesi için ve aynı zamanda tercihlerinin belirlenmesinde medyanın etkisi yadsınamayacak bir nitelik taşımaktadır. Bu aşamada bireylerin siyasal tercihleri de etkilenen konular arasında yerini almaktadır. Seçmenin siyasal tercihlerinin belirlenmesinde medyanın etkisi var olmakla birlikte aynı zamanda daha da derinleştirilecek olunursa siyasal reklamlar ve kampanyaların da katkı boyutu bir hayli fazladır. Türkiye'de siyasal partiler genel ve yerel seçimlerde siyasal reklamları seçim dönemlerinde yoğun bir şekilde kullanarak seçmen davranışlarını değiştirmeye çalışmaktadırlar. Siyasi partilerin iktidar ya da muhalefet konumu siyasal reklamların içeriğini de etkilemekte, bu çerçevede negatif veya pozitif siyasal reklamlar partilerin konumlarına göre kullanılabilmektedir. Siyasal reklamlar genel olarak tarihsel bir süreç bağlamında analiz edildiğinde ülkenin o güne dair genel sorunlarını, siyasal partilerin bu sorunlara karşı çözüm önerilerini, siyasal partilerin o günün koşullarında kullandıkları stratejileri ortaya koyduğu gibi siyasal reklam uygulamalarının da kreatif yönünü de gösterebilmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'de siyasal partilerin genel seçimlerde siyasal reklamlarının uzun dönemli analizi yapılarak, süreç içerisinde siyasal reklamlarda ne tür değişimler yaşandığı ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, Türkiye'de 1983-2018 yılları arasında yapılan genel seçimlerde siyasal partilerin siyasal reklamları farklı boyutlarıyla analiz edilmiştir. Bu çalışma kapsamında içerik analizi yöntemi uygulanarak, 1983-2018 yılları arasında yapılan 11 genel seçimde siyasal partilerin siyasal reklamları elde edilen bulgular çerçevesinde yorumlanmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre, siyasal partiler 1983-1999 arasında gerçekleşen beş genel seçimde negatif siyasal reklamlara daha fazla yer verirken, 2002 genel seçimlerinden sonra pozitif siyasal reklamlar daha fazla kullanılmıştır. Negatif siyasal reklamları partiler genellikle imalı karşılaştırma bağlamında kullanmışlardır. Siyasal reklamlarda duygusal çekicilik daha fazla tercih edilerek seçmenlerin duygu dünyasına hitap edilmeye çalışılmıştır. İncelenen süreç içerisinde siyasal partilerin siyasal reklamlarda kullandıkları konular arasında ekonomi, kalkınma ve terörle mücadele ilk üç sırayı almaktadır. Anahtar Kelimeler: Siyaset, Siyasal Kampanya, Reklam, Seçmen, Siyasal Parti, Dönüşüm, Değişim, Genel Seçimler, Siyasal Davranış, Türkiye'deki Genel Seçimler.
Seçmen davranışlarını etkileyen faktörler ve Çanakkale'nin seçim coğrafyası
ÖZET Sunulan bu araştırma Türkiye'de 1983 yılından bu yana yapılan genel seçim sonuçlarım, Çanakkale'nin genel ve yerel seçim sonuçlarım kartografik yöntemlerle ele almıştır. İlde siyasi balomdan benzer ve farklı alanlar ile parti gruplarının dağılımı ortaya çıkmıştır. Her ilçenin kendine has sosyal ve ekonomik özellikleri incelenmiş ve bu farklılıklarının seçimlere yansıdığı anlaşılmıştır. Oy vermeye ve siyasal katılmaya etki eden faktörler dikkate alınarak, Çanakkale Merkez İlçe'de 177 ve Biga İlçesi'nde 237 kişiyle yüz yüze ve tesadüfi örneklem tekniği kullanılarak anket uygulanmıştır. Değerlendirilen anket sonuçları bize Çanakkale Merkez ile Biga'nın farklı seçmen tabanına sahip olduğunu ortaya çıkarmış ve bu farklılıkların nedenleri üzerinde durulmuştur. Çanakkale'de yaşayan seçmenlerin liderde aradıkları özellikler, parti değiştirme nedenleri, öncelikli sorunları, seçim yıllarına göre değişen oylar ve paralar arasındaki oy kaymaları dikkate alınırsa daha sonra yapılacak seçimlerde yörenin seçmen kitlesini tanıtması ve uygulanacak seçim kampanyası açısından ön bilgi niteliği taşıyacaktır.
Çanakkale kenti yerel seçimlerinin mekânsal analizi: Mahalle ölçeğinde
Çanakkale Kenti Yerel Seçimlerinin Mekânsal Analizi adlı, bu Seçim Coğrafyası Araştırması, yerel seçimlerde zamana bağlı olarak Çanakkale'de ve Merkez İlçe Mahallelerinde meydana gelen değişimleri, mekânsal siyasi farklılaşmaları, bunun sebep ve sonuçlarını ortaya çıkarma çabasının bir ürünüdür. Araştırma, 1980 askeri darbesinden günümüze kadar Türkiye'de ve Çanakkale'de yapılan yerel seçim sonuçlarını kartografik yöntemlerle ele almıştır. İlde siyasi bakımdan benzer ve farklı alanlar ve partilerin bu alanlara dağılışları ortaya çıkmıştır. Çanakkale kent merkezinde her mahallenin sosyal ve ekonomik özellikleri incelenmiş ve bunların seçimlere yansıması değerlendirilmiştir. Seçmen davranışlarını etkileyen faktörler dikkate alınarak, kent merkezinde mahallelere yönelik toplam 220 kişi ile yüz yüze tesadüfî örneklem tekniği kullanılarak anket uygulanmıştır. Anket sonuçları bize, mahallelerin birbirine yakın çizgide seçmen tabanına sahip olduklarını göstermiş ve bu sonuçların nedenleri üzerinde durulmuştur. Kentte yaşayan seçmenlerin; adaylarda aradıkları özellikler, parti değiştirme sebepleri, kent için gördükleri öncelikli sorunlar, seçim dönemlerine göre değişen oylar ve partiler arası taban kaymaları gibideğerlendirmeler dikkate alınırsa; ileriki dönemlerde yapılacak seçimlerde, ilin seçmen kitlesini tanınması ve uygulanmak istenen seçim kampanyaları açısından ön bilgi niteliği taşıyacaktır.
Kitle iletişim araçlarının seçmen davranışları üzerine etkisi: kütahya il merkezi örneği
Özellikle 20. Yüzyılda insanların hayatlarına etkili bir şekilde giriş yapan kitle iletişim araçları, toplumsal değişimi hızlandıran bir güç haline gelmiştir. İletişim teknolojilerindeki hızlı değişim ve gelişim, kitle iletişim araçlarını hayatın her alanına dahil etmiş, bireylerin siyasal davranışları ve tercihleri üzerinde çok etkili olmasına neden olmuştur. Bu bağlamda çalışmanın birinci bölümünde; literatür taraması yapılarak kitle iletişim araçları detaylı olarak ele alınmıştır. İlk başta kitle ve kitle iletişim kavramları açıklanmıştır. Daha sonra kitle iletişim araçları yazılı, işitsel ve görsel-işitsel olmak üzere üç gruba ayrılarak detaylı olarak incelenmiş ve kitle iletişim araçlarının işlevleri açıklanmıştır. İkinci bölümde; seçmen davranışlarını etkileyen faktörler tek tek irdelenmiş, bu faktörler arasında yer alan kitle iletişim araçlarının etkisi teorik açıdan ele alınarak bu konuyla ilgili model ve kuramlar incelenmiştir. Son bölümde ise; kitle iletişim araçlarının seçmen davranışları ve tercihleri üzerine etkisi, Kütahya İl Merkezinde ikamet eden 383 adet seçmene anket yöntemi uygulanarak analiz edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kitle, Kitle İletişimi, Kitle İletişim Araçları, Seçmen, Seçmen Davranışları.
Muhafazkâr seçmen kitlesinin oy verme davranışlarını belirleyen etkenler üzerine bir araştırma: Ankara örneği
Türkiye'de 2017 yılında gerçekleşen referandumla birlikte parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş yapılmış, sonrasında ise "Cumhur ittifakı" ve "Millet ittifakı" şeklinde oluşan iki kutuplu siyaset modeli ortaya konulmuştur. Bu ittifakların bileşenleri içerisindeki muhafazakâr partilerin kilit rol üstlenmeleri nedeniyle "muhafazakârlık" kavramı tartışmaların odağına oturmuştur. Dolayısıyla siyaset kurumları açısından muhafazakâr seçmen kesimlerinin oy davranışlarını hangi saiklerle belirlediğinin ortaya konulması önemlidir. Bu amaçla Ankara ili merkez ilçelerinde 18 yaşını doldurmuş 750 seçmen ile muhafazakâr seçmen kitlesinin oy verme davranışlarını belirlemek için yüz yüze "Basit Rastlantısal (tesadüfi) Örnekleme" yöntemiyle bir anket çalışması yürütülmüştür. Gerekli analizler için veriler "SPSS 21.0" ve "AMOS 21.0" uygulaması üzerinden (%95'lik güven aralığında) saptanan değişkenler bağlamında sınanmıştır. Elde edilen veriler ışığında klasik muhafazakârlık ile Türk seçmen kitlelerinin zihninde barındırdığı muhafazakârlık algısı arasında benzer kavramlara rastlanıldığı gibi, temelde evrensel muhafazakârlıktan ayrışan "dindarlık" üzerine inşa edilmiş bir ideolojiyi barındırdığı gözlenmiştir.
Politik pazarlama kapsamında makroekonomik göstergelerin Türkiye'deki seçmen davranışlarına etkisi
Günümüzde siyasi partiler politik pazarlama kanalları ile fikirlerini ve ideolojilerini daha kısa sürede daha çok seçmene ulaştırarak seçmenlerin siyasi tutum ve davranışlarını etkilemektedirler. Seçmenlerin siyasi tutum ve davranışları birçok faktörden etkilenmekte fakat bunlar arasında seçmenlerin en çok etkilendiği faktör ekonomik faktörlerdir. Ekonomik faktörlerin seçmen davranışını etkilediği görüşü, literatürde ekonomik oy verme teorisi olarak adlandırılmaktadır. Bu teoriye göre seçmenler siyasal iktidarların cari ve geçmiş dönemlerini değerlendirip kendilerine en çok fayda sağlayan ve temel ekonomik sorunların üstesinden gelebilen partilere oy vermektedirler. Politik pazarlama kapsamında seçmen tercihlerinin önemini ortaya koyarak seçmen davranışlarında etkili olan makroekonomik faktörleri Türkiye özelinde tespit etmek bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu bağlamda oluşturulan ekonometrik model ile makroekonomik faktörlerin oy oranları üzerindeki etkileri 1977–2019 dönemi arasında Türkiye'de yapılan genel seçimler kapsamında araştırılmıştır. Araştırmada ilk olarak değişkenlerin durağanlık derecelerini belirlemek için ADF ve Carrion-i-Silvestre kırılmalı birim kök testleri kullanılmıştır. Eşbütünleşme ve değişkenler arasındaki kısa ve uzun dönem ilişkilerini tespit etmek için çoklu yapısal kırılmalar altında Maki eşbütünleşme testi ve ARDL sınır testinden yararlanılmıştır. Son olarak değişkenler arasındaki nedensellik ilişkilerini tespit etmek için Toda-Yamamoto Granger nedensellik testi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda uzun dönemde kişi başı gayri safi yurt içi hasıla oranının oy oranı üzerindeki etkisi pozitif, enflasyon ve işsizlik oranının oy oranı üzerindeki etkisinin negatif olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte kısa dönemde faiz oranının oy oranını negatif etkilediği tespit edilmiştir. Son olarak yapılan nedensellik testi sonucunda işsizlik, enflasyon ve kişi başı gayri safi yurt içi hasıla oranlarından oy oranına doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisinin olduğu tespit edilirken faiz oranından oy oranına doğru bir nedensellik ilişkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, çalışma kapsamında Türkiye'de seçmenlerin makroekonomik faktörlerdeki değişimlerden etkilendiği ve siyasi tutum ve davranışlarını bu doğrultuda şekillendirdiği tespit edilmiştir.
The effects of economic variables on voting behavior in Turkey: A probit model approach
This thesis analyzes the effects of economic variables on voting behavior in Turkey by a probit model approach. It investigates the economic variables which affect the probability of incumbent political party's re-election. The direction and size of effects' of each selected economic variable also measured in details. The main findings reveal that economic voting exists in voting behavior in Turkey and Turkish voters are sensitive to changes in economy.