Vakıflar

155 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki vakıf ve derneklerin sosyal medya kullanımlarının kurumsal kimlik açısından değerlendirmesi

Sosyal medya sivil toplum kuruluşları (STK) için birçok avantaj sunmaktadır. Ancak STK'ların bu ortamlarda hedef kitlelerine kendini doğru ifade etmesi ve yansıtması gerekmektedir. Bu noktada kurumsal kimlik karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada Türkiye'de resmi sosyal medya hesabı bulunan vakıf ve derneklerin Facebook ve Twitter hesapları incelenmiştir. Sosyal medya, kurumsal kimlik unsurları çerçevesinde ele alınmıştır. Bu çerçevede vakıf ve derneklerin sosyal medya ortamlarını nasıl, hangi amaçla ve ne sıklıkla kullandıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca çalışmada kurum kimliğinin unsurları hard (sert) bileşenler ve soft (yumuşak) bileşenler açısından da incelenmiştir. Çalışmada, tanımlayıcı model kullanılmış ve veriler içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Bulgular incelenen vakıf ve derneklerin büyük çoğunluğunun Facebook'u daha aktif olarak kullandıkları saptanmıştır. Ayrıca vakıf ve derneklerin her iki sosyal medya hesabında soft unsurları daha fazla kullanıldığı belirlenmiştir.

DerneklerFacebookKurumsal kimlik+3
Emine Şardağı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Beylikler ve Osmanlı döneminde Çorum ve çevresi (XII-XVI. yy)

Beylikler döneminden Osmanlıya uzanan süreçte Çorum şehrinin tarihini ele almak özellikle beylikler dönemindeki kaynakların sınırlı oluşundan dolayı oldukça zordur. Bununla birlikte kentin Orta Çağ tarihine yönelik sınırlı sayıda araştırmanın yapılmış olması da bu zorluğu arttırmıştır. Yine de kronikler, seyahatnameler, menkıbeler, nümizmatik eserler ve son olarak Osmanlı Arşiv vesikaları incelenerek bu alandaki eksiklikler giderilmeye çalışılmıştır. Danişmendliler ile birlikte Türk hâkimiyetine giren şehir sırasıyla Selçuklular, İlhanlılar, Eretna Beyliği, Kadı Burhaneddin Beyliği ve Osmanlıların egemenliği altına girmiştir. Burada ilk olarak beylikler dönemi incelendikten sonra Osmanlı hâkimiyetinin şehirde kurulması ele alınmaktadır. Beylikler döneminde özellikle siyasi tarihini açıkladığımız Çorum şehrinin, Osmanlı döneminde tutulan arşiv vesikaları sayesinde sosyal, kültürel, idari ve ekonomik yönlerine de değinme imkanı olmuştur. Sonuç olarak bu çalışma Türk hâkimiyetiyle birlikte başlayan dönemden, Osmanlı Devleti'nin ilk hâkimiyet dönemlerine kadar geçen yaklaşık dört asırlık süreci incelemektedir.

Beylikler DönemiEkonomik yapıKent tarihi+7
Tugay Akar
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sosyal yardım sisteminin analizi ve sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının iktisadi etkinliği

Sosyal yardımlar, zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilme imkanlarından mahrum olan bireylere dönük bir sosyal transfer metodu ve sosyal hizmet faaliyetidir. Sosyal yardımlar, toplumsal örgütlenmeyle direkt ilişkili bir şekilde ortaya çıkan yoksunluk ve yoksulluk olgusunun hafifletilmesine, giderilmesine ve ötelenmesine yönelik uygulanan insani hizmetlerin tümünü kapsamaktadır. Türkiye'de farklı kişilere ya da gruplara sosyal yardım hizmeti veren çok sayıda kamu kurumu, kuruluşu ve gönüllü kuruluş vardır. Bu çerçevede Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları (SYDV) Türkiye'de yoksulluğa karşı en donanımlı ve kapsamlı sosyal yardım hizmetlerini yürüten organizasyonlardır. SYDV'ler Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü'ne bağlı olmakla birlikte aralarında bir hiyerarşi yoktur. SYDV'ler doğrudan merkezi olarak Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonu'ndan (SYDTF) kendilerine aktarılan kamusal kaynakları yerelde sahip oldukları yoksulluk verisi ve donanımla ihtiyaç sahiplerine en hızlı biçimde ulaştıran bir mekanizmaya sahiptirler. Bu bağlamda, Türkiye'de SYDV'ler üzerine inşa edilen sosyal yardımlaşma sisteminin, ihtiyaç sahiplerine muhtaç oldukları yardımların sağlanması açısından etkin olup olmadıkları, sosyal ve ekonomik göstergelerde iyileşme sağlayıp sağlamadığı ve bu etkinliğin düzeyinin sorgulanması bu tezin konusunu oluşturmaktadır. Tezdeki çalışma kapsamında 2013-2019 dönemine ilişkin fonksiyonel olarak sosyal yardım hizmetlerine ait veriler trend analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda 2019 yılı sonu itibariyle SYDV'lerin sosyal yardım hizmetlerindeki etkinlik düzeyinde toplamda bir azalma meydana geldiği gözlenmiştir. Anahtar Kavramlar: Yoksulluk, Sosyal Yardımlar, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma VakfıSosyal yardımSosyal yardımlaşma+2
Zeliha Uyan
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kâr amaçsız örgütlerden vakıflarda iç denetim faaliyetinin uluslararası iç denetim standartları açısından incelenmesine yönelik bir araştırma

Vakıflar, toplumsal hayatın çoğu alanındaki işlevleri ile özel sektör ve kamu kesiminin ardından üçüncü sektörün içerisinde kâr amacı gütmeyen örgütlerdendir. Diğer örgüt ve organizasyonlarda olduğu gibi vakıflar da çeşitli denetimlere tabidir. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ile ülkemizde uygulanmasına başlanılan vakıfların iç denetim faaliyetinin başarısında; uluslararası iç denetim standartlarına uyumun sağlanması, iç kontrol sistemlerinin kurulması ve kurumsal yönetim ilkelerinin hayata geçirilmesi önem arz eden hususlardır. İç denetim fonksiyonu, bir örgütün faaliyetlerinin geliştirilmesi ve onlara değer katılması amacını güden bağımsız ve objektif güvence veren ve danışmanlık sağlayan bir faaliyettir. İç kontrol sistemi ise, yönetimce oluşturulan organizasyon, prosedür ve süreçler ile iç denetimi de içeren mali ve diğer kontroller bütünüdür. Çalışmada, vakıflarda iç denetim mevzuatı uluslararası denetim standartları ile karşılaştırılarak vakıf yöneticilerinin iç denetim faaliyetleri hakkında farkındalıkları araştırılmıştır. Bu kapsamda, çalışmanın ilk bölümünde genel olarak vakıflar ile ilgili kavramsal çerçeve ve düzenlemeler açıklanmıştır. İkinci bölümde, iç denetim ve iç kontrol kavramları, ülkemizde gelişimi, iç kontrol sistemi, iç kontrol modelleri, iç denetim, iç kontrol ilişkisi ve iç kontrolün etkinliği hususları belirtilmiştir. Son olarak, uluslararası iç denetim standartları açısından vakıflarda iç denetim faaliyetleri karşılaştırılarak uyum düzeyleri, vakıflarda iç denetim ve iç kontrol yapıları ve vakıf yöneticilerinin farkındalıklarının belirlenmesine yönelik bir araştırma çalışması yapılmıştır.

DenetimKar amacı gütmeyen kuruluşlarStandartlar+3
Kerim Alaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. yüzyıl Osmanlı vakıf müesseselerinin dönüşümü ve kamu hizmetlerinin yürütülmesinde vakıfların toplumsal hayattaki rolü: Kütahya ili örneği

Osmanlı Devleti'nde XIX. yüzyılda başlayan modernleşme ve merkezileşme hareketleri iktisadi, idari ve askeri alanlardaki geleneksel kurumları etkilediği gibi vakıf müesseselerini de etkilemiştir. Vakıfların yürüttüğü geleneksel kamu hizmetlerinin yerine bu yüzyılda modern ve merkezi bir sistemin kurulması için reformlar yapılmaya çalışılmıştır. Ancak reformlar sonucu ortaya çıkan modern kurumlar ile geleneksel kurumlar ikili bir sistem ortaya çıkarmış ve bu yüzyıl boyunca geleneksel ve modern kurumlar kamu hizmetlerini birlikte yürütmüştür. Bu süreç içerisinde devlet modern kurumlara ağırlık vererek geleneksel kurumların modern kurumlara dönüştürülmesini sağlamıştır. Çalışmada, Osmanlı Devleti döneminde vakıfların yürüttüğü hizmetler günümüzdeki modern kamu hizmeti kavramı açısından değerlendirilerek eğitim, din, beledi, ekonomik ve sosyal hizmetler başlıkları altında sınıflandırılmıştır. Bu başlıklar altında günümüzde devletin görevi olan kamu hizmetlerinin vakıflar tarafından yürütüldüğüne yer verilmiştir. XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde başlayan modernleşme ve merkezileşme çalışmalarının vakıflar üzerindeki etkileri ele alınmış ve araştırma Kütahya ili özelinde sınırlandırılarak şehirdeki vakıflar üzerinde meydana gelen dönüşüm süreci incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kamu Hizmeti, Vakıf, XIX. Yüzyıl, Osmanlı Vakıfları, Kütahya

19. yüzyılDönüşümKamu hizmetleri+7
Ersin Kızılkaya
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Vakıfların İslam iktisadının gelişmesindeki etkisi

İslam ülkelerinin medeniyet inşası ve kalkınmasında, toplumun çeşitli ihtiyaçlarının karşılanmasında ve insanların geneli için faydalı programların desteklenmesinde vakıfların büyük bir etkisi vardır. İslam tarihi, Peygamber Efendimizin (sav) döneminden günümüze kadar Müslümanların faydasına hizmet eden vakıf tecrübeleriyle doludur. MeşruiyetiniKur'ân, Sünnet ve İcma'dan alan vakıflar; camiler, okullar, kütüphaneler, yetimhaneler, hastaneler kurmakla yetinmemiş, hatta hayvanları ve çevreyi korumak için müesseseler kurmuşlardır. Hayır işlerini ve kalkınmayı desteklemek için inşa edilen bu vakıflara ait kayıtlar ve belgeler buna şahitlik yapmaktadır. Vakıf sistemi, sosyal yapının güçlendirilmesi konusunda büyük etkiye sahip olan çeşitli aktivitelerle, kurumlarla ve projelerle sıkı bir irtibat halindedir.Ayrıca vakıf sistemi; arazi, gayrimenkul ve üretim araçları gibi muhtelif servet türlerini, bunun yanı sıra dinî, iktisadi ve ictimai hayatın çeşitli alanlarını kapsayacak şekilde geniş bir yelpazeye sahiptir. Arap ve İslam toplumlarının ilerlemesinde ve gelişmesinde, ayrıca iktisadi kalkınmaya katkıda bulunan modern mevzuatın ortaya çıkmasında büyük önem taşıyan eğitim, bilgi ve bilimsel araştırma alanlarını destekleme konusunda vakıfların büyük bir etkisi bulunmaktadır. Araştırmanın önemi, vakıfların İslam iktisadı araştırmacıları nezdinde büyük bir yere sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Zira vakıflar, eğitimi, sağlığı ve bilimsel ilerlemeyi destekleyerek iktisadi kalkınma üzerinde önemli bir rolesahiptir. Ayrıca tarım, sanayi ve ticaret sektörlerinin gelişmesine, toplumun üretim kapasitesinin artmasına ve istihdam düzeyinin yükselmesine, devlet üzerindeki yüklerin hafifletilmesine ve daha pek çok konuda katkısağlamışlardır. Bu nedenle vakıf sistemi, İslam ülkelerindeki ekonomilerin gelişmesinde ve diğer milletlere nazaran temayüz etmesinde büyük etkisi olan ve olmaya devam eden sistemlerden biridir. Bunların yanı sıra, İslam ülkelerinin geri kalmışlık tezahürlerinden mustarip olmaları, vakıfları, İslam toplumlarına hizmet edecek şekilde iktisadi kalkınmayı destekleme konusunda daha büyük bir role sahip olmaları yönünde onları zorlamaktadır. Bütün bunlar, konunun İslam Hukuku açısından ele alınarak incelenmesini gerekli kılmıştır. Buradan hareketle konuyu "Vakıfların İslam İktisadının Gelişmesindeki Etkisi" başlığı altında inceledik. Tez bir giriş, iki bölüm ve bir sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın amacı, önemi, metodu ve kaynakları hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde vakıf kavramı, vakfın meşruiyeti, rükünleri, tarihi, türleri, fonksiyonları ve karşılaştığı sorunlar ele alınmıştır. İkinci bölümde vakıfların iktisadi hayatın gelişmesine etkisi, iktisadi fonksiyonları, vakıf yatırımları ve destekleri, finansman temini ve ortaklık, vakıf işletmeleri, vakıfların eğitime katkısı ve sosyal hayattaki rolü gibi konular üzerinde durulmuştur. Sonuç bölümünde ise araştırma boyunca elde edilen bulgular özetlenerek önerilere yer verilmiştir. Böylece vakıfların İslam iktisadına etkisinin olup olmadığı, varsa nasıl bir etkisinin olduğu ve nasıl bir katkı sağladığı temel kaynaklar ışığında tespit edilmiş oldu. Araştırma neticesinde vakıfların, muhtelif rolleriyle, etki alanlarıyla ve yatırımlarıyla toplum ve birey üzerinde olduğu kadar iktisat üzerinde de olumlu ve önemli bir etkiye sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Bizlere düşen, vakıfların toplum içindeki rolünü tıpkı önceki dönemlerde olduğu gibi, hatta daha iyi bir şekilde ihya etmek ve devam ettirmektir. Anahtar Sözcükler: Vakıf, İslam Hukuku, İktisat, Yatırım, İşletme.

Ekonomik gelişmelerVakıflarİslam ekonomisi+3
Lobna Jaber
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Vakıfların yeni yönetişim yaklaşımları açısından değerlendirilmesi ve Türkiye`nin yönetişim sistemine katkıları

Ülkemizde yüzyıllar önce kurulmuş olan vakıflar, sosyal ve kültürel alanlarda önemli hizmetleri yerine getirmekle beraber gelir kaynağı niteliğindeki malların yönetimi ve işletilmesi ile de iktisadi ve idari alanda da önemli ölçüde etkin rol oynamıştır. Bu bağlamda son yıllarda özellikle gelişmiş ülkelerde, üçüncü sektör, gönüllü sektör, kar amaçsız sektör, hükümet dışı organizasyon gibi çeşitli şekillerde adlandırılan alternatif bir sektörün hızla büyüdüğü görülmektedir.İnsanların bir toplum olarak yaşamlarını bir arada sürdürebilmeleri ve refah düzeylerini geliştirecek fırsatlara sahip olabilmeleri için etkin bir kamu otoritesine gerek vardır. Devletin toplumsal konumu ve işlevleri kaçınılmaz olarak değişim süreci içerisinde yeniden yapılanmasını tetiklemekte ve söz konusu değişim sürecinde bir karar alma yöntemi olarak yönetişimin ön plana çıkmasına sebep olmaktadır. Bu yeni anlayış kapsamında çok aktörlü yönetimi niteleyen yönetişim kavramına içerik kazandırılmaya çalışılmaktadır. Yönetim evrensel bir olgu olmakla beraber her toplumun kendi sosyal, kültürel ve ekonomik yapısını da etkilemiştir. Vakıflar ve yönetim tarzının modern yönetim yaklaşımları içindeki yerini ve değerini eleştirel bir şekilde incelemek bu çalışmanın önemli bir amacıdır.Bu çalışma 3 bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümde vakıfların tanımı, tarihsel süreci, ikinci bölümde yönetişim kavramının tanım ve özellikleri, üçüncü bölümde ise, yönetişim yaklaşımları açısından Türkiye'de vakıfların katkısı değerlendirilmiştir.

DevletSivil toplumSivil toplum örgütleri+3
Ersin Şahin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sivil toplum kuruluşlarının finansal kaynaklara ulaşmasında bilişim teknolojilerinin etkisi:Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'nın analizi

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne giriş çalışmalarında gerçekleşen faaliyetlerin bir sonucu olarak insan hakları, temel hak ve hürriyetler konuları da giderek önem kazanan olgular olmuştur. Uyum yasalarıyla birlikte devletin etkinliğini azaltan bunun yanı sıra özgürlükleri arttıran ve Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) işlevselliğini ön plana çıkaran düzenlemeler ile birlikte STK'ların da görev ve sorumlulukları üst düzeye çıkmıştır.STK'ların öneminin giderek artması, onların sürekliliği ve amaçlarına ulaşacak faaliyetlerini gerçekleştirebileceği platformların yaratılması konusunda nasıl destekleneceklerinin belirlenmesi gereği tartışılmaya başlayan bir başka unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada STK'ların bilişim unsurlarının da incelenerek finansal kaynaklara ulaşmada bilişimin nasıl bir fayda sağladığı analiz edilerek örnek bir çalışma içerisinde bu durum tespit edilmeye çalışılacaktır.Birinci bölümde; sivil toplum ile ilgili yaklaşımlar, tanımlar ve kuramlara yer verilerek, STK'lara geçiş süreci incelenecektir. Daha sonra STK'ların gelişim süreci incelenerek STK'lar ile ilgili farklı tanımlar ortaya konulmaya çalışılacaktır. Türkiye'de sivil toplum kavramının gelişim süreci Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet sonrası olarak ele alınacak ve bu dönemlerdeki sivil toplum ile ilgili kısa bilgiler verilecektir. Sivil toplumdan STK'ya geçiş süreci içersinde STK'larla ilgili tanımlar ve gelişmelerle ilgili bilgiler verilerek, kuruluş şekilleri, özellikleri, paydaşları ve finansal kaynaklarının hangi unsurlardan oluştuğu ile ilgili bilgiler verilmeye çalışılacaktır.İkinci bölümde; bilişim ve temel kavramları incelenerek, STK'ların kaynaklara ulaşmada kullandıkları bilişim teknolojileri ile ilgili olarak bilgiler verilecektir. Bu bilgiler ışığında Türkiye'de mevcut STK'ların bu yolla elde ettikleri kaynakların örneklendirilmesi ile de bilişimin kaynaklara etkisi ortaya konulmaya çalışılacaktır.Üçüncü bölümde; örnek STK olarak Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) incelenecek ve bilişimin etkisi TEGV üzerinde analiz edilmeye çalışılacaktır.Çalışma sonucunda elde edilen bilgiler ile bilişim ve unsurlarının STK'lara finansal kaynaklara ulaşmada etkisi değerlendirilerek tüm STK'ların bu konuya dikkati çekilmeye çalışılacaktır.Anahtar Kelimeler: Sivil Toplum, Sivil Toplum Kuruluşları, STK, Bilişim

Bilgi teknolojisiFinansal kaynaklarFinansman+6
İsmail Funda
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel iklim ve iletişim iklimi arasındaki etkileşim: OMU Vakfı işletmelerinde bir araştırma

Günümüzde, örgütler arasında hızlı bir rekabet yaşanmaktadır. Bu rekabet ortamında, örgütler birbirleriyle yarışmak ve yaşamlarını devam ettirmek zorundadırlar. Bu yarışta başarılı olmanın yolu, etkili bir örgüt yönetiminden geçmektedir. Etkili bir örgütün en önemli özelliklerinden birisi, örgüt çalışanlarının birbiriyle olan ilişkileridir. Bu ilişkilerin iyileştirilmesi, örgütün iletişim iklimine bağlıdır. Örgütün iletişim ikliminin iyileştirilmesi, örgütün verimliliği ve etkinliğine önemli katkılar sağlayacaktır.Araştırma, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Vakfı' na bağlı işletmelerde yapılmıştır. Araştırmaya 59'u kadın ve 96'sı erkek olmak üzere 159 kişi katılmıştır. Araştırmada Gibb' in ?İletişim İkilimi Envanteri? kullanılmıştır. Araştırma problemine uygun bir model seçilmiş olup, verilerin toplanmasında yansız örnekleme tekniklerine başvurulmuş ve verilerin analizinde parametrik ve non-parametrik testlerden yararlanılmıştır.Araştırma bulgularına göre; OMU Vakfı İktisadi İşletmelerinin nötr (yansız) bir iletişim iklimine sahip olduğu, işletmeler arasında savunma ve destekleyici iletişim iklimi açısından bir farklılığın olduğu ancak cinsiyet, hizmet yılı ve eğitim değişkenlilerine göre savunma ve destekleyici iletişim iklimi açısından önemli bir farkın bulunmadığı görülmüştür. Araştırma sonunda bir takım açıklamalar yapılmış olup, iktisadi işletmelerin neler yapması gerektiği ve bundan sonraki araştırmacıların nasıl bir çalışma yapmaları konusunda bir takım önerilerde bulunulmuştur.Anahtar kelimeler: İletişim, Örgütsel İletişim, İklim, Örgüt İklimi, İletişim İklimi Algısı.

Ondokuz Mayıs ÜniversitesiVakıflarÖrgüt iklimi+4
Özkan Gül
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

İslam hukuku açısından mali kaynakların değerlendirilmesi -kâr amacı gütmeyen kuruluşlar örneği-

Müslüman toplumlarda kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ciddi anlamda gelişme kaydetmiş, görmezden gelinmesi ve inkâr edilmesi imkânsız bir gerçeklik haline gelmiştir. Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar, özellikle günümüz müslüman toplumlarda, devlet yönetimlerinin yaptığı finansal, bilimsel, sağlık ve sosyal bakımlardan birçok görevleri ifa etmektedirler. Bu kurumların kaynakları zekât, vakıf ve bağış gibi farklı unsurlardan oluşmakta olup, bu kurumların çalışmalarını sürdürebilmeleri için en önemli ekonomik kaynaklar olarak kabul edilmektedir. Bu araştırmanın problemi zekât ve vakıf gibi kaynakların bu kurumlar tarafından nasıl değerlendirildiğidir. Aynı şekilde bu kurumların birçoğu gerek özel sektör kurumları (şirketler), gerekse de kamu kurumlarıyla birlikte çalışmaktadırlar. Kamu ve özel sektörde yer alan bu kurumların pek çoğu ise, alkol şirketleri, faizli işlem yapan şirketler, keyif verici madde üreten şirketler, kabareler, internetteki pornografik siteler, kumar şirketleri vb. yasadışı faaliyet yürüten ve İslamiyetin haram saydığı işler yapan kuruluşlarla iş tutmaktadırlar. İşte bu çalışmada İslam hukuku açısından bu fonları kullanmanın ve bu fonlarla kâr amacı gütmeyen kuruluşların hayır projelerini desteklemenin hükmü ortaya konulmuştur. Tezde varılan en önemli sonuçlardan biri, kâr amacı gütmeyen kurumların devlete doğrudan doğruya bağlı olmamaları, demokratik bir idare ile yönetilmeleri ve belirli bir fayda veya kâr elde etme düşüncesi olmaksızın topluma ve vatandaşa hizmet etmeye çalışmalarıdır. Ayrıca bu çalışmada kâr amacı gütmeyen müessese kurmanın, izlenen çalışma yöntemine bağlı olarak vacip, haram, mendup ve mekruh hükümlerinden birini alabileceği gösterilmiştir. Kâr amacı gütmeyen kuruluşların bazı âlimlere göre zekâtın toplanması ve dağıtımı konusunda, zekât âmilleri sınıfından sayılabileceklerine dair görüşlere yer verilmiştir. Son olarak da vakıf mallarının yatırım araçlarında değerlendirilmesine dair farklı görüşler zikredilerek tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: İslam Hukuku, Kalkınma, Değerlendirme, Mali Kaynaklar, Kâr Amacı Gütmeyen Kuruluşlar.

Finansal kaynaklarKar amacı gütmeyen kuruluşlarVakıflar+3
Hezha Ahmed Najımaldın Najımaldın
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Senegal Cumhuriyeti'nde yürürlükte bulunan vakıf kanunların İslam hukuku ile karşılaştırılması

Vakıf kurumu, İslam medeniyetinin geliştirdiği ve müslüman toplumları birçok yönden etkileyen en eski ve en önemli kurumların başında gelmektedir. Bu kadim müessesenin en büyük dayandığının İslam'ın ortaya koyduğu insan anlayışı olduğu söylenebilir. "Sizin en hayırlınız, insanlara en hayırlı olanınızdır." fehvasınca hareket eden vakıflar, fert ve toplum bazında doğumdan ölüme kadar hayatın her alanına nüfuz edebilmiştir. Meşruiyetini İslam'ın iki ana kaynağı olan Kur'ân ve sünnetten alan vakıf kurumu, İslam hukukunun belirlediği kurallar çerçevesinde varlığını sürdürmüştür. Vakıf kurumu, İslam hukukçuları başta olmak üzere, yöneticiler, din adamları ve bürokratların gayretleriyle gelişmiş ve İslam şeriatının amaçlarına aykırı düşmemesine ehemmiyet verilmiştir. Vakıf kurumu, diğer müslüman toplumlar gibi Senegal toplumunda da benimsenmiştir. Refahın paylaşımı, temel sosyal hizmetlere erişimin kolaylaştırılması ve toplumsal dayanışmanın arttırılması gibi temel amaçlar güden vakıflar, Senegalde yasal bir çerçeve oluşturularak siyasi olarak desteklenmektedir.

MalikiSenegalVakıf hizmetleri+3
Ndeye Ngone Gueye
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessAR

أثر املصلحة يف صيانة الوقف ودوامه- استبداله منوذجا

In this thesis, I dealt with the subject of "The Effect and Permanence of Interest on the Sustainability of the Foundation - Its Fulfillment as a Model". In this study, the researcher started from describing the problem, thus speaking linguistically about the meaning of interest and foundation. and idiomatically and about the controls and limits governing each and the legal implications and texts and appropriate remedies for each. The importance of the waqf as an Islam-promoted and ongoing charity to provide a continuous and continuous source for the financing of the general needs of the state and to meet the needs of the poor classes in society is obvious. donation resources have decreased despite the great need for donor resources; Considering the increase in poverty and the inability of public financial resources to meet the necessary needs of the poor classes in the Muslim society, in addition to the impositions of globalization and the new world order, the role of non-governmental organizations operating in public participation in public services, even in the establishment and management of public services, in terms of reducing the economic role of the state. increased in importance. The research is divided into three parts, and in the first part, information about the interest sent and its legality, its sections and applications, the interest donated, its history and types in the second part, and the replacement of the foundation in the third part are given by the researcher. Between Islamic law and human law, the waqf presupposes change, and this, taking into account the controls prescribed by the jurists, is for need or superior interest, and the intention to change the waqf is for the dominant. interest and the need of the foundation and the perfection of the benefit; There is no necessity to allow prohibitions and praise belongs to Allah first and foremost. Keywords: alfiqah, alwaqaf, almaslahatu, alqanun aleiraqii, alqanun al'iimarati.

Mohammed Khalaf Mahmood Mahmood
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çerkeş 5 numaralı şeriye sicili, transkripsiyon ve değerlendirme [H.1297-1301 (1880-1884]

Türk-İslam devlet geleneğini devam ettiren Osmanlı Devleti her alanda adalete önem vermekteydi. Şer'iyye sicillerini, kadıların tuttuğu mahkeme kayıtları, merkezden gelen ferman, emir ve beratlar oluşturmaktadır. Bu çalışma Çankırı Çerkeş'e ait beş numaralı sicil defterinin trankripsiyon ve değerlendirmesini içermektedir. Araştırma da kadılık kurumu ve şer'iyye sicil defterleri hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Çalışma, Çerkeş'in kısa tarihi anlatılarak desteklenmiştir. Çerkeş beş nolu şeriye sicilinde yer alan konular tasnif edildikten sonra trankripsiyonu yapılmıştır. Beş numaralı Çerkeş şer'iyye sicili toplamda 66 pozdan oluşmaktadır. Hükümlerin içeriğinde vakıf, tereke, nafaka, vasi tayini, vekâlet, borç-alacak davaları, merkezden gelen emirler ve diğer kurumlarla yapılan yazışmalar vardır. Çalışmanın amacı; Çerkeş'in 19. Yüzyılın son çeyreğinin toplumsal ve hukuki hayatını gün yüzüne çıkararak yapılacak çalışmalara katkıda bulunmaktır.

Hüccet DefteriKadıOsmanlı Dönemi+4
Muhammed Sıddık Şayir
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çankırı Çerkeş vakıf muhasebe defteri (1912-1920) yılları arası osmanlıca metin transkripsiyonu

Tarihsel bir bakış açısından, vakıflar zengin ve fakir arasındaki gelir farkını azaltmanın bir biçimi olarak toplumun gelişmesinde önemli bir rol oynadığı söylenebiliriz. Bu anlamda ortak payda da yardım yapan insanlar genel olarak yoksulluğu ortadan kaldırmayı, zenginden fakire gönüllü servet transferini ve dikey sosyal-ekonomik hareketliliği arttırmayı hedefleyen politikalar ve kâr-etmeyen kurumlar olarak anlaşılabilir. İslam Dünyasında ve daha özel olarak Osmanlı topraklarında, bu amaçlara hizmet eden en önemli kurum ise vakıf diyebiliriz. Çünkü beşeri sermayenin en önemli unsurları olan sağlık ve eğitime yönelik harcamaların büyük bir kısmı vakıflar tarafından sağlanmaktadır. Gerçekten de, İslam tarihi boyunca vakıflar, okullar, üniversiteler, hastaneler ve aşevlerinin yanı sıra, ekonomik kalkınmaya katkıda bulunan sayısız başka hizmetleri de örgütlemiş ve finanse etmişlerdir. Bu bağlamda çalışmanın amacı 1912-1920 yılları arasındaki Çankırı Çerkeş Vakıf Muhasebe Defterlerinin transkripsiyonunu yaparak, bu tarihler arasında Çankırı'nın Çerkeş ilçesinde hangi vakıfların olduğunu ortaya çıkarmaktır. Osmanlı Devleti için vakıfların ve bu vakıf çalışmalarının ne kadar değerli olduğunu, gündelik hayatta ne kadar önemli bir alana sahip olduğunu görebiliriz. Tarih aralıklarına dikkat ettiğimizde ise bu dönem aralığında gerçekleşen savaşların doğrultusunda mevcut olan vakıfların nasıl yardımlaşma çalışmaları içerisinde olduğunu anlayabiliriz. Bu sayede vakıfların hangi alanlarda faaliyet gösterdiklerini, kişilere ya da gruplara nasıl ve ne şekilde yardım çalışmaları yaptığını daha iyi şekilde göz atabiliriz.

DefterlerMuhasebeOsmanlı Devleti+5
Tuğba Vural
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Vakfiyelere göre XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde (1701-1725) Bursa'da vakıflar ve işlevleri

Vakıflar, İslâm Tarihi boyunca Müslümanlar tarafından kurulan sembol ve örnek kuruluşların başında gelmektedir. Geçmişten günümüze dek tüm İslâm coğrafyası ve toplumları arasında âdeta yardımlaşma ve dayanışmanın merkezleri ve öncü kurumları hâline gelen vakıflar, dinî, ilmî ve içtimaî yönü ağır basan kuruluşlardır. İslâm kültüründe çok köklü bir yere sahip olan "sadaka-i cariye", yani "süreklilik arz eden hayır ve iyilik" inancından kaynaklanarak yaygınlaşan vakıf kurma geleneği, Osmanlı'yı altı asır ayakta tutan dinamiklerin ilklerinden biriydi. Bu arada Bursa şehri, Osmanlı Devleti'nin en eski başkenti olması (1326-1362) itibariyle vakıf müessesesi açısından çok önemli bir konumda bulunmaktadır. Buna göre Bursa, vakfiyelere ait belgeler/dokümanlar bakımından oldukça zengin malzemeyi bünyesinde barındıran bir kent olma özelliğini taşımaktadır. Dolayısıyla Bursa Şer'iyye Sicilleri Arşivi, Osmanlı Tarihi araştırmacıları için vazgeçilmez değeri haizdir. Bu gerçekten hareketle "Vakfiyelere Göre XVIII. Yüzyılın İlk Çeyreğinde (1701-1725) Bursa'da Vakıflar ve İşlevleri" üst başlığını taşıyan bir konuyu çalışmaya karar verdik. 25 yıllık bir süreyi kapsayan bu çalışma bir giriş, üç bölüm ve bir sonuçtan meydana gelmektedir. Girişte, bilimsel araştırma teknikleri açısından çalışma(nın) yöntemi ile vakıf kurumları ve vakfiye kayıtları hakkında ön bilgiler verilmiştir. Bu bağlamda araştırmanın konusu, amacı, kapsamı, temel kavramları ve ana kaynakları üzerinde kısaca durulmuştur. Birinci bölümde "Kurucularına veya Vakfeden Kişilere Göre Vakıflar", ikinci bölümde "Mevkûfâta (Vakfedilen Mallara) Göre Vakıflar", üçüncü bölümde ise "Vakfetme veya Hizmet Amaçlarına Göre Vakıflar" ele alınmış ve incelenmiştir. Sonuçta da genel bir değerlendirme yapılarak çalışma bitirilmiştir.

18. yüzyılBursaOsmanlı Devleti+3
Fatma Uçucu
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İşletme mantığı açısından "Sultan II. Mahmud Han Vakıfları" (Kurumları, hayır hizmetleri ve akarları)

Sultan II. Mahmud Han'a ait Vakıflar 1809-1832 yılları arasında kurulmuştur ve mazbut vakıf statüsünde Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini devam ettirmektedir. Sultan II. Mahmud'a ait onbir adet vakfiye üzerinde yaptığımız inceleme neticesinde hazırladığımız yüksek lisans tez çalışmamızda, Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivinde 634 nolu defterde bulunan ve 1413, 1414, 1415, 1417 ve 1418 nolu defterlerde mükerrerleri yer alan ilki Hicri 29.04.1224 / Miladi 13.06.1809 tarihli, sonuncusu ise Hicri 07.07.1248 / Miladi 31.11.1832 tarihli vakfiyeler kaynak olarak kullanılmıştır. Vakfiyelerde yer alan bilgiler doğrultusunda hazırlamış olduğumuz tez çalışmamızda Sultan II. Mahmud'un kurmuş olduğu vakıfları, bu vakıfların kuruluş amaçlarını, hangi alanda hizmet verdiklerini, akarlarını, gider kalemlerini, personel istihdamını ve bu konularda belirlemiş olduğu politikaları açıklamaya ve günümüz şirketleri ile karşılaştırmalarını yaparak, medeniyetimizde nasıl bir yer tuttuklarını ortaya koyduk. Anahtar Kelimeler: Sultan II. Mahmud, işletme, vakıf, vakfiye.

HayırseverlikMahmud IIVakıf hizmetleri+5
Abdurrahman Yeşil
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

63 Numaralı Manisa Şer'iyye Sicili'nin transkripsiyon ve değerlendirmesi

Şehir tarihi, son dönemlerde oldukça önem kazanan tarih çalışmalarındandır. Şer'iyye Sicilleri bu çalışmalara ışık tutan en önemli kaynaklardandır. Çalışmamız XVII. yüzyılda Manisa'da faaliyet gösteren, sosyal birer kurum olan vakıfları ele almaktadır. 1626-27 ve sonlara doğru 1630-1631 yıllarını ele alan 63 numaralı şer'iyye sicilinde kaydedilen cami, mescid, köprü, çeşme, muallimhâne ve amacı belirtilmeyen vakıflar, mali durumları ön planda olmak üzere görevlileri, çeşitli meslek kolları, faaliyet gösterdikleri tarih ve borçluları açısından incelendi. Vakıfların daha çok hangi şehrin hangi bölgelerinde kurulduğuna dair bilgilere ulaşıldı.

17. yüzyılManisaOsmanlı Dönemi+3
Elif Karadaş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üçüncü sektör kuruluşlarından vakıflarda finansal analiz tekniklerinin uygulanması: Alarko Eğitim ve Kültür Vakfı'nda bir uygulama

Özellikle batı dünyasında ekonomideki önemli yerleri ve hızla büyümeleri, üstlendikleri sosyal amaçlara yaptıkları yüklü harcamalar sebebiyle dikkat çeken üçüncü sektör kuruluşları; son yirmi yıldır üzerinde özellikle ekonomi, yönetim ve organizasyon, finans bilimlerinde çalışmalar yapılan bir alan olmuştur. Bu çalışmada üçüncü sektör literatürü ile finans literatürü kombine edilerek değerlendirilmiştir. Finansal analizlerin yapılma gerekçesi vakfın en iyi şekilde amaçlarını yerine getirmesidir. Finansal hesaplamalar, oranlar tek başına bir kuruluş hakkındaki tüm soruları cevaplandırmaz ancak, fon kaynaklarına, program hizmet maliyetlerine ve gelecekte iş görebilme kabiliyetine ışık tutar. Vakıflar kurulurken en önemli arzu vakfın bekasıdır. Vakfın bekasını sağlama sorumluluğu yüklenmiş mütevelli heyeti ve Vakıflar Genel Müdürlüğü denetçileri, vakıfların finansal durumunu dikkate almalıdırlar. Finansal yönetimin sağlığı, vakfın bekası ile özdeştir. Bu düşünceden hareketle, ancak üç yıllık verileri elde edilebilen Alarko Eğitim ve Kültür Vakfı örneği üzerinden, bilinen finansal analiz yöntemleri ile vakıflara özgü geliştirilmiş oranlar kullanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Bu yönü ile bu çalışma Türkiye'de eğitim ve kültür vakıflarının finansal analizleri bağlamında ilk olma özelliği taşımaktadır

Finansal analizVakıflar
İbrahim Emre Karaa
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

398 Numaralı Tapu Tahrir Defterinin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi

398 No'lu Tapu Tahrir Defterini Transkripsiyon ve degerlendirilmesi konuluyüksek lisans tezimizin içerigine bakacak olursak; 534 aded vakıf kaydıbulunmaktadır. Bu vakıfların içeriginde ise sayı bakımından en fazla olançiftliklerdir. Daha sonra sırasıyla; mescit, zâviye, cami, mezraa, muallimhâne,cemaat toplulukları, bag ve bagçe vakfları, medrese, çesme, bahçe, köprü,degirmen, hankah, hitabet, kervansaray, hayrat, türbedar, cüz ve kıraat okunmasıiçün vakıf, zemin ve mülknâme olmak üzere toplam 534 aded vakıf kaydıbulunmakta ve defterimizin içerisinde yer almaktadır.Tezimizi konu bakımından ele aldıgımızda Osmanlının vakıf eserlerihakkında 1520'li yıllarını Kanuni Sultan Süleyman olarak tarihsel kaynaklardabize naksetmektedir.Osmanlı tarihinin en büyük hükümdarlarından biri olan I. Süleyman kiAvrupanın o zamanki güçlü devletleri olmalarına ragmen bileginibükemediginden dolayı ona ?Muhtesem Süleyman? diye adlandırmadabulunmuslar ve bizde de kanun yapan anlamına gelen ?Kanuni Sultan Süleyman?olarak tarih arastırmacıları tarafından adlandırılmıs ve tarih kaynaklarında ise buvasıflandırma ve tasvirlerle yer almıstır.1520'li yılların basından itibaren gerek Saruhanogulları döneminden kalmave gerekse yeni fethedilmis toprakların tahrir çalısmasına tabi tutulup topraklarıntimara ayrılması ve bu ayrılan tımarlar arasında vakıf topraklarına ayrılanları dabu defter sayesinde ögrenmis oluyoruz.Defterin içerisinde bulunan vakıf kayıtlarına baktıgımızda çiftliklerin çokolması dikkatimizi çekmektedir ve bu çiftlik vakıfları mülk toprakları olmaktadırve genellikle evlâdiyet üzerine vakfedilmistir. Topragın kullanım hakkı olarakta ?evlâd u evlâd? olarak ? neslen ba'de nesil? olarak vakfedilmistir. Her mahallede4bir mescidin bulunması ise Osmanlı Devleti'nin dini karakterli yapısını ve dineverdigi önemi bize göstermesi bakımından önem tasımaktadır. Camii sayısı isemescide göre azdır; fakat ana merkezlerde toplanmıs olması dikkat çekmektedir.Bunların haricinde zâviye kaydlarının sayı olarak çok bulunması Saruhansancagının tasavvuf yönünün ne derece güçlü oldugunu bize anlatmaktadır.Zâviyelerdeki Seyh atamalarına ait kayıtlar da sayı bakımından çoktur. Genelliklekurucusunun ismi birçok kayıtta geçmemektedir.Bag bahçe vakıfları, hankah, hamam, çesme, tekke, degirmen, muallimhâne,köprü yapım ve tamiri, mezar v.b. konularda kayıtlara rastladıgımız defterde ?cüz' ve kıraat okunması? camilerde aydınlatmada kullanılan ?revgan-ı çerâg?olarak geçen kandiller için ayrılan paralarda pek çok kayıtta görmekteyiz. Ayrıcasiyakat rakamlarıyla da sayılar anlatılmıstır.Konu itibariyle oldukça önemli ve degerli olan tez konumuzun degerlendirmekısmı için sürenin az olması sebebiyle pek çok sıkıntı çekmis oldugumuzu buradabelirtmeden geçemeyecegiz. Fakat çalısmıs oldugumuz defterin Manisa merkez,özellikle vakıf kayıtları degerli tarihçi Sayın Prof. Dr. Feridun Emecen'in ?XVI.Asırda Manisa Kazâsı? adlı doktora tezinde de ele alınmıs olmakla birlikte,Saruhanogulları ile ilgili vakıf kayıtları Mustafa Eravcı ? Mustafa Korkmaz'ınbirlikte çalısmıs oldukları ? Saruhanogulları ve Osmanlı Klâsik Dönemin'deManisa'da Yasayan Kültürel zleri? adlı eserinde de ele alınmıstır. AyrıcaSaruhanogulları ile ilgili vakıf kayıtları degerli tarihçi Çagatay Uluçay'ın?Saruhanogulları ve Eserlerine Dair Vesikalar II? adlı eseri de ele alınmıstır.

16. yüzyılDini yapılarSaruhanoğulları+2
Reyhan Yavaş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Çatışma ve çatışma yönetimi: İzmir kamu ve vakıf üniversitelerinin karşılaştırılması

İnsanın olduğu her ortamda anlaşmazlıklardan kaynaklanan çatışmalar yaşanması doğal bir olgudur. Günümüzde çok farklı duygu, düşünce, kanaat ve tutumlara sahip bireylerin bir arada bulunduğu örgütlerde çatışmalar yaşanabilmektedir. Hazırlanan bu çalışmada ?çatışma? kavramı yönetim biliminin bir konusu olarak ele alınmış ve onun örgütler üzerindeki etkileri kuramsal çerçevede incelenmiştir.Çalışmanın birinci bölümünde çatışmanın tanımları yapılarak, türleri, yönetimdeki yeri ve yönetim kuramlarının konuya yaklaşımı gibi unsurlarla kavramsal çerçevesi çizilmiştir.Çalışmanın ikinci bölümünde, örgütlerde çatışmaların yaşanmasına neden olan durumlar açıklanmıştır. Üçüncü bölümde örgütlerde çatışmanın yönetim yolları üzerinde durularak konuyla ilgili örnekler de verilmiştir.Çalışmanın dördüncü ve son bölümde ise kamu ve vakıf üniversitelerinde sosyal bilimler alanında çalışan akademisyenlerin yaşadığı çatışmaların kaynaklarını ve yönetim yollarını öğrenmeyi amaçlayan bir uygulama yapılmıştır. Uygulama kapsamındaki anket İzmir ilindeki kamu ve vakıf üniversitelerinde uygulanmıştır. Ankette veri toplamak amacıyla tezin kuramsal kısmına dayanan sorular sorulmuştur. Böylece kamu ve vakıf üniversitelerindeki akademisyenlerin yaşadığı çatışma nedenleri ve başvurdukları çatışma çözüm yolları ve bunların demografik göstergelerle anlamlı bir ilişkisi olup olmadığı istatistiksel bir analizle tespit edilmeye çalışılmıştır.

Akademik personelAkademisyenlerDevlet okulları+7
Buket Başak
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
10
Master'sOpen AccessTR

11244 no'lu Evkâf Defterine göre Kastamonu vakıfları

Vakıf kurumları iyilik ve hayırseverlik çatısı altında sosyal, ekonomik, sağlık, dini, eğitim, şehircilik ve kültürel faaliyetlerin gerçekleştirilmesine katkı sağlamıştır. Bu sayede toplumsal dayanışma kültürü artmıştır. Bu çalışmada 1840-44 tarihli 11244 numaralı Evkâf Defteri'nde muhasebeleri tutulan Kastamonu vakıfları ele alınmıştır. Kastamonu 1841-1846 yılları içerisinde Bolu müşirliği adı altında teşkil edilen vilayetin içinde yer almaktaydı. Evkâf Defteri'nde Kastamonu merkez, köy ve ilçelerinde 80 adet vakıf tespit edilmiştir. Bu vakıflar kendi içerisinde hayrî, para, avârız ve aile vakıfları olarak tasnif edilmiştir. Bu vakıfların devamlılığı için vakıflara gelir olarak hububat, dükkân, çiftlik, mezra ve nakit para vakfedilmiştir. Evkâf Defteri'nde yer alan vakıfların muhasebeleri sayesinde vakıfların gelir ve gider kalemleri ortaya koyulmuştur. Böylece Kastamonu vakıflarının bütüncül tarihine bir katkı olması açısından bu defterde tespit edilen vakıfların mülkleri ve görevlilerinin tespitinin referans olması amaçlanmıştır.

19. yüzyılEvkaf DefterleriKastamonu+3
Fadime Özcan Kuşcu
Kastamonu University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

II. Selim dönemine âit 547 Nolu Bolu Livası Evkaf Defterine göre Yedidivan, Hızırbey ili ve Ereğli Vakıfları

Evkaf defterleri, Osmanlı Devleti'nde asırlarca sürmüş olan vakıf geleneğine dâir önemli ipuçları içermektedir. Osmanlı toplumunun sosyo-ekonomik hayatı hakkında birtakım bilgiler sunmaktadır. Her bölgenin kendisine âit evkaf defteri bulunmaktadır. Her bir defter, bağlı olduğu bölgenin tahrir sayımları sonucunda oluşturulmuştur. Belgelerde yer alan bilgiler ilgili bölgenin tarihini aydınlatacak veriler içermektedir. Kuyûd-ı Kadîme Arşivi'nde elli adet evkaf defteri bulunmaktadır. 547 Nolu Bolu Livası Evkaf Defteri içerisindeki vakıf kayıtları temel alınarak oluşturulan çalışmamızda Yedidivan, Hızırbey ve Ereğli nahiyelerinde vakıf işlemini gerçekleştiren kişiler, vakfedilen araziler ve bölgede yetiştirilen tarım ürünleri hakkında önemli bilgiler yer almaktadır. Vakıf işlemini gerçekleştiren kişiler arasında dönemin siyâsileri bulunmaktadır. Vakfedilen bazı arazilerde, elde edilen gelirlerin belirli bir kısmının birtakım yapılara tahsis edildiği görülmektedir. Osmanlı reayasının kullanmakta olduğu cami, medrese, mescit, kervansaray, köprü ve zaviye söz konusu yapıları oluşturmaktadır.

BoluHızır BeyTahrir Defteri+2
Eslem Nur Gel
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Köprülü Fazıl Ahmed Paşa vakıfları

Köprülü Fazıl Ahmet Paşa Osmanlı Tarihi açısından ne derece önemliyse kurmuş olduğu vakıflar da Sosyal Tarihçilik açısından o derece önemlidir. XVII. yüzyılda Osmanlı Devleti büyük bir buhranın içine düşmüştür. Devlet bu durumdan kurtulmak için çeşitli çareler aramaya başlamıştır. XVII. yüzyıl'ın ikinci yarısında (1656) Köprülü Mehmet Paşa ve devamında da Köprülü Fazıl Ahmet Paşa devleti bu vaziyetten kurtarmaya çalışmıştır. Çalışmanın asıl konusu olan Köprülü Fazıl Ahmet Paşa Osmanlı Devleti'nin farklı bölgelerinde inşa ettirdiği vakıflarla da siyasi başarılarını taçlandırmıştır. Köprülü Fazıl Ahmet Paşa kütüphâne, medrese, çeşme, su kemeri, cami, han gibi yapılar inşa ettirerek toplumun her kesimini düşünmeye çalışmıştır. Ancak eldeki deliller ışığında, Köprülü Fazıl Ahmet Paşa vakıflarından pek azının günümüze ulaştığı görülmektedir.Anahtar kelimeler: Köprülü Fazıl Ahmet Paşa, Vakıf, Vakfiye, XVII. Yüzyıl.

17. yüzyılKöprülü Fazıl Ahmed PaşaOsmanlı tarihi+3
Murat Sayın
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Evkâf-ı Hümâyûn Nezâreti 1327-1328 yılları Sene-i Maliyesi Bütçe Lâyihalarının transkripsiyon ve değerlendirmesi

Evkâf-ı Humâyûn Nezâreti'nin 1327-1328 yılı bütçe lâyihalarında, nezâret gelirleri giderlerden fazla gerçekleşmiştir. En fazla gelir merkez hazinesinden gelen alacaklardır. Giderlerin en fazla olduğu kalemler; inşaat ve tamirat giderleri, tekkelerin yemek masrafları ve hademe ücretleridir. Maaşlar arasında personelin statü, kabiliyet ve derecesine göre ciddi farklar vardır. Lâyihada mütevelli, yetim ve muhtaçlar, duâguyânlar vs için ayrılan ödenekler isim isim belirtilmiştir. Genel bütçe içerisinde muhtaçlar için ayrılan miktar çok az olmakla birlikte bu miktarın çoğu kadınlara tahsis edilmiştir. İncelediğimiz dönemde Nezâret'e bağlı vakıfların bütçesi, Osmanlı genel bütçesinin %2,5'ini bulmamaktadır. Bununla birlikte R. 1326-1328 yılları arasından Evkâf-ı Humâyûn Nezâreti bütçesi bir büyüme içerisindedir. Ancak bu büyüme reel bir büyüme olmayıp enflasyonist bir büyümedir.Anahtar Kelimeler: Vakıf, Evkâf-ı Humâyûn Nezâreti, Bütçe, Lâyiha

BütçeBütçe gelirleriEvkaf Defterleri+3
Yahya Başpınar
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00

Related subjects