Afyon Kocatepe University
Discipline

Bilgisayar Anabilim Dalı (disiplinlerarası)

Afyon Kocatepe University

116

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yapay Öğrenme Yöntemleri ile Kısa Vadeli ve Güncel Bitcoin Fiyat Tahmini

Bir alanda meydana gelen değişim veya yeniliğin hızla tüm alanları etkilediği günümüzde teknolojik gelişmeler bu etkileşim sürecini hem kayıt altına alma hem yön verme hem de kolaylık sağlamaktadır. İnternetin gelişmesiyle birlikte nakit olarak kullanılan paralar dijitalleşmiş ve banka hesaplarındaki rakamlar haline gelmiştir. Para, ortaya çıktığı andan bu yana insanlık ve toplumlar için birçok anlam ve özelliği taşımıştır. Birçok fonksiyonu ile ekonomi ve finans sektörü için yeri doldurulamayacak bir icat olmuştur. 2009 yılında Bitcoin'in de ortaya atılmasıyla para çeşitliliğine sanal para ve kripto para kavramları da eklenmiştir. Kripto paraların ortaya çıkışı ile paranın gelişimi ve önemi daha artmıştır. Kripto para, crypto ve currency kelimelerinin birleşimiyle oluşmuştur. Kripto paraların güvenliği, matematiksel şifrelerle korunan kriptografi kullanılarak sağlanmaktadır. Ayrıca kripto paralar merkezi bir otoritenin kontrolü altında olmayan ve finans sektörlerinde hızla popülerlik kazanan bir değişim ve yatırım aracı olmuştur. Kripto para birimlerinin değişim hacmini etkileyen birçok değişkeni bulunmaktadır ve bu da kripto paraların tahminini diğer yatırım araçlarına göre daha zor hale getirmektedir. Bu nedenle, yatırımcılar için doğru yatırım kararlarını alabilmek için akıllı tahmin modellerinin geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bitcoin, dünyanın en değerli kripto para birimi olarak bilinmekte ve birçok borsada işlem görmektedir. Günlük olarak yüksek miktarda işlem gerçekleşmektedir. Bu durumda Bitcoin fiyat tahmini için geleneksel tahmin yöntemleri ile yeterli olmayabilir. Bu çalışmada, Bitcoin'in güncel fiyat verileri ile kısa vadeli fiyat tahmini için yapay zeka tabanlı derin öğrenme temelli Uzun Kısa Süreli ii Bellek (UKSB) ve Geçitli Tekrarlı Ağ (GTA) gibi modelleri kullanılmıştır. Veri seti, yfinance kütüphanesi kullanılarak Yahoo'nun halka açık API'sinden elde edilmiştir. Ayrıca çalışmada makine öğrenmesi, derin öğrenme ve performans metrikleri ele alınarak blok zincir teknolojisi ve Bitcoin üzerine literatür çalışması yapılmıştır. 2023, ix+ 44 sayfa Anahtar Kelimeler: Bitcoin, Derin öğrenme, Fiyat tahmini, GTA, UKSB.

Bülent Günek
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ki afet yönetimi ve karar destek sistemleri: AYDES'in değerlendirilmesi

Bu tez çalışması, Türkiye'nin afet müdahale yeteneklerini artırmaya yönelik stratejilerin bir parçası olan Afet Yönetimi ve Karar Destek Sisteminin (AYDES) etkinliğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nicel veri toplama yöntemleriyle, AFAD bünyesindeki AYDES koordinasyon yazılımının kullanımının analiz edilmesini ve bu yazılımın afet müdahale süreçlerindeki etkilerinin incelenmesini hedeflemektedir. Türkiye özelinde afet yönetimi ve koordinasyon yazılımları arasındaki ilişkiyi inceleyen kapsamlı çalışmalar sınırlıdır. Literatürde, AYDES gibi ulusal çapta kullanılan sistemlerde koordinasyon yazılımlarının spesifik etkilerine odaklanan az sayıda araştırma bulunmaktadır. Koordinasyon yazılımlarının afet müdahale süreçlerindeki rolünü anlamak, bu yazılımların etkinliğini değerlendirmek ve iyileştirmek kritik bir gerekliliktir. Araştırma yöntemi olarak, "System Usability Scale (SUS)" anketi kullanılmıştır. Bu anket, AFAD bünyesinde çalışan ve AYDES yazılımını aktif olarak kullanan kişilere online olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler, Python programlama dili kullanılarak çeşitli istatistiksel analizlere tabi tutulmuştur: Matplotlib ve seaborn kütüphaneleri kullanılarak grafikler oluşturulmuş ve verilerin görselleştirilmesi sağlanmıştır. Barlett Küresellik Testi ve Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) Değeri fonksiyonları kullanılarak verilerin faktör analizine uygunluğu değerlendirilmiştir. Sonrasında verilerin faktör yapısını incelemek için FactorAnalyzer fonksiyonu kullanılmış ve Python'un gömülü describe fonksiyonu ile verilerin merkezi eğilim ve dağılım ölçüleri hesaplanmıştır. Verilerin işlenmesi ve analiz edilmesi için numpy, pandas ve scipy kütüphaneleri kullanılmıştır. Son olarak verilerin iki veya daha fazla değişken arasındaki ilişkisini inceleme için pandas kütüphanesindeki crosstab fonksiyonu kullanılmıştır. Bu analiz yöntemleri ve görselleştirme teknikleri, verilerin detaylı bir şekilde incelenmesine olanak tanımış ve AYDES yazılımının kullanılabilirlik düzeyinin farklı demografik faktörlere göre değerlendirilmesini sağlamıştır. Araştırmanın bulguları, cinsiyetler arasında kadınların SUS puanlarının erkeklerden yüksek olduğunu, eğitim seviyesinin artmasıyla birlikte SUS puanlarının da yükseldiğini ve yaş ilerledikçe SUS puanlarının düştüğünü göstermektedir. Ayrıca, kurumda 5-10 yıl arası deneyime sahip olanların en yüksek SUS puanlarına sahip olduğu, 16 yıl ve üzeri deneyime sahip olanların ise en düşük puanları aldığı gözlenmiştir. AYDES kullanma deneyimi arttıkça SUS puanlarının yükseldiği, ancak sistem kullanma eğitimi alan ve almayan gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmadığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular, yazılımın kullanıcı dostu tasarımının ve eğitim süreçlerinin geliştirilmesi için önemli ipuçları sunmaktadır.

Ömer Topkaya
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Veritabanı ve web tabanlı bir sistem ile küçükbaş hayvan gelişiminin ve sürü takibinin gerçekleştirilmesi

Literatür incelemesi ve saha görüşmeleri sonucu, araştırmacıların ve çiftçilerin küçükbaş hayvan yetiştiriciliğive sürü takibinde veri kaynaklı bazı sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir. Bu tezin amacı, küçükbaş hayvanların gelişimlerinin takibi için sürü takip mantığına dayalı bir web uygula-ması çözümü geliştirmektir. Bu araştırma, verilerin güvenilir bir şekilde kaydedilmesini, saklanma-sını, paylaşılmasını ve erişimini sağlayacaktır. Araştırmanın tamamlanması, küçükbaş hayvan yetiş-tiricilerinin sürülerini daha verimli bir şekilde yönetmelerine ve küçükbaş hayvanların gelişimiyle ilgili bilgilerin daha iyi bir şekilde anlaşılmasına katkıda bulunacaktır.

Sema Işık
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin bilgisayar ve internet öz yeterlikleri ile yapay zekâ kaygıları arasındaki ilişki

Yapay zeka teknolojilerinin eğitim alanında giderek önem kazandığı günümüz eğitim sisteminde, öğretmenlerin bilgisayar öz yeterlilik seviyeleri ile yapay zeka uygulamaları kaygıları arasındaki ilişkiyi anlamak, eğitimde yapılacak uygulamaların başarısı için kritik bir öneme sahiptir. Bu çalışmada ortaokul kademelerinde görevli öğretmenlerin yapay zeka tekniklerinin kullanımına yönelik kaygıları ile bilgisayar ve internet kullanımıyla ilgili öz yeterlik algıları arasındaki ilişki ve buna paralel olarak eğitimde yapay zeka uygulamalarına ilişkin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Ortaokul öğretmenlerinin yapay zeka kaygıları ve bilgisayar öz yeterlikleri ayrı ayrı ele alınmış olup, bağımsız değişkenlere göre farklılaşma durumları belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma genel tarama modellerinden nicel veri toplama aracı olan anket uygulaması şeklinde gerçekleştirilmiş olup, veri toplama aracı olarak "Yapay Zeka Kaygı (YZK) Ölçeği" ve "Bilgisayar ve İnternet Kullanımı Öz Yeterlik (BİKÖY)" ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmaya, 2023 – 2024 öğretim yılı bahar döneminde Manisa Salihli ilçesinde görev yapmakta olan 204 ortaokul öğretmeni katılmıştır. Araştırmada ayrıca öğretmenlerle yapay zeka uygulamaları üzerine yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilerek verilerin analizi ve yorumlanması sağlanmıştır. Ortaokul öğretmenlerinin eğitimde yapay zekâ kullanımına ilişkin görüşlerinin analizinde; temaların ve alt temaların bulunması, verilerin kodlanması ve bulguların yorumlanması adımları izlenmiştir. Araştırma uygun durum örneklemesi yöntemi kullanılarak 23 öğretmen ile yürütülmüştür.Araştırma sonucunda, ortaokul öğretmenlerinin yapay zeka kaygılarının orta düzeyde ve bilgisayar ve internet kullanımı öz yeterliklerinin yüksek seviyede olduğu görülmüştür. Ortaokul öğretmenlerinin yapay zeka kaygıları ile bilgisayar öz yeterlikleri arasında ise anlamlı, negatif yönlü ve çok düşük düzeyde bir korelasyon bulunmuştur. Bu sonuçlara göre öğretmenlerin yapay zeka konusundaki kaygılarını azaltmak ve bilgisayar özyeterliklerini geliştirmek amacıyla kapsamlı hizmetiçi eğitimler düzenlenmeli, farkındalık oluşturan programlar sunulmalı, teknik destek sağlanarak teknoloji entegrasyonunu destekleyen stratejiler geliştirilmeli ve öğretmenlerin bu alandaki yetkinlikleri arttırılmalıdır. Ayrıca, uygulamalı deneyimlerle bilgi paylaşımı teşvik edilmeli ve uzun vadeli stratejiler oluşturmalıdır. Bu önlemler, öğretmenlerin yapay zeka teknolojisini eğitimde etkin bir şekilde kullanmalarını ve yapay zeka uygulamalarına daha olumlu bakmalarını sağlamak amacıyla kritik bir role sahiptir.

Öz yeterlilik algısı
Alper Pekcan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde bulut bilişim teknolojisi: Bütünleşik belediye bulut sistemi mimarisinin araştırılması

Bulut bilişim, internet üzerinden bilgisayar sistemlerine, veriye erişim ve bu kaynakların paylaşımını sağlayan bir teknoloji ve hizmet modelidir. Bulut bilişimde geleneksel bilgi işlem altyapılarının aksine donanım ve yazılım kaynakları, bir sunucu üzerinde sanal olarak sağlanır ve internet aracılığıyla kullanıcılara sunulur. Bu model, kullanıcılara esneklik, ölçeklenebilirlik, maliyet etkinliği ve erişim kolaylığı gibi avantajlar sağlar. Kamu hizmeti sunan belediyeler ve diğer yerel idarelerde bulut bilişim, hizmet sunumunda maliyet tasarrufu, ölçeklenebilirlik, erişim kolaylığı, veri yedekleme, güvenlik, yenilikçilik ve verimlilik gibi avantajlar sunabilmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmada yerel yönetimlerde bulut bilişimin altyapısının uygulanmasına ilişkin kavramsal çerçeve belirlenmiş ve konu ile ilgili yerel yönetim çalışanlarının bu çerçeveye ilişkin görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bunun yanında yerel yönetimlerde bütünleşik belediye bulut sistemi mimarisinin nasıl anlaşıldığının ve uygulandığının, katılımcıların bulut bilişim hizmetlerine dair tecrübeleri, bu teknolojiye yönelik görüşleri incelenmiştir. Bu amaca yönelik olarak; araştırma kapsamında iletişime geçilen yerel yönetimlere çevrimiçi olarak anket formu gönderilmiş, toplam 31 farklı belediyeden katılım sağlanmıştır. Gönüllülük esasına dayalı olarak yürütülen çalışmaya; 1'i Belediye Başkanı, 4'ü Belediye Başkan Yardımcısı olmak üzere toplam 95 yerel yönetim çalışanı katılım sağlamıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler frekans ve yüzde dağılımları kullanılarak incelenmiştir. Çalışma sonucunda; bulut bilişimin kullanıcılar tarafından yüksek derecede anlaşıldığı ve benimsendiği, belediyelerin bulut bilişim sistemlerini kullanmaya yönelik güçlü bir eğilim gösterdiği görülmüştür. Ancak bu teknolojinin getirdiği zorlukların da farkında oldukları, belediyelerde karar vericilerin teknolojinin sunduğu faydaları değerlendirirken aynı zamanda güvenlik, maliyet ve organizasyonel değişim gibi faktörleri dikkate almaları gerektiği anlaşılmıştır. Yerel yönetimlerin dijital dönüşüm sürecinde güvenliği merkeze alan bir yaklaşım benimsemelerinin son derece önemli olduğu, önerilen bütünleşik belediye bulut sistemi mimarisinin katılımcılar tarafından büyük oranda olumlu karşılandığı sonucuna ulaşılmıştır. 2024, xi + 106 sayfa Anahtar Kelimeler: Bulut bilişim, yerel yönetim, bütünleşik belediye bulut sistemi.

BelediyelerBulut bilişimElektronik belediyecilik+1
Utku Çalışkan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Algoritma ve programlama eğitiminin, ortaokul öğrencilerinin Bilgi İşlemsel Düşünme ve Yaratıcı Düşünme becerisine etkisinin incelenmesi

Bu tez çalışmasındaki amaç, ortaokul öğrencilerinin, belirli bir süre algoritma ve programlama eğitimi alarak; bilgi işlemsel düşünme ve yaratıcı düşünme becerisinin ölçülmesidir. Bilgi işlemsel düşünme becerisi, günü-müzün ve geleceğimizin en önemli becerileri arasında yer almaktadır. Bu becerinin kazandırılmasında da al-goritma eğitimi başta olmak üzere, programlama eğitiminin önemi büyüktür. Bilgi işlemsel düşünme; prob-lem çözme, sistem tasarlama, insan davranışlarını anlamlandırma ve bilgisayar biliminin temel kavramlarını kullanarak gerçekleştirmeyi içerir . Bilgi işlemsel düşünme; büyük ve zor problemlerin kolay çözülebilmesini, tekrarlı düşünme, soyutlama ve çözümleme yaparak odak noktalarının ayrıştırılması, değişmezler kullanarak sistemin davranışlarını tarif etme , bilgisayar bilimci gibi düşünme ve çoklu seviyedeki soyutlamaları düşüne-bilme becerilerini içine alan bir bütündür. Algoritma ve temel programlamada öğrencilerin bu konuları an-lamlandırmasında zorlandığı görülmektedir. Çünkü programlama yeteneğiyle, matematik paralellik göster-mektedir. Matematik dersinde başarılı olan öğrenci, programla becerisi de yüksek gözükmektedir. Bu tez çalışmasında aynı zamanda , bilgi işlemsel düşünme becerisinin içinde problem çözme becerisinin de ölçül-mesi hedeflenmektedir. Ayrıca bu tez çalışmasındaki diğer amaç; belirli bir süre verilen programlama ve algo-ritma eğitiminin, bilgi işlemsel düşünme ve yaratıcı düşünme ölçeğinden aldıkları puanlar, ön testlere kıyasla son testlerde anlaşılabilir bir farklılık göstermiş midir ?

Algoritmalar
Gökhan Karanlık
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İşbirlikçi tabanlı tavsiye sistemlerinde yeni bir matris ayrışım tekniği

Tavsiye sistemleri, kullanıcıların herhangi bir unsura vereceği değerlendirmelerin önceden doğru tahmin edilmesini hedefleyen sistemlerdir. Tavsiye sistemlerinde kullanılan tekniklerden birisi olan işbirlikçi filtreleme yöntemi, kullanıcıların ve öğelerin ortak özelliklerini dikkate almaktadır. İşbirlikçi filtreleme tabanlı tavsiye sistemlerinde, matris ayrıştırmaları en çok kullanılan tekniklerdendir. Matris ayrıştırmalarında, Tekil Değer Ayrıştırma (TDA) ve Negatif Olmayan Matris Faktorizasyonu (NOMF) tabanlı yaklaşımlar yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yöntemler, ölçeklenebilirlik sorunuyla başa çıkmada oldukça iyi olmalarına rağmen, karmaşıklıkları yüksektir. Bu tez çalışmasında, önerilerin doğruluğunu ve kalitesini artırmak için alternatif bir teknik olarak Kesikli ULV ayrıştırma tekniği önerilmiştir. Önerilen yöntem, yaygın olarak kullanılan erişime açık veri kümeleri ile test edilmiştir. Modelin performansını değerlendirmek için standart metrikler kullanılmıştır. Kesikli ULV tüm deneylerde, mevcut matris ayrıştırma tekniklerinden daha iyi performans göstermiştir. Ayrıca, önerilen yöntem soğuk çalıştırma ve seyrekliği azaltma problemlerine çözüm üretmektedir.

Selçuk Gündüz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Blok zinciri tabanlı dijital portfolyo uygulaması

Son yıllarda çok fazla gelişim gösteren blok zinciri teknolojileri, eğitim, sağlık ve afet gibi alanlarda çok fazla kullanılırken, merkeziyetsizlik ve şeffaflık ilkeleri ile öne çıkmaktadır. Bir otoriteye sahip olmadan kendi kurallarına göre tarafsız olarak çalışan bir sistem, yazılımcıların ilgisini çekmektedir. Blok zinciri dağıtık yapısı itibariyle herhangi bir afet veya acil durumda çalışmaya devam ettiği için ilk akla gelen teknoloji olmaktadır. Bu durum blok zinciri teknolojisinin ihtiyaç duyulan alanlarda kullanılması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Bu tez çalışmasında blok zinciri temelli bir karar destek sistemi modellemesi oluşturulmuştur. Bu modelleme de eğitim alanında bir karar destek sistemi tasarlanmış ve değerlendirilmiştir. Yapılan modellemede Ethereum blok zinciri kullanılmıştır. Ethereum blok zinciri üzerinde Remix IDE editörü kullanılarak, Solidity dilinde eğitim portfolyosuna ait akıllı kontratlar yazılmıştır. Ethereum test ağı-Ganache üzerinde bu akıllı kontratların maliyet analizleri ve üzerinde yazılım testleri yapılmıştır. Bu araştırma sonucunda blok zinciri temelli bir karar destek sistemi modellemesi yapılmıştır. Acil durum, afet, sağlık, eğitim gibi otomatik karar mekanizmaları çalışan şeffaf ve merkeziyetsiz bir koordinasyon sistemi önerisinde bulunulmuştur.

Emre Bayram
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Etkileşimli video kullanımının ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin İngilizce dersi başarılarına ve tutumlarına etkisinin incelenmesi

Bu çalışma, etkileşimli video kullanımının ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin İngilizce dersi başarıları ve tutumları üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Eğitim teknolojilerinin eğitimdeki rolü giderek artarken, etkileşimli videoların öğrencilerin öğrenme süreçlerine olan katkısı da dikkat çekici bir konu olmuştur. Araştırma, etkileşimli videoların öğrencilerin dil becerilerini nasıl etkilediğini ve İngilizce dersine karşı geliştirdikleri tutumları nasıl şekillendirdiğini analiz etmek üzere tasarlanmıştır. Bu çalışmada, yabancı dil öğretiminde etkileşimli videonun öğrencilerin İngilizce dersi başarılarına ve derse yönelik tutumlarına etkisini incelemek için nicel araştırma yöntemlerinden biri olan deneysel araştırma modellerinden öntest-sontest ve kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Veriler, öğrencilerin başarı testleri ve anketler aracılığıyla toplanmıştır. Sonuçlar, etkileşimli video kullanımının öğrencilerin İngilizce dersi başarılarını artırmada ve olumlu tutumlar geliştirmede etkili bir araç olduğunu göstermektedir. Çalışma, eğitimcilere etkileşimli videoların dil öğrenimindeki potansiyelini değerlendirmeleri ve öğretim stratejilerini bu doğrultuda yeniden gözden geçirmeleri için bilgi sunmaktadır.

Bilişim sistemleriEtkileşimli video
Hasan Turfanda
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitimde yapay zeka kullanımı: Bir meta sentez çalışması

Bu meta-sentez çalışması; son yıllarda hayatın her alanında hızla yer almaya başlayan yapay zekânın (YZ) eğitim sisteminde kullanımını ele alan mevcut araştırmaları sistematik olarak incelemeyi ve bu alandaki genel eğilimleri, bulguları ve zorlukları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu meta-sentez çalışması ile YZ destekli uygulamaların eğitimdeki etkileri, öğrenci, öğretmen ve kurum yöneticilerinin algıları, kabul düzeyleri, tutumları ve kaygıları ile YZ'nin gelecekteki durumu sistematik olarak ele alınmaktadır. Bu çalışma için YÖK Tez Merkezi ve ProQuest veri tabanları taranarak, 2018-2023 yılları arasında yayımlanan nitel ve karma yöntemlerle yapılmış tezlere ulaşılmıştır. Çalışmaların araştırma amaçlarına uygun olarak seçilebilmesi için PRISMA yönergesinden faydalanılmış, dahil etme ve hariç tutma kriterleri belirlenmiş ve buna göre seçim işlemi gerçekleşmiştir. Seçilen çalışmaların meta-sentez işlem adımlarına bağlı kalınarak okumaları yapılmış, temaları belirlenmiş ve ortak temalar sentezlenerek süreç ve bulgular raporlanmıştır. Yapılan çalışma sonucunda yapay zekânın eğitimde kullanımının akademik başarıya katkısının olduğu, öğrenme süreçlerini kişiselleştirdiği, öğretim yöntemlerini zenginleştirme potansiyeline sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen ve öğrencilerin YZ teknolojilerine karşı olum tutum sergiledikleri görülmüştür. Ancak verilerin gizliliği ve güvenliğini sağlama noktasında, paydaşların etik ve ahlaki boyutta birtakım endişeler taşıdıkları fark edilmiştir. Geleceğe yönelik olarak yapay zekânın eğitim sistemine daha fazla dahil olacağı anlayışı hakim olmakla birlikte yapay zekânın kurumlar bazında benimsenmesi konusunda teknolojik altyapı eksikliklerinin ve yeterli eğitim desteğinin olmamasından kaynaklı olarak sürecin yavaş işleyeceği düşünülmektedir. Eğitim kurumlarının YZ destekli sisteme dönüşmesi için ciddi bütçeye ihtiyaç duydukları ve bu noktada ülke politikalarının bunu bir stratejik yaklaşımla ele alması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Hacer Koç
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemi'nin tapu müdürlüklerinde işlem güvenliğini sağlamadaki rolü ile çalışanların sistemden algıladığı fayda ve kullanım kolaylığının teknoloji kabul modeli ile incelenmesi

Bu araştırmada, Türkiye genelinde hizmet veren Tapu Müdürlüklerinde kullanılan Elektronik Kimlik Doğrulama Sisteminin işleme mekanizması, ne gibi bileşenlerden oluştuğu, doğrulama yaparken kullanılan biyometrik verilerin neler olduğu konularını açıklamak, Tapu Müdürlüklerinde sistemin işlem güvenliğini sağlamadaki rolünü, çalışanların sistemden algıladıkları fayda ve algıladıkları kullanım kolaylığı düzeylerinin Teknoloji kabul modeli ile saptanması amaçlanmıştır.

Harun Düzgün
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici, öğretmen ve öğrencilerin halk eğitimi merkezi bilişim ağına (HEMBA) ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu çalışma, Türkiye'deki Halk Eğitimi Merkezleri Bilişim Ağı (HEMBA) üzerine odaklanarak, yöneticilerin, öğretmenlerin ve öğrencilerin HEMBA'ya ilişkin görüşlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, 6 farklı halk eğitimi merkezinde görev yapan 6 yönetici, 6 öğretmen ve HEMBA kurslarına katılan 6 öğrenci ile görüşülmüştür. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılarak yapılan bu çalışmada, katılımcıların HEMBA'ya yönelik deneyimleri ve görüşleri analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, öğrencilerin genel olarak HEMBA kurslarından memnun olduklarını ancak kurs sayılarının ve içeriklerinin artırılması gerektiğini düşündüklerini ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra öğrencilerin karşılaştığı başlıca sorunlar arasında teknik aksaklıklar ve internet bağlantı problemleri yer almaktadır. Öğretmenler ise HEMBA'nın sunduğu öğretim materyallerinin kalitesini yüksek bulmakla birlikte, etkileşim olanaklarının ve geri bildirim sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Ayrıca öğretmenler platform üzerindeki sorumluluk ve yetkilerinin artırılmasının daha etkili bir eğitim süreci sağlayacağına dikkat çekmişlerdir. Yöneticiler ise HEMBA'yı etkili bir platform olarak değerlendirmiş ancak kurs ve modül sayılarının artırılmasının ve içeriklerin daha kapsamlı hale getirilmesinin önemini vurgulamışlardır. Teknik altyapının güçlendirilmesi ve tanıtım faaliyetlerinin artırılması da yöneticiler tarafından önerilen iyileştirme alanları arasında yer almaktadır. Bu araştırma, HEMBA'nın mevcut durumu ve kullanıcıların ihtiyaçlarına yönelik geliştirilmesi gereken alanları belirleyerek halk eğitimi alanındaki bilişim tabanlı uygulamaların etkinliğini artırmaya yönelik öneriler sunmayı amaçlamaktadır.

Çevrimiçi eğitim
Selda Asar
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji kabul modeli bağlamında elektronik belge yönetim sisteminin değerlendirilmesi: Bir üniversite örneği

Belge işlemlerinde dijital dönüşüm, teknolojinin gelişmesiyle ortaya çıkan kâğıt belgelerin depolanması ve arşivleme sorunlarına yönelik çözümleri içeren bir süreçtir. Bu süreç, belgelerin dijital formatlarda saklanması ve yönetilmesini içerir. Elektronik Belge Yönetim Sistemi (EBYS) ise, belge işlemlerinin dijital platformda yönetilmesini sağlayan bir sistemdir. Bu sistem, kâğıt tabanlı belge yönetimindeki zorlukları aşmayı hedefler. Bu tez çalışmasında, Dokuz Eylül Üniversitesi'nde EBYS kullanan akademik ve idari personelin sistemin kullanımı ve kabulüne yönelik tutumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, üniversitede görev yapan ve EBYS' yi aktif olarak kullanan her personel araştırmanın katılımcısı oluşturmuştur. Teknoloji Kabul Modeli ölçeği ile oluşturulan ankete 368 kullanıcı katılmıştır. Alınan veriler, SPSS ve AMOS programları kullanılarak analiz edilmiş ve verilerin normal dağılım gösterip göstermediği basıklık ve çarpılık değerleri ile incelenmiştir. Araştırma sonucunda kullanıcılar EBYS' yi destekler nitelikte olumlu sonuçlarda bulunmuştur. Bu sonuçlar üniversite görev yapmakta olan personelin EBYS kullanımında olumlu etkiler yaratacaktır.

Emre Berber
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital dönüşüm sürecindeki kurumların kullandıkları e-posta güvenliği yöntemlerinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılması

Dijital dönüşüm, modern iş dünyasında kurumların faaliyetlerini dijital platformlara taşıyarak operasyonel verimliliği artırdığı bir süreç olarak tanımlanır. Bu süreçte, e-posta, dijital iletişimin en kritik araçlarından biri haline gelmiştir. E-posta, hem iç hem de dış iletişimdeki rolüyle, dijital dönüşüm sürecinde kurumlar için vazgeçilmez bir araç olarak öne çıkmaktadır. Dijital dönüşüm sürecinde e-posta güvenliği, siber tehditlerin giderek artan karmaşıklığı ve çeşitliliği karşısında büyük önem taşımaktadır. E-posta, dijital iletişimde kritik bir rol oynarken, aynı zamanda en yaygın saldırı vektörlerinden biri haline gelmiştir. Kurumlar, özellikle e-posta yoluyla gerçekleştirilen phishing ve malware gibi saldırılara karşı savunmasız kalabilmekte, bu da maddi kayıpların yanı sıra itibar kaybı, veri kaybı ve verilerin yetkisiz kişilere ele geçirilmesi gibi ciddi sonuçlara yol açabilmektedir. E-posta saldırıları, siber suçluların en sık başvurduğu yöntemlerden biri olup, dijital dönüşüm sürecindeki kurumlar için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Bu nedenle, e-posta güvenliği stratejilerinin geliştirilmesi, olası kayıpların önlenmesi açısından hayati önem taşımaktadır. Kurumlar, bu süreçte e-posta güvenliğini sağlamak için etkili stratejiler geliştirmek zorundadır. E-posta güvenliğinin sağlanamaması durumunda, kurumlar hem maddi hem de itibari kayıplarla karşı karşıya kalabilirler. Bu araştırmada, dijital dönüşüm sürecindeki kurumların e-posta güvenliği yöntemlerinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılması amaçlanmıştır. Araştırma, dijital dönüşüm sürecindeki kurumların karşılaştıkları e-posta güvenlik sorunlarının tespiti, bu sorunlara karşı kullandıkları yöntemlerin belirlenmesi, belirlenen yeni yöntemlerin literatüre kazandırılması, bulguların e-posta güvenliği stratejilerini geliştirmelerine yardımcı olması ve e-posta güvenliği konusundaki farkındalığın artırılması açısından önemlidir. Bu araştırmada nitel bir araştırma modeli olan durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında, nitel veri toplama yöntemi olarak uzman görüşmeleri yapılmıştır. Görüşmelerde katılımcılara, "Dijital dönüşüm sürecindeki kurumların E-posta güvenliği konusunda karşılaştığı temel sorunlar nelerdir?", "Kurumların E-posta güvenliği konusunda kullandığı yöntemler ve çözümler nelerdir?" soruları ve bunlara bağlı alt sorular yöneltilmiştir. İkinci aşamada "Kurumun Phising saldırısı karşısında, e-posta güvenliği yöntem ve araçları yeterli midir?" sorusunu aydınlatmak için phising mail saldırı yöntemi kullanılmıştır. Katılımcılar seçkisiz olmayan uygun örnekleme ve amaçsal yöntemi ile belirlenmiş, müracaat edilenler arasından gönüllü olan 5 firma ve 1 kurumun e-posta güvenliği konusunda uzman bir çalışanı, kuruluşun sahibi veya yetkilisi ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sonrasında katılımcıların kurumsal e-postalarına phising mail gönderilerek güvenlik düzeyleri hakkında veri toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre; e-posta güvenliği konusunda karşılaşılan temel sorunlar "phising", "e-posta şifrelerinin ele geçirilmesi", " e-posta adreslerinin toplu olarak elde edilmesi", "man in the middle saldırıları", "malware", "sistem updateleri ve yamaları", "spam mail göndermek/almak", "e-posta ile bulaşan virüsler", "veri hırsızlıkları", "e-posta güvenliği farkındalık eksikliği", "e-posta güvenliğine kaynak ayırmamak", "E-posta güvenliği eğitimi almama", "0. gün saldırısı" şeklinde sıralanmıştır. Katılımcıların belirttiği üzere; E-posta güvenliği konusunda kullanılan yöntemler, "spam filtrelerinin kullanılması","spf kaydı tutulması","güçlü şifrenin zorunlu tutulması", "mail gateways"," anti virüs programları", "penetrasyon testleri", "e-posta zıplatma", "zor tahmin edilen e-posta adresi", "ransomware yazılımı", "key list", "pegasus yazılımı", "sızma testi", " kara liste ", "web filtreleri", " bit defender", "çok faktörlü doğrulama", "içerik filtreleme" şeklinde sıralanmıştır. Yapılan phising saldırıları karşısında ilgili kurumun e-posta güvenliği yöntem ve araçlarının 6 katılımcının 2 tanesinde yeterli olduğu, 4 tanesinde yeterli olmadığı görülmüştür. Kurumların, e-posta güvenliği stratejilerini sürekli olarak güncellemeleri ve gelişen tehditlere karşı proaktif tedbirler almaları büyük önem taşımaktadır.

Celalettin İrdem
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin programlamaya ilişkin algılanan öğrenme düzeylerini yordayan faktörlerin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin programlamaya yönelik tutum, motivasyon, kaygı, öz yeterlik algıları ile programlamaya ilişkin algılanan öğrenme düzeylerini inceleyerek aralarındaki ilişkiyi belirlemek ve bu değişkenlerin programlamaya ilişkin algılanan öğrenme düzeylerini yordama düzeyini saptayabilmektir. Araştırma yordayıcı ilişkisel tarama modeline göre tasarlanmış olup 2023–2024 eğitim öğretim yılının bahar döneminde Selçuk Üniversitesinde öğrenim görmekte olan, programlamaya yönelik herhangi bir ders almış 207 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veriler demografik bilgi formu, "Bilgisayar Programlama Tutum Ölçeği", "Bilgisayar Programlama Derslerinde Öğrenme Motivasyonu Ölçeği", "Bilgisayar Okuryazarlığı Eğitimi için Bilgisayar Programlama Öz Yeterlik Ölçeği", "Bilgisayar Programlama Kaygı Ölçeği", "Algılanan Öğrenme Ölçeği" kullanılarak Google Formlar aracılığıyla çevrim içi olarak toplanmıştır. Veri analizinde betimsel analizlerden aritmetik ortalama, frekans ve yüzde hesabıdan faydalanılmıştır. Ayrıca bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi, Pearson korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda üniversite öğrencilerinin programlamaya karşı tutum, motivasyon, öz yeterlik algıları ve algılanan öğrenmelerinin yüksek düzeyde, programlamaya karşı kaygılarının ise orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma kapsamında programlamaya karşı tutum, motivasyon, öz yeterlik algısı, kaygı ve algılanan öğrenme değişkenleri cinsiyet, programlamaya yönelik tecrübe yılı ve alınan programlama dersi sayısı faktörlerine göre incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre programlamaya karşı öz yeterlik algısının; alınan programlama dersi sayısı ve programlama tecrübe yılı faktörlerine göre, programlamaya yönelik kaygının cinsiyet ve programlama tecrübe yılı faktörlerine göre, algılanan öğrenmenin ise programlama tecrübe yılı faktörüne göre anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca programlamaya karşı algılanan öğrenmenin, programlamaya karşı tutum, motivasyon ve öz yeterlik algısı değişkenleri ile pozitif ve anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu görülürken, kaygı değişkeni ile negatif ve anlamlı bir ilişkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Son olarak programlamaya karşı tutum, motivasyon, öz yeterlik algısı ve kaygı değişkenlerinin birlikte programlamaya karşı algılanan öğrenmeyi anlamlı bir şekilde yordadığı tespit edilmiştir.

KaygıMotivasyonProblem çözme+3
Gamze Uslu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin yapay zekaya ilişkin metaforik algıları

Bu araştırma ortaokul öğretmenlerinin yapay zekaya ilişkin algılarını ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu 293 ortaokul öğretmeni oluşturmaktadır. Nitel araştırma yöntemine yer verilen bu araştırmada olgu bilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu aracılığıyla veriler toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analiz yöntemine başvurulmuştur. Araştırma sonucuna göre 293 katılımcı 74 farklı metafor üretmiştir. Katılımcılar tarafından üretilen metaforlar ortak özellikleri bakımından 8 farklı kavramsal tema altında toplanmıştır. Katılımcıların en fazla ürettikleri metaforların "Yapay zekâ her konuda sorun çözen yardımcı asistandır" kategorisinde olduğu ortaya çıkmıştır. Ortaokul öğretenlerinin yapay zekaya ilişkin çoğunlukla olumlu bir algıya sahip oldukları tespit edilmiştir. Yapay zekanın sahip olduğu bilgileri sürekli olarak güncelleyerek sürekli bir gelişim süreci içinde olduğu; sahip olduğu bilgiler sayesinde kullanıcıların yaşamında bilgiyi işleme bakımından kolaylık sağlayarak sorunlara yaratıcı çözüm önerileri sunduğu ve bu anlamda yapay zekanın geleceğe açılan bir kapı olarak olumlu bir şekilde algılandığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca yapay zekanın gelecekte bazı mesleklerin ortadan kaldıracağına ilişkin az sayıda katılımcının korku ve kaygı taşıdıkları ve bu anlamda yapay zekaya ilişkin olumsuz algıya sahip oldukları belirlenmiştir. Bu sonuçlar ortaokul öğretmenlerinin yapay zekaya ilişkin doğru ancak yeterli bilgiye sahip olmadıklarını ortaya çıkarmıştır. Araştırma sonuçlarına göre yapay zekâ hakkında öğretmenlerin zihninde oluşan endişe ve korkuların giderilmesine yönelik gerekli hukuki, etik ve güvenlik önlemlerinin alınması; bu konuya ilişkin güncel gelişmeler hakkında bilgilendirilmelerine yönelik hizmet içi eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi önerilebilir.

MetaforMetaforik algıOrtaokul öğretmenleri+1
Duygu Sönmez
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kolorektal kanser tanısı için güvenli çok dilli LLM tabanlı diyalog sistemi: Guardrails ve Monte Carlo risk puanlamasının entegrasyonu

Büyük dil modelleri (LLM'ler), özellikle sağlık alanında klinik destek, hasta eğitimi ve erken tarama rehberliği gibi kritik görevlerde giderek daha fazla kullanılmaktadır. Ancak bu sistemlerin, izinsiz kemoterapi dozu artırımı ya da intihar düşüncesini teşvik eden zararlı yanıtlar gibi güvenlik açıklarına sahip olabileceği, ciddi etik ve güvenlik risklerini de beraberinde getirmektedir. Bu nedenle, büyük dil modellerinin güvenliğini sağlayacak sağlam ve çok katmanlı bir çerçeve geliştirmek büyük önem taşımaktadır. Bu tezde, özellikle kolorektal kanser senaryolarında kullanılmak üzere, gömülü bellek tabanlı bir yapı ile entegre edilen, çok katmanlı koruma mekanizmalarına sahip bir güvenlik çerçevesi tasarlanmıştır. Sistem, anahtar kelime filtreleme, regex desen eşleştirme ve bulanık ifade algılama tekniklerini Monte Carlo tabanlı olasılıksal risk puanlama modülü ile birleştirmektedir. Açık kaynaklı üç model (OpenAssistant, Phi-3 Mini ve Mistral-7B) farklı koruma (tekli–çoklu) ve dil (tek dilli–çok dilli) yapılandırmaları altında test edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, çok dilli ve çok katmanlı koruma yapılandırmalarının erken tehlike tespiti, düşük false pozitif oranı ve dengeli kümülatif risk profilleri açısından en etkili yaklaşımı sunduğunu ortaya koymuştur. Buna karşılık, tek katmanlı sistemlerin düzensiz ve kontrolsüz risk artışlarına yol açtığı gözlenmiştir. Monte Carlo mekanizması, yüksek riskli kullanıcı girişlerine karşı erken uyarılar üretmede başarılı olmuştur. Sonuç olarak, geliştirilen bu güvenlik çerçevesi, büyük dil modellerinin özellikle sağlık gibi yüksek hassasiyet gerektiren alanlarda güvenli ve sorumlu biçimde kullanılabilmesini sağlamak adına güçlü bir altyapı sunmaktadır. Tezin bulguları, LLM tabanlı sistemlerin gerçek dünyada güvenli dağıtımı için standartlaştırılmış çok katmanlı güvenlik protokollerinin gerekliliğini desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: Kolorektal kanser, Büyük dil modelleri (LLM), Gömme tabanlı bellek, Koruma bariyerleri, Monte Carlo risk puanlaması, Sağlık AI Güvenliği.

Bilgisayar yazılımlarıFiziksel sağlıkİnsan-yapay zeka etkileşimi
Abdurrahim Kızılay
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Çoktan seçmeli testlerin psikometrik analizi için web tabanlı bir araç geliştirme ve kullanılabilirlik değerlendirmesi

Bu tez çalışmasında, çoktan seçmeli testlerin psikometrik analizini çevrimiçi ortamda gerçekleştirebilecek bir web tabanlı sistem geliştirilmiş ve bu sistemin kullanılabilirliği değerlendirilmiştir. Laravel altyapısı ile geliştirilen yazılım; HTML, CSS, JavaScript, jQuery ve MySQL teknolojileriyle desteklenmiş, kullanıcı dostu bir arayüz aracılığıyla madde güçlüğü, ayırt edicilik, ortalama başarı ve KR-20/KR-21 gibi güvenilirlik katsayılarını otomatik olarak hesaplayabilir hâle getirilmiştir. Görselleştirilmiş analiz çıktıları ve çıktı alma seçenekleri ile kullanıcıların ölçme-değerlendirme süreçlerini daha hızlı ve etkili şekilde yürütmeleri hedeflenmiştir. Sistemin kullanılabilirliği, beş akademisyenin katıldığı görev temelli testler ve Likert ölçekli anketlerle ölçülmüştür. Bulgular, kullanıcıların büyük oranda görevleri başarıyla tamamladığını, ancak sınav yükleme ve analiz sonuçlarını yorumlama aşamalarında bazı zorluklarla karşılaştıklarını ortaya koymuştur. Pasta grafikle sunulan görev bazlı zorluk verileri, sistemin geliştirilmesi gereken yönlerini belirlemede yol gösterici olmuştur. Buna ek olarak, sistemin genel kullanıcı deneyimi düzeyini belirlemek amacıyla 50 akademisyenin katılımıyla Web Sitesi Kullanılabilirlik Ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen verilere göre sistem, toplam 135 üzerinden ortalama 113,70 puan alarak yüksek düzeyde kullanılabilir olarak değerlendirilmiştir. Katılımcılar, özellikle sistemin görsel yapısını, menü başlıklarının işlevselliğini ve analiz ekranlarının açıklığını olumlu bulmuştur. En yüksek ortalama puan, "madde analizi ekranı soruları detaylı incelemeye olanak tanıyor" ifadesinden elde edilmiştir. Bu bulgular, sistemin sadece teknik işlevsellik açısından değil, aynı zamanda kullanıcı deneyimi bakımından da güçlü ve tatmin edici bir düzeye ulaştığını göstermektedir. Sonuç olarak geliştirilen sistem, eğitimde dijital ölçme-değerlendirme uygulamalarının etkinliğini artırmakta; öğretmenlerin iş yükünü azaltmakta ve ölçme araçlarının daha güvenilir biçimde değerlendirilmesine katkı sağlamaktadır. Tez, eğitim teknolojileri alanında hem yazılım geliştirme hem de kullanıcı odaklı değerlendirme açısından bütüncül bir katkı sunmaktadır.

Mehmet Çakmaktepe
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite ders ve sınav programlarının web tabanlı uygulama ile planlanması: dokuz Eylül Üniversitesi İzmir meslek Yüksekokulu örneği

Bu tez çalışmasında, Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Meslek Yüksekokulu'nda ders zaman planlama süreçlerinin mevcut sorunları analiz edilmiş, manuel veya yarı manuel yöntemlerin yüksek hata oranına sahip olduğu, çakışmaların sık yaşandığı ve planlama sürecinin uzun sürdüğü belirlenmiştir. Bu sorunlara çözüm üretmek amacıyla, ilgili alanda yapılan akademik çalışmalar ile benzer okulların çözümleri incelenmiş ve literatür taraması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar değerlendirilip soruna çözüm üretecek web tabanlı bir ders zaman planlama uygulaması geliştirilmiştir. Uygulama ile karşılaştırma yapmak için; klasik kısıt tabanlı hesaplama ve genetik algoritma kullanarak iki yöntemle hesaplama yapılmıştır. İki yöntem karşılaştırıldığında Genetik Algoritma (GA) tabanlı çözümün daha başarılı olduğu görülmüş; çakışmalar ve planlama süresinin kısalması gibi önemli iyileştirmeler sağlanmıştır. Bu bulgular, literatürde Genetik Algoritmanın karmaşık çizelgeleme problemlerinde başarılı performans gösterdiğini belirten çalışmalarla uyumludur.

Bilgisayar destekli planlamaDağıtım planlamasıEkip planlama+4
Ayhan Çetinel
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hukuk davaları için açıklanabilir yapay zeka tabanlı karar destek sistemi geliştirilmesi

Bu tez çalışmasında, avukatlara hukuk davalarında etkili bir karar desteği sağlamak adına açıklanabilir yapay zeka tabanlı bir sistem geliştirilmiştir. Hukuk davaları, içerisinde çok çeşitli parametrelerin ve senaryo durumlarının söz konusu olduğu olgulara tekabül etmektedir. Bu nedenle avukatların birden fazla dava dosyasına odaklanması ve etkili bir şekilde ilerlemesi yoğun efor gerektiren bir süreçtir. Bu noktada davaları dijital ortamda takip etmek ve süreci yönetmek adına çeşitli bilgisayar yazılımları geliştirilmiş olsa da özellikle yapay zeka algoritmalarının sağladığı karar destek işlevleri hukuk uygulamalarında yenilikçi yazılım çözümlerinin ortaya çıkmasını tetiklemiştir. Söz konusu durumla paralel olarak bu tez çalışmasında geliştirilen sistem avukatlara hukuk davalarına yönelik üç farklı senaryo üzerinden: dava sınıfının belirlenmesi, dava kazanma ihtimali ve dava sürecinde atılacak sonraki adımın belirlenmesi hususlarında yapay zeka tabanlı çıktılar sunmaktadır. Önerilen sistem aynı zamanda açıklanabilir yapay zeka işlevleri yardımıyla güvenilir bir yapıya kavuşturulmuştur. Gerçekleştirilen uygulamalar yazılımın avukatlara etkin bir karar destek çözümü sunduğunu göstermektedir.

Umut Köse
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Girişimlerde bilişim teknolojileri kullanımının veri madenciliği teknikleri ile analizi

Veri madenciliği, istatistik bilimi dalı kökenli olup bilgi teknolojileri olanaklarını sonuna kadar değerlendiren, büyük veri kalabalıklarından keşfedilmeyi bekleyen yapı ve ilişkileri bulup çıkaran ve buralardan bilgiye ulaşımı amaç edinmiş bir bilim dalıdır. Veri madenciliği sayesinde verinin derlenip işlenip yığın halindeki veri topluluğundan faydalı ve düzenli bir bilgi topluluğuna dönüştürebilen somut araçlar sağlanabilmiştir. Bu çalışma ile bilgi odaklı sonuçların elde edilmesi hedeflenmiştir. Çalışmanın başlangıç bölümünde veri madenciliği ile alakalı tanımlamalar, bilgiler, kavramlar ve bunları oluşturan fonksiyonlar incelenmiş, özellikle resmi istatistiklerin ışığında, konu daha net bir şekilde açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yıllık olarak 2012 ile başlayan süreden bu zamana kadar yayınladığı Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Araştırması'nın 2022 mikro verisi üzerinde veri madenciliği analizi uygulamasına yer verilmiştir. WEKA açık kaynak kodlu veri madenciliği yazılımı ile analizler gerçekleştirilmiş, Girişimler büyüklüklerine göre ayrılarak temel ve ileri teknolojiler seviyesinde dijital olgunluk ve Endüstri 4.0 bileşenlerine uyum sonuçları değerlendirilmiştir. Bu sonuçlardan BB sınıfı girişimlerin KB sınıfı girişimler ile birlikte ciro büyüklüklerine göre uyumlarının yüksek, OB sınıfı girişimlerin uyum ve olgunluk seviyelerinin düşük olduğu anlaşılmıştır. Genel olarak resmi istatistiklerden elde edilen veri setlerinin kullanılması ve kıymetli bilgi ve istatistiksel örüntülerin ortaya çıkarılması çalışması olarak veri işleme ve analiz süreçlerine ve genel literatüre olan katkısı ve etkisinin yüksek olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmadaki yorum ve görüşler, hazırlayanın kendisine ait olup Türkiye İstatistik Kurumu'nu bağlamaz. Bu tez esas alınarak yapılan tüm çalışmalar için de aynı kural geçerlidir.

Orkun Pamukçu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kamuda bilgi işlem birimlerinde çalışan personelin bilgi güvenliği farkındalıkları: Bilecik ili örneği

Günümüzde bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızla gelişmesi, bireylerin ve kurumların dijital sistemlere olan bağımlılığını artırmış, bu durum bilgi güvenliğinin sağlanmasını kritik hale getirmiştir. Özellikle kamu kurumları, hassas ve kritik verileri koruma sorumluluğu nedeniyle bilgi güvenliği konusunda daha titiz yaklaşımlar benimsemelidir. Bilgi işlem birimleri, kamu kurumlarının dijital altyapısını yöneten kritik bir rol üstlenmekte ve hassas verilerin korunması, sistem güvenliğinin sağlanması gibi görevlerde önemli sorumluluklar taşımaktadır. Bu araştırma, kamu kurumlarında görev yapan bilgi işlem çalışanlarının bilgi güvenliği farkındalığını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın nicel kısmında, bilgi güvenliği farkındalığı ve alt boyutları olan saldırı-tehditler ile kişisel verilerin korunması, cinsiyet, son 12 ayda eğitim alma durumu, mesleki tecrübe ve unvan gibi değişkenler açısından değerlendirilmiştir. Cinsiyete göre erkeklerin bilgi güvenliği farkındalığı ve saldırı-tehdit düzeyleri kadınlardan anlamlı derecede yüksek bulunurken, kişisel verilerin korunması alt boyutunda anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Son 12 ayda bilgi güvenliği eğitimi alanların, almayanlara göre bilgi güvenliği farkındalığı ve her iki alt boyutta da daha yüksek puanlara sahip olduğu ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür. Mesleki tecrübe süresi arttıkça hem bilgi güvenliği farkındalığı hem de saldırı-tehditler ve kişisel verilerin korunması alt boyutlarında anlamlı bir artış tespit edilmiştir. Personellerin bilgi güvenliği farkındalığı arttıkça, alt boyutları olan saldırı-tehditler ve kişisel verilerin korunması düzeylerinin de anlamlı şekilde arttığı, ayrıca bu iki alt boyut arasında da anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Saldırı-tehdit düzeylerinin artışıyla, kişisel verilerin korunması düzeylerinin de paralel olarak yükseldiği görülmüştür. Bu bulgular, bilgi güvenliği farkındalığının demografik ve mesleki faktörlerle birlikte alt boyutları üzerinde de etkili olduğunu göstermektedir. BT teknik personelinin, bilgi güvenliği farkındalığı ile saldırı ve tehditlere yönelik farkındalığının büro ve destek personeline kıyasla anlamlı derecede yüksek olduğu belirlenmiştir. Ancak, kişisel verilerin korunması konusunda unvanlar arasında anlamlı bir fark bulunmaması, tüm personel gruplarının bu konuda benzer farkındalığa sahip olduğunu göstermektedir. Araştırmanın nitel kısmında risk yönetimi, veri ve bilgi yönetimi ile bilgi güvenliği farkındalığı olmak üzere üç ana tema keşfedilmiştir. Kamu kurumlarında risk yönetimi süreçlerinin verimliliğini doğrudan etkileyen unsurların, bütçe yetersizliği, insan kaynağı eksikliği, mevzuat ve regülasyonlardaki yaptırım belirsizlikleri ile merkeziyetçi kurumsal yapının bilgi güvenliği yönetimi üzerinde doğrudan etkili olduğu ortaya çıkmıştır.

Bilgisayar güvenliğiSiber güvenlikVeri güvenliği
Ahmet Ramazan Benek
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sistem girişlerine düzenlenen kaba kuvvet saldırılarına karşı çözüm önerisi geliştirilmesi

Bilişim teknolojilerinin hızlı gelişimi, network ortamına dahil olan cihaz sayısında olağanüstü bir artış yaşanmasına sebep olmuştur. Network sistemlerine dahil olan cihaz sayısındaki bu artış ve cihazların geniş coğrafyalara yayılması, cihazların fiziki yönetimi yerine uzaktan yönetim gerekliliği ve cihazlar üzerinde hizmet veren servise uzaktan erişimlerin önemini arttırmıştır. Bu nedenle hizmet alınan servislerine uzaktan kimlik doğrulama metotlarıyla erişilebilmesi için giriş panellerinin daha çok kullanılmasına sebep olmuştur. Bu yönetim panellerinin özellikle yetkisiz erişimlere de açık olacak şekilde bırakılması zorunlu durumlarda Kaba Kuvvet saldırılarına açık olması siber güvenlik sorunlarını beraberinde getirmiştir. Bu çalışmada bilgisayar ağlarına bağlı cihazların birbirleri ile iletişimi sırasında network üzerinde gerçekleşen Kaba Kuvvet saldırılarına karşı bir çözüm önerisi verilmektedir. Çalışmada yaygın kullanılan birkaç uygulamaya yönelik yaşanılan Brute Force saldırıları sonrası network paketleri incelenmiş olup network paketlerinde bu saldırı tipinin tespitine yönelik doğru verilerin bazen elde edilmesinin imkânsız olduğu anlaşılmaktadır. Bu saldırı tespitinde en doğru veriyi, ilgili uygulamanın sunucu tarafında oluşturduğu log kayıtlarından tespit etmek olduğu anlaşılmış ve saldırının engellenmesine yönelik bütünleşik bir uygulama yapılmıştır. Elde edilen analiz sonuçları network uzmanlarına, sistem yöneticilerine ve araştırmacılarına kaynak niteliğinde olacağı düşünülmektedir.

Mustafa Tosyalı
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
10
Master'sOpen AccessTR

Halk eğitim merkezleri bilişim ağına ilişkin kullanıcı görüşlerinin belirlenmesi - Eryaman Şehit Hüseyin Kalkan HEM örneği

Bu araştırma, Eryaman Şehit Hüseyin Kalkan Halk Eğitimi Merkezi örneği üzerinden HEMBA platformunun etkinliğini ve kullanıcı deneyimlerini ele almaktadır. Araştırmanın temel amacı, HEMBA sisteminin etkinliği ve kullanımına dair yöneticiler, öğretmenler ve öğrencilerin görüşlerini sistematik bir biçimde incelemektir. Çalışmanın ana hedefi, kullanıcı deneyimi çerçevesinde HEMBA'nın güçlü ve zayıf yönlerini tespit ederek, sistemin daha etkili ve işlevsel hale getirilmesine yönelik öneriler geliştirmektir. Bu bağlamda, HEMBA platformunun eğitim süreçlerine katkı sağlama potansiyeli değerlendirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi durum çalışması kullanılarak görüşme formu aracılığıyla veri toplanmıştır. Betimsel analiz yöntemi ile veriler analiz edilmiştir. Çalışma, Eryaman Şehit Hüseyin Kalkan Halk Eğitim Merkezi kursiyerlerinden HEMBA platformu üzerinden eğitim alan 20 kursiyer, kurumda çalışan 4 idareci ve 5 öğretmen olmak üzere 29 kişiyle yapılan görüşmeler ile çalışma yürütülmüştür. Araştırmada elde edilen bulgularda, katılımcılar açısından HEMBA platformunun etkili kullanımında dijital okuryazarlık seviyesinin kritik bir rol oynadığı belirtilmiştir. Kullanım kolaylığı genel olarak olumlu değerlendirilse de, bireysel dijital yeterlilik ve rehberlik desteği gibi faktörlerin deneyimi etkilediği ifade edilmiştir. Ayrıca, platformun sosyalleşme boyutunun katılımcıların beklentilerini tam olarak karşılamadığı ve geliştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Teknik altyapının zaman zaman yetersiz kaldığı ve bu durumun kullanıcı deneyimini olumsuz etkilediği gözlemlenmiştir. Katılımcılar HEMBA'nın ücretsiz eğitim olanaklarını memnuniyetle karşılamaktadır. Öğretmenler, platformun etkileşim olanaklarının geliştirilmesinin öğretim yöntemlerinin etkinliğini artıracağını belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Pandemi, Halk eğitimi, Dijitalleşme, HEMBA

Zeynep Eker
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin algılanan öğrenme düzeylerinin sosyal medya kullanım davranışları, dijital okuryazarlık ve öz düzenlemenin dikkat kontrolü açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin okul içi ve okul dışı sosyal medya kullanım davranışları, dijital okuryazarlık becerileri ve öz düzenlemenin dikkat kontrolü boyutunun algılanan öğrenme düzeyi üzerindeki yordayıcı etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada nicel araştırma türlerinden biri olan tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Sinop Üniversitesinde öğrenim görmekte olan 847 lisans ve önlisans öğrencileri oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Algılanan Öğrenme Ölçeği, Üniversite Öğrencilerinin Okul İçi Sosyal Medya Davranışları Ölçeği, Üniversite Öğrencilerinin Okul Dışı Sosyal Medya Davranışları Ölçeği, Dijital Okuryazarlık Ölçeği ve Öz Düzenlemenin Dikkat Kontrolü Ölçeği kullanılmıştır. Veri toplama sürecinde katılımcıların gönüllülük esası göz önünde bulundurulmuştur. Verilerin analizinde çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda algılanan öğrenme ile dijital okuryazarlık değişkeni arasında pozitif yönde, anlamlı ve yüksek düzeyde ilişki bulunmuştur. Algılanan öğrenme ile öz düzenlemenin dikkat kontrolü arasında pozitif yönde ve orta düzeyde ilişki tespit edilmiştir. Üniversite öğrencilerinin okul dışı sosyal medya davranışları ile algılanan öğrenme arasında pozitif yönde, anlamlı ve düşük düzeyde ilişki tespit edilmiştir. Algılanan öğrenme ile okul içi sosyal medya davranışları arasında pozitif yönde, orta düzeyde ilişki bulunmuştur. Çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre okul içi sosyal medya davranışları, okul dışı sosyal medya davranışları, öz düzenlemenin dikkat kontrolü boyutu, dijital okuryazarlık değişkenlerinin algılanan öğrenme düzeyi değişkeninin manidar yordayıcıları olduğu görülmüştür. Dijital okuryazarlık puanlarının, çalışma grubundaki öğrencilerin algılanan öğrenme düzeyini en fazla açıklayan değişken olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Okul dışı sosyal medya davranışlarının ise algılanan öğrenme düzeyini negatif yönde yordadığı belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda kurulan regresyon modelinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmektedir. Araştırmanın sonuçlarından yola çıkarak araştırmacı ve eğitimcilere öneriler sunulmuştur.

Dijital okuryazarlıkSosyal medyaÖz düzenleme becerisi
Emre Can Cırık
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Özel sektör çalışanlarının bilgi güvenliği farkındalık düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırma, özel sektör çalışanlarının bilgi güvenliği farkındalık düzeylerini; dijital okuryazarlık ve bilinçli farkındalık gibi bireysel değişkenlerle olan ilişkileri doğrultusunda incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında veriler, 454 katılımcıdan çevrimiçi anket yöntemiyle toplanmış ve analizlerde Bilgi Güvenliği Farkındalık Ölçeği, Dijital Okuryazarlık Ölçeği ile Bilinçli Farkındalık Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan tüm ölçekler için normallik varsayımı sağlanmış; yüksek Cronbach Alfa katsayıları elde edilerek ölçümlerin iç tutarlılığının ve güvenirliğinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Araştırma bulgularına göre, katılımcıların eğitim düzeyi arttıkça bilgi güvenliği farkındalık düzeyleri anlamlı biçimde artmaktadır. En yüksek farkındalık düzeylerine, yüksek lisans ve üzeri eğitime sahip bireyler ulaşmıştır. Ayrıca, bilgi güvenliği eğitimi almış bireylerin, almayanlara kıyasla tüm alt boyutlarda daha yüksek farkındalık düzeyine sahip olduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet açısından erkek katılımcıların bilgi güvenliği farkındalığı ve dijital okuryazarlık düzeyleri kadın katılımcılardan daha yüksek bulunurken; kadınlar bilinçli farkındalık alanında erkeklerden daha yüksek puan almıştır. Çalışma statüsüne göre ise beyaz yaka çalışanların, mavi yaka çalışanlara kıyasla bilgi güvenliği farkındalığı, mobil güvenlik farkındalığı ve dijital okuryazarlık düzeylerinde anlamlı biçimde daha yüksek ortalamalara sahip olduğu saptanmıştır. Çalışma süresi değişkeni incelendiğinde, 1–5 yıl deneyime sahip bireylerin bilgi güvenliği farkındalığı ve mobil cihaz farkındalığı alanlarında daha yüksek puanlar aldığı; özellikle 20 yıl ve üzeri deneyime sahip katılımcılara göre belirgin farklar gözlendiği belirlenmiştir. Günlük dijital cihaz kullanım süresi de önemli bir değişken olarak öne çıkmaktadır. Günde 6 saatten fazla internet kullanan ve 8 saatten fazla bilgisayar başında zaman geçiren bireylerin, bilgi güvenliği farkındalığı ile dijital okuryazarlık düzeyleri diğer gruplara göre anlamlı biçimde daha yüksektir. Korelasyon analizleri sonucunda, bilgi güvenliği farkındalığı ile saldırı-tehdit algısı ve mobil cihaz güvenliği arasında güçlü ve pozitif ilişkiler tespit edilmiştir. Bununla birlikte, genel güvenlik farkındalığı ile bilinçli farkındalık arasında zayıf ancak anlamlı düzeyde negatif bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca, dijital okuryazarlık ile bilinçli farkındalık arasında orta düzeyde negatif yönlü bir korelasyon saptanmıştır. Elde edilen bulgular, bilgi güvenliği eğitimlerinin yalnızca teknik içerikle sınırlı kalmaması; dijital beceriler ve bireysel farkındalık düzeyleriyle entegre bir şekilde planlanması gerektiğine işaret etmektedir. Ayrıca, bireylerin öğrenme ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş ve sürekliliği olan eğitim stratejilerinin, kurumsal bilgi güvenliği kültürünün sürdürülebilirliği açısından kritik rol oynayabileceği önerilmektedir. Bu çalışma, özel sektörde bilgi güvenliği farkındalığını etkileyen çok boyutlu yapıyı ortaya koymakta ve ileride yapılacak araştırmalara sağlam bir temel sunmaktadır.

Bilgi güvenliği
Beyhan Hız
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kütüphane kullanıcılarının ödünç alma davranışlarının veri madenciliği yaklaşımı ile incelenmesi: Çankaya Üniversitesi örneği

Bu çalışma, Çankaya Üniversitesi Kütüphanesi'nin 2014–2024 yılları arasındaki ödünç alma verilerini veri madenciliği yöntemleriyle analiz ederek kullanıcıların bilgiye erişim alışkanlıklarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada veri seti ön işleme süreçlerinden geçirilmiştir. Belirlenen araştırma sorularına yönelik olarak, kategorik veriler için K-Modes kümeleme algoritması kullanılarak ilgili gruplamalar yapılmış ve Apriori birliktelik kuralları ile önemli örüntüler ve ilişkiler ortaya çıkarılmıştır. Analizler sonucunda, yıllara göre kitap ödünç alma sayılarında 2014–2019 arasında istikrarlı bir artış gözlenmiş, ancak COVID-19 pandemisi döneminde (2020–2021) belirgin bir düşüş saptanmıştır. Fakülteler bazında en yüksek ödünç alma oranına Mühendislik Fakültesi (11.216), ardından Sosyal Bilimler Enstitüsü (5960) ve Hukuk Fakültesi (5439) sahip olmuştur. Bölümler arasında Hukuk (5977), Özel Hukuk (3357) ve Endüstri Mühendisliği (2327) öne çıkmıştır. Kullanıcı profilleri açısından lisans öğrencileri 23.350 ödünç alma ile en yoğun kullanıcı grubunu oluşturmuştur. Konu alanı bazında Türkiye Hukuku (KKX) ve İngilizce kaynaklar (EASY/PE) en çok tercih edilen kategoriler olmuştur. Apriori algoritması ile yapılan analiz sonucunda en sık görülen KKX, Yüksek lisans (destek: 0,125) ile KKX, Hukuk (destek: 0,120) birlikteliklerini ortaya koymaktadır. K-Modes ile yapılan kümeleme analizinde 5 farklı küme oluşturulmuş ve bu kümeler arasında kısmı bir ayrışma olduğu gözlemlenmiştir. Mühendislik verilerinde 1. ve 3. Kümeler Hukuk verileri 2. ve 4. kümelerde yoğunlaşma görülmüştür. Çalışma, veri madenciliği tekniklerinin akademik kütüphanelerde kullanıcı davranışlarını anlamada etkili bir yöntem olduğunu göstermekte ve koleksiyon geliştirme, kullanıcı hizmetleri ve kaynak planlaması açısından önemli katkılar sunmaktadır.

Bilgi kullanımıHiyerarşik kümelemeVeri ambarı+6
Alaaddin Akça
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Web kazımada kullanılan Python kütüphanelerinin incelenmesi

Veri, günümüzde kuruluşlar için önemli bir varlık haline gelmiş ve internet, başlıca veri kaynağı olmuştur. Web kazıma, HTML (Hyper Text Markup Language - Hiper Metin İşaretleme Dili) dokümanlarından yapılandırılmış verileri otomatik olarak çekmeyi sağlar. Bu veriler; ürün ve hizmet bilgilerini toplama, fiyat karşılaştırması yapma, iletişim bilgileri edinme, haber ve blog takibi yapma, müşteri geri bildirimlerini analiz etme gibi çeşitli amaçlar için kullanılabilir. Web kazıma süreci, bir web sayfası ile web robotu arasındaki otomatik veri aktarımını ifade eder. Bu tez çalışmasında, BeautifulSoup, Selenium ve Scrapy gibi web kazımada kullanılan Python kütüphaneleri detaylı olarak incelenmiş, hangi tür web sitelerinde ve hangi amaçlar için daha uygun oldukları belirlenmeye çalışılmıştır. Web kazıma, web sitelerinden otomatik olarak veri toplama tekniği olup, günümüzde veri analizi, makine öğrenimi ve veri madenciliği gibi çeşitli alanlarda kullanılmaktadır. Web sayfalarının yapısını tanımlamak için HTML işaretleme dili kullanılırken, stil özelliklerini tanımlamak için CSS (Cascading Style Sheets - Basamaklı Stil Sayfaları) stil dili kullanılır. Python, web geliştirme, veri bilimi ve yapay zeka gibi birçok alanda kullanılan yüksek seviyeli bir programlama dilidir. BeautifulSoup, Selenium ve Scrapy kütüphaneleri, web kazımada kullanılan başlıca Python kütüphanelerdir. Belirtilen kütüphaneler (BeautifulSoup, Selenium, Scrapy) kullanılarak çeşitli web sitelerinden (emlak ilan sitesi, haber sitesi, online market ve e-ticaret sitesi) veri kazıma kodları yazılmış ve çalışma süreleri ölçülmüştür. Ölçümler, Windows, Linux ve bulut sunucu sistemlerinde ayrı ayrı gerçekleştirilmiştir. Scrapy 'de yazılan kodlar, diğer kütüphanelere göre daha fazla satır içerebilir, ancak daha yapılandırılmış bir yaklaşım sunar. BeautifulSoup, basit ve statik siteler için hızlı sonuçlar verirken, dinamik içerikler için Selenium ve Scrapy daha etkilidir. İşletim sistemleri kodların çalışma sürelerini fazla etkilemezken, bulut sunucudaki kodlar biraz daha yavaş çalışmıştır. BeautifulSoup, veri kazımaya yeni başlayanlar için basit ve kullanıcı dostu bir seçenektir. Statik veya az dinamik siteler için uygundur. Selenium, dinamik içeriğe sahip JavaScript içeriği yoğun olan sitelerden veri çekmek ve kullanıcı etkileşimlerini simüle etmek için güçlü bir araçtır. Scrapy ise, büyük ölçekli projeler ve karmaşık siteler için yüksek performanslı bir araçtır. Bilimsel çalışmalar ve projeler için doğru kütüphanenin seçilmesi, web kazıma tekniklerinin verimliliği ve başarısı için önemlidir. Bu tez, web kazıma kullanılarak yapılan bilimsel çalışmalara rehberlik edecek nitelikte olup, gelecekteki araştırmalar için de referans niteliği taşımaktadır.

Murat Ali Öz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
11
Master'sOpen AccessTR

Dijital pazarlamada blokzincir ve NFT teknolojileri

Bu tez, dijital pazarlama alanında blokzincir ve NFT (Non-Fungible Token) teknolojilerinin rolünü ve etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Blokzincir, dijital varlıkların güvenli ve şeffaf bir şekilde yönetilmesini sağlayan dağıtık bir defter teknolojisi olarak önemli bir potansiyel sunmaktadır. NFT'ler ise dijital varlıkların mülkiyetinin tokenleştirildiği ve koleksiyonculuk trendlerini desteklediği yeni bir konsepti temsil etmektedir. Bu tez, blokzincir ve NFT teknolojilerinin dijital pazarlama stratejilerine olan etkilerini araştırmak için literatür taraması ve uzman görüşleri analizi gibi yöntemleri kullanmaktadır. Literatür taraması, mevcut bilgi boşluklarını belirlememize yardımcı olmuş ve bu teknolojilerin dijital pazarlamada nasıl kullanılabileceği hakkında temel bir anlayış sağlamıştır. Uzman görüşleri analizi ise bu teknolojilerin potansiyel avantajlarını ve zorluklarını daha derinlemesine incelememizi sağlamıştır. Sonuç olarak, bu tez, blokzincir ve NFT teknolojilerinin dijital pazarlama stratejilerine katkı sağlayabileceğini ve dijital pazarlamacılara yeni fırsatlar sunabileceğini göstermektedir. Aynı zamanda, bu teknolojilerin işletmeler için nasıl entegre edilebileceği ve mevcut pazarlama pratiği ile nasıl uyumlu hale getirilebileceği konularına odaklanarak, geleceğin dijital pazarlama alanına ışık tutmaktadır. Bu çalışma, dijital pazarlama profesyonelleri, akademisyenler ve işletme sahipleri için bu yenilikçi teknolojilerin anlaşılmasına ve uygulanmasına yardımcı olabilecek önemli içgörüler sunmaktadır. Blokzincir ve NFT teknolojilerinin dijital pazarlama alanında nasıl bir değişim yaratabileceği ve işletmelere nasıl avantajlar sunabileceği üzerine daha fazla araştırmanın gerekliliği de bu tez çalışmasının bir sonucu olarak vurgulanmaktadır.

Mahmut Nedim Yiğitbaş
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Açık ve uzaktan öğrenenlerin öğrenme yönetim sistemi memnuniyetleri ile işlemsel uzaklık algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, açık ve uzaktan öğrenenlerin Öğrenme Yönetim Sistemi (ÖYS) üzerinden sunulan e-öğrenme materyallerine yönelik deneyimlerini, sistemden duydukları memnuniyet düzeylerini ve işlemsel uzaklık algılarını incelemektir. Nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama modeliyle yapılandırılan bu çalışmanın örneklemini, 2024–2025 güz döneminde Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemine kayıtlı 1059 gönüllü öğrenen oluşturmuştur. Ancak veri seti üzerinde yapılan veri temizleme ve normallik analizleri sonucunda, tekrar eden yanıtlar ve aykırı değerler çıkarılmış ve toplam 1003 öğrenen verisi ile analizle yapılmıştır. Veriler; Kişisel Bilgi Formu, Anadolum eKampüs Memnuniyet Anketi ve İşlemsel Uzaklık Ölçeği aracılığıyla çevrimiçi ortamda toplanmıştır. Analiz sürecinde betimsel istatistiklerin yanı sıra bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi ve çoklu doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma bulguları, öğrenenlerin sistemden genel olarak yüksek düzeyde memnun olduklarını ortaya koymuştur. En çok tercih edilen ve en yüksek memnuniyet sağlayan e-öğrenme materyalinin "Oku-Keşfet-Öğren" kategorisi olduğu görülmüştür. Elde edilen veriler, sistem memnuniyetinin en çok — derslere destek, sınavlara hazırlık ve başarıya katkı — üzerinden şekillendiğini ve bu alanlarda memnuniyet düzeyinin görece daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Yaş ve haftalık kullanım süresi değişkenlerinin memnuniyet düzeyi üzerinde anlamlı farklılık yarattığı; özellikle ileri yaş grubundaki kullanıcıların sistemden daha yüksek düzeyde memnuniyet duyduğu saptanmıştır. Kullanım süresine göre de memnuniyet düzeyinin farklılaştığı bulunmuştur. İşlemsel uzaklık algısı genel olarak orta düzeydedir. En yüksek etkileşim düzeyi öğrenen-arayüz etkileşiminde, en düşük etkileşim düzeyi ise öğrenenler arası etkileşimde tespit edilmiştir. Yaş değişkenine göre yapılan analizlerde, sadece öğrenen–arayüz ve öğrenen–içerik etkileşimlerinde anlamlı farklılıklar görülmüştür. Benzer şekilde, haftalık sistem kullanım süresi arttıkça; öğrenen–arayüz, öğrenen–içerik ve öğrenen–ortam etkileşimlerinin anlamlı biçimde yükseldiği tespit edilmiştir. Buna karşılık, öğrenen–öğreten ve öğrenen–öğrenen etkileşim boyutlarında hem yaş hem de sistem kullanım süresi açısından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Bu bulgular, özellikle teknik ve içerik erişimine dayalı etkileşimlerin yaş ve kullanım süresiyle doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir. Araştırmada, öğrenen-içerik, öğrenen-arayüz, öğrenen-ortam, öğrenen-öğreten ve öğrenen-öğrenen etkileşimlerinin memnuniyetle olan ilişkileri istatistiksel olarak anlamlı düzeydedir. Çoklu regresyon analizi sonuçları, öğrenen-öğrenen etkileşimi hariç dört etkileşim boyutunun memnuniyeti anlamlı düzeyde yordadığını ortaya koymuştur. Modelin toplam açıklayıcılık gücü %49 olup, bu sonuç teknik ve pedagojik etkileşim bileşenlerinin öğrenen memnuniyeti üzerindeki belirleyici etkisini vurgulamaktadır. Bu bulgular doğrultusunda, açık ve uzaktan öğrenme sistemlerinde bireysel, teknik ve pedagojik etkileşimlerin desteklenmesinin yanı sıra sosyal etkileşim boyutunun da güçlendirilmesi gerektiği önerilmektedir. Böylece hem memnuniyet düzeyi artırılabilir hem de işlemsel uzaklık algısı daha da azaltılabilir.

Dijital eğitimUzaktan eğitim
Havva Buhan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Denizyolu lojistiğinde konteyner ardiye hizmetlerinin öngörülmesi: Türkiye'deki limanlar üzerine bir uygulama

Bu tez çalışmasında, Türkiye'de konteyner lojistiği açısından yoğun işlem hacmine sahip iki limanda (kod 9010 ve 9020 olarak kodlanmış ve tez boyunca bu şekilde anılmıştır) sunulan konteyner ardiye hizmetlerinin gelecekteki talebi zaman serileri ve makine öğrenmesi yaklaşımlarıyla öngörülmüştür. Çalışma kapsamında Ocak 2021–Ağustos 2024 dönemini kapsayan 44 aylık veri seti kullanılmış; her ay için üç hizmet türü (depolama -boş, ithalat -dolu, ihracat -dolu) ve iki konteyner boyutu (20 ft, 40 ft) olmak üzere toplam altı gözlem kaydedilmiştir. Ham veriler eksik değer analizi, uç değer kontrolü ve kategori kodlamalarıyla temizlenerek WEKA 3.8.6'nın timeSeriesForecasting eklentisine uygun ARFF biçimine dönüştürülmüş; böylece zaman bağımlılığı korunarak modelleme aşamasına aktarılmıştır. Tahminleme aşamasında Lineer Regresyon, Karar Tablosu (Decision Table) ve Random Forest algoritmaları kullanılmış; model başarısı Korelasyon Katsayısı (r) ve Göreceli Mutlak Hata (Relative Absolute Error, RAE) ölçütleriyle değerlendirilmiştir. Sonuçlar, Random Forest algoritmasının her iki limanda da en yüksek doğrulukta öngörüler ürettiğini göstermiştir. Elde edilen yüksek korelasyon ve düşük hata değerleri, ardiye talebinin trend ve mevsimsellik içeren karmaşık desenlerini güçlü bir şekilde yakalayabildiğini göstermektedir. Bu öngörüler, liman yönetimlerinin vinç ve saha planlaması, iş gücü tahsisi ile altyapı yatırım kararlarını veri temelli biçimde optimize etmesine katkı sağlayacaktır. Dahası, konteyner ardiye hizmeti tahmini üzerine Türkiye odaklı literatürde sınırlı sayıdaki çalışmaya yeni ampirik bulgular eklenmiş; makine öğrenmesi yöntemlerinin lojistik operasyon yönetiminde uygulanabilirliği gösterilmiştir.

Yekta Yıldız
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üretken yapay zeka destekli programlama eğitiminin çeşitli değişkenler üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu çalışma, lise düzeyinde programlama eğitiminde üretken yapay zekâ desteğinin çeşitli değişkenler üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Ülkemizdeki Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin büyük çoğunluğunda Bilişim Teknolojileri alanı bulunmaktadır, Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri haricindeki liselerde de zorunlu veya seçmeli Bilişim Teknolojileri dersi verilmektedir. Bu derslerin en önemli kısmını programlama eğitimi oluşturmaktadır. Günümüzün hızla dijitalleşen dünyasında, programlama eğitimi giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu bağlamda, Yapay Zekâ gibi ileri teknolojilerin eğitim süreçlerine entegrasyonu, öğrencilerin dijital becerilerini geliştirmelerine, programlama derslerinin öğrenilmesine ve gelecekteki teknolojiye daha iyi hazırlanmalarına yardımcı olabilir. Yapay zekâ, eğitim süreçlerinin tamamına girmeye başlamış veya başlama potansiyeline sahip bir hale gelmiştir. Ülkemizde üretken yapay zekâ desteğiyle programlama eğitimi konusunda akademik çalışmalar yapılmaya başlamıştır. Hem öğretmenlerin, hem öğrencilerin, hem de program yapıcıların kısa zamanda içinde çoklukla görmeye başlanılacak olan bu teknolojinin etkilerini görme ve bu değişime hazırlıklı olabilmeye ihtiyacı vardır. Bu çalışmanın temel amacı, Ankara ili Mamak ilçesinde yer alan bir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin Bilişim Teknolojileri Alanı öğrencilerinin programlama eğitiminde, üretken yapay zekâ desteğinin çeşitli değişkenler üzerindeki etkisini incelemektir. Öğrencilerin programlama eğitimi alırken üretken yapay zekâ ile desteklenmelerinin, bilgi işlemsel düşünme, bilgisayar programlama öz yeterlik algısı ve bilgisayar programlama derslerinde öğrenme motivasyonu değişkenleri üzerindeki etkisi bu çalışmanın odak noktalarını oluşturmaktadır. Çalışma sonuçları, üretken yapay zekâ destekli programlama eğitiminin; algoritmik düşünme, problem çözme ve eleştirel düşünme gibi bilişsel beceriler üzerinde büyük etkiler sağladığını göstermektedir. Ayrıca, öğrenme motivasyonu ve programlama öz yeterlik algısı gibi değişkenler üzerinde de güçlü gelişimler ortaya konmuştur. Özellikle öğrencilerin öğrenme motivasyonu alt boyutlarında tutum, beklenti, belirgin hedefler ve sosyal etkileşim gibi faktörlerin olumlu etkilenmesi dikkat çekicidir. Gelecekteki çalışmalar, yapay zekâ destekli programlama eğitiminin uzun vadeli etkilerini ve etik boyutlarını ele alarak daha detaylı bir çerçeve sunabilir. Bu alandaki araştırmaların genişletilmesi, öğrencilerin dijital becerilerini geliştirmekle kalmayıp eğitimde eşitlik ve erişilebilirlik açısından önemli faydalar sağlayabilir.

Necattin Kıray
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de siber güvenlik bilgisi ve algısı üzerine yapılan lisansüstü tezlerin incelenmesi

Siber güvenlik hem bireysel hem de ulusal ölçekte hayati önem taşıyan çok boyutlu bir disiplin haline gelmiştir. Bu durum, bireylerin siber güvenlik konusundaki bilgi düzeyi ve algısının araştırılması gerekliliğini ortaya koymuştur. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de siber güvenlik bilgisi ve algısı üzerine birey temelli ölçümler gerçekleştiren yüksek lisans ve doktora tezlerini sistematik biçimde analiz etmektir. Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüz dünyasında bireylerin, kurumların ve devletlerin karşı karşıya kaldığı siber tehditler çeşitlenmiş; siber güvenlik yalnızca teknik bir mesele olmaktan çıkıp toplumsal bir farkındalık ve davranış alanına dönüşmüştür. Bu çalışma, bireysel bilgi güvenliği farkındalığı, dijital okuryazarlık ve bilinçli farkındalık temelli tezlerin yöntemsel ve tematik bir bütünlükle değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nitel bir yaklaşım olan doküman analizi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi veri tabanında yer alan, erişilebilir durumda olan ve belirlenen ölçütleri sağlayan toplam 40 yüksek lisans ve doktora tezi incelemeye alınmıştır. Tezlerin bibliyometrik özellikleri (yıl, üniversite türü, enstitü, danışman unvanı vb.) ve içeriksel yönleri (araştırma yöntemi, desen, veri toplama aracı, örneklem türü, anahtar kelimeler ve tematik yapı) sistematik biçimde analiz edilmiştir. Bulgular, Türkiye'de birey odaklı siber güvenlik araştırmalarının son yıllarda artış eğiliminde olduğunu göstermektedir. İncelenen tezlerin büyük bir kısmının devlet üniversitelerinde ve Eğitim Bilimleri ile Mühendislik alanlarında yürütüldüğü; çoğunlukla nicel araştırma yöntemlerinin, anket tekniği ve Likert tipi ölçeklerin tercih edildiği tespit edilmiştir. Katılımcı profilleri arasında çalışanlar, üniversite öğrencileri ve bireysel kullanıcılar öne çıkarken; araştırmalarda demografik değişkenler ile siber güvenlik farkındalığı arasındaki ilişkiler detaylı biçimde incelenmiştir. Bu çalışma, mevcut literatürdeki genel siber güvenlik eğilimlerinin ötesine geçerek, insan davranışlarını odağa alan tezleri kapsamlı şekilde ele alması yönüyle özgün bir katkı sunmaktadır. Ayrıca, araştırmanın sunduğu tematik sınıflamalar ve yöntemsel analizler, siber güvenlik farkındalığı alanında ileride yapılacak çalışmalara yön verici bir kaynak niteliğindedir.

Serkan Hız
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

PISA 2022 değerlendirmesinde başarılı ülkelerin eğitimde teknoloji ve yapay zekâ entegrasyonu: Singapur, Japonya, Güney Kore, Estonya ve Kanada

Bu çalışma, PISA 2022 sonuçlarında başarılı beş ülkenin (Singapur, Japonya, Güney Kore, Estonya ve Kanada) eğitim sistemlerindeki dijital dönüşüm stratejilerini ve yapay zekâ uygulamalarını karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nitel araştırma yöntemleri kapsamında doküman analizi tekniği ile yürütülmüştür. Çalışma kapsamında, söz konusu ülkelerin ulusal yapay zekâ strateji belgeleri, eğitim bakanlığı raporları ve uluslararası kuruluşların yayınları dahil olmak üzere toplam 13 resmî web sitesi, 274 lisansüstü tez, 118 makale, 56 rapor ve 81 uluslararası anlaşma metni, içerik analizi tekniği ile sistematik olarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde kullanılan içerik analizi tekniği için; 5 kategori (tema) ve 10 kod belirlenmiştir. Araştırma bulguları, başarılı ülkelerin eğitimde dijital dönüşüm için dört ortak strateji izlediğini ortaya koymaktadır: (1) erken yaşta dijital okuryazarlık eğitimi, (2) öğretmen eğitiminde teknoloji entegrasyonu, (3) kamu-özel sektör iş birlikleriyle geliştirilen yapay zekâ çözümleri ve (4) veriye dayalı eğitim politikaları. Özellikle Estonya'nın 'e-Estonia' vizyonu ve Singapur'un 'Learn for Life' yaklaşımı, ulusal düzeyde planlanan bütüncül stratejilerin başarılı örnekleri olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'nin FATİH Projesi ve benzeri dijital dönüşüm girişimleri için önemli çıkarımlar sunmaktadır. Bulgular, teknoloji yatırımlarının yanı sıra öğretmen eğitimi ve müfredat uyumunun kritik önemine işaret etmektedir. Araştırma, eğitimde yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi için politika yapıcılara yol gösterici öneriler sunmayı hedeflemektedir.

Teknoloji eğitimiTeknoloji kullanımıTeknoloji politikaları+4
Dilara Gelen
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay zeka destekli android tabanlı kişisel finans yönetimi uygulamasının geliştirilmesi

Tez amacı kapsamında, bireylerin finansal karar alma ve finansal okuryazarlık süreçlerinde olumlu etkiler olmasını sağlamak, kişisel finans yönetimini kolaylaştırmak ve harcama alışkanlıklarını kontrol etmelerini sağlamak için kullanıcı dostu bir mobil uygulama geliştirilmiştir. Günümüzde bireylerin finansal farkındalığını artırmak, bütçe yönetimini kolaylaştırmak ve harcama alışkanlıklarını düzenlemek, kişisel refahın önemli bir parçası haline gelmiştir. Bu nedenle bireylerin yeni harcamalarını girebilecekleri ve girilen harcamaların kayıt ve analizini yapabilen, yapay zekâ destekli tavsiye bildirimleri ile güçlendirilmiş bir mobil uygulama geliştirilerek literatüre kazandırılmıştır. Uygulama, sade ve kullanıcı dostu arayüzü ile tüm bireyler için kişisel finans yönetimini erişilebilir hale getirmiştir. Uygulama sayesinde bireylerin finansal farkındalığı artar, bilinçli harcama alışkanlıkları gelişir ve finansal okuryazarlıkları desteklenir.

Bilgisayar yazılımlarıKişisel yazılım süreciİnsan bilgisayar etkileşimi
Mehmet Pamuk
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Uyarlanabilir öğrenme yaklaşımı ile desteklenmiş metaverse eğitim ortamının geliştirilmesi ve değerlendirilmesi

Dijital teknolojilerin gelişiminde yaşanan hızlı dönüşüm birçok alanda olduğu gibi eğitim alanında da köklü dönüşümlere neden olmuştur. Özellikle öğrencilerin öğrenme süreçlerinde bireysel farklılıklarının önemli hale gelmesiyle birlikte eğitimin teknolojiyle harmanlanarak yeniden yapılandırılması zorunlu hale gelmiştir. Temeli buraya dayanarak gerçekleştirilen bu çalışmada uyarlanabilir öğrenme kapsamında metaverse tabanlı öğrenme ortamı olarak AdaptiVR uygulaması geliştirilmiş ve uygulamanın etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, uygulama 9. Sınıf fizik dersi kuvvet ve hareket ünitesi kazanımlarını kapsayan görsel, işitsel ve etkileşimli ögeleri içeren öğrenme senaryoları ile hazırlanmıştır. Üç boyutlu katı modelleme uygulamaları ve oyun motoru kullanımı ile senaryolar dijitalleştirilmiştir. Yazılımsal boyutta kullanıcının sanal ortam etkileşiminin sağlanması, sesli ve yazılı yönlendirmeler ve hata geri bildirimi gibi ögeler sisteme entegre edilmiştir. Çalışma, bilim ve sanat merkezinde öğrenim gören genel yetenek alanından tanımlanmış ve proje basamağında bulunan öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Uygulamanın ardından katılımcı öğrencilere bulunuşluk hissi ölçeği uygulanmış ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile öğrencilerin deneyimlerine yönelik değerlendirmeleri kayıt altına alınmıştır. Elde edilen sonuçlar, AdaptiVR uygulaması ile desteklenen metaverse tabanlı öğrenme ortamının, öğrencilerin öğrenme sürecine yönelik ilgilerini artırdığını göstermiştir. Ders konularında yer alan soyut fizik kavramlarını daha somut şekilde kavrayabilmelerine olanak sağladığı ve bireysel öğrenme hızlarına uygun esnek bir yapı sunduğunu belirlenmiştir. Katılımcı öğrenciler, sanal ortamın sağladığı güvenli ve tekrarlanabilir deneyimlerin öğrenme kalitesini artırdığını ifade etmiş; geleneksel yöntemlere kıyasla daha fazla motive olduklarını belirtmiştir. Bu bulgular doğrultusunda, AdaptiVR'ın yalnızca fizik dersiyle sınırlı kalmayıp, farklı disiplinlerde ve çeşitli öğrenci profillerinde etkili şekilde uygulanabilecek yenilikçi bir öğrenme aracı olma potansiyeli taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.

Savaş Özbey
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
20
Master'sOpen AccessTR

Akıllı evler için mobil uygulama geliştirme

Günümüzde çeşitli algılayıcılar aracılığıyla mobil teknolojilerin gelişimi, teknolojik cihazlar arasındaki etkileşimi artırmış ve bu etkileşimler günlük yaşamımızın her köşesinde yer almaya başlamıştır. Bu şekilde her biri kendi içinde ayrı ayrı özellik ve görev sergileyen bazı teknolojiler, içinde yaşadığımız ortamlara entegre edilmekte ve günlük alışkanlıklarımızın yönetiminde rol oynamaktadır. Akıllı evler, evinizde oturduğunuz yerden aydınlatma sistemlerini kontrol etmek, sabah kalktığınızda perdeleri otomatik olarak açmak, dışarı çıktığınızda ütüyü açık unuttuğunuz düşüncesi ile geri dönmeden tehlikeyi engellemek, bahçenizde çimlerin nem oranına göre otomatik sulanmasını sağlamak gibi pek çok rutin ev işlerini tek bir tuşla yönetebilen sistemidir. Literatürdeki çalışmalar incelendiğinde; kullanıcıların akıllı ev sistemlerini bir mobil uygulama aracılığıyla kontrol edebildikleri çalışmalara rastlanılmasına rağmen; kullanıcılardan ziyade akıllı ev sistem geliştiricilerini hedef kitle olarak belirleyen ve onlara hizmet olarak yazılmış mobil uygulamalara pek rastlanmamıştır. Dahası var olan standart protokollerinin yüksek maliyette olması geliştiriciler için bir dezavantaj olabilmektedir. Bu nedenlerle, kendi protokollerini yazacak geliştiricilere, akıllı ev test aşamasını hızlandırma adına mobil uygulama standartlarını kullanarak ortak paydada buluşturabilecek bir mobil uygulama hazırlamak önemli olarak görülebilir. Dolayısıyla bu tezde, akıllı ev geliştiricilerinin akıllı ev teknolojisindeki kontrol sistemlerini takip etmede kullanabilecekleri bir mobil uygulama geliştirmek amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında bir akıllı ev teknolojisinin kontrol sistemlerini geliştirmeye yönelik Android tabanlı bir mobil uygulama hazırlanmış, kullanım kolaylığı ve kodların okunabilirliği üzerine prototip test edilmiş ve karşılaşılan sorunlar giderilmiştir. Nihai haline erişen mobil uygulama akıllı ev yönetim sistemlerinde yer alan aydınlatma, perde-panjur, sulama, güvenlik, klima gibi menülerin yanı sıra senaryolar, sesle kontrol gibi gelişmiş özellikleri de barındırmaktadır.

Ali Erbey
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Solunum seslerinin yapay zeka ortamında sınıflandırılması

Günümüz teknolojik gelişmelerin yaşamın her alanına uygulanması ile daha verimli çözümler üretilerek yaşam kalitesinin arttırılması sağlanmaktadır. Sağlık sektöründeki teknolojik uygulamalardan birisi de daha iyi sağlık hizmeti üretebilmek için gerekli bilgi ve verilerin toplanması, kullanılması paylaşılabilmesi ve bilgi üretiminin standart yöntemlerle gerçekleştirilmesi, üretilen bilgiden en üst düzeyde yararlanmayı sağlayacak Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri üzerinde sağlanan gelişmelerdir. Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri ile hastane içi değişik klinik birimlerin arasında bilgi akışı, bu bilgilerin korunması, hastaların birimler arasında sevki, muayene sonuçlarının birimler arasında anında paylaşılması gibi hayati işlevlerin gerçekleştirilmesinin yanı sıra, faturalandırma ve personel yönetim gibi idari işlevlerin de gerçekleştirilmesi mümkündür. Fakat hastane içerisinde sağlık personelince üretilen, dağıtılması ve saklanması gereken tıbbi kayıtlar/veriler laboratuar ve görüntüleme modülleri ile sınırlı değildir. Özellikle akciger bölgesi dinlemeleri ile yapılan ölçüm sonuçlarının Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri tarafından kayıt altına alınmamakta iletilmesi ve saklanması mümkün olmamaktadır. Buradaki en önemli faktör ise genellikle karar verici hekimlerin tarafından kullanılan cihazlar tarafından üretilen bilginin saklanmasına ihtiyaç duyulmamasıdır. Fakat kronik hastaların takibinde, yeniden ve geriye dönük incelemelerde yukarıda anılan tıbbi kayıtların saklanmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tez çalışması ile hastane içerisinde üretilen fakat Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri tarafından kayıt altına alınmayan akciger bölgesi dinlemelerinin elektronik steteskop vasıtasıyla yapılmasının getireceği faydalardan diğer bir tanesinin ise eşzamanlı ses kaydı ile beraberinde eşzamanlı işaret analizleri ve yapay zeka süreçleri ile hekime yardımcı bilgi üretilmesinin mümkün olacağı gösterilmiştir. Hastalardan elde edilen akciğer seslerinin sınıflandırılması sonucu geliştirilen analiz süreçleri ile başarılı bir şekilde sınıflandırma yapılabildiği ortaya konmuştur.

Üzeyir Çimen
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Açık kaynak kodlu ebeveyn kontrol yazılımı

Bu tez çalışmasında, .NET platformu ve C# programlama dili kullanılarak açık kaynak kodlu ebeveyn kontrol yazılımı geliştirilmiştir. Günümüzde çocuklarımızın bilgisayar ve internetle olan etkileşimini kontrol altında tutmak zor bir hale gelmiştir. "Aile Koruması" isimli açık kaynak kodlu ve ücretsiz olan bu yazılım ailelerin çocuklarının sakıncalı web sitelerine girmelerini engelleyebilmeleri, çocukların hangi web sitelerine girdiğini takip edebilmeleri, bilgisayar kullanım saatleri için kurallar belirleyebilmeleri, bilgisayarda açılacak oyun ve programların belirlenebilmesi için tasarlanmıştır. Geliştirilen yazılımın web sayfa filtreleme ve engelleme, zaman kontrolü, geçici şifre, takip ve raporlama gibi özellikleri vardır. Piyasada bulunan benzer yazılımlarla karşılaştırıldığında Aile Koruması yazılımının ebeveynler tarafından kolaylıkla kullanılabilecek bir açık kaynak kodlu bir kontrol yazılımı olduğu görülmüştür.

Emre Mert
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık sektöründe geliştirilen mobil uygulamaların incelenmesi ve mobil cihazlar için hasta takip uygulaması örneği

Geçmiş dönemlerde sağlık sektörü üzerine birçok mobil uygulama çalışması yapılmıştır. Bu çalışmalar genel olarak hasta takip uygulamaları, hastalık belirtilerinin ölçülüp dijital ortama aktarılması, ölçüm verilerinin gözlenip değerlendirilmesi gibi hastalara yönelik oluşturulan, hastaların sağlık kurumlarına bağımlı olmalarını engelleyen ve hastaların yaşam standartlarını arttırmayı amaçlayan çalışmalardan oluşmaktadır. Bu çalışmada sağlık sektörüne yönelik daha önce yapılmış çalışmalar incelenmiş ve mobil cihazlar üzerinde çalışan bir hasta takip uygulaması tasarlanmıştır. İncelenen çalışmaların seçiminde, geliştirilen uygulamaların sağlık sektörüne yönelik geliştirilmiş olmasına dikkat edilmiştir. Çalışmada tasarlanan mobil uygulaması dünyada en çok kullanılan işletim sistemi olan android işletim sistemi üzerinde oluşturulmuştur. Hastanın kendi takibini yaparak hastalığı süresince daha aktif bir role sahip olması amaçlanmış; hasta ve doktor etkileşimi de göz önünde bulundurularak hastanın verilerinin doktoru tarafından takip edilebilmesi ve değerlendirilebilmesi sağlanmıştır.

Tolga Hayıt
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Zeytin tanelerinin ayıklanması için gerçek zamanlı optik ayırıcı sisteminin geliştirilmesi

Zeytin hasadı sonrasında elde edilen ürünler son tüketiciye hitap edilecek şekilde olmamakta ve pazarlama sürecine geçmeden önce bir takım işlemlerden geçirilmesi gerekmektedir. Zeytinin pazarlanmasını kolaylaştırmak için şekil ve boyut yönünden belirli bir ebatta ve renk yönünden ise istenen görünümünde olmalıdır. Farklı renkte olan zeytin tanelerinin ayıklanması gerekmektedir. Zeytin tanesi ayıklama işlemi insan gücü ile yapıldığında zaman kaybı ve iş gücü kaybı yaşanmaktadır. Bu yüzden zeytin tanelerinin ayrılmasında makine kullanma gereksinimi duyulmaktadır.Bu tez çalışmasında gerçek zamanlı görüntü işleme teknikleri kullanılarak zeytin tanelerinin şekil ve renk temelli sınıflandırılması ve ayrılması amaçlanmıştır. Zeytin tanelerinin gerçek zamanlı optik ayrıcı sistem tarafından ayrıştırılması ile hem zamandan hem de insan gücünden tasarruf edilmesi planlanmaktadır. Böylece zeytin işleyen işletmeler geliştirilen bu sistem yardımı ile son tüketici için daha temiz ve daha kaliteli bir ürün sunabilecektir. Bu çalışmada gerçek zamanlı optik ayırıcı bir makine prototipi geliştirilmiş ve zeytin tanelerinin başarılı bir şekilde sınıflandırıldığı ve ayıklandığı görülmüştür.

Sayısal görüntü işleme
Salih Kiraz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin mesleki gelişimini sağlamada sosyal ağların rolü

Teknolojinin hayatımızın her alanına girdiği, internetin ve mobil cihazların giderek yaygınlaştığı günümüzde insanların yaşamlarının önemli bir parçası haline gelen araçlardan birisi de sosyal ağlardır. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de sosyal ağ kullanıcıları ve bu kullanıcıların sosyal ağların başında geçirdiği süre hızla artmaktadır. Sosyal ağların kullanımı eğitim çalışanları ve öğretmenler arasında da yaygınlaşmış olup bu durum sosyal ağların öğretmenlerin mesleki gelişimini sağlama noktasında kullanımını akla getirmektedir. Mevcut sosyal ağların oyun, uygulama gibi çok fazla miktarda dikkat dağıtıcı unsurlar içermesi bu sosyal ağların eğitsel açıdan kullanımına yönelik dezavantajlar içermektedir. Eğitsel sosyal ağlar ise bu dezavantajları ortadan kaldıran ve bünyesinde barındırdığı özellikleri ile eğitsel bağlamdaki ihtiyaca cevap veren en uygun ortamlardır. Bu çalışmanın amacı öğretmenlerin mesleki gelişimlerini sağlamaya yönelik bir eğitsel sosyal ağ sitesi geliştirmek ve bu sosyal ağ sitesinin bir grup öğretmen tarafından kullanılması sağlanarak öğretmenlerin mesleki gelişimleri üzerindeki etkililiğinin ve kullanışlılığının test edilmesidir. Çalışma kapsamında Gündüz (2014) tarafından geliştirilen ve www.mavikurdele.org adresinden erişilebilen bir sosyal ağ sitesi kullanılmıştır. Okul yöneticisi ve öğretmenlerin kullanımına yönelik geliştirilen bu sosyal ağ; görevler, anketler, duyurular, etkinlikler, meslektaş etkileşimi, dosya paylaşımı özelliklerinin yanı sıra mevcut sosyal ağların karakteristik özelliklerini de bünyesinde barındırmaktadır. Eğitsel sosyal ağ, 2014-2015 eğitim öğretim yılı 2. döneminde Afyonkarahisar ilinde bir ilköğretim kurumundaki 27 öğretmen ve bir okul yöneticisi ile deneysel desenlerden tek grup son test modelinde 6 hafta süre ile test edilmiştir. Çalışma sonrasında veriler, öğretmenlerin mesleki gelişimini sağlamaya yönelik sosyal ağ uygulama anketi, sosyal ağ kullanışlılık anketi ve eğitsel sosyal ağ log verileri aracılığı ile toplanmıştır. Elde edilen verilerin incelenmesinde betimsel istatistiklerden faydalanılmış olup bulgular frekans ve yüzde analizleri aracılığıyla sunulmuştur. Çalışma sonucunda geliştirilen eğitsel sosyal ağ sitesini kullanan öğretmenler, eğitsel sosyal ağ uygulamasının mesleki gelişimleri açısından etkili ve faydalı olduğunu, bunun yanında eğitsel sosyal ağı genel anlamda kullanışlı bulduklarını belirtmişlerdir.

Ercan Uslu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Hibrit mobil eğitsel ölçme sistemi geliştirilmesi

Teknolojinin gelişmesi, internetin yaygınlaşması ve mobil cihazların yaşam içerisinde önemli bir yer tutması eğitim öğretim alanında da bir çok teknolojik yeniliği beraberinde getirmiştir. Bununla birlikte eğitim öğretim alanında da teknolojik yenilikler, elektronik içerikler, uzaktan eğitim ortamları, teknolojik akıllı sınıflar ve benzeri uygulamalar ile değişime uyum sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu gelişmeler doğrultusunda bu çalışmada eğitim öğretim süreci içerisinde önemli bir yeri olan ölçme ve değerlendirme faaliyetlerinin etkinliğinin artırılarak ölçme işleminin çok kısa sürelerde anlık olarak sağlanabilmesi, mobil cihazların da kullanımı dikkate alındığında günümüz metotlarından farklı biçimde uygulanabilirliğinin sağlanması amaçlanmıştır. Ciddi maliyetlerle tesis edilen eğitim öğretim ortamlarının bu ortamları etkin biçimde kullanacak araçlara ve içeriklere ihtiyaçlarının olduğu, eğitimin zaman içerisinde sadece okuldan ibaret değil uzaktan eğitim olarak da yürütülebildiği, elde edilen kazanımların en kısa sürede ölçülmesinin önemli olduğu görülmektedir. Bu kapsamda; web ve mobil uygulamaların değerlendirilmesi sonrasında, web teknolojilerini (html, css, javascript) kullanarak, gelişmiş hibrit geliştirme yapıları (angularjs, ionic, cordova) ile uygun geliştirme ortamları (vscode, eclipse, xcode) aracılığıyla açık kaynak kodlu çatı yapılarının (frameworks) kullanılabileceği "Bir Kere Yaz Her Yerde Çalıştır" (Write Once Run Everywhere) mantığıyla hibrit mobil uygulama geliştirme yöntemi kullanılmıştır. Bir kere yazılan kodun herhangi bir değişiklik yapılmadan yeniden kullanılabilmesi, derleme, dönüştürme ve inşa etme yöntemi sayesinde hem mobil platformlarda hem de web tarayıcılarda platform bağımsız biçimde çalıştırılabilmesi ve farklı ortamlar için farklı geliştirici maliyeti gerektirmemesi gibi özellikleri nedeniyle bu yöntemi kullanmak gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın amacı; anlık eğitsel ölçme yapılabilmesinin sağlanması ile elde edilen sonuçların değerlendirilmesine önemli ölçüde katkı sağlayacağı düşünülen eğitsel ölçme sistemi niteliğinde platform bağımsız hem web tabanlı hem de mobil tabanlı bir hibrit uygulama tasarlamak ve geliştirmektir. Geliştirilen sistem mevcut eğitim sistemleri ile entegre olabilecek nitelikte olacak, bu sistemler haricinde internet tarayıcıları ve mobil cihazlar üzerinde çalıştırılabilecek, aynı zamanda mobil platformların uygulama marketleri üzerinden indirilebilecektir. Uygulama içerisinde kullanıcılar giriş yaparak ya da misafir olarak testleri çözebilmekte, seçtiği soruları ayrı olarak cevaplayabilmekte, anlık doğru yanlış bildirimini, süre gösterimini, rastgele soru seçimini, ipucu bilgilerinin gösterimini, bir sonraki soruya otomatik geçiş vb. özellikleri ayarlayabilmekte, ilgili teste geçiş yapabilmekte, favori listesi oluşturabilmekte ve daha önce girmiş olduğu testlere ait sonuç bilgilerine ilgili ekranlardan erişebilmektedir. Hibrit bir yapıda olması ile günümüz mobil cihazların sahip olduğu işletim sistemleri üzerinde platform bağımsız olarak çalışabilecek, ilave bir geliştirme maliyeti olmadan bir kere geliştirilen kod farklı programlama dillerinde tekrar yazılmadan hem web ortamında hem de mobil platformlarda kullanılabilecektir. Ayrıca, mobil uygulamanın Milli Eğitim Bakanlığı'nca yürütülmekte olan Fatih Projesi ile birlikte dağıtılmış olan tablet bilgisayarlar aracılığıyla ve aktif kullanılmaları durumunda teknolojik sınıf ortamında akıllı tahtalar ile birlikte de kullanılabilmesi amaçlanmıştır.

Açık kaynaklı yazılımBilgisayar destekli yazılımBilgisayar uygulaması+5
Bayram Tokluiçten
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Özel okullarda görev yapan öğretmenlerin görüşlerine göre yöneticilerin teknolojik liderlik düzeyi ile yöneticilik etkililiği arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, Antalya ili özel anaokulu, özel ilkokulu, özel ortaokulu ve özel liselerinde görevli öğretmenlerin algılarına göre birlikte çalıştıkları yöneticilerin teknoloji liderliği düzeyi ile yönetici etkililiği düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının saptanması amaçlanmıştır. Tarama modelinde yapılan araştırmanın örneklemi, Antalya ili evreninde görev yapan toplam 1611 özel okul öğretmeninden amaçlı bir şekilde belirlenen 424 tane özel okul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada; Sincar (2011)'ın geliştirdiği "Teknolojik Liderlik Rolleri Envanteri" ile Koçak ve Helvacı (2011) tarafından geliştirilen "Okul Yöneticilerinin Etkililiği Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeklerin her ikisi de değerlendirme kolaylığı açısından optik formlara dönüştürülerek uygulanmıştır. Bu ölçeklerle elde edilen veriler SPSS istatistik programında çözümlenmiştir. Katılımcı öğretmenlerin demografik özellikleri, frekans ve yüzde istatistikleri ile alt problemlerin çözümü için yapılan analizler de ortalama, standart sapma, kolerasyon, t-Testi ve Anova Testidir. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre, özel okul öğretmenlerinin görüşlerine göre yöneticilerin teknoloji liderliği düzeyi ile yöneticilerinin etkililik düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırmada, Antalya ili özel anaokulu, özel ilkokulu, özel ortaokulu ve özel liselerinde görevli öğretmenlerin algılarına göre birlikte çalıştıkları yöneticilerin teknoloji liderliği düzeyi ile yönetici etkililiği düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının saptanması amaçlanmıştır. Tarama modelinde yapılan araştırmanın örneklemi, Antalya ili evreninde görev yapan toplam 1611 özel okul öğretmeninden amaçlı bir şekilde belirlenen 424 tane özel okul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada; Sincar (2011)'ın geliştirdiği "Teknolojik Liderlik Rolleri Envanteri" ile Koçak ve Helvacı (2011) tarafından geliştirilen "Okul Yöneticilerinin Etkililiği Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeklerin her ikisi de değerlendirme kolaylığı açısından optik formlara dönüştürülerek uygulanmıştır. Bu ölçeklerle elde edilen veriler SPSS istatistik programında çözümlenmiştir. Katılımcı öğretmenlerin demografik özellikleri, frekans ve yüzde istatistikleri ile alt problemlerin çözümü için yapılan analizler de ortalama, standart sapma, kolerasyon, t-Testi ve Anova Testidir. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre, özel okul öğretmenlerinin görüşlerine göre yöneticilerin teknoloji liderliği düzeyi ile yöneticilerinin etkililik düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Lider yöneticilik
Mustafa Metin Gerçek
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretim elemanlarının uzaktan eğitime bakış açıları ve hazırbulunuşlukları: Ordu Üniversitesi örneği

Bu çalışmada, Ordu Üniversitesinde görev yapmakta olan öğretim elemanlarının uzaktan eğitim hizmetleri ve genel anlamda uzaktan eğitim değerlendirmeleriyle ilgili olarak betimsel nitelik taşıyan tarama modeli kullanılarak görüşleri alınmıştır. Öğretim elemanlarının, uzaktan eğitim bilgileri, uzaktan eğitim deneyimleri, uzaktan eğitime bakış açıları, uzaktan eğitim yapısına hazır olup olmadıkları ve uzaktan eğitim yapısına sağlayacakları katkıların ne olduğuyla ilgili soruların yanıtı çalışmamızın konusunu kapsamaktadır. Öğretim elemanlarının uzaktan eğitim yapılarıyla ilgili olarak görüşlerinin bilinmesi, uzaktan eğitimle ilgili sürecin planlanması, geli ştirilmesi ve yürütülmesinde etkili olacağı gibi literatüre de katkı sağlayacağı düşünülmüştür. Araştırma kapsamında Ordu Üniversitesi bünyesinde görevli 640 öğretim elemanının tamamına e-posta yoluyla ulaşılarak geliştirilmiş olan anket uygulamasına çevrimiçi olarak katılımları sağlanmıştır. Anket belirli bir süre sistemde bekletilmiş ve %28,4'lük bir oranla toplamda 182 öğretim elemanının gönüllü olarak katılımı sağlanmıştır. Çalışma kapsamında verilerin dağılımları, çizelgeler oluşturularak her soru için ayrı ayrı raporlanmış, bölümler değişik yönleriyle analiz edilmiştir. Hesaplama, analiz, tablo ve grafiksel gösterimlerde SPSS 22 ve Excel 2013 paket programları kullanılmıştır. Yapılmış olan analizler neticesinde, öğretim elemanlarının uzaktan eğitim yapısından haberdar olduğu ancak herhangi bir deneyimleri olmadığı sonucuna varılmıştır. Uzaktan eğitime bakış açılarıyla ilgili olarak katılıyorum ve katılmıyorum şeklinde yanıtlar olduğu gibi sorularda daha çok kararsızım şeklindeki yanıtlar ağırlıkta olmuştur. Öğretim elemanlarının harmanlanmış bir şekilde uzaktan eğitimi desteklediği, kendilerine uzaktan eğitimle ilgili detaylı seminerlerin verilmesi durumunda daha büyük oranla uzaktan eğitime bakış açılarının gelişeceği beklenmektedir. Uzaktan eğitimle ilgili teoride bilgi sahibi olup, uygulama detaylarıyla ilgili yeterli bilgiye sahip olmadıkları için hazırbulunuşlukla ilgili verilen sorularda da yanıt olarak kararsızlık görülmüştür. Anketteki tüm bölümlerle ilgili olarak öğretim elemanlarının demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediği de çalışmada mevcuttur.

Tevfik Fikret Koloğlu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretimdeki öğretmen ve öğrencilerin eğitim bilişim ağı (EBA)'ya ilişkin görüşleri

Bu araştırma, ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin ve 12'inci sınıfa devam eden öğrencilerin öğrenme nesnesi ambarı olan Eğitim Bilişim Ağına (EBA) ilişkin görüşlerinin ve kullanım amaçlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Kars İl merkezinde bulunan ortaöğretim kurumlarından rastgele seçilmiş 6 okulda görev yapan 195 öğretmen ve bu okulların 12'inci sınıfına devam eden 452 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma tarama modeli kullanılarak yürütülmüştür. Veri toplama araçları araştırmacı tarafından geliştirilmiş olup öğretmenlerin EBA'yı kullanım amaçları ve EBA hakkındaki görüşlerini belirlemek için "Öğretmenlerin Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) Kullanım Amacı ve EBA Hakkındaki Görüşleri Anketi"; öğrencilerin EBA'yı kullanım amaçları ve EBA hakkındaki görüşlerini belirlemek için ise "Öğrencilerin Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) Kullanım Amacı ve EBA Hakkındaki Görüşleri Anketi" kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmen ve öğrencilerden, hazırlanan anketler yoluyla elde edilen verilerin tümü SPSS 18.0 for Windows paket programı ile analize tabi tutulmuştur. Betimsel istatistiklerde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri kullanılmıştır. Değişkenlerin ortalamalarını karşılaştırmak amacıyla T-testi, Oneway Anova,, Kaiser-Mayer Olkin Testi, Barlett Testi, hoc-LSD Testi ve Korelasyon analizlerinden yararlanılmış olup; veriler 0,05 anlamlılık düzeyinde analiz edilmiştir. Anketlerin kişisel bilgiler bölümünde toplanan veriler bağımsız değişkenler, anket ve alt boyutlar ile elde edilen veriler ise bağımlı değişkenler olarak analizlere tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçlarına genel olarak bakıldığında, öğretmenlerin EBA'ya ilişkin görüşlerinin kararsızım olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, Öğretmenlerin EBA'yı kullanım amaçlarına bakıldığında, öğrencileri araştırma yapmaları için EBA'ya yönlendirmek, derslerinde EBA'daki video, animasyon, simülasyon ve diğer görsel materyallerden yararlanma amaçlarının daha ön planda olduğu düşünülebilir. Öğrencilerin EBA'ya ilişkin görüşleri değerlendirildiğinde bu görüşlerin kararsızım olarak gerçekleşmiştir. Fakat, EBA'yı kullanım amaçlarına ilişkin verilere bakıldığında, EBA'nın zorlanılan derslerde, öğrenmede karşılaşılan güçlükleri telafi etmede ve bilgi paylaşım amacıyla kullanım amaçlarının ön plana çıktığı söylenebilir.

Fatih Kalemkuş
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının siber zorbalık ve siber mağduriyet algı düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada, Afyon Kocatepe Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören öğretmen adaylarının;cinsiyet, sosyo-ekonomik düzey, internet kulanım süresi,öğrenim gördüğü sınıf ve bölüme göre siber zorbalık ve siber mağduriyet algılarının incelenmesi ve farkındalık düzeylerini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışma evreni 2015-2016 eğitim öğretim yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi Eğitim Fakültesinde bulunan 7 bölümde öğrenim gören 1.,2.,3. ve 4. sınıf öğrencilerinden seçilen öğrenciler oluşturmaktadır.Araştırmanın örneklemi olarak 1088 örenci katılmış olup bunların %25,4'ü (n=276) erkek, %74,6 'sı (n=812) kız öğretmen adayından oluşmaktadır. Örneklemin evreni temsil ettiği varsayılmıştır. Deneklere anket uygulaması yapılmış olup ankette araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve Arıcak vd. (2011) tarafından geliştirilen " Siber Zorbalık" ve "Siber Mağdur" ölçeklerinden oluşan sorular yöneltilmiştir.Sorular SPSS programında analiz edilmiş olup, kişisel bilgi formunda yer alan sorular, öğrencilerinin maruz kaldıkları ve uyguladıkları siber zorbalık davranışlarının sıklığı, yüzde ve frekansları hesaplanarak tablolar halinde değerlendirilmiştir. Değerlendirmede ikili değişkenler için Mann-Whitney U testi yapılarak sonuçlar değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda öğretmen adaylarının; cinsiyet ile siber zorbalık arasında anlamlı bir farkılık bulunurken siber mağduriyet arasında anlamlı bir farlılık bulunmamaktadır. Öğretmen adaylarının ailelerinin gelir durumu ile siber mağduriyet arasında anlamlı bir ilişki bulunurken siber zorbalık arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Öğretmen adaylarının öğrenim gördüğü sınıf ile siber zorbalık ve siber mağduriyet arasında anlamlı bir farklılık olmadığı, internet kullanım süresi ile öğrenim görülen bölüm arasında ise siber zorbalık ve siber mağduriyet yönünden anlamlı bir farklılık bulunduğu tespit edilmiştir.

Siber zorbalık
Burhanettin Elmas
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Fatih Projesi kapsamında 9. sınıf fizik dersi "Fizik Bilimine Giriş" ünitesine uygun olarak kazanım temelli e-öğrenme materyali geliştirme

Bu tez çalışmasında 9. sınıf fizik öğretim programında yer alan "Fizik Bilimine Giriş" ünitesinin Android işletim sistemine uygun olarak kazanım temelli yardımcı ders materyali hazırlanmıştır. Bu eğitim materyalinin tasarımı aşamasında her bir kazanım için senaryo çalışması yapılarak Adobe Flash Professional CS6 programı ile bu senaryolar animasyon haline getirilmiştir. Oluşturulan animasyonlar dersin öğrenimini klasik yöntemle almış olan öğrencilere tekrar uygulanarak çalışma hakkında görsel ögeler ve kazanımlar bazında sorular sorulmuştur. Bu sorularla çalışmanın etkililiği ölçülmeye çalışılmıştır. Öğrencilere ve öğretmenlere uygulanan sorular sonrasında hazırlanan mobil uygulamaya %83,9 oranında olumlu görüş bildirildiği tespit edilmiştir.

Murat Selim Çetin
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitimde sosyal medyanın kullanılmasına ilişkin okul yöneticileri ve öğretmenlerin görüşleri

Bu araştırmada, okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin eğitimde sosyal medyanın kullanılmasına ilişkin görüşleri; "cinsiyet, branş, yaş, kıdem, görev" değişkenleri bağlamında incelenmiştir. Bilgi ve teknoloji çağının dijital kültürü ile içli dışlı olan öğrencileri yetiştiren öğretmenlerin hangi donanıma sahip olduklarını, sosyal medya ortamlarını ne amaçla hangi imkan ve sıklıkla kullandıklarını incelemek, sosyal medya ortamlarının eğitimde kullanılmasına ilişkin görüşlerini tespit etmek amacı ile bu araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Ankara ili evreni Gölbaşı ilçesi örnekleminde bulunan Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı özel ilköğretim kurumlarının ortaokul kısımlarında ve özel ortaöğretim kurumlarında 2014-2015 güz döneminde çalışan öğretmenler ve okul müdürlerini kapsamaktadır. Örneklemin tamamı araştırmaya dahil edilmiş, dağıtılan 250 anketten 163 anket toplanabilmiş ve bunlardan 150 anketin kullanılabilir olduğu görülmüştür. 20 okul yöneticisi ve 130 öğretmen tarafından cevaplanan 150 anketin 46 tanesi özel ilköğretim kurumlarının ortaokul kısımlarında; 81 tanesi özel Anadolu, Fen ve Sosyal Bilimler liseleri, 23 tanesi de özel meslek lisesi öğretmen ve yöneticilerine aittir. Araştırmaya katılan katılımcılara dağıtılan anketin birinci bölümünde demografik bilgiler yer almaktadır. Uygulama başlıklı ikinci bölümde ise sosyal medya ve internet kullanım amaçlarını, düzeylerini, ortamlarını içeren sorular bulunmaktadır (Demir 2001). Ölçeğin üçüncü bölümünde Demir (2001) tarafından geliştirilmiş, güvenirliliği ve geçerliliği test edilmiş 17 maddeden oluşan İnternet ve sosyal medyanın eğitimde kullanılmasına ilişkin görüşleri içeren anket yer almıştır. Kullanılan anketlerin güvenirlik çalışması için hesaplanan iç tutarlılık katsayısı (Cronbach Alpha) değerinin α =0.857 olduğu görülmüştür. Yapılan güvenirlik çalışmalarına ilişkin bulgular, ölçeklerin güvenilir bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Araştırma verilerinin analiz edilmesinde frekans, yüzde verileri, Kolmogrov Smirnov, Kruskall Wallis H ve Mann Withney U testleri uygulanmıştır. Araştırmanın bulgularında, sosyal medyanın eğitimde kullanılmasına dair düşüncelerde "cinsiyet" değişkenine göre bayan eğitimciler lehine istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunmuş, diğer değişkenlere göre ise anlamlı bir fark bulunmamıştır. Okul yöneticileri ve öğretmenler sosyal medyanın eğitimde kullanılması ile alakalı genelde olumlu düşünmekle beraber, en çok olumlu karşıladıkları maddeler: "Sınıf içi ve dışı ders materyallerine kolayca ulaşım sağlar"; "Ders ortamını zenginleştirmiş olur"; "Öğrencilere verilen eğitim düzeyini yükseltir" ve "Öğrencilerin motivasyonunu artırır" şeklinde sıralanmıştır. Genellikle taşınabilir araçlar ile sosyal medya ortamlarına erişen eğitimcilerin, eğitsel amaçlı tasarlanan sosyal medya araçlarını oldukça az kullandıkları görülmüştür. Bu doğrultuda tartışma ve öneriler geliştirilmiştir.

Bilal İbrahim Feyzioğlu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Fen Lisesi ve Sosyal Bilimler Lisesi öğrencilerinin sosyal medya kullanım alışkanlıklarının incelenmesi (Kütahya ili örneği)

Bu çalışmanın amacı Fen Lisesi ve Sosyal Bilimler Lisesi Öğrencilerinin sosyal medya kullanım alışkanlıklarının nasıl olduğunu saptamak ve iki eğitim kurumu öğrencilerinin bu alışkanlıklarını çeşitli değişkenlere göre incelemektir. Karma modelde desenlenen araştırmanın örneklemi, Kütahya merkezde bulunan Nafi Güral Fen Lisesi ve Kütahya Sosyal Bilimler Lisesi öğrencilerinin tamamıdır. Çalışmanın veri toplama araçları olarak Argın (2013) tarafından geliştirilen "Sosyal Medya Tutum Ölçeği" ile öğrenciler için hazırlanmış açık uçlu sorular kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, t testi ve tek yönlü varyans analizi testleri kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre sosyal medya kullanım alışkanlıklarında cinsiyet, gelir düzeyi, baba öğrenim durumu, sosyal medya platformlarını kullanım zaman aralığı, sosyal medya platformlarını kullanım sıklığı, sosyal medya platformlarında geçen zaman ve hangi platformu daha en çok kullandığı değişkenleri açısından anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır. Ayrıca öğrencilerin sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımların bulundukları okula göre farklılık gösterdiği görülmüştür. Araştırmada öğrenciler sosyal medyaya yönelik olumlu ve yüksek tutum sergilediği, öğrencilerin 4 yıldan fazla zamandır sosyal medya kullanıcısı olduğu ve günde 61-120 dakika sosyal medya hesaplarını kullandıkları tespit edilmiştir.

Lise öğrencileriSosyal medyaÖğrenci tutumu
Mehmet Emin Kalender
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00