
121
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Anlamsal ağ teknolojilerinin gıda işletmelerinde ürün izlenebilirliği için kullanımının araştırılması
Bu çalışmanın amacı, anlamsal ağ teknolojilerini kullanarak gıda izlenebilirliğini sağlayabilecek ontolojinin geliştirilmesidir. İlişkisel veri tabanlarıyla ya da algoritmalarla izlenebilirliğin sağlanması mümkündür ancak Anlamsal Ağ teknolojileri, uygun ve esnek yapısı nedeniyle izlenebilirliği basit ve paylaşılabilir hale getirebilmektedir. Sonuç olarak tasarlanan ontoloji proses tabanlı "girdi – proses – çıktı" modeli kullanılarak geliştirilmiştir. Ontoloji kullanılarak, proses sırasında anlamsal ağ girdilerinin işlenmesi halinde, ham maddeden nihai ürüne kadar geri ve ileri izlenebilirliğin sağlanması öngörülmüştür. Bu çalışmada, izlenebilirliğin minimum gereksinimlerini karşılayabilecek ontolojinin sınıf ve özellikleri tasarlanmış, en alt düzey aksiyomları geliştirilmiştir. Geliştirilen ontoloji, test verileriyle sınanmış, izlenebilirlikle ilgili SPARQL sorguları başarıyla yanıt vermiştir.
Motorlu taşıtlar sürücü kursiyerleri teorik sınavı ile elektronik sınavının çeşitli değişkenler açısından karşılaştırılması
Türkiye'deki teorik sınavların yapılma ve değerlendirme aşamasında fazla zaman harcanması ve yüksek maliyetler olması sebebiyle kısa zamanda sonuçlanan ve düşük maliyetli yeni sınav sistemlerine ihtiyaç doğmuş ve yeni sınav sistemi olan elektronik sınav sistemi uygulamasına da geçilmiştir. Gelişen teknolojinin eğitim alanında kullanılması, sınavların uygulama ve değerlendirme aşamasını hızlı yapılmasını sağlamaktadır. Bu sebeplerden dolayı Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yapılan Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursiyerleri Sınavı (MTSKS) yanı sıra Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursiyerleri Elektronik Sınavı (MTSKES) adıyla yeni bir sınav sistemi uygulanmaya başlanmıştır. Uygulanmakta olan bu iki sınav sisteminde de adayların sürücü belgesi alabilmesi için bu sınavlardan birine girerek başarılı olması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, ehliyet alabilmek için sınava giren sürücü adaylarının MTSKS ortalama puanları ile MTSKES ortalama puanları arasındaki ilişkinin incelenmesi, MTSKS ve MTSKES ortalama puanlarının cinsiyete, yaşa, sertifika türüne ve İstatiksel Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS Düzey-1)'na göre karşılaştırılması yapılmıştır. Cinsiyet değişkenine göre T-test analizi uygulanmıştır. Yaş, sertifika türü, İBBS Düzey-1 değişkenlerine göre ise tek yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Analizler IBM SPSS programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın evrenini, 20 Mayıs 2017 tarihinde yapılan MTSKS'ye giren 186.721 sürücü adayı ve 2017 yılında yapılan MTSKES'ye giren 287.011 sürücü adayı oluşturmaktadır. Kâğıt-kalem ortamında yapılan sınavın bilgisayar ortamında yapılan sınava oranla bütün değişkenlerde daha düşük puan ortalamasına sahip olduğu tespit edilmiştir. Bilgisayar ortamında yapılan sınavların hem sınava giren adaylar açısından hem de sınavın uygulanması, okunması, değerlendirilmesi ve verilerin saklanması açısından daha iyi bir sınav sistemi olduğu düşünülmekte olup ülkemizde elektronik sınav sisteminin yaygınlaştırılması önerilebilir.
Otomotiv üretiminde kağıtsız imalat konsepti: Bir sanayi 4.0 uygulaması
Internet teknolojilerinin gelişimiyle gerçek dünya ile sanal dünya giderek iç içe girmekte ve Internet of Things'i (IoT), yani "Nesnelerin İnterneti"ni oluşturmaktadır. Bu güçlü birleşim dünyanın birçok ülkesinde devlet politikası olarak ele alınan "4. Sanayi Devrimi" (Endustry 4.0) olarak da adlandırılmaktadır. Sanayi 4.0 hızla ilerlemekte olan bilişim ve iletişim teknolojilerinin imalat teknolojileri ile etkileşimini ve bu sayede üretim aşamalarında verimlilik, etkinlilik, ekonomikliği artırmayı ve dolayısıyla rekabet gücünü yükseltmeyi hedeflemektedir. Bu çalışmada, büyük bir otomatif fabrikasında dijitalleşmeye yönelik detaylı araştırma yapılıp, üretim ortamında güncel bilişim ve imalat teknolojilerinin etkin şekilde kullanarak doğacak yeni fırsatlar analiz edilecektir. Bu bağlamda Türkiye de bir otomotif üretim merkezinin günlük imalat ve intralojistik süreçlerindeki kağıt baskılarını, sanayi 4.0 bileşenleri çerçevesinde, minimize edebilecek ve hatta tam olarak kaldırmaya yönelik örnek bir konsept çalışılacaktır. Bu konsept çalışmasında RFID, E-Ink, Tablet, Google Glass ve benzeri güncel bilişim yazılım ve teknolojileri temin edilip, mevcut otomotif üretim ve içlojistik süreçlerine dahil edilerek test edilecektir. Uygulamanın çalışanların üzerindeki etkisi, süreçlere getirdiği stabilite; alan-/zaman tasarrufu, hata minimizasyonuna katkısı ve maliyeti önceki durum/yeni durum karşılaştırılarak incelenecektir. Analiz fazlında zaman etüdü, alan tasarruf- yatırım maliyet hesabı, hata-risk analizinden toparlanan veriler değerlendirilecektir. Pozitif olarak değerlendirilen teknoloji ve konsepti imalat sektöründe faaliyet gösteren büyük ölçekli bir fabrikada pilot olarak uygulanıp, sonuçları paylaşılacaktır.
Fatih Projesi kapsamındaki Z-kitap uygulamasının 7. sınıf öğrencilerinin matematik dersine yönelik tutum, motivasyon ve başarısına etkisi
Bu tez çalışmasında, eşitlik ve denklem konusunun öğretiminde FATİH Projesi kapsamındaki Z-kitap uygulamasının 7. sınıf öğrencilerinin matematik dersine yönelik tutum, motivasyon ve başarısına etkisi incelenmiş ve elde edilen bulgular doğrultusunda öneriler geliştirilmiştir. Araştırmada yarı-deneysel model kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 40 (20'si deney ve 20'si kontrol) ilköğretim yedinci sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Kontrol grubunda eşitlik ve denklem konusunun öğretimi sürecinde MEB tarafından belirlenen ders kitapları ve program doğrultusunda öğretim yapılmış, deney grubunda ise buna ilave olarak Z-kitap uygulaması ile öğretim yapılmıştır. Araştırmada veri toplamak için, Aşkar (1986) tarafından geliştirilen Matematik Dersine Yönelik Tutum Ölçeği, Keller (2010) tarafından geliştirilen, Dinçer ve Doğanay (2016) tarafından uyarlama çalışması yapılan Öğretim Materyaline İlişkin Motivasyon Ölçeği ile araştırmacı tarafından geliştirilen eşitlik ve denklem konusuna ilişkin Matematik Başarı Testi ön-test ve son-test olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler normal dağılım göstermesi durumunda bağımsız örneklem t-testi, normal dağılım göstermemesi durumunda ise Mann-Whitney U-testi ve Non-Parametric ANCOVA (Quade Method) kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda Z-kitap uygulamalarının öğrenci ders başarısı ve motivasyon üzerinde istatistiksel olarak etkili olmadığı, matematik dersine yönelik tutum üzerinde ise istatistiksel olarak etkili olduğu görülmüştür.
İhracat firmalarının sosyal medya kullanım amaçları- BAİB (Batı Akdeniz İhracatçı Birliği) örneği
Bu araştırmanın konusu ihracat firmalarının sosyal medya kullanım amaçlarıdır. Bu çalışmada ihracat firmalarının hangi sosyal medya platformlarını kullandıkları, kullanım frekansları, hangi amaçlarla kullandıkları, kullanıcıların nitelikleri, kullanım süreleri, kullanılan diller gibi pek çok değişkenle aralarında bir benzerlik ilişkisi olup olmadığının tespiti amaçlanmıştır. İhracat firmalarının ticari amaçlı sosyal medya kullanımının ve literatür kaynaklarının az olması en önemli kısıtlardan birini oluşturmakta, bu nedenle bu tez çalışmasının önemini arttırmaktadır. Bu çalışma Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği'ne kayıtlı 16 ihracat firması «amaçlı örneklem yöntemi» ile belirlenmiş, toplam 33 soru içeren yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak derinlemesine mülakat tekniği uygulanmıştır. Yazılı Word formatına dönüştürülen sesli kayıtlar, nicel veriler için (ilk 16 soru) SPSS 21.0 ve MS Excell programlarında, nitel veriler için Nvivo 12 programında kelime bulutlarından gruplandırma yapılarak kodlanmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; Firma imajına katkı sağlamak, Yeni müşteri bulmak, Pazarlama yapmak, Müşteri ilişkileri yönetimi, İnsan kaynakları yönetimi, Firma içinde görüş alış verişi yapmak, AR-GE yapmak amacıyla sosyal medya kullanmaktadır. En çok kullanılan sosyal medya platformları ise kullanım oranları en çoktan en aza doğru; Facebook, LindkedIn, Twitter, Instagram, You Tube ve Pinterest olduğu görülmüştür. Burada en çok kullanılan sosyal medya ile en çok tercih edilen sosyal medya kullanım amaçlarını karşılaştırıldığında; Firma imajı için Facebook, distribütör bulmak ve pazarlama yapmak için LinkedIn ve Twitter kullanıldığı tespit edilmiştir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırmada verilerin elde edilmesinde görüşme formu kullanılmıştır. Veri toplama aracının hazırlanmasında, literatürdeki diğer görüşme formları incelenerek bir taslak hazırlanarak uzman görüşü alınmış ve böylece görüşme formuna son hali verilmiştir. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren, BAİB'de kayıtlı 15 ihracat firması amaçlı örneklem olarak belirlenmiş ve bu firmaların sosyal medya uzmanlarıyla mülakat yapılmıştır.
Türkiye'de e-fatura uygulaması ve kullanıcı şirketlerin e-faturayı değerlemesi
Bu çalışmanın amacı yaklaşık 10 yıldır Türkiye'de uygulanmakta olan ve 2013 yılından sonra zorunluluk haline gelen e-fatura uygulamasına, firmaların zaman içinde değişen yaklaşımlarını ortaya koymaktır. Tez kapsamında 112 firmanın katıldığı anket çalışması, Ocak 2018 tarihinde yapılmıştır. Anket, katılımcıların kolay ulaşması açısından Google form üzerinden hazırlanmış ve e-posta yoluyla cevaplandırılmıştır. Analiz bulgularına göre firmalar e-fatura uygulamasını bir yasal zorunluluk olarak değil işlerini kolaylaştıran, pratikleştiren ve hızlandıran uygulama olarak görmektedirler. E-fatura uygulamasının arşivleme ihtiyacı hissedilmeden kullanılmaya başlanmış olması da piyasanın uygulamaya gösterdiği güvenin sonucudur. E-fatura uygulamasından duyulan memnuniyetin göstergesi olarak çalışmanın yapıldığı tarihlerde yeni bir uygulamaya olan e-irsaliye katılımcılar tarafından benimsenmiştir. E-arşiv konusunda ise katılımcılar tıpkı e-faturada olduğu gibi iş ve işleyişi kısaltması, kargo maliyetlerini azaltması ve çevreci olması yönüyle memnuniyetlerini ifade etmişlerdir. Çalışma kapsamında firmaların süreçte zorlandıkları husus, Mali mühür edinme süreci ve e-fatura uygulamak için eğitim alma ihtiyacıdır. E-fatura uygulamasının ticari sırları ifşa ettiğine yönelik genel algı ise halen sürmektedir.
Bilgi-işlemsel düşünme becerisinin kazandırılmasına yönelik bir ortam tasarımı ve geliştirilmesi
Teknolojinin gelişimi birçok kavramın tanımının yeniden yapılmasını gerektirdiği gibi, yeni kavramları da oluşturarak hayatımızın içerisinde yer almasını sağlamıştır. Bu kavramların en başında çocuklarımızın karşılaştığı problemler ve iş hayatına hazır olabilmesi ile sahip olması gereken özelliklerin oluşturulduğu 21. yy. becerileri gelmektedir. Bu çalışmada; yeni ortaya çıkan kavramlar içerisinde olan 21. yy. becerilerinden bilgi-işlemsel düşünme becerisi ele alınmış ve bu becerinin kazandırılması amacıyla çevrimiçi bir ortam geliştirilmiş ve tasarlanmıştır. Bu araştırma bir tasarım ve geliştirme araştırması olup, tasarım ve geliştirme araştırmaları arasında tip-1 adı verilen, yeni ürün ve araç geliştirmeyi amacı ile yapılan araştırmalar arasında yer almaktadır. Tasarım ve geliştirme araştırmalarının en belirgin özelliği olarak yapılan çalışmanın gerçek dünya ile bir bağ kurması söylenebilir. Tasarım ve geliştirme araştırmaları yapılış biçimi bakımından değerlendirildiğinde ADDIE (Analiz, Tasarım, Geliştirme, Uygulama, Değerlendirme) modeli ile gerçekleştirilmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir. ADDIE modeli içerisinde analiz, tasarım, geliştirme, uygulama ve değerlendirme basamaklarını içermektedir. Bu çalışmada, konunun uzmanları ve kullanıcı kitlesine yönelik nitel veri toplama araçları arasından görüşme tekniği kullanılmıştır. Bu kapsamda 5 öğrenci ve 5 uzman ile sürekli olarak görüşülerek ortam hakkındaki görüşleri alınmıştır. Alınan uzman ve öğretmen görüşleri ile beraber ortam üzerinde çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Ortamın tamamlanması ile beraber otantik görevler belirlenerek otantik kullanıcılar olan 3 öğrenci ile kullanılabilirlik testleri yapılmıştır. Tüm geliştirme süresi boyunca yapılan görüşmeler ve testler ile beraber ortamın senaryoları tekrar değerlendirilerek son hali verilmiştir. Yapılan görüşmeler ve kullanılabilirlik testlerinde öğrencilerin eğitim ortamına çok hızlı bir şekilde uyum sağladığı, uzmanların ise bu ortama dair daha fazla endişesinin bulunduğu görülmüştür. Uygulama ortamı tasarımı ve geliştirilmesi sırasında bir programlama dili sözdiziminin benimsenmesi gerekliği görülmüştür. Ülkemizde bu alanda yapılan uygulama birçok uzman tarafından olumlu karşılanmıştır. Uygulama renkleri, içinde kullanılan karakterler ve uygulama içerisinde çalan müzikler öğrencilerin doğrudan doğruya motivasyonlarının artmasına neden olduğu gözlemlenmiştir.
Ağ yönetim sistemlerinin incelenmesi ve örnek bir kurumsal geniş alan ağı uygulaması
Bilgi güvenliği gibi, ağ yönetimi de bilgisayar ve ağ kullanıcılarının görmezden geldiği önemli bir konudur. Kurumsal uygulamalarda geniş ve birbirinden uzak coğrafi bölgeler ile çok sayıda yönetim alanına yayılabilen, güvenli ve yüksek performansa sahip ağ bağlantılı bilgisayar altyapılarına ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak bu tür altyapılarda kullanılan donanımlarda fiziksel ya da yazılım kaynaklı arızalar meydana gelebilmekte ve ağ performansı yetersiz kalabilmektedir. Bu çalışmada ağ yönetim sistemi alt yapısında yer alan mimari araştırılarak, tasarlanacak ağ yönetim sistemine örnek olması için günümüzde en çok kullanılan ağ yönetim sistemlerinin özellikleri incelenmiştir. İncelemelerden edinilen kazanımlar doğrultusunda yönetimi kolaylaştırmak için kurumsal geniş alan ağının nasıl kurulacağı ve ideal bir ağ yönetim sisteminin tercih edilmesi için gerekli olan özellikler hakkında detaylı bilgiler verilmiştir. Tasarım aşamasında, ağ yönetim sisteminin kurulumunda yapılması gerekli işlemler adım adım anlatılarak, yapılan işlemlerin sonucunda kurumsal şirketlerin hata yönetimi, performans yönetimi, hesap yönetimi, yapılandırma yönetimi ve güvenlik yönetimi alanlarında elde edeceği faydalar ortaya çıkarılmıştır.
Davranış odaklı geliştirme yaklaşımıyla bir test otomasyonunun geliştirilmesi ve sürecin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı öğrenme yönetim sistemi olan Moodle uygulamasını kullanıcı rolleri açısından fonksiyonel olarak özelliklerinin çalışabilirliğini kontrol edecek test otomasyonunun geliştirilmesidir. Davranış Odaklı Geliştirme yaklaşımıyla manuel test ve otomasyon yazılım testlerini gerçekleştirmektir. Bu süreçte manuel test ve otomasyon test süreçlerini zaman, insan kaynağı, olumlu-olumsuz yönleri, sınırlılıkları ve kullanılabilirlik farklılıklarının karşılaştırılması yapılmıştır. Bu araştırmada kapsamın, kullanıcı gruplarının belirlenmesinde alan uzmanlarının görüşlerine başvurulmuştur. Bu doğrultuda kullanıcı rollerine ait kullanıcı davranışlarının fonksiyonel analizi yapılmıştır. Sonrasında kullanıcı davranışları Davranış Odaklı Geliştirme yaklaşımına göre kullanıcı hikâyeleri yazılmıştır. Uzman görüşleri alındıktan sonra Moodle uygulamasının manuel yazılım testleri ve yazılım test otomasyonu yapılmıştır. Kullanıcı hikâyeleri Ruby, Cucumber, Gherkin ve Selenium Webdriver yazılım araçları kullanarak otomatize edilmiştir. Optimisazyon aşamasında otomatize edilen senaryoların grup halinde birlikte çalışabilirliği sağlanmıştır. Moodle uygulamasında tanımsız olan class yapılarından dolayı bazı senaryoların test otomasyonu yapılamamıştır. Bu nedenle özellik dosyalarının bir kısmı tekrarlı olarak çalıştırılamamıştır. Araştırma sonucunda manuel testlerin tamamlanmasının uzun zaman aldığı görülmüştür. Yazılım test otomasyon sürecinde testlerin otomatize edilmesinin uzun sürdüğü fakat çalışma süresinin kısa sürdüğü görülmüştür. Otomatik testlerin çalıştırılma süreleri ve sonuçlanması manuel testlere göre daha kısa zamanda tamamlanmıştır. Bir birlerine bağımlı test senaryolarının otomatik hale gerilememesinden dolayı otomatize edilen testlerin sürekli çalıştırılamadığı görülmüştür. Davranış Odaklı Geliştirme yaklaşımıyla yazılım testlerinin ilgili yazılım geliştirme ekibinden bağımsız yapılması test aktivitelerinde daha fazla zaman harcanmasına neden olduğu görülmüştür.
Kodlama eğitiminin ilkokul öğrencileri üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı kodlama eğitiminin ilkokul öğrencileri üzerindeki etkisinin incelemektir. Bu amaç doğrultusunda nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanılmasına olanak sağlayarak, yapılan çalışmaları güçlendirebilmek adına yaygın olarak kullanılan karma modelden yararlanılmıştır. Çalışmanın nitel verilerinin incelenmesi için nitel bir araştırma deseni olan durum çalışması kullanılmıştır. Çalışmanın nicel verilerinin incelenmesi için nicel araştırma yöntemi zayıf deneysel desen türlerinden tek grup öntest-sontest deseni kullanılmıştır. Nicel verilerin elde edilmesinde araştırmacı tarafından geliştirilen kodlama beceri testi kullanılmıştır. 2017-2018 eğitim-öğretim yılı içerisinde Bolu ilinde öğrenim görmekte olan 26 ilkokul öğrencisine 6 haftalık eğitim verilerek bu eğitime ilişkin uygulama yapılmıştır. Nicel veriler SPSS 23.0 programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde ilişkili örneklem T-testi kullanılmıştır. Nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak elde edilmiş, elde edilen veriler içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Kodlama eğitimi beceri testi verileri analiz edildiğinde ön test ve son test arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu ve öğrencilerin kodlama beceri testinden elde ettiği puanların yükseldiği görülmüştür. Görüşme verileri analiz edildiğinde öğrenciler kodlama eğitimi için planlanan süreci yararlı, öğretici, eğlenceli olduğunu belirtmişler ve bilgisayarsız ortamda uygulanan etkinliklerin bilgisayarlı ortamdaki uygulamalara zemin hazırladığını ifade etmişlerdir. Bilgisayarlı ortamda gerçekleştirilen kodlama etkinliklerinin kalıcı olması, ürettikleri ürünleri ortaya koymalarına olanak sağlamasından dolayı daha fazla tercih edildiği, öğrencilerin sonraki süreçte programlama eğitimi almalarına yönelik ilgi ve motivasyonlarında artış olduğu, kendilerini geliştirmek istedikleri gözlemlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına genel olarak bakıldığında araştırma kapsamında uygulanan kodlama eğitiminin öğrencilerin kodlama becerilerini yükselttiği bulunmuştur. Ayrıca bilgisayarsız kodlamanın, bilgisayarlı kodlamadan önce uygulanması gereken bir süreç olduğu, bununla birlikte çocukların bilgisayar ortamında kodlama yaparken üretmeyi sevdikleri ve kendi yaptıkları oyunları oynamak istedikleri ortaya çıkmıştır.
Ulusal bir web sitesi oluşturucu tasarımı
Bu çalışmanın odak noktası, internet ve internet yazılımcılığı konusunda dışa bağımlılığın getirmiş olduğu dezavantajları irdelemek ve bu konuda birtakım çözüm önerileri sunmaktır. İnternet, yerel sınırları olmayan bir ağdır. Veri kaynakları birbirlerine kilometrelerce uzaklıkta da olsa cihazlar kendi aralarında saniyeler içerisinde iletişim kurabilmekte ve etkileşim sağlayabilmektedir. İnternetin bu özelliği küresel platformların oluşmasına zemin hazırlamıştır. Özellikle son yıllarda hayatımıza giren sosyal medya kavramıyla yerel platformlar, küresel platformlar karşısında zayıflamış ve tekelleşme ivmesi hız kazanmıştır. Bu gelişmenin yanı sıra, insanların internet kullanım oranları da her geçen gün artmaktadır. Web 1.0'da tamamen alıcı olan internet kullanıcıları, Web 2.0'ın hayata geçmesiyle internete katkıda bulunabilen bireyler haline gelmiştir. Web 2.0'ın ağa yayılmasıyla kendi içeriklerini üretebilen kullanıcılar internetin hatırı sayılır bir güç haline gelmesinde de büyük rol oynamışlardır. Küresel platformların tekelleşme süreci sosyal medya platformlarında kendisini gösterdiği gibi internet yazılım sektöründe de etkisini giderek artırmaktadır. Tezde, internette dışa bağımlılık konusu internet yazılım teknolojilerinin gelişim süreçleri mercek altına alınarak değerlendirilmiştir. Web sitelerinin geçirdiği evreler incelenmiş, elde edilen verilerle geçen süre içerisinde yerlilik ve dışa bağımlılık istatistikleri karşılaştırılmıştır. Yazılım sektöründe payını giderek artırmakta olan web sitesi oluşturucu sistemler tanıtılmış, bu sistemleri oluşturan küresel platformların kullanım oranları tespit edilmiştir. Ülkelerin stratejik yatırım olarak görmekte olduğu yazılım sektörünün dışa bağımlı hale gelmesiyle ulusal güvenlik ve ekonomi ekseninde yaşanabilecek olumsuzluklar değerlendirilmiştir. Bu noktada, tamamen dışa bağımlı olan web sitesi oluşturucu platformlarının yerli alternatiflerinin oluşturulması gerekliliği tartışmaya açılmıştır. Çalışma kapsamında ulusal bir web sitesi oluşturucu platformu geliştirilmiş ve platform yazılım geliştiricilerin deneyimlemeleri amacıyla internet üzerinden yayınlanmıştır.
Üniversite kütüphanesi verileri üzerinde veri madenciliği yöntemlerinin uygulanması
Günümüzde her alanda üretilen verilerin çoğu yapılandırılmamış biçimde veri yığını olarak veri tabanlarında veya veri ambarlarında tutulmaktadır. Bu durum büyük miktardaki veriden bilginin çıkarılmasını zorlaştırmaktadır. Akademik kütüphanelerde kullanıcı ile ilgili yapılandırılmamış büyük miktarda verinin yönetimi de zor ve önemli hale gelmiştir. Bu bağlamda veri madenciliği yöntemleri kullanılarak üniversite kütüphanesinde öğrencilerin kitap alma davranışları üzerinde çalışmalar yapılması önemli hale gelmiştir. Bu çalışmada, Afyon Kocatepe Üniversite kütüphanesinden alınan veri setinde öğrencilerin cinsiyet, yaş, bölüm, sınıf gibi bilgileri ve hangi kitapları aldıkları, alınan kitapların ne kadar süre onlarda kaldığı gibi bilgiler veri olarak kullanılarak, veri madenciliği yöntemleri çalıştırılmıştır. Öncelikle ham verilerin temizlenme aşamaları ele alınarak, gereksiz verilerin çıkartılması, işe yarar verilerin analizlere aktarılması sağlanmıştır. Düzensiz ve karmaşık haldeki ham veriler düzenlenip, homojen kümeler oluşturularak verilerin anlamlı ve ilişkilendirilebilir hale getirilmesi hedeflenmiştir. Model seçimi aşamasında veri madenciliğinin sınıflandırma ve kümeleme algoritmaları uygulanmıştır. Daha sonra Weka programı yardımıyla öğrencilerin bölüm, fakülte/enstitü, iade gün sayısı ve alınan kitabın türü kriter olarak kullanılarak sonuçlar görselleştirilmiştir. Aynı zamanda veriler, sınıflandırma ve kümeleme algoritmalarından çalışmanın amacına en uygun olan algoritmalar kullanılarak incelenmiştir. Bu araştırma sonunda, öğrencilerin kitap alma davranışları incelenmiş, bölümlerine göre hangi kitapları tercih ettikleri, hangi derslerde daha çok araştırma yapıldığı, alınan kitapların birbirleri ile karşılaştırılması ve üniversite genelinde bölüm ve fakültelere göre kitapların dağılımı gibi istatistiksel sonuçların grafiklerle gösterilmesi sağlanmıştır. Bu çalışma sonunda elde edilen bilgi ve örüntülerle geliştirilebilecek kitap önerisi sistemleri, yoğun kullanıcılı ve büyük hacimli kitaba sahip üniversite kütüphaneleri için çözümlerden biri haline gelebilir. Aynı zamanda geliştirilebilecek bir kullanıcı profili ödünç alma sistemine dayalı bir kütüphanede kitap öneri sistemi kullanmak kitap erişimini kolaylaştırabilecektir.
Mobil cihazlara uygulama geliştirmek için kullanılan platformların ve dillerin karşılaştırılması
Günümüzde mobil cihazlar çok yaygın bir kullanım alanına sahiptir. Bu cihazlarda farklı işlemler için geliştirilmiş mobil uygulama olarak adlandırılan programlar kullanılmaktadır. Bugün yazılım sektöründe amatör ya da profesyonel mobil uygulamalar geliştirmek amacıyla kullanılabilecek çok sayıda platform mevcuttur. Söz konusu uygulama geliştirme platformlarının seçiminde çeşitli ölçütlere dikkat edilmesi gerekmektedir. Bunlar; mobil cihazların işletim sistemi (Android, IOS, Microsoft vb.), platformda kullanılan yazılım geliştirme dili (C, Swift, Java vb.), platformun çalışma şekli (çevrimiçi veya çevrimdışı), platformun ücretli ya da ücretsiz olması gibi sıralanabilmektedir. Bu tezde mobil uygulama geliştirmekte kullanılan elliden fazla çerçeve, ondan fazla geliştirme platformu ve editör incelenmiş, öğrenme olanakları, süreleri, avantajları ve dezavantajları karşılaştırılmıştır. Ayrıca karşılaştırılması yapılan platformlarla başlangıç seviyesinde uygulama tasarımları yapılarak mobil programlamaya başlayacak kişilere yol gösterici bir kaynak oluşturulmaya çalışılmıştır.
Türkiye'de sosyal ağların kullanımına yönelik yazılmış tezlerin ve akademik makalelerin incelenmesi
Bilişim sistemleriyle birlikte teknolojinin hızla gelişmesi, internet çağının başlamasına ve internet kullanımın artmasına neden olmuştur. İnternet kullanımındaki artışla beraber sosyal ağlarının da giderek yaygınlaştığı görülmektedir. Sosyal ağlar, insanların internet üzerinde, sanal ortamda iletişim kurmaya yarayan ağlara denir. Sosyal ağlar, kullanıcılara istediği zaman istediği bilgiye ulaşma, farklı kültürden farklı kullanıcılarla iletişime geçme, kendi içeriklerini oluşturma olanakları sağlamaktadır. Günümüzde internet kullanımıyla doğru orantılı olarak, sosyal ağ kullanıcılarının sayısının da giderek arttığı görülmüştür. Sosyal ağ sitelerinin, öğretmenlerin öğretim ve değerlendirme sürecinde kullanması, öğretim deneyimlerini zenginleştirmesi, öğrencilerin öğrenme sürecini desteklemesi gibi özelliklerden dolayı eğitim amaçlı kullanılmasında giderek artış göstermektedir. Buna bağlı olarak, sosyal ağların eğitim amaçlı kullanılmasını konu edinen akademik çalışmaların artış gösterdiği düşünülmektedir. Yapılan araştırma ile 2009-2017 yılları arasında sosyal ağların eğitim amaçlı kullanımı ile ilgili yazılmış tezlerin ve makalelerin incelenerek içerik analizi yapılmıştır. Bu araştırma ile ülkemizdeki sosyal ağ kullanımının eğitime katkı sağlaması, yapılan hataların ortaya çıkartılması, alandaki eksiklikler açısından ışık tutması, bu alanda çalışanlara rehberlik etmesi, alana yönelik farkındalık yaratması ve bu alanda literatüre katkı sağlaması hedeflenmiştir. Araştırmanın amacını gerçekleştirebilmek için "Sosyal ağların eğitim amaçlı kullanılmasına yönelik yapılmış akademik çalışmalar içerik açısından nasıldır?" problemine cevap aranmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemi, durum çalışması deseni kullanılmıştır. Böylece 2009-2017 yılları arasında sosyal ağların eğitim amaçlı kullanımına yönelik yazılmış tez ve makalelerin derinlemesine incelenmesi ve yorumlanması yapılmıştır. Bu çalışmanın çalışma grubunu, 2009-2017 yılları arasında Türkiye'de sosyal ağların eğitim amaçlı kullanımına yönelik yayımlanan bütün tez ve makaleler oluşturmaktadır. Çalışmanın konusunu yansıtan en uygun yayınlara ulaşabilmek için amaçlı örneklem yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2009-2017 yılları arasında Türkiye'de sosyal ağların eğitim amaçlı kullanımına yönelik yazılmış 59 yüksek lisans tezi, 9 doktora tezi ve 56 akademik makale olmak üzere toplamda 124 çalışma oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak belirli kriterler belirlenmiş ve daha önce Türkan (2015) tarafından geliştirilen "Din Eğitimi Tezleri İnceleme Formu" (DETİF), Göktaş vd. (2012) tarafından geliştirilen "Eğitim Teknolojileri Yayın Sınıflama Formu", Benzer ve Erümit (2017) tarafından geliştirilen "Tez İnceleme Formu ve Bulgu Özetleri" formlarından faydalanılarak veri toplama formu oluşturulmuştur. Araştırmada kullanılan veri toplama formunun geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Veri toplama formunun yeterli geçerlik ve güvenirlik oranına sahip olduğunu görülmüştür. Araştırmada edilen sonuçlar frekans ve yüzde dağılımları ile ifade edilmiştir. Araştırmada yapılan içerik analizinde, tezlerin ve makalelerin içerik analizi 31 kriter ile sınırlandırılmıştır. Araştırma bulgularına göre en fazla akademik çalışma 2015 yılında Hacettepe Üniversitesinde yapılmıştır. Araştırmalarda en fazla nitel araştırma yöntemi ve deneysel model kullanılmıştır. Çalışmaların genellikle yükseköğretim kademesinde yapıldığı belirlenmiştir.
Scratch programı öğretiminde birlikte öğrenme tekniği kullanımının öğrencilerin akademik başarısına ve öz yeterlik algısına etkisi
Bu araştırmanın amacı Bilişim Teknolojileri ve Yazılım dersi kapsamında açılan DYK(Destekleme ve Yetiştirme Kursu) programında Scratch ile programlama ünitesinin öğretiminde birlikte öğrenme tekniği kullanımının öğrencilerin akademik başarısına ve Scratch programına karşı öz yeterliliklerini olan etkisini incelemektir. Araştırmada asıl amaca ek olarak, birlikte eğitim programının uygulandığı deney grubu ve geleneksel eğitim programının uygulandığı kontrol grubu öğrencilerinden kadın ve erkekler arasında akademik başarı ve öz yeterlilik düzeyleri arasındaki farkların incelenmesi araştırma kapsamında tutulmuştur. Yapılan çalışma deneysel araştırma modeline göre desenlenmiş olup deney grubunda işbirlikli öğrenme yöntemlerinden birlikte öğrenme tekniği, kontrol grubunda ise öğretmen merkezli geleneksel öğretim yöntemi uygulanarak Scratch ile programlamanın öğretilmesi hedeflenmiştir. Araştırma 2018-2019 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminde İstanbul ili Esenyurt ilçesi Bey- Koop. Ali Çebi Ortaokulu 6. sınıfında öğrenim görmekte olan 28 öğrenci deney grubunda ve 28 öğrenci de kontrol grubunda olmak üzere toplam 56 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Uygulamanın sonunda deney ve kontrol grubunda bulunan öğrencilere Scratch programına ilişkin öz yeterlik ölçeği ve akademik başarı testi uygulanmıştır. Toplanan veriler IBM SPSS 22.0 programıyla analiz edilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda birlikte öğrenme tekniği ile yapılan eğitimin, öğrencilerin Scratch programına ilişkin öz yeterlik algısını ve akademik başarısını olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Fakat hem deney grubu hem de kontrol grubunda bulunan öğrencilerin cinsiyete ilişkin Scratch programına ilişkin öz yeterlik algısı ve akademik başarı notu arasında anlamlı bir farkın olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca Scratch programına yönelik öz yeterlilik algısı ile akademik başarı notu arasında aynı pozitif yönde bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. Daha açık bir ifade ile deney grubundaki öğrencilerinin Scratch programına yönelik öz yeterlilik algısı artıkça akademik başarıları da artmaktadır veya Scratch programına yönelik öz yeterlilik algısı azaldıkça akademik başarıları da azalmaktadır.
Gemilerde güneş ve rüzgar enerji sistemlerinin fiziksel kısıt altında boyutlandırılması ve internet tabanlı izlenilmesi
Günümüzde fosil yakıtlarının rezervlerinin sınırlı olması, çevreyi kirletmesi, küresel ısınmaya yol açması ve enerjiye olan talebin sürekli olarak artması gibi nedenlerden dolayı yenilenebilir enerji kaynaklarından olan güneş ve rüzgar enerjisinin gemilerde de kullanılabilir olması çok önemlidir. Güneş ve rüzgar enerjisinin gemilerde kullanılması ile ilgili bilgileri içeren bu çalışmada örnek bir gemi seçilerek bu gemiye güneş panelleri ve rüzgar türbinleri yerleştirilerek fiziksel kısıt altında bir sistem kurulumu planlanmış ve bu sistem ile geminin enerji ihtiyacı azami ölçüde karşılanmaya çalışılmıştır. Kurulacak olan sistemin geminin tüm enerji tüketimini karşılayamamasından dolayı üretilen enerjiye denk bir tüketici seçimi yapılmıştır. Kurulacak olan sistemin enerji hesabı yapılmış ve üretilen fazla enerji, enerjisiz kalınacak zamanlar için depolanmıştır. İnternet aracılığı ile uzaktan takibi yapılacak şekilde tasarımı yapılan bu sistemin, dizel yakıt ile çalışan gemideki maliyet hesabı yapılarak ve kurulan sistemin yedi yıl sonra masrafını telâfi edebileceği ön görülmüştür. En önemlisi ise kurulacak olan bu sistem sayesinde atmosfere salınan karbondioksit miktarında bir yılsonunda yaklaşık olarak 143 ton civarında azalma sağlanacağı hesaplanmıştır.
E-okul devamsızlık verileri işaretleme sistemi geliştirilmesi
Günümüzde teknoloji hayatın her alanında olduğu gibi eğitim alanında da giderek yaygınlaşmaktadır. Fakat gerek yazılım gerek donanım araçlarının geliştirilmesiyle teknolojinin daha etkin kullanımı söz konusu olabilmektedir. Bu tez çalışmasında Milli Eğitim Bakanlığının kullandığı E-okul sistemine faydalı bir araç geliştirilmesi amaçlanmıştır. Eğitim öğretimin devam ettiği her gün kesintisiz olarak sınıflardan gelen devamsızlık bilgisi okul idaresi tarafından E-okul sistemine girilerek öğrenci devamsızlıklarının izlenebilmesini sağlayan sayısal verilerin üretilmesi gerçekleştirilir. Fakat var olan sistemde okulda kayıtlı bütün öğrencilerin devamsızlıklarının hatasız bir şekilde her gün tekrar tekrar sisteme elle girilmesi için belirli bir mesai ve dikkat gerekmektedir. Bu sorunun çözülerek tüm sınıfların devamsızlık verilerinin hızlı ve doğru bir şekilde otomatik olarak E-okul sistemine girilmesi ile idari anlamda iş yükünü azaltılarak okul yöneticilerine destek olunması amaçlanmıştır. Bu çalışma sayesinde öğretmen ve idareciler yoklama fişlerine devamsızlıkları elle yazmak yerine, optik forma işaretleyerek verilerin görüntü işleme yöntemleriyle okunması mümkün olacaktır. Böylece E-okul sistemindeki devamsızlık girişi sayfasına devamsızlıkların otomatik olarak girilmesi sağlanacaktır. Bu amaçla E-okul sistemine erişen bir yazılım hazırlanmıştır. Hazırlanan yazılım Güneysınır Çok Programlı Anadolu Lisesinde 12 sınıfta 205 öğrenci ile 10 gün boyunca toplamda 120 optik form olarak test edilmiştir. Optik Formda işaretlenen bilgilerin tümü E-okul Sistemine %100 başarı ile işaretlenmesi sağlanmıştır.
"Flipped Classroom" modeliyle hazırlanan derse ilişkin öğrenci görüşlerinin ve ders başarılarının değerlendirilmesi
Araştırmanın amacı, meslek yüksekokulları bilgisayar programcılığı bölümü birinci sınıf müfredatındaki Web Editörü dersinde kullanılan "Flipped Classroom" modeline ilişkin öğrenci görüşlerinin belirlenmesi ve akademik başarının incelenmesidir. Araştırma 2013-2014 akademik yılı bahar döneminde Harran Üniversitesi Siverek Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı Programı 1. Sınıfında öğrenim gören, 17'si deney gurubu, 17'si kontrol gurubu olmak üzere iki gruptaki toplam 34 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma ön-test son-test deney-kontrol gruplu gerçek deneme modelinde yürütülmüştür. Araştırmanın bağımsız değişkeni; Flipped Classroom modelinin uygulanışıdır. Bağımlı değişken ise öğrencilerin akademik başarılarıdır. Araştırma grupları yansız bir şekilde oluşturulmuştur. Deney grubu ile Flipped Classroom modeline uygun olarak, kontrol grubunda ise geleneksel yöntemle ders işlenmiştir. Araştırma hipotezi test edilirken bağımsız örneklem "t-testi" kullanılmış ve SPSS 18.0 paket programı yardımıyla sonuçlar analiz edilmiştir. Elde edilen analiz sonuçlarına göre deney grubunda uygulanan Flipped Classroom modeli ile kontrol grubunda uygulanan derslerin akademik başarı notları arasındaki fark istatistiki açıdan anlamlı bulunmuştur. Flipped Classroom modeli ile işlenen dersin deney grubunda akademik başarı ve öğrencilerin derse karşı görüşlerinde olumlu etkisi olduğu belirlenmiştir.
Gerçek laboratuvar verilerinin veri madenciliği teknikleri ile analizi
Veri madenciliği teknikleri son yıllarda büyük miktarda veri üretilen hemen her alanda kullanılmaktadır. İnsan algısının bazı detayları kaçırma olasılığına karşın gözden kaçan detayların tespit edilip hastalıkların teşhisi, erken teşhis ve tedavi sürecindeki değişiklikler veri madenciliği yaklaşımı ile daha olası hale gelmiştir. Bu araştırmada; bir kamu hastanesinin altı aylık laboratuvar verileriyle; bilinen ve az sayıdaki tetkikle yapılan çalışmalardan farklı olarak, daha fazla biyokimya tetkik değerleri analizlere eklenerek anemi ve türlerinin teşhisinde etkin rolü olan parametrelerin tespit edilmesi için modeller oluşturulmuştur. Anemi ve sınıflandırmasında istenilen test kalabalığı içerisinde tanıyı gözden kaçırmamaya yardımcı olmak amacıyla sağlık alanında veri madenciliği çalışması gerçekleştirilmiştir. Modellemede WEKA açık kaynak veri madenciliği programı kullanılmış olup, sınıflandırma algoritmaları tek tek uygulanarak sonuçlar karışılaştırılmış ve en yüksek performans değerine sahip sınıflandırma algoritmalarının trees.J48 ile rules.PART algoritmaları olduğu tespit edilmiştir. Kümeleme analizi sonuçlarından FilteredClusterer kümeleme algoritmasının veri seti ile %100 uyumlu olduğu görülmüştür. Tertius birliktelik kuralları uzman görüşü ile doğrulanırken, veri setindeki kısıtlamalardan dolayı FilteredAssociator birliktelik analizlerinin ve karar ağaçlarından elde edilen kuralların pratikte tam olarak doğru ve kullanılabilir olmadığı görülmüştür.
Küresel bilekli endüstriyel robotların test kinematik çözümüne geometrik yaklaşım
Bu araştırmada, altı eksenli küresel bilekli endüstriyel robotların ters kinematik denklemin basit geometrik denklemler yardımı ile çözülebileceği gösterilmiştir. Hedef konum bilgileri belirtildiğinde, endüstriyel robotun eklem açı değerlerinin bu hedefe ulaşması için, alması gereken değerlerin hesaplanması işlemi ters kinematik çözüm olarak adlandırılır. Ayrıca bu çalışmada, öne sürülen bu çözüm yöntemi kullanılarak, Rhino3D üç boyutlu modelleme yazılımı içinde çalışan ve bir altı eksenli küresel bilekli endüstriyel robotun benzetiminin yapılabildiği bir eklenti geliştirilmiştir. Geliştirilen bu eklenti, Rhino3D yazılımı içinde bulunan, Grasshopper3D parametrik tasarım yardımcı programı içinde geliştirilmiştir. Böylece, benzetimi yapılan endüstriyel robot, parametrik yazılım ortamında, parametrik değişkenlerle kontrol edilebilmektedir. Bir endüstriyel robotun benzetiminin yapılması, tekillik, erişebilirlik, eksen limitlerinin doğrulanması ve çarpışma hatalarının tespit edilebilmesi için önemlidir. Bu çalışma, bu hataların ortadan kaldırılmasına katkı sağlayacaktır.
Meslek liselerinde sınıf yönetiminde eğitsel sosyal ağ kullanımı
İnternet, günümüz dünyasında muhtemelen temel ihtiyaçlardan biridir. İnternetle birlikte gelişen araçlardan bir tanesi ve hatta en yaygını sosyal ağlardır. Sosyal ağlar; insanların tanışmalarına, iyi vakit geçirmelerine, paylaşımlar yapmalarına, işbirlikçi çalışmalarına fırsatlar sağlar ama bazı durumlarda da zaman kaybetmelerine sebep olur. Son zamanlarda farklı alanlarda kullanılmaktadır. Bu alanlardan bir tanesi de eğitim alandır. Eğitim alanın çekirdeği ve vazgeçilmez bir unsuru olan sınıf yönetiminde sosyal ağlardan faydalanma fikirleri ortaya çıkmaktadır. Eğitimin ve sosyal ağların sentezinden doğan, eğitsel sosyal ağlar, son günlerde artan kullanıcı sayıları ile yaygın hale gelmektedir. Bu çalışmanın esas amacı; Meslek Liselerinde sınıf yönetiminde eğitsel sosyal ağların etkinliğinin test edilmesidir. Bir diğer amacı ise, kullanılan eğitsel sosyal ağın yeterliliğinin ölçülmesidir. Çalışma kapsamında Gündüz (2014)'ün geliştirdiği www.mavikurdele.net adresinden erişilebilen bir sosyal ağ sitesi kullanılmıştır. Uygulama, 2014-2015 eğitim öğretim yılı birinci döneminde, Burdur ilinde bir meslek lisesinde, 48 öğrenci ve bir öğretmen tarafından 6 hafta süre ile kullanılmıştır. Çalışma sonrası veriler; sosyal ağların eğitimde kullanım ölçeği, sosyal ağ kullanışlılık anketi ve ESAS'nin kayıt(log) verileri aracılığı ile toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS20 paket programı kullanılmıştır. Verilerin incelenmesinde; ölçek sorularına verilen cevapların her birinin ortalama değerleri ve standart sapmaları, anket sorularının her birinin, frekansları ve oranları ile site kayıtlarından elde edilen verilerin sayıları ve oranları gibi betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda siteyi kullanan öğrenciler; iletişim, işbirliği ve materyal paylaşımı konusunda sitenin yararlı olduğu, kullanımının kolay olduğu görüşünü belirtmişlerdir. Ayrıca sitenin başka derslerde de kullanılmasının faydalı olacağı şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bununla birlikte öğrenciler; siteye bazı özelliklerin eklenmesi ve görselliğinin artırılması gerektiğini belirtmişlerdir. Uygulama öğretmeni ise, kullanılan site sayesinde; iyi iletişim kuramayan öğrencilerin daha rahat iletişime geçtikleri, grup çalışmalarında artış gözlendiği ve istenmeyen davranış gösteren öğrenci sayısında azalma olduğunu belirtmiştir. Böylece sınıf yönetimi kapsamında ESAS'nin faydalı olacağı anlaşılmıştır.
Ortaokul öğrencilerinin güvenli i̇nternet kullanım durumlarının belirlenmesi
Toplumun her kesiminden insanın özellikle de çocukların internet kullanımındaki artış, internetin ne derece güvenli kullandığı sorusunun önemini arttırmıştır. Yapılan bu çalışmada, ortaokul öğrencilerinin güvenli internet kullanım durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, Afyonkarahisar İli Merkezinde bulunan farklı sosyo-ekonomik düzeye sahip, biri özel, beş ortaokulda 2014-2015 Öğretim Yılı Güz döneminde 5, 6, 7 ve 8. sınıfta öğrenim gören 255'i (%50,7) kız, 248'i (49,3) erkek olmak üzere toplam 503 ortaokul öğrencisi oluşturmuştur. Araştırma tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerden veri toplanması aşamasında video destekli anket çalışması uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler frekans, yüzdelik, aritmetik ortalama, standart sapma, tek yönlü varyans analizi testi (ANOVA) ve t-testine dayalı olarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin güvenli internet kullanımı ile ilgili bilinç düzeyi genel olarak yüksek çıkmıştır. Kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha bilinçli hareket ettikleri görülmüştür. 8. sınıf öğrencilerinin bilinç düzeyinin, 6. sınıf öğrencilerine göre daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin "Telif Hakkı İhlali" ve "Sorun Olabilecek Paylaşımlar" ile ilgili bilinç seviyelerinin düşük olduğu, "Yazılımsal Tehditler" ile ilgili kararsız kaldığı durumlar belirlenmiştir. Ortaokullardaki tüm öğrencilerimizin bilinç seviyelerinin daha yüksek çıkması için, bu araştırmanın sonuçları doğrultusunda çocuklara güvenli internet kullanımı ile ilgili bilinçlendirmeye yönelik eğitsel çalışmalar planlanmalı ve yapılmalıdır.
Siber suç soruşturmalarında adli bilişim incelemeleri
Bu araştırmada, siber suç soruşturmaları başta olmak üzere adli makamlarca yürütülmekte olan neredeyse tüm soruşturmalarda, adli bilişim incelemelerinin kullanılmasının soruşturmanın akıbeti açısından gerekliliği incelenmiştir. Çalışmada siber suç soruşturmalarında delil elde etme yöntemlerinde kullanılan adli bilişim teknolojisi ve incelemelerde kullanılan donanım ve yazılımlardan bahsettikten sonra, çalışma kapsamında bir senaryo oluşturulmuştur. Oluşturulan senaryo çerçevesinde Banka ve/veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması suçu soruşturması gerçekleştirildiği varsayılarak, soruşturma sonucunda tespit edilen şüphelinin adresinde arama ve el koyma işlemi gerçekleştirilmiş ve işlem neticesinde üç adet dijital materyal elde edilmiştir. Dijital materyallerin asılları üzerinde inceleme işleminin yapılması delil bütünlüğünü bozacağından, elde edilen üç adet dijital materyalin adli kopyaları alınarak delil bütünlüğünün korunduğunu gösterir "hash değerleri" tespit edilmiş ve adli kopyalar üzerinde inceleme işlemi gerçekleştirilmiştir. İnceleme işlemi neticesinde, senaryo kapsamında elde edilen ve üzerinde inceleme işlemi gerçekleştirilen dijital materyaller içerisinde Banka ve/veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması suçuna konu olan bilgi ve belgeler tespit edilmiştir. Tespit edilen bilgi ve belgelerin ayrıntılı bir şekilde belirtildiği inceleme raporu, anlaşılır bir dil kullanılarak tanzim edilmiş ve adli makamlara teslim edilmeye hazır hale getirilerek çalışmaya son verilmiştir.
Yüksek tansiyon hastaları için mobil uzman sistem tasarımı
Yüksek tansiyon, sürekli takip ve kontrol gerektiren bir hastalıktır. Yüksek tansiyon hastaları günümüzde hastalıklarının takip işlemlerini ve beslenme alışkanlıklarını düzenli bir şekilde yapamamaktadırlar. Hastaların bu takip ve kontrollerinde doktorlara yardımcı olmak amacıyla bir uzman sistem tasarımı geliştirilmiştir. Bu tez çalışmasında ilk olarak yüksek tansiyon hastalığı, tedavi, kontrol ve takip süreci ile alakalı bilgiler toplanmıştır. Daha sonra gerekli literatür taraması yapılarak ekranlar ve uzman sistem tasarlanmıştır. Tasarlanan bu uzman sistem ile yüksek tansiyon hastalarının tedavisi için gerekli olan bilgiler depolanmış ve beslenme alışkanlıkları düzeltmek için ise günlük diyet önerilerinde bulunulmuştur. Geliştirilen uzman sistem gönüllü olarak yüksek tansiyon hastaları tarafından kullanılmış ve sonuç olarak hastaların; diyet listesine ve ölçüm saatlerine bağlı kaldıkları, tansiyon verilerinin normal seviyeye daha yakın olduğu gözlemlenmiştir. Bu çalışma tedaviyi her an kontrol edebilmek adına Android işletim sistemine sahip mobil cihazlara uygun olarak tasarlanmıştır. Geliştirilen bu çalışma ile yüksek tansiyon hastalarının tedavisi için depolanan bilgiler online ortama aktarılarak, yüksek tansiyon hastaları her an her yerde doktor kontrolü altına alınabilir.
Ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin mesleki gelişiminde sosyal ağların rolü
Bu çalışmada Gündüz (2014) tarafından geliştirilen eğitsel sosyal ağın öğretmenlerin mesleki gelişimlerini sağlamada etkililiğinin incelenmesi ve bir grup öğretmen tarafından uygulanarak tespit edilmesidir. Çalışma kapsamında, kullanılan eğitsel sosyal ağa www.mavikurdele.net adresinden erişilebilmektedir. Araştırma 2014- 2015 eğitim öğretim yılı 1. döneminde Afyonkarahisar ilinde Türk Telekom Fen Lisesinde görev yapan 34 öğretmen ile gerçekleştirilen deneysel araştırmada eğitsel sosyal ağ sitesi 6 hafta süre ile kullanılmıştır. Çalışma sonrasında veriler sosyal ağların eğitsel kullanım ölçeği, sosyal ağ kullanışlılık anketi ve eğitsel sosyal ağ log verileri aracılığı ile toplanmıştır. Verilerin incelenmesinde betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır.
Ortaöğretim öğrencilerinde siber zorbalık davranışları/mağduriyetleri ve öğretmenler ile okul yöneticilerinin farkındalıkları
Bu araştırmada, ortaöğretim öğrencilerinde görülen siber zorbalık davranışları - siber mağdurluk yaşantıları ile ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenler ve yöneticilerinin farkındalıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, Denizli ilinin sosyo-ekonomik yönden benzerlik gösteren Çal, Bekilli ve Baklan ilçelerinde, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 6 ortaöğretim okulunda, 9.,10.,11.,12. sınıflarında eğitim öğretim gören 252 öğrenci ile bu okullarda görevli 56 öğretmen ve 15 okul yöneticisi ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerle yürütülen çalışmada siber zorbalık ve siber mağdurluk ölçekleri ile kişisel bilgi formları kullanılmıştır. Öğretmenler ve okul yöneticileriyle yürütülen çalışmada ise veri toplama aracı olarak farkındalık anketi kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans ve yüzdeler, bağımsız örnekle t-testi, tek yönlü varyans analizi (Anova) kullanılmış olup açık uçlu sorulara ise içerik analizi uygulanmıştır. Araştırmada, öğrencilerin %6,8'nin bir ya da birden çok kez siber zorbalık yaptıkları, %20,2'sinin de siber zorbalığa maruz kaldıkları belirlenmiştir. Erkek öğrencilerin kız öğrencilerden daha fazla siber zorbalık davranışları gösterdikleri tespit edilmiştir. Sosyo-ekonomik değişkenlerin bu tür davranışlara etkisinin olmadığının görüldüğü araştırmada internet kullanma sıklığı ile interneti sohbet amaçlı kullanma durumlarının siber zorbalık ve siber mağdurluk davranışlarında etkili olduğu görülmüştür. Öğrencilerin %71'i siber zorbalığa maruz kaldıklarında bu durumu arkadaşlarına söyleyebileceğini, %42,1'i öğretmenine, %43,7'si okul yöneticilerine ve %56,7' si anne-babasına söyleyebileceğini belirtmiştir. Öğretmenlerin %73,2'sinin, okul yöneticilerin de %93,3'nün daha öncesinde siber zorbalık ve siber mağdurluk kavramlarını daha önceden bildiklerinin belirlendiği araştırmada, öğretmenlerin %17,9'nun ve okul yöneticilerinin de %73,3'nün okullarında siber zorbalığa karşı önleyici çalışmalar yaptıkları tespit edilmiştir.
Ortaokullarda sınıf yönetiminde sosyal ağ uygulaması (Tokat ili örneği)
Bilgi ve teknolojide yaşanan hızlı değişimler, insanların hayatını çok boyutlu etkileyerek ihtiyaçlarını değiştirmektedir. Bu ihtiyaçların en başında, internetin kullanımıyla yaygınlaşan sosyal ağlar yer alır. Sosyal ağların kullanıcı sayısı, gücü ve kullanım alanları her geçen gün artmaktadır. Sosyal ağların kullanılması son zamanlarda eğitim alanında da görülen bir durumdur. Etkili bir sınıf yönetimi için sosyal ağların olumsuz etkilerinden arındırılarak, eğitim öğretimde kullanılması kritik önem arz etmektedir. Bunun için eğitim alanında sınıf yönetimine uygun bir eğitsel sosyal ağ sitesinin kullanılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmanın amacı, sınıf yönetiminde kullanılmak üzere Gündüz (2014) tarafından geliştirilen eğitsel sosyal ağın incelenmesi ve ardından da bir grup öğrenciye uygulanarak etkililiğinin test edilmesidir. Çalışma kapsamında, kullanılan eğitsel sosyal ağa www.mavikurdele.net adresinden erişilebilmektedir. 2014-2015 eğitim-öğretim yılı 1. döneminde Tokat ilinde bir ortaokulda 54 öğrenci ve bir öğretmen ile gerçekleştirilen deneysel araştırmada eğitsel sosyal ağ sitesi 6 hafta süre ile kullanılmıştır. Çalışma sonrası veriler, sosyal ağların eğitimde kullanım ölçeği, sosyal ağ kullanışlılık anketi ve eğitsel sosyal ağın kayıt (log) verileri aracılığı ile toplanmıştır. Elde edilen verilerin incelenmesinde betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır. Çalışma neticesinde,araştırmaya katılan öğrenciler eğitsel sosyal ağın iletişim, işbirliği ve materyal paylaşımı konusunda yararlı olduğunu, kullanımının kolay olduğunu, mobil cihazlardan bağlanmayı yararlı bulduklarını ve ödüllendirme sistemini beğendiklerini belirtmişlerdir. Bununla birlikte derslerinin olmadığı günlerde ders öğretmeni ile iletişime geçme yolu olarak kullanılmasının çok beğenildiği görüşünü belirtmişlerdir.
Eğitimde etkileşimli tahta kullanımına yönelik ortaöğretim öğrencilerinin tutumları
Bu tez ile etkileşimli tahtanın eğitimde kullanımına yönelik ortaöğretim öğrencilerinin tutumlarını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada değerlendirildiği karma model kullanılmıştır. Nicel verilerin elde edilmesinde etkileşimli tahta tutum ölçeği kullanılmıştır. Etkileşimli tahta tutum ölçeği 2014-2015 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 335 öğrenciye uygulanmıştır. Veriler SPSS 22.0 programı ile analiz edilmiştir. Verilerinin analizinde frekans, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü anova istatistik teknikleri kullanılmıştır. Nitel verilerin elde edilmesinde yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Nitel verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Ortaöğretim öğrencilerinin etkileşimli tahtanın eğitimde kullanımına yönelik genel tutumları olumlu yöndedir. Etkileşimli tahtaların öğrenci motivasyonunu arttırma, derse katılımı arttırma, derse karşı ilgiyi arttırma konuları üzerindeki etkilerinde öğrenciler kararsız görüş belirtmişlerdir. Öğrenciler etkileşimli tahtaların dersi daha eğlenceli hale getirdiğini düşünmektedirler. Öğrenciler etkileşimli tahtanın eğitimde kullanılmasını gerekli görmektedir.
İnternet gazeteciliğinde haber etiği misenformasyon ve dezenformasyon
Bu araştırmada internet gazeteciliğinde haber etiği, misenformasyon ve dezenformasyonun kapsamı ve etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla veri toplamada literatür taramasının yanı sıra içerik analizi, muhakeme, karşılaştırma, tümdengelim ve tümevarım tekniklerinden yararlanılmıştır. 20. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan internet olgusu, kitle iletişim araçlarında önemli değişimler yaşanmasına neden olmuştur. Özellikle dünya ile aynı anda bilgi, haber ve görüntü paylaşma olanağı sunan bu teknoloji, habercilik sektörü için önemli bir araç haline gelmiştir. İnternet, kullanıcılarına bireysel veya kurumsal özelliklerine uygun haber yayını yapmayı da olanaklı hale getirmiştir. Hem yazılı basının hem de görsel basının özelliklerini barındırması nedeniyle yeni medya uygulamasından biri olan internet gazeteciliği ortaya çıkmıştır. Henüz yeni bir çalışma alanı olması açısından farklı bir yapı ve anlayışa sahip olan internet gazeteciliğinin geleneksel medyanın yerini alabilmesi için şeffaf, doğruluğu kesin, dilinin özenli, tarafsız ve kurumsal bir yapıya sahip olması gerekmektedir. Ayrıca bilgiler dezenformasyona uğramadan kullanıcılara ulaştırılabilmelidir. Çevrimiçi ortamdan beslenen ve şekillenen internet gazeteciliği, kaynağı belirsiz haberler, doğruluğu kesin olmayan bilgiler, içeriği değiştirilmiş asılsız haberler gibi yeni sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu çalışmanın amacı, modern iletişimin vazgeçilmez alanı olan internet gazeteciliğinde karşılaşılan etik sorunlar, misenformasyon ve dezenformasyon kavramları ve bunlarla bağlantılı haber örneklerini incelemeye ve bunların internet gazeteciliğine etkisini ölçmeye çalışmaktır. Literatür taraması yapılırken, misenformasyon ve dezenformasyon kavramlarının tanımı ve içeriği ile ilgili olarak ülkemizde sınırlı sayıda çalışmanın yapılmış olması bir kısıtlılık olarak ortaya çıkmıştır.
Ön-Lisans Öğrencilerinin Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) ve Özyeterliliklerinin Araştırılması: Afyon Meslek Yüksekokulunda bir uygulama
Bu araştırmada, temel amaç meslek yüksekokullarında eğitim gören ön lisans öğrencilerinin Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi (TPAB) modeli ile sahip oldukları teknolojik bilgi seviyesini ölçmek ve özyeterliliklerini araştırarak ön lisans öğrencilerinin teknolojiye yatkınlık düzeylerini ortaya çıkarmaktır. Durum saptaması niteliğinde olan araştırmanın, nicel araştırma teknikleri temel alınarak uygulanması planlanmıştır. Araştırmacı tarafından verilerin toplanmasında nicel araştırmalar için uygun olan 49 maddelik TPAB modeli kriterleri temel alınmış olup beşli Likert tipi bir ölçek oluşturularak anket çalışması yapılmıştır. Yapılan bu çalışma ile Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi modeli Meslek Yüksekokullarında eğitim gören ön lisans öğrencilerine ilk kez uygulanmıştır. Ayrıca ölçek içerisinde araştırma grubunu tanımlayıcı beş demografik soruya yer verilmiştir. Araştırma grubu Afyon Kocatepe Üniversitesi Afyon Meslek Yüksekokulu öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmaya teknik ve sosyal bölümlerdeki 20 farklı programdan toplam 899 öğrenci katılmıştır. Öğrencilerin görüşleri anket yardımıyla toplanarak bilgisayara aktarılmış ve istatiksel analizler kapsamında ANOVA, t-testi ve korelasyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizlerde Cronbach Alfa Katsayısı 0,958 olarak yüksek derecede güvenilir bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre Meslek Yüksekokullarda yürütülen eğitim öğretim faaliyetleri Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi modeline uygundur. Nitelikli insan gücü yetiştirmeyi amaçlayan Bologna Süreci kapsamında belirlenen kriterler incelendiğinde de teknoloji ön plana çıkmaktadır. Ön lisans eğitimi alan öğrencilerin teknoloji okuryazarı bireyler olabilmesi için meslek yüksekokullarının kaliteli bir eğitim anlayışına uygun olarak bilgi ve iletişim teknolojilerini eğitim öğretim sürecine dahil etmeleri zorunlu bir gerekliliktir.
Akademik bilgi sistemi tasarımı İzmir örneği
Bu araştırmada, İzmir ili sınırları içerisinde eğitim öğretim faaliyetlerine devam etmekte olan üniversitelerde görev yapan akademisyenlerin uzmanlık alanlarına göre araştırılması ve bir ortak veri tabanında bir araya getirilmesi hedeflenmiştir. Çalışma gerek akademik anlamda gerekse uzmanlık alanları dolayısı ile kendileri ile iletişim kurmak isteyenlerin günümüzde çok fazla bilgi içeren bir hale gelmiş olan internet isimli bilgi otobanında yollarını kaybetmeden aradıkları uzmana ulaşmalarını sağlamak amacı ile yapılmıştır. Çalışmada web ortamında faydalanılabilecek dinamik, kullanışlı ve genel kullanıma açık kişisel hak ve özgürlüklere saygılı bir uygulama oluşturulmaya çalışılmıştır. Günümüzde kullanılan web programlama teknikleri ile oluşturulan web ara yüzü uygulamadan faydalanmak isteyen kullanıcıları yönlendirecek ve aradıkları bilgiye kolayca ulaşmalarını sağlayacak şekilde görsel tasarım ve ergonomi kuralları dikkate alınarak tasarlanmıştır. Uygulamanın kod aşamasında siteyi oluşturan web bileşenleri PHP dili ile kodlanmış bu kodlama için Ellislab firmasınca piyasaya sürülen Codeigneter aracı derleyici olarak kullanılmıştır. Çalışma web yayınlama kuralları çerçevesinde bir web adresi (domain) üzerinden barındırıldığı (hosting) bilgisayardan erişime açılmış ve kullanıma sunulmuştur. Uygulamaya erişmek için herhangi bir web tarayıcısı ile internet bağlantısı olan bir bilgisayar yeterli olup kullanıcılar yetkili oldukları işlemleri web ara yüzü vasıtasıyla gerçekleştirebilirler.
Fatih projesi paralelinde 9. sınıf fizik dersi kuvvet ve hareket konusunda ders materyalleri geliştirme
Bu tez çalışmasında, 2013 yılı 9. sınıf fizik öğretim programında yer alan "Kuvvet ve Hareket" ünitesinin Android işletim sistemine kazanım temelli uygun mobil içerikleri hazırlanmıştır. Tez çalışması kapsamında, Afyonkarahisar'da bulunan fizik öğretmenleri ile bir çalıştay düzenlenerek ön test değerlendirme anketi uygulandı. Bu anket ve görüşme sonuçları doğrultusunda öğrencilerin "Kuvvet ve Hareket" ünitesi paralelinde bilişim temelli ders materyali hazırlandı. Bu ünitenin öğretiminde kullanılmak üzere 9. sınıf öğretim programı içerisinde yer alan kazanımlara uygun, bilgisayar ortamında Android tabanlı Tablet PC'ler için ders materyali hazırlanmıştır. Bu eğitim materyal tasarımı aşamasında her bir kazanım için senaryo çalışması yapılarak Adobe Flash CS6 programı ile bu senaryo animasyon haline getirilmiştir. Araştırmanın son aşamasında 9. sınıf öğrencilerine hazırlanan ders materyali son test olarak uygulanmıştır. Uygulamada öğrencilere hazırlanan eğitim hakkında görsel ve kazanım temelli sorular yöneltilerek görüş ve önerileri alınmıştır. Öğrenciler hazırlanan materyal için ortalama %93,86 oranında olumlu görüş bildirmişlerdir.
Bilişim yoluyla dolandırıcılık ve korunma yöntemleri
Bu araştırmada, bankacılık ve on-line ödeme işlemlerinin güvenli bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için bu alanda karşılaşılabilecek dolandırıcılık yöntemlerinin tanınması ve alınabilecek önlemler noktasında farkındalık oluşturmak amaçlanmıştır. Bilişim teknolojileri hayatımızın her alanına girerek kolaylıkları da beraberinde getirmiştir. Başta zaman tasarrufu sağlamasının yanı sıra ürün ve hizmetlerin de çeşitlenmesini sağlamıştır. Bu sayede eskiden evden çıkarak yapmak zorunda olduğumuz bankacılık ve alışveriş işlemlerini, bugün bilgisayarlarımızdan ve akıllı telefonlarımızdan yapabilmekteyiz. Teknoloji, bankacılık ve on-line alışveriş sektöründe de hız, zaman, maliyet, konfor ve güvenlik gibi birçok kalemde hizmet kalitesinin ve bağlantılı olarak kullanıcı memnuniyetinin artmasını sağlamıştır. Yine gelişen bu teknoloji kötü niyetli kişilerin eline geçtiğinde çok tehlikeli bir silah olarak insanların ekonomik ve sosyal yaşamını tehdit eder hale gelebilmektedir. Klasik manada dolandırıcılık dediğimizde, dolandırıcı ile mağdur aynı mekânda bulunurken, işin içine bilişim teknolojisi girdiğinde farklı mekânlardan hatta farklı ülkelerden bile dolandırıcılık gerçekleştirilebilmektedir. Bu bağlamda teknoloji adeta suç işlemeyi kolaylaştırmıştır. Bankacılıkta, kısa zaman aralığında yüklü miktarda paranın el değiştirebilmesi kolaylığından faydalanan dolandırıcılar, bu alanda yeni dolandırıcılık yöntemleri geliştirerek kullanmaktadırlar. Bu nedenle, alınabilecek küçük bir güvenlik önleminin alınmaması büyük maddi kayıplara sebep olabilmektedir. Bilişim yoluyla işlenen dolandırıcılık olaylarına baktığımızda, sade bir vatandaştan tutunda üst düzey bir kamu görevlisine ya da akademik kariyeri olan bir hocaya kadar geniş bir yelpazede mağdur kitlesi karşımıza çıkmaktadır. Bu mağduriyetlerden yola çıkılarak hazırlanan tezde, maddi kayıpları en aza indirebilecek çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Çalışmada betimsel tarama modeli kullanılmış ve araştırma verileri literatür taraması yapılarak elde edilmiştir. Tezin temelini oluşturan bilişim kavramı, bankacılık ve on-line ödeme işlemleri olarak sınırlandırılmıştır. Sonuç olarak, bilişim yoluyla karşılaşılabilecek dolandırıcılık olaylarını en aza indirebilmek ve güvenlik seviyesini en üst düzeye çıkarabilmek için bankacılıkta güvenlik parametresi olarak kullanılan kart ve şifre bilgisinin dışında farklı güvenlik çözümleri önerilmiştir.
Ortaöğretim okul yöneticilerinin bilişim teknolojileri kullanma yeterlik düzeylerinin belirlenmesi (Uşak ili örneği)
Günümüzde en önemli değer bilgidir. Bilişim teknolojisi ise bilgi toplumunun en önemli öğesini oluşturmaktadır. Bilişim teknolojilerinin, hızla yaygınlaşması ile eğitim kurumları da bu teknolojiden faydalanmaya başlamıştır. Okullarda bilişim teknolojilerinin kullanımının yaygınlaşması nedeni ile okul yöneticilerinin bu teknolojiyi etkin bir biçimde kullanması beklenmektedir. Bu araştırma ile ortaöğretim kurum yöneticilerin bilişim teknolojilerini kullanma konusundaki yeterlik düzeylerini ortaya çıkartmayı amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Uşak ili merkez ilçe ve diğer ilçelerindeki resmi ve özel ortaöğretim kurumlarında görev yapan 140 yönetici oluşturmaktadır. Okul yöneticilerine "Eğitimde Bilgi Teknolojileri Kullanımı Öz-Yeterliği" anketi uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 19.0 paket programı ile girilmiş ve analiz edilmiştir. Veriler, demografik özellikler dikkate alınarak ankete katılanların yeterliklerini ortaya koyacak şekilde tablo haline getirilmiştir. Araştırmanın dördüncü bölümü olan bulgular kısmında anketten elde edilen veriler değerlendirilip tablolar yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; ortaöğretim kurum yöneticilerinin bilişim teknolojileri kullanım yeterlikleri yaş, mezuniyet (eğitim), mesleki kıdem, yöneticilikteki kıdem ve bilişim teknolojileri eğitimi değişkenlerine göre farklılık göstermektedir.
Aktif siber savunma teknikleri ve performans analizi
Bu çalışmada, bilişim sistemlerinin kullanım alanlarının ve buna bağlı olarak öneminin artışı ile doğru orantılı olarak artan ve gelişen siber saldırılar üzerinde çalışılmıştır. Siber ölüm zinciri kapsamında gelişmiş siber saldırıların (advanced persistent threat - APT) aşamaları incelenmiştir. Gelişmiş siber saldırılara örnekler verilmiştir. Ayrıca, gelişmiş siber saldırılar karşısında yetersiz kalan geleneksel güvenlik çözümlerine ilave olarak aktif siber savunma yöntemlerinin kullanılabileceği literatürdeki çalışmalardan da faydalanılarak savunulmuştur. Aktif siber savunma kapsamında, aldatma, yavaşlatma ve karşı atak tekniklerinin kullanılabileceği anlatılmıştır. Proje kapsamında kurulan laboratuvar ortamında, aktif siber savunmanın karşı atak ve yavaşlatma etkileri gösterilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, aktif siber savunmaya yönelik araçlarla donatılmış Aktif Savunma Harbinger Dağıtımı (Active Defense Harbinger Distribution - ADHD) sanal makinesinin aktif siber savunmada nasıl kullanılabileceğine dair örnekler laboratuvar ortamında gösterilmeye çalışılmıştır. Laboratuvar ortamında yapılan deneylerin siber saldırılar karşısında pozitif etkileri olduğu gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, aktif siber savunma tekniklerinin ulusal güvenliği artırmak için, kamu kurumlarında nasıl kullanılabileceği belirtilmiştir. Aktif siber savunmanın uygulanmasındaki hukuki kısıtlamalar verilmiştir.
Meslek lisesi öğrencilerinin eğitiminde e-öğrenme 2.0'ın önemi (Merzifon örneği)
Bu çalışmanın amacı, e-öğrenme 2.0'ın meslek lisesi öğrencilerinin eğitiminde önemini ortaya koymaktır. Bu kapsamda "Eğitimde E-Öğrenme 2.0'ın Önemi" ölçeği geliştirilerek Amasya ili Merzifon ilçesinde bulunan 701 Meslek lisesi öğrencisine uygulanmıştır. Araştırma betimsel bir araştırmadır ve uygun örnekleme yöntemi kullanılarak örneklem belirlenmiştir. Açımlayıcı faktör analizi ile "Eğitimde E-Öğrenme 2.0'ın Önemi" ölçeği üç faktörde -iletişim ve aktif katılım, algılanan kullanışlılık, etkileşim ve bireysel öğrenme- toplanmıştır. Çok değişkenli varyans analizi(MANOVA) ile gerçekleştirilen analizler sonucunda faktörler arasında cinsiyete, evde internet ve kişisel bilgisayar bulunması durumuna göre farklılık ortaya çıkarken, sınıf düzeyi değişkenine göre ise anlamlı bir farklılık ortaya çıkmamıştır. Ayrıca bu üç faktör ile e-öğrenme 2.0 araçlarından Facebook, Wikipedia, YouTube, Instagram ve Google Video kullanım süreleri arasında anlamlı farklılık ortaya çıkarken, Twitter ve Google Dokümanları araçlarının kullanım süreleri arasında anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür.
ISO 27001 kapsamında kurumsal bilgi güvenliğine dinamik bir yaklaşım
Bu araştırmanın amacı günümüzde giderek daha fazla kullanılmaya başlanan bilişim kaynaklarının güvenlik zafiyetlerini ortaya koymaktır. Ayrıca sistemin işleyişi ile entegre bir biçimde alınan önlemlerle sorunları en aza indirmektir. Oluşturulan işleyişin sistemin bir parçasına dönüştürülmesi amaçlanmıştır ve bu konuda araştırmalar yapılmıştır. Konu bütünlüğüne sadık kalarak bilgi güvenliği yönetim sistemi, yönetim, risk ve uyumluluk konuları incelenmiştir. Bilişim güvenliği konusunun işleyişinde bütünlük sağlanmasına çalışılmıştır. Kısaca bilgi güvenliği yönetim sisteminin kurulumu ele alınmış, ayrıca sisteme dinamik bir nitelik kazandırılmıştır. İşleyiş günlük çalışma hayatının bir parçası haline getirilerek süreklilik sağlanmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda kurumsal bilgi güvenliği modellemesi yapılarak istenilen unsurlar üzerinde tahmin yapılabilmesi sağlanmıştır.
Türkiye ve dünyada internet erişiminin engellemesi ile ilgili düzenlemeler
Bilgisayarların, çeşitli yöntemlerle birbirine bağlanabilir hale gelerek bilgisayar ağlarını oluşturmaya başlaması, bilişim teknolojisinin dünyada bilginin küreselleşmesini ve kendisini hızla üretmesini ve dönüştürmesini sağlayan bir gelişme olmuştur. Teknolojik gelişmelerin fitilini ateşleyen en önemli etken, dünya çapındaki irili ufaklı bilgisayar ağlarının kurulması ve varlığı değil, bütün bilgisayar ağlarını kapsayan genel bir ağ olan İnternetin tesis edilmesidir. Web 1.0 teknolojisiyle kullanıcılar sadece İnternet sayfalarını izleyebilirken Web 2.0 teknolojisinin ortaya çıkmasıyla normal bir İnternet kullanıcısı bile yapmış olduğu yorumlar veya paylaşımlarla içerik yaratan konumuna gelmiştir. Hiçbir kaynak gösterilmeksizin kullanıcılar tarafından üretilen içerikler yüzünden İnternet bir bilgi çöplüğüne dönüşmektedir. İnternet ortamında oluşturulan bu bilgi kirliliği içinde faydalı materyaller olduğu kadar faydasız ve konusu suç teşkil eden unsurlar da sanal ortamda yerini almış durumdadır. İnternet ortamını hem faydasız bilgilerden arındırmak hem de konusu suç teşkil eden çocuk pornografisi, uyuşturucu maddelere yönlendirme, intihara teşvik, patlayıcı madde yapımı gibi özellikle çocukları ve gençleri olumsuz etkileyecek içerikten vatandaşlarını korumak için ülkeler ve toplumlar bir takım önlemler almak zorunda kalmışlardır. Bazı ülkelerin yönetim biçimi, kültürel, siyasi ve dini sebeplerle almış olduğu önlemler sansür boyutuna ulaştığı için yoğun eleştirilere maruz kalırken bazı ülkelerde ise kullanıcıların eğitilerek zararlı içeriğin kullanıcı tabanlı bir yaklaşımla önüne geçilebileceği tezi savunulmaktadır. Çalışmada İnternet erişim engellemesinin teknik boyutu, ülkemizde uygulamada olan 5651 sayılı kanun kapsamında katalog suçlar, kişilik haklarının ihlali ve özel hayatın gizliliğinin ihlali sebebiyle erişim engellemeleri, bazı ülkelerdeki çocukların cinsel istismarı, terörle mücadele ve yönetim kaynaklı İnternet erişiminin engellenmesi ile ilgili düzenlemeler incelenmiştir.
Çekişmeli üretici ağlar destekli fikri ürünler için hibrit eser kavramı önerisi
Yapay zekâ (AI) teknolojileri ulaşım, sağlık, eğitim, sanat gibi birçok alanda kullanılırken ve hızla gelişmeye devam ederken, ortaya çıkan yapay zekâ çözümleri de farklı disiplinler ile temas etmektedir. Hukuk kurallarının teknolojik gelişmelerin hızına erişim sorunlarının yanı sıra, AI alanında kaydedilen gelişmelere ayak uydurabilecek bir hukuksal altyapının varlığı arayışı son yıllarda kendini hissettirmeye başlamıştır. Görsel ürünler ve sanat eserleri üretimi amacıyla AI alanında yaşanılan önemli gelişmeler, süreçlerin irdelenmesi gerekliliğini gözler önüne sermiştir. Bu tez çalışmasında derin öğrenme algoritmalarından derin evrişimli üretici çekişmeli ağlar kullanılarak oluşturulan dijital sanat eserlerinin teknik aşamaları fikir ve sanat eserleri hukuku kapsamında ele alınmış ve değerlendirilmiştir. Çalışmada Wiki-Art veri setinin bir alt kümesi olan 6989 adet soyut ve portre resmi kullanılmıştır. Sonuç olarak veri setindeki görüntü sayısının ve çıktıların özgünlüğünü etkilediği ve sonuçların veri setlerine bağımlı olarak üretildiği gözlemlenmiştir. Konvansiyonel sanat eserleri ve dijital eserlerin yaratım süreçleri karşılaştırmalı olarak irdelenmiştir. Bu araştırma sonucunda disiplinlerarası kabul görebilecek, hukuk ve teknolojiyi birleştirebilen "hibrit eser" olarak adlandırdığımız yeni bir kavram önerisinde bulunulmuştur.
Eğitimde sosyal medyanın kullanılmasına ilişkin okul yöneticileri ve öğretmenlerin görüşleri
Bu araştırmada, okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin eğitimde sosyal medyanın kullanılmasına ilişkin görüşleri; "cinsiyet, branş, yaş, kıdem, görev" değişkenleri bağlamında incelenmiştir. Bilgi ve teknoloji çağının dijital kültürü ile içli dışlı olan öğrencileri yetiştiren öğretmenlerin hangi donanıma sahip olduklarını, sosyal medya ortamlarını ne amaçla hangi imkan ve sıklıkla kullandıklarını incelemek, sosyal medya ortamlarının eğitimde kullanılmasına ilişkin görüşlerini tespit etmek amacı ile bu araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Ankara ili evreni Gölbaşı ilçesi örnekleminde bulunan Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı özel ilköğretim kurumlarının ortaokul kısımlarında ve özel ortaöğretim kurumlarında 2014-2015 güz döneminde çalışan öğretmenler ve okul müdürlerini kapsamaktadır. Örneklemin tamamı araştırmaya dahil edilmiş, dağıtılan 250 anketten 163 anket toplanabilmiş ve bunlardan 150 anketin kullanılabilir olduğu görülmüştür. 20 okul yöneticisi ve 130 öğretmen tarafından cevaplanan 150 anketin 46 tanesi özel ilköğretim kurumlarının ortaokul kısımlarında; 81 tanesi özel Anadolu, Fen ve Sosyal Bilimler liseleri, 23 tanesi de özel meslek lisesi öğretmen ve yöneticilerine aittir. Araştırmaya katılan katılımcılara dağıtılan anketin birinci bölümünde demografik bilgiler yer almaktadır. Uygulama başlıklı ikinci bölümde ise sosyal medya ve internet kullanım amaçlarını, düzeylerini, ortamlarını içeren sorular bulunmaktadır (Demir 2001). Ölçeğin üçüncü bölümünde Demir (2001) tarafından geliştirilmiş, güvenirliliği ve geçerliliği test edilmiş 17 maddeden oluşan İnternet ve sosyal medyanın eğitimde kullanılmasına ilişkin görüşleri içeren anket yer almıştır. Kullanılan anketlerin güvenirlik çalışması için hesaplanan iç tutarlılık katsayısı (Cronbach Alpha) değerinin α =0.857 olduğu görülmüştür. Yapılan güvenirlik çalışmalarına ilişkin bulgular, ölçeklerin güvenilir bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Araştırma verilerinin analiz edilmesinde frekans, yüzde verileri, Kolmogrov Smirnov, Kruskall Wallis H ve Mann Withney U testleri uygulanmıştır. Araştırmanın bulgularında, sosyal medyanın eğitimde kullanılmasına dair düşüncelerde "cinsiyet" değişkenine göre bayan eğitimciler lehine istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunmuş, diğer değişkenlere göre ise anlamlı bir fark bulunmamıştır. Okul yöneticileri ve öğretmenler sosyal medyanın eğitimde kullanılması ile alakalı genelde olumlu düşünmekle beraber, en çok olumlu karşıladıkları maddeler: "Sınıf içi ve dışı ders materyallerine kolayca ulaşım sağlar"; "Ders ortamını zenginleştirmiş olur"; "Öğrencilere verilen eğitim düzeyini yükseltir" ve "Öğrencilerin motivasyonunu artırır" şeklinde sıralanmıştır. Genellikle taşınabilir araçlar ile sosyal medya ortamlarına erişen eğitimcilerin, eğitsel amaçlı tasarlanan sosyal medya araçlarını oldukça az kullandıkları görülmüştür. Bu doğrultuda tartışma ve öneriler geliştirilmiştir.
Fatih Projesi kapsamında 9. sınıf fizik dersi "Fizik Bilimine Giriş" ünitesine uygun olarak kazanım temelli e-öğrenme materyali geliştirme
Bu tez çalışmasında 9. sınıf fizik öğretim programında yer alan "Fizik Bilimine Giriş" ünitesinin Android işletim sistemine uygun olarak kazanım temelli yardımcı ders materyali hazırlanmıştır. Bu eğitim materyalinin tasarımı aşamasında her bir kazanım için senaryo çalışması yapılarak Adobe Flash Professional CS6 programı ile bu senaryolar animasyon haline getirilmiştir. Oluşturulan animasyonlar dersin öğrenimini klasik yöntemle almış olan öğrencilere tekrar uygulanarak çalışma hakkında görsel ögeler ve kazanımlar bazında sorular sorulmuştur. Bu sorularla çalışmanın etkililiği ölçülmeye çalışılmıştır. Öğrencilere ve öğretmenlere uygulanan sorular sonrasında hazırlanan mobil uygulamaya %83,9 oranında olumlu görüş bildirildiği tespit edilmiştir.
Fatih Projesi kapsamında 9. sınıf fizik dersi "Fizik Bilimine Giriş" ünitesine uygun olarak kazanım temelli e-öğrenme materyali geliştirme
Bu tez çalışmasında 9. sınıf fizik öğretim programında yer alan "Fizik Bilimine Giriş" ünitesinin Android işletim sistemine uygun olarak kazanım temelli yardımcı ders materyali hazırlanmıştır. Bu eğitim materyalinin tasarımı aşamasında her bir kazanım için senaryo çalışması yapılarak Adobe Flash Professional CS6 programı ile bu senaryolar animasyon haline getirilmiştir. Oluşturulan animasyonlar dersin öğrenimini klasik yöntemle almış olan öğrencilere tekrar uygulanarak çalışma hakkında görsel ögeler ve kazanımlar bazında sorular sorulmuştur. Bu sorularla çalışmanın etkililiği ölçülmeye çalışılmıştır. Öğrencilere ve öğretmenlere uygulanan sorular sonrasında hazırlanan mobil uygulamaya %83,9 oranında olumlu görüş bildirildiği tespit edilmiştir.
Ortaöğretimdeki öğretmen ve öğrencilerin eğitim bilişim ağı (EBA)'ya ilişkin görüşleri
Bu araştırma, ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin ve 12'inci sınıfa devam eden öğrencilerin öğrenme nesnesi ambarı olan Eğitim Bilişim Ağına (EBA) ilişkin görüşlerinin ve kullanım amaçlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Kars İl merkezinde bulunan ortaöğretim kurumlarından rastgele seçilmiş 6 okulda görev yapan 195 öğretmen ve bu okulların 12'inci sınıfına devam eden 452 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma tarama modeli kullanılarak yürütülmüştür. Veri toplama araçları araştırmacı tarafından geliştirilmiş olup öğretmenlerin EBA'yı kullanım amaçları ve EBA hakkındaki görüşlerini belirlemek için "Öğretmenlerin Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) Kullanım Amacı ve EBA Hakkındaki Görüşleri Anketi"; öğrencilerin EBA'yı kullanım amaçları ve EBA hakkındaki görüşlerini belirlemek için ise "Öğrencilerin Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) Kullanım Amacı ve EBA Hakkındaki Görüşleri Anketi" kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmen ve öğrencilerden, hazırlanan anketler yoluyla elde edilen verilerin tümü SPSS 18.0 for Windows paket programı ile analize tabi tutulmuştur. Betimsel istatistiklerde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri kullanılmıştır. Değişkenlerin ortalamalarını karşılaştırmak amacıyla T-testi, Oneway Anova,, Kaiser-Mayer Olkin Testi, Barlett Testi, hoc-LSD Testi ve Korelasyon analizlerinden yararlanılmış olup; veriler 0,05 anlamlılık düzeyinde analiz edilmiştir. Anketlerin kişisel bilgiler bölümünde toplanan veriler bağımsız değişkenler, anket ve alt boyutlar ile elde edilen veriler ise bağımlı değişkenler olarak analizlere tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçlarına genel olarak bakıldığında, öğretmenlerin EBA'ya ilişkin görüşlerinin kararsızım olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, Öğretmenlerin EBA'yı kullanım amaçlarına bakıldığında, öğrencileri araştırma yapmaları için EBA'ya yönlendirmek, derslerinde EBA'daki video, animasyon, simülasyon ve diğer görsel materyallerden yararlanma amaçlarının daha ön planda olduğu düşünülebilir. Öğrencilerin EBA'ya ilişkin görüşleri değerlendirildiğinde bu görüşlerin kararsızım olarak gerçekleşmiştir. Fakat, EBA'yı kullanım amaçlarına ilişkin verilere bakıldığında, EBA'nın zorlanılan derslerde, öğrenmede karşılaşılan güçlükleri telafi etmede ve bilgi paylaşım amacıyla kullanım amaçlarının ön plana çıktığı söylenebilir.
Ortaöğretimdeki öğretmen ve öğrencilerin eğitim bilişim ağı (EBA)'ya ilişkin görüşleri
Bu araştırma, ortaöğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin ve 12'inci sınıfa devam eden öğrencilerin öğrenme nesnesi ambarı olan Eğitim Bilişim Ağına (EBA) ilişkin görüşlerinin ve kullanım amaçlarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Kars İl merkezinde bulunan ortaöğretim kurumlarından rastgele seçilmiş 6 okulda görev yapan 195 öğretmen ve bu okulların 12'inci sınıfına devam eden 452 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma tarama modeli kullanılarak yürütülmüştür. Veri toplama araçları araştırmacı tarafından geliştirilmiş olup öğretmenlerin EBA'yı kullanım amaçları ve EBA hakkındaki görüşlerini belirlemek için "Öğretmenlerin Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) Kullanım Amacı ve EBA Hakkındaki Görüşleri Anketi"; öğrencilerin EBA'yı kullanım amaçları ve EBA hakkındaki görüşlerini belirlemek için ise "Öğrencilerin Eğitim Bilişim Ağı'nı (EBA) Kullanım Amacı ve EBA Hakkındaki Görüşleri Anketi" kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmen ve öğrencilerden, hazırlanan anketler yoluyla elde edilen verilerin tümü SPSS 18.0 for Windows paket programı ile analize tabi tutulmuştur. Betimsel istatistiklerde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri kullanılmıştır. Değişkenlerin ortalamalarını karşılaştırmak amacıyla T-testi, Oneway Anova,, Kaiser-Mayer Olkin Testi, Barlett Testi, hoc-LSD Testi ve Korelasyon analizlerinden yararlanılmış olup; veriler 0,05 anlamlılık düzeyinde analiz edilmiştir. Anketlerin kişisel bilgiler bölümünde toplanan veriler bağımsız değişkenler, anket ve alt boyutlar ile elde edilen veriler ise bağımlı değişkenler olarak analizlere tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçlarına genel olarak bakıldığında, öğretmenlerin EBA'ya ilişkin görüşlerinin kararsızım olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, Öğretmenlerin EBA'yı kullanım amaçlarına bakıldığında, öğrencileri araştırma yapmaları için EBA'ya yönlendirmek, derslerinde EBA'daki video, animasyon, simülasyon ve diğer görsel materyallerden yararlanma amaçlarının daha ön planda olduğu düşünülebilir. Öğrencilerin EBA'ya ilişkin görüşleri değerlendirildiğinde bu görüşlerin kararsızım olarak gerçekleşmiştir. Fakat, EBA'yı kullanım amaçlarına ilişkin verilere bakıldığında, EBA'nın zorlanılan derslerde, öğrenmede karşılaşılan güçlükleri telafi etmede ve bilgi paylaşım amacıyla kullanım amaçlarının ön plana çıktığı söylenebilir.
Özel okullarda görev yapan öğretmenlerin görüşlerine göre yöneticilerin teknolojik liderlik düzeyi ile yöneticilik etkililiği arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, Antalya ili özel anaokulu, özel ilkokulu, özel ortaokulu ve özel liselerinde görevli öğretmenlerin algılarına göre birlikte çalıştıkları yöneticilerin teknoloji liderliği düzeyi ile yönetici etkililiği düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının saptanması amaçlanmıştır. Tarama modelinde yapılan araştırmanın örneklemi, Antalya ili evreninde görev yapan toplam 1611 özel okul öğretmeninden amaçlı bir şekilde belirlenen 424 tane özel okul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada; Sincar (2011)'ın geliştirdiği "Teknolojik Liderlik Rolleri Envanteri" ile Koçak ve Helvacı (2011) tarafından geliştirilen "Okul Yöneticilerinin Etkililiği Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeklerin her ikisi de değerlendirme kolaylığı açısından optik formlara dönüştürülerek uygulanmıştır. Bu ölçeklerle elde edilen veriler SPSS istatistik programında çözümlenmiştir. Katılımcı öğretmenlerin demografik özellikleri, frekans ve yüzde istatistikleri ile alt problemlerin çözümü için yapılan analizler de ortalama, standart sapma, kolerasyon, t-Testi ve Anova Testidir. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre, özel okul öğretmenlerinin görüşlerine göre yöneticilerin teknoloji liderliği düzeyi ile yöneticilerinin etkililik düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırmada, Antalya ili özel anaokulu, özel ilkokulu, özel ortaokulu ve özel liselerinde görevli öğretmenlerin algılarına göre birlikte çalıştıkları yöneticilerin teknoloji liderliği düzeyi ile yönetici etkililiği düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının saptanması amaçlanmıştır. Tarama modelinde yapılan araştırmanın örneklemi, Antalya ili evreninde görev yapan toplam 1611 özel okul öğretmeninden amaçlı bir şekilde belirlenen 424 tane özel okul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada; Sincar (2011)'ın geliştirdiği "Teknolojik Liderlik Rolleri Envanteri" ile Koçak ve Helvacı (2011) tarafından geliştirilen "Okul Yöneticilerinin Etkililiği Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeklerin her ikisi de değerlendirme kolaylığı açısından optik formlara dönüştürülerek uygulanmıştır. Bu ölçeklerle elde edilen veriler SPSS istatistik programında çözümlenmiştir. Katılımcı öğretmenlerin demografik özellikleri, frekans ve yüzde istatistikleri ile alt problemlerin çözümü için yapılan analizler de ortalama, standart sapma, kolerasyon, t-Testi ve Anova Testidir. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre, özel okul öğretmenlerinin görüşlerine göre yöneticilerin teknoloji liderliği düzeyi ile yöneticilerinin etkililik düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Özel okullarda görev yapan öğretmenlerin görüşlerine göre yöneticilerin teknolojik liderlik düzeyi ile yöneticilik etkililiği arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, Antalya ili özel anaokulu, özel ilkokulu, özel ortaokulu ve özel liselerinde görevli öğretmenlerin algılarına göre birlikte çalıştıkları yöneticilerin teknoloji liderliği düzeyi ile yönetici etkililiği düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının saptanması amaçlanmıştır. Tarama modelinde yapılan araştırmanın örneklemi, Antalya ili evreninde görev yapan toplam 1611 özel okul öğretmeninden amaçlı bir şekilde belirlenen 424 tane özel okul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada; Sincar (2011)'ın geliştirdiği "Teknolojik Liderlik Rolleri Envanteri" ile Koçak ve Helvacı (2011) tarafından geliştirilen "Okul Yöneticilerinin Etkililiği Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeklerin her ikisi de değerlendirme kolaylığı açısından optik formlara dönüştürülerek uygulanmıştır. Bu ölçeklerle elde edilen veriler SPSS istatistik programında çözümlenmiştir. Katılımcı öğretmenlerin demografik özellikleri, frekans ve yüzde istatistikleri ile alt problemlerin çözümü için yapılan analizler de ortalama, standart sapma, kolerasyon, t-Testi ve Anova Testidir. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre, özel okul öğretmenlerinin görüşlerine göre yöneticilerin teknoloji liderliği düzeyi ile yöneticilerinin etkililik düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırmada, Antalya ili özel anaokulu, özel ilkokulu, özel ortaokulu ve özel liselerinde görevli öğretmenlerin algılarına göre birlikte çalıştıkları yöneticilerin teknoloji liderliği düzeyi ile yönetici etkililiği düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının saptanması amaçlanmıştır. Tarama modelinde yapılan araştırmanın örneklemi, Antalya ili evreninde görev yapan toplam 1611 özel okul öğretmeninden amaçlı bir şekilde belirlenen 424 tane özel okul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada; Sincar (2011)'ın geliştirdiği "Teknolojik Liderlik Rolleri Envanteri" ile Koçak ve Helvacı (2011) tarafından geliştirilen "Okul Yöneticilerinin Etkililiği Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeklerin her ikisi de değerlendirme kolaylığı açısından optik formlara dönüştürülerek uygulanmıştır. Bu ölçeklerle elde edilen veriler SPSS istatistik programında çözümlenmiştir. Katılımcı öğretmenlerin demografik özellikleri, frekans ve yüzde istatistikleri ile alt problemlerin çözümü için yapılan analizler de ortalama, standart sapma, kolerasyon, t-Testi ve Anova Testidir. Araştırma sonucu elde edilen bulgulara göre, özel okul öğretmenlerinin görüşlerine göre yöneticilerin teknoloji liderliği düzeyi ile yöneticilerinin etkililik düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Hibrit mobil eğitsel ölçme sistemi geliştirilmesi
Teknolojinin gelişmesi, internetin yaygınlaşması ve mobil cihazların yaşam içerisinde önemli bir yer tutması eğitim öğretim alanında da bir çok teknolojik yeniliği beraberinde getirmiştir. Bununla birlikte eğitim öğretim alanında da teknolojik yenilikler, elektronik içerikler, uzaktan eğitim ortamları, teknolojik akıllı sınıflar ve benzeri uygulamalar ile değişime uyum sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu gelişmeler doğrultusunda bu çalışmada eğitim öğretim süreci içerisinde önemli bir yeri olan ölçme ve değerlendirme faaliyetlerinin etkinliğinin artırılarak ölçme işleminin çok kısa sürelerde anlık olarak sağlanabilmesi, mobil cihazların da kullanımı dikkate alındığında günümüz metotlarından farklı biçimde uygulanabilirliğinin sağlanması amaçlanmıştır. Ciddi maliyetlerle tesis edilen eğitim öğretim ortamlarının bu ortamları etkin biçimde kullanacak araçlara ve içeriklere ihtiyaçlarının olduğu, eğitimin zaman içerisinde sadece okuldan ibaret değil uzaktan eğitim olarak da yürütülebildiği, elde edilen kazanımların en kısa sürede ölçülmesinin önemli olduğu görülmektedir. Bu kapsamda; web ve mobil uygulamaların değerlendirilmesi sonrasında, web teknolojilerini (html, css, javascript) kullanarak, gelişmiş hibrit geliştirme yapıları (angularjs, ionic, cordova) ile uygun geliştirme ortamları (vscode, eclipse, xcode) aracılığıyla açık kaynak kodlu çatı yapılarının (frameworks) kullanılabileceği "Bir Kere Yaz Her Yerde Çalıştır" (Write Once Run Everywhere) mantığıyla hibrit mobil uygulama geliştirme yöntemi kullanılmıştır. Bir kere yazılan kodun herhangi bir değişiklik yapılmadan yeniden kullanılabilmesi, derleme, dönüştürme ve inşa etme yöntemi sayesinde hem mobil platformlarda hem de web tarayıcılarda platform bağımsız biçimde çalıştırılabilmesi ve farklı ortamlar için farklı geliştirici maliyeti gerektirmemesi gibi özellikleri nedeniyle bu yöntemi kullanmak gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın amacı; anlık eğitsel ölçme yapılabilmesinin sağlanması ile elde edilen sonuçların değerlendirilmesine önemli ölçüde katkı sağlayacağı düşünülen eğitsel ölçme sistemi niteliğinde platform bağımsız hem web tabanlı hem de mobil tabanlı bir hibrit uygulama tasarlamak ve geliştirmektir. Geliştirilen sistem mevcut eğitim sistemleri ile entegre olabilecek nitelikte olacak, bu sistemler haricinde internet tarayıcıları ve mobil cihazlar üzerinde çalıştırılabilecek, aynı zamanda mobil platformların uygulama marketleri üzerinden indirilebilecektir. Uygulama içerisinde kullanıcılar giriş yaparak ya da misafir olarak testleri çözebilmekte, seçtiği soruları ayrı olarak cevaplayabilmekte, anlık doğru yanlış bildirimini, süre gösterimini, rastgele soru seçimini, ipucu bilgilerinin gösterimini, bir sonraki soruya otomatik geçiş vb. özellikleri ayarlayabilmekte, ilgili teste geçiş yapabilmekte, favori listesi oluşturabilmekte ve daha önce girmiş olduğu testlere ait sonuç bilgilerine ilgili ekranlardan erişebilmektedir. Hibrit bir yapıda olması ile günümüz mobil cihazların sahip olduğu işletim sistemleri üzerinde platform bağımsız olarak çalışabilecek, ilave bir geliştirme maliyeti olmadan bir kere geliştirilen kod farklı programlama dillerinde tekrar yazılmadan hem web ortamında hem de mobil platformlarda kullanılabilecektir. Ayrıca, mobil uygulamanın Milli Eğitim Bakanlığı'nca yürütülmekte olan Fatih Projesi ile birlikte dağıtılmış olan tablet bilgisayarlar aracılığıyla ve aktif kullanılmaları durumunda teknolojik sınıf ortamında akıllı tahtalar ile birlikte de kullanılabilmesi amaçlanmıştır.
Hibrit mobil eğitsel ölçme sistemi geliştirilmesi
Teknolojinin gelişmesi, internetin yaygınlaşması ve mobil cihazların yaşam içerisinde önemli bir yer tutması eğitim öğretim alanında da bir çok teknolojik yeniliği beraberinde getirmiştir. Bununla birlikte eğitim öğretim alanında da teknolojik yenilikler, elektronik içerikler, uzaktan eğitim ortamları, teknolojik akıllı sınıflar ve benzeri uygulamalar ile değişime uyum sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu gelişmeler doğrultusunda bu çalışmada eğitim öğretim süreci içerisinde önemli bir yeri olan ölçme ve değerlendirme faaliyetlerinin etkinliğinin artırılarak ölçme işleminin çok kısa sürelerde anlık olarak sağlanabilmesi, mobil cihazların da kullanımı dikkate alındığında günümüz metotlarından farklı biçimde uygulanabilirliğinin sağlanması amaçlanmıştır. Ciddi maliyetlerle tesis edilen eğitim öğretim ortamlarının bu ortamları etkin biçimde kullanacak araçlara ve içeriklere ihtiyaçlarının olduğu, eğitimin zaman içerisinde sadece okuldan ibaret değil uzaktan eğitim olarak da yürütülebildiği, elde edilen kazanımların en kısa sürede ölçülmesinin önemli olduğu görülmektedir. Bu kapsamda; web ve mobil uygulamaların değerlendirilmesi sonrasında, web teknolojilerini (html, css, javascript) kullanarak, gelişmiş hibrit geliştirme yapıları (angularjs, ionic, cordova) ile uygun geliştirme ortamları (vscode, eclipse, xcode) aracılığıyla açık kaynak kodlu çatı yapılarının (frameworks) kullanılabileceği "Bir Kere Yaz Her Yerde Çalıştır" (Write Once Run Everywhere) mantığıyla hibrit mobil uygulama geliştirme yöntemi kullanılmıştır. Bir kere yazılan kodun herhangi bir değişiklik yapılmadan yeniden kullanılabilmesi, derleme, dönüştürme ve inşa etme yöntemi sayesinde hem mobil platformlarda hem de web tarayıcılarda platform bağımsız biçimde çalıştırılabilmesi ve farklı ortamlar için farklı geliştirici maliyeti gerektirmemesi gibi özellikleri nedeniyle bu yöntemi kullanmak gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu çalışmanın amacı; anlık eğitsel ölçme yapılabilmesinin sağlanması ile elde edilen sonuçların değerlendirilmesine önemli ölçüde katkı sağlayacağı düşünülen eğitsel ölçme sistemi niteliğinde platform bağımsız hem web tabanlı hem de mobil tabanlı bir hibrit uygulama tasarlamak ve geliştirmektir. Geliştirilen sistem mevcut eğitim sistemleri ile entegre olabilecek nitelikte olacak, bu sistemler haricinde internet tarayıcıları ve mobil cihazlar üzerinde çalıştırılabilecek, aynı zamanda mobil platformların uygulama marketleri üzerinden indirilebilecektir. Uygulama içerisinde kullanıcılar giriş yaparak ya da misafir olarak testleri çözebilmekte, seçtiği soruları ayrı olarak cevaplayabilmekte, anlık doğru yanlış bildirimini, süre gösterimini, rastgele soru seçimini, ipucu bilgilerinin gösterimini, bir sonraki soruya otomatik geçiş vb. özellikleri ayarlayabilmekte, ilgili teste geçiş yapabilmekte, favori listesi oluşturabilmekte ve daha önce girmiş olduğu testlere ait sonuç bilgilerine ilgili ekranlardan erişebilmektedir. Hibrit bir yapıda olması ile günümüz mobil cihazların sahip olduğu işletim sistemleri üzerinde platform bağımsız olarak çalışabilecek, ilave bir geliştirme maliyeti olmadan bir kere geliştirilen kod farklı programlama dillerinde tekrar yazılmadan hem web ortamında hem de mobil platformlarda kullanılabilecektir. Ayrıca, mobil uygulamanın Milli Eğitim Bakanlığı'nca yürütülmekte olan Fatih Projesi ile birlikte dağıtılmış olan tablet bilgisayarlar aracılığıyla ve aktif kullanılmaları durumunda teknolojik sınıf ortamında akıllı tahtalar ile birlikte de kullanılabilmesi amaçlanmıştır.
Öğretmenlerin mesleki gelişimini sağlamada sosyal ağların rolü
Teknolojinin hayatımızın her alanına girdiği, internetin ve mobil cihazların giderek yaygınlaştığı günümüzde insanların yaşamlarının önemli bir parçası haline gelen araçlardan birisi de sosyal ağlardır. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de sosyal ağ kullanıcıları ve bu kullanıcıların sosyal ağların başında geçirdiği süre hızla artmaktadır. Sosyal ağların kullanımı eğitim çalışanları ve öğretmenler arasında da yaygınlaşmış olup bu durum sosyal ağların öğretmenlerin mesleki gelişimini sağlama noktasında kullanımını akla getirmektedir. Mevcut sosyal ağların oyun, uygulama gibi çok fazla miktarda dikkat dağıtıcı unsurlar içermesi bu sosyal ağların eğitsel açıdan kullanımına yönelik dezavantajlar içermektedir. Eğitsel sosyal ağlar ise bu dezavantajları ortadan kaldıran ve bünyesinde barındırdığı özellikleri ile eğitsel bağlamdaki ihtiyaca cevap veren en uygun ortamlardır. Bu çalışmanın amacı öğretmenlerin mesleki gelişimlerini sağlamaya yönelik bir eğitsel sosyal ağ sitesi geliştirmek ve bu sosyal ağ sitesinin bir grup öğretmen tarafından kullanılması sağlanarak öğretmenlerin mesleki gelişimleri üzerindeki etkililiğinin ve kullanışlılığının test edilmesidir. Çalışma kapsamında Gündüz (2014) tarafından geliştirilen ve www.mavikurdele.org adresinden erişilebilen bir sosyal ağ sitesi kullanılmıştır. Okul yöneticisi ve öğretmenlerin kullanımına yönelik geliştirilen bu sosyal ağ; görevler, anketler, duyurular, etkinlikler, meslektaş etkileşimi, dosya paylaşımı özelliklerinin yanı sıra mevcut sosyal ağların karakteristik özelliklerini de bünyesinde barındırmaktadır. Eğitsel sosyal ağ, 2014-2015 eğitim öğretim yılı 2. döneminde Afyonkarahisar ilinde bir ilköğretim kurumundaki 27 öğretmen ve bir okul yöneticisi ile deneysel desenlerden tek grup son test modelinde 6 hafta süre ile test edilmiştir. Çalışma sonrasında veriler, öğretmenlerin mesleki gelişimini sağlamaya yönelik sosyal ağ uygulama anketi, sosyal ağ kullanışlılık anketi ve eğitsel sosyal ağ log verileri aracılığı ile toplanmıştır. Elde edilen verilerin incelenmesinde betimsel istatistiklerden faydalanılmış olup bulgular frekans ve yüzde analizleri aracılığıyla sunulmuştur. Çalışma sonucunda geliştirilen eğitsel sosyal ağ sitesini kullanan öğretmenler, eğitsel sosyal ağ uygulamasının mesleki gelişimleri açısından etkili ve faydalı olduğunu, bunun yanında eğitsel sosyal ağı genel anlamda kullanışlı bulduklarını belirtmişlerdir.
Öğretmenlerin mesleki gelişimini sağlamada sosyal ağların rolü
Teknolojinin hayatımızın her alanına girdiği, internetin ve mobil cihazların giderek yaygınlaştığı günümüzde insanların yaşamlarının önemli bir parçası haline gelen araçlardan birisi de sosyal ağlardır. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de sosyal ağ kullanıcıları ve bu kullanıcıların sosyal ağların başında geçirdiği süre hızla artmaktadır. Sosyal ağların kullanımı eğitim çalışanları ve öğretmenler arasında da yaygınlaşmış olup bu durum sosyal ağların öğretmenlerin mesleki gelişimini sağlama noktasında kullanımını akla getirmektedir. Mevcut sosyal ağların oyun, uygulama gibi çok fazla miktarda dikkat dağıtıcı unsurlar içermesi bu sosyal ağların eğitsel açıdan kullanımına yönelik dezavantajlar içermektedir. Eğitsel sosyal ağlar ise bu dezavantajları ortadan kaldıran ve bünyesinde barındırdığı özellikleri ile eğitsel bağlamdaki ihtiyaca cevap veren en uygun ortamlardır. Bu çalışmanın amacı öğretmenlerin mesleki gelişimlerini sağlamaya yönelik bir eğitsel sosyal ağ sitesi geliştirmek ve bu sosyal ağ sitesinin bir grup öğretmen tarafından kullanılması sağlanarak öğretmenlerin mesleki gelişimleri üzerindeki etkililiğinin ve kullanışlılığının test edilmesidir. Çalışma kapsamında Gündüz (2014) tarafından geliştirilen ve www.mavikurdele.org adresinden erişilebilen bir sosyal ağ sitesi kullanılmıştır. Okul yöneticisi ve öğretmenlerin kullanımına yönelik geliştirilen bu sosyal ağ; görevler, anketler, duyurular, etkinlikler, meslektaş etkileşimi, dosya paylaşımı özelliklerinin yanı sıra mevcut sosyal ağların karakteristik özelliklerini de bünyesinde barındırmaktadır. Eğitsel sosyal ağ, 2014-2015 eğitim öğretim yılı 2. döneminde Afyonkarahisar ilinde bir ilköğretim kurumundaki 27 öğretmen ve bir okul yöneticisi ile deneysel desenlerden tek grup son test modelinde 6 hafta süre ile test edilmiştir. Çalışma sonrasında veriler, öğretmenlerin mesleki gelişimini sağlamaya yönelik sosyal ağ uygulama anketi, sosyal ağ kullanışlılık anketi ve eğitsel sosyal ağ log verileri aracılığı ile toplanmıştır. Elde edilen verilerin incelenmesinde betimsel istatistiklerden faydalanılmış olup bulgular frekans ve yüzde analizleri aracılığıyla sunulmuştur. Çalışma sonucunda geliştirilen eğitsel sosyal ağ sitesini kullanan öğretmenler, eğitsel sosyal ağ uygulamasının mesleki gelişimleri açısından etkili ve faydalı olduğunu, bunun yanında eğitsel sosyal ağı genel anlamda kullanışlı bulduklarını belirtmişlerdir.