Kastamonu University
Discipline

Contemporary Turkic Languages and Literatures

Kastamonu University

270

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Tārīḫ-i Ya'ḳūb Paşa eseri (Dil incelemesi, metin, tıpkıbasım)

Bu tezde Osmanlı sahası eserlerinden Tārīḫ-i Ya'ḳūb Paşa'nın dil incelemesi yapılmıştır. Tārīḫ-i Ya'ḳūb Paşa eserinin el yazması, İsveç'te Uppsala Üniversitesi Kütüphanesi'nde bulunmaktadır. Tezde kullanılan metin, anılan nüshadan çalışılmıştır. Eserin yazılış tarihi ile ilgili kesin bir bilgi yer almamakla birlikte, XV. yüzyıl sonları ile XVI. yüzyıl başlarında yazılmış olduğu düşünülmektedir. Eserin yazarı Bahşî'dir. Yazarın tam adı, doğum ve ölüm tarihi, doğum yeri gibi bilgiler yoktur. Yakub Paşa, Türk tarihinde çeşitli önemli vazifelerde bulunmuş bir Osmanlı devlet adamıdır. Ona ithafen yazılan Tārīḫ-i Ya'ḳūb Paşa eseri, Osmanlı Türkçesinin ilk dönem dil özelliklerini gösterir. Eser, harekeli yazılmış olup 134 varaktan oluşur ve her sayfada 11 ila 13 satır vardır. Tārīḫ-i Ya'ḳūb Paşa eseri, gerek dil özelliklerinin gerekse anlatılan bilgiler açısından değerli bir yapıttır. Bu tezde Tārīḫ-i Ya'ḳūb Paşa eserinin ses ve şekil bilgisi özelliklerinin ardından eser metninin transkripsiyonu verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tārīḫ-i Ya'ḳūb Paşa, Yakub Paşa, ses bilgisi, şekil bilgisi, Osmanlı sahası Türk edebiyatı.

Kübra Uysal
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe gibi edatı ve Kazakçadaki işlevsel karşılıkları

Türkçe kaynaklarda son çekim edatları olarak bilinen sözcükler farklı dilbigisel işlevleri karşılarlar. Son çekim edatları, söz diziminde farklı işlevleri yerine getirirken, yeni sözlüksel anlamların ortaya çıkmasına da yararlar. Çok yaygın kullanımı olan edatlardan biri de bu tezin konusunu oluşturan gibidir. Bu tezin konusu gibi edatının işlevlerini derlemden hareketle belirlenerek, Kazakça eşdeğerleriyle karşılaştırmaktır. Bu amaçla bir taraftan gibi biçiminin Kazakçaya nasıl çevrildiği diğer taraftan da Kazakçada benzerlik yapılarının Türkçede nasıl karşılandığını ortaya koymaktır. Böylece iki kardeş dil arasında benzerlik ifade eden gibi ve eşdeğerleri karşılaştırmalı olarak incelenmiş olacaktır. Çalışmanın Türkçe gibi edatının Kazakçada nasıl karşılandığını görmek için Orhan Pamuk'un Beyaz Kale romanı ve Kazakça çevirisinden, Kazakça benzerlik ifade eden biçimlerden hangilerinin gibi ile karşılandığını belirlemek için de Muhtar Awezov'un Abay Yolu I adlı romanı ve Türkçe çevirisinden yararlanılacaktır. Kazakçada gibi edatı kullanılmaz. İncelediğimiz metinlerde Türkçe gibi'ye işlevsel olarak Kazakçada siyaḳtı, tärizdi, uḳsas, ekleşmiş olan -dAy edatı ve –şA eki karşılık gelmektedir. Anahtar Sözcükler: Gibi, tärizdi, siyaḳtı, uḳsas, -dAy, -şA, Abay Yolu I, Beyaz Kale, Türkçe, Kazakça, Edat, Karşılaştırmalı İnceleme,

Dil bilgisiDil bilgisi-edatlarKarşılaştırmalı dil bilgisi+3
Rozıpka Khashımova
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon örneğinde Rumca-Türkçe dil ilişkisi

Hint-Avrupa dil ailesine mensup olan Rumca uzun süredir Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde konuşulmaktadır. Doğu Karadeniz söz konusu bölgelerden biridir. Pontus Rumcası, Romeika veya Trabzon Rumcası olarak adlandırılan varyant bugün Trabzon'un Çaykara, Of, Sürmene ve Tonya ilçelerinde varlığını sürdürmektedir. Bölgede prestij dili olan Türkçe de uzun süredir konuşulmaktadır. Dolayısıyla iki farklı dili yan yana konuşan toplulukların uzun süreli etkileşimi dilsel boyutta da gözlemlenebilir bir hal almıştır. Bu çalışma Trabzon Rumcası ile Trabzon ağızları arasındaki dil ilişkileri seviyesini betimlemeyi amaçlamaktadır. Betimlemeyi yapmak için Lars Johanson'un Kod Kopyalama Modeli kullanılmıştır. Johanson'un Kod Kopyalama Modelini daha iyi anlayabilmek adına çalışmanın ilk bölümünde dil ilişkileri teorilerinin temel kavramları ele alınmış ve daha sonra Johanson'un Kod Kopyalama Modeli ayrıntılı olarak tanıtılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde Trabzon ağızlarını diğer Anadolu ağızlarından ayıran özellikleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölünde ise Trabzon Rumcasının temel özellikleri ve onu diğer Rumca varyantlardan ayıran özellikleri irdelenmiştir. Çalışmada iki dil arasındaki dil ilişkilerini irdeleyebilmek için Trabzon'un Çaykara, Of, Sürmene ve Tonya ilçelerinin çeşitli köylerinde ağız derlemeleri yapılmıştır. Söz konusu derlemelerin transkript edilmiş hali çalışmanın sonunda yer almaktadır. Bunun yanında Brendemoen'un 2002 yılında yayımlanan derlemeleri de dil ilişkileri çerçevesinde irdelenmiştir. Trabzon ağızlarında ses bilgisi, biçimbilgisi, sözdizimi ve söz varlığı düzeylerinde tespite edilen genel ve seçilmiş kopyaların ayrıntılı incelemesi çalışmanın son bölümünü oluşturmaktadır.

AğızlarBiçimbilimDil etkileşimi+7
Tuğçe Genç
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Özbekçede şimdiki zaman işaretleyicilerinin zaman ve görünüş açısından incelenmesi

Özbekçede şimdiki zamanı işaretleyen -yap, -yotib, -yotir, -moqda biçim birimleri ile yot-, tur-, yur-, o'tir- yardımcı fiilleri zaman işlevi ve görünüş işlevlerine sahiptir. Zaman kategorisinde eylemler konuşma noktası temel alınarak konumlandırılırken, görünüş kategorisinde eyleme yönelik öznel bir bakış açısı verilmektedir. Bu çalışmada Özbekçedeki şimdiki zaman biçim birimlerinin biçimsel ve işlevsel açıdan benzer ve farklı yönleri ele alınacaktır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın konusu, amacı, yöntemi sınırlılıkları ile temel kavramlar olan zaman, görünüş, kılınış ve kiplik sınıflandırmaları üzerinde durulacaktır. İkinci bölümde ise Özbekçedeki şimdiki zaman biçim birimleri biçimsel ve işlevsel açıdan örnekler üzerinden incelenecektir. Çalışma en son bir sonuç bölümü ile bitirilecektir. Anahtar Sözcükler Özbekçe, Zaman, Şimdiki Zaman, Görünüş, Kiplik

Dil bilgisiDil bilgisi-zamanGörünüş+3
Senem Özal
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş ve tarihi Türk lehçeleri interaktif platformu

Sürekli ve çok hızlı gelişmekte bilişim teknolojisi dil incelemelerinde de yoğun olarak kullanılmakta, özellikle bilgisayar bilimleri ile dilbilim iş birliği yapması sonucu yeni araştırma alanları ortaya çıkmaktadır. Yirmiyi aşkın yazı dilini ve pek çok konuşma varyantını içine alan ve geniş bir coğrafyada milyonlarca insanlar tarafından konuşan Türk dilleri pek çok araştırmaya konu olmaktadır. Ancak yeni teknolojilerle Türk dili araştırmalarının birleştirilmesinde, ciddi eksiklikler vardır. Oysa eğitim ve araştırma imkânlarını güçlendirmek için Türk dili araştırmalarında teknoloji kullanımı vazgeçilmez durumdadır. Bir deneme olarak bu tezde, Türk dilleri ve Türkoloji anlamında araştırma, alan araştırması verileri, sözlükler gibi değişik türden işlenmiş veya ham verinin bir araya getirilip yayınlanabileceği interaktif bir platformun hazırlanması amaçlanmaktadır. Bu platform sayesinde araştırmacıların ve öğrencilerin bilgiye daha kolay ulaşma imkanı olacak, farklı Türk dillerinde verilerin yer almasıyla da birbirine ekonomik ve kültürel olarak yakınlaşan Türk dil ve lehçelerini konuşanların birbirlerini daha iyi anlamlarına da katkı sağlayacaktır.

ArayüzlerDijital platformlarEtkileşim+3
Salih Çınar
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Beşkaza yörükleri: Dil ve kültür araştırması

Eski Türkçe yorı- , Çağatayca ve Eski Anadolu Türkçesinde yörü- fiillerinden gelişen Yörük adı Anadolu'daki konargöçerleri karşılayan bir kavramdır. Yörük, konargöçer hayat yaşayan hayvancılıkla uğraşmalarından dolayı yaylak kışlak arasında gidip gelen, Oğuz boylarına mensup Türkmenlere denir. Osmanlı'nın Anadolu'ya hüküm sürmesiyle birlikte yörük adı konargöçerleri tanımlamak için kullanılmaya başlar. Konargöçerlik iklim ve coğrafyanın etkisiyle Akdeniz ve Ege bölgelerinde yaşatılmaktadır. Günümüzde Fethiye diye bildiğimiz ve Likya döneminde Telmossoss /Meğri adlarıyla anılan bölge 1286 yılında Menteşe Beyliği'ne katılmasıyla beş kadıya tahsis edilir ve adı beş kadılı yer manasına gelen Beşkaza olarak anılır. Bölgede uzun yıllardır varlığını sürdüren Yörükler konargöçer hayatları ve ağızlarıyla dikkat çekerler. Yörükler uzun süre kapalı bir grup halinde yaşamaları nedeniyle ağız özelliklerinde bazı Eski Türkçe unsurların halen yaşadığı görülmektedir. Bu çalışma Beşkaza Yörüklerinin ağız özellikleri ile kültürel unsurlarını betimlemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde Beşkaza yöresi ve yörükler hakkında genel bilgilendirme yapılarak söz konusu grubun kültürel hayatı verilecektir. Ağıza ait özellikleri betimlemek için Beşkaza'nın Seki, Temel, Söğütlüdere, Gerişburnu, Könteş, Kürdük, Gacak, Döğer, Dont, Karaçulha ile Boğalar köylerinde ağız derlemeleri yapılmıştır. Beşkaza ağzına ait ses bilgisi ve şekil bilgisi özellikleri çalışmanın ikinci bölümünde incelenmiştir. Çalışmanın sonunda ise Beşkaza ağzından derlenen metinlerden hareketle oluşturduğumuz sözlük yer almaktadır. Söz konusu derleme metinlerinin transkribe edilmiş şekli çalışmanın sonunda bulunmaktadır. Anahtar Sözcükler Beşkaza, ağız, yörük, konargöçer

AğızlarBeşkaza yörükleriDil-kültür+4
Seyhan Küçükpapuşcu
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Karaçay-Malkarcada "almak" ve "vermek" fiillerinin anlamsal alanları

Bu çalışma, Karaçay-Malkarcadaki "aлыргъа" (almak) ve "берирге" (vermek) fiillerinin anlamsal alanlarının özelliklerini ele alır. Bu fiiller anlamsal zıt anlamlı kelime (İng.: relational antonym) olup çok eskidir. Çalışmada bu kavramların anlamsal alanları betimlenmiş ve yan anlamları arasındaki anlamsal ilişkiler örneklerle verilmiştir. Fiiller, kod kopyalama kuramı açısından da incelenmiştir. Çalışmada fiiller anlamsal bir kategori olarak değerlendirilir. Almak-vermek kavramlarına ait anlamsal alanları oluşturmak için fiillerin konusal anlambilimsel sınıflandırması yapılmıştır. Çalışmada bu konuda en çok iki kuramdan yararlanılmıştır. Birincisi Ch.Fillmore'un Çerçeve Anlambilimi'dir. Ona göre bir insanın zihninde kullanabileceği her kelime için senaryoya benzeyen basit çerçeveler vardır. Çerçeveler, bir cümle veya kelimeyi anlamak için konuşurun bilmesi gereken ön bilgiler, yani önvarsayımdır. Kullanılan ikinci kuram A. Mustayoki'nin İşlevsel Sözdizimidir. Bu kuram çerçevesinde her fiille ilgili önvarsayımlar, yani olası roller konuşurun bakış açısından gösterilmiştir. Mesela "mektup almak" anlamsal yapısı daima mektubu gönderen Eden, onu alan Deneyimci ve yüklemlemeye dahil olan Etkilenen'i (mektup) içerir. Kıpçak dili olan Karaçay-Malkarcayı araştırmamızın sebebi, bu dil konuşurların 13. yüzyıldan beri Kafkasya'da yaşayıp Kafkas dilleri ve Rusça ile yoğun bir dil temasında bulunmasıdır. Bu, "almak" ve "vermek" kavramlarının bu bölgedeki gelişimini takip etme fırsatını verir. Araştırma sonucunda "almak" fiilinin Karaçay-Malkarca konuşurların zihinsel sözlüklerinde "istemek", "bir eylemi deneyimlemek", "kabul etmek", "başlamak", "değişmek", "kopyalamak", "bitirmek" kavramlarına bağlı olduğu; "vermek" fiilinin ise "etkilemek", "izin vermek", "sağlamak", "yayınlamak", "başlatmak" gibi kavramlarla bağlantılı olduğu ortaya çıkmıştır. Kafkasya Savaşı'ndan itibaren Karaçay ve Malkarların hayatları Rusçayla bağlantılıdır. Bundan dolayı "almak" ve "vermek" fiilleri doğal olarak Rusçadan etkilenmiştir. Etkilenme derecelerini öğrenmek için L. Johanson'un kod kopyalama modelinden yararlanıldı. Modele göre sosyal açıdan baskın olan bir dilden (B) baskın olmayan bir dil (A) bir anlamsal yapıyı genel (tamamıyla alarak), seçilmiş (yapının bir veya birkaç özelliğini kopyalayarak) veya karışık olarak kopyalayabilir. Bu modele göre Karaçay-Malkarcada "almak" ve "vermek" anlamsal alanlarındaki yapıların %37'inin Rusçayla etkileşim sonucunda ortaya çıktığı, dolayısıyla Karaçay-Malkarcanın büyük oranda Rusçadan etkilendiği belirlenmiştir. Çalışmada, Karaçay-Malkarca üzerine ilk defa İşlevsel Sözdizimi, Çerçeve Anlambilimi ve Lars Johanson'un kod kopyalama modeli uygulanmış, "almak-vermek" anlamsal alanları ortaya konulup incelenmiş ve dil ilişkileri sonucunda ilgili fiillerin Rusçadan etkilenme derecesi belirlenmiştir.

Anlam alanlarıAnlam bilimDil bilgisi+4
Anastasııa Kraınıuchenko
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Moldo Niyaz'ın eseri örneğinde geçiş dönemi Kırgız Türkçesi

Bu çalışmada Moldo Niyaz'ın "Sanat-ı Digarastar" eserinin dil özellikleri belirlenerek Çağatay Türkçesi ve çağdaş Kırgız Türkçesi ile karşılaştırılmış ve içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında Çağatay Türkçesi döneminde kullanılan Arap alfabesiyle yazılmış eser, transkripsiyon alfabesine aktarılmış ve ardından dizin oluşturulmuştur. Çalışmanın giriş bölümünde tezle ilgili amaç, yöntem, literatür taraması gibi konulara ek olarak Kırgız Türkçesi, Sovyet öncesi yazılı Kırgız Edebiyatı, Kırgızların kullandığı alfabeler ve çalışılan eser ve yazar hakkında genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde eserin ses bilgisi özellikleri çağdaş Kırgız Türkçesi ve Çağatay Türkçesinin ses özellikleriyle karşılaştırmalı incelemesi yapılmıştır. Ses özelliklerinden hareketle dönemin dil özelliğinin ne derece Çağatay Türkçesine ve ne derece çağdaş Kırgız Türkçesine yakın olduğu incelenmiştir. İkinci bölümde metnin şekil bilgisi ve kelime türleri ile Çağatay Türkçesi ve çağdaş Kırgız Türkçesi şekil özellikleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. İncelemenin üçüncü bölümde ise eserin transkripsiyonlu şekli verilmiştir. Son kısım olan dördüncü bölümde ise incelenen metnin dizinine yer verilmiştir.

Merve Nur Ertem
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kazak halk edebiyatında Kara Ölenler üzerine bir inceleme

Geniş bir coğrafyada uzun müddet konargöçer yaşam süren Kazak halkına göre şekillenen kara ölen söyleme geleneği, halk edebiyatında önemli bir yer tutmaktadır. Kara ölenler, sözlü edebiyat geleneğinin hâkim olduğu yüzyıllarda halk tarafından oluşturulmuştur. Kara ölenler halkın ağızdan ağıza aktararak yazılı edebiyat devrine kadar getirdiği şiirlerdir. 100 ciltlik Babalar Sözi ansiklopedisi Kazak halkının sözlü edebiyatının bir araya getirildiği kültür ürünüdür. Çalışma, ansiklopedinin 70. cildi olan kara ölen konusunu içermektedir. İlk olarak çeviriyazısı yapılan kara ölenler sonrasında Türkçeye aktarılmıştır ve muhtevası incelenerek diğer türlerle ilişkisi bulunan konular ele alınmıştır. Kara ölenlerin halka ders verme, eğitme eğlendirme amacıyla söylenmiş şiirler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türk edebiyatında Kazak kara ölenleri hakkında kaynak yok denecek kadar az olması hasebiyle genel bilgilerde dâhil olmak üzere çoğu Kazak Türkçesi kaynaklarından çevirisi yapılarak okuyuculara sunulmuş ve kullanılan kitaplar kaynakça bölümünde belirtilmiştir. Kara ölenler ilk olarak Kazak Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarımı, daha sonra Kiril alfabesinden Latin alfabesine transkripsiyonu yapılmıştır. Ardından çalışma konulara ayrılarak incelenmiştir. Kazak halk edebiyatındaki kara ölenlerin incelenmesi Türk kültüründe önemli bir yer arz etmektedir. Bu çalışma ile Türklük Bilimi araştırmalarına Babalar Sözi eseri tanıtılarak eser üzerinden Kazak Kara ölenlerinin tanıtımı yapılmış olup bir nebze katkıda bulunması amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kazak Halk Edebiyatı, Kazak Türkçesi, Babalar Sözi, Şiir, Kara Ölen.

Hilal Şahadet Yıldırım
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

"Biz Niga Uruşamiz?(1-30)" kitabı örneğinde Özbek Türkçesinde cümle bilgisi

Bu çalışmada, 2020 yılında Ankara'da Arap alfabesi ile basılan Afganistan'ın kuzey bölgesinde bulunan yaklaşık 10 ilde konuşulan ve Ana Türkçenin en büyük lehçelerinden biri sayılan Özbek Türkçesi ile yazılmış "Biz Niga Uruşamiz?" (Biz Niye Savaşıyoruz) örneğinde Özbek Türkçesinin cümle bilgisi çalışılmıştır. Çağatay Türkçesinin devamı niteliğinde olan Özbek Türkçesi sadece Özbekistan'da değil, birçok farklı coğrafyada konuşulan bir Türk lehçesidir. Özbekistan başta olmak üzere Afganistan, Kırgızsiztan, Kazakistan, Tacikistan gibi ülkelerde de Özbek Türkleri kendi lehçeleri ile hayatlarına devam etmektedir. Yaklaşık 40 milyon kişinin konuştuğu varsayılan bu Türk lehçesi, Türk dilinin Karluk grubunda yer almaktadır. İncelediğimiz kitap, Afganistan'ın kuzeyinde bulunan Ser-Pul ilinde yaşayan ve Afganistan'ın Özbek dili ve eğitimi için yıllardır mücadele eden Muhammed Helim YARQİN tarafından yazılmıştır. Bu kitapta yazar kısa ve uzun hikâyeleri ile farklı etnik grupların yaşadığı Afganistan adıyla bilinen coğrafyada bu geri kalmışlığın nedenlerini anlatmaktadır. Bu çalışmada, Muhammed Helim YARQİN tarafından kaleme alınan "Biz Niga Uruşamiz?" (Biz Niye Savaşıyoruz) adlı kitab Arap alfabesinden Latin alfabesine transkribe edilmiş ve daha sonra Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Eserin ilk 30 sayfasında geçen 340 cümle, cümle ögeleri, cümle çeşitleri ve kelime grupları bakımından incelenmiştir.

Yar Mohammad Sumer
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Nazım Keriçli'nin 'Üç İstek' adlı eseri esasında Kırım Tatar Türkçesinde fiil

Bu çalışmada Nazım KERİÇLİ'nin 'Üç İstek' adlı eseri esasında Kırım Tatar Türkçesinde fiil konusu ele alınmıştır. Kırım Tatar Türkçesi üzerine Türkiye ve Türkiye dışında yeterince araştırma yapılmamıştır. Bu çalışmamızla bu konudaki eksikliğin giderilmesine bir parça olsa da katkı sağlanmak amaçlanmıştır. Kırım Tatar Türkçesi, Türk dilinin Kuzey-Batı (Kıpçak) grubuna girer. Kırım Tatar Türkçesi Karaçay-Balkar, Kumuk, Karaim Türkçesi ile bu grubun batı kolunu oluşturur. Bugüne kadar üzerinde çalışılmayan Nazım KERİÇLİ 'nin 'Üç İstek' adlı eseri ilk defa çeviri yazıya aktarılarak Türkiye Türkçesine tercüme edilmiş ve eserde bulunan malzeme esasında Kırım Tatar Türkçesinde fiil konusu incelenmiştir. İncelememiz fiil yapım eklerini, fiilin basit ve birleşik çekimini, kişi ekleri ve çekimsiz fiil biçimleri olan fiilimsileri içine almaktadır. Türk dilinde yapım ekleri yeni kelimelerin yapımında kullanılan birimlerdir. Bir dilin gelişebilmesi, o dildeki nesne ve kavramlar için kendi bünyesinde kelimeler türetebilmesiyle mümkündür. Kırım Tatar Türkçesi, diğer Türk lehçeleri gibi sondan eklemeli bir dildir. Bu nedenle kelimelerin çekimleri ve yeni kelime türetilmesi çeşitli eklerin yardımıyla mümkün olmaktadır. Dilde mevcut köklere yine dilde mevcut eklerin getirilmesiyle yapılan türetme işi, dile büyük avantaj sağlamaktadır. Türkiye Türkçesinde olduğu gibi Kırım Tatar Türkçesinde de kök ve gövdelerin iki türü mevcuttur. Bunlar 1- fiiller 2- isimler. Bu nedenle yapım eklerinin dört çeşidi kullanılmaktadır: isimden isim yapım ekleri, isimden fiil yapım ekleri, fiilden fiil yapım ekleri ve fiilden isim yapım ekleri. Bu çalışmada ise Kırım Tatar Türkçesinde fiilden fiil yapım ekleri ve isimden fiil yapım ekleri 'Üç İstek' eseri üzerinden ele alınmıştır. Türk lehçelerinde cümlede zamanı belli etmek için fiil kip ekleri kullanılır. Diğer Türk lehçelerinde olduğu gibi Kırım Tatar Türkçesinde de cümlenin zamanını belirtmek için fiil kipleri kullanılır. Kırım Tatar Türkçesinde; şimdiki zaman, geçmiş zaman ve gelecek zaman olmak üzere üç zaman esas alınarak fiil kipleri ele alınmıştır. Türk lehçelerinde işi, hareketi ve oluşu kimin ya da neyin yaptığını ifade etmek için kişi ekleri kullanılır. Bu çalışmada da Kırım Tatar Türkçesinde kişi ekleri işlenmiştir. Eser önce Kiril harflerinden Latin harflerine transkribe edilmiş ve daha sonrada çeviri yazısı oluşturulup Türkiye Türkçesine aktarımı yapılmıştır. Çalışmanın başında Kırım Tatar Türkleri ve Kırım Tatar Türkçesi hakkında da bilgi verilmiş ve daha sonra yukarıda anlatılan çalışmalar sırasıyla ele alınmıştır. Bu çalışma ile Türklük Bilimi araştırmalarına Nazım KERİÇLİ 'nin 'Üç İstek' eseri tanıtılarak ve dil incelemesi yapılarak bir katkıda bulunmak amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Fiiller, Fiil Çekimleri, Kırım Tatar Türkçesi, Üç İstek.

Muhammed Fatih Öner
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Bucaktan Sesler adlı eser esasında Gagavuz Türkçesinde fiil

Tezimizde Dionis Tanasoğlu'nun 1957'de Kişinev'de yayımlanmış olan 'Bucaktan Sesler' adlı eseri, çeviri yazıya aktarılarak Türkiye Türkçesine çevrilmiştir. Daha sonra eser, fiiller bakımından gözden geçirilmiştir. Gagavuz Türkçesi, Türk dilinin Güney-Batı (Oğuz) grubu içerisinde yer almaktadır. Bu grup içerisinde bulunan Gagavuz Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesi bu grubun batı kolunu oluşturur, Türkmen Türkçesi ise grubun Doğu kolunu oluşturur. Daha önce hiç incelenmemiş olan Dionis TANASOĞLU'nun derlemiş olduğu 'Bucaktan Sesler' adlı bu eseri ilk kez çeviri yazıya geçirerek Türkiye Türkçesine aktarımı yapılmış ve eser üzerinden Gagavuz Türkçesinde fiil konusu incelenmiştir. Çalışmamızda fiil yapım ekleri, fiilin basit ve birleşik çekimi, kişi ekleri ve çekimsiz fiil biçimleri olan fiilimsiler yer almaktadır. Yapım ekleri, isim ya da fiil kök veya gövdelerine gelerek yeni sözcükler türetmede kullanılan birimlerdir. Bir dilin zenginleşerek gelişmesi, o dilin kendi bünyesinde yer alan nesne ve kavramlar ile ilgili yeni kelimeler türetebilmesi ile doğru orantılıdır. Diğer Türk lehçeleri gibi sondan eklemeli bir dil olan Gagavuz Türkçesinde de kelimelerin çekimleri ve yeni sözcükler türetilmesi birtakım eklerin desteğiyle mümkün olmaktadır. Türkiye Türkçesinde olduğu gibi Gagavuz Türkçesinde de kök ve gövdelerin fiiller ve isimler olmak üzere iki çeşidi mevcuttur. Yapım eklerinin ise isimden isim yapım ekleri, isimden fiil yapım ekleri; fiilden fiil yapım ekleri ve fiilden isim yapım ekleri şeklinde dört tipi kullanılmaktadır. Bu çalışmada, Gagavuz Türkçesinde fiil türeten fiilden fiil yapım ekleri ve isimden fiil yapım ekleri 'Bucaktan Sesler' adlı eser üzerinden incelenmiştir. Çekimli bir fiilde fiil kök ya da gövdesi + kip eki + kişi ekleri biçiminde bir sıralama görülür. Kişi ekleri çekimli fiillerin sonuna gelerek kişi ve sayı gösteren eklerdir. Çalışmamızın bu bölümünde Gagavuz Türkçesindeki kişi ekleri ele alınmıştır. Çekimli bir fiilde kök ve gövdelerden sonra kip ekleri getirilmektedir. Kip ekleri, bildirme kipleri ve tasarlama kipleri olarak iki bölümde gözden geçirilmiştir. Gagavuz Türkçesinde fiil kipleri, geniş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman ve geçmiş zaman (görülen geçmiş zaman, öğrenilen geçmiş zaman) olmak üzere dört zaman esasında incelenmiştir. Tasarlama kipleri ise dörde ayrılarak gereklilik, şart, emir ve istek biçimde ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Fiiller, Fiil Çekimleri, Gagavuz Türkçesi, Bucaktan Sesler.

Hatice Çam
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Muhabbet ve Tebessüm adlı eser örneğinde Yeni Uygur Türkçesinde fiil (inceleme, çeviri yazı, Türkiye Türkçesine aktarma,sözlük)"

Bu çalışmada 2010 yılında Sincan Halk Neşriyatı'nda Arap harfli Çağdaş Uygur Türkçesiyle yayınlanan Uygur şairi Muhammetcan Sadık'a ait "Muhabbet ve Tebessüm" isimli şiir kitabı esasında Çağdaş Uygur Türkçesinde fiil konusu ele alınmıştır. Çağdaş Uygur Türkçesi, Türk dilinin Güney- Doğu (Karluk) grubuna girer. Bu alan üzerine Türkiye ve Türkiye dışında yeterince araştırma yapılmamıştır. Bu çalışmamızla bu konudaki eksikliğin kapatılmasına bir parça da olsa katkı sağlanmak amaçlanmıştır. Çağdaş Uygur Türkçesinin fiil konusu üzerine hazırlamış olduğumuz bu çalışmanın içeriği fiil yapımı, kişi ekleri, fiillerin basit ve birleşik çekimi ve çekimsiz fiil biçimleri olan fiilimsilerden oluşmaktadır. Yapım ekleri bahsi yeni kelimelerin yapımında kullanılmaktadır. Sondan eklemeli bir dil olan Çağdaş Uygur Türkçesinde, yeni kelimelerin türetilmesi çeşitli eklerin yardımıyla oluşmaktadır. Yapım ekleri dört başlık altında toplanır. Ancak hazırlamış olduğumuz bu çalışma fiil konusunu kapsadığı için yapım eklerinin sadece fiil bahsi çalışmamızda yer almıştır. Bunlar isimden fiil yapma ekleri ve fiilden fiil yapma ekleri başlıklarıyla çalışmamızda yer almaktadır. Cümledeki zaman kavramını belli etmek için kullanılan fiil kip ekleri Çağdaş Uygur Türkçesinde de kullanılmaktadır. Çağdaş Uygur Türkçesinde; geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman ve geniş zaman olmak üzere dört zaman esas alınarak fiil kipleri ele alınmıştır. Çalışmamız; Çağdaş Uygur Türkçesinde fiil, çeviri yazı, Türkiye Türkçesine aktarım ve eserin sözlük çalışması olarak dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Çağdaş Uygur Türkçesinde fiil konusu eserden örnekler verilerek açıklanmıştır. Eserden seçilen her örnek kelimenin yeri parantez içerisinde numaralandırılmıştır. İkinci bölümde ilgili eserin çeviri yazı aktarımı, üçüncü bölümde ise Türkiye Türkçesine çevrisi yapılmıştır. Dördüncü bölümde eserde yer alan ve Türkiye Türkçesi konuşurları tarafından anlaşılması zor olabilecek kelimelerin bulunduğu Uygurca - Türkçe bir sözlükte bulunmaktadır. Bu çalışma ile hem bu sahada hazırlanmış olan diğer araştırmalara katkıda bulunmak hem de Doğu Türkistan'ın son dönem şairlerinden biri olan Muhammetcan Sadık'ın tanınması ve yazarın kaleminden çıkan "Muhabbet ve Tebessüm" adlı eserin Türkiye Türkçesini Türk dünyası bilim sahasına kazandırmak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Fiiller, Fiil Çekimleri, Çağdaş Uygur Türkçesi, Muhabbet ve Tebessüm.

Remziye Kasım
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kazak Türkçesinde zarf fiiller (Art zamanlı inceleme)

Dil, karmaşık bir yapıya sahip olan canlı bir organizmadır. Bu organizma, evrimsel süreçlere tabi olduğu için statik değil, dinamiktir. Tıpkı biyolojik evrim gibi dilin evrimi de geniş bir zaman dilimine yayılarak ilerlemektedir. Bu süreçte, dildeki yapıların anlamları ve işlevleri zaman içinde değişir ve gelişir, bu da dilin canlılığını ve esnekliğini göstermektedir. Dilin sürekli değişen bir yapısının olduğu ve bu değişiminin temel nedeninin gelişme olduğu bilinmektedir. Dilin gelişiminde gramer yapıları önem arz etmektedir. Bu gramer yapılarından biri de zarf-fiillerdir. Zarf-fiiller, fiillerden türeyen zarflardır ve yüklem konumundaki asıl fiili durum, zaman, sebep vb. şekillerde nitelendirmektedir. Zarf-fiiller, Türk lehçelerinin daha geniş bir ifade alanına sahip olmasında ve cümle enflasyonunun önüne geçilmesinde önemli bir rol oynayarak cümle yapısının zenginleşmesine katkı sağlamıştır. Diğer gramer yapıları gibi zarf-fiiller de zaman içerisinde çeşitli değişimler göstermektedir. Bu değişimlerin en önemli sebebi Türk lehçelerinin geniş bir coğrafi alana yayılarak çeşitli kültürlerle etkileşime girip zenginleşerek gelişimlerini sürdürmeleridir. Bu çalışmada, gramerlik özellik bağlamında Kazak Türkçesindeki zarf-fiiller ile Tarihî Türk lehçelerindeki zarf-fiiller art zamanlı olarak incelenip zarf-fiillerin geçmişten günümüze doğru değişimleri ve gelişimleri incelenmiştir.

Dil bilgisi-zarf-eylemFilolojiKazak Türkçesi+2
Murat Ak
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Afganistan Türkmen şairi Abdul Kerim Behmen'in şiirleri üzerine bir muhteva incelemesi

Afganistan'da Türkler, ülke nüfusunun üçüncü büyük etnik grubunu oluşturmaktadır. Türk boyları arasında ise Özbek ve Türkmenler en kalabalık gruplardır. Afganistan Türkmen Türkçesi, ülke anayasasında üçüncü resmî dil olarak kabul edilmiştir. Türkmenlerin en yoğun yaşadığı bölgeler arasında Badgis, Faryab, Cevizcan, Belh, Kunduz, Bağlan ve Herat illeri bulunmaktadır. Afganistan'nın Türkmen nüfusu oldukça fazladır. Afganistan Türkmen Türklerinin büyük bir kısmı Türkmenlerin Tekelerden sonraki en büyük boyu olan Ersarı boyuna mensup olup bunun yanında diğer Türkmen boylarına mensup küçük topluluklar da bulunmaktadır. Ülkede uzun yıllardan beri yaşam süren Afganistan Türkmenleri dil ve kültürlerine derinden bağlı olup değerlerini korumak ve yaşatmak için gayret göstermektedirler. Bu uğurda çaba gösteren çok sayıda önemli şahsiyet bulunmaktadır. Önde gelen isimlerin arasında Afganistan Türkmen dil ve edebiyatının aydın şahsiyetlerinden biri olan Abdul Kerim Behmen'in şiirlerinin incelenmiş olduğu bu çalışmada; şairin eserleri ile ilgili kısa bilgi verilerek şiirleri muhteva yönünden değerlendirilmiştir. Şair, şiirlerinde Türkmen halkını birlik ve beraberliğe davet ederek toplumsal uyanışa katkıda bulunmayı amaçlamıştır. Vatansever bir kimliğe sahip olan Behmen, aile değerlerine bağlılığı, İslam inancına olan derin sadakati ve Türkmen kimliğini sahiplenişiyle öne çıkan önemli bir şahsiyettir. Şiirlerinde bu özellikler belirgin bir şekilde yer almaktadır. Yarım asırlık öğretmenlik kariyerine ek olarak kaleme aldığı nazım ve nesir türündeki eserleri aracılığıyla Türkmen halkını eğitmeye ve bilinçlendirmeye çalışmıştır. Tez; Afganistan Türkmen Türkleri Hakkında Genel Bilgiler, Abdul Kerim Behmen'in Hayatı, Edebî Kişiliği ve Eserleri, Abdul Kerim Behmen'in Şiirlerinin Muhtevası Üzerine Bir Değerlendirme ve son olarak da Abdul Kerim Behmen'in Seçilmiş Şiirlerinin Transkripsiyonu şeklinde dört ana bölümden oluşmaktadır.

Gul Jamal Jahıd
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Kaşkay eli Türk ağızları ses bilgisi

Tezimizin konusunu, Güneybatı Oğuz grubunun güney kolunu oluşturan ve İran'ın merkez, güney ve güneybatısında bulunan Fars, İsfahan, Buşehr, Çaharmahal u Bahtiyari, Kohgiluye ve Buyerahmed, Huzistan ve Buşehr olmak üzere altı vilayetin kapsadığı çok geniş bir alanda yayılmış olan Kaşkay eli ağızlarının dil özellikleri oluşturmaktadır. İran'ın en önemli Türk göçeri topluluklarından birini oluşturan Kaşkaylar, günümüzde Amele, Şeşbeyli, Farsımadan, Dereşorlu, Büyük Keşküllü ve Küçük Keşküllü olmak üzere altı büyük boyun birleşmesinden oluşmuştur. Diyalektolojinin yöntemleri temelinde Kaşkay eli ağızlarının tarihsel-karşılaştırmalı ses bilgisi açısından ele alındığı çalışmamız, söz konusu bölgelerin sınırları içerisinde yaşamakta olan Kaşkay eli boyları arasından derlenmiş dil malzemesine dayanmaktadır. "Kaşkay Eli Türk Ağızları: Ses Bilgisi" başlıklı doktora tezimiz altı bölümden oluşmaktadır. Giriş mahiyetinde olan çalışmamızın birinci bölümünde tezin konusu ve amacı; çalışma yöntemi; araştırma türü; dilsel malzemenin elde edilmesi, değerlendirilmesi, kodlanması ve yazıya geçirilmesi gibi konular üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde, Kaşkay Türkleri ve Kaşkay konar-göçerliği hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde, Kaşkay Türkçesinin Türk dili içindeki yeri ve Kaşkay diyalekt alanı belirlenmeye çalışılmış, Kaşkay Türkçesinin araştırma tarihi üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde, Kaşkay Türkçesi ağızlarının ses düzeninin betimlemesi yapılmıştır. Tezimizin beşinci bölümü, alan araştırması çerçevesinde derlediğimiz dil malzemesine dayanan Metinler bölümüdür. Altıncı bölümüde ise, Metinler bölümünün gramatikal dizini hazırlanmıştır.

AğızlarDil özellikleriKaşkay Türkleri+4
Valiollah Yaghoobı
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Maḳaş Bėk Muḥammedof'un Caḳsı Ügit adlı eseri (inceleme, metin, aktarma, dizin)

Bu çalışma 19. yüzyılda Muhambetjan Şoltırulı Bekmuhambetov tarafından yazılan ve 20. yüzyılın ilk yıllarında basılan "Caḳsı Ügit" adlı eseri konu almaktadır. 6 jır ve Rus dilinden çeviri olmak üzere 2 hikâyeden oluşan toplam 8 metni bulunan Arap harfli eser, 1 kapak sayfası ve metinlerin yer aldığı 24 sayfadan oluşmaktadır. Kurallı bir yazı dilinin henüz oluşmadığı, bir geçiş dönemi olan 19. yüzyılda Türkistan sahasında basılan eserlerin dilinde Çağatay Türkçesinin dil özelliklerinin devam etmekte olan etkisi ve çeşitli sebeplerle Türk lehçelerinin dil özellikleri görülmektedir. Tezimizin konusu olan "Caḳsı Ügit" adlı eser, dönemin dil özellikleri ile Kazak sözlü edebiyatı örneklerini yansıtması bakımından önemlidir. Eser, çağdaş Kazak Türkçesinin gelişme tarihi içinde belirli bir dönemin dil özelliklerini yansıtması bakımından araştırmacılara değerli malzemeler sunar. Özellikle, metin dilinde karşılaşılan çağdaş Kazak edebî dili dışındaki söz varlığı unsurları ve dil özellikleri çağdaş Kazak Türkçesi dil tarihinin belirli bir döneminin aydınlatılması, bugünkü Kazak edebî dili ile metinleri arasındaki ortaklıkların ve farklılıkların ortaya çıkarılması bakımından önem taşır. Çalışma giriş, inceleme, metin, aktarma ve dizin ana bölümlerinden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünden önce araştırmanın amacı, kapsamı, önemi ve araştırmada takip edilen yöntem hakkında bilgi verilmiştir. Giriş bölümünde yazar ve eseri tanıtılmış, yazarın hayatı, çalışmaları ve tezimize konu olan eseri hakkında bilgi verilmiştir. İnceleme, yazım, ses bilgisi ve şekil bilgisini içermektedir. Yazım bölümünde ünlü ve ünsüzlerin yazımı üzerinde durulmuştur. Yazım açısından tutarlı bir metin olmadığı, sıklıkla aynı sözcüğün farklı biçimlerde yazıldığı söylenebilir. Ses Bilgisi bölümünde ünlü ve ünsüz uyumları, ses olayları ile ses değişimleri ele alınmıştır. Kalınlık-incelik uyumunun kurallı olduğu fakat düzlük-yuvarlaklık uyumunun korunduğu örneklerin bulunmasının yanı sıra bazı sözcük tabanlarında ve eklerde düzlük-yuvarlaklık uyumuna girmeyen örneklerin de yer aldığı görülmüştür. Şekil Bilgisi bölümünde, yapım ve çekim ekleri, fiil çekimleri, durum ekleri, birleşik fiil ve isimlerin yüklem görevinde kullanılması gibi başlık ve örneklerle metnin gramer yapısı incelenmiştir. Metin, aktarma bölümünde metnin yazı çevrimi ve aktarması yapılmıştır. Yazım yanlışları metnin altına dipnot olarak düşülmüştür. Dizin bölümünde ise metinde geçen sözcüklerin gramatikal dizini oluşturulmuştur. Sözcükler metnin bağlamında anlamlandırılmaya çalışılmış, pek çok kültür ifadesi, alıntı sözcük ve artık kullanılmayan terim ile karşılaşılmıştır. Kaynaklar bölümünde araştırma süresince yararlanılmış kaynak ve taranmış ağ bilgileri yer almaktadır.

Gonca Pehlivan Sarı
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özbek Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılan mensur eserlerdeki kültürel ögelerin aktarımı

Bu çalışmada Özbеk Türkçеsindеn Türkiyе Türkçеsinе aktаrılаn seçilmiş mеnsur esеrlеrdеki kültürel ögelerin hedef metne nasıl aktarıldığı incelenmiştir. Tez,Giriş dışında üç bölümden oluşmaktadır. Çeviribilim Alanı adlı birinci bölümde, çeviri teorileri, tür ve yöntemleri hakkında bilgi verilmiştir. Bu bölümde ayrıca lehçelerarası çevirinin önemi üzerinde durulmuş,lehçelerarası aktarmalarda tespit edilen sözvarlığı ile ilgili yanlışlar değerlendirilmiştir. Kültür Kavramı ve Kültürel Ögeler adlı ikinci bölümde genel olarak kültür ve kültürel ögeler konusu ele alınmıştır. Kültürün ortaya çıkışı ile ilgili teoriler incelenmiş ve kültürel ögelerin aktarımında bilim adamlarının ortaya koyduğu yöntemlere yer verilmiştir. Ayrıca, bu bölümde Özbek kültürünü oluşturan selamlaşma, giyim kuşam, yemek, misafir ağırlama, bayram kutlama ve düğün kültürü hakkında bilgi verilmiştir. Tezin üçüncü bölümünü, Özbek Türkçesinden Türkiye Türkçesine Aktarılan Mensur Eserlerde Kültürel Ögelerin Aktarılması oluşturmaktadır. Bu bölümde, seçilmiş mensur eserlerde tespit edilen kültürel ögelerin, hedef metne nasıl ve hangi yöntemler ile aktarıldığı incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çeviri, Özbek Türkçesi, Kültür, Kültürel Öge.

Nargizakhon Sultonova
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Aminullah Nail Khangeldi'nin "Türkistan Beyremi-Ergene Kun" adlı romanın söz varlığı üzerine tematik bir inceleme

Aminullah Nail Khangeldi'nin Türkistan Bayramı-Ergene Kun Romanının Söz Varlığı Üzerine Tematik Bir İnceleme adlı çalışmamız, kaynakça ve sonuç bölümleri hariç iki ana bölümden oluşmuştur. Giriş bölümünde Güney Türkistan'da yaşayan Türk boy ve tupluluları, Güney Türkistan'da Türkçe'nin genel durumu, Güney Türkistan'da Özbek Türklerinin yayın hayatı, Aminullah Nail Hangeldi'nin hayatı ve eserleri üzerine durulmuştur. Çalışmanın ilk bölümünde Türkistan Bayramı Ergene Kun Romanı transkripsiyon yapılarak Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. İkinci bölümü, sözlük biliminden ibaret olup, tematik sözlükler, metin sözlükleri, Aminullah Nail Khangeldi'nin Türkistan Bayramı-Ergene Kun eserinin isim söz varlığının tematik incelemesi, sonuç ve kaynakçadan oluşmaktadır. Türkistan Bayramı Ergenekon romanı, Güney Türkistan'ın ilk Özbekçe romanıdır. Romanın dili halk dili olduğu için bu çalışma büyük önem taşımaktadır. Çünkü bu bölgeye ait olan Özbekçe yazı dili, Özbekistan Türkçesinin etkisinin altında kalan bir lehçedir. Bu nedenle çalışmamız Güney Türkistan'daki Özbeklere özel olan Özbek Türkçesini çalışmak isteyen araştırmacılar için de iyi bir kaynak olarak kullanılacağını düşünüyoruz. Güney Türkistan'da yaşayan Özbekler, Peştular ve Farslar (Tacikler)'dan sonra Afganistan'ın üçüncü büyük etnik grubu olup Afganistan'ın sosyal yapısının önde gelen ve hassas bir parçasını oluşturuyor. Yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan bu Özbek Türkleri tüm zorluklara rağmen anadillerini yaşatmayı başarmakta, Türkmen ve Özbek Türkçesiyle gelecek nesillere anadillerinde nazım ve nesir türünde eserler vermeye devam etmektedirler. Çalışmamızda romanın söz varlığı içerisinde, yazı dilinde bulunmayan pek çok söz tespit ederek böylece unutulacak olan sözleri kaydetmiş olduk.

Güney TürkistanKhangeld, Aminullah NailRoman+5
Farzana Inanch
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Nostratik dil teorisi

İnsanoğlu tarih boyunca dünya üzerinde konuşulan dillerin nasıl ortaya çıktığını, başlangıçta nasıl olduğunu, ne gibi aşamalardan geçerek bugüne ulaştığını merak etmiş ve bilim insanları bu konuda çeşitli teoriler ortaya atmıştır. Son dönemlerde ilgi gören ve bilimsel olarak da bir temele oturtulan teorilerden biri Nostratik dil teorisidir. "Nostratik teori" ya da "Nostratik dil teorisi" dünyadaki tüm dillerin aynı kökenden, tek bir dilden kaynaklandığını, dolayısıyla bir büyük aile oluşturduğunu kabul eden bir dil teorisidir. Bugün gelinen aşamada Altay dilleri, Kartvel dilleri, Hint-Avrupa dilleri, Ural dilleri, Hami-Sami Dilleri ve Dravit dilleri Nostratik dil teorisi içinde değerlendirilmektedir. Teoriye göre bütün bu diller tek bir kök dilden ortaya çıkmıştır. Nostratik teoriye giden süreç karşılaştırmalı dil çalışmalarıyla başlamış, zamanla karşılaştırma yapılan diller genişledikçe teori bugün geldiği noktaya ulaşmıştır. Türk dilinin de içinde yer aldığı Altay dillerinin de teori içinde yer alması bizi ilgilendiren en önemli husustur. Başlangıçta ciddiye alınmayan, ancak günümüzde birçok bilim insanı tarafından kabul gören Nostratik teori üzerine çalışmalar Rusya ve ABD başta olmak üzere Batı dünyasında oldukça ilerlemiş durumdadır ve gelişmeye devam etmektedir. Buna karşın Türkiye'de konu üzerindeki çalışmalar son derece sınırlıdır. Bu bakımdan çalışmamız Türkiye bilim dünyasına konuyu tanıtmak ve teoriye dikkat çekmek amacını taşımaktadır.

DilDil kuramlarıNostratic dil kuramı
Seıtkazy Abıbulla
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihî doğu Türkçesi ile çağdaş Kazan Tatar ve Çuvaş Türkçelerinde "ver-" fiili (anlam, yapı ve işlev bakımından)

Bu çalışma, Tarihî Doğu Türkçesi ile çağdaş Kazan Tatar Türkçesi ve Çuvaş Türkçesinde ver- fiilinin taranması, fiilin her lehçenin grameri ve söz varlığı içerisindeki yerini, anlam ve işlev bakımından incelenmesi ile bu incelemeler neticesinde genel bir değerlendirmenin yapıldığı sonuçları içermektedir. Tezin ilk bölümünde ver- fiilinin yapı bakımından incelenmesi yapılmıştır. Sonrasında fiilin ses bilgisel özellikleri konusunda bilgi verilmiş ve tüm lehçelerdeki ses değişmeleri ile ses denkliklerinden bahsedilmiştir. Biçim bilgisel açıdan inceleme yapılan bölümde, haber kipleri ve tasarlama kiplerinin çekimlerine dair tespit edilmiş olan örnekler verilmiştir. Bir sonraki aşamada fiilin nesne ve özne bakımından değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde fiil işlev bakımından incelenmiştir. Bu kısımda kılınış, görünüş ve kip özellikleri bakımından incelenen ver- fiiline, Türkiye Türkçesinden taranmış ve tespit edilmiş olan örnekler verilerek konu açıklanmıştır. Çalışmanın son bölümünde fiil, anlam bakımından incelenmiştir. Tarihî Doğu Türkçesi ile çağdaş Kazan Tatar Türkçesi ve Çuvaş Türkçesinden verilen örneklerle anlam değerlendirmesi yapılmıştır. Sonuç kısmında ise konu ile ilgili genel bir değerlendirme yapılmıştır.

AnlamDil bilgisi-eylemDoğu Türkçesi+7
Merve Demiryuğuran
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kırgız din kültürü

Bu çalışmada Kırgız din kültürünün tarihsel gelişimi ve bugünkü durumu üzerine bir inceleme yapılmıştır. Kırgızlar Müslüman olmadan önce başka Türk milletleri gibi farklı inançlar etkisinde kalarak o inanç üzerine yaşam ve geleneklerini sürdürmüşlerdir. İslâm'ın Orta Asya'ya gelmesiyle Kırgızlar arasında Müslümanlaşma süreci başlamıştır. Bu süreç içerisinde Kırgız Türklerinin yaşam tarzı din ilkeleri doğrultusunda ilerlemiştir. 20. yüzyılda Sovyet Rusyası işgalinden sonra her alanda değişikliğe uğrayan Kırgız Türkleri din özelliklerden de uzak kalmıştır. Bu durumda da dine olan bağını sözlü kültüre de yansıtmışlardır. Bağımsızlıktan sonra Kırgızistan'da dinin tekrar canlanmasıyla din alanında gelişmeler ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra gerçekleşen propagandalar, farklı din akımların çoğalmasına yol açmıştır. Çalışmanın birinci, ikinci ve üçüncü bölümünde Kırgız din kültürünün izlenimi ve son bölümde Kırgızistan'da din gelişmeler, etkileşimler tespit edilmiştir.

DinDin felsefesiDin kültürü+3
Shakhrezada Shermatova
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Viyana Üniversitesi Kütüphanesi bünyesinde yer alan Türkoloji çalışmalarının analitik bibliyografyası

Bu çalışmada Viyana Üniversitesi Kütüphanesi bünyesindeki Türkoloji çalışmaları analitik olarak incelenmiş ve sınıflandırılmıştır. Tezimiz giriş ve iki bölümden müteşekkil-dir. Giriş bölümünde çalışmanın metodik yönü hakkında bilgi verilmiş, Viyana'da yapılan Türkoloji çalışmalarına genel olarak değinilmiş ve Avusturya'daki Türkoloji çalışmaları-nın tarihinden kısaca bahsedilmiş ve son olarak da Viyana Üniversite Kütüphanesi hak-kında bilgi verilmiştir. Tezimizin birinci bölümünde, "Viyana Üniversitesi Kütüphanesindeki Türkoloji Çalışmaları" başlığı altında, Viyana Üniversitesi Türkoloji Kütüphanesinde incelenen ki-taplar "Dil ve Dilbilimi", "Sanat ve Arkeoloji", "Genel Bibliyografi Çalışmaları", "Foklor" ve "Edebiyat" olmak üzere beş bölüme ayrılmıştır. Kütüphanede bulunan çalışmalar, Tür-kiye dışındaki yayınevlerinde basılmış olmaları dikkate alınarak sınıflandırılmıştır. Çalış-manın hacmi göz önünde tutularak tespit edilen eserlerin tamamı değil, belirli bir kısmı analitik olarak incelenmiş geri kalan eserlerin sadece künye bilgileri paylaşılmıştır. Tezimizin ikinci bölümünde, yaptığı sözlük çalışması olmak üzere diğer çalışmala-rıyla Türkoloji'ye büyük katkıları bulunan Andreas Tietze'nin hayatı hakkında bilgiler verilmiştir. Bu bölümde, Türkiye Türkçesi üzerine bugüne kadar yapılmış önemli sözlük çalışmalarından biri olan Tarihi ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugatı isimli sözlük çalış-ması için ayrı bir bölüm ayrılmış, sözlük üzerine yapılan çalışmalar ve bu çalışmalara edi-törlük yapan araştırmacılar ve sözlüğün basım aşamaları, tarihsel olarak incelenmiştir. Tezimizin sonuç bölümünde, toplanan veriler özetlenmiş ve genel değerlendirmeler yapıla-rak, çıkarılan sonuçlar özetlenmiştir.

İlke Sücüllü
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mahtumkulu'nun düşüncelerini gençlere öğretmek (Yapay zekâ temelinde)

ÖZET MAHTUMKULU'NUN DÜŞÜNCELERİNİ GENÇLERE ÖĞRETMEK (YAPAY ZEKÂ TEMELİNDE) Açıkgöz, Hasan Yüksek Lisans Tezi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları ABD Tez Yöneticisi: Doç. Dr., Soner SAĞLAM Ekim 2025, XI+131 Sayfa Bu yüksek lisans tezi, 18. yüzyıl Türkmen şairi Mahtumkulu'nun "ideal insan ve ideal Türkmen tipi"ne dair şiirlerindeki nasihatleri, günümüz genç nesline (6-14 yaş) yapay zekâ uygulamaları aracılığıyla aktarmayı amaçlamaktadır. UNESCO tarafından 2024 yılının "Mahtumkulu Firâkî Yılı" ilan edilmesi, şairin evrensel bilgeliğinin önemini vurgulamaktadır. Bu çalışma, Mahtumkulu'nun şiirlerinde yer alan ahlâki bağlamda, bireysel ve toplumsal yaşamda ideal Türkmen, dinî-tasavvufî bağlamda ideal insan ana temaları etrafında yer alan alt temaların/nasihatlerin yapay zekâ teknolojileriyle modern çağa ve gençlere nasıl ulaştırılabileceğini araştırmaktadır. Araştırma kapsamında, gençlerin ilgisini çekecek şekilde yapay zekâ destekli bir soru-cevap uygulaması geliştirilmiştir. Bu uygulama, Mahtumkulu'nun doğumunun 300. yılına atıfla 300 soruluk bir yapıyla kurgulanmış, ancak tezin sınırlılıkları gereği 100 soruluk bir örneklemle incelenmiştir. Bu sorular aracılığıyla, Mahtumkulu'nun nasihatleri gençlerin kolayca anlayabileceği ve etkileşime geçebileceği bir formata dönüştürülmüştür. Elde edilen bulgular, yapay zekâ destekli öğrenme materyallerinin, kültürel ve ahlaki değerlerin gençlere etkili bir biçimde öğretilmesinde önemli bir potansiyel taşıdığını göstermektedir. Bu çalışma, yapay zekâ teknolojilerinin kültürel mirasın korunması ve aktarılması alanında yenilikçi bir yöntem sunduğunu savunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Mahtumkulu, yapay zekâ, Akıldar-300, Türkmen robotu.

Hasan Açıkgöz
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın seçilmiş romanlarındaki kadın figürüne felsefi bakış

Bu çalışmada Hüseyin Rahmi Gürpınar tarafından kaleme alınan Mürebbiye, Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç ve Meyhanede Kadınlar isimli eserlerde yer alan kadın figürünün değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Bu doğrultuda çalışmada ilk olarak kadının bir varlık olarak edebiyata yansımasının değerlendirilmesi sağlanmıştır. Ardından Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın hayatı, edebî şahsiyeti, eserleri, romancılığı, eserlerinde yararlandığı tipler, yazım tekniğine dair bilgi verilmiştir. Hüseyin Rahmi Gürpınar ve kadının edebiyattaki yerine dair kapsamlı bilginin verilmesinin ardından kadın figürünün Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın eserlerinde kazandığı yerin değerlendirilmesi sağlanmıştır. Çalışma sonucunda Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın değerlendirilen romanlarında kadın figürünü ağırlıklı olarak kullandığı, kadın figürüne farklı karakterler, mizaçlar, bakış açıları ve meslekleri uygun gördüğü belirlenmiştir. Ayrıca yazarın toplumsal iletilerini de kadın karakterler üzerinden karşı cins diyalogları, kadınlar arası diyalog ve tartışmalar, merak ve intikam teması üzerinden aktardığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Mürebbiye, Meyhanede Hanımlar, Hüseyin Rahmi Gürpınar , Kadın Figürü

Gürpınar, Hüseyin RahmiKadın figürüMeyhaneler+1
Deniz Feyza Sevim
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Bağımsızlık dönemi Azerbaycan çocuk edebiyatında hikâye (Temsilciler-inceleme-metin)

19. yüzyılın sonu ila 20. yüzyılın başlarında teşekkül ederek varlığını günümüze kadar devam ettiren Azerbaycan çocuk edebiyatı, Azerbaycan edebiyatının önemli bir kolunu oluşturur. Birçok araştırmacı ve bilim insanı tarafından tasnif edilerek dönemlere ayrılan Azerbaycan çocuk edebiyatı, genel anlamda Maarifçilik, Sovyet ve Bağımsızlık olmak üzere üç ana dönemden meydana gelir. Azerbaycan çocuk edebiyatının son dönemini teşkil eden Bağımsızlık devri, 1991 yılından başlayıp günümüze kadar olan süreyi ihtiva eder. Bu dönemlerin dışında klasik dönem şair ve yazarlarının çocuklara yönelik kaleme aldıkları edebî numuneler ve şifahi gelenek türleriyle Azerbaycan çocuk edebiyatı, zengin bir edebiyat kültürüne ve geleneğine sahiptir. Şahsiyet, dönem, tür ve eser bağlamında zengin bir geleneğe sahip olan Azerbaycan çocuk edebiyatı, sözlü ve çağdaş olmak üzere birçok edebî türü içinde barındırır. Azerbaycan çocuk edebiyatındaki çağdaş edebî türlerden biri de çocuk hikâyesidir. Çalışmada Bağımsızlık Dönemi Azerbaycan çocuk edebiyatının hikâye türü üzerinde metin merkezli yapısal yöntem kullanılarak, çocuğa görelik ilkesinin iç yapı unsurları (konu, kahramanlar, dil ve anlatım, ileti) bağlamında tür incelemesi yapılmıştır. Bunun yanında Azerbaycan çocuk edebiyatının teşekkülü, tarihî gelişimi ve temsilcileri; çağdaş edebî tür olan hikâye türünün teşekkülü, tarihî seyri ve önemli temsilcileri hakkında da bilgi verilmiştir. Bir giriş ile dört ana bölümden meydana gelen çalışmada, araştırma sürecinde üzerinde inceleme yapılan hikâye metinlerine de yer verilmiştir. Bu bağlamda Bağımsızlık Dönemi Azerbaycan çocuk edebiyatında hikâye türü incelenerek, hikâyelerde bu dönem içerisinde meydana gelen tema, konu, ileti, yapı, dil ve anlatım farklılık ve değişimleri bilimsel olarak ortaya konulmuştur. Böylelikle hikâye türündeki değişim, tematik ve yapısal olarak incelenmiştir.

Yaşar Sözen
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türk kültüründe kadının rolü ve Kırgız destanlarındaki yansımaları

Destanlar bir milletin kültürü, yaşam şekli ve olaylara/kişilere yaklaşımını gösteren en önemli edebi kaynaklardan biridir. Destanlar, dünya üzerinde yaşayan bütün Türk toplulukları için ayrı bir önem arz etmektedir. Arkaik dönemden itibaren Türk destanları, Türklerin yaşayış şekilleri ve günümüze kadar geçen süreçteki değişimlerini anlayabilmek açısından da eşsiz kaynaklardır. Arkaik destanlar, kahramanlık destanları, tarihi ve aşk destanları, mitsel-masalsı destanlar şeklinde çeşitleri bulunan destanlarımız, bir milletin tanınmasına da olanak sağlamaktadır. Kırgız Türklerinde ise daha çok sözlü edebiyat sahasında gelişme gösteren destanlar günümüze kadar ulaştırılmış değerli edebiyat ürünleridir. Söz konusu tez çalışmasında da Kırgız Türklerine ait olan beş destan ışığında kadınların Türk kültüründeki yeri anlatılmıştır. Tezin ilk bölümünde arkaik dönemden günümüze kadar geçen süre zarfında Türk kadınlarının aile, sosyoekonomik, kültürel ve siyasî hayat içindeki rolleri üzerine araştırma yapılmış ve Türk yaratılış destanı ile bağdaştırılarak verilmiştir. Türk mitolojisinde çok önemli bir yeri olan Ak Ana ve Umay Ana başta olmak üzere iyicil ve kötücül tanrıçalar hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise Türk destancılık geleneği ve kadınlar ile ilgili destan motifleri üzerinde durulmuştur. Ayrıca destanlarımızda görülen tipler hakkında da bilgiler sunulmuştur. Son bölümde ise beş Kırgız destanında yer alan kadın kahramanlar tespit edilmiş ve Türk kültüründeki rolü saptanmıştır. Tez çalışmasının sonunda yer alan ekler kısmındaki resimler ise tezde incelenen tanrıçaların ve destanlardaki kadın kahramanların mitolojide ne şekilde temsil edildiğini anlayabilmek adına verilmiştir.

DestanlarKadınlarKahramanlar+4
Ceren Doğan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Afganistan Türkmen ağzı (Şamal bölgesi)

Afganistan'da en çok nüfusa sahip olan beşinci kavim Türkmenlerdir. Afganistan'da yaşayan Türkmenler farklı boylardan oluşmaktadır. Bu çalışmada haklarında az bilgi sahibi olduğumuz Afganistan Türkmenlerin dilleri, tarihleri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmada konu olan bilgiler için Afgan Türkmenlerine mesup olan şairlerin eserlerinden ve ağız çalışmalarından faydalanmıştır. Kendimizin yaptığı saha çalışmasında kaynak kişilerden derlediğimiz metinler ile daha önce yapılmış çalışmalar ışığında çalışmamız tamamlandı. Bu çalışmada Afganistan Türkmenlerinin tarihi, coğrafyası ve dilleri hakkında bilgiler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Afganistan Türkmen Türkçesi, Afganistan Türkmenlerin ağzı

AfganistanAğızlarTürkmen ağzı+1
Abdul Shukoor Koyuk
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

1917-1941 yılları arası modern Türkmen şiirinde kadın teması

Türkmenistan köklü ve bir o kadar da geniş bir tarih ve kültür birikimine sahiptir. Bu birikimle süregelmiş olan Türkmen edebiyatı ağırlıklı olarak şiir türünde gelişim göstermiş ve değerli edipler yetiştirmiştir. Bu doğrultuda Modern Türkmen şiirinde kadın temalı eserleri tasnifleyerek bu çalışmamızı oluşturduk. Hazırlamış olduğumuz "1917-1941 Yılları Arasında Modern Türkmen Şiirinde Kadın Teması" başlıklı tezimiz Giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Türkmen adı ve Türkmen Tarihi (XIX-XX yy.) hakkında genel bilgiler verilmiştir. Çalışmamızın Birinci bölümünde; Türkmen edebiyatı tarihi oluşumu (XVIII-XIX-XX. yy.) ve dönem şahsiyetleri ile Modern Türkmen şiiri (1920-1940) ve dönem şahsiyetleri hakkında genel bilgiler verilerek kronolojik bir sırayla ve dönemsel olarak incelenmiştir. İkinci bölümde; Türkmen kadını hakkında kısa bir bilgilendirmeden sonra kadın temalı şiir örnekleri verilmiştir. Bu şiir örnekleri incelenirken özellikle İsmail Çetişli'nin Metin Tahlillerine Giriş-1, Mehmet Kaplan'ın Şiir Tahlilleri-1 ve Şiir Tahlilleri-2 kitaplarından faydalanılmış, dönemin sosyal ve siyasi açısından ele alınarak tasnif edilmiştir. Ek'de çalışmamızda kullandığımız şiirlere yer verilmiştir. Sonuç bölümünde ise yaptığımız araştırma ve inceleme sonucunda varılan netice üzerinde durularak değerlendirmelerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkmen Edebiyatı, Modern Türkmen Şiiri, Kadın, Bolşevik İhtilali.

KadınlarModern şiirTema+4
Eda Nur Arslan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kırgız Türkçesi ve Türkiye Türkçesindeki kalıp sözlerin karşılaştırmalı bir incelemesi

Kalıp sözler, Kırgız dilinin bambaşka bir zenginliğini yansıtan, kültürümüze, olaylar karşısındaki tutumumuza ışık tutan dil öğelerindendir. Her toplumun kendi kültürü içinde, belirli durumlarda söylenmesi âdet olmuş belli başlı sözleri vardır. Kalıp söz, deyimler, atasözleri vb. kalıp sözler, biriyle karşılaşıldığında, onu selamlarken, evlenme, doğum, ölüm gibi özel durumlarda, bir kimseden iyilik ya da yardım alındığında, rica edildiğinde ve hastalıkta duygularımızı açıklamak için söylenen birtakım sözlerdir. Bir yabancı dil öğrenirken yalnızca dilbilgisi ve kitaplarda, sözlüklerde geçen kullanım birimlerini öğrenmek yetersiz kalmaktadır. Söz konusu dili konuşan toplumun kültürünü, belli durumlarda söylenmesi gereken kalıplaşmış dil birimlerini, hitap yollarını ve davranışlarını da tanımak gerekmektedir. Bu yüzden dilin en canlı birimlerinden biri sayılan kalıp sözlerin öğrenimi de bu açıdan oldukça önemlidir. Bu çalışmada, Kırgız Türkçesindeki kalıp sözler çeşitli kaynaklardan derlenerek bir araya getirilmiş, edebî eserlerden, siyasi, ilmî, dönemsel vb. yayınlardan, konuşma dilinden verilen örnekler açıklanmış; oluşum, yapı, bağlam ve anlam açısından Türkiye Türkçesindeki karşılıkları verilerek incelenmeye çalışılmıştır. Bugüne kadar kalıp sözlerle ilgili yapılan çalışmalarda karşılıklı anlamları verilse de her iki lehçedeki kalıp sözler üzerine bu şekilde karşılıklı incelemeye dayalı çalışmaya rastlanmamıştır. Tezimizin amacı literatürdeki bu eksikliği karşılamak ve Kırgız Türkçesindeki kalıp sözlerin aktarımında karşılaşılan problemlere çözüm getirmeye katkıda bulunmaktır. Anahtar kelimeler: Kırgız Türkçesi, Türkiye Türkçesi, kalıp sözler.

Kalıp sözlerKarşılaştırmalı dil bilgisiKarşılaştırmalı dil bilim+4
Aıdaı Kubanychbekova
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Balkan Türkleri çağdaş şiirinde milli temalar üzerine bir araştırma

Araştırma; Batı Trakya (Yunanistan), Bulgaristan, Makedonya, Kosova, Romanya ve Gagavuz topraklarında asırlar boyunca millî varoluş mücadelesini sürdürmeye devam eden Balkan Türklerinin tarihî ve sosyal geçmişini çağdaş Türk şiirinde millî temalar çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın birinci bölümünü Balkan Türklerinin tarihî geçmişi oluşturmaktadır. Bu bölümde şiirlerin tarihî ve sosyal olaylarla bağlantısını kurabilmemiz amacıyla tarihî bilgi verilmektedir. İkinci bölümü tezimizin ana konusunu oluşturan millî temalar oluşturmaktadır. Bahsettiğimiz millî temalar başlığı altında memleket, dil, milliyetçilik (Türkçülük), göç, savaş ve direniş, din ve Atatürk ile ilgili kaleme alınan şiirler incelenmektedir. Bu nedenle bu konuda yazılan şiirler derlenmiştir. Balkan Türk şairlerinin şiir kitapları, Batı Trakya'nın Sesi, Romanya Demokratik Türk Birliği'nin yayın organı Hak Ses, Türkçem, Sabaa Yıldızı ve Sesler dergilerinin arşivlerinden ve diğer konuyla ilgili antolojilerden derlediğimiz şiirler çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmanın üçüncü bölümünde millî temalar başlığı altında sınıflandırdığımız şiirlerin dil ve üslup yönünden incelemesini yaptık. Bu bölümde başvuru kitabı olarak Doğan Aksan'ın "Şiir Dili" ve "Türk Şiir Dili" kitabı ile İsmail Çetişli'nin "Metin Tahlillerine Giriş 1" kitabından yararlandık. Şiirlerin dil ve üslup incelemesini "Söz Sanatları ve Anlam, Günlük Konuşma Dilinin Kullanımı ve Şiir Yapısı şeklinde üç başlık altında inceledik. Ve araştırmanın ek kısmında incelediğimiz şiirlerden ulaşılması zor olan dergilerdeki şiirleri ekledik. Araştırma boyunca ulaşılan bulgular Balkanların asırlar boyunca geçirdiği tarihî sürecin edebiyatın bir kolu olan şiirden ayrılmadığını göstermektedir. Gerek Osmanlı Devleti'nin hüküm sürdüğü yıllar gerekse Osmanlı'dan sonraki yıllarda meydana gelen olaylar şiirde yansımasını bulmaktadır. Balkan Türklerine uygulanan asimile politikaları, işkenceler, savaş katliamlarının reel boyutu şiirde var olmakta olmaya da devam etmektedir.

Balkan TürkleriBalkanlarDil+4
Cansu Ayvacı
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kazan Tatar Türkçesindeki halk inançları ve inanışlarıyla ilgili deyimler ve kalıp sözler

Bu çalışmada öncelikle Tatar (Kazan) Türklerinin, inançları ve inanışlarıyla ilgili olarak kullandığı deyimler belirlenmiş, bu deyimler Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. İkinci olarak, Tatarların dini görüşlerini, dilek ve beddualarını, yeminlerini, halk inanışlarını, geleneksel uygulamalarını, mitolojik inanışlarını ve halk öğretilerini yansıtan kalıp sözler belirlenerek değerlendirilmiştir. Bu konular keskin çizgilerle ayrılamasa da inançlarla ve inanışlarla ilgili olarak ayrı bölümlerde incelenmiştir. Kazan Tatarları, 922 yılında İslamiyet'i kabul etmişlerdir. Bu dinin esas dili olan Arapça'nın etkisiyle, kültür hafızalarındaki söz kalıplarının ciddi oranda değişmiş ya da kaybolmuş olduğu görülmektedir. Bu da dilek, beddua ve yemin sözlerine, uygulamalarına, âdetlerine yansımıştır. Tatar Türkçesindeki 1059 madde başı deyim ve kalıp sözün incelendiği çalışmada sözlerin Türkçe karşılıkları, Türkçe açıklamaları ve varsa kısaca ortaya çıkışlarıyla ilgili anlatılara yer verilmiştir. Tatarların halk inanç ve inanışlarıyla ilgili sözlük niteliğinde hazırlanmış bu çalışmada Tatarların manevi kültürüyle ilgili pek çok bilgiye ulaşmak mümkündür. Araştırma sonucunda Kazan Tatarlarının inanç ve inanışlarıyla ilgili derli toplu bir sözlük çalışmasının olmadığı görülmüştür. Kanımızca, Türkiye'de Kazan Tatarlarının kültürüyle ilgili araştırma yapmak üzere yeterli ve doğru bilgiye ulaşmak için böyle bir çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

DeyimlerKalıp sözlerKalıplaşmış deyiş+2
Hayriye Kiraz Yılmaz
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Şükür Halmirzayev'nin "Bändi Bürgüt" ve "Azadlik" adli eseri üzerine dil incelemesi (hayatı-inceleme-aktarma)

Şükür Halmirzayev 20. yüzyılın ikinci yarısında Özbek edebiyatının gelişmesinde büyük pay sahibi olup, 21. yüzyılın kaynak yaratıcılığı açısından diğer yazarlardan farklı olarak eserlerini kaleme almıştır. Şükür Halmirzayev'in 2014 yılında yayımlanan "Bӓndi Bürgüt" ve 2006 yılında yayımlanan "Äzӓdlik" adlı hikâyeleri üzerine yaptığımız dil incelemesi çalışmamızın amacı, Türk dünyası edebiyatlarının güçlenmesi ve birbirlerini daha iyi tanımaları için kolaylık sağlamaktır. Çalışmamızın Giriş bölümünde, Özbek edebiyatında önemli bir yeri olan Özbek hikâyecilik geleneği hakkında kısaca bahsedilmiştir. Birinci bölümde, Şükür Halmirzayev'in hayatı, edebi kişiliği ve Özbek edebiyatındaki yeri hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümünde, hikâyeler üzerinden Özbek Türkçesinin ses ve şekil bilgisi özellikleri incelendi. Üçüncü bölümde ise, hikâyelerin transkripsiyonu ve Türkiye Türkçesine aktarımı verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Özbek Türkçesi, Hikâye, Aktarım, Dil İncelemesi

Dil özellikleriHalmirzayev, ŞükürHikaye+2
Ilgor Hamraev
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan ve Türkiye halk kültüründe ateş kültü

Dört unsurdan biri olan ateş, insanoğlunun hayatında çok önemli bir yerde durmaktadır. Tarihin ilk sayfalarından bugüne kadar insana hem korku hem güven kaynağı olmuştur. Dört unsur, kendisinde var oluştan başlayan ve bu gün de devam eden hayatın gizli kodlarını tutmaktadır. Bu gizli kodlar uzun zaman aşamasında insan tarihi geliştikçe zenginleşmiş, her halk için geçmişine bir ayna tutmuştur. Zamanla kült haline dönüşen ateş, farklı zaman dilimlerinde ilgi çekmiş ve kodların çözülmesi için kaynak olarak görülmüştür. Türk Halk Kültürü Bilimi'nin de çok araştırılmış konularından biri olan ateş, kültürel kodların öğrenilmesinde büyük önem arz etmektedir. Kült ve kültür olarak çok zengin bir konu olması onun üzerinde yeniden farklı açılardan çalışmaların yapılmasına imkan sağlamıştır. Azerbaycan ve Türkiye halk kültüründe ateş kültünün incelenmesi kültürel kodlardaki ortak ve farklı açıların ortaya konulması açısından önem arz etmektedir. İster eski dinlerde isterse de eskiden gelen, halkın yarattığı edebiyat örneklerinde ateş kültünün önemli bir yeri vardır. Ateşin insanoğlunun doğum, yaşantı ve ölümünde sahip olduğu rolü onu geçmiş, şimdi ve gelecekteki sonsuzluğunu simgelemektedir. Bu sebeple yaşam var oldukça ateş kültü her zaman yaygın bir etkide olacak ve yeni kültürel kodların ortaya çıkmasına zemin hazırlayacaktır. Çalışma esnasında her iki ülkenin kültüründeki ortak ve farklı kodların tespit edilecektir. Diğer taraftan Azerbaycan Halk Kültürü Bilim'ine ateş kültü ile ilgili ilk bütüncül çalışmayı sunarak akademik ve kültürel katkıda bulunmaya çalışılacaktır. Türkiye Halk Bilimi için ise Azerbaycan'la karşılaştırma şeklinde incelenen ateş kültü çalışmasıyla katkıda bulunmak amaçlanıyor. Çalışmayı önemli kılan faktörler vardır. Şöyle ki yapılacak olan çalışma ateş kültünün önemini ve yerini ortaya koymakla kalmayacak, bu kültün yaşantımızda varlığını hangi şekilde devam ettirdiğini ve ya hangi sebeplerden günümüze ulaşmadığını ortaya koyacaktır. Diğer önemli faktör, sırf iki ülkeyi kapsayacak ateş kültü çalışmasının yapılmamış olmasıdır. Araştırma esnasında Halk Bilimi veri ve yöntemleri kullanılacaktır. Konu hem coğrafi genişlik, hem de tarihi derinlik içerisinde ele alınacaktır. İki ülkede ateş kültünü kapsayacak bu çalışma gelecekte bu konuyla ilgili yapılacak başka çalışmalar için kaynak olmakla beraber, yönlendirici bir rol oynayacaktır. Azerbaycan'da ateş kültüyle ilgili çalışmalara katkı sağlayacaktır. Ateş kültünün karşılaştırma şeklinde incelenmesinde bir ilk olacaktır. Ateş kültünün sırf Azerbaycan ve Türkiye'deki ortak ve farklı yanlarını konu edinen bir çalışmaya tesadüf edilmemiştir. Bu yüzden bu çalışma Türkiye Halk Bilim'ine de katkı sağlayacaktır. Anahtar kelimeler: Ateş, Azerbaycan, Türkiye, halk kültürü, kült, kültür

AteşAzerbaycanHalk bilimi+4
Nargız Garayeva
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İran Türkmen şairi Annamuhammed Sada'nın "Gözleg" adlı eserinin edebî ve dil incelemesi (İnceleme-metin-sözlük)

İran, bünyesinde Azerbaycan Türkleri, Horasan Türkleri, Türkmen Türkleri, Kaşkay Türkleri, Halaç Türkleri gibi birçok Türk topluluğuna ev sahipliği yapmış olan bir coğrafyadır. İran Türkleri; Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Afganistan ve Pakistan ile kara sınırları içerisinde kalan topraklarda yaşamaktadırlar. İran'ın belirli bölgelerinde yaşayan bu Türk dilli topluluklar yaşadıkları bölgelere göre Kuzey-Batı Türkleri (Güney Azerbaycan), Kuzey-Doğu Türkleri (Güney Türkmenistan ve Horasan Türkleri) ve Güney-Merkez Türkleri olmak üzere üç bölümde değerlendirilmektedir. İran'ın ev sahipliği yapmış olduğu bir diğer Türk topluluğu ise Türkmenlerdir. Her ne kadar Türkmen denildiğinde akla Türkmenistan gelse de bugün İran'da, Irak'ta, Suriye'de, Afganistan'da ve Kafkasya gibi geniş bir coğrafyada yaşamlarını sürdürmektedirler. İran Türkmenlerinin kaderi 21 Aralık 1881 yılında Çarlık Rusya ve İran arasında imzalanan Ahal Antlaşması ile belirlenmiştir. Bu tarihten itibaren ise İran sınırları içerisinde kalan bu Türk topluluğuna "İran Türkmenleri" denilmeye başlanmıştır. İran Türkmen edebiyatının tanınmış şairleri arasında Abdulgahhar Sufirad, Ayıt Muhammet Ovnuk, Settar Sovgi, Nazmuhammet Pakga ve Annamuhammed Sada gibi önemli isimler vardır. Bu dönem şairleri arasında yer alan ve Türkmensahra'nın çağdaş şiir türünde yeni yollar açan Annamuhammed Sada, eserlerinde edebî Türkmen dilini kullanan şairler arasında sınıflandırılmaktadır. Edebî yaratıcılığından yalnızca Gözleg ile Täze Güneş adlı iki kaseti ve yurt dışındaki Türkmen neşriyatlarından toplanan birkaç şiiri bulunmaktadır. Tez çalışmamız kapsamında İran Türkmen edebiyatının gelişiminde önemli bir yere sahip olan Annamuhammed Sada'nın hayatı, edebî şahsiyeti ve eserleri hakkında bilgiler verilecektir. Şairin farklı temalarda kaleme almış olduğu Gözleg adlı eserine dayanılarak işlediği konular, şiirlerin ortak dil ve imla özellikleri hakkındaki tespitler de ortaya konulacaktır. Anahtar Kelimeler: İran Türkmenleri, Annamuhammed Sada, Gözleg, Şiir, Tema

Esin Canım
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Nurmırat Sarıhanov'un Yagtılıga Çıkanlar Povesti (Dil incelemesi-transkripsiyonlu metin-aktarma-dizin)

Türkmen yazı dilinin gelişiminin bir bütün olarak ele alınabilmesi için Türkmenistan edebiyatının tarihi dönemlerine ait eserlerinin incelenmesi önem arz etmektedir. Türkmen edebiyatı dönemleri incelendiğinde İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkmen edebiyatının hem edebiyat açısından hem de bu eserlerin dili açısından ayrı bir önemi olduğu anlaşılmaktadır. Bu yıllar "durgunluk dönemi edebiyatı" olarak nitelendirilse de Türkmen edebiyatının parlak aydın, yazarlarının mücadelesinin ortaya konulduğu dil açısından Türkmen Türkçesinin halkın günlük söylemindeki canlı birçok ifadeyi barındıran eserler yayınlanmıştır. Bu eserlerden biri de Nurmırat Sarıhanov'a ait olan Yagtılıga Çıkanlar povestidir. Tez çalışmamız giriş, ses bilgisi, şekil bilgisi, metin transkripsiyonu, metnin Türkiye Türkçesine aktarımı, dizin ve sonuç olmak üzere altı bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın giriş bölümünde Türkmen edebiyatı ile ilgili açıklamalarda bulunarak yazarın hayatının geçtiği dönem ve yazar hakkında bilgiler verilmiştir. Ses bilgisi bölümünde ünlü ve ünsüzler, art süremli olarak ele alınarak ses olayları tespit edilmiştir. Şekil bilgisi bölümünde metinde geçen isimler, sıfatlar, zarflar, zamirler, edatlar ve fiiller sınıflandırılarak ele alınmıştır. Dizin bölümünde metnin gramatikal dizini verilmiştir. Kiril alfabesiyle yazılan povestin transkripsiyonu yapılarak Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkmen Türkçesi, Nurmırat Sanhanov, Yagtılıga Çıkanlar, ses bilgisi, şekil bilgisi.

BiçimbilimDil bilgisiDil bilim+6
Müge Çetin
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Abdulla Aliş: Seçme Eserler-Masallar (Türkiye Türkçesine çeviri ve dil incelemesi)

Masallar, geçmişten günümüze kadar gelen sözlü halk edebiyatı ürünlerinden biridir. Bu çalışmada Tatar çocuk edebiyatı üzerine çalışmalar yapmış olan Tatar yazar Abdulla Aliş'in "Seçme Eserler" kitabında yer alan masalları ele alınmıştır. Bu masallar çocuklar için eğlendirici ve aynı zamanda öğretici nitelik taşımaktadır. Saylanma Eserler kitabında yer alan Abdulla Aliş'in masalları üzerinde Tatar Kiril alfabesinden Latin alfabesine transkripsiyonu, Türkiye Türkçesine aktarması, dil incelemesi, söz dizimi, söz varlığı ve sözlük çalışması yapılmıştır. Dil incelemesi, söz dizimi ve söz varlığı çalışmalarında konu metinlerden verilen örneklerle açıklanmıştır. Söz varlığı çalışmasında ise kelimeler sınıflandırılıp örnekleri verilmiştir. Sonuç kısmında da bütün çalışmanın değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tatar Çocuk Edebiyatı, Abdulla Aliş, Tatar Edebiyatı, Tatar Türkçesi, Tatar Masalları

Aliş, AbdullaDil bilgisiDil bilim+7
Rukiye Daşbınar
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Uygur çocuk edebiyatından seçme oyunlar ve oyunların çocuklara kazanımları

Bu çalışmada, Çağdaş Uygur Edebiyatı yazarları arasında yer alan Muhammet Abliz Böreyar'ın yazmış olduğu "Uyġur Balilar Eġiz Edebiyati Kamusi" adlı eserinde bulunan çocuk oyunlarından 100 oyun seçilerek Latin alfabesine transkript edilmiş, Türkiye Türkçesi'ne çevrilmiş ve ardından oyunların çocukların üzerindeki kazanımları incelenmiştir. Muhammet Abliz Böreyar tarafından yazılmış olan ve düzenlemeleri yapılarak Kaşgar Uygur Neşriyatı tarafından yayımlanan bu ansiklopedik eser çalışmamızda birincil kaynak olarak kullanılmıştır. Çalışmamızın amacı, Uygur Çocuk Edebiyatı alanında çok kıymetli çalışmalara imza atmış ve eserleriyle dönemine damga vurmuş yazar Muhammet Abliz Böreyar'ın, çocuk folkloru temasına dahil olan ve daha önce dilimize çevirisi yapılmamış olan "Uygur Çocuk Folkloru Ansiklopedisi" adlı eserinde bulunan yüz adet çocuk oyununu, orijinal olarak yazıldığı Arap alfabesinden Latin alfabesine transkript etmek, bu oyunların Türkiye Türkçesi'ne çevirisini yapmak ve ardından çevirisi yapılan bu oyunları inceleyerek, çocuklara sağlamakta olduğu kazanımları tespit etmektir. Çalışmanın giriş bölümünde kısaca Uygurlar, Uygur Türklerinin Kültürü, Uygur dilinin yapısı ve alfabesi, Uygurlarda Çocuk Folkloru, Çağdaş Uygur Edebiyatı, Oyun ve kazanım kavramları ve son olarak da Türkiye Türkçesine aktarımını yaptığımız eserin yazarı Muhammet Abliz Böreyar ve Böreyar'a ait, çalışmamızın kaynağı olan "Uygur Çocuk Folkloru Ansiklopedisi" adlı eser hakkında genel bilgiler kendi içinde başlıklara ayrılarak verilmiştir. Bu çalışma toplam üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Arap Alfabesi ile yazılmış olan eserdeki 100 çocuk oyununun Latin Alfabesine Transkripti yer almaktadır. İkinci bölümde Yeni Uygur Türkçesi ile yazılan Uygur Çocuk Folkloru Ansiklopedisi adlı eserden alıntılanan bu 100 adet çocuk oyununun Türkiye Türkçesine aktarımı yapılmış ve her bir oyun çevirisinin altında, oyunun çocuklara olan kazanımları ayrı ayrı incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise çevirisi yapılan oyunlarda sıkça geçen Uygurca kelimelerin derlenerek bir araya getirildiği Yeni Uygurca- Türkçe Seçme Sözlüğünün olduğu bölüm yer almaktadır.

Böreyar, Muhammet AblizDil bilgisiDil bilim+7
Sevde Marasalı
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumdilbilim açısından Antalya'da yaşayan Ahıska Türklerinin dil incelemesi

Ahıska, bugün Gürcistan sınırları içerisinde yer alan Türkiye'nin Ardahan iline komşu olan bir bölgedir. Ahıska'daki Türk varlığı yoğun olarak XI. yüzyıldan itibaren bölgeye yerleşen Kıpçaklarla birlikte kendisini göstermeye başlamıştır. Aynı dönemlerde Kıpçaklarla birlikte Başkurt, Peçenek, Karluk ve Oğuz boyları da Ahıska'ya yerleşen diğer Türk boyları arasında yer almıştır. Osmanlı Devleti Ahıska'yı XVI. yüzyılda hâkimiyeti altına almış ancak XIX. yüzyılda bölge Ruslar tarafından ele geçirilmiştir. Bunun üzerine Osmanlılar ile Ruslar arasında hâkimiyet mücadeleleri başlamış ve son olarak 1921 Moskova Anlaşması ile bölge resmî olarak Türk topraklarından çıkarılıp Gürcistan sınırları içerisinde bırakılmıştır. II. Dünya Savaşı döneminde 1944 yılının 14 Kasım gecesinde Ahıska'da yaşayan ve adlarını buradan alan Ahıska Türkleri, Sovyetler Birliği'nin kararı ile Orta Asya'nın çeşitli bölgelerine sürgün edildiler. Bu sürgün ile 100.000'in üzerinde Ahıska Türkü anavatanlarından koparılıp Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Azerbaycan'a yerleştirildi. Bugün nüfusları 500.000'i aşan Ahıska Türkleri dünyanın dört bir yanında dağınık bir şekilde yaşamaktadırlar. Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte yoğun olarak Türkiye'ye göç etmeye başlamışlardır. Günümüzde Türkiye dışında Amerika Birleşik Devletleri, Rusya Federasyonu, Ukrayna, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Gürcistan ve Kafkasya'nın diğer bölgelerinde yaşamlarını sürdürmektedirler. Ahıska Türkleri her geçen sene Türkiye'ye yönelik göçlerini artırmaktadırlar. Bu göçlere bakıldığında Antalya'nın tercih edilen ilk il olduğu ortaya çıkmaktadır. Bunun başlıca sebebi ise önceden yaşadıkları Orta Asya bölgelerinde Rusçayı ikinci dil olarak edinmek durumunda kalmaları ve buna bağlı olarak turizm sektöründe iş bulma imkânına sahip olmalarıdır. Bu nedenle çalışmamızı Antalya ilinde yaşayan Ahıska Türkleri üzerine dayandırmayı gerekli gördük. Ahıska Türklerinin konuştukları dil Türkiye Türkçesinin bir ağzı olarak değerlendirilmektedir. Çalışmamız da Antalya'da yaşayan Ahıska Türklerinin ağız özelliklerinin toplumdilbilim (sosyolinguistik) çerçevesinden bakılarak yapılan bir dil incelemesidir. Bir dildeki değişkeleri ortaya koymaya çalışan ve dilbilimin bir alt dalı olan toplumdilbilim, XIX. yüzyılda bağımsız bir disiplin olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Toplumdilbilimin ne olduğu, neleri kapsadığı ve bu alanda yapılan çalışmalara tezimizin birinci kısmında yer verdik. İkinci kısımda Ahıska Türklerinin kim olduklarına ve tarihî süreçlerine değinip Antalya'da yaşayan kesimin sosyolojik görünümlerine yer verdik. Üçüncü bölümde Antalya ilinde yaşayan Ahıska Türklerinin dili ses ve şekil bilgisi yönünden incelenerek dillerindeki değişkeler yaşa, cinsiyete, ölçünlü dilin ve Rusçanın etkisine göre toplumdilbilim alanı içerisinde değerlendirildi. Dördüncü bölümde ise kaynak kişilerin konuşmalarından mülakat yoluyla edinilen ses kayıtları fonetik alfabe kullanılarak metin olarak aktarıldı. Temel olarak dört bölümden oluşan çalışmamız sonuç ve öneriler kısmı ile sonuçlandırılıp kaynakça ve ekler bölümüyle tamamlanmıştır. Anahtar kelimeler: Ahıska Türkleri, Toplumdilbilim, Dil İncelemesi

Ahıska TürkleriAntalyaAğızlar+4
Elif Aydın
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tahir Malik'in "Sonuncu Kurşun" adlı kıssasının Türkiye Türkçesine aktarılması ve yapı-izlek yöntemiyle incelenmesi

Daha Tahir Malik, polisiye roman türünde verdiği başarılı örneklerle Yeni Özbek edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Yazarın "So'nggi O'q/Sonuncu Kurşun" adlı kıssası; 1922 yılından 1957 yılına kadarki otuz beş yıllık süreçte Sovyet rejiminin Lenin ve Stalin dönemlerinde Özbekistan'da yaşanan baskı, sürgün, zulüm ve katliamları polisiye bir kurguyla gerçek kişilerin trajedileri üzerinden anlattığı eseridir. "Sonuncu Kurşun" kıssası bu yönüyle Özbekistan'da oldukça ses getirmiştir. Türkiye'de Tahir Malik'in eserlerinden "Jinoyatin Uzun Yo'li/Suçun Uzun Yolu", "Ov/Av" ve "Şaytanat/Şeytanlar" romanın I.cildi üzerine çalışma yapılmıştır. Söz konusu çalışmalarda eserlerin edebî yönden incelenmediği fark edilmiştir. Dolayısıyla Tahir Malik'in Türkiye'de edebî yönden incelenen eseri bulunmadığı için "Sonuncu Kurşun" kıssası Türkiye Türkçesine aktarılıp edebî açıdan yapı izlek yöntemiyle incelenecektir. Çalışmanın giriş bölümünde Ekim Devrimi'nin Özbekistan'a etkilerinden ve Özbek edebiyatında hikâyenin gelişiminden bahsedilecek, birinci bölümde Özbek yazar Tahir Malik'in hayatı, sanatı ve eserleri ele alınacak, ikinci bölümde "Sonuncu Kurşun" kıssasının Türkiye Türkçesine aktarımı gerçekleştirilecek, üçüncü bölümde eser edebî yönden yapı izlek yöntemiyle incelenecektir.

KıssalarMalik, TahirTema+5
Selma Yıldırım
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gafur Gulam'ın "Shum Bola" kıssasının Türkiye Türkçesine aktarılması ve yapı-izlek yöntemiyle incelenmesi

Sovyet Dönemi Özbek edebiyatının önde gelen isimlerinden Gafur Gulam'ın Shum Bola kıssası Özbek edebiyatının en önemli nesir yazılarından birisidir. Eser hem dönemin sosyal yaşantısına ışık tutma niteliği taşımakta hem de Gafur Gulam'ın kendi çocukluk hatıralarından izler barındırmaktadır. Kıssanın başkişisi Karavoy, babasını kaybetmiş yaramaz bir çocuktur. Kıssa, Karavoy'un evden ayrıldıktan sonra başından geçen olaylar üzerine kurgulanmıştır. Dönemin önemli isimlerine, Özbek Türklerinin kültürel ögelerinden çocuk oyunlarına, ulusal giyimlere, yemek kültürüne ve koşuk, karhat, alyor gibi sözlü edebiyat ürünlerine sıkça yer verilmiştir. Çalışmada Shum Bola kıssası yapı ve izlek bağlamında ele alınmıştır. Bu çalışma genel olarak beş bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Sovyet Dönemi Türkistan coğrafyası hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde Gafur Gulam'ın hayatı, sanatı ve eserlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde Türkiye Türkçesine aktarılan Shum Bola/Yaramaz Çocuk kıssası yapı ve izlek yöntemiyle incelenmiş ve dil ve üslup özelliklerine değinilmiştir. Dördüncü bölümde Shum Bola kıssasının Özbek Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılmış metnine yer verilmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde çalışmaya dair genel bir değerlendirme yapılmıştır. Kaynakça bölümünde ise çalışmanın

Gulam, GafurKıssalarTema+6
Ayşe Yalçın
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sovyet dönemi Kırgız hikâyelerinde 'Yetim' çocuk arketipi

Türkçe 'de "ana örnek", "ilk imge", "asıl numune" gibi karşılıkları bulunan arketipler kollektif bilinç dışını yansıtan ve nesilden nesile aktarılan birer ortak imgelerdir. Ortak imge olan arketipler edebiyat bilimcileri tarafından mitoloji, psikoloji ve edebiyat gibi farklı disiplinlerden elde edilen bilgiler ile edebi eserlerde arketipsel eleştiri metoduyla tespit edilmektedir. Bu metot C.Gustav Jung tarafından bilinçdışı kavramanın ortaya konmasıyla ortaya çıkmıştır. Edebi eserlerin tahlilinde kullandığımız arketipsel eleştiri metoduyla eseri tahlil etme amacımızdır. Biz de bu çalışmada ele aldığımız Türkiye Türkçesi'ne aktarılan Kırgız yazarların hikâyelerini arketipsel eleştiri kuramından hareketle "yetim arketipi" üzerinden tahlil ettik. Tahlil yaparken eserlerin yazarlarının yetim olması ve eserin yazıldığı dönem de göz önüne alınarak yapılmıştır. Ele aldığımız hikâyeler Kırgız edebiyatındaki önemli dönemleri betimlerken aynı zamanda baskıya ve rejime karşı bir eleştiri niteliğindedir. Hikâyelerdeki kahramanların yetim olması ve yetimliğin verdiği hayat şartları çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Tez çalışması üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde arketipsel eleştiri kuramı çerçevesinde konuya kuramsal bir giriş yapılmıştır. Birinci bölümde çağdaş Kırgız hikâyeciliğinin tarihi verilerek hikâyenin gelişimi ve konuları ele alınmıştır. İkinci bölümde esas konumuzun 'yetim arketipi' çerçevesinde incelemesi yer almaktadır. Hikâyeler arketipsel eleştiri metodu aracılığıyla tahlil edilmiştir. Daha sonra çıkarım yapıldıktan sonra kaynakça verilmiştir

ArketipHikayeKırgız edebiyatı+2
Ayşenur Bayrak Altıok
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

"Ölüm temalı" seçilmiş romanlarda insan-ölüm meleği yüzleşmesi

Çalışmada ölüm ve ölüm duygusunun insanlar üzerindeki etkilerinin incelenerek hayatımızdaki yerinin eserdeki olaylar üzerinden aktarımı yapılmıştır. Çalışmada yer alan eserlerin seçilmesinde ana temalarının ölüm kavramı olması dikkate alınmıştır. Bu kavram romanlardaki başkişinin ve diğer karakterlerin ölüm olgusuna olan bakış açıları ile yapı ve izlek olarak incelenmiştir. Yapı ve izlek yöntemi, olayların merkezinde bir başkahramanın olduğu ve onun başından geçen olaylarda karakterlerin olaya olan katkısının incelenerek izlekler oluşturulduğu yöntemdir. Bu yöntemde oluşturulan izlekler KORA şeması ile gösterilerek incelemesi yapılır. İncelemeye tabi tutulan eserler, bu bağlamda çalışmanın konusu ile bağdaşarak ölüm ve ölüm kavramının üzerinde durulan eserler olması ile çalışmaya uygun zemin oluşturmuştur.

Türk edebiyatı
Serap Oflaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kumuk Masallarının Monomit Kuramı bağlamında incelenmesi

Kumuk Masallarının Monomit Kuramı Bağlamında İncelenmesi adlı çalışmanın amacı, Kumuk masallarının monomit kuramından hareketle kolektif birikimin ürünü olduğunu göstermektir. Çalışma; Kumıkskiye Narodnıye Skazki (1959), Qumuq Xalq Yamaqları (1977; 1989), Qumuq Adabiyat: 4 (2004), Qumuq Adabiyat: 3 (2005) ve Qumuq Xalq Awuz Yaratıwçuluğu: Yammaqlar (2021) adlı kaynaklardan alınan bazı masallar etrafında şekillenmiş olup diğer masallar sınırlılık getirmesi açısından dâhil edilmemiştir. Tez, beş (5) ana bölümden oluşmaktadır. Tezin "Giriş" bölümünde monomit kuramını hazırlayan bilimsel süreç hakkında temel bilgiler verilmiş ve ana bölümlere yönelik kuramsal bir zemin oluşturulmuştur. İkinci bölümde tez içerisinde incelenen masalların antropolojik, antrozoolojik, folklorik, mitolojik, psikolojik, sosyolojik ve edebî arka planını ortaya koymak amacıyla Kumuk halk edebiyatının anlatma esasına bağlı edebî ürünleri hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde Joseph Campbell'ın hayatı ve eserleri tanıtılmış, The Hero with a Thousand Faces (1949) adlı kitabında literatüre kazandırdığı ve "kahramanın macerası" olarak bilinen monomit kuramı ele alınmıştır. Dördüncü bölümde teze konu olan masallar Kumuk Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılmış, monomit kuramı ve bilimin ilgili diğer disiplinlerinden (analitik psikoloji, arketipsel sembolizm, psikanaliz vd.) istifade ederek çözümlenmeleri yapılmaya çalışılmıştır. Beşinci ve son bölümde Kumuk masallarının kolektif birikimin ürünleri olduğu, anlatma esasına bağlı edebî ürünler arasında önsel ortaklıkların bulunduğu, Kumuk masallarının monomit kuramıyla çözümlenebileceği gibi birçok konu saptanmış ve "Sonuç" bölümü içerisinde değerlendirilmiştir. Bunun yanında Türk dünyası edebiyatları alanında Kumuk masallarını monomit kuramı temelinde topluca inceleyen bir çalışmanın daha önce yapılmamış olması nedeniyle bu çalışmanın yeni çalışmalara kapı aralayacağı öngörülmüştür.

Analitik psikolojiFreud, SigmundHalk bilimi+7
Mehmet Emrecan Yük
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Muhammed Ali Ahmedov'un şiirlerinde millî unsurlar

Özbek kültürü, Özbek edebiyatı oldukça zengindir ve köklü bir mirasa ev sahipliği yapar. Uzun bir dönem Rusya İmparatorluğu ve Sovyetler Birliğinin egemenliği altında kalan Özbekistan toprakları kültürel mirasında bir kayba uğramamıştır. Çağdaş Özbek şiirinde millî değerler ve milliyetçilik akımı ön plana çıkan noktalardır. Bu çalışmanın amacı, Çağdaş Özbek edebiyatı şairlerinden Muhammed Ali Ahmedov'un şiirlerinde işlediği temalara ve özellikle milliyetçi unsurlara değinmektir. Bu amaç doğrultusunda güncel kaynaklar vasıtasıyla şiir incelemeleri yapılıp genel hatları ile Çağdaş Özbek şiiri üzerinde durulacaktır. Akabinde sanatçının hayatı ve genel olarak şiir üslubu hakkında fikir elde edilip bazı şiir örnekleri incelenecektir. Araştırmanın tamamlanma kısmında ise elde edilen veriler çerçevesinde bir sonuca varılacaktır.

Aslı Ece Öztürk
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Enver Mehmedhanlı'nın hikâyelerinde yapı ve izlek

Bu çalışmada Azerbaycan edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Enver Mehmedhanlı'nın hikâyeleri yapı ve izlek açısından incelenmiştir. Bu inceleme, bakış açısı ve anlatıcı düzlemi, olay örgüsü, zaman, mekân, kişiler ve izleksel kurgu olmak üzere altı başlık altında yapılmıştır. İzleksel kurgu ele alınırken her bir hikâyede ön plana çıkan izlekler tarih, felsefe, sosyoloji, psikoloji ve felsefe gibi disiplinlerden de yararlanılarak açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan bu incelemede toplum baskısı, aile, özgürlük ve esaret, sözlü kültür ve gelenek, halk ile yöneticiler arasındaki ilişki, fakirlik, masalların gücü, anne hasreti, kimsesiz çocuklar, insanların davranışlarındaki tutarsızlıklar, kadın, aşk ve sevgi, köylü-şehirli çatışması, savaş, umut, yeniden doğuş ve batıl inançlar gibi konulardan hareketle Enver Mehmedhanlı'nın döneminin yaşayışına ve toplumsal sorunlarına nasıl baktığı ortaya konulmuştur. Sonuç bölümünde yapı ve izlek incelemesi neticesinde yazarın hikâyeciliği üzerine ulaşılan hükümlere yer verilmiştir.

Hikaye
Ercan Yaşar
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Gülbagdat Omarova'nın şiirlerinin ontolojik çözümleme yöntemine göre tahlili

Kumuklar, tarih boyunca Rus sömürgesi altında varlıklarını sürdürmeye çalışmışlardır. Bu sömürge nedeniyle Kumuk edebiyatına dair eserlerin, şair ve yazarların çoğu da henüz gün yüzüne çıkabilmiş değildir. Bu sebeple yapılan bu çalışma aracılığıyla, Kumuk edebiyatında yer alan lirik şiirlerden bazılarına temas edebilmek ve Kumuk şair Gülbagdat Omarova'nın şiir dünyası üzerinden Kumukların edebiyat sahasını Türk edebiyat sahası ile birleştirebilmek hedeflenmiştir. Omarova'nın şiirlerinin lirik türde olduğu saptanmıştır. Sanatçıların dönem ve koşulların etkisiyle dışavuramadığı ve bastırmak zorunda kaldığı her his, açığa çıkan coşkunluk neticesinde lirizm kisvesi altına sığınarak tüm yazınsal metinlere, resim, müzik ve plastik sanatlar gibi çeşitli branşalara neşredilmiştir. Lirik/lirizm ifade biçimi, taşıdığı duygu yoğunluğu gereğince en çok âşk hissinin dışavurumunu sağlama görevini üstlenmiştir. Lirizm/lirik ifade türünün teşekkülünden itibaren bu ifade biçiminin niteliğine yönelik herkesin bildiği en genel sözlük tanımı ise şudur: "Coşkun ve ateşli anlatımı olan, toplumun ortak veya şairin kişisel duygularını anlatan şiir" demektir. Çalışma içerisinde Gülbagdat Omarova'ya ait lirik şiirler, Nicolai Hartmann'ın ortaya koymuş olduğu "Ontolojik Çözümleme" yöntemiyle incelenmiştir. Hartmann'ın ortaya koyduğu yöntem, şiiri belirli katmanlara (tabakalara) ayırarak içten dışa tüm yapıları ele almamızı ve şiiri bütüncül bir yapı içerisinde incelememizi sağlamaktadır. Çalışma neticesinde ise Gülbagdat Omarova'nın şiirlerinin Türk mitolojisine ve Türk edebiyatına ilişkin birçok ortak öge taşıdığı yargısına ulaşılmış ve Türk halklarının şiir dilinin, emsalleriyle ilişkisi olduğu düşüncesine erişilmiştir.

Kumuk edebiyatıKumuklar
Damla Nur Alcan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tuva atasözlerinde zıtlık içeren kavramlar

Atasözleri, bir toplumun dil ve kültür mirasını en açık şekilde yansıtan sözlü edebiyat ürünlerindendir ve Tuva Türklerinin atasözleri de bu bağlamda büyük bir öneme sahiptir. Tuva Türkleri, Orta Sibirya'nın güneyinde yer alan kadim bir Türk boyudur ve söz konusu çalışmada Tuva atasözlerinde zıtlık içeren kavramlar detaylı bir şekilde incelenmiştir. Bu çalışma Tıva Üleger Domaktar Bolgaş Çeçen Söster (2016) adlı eserden alınan atasözleri etrafında şekillenmiş olup diğer atasözleri çalışmaya sınırlılık getirmesi için dâhil edilmemiştir. Tez dört (4) ana bölümden oluşmaktadır. Tezin "Giriş" bölümünde atasözünün tanımı, Tuvaların tarihi, Tuva kelimesinin kökeni ve Türk dili içerisindeki yeri, Tuva atasözleri hakkında yapılan derlemeler ve Tuva atasözlerinden örneklere yer verilerek ana bölümlere yönelik kuramsal bir zemin hazırlanmıştır. İkinci bölümde bahsi geçen eserin içerisinden tespit edilmiş yüz bir (101) atasözü incelenmiştir. İkinci bölümü izleyen üçüncü bölümde Türk atasözleri ile eşdeğer olan Tuva atasözleri karşılaştırılarak benzerlikleriyle farklılıklarına yer verilmiştir. Dördüncü ve son bölümde ise Tuva atasözlerinin kolektif hazinenin ürünleri olduğu, halk edebiyatının anlatma esasına bağlı edebî ürünlerinde evrensel ortaklıkların bulunduğu ve Tuva atasözlerinin söz varlığının değerlendirilerek semantolojik tabakada açımlanabileceği gibi birçok konu saptanmış ve "Sonuç" kısmı içerisinde değerlendirilmiştir. Çalışma, Tuva atasözlerinin dilsel yapısı, kültürel değerleri ve dünya görüşünü anlamayı hedeflemektedir. Zıtlık kavramlarının incelenmesi, Tuva kültürünün derinliklerine inme ve atasözlerinin anlam derinliğini açığa çıkarma açısından önemlidir. Modern çağda geleneksel öğelerin yeterince değerlendirilmiyor olması, toplumsal hafızayı ve kültürel mirası koruma açısından tehlike arz eder. Bu nedenle, atasözlerinin ve diğer folklor ürünlerinin modern zaman gereksinimlerine göre yeniden ele alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Çalışma, Tuva atasözlerinin dilbilimsel ve kültürel özelliklerini anlamak için önemli bir bilimsel katkı sağlamaktadır.

Büşra Şanlı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Şerbanu Beysenova'nın "Kızıl Kırgın'ın Kadınları – Marguva" adlı romanının yapı–izlek yöntemiyle incelenmesi

Bu tez çalışmasında, Kazak edebiyatında özellikle kadın karakterleri ile ön plana çıkmış olan yazar Şerbanu Beysenova'nın Kızıl Kırgın'ın Kadınları Marguva adlı romanı, yapı izlek yöntemi ile incelenmiştir. Yapı izlek yöntemi temelinde, metinlerin yapısal öğelerini ortaya koymayı amaçlayan anlatı bilim temelli bir yaklaşımdır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, Kızıl Kırgın'ın Kadınları Marguva adlı romanın yapısını, karakter işlevlerini, olay örgüsü, teması gibi birçok özelliği göz önüne alınarak analiz edilerek eserin temel yapısal özelliklerini ortaya koymaktır. Şerbanu Beysenova, özellikle roman ve hikayelerinde yer verdiği başarılı kadın karakterleri ile Kazak edebiyatının önemli yazarları arasındadır. Kızıl Kırgın'ın Kadınları Marguva adlı romanı, Sovyet rejiminde özellikle 1937-1938 yılları arasında Stalin'in tarafından suçlanan insanları, aydın kesimi ve geride bırakmak zorunda kaldıkları ailelerinin de suçlama ve halk düşmanının ailesi damgası ile yaşadıkları zorlu mücadeleleri ele almıştır. Çalışma sonucunda Kızıl Kırgın'ın Kadınları Marguva adlı romanın Kazak toplumunun tarihsel, sosyolojik ve kültürel yapısını yansıttığı belirlenmiştir. Roman, bireysel bir hikâyenin olmanın ötesinde, bir milletin hafızasını ve kimliğini taşıyan bir anlatı olarak öne çıkmaktadır. Milli kimlik olgusu, karakterlerin yaşadığı içsel ve toplumsal çatışmalar ile derinlemesine işlenirken; kahramanlık ve mücadele konuları, tarihsel bağlamda vatan sevgisi, direniş ve fedakârlık gibi değerlerle bütünleşmiştir. Bu çalışma, Kızıl Kırgın'ın Kadınları Marguva romanının yapısal çözümlemesi yolu ile Kazak edebiyatındaki tarihsel bilinç, sosyolojik doku ve kültürel kimliğin anlatı düzeyinde nasıl temsil edildiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Kazak edebiyatı
Feyza Tuğçe Fırat
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Zebo Mirzo'nun şiirleri üzerine dil ve üslup çalışması (İnceleme - metin)

Bu çalışma, Çağdaş Özbek Edebiyatı'nın güçlü kadın şairlerinden Zebo Mirzo'nun şiirlerini dil ve üslup yönünden incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Seçilen 80 şiir önce transkribe edilerek Türkiye Türkçesine aktarılmış, sonra da şiirler üzerinde inceleme yapılmıştır. Şiirler ve dizeleri numaralandırılmış, böylece örneklerin kaynaklarına kolaylıkla ulaşılması sağlanmıştır. İnceleme sürecinde şairin kelime tercihi, söz sanatları, anlatım biçimi ve şiirsel yapısı ayrıntılı olarak değerlendirilmiştir. Zebo Mirzo'nun dili; sade, duygulu ve akıcıdır. Şair; şiirlerinde halk söyleşilerine, mecazlara, benzetme ve tekrarlara sıkça değinmiştir. Şiirlerinde kadın kimliği, bireysel duygular ve toplumsal meseleler ön plandadır. Yapılan bu araştırmada, Hüseyin Yıldırım'ın Özbek Türkçesi Dil Bilgisi – Alıştırmalar – Konuşma – Metinler adlı eseri esas alınarak Özbekçenin gramer yapısı temelinde değerlendirmeler yapılmıştır. Dil bilgisel incelemenin yanı sıra şiirlerin tematik yapısına da değinilmiş, şairin edebi kişiliği çok yönlü bir biçimde ortaya konmuştur. Bu çalışma, Zebo Mirzo'nun şiir diline dair yeni bir bakış açısı sunmayı ve Mirzo'nun Özbek Edebiyatı'ndaki yerini belirlemeyi amaçlamaktadır.

Elif Gülen
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00