Kastamonu University
Discipline

Department of Mathematics and Science Education

Kastamonu University

1,838

Archived Theses

1

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri dersinde çoklu ortam destekli, canlandırma ve düz anlatım yoluyla öğretimin öğrenci başarısına etkisi

Fen Bilimleri dersinde 7. Sınıf Güneş Sistemi ve Ötesi ünitesinden belirlenen kazanımların öğretiminde canlandırma, çoklu ortam destekli öğretim ve düz anlatım yoluyla öğretimin hangisinin daha etkili olduğunu belirlemek amacıyla yapılan çalışma, Kocaeli ili İzmit ilçesinde bulunan A ve B Ortaokullarından rastgele yöntemle belirlenen 6 sınıfta toplam 130 öğrenciden oluşan örneklemle yürütülmüştür. A Ortaokulu'nda çalışmaya katılan 75 öğrencinin 35'i kız, 40'ı erkek, B Ortaokulu'nda çalışmaya katılan 55 öğrencinin 28'i kız, 27'si erkektir. Her iki okuldan rastgele yöntemle seçilen 3'er şubeden sınıflardan 2'si deney grubu olarak birisi de kontrol grubu olarak seçilmiştir. Bu çalışmada yarı deneysel yöntem kullanılmıştır. Böylece her iki okulda birer sınıf canlandırma yoluyla öğretim için, birer sınıf çoklu ortam destekli öğretim için ve yine birer sınıf düz anlatım yoluyla öğretim için seçilmiştir. Ders planları yöntemlere göre hazırlanmış ve uygulama öncesi tüm gruplara ön test uygulanırken, uygulama sonrasında da son test uygulanmış ve analizler yapılmıştır. Grupların başarıları arasında anlamlı farklar olup olmadığı varyans analizi (ANOVA) yöntemiyle hesaplanmıştır. Farklılıkların ayrıntılarını belirlemek için "post hoc" testlerden Scheffe tercih edilmiştir. Buna göre canlandırma yöntemi ile öğrenim gören öğrenciler çoklu ortam ve düz anlatım yöntemiyle öğrenim gören öğrencilerden daha anlamlı derecede, daha yüksek başarılar göstermişlerdir. Çoklu ortam destekli öğrenim gören öğrenciler ise düz anlatım yoluyla öğretim gören öğrencilere göre daha başarılı çıkmışlardır. Bu veriler göstermektedir ki başlangıçta aralarında hazırbulunuşluk farkı olmayan öğrenciler farklı yöntemlerle yapılan öğretimler sonunda farklı seviyelerde öğrenme meydana getirmişlerdir. Bu yöntemlerden en etkili olan canlandırma yöntemiyken en az etkili olan düz anlatımdır ve tüm yöntemlerin etkililik düzeyleri arasındaki farklar istatistiksel olarak anlamlıdır.

CanlandırmaFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+6
Eda Terzi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları ile ekolojik ayak izlerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı; fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları ile ekolojik ayak izi farkındalık düzeyleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırmanın örneklemini, 2016-2017 eğitim öğretim yılı bahar döneminde iki farklı devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi, Fen Bilgisi Öğretmenliği programında öğrenim görmekte olan gönüllü 312 kadın (%86.2), 50 erkek (%13.8) öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Böylelikle öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları ile ekolojik ayak izi farkındalık düzeyleri arasındaki ilişki düzeyi belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen, 5'li Likert türünde 28 maddeden oluşan "Geri Dönüşüm Davranışları Farkındalık Ölçeği" ile Coşkun (2013) tarafından geliştirilen, 5'li Likert türünde 46 maddeden oluşan "Ekolojik Ayak İzi Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Uygulamalar sonucunda elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistik teknikleri, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve ayrıca ölçeklerden elde edilen toplam puanların sürekli olması ve normal dağılması sebebiyle, gruplar arası ilişkilerin belirlenmesi için basit doğrusal korelasyon analizi yapılarak Pearson korelasyon katsayılarından yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara cinsiyet açısından bakıldığında; kadın fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve ekolojik ayak izi farkındalık düzeylerinin erkek fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve ekolojik ayak izi farkındalık düzeylerinden anlamlı şekilde yüksek olduğu; sınıf düzeyi açısından bakıldığında ise, fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve atık ayırma sıklık düzeylerinde dördüncü sınıfta öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının diğer sınıflarda öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve atık ayırma sıklık düzeylerinden anlamlı şekilde yüksek olduğu; fakat ekolojik ayak izi farkındalık düzeylerinin sınıf düzeyi değişkeni bakımından farklılık göstermediği bulunmuştur. Fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve atık ayırma sıklık düzeyleri ile yaşanılan yer, yerleşim birimi, anne eğitim düzeyi, lisans öğrenimlerinde geri dönüşüm içerikli ders alma, aile gelir düzeyi değişkenleri arasında; ekolojik ayak izi farkındalık düzeyleri ile ise genel not ortalama, çevre ile ilgili bir sivil toplum kuruluşu veya kulübe üye olma, lisans öğrenimlerinde geri dönüşüm içerikli ders alma değişkenleri arasında farklılık görülmüştür. Bu sonuçlar doğrultusunda çevre eğitimi ve geri dönüşüm ile ilgili önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimler: Ekolojik ayak izi, fen bilimleri öğretmen adayları, geri dönüşüm, geri dönüşüm davranışları, öğrenci davranışları, öğretmen yetiştirme.

Aday öğretmenlerEkolojik ayak iziFen bilgisi+7
Vildan Bayar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının model ve modelleme ile yaşam becerilerine ait görüşlerinin bilişötesi farkındalıklarıyla arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu araştırma; öğretmen adaylarının "model ve modelleme" ve "yaşam becerileri" hakkındaki görüşleri ile "bilişötesi" farkındalıkları arasındaki ilişkileri tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemi bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesi fen bilgisi, sınıf ve okul öncesi branşlarının üçüncü ve dördüncü sınıflarında öğrenim gören 416 öğretmen adayıdır. Çalışmada ilişkisel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verileri, "Model ve Modelleme" Ölçeği (MMÖ), "Yaşam Becerileri" Ölçeği (YBÖ) ve "Bilişötesi Farkındalık" Envanteri (BFE) kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler MANOVA, ANOVA, Çoklu Karşılaştırma Sonuçları (LSD ve Dunnett C), Basit Korelasyon Analizi ve Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi yöntemleriyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler analiz edildiğinde aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: •"Model ve Modelleme" Ölçeğine ait fen bilgisi öğretmen adaylarının görüşlerinin sınıf ve okul öncesi öğretmen adaylarına göre daha iyi seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. •"Bilişötesi Farkındalık" Envanterine ait sınıf öğretmen adaylarının farkındalıklarının fen ve okul öncesi öğretmen adaylarına göre daha düşük seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. •"Bilişötesi Farkındalık" Envanteri alt boyutları "Bilişin Bilgisi" ve "Bilişin Düzenlemesi" alt faktörlerine ait fen ve okul öncesi öğretmen adaylarının farkındalıklarının birbirine denk olduğu, sınıf öğretmeni adaylarına göre daha iyi seviyede olduğu sonucuna ulaşılmıştır. •Öğretmen adaylarının "Model ve Modelleme", "Yaşam Becerileri" ölçeklerine ve "Bilişötesi Farkındalık" envanterine ait görüşlerinin birbiriyle ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. •Öğretmen adaylarının "Model ve Modelleme" ve "Yaşam Becerileri" ölçeklerine ait görüşleri ve "Bilişötesi" farkındalıkları arasında pozitif yönde orta düzey ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. •Öğretmen adaylarının "Model ve Modelleme" ve "Yaşam Becerileri" ölçeklerine ait görülerin "Bilişötesi" farkındalıklarının bir yordayıcı olduğu, aralarında yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. •Yordayıcı değişkenlerden bilişötesi farkındalıklara göre önem sırası "Yaşam Becerileri" ve "Model ve Modelleme" olduğu sonucuna ulaşılmıştır. •Model ve modelleme alt faktörü "Çoklu Temsiller Olarak Modeller (ÇTM)" ile yaşam becerileri alt faktörleri "Empati kurma ve öz farkındalık", "Yaratıcı ve eleştirel düşünce", "Karar verme ve problem çözme", "Duygularla ve stresle başa çıkma" bilişötesi farkındalığın alt boyutlarının anlamlı bir yordayıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. •Okul öncesi, sınıf ve fen bilgisi öğretmen adaylarının "Model ve Modelleme" ile "Yaşam becerileri" "Bilişötesinin" bir yordayıcı olduğu, aralarında yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yordayıcı değişkenlerden "Bilişötesi Farkındalıklara" göre önem sırası "Yaşam Becerileri" ve "Model ve Modelleme" olduğu sonucuna da ulaşılmıştır. Okul öncesi, sınıf ve fen bilgisi öğretmen adaylarının bilişötesi farkındalıklarını geliştirmek için model ve modelleme ile yaşam becerilerini kullanabileceği uygulamalar yapılarak bilişötesi farkındalık düzeyleri geliştirilebilir.

Aday öğretmenlerBilişüstü farkındalıkFarkındalık+5
Yaşar Gökçek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Onuncu sınıf öğrencilerinin yaratıcı problem çözme becerisini etkileyen öğrenci ve öğretmen özellikleri

Ülkemizde zaman içerisinde bir çok kez eğitim öğretim sistemi değişmiş olmasına karşın öğrencilerin yaratıcılık becerileri henüz istenilen düzeye çıkamamıştır. Bir öğretmenin dersine girdiği öğrenciler üzerinde önemli ölçüde etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Bu araştırmada, öğretmenlerin matematik öğrenme süreçlerine ve matematik öğretiminin özelliklerine ilişkin görüşlerinin öğrencilerin yaratıcılık becerilerini nasıl etkilediğini ortaya koymak amacıyla Ernest'in öğretmen modellerinin lise öğrencilerinin yaratıcılık becerileri üzerine etkisi incelenmiştir. Bu araştırma, öğrencilerle ilgili toplanan verilerin arasındaki ilişkinin irdelenmesi kısmı itibariyle nicel olup, öğretmenlerden toplanan verilerin içerik analizi ile yorumlanması itibariyle niteldir. Araştırma bu yapısından dolayı açıklayıcı karma desendir. Araştırmanın katılımcıları toplam 341 10.sınıf lise öğrencisi ve bu öğrencilerin bir önceki yıldan itibaren matematik derslerine giren 9 matematik öğretmenidir. Araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşaması nicel verilerin sıralı lojistik regresyon analizi ile sonuçlarının ortaya konduğu nicel kısım, ikinci aşaması ise öğrenci görüşmelerinin tümevarımsal içerik analizine tabii tutulduğu ve öğretmen öğrenci eşleştirmesi yapılarak model-yaratıcılık becerisi ilişkisinin ortaya konduğu nitel kısımdır. Öğretmenlerin dersleri sekizer saat gözlenmiştir ve bu gözlemler sonucunda Ernest(1989)'in öğretmenlerin matematik öğretiminin özelliklerine ilişkin görüşleri doğrultusunda öğretmenlerin modelleri belirlenmiştir. Öğrencilere ait veriler birinci düzey, öğretmenlere ait veriler ikinci düzey olarak oluşturulmuş ve cinsiyetin kadın olması erkek olmaya göre tam puan elde etmede negatif yönlü bir değişken olarak tespit edilmiştir. Öğrenci görüşmelerinde ise öğrencilerin güleryüzlü, iletişim becerileri yüksek öğretmenlerle konuşmalarına fırsat verildiği tartışma ortamlarının yaratıldığı, kendi denemeleri için fırsat verildiği ortamlarda günlük hayat örneklerinin yer aldığı öğretim yönteminin tercih edilmesi ile yaratıcılık becerilerinin arttığı sonucuna varılmıştır. Öğretmen modellerinde ise kolaylaştırıcı(facilitator) ve açıklayıcı(explainer) öğretmen modeli öğrencilerin yaratıcılık becerilerini belli bir ölçüde etkilediği ortaya çıkmıştır. Eğitim öğretim yönteminden çok öğretmenlerinin sınıf içerisinde öğrencilerin kendilerini geliştirmelerine yardımcı olacak ortamlar sunabilen ve tartışma ortamları oluşturarak öğrencilerin kendi fikirlerini açıkça ortaya koyma ve savunma yapabilmeleri için fırsatlar veren, ezberden çok anlamaya yönelik davranışlarla dersi destekleyen, öğrencilerin özgürce deneme yapmalarına fırsatlar veren öğretmenlerin güleryüzlü ve espirili olması öğrencilerin yaratıcılık becerilerini geliştirmiştir. Ayrıca araştırma kapsamına dâhil edilen sınıflardan matematik başarısı çok yüksek olan sınıfların değil, matematik başarısı yüksek ve orta düzeyde olup, hareketli ve sınıf yönetiminde zorluk çekilen sınıfların yaratıcılık becerilerinin yüksek çıkmış olması araştırmanın beklenmeyen sonuçlarındandır. Öğrencilerin yaratıcılık becerilerini geliştirici yeni etkili öğretmen modelinin güzleryüzlü, esprili, iletişim becerileri yüksek, öğrencilere tartışma ortamları yaratabilen ve öğrencilerin deneme girişimlerini destekler nitelikte olması gerektiği tespit edilmiştir.

Branş öğretmenleriLise öğrencileriLise öğretmenleri+7
Çiğdem Çalışkan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Altıncı sınıf öğrencilerinin cebirsel problemleri matematiksel modellemeyi kullanarak çözme becerilerinin incelenmesi

Matematiksel modelleme, gerçek hayat durumlarının işleyişi ve yapısını anlamlandırmak için matematiğin sembolik diline aktarılarak ifade edilmesi sürecidir. Bu araştırmanın amacı, ortaokul altıncı sınıf matematik dersi öğretim programı cebir konusuna yönelik kazanımlara göre ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin cebirsel problemleri çözme durumlarında, konuya ilişkin uygun matematiksel model oluşturabilme becerilerini incelemektir. Aynı zamanda oluşturdukları bu matematiksel modeli çözme suretiyle sonuçlandırmalarındaki başarı seviyelerini belirlemek ve yapılan hataları tespit etmektir. Araştırma 2018-2019 öğretim yılı Bursa ili Osmangazi ilçesinde yer alan iki devlet ortaokulunun altıncı sınıfa devam eden öğrenciler arasından tesadüfi örnekleme yöntemi kullanılarak seçilen 174 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı kapsamında cebirsel problemleri kapsayan 8 adet açık uçlu sorudan oluşan problem testi uygulanılmıştır. Veri sonuçları doğrultusunda öğrencilerin cebirsel problemlere göre denklemleri kurabilme ve çözebilme becerileri incelenerek, yapılan hata türünü saptamak için doküman analizi yöntemine başvurulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin en çok denklem kurma aşamasında güçlük çektikleri tespit edilmiştir. Ayrıca, öğrencilerin verilenle istenen arasında bağ kuramakta zorlandıkları, varsayımda bulunma seviyelerinin düşük olduğu, gereksiz ya da hatalı çizimler yaptıkları ve buldukları sonuçları genellemekte zorlandıkları sonuçlarına varılmıştır. Öğrencilerin cebirsel problemlerle ilgili matematiksel model oluşturabilme ve matematiksel modeli kullanarak sonuca ulaşma becerilerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Ayrıca ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin problem durumuna uygun model oluştururken ve çözerken birtakım hata türlerini yaptıkları tespit edilmiştir.

CebirMatematik eğitimiMatematik öğretimi+5
Volkan Baştürk
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 5. sınıf matematik ders kitabı ile yaygın olarak tercih edilen alternatif ders kitabının karşılaştırmalı analizi

Bu çalışmanın amacı ortaokul 5. Sınıflarda okutulan matematik ders kitabı ile yaygın olarak tercih edilen, özel bir yayınevine ait alternatif ders kitabında bulunan soruları karşılaştırarak benzerlik ve farklılıklarını ortaya koymaktır. Bu amaçla ele alınan sorular sayılarına, türlerine, işlemsellik-kavramsallık durumlarına ve yenilenmiş Bloom taksonomisine göre analiz edilmiştir. Araştırma modeli doküman incelemesidir. Araştırmanın veri kaynağı 5. sınıflarda okutulan matematik ders kitabı ve özel bir yayınevine ait alternatif ders kitabındaki tüm sorulardır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre alternatif ders kitabındaki soruların ders kitabındaki sorulardan fazla olduğu görülmüştür. Soru türleri bakımından her iki kitapta da açık uçlu soruların daha yaygın olduğu, ders kitabında her türden sorunun olduğu fakat alternatif ders kitabında çoktan seçmeli ve eşleştirme soru türlerinin bulunmadığı görülmektedir. Soru türleri çözümlü ve çözümsüz olarak ele alındığında her iki kitapta da çözümsüz soruların ağırlıkta olduğu, oransal olarak ders kitabında çözümlü soruların alternatif ders kitabına kıyasla daha yüksek olduğu görülmektedir. Kitaplardaki soruların işlemsellik ve kavramsallık bakımından dağılımına bakıldığında her iki kitapta da kavramsal bilgiye yönelik soruların yoğun olduğu, her iki kitapta da "kavram haritasının çizilmesi" alt boyutuna yönelik soru türünün bulunmadığı, işlem bilgisine yönelik soruların oransal olarak alternatif ders kitabında daha fazla olduğu görülmektedir. Çalışmada ele alınan kitaplardaki soruların yenilenmiş Bloom taksonomisine göre incelenmesi sonucunda her iki kitapta da alt düzey basamaklara (hatırlama, anlama, uygulama) ait soru sayısının üst düzey basamaklara (analiz etme, değerlendirme, yaratma) ait sorulardan fazla olduğu görülmektedir. Ayrıca ders kitabında yenilenmiş Bloom taksonomisinin her basamağına ait soru türü bulunurken, alternatif ders kitabında değerlendirme ve yaratma basamaklarına ait soru türünün bulunmadığı görülmektedir.

Ders kitaplarıKarşılaştırmalı analizKavramsal bilgi+5
Baran Bayar
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

1998, 2010-2011, 2013 ve 2018 yıllarında güncellenen ortaöğretim programlarının geometri içeriği bağlamında karşılaştırılması

Bu çalışmada 1998, 2010-2011, 2013 ve 2018 yıllarında güncellenmiş olan ortaöğretim programları geometri içerikleri bağlamında incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Doküman olarak 1998 yılında güncellenen lise geometri ve analitik geometri dersi öğretim programları, 2010-2011 yıllarında güncellenen ortaöğretim geometri ve analitik geometri dersi öğretim programları, 2013 ve 2018 yılında güncellenen ortaöğretim matematik dersi öğretim programları incelenmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Programların içerikleri alt öğrenme alanı, konu ve kazanım bazında incelenmiş ve elde edilen bulgular tablolar halinde sunularak karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre incelenen öğretim programlarında dikkat çekici farklılıklar olduğu görülmüştür. 1998 ve 2010-2011 yıllarında güncellenen ortaöğretim programlarında ayrı birer ders olarak ele alınan matematik ve geometri içerikleri, 2013 ve 2018 yıllarında güncellenen ortaöğretim programlarında ise geometri içeriği, matematik dersi içerisinde bir alt öğrenme alanı olacak şekilde verilmiştir. Ayrıca 1998 yılından 2018 yılına kadar geçen süreç göz önüne alındığında öğretim programının süreç içerisinde gerek konu ve kazanım bakımından gerekse içeriğin ele alındığı yaklaşım bakımından sadeleşme ve içeriğin günlük hayatla ilişkilendirilebilecek konuları içerecek şekilde ciddi bir değişim geçirdiği görülmüştür. Günümüzde bilgi akışının hızı ve bilginin çok çabuk tüketildiği göz önüne alınırsa bu durum öğretim programlarının daha sık aralıklarla gözden geçirilmesi ihtiyacını doğurmaktadır. Bu durumda geçmiş deneyimleri göz önünde bulundurmanın faydalı olacağı fikri ile yakın bir zaman aralığında, ikiden fazla öğretim programını içerik bakımından karşılaştıran bu araştırmanın da faydalı olacağı düşünülmektedir.

Eğitim programlarıGeometriMatematik dersi+5
Atiye Özşentürk Balçın
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim Matematik Öğretmenliği Bölümü 1, 2 ve 3. sınıf öğretmen adaylarının kenarları ve açıları arasındaki ilişkiye dayalı olarak özel isimlendirilmiş dörtgen bilgilerinin incelenmesi

Bu tez çalışması kapsamında ilköğretim matematik öğretmen adaylarının dörtgen farkındalıklarını Van Hiele Düşünme Seviyeleri açısından inceleyip, dörtgenler arasındaki ilişkilerden yola çıkarak ne tür sınıflandırmalar yaptıklarını tespit edip bunları sınıflar arasında kademeli olarak karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu çalışmada genel tarama modelinin kesit alma yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep Üniversitesi 1, 2 ve 3. sınıf kademesinde öğrenim gören 132 İlköğretim Matematik Öğretmenliği bölümü öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı ve uzman tarafından oluşturulan 12 adet çoktan seçmeli, 1 adet yapılandırılmış grid, 1 adet kavram haritası sorusundan oluşan değerlendirme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinden elde edilen bulgular dörtgenleri tanımlama, ilişkilendirme, gruplandırma ve kavram haritası oluşturma bilgileri olmak üzere 4 ana başlık altında toplanmıştır. Elde edilen bulgular incelendiğinde öğrencilerin dörtgenlerin standart gösterimlerini yapabildikleri ancak aynı performansı özel durumları için gösteremedikleri, kavram haritası oluşturmada en çok deltoid-eşkenar dörtgen ilişkisini kuramadıkları görülmüştür. Araştırmadan elde edilen sonuçların matematik öğretmen adaylarının dörtgen bilgilerine dair yapılacak çalışmalara ve üniversite eğitiminde öğretmenlerin alan bilgisine dair eksiklikleri tespit edip ona göre bir eğitim çalışması yapılmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Aday öğretmenlerGeometriGeometrik düşünme+3
Ayşe Hanım Demirel
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Cebirsel kavram ve genellemelerinin, soyutlama sürecine uygun öğretiminin tasarımı, uygulanması ve değerlendirilmesi

Matematiksel kavram ve genellemelerin öğretiminde, soyutlama sürecinin analizinden yararlanılması, soyutlamaya olan ilginin artarak devam etmesine yol açmış bulunmaktadır. Öğrencilerin soyutlama süreçlerini inceleyen araştırmacılar; bireysel araştırmalara ağırlık vermişler, bu durum sınıf ortamında soyutlama süreçlerini incelemenin önemini arttırmıştır. Bu araştırmanın amacı ise 6. sınıftan başlayarak 6. ve 7. sınıf öğrencilerinin cebirsel kavram ve genellemeleri oluşturma ve soyutlama süreçlerinin incelenmesi, süreç içerisinde hazırlanan öğretim tasarımının soyutlama sürecine katkısının belirlenmesidir. Araştırma karma yöntem araştırması modelinde olup iki aşamadan oluşmuştur. İlk aşamada tasarım tabanlı araştırma modeli, ikinci aşamada ise durum çalışması modeli kullanılmış olup, yarı boylamsal bir çalışmadır. Çalışma 2017-2018 yılları arasında iki yıl boyunca Bursa Setbaşı Ortaokulunda biri deney grubu diğeri ise kontrol grubu olarak belirlenen 32'şer kişilik iki grupta toplam 64 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Uygulama öncesi öğrencilerin cebir kavram ve genellemeleri bilgisini ölçmek için Chelsea Cebir Tanılama Testi (CCTT) uygulanmıştır. Altıncı ve yedinci sınıf müfredatındaki cebir kavram ve genellemeleri belirlenerek, bu kavram ve genellemelerin soyutlanma süreçlerini incelemeye imkân verecek öğretim tasarımı hazırlanmış ve pilot çalışması yapılarak eksikler tespit edilerek giderilmiş, hazırlanan öğretim tasarımı deney grubu öğrencilerine uygulanmıştır. Uygulama sonrası CCTT, SBT1 (Soyutlama Becerileri Testi), SBT2 ve SBT3 testleri yapılarak sonuçları analiz edilmiş ve öğrencilerin soyutlama süreçleri RBC+C modeliyle ayrıntılı olarak incelenmiştir. Yapılan ön ve son testler arasındaki gelişim nicel analizle belirlenmiştir. Öğrencilerin soyutlama süreçlerini derinlemesine analiz etmek için deney grubundan seçilen 2 düşük, 3 orta ve 4 yüksek başarı düzeyine sahip odak grup öğrencilerinin uygulamanın her aşamasında etkinlik kâğıtları, yapılan ön ve son testlerin nitel analizleri belirlenen tematik soyutlama göstergeleri çerçevesinde yapılmıştır. Göstergelerin RBC+C (Recognizing, Building with Construction, Consolidation) modelindeki gibi alındığında bazı durumları ayrıntılı analize imkân vermediğinden, detaylandırması yapılmıştır. Araştırmada kullanılan SBT2, SBT3 ve CCTT ön ve son testlerinin nicel analiz sonuçlarına bakıldığında, öğrencilerin 6. ve 7. sınıftaki uygulamalar sonrası, soyutlama becerilerindeki gelişimde anlamlı farklılıklar elde edildiği görülmüştür. Ayrıntılı analiz yapılmak için seçilen odak grubu öğrencilerinden elde edilen etkinlik kâğıtları ve testlerin nitel analizinde de soyutlama becerilerinin geliştiği gözlemlenmiştir. Öğrencilerden orta ve yüksek başarı düzeyine sahip öğrencilerin oluşturma ve pekiştirme basamaklarına ulaştığı gözlemlenmiştir. Başarı düzeyi düşük öğrencilerin ise yanlış oluşturmaya sahip olabildikleri ya da yardımcı tanımayla kısmi doğru oluşturmaya ulaştıkları gözlemlenmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında odak grup öğrencilerinden elde edilen nitel veriler analiz edildiğinde pekiştirme basamağına ulaşıp ulaşamayan öğrencilerin derinlemesine analizinde başarı düzeyi yüksek ve orta öğrencilerin pekiştirme basamağına ulaşabildikleri, düşük başarı düzeyine sahip öğrencilerin ise kısmi doğru oluşturma basamağında kaldıklarından dolayı pekiştiremedikleri sonucuna varılmıştır. Araştırma sonuncunda hazırlanan öğretim tasarımının öğrencilerin soyutlama becerilerini geliştirdiği sonucuna varılmıştır. RBC+C modelinin tanılama aracı olmasının yanında, bilgilendirici ve tasarımı aracı olarak da kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bu sonuçlara göre soyutlama becerilerinin geliştirilme sürecinde öğretime ve gelecekte yapılacak çalışmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Kavram öğretimiMatematik eğitimiMatematik öğretimi+2
Rümeysa Yılmaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin matematik okuryazarlığı ile ilgili mesleki gelişimlerinin dokümantal yaklaşım çerçevesinde incelenmesi

Matematik okuryazarlığı, matematik eğitimi dünyası için yirmi yıldan beri üzerinde çalışılan bir çalışma alanı olarak görülmektedir. OECD'nin düzenlediği PISA uygulamalarına katılan 72 ülke arasında Türkiye'nin 2015 yılında 50. sırada yer alması ülke genelinde yankı uyandırmıştır. Bu sıralamanın Türkiye'nin sınava katıldığı ilk yıl olan 2003'teki sıralamadan bile daha geride olması özellikle dikkat çekmiştir. Bunun sonucu olarak çok sayıda çalışma yapılmıştır. Literatürde matematik okuryazarlığı ile ilgili yapılan çalışmalar incelendiğinde yapılan çalışmaların büyük bir kısmının PISA sınavlarına katılan öğrenciler ve aileleri üzerinde yapılmış demografik çalışmalar olduğu görülmektedir. Bu çalışmalar, sınavlara katılan öğrenciler ile ilgili bir fikir oluşturmamıza olanak tanımaktadır. Ancak, Türkiye'nin içinde bulunduğu mevcut durum dikkate alındığında, PISA'da alınan sonuçlar da incelendiğinde, matematik okuryazarlığı başarısını artırmaya yönelik çalışmalar yapılması gerektiği düşünülmektedir. Bu tez çalışması da bu kapsamda yapılmıştır. Bu araştırmada, matematik öğretmenlerinin lisans eğitimleri sırasında aldıkları matematik okuryazarlığı eğitimini kendi öğretimlerine nasıl yansıttıkları ve matematik okuryazarlığı bağlamındaki mesleki gelişimlerinin nasıl olduğu araştırılmaktadır. Araştırmada, nitel araştırma yaklaşımına dayanan bir yöntem olan gelişimsel araştırma yöntemi kullanılmaktadır. Gelişimsel araştırma, farklı yaşlardaki veya farklı kültürlerdeki bireylerin duygu, düşünce veya davranışlarındaki farklılıkları ya da aynı bireylerin yaşamlarının farklı zamanlarındaki duygu, düşünce veya davranışlarındaki değişimleri ve gelişimleri incelemek için kullanılmaktadır. Araştırma stratejisi olarak durum çalışması seçilmiştir. Araştırmanın katılımcı seçiminde, nitel araştırmalarda önerildiği gibi amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden de ölçüt örnekleme yöntemi benimsenmiştir. Araştırmanın katılımcıları 2016-2017 akademik döneminde lisans öğreniminin son yılında olup, "Matematik Eğitiminde Alan Yazıları" ve "Öğretmenlik Uygulaması" derslerini almış olan ve 2018 yılında MEB'e bağlı devlet okullarına öğretmen olarak atanmış olan dört matematik öğretmenidir. Katılımcıların lisans eğitimlerinin son yılı olan 2016-2017 dönemi bahar yarıyılında başlamıştır. Öncelikle lisans eğitimi sırasında verilen matematik okuryazarlığı eğitimi takip edilmiştir. Araştırma sonuçlarına etki edebilecek yönleri olabileceğinden, araştırmacı notları alınarak hafta hafta her bir ders takip edilmiştir. Sonrasında, dersi alan öğretmen adaylarının öğretmenlik uygulaması dosyaları toplanmış ve analiz edilmiştir. Bu aşamada, dersi alan tüm öğretmen adaylarının dosyaları incelenmiştir. Ancak, katılımcılar belirlendikten sonra, seçilen katılımcıların dosyaları araştırmaya dahil edilmiştir. Öğretmen adaylarının, atama döneminin ve ilk adaylık eğitimi dönemlerinin geçmesi için veri toplama sürecine bir yıl ara verilmiştir. 2018-2019 döneminde, daha önceden araştırmaya katılmış olup, atanmış olan öğretmenler ile her birinin hangi şehirlere atandığı ve araştırmaya devam etme ile ilgili ne düşündükleri konusunda kısa görüşmeler yapılmıştır. Bu süreçte araştırmaya birlikte devam edilecek olan katılımcılar belirlenmiştir. 2019-2020 döneminde çalıştıkları ortamların yaklaşık olarak birbirine eşit olanaklara sahip olup olmadığı, öğrenci seviyeleri gibi değişkenlerin de yakından görülebilmesi için araştırmaya katılmaya gönüllü olan dört öğretmenin çalıştıkları şehre gidilerek araştırmaya devam edilmiştir. Öğretmenlerin her biri ile önce matematik okuryazarlığı ile ilgili bir ön görüşme daha sonra ders hazırlığı görüşmeleri ve arkasından ders gözlemleri yapılmıştır. Her bir ders gözleminin ardından, öğretmenler ile dersteki durumlara ilişkin kısa görüşmeler yapılmıştır. Son olarak her bir öğretmen ile araştırmacının analizlerine dayanarak vardığı sonuçlar görüşülmüş ve bu sonuçların doğruluğuna ilişkin onay alınmıştır. Her bir katılımcı öğretmenin 25 saat dersi gözlemlenmiş, ders gözlemi sırasında araştırmacı arka sıralarda öğrenci gibi oturarak not almış, sürece müdahale etmemiştir. Sonuç olarak, öğretmen adayından öğretmen olma sürecinde katılımcıların değişen ve sabit kalan şemaları olduğu görülmüştür. Bu şemalardan muhakeme etme, problem çözme için strateji geliştirme ve matematiksel araç-gereçleri kullanma yeterliklerine hizmet eden şemaların sabit kaldığı görülmüştür. Ancak katılımcıların önceden sahip olduğu sembolik ve formal dili kullanma, temsil etme ve modelleme yeterliklerine hizmet eden şemaların öğretmen olduktan sonraki süreçte görülmediği dikkat çekmiştir. Bununla birlikte öğretmen olduktan sonra gelişen, ancak doğrudan matematiksel yeterlikler ile bağdaştırılamayan şemalar da olmuştur.

Branş öğretmenleriGerçekçi matematik eğitimiMatematik eğitimi+4
Burcu Nur Baştürk Şahin
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Teknoloji desteği ile dönüşüm geometrisi öğretiminin matematik öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimine katkısı

Bu araştırmada, Facione (1990) tarafından belirlenen eleştirel düşünme becerilerinin gelişimine katkı sağlayabilmek için tasarlanan teknoloji destekli öğretim modeli uygulamalarının, ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının eleştirel düşünme becerilerine ve eğilimlerine olan katkısı incelenmiştir. Öğretim modeli uygulamaları, ortaöğretim matematik dersi öğretim programında yer alan dönüşüm geometrisi kazanımlarına yönelik tasarlanmıştır. Öğretim modelinde teknoloji desteği GeoGebra programı ile sağlanmıştır. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma ağırlıklı olarak nitel temelli olup nitel verileri desteklemek için nicel veriler kullanılmıştır. Araştırma, 2019-2020 eğitim-öğretim yılı güz döneminde, Marmara Bölgesindeki bir devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği 4. sınıf 56 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi uygun örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda ön test ve son test olarak Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise tasarlanan ders planları, öğretmen adaylarının ders günlükleri, video görüntü kayıtları, değerlendirme soruları ve yarı yapılandırılmış görüşme soruları kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde IBM SPSS 22 paket programı kullanılmıştır. Aynı veri grubuna yapılan ölçüm söz konusu olduğundan, bağımlı örneklemler için t testi uygulanarak istatistiksel anlamda bir fark olup olmadığına bakılmıştır. Araştırmanın nitel analizi, ders planları oluşturan çalışma kâğıtlarından, ders günlüklerinden, video görüntü kayıtlarından, değerlendirme sorularından ve görüşme sorularından elde edilen veriler ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bu veriler içerik analizi ve betimsel analiz ile yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, tasarlanan teknoloji destekli öğretim modeli, eleştirel düşünme eğilimi ölçeğinden elde edilen bulgulara göre, ön test ile son test verileri arasında anlamlı bir fark olduğu, yani tasarlanan dönüşüm geometrisi dersinin öğrencilerin eleştirel düşünme eğilimlerinin gelişimine istatistiksel anlamda katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan gözlemler ve günlük bulgularıyla tutarlı olarak, tasarlanan ders planları çalışma kâğıtlarında yer alan öğretmen adayları cevap bulguları ve video kayıt verilerinden elde edilen ders içi öğretmen adayları diyalog bulguları açısından değerlendirildiğinde, ders planlarının öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerilerini kullanmaya yönelik faaliyetler içerdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu veriler doğrultusunda, tasarlanan öğretim modeli öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri gelişimine katkı sağladığı söylenebilir.

Aday öğretmenlerDönüşüm geometrisiEleştirel düşünce+5
Serkan Gürsan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yedinci sınıf öğrencilerinin yaşam temelli soruların çözüm sürecinin incelenmesi

Günümüzde bilimde gerçekleşen ilerlemelerle birlikte bilgiye ulaşmak ve bilgiyi kullanmak bireylerin değişimlere uyum sağlama yeteneklerine bağlı hale gelmiştir. Yaşanan gelişmelere uyum sağlayabilmek için bireylerin 21. yüzyılın ihtiyaçlarını karşılayabilecek niteliklere sahip olmaları gerekmektedir. Çağın gerektirdiği yeterlikleri ve becerileri öğrencilere kazandırabilmek için eğitimdeki kaliteyi artıracak yenilikler yapılmalıdır. Bu noktada bilginin bireyin deneyimleriyle inşa edildiğini ortaya koyan yapılandırmacı yaklaşımı esas alan yaşam temelli öğrenme yaklaşımı öne çıkmaktadır. Öğrencilerin matematik ile günlük yaşam arasında bağ kurmalarını etkileyebileceği düşünülen yaşam temelli öğrenme yaklaşımı bilginin anlamlandırılmasını sağlayabilecektir. Ülkemizde öğrenciler günlük hayat ile matematiği ilişkilendirme ve problemlere çözüm üretmede matematiği kullanma konularında eksik kalmaktadırlar. Bu durum öğrencilerin matematiği günlük yaşamla bağdaştırma seviyelerinin düşük olmasının ve uluslararası sınavlardaki başarısız sonuçların sebeplerinin araştırılması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu tez kapsamında öğrencilerin matematiği günlük yaşamla ilişkilendirme seviyelerinin düşük olmasının sebepleri ve bu seviyeyi yükseltmek için ihtiyaç duydukları ipuçlarını belirlemek amacıyla araştırma yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı farklı başarı seviyelerindeki öğrencilerin yaşam temelli soruların çözümü sürecinde yaşadıkları zorlukların belirlenmesi, bu zorlukların giderilmesi için yapılabilecek düzenlemeler ve öğrencilerin ihtiyaç duydukları ipuçlarını tespit etmektir. Çalışmada bir devlet okulunda yedinci sınıfta okuyan, bir önceki dönemde aldıkları matematik ortalama puanlarına göre "düşük", "orta" ve "yüksek" olacak şekilde üç farklı düzeyde olan altı öğrenciye yaşam temelli sorular testi uygulaması yapılmıştır. Uygulamanın ardından öğrencilerin uygulama testindeki sorular hakkındaki görüşleri alınarak yaşam temelli sorularla ilgili düşüncelerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Görüşmelerden elde edilen nitel veriler içerik analizine göre analiz edilmiş ve sunulmuştur. Araştırmanın bulgularına göre öğrenciler yaşam temelli sorularla daha fazla karşılaşmalarının faydalı olacağını düşünmektedir ve derslerde yaşam temelli sorulara daha çok yer verilmesinin soruların çözümü sürecinde kendilerini olumlu etkileyeceğini düşündüklerini belirtmişlerdir. Ayrıca öğrenciler yaşam temelli soruların derin düşünme yeteneklerini de olumlu yönde etkilediğini eklemişlerdir. Öğrencilerin yaşam temelli soruların en çok açıklayıcı bilgilendirmeler içermesini ve görselliğini beğendikleri; bazı soruların ise zor olması ve uzun olmasını beğenmedikleri ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin çoğu soruların çözümü sürecinde kendilerini bilgi eksikliğinin olması durumunda eksik hissetmektedirler ve zamanı etkili kullanmanın önemli olduğunu düşünmektedirler. Yaşam temelli soruların çözümü sürecinden elde edilen bulgulara göre düşük seviyedeki öğrenciler bilgi eksikliği, okuma-anlama güçlüğü ve dikkat eksikliği; orta seviyedeki öğrenciler okuma-anlama güçlüğü, sınav süresi için endişelenme ve dikkat eksikliği; yüksek seviyedeki öğrenciler ise okuma-anlama güçlüğü ve dikkat eksikliği durumları hakkında zorluk yaşamaktadırlar. Öğretmenin geçmiş konularla ilgili hatırlatma yapması, anlaşılamayan ve dikkatsizlik yaşanan kısımları öğrenciyle birlikte inceleyerek açıklamalar yapması sonucunda öğrencilerin çözüm hakkında fikir yürütmeye başladıkları ve sorulara daha iyi odaklandıkları gözlemlenmiştir.

Matematik eğitimiMatematik öğretimiOrtaokul öğrencileri+4
Seray Ahmetoğlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Veli katılımının matematik okuryazarlığı eğitimi sürecine etkisinin incelenmesi

Çalışmanın amacı, matematik okuryazarlığı eğitimi sürecine veli katılımının sağlanmasının, öğrencilerin matematik okuryazarlığı eğitimi sürecine etkisinin incelenmesidir. Çalışma, Kocaeli'deki bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan 34 yedinci sınıf öğrencisi ile yapılmıştır. Çalışmada, nitel ve nicel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, ön test- son test kontrol gruplu deneysel model kullanılmıştır. Nitel veriler, velilerin yazdığı mektuplardan elde edilmiştir. Bu bağlamda, öncelikle öğrencilere Matematik Okuryazarlığı Ön Testi uygulanmıştır. Öğrencilerin matematik okuryazarlığı başarılarını arttırabilmek için sekiz haftalık bir eğitim programı hazırlanmıştır. Program dahilinde her hafta öğrencilerle derste matematik okuryazarlığı soruları çözülmüş ve matematik okuryazarlığı ödev soruları verilmiştir. Çalışmanın deney grubundaki öğrencilerin, sekiz hafta boyunca ev ödevlerini aileleri ile birlikte yapmaları istenmiştir. Bununla birlikte, okulda matematik okuryazarlığı eğitimi verilen kontrol grubu ise ev ödevleri kendileri yapmışlardır. Ev ödevleri haftalık olarak puanlandırılmıştır. Sekiz haftanın sonunda da öğrencilere Matematik Okuryazarlığı Son Testi uygulanmıştır. Ayrıca çalışmaya katılan velilerden sürecin sonunda matematik okuryazarlığı eğitimi sürecine yönelik bir mektup yazmaları istenmiştir. Araştırmanın kuramsal çerçevesini, Gerçekçi Matematik Eğitimi ve Sosyal Yapılandırmacılık Kuramı oluşturmaktadır. Bu çerçevede, eğitim sürecinde kullanılan soruların günlük hayattan seçilmesi, öğrencilerin kendilerini rahat hissedebildikleri bir çalışma ortamının sağlanması ve aileleri ile etkileşim halinde olmaları önem arz etmiştir. Veli katılımının matematik okuryazarlığı başarısına etkisi incelenirken deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin ön test ve son test puanları karşılaştırılmıştır. Aynı zamanda, öğrencilerin ev ödevlerinden aldığı puanlar uygun analiz yöntemleri ile analiz edilerek ders etkinliklerine katılımın değerlendirilmesinde kullanılmıştır. Velilerin yazdığı mektuplar da içerik analizi yöntemiyle analiz edilerek velilerin matematik okuryazarlığı eğitimine yönelik görüşleri belirlenmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde matematik okuryazarlığı eğitimi sürecine veli katılımının matematik okuryazarlığı başarısını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Veli katılımı, öğrencilerin ders etkinliklerine katılımlarını da olumlu yönde etkilemiştir. Velilerin yazdığı mektuplar analiz edildiğinde, velilerin, matematik okuryazarlığı sorularına ve matematik okuryazarlığı eğitimine yönelik olumlu görüşler belirttiği sonucuna ulaşılmıştır.

Aile katılımıMatematik eğitimiMatematik okuryazarlığı+4
Beyzanur Doğan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bağlam temelli öğretimin beşinci sınıf örüntü kavramının öğrenimine katkısının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, bağlam temelli öğretim yaklaşımının REACT stratejisine göre hazırlanan öğretim materyallerinin beşinci sınıf öğrencilerinin, ''Örüntü'' konusundaki kavramsal değişimlerine etkisini incelemektir. Araştırmaya, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Bursa ili sınırlarında bulunan mesleki eğitim uygulanan imam-hatip ortaokulunda öğrenim gören toplam 30 beşinci sınıf kız öğrenci katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ön değerlendirme ve son değerlendirme testi, çalışma yaprakları, yarı yapılandırılmış mülakat formu, video ve ses kayıtları kullanılmıştır. Araştırmanın başlangıcında ön değerlendirme testi uygulanmıştır. Uygulama sürecinde REACT stratejisinin aşamalarına uygun etkinlikler yapılmıştır. Uygulama sonrasında son değerlendirme testi uygulanmıştır. Öğrencilerle yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılarak işlenen ders süreçlerine yönelik öğrenci görüşleri ortaya konulmuştur. Araştırmada sayısal veriler elde etme amacı olmadan katılımcıların davranışlarının sebepleri açıklandığından nitel araştırma deseni benimsenmiştir. Bu araştırmada nitel analiz yöntemlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Elde edilen verilerden içerik analizi teknikleri kullanılarak araştırmanın bulguları oluşturulmuştur. Araştırmanın sonucunda, bağlam temelli öğretim yaklaşımının REACT stratejisine göre işlenen ders süreçlerinde öğrenciler, ele alınan konuda alternatif kavramları azaltarak olumlu yönde kavramsal değişim sağladığı görülmüştür. Seçilen bağlamların öğrencilerin okul kültürünü olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Ayrıca geliştirilen öğretim materyalleri ile matematiksel kavramlara daha kolay ulaştığı, ilişkilendirme becerisine katkı sağladığı ve matematiğe karşı olumlu tutum geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: Bağlam temelli öğretim yaklaşımı, mesleki eğitim, okul kültürü, örüntü, REACT

Bağlam temelli yaklaşımMatematik eğitimiMatematik öğretimi+4
Semra Özdemir
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin öğrencilerle beraber bilgiyi inşa etme süreçleri

Yapılan kıyaslamalı durum çalışmasında sorgulamacı, naif-sorgulamacı ve naif Fen Bilimleri öğretmenlerinin bilgiyi inşa etme süreçlerinin kıyaslanması amaçlandı. Bu amaç doğrultusunda öncelikle bilim insanlarının bilgiyi inşaa etme sürecinde, doğa ile beraber kurdukları soru-cevap odaklı eşleştirmelerden esinlenilerek Fen öğretmenlerinin öğrencileri ile beraber kurdukları soru-cevap odaklı eşleştirmeler ile bir bilgi inşaası modeli üretildi. İkinci aşamada sorgulamacı, naif-sorgulamacı ve naif grubu temsil ettiği düşünülen, Bursa ilinde farklı okullarda görev yapan üç Fen Bilimleri Öğretmeni seçildi. Bu öğretmenlerin derslerinin birer saatlik ses kayıtları alındı. Ses kayıtları transkript edilerek elde edilen veriler geliştirilen bilgi inşaası modeli doğrultusunda; soru-cevap-dönüt ilişkileri, bilgiyi inşa etme süreçleri, bilgiye verilen değer parametreleri bakımından kıyaslandı. Bu tez kapsamında yapılan çalışma sonuçları sorgulamacı, naif-sorgulamacı ve naif öğretmenlerin bilgiyi inşaa etme süreçlerinde önemli farklılıkların olduğunu göstermiştir. Ayrıca geliştirilen bilgi inşaası modelinin sınıf içinde öğretmenler ile öğrenciler arasında bilginin inşaa edilmesi sürecini ortaya çıkarmada etkili bir model olduğu gözlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Bilgiyi inşa etme, naif öğretmen, sorgulama, soru-cevap-dönüt, sorgulamacı öğretmen

Bilgi oluşturmaBranş öğretmenleriFen bilgisi dersi+4
Elif Sağında
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Argümantasyon yönteminin öğrencilerin maddenin tanecikli yapısı konusunda kavramsal değişimlerine etkisi

Bu çalışma, 2017 – 2018 eğitim/öğretim yılında Kocaeli-Gebze ilçesinde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören yedinci sınıf öğrencileri ile 6 haftalık bir sürede gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında argümantasyon odaklı öğretime özgü örnek etkinlikler geliştirilerek öğrencilerin madde konuyla ilgili kavramsal değişimlerinin olumlu yönde geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmacı, çalışmayı görev yaptığı okulun dört şubesinde öğrenim gören 95 yedinci sınıf (46 kız, 49 erkek) öğrencisi ile gerçekleştirmiştir. Bu bağlamda çalışmada kolay ulaşılabilir örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmanın başında öğrencilerin maddenin tanecikli yapısı, element, molekül, bileşik, saf madde ve karışımlar konularında sahip oldukları yanlış kavramalar ve anlamakta güçlük çektikleri konular biçimlendirici yoklama soruları ile tespit edilmiştir. Daha sonra, bu dört şubeden ikisi rastgele seçilerek, birinci şubede bulunan 24 öğrenci deney grubuna, diğer şubede bulunan 24 öğrenci ise rastgele olarak kontrol grubuna dahil edilmiştir. Deney grubunda ise argümantasyon odaklı etkinlikler uygulanırken, kontrol grubunda 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programında yer alan etkinlikler gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonunda biçimlendirici yoklama soruları ile deney ve kontrol gruplarında kavramsal değişimin ne düzeyde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Ayrıca deney grubunda bulunan öğrencilerin argüman kurma becerileri incelenmiştir. Bu bağlamda çalışmada ön-test son-test kontrol gruplu deneysel yöntem, görüşme ve doküman analizi yöntemi uygulanması suretiyle nitel ve nicel analiz teknikleri birlikte uygulanmıştır. Biçimlendirici değerlendirme sorularının analizinde Karataş (2003) tarafından geliştirilmiş dereceli puanlama anahtarı kullanılmıştır. Argüman kurma seviyelerinin değerlendirilmesi için ise, McNeill ve Krajcik (2011) tarafından geliştirilen "Argüman Değerlendirme Puanlama Anahtarı" kullanılmıştır. Nicel veriler, betimleyici analiz, bağımlı ve bağımsız örneklemler için t testi ve Cohen etki büyüklüğü kullanılarak SPSS 15.00 (Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi) programı ile 0,5 anlamlılık düzeyinde analiz edilmiştir. Deney grubu öğrencilerinin kurdukları argümanlardan elde edilen veriler içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin maddenin tanecikli yapısı konusunda bazı yanlış kavramalara sahip olduğu tespit edilmiş ve bu eksikliklere göre düzenlenen argümantasyon odaklı öğretim ile öğrencilerdeki kavramsal anlama düzeyinde olumlu bir artış olduğu görülmüştür. Deney grubunda yer alan öğrenciler genellikle temel düzeyde argümanlar kursa da kavramsal gelişimlerine olumlu katkı sağladığı söylenebilir. Argümanların düzeyini yükseltmek için öğretmenler sınıf içinde öğrencileri bilimsel düşünmeye ve daha çok aktif katılım sağlamaya yönlendirmelidir. Anahtar Sözcükler: Argümantasyon odaklı öğretim, fen öğretimi, maddenin tanecikli yapısı, kavramsal değişim.

ArgümantasyonArgümantasyon tabanlı bilim öğrenmeFen bilgisi+2
Saniye Akman
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin beceri temelli soru kavramına ilişkin görüşleri ve öğretim sürecinde kullanım durumları

Bu çalışmanın amacı, MEB'de görev yapan ilköğretim matematik öğretmenlerinin beceri temelli sorulara ilişkin görüşlerini ve kullanım durumlarını incelemektir. Araştırmanın ilk bölümünde alan yazında yer alan beceri temelli sorular ile ilgili çalışmalardan esinlenerek, beceri temelli soru kavramının önemi, LGS' de yer alan soru tarzları, matematik eğitimi ve temel beceriler, matematik okuryazarlığı, merkezi sınavlar ele alınmış olup bu çerçevede oluşturulmuştur. Katılımcıların beceri temelli sorulara ilişkin görüş ve kullanım durumlarının incelenmesi nedeniyle bu araştırma nitel bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Türkiye genelinde, MEB' e bağlı resmi orta okullarda görev yapan 115 ortaokul matematik öğretmeni oluşturmuştur. Öğretmenlere yönelik yapılan görüşme formunda (Google Forms) elde edilen veriler içerik analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Verilerin analiz edilirken, frekans ve yüzde değerleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda beceri temelli sorulara ilişkin eğitimcilerin görüşlerinde sınav sisteminin etkili olduğu, LGS grubunda kullanım oranının diğer kademelere göre daha fazla olduğu, katılımcıların beceri temelli soruları derse entegre ederken zorluk yaşadıkları bulgularına rastlanırken bu konuda hizmet içi eğitim veya çeşitli rehberlik hizmetleri verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Beceri temelli sorularBranş öğretmenleriLise giriş sınavları+7
Yusuf Hançer
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul matematik ders kitaplarındaki etkinlikler üzerine bir inceleme

Bu araştırmanın amacı ilkokul matematik kitaplarındaki etkinliklerin niteliklerine ilişkin eksik ya da geliştirilmesi gereken yönleri ortaya koymaktır. Bu kapsamda ilkokul 4. Sınıf kademesinde okullarda okutulması uygun görülen üç farklı yayınevine ait matematik ders kitabındaki etkinliklerin doküman analizi yöntemi ile incelemesi yapılmıştır. Nitel bir araştırma olarak tasarlanan bu çalışmada elde edilen bilgilerin analizinde betimsel analiz yaklaşımı kullanılmıştır. Analizler yapılırken etkinliklerin değerlendirilmesinde EDGA (Etkinlik Değerlendirme ve Geribildirim Aracı) ölçeği kullanılmıştır. Bir rubik olan EDGA ile değerlendirilen etkinliklerin etkinlik metni boyutu ve matematiksel potansiyel bileşenlerinden aldıkları puanlar her üç kitapta da matematiksel potansiyelin geliştirilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Öğrencilerin grup halinde çalışmalarına da az sayıda etkinlikte yer verilen kitapların ayrıca kullanılan materyaller yönünden kısıtlı çeşitlilikte (defter, kalem vb) oldukları görülmüştür. Yeni öğretim programında eğitim öğretimin etkinlikler ile somutlaştırılmasının kalıcı öğrenmeyi desteklediği önemle vurgulanmıştır. Dolayısıyla ilkokuldan ortaokula geçiş senesi olan 4. Sınıf matematik ders kitaplarındaki etkinliklerin daha nitelikli bir şekilde öğrencilere sunulması bu etkinlikler kullanılarak yapılan öğrenme faaliyetlerinin verimliliğini arttıracaktır. Bu durum öğrencilerin ortaokul matematik başarılarını olumlu yönde etkilemesi beklenebilir. Anahtar Sözcükler: Matematik ders kitapları, etkinlik, etkinliklerin niteliği

Ders kitaplarıEtkinlikEtkinlik analizi+6
Betül Devecioğlu
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim matematik öğretmen adaylarının matematiksel etkinlik kavramı ve etkinliklerle öğretime yönelik görüşlerinin incelenmesi

Bu çalışmada ilköğretim matematik öğretmen adaylarının matematiksel etkinlik algıları, yapılandırmacılık doğrultusunda etkinlik temelli öğretim düşünceleri ve etkinliğin başarıyla uygulanabilmesine ilişkin düşünceleri incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama deseni benimsenmiştir. Çalışmanın verileri öğretmen adaylarına ME211 kodlu Matematik Öğretiminde Etkinlik Geliştirme dersi kapsamında dönem başında bir etkinlik değerlendirme formu doldurtularak toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik Öğretmenliği lisans programına kayıtlı olan ve 2021-2022 eğitim öğretim yılı güz döneminde ilk kez ME211 kodlu Matematik Öğretiminde Etkinlik Geliştirme dersine kayıt yapmış olan 66 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Bu kapsamda nitel veri analiz programlarından biri olan MAXQDA 2020 nitel veri analizi programı kullanılmıştır. Burada kodlar oluşturulurken bazı kodlar literatürde bulunurken bazıları öğretmen adaylarının algılarını yansıtacak biçimde oluşturulmuştur. Oluşturulan kodlardan birbiriyle ilişkili olanlar uygun kategori altında toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre katılımcıların etkinlik algılarında farklılıklar olduğu görülmüştür. Yapılandırmacılık doğrultusunda etkinliklerle öğretimin faydalı olduğunu düşünüp daha çok aktif olmayı, kalıcı ve etkili öğrenmeyi sağladığını ifade etmişlerdir ve bir etkinliğin başarıyla uygulanabilmesi için etkinliğin amaç, yönergeler, materyal, öğrenci sorumlulukları, kapsayıcılık ve zaman gibi birçok kriterinden bahsettikleri ortaya çıkmıştır.

Hatice Kübra Kendirci
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin kesir problemleri çözme süreçlerinin çoklu temsil ve yaratıcılık bağlamında incelenmesi

Bu araştırmada, ortaokul öğrencilerinin kesir problemlerini çözme süreçleri çoklu temsiller ve yaratıcılık bağlamında incelenmiştir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, 200 ortaokul 6, 7 ve 8. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Örneklemin belirlenmesinde amaçsal örnekleme stratejilerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi tercih edilmiştir. Veriler araştırmacı tarafından oluşturulan, öğrencilerden kesir problemlerini olabildiğince farklı temsil ile çözmelerinin istendiği 'Kesir Problemleri Çoklu Temsil Testi' ile toplanmıştır. Öğrenci çözümleri çoklu temsiller yoluyla matematiksel yaratıcılığı değerlendirme rubriği kullanılarak puanlanmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz, korelasyon, ki-kare, bağımsız örneklemler t testi ve tek yönlü varyans analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin kesir problemlerinde çoklu temsil kullanma performansları bakımından sınıf düzeyleri arasında anlamlı fark olmadığı, doğru temsil kullanımının ve yaratıcılığın sınıf düzeyine göre arttığı belirlenmiştir. Öğrencilerin en çok kullandıkları temsil türünün sembolik temsil olduğu, ardından görsel temsil olduğu ve son sırada da sözel temsil olduğu görülmüştür. Görsel temsil için sırasıyla bölge, uzunluk ve küme modeli tercih edilmiştir. Görsel temsillerde öğrencilerin en çok kullandıkları şekil dikdörtgen ve daire olmuştur. Ayrıca öğrencilerin yaratıcılık puanları ile problem kurma becerileri arasında pozitif yünlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin yaratıcılıkları arttıkça çoklu temsilleri kullanarak kesir problemleri çözme ve kurma becerileri de artmaktadır.

Sezen Gün
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sekizinci sınıf öğrencilerinin rutin olmayan geometri problemlerini çözme süreçleri

Bu çalışmanın amacı, sekizinci sınıf öğrencilerinin rutin olmayan geometri problemlerini çözme süreçlerini incelemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden çoklu durum çalışması benimsenmiştir. Çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan kritik durum örneklemesi ile oluşturulmuştur. Verilerin toplanması kapsamında 2023-2024 eğitim öğretim yılında Muş ili Bulanık ilçesinde bulunan üç resmi ortaokulda öğrenim gören 8. sınıf öğrencilerine Van Hiele Geometrik Düşünme Düzeyleri Testi uygulanmıştır. Toplam 200 öğrenciye uygulanan Van Hiele Geometrik Düşünme Düzeyleri Testi'ne ait madde güçlük ve ayırt edicilik indeksleri hesaplanarak geometrik düşünme düzeyi en yüksek 3 ve en düşük 3 öğrenci belirlenmiştir. Geometrik düşünme düzeylerine göre belirlenen 6 öğrenciden PISA ve TIMSS sınavlarında kullanılmış rutin olmayan geometri sorularından oluşan Geometri Problemleri Testindeki soruları sesli bir şekilde çözmeleri istenmiştir. 6 öğrencinin problem çözümleri video kaydına alınmış ve diyaloglar transkript edilmiştir. Elde edilen veriler, araştırma sorularına dayalı temalar ve öğrencilere atanan kodlar kullanılarak betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre geometrik düşünme düzeyi yüksek öğrencilerin rutin olmayan geometri problemlerinde problem çözme adımlarından problemin anlaşılması, plan hazırlama ve planın uygulanması adımlarını kullandıkları ancak çözümün kontrol edilmesi adımını kullanmadıkları görülmüştür. Geometrik düşünme düzeyleri düşük öğrencilerin problem çözme adımlarından problemin anlaşılması adımını kullandıkları diğer adımları kullanmadıkları görülmüştür. Geometrik düşünme düzeyi yüksek öğrencilerin problem çözme sürecinde bağıntı arama, tahmin ve kontrol, şekil-diyagram çizme, muhakeme etme stratejilerini kullandıkları belirlenmiştir. Geometrik düşünme düzeyi düşük öğrencilerin problem çözme stratejilerini kullanmadıkları görülmüştür. Geometrik düşünme düzeyi düşük öğrencilerin rutin olmayan geometri problemlerine çözüm üretmedikleri ve rastgele dört işlem yaptıkları ya da problemi geçmeyi önerdikleri görülmüştür. Ayrıca yapılan çalışmada geometrik düşünme düzeyi yüksek öğrencilerin birden fazla strateji kullandıkları belirlenmiştir.

İlker Şenel
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul sınıflarında cebirsel düşünmenin geliştirilmesine yönelik mesleki gelişim programının öğretmenlerin cebir ve cebirsel düşünmeye dair algılarına etkisi

Bu çalışmada, ortaokul sınıflarında cebirsel düşünmenin geliştirilmesine yönelik bir mesleki gelişim programına katılan ortaokul matematik öğretmenlerinin "cebir kavramı, matematiğin cebir kısmı, cebirsel düşünme kavramı ve cebirsel düşünmeyi ortaya çıkarmak için kullandıkları sorular" bağlamında algılarındaki değişimleri incelenmiştir. Araştırma TÜBİTAK tarafından desteklenen "Bir Mesleki Gelişim Programı ile Ortaokul Sınıflarında Cebirsel Düşünmenin Geliştirilmesi (TÜBİTAK 1001, proje no: 223K317)" projesi kapsamında yapılmıştır. Proje kapsamında katılımcılara Driscoll (1999) tarafından ortaya konulan ZCA (Zihnin Cebirsel Alışkanlıkları) kavramsal çerçevesi kullanılmıştır. Çalışma 34 ortaokul matematik öğretmeniyle yapılmıştır. Katılımcı öğretmenler 8 hafta eğitim, 2 hafta ön test ve son test uygulamaları olmak üzere 10 haftalık bir eğitime katılmışlardır. Eğitimlerden sonra her bir araştırma sorusu için katılımcılardan ön test ve son test verileri toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Analizler sonucunda elde edilen kodlar kategoriler altında birleştirilmiş ve öğretmenlerin görüşlerindeki değişim ortaya konulmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular mesleki gelişim programının katılımcı öğretmenlerin cebir ve cebirsel düşünmeyi klasik kavramlar olan işlem, bilinmeyen, denklem vb. kavramlardan ziyade genelleme, soyutlama vb. ile ilişkilendirdikleri görülmüştür. Öğretmenlerin matematiğin cebir kısmı ile ilgili algılarında değişim meydana gelmiştir. Cebiri belli bir kademeden ziyade her kademe ve düzeyde olan, gittikçe genişleyen bir kapsam olarak görmüşlerdir. Ayrıca öğretmenlerin cebirsel düşünmeyi ortaya çıkarmaya dair soru sorma biçimlerinde de olumlu değişimler olduğu görülmüştür. Öğretmenler, özellikle öğrencilerin çözüm stratejilerini irdelemelerine, düşünce süreçlerini açıklamalarına ve genellemeler yapmalarına imkân tanıyan sorular yöneltmeye başlamıştır. Sonuç olarak cebir ve cebirsel düşünme kavramına dair uygun içerik ve yöntemle tasarlanmış, teori ile uygulamayı harmanlayan bir mesleki gelişim programının öğretmenlerin bakış açılarında anlamlı değişimler meydana getirebildiği görülmektedir. Anahtar Kelimeler: cebir, cebirsel düşünme, ortaokul, matematik, matematiğin cebir kısmı

Muhittin Sir
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenme amaçlı yazma etkinliklerinin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin karışımlar konusundaki kavramsal anlamalarına etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı öğrenme amaçlı yazma etkinliklerinin (argümantasyon ve özet yazmanın) öğrencilerin kavramsal anlamaları üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışmada, karma araştırma yönteminin paralel yakınsak deseninin veri dönüştürme varyantı kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubunun kullanıldığı çalışmada, deney grubunda 21, kontrol grubunda 18 ortaokul 7. sınıf öğrencisi bulunmaktadır. Karışımlar konusunda hazırlanan etkinlikler, kontrol grubuna mevcut öğretim yöntemleri ile deney grubuna ise Argümantasyon Tabanlı Bilim Öğrenme yaklaşımı ile uygulanmıştır. Sonrasında her iki gruptaki öğrencilere özet yazma etkinliği yaptırılmıştır. Çalışmada veri toplama araçları olarak, iki aşamalı teşhis edici test, kavram haritası ve özet yazma etkinlikleri kullanılmıştır. Elde edilen veriler bağımsız örneklem t testi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlar, deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin kavramsal anlamalarının ve özet yazma etkinlikleri puanlarının ortalamaları arasındaki farklılığın deney grubu lehine anlamlı olarak değiştiğini göstermektedir. Bu bağlamda, öğrenme amaçlı yazma etkinliklerinin öğrencilere etkili bir şekilde sunulması için argümantasyona dayalı ve özet yazma etkinliklerinin birlikte kullanılması önerilmektedir.

Süleyman Yıldız
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin STEM etinliklerine yönelik öz yeterliklerinin incelenmesi

STEM eğitim yaklaşımıyla küresel boyutta rekabet gücü oluşturabilecek nitelikli bireylerin yetiştirilmesi hedeflenmektedir. Öğrencilerin STEM disiplinlerine yönelik öz yeterliklerinin yüksek olması hedeflerin sorunsuz gerçekleşmesini sağlayacaktır. Bu noktadan hareketle araştırmada, ortaokul öğrencilerinin STEM etkinliklerine yönelik öz-yeterliklerini ölçebilecek geçerli ve güvenilir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, ortaokul öğrencilerinin STEM etkinliklerine yönelik öz-yeterliklerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama deseninin kullanıldığı araştırma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında 786 (N1=445; N2=341) ortaokul öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Ölçek geliştirme sürecinde; alanyazının taranması, madde havuzunun oluşturulması, kapsam ve görünüş geçerliliğinin sağlanması, taslak ölçek formunun oluşturulması, birinci uygulamanın yapılması, madde analizinin yapılması, yapı geçerliliğinin sağlanması, ikinci uygulamanın yapılması, yapı geçerliliğinin sağlanması ve güvenirlik hesaplama basamakları sırasıyla uygulanmıştır. Araştırma sonucunda; χ2/df değeri ve model-yapı uyumunun mükemmel derece uyum, CFI ve TLI değerlerine de göre iyi derecede uyum gösterdiği güvenirlik katsayısı (0.939) olan "STEM Etkinlikleri Öz Yeterlik Ölçeği (STEM-EÖYÖ)" geliştirilmiştir. Ayrıca araştırma sonucunca, ortaokul öğrencilerinin STEM etkinlikleri öz yeterlik puanlarının cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi ve teknolojik kullanım sıklığı değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Ancak, öğrencilerin başarı puanlarına göre STEM etkinlikleri öz yeterliklerinin istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen sonuçlar dikkate alındığında; geliştirilen ölçeğin öğrencilerin STEM etkinlikleri öz yeterliklerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilecek çalışmalarda kullanılabileceği söylenebilir. Ayrıca, öğrencilerin STEM etkinlikleri öz yeterliklerinin geliştirilmesine yönelik farklı çalışmaların (eğitim, kurs, vb.) yapılabileceği önerilmektedir.

FeTeMMOrtaokul öğrencileriÖlçek geliştirme+2
Uğur Bahçepınar
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de matematik eğitimi alanında görev yapmakta olan öğretim elemanlarının akademik çalışmaları açısından incelenmesi

Bu tez çalışmasında, Türkiye'de matematik eğitimi alanında görev yapmakta olan öğretim elemanlarının akademik profillerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Ayrıca matematik eğitimi alanındaki yüksek lisans ve doktora programlarının bölgesel dağılımlarından da bahsedilmiştir. Tarama modelinin kullanıldığı bu çalışma betimsel bir çalışmadır. Bu çalışma kapsamında 2014 yılında matematik eğitimi alanında görev yapmakta olan 443 öğretim elemanı tespit edilmiştir. Bunlar arasından 411 öğretim elemanının elektronik posta adresine ulaşılarak iletişime geçilmiştir. İletişime geçilen öğretim elemanlarına çalışmanın amacı kısaca anlatılmış ve öğretim elemanlarından akademik özgeçmişleri talep edilmiştir. Bu yöntemle toplanan verilerin analizi sonucunda, matematik eğitimi alanında görev yapan öğretim elemanlarından en fazla sayının yardımcı doçent doktor (%39,73) ve araştırma görevlileri (%33,41) kadrolarına ait olduğu görülmüştür. Profesör doktor unvanına sahip öğretim elemanları arasından doktorasını matematik eğitimi alanında yapanların sayısının çok az (%15,78) olduğu tespit edilmiştir. Yayınlar açısından incelendiğinde; ulusal dergilerde yayınlanan makalelerin %88,02'sinin matematik eğitimi konularına ait araştırmalardan oluştuğu, pür matematik konularını araştıran öğretim elemanlarının ise daha çok (%89,30) uluslararası dergilerde faaliyet gösterdiği belirlenmiştir. Konferanslarda sunulan ya da özet kitabında yer alan bildirilere ait veriler analiz edildiğinde ise ulusal konferanslarda profesör doktor kadrosunda bulunan öğretim elemanlarının kişi başına düşen bildiri sayısının diğer unvanlara göre daha fazla (13,14 bildiri) olduğu görülmektedir. Uluslararası konferanslarda ise bu oranın en yüksek (12,31 bildiri) olduğu grubun doçent doktor unvanına sahip öğretim elemanlarına ait olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: matematik eğitimi, öğretim elemanları, akademik profil

Akademik personelAkademik çalışmalarBilimsel araştırmalar+4
Derya Kocaçinar
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin örüntüler konusunda global argümantasyon yapılarının incelenmesi

Argümantasyon süreci fen bilimleri, psikoloji gibi birçok farklı alanlarda olduğu gibi, eğitime de önemli katkılar sunmaktadır. Derslerde argümantasyon uygulamalarının aktif bir şekilde kullanılması, öğrencilerin hem bilişsel hem de duyuşsal açıdan gelişmesini sağlamaktadır. Bu durum, birçok araştırma tarafından da desteklenmektedir. Son yıllarda matematik eğitimi alanında da argümantasyon çalışmaları artan bir ilgi görmektedir. Argümantasyon sürecinin etkili bir şekilde işlemesi için öğrenci grupları büyük önem taşımaktadır. Alan araştırmaları, ortaokul düzeyinde matematik eğitiminde argümantasyon uygulamalarına duyulan ihtiyacı açıkça ortaya koymaktadır. Bu ihtiyaç doğrultusunda, bu çalışmada ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin örüntü konusundaki global argümantasyon yapıları incelenmiştir. Bu amaç kapsamında Konya ilinde bir devlet okulunda bulunan 7. Sınıfta öğrenim gören 9 öğrenci ile nitel bir durum çalışması gerçekleştirilmiştir. Katılımcılarla lineer ve kuadratik örüntü türleri ile uygulama yapılmıştır. İlk olarak lineer örüntü görevleri ardından kuadratik örüntü görevleri uygulanmıştır. Daha sonra katılımcıların global argümantasyon yapıları incelenmiştir. Bulgular, ortaokul 7. Sınıf öğrencilerinin kuadratik örüntü görevlerinde yeterli olmadıkları için daha karmaşık global argümantasyon yapılarının oluştuğunu göstermiştir. Aynı zamanda farklı düşünme becerisine sahip öğrencilerin olması oluşan global argümantasyon yapılarının şekillenmesinde önemli rol oynamaktadır. Sonuç olarak ortaokul matematik müfredatına kuadratik örüntülerin eklenebileceği ve daha fazla ortaokul grubuyla argümantasyon çalışmalarının yapılabileceği önerilmektedir.

Hatice Yalçın
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

5E modeline göre tasarlanan cebir öğrenme ortamında 7. sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlık düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırma, 5E öğrenme modeline göre tasarlanan cebir öğrenme ortamlarının 7. Sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlık düzeylerine etkisini araştırmayı amaçlamaktadır. Araştırma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında İstanbul ilinin Avrupa yakasında bulunan bir ortaokulda gerçekleştirilmiştir. 8 hafta süren araştırma, 7. sınıfta öğrenim görmekte olan 40 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden eylem araştırması kullanılmıştır. Araştırmada 5E öğrenme modeli aşamalarını içeren cebir öğrenme alanına yönelik 8 eylem planı kullanılmıştır. Araştırmada eylem planları, hazırbulunuşluk testi, ara değerlendirme testleri, matematik okuryazarlığı testi ve araştırmacı günlüğü veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmanın verileri betimsel yöntem kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonunda 7. sınıf öğrencilerin matematik okuryazarlık seviyelerinin orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, araştırma sonuçları 5E öğrenme modeli ve öğrencilerin matematik okuryazarlık düzeylerinin geliştirilmesi gereken yönlerine yönelik bulgular sunmaktadır.

Ayşenur Çelebi
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji destekli argümantasyon tabanlı bilim öğrenme yaklaşımının fen bilgisi öğretmen adaylarının yazılı argümantasyon, çoklu gösterim ve muhakeme becerileri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, ATBÖ yaklaşımına dayalı öğrenme ortamlarında fen bilgisi öğretmen adaylarının üç farklı öğrenme ortamı (normal laboratuvar, sanal laboratuvar, karma laboratuvar) kapsamında yazılı argüman, çoklu gösterim ve muhakeme gelişimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada iç içe geçmiş tek durum deseni kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, 1. sınıfta öğrenim gören 20 fen bilgisi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarının ATBÖ yaklaşımına uygun olarak hazırladıkları 262 laboratuvar raporu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Laboratuvar raporları rubrikler yardımıyla argüman kalitesi, çoklu gösterim ve muhakeme olmak üzere üç farklı şekilde analiz edilmiş ve analizlerden elde edilen bütüncül puanlar SPSS analizine tabii tutulmuştur. Çalışma sonucunda, sanal laboratuvar ve karma laboratuvar (sanal ve normal laboratuvarın birlikte kullanıldığı) ortamlarında argüman, çoklu gösterim ve muhakeme gelişimlerinde zamanla anlamlı düzeyde artış olduğu görülmüştür. Karma laboratuvar ortamlarının yazılı argüman, çoklu gösterim ve muhakeme gelişimlerinin artmasında anlamlı düzeyde etkisi olduğu ve üç öğrenme ortamında argüman, çoklu gösterim ve muhakeme arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda karma laboratuvar (sanal ve normal laboratuvar ortamının birlikte kullanıldığı) ortamlarının farklı ders ve sınıf seviyelerinde tercih edilmesi ve ATBÖ ortamlarında, öğrenme amaçlı yazma etkinliklerine yer verilmesi, öğrencilerin küçük grup ve büyük gruplarıyla müzakere edebilmelerine fırsat verilmesi önerilmektedir.

Azize Nur İnan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Arduino destekli robotik kodlama etkinliklerinin üstün yetenekli olan öğrencilerin fen bilimleri dersine yönelik öz-yeterlik inançlarına ve tutumlarına etkisi

Bu araştırma, arduino destekli robotik kodlama etkinliklerinin üstün yetenekli olan öğrencilerin fen bilimleri dersine yönelik öz-yeterlik inançlarına ve bilimsel tutuma etkisi ve çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda arduino kart ve sensörler ile arduino ide üzerinden kolama yaparak süreç için geliştirilen 9 adet ekinlik üstün yetenekli, öğrencilere uygulanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tek grup ön test-son test yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma süreci birinci aşama robotik etkinliklerin planlanması ve gerçekleştirilmesi, ikinci aşama araştırmaya uygun ölçekler kullanılarak verilerin toplanması olmak üzere iki aşamadan oluşmuştur. Araştırmada arduino destekli robotik kodlama etkinliklerinin üstün yetenekli öğrencilerin fen bilimleri dersine yönelik öz-yeterlik inanlarını ve bilimsel tutumlarını belirlemek amacıyla "Kişisel Bilgi Formu", "Öz-Yeterlik Ölçeği" ve "Bilimsel Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verileri 2022-2023 eğitim öğretim yılından Yozgat İli Boğazlıyan ilçesinde bulunan Boğazlıyan Bilim ve Sanat Merkezi'nde öğrenim üstün yetenekli öğrencilerine (N=33) uygulanmıştır. Verilerin istatiksel analizinden elde edilen sonuçlara göre araştırmada kullanılan tüm değişkenler arasında anlamlı bir farklılık oluşmadığı görülmüştür.

Fen bilgisi eğitimiRobotik kodlamaÇocuklar-üstün yetenekli
Samet Cengiz
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Argümantasyon tabanlı bilim öğrenme yaklaşımının öğrencilerin kavramsal anlamalarına, çoklu gösterim kullanma ve argümantasyon becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, fen eğitiminde Argümantasyon Tabanlı Bilim Öğrenme (ATBÖ) yaklaşımının, öğrencilerin kavramsal anlamalarına, çoklu gösterim kullanma ve argümantasyon becerilerine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Çalışmada karma metot araştırmasının iç içe deseni kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, 8. Sınıfta öğrenim gören, toplamda 11 öğrenci oluşturmaktadır. ATBÖ yaklaşımına uygun olarak fiziksel ve kimyasal değişimler, kimyasal tepkimeler, asit ve bazlar olmak üzere üç temel başlık altında ATBÖ yaklaşımına uygun etkinlikler gerçekleştirilmiştir. Sonrasında öğrencilere, ATBÖ yaklaşımının içinde yer alan öğrenme amaçlı özet yazma etkinlikleri uygulanmıştır. Çalışma 7 haftada tamamlanmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak iki aşamalı kavram başarı testi, gösterim anketi, vignette soruları, ATBÖ yaklaşımına uygun öğrencilerin hazırlamış olduğu laboratuvar raporları ve özet yazma etkinlikleri kullanılmıştır. Elde edilen veriler Wilcoxon işaretli sıralar testi, Friedman testi kullanarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda ATBÖ uygulamaları ile öğrencilerin kavramsal anlama, çoklu gösterim kullanma ve argümantasyon becerilerinin geliştiği ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin özet yazma etkinlikleri arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık görülmemiştir.

Saniye Erdem
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul sınıflarında geometrik düşünmenin geliştirilmesine yönelik bir mesleki gelişim modelinin öğrencilerin Van Hiele geometrik düşünme düzeylerine etkisi

Bu çalışmada ortaokul öğretmen ve öğrencilerine geometrik düşünme alışkanlıklarının kazandırmayı amaçlayan bir mesleki gelişim programının, öğrencilerin van Hiele geometrik düşünme düzeyleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Gaziantep il merkezindeki devlet okullarında görev yapan 32 ortaokul matematik öğretmeni ile yapılan hizmet içi eğitimlerde, katılımcı öğretmenlere ve onların öğrencilerine geometrik düşünme alışkanlıkları bu model aracılığıyla kazandırılmak hedeflenmiştir. Program kapsamında geometrik düşünme alışkanlıklarını kazandırmayı amaçlayan etkinlikler önce eğitime katılan öğretmenlere uygulanmış, öğretmenlerle etkinlikler üzerinde gerekli tartışmalar yapıldıktan sonra etkinlikleri sınıflarında uygulamaları istenmiştir. Eğitime katılan 32 öğretmen arasından farklı okullardan 10 öğretmen gönüllü olarak seçilmiştir. Bu 10 öğretmenin etkinlikleri uyguladığı sınıflar deney grubu, bu öğretmenlerle aynı okuldan eğitime katılmamış başka bir öğretmenin sınıfı ise kontrol grubu olarak seçilmiştir. Toplam 20 sınıfa, etkinlikleri uygulama öncesinde ve sonrasında van Hiele geometrik düşünme düzey belirleme testi uygulanmıştır. Her bir okulda eş zamanlı olarak bu öğretmenlerden elde edilen veriler istatistik programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde t testi, kovaryans analizi ve kay kare testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular eğitimler öncesinde öğrencilerin çoğunluğunun geometrik düşünme düzeylerinin düşük olduğu ve eğitimler sonrasında da bu durumun değişmediğini, deney ve kontrol grubu arasında eğitimler öncesinde ve sonrasında geometrik düşünme düzeyleri açısından anlamlı bir fark olmadığını göstermektedir. Anahtar kelimeler: Geometri Öğretimi, Geometrik Düşünme Alışkanlıkları, van Hiele Geometrik Düşünme Düzeyleri

Geometrik düşünmeMatematik öğretimiMesleki gelişme+4
Neslihan Yıldız
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişsel talep düzeylerine göre 8. sınıf matematik ders kitaplarındaki etkinliklerin kalitelerinin belirlenmesi

Bu tezde 8. sınıf matematik ders kitaplarında yer verilen etkinlikler bilişsel talep düzeyleri çerçevesinde incelenmiş ve bu kitaplardaki etkinlikler bilişsel talep düzeyleri bakımından karşılaştırılmıştır. Bu amaçla gerçekleştirilen araştırmada yöntem olarak doküman incelemesi kullanılmıştır. Verileri toplamak için 2016 yılından itibaren 5 yıl boyunca okutulabilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu tarafından onay verilmiş iki matematik 8. sınıf ders kitabındaki toplam 90 adet etkinlik incelenmiştir. Verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre her iki kitaptaki etkinlik sayılarının birbirine yakın olduğu görülmüştür. Benzer şekilde alt düzey ve üst düzey bilişsel talep düzeyindeki etkinlik sayılarının da birbirine yakın olduğu görülmüştür. İki kitapta da matematik yapma düzeyindeki etkinlik sayısı az bulunmuştur. Kitapların birinde ilişkilendirmeye dayanan işlemler düzeyinde etkinlik sayısı daha fazla iken, diğerinde ilişkilendirmeye dayanmayan işlemler düzeyinde etkinliklere daha fazla rastlanılmıştır. Ayrıca incelenen kitapların öğrenme alanlarına göre etkinlik dağılımlarının da farklı olduğu görülmüştür. Sonuç olarak incelenen kitaplar her ne kadar Talim ve Terbiye Kurulu'ndan ders kitabı olarak okutulabileceğine dair onaylanmış olsalar bile kendi içlerinde karşılaştırıldığında etkinliklerin bilişsel talep düzeylerine göre farklılaştığı görülmektedir. Bu yönüyle bakıldığında farklı kitaplarla eğitim gören öğrencilerin farklı öğrenme çıktıları olabilir. Bu durum ise aynı eğitim süreçlerinden geçen öğrencilerin ilgili matematiksel kavramlara ilişkin farklı bilişsel düzeylerde kalmalarına sebep olabilir. Buradan ders kitaplarının daha titizlikle hazırlanması gerektiğinin önemi ortaya çıkmaktadır. Anahtar kelimeler: Etkinlik temelli öğretim, Matematiksel etkinlikler, Bilişsel talep düzeyi

Aktif öğrenmeBilişsel talepDers kitapları+5
Şerife Yılmaz
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin matematik öğrenme yaklaşımları ile öğrenme stilleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrencilerinin matematik öğrenme yaklaşımları ile öğrenme stilleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak matematik öğrenme yaklaşımları ölçeği (MÖYÖ) ve Kolb'un öğrenme stilleri envanteri (KÖSE 3) kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2023-2024 eğitim öğretim yılında Gaziantep ilinin bir merkez ilçesindeki akademik başarı düzeyleri farklı üç ortaokulda öğrenim gören toplam 818 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde bağımsız t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Ki-Kare testleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, ortaokul öğrencilerinin öğrenme yaklaşımlarından en çok stratejik öğrenme yaklaşımını benimsediklerini ortaya koymuştur. Ayrıca, stratejik öğrenme yaklaşımında cinsiyete göre anlamlı bir farklılık olduğu ve bu farkın kız öğrenciler lehine olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin sınıf düzeyine göre öğrenme yaklaşımları incelendiğinde, 5. sınıf öğrencilerinin 6 ve 8. sınıf öğrencilerine kıyasla daha çok yüzeysel öğrenme yaklaşımını benimsedikleri tespit edilmiştir. Öte yandan, matematik başarı düzeyi yüksek olan öğrencilerin ise derinlemesine ve stratejik öğrenme yaklaşımlarını benimsedikleri gözlemlenmiştir. Öğrenme stillerine ilişkin elde edilen bulgular incelendiğinde, ortaokul öğrencilerinin en çok yerleştiren öğrenme stiline sahip oldukları belirlenmiştir. Araştırma bulguları, okul akademik başarı düzeyinin, öğrencilerin benimsedikleri öğrenme yaklaşımları ve öğrenme stilleri üzerinde etkili bir değişken olabilir. Ayrıca, ortaokul öğrencilerinin matematik öğrenme yaklaşımları ile öğrenme stilleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Kolb öğrenme stili modeliÖğrenme yaklaşımları
Aslı Özkan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin lineer şekil örüntülerini genelleme ve gerekçelendirme süreçlerinin incelenmesi

Bu çalışmada, öğrencilerin lineer örüntülerle ilgili genelleme ve gerekçelendirme süreçlerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması modeli benimsenmiştir. Çalışmanın katılımcılarını 5,6,7 ve 8. sınıf sevilerinden 10 öğrenci oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda lineer şekil örüntülerinin yer aldığı 10 adet açık uçlu sorudan oluşan çalışma kâğıdı hazırlanmıştır. Uygulama aşamasında doküman, çalışma kağıtları, bireysel görüşmeler ile veriler toplanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen veriler betimsel analiz yoluyla MAXQDA programı kullanılarak analiz edilmiş ve raporlaştırılarak görsel olarak sunulmuştur. Çalışma sonucunda öğrencilerin modelleme, sayma, bütüne genişletme, içeriksel, doğrusal, tahmin-kontrol ve yinelemeli stratejileri kullanarak genellemeye ulaştıkları görülmüştür. Öğrenciler ulaştıkları bu genellemeleri doğrulamada ise sayısal, açıklama, figural ve cebirsel gerekçelendirme stratejilerini kullanmışlardır. Elde edilen veriler, genelleme ve gerekçelendirme stratejilerinin zamanla daha çeşitli, karmaşık ve soyut hale geldiğini göstermektedir. Ayrıca doğrusal genelleme stratejilerini benimseyen öğrencilerin, bu yaklaşımlarını sayısal kontrol, açıklama, figüral ve cebirsel gerekçelerle desteklerken diğer stratejiler ise daha sınırlı gerekçelendirme biçimleriyle ilişkilendirildiği görülmektedir. Temsil düzeylerine bakıldığında ise öğrencilerinin cebirsel gösterime ulaşsalar da gerekçelendirme oranının düşük kaldığı görülmektedir. Bu sonuçlar doğrultusunda bu çalışma erken cebirsel düşünmenin çok katmanlı doğasını strateji geçişleri, strateji-gerekçelendirme eşleşmeleri ve temsiller arası geçişkenlik gibi alanlarla daha görünür kılmaktadır.

Aslıhan Terzi
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dörtgen konusunun öğretiminde Van Hiele öğretim çerçevesinin 7. sınıf öğrencilerinin geometrik düşünme düzeylerindeki gelişimsel sürecin izlenmesi

Bu araştırmanın amacı, Van Hiele öğretim çerçevesine dayalı öğretimin 7. sınıf öğrencilerinin dörtgenler konusundaki geometrik düşünme düzeylerindeki gelişimsel süreci incelemektir. Nitel araştırma yaklaşımıyla, öğretim deneyi deseni kapsamında yürütülen çalışmada, Yozgat ilindeki bir devlet ortaokulunda öğrenim gören, farklı akademik başarı düzeylerinden dört öğrenciyle çalışılmıştır. Araştırmacı, aynı zamanda öğrencilerin matematik öğretmeni olarak öğretim sürecini uygulamıştır. Veriler, süreç boyunca yürütülen odak grup görüşmeleri ve öğrencilerin çalışma yapraklarından elde edilen yazılı dokümanlar yoluyla toplanmıştır. Öğretim süreci, Van Hiele'nin beş öğrenme aşaması temel alınarak planlanmış ve her dörtgen türü için beş aşamalı dersler uygulanmıştır. Uygulama 13 oturumda gerçekleştirilmiş, veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. MAXQDA yazılımı kullanılarak elde edilen bulgular, kavramsal haritalarla görselleştirilmiştir. Sonuçlar, öğrencilerin başlangıçta ağırlıklı olarak Düzey- 1'de yer aldığını, süreç içerisinde Düzey-2'ye geçişin arttığını ve son oturumlarda Düzey-3 örneklerine rastlandığını göstermiştir. Düzey-4 ve Düzey-5 düzeylerinde düşünme örneği gözlemlenmemiştir. Kare, paralelkenar ve dikdörtgen gibi şekillerde düşünme düzeyinde daha belirgin gelişmeler görülmüş; öğrenciler bu şekiller arasındaki hiyerarşik ilişkileri daha net ifade etmeye başlamıştır. Yapılandırılmış etkinlikler ve aşamalı öğretim yaklaşımı, düşünme düzeyinde yukarı yönlü gelişimi desteklemiştir. Bu bağlamda çalışma, Van Hiele öğretim modelinin dörtgen kavramının anlaşılması ve geometrik düşünmenin gelişimi açısından etkili bir öğretim yaklaşımı sunduğunu ortaya koymaktadır. Öğrenci merkezli ve yapılandırılmış öğretim süreci, özellikle analiz ve çıkarım düzeyindeki düşünmeyi teşvik ederek geleneksel yaklaşımlara kıyasla daha derin öğrenme sağlamıştır. 2025, xii + 109 Sayfa Anahtar Kelimeler: Van Hiele öğretim modeli, Geometrik düşünme düzeyleri, Dörtgenler, öğretim deneyi, Ortaokul matematik eğitimi

Ayşegül Çalışkan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli ve normal gelişim gösteren öğrencilerin prizma konusundaki soyutlama süreçlerinin karşılaştırmalı analizi

Bu çalışma, özel yetenekli ve normal gelişim gösteren öğrencilerin prizmalar konusundaki soyutlama süreçlerini, RBC+C modeli çerçevesinde karşılaştırmalı olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaca yönelik nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması araştırmanın modeli olarak belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Yozgat ilinde öğrenim gören üç özel yetenekli ve üç normal gelişim gösteren 5. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmacı tarafından hazırlanan çalışma kağıdı ve yapılan odaklı görüşmelerle veri toplanmıştır. Veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar özel yetenekli öğrencilerin tamamının dikdörtgenler prizmasının hacim bilgisini soyutlayabilmesine karşın normal gelişim gösteren öğrencilerden yalnızca bir tanesinin hacim bilgisini soyutlayabildiğini göstermektedir. Tanıma, kullanma, oluşturma ve pekiştirme epistemik eylemleri üzerinden yürütülen analizlerde, her iki öğrenci grubunun tanıma ve kısmen kullanma düzeyinde benzer performans sergilediği, ancak oluşturma ve pekiştirme düzeylerinde özel yetenekli öğrencilerin belirgin farklılık gösterdiği bulunmuştur. Özel yetenekli öğrenciler, bilgiyi yeniden yapılandırma, kavramlar arası ilişki kurma ve alternatif stratejiler geliştirme gibi üst düzey bilişsel becerileri daha etkin biçimde sergilemiştir. Buna karşılık, normal gelişim gösteren öğrencilerde kavramsal soyutlamada zorluklar gözlemlenmiş, ancak grup içi bireysel farklılıklar dikkat çekmiştir. Her iki grup da hacim bilgisini formülleştirme sürecinde zorlanmıştır. Gruplar arasındaki en belirgin fark, soyutlama sürecinin niteliğinde gözlemlenmiştir. Özel yetenekli öğrenciler yanıtlarını gerekçelendirip alternatif çözümler sunabilirken, normal gelişim gösteren öğrenciler gerekçelendirme ve kavramsal ilişki kurmada zorlanmıştır.

Meltem Murat
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Etkili matematik öğretimine ilişkin öğretim elemanlarının perspektifleri ve bilgi kaynakları üzerine bir inceleme

Bu araştırmanın amacı üniversitelerin matematik eğitimi programlarında görev alan öğretmen eğitimcilerinin etkili matematik öğretimine ilişkin yaklaşımlarını ve bilgi kaynaklarını incelemektir. Araştırmada ilk olarak alanyazında etkili öğretim ve etkili matematik öğretimine ilişkin yer alan analiz çerçeveleri incelenmiştir. Bu incelemeler neticesinde etkili matematik öğretimi üzerine konuşabileceğimiz genel bir çerçeve oluşturulmuştur. Öğretmen eğitimcilerinin etkili matematik öğretimine ilişkin yaklaşımları ve bilgi kaynaklarını incelemek amacıyla araştırma soruları oluşturulmuş ve uzman görüşleri alınmıştır. 2015-2016 öğretim yılı itibari ile üniversitelerin matematik eğitimi programlarında görev yapan 522 öğretim elemanına elektronik posta yoluyla veri toplama aracı gönderilmiş ve araştırmanın amacı hakkında bilgi verilmiştir. Elektronik postalara geri dönüş yapan bu 281 öğretmen eğitimcilerinin tamamı katılımcı grubunu oluşturmaktadır. Karma araştırma yöntemi ile tasarlanan bu araştırmada nitel ve nicel yöntemlerden yararlanılmıştır. Nitel boyuttta etkili matematik öğretimine ilişkin yaklaşımların incelenmesi için betimsel analiz, etkili matematik öğretimine ilişkin bilgi kaynaklarının neler olduğunu incelemek için de içerik analizinden; nicel boyutta ise frekans, yüzde ve ki-kare analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmen eğitimcilerinin; planlama ve hazırlık, sınıf içi uygulama ve ürün değişkenleri boyutları özelinde etkili matematik öğretimini kavramsallaştırdıkları saptanmıştır. Gerçekleştirilen matematik öğretiminin etkililiğine karar verirken ise planlama ve hazırlık, sınıf içi uygulama, değerlendirme ve ürün değişkenlerine odaklandıkları görülmüştür. Bu bulgulardan, öğretmen eğitimcilerinin etkili matematik öğretimini kavramsallaştırırken ve matematik öğretiminin etkililiğine karar verirken daha çok ölçülebilir, gözlemlenebilir eylemlere odaklandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında öğretmen eğitimcilerinin on altı bilgi kaynağından beslendiği araştırmada ortaya çıkan bir diğer bulgudur. Bu bilgi kaynaklarına atıfta bulunan öğretmen eğitimcisi sayısı göz önüne alındığında etkili matematik öğretimine hangi bilgi türünün daha çok etkide bulunduğuna ilişkin bir hükümde bulunmak olası gözükmemektedir. Anahtar Kelimeler: Öğretmen Eğitimcileri, Etkili Matematik Öğretimi, Bilgi Kaynağı

Bilgi kaynaklarıEtkili öğrenmeMatematik öğretimi+2
Gülay Agaç
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

5. sınıf matematik ders kitaplarının ilişkilendirme becerisi açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı 5. sınıf matematik ders kitaplarında, belirlenen kazanımlar özelinde, ilişkilendirme becerisine ne ölçüde ve nasıl yer verildiğini belirlemeye çalışmaktır. Araştırmanın veri kaynağı 2015-2016 eğitim-öğretim yıllında öğrencilere dağıtılan bir adet özel yayınevi ve bir adet MEB yayınevi olmak üzere iki tane 5. Sınıf matematik ders kitabıdır. Ders kitaplarındaki ilişkilendirme becerisini belirlemek için kavramsal çerçeve oluşturulmuş ve oluşturulan çerçeve doğrultusunda ders kitapları analiz edilmiştir. Kitaplar, kavramsal çerçevenin bileşenlerini oluşturan; gerçek yaşamla ilişkilendirme, kavramın farklı gösterimleri arasında ilişkilendirme, kavramlar arası ilişkilendirme ve farklı disiplinlerle ilişkilendirme kategorileri ekseninde incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar, ders kitaplarında en fazla gerçek hayatla ve kavramlar arası ilişkilendirmeye yer verildiğini, kavramın farklı gösterimleri arasında ilişkilendirmeye ise daha az yer verildiğini göstermektedir. Farklı disiplinlerle ilişkilendirmeye ise iki ders kitabında da yer verilmemiştir. Sonuç olarak, bulgular ders kitaplarında ilişkilendirme becerisine kapsamlı olarak yer verilmediğini ortaya koymaktadır. Araştırma bulgularına dayalı olarak tartışma yapılmış ve ayrıca araştırmacılara, ders kitabı yazarlarına, öğretmen ve öğrencilere yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Ders kitaplarıMatematik dersiMatematik eğitimi+4
Yusuf Dilegelen
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin matematiksel süreç becerilerine ilişkin bilgi düzeyleri

Bu araştırmanın amacı matematik öğretmenlerinin, öğretim programındaki matematiksel süreç becerilerini ne ölçüde bildiklerini ortaya koymaktır. Çalışma grubu Güneydoğu Anadolu bölgesindeki bir ilde görev yapmakta olan 103 ilköğretim matematik öğretmeninden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak öğretmenlerin matematiksel süreç becerilerine ilişkin bilgilerini açığa çıkaran bir anket kullanılmıştır. Veri analizinde ise içerik analizi kullanılmış, öğretmen cevaplarından yola çıkılarak oluşturulan kodlar belirlenen kategoriler altında toplanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre öğretmenlerin beceriler konusunda az çok bilgi sahibi olduğu ancak matematiksel süreç becerileri özelinde bilgi eksikliği dikkat çekmektedir. Dolayısıyla öğretmenlerin beceriler ile ilgili farkındalık ve bilgilerinin geliştirilmesine dönük çalışmalara ihtiyaç olduğu açıktır.

Bilgi düzeyiBranş öğretmenleriMatematik dersi+6
Sülbiye Polat
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitiminin ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin dörtgenlerde alan konusundaki matematiksel başarılarına ve motivasyonlarına etkisi

Gerçekçi Matematik Eğitimi (GME), ilk olarak Hollanda'da tanıtılan ve geliştirilen matematik eğitiminde bir öğrenme ve öğretme teorisidir. Bu teori tüm dünyada çok sayıda ülke tarafından benimsenmiştir. Bu teoriye göre matematik, bir insan aktivitesidir ve matematik gerçeğe bağlı olmalıdır. GME'de gerçekçi kelimesi sadece gerçek dünya ile olan bağlantıya değil, aynı zamanda öğrencilerin zihninde gerçek olan sorun durumlarına da atıfta bulunur. Bu çalışmanın amacı Gerçekçi matematik eğitiminin dörtgenler konusunda 7.sınıf ortaokul öğrencilerin akademik başarıları ve matematik motivasyonları üzerindeki etkisini incelemektir. Zayıf deneysel desenlerden statik grup karşılaştırmalı deseninde yapılan çalışma Gaziantep ilinde bir devlet ortaokulunda yürütülmüştür. Çalışma grubu 23erkek ve 30 kız öğrenci olmak üzere 53 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışma da veri toplama aracı olarak ön test başarı testi ve son test başarı testi ve matematik motivasyon ölçeği kullanılmıştır. Kontrol grubunda matematik dersleri geleneksel yöntemle işlenirken deney grubunda gerçekçi matematik etkinlikleri uygulanmıştır. Toplam 5 hafta süren uygulamada testler eş zamanlı olarak uygulamadan önce ve uygulamadan sonra yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Gerçekçi matematik eğitiminin uygulandığı deney grubunda ortalama akademik başarının anlamlı derecede kontrol grubuna göre daha başarılı olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin motivasyonun da uygulama öncesinde bir fark olmadığı bilinirken; uygulama sonrası deney grubunun kontrol grubuna göre daha olumlu yönde olduğu gözlemlenmiştir.

Gerçekçi matematik eğitimiMatematik başarısıMatematik eğitimi+4
Ayşe Yonucuoğlu
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 6-8.sınıf öğrencilerinde aritmetik performans ile sayı duyusu arasındaki ilişki

Son yıllarda gerek uluslararası PISA TIMSS gibi sınavlarda gerekse MEB matematik öğretim programında üzerinde dolaylı da olsa hakkında vurgu yapılan bir konu da sayı duyusudur. Bir kişinin sayı duyusu o kişinin sayı ve işlemlerle ilgili genel anlayışını ifade eder ve bu anlayış onun matematiksel yargılar yapmak ve sayıları, işlemleri yönetmek için kullanışlı stratejiler geliştirme, esnek yollar kullanma yeteneği ve eğilimini de içerir. Bu çalışmada ortaokul öğrencilerinin sayı duyuları ile aritmetik temporal test başarıları incelenmiştir. Çalışma grubunu Gaziantep ilinde farklı semtlerde yer alan 6 farklı ortaokulda rastgele belirlenen şubelerde öğrenim gören 561 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak sayı duyusu testi ve aritmetik temporal test (ATT) kullanılmıştır. Verilerin analizinde t test, ANOVA, korelasyon ve regresyon teknikleri uygulanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre öğrencilerin cinsiyet değişkenine göre ATT puanları arasında ve sayı duyusu puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunamamıştır. Sınıf düzeyinde ise sadece 8.sınıflarda erkekler lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Sınıf seviyesi yükseldikçe ATT puanları ve sayı duyusu puanlarının da yükseldiği belirlenmiştir. ATT Puanları ile sayı duyusu puanları arasındaki ilişkiye bakıldığında ATT puanlarının sayı duyusu puanlarını anlamlı ve pozitif yönde yordadığı görülmüştür. Okul dışında özel kurs alan (etüt, özel ders vb.) öğrencilerin hem ATT hem de sayı duyusu puanlarının diğerlerine göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bir başka bulguya göre anne eğitim düzeyi görece yüksek olan öğrencilerin hem ATT puan ortalamaları hem de sayı duyusu puan ortalamaları daha yüksektir.

AritmetikMatematik dersiMatematik eğitimi+4
Duygu Şahin
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin uzunluk ölçme ve karşılaştırmaya dair kavrayışlarının incelenmesi

Bu çalışmada, ortaokul öğrencilerinin uzunluk ölçme ve karşılaştırmaya dair kavrayışları ve yaşadıkları zorluklar incelenmiştir. Çalışmanın örneklemi, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Gaziantep il merkezindeki bir ortaokulda öğrenimlerine devam eden beş, altı, yedi ve sekizinci sınıfların her birinden 88 öğrenci olmak üzere toplam 352 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler, uzunluk ölçme ve karşılaştırmaya dair açık uçlu problemlerinin yer aldığı bir form aracılığıyla toplanmıştır. Çalışma kapsamında elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Formda yer alan sorular uzunluk ölçme ve uzunluk karşılaştırma soruları olarak iki kategoriye ayrılmış ve veri analizlerinde bu kategoriler dikkate alınmıştır. Katılımcıların uzunluk ölçme soruları çözerken, daha çok ölçüme dayalı muhakeme yöntemleri kullandıkları, uzunluk karşılaştırma soruları çözerken ölçüme dayalı muhakeme ile beraber ölçüme dayalı olmayan görsel temelli cevaplar verdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca kademe ilerledikçe katılımcıların verdikleri cevapların, ölçüme dayalı olmayan muhakeme yöntemlerinden ölçüme dayalı muhakeme yöntemlerine doğru değiştiği tespit edilmiştir. Öte yandan öğrencilerin görsel veya sezgisel olarak verdikleri cevapları ölçerek doğrulama ihtiyacı hissettikleri görülmüştür. Öğrencilerin ölçme için temel becerilerden olan birim yinelemeyi yanlış yaptıkları gözlemlenmiş olup bu sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Uzunluk ölçme, uzunluk karşılaştırma, öğrenme rotaları

Matematik dersiMatematik eğitimiMatematik öğretimi+3
Ayşe Asil Güzel
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin matematiksel gerekçelendirme becerileri düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin gerekçelendirme becerilerinin düzeylerini belirlemektir. Ayrıca öğrencilerin gerekçelendirme düzeylerinin cinsiyete, okula ve başarı testindeki çoktan seçmeli sorulardan elde edilen puana göre farklılık gösterip göstermediğini ortaya koyarak araştırmanın alt amaçlarını oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 4 farklı ortaokuldan seçilen; 126'sı kız, 128'i erkek olmak üzere toplam 254 öğrenci oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak 14 sorudan oluşan bir form kullanılmıştır. Formdaki açık uçlu sorular nitel olarak, çoktan seçmeli sorular ise nicel olarak analiz edilmiştir. Nitel analizlerde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Betimsel analizlerde Cai' ın (2003) analiz çerçevesi kullanılmıştır. Cevaplar tam ve ikna edici gerekçelendirme, eksik gerekçelendirme, yanlış gerekçelendirme ve hiçbir gerekçelendirme yok şeklinde kodlanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre gerekçelendirme istenen sorularda öğrencilerin çözümlerinin büyük çoğunluğunun yanlış gerekçelendirme kodunda olduğu görülmüştür. Ayrıca tam ve ikna edici gerekçelendirme şeklinde kodlanan çözüm ise çok azdır. Cinsiyete göre öğrenci çözümlerinin gerekçelendirme düzeyleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yani kız öğrencilere ait ortalama puanla (X = 4,39; S = 1,45), erkek öğrencilere ait ortalama puan (X = 4,13; S = 1,76) arasında önemli bir fark yoktur. Benzer şekilde okullara göre de istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık ortaya çıkmamıştır. Ancak Geometri Bilgi Testi başarı puanı ile gerekçelendirme puanı arasındaki ilişki incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r = ,173; t254 = 2,79; p<0,05). Sonuç olarak katılımcıların tam ve ikna edici gerekçelendirme becerilerinin düşük olduğu, istatistik sonuçlarına göre başarı düzeyi yüksek olan öğrencilerinin gerekçelendirme becerisinin yüksek olduğu görülmektedir. Bunun sonucu olarak öğrencilerin sorulara yönelik vermiş oldukları cevapların düzeyleri gerekçelendirme becerileri için "öğrenciler bilgiyle akıl yürütebilir, sonuç çıkarabilir, genelleme yapabilir." şeklinde yorumlanabilir. Anahtar Kelimeler: Geometri, Matematiksel Gerekçelendirme, Öğrenci başarısı.

Akademik başarıGeometriGerekçelendirme+5
Begüm Özmusul
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinde sayı duyusu gelişimi

Kısaca sayıları, işlemleri kıvrak bir şekilde kullanabilme kabiliyeti olarak ifade edilen sayı duyusunun matematik eğitimindeki yeri ve önemi son yıllarda oldukça sık vurgulanmaktadır. Ülkemizde yakın zamanda duyulmaya başlanan sayı duyusu ile ilgili yeterince kaynak ve çalışma bulunmamaktadır. Bu tez çalışmasında ortaokul öğrencilerinin sayı duyularının gelişimini incelemek amaçlanmıştır. Genel tarama modelinde planlanan bu çalışmanın örneklemini Gaziantep ili Islahiye ilçesinde iki farklı ortaokulda öğrenim gören ortaokul öğrencileri oluşturmaktadır. Amaçlı örnekleme ile belirlenen ve 5-7.sınıf öğrencilerinden oluşan çalışma grubu %51.8 kız ve %48.2 erkek olmak üzere toplam 276 öğrencidir. Çalışmada veriler öğrencilere uygulanan veri toplama aracı ile elde edilmiştir. Veri toplam aracında kişisel bilgi formu ile birlikte Sayı Duyusu Testi yer almıştır. Verilerin analizinde yüzde frekans, bağımsız gruplar t testi, tek yönlü varyans analizi ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Hesaplamalar SPSS istatistik paket programı ile yapılmış olup istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Sayı duyusu testi 14 sorudan oluşmaktadır ve güvenirlik katsayısı 0,71 olarak hesaplanmıştır. Çalışmanın bulgularına göre ortaokul öğrencilerinin sayı duyularının sınıf düzeyine göre artış olduğu, cinsiyete göre erkek öğrencilerin kızlara göre sayı duyusunu daha fazla kullandıkları belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin ana sınıfına devam edip etmedikleri ile sayı duyusu gelişimi arasında istatistiki verilerce anlamlı fark bulunamamıştır. Buna karşılık öğrencilerin karne notları ile sayı duyuları arasında anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Sayı duyusu, Sayı duyusu gelişimi, Matematik Eğitimi.

MatematikMatematik eğitimiMatematik gelişimi+2
Gül Şahin
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fen eğitiminde alternatif ölçme değerlendirme yaklaşımlarının etkililiği: Bir meta analiz çalışması

21. yüzyıl dünyasında bilgiye ulaşmak kolay ve ulaşım araçlarının çok fazla olmasına karşın ulaşılan bilgilerin doğru yorumlanması ve değerlendirilmesi daha büyük önem taşımaktadır. Bu durumda tek tek yapılan çalışmalardan bir sonuca ulaşmak yerine ortak yönü olan çalışmaların uygun yöntemlerle birleştirilip yorumlanmasının daha etkili sonuçlar vereceği yargısına ulaşılabilir. Bu durum tek aşamalı değerlendirmelerden süreç odaklı ölçme ve değerlendirmelere ihtiyaç duyulmaya başlandığını göstermektedir. Alternatif ölçme ve değerlendirme öğrenciyi sadece bilgi birikimi açısından değil, bireysel farklılıklarını göz önünde bulundurarak değerlendirmeyi hedefleyen araçları kapsamaktadır. Bu tip değerlendirmelerin fen bilimleri dersindeki büyük avantajı ise öğrencinin bilgi birikiminin ve becerilerinin gerçek yaşamla olan ilişkisini ortaya koymasını sağlamasıdır. Bu çalışmanın amacı; fen eğitiminde son yıllarda önemi gittikçe aratarak daha fazla kullanılmaya başlanan alternatif ölçme ve değerlendirme yaklaşımları ile ilgili güncel eğilimi belirlemektir. Çalışmanın yönteminde betimsel analiz ve meta analiz uygulanmıştır. Uygulamada veri toplama aracı olarak, betimsel analiz kodlama formu ve meta analiz kodlama formu olmak üzere ayrı iki form oluşturulmuştur. Çalışmada önce fen eğitimi alanında alternatif ölçme ve değerlendirme yaklaşımlarıyla ilgili 2000-2023 yılları arasında yapılan ve Türkiye'de yayınlanan tüm çalışmalar taranmıştır. Literatür taraması sonucunda, fen eğitiminde alternatif ölçme ve değerlendirme yaklaşımları hakkında yazılmış olan 299 makale, 244 yüksek lisans tezi ve 31 doktora tezi çalışmaya dahil edilmiştir. Bunlar betimsel olarak (yıl, örneklem grubu, içerik vb.) analiz edilerek bulgular oluşturulan grafikler üzerinden yorumlanmıştır. Ardından bunların içindeki deneysel olan ve alternatif ölçme ve değerlendirmeyi yalnızca değerlendirme aracı olarak kullanmış olan 44 çalışma (32 yüksek lisans tezi, 10 makale ve 2 doktora tezi) seçilerek CMA (Comprehensive Meta Analysis) programından yararlanılarak meta analiz yapılmıştır. Etki büyüklüğü endeksi, ortalamalar arasındaki standartlaştırılmış fark (d)= 1,04 olarak belirlenmiştir. Bu da alternatif ölçme ve değerlendirme araçlarının değerlendirme aracı olarak kullanılmasının Hedges's g'ye göre etki büyüklüğünün kuvvetli olduğu sonucuna ulaştırmaktadır. Sonuç olarak literatürde fen eğitiminde alternatif ölçme ve değerlendirme yaklaşımları konusuyla ilgili yapılmış birçok araştırma bulunmasına rağmen, yapılan çalışmalar arasında bu değerlendirmenin karşılaştırmalı bir biçimde betimsel analizinin ve meta analizinin bulunduğu araştırmalara rastlanılmamıştır. Bu sebeple konuyla ilgili eksik kalan alanların tespiti noktasında çalışma yapacak araştırmacılara yol gösterici olacağı ifade edilebilir. Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi, Fen Öğretim Programı, Ölçme ve Değerlendirme, Alternatif Ölçme ve Değerlendirme Yaklaşımları, Meta analiz

Akran değerlendirmesiAlternatif ölçme ve değerlendirme teknikleriBiçimlendirmeci değerlendirme+7
Nadide Aktaş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de fen eğitiminde kavram karikatürlerinin kullanıldığı araştırmaların analizi

Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de fen eğitiminde kavram karikatürlerinin kullanıldığı araştırmaların, farklı değişkenlere göre incelenerek araştırmalardaki genel eğilimlerin belirlenmesidir. Araştırma kapsamında 2007-2023 yılları arasında yayımlanmış 25 makale ve 44 tez çalışması, literatürde yer alan yayın sınıflama formlarından yararlanılarak araştırmacı tarafından geliştirilen yayın sınıflama formları ile değerlendirilmiştir. Betimsel bir araştırma olan bu çalışmada doküman analizi gerçekleştirilmiştir. Doküman analizi sonucu elde edilen bilgiler frekans ve yüzde değerleriyle ifade edilmiştir. Başlıca araştırma sonuçlarına göre; en fazla çalışmanın yapıldığı üniversite Manisa Celal Bayar Üniversitesi, en fazla çalışmanın yapıldığı yıl 2019, en fazla kullanılan anahtar kelime kavram karikatürü, en fazla çalışmanın yapıldığı öğrenme alanı fiziksel olaylar, en fazla çalışılan konu öğretimin akademik başarıya etkisi, en fazla kullanılan araştırma yöntemi nicel araştırma yöntemi, en fazla kullanılan veri toplama araçları testler, en fazla kullanılan veri analiz yöntemi nicel veri analizi, en fazla çalışılan örneklem grubu yedinci sınıf öğrencileri, en fazla kullanılan bağımlı değişken ise akademik başarıdır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar ışığında fen eğitiminde kavram karikatürlerini kullanacak araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: fen eğitimi, kavram karikatürü, doküman analizi

Doküman analiziFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+4
Duygu Aci Özkan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni zelanda ve Türkiye'nin fen bilimleri dersi öğretim programlarının kazanım benzerlikleri yönünden incelenmesi

Bu çalışmada, Türkiye ve Yeni Zelanda Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programlarının kazanım benzerlikleri yönünden incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada, karşılaştırmalı eğitim alanında kullanılan analitik ve tanımlayıcı yaklaşımlardan faydalanılmıştır. Araştırma modeli olarak genel tarama modeli kullanılmıştır. Veri kaynağı olarak Yeni Zelanda'nın 2007 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı ile Türkiye'nin 2017 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programından yararlanılmış ve doküman tekniği kullanılmıştır. Veri analizinde içerik analizi ve kategorisel analiz tekniğinden yararlanılmıştır. Analizler sonucunda adı geçen programlardaki kazanımların ifade, ima, vurgu yönünden kısmen benzer (%81.19) oldukları tespit edilmiştir. Kazanımların benzerliği Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Ortaokullarda görevli 15 fen bilgisi öğretmeninin ortak görüşleri ile belirlenmiştir. Benzerlik uyum oranları her bir kazanım için güvenirlik katsayısı hesaplama formülü kullanılarak hesaplanmıştır. Hesaplamalar sonucunda %70 ve üzerinde puan alan kazanımlar "benzerdir" olarak değerlendirilmiştir. Güvenirlik sonucunun %70 ve üzerinde çıkması durumunda araştırma güvenilir kabul edilmektedir (Miles ve Huberman, 1994). Çalışma sonucunda Türkiye'nin adı geçen öğretim programında, 113 kazanım ima, 75 kazanım ifade, 64 kazanım vurgu yönünden Yeni Zelanda'nın ifade edilen öğretim programındaki kazanımlar ile benzerlik göstermektedir. Bu çalışmada elde edilen bulguların öğretim programı geliştirmede, program geliştirme uzmanları tarafından kullanılabileceği önerilebilir.

Zeliha Kıvanç
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının matematik ve fen öğretim kaygılarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; sınıf öğretmeni adaylarının matematik ve fen bilimleri dersi öğretim kaygı düzeylerini belirlemek ve bu kaygıya neden olan faktörleri incelemektir. Bu amaç için çalışmada nicel ve nitel araştırma tekniklerinin bir arada yer aldığı karma metot yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın nicel kısmında, Liu (2016) tarafından geliştirilen ve orijinali İngilizce olan ölçeğin Aytekin, Türkmenoğlu ve Arıkan (2017) tarafından Türkçeye uyarlama çalışması yapılmış ve İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi İlköğretim Matematik ve Fen Bilgisi Öğretmenliği programına kayıtlı 259 öğretmen adayına uygulanmıştır. Ölçeğin, SPSS 20.0 ve Lisrel 8.80 paket program ile veri analizi yapılarak geçerlik güvenirliği sağlanmıştır. Daha sonra araştırmacılar tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" ile birlikte ölçek sınıf öğretmenliği programına kayıtlı 114 öğretmen adayına uygulanmıştır. Veriler toplandıktan sonra veri analizinde SPSS 20.0 paket programı kullanılmıştır. Çalışmanın nitel kısmında; kaygı düzeyleri yüksek, orta, düşük olan bu 114 katılımcı arasından 15 öğretmen adayı çalışmaya gönüllü olarak katılmışlardır. Görüşmeler uzman görüşü ve literatür doğrultusunda hazırlanan yarı yapılandırılmış sorularla yapılmıştır. Bu görüşmeler ses kayıt cihazına alınarak yazılı doküman haline getirilmiş ve iki bağımsız araştırmacı tarafından analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde; bilimsel etkinliklere az katıldığını beyan eden sınıf öğretmeni adaylarının daha yüksek matematik ve fen bilimleri dersi öğretim kaygısı yaşadıkları görülmüştür. Bunun yanı sıra sınıf öğretmeni adaylarının matematik ve fen bilimleri derslerini sevme düzeyleri arttıkça öğretim kaygılarının azaldığı, matematik ve fen bilimleri derslerini sevme düzeyleri düştükçe öğretim kaygılarının arttığı tespit edilmiştir. Diğer bir sonuç ise; mesleği statü ve maaş için seçtiğini belirten öğretmen adaylarının kavramsal anlama kaynaklı fen bilimleri dersi öğretim kaygılarının, mesleği kendi istediği için seçenlere göre daha yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sınıf öğretmeni adaylarıyla yapılan görüşmeler neticesinde ise adayların öğretmenlik uygulama sürelerinin arttırılması, adaylara bu süre zarfında aktif olarak daha çok görev alacakları bir öğretimsel deneyimin kazandırılması ve bunun için işbirliğinin gerekliliği önerilmiştir.

Hale Türkmenoğlu
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik destekli fen öğretiminin 6. Sınıf öğrencilerinin tutum, motivasyon ve akademik başarıları üzerindeki etkisi: Yoğunluk örneği

Bu çalışma, matematiksel açıdan zenginleştirilmiş fen öğretiminin altıncı sınıf öğrencilerinin fen ve matematiğe yönelik tutumları, fen öğrenmeye yönelik motivasyonları ve yoğunluk konusuna ilişkin akademik başarıları üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada deneysel desen kullanılmıştır. Nicel ve nitel veri toplama araçları ile veriler toplanmıştır. Çalışma Ankara'daki bir devlet okulunun 6. sınıfa giden 72 öğrencisi ile yapılmıştır. Deney ve kontrol gruplarına 5E modeli, TGA ve soru-cevap tekniği kullanılmıştır. Deney grubunun derslerinde matematiksel açıdan zengin etkinlik ve soruların yer aldığı çalışma kağıtları kullanılmıştır. Tutum ve motivasyon ölçekleri, yoğunluk başarı testi hem pilot uygulama olarak hem de deney ve kontrol gruplarına ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Deney grubuna Yoğunluğa İlişkin Açık Uçlu Soru Formu ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Deney grubundan 3 öğrenciye yoğunluğa ilişkin görüşme soruları sorulmuştur. Çalışma sonucunda hem deney hem de kontrol grubunda fen öğrenmeye yönelik motivasyon, fene yönelik tutum ve yoğunluk başarı testi ortalamaları istatistiksel olarak anlamlı derecede artmıştır. Matematik tutumları ise deney grubunda anlamlı şekilde artmıştır. Deney ve kontrol gruplarının son test puanları kıyaslandığında matematiğe yönelik tutum ve yoğunluk başarı testinde deney grubu lehine anlamlı farklılıklar olmuştur. Deney grubunun son testte yoğunluğun açık uçlu sorularına dair akademik başarıları artmıştır ve yoğunluk konusuna dair kavramsal hataları önemli ölçüde azalmıştır.

Akademik başarıEğitim yöntemleriFen bilgisi+5
Emine Doğan Akdeniz
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının teknoloji entegrasyonuna yönelik öz yeterlik ve inançlarının incelenmesi

Teknolojinin eğitim öğretim ortamlarında kullanılmasıyla birlikte, öğrencilerin fen dersine karşı ilgi, istek ve motivasyonlarında artış olduğu ve bundan dolayı, teknolojinin eğitim ortamlarında kullanımının yaygınlaştığı görülmektedir. Bu bağlamda, derslerine teknolojiyi entegre edebilen öğretmenler yetiştirmek, öğretmen yetiştiren eğitim kurumlarının en önemli hedeflerinden biri haline gelmiştir. Bu çalışmada, öğretmen adaylarının çeşitli öğretim teknolojilerini tanımaları ve bu teknolojileri kullanarak kendi ders planlarını oluşturmalarını sağlamak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Vyond, Kahoot!, Toondoo, Explee, EclipseCrossword adlı programlar öğretmen adaylarına bir eğitim programı kapsamında tanıtılmıştır. Bu çalışmada kendi tasarımlarını yapan öğretmen adaylarının teknoloji entegrasyonuna yönelik öz yeterlik ve inançları incelenmiştir. Bu bağlamda, nicel ve nitel araştırma tekniklerinin bir arada kullanıldığı karma metot araştırma desenlerinden gömülü desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümü deneysel desene dayandırılmış, nitel bölümü ise durum araştırması türünde hazırlanmıştır. Çalışmanın nicel kısmında öğretmen adaylarının inançlarının incelenmesi için Wozney, Venkatesh ve Abrami (2006) tarafından geliştirilen, Uluay, Nibat ve Arıkan (baskıda) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Teknoloji Uygulamaları Ölçeği Bölüm 1"adlı ölçek kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının öz yeterliklerinin incelenmesi için ise Tekkaya, Çakıroğlu ve Özkan (2004) tarafından uyarlanan "Fen Bilgisi Öğretimine Yönelik Öz Yeterlik İnançları - Form B"adlı ölçek kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanması aşamasında ise yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analiz süresince Mann Whitney U-testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular incelendiğinde, uygulama süreci sonunda deney grubundaki öğretmen adaylarının öz yeterlik ve inançlarının, kontrol grubundakilere göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farkla geliştiği ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, derslerinde teknoloji kullanımına yönelik olumsuz inanca sahip olan öğretmen adaylarının sürecin sonunda düşüncelerinin olumlu yönde değiştiği sonucuna ulaşılmıştır.

Gözde Çalışkaner Nibat
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00