Manisa Celal Bayar University
Discipline

Hemşirelikte Yönetim Anabilim Dalı

Manisa Celal Bayar University

52

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Hemşirelerin güdülenmeye ilişkin görüşleri ve hemşire güdülenme ölçeğinin geliştirilmesi

Bu araştırma; hemşirelerin güdülenmeye ilişkin görüşlerinin belirlenmesi ve hemşirelerin güdülenme düzeylerinin değerlendirilmesine yönelik bir ölçeğin geliştirilmesi amacıyla, nitel (bireysel derinlemesine görüşme yöntemi) ve nicel (metodolojik yöntem) tasarımda gerçekleştirilmiştir. Araştırma, iki aşamada gerçekleştirilmiş olup birinci aşamayı oluşturan nitel aşamada 42 hemşire, ikinci aşamayı oluşturan metolojik aşamada ise 657 hemşire araştırmaya katılmıştır. Nitel aşama verileri "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılarak bireysel derinlemesine görüşme yöntemiyle, nicel veriler ise "Tanıtıcı Bilgi Formu ve Hemşire Güdülenme Ölçeği Taslağı" aracılığıyla toplanmıştır. Nitel veriler MAXQDA 2022 programında, nicel veriler ise IBM SPSS Statistics 21. Programı kullanılarak analiz edilmiştir. Hemşirelerin güdülenmeye ilişkin görüşlerini yansıtan nitel veriler; güdülenme kavramına bakış, güdülenmeyi arttıran etmenler, güdülenmeyi azaltan etmenler, güdülenmenin sonuçları ve güdülenmeyi sağlamada yönetici hemşirenin rolü olarak beş temada incelenmiştir. Güdülenme kavramını tanımlarken iş temelli ve duygu temelli söylemlerde bulunulduğu belirlenmiştir. Güdülenmeyi azaltan ve arttıran etmenler; fiziksel yapı ve donanım, insan kaynakları süreçleri ve çalışma ortamı olmak üzere üç alt tema altında toplanmıştır. Güdülenmenin artması ve azalmasına ilişkin sonuçları ise performans, memnuniyet, başarı, iş verimi, enerji vb. üzerinde etkileri şeklinde değerlendirilmiştir. Güdülenmeyi sağlamada yönetici hemşirenin önemli rolünün olduğu üzerinde durulmuştur. Araştırmanın ikinci aşamasında, birinci aşamanın nitel verilerinden yararlanılarak oluşturulan 65 maddelik taslak ölçek uzman görüşüne sunulmuş ve maddelerin kapsam geçerlik indekslerinin 0,78 ile 1,00 arasında olduğu saptanmıştır. Kapsam geçerlik indeksi 0,80 altında olan bir madde, madde havuzundan çıkarılarak 64 madde ile çalışmanın uygulama aşamasına geçilmiştir. 657 hemşireden elde edilen veriler incelendiğinde; madde toplam puan korelasyonu düşük (0,70 altındaki) maddeler ölçekten çıkarıldığında, ölçek maddelerin korelasyonları 0,73–0,95 arasında bulunmuştur. Ölçek taslağına açıklayıcı faktör analizi yapıldığında, iki boyutlu (çalışma ortamı ile kurumsal bağlılık ve yönetici tutumu) ve 43 maddeli bir yapı elde edilmiştir. Açıklayıcı faktör analizi sonrasında keşfedilen, 43 maddeden oluşan iki boyutlu yapıdaki ölçeğin 30 kişilik bir gruba 2 hafta ara ile uygulanmasından elde edilen ölçümlerin, zamana göre değişmezliğini sınamak amacıyla gerçekleştirilen analiz sonuçları incelendiğinde; ölçek toplamında ve alt boyutlarda istatistiksel olarak anlamlı farklar olmadığı belirlenmiştir. Ölçek toplamı ve alt boyutlarında tekrarlayan ölçümler arasında olumlu yönlü, güçlü ve anlamlı ilişkilerin olduğu saptanmıştır (p<,05). Ölçeğin, Cronbach's alpha değeri ölçek toplamında ve alt boyutlarında 0,99 olarak saptanmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında geliştirilen "Hemşire Güdülenme Ölçeği" nin hemşirelerin güdülenme düzeyini belirlemek amacıyla kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir.

HemşirelikYönetici hemşireler
Devrim Eren Tekin
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemşirelerin Yetenek Yönetimi Algısı Ölçeği'nin geliştirilmesi ve yetenek yönetimi algısına ilişkin bir model testi

Hemşirelerin yeteneklerinin değerlendirilmesinde önemli bir rol oynayan yetenek yönetimi ile ilgili kavramları incelemek önemlidir. İki aşamadan oluşan bu araştırmanın birinci aşamasının amacı, hemşirelerin yetenek yönetimi algısının belirlenmesinde kullanılmak üzere Hemşirelerin Yetenek Yönetimi Algısı Ölçeği'nin (HYYAÖ) geliştirilmesi, geçerlik ve güvenirlik analizlerinin yapılması, ikinci aşamasının amacı ise psikolojik sermaye, öğrenme çevikliği, hemşirelerin yetenek yönetimi algısı, bireysel uyum performansı ve öznel kariyer başarısı ile ilişkisini belirleyen hipotez modelinin test edilmesidir. Araştırmanın metodolojik tasarımda gerçekleştirilen birinci aşamasının evrenini İstanbul'da çalışan 2050 hemşire, örneklemini ise gelişigüzel örnekleme yöntemi ile ulaşılan 918 hemşire (nAFA=422, nDFA=496) oluşturdu. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi olarak iki ayrı örneklemde geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılan ölçeğin 26 madde ve tek boyuttan oluştuğu, yapıya ilişkin varyansın %63,205'ini açıkladığı, geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu saptandı. Araştırmanın ikinci aşamasının evrenini ise İstanbul'da çalışan 2958 hemşire, örneklemini ise gelişigüzel örnekleme yöntemi ile ulaşılan 1060 hemşire oluşturdu. Yapısal eşitlik modeli kullanılarak test edilen modele yönelik sonuçlar doğrultusunda oluşturulan modelin kabul edilebilir uyum gösterdiği, psikolojik sermayenin hemşirelerin yetenek yönetimi algısı, bireysel uyum performansı ve öznel kariyer başarısını; öğrenme çevikliğinin, bireysel uyum performansı ve öznel kariyer başarısını; hemşirelerin yetenek yönetimi algısının ise bireysel uyum performansı ve öznel kariyer başarısını anlamlı ve pozitif etkilediği bulundu. Fakat, öğrenme çevikliğinin hemşirelerin yetenek yönetimi algısı üzerinde anlamlı etkisi saptanmadı. Doğrudan ve dolaylı etkiler incelendiğinde ise hemşirelerin yetenek yönetimi algısının kısmi aracılık rolü hem psikolojik sermayenin bireysel uyum performansı üzerindeki etkisinde hem de psikolojik sermayenin öznel kariyer başarısı üzerindeki etkisinde belirlendi. Bu çalışma HYYAÖ'nün geliştirilerek yetenek yönetimi algısına ilişkin öncülleri ve sonuçları inceleyen ilk çalışma olması bakımından literatüre kapsamlı bir katkı sunmaktadır. Hemşirelerin sahip olduğu yeteneklerin belirlendiği, geliştirildiği ve değerlendirildiği sağlık hizmetlerinde hemşirelerin mevcut ve gelecekteki çalışma ortamlarına uyumu kolaylaşacak ve kariyer başarıları artacaktır.

Duygu Gül
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarının erkek hemşirelere ilişkin görüşleri: Nitel çalışma

Bu tez çalışması, sağlık çalışanlarının erkek hemşirelere ilişkin görüşlerini ve beklentilerini belirlemek amacıyla, fenomenolojik desende niteliksel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın evrenini, İstanbul ilinde yer alan üç özel hastane, üç Sağlık Bakanlığı ve bir üniversite hastanesinde görev yapan sağlık çalışanları (hemşire, doktor, eczacı, diş hekimi, ebe) oluştururken, örneklemini araştırmaya katılmaya kabul eden 27 sağlık çalışanı oluşturmuştur. Örneklem seçiminde, nitel araştırmalarda sık kullanılan amaçlı örnekleme ve maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma verileri, nitel araştırma yöntemlerinden bireysel derinlemesine görüşme yöntemi kullanılarak, Eylül 2022 – Ocak 2023 tarihlerin arasında toplanmıştır. Çalışmada, bilimsel yazından destek alınarak hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış ve elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular; erkeklerin hemşire olmasına ilişkin görüşler, erkeklerin hemşirelik mesleğini seçmelerinde etkili olan etmenler, erkek hemşirelerin kariyer planları, erkek hemşirelerle çalışmaya ilişkin deneyimler ve erkek hemşirelerin hastanede çalışmasının hizmete yansımaları olmak üzere beş tema altında gruplandırılarak değerlendirilmiştir. Sağlık çalışanlarının, erkeklerin hemşirelere olmasına ilişkin hem olumlu hem de olumsuz görüşlerinin olduğu belirlenmiştir. Erkeklerin hemşire olmasına ilişkin olumlu görüşler; toplumda hemşirelik mesleğine ilişkin kadın algısının değiştiği ve hemşirelik mesleğinin mesleki örgütlenmesine katkı sağladığı şeklinde sıralanmıştır. Erkeklerin hemşire olmasına ilişkin olumsuz görüşler ise hemşirelik mesleğindeki kadın mesleği algısının değişmesi ve erkek hemşirelerin kadın meslektaşları üzerinde baskı kurması şeklinde belirtilmiştir. Erkek hemşirelerin meslek seçim sürecinde ekonomik durumun ve ailevi koşulların önemli etkilerinin olduğu saptanmıştır. Ayrıca, erkek hemşirelerin iş bulamama endişesi ile istedikleri bölümü tercih etmedikleri belirlenirken, hemşirelik mesleğini seçme nedenlerinin başında iş garantisinin olması ve ekonomik özgürlüğe hızlı bir şekilde ulaşacaklarını düşünmeleri olduğu görülmüştür. Erkeklerin, hemşirelik mesleğini seçtikleri dönemde çevrelerinden ve ailelerinden hemşirelik bölümünü seçmelerine ilişkin baskı gördükleri de saptanmıştır. Erkek hemşirelerin, düzenli bir aile yaşamı, statü kazanma ve mesleki kimliği benimsememe gibi nedenlerle lisansüstü eğitim almaya daha fazla istekli oldukları belirlenmiştir. Erkek hemşireler, hemşirelikte uzmanlaşmanın gerekli olduğuna ve bunun önemine vurgu yaparak, hemşirelik mesleğinin belirli bir klinik alanında uzmanlaşmak istediklerini ve bu bağlamda kendilerini geliştirmeye çalıştıkları saptanmıştır. Erkek hemşirelerin, hemşirelik mesleğini tam olarak benimsememe ve meslekten kaçma isteğinde oldukları, daha olumlu çalışma koşullarına kavuşma, yönetim pozisyonlarına geçebilme, daha prestijli konuma sahip olma gibi nedenlerle, yönetici ve akademisyen olmak istedikleri belirlenmiştir. Ayrıca erkek hemşirelerin hastanedeki çalışma ortamından hoşlanmama, kendi işini kurarak daha iyi gelir sağlama gibi nedenlerle klinik alandaki işlerini bırakarak sağlık kabini, yaşlı bakım evi veya huzurevi açma isteğinde oldukları da görülmüştür. Katılımcıların erkek hemşire ile çalışmaya ilişkin hem olumlu hem de olumsuz deneyimler yaşadıkları belirlenirken; erkek hemşireler ile çalışmanın olumlu yanlarının, kendilerini güvende hissetme, erkek hemşirelerin fiziki gücünden yaralanma, iş paylaşımı konusunda olumlu bir yaklaşım sergilemeleri ve takım çalışmasına olumlu katkı sağlamaları şeklinde sıralanmıştır. Erkek hemşire ile çalışmanın olumsuz yanları ise disiplinsiz hareketler sergilemeleri, kadın meslektaşlarına karşı baskı kurma çabalarının olması, çalışma ortamında saygısız, disiplinsiz hareketler, argolu konuşmalar, hasta ve hasta yakınları tarafından hekim olarak değerlendirilmeleri ve kadın hastaya bakım vermede sorun yaşanması şeklinde belirtilmiştir. Katılımcıların erkek hemşirelerin hastanede çalışmasının hizmete yansımalarına ilişkin görüşleri; erkek hemşirelerin daha iş odaklı ve hızlı çalıştıkları, daha çok güç gerektiren alanlarda istihdam edildikleri, erkek hemşirelerin meslektaşları ve diğer sağlık çalışanlarıyla rahat bir iletişim ve iş birliği sağladıkları üzerinde odaklanmıştır. Sonuç olarak, konuya ilişkin yapılan çalışma bulguları erkek hemşirelerle ilgili daha fazla çalışmaya gereksinim duyulduğunu ortaya koymaktadır. Bilimsel yazında, erkek hemşirelerin mesleğe girmelerine yönelik farklı görüşlerin olduğunu ortaya koyan çalışmalarla karşılaşılmakla birlikte, bu konudaki görüşleri derinlemesine inceleyen nitel çalışmaların sayısının az olduğu, sağlık çalışanlarının erkek hemşirelere ilişkin yaklaşımlarını belirlemeye yönelik herhangi bir ölçek çalışmasının olmadığı görülmüştür. Bu bağlamda, daha geniş örneklem gruplarından nicel veri toplamaya olanak sağlayacak bir ölçeğin geliştirilmesi önerilebilir

Hemşireler-erkek
İsa Şahin
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Yalın hemşireliğe ilişkin görüş ve deneyimler: Bir model önerisi

Amaç: Hemşirelerin yalın sağlığa ilişkin deneyim, görüş ve önerilerini araştırmak ve hemşirelik hizmetleri yönetiminde yalın sağlığa ilişkin bir model önerisi ortaya koymak amaçlanmıştır. Yöntem: Nitel tasarımda, bireysel derinlemesine görüşme yöntemiyle veriler Ağustos 2021- Haziran 2022 tarihlerinde toplanmış olup, araştırma evrenini yalın sağlık deneyimi olan Bursa ilindeki iki hastane ve deneyimi olmayan Çanakkale ilindeki üç hastanenin hemşireleri oluşturmaktadır. Araştırma örnekleminde maksimum çeşitlilikle belirlenen 40 hemşire yer almış; hemşire ve yönetici hemşireler için ayrı yarı yapılandırılmış veri toplama formları kullanılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler MAXQDA analiz programı aracılığıyla üç döngüde kodlanmış ve çeşitli analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Bulgular: Analizler sonucunda; problemler, israflar, sürekli gelişim ve değer ana temaları ve bunlara bağlı alt temalar ve kodlar bulunmuştur. Yalın sağlıkta bilinen israfların haricinde beş israf daha tespit edilmiş olup, toplamda 12 israftan en fazla görev dışı çalışma israfı xiii bildirilmiştir. Ayrıca yalın deneyimi olmayan grup deneyimi olan gruba göre, gereksiz malzeme hareketi israfı haricinde, daha fazla israf ve problem bildirmiştir. Personel yetersizliği en fazla bildirilen problem olup, birçok problemle ve israfla ilişkisi dikkat çekmektedir. Sürekli gelişim temasında çeşitli yalın teknikler ve uygulamalar yer almış, deneyimsiz grubun da farkında olmadan bildikleri ve yaptıkları uygulamalar tespit edilmiştir. Yalın yönetimin temel odağı olan değeri, hemşireler bakım ve tedavi olarak belirlemişlerdir. Son aşamada ise, oluşturulan temalar ve kodlar yalın ev modeli içerisinde basamaklandırılarak sunulmuştur. Sonuç: Türkiye'deki yalın sağlık uygulamalarının azlığı hesaba katıldığında bu araştırmanın keşfedici yapısı neticesinde, ek israf önerileri ve problemleri de dahil eden model önerisi literatüre önemli katkılar sağlamaktadır. Ayrıca, personel ve malzeme yetersizliği gibi problemlerin de israfa yol açabileceği anlaşılmaktadır. Yalın hemşirelik yolculuğunda yöneticilere önemli liderlik görevleri düşmekte ve bu konuda rehber olacak araştırma bulgularına ulaşılmıştır.

Personel-hastaneYönetici hemşireler
Ali Kaplan
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

2000 yılı sonrası sağlık politikaları ve yasal düzenlemelerin hemşirelik mesleğine etkisi

Bu araştırma 2000 yılı sonrası geliştirilen sağlık politikaları ve yasal düzenlemelerinin hemşirelik mesleğine olan etkisinin ortaya konulması amacıyla, nitel araştırma yöntemlerinden bireysel derinlemesine görüşme yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, Türkiye genelinde kamu ve özel sağlık kuruluşlarında görev yapan 50 kişiden oluşmaktadır. Bu kişiler arasında hemşireler, hemşire akademisyenler ve hemşire yöneticiler bulunmaktadır. Araştırma verileri "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analiz edilmesinde ise MAXQDA 2024 programı kullanılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde, 2000 yılı sonrası geliştirilen sağlık politikaları ve yasal düzenlemelerinin hemşirelik mesleğine etkisi, "hemşireliğe etkileri", "sağlık politikalarında değişim" olmak üzere iki ana temada incelenmiştir. Sağlık politikalarının oluşturulma sürecindeki görüşlerde, katılımcıların genellikle sahada çalışanlar ve ilgili paydaşlar yerine dışarıdan gelen kişilerin etkili olduğunu düşündükleri ve saha deneyimine sahip olanların daha etkin bir rol oynaması gerektiğine ilişkin görüşler belirtilmiştir. Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın 20 yıllık sürecinde; sosyal güvenlik kurumlarının birleştirilmesi ve hastane birleştirmeleri gibi olumlu etkiler öne çıkarken, Aile Hekimliği sisteminin beklentileri karşılayamadığı, performansa dayalı hizmet anlayışının eleştirildiği ve maliyetlerin arttığı vurgulanmıştır. Bireyler açısından sağlık politikalarındaki değişim, teknolojik gelişmelerin etkisi, özlük haklarındaki değişikliklerin olumsuz etkileri ve Aile Hekimliği sistemindeki sorunlar gibi farklı etkileri üzerinde durulmuştur. Toplumsal düzeyde, sağlık politikalarının toplumun sağlık refahını artırmak, eşitlik sağlamak, çalışan haklarını korumak ve yönetimi düzenlemek açısından önemli rol oynadığı, ancak var olan politikaların yetersizlikleri ve eşitsizlikler konusundaki endişelerin dile getirildiği görülmüştür. Sağlık hizmetlerindeki değişimle ilgili olarak, teknolojinin rolü, dijitalleşme çabalarının zorlukları, özel hastanelere güvensizlik ve finansman sorunlarını içermektedir. Sağlık çalışanlarının 2000 yılı sonrası sağlık politikaları ve yasal düzenlemelere yönelik görüşleri ve değişim biçimleri, Hemşirelik Kanunu'nun yetersizliği ve eksiklikleri, yönetmeliklerin uygulanmasındaki tutarsızlıklar, 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin olumsuz etkileri ve Aile Hekimliği sisteminin getirdiği değişikliklere yönelik çeşitli görüşleri içermektedir. Hemşirelik mesleğinin daha görünür hale gelmesi, iş tanımlarının netleştirilmesi ve mevcut yasal düzenlemelerin geliştirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. Ayrıca, 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin hemşirelik hizmetleri yönetimini olumsuz yönde etkilediği, Sağlıkta Dönüşümle birlikte Aile Hekimliği sisteminin bazı olumsuz etkileri olduğu belirtilmiştir. Hemşireliğe etkisinde, hemşirelik eğitimine ilişkin eleştiriler arasında, sağlık meslek liseleri mezunları, kısa süreli kurslarla hemşire atanmasının olumsuz etkileri ve yüksek lisans eğitiminin uygulamaya yeterince yansımadığına yönelik görüşler dile getirilmiştir. İstihdam ve kariyerle ilgili olarak, hemşireler arasında farklı görüşler belirtilmiş olup özellikle özlük hakları, maaş eşitsizliği ve kariyer planlaması konularında iyileştirmeler beklenmiştir. Hemşirelik rolleri zaman içinde evrim geçirse de eğitici ve araştırıcı rollerin sahada tam anlamıyla uygulanamadığı vurgulanmıştır. Hemşirelerin özerklikle ve özlük haklarıyla ilgili olarak, hekim etkisinin devam ettiği, özerkliğin sınırlı olduğu ve özlük haklarının yetersiz olduğu yönündedir. Cinsiyetle ilgili bulgular, erkek hemşirelerin mesleği olumlu etkilediği görüşleriyle birlikte, bu durumun bazı sorunları beraberinde getirebileceği endişeleri dile getirilmiştir. Hemşirelikte etikle ilgili olarak, etik kuralların izlenmediği, mesleki ilkelere uyulmaması durumunda yaptırım mekanizmasının olması gerektiği üzerinde odaklanılmıştır. Sonuç olarak; 2000 sonrası sağlık politikalarının ve yasal düzenlemelerinin hemşirelik mesleğine çok yönlü etkilerinin olduğu görülürken, politika oluşturma süreçlerinde hemşirelerin yer alması gerektiği, Hemşirelik Kanunu ve yönetmeliklerde güncelleme yapılması ve hemşirelik eğitimi, istihdamı, hemşirelik rolleri ve iş tanımlarında ve etik ilkelerin uygulanmasına ilişkin konularında iyileştirmelerin önemli olduğu ortaya konulmuştur

Satı Birbudak
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde algılanan aşırı nitelikliliğin iş becerikliliği ve kariyer başarısı ile ilişkisi

Kesitsel, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tasarımdaki bu araştırmanın amacı, hemşirelerde algılanan aşırı niteliklilik ve iş becerikliliğinin kariyer başarısı ile ilişkisinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini, İstanbul da faaliyet gösteren bir devlet hastanesi, bir eğitim araştırma hastanesi ve bir üniversite hastanesinde çalışan hemşireler oluşturdu. Hastanelerde aktif çalışan hemşire sayısı bilinmediği için örneklem büyüklüğünün hesaplanmasında evreni bilinmeyen örnekleme yöntemi kullanıldı ve son durumda araştırmanın örneklemini 603 hemşire oluşturdu. Araştırmanın verileri, Aralık 2022 ve Mayıs 2023 tarihleri arasında, "Hemşire Bilgi Formu", "Algılanan Aşırı Niteliklilik Ölçeği", "İş Becerikliliği Ölçeği" ve "Öznel Kariyer Başarısı Ölçeği" ile toplandı. Çalışmanın verileri, tanımlayıcı testler, korelasyon analizi ve hiyerarşik lineer regresyon analizi kullanılarak analiz edildi. Algılanan Aşırı Niteliklilik Ölçeği alt boyutlarından kendini üstün görmenin ortalamanın üzerinde, işini küçük görme alt boyutu ve toplam puanın ortalamanın altında olduğu saptandı. İş Becerikliliği Ölçeği toplam puanı ve alt boyutlarının ortalamanın üzerinde olduğu saptandı. Öznel Kariyer Başarısı Ölçeği alt boyutlarından tatmin ve kişisel yaşamın ortalamanın altında, diğer alt boyutlar ve toplam ölçek puanının ortalamanın üzerine olduğu belirlendi. Algılanan aşırı niteliklilik toplam puanı ile iş becerikliliği toplam puanı arasında anlamlı bir korelasyon bulunmazken iş becerikliliğinin görev becerikliliği boyutu ile pozitif, bilişsel beceriklilik boyutu ile negatif anlamlı korelasyon bulundu. Yine algılanan aşırı nitelikliliğin işini küçük görme boyutu ile görev becerikliliği arasında pozitif, bilişsel beceriklilik ve ilişkisel beceriklilik boyutu arasında anlamlı negatif korelasyon belirlendi. Kendini üstün görme boyutu ile görev becerikliliği arasında anlamlı pozitif korelasyon saptandı. Algılanan aşırı niteliklilik toplam puanı ile öznel kariyer başarısı toplam puanı arasında anlamlı bir korelasyon saptanmazken işin anlamlılığı alt boyutu ile anlamlı negatif bir korelasyon belirlendi. Algılanan aşırı nitelikliliğin alt boyutlarından işini küçük görme ile öznel kariyer başarısı toplam puanı ve tanınma, işin anlamlılığı, etki ve büyüme- gelişme alt boyutları ile arasında negatif; kendini üstün görme alt boyutu ile tanınma ve işin niteliği alt boyutları arasında pozitif korelasyon saptandı. Hemşirelerin iş becerikliliği ile öznel kariyer başarısı alt boyut ve toplam puan ortalamaları arasında pozitif anlamlı korelasyon belirlendi. Hemşirelerin yaş ve meslekteki toplam çalışma süresi dışındaki demografik ve mesleki özellikleri algılanan aşırı niteliklilik toplam puanının %5'ini, iş becerikliliği puanının %6,4'ünü, öznel kariyer başarısı puanının %9,4'ünü açıkladı. Hemşirelerin özellikleri ile birlikte algılanan aşırı niteliklilik toplam puanı iş becerikliliği puanının %6,3'ünü açıkladı. Hemşirelerin özellikleri ile birlikte algılanan aşırı niteliklilik ve iş becerikliliği toplam puanı öznel kariyer başarısı toplam puanının %44,7'sini açıkladı. Algılanan aşırı nitelikliliği anlamlı etkileyen değişkenlerin; cinsiyet (erkek), eğitim (doktora) ve çalışılan birim (poliklinik), iş becerikliliğini anlamlı etkileyen değişkenlerin; eğitim durumu (ön lisans), gelir durumu (çok kötü), gelir durumu (asgari), görev (sorumlu hemşire) ve aylık çalışma süresi (161-180 saat) ve öznel kariyer başarısını etkileyen değişkenlerin; gelir durumu (asgari)(negatif), çalışılan birim (acil), çalışılan birim (ayaktan tedavi), aylık çalışma süresi (160 saat ve altı) ve aylık çalışma süresi (161-180 saat) olduğu belirlendi. Sonuç olarak; hemşirelerde algılanan aşırı niteliklilik ile iş becerikliliği arasında anlamlı korelasyon bulunmamasına karşın, regresyon analizinde diğer değişkenlerle birlikte anlamlı negatif bir etkiye sahip olduğu görüldü. Algılanan aşırı niteliklilik (negatif) ve iş becerikliliğinin hemşirelerin öznel kariyer başarısını etkilediği belirlendi. Çalışma sonuçlarının, hemşirelerde algılanan aşırı nitelikliliğin olumsuz etkisine yönelik literatürü destekleyerek ve öznel kariyer başarısında iş becerikliliğinin önemini ortaya koyarak literatüre katkı sağlayacağı ve hemşire yöneticilerin uygulamalarına yön vereceği söylenebilir.

Beritan Yaşa
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemşirelerde mesleki kaygı: Ölçek geliştirme çalışması

Bu araştırmanın amacı, hemşirelerin mesleki kaygı düzeylerinin belirlenmesinde kullanılmak üzere Hemşirelerde Mesleki Kaygı Ölçeği'ni geliştirmek ve psikometrik analizlerini gerçekleştirmektir. Metodolojik tasarımdaki araştırmanın evrenini, İstanbul'da bulunan kamu, özel, üniversite hastanesi olmak üzere toplam 13 hastanede çalışan 4402 hemşire oluşturdu. Araştırmanın örneklemini ise belirlenen hastanelerde çalışan hemşireler arasından gelişigüzel örnekleme yöntemiyle ulaşılan 1162 gönüllü hemşire oluşturdu. Araştırma verileri; Kişisel ve Mesleki Özellikler Bilgi Formu, Hemşirelerde Mesleki Kaygı Ölçeği Taslağı ve eş değer form olan İş Stresi Ölçeği kullanılarak Temmuz 2022-Ekim 2022 tarih aralığında toplandı. Verilerin analizinde IBM SPSS 28 ve R programlama dili kullanılarak %95 güven aralığı ile çalışıldı. Ölçeğin geçerliği; kapsam, yüzey ve yapı geçerliği, güvenirliği ise Madde-toplam korelasyonu, Cronbach Alpha katsayısı, yarıya bölme, test-tekrar test, eş değer form yöntemleri kullanılarak değerlendirildi. Toplam ölçeğin kapsam geçerlik indeksi 0,92 bulundu. Ölçeğin yapı geçerliği, Açıklayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi eşit sayıda olmayan iki ayrı homojen örneklemde çalışıldı. Açıklayıcı Faktör Analizi öncesi madde-toplam puan korelasyon değeri 0,5'ten küçük olan 3 madde taslak ölçekten çıkarıldı. Ölçeğin KMO örneklem uygunluk katsayısı 0,959 ve Bartlett's Testi χ2=17469.178 (p<0,000) olarak saptandı. Toplam açıkladığı varyans oranı %56,31 olan ölçek, 27 madde ve 4 faktör; görev merkezli kaygı, yönetim merkezli kaygı, mesleki risk kaygısı ve mesleki kazanım kaygısı olarak belirlendi. Faktör yapısının uyumluluğu Doğrulayıcı Faktör Analizi ile teyit edildi. Uyum indeksleri; CMIN/df 3,8584, GFI 0,9177, CFI 0,9174, SRMR 0,0570, RMSEA 0,0660 olarak hesaptandı ve modelin oluşturulan faktörlerle uyumlu olduğu belirlendi. Ölçeğin güvenirliğine ilişkin Cronbach Alpha değeri tüm faktörler için incelendi ve "mesleki risk kaygısı" boyutunda madde toplam korelasyon değerleri 0,5'ten az olan 2 madde boyuttan çıkarılarak ölçek 25 madde 4 boyut olarak son hâlini aldı. Ölçeğin güvenirliğine ilişkin toplam Cronbach Alpha katsayısı 0,939, alt boyutları için ise 0,815-0,857 aralığında hesaplandı. Spearman-Brown ve Guttman Split-Half güvenirlik katsayılarının 0,892; paralel form geçerliği (r=0,487, p=0.000) ve test-tekrar test analizinin (r=0,994, p<0,01) sonuçları arasında anlamlı korelasyon saptandı. Hemşirelerde Mesleki Kaygı Ölçeği, 4 boyut ve toplam 25 maddeden oluşan 5'li Likert tipinde geliştirilen bir ölçek olarak geliştirildi. Hemşirelerde Mesleki Kaygı Ölçeği toplam puan ortalaması yüksek (3,775±0,736) düzeyde, görev merkezli kaygı (3,553±0,846), yönetim merkezli kaygı (3,916±0,836), mesleki risk kaygısı (3,537±0,949) ve mesleki kazanım kaygısı (4,094±0,780) alt boyutlarının puan ortalamasının yüksek düzeyde olduğu saptandı. Ölçeğin toplam ve alt boyut puan ortalamalarının hemşirelerin çalıştığı kurum, cinsiyet, yaş, eğitim durumu, mesleki deneyim ve çalıştığı birim arasında ölçek toplam ve alt puan ortalamaları arasında anlamlı farklılıkların olduğu belirlendi (p<0.05). Sonuç olarak bu araştırma ile geliştirilen ölçek, geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olarak hemşirelerin mesleki kaygılarını belirlemek amacıyla kullanılabilir.

Berrin Girgin
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Hastanelerde hemşirelik özelliklerinin hasta sonuçları ile ilişkisi

Kesitsel, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tasarımdaki araştırma, hastanelerde hemşirelik özelliklerinin hasta sonuçları ile ilişkisinin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Araştırmanın örneklemini; İstanbul Avrupa yakasında üçüncü düzey sağlık hizmeti sunan üç hastanenin ortopedik cerrahi servislerinde yatarak tedavi gören hastalar (n=408) ve onlara bakım veren hemşireler (n=101) oluşturdu. Araştırma verileri 01.11.2020- 31.12.2022 tarihleri arasında toplandı. Hemşirelere yönelik veriler; "Hemşire Tanıtıcı Bilgi Formu", "Bütüncül Hemşirelik Yeterlik Ölçeği" ve "Hemşire İzlem Formu" ile toplandı. Hastalara yönelik veriler; "Hasta Tanıtıcı Bilgi Formu", "Hasta İzlem Formu (Bakım Bağımlılığı Ölçeği)" ve "Newcastle Hemşirelik Bakım Memnuniyet Ölçeği" ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemler, verilerin gruplar arası karşılaştırmasında parametrik testler (student t testi veya ANOVA), kategorik veriler için Ki-Kare testi, değişkenler arasındaki ilişkinin belirlenmesinde Pearson korelasyon analizi kullanıldı. Hemşirelerde Bütüncül Hemşirelik Yeterlik Ölçeği toplam puan ortalaması 5,54±0,89 bulundu. Hastaların Bakım Bağımlılığı Ölçeği puan ortalamasının 69,17±9,33, Newcastle Hemşirelik Bakım Memnuniyet Ölçeği puan ortalamasının 86,1±12,98, ortalama yatış maliyetinin 11.696,06 TL ve taburculuk sonrası yeniden yatış maliyetininin 1.126,82 TL olduğu bulundu. Hemşirelik özelliklerinin hasta sonuçları ile ilişkisi için yapılan korelasyon analizine göre; hemşirelerin lisans ve üzeri öğrenim düzeyi, bütüncül hemşirelik yeterlik puanı ve servislerdeki hemşire-hasta oranı ile hastaların yatış maliyeti arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki belirlendi. Hemşirelerin iş doyumu oranı [(memnun+çok memnun olanlar)/toplam hemşire sayısı] ile hastaların yatış maliyeti arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki belirlendi. Hemşirelik özellikleri ile hastaların hemşirelik bakım memnuniyeti arasında anlamlı bir ilişki belirlenmedi. Hemşirelik özelliklerinin hasta sonuçları ile karşılaştırılmasında; hemşireliğe duyarlı bakım göstergelerinden basınç yaralanması ve infiltrasyon, diğer hasta sonuçlarından komplikasyon, taburculuk sonrası 30 gün içinde yeniden yatış ve yeniden ameliyat oranlarında anlamlı farklılık belirlendi. Bu sonuçlar doğrultusunda; hemşirelerin öğrenim düzeyi, yeterliği ve iş doyumunun hastalarda olumlu sonuçlarından dolayı arttırılması; hemşirelerin fazla mesai, hemşire/hasta oranı gibi iş yükünü arttıran çalışma ortamlarında koşulların iyileştirilmesi için uygun hemşire istihdamının sağlanması; hastaya verilen bakımın ve eğitimin nitelikli olması önerilmektedir.

Saadet Cin
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemşirelikte değer temelli yönetim ölçeği'nin geliştirilmesi

Bu araştırma, hemşire yöneticilerin ve akademisyenlerin hemşirelik hizmetlerinde değer temelli yönetim uygulamalarına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi ve Hemşirelikte Değer Temelli Yönetim Ölçeği'nin geliştirilmesi amacıyla iki aşamada gerçekleştirildi. Nitel araştırma tasarımında olan birinci aşamada, hemşire yöneticilerin ve akademisyenlerin hemşirelikte değer temelli yönetim uygulamalarına ilişkin görüşleri belirlendi. Metodolojik araştırma tasarımında olan ikinci aşamada ise Hemşirelikte Değer Temelli Yönetim Ölçeği geliştirildi. Nitel tasarımda olan çalışmanın birinci aşamasının çalışma evrenini; İstanbul'da bulunan Sağlık Bakanlığı hastaneleri ve özel hastanelerde görev yapan hemşire yöneticiler ile kamu, özel ve vakıf üniversitelerinde görev yapan akademisyenler oluşturdu. Şubat 2021-Mayıs 2021 tarihleri arasında toplam 20 kişiyle bireysel derinlemesine görüşme gerçekleştirildi (n=20). Metodolojik tasarımda olan ikinci aşamanın çalışma evrenini; İstanbul'da bulunan Sağlık Bakanlığına bağlı iki hastane ve dört özel hastane olmak üzere toplam altı hastanede görevli tüm hemşireler oluşturdu (Ntoplam= 4783). Mayıs 2023-Eylül 2023 tarihleri arasında toplam 928 kişi araştırmaya katıldı (n=928). Araştırmada veri toplama aracı olarak birinci aşamada, "Tanıtıcı Bilgi Formu (1. Aşama)", "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu", ikinci aşamada ise "Tanıtıcı Bilgi Formu (2. Aşama)", "Hemşirelerin Bakım Kalitesini Değerlendirme Ölçeği" ile geçerlik ve güvenirliği yapılan "Hemşirelikte Değer Temelli Yönetim Ölçeği Taslağı" kullanıldı. Katılımcılar ile yapılan bireysel derinlemesine görüşmelerden elde edilen bulgulardan, "değer kavramı, sağlık hizmetlerinde değer, sağlık hizmetlerinde değer temelli yönetim, hemşirelikte değer temelli yönetim ve hemşirelik hizmetlerinin değer katan sonuçları" olarak beş ana tema, üç alt tema ve toplam 36 kod elde edildi. Birinci aşama bulgularına ve literatüre dayalı olarak göre geliştirilen 42 maddelik taslak ölçekten faktör analizi sonucunda üç boyut ve toplam 38 maddeden oluşan ölçek elde edildi. Ölçeğin doğrulayıcı faktör analizinde uyum iyiliği indeksi değerlerinin kabul edilebilir düzeylerde olduğu belirlendi. Doğrulayıcı faktör analizine göre uyum iyiliği değerleri; Chi-square/df: 3,20, CFI: 0,99, NNFI: 0,99, NFI: 0,98, SRMR: 0,068, RMSEA: 0,066) iyi uyum ve kabul edilebilir sınırlar içinde yer aldı. Ölçeğin güvenirlik analizleri, ölçeğin iç tutarlığının yüksek olduğunu, paralel form güvenirliğinin olduğunu ve kararlı ölçümler yaptığını gösterdi. Sonuç olarak, bu çalışma hemşirelikte değer temelli yönetimi inceleyen ilk çalışma olarak literatüre katkı sağlamaktadır. Ayrıca sonuçlar, geliştirilen Hemşirelikte Değer Temelli Yönetim Ölçeği'nin geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğunu göstermektedir.

Ece Uysal Kasap
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin yenilikçi davranışlarının değerlendirilmesi- bir meta-analiz çalışması

Bu araştırma, hemşirelerin yenilikçi davranışlarına ilişkin yapılmış araştırma sonuçlarını meta-analiz yöntemi ile değerlendirmek amacıyla yapıldı. Araştırmada sistematik derleme metodolojisi izlendi ve raporlandırılmasında sistematik derleme ve meta-analizler için kullanılan bir protokol olan PRISMA yazım rehberi önerilerinden yararlanıldı. "Yenilikçi davranış", "yenilikçi iş davranışı", "yenilik/ yenilikçilik", "hemşire" anahtar kelimeleri 15.05.2023-15.07.2023 tarihleri arasında YÖK Ulusal Tez Merkezi ve İstanbul Üniversitesi- Cerrahpaşa Veritabanı Erişim ve İstatistik Sistemi'nden ulaşılan belirlenmiş veri tabanlarında; veri tabanına uygun olarak Türkçe, İngilizce dillerinde boolean operatörleri kullanılarak tarandı. Dahil edilme kriterlerine uygun olan 12 çalışma (5802 hemşire) bu araştırmaya dahil edildi. Veriler, Comprehensive Meta-Analysis programı ile analiz edildi. Her bir çalışmanın etki büyüklüğünün anlamlılığı incelenerek 12 çalışmanın etki büyüklüklerinin tamamının istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi. İncelenen 12 çalışmanın toplam etki büyüklüğü (d=3,770, %95 GA (3,57-3,97)) ortalamanın üzerinde bulundu. Araştırmada kullanılan çalışmaların heterojenlik durumu incelendiğinde; yayın yıllarına göre ölçüm yapılan olgular arasında farklılık bulundu. İncelenen 12 araştırma için yapılan meta-analizde, erkek ve kadın örneklem sayılarının farklı olmasının, hemşirelerin farklı eğitim düzeylerinde, farklı yaş gruplarında olmalarının etki büyüklüğünü anlamlı olarak etkilemediği saptandı. Hastane büyüklerine göre yapılan incelemede; hemşirelerin küçük ölçekli hastanelerde çalışmalarının yenilikçi davranışlarını pozitif yönde, orta ölçekli hastanelerde çalışmalarının yenilikçi davranışlarını negatif yönde etkilediği belirlendi. Hemşirelerin farklı çalışma yıllarına sahip olmaları etki büyüklüğünü pozitif olarak etkilediği görüldü. Bununla birlikte, 10 yıldan az ve 11-20 yıl arası çalışma yılına sahip hemşirelerin yenilikçi davranışlarına etkisi eşit düzeyde iken; 21 yıl ve üzeri çalışma yılı olan hemşirelerin yenilikçi davranışlarına etkisi daha yüksek belirlendi. Çalışmaların yapıldığı ülkelere göre, hemşirelerin yenilikçi davranışlarında farklılık belirlendi. En yüksek yenilikçi davranış düzeyi Avustralya'da çalışan hemşirelerde saptanırken en düşük yenilikçi davranış düzeyi Amerika Birleşik Devletleri'nde çalışan hemşirelerde belirlendi. Türkiye de ise hemşirelerin yenilikçi davranışları diğer ülkelere göre ortalamanın üzerinde bulundu. Sonuç olarak, elde edilen bulguların, hemşirelerin yenilikçi davranışlarının geliştirilmesine yönelik hemşire ve hastane yöneticilerinin ve konuyla ilgilenen araştırmacıların strateji belirlemelerinde yardımcı olacağı düşünülmektedir.

Sezin Limon Şengün
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Hess Profesyonel Hemşirelik Yönetişimi İndeksinin türkçeye uyarlanması ve hemşirelerin yönetişim algıları ile ilişkili faktörlerin belirlenmesi

Giriş: Profesyonel bir uygulama ortamının temel unsurlarından olan karar alma yapısı aynı zamanda mükemmeliğin güçlü bir göstergesidir. Paylaşılan yönetişim hemşirelerin uygulamaları hakkında karar alabilmelerini sağlayan bir strateji olarak görülmektedir. Amaç: Bu çalışma iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşamanın amacı Hess Profesyonel Hemşirelik Yönetişimi İndeksinin Türkçeye uyarlanması, geçerlik ve güvenirlik analizlerinin yapılması ve hemşirelerin profesyonel hemşirelik yönetişimi algılarının belirlenmesidir. İkinci aşamanın amacı ise profesyonel hemşirelik yönetişimi, psikolojik sermaye, hemşirelik bakım kalitesi ve hemşire doyumu arasındaki ilişkiyi oluşturulan hipotez modeli doğrultusunda incelemektir. Yöntem: Çalışmanın birinci aşaması metodolojik tasarımda olup, evrenini İstanbul ilinde çalışan hemşireler, örneklemini ise indeks madde sayısına göre belirlenen 657 hemşire oluşturdu. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri ile indeksin geçerliği, Cronbach alfa katsayısı, test-tekrar test güvenirliği, paralel (eşdeğer) form güvenirliği ile güvenirlik analizleri yapıldı. Araştırmanın ikinci aşaması, kesitsel, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tasarımda olup evrenini İstanbul ilinde çalışan hemşireler, örneklemini ise evreni bilinmeyen örnekleme yöntemi ile ulaşılan 514 hemşire oluşturdu. İkinci aşamaya ait oluşturulan hipotez modeli yapısal eşitlik modeli ile analiz edildi. Bulgular: Birinci aşamada geçerlik ve güvenirliği test edilen indeks orijinal yapısından farklı olarak 30 maddeden ve orijinal yapısında olduğu gibi 6 alt boyuttan oluştu. Yapılan doğrulayıcı faktör analizinin istatistiki olarak anlamlı sonuçlar (p<0,01) verdiği, uyum iyiliği değerlerinin kabul edilebilir ve iyi düzeyde olduğu belirlendi. Güvenirlik analizinde toplam indeks Cronbach alfa katsayısı 0,924 olup yüksek derecede güvenilir bulundu. İkinci aşamada profesyonel hemşirelik yönetişimi ile hemşirelik bakım kalitesi-birim (r=0,464), hemşirelik bakım kalitesi-hastane (r=0,492) ve hemşire doyumu (r=0,512) arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişkinin olduğu saptandı. Profesyonel hemşirelik yönetişimi ile psikolojik sermaye arasında (r=0,459) arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişkinin olduğu görüldü. Elde edilen bulgulara göre oluşturulan model iyi ve kabul edilebilir uyum gösterdi. Sonuçlar: Analiz sonuçlarına göre birinci aşamada indeksin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu doğrulandı. İkinci aşamada ise model uyumuyla birlikte profesyonel hemşirelik yönetişimi ile psikolojik sermaye, hemşirelik bakım kalitesi ve hemşire doyumu arasında anlamlı ve pozitif bir etki olduğu belirlendi. Doğrudan ve dolaylı etkiler değerlendirildiğinde, profesyonel hemşirelik yönetişiminin hemşirelerin bakım kalitesi ve hemşire doyumu üzerindeki etkisinde psikolojik sermayenin kısmi aracı rol oynadığı görüldü. Bu çalışma, ulusal literatüre geçerliği ve güvenirliği belirlenen yeni bir indeks kazandırmış olup paylaşılan yönetişim aracılığıyla hemşirelerin uygulama alanlarında karar alma süreçlerine katılımını ön plana çıkarması ve hemşirelikte yönetişimle ilişkili temel kavramları ele alması açısından hem hemşirelikte yönetim uygulamalarına hem de literatüre önemli katkılar sağlaması beklenmektedir.

Pozitif psikolojik sermayeYönetici hemşirelerYönetişim+1
Melek Karatuzla
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Yönetici hemşirelerin ve hemşirelerin hasta bakımının denetimine ilişkin görüşleri ve hemşirelik bakımını değerlendirme formunun geliştirilmesi

Bu doktora tez çalışması; yönetici hemşirelerin ve hemşirelerin hasta bakımının denetimine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi ve hemşirelik bakımını değerlendirme formunun geliştirilmesi amacıyla nitel tasarımda gerçekleştirilmiştir. Araştırma, özel hastane ve Sağlık Bakanlığı hastanelerinde görevli, çalışmaya katılmayı kabul eden 39 yönetici hemşire ve hemşireyle tamamlanmıştır. Nitel veriler, 8 sorudan oluşan "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılarak bireysel derinlemesine görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Veriler MAXQDA 2022 programından yararlanılarak, içerik analizi yapılarak incelenmiştir. Nitel görüşmelerden yola çıkılarak sorumlu hemşirelerin hasta bakımını denetlemeleri amacıyla "Hemşirelik Bakımını Değerlendirme Formu" geliştirilmiştir. Katılımcıların hasta bakımının denetimine ilişkin görüşleri; yöneticilerin hasta vizitinde dikkate aldıkları konular, yöneticinin hasta bakımına ilişkin beklentisi, hasta bakımının denetiminde kullanılan yöntemler, hasta bakımının denetiminde yaşanan sorunlar, hasta bakımının etkin denetiminin sağlanmasına ilişkin öneriler, etkin hasta bakım denetiminin sonuçları olarak altı temada incelenmiştir. Yöneticilerin hasta vizitlerinde; hastanın fiziksel bakımı ve görünümüne, hasta odasının genel düzenine, hasta ve yakınıyla kurulan iletişim şekline, hasta güvenliği uygulamalarına dikkat ettikleri belirlenmiştir. Yöneticilerin hasta bakımına ilişkin beklentileri; hastanın hemşirelik bakımının verilmesi, tanı ve tedavi işleminin yapılması, hasta güvenliğinin sağlanması, hasta ve yakınıyla iletişim, hasta ve yakınının eğitimi, kayıt ve dokümantasyonun yapılması olarak altı alt tema altında toplanmıştır. Yönetici hemşirelerin hasta bakımını denetlerken çoğunlukla gözlem ve görüşme yaptıkları, hasta kayıtlarını inceledikleri belirlenmiştir. Hasta bakımının denetiminde yaşanan sorunlar; iş yükünün fazlalığı, malzeme- donanım ve insan kaynağı eksikliği, iletişim sorunları, mesleki farkındalık olmaması olarak değerlendirilmiştir. Hasta bakımının etkin denetlenebilmesi için özellikle insan kaynağı eksikliğinin giderilmesi gerektiği üzerinde durulmuştur. Bakımın denetimini sağlamada sorumlu hemşirelerin önemli rolünün olduğu, ancak kendi rolleri dışında görev üstlenmelerinden dolayı bakımın denetimine yeterli zaman ayıramadıkları ve bu konuda iyileştirmelerin yapılması gerektiği üzerinde durulmuştur. Hasta bakımı etkin denetlendiğinde; bunun mesleki açıdan, hasta açısından ve kurumsal açıdan olumlu sonuçları olacağı belirtilmiştir. Araştırma sonucunda; yönetici hemşirelerin, özellikle de sorumlu hemşirelerin bakımın sistematik olarak denetimini yapmaları için farkındalık geliştirmeleri ve bakımın tüm boyutlarını içeren kapsamlı bir değerlendirme formunu kullanmaları gerektiği görülmüştür. Anahtar kelimeler: Hemşirelik, hasta bakımı, bakımın denetimi, form geliştirme, hemşirelik yönetimi

Zehra Üner
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de hemşirelik eğitimi almış hemşirelerin yurt dışındaki çalışma yaşamlarına ilişkin deneyimleri: Nitel araştırma

Bu çalışma, hemşirelik eğitimini Türkiye'de tamamlamış hemşirelerin Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ve İngiltere'deki mesleki deneyimlerini incelemek amacıyla, nitel araştırma yöntemiyle yürütülmüştür. Kartopu örnekleme yöntemiyle her ülkeden 10'ar kişi olmak üzere toplam 30 katılımcıyla çevrim içi bireysel derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, alan yazın incelemesi doğrultusunda geliştirilen yarı yapılandırılmış toplam 12 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış bireysel derinlemesine görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmadaki bireysel görüşmeler, çevrim içi ortamda gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler, MAXQDA 2024 programı kullanılarak içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Bulgular, "yurt dışına çıkma süreci", "yurt dışında yaşamak", "hemşirelerin çalışma koşulları" ve "yurt dışında hemşire olarak çalışmak isteyenlere öneriler" olmak üzere dört ana tema altında toplanmış olup bu ana temaların altında alt temalar ve kodlar şeklinde yapılandırılmıştır. xiv Göç kararında daha iyi mesleki olanaklar ve ekonomik kazanç öne çıkarken; dil yeterliliği, denklik ve kültürel uyum başlıca zorluklar arasında yer almıştır. Katılımcılar, ayrımcılık ve yalnızlıkla bireysel ve kurumsal destek yoluyla baş ettiklerini belirtmişlerdir. Ayrıca görev tanımı, mesleki özerklik ve hasta beklentileri açısından ülkeler arasında belirgin farklılıklar olduğu görülmüştür. Son olarak, hedef ülkeye yönelik mesleki ve sosyal hazırlığın önemi vurgulanmıştır. Katılımcıların anlatımları doğrultusunda, göç deneyiminin yalnızca mekânsal değil, aynı zamanda mesleki ve bireysel dönüşümleri içeren çok katmanlı bir süreç olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, hemşirelerin yurt dışı deneyimlerinin çok boyutlu ve bağlamsal olduğu, bu süreçte karşılaşılan güçlüklerin hem bireysel hem de kurumsal düzeyde ele alınması gerektiği görülmüştür. Araştırma bulgularına dayanarak, yurt dışında çalışmak isteyen hemşireler için rehberlik, destek ve hazırlık süreçlerine yönelik politikaların geliştirilmesi önerilmektedir. Mayıs 2025 , 148. sayfa. Anahtar Sözcükler: Göç Süreci, Hemşire Göçü, Uluslararası Hemşirelik, Hemşirelik Eğitimi

Ayşegül Gürel Ortaç
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Yönetici hemşirelerin krize hazır olma durumlarına ilişkin görüşleri ve yönetici hemşirelerin krize hazır oluş ölçeğinin geliştirilmesi

Bu doktora tez çalışması; yönetici hemşirelerin krize hazır olma durumuna ilişkin görüşlerinin belirlenmesi ve yönetici hemşirelerin krize hazır oluşunu ölçmeye yönelik bir ölçme aracının geliştirilmesi amacıyla, nitel (bireysel derinlemesine görüşme yöntemi) ve nicel (metodolojik yöntem) tasarımla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini birinci aşama olan nitel aşamada 45 yönetici hemşire; ikinci aşama olan nicel aşamada ise 550 yönetici hemşire oluşturmuştur. Birinci aşamada veri toplama aracı olarak "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu"ndan yararlanılırken, ikinci aşamada, 55 maddelik "Yönetici Hemşirelerin Krize Hazır Oluş Ölçeği" taslağı kullanılmıştır. Nitel veriler MAXQDA 2020, nicel veriler ise SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel verilerden, kriz algısı (ani ve beklenmedik olması, belli kalıpları izlemesi, bütüncül bir bakış açısını gerektirmesi, çalışma pozisyonuna göre farklılık arz etmesi, düzenin bozulması), kurumun kriz durumlarına yaklaşımı (kriz öncesi, kriz esnasında ve kriz sonrası) ve yönetici hemşirelerin kriz durumlarına yaklaşımı (yönetici rol ve sorumluluk, hemşire insan kaynakları yönetimi, malzeme/stok yönetimi, fiziksel yapı-donanım yönetimi, iletişim yönetimi, kendini yönetme durumu/kendini güçlendirmek) olmak üzere üç ana tema ve alt tema elde edilmiştir. Araştırmanın nicel aşamasında; oluşturulan 72 maddelik taslak ölçek uzman görüşüne sunulmuş, 5 madde uzman görüşü sonrası çıkarılmış, kapsam geçerlik indeksi ise 0.96 olarak bulunmuştur. Uzman görüşleri ve tez izlem jürisinin önerileri doğrultusunda oluşturulan 55 maddelik taslak ölçeğe açımlayıcı faktör analizi uygulanarak 44 maddelik bir yapı elde edilmiş, sonrasında doğrulayıcı faktör analizi yapılmış ve sonucuna göre uyum iyilik indeksi değerleri Chi-square/df (cmin/df) (1.43), CFI(1,00), NNFI(1,00), NFI(0,99), IFI(1,00), GFI(1,00), SRMR(0.045), RMSEA(0.028) değerlerinin iyi uyum sınırları içinde belirlenmiştir. Ölçeğin zamana karşı güvenilirliği 41 katılımcı ile test tekrar test yöntemiyle değerlendirilmiş, iki ölçüm arasında anlamlı bir fark olmadığı (p>0,05) bulunmuştur. Ölçeğin toplam Cronbach's Alpha değeri 0,975 olarak elde edilmiş olup kriz algısı alt boyutu 0,740, kurumun kriz durumlarına yaklaşımı (kriz öncesi) alt boyutu 0,925, kurumun kriz durumlarına yaklaşımı (kriz anı) alt boyutu 0,937, kurumun kriz durumlarına yaklaşımı (kriz sonrası) alt boyutu 0,966, yönetici hemşirelerin kriz durumuna yaklaşımı (yönetici hemşire) alt boyutu 0,969, olduğu saptanmıştır. Ayrıca ölçek toplamı ve alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir (p<0,01). Araştırmanın sonucunda, çalışmaya katılan yönetici hemşirelerin krize hazır olmak için kriz yönetimi ve hastane afet planlama eğitimlerinin, kriz planlarının hazırlanmasında etkin rol almalarının ve üst yönetim desteğinin önemli olduğunu göstermiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında ise geliştirilen Yönetici Hemşirelerin Krize Hazır Oluş Ölçeği'nin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu ve yönetici hemşirelerin hazır oluşluk düzeyi belirlemek üzere kullanılabileceği saptanmıştır.

Geçerlik
Arzu Kaplanoğlu
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki Suriyelilerin sağlık hizmetlerine erişim deneyimleri

Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de yaşayan Suriyelilerin sağlık hizmetlerine erişim konusundaki görüş ve deneyimlerini derinlemesine incelemektir. Bu çalışma, nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik araştırma yaklaşımıyla tanımlayıcı tasarımda yürütülmüştür. Araştırma, Suriyeli nüfusun yoğun olarak yaşadığı illerden biri olan Adana ilinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine bireysel görüşme tekniği kullanılarak katılımcılarla yüz yüze yapılan görüşmeler sonucunda toplanmıştır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Bu çalışmada, nitel araştırmalarda sıklıkla kullanılan amaçlı örnekleme yöntemlerinden kartopu örnekleme tekniği kullanılmıştır. Toplamda 17 katılımcıyla gerçekleştirilen bireysel derinlemesine görüşmeler sonucunda, veri doygunluğuna ulaşıldığı değerlendirilerek veri toplama süreci tamamlanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, içerik analizi yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme sürecinde Colaizzi (1978) tarafından geliştirilen "tanımlayıcı fenomenolojik analiz yöntemi aşamaları" uygulanmıştır. Yapılan analiz sonucunda "Hastalığa Karşı Tutum", "Sağlık Hizmeti Alırken Karşılaşılan Durumlar" ve "Türkiye-Suriye Sağlık Sistemi Farklılıkları" olmak üzere üç ana tema belirlenmiştir. Katılımcıların sağlık kuruluşlarını tercih etme biçimlerinin hastalığın şiddetine göre değiştiği, katılımcıların tamamının en önemli ortak sorununun iletişim güçlüğü olmakla birlikte; sağlık kurumlarının kalabalık olması, kimlik problemleri (Geçici Koruma Statüsü'nde olmama), sevk işlemleri ve ayrımcılığa uğrama gibi sorunlarında olduğu, sağlık çalışanlarının tutum ve davranışları, randevu sisteminin etkinliği ve sağlık hizmetlerinin sistemli ve ücretsiz olmasından memnuniyet duydukları ve Türkiye'deki sağlık sistemini, Suriye'deki sağlık sistemine kıyasla daha gelişmiş olarak tanımladıkları saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Suriyeli, Göçmen, Sığınmacı, Sağlık Hizmetlerine Erişim, Deneyim

Osman Bilgin
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki uygulamaların hemşire gözlem formunda görünürlüğü ile ilgili hemşire görüşlerinin incelenmesi

Bu tanımlayıcı çalışma, hemşirelerin kayıt tutmak için kullandıkları Hemşire Gözlem Formunun (HGF) ve bu formda yer alan mesleki uygulamaların görünürlüğüne ilişkin hemşire görüşlerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma Ankara büyükşehir belediyesi sınırları içinde bulunan, 500 ve üzeri yatak kapasitesine sahip bir üniversite hastanesi ile bir Sağlık Bakanlığı hastanesinde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini, bu hastanelerde en az 6 aydır çalışan 218 hemşire oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından hazırlanan Tanıtıcı Bilgiler Formu ve Mesleki Uygulamaların Günlük Hemşire Gözlem Formunda Görünürlüğüne İlişkin Hemşire Görüşleri Soru Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, bağımsız örneklem t testi ve ki kare testleri kullanılmış, istatistiksel olarak anlamlı bulunan değerler için etki büyüklüğü hesaplanmıştır. Hasta için yaptığı uygulamaların kayıtlarda tamamen görünür olduğunu düşünen hemşire oranı %48,6 olarak bulunmuştur. Hemşirelerin yaptıkları ancak kaydetmedikleri ve diğer formlarda yer almayan uygulamaların %51'i kompleks fizyolojik, %25'i temel fizyolojik uygulamalardan oluşmaktadır. Hemşirelerin bireysel olarak "her zaman" kaydettiklerini ifade ettikleri ilk üç uygulama; vital bulguların değerlendirilmesi (%98,2), düşme riski değerlendirmesi (%93,3) ve intravenöz sıvı takibidir (%92,2). En az kaydettiklerini ifade ettikleri uygulamalar ise boş zaman aktivitelerini değerlendirme (%53,1), sosyal destek görme gereksinimini değerlendirme (%53,5) ve cinsel fonksiyonların değerlendirilmesidir (%55,6). Araştırmanın bulgularına göre hemşirelerin gözlem formundaki görünürlüğünü arttırmaya yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Hasta takibiHemşirelerHemşirelik+2
Yıldız Erdat
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Onkoloji hemşirelerinin dillendirme davranışları ve belirleyicisi olarak örgütsel güven ve yapısal güçlendirme algıları

. Bu tanımlayıcı ilişkisel araştırma, onkoloji hastanesinde çalışan hemşirelerin dillendirme davranışı ve belirleyicisi olarak örgütsel güven ve yapısal güçlendirmeye yönelik algılarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Ankara il sınırları içinde bulunan onkoloji hastalarına hizmet veren bir onkoloji eğitim-araştırma hastanesi ve bir üniversite onkoloji hastanesinde yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini bu hastanelerde en az altı aydır çalışan ve yataklı servislerde bakım hizmeti sunan 232 hemşire oluşturmuştur. Veriler, Tanıtıcı Bilgiler Formu, Dillendirme Davranışları Değerlendirme Formu, İşgören Sesliliği Ölçeği, Örgütsel Güven Ölçeği ve Yapısal Güçlendirme Ölçeği ile toplanmıştır. Verilen analizlerde ortalama, standart sapma, sayı ve yüzde, ortanca, One-way Anova ve bağımsız örneklem t testi testleri kullanılmış̧, iş gören sesliliği, örgütsel güven ve yapısal güçlendirme arasındaki ilişki için Pearson korelasyon katsayısına bakılmıştır. Ölçekler üzerindeki değişkenlerin etkilerinin incelenmesinde çok değişkenli doğrusal regresyon testi kullanılmıştır. Hemşirelerin, işgören sesliliği puan ortalamaları (x̄=21,71±6,07) ile yüksek düzeydedir ve %48,3'ü sorunları/düşüncelerini yöneticilerine ya da diğer sağlık personeline bazen dillendirebilmektedir. Hemşirelerin %68,1'i çalışma arkadaşlarının hasta güvenliğini tehdit eden sorunlarını/düşüncelerini yöneticilere ya da diğer sağlık personeline bazen dillendiremediğini düşünürken, %57,8'i sorunların/düşüncelerin dillendirilmesi gereken yerlerde dillendirilmediğini belirtmiştir. Hemşirelerin işgören sesliliği puanı yaş, çalışılan hastane türü, klinikte çalışma süresi ve haftada çalışma süresi açısından farklılık göstermektedir. Hemşirelerin işgören sesliliği ile örgütsel güven ölçeği toplam puanı (r=0,758) ve yöneticiye güven alt boyutu (r=0,719) arasında pozitif yönde güçlü bir ilişki var iken, işgören sesliliği ölçeği puanı ile yapısal güçlendirme alt boyutlarından destek alt boyutu (r=-0,157), kaynağa erişme alt boyutu (r=-0,158) ve iş aktiviteleri (r=-0,132,) alt boyut puanları arasında negatif yönde zayıf bir ilişki bulunmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre, hemşirelerin dillendirme davranışlarında örgütsel güven ile yapısal güçlendirme alt boyutlarından bilgiye erişme ve kaynağa erişmenin belirleyici etkisinin olduğu, ancak bu etkinin düşük olduğu saptanmıştır. Hemşireler ayrıca en çok 'yöneticilerin olumsuz tutumları'nı düşüncelerini dillendirmeme nedeni olarak belirtirken, en çok 'bireysel nedenler'i dillendirmeyi kolaylaştıran faktör olarak ifade etmiştir. Araştırma bulgularına göre hemşirelerin dillendirme davranışlarını geliştirici uygulamalar ve çalışma ortamının düzenlemesine yönelik, önerilerde bulunulmuştur.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+6
Özge Gençer
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin sağlık kayıtlarında güvenlik, gizlilik ve mahremiyet uygulamalarına ilişkin görüşleri

Bu çalışma sağlık kayıtlarında güvenlik, gizlilik ve mahremiyet (SKGGM) uygulamalarını etkileyen faktörler ve çözüm önerilerine ilişkin hemşire görüşlerinin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı ve tanımlayıcı-fenomenolojik olmak üzere sıralı açıklayıcı tasarımda gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın nicel bölümü tanımlayıcı araştırma olarak tasarlanmıştır. 272 hemşire örneklemde yer almıştır. Veriler Ekim-Aralık 2019 tarihlerinde "Tanıtıcı Bilgiler Formu" ve "Sağlık Kayıtlarının Güvenlik, Gizlilik ve Mahremiyetine İlişkin Hemşire Görüş Formu" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. Çalışmanın nitel bölümü tanımlayıcı-fenomenolojik araştırma olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın örnekleminde 21 hemşire yer almıştır. Veriler Aralık 2019 tarihinde odak grup görüşmesi yöntemiyle "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Soruları" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesi için yapılan içerik analizinde verilerin kavramlaştırılması ve temaların ortaya çıkarılması sağlanmıştır. Nicel bulgulardan elde edilen başlıca sonuçlar; hemşirelerin şifre güvenliğine yeteri kadar uymadığı, günlük işleyişte hasta bilgilerinin gizliliğinin ve mahremiyetinin sağlanması için gerekli tüm tedbirleri almadıkları yönündedir. Hemşirelerin yarıya yakını çalıştıkları hastanede SKGGM'nin sağlanması açısından hemşirelerin birincil derecede sorumlu olduğunu düşünmektedir. Hemşirelerin çalıştıkları kurumda sağlık kayıtlarının güvenliğinin sağlanması konusunda yaşlarına, kurumdaki süreye, çalıştıkları kliniğe ve eğitim alma durumlarına göre farklılık vardır. Gizliliğinin sağlanması konusunda çalıştıkları pozisyona ve eğitim alma durumuna göre farklılık vardır. Mahremiyetinin sağlanması konusunda çalıştıkları kliniğe ve eğitim alma durumlarına göre farklılık vardır. Görüşmelerden elde edilen sonuçlar, hemşirelerin sağlık kayıtlarının güvenliğinin sağlanmasıyla ilgili olarak erişim güvenliği, fiziki güvenlik ve idari güvenlik konularına, gizliliğin sağlanmasında ise sağlık çalışanlarının davranışlarına odaklandıklarını göstermektedir. Hemşireler sağlık kayıtlarının mahremiyetinin sağlanmasıyla ilgili olarak kurumsal düzenlemeler, hastane çalışanlarının davranışları ile hasta/hasta yakınlarının davranışları konularına odaklanmışlardır. Hemşirelere göre SKGGM'nin sağlanması için öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemeler yapılması, etik anlayışının güçlendirilmesi, çalışanların eğitim alması, teknolojinin uygun kullanımına ilişkin düzenlemeler ve kontrolünün sağlanması, yönetsel düzenlemelerin yerine getirilmesi ve olay bildirim sisteminin sağlık kayıtları detayında özelleştirilmesi önemlidir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda yönetici hemşireler, sağlık kuruluşları, meslek örgütleri ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

GizlilikGüvenlikHemşireler+5
Gamze Karaköse
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici hemşirelerin hemşireleri güçlendirmeye yönelik görüşlerinin incelenmesi

Amaç: Gücün yönetici hemşirelerce nasıl kullanıldığı ve güçlendirme sürecinde yönetici hemşirelerin algı ve deneyimlerinin nasıl olduğunun ortaya çıkarılması önemlidir. Çalışmanın amacı; yönetici hemşirelerin hemşireleri güçlendirmeye yönelik görüşlerini incelemektir. Yöntem: Nitel araştırma yöntemlerinden yorumlayıcı fenomenoloji araştırması olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Yönetimi'ne bağlı 20 yönetici hemşire oluşturmuştur. Veriler Nisan 2017 tarihinde odak grup görüşmesi yöntemiyle 'Tanıtıcı Bilgi Formu' ve 'Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu' kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesi için yapılan içerik analizinde ve verilerin kavramlaştırılması ve temaların ortaya çıkarılması sağlanmıştır. Tematik kodlama yaparken iç tutarlılık ve dış tutarlılık göz önünde bulundurulmuştur. Araştırmanın yürütüldüğü hastanenin yönetiminden, üniversitenin etik kurulundan ve araştırmaya katılan yönetici hemşirelerden yazılı izin alınmıştır. Bulgular: Yönetici hemşirelerin hemşirelere daha çok mesleki gelişim ve ilerleme fırsatı sunarak yapısak güçlendirmeyi destekledikleri, bununla beraber iş motivasyonunu artırmak için kaynak, bilgi ve destek sağladıkları saptanmıştır. Ayrıca yapısal güçlendirme adına yönetici hemşirelerde yasal güçsüzlük ve örgütsel güçsüzlük algısı ortaya çıkmıştır. Yönetici hemşirelerin psikolojik güçlendirmesine yönelik bulgularda anlamlılık boyutunda mesleki güçsüzlük algısı mesleki güçlendirme algısından daha ön plana çıkmıştır. Ayrıca yönetici hemşirelerin psikolojik güçlendirmenin yeterlilik ve özerklik boyutlarında da çalışan hemşireleri yeterli güçlendirmediği, yetki sınırlamasının olduğu ve yönetime katmada yetersiz oldukları görülmüştür. Yönetici hemşirelerin hasta güvenliği ve performans değerlendirmede çalışanları yeterli güçlendirmediği ortaya çıkmıştır. Sonuç: Yönetici hemşirelerin çalışan hemşireleri psikolojik ve yapısal güçlendirmeye yönelik girişimlerinin olduğu fakat bu girişimlerin güçlendirme adına yetersiz kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Etkili güçlendirmenin yapılabilmesi için yönetici hemşirelerin de daha bağımsız kararlar alması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Yönetici hemşireler; güçlendirme; yapısal güçlendirme; psikolojik güçlendirme

GüçlendirmeHemşirelerHemşirelik+3
Dilek Ertürk
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji kabul modeli ölçeğinin Türkçeye uyarlanması: Geçerlik güvenirlik çalışması

Amaç: Bu araştırmanın amacı; Teknoloji Kabul Modeli Ölçeği (Technology Acceptance Model Scale)' nin Türkçe geçerli ve güvenilir bir araç olup olmadığını araştırmaktır. Yöntem: Metadolojik tipte olan çalışma, bir üniversite hastanesinde Mart 2019- Ağustos 2019 tarihleri arasında yürütülmüştür. Örneklemi çalışmaya katılmayı kabul eden 253 hemşirenin oluşturduğu bu çalışmada veriler Teknoloji Kabul Modeli Ölçeği ile toplanmıştır. Çalışmadaki verilerin geçerliğinin değerlendirilmesinde dil, kapsam ve yapı geçerliği ve güvenirliğinin değerlendirilmesinde ise test tekrar test ve iç tutarlılık analizi yapılmıştır. Bulgular: Teknoloji Kabul Modeli Ölçeği'nin dil geçerliği için çevirisi yapılmıştır. Kapsam geçerliği için 14 uzmandan görüş alınmış ve kapsam geçerlik indeks değerlerinin 0,80–1,00 arasında değiştiği bulunmuştur. Yapı geçerliğini sağlamak için Doğrulayıcı Faktör Analizi kullanılmıştır. Elde edilen değerlere göre RMSEA 0.068; NFI 0.91; CFI 0.949; χ2/df ise 2.176'dır. Ölçeğe iki hafta arayla test tekrar test analizi yapılarak zamana göre değişmezliği değerlendirilmiştir. Bu analizde Pearson Momentler Çarpımı korelasyon katsayısı sonucuna anlamlı bir uyum olduğu gözlenmiştir (r:0.926, p:0.001). Sonuç: Teknoloji Kabul Modeli Ölçeği Türk toplumunda kullanılması için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıdır. Anahtar Kelimeler; Bilişim, elektronik sağlık kaydı, algılanan yararlılık, algılanan kullanım kolaylığı, geçerlik, güvenirlik

Bilişim sistemleriGüvenilirlik ve geçerlilikHastane bilgi sistemleri+5
Yeşim Parlak
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Acil servisteki sağlık çalışanlarının hasta güvenliği tutumu ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Amaç: Acil servisteki sağlık çalışanlarının (hekim, hemşire, acil tıp teknisyeni ve personel) hasta güvenliği tutumunu ve etkileyen faktörleri belirlemektir. Yöntem: Araştırma, İzmir'de bir üniversite hastanesinin yetişkin ve çocuk acil servislerinde Mayıs 2019 ile Temmuz 2019 tarihleri arasında çalışmayı kabul eden 72 hemşire, 36 hekim, 15 acil tıp teknisyeni ve 28 personel olmak üzere toplam 151 sağlık çalışanıyla gerçekleştirilmiştir. Tanımlayıcı tipte olan bu çalışmada veriler "Birey Bilgi Formu" ve "Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği" ile toplandıktan sonra SPSS STATISTIC 22.0 paket programı kullanılarak araştırma sorularına yönelik istatistiksel analizler yapılmıştır. Önem testlerinden parametrik test varsayımlarına uyan iki bağımsız grup karşılaştırmasında independent t testi, bağımsız çok grup karşılaştırmalarında ise tek yönlü ANOVA kullanılmıştır. Parametrik test varsayımlarının karşılanmadığı durumlarda ise Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis testleri uygulanmıştır. Çoklu karşılaştırmalarda anlamlı fark bulunduğunda ise LSD ve Bonferroni düzeltmeli ikili karşılaştırması yapılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan sağlık çalışanlarının Hasta Güveniliği Tutum Ölçeği'nden aldıkları toplam puan ortalamasının 146.39±24.87 olduğu saptanmıştır. Ölçek alt boyutları incelendiğinde, en yüksek puan ekip çalışması alt boyutuna (41.47±7.51), en düşük puan ise stresi tanımlama alt boyutuna (13.87±3.93) aittir. Güvenlik iklimi alt boyutu ile sağlık çalışanlarının mesleği, eğitim düzeyi, meslekte çalışma yılı ve acilde çalışma yılı değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Hasta güvenliği konusunda eğitim alıp almama ve kendini yeterli bulup bulmama değişkenlerine göre iş doyumu, ekip çalışması, güvenlik iklimi, yönetim algısı, çalışma koşulları alt boyutları ve ölçek toplamı arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Sonuç: Acil servisteki sağlık çalışanlarının hasta güvenliği tutumlarının orta düzeyde olumlu olduğu belirlenmiştir. Tüm sağlık çalışanlarının hasta güvenliği tutumlarının artırılması için hasta güvenliği konusundaki eğitim ihtiyaçlarının değerlendirilerek eğitim programlarının düzenlenmesi ve yapılan eğitimlerin tekrarlanması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler; Hasta güvenliği, hasta güvenliği kültürü, tutum, acil servis.

Acil servis-hastaneAcil tıpGüvenlik kültürü+4
Canet Ömerosman
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Servis sorumlu hemşirelerinin dönüşümcü liderlik uygulamalarının incelenmesi

Bu araştırma; hastanede çalışan servis sorumlu hemşirelerinin (SSH) dönüşümcü liderlik (DL) uygulamalarının incelenmesi amacıyla planlanmış olan tanımlayıcı araştırma tipinde bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini, Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan, araştırmaya katılmaya gönüllü 218 klinik hemşiresi, 17 SSH ve 5 üst düzey yönetici hemşire oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak, "Tanıtıcı Bilgilere Yönelik Anket Formu" ve "Liderlik Uygulamaları Envanteri (LUE)" kullanılmıştır. Kouzes ve Posner (2003) tarafından geliştirilen, Duygulu (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan LUE "Öz Değerlendirme" ve "Gözlemci Değerlendirme" formu, beş liderlik uygulaması ve 30 maddeden oluşmaktadır. Envanterde beş temel liderlik davranışı; "Yol Göstermek", "Ortak Bir Vizyon Oluşturmak", "Süreci Sorgulamak", "Personeli Gelişimi Konusunda Cesaretlendirmek", "İzleyenlerinin Başarılarını Kutlayarak Cesaretlendirmek" incelenmektedir. SSH'lerin kendilerini değerlendirirken LUE "Öz Değerlendirme" formu; astı, akranı ve üstü SSH'lerini değerlendirirken LUE "Gözlemci" formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde, ortalama, standart sapma, yüzdelik, tek yönlü varyans analizi, t testi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, SSH'lerin "LUE" genel puan ortalamasının orta düzeyde olduğu, "Personeli Gelişimi Konusunda Desteklemek" alt boyutunun puan ortalamasının diğer alt boyutlardan daha yüksek olduğu saptanmıştır. SSH'lerin "LUE" puan ortalamaları, değerlendiren gruplara göre incelendiğinde, üstlerinin değerlendirmelerinin en yüksek olduğu, daha sonra sırasıyla kendi, akranı ve astının değerlendirmelerinin geldiği belirlenmiştir. Astların yaşı, mezun oldukları okullar ("Süreci Sorgulamak" liderlik uygulaması hariç), kurumda çalışma sürelerine ve çalıştıkları bölümlere göre SSH'lerinin liderlik uygulamalarını değerlendirmelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, SSH'lerin DL uygulamalarını orta düzeyde uyguladıkları, liderlik becerilerini geliştirmeye ihtiyaç duydukları sonucuna ulaşılmış olup liderlikle ilgili hizmet içi eğitim programları ve sürekli eğitimlerin desteklenmesi önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Liderlik; Yönetici Hemşireler; Hemşirelik Yönetimi; Hemşire Yöneticiler; Dönüşümcü Liderlik; Servis Sorumlu Hemşiresi.

Dönüşümcü liderlikDönüşümcü liderlikHemşireler+5
Emel Arslan
Ege University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Mentorluk yetkinliğini değerlendirme ölçeği'nin Türkçeye uyarlanması: Geçerlik ve güvenirliğinin incelenmesi

Metodolojik çalışma, Fleming ve arkadaşları (2013) tarafından geliştirilen Mentorluk Yetkinliğini Değerlendirme Ölçeği'ni (Mentoring Competency Assesment-MCA) Türkçe'ye uyarlamak üzere geçerlik ve güvenirliğini test etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü'ne bağlı olan tüm fakülte ve yüksekokullarda görev yapan 161 danışan ve 165 mentor ile yüzyüze görüşülerek Kasım 2015-Kasım 2016 tarihleri arasında yürütülmüştür. Veriler, Mentorluk Yetkinliğini Değerlendirme Ölçeği (Özdeğerlendirme ve Danışanın Değerlendirmesi) kullanılarak toplanmıştır. Araştırma verilerinin geçerliğinin değerlendirmesinde dil geçerliliği, kapsam geçerliliği, yapı geçerliği ve güvenirliğin değerlendirmesinde ise iç tutarlılık ve test-tekrar test analizi kullanılmıştır. Mentorluk Yetkinliğini Değerlendirme Ölçeği' nin dil geçerliği için Türkçe'ye çevirisi ve geri çevirisi yapılmıştır. Kapsam geçerliğinin sağlanmasında 11 uzmanın görüşüne başvurulmuştur. Kapsam Geçerlik İndeksi danışan formu için .82, mentor formu için .84 bulunmuştur. Yapı geçerliğinin sağlanmasında Doğrulayıcı Faktör Analizi kullanılmıştır. Yapılan bu analizde Mentorun Özdeğerlendirmesi Formu'nda uyum indeksleri, χ2=549.18, X2/sd= 1.93, RMSEA=0.075, CFI=0.95, NNFI=0.94 ve NFI=0.91 ve Danışanın Mentorunu Değerlendirmesi Formu'nda ise χ2=621.56, X2/sd=2.19, RMSEA=0.086, CFI=0.98, NNFI=0.99 ve NFI=0.97 olarak bulunmuştur. Güvenirliğin sağlanmasında ölçeğin genelinin Cronbach α güvenirlik katsayısı danışan formu için .92, mentor formu için ise .98 olarak bulunmuştur. Ölçeğin zamana göre değişmezliğini değerlendirmek için iki-üç hafta ara ile yapılan test-tekrar test analizinde Intra Class Korelasyon katsayısına bakılmıştır. Bu analize göre yüksek düzeyde, pozitif, anlamlı bir uyum olduğu belirlenmiştir (r=.97, p=0.0001). Sonuç olarak, "Mentorluk Yetkinliğini Değerlendirme Ölçeği", orijinal ölçekle benzer bir yapıya sahip ve Türk Toplumu için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıdır.

Güvenilirlik ve geçerlilikKoçlukMentorluk+2
Hatice Çamveren
Ege University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin sosyal baskınlık yönelimleri ve örgütsel güvenle ilişkisi

Amaç: Hemşirelerin sosyal baskınlık yönelimleri ve örgütsel güvenle ilişkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir araştırmadır. Çalışma, Mart-Mayıs 2018 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Araştırmanın evrenini, Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi'nde çalışmakta olan hemşireler oluşturdu (N=298). Araştırmanın örneklemini, 219 hemşire ve yönetici hemşire oluşturmaktadır. Araştırmaya katılmayı kabul eden hemşirelerden yüz yüze görüşme yöntemi ile veriler toplandı. Veri toplama araçları olarak; Kişisel Bilgiler Formu, Sosyal Baskınlık Yönelimi Ölçeği (SBYÖ), Örgütsel Güven Ölçeği (ÖGÖ) kullanıldı. Verilerin analizinde, sayı, yüzde, ölçeklerin alt boyut ortalama ve standart sapmaları, hesaplandı. Ölçeklerin Cronbach alfa değerlerine bakıldı, iki ölçek puanları arasında kolerasyon analizi yapıldı. Ölçek puanlarıyla hemşirelerin demografik özellikleri arasında ilişkiyi belirlemek için Ki-kare, Mann Whitney U testleri kullanıldı. Bulgular: Hemşirelerin SBY ölçeği ortalaması 50,18±16,91 olarak bulundu. Hemşirelerin ÖGÖ alt boyut ortalamaları; yöneticiye güven 3,96±1,08, kuruma güven 3,25±1,15, çalışma arkadaşlarına güven ortalaması ise 4,54±0,84 olarak belirlendi. Sosyal baskınlık yönelimi ile yöneticiye güven ve çalışma arkadaşlarına güven arasında anlamlı bir ilişki görülmezken, kuruma güven ile arasında pozitif yönde zayıf anlamlı bir ilişki bulundu (r=0,151, p<0,05). Sonuç ve Öneriler: Araştırmaya katılan hemşirelerin orta düzeyde SBY izledikleri; yaş, eğitim düzeyi arttıkça SBY puanlarının da artığı gözlendi. Beklenildiği gibi, erkek hemşirelerin SBY puan ortalamaları ile kadınların SBY puan ortalamaları arasında anlamlı fark görüldü. Hemşirelerin ÖGÖ puan ortalamaları literatüre oranla düşük saptandı. Hemşirelerin en fazla çalışma arkadaşlarına, en az da kuruma güvendikleri görüldü. Anahtar kelimeler: Sosyal baskınlık yönelimleri, örgütsel güven, HemĢirelik

Hastane hemşireleriHastane yönetimiHemşireler+5
Ali Kaplan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Kanıta dayalı hemşirelik yönetimi uygulamalarının hemşire iş doyumu örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti üzerine etkisi

Amaç: Yeniliğin Yayılımı Teorisi ve PARIHS kavramsal çerçevesinin rehberliğinde yürütülen kanıta dayalı hemşirelik yönetimi uygulamalarının, hemşirelerin iş doyumu, örgütsel bağlılığı ve işten ayrılma niyeti üzerine etkisini incelemektir.Yöntem: Yarı deneysel, tek grup öncesi-sonrası, tekrarlı ölçüm tasarımı kullanılan araştırma, Uluslararası Birleşik Komisyon tarafından akredite edilmiş 127 yataklı bir özel hastanede yürütülmüştür. Bu araştırmada, uygulanan girişim, yönetici hemşirelerin, hemşirelerin iş doyumu ve örgütsel bağlılıklarını artırmak ve işten ayrılma niyetlerini azaltmalarını sağlamak üzere, kanıta dayalı karar vermelerinin kolaylaştırılmasıdır. Bunun için hemşire iş doyumu, örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti ile ilgili çalışmalar özetlenmiş, yönetici hemşirelerle birlikte oluşturulan kanıta dayalı önerilerin uygulanmasını kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılmıştır. Girişim öncesi, girişimin 5. ve 10. aylarında üç ayrı ölçüm yapılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Minnesota İş Doyumu Ölçeği ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca 12 yönetici hemşireden bu sürece ilişkin yazılı geribildirim alınmıştır. Her üç ölçümde anketleri yanıtlayan 58 hemşire araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Verilerin analizi tekrarlı ölçümlerde varyans analizi, iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi ve Cochrane Q testi ile yapılmıştır.Bulgular: Hemşirelerin içsel, dışsal ve genel doyum düzeylerinde girişim sonrası 5. ay ve 10. aylarda, normatif bağlılıklarında ise girişim sonrası 10. ayda iyileşme saptanmış; duygusal bağlılık, devam bağlılığı boyutları ile hemşirelerin işten ayrılma niyetleri açısından üç ölçüm arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yönetici hemşireler, üniversite-hastane işbirliğinden ve kanıta dayalı önerilerden yararlandıklarını belirtmişlerdir.Sonuç: Hemşirelikte yaşanan insangücü sorunlarının çözümü ve hemşirelik yönetiminde teori ile uygulama arasındaki boşluğun giderilmesi için yönetici ve akademisyen hemşirelerin işbirliğine gereksinim vardır.

HemşirelikYenilikYönetim+3
Havva Arslan Yürümezoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı kuşaklardaki hemşirelerin meslekten ve işten ayrılma niyetleri ile iş doyumlarının incelenmesi

Amaç: Yönetici hemşirelerin, işten ayrılmaları önlemek için yapacakları planlamalara yol gösterici bilgiler sağlamak üzere yapılan bu çalışmanın amacı, farklı kuşaklardaki hemşirelerin meslekten ve işten ayrılma niyetleri ile iş doyumlarının incelenmesidir.Gereç ve Yöntem: Bu araştırma, Nisan- Haziran 2011 tarihleri arasında İzmir ili sınırları içinde yer alan bir üniversite ve iki Sağlık Bakanlığı hastanesinde çalışan; Büyük Bebek Patlaması Kuşağı (1946-1964 doğumlular), X Kuşağı (1965-1980 doğumlular) ve Y Kuşağı'nı (1981-2000 doğumlular) temsil eden 973 hemşire ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, sosyo-demografik, çalışma özellikleri ve ayrılma niyeti soru formu ile İş Doyum Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, tanımlayıcı istatistikler, ki-kare analizi, bağımsız gruplarda tek yönlü varyans analizi (ileri analiz olarak Tukey HSD) kullanılmıştır.Bulgular: Araştırmaya katılan hemşirelerin , %5.3'ü Büyük Bebek Patlaması Kuşağı'nda, %50.5'i X Kuşağı'nda ve %44.2'si Y Kuşağı'ndadır. Y Kuşağı'nın meslekten ve işten ayrılma niyetleri Büyük Bebek Patlaması ve X Kuşağı'ndan daha yüksek iken; Büyük Bebek Patlaması Kuşağı'nın genel iş doyum ve altı alt boyut doyum düzeylerinin X ve Y Kuşağı'ndan daha yüksek olduğu bulunmuştur. X Kuşağı'nın ise, ücret alt boyutunda en düşük doyum düzeyine sahip olduğu saptanmıştır.Sonuç: Araştırmada, Y Kuşağı hemşirelerinin meslekten ve işten ayrılma niyetleri; Büyük Bebek Patlaması Kuşağı'nın ise iş doyum düzeyleri diğer kuşaklardan yüksek bulunmuştur. Hemşirelerin kurumda ve meslekte kalmalarını sağlayacak ve iş doyumlarını arttıracak stratejilerin belirlenmesinde bu özelliklerin dikkate alınması önerilmiştir.Anahtar Sözcükler: Kuşaklar, Hemşirelik, Ayrılma Niyeti, Meslekten Ayrılma, İşten Ayrılma, İş Doyum.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği KonferansıHemşirelerHemşirelik+2
Sevda Şen Bezirci
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Tıbbi hatalarda tutum ölçeğinin geliştirilmesi

TIBBİ HATALARDA TUTUM ÖLÇEĞİNİN GELİŞTİRİLMESİDilek GüleçDr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesidgulec.11@hotmail.comÖZETAmaç: Çalışma, hekim ve hemşirelerin tıbbi hatalarda tutumlarını belirlemek üzere "Tıbbi Hatalarda Tutum Ölçeği"nin geliştirilmesi amacıyla metodolojik olarak gerçekleştirilmiştir.Yöntem: Çalışma, bir eğitim ve araştırma hastanesinde yapılmış olup, araştırmanın örneklemine, araştırmanın yapıldığı hastanede Ocak -Aralık 2012 tarihleri arasında 80 hekim ve 207 hemşire alınmıştır (N: 287). Test tekrar test güvenirliği için aynı örneklem grubundan 65 kişiye üç hafta sonra tekrar test uygulanmıştır. Araştırmanın verileri sosyo-demografik özellikler ve 19 maddelik "Tıbbi Hatalarda Tutum Ölçeği" taslak formu ile toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler, kodlanarak bilgisayar ortamında geçerlik ve güvenirlik analizleri kapsamında sayı, yüzde, korelasyon analizi, faktör analizi, Cronbach Alfa katsayısı ve bağımsız gruplarda iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi kullanılarak değerlendirilmiştir.Bulgular ve Sonuç: Araştırmaya katılanların %45.3'ü 31-40 yaş grubundadır ve yaş ortalaması =36.9 (SS:8.0)'dur. Katılımcıların %78'i kadın, %72.1'i hemşire ve %29.6'sı uzman hekim, %35.9'u lisans mezunudur. Katılımcıların %26.5'i dahiliye kliniğinde, %72.5'i gündüz-gece ve %87.1'i haftada 45 saat ve üzeri çalışmaktadır. Araştırmacı tarafından 20 maddelik ölçek havuzu oluşturulmuştur. Kapsam geçerliği için 19 uzmanın görüşüne başvurulmuş ve alınan geri bildirimler sonrasında madde sayısı 19 olarak belirlenmiştir. Yapı geçerliği için doğrulayıcı faktör analizi sonucunda güvenirlik katsayıları .25'in altında olan üç madde ölçekten çıkarılmıştır. Tıbbi hatalarda tutum ölçeğine 16 madde olarak son şekli verilmiş ve üç faktörde toplanmıştır. Faktörler tıbbi hata algısı, tıbbi hataya yaklaşım ve tıbbi hata nedenleridir. Tüm maddelerin madde toplam puan korelasyon katsayıları .35 ile .56 arasında, pozitif yönde ve istatistiksel olarak çok anlamlı düzeyde bulunmuştur. Ölçeğin Cronbach alfa güvenirlik katsayısı tüm ölçek için ? = .75'tir. Araştırmada test tekrar test güvenirlik katsayısı .91 olup, iki ölçüm puanları arasında pozitif yönde, güçlü ve istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, "Tıbbi Hatalarda Tutum Ölçeği"nin geçerlik ve güvenirliği yüksek, hekim ve hemşirelerin tıbbi hatalarda tutumlarını belirlemede yeterli bir ölçme aracı olduğu bulunmuştur.Anahtar kelimeler: Hekim, Hemşire, Tıbbi hata, Tutum, Ölçek geliştirme

DoktorlarHemşirelerHemşirelik+3
Dilek Güleç
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuklara yönelik perioperatif güvenli cerrahi kontrol listesi kullanımının komplikasyon gelişimine etkisi

Amaç: Araştırma, bir üniversite hastanesinin çocuk cerrahi kliniğinde perioperatif güvenli cerrahi kontrol listesi kullanımının komplikasyon gelişimine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Kesitsel ve tanımlayıcı türdeki araştırmanın örneklemine, bir üniversite hastanesinin çocuk cerrahi kliniğinde ameliyat olan 0-16 yaş arası hastalar alınmıştır (n=469). Veriler 'Hasta Bilgi ve Komplikasyon Formu,' Ameliyat Öncesi Dönem Güvenli Cerrahi Kontrol Listesi Formu,' 'Ameliyathane Güvenli Cerrahi Kontrol Listesi Formu' ve Ameliyat Sonrası Dönem Güvenli Cerrahi Kontrol Listesi Formu' ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzde, ki kare ve Fisher kesin ki-kare testi kullanılmıştır. Çalışmada, 117 hastaya güvenli cerrahi kontrol listesi perioperatif dönemde (ameliyat öncesi, ameliyat sırası ve sonrası) uygulanmıştır. 100 hastaya hiçbir aşamada güvenli cerrahi kontrol listesi uygulanmamıştır. Kayıtlardan, veri toplanmasından önceki dönemde ameliyat olan 252 hastanın verileri elde edilmiştir. Bulgular: Hastalarda gelişen komplikasyon oranı; güvenli cerrahi kontrol listesi uygulananlarda %4.3, kontrol listesi uygulanmayanlarda %14.0, kontrol listesi kullanımından önceki dönemde ameliyat olanlarda ise %10.7 olarak bulunmuştur. Güvenli cerrahi kontrol listesi uygulanan ve uygulanmayan hastalarda gelişen komplikasyonlar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0.011). Ayrıca, güvenli cerrahi kontrol listesi uygulanan hastalar ve kontrol listesi kullanımından önceki dönemde ameliyat olan hastalarda komplikasyon sayıları arasındaki fark da istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0.028). Sonuç: Güvenli cerrahi kontrol listesi kullanımı çocuklarda görülen komplikasyon oranını azaltmaktadır. Hastanelerde çocuklara yönelik güvenli cerrahi kontrol listesinin oluşturulması ve uygulanması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Güvenli cerrahi, çocuk cerrahisi, kontrol listesi, komplikasyon.

CerrahiCerrahi tedaviKomplikasyonlar+2
Neriman Turan Mantar
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Hekim ve hemşirelerin hata raporlama engelleri

Amaç: Çalışma, hekim ve hemşirelerin tıbbi hataları raporlama engellerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Fenomenolojik yaklaşım kullanılarak yapılan bu araştırma, bir eğitim ve araştırma hastanesinde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklem grubu kurumda çalışmakta olan hekim ve hemşirelerden, amaçlı örneklem yöntemlerinden biri olan kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi ile seçilmiştir. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından oluşturulan sosyodemografik özelliklere ilişkin bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu ile hekim ve hemşirelerle derinlemesine bireysel görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Görüşmeler veri doygunluğu sağlandıktan sonra sonlandırılmış, sekiz hekim ve 15 hemşire olmak üzere toplam 23 görüşme yapılmıştır. Görüşmelerin tamamı, görüşmecilerden izin alınarak ses kayıt cihazına kaydedilerek yapılmış, elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın geçerlik ve güvenirliğini artırmak için verilerin iki uzman kişi tarafından da kontrol edilmesi sağlanmıştır. Veriler, uzmanlar ve araştırmacı tarafından yeniden düzenlenmiştir. Daha sonra tüm veriler temalara göre yorumlanarak rapor haline getirilmiştir. Bulgular: Çalışmada, hekim ve hemşirelerin bir tıbbi hatayla karşılaştıklarında ya da tanık olduklarında hata raporlamaktan çekindikleri ve raporlamamayı tercih ettikleri görülmüştür. Hata raporlama engelleri incelendiğinde, "korku", "yönetimin tutumu", "sistemle ilgili engeller" ve "çalışanların hata algısı" olmak üzere dört ana tema ortaya çıkmıştır. Sonuç: Bu çalışmanın sonucu, tıbbi hataların önlenmesinde hekim ve hemşirelerin tıbbi hata raporlama engellerini tanılamanın önemini göstermektedir. Hataların önlenmesinde çalışanların tıbbi hata ve hasta güvenliği konularında bilgilerinin desteklenmesi, etkin bir bildirim sistemi kullanılması, kurumlarda bildirim kültürünün oluşturulması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Hekim, Hemşire, Tıbbi Hata, Hata Raporlama, Hasta Güvenliği, Hata Raporlama Engelleri

DoktorlarHasta güvenliğiHasta güvenliği+5
Dilek Soydemir
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ameliyathane çalışanlarının hasta güvenliğine ilişkin tutumları ve etkileyen faktörler

Amaç: Bu çalışmanın amacı, ameliyathane çalışanlarının hasta güvenliğine ilişkin tutumlarının ve etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tasarımda yürütülen araştırma Mart 2014- Haziran 2015 tarihleri arasında İzmir'deki Üniversite Hastaneleri ve Eğitim Araştırma Hastanelerinde yürütülmüştür. Araştırma örneklemini bu hastanelerin ameliyathane biriminde çalışan; cerrahi anabilim dalı öğretim üyeleri ve asistanlar, hemşireler, anestezi teknikerleri olmak üzere toplam 477 kişi oluşturmuştur. Veriler Sosyodemografik ve Çalışma Özelikleri Formu ile Güvenlik Tutumları Ölçeği (GTÖ) (Ameliyathane Versiyonu) veri toplama araçları ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde bağımsız gruplarda t testi, bağımsız gruplarda tek yönlü varyans analizi ve ileri analiz için scheffle analizi ve çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Ameliyathane çalışanlarının hasta güvenliği tutumları orta düzeydedir. Ameliyathane çalışanlarının hasta güvenliği tutumlarını etkileyen faktörler incelendiğinde en yüksek puanı ekip işbirliği; en düşük puanı ise stres düzeylerinin belirlenmesi almıştır. Çalışanların güvenlik tutumlarını yaş, dinlenme durumları, oryantasyon eğitimi, hizmet içi eğitim, meslekte, kurumda ve birimdeki deneyim süreleri ile hasta güvenliği eğitimi alma durumlarının etkilediği saptanmıştır. Regresyon analizi sonucunda da; yaş, erkek cinsiyet ve hasta güvenliği alma durumunun çalışanların güvenlik tutumlarını %15.4 açıkladığı bulunmuştur. En önemli değişken, hasta güvenliği eğitimi alma durumu olarak belirlenmiştir. Sonuç: Ameliyathane çalışanlarının güvenlik tutumlarının orta düzeyde belirlendiği ve etkileyen en önemli faktörün hasta güvenliği eğitimi alma durumu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda, ameliyathane sorumlularına ve yöneticilere, çalışanların çalışma saatlerinin yasal çerçevede düzenlenmesi, hasta güvenliğine yönelik eğitim programlarının arttırılması, ameliyathaneye özgü oryantasyon eğitiminin yapılması, hasta güvenliği kültürünün kalıcı olması için yönetimin bu anlayışı benimsemesi ve bu konuda çalışanlarını desteklemesi önerilebilir. Ayrıca araştırmacılar için de, farklı kurumlardaki ve farklı meslek gruplarındaki çalışanların güvenlik tutumlarının ayrı ayrı incelenerek literatüre katkı sağlanması önerilebilir.

AmeliyathanelerCerrahiCerrahi tedavi+4
Pınar Ongün
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir ilinde bulunan Üniversite ve kamu hastanelerindeki hasta düşmelerinin maliyet analizi

Amaç: Bu çalışma İzmir ilindeki üniversite ve kamu hastanelerinde gerçekleşen ciddi düşmelerin neden olduğu maliyetin hesaplanması ve düşmeye bağlı sağlık bakım maliyetini etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Retrospektif ve olgu kontrol tasarımında olan çalışma İzmir ilindeki toplam 28 üniversite ve kamu hastanesinde yürütülmüştür. Araştırmada ciddi düşme (ciddi yaralanma ve ölüm ile sonuçlanan) deneyimi yaşayan 39 hasta tanı, cinsiyet, yaş (±5) ve hastaneye başvuru şekline göre 39 kontrol grubu hasta ile eşleştirilmiştir. Araştırmada vaka grubu ve kontrol grubu hastaların hastanede yatış süreleri ve yatış maliyetleri eşleştirilmiş grupların karşılaştırılması yöntemi ile karşılaştırılmıştır. Veriler tanımlayıcı istatistikler, bağımsız iki grup arasındaki farkın önemlilik testi, Mann-Whitney U testi ve çoklu regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışma kapsamında toplam 1622 düşme raporu incelenmiştir. Ciddi düşmelerin; %69,2'si 60 yaş ve üzeri hastalarda, %46,2'si hastaneye yatıştaki ilk beş gün içerisinde, %53,8'i gece vardiyasında, %82'si dahili birimlerde, %35,9'u servis tuvalet ve banyosunda, %30,8'i kayarak gerçekleşmiştir. Ciddi düşme deneyiminin neden olduğu ilave yatış süresi 14,61 gün, ilave yatış maliyeti ise 8726,94 TL olarak hesaplanmıştır. Düşmeye bağlı yaralanmanın tedavisi için ameliyat olma ve üniversite hastanesinde tedavi görüyor olma ciddi düşme deneyimi yaşayan hastaların yatış maliyetini etkilemektedir. Sonuç: Sonuç olarak hastanelerde yaşanan ciddi düşmeler hastaların daha uzun süre hastanede yatmasına ve hastaların hastane yatış maliyetlerinde artışa neden olmaktadır. Hastane yöneticilerinin kanıta dayalı düşmeleri önleyici uygulamaların maliyet etkililik analizlerini yaparak en maliyet etkili uygulamaları hayata geçirmesi önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Hasta düşmeleri, maliyet, hastane, hemşire

Düşme kazalarıHasta güvenliğiHastalar+7
Veysel Karani Barış
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Bir üniversite hastanesindeki hastaların düşme risk düzeylerinin ve düşme önleme uygulamalarının değerlendirilmesi

Amaç: Çalışma, bir üniversite hastanesinde yatan hastaların düşme risklerinin belirlenmesi ve hastanedeki düşme önleme uygulamalarının değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır.Yöntem: Kesitsel ve tanımlayıcı türdeki araştırmanın örneklemine, bir üniversite hastanesinin poliklinikler, acil, ameliyathane, pediatri ve yoğun bakım dışındaki tüm kliniklerinde yatarak tedavi gören 1000 hasta alınmıştır. Veriler; ?Sosyodemografik Özellikler ve Düşmeye İlişkin Bilgi Formu?, ?DENN Düşme Risk Değerlendirme Formu? ve ?Düşme Önleme Uygulamaları Değerlendirme Formu? ile toplanmıştır. Verilerin analizinde sayı, yüzde ve aritmetik ortalama kullanılmıştır.Bulgular ve Sonuç: Hastaların %41.9'u düşük, %22.7'si orta, %35.4'ü yüksek düşme riskine sahiptir. Örneklem grubunun %9.7'si düşmeyle ilgili eğilimli bir durum, %3.6 'sı ise düşme deneyimi yaşamıştır. Düşme deneyimini en çok erkek hastalar (%61.1) ile fizik tedavi ve rehabilitasyon (%27.7) ve dahiliye (%13.8) kliniklerinde yatanlar yaşamıştır. Örnekleme alınan hastaların %13.7'sinde son üç aya ait 1-2 kez düşme öyküsü bulunmakta, % 40.5'i sandalyeye bağımlı / tuvalet ihtiyacı için desteğe ihtiyaç duymakta ve %54.5'i yürürken bir desteğe ihtiyaç duymaktadır.Düşme için risk faktörleri tanımlamasında; hastaların %93'ünün en az bir kronik hastalığa sahip olduğu belirlenmiştir. Hastaların %95.1'i sürekli bir ilaç kullanmaktadır. Düşme önleme uygulamaları arasında en sık uygulanan önlemler; hareket edebilecek her türlü mobilya / malzemeler / yatak tekerleklerinin kilitli olması, hastanın durumuna ilişkin tıbbi danışmanlık alınması, hastanın taşınması sırasında yardımcı personel bulundurulması, uygun aydınlatmanın bulunması ve kan basıncı değişikliklerinin hekime iletilmesidir.

DüşüşHastalarRisk faktörleri
Kadriye Uysal Madak
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Bir üniversite hastanesinde düşmelerin sıklığı ve kök neden analizi

Amaç: Çalışma, bir üniversite hastanesinde düşmelerin sıklığını ve kök nedenlerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı çalışma olarak gerçekleştirilmiştir.Yöntem: Araştırmanın örneklemine, araştırmanın yapıldığı hastanedeki 29 klinikte, Mart-Ağustos 2010 tarihleri arasında meydana gelen düşmeler alınmıştır (N=61). Araştırmanın verileri, altı bölümden oluşan ?Düşen Hasta Bildirim Formu? ile toplanmıştır. Veriler, formun hemşireler tarafından doldurulması, hastalara sorulması, gerektiğinde hasta dosyasından yararlanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde sayı, yüzde ve aritmetik ortalama ile Eindhoven Sınıflandırma Modeli kullanılmıştır.Bulgular ve Sonuç: Hastaların, %34.4'ü 61-75 yaş grubundadır ve yaş ortalaması 62.2 (SS=1.55)'dir. Düşenlerin %52.5'i kadındır ve %19.7'sinin daha önce bir veya daha fazla düştüğü belirlenmiştir. Hastaların %32.8'i ilk üç gün içerisinde düşmüştür. Düşmelerin %36.1'i 04:01-08:00 saatleri arasında ve %52.45'i hemşirelerin gece vardiyasında gerçekleştiği belirlenmiştir. Düşmelerin %54.1'inin hasta odasında, %19.7'sinin yerde bulunma şeklinde olduğu ve hastaların %22.95'inin dahili hastalıklar ile ilgili bir veya daha fazla tanıya sahip oldukları saptanmıştır. Alınmamış önlemlerin düşmelere neden olduğu düşenlerden, %21.3'ünün düşme riski değerlendirmesinin yapılmadığı ve %32.78'inde yaralanma meydana geldiği belirlenmiştir. Hastanede düşme oranı 0.33 ve en yüksek düşme oranı olan nöroloji kliniğinde 1.54 olarak bulunmuştur. Düşme nedenleri sırasıyla; hastanın dalgınlık ve dikkatsizliği (%32.8), hastanın fiziksel durumu (%32.8), refakatçi olmaması (%22.0)'dır. Her bir düşme için neden ağaçlarının yapılması sonucu 224 kök neden tanımlanıp sınıflandırılmıştır ve her olay için 3-4 kök neden ortaya çıkarılmıştır. En çok düşmeler hastaya bağlı faktörler (%45), kural kaynaklı hatalar (%23), teknik (%15.8) ve organizasyonel (%8) hatalar nedeniyle gerçekleşmiştir.Anahtar kelimeler: İstenmeyen olaylar, hasta düşmeleri, kök neden analizi, PRISMA

Hasta güvenliğiHastanelerHastaneler-üniversite+2
Yıldız Mülayım
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Morse Düşme Ölçeği'nin Türkçeye uyarlanması ve duyarlılık-seçicilik düzeyinin belirlenmesi

Amaç: Araştırma, Morse Düşme Ölçeği'ni Türkçe'ye uyarlamak ve duyarlılık-seçicilik düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır.Yöntem: Araştırma kesitsel, tanımlayıcı ve metodolojik tasarımda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemine, bir üniversite hastanesinin Gastroenteroloji-Endokrinoloji (Dahiliye 1-2), Nefroloji (Dahiliye 3-4), Göğüs Hastalıkları, Özel Katlar (Özel Kat 1-2) ve Genel Cerrahi kliniklerinde yatarak tedavi gören 691 hasta alınmıştır. Ölçeğin geçerlik-güvenirlik çalışması için 291 hasta, ölçeğin duyarlılık-seçicilik düzeyinin belirlenmesine yönelik ise 400 hasta örneklem kapsamına alınmıştır. Veriler `Sosyodemografik Özelliklere İlişkin Bilgi Formu' ve düşme risk tanılama aracı olan `Morse Düşme Ölçeği' kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde, tanımlayıcı analizler, Kendall W uyuşum testi, Wilcoxon, Spearman Korelasyon, Kappa analizleri, duyarlılık-seçicilik analizleri ve ROC eğrisi kullanılmıştır.Bulgular: Ölçeğin dil geçerliğinde, altı uzman tarafından Türkçe'ye çevirisi ve altı uzman tarafından da tekrar İngilizce'ye çevirisi yapılmıştır. Kapsam geçerliği için beş uzmandan görüş alınmış ve yapılan analizde uzman puanlarının uyumlu olduğu görülmüştür (Kendall's W: .400, p: .075). İç tutarlık güvenirlik katsayısı .55 olarak bulunmuştur. Madde analizi sonucu madde-toplam puan korelasyon katsayıları r: .33 ile .64 arasında ve istatistiksel olarak anlamlıdır (p<.001). Ölçeğin kesim skoru 52.5'e göre duyarlılık düzeyi %57.5, seçicilik düzeyi ise %79.7 olarak bulunmuştur. Yapılan ROC analizinde eğri altında kalan alan (.771) istatistiksel olarak anlamlıdır (p: .000).Sonuç: Morse Düşme Ölçeği'nin geçerli ancak düşük güvenilirlikte bir araç olduğu belirlenmiştir. Ölçeğin yüksek düşme riskine sahip hastaları etkin tanılayamadığı saptanmıştır. Ölçeğin duyarlılık ve seçicilik çalışmasının daha büyük bir hasta örnekleminde yapılması önerilmektedir.Anahtar Sözcükler: Düşme, düşme risk tanılama, Morse Düşme Ölçeği, geçerlik, güvenirlik, duyarlılık, seçicilik.

DuyarlılıkDüşme kazalarıGüvenilirlik ve geçerlilik+2
Nurşah Yılmaz Demir
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Antalya il merkezi hastanelerindeki yönetici hemşirelerin profesyonel değerler algısı ile iş doyum düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışma, Antalya il merkezi hastanelerindeki yönetici hemşirelerin profesyonel değerler algısı ile iş doyumu düzeylerinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma Antalya ilinde hizmet veren dokuz hastanede çalışan araştırmaya katılmaya gönüllü, veri toplama sürecinde raporlu ve izinli olmayan 216 yönetici hemşire ile yürütülmüştür. Araştırma verilerinin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Hemşirelerin Profesyonel Değerler Ölçeği (HPDÖ) ve Minnesota İş Doyum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları ile elde edilen veriler, bilgisayar ortamına aktarılarak ?SPSS 18.0? istatistik paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde, frekans ve yüzde dağılımı, aritmetik ortalama, Varyans analizi (ANOVA), t test, Kruskall-Wallis Analizi, Tukey testi ve Mann-Whitney U testi, Pearson korelasyon analizi ve Cronbach Alpha kullanılmıştır. Sonuçların yorumlanmasında 0.05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Araştırmada yönetici hemşirelerin profesyonel değerler ölçeği puan ortalaması 147.9 (SS=18.8) olarak bulunmuştur. Yönetici hemşirelerin HPDÖ?den aldıkları puan ortalamaları yaş, cinsiyet, medeni durum, çocuk sahibi olma, eğitim durumu, çalışılan kurum, yöneticilik pozisyonu, çalışma şekli, meslekte toplam çalışma süresi, yönetici hemşire olarak çalışma süresi, şu anki hastanede yönetici hemşire olarak çalışma süresi, mesleği seçme nedeni, mesleki dernek üyeliği, bir yıl içinde kurumdan ve hemşirelikten ayrılma düşüncesi karşılaştırıldığında, sadece eğitim durumu grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılığın olduğu görülmüştür. Yönetici hemşirelerin iş doyumu puan ortalamaları genel doyumda 3.63 (SS=0.64), içsel doyumda 3.77 (SS=0.65) ve dışsal doyumda 3.42 (SS=0.73) olduğu saptanmıştır. Yaşları 30 yaş ve altında, evli, SML eğitimli, 11 yıldan az mesleki ve yöneticilik deneyimine sahip, özel hastanede çalışan, müdür/koordinatör/süpervizör pozisyonunda, sürekli gündüz çalışan, mesleğe olan ilgiden dolayı mesleğini seçen, bir yıl içinde kurumdan ve hemşirelikten ayrılmayı düşünmeyen, mesleki derneğe üye olan yönetici hemşirelerin iş doyumlarının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Yönetici hemşirelerin profesyonel değerler algısı ile iş doyum düzeyleri arasında pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişki olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak; yönetici hemşirelerin profesyonel değerleri önemli algıladıkları, orta düzeyde iş doyumuna sahip oldukları ve hemşirelerin iş doyumlarının bazı demografik ve mesleki özelliklere göre farklılaştığı saptanmıştır. Ayrıca yönetici hemşirelerin profesyonel değerlere ilişkin algılarının artması, onların iş doyum düzeylerinin de artmasını sağlamaktadır.

AntalyaDeğerlerHemşireler+4
Ayla Kaya
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici hemşirelerin profesyonel benlik kavramı algıları ve etkileyen faktörlerin incelenmesi

Bu çalışma, Antalya il merkezi hastanelerindeki yönetici hemşirelerin profesyonel benlik kavramı algısı ve bu algıyı etkileyen faktörlerin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma Antalya ilinde hizmet veren dokuz hastanede çalışan araştırmaya katılmaya gönüllü, veri toplama sürecinde raporlu ve izinli olmayan 159 yönetici hemşire ile yürütülmüştür. Araştırma verilerinin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu ve Hemşirelerin Profesyonel Benlik Kavramı Ölçeği (HPBKÖ) kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama araçları ile elde edilen veriler, bilgisayar ortamına aktarılarak "SPSS 18.0" istatistik paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde, frekans ve yüzde dağılımı, aritmetik ortalama, Varyans analizi (ANOVA), t test, Kruskall-Wallis Analizi, Tukey testi, Mann-Whitney U testi ve Cronbach Alpha kullanılmıştır. Sonuçların yorumlanmasında 0.05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Araştırmada yönetici hemşirelerin profesyonel benlik kavramı ölçeği toplam puan ortalaması 110.08 (SS=8.16), mesleki memnuniyet alt boyutu puan ortalaması 10.73 (SS=2.54), mesleki yetkinlik alt boyutu puan ortalaması 23.70 (SS=2.57) ve mesleki tutum ve beceri alt boyutu puan ortalaması 75.64 (SS=6.34) olarak bulunmuştur. Yönetici hemşirelerin profesyonel benlik kavramı algılarının medeni durum ve çalışılan kuruma göre farklılaştığı saptanmıştır. Ayrıca 30-39 yaş arası, 5 yıl ve daha az süredir yöneticilik deneyimine sahip, kamu hastanelerinde çalışan, bir yıl içinde kurumdan ayrılmayı düşünen, mesleki derneğe üye olmayan yönetici hemşirelerin mesleki memnuniyetlerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte, bekar, özel hastanelerde çalışan, bir yıl içinde kurumdan ayrılmayı düşünmeyen, mesleki derneğe üye olan yönetici hemşirelerin mesleki tutum ve becerilerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Çalışma sonuçları, çalışmaya katılan yönetici hemşirelerin profesyonel benlik kavramı algılarının yüksek, mesleki memnuniyetlerinin orta, mesleki yetkinlik ile mesleki tutum ve becerilerinin yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Yönetici hemşirelerin profesyonel benlik kavramı algılarının yaş, medeni durum, yönetici hemşire olarak çalışma süresi, çalışılan kurum, bir yıl içinde kurumdan ayrılma düşüncesi ve mesleki derneğe üyelik durumu değişkenlerine göre farklılaştığı saptanmıştır.

Benlik kavramıHemşirelerProfesyonellik+1
Belkıs Şimşek
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin mesleklerini bırakma nedenlerinin incelenmesi

Hemşire yetersizliği, birçok ülkede acil çözüm bekleyen evrensel bir sorundur. Hemşirelerin çalışma koşullarının zorlaşması ve hemşirelik imajı ile ilgili sorunlar, meslekten ayrılmalara yol açarak hemşire yetersizliğine neden olmaktadır. Bu nedenle dünyada ve ülkemizde hemşirelerin mesleklerini bırakma nedenlerinin bilinmesine gereksinim vardır.Amaç: Bu araştırmanın amacı hemşire insangücü planlamalarına ilişkin yapılacak çalışmalara ve alınacak önlemlere ışık tutacak veriler sağlamak üzere hemşirelerin mesleklerini bırakma nedenlerini saptamaktır.Yöntem: Tanımlayıcı tipte yapılan çalışmanın örneklemini mesleğini bırakan 150 hemşire oluşturmuştur. Örnekleme alınan hemşirelere kartopu yöntemi ile ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak hemşirelerin kişisel özellikleri ve ayrılma nedenlerine yönelik 11 sorunun yer aldığı anket formu kullanılmıştır. Araştırma verileri, yüz yüze, telefon görüşmesi ve e-posta yoluyla; 29 Mart 2007 tarihinden itibaren bir yıl süre ile toplanmıştır. Araştırma verileri, bilgisayarda SPSS 11.00 paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Mesleği bırakma nedeni ile ilgili açık uçlu soruya verilen yanıtların çözümlenmesi biri araştırıcı olmak üzere iki kişi tarafından yapılmıştır.Bulgular: Mesleklerini bırakan hemşirelerin % 68'i hemşirelik dışı bir alanda eğitim almış; % 81.3'ü ise hemşirelik dışı bir alanda çalışmalarını sürdürmektedir. Mesleklerini bırakmalarının ana nedeninin çalışma koşulları olduğu ve hemşirelik mesleği ile ilgili nedenlerin de meslekten ayrılmada etkili olduğu saptanmıştır. Meslekten ayrılmanın diğer nedenlerinin kişisel, ailevi ve yönetim tutumları olduğu; ücretin ise ayrılma kararında belirleyici olmadığı gösterilmiştir.Sonuç: Hemşireleri meslekte tutmak için çalışma koşullarının düzeltilmesine gereksinim olduğunu gösteren sonuçlara yönelik öneriler sunulmuştur.Anahtar kelimeler: Hemşirelik, meslekten ayrılma, ayrılma nedeni, çalışma koşulları

Ayşen Uğur Gök
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devlet hastanelerinde çalışan hemşirelerin araştırma kullanım engelleri ve etkileyen etmenlerin incelenmesi

Bir meslekte araştırma yapma meslekte yeterlilik ve otonomi sağlaması açısından çok önemlidir. Profesyonel hemşire, hemşirelik uygulamalarını iyileştirmek, değiştirmek ve desteklemek için araştırma sonuçlarını kullanmalıdır. Hemşirelerin araştırma kullanım engellerinin ve etkileyen etmenlerin belirlenmesi; araştırma kullanımını sağlama, araştırma kültürü oluşturma ve araştırma kullanım stratejileri geliştirme açısından yol gösterici olacaktır.Amaç: Bu araştırmanın amacı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (K.K.T.C) devlet hastanelerin de çalışan hemşirelerin, uygulamada araştırma sonuçlarının kullanımı konusunda algıladıkları engelleri ve etkileyen etmenleri incelemektir.Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel türde yapılan bu araştırmanın örneklemini KKTC devlet hastanelerinde çalışan 407 hemşire (%67.5) oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak, hemşirelerin demografik ve çalışma özelliklerini içeren soru formu ile Funk ve arkadaşları (1991) tarafından geliştirilen ve Bayık ve arkadaşları (2005) tarafından Türkçe'ye uyarlanan ?Araştırma Kullanım Engelleri Ölçeği? kullanılmıştır. 29 maddeden oluşan ölçeğe ?araştırmaların yabancı dilde yayınlanmasının ne derece engelleyici olduğu? sorusu eklenmiştir. Hemşirelerin araştırma kullanımına ilişkin tutumları, beşli likert tipi bir soru ile ölçülmüştür. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ile t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır.Bulgular: Araştırma kullanımını engelleyen faktörler içerisinde en yüksek puan ?kurum?, en düşük puan ise ?araştırma? boyutundan elde edilmiştir. Hemşirelerin araştırma kullanımında algıladıkları en yüksek engel olarak belirlenen madde ?hemşirelik alanına özgü bilgilerin toplandığı merkezi bir birimin bulunmaması? (%78.1); ikinci sırada yer alan madde ise ?araştırmanın yabancı dilde yayınlanması?'dır (%74.5). İlk on engel arasında en yüksek engelin altısı kurum, ikisi hemşire ve biri de sunum alt boyutundadır. Hemşirelerin bazı sosyo demografik özellikleri, araştırma etkinliklerine katılımları ve araştırmaya ilişkin tutumlarının özellikle kurumsal ve hemşire boyutunda araştırma kullanımını etkilediği saptanmıştır.Sonuç: Çalışmanın sonuçları, kurumsal faktörlerin hemşirelerin araştırma kullanımında öncelikli engeller olduğunu; bu engelleri gidermek için yöneticilerin kurumsal düzenlemeler yaparak araştırma kültürü oluşturmaları, hemşirelere eğitim olanakları ve destek sağlamaları ve araştırma kullanma stratejileri geliştirmeleri gerektiğini ortaya koymuştur.Anahtar kelimeler: Araştırma kullanımı, hemşirelik araştırması, araştırma engelleri, araştırma aktiviteleri, araştırma tutumu

HemşirelikHemşirelik araştırmalarıHemşirelik hizmetleri
Vesile Erdoğan
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Hastanelerde çalışan hemşirelierin hemşirelilk dışı birimlerde istihdamı ve nedenlerinin incelenmesi

Giriş: Dünyada ve ülkemizde çeşitli boyutlarda hemşire yetersizliği yaşanmaktadır. Sağlık insan gücü içinde en kalabalık grubu oluşturan hemşireler, hasta bakımı dışında kalan alanlarda artan talep ve personel eksikliği nedeni ile hemşirelik dışı birimlerde çalışabilmektedirler. Bu durum hasta bakım gereksinimlerini olumsuz yönde etkilemekle birlikte yönetici hemşirelerin kadrolama sorunları yaşamalarına neden olmaktadır.Amaç: Bu araştırma, ülkemizde hemşirelerin hemşirelik dışı birimlerde çalışma durumları ile ilgili bir veri bulunmamasına bağlı olarak yöneticilere veri kaynağı oluşturacak profilin belirlenmesi amacı ile devlet ve üniversite hastanelerinde çalışan hemşirelerin, hemşirelik dışı birimlere dağılımı, bu birimlerdeki görevleri ve yönetici hemşirelerin hemşireleri bu alanlarda görevlendirme nedenlerini incelemek üzere tanımlayıcı olarak yapılmıştır.Yöntem: Araştırmanın örneklemine İzmir ili ve ilçelerindeki 30 yatak ve üzerindeki tüm kamu hastanelerinin (devlet ve üniversite) hemşirelik departmanları alınmıştır (n=25). Araştırma verileri, yönetici hemşirelerin hemşirelik dışı birimlerde kadrolama durumları ve nedenlerini içeren yedi sorudan oluşan anket formu ve hastane kayıtları kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde sayı ve yüzdelik hesaplama kullanılmıştır.Bulgular: Araştırma kapsamına alınan hastanelerdeki hemşirelerin %3.37'si polikliniklerde görev yapmaktadır. Polikliniklerde görevli hemşirelerin oranının hastanelere göre %0.9 ile %32.1 arasında değiştiği belirlenmiştir. Hastanelerdeki hemşirelerin %5.37'si hemşirelik dışı birimlerde çalışmaktadır. Hemşirelik dışı birimlerde çalışan hemşirelerin oranının hastanelere göre %1.2 ile %21.4 arasında değiştiği bulunmuştur. Poliklinik ve klinik dışı birimlerde hemşirelik işi yapan hemşirelerin %33.3'ü hasta hazırlığı ve yaşam bulgusu izlemi, hemşirelik dışı görev yapan hemşirelerin ise %27.2'sinin sekreterlik işleri yaptığı belirlenmiştir. Hemşirelerin %29'u personel eksikliği nedeni ile polikliniklerde ve %27'si farklı alanlarda eğitim ve sertifikasyonlarının olması nedeni ile hemşirelik dışı birimlerde görevlendirilmişlerdir.Sonuç: Hastanelerde hemşirelerin yasa ve yönetmeliklerde yer almayan hemşirelik dışı alanlarda, hemşire istihdamını ve hasta bakım sonuçlarını olumsuz yönde etkileyebilecek görevlerde çalıştırıldıkları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda hemşirelik işi, yasalar ve hemşire istihdamının etkin yapılmasına yönelik yöneticilere öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Hemşire, istihdam, hemşire istihdamı, hemşirelik dışı işler

Aysun Ünal
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Hastanede çalışan hemşirelerde işgücü devir hızı ve ayrılma nedenlerinin incelenmesi

Hemşirelik tarihsel olarak işdevir hızı yüksek bir meslek grubudur. İş devir hızının yüksek olması hasta bakımının niteliğini, niceliğini ve maliyetini etkilemektedir. Bu nedenle hemşirelerde iş devir hızı ve ayrılma nedenleri, sağlık ve hemşire yöneticilerinin üzerinde önemle durmaları ve etkili stratejiler geliştirmeleri gereken bir konudur.Amaç: Hemşire işgücü planlamasına ve yönetici hemşirelerin ayrılma konusunda alacağı önlemlere ışık tutacak veriler sağlamak üzere yapılan bu araştırmanın amaçları şunlardır: 1)Üniversite hastaneleri ve özel hastanelerde 2005 ve 2006 yılları için gönüllü işgücü devir hızlarını saptamak. 2)Hemşirelerin işten ayrılma nedenlerini incelemek.Yöntem: Tanımlayıcı tipte yapılan araştırmada, işdevir hızlarının hesaplanması için 11 üniversite hastanesi ve iki özel hastane; işten ayrılma nedenlerinin saptanması için 150 hemşire örnekleme alınmıştır. İşten ayrılan hemşirelere kartopu yöntemi ile ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak hemşirelerin kişisel özellikleri ve ayrılma nedenlerine yönelik soruları içeren anket formu kullanılmıştır. Araştırma verileri, yüz yüze, telefon görüşmesi ve e-posta yoluyla toplanmıştır. Toplanan veriler, bilgisayarda SPSS 11.0 paket programı kullanılarak, tanımlayıcı istatistikler ve ki-kare analizi ile değerlendirilmiştir.Bulgular: Üniversite hastanelerinin işdevir hızları, 2005 yılında kadrolu hemşireler için %0.51- %7.25; sözleşmeli hemşireler için %1.52-%15.82; 2006 yılında kadrolularda %0.34-%5.59; sözleşmelilerde %1.51-%33.34 arasında değişmektedir. Özel hastanelerde ise 2005-2006 yıllarındaki işdevir hızları %20.96-%26.96 arasındadır. İşten ayrılmada ana nedenlerin çalışma koşullarının olumsuzluğu, iş yükü fazlalığı, yönetimden memnuniyetsizlik ve ücret düşüklüğü olduğu saptanmıştır.Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları, sözleşmeli hemşirelerin işdevir hızlarının yüksek olduğunu ve çalıştıkları kurumlardan ayrılmalarında çalışma koşullarının önemini ortaya koymuştur.Hemşire devir hızının azaltılması için çalışma koşullarının iyileştirilmesi, yöneticilerin destekleyici olması ve ücretlerin iyileştirilmesi önerilmiştir.Anahtar kelimeler: Hemşirelik, işdevir hızı, işten ayrılma nedeni, kadrolu hemşire, sözleşmeli hemşire.

Pınar Sürer
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite hastanelerinde çalışan hemşirelerin sağlıkta özelleştirme ve sendikalaşma konusunda görüşlerinin incelenmesi

ÖZETBu çalışma, hemşirelerin sağlıkta özelleştirme ve sendikalaşma konularındakigörüşlerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır.Araştırmanın örneklemini, iki üniversite hastanesinde çalışan 218 sözleşmeli, 255kadrolu olmak üzere toplam 473 hemşire oluşturmuştur. Veriler, hemşirelerin demografiközellikleri, çalışma ortamları ile mesleki örgüt ve sendika üyeliğine ilişkin 11 soru; sağlıktaözelleşme konusunda 13 soru ve sendikalaşma konusunda görüşlerini ölçen bir soruyu içerenbir anket formu ile toplanmıştır. Sağlıkta özelleşmenin sağlık hizmetleri ve hemşirelere olasıetkilerini değerlendiren sorular beşli likert tipi bir ölçek formunda hazırlanmıştır. Veriler ki-kare analizi ile değerlendirilmiştir.Hemşirelerin, özelleşmenin sağlık hizmetlerini daha çok olumsuz etkileyeceğinidüşündükleri alanlar hizmetin ulaşılabilirliği, hastaların yapacağı sağlık harcamaları, sosyalgüvencesi olan hastaların ücretsiz alacağı hizmetlerin kapsamı, halkın sağlık sorunlarınınçözümü ve sağlıkta eşitsizliğin giderilmesidir. Hizmetin kalitesine ise özelleşmenin olumlu biretki göstereceği beklentisinde oldukları saptanmıştır. Hemşirelerin yaklaşık olarak 2/3'si,sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesinin hemşirelerin iş yaşamının değişik boyutlarınıolumsuz/çok olumsuz etkileyeceği görüşündedirler.Hemşirelerin %26.6'sı bir mesleki örgüte, %12.1'i bir sendikaya üyedir. Hemşirelerin,mesleki bir örgüte ve sendikaya üye olmamalarının en önemli nedenleri sırasıyla dernek içinmeslekleri adına hiçbir şey yapılmaması; sendika için siyasi ve ideolojik faaliyetlere aracılıketmesidir. Hemşirelerin ?Sağlıkta özelleşmenin olası etkileri nedeniyle hemşireler sendikalaraüye olmalıdır? ifadesine, katılıyorum/kesinlikle katılıyorum diyenler %43.3, kararsızım yanıtıverenler %43.1'dir. Evli, 28 yaş ve üzerinde, çalışma süresi altı yıldan fazla olan, kadrolu vebir mesleki örgüte üye olan hemşirelerde sendikalara üyelik oranı anlamlı olarak yüksekbulunmuştur. Lisans ve lisansüstü mezunu ve sendikaya üye olan hemşirelerde?özelleştirmenin olası etkileri nedeniyle sendikaya üye olmalıdır? ifadesine katılma oranıanlamlı olarak yüksek bulunmuştur.Anahtar kelimeler: Özelleştirme, sağlık sistemi reformları, sendika, hemşirelikorganizasyonları

Berrin Koçak
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici hemşirelerin görev, yetki ve sorumluluklarını yerine getirme durumlarının incelenmesi

ÖZET YÖNETİCİ HEMŞİRELERİN GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRME DURUMLARININ İNCELEMESİ Münire TÜRKYILMAZ Sağlık insan gücü çalışmalarına ışık tutmak üzere planlanan bu araştırmanın amacı, yönetici hemşirelerin yerine getirdikleri görev, yetki ve sorumlulukları tanımlamak, yerine getirilemeyen görev ve sorumlulukların nedenlerini incelemektir. Araştırma, İzmir il merkezinde bulunan iki üniversite, altı sağlık bakanlığı, üç sosyal sigortalar kurumu, iki askeri hastane olmak üzere toplam 14 hastanede yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemine, bu hastanelerde görev yapan, başhemşire (13), başhemşire yardımcısı (45) ve sorumlu hemşirelerden (99) oluşan toplam 157 yönetici hemşire alınmıştır. Araştırmanın verileri, Aksayan tararından geliştirilen yönetim pozisyonlarına ait "hemşirelik görev tammlan formu' ' kullanılarak toplanmıştır. Yönetici hemşirelerin, "görev tammlan formu"nda listelenen görev, yetki ve sorumlulukları benimseme oranlarının yüksek, yerine getirme oranlarının ise düşük olduğu tespit edilmiştir. Yönetici hemşirelerin, daha çok yürütme ile ilgili görevleri yerine getirdikleri; planlama başta olmak üzere örgütleme, yöneltme, koordinasyon, eğitim ve değerlendirme ile ilgi görevleri daha az yerine getirdikleri saptanmıştır. Görev ve sorumlulukların yerine getirilememe nedenleri olarak görev tammlanndaki belirsizlikler ve yetersizlikler ile kaynak sınırlılıkları gibi yapısal ve mevzuatla ilgili nedenlerin yam sıra yönetici hemşirelerin değişen rollerine ilişkin hazır bulunmayışlarının da etkili olduğu gösterilmiştir. Başhemşire yardımcılarının, eğitim süreleri ile tanımlanan görevlerin yerine getirilme durumu arasında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0.05). Eğitim süresi arttıkça başhemşire yardımcılarının görevlerini yerine getirme puanlarında artma olduğu tespit edilmiştir. Haftalık çalışma süresiyle sorumlu hemşirelerin tanımlanangörevleri yerine getirmesi arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönde bir ilişki saptanmıştır (p<0.05). Çalışma saati uzayan sorumlu hemşirelerin yöneticilik fonksiyonlarım daha az yerine getirdikleri saptanmıştır. Başhemşire, başhemşire yardımcısı ve sorumlu hemşirelerin çalışma yılı, yaş, yönetici olarak görev süresi ve haftalık çalışma süreleri gibi diğer değişkenlerle yönetim görevlerinin, benimsenme ve yerine getirilme durumu arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Anahtar Sözcükler: Yönetim, sağlık hizmetleri yönetimi, hemşirelik hizmetleri yönetimi, görev tanımları

Münire Türkyılmaz
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Kliniği'nde çalışan hemşirelerde zaman kullanımı

ÖZET DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ NÖROLOJİ KLİNİĞİ'NDE ÇALIŞAN HEMŞİRELERİN ZAMAN KULLANIMI Bu araştırma Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Kliniği'nde çalışan hemşirelerin hafta içi gündüz, hafta sonu gündüz ve gece çalışmalarında hastalara ayırdıkları direkt, indirekt bakım, ünite ve kişisel aktivitelerinin zamanlarının iş örneklem yöntemiyle belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada, gündüz saatleri (08-20) için 10 haftalık bir örneklem matriksi kullanılmıştır. Rasgele sayılar tablosundan seçilen 15 dakikalık farklı zaman dilimlerinde gözlenen hemşirelik aktiviteleri iş örneklem formuna kaydedilmiştir. Gece saatlerinde (20-08) sürekli gözlem yönteminin kullanıldığı bu çalışmada toplam 10297 hemşirelik aktivitesi gözlenmiştir. Hemşirelerin hafta içi gündüz 12 saatlik çalışmalarında her bir hastaya 11.3 dakika, hafta sonu gündüz 12 saatlik çalışmalarında 17 dakika ve gece 12 saatlik çalışmalarında 14.4 dakika direkt hemşirelik bakım zamanı ayırdıkları saptanmıştır. Araştırmada hemşirelerin hafta içi gündüz 12 saatlik çalışmalarında direkt bakım için %43 (312.5 dakika), indirekt bakım için %41.3 (296.5 dakika), ünite aktiviteleri için %5.9 (40.5 dakika) ve kişisel aktiviteler için %9.8 (70.5 dakika) zaman ayırdıkları saptanmıştır. Hemşirelerin hafta sonu gündüz 12 saatlik çalışmalarında direkt bakım için %51.0 (364 dakika), indirekt bakım için %38.5 (281 dakika), ünite aktiviteleri için %2.5 (17.4 dakika) ve kişisel aktiviteler için %8.0 (57.6 dakika) zaman ayırdıkları saptanmıştır. Hemşirelerin gece 12 saatlik çalışmalarında direkt bakım için %56.4 (390.1 dakika), indirekt bakım için %35.8 (254.5 dakika), ünite aktiviteleri için % 3.0 (34.5 dakika) ve kişisel aktiviteler için %4.8 (40.9 dakika) zaman ayırdıkları saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Direkt, indirekt hemşirelik bakım aktiviteleri, iş ömeklemi, zaman yönetimi.

HemşirelerZaman yönetimi
Ülker Uysal
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde örgüt ikliminin örgütsel yaratıcılık algılarına etkisi

Araştırma hemşirelerde örgüt ikliminin örgütsel yaratıcılık algılarına etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tasarımda planlanan araştırma, Kocaeli ilinde iki kamu hastanesinde çalışan 625 hemşire üzerinde yürütülmüştür. Veriler; Sosyodemografı̇k ve mesleki özellı̇klerı̇ içeren tanıtıcı bilgi formu, Örgüt İklimi Ölçeği ve Örgütsel Yaratıcılık Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; tanımlayıcı istatistiksel analizler (ortalama, standart sapma, medyan, frekans, yüzde, minimum, maksimum), Shapiro- Wilk testi, student's t testi, Mann-Withney U testi, One-way ANOVA, Games- Howell testi, Kruskal Wallis testi, Dunn-Bonferroni testi, Pearson korelasyon analizi, Spearman korelasyon analizi, Regresyon ve Lineer Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 31,73±5,89 olup, % 87,3' ünün lisans mezunu, % 71,5' inin evli olduğu, %33,6' sının 6-10 yıl arası mesleki deneyime sahip olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin örgüt iklimi ölçeği toplam puan ortalaması 2,90±0,29 ve örgütsel yaratıcılık ölçeği toplam puan ortalaması 124,42±15,18 olarak bulunmuştur. Hemşirelerin örgüt iklimi toplam puanları ile örgütsel yaratıcılık algıları toplam puanları arasında pozitif yönde orta düzeyde, anlamlı ilişki belirlenmiştir (r=0,492; p=0,001; p<0,01). Hemşirelerin örgüt iklimi düzeylerinin ve örgütsel yaratıcılık algılarının orta seviyede olduğu, örgüt iklimi düzeyi pozitif yönde arttıkça örgütsel yaratıcılık algısının arttığı görülmüştür. Yapılan regresyon analizi modeli, hemşirelerin örgütsel yaratıcılık algılarında, Örgüte Bağlılık, Destekleyici İklim, İnsan İlişkileri, Olumsuz Etkileşim ve Yenilikçi İklim düzeylerinin belirleyici olduğunu göstermektedir (p<0,01).

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+3
Zeynep Ersay Önal
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çok boyutlu hemşirelik kuşakları ölçeğinin Türkçe' ye uyarlanması

Araştırma, Çok Boyutlu Hemşirelik Kuşakları Ölçeği'ni Türkçe'ye uyarlamak ve hemşirelikte geçerlilik ve güvenilirliğini test etmek amacıyla metodolojik olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma Aralık 2019 –Haziran 2021 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırma verileri Aralık 2019- Mayıs 2020 tarihleri arasında Bursa il merkezinde faaliyet gösteren bir Sağlık Bakanlığı Hastanesi, bir üniversite hastanesi ve üç özel hastane olmak üzere beş hastanede çalışan 447 gönüllü hemşireden toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu" ve Çok Boyutlu Hemşirelik Kuşakları Ölçeği"nin özgün formu kullanılmıştır. Araştırma için etik kurul izni ve kurum izinleri alınmış olup, veri toplamaya başlamadan önce ölçek uygulamaya hazır hale getirilmiştir. Bu amaçla çeviri- geri çeviri tekniği ile dil eşdeğerliği, uzman paneli ile kapsam eşdeğerliği sağlanarak anlaşılırlık açısından pilot bir uygulama ile test edilmiştir. Asıl uygulama sonrası elde edilen veriler yüzde ve frekans dağılımı, açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon analizi, Cronbach alfa katsayısı, student t testi, Kaiser-Meyer Olkin (KMO) Örneklem Yeterliği analizi, Barlett's Örneklem Büyüklüğü Testi, Varimax Dik Döndürme, Scree Plot testi, Shapiro-Wilks testi, z testleri ile değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesi sonrasında uyarlanan ölçeğin 36 maddeli, toplam varyansın 52'sini açıklayan ve özdeğeri 1.00'in üzerinde "çalışma eğilimi", "kuşaklararası çatışma", "hasta güvenliği" ve "kendi kuşağındakilerle işbirliği" olmak üzere 4 faktörlü bir yapı gösterdiği; madde toplam puan korelasyon değerlerinin .333 ile .588 arasında olduğu, faktör yüklerinin .335-.861 arasında olduğu, ayırt edicilik düzeyinin ve uyum değerlerinin yüksek olduğu, Cronbach alfa değerlerinin .766- .929 arasında değiştiği belirlenmiştir. Çalışma sonucunda Türk kültürüne uyarlanan ölçeğin hemşirelerin çalışma ortamlarındaki kuşaklar arasındaki farklılıklarının belirlenmesinde kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu ortaya konmuştur.

Güvenilirlik ve geçerlilikHemşirelerHemşirelik+3
Gamze Türedi
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Health Sciences
2021
10
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde hasta güvenliği kültürü ile karşılanmayan hemşirelik bakımı arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Araştırma, hemşirelerde hasta güvenliği kültürü ile karşılanmayan hemşirelik bakımı arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Tanımlayıcı-ilişki arayıcı tasarımda bir araştırma niteliğindedir. Araştırma, Anakara ilinde bir üniversite bünyesinde bulunan üç hastanenin yataklı kliniklerinde aktif olarak çalışan 674 hemşire üzerinden evreni bilinen örneklem hesabı yapılarak 245 hemşire ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplamada "Tanımlayıcı Bilgi Formu", "Hasta Güvenliği Kültürü Ölçeği" ve "Karşılanmayan Hemşirelik Bakımı Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler IBM SPSS Statistics 23 programına aktarılarak analiz edilmiştir. Çalışma verileri değerlendirilirken ölçek puanlarının normal dağılıma uygunluğu için Kolmogrov-Smirnov testine bakılmış, uygun olmayan parametrelerin ise aritmetik ortalama, mod ve medyanın eşit ya da yakın olması yararlanılmıştır. Kategorik değişkenler için frekans dağılımı (sayı, yüzde), sayısal değişkenler için tanımlayıcı istatistikler (ortalama, standart sapma, minimum, maksimum) verilmiştir. Ölçekler arasında ilişkinin incelenmesi için pearson korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Hasta güvenliği kültürü ölçeği toplam puan ortalaması 2,95±0,41, karşılanmayan hemşirelik bakımı hizmetleri ölçeği toplam puan ortalaması 1,27±0,68 ve karşılanmayan hemşirelik bakımı nedenleri ölçeği toplam puan ortalaması 3,41±0,52 olarak saptanmıştır. En fazla karşılanamayan hemşirelik bakımı hizmetinin "Hasta ve/veya hasta yakınlarına duygusal destek sağlanması" olduğu, karşılanamayan hemşirelik bakımı için en çok belirtilen nedenin "Çalışan personel sayısının yetersizliği" olduğu belirlenmiştir. Çalışmada yaş, mesai saatlerinde bakılan hasta sayısı ve son vardiyada bakım verilen hasta sayısı ile hasta güvenliği kültürü ölçeği alt boyutları arasında pozitif ilişki saptanmıştır. Demografik değişkenler ile karşılanmayan hemşirelik bakım hizmetleri puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı derecede bir ilişki saptanmamıştır. Haftalık fazla mesai saati ile karşılanmayan hemşirelik bakımı nedenleri puanı arasında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Bu çalışmada, bu örneklemde hasta güvenliği kültürü ölçeği yönetim ve liderlik alt boyutu ile karşılanmayan hemşirelik bakımı nedenleri malzeme kaynakları alt boyutları arasında negatif yönde bir ilişki saptanmıştır.

Yönetici hemşireler
Derya Özcan
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital hastanede hemşire olmak: Nitel bir araştırma

Amaç: Bu araştırma dijital hastanelerde çalışan hemşirelerin dijital hastane deneyimine dayalı algılarını keşfetmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Bu çalışma, olgubilim (fenomenolojik) araştırma desenine uygun olarak tasarlanmıştır. Çalışmada içerik analizi yapılmış ve elde edilen sonuçlar betimsel bir anlatımla sunulmuştur. Bulgular, doğrudan ifadelerle desteklenerek, ortaya çıkan temalar ve örüntüler, araştırma hedeflerine uygun olarak sınıflandırılmış ve NVIVO 14 nitel araştırma paket programı kullanılarak açıklanmış ve yorumlanmıştır. Dijital hastanede çalışan hemşirelerin, hemşire olmaya ilişkin algıları metafor analizi yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini HIMSS EMRAM seviye 7 kategorisinde yer alan İzmir Ödemiş Devlet Hastanesinde çalışan hemşireler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, örneklem seçim kriterlerine uyan ve araştırmaya katılmaya gönüllü olan 18 hemşire oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış hemşire görüşme formu kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan hemşirelerin ifadeleri dört ana tema ve 14 alt tema altında analiz edilmiştir. Çalışmaya katılan hemşirelerin, dijital hastanede hemşire olma kavramına ilişkin algılarını en çok "robot" metaforuyla ifade ettiği görülmüştür. Çalışmaya katılan tüm orta kademe yönetici hemşireler olumlu metafor üretmiştir. Araştırmaya katılan hemşirelerin yarısına yakını dijital uygulamaların, hemşirelerin hasta bakımı yerine bilgisayar odaklı çalıştıkları algısına yol açtığını ifade etmişlerdir. Sonuç: Yapılan araştırma sonucunda dijital hastanelerde çalışan hemşirelerin, yoğun iş yükü altında dijital sağlık uygulamalarını olumsuz bir şekilde değerlendirdikleri, dijital sağlık uygulamalarının avantajlarının da farkında oldukları, hemşirelerin hastaya daha fazla zaman ayırmak ve hasta odaklı bakımı geliştirmek istedikleri ve yönetici hemşirelerin dijital sağlık uygulamalarına yönelik algılarının olumlu olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: dijitalleşme, dijital algı, dijital deneyim, dijital hastane, hemşirelikte dijitalleşme

Deniz Irk
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici hemşirelerin liderlik davranışları ile hemşirelerin örgütsel sessizlik davranışları arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Amaç: Yönetici hemşirelerin liderlik davranışları ile hemşirelerin örgütsel sessizlik davranışları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Araştırma kesitsel, ilişki arayıcı tanımlayıcı tiptedir. Haziran 2023- Kasım 2024 tarihleri arasında çalışmanın örneklemini Antalya ilinde bir devlet hastanesinde çalışan 209 hemşire oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Liderlik Davranış Ölçeği ve Örgütsel Sessizlik Davranış Ölçeği kullanılmıştır. İstatistiksel analizler SPSS (IBM SPSS Statistics 27) paket program kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın bulgularının yorumlanmasında frekans analizi ortalaması, liderlik davranışları ve örgütsel sessizlik davranışı değişkenlerinde Sperman korelasyon analizi yapılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalamasının 32,48±7,51 (yıl) olduğu, %74,2'sinin kadın, %79,4'nun lisans mezunu, %41,6'nın ≥10 yıldır meslekte çalıştığı ve %37,8'nin ≥5 yıldır kurumda çalıştığı, %44,5 yoğun bakımda çalıştığı, %45,0'nın ≤1 yıldır birimde çalıştığı ve %81,3'nün gündüz/gece çalıştığı belirlenmiştir. Hemşirelerin yarısından fazlasının işten ayrılmayı ve hemşireliği bırakmayı düşünmediği belirlenmiştir. Liderlik davranış ölçeği alt boyutu çalışan odaklı liderlik ortalamasının 3,65±0,86; görev odaklı liderlik ortalamasının 3,79±0,76 ve değişim odaklı liderlik ortalamasının 3,65±0,80 olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin örgütsel sessizlik davranış ölçeği alt boyutu sessizlik iklimi ortalamasının 2,61±0,78, korkuya dayalı sessizlik ortalamasının 2,30±0,82, kabullenici sessizlik ortalamasının 3,02±0,98, kurumu korumaya dayalı sessizlik ortalamasının 2,69±0,97 ve örgütsel sessizlik toplam puan ortalaması 2,65±0,74 olduğu belirlenmiştir. Liderlik davranışı ölçeği alt boyutları ile örgütsel sessizlik ölçeği toplam ve alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Sonuç: Yönetici hemşirelerin liderlik davranışları ile hemşirelerin örgütsel sessizlik davranışı arasında anlamlı bir ilişki belirlenmemiştir. Yönetici hemşirelerin liderlik davranışları ile hemşirelerin örgütsel sessizlik davranışlarının farklı örneklemlerde de incelenmesi ve bunun yanında örgütsel sessizlik nedenlerinin araştırılması önerilmektedir.

Aybüke Kocabıyık
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Çalışan sağlığı ve güvenliği geliştirme programının çalışanların sağlık davranışları ve güvenlik kültürü algısına etkisi

Amaç: Hemşirelerin sağlığı ve güvenliğine yönelik geliştirilen programın çalışanların güvenli sağlık davranışı ve güvenlik kültürü algısına etkisinin incelenmesidir. Yöntem: Araştırma metodolojik, niteliksel ve niceliksel olmak üzere üç aşamada tamamlanmıştır. Metodolojik aşama, 411 hemşire örneklemiyle üç farklı hastanede uygulanmış olup "Standart Önlemlere Uyum Ölçeği"nin psikometrik ve psikolingusitik özellikleri incelenmiştir. Niteliksel aşama, tanımlayıcı-kalitatif tipte, amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak 19 hemşire örnekleminde derinlemesine görüşme yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler "yarı yapılandırılmış görüşme formu" kullanılarak yapılmış veriler "içerik analizi" ile değerlendirilmiştir. Niceliksel aşamada ön-test son-test gruplu yarı deneysel araştırma tasarımı kullanılmış ve hastanenin beş biriminde çalışan tüm hemşireler (n:71) örnekleme alınmıştır. Veriler, başlangıç, üçüncü ve altıncı aylarda 'Standart Önlemlere Uyum Ölçeği' ve 'Çalışan Sağlığı ve Güvenliği Kültürü Ölçeği' ile toplanmıştır. Bulgular: Metodolojik aşamada; 'Standart Önlemlere Uyum Ölçeği'nin dilsel ve içerik açısından yeterli olduğu belirlenmiştir. Cronbach alfa katsayıları, madde toplam puan korelasyonları kabul edilebilir düzeyde, sınıf içi korelasyon katsayısı iyi düzeyde bulunmuştur. Rasch modeli, ölçek maddelerinin modelle uyumlu olduğunu, ölçeğin 4. sorusunun en zor 10. sorusunun en kolay soru olduğunu göstermiştir. Niteliksel aşamada; hemşirelerin çalışma ortamlarında sağlığı ve güvenliği açısından sorun olarak, 'fiziki ortam düzenlenmeleri' ve 'idari düzenlemeler' olmak üzere iki ana tema belirlenmiştir. Niceliksel aşamada; girişim grubunun standart önlemlere uyum ve çalışan sağlığı ve güvenliği kültürü toplam puan medyanları 6. ayda başlangıç ölçümlerine göre anlamlı düzeyde farklılık göstermiştir. Hemşirelerin çalışan sağlığı ve güvenliği kültürü ölçeğinin alt boyutlarından sadece "enfeksiyon önleme" alt boyutundan aldıkları toplam puan medyanları arasında 6. ayda başlangıç-3. ay ölçümlerine göre anlamlı fark bulunurken diğer alt boyutlarda anlamlı bir farklılık olmadığı saptanmıştır. Sonuç: Hemşirelerin standart önlemlere uyumu ve çalışan sağlığı ve güvenliği kültürünün iyileştirilmesinde çoklu stratejilerin kullanıldığı programlar iyileşme sağlayabilmektedir. Ancak çalışan sağlığı ve güvenliği kültürünün tam anlamıyla tüm boyutlarda sağlanması için alt-orta-üst yönetimin tam katılım gösterdiği, çalışan sağlığı ve güvenliği birimi tarafından kapsamlı-sürekli-düzenli takip ve ölçümlerin yapıldığı işbirlikli programların oluşturulması gerekmektedir. Anahtar Sözcükler: Çalışan sağlığı, güvenli çalışma ortamı, hemşire, standart koruyucu önlemler, güvenlik kültürü

DavranışGüvenlik kültürüGüvenlik önlemleri+7
Menevşe Yıldırım
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin çalıştıkları birimden, kurumdan ve mesleklerinden ayrılma niyetini belirleyen faktörler

Amaç: Hemşirelerin, birimden, kurumdan ve meslekten ayrılmalarını önleyebilmek için ayrılma niyetinin belirleyicilerinin bilinmesine gereksinim vardır. Çalışmanın amacı, hastanede çalışan hemşirelerin birim, kurum ve mesleklerinden ayrılma niyeti düzeyini belirlemek ve yordayıcı değişkenleri incelemektir. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evreni İzmir il sınırı içinde yer alan iki üniversite hastanesi ve bir Sağlık Bakanlığı hastanesinde çalışan 1636 hemşiredir. Örnekleme bu hastanelerde bir yıl ve üzerinde çalışan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 572 hemşire alınmıştır. Veriler demografik bilgiler, birimden, kurumdan, meslekten ayrılma niyeti, iş yükü ve iş doyumuna ilişkin soruları içeren soru formu, "Meslektaş İlişkileri Algısı Ölçeği" ve "Hekim-Hemşire- Meslektaş İletişimi Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, tanımlayıcı istatistikler, Pearson ki-kare testi, Spearman Korelasyon analizi ve lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın yürütüldüğü hastanelerin yönetimlerinden yazılı izin ve üniversitenin etik kurulundan onay alınmıştır. Bulgular: Hemşirelerin birimden ayrılma niyetinin belirleyicileri; iş doyumu, birimde ve meslekte çalışma süresi, meslektaş dayanışma algısı ve iş yüküdür. Kurumdan ayrılma niyetinin belirleyicileri; iş doyumu, birimde çalışma süresi, iş yükü ve meslektaş dayanışma algısıdır. Meslekten ayrılma niyetinin belirleyicileri; iş doyumu, birimde çalışma süresi, meslektaş dayanışma algısı ve medeni durum olarak bulunmuştur. Sonuç: Birimden, kurumdan ve meslekten ayrılma niyetlerinin ortak belirleyicileri iş doyumu, birimde çalışma süresi ve hemşire meslektaş ilişkileri algısıdır. Bu sonuçlara göre yöneticilere; ayrılma niyetinin azaltılmasında iş doyumu arttıracak ve meslektaş ilişkilerini geliştirecek stratejiler planlanması önerilebilir. Anahtar kelimeler: Ayrılma niyeti, hemşirelik çalışma ortamı, iş doyumu, iş yükü, meslektaş ilişkileri

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+4
Bilge Bayrak
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2019
00