Toros University
Institute

Institute of Graduate Studies

Toros University

141

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Finansal okuryazarlık, finansal eğitim, finansal okuryazarlık tutum ve davranışlarına ilişkin Hatay ilinde bir araştırma

Finansal okuryazarlık, bireyin finans ve ilgili kavramlar, finansal piyasalar, finansal ürünler ve uygulamaları hakkında bilgi sahibi olmasıdır. Finansal okuryazarlık bireyleri birikim, yatırım, bütçe yönetimi gibi konularda bilinçlendirmenin yanı sıra finansal ve ekonomik değişimleri anlayabilmelerine olanak sağlamaktadır. Bu yönüyle finansal okuryazarlık bireysel refah seviyesinin yükselmesine, piyasaların etkin olarak çalışmasına ve ülke ekonomisinin kalkınmasına sağladığı olumlu katkılardan dolayı oldukça önemlidir. Finansal eğitim, tüketici ve yatırımcılara paranın yönetimine dair bilgi, beceri, tutum ve davranışların kazandırıldığı, finansal risk ve fırsatların bilincinde olarak seçimler yapılmasına olanak sağlayan süreçtir. Gelişimin ve değişimin hızla devam ettiği finansal piyasalarda doğru ve etkin kararların alınabilmesi için finansal okuryazarlığa dolayısıyla finansal eğitime duyulan ihtiyacın artması sebebiyle ulusal ve uluslararası düzeyde çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmada Hatay ilinde hizmet sektörü, ticari işletme ve üretim işletmelerinde faaliyet gösteren yöneticiler ve çalışanların Finansal Okuryazarlık Tutum ve Davranışları belirlenmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Finans, Finansal Okuryazarlık, Finansal Eğitim, Finansal Farkındalık, Finansal Tutum ve Davranışlar

FinansFinansal davranışFinansal eğitim+3
Gülhan Bedir
Toros University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Basel III bankacılık düzenlemelerinin Türk bankacılık sektörüne etkileri

Basel III düzenlemeleri, 2004 yılında açıklanan Basel II kriterlerinin, 2008 küresel finans krizi sürecinde yetersiz kalması üzerine, bu düzenlemeleri daha da sıkılaştırmaya yönelik olarak, Kasım 2010'da açıklanmıştır. Basel III düzenlemeleri kapsamında; bankaların sermaye yeterliliği hesaplamalarında kullandıkları sermaye tanımı değiştirilmiş, bankaların riskli işlemlerine paralel olarak, sermayelerinin de arttırılması gerektiği şartı konulmuştur. Türkiye, Kasım 2000 ve Şubat 2001'de yaşadığı ve 25 bankanın batmasıyla sonuçlanan bankacılık ve döviz krizleri nedeniyle zaten bankacılık sistemini sıkı kontrol altına almış, özellikle BDDK, TMSF ve TCMB eliyle bankaların riskli işlemlerini yakın takipte tutmaya başlamıştır. Bu nedenle Türkiye, Basel III düzenlemelerinin çoğunu zaten daha önceden hayata geçirmiştir. Bu çalışmada Basel III düzenlemelerinin Türk Bankacılık Sistemi üzerindeki etkilerini analiz edebilmek için 2007:M06- 2019:M09 dönemi bankacılık sektörü genel verileri kullanılmıştır. Serilerin durağanlığı; ADF ve yapısal kırılmalı ADF birim kök testleriyle incelenmiş ve serilerden ikisinin düzeyde, dördünün birinci farkta durağan olduğu tespit edilmiştir. Seriler arasındaki eşbütünleşme ilişkileri Sınır Testi yaklaşımıyla incelenmiş ve tüm modellerde yer alan seriler arasında eşbütünleşme ilişkisinin var olduğu belirlenmiştir. Seriler arasındaki uzun ve kısa dönem analizleri ARDL yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Buna göre; operasyonel riske esas işlemlerdeki ve piyasa riskine esas işlemlerdeki artışlar karşısında bankaların likidite yeterlilik oranının ve sermaye yeterlilik oranının da artırıldığı görülmüştür. Ayrıca, Türk Bankacılık sisteminde gerçekleştirilen risk ağırlıklı işlemler toplamı %1 arttığında, yasal öz kaynak miktarının da %0.85 oranında arttığı belirlenmiştir. Basel III için oluşturulan kukla değişkenin katsayısı da önsel beklentiler doğrultusunda pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Bu da Basel III düzenlemelerinin, Türk Bankacılık Sisteminde başarılı bir şekilde uygulandığının bir kanıtıdır. Modellere ait güvenilirlik testleri sonuçları ve modellerin hata düzeltme mekanizmalarının çalışıyor olması da elde edilen sonuçların güvenilir olduğunu kanıtlar niteliktedir.

Bankacılık düzenlemeleriBankacılık sektörüBankalar+3
Hakan Kunt
Toros University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası karayolu taşımacılığında karşılaşılan gümrük ihlalleri ile mücadele etkinliğine ilişkin bir araştırma

Gümrük Kaçakçılığı, ekonomisini kayıt altına alarak büyütmek isteyen tüm ülkelerin karşı karşıya kaldığı; yoğun ve kararlı bir şekilde mücadele etmeleri gerektiği, büyük bir sorundur. Tüm Dünya ülkelerinin ekonomilerine olduğu gibi, Türkiye ekonomisine de ciddi zararlar veren kaçakçılık, toplumsal adaleti zedelemekte, toplumsal huzuru bozmakta ve vatandaşın devlete olan güvenini sarsmaktadır. Ülkemizde gümrükte kaçakçılık, çeşitli yöntem ve taktikler kullanarak, geniş bir yelpazede uluslararası düzeyde ilgili ulusal ve bölgesel ölçekler, organizasyonlar ve yapılarla haksız menfaatle elde edilebilen önemli bir güvenlik konusu haline gelmiştir. Kaçakçılık ile bütüncül bir bakış açısıyla etkili bir şekilde ilgilenmek gerekmektedir. Bu çalışmada uluslararası karayolu taşımacılığında karşılaşılan gümrük ihlalleri ile mücadele etkinliğinin üzerindeki etkilerini belirlemektir. Çalışma kapsamında, uygulamada anket formu oluşturularak gümrükte, yaşanan olumsuzlukların önlenebilmesi için kaçakçılıkla mücadelede yaşanılan sorunları tespit etmek ve bu konuda çözüm önerileri sunmayı amaçlanmıştır.

GümrüklerKarayolu taşımacılığıKaçakçılık+2
İsmail Kaya
Toros University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ahşap ve çelik çatıların strüktürel ve konstrüktif karşılaştırılması

Büyük açıklıkların geçilmesinde, estetik, imalat hızı ve ekonomi gibi sebeplerle, son dönem modern betonarme ve çelik yapılarda çelik düzlem ve uzay kafes sistem olmak üzere iki temel seçeneği bulunan çelik kafes çatı sistemleri ve çeşitli tekniklerin uygulanması ile birlikte konstrüksiyon imkanı genişleyen ahşap konstrüksiyonlu çatılar sıkça tercih edilmektedir. Ahşap ve çelik malzemenin değişimini ve gelişmesini sağlayan çeşitli tekniklerin uygulanmasına paralel olarak çatı sistemlerini oluşturulan yapım sistemlerinin imkanları da genişlemiştir. *Yatay açıklık sistemlerine ait düşey taşıyıcılar ile iklimsel faktörlerden korunmayı sağlayan ve havanın, ısı ve sesin binaya girişini kontrol eden düşey sistem çatılar, nitelikleri gereği açıklık geçen sistemler olmaları yanında binanın hem dışını hem de iç mekanlarını şekillendirmede etkili bir düşey görünüşe sahip yapı elemanlarındandır. (*Ching, Francis D.K., Onouye, Barry S., Zuberbuhler, D. (2013). Çizimlerle Taşıyıcı Sistemler, (Birinci Baskı). İstanbul: Yem Yayın, 135-248.) Bu tez çalışması kapsamında; literatür taraması gerçekleştirilmiş olup ahşap ve çelik elemanlarla yapılan büyük açıklıkların geçildiği kesitler, çatı tipleri-işlevleri, ahşap ve çelik çatı sistemleri, ahşap oturtma, asma ve kafes kiriş sistemli ahşap çatı konstrüksiyonları üzerinde durulmuş, strüktürel çelik çatı çerçevesi, çelik rijit çerçeveler, çatı makasları, hesap metotları ve uzay kafes sistemler çelik çatı konstrüksiyonları kapsamında araştırılmış, ahşap ve hafif çelik çatıların strüktürel ve konstrüktif açıdan karşılaştırılması yapılmıştır. Ülkemizde ve uluslararası alanda çatı üretiminde kullanılan standartlar, bu sistemlerin üretiminde kullanılan ahşap ve çelik malzemenin yangın ve deprem anında göstermiş olduğu mukavemet tepkileri, ısı ve nem dayanımları, statik açıdan gösterdikleri mukavemetleri, diğer sistemlerde kullanılan malzemelere göre avantajları/dezavantajları strüktür ve konstrüksiyon kavramları çerçevesinde incelenmiş, ahşap ve çelik üç boyutlu strüktürel çatı sistemleri inşa edilmiş yapı örnekleri üzerinden sentezlenerek yapım sistemleri üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Strüktür, Konstrüksiyon, Çatı Sistemleri, Yapı Elemanı, Ahşap Çatı, Çelik Çatı

Merve Gökçen Ayaz
Toros University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mersin ilinde Toroslar ilçesi Sağlık Mahallesinde yağmur suyu hattında kullanılan drenaj sistemlerinin incelenmesi ve maliyet analizi

Kentleşmenin ve nüfusun artması ile birlikte kentlerde değişen demografik yapı, kent yapısında çeşitli etkilere sebep olmaktadır. Nüfus artışının ortaya çıkmasına bağlı olarak bina sayılarının ve betonlaşma alanının artışının sonucu olarak kent genelinde geçirimsiz tabakalar yoğunlaşmıştır. Geçirimsiz yer tabakaları, yağmur sularının toprak altına sızmasını engelleyerek yüzey akıntılarında yüksek ivmeyi meydana getirmektedir. Bu durumun sonucu olarak kent içinde sel, taşkın gibi doğal afetler görülmektedir. Geçirimsiz tabakaların dolaylı olarak oluşturduğu afetler ile can ve mal kayıpları yaşanabilmektedir. Bunun önüne geçilebilmek için yağmur suyu hatlarında çeşitli drenaj sistemleri kullanılmaktadır. Mersin Su ve Kanalizasyon İşletmesi (MESKİ) Mersin ili genelinde su ve kanalizasyon hizmetlerinin sunumunu yapmak için kurulmuş olup, 6360 Sayılı Kanun ile Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin hizmet alanının il sınırlarının tamamını kapsamasından sonra MESKİ'nin hizmet alanı il genelinde genişlemiştir. MESKİ, su dağıtımı, atık su toplanması ve yağmur sularının kent üzerindeki olumsuz sonuçlarının önlenmesinden sorumludur. Çalışmada Mersin ili Toroslar ilçesi Sağlık Mahallesindeki yağmur suyu hattında kullanılan drenaj sistemlerinin incelenmesi ve maliyet analizinde ,kullanılan drenaj sisteminin başka bir drenaj sistemiyle malzeme ve maliyet karşılaştırmalarının yapılıp incelenmesidir.

Mersin
Ruhi Karakeçi
Toros University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt kültürünün sağlık kurumlarında çalışan bireylerin değişime açıklıklarına etkisi, davranışlara yönelik etik ikliminin aracılık rolü

Bu çalışma, örgüt kültürü, örgütsel değişime açıklık ve örgütsel etik iklim konularını detaylı bir şekilde ele alarak, bu faktörler arasındaki ilişkileri anlamayı hedeflemektedir. İlk olarak, örgüt kültürünün tanımı ve önemi üzerinde durulmaktadır. Ardından, örgüt kültürünün iç ve dış odaklı boyutları incelenmekte, iç odaklı örgüt kültürünün bileşenleri detaylı bir şekilde açıklanmaktadır. İkinci bölümde, örgütsel değişim kavramı tanımlanmakta ve bu değişimin iş dünyasındaki önemi vurgulanmaktadır. Örgütsel değişime açıklık kavramı, tanımı ve önemi ile ayrı bir baslık altında ele alınarak, bireysel ve örgütsel faktörlerin bu açıklığı nasıl etkilediği üzerinde durulmaktadır. Üçüncü bölümde, etik kavramının tanımı ve önemi açıklanarak, etik iklimin bu kapsamda nasıl ele alındığı incelenmektedir. Kurallara ve davranışlara yönelik etik iklim boyutlar detaylı bir şekilde açıklanmakta ve örgütsel etik iklimin tanımı ile önemi vurgulanarak aktarılmaktadır. Bunlara ek olarak araştırmada, değişkenlerin arasındaki ilişkiler incelenmiş olup uygun analizler gerçekleştirilmiştir. Bu analizlere göre örgüt kültürünün sağlık kurumlarında çalışan bireylerin değişime açıklık ve davranışlara yönelik etiğin aracılık rolü arasında anlamlı ve pozitif bir ilişkinin olduğu ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bu verilere göre iç odaklı örgüt kültürü ile örgütsel değişime açıklık, iş odaklı örgüt kültürü ile davranışlara yönelik etik iklim, örgütsel değişime açıklık ile davranışlara yönelik etik iklim arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: İç Odaklı Örgüt Kültürü, Örgütsel Değişime Açıklık, Davranışlara Yönelik Etik İklim, Değişime Açıklık

İbrahim Monis
Toros University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Coğrafi işaretli ürün algısının satın alma niyeti ve fiyat ödeme istekliliğine etkisi: X, Y ve Z kuşaklarının karşılaştırılması

Bu çalışma, coğrafi işaretli ürünlerin tüketici davranışları üzerindeki etkilerini inceleyerek, X, Y ve Z kuşaklarının satın alma niyeti ve fiyat ödeme istekliliği açısından farklılıklarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu üç kuşağın coğrafi işaretli ürün algısı, satın alma eğilimi ve bu ürünlere dair fiyat ödeme istekliliğini belirleyen etmenler ve davranış eğilimleri hakkında bilgi edinmek amacıyla literatür taraması yapılmıştır. Çalışmanın evrenini Türkiye'de ikamet eden X, Y ve Z kuşağından bireyler oluşturmaktadır. Çevrim içi ortamda oluşturulan ve demografik yapı, coğrafi işaretli ürün algısı, coğrafi işaretli ürünlere ilişkin satın alma niyeti ve fiyat ödeme istekliliği ölçeklerini içeren anketi 388 katılımcı yanıtlamıştır. Bulgular, tüketicilerin coğrafi işaretli ürün algısının satın alma niyeti ve fazla fiyat ödeme istekliliği üzerinde etkisi olduğunu ancak X, Y ve Z kuşağı ayrı ayrı incelendiğinde bu etkinin kuşaklar arasında anlamlı derecede farklılık göstermediğini ortaya koymaktadır. Coğrafi işaretlerin sunduğu özgünlük ve kalite algısı, tüketicilerin bu ürünlere yönelik tutumlarını şekillendirmekte önemli bir rol oynamaktadır. Ancak araştırmadaki bulgular, coğrafi işaretli ürünlerin genel tüketici algısında ve davranışlarında pozitif bir etki yaratırken, kuşaklar arası farklılıkların sınırlı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu araştırma, markaların pazarlama stratejilerini belirlemelerine ve farklı kuşakların beklentilerini anlamalarına yardımcı olarak, yerel üreticilerin rekabet gücünü artırmalarını sağlayabilir. Ayrıca, sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının teşvik edilmesine katkıda bulunarak, toplumsal ve ekonomik gelişim açısından da önemli bir kaynak oluşturacaktır. Anahtar Kelimeler: Coğrafi İşaret, X Kuşağı, Y Kuşağı, Z Kuşağı, Satın Alma Niyeti, Fiyat Ödeme İstekliliği

Burcu Keskin Duran
Toros University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda çalışan psikolojik danışmanların örgütsel bağlılıkları, iş doyumları ve iş erteleme davranışları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı okullarda çalışan psikolojik danışmanların örgütsel bağlılıkları, iş doyumları ve iş erteleme davranışları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma, Türkiye'nin her bölgesinden farklı illerde bulunan (Adana, İstanbul, Şanlıurfa, Ankara, Aydın, Van vb.) okullarda çalışan 300 psikolojik danışman ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veriler kişisel bilgilerin yer aldığı 'Demografik Bilgi Formu', Örgütsel Bağlılık Ölçeği', 'Minnesota İş Doyumu Ölçeği (MİDÖ)' ve 'İşyerinde Erteleme Davranışı Ölçeği (İEDÖ)', ile toplanmıştır. Araştırma sonuçları incelendiğinde, 10 ve üzeri yıl çalışan okul psikolojik danışmanlarının 0-5 yıl ve 5-10 yıl çalışanlara göre iş erteleme davranışlarının daha düşük olduğu görülmüştür. Bunun yanında cinsiyete ve çalıştıkları okul kademesine göre iş erteleme davranışları incelendiğinde anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Ayrıca katılımcıların örgütsel bağlılık ve iş erteleme davranışları arasında ters yönde anlamlı bir ilişki bulunurken, iş doyumları ile iş erteleme davranışları arasında da ters yönde anlamlı bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Bootstrapping testi ile yapılan analiz sonuçlarında, örgütsel bağlılığın iş erteleme davranışı üzerinde dolaylı etkisinin anlamlı olduğu (β = -.061, %95 GA [-.120 , -.006]), dolayısıyla iş doyumunun örgütsel bağlılık ile iş erteleme davranışı arasındaki ilişkiye dolaylı olarak etki ettiği tespit edilmiştir. Başka bir ifade ile örgütsel bağlılık iş doyumunu, iş doyumu ise iş ertelemeyi etkilemektedir. Anahtar Kelimeler: İş Doyumu, İş Erteleme Davranışı, Örgütsel Bağlılık

Saadet Sinem Yıldız
Toros University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Diyalektik benlik ölçeğinin Türkçeye uyarlanması ve diyalektik benlik ile çeşitli değişkenlerin ilişkisi

Bu araştırma iki çalışmadan oluşmaktadır. Çalışma 1'de Diyalektik Benlik Ölçeği 'nin Türkçeye uyarlanması ile geçerlik ve güvenirliğinin test edilmesi amaçlanmıştır. Çalışma 2'nin amacı ise diyalektik benlik ile değişim beklentisi arasındaki ilişkinin Türkiyeli katılımcılar için incelenmesidir. Araştırma Türkiye'de her bölgeden göç alması ve demografik verileri sebebiyle Türkiye'yi temsil ettiği kabul edilen Mersin ilinde ikamet eden 504 birey ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri 'Demografik Bilgi Formu', 'Diyalektik Benlik Ölçeği (DBÖ)', 'Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ)' ve değişim beklentisi için kullanılan değerlendirme araçları ile toplanmıştır. Diyalektik Benlik Ölçeği'nin yapısal geçerliğini incelemek amacıyla yapılan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda 11 maddeden oluşan tek boyutlu bir ölçek elde edilmiştir (Uyum değerleri: RMSEA=.030, NFI=.945, CFI=.982, IFI=.982 ve GFI=.981). Elde edilen ölçeğin ölçüt bağımlı geçerliğini incelemek için ise Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği kullanılmış ve literatür ile uyumlu olarak benlik saygısı ile diyalektik benlik arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir (r=-,320; p=,000). Ölçeğin güvenirliği ise Cronbach Alfa (α) ve McDonald Omega (ω) katsayıları yöntemleri ile incelenerek yeterli düzeyde olduğu anlaşılmıştır (ω: .82 / α: .78). Çalışma 2 kapsamında, diyalektik benlik puanın hayat boyu mutluluk eğilimini gösteren grafik türü tercihine göre anlamlı bir fark gösterip göstermediği ve değişim bekleme oranı ile diyalektik benlik puanı arasındaki ilişki incelenmiştir. Analizler sonucunda diyalektik benlik puanının tercih edilen grafik türleri (doğrusal, doğrusal olmayan, parabolik olup doğrusal olmayan) arasında anlamlı bir farklılık göstermediği ve diyalektik benlik puanı ile değişiklik bekleme oranları arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular aynı değerlendirme araçlarının kullanıldığı geçmiş çalışmanın bulguları ile de karşılaştırılmıştır. Araştırma kapsamında çeşitli değişkenlere ilişkin analizlere de yer verilmiştir.

Ezgi Büşra Akgöz
Toros University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Mobbing ve örgütsel sinizm ilişkisinde duygusal tükenmenin aracılık rolü: Beyaz yakalılar üzerine bir inceleme

Bu tez çalışmasının temel amacı, örgütlerin önemli üretim varlıkları olan çalışanların maruz kaldıkları mobbing davranışı sonucunda örgütsel sinizm davranışı geliştirip geliştirmediklerini araştırmak ve bu ilişkide Duygusal tükenmenin olası aracı rolünü keşfetmektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli temel alınmakta olup örneklemi Türkiye genelinde beyaz yakalı 328 özel sektör çalışanı oluşturmaktadır. Araştırmada çalışanların kişisel bilgilerini elde etmek amacıyla hazırlanan "Kişisel Bilgiler Formu", çalışanların örgütlerine karşı mobbing algılama düzeylerinin belirlenmesi için "Olumsuz Davranışlar Ölçeği"; örgütsel sinizme yönelik olan algılarını belirlemek için "Örgütsel Sinizm Ölçeği" ile Duygusal tükenme düzeylerinin tespitine yönelik "Duygusal Tükenme Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS programıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde verilerin analizlerinin sonucunda, çalışanların mobbing algısı ile örgütsel sinizm davranışları arasında pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca, araştırma bulguları Duygusal tükenmenin Mobbing ve Örgütsel sinizm ilişkisinde aracı rolü olduğunu ortaya koymaktadır.

Mehmet Ak
Toros University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00