Yalova University
Discipline

Uluslararası Ticaret ve Finansman Anabilim Dalı

Yalova University

284

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Çalışma sermayesi yönetiminin finansal performansa etkisi: Borsa İstanbul 100 endeksinde faaliyet gösteren firmalar üzerine bir uygulama

Firmaların var olabilmeleri için karlılığı ve piyasadaki varlıklarını korumaları gerekmektedir. Ancak bu durum çalışma sermayesi yönetimi ile mümkün olabilmektedir. Çalışma sermayesi yönetimi dönen varlıklara yapılan yatırımı ve bu varlıkların finansmanını kapsamaktadır. Dönen varlıkların yatırım tutarlarının belirlenmesi ve hangi kaynaklarla finanse edilmesi gerektiği ise çalışma sermayesi politikası belirlemektedir. Çalışma sermayesi politikaları firmanın karlılığını, değerini, riskini ve hatta likiditesini de etkileyebilmektedir. Bu durumda firma kendine uygun bir politika izleyerek karlığını devam ettirip ve riski minimize ederek büyüme olanağını sürdürebilmektedir. Böylelikle riski ve karlılığı inceleyen yatırımcılara ve firma yöneticilerine de yol göstermektedir. Bu çalışmada Borsa İstanbul (BİST) 100 endeksinde işlem gören firmaların verilerinden yararlanılarak, çalışma sermayesi yönetiminin finansal performansa olan etkisinin ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Borsa İstanbul (BİST) 100 endeksinde 2005-2018 yılları arasında kesintisiz işlem gören 16 firmanın 14 yıllık ve altı aylık dönemlerindeki verileri kullanılarak panel veri analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışma sermayesinin yatırım politikası ile finansman politikası bağımsız değişkeni oluştururken, finansal performansın göstergeleri olan aktif karlılık ile özsermaye karlılığı ise bağımlı değişkenler olarak belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular sonucunda, Model 1'de yatırım politikası ile aktif karlılık anlamlı ve pozitif yönlü ilişki, finansman politikaları ile aktif karlılık arasında ise anlamlı ve negatif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Model 2 sonuçlarına göre ise, özsermaye karlılığı ile yatırım politikası arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişki belirlenirken, finansman politikası ile özsermaye karlılığı arasında anlamlı herhangi bir ilişki tespit edilememiştir.

Borsa İstanbulFinansal performansKarlılık+4
Zekiye Akgüç
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Şikâyet yönetiminin marka değerine etkisi: TRC3 bölgesi üzerine bir uygulama

Şikâyet yönetimi ve marka değeri kavramları işletme literatüründe geniş bir yere sahiptir. Şikâyet yönetimi işletmeler için hem müşteri kazanmaları için bir fırsat hem de müşteri kaybetmeleri için bir tehdit olarak görülmektedir. Çalışmada şikâyet yönetimin marka değerini nasıl etkilediği incelenmektedir ve toplamda üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde müşteri şikâyetleri ve şikâyet yönetimi kavramları incelenmektedir. İkinci bölümde marka değeri kavramı ve marka değerleme yöntemleri ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde ise konu ile ilgili literatür taraması yapılmış olup TRC3 bölgesi üzerine bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Veri toplama yöntemi olarak çevrimiçi anket yöntemi kullanılmış olup çalışma sonucunda ulaşılan bulgular üçüncü bölümde incelenmiştir. Anahtar Kavramlar: Şikâyet yönetimi, Marka değeri, Marka değerleme yöntemleri, Memnuniyet ve Güven

MarkaMarka değeriMüşteri tatmini+3
Rıdvan Bütün
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal risklerin türev araç kullanımına etkisi: Türkiye bankacılık sektörü üzerine bir uygulama

Finansal sistemin önemli ve büyük çoğunluğu bankalardan oluşmaktadır. Finansal piyasalardaki dalgalanmalar bankacılık sektörünü etkisi altına almaktadır. Bankalardaki finansal risklerin önemli hale gelmesiyle, piyasalardaki dalgalanmaların bankalara etki derecesi de değişmiştir. Hem finansal piyasalarda hem de bankacılık sektöründeki finansal risklerden korunma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Finansal risklerin yönetiminde ve minimize edilmesinde yaygın olarak türev araçlar kullanılmaktadır. Bu doğrultuda çalışmada, BIST Banka Endeksi'nde faaliyette bulunan bankaların verilerinden yararlanılarak, finansal risklerin türev araç kullanımlarına etkisini ortaya çıkartmak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, BIST Banka Endeksi'nde 2010-2018 yılları arasında faaliyette bulunan yedi banka esas alınarak, finansal riskler ile türev araç kullanımı arasındaki ilişki panel veri analiz yöntemiyle incelenmiştir. Analizde kullanılmak üzere spekülasyon (SPEK) ve hedging (HED) amaçlı türev araç kullanımı bağımlı değişken; borç riski, faiz riski, kredi riski, kur riski ve sermaye riski de bağımsız değişkenler olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda iki panel regresyon modeli oluşturulmuştur. Analiz sonucunda Model 1 için borç riski, faiz riski, kur riski ile spekülasyon amaçlı türev araç kullanımı arasında anlamlı; ancak borç riski ile pozitif yönlü, faiz riski ve kur riskiyle de negatif yönlü ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Buna karşın kredi riski ve sermaye riski ile spekülasyon amaçlı türev araç kullanımı arasında anlamlı ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Model 2 sonuçlarında ise faiz riski, kredi riski, kur riski ve sermaye riski ile hedging amaçlı türev araç kullanımı arasında anlamlı ve negatif yönlü ilişki olduğu; buna karşın borç riski ile hedging amaçlı türev araç kullanımı arasında anlamlı herhangi bir ilişki olmadığı belirlenmiştir.

Bankacılık sektörüBankalarBorsa endeksi+5
Büşra Görgel
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Modern sermaye yapısı teorilerinin geçerliliğinin test edilmesi: BİST 30 endeksi firmaları üzerine bir araştırma

Firmaların sermaye yapısına etki eden faktörler ve etki dereceleri ülkeden ülkeye, sektörden sektöre hatta aynı sektör içinde yer alan firmalar arasında dâhi farklılık göstermektedir. Bu durumda finans yöneticileri en uygun sermaye yapısını oluşturmak için verecekleri kararları, bu çeşitli faktörleri ve etkilerini göz önüne alarak değerlendirmelidir. Bu sebeple sermaye yapısı ve sermaye yapısına etki eden faktörlerin sermaye yapısı teorileriyle uyumlu olup olmadığı araştırılması gereken konulardan birisidir. Bu çalışmada, 2009:6-2019:6 döneminde BİST 30 Endeksi'nde devamlı işlem gören 15 adet firmanın sermaye yapısının modern sermaye yapısı teorileri ile geçerliliği test edilmeye çalışılmıştır. Sermaye yapısı finansal kaldıraç oranları ile temsil edilirken, firmaya özgü faktörler ise borç dışı vergi kalkanı, büyüme oranı, firma büyüklüğü, firma riski, kârlılık, likidite ve duran varlık ile temsil edilmiştir. Yapılan panel veri analizinde, modern sermaye yapısı teorilerinin geçerliliğini sınamak için altı adet ekonometrik model oluşturulmuş ve bu modeller teker teker sınanmıştır. Yapılan analiz sonucunda elde edilen bulgular, modern sermaye yapısı teorileri ile ilişkilendirilmiştir. Çalışma sonucunda, örneklem kapsamında yer alan firmaların sermaye yapısı davranışlarının daha çok finansal hiyerarşi teorisi ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.

Borsa İstanbulPanel veri modelleriSermaye yapısı+1
Leyla Ar
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin örgütsel sessizlik ve örgütsel sinizm düzeylerinin örgütsel vatandaşlık davranışları üzerindeki etkisi: Şırnak ili örneği

Bu çalışmanın genel amacı okullarda görev yapmakta olan öğretmenlerin örgütsel vatandaşlık, örgütsel sessizlik ve örgütsel sinizm algıları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmanın evrenini 2019-2020 eğitim öğretim yılında Şırnak ilinde eğitim-öğretim faaliyetlerine devam eden okullarda görev yapmakta olan 9000 öğretmen oluşturmaktadır. Bu çalışma kapsamında öğretmenlere kişisel bilgi formu, örgütsel vatandaşlık düzeylerini ölçmek amacıyla Örgütsel Vatandaşlık Ölçeği, örgütsel sessizliklerini ölçmek amacıyla Örgütsel Sessizlik Ölçeği, örgütsel sinizm algılarını ölçmek amacıyla Örgütsel Sinizm Ölçeği uygulanmıştır. Ölçeklerin uygulandığı grubun özelliklerine ilişkin olarak frekans ve yüzde dağılımları bulunmuştur. Araştırmada elde edilen bulgularda örgütsel vatandaşlık davranışı ile örgütsel sessizlik arasında negatif yönlü bir ilişki, örgütsel vatandaşlık davranışı ile örgütsel sinizm arasında negatif yönlü bir ilişki ve örgütsel sessizlik ile örgütsel sinizm arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu bulunmuştur.

SinizmÖlçeklerÖrgütsel sessizlik+4
Semra Ögel
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararasılaşmada kurumsal sosyal sorumluluk ve örgütsel vatandaşlık davranışı: Şırnak örneği

İşletmeler, toplumun ihtiyaçları doğrultusunda üretimde bulunurken sadece ekonomik sorumlulukları dikkate almaktaydı. Ancak zaman içerisinde işletmelerin ekonomik sorumluluk dışında başka sorumlulukları olduğu kabul edilmiştir. Bu sorumluluklar Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) kavramı altında; ekonomik, yasal, etik ve gönüllü sorumluluk olarak sınıflandırılmıştır. Uluslararası işletmeler göz önünde olduklarından KSS uygulamalarını ulusal işletmelere kıyasla daha çok önemsedikleri düşünülebilir. Ancak ulusal işletmeler de toplumla yakından ilişkili olduklarından KSS uygulamalarını önemseme gereği duyabilmektedir. İşletmelerin varlığını sürdürebilmelerinde önemli bir diğer konu çalışanların örgütsel vatandaşlık davranışlarıdır (ÖVD). Ulusal veya uluslararası işletmelerin başarılı olabilmeleri çalışanların ekstra rol davranışı sergilemesine bağlıdır. Bu çalışmada işletmelerin uluslararasılaşmasında yöneticilerin KSS uygulamaları ve çalışanların ÖVD' lerinin etkili olup olmadığını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu kapsamda Şırnak ilinde faaliyet gösteren ulusal ve uluslararası işletme yöneticileri ve çalışanlarıyla anket yapılmıştır. Yapılan analizlerde ulusal ve uluslararası işletme yöneticilerinin KSS uygulamaları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Ayrıca çalışanlar arasında da ÖVD açısından bir fark bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı, Uluslararasılaşma

Kurumsal sosyal sorumlulukUluslararası işletmelerUluslararası ticaret+3
İdris Hacıoğlu
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal gelişme ve yabancı portföy yatırımlarının ekonomik büyümeye etkisi: Türkiye üzerine ekonometrik bir uygulama

Finansal gelişme ve yabancı portföy yatırımları küreselleşme ile birlikte önemli bir hale gelmiş ve çok fazla araştırılan konular arasına girmiştir. Bu sebeple finansal gelişme ve yabancı portföy kavramları önem kazanmıştır. Finansal piyasaların gelişmişliği finansal gelişme olarak tanımlanmaktadır. Yabancı portföy yatırımları ise, çoğunlukla ev sahibi ülkenin borsasından yapılan alımlar ve mevduatları yoluyla ülke fonlarına yatırım yaparak gerçekleşmektedir. Finansal gelişme ve ekonomik büyüme ilişkisi literatüre bakıldığında farklı bakış açılarıyla ele alınmıştır. Bazı araştırmacılara göre finansal gelişmenin ekonomik büyüme üzerinde önemli bir etkisi vardır, bazı araştırmacılara göre ise etkinin az olduğu görüşü vardır. Yabancı yatırımlar ile alakalı son yıllarda yapılan çalışmalarda ise, yabancı sermaye girişlerinin etkisi ile o ülkelerin yatırım ve teknoloji açığını kapattıkları ve büyümesini daha çok hızlandırdığı tespit edilmiştir. Ekonomik büyümenin gerçekleştirilmesi ve onun sürdürülebilir olması ekonomilerin temel hedefleri arasında yer almaktadır. Büyümenin gerçekleşmesine katkı sunan unsurlar arasında olan finansal gelişme ve yabancı portföy yatırımları ise ülkeler için oldukça önemlidir. Çalışmada 1993-2019 dönemlerinde finansal gelişme ve yabancı portföy yatırımlarının ekonomik büyümeye etkisi zaman serisi yöntemi kullanılarak değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkiyi tespit etmek amaçlanmıştır. Çalışma sonuçlarına göre finansal gelişme, portföy yatırımları ve ekonomik büyüme serilerinin durağan oldukları belirlenmiştir. Yapılmış olan testler sonucunda tüm seriler arasında uzun vadeli eĢbütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. Tespit edilmiş olan eşbütünleĢme ilişkisinin yönü ve katsayısını belirleyebilmek için yapılmış olan test sonuçlarına göre finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasında uzun dönemli negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiş, yabancı portföy yatırımları ile ekonomik büyüme arasında uzun dönemli pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Granger nedensellik test sonuçlarına göre, finansal gelişmeden ekonomik büyümeye ve yabancı portföy yatırımlarından ekonomik büyümeye doğru tek yönlü nedensellik ilişkisinin olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Finansal Gelişme, Yabancı Portföy Yatırımları, Ekonomik Büyüme, Zaman Serisi Analizi.

Sibel Yaşar
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt kültürü ve örgütsel vatandaşlık davranışı: Ulusal ve uluslararası işletmeler üzerinde bir analiz

Küreselleşme ile birlikte işletmeler için pazar alanı haline gelen dünyada rekabet her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Bu rekabet ortamında işletmelerin de dünya ve ülke pazarından pay elde etmeleri için rekabet avantajı sağlamaları gerekmektedir. İşini seven ve gönüllü bir şekilde örgüt yararını destekleyici davranışlar sergileyen çalışanlar ile işletmelerin rekabet avantajı elde etmesi beklenilmektedir. Örgüt kültürü, örgütsel vatandaşlık davranışının belirleyicilerinden biri olarak açıklanmaktadır. Örgütsel vatandaşlık davranışı, çalışanların hem şirkete hem de çalışma arkadaşlarına karşı sergiledikleri davranışlar olarak tanımlanmaktadır. İşletme bünyesinde oluşturulmuş örgüt kültürünün çalışanların örgütsel vatandaşlık davranışını etkileyeceği ve bu durumun da işletmenin amaçlarına ulaşmasında önem taşıdığı düşünülmektedir. Çalışma kapsamında öncelikle örgüt kültürünün, çalışanların örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Daha sonra örgüt kültürünün ve örgütsel vatandaşlık davranışının, ulusal ve uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren firmaların çalışanları bakımından farklılık olup olmadığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Türkiye İstatistik Bölge Birimleri Sınıflandırması(Türkiye İBBS)'na göre TRC3 sınıfında yer alan Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt illerinde faaliyet gösteren ulusal ve uluslararası işletmelerin çalışanları ile anket çalışması yapılmıştır. Çalışma kapsamında yapılan Bağımsız Gruplar T-Testi ve Basit Regresyon analizlerinde örgüt kültürü alt boyutlarının(güç kültürü, başarı kültürü ve destek kültürü) örgütsel vatandaşlık davranışının alt boyutları(diğerkâmlık davranışı, vicdanlılık davranışı sivil erdem davranışı, centilmenlik davranışı ve nezaket davranışı) üzerinde etkisi olduğu sonucu elde edilmiştir. Ulusal firma çalışanlarının uluslararası firma çalışanlarına nazaran daha fazla örgütsel vatandaşlık davranışı sergilediği sonucu elde edilmiştir. İşletme amaçlarına yönelik meydana gelen örgüt kültürü, çalışanların örgütsel vatandaşlık davranışlarını etkilemektedir. Yöneticiler tarafından iş görenleri güçlendirilmesi, desteklenmesi, yönetime katılmalarının sağlanması gibi örgüt politikalarının uygulamaya konulması örgütsel vatandaşlık davranışının sergilenmesini artıracağı beklenmektedir.

Organ kültürüÖrgüt kültürüÖrgütsel vatandaşlık+1
Özal Ergin
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kripto para volatilitesine etki eden makroekonomik faktörlerin koşullu değişen varyans ve zaman serisi analizleri ile belirlenmesi

2008 yılında yaşanan küresel ekonomik kriz sonrası yaşanan bunalım sonucunda Bitcoin; Satoshi Nakamoto tarafından ilk kripto para birimi olarak tasarlanmış, internet oyunlarında geleneksel para karşılığında satın alınır hale gelmiş ve son olarak yatırımcılar tarafından kripto para borsalarında yatırım aracı olarak talep görmeye başlamıştır. Geleneksel para birimlerinden farklı olarak merkeziyetsiz ve devlet otoritesinden bağımsız olarak blockchain alt yapısı ile güvence altına alınmış bir sanal para birimidir. Yatırımcıların kısa zamanda daha fazla getiri elde etme istekleri kripto paralara olan ilgiyi arttırmış ve işlem hacmi en yüksek kripto para birimi olan Bitcoin haricinde birçok alternatif coin(altcoin) kripto para borsalarında işlem görmeye başlamıştır. Bu çalışmada işlem hacmi ve piyasa değeri en yüksek kripto para olan Bitcoin volatilitesini etkilediği düşünülen makroekonomik faktörler ile arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Çalışmada, Bitcoin volatilitesi ile BIST100, enflasyon, döviz kuru(USD) ve altın fiyatları arasındaki ilişki Nisan 2012 – Eylül 2021 dönemlerini kapsayan aylık veriler esas alınarak ARDL Eşbütünleşme Testleri, Granger ve Todo – Yamamoto Nedensellik analizleri, Etki – Tepki analizi ve Varyans Araştırması ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda; Bitcoin volatilitesi ile BIST100, enflasyon, döviz kuru ve altın değişkenleri arasında uzun dönemli eşbütünleşme ilişkisinin varlığı saptanmış ve uzun dönemli ARDL katsayı tahmin sonuçlarına göre altın ile Bitcoin volatilitesi arasında uzun dönemli negatif ilişki tespit edilmiştir. Kümülatif Fourier-Frekans Toda & Yamamoto Granger nedensellik analizi sonuçlarına göre; altından Bitcoin volatilitesine doğru tek yönlü nedensellik ilişkisinin varlığı tespit edilmiş olup, diğer taraftan Bitcoin volatilitesi ile BIST100, enflasyon ve döviz kuru arasında herhangi bir nedensellik ilişkisinin bulunmadığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kripto para, Bitcoin, Volatilite Yayılımı, Zaman Serisi Analizi

Sultan Gizem Karaman
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kar payı dağıtım politikasının mikro-makro belirleyicileri: BIST Sınai endeksi üzerine ekonometrik bir araştırma

Özel sektörde faaliyet gösteren bir işletmenin amacı, varlıklarını korumak ve işletme sahibine kazanç sağlamak için her dönemin sonunda kar elde etmektir. Kâr, şirketlerin dönemsel olarak mali sonuçlarını görmesine, iş ve işlemleri denetlemesine, işletmenin büyüyerek yoluna devam etmesine olanak sağlamaktadır. Ancak kar tek başına, işletmenin hedeflerine ulaşmasında yeterli değildir. Bu noktada önemli olan karın ne şekilde kullanılacağıdır. Kâr payı kavramının önemi bu noktada karşımıza çıkmaktadır. Kâr payı dağıtım politikası, elde edilen net karın, işletmelere hangi oranda dağıtılacağı ve işletmelerde hangi oranda finansman olarak bırakılacağı kararlarını içermektedir. İşletmelerin performansı ve hedefleri açısından kâr payı dağıtım politikası oldukça önemlidir. Bu sebeple işletmelerin finansman politikasının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu çalışmada, Türkiye'de BIST SINAİ sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde kâr payı dağıtım politikasının mikro-makro belirleyicileri araştırılmıştır. İşletmeler kâr payı dağıtımı ile ilgili kararlarını alırken hangi faktörlere dikkat ettikleri ve bu faktörlerin kâr payı dağıtım politikasını nasıl etkilediğini açıklamak amaçlanmıştır. Bu sebeple bu çalışma BIST SINAİ endeksindeki yer alan 20 şirketin 2011-2020 yılları arasında kâr payı ödemelerine etki eden makro ve mikro değişkenleri belirlemek için panel veri analizi yöntemi ile test edilmiştir. Çalışma sonucunda, işletme büyüklüğü, aktif karlılık, enflasyon, faiz değişkenlerinin işletmelerin nakit kâr payı dağıtım oranlarına etkisi pozitif yönde, finansal kaldıraç, likidite oranı değişkenlerinin ise, etkisi negatif yönde tespit edilmiştir. Döviz kuru ve varlık yapısı değişkenlerinin ise anlamlı bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır.

Borsa İstanbulEkonometrik analizEndüstri endeksi+7
Işılay Yıldız
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal iletişimin motivasyon üzerindeki etkisi: Jandarma Genel Komutanlığı'nda bir uygulama

Çalışmada kurumsal iletişim düzeyinin çalışan motivasyonunu ne denli etkilediği ve çalışanların demografik özelliklerinin kurumsal iletişim ve çalışan motivasyonu seviyelerine göre anlamlı şekilde farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Jandarma personeli üzerinde yapılan bu çalışmada, çıkan anket sonuçlarına bakıldığında toplamda n=409 katılımcı yer almıştır. Çalışmada motivasyon ölçeği ve kurumsal iletişim ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde faktör, güvenilirlik, korelasyon, regresyon analizleri, bağımsız örneklem t testi, varyans analizi ve Sidak ikili karşılaştırma testi kullanılmıştır. Analizler SPSS 23.00 paket programı ile yapılmıştır. Kurumsal iletişim düzeylerinin katılımcıların motivasyon düzeylerini arttıracağı sonuç olarak görülmektedir. Personellerin cinsiyeti, yaşı, eğitimi ve kıdem düzeyleri bakımından kurumsal iletişim ve motivasyon düzeylerinde farklılıkların olduğu görülmüştür. Medeni durum ve gelir düzeyi bakımından ise farklılık olmadığı anlaşılmıştır.

Jandarma Genel KomutanlığıKurumsal iletişimMotivasyon+1
Tansu Güleş
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sahiplik yapısının finansman kararlarına ve finansal performansa etkisi: Borsa İstanbul'da işlem gören bankalar üzerine bir araştırma

Sahiplik yapısı kavramı finansal açıdan incelendiğinde kavramın, işletme sermayesinin nasıl bir dağılım gösterdiğini açıkladığı görülmektedir. Sahiplik yapısı, işletme sermayesi paydaşlarının, sahiplik paylarında ne düzeyde pay sahibi olduklarını ortaya koymaktadır. Sahiplik yapısı; aile sahipliği, yönetici sahipliği, kamu (devlet) sahipliği, kurumsal yatırımcı sahipliği, yabancı sahiplik ve dağınık sahiplik olmak üzere altı başlık halinde incelenebilmektedir. Literatür incelendiğinde finansal performans ve finansman kararları konularının son yıllarda yoğun bir şekilde incelendiği görülmektedir. Finansal performans ve finansman kararları firmaların gelişmesinde ve büyümesinde oldukça etkili faktörler olarak görülmektedir. Söz konusu bu faktörlerin firmanın sahiplik yapısından etkilendiği düşünülmektedir. Sahiplik yapısının finansman kararlarına ve finansal performansa etkisini incelediğimiz çalışmada BIST Bankacılık endeksinde 2007-2018 yılları arasında sürekli olarak işlem gören 10 bankanın yıllık verilerinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler panel veri analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Analiz kapsamında finansal kaldıraç oranı ve aktif karlılık değişkenleri bağımlı değişken, birinci en büyük ortak, ikinci en büyük ortak ve büyüklük değişkenleri de bağımsız değişken olarak belirlenmiştir. Analizde finansal kaldıraç oranı ve aktif karlılık oranı olmak üzere 2 model oluşturulmuş ve bu modeller üzerinde analizler yapılmıştır. Finansal kaldıraç oranı modelini incelediğimizde birinci en büyük ortak ve ikinci en büyük ortak değişkenleri ile aralarındaki ilişkinin anlamsız olduğu, büyüklük değişkeni ile aralarındaki ilişkini negatif yönlü anlamlı olduğu görülmüştür. Aktif karlılık modelini incelediğimizde ise birinci en büyük ortak pozitif ve anlamlı, büyüklük değişkenleri ile negatif ve anlamlı olduğu, ikinci en büyük ortak değişkeni ile aralarında herhangi bir ilişkiye rastlanılmamıştır.

Seyit Can Hüseyni
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel erdemlilik, örgüt kültürü ve kurumsal girişimcilik arasındaki ilişki: Serbest bölgelerde faaliyet gösteren firmalarda bir araştırma

Kişinin ahlaki iyilik seviyesi erdemlilik olarak tanımlanırken, bağlı bulundukları örgüt içerisinde erdemliliğin sürekliliğinin sağlanması ve tüm örgüt üyeleri tarafından kabul görmesi için sergilenen davranışlar örgütsel erdemlilik olarak tanımlanmaktadır. Örgüt kültürü ise, herhangi bir yapının geçmişten gelen ya da sonradan öğrenilen kendine has özelliklerini temel değer ve inançlarını ortaya koyan, örgüt çalışanları üzerinde etkili olan ve benimsenen eylem ya da ilkeler bütünü olarak tanımlanmaktadır. İşletmelerin yeni dünya düzeninde kendilerine yer edinebilmeleri için işletme yapılarının her kademelerinde yenilikçi ve fark yaratan bakış açısıyla mevcut düzenin dışına çıkarak, fırsatları doğru değerlendirerek ve rakipleri karşısında avantaj elde edebilmek için geliştirmiş oldukları girişimcilik faaliyetleri kurumsal girişimcilik olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı; örgütsel erdemlilik, örgüt kültürü ve kurumsal girişimcilik arasındaki ilişkiyi inceleyerek, etki ve sonuçlarını ortaya koymaktır. Çalışmanın temel sonucu; örgütsel erdemlilik ile örgüt kültürü ve kurumsal girişimcilik arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca örgüt kültürü ile kurumsal girişimcilik arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu saptanmıştır.

Kurumsal girişimcilikSerbest bölgelerÖrgüt kültürü+2
Ali Söyleyici
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yatırımcı duyarlılığının sektör endeksleri üzerindeki etkileri: Borsa İstanbul'da bir uygulama

Yatırımcıların, artan teknolojik gelişme ile bilgiye ulaşma hızı yatırım kararlarını etkilemekte ve bu durum finans piyasalarında da bir etki meydana getirmektedir. Yapılan çalışmada yatırımcı duyarlılığı ile sektör endeksleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda finansın temel konularından olan beklenti teorisi, etkin piyasalar hipotezi ve davranışsal finans teorisi ele alınarak yatırımcı duyarlılığı ve beklentileri ile pay piyasası arasındaki ilişkiler çeşitli ekonometrik analiz yöntemlerle açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışma kapsamında, pay piyasalarını temsilen Türkiye ekonomisinin önemli bir büyüklüğünü oluşturan BIST Sanayi Endeksi (XUSIN), BIST Hizmet Endeksi (XUHIZ), BIST Mali Endeks (XUMAL) ve BIST Teknoloji Endeksi (XUTEK)'ne ilişkin 2010-2022 dönemi aylık fiyat verileri kullanılmıştır. Yatırımcı duyarlılığı ve beklentilerini temsilen ise Tüketici Güven Endeksi (CCI), Piyasa Güven Endeksi (BCI), Toplam Yatırımcı Risk İştahı Endeksi (RISE) ve Korku Endeksi (VIX) kullanılmıştır. Çalışmada BIST sektör endeksleri ve yatırımcı duyarlılığı göstergeleri arasındaki ilişkiler toplamda 16 model oluşturularak incelenmiştir. Eşbütünleşme, nedensellik, etki-tepki ve varyans ayrıştırması analizleri ile yatırımcı duyarlılığı ve sektör endeksleri arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. Eşbütünleşme analizleri sonucunda, BIST Teknoloji endeksi dışındaki sektör endekslerinin çeşitli yatırımcı duyarlılığı göstergeleri ile eşbütünleşik hareket ettiği tespit edilmiştir. Nedensellik testleri sonucunda, XUSIN, XUMAL ve XUTEK'ten BCI'ye doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi tespit edilirken XUHIZ ve BCI arasında karşılıklı bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. XUSIN, XUHIZ ve XUTEK ile CCI arasında herhangi bir nedensellik ilişkisi tespit edilemezken XUMAL ile CCI arasında karşılıklı bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. XUSIN ve XUMAL ile RISE arasında karşılıklı bir nedensellik ilişkisi tespit edilirken XUHIZ ve RISE arasında tek yönlü bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. XUHIZ ve VIX arasında karşılıklı bir nedensellik ilişkisi tespit edilirken VIX'ten XUSIN'e doğru ve XUTEK'ten VIX'e doğru tek yönlü nedensellik ilişkileri tespit edilmiştir. Etki-tepki analizi ve varyans ayrıştırması analizleri sonucunda da nedensellik testleri sonuçlarını destekler bulgular elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Etkin Piyasalar Hipotezi, Davranışsal Finans, Yatırımcı Duyarlılığı, BIST Sektör Endeksleri

Atilla Koçyiğit
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital dönüşüm ve motivasyon arasındaki ilişkiyi belirlemeye yönelik bir araştırma: Şırnak ili örneği

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin son aşaması olan dijital dönüşüm, teknolojinin üretim süreçlerine uyarlanması olarak ifade edilmektedir. Dijitalleşmenin getirmiş olduğu değişim ve dönüşüm süreci halen devam etmektedir. Bulut bilişim, nesneleri interneti ve veri analizi dijital dönüşümün önemli uygulamalarıdır. Söz konusu değişim ve dönüşüm örgütleri başta insan kaynakları olmak üzere farklı açılardan etkileyebilmektedir. Yeni üretim ve yönetim modelleri etkilenme sonucu ortaya çıkan ilk yansımalar olarak görülmektedir. Dijital dönüşüm birtakım fırsatlarla birlikte tehditleri de bünyesinde barındırabilmektedir. Özellikle teknolojik ilerleme sonucu işsizliğin artacağı, birçok geçerli meslek ve becerilerin yok olacağı, yeni iş gruplarının oluşacağı endişesi iş görenler arasında kaygı yaratmakta, endişeye yol açmaktadır. Bu kaygı ve endişenin iş gören başarı, performans ve motivasyon düzeyini etkileyebileceği değerlendirilmektedir. Çalışmanın amacı; dijital dönüşüm ve iş gören motivasyonu arasındaki ilişkiyi belirlemek, iş görenlerin demografik özelliklerine göre dijital teknolojilere yönelik algılarını ve motivasyon düzeylerini tespit etmek, konu ile ilgili verileri araştırmacılara sunmak, elde edilen veriler ışığında çözüm önerileri geliştirmek ve ilgili literatüre katkı sunmaktır. Araştırma Şırnak ilinde faaliyette bulunan Dedaş işletme çalışanlarına yönelik yapılmıştır. Veri toplama işleminde anket tekniği kullanılmış, elde edilen veriler SPSS 23.0 paket program ile analize tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda; katılımcıların dijital dönüşüm algısı ile iş gören motivasyonu arasında, mezuniyet durumları ile motivasyon düzeyleri arasında ve mezuniyet durumları ile dijital dönüşüm algıları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

MotivasyonSayısal dönüşümTeknoloji+3
Orhan İdin
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İhracat yapan işletmelerin sahip olduğu kaynaklar ve yeteneklerin ihracat performansına etkisi: TRB1 bölgesi üzerine bir araştırma

Küreselleşen dünya ekonomilerinde ihracat, her geçen gün önemini daha da artırmaktadır. İşletmeler yaşamlarını devam ettirebilmeleri için yerel pazarların dışına çıkarak, diğer ülke pazarlarındaki fırsatları değerlendirmektedirler. İhracatın işletmeler için bu kadar mühim olduğu bir dönemde işletmelerin ihracat performanslarını artıran etkenleri belirlemeleri gerekmektedir. Bu süreçte kaynak temelli bakış açısı çerçevesinde işletmelerin rekabet üstünlüğü sağlayan maddi olmayan kaynaklar ve taklit edilemeyen yeteneklerin üzerinde durması işletmelere avantaj sağlayacaktır. Kaynak temelli yaklaşıma göre işletmeler üstün bir performansa ulaşmaları için kendi kaynak ve yeteneklerini kullanarak, taklidi güç kaynaklara ve yetenekli işgücüne sahip olması ve bunları hedefleri doğrultusunda kullanabilmesi kritik derecede önemlidir. Bu durum bir yandan yetenek savaşlarını beraberinde getirirken, diğer yandan yeteneklerin etkili yönetimini de zorunlu kılmaktadır. Bu çalışmada, sırasıyla ihracat kavramı açıklanarak, işletme kaynakları ve yetenekleri ile işletme performansına etki eden unsurlar ele alınmıştır. Çalışmanın amacı, TRB1 bölgesinde ihracat yapan işletmelerin kaynak ve yeteneklerinin ihracat performansına etkisini incelemektir. TRB1 bölgesi ( Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) ülkemizde en az ihracat yapan bölgelerden biri olup ihracat yapan işletmeler genelde mikro ve küçük ölçekli işletmelerdir. Araştırmada ileri sürülmüş olan hipotezleri test etmek amacıyla TRB1 bölgesinde faaliyet gösteren 197 ihracatçı işletmeden 112 sine ulaşılarak anket verileri toplanmıştır. Ankete katılım oranı %57 olarak tespit edilmiştir. Toplanan veriler SPSS 23.0 paket programında analiz edilmiştir. Elde edilen verilerle; doğrulayıcı faktör analizi, güvenilirlik analizi, normallik testi, korelasyon analizi ve regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre literatüre katkı açısından önemli bulgulara ulaşılmış ve ihracat yapan işletmelerin sahip oldukları kaynaklar ve yeteneklerin ihracat performansına etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

KaynakKaynak temelli yaklaşımPerformans+5
Emre Çelik
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Doğrudan yabancı yatırımların finansal belirleyicileri: Türkiye üzerine ekonometrik bir analiz

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde görülen sermaye yetersizliği doğrudan yabancı yatırımlarla giderilmeye çalışılmaktadır. Bu sebeple doğrudan yabancı yatırımlar gelişmekte olan ülkeler için oldukça önemlidir. 1980 yılından sonra gelişmekte olan ülkelerde doğruda yabancı yatırımların hacmi hızla artmıştır. Bunun nedeni olarak serbest piyasa ekonomisine geçiş sonucu dünyanın ortak bir pazar haline gelmesi gösterilebilmektedir. Doğrudan yabancı yatırımların bazı ülkelerde fazla bazı ülkelerde az olmasından dolayı, doğrudan yabancı yatırımların hangi belirleyicilerden etkilendiği önemli bir konu olmaktadır. Bu bağlamda bu çalışmada 1995-2020 yılları arasında Türkiye'ye girişi olan doğrudan yabancı yatırımlara etki eden finansal belirleyicilerin zaman serisi analizi ile belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda reel efektif döviz kuru, BIST100 endeksi, piyasa kapitülasyonu ve tüketici fiyat endeksi değişkenleri ile doğrudan yabancı yatırım değişkeni arasındaki kısa ve uzun süreli ilişkiyi saptamak için ARDL yöntemi kullanılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda, uzun dönemde BISTT100 endeksi ile doğrudan yabancı yatırım arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunurken, kısa dönemde BIST100 endeksi ile doğrudan yabancı yatırımlar arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Kısa dönemde tüketici fiyat endeksi ile doğrudan yabancı yatırım arasında anlamlı ve negatif bir ilişki tespit edilirken, uzun dönemde anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Ayrıca, doğrudan yabancı yatırımlar ile reel efektif döviz kuru ve piyasa kapitülasyonu değişkenleri arasında kısa ve uzun dönemde istatiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Bulgular, BIST100 endeksi değişkeninin doğrudan yabancı yatırımları artırdığını ve tüketici fiyat endeksi değişkenin ise doğrudan yabancı yatırımları azalttığını göstermektedir. Dolayısıyla, Türkiye'de doğrudan yabancı yatırımların artırılması için, BIST100 endeksine olan güveni artırmaya ve enflasyonun ise yabancı yatırımcılar için kabul edilebilir seviyelere çekilmesine yönelik politikalar uygulanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Doğrudan Yabancı Yatırım, Finansal Belirleyiciler, Zaman Serisi Analizi, ARDL Modeli

ARDLDoğrudan yabancı sermaye yatırımlarıEkonometrik analiz+4
Derya Salgut
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Etkin piyasa hipotezi ve teknik analiz: BIST katılım 30 endeksindeki paylar üzerinde bir uygulama

Finansal piyasalarda etkinlik kavramı ve rasyonel yatırımcı davranışına ilişkin teoriler 18. yy dan beri tartışılan bir konudur. Bireylerin servet edinmeleriyle başlayan bu süreç bilim adamları tarafından çeşitli dönemlerde teoriler ortaya konulmasına sebep olmuştur. Bu teorilerin başında 1738 yılında Bernoulli'nin ortaya attığı Beklenen Fayda Teorisidir. Bu teori uzun bir dönem boyunca insanların yatırım yaparken veya bir risk karşısında alternatiflerden birini seçerken kendisine en fazla fayda sağlayacak seçeneği seçeceğini varsaymıştır. Dolayısıyla bireylerin risk karşısında mantıklı hareket ederek sürekli rasyonel davranacağı kabul edilmiştir. Bu teori zamanda birçok bilim adamı tarafından hem geliştirilmeye çalışılmış hem de eleştiriye maruz kalmıştır. Teorinin geliştirilmesine yönelik adımlardan bir tanesi de Eugene Fama tarafından 1970 yılında ortaya atılan Etkin Piyasa Hipotezidir. Fama bu çalışmasında finansal piyasalarda yatırımcıların karar verme davranışını etkileyen durumun halka açıklanan bilgilere bağlı olduğunu ifade etmiştir. Bununla birlikte söz konusu bilgileri eşit ve maliyetsiz bir şekilde elde eden yatırımcıların salt bir şekilde değerlendirerek karar rasyonel bir şekilde karar verdiklerini varsaymaktadır. Ayrıca daha önce açıklanmış bilgilerin tekrar değerlendirilerek gelecekle ilgili olasılık tahmininde bulunmanın mümkün olmadığını ileri sürülmüştür. Bu nedenle yatırımcıların piyasadan normalüstü getiri elde edilemeyeceği ve piyasaların etkin bir şekilde olduğunu ifade edilmiştir. Etkin Piyasa Modelinin keskin olan bu varsayımları karşısında 1979 yılında Kahneman ve Tversky nin Beklenti Teorisi: Risk Altında Karar Verme Analizi adlı çalışmalarında karşıt bir finansal anlayışı ve teoriyi ortaya koymuşlardır. Bu çalışmada bireylerin bir risk karşısında karar verirken heyecan, sevinç, üzüntü, veya geçmişte yaşanmış bir hayal kırıklığının kararına etki edebileceği ortaya konulmuştur. Bireylerin birer canlı olduğunu dolayısıyla zihinsel etkilerden, duygusal ve çevresel durumlardan etkilenmesinin kaçınılmaz olduğu varsayılmaktadır. Üstelik yatırımcıların bu durumu bir kereye mahsus değil sistemli bir şekilde tekrar ettiği ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla insanların geçmişte yaptıkları bu hareketlerin gelecekte de yapılabileceği olasılığı finansal piyasalarda bir olasılık tahmin etme ve analiz yapma durumunu ortaya çıkarmıştır. Bu noktada ise finans piyasalarının en önemli araçlarından biri olan hisse senedi yatırımlarına yönelik kullanılan analiz yöntemi de teknik analizdir. Bu çalışmada bu analiz yönteminin BIST 30 Katılım Endeksinde yer alan paylar üzerinde test edilmesi yoluyla etkinliği ve verimliliği ölçülmeye çalışılmıştır. Çalışmamızda teknik analize ait RSI-MACD ve EMA göstergeleri kullanılmıştır. Bu göstergelerin seçilmesinin temel sebebi de en çok kullanılan teknik analiz göstergeleri olmalarıdır. Sonuç olarak elde edilen bulgular teknik analize ait göstergeler kullanılarak bu göstergelerin ürettiği sinyaller sonucunda alım-satım kararının verilmesi halinde önemli kârlar elde edilebileceği tespit edilmiştir. Aynı zamanda kısa vade de teknik analize dayalı yatırım yapmanın avantajlı bir yol olduğu kanaatine varılmıştır

BorsaBorsa endeksiBorsa İstanbul+5
Yılmaz Adil İnal
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal başarısızlık riski ve sürdürülebilir büyüme arasındaki ilişki: Borsa İstanbul sürdürülebilirlik endeksi üzerinde bir uygulama

Bu çalışmanın temel amacı, BIST Sürdürülebilirlik endeksinde yer alan firmaların finansal başarısızlık riskleri ile sürdürülebilir büyüme oranları arasındaki ilişkinin ortaya konulmasıdır. Çalışma kapsamında, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi'nde yer alan, 2010-2022 dönemlerinde Borsa İstanbul'da işlem gören ve verilerine düzenli olarak ulaşılabilen mali sektör dışı firmalara ilişkin yıllık veriler kullanılmıştır. Çalışma kapsamında oluşturulan veri seti 38 firmaya ilişkin 2010-2022 dönemi verilerini içeren bir panel veri setidir. Çalışma kapsamında geliştirilen panel veri modellerine bağımsız değişkenler olarak firmaların finansal başarısızlık risklerini temsil eden Altman (1983) Z' skor, Springate (1978) S skor, Taffler (1983) T skor, Fulmer vd. (1984) H Skor ve Legault (1987) CA skor finansal başarısızlık modelleri kullanılmıştır. Modellere bağımlı değişken olarak ise firmaların sürdürülebilir büyüme politikalarını temsilen Higgins (1977) sürdürülebilir büyüme oranı (HSGR) kullanılmıştır. Çalışmada finansal başarısızlık riski ve sürdürülebilir büyüme oranı arasındaki ilişkiler panel veri regresyon analizi yöntemiyle incelenmiştir. Finansal başarısızlık skorları ile sürdürülebilir büyüme oranı arasındaki ilişkiler finansal başarısızlık skorlarının ayrı ayrı bağımsız değişken olarak yer aldığı modeller ve finansal başarısızlık skorlarının bir arada bağımsız değişken olarak yer aldıkları bir model aracılığıyla incelenmiştir. Çalışma sonucunda, Taffler (1983) T skor ve Fulmer vd. (1984) H skor finansal başarısızlık modellerinin BIST Sürdürülebilirlik Endeksi'nde yer alan firmaların sürdürülebilir büyüme oranları üzerinde istatistiki olarak anlamlı pozitif etkiye sahip oldukları tespit edilmiştir. Bu bulgu, finansal başarısızlık riski azalan firmaların takip eden dönemlerde sürdürülebilir büyümelerinde artış meydana geldiğini göstermektedir. Öte yandan Altman (1983) Z' skor, Springate (1978) S skor ve Legault (1987) CA skor finansal başarısızlık modelleri ile firmaların sürdürülebilir büyümeleri arasında istatistiki olarak anlamlı herhangi bir ilişkiye rastlanmamıştır. Bu durum Z' skor, S skor ve CA skor modellerinin finansal başarı ile büyüme arasındaki ilişkiyi açıklamakta yetersiz kaldıklarını göstermektedir.

Borsa İstanbulEkonomik büyümeFinansal başarı+5
Fatih Güzyurdu
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası işletmelerde algılanan yönetici desteği ve tükenmişlik sendromu: Şırnak ili örneği

Küreselleşen günümüz dünyasında uluslararası işletmelerin yoğun bir rekabet içinde bulunmaları beklenen bir durumdur. Uluslararası işletmelerin bu yoğun rekabet ortamında tutunabilmeleri için doğru bir stratejiye sahip olmaları gerekmektedir. İşletmelerin en temel varlıklarından olan insan kaynaklarını doğru bir strateji ile yönetmeleri rekabet noktasında işletmeye rakiplerine göre önemli bir avantaj kazandırabilmektedir. İşletmelerin çalışanlarına yönetici kanallarıyla maddi, manevi veya duygusal yönden destek olmaları, çalışanları işletmeyi sahiplenme noktasında daha duyarlı davranmalarını sağlamasının yanı sıra çalışanların yaşadıkları tükenmişlik sendromunu azaltabilmektedir. Bu araştırmanın amacı, rekabetin yoğun olduğu uluslararası arenada faaliyet gösteren işletme çalışanlarının yaşaması muhtemel tükenmişlik sendromlarının algıladıkları yönetici desteğinden nasıl etkilendiğini göstermektir. Şırnak ilinde faaliyet gösteren uluslararası işletmelerde çalışan 127 personelin katılımı ile yapılan bu araştırma sonucunda; algılanan yönetici desteğinin, çalışanların tükenmişlik sendromunun alt boyutu olan duygusal tükenme üzerinde negatif yönde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Algılanan yönetici desteğinin, çalışanların tükenmişlik sendromunun alt boyutu olan duyarsızlaşma üzerinde negatif yönlü ancak anlamlı olmayan bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Algılanan yönetici desteğinin, çalışanların tükenmişlik sendromunun alt boyutu olan kişisel başarı hissinde azalış üzerinde negatif yönde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür

TükenmişlikTükenmişlik sendromuUluslararası işletmeler+3
Abdullah Deniz
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Pay piyasalarında volatilite modellemesi: BİST banka endeksi üzerine bir uygulama

Volatilite, fiyat dalgalanmalarının ölçüsü olarak kullanılır ve riskin derecesini yansıtır bu nedenle volatiliteyi etkili bir şekilde modellemek ve tahmin etmek finansal piyasalarda stratejik kararlar almak için kritik bir önem arz etmektedir. Ayrıca volatilite yatırımcılar, risk yöneticileri ve finansal kurumlar için risk yönetimi, portföy çeşitlendirmesi ve karar verme süreçlerinde kritik bir rol oynar. Bu kapsamda çalışmada Şubat 2000-Temmuz 2023 kapsayan BİST Banka Endeksi getiri volatilitesinin simetrik ve asimetrik modeller ile araştırılması amaçlanmıştır. Gerçekleştirilen analizler sonucunda BİST Banka endeksi için ilgili dönemde en uygun volatilite modelinin GARCH (1,1) olduğu tespit edilmiştir. Buna göre BİST Banka endeksine etki eden şokların yaklaşık %14'ü geçmiş dönem şoklardan ve %59'nun mevcut dönemden bir önceki dönem şoklarından kaynaklandığı ortaya çıkarılmıştır. Koşullu değişen varyansın tarihsel süreçteki dalgalanmalarına göre 2001, 2008 ve 2022 dönemleri en yüksek volatilite tarihleri olarak belirlenmiştir. HL ölçüsü hesaplamaları sonucunda de BİST Banka Endeksi serisinde meydana gelen bir şokun etkisinin 2 aydan fazla sürebileceği gözlemlenmiştir. BİST Banka endeksinde meydana gelen voltilite kümelenme tarihlerinin 2001 Türkiye ekonomik krizi ve 2008 Küresel finansal kriz dönemlerinde gerçekleştiği söylenebilir. Elde edilen bulgular yatırımcılar, banka yöneticileri, analistler ve piyasa katılımcıları açısından önemlidir.

ARCH modelBankacılık sektörüBankalar+2
Faik Ötün
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) ve Türkiye ekonomik ilişkileri

Ülkeler uluslararası ticaretin faydalarından yararlanabilmek için ekonomik işbiliği ve serbest ticaret anlaşmaları yapmaktadır. Afrikada da birçok uluslararası anlaşma gerçekleşmektedir. Bunlardan bir tanesi de ECOWAS olarak isimlendirilen yapılanmadır. Ekonomik entegrasyon ve ekonomik ortaklık anlaşmalarının, ekonomileri giderek küresel ekonomiye dönüştürürken Batı Afrika veya ECOWAS ülkeleri için bir dizi politika sorunu meydana getireceği açıktır. Bununla birlikte, Ekonomik birlikler ECOWAS ülkelerinde küresel ticareti ve bölgesel entegrasyon gündemini takip etmek için bir fırsat sunmaktadır. Bu çalışmada ECOWAS'ın yapısı ortaya konacak ve daha sonra Türkiye ile olan ekonomik ilişkileri incelenecektir.

Mohammed Ishag Adam Ahmed
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de turizm ve ihracat ilişkisi (2002-2021)

Turizm özellikle gelişmekte olan ülkeler açısından oldukça önemli sektörlerden biridir. Çünkü bu ülkelerde dış ticaret açıkları meydana gelebilmekte ve bu açık finansman ihtiyacını artırmaktadır. Turizm, dış ticaretin hizmet sektörü olarak önemli gelir kalemleri arasında yer almaktadır. Turizm hareketliliği özellikle 1950'li yıllardan sonra dünya genelinde, 1980'li yıllardan sonra da Türkiye'de artış göstermiştir. Ülkelerin ihracat ve ithalat işlemlerinden oluşan dış ticaret döviz rezervleri başta olmak üzere ülkenin ekonomik göstergelerine etki eden bir faktördür. Dış ticarette ekonominin dışa açık ya da kapalı olması önemlidir. Dışa açık ekonomiler gelişme kaydetmekte ve dış ticaret dengesine ulaşabilmektedir. Bu durum dış ticaretin fazla vermesini sağlayarak dış ticaret açıklarını kapatabilmektedir. Bu denli etkili olan dış ticaretin, doğrudan bir ihracat olarak kabul edilmese de gelir getirici yönüyle turizm ile bağlantısı önemlidir. Çünkü gelişmiş turizm sektörleri önemli düzeyde döviz geliri sağlamaktadır. Bu çalışmada 2002-2021 dönemini kapsayan veri setleri aracılığıyla Türkiye'de turizm ile dış ticaret ilişkisi Granger nedensellik analizi yoluyla araştırılmıştır. Analiz sonuçlarına göre ihracat gelirinde bir artış meydana geldiğinde turizm gelirinde de bir artış olduğu, turizm gelirinde bir artış meydana geldiğinde de ihracat gelirinde bir artış meydana geldiği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak turizm ve ihracat gelirleri arasında nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.

Granger Nedensellik TestiTurizmTurizm gelirleri+3
Hakan Uğur Kurtuluş
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ar-ge ve ihracat arasındaki nedensellik ilişkisi: 1996-2019 Türkiye uygulaması

Son yıllarda teknolojinin hızla gelişmesi, inovasyon faaliyetlerinin de pek çok alanda etkili olmaya başlamasına neden olmuştur. İnovasyonun en önemli araçlarından biri ise Ar-Ge'dir. Ar-Ge faaliyeti sağlayan firmalar, hizmet ve ürünlerin iyileştirilmesi, rekabet gücünün arttırılması ve pazarda farklılık yaratılması gibi hedefler koyar. Bu faaliyetlere önem veren firmalar aynı zamanda ihracat faaliyetlerine de yönelerek dış dünyaya açılmak isterler. Bu çalışmada, Ar-Ge ve ihracat arasındaki nedensellik ilişkisi 1996-2019 arasındaki dönemde Türkiye verileriyle incelenmiştir. Çalışmada ilk olarak, değişkenlerin durağanlıklarını ölçmek amacıyla ADF birim kök testi yapılmıştır. Diagnostic test yapılarak VAR modelinin durağan olduğu desteklenmiştir. Sonrasında yapılan etki-tepki analizi ile ihracat değişkeninin Ar-Ge değişkenini etkilediği ancak, Ar-Ge değişkeninin, ihracat değişkeni üzerinde bir etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Granger Nedensellik Testi ve Toda Yamamoto Testleri ile de bu sonuç desteklenerek, ihracattan, Ar-Ge'ye doğru tek yönlü bir nedensellik olduğu incelenmiştir. Buna göre Ar-Ge faaliyetleri ihracat değerlerinde bir artışa neden olmazken, ihracat değerlerinin artması Ar-Ge faaliyetlerinde bir artışa neden olabilmektedir. Anahtar Kelimeler: İnovasyon, Ar-Ge, ihracat, nedensellik

Araştırma-geliştirmeNedensellikİhracat+1
Büşra Karagöz
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Doğrudan yabancı yatırımlar ve kurumsal kalite küresel finansal kriz öncesi ve sonrası için karşılaştırmalı bir analiz

Dünyada ulaşım ve iletişim kanallarının gelişmesi ve teknolojik kazanımların artması ile birlikte küreselleşme hız kazanmıştır. Küreselleşme ile birlikte ülkelerin karşılıklı bağımlılıkları artmış ve finansal entegrasyonu da beraberinde getirmiştir. Bu doğrultuda sermaye hareketlerindeki kısıtlamalar önemli ölçüde azaltılmış ve sermaye akımlarının belirleyicileri önemli bir konu haline gelmiştir. Sermaye akımlarını belirleyen faktörler arasında son yıllarda kurumsal kalite kavramı öne çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı doğrudan yabancı yatırımlar ile kurumsal kalite arasındaki ilişkiyi analiz etmektir. Dünyadaki doğrudan yabancı yatırımların ortalaması alınarak ortalama üzerinde ve altında kalan ülkeler; en çok doğrudan yabancı yatırım çeken ve en az doğrudan yabancı yatırım çeken ülkeler olarak belirlenmiştir. 2008 küresel finansal krizinin doğrudan yabancı yatırımların yapısında önemli etkilere sahip olması nedeniyle kriz öncesi (1996-2007) ve kriz sonrası (2008-2021) dönemler için statik ve dinamik modellerle ampirik analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda; Temel Bileşen Analizi ile oluşturulmuş kurumsal kalite endeksinin kullanıldığı analizde kurumsal kalite endeksi ile DYY arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanamamıştır. Kurumsal kalitenin alt göstergeleri ile yapılan analizler sonucunda; politik istikrar göstergesinin kriz öncesi dönemde en çok DYY çeken ülkelerde, kriz sonrası dönemde ise en az DYY çeken ülkelerde DYY üzerinde pozitif etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca kurumsal kalite alt göstergelerinden hükümet etkinliğinin, kriz öncesi dönemde en az DYY çeken ülkelerde DYY girişleri üzerinde negatif etkileri olduğu saptanmıştır. Son olarak ticarete açıklık ve finansal gelişmenin DYY üzerinde önemli etkileri olduğu tespit edilmiştir.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıEkonomik krizFinansal kriz+5
Nur Koç
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişmekte olan ülkelerde enflasyon yakınsaması: Yakınsama kulüpleri analizi

Enflasyon, yaşam maliyetinin ölçütü olmasının yanı sıra finansal piyasaları ve ekonominin tüm alanlarını etkileyen önemli bir makroekonomik değişkendir. Enflasyonun etkileri finansal piyasalar, küreselleşme ve dış ticaret kanallarıyla diğer ülkelere de yayılır. Covid-19 sonrası, arz şokları ve tedarik zinciri bozulmaları fiyatlama davranışını etkileyerek, başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere tüm dünyada enflasyonist bir ortam yaratmıştır. Bu çalışma, 2008 küresel finans krizi sonrası dönemde gelişmekte olan ülkelerde enflasyon yakınsamasını Phillips-Sul Kulüp Yakınsama yaklaşımı ile incelemektedir. Enflasyon değişkeni olarak, aylık tüketici fiyat endeksinin 12 aylık değişimi hesaplanarak oluşturulan yıllık enflasyon dikkate alınmıştır. Analiz sonucunda bulgular, panelin tamamı için bir yakınsamanın olmadığını ve ülkelerin kendi aralarında kulüpler oluşturduğunu göstermektedir. İki alt kulüp ve bir yakınsamayan ülke grubu elde edilmiştir. Bulgular ayrıca çalışmada incelenen 53 gelişmekte olan ülkeden 37'sinde yakınsamanın varlığını ortaya koymaktadır. Enflasyon yakınsamasının belirleyicileri ile ilgili tahminlerde, temel belirleyicinin ülkelerin uyguladıkları döviz kuru rejimi olduğu anlaşılmaktadır. Özetle, çalışmada incelenen birçok ülkede yakınsamanın var olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Enflasyon, Gelişmekte Olan Ülkeler, Kulüp Yakınsaması, Phillips Sul Yakınsama Testi

EnflasyonGelişmekte olan ülkelerKulüp yakınsama analizi+2
Melisa Girgin
Pamukkale University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Firmaların uluslararası pazarlarda yeni müşteri bulmak için sosyal medya kullanımı: Denizli'de bir araştırma

Müşteri ilişkileri yönetimi, rekabet konusunda üstünlüğün sağlanması adına müşteriler ile samimi ve yakın bağların kurulması gerekliliğine dayanmakta olan ve bu sebeple markaların pazarlama yöntemlerine dahil olan bir yaklaşım şeklinde öne çıkmaktadır. Markalar, müşterilerinin duygusal ve rasyonel gereksinim ve beklentilerini karşılayarak müşteri tatmininin ortaya çıkmasına, mevcut olan müşterilerin korunmasına ve yeni olan müşterilerin elde edilmesine yönelik bir şekilde müşteri ilişkileri uygulamalarını sağlamaktadırlar. Dönemimize yeni iletişim alanlarının ve özellikle de sosyal medyanın sahip olduğu mevcut nitelikler sayesinde, müşteriler ile anında ve hızlı bir şekilde iletişim kurulması ve bu iletişimin kişiselleştirmeye ve diyaloğa dayalı olması mümkün hale gelmektedir. Bu bağlamda gerçekleştirilen çalışmada müşteri ilişkileri yönetimi üzerine yoğunlaşılmıştır. Çalışmanın literatür kısmında firmaların müşteri ilişkileri yönetimi ve yeni müşteri bulma stratejileri konu edinilmiştir. Yapılan bu çalışmada nitel araştırma yöntemi esas alınarak tasarlanmış olup, veriler nitel çalışma yöntemlerinden görüşme yöntemiyle elde edilmiştir. Araştırmanın evrenini Denizli oluşturmaktadır. Araştırmacı Denizli ilinde bulunduğundan, Denizli ilinde ihracat yapan birçok firma olmasından ve araştırmada örneklem seçim yöntemi olarak da kolay ulaşılabilir veya kullanışlı örnekleme yöntemi kullanıldığından dolayı araştırmanın örneklemi Denizli'yi kapsamaktadır. Bununla birlikte Denizli, ekonomik gelişmiş ve üretim kapsamında değerlendirildiğinde Türkiye'de önemli bir sanayi bölgesidir. Bu nedenle çalışmada Denizli ilinde ihracat faaliyeti gösteren firmalar incelemeye alınmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgularda katılımcıların yeni müşteri bulmada çoğunlukla sosyal medya platformlarından yararlandıkları, firmaların potansiyel müşteri pazarlarını belirlerken çoğunlukla kendi araştırmalarını dikkate aldığı, sosyal medyanın müşteriye erişimi kolaylaştırdığı ve günümüzde çokça tercih edilen önemli bir güç olduğuyla birlikte müşteriye ulaşma bakımından yeni yöntemlerin geleneksel yöntemlere göre daha fazla tercih edildiği tespit edilmiştir.

Semih Kamalak
Pamukkale University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Faiz politikalarının para arzı üzerindeki etkisinin zaman serisi analizi ile incelenmesi

Bu çalışma, faiz politikalarının para arzı üzerindeki etkisini zaman serisi analizi ile incelemeyi amaçlamaktadır. Tez, ekonomik literatürde önemli bir konu olan faiz politikalarının para arzı üzerindeki etkilerini anlamak ve analiz etmek için bir araç olarak zaman serisi analizini kullanmaktadır. Çalışmanın odak noktası, belirli bir dönemde faiz politikalarının para arzı üzerindeki etkilerini analiz etmek ve bu etkilerin zaman içinde nasıl değiştiğini incelemektir. Bu tez, faiz politikalarının para arzı üzerindeki etkilerini anlamak ve gelecekteki para politikası kararlarını desteklemek için önemli bir katkı sağlamayı hedeflemektedir. Ekonomistlere, politika yapıcılara ve akademisyenlere faiz politikalarının para arzı üzerindeki etkilerini anlamak ve analiz etmek için bir çerçeve sunulmaktadır.

Asilkan Aksoy
Pamukkale University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Makroekonomik değişkenler ile BİST-100 endeksi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın önemi, Türkiye'nin önde gelen borsa endeksi olan Borsa İstanbul (BIST-100) ile makroekonomik göstergeler arasındaki ilişkinin ortaya konulmasında yatmaktadır. Literatürde, özellikle Türkiye ekonomisi açısından BIST-100 Endeksi'nin makroekonomik değişkenlere duyarlılığı üzerine yapılan çalışmalar sınırlıdır. Bu boşluğu doldurmak amacıyla, bu çalışma BIST-100 Endeksi'nin ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Dolar/TL kuru ve sanayi üretim endeksi gibi kilit makroekonomik değişkenlerle ilişkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Analizlerde, 2011 yılı Ocak ayından 2024 yılı Mayıs ayına kadar olan döneme ait aylık veriler kullanılmıştır. Bu dönem, Borsa İstanbul'da yabancı yatırımcı oranının en yüksek seviyelerden en düşük seviyelere kadar değişimini kapsayan geniş bir zaman dilimini içermektedir. Çalışmada kullanılan yöntemler aracılığıyla, faiz oranlarındaki değişimlerin BIST-100 Endeksi üzerinde ters yönde etkili olduğu; enflasyondaki artışların ise endeks üzerinde aynı yönde bir etki yaptığı sonucuna ulaşılmıştır. Yani, faizlerin artmasıyla BIST-100 Endeksi'nin düştüğü, enflasyonun yükselmesiyle ise endeksin değer kazandığı gözlenmiştir. Bu bulgular, Türkiye borsasının ekonomik dinamiklere duyarlılığını göstererek yatırımcılar ve politika yapıcılar için önemli çıkarımlar sunmaktadır. Çalışmanın politika önerileri, ekonomik büyümeyi destekleyen ve piyasaları istikrara kavuşturacak faiz ve enflasyon politikalarının önemini vurgulamaktadır. Bu analiz, Türkiye borsası ile makroekonomik değişkenler arasındaki etkileşimi ortaya koyarak finansal karar alma süreçlerine katkı sağlamayı hedeflemektedir.

Yasin İşanç
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Kripto paraların gelişimi ve para piyasalarındaki yerinin analizleri

Bu çalışmada, kripto para fiyat hareketlerini etkileyen temel faktörler, kısa ve uzun vadeli fiyat tahminlerinin uygulanabilirliği ve bu tahminlerin hangi değişkenlerden etkilendiği araştırılmıştır. Ek olarak, minimum hata ile en güvenilir tahmini elde edebilmek için hangi yapay zekâ yönteminin tercih edilmesi gerektiği sorusu ele alınmıştır. Bu doğrultuda, derin sinir ağları da kullanılarak gerçeğe en yakın tahmin aralığını belirlemeye yönelik bir model geliştirilmiş ve elde edilen bulguların yatırımcılar ile piyasa yapıcılar için rehber niteliğinde olması amaçlanmıştır. Çalışmada, kripto para piyasalarında fiyat tahminlerini iyileştirmek için farklı yapay zekâ tekniklerini entegre eden bir yaklaşım sunulmuştur. Zaman serisi verileri durağanlık açısından analiz edilmiş ve tahmin doğruluğu üzerindeki etkisini değerlendirmek amacıyla ADF, PP ve KPSS testleri uygulanmıştır. VAE- GAN modeli ile gerçekleştirilen tahminler, modelin durağanlaştırılmış verilerle eğitildiğinde değişken piyasa koşullarına daha iyi uyum sağladığını ortaya koyarken, durağanlaştırılmamış verilerle yapılan analizler, yüksek piyasa değeri ve işlem hacmine sahip varlıklar için daha yüksek doğruluk oranı sağlamıştır. Bulgular, yapay zekâ tabanlı modellemenin kripto para fiyat tahmini açısından güçlü bir yöntem sunduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Kripto para, dijital dönüşüm, yapay zekâ, derin öğrenme, VAE-GAN.

Blok zinciri sistemiDerin öğrenmeEkonometrik analiz+5
Figen Aldı
Pamukkale University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükselen piyasa ekonomilerinde finansal entegrasyon: Faktör modellerinden kanıtlar

Bu çalışmanın amacı, 2005–2025 dönemi için 23 yükselen piyasa ekonomisinin hisse senedi piyasalarına ilişkin kapsamlı bir veri seti kullanarak finansal entegrasyon yapısını incelemektir. Araştırmanın temel odağı, finansal entegrasyonun asimetrik bir yapı gösterip göstermediğini analiz etmektir. Bunun için geleneksel ve kantil faktör modellerinden yararlanılmaktadır. Ayrıca, gözlemlenebilir makroekonomik ve finansal faktörlerden oluşan bir değişken seti oluşturularak, bu değişkenlerin gözlemlenemeyen faktörleri açıklama gücü analiz edilmektedir. Sonuçlar, yükselen piyasa ekonomilerinde finansal entegrasyonun belirgin biçimde rejim bağımlı bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Normal piyasa koşullarında ortak faktörlerin açıklama gücü yüksekken, pozitif ve negatif aşırı getiri dönemlerinde ülkeye özgü faktörlerin güçlendiği gözlemlenmektedir. Bu sonuçlar, finansal entegrasyonun stokastik bir süreç değil, piyasa duyarlılığına bağlı olan dinamik bir süreç olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, finansal entegrasyonun düzeyini belirleyen faktör yapısının makro-finansal açıdan büyük ölçüde küresel finansal koşullar (VIX, kur, emtia fiyatları) tarafından yönlendirildiği görülmektedir.

Uluslararası finans sistemiUluslararası finansal piyasalarYatırım finansmanı
Emre Kılıç
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir kalkınma ve çevre bilincinin oluşturulmasında kooperatiflerin rolü: Dalyan örneği

Daha sonra doldurulacaktır

KooperatiflerKooperatifçilikMuğla-Dalyan+5
Gamze Acar
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki tükenmişliğin, işe yabancılaşma ve sanal kaytarma ile ilişkisinin incelenmesi: Muhasebe meslek grupları üzerine bir araştırma

Bu çalışma, mesleki tükenmişliğin, sanal kaytarma ve işe yabancılaşma davranışı arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla muhasebe meslek grupları ve büro çalışanları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma genel tarama niteliğinde gerçekleştirilmiş ve örnekleme ulaşılmasında kolayda örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Araştırma için muhasebe sektörü çalışanları tercih edilmiş ve 239 kişi araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada gerekli verilerin toplanması için nicel veri toplama tekniklerinden anket yöntemi kullanılmıştır Anketin ilk bölümünde katılımcıları tanımlayıcı demografik sekiz soru (cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim, tecrübe yılı, mesleki unvan, odadaki kişi sayısı ve gelir); diğer bölümlerde ise " Maslach Tükenmişlik Ölçeği", "Sanal Kaytarma Ölçeği" ve "İşe Yabancılaşma Ölçeği" olmak üzere üç ölçek yer almaktadır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS V22.0 paket programında yapılmıştır. Araştırmada yer alan demografik değişkenler ile farklılıkların incelenmesinde ikili grupların karşılaştırılmasında t-testi; çoklu grupların karşılaştırılmasında ise ANOVA testi kullanılmıştır. ANOVA testi uygulanmadan önce grupların homojenliğinin incelenmesi için ise Levene's varyans homojenlik testinden yararlanılmıştır. Homojenlik göstermeyen çoklu karşılaştırmalarda ise Welch veya Brown-Forsythe testlerinden yararlanılmıştır. Araştırma değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemek için serpilme diyagramı yapılmış ve korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda; Tükenmişliğin cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermediği; yaşa göre duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma boyutlarında; eğitim durumuna göre kişisel başarı boyutunda; tecrübe yılı ve mesleki unvana göre duygusal tükenmişlik ve duyarsızlaşma boyutunda anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Sanal kaytarma değişkeninin cinsiyet değişkenine göre e-posta faaliyetleri boyutunda; yaşa, eğitim durumuna, tecrübe yılına, mesleki unvana göre her iki alt boyutta da anlamlı farklılıklar görülmüştür. İşe yabancılaşma değişkeninde ise cinsiyet, eğitim durumu ve tecrübe yılı değişkenlerine göre gruplar arası anlamlı bir farklılık bulunmazken; yaş ve mesleki unvana göre gruplar arası anlamlı farklılıklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Korelasyon analizi sonucunda ise, sanal kaytarmanın internette gezinme alt boyutu ile yalnızca duyarsızlaşma boyutu arasında anlamlı bir ilişki olduğu; işe yabancılaşmanın tükenmişliğin bütün boyutları ile anlamlı ilişkisinin olduğu; işe yabancılaşma ile sanal kaytarmanın alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

MuhasebeciSanal kaytarmaSerbest mali müşavirlik+6
Emin Kuzkaya
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üretim işletmelerinde safha maliyet yönteminin önemi: Muğla ilinde arıcılık sektörü üzerine bir uygulama

Muhasebe, işletmelerin en önemli fonksiyonlarından biridir. İşletmelerin objektif belgelere göre gerçekleştirilen işlemlerinin kayıt altına alınması, sınıflandırılması ve özetlenmesini sağlar. Doğru bir muhasebe sistemine sahip olmak işletmelerin geleceği açısından oldukça önemlidir. Üretim işletmelerinde işletmenin işlevine uygun olarak seçilmiş maliyet muhasebesi, işletmelerin maliyetleri ile ilgili doğru ve güvenilir bilginin sağlıklı bir şekilde ortaya konmasını sağlayacaktır. Maliyet yöntemlerinin doğru şekilde belirlenmesi ve sağlıklı bir şekilde ortaya konulması günümüzde üretim işletmelerinde büyük sorunlar teşkil etmektedir. Bu çalışmanın amacı; üretim işletmelerinde kullanılan maliyet yöntemlerinin çeşitli yönleriyle tartışılmasıdır. Çalışmanın amacı, temel petek sektörünün üretim ve maliyet yapısını ortaya koyarak, örnek işletme için en ideal maliyet yöntemi ile birim maliyeti hesaplayabilmektir. Bu amaçla gelişmekte olan bir sektör olan arıcılık ürünleri, balmumu ve temel petek ürünlerinin üretimini yapan sektörün yapısını ortaya koyarak, maliyetlerin doğru bir biçimde tespit edilmesi ve doğru kararlar alınması için gerekli olan safha maliyet sisteminin, Muğla'da faaliyet gösteren XYZ üretim işletmesinde nasıl uygulanacağı anlatılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Maliyet Muhasebesi, Maliyet Yöntemleri, Safha Maliyet Yöntemi, Arıcılık, Temel Petek

ArıcılıkMaliyet muhasebesiMuğla+2
Saadet Kahya
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt iklimi ve algılanan örgütsel desteğin örgütsel vatandaşlık davranışına etkisi üzerine sağlık sektöründe bir araştırma

Değişen çevre ve artan rekabet şartlarında işletmelerin hedef ve amaçlarına ulaşabilmesinde çalışanların büyük bir rolü bulunmaktadır. Bu noktada çalışanların rol gereklerinin dışında, gönüllü bir biçimde yararlı davranışlar sergilemeleri örgütlerin performansı ve işleyişi açısından önem kazanmaktadır. Bu açıdan çalışanların rol tanımlarının dışında kalan ve kendi istekleri doğrultusunda örgütün iyiliği amacıyla sergiledikleri örgütsel vatandaşlık davranışı kavramı, tez çalışması kapsamında odaklanılan temel kavram olmuştur. Bu araştırmanın amacı, örgüt iklimi ve algılanan örgütsel desteğin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisini belirleyebilmektir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Bu kapsamda, Muğla ili Menteşe ilçesinde bir kamu ve bir özel hastanede görev yapmakta olan çeşitli unvanlardaki 200 çalışandan anket tekniği ile veri toplanmıştır. Verilerin analizi sürecinde tanımlayıcı istatistiksel analizler, güvenilirlik analizi, faktör analizi, korelasyon analizi ve regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre çalışanların örgüt iklimine yönelik algılarının örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde anlamlı ve pozitif yönlü etkisinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, örgüt ikliminin örgütsel vatandaşlık davranışı alt boyutları olan özgecilik ve sivil erdem boyutu üzerinde anlamlı ve pozitif yönlü etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada algılanan örgütsel desteğin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde bütün olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı, ancak örgütsel vatandaşlık davranışının vicdanlılık ve sivil erdem boyutları üzerinde anlamlı ve pozitif yönlü bir etkisinin olduğu belirlenmiştir.

Algılanan örgütsel destekSağlık sektörüÖrgüt iklimi+2
İlay Tilki
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası ticaret yapan firmalarda kurumsal sosyal sorumluluğun şirket performansına etkisi

Çalışmanın amacı işletmelerin yayımlamış oldukları faaliyet raporlarında yer alan Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) açıklamalarının finansal performans ile olan ilişkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksinde 2015-2019 yılları arasında 5 yıl üst üste yer alan 33 şirketin faaliyet raporları kullanılarak işletmelerin KSS açıklamaları içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. KSS faaliyetleri ile finansal performans arasındaki ilişkiyi açıklamak amacıyla şirketlerin finansal performansları bağımlı değişken ve KSS açıklamaları bağımsız değişken olarak kabul edilmiştir. Bağımlı değişken olarak belirlenen finansal performansın ölçümünde hisse başına kazanç oranı kullanılmıştır. Faaliyet raporları üzerinde yapılan içerik analizi sonuçları ve finansal performans göstergesi olarak kabul edilen hisse başına kazanç oranları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla SPSS 15. Programı kullanılarak regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan regresyon analizi sonucunda KSS faaliyetleri ile finansal performans arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki kurumluştur. Çalışmanın sonucunda işletmelerin KSS faaliyerleri arttıkça karlılık oranların da arttığı tespit edilmiştir.

Finansal performansFirma performansıFirmalar+4
Emre Bahadır
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerdeki kurumsal yönetim olgusunun finansal raporlama kalitesi üzerindeki etkisinin belirlenmesi: BİST'te bir uygulama

21. yüzyılda uluslararası ekonomilerin önde gelen işletmelerinde meydana gelen skandallar sonucunda, finansal sistemlere karşı güven problemi oluşturmuştur. Finansal sistemin devamlılığının sağlanması ve sistemin güvenilirliğinin yeniden kazandırılması ihtiyacı doğmuş ve kurumsal yönetimin öneminin fark edilir düzeyde arttığı görülmüştür. Kurumsal yönetimin temel amaçlarından biri finansal raporlama kalitesini ve güvenirliliği artırmaktır. Bu doğrultuda kurumsal yönetim olgusunun finansal raporlama kalitesi arasındaki ilişkinin araştırılması önem kazanmıştır. Bu çalışmanın amacı, Borsa İstanbul işlem gören tüm işletmelerin 2019-2020 yıllarını kapsayan finansal raporlarından ulaşılan veriler yardımıyla kurumsal yönetim uygulamalarının finansal raporlama kalitesi üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır. Çalışmada Beneish Modeli ve tanımlayıcı istatistiki verilerden yararlanılmıştır. Beneish Modeli (1999)'nde yer alan 8 değişken aracılığıyla Mi değeri bulunmuş ve hileli finansal raporlama veya manipülasyon yapma olasılığı olan işletmeler tespit edilmiştir. Bulunan Mi değerleri standartlaştırılmış normal değişkene çevrilerek Zi değeri hesaplanmıştır. Bulunan Zi değeri doğrultusunda manipülasyon yapma olasılığı olan işletmeler belirlenmiş olup, bu işletmeler için tanımlayıcı istatistiki analiz yapılmıştır. Çalışmanın bağımsız değişkenleri; işletme yaşı, halka arz edildiği dönem, bir gruba bağlı olup olmadığı, yönetim kurulu üye sayısı, bağımsız yönetim kurulu üyelerinin oranı, yönetim kurulu sahipliği ve CEO ikilemi olarak ele alınmıştır. Yapılan analizler sonucunda; işletmenin halka arz edildiği yıl ve işletme yaşı daha büyük olan işletmelerin daha genç olan işletmelere göre manipülasyon yapma olasılıklarının oranının daha düşük olduğu bulunmuştur. Diğer çalışmaların tersine bir gruba bağlı olan işletmelerin, manipülasyon yapma olasılıklarının oranının daha yüksek çıktığı görülmüştür. Yönetim kurulu üye sayısı ile manipülasyon yapma olasılığı arasında negatif yönde bir ilişki bulunmuştur. Bağımsız yönetim kurulu üye oranı değişkeninde; bağımsız üye sayısı arttıkça manipülasyon yapma olasılığının azalma eğilimi göstermiştir. CEO ikilemi olan işletmelerin sayısının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yönetim kurulu sahipliği oranın yüksek olduğu işletmelerde manipülasyon yapma olasılığının daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak; kurumsal yönetim mekanizmaları güçlü olmayan işletmelerde hileli finansal raporlama yapılabildiği görülmüş olup bu durumun finansal raporlama kalitesini düşürdüğü söylenebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Yönetim, Finansal Raporlama, Finansal Raporlama Kalitesi, Beneish Model, Hileli Finansal Raporlama.

Beneish modeliFinansal raporlamaFinansal raporlama standartları+5
Selin Göksel
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Duygusal emek ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide kurumsal imaj algısının rolü: Çağrı merkezi çalışanları örneği

Örgüt ve müşteri arasında bir nevi köprü görevi gören çalışanın hizmet sunma şekli, bu sırada sergilediği duygu ve davranışlar, rekabet koşulları açısından önem kazanmıştır. Müşterilerle etkileşimlerinde, örgütün çalışanlardan beklediği duygusal emek davranışları örgüt için olumlu sonuçlar doğururken, bu etkileşim sırasında çalışanların sergilediği duygular ile gerçekte hissettiği duygular arasında uyumsuzluk olması bireylerin çalıştığı kurum hakkındaki algısının değişmesi ve işten ayrılma niyeti gibi olumsuz durumlara yol açmaktadır. Bu araştırmanın amacı, duygusal emek alt boyutları ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide kurumsal imaj algısının rolünü belirleyebilmektir. Bu kapsamda, İzmir ve Denizli illerindeki çağrı merkezlerinde görev yapmakta olan 303 çalışandan anket tekniği ile veri toplanmıştır. Verilerin analizi sürecinde tanımlayıcı istatistiksel analizler, faktör analizi, güvenirlik ve geçerlik analizi, korelasyon analizi, regresyon analizi ve sobel testi yapılmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre çalışanların duygusal emeğin alt boyutlarından olan yüzeysel davranışın işten ayrılma niyeti üzerinde anlamlı bir etkinin olmadığı, derinlemesine ve samimi davranış ile anlamlı ve negatif yönlü bir ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca duygusal emeğin alt boyutları olan yüzeysel ve samimi davranışın kurumsal imaj algısı üzerinde anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişkisi olduğu belirlenirken, derinlemesine davranış ile arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Çalışanların işten ayrılma niyetiyle kurumsal imaj algısı arasındaki ilişkisine bakıldığında anlamlı ve negatif yönde olduğu belirlenmiştir. Çalışmada kurumsal imaj algısının yüzeysel ve işten ayrılma niyeti arasındaki rolüne bakıldığında herhangi bir anlamlılık etkisi bulunamazken, derinlemesine davranış ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkisinde tam aracılık etkisi, samimi davranış ile işten ayrılma niyeti arsındaki ilişkisinde ise kısmi aracılık etkisine rastlanmıştır.

Duygusal emekKurum imajıÇalışanlar+2
Tuğçe Karaoğlan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Lider üye etkileşimi ve psikolojik güçlendirmenin örgütsel özdeşleşme üzerinde etkisi: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi örneği

Değişimin hız kazandığı günümüzde, örgütler için insan unsuru büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle örgütler verimliliği arttıran stratejiler üretmeye çalışmaktadır. Örgütsel özdeşleşmenin, verimliliğin arttırılmasında önemli bir rol oynadığı ifade edilebilmektedir. Örgüt ile çalışanlar arasındaki duygusal bağ olarak tanımlanan örgütsel özdeşleşme, örgüt içinde çalışanların memnuniyet ve performansını etkileyerek örgütsel başarıyı etkileyebilmektedir. Bu nedenle bu araştırmanın amacı, lider üye etkileşimi, psikolojik güçlendirme ve örgütsel özdeşleşme değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada, lider üye etkileşimi, psikolojik güçlendirme ve örgütsel özdeşleşme arasındaki ilişkiler kavramsal olarak incelenmiş ve oluşturulan hipotezler test edilmiştir. Araştırmada veriler anket tekniği kullanılarak elde edilmiştir ve elde edilen tüm veriler SPSS Statistics Base 22.0 programı ile incelenmiştir. Anket çalışmasında lider-üye etkileşimi için Liden ve Maslyn (1998) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması Baş, Keskin ve Mert (2010) tarafından yapılan "LMX" ölçeği, örgütsel özdeşleşme için Mael ve Ashforth (1992) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması Tüzün (2006) tarafından yapılan "Örgütsel Özdeşleşme Ölçeği" ve Spreitzer'in (1995) geliştirdiği Sürgevil, Tolay ve Topoyan tarafından (2013) Türkçeye uyarlanan "Örgütsel Adalet" kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'nde görev yapan 298 akademik ve idari personel oluşturmaktadır. Elde edilen verilere faktör, korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma bulguları sonucunda; lider üye etkileşimi ve örgütsel özdeşleşme arasında, psikolojik güçlendirme ve örgütsel özdeşleşme arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: lider-üye etkileşimi, psikolojik güçlendirme, örgütsel özdeşleşme

Lider-üye etkileşimiMuğlaPsikolojik güçlendirme+2
İrem Kılıç
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gümrük vergilerinin ekonomik etkileri üzerine bir inceleme: Türkiye örneği

Küreselleşme ile birlikte ülkeler arasında ekonomik, siyasal, kültürel, teknolojik, çevresel ve diğer birçok alanda bütünleşme sağlanmış ve ülkeler serbest dış ticaret politikaları uygulama yönünde önemli adımlar atmışlardır. Ülkelerin serbestleşme eğilimlerine paralel olarak, geçmişte yoğun olarak kullanılan bir dış ticaret politikası aracı olan gümrük tarife oranları önemli oranda azaltılsa da, günümüzde de bir dış ticaret engeli olarak etkin olarak kullanılmaktadır. Nitekim serbest bir uluslararası ticaret sisteminin dünya refahını artıracağını ileri süren ülkeler de dâhil olmak üzere birçok ülke tarife korumalarından yararlanmaktadır. Türkiye, 1980'li yıllardan itibaren ihracata yönelik politikalar uygulayarak bu serbestleşme sürecine başlamakta ve 1996 Gümrük Birliği'ne dahil olarak tamamen serbest bir politika yürütme çabalarını tamamlamaktadır. Bu çalışma, serbestleşme sonrası 1996-2019 döneminde Türkiye imalat sanayi alt sektörlerinde yer alan 10 farklı sektör üzerinde uygulanan gümrük vergi oranlarının ekonomik etkilerini incelenmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla, ülkede uygulanan gümrük vergi oranlarının söz konusu imalat sanayi sektörlerinde yarattığı üretim etkisi, tüketim etkisi, dış ticaret etkisi, gelir etkisi ve bölüşüm etkisi ortaya konulmaktadır. Türkiye'de serbestleşme girişimleri sonucu 1996 sonrasında gümrük vergilerinde önemli azalmalar gerçekleşmekte, ancak son birkaç yılda yeniden gümrük vergi oranlarında artışların gerçekleştiği gözlemlenmektedir. Nitekim ithalat değerlerinin ihracatın çok üzerinde gerçekleştiği Türkiye imalat sanayi sektörlerinde üretim ve istihdam endekslerinde de özellikle kriz yıllarında önemli bir artış görülmemektedir. Bu sektörlerden elde edilen vergi gelirleri ise en çok ithalat yapılan sektörlere paralellik göstermektedir. Bu kapsamda, çalışmada Türkiye'de uygulanan gümrük vergilerinin üretim, istihdam, ithalat ve toplam vergi gelirleri üzerindeki etkileri Panel Veri Analizi kullanılarak ekonometrik olarak analiz edilmektedir. Panel veri analizi sonucunda, gümrük vergileri ile üretim, istihdam ve ithalat arasında negatif ilişki, gümrük vergileri ile vergi gelirleri arasında ise pozitif ilişki tespit edilmiştir. Gümrük vergi oranlarındaki %1'lik bir artış üretimi %0,038 gibi çok düşük bir oranda düşürürken, ithalatı %0,144 oranında azaltmaktadır. Nitekim gümrük vergilerinin dış ticaret üzerinde olumsuz etkisi beklenen bir durumdur. Bununla birlikte gümrük vergi oranlarındaki %1'lik bir artış vergi gelirlerini %0,944 oranında arttırmaktadır. Bu çalışma, uygulanan dış ticaret politikalarının ve dış ticaret engellerinin ülkede üretimi, istihdamı ve dış ticareti hangi düzeyde ve nasıl etkilediğini sektörel bazda ortaya koyan detaylı bir analiz sunması açısından önemlidir. Bu anlamda, çalışmanın ileride uygulanması planlanan üretim ve dış ticaret politikalarına yol göstermesi muhtemeldir. Ayrıca, bu çalışma Türkiye'de gümrük vergilerinin dar kapsamlı kısmi ekonomik etkilerini sektörel bazda detaylı bir şekilde inceleyen az sayıdaki çalışmalardan biri olması açısından da literatüre katkı sağlamaktadır

Ekonomik etkiGümrük vergisiGümrükler+2
Kezban Balcı
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sanal kaytarma ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin incelenmesi: Madencilik sektöründe bir araştırma

Teknolojinin gelişimine paralel olarak bilişim teknolojilerinin yoğun olarak kullanımı ile birlikte örgütlerde birçok operasyonun koordine edilmesi ve aralarındaki bilgi alışverişi çok daha kolay hale gelmiştir. Günümüz koşullarında internet kullanımının her alanda yaygınlaşması sebebiyle bu durum örgütlerde pekçok olumsuz duruma da sebep olmaktadır. Bu olumsuz davranışlardan biri de üretkenlik dışı davranışlardan biri olan "Sanal Kaytarma Davranışları"dır. Dünya üzerinde teknolojik altyapının yaygınlaşması ile birlikte işyerlerinde kalite, verim ve performans artışlarının yaşanması kaçınılmaz bir hale gelmiştir. Dolayısıyla insan kaynağı, şirketlerin oldukça önemsedikleri faktörlerin başında gelmektedir. Bu yüzden şirketler potansiyel insan kaynağını ellerinde tutabilmenin yollarını aramaktadırlar. Özellikle nitelikli insan kaynağını kaybetmemek için işgörenlerin örgütsel bağlılıklarını sağlamak durumundadırlar. Bu çalışmada örgütsel bağlılığın sanal kaytarma davranışları üzerindeki etkisi madencilik sektörü kapsamında incelenecektir. Araştırmada kapsamında Muğla ili sınırları içerisinde madencilik sektöründe çalışan 340 çalışan üzerinde anket çalışması yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde güvenilirlik analizi, faktör analizi, t-testi, tek yönlü varyans analizi, korelasyon analizi ve regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre örgütsel bağlılık, sanal kaytarma ve onların alt boyutları ile demografik özellikler arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Örgütsel bağlılık ve sanal kaytarma arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, sanal kaytarma ve önemli sanal kaytarma ile normatif bağlılık arasında, önemli sanal kaytarma ile devam bağlılığı arasında anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Sanal Kaytarma, Örgütsel Bağlılık, Madencilik Sektörü

Madencilik sektörüSanal kaytarmaÖrgütsel bağlılık
Şiba Artar Çatalbaş
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Duygusal emek, işgören performansı ve işe yabancılaşma arasındaki ilişkilerin incelenmesi: Satış danışmanları üzerine bir araştırma

Günümüzde hizmetin sunumu önemli hale gelmiştir. Bu sebeple, örgütler rekabet avantajı elde edebilmek için müşteri memnuniyetine önem vermektedir. Örgütler, müşteri memnuniyeti sağlamak ve müşterilerin kendilerini daha iyi hissedebilmeleri için birtakım duygusal davranış kuralları belirlemektedir. İşgörenler hizmet sunumu esnasında bu davranış kurallarına uymak zorundadır. Böylece fiziksel ve zihinsel olarak yapılan işlere duygular da dahil olmakta ve duygular işin bir parçası haline gelmektedir. Diğer taraftan insanların, iş esnasında gerçek duyguları ile uyumsuz olan duygusal davranış kurallarını sergilemek durumunda olmaları onları olumsuz etkileyebilmektedir. Bu açıdan duygusal emek davranışı kavramı, tez çalışması kapsamında odaklanılan temel kavram olmuştur. Bu araştırmanın amacı, satış danışmanlarının duygusal emek davranışları ve işgören performansları ile işe yabancılaşmaları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmada veri toplama aracı olarak anket tekniğinden faydalanılmıştır. Bu kapsamda, Trabzon ilinde bulunan AVM'lerde görev yapmakta olan 255 satış danışmanı üzerinde veri toplanmıştır. Verilerin analizi sürecinde tanımlayıcı istatistiksel analizler, güvenilirlik analizi, faktör analizi, korelasyon analizi ve regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, duygusal emek ve işe yabancılaşma arasında istatistiki olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki belirlenmiştir. Duygusal emeğin alt boyutu olan yüzeysel davranış ve samimi davranış ile işe yabancılaşma ve alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı, ancak derinden davranış boyutunun, işe yabancılaşmanın alt boyutu olan kendine yabancılaşma boyutu ve özerklik boyutu ile arasında istatistiki olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki saptanmıştır. Diğer taraftan, işgören performansı ile işe yabancılaşma ve alt boyutları arasında istatistiki olarak anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki belirlenmiştir.

DanışmanlarDuygusal emekPerformans+5
Saadet Yurdakul
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

COVİD-19 dönemi koşullarının öğretmenlerin iş memnuniyetine etkisi: İzmir iline yönelik bir inceleme

Yaşam memnuniyetinin en önemli alt alanlarından birisi iş memnuniyetidir. Çalışan bir insan için yaşam memnuniyetinin en temel belirleyeni iş memnuniyetidir. Covid-19 Salgını ile hayatın her alanında değişimler yaşanmış ve iş gücü piyasası da bu değişime ayak uydurmak durumunda kalmıştır. Salgın ile ortaya çıkan değişimden her sektör kendi barındırdığı içsel özellikler doğrultusunda farklı şekillerde etkilenmiştir. Eğitim sektörü özelinde salgın ile ortaya çıkan en büyük değişim ise yüz yüze eğitimden uzaktan eğitim uygulamasına geçilmesi olmuştur. Uzaktan eğitim uygulaması, çift taraflı bir faaliyet olan eğitim-öğretim faaliyetlerinde her iki tarafı da farklı şekillerde etkilemiştir. Bu tezde Covid-19 salgınının çalışma koşullarında ortaya çıkardığı değişimin, yani uzaktan eğitim uygulamasına geçişin, öğretmenlerin iş memnuniyeti üzerinde yarattığı etkiler incelenmektedir. İlgili yazında iş memnuniyetinin belirleyenleri olarak ele alınmış temel unsurlarda salgın döneminde ortaya çıkmış olan olumlu/olumsuz değişimler, öğretmenlerin genel iş memnuniyeti düzeyi üzerinde etkili olmuştur. Bu söz konusu etkiyi belirleyebilmek adına nitel analiz yöntemlerinden derinlemesine görüşme tekniğinin uygulandığı çalışmanın evreni, İzmir ilinde çalışan öğretmenlerdir. Tezin alan araştırması kapsamında İzmir'de 10'u (5 kadın, 5 erkek) kamu sektöründe çalışan ve 10'u (5 kadın, 5 erkek) da özel sektörde çalışan toplam 20 öğretmen ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Öğretmenler ile görüşmeler yüz yüze gerçekleştirilmiş ve elde edilen bulgular doğrultusunda, Covid-19 sürecinde çalışma koşullarında yaşanan değişim sonucunda öğretmenlerin genel iş memnuniyetinde azalma olduğu görülmüştür. Salgın sürecinde öğretmenlerin genel iş memnuniyetinde düşüşe neden olan temel unsurlar ise ev ve iş yüklerinin birbirine karışması, özel ders verememelerinden kaynaklı toplam gelirlerinin azalması, tüm işlerinin çevrimiçi yürütülmesi ve geleceği yönelik beklentilerinin azalması olarak sıralanabilir.

COVID 19PandemilerÖğretmenler+2
Sude Dışkaya
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çin Halk Cumhuriyeti doğrudan yabancı yatırımlarının bir kuşak bir yol girişimi perspektifinden sektörel analizi

Çalışmamızda Çin Halk Cumhuriyeti tarafından gerçekleştirilen ve küresel ekonomide ciddi yer kaplayan doğrudan yabancı yatırımları ele aldık. Çin Halk Cumhuriyeti tarafından 2013'te deklare edilen Kuşak Yol Girişimi projesi kapsamında olan doğrudan yabancı yatırımlara sektörel bir bakış açısından odaklanarak, Çin ekonomisinde oluşturduğu etkileri analiz etmeyi amaçladık. İlk bölümde doğrudan yabancı yatırımları teori bazında bütünüyle ele aldık ve ülke ekonomilerine, dış ticaretlerine olan öneme değindik. Ek olarak küresel ve Türkiye ekonomisi için önemini inceledik. İkinci bölümde dünyada öne çıkan yabancı yatırımcı ülkeleri ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin DYY'sini küresel ölçekte ve Türkiye ekonomisindeki yer alan kısmını inceledik. Bunları yaparken sektörel bakış açısını odak noktamız yaptık. Analiz bölümünde ise belirlediğimiz sektörlerdeki DYY gelişimini ele alarak Çin ekonomisinin bu yatırımlardan etkisini ölçtük. KYG ve Kovid-19 pandemisinin Çin DYY'si üzerinde sahip olduğu etkiyi ele aldık. Sonuçlarımıza göre; DYY'ler Çin Halk Cumhuriyeti ekonomisi için hayati bir öneme sahip olduğunu, ekonomik kalkınma ve dış ticareti arttırdığına ek olarak işsizliği azalttığını ve enflasyondan olumsuz etkilendiğini tespit ettik. Ayrıca ekonomik etkiye sahip olan Kovid-19 pandemisinin Çin toplam DYY'sini azalttığını da gözlemledik. Ayrıca KYG projesinin Çin ekonomisindeki; dış ticareti, ekonomik büyümeyi ve DYY miktarını arttırdığını da tespit ettik.

Hasan Can Ağarı
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Marka sevgisi, markaya duyulan güven, marka imajı ve yüksek fiyat ödeme isteğinin yeniden satın alma niyetine etkisi üzerine bir inceleme

Günümüzde tüketiciler, geniş ürün yelpazesi ve yoğun rekabet ortamında markalarla duygusal bağlar kurarak satın alma kararlarını şekillendirmektedir. Özellikle cep telefonu sektörü, markalar arasında yoğun rekabetin yaşandığı, tüketicilerin markaya bağlılık gösterme eğiliminde olduğu bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüketiciler sadece ürün özellikleriyle değil, aynı zamanda markaya duydukları güven, sevgi ve marka imajına göre de satın alma kararlarını vermektedir. Bu bağlamda, marka sevgisi, marka güveni, marka imajı ve yüksek fiyat ödeme isteğinin tüketicilerin yeniden satın alma niyeti üzerindeki etkisini incelemek önemli bir araştırma konusu haline gelmiştir. Bu çalışmada, tüketicilerin tekrar eden satın alma kararlarında marka sevgisi, güven, marka imajı ve yüksek fiyat ödeme isteğinin rolü araştırılmıştır. Araştırma kapsamında, 287 katılımcı üzerinde anket yöntemiyle veri toplanmış ve elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre marka sevgisi, marka güveni ve yüksek fiyat ödeme isteği yeniden satın alma niyeti üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkiye sahipken marka imajının yeniden satın alma niyeti üzerinde etkisi tespit edilememiştir. Araştırma sonuçları cep telefonu sektöründe marka sevgisi, güven ve yüksek fiyat ödeme isteğinin tüketicilerin tekrar eden satın alma davranışlarında kritik bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Elde edilen sonuçların, işletmelerin marka yönetimi ve pazarlama stratejilerini geliştirmelerine katkı sağlaması beklenmektedir

Eda Günay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dünya Ticaret Örgütü'ndeki anlaşmazlıkların çözüm mekanizması ve eşitsizlik: Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler açısından karşılaştırmalı bir yaklaşım

Dış ticaret, dünyada takas sisteminden bu yana gelişimini günden güne artırarak uluslararası ekonomik kuruluşların ortaya çıkmasına öncülük etmiştir. Dünyada ülkelerin birbirlerine ulaşılabilirliği kolaylaştıkça ticaret artmıştır. Böyle bir ortamda ticari anlaşmazlıkların yaşanması kaçınılmaz hale gelmektedir. Öncelikle ülkeler bu ticari ortamı kurallara bağlamak amacıyla Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasını (GATT) kurmuş ardından bu sistemdeki eksiklikleri gidermek amacıyla Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) oluşturulmuştur. DTÖ bünyesinde anlaşmazlıkları hukuki bir zemine oturtabilmek için Anlaşmazlıkların Çözüm Mekanizması (AÇM) yapılandırılmıştır. AÇM ülkelerin birbirlerine her konuda dava açabildikleri ve davaların panel ortamında incelendiği bir mekanizma işlevi görmektedir. Bu çalışmada öncelikle DTÖ üyesi 164 ülkenin dış ticaret verileri ve gelişmişlik düzeyleri incelenmiştir. Ardından 1 Ocak 1995 ile Kasım 2024 tarihleri arasında açılan toplam 630 dava doküman analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. DTÖ'nün AÇM üye ülkeler tarafından açılan davalar analiz edilerek dava sonuçlarına ilişkin veriler elde edilmiştir. Daha sonra ülkeler gelişmiş ve gelişmekte olan ülke olarak sınıflandırılmış, dava sonuçlarına dair örnekler sunulmuş ve davalar konularına göre sektörlere ayrılmıştır. Çalışma sonucunda AÇM'nin genel olarak gelişmiş ülkelerin lehine aracılık ettiği ve gerek panel gerekse de temyiz sonuçlarına göre ağırlıklı olarak gelişmiş ülkelerin kazançlı çıktığı görülmektedir. Ayrıca AÇM kapsamında en fazla dava konusu tarım ve gıda sektöründe olduğu görülmektedir.

Nur Akdemir
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası havayolu hisse senedi getirilerinin oynaklığının GARCH yaklaşımıyla VIX, Brent petrol fiyatları ve ekonomik politika belirsizliği endeksi üzerine bir inceleme

Günümüzde küresel belirsizliklerin etkisiyle finansal piyasalarda dalgalanma sıklığının arttığı gözlemlenmekte olup bu durum özellikle belirsizlik koşullarına hassasiyet gösteren sektörlerde yatırımcı kararlarını doğrudan etkilemektedir. Belirsizlik dönemleri dikkate alındığında uluslararası ticarette stratejik öneme sahip olan havayolu taşımacılığı sektörü, jeopolitik riskler, ekonomik kırılganlıklar, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve politika belirsizlikleri gibi dışsal şoklara son derece duyarlı bir yapıya sahiptir. Bu nedenle, küresel belirsizlik göstergelerinin bu sektör üzerindeki etkilerinin doğru biçimde modellenmesi, hem yatırımcılar hem de politika yapıcılar açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, küresel belirsizlik göstergesi olan (VIX) endeksi (piyasa oynaklık göstergesi), Brent petrol fiyatları ve Ekonomik Politika Belirsizliği Endeksi'nin (EPU) uluslararası havayolu şirketlerinin hisse senedi getirilerinin oynaklığı üzerindeki etkilerini analiz etmektir. Bu kapsamda, Japonya, ABD, Türkiye, Almanya, Fransa, Güney Kore, Tayvan, Hong Kong ve Singapur gibi farklı coğrafi bölgelerde faaliyet gösteren on büyük ölçekli havayolu şirketine ait 2015–2022 dönemini kapsayan günlük hisse getirisi verileri kullanılmıştır. Sonuçlar genel olarak, havayolu sektöründe hisse senedi getirilerinin oynaklığının küresel belirsizlik faktörlerinden (özellikle VIX) önemli ölçüde etkilendiğini; Brent ve EPU etkilerinin ise daha çok firma ve bölgesel koşullara göre değişkenlik gösterdiğini ortaya koymuştur. Model karşılaştırmalarında EGARCH modeli, diğer modellere kıyasla daha güçlü performans sergilemiştir. Anahtar Kelimeler: Brent, Ekonomik Politika Belirsizliği, Havayolu Hisseleri, Oynaklık

Muhammad Maher Albounı
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

E-ticarette tüketici hakları farkındalık düzeyi üzerine araştırma: Kütahya Dumlupınar Üniversitesi

Günümüzde internet, bilgi ve iletişim teknolojilerinin yaygınlaşması nedeniyle birçok şirketler alım-satım, pazarlama, tanıtım ve promosyon gibi işlemlerini sanal ortama taşımaya başlamıştır. Uluslararası piyasalarda üstün konumda bulunan ülke ve firmalar dijital teknolojiyi en yoğun olarak kullanan kesimler olarak dikkat çekmektedir. Toplumların günlük yaşamının her alanında bilgisayar ve internet kullanımı oransal olarak arttıkça ve sanal ortamda bilgilerin, yazılı ve sayısal metinlerin işlenmesi, iletilmesi ve depolanması ile ilgili gelişmeler kaydedildikçe, ekonomik kalkınma ve ulusal refahın sağlanmasında elektronik ticaret stratejik bir önem kazanmaktadır. Sanayi ve teknolojideki ilerlemelerin hızlı ve büyük hamlelerle gerçekleşmesi; firmaları, her geçen gün pazara farklı kalitelerde, fiyatlarda, standartlarda, niteliklerde ürünler sunmalarını sağlamıştır. Tüm bu gelişmeler, insanoğlunun ihtiyaçlarının giderilmesini kolaylaştırdığı gibi toplumsal hayatı, ihtiyaçları ve bunlarla birlikte sorunların da farklı boyutlara ve kapsamlara ulaşmasına neden olmuştur. Dolayısıyla insanların, piyasaya arz edilen mal ve hizmetlerdeki kalite, fiyat, sağlık, güvenlik, garanti, teknik servis gibi birtakım mağduriyetleri de artmıştır. İşte bu sorunlar tüketicinin korunması gerekliliğini ve tüketici haklarının ne derece önemli olduğunu ortaya koymuştur.

Ayben Şekerci Gümüş
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

E-ticaret platformlarında dijital promosyonların ve tüketici yorumlarının online satın alma davranışı üzerine etkisi

İnternetin ve dijital teknolojilerin hızla gelişmesiyle birlikte e-ticaret platformları, tüketicilerin günlük alışveriş alışkanlıklarında önemli bir yer edinmiştir. Tüketicilerin dijital ortamda ürün ve hizmetlere erişimini kolaylaştıran bu platformlar, satın alma kararlarını etkileyen çeşitli pazarlama araçlarını da beraberinde getirmiştir. Bu araştırmada, e-ticaret platformlarında dijital promosyonların (indirimler, kuponlar, kampanyalar) ve tüketici yorumlarının (ürünü satın alanların geri bildirimleri) satın alma davranışı üzerindeki etkisi incelenmektedir. Dijital promosyonların tüketicilerin satın alma davranışlarını olumlu yönde etkileyebileceği ve tüketici yorumlarının karar sürecinde güven oluşturarak olumlu bir rol oynayabileceği düşünülmektedir. Bu bağlamda, çalışmanın amacı, dijital promosyonlar ve tüketici yorumlarının e-ticaret platformlarında satın alma davranışı üzerindeki etkilerini anlamak ve e-ticaret stratejilerine rehberlik edebilecek öneriler sunmaktır. Bu araştırma, e-ticaret platformlarındaki dijital promosyonlar ve tüketici yorumlarının satın alma niyetleri üzerindeki olumlu etkilerini incelemiş ve bu iki değişkenin tüketici davranışlarıyla güçlü bir ilişkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. İstatistiksel analizler, demografik özelliklerin (cinsiyet, yaş, eğitim durumu, gelir düzeyi) dijital promosyonlar ve tüketici yorumları üzerindeki değerlendirmelerle anlamlı bir ilişki göstermediğini, ancak online yorumlar ve dijital promosyonların satın alma davranışı arasında anlamlı ve pozitif bir bağlantı bulunduğunu göstermektedir; R² değeri %64 olarak belirlenmiştir, bu da bu değişkenlerin satın alma davranışındaki değişimlerin önemli bir kısmını açıkladığını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, dijital promosyonların artırılması ve kullanıcı geri bildirimlerinin görünürlüğünün sağlanması, tüketici güvenini ve memnuniyetini artırarak satın alma niyetlerini olumlu yönde etkilemekte ve e-ticaret firmalarının pazarlama stratejilerinde bu unsurların önemini dikkate alması gerektiğini vurgulamaktadır.

İbrahim Metehan Koca
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Influencer kredibilitesinin satın alma niyeti ve daha çok ödeme isteğine etkisi

Bu çalışmanın amacı influencer kredibilitesinin influencera olan bağlılık, satın alma niyeti ve daha çok ödeme isteğine etkisini incelemektir. Bu doğrultuda çalışmada influencer kredibilitesi, güvenilirlik, uzmanlık, çekicilik ve benzerlik olmak üzere 4 boyutlu olarak incelenmiştir. Çalışmanın örneklemini Instagramda giyim influencerı takip eden 18-65 yaş arası 158 kişi oluşturmaktadır. SPSS 2025 ve AMOS programlarıyla yapılan analiz sonuçlarına göre influencer kredibilitesinin alt boyutları olan güvenilirlik, uzmanlık, çekicilik ve benzerliğin influencera bağlılığı olumlu ve anlamlı şekilde etkilediği ortaya çıkmıştır. Aynı zamanda, influencera bağlılık satın alma niyetini ve daha çok ödeme isteğini olumlu ve anlamlı olarak etkilemektedir.

Emre Eroğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2025
00