Kredi riski

86 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Filistin'de faaliyet gösteren yerel ve yabancı bankalardaki kredi riskinin karşılaştırmalı bir çalışması

Filistin'deki bankacılık sistemi, ekonominin gelişmesinde hayati bir rol oynamaktadır. Filistin Para Politikası Kurumu (PMA)'nun 1994 yılında kurulmasından bu yana bankaların sayısı düzenli bir şekilde artmış ve 2013'ün sonlarında 232 şube ve ofisi olan 17 bankaya ulaşmıştır. Filistin'de faaliyet gösteren 7 yerel banka (Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde faaliyet gösteren yerel bankalardan sadece 2'si İslami bankadır) ve 10 yabancı banka bulunmaktadır. Yabancı bankaların arasında 8 Ürdün, bir Mısır ve HSBC'nin sahip olduğu bir banka bulunmaktadır. Filistin'deki son eğilimler destek akışlarla faaliyetini sağlamanın yanında gelişmeyi kolaylaştırmakta ve ekonomik faaliyetlerin canlanması tarafından desteklenmektedir. PMA şimdi kararlı bir şekilde iyi işleyen bir bankacılık sistemi devreye sokmaktadır. Filistin'deki bankacılık faaliyeti toplam değer açısından artış göstermiştir. 2010 yılında 6,8 milyar ABD doları tutarındaki müşteri mevduatı 2013 yılında yaklaşık 8,1 milyar ABD dolarına yükselmiştir. Toplam aktifler 2010 yılında 8,5 milyon ABD dolarından 2013 yılında 10,6 milyar dolara yükselmiştir. Doğrudan kredi olanaklarındaki büyüme 2010 yılında 2,7 milyar ABD dolarından 2013 yılında 4,3 milyar ABD dolara yükselmiştir. Toplam öz kaynaklar ise 2010 yılında 8,3 milyar ABD dolarından 2013 yılında 10,6 milyar dolara yükselmiştir. Bu çalışma, Filistin'deki yerel ve islami bankalar ile yabancı bankalar arasındaki kredi riskini karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada, yabancı bankaların yerel bankalardan daha düşük kredi riski taşıdığı uygulamalı olarak ortaya konmaktadır. Kredi riski, 2007'den 2013'e kadar olan temerrüde uzaklık (DD) ile temerrüde düşme olasılığını (DP) ölçmek için kullanılan ve Black ve Scholes opsiyon fiyatlandırma formülüne dayanan Merton modelini kullanarak 8 yabancı ve 7 yerel (bunlardan 2'si İslami bankadır) banka için hesaplanmaktadır. Yerel ve islami bankaların temerrüde uzaklık ortalaması (4,77) iken, yabancı bankaların ortalaması (7,26) ile daha yüksektir. Yerel ve islami bankaların temerrüde düşme olasılık ortalaması (2.86E-04) iken, yabancı bankaların ortalaması (3.43E-06) ile daha düşük, yerel bankalardan daha yüksek olmakta; bu da daha yüksek kredi riski olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışma, temerrüde düşme olasılığını temerrüde uzaklıktan elde etmek için kümülatif lojistik olasılık dağılımlarını kullanmaktadır. Kümülatif olasılıklar bir alt sınıra kadar kullanıldıklarında sonuçlar daha tatmin edici olmaktadır: 2007-2013 lojistik dağılımı kapsamında temerrüde düşme olasılığı dağılımının daha geniş uçları bulunmaktadır. Örneklem seviyesinde, temerrüde düşme olasılığı, (4.23E-03) olan yabancı bankalarla karşılaştırıldığında, yerel ve islami bankalar için (1.67E-02) seviyesinde ve halen yüksek olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kredi Riski, Filistin Bankacılık Sistemi, Temerrüde Düşme Olasılığı, Yabancı Bankalar, Yerel Bankalar

Bankacılık sektörüBankacılık sistemiBankalar+7
Othman A.k Sawafta
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bankacılık türleri açısından kredi risk yönetiminin analizi

Finans sektöründe farklı alanlarda birden çok işlemi gerçekleştiren bankalar, yaptıkları işlemlerin fazlalıkları ve iş yükümlülükleri sebebiyle her zaman farklı risk gruplarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu sebeple bankalar her zaman riskle iç içe ve bu risklere karşı mücadele etmek zorundadır. Bankaların önemli faaliyetleri arasında yer alan kredi işlemleri beraberinde kredi riskini getirmektedir. Kredi riski, firma ya da bi-reysel müşterilerin bankalardan aldıkları kredileri zamanında geri ödememesi, ödeye-memesi ve kredi sözleşmesinde yer alan hükümlere uymamalarından dolayı ortaya çık-maktadır. Kredi riskinin olmaması mümkün değildir. Bu sebeple kredi riskinin düzgün ve etkin yönetilmesi bankalar açısından oldukça önemlidir. Koşulların değişmesi rekabet ortamını da arttırmaktadır. Bu nedenle bankalar rekabet ortamına uyarak varlıklarını sürdürebilmek için kredi vermek durumundadırlar. Fakat verilen krediler iyi bir şekilde yönetilirse bankalara gelir sağlamaktadır. Bu çalışmada bankacılık sektöründen bahsedi-lerek, bankacılıkta kredi riski, risk türleri, kredi riskinin ölçümü ve yönetimi ele alınarak, Türkiye'de faaliyet gösteren özel ve kamu sermayeli bankaların 2007-2017 yılların arasında kredi riskini ortaya koyacak değişkenlerin belirlenmesi amaçlanarak, uygulanan analizler ile bankaların kredi riskine etki eden değişkenler saptanmaya çalışılmıştır. Çalışmada Kamu Sermayeli Mevduat Bankaları olarak sınıflandırılan Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası A.Ş., Türkiye Halk Bankası A.Ş, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.Ş. bankaları ile; Özel Sermayeli Mevduat Bankaları sınıflandırılan Akbank T.A.Ş, Anadolubank A.Ş., Fibabanka A.Ş., Şekerbank T.A.Ş., Turkish Bank A.Ş., Türk Eko-nomi Bankası A.Ş., Türkiye İş Bankası A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. bankalarına ilişkin 2007 ve 2017 yılları arasına ait finansal verilere Türkiye Bankalar Birliği sayfa-sından ulaşılarak Logit ve Probit Regresyon Analizleri yapılmıştır. Türkiye' de 3 adet Kamu Sermayeli Mevduat bankası ve 9 adet Özel Sermayeli Mevduat Bankası yer al-masına rağmen Özel Sermayeli Bankalar grubunda yer alan Adabank A.Ş. ait verilerde süreklilik olmadığından çalışmaya dahil edilmemiştir. Takipteki Alacaklar ile Kredi ve Alacaklar hesapları için 2 Model kurgulanmış olup, Model 1 için Logit Marjinal Etki sonuçlarına göre, Toplam Mevduat/ Toplam Aktifler (X15), Toplam Gelirler/ Toplam Giderler (X41), Şube Başına Toplam Aktif (X52) değişkenlerinin pozitif yönde marjinal etkiye sahip olduğu Faiz Gelirleri / Faiz Giderleri (X40), Faiz Giderleri/ Toplam Giderler (X45), Şube Başına Toplam Mevduat (X53) değişkenlerinin ise negatif yönde marjinal etkiye sahip olduğu görülmüştür. Model 2 sonuçlarına göre de Özkaynaklar / Mevduat + Mevduat Dışı Kaynaklar (X4), Toplam Mevduat (X48) değişkenleri pozitif yönde marjinal etkiye sahip iken, Sermaye Yeterlilik Oranı (X1), TP Mevduat / Toplam Mevduat (X13), Net Dönem Karı- Zararı / Ödenmiş Sermaye (X33) değişkenlerinin negatif yönde marjinal etkiye sahip olduğu görülmüştür. Anahtar Kavramlar: Türk Bankacılık Sektörü, Takipteki Krediler, Kredi ve Alacaklar, Lojistik Regresyon, Kredi Riski

BankacılıkBankacılık işlemleriBankacılık sistemi+5
Bergen Kakaç
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Makine öğrenmesi algoritmaları ile kredi temerrüt riskini tahmin etme

Bankalar ve çeşitli finans kuruluşları tarafından karşılanan kredilerin, müşteri tarafından geri ödenememesi hem kredi veren kuruluşun sermaye kaybını hem de genel ekonomide oluşabilecek çeşitli risk faktörlerini beraberinde getirmektedir. Bu süreçte, oldukça kritik öneme sahip olan kredi riskinin doğru yönetilebilmesi ve uluslararası finans istikrarının sağlanması için Basel Komitesi ve BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) gibi finans denetimi kuruluşları, kredi veren kurumların kredi verme karar aşamasında çeşitli regülasyon politikaları belirlemektedir. Ayrıca, kredi veren kurumlar analitik risk birimleri aracılığıyla kredi değerlendirme modelleri geliştirerek, müşterilere ait kredi risk skorunu hesaplamaktadır. Bu araştırmada, makine öğrenmesi yöntemiyle kredi skorlama sistemlerinde kullanılabilecek en başarılı tahmini gerçekleştiren algoritmanın belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, Gradyan Artırma, Yapay Sinir Ağları, Lojistik Regresyon, Rassal Orman, Karar Ağacı, Destek Vektör Makineleri, K-En Yakın Komşu ve WOE dönüşümleriyle Lojistik Regresyon algoritmaları için modeller kurulmuş ve temerrüde düşen ve temerrüde düşmeyen müşteriler için en iyi sınıflandırma performansı gösteren Gradyan Artırma algoritması olmuştur. Analitik veri kalitesi ve model geliştirme süreçlerinde SAS Enterprise Guide ve SAS Enterprise Miner yazılım programları kullanılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kredi Riski, Makine Öğrenmesi, Gradyan Artırma, Yapay Sinir Ağları, Lojistik Regresyon, Rassal Orman, Karar Ağacı, Destek Vektör Makineleri, K-En Yakın Komşu

Banka kredileriDestek vektör makineleriKredi riski+5
Toprak Enes Tütüncü
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kredi riski ve Türk bankacılık sektörünün kredi riski görünümü

Bankalar kredi arz eden ve gelirlerini ödünç alıcılara yükledikleri faizden elde eden işletmelerdir. Kredi riski, bir bankanın ödünç alıcı ya da karşı tarafın sözleşme şartlarına uygun olarak yükümlülüklerini yerine getirmesinde başarısızlığa uğraması olasılığıdır. Kredi riski bankacılık sektöründeki finansal riskler arasında tipik ve en önemli risktir. Günümüzde bankalar kredi riskini analiz etme, ölçme ve yönetmede ödünç alıcıların kredi değerliliğinin fiyatlanmasını sağlayan gelişmiş özel metotlara ve modern risk değerlendirme ve ölçme metodolojilerine sahiptir.Bu çalışmanın amacı, bankaların sistematik bir şekilde kredi riskini fiyatlama, yönetme ve önleme süreçlerini incelemek ve Türk bankacılık sektörünün kredi riski görünümünü göstermektedir. Çalışmanın birinci bölümünde kredi sürecinin temel unsurları gösterilmiş ve bankaların maruz kaldığı en yaygın risk kaynakları tanımlanmıştır. İzleyen ikinci bölüm bankalarda kredi riski yönetimine genel bir açıklama sağlamaktadır. Bu bölümde bankaların kredi riski stratejilerini nasıl belirledikleri, kredi riskini nasıl ölçtükleri ve bankalarda uygulanan dışsal ve içsel kredi derecelendirme sistemleri açıklanmıştır.Türk bankacılık sektörünün kredi riski görünümü son bölümde değerlendirilmiştir. Bu bölümdeki istatistiksel analiz Türk bankalarının kredi riski yönetimine çok önem verdiğini ve maruz kalınan kredi riskini yeterli derecede önlediğini göstermiştir. Bankalar 2007'de ortaya çıkan küresel finansal krize rağmen, kredi riskini yönetebilmişlerdir. Kütahya'da altı banka ile yapılan mülakatın sonuçları, her bankanın kredi riski stratejisine ve hemen hepsinin kredi riski politikasına sahip olduğunu göstermiştir. Türk bankaları tarafından kullanılan kredi riski yönetimi araçları bankadan bankaya değişmekle birlikte, en çok kredi limitlerini kullanmaktadırlar.Anahtar Kelimeler: Kredi, Kredi Riski, Kredi Riski Yönetimi, Türk Bankacılık Sektörü.

Banka kredileriBankalarKredi analizi+7
Altan Postalcı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Bankalarda kredi riski yönetimi performans analizi ve veri zarflama analizi yöntemi ile uygulama

Bankalar faaliyetleri sebebiyle çok çeşitli risklerle karşılaşmaktadır. Bankaların karşılaştığı riskler ne kadar çeşitli olsa da esas faaliyet konusu olan kredi verme işlevi gereği en büyük risk unsuru olarak kredi riski görülmektedir. Kredi riskini ölçmek artık üretilen yazılımlar ve yapılan uygulamalarla çok daha basit hale gelmiştir. Kredi riski ölçümünde kullanılan yöntemlerin güvenilirliliği de yıllar içerisinde yaşanan tecrübeler ve stres testleri yardımıyla ölçülebilmektedir.Kredi riskini yönetmek her bankanın doğal bir faaliyetidir. Ancak kredi riski yönetiminin başarılı olup olmadığı da ölçülmesi gereken başka bir başarı kriteridir. Kredi riskini yönetmek daha çok finansal metrik içermeyen bir uygulamadır. Ancak kredi riski yönetiminde başarılı olan bir bankanın aktif kalitesi de yüksek olacaktır. Bu sebeple çalışmamızın uygulama aşamasında yöntem olarak seçtiğimiz veri zarflama analizi yönteminde girdi ve çıktı olarak aktif kalitesini ölçen oranlar kullanılmıştır.Çalışmamızın birinci bölümünde kredi riski yönetimi kavramı açıklanmaya çalışılmış, kredi riski yönetiminin amaçları ve temel unsurları üzerinde durulmuş ve son olarak da bankalarda kredi riski yönetiminin organizasyonu ele alınmıştır.İkinci bölümde çalışmamıza temel oluşturan kredi riski yönetiminin performans analizinin finansal ve finansal olmayan metrikleri yer almaktadır.Üçüncü bölümde ise kamu sermayeli, özel sermayeli ve Türkiye'de kurulmuş yabancı sermayeli bankaların 2005-2010 yılları arası verileri kullanılarak veri zarflama analizi yöntemiyle kredi riski yönetim performansları analiz edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Bankalarda Kredi Riski Yönetimi, Performans Analizi, Veri Zarflama Analizi, Kredi Riski Yönetimi Performans Analizi.

BankalarKredi riskiKredi yönetimi+5
Gülbahar Keklik
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Makro ekonomik faktörlerin sermaye yapısı ve kredi riski üzerine etkisi: İMKB 100 firmaları üzerine bir uygulama

Karsılıklı güven üzerine olusmus olan bankacılık sistemi için kredi riski güncel ve önemli bir olgudur. Kredi riski pek çok faktörden etkilenmektedir. Bunların basında makroekonomik faktörler ve sermaye yapısı kararları gelmektedir. Bu durum finansal piyasalarda son yıllarda yasanan gelismelerin bir sonucu olarak ortaya çıkmıstır. Bankaların sermaye yapıları üzerinde önemli etkileri olan kredi riskinin ciddiye alınmamasından dolayı geçmiste pek çok bankacılık krizleri ve ekonomik krizler yasanmıstır. Finansal piyasalarda yasanan bu olumsuzlukları önlemek amacıyla çesitli gelismeler kaydedilmektedir; fakat bunlar içinde en önemlisi Basel II Uzlasısıdır. Basel II Uzlasısı bankaların sermaye yapıları ile ilgili bir düzenlemedir ve kredi riskinden kaynaklanan kayıpları önlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla bankaların isletmelere kredi vermeden önce detaylı analizler yapmaları ve isletmelerin kredi riskleri ile ilgili bir derecelendirme yapmaları gerekmektedir. Bankaların kredi riskinden zarar görmemeleri iyi bir risk yönetimi politikası ile mümkün olmaktadır.Bu sebepten dolayı kredi riski modelleri öne çıkmaktadır. Çünkü bu modeller hem isletme bazında hem de portföy bazında riski sayısal olarak ölçme imkanı tanımaktadır. Aynı sebeplerden dolayı bu çalısmada makroekonomik faktörlerin degisimi ile olusan kosulların isletmelerin sermaye yapısı kararları, dolayısıyla kredi riskine olan etkisini gösteren bir ekonometrik model türetilmistir. MKB 100 üzerinde gerçeklestirilen çalısmada üç farklı süreç için analiz yapılmıstır. Bu süreçler 2001, 2003 ve 2005 yıllarıdır. Analiz sonucunda elde edilen bulgular, isletmelerin yıllara göre sermaye yapılarında ve kredi risklerinde meydana gelen degismeleri göstermekte ve bu degisimlerde makroekonomik faktörlerin etkisini ortaya çıkarmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kredi Riski, Sermaye Yapısı Kararları, Makroekonomik Kosullar

Kredi riskiMakroekonomiMakroekonomik faktörler+1
Lale Aslan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Türk bankacılık sektöründe sorunlu kredilerin makroekonomik değişkenlerle ilişkilerinin araştırılması

Bankaların önemi, bütün dünya ekonomilerinde olduğu gibi Türkiye ekonomisinde de gün ve gün artmaktadır. Ekonomi de büyümenin görülebilmesi, küçük ve atıl durumda ki kaynakların kartopu gibi büyüyerek yeni yatırımlarda kullanılmasına bağlıdır. Tasarruf sahipleri tarafından gelir elde etmek amacı ile banka kasalarında toplanan küçük meblağlar büyüyerek buradan piyasaya kredi olarak aktarılmaktadır. Banka kredilerinin verimli yatırımlara aktarılarak, ekonomik yaşamın canlılığı, atıl durumda ki paranın değerlendirilmesi, endüstrileşmede yeni projelerin devreye sokulması, mali piyasaların canlanması gibi sonuçları bulunmaktadır. Kredilerde olabilecek sorunlar tasarruf sahiplerini, işletme sahiplerini, bankaları, işletme ile bir şekilde bağı olan tüm kişi ve kurumları sonuçta da ülke ekonomisine olumsuz yansımaları olacaktır. Bu çalışmada, sorunlu hale gelen banka kredilerinin makroekonomik değişkenlere yansımaları araştırılmıştır. Sorunlu krediler ile makroekonomik göstergeler arasındaki ilişkinin değerlendirildiği bu çalışmada, 2010:1Ç-2019:4Ç dönemine ait üçer aylık bağımlı değişken olarak Sorunlu Krediler, bağımsız değişken olarak da Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla, Toplam Özel Tüketim Harcamaları Reel Artış Hızı, TÜFE Değişim Hızı verileri kullanılmıştır. Çalışmada değişkenler arasındaki uzun vadeli ilişkilere bakılmış olunup bu amaçla ARDL Sınır Testi ile eş bütünleşme analizi gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Hata Düzeltme Modeli (VECM) ile kısa dönemli ilişkilere de bakılmıştır. Son olarak, yapılan analiz sonucunda elde edilen bulgular yorumlanmıştır.

ARDL Sınır TestiBanka kredileriBankacılık sektörü+6
Mustafa Eraslan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

CDS primleri arasındaki etkileşim: Gelişmekte olan ülkeler üzerine bir inceleme

Finansal piyasalardaki aktörler açısından risk son derece önemli bir kavramdır. Tüm finansal kuruluşların karşı karşıya olduğu temel risk faktörlerinden birisi kredi riskidir. Kredi riskinin piyasada görünür hale gelmesiyle birlikte bu riskten korunmayı sağlayacak finansal çözümler de geliştirilmeye başlanmıştır. Kredi türevleri, bu çözüm arayışları sonucu ortaya çıkmıştır. Kredi türevleri arasında en yaygın kullanılan sözleşmeler kredi temerrüt swaplarıdır (CDS). CDS' ler, en basit anlamıyla kredi riskine karşı yapılan bir sigorta işlemi olarak ifade edilebilir. Bu çalışmada kredi riskinden yola çıkılarak kredi risk yönetimi ve kredi riskini transfer edebilmek için kullanılan kredi temerrüt swapları detaylı bir şekilde incelenmiştir. Gelişmekte olan sekiz ekonominin dâhil edildiği çalışmada; Türkiye, Brezilya, Hindistan, Güney Afrika, Endonezya, Arjantin, Rusya ve Şili'den oluşan ülkelerin CDS primleri arasındaki nedensellik ilişkisi araştırılmıştır. Ocak 2008 – Aralık 2017 döneminde ülkelere ait 5 yıl vadeli CDS primlerinin incelendiği çalışmada; ülkelerin CDS primleri arasındaki etkileşim VAR modeli kapsamında Granger nedensellik analizi, etki-tepki fonksiyonu ve varyans ayrıştırması ile analiz edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre, gelişmekte olan ülkelerin CDS primleri arasında anlamlı nedensellik ilişkisi saptanmıştır.

Banka sigortacılığıEkonomik kriz 2008Finansal kırılganlık+7
Yasin Reyhan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bankacılık sektöründe kredi riski yönetimi: Türk bankacılık sektöründe kredi riskini belirleyen değişkenler üzerine bir uygulama

Büyümeyle birlikte artan kredi talepleri, bireysel ve kurumsal yatırımcıların ihtiyaç duydukları kredi hacmini artırdığı düşünülmektedir. Bu bağlamda bankaların sahip olduğu kredi riskini nasıl yönetmesi gerektiğinin ve finansal oranlardan hangilerinin bankaların kredi riski ile yakından ilişkili olduğunun tespit edilmesi bankacılık sektöründe önem arz ettiği söylenebilmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, Türkiye de faaliyet gösteren bankaların kredi riski ile ilişkili olan finansal oranlarının tespit edilmesi ile bankalarda kredi riski yönetimi ve ölçülmesi gibi konular hakkında genel bilgiler vermektir. Bu bağlamda Türkiye'de faaliyet gösteren bankaların 2007?2010 yıllarında kredi riski ile ilişkili olan finansal oranlarının belirlenerek yorumlanması amaçlanmıştır. Kredi riski üzerinde etkili olan finansal oranların ve etki derecelerinin belirlenmesinde lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda kredi riski üzerinde etkili olan finansal değişkenler ilk 3 yılda da Kredi ve Diğer Alacaklar Değer Düşüş Karşılığı / Toplam Aktifler değişkeni bulunmuştur. Ayrıca 2007 yılında Özel Karşılıklar / Takipteki Krediler (brüt) değişkeni, 2008 yılında YP Likit Aktifler / YP Pasifler değişkeni, 2009 yılında YP Likit Aktifler / YP Pasifler değişkeni 2010 yılında ise Finansal Varlıklar (Net) / Toplam Aktifler ve Duran Aktifler / Toplam Aktifler değişkenleri bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Risk ve Çeşitlendirme, Kredi Riski Yönetimi, Kredi Riski Ölçüm Yöntemleri, Lojistik Regresyon Analizi

BankacılıkBankacılık sektörüKredi riski+5
Tunahan Avcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
20
Master'sOpen AccessTR

Carry trade endeksi ile CDS primi arasındaki ilişki: Türkiye üzerine bir uygulama

Küresel likiditenin artması ve gelişen bilgi teknolojileri ile birlikte yeni yatırım arayışlarına giren yatırımcılar, düşük faizli ülkelerden borçlanarak, yüksek faizli ülkelere yatırım yapma stratejisine dayanan ''carry trade'' yatırım stratejisini son yıllarda yaygın olarak kullanmaya başlamışlardır. Uluslararası yatırımcıların, ülkeler arası faiz oranı farklarından yararlanarak yatırım yapma süreçlerinde karşılaştıkları riskleri doğru bir şekilde değerlendirmeleri büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, ülke kredi riskinin ölçülmesinde kullanılan CDS primleri ile ülkeler arası faiz oranı farklarından ortaya çıkan carry trade yatırımları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Carry trade yatırımlarının temel belirleyicileri olan döviz kurları (euro ve dolar), tahvil faiz oranları ve küresel volatilite endeksi (VIX)'de çalışmaya dahil edilmiş ve çalışmada Ocak 2009-Haziran 2018 dönemleri arasındaki aylık veriler analiz edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişki önce doğrusal ARDL modeli ile tahmin edilmeye çalışılmıştır. Doğrusal ARDL modeli sonucu uzun dönem katsayılarının istatistiksel anlamlılığının olmaması doğrusal olmayan ARDL modelinin uygulamasını da beraberinde getirmiştir. Çalışma sonucunda ARDL kısa dönem tahmin sonuçları ve NARDL uzun ve kısa dönem sonuçlarına göre carry trade ile CDS primi, dolar ve euro arasında negatif yönlü bir ilişki tespit edilirken, tahvil faiz oranları ve VIX endeksi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Kredi Riski, Kredi Türev Ürünleri, Kredi Temerrüt Takası, Ara Kazanç Ticareti, ARDL, NARDL

ARDL Sınır TestiCarry tradeKredi riski+3
Güney Hayta
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk bankacılık sisteminde kurumsal kredi derecelendirme süreçlerinde KOBİ'lerin kredibilitesinin değerlendirilmesi

Ülkemizde finansal sistem içerisinde bankacılık sektörü önemli bir yere sahip olmakla birlikte içinde bulundurduğu mekanizmalar ve disipline sistemler ile birçok unsuru barındırarak ekonomik yaşamsal alanların gelişmesi ve büyümesine büyük katkı sağlamış ve finansal alanların dışında kalan kimi değerleri finansal alanın içine dahil ederek sektörel alanlarını genişletmiştir. Bankaların tarihsel süreçlerin getirdiği tecrübe ve teknoloji ile gelişmesi ve büyümesi gerçekleşmiş, ülkelerin ekonomilerine kattıkları değerler ile adeta ekonomilerin odağı haline dönüşmüşlerdir. Bankalar fon fazlası olan birimlerden temin edilen kaynakları fon talep edenlere aktarılmasında önemli bir görev üstlenerek temel faaliyetleri olan kredilendirme işlevini icra ederler. Bu işlem karlı olduğu kadar çeşitli riskleri de içinde barındırdığından ayrı bir disipliner yaklaşım gerektirmektedir. Teknolojik gelişmeler, bankaların sermayelerine olumlu katkıları olduğu kadar tam tersi durumların yaşanmasına da neden olmuş ve ekonomik sistemlerin uluslararası bir boyut kazanması ile sistemin temel işlevi olan kredilendirme faaliyetlerinin analizleri gitgide ayrı bir fonksiyonel faaliyet alanı oluşturmuştur. Çalışma, ülkemizde ekonomik sistemlerin önemli bir parçası olan KOBİ'lerin kredi çalışmalarında kredi süreçlerinin nasıl işlediği, kredi karar mekanizmalarında görev yapan personeller için genel uygulamada kredi sürecinin safhaları ve hangi unsurların önem arz ettiği konular belirlenerek Türk Bankacılık Sisteminde kredi operasyonel ve kredi ağırlıklı işlevlerin incelenmesi, bilanço, gelir tablosu ve nakit akım tablosu verileri kullanılarak firma hakkında genel bilgilere ulaşılması sonucu muhasebe konulu aktarma ve arındırma işlemleri ile firmanın gerçek durumunu ortaya çıkarıp oran analizleri ile nicel ve nitel değerler konsolide edilerek firmanın bugünkü ve gelecekteki kredibilite değerliliğinin tespiti ile risk oluşturan faktörlerin firma yaşam sürelerini ne denli etkileyeceği belirlenecektir. Kredinin daha ziyade teknik boyutuna ilişkin mali analiz veya diğer analizler dışında mali olmayan kriterlerin de aslında mali veriler kadar önemli olduğu kurumsal kredilerin ilgilendiği diğer konular arasındadır. Çalışma üç bölümden oluşmakta olup birinci bölüm içeriğinde bankacılık sektörü, Türk bankacılık sistemi ve Türkiye'de faaliyet ve sermaye türlerine göre bankalardan bahsedilmiştir. İkinci bölümde KOBİ'lerin Türkiye Ekonomisindeki yeri, bankalarla olan ilişkileri, kredi limit tahsis süreçleri, finansman ihtiyaçları, kredi limitlerinin belirlenmesi ve bilançolarında yapılan aktarma ve arındırma işlemleri ile firmalardan derecelendirme notu alınması, operasyonel faaliyetleri ile kredi süreç döngüsünün tamamlanmasından bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise ilgili süreçlere değinilerek imalat sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın kredi talebinin değerlendirilmesi süreçleri incelenmiş ve konuyla ilgili literatür çalışması yapılmıştır. Ülkemizde faaliyet gösteren 8 adet kamu ve özel bankanın 15 uzman görüşüyle hazırlanan veri setleri finansal analize ek olarak durum analizi ile uygulamalı olarak ele alınmış, T.C Merkez Bankası Sektör Bilançoları ve literatür bilgisi esas alınarak tespit edilen kriterler derecelendirildikten sonra ayrıca yorumlanmıştır. Türk bankacılık sistemi'nin önemle üzerinde durduğu ana kriterler belirlenmiş olup daha önce ilgili literatüre ait çalışmalarda ele alınmayan ham ve düzeltilmiş verilerin firma kredi notuna etkisi hesaplanarak Türk Bankacılık Sistemi Genel Uygulamaları dahilinde nihai puana göre firma kredi teminat durumu tespit edilmiştir. Çalışma, literatüre katkı sağlamakla birlikte sektörde faaliyet gösteren KOBİ'lere kredilendirme süreçlerinde yardımcı olacağı düşünülmektedir.

Banka kredileriBankalarFinansal tablolar+7
Kurtuluş Çört
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bankacılık sektöründe kredi riski yönetimi, Türk bankacılık sektöründe uygulamalarının incelenmesi

Bankalar fon arz edenlerle fon talep edenlerin işlemlerini gerçekleştirirken birçok risk çeşidiyle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bankaların faaliyet konuları bakımından en önemli risk 'kredi riski' dir. Bu çalışmanın amacı, bankalarda kredi riskinin etkin bir biçimde yönetilebilmesi, bankaların etkin bir kredi yönetimi şeklinin benimsemesi ve kredi riski yönetimi konusunda bankaların kendilerine en uygun yöntemi seçip, gerçekleştirebilmesinin belirtilmesidir. Bu amaç doğrultusunda bankacılıkta, önemli yere sahip bireysel kredilerin kredi riskini etkileyen faktörlerin araştırılması, bunun yanında ekonomide önem arz eden bankacılıkta bireysel kredilerin risklerini etkileyen faktörler incelenerek kredi riskinin minimum düzeyde tutulması irdelenecektir. Bu çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Bankacılıkta kredi ve kredilendirme süreci, kredi riski yönetimi ve Türk Bankacılık sektöründe faaliyet gösteren bankalarda kredilerin riskini etkileyen bireysel faktörler üzerine uygulama konuları belirtilen bölümlerde anlatılmıştır. Ayrıca konuyla ilgili olarak Basel I, Basel II ve Basel III kriterleri de kredi riski yönetimi bölümünde ele alınmıştır. Çalışmada Türk Bankacılık Sektöründe etkinlik gösteren bir kurumun veri tabanından alınan bilgiler kullanılmıştır. Çalışmanın analiz kısmını oluşturan bağımlı değişkenin (kredisini düzenli ödeyen ve ödemeyen müşteriler), bireysel kredi üzerindeki olası kredi riskinin hangi faktörlerle (bağımsız değişkenler) minimize edilmesi gerektiği konusunda lojistik regresyon yöntemi ile araştırılmıştır.

Bankacılık sektörüKredi riskiKrediler+2
Semiha Yolcu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bankalarda kredi riskinin yönetimi ve bir uygulama

Günümüz kredi piyasasında çok fazla firma bulunmaktadır. Kredi türlerinin çeşitlenmesi ve rekabetin artması, faiz oranlarının kısa araklıklarla değişmesi gibi nedenlerden dolayı ihtiyaç sahipleri hangi ürünü ve hangi bankayı seçecekleri konusunda zorluk yaşamaktadırlar. Ayrıca başlangıçtaki maliyetlerle gerçekleşen maliyetler arasında farklar bulunmaktadır.Böyle bir ortamda bankaların görevlerini etkin bir şekilde yerine getirebilmeleri ve kullandırdıkları kredilerin risklerini yönetebilmeleri dikkat gerektiren bir iştir. Bunun içindir ki bankalar ve yönetim kurulları özellikle kredi risklerinin yönetilmesi için; başlangıçtan itibaren kredi sürecinin yönetilmesine odaklanmışlardır. Bankalar kullandırdıkları kredilerin sorunlu kredi haline gelmemesi için yoğun bir şekilde, değişen piyasa koşullarını takip etmekte ve kredileri izlemek için bünyelerinde kredi izleme birimleri oluşturmaktadırlar. Tüm bunlara tüketicilerin büyük bir bölümünün bilinçsiz olması ve genel bir sorunumuz olan okumadan imza atma alışkanlığı da eklenince, böyle bir çalışmanın gerek kredi kullanana gerekse şubedeki çalışan personele yardımcı olacağı kanaatine varılmıştır.Bu çalışmamızda sorunlu krediler ele alınıp; nasıl sorunlu hale geldikleri, sorunlu kredilere karşı alınacak önlemlerin neler olduğu ve sorunlu kredilerin tasfiyesinin ne şekilde yapıldığından bahsedilmiştir.

Banka kredileriBankacılıkBankacılık sektörü+6
Türkay Ata
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Basel kriterlerinin gelişimi ve Türk bankacılık sektöründe KOBİ lerin kredi risk yönetimi üzerine etkileri

Ülke ekonomisi açısından belirleyici sektörlerin başında bankacılık sektörü gelmektedir. Bankacılık sektöründe meydana gelen dalgalanmalar ve sorunlara çözüm önerileri üretebilmek amacıyla Uluslararası Ödemeler Bankası'nın bünyesinde Basel Komitesi Kurulmuştur. Basel uzlaşıları da bu kapsamda takip eden yıllarda ortaya çıkmaya başlamıştır. Basel uzlaşıları global piyasalarda meydana gelen krizlere çözüm üretmek amacıyla da uygulamaya konulmuştur. Bu kapsamda Basel II ve akabinde de Basel III uzlaşıları çözüm odaklı olarak piyasalara sunulmuş uzlaşılardır. Bu çalışmanın amacı, Basel kriterlerinin gelişimini ele alarak, Türk bankacılık sektöründe kredi risk yönetiminde ve KOBİ'ler üzerinde yarattığı etkileri değerlendirerek karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri getirmektir. Bu bağlamda çalışmanın ilk bölümünde kredi riski ve bankacılık sektöründe kredi politikaları incelenmiş, ikinci bölümünde Basel uygulamalarına yer verilmiş, üçüncü bölümünde ise KOBİ'ler, Basel Uygulamaları ve Kredi Politikaları hakkında literatür çalışmalarından ve uygulama örneklerinden yararlanarak değerlendirmeler yapılmıştır. Basel Kriterlerinin bankaların sermaye yapılarını güçlendirmek amacıyla bankacılık sistemi üzerinde çalışmanın nihayetinde olumlu etkiler yarattığı, risk unsuru taşıyan yatırımlara engel olarak uzun vadede ekonominin daha istikrarlı büyümesine vesile olduğu anlaşılmaktadır.

Bankacılık sektörüBasel kriterleriKOBİ+3
Hüseyin Terlemez
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Risk yönetiminde işgören güçlendirmenin rolü: Libya bankalarında bir uygulama

Libya ekonomisi, Libya'da faaliyet gösteren tüm ekonomik sektörlere yansıyan darboğazlar ve sorunlarla birlikte mevcut siyasi risklerin etkisi altındadır ve bu da büyük ekonomik faaliyetlerin ve buna ilaveten petrol ihracatlarındaki düşüşün takip ettiği devrimden sonra petrol ürünlerinin aniden durmasına neden olmuştur. Bu faktörlerin tümü, Libya ekonomisinin gerilemesinde büyük rol oynamıştır, çünkü Libya ekonomisi toplam gelirlerinin %90'ından fazlasına karşılık gelen ve diğer sektörleri de olumsuz etkileyen petrol gelirlerine dayanmaktadır. Bankacılık sektörü bu ekonomik risklere karşı bağışık değildir, başta faiz oranının iptali ve paranın bankacılık sistemi dışına çıkması ile ilgili olmak üzere bankalar da bankacılık politikalarındaki çatışmalardan etkilenmiştir. Bu nedenle bankacılık sektörü başta likidite riski olmak üzere mali olmayan ve mali risklerle karşı karşıya kalmıştır. Aslında, Basel standartları da dahil olmak üzere risk konularıyla ve bunların nasıl yönetileceğiyle ilgili çeşitli çalışmalar mevcuttur. Fakat bu çalışmaların hiçbiri insan kaynakları ve bu risklerin yönetimindeki önemine odaklanmamıştır. Ayrıca, çeşitli yönetim faktörlerini etkileyen güçlenmeyi konu alan birçok çalışma da mevcuttur. Tezde, yüksek düzeyde yetenek ve beceriye sahip olan insan kaynaklarına ve bankacılık sektörünün karşı karşıya kaldığı bankacılık risklerinin aşılması için onların güçlendirilip becerilerinin kullanılması konusundaki rolüne odaklanmıştır. Çalışmanın başta Libya'da olmak üzere bankacılık sektöründe risk yönetiminde insan kaynaklarının güçlendirmesini ele alan ilk çalışma olmasından dolayı büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede tezin temel amacı, bankacılık sektöründeki risklerinin ortadan kaldırılması insan kaynaklarının güçlenmesinin rolünü incelemek ve araştırmaktır. Bu bağlamda insan kaynakları güçlendirmesinin etkili likidite, kredi, pazar ve operasyonel risk yönetimindeki etkisi ortaya konulmuştur. Çalışmanın amacı doğrultusunda Libya'nın doğu bölgesinde faaliyet gösteren bankalardan veri toplamak için anket yöntemi kullanılmıştır. Anket 320 çalışana dağıtılmış ve mevcut siyasi krizin sonucu olarak bankacılık sisteminin karşı karşıya kaldığı risklerin araştırılması için hedef olarak altı banka seçilmiştir. Araştırma sonucunda insan kaynaklarının güçlendirilmesinin boyutları ile risk yönetimi arasında olumlu ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir. Çalışmada, çalışanlara yönelik, eğitim, teşvikler ve katılım, yetkinin paylaşılması, takım çalışması gibi hususların risk yönetiminde önemli olduğu, görülmüştür. Ayrıca, Bingazi ve Al Baydaki bankalar arasında risk yönetimi ve insan kaynakları güçlendirilmesinin boyutlarının farklılık gösterdiği saptanmıştır. Bu araştırmadaki bulgular, literatürdeki birçok bulgu ile tutarlı görünmektedir.

Bankacılık sektörüBankalarKredi riski+7
Iman K A El Husadı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ticari bankalarda kredi risk yönetimi ve Basel II kriterlerinin etkileri

Finansal piyasalarda aracılık fonksiyonu yerine getiren bankaların ekonomideki yeri ve önemi büyüktür. Gerek dünyada gerekse de Türk bankacılık sektöründe en büyük paya ticari bankalar sahiptir. Bankaların faaliyetlerini risk almadan sürdürmeleri ise olası değildir. Bu nedenle bankalar için risk yönetimi büyük önem arz etmektedir. Ticari bankaların üstlendikleri en önemli risk, kredi riskidir. Çünkü kredi verme bu bankaların temel faaliyetlerinden biridir. Banka başarılı olmak için kredi riskini etkin olarak yönetmelidir. Uluslar arası Ödemeler Bankası (BIS) bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Basel Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Komitesi (BCSB) tarafından oluşturulan ve Basel II olarak da adlandırılan yeni sermaye yeterliliği uzlaşısının kredi riski yönetimine önemli etkileri olacaktır. Basel II'de üç yapısal blok vasıtasıyla banka sermaye yeterliliklerinin tespitinde risk duyarlılığının arttırılması böylelikle gerek bankacılık sektöründe gerekse de ekonomide istikrarın sağlanması hedeflenmektedir. Bu çalışmada Basel II kriterlerinin ticari bankalarda kredi risk yönetimine muhtemel etkileri ortaya konulmuş olup Türk Bankacılık sektörünün kredi risk yönetiminde Basel II'ye uyum konusunda hangi aşamada olduğu hakkında bilgilendirmede bulunulmuştur. Türkiye'de faaliyet gösteren ticari bir bankanın kredi risk yönetimi faaliyetleri incelenerek, Basel II'ye uyum konusunda öneriler yapılmıştır.Anahtar Sözcükler:1. Risk2. Risk Yönetimi3. Kredi4. Kredi Risk Yönetimi5. Basel II

Banka kredileriBankalarBasel II+6
Melek Aktaş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal kriz kuramları ve Basel II düzenlemeleri çerçevesinde kredi riskinin ölçümü ve derecelendirilmesi

İsviçre'nin Basel kentinde yerleşik Uluslararası Takas Bankası bünyesinde faaliyet gösteren ve gelişmiş ülkelerin (G-10) merkez bankaları ve bankacılık denetim otoritelerinden yetkililerin katılımıyla oluşturulan Basel Bankacılık Denetim Komitesi, uluslararası faaliyet gösteren bankaların tabi oldukları düzenlemeleri uyumlu hale getirmek, standardize etmek amacıyla, bankacılığın işleyiş esaslarını belirleyen, risk yönetimi ve kurumsal yönetişim alanlarında yeni açılımlar getiren Basel-II Uzlaşı metnini 26 Haziran 2004'te yayımlanmıştır.Basel II ile getirilen temel düzenlemeler üç ana başlık altında incelenebilir;1) Asgari sermaye ihtiyacının tekrar tanımlanması;2)Gözetim ve denetim sürecinin gözden geçirilmesi;3)Piyasa disiplini;Uygulanmaya 2007 yılı başından başlanan ve ülkemizde yakın gelecekte yürürlüğe girmesi öngörülen Basel II'nin önemli sonuçları olacaktır.Basel II Uzlaşılarının derecelendirme faaliyetinin önemini artırma, piyasa gerçeklerine hassas ve esnek risk tanımlamaları ile bankaların risk algısını geliştirme, düzenleme, gözetim ve piyasa disiplinine yönelik düzenlemelerle mali güvenilirlik ve açıklığı geliştirme, kayıt altına alınmayı teşvik etme gibi hususlarla sonuçta bankacılık faaliyetinin kredilerden kaynaklanan risklerini azaltacağı öngörülmektedir.Diğer taraftan Avrupa Birliği Komisyonu tarafından Basel II esas alınarak hazırlanan ?Yatırım Şirketleri ve Kredi Kuruluşlarının Sermaye Yeterlilikleri Hakkında Direktif? (CAD 3) AB Parlamentosu tarafından kabul edilmiş ve 2007 yılı başından itibaren yürürlüğe girmiştir. Bu sebeple, ülkemizin tam üyelik hedefi doğrultusunda AB müktesebatı ile uyum çalışmaları kapsamında da Basel II uzlaşılarının ayrı bir önemi bulunmaktadır.Çalışmamızda, Basel II uzlaşılarının bankacılık faaliyetinin kredilerden kaynaklanan risk düzeyini azaltacağı ana hipotezimiz çerçevesinde, finansal kriz teorileri, risk ve risk yönetimi kavramları açıklanmakta, kredi riskinin ölçümü ve değerlendirilmesine ilişkin teorik yöntem, yaklaşım ve modeller basitten karmaşığa, nitel temellilerden nicel temellilere, geleneksel yaklaşımlardan yeni, gelişmiş anlayışlara geniş bir yelpazede detaylı ve karşılaştırmalı olarak incelenmekte ve bunun yanında kredi riski ve bu riskin derecelendirilmesi faaliyeti konusu Basel II uzlaşısında ele alındığı şekliyle ayrıntılarıyla verilmekte ve Basel II uzlaşılarının ülkemiz ekonomisine olası etkileri irdelenmektedir.Anahtar Sözcükler:1.Kredi Riski2.Derecelendirme3.Basel I4.Basel II5.Finansal Kriz6.Risk Ölçme Yöntemleri

Banka kredileriBasel IIBasel kriterleri+6
Mehmet Fahri Ercan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kredi verme sürecinde mali analiz tekniklerinin kullanılması ve önemi

Bankacılık sektörünün gelişmiş ülkelerde ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde ekonomideki lokomatif olma özelliği tartışmasız olarak kabul edilmektedir. Temel işlevi kredi mekanizmasıyla fon fazlası olan kişi ve kurumlardan söz konusu fonları belirli bir getiri karşılığında alıp, bu fonları piyasadaki fon ihtiyacı olan kişi ve kuruluşlara yine belirli bir getiri karşılığında satmak olan bankalar yüksek derecede kredi riski başka bir deyişle kredinin geri ödenmeme riski ile karşı karşıyadırlar. Ticari bankaların etkin bir şekilde kredi riskini yönetebilmesi kredi yönetim anlayışının da etkinliğine bağlıdır. Etkin bir kredi yönetimi ise kredi başvurusu ile başlayıp kredi geri ödemesi ile son bulan kredilendirme süreci ile yüksek bir korelasyona sahiptir.Kredi verme süreci çalışmada kredi başvurusu, kredi analizi, kredinin yapılandırılması, kredinin izlenmesi ve kontrolü şeklinde dört ana başlık altında incelenmiştir. Tezin konusunu da yakından ilgilendiren ve kredilendirme sürecinin bir aşaması olan kredi analizi etkin bir kredi yönetiminin can damarıdır. Kredi kullandırımları sırasında iyi yapılacak bir kredi analizi sayesinde başvuru sırasında firmanın kredibilitesinin düşük olduğu tespit edilebilecek ve batık bir kredi belki de erkenden önlenecektir. Kalitatif ve kantitatif analiz olarak özetleyeceğimiz kredi analizinde kalitatif analiz işin daha çok lafzi kısmı iken kantitatif analiz mali tabloların, çalışmada da ayrıntılarıyla ele alındığı gibi, çeşitli analiz teknikleriyle analizini ve yorumlanmasını kapsamaktadır. Ancak hem kalitatif analiz hem de kantitatif analiz birbirini tamamlayan iki farklı öğedir. Çalışmada da bunların üzerinde durulmaya çalışılmış ve bu tekniklerin kredi geri ödemelerinde ve firmaların kredibilitelerini tespit etmedeki önemleri vurgulanmıştır.

Banka kredileriBankacılık sektörüBankalar+10
Cantekin Bülbül
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Basel III: Türk bankacılık sektöründe tüketici kredisi riski üzerine etkileri

Dünyada 1980'li yıllara kadar yaygın bir şekilde uygulanan ekonomik sistemlerin iflas etmesi sonucu baş gösteren buhran dönemi bazı çevrelerce küreselleşmenin de başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Yaşanan bu olumsuzluklar finans ve bankacılık sistemlerinin denetim mekanizmalarının etkin olması gerekliliğini doğurmuştur. Bu çerçevede Avrupa Ödemeler Bankası bünyesinde faaliyet gösteren Basel Bankacılık Denetim Komitesi tarafından, ilki 1988 yılında oluşturulan ve Basel I kriterleri olarak anılan bankacılıkda sermaye yeterliliğinin koşulları 2004 yılında Basel II ile geliştirilmiş ve sadece sermaye yeterliliği kuralları değil bankacılıkta bütüncül bir risk yönetimi esasları oluşturulması sağlanmıştır. Değişen koşullar ve mevcut düzenlemelerde otaya çıkan yetersizliklerin etkisi ile 2010 yılı sonlarında üçüncü kuşak düzenleme kuralları üzerinde anlaşılmıştır. Basel III uygulama çerçevesi, sermaye yeterlilik koşullarında getirdiği yeniliklerin yanında alınacak ek önlemlerle 2008 finansal krizinde bankacılık ve finans kesiminde yaşanan türden olumsuzlukların minimize edilmesini amaçlamaktadır.Bu çalışmada yeni bir uygulama olan ve aşamalı olarak 2019 yılına kadar yürürlüğe konulması planlanan Basel III kriterlerinin Türk bankacılık sektöründe tüketici kredileri riski ve gelişimi üzerindeki etkileri araştırılmaya çalışılacaktır.Anahtar Kelimeler: Basel I, Basel II, Basel III, Tüketici Kredisi, Risk Yönetimi.

Banka kredileriBankacılıkBankacılık sektörü+4
Harun Işıl
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
10
Master'sOpen AccessTR

Basel II çerçevesinde içsel derecelendirme yöntemi ve bir uygulama

Basel II kriterleri, bankaların finansal yapısının kuvvetlendirilmesi ve risklerin yönetilmesine yönelik olarak izlenilmesi gereken kıstasları içeren bir sistem sunmaktadır. Bankalar olası risklerini tespit edip, buna göre sermaye yükümlülüklerini hesaplamaktadırlar.Bu çalışmada, Basel kriterlerinden sermaye yeterlilik oranının hesaplanmasında, kredi riskinin ölçümünde kullanılan içsel derecelendirme yöntemi üzerinde durulmuş, banka kredileri yoluyla borçlanan şirketlerin, borçlarının anapara ve faizlerini vadesinde geri ödeyebilme yeteneklerinin derecelendirme suretiyle belirlenmesi amaçlanmıştır. Diğer bir deyişle şirketlere kredi vermek suretiyle yatırım yapan bankaların bundan dolayı üstlendikleri risk düzeyi saptanmaya çalışılmıştır.Çalışmada derecelendirme yaparken hibrit yöntem kullanılmıştır.Uygulamada esas alınan firma ile ilgili bilgiler İMKB'nin web sitesinden alınmıştır.Anahtar Kelimeler: Basel Kriterleri, Kredi Riski, İçsel Derecelendirme Yöntemi, Sermaye Yeterliliği, Risk Yönetimi, Kredi Derecelendirme.

BankalarBasel IIBasel kriterleri+5
Gülşah Küçük
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Basel II kapsamında kredi riski ve temerrüt olasılığı hesaplama yolu ile tespiti

2004 yılında, Basel II uzlaşısı ile birlikte, Basel I kapsamında tüm bankalarca uygulanan tek tip sermaye yeterliliği ölçümü yöntemi terk edilmiştir. Kredi risk ölçüm yöntemi değiştirilerek ve operasyonel risk ölçümü sermaye yeterliliği hesaplamalarına dâhil edilerek, riske daha fazla duyarlı bir yapı ortaya çıkmıştır. Tezde, Basel II kapsamında kredi riski ele alınmıştır. Kredi riski, bankacılık sektörünün en yaygın olarak maruz kaldığı risk türüdür. Son yıllarda kredi riskinin ölçülmesine ilişkin yöntemlerde çok önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Kredi risk ölçümünde kullanılan yöntemlerin, yıllar itibariyle riske olan duyarlılığı artmaktadır. Bu tezde, gelişmiş kredi risk ölçüm yöntemlerinden biri olan KMV Merton modeli ile temerrüt olasılıkları tahmin edilmiş, daha sonra bu temerrüt olasılıkları baz alınarak firmalar derecelendirilmiş ve tespit edilen risklilik seviyesine ilişkin olarak bankalarca tutulması gereken sermaye yükümlülüğü Basel I ve Basel II kapsamında hesaplanmıştır.

Banka kredileriBasel IIBasel kriterleri+5
Ender Aykut Yılmaz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Temerrüt olasılığının tespitine yönelik ampirik bir çalışma

Kredi risk ölçümü, reel ve mali piyasaların genişlemesi ve finansal ürünlerin çeşitlenmesiyle birlikte, son 25 yıldır oldukça önemli hale gelmiştir. Bu çalışma ile Basel II uygulamalarına göre KOBİ'lerin kredi değerliliğinin tespiti ve derecelendirmesinin yeri incelemektedir. Çalışmanın amacı, temerrüt olasılığı tahmininde kullanılan istatistiksel modellerin değerlendirilmesi ve logit istatistiksel yöntemi yardımıyla KOBİ'ler için bir temerrüt olasılığı tahmin modeli geliştirilmesidir. Model ile temerrüt olasılığını açıklayacak finansal oran değişkenlerinin tespit edilmesi ve belirlenen değişkenlerin marjinal etkileri ile esneklik katsayıları yardımıyla yorumların yapılması amaçlanmıştır. Belirlenen finansal oran ve muhasebe bilgilerine İsveç imalat sanayisinde faaliyet gösteren KOBİ'lerin verileri kullanılarak ulaşılmıştır. Analiz verileri 2002-2006 yıllarında geçekleşen iflas olaylarını içermektedir. Ampirik bulgular ile İsveç imalat sanayisinde yer alan KOBİ'ler içinde iflas edenlerin; öz sermayesi negatif olan, faiz harcamaları karşılama gücü düşük, varlıkları içinde likit değerleri ve aktif varlıklarının değeri ile maddi olmayan varlıklarının payı düşük olan, dış kaynak finansmanı özellikle de kısa vadeli borç tutarı daha yüksek olan işletmeler olduğu sonucu çıkarılmıştır. Model istatistikleri temerrüt olasılığını tahmin etmek üzere belirlenen modelin anlamlı ve başarılı olduğu sonucunu vermiştir.Anahtar Sözcükler1.Kredi Riski2.Temerrüt (İflas) Olasılığı3.KOBİ4.Finansal Oranlar ve Muhasebe Verileri5.Logit Model.

Finansal oranlarKOBİKredi riski+3
Tuğba Keskinkılıç
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessEN

Interactions between non-performing loans and macroeconomic variables

In recent years, financial institutions such as the commercial banks have a central role in financial stability as much as governmental institutions like central banks. At this point, although the main role of banks is financial intermediation, this role has recently been evolved towards the financial stability provider or vice versa. From this point of view it is observed that the health of banking system became a crucial issue for an economy. However, as clearly seen in the latest 2008 global financial crisis, financial systems are subjected to instability and crisis that create huge costs to society. It is observed that the main source of the financial crisis emerges from the asset side of the banks' balance sheets. Asset quality and credit risk gain more importance in this context. At this point, the questions have been arisen that what the main macro determinants of credit risk are and also whether the potential of the credit risk is to cause a macroeconomic crisis or not. From this point of view, in this research, it has been taken to road in order to improve the understanding of the relevance of credit risk with the macroeconomic fluctuations and its interconnections by the key macroeconomic variables such as growth, unemployment and inflation. VAR methodology is used to analyze the determinants of NPLs and to identify the feedback effects of NPLs on macroeconomy and also Panel VAR methodology is used to analyze the OECD data. Research data are consisted of NPLs Ratio, Credit Volume, GDP Growth, Unemployment and Inflation between 1999 and 2016. Findings suggest that a shock to NPL growth and credit volume have implications on economic activity. Especially the bank credit volume's impact on GDP growth, inflation and unemployment consist the key findings, while the Panel VAR and VAR models also suggest that a deterioration in asset quality leads to a decline in credit and vice versa. It is also suggested that stronger economic activity accompanied by higher GDP growth and lower inflation have a positive impact on asset quality and credit expansion of banking sector. Notably, GDP growth leads to decline in NPLs and to increase in credit volume, while inflation has a role accelerating the NPLs growth and credit volume decline. These impacts on NPLs and credit volume feeds back the economy negatively.

Credit riskCreditsMacroeconomy+5
Fatih İnan
Doğuş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bankacılık sektöründe operasyonel risk ve operasyonel risk süreçleri

Risk kavramı, geçmişten günümüze gelen ve rekabet ortamının gün geçtikçe artması ile günümüzde yeni riskleri de beraberinde getirmiştir. Bankacılık risklerinden en önemlisi operasyonel risktir. Kredi riski ve piyasa riski hala bankalar için büyük bir sorun arz etmesine rağmen bu riskleri önceden belirleyerek riski minimum hale getirmeyi başarabilmektir. Operasyonel riskin getireceği kayıpları önlemek için bankacılık sektöründe denetlemelerin düzenli yapılması, sermayenin önceden ayrılması bankalar için önem arz etmektedir. Bankaların, risklerini indirgemek adına piyasa disiplinin gelişimi; sermaye ölçümünü geliştirmek ve finansal istikrarın sağlanması için Basel Komitesi 1988 yılında Basel I (Sermaye Yeterliliği Uzlaşısı) yayımlamıştır. Basel I kriterleri sermaye hesaplaması yapan ilk ülkelerden biri de Türkiye olmuştur. Kredi riskini baz alan Basel I kriterlerinin yetersiz kalmasından dolayı Komite 1999 yılında düzenlemesi yapılan kriterleri 2004 yılında son haliyle Basel II adı altında tekrar yayımlanmıştır. Basel II kriterlerinin geliştirilmesi krizlerin azalmasında önemli ölçüde yardımcı olmuştur.

BankacılıkBankacılık sektörüKredi riski+2
Alper Güney Yılmaz
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects