Bilgi toplumu

61 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İletişim fakülteleri öğretim üyelerinin ve öğrencilerinin sayısal vatandaşlık özyeterliklerine ilişkin algılarının değerlendirilmesi

Sayısal teknolojilerin, özellikle internet teknolojisinin, bilgi devrimi sonrasında toplumsal tabana oldukça hızlı bir biçimde yayılması ve çevrimiçi yaşantının bireylerin günlük yaşamının vazgeçilmez bir parçası haline gelmesi sonucu vatandaşlığın yeni bir formu olan sayısal vatandaşlık bireylerin öğrenmeleri ve geliştirmeleri gereken bir yeterlik olarak kendine yer bulmuştur. Özellikle 2000'li yıllarla birlikte bir bütün olarak iletişim ve eğitim sektörlerinin sayısal teknolojilerle iç içe geçmesi, beraberinde iletişim fakültelerinde sayısal teknolojilerin kullanımının yaygınlaştırılması, bu teknolojileri kullanabilecek ve öğretebilecek kişilerin istihdam edilmesi ve sayısal teknolojilere hakim "sayısal vatandaşların" yetiştirilmesi gerekliliğini getirmiştir. Bu bağlamda, bu araştırmanın genel amacı iletişim fakültelerinin birer üyesi olarak öğretim üyeleri ve öğrencilerin sayısal vatandaşlık özyeterlik algılarının belirlenmesidir. Araştırma, betimsel bir çalışmadır. Öncelikle sayısal vatandaşlık ile ilgili alanyazın taraması yapılmıştır. Daha sonra ölçümün yapılabilmesi için Likert tipi bir ölçek geliştirilmiştir. Geliştirilen ölçek üç bölümden oluşmuştur. İlk bölümde bireylere ilişkin genel bilgiler toplanmıştır. İkinci bölümde sayısal vatandaşlığın gerçekleşebilmesi için bir ön koşul olarak bireylerin teknoloji hakimiyetleri ölçülmüştür. Üçüncü bölümde ise Mike Ribble (2008) tarafından ortaya atılan sayısal vatandaşlığın dokuz bileşeni çerçevesinde hazırlanan ifadeler katılımcılara yöneltilmiştir. Daha sonra sorular SPSS aracılığıyla analiz edilmiştir. Ardından örneklem içerisinden gönüllü olan kişilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Nicel ve nitel verilerin yorumlanması ile de bazı çıkarımlarda bulunulmuştur. Katılımcıların genel olarak sayısal vatandaşlık özyeterlik algılarının yüksek olduğu görülmüştür. Bununla birlikte sayısal vatandaşlığın bileşenleri üzerinden cinsiyete, statüye, bölümlere, gelir gruplarına ve unvana göre belirlenen gruplar arasında karşılaştırmalar yapıldığında çeşitli farklılıklar çıkmıştır. Nicel veriler yarı yapılandırılmış görüşme sonucunda elde edilen verilerle karşılaştırıldığında bir fark olduğu gözlemlenmiştir. Bu fark kendisini şu şekilde göstermiştir: Likert ölçeği sonucunda hem öğretim üyelerinin hem de öğrencilerin kendilerini sayısal vatandaşlık konusunda yeterli gördükleri gözlemlenmiştir; ancak yarı yapılandırılmış görüşmelere katılan öğretim üyeleri kendilerini, öteki öğretim üyelerini ve öğrencileri bu konuda yetersiz gördüklerini belirtmişlerdir. Bununla birlikte öğrenciler de yarı yapılandırılmış görüşmeler esnasında öğretim üyelerinin sayısal vatandaşlık konusunda yetersiz olduklarına inandıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca katılımcıların üyesi oldukları kurumun ve ayrıca hükümetin konu ile ilgili çalışmalarını yetersiz gördüğü, konuyla ilgili olarak çeşitli eleştirilerinin ve geleceğe ilişkin endişelerinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu da gerek belirtilen farkın sebebinin anlaşılması için fiili durumun ölçülmesini gerekse bireylerin yetersiz gördüğü noktaların ve endişelerinin giderilmesi için çeşitli çalışmaların yapılması gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sayısal Vatandaşlık, Sayısal Yerliler, Sayısal Göçmenler, Bilgi Toplumu, Likert Ölçeği.

Bilgi toplumuSayısal iletişimSayısal vatandaşlık+6
Taner Kızılhan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital yerli ve göçmenlerin haber almada mobil internet kullanımı: Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi örneği

1990 yılından itibaren bilgisayar ve internet teknolojilerinin kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte bilgi toplumuna geçiş süreci de hız kazanmıştır. Bilgi toplumuna geçiş, beraberinde dijital teknolojileri kullanabilme noktasında dijital uçurumun (bölünmenin) oluşmasına neden olmuştur. Bu dijital uçurumun ortaya çıkardığı gruplardan biri, dijital teknolojinin içinde doğup büyümüş olan dijital yerliler iken, diğeri teknolojinin önemli bir gelişme olduğunu kabul eden; fakat bu teknolojik gelişmeleri benimseyememiş ya da benimsemeye çalışan dijital göçmenlerdir. "Dijital Yerli ve Göçmenlerin Haber Almada Mobil İnternet Kullanımı: Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Örneği" adlı bu çalışmada, günümüzde bireyler tarafından yaygın bir şekilde kullanılan mobil internetin haber alma noktasında yaşanan farklılığı ortaya koymak için; dijital yerli olarak belirlenen öğrenciler ile dijital göçmen olarak belirlenen akademik ve idari çalışanların örneklem olarak seçildiği 264 katılımcıya anket uygulaması yapılmıştır. Anket uygulamasından önce 50 kişiye yapılan öntest çalışmasında araştırmanın güvenilirliğini ortaya koyan Cronbach Alfa değeri; haber ortamlarına yönelik olarak 0,76 iken, haber alma ve katılıma yönelik 0,91 olarak belirlenmiştir. Bu çalışmanın neticesinde, bireylerin haberlere kolayca ulaşımını sağlayan mobil internet kullanımında dijital yerli ve dijital göçmen olarak belirlenen katılımcılar arasında dijital bölünmeye yönelik bir farklılığın yaşandığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Dijital yerli, Dijital göçmen, Bilgi toplumu, Mobil internet, Yeni

Bilgi toplumuHaber almaMobil internet+2
Ferhat Yasav
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medya sanatı olarak glitch ve görsel iletişim yansıması

Bu çalışmanın amacı yeni medya sanatı olarak glitchin görsel iletişim yansımasını araştırmaktır. Yeni medya, 20. yüzyılın sonlarında iletişim ve yayıncılık alanında gerçekleşen ilerlemenin bireylere ve kitlelere ulaşan, her geçen gün yenilenen, değişen ve çeşitlenen araçların tümünü kapsamaktadır. Yeni medya gündelik hayatı, alışkanlıkları değiştirmiş ve sanat alanına da yeni bir açılım getirmiştir. Yeni medya sanatı olarak glitch, yeni medya nesnesini sıradan formundan ve söylevinden sıyıran ve makine insan iletişimi sonucu ortaya çıkan bir türdür. Daha önce bu konuyla ilgili bir çalışma yapılmamış olması nedeniyle, öncelikle yeni medyanın, yeni medya sanatının, glitchin ne olduğu, türleri ve çeşitli eleştirileri ele alınmıştır. Ardından glitchin görsel iletişim üzerine etkisini değerlendirebilmek adına üç aşamada çalışma yürütülmüştür. Birinci aşamada alan uzmanları tarafından belirlenen ölçütleri karşılayan ve glitch konusunda uzman olan tasarımcılardan açık uçlu görüşme formu ile görüşlerini ifade etmeleri istenmiştir; ikinci aşamada ise yine aynı tasarımcı grubunun gönüllü katılımı ile glitchleme temalı bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte katılımcı glitchleri doküman yolu ile elde edilen verileri oluşturmuştur. Elde edilen bu veriler doküman analizi ile yorumlanmıştır. Ayrıca araştırma kapsamında glitchleme yolu ile üretilen tasarımlar, belirli bir süreç içinde toplanmış, tasarımlara ilişkin katılımcılar ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve katılımcıların glitch ve görsel iletişim ile ilgili görüşleri alınmıştır. Araştırmanın üçüncü aşamasında ortaya çıkan glitchler görsel iletişim tasarımı alanındaki uzmanlar tarafından görsel iletişim dili bağlamında değerlendirilmiş ve değerlendirme süreci araştırmacı tarafından yorumlanmıştır. Çalışma sonucuna göre yeni medya sanatı olarak glitch görsel iletişim diline etki etmiş ve var olan görsel iletişimi dönüştürmüştür. Anahtar Kelimeler: Yeni medya, Yeni medya sanatı, Glitch, Görsel iletiĢim

Bilgi toplumuDilsel iletişimEtkileşimli medya+7
Selime Göç
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi ekonomisinde inovasyonun önemi ve büyümeye etkisi: Seçilmiş OECD ülkeleri üzerine analizi

-1990 yılı ve sonrasında teknolojide yaşanan gelişmelerin de etkisiyle bilgi ekonomisi kavramı önem kazanmaya başlamıştır. Ülkelerin gelişmişlik seviyelerini göstermede önemli bir kıstas haline gelen bilgi ekonomisinin belirli göstergeleri vardır. Bu göstergelerden bazıları bilgi ve iletişim teknolojilerine yapılan yatırımlar, yükseköğretime kayıtlı öğrenci sayıları, internet erişim sayıları ve inovasyondur. Bilgi ekonomisinin temel bir unsuru olan inovasyon bir ülkenin bilgi ekonomisi haline gelmedeki en önemli yapı taşı olarak görülebilir. İnovasyon genel olarak bir firmanın ya da işletmenin kendi üretmiş olduğu ürünü eskitmesi yani daha iyisini daha kalitelisini üretmesi çabasıdır. İnovasyon firma ya da işletmelerin piyasadaki sürdürülebilirliklerinin (kalıcı olmalarının) en önemli belirleyicisidir. Bilgi ekonomisi olma yolunda bilgiye, teknolojiye ve en önemlisi de inovasyona yatırım yapan ülkelerin ekonomik yapısı da bundan pozitif yönde etkilenecek ve ekonomik büyüme yaratacaktır. Bu çalışmada bilgi ekonomisinin temel bir unsuru olarak görülen inovasyonun büyüme üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Yapılan çalışmada 2000-2015 dönemine ait ABD, Belçika, Kanada, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Fransa, Hollanda, İngiltere, İrlanda, Japonya, Güney Kore, Litvanya, Portekiz, Slovakya ve Türkiye olmak üzere 15 OECD ülkesine ait AR-GE harcamaları, araştırmacı sayıları, patent sayıları ve bilimsel yayın sayılarının yıllık verileri kullanılmıştır. Yöntem olarak Panel Veri Regresyon Analizi uygulanmıştır. Analiz sonucuna göre bağımlı değişken olan ekonomik büyümenin, bağımsız değişken olan AR-GE harcamaları, araştırmacı sayıları, patent sayıları ve bilimsel yayın sayılarına yapılan yatırımlar sonucunda etki düzeyinin anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgi ekonomisiBilgi toplumuEkonomik büyüme+4
Esma Erdal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

E-Devlet uygulamaları kapsamında Vedop Projesi, Eğirdir Vergi Dairesinde E-Vdo uygulamasının incelenmesi

Sanayi devriminden sonra ortaya çıkan, ekonomik ve sosyal yapıyı değiştiren dönüşüm sürecinin merkezinde gelişmiş enformasyon ve iletişim teknolojilerinin olduğu görülmektedir. Günümüzde yaşanan politik, ekonomik, sosyal ve teknolojik gelişmeler, küreselleşme süreci ile birlikte piyasalarda rekabetin şiddetlenmesi, kamu ve özel sektörün kurumsal açıdan yeniden yapılandırılmasını kaçınılmaz hale getirmiştir.Bilişim teknolojileri adı verilen telekomünikasyon, bilgisayar ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler bilginin, emek ve sermaye gibi yeni bir üretim faktörü olmasına neden olmuştur. Bu radikal değişimler ve bilginin önlenemez yükselişi zamanla devletlerin yönetim şeklini de değiştirmeye başlamıştır.İnternet kullanımının hızla yaygınlaşması ve kamu yönetiminin yeniden yapılanması, beraberinde devlet ve internet kavramlarının bir arada kullanılmasına yol açmıştır. Böylece yeni bir sürece girilmiş ve E-Devlet kavramı kendiliğinden ortaya çıkmıştır. Bu gelişmelerle birlikte Dünya'da olduğu gibi Türkiye'de de E-Devlet projeleri hayata geçirilmeye başlanmıştır.Çalışmanın birinci bölümünde elektronik devlet kavramsal bir çerçeve olarak bütün yönleriyle ele alınmış, E-Devlet modeli ve E-Devletin etkinliğini belirleyen faktörlere değinilmiştir.İkinci bölümde Türkiye'deki E-Devlet uygulamalarından birisi olan Vedop Projesinin kapsamı, altyapısı, E-Kuruma yönelik bileşenleri, gelişimi, E-Devlete entegrasyon süreci, yararları ve projeye yöneltilen eleştiriler üzerinde durulmuştur.Çalışmanın son bölümünde ise Vedop Projesi çerçevesinde E-Vdo (Elektronik Vergi Dairesi Otomasyonu) uygulaması örnek bir vergi dairesi seçilerek (Eğirdir Vergi Dairesi ) konuya yönelik incelenmiştir.

Bilgi güvenliğiBilgi teknolojisiBilgi toplumu+7
Nurhan Akdemir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik ticarette tüketicinin korunması

Bilgi ve iletişim alanında yaşanan gelişmeler yaşamın her alanını olduğu gibi ticareti de etkilemiş, ekonomik kalkınma ve toplumsal refahın sağlanmasında elektronik ticaret çok önemli bir araç haline gelmiştir. Günümüzde uluslararası ticarette rekabet üstünlüğü sağlamada kullanılan araçlardan biri de elektronik ticarettir. Hukuksal ve teknik altyapısını hızlı oluşturan ülkelerin elektronik ticarette söz sahibi olması da kaçınılmaz gözükmektedir. Elektronik ticaret, tüketiciler güven duydukları oranda gelişecektir. Bu güveninin artması ise tüketicinin korunması ile mümkün olacaktır. 4822 Sayılı Kanununla yapılan değişiklikler, Türk Hukukunda elektronik ticarette tüketicinin korunması yolunda atılmış önemli bir adımdır. Bu bağlamda "Mesafeli Sözleşmeler" başlığındaki 9/A maddesi, "Kredi Kartları" başlığındaki 10/A maddesi, "Sözleşmedeki Haksız Şartlar" başlığındaki 6. madde ile yapılan düzenlemeler dikkat çekicidir. Gayri maddi mallar da bahsedilen değişiklikle mal tanımı içine alınmıştır. Çalışma, Türk Hukukundaki mevcut düzenlemelerle, elektronik ticarette tüketicinin korunmasının hangi aşamada olduğunu incelemektedir. Çalışmada elektronik ticaret kavramının doğuşu ve gelişimi üzerinde durulmuş,ekonomik ve sosyal yaşama etkileri, neden elektronik ticaretin tercih edildiği sorusunun yanıtı aranmıştır. Tüketicilerin elektronik ticarette karşılaştıkları sorunlar irdelenmiş ve mevzuatta e-ticarette tüketiciyi koruyan düzenlemeler incelenmiştir. Konuyla ilişkili olarak Türkiye'deki tüketici dernekleri, vakıfları ve internet üzerinden tüketicilere hizmet veren sitelerde anket çalışması yapılmıştır. Çalışma bulguları göstermektedir ki, hukuksal altyapının hazırlanmamış olması e- ticaretin gelişmesini engellemektedir. Bu sorunun üstesinden gelmek için, elektronik imza, onay kurumu ve elektronik noterlik ile ilgili düzenlemelere öncelik verilmeli, alternatif uyuşmazlık çözümü uygulamalarına olanak sağlanmalıdır.

Bilgi toplumuElektronik imzaTüketici hakları+2
Müfide Akan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi toplumunda girşimcilik profilinin değerlendirilmesi ve genç işadamlarına yönelik bir uygulama

ÖZET Bilgi toplumu niteliği kazanmak günümüz toplumlarının karşı karşıya bulundukları en önemli zorunluluklardan biri haline gelmiştir. Bilgi toplumu, bilginin temel üretim faktörü olarak değerlendirildiği, bilgi sektöründe etkinlik gösteren çalışanların çoğunlukta olduğu ve yaşam boyu öğrenmenin kaçınılmaz hale geldiği, bilgi ve teknoloji tabanlı bir toplumsal ve ekonomik aşamadır. Bilgi toplumu bireyi, teknolojik değişikliklere uyum sağlayan, müşteri için değer yaratan, yenilikçi fikirler sağlayan, risk alabilen, ürün ve süreçleri sürekli geliştiren ve stratejik rekabet politikaları oluşturan kişilerdir. Bilgi toplumunun gerektirdiği insan modeli, eğitim düzeyi, mesleği, statüsü ne olursa olsun, yaşam boyu öğrenme alışkanlığım kazanmış, kendini sürekli geliştiren bilgi insanıdır. Bu nedenle bilgi toplumunda insanın fiziki gücünün ekonomik değeri hızla azalmaya, fikri gücün ekonomik değeri ise hızla artmaya başlamıştır. Bilgi toplumunda fikri emeğin ekonomik değerinin artmasıyla girişimcilik konusu da toplumda daha büyük bir öneme sahip olmuştur. Üretilen bilginin üretim sürecine sokulup ülkelerin refah artışına dönüşebilmesi için ticarileştirilmesi önem taşımaya başlamıştır. Bu kapsamda bu işlevi yerine getirecek girişimcilerin varlığı da büyük önem kazanmıştır. Bilginin önem ve değerini kavrayan, bilgi teknolojilerinden en geniş şekilde yararlanabilen, işletmeler ve ülkeler arasında bilgi paylaşımım ve bilgiyi etkin kullanmayı amaçlayan girişimciler bilgi toplumunun en önemli faktörlerinden biri haline gelmiştir. Bu nedenle de bilgi toplumunda girişimcilik profilinin belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.

Bilgi kullanımıBilgi teknolojisiBilgi toplumu+3
Emel Saçkesen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital bölünme olgusu ve Türkiye üzerine bir uygulama

Enformasyon ve telekomünikasyon teknolojileri, yirminci yüzy l n sonlar nekillendiren en etkili güçlerden biridir. Bu teknolojiler; insanlar n ya ama, ö renme veçal ma ekilleri ve sivil toplum ile devletin etkile imini devrim yaratacak ekildeetkilemi tir. Bireysel ve toplumsal ya am kökünden de i tirmekte, çok ciddiekonomik, sosyal, kültürel ve politik sonuçlar do urmakta olan bu devrim,?Enformasyon ve telekomünikasyon teknolojilerine ve hizmetlerine e it eri ememe? adverilen ?Dijital Bölünme? ba ta olmak üzere pek çok soruna da sebep olmu tur.Bu çal mada; büyük ölçüde, enformasyon toplumlar n n üretti i enformasyonve telekomünikasyon teknolojilerini, kullanabilenler ile kullanamayanlar aras ndakiuçurum Türkiye ba lam nda incelenmektedir.Çal mada Türkiye'deki enformasyon ve telekomünikasyon teknolojilerindurumu sergilenmekte, Türkiye ile Avrupa Birli i ile aras ndaki dijital bölünmeyisergileyen bir endeks uygulamas yap lmaktad r. Uygulama ile dijital bölünmeninbüyüklü ü ve kapanmakta olup olmad n n belirlenmektedir. Buna ilave olarakTürkiye ile AB aras ndaki dijital bölünmeye neden olan en önemli faktörler tespitedilmektedir.Anahtar Kelimeler: Dijital Bölünme, Say sal Uçurum, Enformasyon,Telekomünikasyon, Enformasyon Toplumu, Bilgi Toplumu, Teknoloji, Bilgi.

Avrupa BirliğiBilgiBilgi teknolojisi+5
Cengiz Aytun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Kamu Yönetimi'nde dijitalleşme politikaları

21. yüzyılda devletler, kamu politikaları vasıtasıyla vatandaşlarının bilgi toplumu olması yönünde çeşitli girişimlerde bulunmaktadırlar. Toplumların bilgi ve iletişim kullanımının artması ve ülkelerin her alanda dijitalleşme olgusunu kullanması ülkelerin küresel alanda rekabet gücünü arttıracaktır. Çalışmamızda Türkiye'nin kamu politikaları kapsamında son 50 yıllık bilgi ve teknoloji alanındaki gelişmeleri ele alınmakta ve bu süreçte kamusal hizmet sunumunun dijitalleşme faaliyetleri ile iyileştirilmesi için yapılan çalışmalar bağlamında yürütülmüştür. Türkiye özellikle 1990'lı yıllarda başlayan bilgi toplumu olma yolundaki politikaları ile günümüze dek sürekli gelişmiş ve vatandaşlarına birçok kamusal hizmeti dijital teknolojiler vasıtasıyla sunmuştur. Özellikle Covid-19 salgınının ortaya çıkardığı teknolojik rekabet ortamı ülkeleri dijital sektörlerin geliştirilmesi olgusu üzerinde daha fazla durulmasına yöneltmiştir. Küreselleşen dünya düzeninde fiziki sınırlar neredeyse ortadan kaldırılmış ve dijital teknolojiler sayesinde iletişim çok daha kolay hale gelmiştir. Bu alandaki gelişmelerden Türkiye'de geri kalmamış ve 2000 sonrası kamu politikası, hükümet programları ve kalkınma planları gibi kapsamlı planların içinde bilgi ve iletişim teknolojilerine yer vermiştir. Ulusal alanda toplumun her kesimine internet ve dijital cihazları götürmeyi hedef kılarak bilgi toplumu olma yolunda stratejiler geliştirilmiştir. Kamu idare teşkilatlanması içinde yeniden yapılanmaya gidilmiş ve teknoloji kavramı genel politikalar kapsamından alınıp başlı başına bir politika halini almıştır. Kamu hizmet sunumlarının vatandaşlara ulaştırılmasında bürokratik engeller mümkün olduğunca kaldırılmış ve vatandaşların hizmete doğrudan erişimi ön planda tutulmuştur. E-devlet tabanlı uygulamalarla bireylerin yer ve zaman kısıtlaması olmadan hizmetlere ulaşması sağlanmıştır. Geleneksel devlet yaklaşımından yeni kamu yönetimi yaklaşımına geçiş ile birlikte vatandaşların karar süreçlerine katılımı sağlanmıştır. Bireyler dijital e-uygulamalar sayesinde merkezi ve yerel yönetimlerin faaliyetleri hakkında görüş ve düşüncelerini anlık olarak ilgili yerlere aktarma fırsatı bulmuşlardır. Kamu yönetimi ve kırtasiyecilik alanında maliyetler azaltışmış ve birçok resmi süreçler dijital uygulamalar sayesinde gerçekleştirilmiştir. Türkiye'nin uluslararası alandaki rekabet gücünü arttırmak için kamu yönetimi ve toplum nezdinde son 20 yılda gerçekleştirdiği dijital dönüşüm, sürekli değişen ve gelişen dünya düzeninde gelecekte de Türkiye gibi bütün dünya ülkeleri için önemini korumaya devam edecektir.

Bilgi toplumuElektronik devletElektronik hizmet+3
Ali Akça
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin bilgi erişim ve kullanma becerilerinin değerlendirilmesi: Çankırı Karatekin Üniversitesi örneği

Bu çalışmada Çankırı Karatekin Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde öğrenim gören 1.sınıf öğrencilerinin bilgi okuryazarlığı becerilerini ve farkındalıklarını ölçmek amaçlanmıştır. Bu kapsamda yürütülen çalışmanın örnekleminin, Çankırı Karatekin Üniversitesi, TDE 1.sınıf birinci öğretim ve 1.sınıf ikinci öğretim öğrencilerinden oluşan toplam 79 kişi oluşturmaktadır. Bu kişilerden kontrol ve deney grupları oluşturulmuştur. Grupların bilgi okuryazarlığı becerilerini ve farkındalıklarını ölçmek için ön test ve son test yöntemi kullanılmıştır. Ayrıca kontrol grubuna klasik yöntemle ders anlatımı yapılırken deney grubuna ise bilgi okuryazarlığı ile bütünleştirilmiş ders anlatımı yapılmıştır. Ders anlatımlarının ardından her iki gruba da araştırma performans görevi verilmiş ve bu görevden sonra son test uygulanmıştır. Elde edilen veriler ile grupların kendi içinde uygulanan ön test ve son testleri arasındaki farklılıklar ele alınmış ve kontrol ile deney grubunun test sonuçları karşılaştırılmıştır. Bunun yanı sıra araştırma performans görevleri rubrik esas alınarak puanlanmış ve bilgi okuryazarlığı becerilerine dair değerlendirme yapılmıştır. Bu yöntemler ile araştırma sorularına cevap aranarak bu konuda öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilgi okuryazarlığı, yaşam boyu öğrenme, öğrenmeyi öğrenme, bilgi erişim, bilgi toplumu

Bilgi erişimBilgi okuryazarlığıBilgi toplumu+3
Tuğba Mandıracı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bilgi toplumunun gelişimi: Kişisel internet kullanım amaçları üzerine bir uygulama

Bilgi en kısa tanımıyla öğrenme, araştırma veya gözlem yoluyla çaba sarf ederek elde edilen olguların tümüdür. Günümüzde bilgi toplumu olmak için bilgiyi odak noktası haline getirmek gerekmektedir. Gelişmiş toplumlar bilgi toplumu kavramıyla yeni bir düzene adapte olmaya başlamıştır. Bilgi toplumu olan ülkelerin en önemli özelliği kendi teknolojilerini üretmesi ve bu teknolojilerini her alanda kullanmasıdır. Bu araştırmanın amacı Türkiye'de bilgi ve iletişim teknolojilerinin kişisel kullanımlarına yönelik kullanım oranlarını araştırmak ve bir adımlı stokastik Markov zinciri modeli ile geleceğe dair tahminlerde bulunmaktır. 2004-2017 yıllarına ait Türkiye İstatistik Kurumu'ndan alınan beş kategorideki veri seti kullanılarak 2018 ve sonraki yıllar için internet kullanım oranları tahmin edilmiştir. Her bir kategorinin tahmini için Markov modeli oluşturulmuştur. Her model için belirlenen sınıflar arası geçiş olasılıkları matrisleri oluşturularak 2018 yılı gerçekleşme olasılıkları tahmin edilmiştir. Artmalar ve azalmalar başlangıç matrisleri ve geçiş olasılıkları matrislerinin çarpımı ile tahmin edilmiştir. Tahminlerin limit matrisleri bulunmuştur.

Bilgi toplumuMarkov modeliMarkov zinciri+2
Merve Ezer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Firma değerinin oluşumunda bilgi ve teknolojinin etkisi

Son yıllarda teknolojide meydana gelen hızlı değişim yaşamın hemen hemen her alanında bilginin sahip olduğu önemi daha açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bilginin hayatımızda bu kadar fazla önem taşımaya başlamasıyla birlikte içinde bulunduğumuz çağ da bilgi çağı olarak tanımlanmaktadır. Bilgi çağıyla birlikte bilgi ve bilgi varlıklarından en çok etkilenen alanlardan birisi de işletmecilik olmuştur. Başta ABD olmak üzere özellikle gelişmiş ülkelerde bilgi varlıkları olarak da adlandırılan maddi olmayan varlıklar günümüzdeki tanımıyla entelektüel sermaye unsurları firmalar açısından en önemli rekabet unsuru haline gelmiştir. Özellikle 1990'lı yıllara kadar kar maksimizasyonu olarak tanımlanan firmanın asıl amacı da maddi nitelik taşımayan entelektüel sermaye kavramı ve unsurlarının önem kazanmasıyla birlikte hissedar değerinin maksimizasyonu olarak değişmiştir. Firma açısından tüm çıkar gruplarının değerini artırmayı ön planda tutan bu amaç da ancak bir firmanın sahip olduğu entelektüel sermayesinin farkına varmasıyla gerçekleşebilmektedir. Ancak günümüzdeki firmaların çoğu özellikle ülkemiz açısından bakıldığında, firma değerlemesini hala maddi varlıklara dayalı olarak yapmakta ve firmalarının değerini daha da fazla artıran maddi olmayan varlıklara yeteri kadar önem vermemektedir. Bu çalışmanın temel amacı da firma değerlemesinde entelektüel sermayenin sahip olduğu önemi belirtmektir. Bu amaçla birinci bölümde, entelektüel sermaye kavramı, unsurları ve ölçülmesi üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise firma değeri ve geleneksel değerleme yöntemlerinden bahsedilmiştir. Uygulama kısmında da Türkiye'de ÎMKB'de işlem gören teknoloji firmalarının entelektüel sermayeye verdikleri önem araştırılmış ve bu amaçla da Ante Pulic'in Entelektüel Katma Değer Katsayısı Yöntemi kullanılmıştır. Gerçekleştirilen korelasyon ve çoklu regresyon analizleri sonucunda tam anlamıyla bilgi çağına girmemiş olan ülkemizde entelektüel sermayeye bilgi yoğun sektörlerde bile gereken önemin verilmediği sonucuna varılmıştır.

Bilgi toplumuEntelektüel sermaye
Şebnem Ada
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi toplumuna geçiş sürecinde Türkiye: Bir kamu kurumunda bilgi teknolojileri kullanımına ilişkin bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, okul idarecileri ve öğretmenlerin görüşleri temelinde, Milli Eğitim Bakanlığı bilgi iletişim teknolojileri (MEBBİS) kullanımının kurumsal işleyişe sağladığı katkıları irdelemek, eleştiri ve öneri getirmektir.Araştırma ile genelde bilgi toplumunun özellikleri ile bir üretim faktörü olarak bilginin organizasyonel dönüşüme yapmış olduğu etkiler değerlendirilmiş, özelde ise eğitim sektörünün politika belirleyicisi olan Milli Eğitim Bakanlığının kurumsal işleyişi irdelenmiştir.Bu bağlamda, örneklem içerisindeki sistem kullanıcılarından elde edilen geri bildirimlere dayalı analiz sonuçları ve yorumları bu alandaki literatüre önemli katkı sağlayacaktır.Araştırmanın evreni, Türk Eğitim Sisteminde yer alan Anadolu Liseleri ile sınırlıdır. Araştırmanın evrenini temsil eden örneklem, Türk Eğitim Sektörü içerisinde yer alan Buca ilçesindeki Anadolu Liseleri öğretmen ve yöneticileri ile sınırlıdır. Bu amaca yönelik olarak söz konusu örneklem grubuna uygulanan ve analiz kapsamında değerlendirilebilir bulunan 100 adet anket, SPSS 17.0 istatistik programı kullanılarak testlere tabi tutulmuş ve elde edilen sonuçlar ilgili bölümde sorgulanmıştır.

Bilgi teknolojisiBilgi toplumuKamu kuruluşları+2
Rıdvan Berberler
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi yönetimi ve e-devlet uygulaması

20. yüzyılın sonlarına doğru bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler dünya düzeninde önemli değişimlere yol açmıştır. Devlet yönetimi bu değişimin en çok hissedildiği alanların başında gelmektedir. Bu kapsamda; "Bilgi Yönetimi", "Bilgi Toplumu" ve "e-devlet" son yıllarda sık kullanılan kavramlar olmuşlardır. Bu kavramlar ile bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin biçimlendirdiği yeni bir toplumsal yapı ifade edilmektedir.Bu çalışmada, "Bilgi Yönetimi", "Bilgi Toplumu" ve "e-devlet" öncelikle bir kavram olarak incelenecek ve daha sonra e-devlet uygulamalarında bilgi yönetiminin nasıl sağlandığı açıklanacaktır.

BilgiBilgi toplumuBilgi yönetimi+1
İbrahim Sarıtaş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni bir toplumsal dönüşüm sürecinin üretim birimi olarak: Teknoparklar

Sosyolojik araştırmaların ilk kaynağı, toplumları daha iyi anlama arzusu olmuştur. Bu çalışmada, Bilgi Toplumunu ve onun simgesi olan teknoparkları anlamak ve niteliklerini kavramak amacı ile yapılmış bir alan araştırmasıdır.Son 50?60 yılda ekonomide meydana gelen dönüşümlerin simgesi haline gelen teknoparkların, sosyo-ekonomik yansımalarını ortaya koymak amacıyla yapılan bu çalışmada; Teknopark terimi, teknolojinin en üst düzeyde kullanıldığı yer anlamından çok; toplumların bir gelişme göstergesi, yeni bir sosyal olgu, yeni meslek formları, günümüz toplumunda değişimi hızlandıran bir kurum, yeni bir üretim birimi, yeni üretim ilişkilerinin, yeni üretim tarzlarının, yeni çalışma hayatının oluşturduğu, yeni bir ifade tarzı, yeni bir organizasyon ve değişen yaşam tarzlarına cevap niteliği taşıyan kavramlar bütünü olarak kullanılmıştır. Bu çalışma teknopark olgusunun ifade ettiği kavramlar bütününü, söz konusu yeni sürecin mevcut yapısını anlamayı amaçlamaktadır. Biliyoruz ki, üretim tarzlarının değişmesi ile toplumsal değişim arasında sıkı bir ilişki vardır. Bu amaçla Türkiye'deki teknoparkların yukarıda sayılan nitelikler doğrultusunda incelenmesi amaçlanmıştır.Bilgi Toplumunun simgesi teknoparklarda, bildiğimiz üretim sürecinden farklı olarak; üretim ilişkilerinin (giriş-çıkış saatleri, işveren-işgören arasındaki ilişki) esnekleştiği, ekonomik kazancın ikinci plana itildiği, bayan çalışan (Ar-Ge) sayısının arttığı, bireysel ifadenin (katılımcılık) ve yaratıcılığın öne çıktığı, bilginin girdi olduğu, bilgi düzeyi aynı kişi veya kişilerden oluşan bir çalışma profiline/üretim sürecine doğru gidildiğini göstermektedir. Bu değişim nitel bir çalışma ile ortaya konmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Teknopark, Teknoloji, İnovasyon, Üretim Tarzı, Bilgi Toplumu, Kültür.

Bilgi toplumuBilimSosyal değişme+4
Hasan Uzun
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Enformasyon ve iletişim teknolojileri ve Türkiye

İletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin etkisiyle ekonomik paradigmada köklü bir dönüşüm yaşanmış ve toplumların maddi temelleri yeniden şekillenmeye başlanmıştır. Bilginin üretilmesi, dağıtılması ve işlenmesi süreçlerinin teknolojik ilerlemelerle gelişmesinin sonucu olarak ekonomik ve sosyal dönüşümlerin kapısı aralanmıştır. Enformasyon ve iletişim teknolojilerinin ekonomik süreçlere uygulanması ile, bir yandan ekonomik büyüme ve üretim kapasitesi artarken, diğer yandan yeni iş alanları doğmuş, eğitim ve sağlık sistemleri gibi sosyal alanlar dönüşümlere uğramıştır. Enformasyon ve iletişim teknolojilerinin sunduğu olanaklarla, Bilgi Toplumu'na geçiş tüm ekonomilerin asıl hedefi haline gelmiştir. Bilgi Toplumu'nun oluşturulmasında jenerik teknolojilerin kullanımındaki artışın payının yadsınamaz olduğu yapılan çalışmalarla tespit edilmiştir. Öte yandan, teknolojilerin yayılımında, iletişimin sağlaması bakımından önemli bir kaldıraç görevi gören telekomünikasyon teknolojilerinin büyük önem arz ettiği de açıktır. Dolayısıyla, Bilgi Toplumu'nun oluşturulmasında atılacak adımların başında telekomünikasyon altyapısının oluşturulması gelmektedir. Türkiye'nin Bilgi Toplumu olma sürecinde sahip olduğu potansiyeller açısından özellikle telekomünikasyon sektörü başlangıç için bir kaldıraç görevi görmektedir. Bu alanda Türkiye'nin sahip olduğu olanaklar, EİT'nin diğer segmentlerine göre daha fazladır. Özellikle uzun bir süredir telekomünikasyon sektörü çerçevesinde yapılan özelleştirme ve düzenleme tartışmaları bunu desteklemektedir. Bilgi Toplumu'nun oluşturulması 189 açısından altyapı görevine sahip olan telekomünikasyon sektörü, EİT sektörünün segmentleri olan yazılım veya donanım pazarına göre daha önemlidir. Dolayısıyla, telekomünikasyon sektöründe yaşanabilecek olumsuzluklar, Bilgi Toplumu'nun altyapısının sağlam olmamasına yol açacağından üzerinde titizlikle durulması gereken bir konumdadır. Çalışmamızda, bu bağlamda enformasyon ve iletişim teknolojilerinin dünya ve seçilmiş ülkelerdeki etkileri ele alınmış, özel olarak Bilgi Toplumu'nun oluşmasında altyapı görevi gören telekomünikasyon sektörü üzerinde durulmuştur. Anahtar Sözcükler 1. Enformasyon 2. İletişim 3. Bilgi Toplumu 4. Teknoloji 5. Telekomünikasyon

Bilgi teknolojisiBilgi toplumuTeknoloji+2
Yavuz Yayla
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışma yaşamında özgürlük sorunu: Gözetim ve mahremiyetin yeni sınırları

Yabancı literatürde genellikle 'Panopticon' olarak bilinen ve bu çalışmada `gözetim uygulamaları' olarak ele alınan tanımlama ile bireylerin, gündelik yaşamlarında görünmeyen bir güç tarafından gözetlenerek sınırları görünmeyen bir alanda hapsoldukları açıklanmaktadır. Gözetim uygulamaları çok çeşitli alanlarda ele alınabilen ve farklı örneklerle ortaya konulabilen bir niteliğe sahiptir. Bu çalışmada ise, sosyal bir problem olan gözetim uygulamalarının, bilgi toplumlarının çalışma yaşamında ne şekilde gerçekleştiği ele alınmaktadır. Çünkü gözetim faaliyetleri bilgi toplumuna geçişle hız kazanmış ve çalışma yaşamında yaygınlaşmıştır. Gözetim uygulamalarının önemli derecede yaygınlaşmasının sebebi ise, teknolojik gelişmeler ve beraberindeki küreselleşme sürecidir.Yaşanan toplumsal değişimler ve meydana gelen bilgi toplumları bilgiye ulaşımı oldukça önemli kılmaktadır. Bilgisayar ve internet bilgiye en çabuk, en ucuz ve en kolay yoldan ulaşmayı sağlayan vazgeçilmez araçlardandır. Öte yandan, bilgi toplumları gibi çalışma yaşamıyla özel yaşam sınırlarının birbiri ile iç içe geçtiği bir düzende bu araçlar, gözetim uygulamalarına hizmet eden birincil kaynakları oluşturmaktadır. Bu bağlamda, toplumun neredeyse tüm bireylerinin günlük yaşamın her anında çeşitli gözetim sistemleri tarafından kuşatıldığı ileri sürülmektedir.Buradan hareketle gelinen nokta, teknolojik gelişmeler ve küreselleşme ile özgürlüklerinin artacağını bekleyen bireylerin, eskiye oranla daha sıkı bir denetim altına girdikleri ve çağdaş panoptikona hapsolduklarıdır.

Bilgi toplumuElektronik görüntüElektronik izleme+7
Nihan Aydın
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

E-devlet'te kamu hizmetlerinin sunumunda etkinlik

Son yıllarda bilgi ve iletişim teknolojilerinde meydana gelen baş döndürücü gelişmeler ve küreselleşme toplumsal bir dönüşüme yol açarak bilgi toplumu olarak adlandırılan bir toplumun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu dönüşüm sonucunda da devlet kurum ve kuruluşlarının etkinleştirilmesi, devlet ile vatandaş arasındaki bilgi akışının genişletilmesi, demokrasinin geliştirilmesi ve devletin şeffaflaştırılması gibi amaçlarla kamu hİ2metlerinin elektronik olarak sunum fikri ortaya çıkmıştır. özellikle bilgi ve iletişim teknolojilerinde ileri, milli geliri ve eğitim seviyesi yüksek olan Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Kanada, Singapur gibi ülkelerin kamu hizmetlerinin elektronik sunumundan sağladıkları faydalar göz önüne alındığında elektronik devletin önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Bu gelişmelerden hareketle çalışma bilgi toplumu, elektronik devletin yapısal çerçevesi, çeşitli ülke uygulamaları, Türkiye'deki elektronik devlet uygulamaları ve ulusal bir model önerisi çerçevesinde ele alınmaktadır

Bilgi toplumuE-TürkiyeElektronik+5
Murat Aylıkcı
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal çerçevede e-devlet: Dünya uygulamaları ışığında Türkiye örneği

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler 20. Yüzyılın sonlarında dünyadaki algılarda önemli farklılaşmalara yol açmıştır. Yeni dünya düzen, globalleşmenin ve teknolojinin dinamiğini değiştirmiş, yönetim süreçlerine ve sosyo ekonomik koşullara etki etmiştir. eDevlet, etkinlik, verimlilik, şeffaflik ve katılımcılığın temellerini değiştirmştir. Bilgi toplumları için bir yönetim modeli olarak tavsiye edilmektedir. Fiziksel avantajları yüksek olan eDönüşüm süreci, devletle vatandaş arasındaki sorunların çözülmesine kurumların daha iyi çalışmasına olanak tanıyarak katkı sağlamaktadır. Bu çalışmanın amacı eDevleti, teorik ve pratik yönü ile farklı bakış açıları ile incelemek ve Türkiye'de gerçekleştirilen uygulamaları değerlendirmektir.

Bilgi teknolojisiBilgi toplumuElektronik devlet+2
Yusuf Karaaslan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgi toplumu parametreleri ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki: Panel analiz

Son dönemlerde ekonomik ve teknolojik alanlarda önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Yaşanan bu gelişmeler bilgi ekonomisi ile açıklanmaktadır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinde ilerlemeler toplumların gelişmişlik seviyesinin temel belirleyicileri haline gelmiştir. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin öneminin artmış olması mikro ve makro düzeyde pek çok kavramın yeniden gözden geçirilmesini gerekli hale getirmiştir. Bu amaçla Dünya Bankası KAM Metodolojisi (The Knowledge Assessment Methodology) geliştirilmiştir.Literatürde bilgi ekonomisine yönelik çeşitli çalışmalar yapılmış ve bu yeni ekonominin ülkelerin ekonomisi üzerinde önemli etkilerinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışmanın amacı, bilgi ekonomisini diğer ekonomik sistemlerle karşılaştırarak, bilgi ekonomisinin temel belirleyicilerini açıklamaktır. Ayrıca, Türkiye'de bilgi toplumunun alt yapı parametrelerini belirleyerek, bu parametreler ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkileri incelemek ve bulgular doğrultusunda politika önerileri sunmak amaçlanmaktadır.Bu çalışmada, KAM Metodolojisi ile Türkiye'nin bilgi ekonomisindeki yeri belirlenmektedir. Öncelikle KAM Metodolojisinin yaptığı sınıflandırmaya göre Türkiye'nin yer aldığı Avrupa ve Orta Asya grubunda yer alan 22 ülke için 2000?2007 dönemine ait veriler ile daha sonra yine KAM Metodolojisinin yaptığı sınıflandırmaya göre Türkiye'nin yer aldığı üst-orta gelir grubunda yer alan 12 ülke için 2000?2008 dönemine ait verilerle gerçekleştirilen panel analizi ile bilgi toplumunun altyapı parametreleriyle ekonomik büyüme arasındaki ilişki olduğu ortaya konmaktadır.

Araştırma-geliştirmeBilgiBilgi ekonomisi+7
Sultan Salur
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Panoptikonik gözetimden synoptisizme gözetim toplumu

Tarih boyunca tüm toplumlarda gözetim, toplumsal denetim mekanizmalarından biri olarak işlev görmüştür. Toplumlar yeni ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel gelişmelerle dönüşüm geçirdikçe gözetim de bu yeni durumlara uygun şekilde uyarlanmıştır. Buradan yola çıkarak gözetimin, toplumsal dönüşümde kırılma noktası olarak görülebilecek üç değişim evresiyle (sanayi toplumu, enformasyon toplumu ve tüketim toplumu) uyumlu biçimde nasıl şekillendirildiği ve toplumsal dönüşümleri nasıl şekillendirdiği araştırılmış; bir toplumsal denetim mekanizması olmasından öte, iktidarlarca bir tahakküm ve ıslah aracına dönüştürülmesinin izi sürülmüştür.

Bilgi teknolojisiBilgi toplumuDenetim+9
Merve Gücüyener
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgi ekonomisi perspektifinden Türkiye'deki işletmelerin durumu

Bilgi ekonomisi bilginin doğrudan üretim, dağıtım, paylaşım ve kullanımına dayanan ekonomiler olarak tanımlanmaktadır. Bu ekonomik model 1950'lerden beri süregelen değişim ve dönüşümlerin bir uzantısı olarak gelişmiş ekonomik modellerin yeni çehresi şeklinde ortaya çıkmıştır. Bilginin temel üretim faktörü ve rekabet avantajının kaynağı olduğu bilgi ekonomileri, makro ve mikro açıdan bilgi içeriğine konu olmaktadır. Bilgi ekonomisiyle ilgili olarak büyük ölçüde makro düzeyde yapılan çalışmalar karşısında bu çalışma bilgi ekonomisinin karakteristiklerini mikro alanda aramaktadır. 1980'lerden beri ülke ekonomilerinin büyük bir kesimini temsil eden özel sektör işletmelerinin bilgi ekonomisi ölçütleri açısından niteliğine ışık tutmak bu çalışmanın odağında yer almaktadır.Türkiye'deki işletmelerin ne ölçüde bilgi temelli olduklarının cevabını bulmayı amaçlayan çalışma, karşılaştırmalı bir analize dayanmaktadır. Bu doğrultuda İngiltere'deki işletmeler Türkiye'deki işletmeler için kontrol grubu olarak seçilmiş ve Londra Ticaret ve İstanbul Sanayi Odalarına kayıtlı sermayesi bakımından ilk 500'e giren işletmeler bilgi ekonomisi parametrelerine göre karşılaştırılmıştır. Elde edilen verilere göre, Türkiye'deki işletmelerin bilginin stratejik önemine ilişkin farkındalık ve bilgininin yönetsel boyutuna ilişkin pratikler açısından, ileri bilgi ekonomilerindeki işletmelerle rekabet edebilecek düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Buna karşılık bilginin fiziksel altyapı olanakları ve yenilik performansı açısından Türkiye'deki işletmelerin İngiltere'deki işletmelerin gerisinde olduğu tespit edilmiştir.

Bilgi ekonomisiBilgi toplumuBilgi yönetimi+1
Kerim Özcan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi toplumu sürecinde kamu eğitim yöneticilerine yönelik hizmet içi eğitim politikalarındaki değişim

Çağımızda yönetici vasıfları geçmiştekilere nazaran oldukça farklıdır. Sürekli değişim ve gelişimin yaşandığı bir toplumsal yapıda, yöneticilerin de buna uyum sağlamaları önem arz etmektedir. Yöneticilerin hızlı değişime uyum sağlamaları ve görev aldıkları kurum ve kuruluşların performanslarını artırmaları için de hizmet içi eğitim gereklidir. Bu tezde, öncelikle bilgi toplumunun özelliklerinin neler olduğu, yöneticilik ve hizmet içi eğitimin nasıl etkilendiği ve bilgi toplumunda yöneticilere yönelik hizmet içi eğitim ile ilgili olarak niçin ve nasıl bir politikalar izlenebileceği konuları değerlendirilmiş ve bu amaçla bir çalışma yürütülmüştür. Çalışmanın amacı, Kocaeli ilinde bulunan kamu eğitim kurumlarında görev yapan yöneticilerin hizmet içi eğitim stratejisine yönelik görüşlerini belirlemektir. Bu amaçla yürütülen araştırma vasıtasıyla ile elde edilen verilerin, Millî Eğitim Bakanlığının hizmet içi eğitim programlarının etkililiğinin artırılmasına, geleceğe yönelik etkili bir vizyon belirlemek adına hazırlanacak olan politika ve stratejilere katkıda bulunulması beklenmektedir. Araştırmanın kapsamını Kocaeli ilinde görev yapan kamu eğitim kurumlarında görev yapan hizmet içi eğitimlere katılmış olan yöneticiler oluşturmaktadır. Çalışmada, nitel bir yaklaşım benimsenmiştir. Çalışma grubunu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Kocaeli ilinde bulunan 24 okul müdürünün oluşturturduğu araştırmada, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Maksimum çeşitlilik örneklemesi kapsamında Kocaeli İl'inde bulunan en az bir mahalli ve merkezi hizmet içi eğitim almış 12 ilçeden her birinden 2 Okul Müdürü seçkisiz olarak belirlenmiştir. Ayrıca çalışma grubundaki eğitim yöneticilerinin Anaokulu, İlkokul, Ortaokul ve Liselerden eşit sayıda (6 yönetici) olması sağlanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler araştırmacı tarafından içerik analizi yöntemi ile raporlaştırılmıştır. Araştırmada hizmet içi eğitimde planlamada başarıyı sağlamak için, ihtiyaç analizi yapılması; yer ve zaman planlamasının önemi; kontenjan sayısı; içerikteki çeşitlilik ve uygulanabilirlik planlama sürecini etkilediği belirlenmiştir.

Bilgi toplumuEğitimEğitim kurumları+6
Nurdan Karbuz
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi toplumunda yaşam boyu öğrenme ve yetişkin eğitimi: Öğretmenlerin mesleki çalışmaları üzerine bir araştırma

Yükseköğretim Kurulu tarafından eğitim fakültelerinin lisans programları düzenlenerek "Yetişkin Eğitimi ve Hayat Boyu Öğrenme" isimli seçmeli ders eklenmiştir. Bilgi iletişim teknolojisinde yaşanan gelişmeler ve bilgi patlaması 21. yüzyılın bilgi toplumu olarak adlandırılmasına yol açmıştır. Üretimin temeli bilgi olmuştur ve tüm dünyada bilgi üretimini sağlamak için donanımlı iş gücüne ihtiyaç duyulmaktadır. Nitelikli bireylerin yetişmesi için bilgi toplumu üyelerinin hizmet içi eğitimlerle sürekli öğrenmesi gerekmektedir. Bu nedenle yaşam boyu öğrenme kavramı bilgi toplumunda ön plana çıkmıştır. Yaşam boyu öğrenme yetişkinlik dönemini de kapsamaktadır. Yetişkinlerin öğrenmeyi sürdürmesi için yetişkinlerin özelliklerine uygun eğitim verilmelidir. Yetişkin eğitimi terimi de bilgi toplumu ile ilişkili başlıklardandır. Birbiriyle bağlantılı kavram zinciri olarak bilgi toplumu, yaşam boyu öğrenme, yetişkin eğitimi ele alınabilir. Uzun yıllardır Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmenlere mesleki çalışmalar (seminer çalışmaları) uygulanmaktadır. Bu çalışmalar eğitim-öğretim yılının başında, içinde ve sonunda yapılmaktadır. Literatür taraması sonucunda mesleki çalışmaların güncel terimler olan bilgi toplumu, yaşam boyu öğrenme ve yetişkin eğitimi kapsamında bir arada incelenmediği fark edilmiştir. Bu nedenle çalışmada 21. yüzyılın güncel terimleriyle öğretmenlerin gözünden mesleki çalışmaların incelenmesi amaçlanmıştır. Mesleki çalışmaların bilgi toplumunda yaşanan dönüşümlerden nasıl etkilendiği, yaşam boyu öğrenme ihtiyacını ne kadar karşıladığı ve bu çalışmalarda uygulanan faaliyetlerin yetişkin eğitimi ilkeleriyle ne derecede örtüştüğü sorularına yanıt aranılmıştır. Çalışmada tanımlama, açıklama ve yorumlama bir arada kullanılmıştır. İlk olarak bilgi toplumu, yaşam boyu öğrenme, yetişkin eğitimi katılımcılar tarafından betimlenmiş, ardından bu kavramları etkileyen unsurlar açıklanmış ve mesleki çalışmalar bu kavramlarla ilişkilendirilerek yorumlanmıştır. Öğretmenlerin deneyimleri, bakış açıları ön planda tutulmuştur. Konunun nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik araştırma desenine uygun olduğu düşünülmüştür. Ölçüt ve kartopu örnekleme yöntemleri ile gönüllü 20 kişilik çalışma grubu oluşturulmuştur. Yarı-yapılandırılmış görüşme tekniği ile veriler toplanmıştır. Veri analizinde araştırmacının ön bilgilerinin de dâhil edildiği Yorumlayıcı Fenomenolojik Analiz yöntemi kullanılmıştır. Kodlardan kategorilere, kategorilerden temalara ulaşılmıştır. Bilgi toplumu ile ilgili görüşler "dönüşüm", yaşam boyu öğrenme ile ilgili görüşler "süreklilik", yetişkin eğitimi ile ilgili görüşler "gelişim" teması altında açıklanmıştır.

Bilgi toplumuMesleki gelişmeYaşam boyu öğrenme+2
Dilay Teke
Sakarya University · Institute of Business Administration
2020
00

Related subjects