Dış kaynaklardan yararlanma
73 theses under this subject heading
Havaaracı bakım faaliyetlerinin dış kaynaklardan tedarik edilme sürecinde havacılık emniyetine etki eden faktörlerin tespit edilmesine yönelik bir araştırma
Günümüzde havayolu işletmeleri, bir yandan öz yeteneklerine odaklanırken diğer yandan uzmanlık alanları olmayan faaliyetler konusunda dış kaynaklara başvurmaktadırlar. Dış kaynaklardan yararlanma, hem artan bir nitelikte hem de çeşitliliktedir. Havaaracı bakımı faaliyetleri, havayolu işletmelerinin dış kaynaklardan temin ettiği hizmetlerin başında gelmektedir. Yatırım maliyetlerinin yüksek, uzmanlık ve tecrübe gereksiniminin çok fazla olduğu bakım faaliyetlerinin dış kaynaklardan temin edilmesinin en önemli amacı maliyetlerin azaltılmasıdır. Diğer yandan havaaracı bakımı emniyeti etkileyen faaliyet alanlarının başında gelmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'deki havayolu işletmelerinin havaaracı bakım faaliyetlerini dış kaynaklardan sağlamaları (DKK) halinde bu duruma özgü olarak ortaya çıkması muhtemel potansiyel tehlikelerin (hazard) neler olabileceğinin ve sebeplerinin ortaya çıkartılması amaçlanmaktadır. Emniyeti neden ve nasıl etkileyeceklerinin anlaşılması sayesinde ne gibi önlemlerin alınabileceği ortaya çıkacaktır. Bu amaçlara ulaşabilmek için nitel araştırma deseni tercih edilmiş, Türkiye bağlamında yarı yapılandırılmış görüşme, nominal grup görüşmesi (NGG) ve açık uçlu anketler aracılığıyla nitel veriler toplanarak tümevarımsal bir yöntemle analiz edilmişlerdir. Bu bağlamda, araştırmaya destek almak amacıyla Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM)'yle görüşme, Anadolu Üniversitesi'nin Sivil Havacılık Kalite Müdürü ve EYS Koordinatörü'yle ve Sunexpress Havayolu'nun EYS (Safety Management System-SMS) uzmanıyla, yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Söz konusu görüşmelerden elde edilen veriler, 17 Şubat 2014'de yapılan Nominal Grup Görüşme Tekniği (NGGT)'nin tasarımında kullanılmıştır. Veriler Türkiye'de faaliyet gösteren SHY-145 onaylı havayolu işletmeleri ve öz yeteneği havaaracı bakım faaliyetleri olan bakım işletmelerinden toplanmıştır. NGG'lerinin verileri analiz edildiğinde, havaaracı bakım faaliyetlerinin DKK'yla tedarik edilmesi sonucu havacılık emniyetini etkileme potansiyeli taşıyan 13 farklı kategori ortaya çıkmıştır. Bunlar; MRO'nun insan kaynakları, zaman baskısı, kalite/SMS (MRO), MRO örgüt/yönetim, kontrat, tesis; ekipman; çevre; iklim koşulları, iletişim, kontrol, raporlama, dokümantasyon, eğitim, otorite/mevzuat ve dış çevre kategorileridir. NGGT'ye katılamayan fakat DKK sürecini iyi bilen teknisyen ve diğer havacılık uzmanlarının da görüşlerinin alınmasının faydalı olacağı düşünülmüştür. Bu bağlamda, amaçlı örneklem kapsamında belirlenen katılımcılardan açık uçlu anket yöntemi vasıtasıyla nitel veriler elde edilmiştir. Açık uçlu anketlerden elde edilen nitel veriler tümevarımsal olarak analiz edildiğinde 3 farklı tema tespit edilmiştir. Bunlar; Fiyatın MRO işletmeleri arasında temel rekabet aracı olması, DKK'nın maliyetleri azaltma aracı olarak görülmesi ve üretim işlevinin iki işletme arasında paylaştırılması temalarıdır. Ayrıca katılımcıların söz konusu sorunlara yönelik önerdikleri çözüm önerileri, tespit edilen temalar altında gruplandırılmıştır. Her iki veri toplama yöntemi sonucunda yapılan analizlerde dikkat çeken faktörlerin insan kaynakları ve zaman baskısı temalarında yoğunlaştığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Havaaracı Bakım Faaliyetleri, Dış Kaynak Kullanımı, Havacılık Emniyeti, Potansiyel Tehlike, Sivil Havacılık Yönetimi.
Bilgi teknolojileri dış kaynak kullanımında biçimsel ve ilişkisel yönetişimin yeri: Havacılık sektöründe bir araştırma
Örgütlerin bilgi teknolojileri konularında dış kaynak kullanımı örgütlere BT ürün/hizmetlerine sahip olma maliyetlerinin düşürülmesi, modern teknolojilere hızlı bir şekilde ulaşılması, personel artışına gitmeden teknik problemlerin çözülmesi, işletmenin ana işine odaklanılması gibi birçok fayda sağlamakla birlikte tedarikçiye olan bağımlılığın artması, iş yapma bilgisinin kaybedilmesi, gizli sahip olma maliyetlerinin oluşması, tedarikçinin fırsatçı davranış göstermesi gibi birçok riski de içinde barındırmaktadır. Bu nedenle bilgi teknolojileri dış kaynak kullanımında uygun yönetişimin seçilmesi önem taşımaktadır. Örgütler arası ilişkilerin yönetilmesinde esas olarak biçimsel (sözleşme) ve ilişkisel (ilişki normları) olmak üzere iki tür yönetişim mekanizması bulunmaktadır. Biçimsel yönetişim bir ilişkide beklenen sonuçları ve davranışları yazılı olarak belirttiği için yasal bir koruma mekanizması olurken, ilişkisel yönetişim ise özellikle ilişkide öngörülemeyen durumlar oluştuğunda daha esnek tepki verilmesini sağlamaktadır. Bilgi teknolojilerinin yoğun olarak kullanıldığı havacılık sektöründe yapılan bu araştırmanın; havacılık sektöründe faaliyet gösteren işletmeler tarafından BT tedarikçileriyle olan ilişkilerinin nasıl yönetildiğini açıklamak ve BT dış kaynak kullanımı başarısının açıklanmasında yönetişim mekanizmalarının etkisini açıklamak üzere iki temel amacı bulunmaktadır. Karma desen araştırması olarak tasarlanan bu araştırmada birinci araştırma sorusunu cevaplandırmak için nitel, ikinci araştırma sorusunu cevaplandırmak için ise nicel yöntemlerden faydalanılmıştır. Nitel araştırmanın sonuçlarına göre yöneticiler tarafından bir ilişkinin yönetilmesinde sözleşmeler kadar ilişki normlarının da önemine vurgu yapılmıştır. Nicel araştırmanın sonuçlarına göre ise BT dış kaynak kullanımı başarısını sözleşmeler ve ilişki normları ayrı ayrı istatistiksel olarak anlamlı açıklamaktadır. Bunun yanı sıra iki yönetişim mekanizmasının birbirine ikame değil tamamlayıcı mekanizmalar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: BT dış kaynak kullanımı, Biçimsel yönetişim, İlişkisel yönetişim, İşlem maliyeti teorisi, İlişkisel mübadele teorisi, Havacılık sektörü
Üretim işletmelerinin lojistik faaliyetlerinde dış kaynak kullanımının lojistik maliyetlerine etkisi
20. yüzyıl itibarı ile, küreselleşmenin etkisiyle dünya pazarlarında meydana gelen köklü değişimler, üretimin hızlanmasını ve maliyeti azaltma faktörlerinin ön plana çıkmasına sebep olmuştur. Küreselleşmenin sonuçlarına uyum sağlayabilmek adına işletmeler, işletmeler ana faaliyet alanlarına odaklanarak, rekabet üstünlüğü sağlamak ve maliyetleri azaltmak adına dış kaynak kullanımına başvurabilmektedirler. Bilindiği üzere, işletmelerde meydana gelen lojistik faaliyetler, işletme maliyetlerinin artmasına sebep olan en büyük etkenlerdendir ve işletmeler bu maliyetleri düşürmek için lojistik faaliyetlerde dış kaynak kullanımına yönelmektedirler. Ayrıca, işletmelerin maliyetlerini artıran etkenlerden birisi de son yıllarda tüm dünyayı etkisi altına alan pandeminin etkisiyle, oluşan taşıma ve navlun fiyatlarındaki meydana gelen artışlardır. Bu alanda meydana gelen artışlar sonucunda firmaların maliyetleri düşürmek için dış kaynak kullanıma yönelmiş olmaları, bu araştırmanın problem cümlesinin oluşturulmasına zemin hazırlamıştır. Bu tez çalışmasında üretim işletmelerinin lojistik faaliyetlerinde dış kaynak kullanımının lojistik maliyetlere etkisinin olup olmadığını araştırmak amaçlanmıştır. Bu amaç çerçevesinde Solakivi vd. (2013) tarafından yapılan çalışmada yer alan ve araştırmacı tarafından geliştirilen sorulardan oluşan bir anket formu ile veriler toplanmıştır. Araştırma verileri Ankara 1. Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren 68 üretim işletmesinden elde edilmiştir. Toplanan veriler SPSS 24.0 (Statistical Package for the Social Sciences) paket programı kullanılarak ve ilgili analizler yürütülerek gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları işletmelerin, lojistik faaliyetlerinde dış kaynak kullanımının lojistik maliyetlerinde artış meydana getirdiğini göstermiştir. Bu artışın nedeninin pandemi sürecinde oluşan maliyetlerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu tez çalışması, beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde problem durumundan, hipotezlerden, araştırmanın amacı, önemi, sınırlılıkları, kavramsal model ve organizasyon şemasından bahsedilmiştir. İkinci bölümde, kavramsal çerçeve başlığı altında literatürde lojistik faaliyetler, lojistik maliyetler, dış kaynak kullanımı kavramlarını ait bilgilere, pandemi sürecine ve daha önceden yapılan çalışma sonuçlarına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde araştırmanın, evren örnekleminden, kullanılan anketlerden, verilerin analiz ve yöntemlerinden bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde araştırma dahilinde elde edilen bulgulara yer verilmiştir. Beşinci bölümde ise sonuç, değerlendirme ve önerilerden söz edilmiştir.
Dış kaynak kullanımının (outsourcing) ekonomik etkileri
ÖZET Outsourcing kavramı, literatüre ilk defa İngiltere'de, 1982 yılında girmiş ve maliyetleri düşürme üzerindeki olumlu etkisi, personel tasarrufu ve temel faaliyet için atıl personel yaratması gibi etkilerinden dolayı geleneksel biçimde organizasyonlar içinde gerçekleştirilen çeşitli faaliyetlerin, dış şirketlerden tedarik edilmesi yoluyla dış kaynaklardan kullanımı uygulamaları yaygınlaşmıştır. Outsourcing kavramı; bir işletmenin başka bir işletme için mal veya hizmet sağlama uygulamasını belirtmek amacıyla kullanılmıştır. Böylelikle, dış kaynak kullanımı yada dış kaynaktan yararlanma biçimlerinde Türkçe'ye çevrilen bu uygulama, literatürdeki yerini almıştır. Bu çalışmada küreselleşme ve evrenselleşme bağlanımda, sosyal mali ve ekonomik alanlarda dış kaynak kullanımının farklı tanımlamaları sunulmuştur. Çalışmamızın Birinci Bölüm'ünde outsourcing kavramının farklı bakış açılarına göre tanımlan yapılmış, farklı türleri tanıtılmış ve uygulama alanları üzerinde durulmuştur, ikinci bölüm; dış kaynak kullanımının uygulama sürecini detaylı bir analize tabi tutmakta, firma seçimi, sözleşme süreci, risk analizi ve fiyatlama yöntemleri gibi konular üzerinde durulmaktadır. Üçüncü Bölüm ise dış kaynak kullammının mikro ve makro ve uluslararası ekonomik etkileri üzerinde yoğunlaşmaktadır. Son bölüm olan Dördüncü Bölüm uygun ekonometrik modellerle dış kaynak kullanımıyla ilgili varsayımlarımızın ve tezlerimizin test edildiği bir bölüm olarak yer almaktadır.
Ulaştırma hizmetlerinin dış kaynaklardan yararlanma (Outsourcing) yöntemi ile karşılanması: Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı'nda bir uygulama
Günümüzde; globalleşen dünya yapısı insanları ulaştırma hizmetlerine bağımlı daha hale getirmiştir. Son yüzyılda hızlı bir ilerleme gösteren ulaştırma sektörü, bağlantılı olarak sunulan hizmetlerde de birtakım gelişmelere olanak sağlamıştır. Kısıtlı olan ülke kaynaklarının ağırlıklı olarak askeri alanlara sarf edilmesi bu alanda gerçekleşebilecek her türlü yeniliğin araştırılmasını gerekli kılmaktadır. Özellikle harekata yönelik olmayan ulaştırma hizmetlerinin maliyetleri, günümüzde yaygınlaşan dış kaynaklardan yararlanma yöntemi ile karşılanması, bu alana ayrılan kaynağın en verimli şekilde kullanılması konusunda fayda sağlayacaktır. Yüksek Lisans Tezi olarak sunduğum çalışmamda bu gelişmelerden biri olan dış kaynaklardan yararlanma (outsourcing) yönteminin Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı ulaştırma hizmetlerinde uygulanabilirliği ve uygulanması durumunda Hava Kuvvetleri Komutanlığına ileri vadede sağlayacağı avantajlar ve dezavantajlar değerlendirilmiştir. Çalışmada Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı Oto Ulaştırma Bölük Komutanlığı 2003 yılı ulaştırma hizmetleri maliyetleri analiz edilerek, uygulanabilirliği araştırılan dış kaynaklardan yararlanma yöntemini uygulayan Kamu Kurum ve Kuruluşları ile karşılaştırılması yapılmıştır.
TCDD'nin Kütahya tren garı gişe hizmetlerinde dışkaynaklardan yararlanma model önerisi
ÖZET Tren istasyonları insan hayatının vazgeçilmezi olan ulaşım ihtiyacını karşılamak ve insanlara ulaşım hizmeti sunmak amacıyla kurulmuş önemli organizasyonlardır. Ülkemizdeki ulaşım ağı ile ulaşım hizmeti sunan kuruluşlardan biride T.C.D.D dır. Kütahya tren garında beklenen düzeyde kaliteli hizmet verilememekte, çağdaş yönetim ve organizasyon yapısının bulunmaması gişe hizmetleri yönetimini güçleştirmektedir. Dış kaynaklardan yararlanma yöntemi, çağdaş bir yönetim ve organizasyon anlayışıdır. Dışkaynaklardan yararlanma yöntemi temel yeteneği olan hizmetleri planlama koordinasyon, ar-ge v.b. kendisi yapacak, temel yatırımlar ve işletmecilik hizmetleri dışında yapılması gereken hizmetleri ise taşeron işletmelere yaptırarak işletmecilik maliyetlerini daha düşük düzeye düşürme, yeni yatırımlar için kaynak transferi sağlama, piyasadan yetişmiş kalifiye personeli gişe hizmetlerinde çalıştırmak yoluyla kaliteli hizmet üretecektir. Bu şekilde amaçlarını gerçekleştirmeye çalışan istasyon yönetimi daha düşük maliyetle daha etkin ve verimli bir yapıya kavuşarak işletme başarısını artıracaktır. Yapılan araştırmada; Kütahya tren garındaki gişe işletmeciliği hizmetlerinde dışkaynaklardan yararlanma yöntemi'nin, işletme maliyetlerine etkisi, hizmet kalitesindeki değişime etkisi, gişe önlerindeki sıraların daha çabuk ortan kalkması için neler yapılabileceği, dışkaynaklardan yararlanma yöntemi ile yatırım harcamalarının bir kısmının taşeron işletmelere yaptırılmasının yeni kaynak temini ve teknoloji transferine etkisi, yönetimde esneklik ve kurum vizyonu düzeyinde etkisi incelenmiştir. Kütahya tren gar'ı gişe hizmetlerinde dışkaynaklardan yararlanma yönetiminin bir model olarak uygulanması halinde hizmet kalitesinin artacağı, azalacak olan işletme maliyetlerine karşılık, artan hizmet kalitesi ve yenilenen teknoloji ile; "Kütahya gar gişe hizmetlerinde dışkaynaklardan yararlanma modeli"nin uygulanabilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Kamu hastanelerinde dış kaynak kullanımı ve Bursa Devlet Hastanesi örneği
ÖZET Günümüz rekabet şartlarında işletmeler, varlıklarım ve ekonomik büyümelerini devam ettirebilmek için yeni gelişmeleri yalandan takip etmektedirler. Dış kaynak kullanımı (outsourcing); işletmelere, maliyet, etkinlik ve kalite avantajları sunan yeni bir yönetim tekniğidir. İşletmelerin, Öz yetkinliklerine yoğunlaşıp, öz yetkinliği dışındaki faaliyetleri, alanında uzman firmalar yoluyla sağlaması olarak ifade edilen dış kaynak kullanımı, son yıllarda kamu hastaneleri tarafından da tercih edilmektedir. Kamu hastaneleri, daha çok destek hizmetlerinde (yemekhane, temizlik ve güvenlik) dış kaynak kullanımım tercih etmektedirler. Ancak, dış kaynak kullanımının yararlarının görülmesi, hizmet alımlarında dış kaynak kullanımının önündeki yasal engellerin kaldırılması, hastanelerin, diğer hizmetlerde de dış kaynak kullanımına gitmelerinin önünü açmıştır. Kamu hastanelerinde; destek hizmetlerinin yanında, yardımcı tıp hizmetlerinde (Radyoloji) dış kaynak kullanımı uygulamaları, 2002 yılında Bursa devlet hastanesi modeliyle başlamıştır. Yalan bir gelecekte, kamu hasselerinin tüm yardımcı tıp hizmet birimlerinde (Laboratuvar - Eczane vs) ve insan kaynaklarında dış kaynak kullanımının yaygınlaşacağı söylenebilir. Kamu hastaneleri, dış kaynak kullanarak; maliyetleri azaltmayı, kalite ve hasta memnuniyetini artırmayı amaçlamaktadır. Dış kaynak kullanımı; hastane yönetiminin, ikinci yada üçüncül işler yerine, tıp hizmetlerine daha fazla zaman ayırmasına imkan sağlamaktadır. Kamu hastaneleri; dış kaynak kullanımı yoluyla iyi sonuçlar elde ederken, beraberinde bir takım sorunlar da ortaya çıkmaktadır. Kamu çalışanlarının durumu ve etkin denetimin sağlanması en temel sorunlar olarak görülmektedir. Çalışmada, kamu hastanelerindeki dış kaynak kullanımı eğilimleri araştırılmış ve Bursa devlet hastanesi modeli, Fütz analizi yöntemiyle ortaya konulmuştur.
Dış kaynak kullanımı (outsourcing) ve kamu bankalarına yönelik bir araştırma
Günümüz dünyasında rekabet artık sınır tanımamaktadır. Globallesme ile gündeme gelen ?Küresel Dünya? olgusu; küresel rekabeti, kaliteyi, bilginin etkin yönetimi ve kullanımını her alanda zorunlu kılmaktadır. Dünyadaki bu değisim, isletmelerin faaliyet gösterdikleri alanlarda etkin ve verimli olmalarını, baska bir deyisle ?kendi alanlarında en iyi olmayı? kaçınılmaz kılmaktadır. Bu da isletmeleri hızlı bir değisim ve dönüsüme zorlamaktadır. Bu değisime ayak uydurmak için ve rekabette olabilmek için yeni bir kavram olan DKK'ndan faydalanılmaktadır. ?sletmeler, temel yetkinlikleri dısındaki kimi fonksiyonlarını DKK sağlamak yoluyla, en iyi bildikleri isleri yapmak, bazı isleri diğer firmalardan daha iyi bilir hale gelmek, iyi bildikleri is dısında yapılması gereken tüm isleri baskalarına yaptırmak ve böylece sürekli olarak yenilik yapmak ve değer yaratmak olanağına kavusurlar. DKK uygulaması isletmelere, hem kaynak tasarrufu yapmak hem de yapı olarak küçülerek (downsizing) daha yalın hale gelmek fırsatını sağlamaktadır. ?sletmeler, DKK sayesinde; zaman, mal/hizmet kalitesi, maliyet avantajı, kaynakların etkin kullanımı ve esneklik gibi stratejik avantajlar sağlamaktadırlar. ?sletmeler DKK ile kazandıkları esneklik sonucu dıs çevresel değisikliklere zamanında uyum sağlayabilmektedirler. Her alanda olduğu gibi, bilgi ve iletisim teknolojilerinde yasanan hızlı değisim ve gelismelere, isletmelerin kendi kaynakları ile zamanında uyum sağlayabilmeleri gün geçtikçe güçlesmektedir. Ürettikleri mal veya hizmetlerde teknolojiyi girdi olarak kullanan isletmeler, değisime ayak uydurabilme, kaliteli mal/hizmet sunma ve riskleri en aza indirmek için teknoloji ve bilgi islem faaliyetleri ile ilgili alanlarda uzman isletmelerden hizmet talep edebilmektedir. DKK, is süreçlerinin yeniden yapılandırılmasıyla hedeflenen; maliyetlerin azaltılması, kalitenin ve verimliliğin arttırılmasıdır. Bu süreçte, isletme için katma değeri olmayan faaliyetler en aza indirilmekte ve isletmenin ana faaliyet alanı dısındaki faaliyetler dıs kaynaklardan sağlanmaktadır. Bazı faaliyetlerin DKK sağlanmasıyla birlikte isletmeler, giderek küçülmekte ve değisen çevre kosullarına daha iyi uyum sağlayabilecek esnek birimler haline gelmektedir.
Dünya'da ve Türkiye'de lojistik hizmetlerde dış kaynak kullanımı: Türkiye'de faaliyet gösteren endüstriyel işletmelerde bir uygulama
Rekabetin arttığı, bunun kaçınılmaz bir sonucu olarak da kar marjlarının düştüğü bugünlerde, lojistik faaliyetleri büyük önem kazanmaya başlamıştır. Piyasa koşullarına göre ihtiyaçlara daha çabuk cevap verebilmek, stok seviyelerini azaltabilmek, nakliye sürecini çabuklaştırmak ve mesafeleri kısaltmak, tüm bunların sonucunda da müşteri memnuniyetini artırmak ve maliyetleri azaltabilmek için lojistik ön plana çıkmaya başlamıştır.Firmalar ana faaliyetlerine odaklanmak, diğer rakiplerine göre farklılık yaratabilecek konulara yoğunlaşmak amacı ile lojistik faaliyetlerini dış alım yoluyla çözmeye başlamışlardır. Lojistik dış kaynak kullanımı sayesinde, hizmet alan firma zamanını ve kaynaklarını en etkin şekilde kullanamaya olanak bulmaktadır. Bu çalışmayla, işletmelerin maliyetlerini en aza indirmeye ve bununla birlikte performanslarını en yüksek düzeye çıkarmaya çalıştıkları bugünlerde, lojistik dış kaynak kullanımının performanslarını etkileyip etkilemediği ölçülmeye çalışılmıştır.Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre; işletmelerin büyük bir kısmının lojistik dış kaynak kullanımına önem verdiği gözlenmiştir. Ayrıca, işletmelerdeki çalışan sayısı ile lojistik dış kaynak kullanımı arasında ilişki bulunmuştur. Çalışmada faaliyet gösterilen alanın ulusal, uluslararası ya da yerel olması ile lojistik dış kaynak kullanımı arasında bir ilişki olmadığı görülmüştür.Araştırma sonuçları, firmalardaki çalışan sayısında meydana gelecek bir değişikliğin, lojistik dış kaynak kullanım oranını ve de lojistik faaliyetlerinde dış kaynak kullanım sürelerini önemli derecede etkileyeceğini göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Lojistik, Dış Kaynak Kullanımı, Lojistik Dış Kaynak Kullanımı Üçüncü Parti Lojistik, Dördüncü Parti Lojistik.
Dış ticaret teorileri bağlamında outsourcing ve Türkiye uygulamaları
Bu tez çalışmasında dünya ticaretinde önemi giderek artan ve uluslararası ticaretin yeni ya da bir başka biçimi olarak nitelendirilen uluslararası outsourcing analiz edilmiştir. Bu bağlamda öncelikle uluslararası outsourcingin modellenmesine yönelik teorik yaklaşımlar ele alınmış ve uluslararası outsourcingin ticaret teorilerine eklemlenme süreci açıklanmıştır. Uluslararası outsourcingin ekonomik etkileri açıklandıktan sonra ise bu yeni ticaret biçiminin ölçümüne yönelik alternatif yaklaşımlara yer verilmiştir. Çalışmanın ampirik uygulama kısmında öncelikle Türkiye'de uluslararası outsourcingin sektörel düzeyde önemi ve gelişimi incelenmiştir. Uluslararası outsourcingin ölçülmesinde Türkiye ekonomisine ait girdi-çıktı tabloları ile Türkiye'nin dış ticaret istatistiklerinden yararlanılmıştır. Alternatif outsourcing göstergelerine dayalı ölçüm sonuçları 1995-2011 döneminde Türkiye'nin imalat sanayi genelinde ve ana metaller ve ulaşım araçları gibi önemli alt endüstrilerinde outsourcingin arttığını ortaya koymuştur. Çalışmada ayrıca aralarında Türkiye'nin de yer aldığı 31 ülkeli bir ülke örneklemi için outsourcingin belirleyicileri de analiz edilmiştir. Panel veri tahminine dayalı bulgular ışığında outsourcingin temel belirleyicilerinin ticaret maliyetleri ve döviz kuru olduğu tespit edilmiştir. Ticaret maliyetlerindeki azalışların ve ulusal paradaki değerlenmelerin outsourcingi artırdığı gözlenmiştir. Anahtar kelimeler: Uluslararası outsourcing, uluslararası ticaret, panel veri.
Lojistikte dış kaynak kullanım başarısının işletme performansına etkisi: Gaziantep ili örneği
Bu çalışmanın amacı lojistikte dış kaynak kullanımını tercih eden işletmelerin performanslarına etkisini araştırmaktır. Dış kaynak kullanım başarısını tedarik yönetim yeteneği, bilgi paylaşımı, işbirlikçi katılım ve iletişim ile ilişkilendirip, işletme performansına etkisi irdelenmiştir. Lojistikte dış kaynak kullanılan faaliyetler; taşıma, depolama ve antrepo işlemleri, ambalajlama, satın alma, envanter yönetimi, elleçleme, sigortalama ve gümrükleme olup, işletme performans ölçümündeki kriterler de verimlilik, kar, kalite, yeni ürün geliştirme, teknolojik etkinlik, çalışan memnuniyeti ve pazar payı olarak incelenmiştir. Gaziantep ilinde lojistik faaliyetlerde dış kaynak kullanan işletmeler araştırılmış ve 110 işletmeye anket uygulanıp veriler analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; tedarik yönetim yeteneği ile bilgi paylaşımı, işbirlikçi katılım ve iletişim arasında pozitif ilişki bulunmuş, bilgi paylaşımı, işbirlikçi katılım ve iletişim ile dış kaynak başarısı arasında pozitif ilişki bulunmuş ve son olarak da dış kaynak başarısı ve işletme performansı arasında pozitif ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Dış Kaynak, İşletme Performansı, Lojistik
Gıda sektöründe ihracat yapan firmaların lojistik dış kaynak seçimi: Aydın İli örneği
Artan rekabet, işletmelerin temel faaliyetlerine odaklanma isteği, etkin lojistik operasyonlara duyulan ihtiyaç vb. nedenlerden dolayı lojistik dış kaynak kullanımı hızla artmaktadır. İşletmeler üçüncü parti lojistik servis sağlayıcıları sayesinde taşıma, depolama, gümrükleme gibi alanda uzmanlık gerektiren lojistik faaliyetleri lojistik yatırımı yapmadan gerçekleştirebilmektedir. Lojistik dış kaynak kullanımının faydalı olması için işletmenin gereksinimlerine uygun, doğru bir lojistik servis sağlayıcısının seçilmesi gerekmektedir. Doğru bir lojistik servis sağlayıcısı seçimi, dış kaynak kullanımının getireceği faydayı arttırma konusunda önem teşkil etmektedir. Bu çalışmada incir, kestane, zeytin gibi Aydın ilinde yoğun olarak üretilen gıda ürünlerini ihraç eden firmaların lojistik servis sağlayıcısı seçerken dikkate aldığı kriterler belirlenmek istenmiştir. Bu çalışma aynı zamanda üçüncü parti lojistik (3PL) firmalarının müşteri beklentilerini ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle bu çalışmanın, rekabet ortamında bir adım öne çıkmak isteyen 3PL firmalarına referans olması ve sundukları hizmetlerin kalitesini daha da arttırması beklenmektedir. Bu amaçlar doğrultusunda Aydın'da ihracat firmalarına anket uygulanmış ve çok kriterli karar verme yöntemlerinden SWARA yöntemi kullanılmıştır.
Lojistik hizmeti üretiminde kaynak kullanım seçenekleri açısından maliyet analizi
Globalleşen dünyada her geçen gün büyük bir ivme ile gelişimine devam eden lojistik sektöründe, etkin ve sistematik maliyet analizinin yapılması çok büyük önem arz etmektedir. Lojistik sektörü hızlı bir şekilde dünyada ve ülkemizde büyümekte, ancak bu büyüme, sektörde düşük kâr yüzdeleri ile çalışma, sektöre kolay giriş, yoğun rekabet gibi birtakım sorunları da beraberinde getirmektedir. Son yıllarda görülmekte olan ekonomik durgunlukla beraber diğer tüm sektörlerlerde olduğu gibi lojistik alanında faaliyet gösteren işletmelerde finansal açıdan sıkıntılar yaşamaktadırlar. Finansal yönetimdeki sorunlardan ötürü, sektörde konkordato ilan edilmesi ve iflaslar oldukça sık yaşanır hale gelmiştir. Dolayısı ile etkin bir finansal yönetim, zor koşullar için güçlü bir sermaye yapısı, finansman gereksinimlerinin mevcut bütçelere çok fazla yük oluşturmaması, işletme kârlığı ve devamlılığı için hayati bir önem arz etmektedir. Ülkemizin jeopolitik konumu lojistik sektörüne çeşitli avantajlar ve dezavantajlar sunmaktadır. Özellikle güney sınırlarımızdaki siyasal ve ekonomik belirsizlikler, mevcut pazarların daralması, kârlılık sorunları ve yıkıcı rekabet kapsamlı bir maliyet analizi yapılarak işletmelerin yönetilmesini kaçınılmaz kılmıştır. Bu nedenle; yönetim ve maliyet muhasebesini etkin bir şekilde kullanan işletmeler, günümüzün oldukça güç ekonomik koşullarında daha rekabetçi ve değişimlere hızlı bir şekilde adapte olabilen bir yapıya kavuşabilecektir. Araştırmanın amacı, lojistik hizmeti sunan işletmelerde kaynak kullanımı aşamasında oluşan başlıca sabit ve değişken maliyetlerin belirlenmesi, mevcut maliyetlerin finansal yapıya etkisi ve çeşitli kaynak kullanım seçeneklerinin nasıl analiz edilip değerlendirebileceği konusunda çeşitli öneriler sunmaktır. İlgili amaç doğrultusunda lojistik sektöründe çok önemli bir oyuncu pozisyonunda bulunan bir işletmede araştırmanın uygulaması gerçekleştirilmiştir. İşletme yetkilileri ile yapılan görüşmeler ve alınan veriler doğrultusunda dört farklı kaynak kullanım seçeneğinin işletme kârlılığına ve maliyetlere olan etkisi incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Yapılan analizler ve değerlendirmeler sonucunda kaynak kullanımı ile ilgili alınan kararların, çok şiddetli rekabet koşullarının hâkim olduğu lojistik sektöründe ne kadar önemli olduğu tespit edilmiştir.
Gelişmekte olan ülkelere yönelik dış finansman kaynakları üzerine üç deneme: Dış borçlanma, doğrudan yabancı sermaye yatırımları ve sıcak para hareketleri
Bu tezde, dış finansman kaynakları alanında en güncel konular arasında yer alan dış borçlar, doğrudan yabancı yatırımlar ve kısa vadeli sermaye hareketleri geniş bir örneklem ve analiz yöntemleri kullanılarak incelenmektedir. Birinci bölümde, Türkiye'de dış borçların sürdürülebilirliğinin hem teorik hem de ampirik çerçevede değinilmektedir. Özellikle 2000'li yıllardan itibaren değişen dış borç biçimi ve işlevi hem alacaklı hemde borçlu açısında incelenmektedir. Çalışmada, Dünya Bankası'nın dikkate aldığı göstergeler yardımıyla Türkiye ekonomisinde dış borçların sürdürülebilirliğinin analiz edilmektedir.Bu bağlamda, Türkiye ekonomisi için Toplam Dış Borçların GSYH'ye Oranı, Toplam Dış Stokunun İhracata Oranı, Toplam Dış Servisinin İhracata Oranı, Toplan Dış Borç Faiz Ödemelerinin İhracat Gelirlerine Oranı kriterleri (verileri) kullanılarak analiz yapılmaktadır. Yapılan Perron (1998), Zivot&Andrews (1992) ve Lumsdaine&Papell (1997) yapısal kırılmalı birim kök testlerinde serinin yapısal kırılmalı birim köklü olduğunu gösteren temel hipotez kabul edilmektedir. Bu nedenle 1989-2019 döneminde Türkiye'de dış borçların sürdürülemez olduğu tespit edilmektedir. İkinci bölümde, Türkiye' ye gelen doğrudan yabancı yatırımları etkileyen faktörlerin belirlenmesi hedeflenmektedir. Bu amaçla doğrudan yabancı yatırımkavramı üzerinde durulmuş, doğrudan yabancı yatırımların sektörel dağılımı ve doğrudan yabancı yatırımların coğrafi dağılımında meydana gelen değişmeler Türkiye için incelenmektedir. Analiz kısmında ilgili teorik ve uygulamalı literatür dikkatlice gözden geçirildikten sonra Türkiye'ye gelen doğrudan yabancı yatırımları belirleyen makroekonomik faktörler analiz edilmektedir. Bu hedef doğrultusunda Türkiye ekonomisi için 2003:Q2-2019:Q4 dönemine ait doğrudan yabancı yatırımlar (DYY), piyasa hacmi (GDP), dış ticaret açıklık oranı (TA), reel döviz kuru (RDK) ve korku endeksi (VIX) çeyreklik verileri temel belirleyiciler olmaktadır. DYY, GDP, TA, RDK ve VIX değişkenleri için ADF ve PP birim kök testi sonuçları incelenmektedir, değişkenlerin düzey değerleriyle durağan olmadıkları ifade eden sıfır hipotezi reddedilmektedir. DYY belirleyen GDP, TA, RDK ve VIX faktörlerin DYY girişleri ile olan ilişkisini tespit etmek için Granger nedensellik testi yapılmaktadır. Nedensellik testine göre TA ve VIX, DYY'ın Granger nedenselliği olduğu bulunmaktadır. Yani TA ve VIX oranının geçmiş ve bugünkü değerleri Türkiye'nin doğrudan yabancı yatırımları üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmaktadır, burada tek yönlü bir nedensellik ilişkisi tespit edilmektedir. Çalışmada, DYY'ın GDP üzerinde tek yönlü etkisi bulunmaktadır, RDK İle DYY arasında nedensellik ilişkisi tespit edilmemektedir. Üçüncü bölümde, kısa vadeli sermaye hareketlerinin Türkiye ekonomisi üzerine etkileri araştırılmaktadır. Bu çerçevede konuyu daha sağlıklı analiz edebilmek için finansal liberazilasyon politikalarının makroekonomi üzerindeki etkilerini açıklamaya yönelik yaklaşımlara değinilmektedir. Türkiye'de kısa vadeli sermaye hareketlerini çekmeye yönelik uygulanan finansal liberalizasyon politikalarının nasıl ve hangi ölçüde başarılı olduğu incelenmektedir. Çalışma, kısa vadeli sermaye hareketlerinin Türkiye ekonomisi üzerine etkisi 1995-2020 yıllarına ait ödemeler dengesi, büyüme oranı, enflasyon oranı, tasarruf ve yatırım oranı, dış ticaret dengesi verileri kullanılarak McKinnon-Shaw hipotezi çerçevesinde incelemektedir.Bu çerçevede liberalizasyon sürecinde kısa vadeli sermaye hareketleri, portföy yatırımları, büyüme oranı, cari açık ve dış ticaret dengesi verileri Türkiye ekonomisinde değişimleri betimsel olarak ele alınmıştır. Çalışmada, kısa vadeli sermaye hareketlerinin Türkiye ekonomisi için reel ekonomiye ek finansman imkanı yaratmış olmasına rağmen istikrarlı bir büyüme sağlamadığı, tasarruf ve yatırım oranlarının artmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler:Dış Finansman, Dış Borç Sürdürülebilirliği,Doğrudan Yabancı Yatırım, Kısa Vadeli Sermaye Hareketleri, Finansal Liberalizasyon.
İşletmelerin dış kaynak kullanımının öz yetenek gelişimi ile ilişkisi: Aydın Organize Sanayi Bölgesi'nde bir araştırma
İş dünyasında sınırların ortadan kalkmasıyla rekabet koşulları daha da zorlaşmaya başlamış, işletmeler rekabet edebilmek için çalışma şeklinde bazı değişikliklere gitmek zorunda kalmıştır. Günümüz şartlarında değişim, değişmeyen tek unsur haline gelmiştir. İşletmeler belirlemiş oldukları stratejik plan çerçevesinde yönetim şeklini değiştirmeye mecbur kalmıştır. İşletmeler piyasada tutunmak ve pazar payını artırmak için rakiplerinden bir adım önde olmak zorundadır. Bu bağlamda işletme üzerindeki iş yükünü hafifletme adına dış kaynak kullanımına başvurmakta, böylece işletme daha esnek ve hızlı bir yapıya bürünmektedir. Dış kaynak kullanan işletme uzman olduğu alanlara daha fazla yoğunlaşarak rekabet gücünü artırabilir. Bu tezin amacı, işletmelerin dış kaynak kullanımı ile kendi öz(temel) yeteneklerine odaklanması arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaktır. Çalışma kapsamında Aydın Organize Sanayi Bölgesi'nde ve Bursa-Kestel Organize Sanayi Bölgesi'nde nicel bir araştırma yapılmıştır. Anket kapsamında yüz yüze mülakat şeklinde anket yöntemi uygulanmış, bu kapsamda çalışmaya katılan işletmelere değişik kapsamlı sorular yöneltilmiştir. Sonuçlar SPSS 21.0 paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda öz yetenekler ile dış kaynak kullanımı arasında pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Genel olarak elde edilen sonuçlara göre firmalar, dış kaynak kullanma yöntemine başvurdukça maliyetleri azalmış, esnekliği artmış ve öz yeteneklerine daha fazla odaklanmışlardır. Anahtar Kelimeler: Dış Kaynak kullanımı, dış kaynaklar, öz yetenekler
Lojistik faaliyetlerde dış kaynak kullanımı: Gaziantep'teki imalat işletmelerinde bir uygulama
Bu çalışmada; lojistik faaliyetlerde dış kaynak kullanımının işletmeleri nasıl etkilediği ve gelecekte işletmelerin lojistik faaliyetlerde dış kaynak kullanım düzeyinin ne olacağı, dış kaynak kullanma nedenleri ve dış kaynak kullanmama nedenleri ile işletmelerin sektörel yapısı, pozisyon, işletmenin tecrübesi, işletmenin çalışan sayısı arasında bir farklılık olup olmadığını analiz etmek için birçok hipotez kurulmuş ve test edilmiştir. Değişkenler arasındaki farklılığı anlamak için Gaziantep'teki 102 imalat işletmesinde anket tekniği kullanılarak veriler elde edilmiş ve analizler yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda işletmenin sektörel yapısına, pozisyona, işletmenin sektördeki tecrübesine ve çalışan sayısına göre gelecekte lojistik faaliyetlerde dış kaynak kullanma düzeylerinde, dış kaynak kullanma nedenlerinde ve dış kaynak kullanmama nedenleri arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur.
Bilgi teknolojileri dış kaynak kullanımı ve Hindistan ekonomisine etkileri
Outsourcing kavramı, daha önce firma bünyesinde yapılan üretim ya da hizmetlerin, maliyetlerde avantaj elde etmek amacıyla, kendi adına ve hesabına yerli ya da yabancı, yurt içinde ya da dışında bulunan başka bir firmaya yaptırılarak temin edilmesi şeklinde tanımlanmaktadır.İçinde yaşadığımız yeni yüzyıl, sadece imalat sanayi faaliyetlerinin değil, aynı zamanda hizmet alanlarının da yabancı ülkelerde üretim yapmanın büyük bir hızla yaygınlaştığı bir yüzyıldır. Bu konuda, yükselen ekonomiler içerisinde önemli bir yeri olan ve dünya ekonomisiyle bütünleşme çabalarında göstermiş olduğu başarı ile dikkatleri üzerine çeken Hindistan, en başarılı atılımları yapmış ve bu sayede en ciddi ihracat gelirlerini yaratmıştır.Hint özel sektörü diğer yükselen ekonomilerden farklı çalışmaktadır ve diğer yükselen ekonomilere göre çok daha büyük ve gerçek etkinliğe dayalı bir rekabet gücüne sahiptir. 1990'lı yıllardan sonra hızlı bir büyüme ile dikkatleri çeken Hindistan'ın 2050 yılında dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olacağı belirtilmektedir.Çalışmada, Hindistan ekonomisinin gelişimi incelenmiş ve Türkiye'nin gelecek ile ilgili stratejilerini belirlemesinde örnek teşkil eden Hindistan Bilgi Teknolojileri sektörünün, küresel rekabet ortamında göstermiş olduğu başarısını nasıl gerçekleştirdiği ortaya konulmaya çalışılmıştır.
İstihdamın kayıp yüzü: Alt işverende çalışan işçiler ve örgütsel bağlılık; iki kamu kurumu örneğinde
Küresel rekabet, bilgi teknolojilerinde yaşanan hızlı dönüşüm ve değişen piyasa koşulları nedeniyle örgütlerin yeni araçlar geliştirmeleri gerekmektedir. Yönetim bilimi bu araçların kuramsal yapısının güçlendirilmesine ve kuramsal yapılardan türetilmiş yeni araçlar oluşturmaya çalışmaktadır.Dış kaynak kullanımı örgütlerin son zamanlarda sıkça kullandığı araçlardan bir tanesidir. İşlem maliyeti yaklaşımından kaynak bağımlılığı yaklaşımına çeşitli kuramlar ile incelenen bu yaklaşım literatürde daha ziyade örgütün maliyetlerine olan etkisi açısından değerlendirilmiştir.Dış kaynak kullanımı örgütlerde yeni çalışma ilişkileri oluşturmuş, bu çalışma ilişkilerinin incelenmesi gerekmiştir. Örgüte bağlı çalışanların örgütsel performansa önemli katkı sağlıyor olması bu noktada önemli olmuştur.Bu çalışma ile alt işveren çalışanlarının sorunları ve örgüte bakışları örgütsel bağlılıkları açısından incelemektedir. Çalışma ile kamu kurumları örneğinde yapılan incelemede genel olarak alt işveren çalışanlarının hayatlarını sürdürmek için çalışmak zorunda olmalarından ötürü örgütsel bağlılıklarının demografik unsurlar ile değişmediği ve alt işveren çalışanlarının asıl işveren örgütlere güven duydukları tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler:1.Dış kaynak kullanımı2.Örgütsel bağlılık3.Çift örgütlülük4.Örgüt kuramları
Lojistik dış kaynak kullanımı ve lojistik hizmet sağlayıcıların rolü: Türkiye'de faaliyet gösteren çelik boru üretim işletmelerinde bir araştırma
Dış kaynak kullanımı, işletmenin temel yetenekleri dışında kalan ikincil aktivitelerinin tamamını ya da bir kısmını işletme dışındaki firmalara yaptırması olarak tanımlanabilir. Dış kaynaklara devredilen firma faaliyetlerinin önemli bir bölümünü ?lojistik faaliyetler? oluşturmaktadır. İşletmeler, küresel dünyada rekabet avantajı elde etmek, ana faaliyet alanına odaklanmak, maliyetlerini düşürmek gibi nedenlerden dolayı lojistik hizmet sağlayıcılar ile çalışmak istemektedirler.Bu çalışmada işletmelerin lojistiğe bakış açısı, lojistik aktiviteleri hangi oranda dış kaynaklardan sağladıkları, hangi lojistik fonksiyonların dışarıdan satın alındığı, hizmet sağlanan firmalarla ne tür sorunlarla karşılaşıldığı ve lojistik firmalarıyla kurulan ilişkilerin seviyesi incelenmiştir.Çalışma kapsamında Türkiye'de faaliyet gösteren çelik boru üretim işletmelerinden lojistik yönetiminde bilgi sahibi olan birer yönetici ile görüşülmüştür. Araştırmaya 14 çelik boru üretim işletmesi dahil edilmiştir. Elde edilen veriler nitel yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir.Çalışma sonucunda en fazla dış kaynaklardan faydalanan lojistik fonksiyonların tedarik ve dağıtım fonksiyonları olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, lojistik hizmet sağlayıcı seçimindeki en önemli faktörlerin hizmet kalitesi, güvenilirlik ve fiyat olduğu belirlenmiştir. İşletmelerin kurulduğundan bu yana lojistikte dış kaynaklardan yararlandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Lojistik, Lojistik Hizmet Sağlayıcı, Dış Kaynak Kullanımı, 3PL
Sağlık kurumlarında dış kaynak kullanımının değerlendirilmesi: Van ili örneği
Dış kaynak kullanımı, işletmelerin temel yetenekleri dışında kalan faaliyetlerini bir anlaşma dâhilinde dışarıdan başka bir tedarikçi firmaya devretmesidir. Birçok farklı iş ve meslek faaliyetlerini kendi içerisinde gerçekleştiren, karmaşık organizasyon yapısına sahip olan sağlık kurumları dış kaynak kullanımına sıklıkla başvurmaktadır. Sağlık hizmeti sunan kurumlar, dış kaynak kullanımından yararlanarak temel yetenekleri olan tıbbi hizmetlere daha çok odaklanmaktadır. Dolayısıyla dış kaynak kullanımı sağlık kurumlarına yönetim ve hizmet sunma alanlarında birçok fayda sağlamaktadır. Fakat dış kaynak kullanımının sağladığı faydaların yanı sıra tedarikçiye aşırı bağımlı hale gelme, kurum ve hastalara ait gizli bilgilerin başkalarıyla paylaşılması, tedarikçinin sadece maliyetlere odaklanmasından dolayı hizmet kalitesinin düşmesi, kurumun temel yeteneklerini kaybetme gibi birtakım riskleri de bulunmaktadır. Bu temelde dış kaynak kullanımı hem sağlık kurumları hem de sağlık hizmeti alanlar açısından oldukça önemlidir. Son zamanlarda sağlık kurumlarında dış kaynak kullanımının uygulama alanları gittikçe artmıştır. Bu çalışma ile dış kaynak kullanım yönteminin, sağlık kurumları açısından sağladığı faydaları ve taşıdığı risklerin incelenmesi amaçlanmıştır. Van İli Merkezinde yer alan kamuya ait hastanelerin yönetim ve idari birim çalışanlarına anket uygulanarak veriler toplanmıştır. Çalışmada, dış kaynak kullanımı kurumun iş yükünü hafifletme, teknolojik yenilikleri takip etme, hizmet kalitesini arttırma gibi avantajlar sağladığı belirlenirken, maliyetleri düşürmediği ve personelin asıl işine odaklanmasını sağlamadığı tespit edilmiştir. Ayrıca ek maliyetlerin ortaya çıkması, temel yeteneklerin kaybedilmesi, tedarikçi firma tarafından sunulan hizmetlerde denetim zorluğunun yaşanması, tedarikçinin düşük performans göstermesi ile istenilen verimin alınmaması gibi dezavantajlarının olduğu belirlenmiştir.
Dış kaynaklardan yararlanan otel işletmelerinde örgütsel bağlılık ile iş doyumu arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik bir araştırma
Örgütsel bağlılık; bireyin içinde bulunduğu örgüte karşı özdeşleşme, benimseme, örgütsel amaçlar için fedakarlıklar gösterme, örgütün üyesi olarak kalmak için çaba sarf etme şeklinde ifade edilmektedir. İş doyumu ise, bireyin yaptığı işe karşı tutumu olarak ifade edilmektedir.Dış kaynaklardan yararlanan otel işletmelerinde çalışan personellerin (otelin kendi personelleri ve taşeron firma personelleri) örgütsel bağlılık ve iş doyum düzeylerinin incelendiği bu araştırmaya; Ankara'da faaliyet gösteren ve dış kaynaklardan yararlan, 4 ve 5 yıldızlı otel işletmeleri çalışanları (N=372) katılmıştır.Çalışmanın temel amacı, otelin kendi personelleri ile taşeron firma personellerinin örgütsel bağlılık ve iş doyum düzeyleri arasındaki farklılıkları ya da aynı durumu ortaya çıkarmaktır. Bu amaç doğrultusunda oluşturulan anket soruları ile veriler toplanmış ve çalışanların örgütsel bağlılık iş doyum düzeyleri arasındaki farklılıkları belirlemek için parametrik olmayan testlerden Kruskal-Wallis testi uygulanmıştır. Bu testin sonucuna göre; taşeron firma personelleri ile otelin kendi personellerinin duygusal bağlılık, devam bağlılık ve iş doyum düzeylerinde istatistiki anlamda farklılıklar tespit edilmiştir. Normatif bağlılık düzeylerinde ise istatistiki bir farklılığın olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca çalışanların iş doyum düzeyleri ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiş ve sonuç olarak iş doyumu yüksek olanın örgütsel bağlılık eğiliminin de pozitif yönde olduğu belirlenmiştir.Anahtar kelimeler: Dış kaynak kullanımı, örgütsel bağlılık, iş doyumu, taşeron firma
Dış kaynak kullanımının örgütün verimliliği üzerine etkileri
Mimaroğlu Beste, Dış Kaynak Kullanımının Örgütün Verimliliği Üzerine Etkileri, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2010.Bu araştırmanın amacı dış kaynak kullanımının örgütün verimliliğini arttırmada bir etkisinin olup olmadığının anlaşılmasıdır. Bunun için ilaç sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin üst düzey yöneticilerine anket çalışması kapsamında sorular yöneltilmiş ve istatistiksel verilerle bir sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır.Dış kullanımı yapan işletmeler üzerinde yapılan inceleme ile hangi alanlarda dış kaynak kullanımında bulunulduğu ve hangi ihtiyaçların işletmeleri dış kaynak kullanımına yönelttiği saptanmıştır. İşletmelerin bu araştırmalar sonucunda dış kaynak kullanımına yönelmelerine etken olan en önemli etkenlerden birinin verimlilik olduğu görülmüştür.Sonuç olarak; doğru bir dış kaynak kullanımı ile verimliliğin pozitif yönlü arttırılacağı fikri açıklığa kavuşmuştur.
İnşaat firmalarının dış kaynaklardan yararlanma stratejileri ile uygulama alanları ve bir uygulama
Günümüzün rekabet ortamının ve küreselleşmenin etkisi altında inşaat işletmelerinin faaliyetlerini ne şekilde verimlilikle sürdürebilecekleri hakkında değişik stratejiler denenmekte olup, dış kaynaklardan yararlanma da bu stratejilerden birisidir. Stratejik yönetim kaynaklarında dış kaynaklardan yararlanma stratejik avantaj elde etme yöntemlerinden birisi olarak ele alınmaktadır. Dış kaynak kullanımı işletmeleri esnek bir yapıya kavuşturarak amaçlarına ulaşmalarına yardımcı bir araç olmaktadır.Bu çalışmanın temel amacı küreselleşmenin ekonomik sınırları ortadan kaldırdığı günümüz dünya pazarlarında, işletmelerin yoğun rekabet baskıları karşısında hayatta kalabilmek ve bu baskıdan sıyrılıp gelişebilmeleri için uyguladıkları, oldukça yeni sayılabilecek bir strateji; 'Dış Kaynaklardan Yararlanma' kavramının inşaat sektöründe yapılan uygulamalarını inceleyerek, bu konuda faydalanılacak yararlı sonuçlar elde etmektir. İşletmeler, bu yoğun rekabet ortamında rakiplerine göre daha iyi bir konuma gelebilmek için; yönetim felsefe ve değerlerinde, amaç ve stratejilerinde, örgüt yapısı ve süreçlerinde iç ve dış çevrenin beklentilerine uygun değişiklikler yapmak zorunda kalmaktadırlar. İşletmeler içinde bulundukları rekabet ortamında maliyetlerini düşürmek, verimliliği yükseltmek, temel yetenekleri üzerine odaklanabilmek vb. gibi amaçlarıyla dış kaynak kullanımına yönelmektedirler.Anahtar Kelimeler: Dış Kaynak Kullanımı, İnşaat Sektörü, Proje Yönetimi, Alt Yüklenici, Sözleşme
Kaynak bağımlılığı bağlamında dış kaynak kullanımının incelenmesine yönelik bir araştırma
Günümüzde işletmeler rekabet avantajlarını sürdürebilir kılabilmek adına müşteriler beklentilerini hedef alarak uygun kalite ve fiyatta ürün ve hizmet üretebilme çabası içerisindedirler. Bu amaçla faaliyetlerini daha etkin kılabilmek adına ana faaliyetleri dışında kalan faaliyetlerini dış kaynak kullanımı uygulaması ile tedarik etmeye başlamışlardır. İşletmeler kendi stratejileri doğrultusunda farklı amaçlar doğrultusunda dış kaynak kullanımından faydalanmaktadır.Araştırmamızın amacı, işletmelerin dış kaynak kullanımı nedenleri irdelenerek kaynak bağımlılığı teorisi çerçevesinde incelemektir. İşletmelerin dış kaynak kullanımı kararını almalarının, kaynak bağımlılığı bağlamında örgütlerin dış çevrelerine karşı aktif davranabilmeleri adına uyguladıkları bir strateji olarak ele alınıp alınmadığı sorgulanmaktadır. Kaynak bağımlılığı teorisinin örgütler arası ilişkileri barındırması, ortada kaynağa dayalı ilişkiden söz edilmesi, bu ilişkiler sonucunda bağımlılık, belirsizlik ve güç unsurlarının doğması ve örgütlerin bu stratejiyi bilinçli uygulayıp uygulamadıkları vb. iddialar araştırmamızın temel sorunsalını oluşturmaktadır.Birimci bölümde kaynak bağımlılığı teorisi'nin tanımı, alt kavramları ve yönetimi ilgili stratejiler incelenmiştir. İkinci bölümde; dış kaynak kullanımı tanımı, nedenleri, fayda ve sakıncaları incelenmiştir. Son bölüm olan uygulama bölümünde ise Türkiye'de faaliyet gösteren tekstil-konfeksiyon (hazır giyim) sektöründe önde gelen on iki firma incelenmiş ve dış kaynak kullanımı nedenleri kaynak bağımlılığı bağlamında irdelenmiştir. Sonuç kısmında görüleceği üzere, ilgili yazında belirtilen dış kaynak kullanımı nedenleri ile firmaların verdiği cevaplar benzerlik göstermiştir. Aynı zamanda şirketlerin teorik olarak kaynak bağımlılığı teorisi hakkında bilgi sahibi olmasalar dahi bazı uygulamaların kaynak bağımlılığı bağlamında şirketlerin çevresel belirsizliklerini yönetebilme adına aktif rol oynadıkları bilgisi saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Kaynak bağımlılığı teorisi, Dış kaynak kullanımı (Outsourcing), Türkiye Tekstil-Konfeksiyon sektörü firmaları.