Hotel business
128 theses under this subject heading
Hizmetkar liderliğin yenilikçi hizmet davranışına etkisinde yenilikçi iklimin aracılık rolü
Konaklama işletmeleri, hızla büyüyen ve sürekli değişen dinamiklere sahip bir sektör olarak, rekabet avantajı sağlamak için yenilikçi hizmetlere ihtiyaç duymaktadır. Yenilikçi hizmetler, otellerin rekabet avantajını sürdürmede ve müşteri memnuniyetini artırmada kritik bir rol oynamaktadır. Bu kapsamda ortaya çıkan Yenilikçi Hizmet Davranışı, özellikle çalışanların yenilikçi yaklaşımlar sergilemesiyle ilişkilidir. Bu bağlamda, otel işletmeleri liderlerinin, özellikle Hizmetkar Liderlik tarzını benimsemesinin, çalışanların Yenilikçi Hizmet Davranışını olumlu yönde etkileyebileceği vurgulanmaktadır. Hizmetkar Liderlik, liderlerin çalışanlarla uzun vadeli ilişkiler kurarak onların potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olmasıyla, ben değil biz algısı vermesiyle ve yenilikçi fikirlerin teşvik edilmesiyle önemli bir rol oynamaktadır. Ayrıca, yenilikçi hizmetlerin başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için uygun bir Yenilikçi İklimin oluşturulması gereklidir. Bu araştırma, Hizmetkar Liderliğin, Yenilikçi Hizmet Davranışı üzerindeki etkisini ve bu ilişkide Yenilikçi İklimin aracılık rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, Hizmetkar Liderlik ve Yenilikçi İklimin, otel işletmelerinde çalışanların yenilikçi davranışlarını nasıl şekillendirdiğini açıklığa kavuşturmayı hedeflemektedir. Hedef doğrultusunda nicel yöntem uygulanarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. İstanbul, Antalya ve Aydın illerinde bulunan beş yıldızlı otel işletmelerinde çalışanlardan 1017 geçerli veri ile analizler yürütülmüştür. Doğrulayıcı faktör analizi IBM AMOS 23 programı ile uygulanmış olup hipotezler IBM Process Makro Eklentisi ile test edilmiştir. Analizler sonucunda Hizmetkar Liderliğin tüm boyutlarının Yenilikçi Hizmet Davranışına olumlu şekilde etki ettiği ve bunu Yenilikçi İklimin dolaylı olarak etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları, otel işletmelerinde Yenilikçi Hizmet Davranışı, Hizmetkar Liderlik ve Yenilikçi İklim koşullarının sektöre dair teorik ve pratik katkılarını sunmaktadır.
Performans değerlendirme sistemi etkinliğinin incelenmesi: Bir turizm işletmesi örneği
Performans değerlendirme sistemi, örgütlerin stratejik hedeflerine ulaşma sürecinde önemli bir yönetim aracıdır. Çalışanların yetkinliklerinin değerlendirilmesi, gelişim alanlarının belirlenmesi ve motivasyonlarının artırılması açısından örgütlere katkı sağlamaktadır. Bu sistemlerin hizmet sektöründe adil ve doğru biçimde uygulanması, örgüt verimliliği ile hizmet kalitesini doğrudan etkilemektedir. Turizm sektöründe ise otel işletmeleri açısından bu durum daha özenli bir yaklaşım gerektirir. Nitekim bu sektörde insan kaynağına dayalı hizmet üretilmekte ve müşterilerle doğrudan etkileşim kurulmaktadır. Dolayısıyla çalışan performansı, müşterilere sunulan hizmet kalitesiyle birlikte örgütün vizyonunu da etkilemesi açısından önem taşımaktadır. Bu kapsamda çalışmanın amacı, bir otel işletmesinde uygulanan performans değerlendirme sistemi etkinliğinin demografik değişkenler bağlamında incelenmesidir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden kesitsel tarama desenine göre gerçekleştirilmiştir. Veriler, bir otel işletmesinde performans değerlendirme sistemine en az bir kere dahil olmuş 358 çalışandan elde edilmiştir. Araştırma bulgularına göre çalışmada kullanılan ölçeklerde cinsiyete göre anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Bu sonuç, işletmede performans değerlendirmenin eşitlik ilkesine uygun yürütüldüğünü göstermesi açısından önemlidir. Bununla birlikte değerleyiciye yönelik memnuniyetin yaş, pozisyon ve çalışma süresine göre farklılık göstermesi güvene dayalı ilişkilerin ve sürece katılımın önemini ortaya koymaktadır. Bu farklılıkların giderilmesi için değerleyici-çalışan ilişkilerini güçlendirecek iletişim ve geri bildirim uygulamalarına önem verilmelidir. Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri, çalışanların pozisyonu yükseldikçe etkili uygulama ve prosedürel adalet algılarında farklılaşma gözlemlenmesidir. Bu durumun, üst düzey çalışanların artan beklentileri ve şeffaflık ihtiyacından kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu algının iyileştirilmesi için pozisyona özgü kriterler geliştirilmesi, çalışan katılımının artırılması ve sistemin şeffaflaştırılması önerilmektedir. İlk bakışta olumsuz gibi görünse de bu bulgu üst düzey çalışanların sürece titizlikle yaklaştığını ve işletmenin mevcut durumunu analitik bir yaklaşımla değerlendirdiğini göstermektedir.
Otel işletmeciliğinde halkla ilişkiler ve itibar yönetimi
Halkla ilişkiler ve itibar yönetimi bir kurumun en önemli faaliyetlerindendir. Teknolojinin gelişmesi ile rekabet ortamı giderek yaygınlaşmakta ve birçok kurum ortaya çıkmaktadır. Kurumların bu rekabet ortamında farklılıklarını ortaya koyabilmeleri, kendilerini geliştirmeleri, varlıklarını sürdürebilmeleri ve belirlemiş oldukları hedef kitlesini etkilemesi gerekmektedir. Kurumların amacı, hedef kitleyi etkilemek ve tercih edilmeyi sağlamaktır. Kurumlar, rekabet ortamında tercih edilebilirliğini sağlamak için ilk olarak ürün ve hizmetlerinin hedef kitle tarafından tercih edilmesini sağlaması gerekmektedir. Bu noktada kurumlara değer yaratan bir halkla ilişkiler unsuru olarak itibar yönetimi ortaya çıkmaktadır. İtibar kurumların hedef kitle tarafından nasıl algılandığı ile ilgilidir. Kurumun itibarı ne kadar yüksek olursa kuruma duyulan güven de o kadar yüksek olur ve kurum rekabet ortamında farklılığını ortaya koyar. Çalışmamızda halkla ilişkiler, itibar yönetimi ve kurumsal itibar bileşenleri, otel işletmeciliği, otel işletmeciliğinde halkla ilişkiler ve otel işletmeciliğinde kurumsal itibar ile ilgili konularda ayrıntılı teorik bilgiler verilmiştir. İzmit bölgesinde yer alan 3, 4, 5 yıldızlı otellerde çalışanların, itibar yönetimini nasıl algıladığını, kurumsal itibar bileşenlerinden hangi unsurların ön plana çıktığını ortaya koymak için anket çalışması yapılmış ve sonuçlar, tablolar ve yorumlarla belirtilmiştir. Çalışmamız, otellerde çalışanların itibara yönelik bakış açısını ortaya koyma amacıyla hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Halkla İlişkiler, İtibar, İtibar Yönetimi, Kurumsal İtibar,Otel İşletmeciliği.
Beş yıldızlı otel işletmelerinde çevre korumaya yönelik uygulamalar: İstanbul örneği
Turizm endüstrisi varlığını çevreye borçlu olan endüstrilerdendir. Turizm faaliyetlerinin yapılabilmesi, çevrenin uygunluğuna bağlıdır. Bozulmuş veya tahrip edilmiş bir çevrede turizm faaliyetlerinin yapılması söz konusu değildir. Bazı noktalarda çevrenin çekiciliği turizm hareketinin kaynağını oluşturmaktadır. Bu yüzden çevrenin turizme girdi olarak değerlendirilmesi yanlış olmayacaktır. Bundan dolayı konaklama işletmeleri için çevre konusu önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı İstanbul'da faaliyet gösteren 5 yıldızlı otel işletmelerinin çevre koruma uygulamalarını benimseme ve uygulama durumlarını saptamak, bu uygulamaların işletmelere sağladığı faydaları ortaya koymak ve elde edilen sonuçlardan hareketle çevre koruma uygulamalarına ilişkin otel yöneticilerine öneride bulunmak amacıyla yapılmıştır.
Otel işletmelerinde rekreasyon ve boş zaman değerlendirmeleri: Yönetimsel bir yaklaşım
Sanayi devriminden sonra boş zaman kavramı değer kazanmış, boş zaman değersizdir algısı anlamını yitirmiştir. Boş zamanların değerli hale gelmesi ile insanlar yeni arayışlar içerisine girmiştir. Bu arayışların başında yer alan rekreasyon, turizm ve eğlence hizmetleri olgusu otel işletmeleri için birer çekicilik unsuru haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de rekreasyon, animasyon ve boş zamanı değerlendirme faaliyetlerinin otel işletmelerinde yönetimsel anlamda nasıl değerlendirildiği ve yönetim fonksiyonları içinde ne şekilde yer aldığını açıklamak, animasyon ve eğlence hizmetlerinin planlanması, bu faaliyetlerde çalışan personelin örgütlenmesi, işlerin yöneltilmesi, koordinasyonu ve kontrolü aşamalarında otel yöneticilerinin rolünü ve karar verme süreçlerinde yer alıp almadıklarını ortaya koymaktır. İnceleme (survey) yönteminin kullanıldığı bu araştırmada veri toplama tekniği olarak anket seçilmiştir. Anket sonuçlarından, otel işletmelerinin rekreasyon, animasyon ve eğlence hizmetlerinin faaliyetlerini belirleme ile ekibin görev paylaşımını belirleyen rekreasyon aktivite yöneticisi iken, personelin arasındaki koordinasyonu sağlayanlar aktivite birim şefleridir. Otel işletmelerinin rekreasyon, animasyon ve eğlence hizmetleri faaliyetlerini işletmenin kendi tarafından düzenlenmesi, faaliyetlerin programlarını gerçekleştirenin, işletmenin kendi animasyon ekibinin olması, personel ve bütçe denetimini yine işletme yönetiminin yapması, rekreasyon, animasyon ve eğlence hizmetleri yönetiminin, otelin işletme yönetimine bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Rekreasyon, Turizm, Animasyon ve Yönetim-Organizasyon
Kriz dönemlerinde uygulanan kurumsal stratejilerde entelektüel liderliğin rolü: Otel işletmelerinde bir uygulama
Siyasi, ekonomik, terör, doğal afetler ya da salgın hastalıklar sebebi her ne olursa olsun krizler işletmeler için; öngörülmesi zor, gelecek planlarını alt üst eden, acilen çözümlenmezse işletmenin varlığını dahi tehdit eden durumlardır. Turizm sektöründe faaliyet gösteren otel işletmeleri krizlere karşı duyarlı olan yapısıyla yaşadığı krizlerden önemli ölçüde etkilenirken ve bu süreçte uyguladığı stratejilerin ve aldığı önlemlerin işletmenin devamlılığı açısından hayati önemi bulunmaktadır. Otel işletmeleri krizleri, lider yetersizliği nedeniyle başarısızlıkla ya da stratejik düşünebilen, vizyon sahibi, toplumsal olaylara duyarlı, muhakeme yeteneği yüksek ve entelektüel, rasyonel, duygusal yetkinlikleriyle fark yaratabilen liderlerle krizleri fırsata çevirerek başarılı bir şekilde sonlandırabilir. Bu çalışmada, otel yöneticilerinin sahip olduğu entelektüel liderlik özelliklerinin kriz dönemlerinde uyguladıkları kurumsal stratejileri üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığını ortaya koymak amacıyla İstanbul ve Antalya'da faaliyet gösteren 5 yıldızlı otel işletmelerindeki 321 üst düzey otel yöneticisinden anket yoluyla veriler toplanmış ve SPSS 25.0 ve AMOS 24 programları kullanılarak analizler yapılmıştır. Analiz sonuçları İstanbul'daki otel yöneticilerinin kriz dönemlerinde büyümeyi tercih ederken, Antalya'daki yöneticilerinin daha çok küçülmeyi tercih ettiğini göstermektedir. Aynı zamanda İstanbul'daki otel yöneticilerinin, Antalya'dakilere kıyasla entelektüel liderlik özelliklerine yönelik algılarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Krizlerin otel yöneticilerinin büyüme kararları üzerinde etkili olmadığı, küçülme kararları üzerinde anlamlı düzeyde etkisinin olduğu sonucuna ulaşılırken entelektüel liderlik özellikleri boyutlarından entelektüel liderlik yetkinliği, işletme ve paydaşları güçlendirme yetkinliği ve kurumsal temsiliyet yetkinliğinin büyüme kararları üzerinde pozitif etkisinin olduğu, küçülme kararları üzerinde ise sadece entelektüel liderlik yetkinliği boyutunun negatif yönde etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca doğal ve biyolojik krizlerde otel yöneticilerinin sahip olduğu entelektüel liderlik özelliklerinin büyümeye yönelik stratejik kararlarında negatif yönlü aracılık etkisinin olduğu, küçülmeye yönelik stratejik kararları üzerinde de olumsuz etkiyi azaltma yönünde bir aracılık etkisinin olduğu belirlenmiştir.
Otel işletmelerinde kullanılan anahtar performans göstergelerinin iş verimliliği açısından değerlendirilmesi
Bir Performans Göstergesi veya Anahtar Performans Göstergesi (APG), otel endüstrisi veya profesyoneller tarafından performans ölçümünün değerlendirilmesi veya türü için kullanılan bir terimdir. APG'ler genellikle bir kuruluş tarafından yapılan başarıları ya da bir bireyin yaptıkları belirli bir çabanın başarısını değerlendirmek için kullanılır. Başarı bazen beklenen hedeflere doğru ilerleme veya amaçlananı gerçekleştiren bir olay olarak tanımlanmakla birlikte, çoğu zaman başarı, sadece bir miktar operasyonel hedeflere ulaşma seviyesidir. Stratejik hedefler koymak ve istenilen hedefe ulaşmak için doğru APG'lerı seçmek doğrudan kuruluş için neyin önemli olduğunu bulunmasına yardımcı olacaktır. Otel işletmesinin kalitesini artırmak ve belirlenen hedeflere ulaşılması için personel işgücünü, yöneticileri, yaratılan mal ve hizmet verilerinin doğru ölçülmesi gerekmektedir. Bu çalışmada yaşayan bir işletme olan Otellerin karmaşık verilerini basit matematiksel olarak özetlenmesi adına kullanılabilecek Anahtar Performans göstergeleri ile anlatılmaktadır. Anahtar performans göstergeleri otel işletmelerinde var olan dinamiğin doğru ölçülmesi, bölüm veya ekip için neyin önemli olduğunu tespit etmek ve daha sonra bir değerlendirme aracı geliştirmek için iyi bir anlayış geliştirmek için önemlidir. Çalışma içerisinde bazı yerlerde anahtar performans göstergeleri APG olarak kısaltılarak yazılacaktır.
Algılanan otantik liderlik davranışının çalışanların örgütsel bağlılık ve performans düzeylerine etkisi: Otel işletmelerinde bir araştırma
Emek yoğun çalışma prensibine sahip olan otel işletmelerinde, üretim ile tüketimin eş zamanlı olması ve çalışan devir hızının yüksek olması nedeniyle, örgütsel bağlılık ve çalışan performansı kavramları, otel işletmelerinin başarılı olabilmesi için oldukça önemlidir. Bu nedenle otel işletmeleri yöneticilerinin, görevini yerine getirirken çalışanın örgütsel bağlılık ve performans düzeylerini arttıracak biçimde davranışlar sergilemeleri gerekmektedir. Yöneticilerin otantik liderlik davranışı sergilemesi; çalışanların motivasyonunu, örgüte olan bağlılığını ve performans düzeylerini etkileyeceği düşünülmektedir. Bu araştırmanın temel amacı; otel işletmelerinde görev yapan çalışanların yöneticilerinde algıladıkları otantik liderlik davranışının örgütsel bağlılık ve performans düzeylerini ne derece etkilediğini ortaya koymaktadır. Aynı zamanda örgütsel bağlılık düzeyinin çalışan performansını ne şekilde etkilediğini tespit etmek amaçlanmıştır. Bu amaçlar doğrultusunda, öncelikle konuyla ilgili literatür taraması yapılarak kuramsal yapı oluşturulmuştur. Daha sonra basit tesadüfi örneklem yöntemi ile Antalya'da hizmet veren beş yıldızlı otel işletmeleri çalışanlarından anket tekniğinden yararlanılarak, 407 anket toplanmıştır. Toplanan verilere yönelik; yüzde ve frekans, faktör, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre; çalışanların, yöneticilerini otantik lider olarak algıladıkları tespit edilmiştir. Aynı zamanda çalışanların orta düzeyde örgütsel bağlılığa sahip oldukları ve yüksek düzeyde performans sergiledikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Bununla birlikte otantik liderlik davranışının; çalışanların örgütsel bağlılık ve performans düzeylerini pozitif yönde ve anlamlı biçimde etkilediği tespit edilmiştir. Çalışanların sahip olduğu örgütsel bağlılığın ise; çalışanın sergilediği performans düzeyini pozitif yönde ve anlamlı biçimde etkilediği tespit edilmiştir.
Otel işletmesi çalışanlarının pygmalion algısının işten ayrılma niyetine etkisinde işe adanmışlığın aracı rolü – İzmir örneği
Üretim ve tüketimin eş zamanlı olduğu otel işletmelerinde, işgörenlerin işlerine adanmışlıkları ve işten ayrılma niyetleri işletmeler açısından rol oynayabilen kavramlardır. Günden güne teknolojide değişiklikler yaşanması, rakip ve pazarların sürekli farklılaşması da işletmeler arası rekabeti arttırmaktadır. Bahsi geçen yoğun rekabet içerisinde işletmelerin varlıklarını sürdürebilmeleri de işgörenlerin davranış eğilimlerine bağlı olabilmektedir. Otel işletmeleri için en önemli sorunların başında personel devir oranının yüksek olmasının geldiği söylenebilir. Personel devir oranının yüksekliği, pazardaki rekabette nitelikli işgücü kaybına da neden olarak işletmelerin önünde engel oluşturabilecektir. İşten ayrılma niyetini azaltmakla bunu önlemenin mümkün olacağı söylenebilir. İşgörenlerin motive, çabalamaya istekli, özyeterlilik inancı kuvvetli ve işlerine bağlı olmasını sağlamak, işten ayrılma niyetlerinin azalmasını sağlayabilecektir. Bu ihtiyaçlara yönelik en uygun görülen davranışlar ise Pygmalion ve işe adanmışlık davranışlarıdır. Bu doğrultuda çalışmanın temel amacı, İzmir ilinde faaliyet gösteren dört ve beş yıldızlı otel işletmeleri işgörenlerinin yöneticilerinden algıladıkları Pygmalion etkisinin işten ayrılma niyetleri üzerindeki etkisinde işe adanmışlıklarının aracı rolünü ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla Türkiye/İzmir ilinde faaliyet gösteren kolayda örneklem yöntemiyle seçilen 408 dört ve beş yıldızlı otel işletmesi çalışanlarından Aralık 2021 – Şubat 2022 tarihleri arasında yüz yüze ve online olarak anket yöntemi ile veriler elde edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda, otel işletmesi işgörenlerinin yöneticilerinden yüksek düzeyde Pygmalion etkisi algıladıkları, yüksek düzeyde işe adanmış oldukları ve işten ayrılma niyetlerinin ise düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Bunun yanı sıra otel işletmesi işgörenlerinin Pygmalion algı düzeylerinin işten ayrılma niyeti üzerinde negatif yönde ve anlamlı; yine Pygmalion algı düzeylerinin işe adanmışlık üzerinde pozitif yönde ve anlamlı; işe adanmışlık düzeylerinin ise işten ayrılma niyeti üzerinde negatif yönde ve anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, işgörenlerin Pygmalion algı düzeylerinin işten ayrılma niyetine etkisinde işe adanmışlığın tam aracı rol oynadığı belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda bazı öneriler sunulmuştur.
Otel işletmelerinde dönüşümcü liderlik algısının çalışma yaşam kalitesi ve işten ayrılma niyeti düzeyleri üzerindeki etkisi: İstanbul örneği
Otel işletmeleri emek yoğun faaliyet gösteren, hizmet üretiminin ve tüketiminin aynı zamanda gerçekleştiği ve müşteri memnuniyeti odaklı çalışan turizm işletmeleridir. 24 saat kesintisiz hizmet veren otel işletmelerinde başarıya ulaşmanın en önemli unsurlarının başında işgücünün geldiği ifade edilebilir. Çalışanların performanslarının yüksek olması ve kaliteli hizmet sunabilmeleri için otel yöneticilerinin iş esnasında sergiledikleri davranışların ve işletmedeki çalışma şartlarının kalitesinin paralellik göstermesi gerekmektedir. Bu nedenle otel yöneticilerinin işletmenin hedefleri için çalışırken, çalışma şartlarının kalitesini artırıcı ve çalışanları işletmeye bağlayacak, aidiyetlerini ve iş performanslarını artıracak liderlik davranışları sergilemeleri gerekmektedir. Bu nedenle çalışmanın temel amacı; otel işletmelerinde çalışan personellerin yöneticilerinde algıladıkları dönüşümcü liderlik davranışlarının çalışma yaşam kalitesi ve işten ayrılma niyeti düzeylerine etkisini ortaya koymaktır. Ayrıca çalışma yaşam kalitesinin işten ayrılma niyetini ne derece etkilediğini tespit etmek amaçlanmıştır. Bu amaçlar çerçevesinde öncelikle konuyla ilgili olarak detaylı yazın taraması yapılmış, sonrasında kolayda örnekleme tekniği kullanılarak İstanbul ilinde faaliyet gösteren dört ve beş yıldızlı otel işletmelerindeki toplam 410 çalışandan anket tekniği kullanılarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen bu verilere yönelik, doğrulayıcı ve açımlayıcı faktör analizleri, yüzde ve frekans analizi, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Analizler sonucunda otel işletmeleri çalışanlarının yöneticilerini dönüşümcü lider olarak algıladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çalışanların çalışma yaşam kalitesi algı düzeylerinin yüksek, işten ayrılma niyeti düzeylerinin ise düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca dönüşümcü liderlik ile çalışma yaşam kalitesi arasında ve dönüşümcü liderlik ile işten ayrılma niyeti arasında anlamlı bir ilişki tespit edilirken çalışma yaşam kalitesi ile işten ayrılma niyeti arasında da anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Borsa İstanbul lokantalar ve oteller endeksinde faaliyette bulunan şirketlerin finansal performanslarının çok kriterli karar verme yöntemleri ile incelenmesi üzerine bir çalışma
İçinde faaliyette bulunduğu sektörden bağımsız olarak işletmelerin finansal performans analizinin yapılması, işletmelerin finansal durumlarının ortaya koyulması noktasında önem arz etmektedir. Çünkü, işletmelerin finansal analizinin yapılması suretiyle işletmenin hayatını devam ettirmesi için gerekli tedbirlerin önceden alınmasını olanaklı kılabilir. Bu çalışmanın amacı BİST Oteller ve Lokantalar Endeksinde yer alan şirketlerin finansal performanslarının, çok kriterli karar verme yöntemlerinden CRITIC (Kriterler Arası Korelasyon Yoluyla Kriterlerin Önemi) ve WASPAS (Ağırlıklı Toplam Çarpım Değerlendirme) yöntemleri ile 2017-2020 dönemi verilerinin kullanılarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, söz konusu endekste faaliyette bulunan 9 şirketin finansal tablolarına kap.gov.tr adresinden ulaşılmıştır. Yukarıda belirtilen ÇKKV yöntemleri ile finansal performans analizinde kullanılan kriterler literatür taraması sonucunda belirlenmiştir. Söz konusu kriterler şunlardır; nakit oran, net kar marjı oranı, özsermaye yeterlilik marjı, özsermaye devir hızı, kısa vadeli borçların toplam aktiflere oranı, asit test oranı, cari oran, özsermaye çarpanı oranı, borç özsermaye oranı ve borç oranıdır. Bu kriterlerin ağırlıklarının veya önem derecelerinin saptanmasında CRITIC yöntemi kullanılmıştır. Endeks kapsamındaki şirketlerin yıl bazlı finansal performans sıralamasının tespit edilmesinde WASPAS yöntemi kullanılmıştır.
Örgütsel güvenin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisinde örgütsel özdeşleşmenin aracı rolü: İstanbul'da bulunan beş yıldızlı otel işletmelerinde bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı örgütsel güvenin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisinde örgütsel özdeşleşmenin aracı rolünü otel işletmeleri perspektifinden değerlendirmektir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerine uygun bir şekilde soru formundan yararlanılarak gerçekleştirilmiştir. İstanbul'da bulunan beş yıldızlı otel işletmelerinde gerçekleştirilen bu araştırmanın örgütsel güven, örgütsel vatandaşlık ve örgütsel özdeşleşme literatürüne bir katkı sağladığı düşünülmektedir. Araştırma sonucunda örgütsel güvenin örgütsel vatandaşlık davranışı ve örgütsel özdeşleşme üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğu, örgütsel özdeşleşmenin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğu, örgütsel özdeşleşmenin ise örgütsel güvenin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisinde aracı role sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Güven, Örgütsel Vatandaşlık, Örgütsel Özdeşleşme, Otel İşletmeleri.
Turizm sektörü çalışanlarının örgütsel adalet algıları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki: Otel işletmelerinde bir araştırma
Bu tez çalışmasının amacı, turizm sektöründe çalışan işgörenlerin örgütsel adalet algılarının örgütsel bağlılıkları üzerine etkisinin olup olmadığını incelemek ve aralarındaki ilişkiyi tespit etmektir. Bu çerçevede otel çalışanlarının adalet algıları, bağlılık ve davranımlarının cinsiyet, yaş, çalışma süresi, unvan gibi demografik değişkenlerden etkilenip etkilenmediği ve etkilenme nedenleri bu araştırmanın kapsamı içerisinde ele alınmıştır. Çalışma genel olarak üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde örgütsel adaletle ilgili temel kavramlar kapsamında adalet kavramının alt boyutları, farklı kavramlar ile olan ilişkisi, aşamaları, sebep ve sonuçlarını gösteren kuram bilgilerine yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümde örgütsel bağlılıkla ilgili teorik temel kavramlar, bağlılık türlerinin sınıflandırılması ve bağlılığı etkileyen faktörler üzerinde durulmaktadır. Üçüncü ve son bölümde ise yapılan alan çalışmasından elde edilen birincil kaynak verileri analiz edilmiş ve ilgili ölçekler ışığında değerlendirilerek yorumlanmıştır. Bu araştırmanın evrenini TRB2 bölgesinde yer alan Van ilinde bulunan 3, 4 ve 5 yıldızı bulunan 19 adet otel işletmesinde görevli çalışanlar oluşturmaktadır. Çalışmada 221 kişiye anket uygulanmıştır. Anketler birebir veya google formun uzantılarıyla uygulanmıştır. Üç ayrı bölümde sunulan anket formlarında demografik özelliklerle birlikte adalet algısı boyutları ve bağlılık düzeyi ifadeleri yer almaktadır. Verilerin analiz edilmesinde SPSS 23 programından yararlanılmıştır. Sonuç olarak otel çalışanlarının yüksek adalet algısına sahip oldukları ve adalet algısı ile bağlılık düzeyleri arasında anlamlı ve pozitif bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.
İşletmelerde mobbing ve çalışan motivasyonuna etkisi: otel çalışanları üzerinde bir araştırma
İşyerinde mobbing, bir personelin diğer personel, yönetici ya da patron/patronlar tarafından kasten devamlı ve sistemli biçimde duygusal saldırı yapılması ve çalışanın hırpalanması anlamındadır. Böylece ruhsal, toplumsal ve fiziksel açıdan yıpratılarak personelin çalışmasındaki verimliliği ve başarısının azalmasına, belki de çalışanın istifa ederek kurumla yollarını ayırmasına sebep olabilen, kurumsal açıdan ise kurumdaki çalışanlar arasındaki uyumunun bozulmasına sebep olarak personeldeki başarı ile verimliliğe ve dolaylı olarak da milli ekonomiye olumsuz etki yapacak bir prosesdir. Mobbingin personel ve kurum açısından ciddi seviyede önemli olması bu konuya yasal anlamda da tedbir alma zorunluluğu da doğurmuştur. Zira halen, birçok gelişmiş ülkede, mobbingin tanı ve neticelerine dayalı araştırmaların yapıldığı, ayrıca söz konusu türdeki mobbinglerin engellenmesi ve var olan taciz fiillerinin sebep olduğu şahsi ve kurumsal zararlarının ortadan kaldırılması için yasal önlemlerin alındığı gözlemlenirken, bu olgu halen mevzuatımızda açıkça karşılık bulmamaktadır. Bu tez çalışmasında, mobbing olgusunun kavram olarak çerçevesi ve içeriğinden yola çıkılarak, İstanbul'daki otel çalışanlarının performanslarına etkisi anket uygulaması ile incelenmiştir. Araştırmanın kavramsal bölümlerinde literatür taraması yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmanın uygulama bölümünde ise nicel araştırma yöndemlerinden anket yöntemi kullanılarak mobbing ile motivasyon arasındaki ilişki ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Üç bölümden oluşan bu tez çalışmasının ilk iki bölümünde; yazın taraması yaparak konuyla alakalı literatür kavramlarına açıklık getirilmiş, son bölümünde ise mobbingin personelin motivasyonuna etkisini ortaya koymak amacıyla İstanbul'da 694 otel çalışanına yönelik anket çalışması yapılmış ve SPSS istatistik programı ile analiz edilerek değerlendirilmiştir. Ayrıca faktör, regresyon ve korelasyon analizleri de yapılmıştır. Çalışmada 27 sorudan oluşan mobbing sorularına verilen cevaplar analiz edildiğinde, Alpha sayısı 0.973 çıkmıştır ve 28 sorudan oluşan motivasyon sorularına verilen cevaplar analiz edildiğinde, Alpha sayısı 0.915 çıkmıştır. Bu da uygulama sonuçları oldukça güvenilir ve geçerli demektir. Anahtar Sözcükler: Mobbing, Psikolojik Şiddet, Bezdirme, Yıldırma, İşyerinde Psikolojik Taciz, Motivasyon, Çalışan Motivasyonu
Otel işletmelerinde örgüt kültürü, örgütsel sessizlik, örgütsel dedikodu ve duygusal bağlılık arasındaki ilişki
Araştırmanın amacı; örgüt kültürü, örgütsel sessizlik, örgütsel dedikodu ve duygusal bağlılık değişkenleri arasında ilişkiyi incelemek; örgüt kültürünün duygusal bağlılığa etkisinde örgütsel sessizlik ve örgütsel dedikodu değişkenlerinin aracılık rolü olup olmadığını ortaya koymaktır. Araştırmada veri toplama aracı olarak bir anket formu kullanılmıştır ve kolayda örnekleme yöntemi metodu tercih edilmştir. Araştırma verileri 05.02.2021 – 20.06.2022 tarihleri arasında 8 Butik, 8 Marka ve 11 Yerel olmak üzere 27 farklı otelin çalışanlarından toplam 620 anket toplanmıştır. Ancak yapılan uç değerler analizi sonrasında, 584 anketin analizlere dahil edilmesi uygun görülmüştür. Çalışmanın evrenini İstanbul'daki dört yıldızlı otellerde ve butik otellerde çalışanlar oluşturmaktadır. Yapılan analiz sonuçları incelendiğinde örgüt kültürü, örgütsel sessizlik, örgütsel dedikodu boyutları ve duygusal bağlılık arasında ilişki olduğu belirlenmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda; müsamahacı örgüt kültürünün duygusal bağlılık üzerinde anlamlı ve pozitif yönde etki yaptığı bulgulanırken; kısıtlayıcı örgüt kültürünün duygusal bağlılık üzerinde anlamlı ve negatif yönde bir etki yaptığı tespit edilmiştir. Kısıtlayıcı örgüt kültürünün korumacı ve kabullenici sessizlik üzerindeki etkisinin anlamsız olduğu, savunmacı sessizlik üzerindeki etkisinin ise pozitif yönde ve anlamlı olduğu bulgulanmıştır. Müsamahacı örgüt kültürünün korumacı sessizlik üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkiye sahip olduğu, savunmacı ve kabüllenici sessizlik üzerinde ise anlamlı ve negatif yönde bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca müsamahacı örgüt kültürünün işle ilgili olan ve işle ilgili olmayan dedikodu üzerinde etkisinin anlamlı olmadığı bulgulanırken; kısıtlayıcı örgüt kültürünün işle ilgili olan ve işle ilgili olmayan dedikodu üzerinde anlamlı ve negatif yönde bir etki yaptığı tespit edilmiştir. Örgütsel sessizlik boyutlarından korumacı sessizliğin duygusal bağlılık üzerindeki etkisinin pozitif yönde ve anlamlı olduğu, savunmacı ve kabullenici sessizliğin duygusal bağlılık üzerindeki etkisinin ise negatif yönde ve anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Örgütsel dedikodu boyutlarının ise ayrı ayrı olarak duygusal bağlılık üzerindeki etkisinin anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Savunmacı ve kabullenici sessizliğin işle ilgili dedikodu üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı bulgulanırken; korumacı sessizliğin işle ilgili dedikodu üzerindeki etkisinin pozitif yönde ve anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Korumacı ve savunmacı sessizliğin işle ilgili olmayan dedikodu üzerinde pozitif yönde ve anlamlı bir etkisi olduğu, kabüllenici sessizliğin ise negatif yönde ve anlamlı bir etkisi olduğu bulgulanmıştır. Son olarak, Hayes analizine göre örgütsel sessizliğin, örgüt kültürünün boyutları ve duygusal bağlılık arasındaki ilişkide kısmi aracılık rolü olduğu ancak örgütsel dedikodunun, örgüt kültürünün boyutları ve duygusal bağlılık arasındaki ilişkide aracılık rolü olmadığı tespit edilmiştir.
Hizmet kalitesi aksaklıklarına neden olan örgütsel engellerin incelenmesi üzerine bir araştırma: Otel işletmeleri örneği
Hizmet sektörünün temel yapı taşlarından olan otel işletmelerinin başarısında müşterilere sunulan hizmet kalitesi kritik bir faktördür. Kaliteli hizmet ise birçok farklı faktörün bir araya gelmesi ile sağlanmaktadır. Hizmet kalitesinin ölçümü konusunda genellikle Parasuraman, Zeithaml ve Berry (1985) tarafından geliştirilen Hizmet Kalitesi Fark Modeli'nde yararlanıldığı görülmüştür. Daha sonraki yıllarda Parasuraman, Zeithaml ve Berry (1988), modelini genişleterek müşterilerin hizmet kalitesine ilişkin beklenti ve algılamaları arasında 5 temel fark olduğunu belirlemişlerdir. Genişletilmiş Hizmet Kalitesi Fark Modeline göre ilk dört fark işletme içi faktörlerle ilgilidir. Beşinci fark ise müşterilerin beklenti ve algılamaları arasındaki farka odaklanmıştır ve ilk dört farkın fonksiyonudur. İncelenen çalışmalarda araştırmacıların genel olarak beşinci farka odaklandığı, hizmeti sunan kişilerin görüşlerinin ihmal edildiği görülmüştür. Literatürde görülen bu eksiklik yapılan çalışmanın odak noktasını oluşturmuştur. Bu kapsamda araştırmanın amacı, müşterilerin hizmet kalitesine ilişkin beklenti ve algılamaları arasındaki farkın temel ve alt nedenlerini otel işletmeleri bazında incelemektir. Araştırmanın evrenini Antalya'da 4 ve 5 yıldızlı otellerde görev alan yönetici ve işgörenler oluşturmaktadır. Araştırmada tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Anket formu kullanılarak 217 yönetici ve 217 işgörenden veri toplanmıştır. Verilerin analizinde geçerlilik, güvenilirlik, t Testi, Anova gibi analiz yöntemleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, araştırmada Engel 1 boyutunda yönetim ile işgörenler arasındaki kademe sayısının fazlalığı dikkat çekmektedir. Engel 2 boyutunda hizmet kalitesi aksaklıklarına neden olan ciddi bir engel olmadığı saptanmıştır. Engel 3 boyutunda, işgörenlerin yaptığı işle ilgili yeterli kontrole sahip olmadığı ve inisiyatif kullanamadığı, verilen evrak işlerinin işgören üzerinde baskı yarattığı ve özellikle satışa daha fazla önem verildiği zaman, hizmeti gerektiği gibi sunamadıkları ortaya çıkmıştır. Engel 4 boyutunun diğer sıralanan boyutlara göre daha düşük ortalamaya sahip olduğu görülmüştür. Bu boyuta göre işgörenlerin, tutundurma çalışmaları yapılırken kendilerinden bağımsız şekilde hareket edildiğini, verilen vaatlerden haberdar olmadıklarını ve aşırı vaatlerde bulunmanın üzerlerinde baskı yarattığını ifade etmişlerdir. Demografik özelliklere ilişkin analizlerde ise, erkek yöneticilerin kadın yöneticilere göre daha olumlu tutum içerisinde oldukları söylenebilir. Ayrıca yönetici ve işgörenlerin eğitim seviyesi, iş tecrübesi ve yaşlarına göre birçok alt boyutta farklılıklar olduğu tespit edilmiştir.
Teknolojik yetkinliğin, teknolojiye hazır bulunuşluğun ve hizmet inovasyonunun tüketici-temelli marka denkliğine olan etkisi: Otel işletmeleri üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı otel işletmelerinde hizmet inovasyonunun, teknolojik yetkinliğin, ve teknolojiye hazır bulunuşluğun, tüketici-temelli marka denkliğine olan ilişkilerini araştırmaktır. Yeni bir marka denkliği modeli önermek için uluslararası beş yıldızlı zincir otellerde algılanan değer ve markaya duyulan güvenin, tüketici-temelli marka denkliğinin alt boyutları üzerindeki aracılık rolü incelenmiştir. Bu kapsam dahilindeki otel misafirlerinden çevrimiçi ve ayrıca fiziki olarak anket yanıtları alınmıştır. Öncelikle güvenirlik analizi uygulanmıştır. Sonrasında faktör analizi uygulanarak araştırmanın yapı geçerliliği test edilmiştir. Bu analizler açımlayıcı faktör analizi ve doğrulayıcı faktör analizi olmak üzere iki aşamada meydana gelmiştir. Ardından yapısal eşitlik modellemesi uygulanmıştır. Araştırma kapsamında 12 hipotez belirtilmiş; bunlardan dokuz tanesi gizli değişkenler arasındaki toplam etkiyi ölçerken diğer üç tanesi de aracılık ilişkisini önyükleme tekniğiyle ortaya koymuştur. Kurulan araştırma modelinde aracı değişken olan markaya duyulan güvenin, tüketici-temelli marka denkliğindeki değişkenlere olan etkilerinin oldukça fazla olduğu bulgular arasındadır. Teknoloji ve inovasyonunun, yani bu araştırmada bu varyasonları ölçen hizmet inovasyonu ve teknolojik yetkinlik gizil değişkenlerinin algılanan değere ve markaya duyulan güvene olan etkilerinin olumlu olduğu görülmektedir. Ayrıca diğer bir bağımsız değişken olan teknolojiye hazır bulunuşluğun da bu modele etkileri görülmüştür. Netice itibariyle uluslararası beş yıldızlı otel misafirleri üzerinde yürütülen araştırma kapsamında kurulan 12 hipotezin hepsi kabul edilmiştir. Araştırmanın, otel işletmelerine yönelik kayda değer sonuçlarla alana katkı sağlanması planlanmıştır. Bu doğrultuda araştırmanın sonunda otel yöneticilerine ve araştırmacılara konuyla ilgili öneriler sunulmuştur.
Yeni teknolojilerin otel zincirlerinin pazarlama faaliyetlerine etkisi
It may be said that hotels are the most lucrative part of the hospitality industry. But rivalry has been heating up in recent years. In light of this reality, hotel owners and managers are always on the lookout for novel methods to secure the financial success of their establishments. In recent years, the industry has seen an increase in the number of competitors. The goal of this study of work was to conduct an investigation of the part that marketing played in the expansion of the hospitality sector. This research was conducted with the intention of shedding light on the significance of marketing within the hospitality sector. In addition, we wanted to show how marketing contributed to the growth of the hotel industry as a whole, and how it can be used to guarantee success in other industries that are just as dynamic and varied as the hospitality company. This study used a qualitative approach to conduct the empirical section of the research. Supervisors in the hotel industry were recently requested to take part in a less-than-rigorous interview. This study's theoretical underpinnings are grounded on foundational principles of hotel management and marketing. In addition to primary sources, this study relied heavily on secondary data contributed by writers and academics working in the fields of marketing and hotel management. This report's findings make clear that advertising is the report's life blood on which the success of each hotel outlet relies.
Yenilikçi örgüt iklimi ve işe adanmışlık ilişkisi: Balıkesir otel işletmelerinde bir araştırma
Dünyanın en önemli sektörleri arasında yer alan turizm sektörü, emek yoğun bir sektördür. Turizm işletmelerinin rekabet koşullarında fark yaratan en önemli kaynaklarından bir tanesi, insan kaynağıdır. Yenilikçi bir turizm işletmesi olmak, işletmedeki yenilikçi örgüt ikliminin işe adanmış çalışanlar ile birlikte sürdürülebilirliğini sağlamak, turizm işletmelerinin başarısı açısından oldukça önemlidir. Bu araştırmanın amacı, otel işletmelerinde hizmet veren çalışanların yenilikçi örgüt iklimi algıları ve işe adanmışlık düzeylerini belirlemek ve bu iki kavram arasındaki ilişkiyi test etmektir. Bu amaçla, Balıkesir il merkezinde faaliyette bulunan 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinde hizmet veren 134 çalışana anket uygulanmıştır. Araştırma verileri, 07.12.2022 ve 19.12.2022 tarihleri arasında elde edilmiştir. Araştırmada Yenilikçi Örgüt İklimi Ölçeği ve İşe Adanmışlık Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklere uygulanan geçerlilik ve güvenilirlik analizi sonuçlarına göre Yenilikçi Örgüt İklimi Ölçeği Cronbach Alpha katsayısı 0,848 ve İşe Adanmışlık Ölçeği Cronbach Alpha katsayısı ise 0,929 olarak bulgulanmıştır. Araştırma verilerinin analizi için SPSS 25.0 İstatistik Paket Programı kullanılmış ve verilere Frekans ve Yüzde Analizleri, Faktör Analizi, t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Korelasyon Analizi uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar tablolar ile sunulmuş ve yorumlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, otel işletmelerinde hizmet veren çalışanların yenilikçi örgüt iklimi algıları ve işe adanmışlık düzeyleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Yenilikçi örgüt ikliminin oluşmasında üst yönetimin desteğinin ve işe adanmışlık koşullarının oluşmasında çalışanın kendini adamasının oldukça kuvvetli bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Tez çalışmasının birinci bölümünde araştırmanın problemi, amacı, önemi, varsayımları, sınırlılıkları ve tanımlara yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde yenilikçi örgüt iklimi ve işe adanmışlık kavramları, boyutları, yenilikçi örgüt iklimi ve işe adanmışlığa etki eden faktörler, bu iki kavramın otel işletmeleri için önemi ve bu alanlarda yapılmış olan ilgili araştırmalar yer almaktadır. Üçüncü bölümde çalışanların yenilikçi örgüt iklimi algıları ve işe adanmışlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi test etmek amacıyla yapılan araştırmanın yöntemi açıklanmıştır. Dördüncü ve beşinci bölümde araştırma bulguları, sonuçları ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Turizm, Yenilik, Yenilikçi Örgüt İklimi, İşe Adanmışlık, Balıkesir.
Konaklama işletmelerinde etik liderlik algısının örgütsel bağlılığa etkisi: Bodrum örneği
Konaklama işletmelerinde, turizm hizmetinin üretimi ve tüketimi eş zamanlı ve misafir şahitliğinde gerçekleşmektedir. Bu nedenle işgücünün niteliği ve çalışanların davranışları, yöneticilerin odaklandıkları temel konular arasında yer almaktadır. Konaklama işletmesi çalışanlarının örgüte yönelik olumlu algılara sahip olması, çalışanların motivasyonu ve iş tatmininin yanı sıra misafir memnuniyetinin artmasına ve böylelikle işletmenin performansının ve rekabet gücünün gelişmesine katkı sağladığı için önem taşımaktadır. Bu bağlamda çalışanların örgütsel bağlılığı, konaklama işletmelerinde hizmetin belirli standartları yakalayabilmesi ve sürdürülebilmesi için önemli bir etkendir. Etik lider, sahip olduğu ahlaki değerlerle izleyicileri üzerinde güçlü etkiye sahip ve çalışanların örgütsel hedeflerine ulaşmalarında katkısı olan liderdir. Bu nedenle etik liderlik davranışları, çalışanların örgüte yönelik algılarını ve bağlılıklarını olumlu etkileyebilmektedir. Bu tez çalışmasında, konaklama işletmesi çalışanlarının etik liderlik ve örgütsel bağlılık algılarının incelenmesi ve etik liderlik algısının örgütsel bağlılık ve alt boyutları olan duygusal, devam ve normatif bağlılığa etkilerinin açığa çıkarılması amaçlanmaktadır. Nicel araştırma yöntemleriyle gerçekleştirilen araştırmada, konaklama işletmesi çalışanlarından anket tekniği ile 375 veri toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde tanımlayıcı analizlerden ve farklılık testlerinden yararlanılmıştır. Araştırma ölçeklerinin geçerliklerinin sınanması için doğrulayıcı faktör analizi uygulanmış, değişkenler arasındaki ilişkiler yapısal eşitlik modeli ile test edilmiştir. Araştırma sonucunda konaklama işletmesi çalışanlarının etik liderlik ve örgütsel bağlılık algılarının ortalama değerin üzerinde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, etik liderlik algısının örgütsel bağlılığın devam bağlılığı ve normatif bağlılık boyutu üzerinde olumlu etkisinin olduğu, duygusal bağlılık boyutunda ise istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı sonucunda ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında incelenen demografik özellikler arasından yalnızca eğitim düzeyinin etik liderlik algısı üzerinde farklılık yarattığı belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Etik Liderlik, Örgütsel Bağlılık, Konaklama İşletmeleri, Turizm, Bodrum
İş stresi ve iş tatmini arasındaki ilişkinin incelenmesi: İstanbul'daki 4 ve 5 yıldızlı otel çalışanlarına yönelik bir araştırma
Bu çalışmanın amacı stresin iş hayatındaki etkilerine değinmek ve katılımcıların iş stresi seviyeleri ile iş tatmini seviyeleri arasında ilişki olup olmadığını değerlendirmektir. İş stresi ve iş tatmini ile ilgili literatür araştırması yapıldıktan sonra, kolayda örnekleme yöntemi tercih edilmiş ve anket metoduyla bilgiler ve veriler derlenmiştir. Veriler üzerinde SPSS programının 21.00 versiyonu ile yapılan analizler neticesinde, iş stresi ve iş tatmini arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişkinin var olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Otel işletmelerinde işyeri şiddeti üzerine bir araştırma
İşyeri şiddeti otel işletmelerinde çalışanların karşılaştıkları ve çeşitli şekillerde etkilendikleri önemli sorunlardan biridir. Ancak otel işletmelerinde bugüne kadar yapılan araştırmalarda, bu sorunun sadece bir boyutuna -mobbing- veya salt kadına yönelik işyeri şiddetine yer verildiği görülmektedir. İşyeri şiddeti bütüncül bir yaklaşımla ve detaylı olarak farklı boyutlarıyla değerlendirilmemiştir. Bu çalışmada ise otel işletmelerinde işyeri şiddetinin fiziksel, duygusal baskı ve yıldırma, sözel ve cinsel şiddet boyutlarının belirlenmesi, ayrıca şiddetin çalışanlar üzerinde yarattığı depresyon, anksiyete ve stres durumlarının da belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, gerek bilim dünyasına gerekse uygulayıcılara bu sorunun en aza indirilebilmesi ve önemli ipuçları sunması bakımından önemlidir. Nicel yaklaşımının benimsendiği araştırma, Eskişehir'den 292, Antalya'dan 176 çalışan kapsamında gerçekleştirilmiştir. Veriler, anket tekniğiyle toplanmış ve analizlerde, tanımlayıcı istatistikler, bağımsız örneklem T testi, Kruskal Wallis ve Mann Whitney U testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın veri toplama süreci 20 Aralık 2015 - 25 Ocak 2016 tarihleri arasında, 35 günlük sürede tamamlanmıştır. Araştırma sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır; otel çalışanlarının şiddete maruz kalma durumlarının cinsiyet, konum, yaş, eğitim durumu, işletmenin yıldız sayısı, departman ve otel işletmesinde çalışma süresine göre farklılık göstermekte; çalışanların fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalma durumları, depresyon ve anksiyete durumlarında farklılık yaratmaktadır. Ayrıca, çalışanların şiddete maruz kalma ile ilgili kaygı durumları, şiddete maruz kalmayan çalışanlarda daha yüksek bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: işyeri şiddeti, otel işletmeleri, çalışanlar, Eskişehir, Antalya.
Otel işletmelerinin potansiyel çalışanlara yönelik izlenim yönetimi taktikleri: Web sitelerinin analizi
Bu tez çalışmasında, Türkiye'deki otel işletmelerinin web siteleri üzerinden potansiyel çalışanları etkilemek amacıyla ne tür izlenim yönetimi taktiklerine başvurduklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, otellerin web sitelerini etkili kullanıp kullanmadıkları ve otel tipleri arasında izlenim yönetimi uygulamaları açısından farklılık olup olmadığının belirlenmesi de çalışmanın amaçları arasındadır. Bu kapsamda, öncelikle 1751 turizm işletme belgeli otelin web sitesinin ön incelemesi yapılmış; insan kaynakları veya kariyer sayfası bulunan 453 otel web sitesi asıl inceleme için seçilmiştir. Çalışmada ayrıca, literatürde karışıklıklar ve çelişkiler bulunan taktiklerin sınıflandırılması konusunun netleştirilmesi de amaçlanmıştır. Bu amaçla, 12 uzmandan (yedi turizm akademisyeni, beş sektör profesyoneli) alınan görüşler doğrultusunda, 32 taktiğin yedi kategoriye (girişken, savunmacı, içsel, dışsal, aydınlatıcı, kanıtlayıcı, işveren markalama) dağılımı gerçekleştirilmiştir. Web sitesi incelemeleri; otel işletmelerinin kategoriler çerçevesinde daha çok proaktif bir şekilde, içsel bilgilerle ve işveren markalama yoluyla potansiyel çalışanlara ulaştıklarını göstermiştir. Ayrıca, uygulamaların çoğunlukla aydınlatıcı tekniklerle; detaylara yer vermeden, genel açıklamalar ve görsellerle gerçekleştirildiği de görülmüştür. Taktikler itibariyle bakıldığında ise otellerin "lokasyonu iyi", "büyük", "kolay erişilebilir", "ulusal-uluslararası standartlara uyan", "sosyal sorumluluk sahibi", "örnek işletme", "terfi olanakları sunan" ve "fiziksel çalışma ortamı iyi" gibi izlenimleri potansiyel çalışanları etkilemek amacıyla kullandıkları belirlenmiştir. Ayrıca, uluslararası zincir otellerin, beş yıldızlı otellerin ve yıl boyu faaliyette bulunan otellerin diğer otel tiplerine göre potansiyel çalışanlara yönelik taktikleri daha sık kullandıkları da görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kurumsal izlenim yönetimi, Otel işletmeleri, İşveren imajı,Potansiyel çalışanlar, Web siteleri.
Otel işletmelerinde getiri yönetimi ile online kanal yönetimi ve teknolojilerinin etkileşimi
İnternetin günlük hayatın her alanına girmesiyle gelişen online seyahat rezervasyonları otel işletmelerini önemli boyutta etkilemiştir. Online seyahat acentaları başta olmak üzere, Global Dağıtım Kanalları, otel web sitesi, sosyal medya ve mobil uygulamaları içine alan online dağıtım kanallarının yönetimi ve bu kanalların etkin yönetilebilmesi için kullanılan bilgi teknolojileri son zamanlarda otel işletmeleri için önemli bir konu olmuştur. Bu araştırmayla otel işletmelerinde getiri yönetimi bakış açısıyla online dağıtım kanallarının nasıl yönetildiğini ortaya çıkarmak ve online dağıtım kanallarının otel işletmelerini hangi konularda etkilediğini tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında, İstanbul'da "Turizm İşletmesi Belgeli Tesisler" den 5 yıldızlı ulusal ve uluslararası zincir otel işletmelerinde çalışan 10 getiri yöneticisiyle yüz yüze derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler MAXQDA 12 nitel veri analiz programı kullanılarak içerik analiziyle kodlanmış ve yorumlanmıştır. Buna göre iki tema ve bu temaların altında 10 kategori ortaya çıkmıştır. Elde edilen veriler ışığında, online dağıtım kanallarının toplam satışlar içerisindeki oranının ve toplam getiriye olan katkısının günden güne arttığı görülmektedir. Sonuç olarak, getiri yönetimi ve online dağıtım kanallarının etkileşimli çalıştığı tespit edilmiştir. Getiri yönetimi ve online kanalların bilgi teknolojileri olmaksızın doğru bir şekilde yönetilemeyeceği, eğer bilgi teknolojileri doğru bir şekilde kullanılırsa otel işletmelerine birçok avantaj sağladığı ve online dağıtım kanallarının her birinin kendine özgü avantajlarının olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.