Borçlar hukuku

Bu konu başlığı altında 129 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Banka teminat mektupları ve milletlerarası banka teminat mektuplarına uygulanacak hukukun tespiti

Bu tezde, banka teminat mektupları ve ödeme taleplerinin hukuki ve pratik yönleri incelenmiştir. Araştırma, banka teminat mektuplarının işlevi, ödeme talepleri süreçleri ve milletlerarası unsur içeren banka teminat mektuplarına uygulanacak hukukun tespiti ile ilgili uluslararası düzenlemeler üzerindeki etkilerini analiz etmek amacıyla literatür taraması ve hukuki belge incelemesi yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, uluslararası ticarette banka teminat mektuplarının güvence sağlama ve ödeme taleplerinin nasıl işlediği açıklığa kavuşturulmuş, ilgili yasal düzenlemelerin uygulamadaki etkileri tartışılmıştır. Tez, banka teminat mektuplarının hukuki yapısı, ödeme talepleri süreçlerinin düzenlenmesi ve milletlerarası unsur içermesi halinde taraflar arası anlaşmazlıkların çözümü konularında literatüre katkı sunmayı hedeflemektedir. Birinci bölümde, banka teminat mektubunun tanımı, türleri ve genel işleyişi ve teminat mektubunda ödeme taleplerinin hukuki boyutları ve son olarak ikinci bölümde milletlerarası unsur içeren banka teminat mektuplarına uygulanacak hukuk ve uluslararası düzenlemeler incelenmiştir.

Banka garantileriBanka hukukuBorçlar hukuku+3
Fikret Çelik
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Eksik borç

Borç ilişkilerinde ilke olarak sorumluluğun da meydana gelmesi söz konusudur. Zira borçlu, borcunu ifa yükümlülüğünden kaçındığında sorumluluğu doğmakta, bu hâlde ise alacaklının devletin yetkili organlarına başvurmak suretiyle yaptırım uygulatabilme imkânı mümkün olmaktadır. Bu nitelikteki borçlar öğretide "medeni", "tam" borçlar olarak adlandırılmaktadır. Borç ile sorumluluk kavramlarının ilişkili olduğu kabul edilen bir gerçektir. Ancak öyle bazı borçlar vardır ki bunlar, borç ile sorumluluğun birlikte var olacağı genel anlayışına istisna teşkil etmektedir. Tam borçların karşıtı niteliğinde kabul edilen eksik borçlar öğretide "davasız", "mesuliyetsiz" borçlar olarak da adlandırılmaktadır. Eksik borcun borçlusu borcunu ifa etmediğinde alacaklının yaptırım uygulatabilme imkânından mahrum olması dolayısıyla bu borçlar eksik, davasız ya da mesuliyetsiz olarak nitelendirilmektedir. Geçmişten günümüze ulaşan bu ayrımın kökeni Roma hukukuna dayanmaktadır. Zira eksik borçları ifade eden obligatio naturalis'in ilk olarak Roma Klasik Hukuk Dönemi'nde öncelikle kölelerin borçlandırıcı işlemleri neticesinde doğan borçlarını ifade edebilmek amacıyla kullanıldığı anlaşılmaktadır. Eksik borçların hukuki anlamda borç niteliğinde olduğu kabul edilmektedir. Nitekim alacaklı, zayıf da olsa gerçek bir alacak hakkına sahiptir. Buna bağlı olarak borçlu da mevcut ve geçerli bir borcun borçlusudur. Bu nedenle, borçlu zorunda olmasa da borcunu ifa ettiğinde tıpkı tam bir borç ifa edilmiş gibi sonuç doğmaktadır. Genellikle bir eksik borcun varlığına, yaptırımsız oluşuna bir kanun hükmünde işaret edilse de kanun koyucunun yaptırımsız kıldığı ya da eksik borçların bir etkisini tanıdığı her borcun eksik borç teşkil ettiği söylenememektedir. Eksik borç olarak nitelendirilen hâllerde ise kesin etkiler bu borçların tümü bakımından geçerlidir. Öğretide fazla sayıda tartışma olsa da olası etkiler ise eksik borç türleri bakımından farklılık gösterebilmektedir. Ancak eksik borçların olası etkiler bakımından farklılık göstermesi borcun niteliğinde bir değişikliğe neden olmamaktadır. Anahtar Sözcükler Tam Borç, Eksik Borç, Obligatio Naturalis, Yaptırım, Sorumluluk

Borçlar hukuku
Fatma Begüm Yeşiller
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Profesyonel futbolcu transfer sözleşmesi uyarınca tarafların hakları ve borçları

Profesyonel futbolcuların kulüp değiştirmesini ifade eden profesyonel futbolcu transferi uygulama farklı şekillerde karşımıza çıkmaktadır. Futbolcuların transferini gerçekleştirmek için uygulamada sıklıkla kullanılan profesyonel futbolcu transfer sözleşmesi hakkında henüz yasal bir düzenleme mevcut değildir. Bu çalışmada, profesyonel futbolcu transfer sözleşmesinin, akit taraflarına getirdiği hak ve yükümlülükler konu edilmiştir. Futbolcu transferinin pek çok farklı çeşidi olsa da bu çalışmada futbolcunun kesin ve kalıcı olarak kulüp değiştirmesi amacıyla, ilgili kulüpler ile futbolcu arasında akdedilen profesyonel futbolcu transfer sözleşmesi esas alınarak tarafların hak ve borçları ele alınmıştır. Bu bağlamda, öncelikli olarak profesyonel futbolcu sözleşmesinin hukuki niteliği tespit edilmiş ve diğer sözleşmelerle karşılaştırması yapılmıştır. Transfer sözleşmesinin tarafları arasındaki ilişkiler incelendikten sonra profesyonel futbolcu transfer sözleşmesinin taraflara sağladığı haklar ile yüklediği sorumluluklar açıklanmıştır.

Borçlar hukukuFutbolFutbol kulüpleri+4
Havva Kırmızıgül
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İslam Hukukunda cins borcu

Temelleri Roma hukukuna dayanan tasnife göre borcun üç temel unsuru bulunmaktadır. Bunlar; alacaklı, borçlu ve edimdir. Borcun konusunu oluşturan edimin ise Roma hukuk sisteminde yapma, yapmama ve verme şeklinde üç türü tespit edilmiştir. Bunlardan verme borçları ise cins, parça ve para borçları olarak üç şekilde tezahür etmektedir. Klasik fıkıh literatüründe verme borçlarından cins ve para borçlarına "deyn" kavramı, parça borçlarına ise "ayn" kavramı tekabül etmektedir. Fıkıhta borçlara ilişkin hükümler bahsedilen edim türlerinin değişmesine bağlı olarak esaslı farklılıklar göstermektedir. Bu çalışmada verme borçları kapsamında yer alan cins borçları, mukabili olan parça borçları ile mukayese edilmek suretiyle incelenerek fıkıhta edim türlerine bağlı olarak borçlara ilişkin hükümlerde görülen farklılıklara dair bir örnek sunulması hedeflenmiştir. Bu bağlamda çalışmamızda ayn ve deyn kavramlarının mahiyeti ana hatlarıyla ortaya konduktan sonra özellikle cins borçlarının tayini, konusunda aranan şartlar, borç konusu üzerinde tasarruf, borcun teminat altına alınması ve sona ermesi dört mezhebin yaklaşımı çerçevesinde ayrıntısıyla incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Edim, cins borcu, parça borcu, deyn, ayn.

BorçlarBorçlar hukukuCins borcu+3
Şeyma Boyalık
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

XVII. yüzyıl Osmanlı hukukunda hilenin akitlere tesiri

İslam Borçlar Hukuku sahasının temel konusu olan akitlerin kuruluşunda irade beyanı esastır. Bu beyanın iç irade olarak da ifade edilen rızaya uygun olması gerekmektedir. Tarafların karşılıklı rızalarının bulunması, irade beyanının sıhhati açısından önem arz etmekte olup akitlerin bağlayıcılığının da ön şartı olmaktadır. Dolayısıyla ikrah, hata ve hile gibi rızayı sakatlayan durumlarda, irade beyanı kusurlu kabul edildiğinden akitlerin bağlayıcılığı da zarar görmektedir. Bu çalışmada, irade bozukluklarından biri olarak kabul edilen hilenin bir fıkıh terimi olarak Hanefî doktrinindeki tarifi, çeşitleri ve akitler üzerindeki tesiri incelenmektedir. Böylece, mezhep içerisindeki farklı görüşlere de temas etmek suretiyle, hile kavramının teorik çerçevesinin çizilmesi hedeflenmiştir. Hilenin teorik boyutu ele alındıktan sonra, Hanefî mezhebinin resmî mezhep olarak kabul edildiği Osmanlı Devleti'nde, hilenin uygulamada nasıl sonuçlarının olduğunu ve teoriyle pratiğin örtüşüp örtüşmediğini görmek amacıyla XVII. yüzyıldaki veriler incelenmiştir. İlgili döneme ait fetva mecmuaları ve şer'iyye sicilleri bu noktada çalışmaya büyük katkı sağlamıştır.

17. yüzyılBorçlar hukukuHile+5
Ayşe Hilal Öztürk
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hukukî işlem ehliyeti açısından İslam borçlar hukukunda yapay zekâ

İnsanın merak duygusu birçok teknolojiyi icat etmesinin önemli amillerinden biridir. Bu icatlardan bilgisayar hayli geç ortaya çıkmışsa da son bir asra adeta damga vurmuştur. Bilgisayar biliminin alt dalı yapay zekâ özellikle son otuz yılda önemli etkileri olan ve daha da olacağı öngörülen yeni bir alem olmuştur. Yapay zekânın mahiyeti onun sadece mühendislik alanında değil, felsefe ve hukuk gibi farklı alanlarda da tartışılmasına yol açmıştır. Hukuk doktrininde yapay zekânın kişiliği üzerine çeşitli tartışmalar başlamıştır. Ülkemizde son yıllarda bu alanda bilimsel toplantılar artmakla birlikte yurt dışında bu çalışmalara daha önceden başlanmış ve daha fazla mesafe alınmıştır. Hukukî kişilik ve ehliyet konusunda modern dönem borçlar hukuku ve İslam hukukunun verilerinin büyük ölçüde örtüştüğü görülür. Yapay zekâdan önümüzdeki yıllarda daha çok bahsedilecek ve İslam hukuku bağlamında da gerek eşya olarak gerek kişiliğinin imkânı cihetinden değerlendirme yapılması gerekecektir. Yapay zekânın özellikle hukukî kişilik bakımından konumlandırılması daha fazla önem arz etmektedir. Ayrıca yapay zekânın farklı tür ve derecelere göre sınıflandırılabilmesiyle, hukukî işlem ehliyeti hususunda da buna paralel sonuçlar üreteceği görünmektedir. Bu çalışmada sosyal bilim alanında yapay zekâ hakkında yazılmış kaynaklara ağırlıkla yer vererek yapay zekâ tanıtılacak, ilişkili olduğu bazı kavramlara da yer verilecek ve yapay zekânın hukukî işlem ehliyeti tartışmaya açılacaktır. Bunu yaparken de yapay zekânın hukukî işlem ehliyeti adına net bir sonuç ortaya koymak yerine veriler değerlendirilecek, buna göre oluşan farklı kanaatler incelenecek ve gerekiyorsa bunlar arasından tercih yapılacaktır.

Borçlar hukukuCezai sorumlulukEhliyet+5
Yahya Güdendede
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İslam borçlar hukukunda örfün muhayyerliklere etkisi

Hz. Peygamberin hüküm koymada içinde yaşadığı toplumun örf ve âdetini dikkate aldığı, bireysel ve toplumsal hayatı kolaylaştıran, bütünlüğü sağlayan, muameleleri düzene koyan örfleri ikrar ettiği yahut şartlarında iyileştirmeye giderek uygulamada bıraktığı bilinmektedir. Hz. Peygamberden sonra gelen devirlerde de O'nun bu yöntemi takip edilmiş, sahabe devrinden itibaren ictihad ehli, içinde bulundukları toplumun durum ve şartlarını gözeterek ictihad etmiştir. Bu durum bazı hallerde kendilerinden öncekilere muhalefet etmelerini, bazen de kendilerinden sonra gelenlerin onlara muhalefet etmesini gerektirmiştir. Hükmün maksadını gerçekleştirmesi açısından örfe dayalı hükümlerdeki bu değişme İslâm hukukundaki dinamizmi sağlamada etkili olmuştur. Muhayyerlikler, kökeni çok eski dönemlere dayanan, kanundan doğan yahut tarafların ileri sürmesiyle ortaya çıkan haklardır. İslamiyetle beraber muhayyerliklerin kabul edilmesinde Hz. Peygamber'in, devam eden süreçte ictihad ehlinin tutumu, bu konuda toplumun örfünün gözetildiğini göstermektedir. Muhayyerlik ve örf kavramları üzerine çokça çalışma yapılmış, bu çalışmalarda kısaca örfe atıf yapılmış olsa da her iki kavramın ortak noktasının herhangi müstakil bir çalışmada yer almadığı tespit edilmiştir. Bu sebeple örfün muhayyerlikler üzerindeki etkisini derinlemesine inceleme ihtiyacı duyulmuştur. Araştırmada öncelikle örf ve muhayyerlik kavramları İslam Borçlar hukuku açısından tanıtılmış, daha sonra muhayyerliklerin şartlarının oluşumu, kullanım ve sona ermelerinde örfün etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Muhayyerlik, örf, İslam hukuku, borçlar hukuku.

Borçlar hukukuMuhayyerlikÖrf-adetler+2
Sümeyra Merve Eren
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İslam hukukunda semen-kıymet ayrımı

İslam hukuku geniş bir coğrafyada ve uzun yıllar içinde gelişmiş zengin bir literatüre sahiptir. İslam hukukunun sahip olduğu bu zengin muhteviyatın derinlemesine kavranması ve daha iyi anlaşılması fıkıh ilminin temel kavramlarının anlaşılmasına bağlıdır. Bu bağlamda çalışmada semen ve kıymet kavramları klasik fıkıh literatürü çerçevesinde ele alındı. Çalışmada semen Hanefî literatüründe alışverişlerde satılan malın karşılığında verilen edim anlamında ıstılahî anlamıyla ele alınırken, kıymet ise malların satış bedelinden bağımsız olarak piyasadaki gerçek değeri anlamındadır. Bu çalışmanın amacı semen ve kıymet kavramlarını özellikle muâmelât konuları içerisinde incelenerek aralarındaki bağlantının ortaya konulmasıdır. Bu nedenle kavramların literatür içinde terminolojik olarak anlam çerçevesinin tespitine ve füru-u fıkıh mesâili içerisinde nasıl işlendiğinin belirlenmesine çalışılmıştır.

BorçlarBorçlar hukukuDeğerleme+4
Sadiye Çalka
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müdâyene ayetinin Borçlar Hukuku açısından yorumu

İnsanların gerek bu dünya gerekse ahiret mutluluğunu hedefleyen Kur'ân-ı Kerim her alanda olduğu gibi ticari ve sosyal hayata dair ilkeler ortaya koymuştur. Bu çalışmada Kur'ân'ın en uzun ayeti olan ve borç ilişkilerini düzenleyen müdayene ayeti incelenmiştir. Ayetteki hükümlerin günümüz Türk Borçlar Hukuku ve ona kaynaklık eden Roma Borçlar Hukuku ile benzer ve farklı yönleri üzerinde durulmuş ve ülkemizde yürürlükte bulunan kanunlar ve uygulamalar ile bazı mukayeseler yapılarak günümüz Türk Borçlar Hukukuna ve sosyal hayattaki uygulamalarına etkileri incelenmiştir. Yapılan çalışmada ayetteki hükümlerin birçok noktada ülkemizde yürürlükte bulunan kanunlarla benzerlik taşıdığı, Kur'ân'ın ticari ve sosyal hayata dair evrensel çözümler getirdiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Müdâyene, Borçlanma, Hukuk, Kâtib-i adl, Şahit

AyetlerBorçlar KanunuBorçlar hukuku+7
Mehmet Bilal Tiryakioğlu
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Viyana Satım Sözleşmesi (CİSG), Arnavutluk Cumhuriyeti Medeni Kanunu ve Kosova Cumhuriyeti Borçlar Kanunu'na göre satıcının malı teslim borcu

Bu çalışmanın amacı Viyana Satım Sözleşmesi, Arnavutluk Cumhuriyeti Medeni Kanunu ve Kosova Cumhuriyeti Borçlar Kanunu'na göre, karşılaştırmalı olarak satıcının malı teslim borcunun belirlenmesidir. Satıcının malı teslim borcuna geçilmeden önce, teslim kavramı incelenmeye çalışılmıştır. Viyana Satım Sözleşmesi'nde teslim kavramı hakkında bir tanım bulunmamaktadır fakat teslimin nerede ne zaman ve ne şekilde olacağı hakkında bilgiler mevcuttur. Çalışmanın devamında, malın teslim yerinin belirlenmesi ele alınmaktadır. Viyana Satım Sözleşmesi'ne göre satıcı, malları alıcıya teslim etmek, mallara ilişkin belgeleri alıcıya vermek ve malların mülkiyetini alıcıya geçirmekle yükümlüdür. Ancak, bu borçlardan sadece sözleşmede taraflarca aksinin kararlaştırılmadığı veya herhangi bir düzenleme bulunmadığı zaman bahsetmek mümkündür. Çünkü Viyana Satım Sözleşmesi'nde satıcının malı teslim borcuna ilişkin hükümleri tamamlayıcı hukuk kuralı olarak nitelendirilmektedir. Satıcının malı teslim borcu açısından ise CISG, ACMK ve KCBK büyük ölçüde paralellik göstermektedir.

ArnavutlukArnavutluk hukukuBorçlar Kanunu+7
Fatmira Mulaj
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müteselsil sorumlulukta zarar verenlerin birbirine karşı rücu ilişkisi

Birden fazla kişinin aynı zarara sebebiyet vermesi durumunda, zarar veren kimseler bu zararın tamamından birlikte sorumlu olurlar. Müteselsil sorumluluk kavramını ifade eden bu durum Türk Borçlar Kanununun 61. ve 62. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu kural birden fazla zarar verene karşı zarar görenin durumunu güçlendirmek ve zararın giderilmesinde kolaylık sağlamak amacıyla kanunda haksız fiil düzenlemesinden farklı bir düzenleme olarak yer almıştır. Müteselsil sorumluluk ile birlikte zarar gören, dilediği zarar verene zararının tazmin edilmesi amacıyla başvurma hakkına sahip olmakla birlikte, zararının tamamı tazmin edilinceye kadar da tüm sorumluların sorumluluklarının devam etmesini sağlamaktadır. Bu ilişki müteselsil sorumlulukta zarar gören ile zarar verenler arasındaki dış ilişkiyi ifade etmektedir. Zararın tamamı tazmin edildikten sonra, tazminatın zarar verenler arasında paylaştırılması meselesi gündeme gelir ve bu da zarar verenler arasındaki iç ilişkinin konusunu oluşturur. İç ilişki esasen rücu düzeni ile ilgilidir ve kendi payından fazlasını ödeyen zarar verenin, fazla ödediği kısmı diğer zarar verenlerden yine onların payları oranında talep etmesini ve bundan kaynaklanan paylaşım düzenini ifade etmektedir. İç ilişkinin amacı tazminatın zarar verenler arasında adil bir şekilde paylaştırılmasıdır. Bu çalışma ile müteselsil sorumlulukta zarar verenler arasındaki iç ilişki kapsamında rücu ilişkisi, doktrin ve Yargıtay görüşleri de belirtilerek ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Anahtar Sözcükler Borçlar Hukuku, Borçlar Kanunu, Müteselsil Sorumluluk, Haksız Fiil Sorumluluğu, Rücu İlişkisi.

Borçlar KanunuBorçlar hukukuHaksız fiil+5
Sebanur Aşık
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk Borçlar Hukukunda reklam yapım sözleşmesi

Çalışmanın temel amacı, reklam yapım sözleşmesinin niteliğini tespit etmek ve bu sözleş-meye uygulanacak hükümleri saptamaktır. Bu bağlamda konu üç farklı bölümde incelen-miştir. Birinci bölümde genel olarak reklam kavramı üzerinde durulmuş, reklamın unsurla-rı, niteliği ve çeşitli hukuk dallarının reklama yaklaşımı, bilhassa reklamın fikir ve sanat eseri niteliği ele alınmıştır. Çalışmanın esasını teşkil eden ikinci bölümde reklam yapım sözleşmesinin tanımı, tarafları, unsurları, hukukî niteliği ve diğer iş görme sözleşmelerin-den farkları irdelenmiştir. Nihayet, üçüncü bölümde reklam veren ile reklam ajansının borçları ve sözleşmenin sona erme hâlleri tespit edilmiştir.

Borçlar KanunuBorçlar hukukuReklam sektörü+4
Abdurrahim Altun
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Adam çalıştıranın sorumluluğu (TBK m.66)

Bu çalışmanın amacı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinde düzenlenen adam çalıştıranın sorumluluğunun incelenmesidir. Bir kusursuz haksız fiil sorumluluğu teşkil eden bu sorumluluk, bir kimsenin, kendisi ile bağımlılık (tâbiiyet) arz eden bir çalıştırma ilişkisi içerisinde iş gören yardımcı kişinin işini görürken hukuka aykırı fiili ile üçüncü kişilere verdiği zarardan sorumlu tutulmasını ifade eder. Bu çalışmada; adam çalıştıranın sorumluluğunun hukuki niteliği, işlevleri, tarihsel kökeni incelenmiş; karşılaştırmalı bakış açısıyla başlıca yabancı ülke hukuklarında adam çalıştıranın sorumluluğuna ilişkin düzenlemeler değerlendirilmiş ve sorumluluğun temel kavramlarının anlamı doktrin ve içtihatlar ışığında belirlenmek suretiyle sorumluluğun şartları ayrıntılı olarak irdelenmiştir. Ayrıca, adam çalıştıranın sorumluluğu ile başlıca diğer sorumluluk hâlleri arasındaki uygulama ilişkisi incelenmek suretiyle adam çalıştıranın sorumluluğunun uygulama alanı tespit edilmeye çalışılmıştır.

Borçlar KanunuBorçlar hukukuHukuki sorumluluk+6
Dila Okyar Karaosmanoğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında konut ve çatılı işyeri kira sözleşmesinin kiraya veren tarafından sona erdirilmesi

Konut ve çatılı işyeri kiraları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 339 – 356. maddeleri arasında kira sözleşmesinin bir türü olarak düzenlenmiştir. Konut ve çatılı işyeri kirasına ilişkin hükümler, kiracının sözleşmenin zayıf tarafı olarak görülmesi nedeniyle, esas olarak kiracıyı koruma amacı taşımaktadır. Bu koruma, kendini özellikle sözleşmenin sona erdirilmesinde gösterir. Zira kanunda sözleşmenin sona erdirilmesi, kiracı tarafa nazaran kiraya veren bakımından son derece ağır şartlara bağlanmıştır.Bu tezde, konut ve çatılı işyeri kira sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında kiraya veren tarafından sona erdirilmesi incelenmiştir. Bu kapsamda ilk olarak sözleşmenin tanımı, unsurları, hukuki niteliği, tarafların borçları ile konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinin uygulama alanı, bu kira türüne özgü getirilen bağlantılı sözleşme yasağı, kiracı aleyhine değişiklik ve düzenleme yasağı gibi çalışmanın esas konusuyla bağlantılı olan diğer konulara değinilmiştir. Ardından konut ve çatılı işyeri kira sözleşmesinin kiraya veren tarafından hem genel hükümler hem de konut ve çatılı işyeri kirasına özgü hükümler kapsamında sona erdirilmesinin şartları incelenmiştir. Son olarak da sona ermenin hüküm ve sonuçları ele alınmıştır.

Borçlar KanunuBorçlar hukukuKanunlar 6098 sayılı+4
Neşe Özkanoğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Roma sözleşmeler hukuku'nda kusur

Roma sözleşmeler hukukunda kusur kavramını detaylı olarak incelemeyi amaçlayan bu çalışmanın ilk bölümünde Roma hukukunda sözleşmeden doğan sorumlulukta kusur kavramının açıklanmıştır. Roma İmparatorluğu'nun hukukla alakalı tarihi sürecinde önemli bir rol oynayan kusursuz sorumlulukta bu bölümde incelenmiştir. Kusursuz sorumluluğun bir türü olarak kabul edilen custodia sorumluluğu ve kusur sorumluluğunun türleri olan diligentia, dolus, omnis culpa ve utilitas (fayda prensibi) kavramları açıklanarak metodolojik açıdan Roma hukukunda kusur kavramı incelenmiştir. Bu bölümün temel amacı Roma hukuk sisteminde kusurun ve buna bağlı olarak değişkenlik gösteren hükümlerin metin tenkit yöntemiyle açıklanmasıdır. Kusurun, Roma sözleşmeler hukuku açısından incelenmesi üzerine yoğunlaşılan ikinci bölümde Roma hukukundaki farklı sözleşme türlerini analizci bir yöntemle açıklamaktadır. Akitleri sözlü, yazılı, aynî, rızai, isimsiz sözleşmeler ve pactumlar çerçevesinde değerlendiren bu bölümde, her sözleşme türü detaylı bir şekilde açıklanmış ve kusur unsurunun bu sözleşmeler üzerindeki etkisi incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Türk hukukunda yer alan kusur ve sorumluluk kavramları betimleyici bir yöntemle açıklanmaya çalışılmıştır. Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde yapılan bu açıklamalarda sorumluluğun kurucu unsuru olarak kusur, kast ve ihmal kavramlarının açıklanmasıyla detaylı olarak incelenmiştir. Bu bölümün temel amacı sözleşmeden doğan sorumlulukta kusurun önemini belirlemektir.

Alman hukukuBorçlar hukukuMedeni hukuk
Betül Yakar
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elektronik sözleşmelerin kurulması ve şekli

Bu tez çalışmasında genel olarak elektronik ticaret ve mesafeli elektronik sözleşmeler açıklanmış, elektronik sözleşmelerin kurulması ve şekli üzerinde durulmuştur. Elektronik sözleşmenin kurulma yöntemleri, kavramı, kuruluşu, hukuki niteliği, şekli ve elektronik imza incelenmiştir. Elektronik tüketici sözleşmesinin tarafı olan tüketicinin, korunması kapsamında bilgilendirme yükümlülüğü ve tüketicinin korunması kapsamında bir hak olan cayma hakkı açıklanmıştır. Çalışmamız; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6502 Sayılı Tüketici Kanunu ve 29188 Sayılı Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği kapsamında incelemeler yapılarak hazırlanmıştır.

Borçlar hukukuCayma hakkıElektronik imza+4
Zeynep Cansu Güzel
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilişim Hukuku kapsamında hizmet seviyesi sözleşmesi

Hizmet seviyesi sözleşmesi, ifa edilecek edimlerin ayrıntılı olarak düzenlendiği, hizmet seviyesi hedeflerinin belirlendiği, ifanın genellikle otomatik olarak ölçüldüğü, sözleşmenin ihlali halinde tarafların sözleşmede kararlaştırdığı yaptırımların uygulama alanı bulduğu, iki tarafa borç yükleyen, ivazlı ve sürekli edimli kendine özgü (sui generis) bir sözleşmedir. Bu çalışmada "Bilişim Hukuku Kapsamında Hizmet Seviyesi Sözleşmesi" farklı açılardan ele alınmış ve üç bölümde incelenmiştir. Birinci bölümde HSS'nin tanımına, unsurlarına, taraflarına yer verilmiştir. Ayrıca HSS'nin kurulması ve şekli incelenmiştir. Son olarak HSS'nin hukuki niteliği inceleme konusu yapılmıştır. İkinci bölümde tarafların borçları ve borca aykırılığın sonuçları incelenmiştir. Tarafların borçları kapsamında hizmet sağlayıcının borçları ve kullanıcının borçları ayrı ayrı ele alınmıştır. Borca aykırılığın sonuçları ise hizmet sağlayıcı ve kullanıcı bakımından ayrı ayrı incelenmiştir. Hizmet sağlayıcı bakımından borca aykırılık kapsamında genel hükümler ve sözleşmede kararlaştırılan yaptırımlar ele alınmıştır. Son olarak, üçüncü bölümde HSS'nin sona erme halleri ve sona ermenin sonuçlarına yer verilmiştir. Sona erme halleri kendiliğinden sona erme ve hukuki işlemle sona erme şeklinde ikiye ayrılarak incelenmiştir. Sona ermenin sonuçları kapsamında sona ermenin genel sonuçları, iade yükümlülüğü ve çerçeve sözleşme ile HSS arasındaki ilişki incelenmiştir.

Atipik sözleşmelerBilişim hukukuBorca aykırı davranılacağının önceden belli olması+6
Mustafa Can Dağlı
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yargıtay kararları ışığında estetik operasyonlar ve hekimin hukuki sorumluluğu

"Türk Hukuku'nda Estetik Operasyonlar Bağlamında Hekimin Hukuki Sorumluluğu" adlı tezimiz temelde estetik operasyonun hukukumuzdaki nitelendirilmesini ve hekimin bu kapsamda meydana gelebilecek hukuki sorumlulukların kurgularının incelenmesini hedef tutmaktadır. Öncelikle, hekim ve hasta tanımları verilerek estetik operasyona ilişkin kavramlar açıklanacaktır. Akabinde ise estetik operasyonun öğretide hangi hallerde hukuka uygun olarak değerlendirildiği izah edilecektir. Estetik operasyonun hukuka uygunluğu tartışması değerlendirildikten sonra; hekim (estetik cerrah) ve hasta arasında estetik operasyon amacıyla kurulmuş olan sözleşmenin öğretide farklı görüşlere konu olmuş hukuki niteliği ortaya konulmaya çalışılacaktır. Hekim ve hasta arasındaki estetik operasyonu amaçlayan sözleşmenin öğretide vekâlet sözleşmesi, hizmet sözleşmesi, sui generis sözleşme ve eser sözleşmesi bağlamında yapılan tartışmaların üzerinde durulup estetik operasyonu amaçlayan sözleşmenin genel yapısı ve hukuki değerlendirilmesi yapıldıktan sonra ise özel hastane bünyesinde çalışan hekim ile hasta arasındaki hukuki ilişkinin değerlendirilmesi yapılacaktır. Bunun yanı sıra hekimin, estetik operasyon bağlamındaki sözleşmesel sorumluluğu irdelenecektir. Özellikle, sözleşmesel sorumluluğun gündeme geldiği haller olan hastanın muayenesinin yapılması ve hastalığın teşhisine ilişkin soruların sorularak hikayesinin alınması (anamnez) yükümlülüğü, hastalığın teşhisini koyma ve en uygun tedaviyi seçme borcu, işe zamanında başlama ve yürütme yükümlülüğü, aydınlatma yükümlülüğü, özen yükümlülüğü, sadakat ve sır saklama borcu, şahsen ifa borcu; araç, gereç ve malzeme sağlama yükümlülüğü, ayıba karşı tefekkül borcu ile hastaya ait dokümanları kayda geçirme borcu ayrıntılarıyla ele alınacaktır. Devamında, hekimin sözleşmesel sorumluluğunun sınırlanması ile taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği durumlar incelenecektir. Akabinde ise hekimin sözleşme dışı sorumluluk hallerinden olan vekâletsiz işgörme ve haksız fiil kavramları değerlendirmeye alınarak estetik operasyonlar bağlamında incelenecektir. Çalışmamızda son olarak manevi tazminata ilişkin açıklamalara yer verilecektir.

Borçlar hukukuEser sözleşmesiHukuki sorumluluk+2
Alin Doğa Uzunoğulları
MEF University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Roma borçlar Hukukunda sorumluluk ve günümüz hukukuna etkileri

YÜKSEK LİSANS TEZ OZU ROMA BORÇLAR HUKUKUNDA SORUMLULUK VE GÜNÜMÜZ HUKUKUNA ETKİLERİ Elvan SÜTKEN Özel Hukuk Ana Bilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ağustos 2003 Danışman: Doç. Dr. A. Nadi GÜNAL Hukukun her alanında karşılaşılabilen sorumluluk konusu, borç ilişkilerinin önemli ve vazgeçilmez bir unsurudur. Bu çalışmamızda, esasen kapsamlı bir konu olan sorumluluk konusu, özellikle kusur kavramı açısından incelenmiştir. Bu şekilde sınırlandırılan sorumluluk konusu, Roma Hukukuna göre ele alınmış ve Roma Hukukunun günümüze olan etkilerine yeri geldikçe değinilmeye çalışılmıştır. Tezimizin birinci bölümünde önce, sorumluluk kavramıyla yakından ilişkisi olan borç kavramı, Roma Borçlar Hukuku kaynaklardan edinilen bilgiler ışığında değerlendirilmiştir. Bu kaynaklara göre Roma Hukukunda sorumluluk kavramının başlangıçtaki görünümü hakkında bilgi verilmiştir. Borç ilişkilerini ortaya çıkaran hukukî olaylar çeşitli kaynaklara göre sınıflandırıldıktan sonra, borç ilişkisi doğuran en eski sözleşmenin temeli olan nexum incelenmiştir. Daha sonra, kronolojik olarak çeşitli dönemlerde hakim olan sorumluluk ilkeleri değerlendirilmiş ve en sonunda günümüz hukukundaki durum anlatılmıştır. Tezimizin ikinci bölümünde, Roma Hukukunda kusursuz sorumluluk ve kusura dayanan sorumluluk ilkeleri incelenmiştir. Önce, kusursuz sorumluluk kavramı açıklanmış ve kusursuz sorumluluğun özel halleri değerlendirilmiştir. Daha sonra kusura dayanan sorumluluk ilkesi kavram olarak incelenmiş, kusurun tanımı, varlığının saptanması, ağırlık derecesine göre sınıflandırılması yapılmıştır. Sorumluluk türleri de açıklandıktan sonra en sonunda sorumluluktan kurtulabilmenin şartlarına değinilerek çalışma sona erdirilmiştir.

Borçlar hukukuBorçlar hukukuHukuk+2
Elvan Sütken
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk borçlar hukuku kapsamında sürekli iş göremezlik zararı ve tazmini

Sürekli iş göremezlik zararı şahsa ilişkin malvarlığı zararı olarak maddi zararlar kapsamında değerlendirilmektedir. Türk Borçlar Kanunu m. 54 hükmünde Bedensel Zararlar kenar başlığı altında Çalışma Gücünün Sürekli Olarak Azalmasından Kayıplar olarak yasal düzenleme altına alınan işgücü kaybı zararının kapsam ve niteliğinin tespiti öğreti ve uygulamaya bırakılmıştır. Zarar gören ile zarar veren arasında adil bir dengenin sağlanması için zarara ilişkin tazminatın kapsamının net bir şekilde tespit edilmesi gerekmektedir. Zarar görenin gelir durumunun, zarar verici olay tarihi itibariyle bakiye çalışma ve hayat süresinin ve meydana gelen işgücü kaybı oranının güncel mevzuat ve yargı kararları doğrultusunda belirlenmesi önem arz etmektedir. Zarara ilişkin unsurların belirlenmesinin ardından yargı kararları ile belirlenen hesap yöntemleri uygulanacak ve somut olay bağlamında var olan indirim sebepleri ve denkleştirilecek yararlar tespit edilerek sonuç tazminat belirlenecektir.

Borçlar hukukuMaddi zararSüreklilik+6
Serbay Akın
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk ve İngiliz hukukunda borca aykırı davranılacağının önceden belli olması

Türk Hukuku'nda bir borçlunun ifa zamanı henüz gelmemişken borcunu zamanında ifa etmeyeceği bildirimde bulunması ya da bu durumun kendisinin hal ve tavırlarından anlaşılması halinde alacaklının ne gibi haklara sahip olacağını düzenleyen açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Bu sorun doktrinde kanunda düzenlenen borca aykırılık türlerine ilişkin hükümlerin bu tür durumlarda uygulanması ya da güven teorisine dayalı çözümler üretilmesi yoluyla çözülmeye çalışılsa da, bu çözüm önerileri bu tez kapsamında detaylı olarak açıklanan sebeplerden dolayı yetersiz kalmaktadır. İngiliz Hukuku'nda ise borca aykırılığın önceden belli olması bu duruma özel kurallar bütünü çerçevesinde çözüme kavuşturulan bir sözleşmeye aykırılık türü olarak düzenlenmiş ve bu tür durumlarda alacaklıya sözleşmeyi ifa zamanı gelmeden sona erdirme hakkı tanınmıştır. Bu tez çalışmasında İngiliz Hukuku'ndaki bu kurallar bütününden esinlenilerek, bu soruna Türk Hukuku'ndaki dürüstlük kuralı ve bu kural ile yakın ilişki içerisinde olan zararı azaltma külfeti çerçevesinde bir çözüm üretilebileceği görüşü açıklanmaktadır. Bu sayede farklı bir bakış açısı getirilerek, Türk Hukuku'ndaki belirsizliğin giderilmesine katkıda bulunmak amaçlanmaktadır.

Borca batıklıkBorçlarBorçlar hukuku+4
Fırat Akşener
Yeditepe University
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Borçlar hukukunda zararın varlığı şartından bağımsız ödeme yaptırımları

Türk sorumluluk hukukunda kural olarak tazminat talebinin kabul edilebilmesi için davacının zararının varlığını ispat etmesi gerekir. Ayrıca zararın miktarı, hükmolunacak tazminatın da üst sınırını oluşturur. Bununla birlikte mevzuatımızda zararın varlığı şartından bağımsız veya miktarı ile sınırlı olmadan talep edilebilecek birçok ödeme yaptırımı düzenlenmiştir. Bu doktora tezinde yalnızca borçlar hukuku alanındaki zararın varlığı şartından bağımsız ödeme yaptırımları incelenecek ve bunlarla ilgili olduğu tespit edilen, borçlar hukukunun ayrılmaz parçası olması itibariyle ticaret hukuku kapsamında öngörülen zararın varlığı şartından bağımsız ödeme yaptırımlarına temas edilecektir. Bu bağlamda temerrüt faizi ve zararın kanunen varsayıldığı diğer yaptırımlar, vâde farkı, götürü tazminat, sözleşme cezası, gerçek olmayan vekâletsiz iş görmede kazancın devri talebi, yeniden kiralama yasağına aykırı davranışın yaptırımı ve hizmet sözleşmesi hükümleri arasında yer verilen cezaî yaptırımlar, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen değişiklikler ve yeniliklerle birlikte ele alınacaktır. Ayrıca tezde, Alman hukukunda benimsenen normatif zarar teorisi ve Anglo-Amerikan hukuk sisteminde uygulanan cezalandırıcı tazminat (punitive damages) kavramlarının Türk hukukunda kabul görebilirliği araştırılacaktır.

Borçlar hukukuCezai şartCezalandırıcı tazminat+7
Mehmet Oğuz Vuraloğlu
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bankalarda birleşme ve devralmalar

Bankalar, ekonominin vazgeçilmez kurumlarıdır. Dünyada ekonomik krizlerin yaşandığı bu son yıllarda, bankacılık ve finans sektörü güçlü olan ülkeler, diğer ülkelere göre bu krizi daha hafif atlatmaktadırlar. Banka birleşme ve devralmaları ise, bankaların güçlenmesine yol açmakta ve bu sayede mevduat sahipleri ve yatırımcılara güven vermektedir.Tezimizde, ihtiyari banka birleşme ve devralmaları incelenmiştir. Bu tür birleşme ve devralmalarda, devlet otoritesinin tarafların iradesine bir müdahalesi olmamaktadır fakat devlet otoritesinin izni ve onayı ile gerçekleşmektedir. Dolayısıyla, banka birleşme ve devralmaları sıkı bir denetim altındadır. Bu bağlamda, tezimizde, özellikle banka birleşme ve devralmalarının temel kavram ve ilkeleri, nedenleri, türleri, yasal kaynakları, usul işlemleri ile sonuç ve hükümsüzlüğü konuları, tüm hukuki boyutuyla incelenmeye çalışılmıştır. Belirtmek gerekir ki, incelememiz sırasında gerek yürürlükten kalkan gerekse de yürürlüğe giren yasalar beraber incelenmiş, aralarındaki farklara mümkün olduğunca değinilmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Banka, Birleşme ve Devralmalar, Mevduat, BDDK.

Banka hukukuBorçlar hukukuEşya hukuku+2
Servet Serkan Asutay
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elektronik pazar yeri sözleşmesi

Her geçen gün daha da yaygınlaşmakta ve önemi artmakta olan elektronik ticaret, mevzuatımızda ilk olarak 23/10/2014 tarihli 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir. Sonrasında, elektronik ticaret faaliyetinin piyasada en yoğun şekilde yapıldığı ve satıcılarla alıcıların elektronik ortamda bir araya geldiği yer olan elektronik ticaret pazar yerlerinde elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcılara olan bağımlılığın artışının rekabet ortamını bozduğu ve tekelleşmeye neden olduğu görüldüğünden dolayı, bu Kanun'da 7416 sayılı Kanunla bazı değişiklikler ve yeni düzenlemeler yapılmıştır. 7416 sayılı Kanun'la düzenlenen yeni kavramlardan biri olan elektronik ticaret pazar yeri, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı ile elektronik ticaret hizmet sağlayıcının ayrı, elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı ile alıcıların ayrı ve elektronik ticaret hizmet sağlayıcılar ile alıcıların ayrı hukuki ilişkiler içinde bulunduğu bir platformdur. Bu hukuki ilişkilerden biri olan ve elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcı ile elektronik ticaret hizmet sağlayıcı arasında kurulan elektronik pazar yeri sözleşmesi, elektronik ticaret pazar yerinin kullanımına yönelik bir sözleşmedir. Bu çalışmanın amacı elektronik pazar yeri sözleşmesini tüm yönleriyle incelemektir. Çalışmamızda elektronik pazar yeri sözleşmesi mevzuatımızdaki bazı kavramlardan yola çıkılarak tanımlanmış, sözleşmenin tarafları ayrı ayrı ele alınmış, sözleşme benzer sözleşmelerle karşılaştırılmış ve hukuki niteliği tespit edilmiş, sözleşmenin kurulması, tarafların borçları, sözleşmenin sona ermesi ve ihlali hâlleri incelenmiş ve sözleşmeye uygulanacak hukuk üzerinde durulmuştur. Anahtar kelimeler: Elektronik Ticaret, Elektronik Ticaret Pazar Yeri, Elektronik Pazar Yeri Sözleşmesi, Elektronik Ticaret Aracı Hizmet Sağlayıcı, Elektronik Ticaret Hizmet Sağlayıcı.

Borçlar hukuku
Kübra Ağca
Fatih Sultan Mehmet Foundation University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00

İlgili konular