Psikolojik danışma

111 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz-yeterlik algılarının mizah tarzları ve süpervizyon yaşantıları açısından incelenmesi

Bu araştırmada, psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz-yeterliklerinin mizah tarzları ve süpervizyon yaşantıları açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz-yeterlikleri; mizah tarzları, oturum sayıları, süpervizyon niceliğinden (alınan süpervizyon sayısından) duydukları memnuniyet, süpervizyon niteliğinden duydukları memnuniyet, danışan olarak bulundukları psikolojik danışma yaşantısı, kişisel-mesleki gelişim deneyimleri, cinsiyet ve akademik başarı değişkenleri açısından incelenmiştir. Psikolojik danışman adaylarının mizah tarzlarının cinsiyete ve akademik başarıya göre anlamlı olarak farklılaşıp farklılaşmadığına da bakılmıştır. Son olarak bu çalışmada psikolojik danışma öz-yeterliklerinin mizah tarzları, oturum sayıları, süpervizyon niceliğinden duyulan memnuniyet, süpervizyon niteliğinden duyulan memnuniyet, danışan olarak bulunulan psikolojik danışma yaşantısı, kişisel-mesleki gelişim deneyimi, cinsiyet ve akademik başarı değişkenleri tarafından yordanması araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2013-2014 Öğretim Yılında Anadolu Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Osmangazi Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Programlarının son sınıflarında örgün öğrenim gören 285 üniversite öğrencisinden (207 kadın, 79 erkek) oluşmaktadır. Araştırmanın verileri "Psikolojik Danışma Öz-Yeterlik Ölçeği", "Mizah Tarzları Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları ile elde edilen bilgilerin çözümlenmesinde paket program kullanılmıştır. Verilerin analizi sırasında betimleyici istatistikler, İki Yönlü ANOVA, Tek yönlü ANOVA ve bağımsız örneklem t testi kullanılmıştır. Varyans analizi sonucunda bağımsız değişken düzeyleri arasında gözlenen farklılıkların kaynağını bulmak için Tukey Çoklu Karşılaştırma testi gerçekleştirilmiştir. Korelasyon katsayısı ve adımsal regresyon analizi de yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre mizah düzeyleri yüksek olan psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz-yeterliklerinin, mizah düzeyleri düşük olan psikolojik danışman adaylarına göre anlamlı biçimde daha yüksek olduğu saptanmıştır. Oturum sayısına göre psikolojik danışma öz-yeterliği incelendiğinde de oturum sayısı arttıkça psikolojik danışma öz-yeterliğinin de yükseldiği görülmüştür. Süpervizyon niceliğinden duyulan memnuniyet açısından incelendiğinde alınan süpervizyon sayısından duyulan memnuniyet arttıkça psikolojik danışma öz-yeterliğinin de anlamlı derecede yükseldiği sonucuna ulaşılmıştır. Süpervizyon niteliğinden duyulan memnuniyet arttıkça da psikolojik danışma öz-yeterliğinin anlamlı derecede yükseldiği görülmüştür. Psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz-yeterliği ile kişisel-mesleki gelişim deneyimleri arasındaki ilişki de anlamlı bulunmuştur. Danışan olarak bulundukları psikolojik danışma yaşantısı, cinsiyet ve akademik başarı değişkenlerine göre psikolojik danışma öz-yeterlikleri arasında ise anlamlı farklılıklar görülmemektedir. Psikolojik danışman adaylarının mizah tarzları cinsiyete ve akademik başarıya göre incelendiğinde ise sadece saldırgan mizah tarzında erkek psikolojik danışman adaylarının lehine anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Erkek psikolojik danışman adaylarının kadın psikolojik danışman adaylarına göre saldırgan mizah tarzını kullanma düzeylerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Cinsiyet ve akademik başarıya göre kendini geliştirici, katılımcı ve kendini yıkıcı mizah tarzlarının; akademik başarıya göre ise saldırgan mizah tarzının anlamlı olarak farklılaşmadığı görülmüştür. Son olarak süpervizyon niceliğinden duyulan memnuniyetin, mizah tarzlarından kendini geliştirici mizah tarzının ve kişisel-mesleki gelişim deneyiminin psikolojik danışma öz-yeterliğinin anlamlı yordayıcıları olduğu bulunmuştur. Diğer taraftan oturum sayısı, süpervizyon niteliğinden duyulan memnuniyet, danışan olarak bulunulan psikolojik danışma yaşantısı, cinsiyet ve akademik başarı değişkenlerinin psikolojik danışma öz-yeterliğini yordamadığı saptanmıştır.

Mesleki gelişmeMizahPsikolojik danışma+5
Begüm Satıcı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının özgünlük düzeyleri ve aldıkları süpervizyon açısından incelenmesi

Bu araştırmada, psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının özgünlük düzeyleri ve aldıkları süpervizyon açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algıları; özgünlük düzeyleri, cinsiyetleri, meslekte çalışma konusunda kararlılıkları, daha önceden danışan olarak psikolojik yardım almaları, alınan süpervizyonun türü, alınan süpervizyonun biçimi ve alınan süpervizyonun niteliği değişkenleri açısından incelenmiştir. Psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının, özgünlük, psikolojik danışman olarak çalışma, cinsiyet, alınan süpervizyonun niteliği, alınan süpervizyonun türü ve daha önce psikolojik yardım alma değişkenleri tarafından yordanması da incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi Anadolu Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, Mersin Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve Osmangazi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Programı son sınıf öğrencilerinden oluşan 298 psikolojik danışman adayından oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, "Kendini Sabotaj Ölçeği", "Özgünlük Ölçeği" ve "Kişisel Bilgi Formu" aracılığıyla elde edilmiştir. Verilerin analizi; betimsel istatistiksel verilerin çözümlenmesi tek ve çift yönlü varyans analizi ve adımsal regresyon analizi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının özgünlük düzeylerine göre anlamlı biçimde farklılaştığını göstermiştir. Psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının daha önceden psikolojik yardım alıp almamalarına, psikolojik danışman olarak çalışma konusundaki kararlılıklarına, aldıkları süpervizyonun türüne ve biçimine göre ise anlamlı düzeyde farklılaşmadığı ortaya çıkmıştır. Regresyon analizi sonucunda psikolojik danışman adaylarının kendini engelleme algılarının, özgünlük, alınan süpervizyonun niteliği ve meslekte çalışma konusundaki kararlılık değişkenleri tarafından anlamlı bir şekilde yordandığı bulunmuştur. Regresyon analizi sonucunda toplam varyansın %19'u özgünlük, %2'si algılanan süpervizyon niteliği ve %1'i de psikolojik danışman olarak çalışma konusundaki kararlılık değişkeni tarafından açıklanmıştır.

AlgıKendini sabotajPsikolojik danışma+5
Mehmet Sarıçalı
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik danışman adaylarının özyeterlikleri ile kültüre duyarlılıkları, cinsiyet rolleri ve bilinçli farkındalıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu çalışmada, psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma özyeterlikleri ile kültüre duyarlı psikolojik danışma yeterlikleri, cinsiyet rolleri ve bilinçli farkındalıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2015-2016 Eğitim- Öğretim Yılında Türkiye'de 14 devlet üniversitesinde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik örgün Lisans programlarının son sınıflarında öğrenim gören 431 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Psikolojik Danışma Özyeterlik Ölçeği, Kültüre Duyarlılık Algıları Ölçeği, Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği, Bilinçli Farkındalık Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Araştırmanın değişkenleri arasındaki ilişkiler yapısal eşitlik modeliyle analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma özyeterlikleri psikolojik danışma uygulaması öncesi aldıkları mesleki derslere ve psikolojik danışma uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerine göre farklılaşmaktadır. Kültüre duyarlı psikolojik danışma dersi almış olanların psikolojik danışma özyeterlikleri, dersi almayanlarınkinden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Yapısal eşitlik modeli bulguları psikolojik danışman adaylarının cinsiyet rolleri ve bilinçli farkındalığının psikolojik danışma özyeterliğini yordamasında kültüre duyarlı psikolojik danışma yeterliğinin kısmi aracılık rolüne sahip olduğunu yansıtmıştır. Psikolojik danışman adaylarının cinsiyet rolleri ve bilinçli farkındalıklarının kültüre duyarlı psikolojik danışma yeterlikleri aracılığıyla psikolojik danışma özyeterliğini yordamasındaki dolaylı etkilerin anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilinçli farkındalıkCinsel kimlikDanışmanlar+7
Fuad Bakioğlu
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışmanların bireysel ve grupla psikolojik danışma uygulamaları ve bu uygulamalardaki yeterliklerine ilişkin algıları

Bu araştırma, psikolojik danışmanların bireysel ve grupla psikolojik danışma uygulamalarını ve bu uygulamalardaki yeterliklerine ilişkin algılarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Doğu (Elazığve Malatya) ve ?ç Anadolu'da (Karaman ve Konya) görev yapan 711 psikolojik danışman oluşturmaktadır. Araştırmada evrenin tamamına ulaşılmaya çalışıldığı için örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Araştırmada analizler, geriye dönen 344 danışmandan gelen veriler üzerinden yapılmıştır. Veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen anket kullanılmıştır. Ankette kişisel bilgilerle ilgili 7 sorunun yanısıra psikolojik danışmanların bireysel ve grupla psikolojik danışmaya ilişkin yeterlik algılarını belirlemeye yönelik 9 açık uçlu ve 22 kapalı uçlu soru olmak üzere toplamda 38 soru vardır. Araştırmada veriler hem sanal yolla hem de yüz yüze olarak elde edilmiştir. Elde edilen nicel verilerin analiz için SPSS 17, nitel verilerin analizi için ise NVIVO 8 paket programları kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde frekans (f), yüzde (%), ki kare (x 2) testi kullanılmış; nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yapılmıştır. Araştırmadan elden edilen bulgulara göre psikolojik danışmanların çoğunluğunun bireysel psikolojik danışma yaptıkları; çoğunluğun grupla psikolojik danışma yapmadıkları ortaya çıkmıştır. Bireysel ve grupla psikolojik danışma yapan psikolojik danışmanların kendilerini hem bireysel hem de grupla psikolojik danışma yapmada yeterli algıladıkları ortaya çıkmıştır. Psikolojik danışmanlar, hem bireysel hem de grupla psikolojik danışmayı en çok ergenlik dönemindeki bireylerle yaptıkları ortaya çıkmıştır. Psikolojik danışmanların bireysel danışmada başvurdukları bilgi kaynakları sırasıyla kitap-dergi, v internet ve meslekte daha fazla deneyimi olan meslektaşlar iken grupla danışmada başvurdukları bilgi kaynakları ise sırasıyla internet, kitap-dergi ve meslekte daha fazla deneyimi olan meslektaşlar olmuştur. Psikolojik danışmanların psikolojik danışma uygulamalarında tercih ettikleri yaklaşımlar sırasıyla insancıl, bilişsel ve davranışçı yaklaşımlar olmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Psikolojik danışman, bireysel psikolojik danışma, grupla psikolojik danışma, yeterlik algısı.

Grupla psikolojik danışmaMesleki yeterlilikPsikolojik danışma+2
Mustafa Pamuk
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışmanların mesleki doyumları ile belirsizliğe tahammülsüzlük, bilişsel esneklik düzeyleri ve stresle başa çıkma arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada psikolojik danışmanların mesleki doyumları ile belirsizliğe tahammülsüzlük, bilişsel esneklik ve stresle başa çıkmanın bazı kişisel değişkenler ve birbirleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Türkiye genelinde çeşitli kurumlarda görev yapan 470 psikolojik danışmandan oluşmaktadır. Araştırma verilerinin toplanmasında "Kişisel Bilgi Formu", "Mesleki Doyum Ölçeği", "Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği", "Bilişsel Esneklik Envanteri" ve "Stresle Başa Çıkma Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon katsayısı ve çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır. Bulgular incelendiğinde psikolojik danışmanların mesleki doyum düzeyinin eğitim durumları, yaş ve çalıştıkları grup değişkenlerine göre farklılaştığı görülmektedir. Belirsizliğe tahammülsüzlük düzeylerinin ise cinsiyet, medeni durum, eğitim durumları, yaş ve mesleki deneyim değişkenlerine göre farklılaştığı görülmektedir. Bilişsel esneklik düzeylerinin ise mesleki deneyim değişkenine göre farklılaştığı, stresle başa çıkma toplam puanlarının ise cinsiyete göre farklılaştığı bulgularına ulaşılmıştır. Mesleki doyum ile belirsizliğe tahammülsüzlük arasında orta düzeyde ve negatif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Mesleki doyum ile bilişsel esneklik arasında orta düzeyde ve pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Mesleki doyum ile stresle başa çıkma arasında orta düzeyde ve pozitif yönde bir ilişki olduğu saptanmıştır. Belirsizliğe tahammülsüzlük, bilişsel esneklik ve stresle başa çıkmanın birlikte mesleki doyum ile ilişkisine bakıldığında orta düzeyde ve pozitif yönde ilişki saptanmıştır.

Belirsizliğe tahammülsüzlükBilişsel esneklikPsikolojik danışma+4
Birsen Karatepe
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışmanların COVID-19 salgın döneminde uzaktan eğitim yoluyla yürütülen PDR hizmetlerine ilişkin görüşleri

Bu araştırma, COVİD-19 Salgın Döneminde Gaziantep'te görev yapan psikolojik danışmanların yaşadıkları deneyimlere ilişkin görüşlerini elde etmek amacıyla yapılmıştır. Verilerin toplanması için hazırlanan yarı yapılandırılmış bir görüşme formu ile pandemi sürecinin seyrine uygun olarak yüz yüze uygulanmıştır. Araştırma da kullanılan veri toplama araçlarından elde edilen veriler kodlanarak nicel olan veriler SPSS, nitel olan veriler ise nitel analiz programı (MAXQUADA2020) kullanılarak değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda uzaktan eğitim sürecinde psikolojik danışmanların bağlantı sorunları, öğrenci katılımı azlığı, Web aracının zorluğu, kardeş sayısı fazlalığı, tabletlerin geç gelmesi, gizliliğin olmaması gibi problemlere sahip oldukları tespit edilmiştir. Bunun yanında psikolojik danışmanların çevrimiçi görüşmelerde görüntülerini açmaktan endişe duydukları görülmüştür. Çevrimiçi eğitimlere katılan psikolojik danışmanların verim aldıkları belirlenmiştir. Psikolojik danışmanların grupla psikolojik danışmaya ve eğitsel rehberliğe daha fazla ağırlık verdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Psikolojik danışmanların salgın bittikten sonra uzaktan eğitimin devam etmemesi görüşünde oldukları ve süreç boyunca mesleki ve kişisel doyumlarını tatmin edici bulmadıkları bulgularına ulaşılmış ve tartışılmıştır.

COVID 19DanışmanlarMesleki rehberlik+4
Şevval Erciyes
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışmanların mental iyi oluş düzeyleri ile psikolojik dayanıklılık düzeyleri arasındaki ilişkide umudun aracı rolü

Bu araştırmada psikolojik danışmanların mental iyi oluş düzeyleri ile psikolojik dayanıklılık düzeyleri arasındaki ilişkide umut ve alt boyutları güven/ inanç, perspektif yoksunluğu, olumlu gelecek oryantasyonu ve sosyal ilişkiler/ bireysel değerin aracı rollerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim-öğretim yılı içerisinde Gaziantep ilinde Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki kurumlarda görev yapmakta olan ve uygun örnekleme yöntemiyle belirlenen 374 psikolojik danışman oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Mental İyi Oluş Ölçeği ", "Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği" , "Bütünleyici Umut Ölçeği" ve araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS.25 programı ve PROCESS 4.0 uzantısı kullanılmış ve regresyon modelinden yararlanılarak işlem yapılmıştır. Analizler sonucunda mental iyi oluş ile psikolojik dayanıklılık, umut arasında pozitif yönde; güven/ inanç, perspektif yoksunluğu, olumlu gelecek oryantasyonu, sosyal ilişkiler/ bireysel değer arasında anlamlı düzeyde ilişki bulunduğu görülmüştür. Psikolojik dayanıklılığın; umut ile arasında pozitif yönde; güven/ inanç, olumlu gelecek oryantasyonu arasında anlamlı düzeyde ilişki bulunurken; psikolojik dayanıklılık ile perspektif yoksunluğu ve sosyal ilişkiler/ bireysel değer arasında anlamlı bir ilişkinin bulunmadığı görülmüştür. Mental iyi oluş ile psikolojik dayanıklılık arasındaki ilişkide aracılık modellerine bakıldığında ise bu ilişkide umut, güven/inanç ve olumlu gelecek oryantasyonunun kısmi aracı etkisinin olduğu görülmüştür. Mental iyi oluş ile psikolojik dayanıklılık arasında perspektif yoksunluğu ve sosyal ilişkiler/ bireysel değerin aracılık etkisinin olmadığı görülmüştür. Anahtar sözcükler: mental iyi oluş, psikolojik dayanıklılık, umut

GüvenMental iyi oluşPsikologlar+4
Sevilay Yılmaz
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman adaylarının yaşamda anlama ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, psikolojik danışman adaylarının yaşamda anlama ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmaya 2017-2018 eğitim öğretim yılında bir devlet üniversitesinin Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü'nde öğrenim görmekte olan 29 psikolojik danışman adayı katılmıştır. Çalışma, psikolojik danışman adaylarının yaşamda anlamı nasıl algıladıkları, yaşamda anlamın oluşmasında nelerin etkili olduğu ve hayattan neler beklediklerini belirlemek amacıyla nitel araştırma modelinde tasarlanmıştır. Araştırmada veri toplama araçlarından yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Yapılan görüşmeler araştırmacı tarafından yazılı hale dönüştürülmüştür. Veriler bilgisayar ortamına aktarıldıktan sonra verileri çözümlemek için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarında psikolojik danışman adaylarının yaşamda anlamını etkileyen kişisel, çevresel ve duygusal temalar tespit edilmiştir. Yaşamda anlamı olumlu yönde etkileyen faktörlerin yanı sıra yaşamda anlamın oluşmasına engel olan temalar da ortaya koyulmuştur. Ayrıca yaşamı anlamlı bulan ve yaşamın anlamsız olduğunu düşünen kişileri etkileyen faktörler tespit edilmiştir. Temalar içerisinden en çok yaşamda anlama yönelik kişisel faktörler başlığında alt tema oluşturulmuştur. Psikolojik danışman adaylarına göre yaşamda anlamı etkileyen kişisel etmenler; bireyin seçim yapabilme özgürlüğü, kişisel inançlar, başarılı olmak, kişinin kendini geliştirmesi, keyif veren etkinlikler, kişinin kendini keşfetmesi, sağlık, hayata olumlu bakma, hedef, sorumluluk ve örnek insan olmaktır. Psikolojik danışman adaylarının en fazla sosyal çevre ve etkileşim gibi alt temalarda paylaşımda bulunduğu görülmüştür.

DanışmanlarEğitim psikolojisiPsikologlar+5
Esra Kılavuz Çalışkan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilişsel davranışçı terapiye dayalı bireysel danışmanın çocukların depresyon düzeyleri olumsuz düşünceleri ve benlik algıları üzerine etkisinin incelenmesi

Araştırmanın genel amacı bilişsel davranışçı terapiye dayalı gerçekleştirilen bireysel danışmanın çocukların depresyon düzeyleri, olumsuz düşünceleri, benlik algıları üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma kullanılmıştır. Çalışma grubu beşinci sınıf öğrencilerinden Çocuk Depresyon Envanterinden kesme puanın üzerinde puan alan ve alınma/dışlama kriterlerini sağlayan on beş çocuk seçilmiştir. Yansız atama ile deney, placebo, kontrol gruplarına atanan çocuklarla ön test, son test, izleme ölçümlü bir araştırma yapılmıştır. Deney grubundaki beş çocuk ile her oturumun ortalama 45 dk sürdüğü, haftada bir sıklıkta, toplam 10 hafta devam eden uygulama yapılmıştır. Seansların son on dakikası ebeveyn seansa katılmıştır. Çocuklar ile bilişsel davranışçı terapiye dayalı depresyon düzeylerini düşürmeye, olumsuz benlik algısı ve düşünce düzeylerini azaltmaya yönelik bireysel görüşme yapılırken; ebeveynler ile süreç hakkında bilgilendirme, seans dışında çocuğa destek, takip amaçlı görüşmeler yapılmıştır. Plasebo grubundaki beş öğrenci ile müdahale içermeyen görüşmeler yapılmıştır. Kontrol grubundaki beş çocuk ile herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Çalışmada nicel veri olarak Çocuk Depresyon Envanteri, Piers-Harris Çocuklarda Öz Kavram Ölçeği ve Çocukluktaki Olumsuz Düşünceleri Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Veriler ön-test, son-test ve dört ay sonra izleme ölçümü olarak alınmıştır. Nitel araştırma yöntemi için çocuklar ile yapılan görüşmelerin içerikleri ve uygulama sonrası araştırmacı tarafından hazırlanan, ebeveynlerden alınan yarı yapılandırılmış görüşme sorularına verilen yanıtlar kullanılmıştır. Araştırma sonucunda uygulamanın plasebo ve kontrol grupları ile karşılaştırıldığında çocukların depresyon düzeylerini düşürmede anlamlı bir etki yarattığı görülmüştür. Ayrıca uygulamanın çocukların olumsuz benlik algısı seviyesini ve düşünce düzeyilerini azalttığı sonucuna ulaşılmıştır. Çocukların görüşme içerikleri ve ebeveynlerden alınan geribildirimler incelendiğinde uygulamanın çocuklar üzerinde olumlu bir etki yarattığı görülmüştür.

Benlik algısıBilişsel davranış terapileriBireysel danışma+6
Ayşe Nur Katmer
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The relationship between university students' barriers to seeking mental health counseling and their attitudes to seeking professional psychological help

Aim: This research aims to determine the barriers that prevent university students from getting mental health counseling and the effects of these barriers on their attitudes towards seeking professional psychological help. Method: A cross-sectional descriptive study was conducted at five universities in Iraq between 9/1/2020 and 1/3/2021. The universe of the research consisted of students studying at these universities. The sample number was determined as at least 384 people by the sample calculation method in cases where the universe is unknown. The data were collected online via google forms. "Personal Information Form", "Barriers to Seeking Mental Health Counseling" and "Attitudes Toward Seeking Professional Psychological Help" were used to collect data. Results: It was determined that 89.8% of the study group were male and 76.8% were between the ages of 19-23. Barriers to Seeking Mental Health Counseling Scale mean score of university students 27.33 ± 3.62 Attitudes Towards Seeking Professional Psychological Help scale mean score of 6.47 ± 3.62 Barriers to Seeking Mental Health Counseling Scale of university students sub-dimension scores of discomfort, in-group stigma, lack of knowledge and cultural barriers it was determined that there is a statistically significant negative relationship between the total score of the Attitudes Towards Seeking Professional Psychological Help scale and the total score. As the sub-dimension scores of discomfort related to emotions, in-group stigma, lack of knowledge and cultural barriers increase, the total score of the Attitudes Towards Seeking Psychological Help scale decreases. Conclusion: It was determined that the students' scores on the Barriers to Seeking Mental Health Counseling scale were high and these barriers negatively affected the Attitudes Towards Seeking Psychological Help. Keywords: Mental health, Psychological counseling, Prevention of mental health problem

Psychological counselingPsychological helpMental health+2
Wısam Herez Abd Alı Al-rubaye
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda yürütülen psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarının belirlenmesi ve bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada ilköğretim ve ortaöğretim okullarında rehber öğretmen kadrosunda çalışan ve okul psikolojik danışmanlığı görevini üstlenen psikolojik danışmanların çalıştıkları okullarda yürüttükleri PDR uygulamalarının, diğer bir değişle pratik becerilerinin nasıl olduğu incelenmiştir. Çalışmada ayrıca psikolojik danışmanların çalışma yaşamına ilişkin özellikleri (kıdemleri, öğrenim durumu, okul düzeyi), çalışılan okulun fiziki koşulları (okul mevcudu) ve lisans eğitimleri sırasında aldıkları uygulamalı ders (bireysel psikolojik danışma uygulama dersi, grupla psikolojik danışma uygulama dersi ve okul psikolojik danışmanlığıyla ilgili uygulama dersi) sayıları açısından psikolojik danışmanların çalıştıkları okullarda yürüttükleri PDR uygulamalarının farklı olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırma, Türkiye'de toplam 46 ilde 2009-2010 yılları arasında ilköğretim ve ortaöğretim okullarında rehber öğretmen kadrosunda çalışan 221'i bayan, 223'ü erkek olmak üzere toplam 445 psikolojik danışman üzerinde yapılmıştır. Araştırmada psikolojik danışmanların yürüttükleri PDR uygulamalarını belirlemek amacıyla ?Okullarda Yapılan PDR Uygulamaları Anketi? ve psikolojik danışmanların özellikleri ile ilgili bilgileri de saptamak amacıyla ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Analizlerde, Tek Yönlü Varyans Analizi, Kay-Kare, Mann Whitney U Testi ve Kruskall Wallis Testi uygulanmıştır.Araştırma sonucunda, ilköğretimde çalışan psikolojik danışmanların bireysel rehberlik uygulamasında öncelikli sırada kişisel-sosyal gelişim alanına; küçük grup rehberliği, büyük grup rehberliği, sınıf rehberliği ve konferans uygulamalarında ise hem ilköğretim hem de ortaöğretim okullarında çalışan psikolojik danışmanların ilk sırada eğitsel gelişim alanına yönelik çalışmalara öncelik verdikleri görülmüştür. İlköğretim ve ortaöğretim okullarında çalışan psikolojik danışmanlar psikolojik danışma uygulamalarından sırasıyla en fazla bireysel psikolojik danışma, acil krize yönelik psikolojik danışma ve grupla psikolojik danışma uygulamaları yürüttüklerini belirtmişlerdir. Program geliştirme uygulamalarını; ilköğretimde ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların yarıdan fazlasının (ilk: %75, orta: %65) yaptığı saptanmıştır. Program değerlendirme uygulamalarında ise; ilköğretim ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların yarısının (ilk: %50, orta: %54), yürüttükleri PDR programını değerlendirmeye yönelik uygulama yaptıkları görülmüştür. Bireyi tanıma tekniklerinden test dışı teknikleri ilköğretim ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların tamamına yakınının (ilk. %95, orta: %97) uyguladığı belirlenmiştir. En fazla yapılan test dışı tekniklerin ise problem tarama listesi, başarısızlık nedenleri anketi ve otobiyografi olduğu saptanmıştır. Psikolojik test tekniklerini, ilköğretim ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların yarıdan fazlasının (ilk: %65, orta: %72) yaptığı ve yapılan bu testlerin ağırlıklı olarak ilgi envanterleri olduğu görülmüştür. Konsültasyon, veli görüşmesi ve öğretmenlerle görüşme yapma ile ilgili uygulamaları, hem ilköğretim hem de ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların tamamına yakınının gerçekleştirdiği saptanmıştır. İlköğretimde ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların okullarda yürütülen diğer uygulamalardan en fazla oryantasyon hizmetlerine en az ise akran yardımcılığı çalışmalarına yer verdikleri belirlenmiştir.Kıdemlerine göre psikolojik danışmanların okullarda yürüttükleri bazı PDR uygulamalarında farklılıkların olduğu görülmüştür. Rehberlik uygulamalarından bireysel rehberlik, küçük grup rehberliği ve konferans uygulamalarında, bireysel psikolojik danışma yapılan danışan sayısında, bazı PDR programı değerlendirme alt uygulamaları, bireyi tanıma teknikleri alt uygulamaları ve psikolojik test teknikleri alt uygulamalarında ve oryantasyon (duruma alıştırma) uygulamalarında 11 yıl ve üstü kıdeme sahip olan psikolojik danışmanlar lehine anlamlı farklılıklar olduğu saptanmıştır. Mezuniyet düzeylerine göre psikolojik danışmanların okullarda yürüttükleri PDR uygulamalarından sadece program geliştirme alt uygulamalarından; bir grup rehberliği paket programı geliştirme ve uygulama, program geliştirme çalışmaları sonucundan sonra program değerlendirme uygulamaları yapma, program değerlendirme uygulamaları yaparken uygulamaları değerlendirmek amacıyla anket gibi ölçme araçları geliştirme, program değerlendirme çalışmaları sırasında çeşitli istatistiksel işlemlerden yararlanma gibi uygulamalarda lisansüstü eğitim alan psikolojik danışmanlar lehine anlamlı fark olduğu bulunmuştur. Çalıştıkları okul düzeyine göre sadece PDR programı geliştirme uygulamalarında bulunan psikolojik danışmanlardan ilköğretimde çalışanlar lehine, veli toplantılarına katılma ve oryantasyon uygulamalarında bulunan psikolojik danışmanlardan ise ortaöğretimde çalışanlar lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Çalışılan okulun mevcuduna göre psikolojik danışmanların yürüttükleri bazı PDR uygulamalarında farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Örneğin, bireysel psikolojik danışma yapılan danışan sayısı, bireysel psikolojik danışma toplam oturum sayısı ve yönetilen grupla psikolojik danışma sayısı 1501 ve üstü okul mevcuduna sahip okullarda çalışan psikolojik danışmanlar lehine anlamlı düzeyde farklılık göstermiştir. Lisans eğitimi sırasında alınan bireysel psikolojik danışma, grupla psikolojik danışma ve okul psikolojik danışmanlığı uygulamalarına yönelik dersler ile çalışılan okulda yürütülen PDR uygulamalarından bazıları arasında lisans eğitimi sırasında bireysel psikolojik danışma uygulaması dersini, grupla psikolojik danışma uygulama dersini ve okul psikolojik danışmanlığı uygulama dersini iki dönemde alan psikolojik danışmanlar lehine farklılıklar olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Okullarda yapılan PDR uygulamaları, Okul PDR programı, Psikolojik danışman

Eğitim kurumlarıEğitim psikolojisiOkullar+7
Hatice Hatipoğlu
Çukurova University
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik danışman-danışan ilişkisinin çözümlenmesi ve bazı süreç, sonuç değişkenleri açısından incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı, psikolojik danışma sürecindeki danışman ve danışan etkileşimini, sözel davranış düzeyinde karşılıklı bağımlılık açısından incelemektir. Bununla birlikte danışman ile danışanın, oturumlara ve birbirlerine ilişkin değerlendirmelerinin; ayrıca psikolojik danışma sonrasında yaşantı ve davranışlardaki değişimin, süreçte gözlenen davranışlarla ilişkisini analiz etmek bu araştırmanın genel amacını oluşturmuştur.Psikolojik danışman ve danışanların birbirlerine ve psikolojik danışma oturumlarına ilişkin memnun olma düzeylerini belirlemek amacıyla Schindler, Revenstorf, Hahlweg ve Brengelmann'ın (1983) ?Psikolojik Danışman (Terapist) ve Danışanın Karşılıklı Algılamaları Ölçeği? ve Schindler, Hohenberger-Sieber ve Hahlweg'in (1989) ?Oturum Değerlendirme Ölçekleri? kullanılmıştır. Psikolojik danışma süreci sonunda danışanların yaşantı ve davranışlarında bir değişikliğin olup olmadığını belirleyebilmek amacıyla Zielke ve Kopf-Mehnert'in (2001) ?Yaşantı ve Davranışlarda Değişim Ölçeği? kullanılmıştır. Her üç ölçeğin Türkçe'ye uyarlaması bu araştırma kapsamında yapılmıştır.Bu araştırma ile öncelikle 69 psikolojik danışman adayının Bireysel Psikolojik Danışma Dersi kapsamında yaptıkları psikolojik danışmalar yaşantı ve davranışlarda değişim ölçütü açısından değerlendirilmiştir. Psikolojik danışman adaylarının büyük bir yüzdesi değişimi % 0.1 düzeyinde gerçekleştirmişlerdir. Psikolojik danışma sürecindeki danışan ile danışman arasındaki etkileşim, sözel davranış düzeyinde Schindler'in (1991) geliştirdiği ?Psikolojik Danışma veya Psikoterapideki Etkileşimi Kodlama Sistemi? aracılığıyla kodlanmıştır. Sözel etkileşimle ilgili elde edilen verilerin 1. düzen geçiş olasılıkları hesaplanmış ve davranışların bağımlılık gösterip göstermediği markov zinciri analizi ile sınanmıştır.Analiz sonuçlarına göre psikolojik danışma sürecinde danışan ile danışmanın bazı davranışları karşılıklı bağımlılık göstermektedir. Yaşantı ve davranışlarda değişim ölçütü açısından başarılı ve daha az başarılı olan gruplar kıyaslandığında başarılı grupta yer alan danışmalarda oturumların hem danışan hem de danışman bakış açısından daha olumlu değerlendirildiği sonucuna ulaşılmıştır. Yine aynı şekilde başarılı grupta yer alan danışanların psikolojik danışmana yönelik değerlendirmeleri de başarısız grupta yer alan danışanlara göre anlamlı düzeyde farklılaşma gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.Yaşantı ve davranışlarda değişim ölçütü açısından bakıldığında başarılı ve daha az başarılı grubun süreçteki davranışları psikolojik danışman boyutunda empati ve destek davranışları açısından başarılı grup lehine anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. Sonuçlar, başarılı bir psikolojik danışmada danışmanların daha çok empati ve/veya destek davranışları gösterdiklerini ortaya koymaktadır. Danışan boyutundan bakıldığında ise başarılı grupta yer alan danışanların daha fazla işbirliği / katılım gösterdiklerini, değişim ile ilgili bildirimlerde bulunduklarını ve duygusal açıklık gösterdiklerini ortaya koymaktadır. Buna karşın daha az başarılı grup anlamlı düzeyde daha fazla engelleyici davranış (ret, isyan, teslimiyet) ortaya koyduğunu göstermektedir. Yanı sıra 1. düzen geçiş olasılıkları incelendiğinde başarılı grupta empati / destek davranış kategorisi ile danışanların sorumluluk üstlenmeleri ve/veya işbirliği göstermeleri koşullu (bağımlı) olasılığı, yaşantı ve davranışlarda daha az değişim gerçekleştirmiş gruba göre anlamlı düzeyde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Yine aynı şekilde sorumluluk ve işbirliği ile empati /destek koşullu olasılığının başarılı grup lehine olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna karşın daha az başarılı grupta keşfetme/araştırma ile engelleyici davranış başarısız grup lehine anlamlı düzeyde farklılaşmıştır.

HastalarPsikolojik danışmaPsikolojik danışmanlık+6
İsmail Sanberk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Profesyonel futbolcuların psikolojik savaşlarını keşfetmek

Bu çalışma; profesyonel futbolcuların psikolojik savaşlarının keşfetmek amacı ile yapılmıştır. Araştırmaya, Türkiye Futbol Federasyonu profesyonel ligler bünyesinde ve farklı farklı kulüplerde oynayan 10 erkek futbolcu katılmıştır. Bu amaç doğrultusunda nitel araştırma desenlerinden biri olan ve nasıl niçin sorularını ön plana çıkaran durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın veri toplama aracı olarak ''Görüşme Formu Tekniği'' çerçevesinde araştırmacı tarafından açık uçlu sorular oluşturulabilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile sonuçlandırılmıştır. Araştırma sonucunda profesyonel futbolcuların oynadıkları kulüplerin %40'ında psikolojik danışman olmadığı, yaşadıkları olumsuzluklar karşısında aileleri ve yakın çevreleri ile bu süreci atlattıkları sonucuna ulaşılmış ve bazı durumlar da kulüplerde futbolculara psikolojik danışmanlık verilmesi gerekliliği söylenebilir.

FutbolFutbolcularProfesyonellik+5
Pınar Sarı Koçak
Yozgat Bozok University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Aile irşat ve rehberlik bürolarının yetişkin din eğitimine katkısı (Adana ili örneği)

Bu çalışma ile Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Adana Aile İrşat ve Rehberlik Bürosunun yetişkin din eğitimine katkısını incelemeye çalıştık. Bu çerçevede 2008-2009 yıllarında büroya iletilen sorular ile sorulara verilen cevapları içeren danışılan ve kayıt altına alınan karteksler içerisinden 500 tanesi üzerinde yaptığımız değerlendirmede her ana başlık altında çarpıcı bulduğumuz karteksleri örnek olarak verdik. Tespitlerimize göre bürodan hizmet alma şekli bakımından en sık görüşme şekli olarak % 66,8 oranıyla telefonla görüşme tercih edilmiştir. Büroya en çok başvuranlar cinsiyet bakımından % 97,4 ile bayanlardan oluşmaktadır.Bürodan daha çok 20-59 yaş arası bireyler dinî danışma ve rehberlik hizmeti almıştır. Büroya danışanların mesleklerine baktığımızda ise % 60,8 ile ev hanımlarının çoğunlukta olduğunu görmekteyiz. Büroya danışanlar, medeni durumları bakımından incelendiğinde evlilerin oranının %80 olduğu ortaya çıkmıştır. Danışanların eğitim durumları göz önüne alındığında % 36,2 ile ilkokul mezunlarının çoğunluğu teşkil ettiği ve büroya danışılan soru ve sorunlar konularına göre tasnif edildiğinde ise % 25,4 ile birinci sırada fıkhi soruların yer aldığı tespit edilmiştir. Ayrıca büroda kayıt altına alınan kartekslerden elde ettiğimiz sonuca göre aile kurumunun çok ciddi sarsıntı yaşadığını, aile bireyleri arasında anlaşmazlıkların, kopmaların yaşandığı, aile içi geçimsizlik ve aile içi şiddetin de toplumumuzda azımsanmayacak derecede olduğu tespit edilmiş ve bu kötü gidişata karşı başta resmî kurumlar olmak üzere tüm sivil toplum örgütlerinin özveriyle çalışması gerektiği kanaatine varılmıştır.

AileDini danışmanlıkPsikolojik danışma+2
Ömer Özdemir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman ve sınıf rehber öğretmenlerinin ilköğretim okullarındaki pdr servislerine ilişkin etkililik algılamalarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, ilköğretim okullarında çalışan sınıf rehber öğretmenleri ve psikolojik danışmanların psikolojik danışma ve rehberlik (PDR) servisinin etkililiğine ilişkin algılarının bazı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Mersin ilinde ilköğretim okullarında çalışan 211 sınıf rehber öğretmeni, 90 psikolojik danışman ve mezuniyet değişkeni için 31 alan dışı bölümlerden mezun rehber öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Psikolojik danışman ve sınıf rehber öğretmenlerinin PDR servisinin etkililiğine ait algılarına ilişkin veriler "PDR Servisi Değerlendirme Ölçeği" (Selen, 2008) ile, psikolojik danışmanların denetim odağı "Rotter Denetim Odağı Ölçeği" (Rotter, 1996) ile, bireylerin kişisel bilgileri ise araştırmacı tarafından (psikolojik danışmanlara ve sınıf rehber öğretmenlerine 2 ayrı formda olmak üzere) oluşturulan "Kişisel Bilgiler Formu" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve t testi, anlamlı farklılıkları incelemek için de Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, ilköğretimde çalışan psikolojik danışmanların cinsiyetlerine göre PDR servisinin algılanan etkililiğine ilişkin anlamlı fark bulunamazken mezuniyetlerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı bulunmuştur. Psikolojik danışmanların denetim odağına göre PDR servisinin algılanan etkililiğinin anlamlı düzeyde farklılaştığı, psikolojik danışman olarak çalışma sürelerine göre ve bulundukları okuldaki çalışma sürelerine göre ise anlamlı bir fark oluşmadığı belirlenmiştir. Çalıştıkları okuldaki PDR servisinin algılanan fiziki şartlarına göre psikolojik danışmanların algıladığı etkililik anlamlı düzeyde farklılaşmamaktadır. Çalıştıkları okuldaki psikolojik danışman başına düşen öğrenci sayısına göre ve psikolojik danışman sayısına göre de anlamlı bir fark bulunmamıştır. Sınıf rehber öğretmenlerinin ise, cinsiyetlerine göre PDR servisinin algılanan etkililiğine ilişkin anlamlı fark görülemezken, öğretmen olarak çalışma sürelerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı belirlenmiştir. Sınıf rehber öğretmeninin bulunduğu okuldaki çalışma süresine göre ve okulunda bulunan psikolojik danışman sayısına göre PDR servisinin algılanan etkililiğinin anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülmüştür. Çalıştığı okulda psikolojik danışman başına düşen öğrenci sayılarına göre PDR servisine ilişkin algılarının anlamlı düzeyde farklılaştığı bulunmuştur. Ayrıca, PDR servisine ilişkin olumlu algıya sahip psikolojik danışmanların hangi hizmet alanlarında PDR servisini etkili bulduklarına bakıldığında sırasıyla bilgi verme, öğrenciyi tanıma, psikolojik danışma, konsültasyon, koordinasyon, yerleştirme ve izleme hizmet alanlarında etkili buldukları belirlenmiştir. Sınıf rehber öğretmenlerinin ise sırasıyla konsültasyon, koordinasyon, öğrenciyi tanıma, psikolojik danışma, bilgi verme, yerleştirme ve izleme hizmet alanlarında etkili buldukları belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: İlköğretim okullarında psikolojik danışma, ilköğretimde PDR servisi, PDR servisi, etkililik

AlgıEtkililikPsikolojik danışma+7
Tuba Penbegül
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Sistemik psikoterapi yaklaşımına dayalı hazırlanmış grupla psikolojik danışma programının üniversite öğrencilerinin ayrışma bireyleşme düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, sistemik aile terapisi temelli bir grup müdahalesinin üniversite öğrencilerinin ayrışma bireyleşme düzeylerine etkisini incelemektir. Bu amaçla, hazırlanmış olan program 2014-2015 eğitim öğretim bahar yarıyılında İnönü Üniversitesinde öğrenim gören ve gruba gönüllü olarak katılan öğrencilere uygulanmıştır. Uygulamalar her hafta birer oturum olacak şekilde düzenlenmiştir. Araştırma eş zamanlı olarak nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı karma yöntem desenli bir çalışmadır. Araştırmanın nicel boyutunda maksimum düzeyde geçerlik ve güvenirlik elde etmek için Solomon Dört Grup Modeli kullanılmıştır. Araştırma 4x3 (1. Deney grubu, 2. Deney grubu, 1. Kontrol grubu, 2. Kontrol grubu x ön test, son test, izleme testi) karışık desenli deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın nitel boyutunda durum çalışması deseni kullanılmıştır. Bu bağlamda tüm oturumlar, sürecin etkililiğini ve nicel bulguların desteklenip desteklenmediğini test etmek amacıyla derinlemesine incelenmiştir. Araştırmada bir gruba ön testin uygulandığı diğerine uygulanmadığı iki deney (1. Deney ve 2. Deney) ve yine bir gruba ön testin uygulandığı diğerine uygulanmadığı iki kontrol (1. Kontrol ve 2. Kontrol) grubu yer almaktadır. Araştırmada her bir deney grubunda yedi ve her bir kontrol grubunda sekiz öğrenci olmak üzere toplam 30 öğrenci yer almaktadır. Ön-test uygulamasının yapıldığı 1. Deney ve 1. Kontrol grubu öğrencilerine Ayrışma Bireyleşme Ergen Testi uygulanmıştır. Oturumlar sonlandıktan sonra son test ölçümlerinde ve beş ay sonra alınan izleme testi ölçümlerinde aynı ölçek tüm gruplara (1. Deney ve 2. Deney, 1. Kontrol ve 2. Kontrol) uygulanmıştır. Deney grubunda yer alan grup üyelerine on hafta boyunca her bir oturumun 90-120 dakika sürdüğü sistemik aile terapisi yaklaşımına dayalı olarak hazırlanmış program uygulanırken, kontrol gruplarında yer alan öğrencilere hiçbir uygulama yapılmamıştır. Veriler, İki Yönlü Gruplararası ANOVA ve Gruplararası-Gruplariçi Karışık Desenler için ANOVA ya da başka bir ifadeyle Split plot ANOVA (SPANOVA) testi kullanılarak analiz edilmiştir. Anlamlı farkın hangi gruplar arasında meydana geldiğini test etmek amacıyla Tukey testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, sistemik aile terapisi yaklaşımına dayalı olarak hazırlanmış olan grupla psikolojik danışma programının üniversite öğrencilerinin Ayrışma Bireyleşme Ergen Testi Toplam, testin alt ölçekleri olan Ayrılma Kaygısı ve Reddedilme Beklentisi puanlarının azalmasında etkili olduğunu göstermektedir. Ancak testin diğer bir alt ölçeği olan Kısıtlanma Kaygısı puan ortalamaları bakımından gruplararası ya da gruplariçi anlamlı farklılıklar elde edilmemiştir. Nitel bulgular ise Ayrılma Kaygısı, Reddedilme Beklentisi, Kısıtlanma Kaygısı olmak üzere üç tema altında toplanmıştır. Bu temalar ve bu temalar altında yer alan alt temalara ek olarak grup üyelerinin oturumlar sürecinde elde ettikleri farkındalıkları ve kazanımları betimsel olarak sunulmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde sistemik aile terapisi yaklaşımına dayalı olarak hazırlanmış olan programın üniversite öğrencilerinin ABET Toplam, Ayrılma Kaygısı ve Reddedilme Beklentisi düzeyleri üzerinde olumlu etkisi olduğu ve bu etkinin izleme ölçümlerinde de devam ettiği gözlenmiştir. Ancak katılımcıların Kısıtlanma Kaygısı puanlarında anlamlı değişim olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda uygulanan programın alanda bireysel ya da aile ile çalışan uzmanlara, ailelere, öğretmenlere, genç yetişkinlere yardımcı olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Ayrışma bireyleşme, ayrılma kaygısı, kısıtlanma kaygısı, reddedilme beklentisi

Ayrılık kaygısıBireyselleştirmeBireysellik+4
Birsen Şahan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Okul psikolojik danışmanlarının eşcinsellere yönelik tutumlurının ve homofobi düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırma, İstanbul'da görev yapan Okul Psikolojik Danışmanlarının homofobi düzeyleri ve eşcinsel bireylere yönelik tutumlarının eşcinsel bireylerle tanışıklık düzeyleri ve okul psikolojik danışmanı olarak çalışma süreleri açısından farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektedir. Araştırma, 2016 yılında İstanbul'da görev yapan 304 (230 kadın ve 74 erkek) okul psikolojik danışmanı ile yürütülmüştür. Çalışmada Kişisel Bilgi Formu, uyarlaması, güvenilirlik ve geçerlilik çalışması Sakallı ve Uğurlu (2001) tarafından yapılan Hudson ve Ricketts Homofobi Ölçeği ve uyarlaması, güvenilirlik ve geçerlilik çalışması Duyan ve Gelbal (2004) tarafından yapılan Lezbiyen ve Gaylere Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, Okul Psikolojik Danışmanlarının homofobi düzeyleri ve eşcinsel bireylere yönelik tutumları, eşcinsel bireylerle tanışıklık düzeyleri açısından farklılaşmaktadır. Tanışıklık düzeyi arttıkça homofobi düzeyi azalmakta ve eşcinsel bireylere yönelik tutumları daha olumlu hale gelmektedir. Danışmanların homofobi düzeyleri ve eşcinsel bireylere yönelik tutumları, okul psikolojik danışmanı olarak çalışma süreleri açısından farklılaşmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Lezbiyen, gay, eşcinsel, homofobi, tutum, psikolojik danışman

Cinsel yönelimlerCinsellikDanışmanlar+6
Fatma Arık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal beceri eğitiminin psikolojik danışman adaylarının sosyal beceri ve psikolojik iyi olma düzeylerine etkisi

Bu araştırmada sosyal beceri eğitiminin psikolojik danışman adaylarının sosyal beceri ve psikolojik iyi olma düzeylerine etkisi deneysel yöntemle incelenmiştir. Araştırma deneysel olup, 2x3'lük split-plot karışık desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık lisans eğitimine devam eden toplam 28 (deney grubu=14, kontrol grubu= 14) öğrenciden oluşmaktadır. Deney grubu 10'u kız 4'ü erkek toplam 14 öğrenciden, kontrol grubu ise 9'u kız 5'i erkek toplam 14 öğrenciden oluşmaktadır. Psikolojik danışman adaylarının sosyal beceri ve psikolojik iyi olma düzeylerini arttırmaya yönelik geliştirilen sosyal beceri eğitim programı bilişsel yaklaşım, davranışçı yaklaşım, insancıl yaklaşım ve sosyal bilişsel öğrenme modeli dikkate alınarak hazırlanmış ve deney grubuna uygulanmıştır. Kontrol grubuna herhangi bir deneysel işlem yapılmamıştır. Sosyal beceri eğitim programı haftada bir olmak üzere ortalama 90 dakika süren oturumlar şeklinde uygulanmıştır. Oturumlar 11 hafta devam etmiştir. Oturumlardaki uygulamalar video ile kayıt altına alınmıştır. Araştırmada, nicel ve nitel yöntemler kullanılarak veriler elde edilmiştir. Araştırmanın nicel verileri Yüksel (1997) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan Sosyal Beceri Envanteri ve Cenkseven (2004) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan Psikolojik İyi Olma Ölçekleri kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri ise araştırmacı tarafından geliştirilen Oturum Sonu Değerlendirme Formu ve Genel Değerlendirme Formu ile elde edilmiştir. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde t testi, Karışık Ölçümler İçin İki Faktörlü Varyans Analizi, Tekrarlı Ölçümler İçin Tek Faktörlü Varyans Analizi ve Bonferroni testi uygulanmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde sosyal beceri eğitim programına katılan psikolojik danışman adaylarının sosyal beceri ve psikolojik iyi olma düzeylerinin uygulama sonunda anlamlı ölçüde yükseldiği bulunmuştur. Uygulama sonundaki sosyal beceri ve psikolojik iyi olma düzeylerinin ise iki ay sonra yapılan izleme çalışmasındaki ölçüm sonuçlarından anlamlı düzeyde farklılaşmadığı, yani uygulamanın etkisinin devam ettiği sonucu bulunmuştur. Araştırmanın nitel bulguları incelendiğinde deney grubundaki katılımcıların ilişkiyi başlatma ve sürdürebilme, grupla bir işi yürütebilme, duygulara yönelik beceri, plan yapabilme ve problem çözme, stres yaratan durumlar ile başa çıkma ve saldırgan davranışlar ile başa çıkma becerilerinde gelişmeler sağlandığı ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, sosyal beceri eğitim programının psikolojik danışman adaylarının sosyal becerilerini geliştirmede etkili olduğu, psikolojik iyi olmalarına olumlu katkı sağladığı söylenebilir. Anahtar kelimeler: Psikolojik danışman adayları, sosyal beceri eğitimi, sosyal beceri, psikolojik iyi olma

Beceri eğitimiGrup eğitimiPsikologlar+5
Murat Canpolat
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışmanların mesleki bağlılıklarının bir yordayıcısı olarak psikolojik danışma öz-yeterliliği

Bu araştırma psikolojik danışmanların, psikolojik danışma öz-yeterliklerinin mesleki bağlılıklarını yordayıp yordamadığını ortaya koymak amacıyla yapılan ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Ayrıca psikolojik danışmanların cinsiyeti, çalıştıkları kurum, yaş aralıkları ve lisansüstü eğitim alıp almama durumlarına göre mesleki bağlılıklarının araştırılması da çalışmanın alt amaçlarını oluşturmaktadır. Araştırma grubu Niğde, Adana ve Gaziantep illeri merkez ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarında ve Rehberlik Araştırma Merkezlerinde görev yapmakta olan 143 kadın ve 103 erkek olmak üzere 246 psikolojik danışmandan oluşmaktadır. Araştırmada psikolojik danışmanların, psikolojik danışma öz-yeterliğine ilişkin veriler Lent, Hill ve Hoffman (2003) tarafından geliştirilen, Pamukçu ve Demir (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan 'Psikolojik Danışma Öz-Yeterliği Ölçeği' aracılığıyla ölçülmüştür. Psikolojik danışmanların mesleki bağlılıklarına ilişkin veriler Blau (2003) tarafından geliştirilen ve Utkan ve Kırdök (2018) tarafından Türkçeye uyarlanan 'Mesleki Bağlılık Ölçeği' kullanılarak ölçülmüştür. Psikolojik danışmanların sahip oldukları kişisel bilgilere ilişkin veriler ise araştırmacı tarafından hazırlanan 'Kişisel Bilgi Formu' kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde, psikolojik danışmanların psikolojik danışma öz-yeterliklerinin mesleki bağlılıklarını ne derecede yordadığını belirlemek amacıyla regresyon analizi yapılmıştır. Psikolojik danışmanların mesleki bağlılıklarının, yaş aralıkları ve çalışılan kurumlar açısından farklılık gösterip göstermediği Tek Yönlü Varyans Analizi ile cinsiyet ve öğrenim durumuna göre farklılık gösterip göstermediği ise t testi ile incelenmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda, psikolojik danışma öz-yeterliğinin mesleki bağlılık ve dört alt boyutunun tamamı üzerinde anlamlı şekilde çeşitli düzeylerde yordayıcı güce sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Psikolojik danışmanların mesleki bağlılıkları, duygusal bağlılık alt boyutu hariç diğer tüm alt boyutlarda ve mesleki bağlılık toplam puanında lisansüstü eğitim alıp almama durumlarına göre anlamlı bir farklılık gösterirken çalışılan kurum, yaş ve cinsiyet değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Araştırmada elde edilen bulgular sonucunda psikolojik danışmanların sahip oldukları psikolojik danışma öz-yeterliklerinin mesleki bağlılıklarını yordayıcı güçte olduğu ve psikolojik danışma öz-yeterliği ile mesleki bağlılık ve alt boyutları arasında anlamlı ilişkiler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, literatür çerçevesinde tartışılmış ve gerekli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Mesleki bağlılık, psikolojik danışma, öz-yeterlik, psikolojik danışma öz-yeterliği.

BağlılıkMesleki bağlılıkPsikolojik danışma+3
Hacı Arif Doğanülkü
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimde psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçları

Bu araştırmanın amacı; okul öncesi eğitimde psikolojik danışmanların, öğretmenlerin ve velilerin görüşleri çerçevesinde var olan ve ihtiyaç duyulan psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin belirlenmesidir. Nitel araştırma deseninde olan çalışmada görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise gönüllülük esasına dayalı olarak Kırşehir ili Merkez ilçelerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel anaokulları, resmi anasınıfları ve bağımsız anaokullarında görev yapan ya da daha önce yapmış 15 psikolojik danışman ile bu okullarda görev yapan 30 öğretmen ve çocukları bu okullarda öğrenim gören 30 veli oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen psikolojik danışmanlar, okul öncesi öğretmenleri ve veliler için ayrı ayrı oluşturulan "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılmıştır. Bu kapsamda katılımcılar ile gönüllülük esasına dayalı olarak görüşmeler yapılarak veriler toplanmıştır. Görüşmeler sonunda alınan ses kayıtları araştırmacı tarafından detaylı bir şekilde deşifre edilmiş, katılımcıların görüşleri değiştirilmeden aktarılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Psikolojik danışmanların, okul öncesi öğretmenlerinin ve velilerin görüşleri incelenerek psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri kapsamında belirlenen kodlar çerçevesinde eğitsel rehberlik, kişisel-sosyal rehberlik ve mesleki rehberlik temaları oluşturulmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgular; psikolojik danışman, okul öncesi öğretmeni ve velinin verdiği yanıtlara göre okul öncesi eğitimde psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri kapsamında sunulan ve ihtiyaç duyulan psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri şeklinde sınıflandırılmıştır. Öğretmenlerden elde edilen bulgulara göre psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçlarının eğitsel rehberlik temasında akademik destek ve konsültasyon; kişisel-sosyal rehberlik temasında bireysel rehberlik ve gelişimsel destek; mesleki rehberlik temasında ise çocuk odaklı faaliyetler ve aile odaklı faaliyetler alt temalarında yoğunlaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Psikolojik danışmanlardan elde edilen bulgulara göre ise okul öncesi öğretmeninin belirttiği ihtiyaçlara ek olarak kişisel-sosyal rehberlik alanında aile rehberliğine ihtiyaç duyulduğu görülmüştür. Son olarak velilerden elde edilen bulgularda ise eğitsel rehberlik temasında akademik destek; kişisel-sosyal rehberlik temasında bireysel rehberlik ve gelişimsel destek; mesleki rehberlik temasında meslek tanıtım faaliyetlerine ihtiyaç duyulduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlardan hareketle çocuğa ve aileye yönelik psikolojik danışma ve rehberlik faaliyetleri eğitsel rehberlik, kişisel-sosyal rehberlik ve mesleki rehberlik ihtiyaçları doğrultusunda planlanabilir. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitim, okul öncesi öğretmeni, psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçları, psikolojik danışman.

Mesleki rehberlikOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+7
Sema Balaban Gönen
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman adaylarının başlangıç oturumlarında sağladıkları başarının danışman ve danışan sözel davranışları açısından incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı, psikolojik danışman adaylarının Bireyle Psikolojik Danışma Uygulaması dersi kapsamında yürüttükleri danışma oturumlarının başlangıç evresinde elde ettikleri başarıyı, danışman ve danışan sözel davranışları açısından incelemektir. Danışman adaylarının oturumlardaki başarı düzeylerini belirlemek amacıyla Oturum Değerlendirme Ölçeği - Danışan Formu puanları ölçüt alınmıştır. Danışman adaylarının oturum değerlendirmeleri ise Oturum Değerlendirme Ölçeği - Psikolojik Danışman Formu aracılığıyla belirlenmiştir. Danışman adayları ve danışanların, oturumlar süresince ortaya koydukları sözel davranışlar ise Psikoterapideki Etkileşimi Kodlama Sistemi aracılığıyla kodlanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, hem başarılı hem de başarısız gruplarda yer alan danışman adayları oturumlar süresince en fazla Keşfetme, Açıklama ve Empati davranışlarını ortaya koymuşlardır. Danışman adaylarının birinci ve ikinci oturumlardaki Empati ve Yeniden Formüle Etme davranışları, oturumlarda başarı sağlayan danışman adaylarının lehine; Yönerge - Sınıflandırma, Sınıflandırma ve Yorumlama davranışları ise görece daha başarısız olan danışman adaylarının lehine anlamlı düzeyde bir farklılık göstermiştir. Danışanlar ise oturumlar boyunca en sık Problem Betimleme davranışı sergilemişlerdir. Birinci oturumdaki Aydınlanma, Terapötik İlişki Üzerine Konuşma ve Diğer Kategori davranışları ile ikinci oturumdaki Engelleyici Davranış, Spesifik Problem, Anlama, Teslimiyet ve Diğer Kategori davranışları, görece başarısız gruplarda yer alan danışanların lehine anlamlı düzeyde farklılaşmıştır. Çalışmada, psikolojik danışman adaylarının ve danışanların oturumlara yönelik değerlendirme puanları arasındaki ilişki ve oturum değerlendirme puanlarının, süreçteki hangi danışman ve danışan davranışlarıyla ilişkili olduğu da incelenmiştir. Danışman adaylarının ve danışanların oturumlara yönelik değerlendirme puanları arasında orta düzeyde ve pozitif yönlü bir ilişki gözlenmiştir. Danışanların her iki oturuma ilişkin değerlendirme puanları, psikolojik danışmanların Empati davranışı ile orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişki gösterirken, Sınıflandırma davranışları ile orta düzeyde negatif yönlü bir ilişki göstermiştir. Birinci oturumda, psikolojik danışman adaylarının Empati davranışları ile kendilerinin oturum değerlendirme puanları orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişki sergilemiştir. İkinci oturumda ise, danışanların Kısa Yanıt davranışları ile hem danışman adaylarının hem de danışanların oturum değerlendirme puanları arasında negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki gözlenmiştir. Elde edilen bulgular, ilgili literatür ışığında tartışılmış, gelecek araştırmalar ve uygulamalara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Psikolojik danışma araştırmaları, mikro süreç araştırmaları, başlangıç oturumları, danışman adayları, sözel davranışlar.

Psikolojik danışmaPsikolojik danışmanlıkPsikoterapi+3
Türkan Korkmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kaynaştırma öğrencilerinin psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçlarının çok boyutlu incelenmesi

Bu çalışmada ilkokul düzeyinde kaynaştırma uygulamalarıyla eğitimine devam eden özel gereksinimli öğrencilerin psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçlarının sınıf öğretmeni, ebeveyn ve psikolojik danışman görüşlerine göre belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2021- 2022 eğitim öğretim yılında amaçlı örnekleme yöntemi ile seçilen Mersin ilinin beş farklı ilçesinde ilkokula devam eden kaynaştırma öğrencisi bulunan sınıf öğretmenleri (n=348), ebeveynler (n=346) ve psikolojik danışmanlar (n=164) olmak üzere toplam 858 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Kaynaştırma Öğrencilerinin Psikolojik Danışma ve Rehberlik İhtiyaçlarını Belirleme Anketi kullanılmıştır. Verilerin analizinde, yüzde, frekans istatistikleri ve ki kare analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ilkokula devam eden kaynaştırma öğrencilerinin psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçları hakkındaki görüşlerin sosyal duygusal ve kariyer gelişim alanlarına dair yoğunlaştığı, sosyal duygusal ve kariyer gelişim alanındaki ihtiyaçların, ilkokul düzeyindeki kaynaştırma öğrencilerinin akademik gelişim alanlarındaki ihtiyaçlara göre daha öncelikli olduğuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan her üç grubun da yüksek oranda, maddeleri ihtiyacı var şeklinde işaretleyerek görüş belirtmeleri kaynaştırma öğrencilerine sunulan psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin bu öğrencilerin özelliklerine uygun bir şekilde sunulması gerekliliğine dikkat çekmektedir. En fazla ihtiyaç olduğu düşünülen konular kaynaştırma öğrencilerinin yaşadığı duygusal sorunlarla baş edebilmeleri, ilgi alanlarını keşfetme, kariyer gelişim alanının desteklenmesi, kendine yönelik olumlu bakış açısı geliştirebilmeleridir.

Başa çıkmaKariyer gelişimi planlamasıKaynaştırma eğitimi+6
Hilal Öksüz
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinde okula uyumun yordanması

Ortaokul öğrencilerinde okula uyumun incelendiğinde bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin okula uyumlarının cinsiyet, sınıf düzeyi, ailenin sosyoekonomik düzeyi, aile ortamı, kariyere ilişkin ebeveyn desteği ve zorbalığa maruz kalma değişkenleri açısından incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 yılında Eskişehir'de 5., 6., 7. ve 8. sınıflarda öğrenim görmekte olan 1371 (673 kız, 695 erkek) ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcılara ait kişisel bilgileri toplamak amacıyla araştırmacılar tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu", ortaokul öğrencilerin okula uyumunu akademik, sosyal ve davranışsal boyutlarıyla ölçmek amacıyla Gençtanırım-Kurt vd. (2023) tarafından geliştirilen Ortaokul Öğrencileri için Okula Uyum Ölçeği (OÖİOUÖ), öğrencilerin eğitsel ve kariyer gelişimlerinde ailelerinden algıladıkları desteği ölçmek amacıyla Turner vd. (2003) tarafından geliştirilen Güneş ve Bacanlı (2020) tarafından Türkçeye uyarlanan "Kariyere İlişkin Ebeveyn Desteği Ölçeği" (KİEDÖ), aile üyelerinin aile ortamını değerlendirmek amacıyla Fowler (1982) tarafından geliştirilen ve Usluer (1989) tarafından Türkçe geçerlilik ve güvenirlik çalışması yapılan "Aile Ortamı Ölçeği" (AOÖ), öğrencilerin zorbalık kategorilerini (mağdur olmayan, akran mağdur ve zorba mağdur) ölçebilmek amacıyla Felix vd. (2011) tarafından geliştirilen Atik ve Yerin-Güneri (2012) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan "California Zorbalığa Maruz Kalma Ölçeği" (CZMKÖ) kullanılmıştır. Araştırmada Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Etik Kurul Değerlendirme ve Karar Formu ile Milli Eğitim Bakanlığı'ndan gerekli izinler alınmıştır ve okullarla yapılan ön görüşmelerin ardından veri toplama süreci araştırmacı tarafından yüz yüze gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin istatistiksel analizi için SPSS 25 paket veri analiz programı kullanılmıştır. Ortaokul öğrencilerinde okula uyumun cinsiyete göre anlamlı bir fark gösterip göstermediğini belirlemek için t testi; sınıf düzeyi, okul başarısı, ailenin sosyoekonomik düzeyi ve zorbalığa maruz kalma değişkenleri arasındaki anlamlılığı incelemek üzere Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Araştırmanın diğer bağımsız değişkenleri olan aile ortamı alt boyutları olan birlik-beraberlik ve denetim ile kariyere ilişkin ebeveyn desteği değişkenlerinin ortaokul öğrencilerinde okula uyumlarını yordayıp yordamadığını ortaya koymak için çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda ortaokul öğrencilerinde okula uyumlarının cinsiyet, sınıf düzeyi, okul başarısı, ailesinin sosyoekonomik düzeyi ve zorbalığa maruz kalma değişkeni açısından anlamlı bir fark gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yapılan çoklu regresyon analizine göre birlik-beraberlik ve denetim alt boyutları ile kariyere ilişkin ebeveyn destek değişkenlerinin okula uyumu anlamlı olarak yordadığı görülmüştür.

Okula uyumOrtaokul öğrencileriPsikolojik danışma+3
Hamza Şentürk
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda krize müdahale ekiplerinde yer alan öğretmenlerin ve okul psikolojik danışmanlarının krize müdahale çalışmaları ile ilgili görüşlerinin incelenmesi; nitel bir çalışma

Bu araştırmanın amacı, Adana'da ortaokul ve liselerde çalışan okul psikolojik danışmanları ile krize müdahale ekibi üyelerinin okullarında yaşanan kriz durumları ve gerçekleştirilen krize müdahale çalışmaları konusundaki görüşlerini betimlemek, bu konulara ilişkin yeterlik algılarını ortaya çıkarmak ve bu konuda ihtiyaç duyulan çalışmalara yönelik önerilerini belirlemektir. Nitel araştırma yöntemlerinden görüşmenin kullanıldığı bu çalışmada 2017-2018 eğitim öğretim yılında ortaokul ve liselerde çalışan 12 okul psikolojik danışmanı, okullarındaki krize müdahale ekiplerine başkanlık yapan 7 müdür yardımcısı ve krize müdahale ekiplerinde yer alan 9 öğretmen olmak üzere 28 katılımcı yer almıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla toplanan verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, okullarda krize müdahaleyle ilgili hazırlık çalışmalarında eksiklikler olduğu, okullarda karşılaşılan kriz durumlarıyla ilgili en çok şiddet ve yaralanmaların ifade edildiği; müdahalelerde ise rehberlik servisi ve okul idaresinin daha aktif olduğu, krize müdahale ekiplerinin sistemli müdahalelerinin olmadığı görülmüştür. Çoğu katılımcı okullarındaki krize müdahale çalışmalarını yeterli görmediğini ifade ederken, katılımcıların neredeyse tamamı bu konuda eğitime ihtiyaç duyduğunu belirtmiştir. Anahtar Kelimeler: Kriz, krize müdahale, krize müdahale ekibi, okul psikolojik danışmanı.

DanışmanlarEğitim psikolojisiKriz+5
Elif Kılınç Çelebi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects