Çevrimiçi öğrenme

137 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Açık ve uzaktan öğrenme sistemlerinde kümeleme analizi yöntemiyle öğrenen gruplarının belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemine kayıtlı öğrenenlerin özelliklerini analiz ederek kümelere ayırmak, öğrenen türleri ve özelliklerine uygun stratejilerin belirlenmesine yön göstermektir. Açıköğretim Sisteminde öğrenim gören 43.106 öğrenene uygulanan anket verileri ile bu öğrenenlerin kurum veritabanlarındaki bilgileri birleştirilerek elde edilen veri kümesinin kullanıldığı bu çalışmada, öğrenen gruplarını elde etmek için tanımlayıcı veri madenciliği yöntemlerinden biri olan kümeleme analizi kullanılmıştır. Kümeleme analizi ile grupları elde etmek için IBM SPSS Modeler 14.2 yazılımında veriler üzerinde deneysel çalışmalar yapılmış ve veri setinin özelliklerine uygun olan algoritma TwoStep olarak belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, hazırlanan veri seti üzerinde yapılan TwoStep algoritması ile üç küme elde edilmiştir. Bu kümelerin boyutları %36,9, %35,7 ve %27,5 olarak dağılmıştır. Kümelerin belirlenmesindeki en ayırt edici özellikler akademik başarı notu, aylık gelir, çalışılan sektör, çalışma süresi, cinsiyet, internet erişim olanağı, medeni durum, iletişim araçları sahipliği ve yaş olarak belirlenmiştir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar ile öğrenen odaklı akademik, yönetsel, kurumsal ve destek hizmetlerine yönelik kararların alınması kolaylaşabilir, bu grupların özelliklerine uygun olarak hizmetlerin farklılaştırılmasına ve tasarlanmasına destek olunabilir. Anahtar Kelimeler: Açık ve Uzaktan Öğrenme Sistemleri, e-ÖğrenenlerinGruplandırılması, Kümeleme Analizi, Segmentasyon, TwoStep Algoritması.

AçıköğretimAçıköğretim sistemiBölümlere ayırma sistemleri+6
Aylin Öztürk
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Bağlantıcı kitlesel açık çevrimiçi derslerde etkileşim örüntüleri ve öğreten-öğrenen rollerinin belirlenmesi

Bu doktora tez çalışmasının amacı bağlantıcı kitlesel açık çevrimiçi derslerde (KAÇD) etkileşim örüntülerini ve öğreten-öğrenen rollerini belirlemeye çalışmaktır. Bu amaç doğrultusunda araştırmada karma araştırma yöntemi ve sıralı açıklayıcı desen kullanılmıştır. Ayrıca veri toplama ve analiz amacıyla sosyal ağ analizi, görüşme, gözlem ve doküman incelemesi kullanılmıştır. Araştırma bulguları bağlantıcılık, rizomatik öğrenme ve sosyal ağ kuramı bağlamlarında yorumlanmıştır. Araştırmanın demografik bulgularına göre, bağlantıcı öğrenme ortamlarında öğrenenlerin zaman ve mekan bağlamında küresel çapta dağıtık oldukları, çoğunun İngilizce konuşulan ülkelerden katılım gösterdiği, öğrenenlerin %89'unun düşük bağlamlı kültürlerden %11'inin ise yüksek bağlamlı kültürlerden olduğu gözlenmiştir. Katılımcıların çoğunun bir nedenle eğitim alanıyla ilgili veya yükseköğretimde öğrenci veya öğretmen olan bireyler olduğu saptanmıştır. Demografik bulgular KAÇD'larda çeşitliliğin birçok boyutta mevcut olduğunu göstermektedir ve bu bulgular KAÇD'ler için "küresel mega sınıf" ifadesini doğrular niteliktedir. Bağlantıcı kitlesel açık çevrimiçi dersler etkileşim örüntüleri bağlamında incelendiğinde birleşik-sıkı bağları olan bir ağ örüntüsü yapısı gözlenmiştir. Bu türdeki ağ yapısında yer alan düğümler kendi aralarında ve alt-gruplar arasında köprü görevi gören önemli bağlar oluştururlar. Bu ağ yapısındaki öğrenenler sıklıkla iletişime geçme eğilimindedirler ve ortak ilgi alanına sahiptirler. Bu ağ türleri genellikle iletişim ve etkileşimin bir girdap gibi merkeze doğru yoğunlaştığı ve farklı öğrenenleri farklı zaman dilimlerinde içerisine çeken birkaç tane yoğun ve/veya yoğun bir biçimde birbirlerine bağlı alt-gruplardan oluşurlar. Araştırma bulguları ayrıca bağlantıcı öğrenme ortamlarının iletişim ve etkileşim kurmak için az sayıda adım gerektirdiğini, öğrenme ağının Küçük Dünya Fenomeni ve Küresel Köy kavramlarını doğrulayan bir yapısı olduğunu göstermiştir. Azalan öğrenen sayısına ters orantılı bir şekilde ağ yoğunluğu değerinin arttığı gözlenmiş ve öğrenme ağında yoğun etkileşimin olduğu görülmüştür. Düğümlerin derece merkeziliği dağılımı incelendiğinde uzun kuyruk ve güç yasasına uygun bir dağılım gözlenmiş ve bağlantıcı ağların ölçekten bağımsız ağlar olduğu bulunmuştur. Bilginin üretimi ve tüketimi bağlamında öğrenenlerin 80/20 kuralı, 90-9-1 kuralı ve Pareto Yasasındakine benzer bir şekilde hareket ettikleri görülmektedir. Öğreten ve öğrenen rollerinin belirlenmesine yönelik yapılan analiz ve çözümlemelerde toplam 25 rol belirlenmiş, ortaya çıkan rollerden 12 tanesi öğreten, 11 tanesi öğrenen ve 2 tanesi öğreten-öğrenen ortak rolü olarak tanımlanmıştır. Ortaya çıkan roller incelendiğinde öğreten ve öğrenen arasındaki sınırların bulanıklaştığı, öğrenme sürecindeki sorumluluğun hem öğreten hem de öğrenen tarafından paylaşıldığı görülmektedir. Öğreten rolleri öğrenme sürecini kolaylaştırmaya yönelik roller iken, öğrenenlerin öz becerilerini kullanmaya yönelik rolleri üstlendikleri görülmüştür. Anahtar kelimeler: Kitlesel açık çevrimiçi ders, KAÇD, öğreten rolleri, öğrenen rolleri, etkileşim örüntüleri, bağlantıcılık, rizomatik öğrenme, sosyal ağ kuramı, sosyal ağ analizi, karma araştırma yöntemi, karma sıralı açıklayıcı desen, açık ve uzaktan öğrenme, uzaktan eğitim, açıköğretim. Anahtar kelimeler: Kitlesel açık çevrimiçi ders, KAÇD, öğreten rolleri, öğrenen rolleri, etkileşim örüntüleri, bağlantıcılık, rizomatik öğrenme, sosyal ağ kuramı, sosyal ağ analizi, karma araştırma yöntemi, karma sıralı açıklayıcı desen, açık ve uzaktan öğrenme, uzaktan eğitim, açıköğretim.

Bağlantıcı kitlesel açık çevrimiçi dersEtkileşimSanal öğrenme ortamları+2
Aras Bozkurt
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Eşzamanlı çevrimiçi öğrenme ortamlarında açık ve uzaktan öğrenenlerin transaksiyonel uzaklık algısının belirlenmesi

İlk olarak Dewey tarafından ortaya atılan transaksiyon kavramı Moore tarafından uzaktan öğrenme ortamlarına uyarlanmıştır. Moore'a göre transaksiyonel uzaklık öğrenen ve öğreten arasında olası yanlış anlaşılmalara neden olabilecek psikolojik ya da iletişimsel bir boşluktur. Transaksiyonel uzaklık öğrenenlerin motivasyonlarını, katılımlarını ve öğrenmeye karşı tutumlarını etkileyebilmektedir. Uzaktan eğitim veren yüzlerce kurs ve programın sistematik analizini yapan Moore, öğrenen özerkliği, diyalog ve yapının transaksiyonel uzaklığın boyutlarını belirleyen ve öğrenme sürecini etkileyen üç önemli değişken olduklarını ortaya koymuştur. Bu üç değişken arasındaki etkileşim transaksiyonel uzaklığın boyutlarını belirlemektedir. Alanyazında transaksiyonel uzaklıkla ilgili farklı noktalara odaklanan pek çok çalışma yapılmış olmasına rağmen bu kavrama yönelik net bir tanım bulunmamaktadır. Bu araştırmanın amacı transaksiyonel uzaklık kuramının diyalog, yapı ve öğrenen özerkliği bileşenleri ile transaksiyonel uzaklık arasındaki ilişkinin düzeyini araştırmak ve Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim sistemi, e-Seminer Projesi kapsamında eşzamanlı çevrimiçi öğrenme programlarına devam eden açık ve uzaktan öğrenenlerin memnuniyet düzeyi ve algılanan öğrenme çıktıları ile bu bileşenler arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu araştırmanın evrenini 2014-2015 bahar döneminde açılmış olan 180 e-seminer dersine çevrimiçi eşzamanlı olarak devam etmekte olan 434 açık ve uzaktan öğrenen oluşturmaktadır. Araştırmada 37 maddeden oluşan ankete doğrulayıcı faktör analizi uygulanarak gizil ve gözlenen değişken ilişkileri test edilerek bileşenlerinin yapısal eşitlik modeli oluşturulmuştur. Araştırmanın sonucunda diyalog ve transaksiyonel uzaklık değişkenleri arasında negatif anlamlı, yapı bileşeninin alt faktörlerinden birisi olan ders uygulaması ile transaksiyonel uzaklık arasında pozitif anlamlı bir ilişki elde edilmiştir. Yapı bileşeninin alt faktörlerinden birisi olan ders tasarımı ile transaksiyonel uzaklık arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Ayrıca öğrenen özerkliği ile transaksiyonel uzaklık arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar ile transaksiyonel uzaklığın operasyonel tanımına katkı sağlanması ve açık ve uzaktan öğrenenlerin transaksiyonel uzaklık algısına yönelik Türkçe bir ölçek ortaya konularak uzaktan eğitim alana katkı sağlanması hedeflenmektedir. Ayrıca bu çalışmada elde edilen sonuçlar ile Anadolu Üniversitesi gibi açık ve uzaktan öğrenim imkanı sunan diğer kurumların da karar süreçlerine ve eğitim politikalarına destek sağlanacağına inanılmaktadır.

AçıköğretimTransaksiyonel uzaklıkUzaktan eğitim+3
Ayfer Beylik
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşam boyu öğrenmenin çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluk üzerindeki etkileri

Sanayi devrimiyle başlayan teknolojik gelişmeler 20.yüzyılın sonlarında iyice hızlanmıştır. Sanayi ve teknolojideki bu gelişmeler sadece üretim süreçleri ve çalışma hayatında değil sosyal ve kültürel hayatımızda da köklü değişikliklere neden olmuştur. Tüm bu değişimlere ayak uydurabilmek için çeşitli eğitimlere, meslek kurslarına, hizmet içi eğitimlere katılmak gerekli hale gelmiştir. Bu durum da yaşam boyu öğrenme kavramını ortaya çıkarmıştır. Kimi insanlar yaşam boyu öğrenme ve değişimlere ayak uydurmada daha başarılıyken kimi insanlar bu konuda daha yetersiz kalmıştır. Bu bağlamda yaşam boyu öğrenme kavramının nelere bağlı olduğu ve insanların bu konudaki yeterliliklerinin belirlenmesi konusunda çeşitli bilimsel çalışmalar literatürde yerini almıştır. Öte yandan öğretmen ve öğrencinin çeşitli nedenlerle bir araya gelememesi nedeniyle ortaya çıkan uzaktan eğitim kavramı da uzun yıllardır çeşitli şekillerde hayatımızda yer almaktadır. Özellikle 2000'li yıllardan sonra bilgisayar ve internet teknolojilerindeki hızlı gelişimle internet tabanlı uzaktan eğitim yaygınlaşmaya başlamıştır. Kullanımı yavaş yavaş artan çevrimiçi eğitim 2020 yılında tüm dünyayı etkileyen Covid 19 salgını sonrası hızla yayılmıştır. Çevrimiçi öğrenmenin verimini etkileyen unsurları belirlemeye ve çevrimiçi öğrenmenin verimini arttırmaya yönelik çeşitli çalışmalar da yıllar içerisinde literatürde yerini almıştır. Çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluk da çevrimiçi öğrenmenin verimini etkileyen önemli unsurlardan biri olarak ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda bu tez çalışmasında günümüzde eğitimin iki önemli kavramı olan yaşam boyu öğrenme ve çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluk arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu amaçla bu kavramlarla ilgili yapılan araştırmalar ve ölçek çalışmaları incelenmiştir. Literatürde oldukça geniş kabul gören Yaşam Boyu Öğrenme ve Çevrimiçi Öğrenmeye Hazırbulunuşluk ölçekleri aynı anda üniversite öğrencilerine uygulanmıştır. Elde edilen verilerle yaşam boyu öğrenmenin çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluk alt boyutları üzerinde belirleyici etkileri olup olmadığını, varsa hangi boyutlarda etkili olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Bulgular yaşam boyu öğrenmenin çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluk alt boyutları olan bilgisayar/internet öz yeterliliği, öz güdümlü öğrenme, öğrenici kontrolü, öğrenme için motivasyon, çevrimiçi iletişim öz yeterliliği arasında pozitif ve anlamlı bir ilişkisi olduğunu göstermiştir.

Eş zamanlı çevrimiçi eğitimHazırbulunuşlukYaşam boyu öğrenme+2
Serkan Torunlar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

An analysis of a Facebook mentoring group as a professional development tool for EFL teachers

Professional development is a lifelong process for a teacher that requires active learning. Mentoring plays a significant role in teachers' professional development. Facebook groups are preferred by teachers as a mentoring tool. The purpose of the study was to find out EFL teachers' perceptions on a Facebook mentoring group and how teachers could benefit from Facebook as an online professional development tool. In accordance with this purpose, a Facebook group called "Innovative Teachers of English" (ITE) was selected within the frame of criteria defined by the researcher. Data collection was conducted through a mixed-method research design. The participants of the study were group members of ITE. The data was collected through two data collection tools. Firstly, teachers' posts and comments shared during 6 weeks were recorded. In total, 174 posts and 1935 comments were saved and analyzed deductively with the help of content analysis method by regarding other researchers' and experts' opinions. The data were analyzed with the help of the codes which were obtained from a previous study. Secondly, semi structured interviews were conducted with 10 participants to explore their perceptions on usage of this group. In this content, 7 interview questions were created with the contribution of other researchers and experts. The data including teachers' responses for interview questions were analyzed and coded by English teachers including the researcher himself. The qualitative data were analyzed inductively using content analysis. At the end of the analysis, the results showed that teachers used this group mostly to find new activities and materials related to their lessons. It was also found that teachers also used the group for different education techniques and strategies that could be integrated into lessons. Moreover, another finding showed that teachers also joined this group for their professional development and follow innovations related to teaching. Additionally, teachers stated that they found these kinds of groups more useful than in-service trainings. Finally, it was seen that teachers in this group communicated with each other and shared their feelings about some situations they came across in their classrooms. As a result, it can be said that this group is very useful for teachers in terms of their professional development.

Branch teachersFacebookIn service training+7
Ceylan Erdoğan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin Facebook öğretmen gruplarında paylaşım yapma motivasyonları: Bir netnografik durum çalışması

Bu araştırmanın amacı, sosyal bilgiler öğretmenlerinin Facebook'taki çevrim içi öğrenme topluluğu gruplarına katılımının ve bu gruplarda paylaşım yapma motivasyonlarının arkasında yatan nedenleri ortaya koymaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemleri arasında yer alan etnografinin sanal ortama uyarlanmış hali olan netnografi deseni temel alınmıştır. Araştırmanın birinci aşamasında en çok üye sayısına sahip "Türkiye Sosyal Bilgiler Zümresi", "Sosyal Bilgiler Bilgi ve Görsel Arşivi" ve "Sosyal Bilgiler Öğretmenleri" gruplarında Kasım 2020-Mart 2021 tarihleri aralığında yapılan toplam 2402 paylaşım incelenmiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında "Facebook'ta paylaşım yapıyorum; çünkü …………" gönderisi paylaşılarak sosyal bilgiler öğretmenlerinin yorum yapmaları sağlanarak bu gruplardaki paylaşım yapma nedenlerine yönelik görüşleri tespit edilmiştir. Üçüncü aşamada ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilmiş bu gruplarda aktif şekilde paylaşım yapan 16 katılımcıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla gruplardaki paylaşım yapma gerekçelerine yönelik derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada elde edilen verilere içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın ikinci ve üçüncü aşamasında elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Bulgular, sosyal bilgiler öğretmenlerinin en çok ders materyalleri, dayanışma, kişisel gelişim, gündem ve genel kültür temalarına yönelik paylaşımlar yaptıklarını ortaya koymuştur. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin Facebook gruplarında paylaşım yapma motivasyonlarının arkasında yatan motifler; zümrelerine faydalı olmak, dayanışma, aile ortamında hissederek yardımlaşma, mesleki gelişime katkı sağlamak, paylaştıkça mutlu hissetmek, zümreleri arasında popüler olmak, iletişim kurarak yeni arkadaşlar edinmek, zümrelerine model olarak yol gösterme ve ufuk açıcı fikirler vermek şeklinde sıralanmıştır. Araştırma sonuçları öğretmenlerin; grupları ait hissettikleri bir aile ortamı gibi görerek yaptıkları farklı çalışmaları, dokümanları, güncel bilgi ve haberleri, kişisel gelişime yönelik paylaşımları yaparak zümrelerine yararlı olmak, her konuda tavsiyelerde bulunmak, birlik ve beraberlik içinde olmak ve zümrelerine ilham kaynağı olarak tanınmak istediklerini ortaya çıkarmıştır. Araştırmanın genel sonuçları ışığında Facebook gruplarına dair sosyal bilgiler öğretmenlerine ve gelecekte yapılacak çalışmalara yönelik araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

FacebookNetnografiSanal eğitim+6
Birsel Arıkan Karagöz
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi öğrenme topluluklarının sınıf öğretmenlerinin mesleki öğrenme ve mesleki gelişimindeki rolünün incelenmesi: eTwinning örneği

Bu araştırmanın amacı, eTwinning platformundan hareketle çevrimiçi öğrenme topluluklarının sınıf öğretmenlerinin mesleki öğrenme ve mesleki gelişimindeki rolünün incelenmesidir. Bu çalışmada, karma araştırma yöntemlerinden açıklayıcı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri, araştırmacı tarafından ilgili alanyazından yararlanılarak geliştirilen Öğretmen Mesleki Gelişim Anketi, Mesleki Öğrenme Anketi ve eTwinning Platformunu Kullanım Amaçları Anketi kullanılarak toplanmıştır. Nitel veriler ise araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda katılımcılar olasılığa dayalı örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme tekniği ile seçilmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda ise katılımcılar nicel boyuttaki katılımcılar arasından amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme tekniği ile seçilmiştir. Araştırmanın katılımcıları, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Türkiye'nin 7 farklı bölgesinde görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmanın nicel boyutuna 605, nitel boyutuna ise 20 sınıf öğretmeni katılmıştır. Araştırmanın nicel boyutundaki veriler SPSS 22.0 programı ile analiz edilmiştir. Nitel boyutunda ise odak grup görüşmeleri yoluyla elde edilen veriler tematik analiz kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen nitel ve nicel bulgular, eTwinning platformunun sınıf öğretmenlerinin mesleki gelişimlerine ve öğrenmelerine olumlu katkılar sağladığını göstermiştir. Söz konusu katkıların eTwinning platformunun yapısal özelliklerinden ve sunduğu fırsatlardan kaynakladığı sonucuna ulaşılmıştır. eTwinning platformunun kendine özgü yapısal özellikleri olan e-güvenlik kuralları, bir kültürünün ve etiğinin bulunması, MEB destekli olması ve sadece eğitimcilerin katılabilmesi gibi özellikleri nedeniyle tercih edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlardan hareketle araştırmacılara, uygulayıcılara ve politika yapıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Elektronik öğrenmeEtwinningMesleki gelişme+6
Ziya Sansur
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrim içi öğrenme ortamlarının sosyal bilgiler öğretmenlerinin mesleki gelişimi açısından incelenmesi: Bir netnografi çalışması

Öğretmenler teknolojik değişim ve gelişim ile birlikte okulda veya okul dışında yürüttüğü mesleki gelişim faaliyetlerini web ortamlarına taşıyarak çevrim içi öğrenme topluluklarını oluşturmuşlardır. Bu çalışmanın birincil amacı çevrim içi öğrenme topluluklarından olan Facebook'ta sosyal bilgiler öğretmenlerine yönelik kurulan gruplarda sosyal bilgiler öğretmenlerinin mesleki gelişimlerine yönelik yapılan paylaşımların incelenmesidir. Çalışmanın ikincil amacı sosyal bilgiler öğretmenlerinin mesleki gelişimi açısından çevrim içi öğrenme topluluklarına yönelik bakış açılarını bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koymaktır. Netnografi çalışmasına göre tasarlanan araştırma nitel araştırma paradigması temelinde yapılandırılmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında seçilen "Sosyal Bilgiler Not ve Bilgi Paylaşımı", "Türkiye Sosyal Bilgiler Zümresi" ve "Sosyal Bilgiler Öğretmenleri" gruplarında 2021 Eylül-2022 Ocak tarihleri arasında sosyal bilgiler öğretmenlerinin mesleki gelişimleriyle doğrudan ilişkili toplam 2050 paylaşım incelenerek doküman analizine tabi tutulmuştur. İkinci aşamada kartopu örnekleme yöntemiyle bu çevrim içi toplulukları aktif olarak kullanan 17 sosyal bilgiler öğretmeniyle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen verilere içerik analizi uygulanarak belirli tema ve kategoriler oluşturulmuştur. Araştırmanın birinci aşamasında sonuçlara göre Facebook gruplarında en çok mesleki tutum ve değerler temasına vurgu yapıldığı görülmüştür. Öğretmenlerin mesleki gelişimine yönelik iş birliği ve meslektaşlar arası dayanışmayı kapsayan paylaşımlar çoğunlukla yapılmıştır. İkinci aşamada da benzer şekilde öğretmenlerin meslektaşlarla haberleşme, iş birliği ve dayanışma amacıyla bu toplulukları kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Görüşmelerden hareketle bu toplulukların başlıca zorluklarının bilginin doğruluğu ve üslup sorunları olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Başlıca kolaylıklarının ise bilgi alma ve bilgiye hızlı ulaşma olduğu aynı zamanda bu topluluklardan yararlanmayan öğretmenlerin yararlanmalarının mesleki bilgi ve beceri noktasında fayda sağlayacağı sonuçlarına ulaşılmıştır. Araştırmanın genel sonuçları, çevrim içi öğrenme topluluklarının sosyal bilgiler öğretmenlerinin mesleki gelişimi açısından önemli katkılar sağladığını ortaya koymuştur. Anahtar Sözcükler: Sosyal Bilgiler Öğretmenleri, Mesleki Gelişim, Çevrim içi Öğrenme Toplulukları, Facebook, Netnografi

Mesleki gelişmeNetnografiSosyal bilgiler+5
Seda Akın
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

A hybrid approach for data classification based on mathematical modelling and improved online learning algorithm for general fuzzy min-max neural network

The Fuzzy Min-Max Neural Network (FMNN) is a machine learning algorithm that utilizes hyper-boxes for classification and clustering tasks. It is built using hyper-box fuzzy sets, which allow for the representation of fuzzy data. This makes FMNN particularly effective for handling uncertain and imprecise data. Both the FMNN classification and clustering are based on this concept, making it a powerful tool for a variety of applications. Mixed integer programming models can offer improved performance and global optimality compared to other methods, but they are limited in their ability to handle large datasets because of the presence of binary variables and can be difficult to solve optimally. In this thesis, we aim to enhance the MILP model proposed by a well-known publication by providing an initial solution. This thesis presents a new hybrid approach that integrates mixed integer linear programming (MILP) and an improved online learning algorithm for general FMNN (IOL_GFMM). The IOL_GFMM method is employed to generate initial hyper-boxes to enhance the efficiency of the MILP model. The new hybrid approach is tested on both real and artificial datasets and has been shown to be efficient. The new hybrid approach significantly speeds up training time by up to 76 times and reduces the number of misclassified data by up to 17 times.

Machine learningMathematical programmingNerve net+2
Ömer Nedim Kenger
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yapısal kuram ilkeleri doğrultusunda hazırlanan bir ilköğretim fen bilgisi 7. sınıf "hareket ve kuvvet" ünitesi "basınç" dersinin ınternet destekli bir eğitim ortamında geliştirilmesi

Internet üzerinden uzaktan eğitim amacıyla birçok yazılım platformu kullanılmaktadır. Bu platformlar kullanım özelliklerine göre birçok farklılıklar göstermekle beraber temelde hepsinin yaptığı iş kullanıcıya eğitim materyallerini etkin bir şekilde sunmaktır. Bu araştırmada; yapısalcı kuram doğrultusunda uzaktan eğitimde kullanılmak üzere bir ders içeriği hazırlanmış ve öğrenci görüşleri doğrultusunda değerlendirilmiştir. Kurs yönetim sistemi olarak Moodle kullanılmıştır. Moodle, 70'in üzerinde dil desteği olan, açık kaynak kodlu bir kurs yönetim sistemidir. Bu çalışma iki aşamada gerçekleşmiştir. İlk aşamada Moodle kullanılarak bir ders içeriği hazırlanmış ve öğrenci görüşleri 'Yapısalcı çevrimiçi öğrenme ortamı anketi' ile değerlendirilmiştir. Bu anket 'İlgi, Eleştirel Düşünce, Etkileşim, Öğretici Desteği, Karşılıklı Destek, Yorumlama' adlı 6 bölümden oluşmakta ve her bölümde 4 soru olmak üzere 24 sorudan oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini Ç.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü yüksek lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın bulguları, hazırlanan ders içeriğinin yapılan değerlendirmeler sonucu eğitimsel nitelikler taşıdığı anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Uzaktan eğitim, web tabanlı eğitim, e-öğrenme, moodle

Uzaktan eğitimWeb tabanlı eğitimÇevrimiçi öğrenme
Ethem Evlice
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi öğrenmeye yönelik öz yeterlik ölçeğinin Türkçeye uyarlanması ve uygulanması

Bu çalışmanın ilk aşamasında, Sun ve Rogers (2021) tarafından geliştirilen çevrim içi öğrenmeye yönelik öz yeterlik ölçeğinin Türkçeye uyarlaması yapılmıştır. Çalışmanın ikinci aşamasında, öğretmen adaylarının çevrim içi öğrenmeye yönelik öz yeterlik düzeyleri belli değişkenler açısından kesitsel tarama yöntemiyle araştırılmıştır. Çalışmanın örnekleminin belirlenmesinde kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi ile çalışmaya katılmaya gönüllü olan ve İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan 4 farklı üniversitenin eğitim fakültesinin ilköğretim matematik öğretmenliği bölümünde öğrenim gören toplam 562 öğretmen adayına ulaşılmıştır. Öğretmen adaylarının çevrim içi öğrenmeye yönelik öz yeterlik düzeyleri cinsiyete bağlı olarak anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği sorusuna cevap bulmak adına bağımsız t testi, öğretmen adaylarının çevrim içi öğrenmeye yönelik öz yeterlik düzeylerinin sınıf düzeyine bağlı olarak anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği sorusuna cevap bulmak adına tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının çevrim içi öğrenme öz yeterlik ölçeğinin teknoloji kullanımı, çevrim içi öğrenme görevi, eğitici ve akran etkileşimi ve iletişimi, öz düzenleme ve motivasyon alt boyutlarındaki puan ortalamaları iyi düzeyde bulunmuştur. Öğretmen adaylarının sadece teknoloji kullanımı öz yeterlik düzeyleri açısından kız öğrenciler lehine anlamlı bir farklılığın olduğu, ölçeğin diğer boyutları açısından cinsiyet bazlı anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının eğitici ve akran etkileşimi ve iletişimi öz yeterlik düzeyleri açısından 1. ve 3. sınıf arasında 1. sınıf lehine ve 3. ve 4. sınıf arasında 4. sınıf lehine anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Diğer boyutlar açısından sınıf düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre, daha sonra yapılacak olan çalışmalar Türkiye genelinde öğrenim gören öğretmen adayları üzerinde yürütülebilir. Ayrıca yeni çalışmalarda öğretmen adaylarının teknolojiye ve teknolojik araçlara yönelik tutumları, bilgisayar veya tablet gibi araçlara sahip olup olmadıkları türünden değişkenler de çalışmaya dâhil edilebilir. Bunların dışında öğretmen adaylarıyla görüşmeler yapılarak nitel veriler elde edilebilir.

Elektronik öğrenmeTürkçe uyarlamaUyarlamalar+6
Erhan Çalışkan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi ortamda yürütülen senaryo temelli öğrenme etkinliklerinin Türkçe öğretimi öz yeterliğe, akademik güdülenmeye ve başarıya etkisi

Bu araştırmada çevrimiçi ortamda yürütülen senaryo temelli öğrenme etkinliklerinin sınıf öğretmeni adaylarının Türkçe öğretimine yönelik öz yeterlikleri, akademik güdülenmeleri ve Türkçe öğretimi dersi başarı düzeyleri üzerine etkisi incelenmiştir. Araştırma, 2020-2021 eğitim-öğretim yılının bahar yarıyılında bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesinde sınıf öğretmenliği programında öğrenim gören ikinci sınıf düzeyindeki 56 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel deneme modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında Türkçe Öğretimine Yönelik Öz Yeterlik Ölçeği, Akademik Güdülenme Ölçeği ve Türkçe Öğretimi Başarı Testi kullanılmıştır. Deney grubundaki öğretmen adaylarına 2020-2021 eğitim-öğretim yılının bahar yarıyılında haftada üç ders saati olmak üzere altı hafta süresince Türkçe öğretimi derslerine ek olarak çevrimiçi ortamda yürütülen senaryo temelli öğrenme etkinlikleri uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Deney ve kontrol grubundaki Türkçe öğretimi dersleri, dersin öğretim üyesi tarafından yürütülürken uygulama süreci araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Uygulamanın sonunda öntest olarak kullanılan veri toplama araçları sontest olarak uygulanıp araştırmanın verileri toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde ilişkisiz ve ilişkili örneklemler için t testi, wilcoxon işaretli sıralar testi ve mann whitney u testi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda elde edilen bulgular incelendiğinde deney ve kontrol grubunun Türkçe öğretimine yönelik öz yeterlik sontest puanları arasında anlamlı bir farklılığa rastlanılmamıştır. Fakat deney grubunun Türkçe öğretimine yönelik öz yeterlik öntest-sontest puanları arasında anlamlı bir farklılığa rastlanılmış ve kontrol grubunun Türkçe öğretimine yönelik öz yeterlik öntest-sontest puanları arasında anlamlı bir farklılığa rastlanılmamıştır. Bu durumda çevrimiçi ortamda yürütülen senaryo temelli öğrenme etkinliklerinin mevcut öğrenme-öğretme sürecine göre sınıf öğretmeni adaylarının Türkçe öğretimine yönelik öz yeterliklerini anlamlı derecede artırdığı yorumu yapılabilir. Araştırmanın bir başka sonucu deney ve kontrol grubunun akademik güdülenme sontest puanları arasında anlamlı bir farklılığa rastlanılmamasıdır. Aynı şekilde deney ve kontrol grubunun akademik güdülenme öntest-sontest puanları arasında anlamlı bir farklılığa rastlanılmamıştır. Bu durum çevrimiçi ortamda yürütülen senaryo temelli öğrenme etkinliklerinin sınıf öğretmeni adaylarının akademik güdülenmeleri üzerine anlamlı bir etkisinin olmadığını göstermektedir. Bununla birlikte araştırmadan elde edilen bir diğer sonuç deney ve kontrol grubunun Türkçe öğretimi başarı sontest puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farklılığa rastlanılmasıdır. Bu durum çevrimiçi ortamda yürütülen senaryo temelli öğrenme etkinliklerinin sınıf öğretmeni adaylarının Türkçe öğretimine yönelik başarı düzeyleri üzerine anlamlı bir etkisinin olduğunu göstermektedir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Senaryo Temelli Öğrenme, Türkçe Öğretimi Öz Yeterlik, Akademik Güdülenme, Türkçe Öğretimi Başarı, Çevrimiçi Öğrenme Ortamı.

Aday öğretmenlerAkademik başarıMotivasyon+5
Dilşat Uzunoğlu
Aydın Adnan Menderes University
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Using Educational Informatics Network (EBA) as an educational learning platform in EFL courses in Turkey

The FATIH Project, which was introduced by the Ministry of National Education in 2011, is one of the important educational technology projects in the world. Within the scope of the project, comprehensive activities were carried out for the establishment of interactive whiteboards in schools and the development of internet infrastructure. The Educational Informatics Network (EIN/EBA) is one of the components of the FATIH Project, and it is a social learning platform where e-contents and course materials are offered to support the lessons taught in schools. Thus, this study aims to investigate the EFL teachers' opinions about EIN, determine their EIN usage levels, and examine the suggestions for the improvement of the platform by various variables. The study was designed with the explanatory sequential research design, one of the mixed-method research designs. Based on this objective, 547 EFL teachers who were employed in the Hatay city of Turkey during the 2019-2020 academic year and selected by the convenience sampling participated in the questionnaire, which is the quantitative data collection stage of the research. In addition, semi-structured interviews were conducted with 10 EFL teachers selected by purposive sampling method in the qualitative data collection stage of the research. Since there are two data collection tools in the study, a two-stage data collection and analysis procedure was adopted. In this context, trial versions of SPSS and AMOS software are used in the analysis of quantitative data. On the other hand, the content analysis method is used for the analysis of qualitative data. According to the quantitative findings of the research, while the opinions of the EFL teachers about EIN differ significantly by their education level and being a registered user on EIN, the EIN usage levels of the participant teachers show difference by gender, educational status, being a registered user on EIN, and having information about the FATIH Project. Moreover, the teachers' suggestions about EIN show a significant difference by being a registered user on EIN. Finally, the qualitative results of the study determine that the EFL teachers often experience problems such as infrastructure difficulties, insufficient course e-contents, the lack of interactive materials, and uninteresting course contents when using EIN. These findings underline that the suggestions of the EFL teachers should be taken into consideration to increase the usage levels of EIN in English courses and to make their opinions more positive. Keywords: FATIH Project, EFL teachers, English e-content, EBA, EIN, Educational Informatics Network, Educational Learning Platform

Electronic learningEducation Information NetworkFatih Project+5
Ahmet Kurnaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Learner autonomy in secondary school virtual classrooms: Turkish EFL teachers' perceptions and practices

Learner autonomy in EFL teaching and learning context has long been taken as an efficient channel, which has gained more significance in the globalized world of the 21st century. Today's life has demonstrated that online education, which is believed to be more effective when autonomous, will dominate the education process. Besides, the significance of learner autonomy skills for online educational settings has recently attracted the attention of scholars. In this vein, this study investigates EFL teachers' perceptions and practices concerning learner autonomy in secondary school virtual classrooms in Hatay, Turkey. The data were collected using both quantitative and qualitative data collection tools. For the quantitative data, a questionnaire was administered to 194 teachers working at state and private secondary schools to explore learner autonomy perceptions and language teaching practices promoting learner autonomy. To support the quantitative data, semi-structured interviews were conducted with 21 EFL teachers volunteering to participate. Findings revealed that the EFL teachers have a high awareness of the meaning and significance of learner autonomy and an autonomous learner in online language education. There seems to be a connection between learner autonomy and online learning environments. It is deduced from the findings that teachers have compelling views concerning practices to foster learner autonomy. However, they are having difficulty promoting it due to the fact that they are assumed to be practising traditional approaches which cannot be appropriate in online EFL teaching and learning environment. Moreover, learner autonomy promotion is challenging in an online learning setting for several reasons, such as time, curriculum, and class-size limitations in addition to teacher-related and learner-related constraints. The findings of this study may contribute to the ELT field in terms of identifying challenges in learner autonomy encouragement. They also provide insights into creating autonomous learning in virtual language classrooms presenting influential views and practices of EFL teachers. Keywords: Learner autonomy, autonomous learner, virtual classroom, online education.

Branch teachersSecondary schoolsVirtual class+6
Semra Karaali
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli ortaöğretim öğrencilerinin topluluk hisleri ile çevrimiçi öğrenme ortamında yaşadıkları zorlukların çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, özel yetenekli ve normal gelişim gösteren öğrencilerin çevrimiçi öğrenme zorlukları ile çevrimiçi topluluk hisleri arasındaki ilişkiyi çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Betimsel araştırma modelinde tasarlanmış araştırmanın örneklemi, 2020-2021 eğitim öğretim yılında çevrimiçi eğitim alan ve ortaöğretim düzeyinde eğitim görmekte olan 842 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aşamasında çevrimiçi öğrenme ortamında eğitim alan öğrencilerin yaşadıkları zorluklar ölçeği, çevrimiçi öğrenme topluluk hissi ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde çevrimiçi öğrenme zorluk ölçeği ile çevrimiçi topluluk hissi ölçeği arasındaki ilişki korelasyon analizi ile incelenmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, normal dağılım varsayımlarının durumuna göre Kruskall Wallis, Mann Whitney U, bağımsız örneklem t testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar, özel yetenekli ve normal gelişim gösteren öğrencilerin okul türü, özel yetenekli bireylerin tanı aldıkları yetenek alanı ve çevrimiçi eğitimde kullandıkları donanım açısından çevrimiçi öğrenme öğrencilerinin yaşadıkları zorluklar ölçeğinden aldıkları puanlar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Özel yetenekli öğrencilerin çevrimiçi öğrenme topluluk hissi ölçeğinden aldıkları puanlar normal gelişim gösteren akranlarından daha yüksek olduğu görülmüştür. Normal gelişim gösteren öğrencilerde topluluk hissi ölçeğinden aldıkları puanlar sınıf düzeyi, çevrimiçi öğrenmede kullanılan donanım ve Covid-19 öncesi çevrimiçi öğrenme deneyimine göre anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. Özel yetenekli öğrencilerde ise topluluk hisi ölçeğinden aldıkları puanların yalnızca çevrimiçi ders aldıkları kişi sayısına göre anlamlı düzeyde faklılaştığı tespit edilmiştir.

Eğitim sorunlarıOrtaöğretimOrtaöğretim öğrencileri+7
Nurşin Yardımcı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi öğrenmede kısa videolar ile oluşturulan programlama derslerinin öğrenci akademik başarılarına ve ders katılımlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, Kitlesel Açık Çevrimiçi Ders (KAÇD) platformunda, Kısa Süreli Videolar Ders Modülü (KSVDM) ve Standart Süreli Videolar Ders Modülü'nden (SSVDM) oluşan programlama dersine ait eğitim içerikleri hazırlanarak katılımcıların akademik başarıları, katılımları, video tamamlama oranları ve uzaktan eğitime yönelik görüşlerini analiz etmektir. Çalışmada, KSVDM'ünü seçen katılımcıların, SSVDM'ünü seçen katılımcılara göre akademik başarıları, katılımları ve video tamamlama oranları arasında fark olup olmadığını tespit etmektir. Araştırma evreni, 2021 yılında KAÇD platformu olan Udemy web sayfasında yer alan ve temel python yazılım dili öğrenmek isteyen kullanıcılardan oluşmaktadır. Araştırma örneklemi ise Udemy platformunda yayınlanan KSVDM kursuna kayıt olan 1376 katılımcı ve SSVDM kursuna kayıt olan 1523 katılımcıdan oluşmaktadır. KSVDM ve SSVDM programlama ders içerikleri, üniversitelerin python yazılım dili öğreten bölümlerin içerikleri incelenmiş ve derslere herkesin kolay bir şekilde erişebilmesi için Udemy platformunun ücretsiz olarak hizmet verdiği süre sınırları göz önünde bulundurularak içerikler hazırlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak akademik başarı testi ve uzaktan eğitim öğrenci görüşleri ölçeği kullanılmıştır. Akademik başarı testi ve uzaktan eğitim öğrenci görüşleri ölçeği Google Forms ile hazırlanmış, video modüllerinin öncesinde ve sonrasında katılımcılara sunulmuştur. Araştırmadaki katılımcılardan alınan verileri analiz etmek için SPSS 22 programı kullanılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin normal dağılıp dağılmadığını belirlemek için çarpıklık (skewness) ve basıklık (kurtosis) değerleri hesaplanmış ve sonuçlar için gerekli olan analiz işlemleri yapılmıştır. Udemy verilerine göre KSVDM kursunda 267, SSVDM kursunda 384 olmak üzere toplam 651 katılımcı aktif olarak yer almaktadır. Aktif kullanıcılardan KSVDM için 56, SSVDM için 52 kişi toplam 108 katılımcı tüm testleri ve ölçekleri tamamlamıştır. KSVDM kursunda yer alan kadın katılımcıların kurs tamamlama oranlarının ortalamasının, erkek katılımcıların kurs tamamlama oranları ortalamasına göre daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. SSVDM kursundaki katılımcılar arasındaki cinsiyetlerine göre kurs tamamlama oranları arasında anlamlı bir fark bulunmaktadır. Her iki kurs modülünde de kadın katılımcıların kurs tamamlama oranları yüksektir. KSVDM katılımcılarının akademik başarı testleri arasında anlamlı bir fark olduğu, SSVDM katılımcılarının akademik başarı testleri arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. KSVDM ve SSVDM kurslarındaki katılımcıların akademik başarı testindeki puanlarının ortalaması karşılaştırıldığında aralarında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Udemy platformunun vermiş olduğu istatiksel bilgiler sonucunda KSVDM kursundaki yarıda bırakılan video sayısının, SSVDM kursundaki yarıda bırakan video sayısından daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Katılımcılar Udemy platform üzerinden verdikleri kurs değerlendirme puanında, 5 puan üzerinden değerlendirilen kurslar KSVDM ve SSVDM için 4.5 üzerinde puan aldığı tespit edilmiştir. KSVDM ve SSVDM kurslarındaki katılımcılara uygulanan uzaktan eğitim öğrenci görüşleri ölçeğindeki puanlar karşılaştırılmış ve gruplar arasında anlamlı bir fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların uzaktan eğitim öğrenci görüşleri ölçeği puanı "Kararsız" olarak sonuçlanmıştır. Anahtar kelimeler: Udemy, kitlesel açık çevrimiçi dersler, bilişsel yük, mikro videolar, eğitsel videolar

Akademik başarıDerse katılımKısa süreli eğitim+6
Tarık Buğra Kuvvet
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi işbirlikli öğrenmenin fen bilgisi öğretmen adaylarının bilimsel muhakeme becerileri, motivasyonları ve fen öğretimine yönelik öz- yeterliklerine etkisi

Bu araştırmanın amacı çevrimiçi işbirlikli öğrenme yönteminin fen bilimleri öğretmen adaylarının bilimsel muhakeme becerileri, motivasyonları ve fen öğretimine yönelik öz yeterliliklerine etkisini incelemektir. Araştırmada yarı-deneysel desenlerden eşitlenmemiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Bu araştırma, 2020-2021 eğitim- öğretim yılı bahar döneminde gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Adana'da bir üniversitede öğrenim gören Fen Bilimleri Öğretmenliği 3.sınıftaki 54 öğretmen adayıyla 7 hafta süresince yürütülmüştür. Araştırmanın deney grubunu 28 öğretmen adayı, kontrol grubunu ise 26 öğretmen adayı oluşturmuştur. Fen Öğretimi II dersinde gerçekleştirilen çalışmada deney grubu öğrencilerine çevrimiçi ortamda işbirlikli öğrenme yöntemi ile öğretim yapılırken, kontrol grubuna çevrimiçi ortamda tüm-sınıf tartışması uygulanmıştır. Araştırmanın verileri "Lawson Mantıksal Düşünme Testi"(LMDT), "Öğrenmede Güdüsel Stratejiler Ölçeği" (ÖGSÖ) ve "Fen Öğretimine Yönelik Öz-Yeterlik İnancı Ölçeği" (FÖYÖİÖ) kullanılarak toplanmıştır. LMDT, ÖGSÖ ve FÖYÖİÖ öğretmen adaylarına ön test ve sontest olarak uygulanmıştır. Grupları ön test ve son test LMDT puanları açısından kıyaslamak için bağımsız gruplar t - testi kullanılmıştır. LMDT ön test sonuçlarına göre gruplar arasında anlamlı bir farklılık yoktur. LMDT son test verilerinin analizi sonucunda deney grubu lehine anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Kontrol ve deney grubu öğretmen adayları arasında ÖGSÖ öntest puanları açısından anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek amacıyla, içsel hedef düzenleme (İHD), dışsal hedef düzenleme (DHD), öğrenmeye ilişkin kontrol inancı (ÖİKİ)ve sınav kaygısı (SK) alt boyutları için bağımsız gruplar t-testi, öğrenme ve performansla ilgili özyeterlik algısı (ÖPÖA) ve görev değeri (GD) alt boyutu için ise Mann Whitney U yapılmıştır. Sonuçlara göre deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında ÖGSÖ ön test puanları açısından anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Gruplar arasında ÖGSÖ alt boyutları açısından son testlerde anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek amacıyla her alt boyut için bağımsız gruplar t-testi yapılmıştır. Sonuçlara göre gruplar arasında İHD, DHD ve ÖİKİ açısından anlamlı bir farklılık gözlemlenmezken; GD, ÖPÖA ve SK açısından anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Kontrol ve deney grubu öğretmen adayları arasında, FÖYÖİÖ ön test puanları açısından anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek amacıyla; alt boyutlardan fen öğretiminde sonuç beklentisi (FÖSB) puanları Mann Whitney U, fen öğretimi ile ilgili kişisel özyeterlik inançları (FÖKÖY) puanları ise ANOVA ile analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre gruplar arasından anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. FÖSB ve FÖKÖY son test puanları ANOVA ile analiz edilmiştir. Bulgulara göre gruplar arasında sontest FÖSB puanları açısından anlamlı bir fark görülürken FÖKÖY puanları açısından anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak çevrimiçi işbirlikli öğrenme yönteminin tüm-sınıf tartışmasına kıyasla fen öğretmen adaylarının bilimsel muhakeme becerilerini, motivasyonlarını ve fen öğretimi sonuç beklentilerini arttırdığı söylenebilir. Genel olarak, bilimsel muhakeme becerileri, motivasyon ve fen öğretimine yönelik öz yeterliliği olumlu yönde etkilediği tepit edilen çevrimiçi işbirlikli öğrenmenin, pandemiden sonra bile öğretmen adaylarının eğitiminde kullanılmada etkili bir yöntem olduğu düşünülmektedir.

Aday öğretmenlerFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+7
Ayşegül Çiçekdağ
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluk düzeyleri ve bilgi işlemsel düşünme becerilerinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluk düzeylerini ve bilgi işlemsel düşünme becerileri düzeylerini; bölüm, sınıf düzeyi, cinsiyet, haftalık internet kullanma süresi ve daha önce çevrimiçi veya çevrimdışı eğitim alıp almadıkları değişkenlerine göre çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluk düzeylerinde anlamlı bir fark olup olmadığını; bölüm, sınıf düzeyi ve cinsiyet değişkenlerine göre bilgi işlemsel düşünme becerilerinde anlamlı bir fark olup olmadığını ve öğretmen adaylarının çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluk düzeyleri ile bilgi işlemsel düşünme becerileri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bu amaca yönelik olarak, ülkemizde Batı Karadeniz'de bir devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi'nde eğitim görmekte olan tüm bölüm ve sınıf düzeyinde ulaşılan 837 öğretmen adayına Hung vd. (2010) tarafından geliştirilen ve Yurdugül ve Alsancak Sırakaya (2013) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan "Çevrimiçi Öğrenmeye Hazırbulunuşluk Ölçeği" ve Korkmaz vd. (2017) tarafından geliştirilen "Bilgi işlemsel Düşünme Becerileri Ölçeği" uygulanmıştır. Normal dağılım göstermeyen Çevrimiçi Öğrenmeye Hazırbulunuşluk testi verileri parametrik olmayan testlerle analiz edilmiştir. Çevrimiçi Öğrenmeye Hazırbulunuşluk Ölçeği'nden elde edilen verilerin cinsiyete ve daha önce çevrimiçi eğitim alıp almama durumuna göre analizinde Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Bölüm, sınıf düzeyi ve haftalık ortalama internet kullanım sürelerinde ise Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır. Farkın kaynağını bulmak için Dunnett's C testi kullanılmıştır. Bilgi işlemsel Düşünme Becerileri Ölçeği'nden elde edilen ve normal dağılım gösteren verilerin analizinde cinsiyet değişkenine göre farkı bulmak için t testi; bölüm ve sınıf değişkenine göre farkı bulmak için ANOVA testi kullanılmıştır. Çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluk düzeyi ile bilgi işlemsel düşünme becerileri arasındaki ilişkiyi bulmak için Pearson Korelasyon Testi kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda, öğretmen adaylarının, çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluğun alt boyutları olan özgüdümlü öğrenme, çevrimiçi iletişim özyeterliği ve öğretmen motivasyonu alt boyutlarında ve tüm ölçeğin test puanında kendilerini ortalamanın üstünde yeterli buldukları ancak bilgisayar ve internet özyeterliği ile öğrenen kontrolü alt boyutlarında kendilerini ortalama düzeyde ne yeterli ne de yetersiz olarak gördükleri bulunmuştur. Bilgisayar ve internet özyeterliği ile öğrenen kontolü alt boyutlarında ve çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluk test puanında bölümler arası anlamlı bir fark vardır ve İngilizce Öğretmenliği öğrencileri bu alt boyutlarda ve ölçek test puanında en yüksek hazırbulunuşluk düzeyine sahiptir. Sınıf düzeyine göre çevrimiçi iletişim özyeterliği, özgüdümlü öğrenme ve bilgisayar ve internet özyeterliği alt boyutları ile çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluk düzeyinde sınıf düzeyine göre anlamlı bir fark oluştuğu ve öğretmen adaylarının çevrimiçi öğrenmeye en az 1. sınıfta en çok 4. sınıfta hazır oldukları söylenebilir. Özgüdümlü öğrenme alt boyutunda kadınların, çevrimiçi iletişim özyeterliği alt boyutunda ise erkeklerin hazırbulunuşlukları daha yüksektir, diğer alt boyutlarda ve ölçek test puanında ise cinsiyetler arasında anlamlı bir fark yoktur. Haftalık ortalama internet kullanım süresinin çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluk düzeyine etkisi yoktur. Daha önce çevrimiçi veya çevrimdışı eğitim almış olmak çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluğu arttırmaktadır. Öğretmen adayları bilgi işlemsel düşünme becerilerinde ve bu becerinin yaratıcılık, problem çözme, işbirliği ve eleştirel düşünme alt boyutlarında kendilerini ortalamanın üstünde yeterli olarak algılamakta, algoritmik düşünme alt boyutunda ise ortalama düzeyde bulmaktadırlar. Bilgi işlemsel düşünme becerileri ve algoritmik düşünme alt boyutu öğretmen adaylarının okudukları bölüme göre değişmektedir. Sınıf düzeyi bilgi işlemsel düşünme becerilerini ve bunun yaratıcılık ve algoritmik düşünme alt boyutlarını 4. sınıflar lehine etkilemektedir. Algoritmik düşünme ve eleştirel düşünme alt boyutlarında erkekler, problem çözme alt boyutunda ise kadınlar kendilerini daha güçlü algılamaktadırlar ancak bilgi işlemsel düşünme becerileri açısından cinsiyetler arasında anlamlı bir fark yoktur. Öğretmen adaylarının çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluk düzeyleri ve bilgi işlemsel düşünme becerileri arasında ilişki yoktur. Öğretmen yetiştiren eğitim fakültelerinin program tasarlayıcılarına öğretmen adaylarının bilgi işlemsel düşünme becerilerinin alt boyutlarını, bilgisayar ve internet özyeterliklerini ve öğrenen kontrolü özelliklerini geliştirecek programlar tasarlamaları, öğretmen adaylarına çevrimiçi aldığı dersleri yansıtıcı değerlendirmeler yapmalarını gerektiren bir ölçme yöntemi uygulamaları önerilebilir. Ayrıca, gelecekteki araştırmalar için çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluğun ve bilgi işlemsel düşünme becerilerinin alt boyutlarının çeşitli demografik özelliklere göre araştırılması, deneysel çalışmalar yoluyla çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluk ve bilgi işlemsel düşünme becerilerinin öğrencilerin ve öğretmen adaylarının performansa dayalı etkisi ve çevrimiçi öğrenmeye hazırbulunuşluk ile bilgi işlemsel düşünme becerileri arasındaki ilişkinin araştırılması önerilebilir.

Aday öğretmenlerBilgi işlemsel düşünmeElektronik öğrenme+2
Sezin Çatana Kuleli
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Fen eğitiminde çevrimiçi uygulama kullanımının ve velilere verilen anlık bildirimlerin öğrencilerin akademik başarılarına ve kalıcılığına etkisi

Bu çalışmanın amacı fen eğitiminde çevrimiçi uygulama kullanımının ve velilere verilen anlık bildirimlerin öğrencilerin akademik başarılarına ve kalıcılığına etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda karma desen olarak yürütülen araştırmanın çalışma grubunu Kastamonu il merkezinde bulunan bir ortaokulda üç farklı sınıfta öğrenim gören toplam 95 beşinci sınıf öğrencisi ve 27 veli oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunu araştırmacı tarafından hazırlanan başarı ve kalıcılık testi oluştururken, nitel boyutunu deney grubu öğrencileri ve velileri ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler oluşturmaktadır. Başarı testinin KR-20 güvenirlik katsayısının 0.81 olduğu belirlenmiştir. Nicel verilerin analizi SPSS programı kullanılarak ANOVA testi ile gerçekleştirilmiştir. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda çevrimiçi uygulama kullanımının ve velilere verilen anlık bildirimlerin öğrencilerin akademik başarısını ve kalıcılığını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin velilerine verilen anlık bildirimlerden memnun oldukları, bildirimlerin öğrencilerin derse olan ilgisini artırdığı ve fen bilimleri dersine yönelik davranışlarını olumlu şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Benzer şekilde velilerin de anlık bildirimlerden memnun oldukları, velilere göre öğrencilerin özellikle evde derse karşı davranış ve tutumlarında olumlu yönde değişiklikler meydana getirdiği tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, aile katılımında çevrimiçi uygulamaların kullanımının artırılması için velilerin bilgilendirilmesi ve teşvik edilmesi önerilmiştir.

Aile katılımıAkademik başarıAnlık iletiler+7
Süleyman Cengiz Kalın
Kastamonu University
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Libya yükseköğretim kurumlarında e-öğremin etkin uygulamasının incelenmesi

Bu araştırma, Libya Yüksek Öğretim Sisteminin (LYÖS), özellikle Misurata Üniversitesi'nin (MU) teknoloji kullanımındaki durumunu araştırmayı ve ayrıca e-öğrenmenin benimsenmesi için öneriler sunmayı amaçlamaktadır. Bu araştırmaya ile bir dizi hedefe ulaşılmıştır: İlk olarak, öğretmen ve öğrencilerin e-öğrenmenin benimsenmesine yönelik tutum ve algıları araştırılmış ve analiz edilmiştir. İkinci olarak, bilgisayar öğretimi açısından mevcut uygulama araştırılarak e-öğrenmenin benimsenmesini ve geliştirilmesini engelleyen sebeplere yönelik yeni bir çerçeve (L-MU çerçevesi) geliştirilmiştir. Üçüncü olarak, bu zorlukların üstesinden gelmek için bir dizi öneride bulunulmuştur. Bulgular, öğretmenlerin ve öğrencilerin e-öğrenmeye karşı olumlu tutumları olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, sonuçlara dayalı olarak, LYÖS'te e-öğrenmenin benimsenmesinin önündeki engeller beş ana kategoriye ayrılmıştır: teknolojik altyapı ve kaynaklar ile ilgili engeller, kurumsal ve örgütsel engeller, pedagojik ve müfredat geliştirme ile ilgili engeller, sosyokültürel ve dilsel engeller, ve çevresel engeller. Önerilen çerçeve için veri kaynaklarının (eğitmenler, öğrenciler, BİT uzmanları ve idari personel gibi paydaşların yanıtları) nicel ve nitel analizi yapılmıştır. Bunların dışında, doğrudan gözlemlerden toplanan verileri çeşitleme amacıyla faydalanılmıştır. Bu araştırmaya 407 öğrenci, 219 eğitmen, 7 BİT uzmanı ve 8 idari personel katılmıştır. Araştırmada karma yöntem yaklaşımı (nicel ve nitel) kullanılmıştır. Nicel veriler, Sosyal Bilimler için İstatistiksel Paket (SPSS) kullanılarak analiz edilmiştir. Değişkenlerin ilişkisini, bağımlılığını ve farkını ortaya koymak için Pearson Korelasyonu ve Ki-kare analizi yapılmıştır. Ayrıca, araçların güvenilirliğini ve geçerliliğini test etmek için Cronbach's Alpha ve Kapsam Geçerliliği İndeksi (CVI) kullanılmıştır. Nitel verileri yorumlamak için tematik analiz kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, uygun eğitim ve destek sağlandığında paydaşlar için BİT araçlarına etkin erişim sağlanabileceği ve onların becerilerini, bilgilerini ve e-öğrenme teknolojisinin faydalarına ilişkin farkındalıklarının artırılabileceği ortaya konulmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Libya Yükseköğretim, E-Öğrenme, Misurata Üniversitesi, LYÖS

Dünya üniversitesiLibyaÇevrimiçi öğrenme
Khalıd Ramadan Alı Ramadan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi öğrenme topluluklarının mesleki gelişime etkilerine yönelik sınıf öğretmenlerinin görüşleri

Mesleki gelişim, öğrenen ve kendini güncelleyen öğretmenler için aktif bir süreçtir. Sürekli mesleki gelişim, öğretmenlerin meslek hayatları boyunca devam eden öğrenmedir. Formal ve informal çevrimiçi öğrenme toplulukları da sürekli mesleki gelişim faaliyetlerindendir. Çevrimiçi öğrenme toplulukları mesleki gelişim sürecine büyük katkı sağlamaktadır. Bu çalışmanın amacı, çevrimiçi öğrenme topluluklarının mesleki gelişime etkilerine yönelik sınıf öğretmenlerinin görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubu 2018-2019 eğitim öğretim yılında Kastamonu ili merkez ve bazı ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokullarda görev yapan 150 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Gerçekleştirilen çalışma nitel araştırma yöntemine göre desenlenmiş betimsel bir araştırmadır. Araştırmada veriler araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış soru formu kullanılarak toplanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır.

Mesleki gelişmeSınıf öğretmenleriÇevrimiçi eğitim+4
Emine Gündüz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretim etkinlikleri modeline dayalı çevrimiçi öğrenme ortamının öğrencilerin akademik başarılarına, tutumlarına ve öğrenmede kalıcılığa etkisi

Bu araştırmanın genel amacı; Gagné'nin Öğretim Etkinlikleri Modeli'ne göre hazırlanan çevrimiçi öğrenme ortamının öğrencilerin akademik başarılarına, tutumlarına ve öğrenilenlerin kalıcılığına etkisini incelemektir. Araştırmanın evrenini, 2016-2017 öğretim yılı güz dönemi Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi "Öğretim İlke ve Yöntemleri Dersi" alan 2. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın amacı doğrultusunda araştırmanın nicel bölümü kapsamında çalışma grubunu, Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Matematik Öğretmenliği Programında öğrenim gören ve derse devam zorunluluğu olan 61 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrenciler Gagné'nin Öğretim Etkinlikleri Modeli'ne dayalı çevrimiçi öğrenme ortamında ders gören deney grubu ve mevcut öğretimine çevrimiçi öğrenme ortamında devam eden kontrol gruplarına yansız olarak kura ile atanmışlardır. Deney grubunda 30, Kontrol grubunda 31 öğrenci yer almaktadır. Araştırmanın nitel bölümünde ise örneklemi, gönüllü 25 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nicel ve nitel boyutun birlikte yer aldığı karma araştırma desenlerinden "açımlayıcı sıralı desen" kullanılmıştır. Nicel boyut öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen olarak ele alınmıştır. Deneysel desene ilişkin araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi, öğrencilerin çevrimiçi öğrenmeye yönelik tutumlarının belirlenmesi amacıyla Erdoğan, Bayram ve Deniz (2007) tarafından geliştirilen "Web Tabanlı Öğretim Tutum Ölçeği" ve Gür Erdoğan (2011) tarafından geliştirilen "Öğretim İlke ve Yöntemleri Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" deney ve kontrol grubu öğrencilerine öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Ayrıca uygulamadan altı hafta sonra başarı testi kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Nitel boyutta ise iki görüşme formu ve derecelendirme ölçeği kullanılmıştır. Görüşme formlarından biri beş adet açık uçlu sorudan oluşan, çevrimiçi öğrenme ortamına yönelik görüşme formu diğeri ise dört adet açık uçlu sorudan oluşan, Gagné'nin Öğretim Etkinlikleri Modeli'ne yönelik görüşme formudur. Araştırmada, Gagné'nin Öğretim Etkinlikleri Modeli'nin basamaklarının uygulanıp uygulanmadığını belirlemek amacıyla "Gagné'nin Öğretim Etkinlikleri Modeli'nin Uygulanmasına Yönelik Derecelendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Uygulama altı hafta devam etmiştir. Araştırmanın nicel verilerin analizinde deney ve kontrol gruplarının oluşturulmasında ve karşılaştırılmasında elde edilen verilerin istatistiksel olarak değerlendirilmesi için aritmetik ortalama ( X ), standart sapma (ss), yüzde (%), frekans, Wilcoxon işaretli sıralar testi, MWU, bağımsız gruplar t-testi, bağımlı gruplar ttesti ve tek yönlü kovaryans analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verilerin analizinde ise içerik analizinden faydalanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, Gagné'nin Öğretim Etkinlikleri Modeli'ne Dayalı Çevrimiçi Öğrenme Ortamının, öğrencilerin akademik başarıları, öğrenmede kalıcılık ve öğrencilerin derse yönelik tutumları üzerinde deney grubu lehine istatistiksel fark olduğu, öğrencilerin çevrimiçi öğrenme ortamına yönelik tutumlarında ise istatistiksel olarak anlamlı olmasa da deney grubunun aritmetik ortalamasının kontrol grubundan yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel bulgularına göre; öğrencilere göre kalıcı öğrenmeyi sağlayan, aşamalı bir model olan, öğrenilenleri yaşama dönüştürme imkânı tanıyan Gagné'nin Öğretim Etkinlikleri Modeli, öğrencilerin meslek hayatlarında da kullanmayı tercih edecekleri, genellikle yararlı buldukları bir modeldir. Bu bakımdan nitel bulgular genel olarak nicel bulguları destekler niteliktedir. Zira deneysel araştırma sonuçları da göstermektedir ki; Gagné'nin Öğretim Etkinlikleri Modeli'ne dayalı çevrimiçi öğrenme ortamlarında derslerin yürütüldüğü öğrenciler daha başarılı, öğrenmeleri daha kalıcı ve derse yönelik tutumları daha olumlu yönde gelişmiştir. Araştırmada bu sonuç, Gagné'nin Öğretim Etkinlikleri Modeli gibi farklı modellerin öğretmen yetiştirme sistemine alternatif açılımlar sağlama potansiyeli olduğu şeklinde değerlendirilmiştir.

Akademik başarıElektronik öğrenmeEğitim etkinliği+4
Vildan Donmuş Kaya
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Eşzamanlı çevrimiçi öğretimde sorgulama topluluğu modeli çerçevesinde bilişsel buradalık ile akademik başarı ilişkisinin incelenmesi

Çevrimiçi ortamlarda, öğretmen ve akranlar ile iletişim ve etkileşim, birlikte çalışma ve sosyalleşme, bu ortamlarda gerçekleşen öğrenmeleri açıklaması noktasında oldukça önemlidir. Bu çerçevede çevrimiçi ortamlarda öğrencilerin öğretmenleriyle ve akranlarıyla etkileşimlerini sosyal, öğretimsel ve bilişsel açılardan ele alarak, bu ortamlarda öğrenme hedeflerini gerçekleştirebilmek için oluşturulan topluluğu açıklamak amacıyla "Sorgulama Topluluğu Modeli" geliştirilmiştir. Bu çalışmada, çevrimiçi eşzamanlı öğretimde bilişsel buradalık ile akademik başarı ilişkisinin sorgulama topluluğu bileşenleri çerçevesinde incelenmiştir. Sorgulama topluluğu modeli çerçevesinde ele alınan bu değişkenlerin birbirleriyle ilişkileri hem nicel hem de nitel veriler toplanarak değerlendirilmiştir. Veriler, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Uzaktan Eğitim Programı 4.sınıfa devam eden 40 öğrenciye Adobe Connect web konferans sistemi kullanılarak sunulan "Eğitimde Yapay Zekâ Uygulamaları" dersi sürecinde toplanmıştır. Nicel veriler için başarı testi ile "Sorgulama Topluluğu Ölçeği" uygulanmıştır. Ayrıca ders içerisinde yapılan gözlemler ve tartışma kayıtları, nicel araştırmalardan elde edilen verilerin yorumlanması noktasında değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; öğrencilerin bilişsel, sosyal ve öğretimsel buradalık algıları yüksek denilebilecek düzeyde olduğu görülmüştür. Öğrencilerin algıları ile eşzamanlı çevrimiçi ortamda buradalıkların gerçekleşme durumları arasında yakın bir ilişki söz konusudur. Eğitimde yapay zekâ uygulamaları dersi sonunda oluşan akademik başarıları ile bilişsel buradalık algıları arasında bir ilişki görülmemiş olup, öğrencilerin bilişsel buradalık algıları ile sosyal ve öğretimsel buradalık algıları arsında orta düzeyde pozitif bir ilişki belirlenmiştir. Elde edilen sonuçların özellikle web konferans ile çevrimiçi eşzamanlı öğrenme ortamlarında gerçekleştirilen derslerde öğrencilerin öğretimsel, sosyal ve bilişsel buradalıkların olumlu yönde geliştirebilecek etkinlikler için ipuçları sunacağı düşünülmektedir.

Akademik başarıBilişsel buradalıkEş zamanlı ipucuyla öğretim+2
Servet Kılıç
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İHAK (MOOC) sunmanın öğretim üyeleri ve kurum açısından çıktılarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, İHAK sunma sürecinde öğretim üyeleri ve kurum açısından çıktılarının incelenmesidir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden iç içe durum çalışma deseni kullanılmıştır. Araştırma iki ayrı grupla gerçekleştirilmiştir. Gruplar amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Araştırmanın birinci çalışma grubunu AtademiX platformunun yönetilmesi ve yürütülmesinde görev alan kurum çalışanlardan 7 kişi, İkinci grubunu ise AtademiX platformu üzerinden ders veren 12 öğretim üyesi oluşturmaktadır. Araştırma sürecinde yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Görüşmelerden alınan verileri analiz etmek için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Yapılan analizlerden elde edilen bulgulara göre, çalışmanın ilk grubunda yer alan öğretim üyelerinin mesleki gelişimlerinde, öğretim teknolojilerine yönelik paylaşma ve uzaktan eğitime yatkınlıkların da önceki durumlarına göre değişim gösterdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca öğretim üyelerinin eğitim- öğretim becerilerinde, olumlu yönde değişim gösterdiği belirlenmiştir. Araştırmanın ikinci grubunda yer alan İHAK kuran ve yürüten kurum çalışanlarının ise bu uygulamalara yönelik araştırma geliştirme faaliyetlerinde gelişme sağladığı ve akademik anlamda kendilerini yenilemesine neden olduğu ortaya çıkmıştır. Bilgi üretimi ve üretilen bilginin paylaşılması eylemlerini gerçekleştirerek topluma fayda sağladıkları ve kurumun öğretim kalitelerini ve deneyimlerini diğer kurumlara ve kişilere tanıtmalarına yardımcı olduğu bulunmuştur. Bu çalışma sonucunda ortaya çıkan çıktılar bir motivasyon kaynağı olarak kullanılabilir.

Kitlesel açık çevrimiçi derslerKurslarUzaktan eğitim+4
Muharrem Aydın
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2016
00

Related subjects