Sosyoekonomik yapı

136 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Tanzimat'tan I. Meşrutiyet'e Antakya'nın sosyo-ekonomik yapısı (1839-1876)

Tanzimat dönemi (1839-1876), Osmanlı Devleti'nde bir taraftan klasik devlet anlayışının devam ettiği, diğer taraftan modernleşme sürecinde meydana gelen birtakım yeniliklerin uygulama alanı bulduğu bir dönemdir. Tanzimat Fermanı'nın ilan edilmesiyle birlikte devletin her kademesinde, merkezden taşraya doğru yayılan bir değişim ve dönüşüm başlamıştır. Bu dönemde Halep eyaletine bağlı bir kaza olan Antakya'da da bu değişim ve dönüşümü görmek mümkündür. Antakya'da ilk dönüşüm, idari alanda gerçekleşmiştir. Yerel yönetici konumundaki mültezimlerin yerine sırasıyla zaptiye müdürü ve kaymakamlar atanmıştır. Kaza, idare meclisinin oluşturulmasına kadar yeni bir örgütlenme biçimi olan muhassıllık meclisiyle idare edilmiştir. XIX. yüzyılın ortalarından itibaren gerek sosyal güvenlik konusunda, gerekse koruyucu sağlık uygulamaları kapsamında merkezde oluşturulan eytam sandıkları ve salgın hastalıklara karşı geliştirilen karantina faaliyetleri, Antakya kazasında da uygulanmıştır. Sosyal devlet anlayışı çerçevesinde vakıflar idaresinde meydana gelen merkezileşme sürecinde, Antakya Evkaf Müdürlüğü 8 Ağustos 1849 tarihli tahrirat ile müstakil hale getirilmiştir. Dönemin gereği olarak merkezin tarım ve sanayiyi geliştirmeye yönelik atılımları da Antakya kazasında etkili olmuştur. "Islah-ı Sanayi Komisyonu" çerçevesinde özel teşebbüse önem verilmiş, 1868'den itibaren Antakya'da ilk defa fabrika kurma girişimi gerçekleşmiştir. Vergiler ise herkesin ekonomik gücüne göre, senede iki taksit şeklinde toplanmıştır. İç ve dış ticaretin yoğun olduğu şehirde vergilerin herkesin gelirine göre alınması ticareti canlandırmış, bu durum devlete çeşitli isimler altında verilen vergi gelirlerinin artmasını sağlamıştır. Bu yeni vergilendirme düzeni içerisinde gerçekleştirilen emlak tahriri 1864-1865 yılları arasında tamamlanmıştır. Doktora tezi olarak hazırlanan bu çalışmada, Tanzimat dönemi uygulamalarının sosyo-ekonomik açıdan Antakya kazasına yansımalarının tespit edilebilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın temel kaynaklarını; şeriyye sicilleri, merkez-taşra arasında yapılan yazışmalar, devlet ve vilayet salnameleri, kronikler ile araştırma ve inceleme eserleri oluşturmaktadır.

Hatay-AntakyaKent tarihiMeşrutiyet+4
Samiye Tunç
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

XIII-XVI. yüzyıllarda Diyâr-ı Bekr bölgesi tarihi (1243-1514)

Diyâr-ı Bekr bölgesi, hem doğu-batı hem de kuzey-güney arasında bir geçiş noktası olmanın yanında, ticaret yollarının kesiştiği bir kavşak olması hasebiyle de tarihi bir önem arzetmiştir. Bu özelliğiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan bu bölge, zengin bir siyasî, sosyo-ekonomik ve kültürel geçmişe de sahiptir. Buna binaen sürekli cazibe merkezi olmuş ve tarihi önemini korumuştur. Anadolu'ya gelen Türkmenlerin ilk yerleşim yerlerinden olan Diyâr-ı Bekr, birçok millete ev sahipliği yapmıştır. Faklı unsurları bünyesinde barındıran Diyâr-ı Bekr bölgesinde, Moğol İstilası ile başlayan siyasi çekişmeler takip eden üç yüz yılda da devam etmiş ve bölge eski müreffeh görüntüsünden uzak kalmıştır. Binaenaleyh XIII-XVI. asır aralığı siyaseten tam bir kaos ortamına dönüşmüş ve bölgenin sosyo-ekonomik yapısı da bundan ziyadesiyle etkilenmiştir. Bir "bölge tarihi" olarak ele alınmış bu çalışmada, öncelikle Moğol İstilası ve özellikle Kösedağ Bozgunu'ndan (1243) sonra yaşanan olayların bölge siyasetine etkisi üzerinde durulmuştur. Bölgenin yerel siyasi teşekküllerinden daha güçlü olan İlhanlı ve Memlûklar gibi devletlerin mücadele sahası olması ve bu durumun bölgeye etkisi de ele alınmıştır. Bu bağlamda Diyâr-ı Bekr bölgesinin Kösedağ Bozgunu ile başlayan ve Çaldıran Zaferi ile Osmanlı hâkimiyetine girdiği üç yüz yılllık kaotik siyasi tarihi ele alınmıştır. Ayrıca bu çalışmada bölgenin XIII-XVI. yüzyıl aralığındaki tarihsel coğrafyası ve idari yönetimi ile sosyo-ekonomik yapısının değişimleri üzerine odaklanılmıştır. Bölge adına büyük demografik değişim ve dönüşümlerin yaşandığı bu dönemde son Türkmen göçünün etkisiyle Türk nüfusu daha da yoğunlaşmıştır. Akabinde Karakoyunlu ve Akkoyunluların tersine göç hareketiyle beraber Kürt nüfusunun yoğunlaşmaya başladığı gözlenmiştir.

AkkoyunlularDiyarbakırKarakoyunlular+7
Mehmet Sait Sütcü
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı yönetiminde Kıbrıs'ta üç köyün (Alayköy [Yerolakko], Türkeli [Ayvasıl] ve Kırklar [Timbu]) sosyo-ekonomik değişim ve dönüşüm tarihi (1570-1878).

Doğu Akdeniz'de jeopolitik ve jeostratejik öneme sahip olan Kıbrıs Adası, Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarının kesiştiği su yolları üzerinde olması bakımından, coğrafi açıdan çok önemli bir noktadır. Ada, yerleşime açıldığı Neolitik dönemden beri birçok devletin uğrak yeri olmuş ve siyasi çekişmelerin odak noktası olma özelliğini daima korumuştur. Özellikle bakır madeni ile meşhur olan ada, ilk çağlardan itibaren civar memleketlerle ticari ve kültürel ilişkiler içerisinde olmuştur. Mısır, Anadolu ve Ortado-ğu'da hakimiyet süren çeşitli uygarlıkların ticari, siyasi ve psikolojik üstünlük sağlaya-bilmeleri açısından kilit bir konumdadır. Coğrafi konumunun yanı sıra önemli yeraltı zenginlikleri ile doğal tabiatı gereği, çevresindeki devletlerin iştahını daima kabartmıştır. Tüm bu sebeplerden dolayı ada, Osmanlı Devleti'nin fetih siyaseti içerisinde önemli bir yer tutmuştur. Osmanlı Devleti fetihten hemen sonra 1572 yılında Kıbrıs'ta bir tahrir işlemi yapmıştır. Yapılan tahririn amacı, vergi ve insan kaynağının belirlenmesi, bölge-deki reayanın sahip olduğu emlak ve arazi kaynaklarının devletçe tespit edilmesidir. Bu çalışmada, H. 980 (1572) tarihli Kıbrıs tahrir defteri ile H. 1248 (1833) tarihli Lefkoşa Temettüat, 1643 Cizye Muhasebe, 1831 Kıbrıs Nüfus ile 1852-1853 Cizye Muhasebe defterinde kayıtlı, Yerolakko, Ayvasıl ve Timbu köylerinin 1570 ile 1878 yılları arasın-daki sosyo-ekonomik açıdan gelişim süreçleri ele alınmıştır. Anahtar Kavramlar: Kıbrıs Adası, Yerolakko, Ayvasıl, Timbu, Tahrir, Sosyo-Ekonomik.

KıbrısOsmanlı DevletiOsmanlı Dönemi+5
Sultan Oğul
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Mekke Dönemi ilk Müslümanlar

Bu çalışmada ilk Müslümanların Mekke dönemi ele alınmıştır. Onlar İslâm'ın ilk müntesipleri olmaları bakımından tüm Müslümanlar için önem arz etmektedirler. Onların İslam'a girdikleri dönemde halihazırdaki demografik durumları, sosyal ve ekonomik yapıları, kültürel durumları, İslam'a girişleriyle birlikte yaşadıkları rûhî ve zihni dönüşüm ortaya koyulmuştur. Araştırma esnasında Türkçe eserlerden faydalanmakla beraber ağırlıklı olarak klasik İslâm Tarihi kaynakları kullanılmıştır.

MüslümanlarSosyoekonomik yapıSuudi Arabistan-Mekke+2
Rıdvan Köse
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çorum Sancağı'nın İskilip Kazasına bağlı Bayat Nahiyesi'nin idari statüsü ve 19. yüzyıl ortalarındaki sosyo-ekonomik yapısı

Osmanlı Devleti Tanzimatla birlikte yeni bir değişim ve Batılılaşma sürecine girmiştir. Yapılacak olan bu değişim ve yeniliklerin birisini de yeni vergi düzeni oluşturmaktadır. Uygulanacak olan bu vergide, herkesin kazancı esas alınmıştır. Ayrıca halkın emlak, arazi ve hayvan gelirlerinin sayılması da uygun görülmüştür. Bu sayım sonucu oluşturulan temettuat defterleri, günümüzde ait oldukları bölgenin sosyal ve ekonomik yapısı hakkında ayrıntılı ve önemli bilgiler vermektedir. Biz de bu doğrultuda 1844-1845 yıllarında Ankara Eyaleti Çorum Sancağı sınırları dâhilinde bulunan İskilip Kazasına bağlı Bayat Nahiyesi'nin toplumsal ve iktisadi yapısını araştırdık. Çalışmamızda ana kaynak olarak, Bayat temettuat defterlerinden faydalandık. Fakat sadece vergi hakkında bilgi veren bu kayıtlarda, kurumlar ve idari yapı gibi bilgiler bulunmamaktadır. Bu konudaki eksik olan bilgileri diğer arşiv kaynakları ve bölgeyle alâkalı çalışmalarla tamamlamaya çalıştık. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın birinci bölümüne ilk olarak Bayat adının anlamını açıklayarak başladık. Bayat adı hakkında bilgi verdikten sonra İskilip-Bayat çevresinin ilkçağlardan günümüze kadar olan tarihi hakkında bilgi vererek, Tanzimat sonrası idari ve mali reformlardan da bahsettik. Daha sonra Osmanlı Devleti'nin vergi düzeni ve tahrirlerin yapılışı konularına değindik. Bu tahrirler kapsamında yer alan temettuat tahrirleri ile bu kayıtların tutulduğu temettuat defterleri hakkında da genel hatlarıyla bilgi verdik. Çalışmamızın ikinci bölümünde ilk olarak nahiyenin Osmanlı dönemindeki idari statüsü hakkında bilgi verdik. Ayrıca temettuat kayıtlarına göre nahiyenin 19. yüzyıl ortalarındaki sosyal yapısına ve meslek gruplarına değinerek, nüfus defterlerine göre nahiyenin nüfusu ve köyleri hakkında da bilgi vermeye çalıştık. Üçüncü bölümde Bayat'ın tarım ve hayvancılığa dayanan ekonomik faaliyetleri hakkında ayrıntılı bilgi vererek, özellikle tarım yapılan toprak miktarlarını ve ziraatı yapılan ürünleri türlerine göre tablo ve grafikler yardımıyla daha anlaşılır hale getirmeye çalıştık. Hemen ardından hayvanları türlerine ve hasılat gelirlerine göre ayrıntılı bir şekilde incelemeye çalıştık. Dördüncü bölümde ise 19. yüzyıl ortalarında Bayat Nahiyesi'nin ekonomik yapısına değinerek, gelir getiren kaynaklar ile nahiyede ek gelir olarak kazanç elde edilen ticaret faaliyetlerine değindik. Ayrıca bu bölümde nahiyeden alınan vergiler ile vergilerin çeşitleri ve bu vergilerin dağılımı üzerinde durduk. Bu çalışma ile Çorum Sancağı'nın İskilip kazasına bağlı Bayat Nahiyesi'nin, Cumhuriyet öncesi tarihini aydınlatmaya çalıştık. Anahtar Kelimeler: Bayat, Hane, Hayvancılık, Nüfus, Öşür, Tarım, Temettuat, Vergi

19. yüzyılHayvancılıkNüfus+7
Recep Bacı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. yy. ortalarında Hüdavendigar Eyaleti Domaniç Kazasına bağlı Burhanlar, Fıranlar, Göçebe, Güney, Karamanlar, Kozcağız, Kozluca, Omerler ve Yörgüç köylerinin sosyo-ekonomik yapısı (Temettuat Defterlerine göre)

Osmanlı Devleti'nin ıslahat ve yenilik hareketleri tarihi içerisinde Tanzimat dönüm noktası olmuştur. Ekonomik alandaki düzenlemeler ile maliyeyi merkezileştirme, vergilerin halkın kazancına göre aracısız olarak toplanması, vergi çeşitliliğinin azaltılması hedeflenmiştir. Mükelleflerin yeni vergilerini tespit için halkın kazançlarının, mal ve hayvanlarının sayımı yapılarak temettuat defterleri hazırlanmıştır. H. 1260/61 yıllarında hazırlanan bu defterler yerleşim yerlerinin demografik, sosyal ve ekonomik durumlarının tespit edilmesinde en değerli kaynak olmuştur. Bu çalışma Hüdavendigar Eyaleti Domaniç kazasına bağlı Burhanlar, Fıranlar, Göçebe, Güney, Karamanlar, Kozcağız, Kozluca, Ömerler ve Yörgüç köylerinin 1844-1845 tarihli temettuat defterlerinin incelenmesiyle ortaya çıkmıştır. Defterlerin transkripsiyonu yapılarak elde edilen veriler tablo ve grafikler eşliğinde değerlendirilmiştir. XIX. yüzyıl ortalarında Domaniç kazasına bağlı 9 köyün ekonomik yapısı tamamen tarıma ve hayvancılığa dayanmaktadır. Halkın yıllık gelirlerinin % 83'ünü tarım gelirleri oluşturmaktadır. Tarım faaliyetleri daha çok halkın ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik geçimlik tarım şeklinde yapılmaktadır. Mevcut arazinin % 52.4'ü ekili olup % 95 oranında tahıl ekimi yapılmaktadır. Tarımın yanında kereste ve kürek ticareti ile hizmetkârlık, çobanlık ve orakçılık gibi tarım işçiliğinden de gelir elde edilmektedir. Anahtar Kelimeler: Domaniç, Tarım, Hayvancılık, Temettuat, Vergi, Meslek, Ekonomi,

19. yüzyılHayvancılıkKöyler+7
Emin Erden
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

1261( 1845 m.) tarihli ve 09656 numaralı Temettuat Defterine göre Mersin sancağı Anamur kazasına bağlı Teniste, Kara Ağa, Kara Kilise, Tenzile, Kara Çukur, Bodurum, Sarı Adana, Ucarı, Melleç, Kızıl Alili, Nasrettin ve Kalın Viran köylerinin sosyal ve ekonomik yapısı

Tanzimat Fermanı Osmanlı Devleti için önemli bir dönüm noktası olmuştur. Adı geçen fermanla halktan alınan tüm vergiler kaldırılmıştır. Yerine herkesin kendi ödeme gücüne göre belirlenen temettuat vergisi adı verilen tek bir vergi getirilmiştir. Bu vergi de Maliye Nezaretindeki Varidat Kalemi tarafından tutulan temettuat defterlerine kaydedilmiştir.Çalışmamızda 1261 ( 1845 M.) yılına ait 09656 numaralı temettuat defterine göre Mersin Sancağı Anamur Kazasına bağlı Teniste, Kara Ağa, Kara Kilise, Tenzile, Kara Çukur, Bodurum, Sarı Adana, Ucarı, Melleç, Kızıl Alili, Nasrettin ve Kalın Viran köylerinin sosyal ve ekonomik yapısının incelemesi yapıldı. Çalışmamızda temel kaynak olarak 09656 numaralı temettuat defteri kullanıldı. Yukarıda adı geçen on iki köyün nüfusu, tarım arazileri, lakapları, sülaleleri, hayvan varlığı ve ödenen vergileri miktarları ile birlikte gösterildi. Anahtar Kelimeler: Tanzimat Fermanı, Osmanlı Devleti, Temettuat, Maliye Nezareti, Vergi.

DefterlerMersin-AnamurOsmanlı tarihi+3
Ahmet Bakır
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
10
Master'sOpen AccessTR

XIX. yüzyıl ortalarında Ankara Eyaletinin Çankırı Sancağı Kargı Kazasına bağlı Mihre Hatun, Orta ve İmam Bey mahallelerinin sosyo ekonomik yapısı (Temettuat ve Nüfus defterlerine göre)

Osmanlı Devleti 1839 yılında Tanzimat Fermanını ilan ederek ülke içerisinde köklü reformlar yoluna gitmiştir. Reformlar içerisinde ekonomik açıdan vergi usulünde değişim yaşanmıştır. Vergi konusunda yaşanan bu değişim ile halkın gelirine göre vergilendirilmesi amaçlanmış, vergi hususundaki adaletsizlikler giderilmeye çalışılmıştır. Osmanlı Devletindeki, yeni vergi "Temettü Vergisi" diye adlandırılmıştır. Mükelleflerin tüm mal, mülk ve hayvanlardan sağlandığı kazançlar ise Temettüat defterlerine kayıt edilmiştir. Temettüat Defterleri Başbakanlık Osmanlı Arşivi bünyesinde yer almaktadır. İktisadi amaçla tutulan defterler sayesinde, o dönemin sosyo ekonomik yapısı hakkında bilgiler bulmak mümkündür. Defterlerde mükelleflerin isimleri, lakapları, unvanları, arazileri, hayvanları, vermiş oldukları vergiler detaylı şekilde kayıt edilmiştir. Yapmış olduğumuz Yüksek Lisans Tez çalışmamızda, Ankara Eyaletinin, Çankırı Sancağının Kargı kazasına bağlı Mihre Hatun, Orta ve İmam Bey Mahallesinin transkripsiyonu ile değerlendirilmesinin yanında nüfus defterlerinin incelenmesine de yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Temettüat, Ankara, Çankırı, Kargı Kazası, Mihre Hatun, Orta, İmam Bey, Sosyal ve Ekonomik Yapı.

19. yüzyılDefterlerNüfus Defterleri+7
Emine Dönmez
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

1835 (H. 1251) tarihli Temettü`ât Defterlerine göre Akşehir'in bazı mahallelerinin (Hacı Ömer, Ahi Mahmud, Ahi Celal, Hacı Hamza, Kürekçi, Köhne İmâret, Kileci) sosyo-ekonomik yapısı

Osmanlı Devrinde, hususiyle Nasreddin Hoca'nın şehri olarak şöhret bulan Akşehir ve birkaç mahallesi'nin sosyal, ekonomik, iktisadi ve içtimai yapısı bu çalışmanın muhtevasını teşkil etmektedir. Bu incelemeyi yaparken başvurduğumuz en birincil kaynak temettuat defterleridir. Biz bu çalışmamızda Karaman eyaletine tâbi Akşehir sancağının durumunu temettuat defterlerini temel alarak ortaya koymaya çalıştık. Bu defterlerden elde ettiğimiz bilgileri tarihi süreç içerisinde mukayese yoluyla değerlendirmeye çalışarak ortaya çıkan verileri tablolarda ayrıntılarıyla göstermeye çalıştık. Çalışmamızda kullandığımız kaynakların genel bir değerlendirmesi ve bunu müteakip Akşehir bölgesinin tarihi ve coğrafyasını tahlil etmeye çalıştık. Genel olarak Osmanlı idare sistemi, eyalet idaresi ve Osmanlı idare teşkilatında Akşehir sancağının temettuat kayıtlarını baz alarak inceledik. Akşehir'in ziraî yapısına değinilerek ziraat sahaları, yetiştirilen ürünler ve bunlardan alınan vergiler temettüat defterlerine akseden kayıtların verdiği imkân ölçüsünde tespit ettik. İktisadi yapı başlığı altında Akşehir'in ticari ve sanai faaliyetlerini inceledik ve bu konu hakkında genel manası ile ilgili bilgiler vermeye çalıştık. Çalışmamızda Osmanlı Devleti'nin klasik dönem vergi sistemi hakkında bilgiler verilmeye çalıştık, şeri ve örfi vergi sistemleri üzerinde durduk. Daha sonra ise Tanzimat sonrası vergi sistemi hakkında bilgiler verdik ve çeşitleri üzerinde durduk. Akşehir'e ait defterlerin transkripsiyonu aslına uydun olarak çevirmeye çalıştık. Çalışmamızda İncelenen defterlerin verilerinin değerlendirmesine yer verdik.

19. yüzyılKonyaKonya Sancağı+7
İsa Yurdakul
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Çankırı Sancağı Kurşunlu kazası Temettuat Defterinin latin harflerine çevrilmesi ve değerlendirilmesi

Osmanlı Devleti'nin sosyal, ekonomik ve kültürel yapısının ortaya çıkarılmasında Temettü'at defterlerinin önemi büyüktür. Temettuat Defterleri, kişilerin servet, gelir ve vergi miktarlarının yanı sıra hane reislerinin fiziksel özelliklerini ve mesleklerini gösteren ayrıntılı sayım kayıtlarıdır. Bu çalışmada XIX. yüzyıl ortalarında Çankırı sancağının Kurşunlu Kazasının köyleri ele alınarak sosyo- ekonomik durumları incelenmeye çalışılmıştır. Temettü'at defterleri, günümüzde Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde bulunmaktadır. Temettü'at defterlerinin tasnif çalışmaları 1988 yılında tamamlanarak araştırmacıların hizmetine sunulmuştur. Yüksek lisans tez çalışmasına konu olan defter, Çankırı sancağına tabi Kurşunlu kazasındaki aşağıdaki köylerin transkripsiyonu ve değerlendirmesi yapılmıştır. BOA. ML. VRD. TMT. 00813 Kurşunlu kazası Anahtar Kelimeler: Temettuat Defteri, Ekonomik ve Ticari Şartlar

Ekonomik yapıOsmanlı DevletiOsmanlı Dönemi+5
Ayşe Gül Eroğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. yy. ortalarında Kütahya'nın Gümüş nahiyesine bağlı Dere, Enne, Gümüş, Ortaca, Sekiviran ve Yoncalı köylerinin sosyo - ekonomik yapısı: Temettuat ve nüfus defterine göre

Osmanlı Devleti'nin 3 Kasım 1839 Tanzimat Fermanı ile kendini yenilemeye gitmesi devlet genelinde büyük değişimleri beraberinde getirmiştir. Bu değişimler hem sosyal hem kültürel hem de ekonomik alanda olmuştur. Vergi sistemindeki değişiklik de bunlardan birisidir. Vergi sistemindeki bir takım değişiklikler ile halk rahatlamış ve herkes kendi gelirine göre vergi vermeye başlamıştır. Genel olarak "Temettuat Vergisi" adı altında alınmaya başlanan bu vergi Temettuat defterlerinde kayıt altına alınmıştır. Temettuat defterleri vergi toplama amaçlı tutulan defterlerdir. Aynı zamanda bu defterlerde şahısların tarlası, bahçesi, hayvanatı ve tarım ürünleri ile ilgili bilgi bulmak da mümkündür. Bu defterler tutulduğu dönemin sosyal ve ekonomik durumu hakkında bilgi verdiği için önemlidir. Temettuat defterleri günümüzde Başbakanlık Osmanlı Arşivinde bulunmaktadır. Yüksek lisans tez çalışmamızda bu defterlerden, Kütahya Sancağına tabi Gümüş kazasına bağlı Dere, Enne, Gümüş, Ortaca, Sekiviran, Yoncalı köylerinin transkripsiyonu ve değerlendirmesinin yanı sıra, nüfus defterlerinin de incelemesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Temettuat, Kütahya, Gümüş Kazası, Dere, Enne, Gümüş, Ortaca, Sekiviran, Yoncalı, Nüfus Defteri, Sosyal ve Ekonomik Yapı.

19. yüzyılDefterlerKöyler+5
Emrullah Abay
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

1845 (1261) Temettu`at defterlerine göre Konya Karapınar (Sultaniye)`nin mahallelerinin iktisâdî ve içtimâî durumu

ÖZET Tanzimatla beraber Osmanlı Devletinde değişik isim ve şekillerde toplanan vergilerden bir kısmı aynı çatı altında toplanmış, vergide adalet sistemi göz önünde bulundurularak herkesin kazancına ve ödeme gücüne göre yeni düzenlemeler yapılmıştır.Hane reislerinin gelirlerini ve mal varlığım tespit eden sayımlar (temettü' at tahriri) yapılarak, bu sayımlara dayalı temettü' vergisi konulmuştur. Yapılan tahrirler sonucu oluşan Temettü' at Defterleri, 19. yüzyılda ve Tanzimatın uygulandığı bölgelerde dönemin sosyo-ekonomik yapısı hakkında bizlere önemli bilgileri taşıyan sayısal veriler sağlar. Başbakanlık Osmanlı Arşivinde araştırmacıların hizmetine sunulan Temettü' at Defterlerinde mükellefin ziraat,hayvan vs. mal varlığı, meslek ve sanat gelirleri kaydedilir. Ayrıca ziraî ekonomi, hayvansal üretim, mahalleler, nüfus dağılımı, hanelerin gelir dağılımı ve refah düzeyi, meslek dallan hakkında çok fazla bilgi bulunur. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Temettu'ât Defterleri Katoloğunun VI. Cildinde bulunan Karaman Eyaleti, Konya Sancağına bağlı Karapınar Kazasının aşağıda defter numarası ve isimleri belirtilen yedi mahallesi yüksek lisans tez çalışması olarak transkripsiyonu ve değerlendirilmesi sunulmuştur: ML.VRD.TMT. 1 0. 1 34 Kal'a Mahallesi ML.VRD.TMT.10.136 Çetmi Mahallesi ML.VRD.TMT.10.137 Apak Mahallesi ML.VRD.TMT.10.138 Şa'banlı Mahallesi ML.VRD.TMT. 1 0. 1 43 Küllü Mahallesi ML.VRD.TMT. 1 0. 1 45 Hacı ' Ömerli Mahallesi ML.VRD.TMT. 10. 150 Han Kapısı Mahallesi

Ekonomik durumEkonomik yapıKonya-Karapınar+5
Harun Yıldız
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Kırdan kıra göç eden ailelerin sosyo-ekonomik yapısı üzerine bir araştırma: Cırık köyü-Adana örneği

öz YÜKSEK LİSANS TEZÎ KIRDAN KIRA GÖÇ EDEN AİLELERİN SOSYO-EKONOMIK YAPISI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA: CHUK KÖYÜ-ADANA ÖRNEĞİ Ali YALÇIN ÇUKUROVA ÜNİ VERSİTESt FEN BİLtMLERÎ ENSTİTÜSÜ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Mustafa SOYSAL Yıl: 1999, Sayfa: 68 Jüri : Prof. Dr. Mustafa SOYSAL : Doç. Dr. Ö.Faruk EMEKSİZ : Yrd.Doç. Dr. M.Enver ORHAN Araştırma Adana ili Karataş ilçesine bağlı Cınk köyünde yürütülmüştür. Cınk köyü Adana'ya 33 km. uzaklıkta bir ova köyüdür. Köye bağlı herhangi bir yerleşme birimi yoktur. 1950'li yıllarda başlayan ilk göç hareketleriyle (kırdan-kente) nüfus kaybeden köye, 1980'li yıllardan itibaren Güneydoğu Anadolu Bölgesinden yoğun göçler (kırdan-kıra) başlamıştır. Cınk köyünün sosyo-ekonomik yapısı, kırdan kıra göç olgusu ve geçici tarım işçiliği gibi konulann yer aldığı bu araştırmada, Türkiye'de güncel bir konu olan göç olgusunun kırdan-kıra olan şekli incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Köy Sosyolojisi, Göç, Sosyo-Ekonomik Yapı, Geçici Tarım İşçiliği

Adana-Karataş-CırıkGöçlerKöy sosyolojisi+2
Ali Yalçın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
Master'sOpen AccessTR

19. yüzyılda Erbaa kazasına bağlı Karayaka nahiyesinin sosyo-ekonomik yapısı

Bu çalışmada Karayaka Nahiyesi'nin 16146 numaralı temettüat defterine göre sosyo-ekonomik yapısı ortaya konulmuştur.Bunun için Osmanlı Arşivi'nde Maliye Nezareti Varidat Defterleri Fonu'nda yer alan H. 1256/M. 1840 tarihli ve 16146 numaralı temettüat defterleri esas alınmıştır.Amacım Tanzimat reformuyla başlatılan Kazanca (temettüat) ait vergilendirme sistemi ile tutulan temettüat defterlerine göre bir çalışma yapmak suretiyle 19. Yüzyıla ait Erbaa'nın sosyo-ekonomisine ışık tutulmaya çalışılmıştır.Buna göre incelenen temettüat defteri ile 26 köye ait bilgiler yer almıştır. Köylere ait hane sayısı, kişilerin adları, lakapları, fiziksel özellikleri, emlak dönümleri, ekili arazi dönümü, büyükbaş ve küçükbaş hayvan adeti, çift ve koşum hayvanları adetleri, arı kovanı adeti, yaptıkları işler ve en sonunda emlak ve hayvan kıymetleri ile temettü gelirleri ve toplamından oluşan kıymetleri gibi bilgiler işlenerek tablo ve grafik haline getirilmiştir.Bu çalışmada tablo ve grafikler oluşturulmak suretiyle konunun anlaşılmasında etkili olabilecek yöntemler izlenmiştir. Ayrıca hazırlanan dönemle günümüz arasında mukayese yapmak suretiyle o dönemin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Erbaa kazası, Karayaka nahiyesi, Tanzimat Dönemi, Temettüat defterleri.

19. yüzyılEkonomik yapıHayvancılık+7
Yavuz Özyürek
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Adana ilinde mevsimlik tarım işçiliğinin sosyo-ekonomik yapısı ve geleceği

Mevsimlik tarım işçiliği gerek ortaya çıkış sebepleri, gerekse yarattığı etkileri ile çok boyutlu nitelikler taşımaktadır ve hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde varlığını koruyan bir olgudur. Dünya Çalışma Örgütü'ne (ILO) göre dünyada yaklaşık 400 milyon mevsimlik tarım işçisi bulunduğu tahmin edilmektedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın (ÇSGB) raporlarında ise Türkiye' de mevsimlik tarım işçisi sayısının 1 milyona yakın olduğu tahmin edilmektedir. Yapılan saha araştırmasında Adana İli'nde gezici mevsimlik tarım işçisi sayısının 30 binin üzerinde olduğu tespit edilmiştir. Önceki yıllarda ek gelir ve gezme amacıyla, sadece yetişkinler tarafından yapılan mevsimlik tarım işçiliği, günümüzde özellikle kadın ve çocuklar tarafından yapılan bir meslek, yaşam tarzı haline gelmiştir. İşçilerin yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik hazırlanan METİP Projesi (Mevsimlik Gezici Tarım İşçilerinin Çalışma ve Sosyal Hayatlarının İyileştirilmesi Stratejisi ve Eylem Planı) çok kapsamlı bir uygulama olmakla beraber, Adana İli'nde gerek yetersiz personel nedeniyle gerekse mevsimlik tarım işçilerinin ilgisizliği nedeniyle amacına ulaşamamıştır. İşçiler her geçen gün kötüye giden olumsuz çalışma koşulları nedeniyle, artan çocuk işçiliği ve kayıt dışı çalıştırılma durumu ile karşı karşıyadır. Mevsimlik tarım işçiliğinde işçilerin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi çalışmaları ile beraber, işçilerin göçle memleketlerini terk etmelerinin de önlenmesi veya göçlerin asgariye indirilmesi gerekmektedir. Bunun için işçilerin yoğun olarak geldiği illerde müdahaleci bölgesel kalkınma yaklaşımıyla, toplumsal temelli ekonomik kalkınma planları uygulanmalıdır. Böylece toplumsal yapıda sağlanacak olumlu değişimler, uygulanacak kalkınma planlarının başarısını da artıracaktır. İşçilerin önemli bir kısmını kadın olması nedeniyle, kadın bireylerin eğitilmesi ve kadın ağırlıklı politikaların geliştirilmesi garekmektedir.

Sosyoekonomik yapıTarım işçileri
Mehmet Reşit Sevinç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Temettuat Defterlerine göre sorgun kazasının sosyo-ekonomik yapısı

Tanzimat dönemi ile birlikte Osmanlı Devleti'nde yeni bir dönem başlamış ve bu yeni dönemde, çeşitli iyileştirmelere ihtiyacı olan mevcut kurumların tekrar düzenlenmesi amaçlanmıştır. Devletin en önemli gelir kaynaklarından olan vergilerin etkili ve adil bir şekilde toplanabilmesi için kimi çalışmalar yapılmıştır. Yapılan çalışmalar neticesinde halkın sahip olduğu tüm arazileri, hayvanları, emlakları ve gelir getiren mesleklerinin kayıt altına alınabilmesi için Temettuat sayımları yapılarak bunların Temettuat Defterlerine kayıt edilmesi usulü benimsenmiştir.Bu çalışmanın ana kaynakçasını, Başbakanlık Osmanlı Arşivinde yer alan Maliye Nezareti Temettuat Defterleri içindeki Sorgun Temettuat Defterleri oluşturmuştur. Sorgun kazası, kaza merkezi ve köy bazında incelenerek hane reisleri tek tek ele alınmıştır. Bu defterler vasıtasıyla bölgede yaşayan müslüman ve gayrimüslim nüfusun sosyal ve ekonomik durumu ile kazada hâkim olan ekonomik yapı belirlenebilmiştir. Sorgun temettuat defterleri vasıtasıyla elde edilen veriler ile özelden genele bir yaklaşım anlayışı takip edilerek sonuca ulaşılmıştır.Sivas eyaletine bağlı Bozok Sancağı'nın kazası durumunda olan Sorgun'a ait 1844 (1260) yılı temettuat defterlerin de kaza merkezi ile 85 köy yer almıştır.

Ekonomik yapıGelir kaynaklarıSosyal yapı+4
Serkan Polat
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan cumhuriyetlerinin sosyoekonomik yapısı ve gelişme potansiyelinin çok değişkenli istatistiksel analizi

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB)'nin dağılmasının ardından sahip olduğu yeraltı kaynakları ve jeopolitik konumu nedeni ile dünyayı şekillendirebilme gücüne sahip olan Kafkasya ve Orta Asya coğrafyasında stratejik bir boşluk doğmuş olup bu coğrafya tüm dünyanın ilgisini üzerine çekmiştir. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan; Türkiye ile tarihi ve dini açıdan birbirine bağlı olan ülkelerdir. SSCB'nin dağılmasıyla Türkiye yönünü, ilişkilerinde her zaman ön planda tuttuğu Batı ülkelerinden Türk Cumhuriyetlerine doğru çevirmiştir ve bu Türk Cumhuriyetlerinin ortaya çıkışı, Türkiye'yi artık uluslararası alanda uzun süredir yalnız bırakılmış bir ülke konumunda olmaktan kurtarması açısından Türkiye için ayrı bir öneme sahiptir. Öte yandan gelişmiş ülkeler de SSCB'nin dağılmasından sonra ortaya çıkan ülkeleri sahip oldukları yeraltı kaynakları nedeni ile büyük bir pazar olarak görmektedirler. Bu bakımdan Türkiye'nin Türk Cumhuriyetleriyle olan ilişkilerini geliştirici adımlar atması büyük önem kazanmaktadır. Bu çalışmada SSCB'nin dağılmasından sonra kurulan 15 ülkenin 2016 yılına ilişkin verileri ve ülkelerin sahip oldukları karakteristik özellikler temel alınarak, ülkeler hiyerarşik kümeleme analizi tekniklerinden biri olan ve kümeler içi varyansı minimum yapmaya çalışan Ward (1993) yöntemiyle sınıflandırılmıştır. Uzaklık ölçüsü olarak ise karesel öklid kullanılmıştır. Böylece elde edilen kümelerin, ülkeleri aynı kümede toplanmaya veya küme dışına atmaya iten etkenler açısından yorumlanması amaçlanmıştır. Anahtar kelimeler: SSCB, Türk cumhuriyetleri, kümeleme analizi, uzaklık ölçüsü.

AzerbaycanHiyerarşik kümelemeKazakistan+5
Ayça Boz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Karamanoğulları Beyliği'nin sosyo-ekonomik yapısı

Anadolu'nun kapılarının 1071 yılında Büyük Selçuklu Devleti'yle birlikte Türklere açılmasından sonra Türkler, değişik toplumlar, kültürler ve medeniyetlerle etkileşim haline geçmişlerdir. Bu etkileşim Anadolu Beyliklerinde sosyal, siyasal ve dini birtakım değişikliklere sebep olmuştur. Anadolu beylikleri içinde önemli bir yere sahip olan Karamanoğulları da Anadolu Türklüğüne yaptığı hizmet, Türk diline yaptığı katkı ve Anadolu'nun imarında üstlendiği gayretle Tevâif-i Mülûk diye adlandırdığımız dönemde yerini almıştır. Karamanoğulları'nın üstün başarısının altında yatan temel sebep Türk kimliğini İslamiyet'le bütünleştirmesinden ileri gelmektedir. Kültürlerin ve müesseselerin kendisinden önceki kültür ve müesseselerin üzerine inşa edildiği düşünülürse Karamanoğulları kültür ve müesseseleri Türk-İslam kültür ve müesseselerinin bir devamı mahiyetindedir. Anadolu beylikleri içinde bulunan Karamanoğulları diğer beyliklerden farklı tarihi süreçle gelişme göstermişlerdir. Kendilerini Anadolu Selçuklu Devleti'nin varisi olarak gören Karamanoğulları bu durumu diğer Anadolu beyliklerine karşı kullanmışlar ve girdikleri hakimiyet mücadelelerinde bu tezi etkili bir şekilde kullanarak nüfuz ettikleri bölgeleri genişletmek için ellerinden geleni yapmışlardır. Karamanoğulları'nın Anadolu Selçuklu Devleti'nin devamı niteliğindeki hükümet teşkilatı, askeri yapısı, toprak sistemi, mimarisi ve sosyo-ekonomik yapısı beyliğin güçlenmesine ve cazibe merkezi olmasına neden olmuştur. Karamanoğulları'nın sosyal, ekonomik ve siyasi teşkilatı geleneklerden beslenmesine rağmen yerinde saymamış ilerlemenin gereği olan müspet değişim Karamanoğulları'nın her alanında kendini göstermiştir. Anahtar kelimeler: Anadolu, Beylikler, Karmananoğulları, Sosyo-Ekonomik Yapı, Tevâif-i Mülûk.

Beylikler DönemiKaramanoğullarıSosyoekonomik hayat+2
İhsan Sergikaya
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

XIX. yüzyılda Selanik kazalarından Vardar-ı Sagir nahiyesinin sosyo-ekonomik yapısı (Temettuat Defterleri ışığında)

Osmanlı için büyük dönüşümlerin yaşandığı Tanzimat dönemi ile birlikte maliye alanında birtakım değişiklikler yapılmış ve vergi sistemi düzene oturtulmak istenmiştir. Vergi vermekle yükümlü olan kişilerin kazançlarına oranla vergi vermeleri amacıyla 1840 yılı ile birlikte muhassıl adlı görevliler aracılığıyla mahalle ve köylerde vergilerin belirlenmesi ve toplanması amaçlanmıştır. Bu çalışmanın amacı, Başbakanlık Osmanlı Arşivinde bulunan Temettuat Defterlerinin ışığında Selanik Kazasına bağlı olan Vardar-ı Sagir nahiyesinin sosyal ve ekonomik yapısını açığa çıkarmaktır. Selanik Kazasına bağlı bulunan Vardar-ı Sagir nahiyesinin 1845 tarihli 23 adet Temettuat Defterine ulaşılmıştır. Bu tezimize konu olan XIX. yüzyıl tarihinde Vardar-ı Sagir nahiyesinin çiftlik ve köylerinde oldukça yoğun bir şekilde tarım ve hayvancılık ile meşgul olunduğu görülmüştür. Bu bölgenin çiftlik ve köylerinde mezru olarak adlandırılan yani işlenen topraklarda buğday, arpa, burçak, keten ve bostan gibi ürünler yetiştirilmiştir. Bölgede ki hane reislerinin büyük çoğunluğunun ziraat ile meşgul olduğu, diğer bir çoğunluğun ise ticaret ile meşgul olduğu görülmüştür. Temettuat Defterleri vasıtasıyla çalıştığımız Vardar-ı Sagir nahiyesinin meslekleri incelenerek sosyal yaşamı, bir sene önceki ödediği yıllık vergi ve Temettuat miktarına ulaşarak da ekonomisi hakkında bilgi sahibi olunmuştur. Anahtar Kelimeler: Temettuat Defterleri, Vardar-ı Sagir, Selanik

19. yüzyılOsmanlı DevletiOsmanlı Dönemi+5
Sümeyra Duran
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Cebel-i Lübnan salnamelerine göre yörenin idari, sosyal ve ekonomik yapısı (1887-1892)

Cebel-i Lübnan fiziki coğrafyası itibariyle heterodoks mezhep grupları için sığınılacak korunaklı bir bölge olmuştur. Bu mezhep grupları içerisinde Hıristiyan Marûnîler ve Müslüman tebaa içerisinde zikredilen Dürzîler bölgede söz sahibi olmuşlardır. Yukarıda bahsi geçen iki etnik grup arasında 1840-1860 yılları arasında çatışmalar gerçekleşmiştir. Bu çatışmalarından dolayı Osmanlılar, yöresel dokuyu zedelemeden yerel şartlara uygun bir yönetim kurmaya özen göstermiştir. Bu bağlamda yörede güneyde Dürzi, kuzeyde Marûnî kaymakam olmak üzere Çifte Kaymakamlık uygulamasına geçilmiş, fakat burada istenilen sonuca ulaşılamadığı gibi mezhep çatışmaları da devam etmiştir. Artan çatışmalar sebebiyle toplanan uluslararası komisyon tarafından 1861 yılında Cebel-i Lübnan Nizamnamesi yayınlanmış ve Cebel-i Lübnan'da Mutasarrıflık idaresi kurulmuştur. Böylelikle toplumdaki farklı kesimlerin söz sahibi olmalarıyla bölgede çatışmalar son bulmuştur. Bu çalışmada öncelikle Cebel-i Lübnan ve bölgesinin mutasarrıflık düzenine kadar olan tarihsel süreç içerisindeki değişim ve gelişimi incelenmiştir. Sonrasında ise mutasarrıflık düzenin kuruluşundan yirmi altı yıl sonra yayımlanan Cebel-i Lübnan Salnamelerine bakılarak mutasarrıflığın idari yapısı, demografik ve sosyal yapısı, ekonomik ve kurumsal yapısının analizi yapılmıştır. Bu sayede H.1304/M.1887 - H.1309/M.1892 yılları arası Cebel-i Lübnan Mutasarrıflığının detaylı bir tasviri sunul-maya çalışılmıştır.

Cebel-i LübnanLübnanOsmanlı Devleti+5
Ahmet Çandır
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bizans Döneminde Bursa (Siyasî, fizikî, dinî ve sosyo-ekonomik yapı)

Prusa (Bursa) kentinin kuruluşu bilinen kayıtlara göre, Bithynia Kralı I. Prusias (M.Ö. 230-182) döneminde meydana gelse de şehrin yakın bölgelerinde Neolitik yerleşimler bulunmaktadır. Kentin önem kazanmasındaki nokta ise M.S. I.-II. yüzyılda Plinius'un bu bölgeye vali olarak atanmasıdır. Roma İmparatorluğu'nun merkezinin doğuya kayması ve Constantinopolis'in (İstanbul) inşa edilip başkent ilan edilmesiyle kent, coğrafi olarak merkeze yakın hale gelmiş ve başkentin politikalarını yakından izlemesini sağlamıştır. Prusa kentinin yaklaşık bin yıllık Bizans tarihi belli bir çizgide devam etmiştir. Nikaia'nın 1081 yılında Selçuklular tarafından ele geçirilmesine kadar Prusa siyasi olarak Nikaia'nın gölgesinde kalmıştır. Olympos (Uludağ) Dağı'nın manastır hayatı ve Pythia (Çekirge) kaplıcaları XI. yüzyıla kadar Prusa kenti için en önemli noktaları teşkil etmektedir. Haçlı seferleri, Latin İmparatorluğu ve sonrasında Osmanlıların ortaya çıkışıyla kent, aktif siyasette önemli bir rol oynamış ve Türk-Bizans mücadelesinin merkezi haline gelmiştir. İdari olarak Opsikion Theması'na bağlı olan kent, bu sistem bozulana kadar aynı thema altında statüsünü korumuştur. Latin İmparatorluğu dönemi dâhil olmak üzere 1326 yılına kadar Bizans imparatorluğu'nun hâkimiyetinden net bir şekilde çıkmamıştır.Prusa'nın ekonomik yapısında zeytin ve üzüm gibi ürünler önemli bir yer tutmaktadır. Ayrıca Prusa'nın ovaları ve çiftlikleri de Bizans tarihi boyunca üzerinde durulması gereken bir husustur. Surlarla çevrili Prusa kenti Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde devamlı yerleşim görmüştür. Özellikle Osmanlı döneminde Prusa'nın başkent olmasıyla fiziki olarak da şehirde İslamlaşma yaşamış ve Bizans dönemi eserlerinin çok azının günümüze ulaşmasına neden olmuştur. Bizans döneminden sur duvarları ve zindanlar dışında kente ait ne yazık ki bilgi sağlayacak bir yapı gün yüzüne çıkmamıştır. Şehirde yapılacak olan arkeolojik çalışmalarla Bizans devri yapılarının ortaa çıkarabileceğini umuyoruz. Paganlık ile Hristiyanlık arasındaki mücadele sonrasında Prusa'nın dini hayatında büyük ölçüde Hristiyanlık inancı hakim hale gelmiştir. Olympos dağı manevi bir inziva yeri olarak uzun yıllar keşişler tarafından tercih edilmiş olup şehirde manastır kültürü oluşmuştur. Tasvir (İkona) kırıcılık dönemi de Olympos dağına kaçmak zorunda kalan din adamlarının bölgeyi ve şehri önemli bir noktaya taşıması hususunda önem arz etmektedir.

Bizans DönemiBursaOrta Çağ+3
Rahim Erdi Efendiler
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gaziantep ili'nin sosyo-ekonomik yapısının analizi

Sosyo-ekonomik yapı, toplumu oluşturan bireylerin istenen kaynaklara erişiminin bir ölçüsüdür. Sosyo-ekonominin herkes tarafından kabul edilen belirgin bir tanımı bulunmamaktadır. Sosyo-ekonomi demokratik ve katılımcı karar verme süreçleri temelinde çalışan, piyasa ve piyasa dışı mal ve hizmetleri üreten resmi olarak teşkilatlanmış özel işletmeler ve ağları kapsayan bir yapı olarak tanımlanabilir. Sosyo-ekonomik yapı; ekonomi, sağlık, eğitim, demografi ve sosyal statü gibi birçok alanı ilgilendiren öğeleri içermektedir. Bir bölgenin sosyo-ekonomik yapısı analiz edilirken; sağlık hizmetleri, para, mal, güç, güvenlik gereksinimleri, istihdam şartları, eğitim fırsatları gibi faktörler kısmen veya bütün olarak dikkate alınmaktadır. Araştırmanın merkezi durumundaki Gaziantep, bulunduğu bölgenin gerek nüfus, istihdam, eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşım, gerekse de diğer çeşitli sosyal göstergeler bakımından her ne kadar ülkenin diğer metropollerinden geri olsa da Güneydoğu Anadolu Bölgesi için önemli bir sosyo-ekonomik merkez olma niteliği taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de önemli bir yere sahip olan Gaziantep'in sosyo-ekonomik yapısının ve statüsünün analizinin yapılması, bölge ve ülke için öneminin araştırılmasıdır.

Ekonomik yapıGaziantepSosyoekonomi+2
Murat Uçkan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Transportation network effects on economic and social development in Djibouti

Located at the mouth of the Red Sea, the Republic of Djibouti controls with Yemen the Strait of Bab-el-Mandeb between the Arabian Peninsula and the coasts of East Africa. This geostrategic position at the crossroads of two continents gives it the status of a meeting ground. The liberal commercial regime that applies there for a very long time relies on perfectly modern port infrastructures which allow to have a real commercial platform. The country plays the card of a natural bridge between an Africa, which abounds in raw materials, and an Arabian Peninsula whose investment capacity is one of the highest in the world. Thus, this dual membership of these two blocks is an undeniable advantage and the key to sustainable development. The Republic of Djibouti has made the development of the transport chain a national priority. From the beginning of the last century until the 1960s, the activity of the transport sector suffered a significant contraction in the 1980s and 1990s, due in particular to competition, and the weakness of port infrastructure and the last ten years Djibouti has developed their sector of servıces and 80importation and exportation pass through of Djibouti port nowadays the sectors Air Djibouti has not developed but recently in 2015 Air Djibouti start flying in different destination such as Addis Ababa, Yemen, and Somalia. Additionally, the sector road of Djıbouti has always a difficult to develop because of the truck Ethiopia and their experience in the market. Finally, the railways sector of Djibouti has started working in 2018 up now and this news sector activity will increase the development of the countries.

DjiboutiEconomic developmentSocio-economic impact+5
Roukıa Souleıman Abdı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kapitalist öncesi ve sonrası dönemde sosyal yapı-ekonomik yapı ilişkisi

Geçmişten günümüze toplumların yaşayışlarını belirleyen temel kurumlar ekonomi, siyaset, hukuk, din gibi kurumlar olmuştur. Marx gibi bazı düşünürler bunlardan sadece birini (ekonomi) temel belirleyici olarak ele alıp indirgemeci bir yaklaşımı tercih ederken, Weber gibi bazıları hepsinin etkili olduğunu benimsemişlerdir. Bu çalışmada biz de kapitalizm-öncesi, kapitalizm ve kapitalizm-sonrası dönemlerde toplumlarda sosyo-kültürel yapı ile politik ve ekonomik yapının ilişkilerini ele alacağız. Çalışmamızda daha fazla İbn Haldun, Karl Marx, Emile Durkheim, Max Weber, Jürgen Habermas ve Anthony Giddens gibi bilim insanlarının din, toplum, siyaset ve ekonomi arasında keşfettikleri ilişkilerini vermeye çalışacağız. Çalışmada genel anlamda Eski Yunan'dan Avrupa feodalizmine ve Osmanlı Timar rejimine kadar temel üretim tiplerinde söz konusu ilişkiyi belirlemeye gayret edecek ve daha sonra kapitalizm ve kapitalizm-sonrası dönemde bu ilişkilerin niteliğini analiz edeceğiz.

Ekonomik yapıKapitalizmSiyasi yapı+3
Yaşar Alkan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00

Related subjects