Socio-economic structure

156 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

1950 seçimlerinde Türkiye'nin sosyo-ekonomik yapısının, Cumhuriyet Halk Partisi ve Demokrat Parti'nin seçim kampanyalarına etkisi

Cumhuriyet'in ilanı ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti'nde çok partili siyasal sisteme geçiş denemesi yapılmış ancak bu denemeler başarısızlıkla sonuçlanmıştır. II. Dünya Savaşı sonrasında tüm dünyada zihinsel ve toplumsal açıdan yaşanan değişimler Türkiye'yi de etkilemiş ve çok partili siyasal sistem nihayetinde başarılı olmuştur. Milli Kalkınma Partisi 1945 yılında, Demokrat Parti ise 1946'da kurulmuştur. Çok partili siyasi sistem büyük bir dönüşümün başlangıcı olmuştur. Küresel çapta yaşanan ekonomik krizler ve toplumsal yapıdaki sorunlar iktidar değişimine zemin hazırlamıştır. Türkiye'de çok partili siyasi sistemin başlaması ile birlikte sosyoekonomik yapısındaki değişimler, 1950 yılında Demokrat Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçim kampanyalarını etkilemiştir.

Cumhuriyet Halk PartisiDemokrat PartiPropaganda+7
Ayça İlay Keskinkılıç
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Girişimci kadınların sosyo-ekonomik yapıları ve geleceğe yönelik beklentileri

Günümüzde gelişmekte olan girişimcilik faktörü teknolojik gelişmelerin ve ekonomik beklentilerin yardımıyla önem kazanmıştır. Buna bağlı olarak girişimcilerin sayısı artmakta ve kadınların da birer girişimci olarak çalışma hayatına atıldıkları görülmektedir. Son yıllarda, kadınların, çalışma hayatına büyük oranda katılması ve daha aktif rol alarak girişimcilik faaliyetlerinde bulunmaları, gelişen ekonomiler için "stratejik" bir öneme sahiptir. Kadınların girişimci olarak ülke ekonomisine katkı sağlamaları, girişimci kadınların yaşadıkları engellerin belirlenmesi ve bu engellerin ortadan kaldırılması ile mümkün olabilir. Bu nedenle bu çalışma, Tekirdağ perspektifinde, kadın girişimcilerin demografik yapıları, sosyo-ekonomik durumları baz alınarak girişimci olmaya karar verme nedenleri, kuruluş veya faaliyet aşamasında karşılaştıkları problemler, destek aldıkları kurumlar, devletten beklentileri ve geleceğe ilişkin planlarını ortaya çıkarmıştır. Araştırmada sonuçlar, 146 kadın girişimci ile yüz yüze anket çalışması yapılarak elde edilmiştir. Çalışma sonucunda, geleneksel kadın tipi girişimciliğin hakim olduğu, eğitim seviyesinin yüksek ve çoğunlukla orta yaş grubundaki kadınların girişimcilik faaliyetlerinde bulunduğu görülmüştür. Kadın girişimcilerin girişimci olma nedeninin en çok ekonomik bir gelir elde etmek için olduğu, iş kurarken genellikle aile bireylerinden destek gördükleri, bunun da girişimci olmalarına önemli katkılar sağladığı tespit edilmiştir. Kadın girişimcilerin işlerini kurarken pazarda tanınmış olmamaları, işlerini yürütürken pazarın durgun oluşunun sorun yarattığı görülmüştür. Ayrıca, mevcut işlerini büyütme isteği içinde olan kadın girişimcilerin, ekonomik belirsizlikler nedeniyle duyulan kaygıların azaltılmasına yönelik devletin vergi kolaylığı sağlamasını ve kredi imkânlarını arttırmasını bekledikleri tespit edilmiştir.

GirişimcilikKadın girişimciliğiSosyoekonomik yapı+1
Selin Güngör
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Siirt ilinin göç ve sosyo-ekonomik bilgileri

Kişi ve topluluklar, insanlık tarihinin başlangıcından itibaren daha iyi şartlarda yaşamak, doğal afetlerden kaçmak, inançlarını daha iyi yaşamak ve güvenlik gibi nedenlerden dolayı yaşadıkları yerleri terk ederek başka coğrafyalara göç etmişlerdir. Bu bakımdan göçün insanlık tarihinden itibaren başladığını ve bireylerin kaçınamayacakları bir süreç olduğu düşünülmektedir. Toplulukların göç hareketlerini incelerken ele alınacak unsurların başında demografik veriler ve sosyo-ekonomik göstergeler bulunmaktadır. Demografik veriler içinde yer alan nüfus, yaş ve cinsiyet yapısı gibi veriler ile tarım, hayvancılık, sanayi, dış ticaret, eğitim ve sağlık gibi sosyo-ekonomik göstergeler, gerçekleşen göç hareketleri ile ilgili veri sunarken, aynı zamanda şehir, bölge veya ülkelerin gelişmişlik düzeyleri hakkında bilgi vermektedir. Türkiye'de gerçekleşen göç hareketleri incelendiğinde göçlerin büyük bir çoğunlukla gelişmemiş bölgelerden, gelişmiş bölgelere doğru ve genellikle ekonomik nedenlere bağlı olarak gerçekleştikleri görülmektedir. Siirt ilinde gerçekleşen göç hareketleri incelendiğinde ise göçlerin genellikle sosyal, ekonomik, etnik ve siyasi nedenlere bağlı olarak ve büyük bir oranda sosyo-ekonomik bakımdan daha fazla gelişmiş kentlere doğru gerçekleştiği görülmektedir. Bu tezin amacı, Siirt ilinde gerçekleşen göçler ile Siirt ilinin sosyo-ekonomik yapısını tespit ederek, göçlerin sosyo-ekonomik yapı üzerindeki olumsuz durumları en aza indirmek ve bölgesel kalkınmaya katkı sunmaktır. Bu çalışmanın özellikle bu alanda yapılan çalışmalarda görülen eksiklikler ve daha sonra yapılacak çalışmalara kaynak oluşturması bakımından önem taşıdığı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Siirt, Göç, Ekonomi, Sosyo - Ekonomik Göstergeler.

EkonomiGöçlerGöçmenler+4
Yakup Kars
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türk sosyolojisinde sosyo-kültürel yapı ve girişimcilik

Bu çalışmada, Türk sosyoloji literatüründen hareketle Türkiye'de sosyo-kültürel yapı ile sosyo-ekonomik yapının girişimcilik ile ilişkisi konu edilmektedir. Çalışma sonunda, Türkiye'de girişimcilik olgusuna dair dağınık bir görünüm arz eden görüş ve değerlendirmelerin düzenlenmesi ve organize edilmesi sayesinde Türkiye'de sosyolojik açıdan göz ardı edilmiş bir olgu olarak girişimciliğe dair bir başvuru kaynağının oluşturulması ve Türk toplumunda girişimcilik ile ilişki içerisindeki başlıca sosyolojik olguların belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, Türk sosyolojisi literatüründe ekolleri kapsayacak ve sosyolojik görüş farklılıklarını temsil edecek şekilde seçilen 10 Türk düşünürünün girişimcilik olgusu üzerine görüşleri incelenmiş ve bu inceleme sonrasında Türkiye'de girişimcilik olgusu ile ilgili ön plana çıkartılan ortak temalar belirlenmiştir. Daha sonra bu ortak temalardan hareketle Türkiye'de girişimciliğin güncel durumu birtakım istatistiksel verilerle de desteklenerek değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda, Türkiye'de girişimcilik olgusu söz konusu olduğunda devletin toplumsal ve iktisadi alanlardaki merkezi konumunun başat faktör olarak değerlendirildiği görülmüş ve Türkiye'de girişimcilik bağlamında sorunun birey kaynaklı değil, toplumsal/kurumsal/yapısal bir dizi faktör kaynaklı olduğu ileri sürülmüştür.

GirişimcilikSosyoekonomik yapıSosyokültürel yapı+2
Talha Aydın
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Regional economic effects of refugees: Turkish case

The conflicts in Syria started at year 2011 and series of events resulted with a massive amount of people to migrate some other countries. Turkey hosts the highest number of Syrian refugees in the World, about 3.6 million people. This high number of refugee inflow has affected Turkey in many ways and this study aims to focus on the economic aspect of this incident. At the first phase of the movement, refugees were preferring to stay within regions that are close to Syria. Since the amount of people that has been intake was massive compared to the regions and cities they had settled, the inflow had some economic consequences particularly on employment rates, preferences, price levels and foreign trade. In the economic theory price level, employment and foreign trade are prominent factors for economic growth. Therefore, this study is concerning the changes in these parameters to have an opinion about the effects of refugees on the regional economy of Turkey at the regions where refugees are concentratedly settled. In the empirical analysis Difference-in-Differences estimation methodology has been used. According to the estimation results, inflationary effects of refugees have been found to be statistically significant for rental prices but not for other concerned fundamental consumption goods. Employment results of the estimation suggest that the refugees' effect is negative on the natives' employment. The foreign trade aspect of the results has been found to be positive only on export.

Regional factorsRegional problemsEconomy+6
Muhammed Emin Karaarslan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Rize ilinde çay işletmelerinin sosyo-ekonomik yapısı ve pazarlama sorunları

Rize ilinde çay üretimi yapan işletmeleri (Türkiye çay üretiminin %68.18) hedef kitle alan bu çalışmanın amacı; çay üretiminin ekonomik ve pazarlama yapısını irdelemek, bölgede çayın üretim ve pazarlama sorunlarını ortaya koymak, bölgede çay üretimini geliştirmeye yönelik öneriler geliştirmektir. Çalışmanın ana materyalini, Rize ili Merkez, Fındıklı, Ardeşen ve Çayeli ilçelerinde çay üretimi yapan işletmelerden anket yöntemi ile elde edilen birincil veriler oluşturmaktadır. Anket uygulanacak örnek sayısının belirlenmesinde tabakalı örnekleme yöntemlerinden Neyman Yöntemi kullanılmıştır. Ana kitleyi temsil edecek örnek üretici sayısı 90 olarak hesaplanmıştır. Çay üretimi yapan işletmelerin genel yapısal özelliklerinin değerlendirilmesinde; çay işletmelerinin parsel büyüklüğü, işletmecilerin yaşı, eğitim durumu, gayri safi üretim değerleri (GSÜD) gibi göstergeler incelenmiştir. Rize ilinde ortalama çay üretim alanı 8.79 dekar olup, %96.33'ü kendi mülkleridir. Bölgedeki çay üreticilerinin %38.89'u ilkokul, %21.11'i üniversite, %20.00'si ise ortaokul ve lise mezunudur. Çay üreticilerinin ortalama 4.3 kişi olan aile nüfusunun, %53.75'i 15-49 yaş grubunda, %29.20'si 50 yaş ve üstü yaş grubunda yer almaktadır. İşletmeler ortalamasında çay GSÜD 28253.33 TL'dir. Maliyetler belirlenirken Tek Ürün Bütçe Analizi Yöntemi kullanılmıştır. Çay üretimi yapan işletmeler ortalamasında üretim maliyetleri 17223.6 TL'dir. Üretim maliyetlerinin %37.29'unu değişen maliyetler, %62.70'ini sabit masraflar oluşturmaktadır. Araştırma sahasında ve Türkiye'de çay üretimini artırmak için öneriler ise; üreticilerin bilinçlendirilmesi, üreticilerin kooperatifleştirilmesinin artırılması girdi maliyetlerin düşürülmesidir.

KooperatifleşmePazarlamaPazarlama politikaları+6
İlayda Özgümüş
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Karasi livasının Edremit kazasına ait tereke kayıtlarının transkripsiyon ve değerlendirmesi

Tereke (miras) kayıtları, son yarım asırdır sosyal tarih çalışmalarının önemli ögelerinden biri konumundadır. Bu kayıtlar küçük yerleşim yerlerinde şer'iyye sicilleri içine kaydedilmektedir. Nüfusun daha fazla olduğu şehirde ise sadece bu kayıtlardan oluşan defterler mevcuttur. Edremit Tereke kayıtları da kendilerine, Edremid Şer'iyye Sicilleri içinde yer bulmuştur. Bu çalışmada 1220, 1221, 1222, 1223 ve 1224 numaralı defterler incelenmiş 1645 ila 1732 yılları arasında tutulmuş olan tereke kayıtlarının transkripsiyon ve değerlendirmesi yapılmıştır. Bu çalışma 40'ı kadın, 99'u erkek, toplamda 139 kişinin tereke kaydını içermektedir. Kayıtlarda yer alan kişilerin; servet miktarına bakıldığı zaman çoğunluğunun orta düzeyde olduğunu söylemek mümkündür. 139 tereke sahibinin, 527 mirasçısı olduğu görülmüştür. XVII. ve XVIII. yüzyılda Edremit'in ekonomik hayatının genelde tarıma dayalı olduğu tarımın da, zeytincilik ve bağcılık temelli olduğu anlaşılmaktadır. Hayvancılık ve ticaretin daha geri planda olduğu elde edilen verilerden anlaşılmaktadır. Bu çalışmada XVII. ve XVIII. yüzyıldaki Edremid Kazasının sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik yapısı hakkında arşiv belgelerine dayanan doğru ve geçerli bilgiler ortaya konulmaya çalışılmıştır

17. yüzyıl18. yüzyılBalıkesir-Edremit+7
Ercan Alim Gülşen
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Dilencilik-dindarlık ilişkisi üzerine bir araştırma:Bitlis/ Tatvan örneği

Dilencilik, insanlık tarihinin devam edegelen en büyük problemlerinden birisi olmuştur. Yüzyıllar boyu neredeyse tüm devletlerin ve hükümetlerin gündemini işgal eden bu sorun, günümüzde de farklı şekillerde devam etmektedir. Toplumsal bir sorun olan dilencilikle etkin bir şekilde mücadele edilmek isteniyorsa öncelikle dilenciliği oluşturan ve devamlılığını sağlayan dinamikler iyi analiz edilmelidir. Bu dinamikler kapsamlı bir şekilde tahlil edilmeden, doğru teşhisler konulmadan, uygulanmak istenen tüm sosyal politikalar eksik kalacaktır. Yapılan saha çalışmasında sosyolojik olarak mevcut problemin süreğenliğinin en büyük nedenlerinden biri olan dindarlık kavramı ele alınmıştır. Buradan yola çıkılarak dindarlık olgusuyla dilencilik olgusu ayrı ayrı incelenmiştir. Daha sonra dilenciliğin hinterlandı durumunda olan dindarlığın; dilencilik ile ilişkisi üzerinde durulmuştur. Hali hazırda ortaya konan araştırmadaki temel amaç, kronik hale gelmiş dilencilik sorunsalı ile onu besleyen dindarlık arasındaki bağı ortaya koymak, böylece bu soruna farklı bir açıdan yaklaşarak çözüme katkıda bulunmaktır. Araştırmanın evreni Bitlis'in Tatvan ilçesidir. Örneklem; tesadüfi yollarla farklı meslek gruplarından seçilmiş kendisini dindar olarak tanımlayan 10 kadın ve 10 erkek katılımcıyı kapsamaktadır. Bu katılımcılarla yarı yapılandırılmış mülakat tekniğiyle çalışma yapılmıştır. Yapılan çalışmada dilencilik probleminin devam etmesindeki en önemli faktörlerden birinin din olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada katılımcıların büyük çoğunluğunun dilenme davranışından rahatsız olduğu, ancak gerek dini gerekse vicdani kaygılarla dilenciye para vermeyi sürdürdüğü görülmüştür.

Bitlis-TatvanDilencilerDilencilik+4
Burhan Yağşi
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

1844-1845 yılı temettuat defterlerine göre Alaşehir kazası'nın sosyo-ekonomik ve demografik yapısı

?1844-1845 Yılı Temettûat Defterlerine Göre Alaşehir Kazasının Sosyo-Ekonomik ve Demografik Yapısı ? başlıklı çalışmamız, Başbakanlık Osmanlı Arşivinde Maliye-i Varidat Muhasebe Bölümünde (ML. VRD. TMT) yer alan, 1844-1845 yılında yapılan temettûat tahrirleri esnasında hazırlanan 1403, 1409, 1412, 1414, 1418, 1423, 1425, 1427, 1430, 1431, 1432, 1434, 1435, 1438, 1441, 1446, 1455, 1459, 1460, 1462, 1465 numaralı Alaşehir kazası temettûat defterlerine dayanmaktadır.Söz konusu tahrirler, Tanzimat Döneminde yapılan mali düzenlemeler içinde önemli bir yere sahiptir. Tahrirlerin amacı, vergilerin daha düzenli ve adil bir şekilde toplanmasıdır. Bu amaçla halkın servet ve gelirine göre vergi talep edilmesi kararlaştırılmıştır. Halkın mali gücüne göre vergi tespit edilebilmesi amacıyla, Anadolu ve Balkanlar'daki şehir, kasaba ve köylerde yaşayan halkın emlak, arazi, hayvan sayımları yapılmış ve bunların gelirleri tespit edilmiştir. Osmanlı Devleti'nin genelinde yapılan bu sayımlar, Osmanlı toplumunun sosyo-ekonomik ve demografik yapısı hakkında bilgiler vermektedir.Çalışmamızda, Alaşehir kazasının 1844-1845 yılı sosyo-ekonomik ve demografik yapısını temettûat defterleri ışığında inceleyerek, değerlendirmeler yapmaya çalıştık. Bu sayede 1844-1845 yılında kazanın nüfusu, arazileri, hayvan cinsleri ve sayıları, yörede kullanılan aile-şahıs adları ve lakapları, halkın meslekleri ve bu mesleklerden elde edilen bir yıllık kazançlar, kazada yetiştirilen ürünler, devlete ödenen vergiler tespit edilmiş olup, elde edilen sayısal veriler tablolar halinde gösterilmiştir.Çalışmamızda Alaşehir kazasının merkezinde yer alan mahalleler incelenmiştir. Yapılan bu incelemelerle Alaşehir'in sahip olduğu sosyo-ekonomik, kültürel, demografik özellikleri ortaya koymaya, Tanzimat Fermanın ilanı ile başlayan ekonomik ve mali alandaki düzenlemeleri, Alaşehir ölçeğinde izlemeye çalıştık.Anahtar kelimeler: Alaşehir, Temettûat, Tarım, Hayvancılık, Vergi, Meslekler, Mahalle, Hane, Nüfus.

DemografiDemografik yapıEkonomik yapı+9
İsmail Aslan
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kemalpaşa ilçesinde eğitim çevre ilişkisi

Ege Bölgesi'nde yer alan İzmir iline bağlı Kemalpaşa ilçesinde eğitim faaliyetleriyle çevresel koşulların karşılıklı etkileşimini araştırmak, bu çalışmanın temel amacını teşkil etmektedir.Araştırmada, Kemalpaşa ilçesi alanı coğrafi ve çevresel faktörler bakımından farklılıklar göstermektedir. Yerleşmenin çevresel koşulları ile eğitim düzeyleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bu alanda şimdiye kadar detaylı bir çalışma yapılmamıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda, çevresel koşulların sosyal, ekonomik ve kültürel yapıyı etkilediği, bu etkileşimin eğitime yansıdığı belirlenmiştir. Kırsal yerleşmelerin kent merkezine olan mesafesi, kent merkezinin konumu, yeryüzü şekilleri eğitim hayatı üzerinde etkiye sahiptir.Çalışmada İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, belde ve köyleriyle birlikte seçilerek, buradaki eğitim ile çevresel koşulların birbirleriyle ilişkisi araştırılmaya ve elde edilen bulgulara bakılarak sorunlara çözüm önerileri getirilmeye çalışılmıştır.

EğitimEğitim faaliyetleriKırsal bölge+8
Şükran Yörük
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sivaslı ilçesinde eğitim ve çevre ilişkisi

Sivaslı ilçesi, Ege Bölgesi'nin İç Batı Anadolu Bölümü'nde yer alan Uşak ilinin idari sınırları içinde bulunmaktadır. İlçe ile ilgili eğitim faaliyetleri konusunda detaylı olarak bilimsel çalışmalar yeterince yapılmamıştır. Bu amaçla Sivaslı ilçesinde eğitim çevre ilişkisi konulu tez çalışması yapılmış, eğitimin çevre ile olan ilişkisi ortaya konmuştur.Çalışmada Sivaslı'nın genel özelliklerine, kent ve kır yerleşmelerine de yer verilmiştir. Saha araştırmaları sırasında literatür taraması yanı sıra ilçe hakkında yazılan kaynaklardan da yararlanılmıştır. Ayrıca yerinde yapılmış olan gözlemlerden yararlanılarak konu hazırlanmıştır.Yapılan araştırma sonucunda topoğrafik yapının ilçenin sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını etkilemesinin yanında eğitim hizmetlerini de etkilediği tespit edilmiştir. Yerleşmelerin ilçe merkezine olan coğrafi konumları, ekonomik özellikleri ve gelir düzeylerinin eğitim hayatı ile ilişkili olduğu bulgusuna varılmıştır.

Ekonomik yapıEğitimEğitim faaliyetleri+13
Fadime Coşkun
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Viranşehir kazası Temettü'ât Defterleri

Tanzimat Dönemi, Osmanlı Devleti'nin batılılaşma sürecinde her açıdan yeniden yapılanma sürecinin başlangıç noktasıdır. Bu dönemde özellikle mali alanda büyük değişimler yaşanmış ve siyasi, sosyal ve kültürel alandaki gelişmeler de göze çarpmıştır. Bu dönemde diğer alanlarda olduğu gibi, uygulanan vergi sisteminde de çeşitli düzeltme ve düzenlemelere gidilmiştir. Çeşitli isim ve şekillerde alınan vergilerin bir kısmı kaldırılarak, herkesin ödeme gücünü esas alan ?temettü vergisi? yürürlüğe konularak uygulanmaya başlanmıştır. Bu verginin kaydedilip tutulduğu defterlere de ?Temettü'ât Defterleri? adı verilmiştir. Türk tarihi açısından her anlamda önemli bir yere sahip olan Temettü'ât Defterleri, vergi mükellefi kişilerin isimleri, sahip oldukları gayrimenkulleri ve diğer gelirleri ile birlikte bunların vergi miktarları gibi önemli bilgileri içermektedir. Tüm hanelerin tek tek ayrıntılı bir şekilde ele alınarak oluşturulan Temettü'ât Defterleri, tutulduğu bölgenin sosyo-ekonomik yapısını açıkça göz önüne sermektedir.Bu çalışma, 1844?1845 (H. 1260?1261) yılında Viranşehir Kazası divanlarına bağlı karyelerin sosyal ve ekonomik yapısını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma, dönemin sosyo-ekonomik yapısını ana hatlarıyla ele alan ve en önemli kaynaklardan biri olan Temettü'ât Defterleri'nden faydalanılarak hazırlanmıştır. 1844- 1845 (H.1260- 1261) yılına ait Viranşehir Kazası'nın sosyo-ekonomik yapısı bu defterlerden incelenmiştir. Çalışmamızda Viranşehir Kazası'nın, 37 divan ve 120 karyesi incelenmiş ve incelenen bu yerlerin tahmini toplam nüfusunun da 6350 kişi civarında olduğu görülmüştür.XIX. yüzyıl ortalarında Viranşehir kazası divanlarına bağlı karyelerinin tarım ve hayvancılığa dayanan ekonomik yapısı dikkat çekmektedir. Halkın büyük bir çoğunluğu çiftçilik ve hayvancılık ile geçimini sağlamaktadır. Ayrıca kazanın merkez divanı ve diğer divanlara bağlı karyelerin toplam ekili alanları, nadasa bırakılmış alanları, üretilen tarım ürünleri, yetiştirilen hayvan çeşitleri ve sayıları, sahip olunan arı kovanı miktarı vb. faaliyetleri hakkında detaylı bilgi edinilmiştir.Viranşehir Kazası Temettü'ât Defterleri'nde kazanın vergi yükü ile ilgili bilgilere de ulaşılmıştır. Halktan vergü-yi mahsûsa, a'şâr (öşür) ve adet-i ağnam vergisi alınmaktadır. Böylece halkın sosyo-ekonomik durumu ortaya konulmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Viranşehir, Temettü'ât, Sosyo-ekonomik Yapı, Nüfus ve Vergi

DefterlerSosyoekonomik yapıTarih+2
Yasemin Yılmaz
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Terekelerin ışığında Uşak ve Çanakkale'nin sosyo-ekonomik yapısı ve sosyo-ekonomik hareketliliğinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi (1246-1286/1830-1870)

Osmanlı Dönemiyle ilgili yapılan araştırmalara baktığımızda yerli ve yabancı araştırmacılarımızın daha çok Osmanlı Tarihinin askeri ve siyasi alanlardaki faaliyetlerine yoğunlaştıklarını görmekteyiz. Ayrıca son zamanlarda Osmanlı Devleti'nin sosyo-ekonomik tarih araştırmalarının sayısının gittikçe artış göstermesine rağmen henüz istenilen düzeye ulaşılamamıştır. Oysaki Osmanlı Devleti'nin sosyo-ekomonik tarihi büyük bir öneme haizdir. Bu yüzden Osmanlı Devleti'nin sosyal ve ekonomik tarihi incelenmek istenmiştir.Sosyo-ekonomik alanda çalışmamıza birinci dereceden kaynak olacağı düşünülen ve Osmanlı arşiv kaynaklarından ilk akla gelen şer'iyye sicillerinde bulunan tereke kayıtları incelenmiştir. Ait olduğu dönemle ilgili çok önemli veriler sunmasından dolayı şer'iyye sicilleri içerisinde bulunan tereke kayıtları incelenerek 1830-1870 yılları arasında Uşak ve Çanakkale şehirleriyle ilgili önemli verilere ulaşılmaya çalışılmıştır. Bu çalışma yapılırken arşiv kaynaklarından sadece terekelerden faydalanılmıştır.Terekelerden yola çıkarak bu iki Anadolu kentinden önce coğrafi bakımdan İç Anadolu'ya yakın olan Uşak şehrinin, daha sonra ise bir kıyı şehri olan Çanakkale şehrinin sosyal, kültürel ve ekonomik yönleri incelenmiştir. Ayrıca bu çalışmada da sosyo-ekonomik yapının temelinde rol oynayan ``aile'' değişik açılardan ele alınarak değerlendirilmiştir. Son olarak da iki şehir kıyaslanarak; iki şehir arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ifade edilmiş ve böylece her iki şehrin sosyo-ekonomik durumu hakkında çıkarımlar yapılmaya çalışılmıştır. Bunu yaparken de cinsi, dini ve etnik farklılıkları dikkate alınmıştır. Çalışmamıza baktığımızda; her iki şehre ait yakın tarihli tereke kayıtlarının olması, farklı coğrafyalarda bulunmaları ve elde edilen veriler çalışmamızın bir diğer özelliğidir.Anahtar Kelimeler: Uşak, Çanakkale, şer'iye sicili, tereke kayıtları

19. yüzyılAileOsmanlı Devleti+7
Cevdet Kuş
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı döneminde eşme kazasının sosyo-ekonomik durumu

Günümüzde Uşak ilinin ilçelerinden biri olan Eşme, kadim bir geçmişe sahiptir. Bu tez çalışmasında ise, tarihi çok eskilere dayanan Eşme'nin XV. yüzyıl sonları ile XX. yüzyıl başlarındaki nüfus yapısı, sosyo-ekonomik ve kültürel durumunu bütüncül bir anlayışla ortaya koymak amaçlanmıştır. Bunun için Eşme kazasının Osmanlı Arşivi'nde kayıtlı nüfus ve temettuât defterleri temel alınmıştır. Adı geçen defterlere ek olarak kazanın tahrir, muhasebe, avârız defterleri ve Aydın vilayet salnamelerinden yararlanılmıştır. Tez, giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde yerel tarihin tanımı yapılarak, kısaca gelişiminden ve tez çalışmasının konusu ve kaynaklarından bahsedilmiş, sonrasında bu kaynaklardan tezde kullanılanlar hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde, tahrir, muhasebe ve avârız defterlerindeki verilere göre Eşme'nin XV. ve XVII. yüzyıllar arasındakindeki durumu ortaya konulmuştur. İkinci bölümde nüfus ve temettuât defterleri esas alınarak, XIX. yüzyıldaki Eşme kazasında nüfus yapısı ve nüfus hareketleri ana başlığı altında; Eşme kazası ve karyelerinde aileler, aşiretler, müşterek aile adları, hâne miktarları ve erkek nüfus sayıları, şahıs isimleri ve isim verme geleneği, insan tipolojisi, nüfus hareketleri ve meslekler konuları incelenmiştir. Üçüncü bölümde, temettuât defterlerinden hareketle arazi varlığı, hayvan varlığı, yetiştirilen ürünler ve ödenen vergiler alt başlıkları altında Eşme kazasının iktisadi yapısı değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde ise Aydın vilayet salnamelerinde geçen Eşme kazası ile ilgili bilgilere yer verilmiştir.

Osmanlı DevletiOsmanlı DönemiOsmanlı tarihi+3
Hafize Kök
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hükümlülerin sosyo-ekonomik sorunları ve sosyal hizmet: Bingöl M tipi kapalı-açık ceza infaz kurumu örneği

Bu araştırma suç ve sosyal hizmet ilişkisi bağlamında Bingöl M Tipi Kapalı-Açık Ceza İnfaz Kurumunda kalan hükümlülerin sosyo-ekonomik sorunlarını ve ihtiyaç duydukları sosyal hizmet uygulamalarını ortaya koymak amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Toplumsal normlar toplumun düzenini ve devamlılığını sağlayan toplumsal sistemin unsurlarıdır. Toplumsal normlardan sapma eğilimi bazı sorunları ortaya çıkarabilmektedir. Bu sorunların en belirgin olanı ise suç olgusudur. Suç tarihte her zaman kendine yer edinmiştir ve insanlık tarihi boyunca da devam edecektir. Suç birçok bilim dalı ve disiplinler tarafından araştırılmıştır. Her disiplin kendi bakış açısıyla suçu açıklamaya çalışmıştır. Ayrıca suçu incelerken suçlulara da değinmek gerekmektedir. Dolayısıyla hükümlülerin yaşadığı sosyo-ekonomik sorunları, ihtiyaç duydukları sosyal hizmet müdahalelerini, suç işleme nedenlerini ortaya koymak bu araştırmanın temel amaçlarındandır. Araştırmada genel tarama modeli kullanılarak nicel bir çalışma yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Bingöl M Tipi Kapalı-Açık Ceza İnfaz Kurumunda kalan 250 adli hükümlü oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak hükümlülerin sosyo-ekonomik sorunlarını ortaya koymaya yönelik görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmada ortaya çıkan verilerde değişkenler arasındaki ilişkiyi ortaya koymak adına ki-kare analizi kullanılarak incelenmiştir. Araştırma sonucunda hükümlülerin yaşları ile suç türleri, aylık gelirleri ile suç türleri, suç işleme nedenleri ile suç türleri, hükümlülerin aile ve yakınlarıyla olan ilişkileri ile ziyarete gelme sıklığı, sosyal destek olma durumları arasında ki-kare analizi sonucunda anlamlı bir ilişki (X2<0,05) olduğu tespit edilmiştir. Ancak grupların homojen dağılması dolayısıyla hükümlülerin öğrenim durumu ile suç türleri, medeni durumları ile suç türleri, meslekleri ile suç türleri arasında ki-kare analizi sonucunda anlamlı bir ilişki olmadığı (X2>0,05) tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular hükümlülerin suç işleme nedenlerini, ceza infaz kurumunda bulundukları infaz süreci boyunca ve ceza infaz kurumundan tahliye sonrası süreçte de yaşadıkları sosyo-ekonomik sorunlar ile ihtiyaç duydukları sosyal hizmet müdahalelerini ortaya koymaktadır. Bunun yanısıra suçun önlenmesine yönelik önerilere de yer verilmektedir. Dolayısıyla çalışma sonucunda sosyal hizmet alanı için önemli bulgular elde edilmiştir.

BingölCeza infaz kurumlarıHükümlüler+5
Durmuş Ali Coşkunoğlu
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak kazası Bulkaz karyesinin sosyo-ekonomik durumu üzerine bir yerel tarih çalışması

Bu tez çalışmasının amacı Osmanlı Dönemi'nde Uşak kazasına bağlı Bulkaz karyesinin sosyo-ekonomik durumu, nüfus yapısı ve nüfus hareketliliklerini ortaya koymaktır. Bu sebeple çalışmamızın yerel tarih araştırmalarına ve özellikle Uşak'ın yerel tarihi hakkında araştırma yapacaklara bir katkı sağlayacağı beklenmektedir. Bulkaz karyesinin 17. - 19. yüzyıllar arasındaki sosyo-ekonomik durumu ve nüfus yapısını ortaya çıkarmak için farklı arşiv malzemelerinden yararlanılmıştır. Bahsedilen bu kaynaklar 2498 numaralı Avarız defteri (1676), 1643 ve 1648 numaralı nüfus defterleri (1831-1841) ve 9406 numaralı temettuat defteridir (1844-1845). Bu kaynakların günümüz Türkçesine transkripsiyonu yapılarak Bulkaz karyesine ait nüfus yapısı ve sosyo-ekonomik özellikleri içeren önemli bulgular elde edilmiştir. Böylelikle karyede yaşamış kişilerin yaş ortalamaları, doğum-ölüm kayıtları, tipolojileri ile ekonomik faaliyetlerini kapsayan gelir ve giderlere ait mühim bilgiler ortaya çıkarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Uşak Kazası, Bulkaz Karyesi, Nüfus Defteri, Temettuat Defteri, Sosyo-Ekonomik Yapı

NüfusNüfus DefterleriOsmanlı Devleti+4
Cemile Barlık
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Azizler köyü (Dikey boyutta bir yerel tarih araştırması)

Bu araştırmanın amacı Osmanlı Devleti döneminde Uşak kazasına bağlı Azizler Karyesinin sosyo-kültürel özelliklerini ortaya koymaktır. Daha önce hiçbir müstakil çalışmaya konu olmamış olan Azizler Karyesinin başta nüfus ve nüfus hareketliliği olmak üzere iktisadi yapısı, ziraî faaliyetleri, şahıs ve aile özellikleri gibi birçok farklı yönü dikey boyutta bir çalışma yapılarak gün yüzüne çıkarılmaya çalışılmıştır. Dünya ölçeğinde giderek popüler olan mikro tarih çalışmaları bir yandan çalışılan konu üzerinde derinlemesine araştırmalar yapılmasını sağlarken diğer yandan da küçük parçalardan hareketle büyük resmin görülmesine katkı sağlamaktadır. Bu açıdan bakıldığında çalışmamız bir Osmanlı köyünün mikro düzeyde incelenmesi olarak görülmekle birlikte Uşak kazası ve geniş perspektifte Osmanlı taşrası üzerine bir deneme girişimi olacaktır. Bu çalışmada Azizler Karyesinin XVI. ve XIX. yüzyıllar arasında değişen sosyo-ekonomik faaliyetlerini ve nüfus yapısını ortaya koymak için çeşitli arşiv kaynaklarından faydalanılmıştır. 438 numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri I-II (M. 1530), 2498 numaralı Avarız Defteri (M. 1676), 1643 numaralı Nüfus Defteri (M. 1831), 1648 numaralı Nüfus Defteri (M. 1841), 9440 numaralı Temettuat Defteri (M. 1844-1845) arşiv belgeleri çalışmamıza kaynaklık etmektedir. Bu belgelerin günümüz Türkçesine transkripsiyonu yapılarak Azizler Karyesinin nüfus ve sosyo-ekonomik özellikleri hakkında bilgiler ortaya çıkarılmıştır. Elde edinilen bilgiler sonucunda geleneksel bir Osmanlı Devleti köyünde yaşamış kişilerin yaş ortalamaları, doğum-ölüm kayıtları, tipolojileri ile ekonomik faaliyetlerini kapsayan gelir ve giderlere ait önemli bilgilere ulaşılmıştır.

Kent tarihiNüfusNüfus Defterleri+7
Safiye Dikmen
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

Essays on the components of demographic change in Turkey: An application of decomposition methods

This dissertation aims to examine the components of demographic change in Turkey using decomposition methods. Trends in mortality, fertility, and population growth are separated into their components for exploring the effect of age and socioeconomic factors to the demographic change over time. This study consists of two main chapters in essay type on the decomposition of mortality measures and decomposition of fertility and population growth measures. In the first essay, long-term mortality trends are decomposed using direct and indirect mortality estimates based on demographic surveys and censuses. In addition, data sets of Turkish Demographic and Health Surveys conducted in 1993 and 2013 are used to examine the impact of social factors on mortality changes after 1990. The analysis has shown that the long-term mortality improvement was due to reductions in mortality rather than age structure. The greatest contribution to this decrease was the improvement in infant mortality rates. After 1990s, mortality levels have converged in all sub-population groups, although there was a significant disparity in age patterns of mortality. Fertility and population growth measures are analyzed in the second essay. Fertility decompositions are conducted by using data sets of Turkish Demographic and Health Surveys conducted in 1993, 2003 and 2013; while indirect estimates from secondary data sources are used to decompose crude rate of natural increase. Decomposition analysis has shown that the effect of increasing age at marriage and fertility postponement was evident in the study period. In addition, fertility variation between population groups persisted, and educational level was the most significant socioeconomic factor contributing to fertility change. Although Turkey's demographic transition is nearly completed, divergences in demographic conditions persist across sub-population groups. Some of the socioeconomic factors contributing to this divergence are discussed in this study. However, it should be taken into account that cultural and ideational factors also contribute to demographic divergence. Considering the results of this study in terms of the course of demographic change in Turkey, it can be predicted that, the completion of demographic transition in all population groups is anticipated to produce further declines in fertility, which, along with decreasing mortality, will lead to population aging.

Decomposition analysisDecomposition methodDemography+5
Dilek Torun Alaca
Hacettepe University · Nüfus Etütleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ekonomik büyüme ve sosyal gelişme etkileşimi: 1990 - 2018 dönemi

Gelişme kavramı diğer bir ifadeyle kalkınma, bir ülkede belli bir dönemde hem ekonomik verilerde hem de sosyal göstergelerde meydana gelen değişimdir. Bu kapsamda gelişmenin detaylı bir şekilde açıklanması amacıyla, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) 1990 yılından itibaren her yıl "İnsani Gelişim Endeksini" yayınlamaya başlamıştır. Ayrıca ekonomik veriler kullanılmadan insani gelişimi açıklamaya çalışan sosyal gelişim endeksi, 2014 yılından itibaren Dünya Bankası tarafından yayınlamaya başlamıştır. Bu tezin amacı, ekonomik ve sosyal veriler ışığında, Türkiye'nin gelişim sürecini incelemektir. Bu kapsamda: Arjantin, Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Rusya, Güney Afrika ve Türkiye'nin de içinde bulunduğu yükselen ekonomiler incelenmiştir. Ayrıca Avrupa Birliği'ne (AB) üye olan son üç ülke ile AB'ye aday ülkeler: Bulgaristan, Romanya ve Hırvatistan, Kuzey Makedonya, Sırbistan, Karadağ Arnavutluk'a ait ekonomik ve sosyal verilere yer verilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde, ekonomik büyüme ve sosyal gelişme ile ilgili tanımlamalara yer verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, 1990 – 2018 yılları arasında Türkiye'de gerçekleşen ekonomik büyüme ve sosyal gelişme ile ilgili veriler incelenmiştir. Üçüncü bölümde, yükselen ekonomiler ve AB'ye üye olan son üç ülke ile AB'ye aday ülkeler incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde, yarı yapılandırılmış bir mülakat gerçekleştirilerek konunun genel değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Sözcükler: Ekonomik Büyüme, Kalkınma, İnsani Gelişme, Sosyal Gelişme.

Ekonomi politikalarıEkonomik büyümeSosyal gelişme+5
Mehmet Sait Fındıkçı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Kütahya kentinin sosyo-ekonomik yapısı ve gelişiminde Dumlupınar Üniversitesinin etkileri

Kökeni 12. yüzyıl Orta Çağ Avrupası'na dayanan üniversite kurumu 1800'lü yıllara gelindiğinde farklı bir bağlama oturmuştur. Kabaca söylemek gerekirse 1200-1800 yılları arasında eğitim fonksiyonu ön plana çıkan üniversite, bu dönemden itibaren araştırma misyonu bağlamında ele alınmaya başlanmıştır. Ulusların modernleşme macerası içinde önemli bir kurum olan üniversite, her ülkede farklı bir hikâyenin parçası olmuştur. Özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında kalkınma probleminin gündeme gelmesi ile üniversite, kalkınma stratejilerinin bir aracı haline dönüşmeye başlamıştır. Bu bağlamda 1970 sonrasında, üniversitenin sosyal ve ekonomik etkileri ile ilgili çalışmaların sayısında artış yaşanmıştır. Türkiye'de ise 1990'lı yıllarda üniversitenin çevresine olan etkileri ile ilgili çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Son 20 yılda kalkınma çabası içindeki küçük ve orta ölçekli kentlere üniversite kurulması ile yapılan çalışmaların sayısı da artmıştır. Söz konusu çalışmalarda genellikle üniversitenin harcama ve istihdam gibi etkilerine odaklanılmıştır. Ancak üniversite, bulunduğu kentteki ulaşım, demografik yapı, konut piyasası ve zamansal gelişim gibi birçok unsur üzerinde etkilidir. Bu çalışmanın temel amacı Dumlupınar Üniversitesi'nin, harcama ve istihdama ek olarak Kütahya'daki diğer mekânsal bileşenler üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Öğrenci ve personelin büyük çoğunluğunun Kütahya kent merkezinde bulunduğu için çalışmanın mekânsal ölçeği Kütahya kent merkezi olarak belirlenmiştir. Yapılan alan çalışması ve toplanan verilerin değerlendirilmesi sonucunda 1992 yılında kurulan Dumlupınar Üniversitesi'nin Kütahya'da önemli bir harcama kaynağı ve işveren durumunda olduğu anlaşılmıştır. 2015 yılında Dumlupınar Üniversitesi, öğrenci ve personelinin oluşturduğu doğrudan ve dolaylı harcama miktarı yoluyla yaklaşık 330 milyon TL'dir (115.790.000$). İstihdam anlamında ise 1.754'ü doğrudan, 3.890'ı dolaylı olmak üzere toplam 5.644 kişiye istihdam sağlamıştır. Üniversitenin Kütahya'da bulunması kentin iç göç yapısında değişimler yaratmıştır. Öğrenci personel ve bunlara bağlı olarak Kütahya'ya göç etmiş kişi sayısı ise 42.743 olarak hesaplanmıştır. Bu rakamın büyük çoğunluğu 18-24 yaş arası öğrencilerden oluşmaktadır. Bu durum kentteki demografik yapıda değişimler yaratmıştır. Öğrenci ve personelin kentteki varlığı dolayısıyla kentin konut piyasasında niceliksel ve niteliksel değişimler yaşanmıştır. Yeni mahallelerin ortaya çıkması ile beraber kent yatay olarak gelişirken aynı zamanda az odalı ve küçük metrekareli konutların sayısında artış yaşanmıştır. Kütahya'ya göç eden öğrenci ve personel şehir içi ve şehirler arası sistemini de etkilemiştir. Şehir içi ulaşımda otobüs ve güzergâh sayısı üniversiteye bağlı olarak artarken şehirler arası ulaşımda yolcu sayısının artışına paralel Varan, Kamil Koç, Metro gibi otobüs firmaları da Kütahya'da şube açmıştır. Birçok Anadolu kentinin temel problemi olan sosyal ve kültürel aktivite eksikliği konusunda da üniversitenin Kütahya'da bulunması bu alandaki açığı kapatmada önemli bir faktördür. Sonuç olarak orta ölçekli bir kent olan Kütahya'da üniversitenin kurulması ile beraber birçok kentsel unsurda gelişmeler yaşanmıştır.

Beşeri coğrafyaDumlupınar ÜniversitesiEkonomik coğrafya+6
Mehmet Ali Toprak
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzonspor Kulübü'nün, Trabzon kentinin sosyo-ekonomik yapı üzerinde etkisinin, Trabzonspor ışığında değerlendirilmesi

Günümüzde spor, insan hayatını sağlıklı ve daha kaliteli hale getirmek adına yapılan bir faaliyet olarak görülmektedir. Sosyal ve kültürel faaliyetlerin yanında sportif aktivitelerin insanların günlük hayata, fiziksel ve psikolojik olarak hazırladığı bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçektir. Spor Küresel açıdan ise, toplumların bulundukları ortamın sosyo-ekonomik şartlarına bağlı olarak yaygınlık göstermektedir. Ayrıca Spor küresel olgunun hızla yayılmasına yardımcı olan bir tüketim kavramıdır. Anahtar Kelimeler: Spor, Kültür, Küreselleşme, Sosyo-Ekonomik

Finansal performansKüreselleşmeSosyoekonomik etki+4
Mehmet Derelioğlu
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Tanzimat'tan I. Meşrutiyet'e Antakya'nın sosyo-ekonomik yapısı (1839-1876)

Tanzimat dönemi (1839-1876), Osmanlı Devleti'nde bir taraftan klasik devlet anlayışının devam ettiği, diğer taraftan modernleşme sürecinde meydana gelen birtakım yeniliklerin uygulama alanı bulduğu bir dönemdir. Tanzimat Fermanı'nın ilan edilmesiyle birlikte devletin her kademesinde, merkezden taşraya doğru yayılan bir değişim ve dönüşüm başlamıştır. Bu dönemde Halep eyaletine bağlı bir kaza olan Antakya'da da bu değişim ve dönüşümü görmek mümkündür. Antakya'da ilk dönüşüm, idari alanda gerçekleşmiştir. Yerel yönetici konumundaki mültezimlerin yerine sırasıyla zaptiye müdürü ve kaymakamlar atanmıştır. Kaza, idare meclisinin oluşturulmasına kadar yeni bir örgütlenme biçimi olan muhassıllık meclisiyle idare edilmiştir. XIX. yüzyılın ortalarından itibaren gerek sosyal güvenlik konusunda, gerekse koruyucu sağlık uygulamaları kapsamında merkezde oluşturulan eytam sandıkları ve salgın hastalıklara karşı geliştirilen karantina faaliyetleri, Antakya kazasında da uygulanmıştır. Sosyal devlet anlayışı çerçevesinde vakıflar idaresinde meydana gelen merkezileşme sürecinde, Antakya Evkaf Müdürlüğü 8 Ağustos 1849 tarihli tahrirat ile müstakil hale getirilmiştir. Dönemin gereği olarak merkezin tarım ve sanayiyi geliştirmeye yönelik atılımları da Antakya kazasında etkili olmuştur. "Islah-ı Sanayi Komisyonu" çerçevesinde özel teşebbüse önem verilmiş, 1868'den itibaren Antakya'da ilk defa fabrika kurma girişimi gerçekleşmiştir. Vergiler ise herkesin ekonomik gücüne göre, senede iki taksit şeklinde toplanmıştır. İç ve dış ticaretin yoğun olduğu şehirde vergilerin herkesin gelirine göre alınması ticareti canlandırmış, bu durum devlete çeşitli isimler altında verilen vergi gelirlerinin artmasını sağlamıştır. Bu yeni vergilendirme düzeni içerisinde gerçekleştirilen emlak tahriri 1864-1865 yılları arasında tamamlanmıştır. Doktora tezi olarak hazırlanan bu çalışmada, Tanzimat dönemi uygulamalarının sosyo-ekonomik açıdan Antakya kazasına yansımalarının tespit edilebilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın temel kaynaklarını; şeriyye sicilleri, merkez-taşra arasında yapılan yazışmalar, devlet ve vilayet salnameleri, kronikler ile araştırma ve inceleme eserleri oluşturmaktadır.

Hatay-AntakyaKent tarihiMeşrutiyet+4
Samiye Tunç
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

XIII-XVI. yüzyıllarda Diyâr-ı Bekr bölgesi tarihi (1243-1514)

Diyâr-ı Bekr bölgesi, hem doğu-batı hem de kuzey-güney arasında bir geçiş noktası olmanın yanında, ticaret yollarının kesiştiği bir kavşak olması hasebiyle de tarihi bir önem arzetmiştir. Bu özelliğiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan bu bölge, zengin bir siyasî, sosyo-ekonomik ve kültürel geçmişe de sahiptir. Buna binaen sürekli cazibe merkezi olmuş ve tarihi önemini korumuştur. Anadolu'ya gelen Türkmenlerin ilk yerleşim yerlerinden olan Diyâr-ı Bekr, birçok millete ev sahipliği yapmıştır. Faklı unsurları bünyesinde barındıran Diyâr-ı Bekr bölgesinde, Moğol İstilası ile başlayan siyasi çekişmeler takip eden üç yüz yılda da devam etmiş ve bölge eski müreffeh görüntüsünden uzak kalmıştır. Binaenaleyh XIII-XVI. asır aralığı siyaseten tam bir kaos ortamına dönüşmüş ve bölgenin sosyo-ekonomik yapısı da bundan ziyadesiyle etkilenmiştir. Bir "bölge tarihi" olarak ele alınmış bu çalışmada, öncelikle Moğol İstilası ve özellikle Kösedağ Bozgunu'ndan (1243) sonra yaşanan olayların bölge siyasetine etkisi üzerinde durulmuştur. Bölgenin yerel siyasi teşekküllerinden daha güçlü olan İlhanlı ve Memlûklar gibi devletlerin mücadele sahası olması ve bu durumun bölgeye etkisi de ele alınmıştır. Bu bağlamda Diyâr-ı Bekr bölgesinin Kösedağ Bozgunu ile başlayan ve Çaldıran Zaferi ile Osmanlı hâkimiyetine girdiği üç yüz yılllık kaotik siyasi tarihi ele alınmıştır. Ayrıca bu çalışmada bölgenin XIII-XVI. yüzyıl aralığındaki tarihsel coğrafyası ve idari yönetimi ile sosyo-ekonomik yapısının değişimleri üzerine odaklanılmıştır. Bölge adına büyük demografik değişim ve dönüşümlerin yaşandığı bu dönemde son Türkmen göçünün etkisiyle Türk nüfusu daha da yoğunlaşmıştır. Akabinde Karakoyunlu ve Akkoyunluların tersine göç hareketiyle beraber Kürt nüfusunun yoğunlaşmaya başladığı gözlenmiştir.

AkkoyunlularDiyarbakırKarakoyunlular+7
Mehmet Sait Sütcü
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

19. yüzyılda Söke kazası'nın sosyo-ekonomik ve idari yapısı

Osmanlı tarihinde XIX. yüzyıl, pek çok gelişmelerin yaşandığı bir dönem olarak büyük bir öneme sahiptir. XIX. yüzyılda II. Mahmud döneminden itibaren pek çok yenilikler dizisi meydana gelmiştir. Bu yenilikler dizisini Avrupa'da meydana gelen gelişmelerin Osmanlı'ya yansıması olarak da değerlendirmek mümkündür. Osmanlı Devleti bu Avrupa'da meydana gelen gelişmelerin gerisinde kalmış, bunun için bir çözüm hareketine girişmiş ve bu sebeple de pek çok yenilikler yapmaya başlamıştır. Yapılan yenilikler sonucunda taşrada birtakım değişikliklerin gerçekleştiği görülmüştür. Tezimizde XIX. yüzyıl modernleşme sürecindeki bu dönüşümün taşrada, Söke kazasına nasıl ve ne ölçüde yansıdığı, ayrıca Söke kazasının o dönemdeki durumu anlatılmaya çalışılmıştır. Tezimiz üç ayrı bölüm ve bir girişten oluşmaktadır. Bu bağlamda giriş kısmında Osmanlı şehir tarihçiliğine ve bu alanda kullanılan kaynaklar arasından, özellikle tezimizde bu kaynaklardan hangilerini kullandığımız ve ne şekilde yararlandığımız hakkındaki bilgilere yer verilmiştir. Birinci bölümde tarihsel süreç içerisindeki Söke kazasının, genel tarihçesi hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde Söke kazasının idari yapısında bulunan kurumlar, memurlar, mahkemeler, komisyonlar ve verilen rütbe ile nişanlara değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise Söke kazasının sosyal ve ekonomik yapısında ilk olarak "demografik yapı" ana başlığı altında kazanın nüfusu üzerinde durulacaktır. Daha sonra "sosyal yapı" ana başlığı altında eğitim, kaza sakinlerinin ihtiyaçlarının karşılanması, Söke'de bulunan mekânların türleri ile sayıları ve son olarak arkeolojik kazılar hakkında bilgiler verilecektir. Diğer başlığımız olan "ekonomik yapı" başlığı altında ise; Söke kazasında bulunan fabrikalar ve yapılan zanaatlardan, tarım ürünlerinden, ormanlardan ve son olarak kazada toplanan vergilerden bahsedilecektir. Bu bölümdeki son ana başlığımız olan "haberleşme ve ulaşım" başlığı altında ise haberleşme başlığında telgraf ile postadan ve ulaşım başlığında demiryolları ile karayollarından bahsedilmiştir. Anahtar Kelimeler: 19.Yüzyıl, Salname, Söke, İdari Yapı, Sosyo-Ekonomik Yapı

19. yüzyılAydın-SökeKent tarihi+5
Merve Savran
Muğla Sıtkı Kocman University
2022
00

Related subjects