Performans ölçümleri

136 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Havalimanlarında operasyonel etkinlik ölçümü: Seçilmiş havalimanlarında bir uygulama

Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birlikte kullanımı her geçen gün artan hava taşımacılığı modunun en önemli paydaşlarından biri olan havalimanlarının önemi artmıştır. Havalimanlarının yaygın bir şekilde kullanılması belirli bir aşamadan sonra havalimanlarında yoğunluktan kaynaklı kapasite sorunun yaşanmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda havalimanlarının daha etkin ve verimli kullanılabilmesi için havalimanı yöneticileri tarafından bir takım çalışmalar yapılmıştır. Büyük yatırımlar gerektiren havalimanlarının sadece finansal açıdan değerlendirilmesinin verimlilik açısından karşılaştırma olanağı sağlamadığı düşünülmektedir. Bu açıdan havalimanlarının faaliyetlerini verimli ve etkin bir şekilde sürdürebilmeleri için operasyonel açıdan da değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Bu çalışmada ilk olarak performans ve performans ölçüm sistemleri hakkında ayrıntılı bir şekilde bilgi verilmiş, ardından havalimanlarında performans ölçümünün nasıl yapıldığı anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise Veri zarflama analizinde kullanılan modeller hakkında bilgi verilmiş ve hangi modellerin kullanılacağı belirtilmiştir. Son bölümde ise 2014 yılında ACI (Airport Councıl International) tarafından yapılan sıralamada yolcu trafiği açısından dünyanın en büyük 25 havalimanı içerisinde verilerine ulaşılabilen 20 havalimanın etkinlik ölçümü veri zarflama analizi aracılığı ile yapılmıştır. Uygulama aşamasında 4 adet girdi 3 adet çıktı analize dâhil edilmiştir. Havalimanı sayısının fazla olmasından dolayı etkinlik ölçümü Deap programı ile yapılmıştır. Uygulama aşamasında temel veri zarflama analizi modelleri olan CCR modeli İle BCC modeli kullanılmıştır. CCR modeli ile yapılan etkinlik ölçümünde 10 havalimanın etkin çıktığı 10 tanesinin ise etkin çıkmadığı görülmüştür. Girdi odaklı BCC modeli ile yapılan etkinlik ölçümünde 14 havalimanın etkin çıktığı 6 havalimanın ise etkin çıkmadığı görülmüştür. Çıktı odaklı BCC modelinde ise 13 havalimanın etkin çıktığı 7 havalimanın ise etkin çıkmadığı tespit edilmiştir. Ardından etkin çıkamayan havalimanlarının etkin duruma geçebilmesi için örnek almaları gereken referans havalimanları belirlenmiştir. Son bölümde ise etkin çıkmayan havalimanlarının etkin olabilmeleri için girdi ve çıktı değişkenlerini ne kadar arttırmaları veya ne kadar azaltmaları gerektiği belirlenmiştir.

EtkinlikHava alanlarıOperasyonel etkinlik+3
Veysi Asker
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

2001 ve 2008 finansal krizlerinin Türkiye imalat sanayiindeki 1000 büyük sanayi kuruluşunun performansına etkisi: Performans ölçütü olarak kârlılık, verimlilik, ihracat, istihdam

Türkiye imalat sanayisinde faaliyet gösteren 1000 büyük sanayi kuruluşunun performans verileri aynı zamanda Türkiye ekonomisinin de genel durumunu önemli ölçüde yansıtmaktadır. Bu bağlamda çalışmamızda 1997-2014 yıllarındaki 1000 büyük sanayi kuruluşuna ait veriler çalışılarak NACE bazında toplam 24 sektör oluşturulmuş ve her bir sektördeki firmaların yıl bazında kârlılık, verimlilik, ihracat ve istihdam verilerinin ortalama reel değerleri oluşturulmuştur. İlgili veriler iki boyutlu grafikler üzerinde gösterilmiş ve 2001 ile 2008 finansal krizlerinin sektör bazında etkileri incelenmiştir. Sonuçta, yerel olarak değerlendirilebilecek 2001 krizi ile küresel olarak değerlendirilebilecek 2008 krizinden her bir sektör farklı şekilde etkilenmiş olup bazı sektörler krizlerde daha iyi performans göstermiştir. Bu çalışmada İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl yayımlanan imalat sanayiindeki 1000 büyük firmaya ait veriler kullanılmıştır. Anahtar Sözcükler: Kriz, emek verimliliği, kârlılık, ihracat, istihdam, 1000 büyük firma, imalat sanayi, Türkiye.

Endüstri kuruluşlarıFinansal krizKarlılık+7
Tarık Kılıçaslan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

360 derece performans değerleme sisteminin örgütsel bağlılık üzerindeki etkilerinin belirlenmesine yönelik bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, 360 derece performans değerleme sisteminin, örgütsel bağlılık üzerindeki etkilerinin belirlenmesidir. 360 derece performans değerleme sistemi, tek yönetici değerlendirmesi esasına dayanan geleneksel performans değerleme modellerinden farklı olarak çok yönlü değerlendirme ve geribildirimin sağlandığı çağdaş bir uygulamadır. Örgütsel bağlılık ise çalışanların, kurumlarına karşı hissettikleri aidiyet duygusunu ifade etmektedir. Tezin ana konusunu 360 derece performans değerleme sistemi ve örgütsel bağlılık oluşturmaktadır.Bu bağlamda birinci bölümde, performans değerleme sistemi üzerinde durulmuş, ikinci bölümde, 360 derece performans değerleme sistemine ayrıntılı olarak değinilmiştir. Üçüncü bölümde, örgütsel bağlılık konusu ve 360 derece performans değerleme sisteminin örgütsel bağlılıkla ilişkisi anlatılmıştır. Dördüncü ve son bölümde ise 360 derece performans değerleme sisteminin uygulandığı Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğü' ndeki 600 çalışan üzerinde yapılan anket çalışmasının yorumları yer almaktadır. Ankette kullanılan 360 derece performans değerleme ölçeği, literatürde genel kabul görmüş olan ve bu sistemi sekiz temel yetenek alanında ölçen sorulardan oluşmaktadır. Örgütsel bağlılık soruları ise Allen ve Meyer tarafından geliştirilen ve üç türde incelenen örgütsel bağlılık ölçeği sorularından alınmıştır.Ortaya çıkan sonuçlar literatür taraması ile elde edilen bilgiler doğrultusunda çeşitli istatistiksel yöntemlerle analiz edilerek yorumlanmış, 360 derece performans değerleme sisteminin örgütsel bağlılığı arttırdığı belirlenmiştir.Anahtar Sözcükler: Performans Değerleme Sistemi, 360 Derece Performans Değerleme Sistemi, Örgütsel Bağlılık.

360 derece performans değerleme sistemiPerformansPerformans değerlendirme+2
Halil Şimşek
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessEN

An empirilcal-the case of comparison of company's place in computer sector with value based performance analysis model

World wide economic developments force businesses to work in more complex and competitive business environments. The most important way to overcome this challenge is through the creation of sustainable added value. Businesses can only provide superior value with added value. In this context, value-based performance measurement methods are at the forefront. EKD is the most widely accepted performance measurement method because it is both easy to implement and clear and understandable. In this study, it is aimed to show how the business activities contribute to the value of the business as a result of the integration of the EKD method with the TOPSİS method by considering the information sector traded in the Borsa İstanbul (BİST), which tends to create the most added value. As a result of EKD values reached in practice, TOPSİS method is applied from performance measurement techniques to order EKD values.It has been tried to measure the net operating profit after tax (VSNFK), the basic steps of EKD, and the contribution of the invested capital and weighted average capital cost (AOSM) to achieve EKD value. EKD value is formed in the result of the study made; it was observed that the post-tax net operating profit and the invested capital had a positive relationship with the EKD value and weighted average capital cost has a negative relation. Although it is believed that the invested capital is positive in general, it is important to provide returns. The results were interpreted in the direction of the findings, suggestions and criticisms were made and important findings were obtained in terms of proper financial management and performance Evaluation. Keywords: Value Based Performance Measurement, Economic Value Added, TOPSİS, BİST Technology Companies.

Information sectorİstanbul Stock ExchangeValue based criteria+7
Dilek Çakır
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam kalite yönetimi'nde performans değerlendirmesinin iş tatminine etkileri: Otomotiv sektöründe bir uygulama

Toplam Kalite Yönetimi çerçevesinde performans değerlendirmenin çalışanların iş tatminleri üzerinde etkisinin olup olmadığı tartışılmaktadır.Çalışmanın birinci bölümünde toplam kalite ve toplam kalite yönetimi kavramları, üzerinde durulmuştur. Kalitenin tanımları, kalite anlayışının tarihsel gelişimi, toplam kalite yönetimi kavramları, önemi ve oluşum süreci kavramları incelenmiştir.Ayrıca bu bölümde performans değerlendirme konusu incelenmiştir. Tarihsel gelişimi ve tanımlamalarının yanında performans değerlendirmenin önemi, amacı, kullanım alanları, yararları, değerlendirmede karşılaşılan güçlükler ve yöntemlerinden bahsedilmiştir.İkinci bölüm iş tatmini konusuyla devam etmiş ve iş tatmini üzerine nelerin etkili olduğundan kısaca bahsedilmiştir.Üçüncü bölümde ise performans değerlendirmenin iş tatmini üzerindeki etkilerinin neler olduğu teorik olarak anlatılmaya çalışılmıştır.Araştırmanın son bölümünde performans değerlendirmenin iş tatmini üzerindeki etkilerine yönelik otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir yedek parça üretim firmasında yapılan araştırmaya yer verilmiştir.

PerformansPerformans değerlendirmePerformans ölçümleri+2
Emine Turan Gedikbey
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Kömür İşletmeleri'nin 1998-2007 yılları arasındaki performansının değerlendirilmesi

Bu çalışmanın amacı Türkiye Kömür İşletmeleri'nin 1998-2007 yılları arasındaki performansını değerlendirmektir.İşletmelerin temel amacı faaliyetlerinden kâr elde etmek, büyümek ve devamlılığı sağlamaktır. İşletmeler pazardaki etkinliklerini koruyabilmek, geleceğe yönelik kararlarını verebilmek ve şu andaki konumlarını tahlil etmek için performans ölçümüne gerek duyarlar. Performans ölçümü sadece işletmeye değil çalışan ve yöneticilere de fayda sağlar. Performans ölçümü, yöneticilerin dikkatli olmasını ve süreci izleyebilmelerini sağlarken, çalışanların kendilerini geliştirebilmesi için adil bir ortam sağlar ve fark edilme, tanınma ihtiyaçlarını karşılamış olur.İşletmelerde sadece kârın ölçümü performansın değerlendirilmesi açısından yeterli değildir. Ölçülebilen tüm performans boyutlarının değerlendirilmesi gereklidir. Bu çalışmada performans kavramı tanıtılmış, performansın boyutları açıklanmış, ölçülebilen performans boyutları kapsamında 1998-2007 yılları arasında işletme değerlendirilmiştir. Sonuçlar ve öneriler sunulmuştur.

Performans değerlendirmePerformans ölçümleriVerimlilik
Gürcan Kayalı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Kamu kurumlarında sürdürülebilir etkinliğin kontrolü: Balanced Scorecard ile kurumsal performansın ölçümü ve Kütahya ili nüfus müdürlüklerinde bir uygulama

Araştırmanın amacı; kurumsal performans ölçümünün ülkemizdeki kamu kurumları için önemini vurgulamak ve literatürde, dünyada en popüler stratejik performans ölçüm sistemi olarak kabul edilen balanced scorecard yönteminin nüfus müdürlüklerinde uygulanabilirliğini araştırmaktır.Araştırmada, performans ölçümüne geçişi hazırlayan yönetim teorileri, klasik ve modern ve postmodern teoriler açısından değerlendirilerek, kamu kurumlarında kurumsal performans ölçümü ve balanced scorecard, kavramsal açıdan tüm yönleriyle ele alınmıştır. Tezin uygulama ile ilgili bölümünde Kütahya İline bağlı ilçe nüfus müdürlüklerinde balanced scorecard tekniği kullanılarak kurumsal performans ölçümü uygulaması yapılmıştır. Balanced scorecardın boyutları ile göstergelerinin ağırlıklandırılması yapılarak, verilerin değerlendirilmesi için yazılım programı geliştirilmiş, alınan sonuçlar çok kriterli karar verme tekniklerinden TOPSIS yöntemiyle analiz edilmiştir. Uygulama sonunda her ilçenin performans puanı elde edilerek nüfus müdürlüklerinin puanlara göre sıralaması yapılmıştır. Araştırmanın sonunda ülkemizdeki kamu kurumları ve nüfus müdürlükleri için ileride yapılacak çalışmalara yol gösterici olacağı varsayımıyla görüş ve önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kamu Yönetimi, Kurumsal Performans Ölçümü, Balanced Scorecard, Nüfus Müdürlüğü, TOPSIS.

Dengeli ölçüm kartıEtkinlikKamu kuruluşları+6
Yurdanur Asa
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet iyileştirme ve performans ölçümü için bütünleşik bir metodoloji: İETT'de yapılan bir uygulama

Bu çalışmada, İETT yönetimine "hedeflerle yönetim" yaklaşımının "Balanced Scorecard" (Dengeli Kurumsal Karne) yönteminden faydalanılarak kazandırılması amaçlanmıştır. Öncelikle Hedeflerle Yönetim performans ve performans ölçümü konularına değinilmiştir. Daha sonra, Dengeli Kurumsal Karne yaklaşımı, hedeflerle yönetim ile olan ilişkisi, kurumsal performansa etkisi, faydaları, çalışma sürecinde izlenilen adımlar sırasıyla anlatılmıştır. Ayrıca hedeflerle yönetimin hizmet kalitesine olan etkisi üzerinde durulmuş ve Balanced Scorecard yönteminin dört boyutundan biri olan müşteri boyutu ile ilgili skorun hesaplanmasında bir hizmet kalitesi ölçüm aracı olan SERVQUAL metodundan faydalanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hizmet Kalitesi, Performans Ölçümü, BSC, SERQUAL, Hedeflerle Yönetim

Amaçlara göre yönetimDengeli ölçüm kartıHizmet geliştirme+5
Muhammed Attila Sevim
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Etkili performans değerlendirme için gereken becerilerin tanımlanması, ölçülmesi ve geliştirilmesi üzerine Çukurova bölgesinde faaliyet gösteren sanayi işletmelerinde bir araştırma

Performans değerlendirme görüşmelerinde; yöneticilerin ön yargıları, kişilikleri, kullandıkları yöntemler gibi unsurlar çalışanların performanslarının gerçek değerinin belirlenmesini etkilemektedir. Performans değerlendirme, performans yönetimi sisteminin bir parçasıdır. Performans yönetimi sisteminin temel amacı, çalışanların şirket hedefleri doğrultusunda etkin bir şekilde çalışmalarını sağlamaktadır. Dolayısıyla, çalışanların şirket hedefleri doğrultusunda etkin bir şekilde çalışmasını sağlayacak araçların ve yaklaşımların geliştirilmesi ve kullanılması esastır. Bu çalışmada, yöneticilerin performans değerlendirme yetkinliklerinin ölçülmesi için Çukurova bölgesindeki kuruluşların yöneticilerinin anket yolu ile görüşlerine başvurulmuş ve elde edilen bulgular istatistiksel tekniklerin yardımıyla değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Performans değerlendirme, performans yönetimi, performans hedefleri, yönetici yetkinlikleri, performans geliştirme.

PerformansPerformans değerlendirmePerformans ölçümleri+4
Sibel Doğruluk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji geliştirme bölgelerinin performansı

Türkiye'de faaliyet gösteren Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin verilerini kullanarak Veri Zarflama Analizi yöntemi ile Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin Performansı ölçmek ve Teknoloji Geliştirme Bölgesi Endeksi oluşturmaktır. Türkiye'de kurulu 32 Teknoloji Geliştirme Bölgelerinden en son ulaşılabilir olan 2019 veri setidir. Bu veri setini kullanarak Veri Zarflama Analizi altında "Ölçeğe Göre Değişken Getiri (BCC-VRS) ve Çıktı Odaklı" yapılmıştır. Analizde "girdi miktarı" ile en fazla ne kadar "çıktı" elde edilebileceği incelenmiştir. Bu çalışmada kısıtlı imkânlara sahip Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin mevcut kapasiteleri ölçmek için 5 model oluşturulmuştur. Çıktı temelli veri zarflama analizi modeli aracılıyla 2019 yılına ait Teknoloji Geliştirme Bölgesi Endeks sıralaması yapılmıştır. Model 1 açısından sonuçlar değerlendirildiğinde Erciyes Teknopark, Göller Bölgesi Teknokent, İzmir Bilim Park, Teknopark İstanbul, Mersin Teknopark ve ODTU Teknokent veri girdi düzeylerinde tamamlanmış proje üretiminde etkin olarak görülmektedir. Model 2 ve Model 4'te firma sayısı ve TGB deneyimi girdi değişkenleri ile tescillenmiş patent sayısı dikkate alındığında sadece Model 2'de ODTÜ Teknokent etkin olurken, diğer taraftan Model 4'te İTÜ Arı Teknokent ve Konya Teknokent tescillenmiş patent sayısında etkindir. Model 3 toplam personel sayısı ve TGB deneyimi dikkate alınan girdi değişkenleridir. Bu girdi değişkenleri dikkate alındığında Yıldız Teknopark ve Konya Teknokent tescillenmiş patent sayısında etkin olarak görülmektedir. Model 5'te personel sayısı, firma sayısı ve TGB deneyimi girdi değişkenleri ile tescillenmiş patent sayısını çıktı olarak seçilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre Bilkent Cyberpark, İTÜ Arı Teknokent, Konya Teknokent ve Yıldız Teknopark tescillenmiş patent sayısı üretiminde etkin olduğu sonucuna varılmıştır.

PerformansPerformans ölçümleriTeknoloji geliştirme bölgeleri+1
Tuğba Güzel
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Doğal gaz boru hattı inşaat şantiyelerinde iş güvenliği performansı ölçümü

Bu tez çalışması ile doğal gaz boru hattı yapım işi inşaat şantiyelerinde iş sağlığı ve güvenliğine katkı sağlanması, şantiyelerin güvenlik performansının artırılması, kazaların önlenmesi, yaralanma ve ölümlerin önüne geçilmesi, maddi ve manevi kayıpların bertaraf edilmesine katkı sağlanmasına yönelik bir iş güvenliği performans ölçüm yönteminin önerilmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda öncelikle bir doğal gaz boru hattı yapım işinde gerçekleştirilen inşaat aktiviteleri ve bunlara ilişkin detay bilgiler anlatılmıştır. Sonrasında, doğal gaz boru hattı yapım işi şantiyelerinin iş sağlığı ve güvenliği performansının ölçülmesine yönelik olarak toplam 15 faaliyet grubu altında literatürdeki dayanakları ile birlikte 278 adet iş sağlığı ve güvenliği maddesinden oluşan bir kontrol listesi oluşturulmuştur. Bu kontrol listesinin şantiyelerde yapılacak gözlemlerde kullanılmasına ilişkin hususlar açıklanarak bu tez çalışması kapsamında bir şantiye güvenlik performans ölçüm yöntemi önerilmiştir. Son bölümde ise şantiyelerde asgari uyulması gereken iş sağlığı ve güvenliği kurallarını içeren ve 159 maddeden oluşan boru hattı yapım işi şantiye iş sağlığı ve güvenliği talimatı bu tez çalışmasının önerisi olarak sunulmuştur.

Doğal gaz boru hatlarıKamu inşaatlarıPerformans+5
Ayşe Hümeyra Özdemir
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İnşaat şantiyelerinde iş sağlığı ve güvenliği performansına etki eden faktörlerin göreceli önem indeksi yöntemiyle incelenmesi

Bu tez çalışmasının temel amacı inşaat şantiyelerinde iş sağlığı ve güvenliği performansına etki eden faktörlerin belirlenmesi ve önem düzeylerinin hesaplanmasıdır. Bu bağlamda detaylı bir literatür taraması yapılarak araştırma konusu ile doğrudan ilişkili mevcut çalışmalar detaylı olarak incelenmiş ve kronolojik sırayla sunulmuştur. Literatür bulguları, inşaat şantiyelerinde iş sağlığı ve güvenliği alanında oldukça tecrübeli olan 18 uzmanla yapılan yüz yüze görüşmeler neticesinde gözden geçirilmiş ve şantiyelerin iş sağlığı ve güvenliği performansını etkileyen 15 adet grup altında toplam 120 adet gözlemlenebilir faktör belirlenmiştir. İnşaat endüstrisinin iş sağlığı ve güvenliği performansı faktörlerinin göreceli önemi hakkındaki algılarını değerlendirmek için bir anket gerçekleştirilmiştir. Elde edilen anket sonuçları dikkate alınarak şantiye iş sağlığı ve güvenliği performansına etki eden faktörlerin önem düzeyleri göreceli önem indeksi (RII) yöntemi ile hesaplanmıştır. Faktörler ve gruplar hesaplanan göreceli önem indekslerine göre sıralanmıştır. Son olarak, şantiyelerin iş sağlığı ve güvenliği performansına etki eden en fazla öneme sahip faktörler ve gruplar tartışılmış, şantiye iş sağlığı ve güvenliği performansının geliştirilmesi amacıyla inşaat iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerine yönelik olarak bazı öneriler sunulmuştur.

PerformansPerformans ölçümleriİnşaat projeleri+5
Mustafa Özdemir
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütlerde performans yönetimi: Bir kamu kuruluşundaki performans değerleme sisteminin incelenerek karşılaşılan sorunların tespit ve çözümüne yönelik bir araştırma

Performans değerlemesi, çalışanların iş başarısı ile işindeki tutum ve davranışları ile kişisel niteliklerini belirlemeye yönelik, personelin işletmenin başarısına olan katkılarını ölçen bir süreçtir.Yetişmiş insan kaynağının işletmelerin en önemli rekabet gücünü oluşturduğu günümüzde işletme amaçlarına uygun olarak belirlenecek ölçütlere göre, çalışanların yeterlilikleri, eksiklikleri, eğitim ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların karşılanması için alınması gereken tedbirlerin tespiti büyük önem arzetmektedir.Bir kamu kurumu olan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) çağın gereklerine uygun olarak ve geleceğin karmaşık muharebe sahasında görev yapabilecek kapasitede personele sahip olmak için personel yönetim sisteminde önemli değişiklikler yapmıştır. Personelin performans değerlemesinin daha etkin ölçülmesi de bu çalışmalarda önemli bir yeri tutmaktadır.TSK'da her türlü atama, terfi, yurtdışı görevlere seçim, bazı mesleki gelişim programlarından yararlanması gibi personelin gerek kendisini gerekse ailesini ve geleceğini etkilemesi bakımından sicil sisteminin (performans değerleme) ayrı bir önemi vardır.Bu çalışmada, TSK performans değerleme sistemi incelenerek personelin gerek iş başarısı, gerekse kişisel niteliklerinin daha iyi ölçülebilmesine yönelik öneriler ortaya konmuştur.Anahtar Kelimeler: Performans, Performans değerleme,

Performans değerlendirmePerformans ölçümleri
Mehmet Tural
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Sistemde geçirilen süre açısından kamu ve özel hastane performanslarının karşılaştırılması: Çankırı ili örneği

Son yıllarda sağlık hizmetleri, dünyadaki gelişmelere paralel olarak Türkiye'de olumlu bir ivme kazanmıştır. Bu durum, kişilerin sağlık hizmetine olan güvenlerini ve buna bağlı olarak taleplerini arttırmış, bu bağlamda gelinen noktanın hastanelerin hizmet performansları üzerine etkisi daha çok önem kazanmıştır. Bu noktadan yola çıkılarak yapılan çalışmada, hastanelerin hizmet performansları kuyruk teorisi performans ölçekleri ile değerlendirilmiştir. Kuyruk teorisi ya da bekleme hattı sistemleri olarak adlandırılan yöntem yöneylem araştırmasının bir kolu olup kuyruk sistemlerinin matematiksel modellerle incelenmesini ele alır. Bu bağlamda, Çankırı İli Merkez'de bulunan Çankırı Devlet Hastanesi ve Çankırı Özel Karatekin Hastanesi kuyruk teorisi modellerinde kullanılan performans değerlendirme ölçütleri ile poliklinikler (KBB, Dahiliye, Çocuk Hastalıkları, Kadın ve Doğum) bazında karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak sistemde bekleme süreleri, Özel Karatekin Hastanesi'nde Devlet Hastanesi'ne oranla daha fazladır. Etkinlik (trafik yoğunluk ya da kullanım) oranları ise her iki hastanede de yaklaşık %89 seviyesindedir.Anahtar Kelimeler: Kuyruk Teorisi, Bekleme Hattı, Hastane, Hizmet Performansı

Bekleme süresiDevlet hastaneleriHastaneler+7
Bilgehan Tekin
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Balanced Scorecard'in kütüphane ve bilgi merkezlerinde uygulanabilirliği: Erzurum Teknik Üniversitesi örneği

Gün geçtikçe bilgi hizmetleri ve teknoloji de yaşanan gelişmeler kurumlar için hem yerel hem de küresel rekabet ortamı doğurmuştur. Değişimin en çok etkilediği alanlardan olan kütüphanelerde bu yarışın içinde yer almaktadır. Benzerlerinin önüne geçebilme ve tercih edilebilir olma adına ürün ve hizmetlerini geliştirmesi gerekmektedir. Bunun yolu da şüphesiz ki öz denetimden geçmektedir. Geleneksel yönetim anlayışına farklı bir bakış açısı getiren performans ölçüm modelleri kurumun başarı düzeyinin belirlenmesi ve iyileştirilmesi amacıyla ortaya çıkmıştır. Kütüphanelerin başarısız olmasının nedenlerinden birinin de şüphesiz performans ölçümüne gereken önemin verilmemesidir. Çalışma da başlangıçta özel kurumlar için geliştirilen daha sonra kâr amacı gütmeyen kurumlarda da uygulanmaya başlanan Balanced Scorecard performans ölçüm modelinin kütüphanelerde uygulanabilirliği araştırılmıştır. Bu model kütüphane ve bilgi bilimi alanında Türkiye'de henüz çok yeni bir yaklaşım olmasına karşın kütüphanelerinde birer hizmet işletmesi olduğu anlayışından yola çıkılarak kütüphanelerde de uygulanabilir olduğu düşünülmektedir. Çalışmada performans kavramı, performansın ölçümü, performans ölçüm modellerinin özellikleri, Balanced Scorecard (BSC) performans ölçüm modeli ve boyutları, BSC ve kütüphaneler arasındaki ilişki, BSC'nin uygulanması ve ETÜ (Erzurum Teknik Üniversitesi) için BSC performans tablosu oluşturulması konuları ele alınmıştır. Çalışmanın amacı BSC'yi kütüphanelerde kullanılabilirliği bakımından tanıtmak ve ETÜ Kütüphanesi örneğiyle de kütüphanelerde uygulanabilirliğini ortaya koymaktır. Bu anlamda çalışmanın bundan sonraki uygulamalara yol göstereceği düşünülmektedir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden olan betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Teorik bölümlerin oluşturulmasında "kaynak tarama" yönteminden ve uygulamaya ilişkin verilerin elde edilmesinde "görüşme tekniği" ve "gözlem" tekniğinden faydalanılmıştır. "ETÜ Kütüphanesinin bir performans ölçüm modelini benimsemesi, kurumun hizmet kalitesini ve kullanıcı memnuniyetini arttırmada yararlı ve gereklidir" şeklinde oluşturulan hipotez çalışma sonunda doğrulanmıştır. ETÜ Kütüphanesi için hem alışılmışın dışında bir uygulama olması ve daha önce bir örneğinin bulunmaması hem de personel eksikliğinden dolayı uygulanmasının zor olabileceği öngörülmektedir. Ancak gerek üniversitenin ve kütüphanesinin yeni olması gerekse neden-sonuç mantığı içerisinde ilerleyen bir model olmasından dolayı kurumun başarısını arttıracağı beklenilmektedir.

Balanced Scorecard YöntemiKütüphanelerPerformans+2
Tuğba Atabay
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek oranda kurşun (II) oksit (PbO) kullanımının akü üzerine etkileri

Bu çalışmada, kurşun asit akülerde üretilen kurşun oksit ile hazırlanan pozitif plaka üzerinde yer alan hamurun akü üzerindeki performans etkileri, morfolojik (SEM) ve yüzey alanı (BET) etkileri incelenmiştir. Kurşun oksit oranları, %25Pb-%75PbO karışımı (A numunesi) ,%30 Pb-%70 PbO(B numunesi) karışımı olarak hazırlanmıştır. Hamur karma prosesinde hamur hazırlanarak, pozitif ızgaralar üzerine sıvanmış, plakalar kürleme sürecinden geçirilmiştir. Kürleme işlemi sonrasında plakalara SEM ve BET analizleri yapılmıştır. SEM görüntülerinde plaka morfolojik yapıları incelenmiş olup, BET analizinde de yüzey alanları karşılaştırılmıştır. 3BS yapılar 4BS yapılara göre şarj kabul oranı daha fazla olduğundan 4BS yapılı akülerde verilen akım reaksiyonda dönüşüme etki etmeden reaksiyon sıcaklığını arttırdığı görülmüştür. Yapılan BET analizlerinde A oranlı plakanın BET analizi 1,388 m2/g gelirken B oranlı BET anlalizinin 0,9260 m2/g geldiği görülmüştür. Bu durumda A oranlı numunelerin yüzey alanın B ye göre daha fazla oluştuğu görülmüştür. Hazırlanan aküler, laboratuvarda eşit şartlarda tam şarj haline getirilmiştir. Elektriksel test laboratuvarında TS EN 50342-1 standardı dikkate alınarak, kapasite, yol verme, çevrim ve şarj kabul testleri yapıldı. Çıkan sonuçlara göre değerlendirmeler yapıldığında A numunesinin B numunesine göre ilk şarj verimliliğinde %12 daha etkin olduğu görüldü. Bu durum şarj kabul testlerinde %67 ve çevrim testlerinde %6,5 A numunesinin daha verimli olduğu tespit edildi. Oksit üretiminde üretilen ürünün %Pb oranı arttıkça ilk şarj verimi, şarj kabulü ve çevrim ömrü düşmektedir

Kurşun oksitMorfolojik özelliklerPerformans ölçümleri+1
Emrah Pıçakçı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

İşletme grubu ilişkisinin firma performansına etkisi: İMKB'de bir uygulama

İşletme grupları hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülke piyasalarında görülen piyasa ile firma arası kompleks yapılardır. Bu çalışma Türkiye'de işletme grubu ilişkisinin firma performansı üzerine etkisini çeşitli performans ölçütleri (ROA, ROIC, Tobin Q vb.) kullanarak ölçmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada kullanılan örneklem 2002-2009 yılları arasında İMKB'de hisse senetleri işlem gören 82 sanayi işletmesinden oluşmaktadır. Çalışmanın amacına uygun olarak örneklemdeki firmalar üç ana gruba ayrılmıştır. Bu gruplar; büyük işletme gruplarının oluşturduğu grup, küçük işletme gruplarının oluşturduğu grup ve herhangi bir gruba bağlı faaliyet göstermeyen bağımsız şirketlerin oluşturduğu gruplardır. Analiz sonuçlarına göre, büyük bir işletme grubuna bağlı şirketler daha iyi performans göstermekte, küçük ve bağımsız şirketler ise hemen hemen aynı oranda performans göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Firma Performansı, Performans Ölçütleri, İşletme Grupları, Holdingler, Dinamik Panel Veri Analizi

Endüstri işletmeleriFirma performansıHoldingler+4
Emin Hüseyin Çetenak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal yönetim ve sürdürülebilirlik kapsamında performans ölçümü : BIST 100 Endeksi işletmelerinde bir uygulama

Kurumsal Yönetim, paydaşların sorumluluk ve menfaatlerini dengede tutmaya yarayan politikaları içeren bir kavramdır. Sürdürülebilirlik kavramı ise, doğal dengesinden uzaklaşmaya başlayan çevre yapısının, gelecek nesillerin de doğal kaynaklara erişim kolaylığı sağlayabilmesi bakımından, bugün kullandığımız kaynaklarda tedbirli olunmasını gerektiren bilinçlilik hareketi olarak nitelendirilebilir. Günümüzde birçok işletme organizasyon yapılarını, kurumsallaşma ve sürdürülebilirlik kültürlerini benimseyerek oluşturmaktadır. Bu bağlamda, BIST bünyesinde de Kurumsal Yönetim ve Sürdürülebilirlik Endeksleri yer almaktadır. BIST bünyesinde yer alan işletmelerin bu endekslerde işlem görebilmeleri için belirli kriterleri sağlamaları gerekmektedir. Bunları sağlayabilen işletmelerin kurumsal yönetim ve sürdürülebilirlik uygulamalarında elde ettikleri başarı, finansal performansları üzerinde de etkiye sahiptir. Ayrıca, kurumsal yönetim ve sürdürülebilirlik politikalarının benimsenmesi, işletmelere faaliyet gösterdikleri sektörlerde çeşitli avantajlar sağlayabilmektedir Bu çalışma BIST 100 Endeksi şirketleri veri seti baz alınarak, 4 Kasım 2014 tarihinde oluşturulan Sürdürülebilirlik Endeksine katılım ile BIST Sürdürülebilirlik Endeksine kayıtlı işletmelerin çalışma sermaye yönetimi ve kurumsal yönetim politikaları etkileşiminin, finansal performans üzerinde etkilerinin belirlenmesini amaçlamaktadır. Ayrıca çalışmada, Kurumsal Yönetim endeksinde işlem gören işletmelerin diğer endekslerde işlem gören işletmelerle finansal performansının karşılaştırılması yapılmıştır. Çalışma yöntemi olarak veri setinin uygunluğu dolayısıyla Panel Veri Analiz Tekniği belirlenmiştir. Performans ölçümünde iki bağımlı, dört bağımsız değişken kullanılmıştır. Performans ölçütleri olarak bağımlı değişkenler; Aktif Karlılık ve Düzeltilmiş Fiyat Değeri kullanılmıştır. Bağımlı değişkenleri etkileyebilme durumunu test etmeye yönelik bağımsız değişkenler ise, Nakit Devir Hızı, Cari Oran, Performans Oranları ve Kaldıraç Oranı olarak belirlenmiştir. Panel veri analizi iş akışında, verilerin tanımlayıcı istatistiklerinin belirlenmesinden başlayıp, yöntemde sıklıkla kullanılan sınamalar gerçekleştirilmiştir. Ardından verilerin kendi arasındaki bağlantıları ve varsa bağlantı sorunlarının giderilmesi sağlanmış, son olarak ise model denklemi oluşturma aşamasıyla son bulmuştur. Çalışma sonucunda Sürdürülebilirlik Endeksi ve Kurumsal Yönetim Endeksinde işlem gören işletmelerin finansal performansları, BIST 100 Endeksinde yer alan işletmelerin finansal performanslarından daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ancak sadece Sürdürülebilirlik Endeksinde işlem gören işletmelerin finansal performansında olumlu değişim tespit edilememiştir. Dolaysıyla Kurumsal Yönetim Endeksi kriterlerini sağlamanın işletmelerin finansal performanslarına olumlu katkı sunduğu tespit edilmiştir.

Borsa İstanbulFinansal performansKurumsal yönetim+5
Mazhar Dede
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Okullarda iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarına yönelik okul yöneticileri ve öğretmenlerin görüşleri

Bu araştırmada, okullarda iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarına yönelik okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin görüşleri ortaya konularak, okullarda iş sağlığı ve güvenliği (İSG) uygulamaları performansının ölçülmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma yönteminin keşfedici sıralı deseni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nitel boyutuna amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenen 10 okul yöneticisi katılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda İstanbul ilinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 50 ve üzeri çalışanı olan devlet ve özel ilkokul, ortaokul ve lisede görev yapan on okul yöneticisi ile görüşme yapılmıştır. Araştırmanın nitel verileri "betimsel analiz" tekniği, NVivo programı kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın nicel boyutuna ilişkin verilerin analizinde ise Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet ve özel ilkokul, ortaokul ve lisede görev yapan öğretmen değerlendirmelerinin yüzde, standart sapma, aritmetik ortalama, ve frekans değerleri kullanılmıştır. Katılımcıların cinsiyet, öğrenim düzeyi, yaş, okul türü, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi alıp almama durumlarına göre karşılaştırılmasında SPSS programı kullanılarak yüzde, frekans, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) gibi anlam çıkartıcı istatistikler ile veriler çözümlenmiştir. Nitel araştırma sonucunda kadegori, tema ve alt temalar elde edilmiş ve yorumlanmıştır. Daha sonra "Okul İSG Performans Ölçeği" oluşturulmuştur. Araştırmanın nicel boyutunda, araştırmanın amaçlarına yönelik, "Okul İSG Performans Ölçeği" yardımıyla elde edilen öğretmen görüşleri doğrultusunda, okul öğretmenlerinin okul İSG uygulamaları performansına ilişkin görüşlerinin demografik değişkenlere göre karşılaştırılması yapılmıştır. Cinsiyet, eğitim düzeyi, yaş, kıdem, okul türü, İSG eğitimi alıp almama durumlarına göre karşılaştırılmış, İSG eğitimi alıp almama ve okul türüne göre anlamlı farklılıklar elde edilmiştir. Okullarda uygulanan İSG uygulamaları performansına ilişkin "Yönetsel Önlem ve Tedbirler", "Eğitim Uygulamaları" ve "Toplam Puan" boyutlarında İSG eğitimi alıp almama ile ilgili öğretmenlerin katılma düzeyi istatistiksel olarak .95 güven aralığı içinde anlamlı farklılık göstermiştir. Okul öğretmenlerinin İSG eğitimi alanların "Yönetsel Önlem ve Tedbirler" boyutuna ilişkin kabul düzeyleri (x̄ =3,96) almayan öğretmenlere göre (x̄=3,75) ve "Eğitim Uygulamaları" boyutuna ilişkin kabul düzeyleri İSG eğitimi alan öğretmenler (x̄=3,76) almayan öğretmenlere göre (x̄=3,36) daha yüksek olduğu tespit edişmiştir. Okul öğretmenlerinin İSG eğitimi alanların "Toplam Puan" boyutuna ilişkin kabul düzeyleri (x̄=3,89) almayan öğretmenlere göre de (x̄=3,61) daha yüksek çıktığı tespit edilmiştir. Okullarda uygulanan İSG uygulamaları performansına ilişkin "Yönetsel Önlem ve Tedbirler" (F(497)= 3,313 p<.05), "Eğitim Uygulamaları" (F(497) = 3,794 p<.05), ve "Toplam Puan" (F(497)= 3,578 p<.05) boyutlarında okul türü ile ilgili öğretmenlerin katılma düzeyi istatistiksel olarak .95 güven aralığı içinde anlamlı farklılık göstermektedir. Gruplar arasında farklılıklar incelendiğinde; okul türü diğer liseler olan öğretmenlerin "Yönetsel Önlem ve Tedbirler" boyutuna ilişkin değerinin ( x̄ = 3,48), ilkokul ( x̄= 3.83), ortaokul ( x̄ =3.68) ve Anadolu lisesi ( x̄= 3.63) öğretmenlerine göre düşük olduğu görülmüştür. Gruplar arasında farklılıklar incelendiğinde; okul türü ilkokul olan öğretmenlerin "Eğitim Uygulamaları" boyutuna ilişkin değerlerinin ( x̄= 3,93), ortaokul ( x̄= 3,87) Anadolu lisesi (x̄= 3,81), diğer lise türleri (x̄= 3.63) öğretmenlerine göre yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmanın nitel bulguları, nicel bulgulara ulaşmak için gerekli olan ölçme araçlarının elde edilmesine ışık tutmuştur. Özellikle okul yöneticilerinin İSG uygulamaları ile ilgili değerlendirmeleri ve bu değerlendirmelerden elde edilen kod ve temalar, ölçek oluşturulurken madde havuzunun elde edilmesinde yol gösterici olmuştur. Ayrıca ölçek uygulanıp nicel bulgular değerlendirilirken nitel bulgular bu değerlendirmeleri destekleyici katkı sağlamıştır.

Okul yöneticileriOkullarPerformans+6
Serkan Bilgiç
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde sermaye yapısı ile performans ilişkisi

İşletmelerin rekabet ortamında ayakta kalabilmeleri için önemli bir kavram olan sermaye yapısı, işletmelerin kaynaklarının bütününe denmektedir. Her işletme faaliyetlerini sürdürmek ve büyümek amacıyla çeşitli varlıklara yatırım yapar ve bilançonun denklik ilkesi gereği, bu yatırımlar için aynı miktarda kaynak temin etmiş olması gerekmektedir. Genel olarak bu kaynaklar borç ya da öz kaynak olarak ikiye ayrılır. Yabancı kaynaklar olarak da adlandırılan borç, firmanın belirli bir süre için, belirli bir maliyetle temin ettiği kaynaktır. Borç, kısa vadeli borç ve uzun vadeli borç olmak üzere ikiye ayrılır. Kısa vadeli borçlar; finansal tablo ilkelerine göre en çok bir yıl içinde ödenebilecek borçları ifade eder. Uzun vadeli borçlar ise; işletmelerin bir yılı aşan sürelerde ödedikleri borçlardır. Öz kaynaklar ise firma ortaklarının sağladığı kaynak ve firmanın geçmiş karlarından birikimleri gibi kalemlerden oluşur. Kısaca sermaye yapısı, işletmelerin yatırım finansmanında kullandıkları kısa ve uzun vadeli borç ile öz sermaye miktarı olarak ifade edilir. İşletmelerin sermaye yapısı ile performansları arasında oldukça önemli bir ilişki vardır. İşletmelerin performansı kaynaklarını ne kadar etkin ve verimli kullandığının ölçüsü olarak ifade edilir. Yapılan çalışmalar işletme sermaye yapısı ile performans arasındaki anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Bu araştırmanın amacı; işletmelerde sermaye yapısı ile firma performansı arasında bir ilişkinin var olup olmadığını incelemektir. Bu amaçla ilk olarak sermaye yapısı kavramı ve unsurları üzerinde durulmaktadır. Devamında ise performans kavramı açıklanarak performans ölçümünün üzerinde durulmuş ve performans ölçümünde kullanılan Veri Zarflama Analizi anlatılmıştır. Çalışmanın uygulama kısmında imalat sektöründe faaliyet gösteren 61 işletmenin 2010-2014 dönemleri incelenmiştir. Sermaye yapısı ve performans ilişkisini saptamak için çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Bağımlı değişken olan performans ölçütü olarak Veri Zarflama Analizi sonucunda elde ettiğimiz girdi odaklı etkinlik değeri kullanılmıştır. Bağımsız değişken olarak da sermaye yapısını ifade eden "Kısa Vadeli Borçların Toplam Aktife Oranı" ve "Toplam Varlıklar İçinde Maddi Duran Varlıkların Payı" değerleri kullanılmıştır. Yapılan analizlerin sonucunda, 3 yıl için etkinlik değeri ile kısa vadeli borçların toplam aktife oranı arasında ters yönlü, toplam varlıklar içinde maddi duran varlıkların payı ile aynı yönlü doğrusal bir ilişki saptanmıştır. Yani, kısa vadeli borçların toplam aktife oranı arttığında etkinlik değerleri bundan olumlu, toplam varlıklar içinde maddi duran varlıkların payı arttırıldığında etkinlik değerleri bundan olumsuz etkilenmektedir. Genel olarak imalat sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin sermaye yapısı ile performans arasında istatistikî açıdan anlamlı bir ilişki olduğu söylenebilir.

PerformansPerformans değerlendirmePerformans ölçümleri+2
Zuhal Cesur Deniz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Performans hedeflerinin belirlenmesinin çalışanların iş tatmini ve iş-aile yaşam çatışmasına etkisi : Bankacılık sektöründe bir araştırma

Bu çalışmada amaç kurumsal örgütler olan bankalarda çalışan personellerin performans hedeflerinin belirlenmesinin çalışanların iş tatmini ve iş-aile yaşam çatışmasına etkisini istatistiksel olarak araştırmaktır. Bu amaçla elde edilen veriler için tanımlayıcı istatistiksel metotlar; sayı, yüzde, ortalama, standart sapma kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ölçeklerin güvenilirliğini test etmek için güvenilirlik analizi yapılmıştır. Ayrıca modelin uygunluğunu test etmek için doğrulayıcı faktör analizi yapılarak çalışmanın analiz kısmı sonlandırılmış ve elde edilen sonuçlar neticesinde performans hedeflerinin belirlenmesinin; iş tatmini ile pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişkisi olduğu, iş aile yaşam çatışması ile negatif yönlü ve anlamlı bir ilişkisi olmadığı tesbit edilmiştir. Araştrımanın demografik değişkenlerine göre oluşan bulgularında: Ankete katılan katılımcıların haftada toplam çalışma saati ve çalışılan pozisyona göre performans ölçeğinin puan ortalamalarında anlamlı fark oluşturduğu, eşlerin çalışma durumu ve çalışılan pozisyona göre iş tatmini ölçeğinin puan ortalamalarında anlamlı fark oluşturduğu ve son olarak bankacılık sektöründe toplam hizmet süresine göre iş-aile yaşam çatışması ölçeğinin puan ortalamalarına göre anlamlı fark oluşturduğu yapılan analizlerle görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Performans Hedefleri, İş Tatmini, İş Aile Yaşam Çatışması

Bankacılık sektörüPerformansPerformans değerlendirme+5
Olcay Güler
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

SCOR Modeli süreçlerinin iadelere etkilerinin belirlenmesi – Gaziantep halı imalat sektöründe bir uygulama

Bu araştırmada, tedarik zinciri karmaşıklığını gideren ve yalınlaştıran bir süreç referans modeli olan SCOR Modelinin ikinci seviye süreç kategorileri olan planlama, tedarik, üretim, teslimat ve etkinleştirme boyutlarının ürün iadeleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın modelini SCOR Modeli ikinci seviye süreç kategorilerine ait metrikler oluşturmaktadır. Model doğrultusunda geliştirilen hipotezler SPSS programı ile analiz edilmiş ve daha sonra çok kriterli karar verme tekniklerinden biri olan Entropi yöntemiyle önceliklendirilmiştir. Çalışmanın son aşamasında Gaziantep Organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren bir firmanın yöneticileri, tedarikçileri ve perakendecileriyle tedarik zincirlerleri üzerine mülakat yapılmıştır. Çalışmanın evrenini Gaziantep ili Organize Sanayi Bölgesinde halı imalatı yapan firmalar oluşturmaktadır. Bu çalışmada toplamda 119 anket uygulanmıştır. Analiz sonucunda SCOR Modeli 2.seviye süreç kategorilerinden Planlama ve Teslimat, İade süreci üzerinde pozitif yönlü anlamlı bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Ancak tedarik süreci iade süreci üzerinde istatistiksel olarak anlamsız bulunmuştur. Son olarak SCOR Modeli 12. Versiyonla modele dahil olan Ekinleştirme sürecinin de iade süreci üzerinde etkili olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.

EntropiHalı endüstrisiHalı sektörü+4
Dilara Berrak Tarhan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Tedarikçilerin performans etkinliğinin ölçümünde veri zarflama analizinden yararlanma ve bir sanayi uygulaması

Rekabetin yoğun yaşandığı günümüz koşullarında, işletmeler başarılı olmak için verimliliği arttırmak, maliyetleri azaltmak, değişen müşteri isteklerini yakından takip etmek ve müşteri isteklerine hızlı cevap vermek zorundadır. Bunu gerçekleştirebilmek işletmelerin tedarik zincirini etkin şekilde yönetmesini gerekli kılmaktadır. Bu tür bir etkin yönetimin yanında performans odaklı bir Tedarik Zinciri Yönetimi (TZY)' ne ihtiyaç duyulmaktadır. Üretimde kullanılacak hammaddelerin elde edildiği tedarikçiler TZY'nin önemli unsurlarından biridir. İşletmenin bütün faaliyetleri tedarikçilerin performansından etkilenmektedir. Bu nedenle, uygun tedarikçilerin seçimi ve performanslarının değerlendirilmesi işletmeler için çok büyük öneme sahiptir.Çalışmayı iki kısımda özetlemek mümkündür. Birinci kısımda TZY ve tedarik zincirinde performans ölçümü ile genel bilgilere yer verilmiş, ardından TZY'nin önemli unsurlardan biri olan tedarikçilerin performanslarının ölçülmesinde kullanılan yöntemler incelenmiştir. Çok kriterli karar verme durumlarında kullanılan bir yöntem olan AHS ve çok sayıda girdi ve çıktının bulunduğu durumda performans ölçümünün yapılmasını sağlayan VZA'nın birlikte kullanılması önerilmiştir.Çalışmanın ikinci kısmında, beyaz eşya sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın tedarikçi seçim ve değerlendirme süreci incelenmiş, tedarikçi seçiminde kullanılacak firma için öncelikli kriterler AHS kullanılarak belirlenmiştir. Kalite, teslimat, fiyat, belirlenen üretim yeterliliği ve kapasite, teknik yeterlilik, prosedürlere uyum, faaliyet kontrolü ve performans geçmişi kriterlerinin firma için önemli kriterler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Belirlenen kriterlere göre; firmanın önemli gördüğü tedarikçilerinin performansı VZA ile ölçülmüştür. Firmanın tedarikçilerinin %35'inin etkin performans gösterdiği belirlenmiştir. Etkin performans göstermeyen tedarikçilere yönelik gerekli iyileştirme önerilerinde bulunulmuştur.

Analitik hiyerarşi süreciBeyaz eşya sektörüPerformans ölçümleri+3
Didem Tezsürücü
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Lojistik sektöründe sürdürülebilir performans ölçümü için AHP ve TOPSİS yöntemlerinin kullanılması: Lojistik firmaları üzerine bir uygulama

Sanayi devrimi ile başlayıp II. Dünya Savaş'ından sonra hız kazanan makineleşme süreci; kentselleşme ve sanayileşme sürecini de hızlandırmıştır. Ancak geçen yıllarda birçok sorun kendisini belli etmeye başlamıştır. Kontrolsüz nüfus artışı, planlı uygulamayan kentleşme süreci, doğaya kaldırabileceğinden fazla miktarda salınımı yapılan CO2 (sera gazı) doğanın dengesini bozmuş ve çeşitli sorunlar baş göstermiştir. Bu sorunların arasında sürdürülebilir kalkınma kavramı ortaya çıkmış ve insanoğlunun doğaya yaptığı tahribatı ve gelecek nesillerin kaynaklarını yok etmeden kalkınmanın mümkün olabileceğini göstermiştir. Lojistik küreselleşme sürecinde lokomotif görevi gören önemli bir sektör haline gelmiştir. Ancak lojistik faaliyetlerinin de daha sürdürülebilir hale getirilmesi gereklidir. Bu çalışmanın amacı özellikle Türkiye'de faaliyet gösteren lojistik firmalarına sürdürülebilirlik raporlama sisteminde yol göstermektedir. Çalışmanın ilk bölümünde lojistik kavramı, lojistik faaliyetleri ve Türkiye'deki lojistik faaliyetleri üzerinde durulmuştur. Lojistik kavramının gelişimi ve literatürde yapılan tanımlardan sonra lojistik firmalarının da yapmakta olduğu faaliyetler anlatılmıştır. Son kısımda ise Türkiye'nin lojistik faaliyetleri lojistik altyapısı ve Lojistik Performans İndeksinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde sürdürülebilir kalkınma kavramı, kavramın gelişmesi için yapılmış zirve ve toplantılar, sürdürülebilirliğin ölçülmesi için kullanılan yöntemler ve sürdürülebilirlik faaliyetlerinin raporlanması için kullanılan göstergelere değinilmiştir. Üçüncü bölümde çalışmanın uygulama kısmını oluşturan yöntemlerin teorik altyapısı verilmiştir. Dördüncü bölüm uygulama kısmı olup AHP ve TOPSİS yöntemine göre elde edilen veriler burada yorumlanacaktır. Beşinci bölüm sonuç ve öneriler kısmı olup Türkiye'deki lojistik firmaların sürdürülebilirlik raporu hazırlaması için yapması gerekenler, çalışmanın kısıtları ve ileriki dönemde yapılabilecek çalışmalar ile tez sona ermektedir. Anahtar Kelimeler: Lojistik Yönetimi, Sürdürülebilirlik, Performans Ölçümü,Çok Kriterli Karar Verme, AHP, TOPSİS

Analitik hiyerarşi süreciLojistikLojistik sektörü+4
Ebru Sürücü
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00

Related subjects