Communication means
54 theses under this subject heading
Gençlerin Facebook kullanımları: Almanya ve Türkiye örneği
Çalışma Federal Almanya ve Türkiye Cumhuriyeti'ndeki 15-24 yaş arası bireylerin sosyal medya uygulamalarından Facebook kullanımlarının belirlenmesi ve karşılaştırılması amacıyla hazırlanmıştır. Bu kapsamda dünya genelindeki popüler sosyal paylaşım web sitelerinden olan Facebook üzerinden iki ülke arasındaki kullanım pratikleri yapılandırılmış çevrimiçi görüşme yöntemiyle değerlendirilmiş ve karşılaştırılmıştır. Elde edilen bulgular Alman ve Türk gençlerinin Facebook kullanımlarının büyük oranda benzer olduğunu ancak Türk gençlerin sosyal medya olgusuna Alman gençlere kıyasla daha dikkatli bir yaklaşım gösterdiğini ve belli başlı içerikleri paylaşma anlamında çeşitli korkulara ve endişelere sahip olduğunu göstermiştir. Bu anlamda Alman gençlerin Facebook'ta daha özgür bir tavır sergiledikleri, Türk gençlerinin ise çeşitli çekincelerle hareket ettiği gözlenmiştir.
Kültürel kimliklerin ifade alanı olarak Facebook'un rolü: Eskişehir'de yaşayan Karaçaylar üzerine bir inceleme
Bu araştırmanın konusu, kültürel kimliklerin ifade alanı olarak Facebook'un rolü ve Eskişehir'de yaşayan Karaçaylar'ın Facebook sayfalarını kendi kimliklerini oluşturma bağlamında nasıl kullandığıdır. Dolayısıyla bu kullanım pratiklerini ölçmek adına belirlenen örneklem ekseninde 100 kişiye anket uygulanmıştır. Uygulanan anket sonucunda; Facebook'un kişilere hem bireysel anlamda hem de kültürel anlamda kimliklerini oluşturup ifade edebilecekleri bir mecra yarattığı ortaya çıkmıştır; ayrıca ankete katılanların çoğu, Facebook'ta üye oldukları gruplardaki kişilerle gerçek hayatta da yüz yüze iletişime geçerek sosyal paylaşım sitelerinin bir bakıma sosyalleşme yönünü de ortaya koymuşlardır. Bu sonuç, yeni iletişim teknolojilerinin kişinin bireyselleşme üzerindeki etkisi ve toplumsallaşma bağlamında nasıl bir etki oluşturduğu çalışmaları için bir öngörü niteliği taşıyacağı varsayılmaktadır. Yeni iletişim teknolojileri bağlamında sosyal paylaşım sitelerinin giderek yaygınlaşması ve bu sitelerin kullanıcı sayılarının günden güne çoğalması, bu alanla ilgili çalışmaların da yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte bu çalışma, Eskişehir'deki Karaçaylarla ve önemli sosyal paylaşım sitelerinden biri olan Facebook ile sınırlıdır.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin adli amaçlı olarak denetlenmesi
İletişim (haberleşme), kişilerin en temel ve en önemli hak ve özgürlüklerinden birisi ve aynı zamanda kişinin özel yaşam alanının bir parçasıdır. İletişimi sağlayan teknik cihaz ve sistemlerin teknoloji içerisinde yerini alması ve bu cihazların günlük hayatımıza yaygın bir şekilde girmesi ile birlikte bu iletişim vasıtaları kullanılmak suretiyle insan hak ve özgürlüklerine yönelik tecavüzlerde çok ciddi boyutlarda artışlar görülmüştür. Bu sebeple insan hak ve özgürlüklerinin korunması adına bu saldırılara karşı koyabilmek için yeni anlayış ve hukuki mekanizmaların geliştirilmesi bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu çerçevede evrensel hukuk ilkeleri ve AİHS'nin hükümleri ile AİHM'nin içtihatları doğrultusunda, demokratik hukuk devleti olmanın bir gereği olarak telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesinin koşullarının ve sınırlarının yasa ile düzenlenmesi gerekmiştir.Bu çalışmamızda birinci bölümde öncelikle telekomünikasyon yolu ile yapılan iletişimin denetlenmesinin amacı ile özel hayatın gizliliği ve haberleşme özgürlüğünün kapsam ve sınırları açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde tüm çerçevesi ile adli amaçlı olarak yapılan telekomünikasyon yolu ile yapılan iletişimin denetlenmesi tedbirinin koşulları ve uygulama biçimi ayrıntılı olarak anlatılmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde önleme amacıyla telekomünikasyon yolu ile yapılan iletişimin denetlenmesi tedbirinin koşulları açıklanmıştır. Sonuç bölümünde ise adli amaçlı denetim ile ilgili görülen eksiklik ve uygulamada karşılaşılan noksanlıklara değinildikten sonra bu eksik ve noksanlıkların ne şekilde giderilebileceği yönünde çözüm yolları ve adli amaçlı denetim ile önleme amaçlı denetimin birbirlerine etkileşimi anlatılmaya çalışılmıştır.
Kitle iletişim araçlarının gençler üzerindeki etkileri: Kütahya örneği
İnsanları diğer canlılardan ayıran özelliklerden birisi de kendilerine ait bir kültür içerisinde yaşayabilme yeteneğidir. Kültürlerin büyüyüp gelişmesinde en önemli araç ise dildir. Dil, kültürün temel taşıyıcısı olup canlı, değişken ve en önemlisi sosyal bir olgudur. Bireyler dil yardımı ile anlaşır ve onun sayesinde birbirleriyle iletişim kurarlar. İletişim en genel tanımıyla; birimler arası bilgi alış verişidir.Günümüzde kişiler arası iletişimin gerçekleşmesini sağlayan en önemli kurumun medya olduğunu söyleyebiliriz. Medyanın temel işlevi bilgi aktarımı olmasına rağmen, günümüzde üstlendiği bu rolün haricinde de; eğitim, eğlence, alışveriş gibi birçok işlevi bulunmaktadır. Kitle iletişim araçları bu noktada toplumların kültürel yapısını da olumlu ve olumsuz yönlerde etkilemektedir.Bu çalışmada; kitle iletişim araçlarının bireyler üzerine olan etkisi anket tekniği yardımıyla incelenmiştir. Bu çerçevede çalışmanın ilk iki bölümünde kitle iletişim araçları, kültür, kültürel kalıplar ve temel iletişim kuramları ile ilgili kavramlar ayrıntılı bir biçimde açıklanarak literatüre uygun bir alt yapı hazırlanmıştır. Anket araştırması için ?Kütahya? ili merkez olarak seçilmiş ve farklı kuşaklardaki bireylerin medyadan ne yönde etkilendikleri elde edilen istatistiki sonuçlar analiz edilerek yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Kitle İletişim Araçları, İletişim, Medya, Kültür, Popüler Kültür, Yabancılaşma, Yozlaşma
أثر وسائل الاتصال الحديثة على ميراث المفقود في الفقه الإسلامي والقانون العراقي (دراسة مقارنة)
The purpose of this dissertation is to identify the extent to which the Iraqi law absorbs the legal provisions of lineage and to clarify the position of the Iraqi judiciary on them. As for the scope of this thesis, it was specific in comparison and shedding light on modern technological means and their impact on the jurisprudential dispute, related to the effects of the return of the lost through examining several points, such as collecting the different jurisprudential parts on this subject,And absorbing most of the provisions of the lost, according to a careful and careful study based on tracking and extrapolation, and highlighting the role of jurisprudential rooting in resolving the dispute regarding the waiting period for the lost, introducing some provisions that modern means of communication had an impact on, and revealing the impact of developments in clarifying some facts that It is an auxiliary tributary of Islamic jurisprudence and positive law in influencing the ruling in some cases related to the missing person, such as the issue of bequeathing him after multiplying a period of waiting for him and issuing a ruling in this regard. The researcher used the analytical and comparative inductive method. The research concluded with the following conclusions: The legislator gave the heir the right By the inheritance of his bequeather, and he has established a methodology to achieve that right, and that inheritance refers to this right, and the inheritance indicates the transmission of the methodology of that right. Inheritance and his knowledge of Islamic law occupies a great position that makes it of great importance, and we see this clear and obvious in the Qur'an and the honorable Sunnah and among the previous nation. And it could The heirs have conditions that change between existence and non-existence, and change between a male and a female. Thus, the image of the last estate in these cases has become unclear, and this is a reason for us to take precaution and appreciation. It has been found that the legal texts regulating the provisions of missing persons contained in Iraqi law are not all compatible with Islamic Sharia, for example, the Iraqi Personal Status Law did not stipulate the issue of stopping the share of the missing person until his life appears or the death sentence, as some Arab personal status laws did.
Toplumsal cinsiyet ve medya: Reklamlar üzerine bir inceleme
Antik Yunandan beri erkek genellikle kamusal alanda özgürlük, kontrol, erkeklik kavramlarıyla ilişkilendirilirken, kadın özel alanda aile ve yakın çevresiyle ilişkilendirilmektedir. Sanayi toplumundan günümüze kadar bu ayrım devam etmektedir. Kamusal ve özel alanların belirgin bir şekilde ayrılması cinsiyet eşitsizliğinin uzun yıllar boyunca devam etmesine neden olmuştur. Toplumsal cinsiyet perspektifinde reklamlarda kadının ve erkeğin sunumuna, kamusal ve özel alan ayrımının nasıl olduğu üzerine durulacaktır. Toplumsal cinsiyet bağlamında en çok tıklanma alan reklamlarda kadın ve erkeğe yüklenen roller göstergebilimsel analiz yöntemi ile incelenecektir. Bu çalışma altı bölümden oluşacaktır. İlk bölüm giriş kısmı olup, ikinci bölümde kamusal ve özel alan kavramları, üçüncü bölümde cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kavram ve kuramlarına ilişkin açıklamalar yer alacaktır. Dördüncü bölümde reklam ve toplumsal cinsiyet rollerinin reklamlara nasıl yansıdığı üzerinde durulacaktır. Beşinci bölümde araştırma tasarımı ve yöntem kısmı bulunmaktadır. Bu bölümde araştırmanın amacı ve araştırmada kullanılan yöntem açıklanacaktır. Altıncı bölümde ise, araştırmanın sonuçları, bulguları ve yorumları açıklanacaktır. Bu bilgiler ışığında çalışma, kadın ve erkeğin reklam filmlerinde toplumsal cinsiyet rolleri ve kalıpları bağlamında yer alış biçimi ortaya konulmuş olup, sonrasında ulaşılan sonuçların genel olarak yorumlandığı sonuç̧ kısmıyla tamamlanacaktır.
Yerel haberin dijital dönüşümü: Yozgat basılı gazeteleri ve internet sitelerinin karşılaştırılması
Bu yüksek lisans tezinde, dijitalleşme sürecinin yerel gazetecilik üzerindeki etkileri Yozgat ili özelinde incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı, Yozgat'ta yayımlanan altı yerel gazetenin basılı ve dijital sürümlerindeki haber üretimi ile içeriklerinde meydana gelen değişimleri analiz ederek, yeni medya teknolojilerinin yerel basına getirdiği dönüşümleri ortaya koymaktır. Çalışmada, dijitalleşmenin gazetecilikte içerik yapısı, haberin sunumu, haber kaynakları ve yerellik vurgusu üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Araştırmada, 2024 yılı Şubat ayında Yozgat merkezinde yayımlanan altı yerel gazete ile bu gazetelerin internet sitelerinde yer alan haberler veri setini oluşturmuştur. Hem nicel hem de nitel içerik analizi yöntemleri kullanılmış; haberlerin kategorisi, kaynağı, kapsamı, başlık özellikleri ve görsel-işitsel öğe kullanımı gibi değişkenler sistematik biçimde kodlanmıştır. Veriler istatistiksel olarak değerlendirilmiş, bulgular ise içerik odaklı yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına göre dijitalleşme, yerel gazetelerde görsel-işitsel içerik ve haber çeşitliliğini artırmakta; başlıklarda yerellik vurgusunu öne çıkarmaktadır. Ancak bazı kategorilerde ajans kaynaklı içeriklerin baskın olması, editoryal özgünlüğü sınırlamaktadır. Basılı ve dijital gazeteler arasında haber sayısı, kapsam ve içerik bakımından belirgin farklar ortaya çıkmıştır. Yerel gazetelerin dijitalleşme sürecinde teknolojik olanaklardan tam anlamıyla yararlanamadığı; özellikle etkileşim ve multimedya kullanımı açısından potansiyelin gerisinde kaldığı saptanmıştır. Bu çalışma, Anadolu'da yerel medya ile dijitalleşme ilişkisini güncel bir örnekle ele almakta ve yerel gazetelerin dijitalleşme süreçlerine yönelik öneriler sunarak literatüre katkıda bulunmaktadır.
İkna edici iletişim kapsamında muhtar adaylarının seçim çalışmalarının incelenmesi :2024 yerel seçimler örneği
Bu araştırma, 2024 yerel seçimleri sürecinde Yozgat ili Merkez ilçesi Çapanoğlu Mahallesi'nde muhtar adaylarının seçim kampanyalarında kullandıkları ikna stratejilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu tez çalışmasında 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Yozgat İli Çapanoğlu Mahallesi'nden aday olan 11 muhtar adayının broşürleri analiz edilmiştir. Çalışmada, adayların seçim broşürleri nitel araştırma yöntemlerinden söylem analizi ve göstergebilimsel analiz teknikleri kullanılarak çözümlenmiştir. Bu yöntemler, broşürlerde yer alan sözel ve görsel ögelerin derinlemesine incelenmesine olanak sağlamıştır. Araştırmanın kuramsal çerçevesi Aristoteles'in ikna kanıtları (ethos, pathos, logos) ve Robert Cialdini'nin ikna ilkeleri üzerine inşa edilmiştir. Bulgular, muhtar adaylarının çoğunlukla ethos, pathos, karşılıklılık, beğenme ve tutarlılık stratejilerini kullanırken logos, sosyal kanıt ve kıtlık gibi ilkeler zayıf kalmıştır. Sonuç olarak, adaylar samimi ve hizmet odaklı bir dil benimsemiş olsa da stratejilerin dengeli kullanımı ve somut detaylar eksiklik olarak tespit edilmiştir. Bu bulgular, yerel siyasal iletişim literatüründeki boşluğu doldurmayı amaçlamakta ve gelecekteki muhtar adayları için rehberlik etmektedir.
Hizmet işletmelerinde halkla ilişkiler ve Gaziantep merkezindeki üniversite öğrencileri ile bir uygulamaya yönelik araştırma
Bu çalışmanın amacı Hizmet İşletmelerinde Halkla İlişkiler ve Gaziantep Merkezindeki Üniversite Öğrencileri ile Bir Uygulamaya Yönelik Araştırma yapmak ve bir örnek üzerinde analiz etmektir. Çalışma altı bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde, Halkla ilişkiler kavramı ve tanımından ve halkla ilişkiler ile ilgili diğer kavramların öneminden bahsedilmiş ve açıklanmıştır. İkinci bölümde ise, Halkla ilişkilerin amaçları, ilkeleri ve türü geniş bir biçimde incelenmiştir. Çalışmanın üçünde bölümünde ise, Halkla ilişkilerde kullanılan yöntem ve iletişim araçlarına detaylıca yer verilmiştir. Çalışmanın dördüncü ve beşinci bölümünde ise, Gaziantep il merkezinde yapılan anket uygulamalarının sonuçları analiz edilerek yorumlanmaya çalışılmıştır. Hizmet İşletmelerinde Halkla İlişkiler ve Gaziantep Merkezindeki Üniversite Öğrencileri İle Bir Uygulamaya Yönelik Araştırmanın değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışmada olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Hizmet işletmeleri, halkla ilişkiler,
Digital citizenship level of secondary school students
Developments in technology, particularly with the widespread of use of internet, there have been many changes in the world in the sense of social, cultural and economical.In recent years, the reflection of these developments to citizenship studies stands out. The citizenship problem also arises in the virtual world. We are not aware of having many responsibilities in the virtual world as well. This new concept of citizenship that referred to as digital citizenship in the literature has begun to take place in our lives swiftly. We must not delay providing the training for the concept of digital citizenship that we begin to recognize as e-state to our children in the schools. In this thought, some size of digital citizenship that discussed can be defined as legal, security and to defend and to apply the behaviours that enables to using of internet in a responsible way. Day by day, with the spread of internet and technological communication tools, it is observed that individuals turn into the digital citizens as an active member of the online community. But, this situation brings along many problems. The way of being able to cope with his kind of problems and being able to be effective digital citizen can be carried out with education starting from the primary school level in schools. It can be made real effectively showing citizenship education as precedent at various lessons within primary school. The purpose of this study is to determine level of digital citizenship of primary school students and to examine the effect of digital citizenship and the reflection to learning-teaching process. Therefore, mixed model is preferred. Data collection tool developed by researchers, named "Digital Citizenship Level of Secondary School Students", is used to determine digital citizenship level of secondary school students. Interviews forming the qualitative size of the research are made with 12 students studying in 6., 7., and 8. grade . Data of research is collected with ''Digital Citizenship Scale Levels'', semi-structured interviews and data collection tools. In statistical analysis of quantitative data related research, program of SPSS 21 is used. In the analysis of data related digital citizenship levels, one-way analysis of variance (ANOVA), t test, frequency analysis percent are used. Descriptive analysis technique is used at the analysis of qualitative data of research.The result of based-on research finding as follows; As a result of research, it has emerged that the students use technological communication tools prevalently, but they don't have enough information about their rights and responsibilities. The students has expresed that they don't know what to do in a distressed situation that may arise,from whom they seek help and where to apply while they are online. The students use the internet mostly to do homework, social media and to research. Most of the students stated that they don't know or use the website that has security, privacy and help sections. Some students have stated that they know the websites have security, privacy and help sections and they use them at times. Some students express that they don't appeal to internet and they never look at the websites.
Türk matbuatında Vakit gazetesi
Bu araştırma, Türk basınında önemli bir yere sahip olan "Vakit" (1917) gazetesini ele almaktadır. Vakit, Ahmet Emin Yalman ve Mehmet Asım Us ortaklığında 1917 yılında kurulmuş, 1923 tarihinden itibaren Türk matbuatında Us kardeşler olarak bilinen Mehmet Asım Us, Hakkı Tarık Us ve Hasan Rasim Us idaresinde yayın hayatına devam etmiştir. Bu araştırmada, Vakit gazetesinin günlük neşriyatının son bulduğu 1959 tarihine kadar olan muhtevası kronolojik olarak tahlil edilmiştir. Araştırmanın birinci bölümü Vakit gazetesiyle ilgili yapılan çalışmaları tetkik eden ve amacını, önemini ve yöntemini açıklayan giriş bölümüdür. İkinci bölümde Vakit gazetesinin kuruluşu, idarî kadrosu, genel yayın politikası ve sayı bilgileri gibi genel özellikleri ele alınmıştır. Üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı bölümlerde gazete muhtevası, dört ayrı devrede incelenmiştir. Bu bölümlerde gazetenin şekil özellikleri ve gazetecilik anlayışının yanı sıra gazetenin o devre içinde vuku bulan siyasî, içtimaî ve iktisadî gelişmelere bakışı ile kültürel ve edebî muhtevası ayrı başlıklar altında incelemeye tabi tutulmuştur. Vakit, kuruluşundan itibaren Türk basın tarihinin önemli yazarlarını bünyesinde barındırmıştır. Araştırmada söz konusu yazarların biyografilerine ve Vakit gazetesinde icra ettiği gazetecilik faaliyetlerine de yer verilmiştir. Vakit, genç yazarlara sütunlarında yer vererek Türk basınında "mektep" vazifesi görmüştür. Gazete, 20. yüzyılda milliyetçiliğin inşa edilmesi ve modernleşmenin yerleşmesi bakımından vasıta rolü oynar. Milliyetçilik ve batılılaşma fikirlerini takip eden bir genel yayın politikasıyla neşredilen Vakit gazetesi, imparatorluktan millî devlete geçiş sürecinde bu işlevi yerine getirmiş, merkezî hükümetin millî ve inkılapçı politikalarını desteklemiştir. Bu itibarla Türk matbuatında millî bir gazetecilik icra etmiştir. Sonuç bölümünde Vakit gazetesine dair tespitlerde bulunulmuş ve Türk matbuatında nasıl bir yere sahip olduğu ortaya konmaya çalışılmıştır.
Lise öğrencilerinde sanal iletişim araçlarının kullanımı, internet bağımlılığı sıklığı ve kas iskelet sistemi etkilenimi
İnternet kullanımına bağlı gelişen bağımlılık düzeylerinin saptanması ve yaratacağı sağlık problemlerinin önüne geçmek, adölesan sağlığı açısından önemlidir. Bu araştırmada, lise öğrencilerinde sanal iletişim araçlarının kullanımı, internet bağımlılığı sıklığının saptanması ve bu bağımlılığın kas iskelet sistemi üzerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan bu çalışma, Diyarbakır ilinin 4 ilçesindeki 986 lise öğrencisinin katılımı ile yürütülmüştür. Öğrencilere literatür taranarak hazırlanan Sosyodemografik Bilgi Formu, Young İnternet Bağımlılığı Ölçeği, İskandinav Kas İskelet Sistemi Anketi ve Vizuel Analog Skala ile online anket yöntemi uygulanmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin %64.1'i kadın olup, yaş ortalamaları 15.65±1.40 olarak bulunmuştur. Öğrencilerin kullandığı sanal iletişim araçları, %96.9 televizyon, %31.3 kendine ait bilgisayar/tablet, %47.1 kendine ait cep telefonu olarak belirlenmiştir. Öğrencilerin%26.2'sinin internet bağımlısı (%17.2hafif derecede bağımlı, %7.8 orta derecede bağımlı ve %1.1 şiddetli derecede bağımlı) olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin son 12 ay içerisindeki kas iskelet sistemi sorunlarının başında %61.3 ile boyun ağrıları gelirken, %31.2 ile bel bu süreçte kişilerin normal yaşam aktivitelerini etkileyen en önemli bölge olmuştur. İnternet bağımlılarının son 1 yılda yaşadıkları kas iskelet sistemi ağrılarının tüm vücut bölgelerinde, son 7 gün içinde yaşadıkları kas iskelet sistemi ağrılarının da dirsekler hariç diğer tüm vücut bölgelerinde bağımlı olmayan gruba göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Öğrenciler arasında sanal iletişim araçlarının kullanımının yaygın olduğu, internet bağımlılık düzeylerinin yüksek olduğu ve bu bağımlılığın birçok vücut bölgesinde yaşanılan kas iskelet sistemi ağrıları ile aktivite kısıtlılıklarına yol açtığı belirlenmiştir. Adölesan sağlığı açısından internet bağımlılığı ve kas iskelet sistemleri problemleri konuları okul sağlığı programlarına entegre edilebilir.
Okul kültürü çerçevesinde bir iletişim aracı olarak okullarda sosyal medya kullanımı
Toplumsal bir kurum olan okullar, kendisine has özellikleri, paylaştıkları değerler ve inançlarla kendine özgü bir okul kültürü oluşturmaktadır. Okul kültürü üzerinde etkili olan faktörlerden biri çevresiyle kurduğu iletişimdir. Okullar, kültürlerinde önemli bir yere sahip olan kurumsal iletişimi farklı araçlarla gerçekleştirmektedir. Bu araştırmanın amacı okul kültürü çerçevesinde ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında bir iletişim aracı olarak sosyal medya araçlarının kullanım durumlarının belirlenmesidir. Araştırmada eğitim kurumlarında sosyal medya araçlarının kullanım durumları okul yöneticileri, öğretmenler ve okul sosyal medya yöneticilerinin görüşleri doğrultusunda ortaya konulmuştur. Ayrıca çalışma grubundaki okulların sosyal medya araçlarından Instagram'da yaptıkları paylaşımlar incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma metodolojisine uygun olarak durum çalışması yaklaşımı ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenmiştir. Görüşmeler İstanbul'da farklı kademelerde ve farklı sosyoekonomik düzeye sahip yerlerde görevli 18 okul yöneticisi, 18 öğretmen ve 18 sosyal medya yöneticisinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formları ve Sosyal Medya Hesabı Analiz Formu yardımıyla toplanmış, betimsel analiz ve içerik analizi yaklaşımları ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda okullarda Instagram, Twitter, Facebook ve Youtube uygulamalarının kullanıldığı ortaya çıkmıştır. Katılımcılar okullarda sosyal medya hesaplarının genellikle komisyonlar tarafından yönetildiğini ve okullarının sosyal medya hesaplarında takipçileri ile çift yönlü iletişim kurmaya gayret gösterildiğini ifade etmişlerdir. Katılımcılar sosyal medya hesaplarını bilgi, haber paylaşımı ve okulun tanıtımını yapmak amacı ile kullandıklarını, sosyal medya hesaplarının okullarına iletişim kolaylığı sağladığını ve okulların toplumla sosyal medya aracılığı ile iletişim kurabilmesi için sosyal medyanın etkili bir şekilde kullanılması gerektiğini belirtmişlerdir. Araştırmada okulların sosyal medya araçlarından Instagram'ı daha etkin kullandıkları ve Instagram iletilerinde çoğunlukla fotoğraf paylaştıkları ortaya çıkmıştır. Okulların Instagram hesaplarında paylaştıkları içerik türlerinde ise duyuru, tanıtım, haber, etkinlik, teşekkür, ödül, kutlama, kurumsal ziyaret, taziye ve anmalara ilişkin paylaşımlar yer almıştır. Gönderi metinlerinde çoğunlukla yazı kullandıkları ve emojilerle gönderilerini destekledikleri ortaya çıkmıştır. Ayrıca okulların çoğunluğunun takipçileri tarafından sosyal medya paylaşımlarına yapılan yorumlara cevap vermedikleri, bundan dolayı da sosyal medya hesaplarını daha çok tek yönlü olarak kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır.
İnternetin kamusal alan niteliği üzerine bir araştırma: Ankara'daki üniversite öğrencilerinin internet kullanımı
21. yüzyılın siyaset, ekonomi, iletişim ve kimlik aracı olarak internet bugün en çok tartışılan konulardan biri olmuştur. Son yılarda, bu tartışmalara internetin, sanal bir kamusal alanın olup olmadığı sorusu da eklenmiştir. Demokrasinin vazgeçilmezi olan ideal bir kamusal alanın varlığı, her türlü baskıdan uzak, özgür bir ortamda, herkesin fikrinin beyan edebildiği bir iletişim ortamına bağlıdır. Bu iletişimin sağlanabilmesi içinde belirli iletişim araçlarının varlığını gerektirmektedir. 20. yüzyılda klasik kitle iletişim araçlarında görülen tekelleşme nedeniyle, bu araçlar, kamusal alan oluşturma işlevlerini yitirmelerine neden olmuştur. İşte böyle bir dönemde ortaya çıkan internet, geleneksel kitle iletişim araçlarının dönüştürmekle kalmamış, geçmişte geleneksel kitle iletişim araçlarına atfedilen özgürleştirme, demokratikleşme gibi görevleri de üstlenin duruma gelmiştir. Bu çalışmada, Ankara ili sınırları içinde bulunan üç devlet üniversitesinde, (ODTÜ, GAZİ ve Ankara Üniversiteleri) toplam 496 öğrenci ile buöğrencilerin, interneti daha çok hangi amaçlarla kullandıklarını ve interneti bir kamusal alan olarak görüp görmediklerini sorgulamak amacıyla anket çalışması yapılmıştır. Bu çalışmada, anket çalışması sonucunda orta çıkan bulgulardan yola çıkarak internetin, özel amaçlar için kullanılan bir araç mı olduğu yoksa kamusal sorunların tartışıldığı ve çözüm önerilenin sunulduğu bir kamusal alan mı olduğu tartışılmaktadır.Anahtar Sözcükler: Kamusal Alan, Kamuoyu, İletişim, İnternet, İnternet Kullanım Amaçları
Özel dershanelerin halkla ilişkiler faaliyetleri: Ankara, Çözüm Dergisi Dershanesi örneğinde
Bu çalışma özel dershane olan Ankara, Çözüm Dergisi Dershanesi (ÇDD) Halkla ilişkiler faaliyetlerini irdelemek için hazırlanmıştır. Bu amaçla kurum içi, kurum dışı halkla ilişkiler faaliyetleri ortaya konmuştur, bu faaliyetlerin kimler tarafından yapıldığı tespit edilmiştir ve yapılan faaliyetlerden hangisi ya da hangilerinin hedef kitle üzerinde etkili olduğu saptanmıştır. Niteliksel bir tasarıma sahip olan bu çalışmada, tarihsel analiz ve literatür taraması yöntemi uygulanmış; katılımlı gözlem yapılmış ayrıca özel dershaneler ve halkla ilişkiler üzerine yazılmış pek çok kitap, makale, dergi incelenmiş ve ÇDD kurum anketleri ile dökümanlarından faydalanılmıştır.Dolayısıyla bu çalışmada halkla ilişkilerin Dünya'da ve Türkiye'de tarihsel gelişimine yer verilmiş, özel öğretim kurumlarının tarihsel süreç içerisinde geçirdiği evrelere değinilmiştir. Bunun yanı sıra olarak Türkiye'de özel dershanelerin doğuşu ve gelişimine yer verilmiştir. Ayrıca ayrıntılı olarak Çözüm Dergisi Dershanesi eğitim-öğretimi, fiziksel yapısı ve halkla ilişkiler faaliyetleri açıklanmıştır. Bu çalışma sonucunda Ankara, Çözüm Dergisi Dershanesi şubeleri düşünüldüğünde halkla ilişkiler faaliyetleri yapılırken ticari kimliklerini ön planda tutarak yaptıkları tespit edilmiştir. Ayrıca gözlemler neticesinde ve kurum anket sonuçlarına baktığımızda ÇDD'nin halkla ilişkiler faaliyetlerinin hedef kitle üzerinde etkili olduğu saptanmıştır.
İletişim fakültesi radyo televizyon ve sinema öğrencilerinin akıllı cep telefonu kullanımına ilişkin görüşleri
Bu çalışmada hem günlük yaşamın hem de iş yaşamının iletişiminde vazgeçilmez bir unsur haline gelmiş olan akıllı cep telefonlarının kullanımına ilişkin üniversite öğrencilerinin görüşleri incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2016-2017 eğitim öğretim yılında Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü 1, 2, 3 ve 4. sınıflarında öğrenim gören 324 öğrenci oluşturmaktadır. Üniversite öğrencilerinin akıllı telefon kullanımına ilişkin görüşlerini yansıtabilmek amacıyla Kakı (2014) tarafından güvenilirlik ve geçerliliği yapılmış "Akıllı Telefon Kullanımı Görüş Anketi" ve anket formuna ve akıllı telefon kullanımına ilişkin detaylı bilgiler elde etmek amacıyla araştırmacı tarafından uzman görüşü alınarak hazırlanmış "Akıllı Telefon Kullanımı Görüş Formu" kullanılmıştır. Tezde karma araştırma deseni uygulanmıştır. Araştırmanın nicel kısmında, üniversite öğrencilerinin akıllı telefon kullanımına ilişkin görüşlerini tespit etmek amacıyla tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel kısmında ise üniversite öğrencilerinin akıllı telefon kullanımına ilişkin görüşlerinin yansıtılması amacıyla görüşme (mülakat) tekniği kullanılmıştır. Öğrenciler arasından gönüllü seçilen 36 öğrenci ile açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formu aracılığıyla görüşmeler yapılmıştır. Böylelikle akıllı telefon kullanımının günlük hayatta sağladığı kolaylıklar, akıllı telefon kullanım amaçları, akıllı telefonlar kullanımının sosyal çevreyle iletişime etkisi, akıllı cep telefonları aracılığıyla yapılan sosyal medya paylaşımlarının etkisi, akıllı telefonlarla yapılan tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin satın alma davranışına etkisi ve akıllı cep telefonu kullanımının olumsuz yönlerine ilişkin görüşleri hakkında detaylı bilgiler elde edilmesi sağlanmıştır. Araştırma verileri anket formu ve açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formu aracılığı ile toplanmıştır. Verilerinin analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma kullanılmıştır. Görüşme verilerinin analizinde ise içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen görüşme verileri kodlanarak, temalar oluşturulmuş ve bu çerçevede analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırma sonucuna göre, üniversite öğrencilerinin akıllı telefon kullanımına ilişkin olumlu görüşlerinin yanı sıra olumsuz görüşlerinin de olduğu görülmüştür. İçerik analizleri sonucu öğrencilerin görüşlerinden, akıllı telefonların öğrencilere günlük hayatta fatura ödemeleri yapmada, toplu taşıma araçlarının hareket saatlerini öğrenmede kolaylıklar sağladığı, derslerde not alımını ve bilgiye ulaşımı kolaylaştırdığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin sosyal çevreleriyle iletişiminde olumlu ve olumsuz etkilerinin olduğu, uzak çevresiyle görüntülü ve sesli görüşme imkânı sağlamasıyla iletişimi artırırken yakın çevresiyle akıllı telefonlarla fazla meşgul olunduğundan sosyalleşmeyi azaltarak iletişimi azalttığı tespit edilmiştir. Akıllı telefonlarla yapılan tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin satın alma davranışına olumlu ve olumsuz etkilerinin olduğu tespit edilmiştir. Bazı öğrenciler tanıtımı yapılan ürün hakkında daha kolay bilgi edinme ve ürüne daha hızlı ulaşım imkânı sağlamasından dolayı olumlu görüş belirtirken bazıları güvenlik sebebiyle ve ürünü deneme imkânı olmamasından dolayı olumsuz görüş belirtmiştir. Akıllı telefonlarla yapılan sosyal medya paylaşımlarının öğrenciler üzerinde paylaşım ya da paylaşımı yapan kişi hakkında bilgi sahibi olunması sebebiyle olumlu, paylaşımı yapılan hayatlara özenmeye neden olması sebebiyle olumsuz etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Genel olarak bakıldığında üniversite öğrencilerinin akıllı cep telefonu kullanımına ilişkin görüşlerinden olumlu yönlerinin olumsuz yönlerine göre daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: İletişim, Sosyal Medya, Akıllı Telefon, Radyo Televizyon ve Sinema, Tanıtım ve Pazarlama
Turkish Erasmus students' perceptions about the use of English as a means of communication and their intercultural awareness in ELF communities
The purpose of this study is to investigate Turkish Erasmus students' perceptions about the use of English as a means of communication and their intercultural awareness in ELF (English as a lingua franca) communities. Besides, the study presents a distinctive perspective as the effect of gender on participants' perceptions and the issue of intolerance are taken into account and discussed. The sample in the study consists of 107 Erasmus students from Karadeniz Technical University and Gümüşhane University. This is a mixed-methods study which combines qualitative and quantitative research tradition. It adopts an explanatory research design in which a questionnaire was followed by interviews for data collection. The questionnaire was conducted with 107 outgoing Erasmus students whereas the semi-structured interviews were carried out with 11 volunteer students. The findings reveal that various reasons such as visiting different cultures and improving language skills play an important role in promoting Turkish Erasmus students' participation in the program. The study also identifies various challenges and problems students faced before, during, and after their Erasmus experience. As a result of their study abroad experience, the participants acknowledge improving their linguistic knowledge and skills in English as well as vocabulary knowledge. Concerning the lingua franca status of English, English is considered as a world language used a contact language. As for the cultural aspect of the Erasmus, the participants agree raising their intercultural awareness thanks to their interactions with people from different cultures. Keywords: Erasmus Exchange Program, English as a Lingua Franca, Intercultural Awareness
Milli Mücadele'de telgraf muhaberatı: 1918-1922
Mondros Ateşkes Antlaşması ile teslimiyet sürecine giren Osmanlı Devleti'nin, işgal edilen unsurlarından biri de haberleşme ağı idi. Bunların başında da telgrafhaneler gelmektedir.Anadolu'da Milli Mücadeleyi başlatan Mustafa Kemal Paşa telgraf istasyonlarını Milli güçler tarafından kontrol altına aldırarak haberleşme üstünlüğü sayesinde, bir Milli teşekkül oluşturacaktır. Bundan sonra telgraf muhaberatının önemi artarak Milli Güçlerin canları pahasına koruduğu noktalar olacaktır.Mustafa Kemal Paşa hem bütün Anadolu'yu bu telgraf ağı sayesinde kontrolünde tutacak hem de yurt dışı ile ilişkilerini büyük ölçüde bu ağ üzerinden gerçekleştirecektir. Bunun için de Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'a dönük olarak yapılmış olan telgraf ağını, Ankara merkezli olarak yeniden düzenleterek cephe hattı da dâhil olmak üzere tüm Anadolu'yu kontrolüne almıştır.Telgraf muhaberatı onu elinde tutan, Mustafa Kemal Paşa ve Milli Güçlere, Milli Mücadelenin tüm aşamalarında üstünlük sağlayarak zaferde büyük etki etmiştir.Anahtar Kelimeler: Mondros Mütarekesi, Milli Mücadele, Mustafa Kemal Paşa, Telgrafhaneler, Telgrafçılar
The contributions of using key-pal as A communication tool for english as A foreign language secondary school students
This research was carried out in order to find out the contributions of key-pal in the process of learning English as a foreign language with 7th grade learners in a Turkish secondary school. The perspectives and reflections of ten secondary school students-participants about having a key-pal were also gathered in this study. Three types of instruments were used for data collection. First of all, after an initial social media interaction with their pals, the participants were interviewed via a semi-structured interview to collect the necessary data to answer the research questions. Thereafter, a further semi-structured interview was held with an English language teacher of the participants to gain a deeper understanding. Finally, notes of the researcher were used when necessary to supplement the findings. Due to the nature of the study, content analysis was used to describe the emerging themes. The classifications were shaped by the data shared by the participants, the English language teacher and the researcher. The content was then identified and the data from the various instruments was compared and cross-referenced. The findings were verified against the theory outlined in the literature review in order to identify the similarities and differences about the effects of using key-pal in the language learning process.
Geleneksel gazetecilik ve sanal gazetecilik üzerine karşılaştırmalı bir araştırma
Kitap, dergi, gazete gibi basım teknolojisine veya radyo ve televizyon gibi elektro-manyetik teknoloji üzerine kurulu araçlara dayalı kitle iletişimi, geçtiğimiz yüzyılın sonlarında İnternet'in keşfi ile yeni ve farklı bir boyut kazanarak modern şeklini almıştır. Nerdeyse bütün sektörlerde kullanılır hale gelen internet teknolojisi 20. yüzyılın sonunda medya sektörünün de ilgisini çekmiştir. Medya yöneticileri daha ucuz ve daha fazla kitleye haber sunma olanağı sağlayan interneti etkin bir şekilde kullanarak gazetelerini internet üzerine taşımışlardır. Bu durum yeni bir kitle iletişim aracı olan internetgazeteciliğini ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmada, geleneksel gazeteler ile internet gazeteleri karşılaştırılarak, internetin gazetecilik için sağladığı avantajlar ve dezavantajlar tespit edilmiştir. Bu bağlamda, Türkiye'nin en çok okunan; Cumhuriyet, Hürriyet, Milliyet, Sabah, Yeni Şafak ve Zaman'ın geleneksel gazeteleri ve internet gazeteleri, 10 gün süreyle karşılaştırılarak incelenmiştir. İncelemede özellikle geleneksel ve internet gazetelerinin, gündem, siyaset, politika, ekonomi, kültür- sanat ve köşe yazarı sayfalarına girilen haber vefotoğraf sayıları tespit edilerek karşılaştırmalar yapılmıştır. Ayrıca, internetin gelişimi ile birlikte ortaya çıkan haber portalları ve televizyonların internet sayfaları da incelenerek gazetecilik açısından değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular değerlendirildiğinde, Türkiye'de internet gazeteciliğinin gelişim aşamasında olduğu, sağladığı olanaklar ile birçok anlamda geleneksel gazeteciliği etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca internetin doğuşuyla birlikteortaya çıkan haber portalları yeni bir gazetecilik anlayışını ortaya çıkararak, okuyucuya farklı olanaklar sağlamaktadır.
Sosyal içerikli reklam kampanyalarının grafik tasarım ilkeleri bakımından analizi ve eğitsel açıdan değerlendirilmesi
Bu araştırma, sosyal içerikli reklam kampanyalarının, grafik tasarım ilkelerine uygunluğunun saptanmak, eğitici bilgi vermesi ve eğitime olan katkısını ortaya koymak için yapılmıştır.Sosyal içerikli reklam kampanyalarında kullanılan afişlerin, grafik tasarım ilkelerine uygunluğu araştırılmış ve eğitici bilgi vermedeki başarısına etkisi incelenmiştir.Sosyal içerikli reklam kampanyalarının iletişim araçları, afiş, broşür ve televizyon reklamlarının, hedef kitle ve halk eğitimine katkıları araştırılmıştır.Araştırma sürecinde sosyal sorumluluk kavramı, reklam iletişimi, grafik tasarım ve eğitim açısından incelenmiştir. Toplumdaki sorunların eğitici, bilgilendirici iletişim mesajları ile çözümünden bahsedilmiştir. Bu açıdan, sosyal kampanyaların önemi vurgulanmıştır.Araştırmanın amacından yola çıkarak belirlenen ölçütlerce seçilen 4 kampanya, grafik ve eğitim ölçütlerinden geliştirilen anket ile uzman görüşüne sunulmuştur. Kampanya reklam araçları, elde edilen grafik ve eğitim ölçütleri anketleriyle nitel açıdan analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular yorumlanmıştır.Bu araştırmadaki amaç, sosyal reklamların etkili bir grafik tasarım iletişimi ile, halkı eğitmede önemli bir araç olduğunu göstermektir.Araştırmanın sonunda, kampanya afişlerinin grafik tasarım ilkelerine uygunluğunun, hedef kitle üzerindeki eğitici etkisinin artmasını sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bütünleşik pazarlama iletişimi algısının ve iletişim araçlarının marka denkliği üzerindeki etkileri: Havayolu şirketleri üzerine bir çalışma
Markaların tüketici gözündeki güçlerinin ölçülebilmesi marka denkliği ile mümkündür. Bu çalışmada bütünleşik pazarlama iletişimi algısı, iletişim araçları, marka denkliği boyutları, genel marka denkliği üzerinde durulmakta ve havayolu sektöründe tüketicinin tutum ve davranışlarına etkileri belirlenmeye çalışılmaktadır. Çalışma üç ana konu üzerinde durmaktadır. İlki bütünleşik pazarlama iletişimi algısı ve iletişim araçlarının marka denkliği boyutları üzerindeki etkileri, ikincisi marka denkliği boyutlarının kendi aralarındaki ilişkileri ve genel marka denkliği üzerindeki etkileri, üçüncüsü ise genel marka denkliğinin tüketici davranış ve tutumları üzerindeki etkileridir. İlgili yazında marka denkliğinin tüketici davranış ve tutumları üzerindeki etkilerini inceleyen çalışmalara rastlanmakla birlikte, özellikle bütünleşik pazarlama iletişimi algısı ve iletişim araçlarının marka denkliğinin boyutları üzerindeki etkilerini inceleyen kapsamlı çalışmalara pek rastlanmamaktadır. Çalışmada Türkiye için havayolu sektöründe önemli konuma sahip olan markalardan Türk Hava Yolları, Pegasus ve Atlasjet seçilmiştir. Hazırlanan anket sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılmış ve kolayda örnek yöntemiyle ulaşılan 391 kişi tarafından doldurulmuştur. Analiz kısmında öncelikli olarak çalışmada kullanılan tüm ölçekler için güvenilirlik ve geçerlilik analizleri gerçekleştirilmiş, sonrasında hipotezlerde öngörülen değişkenler arası ilişkilerin test edilebilmesi için çoklu ve basit regresyon analizleri uygulanmıştır. Bu analizlerin sonucunda öngörülen ilişkilerin büyük oranda desteklendiği görülmüştür. Bu bulgular özellikle rekabetin yoğun olarak yaşandığı havayolu sektörü açısından büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Marka Denkliği, Bütünleşik Pazarlama İletişimi Algısı, Tüketici Davranışları, Havayolu
İşletmelerin mobil telefon hizmetlerinden memnuniyet düzeylerinin incelenmesi: Trabzon'daki KOBİ'lere yönelik bir uygulama
Günümüzde teknoloji, iş süreçlerinin devamlılığı için her ortamda kullanılmakta ve teknolojinin girmediği bir ortam neredeyse bulunmamaktadır. Mobil telefon hizmetleri de teknolojinin yoğun olarak kullanıldığı ve toplumda her kesimin kullanımında olan bir hizmettir. Mobil telefon hizmetlerinin son 25 yıllık evrimine bakacak olursak ilk başlarda yalnızca ses iletişimi olarak kullanılırken geliştirilen uygulamalarla hizmetlerin, farklı amaçlarda yaygınlaştığı görmektedir. Bunun farkında olan mobil telefon hizmeti sağlayan operatörler ise pazarda yerlerini tutabilmek, pazar paylarını genişletebilmek ve uzun dönemli rekabet avantajları sağlayabilmek için müşteri odaklı bir yaklaşım sergilemek zorundadırlar. Müşteri odaklı olmanın temeli ise müşteri memnuniyetinden geçmektedir. Bu çalışmada Trabzon'da yer alan KOBİ'lerin mobil telefon hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri incelenecektir. Bu bağlamda, mobil telefon hizmetleri kapsamında belirlenen fiyat, müşteri hizmetleri, satış temsilciliği ve kapsama alanı faktörlerinin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla yapılan literatür taramasında, kurumsal düzeyde mobil telefon hizmet kullanan firmaların memnuniyet düzeylerinde etkili olan faktörleri araştıran bir araştırmaya rastlanılmamıştır. Dolayısıyla araştırma modelinde yer alan mobil telefon hizmeti faktörleri, araştırmayla kısmen ilgili olan çalışmalara yer verilerek oluşturulmuştur. Anket, Trabzon'da yer alan kurumsal düzeyde mobil telefon hizmetlerini kullanan 167 adet işletme üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin geçerlilikleri Cronbach Alfa Katsayısı, güvenirlilikleri ise Faktör Analizi yöntemleri ile test edilmiştir. Araştırma hipotezleri, araştırmanın bağımsız değişkenlerinin bağımlı değişkenlere olan etkileri regresyon analizi ile test edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda mobil telefon hizmetleri olarak belirlenen fiyat, müşteri hizmetleri, satış temsilciliği, kapsama alanı değişkenlerinin müşteri memnuniyeti üzerinde önemli ölçüde etkileri olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hizmet, Mobil Telefon Hizmetleri, KOBİ, Müşteri Memnuniyeti, Regresyon Analizi.
Z kuşağı mensubu öğrencilerin sosyal medya kullanım alışkanlıkları
Yaklaşık yirmi beş, otuz yıllık zaman aralıklarında doğan, büyüyen ve aynı dönem içinde olan olaylar tarafından etkilenen, bu etkileşimler sonucu benzer bakış açılarına sahip kişilerin oluşturduğu insan grupları kuşak olarak ifade edilmektedir. Günümüzde birbirinden farklı özelliklere sahip olduğu, farklı zaman aralıklarında yaşayan beş farklı kuşak kabul görmüştür. Farklı zaman diliminde doğan kuşaklar sosyal, ekonomik, politik ve teknolojik gelişmelerden dolayı farklı kültür yapısına sahiptirler. Farklı zaman dilimlerinde doğmuş olmak, kuşakların davranışlarını da farklılaştırmışır. İletişim araçları teknolojik gelişmelerle çeşitlenmekte ve bireyler sürekli birbirleriyle iletişim halinde olmaktadır.. Sosyal medya ortaya çıkmadan önce geleneksel medya ile iletişim tek yönlü ve doğrusal bir şekildeyken sosyal medya iletişim şekli ve yöntemleri farklılaşmıştır. Sosyal medya bireyi merkeze alan, bireylerin kendi sosyal çevresini oluşturabildiği, birçok kişiyle iletişim kurabildiği küresel bir mecradır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızlı bir şekilde gelişme göstermesiyle birlikte hayatımıza giren sosyal medya, birbirine benzer özelliklere ve ihtiyaçlara sahip kuşakların oluşmasında etkili olmuştur. Bu küresel mecrada öne çıkan sosyal ağlar Z kuşağının yoğun bir şekilde ilgisini çekmektedir. Bilgi ve teknoloji çağının içine doğan ve Z kuşağı adı verilen nesil üyeleri, sosyal medya kullanımında önemli bir konuma sahiptir. Literatür taraması ve alan araştırması bölümlerinden oluşan çalışma, Z kuşağının sosyal medya kullanım alışkanlıklarını açıklamayı amaçlamaktadır. Çalışmanın teorik bölümünde sosyal medya, sosyal medyanın gelişimi ve sosyal medya araçları ile sosyal kuşaklar hakkında literatür taraması yapılmıştır. Araştırma bölümünde ise; teknolojinin içine doğan Z kuşağı mensubu bireylerin sosyal medya kullanım alışkanlıklarını incelemek amacıyla 20 sorudan oluşan anket, İstanbul'da yaşayan ve sosyal medyayı aktif olarak kullanan Z kuşağı mensubu 450 öğrenci tarafından cevaplandırılmıştır. Ortaya çıkan veriler SPSS 24.0 istatistik programıyla analiz edilmiştir. Sonuç olarak, Z kuşağı mensubu öğrencilerin sosyal medya platformlarını yoğun olarak kullandıkları, günün belirli bir kısmını internette geçirdikleri, çevrelerindeki kişilerle yüz yüze görüştükleri halde sosyal medyadan görüşmeye devam ettikleri, sosyal medya paylaşımlarını önemsedikleri ve sosyal medyanın kendileri için önemli olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.