Bilgisayar destekli tasarım

Bu konu başlığı altında 175 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vekil modeller kullanılarak etkin tolerans analizi

Günümüzdeki rekabetçi ortamda düşük maliyetli ve kaliteli ürünler sunmak en önemli hedeflerden biri haline gelmiştir. Kaliteyi düşürmeden üretim maliyetlerini aşağı çekmek birçok disiplinin bir arada çalışmasıyla mümkün olur. Üretim toleransları kontrol edildiği sürece çok etkin bir şekilde maliyetleri hızla düşürmek mümkündür. Günden güne artan bilgisayar gücüyle birlikte modelin artan karmaşıklığı ve tolerans detayları, tolerans analizini zorlaştırmaktadır. Son yıllarda zahmetli geleneksel analiz kodları/yöntemleri yerine, daha hızlı ve aynı zamanda güvenilir model veya benzetimler kullanılmaya başlanmıştır. Çeşitli alanlarda sıkça kullanılan vekil modeller, düşük hesapsal maliyetleri ve güvenilir sonuçları nedeniyle, zahmetli ve hesapsal maliyeti yüksek geleneksel çözüm yöntemleri yerine kullanılmaktadır. Bu çalışmada, vekil modellerin tolerans analizinde etkin bir şekilde uygulanabilir olduğunu göstermek amaçlanmıştır. Geleneksel tolerans analiz yöntemleri olan WC, RSS ve MCS ile bu çalışmada önerilen yanıt yüzey ve Kriging vekil modelleri tabanlı tolerans analizi yöntemleri, doğrusal olmayan iki boyutlu bir örnek problem ve üç boyutlu daha karmaşık bir örnek problem üzerinde uygulanmıştır. Vekil model tabalı tolerans analizi yöntemlerinin geleneksel tolerans analizi yöntemlerinden daha etkin olduğu gözlenmiştir. Ayrıca, Kriging modeli ile yapılan tolerans analizinin yanıt yüzey modeli ile yapılan tolerans analizinden daha doğru sonuçlar verdiği gözlenmiştir.

Bilgisayar destekli tasarımİstatistiksel toleranslama
Utku Bayram
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanat ve tasarım eğitiminde hibrit uygulamalar: Karıştırılmış gerçeklik (Mixed reality) uygulamalarının incelenmesi

Sanat ve tasarım eğitiminde geleneksel yöntemler ile gerçekleştirilen çizim ve objelerin yeniden üretilmesi, alternatifler oluşturulması ve çoğaltılması için zaman ve malzemenin etkin ve verimli kullanımı önemli unsurlardır. Hâlihazırda tasarım süreçlerinde kullanılan bilgisayar destekli tasarım uygulamaları bu süreçlerin zenginleştirilmesi yönünde her geçen gün dinamik gelişmeleri barındırmaktadır. Dijital ortam destekli tasarım uygulamaları özellikle ürün tasarımı, mimarlık, sanat ve tasarım alanının çeşitli dalları gibi çalışma alanlarının önemli bir gereci olması nedeniyle ihtiyaca göre teknolojik gelişmeler 2 boyutlu, 3 boyutlu modelleme ve görselleştirme araçlarının yanında sanal, arttırılmış ve karıştırılmış gerçeklik uygulamalarını da kullanıcılara sunmaktadır. Bu teknolojik gelişmeler arasında karşımıza karıştırılmış gerçeklik uygulamaları çıkmış ve bu teknoloji önceki uygulamalara yeni bir boyut daha ekleyerek çalışmaların etkinliğini artırmıştır. Gerçek dünyadaki mevcut fiziki objeler ve bilgisayarda üretilen sanal objelerin etkileşimine olanak sağlayarak tasarım sürecinde gerçeklik durumunu ve algısını mantıksal olarak daha da artırarak çalışma imkânı sağlayan bu teknolojinin mevcut önerisi ve geliştirilme potansiyelleri bu çalışmanın konusudur. Mevcut sanat ve tasarım ortamları fiziki, teknolojik ve yardımcı materyal desteğiyle yaratıcılığın artırılması, yeni fikir ve cesaretlendirici ortam ve projelerin geliştirilmesi konusunda kimi zaman çeşitlilik sunmakta sınırlı kalabilmektedir. Bu duruma karıştırılmış gerçeklik uygulamalarının potansiyeli perspektifinden bakıldığında hem dijital üretim hem de somut ürün ve mekân üretimlerine dair öğrencilerine yaratıcılıklarının destekleyebileceği yönünde olumlu bir düşünce sunulmaktadır. Bu teknolojiye dair deneysel çalışmalar yerini sistemli eğitim ortamlarına bırakmıştır. Bu çalışmada geleneksel ve yeni teknolojilerin bir araya gelerek sanat ve tasarım eğitimi ortamlarında karıştırılmış gerçeklik stüdyolarının da oluşturulabileceğine işaret edecektir. Geleneksel eğitim alışkanlıkları uzun ve geniş tabanlı birikim ve deneyim sonucu oluşmuş, çeşitli kültür, görgü ve ihtiyaçlara göre şekillenmiş önemli veriler içerir. Bu nedenle yeni bakış açıları ve yeni teknolojiler ile buluşmada çok önemlidir ve değişmezlerin tanımlanması anlamında göz ardı edilmemelidir. Yaratıcılığın söz konusu olduğu alanlarda kişilerin belli düzeylerde el becerisine ve buna dönük bilgi birikimine sahip olması önemli bir gerekliliktir. Bununla birlikte, sanat ve tasarım alanları içerisinde uyumlandırılacak teknolojik alt yapılar, var olan eğitim sürecine katkı sağlayabilir ve eksikleri gidermekte yardımcı olabilir. Karıştırılmış gerçeklik, bugüne kadar geliştirilmiş dijital tasarım uygulamaları arasında, insanın değişmez gerçeklik algısı ve temel reflekslerine uyumludur. Bu nedenle birbirinden farklı disiplinlerle çalışma, etkileşim sağlama ve iş birliği kurma projeleri bu teknolojinin sunduğu önemli bir olanaktır.

Bilgisayar destekli tasarımHibrit öğrenmeKarıştırılmış gerçeklik+4
Hande Yazıcı
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Etkileşimli enstalasyonlarda anlatı yöntemleri entegrasyonu ile algıyı geliştirme

Bu tez, etkileşimli enstalasyonlarda anlatı yöntemlerinin entegrasyonunun katılımcı deneyimi üzerindeki etkisini araştırmaktadır. Multimodal veri sunumu sırasında anlatı yapılarını entegre etmenin, katılımcıların algı süreçleri ve deneyim derinliği üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu amaçla, müzikte yer alan "buildup-climax-resolution" yapısı temel alınarak, beklenti, zirve ve çözülme aşamalarını içeren bir deneyim kurgulanmıştır. Kurgu, gerçek zamanlı veri ile görsel, işitsel ve hareket temelli unsurların entegrasyonu yoluyla uygulanmıştır. Katılımcıların fiziksel ve algısal tepkileri; gözlem, anket ve sayısal analizlerle değerlendirilmiştir. Bulgular, anlatı unsurları, ritmik yapılar ve duyusal senkronizasyonun, katılımcıların veriyle daha güçlü bir bağ kurmasını desteklediğini göstermektedir. Anlatı yapılarına dayalı bu kurgu, deneyimin ritmini belirleyerek etkileşimi artırmış; çoklu duyusal uyaranlar katılımcıların algısal derinliğini ve duygusal katılımını güçlendirmiştir. Tez, veri sunumu ve deneyim tasarımının kuramsal temellerini, anlatı entegrasyonunu ve deneysel çalışmanın tasarım, uygulama ve analiz aşamalarını kapsamaktadır.

Akıllı tasarımAnalitik tasarımArayüz tasarımı+7
Hatice Betül Şirin
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Perspektif izdüşüm sistemlerine bilgisayar destekli çözümler ve 2.5 boyutlu animasyon uygulaması

Perspektif ve derinlik teknikleri, temel görsel sanat bilgilerinden olmasına karşın Türkiye'deki sanat okullarında 1, 2 ve 3 noktalı perspektif dışında derinlemesine bahsedilmeyen ve dünyaya kıyasla Türkçe literatürün az bulunduğu bir konudur. Bu çalışmanın amacı, perspektif bilgisini ve çeşitlerini teknolojik gelişmeler kapsamında detaylı olarak incelemek ve bu tekniklerin uygulandığı bir animasyon uygulaması gerçekleştirmektir. Tez dört bölümden oluşmaktadır. İlk Bölümde bakmak, görmek, ışık, göz, izdüşüm ve perspektif çeşitleri gibi temel kavramlar açıklanmıştır. Ardından görmenin yapısı, derinlik algısını sağlayan görme ipuçları ve derinlik illüzyonunu destekleyen renk gölge gibi öğelere değinilmiştir. Temel kavramlardan sonra perspektif izdüşüm sistemlerinin detaylı bir şeması verilmiştir. İkinci bölümde, insan anlığındaki görme fenomenin yorumlarındaki değişimler ve bu algıyı doğrudan etkileyen perspektif cihazlarının teknoloji tarihi anlatılmıştır. Kronolojik olarak metafizik bakışın olduğu mitolojik dönem, ilk derinlik denemeleri, merkezi perspektif, ilk perspektif çizim araçları, camera obscura'nın kamusallaşması, fotoğraf makinesiyle başlayan kimyasal dönem ve son olarak bilgisayar grafiğinin yükseldiği dijital dönem olmak üzere toplam yedi kısımda incelenmiştir. Üçüncü bölümde, bir dijital animasyon dili olan 2.5 boyutlu canlandırma tekniğine yoğunlaşılmıştır. Öncelikle dijital animasyonun tanımı ve sınıflandırma bileşenleri ardından klasik animasyondan dijital animasyona olan dönüşüm anlatılmıştır. 2.5 boyutun tanımı yapıldıktan sonra bu tekniğin uygulandığı mat boyama, animasyon ve hareketli grafikler alanından örnekler verilmiştir. Dördüncü ve son bölümde ise derinlik gösterim bilgilerinin kullanıldığı 2.5 boyutlu animasyon uygulamasının aşmaları anlatılmıştır. Konu olarak Altay Evrendoğum (kozmogoni) miti seçilmiş ve evrençizim (kozmografi) kavramı çerçevesinde değerlendirilmiştir. Son olarak da uygulama adımları eşliğinde perspektif ve derinlik algısını eserlerinde uygulamak isteyen sanatçılara ve bu konuda bilgi edinmek isteyen araştırmacılara yararlı olabilecek teknikler sıralanmıştır.

Bilgisayar destekliBilgisayar destekli tasarımCanlandırma+6
Özgür Serdar Altunoğlu
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Bezeme ve bezenen kadın figür kurgusu

Bezeme olgusu, içtepisel, duyusal alana hizmet eden işleviyle, doğayı taklit etme amaçlı, zanaat etkinliği ve sanatın ilk üslupsal niteliğidir. Bu üslupsal nitelik, Worringer'e göre inorganik, geometrik -çizgisel soyutlama üslubudur. İlkel insan hissettiği, duyumsadığı biçimiyle, bedeni dahil, tüm kullanım nesnelerini ve yaşam alanını bezekleme edimiyle anlamlı kılmış, sanatın, dinsel inancın temellerini de bu yolla var etmiştir. Doğu ve Batı ekolünde, sanat- din geleneğiyle yol alan, özü betimleyen bezeme/ minyatür ve ikonaların düzlemsel mekân algısı, soyut-çizgisel üslup olarak kendini var ederken, Oklid geometrisinin perspektif açılımıyla, Antik Yunan ve Rönesans sanatı, aklın ve bilimin ışığında görünür dünyayı betimleyerek üç boyutlu mekan algısını keşfetmiş, panteist içtenlik duyduğu, özdeşleyim içtepisiyle natüralist üslubun niteliğini oluşturmuştur. Araştırmada, tarih öncesinden günümüze her iki üslubu (soyut-çizgisel ve natüralist) içeren yapıtlara yer verilmesindeki neden, sanatın varlığına kaynak olan bezemenin önemini vurgulamaktır. Modernist söylemde ilkel, akıldışı ve işlevsiz bir öge olduğu yönünde değersiz kılınan bezemenin, çağdaş sanatta yeni bir söylemle dinamik, soyut, özü betimleyen sübjektif duyusal ve aynı zamanda ileri teknolojinin dijital tasarım teknikleriyle gelişen bir ifade biçimine dönüştüğü görülmektedir. Uygulama işlerinde kendiliğinden gelişen iki kategorik aşamada, bezemenin doğasıyla örtüşen özgün bir biçeme ulaşılmış, bilgisayar destekli teknolojinin olanaklarıyla, deneysel ve çoklu varyasyonlara ufuk açmıştır.

Bilgisayar destekliBilgisayar destekli tasarımFigür+7
Meral Keleşoğlu
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tasarımcının yaratıcılığının geliştirilmesinde çizginin etkisi

Her insan teknolojiyi öğrenebilir, fakat her insan sanatçı olamaz. Toplumsal bir varlık olarak tarih öncesi dönemlerden beri, önce küçük gruplar sonra örgütlenen ve büyüyen çeşitli topluluklar içinde varlığını sürdüren insan, çevresini saran öznel ya da nesnel gerçeklikle değerlendirilir. Bu topluluklar içinden çıkan sanatçılar da bu toplumsal çevrede ve bu çevrenin kendine özgü yaşam ve düşünce tarzı içinde yetişir. Sanatçının yaratıcılığının gelişimindeki en önemli etken çevresidir. Çünkü yaratıcılık doğuştan gelir ve çevreden etkilendiği oranda gelişir. Her sanatçı yaratıcılığının boyutları doğrultusunda bu edimleri sanatsal üretimine yansıtır. Toplumsal değerleri yükseltecek, daha gelişmiş ve ileri düzeyde bir yaşam kalitesi sağlayacak, çağımız insanını yabancılaşma tehlikesinden koruyacak en etkin yol, sanatsal üretim ve tüketimdeki nitelik ve kalitedir. Sanatsal üretim de tüketim de gelişmiş bir sanat eğitimini gerektirmektedir. Son yıllarda, bilgisayar resim araçlarının yaygın kullanımı sonucunda, hızlı şekiller, yazılım hatları, bilgisayar teknikleri kullanılarak akademik ve akademik olmayan, genel olarak tasarım ve özel olarak da grafik tasarımlarının eğitimi ve mesleki uygulamada el resimlerin değerine dair tartışmalar ortaya çıkmıştır. Tasarım sürecinde en önemli aşama kavramsal tasarım aşamasıdır. "Adobe Illustrator, Corel Draw" gibi çoğu bilgisayar resim sistemleri, tasarım sürecinden daha ayrıntılı bir aşamaya doğru gitmesine rağmen, bu alanda bazı tasarımcılar, akademisyenler ve üniversiteler, kalem, kâğıdı bırakıp tasarım fikirlerini oluşturma sürecinde bilgisayara yönelmişlerdir. Bu araştırmada akademik tecrübelere dayanılarak, tasarım sürecindeki birincil çizgilerin (sketch) önemi, bunların tasarımcının düşünce ve yaratıcılığı ile beceri ve sanatsal vizyonu üzerindeki etkisinin ortaya konması amaçlanmaktadır. Resim de yardımcı olan bilgisayar sistemlerin eksikliğinden dolayı el resimlerin tasarım sürecinin başında yapmış olduğu resimlere göre verimsiz kılmaktadır. Amaç, kavramsal tasarım aşamasında yürütülen el resimlerinin önemini belirtmektir. Araştırmada "Kavramsal tasarım, bilgisayar grafikleri kullanılarak gerçekleştirilebilirrmi?" sorusuna cevap aranacaktır. Anahtar Kelimeler: Sanat, çevre, sanatçı, yaratıcılık, sanat eğitimi, tasarımcı, tasarım, el resimleri, diyagramlar, bilgisayar grafikleri, kavramsal tasarım aşaması.

Bilgisayar destekli tasarımBilgisayar grafikleriSanat+4
Issam Al Najjar
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Üç boyutlu tasarım ve sanal gerçeklik kullanımı (Göbekli Tepe çalışması)

Üç Boyutlu Tasarım ve Sanal Gerçeklik Kullanımı (Göbeklitepe Çalışması) isimli bu tezde; UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ne 2018 yılında kabul edilen ve Şanlıurfa şehrinde bulunan Göbeklitepe, bilgisayar ile üç boyutlu tasarımı yapılarak sanal gerçeklik ortamında gösterilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma doğrultusunda günümüze kadar yapılmış olan araştırma ve incelemeler neticesinde elde edilmiş olan bulgulardan yararlanılarak Göbeklitepe'nin günümüzde bilenen ve keşfedilen özellikleri kadarı ile 12.000 yıl önceki hali sanatsal bir yaklaşımla canlandırılmaya çalışılmıştır. Modellemesi tamamlanan çalışma bulunduğumuz çağın teknolojik imkânları dâhilinde sanal gerçeklik ortamına aktarılarak deneyimlenmesi sağlanacaktır. Bu çalışma ile elde edilen bu üç boyutlu ve sanal ortam görüntüleri ile Göbeklitepe kalıntılarının parçalarının tekrar birleştirilmeleri söz konusu olmayacaktır. Fakat böyle bir yöntemle gerçekleştirilen bilgisayar destekli görselleştirmeler ve yeniden tasarımlama çalışmaları, bir eserin özgün tasarımını açıklamak, tarihi gelişimini irdelemek, kalıntıların daha iyi kavranabilmesi sağlamak gibi birçok konuda yardımcı bir başvuru kaynağı olacaktır. Bunun yanı sıra bu çalışma, kişilerin Göbeklitepe'yi 12.000 yıl önceki halini, zaman ve mekândan bağımsız olarak görüntüleyebileceği bir araç olacaktır.

Bilgisayar destekliBilgisayar destekli sistemlerBilgisayar destekli tasarım+6
İpek Fatma Çevik
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The historical process and development of illustration

Illustration which is a branch of graphic design is a visual language, transmits both information and message converting the message format. It is the most practical and the shortest way of visual communication The shortest way for the the message is to be wanted to describe. Mixing the different each other interpretations and styles of containing pictorial values with original characters of the illustrator, it evokes an aesthetic pleasure to the reader-viewer .Illustrators help the text to be percieved in different meanings and extents with the aesthetic pleasure while completing it. Illustration is a visual language, and there are structural elements, such as every language. Effectiveness of the Illustration language depends on compliance of the design all through.The elements which describe the illustrator are firstly picture, secondly illustrations for the text and finaly illustrations as prepared purely for decorative purposes and irrelevant to the text. By the way it follows path which is the decorative complementary and interpreter . In this way it helps to explain the desired message more efficiently and productively. Illustration which is a branch of the graphic design with the development of technology and the increase of the new world industries; nowadays especially with developments in computer and printing area illustration artists have drawn their new ways and have created individual styles and techniques, the people of the modern world have had more opportunities than in the past with rapid technological developments. Kewwords: Illustration, Graphic Design, Illustrator, Technology.

Computer aidedComputer aided designGraphic design+5
Duru Kader Boztepe
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Baskı teknolojilerinin gelişimi ile grafik tasarımı uygulamalarının basımında, günümüze gelen süreç içerisinde incelenmesi

Yazının bulunuşundan bugüne kadar ki olan sürede basım endüstrisinde ve grafik tasarımda olan değişiklikler incelenmiştir. Yazının icadı, insanlık için tarihin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. İnsanoğlunun edindiği bilgi, tecrübe ve düşünceleri ifade etme ve bunları kaydetme ihtiyacıyla duvarlara çizilen görseller yazının icadı olarak kabul edilmiştir. Daha sonra bunu sırasıyla önce kâğıdın icadı ve matbaa makinesinin bulunuşu izlemiştir. Matbaanın icadı ile basılı ve yazılı iletişimin daha hızlı yaygınlaştığı anlaşılmıştır. Bunun neticesinde gelişen bilgi ve baskı teknolojilerinin gelişimi, duvarlara yazı ile başlayan grafik tasarımının önemini gün geçtikçe arttırdığını ortaya çıkarmıştır. Grafik tasarım sürecinde yapılması gerekenlerin neler olduğu incelenmiştir. Endüstriyi bu bilgiler doğrultusunda takip etmenin ve gelişmelere yönelik yapılacak çalışmaların, eğitime ve teknolojiye önem vererek yapılmasının gerekliliklerinden bahsedilmiştir.

Baskı sanatlarıBaskı teknikleriBilgisayar destekli+5
Onur Karataş
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Duyargalı uygulamaların afiş ve ambalaj tasarım üzerindeki etkileri

Bilgisayar teknolojilerinin ve toplumların sosyal yapılarının sürekli olarak değişmesi, bu iki faktör arasında dengeyi kurma, bu hızlı değişime uyum sağlama ve güncel gelişmeleri takip etme gereksinimini doğurmaktadır. Günümüzde oluşturulan interaktif (etkileşimli) uygulamalar her alanda olduğu gibi grafik tasarım alanının çatısı altında yer alan; afiş ve ambalaj uygulamalarında da yaygınlaşarak etkinlik kazanmıştır. Bu tezde; interaktif uygulamaları kapsamında barındıran afiş ve ambalaj tasarımları incelenerek, bu uygulamaların, yaratılan tasarıma katkılarının ortaya konması amaçlanmıştır. Hedef kitlenin tasarım materyali üzerindeki etkinliği ile tasarımın niteliğini artırmak ve günümüz teknolojilerini tasarıma verimli bir biçimde dâhil etmek amacıyla grafik tasarım alanında yaratılan materyallerde yer verilen, güncel interaktif uygulamalara gösterilebilecek en belirgin örnekler karekod, sensör, ve artırılmış gerçeklik uygulamalarıdır. Bu uygulamalar, tasarımın barındırdığı mesajın hedef kitleye özgün ve yaratıcı bir biçimde aktarılması amacıyla, farklı düşünsel çözümler ile tasarım materyallerine dâhil edilebilmektedir. Çalışmanın sınırlılıkları kapsamında; 1940'ların sonu 1950'lerin başında başlayan; bilgisayar, yazılım, barkod, karekod (QR kod) ve sensör (duyarga) teknolojisinin grafik tasarım alanına yansıması; afiş ve ambalaj tasarım örnekleri üzerinden incelenmiş, bu teknolojilerin tasarım alanına katkıları, farklı açılardan incelenerek ortaya konmuştur.

Afiş sanatıAmbalaj tasarımBilgisayar destekli tasarım+7
Selda Balcan
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Gelişen oyun teknolojileri ile evrimleşen dijital tasarım teknikleri: Robotik otomasyon, yapay zekâ ve üç boyutlu tasarımın kullanıcı etkileri

Hızla gelişen teknoloji dalgaları, hayatımızın her alanını değiştirerek bizi sürekli yenilenen bir bakış açısına sürüklemiştir. Son yıllarda geliştirilen yapay zekâ algoritmalarının, tasarım üzerindeki etkisi, geleneksel tasarım modellerini değiştirmiş ve gelecek yıllar için yepyeni bir düşüncenin kapılarını açmıştır. Yenilik, yapay zekâ temelli oyun yaratma fikrinin ilerletilmesini de tetiklemiştir. Yapay zekâ ve otomasyonun tüketici pazarına sağladığı kolaylık nedeniyle, grafik tasarım ve oyun tasarım konseptini geri dönüşü olmayan yepyeni bir boyutlara sürüklemiştir. Eski tip tasarımcı rolünün tamamen ortadan kalkmaya başlayacağı bu süreçte, "bütünleşmiş tasarım" kavramı ortaya çıkmaya başlamıştır. Özellikle, geleneksel iki boyutlu tasarımların yerini, ilerleyen teknoloji ile tüketici kolaylığı sağlayan çok boyutlu tasarımlar almaya başlamıştır. Tasarımın içine "Kullanıcı Deneyimi (UX)" ve "Kullanıcı Arayüzü (UI)" ile insan faktörü de eklenmiştir. Teknolojideki gelişmeler ve insan ihtiyaçlarının değişmesi, tasarımın geleceğinin kalıcı olmasına ve kabuk değiştirmesine yol açmıştır. Bu tez içerisinde, değişimler grafik tasarımın tarihinden başlayarak, teknolojinin grafik tasarıma etkisi, yeni gelişen yapay zekâ ve otomasyon fikirlerinin sağladığı avantajlar ile dezavantajlar, tasarımdaki boyut değişiminin tüketiciye ve tasarımcıya etkileri ile oyun tasarımının yapay zekâ ile nasıl şekilleneceği anlatılmaya çalışılmıştır.

Bilgisayar destekli tasarımGrafik sanatlarGrafik tasarımı+7
İsmail Ergen
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Günümüz grafik tasarımında dijital manipülasyonun yeri ve öneminin incelenmesi

İnsanlık fotoğrafı keşfettiği ilk andan itibaren onun salt gerçekliğini yeterli bulmayarak kendi çıkar ve arzuları doğrultusunda değiştirip, manipüle etmeye başlamıştır. Bu nedenle karanlık odanın daha ilk yıllarında birçok fotoğraf manipülasyon yöntemleri ardı ardına keşfedilmiştir. 20. yüzyılın ortalarından itibaren dijital bilgisayarların ortaya çıkmasıyla, insanlar görüntü oluşturma ve onları manipüle etme konusunda yeni, çok daha güçlü araçlara sahip olmuştur. 1960'lı yıllarda bu yeni dijital araçlar sanatçıların merkezi alanı içine dahil olmuş, dijital sanatın ilk örnekleri Bell Labs gibi araştırma merkezlerinden dünyaya yayılmaya başlamıştır. Dijital sistemin insanlığın hayatına girmesi, analog sistemde ve geleneksel yollarla görüntü manipülasyonuna en azından 1980'lerin sonuna kadar sınırlı derecede etki edebilmiştir. Daha açık ifadeyle karanlık oda gibi geleneksel yollarla görüntü manipülasyonu ilk kişisel bilgisayarlar olan IBM 5150 ve Apple Macintosh piyasaya sürüldüğü zamana kadar görüntü manipülasyonunda etkili bir yöntem olarak kalmaya devam etmiştir. Görüntü manipülasyonu için en büyük kırılma 1990 yılında Photoshop programının yaygın şekilde piyasaya sürülmesiyle başlamıştır. Bu tarihten itibaren dijital ortam, görüntülerin manipülasyonunda en etkili yol olarak analog sistemin önüne geçmiştir. 1990'lı yıllar sahte fotoğraflarda patlamanın yaşandığı ve buna bağlı ilk davaların açıldığı yıllar olmuştur. 2000 yılının başından itibaren dijital süreç daha da hızlanarak tam dijitalleşmeye geçiş başlamıştır. Tam dijitalleşme, bilginin sınırsızca dünyanın her yerine anlık olarak ulaşmasına imkan tanıdığı gibi görsel sanatlarda iki yönlü etkileşimi de doğurmuştur. Anahtar Kelimeler: dijital, dijital manipülasyon, fotomontaj, dijital sanat, foto manipülasyon, dijital devrim, Photoshop, ikili sistem, bilgisayar grafikleri, binary

Bilgisayar destekli tasarımDijital manipülasyonGrafik sanatlar+3
Çağdaş Topçu
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Günümüzde sanal giysi tasarımı ve sanal gerçeklik ile dijital oyun odaklı giysi koleksiyon önerisi

ÖZET GÜNÜMÜZDE SANAL GİYSİ TASARIMI VE SANAL GERÇEKLİK İLE DİİJİTAL OYUN ODAKLI GİYSİ KOLEKSİYON ÖNERİSİ Günümüzdeki teknolojik gelişmeler sanat dünyasında köklü bir değişim yaratmış ve sanatçıları; geleneksel malzemelerin ötesine geçerek dijital alanlarda yeni ve yaratıcı ifade biçimlerini entegre etme yönünde teşvik etmiştir. Sanal giysi tasarımı, bu yeni ifade biçimlerinden biri olup sanatçılar ile moda tasarımcılarına gerçek dünyada karşılaşılan kısıtlamalardan bağımsız olarak sınırsız bir yaratıcılık alanı sunmaktadır. Bu tasarım şekli, dijital platformlarda paylaşılabilme ve kullanıcılar tarafından çevrimiçi ortamda deneyimlenebilme gibi imkânlar sunmaktadır. Teknolojik gelişmelerin en önemlileri arasında yer alanlardan birisi de sanal gerçeklik (VR) teknolojisidir. Sanal gerçeklik, kullanıcıların kendilerini sanal bir ortamda fiziksel olarak hissetmelerini sağlayan dolayısıyla deneyim esnasında izleyicileri pasif rolden çıkartıp aktif bir katılımcıya dönüştürmektedir. Bu özelliğinden faydalanan sanatçılar ve tasarımcılar; sanal gerçeklik teknolojisi kullanarak etkileşimli ve tamamlayıcı bir ortamda eserlerini sunup kullanıcıya daha derin bir deneyim yaşatma imkânı bulmaktadır. Sanat alanında sanal gerçeklik, sanatın mekânsal ve duyusal sınırlarını genişleterek, yaratıcı ifadelerin sınırsızlığını ortaya çıkarmaktadır. Çalışmada, Türkiye'deki moda endüstrisinin, yakın gelecekteki tasarım uygulama modeli olacak olan 3B sanal giysi tasarımı ve sunum biçimlerinde kullanılacak sanal gerçeklik uygulamaları kullanılarak, güncel moda algısı ile bütünleşmiş dijital oyun odaklı giysi koleksiyon önerisi hazırlanması amaçlanmaktadır. Bu amaca yönelik, öncelikle dijital sanat, sanal gerçeklik ve sanal giysi tasarımı kavramları açıklanarak dijital sanat, sanal gerçeklik ve sanal giysi tasarımının nasıl oluşturulduğu ele alınmıştır. Ardından ilgili kavramlarla sanal gerçeklik teknolojisi birleştirilerek dijital oyun odaklı giysi koleksiyon önerisi hazırlanmıştır. Dijital oyun odaklı giysi koleksiyon önerisinde Genshin Impact dijital oyunu ana tema olarak kullanılmış ve tema fütürizm sanat akımıyla birleştirilerek koleksiyonda yer alan giysilerin desenleri, Adobe Illustrator programları ile oluşturulmuştur. Daha sonra CLO3D'de giysi formları oluşturularak desenler bu formlara aktarılmıştır. 3B modelleme sürecinin ardından elde edilen görünümler ile sanal defile hazırlanmış ve defilede yer alan ürünler, sanal gerçeklik ortamında kurgulanan mağazada sergilenmiştir. Çalışmanın sanal gerçeklik uygulamaları HBAP Komisyonunca kabul edilen 604-II-6 no.lu proje kapsamında desteklenmiştir. Çalışma süresince incelenen alan yazın ve kişisel deneyimler sonucu elde edilen veriler ışığında önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sanal Giysi Tasarımı, Sanal Gerçeklik, Moda

3D programları3D sanal dünyalarBilgisayar destekli tasarım+5
Ece Melek
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Development of a composite crash cushion using computer simulations

The objective of this research is to develop a composite crash cushion that can absorb a vehicle's kinetic energy and bring the vehicle to a controlled stop. Crash cushions are installed in front of rigid structures with the intent to reducing occupants risk of injury during vehicle impact by gradually decelerating the vehicle at acceptable rates until eventually, it stops before impacting the rigid structure. The structural design and development of this crash cushion used in this research involved different innovative design concepts. These concepts made use of the presence of multiple overlapping cylinders filled with air placed within each cushion in the system. The air-filled cylinders contribute massively to the kinetic energy absorption of the vehicle by damping effect and thus reduce the velocity of the vehicle at safe rates. This crash cushion system consists of mainly six parts. They include the head container, middle containers, energy-absorbing tubes, cables, steel plates and rigid support. Only steel plates, cables and rigid support are made of structural steel S235 JR while the containers and energy absorbing tubes are made from Linear Low Density Polyehtylene (LLDPE).In occurrence of impact, the crash cushion components can be reusable, easy to repair and available at low cost. The energy absorbing technique presented is by far a better cost-effective alternative to other present energy absorbing techniques. Thus, making this a valid and efficient design. The performance of this crash cushion is evaluated by following the standard EN1317-3. EN1317-3 (Road restraint systems - Part 3: Performance classes, impact test acceptance criteria and test methods for crash cushions) is a European standard that was approved by the CEN and the TSE. This standard acts as a guideline to crash cushion tests. Over the years, full-scale crash tests have been used to test and evaluate the performance for the crash cushion but it is time-consuming and costly, thus testing and analysis of the performance of the design is done via finite elements analysis by using LS-DYNA software. The finite element method mainly comprises of development of finite element meshes of the entire crash cushion system and vehicle that divides the subjects into different parts and applies material properties, boundary conditions and other details. Next step is that the program derives the equations from the model and provides a valid solution in terms of simulations in which this solution will determine the dynamic response behavior of the crash cushion model. Three simulation tests were conducted. These tests include two head-on impact tests involving a 900 kg vehicle traveling at a speed of 50 kph and 100kph respectively. These tests evaluate the capability of the crash cushion to absorb kinetic energy of a vehicle. While the other test was a side impact test 15 degrees from the frontal centre. This involved a 1300 kg vehicle traveling at a velocity of 50 kph impacting the crash cushion at a third of the total length (L/3) from the front. This test evaluates the ability of the crash cushion to contain and redirect a vehicle. Results obtained from the tests were compared to the results from two full-scale crash tests for 50 kph. Their similarity means analysis is valid by using finite element analysis and this gives a green light to conduct more test simulations in reference to the EN1317-3. The test results show that even at high speeds such as 100kph the crash cushion can absorb kinetic energy at acceptable rates and reduce occupant's risk to injury.

Simulation designComputer aided simulationComputer aided design+3
Nyakalılo Gasper Wılly Kussaga
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ağır ticari çekici araçların ön süspansiyonunda kullanılan yaprak yay tasarımı

Bu çalışmada, ağır ticari çekici araçların ön süspansiyonunda kullanılan yaprak yayın tasarımınının beklenen konfor ve dayanım parametrelerine göre doğrulanması anlatılmaktadır. Yaprak yaylar araçların süspansiyon sistemlerini oluşturan en temel elemanların başında gelir. Ağır ticari çekici araç için tasarlanan yayın konfor beklentisi objektif ve subjektif araç dinamiği değerlendirilmeleri sonucu belli bir yay katsayısı belirlenerek, aracın dinamik özellikleri istenen seviyeye getirilmiştir. Araç dinamiği özelliklerinin yanısıra parçanın dayanım beklentisi için parçanın dayanım testleri gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalara ek olarak parçanın seri imalat ve kullanım koşullarında en büyük ömrü sağlaması için gerekli malzeme yapısı, alt parça dayanım testleri, ölçümsel kontroller, korozyon testi, paketleme testi, üretim kabiliyeti parametreleri de kontrol edilerek mühendislik onayı verilmiştir. Buradaki temel amaç maliyet ve ağırlık azaltma çalşmalarının yanında tasarımı yapılarak kullanıcıya sunulan ürünün en fazla ömür ve en az kalite hatası ile müşteri memnuniyetini artırmaktır. Parçanın dayanım beklentisi için bilgisayar destekli analizler ve fiziksel saha testleri gerçekleştirilmiştir. Bilgisayar destekli sonlu elemanlar analizinde, kullanımı süresince parçaya gelebilecek çeşitli yükler ile sınır koşulları verilerek farklı koşullarda analizler yapılmıştır. Analizler esnasında parçanın malzeme özellikleri girilerek ve gerçeğe en yakın şekilde modellenerek gerçeğe en yakın sonuçlar elde edilmeye çalışılmıştır. Parçanın fiziksel test onayları kapsamında yaprak yayın çalışma prensibi gereği laboratuvarda hazırlanan deney düzeneğinde çekme-basma yönünde test uygulanmıştır. Aynı test, sonlu elemanlar analizinde gerçekleştirilmiş olup sonuçlar karşılaştırılarak gelecek çalışmalar için bağıntı yapılmıştır. Parçanın tasarım onayında en önemli yer tutan bir diğer çalışma da müşterilerin kullanım profilinden ortaya çıkarılmış olan araç dayanım testleridir. Bu testte aracın öngörülen kullanım ömrü belli parkurlar ve yollar ile kısa sürede araç test edilmektedir. Bu sayede aracın ve alt parçalarının test sonunda sorunsuz şekilde testten geçtiğinde aracın kullanım ömründe istisnai durumlar dışında problem yaşamayacağı doğrulanmış olmaktadır. Buradan toplanan 6 eksenli yük ve moment değerleri sonlu elemanlar analizi için kullanılmıştır. Toplanan yük verileri rainflow yöntemi ile çevrimlere çevrilerek analiz programına girdi olarak verilmeye hazır hale getirilmiştir. Araç üzerinden toplanan yük verileri ile parça araç üzerindeki haline uyumlu modellenerek yaprak yay gözünden toplanan veriler analiz programında kullanılarak koşturulmuştur. Analiz programına parçaların malzeme özellikleri ve uygun mesh tipleri girilerek sonucu gerçeğe en yakın hale getirilmesi amaçlanmıştır. Analizin koşması döngüsü sırasında analiz programı birim yüklü analiz yöntemiyle sonuçları ayrı ayrı adımlarla alarak gelen yükleri vektörel çıktıları ile çarparak hesaplamaktadır. Yaprak yayın bilgisayar destekli analizleri, laboratuvar deneyleri, araç dayanım parkur testleri ile dayanım doğrulanması gerçekleştirilmiştir. Fiziki testler ile bilgisayar destekli sonlu elemanlar sonuçları karşılaştırılarak bağıntılar yapılmıştır. Bu sayede gelecek çalışmalardaki doğruluk oranı artırılmıştır. Bu yöntemlerle kalite iyileştirilmesi, yeni proje tasarımı, maliyet azaltma ve ağırlık azaltması amaçlı yapılacak dizaynlarda izlenmesi gereken adımlar net bir şekilde ortaya koyulmuştur. Tüm bu çalışmalar sonucunda tasarımı yapılan ağır ticari araçların ön süspansiyonunda kullanılan yaprak yayın belirlenen kontrol ve doğrulanma evrelerinden geçerek seri imalata giriş onayı verilmiştir.

Bilgisayar destekli tasarımGeometrik tasarımMühendislik tasarımı+2
Hasan Ay
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Rear middle bumper design of a raised floor bus

In parallel with the development of technology in the automotive industry, from past to present, the usage of motor vehicles have increased rapidly. Together with the increased numbers of motor vehicles acting on highways, the huge number of highway collisions have started to be a critic problem for the nations. The statistics of the World Health Organization show that worldwide more than 1.25 million people die and 20 to 50 people suffer from the highway accidents annually. At this point, integrating systems and structures that take a role on minimizing the impact of collisions on the passenger and pedestrians has become an important issue for the automobile makers. Bumper systems that are integrated to the front and rear ends of the motor vehicles are one of these impact reducers in case that an automobile hits any object or a pedestrian. In this thesis study, it is aimed to review the present literature and applications of the automobile bumper systems and to introduce proper material, production method and design proposals for a rear middle bumper of a raised floor bus by taking the information of the present bumper applications into consideration. This study starts with the review of the definition and functions of automobile bumper systems and the historical development of the present bumper structures. As the driver and passenger compartments in a raised floor bus is in a heigher level than the collision height, the primary functions of bus bumpers differs from the passenger cars. Therefore, the functions of bus bumpers are focused on in details in this study. Afterwards, within the scope of this study, the types of bumper systems that are used in today's automobiles are explained and demonstrated with figures and information about the sub-components of these bumper systems are given in details. In order to explain the importance that automotive bumpers are not only parts that beautifies the automobile body, the current highway standards and regulations that concern the requirements demanded from the bumper systems of passenger cars are shortly described. After the review of general information about the automotive bumper systems, current standards and regulations, in the oncoming sections of this study, the materials and most commonly used manufacturing technologies applied for the production of automotive bumpers are described in details by demonstrating also with figures. By explaining the advantages and disadvantages of each production method, a comparison of these applications are summarized in order to use as a reference during selection of the material and production method proposals of the rear middle bumper of a raised floor bus. In addition to the present applications, the challenges about the bumper materials that automotive manufacturers will face in the future are also shortly mentioned. Prior to the design proposal of the rear middle bumper, as Finite Elements Methods (FEM) is used during the modeling phase of the rear middle bumper, a review about the Finite Elements Methods are given in the following sections of this study. The definition of FEM is explained and approaches used during a FEM study are described. Afterwards, the steps that are followed during a FEM analysis and the advantages of using this method are mentioned. In this study, the present computer aided design applications that use FEM during the design, modeling and structural analysis phases are also stated shortly. Among these applications, Siemens NX that is used during the design steps in this thesis study was explained in details. Taking all these information explained above into consideration, in order to propose design solutions for the rear middle bumper of a raised floor bus within the scope of this thesis study, a systematic design approach starting with definition of the task and preparation of requirements list is implemented. After generating the requirements list, as the following step, by evaluating all the bumper material and production methods explained in the previous sections, two alternatives of bumper materials and production methods are proposed accordingly to the requirements expected from the rear middle bumper. After selection of the bumper material and production method alternatives, firstly the surface modeling is figured out using the computer aided design software Siemens NX. Then, by adding volume on the surface model, the 3D models for both alternatives are generated. In order to minimize the part complexity and accordingly the unit cost, firstly the 3D models are figured out without any reinforcing ribs added on the part. In order to examine the strength of these models, the displacement and stress analysis are implemented in Siemens NX under certain load conditions. The analysis results are evaluated according to the allowed maximum limit values stated in the requirements list. Based on the weak results of the analyses applied for the ribless models, iterations by adding reinforcing ribs are implemented on the models and the analyses are repeated. At each stage of these step-by-step iterations, the figures of the 3D models showing the analysis results are demonstrated and the results are summarized in tables in order to give the reader a clear view. As a consequence of this study, the proper rear middle bumper design solution that meets all the expectations stated in the requirements list is selected. As today's competitive environment in the automotive industry will increase rapidly in the near future, to overcome the future challenges, recommendations for cost reduction and meeting public expectations, such as reduction of environment pollution, are also proposed for the rear middle bumper design in the scope of this study.

Computer aided engineeringComputer aided designGlass fiber composites+6
Alev Bağsürer
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ses verileri etkileşimli dinamik adaptif bir cephe önerisi: Sound shıeld

Günümüzde, teknolojik gelişmelerin hızla artması ile birlikte, binaların önemli bir yapı elemanı olan cepheler için farklı tasarım yöntemleri üzerine araştırma ve geliştirme çalışmaları artmıştır. Bu bağlamda gerek kullanıcı hareketi odaklı, gerekse çevresel etkenlere dayalı, değişebilen, dönüşebilen, çevre ile etkileşime geçebilen birçok farklı cephe uygulaması yaygınlaşmaya başlamıştır. Güneş ışığına uyarlı şekilde cevap veren adaptif cephelerin bina performanslarına büyük katkıları sebebiyle, birçok projede ağırlıklı olarak doğal ışık etkileşimli cepheler uygulanmaktadır. Bu tez çalışmasında ise, çevresel gürültülere karşı tepki verebilen, hareket edebilen ve görsel etkileşimi güçlendiren bir cephe önerisi üzerinde çalışılmıştır. Çevresel sesler üzerinden adaptif bir cephe önerisi hazırlanmasının en önemli sebebi, ses verileri etkileşimli cepheler için yapılan araştırma ve çalışma alanlarında daha az yer bulabilmiş olması ve gürültünün büyüyen kentlerin en önemli sorunlarından biri haline gelmesidir. Kentlerde, gürültü düzeyinin giderek artması, bina iç mekan akustik performansının yükseltilmesini de önemli kılmaktadır. Bu sebeple, kent ile bina iç mekanın ara kesitinde yer alan bina cephelerine, çevre seslerine duyarlı bir yapı kazandırılması ve ses seviyelerine göre değişen etkileşimli bir cephe örüntüsü ile gürültüye çözüm önerisi sunulması amaçlanmıştır. Giriş bölümünde tezin amaç ve kapsamı ele alınmıştır. İkinci bölümde öncelikle adaptif mimarlık ve kinetik mimarlık kavramları ile mimarideki gelişim süreçleri irdelenmiştir. Daha sonra tez kapsamında, binanın çevreye adapte olma sistemine göre, adaptif cepheler, statik ve dinamik olmak üzere ikiye ayrılarak gruplandırma yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise literatür araştırmalarında, adaptif cephelerin hem uygulanmış örnekleri, hem de üniversite tasarım stüdyolarında, laboratuar çalışmalarında ve tez çalışmalarındaki öneri cephe alternatifleri incelenmiştir. Cephe örnek uygulama ve araştırmaları dört alt gruba ayrılarak incelenmiştir. Buradaki amaç, çevre etkileşimlerine göre uygulama örneklerini birbirinden ayırarak, statik ve dinamik olarak ikiye ayrılan adaptif cephelerin bina performanslarını daha net değerlendirebilmektir. İncelenen örnekler üzerinden, gelişen teknoloji, yazılımlar, malzemeler ile birlikte çevre ile görsel etkileşimleri de incelenmiştir. Giriş verileri, etkileşim unsurları, bina performansına etkileri üzerine piktogramlar oluşturularak, çevreye uyum sağlama sistemleri incelenmiştir. Adaptif cephelerdeki veri dönüşümleri üzerinden karşılaştırma tabloları hazırlanarak, cephelerde kullanılan etkileşim unsurları üzerine analizler yapılmıştır. Dördüncü bölümde ise, ses kirliliğini önlemeye yönelik hazırlanan, çevre ses verileri etkileşimli Sound Shield cephe önerisine geçilmiştir. Bina cephesinde oluşturulan ses etkileşimli yüzeyin, yüksek ses basıncına karşı bir ses bariyeri niteliği taşıması amaçlanmıştır. Ayrıca, kentteki insanların bina cephesi ile görsel etkileşimi arasındaki bağın güçlendirilmesi yaklaşımı üzerine çalışılmıştır. Bu bağlamda, çevresel ses basıncı seviyelerinin harekete dönüştürülmesi sağlanarak, bina ses performansını dengeleyen, görsel etkileşimi ile de kent arasındaki bağını güçlendiren interaktif modüler bir cephe örüntüsüne odaklanılmıştır. Bu amaçla, mevcut bir bina seçilerek, bilgisayar ortamında ikincil bir katman olarak, önerilen cephe yerleştirilmiş ve cephe sisteminin ses seviyelerine göre değişimi ve dinamik yapısı simülasyonlar yapılarak değerlendirilmiştir. Dinamik adaptif cephe önerisi, İstanbul Fikirtepe bölgesindeki mimari tasarımı ve proje müellifliği yazarın kendisine ait olan Alya Life Residence konut yapısı üzerinde hazırlanan ses simülasyonları üzerinden irdelenmiştir. Yapı, çevre seslerinin ve araç sirkülasyonlarının yoğun olduğu bir alanda konumlanması sebebiyle tercih edilmiştir. Aynı zamanda projenin yazar tarafından yapılmış olması ve tüm teknik dökümanlara sahip olunması, önerilen cephenin detaylı olarak irdelenebilmesini mümkün kılmıştır. Bu bölümde, Alya Life Residence'ın, mevcut cephe ölçüleri baz alınarak tasarlanan, ses etkileşimli cephe modülünün oluşum geometrisi, modüllerin cepheye yerleştirilme yöntemi, cephe örüntüsünün oluşturulması aktarılmıştır. Daha sonra Arduino yazılımı ile gerçek zamanlı ses verilerinin sayısal olarak bilgisayar ortamına aktarımı ile cephe sisteminin ses basıncı seviyelerine göre değişimi ve etkileşimi gösterilmiştir. Mevcut bina cephesi üzerinde sistemin irdelenebilmesi için Grasshopper yazılımında parametrik nokta simülasyonları ve Odeon yazılımı ile öneri cephe için ses akustiği simülasyonları ile analizleri yapılmıştır. Ses akustiği simülasyonları yapılırken, dış mekan çevre seslerine ilişkin analizler yapılmış olup, iç mekan ses akustik analizleri tez kapsamı dışında tutulmuştur. Simülasyonlar sonucunda, çevre seslerine karşı kinetik yapısı ile tepki vererek, çevreye uyum sağlayan ses bariyeri niteliğindeki dinamik adaptif cephe modeli önerisi Sound Shield değerlendirilmiş, ileriye yönelik potansiyelleri ve gelişim olasılıkları tartışılmıştır.

Akıllı tasarımBilgisayar destekli tasarımBina cephesi+4
Öznur Çakır Aydoğan
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Buzdolabında şeffaf, döner bir kapı içi kapı tasarımı

Günümüzde insan hayatında yer edinmiş eşyaların fonksiyonelliğinin yanında estetik algısı da bir o kadar önemli hale gelmiştir. Özellikle yaşam alanlarında sergilenmek durumunda olan eşyaların estetiği daha fazla önem arz etmektedir. İnsanların kendi tercihlerince eşyalara kazandırmak istedikleri görsel özellikler beyaz eşyalara da yansımıştır. Bu nedenle günlük hayatta önemli bir yere sahip olan beyaz eşyaların tasarımlarının da bu doğrultuda şekillenmesi önem kazanmıştır. Kullanım kolaylığı ise endüstriyel ürünlerin bir diğer önemli unsurudur. Özellikle günlük hayatta sık kullanılan eşyaların fonksiyonlarını yerine getirebilmelerine kolaylık sağlayacak bir etkendir. İçinde bulunduğumuz dönemde en önemli konulardan biri de enerjidir. Enerji kaynaklarının doğru kullanımı adına, beyaz eşyalarda enerji tüketimleri belirli düzenlemeler ile kontrol edilmektedir. Enerji sarfiyatını düşük tutmak ayrıca aile ekonomisi için de önemli kalemlerden biridir. Ürünlerin bütününü oluşturan kullanıcı deneyimi ve enerji verimliliğinin buzdolaplarındaki yansımasına bakıldığında, kapı içi kapı tasarımlarının yaygınlaştığı görülmektedir. Kullanım kolaylığı ve enerji verimliliği ile birlikte olgunlaşan bu konsept, günlük hayatta sıklıkla kullanılan ürünler için geliştirilmiş bir çözümdür. Sıklıkla kullanılan bu ürünlere kolay erişim amacına hizmet eder. Bunun yanında buzdolabı kapısının sıklıkla açılmasıyla nedeniyle buzdolabı kavitesindeki soğuk havanın dışarıya çıkışı azaltılmış olur. Böylece bu kullanım senaryosu için bir fazla enerji tüketiminin önüne geçilmiş olur. Buzdolabının çehresini değiştirerek buzdolaplarının estetik algısının arttırılması da bu konseptin sunduğu bir fırsattır. Son zamanlardaki farklı kapı içi kapı tasarımları ile birlikte buzdolabı kapılarının estetik yönü de kuvvetlendirilmiştir. Arçelik A.Ş. Garage&Maker Lab Yöneticiliği kapsamında buzdolabına yönelik geliştirilen bir fikir ile ortaya çıkan konsept anlatılmaktadır. Kapı içi kapı konseptine bir yenilik getirilmesi adına, şeffaf ve döner bir kapı içi kapı konsepti geliştirilmiştir. Şeffaf kapısı sayesinde kullanıcılara buzdolabı kapısını açmadan içindekileri görme imkanı sunan ve döner yapıda olmasıyla kullanıcı deneyimini ve enerji kaybını önleyen bir değer önerisi sunulmuştur. Kapı içi kapının döner yapıda olmasıyla, sadece kapı içi bölmesinin dış ortama açılıp buzdolabı iç hacminin kapalı tutulması mümkündür. Kapı içi kapı konseptinin hizmet ettiği enerji verimliliği yine öncelikler arasındadır. Kolay erişimle birlikte kullanım kolaylığı sağlanmasının yanı sıra buzdolabı estetik algısının da güçlendirilmesi öngörülmüştür. Buzdolabı kapısına yapılacak tasarımda, kapı içi kapının ve bölmenin estetik yönü de ön planda olacaktır. Sıklıkla kullanılan ürünlerin saklanabileceği, aydınlatma ile birlikte istenen zamanda görülebilen bir bölmeye erişim sağlanmaktadır. Problemin tanımlanmasının ardından literatür araştırması yapılmıştır. Kapı içi kapı tariflenmiş, bu konuda yapılmış akademik çalışmalar incelenmiş ve pazar araştırması yapılmıştır. Fikri haklar alanındaki korumalar ve tekniğin bilinen halleri incelenerek konsept için bir altyapı oluşturulmuştur. Konsept tasarım alternatifleri arasından seçilen konsept ile ilerlenmiştir. Konsept için öncül bir prototip hazırlanmış, kullanıcı deneyimi çalışması yapılmıştır. Deneyimleme çalışması sonuçları tasarıma dahil edilmiş, endüstriyel tasarım katkısıyla konsept olgunlaştırılmıştır. Konseptin buzdolabı soğutma performansına etkisi incelenmiştir. Detay tasarım konuları irdelenerek kapı içi kapı bölmesinin tasarımı nihayete erdirilmiştir. Arçelik A.Ş. bünyesinde sürdürülen şeffaf ve döner kapı içi kapı bölmesi tasarımı, bu tezin içeriğini oluşturmaktadır.

Bilgisayar destekli tasarım
Murat Koşar
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Experiments for design and optimization of thin shell structures

Shell structures have been a focus of interest for many years by architects and engineers because of aesthetic concerns and their ability to cover large spans. Finding the ideal form for shell structures can be traced back to Robert Hooke, who has examined the ideal arch form by gravity-impacting chains. Inspired by Hooke's work and Catalan vaults, Gaudi has carried out experiments on finding ideal forms with chains in three dimensions. With the development of the reinforced concrete, the Spanish architect Felix Candela was able to reveal new and revolutionary shell experiments. Candela, who usually used hyperbolic paraboloid in shells, has reached to a thickness of 4 cm. Heinz Isler, who also saw and was impressed by Candela's work, further advanced form finding experiments. In order to reach the ideal form, the fabric which is covered with plastic is hanged from the support points so that they can be shaped by the force of gravity. Later on, these forms are reversed and large openings passed through the forms, which only work with compression and carry their own weight. Another pioneer in the area is the Frei Otto. Otto has also done gravitational form finding experiments using cable networks. In some experiments he used soap bubbles to reach minimal surfaces. He has worked on suspension systems and wood grid shells in the following years. Developments in the aviation and car manufacturing sector have facilitated mathematical identification of the forms and their transfer to the computer environment. Computer-assisted form finding methods have progressed, parallel to this situation. These methods are also described in the scope of the study. These methods are described as Force Density Method (FDM), Thrust Network Analysis (TNA), Dynamic Relaxation (DR) and Particle-Spring Method (PS). FDM is a form-finding method that Frei Otto and his team use more widely. It is more suitable for membrane structures. TNA is a form finding method more suitable for masonry and concrete shells developed by Block Research Group. This method is also independent of the material and it allows to see and intervene the process because it is a geometric method. DR, on the other hand, is a form finding method used mostly in the design of wooden gridshell structures. In this method, connection points are very important and physical modeling as well as complex calculations must be done in order to be successful. PS is a computerized version of the chain method developed by Hooke and Gaudi. It aims to find an equilibrium between the elements by dividing them into nodes and springs. It is a convenient way to produce quick form alternatives. Gaussian curvature is an important criterion that determines the production and durability of surfaces. It is determined by the state of the main curves over the surfaces. If the curvatures of these curves are in the same direction they are positive, if in different direction they are negative. If one of the curves is flat, the Gaussian curvature is 0 and these surfaces are single curved surfaces. If this curvature is different from zero, it is a double curved surface. If surfaces can be formed with straight lines, they become ruled surfaces. All single curved surfaces are such surfaces. Surfaces such as hyperbolic paraboloid are also such surfaces from double curvature surfaces, and architects have always been interested in them, because the ease of production of these types of ruled surfaces. There are also free-form surfaces defined by NURBS curves that require special production, and special optimization is required for their production. Within the scope of the study, three shell structures were designed by different base surfaces, and after they were analyzed, openings were extracted on them and weights were reduced and form alternatives were formed. The resulting forms were analyzed again and the structures were stayed in the structural safe zone. Thus, a process for the formation of shell structures has been proposed.

Computer aided designCurvilinear shell structuresArchitectural design
Erenalp Saltık
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimEN

Computational design in the medieval seljuk art: Learning from the hands-on creative traditions of geometric patterns

Historical examples of design production provide valuable references for non-digital calculations past. Departing from a fundamental idea that historical design processes can initiate new insights and knowledge to the design computation field, this research investigates the hands-on creative traditions of the medieval Seljuk artisan. Seljuk art encompasses the renowned visual tradition of the medieval Islamic art that is commonly cited for the geometric patterns that consist of polygons, stars and lines. The lace-like manifestation and geometrical rules beneath the patterns gained a huge attention, especially by mathematicians. Many authors have attempted to decipher the complicated geometrical principles of setting out the pattern designs. Yet, such studies generally approach patterns as end products and do not deliberate upon the design processes. The design process, in contrast, embraces an embodied knowledge that relate to material and making that impinge on design decisions. Throughout the study, due attention is given to material processes of how these designs are constructed as they are not mere form exercises from a design point of view. Artisans working under the patronage of Seljuks in Anatolia incorporated geometrical patterns to their buildings. Hence, the making of the geometrical patterns do not merely depend on visual transformations, but rather relate to the spatial qualities of the space and the architectural form. The builders and artisans of the time and region approached their tasks in a holistic manner, understanding the relations between shapes in two and three-dimensions, and across different scales. The investigations in the thesis revolve mainly on a certain medieval master builder named Muhammad al-Tusi, who owned a ceramic atelier in Konya, a central city in modern Turkey. The craftsmen working in this atelier were using a particular material, namely tile-mosaic through which they materialized geometrical patterns in tremendous diversity. This material appeared first at that time in thirteenth century Anatolia and Tusi's principal undertaking was to transfer the existing geometric pallet to this new material. The sophistication of the holistic and consistent undertaking in designing the form of the building as well as in the application of a geometry of polygons and three-dimensional forms in the tradition of the Tusi Atelier provides an insight to the design knowledge, method and thinking available at that time and in that place. The investigations establish that creative design decisions cannot merely explained with visual transformations. Craftsmanship relies on continuous involvement and the potentials provided by the new material and the knowledge gained from the hand and the eye shapes the designs. The design decisions that arise during medieval artisans' processes are still relevant from a contemporary viewpoint. Today, the inflexibility in the ways that design processes integrate technology contrasts the Seljuk artisans' interest in forming novel geometric patterns that take spatial relations into account as well. Current computational design approaches make generally use of predetermined representations that are embedded in computer-based design tools. Conversely, medieval builder's analog computations that involve the geometrical pattern adaptation to a wide variety of geometrical forms and architectural surfaces plays into creativity in much more flexible ways than those usually attributed in technology. Nonetheless, that does not mean that rule-based approaches cannot aid design processes in more suitable ways. Tusi's designs confirm that initial rules can be applied in different ways, can be comparative tools to understand what repeats and what changes in design. Although the word rule comes into conflict with creative processes to some extent, rule-based systems can operate as inventive thinking tools in design. In reflective analysis, rules benefit the designer as live documentation of possibly infinite yet interconnected alternatives of manifestations and rule-based approach to design holds potential in talking about design creatively and, with awareness. Computational design theories that use abstractions instead of deterministic ways develop formal ways that hold potentials to aid creative processes in appropriate ways. The dissertation encourages designers to use computational tools and methods. Yet, designers should not serve as the passive witnesses to the development of computational tools, rather they should search for ways to expand existing implementations by active participation.

Computer aided designHandicraftsGeometric design+4
Sibel Yasemin Özgan
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İç mekan tasarımı temsilinde 3D görselleştirme teknikleri

"İç Mekan Tasarımı Temsilinde 3D Görselleştirme Teknikleri" konulu yüksek lisans tezimde iç mimarlık alanında yapılan tasarımların çizim ve sunum süreçleri ele alınmıştır. Tasarımın ve iç mimarlığın tarihsel süreçteki gelişimi, bilgisayar destekli tasarım programlarının adaptasyonu ve uygulama yöntemleri, tasarım süreçleri ve sonuçları incelenmiş, konuya yönelik örnekler vasıtasıyla elde edilen sonuçlar aktarılmıştır. Tez; giriş ve onu takip eden bölümlerin ardından gelen sonuç bölümü ile birlikte 5 ana başlıktan oluşmaktadır. Giriş bölümünde, tez çalışmasında yapılan araştırmanın amacı, kapsamı ve yöntemine değinilmiştir. İkinci bölümde, "iç mimarlık nedir?" sorusu ele alınarak iç mimarlığın tanımı, kapsamı ve tarihsel süreci aktarılmıştır. Üçüncü bölümde, iç mimarlık alanında kullanılan bilgisayar destekli çizim programları yardımıyla tasarımın evreleri incelenmiştir. Dördüncü bölümde, iç mimari tasarımlarda kullanılan bilgisayar destekli programlar ve yazılımlar incelenmiştir. Beşinci bölümde ise el çizimi ve bilgisayar destekli tasarım ile gerçekleştirilen projelerin, iç mimari sunum aşaması incelenmiştir.

Bilgisayar destekli tasarımMimari temsilTasarım+2
Mehmet Cemil Özağaçhanlı
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Web tabanlı dinamik değerlendirme sisteminin tasarımı, geliştirilmesi ve etkililiğinin sınanması

Bu çalışmada ortaokul düzeyindeki öğrencilerin matematik öğrenmelerine yönelik olarak web tabanlı dinamik değerlendirme sisteminin nasıl tasarlanacağının ve geliştirilen sistemin etkililiğinin irdelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin; matematik dersi konularını öğrenmeye yönelik internet teknolojileri aracılığıyla zaman ve mekândan bağımsız kendilerini test edebilecekleri bir öğretim ortamı hazırlanmıştır. Araştırma kapsamında geliştirilen dinamik değerlendirme algoritması ile birlikte, dinamik değerlendirme ve oyunlaştırma ilkelerini birleştiren web tabanlı bir ortam geliştirilmiştir. Ayrıca ortamın etkililiği deneysel bir çalışma ile sınanmıştır. Bu araştırmada benimsenen web tabanlı dinamik değerlendirme sistemi, bir kek türü müdahaleci (interventionist) dinamik değerlendirme olarak tasarlanmıştır. Deneysel çalışma 558 ortaokul 5.sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Ayrıca sistemi kullanan 12 öğrenci ile odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, ortaokul öğrencilerinin sistemle etkileşim durumları, sistemin etkililiği, öğretimsel yönlendirme durumları ile lag ardışık analizleri neticesinde web tabanlı statik değerlendirme sistemine kıyasla web tabanlı dinamik değerlendirme sistemini kullanan öğrencilerin tutarlı öğrenmeler gerçekleştirdiği, belli bir noktadan itibaren yardım almadan öğrenme performansı ortaya koyduğu, başarılarını artırdığı ve daha etkili öğrenme ve değerlendirme yaşantıları geçirdikleri sonuçlarına ulaşılmıştır. Öğrenciler bilemediği sorularda soruları çözerken sistem tarafından doğru çözüme yönlendirildiklerini, çözüm için öğretimsel yönlendirmelerin çok yardımcı olduğunu, sistemde bulunan görsel öğelerin (maymun, robot ve muz) ilgi çekici, eğlenceli ve güzel olduğunu ve diğer dersler içinde bu sistemi kullanmak istedikleri belirtilmiştir. Bu çalışmada sunulan öğretimsel yönlendirmeler sadece 5. sınıf matematik dersi ile sınırlı kalmayıp diğer sınıflara yönelik tüm dersleri kapsayacak şekilde daha bütüncül bir yapıda ve videolar, animasyonlar, konu anlatımları, vb. içerik tasarımları da geliştirilerek öğrencilere sunulabilir.

Bilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli tasarımBiçimlendirmeci değerlendirme+7
Arif Tuluk
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Algoritmik biyomimikri yöntemi ile dijital tasarım

21. yüzyılın başlarında yaşanan Dördüncü Sanayi Devrimi: Endüstri 4.0 ile yeni bir çağ başlamıştır ve yeni bir yaşam modeli şekillenmektedir. Dijital atmosfer fiziksel atmosferin üzerini kaplamakta ve insan yaşamının yeni yuvası olarak belirmektedir. İnsanlık; dijital atmosferde yeni bir kimlik edinmekte, gündelik yaşantısını oraya göç ettirmektedir. Yeni çağda, bütün bilimsel alanlarda olduğu gibi, tasarım disiplinlerinin teorisinde ve uygulamasında köklü değişimler olmuştur. Bilgisayım yeni metodolojidir. Algoritma yeni teknik dildir. Veri yeni maddedir. Tasarım uygulaması; sonuç-odaklı olmaktan süreç-odaklı olmaya doğru ilerlemektedir. Tasarım süreci; inşa edilen ve montajlanan formlardan büyüyen formlara doğru ilerlemektedir. Dijital atmosferdeki yaşantının fenomenlerini, kanunlarını, sistemlerini, mekânlarını, ürünlerini ve hizmetlerini tasarlama sorumluluğunu yüklenen tasarım disiplinlerinin, referans alabileceği tek örnek model 3,8 milyar yıllık evrimsel deneyim birikimi ile doğadır. Bu olgu, tasarımda biyomimikri yöntemini gündeme getirmektedir. Yeni çağın bilgisayımsal metodolojisi, güncel ve daha derin bir yaklaşım olan algoritmik biyomimikri terimini açığa çıkarmaktadır. Algoritmik biyomimikri, tasarım problemlerini çözmek üzere doğayı anlamak ve doğadan yararlanmak için doğal fenomenleri dijital atmosferde simüle etmektedir. Bu tez kapsamında sunulan uygulama çalışması, algoritmik biyomimikri yaklaşımı ile tasarlanmış bir dijital morfogenez örnekleridir. Tasarım sürecinde, "Doğa kendi bünyesindeki nice canlının formunu ve desenini tasarladığı yöntemleri ile insanlığın ürün ve hizmetlerini tasarlasaydı ne gibi sonuçlar ile karşılaşırdık?" sorusuna cevap aranmıştır. Evrim serüvenine dijital atmosferde devam eden insanın kültürel varlıklarının, dijital atmosferin kanunları olan algoritmalar ile nasıl şekillendiği araştırılmıştır. Dijital atmosferdeki evriminin başında olan ve dijital yaşantısındaki takdimi için kimlik arayan insana, çeşitliliğe sahip ve etno-fütüristik nitelikte bir görsel kültür tasarlanmıştır.

AlgoritmalarBilgisayar destekli tasarımBiyomimikri+3
Sadi Kerim Dündar
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bezier benzeri eğrilerin spiral olma şartları ve geçiş eğrileri

Bu tez beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Bilgisayar destekli geometrik tasarım (BDGT) alanının kısa bir tarihi ve bu tezde elde edilen sonuçların alt yapısı gerekçeleri ile birlikte sunulmuştur. Bu bölümde ayrıca çalışılan konunun literatürde hangi boşluğu doldurduğu verilmiştir. İkinci bölümde, tezde kullanılacak temel kavramlar, tanımlar ve teoremler verilmektedir. Üçüncü bölümde, Bezier eğrilerine benzer olarak inşa edilen, üstel Bezier benzeri eğriler için spiral olma şartları bulunmakta ve bu spiral eğrisi yardımıyla beş tür geçiş eğrisi elde edilmektedir. Dördüncü bölümde, iki şekil parametreli düzlemsel trigonometrik eğriler için spiral eğrisi olma şartları elde edilmektedir ve geçiş eğrisi olma durumları incelenmektedir. Bezier ve Bezier benzeri bu eğrilerin, Bloss ve Grabowski eğrisi olma durumları beşinci bölümde incelenmektedir. nahtar sözcükler: Bezier Eğrileri, Spiral Eğriler, Bloss Eğrileri, Grabowski Eğrileri, BDGT, Bilgisayar Destekli Geometrik Tasarım.

Arşimet spiraliBezier eğrileriBilgisayar destekli tasarım+4
Aslı Ayar
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00

İlgili konular