İMKB

162 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

BİSTt-100 endeksi ile makroekonomik değişkenler arasındaki nedensellik: 2005-2015 yılları arasında Türkiye uygulaması

Çalışmada BİST-100 Endeksi'ni etkileyen makroekonomik faktörler arasında ilişkinin varlığı ve yönü araştırılmıştır. "Çoklu Doğrusal Regresyon" analizi ile makroekonomik faktörlerin birleşik halde etkisi, "Granger Nedensellik Testi" ile yönü tespit edilmiştir. Bağımlı değişkenimiz BİST-100 Endeksi için, günlük kapanış fiyatlarının oluşturduğu aylık ortalama baz alınmıştır. Bağımsız değişkenlerimiz; para arzı, enflasyon, döviz kuru, faiz oranları, altın fiyatları, öncü göstergelerden oluşan makroekonomik faktörlerdir ve bunların da gün sonu fiyatlarından oluşan aylık ortalama değerleri analiz edilmiştir. Çalışmada analiz edilen veriler, TCMB web sayfasından temin edilmiş olup, Aralık 2005- Haziran 2015 tarihleri arasındaki aylık ortalama değerleri kapsamaktadır. Çalışma sonucunda, "para arzı" ve "altın fiyatları" dışında tüm faktörlerin BİST-100 Endeksi ile "tek yönlü nedensellik ilişkisi" olduğu anlaşılmıştır. BİST-100 Endeksi enflasyon, faiz oranları değişkenlerinden negatif etkilenirken, öncü göstergeler endeksinden pozitif yönlü etkilenmektedir. Ayrıca BİST-100 endeksi, döviz kuru fiyatlarını ise negatif yönde etkilemektedir. Oluşturulan "VAR" modeli sonucu zaman serisi verileri durağan hale getirildiği için, uzun dönemli etkileri yerine "Granger Nedensellik Testi" ile 1 (ay) dönemlik gecikmelere bakılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bist-100 Endeksi, Makroekonomik Faktörler, Çoklu Doğrusal Regresyon, VAR, Granger Nedensellik Testi.

Borsa endeksiBorsa İstanbulGranger Nedensellik Testi+6
Muhammed Emin Aykut
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Vadeli işlemler piyasası araçlarına yatırım kararı oluşturmada çapraz kesit ve zaman serisi momentum stratejilerinin kullanılması: Borsa İstanbul uygulaması

Finans alanında momentum oldukça önem gösterilen bir konu haline gelmiştir. Klasik olarak momentum çapraz kesit üzerinden oluşturulan bir stratejiyi belirtmektedir. Çapraz kesit stratejilerinin yanında son dönemde zaman serisi stratejileri ortaya çıkmıştır. Vadeli işlemler piyasası sözleşmeleri momentum stratejilerinde uygun araçlar olabilmektedir. Türkiye açısından momentum stratejileri hisse senedi piyasası bağlamında az sayıda çalışma tarafından incelenmiş ve anlamlı bulgular elde edilememiştir. Bu farklılığın vadeli işlemler piyasasında yeni geliştirilen stratejiler ışığında ele alınması literatüre önemli katkılarda bulunabilecektir. Çalışmada stratejilerin karlı bir şekilde uygulanabilirliğinin sınanması amacıyla pozitif anormal getirilerin varlığının testi gerçekleştirilmiştir. Olağan en küçük kareler, Bootstrap ve MM tahmini yöntemleri kullanılarak regresyon denklemleri üzerinden varlık fiyatlamada Dört Faktörlü Model'de yer alan alfa katsayılarının anlamlılığı analiz edilmiştir. Analiz bulgularında sadece bazı gözlem ve yatırım dönemleri için momentum stratejileri pozitif ve anlamlı bulunmuştur. Pasif stratejinin ise tüm tahmin yöntemlerinde bütün bazda strateji üzerinden ve BİST 30 sözleşmesi için anlamlı getiri sağladığı bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları momentumun etkin piyasalara karşı bir anomali olarak adlandırılması bulgularını güçlü bir şekilde destekler nitelikte değildir. Araştırma, pasif stratejilerin anlamlı olarak geçerliliğini öne sürmüştür. Türkiye açısından literatürle uyumlu bulgular elde edilmiştir. Yatırımcıların, momentum stratejilerinde Türkiye vadeli işlemler piyasası varlıklarını dahil ederken temkinli olmaları gerektiği anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Momentum Stratejileri, Vadeli İşlemler Piyasası, Anormal Getiriler, Dört Faktörlü Model

Borsa İstanbulMomentum yatırım stratejisiVadeli işlem piyasaları+7
Alp Polat
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal krizlerde Borsa İstanbul alt sektörleri arasındaki oynaklık yayılımı: Yön, frekans boyutu ve şoklar bağlamında analiz

Araştırmanın temel amacı; 2001 Finansal Krizi ve 2008 Küresel Krizi esas alınarak belirlenen dönemlerde, krizler nedeniyle BIST alt sektör endeks getirilerinin kendi sektör grupları içinde değişen oynaklık yayılımlarının, yönünün, frekans boyutunun ve değişime neden olan olaylar bağlamında dinamik yapısının belirlenmesi ve farklı türdeki krizlerin oynaklık yayılımları üzerinde yarattığı etkilerin farklı olup olmadığının tespit edilmesidir. Tezde birbirlerini tamamlayan nitelikteki üç ayrı yöntem ile yapılan analizlerle, alt sektör endeks getirileri arasındaki oynaklık yayılımlarının yön ve frekans boyutu belirlenmiş, yayılımlar üzerinde hangi tür şokların daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Uygulanan analizler ile 2001 Finansal Krizi ve 2008 Küresel Krizi'nin, sınai, hizmetler ve mali alt sektör endeks getirileri arasındaki oynaklık yayımlılarının yönünü ve frekansını farklı şekilde değiştirdiği belirlenmiştir. Bulgular, krizlerin ardından birçok alt sektör endeks getirisi arasındaki koşullu korelasyon yapısının değiştiğini, 2008 Küresel Krizi'nin ise koşullu korelasyon yapıları üzerinde daha fazla etkili olduğunu ortaya koymuştur. Bununla birlikte 2001 Finansal Krizi'nin ardından tüm alt sektörlerin politik şoklardan, özellikle mali alt sektör getirileri arasındaki oynaklık ilişkilerinin de ekonomik şoklardan diğerlerine göre daha fazla etkilendiği belirlenmiştir. 2008 Küresel Krizi'nin ardından ise ekonomik şokların sınai ve mali, toplumsal ve politik olayların da sınai ve hizmetler alt sektör getirileri arasındaki oynaklık ilişkilerinde daha fazla etkili olduğu tespit edilmiştir. Tez sonucunda elde edilen bilgiler ışığında aynı türde krizlerin gerçekleşmesi durumunda yatırımcılara çeşitlendirmeye ilişkin bilgiler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Finansal krizler, varyansta nedensellik, frekans temelli oynaklıkyayılımı, dinamik koşullu korelasyon, Borsa İstanbul

Ekonomik kriz Şubat 2001Finansal krizFiyat hareketi+7
Melik Kamışlı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ekonomik krizler öncesi erken uyarı sistemleri

Bu çalışmada, krizleri öngörmede kullanılan çeşitli erken uyarı modellerinden seçilmiş göstergelerin krizler öncesi ve sonrası hareketliliği izlenerek, krizlere dair anlamlı sinyallerin alınıp alınamayacağı logit model yardımıyla araştırılmıştır. Türkiye'nin yaşamış olduğu 2001 ve 2008 krizleri esas alınarak 2001-2010 arası aylık veriler kullanılmıştır.Yapılan test sonucu göstergeler arasından kredi/rezervler(kredi), reel kurdaki yüzdesel değişim(kur) ve İMKB 100 endeksindeki yüzdesel değişim(imkb) değişkenleri %5 düzeyinde anlamlı çıkarken, ihracatın ithalatı karşılama oranı(dt) %10 düzeyinde anlamlı çıkmıştır.Sonuç olarak Türkiye'de kredi, kur veya imkb göstergelerindeki bir azalma ya da dt göstergesindeki bir artış kriz çıkma olasılığını artırmaktadır.Veri toplamada daha çok bilgisayar ortamının kullanıldığı çalışmada, çeşitli internet adreslerinden kaynak olarak yararlanılmıştır. Bunun dışında kütüphane araştırması yönteminin kullanıldığı bu çalışmada literatür incelemesi de yapılmıştır. Bu kapsamda konuyla ilgili çeşitli kitaplar, dergiler ve makaleler incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Ekonomik krizler, Erken uyarı sistemleri, Döviz kuru baskıindeksi, Logit model.

Döviz kuruEkonomik krizErken uyarı sistemleri+2
Mustafa Ercan Kılıç
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Makroekonomik faktörlerin Borsa İstanbul sektör endekslerinin performanslarına etkisi üzerine bir çalışma

Bu çalışmanın amacı, borsa performansını etkileyen faktörleri sektörel bazda incelemek olarak belirlenmiştir. Çalışma kapsamında belirlenmiş olan makroekonomik değişkenlerin (enflasyon, faiz oranı, büyüme oranı, işsizlik oranı, ticaret dengesi, altın fiyatları ve kur değişimi), seçilmiş olan sektör getiri endeksleri (banka, hizmet, gayrimenkul yatırım ortaklığı, gıda içecek, tekstil deri) üzerindeki etkileri araştırılmıştır. 2007-2015 yılları arasında oluşan yıllık değerler, Türkiye İstatistik Kurumu, Merkez Bankası, Borsa İstanbul ve özel yatırım acentelerinden toplanmış ve bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiler ise korelasyon ve regresyon analizleri ile tespit edilmiştir. Her bir bağımlı değişken ayrı ayrı incelenmiş olup; alınan değerlerin hepsi, yıllık değişim oranına çevrilerek aynı türden verilerin analize tabi tutulması sağlanmıştır.Regresyon analizi sonuçlarına göre, tüm sektör getiri endekslerinin negatif veya pozitif olmak üzere bir şekilde makroekonomik değişkenlerden etkilendiği görülmüştür. Özellikle kur değişiminin, tüm sektörlerin getiri endeksleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif bir etkisi olduğu bulunmuştur. Kur değişikliklerine benzer bir şekilde,araştırma kapsamında incelenen ve sektör getiri endeksleri üzerinde oldukça önemli etkisi olan bir başka değişken ise büyüme oranıdır. Gerçekten de gayrimenkul yatırım ortaklığı, gıda içecek, banka ve tekstil deri sektörleri getiri endeksleri, büyüme oranı değişkeninden pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde etkilenmektedir. Banka sektörü getiri endeksi, makroekonomik faktörlerden en fazla etkilenen endeks olarak ortaya çıkmıştır. Buna göre, banka sektörü getiri endeksi kur değişiminden negatif, enflasyon oranı ve büyüme oranından ise pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde etkilenmektedir. Anahtar Kelimeler: Borsa, Borsa Performansı, Sektör Getiri Endeksleri, Makro Ekonomik Değişkenler

Borsa İstanbulEndeksGetiri+6
Ozan Avcı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Süper Lig'deki karşılaşmaların futbol takımlarının hisse senedi getiri oranları üzerine etkileri

Futbol günümüzde dünyanın en yaygın ve en popüler spor dallarından birisi olmayı başarmıştır. Futbolun günümüzde ulaştığı bu konum, onu cirosu büyük bir endüstriye dönüştürmüş; bu dönüşüm futbol kulüplerini sportif rekabete ek olarak ekonomik açıdan da birbirleriyle rekabet etmek durumunda bırakmıştır. Oluşan bu yeni rekabet ortamında kulüpler sportif başarının en önemli dayanağı olan finansal başarıyı yakalayabilmek adına yeni kaynak arayışlarına girmiş, bunun sonucunda kulüpler şirketleşerek hisse senetlerini halka arz etmiştir. Böylelikle kulüpler yeşil sahalarda yaşanan rekabeti borsaya taşımıştır.Türkiye'de Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor futbol kulüpleri kurdukları sportif şirketler aracılığıyla İMKB'ye kote olmayı başarmışlardır. Bu çalışmanın amacı İMKB'ye kote olan futbol kulüplerinin hisse senedi getiri oranları ile Süper Lig'deki maç sonuçları arasındaki ilişkinin yönünü ve büyüklüğünü tespit etmeye çalışmaktır. Bu amaç doğrultusunda, birinci bölümde dünyada futbolun tarihsel gelişimi ve futbol ekonomisi, futbol sektörünün temel özellikleri ve dünyada futbol kulüplerinin şirketleşmesi incelenmiş; ikinci bölümde Türkiye'de futbol ve futbolun tarihi gelişimi, kulüplerin kurulması ve tarihi gelişimleri, kulüplerin gelirleri ile halka açılmaları hakkında tanımlayıcı bilgilere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise; Süper Lig'deki maç sonuçlarının borsaya kote olan dört büyük kulübün hisse senedi getiri oranları üzerindeki etkisi EKK yöntemiyle ampirik olarak test edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda Süper Lig'de oynanan maçlardan elde edilen galibiyetler ile Beşiktaş ve Trabzonspor kulüplerinin hisse senedi getiri oranları arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ancak Galatasaray ve Fenerbahçe kulüpleri için yapılan analizlerde bu kulüplerin maç sonuçları ile hisse senetlerinin getiri oranları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

Fiyat hareketiFutbolFutbol kulüpleri+4
Zelal Beyaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel faktörlerin kurumsal kaynak planlaması ve örgütsel performans üzerindeki etkisi: İMKB şirketleri üzerine araştırma

Rekabet üstünlüğü elde etmek isteyen işletmeler uyguladıkları kurumsal kaynak planlaması yazılımlarından ciddi başarı beklemektedirler. Kurumsal kaynak planlaması uygulamalarının maliyetli karmaşık ve zaman alıcı bir sürece sahip olması, bu uygulamaların yüksek düzeyde başarısız olmasına neden olmuştur.Çalışmanın amacı, kurumsal kaynak planlaması yazılımlarının başarılı bir biçimde uygulanması için dikkate alınması gereken örgütsel faktörleri tanımlamak ve örgütsel faktörlerin kurumsal kaynak planlaması uygulama başarısı üzerindeki etkisini ve KKP uygulama başarısının örgütsel performansa yansımalarını analiz ederek önerilerde bulunmaktır.Bu kapsamda çalışmada kurumsal kaynak planlaması başarısını etkileyen stratejik yönetim seviyesindeki örgütsel faktörlere odaklanılmıştır. Bu faktörler, Üst yönetim desteği, CEO-BT mesafesi, iş süreçlerinin büyümesi ve stratejik niyettir. Çalışmamız aynı zamanda KKP başarısının örgütsel performansa yansımalarını da incelemiştir. Çalışmamız Türkiye'de faaliyette bulunan ve İstanbul menkul kıymetler borsasında (İMKB) hisseleri işlem gören işletmeleri üzerine yapılan bir uygulamayla açıklanmıştır. Çalışmamız son dönemlerde yoğun kullanım alanı bulan KKP uygulama başarılarına yönelik katkılarda bulunmayı hedeflemektedir.

Kaynak planlamasıKoordinasyonKurumsal kaynak planlaması+6
Metin Uluköy
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

İşletmelerin kar yönetimi uygulamalarında kurumsal yönetim yapılarının etkisi: İMKB üzerine bir uygulama

Son yıllarda yaşanan muhasebe skandalları ile büyük ekonomik kayıplar yaşanması, işletmelerin finansal raporlarının kalitesinin sorgulanmasına neden olmuştur. Yöneticilerin mevcut yasal muhasebe düzenlemeleri çerçevesinde karları azaltmaya ya da arttırmaya yönelik gerçekleştirdiği kar yönetimi uygulamaları işletmelerin gerçek dışı karları raporlamasını sağlamaktadır. Bu durum, paydaşların işletme için yanlış kararlar almasına ve hem mikro hem de makro açıdan kaynakların etkin kullanımını engelleyerek, ekonomik kayıplar yaşanmasına neden olmaktadır. Literatürde işletmelerdeki kurumsal yönetim anlayışının kar yönetimi uygulamalarını azalttığı ve finansal raporlama kalitesini arttırdığına yönelik bulgular yer almaktadır. Bu tez çalışmasının amacı Türkiye'de, kar yönetimi uygulamalarında kurumsal yönetim faktörlerinin etkili olup olmadığını ve kar yönetimi uygulamalarını kısıtlayan kurumsal yönetim faktörlerini tespit etmektir. Ayrıca Türkiye'de işletmelerin kar yönetimi uygulamalarını literatürde yer alan modellerden hangisinin en iyi ölçtüğü de belirlenecektir.Bu amaçla tezin uygulama bölümünde öncelikle toplam tahakkuklardan hareketle kar yönetimi uygulamalarının göstergesi kabul edilen ihtiyari tahakkuklar hesaplanmıştır. Bu hesaplama yapılırken kar yönetimi uygulamalarının ölçülmesine yönelik literatürde bulunan farklı modeller kullanılarak Türkiye'de istatistiki açıdan kar yönetimi uygulamalarını en iyi ölçen model belirlenmiştir. Bu model ile kar yönetimi uygulamaları ölçülmüş ve kar yönetimi uygulamaları ile kurumsal yönetim arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Kurumsal yönetim; yönetim kurulu, denetim komitesi ve sahiplik yapısı olmak üzere üç ana başlık altında ölçülmüştür. Böylece kar yönetimi uygulamalarını etkileyen ve kısıtlayan kurumsal yönetim faktörleri belirlenmiştir. Ayrıca tez çalışmasında kar yönetimi uygulamaları ve kurumsal yönetim arasındaki ilişki kar yönetimi uygulamalarının amacı (gelir arttırıcı ve gelir azaltıcı) ve bağımsız denetim kalitesi açısından da incelenmiştir.İstanbul Menkul Kıymetler Borsasına kayıtlı 125 işletmenin 2006-2010 yılları arasındaki 625 işletme-yıl verisi tek tek işletmelerin faaliyet ve Kurumsal Yönetim İlkeleri Uyum Raporlarından toplanmıştır. Kar yönetimi uygulamalarını en iyi ölçen modelin belirlenmesinde Jones, Düzeltilmiş Jones, Kothari ve Larcker Richardson Modelleri literatürde en sık kullanılan modeller olması sebebiyle temel alınmıştır. Bu modeller Sıradan En Küçük Kareler Yöntemi (Ordinary Least Squares-OLS) tekniği kullanılarak Dengeli Panel Data analizi ile tahminlenmiştir. Bu modellerden ilgili örneklem döneminde Türkiye'de kar yönetimi uygulamalarını en iyi ölçen modelin Larcker Richardson Modeli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kar yönetimi uygulamaları ile kurumsal yönetim arasındaki ilişkinin analizinde Genelleştirilmiş En Küçük Kareler Yöntemi (Generalized Least Squares- GLS) tekniği kullanılmıştır. Ana örneklem grubu için Dengeli, alt örneklem (gelir arttırıcı, gelir azaltıcı kar yönetimi uygulamaları yapanlar; en büyük 4 bağımsız denetim işletmeleri tarafından denetlenen, denetlenmeyen işletmeler) grupları için ise Dengesiz Panel Data Analizi kullanılmıştır.Yapılan analiz sonucunda işletmelerde kar yönetimi uygulamalarını arttıran kurumsal yönetim faktörleri; blok sahiplik ve yönetimsel sahiplik ile denetim komitesi ve yönetim kurulu büyüklüğü olarak tespit edilmiştir. Kar yönetimi uygulamalarını azaltan kurumsal yönetim faktörleri ise yönetim kurulu ve denetim komitesinin bağımsızlığı olarak belirlenmiştir. Ayrıca Türkiye'de kar yönetimi uygulamalarının çok az farkla da olsa gelir azaltıcı yönde yapıldığı sonucu bulunmuştur. İşletmelerde kar yönetimi uygulamalarının önlenmesi için yönetim kurulu ve denetim komitesinde yer alan bağımsız üye sayısının arttırılması ve blok sahipliğin azaltılması gibi kurumsal yönetim kalitesinin arttırılmasına yönelik çalışmaların yapılması gerekmektedir.Anahtar Kelimeler: Kar Yönetimi Uygulamaları, Kurumsal Yönetim

Hisse senetleriKar yönetimiKurumsal yönetim+3
Şerife Önder
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Çevre belirsizliği altında, rekabet stratejileri ile tedarik zinciri stratejilerinin firma performansına etkisi: İMKB imalat sektörü uygulaması

Firmaların daha fazla karlılık ve daha fazla büyüme gibi hedeflere ulaşma gayeleri vardır. Günümüzde firmaların bu amaçlarına ulaşmaları için bir yandan yerli ve küresel rakiplerle rekabet etmeleri gerekmektedir. Diğer yandan da mevcut yapılarını değişen ve gelişen koşullara göre revize etmeleri gerekmektedir. Rekabette ayakta kalabilmek için uzun dönemli rekabetçi yapılarını devam ettirmeleri aynı zamanda tüm kaynaklarını etkin kullanmaları gerekmektedir. Bu durum firmaların rekabetçi bir konum belirlemeleri ve rekabet stratejilerinden kendilerine uygun olan bir stratejiyi belirleyip kullanmalarını gerektirmektedir. Aynı zamanda kaynaklarının etkili kullanımı için de tedarik zinciri sistemi ve buna bağlı olarak da uygun bir tedarik zinciri stratejisi benimsemeleri gerekmektedir.Bu çalışmada Tedarik zinciri stratejileri ve rekabet stratejileri arasındaki ilişki incelenmiştir. Tedarik ve rekabet stratejileri arasındaki ilişki için firmaların finansal performansına olan etki kullanılmıştır. Ayrıca tedarik zinciri stratejilerini, rekabet stratejilerini ve firma performansını çevre belirsizliğinin etkileyip etkilemediği ölçülmüştür. Ölçme aracı olarak geçerliği ve güvenirliği başka bir ülkede hazırlanıp uygulanmış olan anket soruları kullanılmıştır. Gaziantep'te faaliyette bulunan 12 halıcılık sektörü firmasına pilot anket uygulanmıştır. Anket verileri SPSS 20,0 paket programında analize tabi tutulmuştur. Yeterli güvenirlik değeri sağlandığından İMKB imalat sanayindeki 16 firmaya ikinci pilot uygulama yapılarak ölçek güvenirliği hesaplanmış ve 0,856 bulunmuştur.Ana uygulama İMKB imalat sanayindeki 174 firmaya yapılmış ve 90 tanesinden geçerli anket alınarak analizlere tabi tutulmuştur. Ana uygulama faktör analizine tabi tutularak önce faktörler belirlenmiş ve daha sonra her faktörün güvenirliği hesaplanmıştır. Faktör yükü düşük olan maddeler analizden çıkarılmıştır. Daha sonra araştırma için belirlenen hipotezlerin test edilmesi için yapısal eşitlik modeli kullanılmıştır. Bunun için AMOS 20,0 paket programı kullanılmıştır. Kurulan model yapısal eşitlik modeliyle test edilerek modelin doğruluğu belirlenmiştir. Analiz sonucunda; rekabet stratejilerinin tedarik zinciri stratejileri üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Çevre belirsizliği yüksek olduğunda maliyet liderliği stratejisinin ile yalın tedarik zinciri stratejisi kullanımının diğerlerine göre daha yüksek bir etki oluşturduğu, çevre belirsizliğinin düşük olduğu koşullarda ise farklılaştırma stratejisi ile yalın tedarik ve çevik tedarik stratejileri arasında anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Ayrıca yüksek belirsizlikte yalın tedarik zincirinin, düşük belirsizlikte ise çevik tedarik zinciri stratejilerinin firma performansını daha yüksek oranda açıkladıkları görülmüştür.Bu sonuçlar doğrultusunda firmalara belirsizliğin yüksek olduğu koşullarda maliyet liderliği stratejisi ile yalın tedarik zinciri stratejisini kullanmaları ve belirsizliğin düşük olduğu koşullarda ise farklılaşma stratejisi ile çevik tedarik zinciri stratejisini kullanmaları önerilmektedir.Anahtar Kelimeler: Tedarik Zinciri Yönetimi, Finansal Performans, Yapısal Eşitlik Modeli, AMOS, Rekabet Stratejileri, Tedarik Stratejileri, Firma Performansı, İMKB.

Firma performansıPerformansRekabet+6
Yavuz Akçi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Küresel krizin bulaşma etkisi: Menkul kıymet borsaları üzerine bir uygulama

Küreselleşmenin bir sonucu olarak ülkeler arasında sınırların ortadan kalkması, piyasalar arası finansal ilişkilerde yoğunluk ve serbestliği de beraberinde getirmiştir. Bu serbestleşme piyasalarda yaşanan şokların ülkelerarası transferine olanak sağlayan bir yapı ortaya çıkartmıştır. Ekonomik şokların ülkelerarası transferi konusunda literatürde yapılmış birçok çalışma yer almaktadır. Bu çalışmalara ilave olarak son yıllarda finansal şokların transferi konusunda krizlerin bulaşıcılığı ön plana çıkmış ve birçok araştırmacı tarafından incelenmiştir. Bu çalışmada da çeşitli ülkelerde yaşanmış ve küresel çapta diğer ülkeleri de etkileyen birtakım krizlere değinilerek, bu krizlerin bulaşıcılığı incelenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde detaylı olarak küreselleşmeden bahsedilmiştir. İkinci bölümde finansal krizlerin bulaşma etkisi konusunda literatüre uygun bir alt yapı oluşturması için tanımlamalar yapılmış ve çeşitli küresel krizlerin bulaşıcılık etkileri incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise ABD kaynaklı 2007-2009 küresel finansal krizin bulaşma etkisi örneklem seçilen bir grup ülke için ampirik uygulama yapılmak sureti ile incelenmiştir. Ampirik Uygulamada DCC- GARCH modeli kullanılmıştır. Çalışma sonucuna göre kriz döneminde, kriz öncesi döneme göre DCC katsayıları yüksek çıkarak, örneklem seçilen ülkelere 2007-2009 Küresel finans krizin bulaşma etkisi gözlemlenmiştir. Bulaşma etkisi özellikle üst gelir grubu ülkelerde diğer ülkelere göre daha fazla görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Finansal Kriz, Bulaşma Etkisi, Küresel Kriz, DCC GARCH

BorsaBulaşma etkisiFinansal kriz+7
Fatih Kıraç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal araçların muhasebeleştirilmesine yönelik politikalar: BİST mali sektörde bir araştırma

Çalışmanın amacı Borsa İstanbul endeksinde mali sektörde işlem gören şirketlerin finansal araçlarla ilgili muhasebe politikası açıklama seviyesini tespit etmek ve finansal araçlarla ilgili muhasebe politikalarını etkileyen faktörleri ortaya koymaktır. Çalışmada finansal araçlarla ilgili muhasebe politikası açıklama seviyesinin tespit edilmesi için finansal araç standartlarının hükümlerine göre "finansal araçlarla ilgili muhasebe politikası açıklama indeksi" geliştirilmiş ve mali sektördeki şirketlerin geliştirilen indeksteki ifadeyi açıklayıp açıklamama durumuna göre bir açıklama seviyesi tespit edilmiştir. Geliştirilen indeksteki açıklama seviyesinin muhasebe politikasının oluşmasına etki edeceği düşünülen şirketin büyüklüğü, borç/özkaynak oranı, sektördeki faaliyet durumu, yabancı borsalarda işlem görme durumu ve şirketi denetleyen denetim firmasının türü gibi faktörlerden hangisinin etkisinin olduğu tespit edilmeye çalışılmış ve bu etkiyi tespit etmek için de diskriminant analizi ile lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda mali sektördeki şirketlerin finansal araçlarla ilgili muhasebe politikası açıklama seviyesi tespit edilmiş ve muhasebe politikalarının oluşmasına etki eden faktörlerden borç/özkaynak oranı ile açıklama seviyesi arasında pozitif bir ilişki, sektördeki faaliyet durumuyla açıklama seviyesi arasında negatif bir ilişki bulunmuştur. Ancak şirketin büyüklüğü, yabancı borsalarda işlem görme durumu ve şirketi denetleyen denetim firmasının türü ile açıklama seviyesi arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Finansal Araç, Muhasebe Politikası, Mali Sektör

Finans sektörüFinansal araçlarFinansal piyasa araçları+4
Işık Altunal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Borsa yatırım fonlarının endeks piyasalarında uzun dönemli ilişki ve volatilite üzerindeki etkisi: İMKB-30 endeksi üzerine bir uygulama

Bu çalışma, Türkiye endeks piyasalarında 7 Nisan 2009 tarihinde işlem görmeye başlayan IST30 Borsa Yatırım Fonu'nun İMKB-30 spot ve vadeli endeks piyasalara olan uzun dönemli öncül ardıl ilişkisini ve volatilite etkisini araştırmaktadır. Araştırma, fonun işlem öncesi ve sonrası olmak üzere iki dönem kurgulanmıştır. Fon öncesi dönemde 427, fon sonrası dönemde ise 548 günlük kapanış değerleri araştırma verilerini oluşturmaktadır. Spot ve vadeli endeks işlemler arasındaki uzun dönemli öncül ardıl ilişkisinin test edilmesinde eşbütünleşme testi, VECM ve Granger VECM analizleri kullanılmıştır. Çalışmanın birinci hipotezi ile uyumlu olarak uzun dönemde endeksler arasında bir öncül ardıl ilişkinin varlığı ve fon sonrası dönemde de bu ilişkinin devam ettiği bulgusuna ulaşılmıştır. Her iki dönemde de vadeli endeks piyasaları spot endeks piyasalara öncülük etmektedir. Bu sonuç, Subrahmanyam (1991) ve Gorton ve Pennacchi (1993)'nin teorik argümanlarıyla uyumludur. Çalışmanın ikinci hipotezinde, borsa yatırım fonlarının endeks piyasaların volatilitesine etkisini araştırmak için GARCH modeli kullanılmıştır. Uygulama sonuçları, fonun işleme başlama tarihinden öncesinde ve sonrasında endeks yatırım araçlarının volatilitesinde bir düşüş meydana geldiğini göstermektedir. Araştırmanın son hipotezinde, IMKB-30 endeksindeki dayanak varlıkların her iki dönemdeki volatilitesi araştırılmıştır. 13 hissenin volatilitesi yükselirken, 17 hissenin volatilitesinin düştüğü bulunmuştur. Toplu sonuçlar, dayanak varlıkların volatilitesinin düştüğünü göstermektedir. Bu sonuç, Lin ve Chiang (2005)'ın bulgularıyla uyumludur.

BorsaEndeksEndeks fon yönetim sistemi+5
Ferit Karahan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İnternette finansal raporlama: İMKB'de işlem gören firmalar üzerinde bir inceleme

Küresel rekabetin hızla arttığı günümüzde, yaşanan şirket skandalları ve denetim sorunlarıyla birlikte işletmelerin ve devletlerin kurumsal yönetime daha fazla önem verdikleri görülmektedir. Bunun nedeni, işletmelerde kurumsal yönetim anlayışının yerleşmesinin firmaları daha şeffaf, sorumluluk sahibi, hesap verebilir ve adil işletmeler konumuna taşımasıdır. Özellikle uluslararası yatırımcıların ve sermaye piyasalarının daha önemli hale geldiği günümüzde şeffaflık ve kamuyu aydınlatma görevini yerine getiren işletmeler diğerleri karşısında daha avantajlı olmaktadırlar.Kurumsal yönetim temelde paydaşların bilgilendirilmesi anlayışına dayanmaktadır. Özellikle son yıllarda ortaya çıkan teknolojik gelişmeler işletme faaliyetleri kadar paydaşların bilgilendirilmesinde kullanılan araçları da etkilemektedir. Ortaya çıkan bu yeni araçlardan bir tanesi de kurumsal internet siteleridir. Kurumsal internet siteleri günümüzde paydaşların bilgilendirilmesinde yaygın olarak kullanılan ve işletmelere ilişkin gerçek zamanlı bilgi sağlayan bir araç konumundadır. Bu nedenle kurumsal internet siteleri ve finansal raporlamanın internet üzerinden yapılması kurumsal yönetimin etkin şekilde uygulanmasında giderek daha fazla önem kazanmaktadır.Çalışmanın amacı İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem gören firmaların finansal raporlama açısından internet kullanımını ve etkileyen faktörleri incelemektir. Bu amaçla kurumsal yönetim ve internette finansal raporlamaya ilişkin literatür taranmıştır. Literatür araştırmasına dayanılarak internette finansal raporlama (İFR) ölçeği geliştirilmiş ve bu ölçeği etkileyen faktörler tespit edilmiştir. Ölçekte yer alan kriterler dahilinde İMKB 100 endeksinde işlem gören firmaların internet siteleri incelenerek veri toplanmıştır. Elde edilen veriler regresyon, t testi, ANOVA gibi istatistiki yöntemler ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucu şirketlerin sahiplik yapısı, büyüklük, karlılık, kaldıraç oranı, sektör ve KURY endeksine dahil olması internet sitelerinin İFR puanlarını zayıf kuvvetinde etkilediği saptanmıştır.

Finansal performansFinansal raporlamaKurumsal yönetim+4
Hüseyin Güler
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Gelişmekte olan ülkelerde sermaye yapısını etkileyen faktörler: Türkiye'de bir uygulama

Sermaye yapısı, işletme finansının en önemli konularından birisidir ve gelişmiş ülkelerde bu konuda çok sayıda ampirik çalışmalar yapılmıştır. Buna karşın, gelişmekte olan ülkelerde ve Türkiye'de yeterince çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışma ile bu konudaki literatüre katkı yapmak hedeflenmektedir. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası' nda işlem gören imalat sektöründeki 66 firma (1992-2002 dönemi) için sermaye yapısını etkileyen faktörler, firmaya özgü değişkenler, finansal piyasalara özgü değişkenler ve makroekonomik değişkenler kullanılarak panel veri analizi yöntemi ile sulanmıştır. Firmaların büyüme oranları, bankacılık sektörünün gelişmişliği, enflasyon ve kurumlar vergisi oram, sermaye yapısı (borç/özsermaye) üzerinde pozitif etkiye; karlılık değişkeni ise negatif etkiye sahiptir. Bu sonuçlar, teori ve ampirik bulgularla tutarlıdır. Buna karşın borç/özsermaye oram, sabit varlıklar/toplam varlıklar oranından negatif, toplam kamu iç borç stoku/nominal gayri safı yurtiçi hasıla oranından pozitif olarak etkilenmektedir. Bu sonuçlar, ampirik bulgularla tutarlı değildir. Ayrıca hiyerarşi teorisi desteklenmekte ve firmaların büyüklüğü, sermaye yapısı üzerinde etkili olmaktadır. Anahtar Kelimeler : Sermaye yapısı, kaldıraç, finansman tercihi, firma teorisi, panel veri analizi.

Finansal kaldıraçlarFinansmanGelişmekte olan ülkeler+6
Songül Kakilli Acaravcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Panel GARCH modeli: İMKB üzerine bir uygulama

Bu çalışmada son zamanlarda çok sık kullanılmaya başlayan panel veri analizi derlenip İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın verileri üzerine uygulanmaktadır. Ele alınan panel veri seti, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem gören 20 hisse senedinin 2000 ile 2005 yıllarındaki günlük alım ve satım verisi ile Ulusal 100 endeksinin aynı aralık içindeki günlük verisinden oluşmaktadır. Kurulan dinamik (dynamic) panel rasgele etki (random effects) modeli için bağımlı değişken olarak hisse senetlerinin getiri (return) değerleri alınmakta, ve açıklayıcı değişken olarak hisse senetlerinin getiri değerinin bir gecikmeli değeri ile Ulusal 100 endeksinin getiri değeri alınmaktadır. Yapılan incelemeler sonucunda hata terimlerinde GARCH etkisinin mevcut olduğu bulunmakta ve panel GARCH modelinin İMKB verisi uygun model olduğu sonucuna varılmaktadır.

Panel veri modelleriİMKB
Erdenee Nasan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Firma değerlemesi ve İMKB'de enerji sektöründe uygulaması

Bu tezin amacı, piyasada kullanılan firma değerleme yöntemlerinin açıklanması ve buyöntemlerin İMKB- ELEKTRİK endeksinde işlem gören beş tane firma için uygulanmasıdır.Çalışmanın birinci bölümünde değer kavramı üzerinde durulmuş olup firma değerlemesiliteratüründe kullanılan değer tanımlarına yer verilmiştir. İkinci bölümde ise piyasada ençok kullanılan Aktif Bazlı Yaklaşım, Göreceli Değerleme Yaklaşımı ve İndirgenmiş Nakitakımları Yaklaşımı teorik olarak anlatılmıştır. Çalışmanın uygulama kısmı olan üçüncübölümde, öncelikle firmaların 2005-2009 yılları arasındaki finansal tabloları analiz edilmiş,daha sonra sırasıyla göreceli değerleme yöntemleri ve indirgenmiş nakit akımları yöntemleriilgili firmalar için uygulanmıştır. Çalışmanın sonunda bulunan değerler ile firmaların 2010yılında borsada işlem gördükleri en düşük ve en yüksek fiyat aralığı karşılaştırılmıştır.Sonuç olarak indirgenmiş nakit akımı yöntemleri diğer yaklaşımlara göre firmaların 2010yılında piyasada oluşan fiyatlarını tahmin etmede daha başarılı olmuştur.

DeğerlemeDeğerleme modelleriEnerji sektörü+4
Mercan Hatipoğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İMKB'de sürü davranışının test edilmesi

Bireylerin irrasyonel kararlar almasında tamamen kişisel birtakım etkiler (hevristikler, bilişsel önyargılar) olabileceği gibi içinde bulunulan sosyal grubun da etkili rol oynayacağı kabul edilmektedir. Bireyin içinde bulunduğu sosyal grubun görüşlerinden, davranışlarından etkilenerek kendi fikirlerini değiştirmesi ve çoğunluğun yönünde hareket etmesine sürü davranışı denilmektedir.Bu çalışmanın amacı, İMKB'de yatırımcıların sürü davranışı gösterip göstermediklerinin araştırılmasıdır. Sürü davranışının varlığını test etmek için 03.01.1997- 17.10.2008 dönemi içerisinde İMKB'de işlem gören 257 hisse senedinin düzeltilmiş günlük kapanış fiyatları kullanılmıştır. Christie ve Huang (1995) ve Chang, Cheng ve Khorana'nın (2000) geliştirdiği hisse senedi getirilerinin yatay kesit sapmalarına dayalı yöntem kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, İMKB'de sürü davranışının varlığını desteklememiştir.Anahtar Kelimeler: Davranışsal finans, Sürü davranışı

Davranışsal finansHisse senetleriSürü güdüsü+3
Ali Türkay Çoban
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Momentum yatırım stratejisinin karlılığının İMKB'de test edilmesi

Geçtiğimiz 40 yıl boyunca pazarın etkin olup olmadığının test edilmesi önemli çalışmalara konu olmuştur. Etkin Piyasalar hipotezine göre yatırımcılar herhangi bir bilgiyi kullanarak normalden daha fazla getiri elde edemezler. Etkin piyasalar hipotezinin tersine davranışsal finans yaklaşımı psikolojik nedenlerle yatırımcıların her zaman rasyonel olamayacaklarını ve bu sebeple piyasalarda eksik ya da aşırı reaksiyonun gözlenebileceğini savunmaktadır. Düşük reaksiyon ve aşırı reaksiyon bulguları, Etkin Piyasalar Hipotezi ile çelişir niteliktedir. Yatırımcılar çeşitli pazarlarda, ilave risk almadan, aşırı ve düşük reaksiyonun avantajını kullanarak önemli kazançlar elde edebilmektedirler. Momentum yatırım stratejisi düşük reaksiyon hipotezine dayanmakta ve geçmişte daha fazla kazanan hisse senetlerinin izleyen üç ay ile on iki aylık dönemde de daha fazla kazanma olgusu, 'momentum' olarak adlandırılmaktadır.Çalışmada, İMKB'de momentum stratejisinin karlı olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmanın örneklemi, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'ndaki (İMKB), Ulusal Pazar'da Temmuz 2000 ve Haziran 2010 arasındaki dönemdeki hisse senetlerinden oluşmaktadır. Çalışmada, Jegadeesh ve Titman (1993) ile aynı yöntem (J month/K month) kullanılmıştır. K; elde tutma dönemini, J ise portföy oluşturma dönemini ifade etmektedir. Çalışmada; 3, 6, 9, 12 elde tutma ve test dönemleri kullanılmıştır. Ayrıca momentum yatırım stratejisinin performansı t testi, Jensen Yöntemi ve Fama-French Üç Faktör Modeli ile ölçülmüştür.Analiz sonuçları; 3, 6, 9 aylık portföy oluşturma dönemlerinde momentum yatırım stratejisinin karlı olmadığını; fakat 12 aylık portföy oluşturma döneminde momentum yatırım stratejisinin karlı olduğunu göstermiştir. Dolayısıyla, yatırımcılar İMKB'de, 12 aylık yatırım dönemlerinde geçmişte kazandıran hisse senetlerinden oluşan portföyü satın almaları ve geçmişte kaybeden hisse senetlerini satmaları sonucunda önemli düzeyde kar elde edebileceklerdir.

BorsaDavranışsal finansEtkin piyasa teorisi+5
Halime İnan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

İşletmelerde finansal sıkıntı durumu ve finansal yeniden yapılandırma: Türkiye'de bir vaka çalışması

Finansal sıkıntı süreci içerisinde olan firmaların finansal yeniden yapılandırma çalışmaları ile ilgili kamuya yapılan bildirimlerin firmaların değerine etkisi üzerine birçok araştırma yapılmıştır. İşletmelerin finansal yeniden yapılandırma uygulamaları ile ilgili yapılan açıklamalara piyasanın aşırı bir reaksiyon gösterip gösteremediği finans literatürünün tartışmalı konularından birisini oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı, finansal sıkıntı durumunda olan bir firmanın finansal yeniden yapılandırma uygulamaları hakkında kamuya yapılan bildirimlerin hisse senedi getirileri (firma değeri) üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Çalışmada olay çalışması (event study) yönteminin kullanılması benimsenmiş ve Türkiye'de tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir firma hakkında örnek olay incelemesi yapılması ile daha detaylı ve somut verilere dayalı bir finansal sıkıntı ve finansal yeniden yapılandırma süreci üzerine çalışılma imkanı bulunmuştur. Bildirimlerin firma değerine olan etkisini ölçmek için kümülatif aşırı getiri (Cumulative Abnormal Return-CAR) modeli kullanılmıştır. Analiz sonuçları, yapılan bildirimlere piyasanın genel olarak pozitif yönde tepki verdiği ve firma hisse senedinin pazar getirisi (İMKB 100) üzerinde bir getiri sağladığını ortaya koymaktadır.

FinansmanFinansman açığıFirma değeri+5
Serkan Özkanlı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Firma çeşitlendirmesinin firma değeri, riski ve performansına etkileri: Türkiye uygulaması

Firma çeşitlendirmesi, toplam firma riskini azaltma ve firma performansını güçlendirme yoluyla firma değerine katkı sağlayan stratejik bir karardır. Firma çeşitlendirmesi teorileri, çeşitlendirmenin fayda ve maliyetlerini açıklamaktadır. Çeşitlendirmenin değere etkisi, çeşitlendirme iskontosu veya primi olarak ifade edilmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'de faaliyet gösteren firmalarda çeşitlendirmenin firma değerine, riskine ve performansına etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Analiz verileri, İMKB'ye kayıtlı 203 tane çeşitlendirilmiş firma ile uzman firmalardan elde edilmiştir. Regresyon modelleri, Ocak 2005-Aralık 2010 dönemine ait panel veriler ve yatay kesit veriler kullanılarak analiz edilmiştir.Analiz sonuçlarına göre, çeşitlendirme yapan firmalarda ?çeşitlendirme primi? bulgusuna ulaşılmıştır. Çeşitlendirme endekslerinin anlamlı pozitif katsayısı, çeşitlendirilmiş firmaların bu özelliklerinden dolayı daha fazla değer kazandıklarını göstermiştir. Bunun yanında, çeşitlendirmenin toplam firma riskini azalttığı ve performans üzerinde pozitif etkiye sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.

Firma değeriFirma performansıPerformans+3
Emel Yücel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Temel bileşenler faktör analizine dayalı yapay sinir ağları modelleri ile İMKB 100 endeks getirilerinin tahmini

Bu çalışmada amaç, temel bileşen faktör analizine dayalı yapay sinir ağları modelleri ile İMKB 100 endeksinin getirisi tahmin edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada 02.01.1997-30.12.2011 tarihleri arasındaki İMKB 100 endeksi günlük getirileri kullanılarak yarınki getiri tahmin edilmeye çalışılmıştır. Çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın amacı, önemi ve yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde yapay sinir ağlarının yapısı, temel elemanları, avantajları, dezavantajları, uygulama alanları, katmanları, sınıflandırılması ve işleyişi hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde temel bileşen faktör analizinin aşamaları ile ilgili hesaplamalara yer verilmiştir. Dördüncü bölümde uygulamaya yer verilmiştir. Son bölümde ise uygulamada tahmin edilen modele ve bunun üzerine yapılan yorumlara yer verilmiştir.

Faktör analiziHisse senedi getirileriTemel bileşenler+3
Zuhat Ergin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Gelişmekte olan piyasalarda sermaye türlerinin kurumsal girişimcilik yoluyla firma performansına etkisi: İMKB'ye kote firmalar üzerine bir araştırma

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda hisse senetleri işlem gören firmalar üzerinde anket yöntemi kullanılarak yürütülen bu çalışmada, gelişmekte olan ülkeler bağlamında Türkiye'deki şirketlerin piyasa dışı sermaye türleri ile örgütsel yetenek bazlı entelektüel sermaye türlerinin dahili kaynak düzenleme mekanizması olarak işlev gören kurumsal girişimcilik yoluyla firma performansına olan etkisi araştırılmaktadır. Araştırmada, gelişmekte olan ülkelerde gerek kurum gerek kural bazlı eksikliklerin bulunması sebebiyle ortaya çıkan kurumsal boşluklara istinaden firmaların ilişki temelli stratejiler kapsamında baskın kurumlarla ve iş alemiyle şebeke bazlı yönetsel bağlar kurmak suretiyle politik sermaye, üne dayalı sermaye ve sosyal sermaye elde ederek ve örgütsel dinamiklerinden kaynaklanan entelektüel sermaye bileşenleri olan insan sermayesi, örgüt sermayesi ve müşteri sermayesi ile performanslarını arttırdıkları ve söz konusu ilişkiye kurumsal girişimcilik uygulamalarının aracılık ederek ilişkinin derecesini güçlendirdiği ileri sürülmektedir. Araştırmada, gelişmekte olan ülkelerde firmaların, endüstri temelli ve kaynak temelli perspektiflerin yanında kurumların önemli bir fonksiyon icra etmeleri nedeniyle kurum temelli görüşü de dikkate alarak stratejilerini oluşturmaları gerektiği de önemle vurgulanmaktadır. Araştırma sonuçları, piyasa dışı sermaye türlerinden politik sermaye ve üne dayalı sermayeye, entelektüel sermaye türlerinden örgüt sermayesine sahip olan firmaların kurumsal girişimcilik yoluyla performanslarını arttırdığı yönündeki hipotezleri desteklemektedir. Buna mukabil, araştırma sonucunda piyasa dışı sermaye türlerinden sosyal sermaye ve entelektüel sermaye türlerinden insan sermayesi ve müşteri sermayesinin kurumsal girişimcilik uygulamaları aracılığıyla firma performansına olumlu katkıda bulunduğuna dair oluşturulan hipotezleri desteklememektedir. Bu çerçevede, araştırmada elde edilen bulgular, kurumsal girişimcilik, gelişmekte olan ülke ve piyasalar, kurumsal ilintililik, şebeke temelli stratejiler, ilişki temelli stratejiler, piyasa temelli stratejiler, kurumsal teori, kurum temelli görüş, endüstri temelli görüş, kaynak temelli görüş, yönetsel bağlar, dinamik ehliyetler ve yetenekler, şebeke temelli piyasa dışı kaynak sermayesi, örgütsel yetenek bazlı entelektüel sermaye türleri, Türk iş ortamı ve sistemi ile stratejik yönetim bakış açısıyla değerlendirilmekte ve çeşitli önerilerde bulunulmaktadır.Anahtar Kelimeler: Kurumsal Girişimcilik, Piyasa Dışı Sermaye Türleri, Entelektüel Sermaye Türleri, Türk İş Ortamı ve Sistemi, Firma Performansı.

Entelektüel sermayeFirma performansıGelişmekte olan piyasalar+7
Ertan Erkocaoğlan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Genel olarak gayrimenkul yatırım ortaklıkları ve İMKB'de bir araştırma

Gayrimenkuller pek çok ülkede en çok tercih edilen yatırım araçlarından biri olmuĢtur. Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO), gayrimenkule dayalı sermaye piyasası araçları arasında önemli bir yere sahiptir. Bu çalıĢmada GYO‟ların Türkiye‟de ve dünyada ortaya çıkıĢı, geliĢimi, hukuki boyutları ve Ģimdiki durumu incelenmiĢtir. ÇalıĢmanın uygulama bölümünde, GYO endeksi getirisi Ocak 2003-Aralık 2011 dönemleri için Sermaye Varlıkları Fiyatlama Modeli (SVFM) ve Vektör Otoregresif Model (VAR) kullanılarak analiz edilmiĢtir. ÇalıĢmadaki ampirik bulgular, GYO‟ların incelenen dönemde pazar endeksi ile hemen hemen birebir iliĢki içinde olduğunu göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Gayrimenkule Dayalı Sermaye Piyasası Araçları, Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları, Sermaye Varlıkları Fiyatlama Modeli, Vektör Otoregresif Modeller

FiyatlandırmaGayrimenkul yatırım ortaklıklarıSermaye piyasası araçları+3
Seda Turnacıgil
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bulanık doğrusal programlama ve Borsa İstanbulda bir uygulama

Günlük yaşamda meydana gelen olaylarda bilgi eksikliği ve belirsizlikten kaynaklanan birçok karmaşıklık mevcuttur. Bu nedenle karar alma süreçlerinde tam olarak objektif kararlar vermek zor olabilmektedir. Karmaşıklığı azaltmak ya da tamamen ortadan kaldırmak için bulanık doğrusal programlama modeli geliştirilmiştir. Bulanık doğrusal programlama modeli klasik mantıkta uygulanan doğrusal programlama modelinin daha genel bir hali olarak açıklanmaktadır. Amaç ve/veya kısıtların bulanık olduğu bu model ile daha esnek çözümler üretilebilmektedir. Bilgi eksikliği veya belirsizliğin karar vermeyi zorlaştırdığı alanlardan bir tanesi de finansal piyasalardır. Tasarruflarını finansal piyasalarda değerlendirmek isteyen yatırımcılar çeşitli menkul kıymetlerden portföyler oluştururken hangi yatırım aracına hangi oranda yatırım yapmaları gerektiğine dair problemlerle karşılaşmaktadırlar. Dolayısıyla bu belirsizliği ortadan kaldırmak ve optimal portföyü oluşturmak için yatırımcılar bulanık doğrusal programlama modeline başvurmaktadırlar. Bu çalışmada öncelikle bulanık mantık ve bulanık kümeler ile ilgili teorik bilgilere yer verilmiş, klasik ve bulanık doğrusal programlama modelleri incelemiştir. Ardından portföy kavramı açıklanarak portföy analizi konusu ele alınmıştır. Son aşamada ise her iki model kullanılarak Borsa İstanbul'da işlem gören 26 adet hisse senedi arasından optimal portföyler oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bulanık mantık, bulanık doğrusal programlama, portföy analizi,klasik doğrusal programlama, Borsa Istanbul

Borsa İstanbulBulanık doğrusal programlamaHisse senetleri+2
Hüseyin Ünal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00

Related subjects