Kurumsallaşma

Bu konu başlığı altında 175 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kurumsal ilkelere uyum düzeyi ve sürdürülebilirlik arasındaki ilişkinin incelenmesi

Çalışma Antalya Organize Sanayi Bölgesinde(OSB) faaliyet gösteren firmalarda görev yapan çalışanların çalıştığı firmaların sürdürülebilirlik düzeyleri ile kurumsal ilkelere uyum düzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi amacı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ayrıca çalışan ve firma özelliklerinin kurumsallaşma ve sürdürülebilirlik algısına etkisi incelenmiştir. Araştırmada basit rastgele örnekleme yöntemi ile hesaplanan n=436 çalışandan anket yöntemi ile veri toplanmıştır. Anketlerde kişisel bilgi formu, kurumsal sürdürülebilirlik ve kurumsal ilkelere uyum ölçeği(Credit Lyonnais Securities Asia - CLSA) ifadeleri yer almıştır. Analizlerde SPSS programı kullanılmıştır. Sonuçlar incelendiğinde; çalışanların kurumsal sürdürülebilirlik ve kurumsal ilkelere uyum düzeylerinin ölçek puanlarına göre yüksek düzeylerde olduğu görülmüştür. Katılımcıların kurumsal sürdürülebilirlik ve kurumsal ilkelere uyum düzeyleri cinsiyet, medeni durum, şirketteki çalışan sayısı, dış ticaret işleri yapma durumlarına göre farklı olmadığı görülmüştür. Kurumsal sürdürülebilirlik ve kurumsal ilkelere uyum düzeylerinin ise yaş, eğitim, mesleki kıdem, şirket tipi, sermaye büyüklüğü gibi özelliklere göre istatistiksel olarak farklılık gösterdiği tespit edilmiştir(p<0,05). Kurumsallaşma ve sürdürülebilirlik arasında anlamlı ve doğru orantılı olarak şekilde ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca kurumsal sürdürülebilirlik algısı düzeylerine etki eden en önemli değişkenin kurumsal ilkelere uyum boyutu olduğu, sorumluluk ve şeffaflık alt boyutlarının etkileri ise yakın düzeyde ve kurumsal ilkelere göre daha düşük düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Firmalarını daha kurumsal olarak gören bireyler aynı zamanda da daha yüksek düzeyde sürdürülebilir bir yapıda olduğunu ifade etmişledir. Ortaya çıkan sonuçların sektörde faaliyet gösteren firmalarda kurumsal yönetim konusunda yapılan iyileştirilmelerin sürdürülebilirlik üzerinde olası olumlu etkisini değerlendirmek açısından katkıda bulunacağı düşünülmektedir.

KurumsallaşmaOrganize sanayi bölgeleriSürdürülebilirlik
Abdullah Saruhan
Süleyman Demirel University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilinirliği yüksek yabancı denetim firmalarının kurumsallaşma ve toplumsal itibar düzeyinin Türk denetim firmaları ile karşılaştırılması

Son finansal krizler gösterdi ki yeni yatırımcıları çekmek ve mevcut olanları korumak için şirketin finansal gücü yeterli değildir. Bu noktada denetim şirketinin markası menfaat sahipleri için kriter olmuştur. Denetim firmasının markası bir günde oluşmadığı gibi belirli seviyede deneyim ve bilgi gerekmektedir. Çalışmanın birinci bölümünde muhasebenin gelişimi ve ekonomi ile etkileşiminden bahsedilmiştir. İkinci bölüm de bağımsız denetimin kalitesinin gereksinimi, önemi, bağımsız denetim ile ilgili oluşturulan standartlar, hükümet tarafından ve uluslararası kuruluşlar tarafından yapılan düzenlemeler ve akademik çalışmalara yer verilmiş, kurumsal yönetimin Türkiye'deki gelişiminden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümünde itibarın tanımından bahsedilmiş, 4 büyük denetim firmasının kalite itibarı üzerine literatür çalışmaları incelenip, Türkiye'deki 2015 geliri baz alınarak oluşturulan ilk 10 denetim firmasının kalite kontrol sistemleri belirtilmiştir. Denetim firmalarının Global şeffaflık raporları ve Türkiye'de ki çalışmalar incelenmiş ve bu çalışmaya dayalı tavsiyeler belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: İtibar, kalite, denetim kalitesi

Bağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşlarıDenetim+7
Fatih Mehmet Altan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sigorta acentelerinde iç kontrol sistemi ve sürdürülebilir etkinliğinin sağlanması

ÖZET Ülkemiz ve dünyadaki ekonomik dalgalanmalar ve değişiklikler sebebiyle şirketlerin güçlü kontrol mekanizmaları kurma isteği, hızlı büyüyen şirketlerin büyümlerini istikrarlı ve sürdürülebilir hale getirme gayreti ve kurumsallaşma çabaları iç kontrol sisteminin kurulmasını bir ihtiyaç haline getirmiştir. Çalışmada sigorta acentelerinde iç kontrol sistemi ve sürdürülebilir etkinliğinin sağlanmasını uygulamalı olarak detaylıca açıklamaya çalıştık. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde sigortanın temel kavramları, sigortacılığın tarihsel gelişimi ve Türkiye'de sigortacılık sistemindeki kurum ve kuruluşlar açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde iç kontrolün tanımı, kapsamı, amacı, iç kontrolde yetki ve sorumluluk, iç kontrolün yapısı, işleyişi, temel ilkeleri, iç kontrol bileşenleri ve iç denetim açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde uygulamaya yer verilmiştir. İnceleme yapılan sigorta acentesinde iç kontrol sisteminin durumu, kurulması için yapılması gerekenler hakkında tavsiyelere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sigorta, İç Kontrol Sistemi, Acente, İnsan Kaynakları, Kurumsallaşma, İç Denetim

DenetimDenetim sistemleriEtkinlik+5
Hüseyin Demirci
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yöneticilerin dönüşümcü liderlik özellikleri ile aile şirketlerinin kurumsallaşması arasındaki ilişki

Dönüşümcü liderlik, tartışılan ve araştırılan bir konuların başında gelmektedir. Literatürde birçok liderlik tipi belirlenmiş, olumlu ve olumsuz yönleri açıklanmıştır. Başarılı yönetim ve etkili bir idarenin geliştirilebilmesi açısından en uygun liderlik stilini benimsemek, işletmelerin geleceğini ciddi ölçüde belirlemektedir. Aile şirketlerinde liderlik ve kurumsallaşma kavramları farklılık göstermektedir. Çünkü aile şirketlerinde yönetimde aile bireylerinin bulunması şirketi birçok açıdan farklılaştırmaktadır. Aile şirketlerinin idaresinde kurumsallaşma hayati bir önem taşımaktadır. Bunun nedeni ise aile şirketlerinin yapısı gereği kurumsallaşma problemi yaşamasıdır. Aile şirketlerinin kalıcılığını etkileyen kurumsallaşma faktörü işletme içinde kurulması gerekli olan sistemi belirlemektedir. Bu tezde liderlik, aile şirketleri ve kurumsallaşma konularına değinilmiş ve aile şirketlerinde liderlik ve aile şirketlerin kurumsallaşma konuları incelenmiştir. Aile şirketlerinin kalıcılıklarının ve başarılarının hangi koşullara göre değişim gösterdiği belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Dönüşümcü liderlik, aile şirketleri, kurumsallaşma, yönetim.

Aile şirketleriDönüşümcü liderlikKurumsallaşma+3
Hülya Oruç
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk aile işletmelerinde kurumsallaşma çabalarında kuşaklar arası çatışmanın rolü

Türk ve dünya ekonomisinde önemli bir yere sahip olan aile işletmeleri küreselleşme ile birlikte değişime uyum sağlamakta zorlanmaktadırlar. Ekonomik ve sosyal alanda önemli bir yere sahip olan aile işletmelerinin aile mülkiyetini koruyarak devam edebildikleri işletme ömürlerinin çok kısa olduğu incelenmiştir. Rekabet koşullarının sertleştiği küresel pazarda aile işletmelerinin yaşadıkları problemlerin sürdürülebilirliği ve rekabet gücünü düşürdüğü gözlenmektedir. Bu sebeple aile işletmelerinin ´´yeniden yapılanması´´ kaçınılmazdır. Aile işletmelerinin küresel pazara ve değişen rekabet şartlarına uyum sağlayamamasının en önemli nedeni kurumsallaşamamalarıdır. Yeniden yapılanma, yani kurumsallaşma sürecinde aile işletmelerinin önündeki en önemli engel ise kuşaklararası yaşanan çatışmalardır. Çalışmada aile işletmelerinin yapısı, aile ve işletmenin ilişkileri, yaşanan kuşaklararası çatışmalar, kurumsallaşamama nedenleri ve kuşaklararası çatışmaların kurumsallaşamamaya etkisi incelenmiş ve yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Aile işletmeleri, kuşak çatışmaları, kurumsallaşamama,

Aile işletmeleriKurumsallaşmaKuşak çatışması
Nil Seda Keser
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İstanbul'da fahişe bedenlerinin ve fuhuş mekânlarının kamusallaştırılması (1908-1922)

Bu çalışma, 1908-1922 yılları arasında İstanbul'da fahişe bedeni ve fuhuş mekânları üzerinde durmaktadır. Tez kapsamında son dönem Osmanlı İstanbul'unun siyasî, ekonomik ve sosyal yönleri göz önünde bulundurularak toplumun aykırı öznelerinden olan fahişelerin ve fuhuş mekânlarının konumu, sınıflandırışı ve algılanışı Osmanlı Arşivi ve diğer dönem kaynakları temel alınarak irdelenecektir. Tüm bunlar yapılırken fahişe bedeninin ve fuhuş mekânlarının resmî ve toplumsal aygıtlar tarafından kamusallaştırılma biçimleri ön plana çıkartılarak konunun toplumbilimsel tarafının da aydınlatılmasına gayret edilecektir.

20. yüzyılFuhuşHayat kadınları+7
Nur Banu Kuzu
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The context of civil society: Analyzing the Muslim women's participation in the institutionalization process in Turkey

The aim of this thesis is to examine the motivations of Muslim women who established institutions with the definitions of association and foundation in the 1970s in the context of their feelings and beliefs. Many institutions currently defined as civil society organizations have connections with these institutions established by Muslim women in the 1970s. In my study, I argue that both the institutions defined as civil society organizations and those established as associations and foundations in the past are open to different interpretations. It is seen that when the meaning that women attribute to their activities and the institutions they establish is analyzed. When the traces of this interpretation are followed, it is seen that there are similar motivations with the motivation of institutions in the past. The meanings attributed to institutionalization in the 70s can also be attributed to the institutions engaged in activities with the definition of civil society organizations today. Women's motivations are also related to historical experiences, political environment, and vakıf understanding in the past. This motivation enabled women to do activities towards their goals through their emotions. I used multiple data collection methods for the study through in-depth interviews, focus groups, ethnography, and participant observation. In addition, I analyzed written and visual materials, publications and web resources. Fieldwork was carried out in Istanbul. All these data, based on historical trace version and discourse analysis in the field, reveal that similar religious beliefs in Muslim women produce similar emotionality. In this context, veiling, which emerged as the embodiment of religious belief, produced a collective emotional spirit in women and gathered women around a common purpose in the institutionalization process. Due to the state's prohibitions on covering establishment of educational institutions is one of the important stages of institutionalization. Keywords: Anthropology of emotion, civil society, Muslim women, Turkey

Head coveringWomenInstitutionalization+5
Nesibe Şahin
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Factors influencing the customer purchase decision in B2B markets: A survey

This thesis aims to understand the factors influencing customer purchase decision in B2B markets. Particularly, the mechanisms ensuring the continuity of business relationship between two types of companies namely: the producers of the corrugated box companies and the business buyers will be researched. In this analysis, factors were both investigated in the literature and verified by the authors own expertise in the industrial packaging industry. Three main factors were put into consideration for influencing the customer purchase decision in B2B, namely price, corporation image, and salesperson's commitment and expertise. This exploratory research attempts to find evidence based on a survey analysis conducted on 129 respondents of corrugated box suppliers. The survey has been taking a place within the firms where their headquarters located in the Marmara Region of Turkey. These firms generally, produce and operate on Paper/Wood products, Metal, Electric and Electronic, Energy, Food, Automotive, Chemistry, Petroleum, Rubber and Plastic Industries. Propositions were developed and it was found that price, corporate image, and salesperson commitment are the most important factors that influence customer purchase decisions in B2B markets; besides COVID-19 pandemic is found as an moderating factor in this relationship. The findings demonstrate that salesperson commitment is especially an important factor to ensure the continuity of a business relationship between two companies. Key words: B2B Market, Customer Purchase Decision, Salesperson's Commitment, Corrugated Box, Coronavirus (Covid-19)

COVID 19FirmsPrice+6
Çağdaş Oral
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yeraltı sanatının kurumsallaşması

Yeraltı kültürünün kimi iletişim ve ifade biçimleri; kısıtlı bir gruba yönelik ve çoğu zaman yasa dışı ilerleyen uygulamalardan, geniş bir izleyici kitlesine sahip, kabul edilmiş sanatsal pratiklere evrilmişlerdir. Galeri ve müze gibi kurumlar bir zamanlar dışlanan ve hatta suç unsuru olarak kabul edilen bu sanat türlerine programlarında yer vermeye başlamıştır. Böylelikle yeraltı sanatı terimi altında toplanan bu alternatif sanat pratiklerinin kurumsallaşma ile artan görünürlüğü, ardından akademik kabul, popülerleşme ve ticarileşme gibi adımları getirmiştir. Yeraltı sanatının kurumsallaşma aşamaları bu tezde ilk olarak graffiti ve sokak sanatı hareketlerinin sanat galerilerine geçiş süreci açısından ele alınmıştır. Günümüzde sokak sanatı kavramının bir çağdaş sanat akımı, pek çok yapıtın adı altında incelendiği bir tür olarak literatüre geçmesi sonucunda bu kavram dönüşüm geçirmiş ve sokak sanatı atölye ortamında üretilen, galerilerde, müzelerde, müzayedelerde sergilenen çalışmaları da kapsayacak şekilde genişlemiştir. Bu durum, yeraltı sanatının yaşadığı kurumsallaşma ardından gelen dönüşümü ortaya koyan en net örnek olarak paylaşılmıştır. Ardından Amerikan yeraltı kültürünün, sokak sanatı, çizgi roman gibi ifade biçimlerinden ilhamla hareket eden lowbrow sanat akımı üzerinden kurumsallaşma aşamaları ele alınmış; yaşanan dönüşüm bu hareketin temsilcisi olan galerilerin zaman içerisinde yaşadıkları gelişim şeması üzerinden irdelenmiştir. Son olarak Japonya'da iletişim, ifade ve hareketlerini kapalı gruplar ve daha önceki yeraltı kültürü örneklerinde görülen yöntemler üzerinden ilerleten bir altkültür olan otaku kültürü ve bu kültüre ait öğelerin yüksek sanat, popüler kültür ve tasarım ile buluşmasını sağlayan superflat akımı örnekleri incelenmiştir. Örnekler üzerinden kurumsallaşmanın aşamaları araştırılırken, bağlamından koparılan yapıtın bu süreç ve sonrasında yaşadığı dönüşümün yapıtın kendisi, çevresi ve izlerkitlesi açısından ortaya koyulması amaçlanmıştır.

AltkültürKentsel kültürKurumsallaşma+4
İpek Ergen
Feyziye Schools Foundation Işık University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnşaat sektöründeki aile şirketlerinde kurumsallaşma: Ailenin kurumsallık düzeyine etkisi

Aile şirketleri dünya genelinde, iş hacmi ve istihdam açısından ekonominin büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Kendilerine özgü yönetim tarzları ve organizasyonel yapıları ile ekonomik ve sosyal hayatın vazgeçilemez unsurları olmalarına karşın yaşam süreleri oldukça kısadır. Konuyla ilgili geçmişte yapılan çalışmalar incelendiğinde bu durumun en büyük nedeninin, kurumsallaşmaya gerekli önemin verilmemesinden kaynaklandığı görülmektedir. Bu çalışma Türk inşaat sektöründe bulunan aile şirketlerinin kurumsallaşma düzeylerini ve ailenin bu düzeydeki etkisini araştırmaktadır. Aile şirketleri değişen ve gelişen dinamikler, kültürel çevre ve rekabet gibi nedenlerden dolayı kurumsallaşmak zorundadır. Çalışmada inşaat sektöründeki aile şirketlerinin kurumsallık düzeyleri, daha önce yapılan benzer çalışmalardan yararlanılarak, ailenin şirket yönetimine müdahalesi yönünden incelenmektedir. Tez dört ana bölümden meydana gelmektedir. İlk bölümde önceki çalışmalar ışığında bir "aile şirketi" tanımı oluşturulmaya çalışılmış; daha sonra aile şirketlerinin temel özellikleri, yapıları, yönetim biçimleri ve yaşam süreleri ile ilgili çeşitli bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde kurumsallaşma kavramı hem genel boyutlarıyla hem de aile şirketleri özelinde incelenmiştir. Kurumsallaşma yaklaşımları ve kurumsallaşma unsurları anlatıldıktan sonra kurumsallaşmanın şirkete getirileri ve kurumsallaşmaya yönelik engellerden bahsedilmiştir. Tezin üçüncü bölümünde inşaat sektörü incelenmiştir. Dünyada ve Türkiye'de inşaat sektörünün yeri ve öneminin istatistiklerle anlatıldığı bu bölüm, sektörün yapısı ve ayırıcı özelliklerine de değinerek, aile şirketlerinde kurumsallaşmanın incelendiği diğer sektörlerle karşılaştırma yapma imkanı sunmaktadır. Son bölümde ise inşaat sektöründe yer alan aile şirketlerinin kurumsallaşması ve ailenin kurumsallık düzeyine etkisi hakkında yapılan saha araştırması, araştırma sonucu elde edilen bulgular ve bunların değerlendirmeleri sunulmuştur. Araştırma, dokuz farklı şehirden toplamda 35 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara kurumsallaşma unsurları ve aile etkisi ile ilgili ifadeler yöneltilmiş, kurumsallaşmayı etkileyen faktörler ve kurumsallaşma sonuçları ile ilgili açık uçlu sorular sorulmuştur. Araştırma sonuçları ışığında, belirli büyüklüğe ulaşan şirketlerin kurumsallaşma yolunda ilerleme kaydetmeye başladıkları; ancak genele bakıldığında bu oranın yeterli olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca daha çok aile ilişkilerinin kurumsallaşmasında sıkıntılar yaşandığı görülmüş ve bu bağlamda çözüme yönelik öneriler getirilmiştir. Kurumsallık düzeyinde aile etkisini ortaya koymayı amaçlayan bu çalışmayla literatüre inşaat sektörü adına katkı yapılması amaçlanmaktadır.

Aile şirketleriKurumsallaşmaİnşaat sektörü
Necati Çağrı Aksoy
İstanbul Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aile şirketlerinde kurumsallaşmanın önemi ve firma performansına etkisi: İşgören algısı ile ilgili bir alan araştırması

Aile şirketlerinin ekonomideki yeri, değeri, katkıları ve miktarı göz önünde bulundurulduğunda ülke ekonomilerinde önemli bir yere sahip oldukları görülür. Özellikle ülkemiz ve dünya işletmelerinin büyük çoğunluğunu bu şirketler oluşturmaktadır. Fakat bu şirketlerin yaşam eğrisi incelendiğinde ömürlerinin pek de uzun olmadığı görülmekte ve önemli bir bölümünün daha ilk kuşak ve ikinci kuşakların yönetimlerinde yok oldukları görülmektedir. Yapılan araştırmalarda bunun en önemli sebebinin iyi bir örgüt yapısının ve sistemli bir yönetim anlayışının dolayısıyla da kurumsallaşmanın olmayışı görülmüştür. Birinci bölümde aile işletmesi kavramı, aile işletmelerinin kuruluş sebepleri, özellikleri, ülkemiz ve dünya ekonomilerindeki yeri, kuruluş ve gelişim evreleri, aile işletmelerinin üstünlük ve zayıflıkları, aile işletmelerinde kurumsallaşma konusu, yönetim ilkeleri, kurumsallaşma düzeyi, kurumsalşamanın yararları ve sakıncaları gibi kavramları üzerinde durulmuş. İkinci bölümde ise konu ile ilgili anket sorularının hazırlanması arastırmanın önemi, amacı, çalışmayla ilgili derlenen verilerin değerlendirilmesi, analizi ve konu ile ilgili sonuç ve öneriler kısmı üzerinde durulmuştur. Yapılan çalışma kapsamında Bursa ilinde faaliyet gösteren aile işletmelerinin kurumsallaşma biçimlerini ne kadar önemsedikleri ve kurumsallaşmanın işletme performansı üzerinde nasıl bir artış sağladığı araştırılmıştır. Gerçekleştirilen çalışma kapsamında teorik kısımda öncelikle kurumsallaşma konusu sonrasında aile şirketleri ii konusu ve sonrasında aile şirketlerinin temel sorunları ile ilgili literatür tarandıktan sonra çalışmayla ilgili mataryerler elde edilmeye çalışılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında veri toplama aracı olarak aile işletmelerinin kurucu girişimcilerine ve çalışanlarına yönelik soru formları (anket) kullanılmıştır. Tüm bu gerçeklerden yola çıkarak aile şirketleri için hayati öneme sahip olan kurumsallaşma konusuyla ilgili olarak 112 farklı aile şirketinde anket değerlendirme çalışması gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilmiş olan çalışma Bursa ilinde faaliyet gösteren aile işletmeleri olarak sınırlandırılmıştır. Gerçekleştirilen çalışma toplamda 130 aile işletmesine uygulanmak istenmiş ancak 112 tanesinden olumlu dönüş alınabilmiştir. 524 katılımcıdan cevap gelmiş olmasına rağmen cevapların 495 tanesi uygun olduğundan SPSS paket programı yardımı ile analiz edilmiştir. Katılımcılara uygulanan anket formu toplamda 23 adet ana sorudan oluşmaktadır. Bu 23 sorunun ilk 5 sorusu katılımcıların ve çalışmış oldukları şirketin yapısını yansıtan demografik sorulardır. Geri kalan 18 soru ise kendi içerisinde birçok soruyu barındıran ve aile şirketlerinin kurumsallaşma sürecinde takip ettikleri süreci belirlemeye yönelik, kurumsallaşmanın önemini belirten ve aynı zamanda kurumsallaşan aile işletmelerinin performanslarına olan etkilerini işgören çerçevesinde ölçmeye yarayacak sorulara yer verilmiştir. Sonuç olarak yapılan anket çalışmamızda ve daha önce konu ile alakalı yapılan çalışmalarda da açıkça belli olmakla birlikte aile şirketlerinin globalleşen dünya eknomisinde oluşan rekabet piyasalarında ayakta kalabilmeleri, yeni pazar paylarına ulaşabilmeleri, şirketlerin uzun ömürlü olabilmelerinin en başında kurumsallaşma kavramı gelmektedir.Anket çalışmamız kapsamında katılımcılardan alınan cevaplar doğrultusunda;Aile şirketlerinde kurumsallaşmanın kaçınılmaz bir süreç olduğu,büyüme trendine giren işletmelerde bu süreci sağlıklı yürütebilmeleri adına kurumsallaşmanın mutlak süretle uygulanması gerektiği.Kurumsallaşma ile birlikte oluşan kurum kültürüne bağlı olarak işletme içerisinde birtakım kuralların içselleştirilmesi suretiyle şirket içinde oluşabilecek muhtemel sorunların üstesinden gelinebileceği sonucuna ulaşılmış.Ayrıca şirketin yönetimin kademelerinde alanında uzman kişilerin istihdam edilmesi gerektiği.Böylece şirket içerisinde oluşabilecek nepotizmin önüne geçilebileceği ve bu sayede çalışanların kendilerini daha güvende hissetmekte olduğu ve buna parelel olarakta çalışanların performanlarında ve dolaysıyla şirketin performansında pozitif yönlü artışlar meydana geleceği sonucuna ulaşılmıştır.

Aile işletmeleriAile şirketleriFirma performansı+3
Deniz Alkan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Zihinden topluma: Sosyal ontoloji ve John Searle

Sosyal ontoloji, kökenleri eskiye dayanmamakla birlikte son dönemlerde felsefenin bir kavramı olarak oldukça ilgi görmeye başlamıştır. Sosyal ontolojiye ilişkin görüşleriyle ön plana çıkan filozoflardan biri de John R. Searle'dür. Sosyal ontolojisi dikkate alındığında açıkça görülüyor ki Searle, sadece toplumla ilgilenmemekte toplumu oluşturan insan ve insanın bir parçası olduğu doğayı temele almaktadır. İnsanın doğa ile olan ilişkisini açıklığa kavuşturduktan sonra Searle, insanın toplumu nasıl oluşturduğunu açıklar. Searle'ün toplum tasavvuru doğa–insan–toplum üçgeninde ele alındığında açıkça görülmektedir ki Searle, insan zihninin bu oluşumdaki önemini vurgulamaktadır. Bu bağlamda zihinden topluma bir toplum şeması çizer. Çizilen bu şemanın basamakları kabaca yönelimsellik ve kurumsallaşma şeklinde özetlenebilir. Öte yandan, felsefenin kadim problemleri olarak görülebilecek diğer iki husus özgür irade ile özgür konuşma şeklinde sıralanabilir. Bütün bunlar dikkate alındığında Searle'ün oluşturduğu sosyal ontolojisinin bir bütünlük içerip içermediği önem kazanmaktadır. Bu anlamda yönelimsellik, kurumsallaşma, özgür konuşma ve özgür iradenin bir uyumluluk göstermesi beklenmektedir. Searle, sosyal ontolojisini kurarken basamaklar halinde ilerler. Bu basamaklardan biri yönelimsellik iken diğeri ise kurumsallaşma olmaktadır. Bu iki basamak arasındaki geçişin tutarlılığı ile bu iki kavramın özgür konuşma ve özgür irade ile olan bağlantısı incelendiğinde bir problemin olup olmadığı noktası önem kazanmaktadır. Bu çalışmanın da amacı sosyal ontolojinin tanımını verdikten sonra söz konusu bu dört kavram arasındaki geçişte bir tutarlılığın olup olmadığını sorgulamaktır. Anahtar kelimeler: Sosyal Ontoloji, Yönelimsellik, Kurumsallaşma, Özgür Konuşma, Özgür İrade.

KurumsallaşmaSearle, JohnSosyal ontoloji+3
Yunus Aydemir
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Aile şirketlerinin sürdürülebilirliğinde kurumsallığın rolü

Aile şirketlerinin ekonomiye sağlamış olduğu katkının, tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de oldukça önemli olduğu bilinmektedir. Aile işletmelerinin kendilerine göre oluşturdukları yapılarının avantajları olduğu gibi dezavantajları da bulunmaktadır. Aile işletmelerinin çevresinde meydana gelen değişimlere ayak uydurması ayrıca bu değişimlerinde sürdürülebilirliğinin devam etmesi ise kurumsallaşma olarak ifade edilmektedir. Yapılan bu çalışmada ise aile şirketlerinin sürdürülebilirliğinde ve büyümesinde kurumsallaşmanın rolü ele alınacaktır. "Aile Şirketlerinin Sürdürülebilirliğinde Kurumsallığın Rolü" konulu bu araştırmanın amacının, öneminin, kapsamının, araştırdığı problemin, araştırma modelinin, araştırmanın sınırlılıklarının, evreninin ve örnekleminin, varsayımlarının, boyutlarının ve faktör analizinin, hipotezlerinin, kullanılan ölçeklerin ve veri toplama araçlarının ifade edildiği bu çalışma özelinde uygulanan anketle sağlanan bulgulara; demografik bilgilere, anova testine, korelasyon ve regresyon analizlerine dair inceleme ve değerlendirmelere yer verilmektedir.

Aile işletmeleriAile şirketleriBüyüme+5
Özcan Mercan
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nepotizm, Kronizm ve Patronaj eğilimlerinin kurumsallaşma algısı bağlamında analizi

Kayırmacılık, başta nepotizm, kronizm ve patronaj olmak üzere farklı türleri ile var olan bir uygulamadır. Kayırmacılığı, "birey, grup, örgüt ve devlet düzeyinde yıllardır süregelen bir uygulama" olarak nitelendirmek mümkündür. Pekçok bireyin şikâyetçi olduğu ve bir o kadar da şikâyetçi olan pekçok bireyin, bizzat bu işin öznesi olduğu söylenebilir. İnsanların bu uygulamalarda işin öznesi olmaları, bu uygulamaları dile getirmekten uzaklaşmalarına, çözüm üretmelerine ve üzerine araştırmalar yapmalarına engel olmaktadır. Kayırmacılık uygulamalarının aynı düzeyde varlığını sürdürmesi, aksi yönde bir eğilim görülmemesi neticesinde, kayırmacılığa bir çözüm önerisi getirme amacı ile bu çalışmanın çıkış noktası oluşmuştur. Kayırmacılığı önlemenin yolunun kurumsallaşmadan geçtiği görüşü ile de araştırmanın temel amacı; "Kurumsallaşma ile kayırmacılık arasında bir ilişki var mıdır?" ve "Kurumsallaşma, kayırmacılık uygulamalarına bir çözüm müdür?" soruları ile şekillenmiştir. Araştırma, Bornova Belediyesi çalışanları üzerinde gerçekleştirilmiş ve veriler anket yöntemi ile toplanmıştır. Anket formunda, çalışanların kurumsallaşma algıları ile birlikte nepotizm, kronizm ve patronaj algıları ölçülmüştür. Verilerin analizleri kısmında, güvenilirlik analizi, geçerlilik analizi, frekans analizi, faktör analizi, one sample t test, bağımsız örneklem t test, tek yönlü ANOVA testi, korelasyon analizi ve çoklu regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Analizler sonucunda, kurumsallaşma ile kayırmacılık arasında bir ilişki olduğuna ulaşılmıştır. Ayrıca kurumsallaşma ile nepotizm, kronizm ve patronaj arasında negatif yönde anlamlı bir ilişkiye ulaşılmıştır. Analizler neticesinde cinsiyete bağlı olarak da kadın çalışanların kayırmacılık algılarının erkek çalışanların kayırmacılık algılarından düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen veriler sonucunda denebilir ki; kurumsallaşma, kayırmacılık uygulamalarına bir çözüm niteliği taşımaktadır. Kayırmacılığı önleyebilmek adına bireyler ve örgütler kurumsallaşmaya önem vermelidirler. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Kuram, Kurumsallaşma, Yolsuzluk, Kayırmacılık, Nepotizm, Kronizm, Patronaj.

AlgıKayırmaKronizm+4
Rasim Turhan
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Institutionalization of social assistance and means testing mechanisms in the post-2001 period

This study scrutinizes the institutionalization of public social assistance and means testing mechanisms in the period after 2001. Along with the historical process of institutionalization, the thesis focuses on the attitudes towards means testing and social assistance of various actors, with examples from the case of Çorlu Social Assistance and Solidarity Foundation. The process of institutionalization of social assistance and standardization of means testing started mostly with the initiation of the World Bank, along with the Social Risk Mitigation Project which was formed in 2001. There were important improvements in terms of the institutionalization in social assistance such as improving the institutional capacity, use of information capacities, and creating integrated database that connect the system of the SYGM both with the SYDVs and other public institutions. However, there were also persistent problems such as the fragmented social assistance programs, or being exposed to personal and political influence, despite these improvements. Furthermore, the issue is more complicated for the means test due to peculiar problems of Turkey similar to other late industrialized countries. Among these problems was lack of institutional capacity for making means test in the absence of reliable public records such as property ownership, social security and population records, as well as lack of databases on the applicants, and of the standardized and instructive criteria. Most of these problems were solved with the use of information technologies and increasing institutional capacity of other public institutions. However, the major problem of the means test, which is high informality, continues to be the main obstacle for estimating the incomes of the applicants. It constitutes the main reason of the means testing system with social investigations to be in an inhumane way. The strictness of the means test and the ways of it, as well as the target groups of the assistance programs are all questions that are closely related to the varieties of approaches to social assistance which can be seen in the difference in attitudes of different actors in the social assistance such as the government, opposition, the civil servants in the SYGM, as well as the personnel in the SYDV.

State aidInstitutionalizationSocial assistance
Berra Zeynep Dodurka
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

İşletmelerde kurumsallaşma ve iş kazaları arasındaki ilişkide iş güvenliği kültürünün aracılık rolü

Bu çalışmanın temel amacı; işletmelerde kurumsallaşma ve iş kazaları arasındaki ilişkide iş güvenliği kültürünün aracılık rolünün olup olmadığını, kurumsallaşmanın ve iş güvenliği kültürünün iş kazaları ile olan ilişkilerini araştırmaktır. Ayrıca, katılımcıların demografik ve işyeri özelliklerinin kurumsallaşma ile iş güvenliği kültürü düzeylerinin karşılaştırılmasını yapmaktır. Araştırmanın evrenini tüm Türkiye'deki çoğunlukla üretim ile ilgili imalat, inşaat ve tarım işletmeleri sektörü ile az sayıda da olsa hizmet sektöründe bulunan işletmeler oluşturmuştur. Araştırmaya değerlendirilebilen 308 firma yanıt vermiştir. Araştırmada "formalleşme, profesyonelleşme, hesap verebilirlik, kültürel güç ve tutarlılık" alt boyutlarından oluşan kurumsallaşma ölçeği kullanılmıştır. İş güvenliği kültürü için ise "yönetimin bağlılığı", "güvenlik önceliği", "güvenlik iletişimi", "güvenlik eğitimi", "güvenlik farkındalığı ve yetkinlik", "çalışanların katılımı", "kadercilik" ve "raporlama kültürü" boyutlarından oluşan toplam 8 boyutlu güvenlik kültürü ölçeği kullanılmıştır. Toplanan verilere istinaden öncelikle tanımlayıcı istatistikler, sonrasında da araştırmada kullanılan kurumsallaşma ve iş güvenliği kültürü ölçekleri ile ilgili Co.Alpha testi ve faktör analizleri yapılmıştır. Tanımlayıcı istatistiklerden sonra hipotez testlerine ilişkin korelasyon ve hiyerarşik regresyon analizleri yapılmıştır. Bu analizler sonucunda işletmelerde kurumsallaşma ve iş kazaları arasındaki ilişkide iş güvenliği kültürünün aracılık rolünün kısmen bulunduğu belirlenmiştir. Kurumsallaşma ile iş kazaları arasında negatif ve anlamlı bir ilişki, kurumsallaşma ile iş güvenliği kültürü arasında pozitif bir ilişki, yine iş güvenliği kültürü ile iş kazaları arasında negatif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Diğer alt boyutlara ilişkin hipotezlere ilişkin sonuçlar son bölümde verilmiştir. Son olarak çalışmanın bazı kısıtları ile birlikte ilgili kurumlara, işletmelere ve gelecekte araştırma yapacaklara yönelik bazı önerilere yer verilmiştir.

Güvenlik kültürüKurumsallaşmaÖlçekler+3
Salim Yılmaz
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Stratejik insan kaynakları yönetiminde kurumsallaşma ve örgütsel bağlılık: Gıda sektöründe bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, gıda ürünleri imalatı yapan işletmelerdeki üst yönetimin stratejik insan kaynakları yönetimi uygulamalarını, kurumsallaşma algılarını ve örgütsel bağlılık düzeylerini belirlemek, ayrıca kurumsallaşma ve örgütsel bağlılık ilişkisini çalışanlar perspektifinde incelemektir. Araştırma evrenini 2019 yılı içerisinde İSO İlk 1000'de yer alan 194 gıda ürünleri imalatı yapan işletme oluşturmaktadır. Ancak bu dönemde COVID-19 Pandemisi nedeniyle 39 işletmeye ulaşılmış olup 17 işletmeden olumlu dönüş alınmıştır. 17 üst kademe yöneticiden yarı yapılandırılış mülakat tekniğiyle ve bu işletmelerdeki 784 çalışandan anket tekniği ile veriler elde edilmiştir. Çalışanların bakış açısını içeren nicel analizlerde yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Elde edilen verilere göre kurumsallaşmanın tüm alt boyutlarının örgütsel bağlılğın alt boyutları üzerinde etkili olduğu, ancak profesyonelleşme ve örgüt yapısının duygusal bağlılık üzerinde istatistiksel açıdan olumlu etkisi olmadığı belirlenmiştir. Yöneticilerin bakış açısını içeren nitel analizlerde elde edilen verilen Maxqda 2022 ile analiz edilmiştir. Elde edilen verilere göre stratejik insan kaynakları yönetimi uygulamalarına yönelik insan kaynaklarının stratejik uygulamaları (8 kod) ve işletme stratejilerinin belirlenmesi (5 kod) alt temalara sahip olduğu, kurumsallaşmanın 9 kod ile açıklandığı, örgütsel bağlılığın literatüre uygun şekilde duygusal bağlılık (4 kod), devam bağlılığı (4 kod) ve normatif bağlılık (4 kod) boyutlarıyla açıklandığı tespit edilmiştir.

Gıda sektörüKurumsallaşmaStratejik yönetim+2
Esin Ceylan Şaşmaz
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Küreselleşme sürecinde, kurumsallaşma olgusunda yaşanan sorunlar ve kurumsal kültür oluşturma gerekliliği

Kurumsallaşma olgusunda yaşanan sorunların giderilebilmesi için işletme sahip ve yöneticilerinin kurumsal yönetim ilkelerini tekrar içselleştirip tüm paydaşları kapsayacak şekilde kurum kültürü haline getirilmesi gereğini ortaya çıkarmıştır. Çünkü kurumsallaşma olgusunda insan faktörü "çalışan" olduğundan sorunların çözümü "Kurum Kültürü" nde yatmaktadır.

Kurumsal kültürKurumsal yönetimKurumsallaşma+4
Nurdan Adıgüzel
Avrasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sinemanın kurumsallaşması perspektifinde ulusal film merkezlerinin incelenmesi ve Türkiye için model önerisi

Bu çalışmada dünyada birçok örneği bulunan ulusal film merkezleri, sinemanın kurumsallaşması perspektifinde ele alınmıştır. Dünyada ulusal sinema ve kültürel belleğin korunması ve kuşaklar boyu erişilebilir kılma problemini çözmek amacıyla kurumlar oluşturulmuştur. Bu kurumlar arasında en önemlileri, ulusal film/sinema merkezleridir. Kültürel belleğin önemli nüvelerinden biri olan ulusal sinemanın topluma, sinema profesyonellerine, araştırmacılara ve sanat dünyasına daha ulaşılabilir olması gerekmektedir. Türkiye'de sinemanın kurumsallaşma çabaları 1900'lü yılların başlarına uzansa da bu faaliyetler büyük ölçüde yarıda kalmış, dünyadaki örneklerine benzer bir ulusal film/sinema merkezi faaliyete geçirilememiştir. Türk sinemasında çok sayıda filmin kayıp olmasının da nedeni budur. Değil sinemamızın ilk yılları 1990'lı yıllarda çekilen bazı filmlerin dahi kayıp olması kültür tarihimiz açısında önemli bir eksikliktir. Bu eksiklikten hareket eden bu çalışmada, dünyada birçok örneği bulunan ulusal film merkezleri, sinemanın kurumsallaşması perspektifinde incelenmiş ve Türkiye için model önerisinde bulunulmuştur.

ArşivlerFilmFilm arşivi+5
Recep Çelebi
Mardin Artuklu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antakya'da ayakkabı üretim işletmelerinin kurumsal yapısı ve maliyet muhasebesi uygulamaları üzerine bir araştırma

Bu çalışmada, ayakkabı sektöründe önemli bir yere sahip olan Antakya ölçeğinde, ayakkabı üretimi yapan işletmelerin kurumsal yapı eksiklikleri ve maliyet muhasebesi uygulamaları çerçevesinde önemli sorunlar yaşadıkları görülmektedir. Dolayısıyla söz konusu işletmelerin kurumsallaşma ilkeleri ve maliyet muhasebesi uygulamaları araştırma konusu edilerek varsa sorunlarının tespit edilmesi ve yaşanan sorunların giderilmesine yönelik öneriler sunulması amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında Antakya'da faaliyet gösteren ayakkabı üretim işletmelerinden söz konusu çalışmaya katkı sağlayacağı düşünülen 52 ayakkabı üretim işletmesine ulaşılmıştır. Bu işletmelerin sahip, ortak, müdür ve genel müdür unvanlı çalışanları ile yüz yüze görüşme yoluyla anket uygulanarak veri toplanmıştır. Elde edilen veriler arasındaki ilişkiler SPSS programında Sıklık (Frekans) Dağılımı, T testi, Spearman's RHO Sıra Korelasyon, Mann Whitney U- Testi ve Ki-kare Testi yapılarak analiz edilmiştir. Araştırma kapsamındaki işletmelerin yarısının kurumsallaşma sürecinde olduğu tespit edilmiştir. Kurumsallaşma sürecinde olmayan aile işletmelerinde ise yaşanan finansal sorunlar, ülkenin ekonomik durumundaki etkiler ile birlikte genellikle kurumsal yönetim ilkelerinin yetersizliği, etkin bir maliyet kontrol sisteminin olmayışından kaynaklanabilmektedir.

Ayakkabı sektörüHatay-AntakyaKurumsal yapı+3
Meltem Kaya
Hatay Mustafa Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de göç politikalarında değişim, kurumsallaşma ve yaşanan sorunlar

Göç konusu kısa ve uzun vadede Türkiye'nin temel meseleleri ve değişen öncelikleri arasında en önemli gündemlerinden birini oluşturmaktadır. Yakın dönemde göçlerin önemli ölçüde artış göstermesi, Avrupa Birliği uyum süreci ve özellikle 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun kabul edilmesiyle birlikte göç konusu kamu yönetimi disiplininin önemli çalışma alanlarından biri haline gelmeye başlamıştır. Bu konuda yapılan çalışmalarda -özellikle son dönemde- önemli bir artış gözlenmesine rağmen göç politikaları alanındaki değişimleri Cumhuriyet öncesi dönemle ilişkili bir şekilde ele alan, aynı anda mevcut göç politikalarındaki sorunları açıklayan, göçmen ve mültecilerin hak ve hizmetlerden ne ölçüde yararlanabildiklerini inceleyen yeterli bir çalışma örneği olduğu söylenemez. Bu nedenle çalışmada, Türkiye'deki göç politikalarının tarihsel süreçteki değişimi, kurumsallaşma ile ilişkili gelişmeler ve göç politikaları alanında gözlemlenen sorunlar araştırılmaktadır. Çalışmanın genel olarak amacı, göç politikalarının tarihsel süreçteki değişimini inceleyerek günümüz göç politikalarına dair bütüncül bir bakış açısı sunmaktır. Bu çerçevede birinci bölümde, çalışmaya temel oluşturacak bir arka plan geliştirmek amacıyla göçün kavram, teori ve politika boyutlarına odaklanılmıştır. İkinci bölümde, Geç Osmanlı Dönemi'nden 1980'lere uzanan süreçte göç örüntüleri, göç politikaları ve kurumsallaşmada meydana gelen değişim üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümün konusunu 1980'lerden itibaren göç örüntülerinde ve buna bağlı olarak göç politikalarında nasıl bir değişim gerçekleştiği sorusu oluşturmaktadır. Dördüncü bölümde, öncelikle göç yönetiminde ve kurumsallaşmada yeni dönemde meydana gelen değişiklikler ve bu alanda faaliyetlerde bulunan aktörlerin rolleri ele alınarak göç yönetim sisteminin ayrıntılı bir incelemesi yapılmaktadır. Ardından göç politikaları alanında öne çıkan sorunların neler olduğu araştırılmakta ve belirlenen sorunlara yönelik bazı çözüm önerileri sunulmaktadır. Sonuç olarak, göçle ilgili politikaların ve kurumsallaşmanın son döneme özgü olmadığı, bu alana ilişkin politikalarda çeşitli içsel ve dışsal dinamiklere bağlı olarak tarihsel süreçte önemli değişiklikler yaşandığı ve göç politikaları alanının bazı sorunları ihtiva ettiği vurgulanmıştır.

Göç politikalarıGöç yönetimiGöçler+2
Ilgın Barut
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aile şirketlerinde kurumsallaşma ve bir araştırma

Bu çalışmanın literatür kısmında aile şirketlerinde kurumsallaşma konusu, üç bölüme ayrılmış olup, öncelikle kurumsallaşma kavramı daha sonra aile şirketi kavramı ve nihayetinde de aile şirketlerinde kurumsallaşma kavramları incelenmiştir. Bu bağlamda kurumsallaşmanın aile şirketleri açısından taşıdığı hayati öneme özellikle vurgu yapılmıştır.Uygulama kısmında ise, 135 katılımcıdan toplanan verilerle yapılan analizler ve öneriler yer almaktadır. Analiz sonuçları çizelgeler ile sunulmaktadır. Araştırma sorularında, katılımcılara kurumsallaşmanın temel göstergeleri olarak kabul edilen konularda sorular yöneltilmiştir. Gelen yanıtlar neticesinde sözü edilen üç kurumsallaşma göstergesinin aile şirketinin faaliyet göstermiş olduğu il, sektör, hukuki yapısı, çalıştırdığı personel sayısı ve bulunduğu kuşak ile ilgili özellikleriyle olan ilişkisi öğrenilmeye çalışılmıştır.Elde edilen bulgulara göre, il faktörünün yukarıda sözü edilen üç kurumsallaşma göstergesi ile anlamlı bir farklılaşma gösterdiği sonucuna varılmıştır. Bunun yanında şirketin hukuki yapısı, çalıştırılan personel sayısı ve sektör faktörleri ile ?yazılı plan ve program bulundurma? konusu arasında da anlamlı bir farklılaşmanın olduğu da göze çarpmaktadır. Araştırmaya katılan şirketlerin hukuki yapısı ile ?kişilerin sözünün değil sistemin hâkim olması? konusunda da anlamlı bir farklılaşma olduğu görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Kurumsallaşma, Aile Şirketleri, Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma, Nepotizm

Aile işletmeleriAile şirketleriHukuki yapı+2
Halil İbrahim Şengün
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aile şirketlerinde kurumsallaşma süreci ve insan kaynakları yönetimine dair bir alan araştırması: Yurtbay Seramik A.Ş. örneği

Bu araştırma, dünyadaki işletmelerin büyük bir çoğunluğunu oluşturan aile şirketlerinin kurumsallaşma sürecini ve bu süreç içinde şirketin hayati fonksiyonlarından biri olan insan kaynakları biriminin nasıl şekillendiği, süreçte nasıl bir rol oynadığı ve şirketin sürekliliğine, devamlılığına nasıl bir etki oluşturduğuna dair meydana gelen değişiklikler ve etkiler incelenmiştir. Bu çalışmada hem kurumsallaşma hem de insan kaynakları yönetimi süreci ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Bu süreç içerisinde sadece genel kriterler değil, karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara getirilen çözüm önerileri de irdelenmiştir. Araştırma altı ana bölüm çerçevesinde kaleme alınmıştır. Birinci bölümde temel kavramlar, ikinci bölümde aile şirketinin büyümesi ile adeta gereklilik arzeden kurumsallaşma süreci, üçüncü bölümde ikinci kuşağa devir ile başlayan aile şirketinin sürekliliği, bunun için harcanan çaba ve emek, dördüncü bölümde temel kuralları ile insan kaynakları yönetimi süreci, beşinci bölümde aile şirketlerinde insan kaynakları sürecinin nasıl işlediği, son bölümde ise araştırmanın konusunu oluşturan aile şirketinin insan kaynakları departmanına yönelik olarak yapmış olduğumuz araştırma ve inceleme neticesinde elde edilen bulgular yer almaktadır. Son dönemde "güven" kavramının tartışılır ve çok konuşulur hale geldiği dünyada ve ülkemizde özellikle küçük ve orta ölçekli şirketlerin neredeyse parmakla sayılabilecek kadarı üçüncü kuşağa geçebilmektedir. Bunun en temel sebeplerinden birinin başında işletme yönetiminin kurumsallaşamaması gelmektedir. Bu süreçteki temel yönetim faktörlerinden bir tanesi de insan kaynakları departmanıdır. Tüm bunların neticesinde özel sektör için büyük önem arzeden aile şirketlerinin kurumsallaşması, sürekliliği ve insan kaynakları departmanının profesyonelleşmesi aynı çatı altında incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Aile Şirketleri, Kurumsallaşma, Süreklilik, İnsan Kaynakları Yönetimi

Aile şirketleriKurumsallaşmaSüreklilik+1
İsmail Hakkı Dinçay
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Kültürel endoktrinasyonun hiper rekabet döneminde karar vermedeki etkisi

This research explores the connection between cultural indoctrination and its implications for rational decision making in the context of global firms in emerging markets and developing countries. As organizations are confronted with the need to engage with stakeholders and local managers from different cultural backgrounds, understanding cultural imperatives into individual and collective approaches to making a decision will help in anticipating decisions and their implications and also avoid flaws and deviations in the process. Based on an integrated literature review, this thesis examines the following factors included in cultural indoctrination: Religion, Nationalism, Cultural Institutionalization, Cultural Intelligence and the Values Orientation Theory on the decision-making process of global firms in emerging markets

ReligionDecision makingInstitutionalization+5
Mahmoud Ahmed Abdellatıf Gad
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00

İlgili konular