Kurumsallaşma

156 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Antakya'da ayakkabı üretim işletmelerinin kurumsal yapısı ve maliyet muhasebesi uygulamaları üzerine bir araştırma

Bu çalışmada, ayakkabı sektöründe önemli bir yere sahip olan Antakya ölçeğinde, ayakkabı üretimi yapan işletmelerin kurumsal yapı eksiklikleri ve maliyet muhasebesi uygulamaları çerçevesinde önemli sorunlar yaşadıkları görülmektedir. Dolayısıyla söz konusu işletmelerin kurumsallaşma ilkeleri ve maliyet muhasebesi uygulamaları araştırma konusu edilerek varsa sorunlarının tespit edilmesi ve yaşanan sorunların giderilmesine yönelik öneriler sunulması amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında Antakya'da faaliyet gösteren ayakkabı üretim işletmelerinden söz konusu çalışmaya katkı sağlayacağı düşünülen 52 ayakkabı üretim işletmesine ulaşılmıştır. Bu işletmelerin sahip, ortak, müdür ve genel müdür unvanlı çalışanları ile yüz yüze görüşme yoluyla anket uygulanarak veri toplanmıştır. Elde edilen veriler arasındaki ilişkiler SPSS programında Sıklık (Frekans) Dağılımı, T testi, Spearman's RHO Sıra Korelasyon, Mann Whitney U- Testi ve Ki-kare Testi yapılarak analiz edilmiştir. Araştırma kapsamındaki işletmelerin yarısının kurumsallaşma sürecinde olduğu tespit edilmiştir. Kurumsallaşma sürecinde olmayan aile işletmelerinde ise yaşanan finansal sorunlar, ülkenin ekonomik durumundaki etkiler ile birlikte genellikle kurumsal yönetim ilkelerinin yetersizliği, etkin bir maliyet kontrol sisteminin olmayışından kaynaklanabilmektedir.

Ayakkabı sektörüHatay-AntakyaKurumsal yapı+3
Meltem Kaya
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de göç politikalarında değişim, kurumsallaşma ve yaşanan sorunlar

Göç konusu kısa ve uzun vadede Türkiye'nin temel meseleleri ve değişen öncelikleri arasında en önemli gündemlerinden birini oluşturmaktadır. Yakın dönemde göçlerin önemli ölçüde artış göstermesi, Avrupa Birliği uyum süreci ve özellikle 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun kabul edilmesiyle birlikte göç konusu kamu yönetimi disiplininin önemli çalışma alanlarından biri haline gelmeye başlamıştır. Bu konuda yapılan çalışmalarda -özellikle son dönemde- önemli bir artış gözlenmesine rağmen göç politikaları alanındaki değişimleri Cumhuriyet öncesi dönemle ilişkili bir şekilde ele alan, aynı anda mevcut göç politikalarındaki sorunları açıklayan, göçmen ve mültecilerin hak ve hizmetlerden ne ölçüde yararlanabildiklerini inceleyen yeterli bir çalışma örneği olduğu söylenemez. Bu nedenle çalışmada, Türkiye'deki göç politikalarının tarihsel süreçteki değişimi, kurumsallaşma ile ilişkili gelişmeler ve göç politikaları alanında gözlemlenen sorunlar araştırılmaktadır. Çalışmanın genel olarak amacı, göç politikalarının tarihsel süreçteki değişimini inceleyerek günümüz göç politikalarına dair bütüncül bir bakış açısı sunmaktır. Bu çerçevede birinci bölümde, çalışmaya temel oluşturacak bir arka plan geliştirmek amacıyla göçün kavram, teori ve politika boyutlarına odaklanılmıştır. İkinci bölümde, Geç Osmanlı Dönemi'nden 1980'lere uzanan süreçte göç örüntüleri, göç politikaları ve kurumsallaşmada meydana gelen değişim üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümün konusunu 1980'lerden itibaren göç örüntülerinde ve buna bağlı olarak göç politikalarında nasıl bir değişim gerçekleştiği sorusu oluşturmaktadır. Dördüncü bölümde, öncelikle göç yönetiminde ve kurumsallaşmada yeni dönemde meydana gelen değişiklikler ve bu alanda faaliyetlerde bulunan aktörlerin rolleri ele alınarak göç yönetim sisteminin ayrıntılı bir incelemesi yapılmaktadır. Ardından göç politikaları alanında öne çıkan sorunların neler olduğu araştırılmakta ve belirlenen sorunlara yönelik bazı çözüm önerileri sunulmaktadır. Sonuç olarak, göçle ilgili politikaların ve kurumsallaşmanın son döneme özgü olmadığı, bu alana ilişkin politikalarda çeşitli içsel ve dışsal dinamiklere bağlı olarak tarihsel süreçte önemli değişiklikler yaşandığı ve göç politikaları alanının bazı sorunları ihtiva ettiği vurgulanmıştır.

Göç politikalarıGöç yönetimiGöçler+2
Ilgın Barut
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Aile şirketlerinde kurumsallaşma süreci ve insan kaynakları yönetimine dair bir alan araştırması: Yurtbay Seramik A.Ş. örneği

Bu araştırma, dünyadaki işletmelerin büyük bir çoğunluğunu oluşturan aile şirketlerinin kurumsallaşma sürecini ve bu süreç içinde şirketin hayati fonksiyonlarından biri olan insan kaynakları biriminin nasıl şekillendiği, süreçte nasıl bir rol oynadığı ve şirketin sürekliliğine, devamlılığına nasıl bir etki oluşturduğuna dair meydana gelen değişiklikler ve etkiler incelenmiştir. Bu çalışmada hem kurumsallaşma hem de insan kaynakları yönetimi süreci ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Bu süreç içerisinde sadece genel kriterler değil, karşılaşılan sorunlar ve bu sorunlara getirilen çözüm önerileri de irdelenmiştir. Araştırma altı ana bölüm çerçevesinde kaleme alınmıştır. Birinci bölümde temel kavramlar, ikinci bölümde aile şirketinin büyümesi ile adeta gereklilik arzeden kurumsallaşma süreci, üçüncü bölümde ikinci kuşağa devir ile başlayan aile şirketinin sürekliliği, bunun için harcanan çaba ve emek, dördüncü bölümde temel kuralları ile insan kaynakları yönetimi süreci, beşinci bölümde aile şirketlerinde insan kaynakları sürecinin nasıl işlediği, son bölümde ise araştırmanın konusunu oluşturan aile şirketinin insan kaynakları departmanına yönelik olarak yapmış olduğumuz araştırma ve inceleme neticesinde elde edilen bulgular yer almaktadır. Son dönemde "güven" kavramının tartışılır ve çok konuşulur hale geldiği dünyada ve ülkemizde özellikle küçük ve orta ölçekli şirketlerin neredeyse parmakla sayılabilecek kadarı üçüncü kuşağa geçebilmektedir. Bunun en temel sebeplerinden birinin başında işletme yönetiminin kurumsallaşamaması gelmektedir. Bu süreçteki temel yönetim faktörlerinden bir tanesi de insan kaynakları departmanıdır. Tüm bunların neticesinde özel sektör için büyük önem arzeden aile şirketlerinin kurumsallaşması, sürekliliği ve insan kaynakları departmanının profesyonelleşmesi aynı çatı altında incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Aile Şirketleri, Kurumsallaşma, Süreklilik, İnsan Kaynakları Yönetimi

Aile şirketleriKurumsallaşmaSüreklilik+1
İsmail Hakkı Dinçay
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsallaşma ve performans ilişkisi: Eskişehir ili örneği

Bu araştırmada kurumsallaşmanın işletmelerin artan rekabet koşullarında ayakta kalabilmeleri için işletme performansına, iş performansına etkileri ve kurumsallaşma ve performans ilişkisi incelenmiştir. Literatür taramasının ardından iş performansı görevsel ve bağlamsal performans olarak kurumsallaşma üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Bu amaçla Eskişehir ilinde faaliyet gösteren 8 kurumsal işletmenin 310 çalışanına gönüllülük esasına göre ulaşılmıştır. Kurumsallaşma örgütlerde iletişim ve etkileşimin belirli kurallar içerisinde yapılmasıdır. Bu kurallar bireyden topluma ulaşan süreçlerin belirli kurallar eşliğinde yapılmasıdır. Bu kuralların uygulandığı işletmeler farklılık yaratarak farklı olmaktadırlar. Bu farklılıkları yakalamada tek adam yönetiminden vazgeçmek ve işi profesyonellere kısmen/tamamen devrini de içermektedir. Bu holistik içerik örgütsel bazda performansa da etki ederek işletme hedef ve amaçlarına ulaşmada başat rol üstlenecektir. Yapılan korelasyon analiz sonucu elde ettiğimiz bulgularla kurumsallaşma ile iş performansı arasında (r=0,398) zayıf düzeyde pozitif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Kurumsallaşma ile işletme performansı arasında ise (r=0,609) yüksek düzeyde pozitif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular kurumsallaşmanın daha çok işletme performansı ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Yapılan regresyon analizi sonucu kurumsallaşmanın iş performansını (β=0,245 p<0,05) pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca kurumsallaşmanın işletme performansını (β=0,438 p<0,05) pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir

KurumsallaşmaPerformansPerformans değerlendirme+4
Ali Ülkem
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık kurumlarında yönetim işlevleri bağlamında kurumsallaşma sürecinin incelenmesi ?Kütahya İl Sağlık Müdürlüğü uygulaması?

Kurumsallaşma son yıllarda sıkça kullanılan bir terim haline gelmiştir. Yaşadığımız yüzyılda hızlı değişim ve yenileşme, bilgi teknolojileri, rekabet ve varlığını sürekli kılma işletmeleri kurumsallaşmaya yönlendiren temel etmenlerdir. Bu değişim ve yenileşmeden özel sektör kadar kamu sektörü de etkilenmiştir. Kamunun diğer alanları gibi sağlık hizmetleri de yapılan çeşitli uygulamalar ve değişiklikler ile gelişmekte ve değişmektedir. Toplumun ve bireyin sağlık düzeyini yükseltmek, gelecek nesillere daha iyi ve sağlıklı bir dünya bırakmak bütün ülkelerin önem verdiği bir konudur. Ülkelerin siyasi ve ekonomik düzeni ne olursa olsun sağlık hizmetleri nitelikli ve etkin bir biçimde sunulması gereken kamusal bir hizmettir. Gelişmiş ülkelerde sağlık hizmetleri ağırlıklı olarak devlet ve özel kesimin yer aldığı karma bir sistem içinde sunulurken, gelişmekte olan ülkelerde sağlık hizmetlerinin sunumunda devlet daha ağırlıklı bir konumdadır. Ülkemizde gelişmekte olan bir ülke konumunda olduğu için sağlık hizmetlerinde devletin doğruda veya dolaylı olarak önemli bir rol aldığı görülmektedir. Anayasamıza göre, ülke sınırları içinde yaşayan herkesin sağlıklı bir çevrede yaşayabilmesi ve sürekli olarak sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesinin temini devletin görevidir. Anayasa ile devlete verilen bu görevi yerine getirmekle sorumlu ve yetkili organ sağlık bakanlığıdır. Sağlık Bakanlığının taşra teşkilatını İl Sağlık müdürlükleri oluşturmaktadır.Sağlık sektöründe, uygun örgüt yapı ve kültürünü geliştirmek, insanlara daha iyi hizmet vermek, personelin daha iyi ve güvenli koşullarda çalışma isteklerini artırmak, onlara daha iyi bir eğitim ve yetiştirme olanakları yaratmak, iş ve faaliyetlerin belirli kurallar çerçevesinde profesyonel bir yönetim anlayışı ile yürütülmesini sağlamak, kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlamak için sürekli olarak değişim ve iyileştirme çalışmaları yapılmaktadır.Bu bağlamda, çalışmamızda, Kütahya İl Sağlık Müdürlüğünün Yönetim işlevleri bağlamında kurumsallaşma süreci incelenmiştir. Çalışmada sağlık ve sağlık hizmetleri ile kurumsallaşma kavramı ve sağlık hizmetlerinde kurumsallaşma süreci hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmada yönetim fonksiyonlarının kurumsallaşma düzeyine etkisi incelenmiştir.

KurumKurumsallaşmaSağlık+2
Özgül Yazlak
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Aile şirketlerinde kurumsallaşma ve yönetimin devri: Uşak OSB'nde örnek uygulama

Aile şirketleri ülke ekonomisinin büyümesinde önemli katkı sağlayan kuruluşlardır. Aile şirketlerinin bir çalışma konusu olarak ortaya çıkması ile birlikte bu işletmelerde kurumsallaşma ve yönetimin sonraki kuşaklara devri hususu gündeme gelmiştir.Bu çalışmamızda aile şirketlerinde kurumsallaşma ve yönetimin devri ilişkisi araştırılmış ve ortaya çıkan sorunlara çözüm önerileri getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: 1) Kurumsallaşma, 2) Aile Şirketleri, 3) Yönetimin Devri

AileDevirKurumsallaşma+2
Nihal Dönmez
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde kurumsal yönetim bağlamında kurumsal etik yönetimi

Günümüz dünyası; küreselleşme, rekabet ve teknolojik değişim süreci içinde bulunmaktadır. Bu küreselleşen dünya da şirketler var olabilmek, mevcut yapılarını, pazardaki konumlarını koruyabilmek için uluslar arası standartlara kendilerini uydurmak zorunda kalmaktadırlar. Bu şartlarda şirketlerin sosyal sorumlulukları ve etik ilkeleri doğrultusunda ?kamuoyunun güvenini kazanmak? , şirketlerin gündemindeki en önemli konulardan biri olmuş, ?şeffaflık?, ?eşitlik?, ?sorumluluk? ve ?hesap verebilirlik? ilkeleri üzerine inşa edilen ?kurumsal yönetim? süreçlerinin şirket yönetimindeki ağırlıkları giderek artmıştır. Kurumsal yönetim de işletmeleri bu standardı tutturmaya etkin, şeffaf, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkeleri doğrultusunda belirli kriterleri yerine getirmeye zorlamakta ve bu çerçeve içine sokmaktadır.Şirketlerin değişen koşullarda ayakta kalmak ve mevcut durumlarını devam ettirebilmek için kurumsal yönetim ilkelerinin benimsemelerinin yanında toplum tarafından şirketlerin kabul görülürlüğünü belirleyen bir etken olarak etik kavramı ve etik değerler firmaların karşısına çıkmaktadır. Müşteriler için firmanın ?dürüstlüğü? önemli bir yer tutmaktadır. Etik değerlere önem vermeyen firmaların ürünleri kalitelide olsa, pazar olarak çok büyük kitlelere de ulaşsa firmaların çevreye verdikleri zararlar, çalışanlarına yaşattıkları yasal kısıtlamalar alıcıların alışkanlıklarını değiştirmelerine neden olabilmektedir.Bu anlatılanlar çerçevesinde araştırmanın problemini özetlemek gerekirse; giderek zorlaşan şartlarda firmanın devamlılığı için kurumsal yönetim anlayışı nasıl olmalı ve firmalarda nasıl uygulanmalıdır? Kurumsal yönetim ilkeleri uygulanırken etik değerlerler firmada ne derecede dikkate alınmıştır ve hangi düzeyde etkili olmuştur.Anahtar Kelimeler: Kurumsal Yönetim, İyi Yönetim, Etik, İş Etiği, Kurumsal Etik Yönetimi, Etik Kod.

EtikKurumsallaşmaSorumluluk+2
Gökhan Saygılı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Aile işletmelerinde kurumsal yönetim anlayışı ve profesyonelleşmenin işletme performansına etkileri

Global dünyada işletmelerin varlıklarını devam ettirmeleri; geçmişteki kurulum ve kazanımlarının yanında, günün koşullarına adapte olmasına ve geleceğini global yapıya uyumlu planlamasına da bağlıdır. Global yapıya adapte ve/veya uyumlu olma düzeyi işletme faaliyetlerinin kurumsal yönetim anlayışı ile birlikte profesyonel yöneticiler tarafından organize edilmesine ve yönlendirilmesine bağlıdır.Kurulum aşamasında birey ve/veya bireyler tarafından inşa edilen ve ilk zamanlarda basit organizasyonel davranışlarla başarılar elde edebilen aile işletmeleri zaman içerisinde günün hızla değişen ve karmaşıklaşan piyasa koşullarına ayak uydurmakta zorlanmaktadırlar. Bilgiye verilen değer ve faydalanma alternatiflerindeki değişiklikler, teknolojideki hızlı değişim, zorlu rekabet piyasası ve çevre koşullarının her gün farklılaşması ile birlikte işletmelerin kurulum aşamasındaki yapısı yetersiz kalmaktadır. Bu şartlar altında işletmelerin yaşam sürelerini ve performanslarını en yüksek düzeyde tutmaya yönelik bir yapılanmanın ve yönetim tarzının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Profesyonelleşme ve bunun tetikleyicisi olan kurumsallaşma küçük çaptaki işletmelerin faaliyetlerini daha sağlıklı devam ettirmeleri ve stratejik planlarına ulaşmadaki performansları kurumsallaşma düzeyiyle orantılı olacaktır.Bu çalışma, kurumsal yönetim anlayışı ve profesyonelleşmenin yönetim bilimi içerisindeki açılımını ve farklı yönetim tarzlarıyla etkileşimini, bununla birlikte, bu etkileşimin çıktılarıyla işletme performansı arasında bir ilişki olup olmadığını ortaya koyarak, yönetim literatürüne katkıda bulunmakla birlikte, örgüt sahip, ortak ve liderlerine işletmenin içinde bulunduğu durumu iyi analiz etme ve kurumsallaşma sürecini iyi yönetme de yol gösterici olacaktır.

Aile işletmeleriKurumsal yönetimKurumsallaşma+3
Şahin Dündar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal kaynak planlaması ve işletme maliyetleri ile yönetime stratejik kararlar alma açısından katkıları üzerine örnek bir imalat sanayi işletmesi çalışması

Ekonomideki hızlı değişimler, işletmelerin de yapısında değişikliklere neden olmuş ve işletmelerin daha kurumsal hale gelmeleri için adım atmalarına sebebiyet vermiştir. Bu nedenle, özellikle üretim işletmeleri faaliyetlerini yürütürken hem standardize edilmiş bir iş akış süreci tasarımının gerçekleşmesi, hem de bağlanma ve bilgi maliyetlerinin azaltılması suretiyle işletme performansının artırılmasına yönelik yeni arayışlara girmiştir. Teknolojinin hızla gelişmesi ve dünyanın küreselleşmesi, Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) Sistemlerini ekonomik alanda bir ihtiyaç olarak ortaya çıkarmıştır. Bu aşamada ERP, gerek maliyetlerin azaltılması gerekse stratejik karar alma noktasında yönetime sağlayabileceği kolaylıklarla firma performansının yükseltilmesine olumlu katkılar sunabilecek önemli bir araçtır. Çalışmanın birinci bölümünde geçmişten günümüze tarım ve sanayi devrimi ile başlayıp, bilgi teknolojileriyle devam eden sürecin gelişimi ve bu süreç içerisinde her bir aşamaya ait temel kavramlar açıklanmıştır. İkinci bölümünde ERP'den beklentiler, maliyet ve işletme performansına etkileri ve ERP'deki yeni yaklaşımlar literatür incelemesi eşliğinde sunulmuştur. Üçüncü bölümde ise örnek bir işletme üzerinde yürütülen uygulama çalışmasına yer verilmektedir. Söz konusu firma bir imalat sanayi işletmesi olup; firmanın ERP'ye geçiş süreci ve ERP'nin firmada yarattığı finansal ve finansal olmayan etkiler incelenerek analiz edilmiştir. Gerçekleştirilen uygulama çalışması ERP'nin amaç değil bir araç olduğunun unutulmaması gerektiğinin altını çizmektedir. Öyle ki, literatürdeki mevcut algının tersine, profesyonel bir ekip tarafından belli bir plan ve proje yönetimi dahilinde ERP uygulamasının gerçekleştirilmesi halinde; kurumsallaşmasını tamamlamayan işletmelerde dahî olumlu sonuçların alınabileceği görülmüştür. Böylece yönetim tarafından alınacak kararlar doğrultusunda, uygulama alanlarında (personel politikası, teşkilat yapısı, yatırım kararı vb.) yapılacak değişikliklerle, ERP'nin işletmelerde yeni bir dönüşüm sürecini beraberinde getirebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler:Kurumsal Kaynak Planlama (ERP), Örtük Bilgi, Kurumsallaşma.

Karar vermeKurumsal kaynak planlamasıKurumsallaşma+6
İsmail Işıktaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Cumhuriyet Dönemi müzecilik bağlamında butik müze

Osmanlının son döneminde İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin kurulması ile Türkiye'de müzeciliğin kurumsallaşması başlamıştır. Cumhuriyet döneminde İzmir ve Ankara Arkeoloji Müzelerinin kurulmasıyla birçok alanda ve konuda kurumsal müze açılmış ve günümüze kadar gelmiştir. Türkiye'nin ilk özel müzesi olan Sadberk Hanım Müzesi'nin kurulması ile özel müzecilik anlamında ilk adımlar atılmış oldu. Sanat müzeciliği anlamında 2000'den sonra açılan Pera Müzesi, İstanbul Modern Sanatlar Müzesi, Sabancı Müzesi, Doğançay Müzesi ve IMOGA Müzelerinin açılması ile Türk resim sanatına çok büyük katkı sunulmuştur. Bu çalışmamız kapsamında Müze ve özellikle ülkemizdeki Butik Müzeciliği geliştirmek adına, analiz yapılmış, yapısal kimliği üzerinde analizler yapılmıştır.

Cumhuriyet DönemiKurumsallaşmaMüzecilik
Serpil Birsin
Altınbaş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Osmanlı'da modern kolluk teşkilatının kurumsallaşması ve kolluk faaliyetleri (1826-1846)

Bir devlet organizasyonunun temel enstrümanlarından biri otoritesini toplumun geniş kesimleri üzerinde hissettirecek kolluk gücüdür. Fakat bu öneme rağmen bahse konu kolluk kurum ve uygulamaları tarihçilerin ilgisini çok az çekmiştir. Bu çalışma, konu hakkında hissedilen bir eksikliğin mümkün olduğunca giderilmesi amacıyla 1826-1846 yılları arasında İstanbul'da kolluk örgütlerinin kurumsal gelişmelerini kent asayişi üzerinden ele almaktadır. Konu hakkında az sayıda çalışmadan müteşekkil mevcut literatürde, Yeniçeri Ocağının kaldırılması ile 1845 yılında Polis ve 1846 yılında Zaptiye örgütlerinin kuruluşları arasında kestirme yoldan bir bağlantı kurulmaktadır. Fakat arada bulunan yaklaşık yirmi yıllık sürecin etrafından dolaşılmakta ya da basit bir yaklaşımla bu süreç görmezden gelinmektedir. Oysa çalışma sonucunda görüldüğü gibi söz konusu yirmi yıl, bilgi ve istatistik üzerinden şekillenen modern devlet aygıtları ve iktidar teknolojilerinin ortaya çıktığı bir dönemi ifade etmektedir. Tez çalışmasının temel odak noktası olan kolluk kurum ve uygulamaları ise bahse konu modern devlet aygıtları içerisinde oldukça hayati bir konum işgal etmektedir. Dönemin kısıtlı imkân ve kapasiteleri çerçevesinde kolluk hizmetleri konusunda girişilen kurumsal gelişmelerin ele alınan dönemde toplumsal düzeni nasıl etkilediği, güvenlik için duyulan endişe kaynaklarının nasıl dönüştüğü ve bu endişeler ile nasıl başa çıkıldığı gibi sorulara yanıt aranmıştır. Bu amaç çerçevesinde karşılaştırmalı bir perspektif sunabilmek ve 1826 yılı sonrası düzenlemeler hakkında anlamlı bir takım çıkarımlar yapabilmek adına ilk adımda geleneksel dönemde yürütülen kolluk ve asayiş uygulamaları değerlendirilmiştir. İkinci adımda ise 1826 düzenlemelerini müteakiben İstanbul kolluğunun iki temel aktörü olan Seraskerlik ve İhtisap Nezareti'nin uygulamalarına odaklanılmıştır. Üçüncü aşamada İhtisap Nezareti'nin görev ve sorumluluklarını Zaptiye kurumuna devir ve ilga süreci mercek altına alınmıştır. Çalışmada ağırlıklı olarak arşiv kaynakları ve dönemin kronikleri kullanılmış, bununla birlikte yabancı gözlemcilerin eserlerinden de istifade edilmiştir. Çalışma sonucunda İstanbul kolluğunun iki önemli paydaşı olan Seraskerlik ve İhtisap Nezareti'nin kolluk hizmetlerinin niteliği ve her iki kurumun ilişki ve işbirliğine dair tespit edilen çıkarımlar paylaşılmıştır. Ayrıca Zaptiye teşkilatının kuruluş girişimlerinin geri planında yer alan temel motivasyon kaynakları hakkında tespit edilen bulgular ileri sürülmüştür.

19. yüzyılGüvenlikGüvenlik teşkilatı+7
Yunus Emre Çakır
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde kurumsallaşma uygulamalarına yönelik çalışan tutumlarının örgütsel vatandaşlık ile ilişkisine yönelik bir uygulama

Bu tezin amacı kurumsallaşma ile örgütsel vatandaşlık davranışı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaçla finans sektöründe hizmet gösteren özel bir bankada uygulama yapılmıştır. Örneklem grubu olarak bankanın Genel Müdürlük binasında görev yapan 826 kişilik grup seçilmiş olup, araştırma kapsamına %21'e denk gelen 184 kişi dahil olmuştur. Söz konusu gruba Kurumsallaşma ve Örgütsel Vatandaşlık Davranışı boyutlarını içeren anket uygulanmış olup, analizler SPSS programının 15.0 versiyonu kullanılarak yapılmıştır. Veriler; tanımlayıcı istatistiklerden Frekans Testi, non-parametrik Testlerden One Sample Kolmogorov-Simirnov, Kuruskal Wallis, Mann Whitney-U, değişkenler arasındaki ilişki için de Ki-Kare analizleri ile analiz edilmiştir. Ayrıca Kurumsallaşma Ölçeği ile Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeğinin güvenirlilik analizleri için cronbach alpha değerleri hesaplanmıştır. Araştırmada, Örgütsel Vatandaşlık Davranışının beş boyutu ile kurumsallaşmaya ait tüm soruların genel ortalaması karşılaştırılarak, aralarındaki ilişki incelenmiştir. Buna göre, Örgütsel Vatandaşlık Davranışı boyutları olan özgecilik, vicdanlılık, sportmenlik ve sivil erdem ile kurumsallaşma arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Nezaket boyutu ile kurumsallaşma arasında %90 güven aralığında ilişki olduğu tespit edilmiştir. Genel olarak, kurumsallaşma algısının artması ile örgütsel vatandaşlık davranışı sergileme arasında anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Demografik veriler ile kurumsallaşma algısı ve ÖVD arasında ilişki incelendiğinde ise, iş yerindeki kıdem ile her iki kavram için anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Cinsiyet, toplam deneyim ve eğitime göre kurumsallık algısı ve ÖVD sergileme konusunda herhangi bir farklılık olmadığı saptanmıştır. Medeni durum, eğitim düzeyi ve ünvan ile ÖVD segileme konusunda anlamlı bir farklılık görülmezken, kurumsallık algısı açısından anlamlı farklılık görülmüştür. Sonuç olarak çalışanlar kendilerini içinde bulundukları sistemin bir parçası olarak algılamaları durumunda, örgütü sahiplenmekte ve ÖVD sergilemektedirler. Bu iş gücü devir oranından işletme verimliliğine kadar etkisi olan davranış boyutunun oluşması için ise firmalara verilebilecek öneri, kurumsallaşma faaliyetlerine önem vermeleri ve bunları yaşayan sistemler haline getirmeleridir.

KurumsallaşmaÖrgütsel vatandaşlık davranışı
Gülcan Gündüz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsallaşma ile risk yönetimi arasındaki ilişki - Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu örneği

Kurumsal olgunluk denildiğinde kurumsallaşma aklımıza gelebilir. Kurumsallaşma süreci tamamlandığında karar alma sürecinin de hızlandığı görülür. Karar alma süreci hızlandığında, artık kurumsallaşmanın şirketler için vazgeçilmez bir unsur olduğu açıkça ortaya çıkar. Kurumsallaşmanın sadece kurum için olmadığı söylenebilir. Kurumsallaşmanın şirketlerin tüm paydaşlarıyla ilgisi vardır. Kurumsallaşmanın şirket çalışanları, yöneticiler, patronlar, şirketler ve tüketiciler açısından değerlendirilmesi, kurumsallaşmanın tam olarak gerçekleşmesini sağlayacaktır. Her ne kadar kurumsallaşma bununla tamamlanır gibi görünse de, önemli olan bunun devamlılığını sağlamaktır. Her kurum bünyesinde belirli riskleri barındırır. Bu riskler iyi yönetildiği sürece riskin gerçekleşme oranı düşer. Buda problemlerin ortaya çıkmasını engeller. Kurumların büyümeleri, gelişmeleri, bu problemlerin önceden belirlenip tedbir alınmasıyla hızlanır. Kurumsallaşma bu gelişmeyi hızlandırır, devamlılığı sağlar. Kamu kurumlarında, amaç ve işlev, devlet ve vatandaş arasındaki bağ ve bu sebepten kamu idaresindeki değişim, vatandaş merkezli bir kamu hizmeti yaklaşımı ile anlatılan yeni yönetim anlayışını ortaya çıkarmıştır. Bu değişim yasaların çıkarılması ile kalmayıp, toplumsal, politik ve ekonomik kültüre de yansıması gerekliliklerin yerine getirilmesi için vazgeçilmezdir. Bu reform süreci, yönetimin kullandığı araçları da etkisi altına almıştır. Bu reform sürecinin ulaşılmak istenen hedeflere varması için stratejik planlama, performans esaslı bütçeleme, mali yönetimde şeffaflık gibi araçların etkili bir şekilde kullanılması ve iç denetimin kurumlarda işlevsel olması gerekmektedir. Çalışmada risk yönetimi ile kurumsal olgunlaşma arasındaki ilişki ve bu ilişkinin Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu içerisindeki işleyişi çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler:Kurum, Kurumsallaşma, Risk, Risk Yönetimi.

Kurumsal risk yönetimiKurumsallaşmaRisk yönetimi+1
Selim Temeltaş
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Aile işletmelerinde kurumsallaşmanın işletme performansı üzerine etkisi: Kastamonu ili Tosya ilçesinde bir uygulama

Bu çalışmada amaç, aile işletmelerinde kurumsallaşma ile işletme performansı arasında ilişki olup olmadığını, kurumsallaşmanın işletme performansına etki edip etmediğini belirlemeye çalışmaktır. Kastamonu ili Tosya ilçesinde üretim/imalat sektöründe faaliyet gösteren 70 işletmeden anket yöntemi ile elde edilen veri seti ile yapılan regresyon analizleri sonucunda kurumsallaşmanın işletme performansı üzerinde kısmen pozitif yönlü anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Kurumsallaşmanın formalleşme ve kültürel güç boyutlarının işletme performansının işlevsel performans, çıktı performansı, yenilik ve uyum sağlama performansı boyutlarına; kurumsallaşmanın profesyonelleşme boyutunun işletme performansının çıktı performansı, yenilik ve uyum sağlama performansı boyutlarına; kurumsallaşmanın saydamlık boyutunun ise işletme performansının çıktı performansı boyutuna istatistiki açıdan pozitif yönlü anlamlı bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Kurumsallaşmanın otonomi, sosyal sorumluluk ve tutarlılık boyutlarının işletme performansının işlevsel performans, çıktı performansı, yenilik ve uyum sağlama performansı boyutları üzerinde istatistiki açıdan anlamlı bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir.

Aile işletmeleriFirma performansıKastamonu-Tosya+4
Murat Muzaç
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Aile şirketlerinde kurumsallaşma ve aile anayasası: Bursa örneği

Dünyada ve Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlerin çok büyük bir kısmını oluşturan aile şirketleri, ekonomide önemli bir yere sahiptirler. Aile şirketleri, kurucunun girişimi ile doğar; yoğun çalışma, çaba ve azimleriyle birlikte büyümekte ve gelişmektedir. Bu büyüyüp gelişen aile şirketleri, varlığını nesiler boyu sürdürebilmekte ve bazen uluslararası alanda faaliyet gösterebilmektedirler. Fakat varlığını devam ettiremeyen, uzun ömürlü olamayan birçok aile şirketi de bulunmaktadır. Bu şirketlerin ömrünün kısa olmasının en büyük sebebi kurumsallaşma konusuna gerekli önemin gösterilmemesi veya yetersiz kalınmasıdır. Kurumsallaşamayan ve profesyonel bir şekilde yönetilemeyen aile şirketleri, yok olmaya mahkûmdurlar. Kurumsallaşma adına atılacak en önemli adım ise aile anayasasının hazırlanmasıdır. Aile anayasası ile birlikte, işleyiş belirli kurallar çerçevesinde şekillenmiş olur ve aile bireyleri arasında olması muhtemel problemler engellenmektedir. Ülkemizde birçok ticari şirketin aile şirketi olarak kurulmuş olduğu yapılan araştırmalarla tespit edilmiştir. Ülkemizde aile şirketleri ile ilgili literatür çalışmalarının çoğunluğu şirket ve organizasyon anabilim dalları temelinde yapılmaktadır. Fakat aile şirketlerinde yaşanmış olan problemlerin niteliği ve bu problemlere yönelik çözüm üretilmesi farklı bilim dalları ile çalışmayı gerektirmektedir. Bu çalışmanın amacı, aile şirketi, kurumsallaşma ve aile anayasası kavramlarını detaylı bir şekilde ele alarak, aile anayasasına yönelik Bursa ilindeki aile şirketlerinin düşüncelerini, aile anayasası uygulamama sebeplerini ortaya koymaktadır.

Aile hukukuAile işletmeleriAile politikaları+4
Begüm Baysal
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kırsaldaki kadın kooperatiflerinde liderlik ve kurumsallaşma (Bursa örneği)

Bu araştırmada ülke kalkınması için önemli bir rolü olan ve ayrıca kadın girişimciliğini geliştirmek için en uygun araçlardan birisi olarak nitelenen kadın kooperatiflerindeki liderlik tarzları ve liderlik tarzlarının kadın kooperatiflerinin kurumsallaşması üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu kapsamda kadın kooperatiflerindeki kadın kooperatif yöneticilerinin ve kooperatif ortaklarının görüşleri doğrultusunda kooperatiflerde görülen liderlik tarzları ve kurumsallaşma boyutları incelenecektir. Kurumsallaşma örgütlerin belirlenmiş amaçları doğrultusunda hedeflerine ulaşmak için bir değer ve standartlarla yönetilmesini gerektirmektedir. Kadın kooperatiflerinde kurumsallaşma alt boyutlarından olan şeffaflık, adaletle yönetim, resmileştirme profesyonellik ilkelerinin niteliksel durumları ve bu kooperatiflerde standartlaşma süreçleri incelenecektir. Türkiye de Ticaret Bakanlığı, 2021 verilerine göre ülkemizde aktif olarak 594 kadın kooperatifi bulunmaktadır. Bunların büyük çoğunluğu kadın girişimi üretim ve işletme kooperatifleridir. Bursa da ise kadın kooperatif sayısı 35'dir. Kırsal alanda faaliyet gösteren kadın kooperatif sayısının ise 25 olduğu ve kadın kooperatiflerinin yoğunluklu olarak kırsal alanda faaliyet yaptığı görülmüştür. Bu araştırmanın verileri, Bursa ilinde faaliyet gösteren 12 farklı kadın kooperatifinin başkanları, yönetim kurulu üyeleri ve ortaklarından oluşan 21 kadın ile derinlemesine görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Nitel yöntemle yürütülen araştırma bulgularına göre görüşülen 21 kadın üyeden 19'u evli, 2 kişi ise bekardır. Bu kadınların 9'u 20-40 yaş aralığında, 5'i 41-50 yaş aralığında, 7'si ise 51 yaş ve üzeridir. Mülakat yapılan katılımcılardan 11 kişinin tecrübesi 5 yıldan az iken 10 kişinin 5 yılın üzerinde kooperatifçilik deneyimi vardır. Katılımcıların kooperatifçilik deneyimleri ile kendi kooperatiflerinde çalışma sürelerinin aynı olması, bulundukları kooperatifte devamlılık sağladıklarını göstermektedir. Yaş aralıklarına bakıldığında çocuklarını büyütmüş kadınların daha çok kooperatifin yönetim organlarında olmayı tercih ettiği söylenebilir. Kadın kooperatiflerinde görülen liderlik tarzı sırasıyla otokratik liderlik, dönüşümcü liderlik, serbest bırakıcı liderlik, demokratik liderlik ve etkileşimci liderlik olarak görülmüştür. Bu görüşmeler neticesinde kadın kooperatiflerinin kurumsallaşmalarında öne çıkan bulgulara bakıldığında, dönüşümcü liderlikte kurumsallaşma düzeyinin daha yüksek olduğu, ikinci sırayı otokratik liderliğin aldığı ve en düşük kurumsallaşmanın ise serbest bırakıcı liderlerin yönetiminde olduğu görülmüştür.

BursaKadın kooperatifçiliğiKooperatifler+6
Betül Şenlik
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İç kontrol sisteminin kurumsallaşma üzerine etkisi: Devlet üniversiteleri üzerine bir araştırma

Globalleşen Dünya'da teknolojinin gelişip rekabetin artmasından dolayı, ister kamu sektörü olsun, ister özel sektör olsun bütün işletmeler kurumsallaşma konusunda büyük çaba sarf etmektedirler. İşletmelerin büyük rekabet ortamında varlıklarını devam ettirebilmeleri ve rakiplerine karşı üstünlük sağlayabilmeleri için kurumsallaşma düzeylerini önemli derecede arttırmaları gerekir. Ancak kurumsallaşma tek başına yeterli olmayabilir. İşletmeler kurumsallaşma aşamasında, kaliteli ve etkin bir iç kontrol sistemine de ihtiyaç duymaktadırlar. İç kontrol sistemini başarılı bir şekilde uygulayan işletmelerin, kurumsallaşma düzeyleri de aynı ölçüde artmaktadır. Kamu ya da özel sektör işletmelerinin yanı sıra üniversitelerde de kurumsallaşma ve iç kontrol kavramlarının önemi artmaktadır. Özellikle devlet üniversiteleri karşısında özel üniversite sayısının artması bu kavramların önemini daha da arttırmaktadır. Devlet üniversitelerinin özel üniversitelere karşı eğitim kalitesini, öğrenci sayısını ve kaliteli bilimsel yayınlarını arttırma konusunda başarı gösterebilmeleri için kurumsallaşma ve iç kontrol sistemi konularında ilerleme kaydetmeleri gerekir. Bu çalışmada, devlet üniversitelerinde iç kontrol sisteminin kurumsallaşma üzerine etkisi araştırılmıştır. Çalışma devlet üniversitelerinin bünyesinde bulunan iç denetim birimlerine yönelik yapılmıştır. Söz konusu iç denetim birimlerinde çalışan iç denetçi ve iç denetim birim başkanlarına, kurumsallaşma ve iç kontrol konuları ile ilgili ölçeklerden oluşan anketler posta yolu ile gönderilmiştir. Elde edilen veriler analiz edildiğinde, devlet üniversitelerinin kurumsallaşma düzeyi ile iç kontrol sistemi arasında yüksek derecede ilişki olduğu belirlenmiş; iç kontrol sisteminin aynı zamanda kurumsallaşma düzeyi üzerinde önemli düzeyde etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca üniversite bazında çeşitli demografik özellikler açısından iç kontrol sistemi ve kurumsallaşma düzeyinin farklılaşıp farklılaşmadığı kurulan hipotezler vasıtasıyla test edilmiştir.

DenetimDevlet okullarıKamu kuruluşları+3
Tolga Çağlı
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Aile işletmelerinde kurumsallaşma ve kurumsal girişimcilik üzerine bir araştırma

Kurumsallaşma, işletmenin çevresel değişime duyarlılığı sonucunda gelişen ve bu değişime uyma çabalarıyla oluşan dinamik bir süreçtir. Kurumsal girişimcilik ise, işletme içinde farklı bir yapı kurarak çalışanların girişimci ruhunu teşvik edip, örgütü değişime ve yenilikçiliğe yöneltme sürecidir. Bu iki kavram, dünya ekonomisinde büyük bir paya sahip olan aile işletmelerinin sürekliliklerini ve verimliliklerini sağlayacak aktiviteler olarak görülebilir. Bu çalışmada, örneklemi oluşturan aile işletmelerinde, kurumsallaşma ve bunun bileşenleri sosyal sorumluluk, tutarlılık, profesyonelleşme, özerklik, formalleşme ve şeffaflığın, kurumsal girişimcilik ve bunun bileşenleri risk, proaktiflik, stratejik yenilenme ve yenilikçilik üzerindeki etkilerinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Ayrıca kontrol değişkenleri olarak belirlenen cinsiyet, yaş ve öğrenim düzeyi gibi çalışanların demografik özelliklerinin, kurumsallaşma ve kurumsal girişimcilik düzeyi üzerindeki etkilerinin ölçülmesi de çalışma amacı kapsamındadır. Anket yöntemiyle sağlanan veriler, istatistik programı kullanılarak analiz edilmektedir. Bu çalışmada, geliştirilen araştırma hipotezleri, istatistiksel analiz teknikleri kullanılarak sınanmakta, elde edilen bulgular ve değerlendirmeler ışığında çalışmanın örgüt kuramına yaptığı katkı tartışılmakta, bundan sonraki çalışmalara ışık tutabilecek bir takım öneriler geliştirilerek iş dünyasının çalışmanın sonuçlarından nasıl yararlanabileceği üzerinde durulmaktadır.

Aile işletmeleriGirişimcilikKOBİ+2
Musa Şanal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Etnik girişimci işletmelerin kurumsallaşma düzeyleri ile belirsizlikten kaçınma dereceleri arasındaki ilişkinin araştırılması: Polonya örneği

Günümüzde işletmeler hızla değişen çevre koşullarına adapte olabildikleri ölçüde hayatta kalmaktadır. Bu değişimlere uyum sağlayabilme sürecinde, işletmeler için kurumsallaşma işletmeler için kilit bir rol oynamaktadır. İşletmelerin kurumsallaşma düzeylerini; insan etkisinden sıyrılarak sistematikleştirilmesi ve standartlara kavuşturulması belirlemektedir. Bu çalışmada, kurumsallaşma düzeylerinin belirlenmesini sağlayan bileşenler olan formalleşme, profesyonelleşme, özerklik, sosyal sorumluluk, şeffaflık ve tutarlılık bileşenlerinin, Hofstede'in kültürün boyutları çalışmasında yer alan belirsizlikten kaçınma bileşenine olan etkileri incelenmiştir. Araştırma kapsamında Polonya'da faaliyetlerini sürdüren etnik girişimlerden Türk girişimciler özelinde 41 katılımcı ile yüz yüze görüşülerek anket formu aracılığı ile veriler toplanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen sonuçlara göre kurumsallaşmanın bileşenlerinden olan formalleşme, profesyonelleşme, özerklik ve tutarlılık ile belirsizlikten kaçınma düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilirken; şeffaflık ve sosyal sorumluluk bileşenleri ile belirsizlikten kaçınma düzeyleri arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Etnik girişimci, kurumsallaşma, kültür, belirsizlikten kaçınma.

BelirsizlikEtnik gruplarEtnik ilişki ağları+5
Ali Furkan Kaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Resmi ve özel ortaöğretim okullarında kurumsallaşma

Bu çalışmanın amacı, resmi ve özel ortaöğretim okullarının kurumsallaşma düzeylerini incelemek ve bu okullarda kurumsallaşmaya ilişkin gerçekleştirilen uygulamaları, yaşanan sorunları ve sorunlara yönelik çözüm önerilerini öğretmen görüşlerine göre ortaya koymaktır. Bu araştırmada, nicel ve nitel metotların birlikte kullanıldığı yöntemlerden açımlayıcı sıralı karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinin Nizip, Şahinbey ve Şehitkâmil ilçelerinin resmi ve özel ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel bölümünün örneklemini 2015-2016 eğitim-öğretim yılında tabakalı örneklem yöntemine göre seçilen ve 50 ortaöğretim okulunda görev yapan 758 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmanın nicel verileri, Özgan (2011) tarafından geliştirilen "Okul Kurumsallaşma Ölçeği" (OKÖ) ile toplanmıştır. Okul Kurumsallaşma Ölçeği; kültürel güç, uzmanlaşma, sosyal sorumluluk, adapte olabilirlik, formalleşme ve tutarlılık olmak üzere altı boyuttan oluşmaktadır. Araştırmanın nitel boyutunun çalışma grubunu belirlemede, amaçlı örnekleme çeşitlerinden biri olan aşırı veya aykırı durum örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, nicel verilerin toplandığı okullarda görev yapan 32 öğretmenden oluşmaktadır. Bu öğretmenlerden 16'sı kurumsallaşma düzeyi en düşük olan okullarda, 16'sı da kurumsallaşma düzeyi en yüksek olan okullarda görev yapmaktadır. Nitel veriler, resmi ve özel ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenlerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde, parametrik analiz teknikleri; nitel verilerin analizinde ise, içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre resmi ortaöğretim okulları uzmanlaşma ve adapte olabilirlik boyutlarında orta düzeyde; kültürel güç, sosyal sorumluluk, formalleşme ve tutarlılık boyutlarında ise yüksek düzeyde kurumsallaşmıştır. Özel ortaöğretim okulları ise uzmanlaşma, sosyal sorumluluk ve adapte olabilirlik boyutlarında yüksek düzeyde; kültürel güç, formalleşme ve tutarlılık boyutlarında ise çok yüksek düzeyde kurumsallaşmıştır. Aynı zamanda tüm boyutlarda resmi ve özel ortaöğretim okullarının kurumsallaşma düzeyleri arasında özel ortaöğretim okulları lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Resmi ve özel ortaöğretim okullarında; kurumsal ilke ve değerler oluşturma, paylaşılan bir vizyon geliştirme, takım çalışması yapma, kararları ortak alma, reklam ve tanıtım çalışmaları yapma, çalışmalarda yasal mevzuatı dikkate alma, sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirme, velilerle işbirliği sağlama, okul güvenliğini sağlama, personel gelişimini sağlama, kurumsal iletişim kanalları oluşturma, okul kuralları oluşturma, çalışmaları raporlama ve kurum içi denetim yapma gibi kurumsallaşma açısından önemli olan çeşitli uygulama ve çalışmaların yapıldığı tespit edilmiştir. Diğer yandan resmi ve özel ortaöğretim okullarının kurumsallaşmaya ilişkin en fazla yaşadıkları sorunlar ise; velilerin ilgisiz olması, yöneticilerin sık değişmesi, kurum içi çatışmalar, olumsuz öğrenci davranışları, öğretmenlerin mevzuat bilgisinin yetersiz olması, ödüllendirme yapılmaması, aşırı iş yükü, aşırı bürokrasi, görevlerin açık ve net olmaması ve karara katılımın sağlanmamasıdır. Araştırmada elde edilen sonuçlar ve katılımcıların çözüm önerileri dikkate alınarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Devlet okullarıKurumsallaşmaOrtaöğretim kurumları+2
Mevlüt Kara
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

KOBİ'lerde kurumsallaşma düzeyinin muhasebe bilgi sistemi üzerine etkisi: İstanbul'da faaliyet yürüten imalatçı KOBİ'ler üzerine bir araştırma

Son yıllarda işletmelerde kurumsallaşmanın önemi bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de daha fazla anlaşılmaktadır. Özellikle büyüklük olarak belli bir ölçeğe ulaşmış işletmelerin günümüz rekabet koşullarında güçlü bir şekilde ayakta kalabilmeleri ve rakiplerine kıyasla başarılı olabilmeleri için kurumsallaşma düzeylerini belirli bir seviyeye çıkarmış olmaları gerekmektedir. Kurumsallaşmış işletmeler sistemleşmiş işletmelerdir. Sistemleşen işletmelerde bilgi çok önemli bir hammadde olarak kabul edilmektedir. Bilginin etkin kullanılmasıyla işletmeler hedeflerine daha kolay ulaşabilmektedir. Bilgiden en etkili şekilde yararlanabilmek için bilgisayar destekli bilgi sistemleri geliştirilmiştir. Bilgi sistemleri arasında en çok kullanılan bilgi sistemi Muhasebe Bilgi Sistemleridir. Bu çalışmada, KOBİ'lerin kurumsallaşma düzeyleri ile Muhasebe Bilgi Sisteminin etkin kullanımı arasındaki ilişki anket yöntemi ile araştırılmıştır. Araştırma kapsamında hazırlanan ankette demografik bilgilerin yanı sıra işletmelerin kurumsallaşma düzeylerini belirlemeye yönelik 14 ifadeye ve muhasebe bilgi sistemi kullanımına ilişkin 16 ifadeye yer verilmiştir. İstanbul ilindeki imalatçı KOBİ'ler üzerinde yapılan bu araştırma kapsamında katılımcılar tarafından doldurulan 769 adet anket değerlendirilmeye alınmıştır. Elde edilen veriler SPSS istatistik programı yardımıyla analiz edilmiştir. Araştırma neticesinde işletmelerin kurumsallaşma düzeyleri ile muhasebe bilgi sisteminin etkin kullanımı arasında pozitif bir ilişkinin olduğu aynı zamanda işletmelerin kurumsallaşma düzeylerinin muhasebe bilgi sisteminin etkin kullanımı üzerinde olumlu yönde etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgi sistemleriKOBİKurumsallaşma+1
Ali Erdoğan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Aile işletmelerinde örgütsel demokrasinin inovasyona etkisi

Çalışmanın temel amacı, Kırşehir ili özelinde faaliyet gösteren aile işletmelerinin yönetim mantığı içerisinde sahip oldukları örgütsel kültür ve örgütsel demokrasi yapılarının, rekabetçi ortamda ayakta kalabilmeleri adına artık günümüzde bir işletme için zaruriyet haline gelmiş olması sebebiyle işletmelerin mevcut inovasyon yaklaşımlarına, beraberinde gerçekleştirmeleri gereken inovasyon çalışmalarına olan etkisini ortaya koymaktır. İnovasyon günümüz rekabet şartlarında gelişen teknolojiye ayak uydurabilmek ve sürdürülebilir rekabet avantajı sağlayabilmek için önemli bir faaliyettir. Araştırmada yöntem olarak nicel araştırma deseni kullanılmıştır. Nicel araştırma, vaka ve olayları objektif, gözlemlenebilir, ölçülebilir ve sayısal olarak ifade edilebilir bir şekilde ortaya koyan araştırma şeklidir. Elde edilen veriler uygun istatistiksel program kullanılarak analiz edilmiş ve verilerin analize uygun olup olmadığı belirlenmiştir. Kullanılan ölçeklerin güvenilirlik ve geçerlilik analizleri yapılarak, ölçeklerin güvenilirlik ve geçerliliği sağlanmıştır. Araştırma Kırşehir Sanayi ve Ticaret Odası'na kayıtlı üretim ve imalat işletmeleri üzerinde yapılmıştır. Elde edilen veriler, one way anova, t testi, korelasyon ve regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda aile işletmelerinde örgütsel demokrasi algısının inovasyon üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir (R2= ,422). Yine araştırma neticesinde örgütsel demokrasinin alt boyutlarından şeffaflık ve adalet alt boyutunun inovasyonu pozitif yönlü ve anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiştir (R2= ,497). Bu sonuçlar doğrultusunda aile işletmeleri için önemli olan örgütsel demokrasi ve inovasyon arasındaki ilişki ortaya konularak literatüre katkı yapmak istenmiştir.

Aile işletmeleriAile şirketleriDemokrasi+3
Çağatay Han Torun
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Piskopos Mukataa Kalemi ve İstanbul Rum Patrikhanesi: Bürokratik ilişki ve kurumsallaşma (XVIII. yüzyıl ortalarından XIX. yüzyılın ilk çeyreğine)

Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşayan gayrimüslimler İslam hukuku çerçevesinde kendilerine tanınan belirli haklar ve sınırlılıklar içerisinde dinî ve sosyal yaşantılarına devam etmişlerdir. Ayrıca Patrikhanelere bağlı kilise teşkilatlarının işleyişini ve buna bağlı olarak dinî-hiyerarşik yapılarını da Osmanlı idaresi tarafından belirlenen kurallar çerçevesinde devam ettirmişlerdir. Osmanlı İmparatorluğu'nda gayrimüslimlerin bir yönüyle temsilcisi de olan bu yapı, genel olarak Rum ve Ermeni Patrikhaneleri altında teşkilatlanmıştır. Patrikhaneler, kilise teşkilatları sayesinde şehir, kasaba ve köylere kadar kendilerine bağlı cemaatler üzerindeki dinî otoritelerini sağlamaktadır. Bu durum Osmanlı idaresi tarafından kendilerine tanınan hak ve sorumlulukların dışına çıkmadan, devlet ile beraber bu süreci yürütebilmeleri sayesinde mümkün olmuştur. Kilise teşkilatını ilgilendiren malî ve idarî meseleler ile kilise teşkilatı içerisindeki görevlilere verilen berat ve ahkâm gibi resmi evrakın takip ve kontrolü için Osmanlı bürokrasisinde, maliye kalemleri içerisinde, Piskopos Mukataa Kalemi oluşturulmuştur. Tarihi süreç içerisinde dönüşümler geçiren büro, on sekizinci yüzyılın ortalarına doğru klasik şeklini almıştır. Bu zaman dilimi, kendi iç dinamikleri ve Osmanlı bürokrasi ile ilişkileri çerçevesinde değerlendirildiğinde, İstanbul Rum Patrikhanesinin daha kurumsal bir yapıya kavuşmaya başladığı dönem olarak dikkat çekmektedir. Bu tez çalışmasında Osmanlı bürokrasisi içerisinde, Piskopos Mukataa Kaleminin ihdası, gelişimi ve lağvedilme süreci, İstanbul Rum Patrikhanesi ve buna bağlı kilise teşkilatı çerçevesinde incelenmektedir. Böylece İstanbul Rum Patrikhanesinin, Osmanlı bürokrasisi içerisindeki konumunun açıklanması amaçlanmaktadır. Bu çalışmanın kaynaklarından en önemlisi, Piskopos Mukataa Kalemi tarafından tutulan ve içerisinde patrik, metropolit ve piskoposların berat kayıtları ile kilise teşkilatının işleyişi ile ilgili hükümlerin yer aldığı defter serisi olan Piskopos Mukataası Ahkâm ve Berevât Defterleridir. Bununla birlikte bürokratik işleyişi açıklamak adına Osmanlı Arşivi'ndeki diğer belge ve defterlerden de yararlanılmıştır. Çalışmada İstanbul Rum Patrikhanesinin, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki bürokratik konumu incelenmekte, özellikle maliye bürokrasisi ile ilişkisi ortaya konulmaktadır. Buna göre Patrikhanenin, kilise teşkilatı üzerinde idarî konulardaki yetkilerini kullanabilmesi, Osmanlı idaresinin izin ve bilgisi dâhilinde gerçekleşmektedir. Böylece İstanbul Rum Patrikhanesinin devlet teşkilatı içerisinde belirli görevleri yerine getirmekle yükümlü bir Osmanlı müessesesi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

19. yüzyılBürokrasiDini kurumlar+7
Abdurrahim İstemi Saylam
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Aile şirketlerinde kurumsallaşma ve hesap verebilirlik

Bu çalışmanın amacı aile şirketlerinin kurumsallaşma ve hesap verebilirlik düzeylerine göre şirketin performansını ne gibi değişkenlerin etkilediğini analiz etmektir. Dünya?da ve Türkiye?de aile şirketlerinin ekonomideki ve sosyal hayattaki yeri çok önemlidir. Ülkede bulunan şirketler büyük oranda aile şirketlerinden oluşmaktadır ve devamlılıkları ülkemiz için önemlidir. Ülkemizde aile şirketlerinin ortalama yaşam süresi yirmi beş yıldır. Daha uzun süre devamlılıklarını sağlayabilmeleri için kurumsallaşmalı ve profesyonel yönetilmeleri gerekmektedir. Kurumsallaşamayan ve KOBİ niteliğinde olan aile şirketleri ise hem krize karşı hem de küresel boyutta devamlılıklarını sürdürmekte zorlanmaktadırlar. İşletmelerin rekabetin çok şiddetli olduğu pazarlarda varlıklarını sürdürebilmeleri, pazarın isteklerini ve beklentilerini karşılayabilme yetenekleri ile yakından ilgilidir. Kurumsallaşma sayesinde sistemli bir yapıya kavuşan aile şirketleri yaşam eğrilerini uzatmışlardır. Bir aile şirketi, sahipliğin çoğunluğunun ya da kontrolün tek bir ailede olduğu ve iki ya da daha fazla aile üyesinin doğrudan girişimle ilgili olduğu bir işletmedir. Aile şirketleri kuruluş aşamasından sonra şirketin büyümesi ile birlikte şirket içerisinde özellikle yönetim kademelerinde çatışmalar yaşanır. Çatışmaları engellemek için kurallar konulur ve aile anayasası olarak yazılı hale getirilir. Bu çalışmada aile şirketlerinde kurumsallaşmaya ek olarak hesap verebilirlik boyutu da incelenmiştir. Anket sonuçlarından elde edilen değişkenlerin genel firma performansı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Aile Şirketleri, Kurumsallaşma, Hesap Verebilirlik

Aile şirketleriHesap verebilirlikKurumsallaşma
Bedriye Dilli
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00

Related subjects