Language skills

192 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessDE

Die wirkung des multimodalen feedbacks auf die schreibfertigkeit von deutschlernenden

Diese Dissertation untersucht die Wirkung des multimodalen Feedbacks auf die Schreibfertigkeit von DaF-Lernenden. Insgesamt 48 Lernende aus den Vorbereitungsklassen der Hochschule für Fremdsprachen der Trakya Universität in Türkiye nahmen daran teil und wurden in eine Experimental- und eine Kontrollgruppe mit jeweils 24 Personen eingeteilt. Die Experimentalgruppe erhielt ein Semester lang multimodales Feedback in Form von Videos und schriftlichen Erläuterungen über eine eigens entwickelte Online-Plattform, während die Kontrollgruppe nur unimodales schriftliches Feedback bekam. Vor und nach der Intervention wurden Daten zur Schreibleistung der beiden Gruppe erhoben. Die Ergebnisse zeigten, dass die Experimentalgruppe signifikant höhere Fortschritte erzielt (M = 4.97, SD = 2.39) als die Kontrollgruppe (M = 1.42, SD = 3.67). Der Unterschied zwischen den Gewinnwerten beider Gruppen ist statistisch signifikant (t(39.54) = 3.97, p < .001) und weist eine große Effektstärke auf (> 0.8). Ergänzend dazu drückten die Teilnehmenden der Experimentalgruppe nach dem Experiment ihre Meinungen in einem Fragebogen aus. Diese qualitativen Daten bestätigen auch die Wirksamkeit des multimodalen Feedbacks. Die Lernenden bewerten multimodales Feedback als nützlich, motivierend und persönlich. Sie berichten zudem von einer besseren Fehlerreduktion, einem tieferen Verständnis, größerer Konzentration, gestärktem Selbstvertrauen und der Fähigkeit, längere Texte zu verfassen. Insgesamt deuten die Befunde auf einen klaren Vorteil des multimodalen Feedbacks für die Schreibfertigkeit hin.

Furkan Koca
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessDE

Multimodales interaktives digitales Buch zurLesekompetenzförderung der angehenden DaF-Lehrer*innen: Design, Entwicklung und Implementierung

Das Ziel dieser Studie ist es, ein multimodales interaktives digitales Buchmaterial zu entwerfen, zu entwickeln und zu implementieren, um die Entwicklung der Lesekompetenz von angehenden DaF-Lehrkräften zu unterstützen. Die Studie wurde als designbasierte Forschung konzipiert. Bei dem Prozess des Designs, der Entwicklung und Implementierung des multimodalen interaktiven digitalen Buches wurde das ADDIE-Modell für die Unterrichtsgestaltung zusammen mit der Rapid-Prototyping-Methode eingesetzt. Die Studie, die sich über insgesamt drei Semester erstreckte, wurde in drei Phasen und einer abschließenden Implementierung durchgeführt. Die erste Phase umfasst das Herbst- und Frühjahrssemester 2023/2024 und das Herbstsemester 2024/2025. Die zweite Phase und die dritte Phase umfassen das Frühjahrssemester 2024/2025. Die endgültige Implementierung umfasst den Zeitraum von März bis Mai im Frühjahrssemester 2024/2025. Im Rahmen der Studie wurden sowohl qualitative als auch quantitative Daten erhoben. Qualitative Daten wurden durch halbstrukturierte Interviewformulare, Beobachtungsformulare, Anekdotenformulare für die Studierende, Tagebuch für Forscherin und Videoaufzeichnungen des Implementierungsprozesses erhoben. Quantitative Daten wurden durch den von der Forscherin entwickelten Test zum Leseverstehen und den von Kutu und Sözbilir (2011) ins Türkische adaptierten Fragebogen zur Motivation von Lehrmaterialien (ÖMMA) erhoben. Die qualitativen Daten der Studie wurden mittels einer deskriptiven Analyse und mit dem t-Test für abhängige Stichproben statistisch ausgewertet. Auf der Grundlage der gewonnenen qualitativen und quantitativen Daten wird festgestellt, dass das multimodale interaktive digitale Buch das Leseverständnis der Studierenden im ersten Studienjahr des Lehramtsprogramms Deutsch verbessert und ihre Lernmotivation positiv beeinflusst. Die Meinungen der angehenden DaF-Lehrkräfte zeigen, dass das Material bemerkenswert und lernförderlich ist. Ferner wurden der Beitrag des Inhalts zur Wortschatzentwicklung und sein Beitrag zur Lesekompetenz sowie zu anderen Sprachfertigkeiten positiv bewertet. Schlüsselwörter: Deutsch als Fremdsprache, angehende DaF-Lehrer*innen, Lesekompetenz, Multimodales interaktives digitales Buch, Designbasierte Forschung ABSTRACT This study aims to design, develop, and implement multimodal interactive digital book materials to enhance reading competence among future German as a Foreign Language educators. The study was structured as design-based research. In the process of designing, developing and implementing the multimodal interactive digital book, the ADDIE model for instructional design was used together with the rapid prototyping method. The study, encompassing three semesters, was executed in three phases and a principal implementation. The initial phase encompasses the autumn and spring semesters of 2023/2024, as well as the fall semester of 2024/2025. The second and third phases include the spring semester of 2024/2025. The conclusive implementation encompasses the duration from March to May during the spring semester of 2024/2025. Both qualitative and quantitative data were gathered for the study. Qualitative data were gathered using semi-structured interview forms, interview forms, student anecdotal records, a researcher's notebook, and video recordings of the implementation process. Quantitative data were collected using two instruments: the reading comprehension test developed by the researcher and the Motivation of Teaching Materials Questionnaire (ÖMMA) adapted into Turkish by Kutu and Sözbilir (2011). The study's qualitative data were subjected to statistical analysis by descriptive analysis and the t-test for dependent samples. An interactive digital book was created for the study, featuring texts aligned with the target language level and incorporating multimodal elements. The qualitative and quantitative statistics indicate that the multimodal interactive digital book enhances reading comprehension among first-year students in the German teaching program and positively affects their learning motivation. The perspectives of the prospective GFL-teachers suggest that the material is exceptional and facilitates learning. Moreover, the content's role in vocabulary enhancement, reading proficiency, and other language skills was assessed favorably. Keywords: German as a foreign language, pre-service GFL teachers, reading skills, multimodal interactive digital book, design-based research

Binnur Arabacı Candan
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu Masalları ve bu masalların Türkçe öğretimindeki yeri üzerine bir inceleme

Temel dil becerilerinden dinleme, insanın doğumuyla hatta anne karnında başlayan süreçle birlikte edindiği ilk dil becerisidir. Birey öğretim hayatına başlayana kadar bazı sözlü edebiyat ürünlerini ailesinden, çevresinden dinleme yoluyla öğrenir. Masal da bu sözlü edebiyat ürünlerinden biridir. Diğer türlere göre dil ediniminde, dilin zenginliğini, kültürün dile yansıyan halini sezdirmede ve öğretmede daha etkilidir. Bu yüzden Türkçe öğretiminde genelde masalların özelde de Anadolu Masallarının kullanımı önemli bir yere sahiptir. Anadolu Masallarının Türkçe öğretiminde kullanımının doküman analizi yöntemiyle incelendiği bu çalışmada elde edilen veriler ve çıkarılan sonuçlar dil öğretiminin masallar üzerinden daha kalıcı öğrenmelerle gerçekleştirilebileceğini göstermektedir. Masalların kültür aktarımında üstlendiği doğal görev, kültürün önemli bir unsuru olan dilin aktarımında da aynı paralelliği kurmaktadır. Bu yüzden Türkçe öğretiminde hedeflenen dört temel dil becerisi olan okuma, konuşma, dinleme, yazmanın ve bunlara ek sezdirilerek anlatılması planlanan dil bilgisi konularının genelde masal ile özelde de Anadolu Masalları ile birleştirilmesi ile anlamlı öğrenmeler sunacağı öngörülmektedir.

AnadoluDil becerileriDil eğitimi+4
Ceren Bayraktar Özen
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki çocuk kütüphaneleri ile ilgili bir araştırma

Temel dil becerileri, çocukların hem akademik hayatına hem de sosyal hayatına etki eder. Bundan dolayı erken yaşta geliştirilecek olan dil becerileri, çocukların ileriki yaşamına olumlu etki edecektir. Çocukların yaşamını bu denli etkileyecek olan dil becerilerinin geliştirilmesi sürecini, okullar dışında da devam ettirmek sürecin kalıcılığını artıracaktır. Temel dil becerilerinin geliştirilmesi sürecine çocuk kütüphanelerinin dâhil edilmesi, çocuğun dil becerileri eğitimini sürekli hale getirmede de yardımcı olacaktır. Bundan dolayı çocuk kütüphanelerinin bugünkü durumunun bilinmesi, temel dil becerileri eğitimi için geliştirilecek hizmetlere katkı sağlayacaktır. Her şeyin değiştiği dünyada çocuk kütüphanelerinin de değişmesi, çağa ayak uydurması, çocuk kütüphanelerinin varlığının devamı konusunda önem taşımaktadır. Bu durumdan ötürü, geleneksel kütüphanelerin sunduğu kitap hizmeti dışında çocuklar için farklı hizmet türlerinin sağlanması, çocuk kütüphanelerinin geleceğini de etkileyecektir. Araştırmada Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı bağımsız çocuk kütüphaneleri incelenmiştir. Çalışmada tarama deseni kullanılmıştır. Çocuk kütüphanelerinin mevcut durumu hakkında istatistiki bilgilere Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünden ulaşılmıştır. Ayrıca çocuk kütüphanelerinin mevcut durumu hakkında daha fazla bilgi edinmek amacı ile velilere, çocuk kütüphanesini aktif kullanan çocuklara ve kütüphaneyi kullanmayan çocuklara uygulanmak üzere üç farklı yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Araştırmada bulgulardan hareketle çocuk kütüphanelerinin mevcut durumunun yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca velilerin ve çocukların görüşlerinin, çocuk kütüphanelerinin mevcut durumunun yetersiz olması ile örtüştüğü görülmüştür.

Dil becerileriDört dil becerisiKütüphaneler+3
Aladdin Aktürk
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

Application of the task-based language assessment in the blended EFL learning environment

The present study aims to examine how Task-based Language Assessment (TBLA) should be administered in the blended EFL learning environment. To achieve this, an 8-week TBLA procedure was conducted in the blended learning environment in the English Preparatory Program at a state university in Central Anatolia, Turkey. 54 students and 8 instructors participated in the study. One listening and speaking or one reading and writing task was conducted in the online or face-to-face environment each week, and the students' performances were assessed via rubrics to see whether the EFL students' language skills-based and overall performances in online and face-to-face TBLA environments differed. At the end of each task, one-minute papers were employed to learn about the students' perceptions and performances and the instructors' perceptions and practices during the online and face-to-face TBLA procedures. When the whole procedure was completed, an adapted version of the Students' Perceptions of Assessment Questionnaire (SPAQ) was administered to discover whether the students' perceptions towards TBLA in the blended learning environment differed in terms of gender and level of proficiency. What is more, semi-structured interviews were conducted with 15 students and 8 instructors to get a deeper understanding of their perceptions, performances, and practices. The quantitative data from the rubrics and the questionnaire were analysed using both descriptive and inferential statistics through Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) 22, and the qualitative data obtained from the semi-structured interviews and one-minute papers were analysed through inductive content analysis. Key words: task-based language assessment, blended learning, perceptions, language skills, performances, practices

Alternative assessment and evaluation tecniquesLanguage skillsBlended learning+1
Hayriye Sakarya Akbulut
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İngilizce dil becerilerinin çevrimiçi edinimi: Hazırlık sınıfı öğrencileri ve öğretim görevlileriyle bir çalışma

Uzaktan eğitim, öğrenme-öğretme faaliyetlerinin, öğreten ve öğrencinin birbirinden uzakta oldukları bir ortamda gerçekleştirildiği bir eğitim sistemidir. Uzaktan eğitimin öğretmen ve öğrencinin farklı yerlerde olduğu ve internet tabanlı uygulamalarla yapıldığı biçimine çevrimiçi öğretim adı verilmektedir. Araştırmanın amacı yabancı dil öğretiminde İngilizce dil becerilerinin (okuma, yazma, dinleme, konuşma) çevrimiçi (uzaktan) öğretim uygulaması aracılığı ile edinimine yönelik hazırlık sınıfı öğrencilerinin ve öğretim görevlilerinin genel görüşlerini belirlemektir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada durum çalışması deseni benimsenmiştir. Araştırmanın katılımcılarını 2020-2021 akademik yılında bir vakıf üniversitenin Hazırlık Eğitimi Biriminde çevrimiçi öğretim yolu ile öğrenim gören hazırlık sınıfı öğrencileri ve çevrimiçi uzaktan öğretim uygulamasında görev alan öğretim görevlileri oluşturmuştur. Araştırmanın verileri veri üçgenlemesi tercih edilerek oluşturulmuş; araştırmada veriler odak gruplarla yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, katılımcılara uygulanan yansıtma formu ve gözlem ile üç veri kaynağından elde edilmiştir. Bu çalışmanın verileri Miles-Huberman analiz veri çözümleme adımları kullanılarak analiz edilmiş ve ulaşılan bulgular yorumlanmıştır. Araştırma sonuçları aşağıda özetlenmiştir: 1. Hazırlık sınıfı öğrencileri ve öğretim görevlileri İngilizce dil becerilerini çevrimiçi edinmeye yönelik her bir beceri için olumlu ve olumsuz görüşlere sahiptir. 2. Yabancı dil becerilerinin çevrimiçi edinimine yönelik öğrenci görüşleri büyük ölçüde olumsuzdur; öğretim görevlilerinin görüşleri büyük ölçüde olumludur. 3. İngilizce dil becerilerinin çevrimiçi ediniminde öğrenciler için en güçlü beceri yazma becerisi, en zayıf beceri konuşma becerisi iken öğretim görevlileri için en güçlü beceri okuma ve en zayıf beceri konuşma becerisidir.

Dil becerileriHazırlık sınıflarıUzaktan eğitim+7
Filiz Ayça Bilgetekin
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Otizmli ve tipik gelişim gösteren çocukların oyun ve dil becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmada otizmli ve tipik gelişim gösteren (TGG) çocukların oyun ve dil becerilerinin gruplar arasında karşılaştırmalı olarak incelenmesi ve bu iki becerinin kendi arasındaki ilişkilerinin grup içinde incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya katılan okul öncesi dönemde olan 20 otizmli ve 20 TGG'li çocuğun bilişsel gelişim düzeylerini ölçümlemek amacıyla Gazi Erken Çocukluk Değerlendirme Aracı (GEÇDA) uygulanmıştır. Bilişsel performansları birbirine eşit olan otizmli ve TGG'li çocuklar araştırmaya dahil edilmişidir. Araştırmada çocukların oyun becerileri Lifter (2000) tarafından geliştirilen Gelişimsel Oyun Değerlendirmesi (GOD) kullanılarak değerlendirilmiştir. Serbest oyun ortamında Doğal Dil Örneği alımı yapılarak, Türkçe SALT programı aracılığı ile hesaplanan Ortalama Sözce Uzunluğu (OSU), Toplam Sözce Sayısı (TSÖZS) ve Farklı Sözce Sayısı (FSÖZS) değeri dil becerilerinin değerlendirilmesinde kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre iki grupta yer alan çocukların OSU değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamazken, TGG'li çocukların TSÖZS ve FSÖZS değerleri istatistiksel olarak otizmli çocuklardan daha fazla bulunmuştur. Çocukların oyun performansları gruplar arasında farklılaşırken otizmli çocuklar ayrımsız oyun kategorisinde TGG'li akranlarından daha fazla oyun davranışı sergilemişlerdir. TGG'li çocuklar ise özel fiziksel birleşimler, çocuk aracılı ve eklemeler oyun kategorisinde otizmli akranlarından daha fazla oyun davranışı sergilemişlerdir. Çocukların OSU, TSÖZS ve FSÖZS değerleri ile oyun becerileri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır.

DilDil becerileriDil gelişimi+5
Sema Kardaş
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe ders kitaplarında alıştırmaların incelenmesi: A1-A2 düzeyi

"Yabancı Dil Olarak Türkçe Ders Kitaplarında Alıştırmaların İncelenmesi: A1-A2 Düzeyi" başlıklı bu tez çalışmasında ders ve çalışma kitaplarının önemli bir kısmını oluşturan alıştırmalar incelenmiştir. Öğretim programlarında belirlenen kazanımlara uygun hazırlanan öğrenme içeriği, ders kitaplarında alıştırmalar yoluyla öğrencilere kazandırılmaya çalışılır. Aslında alıştırmalar ders kitaplarının içeriği ve hangi dil becerilerine ağırlık verildiği ile ilgili olup ders kitabında öğretilmek istenenleri yansıtmaktadır. Bu amaçla öncelikli olarak yabancı dil öğretiminde alıştırmalar bağlamında alan yazın taraması yapılmış ve çalışmanın kuramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Veri kaynağını oluşturan "İstanbul Yabancılar İçin Türkçe", "Yedi İklim Türkçe", "Gazi Yabancılar İçin Türkçe" ve "Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe" adlı öğretim setlerinin temel seviyedeki (A1-A2) ders ve çalışma kitaplarından doküman analizi yoluyla veriler toplanmıştır. Toplanan verilerin içerik analizi; ünite tasarımlarında alıştırmalar, alıştırma yönergeleri, alıştırma maddeleri, alıştırma tasarımları, çalışma biçimleri, alıştırma sayıları, alıştırmaların beceri alanlarına göre dağılımı ve beceri alanlarına göre kullanılan alıştırma türleri tümevarım yoluyla incelenmiş; elde edilen veriler, tablolar ve grafikler ile sayısal olarak ifade edilmiş ve kuramsal bilgilerin ışığında yorumlanarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçları incelenen ders kitaplarında; alıştırma yönergelerinin yazılması, alıştırma tasarımları, maddeleri, alıştırmaların dil becerilerine göre dağılımları ve kullanılan alıştırma türleri vs. açılarından sorunlar olduğunu göstermiştir. Yabancı dil olarak Türkçe öğrenme sürecindeki önemi ve katkısı dikkate alınarak alıştırmaların ders kitaplarının tasarım sürecine dâhil edilmesi öğrenme-öğretme sürecinin etkinliği artıracaktır.

AlıştırmalarDers kitaplarıDil becerileri+7
Bayram Özbal
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğrencilerin istihdam edilebilirlik ve bilgi okuryazarlığı becerileri: Hacettepe Üniversitesi örneği

2017-2018 Akademik yılında Hacettepe Üniversitesi'nden mezun olacak lisans öğrencilerinin istihdam edilebilirlik becerileri açısından durumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır.

Ayırt becerisiBeceri performansıBilgi okuryazarlığı+7
Tuba Yıldırım
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

Türkiye'de çift dilli Kürt ergenlerde tutumun ana dil bozumu üzerindeki rolü

The aim of this dissertation is to explore the relationship between attitude and first language attrition, defined as the non-pathological decrease in a language that had previously been acquired by an individual (Köpke & Schmid, 2004). The studies on L2 acquisition have shown the strong impact of attitudes, motivations and other affective factors on linguistic learning. This dissertation, therefore, hypothesizes that attitude has a decisive influence on language attrition and maintenance. Both quantitative and qualitative data have been employed during the process of data- gathering. We used Personal Language Attitude Questionnaire for Bilinguals (PLAQ- B) developed by our research team to assess the attitudes of 134 adolescents towards their first language. PLAQ-B, as the basis for our diagnostic tool, was interpreted in four sub-dimensions determined by Factor Analysis (Factor 1st: Language maintenance and Motivation, Factor 2nd: The second Self-efficacy, Factor 3rd: prestige of the language and Factor 4th: Affective Domain). In order to measure the participants' first language attrition level, three picture naming tasks and two writing tasks were also used. Finally, Think Aloud Protocol was applied to randomly selected 14 volunteer participants to learn more about the reasons of attrition and to validate all the information obtained from the questionnaire and the tasks. The results have shown that there is not only a significant correlation between attitude and such variables as language maintenance, language choice and the frequency of language use, but also a strong correlation between attitude and the performance of the participants in the picture naming tasks and the writing tasks. Keywords: First language attrition, attitude and language maintenance.

Mother tonqueLanguage skillsGrammar+7
Süleyman Kasap
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde ölçme ve değerlendirme

Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi dört temel dil becerisi olan okuma, dinleme, yazma ve konuşma (karşılıklı konuşma ve sözlü anlatım) becerisinin gelişimi esas alınarak yapılmaktadır. Bu becerilerin hedeflenen kazanım sınırları Avrupa Dil Portfolyosunda belirtilmiştir. Hedeflenen kazanımlara yönelik yapılan öğretim bu kazanımların alınıp alınmadığını belirlemek için bir ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Yapılacak olan ölçme ve değerlendirme süreci yabancı dil olarak Türkçenin öğretimine uygun bir şekilde olmalıdır. Bunun için ölçmeye ve ölçeğe uygun gerekli ön çalışma yapılarak bir plan çerçevesinde bu süreç uygulanmalıdır. Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde özellikle ölçmede kullanılacak soru türüne ait alanda büyük bir boşluğun olması bu alandaki öğreticilerin ölçme yaparken yanlış yöntemler kullanmasına sebep olmaktadır. Buradan hareketle bu çalışmada, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde yapılacak ölçmenin ve değerlendirmenin ne şekilde olacağı ortaya konulmuştur. Ölçmede uygulanan sınav türleri ve soru tipleri örnekleriyle beraber açıklanmıştır. Ayrıca ölçme için gerekli olan materyalin hazırlanma ve uygulama sürecinde dikkat edilmesi gereken noktalar açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yabancı Dil Olarak Türkçe, Ölçme ve Değerlendirme, Sınav Türleri ve Soru Tipleri

Dil becerileriDil öğretimiTürkçe+6
Enver Gedik
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişimsel dil konuşma bozukluğu olan ve tipik gelişim gösteren okul öncesi çocukların sosyal beceri ve davranış problemlerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada, okul öncesi dönemde gelişimsel dil konuşma bozukluğu olan ço- cuklar ile tipik gelişim gösteren akranları arasında davranış problemleri ve sos- yal beceri alanları arasındaki farklılıklar incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi İstanbul ili Kadıköy ilçesindeki uygunluk örneklemine göre belirlenmiş yedi ma- hallede bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ilk okullarda ve bağımsız anaokullarının okul öncesi sınıflarında okumakta olan çocuklardan oluşmaktadır. Araştırmaya 23'ü erkek, 17'si kız; toplam 40 çocuk katılmıştır. Katılımcıların yaş- ları 36 aylık ile 72 aylık arasında değişmektedir. Araştırmanın verileri, örnekleme dahil edilen çocukların ebeveynleri ve gittikleri okullardaki anasınıfı öğretmenleri tarafından doldurulmuş anketler aracılığı ile toplanmıştır. Bu çalışmada Sosyo- demografik Bilgi Formu, İletişim, Dil ve Konuşma Gelişimi Değerlendirme Ölçeği, Conners Ebeveyn Dereceleme Ölçeği ve Conners Sınıf Öğretmeni Dereceleme Öl- çeği, Anaokulu ve Anasınıfı Davranış Ölçeği'nin Sosyal Beceri Ölçeği ve Dikkat Eksikliği Aşırı Hareketlilik Bozukluğu Değerlendirme Listesi veri toplama araç- ları olarak kullanılmıştır. Conners Ebeveyn ve Öğretmen Ölçeği ile Sosyal Beceri Ölçeği ve bu ölçeklerin her bir alt ölçeği için gruplar arası anlamlı bir fark olup olmadığı Mann-Whitney U testi yapılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonuç- ları beklenene uygun şekilde davranış problemleri ve sosyal beceriler açısından gruplar arası bir fark olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgulara göre, gelişimsel dil-konuşma bozukluğu olan çocuklarda dil-konuşma alanında normal gelişim gös- teren akranlarına göre karşı gelme, bilişsel problemler/dikkatsizlik, hiperaktivite, sosyal problemler, huzursuzluk ve duygusal değişkenlik gibi davranış problemleri daha çok görülmektedir. Ayrıca, gelişimsel dil-konuşma bozukluğu olan çocukların Sosyal bağımsızlık ve Sosyal etkileşim alanlarında sosyal beceriler açısından daha zayıf becerilere sahip oldukları görülmüştür. Araştırmanın sonucu ilgili literatür ışığında tartışılmış, araştırma ve uygulama açısından ileride yapılabilecek gelecek çalışmalar için öneriler verilmiştir.

Davranış bozukluklarıDavranışsal tutumDil becerileri+7
Cansu Nazlı Özkazanç
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

A. J. Hoge training program for teaching English toteenagers

This paper is an introduction to a modern language teaching system to teach English language skills such as listening, reading, writing and speaking and language areas such as grammar, vocabulary, and pronunciation in the classroom. This teaching system had been developed since 2008 by A. J. Hoge, as the Director of Effortless English Club, with his friends Kristin Dodd's and Joe Weiss from San Francisco-California. They created the Effortless English System based on the researches on language teaching conducted by Dr. Stephen Krashen (1981). and Dr. J. Marvin Brown (1984). (Basari, 2011: 23). The purpose of this study is to reveal the role of A. J. Hoge training program to teach language skills practically. For this purpose, the paper describes the problems that teachers encounter in the classroom in North Iraq. Paper's aim is showing the role of mini stories in the process of teaching English, as a foreign language for teenagers based on from age 13 to 15. Effortless English will change the English language teaching from theoretical to practical way and improve student's personal and academic language skills. Eventually, it can give information about the role of mini stories in language teaching. The primary goal of this system is to improve English language skills of the learners like a native and it mainly focuses on everyday English. (Basari, 2011: 22). A. J. Hoge gets benefit from other writers and teachers of personal development such as Blaine Ray, Tony Robbins and Dr. Ashley Hastings, and Dr. Brenda Murp. (Basari, 2011: 23). Effortless System makes sense because native speakers in any country spend most of their time speaking their daily language. Effortless English system suggests that learners should study this system from 6 to 12 months. The lessons are designed to enable learners to improve their speaking quickly and effortlessly. In recent years, teachers use the Grammar Translation System in North Iraq. In practice, students focus more on grammar rules, translation, and word memorizing. The system does not benefit students' English language skills especially speaking skills, because students always think and translate in their own language. This is an obstacle to speak automatically without fear, stress, and other psychological barriers. On the other hand, Effortless English System teaches students with entertainment, games, and various practical activities. This system does not teach grammar consciously and analytically; instead, it teaches grammar unconsciously by using interesting mini stories. Using a story technique developed by Blaine Ray, the teacher makes a story by asking many easy questions. The importance of this technique is training students to reply more quickly about a certain story. There are some steps to teach language skills through mini stories. First, student listens to the story carefully, second, the teacher reads it; third, teacher uses question and answer technique to teach language skills. For example, the teacher has a story about a monkey and says, "class, there was a monkey. Was there a monkey?" Students shout, "yes, there was a monkey." Then teacher asks, "Was there a monkey or a girl?" Students immediately shout, "A monkey, a monkey." Teacher says, ah, I see there is a monkey. What was his name? Here, both the teacher and students develop unconscious questions and answering method. This continues for twenty minutes because Effortless System helps student to think in English. Teacher can increase the number of questions. In this way, teacher can make students more energetic and active in the classroom. Effortless System focuses on teaching learner's language skills. The key of excellent speaking is listening to mini stories many times. It is not reading many mini stories one time. If students follow these rules, they will end up with speaking English like a native. This research tried to answer "Why learners can't learn English language skills after twelve years of studying at school?" In this research, the researcher used sixteen technniques related to teach langauge skills to solve this problem. To clarify, some of these techniques belong to Hoge's effortless English system. While others belong to different authors in which the researcher used them to enrich this study. This method was applied in an English language course at Hawler Educational Academy on two groups, which were control, and experimental groups. In the control group, the researcher applied traditional English teaching method. In the experimental group, the researcher applied A. J. Hoge training program. This course covers a two-month period. The mean of first exam marks of the experimental group before the researcher applied the A. J. Hoge method was 66.68. The mean of second exams marks of the experimental group after the researcher applied the A. J. Hoge method was 78.64. In pair 1 we can see the power of A. J. Hoge training program to improve learners' linguistic skills practically and effortlessly. The mean of first exam marks of the control group before the researcher applied traditional language teaching method was 61.56. The mean of second exam marks of the control group, after the researcher applied traditional language teaching method was 65.56. In pair 2 we can see that the traditional method is not powerful to improve learner's linguistic and language learning skills, in comparison to A. J. Hoge's language teaching method; because it is not practical. Keywords: A. J. Hoge's Effortless English Method, Language Skills, Question and Answer Technique.

Language skillsEducation programsHoge, A. J.+6
Harem Kareem Mahmood
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Garib-nâme'deki temel dil becerilerinin Türkçe dersi öğretim programı (2006) kazanımlarıyla uyumu

Bu çalışmada, Garib-nâme'de temel dil becerileri ile ilgili doğrudan veya dolaylı yollardan verilen; dinleyicide, okuyucuda, sözlü ve yazılı anlatımcıda bulunması gereken nitelikler ile bu niteliklerin Türkçe Dersi Öğretim Programı (2006) kazanımları ile ilişkisi ele alınmıştır. Buradan hareketle de eserin ana dili eğitiminde gerek temel kaynak niteliğindeki ders kitaplarında okuma veya dinleme metni olarak gerekse de okuma kitabı olarak çeşitli sadeleştirme, basitleştirme aşamalarından sonra Türkçe eğitiminin hizmetine sunulmasının gerekliliği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla, Yavuz (2000) tarafından bu eserin hem Arap harfli tıpkıbasımı hem de transkripsiyonlu (çeviri yazı) metni ve günümüz Türkçesine ait çevirisi de yapılan ve dört ciltten oluşan eser ile aynı eserin Kültür ve Turizm Bakanlığına ait ekitap.kulturturizm.gov.tr web adresindeki elektronik dökümü temel kaynak olarak kullanılmıştır. Çalışma sırasında eserin tamamı tarama modeli kullanılarak incelenmiş ve çalışma ile ilgili olan beyitler içerik analizine tabi tutulmuştur. Yapılan çalışma sırasında eserde temel dil becerilerinin kullanım oranlarına göre; konuşma (% 39,43), dinleme/izleme (% 8,49), okuma (% 4,14) ve yazma (% 2,68) şeklinde sıralandığı görülmüştür. Toplamda da eserin beyitlerinin % 54,74 gibi oldukça yüksek bir oranında temel dil becerilerine ait kelimelerin veya kelime gruplarının kullanılmış olduğu tespit edilmiştir. Daha sonra ise eserin beyitlerinde doğrudan veya örtük olarak temel dil becerilerine yönelik verilen ilkeler tespit edilerek bu ilkelerin aynı zamanda da Türkçe Dersi Öğretim Programı (2006) kazanımları ile uyumu ele alınmıştır. Ayrıca, Garib-nâme'den hareketle Âşık Paşa'nın penceresinden dinleme/izleme, konuşma, okuma ve yazma temel dil becerilerinin önemine bakılmış ve bu temel dil becerilerinin insanlar açısından taşıdığı önem Garib-nâme'ye yansıyan şekliyle açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışma sonunda Garib-nâme'de temel dil becerileri olan dinleme/izleme, konuşma, okuma ve yazma ile ilgili birçok temel ilkenin olduğu ve bu ilkelerin aynı zamanda da Türkçe Dersi Öğretim Programı (2006) kazanımlarıyla da önemli ölçüde uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca eserin gelecek nesillere dil ve kültür konusunda millî bilincin kazandırılmasına hizmet edebilecek birçok niteliğe sahip olması nedeniyle de ana dili eğitimimiz açısından son derece önemli bir kaynak olduğu görülmüştür. Son olarak da Garib-nâme'nin özüne dokunulmadan sadeleştirme, kısaltma ve basitleştirme gibi çeşitli işlemlerden geçirilerek Türkçe eğitiminde gerek temel kaynak niteliğindeki ders kitaplarında gerekse de okuma kitabı vb. gibi ana dili eğitiminde yardımcı materyal olarak kullanılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Garib-nâme, Âşık Paşa, Ana Dili Eğitimi, Türkçe Dersi Öğretim Programı, Temel Dil Becerileri ve Kazanımlar

Aşık PaşaDil becerileriDil eğitimi+6
İsmail Gölcü
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin üstdil farkındalık becerileri ile yazma becerileri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin üstdil farkındalık becerileri ile yazma becerileri arasındaki olası ilişkiyi belirlemektir. Araştırmanın evrenini Uşak, ili merkezinde 2014-2015 öğretim yılında öğrenim gören 5, 6, 7, ve 8. sınıf öğrencileri oluşturmuş; örneklemi için TEOG verilerine göre başarısı "orta düzey" olarak ifade edilebilecek Uşak ili Merkez Ergenekon Ortaokulu'nun 33'ü kız 27'si erkek; orta ve yüksek düzeydeki(Türkçe dersi başarılarına göre) 60 ortaokul öğrencisi seçilmiştir. Bu rakam her sınıf düzeyinden (5, 6, 7 ve 8. Sınıflar) 15 kişi olacak şekilde belirlenmiştir. Öğrencilerin üstdil farkındalık seviyelerini ölçmek için, fonolojik, morfolojik, semantik, sentaktik farkındalık testleri uygulanmış, bunların toplamından üstdil farkındalık testi elde edilmiştir. Elde edilen veriler 3 alan uzmanı ve araştırmacı tarafından değerlendirilmiş; testlerin öğrencilerin yazma becerisi ile anlamlı bir ilişkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Öğrencilerin yazma becerilerini ölçmek için "öykü tamamlama" yöntemine başvurulmuş; kompozisyonlar Çetin(2002)'in hazırlamış olduğu kompozisyon analitik puanlama ölçeğine göre 3 alan uzmanı ve araştırmacı tarafından değerlendirilmiştir. Elde edilen veri ve analizlerden ortaokul öğrencilerinin üst dil farkındalık becerileri ve yazma becerileri arasında anlamlı bir ilişkinin olduğunu söylemek mümkündür. Üst dil farkındalık becerilerinin alt boyutları olarak ele alınan fonolojik, morfolojik, semantik ve sentaktik farkındalık becerileri ayrı ayrı ele alındığında da yine aynı durum söz konusudur. Üst dil farkındalık becerilerinin ortaokul öğrencilerinin yazma becerilerini anlamlı bir oranda bir yordadığı, farkındalık becerileri yüksek olan öğrencilerin yazma becerilerinin de yüksek olduğu; bu becerilerin düşük olduğu öğrencilerde yazma becerisinin de düşük olduğu gözlemlenmiştir. Öğrencilerin üst dil becerilerinin gelişimine katkı sağlanmasının yazma becerilerini de geliştireceği durumu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: üstdil, fonolojik farkındalık, morfolojik farkındalık, semantik farkındalık, sentaktik farkındalık, yazma becerisi.

Anlam bilimDil becerileriDil farkındalığı+7
Tuğba Nur Beyret
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin Fihi Ma Fih'inde dört temel dil becerisi unsurlarının kullanımı

Ana dilinin temel becerileri okuma, yazma, konuşma ve dinleme örgün eğitim kurumlarında özellikle Türkçe öğretimi içerisinde verilmektedir. Anlama becerilerinden dinleme ile okuma, anlatma becerilerinden ise yazma ile konuşma becerileri yalnızca eğitim kurumlarında değil, eski edebi metinlerde de geçmekte olup yüzyıllar sonrasındaki okuyucularına dahi bu konuda ışık tutmaktadır. Bu çalışmada XIII. Yüzyılda yaşamış olan Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin Fih i Ma Fih'indeki okuma, yazma, konuşma ve dinleme becerileriyle ilintili ifadeler tespit edilmiştir. Tespit edilen bu becerilere Türkçe dersi (5, 6, 7, 8. sınıflar) Öğretim Programı (2018)'ndaki kazanımlarda ne derece yer verildiği ortaya konmuştur. Çalışmada doküman incelemesi yöntemi kullanılmış, eserdeki 76 bölümün tamamı taranmış, bu tarama sonucunda temel becerilerle ilgili 2135 konuşma, 177 dinleme, 106 yazma ve 95 okuma becerisi olmak üzere toplam 2513 madde tespit edilmiş, konuyla ilgili olmayan bölümler değerlendirmeye alınmamıştır. Eserde en fazla konuşma becerisiyle ilgili ifadelere rastlanmıştır. Konuşma becerisinde karşılıklı sohbet etme, eskiden beri söylenegelme, soru sorma, bir soruyu yanıtlama, güzel konuşma vurgulanmıştır. Dinleme işitme, işitmeme, kulak kesilme, dinlenileni akletme, dinlenileni hissetme anlamlarında geçmiştir. Yazma becerisi daha çok yazılı metin, dil alanına giren kelime çeşitleri, kutsal kitap, yazma aracından bahsedilerek işlenmiştir. Okuma becerisi yazılı metinden okuma, ezberden okuma, ayet okuma, okumuş olduğun metni anlama şeklinde geçmiştir. Eserde yer alan cümleler incelendiğinde, temel becerilerin Türkçe Dersi Öğretim Programı (2018)'ndaki kazanımlarla örtüştüğü görülmektedir. O halde bu tarz eserlere eğitim öğretim programlarında yer verildiğinde, öğrenciler açısından faydalı olacağı kanaati hasıl olmuştur. Anahtar Sözcükler: Fih i Ma Fih, Mevlana Celaleddin-i Rumi, Temel Dil Becerileri, Türkçe Dersi Öğretim Programı, Ana Dili Eğitimi.

Dil becerileriDilbilgisiDilbilim+5
Kübra Ünal
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

İşitsel beyinsapı implantı ve koklear implant kullanan çocuklarda dikkat, bellek ve dil becerilerinin değerlendirilmesi

Bu tez çalışmasının amacı; işitsel beyinsapı implantlı ve koklear implantlı çocuklarda dikkat, bellek ve dil becerilerinin değerlendirilmesidir. Bu amaçla, 6 ile 9 yaşları arasında 20 işitsel beyinsapı implantlı, 20 koklear implantlı çocuk ve aileleri çalışmaya katılmıştır. Çalışmada dil becerilerini değerlendirmek için "Türkçe Okul Çağı Dil Gelişimi Testi", dikkat ve bellek becerilerini değerlendirmek için STROOP Testi Temel Bilimler Araştırma Grubu Formu, Görsel İşitsel Sayı Dizileri Testi B Formu, İşaretleme Testi kullanılmıştır. İşitme becerilerinin günlük yaşamdaki fonksiyonel çıktılarını değerlendirmek için "Günlük Yaşam İşitsel Davranış Ölçeği" ve "Çocuklarda İşitsel Performans Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Bulgular SPSS v.25 yazılımı kullanılarak yapılmış olup, istatistiksel anlamlılık düzeyi 0,05 olarak saptanmıştır. Buna göre dil testi tüm alt skorlarında ve dinleme, organize etme, konuşma, dil bilgisi, anlam bilgisi, sözlü dil becerilerinde iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır (p < 0,05). STROOP testi 1, 2 ve 5. Bölüm tamamlama süreleri açısından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır (p < 0,05). Sayı dizisi testinde ise işitsel sözel, görsel sözel, işitsel yazılı, sözel tepki, duyular arası kaynaşım ve genel skorda iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır (p < 0,05). İşaretleme testi tüm alt bölümlerinde testi tamamlama süreleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır (p < 0,05). Dil, dikkat, bellek skorları ile işitsel performans ölçekleri skorları arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyonlar saptanmıştır. Literatürde yer alan işitsel beyinsapı implantlı ve koklear implantlı çocuklarda müdahale ve takip sürecinde karşılaşılan farklılıklar ve gelişimsel sonuçlar, çalışma bulguları ile uyumludur. Bu çocuklarda takip ve müdahale yaklaşımlarında dikkat ve bellek becerilerinin de gelişiminin göz ardı edilmemesinin önemini ortaya koymuştur.

BellekDikkatDil becerileri+4
Nuriye Yıldırım Gökay
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yerel çevreye ve deneyimlere dayalı yazma becerisi geliştirme programının hazırlanması ve uygulanması

Bu çalışmanın temel amacı; yerel çevreye ve deneyimlere dayalı yazma becerisi geliştirme programının, 5. sınıf öğrencilerinin yazma becerilerinin gelişimine etkisini araştırmaktır. Bu bağlamda hazırlanan programın; öğrencilerin hikâye edici ve bilgilendirici metin yazma becerisi, metin içyapısı, dış yapısı ile dil ve anlatım, yazma kaygısı ve yazma motivasyonu üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışma karma yöntemde tasarlanmış olup nicel boyutta tek-denekli araştırma modellerinden çoklu yoklama modeli; nitel boyutta ise durum çalışması modeli olarak tasarlanmıştır. Çalışma grubunu, Van ilindeki bir devlet okulunda 5. sınıfa devam etmekte olan biri kız, biri erkek olmak üzere iki öğrenci oluşturmaktadır. Uzman görüşü alınarak hazırlanan, yerel çevreye ve deneyimlere dayalı yazma becerisi geliştirme programı 14 hafta boyunca uygulanmıştır. Çalışmanın verileri; "Hikâye Elementleri Değerlendirme Ölçeği", "Bilgilendirici Metin Değerlendirme Ölçeği", "Yazma Motivasyonu Ölçeği", "Yazma Kaygısı Ölçeği", öğrenci dokümanları, gözlem, öğrenci ve veli görüşme formları aracılığıyla toplanmıştır. Veriler; grafiksel gösterim, örtüşmeyen veri yüzdesi hesaplaması, doküman analizi ve içerik analizi yöntemliyle analiz edilmiştir. Çalışmanın bulgularından elde edilen sonuçlara göre, yerel çevreye ve deneyimlere dayalı yazma becerisi geliştirme programının öğrencilerin, hikâye edici ve bilgilendirici metin yazma becerisi ve hikâye elementleri ile bilgilendirici metin elementlerinin gelişiminde etkili olduğu; öğrencilerin yazma kaygısını azalttığı ve yazma motivasyonunu arttırdığı; cümle hataları ve kelime hatalarını azalttığı; buna karşın metin dış yapısı ile dil ve anlatımda (metni paragraflara ayırma, yazım kuralları, noktalama işaretleri ve kâğıt düzeni) etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar bağlamında öneriler sunulmuştur.

Dil becerileriDil eğitimiEğitim programları+7
İlhan Polat
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan yazma etkinliklerinin metinler ve temalarla ilişkisi

Türkçe derslerinde öğrencilerin dil becerilerini geliştirmek temel amaçlardan biridir. Bu beceriler arasında yer alan yazma, öğrencinin düşüncelerini yazılı olarak ifade etme ve dili etkili biçimde kullanma yetisini kazandığı önemli bir alandır. Yazma öğretiminin daha işlevsel ve anlamlı hâle gelebilmesi için yazma etkinliklerinin ders kitaplarında yer alan metinler ve temalarla ilişkilendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer verilen yazma etkinliklerinin, kitaplarda sunulan metinler ve temalarla ne ölçüde bağlantılı olduğunu incelemektir. Çalışma nitel araştırma yöntemi kapsamında temel nitel araştırma desenine göre yürütülmüştür. Araştırmanın veri kaynaklarını 2019 Türkçe Dersi Öğretim Programı, 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile 2024-2025 eğitim öğretim yılına ait MEB yayınlı ortaokul Türkçe ders kitapları oluşturmaktadır. Yazma etkinliklerinin metin ve temalarla olan ilişkisini değerlendirmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen bir analiz tablosu kullanılmıştır. Veriler doküman incelemesi yoluyla toplanmış ve içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Yazma etkinliklerinin önemli bir kısmı metin ve temalarla anlamlı bir bağ kurarken, kayda değer sayıda etkinlik bu bağlamdan kopuk şekilde tasarlanmıştır. Bu durum, etkinliklerin planlanmasında metin-tema bütünlüğünün güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Yazma Etkinlikleri, Türkçe Öğretimi, Ders Kitapları, Metin, Tema.

Dil becerileri
Aslıhan İşciman
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Özgül dil bozukluğu olan çocuklarda sözel çalışma belleği, dil ve dikkat becerilerinin incelenmesi

Bu çalışma, özgül dil bozukluğuna sahip çocukların sözel çalışma belleği performansları, dil ve dikkat becerileri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla gerçekleşmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Ankara'da özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde eğitim alan 60-93 ay arasında 45 çocuk oluşturmaktadır. Çocukların dil becerileri Türkçe Erken Dil Gelişimi Testiyle (TEDİL), sözel çalışma belleği performansları Çalışma Belleği Ölçeğiyle (ÇBÖ) ve dikkat becerileri Conners Anababa Değerlendirme Ölçeği (CADÖ-Y/U) "Bilişsel Problemler-Dikkatsizlik" alt ölçeği ve DSM-5 Dikkatsizlik indeksiyle değerlendirilmiştir. Veriler üzerinde betimsel istatistikler uygulanmıştır. Özgül dil bozukluğuna sahip çocukların dil, dikkat becerileri ve sözel çalışma belleği performansları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla korelasyon analizleri yapılmıştır. Çocukların özel eğitimden yararlanma süreleriyle dil ile dikkat becerileri ve sözel çalışma belleği performanslarının farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Sonuçlara göre çocukların özel eğitimden yararlanma sürelerinin dil, dikkat becerileri ve sözel çalışma belleği performansları üzerinde anlamlı etkisinin olmadığı görülmüştür. Sözel çalışma belleği performansında çocuklar en fazla ilk sözcüğü hatırlama, en az anlamsız sözcük hatırlama görevinde güçlük yaşamışlardır. Çocukların sözlü dil becerileriyle sözel çalışma belleği performansları ve dikkat becerileriyle de sözel çalışma belleği performansları arasında ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dikkat becerileriyle sözlü dil performansları arasında herhangi bir ilişki bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Gelişimsel dil bozuklukları, dil gelişimi, çalışma belleği, dikkat becerileri

DikkatDil becerileriDil bozuklukları+5
Uğur Hassamancıoğlu
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İmplantasyon yaşının ve binaural işitmenin çalışma belleği, dikkat ve dil becerileri üzerine etkisi

Bu çalışmada, bilateral veya unilateral koklear implant kullanıcısı olan çocukların koklear implant olma yaşının ve binaural işitmenin dil gelişimi, sözel çalışma belleği ve seçici dikkat gibi bilişsel beceriler üzerine etkilerinin değerlendirilip, koklear implantlı çocuklarda bu bilişsel becerilerin karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Çalışmaya 6 yaş ila 8 yaş 11 ay aralığında; unilateral erken implantlı 21 birey, unilateral geç implantlı 18 birey ve bilateral implantlı 19 birey olmak üzere toplam 58 katılımcı dahil olmuştur. Dil becerilerinin değerlendirilmesi için TODİL testi, çalışma belleğinin değerlendirilmesi için GISD-B testi ve seçici dikkat becerisinin değerlendirilmesi için Stroop testi kullanılmıştır. Araştırmalardan elde edilen bulgulara göre, unilateral erken ve unilateral geç implantlı bireyler arasında dil, çalışma belleği ve dikkat becerilerinde anlamlı farlılık gözlenirken, unilateral erken ve bilateral implantlı bireyler arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır. Dil, çalışma belleği ve dikkat becerileri grup içinde incelendiğinde ise, bu bilişsel becerilerin birbirleriyle ilişkisinde yüksek korelasyon katsayıları bulunduğu gözlenmiştir.

Dil becerileriDil gelişimiKoklea hastalıkları+5
Çağla Dikderi
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Edebi bir metin türü olan tiyatronun yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanımı ve dört beceriye katkısı

Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi gün geçtikçe ihtiyaç duyulan ve yabancılara Türkçeyi doğru bir şekilde öğretebilmek için üzerine çalışmalar yapılan bir alandır. Bu doğrultuda Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin dili doğru anlayıp kendini Türkçede rahat ifade edebilmeleri adına güncel yaklaşımlar uygulanarak iletişimsel etkinlikler hazırlanmaktadır. Hazırlanan etkinliklerin öğrencilerin dil ve sosyal becerilerini ne kadar geliştirdiği ve öğrenimin kalıcı olup olmadığı tartışma konusudur. Son yıllarda yabancı dilin öğreniminde kalıcılık sağlamak ve o dilde iletişim kurabilmek adına AOÖÇ'deki dil becerilerini geliştirme kriterleri takip edilerek görev, iletişim ve kültür temelli yaklaşımlar uygulanmaktadır. Bu yaklaşımların uygulanması içinse özgün malzemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Çalışmanın amacı, özgün ve edebi bir metin olan tiyatro metinlerinin Türkçeyi iletişimsel ve kültürel bir bağlam içinde sunmasından yararlanarak, öğrencilerin dil becerilerini kalıcı bir şekilde nasıl geliştireceği konusunda öneriler sunmaktır. Amaç doğrultusunda bu çalışmada yabancı dil öğretiminde kullanılan malzemeler, yaklaşım ve yöntemler, dil becerilerini geliştirme stratejileri incelenmiştir. Ayrıca dil ve kültürün birbiriyle iç içe olması, tiyatro metinlerindeki evrensel ve toplumsal kültür öğelerinin dil öğretimine katkısı sebebiyle dil, kültür ve tiyatro ilişkisi çalışmamızda önemli bir yere sahiptir. Tiyatronun otantik ve edebi yönünün de dil gelişimine katkısı son olarak ayrıntılı bir şekilde irdelenmiştir. Tüm bunlar için kullanılan yöntem kaynak tarama ve döküman analizidir. Tiyatro metinlerinin Türkçeyi iletişimsel ve kültürel bir bağlam içinde vermesi ve öğrencilerin dil becerilerinin gelişimine katkı sağlaması kapsamında Oktay Arayıcı'nın Rumuz Goncagül adlı tiyatro oyunu incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi, Tiyatro, Kültür, Dil Becerileri, AOÖÇ

Dil becerileriKültürTiyatro+5
Embiye Altaç
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessEN

The effects of action- oriented approach on teaching english to students with mild specific language learning difficulties

Students with Mild Specific Language Learning Difficulties have many difficulties in learning English language and learning a language takes considerably longer than their peers to achieve independent skills. In Turkey there are very limited studies on this area. Therefore, the aim of this study is to focus on the effects of An Action-Oriented Approach to teach English to secondary school students with Mild Specific Language Learning Difficulties. To achieve this aim a training programme via Action Oriented Approach prepared by the experts was conducted to 15 students with Mild Specific Language Learning Difficulties. As the quantitative data collection instruments, the study included Unit based Achievement Tests for four units and Classroom Observation Forms conducted to the students Mild Specific Language Learning Difficulties before and after the training programme. Quantitative data were analysed with using IBN SPSS 21statistical programme and R Programme version 3.2.5 . Semi structured interview form' was developed by the researcher which was conducted to 15 teachers of students with Mild Specific Language Learning Difficulties. The qualitative data collected from the interviews were analysed through 'content analysis'. The results indicated that students with mild language learning difficulties experience delayed learning, however, with appropriate teaching methods and techniques students with MSLLD experience a qualified learning process as much as their classmates. Unit based Achievement Test of students with MSLLD showed that they can even show more progress during the learning process than their normally developing classmates. Lastly, the study indicated that Action Oriented Approach is beneficial in teaching English process even to students with Mild Language Learning Difficulties. Keywords: action oriented approach, specific mild language learning difficulties, mixed research method, english teaching and learning, teacher training.

Language skillsActivity based approachSecondary school students+7
Şeyda Sarı
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Geçici koruma altındaki Suriyelilerin mesleki ve Türkçe eğitiminde dil becerilerine yönelik bir ihtiyaç analizi (Mersin örneği)

2011 yılında Suriye'de iç savaşın başlamasıyla birlikte Türkiye, Suriyeli mültecilere ev sahipliği yapmıştır ve yapmaya da devam etmektedir. 12.03.2020 tarihi itibarıyla Göç İdaresi Müdürlüğünün verilerine göre Türkiye'ye göç eden ve Türkiye'de yaşayan kayıtlı Suriyeli göçmen sayısı 3.588.131'e ulaşmıştır. Suriyelilerin nüfusu Kilis, Hatay, Mersin, Ankara ve İstanbul bölgelerinde yoğunlaşmaktadır. Bu sebeple, özellikle bu bölgelerde Geçici Koruma Altındaki Suriyelilere yönelik olarak onların sosyal uyumlarını, istihdamlarını ve dil öğretimlerini sağlamayı amaçlayan projeler yapılmaktadır. Yurt dışı ve yurt içi destekli bu projeler aracılığı ile okul çağındaki öğrencilere eğitim, yetişkinlere günlük ihtiyaçlarını karşılamak üzere dil ve istihdamlarını sağlayabilmek için meslek eğitimleri verilmektedir. Bu projelerden biri Almanya'da Sequa gGmbH adlı kamu yararına çalışan firma tarafından desteklenen Sequa-TAMEB Projesidir. Proje kapsamında Türkiye'de yaşayan Suriyelilere meslek eğitim kursları (kalıpçılık, kaynakçılık, vb.) düzenlenmektedir. Türkçe eğitimleri Ankara Üniversitesi TÖMER tarafından sürdürülmektedir. Diller İçin Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesine göre A1 dil düzeyine ulaşan kişiler meslek eğitimlerine başlamaktadır. Bu çalışma ile Mersin ilinde Sequa-TAMEB Projesi kapsamında meslek eğitimi alan ve Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen Suriyelilerin Türkçe öğrenirken, yapacakları mesleklere ilişkin gereksinim duydukları dil becerilerini betimlemek amaçlanmıştır. Bu bağlamda "Dil Becerileri İhtiyaç Analizi Ölçeği" geliştirilmiş ve veriler anket yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Hazırlanan anket, Mersin ilinde düzenlenen Sequa-TAMEB Projesine katılan 70 erkek Suriyeli kursiyere uygulanmış ve katılımcıların ihtiyaç duydukları dil becerilerinin meslek türlerine göre farklılaşmadığı görülmüştür. Ancak, meslek eğitimi sırasında okuma ve dinleme; meslek eğitimi sonrasında, iş yaşamında ise konuşma ve dinleme becerilerine ihtiyaç duyulduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yazma becerisine duyulan ihtiyaç, meslek eğitimi sırasında ve sonrasında en son sıradadır.

Dil becerileriGeçici hukuki korumalarMersin+7
Goncagül Günsel
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2020
00

Related subjects