Discourse

137 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İttihat ve Terakki Cemiyeti ve Türk militarizminin inşası: Silah gazetesinin söylem analizi

Çalışma, genel itibariyle toplumsallığın en önemli belirleyenlerinden olan devlet denilen yapıyı ve onun iktidarını tarihsel sosyolojik bir yaklaşımdan yola çıkarak anlamaya dairdir. Anti-statik işleyiş yapısıyla türlü mücadelelerin verildiği devlet arenası, kaynakları tekelinde toplamaya çalışan kişi ve grupların çatıştığı bir alandır. Bu mücadele hâlinde de kimi zaman altyapısal kimi zaman da müstebit iktidar biçimleri galebe çalma yolunda işe koşulur. Özel olarak bu çalışma da İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin altyapısal iktidarını tahkim etmek için işe koştuğu basın faaliyetlerinin bir ürünü olan Silah gazetesinin söylemleri üzerinden tüm bu bağlamı kavramayı amaçlamaktadır. Bunları yaparken de özellikle popülerleştirilek itiyat hâline getirilen militarizmin ve sosyal Darwinizm'in kullanım biçimlerine odaklanılacaktır.

BekaDarwinizmGazeteler+7
Yasin Akgül
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçede ve Arapçada söylem bağlaçlarının karşılaştırmalı betimlemesi

Bu çalışmanın amacı, Arapçadan Türkçeye geçmiş olan söylem bağlaçlarının işlevlerini ve anlamsal yapısını betimlemektir. Bu amaçla öncelikli olarak Türkçeden Arapçaya ve Arapçadan Türkçeye çevrilmiş olan yazılı metinlerden bir veri tabanı oluşturulmuştur. Söylem bağlaçları, kiplik değer ve retorik işlevlerine göre sınıflandırdıktan sonra içinde bulundukları bağlam ve eş dizilim açısından betimlemeye çalışılmıştır. Çalışmanın sonuçları, söylem araştırmalarında yer alan söylem bağlaçlarının evrensel özelliklerinin olup olmadığı yönündeki tartışmalara ışık tutacaktır. Örnek olarak, sıklıkları farklı olmakla birlikte, her iki dilde de karşıtlık temel retorik ilişkisiyle ortaya çıktığı görülen 'ama' bağlacı, bugünkü Arapçada nadir olarak 'zıtlık' ilişkisiyle kullanılırken; bugünkü Türkçede anlamsal genişlemeye uğramış ve işlek olarak ödünleme için de kullanılmaya başlanmıştır. Bu sonuç, bir söylem bağlacının çekirdek anlamının yanında anlamsal genişlemeye de uğrayabileceğini göstermektedir. Çalışma, bu yönüyle de çeviribilim ve bilgisayarlı dilbilim araştırmalarında makine çevirisi çalışmalarına katkı sağlayabilecektir. Anahtar Sözcükler: Türkçe Bağlaçlar, Arapça Bağlaçlar, Söylem Bağlaçları.

ArapçaBağlaçDil bilgisi+5
Alaa Mohammed
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasetin iki yüzü: Popülizm ve demokrasi dikotomisi

1980‟lerde Avrupa‟da başlayıp, 2000‟li yıllarda yoğun olarak hissedilen popülist siyaset ögeleri, demokrasi kavramının ve ilkelerinin önemini yitirmesine yol açmaktadır. Hükümetler tarafından uygulanan popülist politikalar demokratik olarak algılanabilmekte ve demokrasi kusurlu bir hale gelebilmektedir. Demokrasinin sürekli sekteye uğra(tıl)dığı, henüz sivil toplum alanının oluşamadığı ülkelerde popülist siyaset, demokrasinin gerekliliklerine zarar vermektedir. Antik Dönemden Modern Döneme demokrasi sürekli tartışılmış ve yönetim biçimi olarak daha iyi nasıl olabilir sorusuna cevap aranmıştır. Özellikle 20. yüzyılda farklı birçok demokrasi teorisinin tartışılması demokrasiyi daha tartışmalı bir hale getirmiştir. Demokrasinin bu çeşitliliği olumlu olduğu kadar olumsuz sonuçlara da zemin hazırlamıştır. Öyle ki demokrasinin boşluk ve çatışmalarından yararlanarak tıpkı onun gibi görünen popülizmin ortaya çıkması modern dönemin kaçınılmaz bir sonucu olmuştur. Bu çalışma da demokrasinin bir gereğiymiş gibi ortaya koyulan uygulama veya söylemlerin, aslında popülist siyaset mantığını hakim kıldığı ve demokrasinin yerleşikleşmesini güçleştirip kusurlu hale getirdiği ortaya koyulmaya çalışılmış ve bir karşılaştırma yapılarak çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Popülizm, Demokrasi, Söylem, Popülist Strateji

DemokrasiDikotomiPopülizm+4
Kerem Barış Altıntaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hegemonik erkekliğin yeniden inşası: "Gelinim Mutfakta" programının söylem analizi

Hiyerarşik bir düzen olarak erkekliğin içerme/dışlama mekanizmalarını odağına alan "hegemonik erkeklik" terminolojisi, eril sistemin meşruiyet olanaklarını ve ilişki kurma biçimlerini anlama ve analiz etmede önemli tartışmaları mümkün kılmaktadır. Erkek iktidarının hiyerarşik düzeninin kavram ve kurumlarını ele alan bu tez, hegemonik erkekliğin medya söylemindeki inşasına odaklanmaktadır. Medya, ataerkil toplumsal cinsiyet temsillerinin yeniden inşasında kritik bir işleve sahiptir. TV kanallarının popüler içeriklerinden yemek pişirme programları, medyanın söz konusu işlevinin bir kesitini oluşturmaktadır. Bu bakımdan, Kanal D TV kanalında yayınlanan ve sadece kadın katılımcılardan oluşan "Gelinim Mutfakta" adlı yemek programı incelenmektedir. Eleştirel söylem analizi yöntemiyle incelenen "Gelinim Mutfakta" programının biçim ve içeriğinin analizi, yarışma formatındaki programın ataerkil cinsiyet düzenini teyit ettiğini göstermektedir. İsmi, sıfat tayin eden erkeklik ifadesi olan "Gelinim Mutfakta" programı, geleneksel kadın-mutfak ilişkisinin en iyi icracısının tespitine dayalı bir rekabet ortamında gerçekleşmektedir. Cinsiyete dayalı bir sorumluluk alanını işaret eden gelin-mutfak ilişkisinin motivasyonu, erkeğin taleplerinin karşılanması yönünde beceri geliştirmektir. Bu erkek, evli, düzenli bir işe sahip, annesi ile eşi arasında denge kurabilen, midesine düşkün baskın bir temsile sahiptir. Katılımcıların eylem ve söylemlerinin analizinden elde edilen veriler ve programın formatı, söz konusu hegemonik erkek temsilinin medya aracılığıyla geniş kitleler nezdinde onaylandığını göstermektedir. Anahtar kelimeler: Toplumsal cinsiyet, Hegemonik erkeklik, Medya söylemi, Gelinim Mutfakta, Söylem analizi

Cinsiyet Rolü EnvanteriErkeklikHegemonik erkeklik+7
Mervan Sak
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

A critical analysis of work accidents in Turkey

Although work accidents are a serious problem almost everywhere in the world, it is seen that there are proportionally more accidents and deaths in Turkey. This study, which tries to understand why work accidents and related deaths are much more serious in Turkey than in other countries and why they could not be prevented, aims to reveal not only the factors behind work accidents but also the naturalization process that develops afterwards and has an effective role in the increase of work accidents. Since the naturalization of work accidents is the most critical issue in this context, revealing how this process works stands out as the primary goal. For this purpose, CDA developed for the analysis of newspaper news by van Dijk has been determined as the primary analysis method of the study. This primary analysis was supported and enhanced by corpus and thematic analyses and the manipulation model, which is also developed by van Dijk. Analysis of the relevant literature reveals that four important factors, namely the political context, neoliberal policies specific to Turkey, legal problems and trade union issues, play an active role behind work accidents. The following significant findings have been reached as a result of the analyses carried out with the national newspaper news of the 15 most fatal work accidents that took place in Turkey between 01.01.2000 and 31.12.2019. First, the data not only supported the effectiveness of these factors but also revealed that the naturalization of the issue by the dominant power is effective in the functioning of these factors. Naturalization also makes it difficult for work accidents to elicit an effective societal reaction. Secondly, a five-phase naturalization process was discovered, and it was revealed that the fundamental motivation behind this process was the performance-oriented economic mentality. Moreover, it has been observed that legitimacy and ceremonial adoptions and practices (decoupling) play significant roles in this context. At the same time, important findings have been revealed in terms of the anti-performativity and de-naturalization principles of CMS. Finally, it has been understood that the news media in Turkey is divided into two poles: those who reduce work accidents to an isolated incident and those who oppose this reductionist approach. However, with the increasing power of the dominant power, it has been understood that while the approach that reduces the issue to an isolated incident with a reductionist approach and naturalizes the issue becomes more dominant, the opposing view gradually has lost its effectiveness. Although the printed news newspapers are the most appropriate unit of analysis due to the period in which the study focuses, the discourses of the newspapers, which have been used extensively since the mid-2010s, in the social media organs and the reactions of their readers to them are also considered important in terms of understanding how the society and the reader have responded to the issue. Therefore, it is recommended that future studies should consider these organs as well.

DissociationDenaturationNaturalization+7
Umut Çil
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessAR

ادب الخطاب في القرآن الكريم "قصة موسى عليه السلام مع فرعون انموذجا

This study dealt with the literature of discourse in the Holy Quran, by studying the story of Moses, peace be upon him, and his dialogue with the Pharaoh of Egypt, who claimed divinity, so God destroyed him and his soldiers drowned in the river. The importance of this study comes from the importance of discourse literature and its types in general, and the Quranic discourse and its characteristics in particular, and from Centrality of the story of Moses and Pharaoh in the Holy Quran. The study followed the analytical descriptive approach in describing the events of the story, purely from the impurities of the Israeli stories. Then analyzing the texts of the dialogue between Moses, peace be upon him, and Pharaoh in the Qur'an, And the Quranic discours Discourse: Strengths and Shortcomings. The most important findings of this study can be mentioned as follows: The story of Moses and Pharaoh, being a common story between the monotheistic religions, is full of false stories and so-called "Israeliyat". And that one of the etiquette of the speech that appeared in the hadith of the

Bashar Ahmed Ali Alı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Herakleitos'ta hakikat ve söylem

Thales'ten Aristoteles'e uzanan Yunan aydınlanması bilimsel yöntemin ilk örneklerini ortaya koymuş ve bilimin, dış dünyayı anlama çabalarımızda tek yetkin araç olduğu düşüncesinin temelini atmıştır. Fakat Herakleitos'un hakikat anlayışı Antik Yunan filozofları içerisinde farklı bir noktada konumlanır. Herakleitos'e göre hakikatin bütüncül yapısı ancak Logos'un bilgisi ile anlaşılabilir ancak bu bilgi, bilimsel yöntem ile değil sezgi ile kavranır. Diğer yandan Herakleitos, yalnızca hakikati anlayışıyla değil onu dile getiriş biçimiyle de çağdaşlarından ayrılır. Herakleitos felsefi öğretisini hakikat anlayışına uygun bir biçimde ortaya koymuştur. Bu bağlamda kelime oyunlarından, bilmecelerden, paradokslardan vb. sıkça faydalanmıştır. Bu dilsel araçların kullanımının birkaç farklı nedeninden bahsedilebilir ancak en öne çıkan neden olarak onun hakikat anlayışını gösterebiliriz. Hakikat, Herakleitos'a göre, tıpkı bir bilmecenin çözülmesi ya da bir paradoksun fark edilmesi gibi anlık gerçekleşen sezgisel bir olaydır. Dolayısıyla o, hakikate ulaşma yöntemi ile fragmanlarındaki söylem biçimi arasında bir analoji kurmuş ve bu özelliği ile felsefe tarihinde bir ilk-örnek olmuştur. Çalışmamızın ilk bölümü, Herakleitos'un hakikat anlayışı ve bu hakikate ulaşmak için kullanılan yöntemi ortaya koyar. İkinci bölüm söyleme ayrılmıştır. Bu bölümde, ilk bölümde ortaya konulanlarla söylemin nasıl uyuştuğu gösterilmektedir. Son bölümde ise, belirli fragmanlar incelenerek hakikat-söylem birlikteliği, bir anlamda, uygulamalı olarak açıklanmıştır.

FelsefeHakikatHerakleitos+3
Erhan Atagül
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessAR

التناص في شعر جميل صدقي الزهاوي

Intertextuality is a modern critical term and a new critical phenomenon for an old concept, which appeared on the impact of linguistic studies in the West and has its roots in ancient critical studies with different names and terms such as quotation, theft, embedding and others. The two great ones, as they often talked about intertextuality, even if they did not address it directly. The negative view of this term changed to a positive one after the use of the term and its careful dismantling by the French-Bulgarian philosopher (Julia Kristeva) influenced by the dialogue principle of her Russian philosopher teacher (Mikhail Bakhtin), and there There is a consensus among many that the text is a fabric of previous texts and that it is the absorption of an authored culture that the writer dissolves in his text to produce what is known as (intertextuality) in its various forms, such as direct and indirect intertextuality, and both types are divided into other types of intertextuality that differ according to the difference in literature. The culture from which the writer drew his texts. In her research, the researcher dealt with intertextuality in the poetry of Jamil Sidqi AlAzhawi, in which she focused on extracting intertextualities in his poetic texts and clarifying their types and the way they are used in the poet's poem. The study reached a number of results, the most important of which are: - The poetic experience of the Iraqi poet Jamil Sidqi Al-Azhawi is one of the most prominent poetic experiences in the Arab world, due to its creativity, depth, richness and vitality, which made it move to the Arab world smoothly. - The poet's poetic works were not limited to one type of intertextuality, but rather included most types of intertextuality, with its two main parts, direct and indirect, and their branches. Even at the level of a single poem, sometimes we find more than one type of intertextuality. - Religious intertextuality occupied the largest space in the poet's poems, as the Qur'anic verses related to the stories of the prophets and the crucifixion of Christ occupied a prominent space in the poet's poems, as one poem is hardly devoid of religious references through which he wants to convey different messages.

Nıhad Husseın Hyara Al-hasoonı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

A comparative study of compliments and compliment responses in Turkish and American English regarding form and function

As one of the most common social phenomena, Compliment Speech Events have been the subject of much research in pragmatics. Since Speech Event production in a target language is important in pragmatic and communicative competence, studies conducted about Speech Events should assist teachers in practical classroom usage. Unfortunately comparative studies have been underestimated in terms of importance, especially ones concerning Turkish Compliments. Therefore the purpose of this study is to compare Compliment Speech Events of Turkish and American English both quantitatively and qualitatively. The data of this study was collected from 50 Turkish and 50 American English Compliment Speech Events using the Field Method. The interactions were analyzed based on the conventions of Conversational Analysis. The analysis involved a description of the structural and the functional aspects of Compliment Speech Events in both languages. Furthermore, it dealt with a two level analysis in the functional category, which viewed the contents of Compliment Speech Events as Discourse Acts on a higher level and Speech Acts realizing Discourse Acts on a lower level. As a conclusion of this study, it was asserted that there are 2 main categories in the structural aspect of Compliment Speech Event in both languages. These are Adjacency Pairs, which fall into Plain and Complex categories. The functional aspect of the analysis suggested that there are 5 different pairs in Turkish and 6 different pairs in American English in terms of Discourse Acts as Adjacency Pairs. On the other hand, Speech Acts realizing Discourse Acts varied greatly when compared in both languages. In light of the findings of this research, the implications of the study for ELT have been discussed.Keywords: Discourse, Interaction, Speech Events, Speech Acts, Adjacency Pairs, Compliments, Compliment Responses, Communicative Competence.

InteractionComparative linquisticsDiscourse+3
Can Şakırgil
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli sığınmacıların Gaziantep yerel basınında temsili

Bu çalışmanın amacı, Gaziantep yerel basınında Suriyeli sığınmacıların temsilini içeren haber incelemeleri vasıtasıyla sığınmacıların toplumsal algılanış ve konumlanışının medya aracılığıyla nasıl meydana getirildiğini açığa çıkarmaktır. Günümüzde medya, gerek yazılı gerek görsel yönüyle kitlelere aktardığı haber pratikleri yoluyla türlü inşaların da meydana getiricisi güçlü bir aygıt işlevi görmektedir. Medyanın ideolojik yapısı, haber üretim sürecinde özellikle söylemler yoluyla açığa çıkmakta, temsil edilen özneler bu söylemler yoluyla kitleye çeşitli iletilerle aktarılmakta, bu iletiler de alıcının özneleri algılayışı ve değerlendirişinde büyük rol oynamaktadır. Bu anlamda medya, tüm öznelerin yansıtılış ve sunuluşunda olduğu gibi sığınmacıların algılanışında da önemli bir güce sahiptir. Medyada sığınmacıların hangi yönlerden ve ne şekilde inşa edildiğini anlamlandırabilmek amacıyla literatür taraması yapılarak, çalışmanın "yöntem ve örneklem" bölümünde "eleştirel söylem çözümlemesi" tekniği kullanılmıştır. Bu teknik yoluyla medyada sığınmacıların konumlanışı detaylı olarak incelenmeye ve yorumlanmaya çalışılmıştır. Bu şekilde, Suriyeli sığınmacıların Gaziantep yerel basınında işlenen haberler yoluyla medyada nasıl temsil edildiği analiz edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Medya, Suriyeli sığınmacı, Gaziantep yerel basını, İdeoloji, Söylem.

GaziantepMedyaSuriyeliler+7
Mustafa Kovucu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Discourse markers in efl classrooms : A corpus-driven research

This study is comprised of two phases in nature. In the first phase, we aim at exploring Turkish teachers' opinions about the use of discourse markers in English as a foreign language (EFL) classrooms. In the second phase, we aim at determining discourse markers used by Turkish teachers and native teachers in EFL classrooms and comparing these items in terms of variety and frequency. To reach the objectives of the present study, we conducted semi-structured in-depth interviews with two Turkish EFL teachers. Also, we compiled two separate corpora based on the transcriptions of audio-recordings collected from two Turkish and two native EFL teachers' lectures. We analyzed semi-structured interviews through content analysis and we analyzed corpus data through AntConc (2014), a specific concordance program designed for text analysis. Content analysis results revealed Turkish teachers' opinions about the use of discourse markers in foreign language classrooms under four main themes: necessity of discourse markers in language teaching materials, the use of discourse markers in EFL classrooms, teaching of discourse markers and pragmatic value of discourse markers. Corpus-driven research results indicated that Turkish teachers used 29 different discourse markers and native teachers used 37 different discourse markers in their classroom discourse. It was also seen that Turkish teachers underused most of the discourse markers when compared to native teachers in EFL classrooms. In the light of these findings, we suggested notable implications for English language teaching.

CorpusLanguage teachingDiscourse+6
Havva Zorluel Özer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hercai dizisi bağlamında ataerkil söylemin inşasında kadın temsili

Televizyon medyanın en kolay erişilen dolayısıyla da en yaygın kullanılan etkili kitle iletişim araçlarından biridir. Televizyonda yayınlanan reklam filmleri, soup operalar, reality şovlar, yarışma programları ve diziler gibi televizyon içerikleri belli mesajları iletmede kullanılmaktadır. Medya, içeriklerini üretirken egemen söylemi kullanmaktadır. Böylece içerikler alışılagelmişin dışına çıkmadan belli bir formül üzerinden devam etmektedir. Egemen söylemin dışına çıkmış metinlerin sayısı yok denecek kadar azdır. Bu kalıpların dışına çıkan eleştirel bir tutumla hazırlanmış içerikler de izleyiciden rağbet görmemektedir. Buradan hareketle ele alınan çalışmada incelenek olan televizyon içeriği dizilerdir. Diziler (serial) egemen ideoloyi devam ettiren aynı zamanda yeniden üreten programlardır. Ele alınan çalışmada "Hercai" isimli dizi örneklem olarak seçilmiştir. Dizide kadın karakterlerin söylemleri ve davranışlarından yola çıkılarak toplumsal cinsiyet rolleri ve ataerkil söyleme bakış açıları ve temsilleri incelenmiştir. Çalışmanın yöntemi de eleştirel söylem analizi olarak seçilmiştir. Böylece hâkim ideolojiyi üretme bakımından kadınların hangi noktalarda durduğu, nasıl bir tutum sergiledikleri ve ataerkillikle olan ilişkileri ortaya konmuştur.

AtaerkilDizi filmDiziler+5
Sanem Sandıkçı
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet haberlerinde sakatlık temsili

Bu tez çalışmasının konusunu geçtiğimiz on yıllık zaman sürecinde internet haberciliğinde sakatlık temsilinin ne yönde değiştiğinin, geleneksel medya olarak da adlandırılan ana akım medya ile eleştirel medyanın haber dilinin karşılaştırılmasıyla incelenmesi oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında belirlenen örneklemlere göre toplanan haber metinleri Teun A. van Dijk'ın eleştirel söylem çözümlemesi yöntemiyle incelenmiştir. Çözümlenen haber metinleri ile medyada oluşturulan sakatlık temsillerinin hangi hâkim toplumsal söylemleri ve ideolojileri yeniden ürettiği ve meşrulaştırdığı, sakatlığa sosyal ve hak odaklı bakış çerçevesinde yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda geçen yıllar içerisinde ana akım medyanın haber dilinde kimi düzelme çabaları olduğu söylenebilse de genel olarak incelenen haberlerde sağlamcı yaklaşımların sergilendiği, sakatlığın kimi zaman merhamet, acıma ve çeşitli olumsuzluklarla anıldığı kimi zaman ise sakat bireylerin başarılarının abartılarak kahramanlaştırıldıkları görülmüştür. Bunun yanı sıra incelenen sakatlık temalı haberlerin büyük çoğunluğunda ise sakat bireylere ve sakat hareketi yerine güçlülerin diline yer verilerek görünürlük sağlanmadığı da ortaya çıkmaktadır. Ana akım medya bu noktada hâkim toplumsal söylemleri ve ideolojileri yeniden üreterek dolaşıma sokmaktadır. Eleştirel medya ise kimi noktalarda mesleki pratikler nedeniyle ana akımla benzerlikler taşısa da genel olarak sakatlığı konu edinen haberlerin dilinin hak odaklı olduğu ve ana akımın hâkim söylemine karşıtlıklar gösterdiği görülmektedir. Bunun yanı sıra eleştirel medyada sakat bireyler hakları olan aktif özneler olarak yansıtılırken, haberlerde anlatılan sorunlar toplumsallaştırılmakta ve erişilebilirlik, kapsayıcılık ve hak temelli söylemler için de öneriler getirilmektedir. Anahtar kelimeler: Medya, internet haberleri, sakatlık/engellilik, temsil, söylem

EngellilikHabercilikHaberler+4
Hasan Ozan Atikaslan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Weimar öncesi (II. Wilhelm 1888-1918) dönemden birleşme sonrası (Merkel 2005-2021) döneme Alman stratejik kültürü

Stratejik kültür çalışmaları çok da eski bir tarihe dayanmamaktadır. Keza, literatürde stratejik kültür ile ilgili yapılan çalışmalar henüz doyuma ulaşmış değildir. Çünkü stratejik kültür, üzerine düşünülmesi ve araştırma yapılması gereken geniş ve kapsamlı bir konudur. Bu çalışma, Weimar öncesi dönem olan son imparatorluk çağından yani II. Wilhelm'den birleşme sonrası Merkel dönemi sonuna dek olan süreci kapsamıştır. Çalışma, lider söylemleri üzerinden Almanya'nın stratejik kültürünü değerlendirme amacı taşımıştır. Bu kapsamda dönemler ve her dönemin öne çıkan kritik liderleri belirlenmiştir. Ardından ilgili dokümanlara ve arşiv belgelerine ulaşmak için, Alman Başkonsolosluğuna ve Büyükelçiliklere başvurulmuştur. Gerekli belge ve metinler toplandıktan sonra, Maxqda programı ile her bir liderin 7'şer konuşması Analiz edilmiştir. Ardından analiz veri sonuçları ile uzman görüşüne başvurulmuştur. Bunun için, Johnston'ın stratejik kültür ortam düzeni baz alınmıştır. Johnston'ın temel varsayımları dâhilinde, uzmanlara puanlama yaptırıldıktan sonra, istatistiksel işlemler yapılmıştır. Ulaşılan sonuç ile her bir liderin stratejik kültür tutumu grafiklerle detaylı bir şekilde aktarılmıştır. Ardından, her bir dönemin stratejik kültür skalasında puan ortalaması saptanmıştır. Tüm bunlardan sonra Almanya'nın incelenen dönemler kapsamında genel Stratejik kültür puanına ve tutumuna ulaşılmıştır. Bu çalışmada hem nitel hem nicel yöntemler kullanılmıştır. Literatürde daha önce yapılmış olan böyle bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın literatüre katkı sağlayacağı ve daha sonra bu konuda çalışmak isteyenlere örnek olacağı düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: Stratejik Kültür, Almanya, Alman Şansölyeler, Maxqda Analizi, Lider Söylemleri

AlmanyaBaşbakanKültür+5
Zeynep Elçin Kamalak
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Söylem kuramı ve XVI. yüzyıl siyasetnamelerinde söylem analizi

Bu çalışmada öncelikle söylem (discourse) terimini etraflıca tanımladık. İkinci olarak sosyal bilimlerde çok farklı bilim alanlarında çalışmış bilim insanlarının bakış açılarına göre söylem kuramını açıkladık. Bunu yaparken söylemin doğasının ne olduğunu, yüzeydeki somut yapı ile altta yatan soyut düzenin nasıl çalıştığını göstermeye çalıştık. Üçüncü olarak bu incelemede disiplinler arası çalışmaların bakış açılarından söylem analizinin ne olduğunu ortaya koyduk. Söylem analizinin çeşitlerini ve metotlarını açıkladık. XVI. yüzyıl Osmanlı Türkçesi ile yazılmış siyasetnamelerde söylemin küçük ve büyük yapısını analiz ettik. Bu analiz çalışması 1512, 1539 ve 1540 yıllarında biçimsel olarak birbirinden farklı üç siyasetnameden oluşmaktadır. Metin dilbilim (text linguistic) ve sistemli işlevsel dilbilim (sistemic functional linguistic)araştırmanın öne çıkan yöntemleridir. Bu siyasetnamelerde söylemin atıf ilişkilerini düzenleyen küçük yapısının (bağlaşıklık) birimlerinin nasıl olduğunu ortaya koymaya çalıştık. Ayrıca bu siyasetnamelerde söylemin anlamsal ve mantıksal bağıntılarını sağlayan büyük yapısının (tutarlılık/bağdaşıklık) birimlerinin neler olduğunu ve bu birimlerin siyasetnamelerdeki görünümleri inceledik.

16. yüzyılDil bilimDil kullanımı+6
Tolga Elbirlik
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Mekânı tanımlayan kavramların mimari söylem ve pratiğine yönelik analizi ve bir model önerisi

Mekân, mimarlığın en temel öğesi olup, tarihsel süreç içinde sürekli olarak değişime uğramakta ve yeni anlamlar kazanmaktadır. Özellikle bu anlamların deşifresinde Mimarlık alanında yürütülen akademik çalışmalar, tartışmalar ve mimari pratiklerin yanı sıra mimari söylemler de önemli bir yere sahiptir. Buradan hareketle çalışma "mekân tek başına var olabilir mi?" varsayımı üzerine kurgulanmış ve mekânı var eden/tanımlayan kavramların mimari söylemler aracılığıyla ortaya koyulması hedeflenmiştir. Çalışma kapsamında, 1950'lerden günümüze kadar olan süreçte, dönemin önde gelen 9 mimarının mekâna dair hem teorik hem de pratiğe dair söylemleri üzerinden kavramsal bir okuma modeli geliştirilmiştir. Söylemlerin değerlendirilmesinde içerik analizi yöntemi ve ara yüz olarak MAXQDA programı kullanılmış ve farklı yapı tipolojilerinde ve/veya kişiler özelinde de sınanabilecek bir model ortaya koyulmuştur. Bu bağlamda elde edilen kavramlar aracılığıyla mekâna dair farklı bir bakış açısı geliştirilerek yorumlanmaya çalışılmıştır.

MekanMimari söylemlerSöylem+1
Gamze Atay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Radikal İslamcı söylemin dergilerde yansıması Şûra, Tevhid ve Hicret örneği

Çalışma, genel itibariyle Türkiye'de İslamcılığın 1970-1980 yılları arasında kazandığı çeşitliliği sosyolojik bir yaklaşımdan yola çıkarak anlamaya dairdir. Büyük bir paradigma değişimi olan modernleşmeyle birlikte sosyal hayatta ortaya çıkan soru ve sorunlara İslamiyet'e uygun bir cevap üretme çabası içine girmiş kişi ve grupların oluşturduğu birbirinden farklı söylem alanları mevcuttur. Özel olarak bu çalışmada, İslamcı düşüncenin radikalleşmesindeki etkisini kavramak amacıyla Şûra, Tevhid ve Hicret dergilerinin benimsediği radikal İslamcı söylem "şeriat", "kavmiyetçilik" ve "rejim" kavramları çerçevesinde söylem analizine tabi tutulmuştur. Söz konusu dergilerin dönemi içinde farkı ortaya koyularak İslamcı düşüncenin teşekkülünde taşıdığı öneme dikkat çekilmiştir.

DergilerDini yayınlarHicret dergisi+7
Sevgi Tufan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

12 Eylül Darbesi üzerine bir söylem çözümlemesi

Söylem, bireyin ya da ortak hedefleri olan grupların toplumsal bir olay karşısında takındığı tutum, bakış açısı, benlik dili ve ideolojisinin genel adıdır. Bir metin ya da diyalog, yazarın ya da konuşanların söylemlerini ifade etmek için araçsallaştırdıkları mekanizmalardır. Fakat bazen yazar ya da konuşmacı olaylarla ilgili gerçek niyetini sözcüklerin altına gizlemektedir. Açıkça ifade edilen ve gizlenen niyetler söylem çözümlemesi yöntemleriyle incelenir. Söylem çözümlemesi, ülkelerde meydana gelen savaş, darbe, açlık, ırk ayrımları, dinsel çatışmalar vb. toplumsal olaylarla ilgilenir. Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan günümüze çeşitli yıpratıcı süreçler atlatmıştır. Özellikle 12 Eylül 1980 Darbesi, bahsedilen süreçlere örnek teşkil etmektedir. 12 Eylül 1980 Darbesi ile milleti temsil eden sivil yöneticilerin ülkeyi idare edemeyecek duruma geldiği, ülkede anarşi ve terörün arttığı gerekçesiyle Orgeneral Kenan Evren ve dönemin kuvvet komutanları emir komuta zinciri içerisinde yönetime el koymuşlardır. Bu araştırmada Milliyet, Hürriyet, Milli Gazete, Cumhuriyet ve Ortadoğu adlı gazetelerin darbeye ilişkin ifade ve söylemlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu dönemde yayımlanan gazetelerin "darbe" kavramı etrafında şekillenen söylemleri dilbilimsel çözümlemelerden biri olan "Teun Van Dijk'in Söylem Çözümlemesi" yöntemiyle incelenmiştir. İnceleme sonucunda gazetelerin söylemlerinde anlamlı farklılıkların olmadığı tespit edilmiştir.

12 Eylül müdahalesiAskeri müdahaleDilbilim+7
Zübeyde Erkmen
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye- Avrupa Birliği ilişkilerinin Gümrük Birliği sonrası dönemde kültürel açıdan söylem düzeyinde incelenmesi

Bu çalışmada Türkiye ile Avrupa Birliği arasında kültürel anlamda tam entegrasyonun mümkün olup olmadığı araştırılmaktadır. Türkiye ile Avrupa arasında tam kültürel entegrasyonun mümkün olup olmadığıdır. Çalışmanın alt başlıkları olarak Avrupa kimliği, Türk kimliği, Türkler ile Avrupalıların ortak kültür, tarih, coğrafya geçmiş ve varlıkları tartışılmaktadır. Avrupa kimliğinin net çizilmiş sınırlarının olmaması, Yeni Dünya Düzenindeki belirsizlik, çok kültürlülük, kaos, post-modernite,Uygarlıklar Çatışması, tek veya çok kutupluluk gibi unsurlar Türkiye ile Avrupa arasında hatta Avrupa Birliği arasında tam kültürel entegrasyonundaki muhtemel engellerdir. Türkiye'nin Cumhuriyet İnkılabının öncü yıllarındaki kültür ikliminin coşkusunu yitirmesi, Türkiye'de ve Avrupa'da yükselen radikal siyasal akımlar, Aydınlanma Felsefesinden kopuşlar kültürü de etkileyen olaylardır. Diğer taraftan Avrupa ile aramızdaki alışveriş olumludur bu nedenle geliştirilmelidir. Batıdaki olumsuz Türk imgesini olumlamak anlamında yapılabilecekler vardır. Bu konuda yapılanların nitelik ve nicelik olarak geliştirilmesi gerekir. Çünkü bir bakıma biz Avrupayız bunu Avrupaya hissettirmeliyiz zira modern anlamda kimlik hissetmeye dayalıdır.

Avrupa BirliğiGümrük BirliğiKültür+4
Ebru Seda Çiçek
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Otoriter ve diyalojik öğretmenlerin öğretmen-öğrenci rollerine dair beklenti ve inançları

Bu çalışma Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK, proje no: 108K330) tarafından desteklenen bir projenin ürünüdür. Bu çalışmanın amacı otoriter ya da diyalojik söylemi kullanan öğretmenlerin öğretmen-öğrenci rollerine dair beklenti ve inançlarının neler olduğunu araştırmaktır. Çalışmanın bir diğer amacı ise, otoriter ve diyalojik söylemin ortaya çıktığı sınıf ortamlarının karşılaştırılarak aralarındaki farklılıkların ortaya konmasıdır. Çalışmaya fen ve teknoloji alanından 15 öğretmen katılmış ve bu öğretmenler altı aylık bir hizmet-içi eğitim kursuna katılmışlardır. Bu öğretmenlerden çoğunlukla diyalojik ve çoğunlukla otoriter olan iki öğretmenin sınıf-içi uygulamaları bir video kayıt cihazı ile kaydedilmiş ve bu kayıtlar yazıya dökülerek içerik analizleri yapılmıştır (Patton, 2002). Araştırma sonunda, otoriter öğretmene göre öğretmen, bilginin kaynağı; öğrenci ise doğruyu bulmaya çalışan ve öğretmeni onaylayan kişi olarak görülmüştür. Buna karşılık, diyalojik öğretmene göre öğretmen, öğrencilerin farklı fikirlerini önemseyen, onları dinleyen, yargılamayan ve yeni fikirler üretmeleri için onları cesaretlendiren; öğrenci ise fikir üreten, başkalarının fikirlerini önemseyen, dinleyen ve tartışan kişidir.Anahtar Kelimeler: Otoriter Söylem, Diyalojik Söylem, Öğretmen Beklenti ve İnançları.

DiyalogDiyalojik iletişimOtorite+6
Aysun Akış
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İbrahim Mustafa el Hamad'in eserlerinde şiirsel söylem estetiği

"İbrahim Mustafa El Hamad'ın Şiirinde Şiirsel Söylemin Estetiği" konulu çalışmamı bitirdikten sonra şu sonuçlara geldim: Şair şiirlerinin çoğunda tek imge kullanmıştır ve bu benzetmeyle örneklenmiştir, Dil: Bu, şairin okuyucunun bakışını çeken ve ona hitap eden geniş bir hayali atmosfer yaratmak için kullandığı geniş kelime ve cümlelerden geçer, İmge, şairin ruhuna ve fikirlerine bağlıydı ve onun aracılığıyla düşüncelerini ve duygularını dış dünyaya aktarmaya ve okuyucuyu ikna etmeye çalıştı, İmge, okuyucuyu savaşların atmosferine ve ortamına tanıtarak, imge sembol ve öneri ile karakterize edildiğinden heyecan ve gerilime biraz gizem katarak hayal gücüyle karakterize edildi. , Şair, duyguları ve soyut fikirleri ifade etmek için belirli bir referans kullandı, Şiirsel imgenin şiirinde, şairin sıradanlığın dışına çıkmasını sağlayan bir yaratıcılık öğesi vardır, Şiirsel imge, şairin düşüncesini temsil eder, çünkü şairin kelime seçimi, ustalığını ve uygun kelimeleri seçme yeteneğini gösterir, Bir işaret ile analojiye güvenmesi ve gerçekliğin ve mirasın imajını aldı, Renk biçimi, kendi sembolik kaynaklarının önemli bir kaynağıdır, şiirsel alanına hakim olan büyük amacını somutlaştırır, bu nedenle renk, dünyasını kirleten renktir ve bu renk şairin vizyonu ve şiir felsefesi için geçerlidir, bu yüzden görüntüleri en yüksek düzeyde öneri elde ederek görüntüyü oluşturur ve anlamsal boyutunu genişletir. Şair, şiirini hem muhafazakar hem de yeni dikey biçimlerde oluşturmak için yeterli yeteneğe sahiptir; Onun önyargısı Miras kalan sütun, ayağın şiirini biriktirememe nedeniyle değildir, Şairin, ardhi yeteneğini ve becerisini teyit eden geleneksel çerçeveler içinde bile yenilik yapma konusundaki isteksizliği, bu nedenle İbrahim Mustafa Al-Hamad ritmik ayrımını yapabildi ve müziğini farklı bir şekilde kullandı. Şair, çağrışımı derinleştiren ve anlamsal enerjisini güçlendiren sanatsal amaçlar için tekrarlama yöntemini kullanır, Şiirsel ifade tarzını karakterize eden ve atmosferini seviyelere katan modernist özellikler: dil, imge, sembol ve müzik. Şiir dili, psikolojik dünyasını ifade etmek için derinden imalı ve çağrıştırıcıydı, Doğanın unsurları, şairin konusunu kavradığı ve deneyimini taşımak üzere genişlediği için şairin dili için verimli bir kaynak oluşturdu, İbrahim Mustafa El-Hamad'ın şiirsel imgesi, özellikleri olağan retorik yöntemlerin üstesinden gelmede aşikar olan büyük bir yenilikle karakterize edilir. Ve duyuların verilerini sınırsız ölçekte iletme teorisinden yararlanmak. İbrahim Mustafa Al-Hamad, önceden birbirini dışlayan şeyleri bir araya getiren yeni ilişkiler yaratarak, duyu verileriyle geniş bir yazışma alanını kullanır,Sonuç olarak, umarım şiirlerinde "reddedilme ve modernite" estetiğinin bir kısmına ulaşmışımdır ve sonuçlarımda mükemmellik iddiasında bulunmuyorum. Çok azı daha derin ve daha geniş çalışmaların habercisi olabilir. Anahtar Kelimeler: Şiir, İmge, Şair: İbrahim Mustafa Al-Hamad, Anahtar kelimeler. 2021, 128 Sayfa

Arap edebiyatıArap şiiriEl- Hamad, İbrahim Mustafa+4
Saud Khalaf Sad Sad
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

Discourse markers and spoken English: Nonnative use in the Turkish EFL setting

This dissertation aims at identifying the discourse markers used by Turkish nonnative speakers of English, their occurences in their spoken English discourse by comparing them with the ones used in native speakers? spoken discourse and their use of functions. For these purposes, the study used both quantitative and qualitative research methods. Within the quantitative side of the study, a research corpus was composed with the course presentations of the Turkish undergraduate students studying at Gazi University throughout transcription process. To compare the data, transcripts of student presentations from University of Michigan with the help of MICASE Corpus were also attained. The occurences of the discourse markers in both corpus were determined. The results show that Turkish nonnative speakers of English have a lack of variety in using discourse markers in their spoken English and use discourse markers in a limited number. As for the qualitative side of the study, the functions of the discourse markers were given examples from two corpus, which revealed that nonnative speakers do not benefit from the variety of functions of the discourse markers in spoken discourse. Along with these findings, the study highlights the importance of the need for awareness-raising of Turkish nonnative speakers in using discourse markers in their spoken English discourse and recommends considerable implications for English language teaching.

SpeechDiscourseDiscourse analysis+3
Asuman Aşık
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Televizyon dizilerinde milliyetçi söylemlerin yeniden üretimi: İsimsizler, Savaşçı ve Söz dizileri örneği

Medyanın egemen ideolojiyle olan ilişkisi kitle iletişim araçlarının ilk ortaya çıktığı andan itibaren tartışılmıştır. Ülkelerin siyasi, ekonomik, toplumsal gelişmeleri medya içeriklerinin benzer doğrultuda değişmesine ve medyanın egemen ideolojinin bir aracı haline gelmesine neden olmuştur. Özellikle son iki yıl içinde Türkiye'de yaşanan siyasi gelişmelere bağlı olarak, televizyon anlatılarında milliyetçilik içerikli yayınlarda artış olduğu göze çarpmaktadır. Bu tez çalışmasında Türkiye'de farklı televizyonlarında kanallarında, aynı dönemlerde başlayan milliyetçilik ve terörle mücadele konularını içeren televizyon dizilerindeki milliyetçi söylemin nasıl, yeniden üretildiğini göstermek amaçlanmış ve bu amaç doğrultusunda üç farklı televizyonda yayınlanan ana fikri milliyetçilik olan İsimsizler, Söz ve Savaşçı dizileri incelenmiştir. İnceleme sonucunda örneklem olarak seçilen dizilerde, milliyetçilik içeren ve egemen ideolojiye ait söylemler olduğu, ayrıca söz konusu dizilerde geçen olaylarla güncel siyasi olaylar arasında benzerlikler olduğu tespit edilmiştir.

Dizi filmMilliyetçilikSöylem+2
Şule Yenigün
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessEN

An analysis of the impact of metaphorical feedback on english language teaching classroom discourse

The relationship between classroom discourse and learning a foreign language is important. Feedback has an important role among the various components of the classroom discourse. The use of effective feedback has a crucial role in developing retention, thinking skills, and motivation. The role of metaphor, which is among the most crucial components of cognitive mechanisms, is worth investigating.This study explores the contribution of metaphorical feedback to prospective teachers? beliefs and attitudes. A 13-item scale which includes three factors was used to collect data. Through this scale; retention, higher order thinking skills and motivation were investigated. The participants were treated for seven weeks in the course of Language Teaching Skills at English Language Teaching Program, Gazi Faculty of Education, Gazi University. In this study, both quantitative and qualitative research tools were used. Metaphorical feedback questionnaire was implemented as a pre-test and post-test. In order to observe the possible changes on students? beliefs and attitudes, a semi-structured interview was also administered as a qualitative tool. The quantitative results of the study indicate that there is a significant development in retention, higher order thinking skills and motivation of the experimental group while there is not in the control group. Also, the qualitative findings were the same as the quantitative findings.According to the results, it can be concluded that metaphorical feedback develops students? retention, higher order thinking skills, and motivation.Keywords: English Language Teaching, Classroom Discourse Analysis, Metaphorical Feedback, Retention, Higher Order Thinking Skills, Motivation

Language teachingMetaphorDiscourse+3
Mustafa Serkan Öztürk
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00

Related subjects