Boşanma

Bu konu başlığı altında 172 tez

DoktoraAçık ErişimTR

Sistemik aile yaklaşımı temelli grup psikoeğitim programının boşanmış bireylerin boşanmaya uyum düzeylerine etkisi

Bu araştırmada, Sistemik Aile yaklaşımına (SAY) dayalı olarak hazırlanan Boşanmaya uyum Grup Psikoeğitim Programının (BUPP) boşanmış kadın ve erkeklerin boşanmaya uyum düzeylerine etkisi ve bu etkinin altı hafta süre ile zamana bağlı kalıcılığı incelemiştir. Araştırma Temmuz-Kasım 2019'da Denizli'de özel bir danışma merkezinde araştırmaya gönüllü olarak katılan boşanmış kadın ve erkeklerden oluşmuştur. Araştırmada deney ve kontrol gruplu ön test-son test ve izleme test modeline dayalı 2x3'lük yarı deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubunda 11 (5 erkek, 6 kadın), kontrol grubunda 11 (4 erkek 7 kadın) olmak üzere toplam 22 boşanmış kişi araştırmaya katılmıştır. Katılımcılara araştırma kapsamında geliştirilen Boşanmaya Uyum Ölçeği (BUÖ) ön test-son test ve izleme testi olarak uygulanmıştır. Araştırmada deney grubuna dokuz oturum ve her oturum 120 dakika olan SAY'a dayalı olarak hazırlanan BUPP'ı uygulanırken, kontrol grubuna herhangi bir işlem uygulanmamıştır. Araştırmanın bulguları nicel veriler kullanılarak elde edilmiş ve nitel verilerle desteklenmiştir. Araştırmanın nicel verilerini analiz etmede ANCOVA ve t testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları incelendiğinde deney ve kontrol gruplarının ön test-son test ve izleme test puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunduğu ve bu farkın deney grubu lehine olduğu görülmüştür. Sonuç olarak boşanmaya uyum psikoeğitim programının boşanmış kişilerin boşanmaya uyum düzeylerini arttırmada etkili olduğu ve bu etkinin altı hafta boyunca devam ettiği bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Boşanma, boşanmaya uyum, psikoeğitim, boşanmış kişiler, sistemik aile yaklaşımı

BoşanmaBoşanmış ailelerBoşanmış erkekler+4
Nuran Ceren Güzel
Muğla Sıtkı Kocman University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlaveli Mecmua-i Cedîde'de yer alan nikâh ve talak ile ilgili fetvâların transkribi ve tahlili

Bu tez, İlâveli Mecmua-i Cedîde'de (R. 1326, H. 1329, M. 1911) yer alan aile hukukunun evlenme (nikâh) ve boşanma (talak) ile ilgili fetvâlarını konu edinmektedir. Çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Temel amacımız, İlâveli Mecmua-i Cedîde'deki ilgili fetvâları transkribe etmek, nakillerini tercüme etmek ve ilgili fetvâları İslam hukuku açısından değerlendirmektir. Ancak daha önce fetvâ olgusunun tarihsel arka planı hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Osmanlılar'da fetvâ uygulamaları, müftülük, şeyhülislamlık ve fetvâ eminliği gibi kurumsal yapılar incelenmiştir. Bu şekilde İlâveli Mecmua-i Cedîde'nin telif süreci öncesindeki tarihi süreç serimlenmiş ve İlâveli Mecmua-i Cedîde'nin telif süreci ele alınmıştır. Bunun dışında fetvâları veren Şeyhülislamların biyografileri, fetvâlarda atıf yapılan kaynakların tespiti de amaçlarımız arasındadır. İlâveli Mecmua-i Cedîde'nin evlenme (nikâh) ve boşanma (talak) bölümlerinde yer alan toplam fetvâ sayısı, evlenme (nikâh) ve boşanma (talak) kitabının kaç babtan oluştuğu, bablara göre fetvâ sayıları, Şeyhülislamlar'ın fetvâ sayıları gibi sayısal verilere yer verilmiştir. Bu bilgilerin bir arada gösterilebilmesi için bazı tablolar da eklenmiştir. Hanefî fıkhına göre verildiği tespit edilen fetvâların, Hukuk-i Aile Kararnamesi ile mukayese edilmesi de asli amaçlarımız arasındadır. Bu sebeple Hukuk-i Aile Kararnamesi'ndeki maddeler incelenmiş, Kararname ile İlâveli Mecmua-i Cedîde'de yer alan fetvâlardan hangilerinin düzenlediği, hangi konularda farklı uygulamaların getirildiği tespit edilmiştir. Hukuk-i Aile Karanamesi'nin ilgili maddelerine göre "nikah, vekil ve fuzûlînin nikahı, veliler, denklikler, reddetme (nikahın geçersiz kabul edilmesi), anlaşmalı boşanma ve talak" bablarındaki bazı fetvâların düzenlediği hususlarda değişikliğin yapıldığı görülmüştür. Kitâbu'n-nikâh'ta bir; vekil ve fuzûlînin nikâhı babında üç; veliler, denklikler ve reddetme babında on; Bâbu'l-Hul'î bir; Kitabu't-talak'ta ise bir fetvâ olmak üzere toplam on altı fetvâ düzenlenen hükümler tarafından değişikliğe uğramıştır.

Aile hukukuBoşanmaDergiler+6
Esra Öztürk
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Katolik mezhebinde evlilik ve boşanma

Aile, toplumu oluşturan en küçük kurumdur. Evlilik ise ailenin oluşmasını sağlayan yüzyıllardır bütün dinler ve toplumlar tarafından kutsallık atfedilen bir birimdir. İnsanlık tarihi boyunca önemi vurgulanmış olan evlilik kurumu, Hıristiyan inancına göre kutsal kabul edilmiş ve sakrament derecesine yükseltilmiştir. Evlilik, Hıristiyan inancına göre İsa'nın sevgisinin insanlık üzerindeki tezahürüdür. Evlenen Hıristiyanlar, Tanrı'nın buyruğunu yerine getirmiş olur. Kutsallığı Hz. Âdem ve Hz. Havva'ya kadar dayandırılan evlilik, Tanrı'nın kurduğu bağ ile evlenen eşlerin kopmaz bir bağ ile bağlandıkları bir kurumdur. Hıristiyanlığın en köklü mezhebi olan Katolik mezhebinin evlilik konusundaki görüşleri evliliğin Hıristiyan inancına göre ne denli önemli olduğunu gösterir. Katolik inancına göre, evlilik Tanrı'nın buyruğuyla kurulmuş olan, Kilise birliğini sembolize eden kutsal bir müessesedir. Eşler birbirine kopmaz bağlarla bağlanmıştır ve boşanmak yasaktır. Evlenen çiftler Kilise birliğini sembolize etmektedir ve bunun bozulması büyük günahlardan sayılır.

BoşanmaHristiyanlarHristiyanlık+3
Fatma Betül Zehra Tanrıkulu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Dibilimsel gerekçelenmdirme çözümlemesi -Almanca ve Türkçe boşanma metinleri bağlamında gerekçelendirme ve belirleyenleri-

11. ÖZET Bu çalışmanın temel konusu Almanca ve Türkçede hukuksal gerekçelendirme olmakla birlikte, doğal dilsel gerekçelendirmelere ilişkin genel kuramlar irdelenmiştir. Dilbilimsel gerekçelendirme kuramı oldukça yenidir; gerekçelendirme adı altında irdelenmesi genellikle söz- eylem kuramı çerçevesindedir. Yeni çalışmalar doğası gereği kuramsal ağırlıklıdır. Bu bakımdan, bu çalışmada dallararası kimi kuramlara geniş yer verildi. Çalışma on bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, toplumsal gerçekliği ve bunun yöntemlerini araştırma konusu olarak belirleyen budun yöntembilim irdelenmiştir. Gerekçelendirme, bir konuda uzlaşımı hedefler. Uzlaşım, ancak ortak deneyimlerin gözetilmesiyle sağlanır. Toplumsal gerçekliği gözetmeyen bir uzlaşma çabasının başarıya ulaşması çok güçtür. Bu yüzden, gerekçelendirmede budun yöntembilimin verilerinden yararlanılması gereği vurgulanmış ve konuya ilişkin savlar belirginleştirilmiştir. İkinci bölümde, dilbilimsel metin çözümlemesi konulaştırılmıştır. Burada, metin dilbilimin gelişimi, metin kavramı, metin türleri ve bunları ayrımlaştırma ölçütleri irdelenmiştir.228 özet Üçüncü ve dördüncü bölümde, hukuksal gerekçelendirmenin gelişimine katkı sağlayan kuramlar ve bu kuramlar arasındaki etkileşim sorunlaştırılmıştır. Bu bağlamda, Baier'in ahlaksal gerekçelendirme kuramı, Toulmin' in gerekçelendirme kuramı ve modeli, Hare'nin ahlaksal gerekçelendirme kuramı, Wittgenstein' m dil oyunu kavramı, Austin, Searle ve Klein' m söz-eylem kuramı irdelenmiştir. Söz konusu kuramlar, gerekçelendirme çözümlemesi açısından sınanmış ve gerekçelendirme kuramına katkıları tartışılmıştır. Beşinci bölümde, gerekçe ve gerekçelendirme tüm yönleriyle ele alınmış; formal mantığın doğal dilsel gerekçelendirmeyi betimlemedeki yetersizliği vurgulanmıştır. Gerekçelendirmenin, eylem, söylem, hakikat, tartışma ve güdüleme ile ilişkisi incelenmiştir. Ayrıca, sezdirim kuramı, bağıntı kuramı ve yapıcı etikin gerekçelendirmedeki işlevi sorunlaştırılmıştır. Altıncı bölümde, hukuksal gerekçelendirme kuramı ve bunun yorumbilim ve dilbilim ile ilişkisi konulaştırılmıştır. Bu bölümde, hukukbilim, dilbilim ve yorumbilim arasında olması gereken işbirliği ve olası yöntemler sav oluşturucu biçimde ayrımlaştırılmıştır.229 özet İrdelenen kuramlar ve değinilen bilim dalları, dallararası etkileşim ve işbirliğinin zorunluluğunu ortaya koymuştur. İzleyen bölümde ise, boşanmaya ilişkin yasal düzenlemelere kısaca yer verilmiştir. Alman ve Türk yasalarına göre boşanma nedenleri belirtilmiş, aralarındaki koşutluk ya da koşutsuzluk belirginleştirilmiştir. Edimsel bölümde, Türkçe ve Almancadan seçilen boşanma metinleri, Toulmin' in gerekçelendirme modeline göre çözümlenmiştir. Kararların yorumlanmasında kimi kuramlara gönde rme yap ı İmi ş 1 1 r. Sonuç bölümünde, kapsamlı bir gerekçelendirme modeline ilişkin savlar geliştirilmiştir. Gerekçelendirmede karşı gerekçelendirenin belirleyiciliği önemsenmiş; dallararasılık, ahlaksallık, iletişimsellik, anlaşılırlık, uygunluk, yararlılık ve akılcılığın gerekçelendirmedeki önemi ve işlevi bu çalışmanın başlıca savları olarak vurgulanmıştır. Kuramsal ve edimsel bölümde belirginleşen gerekçelendirme ölçütleri irdelenmiştir.

BoşanmaDil bilimHukuk+2
Faik Kanatlı
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1998
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Parçalanmış veya tam aileye sahip çocukların öz-kavramı depresyon düzeyleri ve akademik başarılarının yaş ve cinsiyet yönünden karşılaştırılması

Bu araştırmada 10-15 yaşları arasındaki ilköğretim düzeyinde okula devam eden parçalanmış veya tam aileye sahip çocukların öz-kavramları ve depresyon düzeyleri aile yapısı, cinsiyet ve yaş değişkenleri yönünden karşılaştırılmış ve ayrıca akademik başarı puanlarının yordanmasında aile yapısı, yaş ve cinsiyetin etkili olup olmadığı incelenmiştir. Uygulamalar Adana il merkezindeki ilköğretim okulları arasından seçilen 317 tam aileye, 315 parçalanmış aileye sahip toplam 632 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, çocukların öz-kavramları hakkında veri toplamak amacıyla Piers-Harris Çocuklar için Öz-Kavramı ölçeği, depresyon düzeyini ölçmek amacıyla da Çocuklar için Depresyon ölçeği (ÇDÖ) ve araştırmaya katılacak öğrencilerin aile yapılarının tespiti için de Bilgi Formu kullanılmıştır. Bulgular; aile yapıları cinsiyet ve yaşa göre çocukların depresyon düzeylerinde anlamlı bir farklılık olduğunu göstermiştir. Analizler parçalanmış aileden gelen kızların depresyon düzeylerinin yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Öz-Kavramı Ölçeğinin Mutluluk, Kaygı, Fiziki Görünüm, Okul Durumu alt ölçeklerinde aile yapısı ve cinsiyete göre anlamlı farklılaşma olduğu gözlenmiştir, öğrencilerin akademik başarı puanlarında aile yapısı ve cinsiyete göre anlamlı farklılıklar VIolduğu gözlenmiştir. Yaş gruplarına göre öğrencilerin depresyon düzeylerinde anlamlı farklılık bulunamazken, Öz- Kavra mı Mutluluk alt ölçeğinde 11-12 yaş grubundaki öğrenciler lehine anlamlı farklılık bulunduğu gözlenmiştir. Okul Durumu alt ölçeği puanlarında ise birinci yaş grubu (11-12) lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Sonuç olarak, araştırmacı ve uygulamacılar için önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler:Öz-Kavramı, Boşanma, Depresyon, Parçalanmış Aile, Akademik Başarı

AileAile sorunlarıAkademik başarı+7
Meryem Neslihan Aslıhan
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1998
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

Çocuğun islam fıkhına ve Irak aile hukukuna göre evliliği ve boşanması karşılaştırmalı bir araştırma

Bu araştırma İslam toplumunun en önemli sorunlarından olan küçüklerin evlendirilmesi ve boşanması konusuna çözüm araması sebebiyle önemlidir. Nikah ve boşamanın ailenin bozulması ve yıkılmasına engel olan, aile bireyleri arasında ruhi ve psikolojik sükûneti yerleştiren bir yönü vardır. Bu araştırmanın ana konusu İslam fıkhı ve Irak aile hukukuna göre küçüklerin evliliği konusunu ortaya koymadır. Mutekaddimûn fıkıh alimlerinin geneli buluğ çağına ulaşmamış çocukların nikahlanmasını caiz görürler. Irak aile hukuku ve İslâm fıkhına göre evliliğin asgari yaşını tespit etme ve Irak aile hukukuna göre bu konuda konulan yasağa uymayana verilen ceza de araştırmanın konularına dahildir. Araştırmada betimleyici analitik yöntem kullanılmıştır. Küçüklerin nikahlanması ve boşanması konusunda 189 nolu 1959 yılına ait Irak aile kanunu ile İslam fıkhı verileri mukayese edilirken ve örf, maslahat ile İslam hukukunun ruhuna uygun görüş ortaya konulurken karşılaştırma yöntemine müracaat edilmiştir. Araştırmada şu neticelere ulaşılmıştır: İslâm hukukuna göre mümeyyiz olsun veya olmasın velinin muvafakatiyle küçüğün nikahlanması geçerlidir. Irak aile hukuku ise küçüğün on beş yaşına gelmiş olması ve hâkimin bu evliliği onaylamasını şart koşmuştur. Hem İslâm hukuku hem de Irak aile kanununa göre evlilik için uygun yaş on sekizdir. Hanbelîler dışındaki fakihlere göre küçüğün boşaması geçersizdir. Hanbelîler mümeyyiz çocuğun boşamasının geçerli olduğunu savunmuştur. İslam hukukuna göre küçüğün nikah veya boşamaya zorlanması ise yasaklanmıştır. Irak aile hukuku da bu hususa cezai müeyyideler getirmiştir. Anahtar Kelimeler: Fıkıh, Evlenme, Boşama, Çocuk, Irak aile kanunu.

Mohammed Abdulghafoor Salman Dulaımı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimAR

(Cemâleddin Ishak b. Muhammed el-Karamânî'nin Beydâvî Haşiyesi (Münafikun Suresini başından Mülk Suresinin sonuna kadar): İnceleme ve tahkîk

Bu araştırma, bilinen Cemaleddin İshak el-Karmani'nin (ö. 933 H.) "Münafıkûn Suresi'nin başından Mülk Suresi'nin sonuna kadar Beydâvî'nin tefsirine dair bir dipnot" konusunu ele almıştır. Cemali Halife olarak Osmanlı devri âlimlerindendir. Kitabında Beydâvî'nin sözlerine ilişkin yorumlara yer verilmiş, bu sözlerden gizlenenleri açıklayan, güzel yanlarını detaylandıran ve özellikle emeklilikle ilgili oluşan konulardaki belirsizliği gideren araştırmacı metnin doğrulanmasında araştırmacıya dayalı bir yaklaşımdır. metinleri, atasözlerini ve meseleleri belgelemek ve bunları bağlamlarından ve kaynaklarından çıkarmak üzerinedir ve yorumu, bazı muğlak ifadeler ve sorunlu kelimelerle sınırlıdır. En önemli bulgular arasında: El-Karmani'nin tanıtılması ve onun hakkında yazılan Arapça kaynakların olmamasına rağmen hayatının bazı yönlerinin açıklanması.Dipnot, müfessirlerin beyanlarını ve görüşlerini inceleyerek ve tartışarak bir tür rasyonel argümanla ayırt edilir.Dipnot dilbilgisinden yoksun değildi, Dilbilgisi kuralının dil anlamına atıfta bulunarak türetilmesi gibi dilbilgisi ve retorik fıkraları veya retorik yararın ifadesi veya sözdiziminin bağlam içindeki yeri ve önemi ve dipnotun bazı dezavantajlardan yoksun olmaması gibi Yazarın İsrailli kadınlarla ilgili birçok hikayeyi bu hikayeleri açıklamadan veya yorumlamadan zikretmesi ve birçok zayıf hadisi zayıf olduğunu belirtmeden alıntılaması gibi. Anahtar Kelimeler (yorum, dipnot, el-Karmani, el-Beydavi, münafıklar, kral)

Dharar Abdalsalam Bdewı Al-janabı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadın haklarında geleneksel bakış aşısının etkinliğinin Yargıtay'ın bir kısım boşanma kararlarındaki kadın olgusuna yansıması

Tez konusu problemin sınırlarının belirlenebilmesi için; öncelikle ataerkil (geleneksel) bakış açışım oluşturan ve karşıtı eşitlikçi haklan hazırladığı düşünülen olgular kısaca ele alınmış ve bu kapsamda; Kadım erkeğe bağımlı kılan ataerkil bakış açısının oluşumu ve devamında etken olan, tarım toplumu yaşam koşullan, din öğesi ve Tek Tann'lı üç dinin şeriat kurallarındaki erkek lıakimiyeti ve kadının ikinciliği olgusu vurgulanmıştır. Sanayi toplumu yaşam biçimine geçişle; kadınların ücret karşılığı üretime kaülmalannın, kamusal alanda çalışmalarının getirdiği özgürleşme sonucu eşitlikçi haklara kavuşmalarının, geleneksel rollerin değişimindeki etkisi üzerinde durulmuştur. Türkiye yönünden tarihsel sürece bakıldığında: Hukuk normlanyla kadın haklan arasındaki bire bir bağlantı nedeniyle, Osmanlı Dönemi teokratik hukuk sistemi içerisinde kalan kadın ve aile ilişkileri ele alınarak n.Meşrutiyet sonrası kadınlara tanınan haklar belirtilmiştir. Ardından geleneksel bakış açısmda köktenci değişimi sağlayan Atatürk îlke ve Devrimleri içinde son derece önem taşıyan ve eşitlikçi haklan içeren kanunlara değinilmiştir. Laik Pozitif Hukuk Sistemi'nin, kadının özgürleşmesinde ve sosyo-ekonomik hayata katılımındaki etkisinin geleneksel bakış açısının değişimindeki önemi vurgulanmıştır. n.Dünya Savaşı'nda yaşananlar sonucu; İHEB'in düzenlendiği ancak; buna rağmen fiili eşitliğin sağlanamaması üzerine BM'ce KKHAÖS'nin oluşturulduğu, Türkiye'nin de kabul ettiği bu sözleşme gereği, geleneksel rollerdeki değişim için ulusal mahkeme kararlan da içinde olmak koşuluyla, her türlü önlemin alınması yolundaki yükümlülükler üzerinde durulmuştur. VIAncak eşitlikçi haklara bu konudaki taahhütlere karşın, halen Yargıtay'ın bir kısım boşanma kararlarına yansıyan geleneksel bakış açısının, fiili eşitliğin önünde duran hukuksal engeller içinde olduğu düşünüldüğünden bu bağlamda, tez konusuna ilişkin kararlardaki geleneksel bakış açısını içeren gerekçeler; eşitlikçi ve kadın lehine pozitif haklar kapsamında irdelenmiştir. Sonuç olarak; toplum yaşamında fiili eşitliğin uygulanırlığını sağladığı düşünülen eşitlikçi ve kadın lehine pozitif haklar doğrultusunda verilecek Yargı Kararlarının, geleneksel rollerin değişiminde en az eşitlikçi haklar kadar önemli olabileceği hususu vurgulanmaya çalışılmıştır. vn

Atatürk DönemiBoşanmaDeğişim+7
Saliha Esen
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İslâm aile hukukunda boşanmanın mali sonuçları

İslâm Aile Hukukunda "mîsâgan galîza" olarak tanımlanan evlilik akdi ve bu akdin sonlandırılması diğer hukuk alanlarına göre ayrı bir önem arz etmektedir. Nasslarda evlilik akdi ve bunun getirdiği mali sorumluluklar ile boşanma ve sonrasında tarafların yükümlülüklerine yer verilmiştir. İslâm aile hukukunda boşanmanın mali sonuçları kadına tanınan nafaka (iddet nafakası) hakkı, tazminat, süknâ (mesken) hakkı, tamamının veya bir bölümünün müeccel olması durumunda mehir hakkı, boşamanın maraz-ı mevt (ölüm hastalığı) halinde yapılması durumunda miras hakkı ve müt'a hakkından oluşmaktadır. Boşanmanın mali sonuçlarını oluşturan bu başlıklar içerisinde boşanma nafakası ve tazminatı günümüz hukuk sistemlerinin güncel sorunlarını da oluşturması açısından ayrı bir öneme sahiptir. İslâm hukuku boşanma sonrası nafaka sorumluluğunun süresi, kapsamı ve nafaka yükümlüsü kişiler hususunda getirdiği sistem ile günümüz hukuk sistemlerinde yer alan boşanma sonrası nafaka sorumluluğu ve süresi hususundaki güncel sorunlara önemli bir çözüm yolu sunmaktadır. Boşanma sonrası tazminat klasik fıkıh kaynaklarında müstakil bir başlık altında yer almasa da temel hukuk ilkeleri ve makasıd teorisi boşanma tazminatının İslâm hukukuna yabancı bir kavram olmadığını göstermektedir. Bu temel prensipler dikkate alındığında maddi ve manevi zarara uğrayan kusursuz eşin zararlarının tazmini İslâm hukuku açısından ehemmiyet arz etmektedir. Evliliğin sona ermesi durumunda nafaka ve boşanma tazminatı gibi mali sorumlulukların yanı sıra kadının belirli süre barınma ihtiyacını temin yükümlülüğü, müt'a ve mehir gibi ekonomik yükümlülükler boşanma sonrası kadının temel ihtiyaçlarının karşılanması ve hayatını idame ettirmesi için önemli bir kolaylık sağlamaktadır. Tezimizin temel konularını teşkil eden boşanma hukukunun (özellikle evliliğin sona ermesi sebebiyle karşılaşılan) mali konular analiz edilerek değerlendirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İslam Hukuku, Nafaka, Tazminat, Süknâ, Müt'a.

Aile hukukuBoşanmaBoşanmış aileler+5
Yeliz Liv
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Boşanmış kadınlara yönelik toplumun bakış açısı üzerine nitel bir araştırma: Trabzon il örneği

Toplumsal yaşam bireylerin hayatlarını etkilemektedir. Çünkü, toplum bireylerin bir araya gelmesi sonucu oluşan bir yapıdır. Bu yapı içinde evlilik ve boşanma gibi eylemler genellikle toplumsal kabullenişle gerçekleştirilmektedir. Boşanma, evlilik birliğine son verilmesi üzerine oluşan bir sosyal olgudur. Toplum, evlilikte olduğu gibi boşanma sonrasında da cinsiyet bağlamında bireylere farklı roller dayatmaktadır. Kadın ve erkek bireylerin boşanma sonrası karşılaştığı ve toplumun kendisinden beklediği davranış kalıpları bu noktada farklılaşabilmektedir. Bu bağlamda cinsiyetin boşanma olgusuna bakış açısını şekillendiren en önemli etmenlerden biri olduğunu söylenebilir. Bu etmen boşanan kadın ve erkeğe atfedilen anlamları, sergilenen tutumları ve davranışları biçimlendirmektedir. Bu durum çoğunlukla iki cins arasında bir eşitsizliğe neden olmaktadır. Ataerkil yapı içerisindeki toplumlarda bu eşitsizlik daha belirgin bir şekilde görülmektedir. Kadının hangi konularda toplum nezdinde avantajlı veya dezavantajlı konumda olduğunu öğrenmenin bireyin yaşamında oldukça önemli bir yere sahip olabileceği düşünülmüştür. Ayrıca, kadının boşanması durumunda toplumda nasıl tutumlarla karşılaşabileceği merek edilmiş, bu doğrultuda araştırma gerçekleştirilmiştir. Çalışmamızda, toplumun boşanmış kadına yönelik bakış açısının ne olduğu incelenmiştir. Bu kapsamda nitel araştırma yönteminin fenolojik araştırma deseninden faydalanılmıştır. Katılımcılara, kartopu örneklem çalışması sonucu ulaşılmıştır. Toplamda 18 katılımcıyla görüşülmüştür. Kişi sayısını belirlemede kıstas olarak veri doyumu esas alınmıştır. Saha çalışma alanı olarak Trabzon ili seçilmiştir. Araştırılan fenomenin ne olduğunun anlaşılması ve ayrıntıları ile ortaya konması için Trabzon'da yaşayan 11 erkek ve 7 kadından oluşan çalışma grubuyla derinlemesine mülakat yapılmıştır. Mülakatlar yarı yapılandırılmış görüşme tekniğiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgular NVİVO 12 analiz programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda erişilen veriler, literatür ile karşılaştırılarak açıklanmış, tartışılmış ve yorumlanarak değerlendirilmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlara, göre kadının toplum içindeki statüsünde olumlu yönde bir değişim olduğu görülmüştür. Bu değişimin sonucunda boşanan kadına karşı toplumsal bakış açısında pozitif yönde bir eğilim olduğu saptanmıştır. Ancak, tamamen bir değişimden ve olumlu bir tutumdan söz etmek mümkün değildir. Çünkü, halkın çoğunluğunun boşanmış kadına karşı olumsuz bir bakış açısına sahip olduğu gözlenmiştir. Bu negatif yönlü bakış açısının sonucunda boşanmış kadının bir prestij kaybı yaşadığı ve sosyo-kültürel yapı içerisinde sosyolojik, psikolojik ve ekonomik birçok sorun yaşadığı gözlenmiştir. Bu durumun boşanmış kadının hayatındaki yaşam standartlarını düşürücü bir etkiye sahip olduğu düşünülmektedir. Anahtar kelime: Aile, Kadın, Boşanma, Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, Trabzon

AileBakış açısıBoşanma+5
Handan Günay
Bursa Technical University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Boşanmış kadınların boşanma sebepleri ve boşanma sonrası karşılaştıkları güçlüklerin sosyolojik analizi Yozgat ili örneği

Bir toplumda evlilik olgusu ve aile kurumu var olduğu gibi, aynı toplumda boşanma olgusu da varlığını göstermektedir. Bu nedenle sosyologların göz ardı edemeyeceği toplumsal hususlardan bir tanesi boşanma olgusudur. Çalışmanın spesifik amacı ise Yozgat'taki boşanmış kadınların boşanma sebepleri, boşanma sonrası karşılaştıkları güçlüklerle baş etme yolları ve yöntemlerinin neler olduğu araştırılmıştır. Araştırmada boşanmış kadınların sosyoekonomik düzeyde ve toplumsal cinsiyet bağlamında yaşamış olduğu zorluklar üzerinde çalışılmıştır. Bu doğrultuda boşanmış kadın olmanın ne anlama geldiğini öğrenebilmek için Yozgat ve civarında yaşayan 30 boşanmış kadın ile görüşme yapılmıştır. Boşanmış kadınların sosyo-demografik özellikleri değerlendirilmiş ve boşanma üzerindeki etkilerinin neler olduğuna dikkat çekilmiştir. Boşanmanın aile içi roller ve aile işlevleri ile ilişkisi değerlendirilip, boşanma üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Elde edilen bulgularda ise kadınların aile içi işlevlerinin genel olarak yemek yapmak, çocuk yetiştiriciliği ve çocukların sosyalizasyon sürecinde bulunmak, aile içi sorunlarda problem çözme işlevi görmek, aile içi tüm sorumlulukları üstlenmektir. Kültürel olarak toplumsal cinsiyet kavramı ise eril ve dişil varlık olan insanların rollerini düzenler. Bu rolleri eşitsiz bir şekilde dağıtan toplumsal cinsiyet, kadını biyolojik özelliklerine göre ayrıştırır. Kadının toplumsal rolü ve toplum içerisindeki cinsiyete dayalı iş bölümü boşanma konusunda da toplumsal sorunlara sebep olur. Bu sorunlardan bir tanesi ekonomik sorunlardır. Boşanmış bir kadının iş bulması ve çocukları var ise onları geçindirebilmesi boşanmış kadın olmasından dolayı güçleşmektedir. Bu çalışmanın amacı boşanmış kadınların boşanmış olmalarından dolayı karşılaştıkları ekonomik ve sosyo-kültürel sorunların neler olduğu ve bu sorunlarla nasıl başa çıkabildiklerinin analizidir.

BoşanmaBoşanmış kadınlarFeminizm+6
Hatice Soygan
Yozgat Bozok University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İslâm hukukunda boşanma gerekçeleri

Toplumun temel taşı olan aile; klanları, milletleri, devletleri oluşturan bir kurumdur. Aileye dinlerin birçoğunda olduğu gibi İslâm dininde de büyük bir önem atfedilmiştir. Temel prensip ailenin sağlıklı bir şekilde kurulması ve devam etmesidir. Ancak her zaman istenen olamamakta ve aile kurumu değişik şekillerde son bulabilmektedir. İşte biz bu tezimizde aile kurumunu sona erdiren hukuki ayrılma gerekçeleri üzerinde durmaya çalıştık. Bu tezimizde daha çok dört sünnî mezhebin görüşlerine ağırlık verilmiş ve zaman zaman da mezhepler arası farklı görüşlere ve gerekçelerine yer verilmiştir. Tezimizin başlığı olan boşanma gerekçeleri incelenirken giriş bölümünden sonra birinci bölümde aile ve evliliğin önemine vurgu yapılmış ve boşanmayı önleyici tedbirlerden bahsedilmiştir. İkinci bölümde boşanma çeşitleri ve gerekçeleri güncel ve klasik kaynaklara bağlı kalınarak işlenmiş sonuç bölümünde de çalışmamızın genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. Bu çalışmamızın amacı, İslâm Hukukunun ailenin ve evliliğin önemine verdiği değerin ortaya konulması ve aile birliğinin sona ermesi gereken durumlarda da nelere dikkat edilmesi gerektiğinin ve ayrılma gerekçelerinin neler olduğunun incelenmesidir.

AileBoşanmaEvlilik+6
Gazi Kablan
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çocuk-ebeveyn ilişki terapisi eğitiminin boşanmış annelerin empati, kabul ve stres düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, çocuk-ebeveyn ilişki terapisi eğitiminin boşanmış annelerin ebeveyn stresi, kabulü ve empati düzeyleri üzerinde etkisi olup olmadığını incemektir. Araştırmaya katılan annelerin stres düzeylerini belirlemek amacıyla, Anne-Baba Stres Ölçeği (ABSÖ) kullanılmıştır. Annelerin kabul düzeyini belirlemek için Porter Ebeveyn Kabul Ölçeği (PEKÖ) kullanılmıştır. Annelerin empati düzeylerini ölçmek amacıyla da Ebeveyn-Çocuk Etkileşiminde Empati Değerlendirme Formu (EÇEEDF) kullanılmıştır. Ayrıca katılımcı annelerin eğitim programına ilişkin görüşlerini öğrenmek için yarı yapılandırılmış görüşme formundan yararlanılmıştır. Bu araştırmanın modeli öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen türündedir. Araştırmanın bağımsız değişkeni uygulanan müdahale yöntemi; bağımlı değişkenleri ise ebeveyn stresi, ebeveyn kabulü ve ebeveyn empati düzeyleridir. Araştırmanın deney ve kontrol gruplarına toplam 19 boşanmış anne atanmıştır. Annelere okul öncesi eğitim kurumları aracılığıyla ulaşılmıştır. Deney grubunda yer alan 9 anne ile 10 haftalık çocuk ebeveyn ilişki terapisi oturumları Çukurova Üniversitesi psikolojik danışma biriminde yürütülmüştür. Araştırmanın nicel değişkenlerinin analizinde parametrik olmayan testlerden yararlanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Sonuçlar incelendiğinde; çocuk ebeveyn ilişki terapisi eğitiminin boşanmış annelerin ebeveyn stres düzeylerinin azalmasında, kabul ve empati düzeylerinin ise artmasında etkili olduğu ve bu etkinin uzun sürede kalıcı olduğu görülmektedir. Buna ek olarak çocuk ebeveyn ilişki terapisinin annelerin kendileri (annelik rolüne ilişkin kazanım, oyunda değişim ve bireysel kazanım), çocukları (davranışsal kazanım, oyunda değişim) ve anne-çocuk ilişkisi açısından (yakınlık ve disiplin) kazanımlar elde etmesine yardımcı olduğu görülmektedir. Anahtar kelimeler: Oyun terapisi, filial terapi, stres, kabul, empati, boşanma.

AnnelerBoşanmaBoşanmış aileler+7
Fatoş Bulut Ateş
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Boşanmış ailelerden gelen okul öncesi dönem çocuklarının sosyal becerileri ile akran ilişkilerinin incelenmesi

Bu araştırma boşanmış ailelerden gelen okul öncesi dönem çocuklarının ebeveynlerinin geçirdikleri boşanma sürecinin ve bu süreçte çocuklarıyla olan ilişkilerinin nasıl olduğunu; boşanmalarının üzerinden bir buçuk yıl geçtikten sonra çocukların sahip olduğu sosyal becerilerin ve akran ilişkilerinin neler olduğunu; öğretmenlerinin bu çocukların sosyal becerileri ve akran ilişkilerini geliştirmek için neler yaptığını araştırmak amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum araştırması niteliğindeki bu çalışmanın katılımcılarını, 2013-2014 eğitim öğretim yılında, Adana ilinin Çukurova ve Yüreğir ilçelerindeki MEB'e bağlı üç bağımsız anaokuluna devam eden, anne babaları son bir buçuk yıl içinde boşanmış olan 5-6 yaşlarındaki beş (üç kız, iki erkek) çocuk, bu çocukların anneleri, bir çocuğun babası ve çocukların öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında çocukların devam ettikleri sınıflardaki sosyal konumlarını belirlemek amacıyla uygulanan sosyometri ve akran değerlendirmesi; gelişim düzeylerinin belirlenmesinde 'Gazi Erken Çocukluk Gelişimi Değerlendirme Aracı' (GEÇDA); aile algılarının ve aile içi rollerin belirlenmesinde 'Kinetik Aile Çizimi' kullanılmıştır. Çocukların her biri sınıf ortamında sosyal becerileri ve akran ilişkileri açısından gözlemlenmiş; ebeveynleri ve öğretmenleriyle de yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılarak araştırma verileri elde edilmiştir. Verilerin analizinde betimsel analiz ve içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçları Feminist Kuram temelinde tartışılmıştır. Bu bağlamda toplumsal cinsiyet rollerinin evliliğin sürdürülmesinde belirleyici olduğu sonucuna varılmıştır. Boşanmayla birlikte, kadınların çocuğun sorumluluğunun yanı sıra çalışma ve ev içi yaşamı düzenleme sorumluluklarının katlanmasında babanın hane içinden çıkmasının etkili olduğu düşünülmüştür. Boşanmanın babaların, çocuklarıyla olan etkileşimini ve buna bağlı olarak da sorumluluklarını azalttığı; ancak babaların boşanma sonrasında erkek çocuğuyla daha çok görüşmesinin desteklenmesinde ve sürdürülmesinde, erkek egemenliğin babadan oğula aktarımının sağlanabilmesi için kültürel bir rolünün olduğu kanısı uyandırmıştır. Boşanmayla birlikte hane içi ebeveyn rollerindeki değişikliğe alışma sürecinde çocukların zorlandıkları; ev içinde değişen ebeveyn rollerine ve özellikle ataerkil toplumlarda bağımlı çocuk yetiştirme sürecinde babanın üstlendiği otorite rolünü, boşanma sonrası eline almaya çalışan anneye tepkisel davranabildikleri sonucuna varılmıştır. Çocukların anne ve babalarıyla olan etkileşimlerinin boşanma sonrasında bozulmasıyla birlikte edinmiş oldukları bağımlı davranışlarını öğretmene yönelttikleri düşünülmüştür. Öğretmenlerin, çocuğun boşanmış aileden gelmesiyle ilgili olabilecek sorunlarını ebeveynlere iletmedikleri, bunun özel mülkiyete müdahale olarak algılanacağından kaygılandıkları saptanmıştır.

AkranAkran ilişkileriBeceri+6
Seda Şahin
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İslam Hukukunda liân ve hükümleri

Yapıldığı iddia edilen zina sebebiyle gerçekleşen liân, karısının zina ettiğini ve doğan ya da doğacak olan çocuğun zinadan olduğunu iddia eden bu duruma kendisinden başka şahidi olmayan kişinin, mahkeme huzurunda karısıyla yeminleşerek evliliğini sonlandırmasıdır. "İslâm Hukukunda Lian ve Hükümleri" adlı tezimiz üç bölüm ve sonuçtan meydana gelmektedir. Girişte evlilik birliğini sona erdiren durumlar kısaca anlatılmıştır. Birinci bölümünde liân'ın tanımı, fıkhî anlamı ve bu kelimeyle ilgili kavramlar verilmiştir. İkinci bölümde liân'ın hukukî dayanakları, sebebi ve liân'ın şartları incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise liân'ın hukuki sonuçları ve liân'ın hükmünü ortadan kaldıran durumlar açıklanmıştır. Bu çalışmadan elde ettiğimiz neticeler sonuç bölümünde ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Talâk, Liân, Nesebin Reddi

BoşanmaLianTalak+2
Şule Aka
Yozgat Bozok University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Boşanmış kadınların yaşam doyumlarının yordayıcısı olarak psikolojik sağlamlık

Bu araştırmada boşanmış kadınların yaşam doyumlarının yordayıcısı olarak psikolojik sağlamlıklarını incelemek ve ayrıca kadınların yaşam doyumlarında bazı (yaş, eğitim düzeyi, gelir durumu, çocuk sahibi olup olmama durumu, sahip olunan çocuk sayısı) değişkenlere göre anlamlı bir farklılık olup olmadığını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, yaşları 23 ile 67 arasında değişen Adana ilinde yaşayan 163 boşanmış kadın oluşturmuştur. Boşanmış kadınların psikolojik sağlamlıklarını ölçmek amacıyla "Connor-Davidson Psikolojik Sağlamlık Ölçeği", yaşam doyumu düzeylerini ölçmek için ise "Yaşam Doyumu Ölçeği" kullanılmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından hazırlanmış olan ve demografik bilgilere ulaşmayı amaçlayan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Veriler SPSS 17.0 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Veri analizinde Çoklu Regresyon Analizi, Bağımsız Gruplar için T-Testi ve Kruskal Wallis'ten yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; boşanmış kadınların psikolojik sağlamlığının yaşam doyumu düzeylerini düşük düzeyde anlamlı biçimde yordadığı görülmektedir. Ayrıca psikolojik sağlamlık ölçeğinin alt boyutları olan azim ve kişisel yetkinlik, negatif durumlara tolerans ve manevi eğilim değişkenlerininde hep birlikte, boşanmış kadınların yaşam doyumlarını düşük düzeyde yordadığı ortaya çıkmıştır. Araştırmadan elde edilen diğer bulgulara göre; boşanmış kadınlarda yaş ile yaşam doyumu arasında anlamlı bir farklılık bulunmamışken; yaşam doyumu ile eğitim düzeyi, gelir durumu, çocuk sahibi olup olmama durumu ve sahip olunan çocuk sayısı değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu bulgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yaşam doyumu, psikolojik sağlamlık, boşanma, kadın.

BoşanmaBoşanmış kadınlarKlinik psikoloji+3
Name İmren Tekin
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Boşanmış kadınlarda psikolojik iyi oluş ile toplumsal cinsiyet algısı ve bilişsel esneklik arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada boşanmış kadınların psikolojik iyi oluş düzeyleri ile toplumsal cinsiyet algıları ve bilişsel esneklik düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Ek olarak boşanmış kadınların psikolojik iyi oluş düzeylerinin eğitim durumu, algılanan sosyo-ekonomik düzey, evlilik süresi, boşanmanın üzerinden geçen süre, boşanmadan sonra psikolojik yardım alıp almama durumu, boşanma nedeni, boşanma şekli, çalışma durumu, barınma şekli, yerleşim yeri ve çocuk sayısı gibi sosyo-demografik değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Araştırmaya 19 ile 70 yaş aralığında olan 213 boşanmış kadın katılmıştır. Katılımcılara uygun/kolayda (convinience sampling) örneklem yöntemiyle ulaşılmıştır. Veri toplama süreci çevrim içi olarak yürütülmüştür. Bu araştırmada boşanmış kadınların psikolojik iyi oluş düzeyleri "Psikolojik İyi Oluş Ölçeği" ile, toplumsal cinsiyet algıları "Toplumsal Cinsiyet Algısı Ölçeği" ile ve bilişsel esneklik düzeyleri ise "Bilişsel Esneklik Envanteri" ile ölçülmüştür. Katılımcılara ait demografik bilgiler araştırmacı tarafından oluşturulan "Sosyodemografik Bilgi Formu" ile toplanmıştır. Araştırmada değişkenlerin ortalamaları arasındaki farkı tespit etmek için tek yönlü ANOVA ve bağımsız gruplar için t-testi yapılmıştır. Psikolojik iyi oluş, toplumsal cinsiyet algısı ve bilişsel esneklik arasındaki ilişkiyi belirlemek için Pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda boşanmış kadınların psikolojik iyi oluş düzeyleri ile toplumsal cinsiyet algıları ve bilişsel esneklik düzeyleri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca boşanmış kadınların psikolojik iyi oluş düzeylerinin eğitim durumu, algılanan sosyo-ekonomik düzey, boşanma nedeni, boşanma şekli, çalışma durumu, barınma şekli ve yerleşim yeri değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı tespit edilirken boşanmış kadınların psikolojik iyi oluş düzeylerinin evlilik süresi, boşanmanın üzerinden geçen süre, psikolojik yardım alıp almama durumu ve çocuk sayısı değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı belirlenmiştir.

Bilişsel esneklikBoşanmaBoşanmış kadınlar+4
Vildan Akgün
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

XVIII. yüzyıl Adana Şer'iyye sicilleri özelinde Aile Hukuku

XVIII. Yüzyılda Adana mahkemelerinde kayıt altına alınan 72 şer'iyye sicili defteri, klasik fıkıh eserleri ve dönemin fetva mecmuaları çerçevesinde hazırlanan bu çalışma, aile hukuku uygulamalarını ele alarak karşılaşılan problemleri ve bu problemlere sunulan çözüm yollarını göstermeyi ve bilimsel/doğru verilerden hareketle Osmanlı aile yapısıyla ilgili isabetli sonuçlara ulaşmayı amaçlamaktadır. Giriş, sonuç ve üç bölümden meydana gelen bu çalışmanın giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı, yöntemi, kaynakları ve Adana'nın kısa tarihçesi üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde Adana'nın idari, sosyal ve hukukî hayatı ele alınmış, mülki yapılanması, mahalleleri, demografik yapısı hakkında bilgi verilerek Adana'da XVIII. yüzyılda görev yapmış kadılar, müftüler ve nakibü'l-eşraflar hakkında kısaca bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ailenin teşekkülü, üçüncü bölümde ise evliliğin sona ermesi Adana şer'iyye sicillerinden tespit edilen uygulamalar çerçevesinde ele alınmıştır. Sonuç bölümünde ise ulaşılan sonuçlara yer verilmiştir.

18. yüzyılAdanaAile hukuku+5
Ömer Korkmaz
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İbn Hazm'ın "talak" ahkamına ilişkin görüşleri

Bu çalışma İbn Hazm'ın el-Muhallâ adlı eserindeki "talak'' hükümlerinin incelenmesini konu almaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde İbn Hazm'ın hayatı, eserleri, ilmi çalışmaları, usul anlayışı ve Zâhirî metodolojisine katkılarına değinildi. Yine aynı bölümde el-Muhallâ adlı eserinin muhteva ve sistemetiği hakkında bilgi verilmektedir. İkinci bölümde talak kavramının tanımı, Kuran, Sünnet ve icmadaki delillerine, talak ile fesih kavramlarının benzer ve farklı noktalarına yer verilmiştir. Ayrıca talakla ilgili kavramların ve çeşitlerinin lügat ve ıstılahî tanımı yapılmış ve bu kavramlar hakkında genel bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde İbn Hazm'ın el-Muhallâ adlı eserindeki talak çeşitleri ile talak hükümlerinin incelenmesine ve diğer mezheplerin bu konular hakkındaki hükümlerine yer verildi. Dördüncü bölümde kazâî boşanma sebepleri ve el-Muhallâ'daki hükümleri ve diğer mezheplerin görüşleri incelendi. Bu çalışmanın sonucunda İbn Hazm'ın, diğer fıkhî konularda olduğu gibi talak konusunda da Zâhirî mezhebinin görüşlerinden ziyade kendi özgün metodolojisini yansıttığını görmekteyiz. Zira usul ve fürûdaki tutarlılığını, diğer mezhep imamlarına karşı eleştirisel yaklaşımını, meseleleri işleyişindeki yöntemi ve sert tutumunu bu eserde talak bölümünü işlerken de yansıtmıştır.

AhkamBoşanmaKur'an-ı Kerim+3
Nihal Yıldızbakan
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ailenin çözülmesi süreci olarak boşanma olgusu ve din: Sosyolojik bir yaklaşım (Kilis ili örneği)

Sosyo-kültürel değişimlerin çok hızlı yaşandığı zamanımızda değişimden en fazla etkilenen kurumların başında aile gelmektedir. Bu değişimlerin aile üzerindeki en olumsuz ve hızlı artış gösteren sonuçlarından biri de boşanmadır. Sanayileşmeyle birlikte ivme kazanan göç, kentleşme, değerlerde değişme, bireyselleşme, eş seçimindeki kriterlerin değişmesi, kadınların iş hayatında daha fazla yer almaya başlamasıyla evliliğin ertelenmesi veya azalması, çocuk yapmama, mahremiyetin dönüşümü gibi modern süreçler sekülerleşmeye yol verirken; seküler bakışla gerileme ve değişme sürecine giren din ve dindarlıklar ile birlikte ailede çözülme ve boşanmalar başlamış ve sosyal bir sorun olarak son yıllarda artış göstermeye devam eden boşanma olgusu araştırmacıların dikkatini bu konuya çekmiştir. Bu çalışmada 2016 yılı TÜİK verilerine göre 1,22 kaba boşanma hızıyla (TÜİK, 2014, s. 3) bölge ortalamasının üzerinde ve Türkiye ortalamasına yakın olan Kilis iline ait boşanmaların sosyo-dini sebepleri ve sonuçları araştırılmıştır. Çalışma, Kilis için bu konunun incelendiği ilk araştırma olma özelliğine sahiptir. Araştırmanın verileri boşanmış otuz altı kişiyle derinlemesine mülakat yapılarak elde edilmiş ve sonuçlar diğer araştırma verileriyle karşılaştırılarak yorumlanmıştır. Saha araştırması 2016 Haziran ayında başlamış ve 2016 Aralık ayında tamamlanmıştır. Çalışma, giriş kısmı hariç iki bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında konu, problem, amaç ve gerekçe, referanslar ve araştırmanın yöntemi üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde kavramsal ve kuramsal bağlamda evlilik, aile ve boşanma, toplumsal değişme/çözülme ve din ilişkisi ele alınmış, ikinci bölümde ise saha araştırmasının bulguları değerlendirilmiştir. Araştırma bulgularına göre, boşanmayla sonuçlanan evliliklerin bir kısmında evliliğin daha kuruluş aşamasında etkili olan, ama o zaman pek hissedilmeyen ve ya sonraki aşamalarda ortaya çıkan; evlenecek kişilerin ailelerinin evliliği onaylamamaları ve ailelerin aşırı müdahalesinin olduğu görülmüştür. Bazı evliliklerde ise sonradan diğer bazı problemler yaşanmaya başlanmıştır ki bunlar sırasıyla şunlardır: Eşlerden birinin ihaneti/aldatma, uyuşturucu, alkol ve kumar bağımlılığı, dedikodu, hatalı tercih, uyumsuzluk ve doyumsuzluk, sorumsuzluk, kadının itaatsizliği, eşlerin sosyo-kültürel yapı farklılıkları, eşlerin ailesine bağımlı ya da zayıf kişilikte olması/özgüven eksikliği, ekonomik ve sınıfsal farklılıklar, annenin oğlunu kıskanması, yalan-hile ve sahtekârlık, aracıların beklentilerinin karşılanmaması, aile içi taciz ve aile içi şiddettir. Fakat bunlardan farklı olarak çoğunluk, mahkeme sonuçlarına göre boşanma nedenini şiddetli geçimsizlik şeklinde ifade etmişlerdir.

AileAile işlevleriAile yapısı+5
Nedim Öz
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kadınlarda eğitim, çalışma durumu, sosyal medya kullanımı, evlilik eğilimi, boşanma eğilimi arasındaki karşılıklı ilişkiler

Bu çalışmanın amacı; kadınların eğitim, çalışma durumu ve sosyal medya kullanımı ile evlilik ve boşanma eğilimleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Bu tez çalışmasında, Adana'nın merkez ilçelerinde ve Kozan'da yaşayan 18-45 yaş arasında beş farklı eğitim ve meslek grubundan 120 kadının aile kökenleri, eğitim seviyeleri, çalışma durumları ve sosyal medya kullanımlarına göre evlenme ve boşanma eğilimleri irdelenmiştir. Katılımcıların otoriter ve dini tutumları ile anne- babalarının eğitim ve gelir durumlarının evlilik ve boşanma eğilimlerine olan etkisi de araştırılmıştır. Tezin kuramsal ve kavramsal kısmında toplumsal cinsiyet, cinsiyet kültürü, evlilik, aile, boşanma ve sosyal medya kavramları ile Adana ili ve Türkiye'deki evlilik ve boşanma istatistikleri sunulmuştur. Araştırma bulgurlarına göre kadınların eğitim ve çalışma durumlarına, doğduklarında yaşadıkları yere, dini-otoriter eğilimlere, sosyal medya kullanımlarına, anne-babalarının eğitim ve gelirlerine göre evlilik ve boşanma eğilim oranları değişebilmektedir. Kadınların eğitim seviyesi ve çalışma durumu yükseldikçe evlilik eğilimi düşmemektedir fakat boşanma eğilimi kısmen artmaktadır. Sosyal medya hesabı olanların olmayanlara göre evlilik eğilimi daha düşük, boşanma eğilimi daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Kadınların eğitim ve çalışma durumları ne kadar üst seviyede olsa da sosyoekonomik ve kültürel koşullar da evlenme ve boşanma eğilimlerinde önemlidir.

AnkaraBoşanmaEvlilik+5
Gülten Kunt
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

İslam aile hukuku bağlamında İbn Kayyim el-Cevziyye'nin görüşleri

Bu çalışmada, İbn Kayyim'in (ö. 751/1350) İslam aile hukuku alanındaki görüşleri ele alınmıştır. Üç ana başlıktan oluşan çalışmanın ilk bölümünde onun hayatı ve ilmî kişiliğini tanıtmaya dönük özlü bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde görüşleri diğer âlimlerle mukayeseli bir şekilde değerlendirilmiştir. Bu çerçevede nişanlanma, evlilik, akdin rükûnları-şartları ve bunların fıkhî sonuçları izah edilmiştir. Evlilik cihetinden bakıldığı takdirde İbn Kayyim, nikâh akdinin gerçekleşmesinde kolaylaştırıcı bir anlayış benimsemiştir. Onun îcâb ve kabûl için kullanılacak Arapça nikâh ve tezvîc kavramları yanında diğer dillerdeki lafızların da geçerli olduğunu söylemesi bunun açık bir tezahürüdür. Üçüncü bölümde boşama ve onunla doğrudan ilişkili konular incelenmiştir. Onun bu bağlamda çerçeveyi oldukça daraltarak talâkın cari olmasına sebebiyet veren nedenleri azalttığı tespit edilmiştir. Bidʻî talâkın geçersiz, üç talâkın ise bir boşama şeklinde geçerli olacağını ifade etmesi; sarhoş ve zor altında olan şahsın talâkını boşama niyeti bulunmadığı için muteber görmemesi bu anlayışının bir yansımasıdır. İbn Kayyim, yer yer Ahmed b. Hanbel (ö. 241/855) ve İbn Teymiyye'ye (ö. 728/1328) muhalefet etmiş olsa da çoğunlukla onlara muvafık kalmıştır. Onun, toplumun sorunlarına başarılı çözüm önerileri getirmesi fetvalarının hüsnü kabul görmesinde etkili olmuştur. Bunda engin ilmî, diyalektik ve objektif metodu ve ictihad ameliyesini etkin bir şekilde işletmesinin rolü büyüktür. Böylece hayattayken yaygınlık kazanan şöhreti giderek artmıştır. Nihayet görüşleri yakın ve muasır dönem âlimler için referans olmuştur. Anahtar Kelimeler: Fıkıh, İbn Kayyim, İbn Teymiyye, aile hukuku, evlilik, boşama.

Aile hukukuBoşanmaEvlilik+2
Fatih Çinar
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Boşanma sürecindeki kadınların sosyo-ekonomik özellikleri, sosyal destek ve umutsuzluk düzeyleri ile ilişkili faktörlerin tanımlanması

Bu çalışma boşanma sürecindeki kadınların sosyo-ekonomik özellikleri ve sosyal destek ile umutsuzluk düzeylerinin ilişkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın evrenini, 01.09.2016-30.04.2017 tarihleri arasında Manisa Adliyesi, Aile Mahkemelerinde boşanma davaları devam eden 828 kadın oluştururken, bu evren arasından basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile belirlenen boşanma sürecindeki 242 kadın ise örneklemi oluşturmuştur. Bu doğrultuda araştırmanın bağımlı değişkeni boşanma sürecindeki kadınların umutsuzluk düzeyiyken, boşanma sürecindeki kadınların sosyo-ekonomik özellikleri ile algıladıkları sosyal destek düzeyi bağımsız değişken olarak ele alınmıştır. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemi kapsamında, araştırma verileri sosyo-demografik anket formu, Beck Umutsuzluk Ölçeği ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), İndependent Sample T Testi kullanılmıştır. Kadınların algılandıkları sosyal destek ile umutsuzluk düzeyi arasındaki ilişkinin analizi Pearson Korelasyon Tekniği ile yapılırken ileri analizinde Enter Metodu ve Regresyon Analizinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularında boşanma sürecindeki kadınların gelir seviyesi(t(239)=3,882, p< .05), 12 yaşına kadar yaşadıkları yerleşim yeri (t(197)= -2,897, p<.05) ve boşanma sürecinde bir arada yaşadıkları kişiler(t(240)=2,107, p<.05) ile umutsuzluk düzeyleri arasında anlamlı bir farklılaşma görülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre boşanma sürecindeki kadınlara, özel kişilerin sağladığı sosyal desteğin artmasıyla umutsuzluk düzeyinin azaldığı saptanmıştır(β=.15, t(241)=2.19,p<.05). Sonuçlar kadınların umutsuzluklarını azaltabilmek için profesyonel desteğin yaygın hale getirilerek ulaşılabilir olması gerektiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Boşanma, Kadın, Sosyal Destek, Umutsuzluk

Algılanan sosyal destekBoşanmaBoşanmış kadınlar+5
Esma Avan
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Boşanma davalarında maddi ve manevi tazminat

Bu çalışmanın konusu, evliliğin boşanma ile sona ermesinin mali sonuçlarından olan maddi ve manevi tazminattır. Boşanmadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinin hukuki dayanağı, Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesidir. Çalışmada, maddi ve manevi tazminat kavramı, bu tazminatların koşulları, tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak kriterler ve bu davalarda uygulanacak usul kuralları ele alınmıştır. Konular açıklanırken, öğreti ve Yargıtay uygulamasına sıklıkla yer verilmiştir. Çalışma, dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, boşanmanın genel çerçevesi, ikinci bölümde maddi tazminat, üçüncü bölümde manevi tazminat ve son olarak dördüncü bölümde bu davalardaki usul kuralları incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Boşanma, Boşanmanın Sonuçları, Maddi Tazminat, Manevi Tazminat.

BoşanmaDavalarMaddi tazminat+4
Abdulmuttalip Zararsız
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

İlgili konular