Düzce

115 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Düzce ili fındık (Corylus avellana L.) bahçelerinde görülen önemli yabancı ot türleri, yoğunlukları ve rastlanma sıklıklarının belirlenmesi

Fındık, Düzce ilinde bitkisel üretim bakımından önemli bir yerdedir. Fındık yetiştiriciliğinde bitki koruma problemlerinden biri de yabancı otlardır. Düzce ili fındık bahçelerindeki yabancı ot türlerini, yoğunluklarını ve rastlanma sıklıklarını belirlemek için yapılan bu çalışma, 2021 yılı Nisan-Temmuz ayları arasında yürütülmüştür. Bu amaçla Düzce iline bağlı 8 ilçede araştırma yürütülerek, toplam 50 bahçelik bir alanda sürvey yapılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda 31 familyaya ait 103 adet yabancı ot türü tespit edilmiştir. Bu yabancı otlardan Potentilla reptans (35,46 bitki/m²), Poa pratensis (12,15 bitki/m²), Bromus hordeaceus subsp. hordeaceus (11,97 bitki/m²), Cynosurus cristatus (10,52 bitki/m²), Bromus sterilis (8,97 bitki/m²), Hordeum bulbosum (8,43 bitki/m²), Trifolium pratense var. pratense (6,17 bitki/m²), Holcus lanatus (5,87 bitki/m²), Alopecurus myosuroides subsp. myosuroides (5,84 bitki/m²), Trifolium campestre (5,75 bitki/m²) türleri il çapında en yoğun 10 tür olarak belirlenmiştir. Rastlanma sıklıkları ile ilgili olarak yapılan araştırmada tespit edilen ilk 10 tür ise; Potentilla reptans (%81,80), Oenanthe silaifolia (%78,34), Lapsana communis (%60,72), Convolvulus arvensis (%51,37), Rubus tereticaulis (%43,87), Geranium pyrenaicum (%38,2), Trifolium campestre (%37,1), Trifolium pratense var. pratense (%32,13), Conyza canadensis (%31,81), Urtica dioica subsp. dioica (%31,72)'dır.

DüzceFındıkYabancı otlar+1
Hakan Ermeç
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bir sözlü tarih çalışması: Çerkes (Adige) boylarından Şapsığların ve Kabardeylerin günümüzdeki göç ve kimlik algısı

Çerkesler, 19. Yüzyılda Rusya'nın uyguladığı yayılmacı politikalar sonucunda aralarında Türkiye'nin de olduğu pek çok ülkeye göç etmeye zorlanmıştır. Çerkeslerin göçe zorlanma nedenlerinden, yaşadıkları göç sürecinin tarihine ve sonuçlarına yönelik pek çok araştırma ve çalışma yapılmıştır. Ancak, günümüzde Türkiye'de varlığını sürdüren Çerkeslerin göç ve kimlik algılarına ilişkin sözlü tarih çalışmaları nadirdir. Bu tez ile Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasında varlığı yadsınamayacak düzeyde olan ve halen Türkiye'de etkin bir çoğunluğu oluşturan Çerkeslerin yaşadıkları tarihi süreç ile sahip oldukları kültürel ve etnik kimlikler açısından algılarındaki değişimleri ya da değişmeyen düşünceleri elde etmek ve değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda tezin birinci bölümünde kuramsal çerçeve çizilmiş ve "göç", "zorunlu göç", "hafıza", "kimlik", "göç algısı" kavramları tanımlanmıştır. Kuramsal çerçevenin ardından ikinci bölümde, Çerkeslerin Kafkasya'dan Türkiye'ye göçünün ve iskânının tarihsel süreci aktarılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde sözlü tarih yöntemi kapsamında Çerkes boylarından Şapsığlardan 5 kişi ile Düzce'de gerçekleştirilen mülakatlar incelenmiştir. Dördüncü bölümde ise Çerkes boylarından Kabardeylerden 5 kişi ile Kayseri'de yapılan mülakatlar ele alınmıştır. Gerçekleştirilen mülakatlar, "göç, kimlik, hafıza ve algı" kavramlarından faydalanılarak değerlendirilmiştir.

AdigelerDüzceGöçler+7
Özge Şahin
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane öncesi acil sağlık çalışanlarında ahlaki zekanın değerlendirilmesi: Bolu-Düzce örneği

Amaç: Bu araştırmada, hastane öncesi acil sağlık hizmetleri çalışanlarının ahlaki zekâlarının değerlendirilmesi ve çeşitli sosyo-demografik özellikler bakımından ahlaki zekâ parametrelerinin farklılaşıp farklılaşmadığının ortaya konması amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırmanın verileri, Kasım 2021-Şubat 2022 tarihleri arasında Sosyo-demografik Veri Formu ve Sağlık Hizmetlerinin Sunumunda Ahlaki Zekânın Ölçülmesine Yönelik Ölçek aracılığıyla elde edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, basıklık-çarpıklık değerleri, Kolmogorov-Smirnov testi, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi, Dunn's Testi ve Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Yaş ortalaması 30,77±6,10 olan katılımcıların 130'u (%49,8) kadın, 131'i (%50,2) erkekti. Katılımcılara ait ölçek boyutları puan ortalamaları: eşitlik 4,47±0,57; empati 4,32±0,58; ahlaki zekâ 4,26±0,58; adalet 4,04±0,61; hoşgörü 4,42±0,58; kişisel kontrol 4,46±0,57; nezaket 4,30±0,66. Katılımcıların cinsiyetleri, eğitim düzeyleri, çalışma süreleri, çalışma sistemleri, gelir düzeyleri ve çocuk sahibi olma durumları bakımından ölçek boyutlarında gruplar arası anlamlı fark bulunmamıştır. Bekar/dul/boşanmış/ayrı yaşayan katılımcıların empati (p=0,004), adalet (p=0,039) ve kişisel kontrol (p=0,009) düzeyleri evlilere kıyasla anlamlı şekilde daha yüksektir. Paramediklerin kişisel kontrol düzeyleri sağlık memuru/hemşire/ebe/diğerlerine göre daha yüksek bulunmuştur (p=0,015). Sonuç: Katılımcılar sağlık hizmeti sunumunda eşitlik, empati, ahlaki zekâ, adalet, hoşgörü, kişisel kontrol ve nezakete yönelik yüksek hassasiyet göstermiştir. Çalışanların ahlaki zekâ parametrelerine yönelik yüksek duyarlılıklarının hastane öncesi alanda karşılaşabilecekleri hem etik sorunların hem de ahlaki zekâ parametrelerine ilişkin diğer sorunların çözümünde etkili olabileceği düşünülmektedir.

Acil servis-hastaneAcil tıpAhlaki zeka+5
Ramazan Güneşer
Eskişehir Osmangazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin yıldırma yaşama düzeyleri ile motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi (Düzce ili örneği)

Eğitim gibi toplumların geleceğine yön veren bir sektörde verimlilik kritik öneme sahiptir. Eğitimde en yüksek verimliliğe ulaşmanın yolu çalışanların yüksek motivasyonundan geçmektedir. Oysa yıldırma davranışları ile çalışanların motivasyonunu olumsuz etkileyen faktörler belirmekte ve eğitimde verimi düşürmektedirler. bu araştırmanın bulgularının motivasyonu olumsuz etkileyen ve yıldırma davranışlarını betimleyen unsurları ortaya koyarak bu problemin çözümü yönünde uygulayıcılara rehberlik etmesi beklenmektedir. Bu araştırmada Düzce İlindeki liselerde görev yapan öğretmenlerin Yıldırma Yaşama Düzeyleri ve Motivasyon Düzeylerinin cinsiyete, yaşa, hizmet yılına, medeni duruma, okuldaki öğrenci sayısına, okuldaki öğretmen sayısına, okuldaki idareci sayısına, mobing yaşama durumuna, tanıdığının mobing yaşaması durumuna, mobing yapanlara ve mobing nedenine göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerden araştırma amaçları doğrultusunda bilgi toplamak amacıyla hazırlanan veri toplama aracı 3 bölümden oluşmaktadır. Araştırmacı tarafından öğretmenlerin demografik özellikleri hakkında bilgi toplamak amacıyla oluşturulmuştur. 10 soru içermektedir. Öğretmenlerin yıldırma yaşama düzeylerini ölçmek için Einarsen ve Raknes (1997) tarafından geliştirilen ve Cemaloğlu'nun (2007) Türkçeye uyarladığı Olumsuz Davranış Soruları ölçeği kullanılmıştır. Ölçek görevle ilgili yıldırma ve sosyal ilişkilerle ilgili yıldırma boyutları olmak üzere 2 alt boyut ve 21 maddeden oluşmaktadır. Gündüz (2009) tarafından hazırlanan Motivasyon Düzeyi Belirleme Ölçeği tek boyutludur ve 18 soru içermektedir. Bu bağlamda örneklem grubunu oluşturan Öğretmenlerin Yıldırma Yaşama Düzeyi Belirleme ve Motivasyon Düzeyi Belirleme ölçeklerinden aldıkları puanların; öğretmenlerin cinsiyetine ve medemi durumlarına göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Bağımsız Grup T Testi, öğretmenlerin yaşına, hizmet yılına, okuldaki öğrenci sayısına, okuldaki öğretmen sayısına, okuldaki idareci sayısına, mobing yaşama durumuna, öğretmenin tanıdıklarının mobing yaşama durumuna, mobing yapanlara ve mobing nedenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Kruskal Wallis-H Testi ve hangi gruplar arasında anlamlı farklılıklar olduğunu belirlemek üzere Mann Whitney-U testi, öğretmenlerin medeni durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için Mann Whitney-U testi yapılmıştır. Öğretmenlerin Yıldırma Yaşama Düzeyleri ile Motivasyon Düzeyleri arasında ilişki bulunup bulunmadığını belirlemeke üzere Pearson Momentler Çarpımı Analizi yapılmıştır. Analizler araştırmanın amacına uygun bir şekilde aşağıda tablolarla verilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin motivasyon düzeylerinin yaşa, hizmet yılına, mobing yaşama durumuna, öğretmenin tanıdıklarının mobing yaşama durumuna, mobing yapanlara ve mobing nedenlerine göre farklılaştığı, cinsiyet, medeni durum, okuldaki öğrenci sayısı, okuldaki öğretmen sayısı ve okuldaki idareci sayısının motivasyon üzerinde etkili kriterler olmadığı; öğretmenlerin yıldırma yaşama düzeylerinin okuldaki öğrenci sayısına, okuldaki öğretmen sayısına, okuldaki idareci sayısına, mobing yaşama durumuna, öğretmenin tanıdıklarının mobing yaşama durumuna, mobing yapanlara ve mobing nedenlerine göre farklılaştığı, cinsiyet, medeni durum, yaş hizmet yılı kriterlerinin yıldırma yaşama düzeyinde etkili kriterler olmadığı, öğretmenlerin motivasyon düzeyi ile yıldırma yaşama düzeyleri arasında negatif anlamlı bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Kullanılan Anahtar Kelimeler: Motivasyon, yıldırma, mobing, öğretmen

DüzceEğitim yönetimiMobbing+5
Latif Avcı
Yeditepe University
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim öğrencilerinde teknoloji kullanımı eksenli yabancılaşma: Düzce Merkez ilçe örneği

Günümüz modern toplumlarında teknolojik gelişimin vardığı düzeye bağlı olarak oluşan pek çok sorundan söz edilebilir. Temelde bağımlılıklar, yabancılaşma ve değer ölçülerinin değişimi gibi kimi sorunlar özellikle ilköğretim düzeyi öğrenciler üzerinde geniş etki alanlarına sahip olmaktadır. Öğrencilerin güvenli teknoloji kullanma bilincinden yoksun olma durumuna bağlı olarak gözlemlenen problemler internet bağımlılığı, cinsel içerikli videolara erişim, kişisel bilgileri ele geçirme, korsan yazılım gibi etik olmayan davranışlar ile zihinsel ve fiziksel gelişimlerine uygun olmayan bilgilere erişim sağlamaları sayılmaktadır. Teknoloji eksenli yabancılaşma olarak kavramsallaştırılan bu olguda anne baba tutumlarının rolü analiz edilmektedir. Söz konusu problemleri incelemek için nicel bir çalışma olan tarama deseninde bir araştırma gerçekleştirilmiştir. 2014-2015 eğitim öğretim yılında Düzce merkez ilçede eğitim öğretime devam eden ortaokul yedinci sınıf öğrencileri arasından seçilen örneklem üzerinde anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler tezin varsayımları doğrultusunda frekans dağılımları, yüzdeler, çapraz tablolar, ortalama, t testi ve ANOVA testlerinden yararlanılarak betimsel olarak çözümlenmektedir.

Ana-baba tutumuDüzceEğitim psikolojisi+5
Ömer Çalışkan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation of earthquake performance of prefabricated reinforced concrete industrial buildings

The most used area of pre-engineered reinforced concrete construction systems is industrial buildings. Industrial buildings are structures with high costs both in terms of establishment/construction stages and in terms of machinery and equipment. Considering that these structures are a source of national wealth and employment, we encounter the necessity of these structures to be resistant to disasters and to have continuous production In this context, pre-engineered reinforced concrete skeleton systems used in industrial buildings are examined in this study. A literature analysis on the historical development, advantages, disadvantages, connection details and construction processes of these structures is presented. In addition, the rules determined for pre engineered reinforced concrete skeleton systems in the earthquake regulations applied to date have been examined. In this context, Düzce Anatolian Bearing Factory, located in the earthquake zone, was chosen as the field study. The earthquake performance of the building, which is an example of pre-engineered reinforced concrete skeleton systems used in industrial buildings, has been evaluated and the behavior of the connection details has been interpreted.

Reinforced concrete prefabricated structuresEarthquake regulationsDüzce
Veli Koçak
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Düzce ilindeki nöral tüp defekti sıklığı ile ebeveynlerin demografik özelliklerin araştırılması

Nöral tüp defektleri (NTD) embriyoda nöral tüpün kapanması esnasında ortaya çıkan hatalar sonucu meydana gelir. NTD intrauterin dönemde üçlü tarama testi veya ultrasonografi (USG) ile tanı konulabilen merkezi sinir sistemi anomalileridir. Dünya çapında nöral tüp defektlerinin görülme sıklığı 1000 canlı doğumda 1,4 - 2 arasındadır. Çalışmamızda NTD sebeplerinde etkili olan faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmamıza Nisan 2013 ile Nisan 2014 tarihleri arasında Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD da yaşamla bağdaşmayan NTD nedeniyle gebelikleri sonlandırılan hastalar ve Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları AD da nöral tüp defekti tanısıyla tedavileri devam eden hastalar dâhil edilmiştir. Kontrol grubuna ise Düzce ilinde sağlıklı tekil bebek doğumu gerçekleşen hastalar dâhil edilmiştir. Çalışma grubunda 30 ve kontrol grubunda 30 hasta çalışmaya dâhil edilmiştir. Gruplar arasında gebelik öncesi ve sonrasında folik asit kullanımı, yaş, eş yaşı, beden kitle indeksi (BKİ), meslek, eş mesleği, gravida, parite, sigara/alkol kullanımı, akraba evliliği, infertilite öyküsü karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak; prekonsepsiyonel ve konsepsiyonel dönemlerdeki folik asit desteği nöral tüp defektlerine karşı önemli bir koruyucu etken olarak belirlenmiştir. Maternal eğitim düzeyinin artması ve maternal beden kitle indeksi de NTD riskinde etkili olan diğer faktörler olarak saptanmıştır. NTD riskini etkileyen nedenlerin tespit edilip ortadan kaldırılması için randomize ve geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır.

Ana-babaDemografiDüzce+3
Sevcan Karacabey
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Çerkeslerde sosyal ve kültürel değişim: İstanbul ve Düzce örneği

İstanbul ve Düzce şehirlerinde Çerkeslerde sosyal ve kültürel değişimin konu edildiği bu çalışma 1864 yılından itibaren ana vatanları olan Kafkasya'dan sürgün edilerek Anadolu topraklarına yerleştirilen Çerkeslerin geçmişten bugüne yaşamış oldukları sosyal ve kültürel değişimi konu almaktadır. Çerkesler geçmiş tarihlerden bu yana kendilerine has yaşam tarzları, örf/adetleri ve dilleriyle bilinmektedir. Geçmişte genellikle kırsal alanlarda yaşamakta olup kültürel yaşamlarını kendi içlerinde muhafaza eden Çerkeslerin geçen zaman içinde değişen yaşam koşullarının da etkisiyle kır yaşamından kent yaşamına geçiş yaptıkları görülmektedir. Bu çalışmanın amacı günümüzde yaşamlarını çoğunlukla şehirlerde sürdürmekte olan Çerkes toplumunun zaman içinde yaşamış olduğu sosyal ve kültürel değişim sürecini ele almak ve bu süreçte karşılaşmış oldukları güçlüklere değinerek yaşanan bu değişimin boyutlarını sosyolojik açıdan değerlendirmektir. Bu çalışma için İstanbul ve Düzce şehirlerinin seçilmiş olması küçük şehir ve metropol arasındaki sosyal ve kültürel değişimin farklı boyutlarını görebilmek açısından önemlidir. Bu çalışmada İstanbul ve Düzce şehirlerinde yaşayan kadın ve erkeklerden oluşan 26 kişilik katılımcı grubuyla derinlemesine görüşme yapılmıştır. Elde edilen veriler sonucunda İstanbul ve Düzce şehirlerinde yaşayan Çerkeslerde, geçmişten bugüne sosyal ve kültürel alanda birtakım değişimler yaşandığı gözlemlenmiştir. Şehirleşme ile birlikte oluşan yeni yaşam tarzı, eğitim ve iş olanakları nedeniyle aileden uzak yaşama vb. nedenler kültürel yaşamı birçok açıdan olumsuz yönde etkilemektedir. Şehir yaşamı ailelerin kültürel ögeleri yeni nesle aktarımında güçlük yaşamalarına neden olmaktadır. Bu nedenle Çerkesler kendilerine özgü adet ve geleneklerini devam ettirerek gelecek nesillere aktarabilmek amacıyla bir araya gelerek sosyalleşebilecekleri birtakım etkinlikler düzenlemektedirler. Bu girişimleri şehirlerde yasal yollarla kurmuş oldukları federasyon ve derneklerin çatısı altında gerçekleştirmektedirler.

DüzceKültürKültürel değişim+4
Semra Angın
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Düzce Üniversitesi Tıp fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma merkezi sigara bırakma polikliniği tedavi etkinliğinin değerlendirilmesi

Amaç: Tütün bağımlılığı ve sigara içiciliği dünya çapında önlenebilir ölümlerin önde gelen nedenidir; kendisine kolay ulaşılabilir olması ve yasal olması nedeniyle kullanımı toplum içinde çok yaygın olan ve tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Sigara ile mücadelede önemli bir yeri olan sigara bırakma polikliniklerinin tedavide başarı oranlarını ciddi şekilde arttırdığı gösterilmiştir. Bu çalışmanın amacı, sigarayı bırakmak için Düzce Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı bünyesindeki Sigara Bırakma Polikliniğine başvuran hastaların demografik ve sosyokültürel özelliklerini incelemek, sigara içme durumunu etkileyen faktörleri, uygulanan sigara bıraktırma tedavilerinin etkinliğini değerlendirmekti. Gereç-Yöntem: Çalışma Ocak 2018 - Aralık 2019 tarihleri arasında Düzce Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim dalı Sigara Bırakma polikliniğinde gerçekleştirildi. Çalışma prospektif, tanımlayıcı ve kesitsel çalışma olarak planlandı. Çalışmaya sigara bırakma polikliniğine başvuran ve tedaviye başlanıp önerilen kontrollere devam eden hastalar dâhil edildi. Hastaların nikotin bağımlılık seviyesinin belirlenmesi amacıyla Fagerstrom nikotin bağımlılık testi uygulandı ve bireylerin demografik özellikleri, sigara içme alışkanlıkları ve uygulanan tedaviler kayıt edildi. Çalışmada 'tekrar başlasa bile en az ≥6ay bırakmayı başaran hastalar sigarayı bırakmış (başarılı)' olarak kabul edildi ve başarılı olanlar ve olmayanlar olarak ayrılan 2 grubun tüm özellikleri karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan 427 (başarılı 202, başarısız 225 kişi) hastanın yaş ortalaması sırasıyla başarılı grupta 43,78±12,77, başarısız grupta 41,67±12,91 idi. Gruplar arasında yaş, cinsiyet, medeni durumu, çocuk varlığı, alkol tüketimi ve sigaraya başlama yaşı bakımından farklılık yoktu. Çalışmada Fagerstrom Nikotin Bağımlılık Testinin (FNBT) başarısız grupta anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi (başarılı 5 (3), başarısız 6 (2), p<0,001). Hastaların tedavi oranları açısından başarılı grupta Vareniklin + Nikotin replasman tedavisi + Bilişsel davranışçı terapi alanların başarı oranı daha yüksekti (başarılı %5, başarısız 0,5, p=0,046). Ayrıca daha önce sigara bırakmayı denemenin varlığı başarılı grupta anlamlı olarak yüksekti (başarılı %90,6, başarısız %81,8, p=0,009). Sonuç: Çalışmada tedavinin başarıya ulaşmasında; FNBT skorunun, günlük tüketilen sigara adedinin, daha önce sigara bırakmayı denemiş olmanın, yan etki nedeniyle tedavinin yarıda bırakılmasının ve tedavi seçeneğinin etkili olduğu belirlendi. Sigara bırakma tedavisi sırasında hastanın; bağımlılık düzeyi, daha önceki sigara bırakma deneyimleri ve tedavi yan etkileri ile beraber değerlendirilerek desteklenmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Sigara bağımlılığı, önlenebilir olması nedeniyle sigara bırakma tedavisi sırasında her aşamada hastaya verilen destek toplum sağlığını da geliştirecektir. Anahtar Kelimeler: Tütün, Sigara bırakma polikliniği, Vareniklin, Nikotin replasman tedavisi, Bilişsel davranış terapisi

BağımlılıkBilişsel davranış terapileriDüzce+5
Doğukan Danışman
Düzce University
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde gebe polikliniğine başvuran gebelerde OGTT farkındalık düzeyinin değerlendirilmesi

Amaç: Gestasyonel diyabet gebelikte sık karşılaşılan durum olup anne ve bebek için gebelik sürecinde, hem doğum sırasında, hem de hayatlarının ilerleyen dönemlerinde birçok riski beraberinde getirir. Tanısı konulduğunda komplikasyonlarının önlenebileceği bir bozukluk olan GDM'nin gebelikte OGTT ile taramasının yapılması ve gerekli önlemlerin zamanında alınması büyük önem arz etmektedir. Çalışmamızdaki amacımız Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi gebe polikliniğine başvuran gebelerin GDM hakkındaki bilgi düzeylerinin, bilgi edinme yollarının, OGTT yaptırmak istemeyen gebelerin oranının, yaptırmak istememe sebeplerinin, medyanın sağlık fikirleri üzerine olan etkilerinin tespit edilmesidir. Gereç-Yöntem: Tanımlayıcı kesitsel özellikte olan araştırmamız Kasım 2020-Mart 2021 tarihleri arasında Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde gebe polikliniğine başvuran gebelerle yürütülmüştür. Çalışmaya katılmak istememek, 18 yaş altında olmak, yabancı uyruklu olmak, diyabet tanılı olmak dışlama kriteri olarak belirlenmiştir. Gebelere içerisinde sosyodemografik bilgilerin, obstetrik özelliklerinin de olduğu OGTT ve GDM ile ilgili toplam 31 soru yöneltilmiştir. Bulgular: Yaş ortalaması 28,77±5,6 olan 344 gebe çalışmaya dahil edildi. Gebelerin %64,8'inin OGTT'nin nasıl yapıldığını bildiği, % 50,9'unun OGTT yaptırmak istemediği ve %5,2'sinin bu konuda kararsız olduğu saptanmıştır. OGTT ile ilgili bilgiyi gebelerin %61,6'sı doktorundan edindiğini ifade etmiştir. Gebelerin %20,3'ü OGTT zararlıdır yanıtını vermiştir ve gebelerin %16,6'sı da zarar konusu hakkında kararsız olduğunu belirtmiştir. OGTT'nin zararlı olduğunu düşünenlerin %80'inin testi yaptırmadığı veya yaptırmayı düşünmediği belirlenmiştir. OGTT zararlıdır 10 diyenlerin daha yüksek oranda testi yaptırmak istemediği görülmüştür(p<0,001). OGTT'nin zararlı olduğunu düşünenlerin %57,1'i çevresinden, %5,7'si televizyon programlarından, %4,3'ü sağlık çalışanlarından OGTT zararlıdır fikrini edindiği tespit edilmiştir. Sonuç: Gebelerin doğruluğu kesin olmayan ve literatüre dayanmayan bilgilerden yola çıkarak kendilerine ve bebeklerine zarar vereceği endişesi nedeniyle OGTT yaptırmak istemedikleri ve bu durumun eğitim düzeyi ile diğer sosyodemografik faktörlerden etkilenmediği saptanmıştır. Gebelerde OGTT konusunda yeterli bilgi ve farkındalıklarının olmadığı ve sağlık personelinin gebeleri bu konuda yeterince bilgilendirmediği görülmektedir. Toplumdaki OGTT ve GDM hakkındaki bilgi eksikliğinin giderilmesinde sağlık çalışanlarına, sağlık yöneticilerine ve medyaya önemli görevler düşmektedir. Farkındalığın oluşması için prenatal dönemden başlayarak gebelik esnasında halkın yanlış bilgi edinmesinin önüne geçecek programlar ortaya koyulması ve bu konudaki bilgi kirliliğinin ortadan kaldırılması gerekmektedir.

Diabet-gebelik sırasındaDiabetes mellitusDüzce+4
Emine Hızarcı Tavlı
Düzce University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Düzce yöresi ballarında polen analizi

2019 ve 2020 yılları arasında Düzce ili ve ilçelerinden (Akçakoca, Cumayeri, Çilimli, Gölyaka, Gümüşova, Kaynaşlı, Yığılca) 34 bal örneği toplanmış ve bunların polen analizi yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda Düzce yöresi ballarında 20'si familya, 69'u cins ve 20'si tür düzeyinde toplam 109 taksonun poleni teşhis edilmiştir. Bu polenlerin çoğu Apiaceae, Asteraceae, Boraginaceae, Brassicaceae, Ericaceae, Fabaceae, Fagaceae, Plantaginaceae, Poaceae ve Rosaceae familyalarına aittir. Balda polenlerine en yüksek oranda rastlanan takson yörenin doğal bitkilerinden olan Castanea sativa türüdür. 34 bal örneğinden 12 tanesi monofloral (tek çiçek kaynaklı) bal olarak belirlenmiştir. Monofloral balların 8 tanesi Castanea sativa, 3 tanesi Rhododendron ponticum ve 1 tanesi Ailanthus sp. balı olarak tanımlanmıştır. Geriye kalan 22 adet bal örneği ise polifloral (çok çiçek kaynaklı) bal olarak tanımlanmıştır. Yapılan analizler sonucunda ballardaki takson çeşitliliği en yüksek düzeyde olan familyanın 17 örnekle Asteraceae, ikinci familyanın 11 örnekle Rosaceae ve üçüncü familyanın 9 örnekle Fabaceae olduğu belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: Bal, Düzce, Melissopalinoloji, Polen analizi

BalDüzceKestane balı+3
Çağla Atsay
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

1165 numaralı 1318-1319/1901-1902 tarihli Düzce Şer'iyye Sicili (Metin ve tahlil)

Osmanlı hukuk sistemine kendine has özellik kazandıran yargı teşkilatının başında Şer'iyye mahkemeleri gelir. Merkezde ve taşrada adaleti sağlamak için hukukî olarak padişahın vekâletiyle kadılar ve onların yardımcıları nâibler görevlendirilmişlerdir. Kadıların görevleri sırasında tuttuğu Sicil adı verilen defterler birinci el kaynak niteliği taşımakta, aynı zamanda Osmanlı aile, toplum, ekonomi ve hukuk hayatı hakkında bizlere önemli bilgiler sunmaktadırlar. Bu hukukî metinler ayrıca dönemin ve ait olduğu şehrin tarihine ışık tutmaktadırlar. Düzce kazasına ait Devlet Arşivleri Başkanlığı'nda 33 adet Şer'iyye sicili mevcuttur. 1885-1908 yıllarını kapsayan bu sicillerden daha önce yalnızca 1153 numaralı 1895 yılına ait Sicil çalışılmıştır. İkinci çalışma ise 1165 numaralı 1318- 1319/1901-1902 tarihli Sicil üzerine tarafımızca yapılan bu çeviri yazı ve değerlendirmedir. Takriben bir senelik zaman dilimini kapsayan bu Sicil içerisinde 64 dava kayıtlıdır. Sicil'in son sayfalarında da kadıya ait birkaç not mevcuttur. Sicil'de geçen davalar çeşitli konularla ilgiliyse de kadı nâibi genellikle aile hukukuyla ilgili davalara bakmıştır. Nitekim dava konularını ekseriyetle miras, nikâh, boşanma, nafaka ve alacak ile ilgili meseleler oluşturmaktadır.

DüzceOsmanlı DevletiOsmanlı Dönemi+2
Kübra Dik
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal sermayenin müşterilerin ilişki memnuniyetine etkisi: Düzce ili serbest muhasebeci mali müşavir mükellefleri örneği

Bu araştırmanın amacı; sosyal sermayenin müşterilerin ilişki memnuniyetine olan etkisini ölçmektir. Ayrıca bilişsel, ilişkisel ve yapısal sosyal sermayenin müşterilerin ilişki memnuniyetine etkisini belirlemektir. Bu amaçlarla Düzce ilinde 364 mükellef üzerinde anket gerçekleştirilmiştir. SPSS analiz programı ile "Bağımsız Örneklem t-Testi", "Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA)", "Pearson Korelasyon Analizi" ve "Regresyon Analizi yöntemlerinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda bilişsel, ilişkisel ve yapısal sosyal sermaye düzeyleri ile, yeniden müşteri olma niyeti ve ilişki memnuniyetleri arasında pozitif bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların demografik ve mesleki özelliklerine göre sosyal sermeye düzeylerinin ve ilişki memnuniyet düzeylerinin farklılaştığı tespit edilmiştir.

DüzceMali müşavirlikMuhasebeci+6
Burak Torun
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Suç ve mekân ilişkisinin araştırılması: Düzce örneği

Mimari tasarım, soyut düşünceden somut tasarıma ilerleyen karmaşık bir süreçtir. İnsanların maddi bir mekâna dair sezgisel ve soyut algılarını sağlam bir matematiksel yolla ortaya koyan kentsel araştırma paradigması olan mekân dizimi, mekânın sosyal özelliklerini nasıl temsil ettiğini araştırmaktadır. Morfolojik çalışmalarda, sezgisel açıklamalar yerine, insan yapımı çevreye ilişkin farklılıkların analizi, belirli mekânsal sistemin ilişkisel veya konfigürasyonel yapısının anlaşılmasını gerektirir. Mekân dizimi, bu mekânsal konfigürasyonları analiz etmek için geliştirilmiş bir yaklaşımdır. Mekân morfolojisi analizine odaklanan bu çalışma, "mekânsal suç" kavramını öne sürerek bu kavram ışığında mekânların kendi içinde, birbirleriyle ve insan davranışıyla olan ilişkilerini irdelemektedir. Suçun eşit olmayan mekânsal dağılımı, onu bu sosyolojik çerçeve içinde analiz için ideal bir aday yapar: suç evrenseldir, ancak mekânsal olarak yoğunlaşmıştır; herkesi hedef alır, ancak herkesi eşit olarak değil. Çalışma bu kapsamda, mekânların görünmeyen özelliklerini ortaya çıkararak kentsel doku içindeki rolünü sorgulamayı ve farklı mekânsal kurguların insan davranışı üzerindeki etkisi sonucunda suç ile ilişkisini tartışmayı hedeflemektedir. Çalışmanın araştırma yöntemi mekân dizimi analizlerine dayanmaktadır. Düzce ili merkez mahallelerini örnek alan ve kentsel çevre içinde sokak dokusuna odaklanan bu çalışma, mekân dizimi teorisi ve nicel analiz yöntemi yardımıyla mekânların kurgusal önemini ortaya koyarak ilgili öneriler sunmaktadır. Çalışma alanı olarak seçilen bölgede mekân dizimi analizleri kapsamında Depthmap yazılımına aktarılan verilerle bağlanabilirlik (connectivity), derinlik (mean depth), bütünleşme (integration), seçim (choice) ve kavranabilirlik (intelligibility) analizleri yapılmıştır. Ulaşılan değerler yardımıyla farklılaşan mekânsal ilişkiler tespit edilerek, mekân kurgusuna ve mekânın anlamına etkisi tartışılmıştır. Bununla birlikte kent morfolojisi analizleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde mekân morfolojisi kapsamında mekânsal kurgunun değişiminin mekânın kullanımı, anlamı ve kentsel ilişkiler bütünü içindeki konumuna nasıl etki ettiği; böylelikle suç potansiyeli ile ilişkisinin kuvvetli olduğu görülmüştür. Mekân dizimi yönteminin bilime dayalı bilgiyi tasarım sürecine aktararak bilim ve tasarım arasında bağlantı kurmayı başardığını ve tasarımcının tasarım önerilerini test ederken kullanabileceği grafiksel ve matematiksel veriler ürettiğini göstermiştir.

DüzceKent morfolojisiKentsel mekan+2
Zeynep Mıhçı Yıldırım
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Düzce Üniversitesi hastanesi'ne başvuran erişkin hastalarda kızamık, kızamıkçık, kabakulak ve suçiçeği seroprevalansı

Giriş ve Amaç: Kızamık, kızamıkçık, kabakulak ve suçiçeği çocukluk çağı hastalıklarıdır. Erişkin dönemde geçirildiğinde ağır ve komplikasyonlu seyredebilir; seronegatif olanlara aşı önerilmelidir. Erişkin hastalarda kızamık, kızamıkçık, kabakulak ve suçiçeği seroprevalansının belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne 1 Ocak 2018-31 Aralık 2020 arasında başvuran; kızamık, kızamıkçık, kabakulak veya suçiçeği IgG antikorlarından en az birine bakılan erişkinler dahil edilmiştir. Mükerrer başvurularda ilk tetkikleri alınmıştır. Hastalar kızamık, kızamıkçık, kabakulak ve suçiçeği olarak dört gruba ayrılmıştır. Seropozitiflik oranları, yaş, cinsiyet, başvuru birimi ve yılı, doğum yeri (ilçe, il, bölge), sağlık çalışanı veya gebe olma durumu incelenmiştir. İstatistiksel analizde p<0,05 değerler anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamızda 1811'i erkek (%39,6), 2762'si kadın (%60,4); 319'u sağlık personeli (%6,9), 97'si gebe (%2,1) olan 4573 hastadan 6187 tetkik istenmişti. Kabakulak seropozitifliği erkeklerde daha yüksekti (p=0,001). Kızamık, kızamıkçık, kabakulak ve suçiçeği gruplarında hasta sayısı ve seronegatiflik oranları sırasıyla; 555 (%13,2), 4553 (%4,7), 493( %28,4), 586 (%12,5) idi. Sağlık personeli ve gebelerde de en yüksek seronegatiflik kabakulakta (%20,6 ve %25) görüldü. Kızamıkçıkta yaş grubu arttıkça seropozitiflik azalmaktaydı ve 18-30 yaş arasında en yüksek orandaydı (p<0,001 ), yine de seropozitiflik her yaş grubunda %90 üzeriydi. Suçiçeği seronegatifliği Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde doğanlarda (%33,3; p=0,022), kızamıkçık seropozitif hasta sayısı Karadeniz ve Marmara Bölgesi'nde doğanlarda (n=2986, n=738) daha yüksek saptandı (p=0,020). İlçede doğanların kızamıkçık seropozitiflik oranı, ilde doğanlardan daha yüksekti (p=0,007). Sonuç: Kızamık ve suçiçeği seropozitiflik oranımızın % 90'nın altında olduğu görülürken, kabakulak seropozitifliğinin oldukça düşük olduğu görüldü. Kızamıkçık seropozitifliği yüksekti, ancak yaş ilerledikçe azalmaktaydı. Aşılanmamış veya hastalığı geçirmemiş erişkin bireylere serolojik testlerin uygulanması gerektiği, özellikle sağlık personeli gibi riskli gruplarda veya gebelik öncesi tarama yapılmasının, aşılama oranlarına olumlu etki sağlayacağı düşünülmüştür. Anahtar Sözcükler: Kızamık, kızamıkçık, kabakulak, suçiçeği, aşı, bağışıklık

AşılamaAşılarDüzce+5
Elif Çelik
Düzce University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fındık kurdu (Curculio nucum L. col.: curculıonıdae)'nun Düzce ve Sakarya'daki mevcut durumunun belirlenmesi

Fındık kurdu, Curculio nucum fındıkta zarar yapan böcek türleri arasında yer almaktadır. Bu çalışmada, Düzce ve Sakarya illerinde C. nucum'un yaygınlık oranı, ergin popülasyon yoğunluğu ve larvalarının neden olduğu delikli fındık oranı araştırılmıştır. Araştırmalar 2020 ve 2021 yılında toplam 29 fındık bahçesinde yürütülmüştür. Zararlıya ait en yüksek ortalama yaygınlık oranları Düzce ve Sakarya illeri için sırasıyla %40 ve %50 olarak belirlenmiştir. Diğer taraftan, bazı yerlerde yaygınlık oranları %100'e kadar ulaşmıştır. Düzce için 2020 ve 2021 yıllarında on fındık ocağı başına düşen ortalama ergin sayısı 0.57 ve 0.63 iken, bu oranlar Sakarya için sırasıyla 0.25 ve 0.64 olarak belirlenmiştir. Lokasyon bazında en yüksek ortalama ergin sayısı Düzce için 1 ve Sakarya için 2 adet olarak tespit edilmiştir. En yüksek ortalama ergin sayısı belirlenirken bahçeler düzeyine inildiğinde ise Düzce'de 10 ocak için ergin sayısı 4 adete, Sakarya'da ise 2 adete kadar çıkmıştır. Hasat sonrası yapılan incelemelerde larvaların önemli ölçüde meyve hasarına neden olduğu tespit edilmiştir. 2020 sezonunda delikli fındık meyvesi Düzce'de ortalama %2.93 ve Sakarya'da ortalama %3.07 iken, 2021 sezonunda bu oranlar Düzce için %5.63 ve Sakarya için %4.36'ya çıkmıştır. Sonraki üretim sezonlarda ekonomik kayıpların önüne geçebilmek için zararlı popülasyonunun takip edilmesi ve zararlının kontrol altında tutulması önemlidir.

DüzceFındıkFındık kurdu+5
Ercan Çöpoğlu
Düzce University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Deprem etkisi altında aynı zeminlerde fore kazık mesafe değişiminin kazık çap, boy ve radye temele etkisi üzerine bir inceleme

Doğa kaynaklı afetler tüm canlılar için büyük tehdit oluşturmaktadır. Yeni teknolojik gelişmeler canlıların deprem etkilerini en aza indirmek için büyük avantaj sağlamaktadır. Nüfus artışı ve insanoğlunun ihtiyaçları sebebiyle yüksek katlı yapılara yönelim olmuştur. Bu nedenle kullanılan kazıklı temel sisteminin yapıya sağladığı katkı, yapıya etkiyen üstyapı yüklerini kazıklı temel vasıtasıyla zemine aktarılmasıdır. Aynı zamanda yapının oturmasını azaltmak ve temelin farklı oturmasını minimum seviyeye indirmektir. Fore kazık sistemi ile oluşturulan temellerin amacı, zemin taşıma gücünün düşük olduğu yerlerde yapıya etkiyen yükleri daha sağlam ve mukavemeti yüksek zeminlere iletmesidir. Çalışmada tasarlanan yapı konut amaçlı olup her daire 140 m2, 3+1 ve her katta 4 daire olacak şekilde planlanmıştır. Tasarlanan yapı Bodrum+7 kat olup toplamda 8 kattan oluşmaktadır. Yapının temel sistemini kazıklı radye temel olarak tasarlanıp çözümü yapılmıştır. Yapının statik ve fore kazık hesaplamaları 2019 yılında yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'ne (TBDY-2018) göre lisanslı ideCAD Statik (Ver. 10.92) programı kullanarak yapılmıştır. Yapının kazıklı temel sistemini, kazık aralıkları 2 m, 3 m, 4 m olacak şekilde statik hesaplamaları yapılarak incelenmiştir. Kazık çapları 130 cm sabit tutularak, 2 m aralıklı kazık sisteminde kazık boyu 16 m kazık adedi 162, 3 m aralıklı kazık sisteminde kazık boyu 25 m kazık adedi 72, 4 m aralıklı kazık sisteminde kazık boyu 33 m kazık adedi 45 olarak her farklı mesafe için analizler yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda kazıkların radye temelin oturmasını azalttığı görülmektedir. Kazıklı radye temellerin birlikte çalışması ile yapıya etkiyen üstyapı yükleri, rijitliklerine göre kullanılan kazık grubu ve radye temel arasında paylaşım olduğu görülmektedir. Fore kazıklı temellerde, kazık aralık mesafesi değiştirildiğinde kazıkların çap ve boyunda değişimler olduğu görülmüştür. Kazıkların aralık mesafesi arttırıldığında kazık çapları ve boylarının arttığı anlaşılmıştır. Analizler sonucunda mesafe değişiminin artışına bağlı olarak ya kazık çapını ya da kazık boyunun arttırılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Diğer bir çözüm ise kazık mesafe değişiminin artışına bağlı olarak aynı anda kazık çap ve boyunun birlikte arttırılması gerektiği bilgisine de varılmıştır.

DepremDeprem hesabıDeprem yükü+3
Şeref Toplu
Düzce University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Orman suçlarının sosyoekonomik analizi: Düzce ili Yığılca örneği

Türkiye'de orman suçlarının kırsal alanlarda tarımla ve ormancılıkla uğraşan köylüler tarafından işlendiği görülmektedir. Orman suçları çeşitli sebeplerle işlenmekte olup, orman varlığının sürdürülebilirliği üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Bu çalışmanın amacı, orman suçlarının durumunun suç türlerine göre belirlenerek bu suçların işlenmesindeki sosyoekonomik sebepleri ortaya koymak ve orman suçlarının önlenebilmesi için birtakım öneriler sunmaktır. Çalışma alanı Türkiye'nin Batı Karadeniz Bölgesinde yer alan Düzce ili, Yığılca ilçesi orman köyleridir. Yörede işlenen 2011-2020 yıllarına ait orman suçlarına ilişkin veriler değerlendirilmek üzere doküman analizi çalışması yapılmıştır. Çalışma bulgularına göre Yığılca ilçesi köylerinde işlenen başlıca orman suçlarının sırasıyla; işgal-faydalanma, kaçak kesme, taksirle orman yangınına sebep olma ve kaçak nakil/bulundurma olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda Yığılca yöresinde işlenen orman suçlarının türlerine ve sayılarına göre karar vericilere öneriler getirilmiştir.

DüzceOrman KanunuOrman suçları
Abdurrahman Recep Sezgin
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ötekileştirilme, sömürü ve gündelik hayat taktikleri bağlamında göçmenler: Düzce örneği

Türkiye özellikle 2011 yılından itibaren yaşadıkları iç savaş nedeniyle ülkelerini terk eden Suriye ve Irak kökenli mültecilerin ve yaşadıkları ekonomik sıkıntılar ve siyasî istikrarsızlıklar nedeniyle göç eden İran, Afganistan ve Pakistan kökenli kimselerin sığındıkları bir ülke olmuş ve dünyada en fazla sığınmacı barındıran ülke haline gelmiştir. Ankara ve İstanbul gibi metropol kentlere yakın olan Düzce ilinde tarım, hayvancılık, sanayi, inşaat ve hizmet sektöründe çalışacak iş gücü açığı bulunması, bu şehri iç göçlerin yanı sıra Suriye, Irak ve Afganistan kaynaklı dış göçlerin de yöneldiği ve göçmenlerin çalışmak ve ikamet etmek için tercih ettiği bir yer haline getirmiştir. Göç alan diğer yerler gibi Düzce'ye gelen göçmenler de sığınma amacıyla veya çalışma niyetiyle ya da Avrupa'ya geçmek için geçici olarak kalma gayesiyle gelebilmektedirler. Amaçları ne olursa olsun bu göçmenler hayatlarını devam ettirebilmek için çalışmak zorunda kalmakta ve genellikle enformel sektörlerde vasıfsız olarak, emek yoğun ve düşük ücretli işlerde çalışarak emek sömürüsüne ve ötekileştirilmeye maruz kalmaktadırlar. Bu çalışma, Türkiye'nin kuzey batısında yer alan Düzce iline sığınma amaçlı göç eden geçici koruma altındaki Suriyeli göçmen erkeklere, uluslararası koruma altında olan Iraklı göçmen erkeklere ve çalışma amaçlı ya da sığınma amaçlı düzenli/düzensiz olarak gelen Afgan göçmen erkeklere ötekileştirme, sömürü ve gündelik hayat taktikleri bağlamında odaklanmaktadır. Bu şekilde bir taraftan Düzce'deki sığınmacı erkeklerin iş bulma sırasında, çalışma hayatlarında ve gündelik hayatlarında yaşadıkları ötekileştirilme ve sömürü ortaya çıkartılırken, diğer taraftan da yaşadıkları zorluklar karşısında onların hayata tutunma taktiklerine, gündelik hayat sosyolojisi kuramları çerçevesinde bakılmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda Lefebvre'nin gündelik hayat teorisi, De Certau'nun "gündelik hayatın keşfi"ndeki strateji ve taktik kavramları ve sembolik etkileşimci yaklaşım kuramcılarının görüşleri, yeni toplumsal normlara ve günlük yaşama dair adetlere muhatap kalan düzenli/düzensiz sığınmacıların durumu yorumlanırken dikkate alınmıştır. Ayrıca bulunduğu ve hayatını sürdürdüğü yeri muhtelif sebeplerle terk edip yabancısı olduğu bir mekânda ve ortamda yaşamak durumunda kalan insanları göç etmeye sevk eden sebepler üzerinde durulmuş, göç kararı vermek, göç hareketine dâhil olmak ve varılan yerde yeni bir hayat kurmak sürecinde sığınmacıları etkileyen etmenler ve sığınmacıların karşı karşıya kaldığı tehditler ve fırsatlar tespit edilmeye çalışılmış ve bunlar karşısında sığınmacıların kullandığı taktikler anlatılmıştır.

DüzceGöçmenlerGünlük yaşam+4
Fatma Kızılelmas
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kız öğrencilerin serviks kanserinin erken tanısına yönelik tutumları: Düzce Üniversitesi örneği

Çalışma, üniversitede eğitim gören kız öğrencilerin serviks kanserinin erken tanısına yönelik tutumlarını ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel olarak yapılmıştır. 2021- 2022 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Düzce Üniversitesi merkez kampüsünde lisans eğitimi gören 7736 kız öğrenci araştırmanın evrenini, 371 öğrenci ise araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmanın verileri; Kişisel Bilgi Formu ve Servikal Kanserin Erken Tanısına Yönelik Tutum Ölçeği ile yüz yüze görüşme yöntemiyle araştırmacı tarafından toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde frekans analizleri, güvenilirlik analizleri, ortalama karşılaştırma testleri ve regresyon analizi kullanılmıştır. Öğrencilerin Serviks Kanserinin Erken Tanısına İlişkin Tutum ölçek toplam puanı ortalaması 105.02±10.70 olup, serviks kanseri erken tanısına yönelik genel tutumlarının yüksek, duyarlılık ve ciddiyet algısı orta, yarar ve engel algılarının ise yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Üniversite öğrencilerine; serviks kanseri, risk faktörleri, risk faktörlerini azaltmaya yönelik koruyucu önlemler, tarama testleri ve profilaktik amaçlı aşılama ile ilgili eğitimler verilmesi önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Serviks kanseri, Erken tanı, Tutum, Üniversite öğrencisi

DüzceErken teşhisKız öğrenciler+6
Sümeyye Özdemir Mete
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hastane döner sermaye işletmelerinde muhasebe ve vergi uygulamalarının incelenmesi: Düzce Üniversitesi Hastanesi örneği

Bu çalışmada, Üniversite Hastanelerindeki Döner Sermaye İşletmelerinin muhasebe ve vergi uygulamalarının Tekdüzen Muhasebe Sistemine ve tabi olunan ilgili Vergi kanunlarına uygunluğu incelenerek sağlık yöneticilerine ve diğer finansal bilgi kullanıcılarına faydalı bilgilerin sunulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda Düzce İlinde faaliyet gösteren Düzce Üniversitesi Hastanesi Döner Sermaye İşletmesinin 2020 yılına ait muhasebe ve vergi işlemleri doküman inceleme metodu ile analiz edilmiştir. Döner Sermaye İşletmeleri, muhasebe işlemlerini Tekdüzen Muhasebe Sistemi çerçevesinde yerine getirmek durumundadır. Bu işletmeler vergi mevzuatı bakımından Katma Değer Vergisi, Gelir Vergisi ve Damga Vergisi hükümlerine tabi olup bazı vergisel muafiyetler ve istisnalardan faydalanmaktadır. Denetim açısından tüm faaliyetleri, bağımsız iç denetçiler ile 6085 Sayılı Kanun kapsamında Sayıştay denetçileri tarafından denetlenmektedir. Söz konusu işletmenin muhasebe uygulamaları açısından Tekdüzen Muhasebe Sistemine uygun muhasebeleştirme işlemleri yapmasına karşın maliyet muhasebe sisteminin olmadığı ve bazı hesap uygulamalarında farklılıklarının olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca finansal performans açısından giderlerin, gelirlerden daha fazla olduğu bu nedenle özellikle de malzeme alımlarında vadeli alımların yapıldığı tespit edilmiştir. En büyük gelirin Sosyal Güvenlik Kurumu geliri olduğu ve bu Kurumla Global Bütçe uygulama sözleşmesi yapıldığı görülmüştür.

Döner sermayeDöner sermayeli işletmelerDüzce+5
Sercan Koku
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel konutların onarımı ve yeniden kullanılması aşamasında malzeme analizinin önemi: Düzce-Konuralp örneği

Artan üretim olanakları, beraberinde getirdiği yapılaşma hızı, kentsel ve kırsal mimarinin sınırlarının iç içe geçmiş olması sebebiyle Anadolu'nun dört bir yanında farklı özellikleriyle karşımıza çıkan geleneksel konutlarımız, kültürel miras aktarımı ve mevcudiyetlerini sağlıklı bir şekilde sürdürme konusunda sıkıntılar ile karşı karşıya kalmıştır. Geleneksel yapılarda oluşan hasarları gidermek için, onarım ve iyileştirme süreçlerinde alınan bazı yanlış kararlar ve hatalı uygulamalar, yapıların sağlıklı bir şekilde hayatta kalmalarından ziyade, onarımda kullanılan malzemeler ile birlikte yapıya daha çok zarar vermektedir. Bu çalışma ile özgün yapısal özelliklerini koruyarak günümüze ulaşmış olan Düzce ili, Konuralp mahallesinde geleneksel konut dokusu özelliklerini yansıtan iki adet tescilli yapıdan tuğla, harç, sıva ve ahşap örnekleri alınarak, alınan malzemelerin fiziksel, kimyasal, mekanik ve petrografik analizleri yapılmıştır. Bu analizler doğrultusunda, geleneksel yapıların onarım ve yeniden kullanım süreçlerinde seçilecek malzeme özelliklerine dair bilimsel bir taban oluşturulmuş, Konuralp geleneksel yapılarına özgü malzemelerin analizlerine yönelik öneriler getirilmiştir.

AnalizDüzceDüzce-Konuralp+2
Büşra Sabuncu
Düzce University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm sektöründe dijital pazarlama faaliyetlerinin satış performansına etkisinin değerlendirilmesi: Düzce ili otel işletmeleri örneği

Dijital pazarlama, teknolojiye bağlı olarak hızla gelişen güncel bir konu olarak literatürde yerini almıştır. Üzerine farklı tanımlar ve görüşler bulunan dijital pazarlama kısaca "pazarlama etkinliklerin planlı, programlı bir şekilde dijital ortamlara taşınması" şeklinde açıklanmaktadır. Bu çalışmanın amacı Düzce'de faaliyet gösteren 3 yıldızlı ve 4 yıldızlı otel işletmelerinde dijital pazarlamanın satış performansına etkisini değerlendirmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi uygulanmıştır. Araştırmaya ilişkin veriler yüz yüze görüşmeler sonucu elde edilmiştir. Araştırmada verilerin analizi neticesinde şu sonuçlar elde edilmiştir. Düzce'de faaliyet gösteren otel işletmelerinin çoğunlukla küçük ölçekli işletmeler olmaları sebebiyle dijital pazarlama yatırımları sınırlı miktarlardadır. Otel yöneticilerinin dijital pazarlamanın potansiyeline yönelik farkındalık düzeyi oldukça yüksektir. Otel işletmeleri tarafından sosyal medya pazarlaması ve Google üzerinden gerçekleştirilen pazarlama faaliyetleri etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Dijital pazarlama faaliyetleri çoğunlukla ön büro personelleri tarafından yürütülmektedir. Bu bilgilerden hareketle ulaşılan temel sonuç ise şu şekildedir; dijital pazarlama faaliyetleri ile otel işletmelerinin satış rakamları arasında pozitif yönlü ve güçlü bir ilişki bulunmaktadır.

DüzceOtellerSatış+4
Mustafa Top
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde kadına karşı her türlü düşmanca tutumun (mizojini) belirlenmesi: Düzce örneği

Araştırma üniversite öğrencilerinde kadına karşı her türlü düşmanca tutumun (mizojini) belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı, analitik desende yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'nin Batı Karadeniz Bölgesi'nde bulunan bir üniversitede 2021-2022 yılı bahar döneminde lisans düzeyinde öğrenim gören 18.777öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemine tabakalı rastgele örnekleme yöntemi ile belirlenen 380 (171 kadın- 209 erkek)öğrenci alınmıştır. Araştırma verileri Kişisel Bilgi Formu ve Mizojini Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Independent-Samples T testi, One-Way ANOVA, Tukey, Welch testi, Tamhane's T2 testi, pearson korelasyon ve lineer regresyon analizi kullanılmıştır. Öğrencilerin mizojini ölçeği toplam puan ortalamasının 56,00±25,40, önyargı ve ayrımcılık alt boyut puan ortalamasının 32,46±15,69, kadın fobisi alt boyut puan ortalamasının 12,89±6,76, geleneksel role sıkıştırma alt boyut puan ortalamasının 10,60±5,0410, 60±5,04 olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin yaşlarına göre mizojini ölçeği toplam puan ortalaması, önyargı ve ayrımcılık ile kadın fobisi alt boyut puan ortalamaları arasında 0,05 düzeyinde pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı fark saptanmıştır. Yaş arttıkça ölçek puan ortalamalarının da arttığı belirlenmiştir. Kadınların mizojini ölçeği toplam puan ortalamasının erkeklere oranla 0,42 kat daha az olduğu bulunmuştur. Cinsiyet, doğduğu yerleşim yeri, geldiği bölge, eğitime devam edilen fakülte, en uzun süre yaşanılan yer, gelir düzeyi, annenin öğrenim durumu değişkenler, Türk toplumunda kadına karşı düşmanca tutum olduğunu düşünme durumu ve kendini yakın hissettiği tanımlama değişkenlerine göre ölçek toplam puan ve tüm alt boyut puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark saptanmıştır. Benzer şekilde en uzun süre yaşanılan yer, gelir düzeyi, annenin öğrenim durumu değişkenlerine göre "Ön yargı ve ayrımcılık" alt boyut puan ortalaması arasında anlamlı fark saptanmıştır. Eğitime devam edilen sınıf, gelir düzeyi, annenin öğrenim durumuna göre "Kadın fobisi" alt boyutu puan ortalaması arasında anlamlı fark belirlenmiştir. "Geleneksel role sıkıştırma" alt boyut puan ortalamalarında ise eğitime devam edilen fakülte, sınıf, en uzun süre yaşanılan yer ve mezun olunan liseye göre anlamlı fark olduğu bulunmuştur. Bu bulgular doğrultusunda üniversite öğrencilerinde mizojiniye yönelik farkındalık artırma çalışmalarının planlanarak uygulanması ve benzer çalışmaların farklı gruplarda ve daha büyük örneklemlerde yapılması önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Düşmanca Tutum, Kadın, Mizojini, Tutum ölçeği, Üniversite öğrencileri.

DüzceKadın düşmanlığıKadınlar+1
Ayşenur Yazgeldi
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00

Related subjects