Education-medical

177 theses under this subject heading

Medical SpecialtyOpen AccessTR

Anestezistler arasında zor hava yolunun tespitinde kullanılan testlerin bilinirliğinin araştırılması

Bu çalışma, Türkiye'deki anesteziyoloji ve reanimasyon kliniklerinde görev yapan anestezistler arasında zor hava yolunun tespitinde kullanılan testlerin bilinirliğini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışma, 20.05.2024 tarihli etik kurul onayıyla 909 anestezistin katılımıyla yürütülmüştür. Katılımcıların demografik verileri, zor hava yolu değerlendirme testlerine ilişkin bilgi ve deneyimleri, kullandıkları skalalar ve zor hava yolu yönetiminde tercih ettikleri yöntemler çevrimiçi anket aracılığıyla toplanmıştır. Bulgulara göre tüm unvan gruplarında Mallampati ve Cormack–Lehane sınıflamaları en yaygın bilinen ve kullanılan testlerdir. Öğretim üyeleri, LEMON, Wilson risk sınıflaması ve diğer kompleks değerlendirme sistemlerine asistan ve uzmanlara göre daha aşinadır. Çalışma, ülkemizde anestezistler arasında zor hava yolu değerlendirme testlerinin genel olarak bilindiğini ancak bazı özel skala ve sistemlerin kullanımının sınırlı kaldığını göstermektedir. Bulgular, eğitim ve klinik uygulamalarda standardizasyonun önemini vurgulamaktadır. Anahtar kelimeler: zor hava yolu, anesteziyoloji, Mallampati, Cormack-Lehane, LEMON, havayolu yönetimi.

AnesteziAnestezistlerEntübasyon-intratrakeal+7
Gökçeçiçek Arık Malkuç
Trakya University
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerinin yaşlı ayrımcılığına ilişkin tutumları ve ilişkili faktörler

Bu araştırma, Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerinin yaşlı ayrımcılığına ilişkin tutumlarının ve bu tutumları etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanarak kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırma evrenini birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı sınıf tıp fakültesi öğrencileri olmak üzere toplam 623 kişi oluşturmuştur. Araştırmada örneklem seçilmeyerek tıp fakültesi öğrencilerinin %80'ine ulaşmak hedeflenmiş ve toplam 492 öğrenci (kız:259, erkek:229) araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkenleri olarak öğrencilerin sosyo-demografik özellikleri, yaşlı bireylere karşı duyulan duygu, düşünce ve davranışlarının oluşturduğu kişisel veri formu kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkenleri olarak ise "Yaşlı Ayrımcılığı Tutum Ölçeği "(YATÖ) toplam ve alt boyut puanları kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde; ortalama, ortanca, standart sapma, yüzdelik sayılar, t testi, One-way Anova, Kruskal Wallis ve Mann Whitney U testleri kullanılmıştır. Araştırma grubunun YATÖ toplam puan ortancası 83.00 olarak bulunmuştur. Öğrencilerin yaşlı ayrımcılığına ilişkin tutumlarını etkileyen YATÖ toplam puan ortalama ve ortancaları ile; sınıf düzeyi, şimdiye kadar yaşlı bireyler ile yaşama, mezun olduktan sonra yaşlı bireyler ile çalışmak isteme durumları arasındaki farkın anlamlı olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç olarak öğrencilerin yaşlı ayrımcılığına ilişkin olumlu tutuma sahip oldukları saptanmıştır. Araştırmada tıp fakültesi öğrencilerinin yaşlı ayrımcılığına ilişkin tutumlarını etkileyen faktörlere yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yaşlı birey, yaşlanma, yaşlı ayrımcılığı, tıp fakültesi öğrencileri, yaşlı ayrımcılığı ve tutumlar.

AyrımcılıkSağlık hizmetleriTıp eğitimi+5
İpek Merve Malak
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Tıp fakültesi öğrencilerinde COVİD-19 pandemi döneminin sigara alışkanlığı üzerine etkisi

Sigara bağımlılığı dünya genelinde önlenebilir ölümlerin en önde gelen sebeplerden olup ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Bu çalışmada Tıp fakültesi öğrencilerinin sigara kullanım durumları, sigara kullanım durumlarını etkileyen faktörler ve COVİD-19 pandemi döneminin sigara içme alışkanlıkları üzerindeki etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Üniversitemizde öğrenim görmekte olan 808 tıp fakültesi öğrencisi araştırmaya dahil edildi. Katılımcılara sosyodemografik özellikler, sigara kullanım durumları, sigara kullanımını etkileyen faktörler, sigara bağımlılık düzeyleri, sigara bırakma düşüncesi, COVİD-19 pandemi döneminin sigara alışkanlığına etkisinin sorgulandığı bir anket uygulandı. Katılımcıların 444'ü kadın (%55), 364'ü (%45) erkek olup yaş ortalamaları 21,27±2,22 yıldı (min:17-maks:30). Öğrencilerin sigara içme oranı %25,2 bulundu. Katılımcıların sigara içicisi olma durumu; 4.,5.,6. sınıf öğrencilerinde 1.,2.,3. Sınıf öğrencilerine göre, erkeklerde öğrenci evinde kalanlarda, annesi üniversite ve üstü eğitime sahip olanlarda, babası sigara kullanan veya sigarayı bırakanlarda, sigara içen kardeşi olanlarda, en yakın 3 arkadaşından sigara kullanan sayısı artıkça istatiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulundu. Pandemi dönemindeki ortalama günlük sigara sayısındaki artış anlamlı bulundu. Öğrencilerde COVİD-19 pandemi dönemindeki durumunun sigara kullanımına etkileri incelendiğinde bu dönemde karantinada kalma durumu ve öğrencilere ait gelirin değişimi ile öğrencilerin sigara kullanımının değişimi arasında istatiksel olarak anlamlı ilişki bulundu. Öğrencilerden %51,5'i COVİD-19 pandemi döneminde sigarayı bırakmayı denediği belirlendi. Araştırmamızda tıp fakültesin öğrencilerinin COVİD-19 pandemi döneminde ortalama günlük sigara sayısındaki artış anlamlı bulunmuştur. Tıp fakültesi öğrencilerinin pandemi sürecinde yaşadıkları zorluklar dikkate alındığında çalışma koşullarının daha güvenli ve destekleyici hale getirilmesi ve ruh sağlığı hizmetleri konusunda iyileştirilmelere ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca sağlık sorunlarına olan farkındalığın arttığı pandemi döneminde sigara bırakma hizmetlerini küresel olarak güçlendirmek gerekir.

COVID 19Korona virüs enfeksiyonlarıKorona virüsler+5
Tuğçe Duman
Tekirdağ Namık Kemal University
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi stajyer ve intern doktorlarının COVİD-19 pandemisi dönemindeki tıp eğitimine bakış açıları ve depresyon düzeyleri

Çin'de 2019 yılında başlayarak hızlı bir şekilde yayılanCOVID-19 hastalığı, 12 Mart 2020'de pandemi olarak nitelendirilmiştir.Bu süreçte virüsün yayılımını önlemek amacıyla YÖK okulların bir süreliğine kapatılarak eğitim-öğretimin uzaktan eğitimle yapılması yönünde karar almuştır. Dünya tarihinde pandemiler, kişileri yalnızca fiziksel sağlıkları yönünden tehlikeye atmakla kalmayıp aynı zamanda ruhsal sağlıklarını da ciddi düzeyde etkilemişlerdir. Bu dönemde hem salgının sağlık konusunda yaşattığı endişeler hem de okulların kapanmasıyla akademik gelecekleri için hissettikleri kaygılar nedeniyle öğrenciler, pandemi döneminde ne çok etkilenen gruplardan biri olmuşlardır. Çalışmamız 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi 4. Sınıf, 5. Sınıf ve 6. Sınıfta eğitim alan 321 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Çalışmamızın amacı, Covid-19 pandemisinin öğrencilerin eğitimine etkisi, bu yeni eğitim yapısıyla ilgili memnuniyet durumları ve depresyon düzeylerinin değerlendirilmesidir. Öğrencilere sosyodemografik özellikler, Uzaktan Eğitime Bakış Açısı Ölçeği(UEBA) ve Birinci Basamak İçin Beck Depresyon Tarama Ölçeği(BDÖ-BB)'nden oluşan bir anket uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel analizi SPSS.23 programı ile ShapiroWilk's testi, Levene's Testi, bağımsız T testi, Mann Whitney-U testi, Kruskal Wallis-H Testi,ANOVA, Sperman'srho korelasyon testi kullanılarak yapılmıştır. Katılımcı öğrencilerin 85'i (%26,5) 4.sınıf, 157'si (%48,9) 5.sınıf ve 79'u (%24,6) 6.sınıf tıp öğrencileriydi ve 149'u (%46,4) erkek, 172'si (%53,6) kadındı. En küçük katılımcı 21, en büyüğü ise 28 yaşında olup, ortalama yaşları 23,16±1,33'tü. Öğrencilerin tekrar seçme şansları olsa 119'u (%37,1) tekrar tıp fakültesini seçeceğini, 102'si (%31,8) seçmeyeceğini, 100'ü (%31,2) ise kararsız olduğunu belirtmişlerdir. Pandemi döneminde öğrencilerin 224'ü (%69,8) aile evinde, 133'ü (%41,4) öğrenci evinde, 16'sı (%5,0) ise yurtta ikamet etmişlerdir. Öğrencilerin 17'si (%5,3) sadece online eğitim sistemini, 127'si (%39,6) sadece yüz yüze eğitim sistemini, 177'si (%55,1) ise online ve yüz yüze eğitimin beraber olduğu sistemini tercih ettiğini belirtmişlerdir. UEBA ile BDÖ-BB arasında istatistiksel olarak anlamlı derecede bir ilişki olduğu saptanmıştır. Kadın öğrencilerin UEBA ortalaması 1,81±0,41, erkek öğrencilerin ortalaması 1,95±0,45 olarak görülmüştür.Tıp fakültesi 4 sınıf öğrencilerinin ortalama UEBA puanı 1,83±0,45, 5. sınıf öğrencilerinin 1,96±0,41, 6. sınıf öğrencilerinin ise 1,80 ± 0,45 olarak hesaplanmıştır.Covid 19'un öğrencilerin psikolojileri üzerindeki etkileri incelendiğinde, iyi yönde etkilenenlerin ortalama UEBA puanı 2,11±0,38, kötü yönde etkilenenlerin 1,80±0,45, etkilenmeyenlerin 2,15±0,35, kararsız olanların ise 1,89±0,35 olarak elde edilmiştir. Bugünden itibarensadece online eğitimle eğitim almayı tercih eden öğrencilerin ortalama UEBA puanı 2,23±0,60, yüz yüze eğitim sistemini tercih edenlerin ortalaması 1,64±0,39, online ve yüzyüze eğitim sistemini seçenlerin ortalaması 2,02±0,36 olarak hesaplanmıştır. 4.sınıf tıp öğrencilerinin ortalama BDÖ-BB puanı 6,44±4,27,5. sınıf öğrencilerinin 5,06±3,64, 6. sınıf öğrencilerinin ise 4,87±4,20 olduğu görülmüştür. Covid 19'dan iyi yönde etkilenenlerin ortalama BDÖ-BB puanı3,12±3,45, kötü yönde etkilenenlerin 6,25±4,13, etkilenmeyenlerin 4,21±3,48, kararsız olanların ise 3,88±3,01 olarak elde edilmiştir. Sonuç olarak; öğrencilerin uzaktan eğitime bakışlarının kararsız düzeyde olduğu görülmüştür ve uzaktan eğitim memnuniyetini cinsiyet, ev ortamı, sahip olunan internet kotası, teknik sorunlar, kullanılan ders materyalleri, eğitimde kullanılan online platform, sınav sistemleri gibi pek çok faktörden etkilendiği saptanmıştır. Öğrencilerin çoğunun salgının ekonomik, sosyal ve akademik alanlarda sebep olduğu büyük değişimlerden kötü yönde etkilenerek depresif belirtiler gösterdiği saptanmıştır ve bu öğrenciler uzaktan eğitim sistemlerinden daha az memnun kalmışlardır. Acil durumlar başta olmak üzere normal eğitim-öğretim zamanlarda da yüz yüze eğitimin önemli bir alternatifi ve destekleyicisi olan uzaktan eğitime dair memnuniyet çalışmamız ve diğer destekleyici araştırmalarla arttırılmaya çalışılacaktır.

COVID 19DepresyonKorona virüs enfeksiyonları+6
Büşra Dursun
Tekirdağ Namık Kemal University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tekrarlı ölçümlü varyans analizinde örneklem büyüklüğünün etkisinin incelenmesi: Malpraktis sigortası örneği

Çalışmanın amacı farklı örneklem büyüklüklerinin tekrarlı ölçümlü varyans analizi sonuçları üzerindeki etkisini incelemektir. Veri toplamak için sosyodemografik verilere ve malpraktis sigortasına ilişkin 33 adet bilgi sorusunun yanı sıra tutum soruları da içeren bir anket kullanıldı. Dört farklı örneklem büyüklüğü (n=20,40,60,80) üzerinde üç tekrarlı ölçüm yapıldı. Ön test hekim malpraktis sigortasına ilişkin eğitim verilmeden uygulandı. Son test eğitim verildikten sonra uygulandı. Kalıcılık testi son testten üç hafta sonra gerçekleştirildi. Küresellik varsayımı Mauchly'nin küresellik testi ile test edildi. Küresellik varsayımı ihlal edildiği için Greenhouse-Geisser düzeltmesi kullanıldı. Öğrencilerin ön test, son test ve kalıcılık testi sonuçları arasındaki ilişkinin incelenmesinde tek yönlü tekrarlı ölçümlü ANOVA kullanıldı. Post-hoc analizlerde Bonferroni yöntemi kullanıldı. Post-hoc güç analizinde 0,90 değerine ulaşılması hedeflendi. Tüm örneklem büyüklüğü gruplarında, tekrarlı ölçümlü varyans analizi ile anket puanları arasında istatistiksel anlamlı farklılıklar bulundu ve Post-hoc karşılaştırmalar ile ön test, son test ve kalıcılık testi puanları arasında istatistiksel anlamlı farklılıklar saptandı (p<0,001). Tüm örneklem büyüklüğü gruplarında hedeflenen güce erişildi. Tüm gruplarda gözlenen yüksek etki büyüklüğünün ve kısmi eta kare değerlerinin farklı örneklem büyüklüklerinde gücün yüksek kalmasına katkı sağladığı değerlendirildi. Tüm örneklem gruplarında verilen eğitim ile son testte öğrencilerin bilgi seviyelerinin arttığı ve kalıcılık testinde ise edinilen bilginin büyük ölçüde korunduğunu belirlendi. Ankette öğrenciler malpraktis sigortası konusunda bilgi eksikliklerinin olduğunu (%97,5) ve eğitim almak istediklerini (%91,25) ve konunun zorunlu müfredata dahil edilmesini istediklerini (%93,75) ifade ettiler. Müfredattaki tıp hukuku derslerinin sayısının artırılmasını (%90) önerdiler. Malpraktis sigortasının tıp eğitimi müfredatında ayrı bir konu olarak yer almasının ve tıp eğitimi müfredatındaki tıp hukuku konularının sayısının artırılmasının UÇEP geliştirilmesi çalışmaları kapsamında önerilmesi planlandı.

BiyoistatistikMesuliyet sigortasıSağlık hukuku+5
Mert Küçük
Süleyman Demirel University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Pandemi döneminde Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerinin öğrenme yaklaşımlarıyla psikolojik durumları arasındaki ilişki ve psikolojik sağlamlığın aracılık rolü

Bu çalışmada pandemi döneminde Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerinin öğrenme yaklaşımlarıyla psikolojik durumları arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlığın aracılık rolünün değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Öğrenme Yaklaşımları ve Çalışma Becerileri Ölçeği, Birinci Basamak İçin Beck Depresyon Ölçeği, Beck Anksiyete Ölçeği ve Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği kullanılmıştır. Öğrencilerin öğrenme yaklaşımlarına bakıldığında derin öğrenme yaklaşımı 57,2±8,0; yüzeysel öğrenme yaklaşımı 47,7±9,2; stratejik öğrenme yaklaşımı 68,8±11,7 puan almıştır. Çalışmamızda öğrencilerin %55,4'ünde depresyon, %68,6'sında hafiften şiddetliye varan anksiyete bozukluğu saptanmıştır. Üçüncü sınıf öğrencisi olmak, preklinik dönem öğrencisi olmak ve tıp fakültesini kendi isteği ile seçmemek depresyonu; cinsiyet, İngilizce program öğrencisi olmak, birinci sınıf öğrencisi olmak ve preklinik öğrencisi olmak ise anksiyeteyi etkileyen faktörler olarak saptanmıştır. Çalışmamızda öğrencilerimizin Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği puan ortalaması 19,0±7,2 olarak bulunmuştur. Erkek cinsiyet, klinik dönemde olmak, 4. sınıf öğrencisi olmak, tıp fakültesini kendi isteyerek seçmenin psikolojik sağlamlığı artırdığı gözlenmiştir. Derinlemesine öğrenme yaklaşımı ile depresyon arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlığın tam aracılık etkisi; stratejik öğrenme, depresyon ve psikolojik sağlamlık ilişkisinde ölçme modeli incelendiğinde kısmi aracılık etkisi; yüzeysel öğrenme, depresyon ve psikolojik sağlamlık ilişkisi incelendiğinde psikolojik sağlamlığın kısmi aracılık etkisi vardır.

COVID 19PandemilerPsikolojik durum+5
Selma Aydın
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Klasik maket kullanımı ile 3 boyutlu (sanal) görüntüleme programlarının anatomi eğitimine katkılarının karşılaştırılması

Anatomi, insan vücudunu oluşturan yapıların normal şekil, yapı, pozisyon ve fonksiyonları ile aralarındaki ilişkileri inceleyen en eski tıp dalıdır. Anatomi eğitimi günümüze değin zorlu şartlar altında da olsa hiçbir zaman önemini yitirmemiş, tıp eğitiminin temelini oluşturmuştur. Günümüzde ise gelişen teknolojinin yardımıyla anatomi eğitimi birçok yolla yapılabilir hale gelmiştir. Bu çalışma kalp ve arterleri konusunun plastik anatomi modelleri ve 3 boyutlu yazılımlar ile öğretilmesinin öğrenci üzerindeki etkisinin karşılaştırılması ve öğrencilerin düşüncelerini değerlendirmeyi amaçlamıştır. Çalışmanın evrenini Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dönem I öğrencileri oluşturmaktadır. Gönüllü olarak katılmak isteyen öğrenciler çalışmaya dahil edilmiş ve 68 öğrenci ile çalışma başlatılmıştır. Çalışmaya alınan öğrenciler randomize bir şekilde iki guruba ayrılarak değerlendirilmiştir (n1=31, n2=37). Onayı alınmış olan öğrencilere, daha önce herhangi bir anatomi bilgilerinin olup olmadığını belirlemek amacıyla kalbin anatomisi ile ilgili soruların yer aldığı bir ön test uygulanmıştır. Daha sonra öğrencilere ders içeriği dağıtılmış, kalbin anatomisi ile ilgili teorik ders anlatılmış, hemen sonra öğrenciler ramdomize olarak iki gruba ayrılmıştır. Gruplardan birisi plastik anatomi modelleri (maket) ve Netter Anatomi Atlası ile, diğeri ise Essential Anatomy 5 programında 3 boyutlu olarak teorik derste anlatılan yapıları incelemişlerdir. Ön test olarak verilen test yeninden son test olarak uygulanmıştır. Test bittikten sonra bir anket dağıtılarak öğrencilerin fikirleri de verilerimize eklenmiştir. Sonuç olarak geleneksel eğitim, anatominin ortaya çıktığı zamandan beri günümüzde de hala tercih edilen yöntemdir. Kadavra, maket, atlas gibi temel materyaller; yazılımlar ve teknoloji ile desteklenmektedir ancak tamamen yerlerini bırakması söz konusu değildir. Yapılan çalışmalar, başarı oranları ve istatistikler göstermektedir ki geleneksel eğitim ve teknoloji destekli eğitim materyalleri birlikte daha güçlü bir eğitim modeli oluşturmaktadır.

AnatomiEğitim teknikleriTıp eğitimi+2
Selin Bayko
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık meslek grupları eğitiminde mesleklerarası eğitim ve işbirliğine yönelik paydaş görüşleri

Bu çalışmanın amacı sağlık alanı eğitiminin bileşenleri olan öğretim üyeleri ve öğrencilerin mesleklerarası işbirliği (MAİ) ve mesleklerarası eğitim (MAE) hakkındaki görüşlerinin incelenmesidir. Çalışmada bireylerin öznel algılarının gerçekçi ve bütüncül bir bakış açısıyla ortaya konmasına olanak sunan nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler, Ankara ilinde sağlık bilimleri alanında mezun veren üniversitelerden 47 öğretim üyesi ile derinlemesine; 35 son sınıf öğrencisiyle odak grup görüşmelerinden elde edilmiştir. Çalışmadan elde edilen verilerin analizinde içerik analizinden yararlanılmıştır. Bulgular, katılımcıların ses kayıt deşifrelerinden yapılan içerik analizi sonucu çıkan temalar sınıflandırılarak oluşturulmuştur ve MAİ ve MAE'ye yönelik görüşler olarak iki ayrı bölüm olarak sunulmuştur. Katılımcılar sağlık meslek grupları arasında işbirlikli yaklaşımların ve ekip yaklaşımının hasta odaklı, nitelikli ve güvenli sağlık hizmeti sağlayacağını savunmaktadır. Sağlık alanı öğrencilerinin iş birliğine yönelik bilgi, beceri ve tutum kazanması; bu kazanımları uygulanarak iş birliğini geliştirmeleri, ayrıca farklı meslek grupları arasındaki iletişimsizlik ve önyargının üstesinden gelmek için de mesleklerarası eğitimin önemli bir yol olduğu görüşü hakimdir. MAE uygulamalarına yönelik yönetsel destek ve uygun fiziksel koşulların sağlanması, öğretim üyelerinin değişime öncülük etmesi, ortak amaç ve hedeflerin farklı bölümlerle birlikte belirlenmesi, erken dönemden itibaren başlanması, öğrencilerin aktif oldukları birbirleriyle etkileşimlerine fırsat sunan öğretim yöntem ve teknikleri kullanılması, ortak yeterlikler ve ulusal hastalık yükü bileşenleri üzerinden içeriklerin belirlenmesi önerilmiştir. Sonuç olarak, MAE programlarına yönelik deneyimler zayıf olsa da öğrenciler ve öğretim üyeleri MAE programları hakkında oldukça isteklidir. Etkin ve sürdürülebilir MAE programları için öğrenciler ve öğretim üyeleri gibi sürecin paydaşlarının deneyim ve görüşlerinden yararlanılması, sağlık otoritelerinin, akreditasyon kuruluşlarının, sağlık alanı eğitimi ve meslek derneklerinin MAE programlarının yaygınlaşmasında itici güç olması önemlidir. Ayrıca MAE'nin fakülte programlarına dahil edilmesi, kabul edilebilir ve sürdürülebilir olması için, gerekçeler, gerekli kaynaklar, motivasyonlar ve zorluklar dikkate alınarak sağlık profesyonellerinin eğitim gereksinimleri bağlamında ortak akıl yürütülmelidir.

Meslekler arası eğitimMeslekler arası iş birliğiSağlık eğitimi+2
Sevim Bürge Çiftçi Atılgan
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanlık alanında mezuniyet sonrası tıp eğitiminde gelişim sınavlarının geliştirilmesi

Bu çalışmada Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Derneği Eğitim ve Yeterlik Kurulu (EMEK) tarafından enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanlık alanında eğitim alan tıpta uzmanlık öğrencilerine yönelik yılda iki kez biçimlendirici, senkronize çevrim içi yapılan sınavların, rehber önerileri (AMEE 71) doğrultusunda standardize edilerek yapılandırılması, gelişim sınavı formatına dönüştürülmesi ve uygulanabilirliğinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu çalışma müdahale ve tanımlayıcı tipte bir çalışma olarak planlanmış, çalışma sürecinde ardışık iki sınava dâhil olunmuştur. Uzmanlık eğitimi gelişim sınavı (UEGS) olarak adlandırılan, bahar ve sonbahar 2021 dönemi sınavları olarak yapılan bu sınavlara sırasıyla 301 ve 322 tıpta uzmanlık öğrencisi katılmıştır. Çalışma öncesi yapılan EMEK sınavlarının gelişim sınavı amacı ile yapıldığı ancak gelişim sınavı standartlarını karşılamadığı tespit edilmiştir. EMEK sınavları, gelişim sınavları standartları kapsamında incelenmiş, bu sınavların soruların oluşturulması, sınav yönetimi, sonuçların analizi ve incelenmesi ile paydaşlara geri bildirim aşamalarında yapılandırılmasına ihtiyaç olduğu görülmüştür. Bu tez çalışmasında sınav sonuçları rapor haline getirilerek paydaşlara; soru analizleri ve sınavların güvenirlik hesaplaması yapılarak eğiticiler ve sınav kuruluna geri bildirim yapılmıştır. Sonuç analizi, incelenmesi ve paydaşlara geri bildirim aşamalarında iyileştirmeler kaydedilmiştir. Her iki sınava giren tıpta uzmanlık öğrencilerinin bahar ve sonbahar dönemi sınavlarında aldıkları median puanlar sırasıyla 68,52±9,4 ve 71,84±13,7 olarak bulundu. Aralarındaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,001). Bahar dönemi sınavına göre sonbahar dönemi sınavında puanını yükselten 123, düşüren 82 ve puanını koruyan 20 tıpta uzmanlık öğrencisi olduğu görüldü. EMEK UEGS sorularının alanda uzmanlar tarafından hazırlanması, alan mezuniyet öğrenim hedeflerini kapsaması, sınav puanlarının dördüncü kıdem yılına kadar artış göstermesi, her iki sınavın KR20 değerinin 0,71 ve 0,81 olması nedeniyle EMEK UEGS' leri yapı ve kapsam geçerliliğini sağlamış, güvenirlilik düzeyi yüksek sınavlar olarak kabul edildi. İkinci sınav olan sonbahar dönemi sınavından sonra tıpta uzmanlık öğrencilerinin ve eğitim sorumlularının EMEK UEGS' ye yönelik görüşleri görüşme yöntemi ile alınmış, tıpta uzmanlık öğrencileri ve eğitim sorumluları tarafından EMEK UEGS' nin sınav formatı gereği eksikliklerini tespit eden, geri bildirimi sayesinde öğrenmeye teşvik eden iyi bir değerlendirme aracı olarak kabul gördüğü anlaşılmıştır.

Bulaşıcı hastalıklarEnfeksiyonlarGelişim sınavları+6
Türkkan Öztürk Kaygusuz
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeterliğe dayalı kardiyoloji uzmanlık eğitiminde ölçme ve değerlendirmeye ilişkin paydaş görüşleri

Çalışmanın amacı, Türkiye'de kardiyoloji uzmanlık eğitiminde kullanılan ölçme ve değerlendirme yöntemlerini saptayıp biçimlendirici işbaşı ölçme ve değerlendirme yöntemlerinin uygulanabilirliğine ilişkin paydaş görüşleri almak, yöntemlerin yaygın kullanılabilirliğinin önündeki olası engelleri, zorlukları ve geliştirilmesi önerilen yönleri belirleyerek uygulamaya yönelik çözüm önerileri sunmaktır. Araştırma, tanımlayıcı türde tasarlanmış olup karma yöntem araştırmalarından çeşitleme deseni kullanılmıştır. Nicel bölümde ülkemizde kardiyoloji uzmanlık eğitimi vermekte olan merkezlerin eğitim sorumluları ve/veya bölüm başkanlarının görüşleri anket ile sorgulanmıştır. Nitel bölümde üçü eğitici, biri uzman ve ikisi asistan hekim grubu olmak üzere toplam 6 odak grupla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Sayısal veriler Ki-Kare veya t-testi ile karşılaştırılmış, nitel veri seti tümevarımcı kodlama tekniğinin kullanıldığı içerik analizi ile çözümlenmiştir. Merkezlerde en sık kullanılan ölçme yöntemi asistan hekim karnesi olarak bildirilmekle birlikte düzenli doldurulmasında ve işlevselliğinde sorunlar olduğu saptanmıştır. Merkezlerin %73,8'i uzmanlık öncesi yeterlik bilgi sınavında, %58,5'i beceri sınavında başarılı olma şartı konması konusunda olumlu görüş bildirmiştir. İşbaşında değerlendirme yöntemlerinden vaka temelli tartışma uygulanabilirliği en yüksek yöntem olarak ifade edilmiştir. İş yükü nedeniyle uzmanlık eğitimine yeterli zaman ayrılamadığı, hizmet ve eğitimin bir arada yürütülmesinde zorluklar yaşandığı ve eğitimde kurumlar arası standardizasyon farklılıkları ana sorunlar olarak vurgulanmıştır. Ülkemizde işbaşı değerlendirme yöntemlerinin geliştirilmesinde eğiticiler ve eğitilenler başta olmak üzere yeterlik kurulu, yeterlik sınavı koordinatörleri dahil sistemin tüm paydaşlarının sağlık otoritelerinin desteği ile birlikte çalışması gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar sözcükler: Kardiyoloji, mezuniyet sonrası tıp eğitimi, ölçme ve değerlendirme

KardiyolojiTıp eğitimiÖlçme-değerlendirme+1
Aylin Yıldırır
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tıp fakültesi öğrencilerinde bilişüstü farkındalık ve akademik öz yeterlik düzeylerinin akademik başarı ile ilişkisi

Bilişüstü farkındalık ve akademik öz yeterlik, akademik başarıyı etkileyen temel kavramlardandır. Kendi çalışma stratejisini izleyip sonuçlarını değerlendirebilen, yeterli güdülenmeye sahip olup başarabileceğine inanan bireylerin akademik başarıları da yüksek olmaktadır. Bu çalışmada tıp fakültesi öğrencilerinde bilişüstü farkındalık ve akademik öz yeterlik düzeylerinin akademik başarı ile ilişkisi araştırılmıştır. Çalışmaya 396 tıp fakültesi öğrencisi dahil edilmiştir. Çalışmada kişisel bilgi formu, üstbiliş ölçeği, akademik öz yeterlik ölçeği kullanılmıştır. Çalışma sonucunda öğrencilerin üstbiliş ölçeğinden aldıkları puanların yaş ve sınıf düzeyi ile anlamlı olarak farklılaştığı ve daha yüksek olduğu bulunmuştur. Tıp fakültesini isteyerek seçen ve sınıf tekrarı olmayan öğrencilerin üst biliş ölçeği puanlarının yüksek olduğu bulunmuştur. Araştırmamızda yaşı yüksek olanlarda ve anadolu lisesi mezunu olanların akademik öz yeterlik düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bilişüstü farkındalık ve akademik öz yeterlik düzeyi yüksek olanların akademik başarılarının da yüksek olduğu belirlenmiştir.

Akademik başarıAkademik öz yeterlilikBilişüstü farkındalık+3
Kübra Uyar Zekey
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yozgat Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi dönem 3 öğrencilerinin kardiyolojik fizik muayene bilgi, simülasyon destekli performans ve öz-değerlendirmelerinin incelemesi

Tıp eğitiminin amacı toplum ihtiyaç ve dinamikleri ile uyumlu, alanında yetkin, kanıta dayalı tıp uygulama ve yaĢam boyu öğrenme becerilerine sahip hekimler yetiĢtirmek olarak tanımlanabilir. Mezuniyet öncesi tıp eğitiminde önemli beceri basamaklarından bir tanesi de kardiyolojik fizik muayenedir. Bu beceriyi hekimlerin karmaĢık durumlar/olgularda dahil uygulaması gerektiği çekirdek eğitim programında tanımlanmıĢtır. Bu çalıĢmanın amacı, Tıp Fakültesi 3.sınıf öğrencilerinin kardiyolojik fizik muayene bilgi, performans ve öz-değerlendirme düzeylerini ve eğitim programında öğrencilerin bu özelliklerini etkileyebilecek faktörlere yönelik öğrenci görüĢlerini belirlemektir. ÇalıĢmaya 101 tıp fakültesi dönem 3 öğrencisi dahil edilmiĢtir. AraĢtırmaya katılan 101 öğrencinin kardiyolojik sistem uygulamalarına dair bilgi düzeyi puanları minimum 7 maksimum 14 ortalama 11,78 puan, beceri düzeyi puanları minimum 8 maksimum 18 ortalama 13,67 puan olup bilgi ve beceri konusunda ortalama üstü bir puana sahip olduğu tespit edilmiĢtir. Öğrencilerin fizik muayene becerisi ile fizik muayene bilgisi arasında zayıf düzeyde ve pozitif yönlü (r=.28; p=.000) anlamlı iliĢki bulunmuĢtur. Fizik muayene becerileri ile beceri kazanmak için harcanan süre arasında da çok zayıf düzeyde ve pozitif yönlü (r=.22; p=.000) anlamlı iliĢki bulunmuĢtur. Öğrencilerin fizik muayene beceri ortalamaları, eğitim videoları izleyen ve izlemeyen öğrenciler arasında video izleyenlerde (p=0,048), kaynak kitap okuyan ve okumayan öğrenciler arasında ise kaynak kitap okuyanlarda istatistiksel olarak anlamlı Ģekilde yüksek bulunmuĢtur (p=0,010). Anahtar kelimeler: Kardiyolojik Sistem Muayenesi, Tıbbi Simülasyon, Öz-Değerlendirme

Benzetim programlarıBilgi düzeyiFizik muayene+6
Fethi Sada Zekey
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim sürecinde Tıp fakültesi öğrencilerinin psikolojik özelliklerinin mühendislik fakültesi öğrencileri ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu çalışmada, tıp ve mühendislik fakülteleri öğrencilerinde temel kişilik özelliklerinin, duygusal zekâ faktörlerinin, yaşam doyumlarının düzeyleri ve sorunlarla başa çıkma yöntemleri incelenmiştir. Farklı iki alan olan sağlık ve teknoloji alanlarında ki bu iki fakülte eğitim süreçleri ve eğitimde kullanılan materyaller olmak üzeri birçok anlamda birbirinden ayrışmaktadır. Bu araştırmada farklı fakültelerde eğitim alan benzer bilişsel özelliklere sahip bu öğrencilerin psikolojik özelliklerinin düzeyleri ve eğitim sürecinin bu özelliklere olası etkileri açısından farklılıklar olup olmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca öğrencilerin psikolojik özelliklerinin okul başarıları üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu doğrultuda farklı iki fakülte eğitimi ile öğrencilerin psikolojik özelliklerinin ilişkisi ayrıntılı olarak incelenmiştir. Tarama modelinde olan araştırma Hacettepe Üniversitesi'nde 2021-2022 eğitim öğretim yılında Tıp Fakültesi 1. ve 5. sınıf ile Mühendislik Fakültesi'ne bağlı Bilgisayar, Elektrik-Elektronik ve Yapay Zekâ Mühendisliği bölümlerinde öğrenim görmekte olan 1. ve 4. sınıf öğrencilerini kapsamaktadır. Çalışma 1563 öğrenciden 341'inin gönüllü katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada Temel Kişilik Özellikleri Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği, Duygusal Zekâ Özellik Ölçeği, Baş Etme Yolları Ölçeği kullanılmıştır. Veriler anket yöntemiyle, elektronik olarak toplanmıştır. SPSS programı ile yapılan analizlerin değerlendirmelerinde istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre tıp fakültesi öğrencilerinin öz denetim, nevrotizm, yaşam doyumu, iyi oluş düzeyleri ile duygusal başa çıkma ve sosyal destekle başa çıkma ölçek puanları mühendislik fakültesi öğrencilerinden yüksektir. Tıp fakültesi 1. sınıf öğrencilerinin yaşam doyumu ve duygusal başa çıkma düzeyleri mühendislik fakültesi 1. sınıf öğrencilerine göre yüksektir. Tıp fakültesi 5. sınıf öğrencilerinin dışa dönüklük, öz kontrol, duygusallık ve sosyallik düzeyleri tıp fakültesi 1. sınıf öğrencilerine; öz denetim ve duygusallık düzeyleri ise mühendislik fakültesi 4. sınıf öğrencilerine göre daha yüksek iken olumsuz değerlik ve sorunlarla duygusal başa çıkma puanları ise tıp fakültesi 1. sınıf öğrencilerine göre daha düşüktür. Mühendislik fakültesi 4. sınıf öğrencilerinin sorun odaklı başa çıkma düzeyleri mühendislik fakültesi 1. sınıf öğrencilerine göre yüksektir. Tıp fakültesi 1. sınıfta düşük not ortalamasına sahip olan öğrencilerin özdenetim ve yaşam doyumu düzeyleri aynı sınıfta daha yüksek not ortalamasına sahip öğrencilere göre düşüktür. Tıp fakültesi 5. sınıfta ise düşük not ortalamasına sahip olan öğrencilerin özdenetimleri daha yüksek not ortalamasına sahip öğrencilere göre düşük iken sosyallik düzeyleri daha yüksektir. Mühendislik fakültesi öğrencilerinin not ortalamalarına göre psikolojik özelliklerinin puanları anlamlı düzeyde farklılaşmamaktadır. Çalışmaya katılan tüm tıp fakültesi öğrencilerinde öz denetim ve nevrotizm, tıp fakültesi 1. sınıf öğrencilerinde ise öz denetim, olumsuz değerlik ve yaşam doyumu özelliklerinin başarı puanları üzerinde anlamlı yordayıcılar oldukları tespit edilmiştir. Bu özelliklerin düzeyleri arttıkça okul başarılarının da arttığı görülmektedir. Bu öğrencilerde başarıyı etkileyen en önemli değişkenin ise öz denetim olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmadaki diğer gruplarda (sınıflar düzeyinde tıp fakültesi 5. sınıf, mühendislik fakültesi 1. ve 4. sınıflar ve fakülteler düzeyinde tüm mühendislik fakültesi öğrencileri) öğrencilerinin başarı düzeyleri üzerinde psikolojik özelliklerin yordayıcı etkisi tespit edilmemiştir. Bu bulgular eşliğinde tıp eğitimi ile çalışma kapsamında incelenen psikolojik özelliklerin ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır.

Başa çıkmaBeş faktör kişilik modeliElektrik mühendisliği+7
Sevil Temur
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tıp fakültesi öğrencilerinin LGBTİQ+ bireylerin eğitim süreçlerine yönelik algılarının incelenmesi

Günümüzde cinsel kimlikleri tek bir çatı altında toplayan LGBTİQ+ kavramı, geleneksel kadın ve erkek cinsiyet rollerine uymayan bireyleri kapsamakta ve söz konusu kimliklerin baş harflerinden oluşmaktadır. LGBTİQ+ bireyler, eğitim süreçlerinde, sağlık hizmetlerine erişimde vb. konularda dezavantajlı konuma düşmektedirler. Tıp fakültesi öğrencilerinin LGBTİQ+ bireylerin eğitim süreçlerine yönelik olan algılarının neler olduğunu betimleme amacıyla hazırlanan bu çalışma, kolay ulaşılabilir durum örneklemesi ve kartopu-zincir örneklemesi yöntemleri kullanılarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 2022-2023 eğitim öğretim döneminde lisans programına kayıtlı öğrencilerden gönüllü katılım esası çerçevesinde oluşturulmuş bir araştırma grubu ile olgubilim deseni kullanılarak nitel bir araştırma olarak yürütülmüştür. Bu desen içinde yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak derinlemesine bireysel görüşmeler yapılmış ve elde edilen veriler tematik içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgular daha önceki araştırmaları destekler niteliktedir. Bununla birlikte, araştırmamıza katılan katılımcıların tanım ve kavramlarla ilgili farklı algılarının bulunduğu, bu bireylerin hitabet konusunda hassasiyet gösterdikleri görülmüştür. Araştırmada elde edilen bulgular, eğitim ortamında cinsel kimliği/eğilimi farklı bireylere öğretim üyeleri/öğreticiler açısından ayrımcı/farklı/olumsuz bir davranış söz konusu olmadığını, cinsel eğilimi/yönelimi farklı olan bireylere eğitim süresince dersliklerde farklı bir tutum oluşmadığını ortaya koymaktadır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, LGBTİQ+ bireylerin sorunlarının, toplumsal ayrımcılığın sonucu olduğu, LGBTİQ+ bireyleri kabul eden ve destekleyen bir eğitim ortamının sağlanmasının, ayrımcılık ve olumsuz davranışların azaltılmasında olumlu katkı sağlayacağını göstermektedir. Bu araştırmada LGBTİQ+ bireylerin sorunlarına çözüm bulmak için önyargı ve ayrımcılıkla mücadele etmenin önemli olduğu ve LGBTİQ+ bireylerin önündeki engelleri ortadan kaldırabilmek için en önemli etkenin eğitim olabileceği öne çıkmıştır.

Eğitim ortamıLGBTQTıp eğitimi+2
Bensu Karacan
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi entegre eğitim programına geçiş sonrasında dönem öğrenci başarı ve görüşlerinin incelenmesi

Tıp eğitimi dinamik bir süreçtir ve güncel şartlara, ortam ve zamana göre sürekli uyarlanması gerekmektedir. Günümüzde tıp eğitiminde niteliğin artırılmasını amaçlayan uygulamaların önemli adımlarından biri uygulanan eğitim programının değerlendirilmesi ve gelişime yönelik değişikliklerin dinamik bir şekilde yapılabilmesidir. Eğitimde öğrencilerin programı değerlendirmelerinde değerlendirme anketleri uzun yıllardır kullanılmaktadır ve öğretim etkinliğinin değerlendirilmesinin gerekli ve önemli bir parçasıdır. Bu çalışmanın amacı, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinde değişen tıp eğitimi modelinin uygulamaya girdiği 2016-2017 eğitim-öğretim yılı ile birlikte, izleyen iki eğitim-öğretim yılı boyunca, dönem 1 öğrencilerinin kurullarda almış oldukları eğitime yönelik geribildirimlerinin ve akademik başarılarının incelenmesidir. Öğrencilerin kurullarda almış oldukları eğitime ilişkin görüşleri 5 li Likert ölçeği ile hazırlanan geribildirim formlarından elde edilmiştir. "Kurul 2" dışında öğrenci geribildirimlerinin "Bilgilendirme ve İletişim", "Kurul Yapılanması", "Entegrasyon", "İçerik", "Ölçme-Değerlendirme" ve "Genel Görüş" temaları ilk yıla kıyasla belirgin iyileşme göstermiştir. Elde edilen verilerin hem sürecin değerlendirilmesi hem de bir sonraki yılın program hazırlığında kullanılmak üzere değerlendirmeye alınması ile eğitim dinamik bir sürece dönüştürülmüştür. Ayrıca kendilerinden alınan geribildirimlere göre yapılan iyileştirmeler konusunda öğrenciler bilgilendirilmiş ve böylece kendilerine ve görüşlerine değer verildiği hissettirilerek, BUÜTF için önemli olan bu süreçte etkin rol almaları sağlanmıştır. Anahtar Sözcükler: tıp eğitimi, entegrasyon, tıp öğrencisi, program değerlendirme

Eğitim programlarıProgram değerlendirmeTıp eğitimi+3
Züleyha Alper
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir vakıf üniversitesinde yabancı dilde eğitimin mezuniyet öncesi tıp eğitimine etkileri üzerine görüşler

Bu çalışma tıp eğitiminin anadil dışında İngilizce olarak verilmesinin eğitim süreçlerine etkisini araştırmak amacıyla yapılan niteliksel bir araştırmadır. Çalışmanın veri toplama aşaması Nisan – Ağustos 2018 tarihleri arasında İstanbul'da eğitim dili İngilizce olan bir vakıf üniversitesi tıp fakültesinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada değişik akademik unvanlara sahip temel, dahili ve cerrahi bilimlerden toplam 27 öğretim üyesi ile derinlemesine görüşmeler yapılmış, toplam altı odak grup ve bir derinlemesine görüşme ile tüm sınıflardan öğrencilerin görüşleri derlenmiş, ayrıca yabancı uyruklu öğrenciler, mezunlar, idari personel ve iki yöneticiden derinlemesine görüşmeler yoluyla veri toplanmıştır. Ayrıca çalışmaya katılan tüm bireylerden yapılandırılmış bir form vasıtasıyla demografik verileri ve eğitim geçmişlerine dair bilgi alınmıştır. Toplanan niteliksel veriler tematik analiz ile değerlendirilmiştir. Çalışmaya katılan tüm tarafların ortak görüşü hekimlikte İngilizce yeterliliğinin günümüz şartlarında olmazsa olmaz olduğu, İngilizcenin özellikle bilgi kaynaklarına ulaşım ve uluslararası eğitim, mesleki gelişim ya da çalışma olanakları açısından avantaj sağladığı, İngilizce tıp eğitiminde niteliği artırmanın birinci koşulunun öğretim üyesinin dil yeterliğini artırmak olduğu ve bu sağlanmadığında eğitimin sekteye uğradığı, pratikte klinik eğitimin İngilizce olarak verilmesinin mümkün gözükmediği şeklindedir. Tartışmalı konular ise tıbbi İngilizcenin ve İngilizce yeterliliğin geliştirilmesinin nasıl ve ne zaman yapılacağı ile bugünkü haliyle İngilizce tıp eğitiminin getirisi ve götürüsü arasındaki dengedir. Anahtar Kelimeler: tıp eğitimi, İngilizce eğitim dili, yabancı dilde eğitim, yabancı dilde tıp eğitimi, İngilizce tıp eğitimi

Tıp eğitimiVakıf üniversiteleriYabancı dil eğitimi+1
Ayşe Arzu Akalın
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Radyoloji uzmanlık eğitimini organ sistemi radyolojisine veya görüntüleme yöntemine dayalı yürüten programların incelenmesi

Radyoloji hastalıkların ve travmaların tanı, tedavi ve izlem süreçlerinde görüntülemeyi kullanan bir bilim dalıdır. Radyologlar tüm tanısal görüntüleme yöntemlerini (modaliteler) kullanmak ve yorumlamak için eğitim alırlar. Teknolojik gelişmelerle birlikte kullanılmaya başlayan yeni modaliteler, radyoloji sorumluluk alanlarında da genişlemeye yol açmıştır. Radyoloji uzmanlık eğitim programlarının yapılandırılmasında görüntüleme yöntemlerinin mi yoksa organa dayalı sistemlerin mi esas alınacağı tartışmalara neden olmaktadır. Bu tez çalışmasının amacı; her iki şekilde program yürüten uzmanlık programlarının rotasyon düzenlerinin incelenmesi ve avantaj-dezavantajlarının belirlenmesidir. Araştırma, radyoloji uzmanlık eğitiminde yürütülen eğitim programlarının rotasyon düzenleri ve katılımcı görüşleri üzerine betimsel bir çalışmadır, 28 radyoloji birimine ulaşılarak bilgi ve görüşler toplanmıştır. 28 fakülteden 25'i organ sistem temelli rotasyon düzenine sahipken, 3'ü görüntüleme yöntemine dayalı programlarını yürütmektedir. Rotasyon düzenlerini belirleyen en önemli 2 etken, araştırma görevlisi/asistan sayısı ile öğretim üyesi sayısı olarak belirlenmiştir. Katılımcılar organ sistemi radyolojisine dayanan programların avantajlarını; daha kaliteli bir asistan eğitimi verebilmeleri, kapsamı ve sınırları belirlenmiş, odaklanmış bir eğitim sunabilmeleri, daha sistematik teorik çalışma planı oluşturabilmeleri ve ilgili sistem hakkındaki tüm modalitelerin kullanıldığı algoritmik ve detaylı öğrenmeyi sağlayabilmeleri olarak bildirmiştir. Katılımcılar görüntüleme yöntemine dayalı programlarda önemli bir avantaj bildirilmezken en çok bildirilen dezavantajlar diğer tetkikler ile uyumlu düşünememe, sistem bazında eğitim eksikliği, organ bazlı vücudun sistematik eğitiminin tamamlanamaması, her sisteme ait yeterli pratik yapılamamasıdır.

GörüntülemeGörüntüleme yöntemleriRadyoloji+3
Erdem Yusuf Çamırcı
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tıp fakültesi son sınıf öğrencilerinin acil serviste konsültasyon isteme becerilerinin çevrimiçi simülasyon uygulamaları ile geliştirilmesi

Teknik olmayan beceri eğitiminin önemi özellikle sağlık sektöründe giderek belirgin hale gelmektedir. Bu beceri bileşenlerinden biri olan iletişim, özellikle kompleks bir yapıya sahip acil servislerde hastaların bakımının güvenliğini ve sürekliliğini sağlamak için kritik değere sahiptir. Acil serviste konsültasyon ise bu becerinin kullanılmasını gerektiren anahtar uygulamalardan biridir. Bu çalışmada tıp fakültesi son sınıf öğrencilerine acil serviste konsültasyon talep etmelerini bir protokol kullanarak öğretmek amacıyla, yerleştirilmiş katılımcı ile gerçekleştirilen simülasyona dayalı bir eğitim uygulamak ve etkililiğini değerlendirmek amaçlanmıştır. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde 2020-2021 güz döneminde öğrenim gören, 2020 Kasım-Aralık aylarında zorunlu acil tıp stajını yapmakta olan 38 son sınıf öğrencisi ile yapılan çalışmada ön test-son test tek gruplu desen yöntemi kullanılmıştır. Kessler'in 5C çerçevesi esas alınarak gruba önce teorik bir konsültasyon isteme eğitimi verilmiş, eğitim sonunda senaryo temelli bir değerlendirme yapılmıştır. Daha sonra aynı gruba yerleştirilmiş katılımcı ile uygulanan simülasyona dayalı bir konsültasyon isteme eğitimi verilmiş ve yine senaryo temelli bir değerlendirme yapılmıştır. 5C kontrol listesi ile yapılan değerlendirmelerde teorik eğitim sonrası ile simülasyona dayalı eğitim sonrası farka bakılmış ve elde edilen sonuçlara göre simülasyona dayalı eğitim sonrası değerlendirme skoru, teorik eğitim sonrası değerlendirme skoruna göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Araştırmanın sonuçları doğrultusunda konsültasyonda iletişim becerisinin mezuniyet öncesinde simülasyona dayalı bir eğitim uygulanarak geliştirilebileceği gösterilmiştir.

Acil servis-hastaneAcil tıpBenzetim tekniği+4
Özlem Taze
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki kardiyoloji asistanlarının aldıkları uzmanlık eğitimine ve bulundukları eğitim ortamına yönelik algılarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Türkiye'deki Kardiyoloji asistanlarının uzmanlık eğitimi ve eğitim ortamına dair algılarını değerlendirmek, bu algının farklı değişkenlerle ilişkisini incelemektir. Araştırma Türkiye'deki 44 Kardiyoloji kliniğinden 133 uzmanlık öğrencisi ile yapılmıştır. Örneklem seçimi tabakalı örneklem seçimi ile yapılmış, nicel veri toplama yöntemleri seçilmiştir. Verilerin toplanması için, Mezuniyet Sonrası Hastane Eğitim Ortamı Ölçeği (MSHEOÖ) ve bir Eğitim Değerlendirme Anketi kullanılmıştır. Veriler elektronik ortamda toplanmıştır. Yaş, cinsiyet, mezun olunan tıp fakültesi, meslek yılı, kıdem, çalışılan kurum tipi, haftalık eğitim saati, aylık nöbet sayısı ve coğrafik bölge değişkenlerinin eğitim ortamı algısına etkileri incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre meslek yılı 1-4 yıl olanların MSHEOÖ skoru meslek yılı 5 ve daha fazla olanlardan, 1. yıl asistanlarının skoru 3., 4. ve 5. yıl asistanlarından, vakıf üniversitesindekilerin skoru devlet üniversitelerindekinden, haftalık eğitim saati 0 olanların skoru 2 ve daha üzeri olanlardan daha yüksek bulunmuştur. Asistanların 7 temel yetkinliğe dair kazanımları ile ilgili algıları da MSHEOÖ ile pozitif yönde ilişkili bulunmuştur. Kardiyoloji uzmanlık eğitimi ile ilgili sorunlu olarak görülen alanların; fiziki ortam, çalışma süreleri ve iş yükü, eğitim ve eğitime ayrılan sürenin yetersizliği konuları olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sonuçları Türkiye'deki kardiyoloji asistanlarının genel algılarını ve eğitim sürecindeki sorunlu alanları göstermesi yönüyle birçok veri sunmaktadır. Bu veriler kardiyoloji eğitiminde var olan sorunların tespiti ve iyileştirme çalışmaları açısından klinik ve hastane sorumluları, eğitim müfredatını hazırlayanlar ve sağlık politikalarını belirleyenler için yönlendirici olabilir.

Eğitim ortamıKardiyolojiTıp eğitimi+2
Ayşe Hoşoğlu
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tıp fakültesi son sınıf öğrencilerinin hastane öncesi ve acil servislerde travmalı hastaya yaklaşımının senaryo temelli simülasyonla değerlendirilmesi

Bu çalışma, 6. Sınıf intörn hekimlerin hastane öncesi ve acil serviste travmalı hasta yönetimi konusundaki yeterliliklerinin senaryo temelli simülasyon uygulamaları ile değerlendirilmesi amacıyla nitel ve nicel verilerin birlikte kullanıldığı karma yöntem araştırması olarak yürütülmüştür. 12 Nisan - 08 Temmuz 2021 tarihleri arasında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi İyi Hekimlik Uygulamaları ve Simülasyon Eğitim Merkezi'nde yürütülen çalışmada nicel veriler için 9 kontrol ve 9 çalışma grubu öğrencisine hastane öncesi ve acil serviste çoklu travmalı bir vakanın yönetimi konusunda standart hasta-hibrit yöntem kullanılarak hazırlanmış senaryo temelli simülasyon uygulanmış, kontrol listeleri ile uygulamalar değerlendirilmiştir. Çalışma grubuna değerlendirme öncesi hastane öncesi ve acil serviste travmalı hasta yönetimini içeren sunum ve video gösterimi ardından önce hastane öncesi sonrasında acil serviste travmalı hasta yönetimini içeren senaryo temelli simülasyon uygulamaları yaptırılmış, çözümleme oturumları düzenlenmiştir. Ayrıca, çalışma grubu öğrencilerine Modifiye Simülasyon Etkililik Aracı uygulanmıştır. Nitel veriler için, odak grup görüşmeleri düzenlenmiş olup, bu görüşmelere kontrol (8 öğrenci) ve çalışma (6 öğrenci) grubu intörn öğrencileri ile bu grupları acil tıp stajında gözlemleyen acil servis çalışanları (3 kişi) katılmıştır. Çalışmada, acil serviste yönetilen travmalı hasta senaryo simülasyonları hastane öncesi yönetilen travmalı hasta senaryo simülasyonlarından başarılı bulunmuştur. Hastane öncesi ve acil serviste yönetilen travmalı hasta simülasyon değerlendirmesine göre gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). Odak grup görüşmelerine göre, her iki grup öğrencilerinin kendilerini hastane öncesi travmalı hasta yönetiminde yeterli görmedikleri saptanmıştır. Acil Servis çalışanlarının gözlemleri sonucu her iki grubun da stajda fark edilir şekilde öz güvenli oldukları belirlenmiştir. Sonuç olarak, travmalı hastanın hastane öncesinde ve acil serviste yönetimi konusunda öğrencilerin öz-yeterliliklerini artırmak için müfredata konu ile ilgili ders eklenmesi ve dersin kapsamında senaryo temelli simülasyon uygulamasının yapılması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Acil servis, hastane öncesi, intörn hekim, öz-yeterlilik, simülasyon, travma yönetimi

Acil servis-hastaneAcil tıpBenzetim tekniği+5
Hatice Gülbaş
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk yanık yoğun bakım ünitesi yatak başı klinik ekip vizitlerinde çocuk cerrahi asistanlarının vizit yönetim becerilerinin değerlendirilmesi ve klinik vizit sürecinin incelenmesi

Araştırma, Çocuk Yanık Yoğun Bakım Ünitesinde gerçekleştirilen yatak başı (klinik) çocuk cerrahisi doktor vizitlerinin sürecini incelemek ve çocuk cerrahisi asistanlarının vizit yönetim becerilerini değerlendirmek amacıyla karma desende yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Eğitim Araştırma Hastanesi'nin çocuk cerrahisi bölümünde görev yapan 8 çocuk cerrahisi asistan doktorları ve 6 öğretim görevlisi oluşturmuştur. Asistanların vizit yönetim becerileri değerlendirilmeleri için yatak başı vizit gözlemleri, vizit sürecini tanımlamak için öğretim görevlileri ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Gözlemsel verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzdelik, ortalama ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Görüşme verilerinin analizinde tematik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada gözlemlerden elde edilen bulgulara göre çocuk yanık yoğun bakım ünitesinde eğitim viziti oranı (%16,3), klinik vizit süresi (11,3 dk.) ve eğitim viziti süresi (24,5 dk.) olarak bulunmuştur. Her iki gözlemde asistanların teknik olmayan vizit yönetim becerileri ortalamaları teknik vizit becerileri ortalamalarından düşük olduğu tespit edilmiştir. Her iki gözlem sonucunda cinsiyete göre asistanların vizit yönetim becerilerinde fark görülmemiştir. Birinci gözlem sonunda asistanların doktor ve çocuk cerrahı deneyim sürelerine göre fark olmamakla birlikte ikinci gözlem sonucunda asistanların teknik olmayan vizit yönetim becerilerinin puan ortalamasında fark (p=0,044) görülmüştür. Eğitici görüşlerinde vizit türü, vizite katılanların rol ve sorumlulukları, vizitin niteliğini etkileyen faktörler, vizit yönetim becerisi, asistanın sahip olması gereken özellikler, vizit süreci önerileri öne çıkan temaları olmuştur. Çalışmanın niteliksel boyutu sonucunda, eğitici görüşlerinde vizit sürecini anlamaya ve açıklamaya yararlı olabilecek bilgiler elde edilmiştir. Niceliksel boyutu sonuçlarında, yatak başı klinik vizitlerde çocuk cerrahisi asistanlarının teknik olmayan vizit yönetim becerilerinin gelişilmesi önerilmektedir.

CerrahiTıp eğitimiYanıklar+4
Nazmiye Çelik
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

İleri yaşam desteği simülasyonunun tıp fakültesi son sınıf öğrencilerinin özyeterlik algısına etkisinin değerlendirilmesi

Çalışma, tıp fakültesi son sınıf öğrencilerine yönelik senaryo temelli ileri yaşam desteği simülasyon uygulamasının, öğrencilerin ileri yaşam desteği teknik becerilerine dair özyeterlik algılarına etkisinin, performanslarının ve simülasyon eğitimi deneyimlerinin değerlendirilmesi amacıyla yürütülmüştür. Araştırma nicel ve nitel veriler ile karma desende, 2019-2020 ve 2020-2021 eğitim-öğretim yıllarında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesinde okuyan 2020 yılında 80 son sınıf öğrencisi ile tamamlanmıştır. Bu öğrencilerin 53'ü deney, 27'si kontrol grubunda yer almıştır. Elde edilen bulgulara göre kontrol grubundaki özyeterlik algısı değişim yüzdesi %27 (9,58 - 54,54) iken deney grubunda %52,94 (29,78 – 78,17) olarak gözlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarının ön ve son özyeterlik algılarındaki artışların değişim yüzdeleri istatistiksel olarak anlamlı farklı bulunmuştur (p<0,05). Deney grubu öğrencilerinin ileri yaşam desteği teknik beceriler özyeterlik algısı ön değerlendirme puanları ile simülasyon uygulaması sırasında gösterdikleri performansları arasında hesaplanan Kappa uyum istatistiğine bakılmıştır. Buna göre tüm sorularda uyum düşüktür. Bir diğer ifadeyle öğrencilerin performansları ile özyeterlik algıları arasında bir uyum belirlenememiştir. Nitel analiz aşamasında odak grup çalışmaları yapılmıştır. İçerik analizi yöntemiyle yapılan kodlamalardan erişilen ana temalar özyeterlik algısı, öğrenme, simülasyon yöntemi, geliştirme şeklindedir. En fazla verinin oluştuğu tema 'Öğrenme' %32,6 olmuştur. 'Özyeterlik algısı' %29 ve 'Simülasyon Yöntemi' teması ise %21,3 oranında kodlanmıştır.

BenzetimKalp masajıKardiyopulmoner reanimasyon+4
Pınar Daylan Koçkaya
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tıp eğitimi halk sağlığı stajında uygulanan aile hekimliği eğitim programına yönelik paydaş görüşleri

Birinci basamak sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi mezuniyet öncesi tıp eğitimi ile ilişkilidir. Bu çalışmada, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi 6. Sınıf Halk Sağlığı stajı kapsamındaki aile hekimliği eğitim programına dair paydaş görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı tipte olan bu araştırma, niteliksel verilere dayalı fenomenolojik olarak planlanıp niceliksel verilerle desteklenmiştir. Haziran 2018 –Ağustos 2019 tarihlerinde uygulanmıştır. Maksimum çeşitlilik sağlanarak 10 intörn ile iki odak grup görüşmesi, 10 akademisyen ve 8 aile hekimi ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen nitel verilere içerik analizi uygulanmıştır. Bulguların tanımlanması aşamasında, doğrudan alıntılarla desteklenen veriler bulgular kısmında sunulmuştur. İçerik analizinde ortaya çıkan temalar, dört ana grupta toplanmıştır: Hedefler, programın kapsamı, öğrenme süreci, ölçme-değerlendirme. Hedefler teması kapsamında öne çıkan kodlar; hedeflerin açık ve anlaşılır oluşu, ihtiyaca uygunluğu ve hedeflere ulaşmadır. Programın kapsamı temasında ise; kuramsal dersler ve içeriğin ihtiyaca uygunluğu öne çıkmaktadır. Öğrenme süreci temasında; derse katılım, sahadaki ilişkiler ve saha organizasyonun sağladığı katkı, danışmana ulaşılabilirlik ve sağladığı katkı, hekimlik uygulama dosyası hacmi ve ihtiyaca uygunluğu ve süreci etkileyenler durumlar öne çıkmaktadır. Ölçme-değerlendirme temasında; sözlü ve yazılı geribildirimler, dosya değerlendirmesi, sunumlar ve devam durumu kodları ön plana çıkmıştır. Hedefler konusunda geniş bir uzlaşı olmakla birlikte hedeflerin ihtiyaçlara uygunluğu ve ulaşılması ile ilgili danışmanları "hedeflerin yenilenip geliştirilmesi çabasına açık" olarak tanımlamak mümkündür. Programın kapsamı konusunda öğrenciler ağırlıklı olarak, içeriğin tekrarını eleştirmiştir. Öğrencilerin beklentisi kuramsal yüklemeden çok uygulamaya dönük yöntemlerdir. Öğrenme sürecinde kuramsal dersler için ayrılan süre konusunda paydaşlar uzlaşmaktadır. Kuramsal ders katılım takibi sorunsuz yürümekte ancak saha uygulaması için tüm paydaşlar sorun olduğunu ifade etmektedir. Yeterlilik ölçütlerinin aile hekimleri dâhil olmak üzere tüm paydaşlar tarafından aynı açıklıkta biliniyor ve uygulanıyor olması önemlidir. Danışmanlar ve aile hekimleri, işyüklerinin eğitime katılımlarının önünde önemli bir bariyer oluşturduğunu vurgularken öğrenciler için de TUS'un benzer etkiyi yarattığını ifade etmişlerdir.

Aile hekimliğiEğitim programlarıHalk sağlığı+2
Seyfi Durmaz
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tıp fakültesi öğrencilerinin sanal zorba/kurban olma ve farkındalık durumu ile çevrimiçi teknolojilere yönelik özyeterlik algı düzeylerinin incelenmesi

Sanal zorbalık, cep telefonu, e-posta, web siteleri vb. bilişim teknolojileri aracılığı ile bireyin diğer bireye/bireylere tehdit, taciz, korkutma vb. kötü amaçlı, sürekli, kasıtlı davranışlar sergilemesi olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada fakültelerinde henüz eğitime başlayan tıp fakültesi öğrencilerinin sanal zorba/kurban olma düzeyleri, sanal zorba farkındalık durumları ve çevrimiçi teknoloji kullanım özyeterlik algı düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modeline göre gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu 307 öğrenciden oluşmuştur. Veriler; Kişisel Bilgi Formu, Sanal Zorba/Kurban Ölçeği, Sanal Zorba Farkındalık Ölçeği, Çevrimiçi Teknolojilere Yönelik Özyeterlik Algısı Ölçeği ile elektronik yoldan toplanmıştır. Verilerin analizi SPSS 22.0 istatistik paket programı ile yapılmıştır. Araştırmada öğrencilerin sanal zorba ve kurban olma düzeylerinin oldukça düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte öğrencilerdeki sanal zorbalık farkındalığı ve çevrimiçi teknoloji kullanım yeterlik algı düzeyi yüksek çıkmıştır. Kadın öğrencilerin ve akademik başarısı yüksek olan öğrencilerin daha yüksek farkındalığa sahip oldukları belirlenmiştir. Öğrencilerin sanal zorba olma durumları ile cinsiyet, akademik başarı, internet kullanım süresi ve yaşanılan yer değişkenlerine göre anlamlı bir ilişki bulunmazken, sanal kurban olma durumu ile interneti uzun süre kullanan öğrenciler lehine anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Çevrimiçi teknoloji kullanımına ilişkin özyeterlik algısı ile sanal zorba/kurban olma arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Öğrenciler sanal zorbalığı en çok şaka amaçlı yaptıkları, sanal kurban olanlarında kızgınlık, endişe ve stres yaşadıkları belirlenmiştir.

Bilişim teknolojisiFarkındalıkSiber zorbalık+5
Barış Sezer
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00

Related subjects