Tourism businesses
168 theses under this subject heading
Algılanan örgüt yapısı, kişi iş ve kişi örgüt uyumunun iş tatmini ve işe kenetlenme üzerine olan etkisi
Turizm; ülke ekonomilerinin sürdürülebilirliğine katkıda bulunan ve yüksek rekabet ortamı ile hızla değişen iş çevresinde yer alan, emek yoğun bir hizmet sektörüdür. Rekabetçi yapısından dolayı sektörün başarısı ve kârlılığı, bu alanda görev yapan çalışanların işe uyumlarına, iş tatminlerine ve işe kenetlenmelerine önemli ölçüde bağlıdır. Ancak mevcut literatür değerlendirildiğinde, turizm çalışanlarının bu tutum ve davranışlarının yeterince irdelenmediği gözlemlenmektedir. Söz konusu sorun nedeni ile yapılan bu çalışmanın amacı, turizm sektöründeki işgörenlerin algıladıkları örgüt yapısının, kişi iş ve kişi örgüt uyumlarının, işe kenetlenme ve iş tatmini düzeyleri üzerindeki etkisinin incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini, İstanbul'da faaliyet gösteren 4-5 yıldızlı konaklama işletmelerinde görev alan otel personeli oluşturmaktadır. Analizlerde kullanılan veriler literatürde sıklıkla yer alan, geçerlilik ve güvenirliği yüksek olan ölçeklerden oluşan bir anket yardımıyla elde edilmiştir. Kolayda örnekleme yöntemi ile toplanan 570 adet anket değerlendirmeye alınmış ve analizler bu örnek üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın kavramsal modelinde yer alan hipotezlerde öne sürülen ilişkilerin istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığını belirlemek üzere çoklu regresyon modelleri kullanılmıştır. Analizlerden elde edilen bulgular neticesinde, çalışanların algıladıkları örgüt yapısının iş ve örgütle olan uyumları, iş tatmini ve işe kenetlenme düzeyleri ile ilişkili olduğu ve ayrıca kişi iş ve kişi örgüt uyumunun, algılanan örgüt yapısı ile iş tatmini ve işe kenetlenme ilişkisinde pozitif yönde aracı rolünün bulunduğu sonucuna erişilmiştir. Çalışmadan elde edilen bu bulguların otel yöneticileri için uygulamaya yönelik kritik bilgiler sunması beklenmektedir.
Yatırımcıların davranışsal finans eğilimlerinin bireysel yatırımcı kararlarına göre incelenmesi: Muğla ilindeki turizm işletmeleri yöneticileri üzerinde bir araştırma
Davranışsal finans, son yıllarda sıklıkla tartışılan, akademik çevrelerce araştırılan bir kavram haline gelmiştir. Finansal kararlarda, belirli tahmin ve beklentilerden daha çok davranışsal eğilimlerin etkili olduğunun anlaşılması bu eğilimlerin tespitini, araştırılmasını, işleyişini anlamayı ve faktörlere ait sonuçların değerlendirmesini zaruri hale getirmiştir. Bireysel yatırımcıların finansal piyasalarda her zaman rasyonel çizgide hareket ettiğini söylemek mümkün değildir. Geleneksel finansın ortaya koyduğu varsayımlar, bireylerin verdiği finansal yatırım kararlarını açıklamaya yetmemekte, bireysel yatırımcı kararları önyargıların ve psikolojik eğilimlerin fazlasıyla etkisi altında kalmaktadır. Bazen psikolojik yapıdan ve kişilikten kaynaklanan unsurlar, bazen de bireyin etkileşimde bulunduğu sosyal faktörler bireylerin yatırım kararları üzerinde etkili olabilmektedir. Davranışsal finans, rasyonel karar vermenin mümkün olmadığı durumlarda bireylerin verdikleri kararları ve bu kararların finansal etkilerini araştıran bir alan olmuştur. Araştırmanın amacı; yatırımcıların davranışsal finans eğilimlerinin bireysel yatırım tercihlerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırma için Muğla ilindeki turizm sektöründe faaliyet gösteren seyahat acentalarının, bir, iki, üç, dört ve beş yıldızlı otellerin ve butik otellerin yönetici kademesindeki çalışanlar seçilmiştir. Çalışma alanı olarak turizm sektörünün seçilmesini nedeni ülke ekonomisinde önemli bir yer tutan turizm sektöründe istihdam edilen yöneticilerin bireysel yatırımlarıyla ilgili gerek mevcut gerekse gelecekteki davranışsal eğilimlerinin belirlenmesinin önemli olduğu düşüncesidir. Alt, orta ve üst yönetim kademesinde istihdam edilen yöneticilerin gelirleri, tasarrufları aracılığıyla ülke ekonomisine döndüğünden, turizm işletme yöneticilerinin davranışsal finans eğilimlerinin tespiti oldukça önemlidir. Bu kapsamda turizm işletmeleri yöneticileriyle anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu anketi tam ve eksiksiz yanıtlayan 548 yöneticiden veri toplanmıştır. Çalışmada bireysel yatırımcıların sosyodemografik özellikleri, yatırım yapma süresi, yatırım yaparken faydalanılan bilgi kaynakları, yatırım tercihleri, yatırımlarını hangi aralıklarla gözden geçirdikleri ve yatırım yaparken esas alınan faktörler incelenmiş, elde edilen bulgular analiz edilmiştir. Buna göre; davranışsal finans eğilimleri, yararlanılan bilgi kaynakları, yatırım tercihleri, yatırım süresi, yatırım yaparken esas alınan faktörler, gelir durumu, yatırımları gözden geçirme sıklığı, gelirden ayrılan yıllık paya göre anlamlı farklılıklar göstermektedir. Çalışma sonunda elde edilen bulgular değerlendirildiğinde geliştirilen 10 faktörlük davranışsal finans ölçeğinin, yatırımcıların yatırım kararlarındaki davranışsal finans eğilimlerini tespit etmeye yönelik olarak bundan sonra yapılacak çalışmalara katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. Bunun yanında turizm sektöründe istihdam edilen yöneticilerin göstermiş olduğu davranışsal finans eğilimlerinin, farklı sektörlerde istihdam edilen bireylerin davranışsal finans eğilimleri ile karşılaştırması literatüre önemli bir katkı sağlayacaktır. Farklı sektör geçmişlerine ve birikimlerine sahip bireylerin davranışsal finans eğilimlerinin ve bu eğilimlerin finansal kararlarla olan ilişkisinin öngörülebilmesinin, davranışsal finans literatürünü zenginleştireceği düşünülmektedir.
Hirose yöntemiyle marka değerinin belirlenmesi: BİST Turizm endeksinde yer alan firmalar üzerine bir uygulama
Marka olgusu ve marka değeri kavramının değeri şirketler açısından son yıllarda çok önemli bir yer tutmaktadır. Artan teknoloji ve pazar rekabeti, şirketlerin yeni stratejik yönelimlere sürüklemiştir. Bunun bir sonucu olarak markalaşma süreci ortaya çıkmıştır. Bu süreç pazarda etkin olarak var olmak isteyen şirketler açısından zorunlu bir hal almış ve rekabet üstünlüğü elde etmek için gereken temel unsurlardan biri haline gelmiştir. Bu sürecin ortaya çıkmasıyla beraber marka değerini ölçmek için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Birçok araştırmacı ve akademisyen tarafından marka değerini farklı yönlerden inceleyen yöntemler ortaya atılmıştır. Bu yöntemler Davranışsal, Finansal ve Karma yöntemler olarak bilinmektedir. Araştırmada marka değerini parasal olarak değerlendirmeyen yöntemlerde ana hatlarıyla yer almakta ancak asıl yöntem olarak Finansal bir model seçilerek marka değerinin finansal boyutu ile ilgilenilmiştir. Araştırmamızın son bölümünde BİST Turizm Endeksi'nde faaliyet gösteren firmaların marka değerleri ikinci ve üçüncü bölümde açıklanan ve Finansal Marka Değerleme Yöntemlerinden biri olan Hirose yöntemi ile tespit edilmeye çalışılmıştır.
Frigya bölgesine alternatif konaklama tesisi önerisi: Karavancılık
Dünyada kamp ve karavancılığın gelişmesiyle birlikte konaklama ihtiyacının karşılanmasında çadır ve bungalovlar ile birlikte karavanların kullanılması da yaygınlaşmaktadır. Karavanlar, ekonomik tatil seçeneğiyle doğal ve kültürel kaynaklara sahip alanlarda doğaya zarar vermeyen konaklama türü olarak geleneksel konaklama modellerine alternatif olarak öne sürülebilir. Bu tezin temel amacı, Dağlık Frigya Bölgesinde yer alan Karaören ve Yapıldak Baraj Göletleri çevresinde belirlenen bölgelerin karavancılık için uygun olup olmadığının değerlendirilmesidir. Bu amaca ulaşmak için araştırma nitel olarak desenlenmiş, veri toplama teknikleri olarak gözlem, görüşme ve Delfi tekniği kullanılmıştır. Araştırmada öncelikle Delfi yöntemi ile potansiyel bir karavan alanının sahip olması gereken kriterler belirlenmiş daha sonra bu kriterler kapsamında gözlem, görüşme ve ikincil veriler aracılığıyla Frig Vadisi için değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırma sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde Frig Vadisinde yer alan her iki bölgenin karavan alanı (kamping) olarak yatırımcılara açılabileceği görülmüştür. Ancak bölgelerin kırsal alanda bulunması nedeniyle karavan veya kamping tesisinin işletilmesinde rekreatif kolaylıklar olarak da nitelendirilen üst yapı yatırımları konusunda yerel yönetimlere ve yatırımcılara bazı görevler düşmektedir. Anahtar Kelimeler: Kamp ve Karavan Turizmi, Karavanlar, Gözlem, Görüşme, Delfi Tekniği, Frig Vadisi
Sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörleri ve küçük turizm işletmelerinin ekonomik performansı
Bu çalışmada sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörlerinin küçük turizm işletmelerinin ekonomik performansıyla ilişkisinin ortaya koyulması amaçlanmıştır. Sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörlerinin ve KTİ'lerin ekonomik performansı yapılarının belirlenmesinde kırsal turizm başarı faktörleri, destinasyon pazarlaması başarı faktörleri, işletme başarı faktörleri, turistik bölgelerde sürdürülebilirlik göstergeleri ve küçük turizm işletmelerinin sürdürülebilirlik göstergelerinden yararlanılmıştır. Bu bağlamda Eskişehir'de bulunan 330 küçük turizm işletmelerinin sahipleriyle/yöneticileriyle yüz yüze anket tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde çok boyutlu nicel veri analizi yöntemlerinden Yapısal Eşitlik Modellemesi'ne başvurulmuştur. Yapılan analizler sonucunda, sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörlerinden ve KTİ'lerin ekonomik performansından oluşan boyutlar belirlenmiştir. YEM analizi sonucunda sürdürülebilir şehir turizmi başarı faktörleriyle KTİ'lerin ekonomik performansı yapıları arasında anlamlı ilişkiler ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, şehirlerde turizmin sürdürülebilirliğinde öne çıkan başarı faktörleri belirlenmiş ve KTİ'lerin ekonomik performansıyla ilişkisi ortaya koyulmuştur. Bu doğrultuda yerel yönetimlere, bölgesel pazarlama örgütlerine ve işletme yöneticilerine şehirlerde turizm gelişiminin ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi hususunda öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, şehir turizmi, başarı faktörleri, küçük turizm işletmeleri, ekonomik performans, Eskişehir
Turizmde kırılganlık ile rezilyans kapasitesi ilişkisi: Farklı turizm işletmelerinde karşılaştırmalı bir analiz
Turizm işletmeleri, kriz ve olumsuz çevresel koşulların yarattığı baskılar karşısında yüksek derecede duyarlılık göstermekte ve bu durum işletmelerde kırılganlıklara yol açarak operasyonlarını sürdürmelerini zorlaştırmaktadır. Artan rekabet koşulları da göz önünde bulundurulduğunda, baskılara karşı işletmelerin yaşamlarını devam ettirebilmelerinin, dayanıklılıklarını artıracak ve işletmeleri koruyacak bir kapasite geliştirmelerine bağlı olduğu görülmektedir. Bu bakış açısından hareketle araştırmada rezilyans kapasitesi ile kırılganlıklar arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada rezilyans kapasitesinin belirlenmesinde ResOrgs (The Resilient Organizations) Modeli temel alınmıştır. Model, uzman görüşleri ve İstanbul'daki turizm işletmeleri yöneticilerinden toplanan 401 geçerli anketten elde edilen veriler üzerinde gerçekleştirilen, Açımlayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi sonucunda yeniden şekillendirilmiştir. Analizler sonucunda 'planlama stratejileri', 'proaktif duruş', 'bilgiye erişim', 'ağlar ve ilişkiler', 'liderlik' ve 'işletme kültürü'nden oluşan turizme özgü yeni bir rezilyans kapasitesi modeli oluşturulmuştur. Ayrıca uzman görüşleri ve alan araştırması sonucunda turizm işletmelerinin kırılganlıklarının 'ekonomik sorunlar', 'politik sorunlar', 'güvenlik sorunları', 'mevsimsel dalgalanmalar', 'turist tercihindeki ani değişimler', 'rekabetçi baskılar', 'yasa ve mevzuatla ilgili sorunlar' olduğu belirlenmiştir. Araştırmada turizm işletmelerinin; 'ekonomik', 'politik', 'mevsimsellik', 'rekabet', 'turist tercihindeki ani değişimler' ve 'yasal ve mevzuatla ilgili sorunlar' olarak belirlenen kırılganlıklarına bağlı olarak rezilyans kapasitelerinin azaldığı tespit edilmiştir. Bununla beraber rezilyans kapasitesinin tüm boyutlarının da kırılganlıkları azaltmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda rezilyans kapasitesinin her bir boyutunun, her bir kırılganlık değişkeni üzerindeki etkisi konaklama, seyahat ve havayoluiv işletmeleri temelinde değerlendirilmiştir. Konaklama işletmelerinde kırılganlıkları azaltmada 'planlama stratejileri' ve 'işletme kültürü' önemli bir rol üstlenirken, seyahat acentalarında 'işletme kültürünün' en sık gözlenen boyut olduğu belirlenmiştir. Havayolu işletmelerinde ise kırılganlıkları azaltmada en sık gözlenen boyutun 'ağlar ve ilişkiler' olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlardan yola çıkarak araştırmada, turizm işletmelerine yaşadıkları fırtınalı ortamda örgütün yapısını gözden geçirmeleri ve içsel süreçlerine uygun, denge kalkanı olarak kullanabilecekleri bir rezilyans kapasitesi geliştirmeleri önerilmektedir.
Hedef maliyetleme yönetiminin konaklama işletmelerinde uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi ve bir turizm işletmesinde uygulama
Küreselleşmeyle birlikte rekabet baskısının iyice arttığı günümüz koşullarında işletmeler, pazardan bağımsız olarak fiyat belirleme özgürlüğünü yitirmişlerdir. Konaklama işletmeleri ise artan rekabetin baskısıyla doluluk oranlarını artırmak için yabancı tur operatörlerinin fiyat baskısıyla, kitle turizmine hitap eden herşey dahil konaklama hizmetini zarar etseler dahi satabilecek konuma gelmiştir. Bu konum onları kısa dönemli düşünmeye yönlendirerek, kaliteden ödün vermelerine neden olmaktadır. Ancak tüketiciler daha düşük fiyata, daha kaliteli ürünleri almak istediği için artık uzun dönemli bakış açısını geliştirmek şarttır. Ayrıca artan rekabetin etkisiyle, kalite ve düşük fiyat tek başına pazarda kalabilmek için yeterli değildir. Konaklama işletmeleri herşey dahil konaklama hizmetini, rakiplerine göre tüketici odaklı olarak fark yaratacak ve pazarda uzun dönem kalacak şekilde üretmek zorundadırlar. Bu da ürünün yaşam seyri boyunca sürekli maliyet azaltımını ve iyileştirmeyi gerektirmektedir.Konaklama işletmeleri hedef maliyetleme yönetimini uygulayabilirler. Bu sayede yabancı tur operatörlerinin fiyat baskısını kendi tedarikçilerine geçirebilirler ve hizmet ürünlerini kaliteden ödün vermeden uzun dönemli bakış açısıyla üretebilirler. Ancak hedef maliyetleme yönetiminde tedarik zincirinin diğer üyeleri ile uzun dönemli, karşılıklı yarar sağlayacak ilişkiler geliştirerek performans artırışı sağlamak önemlidir. Tedarikçilere yapılan fiyat baskısı, onların tasarım kabiliyetlerini geliştirmesini amaçlamakta ve onların da kendi tedarikçilerine bu baskıyı yapmasını sağlayarak hedef maliyetleme yönetiminin zincirleme devamını sağlamaktadır.Anahtar Kelimeler: Konaklama İşletmeleri, Hedef Maliyetleme Yönetimi, Tedarik Zinciri, Herşey Dahil Konaklama Hizmeti
Turizm işletmelerinde inovasyon: Türk turizminde inovatif yaklaşımlar ve model önerisi
Dünya çapında her sektörde olduğu gibi turizm sektöründe de değişim ve gelişmeler gerçekleşmektedir. Bu değişim ve gelişmeler turist tiplerinin ve beklentilerinin değişmesine ve bunun sonucunda turistik ürünlerinde çeşitlendirilmesine neden olmuştur. İnsanların gelirlerinin ve kendilerine ayırdıkları boş zamanın artmasından ve diğer etkenlerden dolayı farklı ürün ve hizmetlere olan talep gün geçtikçe artmaktadır.Günümüzde turizm denince deniz-güneş-kum üçlüsünün oluşturduğu klasik kitle turizminin yanında doğal ve kültürel çevreyi, eğlenceyi, macerayı da içine alan farklı turizm türleri de akla gelmektedir. Bu yüzden, ülke ve işletmeler değişen turistik talebe ve artan turist beklentilerine cevap verebilmek için mevcut kaynakları kullanarak farklı turistik ürünler oluşturarak turistik ürün çeşitlerini arttırmak zorundadırlar.Uluslaraarası turizm pazarında yaşanan yoğun rekabet işletmeleri müşterilerin isteklerine cevap verebilmeleri için bir değişim sürecine itmektedir. İşletmelerin piyasada varlıklarını devan ettirebilmeleri için sürekli yenilenme ve değişime uyum bir gereklilik haline gelmiştir. İşletmeler sadece fiyat rekabeti ile karşı karşıya değil aynı zamanda da ürün ve hizmet çeşitliliği alanında da rekabet ile karşı karşıyadırlar. Bu rekabetten üstün çıkabilmek ve rekabet avantajını elde edebilmek için işletmelerin ihtiyacı olan en önemli unsurlardan bir tanesi de inovasyondur.Bu çalışmada inovasyon kavramı hakkında bilgi verilecek, turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin inovasyon uygulamaları incelenecek ve Türk turizmi için bir model önerisi ortaya konmaya çalışılacaktır.Anahtar Kelimeler: Turizm, İnovasyon, Turizm İşletmeleri
Termal turizm işletmelerinde müşteri şikâyetlerinin analizi üzerine bir alan araştırması
Artan küresel rekabette ülkemizin termal turizmden daha fazla pay alabilmesi için, termal turizm işletmelerinin yapısı, işleyişi, müşteri beklenti-memnuniyet düzeyleri ve şikâyetleri konuları araştırılması gereken konular olarak görülmektedir.Şikâyet, satın alınan mal ya da hizmetin beklentileri karşılamaması veya tüketim sırasında ortaya çıkan beklenmedik durumların karşılığıdır. Müşteriler şikâyetleri ile ilgili olarak bildirim konusunda farklı yöntemlere başvurabilmektedir. Bazı durumlarda müşteriler hiç şikâyette bulunmayıp işletmeyi değiştirmekte, bazı durumlarda ise şikâyetini farklı şekillerde bildirmektedir.Bu çalışmanın amacı termal turizm işletmelerindeki müşteri şikâyetlerini belirlemeye yöneliktir. Araştırma Kütahya ve Eskişehir illerindeki termal otel işletmelerinde gerçekleştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Turizm, Termal Turizm, Müşteri Şikâyetleri.
Psikolojik sözleşme ihlalinin performansa etkisi: Turizm işletmelerinde bir araştırma
Psikolojik sözleşme, işveren ile çalışanlar arasındaki karşılıklı beklentilerin toplamı olan "yazılı olmayan sözleşme" veya "çalışan ve işveren arasındaki ilişkiye ilişkin yazılı olmayan beklentiler dizisi" olarak tanımlanmaktadır. Psikolojik sözleşme kavramı son yıllarda araştırmacılar tarafından örgüt ile çalışan arasındaki ilişkilerin anlaşılabilmesi için en fazla araştırılan konuların başında gelmektedir. Bu araştırmanın amacı, turizm sektöründe psikolojik sözleşmenin çalışan performansı üzerindeki etkisinin belirlenmesi bunun yanında psikolojik sözleşme ile çalışan performansı arasındaki ilişkilerin araştırılmasıdır. Araştırma kapsamında psikolojik sözleşme ölçeği, çalışan performansı ölçeği ve sosyodemografik sorulardan oluşan anket formu Antalya'nın Alanya ilçesinde bulunan beş yıldızlı otel çalışanlarına uygulanmıştır. 2021 yılının Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında toplamda 494 çalışandan toplanan anket formları değerlendirmeye alınmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinin yapılması için SPSS 25 istatistik paket programı kullanılmıştır. Araştırma hipotezlerinin test edilmesi için bağımlı örneklem t testi (Paired Sample t test), bağımsız örneklem T testi, tek yönlü varyans (ANOVA) analizi, korelasyon analizi, basit doğrusal regresyon analizleri uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda psikolojik sözleme karşılanma düzeyi ile çalışan performansı arasında anlamlı bir ilişki olduğu ve psikolojik sözleşme karşılanma düzeyinin çalışan performansını etkilediği sonucuna ulaşlmıştır. Yapılan diğer analizler sonucunda ise çalışanların demografik ve işe ait özlliklerinin psikolojik sözleşme beklenti ve karşılanma düzeyleri puanları arasında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir.
Küçük ve orta ölçekli konaklama işletmelerinin odalar bölümünde gelir yönetimi
Havayolu firmalarının sabit kapasitelerini, farklı fiyatlar uyguladıkları pazar bölümlerine tahsis ederek, gelirlerini artırmak amacıyla başlattıkları gelir yönetimi, günümüzde özellikle büyük ölçekli konaklama işletmelerinde geniş bir kullanım alanı bulmuştur. Satılamayan her ürünün zarar anlamına geldiği stoklanamaz ürüne sahip ve değişken taleple karşı karşıya olan birçok hizmet işletmesi tarafından kullanılan gelir yönetimi, talep analizi, pazar bölümlendirilmesi, fiyat farklılaştırılması ve kapasite tahsisi aşamalarının bir süreç olarak uygulandığı sistemi ifade etmektedir. Bu çalışmada dinamik bir fiyatlama modeli olarak gelir yönetimi sisteminin, büyük ölçekli konaklama tesisleri için oluşturulan modeller çerçevesinde, küçük ve orta ölçekli konaklama işletmelerinde yapılan uygulamaları araştırılmıştır. Ayrıca, İstanbul'da bulunan küçük ve orta ölçekli sayılabilen 1 yıldızlı, 2 yıldızlı, 3 yıldızlı, butik oteller ve özel konaklama tesisleriyle yapılan alan çalışması ile gelir yönetimi sistemi uygulama düzeyleri ölçülmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Gelir Yönetimi, Turizm, Otel, Konaklama Tesisleri, KOBİ, Küçük Ve Orta Ölçekli Konaklama Tesisleri, işletme
Gaziantep'te kongre turizminin mevcut durumu ve geliştirilme stratejileri üzerine bir araştırma
Günümüzde küreselleşme süreci ile birlikte giderek artan uluslararası ticaret ve teknolojik gelişmeler kongre ve konferans faaliyetlerinin artmasını sağlamıştır (Nuryanti, 1996: 255, Eryılmaz, 2011: 1-3). Yaşanan bu değişim ve dönüşüm ile birlikte ulaşım maliyetlerinin azalması ve ulaşım imkânlarının kolaylaşması özellikle kongre turizmini dünyanın en hızlı gelişen turizm türlerinden birisi yapmıştır (Adan, 2015: 6607). Bu gelişim ise ülke yöneticileri tarafından daha fazla ilginin kongre turizmine verilmesini sağlamıştır. Yapılan bu çalışmanın amacını, Gaziantep'te faaliyet gösteren turizm işletmeleri ile turizmle ilgili kamu kurumlarında çalışan personel ve yöneticilerin, Gaziantep'teki kongre turizmine bakış açılarının, Gaziantep kongre turizmine yönelik sorunların ve bu sorunlara yönelik çözüm önerilerinin neler olduğunun tespit edilmesi oluşturmaktadır. Bu amaç kapsamında geliştirilen anket formu, 2016 yılının Nisan ve Mayıs aylarında Gaziantep'te faaliyet gösteren turizm işletmeleri ile turizmle ilgili kamu kurumlarında çalışan 269 personel ve yönetici üzerinde uygulanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 22.0 İstatistik Paket Programı kullanılarak analiz edilmiş, araştırma için kullanılan ölçeklerin aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Öte yandan verilerin gruplandırılmasında faktör analizinden yararlanılmış ve katılımcıların Gaziantep kongre turizmine bakış açılarıyla birlikte kongre turizmine yönelik sorunlar ve çözüm önerilerinin tespit edilmesi amacıyla verilerin normal dağılım göstermediği durumu göz önünde bulundurularak 'Mann-Whitney U' ile 'Kruskal-Wallis H' testlerinden yararlanılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda, katılımcıların Gaziantep'in kongre turizmi açısından istenilen düzeyde olmadığını düşündükleri görülmüştür. Öte yandan, Gaziantep kongre turizminin gelişmesinin şehrin markalaşması ve ekonomisi üzerinde olumlu etki oluşturacağı, Gaziantep'te kongre turizmine yönelik tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde ve altyapı ve üstyapı imkânlarında yetersizlikler olduğu bu araştırmada ortaya konulan diğer bulgular olmuştur. Yine Gaziantep'in kongre turizm alanında atacağı stratejik adımlar şehrin ekonomisine ve turizmden elde edeceği geliri arttırmasına katkı sağlayacağı, bu araştırma kapsamında ortaya konulan diğer bulgular olmuştur. Anahtar Kelimeler: Kongre, Kongre Turizmi, Turizm İşletmeleri, Gaziantep.
Kuşadası'ndaki 5 yıldızlı otel çalışanlarının etik duyarlılıklarını belirlemeye yönelik bir araştırma
Etik, geçmişten günümüze kadar üzerinde sürekli tartışılan bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Etik ulusal ve uluslararası düzeyde birçok disiplin ile yakından ilgilidir. Özellikle turizm gibi birçok ulusun bir araya geldiği bir endüstri açısından değerlendirildiğinde önemi son derece ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada 5 yıldızlı otel çalışanlarının etik duyarlılık düzeyleri belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma yapılırken ikincil veri kaynaklarından literatür taraması yapılmıştır. Çalışmanın ana kütlesi; Türkiye'deki 5 yıldızlı otel çalışanları olarak belirlenmiş, ana kütleyi temsili için ise Kuşadası'ndaki 5 yıldızlı otel çalışanları örneklem olarak belirlenmiştir. Araştırmanın temel amacı Kuşadası'ndaki 5 yıldızlı otel çalışanlarının etik duyarlılık düzeylerini belirlemektir. Araştırmanın alt amacı ise çalışanların etik duyarlılık düzeylerinin demografik özelliklere göre farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymaktır. Araştırmanın sonucunda etik duyarlılık düzeylerinin demografik özelliklere göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Turizm alanında etik duyarlılığa ait çalışma olmaması nedeniyle çalışmanın literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca çalışmanın sonucunun ve bulgularının yeni yapılacak çalışmalara ışık tutacağı ön görülmektedir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Etik, Etik Duyarlılık, Turizmde Etik, Turizmde Etik Duyarlılık
Örgütsel çatışma ve örgütsel sessizlik ilişkisi: Kuşadası örneği
Bu çalışmada örgütsel çatışma ve örgütsel sessizlik ilişkisi turizm sektöründe yer alan otel işletmeleri bağlamında incelenmek istenmiştir. Araştırmanın evreni Kuşadası'nda yer alan 4 ve 5 yıldızlı oteller olarak belirlenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi yaklaşımı kullanılmıştır. Demografik değişkenler, örgütsel çatışma ve örgütsel sessizlik olmak üzere 3 bölümden oluşan bir anket formu oluşturulmuştur. Anket formu otel çalışanlarına elektronik ortamda ve elden dağıtılmıştır. Veri toplama aşamasından sonra elde edilen bulgulara ilişkin gerekli istatistiksel analizler uygulanmıştır. Demografik verilere ilişkin frekans analizi yapılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçekler hali hazırda bilimsel araştırmalarda kullanılan ölçekler olup geçerlilik testi uygulanmamıştır. Uzman görüşü eşliğinde ölçeklerin çalışma için kullanımında bir engel olmadığı görülmüştür. Ölçeklerde yer alan ifadelerin güvenirliliğini ölçmek için Cronbach Alpha testi uygulanmış ve her iki ölçeğin de eşik değerden yüksek değere sahip olduğu saptanmıştır. Çalışmanın amacına ilişkin olarak örgütsel çatışma ve örgütsel sessizlik ilişkisinin yönünü belirlemek için korelasyon testi yapılmıştır.
İnanç turizmi organizasyonlarında hizmet kalitesini etkileyen faktörler: Kahramanmaraş örneği
Bu çalışmada, turizm alanı adı altında yer alan inanç turizm organizasyonunda hizmet kalitesini etkileyen faktörlerin ne düzeyde olduğu araştırılarak ortaya konulmuştur. Araştıranın çalışma grubu Kahramanmaraş ilinde yaşayan vatandaşlardan oluşturulmuştur. Çalışmada inanç turizm organizasyonunun hizmet kaltesini etkileyen faktöleri belirlemek için araştırmacı tarafından 26 maddelik bir anket kullanılmıştır. Ankette vatandaşların demografik özelliklerinin belirlendiği birinci bölümden ve inanç turizm alanındaki hizmet kalitesini etkileyen faktörlerin belirlendiği ikinci bölümden oluşmuştur. Bu araştırmada rastsal örnekleme ile 1.096.610 nüfuslu Kahramanmaraş ili için % 5 örnekleme hatası payı ile 384 örnekleme ulaşılması amaçlanmıştır. Saha çalışması sonucunda toplam 440 gözleme ulaşılmıştır. Bu bağlamda SERVQUAL modeli kullanılarak Kahramanmaraş ilinde bulunan inanç turizm organizasyonunda hizmet kalitesi puanlaması, kalite boyutları arasındaki ilişkiler, vatandaşların demografik özelliklerine göre hizmet kalitesi kıyaslamaları yapılmıştır. Sonuç ve öneriler uygulama kısmında detaylı olarak verilmiştir.
Gastronomi turizminin alternatif turizm ürünü olarak değerlendirilmesi: Mardin ilinde bulunan işletmelere yönelik bir uygulama
Gastronomi turizmi ülkenin tanıtılması kadar turizm geliri elde etmek için de önemli bir görev üstlenir. Gastronomi turizmine önem veren ülkelerin turizm gelirlerinde büyük artışlar sağlamaktadır. Gastronomi, tarihi ve kültürel değerler bir araya getirilerek turizm merkezlerinin cazibesini ve çekiciliğini arttırmayla mümkündür. Bu çalışmada, Mardin mutfağının gastronomi turizmi çerçevesinde nasıl değerlendirildiğini Mardin'de faaliyet gösteren işletmelerle (restoranlar) araştırılmaya çalışılmıştır. Araştırma kapsamındaki işletmelerle yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleşmiştir. Bu işletmelerde aynı zamanda gözlem yapılarak, işletmelere ait menülerin doküman analizi yapılmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile değerlendirilmiş ve tartışılmıştır. Bu araştırmanın amacı, Mardin gastronomi kültürünün turistik ürün olup olmadığını tespit etmektir. Mardin gastronomi turizminin gelişmesi için reklam faaliyetlerine önem verilmesi gerektiği düşünülmektedir. Ayrıca, Mardin mutfak kültürünün ne olduğu, tarihi gibi eğitimler düzenlenmeli, bilinç farkındalığı oluşturulmaktır.
Türkiye'de helal konseptli otel işletmelerinde israfın değerlendirilmesi
Turizm endüstrisi dünyada ve Türkiye'de son derece hızlı gelişen sektörlerin başında gelmektedir. Birçok sektör de olduğu gibi turizm sektöründe de tüketici tercihlerinde farklılıklar yaşanmaktadır. Özellikle dini hassasiyeti olan Müslümanlar için helal mal, helal ürün ve helal hizmet süreçlerine giderek artan bir talep görülmektedir. Dünya üzerinde Müslümanların nüfusundaki artış, gelir ve eğitim seviyelerindeki yükseliş helal ürünlere ve hizmetlere olan talebin artmasına neden olmuştur. Artan bu talep karşısında İslami kurallara uygun ürün ve hizmet üreten turizm işletmeleri ortaya çıkmıştır. Turizm sektöründe faaliyette bulanan otel işletmeleri fonksiyonları gereği önemli miktarlarda yiyecek-içecek, enerji ve su gibi birçok ürünün israf olmasına sebebiyet vermektedir. Bu bağlamda israf sorunu turizm sektöründe önemli bir konu haline gelmiştir. Bu araştırmanın genel amacı, helal konseptli otel işletmelerinin israfı önleme çalışmalarının neler olduğunun değerlendirilmesi ve helal konseptli otel çalışanlarının israfa yaklaşımlarının araştırılmasıdır. Ayrıca bu çalışmada Türkiye'de helal konsepti benimsemiş otel işletmelerinin konseptleri gereği israfı önlemek için yaptıkları çalışma ve yöntemlerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Çalışmada anket yönteminden yararlanılmıştır. Anket uygulaması 1 Ağustos 2017 – 25 Ekim Aralık 2017 tarihleri arasında yapılmıştır. Anketlerin büyük kısmı yüz yüze görüşme yoluyla, bir kısmı ise otel işletmelerine e-posta yoluyla gönderilip yöneticilerden yardım alınarak doldurulması yoluyla gerçekleştirilmiştir. Uygulanan 953 anket formunun eksik ve hatalı bilgi taşıyanlar ayıklanmış ve 705'i analize tabi tutulmuştur. Anket verileri güvenilirlik analizi, açıklayıcı faktör analizi, tanımlayıcı istatistikler kullanılarak değerlendirilmiştir. Ayrıca elde edilen veriler korelasyon analizine tabi tutulmuştur. Yapılan faktör analizi sonucunda ortaya çıkan boyutlar ''İsrafı Önlemenin Amacı'', ''İsraf Önleme Farkındalığını Oluşturma Çalışmaları'' ve '' İsraf Önlemeye Yönelik Uygulamalar '' olmak üzere 3 faktörde toplanmıştır. Otel çalışanlarının genel ifade ortalamalası (x)=3,67 olarak tespit edilmiştir. Bu sonuç, helal konseptli otellerin israf önleme çalışmalarının genel olarak çalışanlar tarafından yüksek düzeyde algılandığına işaret etmektedir. Araştırmanın bulgularından hareketle işletmelerde meydana gelen israf, otel işletmesinde bir maliyeti temsil etmektedir. Gıda alımı, işçilik, su, enerji, misafir hizmetleri ve atık yönetimi gibi unsurların maliyetlerinin yükselmesine neden olmaktadır. Otel işletmeleri kendi bünyelerinde israfı azaltıcı yöntemler oluşturarak hem maddi hem de çevresel faydalar elde edebilirler. İsraf yöntemleri, işletmelerde uygun şekilde uyarlanıp uygulanır ise üretilen atık miktarının azalmasına yardımcı olacak elde bulunan kaynakların etkin ve verimli şekilde kullanılması sağlanabilir. Anahtar kelimeler: Helal Turizm, Helal Konseptli Otel, İsraf, Turist, Tüketim
Seyahat acentalarında müşteri memnuniyetinin tekrar satın alma ve hizmeti başkalarına tavsiye etme davranışı üzerindeki etkisi: Hatay ilinde bir araştırma
İçinde bulunduğumuz yüzyıl pek çok alanda dünya çapında gelişmelerin ortaya çıktığı ve insana verilen değerin hızla arttığı bir dönemdir. Son yıllarda işletmeler öncelikle kâr elde etmek amacıyla sahip olduğu müşterilere hizmet etmek şeklinde ifade etmektedir. İnsanların son yıllarda aşina olduğu kavramlardan bir tanesi de "hizmet" kavramıdır. Son yıllarda ekonomide yapılan klasik imalat, ticaret ve hizmet biçimindeki üçlü ayrım yerine, her sektör kendini bir hizmet ve üretim örgütü olarak konumlandırmayı seçmektedir. Hizmet sektörünü oluşturan faaliyetler arasında yer alan turizm sektörü, 21. yüzyılda telekomünikasyon ve bilgi teknolojileri ile birlikte küresel ekonomide en hızlı büyüyen sektör hâline gelmiştir. Bu araştırmada seyahat acentalarında müşteri memnuniyetinin tekrar satın alma ve hizmeti başkalarına tavsiye etme davranışları üzerindeki etkisi incelenerek, tekrar satın alma davranışı ile hizmeti başkalarına tavsiye etme davranışı arasındaki ilişkinin yönü ve kuvveti bulunmaya çalışılmıştır. Araştırma 2017 yılında Hatay'da bulunan seyahat acentalarından hizmet alan ve tesadüfi olmayan örneklem yöntemlerinden kolayda örneklem yöntemiyle seçilmiş 724 müşteri üzerinde uygulanmıştır. Yapılan araştırma sonucunda, seyahat acentalarında müşteri memnuniyetinin tekrar satın alma davranışını anlamlı düzeyde etkilediği, müşteri memnuniyeti ile tekrar satın alma davranışı arasında kuvvetli ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yine müşteri memnuniyetinin hizmeti başkalarına tavsiye etme davranışını anlamlı düzeyde etkilediği ve her iki değişken arasında pozitif yönlü ve kuvvetli bir ilişki olduğu sonucu ortaya konulmuştur. Ayrıca müşteri memnuniyetinin personel memnuniyeti, fiziksel özellikler memnuniyeti, ürüne erişim memnuniyeti ve güvenirlik memnuniyeti olmak üzere dört boyuttan oluştuğu ve bu dört boyutun da tekrar satın alma ve hizmeti başkalarına tavsiye etme davranışını anlamlı bir şekilde etkilediği sonucu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Seyahat Acentaları, Müşteri Memnuniyeti, Tekrar Satın Alma Davranışı, Başkalarına Tavsiye Etme Davranışı, Hatay
Lüks otel işletmelerinde dijital uygulamaların müşteri memnuniyeti açısından incelenmesi: Yönetici görüşlerinin değerlendirilmesi
Bu araştırma lüks otel işletmeleri tarafından kullanılan dijital teknolojilerin müşteri memnuniyetine etkisini, bu uygulamaların otel işletmelerine sağlayacağı muhtemel avantajları ve potansiyel engelleri konusunda orta ve üst düzey yöneticilerin algı düzeyini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Dünyanın belli başlı turistik destinasyonlarının otellerinde dijital teknolojilerin uygulandığına dair örnekler olsa da ülkemizde sınırlı sayıda otelde dijital teknolojilerin giriş seviyesinde kullanıldığı bilinmektedir. Bu nedenle sınırlı düzeyde tercih edilen bu teknolojik uygulamaların konaklama sektörü açısından sağladığı faydaların ortaya konması konaklama sektörü açısından önemlidir. Bu kapsamda hazırlanan çalışma hem veri toplama süreci hem de veri analizi açısından nitel araştırma yöntemlerine göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden vaka analizi tekniği kullanılmıştır. Bu kapsamda Türkiye'de Lider Kalite Güvencesi (LQA) standartlarına sahip otellerde orta ve üst düzey yönetici pozisyonunda çalışan 15 yüz yüze yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin değerlendirilmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda dijital rezervasyon ve ödeme sistemleri, müşteri memnuniyeti sistemleri, departmanlar arası koordinasyon sistemleri, sanal gerçeklik sistemleri, güvenlik ve konfor sistemleri ile arıza tespit sistemlerinin sektörde öne çıkan dijital uygulamalar olduğu katılımcıların ise turizm endüstrisi ve alt sektörleri açısından dijitalleşmeyi hız, kolaylık, koordinasyon ve kalite olarak tanımladıkları görülmüştür. Ayrıca dijital dönüşüm ile hizmet çeşitliliğinin arttığı, hizmetlerin daha hızlı ve kaliteli şekilde sunulmaya başlandığı ve dijital dönüşümün birimler arasındaki koordinasyonu arttırdığı ve bu durumun müşteri sadakatini beraberinde getirdiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Dijitalleşme, Turizm, Müşteri Memnuniyeti
Konaklama işletmelerinde ortaklaşa rekabetin uygulanabilirliği: Kapadokya Bölgesi'nde bir araştırma
Bu araştırmanın temel amacı; konaklama işletmelerin de ortaklaşa rekabetin uygulanabilirliğini belirlemek ve işbirliği ve rekabetin beraber kullanılmasının konaklama işletmelerine sağlayacağı faydaları ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Kapadokya Bölgesi'ndeki 4 ve 5 yıldızlı 24 otel işletmesidir. Araştırma evreninin ulaşılabilir büyüklükte olması nedeniyle örneklem yöntemi olarak tam sayım örneklem yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verileri araştırmaya dahil olan Kapadokya Bölgesi'ndeki 18 otel işletmesinin genel müdürleri ve genel müdür temsilcileri ile birebir yapılan görüşmeler sonucu elde edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları ortaklaşa rekabeti hayata geçirmenin Kapadokya Bölgesi'ndeki turizm pastasını büyüteceği için önemli olduğunu düşünmektedirler. Katılımcıların ortaklaşa rekabetin nasıl yapılacağı konusunda yeterli bilgi ve tecrübelerinin olmadığı görülmüştür ve katımcılar meslek örgütlerinin kendilerine rehberlik edebilecekleri görüşündedirler. Katılımcılara göre ortaklaşa rekabetin uygulanmasının önündeki temel engeller konuya ilişkin bilgi düzeyinin yetersiz olması ve Rekabet Kurumu'nun engelleyici yaklaşımıdır. Konaklama işletmelerinde ortaklaşa rekabetin uygulanabileceği ama öncelikle ortaklaşa rekabetin işlerlik kazanması için ciddi bir düşünce sürecini içine girilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Diğer önemli sonuç ise, ortaklaşa rekabetin konaklama işletmelerin de uygulanmasının sağlayacağı faydaların çok olduğu, örneğin, kalitenin yükselmesi, çalışanların eğitimi, daha iyi hizmet, işletmenin kendini yenileme olanağı gibi ve bu faydaların sadece sektörle sınırlı kalmayıp diğer sektörleri, ülkeyi de olumlu etkileyeceği görüşüdür.Anahtar Kelimeler: Ortaklaşa Rekabet, Rekabet, İşbirliği, Oyun Teorisi, Konaklama İşletmeleri, Nitel Araştırma, Kapadokya Bölgesi, Türkiye.
Turizm işletmelerinde yenilik stratejilerinin nitel ve nicel performansa etkileri: Safranbolu örneği
Bu çalışmanın temel amacı, işletmelerin yenilik stratejilerini (saldırgan, savunmacı, taklitçi, bağımlı, geleneksel, fırsatları izleme) kullanmalarının nitel (çalışan bağlılığı, müşteri tatmini, yenilik) ve nicel (verimlilik, kârlılık, müşteri sayısı, işgücü devir oranı ve genel performans) performansa bir etkisi olup olmadığını, yenilik stratejilerinden hangilerini tercih ettiklerini ve uyguladıklarını araştırmaktır. Yenilik stratejileri Saldırgan Strateji, Savunmacı Strateji, Taklitçi Strateji, Bağımlı Strateji, Geleneksel Strateji ve Fırsatları İzleme Stratejisi olarak sınıflandırılmıştır. Firma performansı; çalışan bağlılığı, müşteri tatmini, yenilik, verimlilik, kârlılık, müşteri sayısı, işgücü devir oranı ve genel performans olmak üzere sekiz boyutlu olarak ele alınmaktadır. Safranbolu bölgesindeki tüm konaklama işletmeleri araştırmanın ana kütlesini oluşturmaktadır. Safranbolu'da faaliyet gösteren konaklama işletmelerinin yenilik stratejilerinden hangisini tercih ettiklerini ve bu stratejilerin nitel ve nicel performansa bir etkisi olup olmadığını araştırmak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda işletme performansı bağımlı değişken olarak ele alınırken yenilik stratejileri ise bağımsız değişkenler olarak ele alınmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. İlk anket uygulaması pilot çalışma olarak Safranbolu'da bulunan üç yıldızlı bir konaklama işletmesinin işletme sahibine ve çalışanlarına uygulanmıştır. Daha sonra diğer konaklama işletmelerinin sahiplerine anket uygulaması yapılmıştır. Bunun yanında kaynak taraması yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15,0 for Windows programında yüzde ve frekans dağılımı, Tanımlayıcı İstatistikler, Faktör Analizi, Güvenilirlik Analizi, Korelasyon Analizi, Regresyon Analizi yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir.Çalışma sonucunda gerçekleştirilen regresyon analizleri doğrultusunda verimlilik üzerinde tek etkili olan yenilik stratejisi rekabete yönelik saldırgan strateji olduğu tespit edilmiştir. Rekabete yönelik saldıran strateji ve geleneksel strateji kârlılığı pozitif yönde etkilemektedir. Rekabete yönelik saldıran strateji ve geleneksel strateji ile müşteri sayısı arasında pozitif bir ilişki olduğu belirlenmiştir. İşgücü devir oranı üzerinde ise müşterilere yönelik saldırgan strateji ve taklitçi strateji pozitif yönde etkili olmaktadır. Nitel performans boyutlarından müşteri tatmini üzerinde pozitif yönde etkili olan tek yenilik stratejisi rekabete yönelik saldırgan stratejidir. Çalışan bağlılığı üzerinde rekabete yönelik saldırgan strateji pozitif yönde, yenilik üzerinde ise rekabete yönelik saldırgan strateji ve taklitçi strateji pozitif yönde etkilidir. Son olarak genel performans üzerinde pozitif yönde etkili olan tek yenilik stratejisi ise savunmacı strateji olarak tespit edilmiştir.Anahtar Sözcükler: Yenilik, Yenilik Stratejileri, Turizm, Nitel Performans, Nicel Performans
Turizm lisans eğitimi alan öğrencilerin girişimci kişilik özelliklerinin girişimcilik eğilimine etkisi: Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu örneği
Girişimcilik, özellikle son 20 yıldır üzerinde ağırlıkla durulan, ekonomik gelişmenin ve toplumsal refahın itici gücü olarak dikkat çekilen bir konudur. Kişilerin girişimci faaliyetlere yönelimini etkileyen birçok unsur vardır. Kişilerin yaşadıkları çevre, aile ortamı, kültür, inanç, rol modelleri, eğitim ve iş deneyimi bunlardan birkaçıdır. Özellikle eğitim kişileri girişimciliğe yönlendirme noktasında önemli bir rol oynamaktadır. Girişimciliğin gerektirdiği niteliklere sahip ve işini başarma noktasında önüne çıkan fırsatları görebilen önüne çıkan riskleri yönetebilen kişilerin ortaya koydukları girişimci faaliyetler toplumsal refahın ve ekonomik gelişmenin sağlanmasında önemli bir unsur olacaktır. Bundan dolayı artık dünyanın her yerinde girişimcilik faaliyetleri desteklenmekte ve üniversitelerde de girişimcilik dersleri verilmektedir.Bu çalışmanın temel amacı, literatürde sıkça vurgu yapılan girişimci kişilik özelliklerinin (başarma ihtiyacı duyma, kendine güven, yenilikçi olma, kontrol odağı, risk alma, belirsizlik toleransı) girişimcilik eğilimine etki edip etmediğini ve bu etkinin derecesini belirlemeye çalışmaktır. Bu amaç ile girişimcilik eğiliminin şekillenmesinde kişiliğin(girişimci) etkisini ortaya çıkarmak ve kişileri girişimciliğe yönlendirmenin önemine vurgu yapılmak istenmiştir. Araştırmada evrenin ulaşılabilirliği göz önüne alınarak tam sayım yöntemi kullanılmıştır. Veriler nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği ile toplanmıştır. Toplanan veriler SPSS 18 programı aracılığı ile analiz edilerek araştırma sorularına cevap aranmıştır. Araştırmanın sonucunda girişimci kişilik özelliklerinden kendine güven faktörü hariç diğer girişimci kişilik özelliklerinin girişimcilik eğilimine etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, girişimci kişilik özellikleri ile girişimcilik eğilimi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu da saptanmıştır. Buradan da anlaşılıyor ki, girişimciliği etkileyen diğer unsurlar (aile, çevre, inanç, kültür vs) içerisinde girişimci kişilik özellikleri girişimcilik eğilimi açısından önemli bir paya sahiptir.Anahtar Kelimeler: Girişimcilik, Kişilik, Girişimci Kişilik Özellikleri, Girişimcilik Eğilimi, Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu
Bölgesel kalkınma çerçevesinde termal turizm faaliyetlerinin yerel halk üzerindeki etkileri: Mudurnu örneği
Dünyada ve ülkemizde hızla gelişmekte olan turizm sektörünün olumlu ve olumsuz etkileride artmaktadır. Bu çalışmanın amacı termal turizmin, bölgesel kalkınmadaki payı ve termal turizmin yerel halk üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırma yöntemi olarak karma araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Araştırmada ilk olarak ikincil kaynaklardan oluşan literatür taraması yapılmıştır. Ardından araştırmanın uygulama bölümünde ilk olarak, birincil kaynaklardan yüz yüze görüşme tekniği ile veriler elde edilmiş daha sonra yerel halka, konu ile ilgili tutumlarını değerlendirmek için, anket tekniği uygulanmıştır. Araştırma sonucunda bölgede etkin olan termal turizmin bölge kalkınmasında önemli bir yere sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Aynı zamanda yerel halkın turizmin sosyal, ekonomik ve çevresel etkilerini olumlu algıladıkları görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Turizmin Etkileri, Termal Turizm, Bölgesel Kalkınma, Mudurnu.
Kastamonu konaklarının turizme kazandırılması
Tarihi bir sokak, mahalle, kent ve sivil mimari yapılar turizm açısından bir değer teşkil eder. Kastamonu gibi bu yönden zengin şehirlerde yer alan tarihi konaklar; turizm için ülkemize gelen yerli veya yabancı misafirleri burada ağırlamada, ülkemizi ve geleneksel değerlerini sunmak açısından olağanüstü bir fırsattır. Konakların restorasyonlarının yapılarak turizme kazandırılması ile Kastamonu'ya daha da çok yerli ve yabancı misafir çekebilir. Bu noktada göz önünde bulundurulması gereken unsur, konakların yaşanabilen evler olmasıdır. Bir konak, içinde yaşayan birileri olmazsa yavaş yavaş çürür ve yıkılır. Yıkılan tek şey konağın kendisi değildir. Zira konaklar yaşadığı dönemin ruhunu tüm yönleriyle yaşatan, maneviyatla yaşayan ahşap yaşam alanlarıdır. Konakların yok olup gitmesi, restorasyon işlemleri için konak sahiplerinin yeterli bilince ve bilgiye sahip olmamaları, tarihi yapıların yok olup gitmesine ve turizme kazandırılamamasına yol açmaktadır. Araştırmanın amacı; Kastamonu şehrindeki konakların turizm potansiyelinin incelenmesi, yeniden işlevlendirme olanaklarının ayrıntılı bir şekilde ele alınarak Kastamonu konaklarının sahip olduğu bu potansiyelin nasıl turizme kazandırılabileceğidir. Araştırma yöntemi olarak, niteliksel (kalitatif) analiz yöntemlerinden biri olan odak grup görüşmesi yöntemi tercih edilmiştir. Odak grup kamu kurumlarından, özel sektör temsilcilerinden ve sivil toplum kuruluşlarından katılımcılardan oluşturulmuştur. Toplanan verilerin değerlendirilmesinde analitik genelleme yapılmıştır. Toplanan veriler, nitel veri analizi yaklaşımlarından betimsel analiz tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Analiz sonucunda Kastamonu konaklarının turizme kazandırılmasına yönelik öneriler sunulmuştur.