Ekonomi tarihi
Bu konu başlığı altında 160 tez
II. Abdülhamid Dönemi'nde sosyal yardım uygulamaları
Sosyal yardım uygulamaları, toplum refahının artmasında, gelir dağılımında oluşabilecek adaletsizlikleri ve yoksulluğu engellemede oldukça önemli bir yer oluşturmaktadır. Sosyal yardım, ihtiyaç sahibi kesimin zaruri ihtiyaçlarının karşılanması için devlet tarafından sağlanan nakdi ve ayni yardımları ifade etmektedir. Osmanlı coğrafyasında yaşanan değişimler ve gelişmelerin sonucunda ihtiyaç sahibi kesimin ihtiyaçlarında da değişiklikler ortaya çıkmıştır. II. Abdülhamid döneminde bu farklı ihtiyaçları karşılamak için birçok önlem alınmasıyla birlikte farklı hukuki düzenlemeler yapılmış ve bu düzenlemeleri hayata geçirmeye yönelik birçok kurum kurulmuştur. Bu çalışma, Osmanlı'da modern sosyal yardım uygulamalarıyla hatırlanan II. Abdülhamid dönemi ve bu dönemde günümüzdeki sosyal yardım uygulamalarının temelini oluşturan uygulamalar ve hala varlığını sürdüren bazı kurumların tarihini anlatmayı amaçlamaktadır. Osmanlı'da geleneksel ve modernize edilmiş uygulamaları bir çatı altında toplamayı planladığı için II. Abdülhamid Osmanlı tarihinde sosyal uygulamalar alanında önemli bir yer teşkil etmektedir.
Konya vilayetinde kaçakçılık faaliyetleri (1867-1914)
Bu çalışmada, Osmanlı Devleti'nde yaşanan siyasî, sosyal ve ekonomik gelişmelerin ve değişimlerin etkisiyle 1867-1914 yılları arasında Konya Vilayetinde meydana gelen kaçakçılık faaliyetleri mercek altına alınmıştır. Söz konusu etkiler sonucunda vergi ve yasa ihlalleri neticesinde kaçakçılığın arttığı tespit edilmiştir. Kaçakçılık faaliyetlerinin artmasından dolayı vilayette hem kaçakçılık suçları yaygınlaşmış hem de asayiş problemleri ortaya çıkmıştır. Merkezî idare ve vilayet yetkilileri, kaçakçılık faaliyetlerini takip ederek bunların engellenmesine yönelik çözüm arayışına girmiştir. Çalışmada, öncelikle Osmanlı Devleti'nde kaçakçılığı ortaya çıkaran unsurlar sorgulanmaktadır. Bununla birlikte Avrupalı ve yerli tüccarların, devlet personellerinin ve gayrimüslimlerin ortaya çıkan denetim boşluklarını nasıl kullandıkları ele alınmıştır. Buna karşın, Osmanlı hükümeti ve taşradaki yerel yöneticiler, kaçakçılık faaliyetlerini yasal ve idarî yöntemlere başvurarak çözümlemeye çalışmış ve kaçakçılığın engellenmesi için birtakım önlemler almışlardır. Bu önlemler kapsamında gümrük, silah, barut, tuz, tütün ve dinamit ile ilgili hazırlanan yasal düzenlemelerin ortaya çıkış süreçleri, sebep ve sonuçları üzerinde durulmuştur. Ayrıca kaçakçılığı bir çıkar aracı olarak kullananların beşerî ve coğrafî faktörleri nasıl kullandıkları da irdelenmiştir. Son olarak Konya Vilayetinde, merkezi idarenin ve yerel görevlilerin kaçakçılık faaliyetlerine karşı aldıkları tedbirlerin başarılı olup olmadığı ile kaçakçılığın iktisadî, siyasî ve idarî sonuçları üzerinde durulmuştur.
XIX. Yüzyıl Osmanlı iktisadi düşüncesinde dönüşüm: Bir Tanzimat projesi olarak Çukurova
Osmanlı İmparatorluğu'nun varlığını sona erdiren Birinci Dünya Savaşı arifesinde İmparatorluğun tarımsal üretiminin en önemli bölgelerinden birisi konumunda bulunan Çukurova bölgesi, yalnızca yarım yüzyıl önce bataklıklarla kaplı, göçebelerin hakimiyetinde bulunan ve tarımsal üretimin oldukça kısıtlı bir alanda neredeyse geçimlik bir seviyede yapıldığı bir bölge konumundaydı. Yarım yüzyılda kaydedilen bu gelişme kuşkusuz Tanzimat döneminin en önemli başarılarından bir tanesidir. Bu başarıda dünya ekonomisinin, yani Amerikan İç Savaşı'yla birlikte ortaya çıkan pamuk kıtlığı ve artan pamuk talebinin payı olmakla birlikte, en önemli rollerden birisini Çukurova'yı tarımsal üretime açacak ve ovada kolonizasyonu başlatacak Tanzimat bürokrasisi üstlenmiştir. Tanzimat bürokrasisini bölgeyi yeniden tanzime iten iktisadi zihniyet ise Tanzimat dönemi iktisadi zihniyetinden ayrı düşünülemez. Bir başka deyişle Çukurova'nın göçebe unsurlardan tasfiyesi ve bölgenin ticari tarıma açılması Tanzimat dönemi iktisadi zihniyetinin bir ürünü ve en önemli iktisadi projelerinden bir tanesidir. Bu nedenle 1865 yılında Fırka-ı Islahiye'nin göçebelere karşı gerçekleştirmiş olduğu harekât "Tanzimat'ın Çukurova Projesi" olarak adlandırılabilir. Ancak harekâta 1865 yılında başlanmış olmakla birlikte, bölgeye yönelik ilgi Tanzimat'ın ilk yıllarıyla birlikte gelişmeye başlamıştır. Babıali'yi, bu projeyi önce kurgulayıp ardından da gerçekleştirmeye iten motivasyon, iktisadi zihniyetin yanı sıra, Tanzimat sonrası merkezi idareye hâkim olan devlet ve medeniyet zihniyetinin de bir ürünüdür. Dolayısıyla iktisadi, idari ve medeniyet zihniyetlerinin geldiği noktanın göçebeler açısından da sonuçları olacaktır.
Meclis-i Âlî-i Hazâin'in teşkilat yapısı ve faaliyetleri
1860 yılında Islahat-ı Mâliyye Komisyonu'nun değişikliğe uğramasıyla kurulan Meclis-i Âlî-i Hazâin'in idari yapısı ve istişari faaliyetleri, ihmal edilen bir araştırma zemini olmuştur. Meclisin yapısı, müzakereleri ve icraatları hakkında çok az şey bilinmektedir. Bu tez, bu yüzden Avrupa'daki örnekleri temel alınarak modern bir devlet maliyesi oluşturma teşebbüslerinden biri olan Meclis-i Hazâin'in tarihsel olarak kuruluşunu bina etmekte ve tartışmaktadır. Tez, meclisin kuruluş tartışmaları ve lağvedilişi esnasındaki gelişmeleri takip etmektedir. Meclisin uğraştığı temel meseleler ise Osmanlı İmparatorluğu'ndaki vergi politikaları ve borçlanmalara ilişkin düzenlemelerdir. Bunun sonucu olarak bu araştırma mecliste yapılan tartışmalar esnasında meclisin kendi ürettiği kaynaklara, gazetelere ve yabancı mali raporlara dayanmaktadır. Bu kaynaklar dikkate alınarak bu tez 1860-1866 yılları arasında Meclis-i Âlî-i Hazâin'in imparatorluktaki vergi sisteminin çeşitlenmesinde istişâri ve etkin rolünü göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Meclis-i Âlî-i Hazâin, Tanzimat maliyesi, Bütçe, Meclis-i Muhasebe, Marquis de Ploeuc, Francis de Palezieux Falconnet, Edouard de Lackenbaher, Mütercim Rüşdü Paşa, Kani Paşa, Mustafa Fazıl Paşa, Kıbrıslı Mehmed Paşa
Osmanlı maliye teşkilatında Mîrî Kâtibi Mahkemesi
Bu tezde Osmanlı Devleti'nin iktisadi yenileşme döneminde yaşanan değişmelere bağlı olarak ortaya çıkan mîrî kitâbeti ve mahkemesi incelenmiştir. İlk kez detaylı bir araştırmaya konu olan bu kurum ele alınırken mahkemeye havale edilen konuları yansıtan dava kayıtlarından yararlanılarak örneklem oluşturma yoluna gidilmiş, borç ve denetim meseleleri çerçevesinde bu kayıtlar incelenmiştir. Teşkilat yapılanması açısından Rumeli kazaskerine bağlı olarak görev yapan mîrî kâtibi, görevlendirilmesi durumunda mali işlemleri hukukî açıdan inceler, devleti ilgilendiren mali problemlerde uygun kararın alınmasına çalışırdı. Mîrî kâtibi mahkemesine havale edilen konuların ekseriyetle devletin borç tahsildarı durumunda olan başbâki kulu işlemleriyle alakalı olduğu göze çarpmaktadır. Nitekim mahkeme mekânı olarak kullanılan yer istinalar dışarıda tutulursa başbâki kulunun Topkapı Sarayı'nda yer alan odasıdır. Mîrî kâtibi mahkemesine yansıyan meseleler genellikle muhallefât, iltizâm, mâlikane sistemi gibi dönemin iktisadi ögeleriyle ilişkilidir. Mîrî kâtibi mahkemesi aynı zamanda şikâyet hakkının kullanımıyla yakından alakalıdır. İddia sahibi eğer devlet değil ise kişiler arzuhal yoluyla mali işlemlere dair taleplerini, şikâyetlerini ifade ederler, gerekli görüldüğü takdirde konu başbâki kulu ve mîrî kâtibine havale edilirdi. Bu şekilde toplumun her kademesinden kişiler, hukukî olarak devletten veya özel şahıslardan taleplerini dile getirebilirlerdi. Bahsedilen usulle bir mali denetim ögesi olan başbâki kulunun hukukî üst denetimi sağlanabilmişti. Anahtar Kelimeler: Mîrî kâtibi, başbâki kulu, merkez maliyesi, mahkeme, borç, şikâyet hakkı
18. yüzyılda İstanbul Unkapanı tüccarları
İstanbul'un iaşesi birçok açıdan ele alınmıştır. Ancak, iaşe işinin ticari tarafı çok işlenmemiştir. Bu tez İstanbul'a getirmek amacıyla hububat ticareti yapan grupların en önemlisi olan Unkapanı tüccarlarını konu edinip Unkapanı tüccarlarının bir nevi tüccar loncası olduğunu iddia etmektedir. Bu iddia üç ayrı bölümde ele alınmıştır. Avrupa İktisat Tarihi'ndeki tüccar loncalarının hepsinin siyasî yapılardan piyasadaki pozisyonlarını kuvvetlendirmek için tekelciliğe varan imtiyaz taleplerinden hareketle tezin ilk bölüm Unkapanı tüccarlarının faaliyet gösterdikleri hububat piyasasında devletten imtiyaz elde edip etmediğini inceliyor. Tüccarların imtiyazları, kullandıkları ticaret güzergâhları, ticaret üzerinden ödedikleri vergiler ve fiyat belirleme hususları açısından ele alınıyor. İkinci bölüm ise Unkapanı tüccarlarının iç yapısını, hiyerarşilerini irdeliyor. Reisler kethüdasının Unkapanı tüccarlarının başı, gemiciler yiğitbaşısının ise onun yardımcısı olduğunu ileri sürülüyor. Lonca üyeliği konusunun ise Osmanlı esnaf loncalarında olduğu gibi Unkapanı tüccarları için de belli bir esnekliğe sahip olduğu ifade ediliyor. Üçüncü ve son bölüm ise Unkapanı tüccarlarının imtiyaz sahibi bir tüccar örgütü olarak hububat ticaretinde kullandıkları araçları, nakliye işlerini ve toplu yatırımlarını işliyor. Bu ticaretin kârlılığı ve tüccarların kullandıkları iş ortaklıkları kapan tezkiresi belgeleri ışığında ele alınıyor. Tez, bu iddialarla Tanzimat dönemi öncesi Osmanlı iç ticareti ve Osmanlı tüccar örgütlerine konularına katkı yapmayı amaçlıyor.
III. Ahmed döneminde İstanbul'un hububat iaşesi: Aktörler, organizasyon ve problemler
Erken modern dönemde İstanbul'un iaşesini doğrudan ya da dolaylı inceleyen birçok çalışma mevcuttur. Fakat 1703-1730 senelerinde devletin, İstanbul'un hububat iaşesinin sağlanması için uyguladığı çözümlerin niteliği araştırmaların konusu olmamıştır. Söz konusu bu dönemde iç ve dış siyasi yapıların değişimi merkezi gücün paşa kapıları gibi hanedan dışı kuvvetlerin öne çıkması, Saray ve sadaret makamında tüketimlerin toplumsal olarak daha fazla gözlenir hâle gelmesi gibi neticeler meydana getirmiştir. Payitahtın iaşesi bu bağlamda yeni bir siyasi mana kazanmış, 1703 ve 1730 isyanlarında ortaya çıktığı üzere birtakım toplumsal hareketlerin bazen sebebi bazen de sonuçları arasında gözlemlenir olmuştur. İstanbul'un özellikle hububat iaşesini sağlama konusunda birtakım değişikliklerin yapılması bu dönemde ortaya çıkmıştır. Tezde ileri sürülen bu görüş üç ayrı bölümde argümanlar genişletilerek derlenmiştir. İlk olarak, 1703 öncesinde İstanbul için uygulanan iaşe sistemini ve 1703 senesinden itibaren -bu dönemi değiştiren unsurlar çerçevesinde- İstanbul'un iaşesinin nasıl bir dönüşüm geçirdiği önceki dönemler ile mukayeseli olarak ele alınmıştır. İkinci olarak, İstanbul'un hububat iaşesini siyasi manada idare eden padişah, sadaret makamı, İstanbul kadısı, muhtesip ve esnaf birliklerinin iaşe temelinde rollerinin değişiminden bahsedilmiştir. Son olarak, İstanbul'un hububat iaşe organizasyonuna, bu organizasyonda rol oynayan ve iaşeyi pratik manada idare eden tedarik aktörlerine, naklin nasıl gerçekleştiğine ve bu süreçte meydana gelen problemlerin nedenleri ile çözümlerin niteliğine ve İstanbul'un hububat iaşesine katkı sağlayan bölgelere değinilmiştir. Bu tez, 1703-1730 senelerinde iktisadi, sosyal ve siyasi açıdan yaşanan gelişme ve beraberindeki sorunların iaşe meselesini farklı bir noktaya taşıdığını göstermeyi amaçlamaktadır.
II. Meşrutiyet Döneminde yayınlanan bir Ziraat Mecmuası: Toprak
Osmanlı Devleti'nin değişim sürecinin önemli aşamalarından biri olan ve siyasi, iktisadi, sosyal ve kültürel anlamda Osmanlı Devleti'ni etkilemiş olan II. Meşrutiyet, Osmanlı Devleti'nin son döneminde büyük bir heyecan ve umut ortamının oluşmasına sebep olmuştur. II. Meşrutiyet'in mimarı olan İttihat ve Terakki Cemiyeti, yani dönemin önde gelen aydınları devletin içinde bulunduğu bedbaht halden kurtulması amacıyla toplumu aydınlatmak ve bunun da ülkeyi ekonomik olarak daha iyi bir hale getirmekle mümkün olacağı konusunda hemfikirdirler. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra hızlı bir artış gösteren dergi ve gazeteler, yani basın dönemin en önemli kitle iletişim aracıdır. Aydınların daha ziyade topluma ulaşmak, aydınlatmak, bilinçlendirmek ve eğitmek amacıyla kullanmaya çalıştığı basın büyük bir çeşitlilik göstermektedir. Güncel, siyasi, iktisadi haberlerin yayınlandığı gazetelerin yanı sıra daha lokal konuları yayın politikası belirleyerek yola çıkan dergiler, topluma bir nevi yol gösterici olarak, daha bilinçli bir Osmanlı toplumu oluşturmayı amaçlamışlardır. Toprak Mecmuası mezkur dönemin ziraat ve iktisad gibi konularını yayın politikası olarak belirleyen önemli dergilerinden biridir. Mart 1329 (1913) senesinde yayın hayatına başlayan Toprak Mecmuası'nın kapağında "Ziraat, toprak kazub altun çıkarmakdır." ifadesi bulunmaktadır. Ziraatın, üretimin ve her türlü iktisadi faaliyetin önemini, bunların çağın gereklerine uygun ifa edilmesi fikrinin gerekliliğini okurlarına aşılamak isteyen Toprak Mecmuası, milli iktisada önem verilirse Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu kötü halden kurtulacağını kendine şiar edinmiştir. Osmanlı toplumunda üretimde asıl rolü üstlenmiş olan çiftçilere ve köylülere yani ziraatle uğraşanlara hitap eden Toprak Mecmuası'nın yayın hayatı 1 Haziran 1330 (1914) senesinde 21. sayıyı yayınladıktan sonra nihayete ermiştir. Bu çalışmada, Toprak Mecmuası'nda ziraat, ticaret, hayvancılık ve Osmanlı ekonomisinin yapı taşları niteliğindeki her türlü üretime ve köy ve köylülere dair yayınlanmış yazılar paralelinde dönemin ekonomik faaliyetleri, aydınların ekonomiyi iyileştirmek adına amaçladıkları ve yazdığı yazılar ve mezkur dönemde bir ziraat mecmuasının üstlendiği misyon ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: II. Meşrutiyet, Basın, Toprak, Mecmua, Milli İktisad, Ziraat, Ticaret
The role of the price revolution in european industrialization: An explanation with respect to the social and economic transformation of Europe
The industrialization period of Europe was a milestone in the economic history. Its consequences are still faced by modern nation states. Hence, the roots of the Price Revolution – the great inflation of sixteenth century which was experienced in Europe – and its effects to this process was questioned in this thesis. First of all the social transformation of Europe – transition from feudalism to capitalism – was briefly analyzed by considering the mercantilist era as well. This period was important for us to focus on the monetization of the economies. At the same time, the relationship between the precious metal inflow, minting activities and the inflation was questioned. To create an insight on the case, price indexes of various cities in Europe and price trends of different sectors were given. Then, the demand base of the Price Revolution – its relationship with the population – was considered in the frame of quantity theory of money. Secondly, the real effects of the inflation was deciphered. Thus, the claim of profit inflation was questioned via real wages. Also, consumption patterns was taken into question to make a consistent analysis on the real effects of the prices. To illustrate, it was questioned that whether there was any alternative consumption good or not. This was important to understand capital accumulation among sectors. Consequently, the magnitude of prices on profits was analyzed. All in all, costs of energy as an input – coal prices – was examined to measure the real cause of the profitability. Finally, the exaggerated effects of the inflation on the industrialization of European economies was pointed out. Instead of looking at the role of inflation in the production process, it was shown that it is more convenient to look its role on the social transformation which have carried the economies to the industrialization by investigating the enclosure movements as well. Key Words: Price Revolution, enclosure movements, industrialization, mercantilism real wages, inflation, quantity theory, energy prices, coal, minting.
19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu çiftliklerinde üretim ilişkileri ve hukukî dönüşüm: Parga Çiftliği Kararnâmesi
Osmanlı İmparatorluğu'nun 19. yüzyıldaki çağdaşlaşma girişimleri içerisinde kanunlaştırmanın önemli bir yeri bulunmaktadır. Özellikle lâyihalar yoluyla çiftçi köylülük ile çiftlik sahipleri arasındaki ilişkiler düzenlenmiş, üretim ve mülkiyet ilişkilerindeki değişimlerin yansımaları kanunlar şeklinde ortaya çıkmıştır. Bu tezde, Yeni Kurumsal İktisat teorisinin eleştirisi bağlamında 19. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu'ndaki kanunlaştırma girişiminin iktisadî ve toplumsal etkileri araştırılacak, Parga çiftliğinde yaşananlar ışığında meselenin irdelenmesi hedeflenecektir. Dünya genelinde üretimin giderek ticarileştiği bir dönemde bu meselenin kırsal dönüşüme dâir vereceği ipuçları, çeşitli arşiv belgelerinden de yararlanılan tarihsel bir incelemeye konu olacaktır.
Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda faiz uygulamaları
Faiz uygulamalarının ilk temelleri erken dönemlere kadar tarihlenmektedir. İlk uygulamalar Mezopotamya'da ticari faaliyetlerin ortaya çıkmasıyla başlamıştır. Bu uygulamalar, önceleri merkeziyetçi özelliğe sahipken Er Hanedanlar Dönemi'yle başlayan yönetimdeki seküler anlayışla birlikte III. Ur Dönemi'ne gelindiğinde daha özgür ticari faaliyetlerle geliştirilmiştir. Daha sonra, ilk ilkel liberal ekonomik anlayışın gelişmesiyle aile veya kurumlar tarafından devam ettirilmiştir. Bu özellikteki yapılardan birisi ise, M.Ö. 2. bin yılın başlarına tarihlenen, Anadolu'da Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda kişisel çıkarlara dayalı aile kurumlarının oluşturduğu ticari oligarşidir.
19. yüzyıl ortalarında Aydın vilayeti'nde çiftlikler ve ortak alanlar
İktisat tarihi literatüründe ortak kullanımdaki alanların (müştereklerin) daralması ile özel mülkiyete dayalı büyük ölçekli arazilerin gelişimi bir taraftan verimlilik ve iktisadi büyümenin şartı, diğer taraftan sermaye-emek kutuplaşmasının ön koşulu olarak ele alınır. Osmanlı iktisat tarihi literatüründe ise her iki yaklaşımla ortaya çıkan iktisadi ve toplumsal sonuçlar göz önüne alınmadan büyük ölçekli çiftliklerin gelişim nedenleri tartışılır. Bu tezde iktisat tarihi literatüründeki tartışmalar çerçevesinde 19. yüzyıl ortasında, Tanzimat'ın hemen sonrası, Osmanlı İmparatorluğu'nda ortak alanlarla bağlantılı olarak çiftliklerin gelişimi incelenecek, aralarındaki çatışmalı ilişkinin ortaya koyduğu iktisadi ve toplumsal sonuçlar araştırılacaktır. Bu çerçevede çiftliklerde köylülerin ortak kullanımındaki alanların 19. yüzyıldaki durumu Başbakanlık Osmanlı Arşivleri'nde bulunan Aydın Vilayeti çiftliklerine dair Temettüat Defterleri üzerinden incelenecektir. Anahtar kelimeler: XIX. Yüzyıl, Aydın Vilayeti, Büyük ölçekli çiftlikler, Ortak alanlar, İktisadi ve sosyal tarih, Osmanlı İmparatorluğu.
Türkiye'de 1950-1990 döneminde uygulanan ekonomi politikaları perspektifinden gazete reklamlarında yaşanan dönüşüm
"Türkiye'de 1950-1990 Döneminde Uygulanan Ekonomi Politikaları Perspektifinden Gazete Reklamlarında Yaşanan Dönüşüm" başlıklı bu çalışmanın temel amacı, 1950-1990 arası dönemde ekonomi alanında yaşanan gelişmelerin reklamcılığa olan yansımalarını sistematik bir yapı içerisinde değerlendirerek ekonomideki değişim ile reklamlarda yaşanan değişim ilişkini analiz etmek ve dönem reklamcılığının temel özelliklerini ortaya koymaktır. Çalışma kapsamında ilk bölümde dünyadaki gelişmeleri de dikkate alarak Türkiye ekonomisinin gelişim süreci ele alınmış, incelemeye konu olan 1950-1990 dönemi ekonomisindeki gelişmeler, izlenen politikalar ve ortaya çıkardığı sonuçlar kapsamlı şekilde aktarılmıştır. İkinci bölümde ise Türk reklamcılığının cumhuriyet öncesi ve sonrası tarihsel gelişimi üzerine odaklanılmıştır. Bölüm kapsamında, özellikle 1950-1990 dönemi reklamcılığında yaşanan gelişmeler, teknik anlamdaki değişimler, medya, ajans ve mesleki örgütlenme gibi ilgili konular ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise araştırma ve elde edilen sonuçlar analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında, 1950-1990 döneminde ekonomide uygulanan politikaların ve yaşanan gelişmelerin reklamcılık alanında büyük oranda karşılığını bulduğu anlaşılmaktadır. Hükümetin genel ekonomik yaklaşımı yanında makro ekonomik değişkenler olarak ithalat ve ihracat, mal ve hizmet üretimi, yatırım teşviki, tüketim harcamaları, devletin toplam geliri gibi alanlardaki politikaların incelenen dönemdeki gazete reklamları üzerindeki etkisinin olduğu görülmektedir. Araştırma sonuçlarına göre, üç farklı ekonomik dönem içerisinde incelenen 1950-1990 arasında yayınlanan gazete reklamlarının yıllara, dönemlere, ürün ve hizmet kategorilerine, reklamveren menşeine ve reklamveren özelliklerine göre ekonomi politikaları etkisinde değişim yaşadığı görülmüştür. Ayrıca ekonomik bazı faktörlerin, reklamın temel biçimsel unsurlarından olan logo/amblem kullanımı, renk kullanımı, görsel kullanımında da değişim yönünde etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunlara ek olarak ekonomik uygulamaların, genel anlamda gerek reklam sektörünün gerekse reklamveren olan yerli işletmelerle onların sahip olduğu markaların gelişimine de katkı sunmuştur.
İstanbul metropolünün çeperinde bir uydu sanayi kasabasının doğuşu ve gelişimi: Çerkezköy
This study examines the transformation process of Çerkezköy, a small town in Tekirdağ province, into an industrial city from the 1970s to the present day as a result of the decentralization of the manufacturing industry in İstanbul. In the study, why Istanbul industry chose Çerkezköy for settlement and how the industrial zone and urban space developed is explained by examining the spatial strategies of the state institutions, the industrialists, and the local actors. The theoretical framework of the study was formed by using two different literatures: First, that of industrial decentralization and second, that of local entrepreneurialism. The main body of the data used in the study is comprised of news and articles from local newspaper archives, documents from The Çerkezköy Industrialists? Association archive, and information obtained from in-depth interviews. As the result of the study, it was found that local initiatives developed by different actors in different periods have played a determining role in Çerkezköy?s becoming one of the biggest industrial zones in Turkey. These local initiatives, backing the support of the central state authorities, have led to rapid industrialization and urban growth in the district. Within this period, while the industrial corporations, the headquarters of which are generally located in Istanbul, were making profits, the peasants who were dispossessed by those industrialists, the workers, most of whom left their hometowns and settled down in Çerkezköy, and also all the living things that were exposed to the intense environmental pollution have paid the heavy cost for the industrial and urban growth.
The 1948 economic congress: An attempt at the political re-organization of the merchants in Turkey
This thesis explores the relationship between the state and private entrepreneurs during the period of return to multi-party politics in Turkey. Taking the 1948 Economic Congress of Turkey as its case, and the merchants in Turkey as its main agent, it argues that from the vantage point of merchants, the economic transition to agriculture-led growth was contingent on the class struggle during the said period. The process therefore was not a political rupture but represented a continuity in terms of capital accumulation strategies. 1948 Economic Congress of Turkey in this junction, acted as the forum through which the merchants debated their economic-corporate interests. Using proceedings books, published reports of the congress, newspaper articles by prominent intellectuals, annals of participating chambers and national assembly records, the research revealed that private entrepreneurs had no intention of dismantling the state presence in and over economy but expected the institutional transformation of the relationship between the state and themselves. In addition to their demands of economic rationalization in state apparatus and formation of institutions that would allow them direct channels into economic policy-making processes, merchants demanded the state to act as the collective capitalist by using redistributive policy to promote the intensification and centralization of capital.
Finance and the bourgeoisie: The establishment of private sector banking in Turkey (1946-1958)
This study, a major premise of which is that finance cannot be considered separately from socio-political power relations, examines the rise of private sector banking in relation to the transformation of the bourgeoisie in Turkey after the Second World War. By looking at the financial sector in the 1950s in a historical and social context, this work tries to assign hitherto neglected finance its place. Stipulating that in late-capitalized countries finance capital organizations usually emerge as conglomerates, the study attempts to contextualize the developments in the finance sector and the rise of the bourgeoisie in the post-war period to understand the emergence of finance capital and conglomerates in Turkey.
Small-scale industry matters: Industrialization and occupational structure in Turkey between 1927 and 1945
This study aims to evaluate the significance of the small-scale manufacturing in Turkey's history of industrialization both quantitatively and qualitatively by using the occupational data and the secondary sources. In Anatolia, there is much evidence on the existence and importance of small-scale producers throughout the nineteenth and twentieth centuries. However, the studies that handle this evidence is usually far from being comprehensive or systematic. On the other hand, there is a considerable amount of valuable information in demographic records, especially in national censuses. This can be analyzed in the context of economic history. Including this dataset in historical analyses and arguing on the relative significance of the small-scale industry constitutes the two main bases of this study. By doing this, it is aimed to reach a long-term, geographical and computational understanding on the nature of industrial production in Turkey. The weaving and clothing industries are two of the most specific examples as they were the pioneer branches of industry. In the international economic history literature, especially regarding weaving and clothing, there are various accounts that examine the innate coexistence of handwork and factory production. The notion of industry does not necessarily refer to a mechanized production; that is, in the context of Turkey, etatist industrialization. It is a necessity to look beyond factory production. This study combines this way of thinking with the available occupational data for the early periods of Republican Turkey. Keeping in mind that this should be done in longer periods, the results show that in certain provinces of western, central and eastern Anatolia, the concentration of weaving and clothing population cannot be explained with a simple scheme of modern industrialization. Further, as the most striking case, Denizli is examined more closely. It is seen that the industrial production pattern of this area was determined by strong local elements such as geography and production culture.
A critical review of Marxist historiography on transitions: Antiquity, feudalism, capitalism
The main objective of the present thesis is to locate the question of historical transformation, in the form of a transition from one mode of production into another, in a framework comprised of the notions of structural contradiction and crisis, transformation of quantity into quality and reading history backwards. To this end, this study focuses on the historical problems of the transition to capitalism and to feudalism, respectively, from a comparative perspective with the hope that the similarities and the differences between the mechanisms of change behind each historical transition may offer some insight into the problematique at hand. The analysis is based on critical reading and detailed discussion of the secondary sources, and predominantly Marxist and Marxian literature, on these historical transitions. Accordingly, a discussion of the Marxist/Marxian historiography on the question of transition in relation to the broader context of the political and ideological environments constitutes the second layer of analysis. In addition to the main historical focus, some contemporary extensions as well as political implications of these debates are also discussed. This thesis, therefore, aims to point out some new perspectives from which it is possible to approach the problem.
Bir Tanzimat entellektüeli: Sadık Rıfat Paşa'nın iktisadî düşünceleri
This thesis tries to analyze economic thoughts advocated by Sadık Rıfat Paşa, who occupied significant state positions in the first half of the nineteenth century and was accepted as one of the Tanzimat reformers. While his writings on economy represent a continuation of the classical era in terms of stye, they demonstrate western originated thoughts in their content. He could also be accepted as the first person who proposed western inspired economic policies at governmental level in the nineteenth century. His economic thoughts and proposals are disorganized in his writings and they did not establish a theoretical basis; instead they rather seem to have been targeted at practical and efficient solutions for the contemporary economic problems. In this study we firstly reviewed Sadık Rıfat Paşa's political thoughts and then shortly described cameralist and liberal economic policies. Secondly, we touched on the basic characteristics of the Ottoman economic thinking before the nineteenth century and generally delineated Ottoman economic thought in the nineteenth century. Lastly, we tried to evaluate and contextualize Sadık Rıfat Paşa's economic thoughts in its historical setting.
Tek parti iktidarının iktisadi dış politikası
Türkiye Cumhuriyeti, bu yıl içerisinde yüz yılı aşmış bir devlettir. Devletin bir asırlık ömründe gerçekleştirmiş olduğu siyasi, ekonomik ve eğitim amaçlı birçok politikası ve bu politikalarında başta iç ve dış olmak üzere pek çok belirleyici unsur bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk yirmi yedi yılını kapsayan tek parti iktidarı dönemi, bir asırlık tarihte önemli ve ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Bu dönemin önemi ve ayrıcalığı, ülkenin bizzat kurucuları tarafından yönetim sürecinin gerçekleştirilmiş olmasından ileri gelmektedir. Bunun yanında Millî Mücadele sonrasında ve İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki politikalara tek parti dönemi içerisinde yön verilmiş olması, bu dönemi Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ayrıcalıklı bir yere taşıyan önemli konu başlıklarıdır. Söz konusu olayların yanı sıra ekonomi politikalarındaki yol haritaları ve ülke ekonomisini güçlendirmek ile beraber uluslararası ticaret faaliyetlerinde gösterilen atılım süreçleri, tek parti dönemini incelemek için önemli ekonomik sebepler arasında yer almaktadır. Bu tezde tek parti iktidarı olarak literatüre geçen yirmi yedi yıllık kesintisiz bir sürecin dış siyaseti ve ekonomi politikaları incelenmiştir. İncelenen dış ilişkiler, siyasi politika değerinde değil; ekonomik alanda irdelenmiş, ilişkilere yön veren ekonomik faktörler ve altyapıları değerlendirilmiştir. Uygulanan politikalar ile ulaşılmak istenen kazançlar ve ittifaklar, altyapıları ve uluslararası ortam dikkate alınarak değerlendirilmiştir.
Ankara's phantom bourgeoisie in the Late Ottoman and Early Republican Periods
This study focuses on the development and relationship with the state of the Muslim-Turkish commercial bourgeois class in Ankara from the Tanzimat era to the early years of the Republic. In Ottoman and Turkish historiography, it has generally been argued that the bourgeois class developed later than in Europe and that it was created by the state. This vested narrative, which operates on the assumption that capitalists were passive in relation to politics, has pushed class analysis in the formation of the nation-state to the background. Muslim - Turkish merchants were instrumentalized in the creation of a new bourgeois class and used to Turkify the economy during the nation-state phase. Contrary to the general belief, this thesis draws attention to the class dynamics of the Muslim-Turkish bourgeoisie in Ankara, tracing its roots back to the Ottoman era. By examining the family origins, commercial ties, roles in local councils, and class characteristics of some prominent political and economic figures from Ankara, particularly during the first ten years of the Republic, demonstrates that the seeds of this class were sown well before the advent of national economic policies. This study argues that this class, which successfully adapted to each new era, including the Second Constitutional Period, the National Struggle, and the Republic, was not created from scratch but increased its commercial and political influence in conjunction with the implementation of the national economic programs. It is asserted that the commercial bourgeoisie tried to prioritize their class interests with their actions throughout all these periods.
17. yüzyıl Şer'iyye Sicillerinde 1 no'lu muhasebe defterine göre İstanbul ve çevresinde para vakıfları (1633-1634)
Osmanlı Devleti'nin iktisadi ve içtimai hayatının her alanında varlığını sürdüren vakıflar, devletin hukuki ve şer'i yapısı temelinde uzun yıllar faaliyetlerini icra etmişlerdir. Osmanlı'nın kuruluş yıllarından itibaren işlerliklerini sürdüren vakıflar, devletin büyümesine paralel olarak gelişme göstermiştir. Nitekim Osmanlı Devleti, kendisinden önce de var olan vakıf müessesesini etkili bir şekilde uygulamıştır. Bu durumun neticesi olarak vakıfların bir türü olan para vakıfları ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada, Şer'iyye sicillerinde yer alan 1 No'lu muhasebe defterinden hareketle 1633-1634 yıllarında İstanbul'da faaliyette bulunan vakıfların ekonomik ve sosyal faaliyetleri irdelenmiştir. Bu çerçevede; vakıfların ekonomik ve sosyal hizmetleri tablolar vasıtasıyla kapsamlı bir şekilde aktarılmıştır. Çalışmada, para vakıflarının elde ettiği gelirler ve yaptığı giderler hakkında bilgilere verilmiştir; vakıfların ekonomik bağlamda kişilere verdikleri borç para ve toplam miktarı da gösterilmiştir. Muhasebe defterlerinden elde edilen veriler ışığında vakıfların temel gelir kaleminin murabaha olduğu; en çok harcama yaptığı giderlerin ise kendi bünyesinde istihdam ettiği görevlilerinden oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. İncelenen muhasebe defterinde en çok dikkat çeken bulgu sosyal hizmet bağlamında gerçekleşen yardımların az olduğudur. Bununla birlikte incelenen vakıfların toplumun her kesimden kişilere borç para verdiği de tespit edilmiştir. Bu durum, para vakıflarının Osmanlı toplumunun refah düzeyi açısından ne kadar önemli ve etkili bir kurum olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
The economic situation of the Ottoman State state at the begining of 20th century
In this thesis, economic structure of Ottoman State and The Great Economic Powers are analyzed from the beginning of 19th century until First World War. It investigates economic performances and conditions that led to the First World War between the years of 1800 and 1913. The effects of industrial revolutions and modernization on Ottoman economy are also investigated in a detail manner along with other economic consequences. The main findings show that the collapse of Ottoman State was the results of administrative errors from the beginning of 1908. In addition, this thesis revealed that Ottoman State realized an economic growth between 1800 and 1913. Keywords: Ottoman State, Great Economic Powers, Economic Performances, Growth Rates
The first five-year industrial plan: Discussions on Turkish industrialization during the great depression
This work treats the background of the decision to implement the First Five-Year Industrial Plan in Turkey in 1934. The originality of the research relies on its perspective focusing on foreign policy, in a way that has generally been underestimated in most of the academic works on the subject matter. While arguing that Turkish industrialization of the 1930s was carried out despite the West, this research also shows that the conjunctural rapprochement between Turkey and the Soviet Union did not last long. After a general presentation of developmentalist ideas in Turkish political tradition and related practices in economy, a large section is dedicated to the contemporary discussions in a world staggered by the Depression of 1929. Findings show how remedies that Western experts had drawn for Turkish economic development concentrated solely on agricultural production and financial reforms. The Soviet Union appeared in this context as an ally in diplomacy with a bold anti-imperialist discourse and a viable assistant in economy with her model of five-year plans. Thus, there developed a deep collaboration between the revolutionary governments in Ankara and Moscow. However, as World War II approached, priorities began to change rapidly, which had dramatic effects on the existing collaboration in economy. An essential part of the thesis is reserved for explaining the story of Turkish industrialization of the 1930s in relation with Ankara's foreign policy.