Five factor personality model

161 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Eğitim sürecinde Tıp fakültesi öğrencilerinin psikolojik özelliklerinin mühendislik fakültesi öğrencileri ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu çalışmada, tıp ve mühendislik fakülteleri öğrencilerinde temel kişilik özelliklerinin, duygusal zekâ faktörlerinin, yaşam doyumlarının düzeyleri ve sorunlarla başa çıkma yöntemleri incelenmiştir. Farklı iki alan olan sağlık ve teknoloji alanlarında ki bu iki fakülte eğitim süreçleri ve eğitimde kullanılan materyaller olmak üzeri birçok anlamda birbirinden ayrışmaktadır. Bu araştırmada farklı fakültelerde eğitim alan benzer bilişsel özelliklere sahip bu öğrencilerin psikolojik özelliklerinin düzeyleri ve eğitim sürecinin bu özelliklere olası etkileri açısından farklılıklar olup olmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca öğrencilerin psikolojik özelliklerinin okul başarıları üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu doğrultuda farklı iki fakülte eğitimi ile öğrencilerin psikolojik özelliklerinin ilişkisi ayrıntılı olarak incelenmiştir. Tarama modelinde olan araştırma Hacettepe Üniversitesi'nde 2021-2022 eğitim öğretim yılında Tıp Fakültesi 1. ve 5. sınıf ile Mühendislik Fakültesi'ne bağlı Bilgisayar, Elektrik-Elektronik ve Yapay Zekâ Mühendisliği bölümlerinde öğrenim görmekte olan 1. ve 4. sınıf öğrencilerini kapsamaktadır. Çalışma 1563 öğrenciden 341'inin gönüllü katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada Temel Kişilik Özellikleri Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği, Duygusal Zekâ Özellik Ölçeği, Baş Etme Yolları Ölçeği kullanılmıştır. Veriler anket yöntemiyle, elektronik olarak toplanmıştır. SPSS programı ile yapılan analizlerin değerlendirmelerinde istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre tıp fakültesi öğrencilerinin öz denetim, nevrotizm, yaşam doyumu, iyi oluş düzeyleri ile duygusal başa çıkma ve sosyal destekle başa çıkma ölçek puanları mühendislik fakültesi öğrencilerinden yüksektir. Tıp fakültesi 1. sınıf öğrencilerinin yaşam doyumu ve duygusal başa çıkma düzeyleri mühendislik fakültesi 1. sınıf öğrencilerine göre yüksektir. Tıp fakültesi 5. sınıf öğrencilerinin dışa dönüklük, öz kontrol, duygusallık ve sosyallik düzeyleri tıp fakültesi 1. sınıf öğrencilerine; öz denetim ve duygusallık düzeyleri ise mühendislik fakültesi 4. sınıf öğrencilerine göre daha yüksek iken olumsuz değerlik ve sorunlarla duygusal başa çıkma puanları ise tıp fakültesi 1. sınıf öğrencilerine göre daha düşüktür. Mühendislik fakültesi 4. sınıf öğrencilerinin sorun odaklı başa çıkma düzeyleri mühendislik fakültesi 1. sınıf öğrencilerine göre yüksektir. Tıp fakültesi 1. sınıfta düşük not ortalamasına sahip olan öğrencilerin özdenetim ve yaşam doyumu düzeyleri aynı sınıfta daha yüksek not ortalamasına sahip öğrencilere göre düşüktür. Tıp fakültesi 5. sınıfta ise düşük not ortalamasına sahip olan öğrencilerin özdenetimleri daha yüksek not ortalamasına sahip öğrencilere göre düşük iken sosyallik düzeyleri daha yüksektir. Mühendislik fakültesi öğrencilerinin not ortalamalarına göre psikolojik özelliklerinin puanları anlamlı düzeyde farklılaşmamaktadır. Çalışmaya katılan tüm tıp fakültesi öğrencilerinde öz denetim ve nevrotizm, tıp fakültesi 1. sınıf öğrencilerinde ise öz denetim, olumsuz değerlik ve yaşam doyumu özelliklerinin başarı puanları üzerinde anlamlı yordayıcılar oldukları tespit edilmiştir. Bu özelliklerin düzeyleri arttıkça okul başarılarının da arttığı görülmektedir. Bu öğrencilerde başarıyı etkileyen en önemli değişkenin ise öz denetim olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmadaki diğer gruplarda (sınıflar düzeyinde tıp fakültesi 5. sınıf, mühendislik fakültesi 1. ve 4. sınıflar ve fakülteler düzeyinde tüm mühendislik fakültesi öğrencileri) öğrencilerinin başarı düzeyleri üzerinde psikolojik özelliklerin yordayıcı etkisi tespit edilmemiştir. Bu bulgular eşliğinde tıp eğitimi ile çalışma kapsamında incelenen psikolojik özelliklerin ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır.

Başa çıkmaBeş faktör kişilik modeliElektrik mühendisliği+7
Sevil Temur
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Beş faktör kişilik modeli ile örgütsel muhalefet arasındaki ilişkinin incelenmesi: Algılanan örgütsel desteğin düzenleyici rolü

Geçmişten günümüze yaşamış ve gelecekte yaşayacak bireylerin her birinin kendilerine has özellikleri ve kişilik yapıları olmasına rağmen insanlık ortak davranış kalıplarına sahiptir. Söz konusu davranış kalıplarından biri de bireylerin bulunduğu bağlam ve yaşamış olduğu hayat üzerine karşıt görüşlerini ve eleştirilerini dile getirerek muhalefet göstermesidir. İnsanlığın muhalefet ettiği ortamlardan birisi de çalıştıkları örgütlerdir. Bireylerin sahip oldukları kişilik özelliklerine ve örgütlerinden aldıkları desteğe göre göstermiş oldukları muhalefetin yapısı ve çeşidi değişmektedir. Buradan hareketle bu araştırmanın amacı beş faktör kişilik modeli ve örgütsel muhalefet arasındaki ilişkide algılanan örgütsel desteğin düzenleyici bir rolü olup olmadığını tespit etmektir. Çeşitli sektörlerde istihdam edilen beyaz ve mavi yaka çalışanlardan tek bir zaman diliminde toplanmış olan veriler kullanılarak kişilik boyutları, örgütsel muhalefet ve algılanan örgütsel destek arasındaki ilişkiler tek bir model altında incelenmiştir. Çalışma bağlamında literatür temel alınarak değişkenlerin arasındaki ilişkilerin incelendiği modelin analizi Hayes (2018) tarafından geliştirilen PROCESS Macro ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular incelendiğinde dışa dönüklük kişilik boyutunun açık ve gizli muhalefet ile anlamlı ilişkisinin olmadığı ancak dışsal muhalefet ile anlamlı ilişkisi olduğu bulunmuştur. Algılanan örgütsel desteğin ise bu ilişkide açık muhalefeti arttırdığı ve dışsal muhalefeti azalttığı yönünde düzenleyici rolünün olduğu tespit edilmiştir. Bir diğer kişilik boyutu olan sorumluluk boyutunun örgütsel muhalefet davranışları ile anlamlı bir ilişkisinin olmadığı ancak algılanan örgütsel desteğin açık muhalefeti arttığı yönünde düzenleyici role sahip olduğu tespit edilmiştir. İncelenen son boyut olan yumuşak başlılık kişilik boyutunun açık, dışsal ve gizli muhalefet davranışları ile istatistiksel olarak anlamlı ilişkisinin olduğu ancak algılanan örgütsel desteğin bu ilişkide düzenleyici rolünün olmadığı tespit edilmiştir. Yapılan analizler doğrultusunda örgütleri tarafından desteklendiklerini algılayan bireylerin çalıştıkları örgütlerin yararına hareket ettiği sonucuna yapılan analizler doğrultusunda ulaşılmıştır. Buradan hareketle yöneticilerin çalışanlarına yönelik olan tutumları üzerine faydalı olabileceği düşünülen çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Algılanan örgütsel destekBeş faktör kişilik modeliDışa dönüklük+6
Kaan Yayla
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlı bakım çalışanlarında duygusal zeka, kişilik özellikleri, örgütsel güven ve merhamet duyguları ile yaşlılara yönelik tutumlar arasındaki ilişkiler

Günümüzde hem dünyada hem de ülkemizde yaşlı nüfusun artışıyla birlikte yaşlıların kurumsal bakım ihtiyacının hacminin ve niteliğinin de giderek artması söz konusudur. Bu durum yaşlı bakım hizmetinin niteliğini yükseltmek amacıyla yaşlı bakım çalışanları ile çeşitli çalışmalar yapmayı gerekli kılmaktadır. Yaşlı bakım kurumları var olan insan kaynağını değerlendirirken çalışanlarında olması gereken birtakım özelliklere ihtiyaç duyabilmektedir. Akademik literatürde öne çıkan ve özellikle bakım çalışanlarında olması gerektiği düşünülen örgütsel davranış değişkenleri mevcuttur. Bu sebeple tez çalışmasında, yaşlı bakım çalışanlarında duygusal zeka, kişilik özellikleri, örgütsel güven, merhamet ve yaşlılara yönelik tutumlar arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Bu tez çalışmasının birinci bölümünde araştırma probleminin tespiti, araştırmanın amacı ve önemi, araştırmanın metodolojisi ve ünite planını ortaya koymak amacıyla giriş bölümü yer almıştır. İkinci bölümünde ise yaşlılık kavramı ve araştırma yaptığımız örgütsel davranış değişkenleri olan çalışanlarda duygusal zeka, beş faktör kişilik özellikleri, merhamet, örgütsel güven ve yaşlı bakımına ilişkin tutumlar incelenerek gerekli literatür taramasına yer verilmiştir. Tez çalışmasının üçüncü bölümünde örgütsel davranış değişkenleri ve aralarındaki ilişkiyi ölçen araştırma modelinden yararlanılmıştır. Özel yaşlı bakım kurumları çalışanlarının katılımlarıyla bir örnek araştırma yapılmıştır. Araştırma sonucunun analizi, kurgulanan hipotezlerin testleri ve yorumlanması ile yapılmıştır. Sonuç bölümünde ise kurulan hipotezlerden elde edilen verilerle doğrulanarak çalışanlarda var olan örgütsel davranış değişkenlerinin varlığının birbirlerine olan etkisiyle birlikte çalıştıkları kuruma ve yaptıkları işe olan tutumları ortaya konmuştur.

BakıcılıkBeş faktör kişilik modeliDuygusal zeka+5
Zeliha Diren
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışmaya tutkunluk, iş özellikleri, kişilik tipleri, işkoliklik, stratejik çeviklik ve başarı hedef yöneliminin örgütsel bağlılığa etkisi üzerine bir araştırma

Günümüz iş dünyasında, teknolojide ve rekabette yaşanan artış nedeniyle işletmeler/ örgütler mevcut yönetim yapılarını, stratejilerini ve uygulama yöntemlerini yeniden gözden geçirmek ya da değiştirmek istemektedirler. İşletmeler, var olan kaynaklarını en üst düzeyde kullanabilmek, yönetebilmek ve düzenleyebilmek amacıyla çeşitli örgütsel düzenlemelere ihtiyaç duymaktadırlar. Bu kapsamda, stratejik çeviklik, çalışmaya tutkunluk, başarı hedef yönelimi, kişilik tipleri, işkoliklik ve iş özellikleri kavramlarının örgütsel bağlılığa etkileri üzerine bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu tez çalışmasının birinci bölümünde giriş bölümüyle, problemin tespiti, çalışmanın amacı, yöntemi ve ünite planı anlatılmıştır. İkinci bölümünde, örgütsel kavramlar olan; Örgütsel Bağlılık, Kişilik, Stratejik Çeviklik, Başarı Hedef Yönelimi, İş Özellikleri, Çalışmaya Tutkunluk, İşkoliklik kavramlarıyla ilgili literatür çalışması yapılmıştır. Üçüncü bölümünde, bu örgütsel kavramlar ve kavramların birbirlerine olan etkisi incelenmiştir. Bu kısım, ''kolayda örneklem yöntemiyle'' elde edilmiş, kamu sektörü çalışanlarından 125, özel sektör çalışanlarından 75, toplamda 200 anket verisinin analizinden oluşmaktadır. Bu araştırma sonucunun analizi, kurgulanan hipotezlerin testleri ve yorumlanması ile yapılmıştır. Bu çalışmayla, stratejik çeviklik, başarı hedef yönelimi, kişilik tipi, çalışmaya tutkunluk, iş özellikleri, beş faktör kişilik tipi ve işkoliklik kavramlarının örgütsel bağlılığa etkisi araştırılarak, literatüre katkı sağlanması amaçlanmıştır.

Beş faktör kişilik modeliKişilikStratejik çeviklik+6
Türkan Yıldız
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilik tipleri ile çalışan performans ilişkisinde bağımlılıkların rolü

Toplumlarda meydana gelen değişim ve dönüşümler sonunda yeni bağımlılıklar ortaya çıkmaktadır. Günümüzde teknoloji bağımlılığı giderek önemli bir sorun haline gelmektedir. Değişen ve gelişen teknolojiler, hem toplumda hem de endüstriyel ilişkilerde bir takım dönüşümlere meydan vermektedir. Bu tez çalışmasında, çalışanların performansına önemli etkiler yaptığı varsayılan teknoloji bağımlılığı önemle ele alınmıştır. Literatürde yer alan beş faktör kişilik modeli, internet bağımlılığı, mobil bağımlılık ve iş performansı ölçekleri kullanılarak araştırma anketi hazırlanmış ve ankete gönüllü katılımı kabul eden çalışanlardan veri toplanmıştır.

Beş faktör kişilik modeliİş performansı
Ulaş Alp Yıldırım
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Emniyet Teşkilatına bağlı okullardan mezun olan polis personelinin kişilik profilinin incelenmesi

Psikolojik testlerin ve kişilik envanterlerinin polis adaylarının seçimi ve elenmesinde kullanılması çok uzun bir geçmişe sahiptir. Ancak Türkiye'de polis meslek grubunda yapılan çalışmalar kısıtlıdır. Bu çalışmada, bir meslek grubu olan polislerin temel kişilik profili ve bu profilinin hangi sosyodemografik özelliklerle ilişkili olduğu konuları incelenmiştir. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde görevli 39'u kadın 537'si erkek, toplam 576 polis personeli çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler bilgi formu ve Beş Faktör Kişilik Envanteri kullanılarak toplanmıştır. Hem kadın hemde erkek polislerin en yüksek puanı Değişime Açıklık faktöründen, en az puanı ise Duygusal Tutarsızlık faktöründen aldığı görülmüştür. Sosyodemografik özelliklerden, cinsiyetin, yaşın, medeni durumun, yıllık izinlerde tatil yapabilmenin, mezun olduğu polis okul türünün, polis mesleğinde kendini başarılı görme ve polis mesleğinden memnun olma derecelerinin kişilik profili ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Çalışma, polislerde sosyodemografik özelliklerin kişilik profili ile ilişkili olduğunu göstermiştir. İleriki araştırmalarda, polislerin beş faktör kişilik özelliklerine göre farklı değişkenlerle ilgili olarak, farklı örneklemler üzerinde araştırılmasının, bu konudaki bilgi birikimine ve ilgili insan kaynakları yönetimi uygulamalarına önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.

Beş faktör kişilik modeliKişilikKişilik profilleri+4
Cihat Çelik
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Genç yetişkinlik dönemindeki bireylerin beş faktörlü kişilik özellikleri ile beden algısı ve yaşam doyumu düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

İnsanların neden birbirinden farklı oldukları, aynı olaylar karşısında neden farklı tepkiler verdikleri psikoloji tarihi içinde her zaman önemli sorular olarak görülmüş ve kişilik konu başlığı altında sürekli araştırılmıştır. Kişilik insanlık tarihi boyunca üzerine hipotezler üretilmiş, düşünürler ve bilim insanları tarafından farklı tanımlanmış ve ele alınmıştır. Günümüzde de üzerine fikir birliği yapılmış bir tanım yoktur ve kişiliği tanımlayan birbirinden farklı kişilik kuramları bulunmaktadır. Fakat bu tanımlamaların ortak öğeleri göz önüne alındığında kişiliği "bireyi diğer insanlardan ayıran, kişiye özgü, tutarlı ve kalıplaşmış özellikler bütünü" olarak ifade etmek mümkündür. Son yıllarda psikologlar beş faktörlü kişilik yapısı üzerine yoğunlaşmışlardır. Beş faktör kişilik modeli, kişiliğin beş genel boyutunu ve bu boyutların içerdiği özgül kişilik özelliklerini konu almaktadır. Uzmanlar tarafından kabul gören beş faktör modeli kişilikteki bireye has farklılıkları göz önüne almakta ve kişilik özelliklerinin önemli bir sınıflamasını yapmaktadır. Modelin beş temel faktörü: dışadönüklük, nevrotiklik(duygusal dengesizlik), gelişime-deneyime açıklık, öz disiplin(sorumluluk) ve yumuşak başlılık(uyumluluk)tır. Araştırmanın temelini oluşturan bir diğer konu olan beden algısı da, insanın kişiliğiyle yakından ilişkilidir. Depresif bir kişiliğe sahip olmanın, kendine güvensizliğin ve mükemmeliyetçi kişilik örüntüsünün beden algısına yönelik olumsuz tutumlarla ilgili olduğu üzerinde durulmaktadır. Bir bütün olarak beden algısı bireyin dış görünüşü, bedensel işlevleri ve diğer özellikleriyle ilişkili algısından meydana gelmektedir. Bu algı oluşurken kişinin içsel duyumlarından, hayal dünyasından, tecrübelerinden ve diğer kişilerden aldığı geri dönütlerden etkilenerek şekillenmektedir. Bireylerin ergenlik çağı bitiminde; cinsiyetine uygun toplumsal rolü gerçekleştirme, iki cinsiyetle de yakın ilişkiler kurabilme, duygusal bağımsızlığa erişme, ahlaki sistem elde etme, mesleğe ve aile kurmaya hazır olma, bedenlerini kabul etme hedeflerini başarmaları beklendiği düşünüldüğünde, bedensel doyumla ilişkili olan beden algısı kişinin ruh sağlığında önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle son dönemlerde medyanın da etkisiyle uzmanlar bireylerde olumsuz beden algısı temelli bir çok problemle karşı karşıya gelmektedir. Bu problemlere yaklaşımda farklı bir bakış açısı kazandırmak adına beden algısının, kişilik özellikleri ve yaşam doyumuyla araştırılması kuşkusuz literatüre olumlu katkı sağlamaktadır. Bireyin yaşamında önemli yere sahip konulardan biri de yaşamdan aldığı keyif, doyumdur. Doyum kişinin hayattan beklentileri, istekleri ve gereksinimlerini kapsar. Yaşam doyumu ise kişinin sahip olmak istediğiyle sahip olduğu arasında yaptığı karşılaştırma sonucunda hissettiğidir. Yaşam doyumu kavramı, yetişkin bireylerde olduğu gibi gençlerde de psikolojik iyi oluşun temel göstergelerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu doğrultuda bireylerin, beş faktörlü kişilik özelliklerinin beden algıları ve yaşam doyumları üzerinde ne tür bir etkiye sahip olduğu tez çalışmasının ana amacını oluşturmaktadır. Literatürde bu değişkenler üzerine birbirinden bağımsız çalışmalar bulunurken birlikte incelenen çalışmalar yok denecek kadar azdır. Bu bilgiler ışığında tez çalışmasının birinci bölümü; giriş, problemin tespiti, çalışmanın amacı, araştırmanın yöntemi ve ünite planından oluşmaktadır. Tezin ikinci bölümünde öncelikle kişilik kavramı ve çeşitli kuramlara göre kişiliğin tanımları verilmekte daha sonra beş faktörlü yapının tanımı yapılmaktadır. Beş faktörlü yapıyı oluşturan değişkenler teker teker açıklanıp zıt kutuplarıyla ortaya konulmaktadır. Tezin üçüncü bölümünde tezin diğer ana gövde konularından beden algısı ve yaşam doyumuna değinilmektedir. Bu çerçevede önce beden algısı olgusuna ilişkin kavramsal bir bakış açısı getirilmiş, daha sonra beden algısının boyutları ve etkileyen faktörleri incelenmiştir. Ardından yaşam doyumu kavramı üzerinde durulmuş ve bu kavramı etkileyen faktörler açıklanmaya çalışılmış ilgili kuramlar belirtilmiştir. Tezin dördüncü bölümü ise araştırmadaki bu ikinci ve üçüncü bölümde bahsedilen teorik varsayımların bireyler üzerindeki yansımasını ölçmek amacıyla yapılan bir çalışmaya dayandırılmıştır. Bu araştırma İstanbul Arel Üniversitesi'ndeki 370 öğrenciye uygulanmıştır. Bu çerçevede araştırmanın bulgularına geniş bir şekilde yer verilmektedir. Son olarak araştırmanın son bölümünde ise elde edilen sonuçlara ilişkin bulgular yer almaktadır. Bu bulgulara göre beş faktör kişilik özellikleri, beden algısı ve yaşam doyumu çeşitli demografik özelliklerle (cinsiyet, yaş, anne ve baba eğitim düzeyi, algılanan aile ekonomik durumu) anlamlı ilişki içermektedir. Nihayetinde araştırma sonucu elde edilen bu bulgular ortaya konularak, literatürdeki araştırmalar da dikkate alınarak yorumlanmaktadır.

Beden imajıBeş faktör kişilik modeliGenç yetişkinler+4
Aslıhan Kaya Şen
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilik özellikleri ve ontolojik iyi oluşun gerilim tipi baş ağrısı üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada amaç, gerilim tipi baş ağrısı yaşayan bireylerin, ontolojik iyi oluş ve kişilik özellikleri ile ilişkisinin incelenmesidir. Bu araştırma 305 katılımcıdan oluşmaktadır, bunların 161'i erkek ve 144'ü kadındır. Çalışmada, veri toplama araçları, çalışmaya uygun olarak, 'demografik bilgi formu', 'McGill Ağrı Ölçeği Kısa Formu', 'Beş Faktörlü Kişilik Envanteri' ve 'Ontolojik İyi Oluş Ölçeği' kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre kişilik özellikleri ile gerilim tipi baş ağrısı arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Kişilik özellikleri ile ontolojik iyi oluş değerlendirildiğinde, regresyon modeline ilişkin parametrelerde, ontolojik iyi oluş değişkenlerinden ikisi olan hiçlik ve canlılığın, baş ağrısının duyusal boyutunu anlamlı yordadığı görülmüştür. İkinci modelde, sadece hiçliğin algısal baş ağrısını anlamlı yordadığı görülmüştür. Araştırmada bulunan sonuçlara bakıldığında hiçlik ve canlılık düzeylerinin gerilim tipi baş ağrısını üzerinde etkili olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Gerilim Tipi Baş Ağrısı, Ontolojik İyi Oluş, Beş Faktör Kişilik Özellikleri; Hiçlik; Canlılık

Baş ağrısıBaş ağrısı bozukluklarıBeş faktör kişilik modeli+4
Gamze Dağar
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilik, kültür, sağ kanat yetkeciliği, siyasal ideoloji ve adil dünya inancı arasındaki ilişkiler

Amaç: Bu çalışmada, Türkiye'nin farklı illerinde öğrenimlerini sürdüren üniversite öğrencilerinden oluşturulan bir örneklem kullanılarak; kişilik, kültür, sağ kanat yetkeciliği, siyasal ideoloji ve adil dünya inancı arasındaki ilişkiler incelenmiş ve söz konusu değişkenlerin cinsiyetlere ve siyasal ideolojilere göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Yöntem: Bu bağlamda; çalışmamıza, Türkiye'nin farklı illerinde öğrenim gören, yaşları 21 ile 42 arasında değişen; ön lisans, lisans ve lisansüstü programlardan birisine kayıtlı 116 (kadın: n = 75, erkek: n = 41) üniversite öğrencisi katılmıştır. Katılımcılardan; Demografik Bilgi Formu ve Siyasal İdeoloji/Politik Konum Soruları, Beş Faktör Kişilik Envanteri 44 Maddelik Formu, Genel ve Kişisel Adil Dünya İnancı Ölçeği, Sağ Kanat Yetkeciliği Ölçeği ve Bireycilik Toplulukçuluk (INDCOL) Ölçeği şeklindeki araçların kullanılması yardımıyla, gerekli veriler toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizi için IBM SPSS Statistics 26.0 adlı bilgisayar destekli istatistiksel veri analizi programı kullanılmıştır. Bulgular: Yapılan istatistiksel analizler sonucunda; kişilik, kültür, sağ kanat yetkeciliği, siyasal ideoloji ve adil dünya inancı değişkenlerine dair boyutlardan bazılarının, cinsiyetlere ve siyasal ideoloji gruplarına göre farklılaştığı sonucu elde edilmiştir. Adil dünya inancı ve sağ kanat yetkeciliği arasındaki ilişkide, kişilik değişkenlerinin düzenleyici rolü; adil dünya inancı ve kültür değişkenleri arasındaki ilişkide, kişilik değişkenlerinin aracı rolü ve adil dünya inancı ve kültür değişkenleri arasındaki ilişkide, sağ kanat yetkeciliği değişkenlerinin aracı rolü olduğu sonucu elde edilmiştir. Sonuç: Araştırma sonuçlarından elde edilen bulgular literatür doğrultusunda tartışılmıştır.

Adil dünya inancıBeş faktör kişilik modeliKişilik+7
Emre Aydoğan
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya kullanım özelliklerinin kişilik yapılanmaları, yaşam doyumu ve depresyon açısından incelenmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı sosyal medya kullanım özelliklerinin kişilik yapılanmaları, narsisizm, yaşam doyumu ve depresyon ile ilişkilerinin incelenmesidir. Yöntem: Araştırmanın örneklemi, gönüllülük usülüne göre, Surveey anket sistemi üzerinden katılım sağlamış, 281'i kadın, 147'si erkek olmak üzere toplam 428 sosyal medya kullanıcısından oluşmaktadır. Veri toplama aşamasında, Sosyodemografik Özellikler ve Veri Formu, Beş Faktör Kişilik Envanteri Kısa Form (5FKE), Narsisistik Kişilik Envanteri, Yaşam Doyumu Ölçeği ve Beck Depresyon Envanteri kullanılmıştır. Verilerin analizinde, frekans dağılımları oluşturulmuş, normallik dağılımlarında Shapiro-Wilk, Mann Whitney-U, Kruskal Wallis ve Spearman's rho analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Bulgularımıza göre sosyal medya kullanımı kadınlarda, erkeklerden ve 30 yaş ve altı katılımcıların 30 yaş üzerindekilerden daha yüksek oranda gözlenmiştir. En çok kullanılan sosyal medya aracının Facebook olduğu (%98,6), tüm katılımcıların çoğunluğunun en fazla günde 1-3 saatlerini (%45,1) sosyal medya araçları kullanarak geçirdikleri gözlenmiştir. Sosyal medyada en fazla günde 0-10 arası paylaşım (%93) yapılmaktadır. Arkadaş veya takipçi sayısı olarak 100-500 aralığı (%48,4), en çok katılımcının bulunduğu aralık olarak belirlenmiştir. Sosyal medya kullanımı ile yaş arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki gözlenmiştir. Depresyon ile sosyal medya kullanımı arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. 5FKE'nin Sorumluluk alt boyutu ile sosyal medya arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki gözlenmiştir. Narsisizm ve yaşam doyumu ile sosyal medya kullanımı arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Sonuç: Bu bulgular doğrultusunda bireylerin, depresyon düzeyleri arttıkça sosyal medya kullanımlarının arttığı gözlenmiştir. Bununla beraber, bireylerde sorumluluk, dışadönüklük ve nevrotizm/duygusal denge arttıkça sosyal medya kullanımının azalmakta olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: sosyal medya, narsisizm, kişilik, yaşam doyumu, depresyon

Beck Depresyon ÖlçeğiBeş faktör kişilik modeliDepresyon+4
Ezgi Çayırlı
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

15-18 yaş arası ergenlerde beden imgesi ile sosyal anksiyete arasındaki ilişkide kişilik özelliklerinin aracı etkisinin incelenmesi

Amaç: Kişilik özellikleri, sosyal anksiyete ve beden imgesi arasındaki ilişkiye odaklanan bu araştırmanın temel amacı; Türkiye'de yaşayan ve yaşları 15 ile 18 arasında değişen ergenlerin sahip oldukları kişilik özelliklerinin, beden imgesi algılarına ve sosyal anksiyete yaşama düzeylerine olan etkisinin incelenmesidir. Yöntem: Toplamda 300 katılımcının bulunduğu bu çalışmanın örneklemini 15-18 yaş arası ergenler oluşturmaktadır. Katılımcıların kişiliklerini değerlendirmek adına Beş Faktör Kişilik Envanteri (5FKE), vücut algılarını değerlendirmek adına Vücut Algısı Ölçeği (VAÖ) ve sosyal kaygı düzeylerini belirlemek adına Ergenler İçin Sosyal Kaygı Ölçeği (EİSKÖ) kullanılmıştır. Araştırma verilerinin değerlendirilmesi sürecinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemler kullanılmış ve araştırmanın temel hipotezlerinin sınanabilmesi adına doğrusal hiyerarşik regresyon analizi yapılmış, değişkenler arası biçimlendirici etki hipotezleri sınanmıştır. Bulgular: Araştırmanın temel hipotezlerin sınandığı ilk adımında yordayıcı değişken olarak beden imgesi, yordanan değişken olarak sosyal kaygı seçilmiş ve bu iki değişken arasındaki ilişkide Beş Faktör Kişilik Envanteri alt boyutlarının biçimlendirici etkilerine odaklanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; beden imgesinin sosyal kaygı üzerinde anlamlı bir yordayıcı etkiye sahip olduğu görülmüştür (F(1, 298)=5.753, p<.05). Bu ilişkiye biçimlendirici değişken olarak girilen sorumluluk değişkeninin ise tek başına yordayıcılık etkisinin anlamlı çıkmadığı görülmüştür (F(1,297)=1.053, p>.05). Uyumluluk (F(1,297)=21.872, p<.001), duygusal denge (F(1,297)=41.857, p<.001), dışa dönüklük (F(1,297)=30.920, p<.001) ve deneyime açıklık (F(1,297)=30.375, p<.001) değişkenlerinin ise tek başlarına yordayıcılık etkileri yüksek düzeyde anlamlı çıkmıştır. Her beş biçimlendirici değişkenin ayrı ayrı beden imgesi puanı ile birlikte sosyal kaygı toplam puanı üzerindeki ortak etkileri incelendiğinde yalnızca sorumluluğun biçimlendirici etkisi anlamlı çıkmıştır (F(1,296)= 7.582, p<.05). Sonuç: Sonuç olarak bu araştırmada kişilik özellikleri, sosyal kaygı ve beden imgesi arasında anlamlı düzeyde karşılıklı bir ilişki olduğu gözlenmiş; kişilik özelliklerinin, sosyal kaygı ve beden imgesi arasındaki ilişkide biçimlendirici bir etkisinin olabileceği yönünde veriler elde edilmiştir. Tüm bulgular değerlendirildiğinde ise kişilik özelliği değişkeninin bu iki faktör ile olan ilişkisine literatürde az yer verildiğinden, gelecek çalışmaların bu iki değişkenle olan ilişkisine odaklanması önerilmiştir.

Beden imajıBeş faktör kişilik modeliErgenler+4
Cansu Güney
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Beş faktör kişilik özellikleri ve karanlık üçlü kişilik özelliklerinin eş uyumu ile olan ilişkileri: Evli çiftlerde kesitsel bir çalışma

Amaç: Bu araştırmada Beş Faktör kişilik özellikleri (uyumluluk, deneyime açıklık, sorumluluk, nörotizm ve dışadönüklük) ve Karanlık Üçlü kişilik özellikleri (Makyavelizm, narsisizm ve psikopati) ile evli çiftlerde eş uyumu arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma örneklemini Adana ve İstanbul'dan seçilmiş 226 çift oluşturmaktadır. Araştırmanın katılımcıları Gönüllü Olur Formu, Sosyodemografik Bilgi Formu, Karanlık Üçlü Ölçeği, Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi (SDKT) ve Çift Uyum Ölçeği'ni doldurmuşlardır. Bulgular: Araştırmanın bulguları Makyavelizm, narsisizm, psikopati ve nörotizmin eş uyumunu olumsuz, sorumluluk ve uyumluluğun ise olumlu yönde yordadığını göstermektedir. Bunun yanında cinsiyetlere göre incelendiğinde kadınların Makyavelizm, narsisizm, uyumluluk, sorumluluk ve nörotizm puanlarının erkeklerin eş uyumunu yordadığı, erkeklerin psikopati, narsisizm, nörotizm ve uyumluluk puanların kadınların eş uyumunu yordadığı gözlenmiştir. Çiftlerin puan farkları ile ölçülen eş benzerliği ile çiftlerin eş uyumunun ilişkili olduğu gözlenmiştir. Sonuç: Araştırmadan elde edilen bulgulara göre Beş Faktör kişilik özellikleri ve Karanlık Üçlü kişilik özellikleri eş uyumunu etkilemektedir. Bunun yanında sosyodemografik özelliklere göre de bireylerin kişilik özellikleri ve eş uyumları farklılıklar göstermiştir. Elde edilen sonuçlar ve sınırlılıklar literatür ışığında tartışılmıştır.

Beş faktör kişilik modeliEvli çiftlerEvlilik uyumu+4
Yaprak Yurdakul
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde Ortoreksiya Nervoza duygu düzenleme güçlüğü ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Sağlıklı beslenmeye yönelik patolojik saplantı olarak tanımlanan ortoreksiya nervoza (ON), hem klinik hem de araştırma ortamlarında git gide artan bir ilgi alanı haline gelmiştir. Beş faktör kişilik özelliklerinden nevrotiklik düzeyi yüksek olan bireyler duyguların sağlıklı bir şekilde yönetilebilmesi açısından çeşitli stratejilere ulaşmada zorluklar yaşamaktadır. Duyguları tanımlama ve düzenleme güçlükleri ise ON için bir risk faktörü olarak ele alınmaktadır. Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin beş faktör kişilik özellikleri ve duygu düzenleme güçlüğü düzeylerinin ON düzeyleri üzerindeki yordayıcı etkisini incelemek; nevrotiklik kişilik özelliği ve ON arasındaki ilişkide duygu düzenleme güçlüğünün aracı rolünü belirlemek; beden kitle indeksi (BKİ), belirli bir beslenme biçimi (vegan, vejetaryen, glütensiz vs.), mevcut veya önceki yeme bozukluğu (YB) ve YB'ye yönelik tedavi alma varlığına göre ON düzeylerinin farklılaşıp farklılaşmadığını saptamaktır. Araştırmanın örneklemini 18- 25 yaş aralığında toplam 203 kişi (Kadın=147, Erkek=56) oluşturmaktadır. Katılımcılara sırasıyla; Bilgilendirilmiş Onam Formu, Sosyodemografik Bilgi Formu, Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi (SDKT), Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği-Kısa Form (DDGÖ-16) ve ORTO-11 Testi (ORTO-11) uygulanmıştır. Çalışma sonucunda nevrotiklik, uyumluluk ve dışadönüklük kişilik özelliğinin ve duygu düzenleme güçlüğünün ON üzerinde yordayıcı bir etkisi bulunmamıştır. Öte yandan öz denetim ve deneyime açıklık kişilik özelliğinin ON üzerinde negatif yönde yordayıcı etkisi bulunmuş, öz denetim ve deneyime açıklık kişilik özellikleri artıkça ON düzeylerinin de artığı saptanmıştır. Duygu düzenleme güçlüğünün nevrotiklik kişilik özelliği ile ON arasındaki ilişkide aracı bir rolünün bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca ON düzeyleri BKİ, belirli bir beslenme biçimi uygulama ve mevcut veya önceki YB'ye yönelik tedavi alma varlığına göre anlamlı seviyede farklılaşmamış; yalnızca mevcut veya önceki YB varlığı bildiren katılımcıların diğer katılımcılara oranla ON düzeylerinin istatistiksel açıdan anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu bulunmuştur.

BeslenmeBeslenme bozukluklarıBeş faktör kişilik modeli+6
Sude Kurt
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilik özellikleri ve romantik ilişkiarasındaki ilişkinin incelenmesi

Pandemi süreci, bireylerin sosyal ilişki kurma biçimlerini derinden etkilemiş ve dijital platformlar aracılığıyla sürdürülen romantik ilişkilerin sayısında belirgin bir artışa yol açabilmektedir. Bu çalışma, pandemi sonrası dönemde flört uygulamalarının bireylerin kişilik özellikleri, romantik ilişki dinamikleri ve psikolojik sağlıkları üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, çevrimiçi ve çevrimdışı kimlik kavramları, bağlanma stilleri, kişilik teorileri ve dijitalleşmenin ilişkiler üzerindeki dönüştürücü rolü çok boyutlu bir şekilde ele alınmıştır. Nicel araştırma yöntemleriyle desteklenen bu çalışmada, cinsiyet ayrımı yapılmaksızın 18-35 yaş arası İstanbul'da yaşayan 232 bireyden elde edilen veriler doğrultusunda flört uygulamalarının bireylerin kendilik algıları, ilişki beklentileri ve sosyal etkileşim pratikleri üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Bulgular, dijitalleşmenin romantik ilişkilerde yeni dinamikler oluşturduğunu ve bu ilişkilerin bireylerin kişilik gelişimi üzerinde hem olumlu hem de olumsuz etkiler yarattığını işaret etmektedir. Veri toplama araçları olarak; Beş Faktörlü Kişilik Ölçeği, Kendini Açma Ölçeği ve Sosyodemografik Bilgi Formları kullanılmıştır. Bu bağlamda çalışma, hem akademik literatüre katkı sunmakta hem de bireylerin dijital platformları daha sağlıklı kullanmaları adına öneriler geliştirmektedir.

Beş faktör kişilik modeliÇevrimiçi flörtİnsan ilişkileri
Beyza Nur Efe Tellioğlu
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin kişilik özelliklerine göre meslek seçimi ve geleceğe yönelik tutumları

Bu çalışma, üniversite öğrencilerinin kişilik özelliklerinin meslek seçimi ve geleceğe yönelik tutumları üzerindeki etkisini incelemektedir. Kişilik kavramı; mizaç, karakter, benlik ve kimlik boyutlarıyla açıklanmış, araştırmada Beş Faktör Kişilik Modeli temel alınmıştır. Bulgular, sorumluluk düzeyi yüksek öğrencilerin daha planlı, deneyime açık olanların daha umutlu, duygusal denge düzeyi düşük olanların ise kaygılı tutumlar sergilediklerini göstermektedir. Meslek seçiminin yalnızca ekonomik değil; kimlik, yaşam amacı, sosyal statü ve psikolojik iyi oluş açısından da belirleyici olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, psikolojik esnekliği yüksek öğrencilerin stresle daha iyi başa çıkabildikleri ve geleceğe daha olumlu baktıkları tespit edilmiştir. Türkiye bağlamında gençlerin meslek tercihleri ve gelecek planları üzerinde ekonomik koşullar, toplumsal beklentiler ve iş gücü piyasasındaki belirsizlikler önemli rol oynamaktadır. Literatürle uyumlu olarak, kişilik özellikleri ile meslek seçimi ve geleceğe yönelik tutumlar arasında güçlü bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Araştırmanın sonuçları, üniversite döneminin bu açıdan kritik bir evre olduğunu ve öğrencilerin kişilik faktörleri dikkate alınmadan yapılan meslek seçimlerinin hem bireysel hem de toplumsal düzeyde sorunlara yol açabileceğini göstermektedir. Bu bulgular doğrultusunda, üniversitelerde kariyer danışmanlığı ve rehberlik hizmetlerinin kişilik temelli yaklaşımlarla güçlendirilmesi, öğrencilere gelecek planlama ve stres yönetimi desteği sağlanması önerilmektedir. Ayrıca eğitim programlarının bireylerin kendilerini tanımalarına ve potansiyellerini keşfetmelerine yardımcı olacak şekilde düzenlenmesi, gençlerin daha umutlu ve planlı bir gelecek perspektifi geliştirmelerine katkı sağlayacaktır.

Beş faktör kişilik modeli
Selin Doğan
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilik özelliklerinin iş performansına etkisi: Hizmet sektörü çalışanlarına yönelik bir araştırma

Bu çalışmanın amacı beş faktör kişilik özelliklerinin görev performansı üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bu amaçla Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaşı Araştırma Hastanesi çalışanlarına anket uygulaması yapılmıştır. Hastane yönetiminden gerekli izin alınarak, toplam 1574 işgöreni bulunan hastane çalışanlarına 296 adet anket uygulanmış ve 9 adet anket uygun görülmediği için değerlendirmeye alınmamıştır. Anketler yüz yüze uygulanmıştır ve bu bağlamda 287 anket analizi yapılmıştır. Uygulanan anket içeriğinde 44 sorudan oluşan beş faktör kişilik analizi ve 9 sorudan oluşan bir görev performansı testi yapılmıştır. Hastane çalışanlarına uygulanan anket yöntemiyle elde edilen veriler analizler edilmiştir. Araştırmada, istatistiki verilerin elde edilebilmesi maksadı ile SPSS Statistics 22.0 ve AMOS 21 paket programları kullanılmıştır. SPSS programı ile Açıklayıcı Faktör Analizi, Frekans Analizi, Cronbach Alpa Analizi, Korelasyon ve Çoklu Regrasyon Analizi yapılırken, Amos programı ile Doğrulayıcı Faktör Analizi yapılmıştır. Sonuç olarak, sorumluluk ve deneyime açıklık seviyeleri anlamlı bir şekilde işgören performansını arttırırken, nevrotiklik seviyesi anlamlı bir şekilde işgören performansını azaltmaktadır. Dışa dönüklük özelliğinin ise işgören performansı üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı saptanmıştır.

Beş faktör kişilik modeliHizmet sektörüKişilik+3
Funda Meral
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilik özelliklerinin örgütsel adalet algısına etkisi: Van Ferit Melen Havalimanında uygulamalı bir araştırma

Bu çalışmanın temel amacı, kişilik özelliklerinin örgütsel adalet algısına etkisini araştırmaktır. Bu amaçla öncelikle büyük beş kişilik özelliğinin alt boyutlarının çeşitli demografik özellikler arasındaki ilişki, örgütsel adalet alt boyutlarının çeşitli demografik özellikler arasındaki ilişki ve son olarak büyük beş kişilik özelliğinin örgütsel adalet özelliklerine etkisi ve örgütsel adalet özelliklerinin büyük beş kişilik özellikleri arasındaki bağlantılar araştırılmıştır. Çalışmamızın örneklemini Van ilinde bulunan ulaştırma sektöründe hizmet veren Van Ferit Melen Havalimanında görev yapan 305 personel oluşturmaktadır. Çalışanlara öncelikle demografik bilgilerine yönelik ardından kişilik özellikleri ve örgütsel adalet algıları ile ilgili ifadeleri içeren anket formu uygulanmıştır. Araştırma sonuçları SPSS paket programı yardımıyla incelenmiştir. Verilerin incelenmesinde; frekans analizi, güvenilirlik analizi, t-testi, tek yönlü varyans analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Bulunan verilerin incelenmesinde kullanılan T-testi ve Anova analizi sonucunda, kişilik özelliklerinin kurumdaki pozisyona, çalışma süresine, eğitim durumuna ve cinsiyete göre anlamlı farklılıklar gösterdiği ayrıca örgütsel adalet boyutlarının cinsiyet, medeni durum, yaş faktörü ve eğitim durumuna göre anlamlı farklılıklar gösterdiği görülmüştür.

Adalet algısıBeş faktör kişilik modeliHava alanları+4
Fikret Bayat
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışanların iş tatmini ve performansı arasındaki ilişkide beş faktör kişilik özelliklerinin rolü: Bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, çalışanların iş tatmini ve performansı arasındaki ilişkide beş faktör kişilik özelliklerinin rolünü saptamaktır. Ayrıca demografik değişkenlerin bireylerin iş tatminleri ve performansları üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmadığını belirlemek çalışmanın diğer bir amacıdır. Araştırmada öncelikli olarak literatür taraması yapılarak, teorik kısım oluşturulmuştur. Araştırmaya ilişkin olarak üç ana hipotez altında toplamda on yedi hipotez oluşturulmuştur. Birinci ana hipotezde çalışanların demografik değişkenleriyle iş tatmini arasındaki ilişkiye; ikinci ana hipotezde çalışanların demografik değişkenleri ile çalışan performansı arasındaki ilişkiye; üçüncü ana hipotezde ise çalışanların beş faktör kişilik özellikleri, iş tatmini ve performans arasındaki ilişkiye yönelik oluşturulmuştur. Araştırma İzmir ili Çiğli Belediyesi çalışanlarıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada anket yöntemi kullanılmış; 48'i kadın ve 60'ı erkek olmak üzere toplam 108 çalışana uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda dört hipotez (H1.7: Çalışanların iş tatmin düzeyleri kurumdaki görevlerine göre farklılık göstermektedir. H2.5: Çalışanların performans düzeyleri gelire göre farklılık göstermektedir. H3.2: İş tatmini ve Beş Faktör Kişilik arasında anlamlı ilişki vardır. H3.3: Beş Faktör Kişilik ve Performans arasında anlamlı ilişki vardır) kabul edilmiştir. Geriye kalan on üç hipotez reddedilmiştir. Sonuç olarak çalışanların demografik değişkenlerden olan gelir durumu ile performans arasında ve kurumdaki görevin alt boyutu olan çalışma ortamı ile iş tatmini arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Ayrıca çalışanların beş faktör kişilik özelliklerinin iş tatmini ve performans arasında anlamlı ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Beş faktör kişilik özellikleri, İş tatmini, Performans

BelediyelerBeş faktör kişilik modeliKişilik+4
Revşan Ergün Çelebi
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarının örgütsel adalet algıları üzerinde kişilik özelliklerinin etkisi

Bu çalışmanın temel amacı, örgütsel adalet algıları üzerinde kişilik özelliklerinin etkisini tespit etmektir. Bu çerçevede çalışmada temel belirleyiciler olarak, büyük beş kişilik özelliği ve örgütsel adalet algısı ele alınmıştır. Bu doğrultuda, örgütsel adalet algısı ile büyük beş kişilik özellikleri arasındaki ilişkiler, büyük beş kişilik özelliklerinin örgütsel adalet algısı üzerinde etkisinin olup olmadığı, örgütsel adaletin alt boyutları ve kişilik özelliklerinin alt boyutları ile çeşitli demografik özellikler arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini Uşak ilinde bulunan 2 farklı kamu kurumunda görev yapan 400 sağlık personeli oluşturmaktadır. Çalışanlara demografik bilgileri, kişilik özellikleri, örgütsel adalet algıları ile ilgili ifadeler içeren anket formu uygulanmıştır. Araştırma sonuçları SPSS paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; frekans analizi, güvenilirlik analizi, normallik testi, faktör analizi, korelasyon analizi, t-testi, tek yönlü varyans analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Korelasyon analizi sonucunda, örgütsel adalet ile kişilik özellikleri arasında anlamlı ilişki derecesi olduğu tespit edilmiştir.T-testi ve Anova analizi sonucunda, yaş, medeni durum, çalışma süresi ve mesleki unvan değişkenleri ile örgütsel adaletin alt boyutları ve kişilik özelliklerinin alt boyutları arasında bazı boyutlarda anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Regresyon analizi sonucunda ise, örgütsel adaletin alt boyutları ile kişilik özellikleri alt boyutlarının oluşturduğu modelin bir bütün olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; sağlık çalışanlarının örgütsel adalet algıları üzerinde kişilik özelliklerinden en etkili olan boyutun dışadönüklük ve uyumluluk olduğu söylenebilir.

Adalet algısıBeş faktör kişilik modeliBeş faktör kişilik modeli+4
Elvan Akyıldız
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel stres ile beş faktör kişilik özellikleri arasındaki ilişki: Bir araştırma

Bu çalışma günümüz işletmelerinde büyük bir problem olarak tanımlanan ve giderek önemli bir konu haline gelen örgütsel stres ve çalışanların sahip oldukları beş faktör kişilik özelliklerini incelemek ve aralarındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak amacıyla yapılmıştır. Çalışma için literatür taraması yapılmış, birçok bilimsel veriden yararlanılmış ve öncelikle teorik kısım ele alınmış, daha sonra uygulamaya geçilmiştir. Araştırma için iki ana başlık altında toplamda on iki hipotez oluşturulmuştur. Birinci başlık altında toplanan hipotezler örgütsel stres düzeyleri ile demografik özelliklere ilişkin hipotezleri; ikinci başlık altında toplanan hipotezler de kişilik özellikleri ile örgütsel stres düzeyine ilişkin hipotezlerden oluşmaktadır.

Beş faktör kişilik modeliKişilik özellikleriStres+2
Mehmet Ali Devcar
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çevrimiçi ikinci el paylaşım ekonomisine katılma niyetinin kişilik özellikleri ve tutum çerçevesinde incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Beş Büyük Kişilik Özelliğinin çevrimiçi ikinci el alışverişe yönelik tutum ve katılma niyetine etkisini Türkiye'de ikamet eden tüketiciler açısından incelemektir. Bu kapsamda 253 katılımcıdan çevrimiçi anket yöntemi ile veri elde edilmiştir. Elde edilen veri, SmartPLS programı kullanılarak, Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modellemesi yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları Beş Büyük Kişilik Özelliği alt boyutlarından nevrotiklik (-), dışa dönüklük (+) ve uyumluluk (+) kişilik özelliklerinin tüketicilerin çevrimiçi ikinci el alışverişe yönelik tutumlarına etkisinin olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca nevrotiklik (-), dışa dönüklük (+) ve uyumluluğun (+) tutum aracılığıyla tüketicilerin çevrimiçi ikinci el alışverişe katılma niyetlerini etkilediği tespit edilmiştir. Bunlara ek olarak, çevrimiçi ikinci el alışverişe yönelik tutumun çevrimiçi ikinci el alışverişe katılma niyetini pozitif yönde etkilediği görülmüştür. Literatürde bir paylaşım ekonomisi türü olan çevrimiçi ikinci el alışverişi ele alan çalışmaların sınırlı sayıda olduğu görülmektedir. Ayrıca Beş Büyük Kişilik Özelliğinin bütün alt boyutlarını çevrimiçi ikinci el alışverişe yönelik tutum ve katılma niyeti üzerindeki etkisini inceleyen herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu kapsamda mevcut çalışma söz konusu boşlukları doldurması bakımından literatüre katkı sağlamaktadır.

Alışveriş davranışlarıBeş faktör kişilik modeliKişilik özellikleri+4
Çağla Gençer Gülden
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarında örgütsel körlük ve kişilik özellikleri arasındaki ilişki

Amaç: Bu araştırmanın amacı sağlık çalışanlarının örgütsel körlük düzeyleri ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın evrenini Ordu Devlet Hastanesi ve Ordu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan sağlık personelleri oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise her iki kurumda çalışan doktor, diğer sağlık personeli, idari ve destek personeli olarak çalışan 352 çalışan oluşturmaktadır. Bunun yanında katılımcılara Örgütsel Körlük Ölçeği ile Beş Faktörlü Kişilik Ölçeği online olarak uygulanmıştır. Sağlık çalışanlarından elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiş ve karşılaştırmalarda parametrik testlerden bağımsız örneklem t testi ve ANOVA kullanılmıştır. Yaş değişkeninde gruplar arasındaki birim farklılıklarının fazla olması nedeniyle analizinde nonparametrik testlerden Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır. Sağlık çalışanlarının örgütsel körlük ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkiyi incelemek için korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Örgütsel Körlük, Kişilik ilişkisine dair bulgular yapılan analizlere göre bu araştırmada; bekar sağlık çalışanlarının örgüt yapısı düzeyinde örgütsel körlüklerinin,evli sağlık çalışanlarından yüksek olduğu, yaş ve kıdem arttıkça sorumluluk düzeyinin arttığı, eğitim ve gelir düzeyi azaldıkça bireylerin sorumluluk düzeylerinin arttığı tespit edilmiştir. Sonuç: Sağlık çalışanları ile yapılan bu çalışmada örgütsel körlük ve kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Sağlık çalışanlarının dışadönüklük özellikleri arttığında işin rutinlik düzeyine ilişkin örgütsel körlüklerinin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma, dışadönük bireylerin işlerinin rutinleşmesiyle birlikte, iş ortamındaki değişiklikleri veya gelişmeleri daha az fark etme eğiliminde olduklarını göstermektedir. Sektör yapısı, bireysel etmenler ve örgüt yapısı boyutunun kişilik özelliklerinden etkilenmediği bulgulanmıştır.

Beş faktör kişilik modeliKişilikSağlık yönetimi+1
Duygu Temel Akbulut
Ordu University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Evli bireylerin kaygı düzeyleri ve kişilik özelliklerinin evlilik uyumu ile ilişkisi

Evlilikte uyum, farklı kişiliklere sahip insanların dünyanın değişen koşullarına uyum sağlamak, sorunlarını uzlaşma yoluyla çözmek, birbirleriyle olumlu iletişim kurmak, mutlu olmak ve ortak hedeflere ulaşmak için oluşturdukları birlik olarak ifade edilmektedir. Evlilikte uyumunu etkileyen bir çok faktör bulunmaktadır fakat bu araştırmada evli bireylerin kişilik özellikleri ve kaygı düzeylerinin ilişkisi araştırılmıştır. Bu çalışma "ilişkisel tarama modeli" temel alınarak ve modele uygun şekilde hazırlanmıştırdır. Araştırmanın örneklemini ise evrene dahil olma koşullarını sağlayan evli 246 çift toplamda 492 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem hacmine ulaşılması için kolayda örnekleme yöntemi kullanılmaktadır. Araştırma bulgularına göre cinsiyet, yaş farkı, çalışma durumu ve eğitim durumu değişkenlerine göre evlilik uyumunun farklılık göstermediği görülmüştür. Evli bireylerin yaşı ve evlenme yaşları ile evlilik uyumu arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Kişilik özelllikleri, kaygı düzeyi ve evlilik uyumu arasında anlamlı ilişki bulunmuştur.

Beş faktör kişilik modeliEvli çiftlerEvlilik+6
Meziyet Gül Karakılıç
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Müzisyenlerin icra ettikleri müzik türleri ve kişilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; müzisyenlerin icra ettikleri Müzik türleri ve kişilikleri arasında bir ilişki olup olmadığını tespit etmek ve eğer bir ilişki varsa müzisyenlerin icra ettikleri dört Müzik türü arasındaki farklılığı ortaya koymaktır. Bahsi geçen dört Müzik türü: Klasik Türk Müziği, Klasik Batı Müziği, Türk Halk Müziği ve Popüler Müziktir. Araştırma, İstanbul İlinde Bostancı, Beyoğlu, Kadıköy ve Bakırköy ilçelerinde bulunan dört kayıt stüdyosundaki 201'i kadın (%52,8) ve 177'si (46,5) erkek 3'ü diğer olmak üzere toplam 381 müzisyen ile yapılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Uluslararası Kişilik Envanteri (IPI) Kısa Formu ve demografik bilgilerin yer aldığı Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Veriler istatistiki inceleme öncesinde uç değerlerden arındırılmış ve madde analizleri yapılmıştır. Elde edilen veriler, ortalama farklılığının analiz edildiği Bağımsız Örneklem t Testi'ne ve tek yönlü varyans analizine; ayrıca ilişki analizi için ise Pearson Korelasyon Analizi'ne başvurululmuştur. Çalışma sonucunda Klasik Türk Müziği icra eden müzisyenlerin Klasik Batı Müziği ve Halk Müziği icra eden müzisyenlerden daha yumuşak başlı olduğu, Halk Müziği icra eden müzisyenlerin duygusal dengesizliklerinin Klasik Türk Müziği ve Klasik Batı Müziği icra eden müzisyenlerden yüksek olduğu, Popüler Müzik icra eden müzisyenlerin Klasik Batı Müziği ve Halk Müziği icra eden müzisyenlere göre daha gelişime açık oldukları, Klasik Türk Müziği icra eden müzisyenlerin Klasik Batı Müziği icra eden müzisyenlere göre düşmanlıklarının yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca, kişiliğin bazı alt boyutları ile yaş, cinsiyet, eğitim, algılanan ekonomik durum, Müzik icra etme şekli, enstrümanı kendi isteği ile seçmiş olma, çaldığı enstrümanı değiştirmek isteme ve icra ettiği Müzik alanında kendisini profesyonel olarak görme değişkenleri arasında istatistisel anlamda anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Müzisyen, Kişilik, Büyük Beş Kişilik Özelliği

Beş faktör kişilik modeliKişilikKişilik özellikleri+3
Arzu Gölbaşı
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00

Related subjects