Sculpture art

160 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Modern resimde espri kopyası ve Manolo Valdes'in plastiği

Fotoğraf makinesinin icat edilmesiyle birlikte sanatçılar yeni konular ve modern teknikler araştırarak üretmeye başlamışlardır. Doğanın, figürlerin veya nesnelerin birebir resmedilişinden ayrılarak boya dokularını ve fırça darbelerini ön plana çıkararak, yeni bir bakış açısıyla tasarlamışlardır. Bu dönem ile birlikte sanat özünü konu haline getirmeye başlamıştır. Sanatçılar, doğanın tuval üzerinde yeniden üretiminden ayrılarak sanatın bizatihi kendisinden beslenmişlerdir. Usta ressamların eserlerinden beslenen modern sanatçılar, bu yapıtları yeniden yorumlayarak "espri kopyası" türünde eserler ortaya çıkarmışlardır. Bu tezde, günümüzde yaşayan önemli sanatçılarından biri olan ressam ve heykeltıraş Manolo Valdes'in etkilendiği sanatçılardan aldığı kompozisyonlar ile kendi biçimini nasıl yarattığı araştırılmıştır. Valdes; Peter Paul Rubens, Diego Velázquez, Rembrandt Harmenszoon van Rijn, Henri Matisse, Pablo Picasso gibi birçok sanatçının eserlerinden etkilenerek; espri kopyası, matter painting (madde boyama), impasto ve kolaj tekniğinden yararlanarak kendi üslubunu yaratmıştır. Çalışmalarının temel unsurlarını şekil, renk, ışık ve özellikle plastik dokular oluşturmaktadır. Eserlerini; yalın, detayların en aza indirgendiği figürler, yoğun boya katmanları, kumaş, kâğıt, bant, ayna, çuval bezi ve toz pigment gibi malzemeler oluşturmaktadır. Geçmişten günümüze birçok sanatçının eserleri, Manolo Valdes'in eserlerinde yeniden yorumlanmıştır. Ana konudan ayrılmadan sanat tarihini gözden geçirerek; malzemeler ve teknik ile kendi üslubunu yaratmıştır. Bu tez, sekiz bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Manolo Valdes'in çalışma yöntemi, ikinci bölümde modern sanat, üçüncü bölümde postmodern sanat, dördüncü bölümde bir sanat eserini yeniden üretme yolları, beşinci bölümde Manolo Valdes'in hayatı ve eserleri, altıncı bölümde Manolo Valdes'in heykel çalışmaları, yedinci bölümde Valdes'in etkilendiği sanatçılar ile kendi çalışmalarının karşılaştırmaları, sekizinci bölümde araştırmacının kendi çalışmaları yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Modern Sanat, Espri Kopyası, Manolo Valdes, Kompozisyon, Teknik

HeykelHeykel sanatıKompozisyon+6
Burcu Tayhan Yılmaz
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Antik Yunan sanatı boyalı heykellerinde form ve renk olgusu

Antik Yunan sanatı boyalı heykellerinde form ve renk olgusu, Antik Dönem'deki sanatsal ifade biçimlerinden biri olan heykel sanatı ile ilgili incelenen konular arasında önemli bir yere sahiptir. Bu çalışma, M.Ö. 6. yüzyıldan başlayarak M.Ö. 1. yüzyıla kadar olan geniş bir tarihsel aralığı kapsayarak, Antik Yunan heykeltıraşlarının eserlerinde renk kullanımının evrimini, heykellerin form ve estetik özelliklerini anlamaya yönelik bir çabayı içermektedir. Antik Yunan heykel sanatının esas yapısını oluşturan boyalı heykellerin renk özellikleri öncelikle gerçekçi bir renk paletini yansıtır şekildedir. Heykeltıraşlar, figürleri ve sahneleri daha belirgin hale getirmek, duygusal ifadeyi artırmak ve izleyicilere daha etkili bir anlatı sunmak amacıyla renk kullanımına önem vermişlerdir. Heykellerdeki giysiler, cilt tonları, saçlar ve diğer detaylar renk olgusuyla vurgulanmıştır. Ancak, zamanla bu boyalı detayların birçoğu aşınmış veya tahrip olmuştur. Bu nedenle, günümüze kalan Antik Yunan heykelleri genellikle beyaz mermerden yapılmış gibi görünmektedir. Bu noktada, modern araştırmalar ve teknolojik gelişmeler, antik heykellerdeki renk izlerini belirleme ve restorasyon çabalarını destekleme konusunda yeni fırsatlar sunmaktadır. Antik Yunan Uygarlığı dönemi boyunca sanatta görülen renk yelpazesi resim sanatında olduğu gibi heykel sanatında da estetik, dinsel ve sembolik değerler taşır. Bu çalışmayla, dönem içerisinde görülen çeşitli sanatların yanı sıra, özellikle Antik Yunan sanatı heykellerinde kullanılan renk pigmentleri, bunların uygulama teknikleri ve yöntemleri incelenmiştir. Rengin kullanıldığı bu dönem sanatına ait heykeller, form özellikleri açısından dönemsel olarak araştırılmış, renk çeşitliliği ve görsel etkiler açısından değerlendirilmiştir. Antik Yunan sanatı boyalı heykellerindeki form ve renk olgusu konusunda yapılan araştırmalar ve ortaya çıkarılan yeni bulgular, Antik Dönem'in estetik anlayışını, sanatsal tercihlerini ve kültürel değerlerini anlamak için literatüre önemli katkılar sağlamaktadır. Bu çalışma ise Antik Yunan sanatının evrimini ve heykel sanatındaki teknik gelişmeleri inceleyerek, geçmişin sanatsal mirasının günümüze taşınmasındaki sürece katkı sağlamaya çalışmaktadır.

Antik YunanBoyamaForm+2
Merve Parmaksız
Süleyman Demirel University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Görüntünün üretimi: Dijital imge

"Görüntünün Üretimi: Dijital İmge" başlıklı Sanatta Yeterlik Sanat Çalışması'nda hem görüntü üretiminin hem de dijital imgenin gerçekleşme olasılıkları, üretilen sanat çalışmaları üzerinden incelenmeye çalışılmıştır. Görüntü üretiminin, yalnızca görsel olana işaret etmediği, toplumsal, kültürel ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak duyumsanan her unsurun bir sonucu olma olasılığı taşıdığı anlaşılmaktadır. Buradan hareketle görüntü üretiminin özellikle mekanik boyutunun, algılananın soyutlanması ve standardının oluşturulmasıyla gerçekleşmekte olduğu belirlenmiştir. Öyle ki algılanan gerçekliğin "yer değiştirilebilir birer göstergeye dönüşümü" ile gerçekleşen görüntü üretimlerinin sahip olduğu olasılıklar bu yanıyla günümüz bilgisayar teknolojilerinin öncüsü sayılabilmektedir. Günümüzde dünyanın verili gerçekliğinin bilgisayar ortamlarına aktarımının, yani bir tür yer değiştirmenin gerçekleşmesi, gerçeğin sayısallaştırılmasına sebep olurken, aynı zamanda dijital düzlemde söz konusu "gerçekliği" de, kontrol edilebilir, ölçeklendirilebilir, paylaşılabilir, çoğaltabilir ve yeniden üretilebilir birer "veri"ye dönüştürmektedir. Bu durum gerçeğin soyutlanması yoluyla bilgisayar ortamlarında gerçekleşen sayısallaştırmaya işaret etmektedir. Standardının oluşturulması ise dijital boyutudur. Gerçek ve sanal arasındaki bu "yer değiştirilebilirliğin" kendisi de görüntü üretimine işaret etmektedir. Görüntü üretiminin dijital boyutu bu bağlamda bir tür yeniden üretimdir. O halde dijital imgeler de görüntü üretimlerinin bir tür yeniden üretimleri olmalıdır. Bu kapsamda görüntü üretiminin dijital imgeleri hem üretim hem de gerçekleşme koşullarıyla incelenerek günümüz sanatına ne gibi olasılıklar getirdiği hususu belirlenmeye çalışılmıştır. "Görüntünün Üretimi: Dijital İmge" başlığı altında verili gerçekliğe dayanarak gerçekleştirilen kişisel sanat üretimleri hem görüntü üretiminin hem de bu türden teknolojiler ile gerçekleştirilen sanat üretimlerinin en önemli unsuru olan dijital imgelerin olasılıkları bağlamında, her ne kadar "yer değiştirilebilir birer imge" özellikleri taşısalar da "şimdi" ve "burada olma" koşullarıyla ele almıştır.

Güncel sanatHeykel sanatıPostmodern sanat+1
Okan Ercan
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Distopya kavramına dayalı kıyamet sonrası senaryolarının seramik formlarla yorumlanması

Bu sanat çalışması raporu, distopya kavramının seramik formlar aracılığıyla kıyamet sonrası senaryolar bağlamında değerlendirilmesini amaçlayan bir araştırmanın bulgularını sunmaktadır. Distopya, baskıcı, adaletsiz ve karamsar bir toplumsal düzenin geleceğe yönelik tasviri olup, genellikle ütopyanın karşıtı olarak değerlendirilmektedir. Raporda, distopya kavramının tarihsel gelişimi ve bu kavramın edebiyat ile sanattaki yansımaları, özellikle George Orwell, Aldous Huxley ve Ray Bradbury gibi yazarların eserleri üzerinden ele alınmıştır. Seramik sanatı, sanatçılara kil gibi doğal malzemelerle özgün formlar yaratma ve estetik anlatılar oluşturma imkânı sunmaktadır. Araştırmada, seramik formlarının distopik temalarla nasıl bütünleştiği ve bu temaların seramik sanatındaki yansımaları incelenmiştir. Seramik sanatçıları, farklı malzeme ve tekniklerle distopya kavramını estetik ve kavramsal düzeyde yeniden yorumlamışlardır. Kıyamet sonrası senaryolar, genellikle medeniyetin büyük bir felaket sonucu çöküşünü veya gerilemesini anlatır ve bu temalar, nükleer savaş, salgın hastalık veya doğal afetler gibi çeşitli felaketlerle açıklanır. Bu senaryolar, edebiyat, sinema ve dijital sanatta geniş bir yer bulmuş, toplumsal korkuların sanatsal yansımalarına zemin oluşturmuştur. Araştırmada, kıyamet sonrası temaların sanatçılar tarafından nasıl ele alındığı ve bu eserlerin sanat dünyasındaki yeri değerlendirilmiştir. Çalışma ayrıca kişisel sanatsal uygulamalar içermekte ve distopya ile kıyamet sonrası temalarının seramik formlar üzerinden nasıl ifade edilebileceğine dair kapsamlı bir analiz sunmaktadır. Bu bağlamda, çalışma hem teorik hem de pratik bir yaklaşım benimseyerek sanat ve toplumsal eleştirinin kesişim noktasına dair yeni bir perspektif kazandırmayı hedeflemektedir.

Bilim-kurguGüzel sanatlarHeykel sanatı+2
Ozan Bebek
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2024
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sanatta nesne manipülasyonu ve dilsel etkileşimler

Bu çalışma modern ve çağdaş sanatta dil ve nesnenin sanat eseri üretimindeki etkileşimine odaklanmıştır. Sanat raporunun yazımında, sanatçı/yazarla ortak problematikleri olan Joseph Kosuth'ın Bağlam/Metin ve Metin/Bağlam işlerinden esinlenerek, rapor iki bölüme ayrılmıştır; bağlam başlıklı birinci bölümde 20.yy'dan sonraki süreçte dil ve nesnenin (ve sonrasında gündelik olanın) plastik sanatlarda modifiye edilmeden kullanılmasının amacı, tarihsel süreci ve uğradığı değişimler sanatsal örnekler verilerek özetlenmiştir. İkinci bölümde sanatçı/yazarın eserleri ve ilham kaynaklarına yer verilmiştir. Birinci bölümün objektif ve teorik yaklaşımına karşın, ikinci bölüm daha kişisel ve öznel bir bakışla inşa edilip örneklendirilmiştir ve ikisinin bir araya gelmesiyle bu rapor sanatçı/yazarın üretimindeki zihinsel yolculuğunun bir haritası olarak sunulmaktadır. Modern sanattın 20. yüzyıl boyunca yolculuğunu hazır nesnenin sanatta kullanımı odağından incelerken, Dada, sürrealizm, Bauhaus, Pop Art ve Kavramsal sanat akımlarındaki örnekler ve bu örneklerin üretim süreçlerindeki sorunsallar ve niyetler üzerine durduktan sonra, sanatçının günümüzün sosyo-politik ve felsefi meselelerinden etkilenerek yarattığı hazır nesneye dayanan işler, geçmişteki benzer örnekleriyle beraber sunulmuştur ve benzer işler arasında (büyük oranda) tarihsel bağlamın değişimiyle ortaya çıkan anlam farklılığı tarihi bir yaklaşımla, politik ve teorik sorunsalların değişim süreçlerinin anlatımı üzerinden açıklanmıştır. Sanatçının genel meselesi sanat üretiminde hazır nesne kullanımı ve nesne ve dil ilişkisi olmasıyla beraber, eserlerde çağdaş insanın varoluşsal ızdırabı, yersizlik, aidiyet ve göç, bireyin varolma sürecinde devletle olan ilişkisi ve sosyal bağlamda inşa edilmiş anlamın sorgulanması, muzip bir tavırla vurgulanmıştır.

Görsel sanatlarGüncel sanatGüzel sanatlar+2
Erdem Ümit Asmaz
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sanatta travma ve beden

"Sanatta Travma ve Beden" başlıklı bu raporda travma kavramının geçmişten günümüze kadar çeşitli sanat dallarında nasıl farklı yollarla anlatıldığı, sıkışmışlık, kırılganlık, yalnızlık gibi ruhsal durumların beden kavramı üzerinden plastik sanatlar alanında nasıl ele alındığı araştırılmıştır. Bu çalışmada sanat bağlamında şiddet sonucu ortaya çıkan travmanın etkileri, bu etkiler ile birlikte nasıl hayatı idame ettirdiğimizi ve bize ne hissettirdiğine dair kişisel araştırmalar sunulmuştur. Travmanın kökeni ve çıkış noktası kapitalizm, şiddet, dışavurumculuk kavramlarıyla zenginleştirilmiş, bu doğrultuda sanat alanında beden üzerinden farklı biçimlendirmelerle olgunlaşması sağlanmıştır. Araştırmanın birinci bölümünde travmaya neden olan şiddet olgusunun, ne türden biçimlerde karşımıza çıktığı ve birey üzerinde etkileri anlatılmıştır. Devamında bu etkiler dışavurumculuk kavramı ile farklı sanatçı çalışmaları üzerinden örnekler ile sunulmuştur. Araştırmanın ikinci bölümünde ise kapitalizm olgusu ile modernizm sonrası sanat irdelenmiştir. Bunalımların, ruhsal sıkıntıların bireyi modern dünyadan nasıl kopardığı, postmodern filozoflardan örnek söylemler doğrultusunda açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise, travma kavramı ve beden ilişkisinin plastik sanatlara yansımaları, sanatçılardan örnek çalışmalar ile açıklanmıştır. Son olarak dördüncü bölümde, tüm bu kavram ve olgular dahilinde ortaya çıkan çalışmanın sonucunda, travma kavramının, heykel alanında beden üzerindeki yansımaları ve biçimleri, çalışmalarda kullanılan malzeme ile ilişkisi gösterilmiştir.

BedenHeykelHeykel sanatı+4
Derya Uzun
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Heykel sanatında gecekondu imgesi ve hatırlama

Heykel Sanatında Gecekondu İmgesi ve Hatırlama başlıklı bu raporda ilk olarak gecekondu olgusu ele alınmıştır. Sanat ve hatırlama ilişkisiyle ele alınan bu olgunun temelinde, rapor yazarının doğduğu Atapark mahallesinde yer alan 266 numaralı gecekondu evin yok olması yer almaktadır. Rapor kapsamında gecekondu olgusunun ele alınmasının ardından diğer sanatçıların üretimleri araştırılarak örnekleri metne eklenmiştir. Uygulama süreçlerinde başlangıçta beton, inşaat malzemeleri, visco sünger gibi güncel malzemelerle çalışmalar üretilmiştir. Sürecin devamında gecekondunun bir imgeye evrilmesiyle ve hatırlanmaya çalışılan bir yeri işaret etmesiyle malzemede ve sanatsal ifade biçiminde değişikliğe gidilmiş; güncel malzemenin yerini mermer almıştır. Mermer ve gecekondu imgesi üzerinden geçmişi hatırlama ve imgeyi ebedi bir yerde tutma amacı güdülmüştür. Gecekondunun fiziki geçiciliğinin zıttı olan mermerle ele alınması yeni sorgulamalara yer açmıştır. Anahtar sözcükler: Gecekondu, dönüşüm, hafıza, hatırlama, imge, mermer.

BellekDönüşümGecekondular+4
Metin Alper Kurt
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özne-nesne ilişkisinde sanatçının hazır nesnesi

Bu tez önerisinde kişisel hazır nesnenin, yaşanmışlığı ile sanatta kullanılması sürecinin ele alınması hedeflenmiştir. Hazır nesne ve kişisel hazır nesneyi ayıran "yaşanmışlık" olgusunun sanat alanındaki bağlamı nasıl değiştirdiği konusu, tezin ana konusu olacaktır. Bu sürecin sanat tarihindeki gelişimi hem tarihsel, hem de kavramsal açıdan ele alınacaktır. Aynı zamanda sanatsal pratiklerinde bu şekilde çalışan sanatçıların stratejileri, işlerini anlamlandırma süreçleri ve pratikleri irdelenecektir. Kişisel yaşantının bir parçası olmuş nesne özelinde, sanatçı özne ile kişisel veya buluntu nesne ilişkisi, bu ilişki bağlamında mekan ve izleyici etkileşimi boyutlarına açıklık getirilmeye çalışılacaktır. Bu bağlamda sanatçı olarak kişisel deneyimler, uygulamalar analiz edilecek ve yeni anlamlandırma ve ifade etme olanakları araştırılacaktır.

GerçeklikHazır nesneHeykel+7
Ahmet Güven
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatta ölüm olgusunun beden fragmanlarıyla ele alınışı

Tarih boyunca insanlık tarafından üzerine en çok düşünülen ve teoriler üretilen konulardan biri ruh - beden ilişkisi üzerinden "ölüm" olgusudur. İnsan önce kendisini ve çevresindekileri merak etmiş ve kavramış, ardından sürekli bir gelişim çabasında olmuştur. Bazen bilinçli olarak bazen de farkında olmadan her dönem koşullara en iyi uyum sağlayacağı haline gelmiştir. Bedenin tamamen biyolojik bir varlık olduğunu çevresindekilerin ölümüyle gören insan, sonrasında çürüme ve parçalanmaya da şahit olunca; bu bilinmezliği, üzerine çeşitli yorumlamalar yaparak açıklamaya çalışır. Farklı inanışlarda ölü bedene farklı uygulamalar yapılma sebebi de budur. Beden, ilk önce düşüncede sonra fiziksel olarak parçalanmış, bu durum toplumsal ve dönemsel bakış açılarıyla sanatta yerini almıştır. Bu Yüksek Lisans Sanat Çalışmasında "Sanatta Ölüm Olgusunun Beden Fragmanlarıyla Ele Alınışı" başlığı altında parçalanan bedenin daha anlaşılır biçimde anlatılması amacıyla beden ve bedenin sanattaki yeri önce "beden bütünlüğü" üzerinden incelenecektir. Sonraki bölümlerde tarih, felsefe, tıp, inanışlar, sanat gibi açılardan "beden", "ölüm", "parçalanma" gibi kavramlar irdelenecektir. Bedenin bütünlük algısının yanı sıra parçalanması fikrinin de aslında insanlığın yaratılışından beri var olmasına rağmen dönemsel faktörlere göre nasıl değişkenlikler gösterdiği; ölüm olgusu ile ilişkilendirilerek günümüze kadar değişerek gelen bu anlayışın günümüzde nasıl bir hal aldığı sanat eseri örnekleri, okumaları ve üretimleriyle desteklenecektir.

BedenFigüratif heykelHeykel+6
Serap Güzel
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatta biçim - temas ilişkisi

"Sanatta Biçim – Temas İlişkisi" başlıklı raporda nesnenin birey için özdeş bir biçim olduğu, bu özdeş biçimin ise bir tür teması doğurduğu saptanarak bugün bireyin nesneyi nasıl algıladığı, nesneye ve mekâna nasıl temas ettiği incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda birinci bölümde insanın nesneleri salt bir bilme yetisi ile algılamadığı, aksine bir özdeşleyim içtepisi ile nesnelere yaklaştığı, bu özdeşleyim içtepisinin de nesnelere yeni bir anlam kazandırdığı ifade edilmek istenmiştir. Estetik bir tutumla beraber nesnenin değişen kullanım alanları göz önünde bulundurularak sanatçı – nesne ilişkisi incelenmiştir. Sanat yapıtında nesnenin değişen biçimleri üzerinden biçimin yeni yeri sorgulanmıştır. İkinci bölümde biçimin yeni yeri etkileşim, iletişim, rastlantısallık ve karşılaşma gibi faktörler üzerinden incelenerek mekânın da bir ilişkisel dünya olduğu ifade edilmiştir. Değişen biçim anlayışları ile beraber nesne ve mekân, bir tür etkileşim içinde olarak dış / iç dünya verileriyle kendi biçimini yaratmaktadır. Bu doğrulta biçim, nesnel ve mekânsal anlamda bir temasla oluşmakta ve sürekli bir değişim / dönüşüm geçirmektedir. Temas kavramı göz önünde bulundurularak nesnel ve mekânsal anlamda biçimin yeni yeri, uygulamalar ile pekiştirilmiştir

BireyBiçimHeykel sanatı+4
Zeynep Üçöz
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2019
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sanatta bedensel ve zihinsel sınırlar: Uzuv-uzantı olarak sanat pratikleri

"Sanatta Bedensel ve Zihinsel Sınırlar: Uzuv-Uzantı Olarak Sanat Pratikleri" başlığı altında ele alınan bu rapor, beden ile sanat nesnesi ve üretim sürecinde beden ile üretim araçları arasındaki ilişkinin bedensel uzamlılığına odaklanırken, aynı zamanda imgenin, düşüncenin taşıyıcısı olarak sanat nesnesini de bedenin uzantısı olarak ele alan bir önermeden yola çıkmıştır. Bu önermeden hareketle, sanat izleyicisinin ya da alımlayıcısının nesneyle girdiği bedensel ve duyusal ilişkiler ve duyusal uzamların bu ilişki içerisindeki değişim ve dönüşümleri ele alınmaya çalışılmıştır. Birinci bölümde teknoloji kavramı ve kapsamı ele alınmış ve insanlık tarihinde teknoloji-insan birlikteliğinin karşılıklı gelişim ilişkisinin izleri sürülmeye çalışılmıştır. Bu tarihsel ilişki içerisinde teknoloji olarak adlandırılan üretimlerin insan doğası üzerindeki dönüştürücü etkileri, biyolojik ve kültürel temeller üzerinden incelenmiştir. İkinci bölümde teknoloji, beden ve sanat etkileşimi incelenmiş, bu çerçevede öncelikle beden algısının düşünce tarihindeki yeri karşıt düşünceler üzerinden genel hatlarıyla ortaya konmaya çalışılmıştır. Beden algısının insan ve çevresi arasındaki ilişkileri ne yönde etkilediği, sanat, teknoloji ve beden ilişkisi üzerinden irdelenmiştir. Bu noktada raporun ana fikrini oluşturan uzuv-uzantı olarak teknoloji ve beden ilişkisinin kavramsal çerçevesi belirlenmiştir. Aynı zamanda bu ilişki çerçevesinde, sanat, teknoloji ve beden ilişkisinin 20. ve 21. yüzyıl sanat pratiklerine yansımaları ele alınmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde, raporda ele alınmış olan kavramlar çerçevesinde oluşturulan uygulamalar, beden ve nesne ilişkisinin fiziksel ve duyusal ilişkiler üzerinden irdelendiği, bireysel ve çoğul alanlar başlığı altında iki bölümde ele alınmıştır. İnsan ve araçları arasındaki bedensel uzantı ilişkisi, sanat üretim pratikleri üzerinden kendine yer bulmaya çalışırken, duyusal uzama dahil olan medyaların yer aldığı çalışmalar, duyusal uzantıların sanat alımlayıcısının algısal süreçleri üzerindeki etkisinin deneyimlendiği bir etkileşim ve duyumsa zemini kurgulamayı amaçlamıştır.

BedenHeykel sanatıOrgan kültürü+7
Umut Reyhanlı
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Anish Kapoor'un mekan ve malzeme anlayışı

Postmodern dönemin önemli heykeltıraşlarından biri olan Anish Kapoor üzerine hazırlanan bu çalışma sanatçının mekan ve malzeme anlayışını incelemektedir. Bu çalışmayı oluştururken sanatçının yapıtlarını anlayabilmek için daha önceki dönemler ve sanat akımlarının incelenmesi sonunda sanatçıyı değerlendirmek daha doğru olur. Bu nedenle çalışmanın ikinci bölümü postmodern öncesi sanat anlayışını ve heykelin gelişimini anlamaya yönelik bir araştırmadır. Romantik dönemin felsefesi ve modern dönemin sanat anlayışı ve akımları bu bölümde irdelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde sanatçının içinde bulunduğu postmodern dönemdeki akımların anlatımı ve sanatçı ile paralelikler gösterebilecek seçilmiş eserler değerlendirilmiştir. Dördüncü bölüm de sanatçının mekan ve malzeme anlayışını daha iyi anlayabilmek için mekan ve malzemenin tanımı, heykel sanatının tarihsel gelişim sürecinde mekan ve malzemeyi nasıl değerlendirdiği detaylı olarak anlatılmıştır. Beşinci bölümde ise Anish kapoor'un yaşamı, sanatının tarihsel gelişimi ve felsefesinin aktarımıdır. Altıncı bölüm sanatçının mekan ve malzeme anlayışının genel değerlendirilmesinden sonra eserleri doğrultusunda irdelenmesidir.Sonuç olarak bu çalışmanın amaçı, Hint asıllı İngiliz sanatçının, doğduğu ve yetiştiği coğrafyanın, aldığı eğitimin ve yaşadığı ortamdaki sosyo-kültürel yapının eserlerinde gerek mekanı kullanımı, gerekse malzeme seçimi ve dillendirmesi bakımından kendi kültürel belleğindeki etkileri ve eserlerine yansımasının irdelenmesidir.

HeykelHeykel sanatıKapoor, Anish+7
Pelin Kilimci
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kamusal alan estetiği ve heykel

Bu çalışma, Türkiye'de kamusal alanda yapılan plastik sanat uygulamaları özelinde heykel sanatının kent mekânıyla ilişkisini irdelemektedir. Araştırmanın zeminini ?Kamusal alan? kavramı ve ?Heykel sanatı?nın açık kent mekânıyla kurduğu ilişki, ülkenin içinde bulunduğu siyasi ve sanatsal olguları, fiziksel estetik toplumsal ve ekonomik koşulların içinde kamusal alanda yapılan heykel sanatının kent mekânıyla ilişkisi oluşturur. Kamusal alan kavramı, Türkiye'de XX. yüzyılın son çeyreğinde siyasi alanda ortaya çıksa da daha önceki dönemlere baktığımızda heykel sanatının kamusal açık mekânlarda üç boyutlu bir formla siyasi göstergeye dönüşmüş ve kamusallığı egemen ideolojinin aracı olarak kullandığını söyleyebiliriz. Heykel sanatı, siyasal erkin himayesinde, kamusal açık mekânlarda kendine yer bulmuştur. Genellikle, egemen ideolojinin aracı ve simgesi olarak kamusal alandaki heykel topluma egemen ideolojiyi yaymıştır. Türkiye'de kamuya açık mekânlarda XX. yüzyılın son çeyreğine kadar sergilenen üç boyutlu çalışmalar, daha çok anıt-heykel mantığı çerçevesinde çıkarken modern özgün heykele rastlamak oldukça güçtür.Kamusal alan, toplumsal yaşam ve öznenin varoluş temelinde önemli bir yere sahiptir. Bu anlamda, kamusal kavramının toplumların sosyal, siyasal ve günlük hayatlarını fiziksel ve düşünsel bir platformda meydana getirmesinde ve estetik düzeyini oluşturarak entelektüel bir bilinç ve yaşam kalitesinde belirleyici rol üstlenmektedir. Bu bağlamda kamusal alan ve öznenin ortak bir konsülde birbirine bağlı olarak gelişerek, olgunlaşarak yaşamsal ve özgün bir platform üretebilir.Anahtar Kelimeler: Kamusal Alan, Heykel, Kamusal Alanda Sanat, Türkiye'de Anıt-heykel, Kent Mekânı, Heykel ve Çevre.

EstetikHeykelHeykel sanatı+4
Fahrettin Kuzu
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çagdaş Türk heykel sanatı bibliyografyası

Bakır, tunç, ahşap, taş, toprak vb. farklı malzemelerden meydana getirilen üç boyutlu formlar bütünü olan heykel, insanın yaratma dehasını ortaya koyan en bilgece buluşudur. Heykeller döneminin inançlarını, kültürünü, siyasi yapısını, geleneklerini, göreneklerini aktaran bu sanat dalı, hakkında yüzlerce çalışma yapılmış, hala da yapılmaya devam ediyor. Tarih boyunca her kültürde çeşitli ve farklı biçimlerde ortaya çıkmış olan heykel sanatı hakkında yapılan çalışmaların bir dönemini bir arya getirerek bu alandaki çalışmalara katkı olacağı düşüncesindeyim. "Çağdaş Türk Heykel Sanatı Bibliyografyası" konulu tez çalışmasında, 1988-2022 yılları arasını kapsayan heykel başlığı altında, Yükseköğretim Kurulu sayfasında yayınlanan tezlerin toplamını konu alan bibliyografya çalışmasını içermektedir. Çalışmanın temel amacı, araştırma yapan kişilerin heykel başlığı altında günümüze kadar yayınlanan tezlerin ve içeriklerinin derlenip tek çalışma altında toplanması ve sonraki araştırmalara rehberlik etmesi düşüncesi olmuştur. Hazırlanan bu tez tarama çalışmasında bugüne kadar yayınlanmış olan 602 tez tespit edilmiştir. Bu tezlerin 38'si doktora, 68'i sanatta yeterlik, 496'sı ise yüksek lisans tezinden oluşmaktadır. Çalışma, altı bölüm başlığı altında tamamlanmıştır. Sırasıyla heykel sanatı, doktora tezi, sanatta yeterlik ve yüksek lisans tezleri, yöntem ve sonuç şeklinde sıralanmıştır. Her tez çalışması kendi içerisinde incelenirken bir künye oluşturulmuştur. Tezin adı, kayıt numarası, yazarı, danışmanı, yüksek lisans, doktora ve sanatta yeterlik olarak ayrılması, yazılma yılı, hangi üniversite bünyesinde yazıldığı, bağlı bulunduğu enstitü, bölümü, yayınlanma dili, basım şekli, yazım şekli, sayfa sayısı, kullanılan anahtar kelimeler ve yöntem başlıklarına yer verilmiştir. Tezin amacı ve özet kısımları incelenmiş ve künyesi tamamlanmıştır. Tez çalışması doktora, sanatta yeterlik ve yüksek lisans olarak bölümlere ayrılarak, 1988 yılından günümüze kadar gelen bir tarih sıralaması ile dizilmiştir. Bu dizim sağlandıktan sonra, raporlama yapılarak veriler değerlendirilmiş, grafiklere dökülmüştür. Ortaya çıkan veriler, tezlerin yıllara göre, tezlerin dillere göre, tezlerin alanlarına göre, tezlerin yöntemlerine göre, tezlerin konularına göre başlıkları altında grafiklere dökülmüştür. Bu tez çalışması, heykel alanında yapılacak olan araştırmalarda, kaynak oluşturmasında yardımcı olabileceği, araştırmalara kısa yoldan kaynaklık edeceği düşüncesi ile konu edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bibliyografya, Heykel, Kamusal Alan, Heykelde Biçim ve Form, Heykelde Hareket ve Boşluk.

BibliyografyaHeykelHeykel sanatı+3
Songül Şirin Çelik
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kamusal sanatın seramik sanatındaki yeri

Kamusal alan sosyolojik bir kavram bütünlüğünün yanı sıra politik ve toplumsal içeriğinden yola çıkılarak insanın bakış açısına kazandırdığı derin izler ve anlamlar taşımaktadır. Kentler insanların kültürlerini ve tarihsel izlerini taşırlar. Bu bağlamda şehrin insanların toplumsal yaşamları üzerindeki izler sosyal, ekonomik, karmaşık, psikolojik, estetik ilişkiler bu hareketli yapının içindedir. Bu alanlar şehrin kamusal alanlarıdır. Kamusal alanlar için tasarlanan sanat (heykeller, rölyefler, seramikler, resimler vb.) yapıtların yerleştirilip çevre ile uyumsal birlikteliğiyle mümkün olabilmektedir. Seramik heykeller ve seramikler geçmişte olduğu gibi günümüzün şartlarına da uygun olarak kendini yenilemektedir. Geçmişte mekanın bir parçası iken çağımızda mekanı dönüştürerek yeni birer anlam kazandırarak kendine özgü bir alana çevirmektedir. Kamusal alanda yapılan sanat bir gereklilikten ziyade gelişmişlik düzeyinde insanların ve toplumların entelektüel bilgi ve sanat anlayışını ortaya koymaktadır. Tezin birinci bölümünde sanat kavramından yola çıkılarak, ikinci ve üçüncü bölümlerinde kamusal sanatın kavramsal ele alınması, kısa tarihçesi ve sanata yansıyışından bahsedilmiştir. Son olarak seramik sanatının meydanlarda ve parklarda bir obje olmaktan çıkarıldığı ve kamusal alanla bütünleşerek kamusal alanı değiştiren ve eleştirel bir nesneye dönüştüğünü kısaca örneklerle açıklanmıştır. Tezin son bölümünde Uşak Üniversitesi'nin vermiş olduğu kamusal alanda Deri, Tekstil ve Seramik Tasarım Uygulama ve Araştırma Merkezi' nin kurulmasıyla bu üç alanın tek çatı altında birleşerek tasarım merkezinin oluşturulması, yapıtın var olduğu katta deri, tekstil ve seramiğin direk izleyicisiyle etkileşimi sağlanması için çeşitli enstantaneler fotokopi transfer yöntemi ile kırmızı çamurdan alçı kalıplara basılan karolara aktarılmıştır. Kamusal sanatın var olma biçimleri üzerinden seramik sanatının tarihsel süreç içerisinde oluşumu, gelişimi ve uygulama biçimi tezin tümünü kapsar. Bu tez kamusal alan ve sanat ilişkisi kapsamında seramik sanatının önemini anlayabilmek için önemli ipuçları sunacaktır.

Artistik seramikHeykelHeykel sanatı+4
Ahmet Ayköse
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Seramikte alternatif fırınlar ve bir fırın uygulaması

Günümüze kadar süregelen arkeolojik çalışmalar doğrultusunda elde edilen bilgilere göre seramiğin yaklaşık M.Ö. 30 bin yılından bu yana insanoğlu hayatında var olduğu bilinmektedir. Neolotik Çağ ile yerleşik hayata geçen toplumlarda kap, kacak ya da saklama kabı, dini ya da dekoratif figür olan seramik, teknoloji, endüstri ve sanatın gelişmesi sonrasında geleneksel kimliğinin yanı sıra endüstriyel ve sanat alanında yerini almıştır. Seramiğin yapım aşamalarından biri olan pişirim aşaması, tarihsel süreç boyunca farklı arayış ve deneyim aşamalarından geçmiştir. Bulunulan coğrafi konumun ve bu konumun koşullarına bağlı olarak farklı malzeme ve pişirim teknikleri arayışlarına gidilmiştir. Bu çalışmada seramik malzemesi, seramik yapım aşamaları ve fırınları ile ilgili bilgi vermek, seramiğin ve seramik sanatının tarihçesi hakkında bilgiler sunmak, bu tarih sürecinde yapılmış alternatif fırınları örneklerindirerek bir fırın heykel uygulaması sunmak amaçlanmıştır. Bu amaçtan yola çıkarak, seramik ve pişirim tarihi ile ilgili bilgiler araştırılmış, daha önce yapılmış alternatif fırınlar örneklendirilerek sanatçıları ve fırınların yapım aşamaları ile bilgiler verilmiş, uygulamalı olarak bu alternatif fırın çalışmalarından biri olan fırın heykel çalışması ile sonlandırılmıştır.

FırınlarHeykel sanatıSeramik fırını+2
Okan Kılıçoğlu
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Beden ve mekan diyalektiğinde öznenin yeri

Mekân ve beden, mutlak tanımları itibariyle nesneldir. Nesnenin nesne ile ilişkisi salt uzam içerisinde düşünüldüğünde yalnızca Öklidyen olgularla tanımlanabilirken, bedeni aracılığıyla mekân ile etkileşime giren özne, kendisini Kartezyen bir anlayışla uzam ve bağlam arayışı içerisinde bulur. Adına, algı, deneyim veya bu rapor kapsamında 'arayış' diyebileceğimiz çoklu etkileşimin amacı, moderni ya da postmoderni yeniden çağırmak değil, beden ve mekân etkileşimindeki öznel gerçekliği aramaktır. Arayış, bedenimin karşılaştığı mekân parçaları ile olası etkileşimler doğrultusunda 'yaşam' ı doğrular. Bu rapordaki arayışlar, beden-mekân-özne üzerine bir triyalektik niteliğinde ifade edilmeye ve irdelenmeye çalışılacaktır. Bu triyalektik durum, üzerindeki karmaşanın devam ettiği, sanatın önemsediği ve filozofların yüz yıllardır akıl yürüttüğü, rahimden itibaren bedenimiz aracılığı ile deneyimlediğimiz, nesneyi özneye eviren başat yapıdır. Bu yapı, öznenin beden ve mekân etkileşimi üzerinden özgürleşme çabalarına yol gösterici olabileceği gibi, politik, siyasal ve sosyolojik manipülasyonlarla birlikte, öznenin birey olma ve birey olarak toplum etkileşimine dahil olabilme çabasına karşıt bir yapıya da dönüşebilir. Mekân, dayatma ve yönlendirmelerden uzak bir biçimde salt öznel deneyimlere bırakılmalıdır. İmlenmek istenen öznel deneyimler, 'mimari olan' ve 'sanat eseri olan' arasındaki kusursuz bir birlikteliği değil, sanat ve mimari arasındaki gerilimli etkileşimi hedefler. Çünkü bugünün eylem ve eylemsi mekân deneyimleri, her ne kadar özneyi tekdüze bir muğlaklığa sürüklüyor olsa da sanat alanı halen bu tekdüzeliğe karşı özgürleştirme olanaklarını içerisinde barındırır. Anahtar sözcükler: Beden, mekân, özne, sanat, mimarlık.

BedenDiyalektikDiyalektik yöntem+5
Deniz Ceyhun Baykan
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatta beden ilişkisiyle ihtiyacın dönüşümü

İnsanlar varolduğu günden bu yana bedenlerini çeşitli sebeplerden dolayı korumaya almıştır. Bu durumun nedenleri araştırılırken insan fizyolojisinin kendini korumaya alma eyleminin ihtiyaç kavramıyla paralellik içinde olduğu bulgusuyla karşılaşılmıştır. Bununla birlikte araştırma sürecinde ihtiyaç kavramının tarih boyunca nesnelerle olan ilişkisine ait bulgular elde edilmiştir. Tarih boyunca varolan ihtiyaç nesneleriyle ilgili bilimsel ve sanatsal araştırmalar yapılmış ve bu araştırmalar göz önüne alınarak korunma ihtiyacıyla ortaya çıkan nesnelerin zamanla dönüşüme uğradığına tanık olunmuştur. Bu dönüşümün ortaya konduğu argümanlarla yola çıkılan araştırma süreci; barınma, giyinme, beslenme gereksinimlerinin insan fizyolojisinde temel olarak aynı öncelikte olma durumu ve bu temellerin söz konusu dönüşüme uğradığı gözetilerek başlamıştır. Bu doğrultuda tarihsel gelişmelere bağlı olarak fizyolojik gereksinimlerin yanı sıra ihtiyaç kavramının kendisinin de dönüşüme uğradığı kanısına varılmıştır. Söz konusu dönüşümü oluşturan kültürel ve toplumsal gelişmeler, hiyerarşik sınıflamalar, çağ icatları gibi dinamik olguların sebeplerine varılmıştır. Öte yandan belirli bir kronolojik değerlendirmeyle yakın geçmişten başlayarak ihtiyaç nesneleri ve ihtiyaç kavramının günümüzde tüketim olgusuyla beraber bir işleyiş haline geldiği bulguları elde edilmiştir. Bu bulguların sonucunda korunma ihtiyacıyla ortaya çıkan nesnelerin zaman içinde tüketimin oluşturduğu verilerle korunaksız bir olguya dönüşerek yapaylaştığı sonucu elde edilmiştir. Böylelikle yapılan araştırma hem sanat tarihi hem de antropolojik değerlendirmelerle incelenerek sanat perspektifinden uygulamaların konusu olmuştur.

BedenHeykel sanatıKorunma+5
Ece Kibaroğlu
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet bağlamında travmanın sanata yansımaları

"Toplumsal Cinsiyet Bağlamında Travmanın Sanata Yansımaları" başlıklı raporda cinsiyet eşitsizliğinin ortaya çıkardığı travmatik durumlar toplumsal yapı içerisinde incelenmiş ve travmanın sanatla ilişkisi irdelenmiştir. Toplumsal cinsiyet sosyal yaşam içerisinde kadın ve erkeği biyolojik olarak tanımlamanın dışında iki farklı cinsin toplum tarafından belirlenen rollerine ilişkin davranışlarını gösterir. Kadın ve erkek bu davranış ve rolleri toplum tarafından kabul edilen doğrular olarak görür. Ataerkil sistemin ürettiği ve eril tahakkümün belirlediği tarih boyunca devam eden cinsiyet ayrımcılığı kadın erkek arasındaki eşitliksiz dengeyi sürdürmede en etkin araç olarak bilinmektedir. Temel bir insan hakkı ihlali olan ayrımcılık erkeğin kadını ötekileştirerek sosyal alanda oluşturduğu iktidar ilişkileriyle psikolojik olarak kadının etkilenmesine ve bu tahakküme boyun eğmek zorunda bırakılmasına sebep olmaktadır. Bunun sonucunda yapılan araştırmalar cinsiyet eşitsizliğinin sosyal yaşam içerisinde daha çok kadınları etkileyerek travmaya sebep olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada toplumsal cinsiyet bakış açısıyla travmanın yol açtığı ruhsal bunalımlar ve psikolojik rahatsızlıklar göz önünde bulundurularak travmanın sanatı, sanatçıyı ve toplumu nasıl etkilediği sorularının yanıtlarına ulaşılmaya çalışılmıştır. Anahtar sözcükler: Sanat, travma, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, cinsiyet rolleri.

Cinsiyet rolleriHeykel sanatıSanat eserleri+2
Semiha Betül Yıldız
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanatta maternal alan

Bu çalışmada insanın ilk mekanı ve ilk ötekisi anne (bedeni) ile olan en erken deneyimlerinin çağdaş sanat üretimlerine ne şekilde yansıdığı, psikanalitik yaklaşımlar eşliğinde ve ilişkiler ile örülen bir "mekan" anlayışı merkeze alınarak irdelenmiştir. Çalışma, rahim içi yaşamdan konuşmanın öğrenilişine uzanan söz öncesini, Julia Kristeva'yı izleyerek, anne bedeni aracılığında dünya ile ilk temasların deneyimlendiği maternal bir alan olarak okur. Bedenin ve ruhun yapılandığı bir mekan olarak anne bedenine, anne ile bebeğin birlikteliğinde oluşmuş ortak bir psişik alana ve aynı zamanda bu psişik alan ile olan ve yaşam boyu kopmadığı öne sürülen bağa gönderme yapan bu çok katmanlı kavram, hatırlanamayan geçmişi tanımlı hale getirerek, şimdideki izlerini görünür kılar. Çalışmanın ilk bölümünde, bir mekan olarak deneyimlenen anne bedeni ile olan duyusal ilişki içinde benliğin kurulduğu bu alandaki deneyimlerin yaşam boyunca algı ve anlamlandırma süreçlerine ve mekânsal deneyimlere ne şekilde yansıdığı sorusu yanıtlanırken, mekanın içinde saklı olan maternal dinamikler de yüzeye çıkar. Çalışmanın ikinci bölümünde çağdaş sanat üretimlerinde mekanı inşa eden bu maternal dinamikler, seçilmiş sanatçıların form, malzeme, teknik, yaklaşım ve amaçlarındaki ortaklıklar temel alınarak irdelenmiştir. Son bölümde yer alan uygulama çalışmaları, insanın mekânsal deneyimlerinin ilişkisel boyutuna ve yaşanan her bir anın geçmişteki tüm yoğun temaslarla örülen bir ağın süzgecinden geçerek anlamlandırıldığına dikkatleri çekerek; erken deneyimlerin insan yaşamındaki önemini, yetişkin çocuklar olarak temel ihtiyaçlarımızın değişmediğinin altını çizerek ele alır. Gerek sanat tarihinden seçilmiş üretimler gerek kişisel uygulamalar "maternal alan"ın kendisine ait özel bir dili ve imgeseli olduğunu göstermiş ve bu özel alanla olan bağın hiçbir zaman kopmadığı yönündeki psikanalitik savı çağdaş sanat üretimlerinde nasıl maddeleştiğini örnekleyerek desteklenmiştir.

BedenHeykel sanatıMekan+3
Elif Tütem Aslan
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni medya ekolojisinde heykel sanatının dijitalleşmesi

Bu çalışma Türkiye'deki çağdaş heykel sanatı ve sanatçılarını merkeze alarak yeni medya ekolojisinde icra ve yaratıcılığı tartışmaktadır. Bu çalışmanın amacı dijitalleşmenin heykel sanatçılar tarafından nasıl anlamlandırıldığına bakmak ve yeni medya teknolojileri ile ilişkisinin ne olduğunu anlamaktır. Dönem sanat eserlerini ele alırken sadece biçim açısından değerlendirmek yetersizdir (Huntürk, 2016). Bu yüzden bu çalışmada yeni medya ekolojisinde sanatı çağdaş heykel sanatçıların tarafından nasıl anlamlandırdıkları önem kazanmaktadır. Çağdaş Türk sanatının Cumhuriyet dönemi ile başlayan serüveni yeni medya ekolojisinde nasıl konumlandırıldığını anlamak için tarihsel arka planı ve daha önce yapılan çalışmalar ele alınacaktır. Çağdaş heykel sanatçıları ile yapılan mülakatlar ve portföylerinin incelenmesi günümüze ışık tutması için çalışılacaktır. Bu tezde amaçlanan heykel sanatçısının ve yeni medyanın arasındaki ilişkisine heykel sanatçılarının ifadeleri üstünden bakmaktır. Bu tezin ele aldığı noktalar, Yeni Medya ve Heykel Sanatı ilişkisinden yola çıkarak, sanat, sanatçı ve yaratıcılığın dijitalleşmesi üzerine odaklanmaktadır. Yeni medya teknolojilerinin sağladığı kolaylıklar, dijitalleşmenin kültürel boyutu ve sanatçıların toplumla olan bağının bu gelişmeler ile birlikte nasıl anlamlandırdıklarına bakmak amaçlanmıştır.

Heykel sanatıSanatçılarSayısal sanat+3
Sofiya Yılmaz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz sanatında kent-bellek ilişkisi

Kentlerin değişimi ve dönüşümü modernizm ile başlamış, küreselleşme ve neo-liberalizm ile hız kazanmıştır. Günümüzde de bu değişim ve dönüşüm hala devam etmektedir. Değişim çoğu zaman kaçınılmaz olsa da değişen kent imgesi zamanla bir bellek yitimine neden olmaktadır. Sanat ise bu noktada bir yanıyla adeta kent belleğini koruma altına alırken, diğer yanıyla kentlerin dramatik değişimlerine tanıklık etmektedir. ''Günümüz Sanatında Kent Bellek İlişkisi'' başlıklı raporda; kentlerin kimliğinde yer edinen ve kent belleği açısından stratejik öneme sahip ve çeşitli nedenlerle değiştirilip dönüştürülen, hatta yok edilen; tarihi, kültürel, coğrafi mekanların; birey, toplum ve bellek üzerinde yaratmış olduğu etkiler irdelenmiş ve bu etkilerin sanata yansımaları araştırılmıştır. Kent-bellek ilişkisi; mekân, doğa, birey, iktidar, benzeşim vb. kavramlarla ilişkilendirilmiş ve ''kent belleği'', ''kent belleğinin izini sürmek'' kavramlarından hareket edilerek kentin dününe ve bugününe dair dokümanlar/belgeler/tanıklar referans alınıp, kent belleğini görünür kılmak adına sanatsal uygulamalar yapılmıştır. Giderek yok edilen ya da tahribata uğrayan kent imgesine vurguda bulunmak; içinde yaşadığımız mekânlara odaklanıp kent belleğinin izini sürmek ve gerçekleştirilen uygulamalar aracılığıyla kent belleğini koruma altına almak öncelikli hedeflerden birisi olmuştur. Dolayısıyla kente dair mimari unsurlar, mekânlar, toplumsal olaylar, anılar vb. eşliğinde ele alınan ve kent belleğini oluşturabilecek tüm paydaşların incelenmesi yoluyla belgeleme/arşivleme çalışmaları yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bellek, kent, kent belleği, kent kimliği, sanat, arşiv, modernizm, benzeşme, mutenalaşma.

BellekHeykel sanatıKent dokusu+7
Safigül Kurtyiğit
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Video enstalasyon: Mekan ve görüntü yüzeyleri

''Video Enstalasyon: Mekan ve Görüntü Yüzeyleri'' adlı bu çalışma ile, mekandan beslenerek onu yabancılaştırmak ve mekana öykünmek üzerine geliştirilen çalışmaların teknik ve metinsel içeriğini incelemek hedeflenmiştir. Bu içeriğe paralel ve onun bir parçası olarak, bu çalışmaların altında bulunduğu "Video Enstalasyon" başlığında Türk sanatçıların yaptığı çalışmalara yer verilmiş, Video sanatının Türkiye sanat alanında bir alt disiplin, bir medyum olarak var olmaya ve olgunlaşma çabası içerisine girdiği dönemler incelenmiştir. Bu dönemler içerisindeki farklı perspektif ve konular üzerinden arayışları ile çalışmalar gerçekleştiren sanatçılar incelenerek, yüksek lisans raporuna konu olan çalışmalar üzerinden paralel okumalar yapılmıştır. Araştırmada, Video Sanatı ve hareketli görüntü tarihi hakkında genel bir bilgi edinmek adına kısa bir giriş bölümü yer alır. Bu bölümün devamında ise, mekan üzerine tasarlanan işlerin üretim dinamikleri ve tekniklerinin incelendiği, buna paralel olarak da günümüzde Video Sanatı'na dair iyi bir yerde konumlanmakta olan, ulusal ve uluslararası platformlarda ses getirmiş Türk sanatçılara ve bu isimlerin dışında, belki onlar kadar tanınmayan ama yaptığı çalışmalar ile Türkiye'de Video Sanatı üzerine yenilikçi çalışmalara imza atmış isimlere ve işlerine odaklanılmıştır. Uygulamalar adlı son bölümde ise üç ayrı başlık üzerinden mekanı kendisine yabancılaştırmayı ve mekan-zaman ilişkisini konu edinen çalışmalara yer verilmiştir. Bu sanat çalışması raporu; üretim süreçlerinde enstruman olarak görüntü kayıt etme ve görüntü yazma birimlerini seçen ve bu medyumun sağladığı imkanlar ile pratik alanlarına sözel ve teknik anlatılar aracılığıyla konularını taşıma çabası sergileyen sanatçıların arayışlarını, literatür taraması ve örnek işler üzerinden ortaya çıkarmayı hedeflemektedir.

EnstalasyonGörüntüHeykel sanatı+3
Erinç Ulusoy
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hiçlik kavramının sanatta imgesel inşası

İnsanoğlu dünyaya geldiği andan itibaren hayatın getirdikleriyle biçimlenen ve sosyal yaşam koşullarının izin verdiği ölçüde kendi kişiliğini kurabilecek olan bir canlıdır. Yalnızca toplumsal hayatını sürdürmesi için bile belli başlı kaidelere uyması konusunda sınırlandırılan birey, kendisinden bağımsız olarak oluşmuş çevresel düzen içinde maddi ve manevi bir bütünlük kaybına maruz kalır. İnsanın tahribata uğrayan zihinsel bütünlüğü, nesnel algı deneyimini yitirmesi ve maddi dünyadan kopuk bir zaman-uzam ilişkisine düşmesine yol açar çünkü zaman, mekânsallığı yapılandıran algısal bir unsurdur. Yaşanılan bu durumla beraber insan yaşamdaki konumunu anlamlandıramaz hale gelir, mekân ve yer kavramları soyutluklarıyla tanımsızlaşırlar. İnsan fiziksel çevresinden uzaklaşır, içsel bir alana sığınır. Var olan ve kişiye sunulan dünyadaki negatif anlamlar varlığın değilini, hiçliği getirir. Hiçlik kavramı bir duygu halinde insanın zihnine sirayet eder. Bu raporda, öznel yaratıcı eyleme sonsuz imkân sağlayan bir olgu olarak genelde sanat, özelde ise heykel alanındaki üretimsel araştırma, insanın durumuna dair bir ifade edimini duyumsanır kılmayı amaçlar. Hiçlik kavramı insanın içinde bulunduğu bir nitelik ya da noksanlık, bir durum, bir his, bir açıklık, bir yer ve bir deneyim hali olarak ele alınırken metinsel ve görsel bütünlükte serimlenen özgün uygulamalar, sanat tarihinden çeşitli sanatçıların eserleri ve fikirleri değerlendirilerek desteklenmiştir. Süreç boyunca sindirilen metal malzeme; önceleri biçimci bir tavırda ele alınarak imgesel çalışmalar ortaya konmuş, daha sonra ise imgelerden arınmış bir dille insana yalnızca duyusal olanı çağrıştıran heykellere dönüşmüştür. Bu dönüşümde malzemenin organik doğasındaki işlenme koşulları gözetilerek malzeme ile insan arasında kavramsal açıdan paralellik kurulmuştur.

Heykel sanatıHiçlikSanat+3
Maze Sürer
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00

Related subjects