Etik

Bu konu başlığı altında 472 tez

Yüksek LisansAçık ErişimEN

David Foster Wallace'in eserlerinde ahlaki ve etik konular

David Foster Wallace's works and the period post-postmodernism display a link. The ethical and moral concerns of David Foster Wallace's works in the meaning of post-postmodernism is explained. This thesis will discover the ethical and moral values and the consistency in the meanings of post-postmodern via Wallace's works. These create and improve the analysis of Wallace's work and the scholarly comprehension of the very last history. This gives a unique and imperative use of the language of a growingly vast form. Wallace's writing and his figure of depression are analysed in terms of moral and ethical concerns in post-postmodern literature. Also, to elucidate what post-postmodern should mean, it brings together a significant part of recent literary theory in its multiple styles. It demonstrates the benefits of research of Wallace's work and the use of post-postmodernism for a diversity of critical projects. The present thesis contributes the insight into Wallace's writing by providing an outline of his work and presenting an analysis of the minor and major text, interviews, fiction and nonfiction. In this thesis, two works "Brief Interviews with Hideous Men" short story collection, "Consider the Lobster" collection of essays and two short stories that Wallace penned in different periods of his career are analysed in terms of ethics and morality and also examined the concept of depression as a developing literary and social critique.

MoralityLiterary worksEthics+3
Burcu Ören Özer
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yoğun bakım hemşirelerinde etik iklim algısı ve bakım kalitesi ilişkisi

Yoğun bakım ünitelerinde (YBÜ) bakım kalitesini etkileyeceği düşünülen tüm faktörlerin bakım kalitesi iyileştirme çalışmaları kapsamında ele alınması gerekmektedir.Bu çalışma YBÜ'de hemşirelerin etik iklim algılarının bakım kalitesine yansımasının ortaya konması amacıyla planlanmış tanımlayıcı türde bir çalışmadır. Araştırma Sakarya'da bulunan devlet hastanelerinin yoğun bakım ünitelerinde çalışan 197 yoğun bakım hemşiresi ile gönüllülük esasına dayalı olarak yürütülmüştür. Veriler sosyodemografik bilgi formu, Hastane Etik İklim Ölçeği (HEİÖ), Karşılanamayan Hemşirelik Bakımı Ölçeği (KHBÖ) aracılığıyla toplanmıştır. Çalışmada yer alan hemşirelerin yaş ortalaması 29.53±5.52 olup, %71.1'i kadındır. HEİÖ toplam puan ortalaması 3.60±0.61 olup, en yüksek ortalama puan 'Hasta Faktörü' (4.04±0.62), en düşük ortalama puan 'Hastane Faktörü' (3.06±0.90) alt boyutlarında elde edilmiştir. HEİÖ'ye göre hemşirelerin yaklaşık yarısı (%48.7) genellikle birimlerinde güvenli hasta bakımı verildiğini düşünmekte; yarıya yakını (%45.2) hastaneleri tarafından hiç desteklenmedikleri ya da nadiren desteklendikleri ve saygı duyulduklarını ifade etmektedir. YBÜ'de etik iklim algısının hemşirelerin çalışma yılına, haftalık çalışma saatine, çalışma şekline, bakım verilen hasta sayısına göre değiştiği saptanmıştır (p<0,05). Araştırmanın yürütüldüğü YBÜ'de en fazla karşılanmayan bakım gereksinimi hasta mobilizasyonu, en az ihmal edilen uygulama ise el yıkama olmuştur. Çalışan hemşirelerin %35.0'i hastaların mobilizasyonunu hiçbir zaman sağlayamadığını belirtirken, %76.6'sı ise el yıkamanın nadiren ihmal edildiğini ifade etmiştir. Hemşireler hasta bakım gereksinimlerinin karşılanamamasının nedeni olarak ilk sırada hasta durumundaki ani değişimler (%76.1), takiben personel sayısının yetersizliğini (%75.1) göstermiştir. Bakım kalitesi ve etik iklim birbiri ile zayıf da olsa ilişkili olup; KHB gereksinimleri boyutu ile HEİÖ "Hasta Faktörü" (p<0,05), ve "Meslektaş Faktörü" (p<0,01) alt boyutları arasında pozitif; "Hekim Faktörü" boyutu arasında negatif ilişki saptanmıştır (p<0,05). Anahtar Kelimeler: Yoğun bakım ünitesi, hemşire, bakım kalitesi, etik iklim algısı

EtikEtik kültürHasta bakımı+7
Filiz Kılınç
Tekirdağ Namık Kemal University
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yükseköğretim Kurumları Etik Kodları Modelinin üniversitelerdeki uygulamalarının paydaş grupları üzerindeki etkisi: Bir araştırma

Etik kavramı, son yıllarda yaşamın her alanında olduğu gibi akademik alanda da özellikle sıkça vurgulanmakta ve dile getirilmektedir. İçinde yer aldığımız dünyada, araştırma ve uygulama faaliyetlerinin başarılı bir şekilde yürütülebilmesi için etik kodlara (kurallara) ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca etik kodların bireysel, toplumsal ve kurumsal ilişkilerin geliştirilebilmesi bakımından önemi büyüktür. Çalışmada etik kodların (kuralların) devlet üniversitelerinin paydaş gurupları ile olan ilişkileri üzerindeki etkinliğinin Etik Etkisini Geliştirme Modeli çerçevesinde analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda; etik, etik türleri, kamuda etik, etik kodun tanımı, amacı, içeriği, oluşturulması ve uygulamaya konulması ile yükseköğretim kurumları etik ilkeleri, yazın açısından irdelenmiştir. Son olarak, Etik Etkisini Geliştirme Modeli'nin boyutları bazında devlet üniversitelerinde etik kodların etkililiğini ölçmeye yönelik bir araştırma yapılmıştır. Yükseköğretim Kurumları içerisinde yer alan devlet üniversiteleri, araştırmanın kapsamını oluşturmuştur. Araştırmada 393 akademik ve idari personeli kapsayan anket çalışması ile toplanan veriler SPSS (20.0) programında analiz edilmiştir. Devlet üniversitelerinde uygulanan ankette kullanılan ölçek için öncelikle güvenilirlik analizi açısından Cronbach's Alpha değerleri hesaplanmıştır. Ölçek boyut ve alt maddeleri arasında Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Welch Testi ile üniversiteler arasında oluşan anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Farklılık kaynakları araştırması için Bonferroni, Scheffe, LSD, Tamhane's ve Dunnetts'c testleri uygulanarak karar verilmiştir. Araştırmanın bulguları istatiksel analize tabi tutularak sonuçlar irdelenmiştir. Etik Etkisini Geliştirme Modeli'ne göre; izin verilen devlet üniversitelerinin modelin boyutları bazında değerlendirilmesi yapılarak gerçekleştirilen test sonuçlarına göre geliştirilen hipotezlerden dokuzu doğrulanmış ve diğer üçü ise doğrulanamamıştır. Araştırma kapsamındaki 23 üniversitenin etik kodlarının, üniversitenin (3 boyutu dışında) diğer tüm ilişkilerini olumlu etkilediği söylenebilir. Araştırma çerçevesinde; etik kodların (kuralların) üniversitelerde gerçekleştirilen mevcut uygulamalardaki etkinliği sorgulanmış ve genel anlamda bu kuralların devlet üniversitelerinin paydaş gruplarla olan ilişkilerinde olumlu etkilerinin olduğu gözlenmiştir.

EtikEtik Etkisini Geliştirme ModeliEtik kod+5
Saim Altay
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası pazarlamada etik tüketim davranışı: Kozmetik sektörü üzerine bir araştırma

Bu çalışmada dünya pazarının en önemli sektörlerinden biri olan kozmetik sektöründe tüketicilerin etik bilinçleri ve etik tüketim çatısı altında sektördeki firmalara karşı tutumları çeşitli boyutlarda incelenmiştir. Oldukça büyük bir pazar olan kozmetik pazarında, kozmetik ürün kullanıcılarının etik tüketim bilincinin ölçülmesi önem arz etmektedir. Özellikle hayvansever tüketiciler için tüketimleri sonucunda hayvanların zarar görmemiş olması satın alma kararlarını verirken büyük önem taşımaktadır. Alan yazında etik tüketim ve kozmetik alanında yapılan önemli çalışmalar bulunmaktadır ancak özellikle hayvan refahının etik tüketicilerin satın alma davranışları üzerindeki etkilerinin tam olarak irdelenmediği görülmüştür. Yapılan çalışma literatürde görülen bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Çalışmada nicel veri toplama araçlarından biri olan anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de ikamet eden kozmetik ürün satın alan 18 yaş üstü kadın ve erkek tüketiciler oluşturmaktadır. Katılımcılara e-posta ve sosyal medya üzerinden ulaşılarak araştırma ile ilgili bilgi verilmiş ve 397 kişiyle çalışma yürütülmüştür. Elde edilen veriler; kikare analizi, frekans analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve yol analizleri kullanılarak, SPSS ve AMOS paket programları yardımıyla analiz edilmiştir. Yapısal eşitlik modellemesi ile ulaşılan sonuçlara göre tüketicilerin etik davranışa verdikleri önemin hem ödüllendirme niyetleri üzerinde hem de cezalandırma niyetleri üzerinde pozitif etkisi olduğu saptanmıştır. Tüketicilerdeki çevresel kaygının firmaları cezalandırma niyetine pozitif, ödüllendirme niyetine ise negatif etkisi olduğu görülmüştür. Ayrıca tüketicilerin önemli çoğunluğunun kozmetik ürünün geri dönüştürülebilir olduğunu gösteren logo ve hayvan sağlığıyla doğrudan ilgili olan logo hakkında bilgi sahibi olduğu anlaşılmıştır.

EtikEtik değerlerKozmetik sektörü+3
Esma Betül Eyyüpoğlu
Tarsus University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul müdürlerinin kararlarına dayanak oluşturan etik yaklaşımlar

Bu araştırmanın amacı: 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Siirt merkez ve ilçelerinde farklı kademelerde görev yapan okul müdürlerinin kararlarına dayanak oluşturan etik yaklaşımlar bağlamında incelemektir. Böylelikle okul müdürleri çeşitli olaylar karşısında karar verirken hangi etik yaklaşımları öne çıkardığını belirlemek hedeflenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Siirt merkez ve ilçelerinde görev yapmakta olan 12 okul müdürü oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan katılımcıların seçiminde amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Siirt'te görev yapan okul müdürleriyle ile görüşme yapılmış ve veriler ses kaydı ile kayıt altına alınmıştır. Araştırmada yarı yapılandırılmış form kullanılarak üç adet açık uçlu soruya ve hazırlanan her bir sorunun altında sonda sorulara yer verilmiştir. Ardından 5 senaryo hazırlanmış ve okul müdürlerine "Siz bu durum karşısında hangisini tercih ederdiniz?" sorusu yöneltilmiştir. Katılımcılarla yapılan görüşmelerdeki ses kayıtları deşifre edilerek betimsel analiz yaklaşımına göre temalandırılmıştır. Bulgularda;. Teleolojik yaklaşımda öne çıkan temel unsurlar; öğrenci ihtiyaçları ve öğrenciye yüksek yarar, okulun genel kültür ve iklimi, pozitif ayrımcılık, bölgenin ihtiyaçları, öğretmenlerin ve velilerin motivasyonu olmuştur. Deontolojik yaklaşımda öne çıkarılan başlıca unsurlar; yasalara uygunluk ve yönetmelikler, göreve uygunluk, soruşturma yoluna başvurma, problemi araştırma ve analiz etme, kural ve kanunlara başvurma, disiplin, mevzuat, müdahale etmeme, kabullenme, göz yumma olarak belirlenmiştir. Erdem yaklaşımında öne çıkarılan unsurlar; paydaşlarla işbirliği ve paydaş kişilerin görüşleri, disiplin, eğitim-öğretim, ortak paydada buluşma, dürüstlük, açık sözlü ve öz güvenli olmak, samimiyet ve saygı olduğu ortaya konulmuştur. Adalet yaklaşımında öne çıkarılan unsurlar; objektif olmak, adaletli olmak, eşit davranmak, taviz vermeme, hakkaniyetli olmaya çalışma olarak ele alınmıştır. Sezgisel yaklaşımda öne çıkarılan unsur ise sezgiler olarak ifade edilmiştir. Sonuç olarak okul müdürlerinin karar verirken olaylar karşısında farklı etik yaklaşımları kullandığını, en sık tercih edilen yaklaşımların sırasıyla; teleolojik, deontolojik, erdem ve adalete dayalı yaklaşım, en az tercih edilen yaklaşımın sezgisel yaklaşım olduğu görülmüştür.

EtikKarar vermeOkul yöneticileri
Hayriye Demir
Siirt University
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Zorunlu aşı uygulamasının velayet kapsamında değerlendirilmesi

Küresel bir sağlık tedbiri olarak görülen zorunlu aşı uygulamaları, genel sağlığın korunması bağlamında değerlendirilmelidir. Özellikle çocukluk çağında uygulanan zorunlu aşılar elbette velayet hükümleri doğrultusunda da ele alınmalıdır. Bu çalışmada velayetten doğan hak ve yükümlülüklerin zorunlu aşı uygulaması ile ilişkisine özel hukuk kavramları üzerinden yaklaşılacaktır. Bu tez çalışmasının konusunu; zorunlu aşı uygulamalarının velayet altında bulunan ergin olmayan çocuklara hangi şart ve koşulda, ne ölçüde uygulanabileceği, velayet yetkisini haiz ana babanın aşı karşıtı tutum ve davranışlarda bulunmasının mümkün olup olmadığı, velayet ilişkisinden doğan hak ve yükümlülüklerin aşı uygulamaları ile çatışmasında çıkabilecek hukuki uyuşmazlıkların hangi hükümlere dayanarak nasıl çözümlenebileceği oluşturmaktadır. Bu çalışmada özellikle 2020 yılında başlayan küresel Koronavirüs salgını sonrasında oldukça tartışılır hale gelmiş olan zorunlu aşı uygulamaları, zorunlu aşı uygulamalarının velayet altında bulunanlara etkileri, velayet hakkını elinde bulunduranların bu velayet hakkından doğan hakları kullanmaları ve bu kullanımın zorunlu aşı politikası ile çatışması durumunda ortaya çıkabilecek hukuki meseleler değerlendirilecektir.

AşılamaAşılarEtik+5
Bekir Levent Dalaslan
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Psikiyatri kliniğinde çalışan hemşirelerin moral distres deneyimleri: Nitel bir çalışma

Bu çalışmada, Türkiye'de yataklı psikiyatri servislerinde çalışan hemşirelerin moral distres deneyimlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada fenomenolojik nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini, Türkiye'de bulunan psikiyatri hastanelerinde ve psikiyatri kliniklerinde en az altı aydır çalışmakta olan hemşireler oluşturmuştur. Örnekleme ise kartopu yöntemi ile ulaşılan, çalışmaya dahil edilme kriterlerine uyan kriterlere uyan ve çalışmayı kabul eden, 16 psikiyatri hemşiresi alınmıştır. Veri toplamada araştırmacılar tarafından hazırlanan 'Tanıtıcı Veri Formu' ve moral distres ilişkin 'Yarı yapılandırılmış görüşme formu' kullanılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından derinlemesine görüşme yöntemiyle görüşmecilerden onam alınmasının ardından ses ve görüntü kaydı alınarak toplanmıştır. Görüşmeler ortalama 53 dakika sürmüştür. On altıncı katılımcıda veri doygunluğuna ulaşılması nedeniyle görüşmelere son verilmiştir. Katılımcılarla görüşmeler tamamlandıktan hemen sonra görüşme verileri ses kaydı üzerinden deşifre edilmiş, fenomenolojik betimsel analiz ile analiz edilerek veriler üç bağlamda yer alan temalar ve alt temalar olarak gruplanmıştır. Araştırmada "moral distresin nedenleri" bağlamında 6 ana tema (Arzu Ettiği Bakımı Verememe, Etik İhlale Tanıklık Etme, Ekip Çatışması, Karar çatışması, Kurumsal Nedenler, Sistemsel Nedenler) ve 24 alt tema, "moral distresin sonuçları" bağlamında 3 ana tema (Duygusal Sonuçlar, Fiziksel Sonuçlar, Mesleki Sonuçlar) ve 14 alt tema ve "moral distresle baş etme" bağlamında 5 ana tema (Ekipten Destek Alma, Duygusal Baş Etme, Problem Odaklı Baş Etme, Değerlerine Uygun Davranma Çabası ) ve 8 alt tema belirlenmiştir. Hemşireler, moral distres yaşamalarına neden olan en önemli faktörlerin yetersiz personel istihdamı nedeniyle artan iş yükü ve psikiyatri hizmetlerine yeterince kaynak ayrılmaması olduğunu ifade etmişlerdir. Yaşadıkları moral distres sonucunda da üzüntü, çaresizlik, değersizlik hisleriyle birlikte fiziksel ve mental yorgunluk yaşamaları sonrasında psikiyatri kliniğinden ayrılma isteklerinin olduğunu ve tükenmişlik yaşadıklarını ifade etmişlerdir. Moral distres yaşadıkları durumlarla problem odaklı ve duygu odaklı baş ettiklerini belirtmişlerdir. Psikiyatri hemşirelerinin moral distres deneyimlerine ilişkin sahada farkındalık oluşturulması, moral distres yaşama sıklıkları ve düzeylerine ilişkin nicel çalışmaların yapılması önerilmiştir.

Ahlaki sıkıntıEtikHemşireler+4
Nurgül Özgen
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Algorithmic culture and data ethics

This thesis study examines how features of algorithms that run on social networks and on the Internet affect culture and society. Algorithm which was once mainly debated in Computer Sciences has now become a topic of everyday life discussions. Even though, algorithms did exist before, there are new discussions surrounding them about their societal and cultural impact, emerging from their technological capacities and their application on various areas of life. In this respect, the main interest of this research is to find out what makes algorithms a new concern, why they become a part of the debates in social sciences and how they become prominent in the flow and activities of daily life. In modern information societies, the works of culture are increasingly being handed to computational processes which is called as Algorithmic Culture (Striphas, 2015). It is thought that this change has created social, cultural and economic outcomes which are conceptualized as information diet, economy politics of algorithms and surveillance. In order to deal with cultural, social and economic problems emerging from attribution of culture's work to computational processes, this study suggests data ethics. In this regard, an ethics map is created including problems rising from data-driven algorithms and related data practices, features of algorithms and types of algorithms. The map has the purpose to conceptualize ethical problems and to discuss them with case studies empirically. The study suggests regulatory responses for the problems and aims to initiate an ethics discussion before the 'unethical' is stabilized.

AlgorithmsEthicsSocial networks+3
Derya Güçdemir
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Hizmet sunumu sürecinde yaşanan olumlu ve olumsuz deneyimlerin tekrar satın alma niyeti üzerindeki etkisinde markanın etik algılanmasının aracı rolü

Bu çalışmanın amacı, hizmet sunumu sürecinin farklı aşamaları olan süreç öncesi (hizmetin beklenmesi), süreç esnası (hizmetin alınması) ve süreç sonrasında (hizmetin sonlanması) yaşanan olumlu ve olumsuz deneyimlerin algılanma düzeylerinin, markanın etik algılanma düzeyine ve tekrar satın alma niyetine etkisini incelemektir. Bununla birlikte olumlu deneyimlerin mi yoksa olumsuz deneyimlerin mi markanın etik algılanma düzeyi ve tekrar satın alma niyeti üzerinde daha fazla etkiye sahip olduğunun belirlenmesi ve bu durumun süreçlere göre farklılık gösterip göstermediği ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla, üç yarı deneysel çalışma yürütülmüştür. Çalışmanın hipotezlerini test etmek için altı farklı senaryo oluşturulmuştur. Her bir deney farklı deneklerle gerçekleştirilmiştir. Çalışmada 629 yüksek hızlı tren yolcusundan toplanan veri ile bulgular elde edilmiştir. Çalışmanın hipotezleri, SPSS Process makrosu ve Bağımsız Örneklem T Testi ile test edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre hizmet sunum sürecinin üç aşamasında da olumsuz deneyim ilgili senaryonun verildiği grupta, yaşanan deneyimin olumsuz algılanma düzeyi arttıkça, markanın etik algılanma düzeyi ve tekrar satın alma niyeti azalmaktadır. Diğer taraftan olumlu deneyimle ilgili senaryonun verildiği grupta ise yaşanan deneyimin olumlu algılanma düzeyi arttıkça, markanın etik algılanma düzeyinin ve tekrar satın alma niyetinin arttığı görülmektedir. Bununla birlikte markanın etik algılanmasının tekrar satın alma niyeti üzerinde anlamlı ve pozitif etkisi olduğu tespit edilmiştir. Son olarak, yaşanan deneyimin olumlu/olumsuz algılanma düzeyi ile tekrar satın alma niyeti arasındaki ilişkide markanın etik algılanmasının, aracılık etkisinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Hizmet sunum sürecinin üç aşamasında da araştırma modeli kapsamında test edilen etkilerin istatistiksel olarak anlamlı ve aynı yönde olduğu görülmüştür. Ancak bu etkilerin katsayılarının deneyimlerin olumlu ve olumsuz olma durumuna ve hizmet sunum süreci aşamalarına göre farklılaştığı tespit edilmiştir.

EtikHizmet pazarlamasıMarka+6
Şerife Kazancı Sunaoğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Malraux'nun "Les Conquérants" adlı eserinde angajman ve etik sorunsalı

Bu tez çalışmasında Malraux'nun "Les Conquérants" adlı eserinde görülen angajman ve etik sorunsalını tematik yöntemle kapsamlı bir biçimde ele alınmaktadır. XX. yüzyılın ilk yarısında Fransız edebiyatı, savaş sonrası çıkan avangardist hareketlerin etkisiyle ciddi radikal değişimler yaşanmıştır. Düşünsel ve felsefi planda, genel ahlak anlayışı çerçevesinde, insan ve değerleri sorgulanmaya başlamıştır. Bu bağlamda André Malraux'nun tüm eserlerinde insan, toplum ve değerler içinde güçlü bir "metafizik" sorgulamayı barındıran "entelektüel angajman", Malraux'da hep "insan"la ilgili yeni bir "etik" oluşturmaya yöneliktir ve temel bir sorunsaldır. Etik Malraux'nun tüm romanlarında ortaya çıkan temel bir kaygıdır. Malraux'un tüm roman kişileri entelektüeldir; çünkü tüm bu varoluş süreci ancak bilinçle sorgulanabilir. André Malraux'nun, "Les Conquérants" adlı eseri yaşanan derin düşünsel krizden çıkış için "entellektüel angajman"la Çin devrimi üzerinden yeni öneriler içerir. Malraux "devrime" bir "devrimci" olarak değil, bir "entelektüel", bir felsefeci, bir kültür adamı olarak yaklaşır. Ancak, onları birbirinden ayıran temel özellik somut bir tarihsel olgu olan "devrim" önündeki "entelektüel konum"larıdır. "Les Conquérants"daki "entelektüel" atmosfer, farklı hayat, değerler ve dünya algısı içindeki kişileri Çin devriminin başlangıç yılları içinde çatışmalı bir ortamda yüzleştirirken, temelde "etik kaygı"nın entelektüel düşünceyle, daha doğrusu "entelektüel angajman"la olan ayrılmaz birlikteliğini ortaya koymaktadır. Anahtar Sözcükler André Malraux, fethiler, etik, angajman, devrim, varoluş, absürt

Güley Sınacı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ankara İlinde üniversite hastanelerinde, acil tıp alanında çalışan hekimlerin, kadına yönelik şiddet olgularının yönetimine ilişkin bilgi, tutum ve uygulamalarının tıp etiği açısından değerlendirilmesi

Bu doktora tez çalışması, acil tıp alanında çalışan hekimlerin kadına yönelik şiddet olgu yönetimlerine ilişkin bilgi, tutum ve uygulamalarını tıp etiği açısından değerlendirmek ve araştırma sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda acil servislerde şiddet olgu yönetimine katkı sunacak pratik bilgiler ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada niteliksel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara ilinde acil tıp uzmanlık eğitimi veren yedi üniversite hastanesinin Acil Tıp Anabilim Dallarında çalışan hekimler oluşturmaktadır. Araştırmaya toplam 35 hekim katılmıştır. Her bir hekimle birebir derinlemesine görüşme yapılmış ve yapılan görüşmelerin sesli kaydı alınmıştır. Ayrıca görüşme yapılan hekimlerin çalıştığı acil servislerde günün belirlenen saatlerinde belirlenen başlıklara uygun olarak gözlem yapılmış ve gözlem notları tutulmuştur. Elde edilen veriler çözümlenmiş ve analiz edilmiştir. Verilerin analizleri sonucunda hekimlerin bilgi, tutum ve uygulamalarına yönelik bağlam, tema ve alt temalardan oluşan bulgular elde edilmiştir. Verilerin yorumlanması sonucunda acil tıp alanında kadına yönelik şiddet olgu yönetimi sürecinde tıp etiğini temel alan özel yaklaşımların gerekliliği ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, araştırma bulguları ve ulusal/uluslararası literatür ışığında acil tıp alanında "tıp etiği açısından" ve "tıbbi açıdan" kadına yönelik şiddet olgu yönetim modeli önerilmiştir.

Acil servis-hastaneAcil tıpAnkara+7
Arif Hüdai Köken
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çalışma etiği ve boş zaman etiği değerlerinin örgütsel bağlılık üzerindeki etkileri üzerine bir alan araştırması

Günümüzde örgütlerde, örgütsel sisteme ve işe yönelik olumsuz tutum ve davranışlar giderek artmaktadır. Böyle bir ortamda, çalışanların işe ve örgüte olan bağlılık duygularının gelişmesi ise giderek zorlaşmaktadır. Bir taraftan çalışanların örgütsel bağlılık duygularının geliştirilmesi diğer taraftan ise onların iş performanslarını etkileyen çalışma etiği ve boş zaman etiği kavramlarının çözülmesi gerekliliği doğmaktadır. Bu çerçevede çalışmada örgütsel bağlılık ile çalışma etiği ve boş zaman etiği arasındaki ilişki kavramsal olarak ortaya konulmuştur. Çalışmada örgütsel bağlılık ve örgütsel bağlılığın sağlanmasında etkili olan faktörler; çalışma etiği ve boş zaman etiği kapsamına giren davranışlar ve bu davranışlar ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki ayrıntılı olarak incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Örgütsel Bağlılık, Çalışma Etiği, Boş Zaman Etiği

Boş zamanları değerlendirmeEtikÖrgütsel bağlılık+1
Adnan Aldemir
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yerel siyasette etik

Yerel yönetimler, demokrasi kültürünün doğduğu ve geliştiği örgütsel yapılardır. Toplumun yönetim ve karar alma süreçlerine katılma imkanının daha yüksek olduğu bu örgütsel yapılar, bir çok bireysel ve toplumsal değerlerin ortaya çıkmasına da zemin hazırlamaktadır. Toplumsal ihtiyaçları karşılamak amacıyla kurulan yerel yönetimler, halka sunmuş oldukları hizmetleri karşılıksız olarak hiçbir kar amacı gütmeden yerine getirmektedirler. Yerel yönetimlerin halka yakın olması, içinde bulunduğu toplumun ahlaki ilkelerine ve kültürel değerlerine uygun hareket etme noktasında daha dikkatli davranmasını gerektirmektedir. Bu yakınlık, toplum için yerel yönetimlerin uygulamalarındaki olumlu ve olumsuz yönleri değerlendirme açısından kolaylık sağlamaktadır. Yerel yönetimlerin yönetim mekanizmalarında, karar alma ve uygulama süreçlerinde bazı zafiyetlerin olması muhtemel bir durumdur. Bu zafiyetler süreç içerisinde etik ilkelerin ihlaline ve etik dışı davranışların oluşmasına neden olmaktadır. Yerel yönetimlerde mali kaynakların etkin ve verimli kullanılması, kaliteli ve nitelikli hizmet sunulması, şeffaf, hesap verebilir ve kamu yararı ilkesini gözeten bir yönetim anlayışının oluşturulması noktasında, etik ilkelerin önemi ortaya çıkmaktadır. Etik ilkeler, toplumlar arasında farklılıklar göstermekle birlikte, adil davranma ve bireyin hakkını koruma düşüncesiyle geliştirilen değerlerdir. Bu değerlere aykırı davranılması, toplumun zararına etik dışı bir tutumdur. Günümüzde yerel yönetimlerde etik dışı davranışlar içerisinde en yaygın olanları: rüşvet, irtikap, zimmet, kayırmacılık, çıkar çatışması, bireysel menfaat elde etme amacıyla görevi kötüye kullanma, partizanlık ve kamu yararını gözetmeme şeklinde sayabiliriz. Kentsel yaşamda, günümüzde artan toplumsal ihtiyaçların karşılanması ve kaliteli hizmet sunulması açısından, yerel yönetimlerin etik dışı uygulamalara yönelik olarak, etkin çözümler üretmelerini bir zorunluluk olarak değerlendirebiliriz. Etik dışı davranışlara yönelik olarak, son zamanlarda yerel yönetimlerde oluşturulan etik komisyonları, yolsuzluk, usulsüzlük ve yozlaşmaya karşı mücadelede en belirgin ve en etkin denetim mekanizmalarıdır. Bu komisyonlar belirlenen kriterler doğrultusunda, yerel yönetimlerde görülen etik dışı davranışlara bazı yaptırımlar uygulamaktadır. Etik değerleri yaygınlaştıran ve sürekliliğini sağlayan bu tür çalışmalar, aynı zamanda toplumun bu değerleri öğrenme ve benimsemesi noktasında da katkı sağlamaktadır. Toplumsal, Ahlaki, Siyasi ve Yönetsel yozlaşmaların önlenebilmesi, yasal ve idari yaptırımların yanı sıra, etik ilkelerin bu alanlarda etkin bir şekilde uygulanması ile ancak mümkün olmaktadır. Modern çağda etik kavramı, oluşan farkındalıkla birlikte anlam ve önemi gün geçtikçe artan bir nitelik kazanmıştır.

DemokrasiEtikSiyaset+3
Selmani Sadık Sayılganoğlu
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimEN

Socio-political and ethical issues in Martin Crimp's major staged plays

Theatre started to transform from the political aesthetics of the 1970s and the 1980s to the avant-garde aesthetic of the 1990s. After a long break, since the British theatre of the 1990s witnessed a new theatre movement, called In-Yer-Face by Alex Sierz, which critiques traditional British Theatre with its cruel language and challenging plots. Martin Crimp has produced his most well-known plays in this aesthetic. To show Crimp's contribution to the British theatre from a wider perspective, this thesis explores Crimp's eight staged plays, Definitely The Bahamas (1987), Dealing with Clair (1988), The Treatment (1993), Attempts on Her Life (1997), The Country (2000), Cruel and Tender (2004), Fewer Emergencies (2005), and The City (2008), basing its discussion on different critical theories, Cultural Materialism, Socialist Feminism, and Artaud's theory. For that reason, different criticisms are applied to his plays in the light of these three theories. In the Introduction, Crimp's life and the In-Yer-Face movement will be scrutinized. In the first chapter, the theories, Cultural Materialism, Socialist Feminism, and Artaudian Theatre, are explained in a detailed way to correlate between the plays and the theories. The aim of the second chapter is to find the analogy between Artaud's theatre, Crimp's theatre, and Crimp's usage of Artaudian cruelty in his contemporary plays. This is why his three plays, Fewer Emergiencies, Definitely the Bahamas, and The Country were chosen according to their main theme, cruelty. Drawing on Cultural Materialism, the third chapter reveals how Crimp reflects the political and cultural factors of his period into his plays, The City and Dealing with Clair, and how he approaches these factors in his plays. In the fourth chapter, women characters in his plays, The Treatment, Attempts on Her Life, and Cruel and Tender, are analyzed to illustrate how Crimp integrates the perception of women body in the contemporary world into his plays. In the conclusion part, it is pointed out how Crimp reflects the cruelness in this world dramatically using stage devices to reach the audiences' unconscious like Artaud. Secondly, Crimp's pessimistic attitude towards the power of ideology and its negative effect on individuals are clarified. The disappearance of the characters in his plays indicates how individuals are victimized in a system. Lastly, after examining female characters in his plays, it is found out that his female characters are imprisoned in the domestic sphere and they fail to struggle with both capitalism and patriarchy.

Crimp, MartinLiteratureEthics+7
Belgin Şakiroğlu
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Etik liderlik ve örgütsel adalet ilişkisi: Bir araştırma

Bu çalışma da, etik liderlik ve boyutlarının örgütsel adalet ve boyutları üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmadığı konusu araştırılmaktadır. Bu maksatla etik liderlik kavramı ile ilgili geniş bir literatür taraması yapılmış ve kuramsal çerçevede araştırılmıştır. Aynı şekilde örgütsel adalet kavramı da kuramsal açıdan araştırılarak, bu iki kavram arasındaki ilişkinin kurulması ve açıklanabilmesi amaçlanmıştır. Birinci bölümde, etik, liderlik, etik liderlik ve etik liderlik boyutları kavramsal açıdan ele alınırken, ikinci bölümde adalet, örgütsel adalet ve örgütsel adalet boyutları incelenmiştir. Araştırmanın devamında, etik liderlik ve örgütsel adalet arasındaki ilişki üzerine yapılan daha önceki çalışmalara değinilerek, üçüncü bölümde bu konuda ileri sürülen hipotezleri test etmek için lojistik sektöründe faaliyet göstermekte olan kurumsal bir firma da toplam 196 katılımcı üzerinde anket uygulanmıştır. Bu ankette etik liderlik kavramını ölçmek için katılımcılara etik liderlik ölçeği ve örgütsel adalet kavramını ölçmek için örgütsel adalet ölçeği uygulanmıştır. Daha sonra, bulguların değerlendirilmesi için SPSS 21.0 for Windows istatistik programı ile elde edilen analizlere yer verilmiştir. Son bölümde ise çalışma ile ilgili sonuçlara ve önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Etik, Liderlik, Etik Liderlik, Örgütsel Adalet

EtikEtik liderlikLiderlik+2
Serhat Keskin
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muhasebe hata ve hileleri ile muhasebe mesleğinde etik, muhasebe meslek mensupları üzerine bir araştırma

Gelişen ve büyüyen bilgi toplumunda doğru ve güvenilir bilgi elde etme ihtiyacı gün geçtikçe artmaktadır. Kanunların ve yaptırımların hızla değiştiği ülkemizde yöneticiler ve çalışanlar bu durum karşısında zorlanmaktadır. Bütün işletmelerde var olan kar sağlamak ve işletmeyi sürdürülebilir kılmak düşüncesi, bilgi toplumunun da sunmuş olduğu her türlü bilgiyi elde edebilme kolaylığı ile muhasebe alanında hatalı veya hileli işlemlerin gerçekleşebilmesine imkân sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: Muhasebe, Hata, Hile, Muhasebe Meslek Mensupları

EtikMeslek ahlakıMuhasebe+3
Ayşe Gül Maral
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Örgütsel etik değerlerin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisi

Araştırmanın amacı, çalışanların örgütsel etik değerlerin, örgütsel vatandaşlık davranışı algısı üzerindeki etkisini incelemek olarak belirlenmiştir. Araştırmada betimsel tarama modeli uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini 321 kişi oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında anket formu kullanılmıştır. Anket formu demografik özelliklere yönelik sorulardan, Örgütsel Etik Değerler Ölçeği ve Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeğinden meydana gelmektedir. Veri analizi SPSS 21 paket programında yapılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde frekans, yüzde ve tanımlayıcı istatistiklerden faydalanılmıştır. Ayrıca alt boyutların çarpıklık ve basıklık değerlerinin 1,96 ile -1,96 arasında yer alması nedeniyle parametrik testler olan t testi, ANOVA testi, Pearson Korelasyon testi ve regresyon analizi uygulanmıştır. Örgütsel etik değerler ve örgütsel vatandaşlık davranışı ilişkisi Pearson Korelasyon Testi ile incelenmiştir. Test sonuçlarına göre tüm boyutlar arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü ilişki olduğu tespit edilmiştir.

EtikEtik değerlerÖrgütsel etik+2
Seda Durmuş
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnsan kaynakları yönetiminde toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin etik bağlamda incelenmesi

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun hayata geçirilmesi ile birlikte uluslararası normlara uyum sağlanmaya çalışılmış Avrupa Birliği tam üyelik yolunda sendikal haklar konusunda Türkiye Cumhuriyeti tarafından belirli adımlar atılmış, ILO normları çerçevesinde dünyaya uyum sağlanmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada insan kaynakları yönetiminde toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin etik bağlamda incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada Sendikal Tutum Ölçeği ve Etik Eğilimler Ölçeği kullanılarak toplamda 388 katılımcı üzerinde anket uygulaması yapılmıştır. Anket sonuçlarına göre sendikal tutum ile etik eğilimler puanı arasında oldukça güçlü seviyede ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Sendikal tutum medeni hale göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir. Ortalama puanlara göre bekarların puanı evlilere göre daha yüksektir. Sendikal tutum puanı sendikalı olma durumu göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir. Etik eğilim puanı çalışılan sektöre göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir.

EtikKanunlar 6356 sayılıSendika hakkı+5
Esra Saltan Öztürk
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Levinas'ta fenomenoloji ve başkalık

İnsanın dünyada başka insanlarla bir arada olmasının anlamı nedir? Ben, kendine yabancı olan başkasını nasıl kavrar ve onunla nasıl bir ilişkiye girer? Bu ilişkiler ağı sonucunda oluşan toplumsallığının etik ve metafizik açıdan bir incelemesi mümkün müdür? Emmanuel Levinas, 20. yüz yılın en çalkantılı dönemi olan İkinci Dünya Savaşı sırasında bu meseleleri ele almış Yahudi kökenli Fransız filozoftur. Fenomenolojik gelenekten miras aldığı düşünceyi, bu soruları cevaplamak için bir yol olarak benimsemiş ve etik temelli felsefesine doğru yol almıştır. Bu çalışmada Edmund Husserl'le başlayan fenomenolojik yöntemin, Martin Heidegger tarafından potansiyellerinin keşfedilmesiyle Levinas'ın önüne açılan etik alanın imkanı meselesi ele alınmıştır. Bunu yaparken kavramlar fenomenolojinin etik dönüşümü sorunsalı bağlamında incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: fenomenoloji, yönelimsellik, Levinas, başkalık, başkası, arzu, sonsuzluk, etik, yüz.

EtikFelsefeFenomenoloji+2
Hatice Turan
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Finans sektöründe moralite

Giderek zorlaşmakta olan finans sektöründe, rekabet edebilmek için çok çalışmak, hedefleri tutturabilmek için çok efor sarf etmek ve işine de çokça zaman ayırmak gerekmektedir. Finans sektöründe başarılı olabilmek için her yol mubahtır, anlayışından ziyade finans sektöründe moralite (ahlak ve etik) önem kazanmaktadır. Hedef baskısı ya da başarılı olma hırsı zaman zaman hataya sebebiyet vermektedir. Bu noktada, çalışanların vicdani ve ahlaki duruşlarının yanı sıra denetim mekanizmalarının da büyük rolü olmaktadır. Dolayısıyla, finans sektöründeki şirketler çalışanlarına karşı bakış açılarını daha insani noktalara taşımaları ve çalışanlarında, kazançlarını sağladıkları işletmeleri için özverili, aidiyet duygusu içerisinde ve etik çerçevede hizmet etmeleri gerekmektedir. Bu çalışmada Türkiye'de, moralitenin gerekliliği ve önemi vurgulanmış, ülkemizdeki finans piyasasındaki yolsuzluklar verilerle açıklanmıştır. Bu çalışmayla, moraliteyi kurumsal bir bakış açısıyla gözlemleyerek, şirketler için önemi ve gerekliliği ortaya konulmuştur. Bu kapsamda bahse konu finans piyasalarının en önemli oyuncuları olan bankaların misyon ve vizyonlarında vurgulanan temel konular ile değerlerin iş ve sosyal değerler açısından ve temel değerlere uygunluk açısından değerlendirmesi yapılmıştır.

AhlakEtikFinans sektörü+1
Ayşenur Yeşilırmak
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Max Scheler'de değer ve öznelerarasılık

Max Scheler'in erken dönem fenomenologlar arasında en önemli ahlak felsefecilerinden birisi olduğunu söylemek mümkündür. Bu çalışmada öncelikle Scheler fenomenolojisinin temel özellikleri, Husserl fenomenolojisiyle karşılaştırmak ve Kant felsefesiyle ilişkisi üzerinden gösterilmek suretiyle ortaya konulmaya çalışıldı. Ardından kendi etiği için nesnel bir zemin oluşturma aracı olarak Scheler'in değer teorisi incelemeye konu edildi. Son olarak onun öznelerarasılık ve sosyal alanın deneyimi üzerine görüşleri incelendi. Böylece Scheler'in etikte öznellik iddiası ve solipsizmle nasıl yüzleştiği meselesi gün yüzüne çıkartılmaya çalışıldı.

Değer teorisiEtikFelsefe+3
Yekta Münib Hatiboğlu
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Platon düşüncesinde dunamis

Bu çalışma Platon düşüncesinde "dunamis"i (δύναμις) Platon'un diyaloglarından hareketle anlamaya yönelik bir girişimdir. Söz konusu terimin Platon düşüncesindeki merkezi rolünü göstermek amacıyla öncelikle mevzubahis terimi "aretê" (ἀρετή), "epistêmê" (ἐπιστήμη) ve "kosmos" (κόσμος) gibi felsefenin başlıca kavramları etrafında araştıracağız. Ardından dunamis'in en önemli kullanımının geçtiği Sofist diyaloğunu inceleyerek me on'un (μὴ ὂν) varlığının kaynağının dunamis olduğunu gösterip Sofist'in bizi yönlendirmesi ile Platon'un Parmenides ile hesaplaşmasını gündeme getirip, Platon'un dunamis terimini hem Parmenides'e karşı çıkmak için kullandığını hem de bu terimi kendi felsefe ve varlık görüşünü belirlediğini savunacağız.

EpistemeEtikFizik+5
Elif Kızıl
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimEN

Khalwat dar anjuman ('Solitude within society'): An Islamic ethico-mystical response to the dialectical tension between solitary and social life

This dissertation explores the question of why world civilizational traditions came to idealize either solitary or social life through a conceptual history and theoretical approach. It will be demonstrated that the idealization of one of these two ways of living was highly germane to the different ways in which civilizations had envisioned the good life, esp. in terms of virtue and piety. In addition, the study will investigate whether there existed a tension between life in solitude and one in society; what this dialectic entailed in theory; and how it was dealt with in practical terms. In this context, part one of the first chapter begins by assessing the civilizational traditions of Judaism, Buddhism, Greek antiquity, and Christianity. This assessment will be used as a counterpoint to frame the analysis in part two on the civilization of Islam. It will be argued that in light of Islam's vision of the good life, the tension between solitude and society becomes not only a relatively more prominent feature in Islam when compared to its counterpart traditions, but that it also becomes characteristic of a dynamic interplay and takes on much more of a polemical tone in the realm of both theory and praxis. Chapter two conceptually situates the said dialectic within the Islamicate civilization through a literary survey of Muslim advocates, detractors, and reconfigurators of solitude. Chapters three, four, and five draw on the Khwājagān-Naqshbandī Sufi ṭarīqah as a case study and mainly focus on their (ostensibly contradicting) principle of khalwat dar anjuman (lit: 'solitude within society'), viz. an ethico-mystical precept that stipulates mystical absorption in God and spiritual detachment from the world, and at the same time insists on maintaining an active social presence and participation in temporal activities. More specifically, chapter three delivers an ideational and socio-historical investigation on khalwat dar anjuman – a concept that is interpreted to be a reconfiguration of the conventional idea of solitude in both its ascetical and mystical variants – in order to pinpoint how it emerged as an alternative orientation for mystical attainment. Chapter four deals with more practical considerations, analyzing how the Khwājagān-Naqshbandīs negotiated other-worldly mystical pursuits and this-worldly mundane activities through their practice of khalwat dar anjuman. And, finally, chapter five concludes with an examination of how the Khwājagān-Naqshbandīs persevered in confronting modern realities vis-à-vis the principle of khalwat dar anjuman. It will be argued that khalwat dar anjuman was paramount in reconciling – as opposed to resolving – the dialectical tension between solitude and society from both a conceptual and practical standpoint. Moreover, although khalwat dar anjuman, admittedly, existed in both theory and practice prior to its formulation, its novelty lies in how it was conceptualized and turned into an operative principle at the organizational level, and also how it essentially transformed the general landscape of Sufi thought and salvational activity in the here and now. All in all, this dissertation partly aims to give substance to the point that khalwat dar anjuman served not only to justify and sanctify involvement in worldly matters, but that it also fostered a radical shift as a consequence of its basic premise which posits society as the sole arena where all spiritual and mystical activities are to be carried out and realized.

Religious sociologyDialecticEthics+6
Metin Noorata
Ibn Haldun University · Medeniyetler İttifakı Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geleneksel basından dijitale geçiş sürecinde gazetecilik etik ilkelerinin değişim ve dönüşümü: New York Times örneği

Bu araştırmanın amacı gazetecilik meslek etiğinin güven üzerine etkisini New York Times gazetesi üzerinden açıklamaya çalışmaktır. Nitel araştırma yöntemiyle oluşturulan araştırmada örnek olay çalışması olarak New York Times incelenmiştir. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme metodu benimsenmiş ve her biri farklı ülkeden olan 19 gazeteci ile uzaktan bire bir görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler, betimsel ve içerik analizi yöntemine göre ele alınmıştır. Araştırma kapsamında: Haber sitelerinin gelir modellerine daha fazla odaklandığı, kamuoyunda güven konusundaki farkındalığın yükseldiği, gazetecilerin etik sorunlara karşı bilincinin arttığı ve haber merkezlerinin dijitalleşmeye yönelik dönüştürülmeye başlandığı saptanmıştır. Bu faktörlerden dolayı internet haberciliğinin geleceğinin son 10 yılda olduğu kadar problematik geçmemesi beklenmektedir. Katılımcıların "tarafsız yayıncılıktan" çok "güvenilir içeriğin" önemine vurgu yaptıkları belirlenmiştir. New York Times'ın internet ile geleneksel yayıncılığı başarılı şekilde koordine ettiği, internet ortamında okuyucuya ulaşmak için tüm araçları etkin şekilde kullandığı ve aldatıcı başlıklara başvurmadığı sonucuna varılmıştır. Bu araştırmanın geleneksel basından dijitale geçiş sürecinde yaşanan etik sorunlara karşı izlenebilecek yolların bulunmasına katkı sağlaması da hedeflenmektedir.

BasınEtikGazetecilik+7
Selçuk Eren
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00

İlgili konular